76 Atatürk Köşesi 80 Ziyaretler ve Etkinlikler 84 Dijital Fotoğrafçılık 90 Beraber

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "76 Atatürk Köşesi 80 Ziyaretler ve Etkinlikler 84 Dijital Fotoğrafçılık 90 Beraber"

Transkript

1

2 İÇİNDEKİLER 14 üncü Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Serdar DÜLGER in Veda Mesajı 6 15 inci Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU nun Katılış Mesajı 8 Komuta Değişimi 9 Yakın Batıda Kayıp Bir Metropol; Enez 12 Adrasan Koyu 18 Yeniden Hayata Dönüş Hikayesi 26 Bodrum Bizimle Güvende 30 Özel Çevre Koruma Alanı; Saros Körfezi 34 Türkiye de Lojistik Günlük Hayatımıza Olan Etkileri 48 Bir Destandır Sarıkamış 51 Sahil Güvenlik Komutanlığı 30 uncu Yıl Etkinlikleri 55 Bilişim Teknolojileri 70 Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu 76 Atatürk Köşesi 80 Ziyaretler ve Etkinlikler 84 Dijital Fotoğrafçılık 90 Beraber Eğlenelim, Beraber Öğrenelim 94 Eğitimi 39 Bahriye Sancakları ve Simgeleri 43 Doğalgaz ve Likit Petrol Gazının Özellikleri ve 18 ADRASAN KOYU 51 BİR DESTANDIR SARIKAMIŞ Poyraz la yaşama günlük tutarken bakanla görenin hatırasını kaydetmek üzere Adrasan Koyu ndayız. Adrasan Antalya ya 95 km mesafede bir beldedir... DEVAMI 18 DE... Bu konuda birçok kitap okudum; kimisi araştırma kimisi roman. Sarıkamış dendiğinde gitmesem de görmesem de gözlerimi kapattığım her an o dondurucu soğukta şehit olmuş atalarımı... DEVAMI 51 DE YAKIN BATIDA KAYIP BİR METROPOL; ENEZ Başlığı okuduktan sonra Enez i bilenlerin yüzündeki şaşkınlık ifadesini görür gibi oldum bir an. Ama sizi temin ederim birazdan okuyacaklarınızı gayet ilginç bulacak, mizahi bir üslupla ele aldığım... DEVAMI 12 DE ÖZEL ÇEVRE KORUMA ALANI; SAROS KÖRFEZİ Ülkemiz özellikle son on beş yıl içerisinde biyoçeşitliliğin korunması amacıyla birçok uluslararası antlaşmaya taraf olmuştur. Bern Sözleşmesi olarak bilinen... DEVAMI 34 TE... SAHİL GÜVENLİK DERGİSİ Ağustos 2012 Sayı: 17 Dört ayda bir yayımlanır. Yayın Türü: Yerel Süreli Yayın ISSN: YAYIN SAHİBİ VE GENEL YAYIN YÖNETMENİ Sahil Güvenlik Komutanlığı adına Personel Başkanı Dz. Kur. Kd. Alb. Ü.Engin UYANIK GENEL YAYIN KOORDİNATÖRÜ VE YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ SG Kd. Alb. Ahmet KENDİR GENEL YAYIN KOORDİNATÖR YARDIMCISI SG Yb. Engin KUNTAY YAYIN İNCELEME KURULU Dz. Kur. Kd. Alb. Olcay UYAR Dz. Kd. Alb. İlhan KAYIŞ SG Kur. Bnb. Barış YILDIRIM SG Eln. Kd.Bçvş. Murat ÖZKAYA İst. Me. Suna ERTEKİN Svl. Me. Türkan COŞKUN GRAFİK TASARIM Svl. Me. Zarife Tolunay KAYHAN DÜZELTMEN SG İda.Bçvş. Servet ALTAN Svl. Me. Pınar YILMAZ AKSU REKLAM KOORDİNATÖRÜ SG İk. Ütğm. E.Kutluhan DOĞAN (0312) YÖNETİM MERKEZİ Sahil Güvenlik Komutanlığı Dikmen Cd. Merasim Sk. No: 10 Bakanlıklar/ANKARA Telefon : (0312) Belgegeçer : (0312) Internet : E-posta : BASIM YERİ Anadolu Yayıncılık Süleyman Bey Sk. No: 31/10 Maltepe/ANKARA Telefon : (0312) Belgegeçer : (0312) Internet : BASIM TARİHİ : ÖNEMLİ NOT Dergide yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir. Dergideki yazılar yazarlarının özel fikirlerini kapsar. Sahil Güvenlik Komutanlığının görüşünü yansıtmaz. KÜNYE

3 » 14 ÜNCÜ SAHİL GÜVENLİK KOMUTANI TÜMAMİRAL SERDAR DÜLGER İN VEDA MESAJI 6 Sahil Güvenlik Komutanlığının değerli personeli; Bir yıl önce 10 Ağustos 2011 tarihinde devraldığım ve yüklendiğim önemli sorumluluğun bilinci ile büyük bir gurur, şeref ve heyecanla deruhte ettiğim Sahil Güvenlik Komutanı görevimi bugün değerli komutan ve silah arkadaşım Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU na teslim ediyorum. Kuruluşundan itibaren gelişimi ile başarılarını yakınen takip ettiğim Sahil Güvenlik Komutanlığı ile onun güzide personelinden ayrılmanın buruk hüznünü yaşarken, aynı zamanda sahip olduğu üstün vasıfları ile gücünü her geçen gün artıran mavi denizlerimizin koruyucu kalkanı Sahil Güvenlik Komutanlığımızın gelişimine bir ekip ruhu ile tüm personelimle birlikte katkıda bulunmanın huzur ve mutluluğunu yaşıyorum. Kurulduğu 1982 yılından itibaren Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızın da sonsuz destekleri ile sürekli bir gelişim gösteren Sahil Güvenlik Komutanlığımız, bugün; profesyonel kuvvet yapısı, denizci perspektife sahip yüksek nitelikli personeli ve sahip olduğu çağdaş, güçlü ve modern platformları ile yedi gün, yirmidört saat esasına göre halkımızın gözleri önünde başarıyla görev yapmaktadır. Bu özellikleriyle, günümüzde örnek seviyede bir teşkilat ve platform standardına ulaşmış bulunan Komutanlığımız; dünyadaki birçok ülke Sahil Güvenlik teşkilatlarının platform modernizasyonu çalışmalarında da iyi ve güvenilir bir örnek olarak algılanmakta ve özellikle milli üretim gemilerinin yurt dışına satışı ile yabancı ülkelere sahil güvenlik alanına yönelik personel eğitimi verilmesi konularında ülkemize yeni olanaklar sunmaktadır. Komutanlığımızın görev etkinliğine ilişkin değerlendirmeyi yüce Türk Milleti, onun ayrılmaz parçası olan Sahil Güvenlik Komutanlığımızın siz genç, dinamik ve özverili personelinin takdirine bırakıyorum. Görev sürem boyunca emir ve komutaları altındaki birlikleri ve personeli eğitim, disiplin ve moral konularında daima göreve hazır tutan ve verilen her türlü görevi en iyi şekilde ifa eden ana ast komutanlarıma, üstün bir görev anlayışı ile karargâhımı tüm personeli ile birlikte uyum içerisinde verilen görevlere yönelten kurmay başkanıma ve başkanlarıma, Sahil Güvenlik Komutanlığımızın tüm subay, astsubay, devlet memuru, işçi, uzman erbaş, erbaş ve erleri ile kıymetli ailelerine, en içten duygularımla takdir ve teşekkürlerimi sunuyorum. Sahil Güvenlik Komutanlığımızın günümüz Türkiye sinde ve uluslar arası alanda ulaştığı bu konumunu daha da güçlendirmek ve sevilen, sayılan, mavi denizlerimizde her zaman yardıma hazır olan ve güven veren, dünyada konusunda örnek alınan bir komutanlık olma vizyonunu gerçekleştirmek üzere siz değerli personelimin; yüce önder Mustafa Kemal Atatürk ün ilke ve devrimleri doğrultusunda belirlediği ve Türkiye Cumhuriyeti ni çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkaracak rotada, her gün bir öncekinden daha fazla azimle çalışacağınıza, daha iyiye ve daha güzele kararlılıkla ilerleyeceğinize ve bu kutsal görevi ifa ederken bana gösterdiğiniz sonsuz desteği yeni komutanınıza da vereceğinize olan inancım tamdır. Bu duygu ve düşüncelerle; görev yelpazesi çok geniş ve sorumluluk alanı çok büyük olan bu şerefli görevi üstün meziyetlerini yakından bildiğim değerli komutan ve silah arkadaşım Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU na onur ve güvenle 10 Ağustos 2012 tarihinde teslim ediyorum. Kendisinin komutası altında Sahil Güvenlik Komutanlığımızın daha da güçleneceğine gönülden inanıyor ve yeni görevinin Türk Milletine, şahsına ve değerli ailesine hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Arz-ı veda ederken, güzide personelim ile kıymetli ailelerine en derin saygı ve şükranlarımla sağlıklı, mutlu ve başarılı günler diler; Sahil Güvenlik Komutanlığımızın sonsuza dek pruvasının neta, denizlerinin sakin ve bahtının açık olmasını temenni ederim. Allahaısmarladık... Tümamiral Serdar DÜLGER Sahil Güvenlik Komutanı 7

4 » 15 İNCİ SAHİL GÜVENLİK KOMUTANI TÜMAMİRAL HASAN UŞAKLIOĞLU NUN KATILIŞ MESAJI 10 AĞUSTOS 2012 KOMUTA DEĞİŞİMİ Sahil Güvenlik Komutanlığının değerli personeli, Geçmişi başarılarla dolu Sahil Güvenlik Komutanlığının emir ve komutasını 10 Ağustos 2012 tarihinden itibaren teslim almış bulunmaktayım. Kuruluşundan itibaren gelişimini ve başarılarını yakından takip ettiğim Sahil Güvenlik Komutanlığına bugünden itibaren Komutan olarak hizmet edeceğim için duyduğum şeref ve mutluluk ile heyecanı ifade etmek isterim. Atatürkçü Düşünce Sistemi nin rehberliğinde ve siz değerli personelimle birlikte Sahil Güvenlik Komutanlığımızın mevcut gelişimini daha da ileriye götürmek temel hedefimiz olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; Sahil Güvenlik Komutanlığımızın tüm subay, astsubay, devlet memuru, işçi, uzman erbaş ve erlerine yeni çalışma döneminde kıymetli aileleri ile birlikte sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim. Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU nun Sahil Güvenlik Komutanlığına gelişinde karşılanması. 8 Önümüzdeki dönemde de Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk ün ilke ve devrimleri doğrultusunda belirlenen ve değişmez yaşam felsefemiz olan Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU Sahil Güvenlik Komutanı 9 Komuta Devir -Teslimi kapsamında 15 inci Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU nun C tipi askeri törenle karşılanması. 14 üncü Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Serdar DÜLGER ve 15 inci Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU tarafından şeref defterinin imzalanması.

5 10 AĞUSTOS 2012 KOMUTA DEĞİŞİMİ 10 AĞUSTOS 2012 KOMUTA DEĞİŞİMİ Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU tarafından 14 üncü Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Serdar DÜLGER e Komutanlık forsunun takdim edilmesi. 14 üncü Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Serdar DÜLGER in Komuta Değişimi kapsamında personele hitaben yaptığı veda konuşması Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Hasan UŞAKLIOĞLU tarafından 14 üncü Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Serdar DÜLGER e hizmet şildinin takdim edilmesi. 14 üncü Sahil Güvenlik Komutanı Tümamiral Serdar DÜLGER in C tipi askeri törenle uğurlanması.

6 en yeni ve modern botlarından biri olan TCSG-308 ile şanlı Türk Bayrağı nı dalgalandıracak olmak oldukça heyecan vericiydi Mart ayının sonuna geldiğimde artık eski birliğimden ayrılmış ve 13 Nisan 2011 tarihinde yeni birliğime katılmak için Antalya dan yola çıkmıştım. Yaklaşık saat süren yolculuk sonunda Keşan a varmış ve merkezdeki kavşaktan Enez istikametine yönelmiştim. Yolda ilerledikçe levhalar sadece Enez e olan mesafeleri gösteriyor ve başka hiçbir yerleşim yerinin ismi geçmiyordu. Bu yol Enez den başka bir yere gidemeyeceğiniz çıkmaz bir sokak gibiydi. 12 YAKIN BATIDA KAYIP BİR METROPOL; ENEZ [ Hazırlayan ] Gökhan SAYAR SG Ütğm. Başlığı okuduktan sonra Enez i bilenlerin yüzündeki şaşkınlık ifadesini görür gibi oldum bir an. Ama sizi temin ederim birazdan okuyacaklarınızı gayet ilginç bulacak, mizahi bir üslupla ele aldığım Edirne nin Yunanistan sınırında bulunan bu küçük ilçesindeki yaşamı okuyunca şaşkınlığınızı gizleyemeyeceksiniz. Yaklaşık 7-8 ay önce 2 yıl boyunca görev yaptığım Bodrum dan ayrılma vaktimin geldiğini öğrendiğimde içimde karmaşık ve belirsiz bir duygu hakim olmuştu. Artık Türkiye nin çok farklı bir köşesinde; Ege nin çatısındaki bir Avrupa(!) şehri olan Enez de görev yapacaktım. Bu yeni görev yerim hakkında yok denecek kadar az bilgiye sahiptim. Büyük bir sabırsızlıkla önüme aldığım Türkiye haritasının en köşesinde, küçük bir nokta ile gösterilen bu küçük sınır ilçesi hakkında bilgi almak için hemen telefona sarıldım ve daha önce burada görev yapmış tanıdıklarımla görüşmeye başladım. Birkaç kişi ile yaptığım görüşmede kimse çok fazla ayrıntılı bilgi vermiyor, sadece sosyal hayat ve imkanlar açısından fazla beklentiye girmememi, oraya gittiğimde herşeyi göreceğimi dile getiriyorlardı. Onların bu tutumu nedeniyle içimdeki belirsizlik yerini hayal kırıklığı ile birlikte tedirginliğe bırakmaya başlamıştı. Ama sonuçta bu bir görevdi ve artık Sahil Güvenlik Komutanlığının Bir saat kadar daha devam ettikten sonra artık Enez uzaktan görünmüş ve benim için gerçeklerle yüzleşme vakti gelmişti. İlçenin girişinde bulunan Enez levhası üzerindeki Nüfus: 3500 yazısı bende ilk deprem etkisini yaratmıştı. Şehir merkezine geldiğimde tane dükkandan oluşan çarşıda, soğuğun da etkisi ile 3-5 kişiden başka kimse gözükmüyordu. Gözüme çarpan Hükümet Konağı yazısı dışında burası daha önce gördüğüm köylerden farksızdı. Çarşıdaki işyerlerinin neredeyse yüzde ellisini oluşturan bol sayıdaki kahvehaneden birinde oturan gençlere limanın yerini sorduktan sonra göstermiş oldukları istikamete doğru gitmeye başladım. Yamadan tanınmayacak hale gelmiş ve yama ile gerçek asfaltın ayırt edilemediği bu bozuk yolda ilerlerken geçen sene almış olduğum sıfır aracım adına tedirgin olmuştum. 6-7 km kadar sonra nihayet Enez Limanı ve güneşin de etkisiyle parlayan TCSG-308 bütün ihtişamı ile gözlerimin önündeydi. Artık yepyeni ve sürprizlerle dolu bir yaşam beni bekliyordu. Enez Limanı eskiden küçük bir balıkçı barınağından ibaret olmakla birlikte daha sonra denize doğru doldurularak genişletilmişti. Liman çevresinde hiçbir yerleşim yeri ve bina yoktu. TCSG-308 dışında limanda sadece küçük balıkçı tekneleri ve eski sandallar vardı. Akşam olup güneşin batmasıyla birlikte TCSG-308 e ait Sahil Kolaylık Tesisleri ve liman girişindeki küçük büfenin ışıkları dışında her yer zifiri karanlığa teslim olmuştu. Su gibi akıp giden zaman çok geçmeden Enez de yaşamın zorluklarını hissettirmeye başlamıştı. Haziran -Temmuz aylarına girilmesiyle birlikte burası, çevredeki göller ve bataklıkların etkisi ile başta sivrisinekler olmak üzere birçoğunu ilk defa gördüğüm çeşit çeşit uçan böcek sürülerinin akınına uğramaya başlamıştı. Rüzgarın nispeten az olduğu ve güneşin etkisinin azaldığı akşam saatlerinde, sivrisinek ısırıkları yüzünden dışarıda oturmak neredeyse imkansızdı. Eğer bu saatlerde Enez de bisiklet sürmek istiyorsanız mutlaka gözünüzü ve yüzünüzü kapatmanız gerekliydi; çünkü yüzünüze çarparak ölen sivrisineklerin çıkardığı pıt pıt seslerini duydukça içiniz gıdıklanıyor ve aynada yüzünüzün sivrisinek mezarlığına dönüştüğünü gördüğünüzde de mideniz bulanıyordu. Dışarıda otururken üzerinize giydiğiniz pantolonun dahi sizi bu kan emicilerden koruyamadığını fark ettiğinizde sinirlerinizin daha da gerildiğini hissedebiliyordunuz. Açıkta kalan kol, bacak ve yüzünüzü ise sinek kovan denilen spreylerle korumaya çalışıyordunuz. Bir sabah mesai için gemiye geldiğimde gördüğüm manzara karşısında çok şaşırmıştım. Gemi uğur böceklerinin istilasına uğramıştı. Gemi üzerine konan milyonlarca uğur böceği yüzünden beyaz olan gemi güvertesi adeta kırmızıya boyanmıştı. Sahilde aracımı park ettikten sonra 20 m mesafedeki gemiye koşarak gitmeme rağmen saçlarımın arası ve elbiselerimin içi uğur böcekleri ile dolmuştu. Kaportaları kapatıp üzerimdeki uğur böceklerini temizledikten sonra camdan dışarıyı izleyerek bu az rastlanır olağanüstü görsel ziyafetin keyfini çıkarmaya başlamıştım. 13

7 14 Uğur böceklerinin kısa süren ömürlerini tamamlayarak azalmasıyla tam kurtulduğumuzu düşünmüştük ki, doğanın yeni bir uçan böcek türünün egemenliğine teslim olduğuna şahit olduk. Bu böcekler halk arasında helikopter diye bilinen yusufçuklardı. Bir iki gün içerisinde etrafımızı saran milyonlarca yusufçuk böceği gökyüzünü kaplamış ve adeta buraların hakimi biziz diyorlardı. Yazın kendini göstermesiyle yusufçuklarla birlikte çoğunu ilk kez gördüğüm bir sürü değişik böcekle ilk defa tanışıyordum. Burada otururken her an havada uçuşan birşeyin üzerinize hızla çarptığını görebilirdiniz. Ayrıca bölgede, bizzat şahit olmamakla birlikte, iki ayağının üstüne kalkarak insanların üzerine atladığı iddia edilen çiyanlara ait söylentiler de efsane tadında dilden dile dolaşıyordu. Bütün bu yaşadıklarımızdan sonra Enez e Yerli Jurassic Park ismini vermiştik. Enez de liman ile şehir merkezi arasındaki 6-7 km lik yol Temmuz ve Ağustos ayları dışında gayet tenha olmakla birlikte bu yolda pek fazla araç görmek mümkün değildi. Karşılaşabileceğiniz araçların yarısını da teknelerde kullanılan bildiğimiz pancar motorların 4 tekerli römorklara takılmasıyla üretilmiş tamamen yerli tasarım taşıtlar oluşturuyordu. Bu araçlar tamamen kırsal alanda kullanım için geliştirilmiş ve çıkardığı hatırı sayılır ses sayesinde etrafında hemen fark edilebilen üstü açık cabrio araçlardı. Can emniyeti açısından uygunluğu tartışılagörsün 2 vitesli (ilerigeri) bu araçlar, Enez trafiğinin vazgeçilmezleri arasındaydı. Ayrıca Enez de kendinizi bir anda yoğun bir trafiğin içinde bulabilirdiniz. Bu yoğunluğun nedeni; düşündüğünüz gibi otomobiller veya motosikletler değil, yolun karşısına geçmeye çalışan ve sayıları leri bulan büyük baş hayvan sürüleriydi. Geniş otlaklar nedeni ile hayvancılığın en önemli geçim kaynağı olduğu bölgede, bazen aracınızı stop ederek 5-10 dk süreyle Enez in Önde Gelenleri nden olan bu hayvanların geçiş törenlerini izlemek zorunda kalabilirdiniz! Enez de sosyal yaşam konusunda ise maalesef yapabilecekleriniz yok denecek kadar sınırlıydı. Sosyal hayatın 60 km uzaktaki Keşan dan teğet geçtiğini bilmek insanı daha da rahatsız ediyordu. Nispeten hareketlenen Temmuz ve Ağustos ayları dışında arkadaşlarınızla gidebileceğiniz bir kafe veya alışveriş yapabileceğiniz bir mağaza bulmanız imkansızdı. Etin satırla ince ince kıyılması ile yapılan yöresel yemeğin sunulduğu ufak köy lokantası ve liman içindeki derme çatma ufak bir balık-ekmekçi dışında dışarıda yemek yeme lüksünüz de yoktu. Bir de unutmadan buranın yöresel tadı yılan balığına da değinmek isterim. Hem tatlı, hem tuzlu suda yaşayabilen ve Meksika yakınlarında bulunan Sargossa Denizi ndeki yumurtalarından çıktıktan sonra binlerce kilometre yol kateterek Enez e kadar gelen bu balıkların, içerdikleri yüksek fosfor oranı nedeni ile fazla yenildiğinde zehirleyebildiğini öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Enez de görev yapmanın en iyi yönü para biriktirmenin harcamadan çok daha kolay olmasıydı. Maaşınızı çekmek için bile Keşan a gitmek zorundaydınız. Para çekebilmek için birkaç haftada bir gemi ve personelin ihtiyaçlarını gidermek için Keşan a giden personele banka kartınızı vermek zorunda kalıyordunuz. Belirli sıklıkla tekrarlayan bu durum nedeni ile burada herkesin birbirinin kart şifrelerini ezberlemiş olması kaçınılmazdı. Daha önce yüklü miktarda borcu olduğu halde, Enez e tayin olduktan sonra borçlarını kapatmış, hatta ciddi miktarda da para biriktirerek buradan ayrılmış çok sayıda personel vardı. 2 kişi dışında tamamı bekar olan ve Enez merkezde oturan personelin hafta sonları muhabbet ederek stres atmak maksadıyla gemiye gelmesi sayesinde gemideki nöbetçilerin hiç yalnız kalmadığını söylemek yanlış olmazdı. Ayrıca tüm gemi personeli ve ailelerin de katılımıyla gerçekleştirilen geleneksel mangal partileri de Enez in vazgeçilmezleri arasındaydı. Eğer bir hafta sonu dışarıda yapacak bir şey olmadığını bildiğiniz için evde kalıp müzik dinlemek niyetiyle radyoyu açtıysanız, çok geçmeden TRT FM dışında Türkçe bir kanal olmadığı gerçeği ile karşılaşıyor ve kendinizi bir sürü Yunanca kanalın içinde boğulmuş halde buluyordunuz. Yaşadığımız diğer bir sıkıntı da haberleşme ağındaki aksaklıklardan kaynaklanıyordu. Sizi dış dünyaya bağlayan en önemli şey olan internete bağlanmak burada sanıldığı kadar kolay değildi. Sürekli yavaşlayan ve kopan internet bağlantısı insanı bazen çileden çıkarabiliyordu. Zaman zaman çekmeyen cep telefonları yüzünden; her gün televizyondaki reklamlarda Türkiye nin yüzde 97 sinin kapsadığını ilan eden GSM operatörlerine olan inancınız kayboluyor ve Enez in neden bu diğer yüzde 3 lük kısımda kaldığını düşündükçe de isyan edesiniz gelebiliyordu. Ayrıca burada cep telefonu ile birini aramadan önce hattınızın Yunanistan üzerinden bağlantı kurup kurmadığını kontrol etmenizde fayda vardı, çünkü her an kendinizi yurt dışı tarifesi üzerinden konuşuyor bulabilir ve böylelikle ay sonunda sürpriz telefon faturası ile karşılaşmanız kaçınılmaz olabilirdi. Enez de günlük gazete okumaktansa haftalık dergi okumak daha mantıklıydı. Çünkü gazete almak için bayiye gittiğinizde öğleden sonrayı beklemek zorunda kalabiliyor, birçok kez sınırlı sayıda ve sadece bir bayide satılan bu gazetelerin bir iki saat gibi kısa bir sürede tükenmesi nedeniyle eliniz boş dönebiliyordunuz. Bu imkansızlıkların yanında Enez de yaşamın olumlu yönleri de yok değildi. Burada spor yapmak için yeterince zaman ve alan bulabiliyor, Sahil Tesislerinin fitnes salonundaki vücut geliştirme aletleri sayesinde formda kalabiliyordunuz. Ayrıca Temmuz ve Ağustos aylarının gelmesiyle birlikte ilçe merkezine 8 km uzaklıkta bulunan yazlıklar bölgesi, yerli turistlerce yoğun olarak tercih edilen bir yerdi. Saros Körfezi nin kendi kendisini temizleyen tertemiz suyu, incecik bir kuma sahip sahili ve yaz aylarında deniz kenarında açılan birkaç işletmenin de etkisiyle Enez, kısa süreliğine de olsa minyatür bir Bodrum u andırıyor, bölgede yer alan pansiyon ve apart daireler özellikle Trakya ve İstanbul bölgesinden gelen yerli turistler sayesinde yüzde yüz doluluk oranına ulaşıyordu... Şimdi isterseniz biraz da Enez de yaşamın zorluklarını burada birkaç yıl görev yapan Necip Astsubay ve Adem Uzmandan dinleyelim. Evet Necip Astsubayım, Enez de geçen koskoca bir 4 sene... Geriye baktığınızda neler söylemek istersiniz? Necip Astsb.: Evet burada nasıl geçtiğini anlayamadığım 4 seneyi doldurmak üzereyim, 2007 yılında gemiye katıldığım gün dün gibi aklımda, burası benim üçüncü görev yerim ve en fazla burada kaldım. Onun için artık kendimi buranın bir yerlisi gibi hissediyorum. Bazen şivemin bile değiştiğini hissediyor, hatta kendimi be yaa ile biten cümleler kurarken bulabiliyorum. Buradan bir gün tayinimin çıkacağını bilmek açıkçası garibime gidiyor. Burayı siz mi istediniz ve tayininiz Enez e çıktığında neler hissettiniz? Necip Astsb.: Bu soruya hayır demeyi isterdim(gülerek), maalesef kendi isteğimle geldim. İkmal branşı olduğum için sadece Kaan 33 sınıflarında görev yapabiliyordum, kısa olan gemi görevimi yeni çıkacak olan TCSG-308 de yaparak tamamlamak istedim. Tayinim çıktığında da çok fazla bir şey hissettiğimi söyleyemeyeceğim, sadece 15

8 16 istediğim şeyin gerçekleştiğini düşündüm. Sonuçta bu ilk gemi görevimdi benim için Enez in diğer yerlerden pek farkı yoktu. Sizin ve ailenizin Enez e alışması kolay oldu mu? Necip Astsb.: Pek kolay olduğunu söyleyemem, İlk geldiğimde gördüğüm manzara ile beklentilerim arasındaki uçurum yüzünden büyük bir hayal kırıklığına uğradım. Burada temel ihtiyaçlarınızı dahi giderirken sıkıntı çekebiliyorsunuz. Buranın insanı, havası, ortamı her şeyi bana çok farklı geliyordu; ama zaman ilerledikçe yoğun iş temposunun da etkisiyle alışmaya başladım. Bu arada özel hayatınızla ilgili neler yaşadınız? Necip Astsb.: Tabi Enez deki imkansızlık ve sıkıntılar ister istemez özel yaşamı da etkiliyor. Ben buraya tayin olduktan 2 sene sonra evlendim ve Sahil Güvenlik lojmanlarına yerleştik, fazla evli personel olmaması nedeniyle 6 dairelik lojmanın sadece 3 dairesi doluydu. Lojmanlar şehrin çıkışında ve çok sakin bir sokaktaydı. Özellikle kış aylarında gittiğimiz gece seyirlerinde eşimi lojmanda bırakıp giderken çok rahatsız oluyordum. Kulakları neredeyse sağır eden gök gürültüsü, geceyi gündüz eden şimşek çakmaları ve bardaktan boşalırcasına yağan yağmurun olduğu kış gecelerine, bir de uzun süreli elektrik kesintileri ve -10 derecelere varan soğuklar nedeniyle donan sular da eklenince, eşimi evde yalnız başına bırakmak benim için de çok zordu. Peki bu durum ciddi sıkıntılara neden oldu mu? Necip Astsb.: Evet tabiki, hatta bir gün görevden döndükten sonra eve geldiğimde eşimi, annesinin evine gitmek üzere eşyalarını hazırlarken buldum. Ne yapacağımı şaşırmıştım, onu otogara kadar ikna etmek için harcadığım çabayı bir ben bilirim Açık konuşmak gerekirse ona da hak veriyordum, yaşadıkları gerçekten psikolojik olarak çok yıpratıcı bir durumdu. Yani evliliğinizi otogardan çevirdiniz öyle mi? Necip Astsb.: Evet aynen öyle(gülerek). Ama zaman geçtikçe, o sıkıntılara benim için katlanan eşime olan inancım ve sevgimin de ne kadar arttığını söylemeden geçemeyeceğim. Çünkü eğer bir insan buraya sizin için geliyor ve burada sizinle birlikte yaşıyorsa sizi gerçekten seviyordur. Bir de 1 yaşında Barbaros isminde bir çocuğunuz var, Enez de çocuk sahibi olmanın zorlukları nelerdir? Necip Astsb.: Enez de ihtiyaçlarınız arttıkça karşınıza sürekli yeni engeller çıkıyor. Mesela sağlık, burada aile hekimliği dışında herhangi bir sağlık teşkili yok ve herhangi bir rahatsızlık durumunda 60 km mesafedeki Keşan a gitmek zorundasınız. O nedenle eşimin hamileliği ve çocuğumun ilk 6 aylık döneminde sürekli Keşan a gidip gelmek zorunda kaldık. Abartısız, bir yılda Enez-Keşan arasında sefer yaptığımı söyleyebilirim. Evet şimdi de sohbetimize 3 yıldır Enez de görev yapan Adem Uzmanla devam edelim... Adem Uzmanım siz de 3 yıldır Enez de görev yapıyorsunuz, burada görev yapmanın aileniz açısından zorlukları nelerdir? Adem Uzm.: Öncelikle böyle küçük ve sosyal imkanların az olduğu bir yerde çalışmak, zamanın önemli kısmını görevde geçiren benden çok ailemi etkiliyor. Örneğin eşim uzun süredir güzel sanatların bir kolu olan ahşap boyamacılığı ile ilgileniyor. Buradan önceki görev yerimde sosyal imkanlar fazla olduğu için çeşitli kurslara ve eğitimlere katılarak kendisini geliştirdi. Ancak Enez e geldikten sonra imkansızlıklar yüzünden çalışmalarına belirli bir süre ara verdi. Daha sonra büyük bir özveriyle maddi olanaksızlıklar ve eksik araç-gereçlere rağmen halk eğitim merkezinde ahşap boyama çalışmaları başlattı. Hatta bu sene başında eşime ait eserlerin de sergilendiği bir ahşap boyama sergisi açıldı ve bu Enez açısından bir ilkti. Geride bıraktığınız 3 sene içerisinde Enez de sizi en çok etkileyen olay nedir? Adem Uzm.: Maalesef 2 sene önce çok kötü bir olay yaşadık. 13 Şubat 2009 tarihinde gemimizin Seyir Astsubayı olan Ali Şakir Duran ın futbol maçı esnasında aniden kalbi sıkıştı ve biz de hemen hastaneye götürdük. Ancak Enez Hastanesinin personel ve malzeme yönünden yetersiz olmasından dolayı Ali Astsb. ambulansla Keşan Devlet Hastanesine sevk edildi. 60 km uzaklıktaki Keşan a 10 km kala tüm çabalara rağmen Ali Astsubayımızı kaybettik. Çok acı ve zor bir durumdu gerçekten. Bazen kendi kendime eğer başka bir yerde olsaydı kurtarılabilir miydi diye düşünüyorum. 7 yaşında bir kızınız var, kızınızın burada büyümesinden memnun musunuz? Adem Uzm.: Bazen evet bazen de hayır. Öncelikle burası çok küçük bir yer ve park, bahçe, oyun alanı vb. bir yer pek yok. Bu nedenle pek dışarı çıkamadığı için zamanın büyük kısmını evde kendi oyuncakları ile oynayarak geçiriyor. Ben onun sosyal açıdan gelişmesi için müzik, tiyatro, spor vb kurslara gitmesini çok istiyorum ama bu maalesef Enez den gidinceye kadar pek mümkün görünmüyor. Geçen sene bana sinemanın nasıl bir yer olduğunu sorduğunda, bu soruya onu bizzat götürerek cevap vermek isterdim. Kızım bu sene ilkokula başladı, onun bu vesileyle sosyal bir çevreye girmiş olmasından dolayı mutluyum. Sınıfların da genellikle 20 şer kişilik olması nedeniyle öğretmenler öğrencilerle daha fazla ilgilenebiliyor. Bu durumu da galiba Enez in bu sakinliğine borçluyuz. Değerli katkılarınız için her ikinize de çok teşekkür ediyorum. 17

9 ADRASAN KOYU [ Yazı ve Fotoğraflar ] Tahsin CEYLAN Su Altı Fotoğrafçısı Poyraz la yaşama günlük tutarken bakanla görenin hatırasını kaydetmek üzere Adrasan Koyu ndayız. Adrasan Antalya ya 95 km mesafede bir beldedir. Eşsiz doğal güzelliği ve sadeliği ile bilinen Adrasan bu güzelliğini ve de zenginliğini su altına da yansıtmıştır. Keşfedilmeyi bekleyen bir hazine gibi dalış tutkunlarını beklemektedir

10 20 Tanrılarca paylaşıldığı söylenen dağların hemen ortasında yer alan koy; henüz tahrip edilmemiş güzelliklere sahip ender yörelerimizden biridir. Su üstü güzelliklerinin yanısıra su altı fauna ve florası da oldukça zengin olan bu koy, biz su altı fotoğrafçıları için geniş açı ve yakın çekim görüntülemeler açısından da son derece caziptir. Bu cazibe noktasının derinliklerindeki yaşamı Sevgili Dalış Arkadaşım Dilara ile keşfetmeye başlıyoruz... Bölgedeki konaklama yerleri, doğayı tahrip etmeden yapılandırılmış otel, motel ve pansiyonlardan oluşuyor. Doğa ile barışık, gürültüden uzak bir tatil için son derece uygun olan bu yörede, çevre bilincinin gelişmesinde dalış merkezinin payı çok büyüktür. Çevredeki balıkçılar Bugün Hacivat Kayalıkları nda fok gördük dediklerinde, kayda değer bir şey görmenin yarattığı mutluluğu gözlerinden okuyabiliyorsunuz. Ekosistemdeki diğer canlılara saygının henüz yok olmadığını görmek sevindirici...paylaşım, adil olmamakla birlikte yine de kısmi olarak mevcut. Nerede olduğunuz gibi neyi kimlerle paylaştığınız da son derece önemli. Paylaşmak insanoğlunun yaradılışından bugüne anlamlı bir söylem olma özelliğini hep korumuştur. Sevginizi paylaşmak, kendinizi paylaşmak, varlığıyla anlam kazandığınız ve yarattığınız her değeri paylaşmak, paylaşmak, paylaşmak... Tıpkı yaşamak gibidir paylaşmak. Ancak söylemi kolay olsa da pratiği oldukça güçtür. Teori özgün yazılımı ile ifadesini her zaman pratikte özümleştiremiyor. Şehrin kalabalığından kurtulmak dalış yaparak rahatlamak biraz olsun dinlenmek istiyorsanız Adrasan tam size göre Dalış sırasında hem teknede hem de su altında olsun kalabalık grupların olmadığı sadece siz ve dalış arkadaşlarınızın olduğu bir başkasının hava kabarcığı paletleri ile uğraşacağınıza sadece su altına dalışınıza ve onun dünyasına adapte oluyorsunuz. Adrasan su altı dünyası ise hala kendisi gibi keşfedilmeyi bekliyor. Burayı görüp de aşık olanlar ise ne buradan ne de su altından vazgeçebiliyor. 15 ten fazla dalış noktasına sahip olan Adrasan genel olarak fiziki güzellikleri ve zengin dip yapısı ile sizi cezbedecektir. Bir koy içinde yer alan sahilde hem koyun içinde hem de koyun dışında olmak üzere birbirinden farklı dalış noktaları bulunmaktadır. Bu noktaların isimleri ise Katamaran, Papaz, İlk Burun, Yarasalı Mağara, Pırasalı Rif, Pırasalı Mağara, Çavuş Burnu, Lodos Limanı, Akıntı Burnu, Çoban Limanı, Fener, Akvaryum, Hacivat ve de 5 Adalar dır. 21 Su altında Likya mezarlarına rastlamak dalışımızın en güzel sürpriziydi.

11 22 Yosun hayvan. Sertella septentrionalis in ülkemiz denizlerinde nesli tehlike altındadır. Bölgedeki dalış noktaları arasında mağaralar önemli bir yer tutar. Geniş açı görüntüleme açısından ışığın mavi sulardaki hüzmeli dansını gözlemlemek ve görüntülemek oldukça cazip. Deniz kirliliği hemen hemen hiç gözlemlemedik. Bu sevindirici bir durum. Ancak büyük bir sorumsuzlukla Pırasalı Adası nın güneyine bırakılan bir ağ, neredeyse 200 m 2 lik bir alanda dibe bağımlı (bentik) yaşamı resmen katletmiştir. Ülkemiz denizlerinde yok olma tehlikesi altında bulunan lahoz (Epinephelus alexandrinus) ve orfoz balıklarını (Epinephelus guaza) nadiren görebiliyoruz. Hacivat dalış noktasında sürü halindeki papaz balıkları (Chromis chromis) geniş açı görüntü almama adeta renk katıyorlar. Gece görmeye alıştığımız karidesleri burada gündüz de gözlemlemek mümkün. Bu arada Holger, en güzel mağaralardan birine kendi adını vermiş bile. Işığın, Holger Mağarası ndaki hüzmeleri muhteşem. Gündüz dalış yaptığımız bir başka noktada ise Hippocampus hippocampus türü denizatlarını görüyoruz. Bütün gün Deniz Tanrısı Poseidon un arabalarını çekmekten yorgun düşen atları, tek tutunma organları olan kuyruklarını dolayarak dinlenme moduna geçmişlerdi. Mitolojik efsanelere göre antik çağlardaki balıkçılar, dalgalarla kıyıya vuran ölü denizatlarının, deniz tanrısı Poseidon un arabasını çeken dev aygırların yavrusu olduklarına inanırlarmış. Bu Tanrı dan oldukça çekinen balıkçılar onu hoşnut etmek için sürekli denize hediyeler bırakırlarmış. Su altı habitatına son derece uyumlu olan denizatları hızlı hareket edemediklerinden, avlarını yakalamak ve tehlikelerden korunmak için gizlenme yeteneklerine güvenirler. Hareket eden canlı besinleri tercih ederler. Üremede taşıyıcılığı erkek üstlenmektedir. Bu noktayı gece dalışı için de mesken tutuyoruz. Gece dalışı ise tamamen sürprizlerle dolu. Dalışın hemen başında gördüğümüz kalamarlardan (Loligu vulgaris) ancak tek kare görüntü alabiliyorum. Kaya aralıklarında gizlenmeye çalışan bir papaz balığının üzerinde gezinen karides beni büyülüyor. Daha ileride ise fener ışığının etkisiyle hareketsizleşen ve genellikle kayalık, algli zeminlerde (bentik) yaşam sürdüren bir iskaroz-papağan balığının (Sparisoma cretense) üzerinde gördüğüm ve görüntülediğim karides benim için gecenin tam sürprizi oldu. Scaridae familyasından olan İskaroz, papağan balığı olarak da adlandırılmaktadır. Akdeniz, Ege ve Marmara Denizlerinde dağılım göstermektedir. Çok parlak renklere sahip olan balığın başının biraz ilerisinden başlayan sırt (dorsal) yüzgeci kuyruğa doğru uzanır. Sırt, karın ve anal yüzgeçleri sert ve dikenlidir. Sularımızda yaşayan iskarozların boyu cm civarındadır. Ağzının papağan gagası şeklinde gelişmiş olmasından dolayı papağan balığı adı verilmiştir. Deniz yosunları ve mercan parçaları ile beslenir. Dişi ve erkeklerin renkleri birbirinden farklıdır. Dişiler renkli erkekler ise tek renk ağırlıklı bir yapıya sahiptirler. Yarasalı Mağara Hem eğitim dalışları için hem de tecrübeli dalgıçlar için, her kategorideki dalgıçların dalabileceği bir yerdir. Sabah ışığı mağaranın ağzına vurduğu zaman mağaranın içinin görüntüsü çok güzeldir. Özellikle su altı fotoğrafçıları için ilginç bir yerdir. Bu mağara tünel şeklinde olup girişi 14 metrededir. Mağaraya girmeden önce ise küçük kanyonları gezme şansına sahip olacaksınız ve rotanızı belirlerken 40 m derinliğe inen duvardan yararlanacaksınız. Buralarda ise sizi papaz balıkaları, gün balıkları, orfozlar karşılayacak. Mağara girişinde ise sizi geniş bir hol karşılamaktadır. Bu holden geçerek yükselmeye başlayacak ve de 3 m seviyesine geldiğinizde mağaranın içinde yukarı çıkacaksınız ve burada yarasaların sesleri ile bir anda şaşıracaksınız. Size bir tavsiyem sakın ama sakın korkmayın! Tabiî ki bu yarasaları göremeyebilirsiniz, bunun tek nedeni ise unutamayacağınız bir anı yaşayacak olmanızdır. Çünkü mağaranın girişinde bir dişi Akdeniz foku sizleri bekliyor olacaktır. Eğer mağaraya girdikten ve de yarasaları gördükten sonra tekrardan 3 m inerek, çıkışa geçebilirseniz çıkışta size kalamar sürüleri, yavru baracudalar, duvar diplerinde ise balıkların yumurtaları ve mürenler tekneye kadar eşlik edecektir. Size bir hatırlatmam olacak, fenerinizi yanınıza almayı unutmayın. Pırasalı Ada Mağarası ve Pırasalı Ada Reef Dalış Noktası Adını adada yetişen doğal pırasalardan alan bu dalış noktası zengin güzelliklere sahiptir. Rif kısmı ardı ardına 3 rif üzerine oluşmuş bu nokta her türlü dalgıcın rahatlıkla dalabileceği ve tecrübeli dalgıçların ise akıntı ile dans edebileceği bir noktadır. Burada akya sürüleri ve ahtopotlar görülür. Mağara kısmı ise biraz daha tecrübe isteyen bölgelerdendir. Tekneden atladığınız zaman tekne sizi orada bırakıp çıkış noktasına yönelmektedir. Dalışa başladığınızda ilk 5 metre biraz tutunup Caretta carettaların yaşam alanlarının insanoğlu tarafından daraltılması sonucu nesli tehlike altındadır. 23

12 24 açıktan geçen akya ve palamut sürülerini görecek ve de akıntı ile gelen soğuk suları yüzünüzde hissedeceksiniz. Mağaraya giderken ise dikkatli olmalısınız çünkü mağaranın karanlığından dolayı fark edemeyebilirsiniz. Mağaranın girişi 20 m dip derinliği ise m dir. Mağara çok geniş bir iç alana sahiptir. Keşfettikçe mağaranın içindeki güzellikler sizi daha da saracaktır. Buranın en önemli özelliği bir karides mağarasının bulunmasıdır. Bu mağaraya Mayıs-Haziran aylarında Plesionika narval (Fabricius, 1787) türünde karides sürüsü gelmektedir. Mağaranın ağzında orfoz, lagos daha dipte sinagrit balıkları bulunmaktadır. Orta sularda akya balığı bulunur. El değmemiş, keşfedilmemiş, ilginç bir mağaradır. Mağaradan çıktıktan sonra adayı yarım tur atarak girdiğiniz noktanın tersinde tekne sizi bekliyor olacaktır. Hacivat Dalış Noktası Burada her zaman güzel görüntüler vardır. Ama size önerim ilk dalışı buraya planlayınız. Maksimum derinlik ortalama 40 m dir. Dip yapısı olarak kendine has duvar tipleri ve geçitlerin olduğu bu bölge biraz sakin bir görüntü sergilese de kendini unutturmayacak güzelliklere sahiptir. Burada çok çeşitli balıklar görülmesine karşın en çok görülen, koloniler halinde duran ve boyutları sizi şaşkına çevirecek iskorpit (adabeyi) balığıdır. Burada ayrıca 2 adet de antik çağdan kalma çapa görünür. Ve de geçmişten günümüze kalan amforaların yanı sıra sizi kayalıkların altında bekleyen batıklardan kalma birbirinden farklı renkte cam ham maddeleri ilginizi çekecektir. Çavuş Burnu Dalış noktamız ismini Adrasan ın diğer bir adı olan Çavuşköy den almaktadır. Dip derinliği 30 m yi geçse de bu burun akıntıyı seven dalgıçları saracaktır. Beyaz kum zemine indiğinizde ise yüzlerce asker balığı sizi karşılayacaktır. Bunun yanı sıra orfoz, ahtapot ve gridaları görebilirsiniz. İsterseniz dönüşte isterseniz dalış başladıktan sonra geçebileceğiniz ufak bir kanyon da bulunmakta ama burada çok dikkatli olmalısınız çünkü orayla özleşmiş mercanlara ve de anemonlara zarar verebilirsiniz. Lodos Limanı Farklı bir su altı tecrübesi yaşatmaktadır. Bu bölgede Akdeniz e has balık türlerinin yanısıra baracuda ve akya sürülerini de çok rahatlıkla görebilirsiniz. Ortalama 30 m derinliği olan bölgede antik bir taş çapa bulunmaktadır. Bunun yanı sıra çıkış sırasında içine girilen 6-8 metrede girişi olan ve de Lahos. Epinephelus aeneus yoğun av baskısı nedeniyle çok nadir rastladığımız türlerden biridir. Nesli artık kritik düzeydedir. Üç yıldır bu alanda bulunan bu ağ hayalet avcılığın ve yaratılan tahribatın ürkütücü örneğidir m uzunluğa sahip bir kanyon bulunmaktadır. Bu kanyon sonunda 3 kişinin içinde rahatça durabileceği bir oyuğa çıkmaktadır. Kanyonda ilerlerken ise daha rahat bir hareket imkanı için tek tek gitmeniz daha iyi olacaktır. Oyuğa çıktığınızda ise sivrisineklerden biraz muzdarip olabilirsiniz Fener Koyun çıkış bölgesinde yer alan bu dalış noktası, önündeki deniz fenerinden adını almaktadır. Bu bölgenin derinliği fazla olmasa da tecrübeli dalgıçların bile yönünü kaybedebileceği bir noktadır. Bu yüzden yanınızdan pusulanızı ayırmayınız. Bölgede yeşil su kaplumbağası, caretta caretta ve çeşitli boylarda vatoz balıkları ile karşılaşabilirsiniz. Beş Adalar Dalış Noktası Beş-altı dalış noktasına sahip olan bu bölgeye daha çok günlük turlar yapılmaktadır. Burada çok akıntı ve zorlu noktalar olduğu için yalnızca daha tecrübeli dalgıçlar dalabilirler. Genellikle deniz tavşanı, kuzu balığı sürüleri ve müren balıkları görülür. Beş adaların dip yapısı çok renklidir. Dalış derinliği 30 m civarında olup heyecan verici güzel bir yerdir. Adrasan hakkında kelimeler ile ifade edilenleri az da olsa dile getirdik. Ancak hala daha keşfedilmeyen güzellikleri olan bu bölgeyi birlikte keşfetmeye ve de hayatınızın en güzel tatilini burada yaşamaya ne dersiniz? Artık valizinizi hazırlayın ve de tatil durağınızda burayı da işaretleyin Dalışlarımda bana eşlik eden, dalış noktaları hakkındaki bilgileri derleyen, hazırlayan ve su altında bana modellik yapan Sevgili Dilara ya teşekkür ederim. Sevdamız bir tutam sunumluk görüntüdür, kalıcı değerlere uzanan ve coşku veren yüreklere. Akdeniz in sıcak güneşine ve kabarcıklarımızı bıraktığımız büyülü maviye veda ederken bir kez daha minnettarlık duyuyorum denizin ruhuna Selam Olsun Dilara nın Notu : BURAYI GÖRDÜKTEN SONRA ARTIK HİÇBİR YER SİZE ADRASAN KADAR GÜZEL GELMEYECEKTİR. KAYNAKLAR : (1) Guantanamera International Tour Operator ve Blanca Nieves Garcia Cruz un katkılarıyla. (2) Guantanamera International Tour Operator 25

13 26 YENİDEN HAYATA DÖNÜŞ HİKAYESİ [ Hazırlayan ] Mete ÇAĞLAR SG Kd. Bnb. Kendimi ifade etme konusunda sıkıntım olmadığını düşünmeme rağmen konu buraya gelince bütün direncim kırılıyor. Nereden başlayacağımı bir türlü bilemiyorum. Zihnim bulanıyor. Gözlerim doluyor. Karmakarışık duygular hissediyorum. Sonunda da kalemi elimden bırakıyorum. Ama bu sefer yazmaya kararlıyım. Hatırımda kaldığı kadarıyla. Ve hissettiğim, insana özgü duyguların hiçbirini gizlemeden yılında girdiğimiz Deniz Lisesi nde bir yılımızı tamamladıktan sonra aramıza birkaç arkadaşımız daha katıldı. Hepsini çok sevdik. Diğer arkadaşlarımız gibi, aramıza yeni katılan arkadaşlarımız benim için de çok değerliydi. Ama içlerinden özellikle bir tanesi benim hayatımda daha farklı bir yere sahip oldu. Okul günlerini, hafta sonlarını birlikte geçirdiğimiz, kimi zaman gülmekten karnımızın ağrıdığı, kimi zaman birlikte kederlenip gözlerimizin dolduğu arkadaşım Uğur Eskişehirli olduğu için uzun süreli tatillerimizi de beraber geçiriyorduk. Zaten biz Eskişehirliler olarak hep birbirimize yakınızdır da. Sonuçta hepimiz zorlu yollardan geçerek 1995 yılında yeşil gözlü birer teğmen olduk. Her birimiz Donanmamızın çeşitli gemilerinde istek, heyecan ve tabi ki biraz da ürkeklikle göreve başladık. Ama neredeyse hiçbir devre arkadaşımız diğerini unutmadı yılında, birkaç arkadaşla eski günleri yad ettiğimiz bir günün ertesinde 1-2 aydır ihmal ettiğim Uğur u aradım. Ama karşımdaki bizim en hayat dolu devre arkadaşımız Uğur değildi. Askeri liseye çok ciddi sağlık kontrollerinden geçerek giren, Harp Okulu mezuniyeti öncesinde de kapsamlı bir sağlık kontrolünden geçerek teğmen nasbedilen Uğur un şiddetli baş ağrısı sebebiyle Aksaz Deniz Üs Komutanlığı revirine gelmesinden birkaç gün sonra GATA/Haydarpaşa da kendisine kronik böbrek yetmezliği teşhisi konmuş ve yaklaşık bir yıllık tedavi sürecinden sonra muhtemelen malulen emekli edileceği söylenmişti. Hayır! Hayır! Bu mümkün değildi! Bizler teğmendik!.. Bizim gözlerimiz yeşildi!.. Biz tuttuğumuzda küpeşte demirleri erirdi!.. Hep böyle bildik. Hep böyle hissettik. O ana kadar tabi ki. Kısa süre sonra gördüm onu. Kendini toparlamıştı. Moralim iyi! Bunu da yeneceğim Allah ın izniyle! diyordu. Ama, fazla kiloları nedeniyle Savaş ve Beden Eğitimi dersinden geçmekte zorlanan dostumun kilosu kısa sürede standartların altına inmişti. Kanka! diyordu, Bu hastalık öyle bir şeymiş ki ömrüm boyunca bu şekilde dikkat ederek yaşayabileceğim gibi birkaç gün sonra diyalize başlayıp bir iki yıl içinde herkese veda da edebilirmişim!.. Gülüyordu Ben haykırarak ağlamak, isyan etmek isterken o gülüyordu eriyip giden yaşamına. Acaba bize bunun eğitimi mi verilmişti yoksa bu adama Tanrı farklı bir dayanma gücü mü bahşetmişti? Zaman çok hızlı akıyordu ve 2005 yılına gelmiştik. Hakikaten bu hastalık acayip bir şeydi. Uğur aynı şekilde yaşantısına devam ediyordu. Hastalığın ilk günlerinin üzerinden biraz zaman geçince Uğur un pozitif bakışı arkadaşlarına da ailesine de hastalıkla alay edebilmeyi öğretmişti. Ta ki o güne kadar. Yılın sonlarında yaşanan o güne kadar. Telefondaki Uğur du. Kanka ben diyalize girmeye başladım!.. Yıkıldık Ama onun adı Uğur du. Teslimiyet yoktu. Kimse fark etmiyordu belki ama onun içindeki yeşil gözlü ve tuttuğunda küpeşte demirlerini eriten teğmen hala yaşıyordu yılının ilkbaharında böbrek nakli olmak için GATA/Ankara ya geldi. Seveni çoktu. Birinci derece akrabalarının çoğu gönüllü verici olmak için doku örneği bıraktı. Kimisinin ki uymadı, kimisini hasta veya yaşlı diye kabul etmediler Ablasını kabul ettiler ancak operasyon için Eylül ayına gün verdiler. Yılmadı Akdeniz Üniversitesi Hastanesinin bu konuda iyi olduğunu duyunca Antalya ya gitti ve doku örneğini bıraktı yılı. Aylardan Eylül. Günlerden Pazar. Ankara daki görevime katılalı 2 hafta oldu ve ilk nöbetimi tutup mesai sonrası eve geldim. Gün içinde Uğur la konuştum. Ablasıyla birlikte nakil için GATA da yatıyor. Pazartesi günü birkaç arkadaş gidip kan verecek. Salı günü operasyon... Aynı gece saat sularında telefonum çalıyor. Arayan o. Çok heyecanlı ve telaşlı. Zaten hızlı konuşur ama şimdi hiçbir şey anlamıyorum. Yavaş abi hayırdır? diyorum. Kanka! Beni sabah saat ye kadar Antalya ya ulaştırabilir misin? diyor. Ben daha GATA ya nasıl geleceğimi bilmiyorum diyorum. iki umutsuz adam bir an sessiz kalıyoruz. Hemen heyecanla, umutla devam ediyor Hastaneden aradılar, bir kadavra varmış, benim doku örneğimle uyuşuyormuş, sabah saat de orada olursam bana takma ihtimalleri varmış 5 dakika içinde sana döneceğim diyorum. 6 yıl Deniz Kuvvetleri Gemilerinde yapılan görevin üzerine 5 yıl da Sahil Güvenlik Gemilerinde görev yapmanın etkisiyle, planlı izin haricinde garnizon dışına çıkmak istemenin sebep olduğu mahcubiyetle utana sıkıla Personel Başkanını arıyorum. Cevabı çok açık ve net. Yorgunsun, yolda dikkat et, beni haberdar et. Ünal ı arıyorum. GATA ya gitmeyi de öğrendik. Tamam Uğur, ben 15 dk. içinde yanındayım. Buluştuk ama saat i buldu. Bu gece zaman çok hızlı ilerliyor ama kilometreler çok yavaş. Bu satırdan itibaren daha da samimi olmam gerektiğini fark ediyorum. Kahramanımın adı Uğur ama lakabı herkesçe isminden daha iyi bilinir. MACAR. Macar son derece heyecanlıdır. Ama bu seferki bir başka. Eskişehir yoluna çıkmaya çalışıyoruz, bir taraftan Macar yüksek sesle, heyecanla konuşuyor. Biliyordum kanka! Biliyordum! Ben aylardır telefonumu kapatmıyordum. Her gece başucuma koyuyordum. Beni arayacaklarını biliyordum. Sivrihisar a kadar bir çırpıda geldik ve Afyon yoluna ayrıldık. Zorlu kısım da başladı, saatler ilerlerken yol daha tenha ve daha karanlık. Nöbet ertesi olmasının da etkisiyle uyku gelmeye başladı. Macar a Abi benim çok uykum geldi, biraz sen kullan arabayı diyorum, Kardeşim ben o kadar heyecanlıyım ki, kullanmam mümkün değil diyor. O zaman sen biraz uyu diyorum, Mümkün değil! diyor. Çekiyorum ilk benzin istasyonuna iki tane enerji içeceği içiyorum; ama uykulu gözleri iki enerji içeceği dahi durduramıyor. Ortalama dakikada bir camı açıp başımı dışarı çıkartıyorum ama bana mısın demiyor. Arabayı kenara çekiyorum, etrafında birkaç tur koşu, birkaç esneme-gerdirme hareketi, hemen biniyorum arabaya, basıyorum gaza. Tanrı ya içimden yalvarıyorum. Ne olur sabah saat de hastanede olalım. Zira bir lastik patlamasına dahi 27

14 28 tahammülümüz yok, çünkü bütün umutlar sönecek, gözlerindeki umut büyük bir hüsranla çaresizliğe dönecek. Bu yük benim için de hakikaten çok ağır. Hayatımda zorlandığım birkaç an olduysa eğer, bu onların en zorlusudur. Ve sonunda hastanenin otoparkına aracımızı park ettik. Saat Derin bir Ohh! çekiyorum. Tanrım dualarımı kabul etti. Ben, üzerime düşeni yapabilmenin huzurunu, gururunu, mutluluğunu yaşarken bana burada daha ne dersler verileceğinin, nelere tanık olacağımın farkında değilim. Söyledim ya Akdeniz Üniversitesi Hastanesi organ nakli konusunda oldukça ilerleme kaydetmiş bir hastane. Macar ın peşinden hastaneye giriyorum. Organ nakli ile ilgili bölüme gidiyoruz. Bir takım belgeler veriliyor, açıklamalar yapılıyor. Bir kadavradan çıkan iki böbrek iki kişiye hayat verecek 20 yaşında bir genç motosiklet kazasında hayatını kaybetmiş, aile bir yandan oğullarının acısını yaşarken, bir yandan da kaybettikleri oğullarının birkaç kişiye hayat verebileceği konusunda ikna oluyorlar. (Allah bin kere razı olsun. Merhumun mekanı cennet olsun.) İki böbrek için altı aday çağrılıyor. Birtakım testler yapılacak, o gün en iyi durumda olan, en uygun olan iki çaresize umut ışığı yanacak, diğerleri ise evlerine dönüp başka birisinin sönen ışığının kendilerini aydınlatmasını bekleyecek. 6 hasta, 6 aday, 6 rakip. Nasıl adlandıracağımı bilemiyorum. Adaylara bakıyorum. İsimlerini hatırlayamıyorum. Ama yüzleri hala aklımda. Bir tanesi yaşlarında bir kız boylarında, filiz gibi, zeki olduğu bakışlarından belli. Gözünde küçük John gözlükleri (35 yaş üzerindekiler bir zamanlar her evde izlenen Küçük Ev isimli diziden hatırlarlar.) Sonradan öğrendiğime göre bir bilgisayar firmasında çalışıyormuş. Kolsuz bir penye giymiş. Bir kolu boydan boya mor ile siyah arası bir renkte. Diyalize giriyormuş, kılcal damarları patlamış ve güzel kardeşe nazar boncuğu olmuş. Bir tanesi 20 yaşlarında başka bir kız. Ama küçük yaşta böbrek sorunundan ötürü hormonal dengesizlik nedeniyle tam gelişim sağlanamamış ve yaşında görünüyor. Adaylardan daha fazla söz etmek istemiyorum ama bu adayların bazılarının üçüncü kez çağrıldıklarını öğreniyorum. Bu durumda onları arkadaşıma rakip olarak göremiyorum. Ve doğruyu yaptığımı az sonra anlıyorum. Daha önce çağrılmış olanlar daha tecrübeli. İşlemleri daha çabuk halletmek için evrakları birleştiriyorlar ve el birliğiyle gayret ediyorlar, eksiği olanların eksikliğini gidermeye çalışıyorlar (Örneğin, son iki günde diyalize girmemiş olanların operasyon öncesi diyalize girmesi gerekiyormuş). Rekabet yok. Tekrar ediyorum REKABET YOK!. Bu arada Antalya da çalışan devre arkadaşımız Sinan geliyor, bir yandan sevk işlemlerini halletmeye çalışırken, bir yandan da Macar ı her türlü olumsuzluğa karşı fikren hazırlamaya çalışıyoruz. Akşama kadar Ankara GATA ya ulaşacağımızdan, ertesi gün nakil olacağından bahsedip duruyoruz ama Macar inanmış bir kere, bugün bu iş bitecek şekilde planlarını tekrarlayıp duruyor. Öğlen oluyor ve işlemler tamamlanıyor. Sıra doktorlarda. O güne kadar doktorluk mesleğini hafife aldığımı fark ediyorum. Yüzüm kızarmış gibi hissediyorum. Doktorlar 6 adayı bir odaya alıyorlar ve ellerindeki raporlara bakarak hayatını kurtaracakları iki hastayı umut dolu 6 çift göze bakarak söylüyorlar. Macar ve Küçük John gözlüklü kızı seçtik çünkü diyorlar. Sinan la birlikte hastanede bir yerlerde haber bekliyoruz. Macar telefon ediyor. Beni seçtiler kanka! Hemen toplantı odasına gel, ailem olmadığı için ameliyat için senin de imza atman gerekiyor diyor. Seçilenler çok seviniyor. Seçilemeyenler de onların sevincini paylaşıyor. Hastaların ve seçilemeyen adayların arasından mahcubiyetle geçerken birisi kolumdan tutuyor. Başımı kaldırıyorum, seçilemeyenlerden birisi gülümseyerek yüzüme bakıyor ve heyecanla Uğur u seçtiler, gözünüz aydın! diyor. Böyle bir insaniyete inanamıyorum. Gözlerim doluyor, boğazım düğümleniyor, sesim çıkmıyor. Sağol, inşallah sen de en kısa zamanda kurtulursun diyorum. İnşallah, Bu benim üçüncü gelişim diyor. Daha fazla dayanamıyorum, oradan hemen uzaklaşıyorum. Gözlerimle görmesem inanmazdım. 17 Ağustos depreminde LCT Komutanıydım ve İstanbul daydım. Depremden 2-3 saat sonra Büyükdere ye çağrıldık, iş makineleri yüklendi ve hemen Gölcük e götürmemiz emredildi. Aynı gün, Gölcük e nakliyeyi tamamladığımızda henüz televizyona yansımamış olaylara tanıklık ettik, yakınlarımızı kaybettik, diğer yakınlarımız enkazlarda onları ararken biz de bu makineleri getirerek umudun bir parçası olmaya çalışıyorduk. Umudumuzu yitirdiklerimize arkamızı dönmenin acısını çekiyorduk ama başka türlü kalanlara umut olamayacağımızı da biliyorduk. Bu günlerden birinde yine İstanbul Maltepe den iş makinelerini yüklüyorduk. Her gün birçok yardımsever bize gelip, topladıkları yardımları dağıtma konusunda yardım istiyorlardı ve biz de onlara bir şekilde yardımcı olmaya, onları yönlendirmeye çalışıyorduk. Depremin üzerinden 2-3 gün geçmişti yaşlarında simitçi bir çocuk geldi ve yükleme-bindirme faaliyetiyle ilgilenmek üzere görevlendirilen subaya birkaç soru sorduktan sonra simitlerini Gölcük e götürüp oradaki çocuklara dağıtıp dağıtamayacağımızı sordu. Görevli subay çocuğa şefkatle yaklaştı, teşekkür etti, çocuklar için gerekli yardımın yapıldığını söyledi. Çocuğu da kırmamak için Ben bu simitleri bu şekilde dağıtamam. Keşke 4 erli 5 erli gruplar halinde poşetli olsaydı oradaki çocuklara dağıtırdık dedi. Simitçi çocuk hüzünlü bir şekilde uzaklaştı. Çok duygulanmıştım. Halkımız gerçekten çok yardımsever davranıyordu ama benim asıl merak ettiğim konu bu milletin bu çocuklara bunu nasıl öğrettiğiydi? Aradan dakika geçmişti. Simitçi çocuk koşarak geldi. Ellerinde birkaç poşet, poşetlerin içinde simitler. Görevli subayın yanına gitti, Ben birazını sattım, bir tanesini de yedim karnımı doyurdum, kalanları da poşetlere koydum, oradaki çocuklara dağıtın. Daha fazla dayanamadım 17 Ağustos ta tanık olduklarımdan sonra beni bu kadar etkileyecek, duygulandıracak insani bir olay olabileceğini düşünmüyordum. Yanılmışım. Sinan la birlikte Macar ı aldık. Küçük John gözlüklü kız ve ailesi de geldi. Bizi büyük bir odaya soktular. Odanın iki köşesinde basit birer perde vardı. Hastalarımız perdelerin arkasına geçerek ameliyat elbiselerini giydiler ve sedyelerine uzandılar. O andan itibaren cinsiyetler kalkmış, hırslar sonlanmış, kader arkadaşlığı başlamıştı. İkisini beraber uğurladık. Birkaç saat sonra operasyondan çıktılar. İki hastayı aynı odaya yatırdılar ve takibe aldılar. Birinin ayak ucunda ailesi, diğerininkinde iki devre arkadaşı. O gün hayatımda verebileceğim en önemli müjdeleri verdim. Bir babaya, bir anaya, bir eşe, bir kardeşe, bir evlada verilebilecek en değerli müjdeleri. Rahmetli Salih amca ve Ayşegül teyzeme, Sevgili Sema ve Saadet Ablama, çocukları Bersu ve Aykar a verilebilecek en güzel haberleri. Tanrı ya beni de bunun bir parçası yaptığı için şükrediyorum. Heyecanımız geçmedi. Gece boyu Sinan la birlikte vardiyalı olarak Macar ı bekledik. Görevlilerin bize verdiği görevleri yapmaya çalıştık. Ve dua ettik. Sabah eşi, annesi, ablası heyecanla geldiler Bize bakışlarını, oğullarını/eşlerini/kardeşlerini ilk görüşlerini asla unutmayacağım. Ankara ya döndükten sonra, buraya yazdıklarımın bir kısmını etrafımdakilerle paylaştım. Kendi yakınlarıma, kendilerinden önce ölmem halinde tüm organlarımı bağışlamalarını vasiyet ettim. Ülkemdeki tüm hasta insanların şifa bulmaları dileklerimle Onları unutmayalım 29

15 30 BODRUM BİZİMLE GÜVENDE [ Hazırlayan ] Yasin BAYRAKTAR SG Tğm. Bodrum, doğu ve batı limanlarının birleşmesinden meydana gelen yarımada üzerinde yükselen kalesi ve iki limanın kıyılarına dizilmiş bembeyaz evleri, gümbetleri ve denize inen daracık sokakları, şöhreti dünyaya yayılmış yatları ve tersaneleri ile ünlü bir yöredir. İnsanların binlerce yıl boyunca yerleşik olarak yaşadıkları Bodrum, inanılamayacak kadar zengin bir geçmişe sahiptir. Birçok büyük uygarlığın ve tarihi olayların içinde veya yakınlarında oluşmuş olması, Halikarnas ı (Bodrum un eski adı) tarihçiler için de önemli bir yer konumuna getirmiştir. Zengin tarihi ve kültürel mirasının yanısıra eşsiz güzellikteki koyları ve deniziyle Bodrum her yıl gerek yerli gerek yabancı milyonlarca turistin ve deniz aracının akınına uğramaktadır. Turizm açısından ne denli yoğun olduğu bilinen Bodrum da icra edilen tüm deniz faaliyetlerinde en öncelikli hususun can ve mal emniyeti olduğu bir gerçektir. Bu durum hem insanların yaşamı açısından hem de bölgenin dünya çapındaki prestiji açısından büyük önem arz etmektedir. Özellikle yaz aylarındaki nüfus artışı ve bu nüfusun büyük çoğunluğunun yüksek kaza riski taşıyan deniz faaliyetleriyle meşgul olması Bodrum da arama ve kurtarma çalışmalarının ne kadar önemli olduğunu anlamamıza katkı sağlayacaktır. Bodrum da Arama Kurtarma : Arama kurtarma; bir kaza ya da afet nedeniyle tehlikeyle karşı karşıya olan ve bu durumdan kendi başına kurtulamayan kazazedelerin kurtarılması faaliyetidir. Arama kurtarmanın en temel prensibi kazazedenin hayatının kurtarılmasıdır. Arama kurtarma bir ekip işidir ve ekip içindeki uyum, harekatın başarısına doğrudan etki eder. Arama kurtarmayı misyon haline getiren en önemli görevlerinden biri Arama Kurtarma olan Sahil Güvenlik Komutanlığının işte bu noktada ortaya koyduğu aile bilinci ve ekip ruhu anlayışı örnek alınabilecek düzeydedir. Türkiye de denizlerde arama kurtarma faaliyetlerini koordine ve icra etme görevi 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu ve 12 Aralık 2001 tarihli Türk Arama Kurtarma Yönetmeliği ile Sahil Güvenlik Komutanlığına verilmiştir. Bodrum da konuşlu TCSG-101, TCSG-302, TCSG-1 ve TCSG-11 Sahil Güvenlik botlarımız gücünü kanunlardan almak suretiyle işte bu üstün görev anlayışı ve ekip ruhu bilinciyle diğer görevlerde olduğu gibi arama kurtarma faaliyetlerinde de gerekli hassasiyeti göstermektedir. Arama kurtarma faaliyeti icra eden personel bilmektedir ki bu iş hata affetmez ve zaman kendisinin düşmanıdır. Deniz ve hava şartlarını da lehine çevirmek onun önceliklerindendir. Bu çalışma ahlakı sayesinde gemi/botlarımız birçok görevden alnının akıyla çıkmıştır. Bu kapsamda Bodrum da faaliyet gösteren ve gönüllü bir kuruluş olan Bodrum Deniz Kurtarma Derneği (BDKD) ni tanıyalım. Bodrum Gönüllüleri : Bodrum Deniz Kurtarma Derneği, Sahil Güvenlik Komutanlığı ile yapılan izin yazısı gereği güneyde Orak Adası ile kuzeyde Karabakla Burnu arasındaki karasularımızda, meydana gelecek olaylar sonucunda ortaya çıkabilecek arama kurtarma ihtiyaçlarına Sahil Güvenlik Komutanlığı koordinesinde ve herhangi bir ücret talep etmeksizin desteklemek amacıyla faaliyetlerine başlamıştır. Bodrum Deniz Kurtarma Derneği, 1999 yılında Bodrum Milta Marina nın desteği ile gönüllüler tarafından kurulmuştur yılında Denizciler Dayanışma Derneği nin bünyesine katılıp derneğin Bodrum şubesi olarak hizmet vermeye başlamıştır Mayıs ayından itibaren Bodrum Deniz Kurtarma Derneği olarak, yukarıda belirtildiği gibi Sahil Güvenlik Komutanlığına destek sağlamak maksadıyla faaliyetlerine devam etmektedir. Çeşitli kurum ve kuruluşların desteği ile faaliyetlerine devam eden dernek, bugün deniz kazalarına 24 saat esasına göre müdahale edebilmektedir. 2 adet süratli acil müdahale botu ile Milta Marina nın yangın söndürme ve ambulans teknesi olarak özel imal edilmiş botu sayesinde; uzman acil müdahale doktoru, profesyonel balıkadam, kaptan ve paramediklerden oluşan personeliyle her türlü su altı ve su üstü deniz kazasına, yangınına müdahale edebilecek şekilde göreve hazırdır. Zor durumda kalan herhangi bir tekne, arama ve kurtarma ekibine VHF 16 ve 73 kanallarından ya da ve nolu telefonlara çağrı yaparak Bodrum Milta Marina da konuşlanmış olan ve 24 saat kesintisiz hizmet veren harekat merkezine ulaşabilmektedir. Ayrıca Bodrum Milta Marina nın telefonlarından da ( ) ekibe ulaşma imkanı vardır. Bodrum Deniz Kurtarma Ekibi bugüne kadar Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından kendisine tahsis edilen faaliyet sahası içinde arama kurtarma çalışmalarına iştirak etmiş, yaralanma ve ölüm ile sonuçlanan kazalara müdahale ederek yaralıların sağlıklarına kavuşmalarına yardımcı olmuştur. Bu kapsamda 2011 yılı içerisinde; TCSG-101 Komutanlığı 8 arama kurtarma, 7 tıbbi tahliye, 31

16 doktorlar, paramedikler, hemşireler, acil tıp teknisyenleri, sağlık memurları ve Muğla bölgesinde görev yapan UMKE ekipleri de katılmaktadır. Eğitimlerin sonunda sağlık personelinin denizde de görev yapabilecek şekilde yetiştirilmesi konusunda önemli aşamalar kaydedilmiştir. İmzalanan protokol sadece eğitimle sınırlı kalmayıp, Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı unsurların koordinesinde denizde arama-kurtarma ve acil tıbbı destek gerektiren müşterek faaliyetleri de kapsamaktadır. 32 TCSG-1 Komutanlığı 13 arama kurtarma, 15 tıbbi tahliye, Bodrum Deniz Kurtarma Derneği ise 30 tıbbi tahliye faaliyeti icra etmiştir. Bahse konu görevlerin bir kısmı Sahil Güvenlik Marmaris Grup Komutanlığı koordinesinde müşterek olarak icra edilmiştir. Ayrıca Türkiye Yelken Federasyonu, Bodrum Açıkdeniz Yelken Kulübü ve yarımadada konuşlanmış diğer yelken kulüplerimizin düzenlemekte olduğu, ulusal ve uluslararası organizasyonlarda aktif emniyet ve kurtarma görevi icra etmektedir. Bodrum Deniz Arama Kurtarma ve 112 Acil : Bodrum Deniz Kurtarma Derneği, Muğla 112 Acil ve Afetlerde Sağlık Hizmetleri Müdürlüğü ile Ulusal Medikal Kurtarma Ekipleri (UMKE) arasında Muğla Valiliğinde Türkiye kıyıları için model oluşturabilecek bir protokol imzalanarak önemli bir işbirliği başlatılmıştır. Bodrum ve çevresindeki 12 adet 112 Acil Sağlık İstasyonu, BDKD den Denizde Müdahale konulu eğitim seminerleri almaya başlamıştır ve söz konusu seminerler aralıklarla devam etmektedir. Muğla Valiliği, İl Sağlık Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bu seminer programlarına destek vermektedir. Ayrıca 112 Acil Servisi ve UMKE Türkiye de bir ilki gerçekleştirmek üzere BDKD den denizdeki acil durumlara müdahale konusunda eğitim almaya başlamıştır. Verilen eğitimlerin arasında her türlü hava ve deniz şartlarında çalışabilmek de yer almaktadır. Seminer ve denizde verilen eğitimlere 112 Acil Yardım da katılmaktadır. Sağlık istasyonlarından Gelinen aşamada BDKD ekipleri denizden gelebilecek acil çağrılarda, 112 ekipleri ile birlikte olaylara aktif olarak birlikte müdahale etmeye devam etmektedirler. Bodrum Deniz Kurtarma Derneği nin kayıtlarında bu tip konularda başarılı müdahaleler yer almaktadır de bir yat yarışında ağır yaralanma ile sonuçlanan bir çatışma sonrasında sporcunun 14 dakika gibi çok kısa bir sürede hastaneye yetiştirilmesi hala konuşulan bir faaliyet olarak dikkat çekmektedir. Sahilde 112 ambulansının hazır beklemesi ve ilk müdahalenin doğru yapılması hafızalardan silinmemiş ve uzunca bir süre yazılı basında yer almıştır yılı Haziran ayında bir yangın söndürme helikopterinin Milas Geyik Barajı na teknik bir arızadan dolayı düşmesi, olayın ardından çok kısa sürede helikopterle bölgeye BDKD dalış ekibinin ulaşması, helikopterin yerinin tespiti, Sahil Güvenlik Komutanlığına bağlı dalış ekibi ve Marmaris Deniz Liman Şube Müdürlüğü dalış ekipleriyle ortak dalışlar gerçekleştirmesi önemli faaliyetler içerisinde yer aldı. BDKD Kurucularından Sn. Ömer Karacalar ile Söyleşimizden Notlar : BDKD kurucu yöneticisi ve Bodrum Milta Marina Müdürü olan Sn. Ömer Karacalar ile derneğin kuruluşu ve dernek faaliyetleri hakkında yaptığımız söyleşiden notlar: Gönüllülük esasına dayalı böyle bir organizasyonu oluştururken nereden ilham aldınız? Sizi bu derneği kurmaya götüren sebepler nelerdir? 1999 senesinde Bodrum da dünyanın en süratli teknelerinin yarıştığı bir offshore organizasyonu yapılmıştı.yarış komitesi bizden teknelerde bir kaza meydana geldiğinde yardım edecek, sudan kurtarma yapacak bir ekip oluşturmamızı talep etti. Bu ekip, takımların kendilerine ait kurtarma ekiplerine destek vermekle sorumlu idi. Bu yarış bittikten sonra bizlerde bir fikir oluştu. Bodrum yöresinde yoğun deniz trafiğinde böyle bir ihtiyaç olduğuna karar verdik ve temellerini 2000 yılı başlarında attık. Bodrum Milta Marina Genel Müdürü olarak kurucu yöneticisi olduğunuz Bodrum Deniz Kurtarma Derneği ne Marina olarak ne gibi katkılarda bulunmaktasınız? Derneği ne şekilde desteklemektesiniz? Marinamız her türlü imkanlarını bu dernek için seferber etmiş bulunmaktadır. Deniz araçları marinamızda konuşlanmakta bakım ve onarımları tarafımızdan yapılmaktadır. Ayrıca akaryakıt desteği de sağlanmaktadır. Bunların yanında liman kontrol kulemiz tüm teçhizatı ile 24 saat BDKD nin emrindedir. Bu kule bir nevi arama kurtarma faaliyetlerinin koordinasyon merkezi olarak kullanılmaktadır. Bütün bunların yanında ilk yardım malzemelerinin bulunduğu bir kara merkezimiz de mevcuttur. Asli görevleri Bodrum Milta Marina da çeşitli pozisyonlarda çalışmak olan personelinizin böyle bir organizasyonda yer alması çalışma hayatlarını ne şekilde etkilemektedir? Biliyorsunuz ekibimizde yanlız marina personeli yer almamaktadır. Aramızda dalgıçlar, sağlık personeli ve kaptanlar da mevcuttur. Marina personeli belirlenen bir nöbet çizelgesi kapsamında görev almaktadır. Yeni sistem/cihaz veya tekne alımına dair projeleriniz var mıdır? Şu an bizim için en önemli konu tam teşekküllü bir deniz ambulansına sahip olmaktır. Şu anda kullanmakta olduğumuz ambulans bir özel hastanenin kullanmamıza tahsis ettiği bir araçtır. Ama bilindiği üzere bu derneklerin ayakta durması alınacak yardımlara bağlıdır. Bugün elimizde bulunan teçhizat ve tıbbi malzemeler bu tür yardımlarla sağlanmıştır. Sahil Güvenlik botlarıyla ortak icra ettiğiniz faaliyetlerinizde harekat nasıl icra edilmektedir? Yardım çağrıları iki türlü gelmektedir. Bize doğrudan gelen çağrılar ve Sahil Güvenlik unsurlarına gelenler. Biz Sahil Güvenlik Marmaris Grup Komutanlığının verdiği talimatla hareket ediyoruz. Çağrı direkt bize geldiyse koordinasyon merkezimiz ilgili unsurlara haber vererek gelen talimata göre hareket etmektedir. Böyle durumlarda ya biz yalnız çıkıyoruz ya da Sahil Güvenlik unsurlarıyla beraber müdahale ediyoruz. Yapılan her icraat, faaliyet sonunda Sahil Güvenlik Marmaris Grup Komutanlığına rapor ediliyor. Derneğe gönüllü olarak katılmak isteyenler ne yapmalıdır? Bize müracaat eden arkadaşlar ilk önce sözlü mülakata alınmakta sonradan uygun olanlar fiziki teste tabi tutularak kabul edilmektedir. Müracaat edenlerin kaptan veya dalgıç olmaları, mümkünse ilk yardım eğitimi almış olmaları ve bunları sertifika ile ispat etmeleri gerekmektedir. Ülkemizin diğer bölgelerinde benzer faaliyetlerde bulunmak isteyenlere deneyimli bir kurum olarak ne gibi tavsiye ve katkılarınız olabilir? Bizim yaklaşık 11 senelik bir tecrübemiz var, kendilerine tavsiyelerde bulunabilir, eğitimler konusunda yardımcı olabiliriz. Önümüzdeki günlerde il eğitimimizi Bahçeşehir Üniversitesi arama kurtarma ekibine vereceğiz. 33

17 34 ÖZEL ÇEVRE KORUMA ALANI; SAROS KÖRFEZİ [ Hazırlayan ] Necla DEMİRAY Çevre ve Deniz Kirliliği Öğretmeni Ülkemiz özellikle son on beş yıl içerisinde biyoçeşitliliğin korunması amacıyla birçok uluslararası antlaşmaya taraf olmuştur. Bern Sözleşmesi olarak bilinen Avrupa nın Yaban Hayatının ve Habitatlarının Korunması Sözleşmesi yle, nesli tehdit ve tehlike altında olan türlerin korunması taahhüt edilmiştir. Söz konusu türler ve habitatların korunması Barcelona Sözleşmesi ile de koruma altına alınmıştır. Bu sözleşmenin ek protokollerinden birini ise Akdeniz de Özel Koruma Alanları Kurulması protokolü oluşturmaktadır. Bu sözleşmeler neticesinde, 1989 yılında 383 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı kurulmuştur. Kuruluş amacı, Bakanlar Kurulunca Özel Çevre Koruma Bölgeleri olarak tespit ve ilan edilen alanlardaki çevre değerlerini korumak ve ona yönelik tedbirleri almaktır. Özel Çevre Koruma Bölgeleri; tarihi, doğal, kültürel vb. değerler açısından bütünlük gösteren ve gerek ülke gerek dünya ölçeğinde ekolojik önemi olan alanlardır. Bu alanlar; özelliklerinin geleceğe ve gelecek nesillere ulaştırılmasını ve doğal kaynakların korunarak kullanılmasını teminen, 2872 sayılı Çevre Kanunu nun 9 uncu maddesine ve ülkemizin taraf olduğu Akdeniz de Özel Koruma Alanlarına İlişkin Protokol gereğince ülkemizdeki ilk Özel Çevre Koruma Bölgesi 1989 yılında Bakanlar Kurulu Kararıyla ilan edilmiştir. Bütün dünyada olduğu gibi, ülkemizde de çevre koruma için temel prensip: Tedaviden Önce Koruma, Koruyarak Kullanma ve Geliştirerek Koruma olmalıdır. Bunun için en rasyonel yaklaşımı, kalkınma hareketi ile çevre değerleri ve bilhassa ekolojik denge arasında uzun vadede kurulması gereken KORUMA-KULLANMA dengesi teşkil etmektedir. Özel Çevre Koruma Bölgelerinin ilan edilmesinin sebebi, doğal güzelliklerin, tarihi ve kültürel kaynakların, biyolojik çeşitliliğin, su altı ve su üstü canlı ve cansız varlıkların korunması ve bu değerlerin gelecek nesillere aktarılması, sürdürülebilirlik anlayışı çerçevesinde, bölgelerin ekonomik kalkınmalarını sağlamak ve çevre bilincini arttırmaktır.(1) Kendi kendini temizleyebilen tek körfez olan Saros Körfezi, kıyılarının zengin biyolojik çeşitliliği, jeomorfolojik ve peyzaj özelliklerinin korunması maksadıyla; 22 Aralık 2010 tarihinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığının talebi üzerine alınan Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca, körfezin yaklaşık 75 bin hektarlık bölümü Özel Çevre Koruma Bölgesi ilan edilmiştir. Böylece 10 adedi Akdeniz ve Ege de yer alan Özel Çevre Koruma Bölgeleri Saros Körfezi ile birlikte 14 ten 15 e yükselmiştir. NİÇİN ÖZEL ÇEVRE KORUMA BÖLGESİ? Saros Körfezi, Akdeniz ve Güney Ege kıyılarına rakip olarak Kızıldeniz e özgü mercanların bile yaşam alanı bulduğu Kuzey Ege nin şirin beldesi Güneyli, su altı canlılarındaki artışla deniz biyologlarının dikkatini çekmektedir. Kuzey Ege Denizi nin dipteki soğuk su akıntılarıyla yüzeydeki sıcak akıntıların buluşmasıyla Güneyli, onlarca tür balığın yanı sıra bitki türlerine de ev sahipliği yapmakta olup, Kızıldeniz e özgü mercan oluşumlarına 15 metre derinlikte rastlanmaktadır. Saros Körfezi Saros Körfezi, Ege Denizi nin en tuzlu kesimlerinden birini oluşturan ve karmaşık girdaplar çizen akıntıların görülmesi nedeniyle dünyada kendi kendini temizleyerek temiz kalan beş körfezden 3 üncüsü, Türkiye nin ise tek körfezidir. Bu nedenle de son yıllarda denizlerimizdeki canlı türlerinde büyük oranda azalma olurken kendi kendini temizleyen Saros Körfezi, ekolojik gelişme yaşamaktadır. (2) Suların yüksek oksijen içeriği ve körfeze dökülen akarsuların getirdiği bol besin tuzları nedeniyle tür bakımından zengin ve Akdeniz tipi iklimin hakim 35

18 36 olduğu bir bölgedir. Havzada en yüksek nokta körfezin kuzey- kuzey doğu uç kısmında yer alan Koru Dağı dır (385 m). Havzayı besleyen tek akarsu Kavak Deresi dir. Kızıldeniz e özgü mercanların bile yaşam alanı bulduğu körfezde, 300 türe yakın deniz canlısı yaşamaktadır. 144 çeşit balık, 78 tür deniz bitkisi ve 34 tür süngere ev sahipliği yapmakla birlikte körfez içinde barındırdığı zengin balık çeşitleri sebebiyle deniz biyologları ve dalış meraklıları arasında büyük ve tabii bir akvaryum olarak nitelendirilmektedir. Kaptan Cousteau 1970 li yıllarda gemisi Calipso ile Türkiye yi ziyareti sırasında bu körfezde dalış yapmış Kızıl Deniz in kuzey versiyonu olarak nitelendirmiştir. Kızıldeniz e özgü mercan oluşumlarının bile 15 m derinlikte rastlanması deniz biyologlarını ve su altı sevdalılarını sevindiriyor. Birinci Dünya Savaşı ndan kalma savaş gemilerinin batıkları ve onların üzerinde yaşam sürdüren yüzlerce organizma ise görülmeye değer. Dalış tutkunlarına da büyük malzemeler veren körfezde özellikle Çanakkale Boğazı nın çıkışındaki Kaptan Franko, körfez açıklarındaki 27 metre derinliğiyle rahat bir dalış ortamı sağlamaktadır.(2) Saros Körfezi boyunca yazlıkların bulunduğu bölgeler hariç sürekli yaşam alanı olan bir bölge nerede ise yoktur. Sahil bölgelerine ismini veren bir çok köy ve yerleşim denize 2-5 km uzaklıkta yer almaktadır. Bunun yanında Saros Körfezi boyunca herhangi bir sanayi işletmesinin bulunmaması ve en yakın sanayi işletmesinin 40 km uzakta oluşu Saros Körfezi üzerindeki doğal güzelliğin bozulmamışlığını en iyi biçimde aktarmaktadır. (2) Saros Körfezi nin güzelliği ile birlikte ülkemizin Patara ve Side den sonraki en büyük sahil kumsalının Saros da olması da (Erikli sahili) ayrı bir güzellik katmaktadır. Ünlü Altınkum olarak tabir edilen Uzunkum Kumsalı Erikli Sahili ile İbrice Limanı arasındadır. Saros Körfezi içlerine girildikçe çam ormanı ile denizin buluşmasına şahit olunur. Körfez, ünü tüm Trakya ya yayılan Kayıp Cennet Gökçetepe sahilinde yer almaktadır. Özellikle körfezin Yunanistan a doğru kuzey kıyılarında sırası ile Erikli, Vakıf, Karagöl gibi denizle irtibatı olan Lagun gölleri yer almaktadır. Bu göller kuşların göç zamanlarında konakladıkları yerlerdir. Özellikle Flamingolar, meraklıları tarafından seyir için sürekli takip edilmekte olan kuş türlerinin başında gelmektedir. Yunanistan ile Türkiye sınırını çizen Meriç nehrinin Ege ile kucaklaştığı muhteşem Meriç deltası doyumsuz bir göz zevki sunmaktadır. Doğal balıkçı barınaklarının (İbrice, Yayla, Sultaniçe, Güneyli, Sazlimanı) bol olduğu körfez doğa ve balık sevenlerin ayrılamayacakları güzellikler barındırmaktadır. Sahil şeridine yakın yerlerde bulunan baraj göletleri çam ormanları içinde saklanırcasına mesire yerleri ile tatilcilere eşsiz bir tatil imkânı sunmaktadır. DALIŞ NOKTALARI Su altı zenginlikleri açısından oldukça elverişli olan Saros Körfezi, amatör veya profesyonel Türkiye nin dört bir yanından birçok insanı bölgeye çekmektedir. Su akıntı yollarının çokça olması sebebi ile genelde görüntünün uygun olması ve mercan oluşumlarının fazlalılığıyla da bir çok su altı fotoğrafçısını etkilemektedir. Ayrıca birçok akıntı kanalı olduğu için, Saros un suları sürekli açık ve net bir görüş olanağı sağlamakta ve bu kanallar aynı zamanda körfezin temiz kalmasına neden olmaktadır. Su altı zenginliklerinin en yoğun olduğu ve dalmaya elverişli bölgeler Mecidiye ve Erikli sahil yerleşimleri civarında yer almaktadır. İbrice: Saros Körfezi nde en çok tercih edilen yerdir. İbrice Limanı etrafında ve daha açıktaki kayalıklarda, birçok dalış noktası bulunur. Dalış kulüpleri eğitim dalışlarını bu bölgede düzenlemektedir. Minnoş Kayalıkları: Kömür Limanı açıklarında bulunan ve karadan metre mesafede duvar dalışı yapmaya müsait kayalık bir bölgedir. SAROS KÖRFEZİ NDE BALIKÇILIK Ege Denizi nin tuzluluk oranı en yüksek körfezlerinden biri olan Saros Körfezi nde, küçük akarsuların taşıdığı besin tuzları sayesinde zengin bir balık çeşitliliği görülmektedir. Saroz Körfezi nin kuzeyinde kulaç derinlikteki dar şeritte barbunya, berlam, kırlangıç, mercan, kupes, sarpa, izmarit gibi demersal ve semi pelajik balıkların avcılığı yapılır. Ayrıca bölge, kolyoz, sardalya gibi yerli, uskumru ve lüfer gibi bölge dışından gelen balıkların avlandığı bir yerdir. Burada istavrit stokları gelişmemiş olmakla beraber, miktarları avlanabilir boyutlara ulaşmıştır. 112 milkarelik araştırma alanı içinde istavrit stoğunun yaklaşık ton civarında olduğu tespit edilmiştir. Uskumru balığı sürülerinin metre arasındaki derece sıcaklıktaki sularda dağınık olarak yaşadıkları ve ortalama %o37 tuzluluk içeren sularda bulundukları izlenmiştir. Saros un balıkçılık açısından diğer bir önemi ise Kılıç balıklarının yumurtlama ve gelişmesine uygun olmasından kaynaklanır. Özellikle Mayıs ve Haziran aylarında iyi bir kılıç balığı avcılığı yapılır. Zengin balık çeşitliliği sayesinde amatör olta ve ağ balıkçıları keyifli anlar yaşarlar. Mevsimine göre çipura, lüfer, barbun, mercan, karagöz, levrek, kefal ve ahtapot gibi denizde yaşayan türler Saros Körfezi nde bol miktarda bulunur. Bunun yanında Saros sakinleri her akşamüstü kayıkları ile uskumru ve istavrit için çapari oltaları ile avlanmaktan geri durmaz ve çoğunlukla akşamları balık keyfi yaşarlar. Saros Körfezi nde 4 balıkçı barınağı olup 250 den fazla gemi ve tekne ile balıkçılık yapılmaktadır. Su ürünleri avcılığı yapan gemilerin %90 ı 12 m nin altındadır. Akaryakıt pahalı olduğu için yeterli üretim yapılamamaktadır. SAROS KÖRFEZİ NDE BATIKLAR İstanbul a yakınlığı dolayısıyla dalıcıların gözdesi olan Saros, siyah mercan da dahil olmak üzere su altı faunası bakımından oldukça zengindir. Saros Körfezi ve civarında bulunan batıklar şunlardır: 37

19 38 Lundy Batığı: 1908 yapımı 188 tonluk bir batık olup, Büyük Kemikli Burnu açığındadır. 1 inci Dünya Savaşı sırasında Çanakkale Savaşı nda batırılan bir İngiliz mayın gemisidir. Gemi dipte tüm silüetini korumaktadır. Pervane hala üstündedir. Bombardıman sırasında kaptan köşkü hasar görmüştür. Dalış esnasında akya sürüleri ile karşılaşma ihtimali yüksektir. Batığın maksimum derinliği 30 metredir. 18 metrede kaptan köşküne ulaşılır. Yüzey akıntısına sıkça rastlansa da dip akıntısı yoktur. Arıtma Gemisi: Suyla Koyu nda kıyıya oldukça yakın bir batıktır. Maksimum derinlik 18 metredir. Her seviyedeki dalgıcın dalabileceği bir batıktır. Teknenin büyük bir bölümü kum altında kalmıştır. Ancak arıtma bölümleri ve güvertede dolaşmak mümkündür. Dalıcı olmayanlar yüzeyden maske ile seyredebilirler. Dalış esnasında değişik balık türlerini görmek mümkündür. İngiliz ve Anzak Filikaları: Çıkartma sırasında batırılan bu filikaların bir kısmını 3-4 metre derinlikte görmek mümkündür. Arıburnu açıklarında 42 metrede ve Savla Körfezi nin içinde 27 metrede iki batık daha vardır. Oldukça büyük şakayıklar ve mor süngerler ile kaplıdırlar. Mesudiye Batığı: Osmanlı İmparatorluğu nun; 1903 yapımı, ton ağırlığında, 102 metre uzunluğunda ve 18 metre eninde olan bu gemi bir B-11 denizaltısı tarafından batırılmıştır. Günümüzde pek çok su altı canlısına barınak durumundadır. Majestik: 1895 yapımı İngilizlerin iletişim gemisi (Savaş sırasında Churchill bu gemide savaşı idare ettiğini iddia etmiştir) U-21 Alman denizaltısı tarafından batırılmıştır ton ağırlığında, 119 metre uzunluğundadır. Seddülbahir yakınlarındaki Morto Koyu nda bulunmaktadır. 15 metre derinlikten itibaren görülmeye başlar. Çıkartma Botları: Morto Koyu ndan sonraki Seddülbahir Feneri nin altındadır. Majestik batığına oldukça yakındır. Aslında balina avı için yapılan bu gemiler savaş sırasında mayın gemisi olarak kullanılmışlardır. İki adet olup, yan yana yatmaktadırlar. 30 metre derinlikte olan bu batıklara dalış esnasında çok çeşitli canlı türlerine rastlamak mümkündür. KAYNAKLAR : (1) (2) (3) (4) TÜRKİYE DE LOJİSTİK EĞİTİMİ [ Hazırlayanlar ] Kaan AVCI SG İk.Ütğm. Türkiye de lojistik sektörü, diğer gelişmiş ülkelerden son yıllık süreç içerisinde hızla büyüme göstermiştir. Bu gecikmenin nedenlerinin en başında sektörün değerinin ülkemizde geç kavranmış olması gelmektedir. ABD ve Avrupa ülkelerinde lojistik sektörü lı yıllarda gelişim evresini tamamlamış, küreselleşmenin etkisiyle, özellikle yabancı sermayenin ve çok uluslu şirketlerin ülkemize doğru yönelmesi, firmalar ve şirketler bünyesinde oluşan stratejik ortaklıklar ve partnerliklerle sonuçlanmıştır. Bu sonuçların lojistik sektöründeki iz düşümü ise, sektörün gelişimi olarak karşımıza çıkmıştır. Diğer bir ifade ile yabancı lojistik şirketler ve firmalar ülkemizdeki lojistik sektörünün ve lojistik firmalarının gelişiminde lokomotif görevi görmüştür. Bu gelişim süreci 2000 li yıllarda hızlanmış ve günümüze kadar artarak gelmiştir. Bugün 7 milyar insanın yaşadığı ve 16 trilyon dolarlık ticaret hacmine sahip dünya ekonomik pazarında, lojistik hacim ortalama 6.4 trilyon dolar (%40) civarında bulunmaktadır. Ancak bugün itibarıyla Türkiye gerek dünya ticaret hacminin, gerekse lojistik hacmin oluşturduğu pastadan yeteri kadar faydalanamamaktadır. Kıtalar arası lojistik bir köprü ve kanal görevi gören ülkemiz, bugün itibarı ile milyar dolarlık (dünya lojistik hacminin yaklaşık yüzde biri) bir lojistik kapasiteye 39

20 40 sahip bulunmaktadır. Bu kapasite içerisinde çeşitli ölçeklerde birçok Lojistik Hizmet Üreten Firma (LHÜF) hizmet vermektedir. Ancak söz konusu bu firmaların Türk ekonomisine sağladığı lojistik değer yıllık ortalama 6-8 milyar dolar (dünya lojistik hacminin yaklaşık binde biri) civarında bulunmaktadır. Diğer bir ifade ile kapasitenin yalnızca % 13 ünün kullanılması, lojistik potansiyel gücün, kapasitenin, kaynakların ve enerjinin atıl kalmasına neden olmaktadır. Bugün dünya ekonomisinde gelişmiş ülkelerin lojistik faaliyetler için yapmış oldukları harcamaların Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) nın içindeki payı ortalama %1,5 - %2 arasında yer almaktadır. Gelişmekte olan ülkelerde ise bu oran %0.2 ile %0.5 arasındadır. Bu oran Türkiye de %0,3 civarındadır. Ülkelerin toplam yıllık yatırımları içerisindeki lojistik yatırım payları ise, gelişmiş ülkelerde %15 - %40 arasında seyrederken, gelişmekte olan ülkelerde bu oran %2 - %5 arasında kalmaktadır. Türkiye de bu oran yıllık %3 tür. Lojistik sektördeki yıllık büyüme oranları ise, gelişmiş ülkelerde %5 - %12 arasında seyrederken, gelişmekte olan ülkelerde ise bu oran %15 - %25 e çıkmaktadır. (Kriz yılları hariç Avrupa da yıllık % 7-10, Kuzey Amerika da yıllık %15, Asya da % 20 ve Türkiye deki yıllık büyüme oranı ortalama %15-20 dir.) Lojistik sektöründeki büyüme, birçok işletmenin kendi bünyesinde lojistik departmanlarını açması ve lojistik hizmetlerini dış kaynak kullanımı ile karşılaması sonucu 3 üncü Parti Lojistik ve 4 üncü Parti Lojistik, LHÜF ün sektörde yer alması ile artmış ve bununla doğru orantılı olarak sektörde uzmanlaşma ihtiyacı ortaya çıkmıştır. Türkiye deki uzmanlaşmış, profesyonel, kalifiye, eğitimli personel sayısı sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek düzeyde değildir. Sektördeki gelişime bağlı olarak ülkemizde devlet, vakıf veya özel üniversitelerde lojistik dallarında eğitim veren çeşitli ön lisans, lisans ve lisansüstü (yüksek lisans-doktora) eğitim programları açılmaya başlanmış ve günümüzde sayıları giderek artmaktadır. Eğitimin bu örgün yapılanmasının yanı sıra, yaygın eğitim yapılanması ile de lojistik sektörün hizmet içi eğitim ihtiyaçları özel danışmanlık ve eğitim firmaları tarafından karşılanmaya başlanmıştır. Bugün küresel yapının ihtiyaçlarını karşılayacak lojistik eğitimler çok boyutlu çok yönlü ve süreç bazlı olma özelliği taşımaktadır. Bu durumu gerekli kılan etmenlerden biri lojistiğin disiplinler arası (lojistik, ekonomi, işletme, mühendislik vb.) bir olgu olmasıdır. Diğer etmen ise, lojistik iş süreçlerinde bir çok farklı özellikte iş alanlarının (sigorta, gümrük, nakliye, depo yönetimi, envanter yönetimi, pazarlama, müşteri hizmetleri vb.) birlikte yürütülmesi zorunluluğundan kaynaklanmaktadır. Türkiye de lojistik alanında lisans ve lisansüstü eğitim veren belli başlı üniversite ve bölümleri Tablo-1 de gösterilmiştir. Günümüzde şirketler her alanda işletmeye, sektöre, pazara ve müşteriye değer katabilecek niteliklerde, donanımda ve rekabetçi özelliklere sahip profesyonelleri istihdam etmek istemektedirler. Bu durum lojistik ve tedarik zinciri içerisinde yer alan çeşitli görevlerdeki profesyoneller içinde geçerlidir. İşletmeler lojistiğin operasyonel ve ekonomik katkıları yanında giderek artan stratejik katkılarının farkına vardıkça ve lojistiğin, müşteri hizmet düzeyini arttırarak ve müşteri memnuniyeti yaratarak firmalara rekabet avantajı sağlayan bir değer olduğunu anladıkça nitelikli lojistik ve tedarik zinciri yönetimi profesyonellerine olan talep artmaktadır. Günümüzün lojistik profesyonellerinin büyük resmi görebilecek ve sistem elemanları arasındaki bütünleşmeyi sorunsuz şekilde sağlayabilecek bilgi, yeterlilik ve becerilere sahip olması gerekir. Bu da ekonomi, hukuk, işletme, ihracat, ithalat, lojistik, tedarik zinciri yönetimi ve yönetimde insan ilişkileri konularında pek çok bilgi ve beceriye sahip olmalarını gerektirir. Ancak bu bilgi ve becerilerin ağırlık dereceleri, pozisyon özellikleri, işletme özellikleri işletmenin bulunduğu bölgeye göre değişebilir. Nitelikli lojistik personelinin; karmaşık yapıya uyum sağlayabilecek, ekiple çalışabilecek, yabancı dil veya dillere sahip, bilgisayar programları kullanabilen, süreç analiz ve yönetimini iyi yapabilecek, birden çok disiplin alanında bilgi sahibi, esnek düşünebilen, eğitime açık ve insan ilişkilerinde başarılı bireyler olmaları şarttır. Lojistik eğitiminde, temelde benzer, farklı ders ÜNİVERSİTE ADI ENSTİTÜ/FAKÜLTE PROGRAM ADI Yaşar Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Lojistik Yönetimi Atılım Üniversitesi İşletme Fakültesi Uluslararası Lojistik ve Taşımacılık Beykent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Lojistik ve Taşımacılık İzmir Ekonomi Üniversitesi İzmir Ekonomi Üniversitesi Tablo 1. Türkiye de lojistik alanında lisans ve lisansüstü eğitim veren belli başlı üniversite ve bölümleri gruplarının dağılımıyla oluşturulmuş Şekil-1 ve Şekil-2 de gösterilen iki ekolden söz edebiliriz (Küçüksolak, 2006). Bunlar; 1. İşletme Modelli Lojistik Eğitimi, 2. Mühendislik Modelli Lojistik Eğitimi. İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mühendislik modelinde mühendislik, lojistik ve tedarik zinciri yönetimi derslerine ağırlık verilirken bunlar özellikle yönetsel anlamda faydalı olacak işletme dersleri ile desteklenmektedir. İşletme modelinde ise işletme bilimi dersleri ile lojistik ve TZY dersleri ağırlıklıdır ve bunlar Lojistik Yönetimi Lojistik Yönetimi Yüksek Lisans Okan Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Lojistik Dokuz Eylül Üniversitesi Dokuz Eylül Üniversitesi Dokuz Eylül Üniversitesi Dokuz Eylül Üniversitesi Kara Harp Okulu Kara Harp Okulu Doğuş Üniversitesi Deniz İşletmeciliği ve Yönetimi Yüksek Okulu Fen Bilimleri Enstitüsü Sosyal Bilimler Enstitüsü Sosyal Bilimler Enstitüsü Savunma Bilimleri Enstitüsü Savunma Bilimleri Enstitüsü Fen Bilimleri Enstitüsü Deniz İşletmeleri Yönetimi Lojistik Mühendisliği Tezli ve Tezsiz Yüksek Lisans Denizcilik İşletmeleri ve Yönetimi Yüksek Lisans Lojistik ve Denizcilik Ulaştırması Tezsiz Yüksek Lisans Malzeme Tedarik ve Lojistik Yönetimi Yüksek Lisans Malzeme Tedarik ve Lojistik Yönetimi Doktora Lojistik ve Tedarik Zinciri Yönetimi Doktora özellikle sistem yaklaşımı, karar alma ve analiz konularında faydalı olacak mühendislik dersleri ile desteklenmektedir lı yılların ikinci yarısından itibaren üniversitelerde açılan eğitim programları Lojistik Mühendisliği adı altında tasarlanmış olmasına rağmen, gelişen ve değişen şartlar sonucu 2000 li yıllardan itibaren programlar değişikliğe uğrayarak Lojistik Yönetimi adı altında toplanmıştır. Bugün lojistik yönetimi eğitim programlarıyla; çok modlu tanımlanmış ulaştırma ve entegre güvenlik iş çözümleri, sektörel, mühendislik, coğrafi, kavramsal, sosyal, teknik ve teknolojik deneyimler, lojistik ve tedarik zinciri yönetimine yönelik problem çözme, çözüm üretme, tasarım, iş ve iç süreçleri geliştirme, 41

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Tatil ve Yöre Rehberi

Tatil ve Yöre Rehberi Tatil ve Yöre Rehberi Kalkan, Antalya ya bağlı olan çok şirin bir sahil kasabasıdır ancak bu ilin merkezinden 200 km. kadar uzaktadır. Özellikle İngiliz turistlerin ilgi gösterdiği Kalkan son yıllarda

Detaylı

Türkiye'nin en iyi 10 dalış noktası

Türkiye'nin en iyi 10 dalış noktası On5yirmi5.com Türkiye'nin en iyi 10 dalış noktası Türkiye'de dalış eğitimi veren merkezlerin, dalış malzemeleri satan mağazaların, dalış eğitimi alanların sayısı her geçen gün artıyor. Yayın Tarihi : 7

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Yunanistan - Mikonos. www.gazella.com 0212 233 15 98 1

Yunanistan - Mikonos. www.gazella.com 0212 233 15 98 1 Yunanistan - Mikonos Yunanistan - Mikonos Dünya nın en iyi 22 adası arasında gösterilen ve Avrupa Jet Set inin uğrak tatil yerlerinden biri, Ege nin serin, masmavi denizine sahip, sabahın ilk ışıklarına

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

KOTAN A Personelinden Uğurlama

KOTAN A Personelinden Uğurlama KOTAN A Personelinden Uğurlama Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü görevinden Ankara Sosyal Güvelik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişliğine atanan Mahmut KOTAN A, kurum yöneticileri ve

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Turizm Seyahat Acentası Kemer-Kaş-Kemer Dalışlı Mavi Yolculuk 04-11 Temmuz 15

Turizm Seyahat Acentası Kemer-Kaş-Kemer Dalışlı Mavi Yolculuk 04-11 Temmuz 15 Turizm Seyahat Acentası Kemer-Kaş-Kemer Dalışlı Mavi Yolculuk 04-11 Temmuz 15 Kemer-Kaş- Kemer Dalışlı Mavi Yolculuk 04-11 Temmuz 15 Akdeniz in masmavi sularıyla buluşmak, hem mavi yolculuk hem de dalış

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ

22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA 23.09.2014 SALI - ALVAR AALTO SAĞLIK VE SPOR FAKÜLTESİ 22-27 EYLÜL 2014 FİNLANDİYA GEZİMİZ 22,09,2014 PAZARTESİ - BULUŞMA VE PISA Gece geç saatlerde Helsinki yolculuğumuz başlayacak. Uzun bir uçak yolculuğu yapacağız.ardından bir saatlik bir uçuş sonunda Jyvaskyla

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ

MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ MEZUNLARIMIZIN OKULUMUZ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ Onur BİÇER Yüksekokulumuza 2006 yılında görevime başlamış olup 2008 yılında kazanmış olduğum muhasebe ve vergi uygulamaları (İÖ) Programını okuyup 2010 yılında

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

Motelimiz, 7 iki kişilik oda, 2 üç kişilik oda ve 3 bungalowdan oluşuyor. Bungalowlarda 2 yatak odası ve 4 yatak var.çocuklu Aileler için çok ideal

Motelimiz, 7 iki kişilik oda, 2 üç kişilik oda ve 3 bungalowdan oluşuyor. Bungalowlarda 2 yatak odası ve 4 yatak var.çocuklu Aileler için çok ideal Adres : Çıralı - Olimpos - Kemer - Antalya - Türkiye Tel : 0090 242 825 73 27-825 73 28 Fax : 0090 242 825 71 28 Web : www.orangemotel.net E-mail : info@orangemotel.net Motelimiz, 7 iki kişilik oda, 2

Detaylı

OTELİMİZDE ; RESTORAN, KONFERANS SALONU, ZİYAFET SALONU, OYUN SALONU VE OTOPARK BULUNMAKTADIR.

OTELİMİZDE ; RESTORAN, KONFERANS SALONU, ZİYAFET SALONU, OYUN SALONU VE OTOPARK BULUNMAKTADIR. OTELİMİZDE ; RESTORAN, KONFERANS SALONU, ZİYAFET SALONU, OYUN SALONU VE OTOPARK BULUNMAKTADIR. ODA SAYISI:28 (2 SUİT ODA) ODALARDA; MİNİ BAR, KLİMA VE TELEVİZYON MEVCUTTUR. OTELİMİZ PLAJA 100 MT UZAKLIKTADIR.

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

NENE HATUN MESLEKi VE TEKNiK ANADOLU LiSESi REHBERLiK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK SERVİSİ AYLIK BÜLTEN BAŞARI

NENE HATUN MESLEKi VE TEKNiK ANADOLU LiSESi REHBERLiK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK SERVİSİ AYLIK BÜLTEN BAŞARI NENE HATUN MESLEKi VE TEKNiK ANADOLU LiSESi REHBERLiK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK SERVİSİ AYLIK BÜLTEN BAŞARI SOSYAL MEDYA BAĞIMLILIĞI MESLEK SEÇİMİ Çağımızın En Büyük Hastalığı: Sosyal Medya! SOSYAL AĞLARIN

Detaylı

Fethiye, Likya sahilinde bulunan en büyük tatil yöresidir. Ölüdeniz, Hisarönü, unutulmaz anlar yaşayabilirsiniz.

Fethiye, Likya sahilinde bulunan en büyük tatil yöresidir. Ölüdeniz, Hisarönü, unutulmaz anlar yaşayabilirsiniz. Fethiye Tatil ve Yöre Rehberi Fethiye, Likya sahilinde bulunan en büyük tatil yöresidir. Ölüdeniz, Hisarönü, Yakaköy, Kayaköy, Çalış gibi bir çok mevkiisi bulunan Fethiye tam anlamıyla bir tatil merkezidir.

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari

Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari Eber Gölü (Bolvadin-Afyonkarahisar) (10-11 Mayıs 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı, http://eng.ankara.edu.tr/~hsari 10-11 Mayıs 2008 tarihleri arasında Fotoğraf Sanatı Kurumu organizasyonunda

Detaylı

ilk yar'larımızın sevgili dostları

ilk yar'larımızın sevgili dostları ilk yar'larımızın sevgili dostları Bu akşam da Mersin üniversitesinden sevgili İbrahim'in izlenimini paylaşıyoruz... Daha önce Mersin ekibinin her projemize gelişi ile verdiği eşsiz katkıya değinmiştik...

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011)

ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) ÇANKIRI-ILGAZ (19-20 Şubat 2011) 19 Şubat cumartesi sabah saat 07.30 da FSK Başkanı Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Çankırı ve Ilgaz a gitmek için yola çıkıyoruz. Hava biraz kapalı, hafiften yağmur çiseliyor.

Detaylı

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Yeryüzünde Çocuklar. Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz. UYGULAMA REHBERI Yeryüzünde Çocuklar Okul Öncesi ve İlkokul 1. Sınıf Malzemeler Yerküre, çocuk fotoğrafları Zihinsel Hazırlık Sınıfa girmeden önce çocuk fotoğraflarını yerküre üzerinde farklı yerlere yerleştiriniz.

Detaylı

Iron Butt Reports - 09 July 2011

Iron Butt Reports - 09 July 2011 İstanbul (Kağıthane) Bolu Çankırı Yozgat Sivas Erzincan Bayburt Artvin Rize Trabzon 1.767 Km Henüz yola çıkmadan önce Kağıthane deki evin önünde sanırım saat 02:20 civarı. Yola çıkmanın heyecanı ile yanlızca

Detaylı

Fransa - Korsika. www.gazella.com 0212 233 15 98 1

Fransa - Korsika. www.gazella.com 0212 233 15 98 1 Fransa - Korsika Fransa - Korsika İtalyan sıcaklığına ve Fransız asaletine sahip, 200 km. uzunluğundaki plajlarıyla ünlü, kartpostal gibi koyları olan, Napolyon Bonapart ın doğduğu ve hakkında Korsika

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları...

TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... TARSUS DA BİR GÜN...BELKİ DE İKİ... Adanalılar...Mersinliler...Gaziantep, Hatay ve Osmaniyeliler...Türkiye nin gezmeyi sever insanları... Hatta Tarsuslular. Dünyanın öbür ucundan gelen Japonlar,Koreliler,Almanlar

Detaylı

Fransa ya Yelken Açtı

Fransa ya Yelken Açtı Fransa ya Yelken Açtı 2005 Yılında Fransa ya yerleşerek aldığı eğitimlerin ardından 2011 yılında 6,5 metrelik yatıyla Dünya nın önemli açık deniz yelkencilik yarışmalarından biri olan Mini Transat a katılan

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Uyum Araştırması 2015

Uyum Araştırması 2015 Uyum Araştırması 2015 Araştırmamıza katıldığınız ve değerli vaktinizi ayırdığınız için teşekkür ederiz. Çeşitli üniversitelerin desteğiyle başka ülkelerden Türkiye ye göç etmiş kişilerin toplumsal, ekonomik

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 8 (ΟΚΣΩ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: Γ ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

"Nereden başlasam, nasıl anlatsam..."

Nereden başlasam, nasıl anlatsam... Bu yaz Bodrum'suz geçmez! Turgutreis Lagina Bodrum Boutique Hotel'de bir gece çift kişilik konaklama, açık büfe kahvaltı ve akşam yemeği 240 TL yerine 119 TL! (15 Haziran - 27 Ağustos arasında geçerlidir.)

Detaylı

İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik.

İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik. Şebnem GÜZELOĞLU 21302293 TURK 102-25 İtalya nın Üç Büyüğü: Roma, Floransa, Venedik. Dünya üzerindeki insanların hepsine Yapmayı en çok istediğin şey nedir? diye sorsak, muhtemelen çoğundan alacağımız

Detaylı

* * * Mevsim tatilini fırsat bilip, Cemre ile birlikte hem Yunan adaları turu yaptık, hem de Bodrum'd an Kekova 'ya kadar denizden dolaştık.

* * * Mevsim tatilini fırsat bilip, Cemre ile birlikte hem Yunan adaları turu yaptık, hem de Bodrum'd an Kekova 'ya kadar denizden dolaştık. Gazeteci, yazar ve TV yönetmeni Mehmet Ali Birand, tatilini geçirdiği Ege de gördüklerini yazdı. Bir tarafta Yunan adaları, diğer yanda Türk kıyıları.. Neler gördü, nelerden etkilendi? İki günlük yazılarında

Detaylı

BuranoVenedik denince akla ilk

BuranoVenedik denince akla ilk Rengarenk Bir Ada BuranoVenedik denince akla ilk gelen aslında kanallar, gondollar ve maske festivali oluyor. Pek bilinmese de Venedik kendi içinde eşsiz bir görselliğe sahip Burano Adası nı da kapsıyor.

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Lübnan - Beyrut BEYRUT. www.gazella.com 0212 233 15 98

Lübnan - Beyrut BEYRUT. www.gazella.com 0212 233 15 98 Lübnan - Beyrut BEYRUT Lübnan - Beyrut Gökyüzünün kapladığı o esrarengiz örtünün altında kimbilir ne hikâyeler yatıyordur diye düşünürken, diğer yandan bu kadar farklı kültürü barındıran, şık vitrinleri,

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor:

Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: Kültür ve Sanat Fotoğraf Sevdalısı Bir Doktor: NESRİN AKÇA AKOĞUL Nesrin Akça Akoğul Eyüp Devlet Hastanesinde. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak görev yapan Nesrin Akça Akoğul. 1992 yılında fotoğraf

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ

AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ AYA THEKLA YERALTI KİLİSESİ Thekla, genç ve güzel bir kadın... Hem de bakire... Aynı Meryem gibi.. Halk bu yüzden, Thekla nın yaşadığı yeraltı kilisesine, Meryemlik demiş. Thekla nın yaşadığı, sonunda

Detaylı

BEYŞEHİR BELEDİYESİ BEYFOT 4. ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOMARATONU

BEYŞEHİR BELEDİYESİ BEYFOT 4. ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOMARATONU BEYŞEHİR BELEDİYESİ BEYFOT 4. ULUSAL FOTOĞRAFÇILAR BULUŞMASI FOTOMARATONU 17 18 19 Haziran 2011 Yazı ve Fotoğraflar: Müge Kuday, Haziran 2011 Fotoğraf Sanatı Kurumu ndan (FSK) bir grup, 18 Haziran 2011

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı

Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Einstufungstest / Seviye tespit sınavı Dil: Türkçe Seviye: A1/A2 1. Günaydın, benim adım Lavin, soyadım Çeşme. (a) Günaydın ben adım Lavin, soyadım Çeşme. Günaydın benim ad Lavin, soyad Çeşme. 2. Ben doktorum,

Detaylı

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ

İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İNGİLTERE DEKİ DOKTORLAR UYDURUYORSUN DEDİĞİ HASTAYI, TÜRK DOKTOR TEDAVİ ETTİ İngiltere de Şubat ayından beri yüksek ateş, epileptik atak ve şiddetli ağrı şikayeti İle defalarca İngiltere deki hastanelere

Detaylı

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi

SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SGK Mutfağına Gıda Güvenliği ve Yönetimi Kalite Belgesi SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - ŞUANDA TÜRKİYE DE ÖRNEK ALINMASI GEREKEN BİR KURUM VARSA BU SOSYAL GÜVENLİK KURUMUDUR - BU BELGEYİ ALMAMIZA

Detaylı

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Yüksekova ve Cizre nin il yapılacağı duyuldu, 70 küsur ilçe Ben de istiyorum diye ayağa kalktı. Akhisar, Tarsus, Nazilli, Alanya,

Detaylı

İsimsiz Gömülenler. Faruk'un hikayesi. Avrupa'nın boğulan göçmenlerinin anlatılmayan hikayesi. 15.05.2016 / 15:00

İsimsiz Gömülenler. Faruk'un hikayesi. Avrupa'nın boğulan göçmenlerinin anlatılmayan hikayesi. 15.05.2016 / 15:00 İsimsiz Gömülenler Avrupa'nın boğulan göçmenlerinin anlatılmayan hikayesi. 15.05.2016 / 15:00 BBC'nin araştırmasına göre 2014'ten bu yana 1.250'den fazla isimsiz erkek, kadın ve çocuk Türkiye, Yunanistan

Detaylı

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:...

3. Hangi ülkenin vatandaşlığını taşıyorsunuz? Alman vatandaşlığı: evet Başka bir ülkenin vatandaşlığını taşıyorum:... Übersetzungshilfe - Anket çevirisi Size anketi doldurmanız için kolaylık sağlamak istiyoruz, bu yüzden size göç ve entegrasyon ile ilgili bu çeviriyi hazırladık. Lütfen cevaplarınızı bu kâğıta yazmayınız,

Detaylı

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak?

3. Yazma Becerileri Sempozyumu. Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? Çağrışım: Senden Kim Çıkacak? AMAÇ Amacımız dört temel dil becerisinin bir ayağını oluşturan yazma becerisine farklı bir bakış açısı kazandırmak; duyan, düşünen, eleştiren, sorgulayan insanlar yetiştirme

Detaylı

Hipnoz durumu nedir? H İ P N O Z NE DEĞİLDİR? NEDİR? Uyku Uyanık bir durum. Bilinçsiz bir durum Rahatlama durumu. Aldanma Hayalinizde canlandırma

Hipnoz durumu nedir? H İ P N O Z NE DEĞİLDİR? NEDİR? Uyku Uyanık bir durum. Bilinçsiz bir durum Rahatlama durumu. Aldanma Hayalinizde canlandırma Hipnoz ile ilgili olarak hemen hemen herkesin bir fikri vardır. Ve bu fikir genellikle filmlerden öğrenilen birisine adam öldürtmek, hırsızlık yaptırmak gibi genelde olumsuz örneklerden oluşmaktadır. Peki,

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş

Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. Ortaokulu bitirmiş Lütfen her maddeyi dikkatlice okuyun. Soruları boş bırakmayın, kendinizi en yakın hissettiğiniz tek bir şıkkı işaretleyin. I Adınız soyadınız [..] II Doğum tarihiniz [ ] III Cinsiyetiniz? Kadın Erkek IV

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum.

Böylesine anlamlı ve sevinçli bir günde sizlerle birlikte olmaktan mutluluk duyuyorum. Türkiye İş Bankası adına sizleri kutluyorum. Sayın Kaymakam, Sayın Belediye Başkanı, Sayın Milli Eğitim Müdürü, Darüşşafaka Cemiyeti nin Sayın Başkanı ve Yöneticileri, Saygıdeğer Öğretmenlerimiz, Darüşşafaka daki temel öğrenimlerini başarıyla tamamlayıp,

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

Özel gereksinimli çocuklar

Özel gereksinimli çocuklar Özel gereksinimli çocuklar Spor becerileri yolu ile toplumsal yaşama uyum ve katılımlarını sağlamak Mutlu ve üretken bireyler olmalarına yardımcı olmak. Programımıza yaklaşık 70 sporcu devam etmektedir.

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Süha Derbent Organizasyonu ile Uganda da Dağ Gorilleri Yürüyüşü

Süha Derbent Organizasyonu ile Uganda da Dağ Gorilleri Yürüyüşü Süha Derbent Organizasyonu ile Uganda da Dağ Gorilleri Yürüyüşü Entebbe (1) / Bwindi (4) BU SEYAHATTE... Dünya Doğayı Koruma Vakfı WWF in Afrika nın Yeşil Kalbi olarak adlandırdığı volkanik altyapılı ormanlarda

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten

Bu maili aldığım zaman evdeydim. Sandalyemden kalkıp odanın içinde zıpladım sevinçten 2009 2010 eğitim öğretim yılının birinci dönemi ki bu güz dönemi oluyor, benim de yüksek lisans programımın ilk dönemiydi. Üniversiteden 2003 yılında mezun olduktan 6 sene sonra tekrar üniversiteye başlıyordum.

Detaylı

Bodrum da Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu

Bodrum da Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu Bodrum da Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu Bodrum Yarımadasında yaşayan Çukurovalılar tarafından Bodrum Çukurova Kültür ve Dayanışma Derneği kuruldu. Bodrum da yaşayan turizmci Birol Yoleri

Detaylı