Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi"

Transkript

1 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi Özet Prof. Dr. Turgut Göksu 1 * Prof. Dr. Veysel K. Bilgiç * Kentleşme ve göç, Türkiye nin özellikle 1950 lerden beri gündeminde olan bir olgudur. Göç kavramı da hem iç hem de dış boyutu olan bir kavramdır. Her iki boyutu da yaşayan bir ülke olarak Türkiye işçi göçü şeklinde başta Almanya ve diğer Avrupa ülkeleri olmak üzere işgücü gönderen hem de Balkan ülkeleri ile Kuzey Irak tan gelen mülteciler örneğinde olduğu gibi dışarıdan nüfus akımına uğrayan bir ülke durumundadır. Ayrıca Doğudan Batıya mülteci akımında transit ülke konumundadır. İçerdeki nüfus hareketliliği bağlamında önceleri daha çok şehir hayatına özenti, daha iyi eğitim ve sağlık gibi şehir nimetlerinden yararlanma amaçlarıyla yahut arazi uyuşmazlıkları ve ailevi sorunlar gibi adi vakalar çerçevesinde karşımıza çıkan bu kavramlar 1980 lerden sonra güvenlik boyutu ağır basan bir biçimde ve daha yoğun olarak karşılaştığımız bir sorun olmuştur. Türkiye de kentleşme ve göç daha çok doğudan batıya ve sahillere, ayrıca kırdan kente doğru olmaktadır. Saikler açısından kentleşme ve göçün batı bölgeleri ile şehirlerin çekiciliğinden çok doğunun ve kırsal kesimlerin iticiliği de dikkate değer. Bu tebliğde göç ve kentleşme kavramları sosyal ve güvenlikle ilgili yönleriyle sebep ve sonuçları ile ele alınmış ve ortaya çıkan sorunlara çözüm yolları bulunmaya çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Kentleşme, göç, terör, güvenlik * Polis Akademisi Başkanlığı, Güvenlik Bilimleri Fakültesi 169

2 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ Giriş Göç, insanlığın ilk dönemlerinden beri değişik zaman ve mekânlarda var olagelen bir olgudur. İnsanlar bulundukları mekânın yerleşik nüfusu besleyemez olması; istilacı bir gücün insanları bulundukları yerleri terk etmeye zorlaması; macera tutkusu; dini motifler gibi pek çok sebeple göç etmişlerdir. Kentleşme de değişik faktörlerin yanında, özellikle Türkiye açısından, göç sebebiyle meydana gelmiş bir olgudur. Türkiye özellikle 1950 lerden beri hızla kentleşen bir ülkedir. Günümüzde göç ve kentleşme artan oranda bir güvenlik sorunu olarak ele alınmaya ve algılanmaya başlanmıştır. Türkiye de 1970 lerin sonundan itibaren kentleşme, göç, suç ve terör kavramları sıkça birlikte kullanılmaya başlamıştır. Bu çalışmada, kentleşme ve göç olgusu terör suçu bağlamında ele alınmaya çalışılmıştır. Kentleşme ve Sağlıksız Kentleşmenin Ortaya Çıkardığı Sorunlar Kentleşme kısaca kent sayısı ile kentlerde yaşayan nüfusun artması bunun sonucunda da toplum yapısında örgütlülük, işbölümü ve uzmanlaşmayı beraberinde getiren bir süreç olarak tanımlanabilir. Şehircilik ise kentsel gelişmenin bir düzen ve denetim altına alınması anlamını taşır (Keleş, 1984). Kenti köyden ayıran özellikler şu şekilde sıralanabilir: Kent çeşitli etnik, sosyal, dini, kültürel grupları bir arada barındıran kalabalık ve nüfus yoğunluğunun fazla olduğu yerleşim yerleridir. Kentte ilişkiler gayrışahsi, soğuk ve yüzeysel olup sosyal kontrol son günlerin moda tabiriyle (mahalle baskısı) zayıftır. Yine kentler formel iş organizasyonlarının kurulmuş olduğu, toplumsal hareketliliğin fazla olduğu yerlerdir (Görmez, 1997). Tolan, sanayileşme sonrası yaşanan kentlerdeki değişim süreciyle ilgili olarak merkeziyetçi ve birleştirici ulusallık olgusu, mahalli toplulukların idari özerkliğine son vermiş, bireylerin mahalli beledi yaşama katılmaları, ulusal düzeydeki siyasi sorunlar karşısında giderek önemini yitirmiştir şeklinde bir değerlendirmede bulunmaktadır (Tolan, 1991, s.159). Kentlileşme (şehirlileşme), kentleşme sonucunda, toplumsal değişmenin insanların davranışlarında ve ilişkilerinde, değer yargılarında, maddi ve manevi hayatlarında olumlu değişiklikler yaratması sürecidir. Medeni olmak şehirli olmak, şehirlileşmiş olmaktır. Medeni olmak uygar; şehirli, şehir halkından; terbiyeli, görgülü, kibar, ince olmak demektir. 170

3 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi Ülkemizde 1950 lerden beri bir kentleşme olgusu vardır ve 90 lardan bu yana kentlerin imkânlarına hevesten çok terörden kaçmanın da eklenmesiyle bu süreç daha da hız kazanmıştır. Bu plansız, sağlıksız ve önlenemeyen kırdan kente göç (kentleşme değil) zaten var olan gecekondu sorunu ile bunun ortaya çıkardığı başta güvenlik olmak üzere diğer sorunların da katlanarak artmasına sebep olmuştur. Terör dolayısıyla sene içinde Diyarbakır, Mersin, Silvan, Batman, Şırnak gibi şehirlerimizin nüfusu birkaç kat artmış, bunun çarpık kentleşme yanında, ortaya çıkardığı işsizlik, açlık, barınma vb. sorunlar bu merkezleri teröre uygun bir ortama dönüştürmüştür. Yaşamakta olduğumuz kentleşme olgusu Batı dakinin tersine sanayileşme ve kalkınmaya paralel ve onun bir sonucu olarak değil, daha çok terör ve güvenlik sorununun bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Sağlıksız kentleşme sürecinde kentlileşemeyen nüfus suça eğilimli gruplar için zengin bir potansiyel oluşturmaktadır. Kentlerde fırsatlar sistemindeki haksızlıklar dolayısıyla kendilerini mağdur hisseden insanlar genellikle şiddete (sadece terör değil kamusal ve özel mallara zarar verme vandalizm ve genel olarak diğer adi suçlar bakımından da önemli) eğilimli olmaktadırlar. Kentlerde meşru yol ve araçlarla ihtiyaçlarını karşılayamayan insanlar, yaşadıkları sıkıntı ve gerginlikleri sisteme tepki olarak yöneltmekte ve bu hoşnutsuzluk ortamı huzursuzluğu besleyen bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. İç göç olarak da adlandırılan ülke içinde yaşanan bu tür nüfus hareketlerinin ana yönü; köyden kente, doğudan batıya, güney sahillerine ve sanayi merkezlerine doğru olmaktadır. Terör dışında iç göçlerin temel sebepleri arasında ekonomik, sosyal ve kültürel şartların iyileştirilmesi saiki ile töre (namus ve kan davaları) cinayetleri sayılabilir (Göksu ve Bahar, 2005). Bilindiği gibi şehirler medeniyetin merkezidirler. Şehir hayatının düzenli, istikrarlı ve güvenli olması, şehirdeki toplumsal faaliyetleri de verimli ve kaliteli kılar. Güvenlik sadece polis ve zabıta sayısını arttırmakla sağlanacak bir şey değildir. Yeterli sayıda güvenlik personelinin yanında altyapının da (trafiğin rahat akıyor olması, çevre temizliği, sokak aydınlatmalarının yeterliliği gibi) buna uygun olması bu hizmetleri kesinlikle daha verimli ve etkili kılacaktır. Bir güvenlik görevlisinin güvenlikle ilgili fazlaca şikayetlerin olduğu bir yerde belediye ile işbirliği neticesi sokak aydınlatmasının yeterli seviyeye çıkartılmasıyla bu şikayetlerin önemli ölçüde azaldığını anlattığı örnekte olduğu gibi suça teşvik eden ya da zemin hazırlayan ortamların yani bataklıkların kurutulması her zaman için daha kolay, daha ucuz ve daha makuldür. 171

4 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ Suçların önlenmesi ve güvenlik hizmetlerinin etkili bir şekilde yürütülmesi açısından çevre şartlarının iyileştirilmesi en başta gelen tedbirler arasında yer almaktadır. Düzenli bir çevrenin ve yerleşim yapısının suçluluk üzerinde azaltıcı yönde etkili yönde etkili olduğu bilinmektedir. Kötü bir iskân politikası iyi çevrenin kaybolmasına yol açar, gerilimli ve güvensiz bir ortam meydana getirir, bozulmuş bir kolektif yaşama sebep olur ve nihayet suçlarda artış kaçınılmaz bir biçimde ortaya çıkar. Plansız ve çarpık şehirleşme sonucu oluşan mahallelerde yaşayanlar arasında ümitsizlik ve yalnızlık duygusu gelişir ve bu da şiddete zemin hazırlar. Suça elverişli ortamların azaltılmasında planlı kentleşmenin rolü ve güvenlikle çevre düzenlemesi ve mimari oluşumlar arasındaki ilişki inkâr edilemez. Bünyesinde zabıta kuvveti barındıran ve müeyyide uygulama yetkisi olan belediyelerin, güvenlik hizmetlerine ilişkin alınan kararlara katılımını sağlamak, toplu taşıma, çevre düzenlemesi, şehir planlamasının güvenlik odaklı yapılması ve eğitim alanlarına yönelik çevre düzenlemeleriyle sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerin teşviki ve buna yönelik altyapının hazırlanması da son derece önem taşımaktadır. TOKİ konutlarında karakollar yeni yeni yapılmaktadır. Sağlıksız kentleşme sadece suç işleme açısından değil, çevreyi kirletme, gürültü kirliliğine sebep olma, görgü eksikliği ve eğitimsizlikten kaynaklanan medeni ilişkilerde olması gerekli asgari kurallara uymama (trafikte saygısızlık, düğünlerde bazen sokağı trafiğe kapatıp müzik sesini yüzlerce metreden duyulacak derecede açmak, yine düğünlerde ve maç sonraları taşkınlık ve silah sıkma) gibi örneklerini maalesef başkentte bile sıklıkla gördüğümüz manzaralarla bizi karşı karşıya bırakmaktadır. Göç ve Suç Hintjens, göçmenlerin çoğunun suç işlediği ve bulundukları ülkenin kanunlarını hiçe saydıkları varsayımının literatürde yaygın bir tema olduğunu belirtmektedir (1992, s.10). Göçmenlerin suç ile ilişkilendirilmeleri belki de ilk önce ülkeye kabul ve ayrılma yla ilgili konularda görülmektedir. Bir ülkeye resmi makamlarca kabul edilmeden girmek ve verilen sürenin sonunda terk etmemek bir suçtur. Ülkeler bunu kamu düzenine karşı bir tehdit, meydan okuma olarak algılamaktadırlar. Göçmenlerin, uyuşturucu ticareti, göçmen ticareti, hırsızlık, saldırganlık, hatta terörist faaliyetlerde bulunmaları onlara karşı önyargıları artırmakta, güvenliğe karşı tehlike olarak görülmelerine neden olmaktadır. Özellikle 11 Eylül 172

5 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi 2001 deki Dünya Ticaret Merkezine yapılan saldırıdan sonra gelişmiş ülkelerdeki Ortadoğu kökenli göçmenler özel olarak, tüm göçmenler de genel olarak terörist olarak görülmeye başlanmışlardır. Muhtemel suçlular olarak da genellikle üstü kapalı veya açık olarak göçmenler gösterilmektedir. 11 Eylül 2001 de yapılan terörist saldırıdan sonra Avrupa ülkeleri ve ABD deki Müslüman göçmenler, milliyetine ve dünya görüşüne bakılmaksızın, potansiyel terörist ve Üsame bin Ladin yanlısı olarak algılanmaktadırlar. Örneğin, İngiltere de MI5 görevlileri Afganlı göçmenler başta olmak üzere bazı Müslümanları Taliban ve bin Ladin bağlantısı konusunda sorgulamaktadırlar (The Muslim News, 30 Ağustos 2002). Her ne kadar polis, bu gibi durumlarda uluslararası suçların daha ziyade göçmenler tarafından işlendiği varsayımıyla hareket etmekteyse de göçmenlerle yerliler arasında bu suçların işlenme oranlarının ne olduğu aşağıda bir ölçüde anlatılmaktadır. Göçmenlerin yaşadıkları ülkelerde bazı suçlar işledikleri ve bazı suç çeşitlerinde yerli vatandaşlardan fazla suç oranına sahip oldukları görülmektedir. Bu da özellikle ırkçı bakış açısına sahip ev sahibi ülke vatandaşları arasında yabancıların suç işleyen ve işlemeye meyilli insanlar oldukları yönünde önyargının oluşmasına neden olmaktadır. Ancak, Göksu nun İşçilikten Vatandaşlığa: Almanya daki Türkler isimli eserinde de belirttiği gibi, bu suç oranları çok abartılmıştır. Örneğin, pasaport, süre uzatılması gibi suçlar istatistiklere girmekte ve yabancıları suç işliyor göstermektedir. Hâlbuki bu suçları yerlilerin işlemesi zaten mümkün değildir. Vereceğimiz örneklerde de görüleceği gibi, yabancıların suç işlemesi yerlilerin işlememesi, bir varsayımdan öteye gidememektedir (Göksu, 2000). Samuel ve Faustino-Santos, Kanada incelemesinde bazı suç çeşitlerinin bazı etnik gruplar ve göçmenlere has olduğunu belirterek, genelde yerlilerin göçmenlerden daha fazla oranda suç işlediklerini vurgulamaktadır (1991). Kanada da fahişelik ve kumarın Çinliler arasında, uyuşturucunun Hong Konglular arasında yaygın olduğunu aktarmaktadır (1991). Bunun yanında yazarlar zaman içinde göçmen nesilleri arasında fark olduğunun da bilinmesini istemektedirler. Yazarlar Kanada da yılları arasında suç karşılaştırmasında bize 1 yılda Kanada erkeğinin 86 sının suç işlediğini, buna karşılık dışarıda doğan erkeğin 42.8 inin suç işlediğini belirtmektedirler. Sadece organize fuhuşta, ABD ve İngiliz vatandaşları yerlilerden fazla suç oranlarına sahiptir. Diğer tüm suç çeşitlerinde yerliler öndedir yıllarında yabancılar, işlenen tüm suçla- 173

6 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ rın %1-1.2 sini işlemişlerdir ki, nüfus oranlarından düşüktür. Samuel ve Faustino-Santos un aktardığına göre, Kanada Vatandaşlık Göç Departmanı yetkilileri, yabancılar içinde suç oranının düşük olmasını ilk kabuldeki güvenlik araştırmasına bağlamaktadırlar (1991). Ekonomik olarak alt kesimler tarafından işlenen suçların göçmenler içerisinde yaygın olması göçmenlikten ziyade ekonomik düzeyle ilişkilendirilmesi gerekir. Suç çeşitleri göçmenlerin milliyet kökenine göre de değişmektedir (Samuel ve Faustino-Santos, 1991). Dolayısıyla, işlenen suçlar arasında da göçmen gruplar bakımından ayırım yapmak gerekmektedir. Buna bir örnek, 1990 lı yılların ilk yarılarına kadar özellikle fuhuş, hırsızlık gibi suçların oranının yüksek olduğu İngiltere nin Leicester şehri Highfields bölgesinde, Somalili Müslümanların kitlesel olarak bu bölgeye yerleşmesinden sonra, 1990 lı yılların sonundan itibaren bazı suçların ciddi şekilde azalması gösterilebilir. Bu bölgelerde aynı dönem içinde halkla birlikte Suçla Mücadele programı yürütülmüş şehir genelinde suç %0.4 artarken (ülke düzeyinde 3.8), yüksek suç oranının olduğu Northfields and Highfields bölgelerinde hedeflere ulaşılmıştır (LPACD, 2000). 2000/01 de de hırsızlık, kamu düzeni, araçlara yönelik suçlar, bazı cinsel suçlar ile suç korkusu azalmıştır. Nüfusunun yaklaşık %30 u beyaz olmayan Leicester da, suçların %30 u da beyaz olmayanlarca işlenmektedir (LPACD, 2001). Ayrıca emlakçiler buranın güvenli bölge olmasıyla eskiden boş olan evlerin dolduğunu ve fiyatların yükseldiğini belirtmektedirler. Lohrmann (2000) özellikle kaçak göçmenlerin ve mültecilerin bu resimde gibi gösterilmeye çalışıldıklarını; Tonry (1997) de bu durumun göçmenlerin de içinde bulunduğu bazı grupların ekonomik ve sosyal olarak toplumun geneline nazaran daha başarısız bulunmalarıyla ilişkisi olduğunu belirtmektedir. Göç ve Güvenlik: Türkiye Örneği Önceki sayfalarda ele alınan argümanların hepsinin olmasa da birçoğunun Türkiye ölçeğinde de yaşandığı görülmektedir. Gerek iç gerekse dış güvenlik açısından, sınırlar içindeki ve sınırlar arasındaki göçün, güvenliğe etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. 174

7 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi İç Göç ve Güvenlik Türkiye, iç göç ve dış göç hareketliliği açısından zengin bir ülkedir. Özellikle 1950 den itibaren iç göç daha ziyade Doğudan Batıya ve sahil bölgelerine; köylerden kentlere doğru gelişmiştir (Göksu, 2003). İç göçe katılan insanlar, ekonomik durumları zayıf, işsizlik ve yoksullukla mücadele eden kesimlerdir. Bu insanların kitlesel olarak belli bölge ve şehirlere yerleşmeleri, altyapısı zaten yetersiz olan yerleşim yerlerinde sosyal tansiyonu da yükseltmektedir. Bu göçmenlerin yerleşik hayata uyum sağlamaları, bir anlamda şehirlileşmeleri zaman almaktadır. 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı nda (BYKP) kentleşme süreci, gelişmiş ülkelerden farklı olarak kent yoksulluğunun kır yoksulluğuna tercih edildiği bir göç olgusu olarak ele alınmaktadır. Ayrıca, demografik anlamdaki kent nüfusunun artması anlamındaki kentleşme ile sosyo kültürel anlamdaki kentlileşme arasındaki ayrıma dikkat çekilip, İstihdam, altyapı ve toplumsal hizmet imkanlarının yetersizliği ve bireylerin büyük ölçekte bilgi, beceri ve ekonomik alanlardaki sınırlılığı, kentsel yörelerde kuralların ve değer yargılarının aşınmasına yol açmaktadır denilerek, kentlilik kültürünün oluşturulmasına dönük çalışmalar yapılması önerilmektedir (DPT, 2000, s.170). Durum tespiti bir önceki planda da şöyle belirtilmektedir: Kente gidenler yeterince kentlileşememekte, kentin sunduğu bilgi, sermaye, teknoloji ve rekabet yoğun kültürün uzağında kalarak kimliklerini kaybetmeme çabası ile kent yaşamına uyum sağlayamamaktadırlar (DPT, 1995, s.172). Plan göçmenlerin kentlileşmesinin sivil örgütler, eğitim kuruluşları, gönüllü kuruluşlar ve kitle iletişim araçlarıyla sağlanacağını öngörmektedir (DPT, 1995) 1. İçe Göç ve Güvenlik Sorunu Dış göç, Cumhuriyet in ilk yıllarında nüfus mübadelesi politikalarıyla hem içe hem de dışa doğru olurken, ilerleyen yıllarda değişik zamanlarda değişik faktörlerin etkisiyle yine içe ve dışa doğru gerçekleşmiştir. İçe doğru Balkan ülkelerinden sürekli yerleşim için gelenler başta olmak üzere Afganistan ve Kuzey Irak tan kitleler halinde gelenler de olmuştur de Irak tan gelerek Türkiye ye sığınanlar kısa süre sonra geri dönmüşlerdir. Türkiye ye kitlesel olarak gelen mülteci sayısını Kirişçi nin derlemesi şu şekildedir (1991): 1492 de İspanya dan yaklaşık Yahudi; İç göç konusu, aşağıda Terör ve Göç başlığı altında daha detaylı olarak verilmektedir. 175

8 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ 49 da Polonyalılar; yılları arasında Balkanlardan 1.6 milyon soydaş-dindaş; arası 4 milyon Kırım ve Kafkas kökenli dindaşsoydaş; Nazi yönetiminden kaçan Alman Yahudisi (bunların ilerleyen yıllarda ancak kadarı kalmış diğerleri ABD ve İsrail e göç etmişlerdir); 1980 li yılların ortasında Afganlı milli göçmen ; Ağustos 1988 de Irak Kürdü; 1989 yılında yaklaşık Bulgar Türkü; 1991 de yaklaşık Kuzey Iraklı li yılların başından sonuna kadarki zaman içinde ile 1 milyon arasında İranlının Türkiye ye sığındığı belirtilmektedir. Türkiye, mültecileri kabul ederken farklı politikalar izlemektedir (Kirişçi, 1991). Onların köken ve durumuna göre yapılan bu ayırım mültecileri kabul etmedeki Türkiye nin siyasetini göstermektedir. Örneğin, Bulgaristan dan gelen mültecileri gönüllü kabul eden Türkiye, İran ve Irak tan gelenlere aynı gönüllü yaklaşımı kabul etmemektedir. Aynı konumdaki insanların farklı muamelelere tabi tutulmaları Kirişçi nin aktardığına göre ABD Göçmen Komitesinin de dikkatini çelmiş ve İran ve Irak tan gelenler, Bulgaristan dan gelenlerden daha az mülteci değillerdir demişlerdir (1991, s.549) 2. Bu ayırımın yıl ve köken itibarıyle değerlendirildiğinde mevcut rejime bir tehdit algılamasının olduğu görülebilir li yıllar İran İslam Cumhuriyeti nin rejimi dış ülkelere ihraç etme (yayma) ve PKK Kürtçü terörünün başlayıp artma dönemidir. Türkiye açısından İran daki yeni rejim her ne kadar eskisinden daha fazla ideolojik olarak tehlike arz ediyorsa da, Türkiye, komşusuyla mültecilere (bir anlamda rejim aleyhtarlarına) barınak ve dolaylı destek veriyor gibi bir görüntüyle bir çatışmanın içine girmek istememektedir. Bunun yanında, gelenler içinde İran rejimi lehinde Türkiye Cumhuriyeti aleyhinde propaganda faaliyeti yapanlar da bulunmaktadır. Iraklı mültecilere bakıldığında ise; her ne kadar PKK ile mücadele içinde bulunsalar da gelenlerin, PKK nın sözümona adına mücadele verdiği, Kürt kökenli olması ve PKK nın hedefleri arasında bulunan bağımsızbirleşik Kürdistan kurulması fikrine hizmet edebileceği nedeniyle kafalarda soru işareti bırakmaktadır. Dikkat edilirse gerek İran gerekse Irak kökenli mülteciler, Türkiye nin üniter yapısına tehdit kapsamında ele alınmaktadır. Bulgaristan dan gelenlerle ise böyle bir ilişki kurmak zordur. Peşmergelerle pek çok PKK militanının da sınırdan içeri sızarak yar- 2 Sadece Türkiye değil, ABD de dahil olmak üzere, tüm ülkeler güvenlik gerekçesiyle yukarıda açıkladığımız gibi farklı gruplara farklı davranmaktadırlar. 176

9 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi dımlar aldığı ve örgütsel eylemler için buraları üs olarak kullandığı zamanın medya organlarında iddia edilmiştir. Bunlara ek olarak Kirişçi (1991), modern Türkiye nin Osmanlı nın Balkanlardaki bıraktıklarına karşı sorumluluk duymasının yanında Türkiye deki Bulgar göçmeni lobisinin de çok kuvvetli olduğunu belirtmektedir. Genel olarak kitleler halinde gelen mülteciler, zaten ekonomik durumu iyi olmayan Türkiye nin üzerine mali yönden de yük olmaktadır. Örneğin, Kirişçi nin 1988 gelen Iraklı göçmenler hakkındaki derlediği rakamlar bunun bir göstergesidir (1991): ilk 5 aylık dönemde sayıları ile arasında değişen mülteciye 21 milyon ABD Doları para harcanmış ve bunun sadece 1,7 milyon ABD Doları uluslararası kuruluşlardan gelmiştir. Bu dönemde Türkiye nin Fert Başına Milli Geliri (FBMG) 2000 Dolarıdır. Özellikle Kürt mültecilerle ilgili sorunlar, Türkiye ile Avrupa ülkeleri arasında da gerginliğe yol açmaktadır. Avrupalı politikacılar, bu mültecilere gerekli özenin gösterilmediği gerekçesiyle Türkiye yi suçlamaktadırlar. Ancak Türk politikacılar ve medya organları da, haklı olarak Avrupa yı samimi olmamakla suçlamaktadırlar. Çünkü hem Türkiye yi insani yardımı yapmamakla suçlamakta ama ekonomik durumları Türkiye ile karşılaştırılamayacak kadar iyi olmasına rağmen kendileri hiç mülteci almamaktadırlar. Sonuçta Türkiye, buradaki mülteci kamplarına olayları çarpıttıkları gerekçesiyle Avrupalı ziyaretçi almamaya başlamıştır. (Kirişci, 1991) 3. Türkiye ye gelen mülteciler konunun bir yönünü oluştururken diğer yönü de dışarıya sığınan mültecilerdir. Bunlar Türkiye deki değişik zamanlardaki yönetimden memnun olmayanların diğer ülkelere yaptığı sığınmalardır. Bunların küçük bir kısmı gerçek sığınmacı iken büyük bölümü göç alan ülkelerin göçe getirdiği kısıtlama sonucu bu kapıyı zorlayan ekonomik göçmenlerdir (Göksu, 2000). Kirişçi (1991) Avrupa hükümetlerinin kolay iltica vermeyle üçüncü dünya ülkelerinden ekonomik göçmen kabul etmeme arasında tuzağa düştüklerini belirtmektedir. Bu 3 Bu noktada kendi gözlemlerimden birisini de aktarmak durumundayım. Nisan 1991 Irak krizi sırasında İngiltere de televizyonlar mültecileri gösterirken Türkiye de yardım dağıtırken yaşanan kargaşayı vermekte, sonra kendi askerlerinin buraya yardıma gittiğini belirtip onların tam bir düzen içinde yardım dağıtışlarını vermektedirler. Dağıttıkları mallar ise Türk mallarıdır. Daha yeni bir örnek ise İngiltere nin Sangatte mülteci kampının kapılarını yeni gelenlere kapatma kararı almasıdır. Bu kampa gelenler, baskı altında olduklarını İngiltere de dahil olmak üzere dünyanın tanıdığı, Afganlılar ve Iraklı Kürtlerdir. Fransız ve İngiliz İçişleri bakanları bir anlaşmayla geçiş bölgesindeki 5 millik alanı tel örgülerle kapatma kararı almışlardır. (BBC tv teletext ). 177

10 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ nedenden dolayı Avrupa ülkelerinin göçmen ve mülteci kanunları gittikçe katılaşmıştır. Türkiye de 1970 lerle başlayan iç karışıklık ve 1984 te başlayan PKK terörü insan haklarının gelişmesini önlediği gibi, mülteci politikalarını da belirleyen bir unsur olmuştur. Bu çerçevede 23 Ağustos 1990 da Türkiye, devletin ve vatandaşın güvenliği ve huzurunu bozucu bir durumun olması halinde, hükümetin bazı sorumluluklarından vazgeçebileceğini belirten Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 15. maddesini işleteceğini bildirmiştir sonrası özellikle Doğu Blokunun çökmesiyle birlikte buralardan ve dünyanın Türkiye den daha kötü koşullarda ekonomik ve siyasal hayat yaşamak zorunda olan ülkelerinden ekonomik ve siyasal göçmenler Türkiye ye gelmektedir. Devlet İstatistik Enstitüsü (DİE) verileri, 1992 yılında olan yabancı sayısının düzenli bir şekilde artarak 1999 yılında a yükseldiğini göstermektedir (DİE, 2001). 7. BYKP de belirtilen, Türkiye de önemli miktarda kaçak göçmen olduğunu da hesap edersek gerçek rakam bunun çok üzerindedir (DPT, 1995). Özellikle SSCB nin çökmesinden sonra, buradan epeyce miktarda ekonomik göçmen gelmiştir. Bunlar daha ziyade bavul ticareti adı altında genellikle kısa süreli nüfus hareketleridir. Coğrafi konuma bağlı olarak Trakya ve Karadeniz Bölgesi bu göçün hareket alanıdır. Rus Pazarı adı altındaki pazarlarda, Doğu Bloku ülkelerinden getirilen mallar pazarlanmaktadır. Özellikle Karadeniz Bölgesi için bu geliş gidişlerin ikinci bir yönü vardır ki o da Nataşa olayı dır. Nataşa, Karadeniz bölgesine eski SSCB ülkelerinden seks turizmi için gelenleri anlatan genel bir deyim olmuştur. Nataşalar, 1990 lı yıllarda medyanın gündemini epeyce meşgul etmiştir. Karadeniz de aile parçalanmalarına ve sosyal huzursuzluklara neden olmuştur. Bu çalışmada Nataşaların sağlık yönünden ne derece güvenli olduğuna dair veriler elde edemememe rağmen, yukarıda sağlık konusunda endişeleri yansıtan düşünceler ışığında, böyle bir tehlikenin var olabileceği tahminini yapmak zor olmaz. Çünkü en başta bunlar kayıtlı çalışmadıkları için düzenli sağlık kontrolünden geçmeleri kendi rızalarına kalmış olmaktadır. Bunları pazarlayanların da kaçak çalışma, yaş küçüklüğü gibi nedenlerle onları resmi ortamlardan uzak tutmaları endişelerimizi haklı çıkarabilir. 178

11 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi 2009 yılındaki dışarıya gidenlerin getirdiği domuz gribinde ilk vaka Ankara Bilkent te yurtdışına seyahat eden bir okul öğrencilerinde görülmüştür. Dışa Göç ve Güvenlik Dışarıya göç denildiğinde ise, 1961 yılında resmen başlayan ve başta Batı Avrupa ülkeleri olmak üzere dünyanın diğer ülkelerine 3.5 milyondan fazla vatandaşın ekonomik gerekçeler başta olmak üzere göçü anlaşılmaktadır. Ekonomik gerekçelerin yanında siyasal sığınma talebiyle yurtdışına göçme ikinci sırada yer almaktadır. Haziran 2002 itibariyle yurtdışında, 2 milyonu Almanya da olmak üzere, 3,5 milyonun üzerinde vatandaşımız bulunmaktadır. Yani nüfusumuzun yaklaşık %5 i yurtdışında bulunmaktadır (Göksu, 2002). İkinci Dünya Savaşından sonra, Doğu ve Batı Bloklarını ayıran Berlin duvarının örülmesinden sonra, önce Almanya sonra diğer Avrupa ülkeleri iş gücü ihtiyacını az gelişmiş İspanya, Portekiz, İtalya, eski Yugoslavya, Yunanistan ve Türkiye gibi Güney ve Doğu Avrupa ülkelerinden karşılamaya başladı. Türkler tarihte ilk kez böyle bir sürece işçi olarak katıldılar (Göksu, 2000). İş ve İşçi Bulma Kurumu aracılığıyla giden yasal işçiler yanında illegal olarak gidenler de bulunmaktadır. Öyle ki Gitmez e göre (1989), 1975 yılına kadar giden 1 milyonun yaklaşık olarak 1/5 i illegaldir. Hem Avrupa ülkelerine hem de daha sonra ortaya çıkan Arap ülkelerine başlayan illegal göç bir sektör haline gelmiştir. Pek çok insan işçi simsarlarının eline düşmüş ve yüklü miktarda paralar kaybetmiştir. Yurtdışındaki Türklerin vatandaşlık değiştirmeleri 1990 lı yıllarda ivme kazanmıştır. Örneğin, Alman vatandaşlığına geçen Türk sayısı arasında iken 1999 yılı itibariyle ; Hollanda vatandaşlığına geçenler ise 1989 a kadar , 1998 itibariyle olmuştur (Göksu, 2001). Bu rakamlardaki trendin nüfusun fark edilir bir yekünü vatandaşlık değiştirene kadar süreceği düşünülebilir. Çünkü insanları Türkiye ye çeken vatan sevgisinden başka bir şey kalmamıştır. Üstelik hükümetler göçü önlemeye yönelik bir çaba içerisinde değillerdir. Türkiye ile yurtdışı arasındaki uçurum da çok büyük oldukça insanlar yurtdışına çıkabilmek için kaçak göç, siyasal sığınma, yalancı evlilikler (Göksu, 2000) de dahil olmak üzere her türlü yolu denemektedirler. 179

12 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ Türk vatandaşı göçmenlerle devletin ilişkisi doğrudan olurken vatandaşlık değiştiren göçmenlerle ilişkiler dolaylı ve gayrı resmi düzeye taşınmaktadır. Onlarla ilgilenme sahip çıkma Türkiye nin uzun vadede uluslararası ilişkilerinde önemli bir husus olarak karşımıza çıkacaktır. Onların Türkiye aleyhindeki faaliyetlerine bulunulan ülkelerin açık veya kapalı destek vermesi ise ikili ilişkileri gerecektir. Örneğin, PKK ve diğer sol terör örgütleri, Kaplancılar ve diğer dinci terör örgütlerine en azından ev sahipliği yapmak ilişkileri olumsuz etkilemektedir. Göç ve Terör Terörün temel amacı, korku oluşturarak rejimi veya iktidarı değiştirmek ya da yıpratmaktır. İkinci bir amacı ise, kargaşa çıkarmak ve insanları birbirine düşürmek suretiyle ülkeyi zayıf düşürmektir. Ülke politik olarak, rejim olarak zayıfladığı gibi ekonomik ve sosyal olarak da zayıflar. Terörün üçüncü amacı ise, dış müdahaleye imkan hazırlamaktır. Örneğin, Osmanlı nın son zamanlarındaki azınlık (özellikle Ermeni) terörü bu amaçlı terördür. Balkanlardaki isyanların temelinde de yine dış mihraklar vardır. Bazı ülkelerde ise, iktidarın muhalefete gözdağı vermek amacıyla yaptığı terör eylemleri görülebilir. Dış kaynaklı terörde ise, masa başında bir ülkeyi taviz vermeye razı etmek gibi bir amaç da güdülmektedir. Ülkelerdeki, göçmenler de dahil olmak üzere, etnik gruplar bu amaçla kullanılabilmektedirler. Kaynak veya hedef ülkede düşük statüde bulunma, ekonomik sıkıntılar, horlanma, aşağılanma gibi nedenler özellikle gençler üzerinde şiddete yönelik davranışların cazibesini artırmaktadır. Bu bazen ideolojik bir kılıfa da bürünebilir. İnsanlar sosyalist, faşist, fundamentalist aşırı uçlardaki gruplara katılıp eylemler yapabilirler. Göçün terörün nedeni mi yoksa sonucu mu olduğu tartışılabilir. Türkiye de Doğu ve Güney Doğudan göçenlerin bir kısmı terör belasına bulaşmamak için göçmektedirler. Terör aynı zamanda işsizliği de artırmaktadır. Terör yüzünden yatırımcılar bu bölgeleri tercih etmemektedirler. Türkiye de son 20 yıllık dönemde göç olayında üzerinde durulabilecek en önemli konulardan birisi de, özellikle PKK terörünün etkisidir. Cumhuriyet döneminin en kanlı terör olayları, bu dönemde yaşanmış ve bu da göçün önemli nedenlerinden birisi haline gelmiştir. Bilhassa Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde köylerin boşalması ve/veya boşaltılması olayları bu dönemde yaşanmıştır. 180

13 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi nin kırsal kesimindeki halk, can emniyeti açısından daha güvenli gördükleri, bölgedeki şehir merkezleri ve batıdaki şehirlere göç etmeye başladılar. Türkiye de göçün ana nedenlerinden olan ekonomik faktörlere bir de terör eklenince bölgeden kitleler halinde göç başlamıştır. Bilgin, Aydoğan ve Güngör ün Van örneği araştırmasında göç nedeni olarak, %51 can güvenliği, %25 devlet baskısı, %24 de PKK baskısını göstermiştir. Yani hepsi can güvenliğine dayanmaktadır (1997). 7. BYKP de terörün toplumsal huzursuzluğa yol açtığı, yeni yatırımları engellediği, mevcut yatırımların ve işletmelerin çalışmasını güçleştirdiği vurgulanmaktadır. Bu da iç göçün hızını kentlerin bu yükü kaldırabilme gücünün üzerine çıkarmakta ve dolayısıyla da kalkınmayı engellemektedir (DPT, 1995). Bu bölgelerde hem devlet güvenliği hem de bölgede yaşayan sivil vatandaşların can güvenliği açısından köylerin boşalmasını devlet teşvik etmiştir. Nedeni farklı olsa da bu göçün Türkiye nin genel kentleşme politikalarına hizmet ettiği söylenebilir. Kentleşme dar anlamda kent nüfusunun artması olarak ele alındığında terör kent nüfusunun artmasını sağlamıştır. Ancak kırsal alanın ekonomik üretkenliği düştüğü gibi kentleşme de sağlıksız bir şekilde gelişmiştir. Bununla birlikte tuvaletsiz, yağmurda akan, derme çatma evlerden; okulu ya da öğretmeni bulunmayan; yeterli sağlık koşullarından mahrum bulunan yerleşim yerlerinden tüm bu olanaklara sahip, alt ve üstyapısı yeterli yerlere göçmek de -nedeni ne olursa olsun- bir kazanım sayılabilir. Kasım-Aralık 1994 teki İktisadi Kalkınma Vakfı nın (İKV) raporunda, 1970 lerle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde önemli yatırımların yapıldığı, sınır ticaretinin geliştiği, ancak terör nedeniyle yatırımların aksadığı vurgulanmaktadır. Yine aynı rapordaki Körfez savaşı ve Irak a uygulanan ambargonun bölge ekonomisini ciddi şekilde sarsması (YY, ts), bir ülkedeki huzursuzluğun diğer ülkeleri ne şekilde etkileyebileceğine bir örnektir. Temmuz 1991 de Sosyaldemokrat Halkçı Parti ( SHP) Merkez Yürütme Kurulu nun yaptığı bir toplantıda, Doğu ve Güneydoğu Anadolu halkını yerleşim yerlerini terke, köylerini boşaltmaya, toplu göçlere neden olan faktörler şu şekilde sıralanmaktadır: Bir yandan insan hak ve özgürlüklerini hiçe sayan, demokrasi dışı baskıcı uygulamalar, öte yandan ayrılıkçı 181

14 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ terör örgütünün baskıları ve ağırlaşarak büyüyen ekonomik ve toplumsal sorunlar (YY, ts, s.25). Gerçekten de göç, çok boyutlu ve çok aktörlü olarak gelişmiştir. Aynı toplantıda Birçok yerleşim birimlerinde olaylara karışmayan yurttaşlar, siyasal düşüncelerinden dolayı ya da ciddiyeti olmayan ihbarlar sonucu gözaltına alınmakta, uzun süreli soruşturmalar geçirmekte, işkence görmektedir (YY, ts, s.30) denilerek insan hakları ihlallerinin göçe neden olan yönüne dikkat çekilmekte ve Sürekli baskı ve can güvenliği endişesi yörede birçok köyün boşaltılmasına yol açmaktadır tespiti yapılmaktadır (YY, ts, s.32). Yapılan bir diğer tespit de Bölge dışına çıkanların yaşayışları, davranışları insanların konuya ırkçı açıdan bakmadığını göstermektedir yargısıdır (YY, ts, s.60). Gerçekten de bu çapta büyük bir göç olayı zaten ekonomik sıkıntılar içerisinde olan vatandaşlar arasında hiçbir kavgaya neden olamamıştır. ANAP lideri Mesut Yılmaz 13 Kasım 1993 tarihli basın toplantısında Güvenlik nedeniyle köyleri boşaltılan ve mecburi göçe tabi tutulan vatandaşlara devletin gerekli yardımı sağlamak zorunda olduğunu belirtmektedir (YY, ts, s.68). İleriki yıllarda köye dönüş projeleri uygulamaya konulmuş ve bu DSP- MHP- ANAP hükümeti zamanında hızlandırılmıştır. Ancak göçenlerin hepsinin geri dönmesi beklenemez. Bölgede güvenlik personeli (asker, polis, korucu) artırılmış ve bunların maaşları ekonomiye katkıda bulunmuştur. Hatta bölgenin terör olayları az olan illeri biraz birikim yapmak için memurlarca şark görevi nde tercih edilen iller olmuştur. Yani terör, bir taraftan bölgeye yatırımların durmasına neden olurken, diğer taraftan devletin bölgeyi memurlar için cazip kılma gereğiyle verdiği ek tazminatlarla özellikle esnaf açısından ekonomiyi canlandırmıştır. Terör- göç ilişkisinde meselenin bir yönü can emniyeti kalmayan insanların kırsal bölgelerden kentlere göçmesi, diğer yönü ise göç nedeniyle nüfusu hızla artan ve temel ihtiyaçları karşılayamayan kentlerin radikal akımları ve terörü beslemesidir. Tezcan (2000), 1980 sonrası hızla kırsal kesimden göç alan şehirlerde göçmenlerin kent yaşamına uyum sağlayamadıklarını; gerilim ve kimlik sorunları yaşadıklarını; sonuçta da radikalizme, şiddete ve teröre kaydıklarını belirtmektedir. Terör, sadece iç göçte değil dış göçte de etkili bir unsur olarak kendini göstermektedir. Gerek 1970 lerin sağ-sol çatışmaları, gerekse 1984 sonrası PKK terör olayları, epeyce bir yurttaşımızın yurtdışına çıkmasına 182

15 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi neden olmuştur. Bir kısım ekonomik göçmenin siyasal sığınma kanalını kullandığı görülmüştür (Göksu, 2000). Örneğin, 1980 askeri darbesi ile Kürtçülük hareketinin öncüleri yurt dışına kaçmışlar ve orada Kürtlere baskı yapıldığı propagandasını yapmaya başlamışlardır. Yapılan propaganda yıllardır zaten Osmanlı ve Türkiye Cumhuriyeti aleyhindeki ayrılıkçı hareketleri açık veya kapalı olarak desteklemiş olan Batıda ilk başlarda tutmuş ve Türkiye den gelip Kürt olduğunu söyleyip siyasal sığınma isteyenleri Avrupa ülkelerindeki hükümetler kabul etmiştir. Bu propagandanın, örneğin, Almanya nın işçi alımını durdurması karşısında yurt dışında yaşamak için bir bahane olduğunu ve asıl nedenin ekonomik olduğunu anlayan Alman hükümeti, siyasal sığınma başvurularını reddetmeye başlamıştır (Simpson, 1984). Abadan-Unat, bunlara haklı olarak, Alman anayasal düzeninin sağladığı iltica hakkını kullanarak, arka kapıyı zorlayan ekonomik göçmen lerdir demektedir (1986, s.2). Range de sığınma için başvuranların sadece %5 inin gerçek olduğunu vurgulamakta ve bunun Alman halkının tepkisine neden olduğunu söylemektedir (1993). Ev sahibi ülkelerinin tepkisini çeken bir başka durum ise göçmenlerin ülkelerindeki etnik, siyasal, dinsel çatışmaları bulundukları ülkelere taşımalarıdır (Tütüncü, 1998). Diğer taraftan sosyal ve siyasal nedenlerden dolayı ülkelerini terketmiş/terketmek zorunda kalmış olanlardan zaten devletle, rejimle ya da hükümetlerle sorunlu oldukları için lehte lobicilik beklemek boşunadır ve nitekim aleyhte faaliyette bulunmaktadırlar. Aktif bir şekilde hem ülkeler arasında hem de yurtdışındaki Türk vatandaşları arasında Türkiye aleyhinde faaliyetleri organize etmektedirler. Terör faaliyetlerine dış ülkeler nezdinde destek vermekte, terörün uluslar arası desteklenmesine zemin hazırlamaktadırlar. Teröristler, bir şekilde yurtdışına çıktıklarında siyasal sığınma isteyebilirler. Ev sahibi ülkenin bu harekete bakışı, kişinin mülteci olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirlemektedir. Bazı ülkeler terörist grupları kendi siyasal görüşlerine göre ve olayı özgürlük savaşçısı, siyasal düşünce özgürlüğü çerçevesinde değerlendirebilmektedirler. Örneğin, PKK kendini KADEK olarak değiştirene kadar pek çok ülke onu terör örgütü saymamıştır. Ölmüş bir örgütü lanetleyerek, yerine sadece isim değişikliği ile geçen bir örgütü lanetlememek, yasaklamamak hiç bir şey olmasa bile manevi ve politik desteği göstermektedir. Sabancı suikasti sanığı Fehriye Erdal da Belçika tarafından Türkiye ye iade edilmemektedir. 183

16 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ Bazı ülkeler Türkiye aleyhindeki faaliyetlere kendi ülkelerinde serbestçe yaşama imkânı vermektedirler. Önceden Suriye nin PKK ya karargâh ve kamp yeri, Irak ve İran ın kamp yeri, Yunanistan, Batı Avrupa ülkeleri (başta Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya olmak üzere) ve Rusya nın serbest çalışma ortamı sağlamaları; İran ve Avrupa ülkelerinin gerek sol gerekse dinci örgütlere değişik düzeylerde destek vermeleri bu faaliyetlere örnektir. Sonuç Dünya kamuoyunun 1989 a kadar olan soğuk savaş nedeniyle, askeri güvenliğe olan dikkati bu tarihten sonra askeri olmayan global ve bölgesel güvenliğe çevrilmiştir. Ekonomik göç ve mülteci akınının yarattığı güvenlik bunun içinde özel bir öneme sahiptir. Göç, hem ülkelerin güvenliğini siyasi, sosyal vb bakımlardan tehdit ederken, hem de bireylerin (göçmen ve yerli halkın) bireysel güvenliğini tehdit etmektedir. Kent nüfusunun hızla artması anlamında kentleşme Türkiye de özellikle göçe bağlı olarak gelişmektedir. İnsanların yerleşik hayatlarından, kültürlerinden kopmaları; yeni yerlerinde ekonomik ve sosyal sorunlar yaşamaları onları suça, dolayısıyla da terör suçuna itebilmektedir. 184

17 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi Kaynakça Abadan-Unat, N. (1986). Türk Dış Göçünün 24 Yıllık Bilimsel Bilançosu, N.Abadan-Unat ve N. Kemiksiz (Eds), Türk Dış Göçü Yorumlu Bibliyografya, ss.1-57, Ankara: AÜSBF & BYYO. Akarsu, Bedia, (1984). Felsefe Terimleri Sözlüğü. Ankara:Savaş Asayiş Dairesi Başkanlığı (EGM). (2007). Toplum Destekli Polislik: Hizmet Standardı ve Kılavuz Belgeleri. Ankara: Emniyet Genel Müdürlüğü Yayınları Bilgiç, V.K. (1998.) Yerel Yönetimler. Ankara: Yirmibirinci Yüzyıl Yayınları Bilgiç, V.K. (2005) Yönetim ve Güvenlik. Ankara: Seçkin DPT. (1995). Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı. Ankara: DPT. DPT. (2000). Uzun Vadeli Strateji ve Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Ankara: DPT. DPT. (2006a). Dokuzuncu Kalkınma Planı Ankara: DPT. DPT. (2006b). Dokuzuncu Kalkınma Planı : 2007 Yılı Programı. (2006). Ankara: DPT Yayınları Erkal, M. (1995). Sosyoloji (Toplumbilimi) (6.Bas.). İstanbul: Der Yayınları Eryılmaz, B. (1992). Tanzimat ve Yönetimde Modernleşme. İstanbul: İşaret Yayınları Gitmez, A. (1989). Turkish Experience of Work Emigration: Economic Development or Individual Well-being. Yapı Kredi: Economic Review, 3 (4), Göksu, T. (2000). İşçilikten Vatandaşlığa: Almanya daki Türkler. Ankara: Özen Yayınları Göksu, T. (2001). 21. Yüzyılın Eşiğinde Türk Dış Politikası. İ. Bal (ed.), Türkiye nin Dış Göç Politikası, ss İstanbul: Alfa. Göksu, T. (2003). Göç Politikası. T. Göksu, H.H. Çevik ve A. Baharçiçek (Eds.), Türkiye nin Dış, Ekonomik, Sosyal ve İdari Politikaları, ss , Ankara: Siyasal Göksu, T. (2004). Türkiye de Kentleşme ve Güvenlik Hizmetleri: Demografik Bir Yaklaşım. Uluslararası İç Güvenlik Yönetimi Konferansı, Ocak 2004 Ankara, Polis Akademisi. 185

18 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ Göksu T., & Bahar, H.İ. (2005). Nüfus, Göç, Kentleşme ve Çevre. H.İ. Bahar (ed.) Sosyoloji, ss Ankara: Usak Yayınları. Görmez, K. (2003). Çevre Sorunları ve Türkiye. Ankara: Gazi Kitabevi Yayınları. Görmez K. (1997). Kent ve Siyaset. Ankara: Gazi Kitabevi Yayınları. Hintjens, H.M. (1992). Immigration and Citizenship Debates:Reflections on Ten Common Themes. International Migration, XXX (1), İsbir, E. (1991). Şehirleşme ve Meseleleri. Ankara: Gazi Büro Yayınları. Keleş, R. (1990). Kentleşme Politikası. Ankara: İmge Kitabevi. Keleş, R. (1984). Kentleşme ve Konut Politikaları. Ankara: SBF Yayınları. Kirişçi, K. (1991). Refugee Movements and Turkey. International Migration, 29 (4), LPACD (Leicester Partnership Against Crime and Disorder) Newsletter, October Lohrmann, R. (2000). Migrants, Refugees and Insecurity. Current Threats to Peace. International Migration, 38 (4), Range, P.R., (1993). Europe Faces an Immigrant Tide. National Geographic, 183 (5), Samuel, T.J., & Faustino-Santos, R. (1991). Canadian Immigrants and Criminality. International Migration, XXIX (1), Simpson, A.K. (1984). The Migration Reform And Control Act: Immigration Policy and the National Interest. University of Michigan Journal of Law Reform, 7 (2), Tezcan, M. (2000). Sosyo-Kültürel Değişim Sürecinde Türkiye deki Gençlik. Türkiye ve Avrupa da Gençlik. Ankara: Türk Demokrasi Vakfı ve Konrad Adenauer Vakfı. The Muslim News, 30 Ağustos Tolan, B. (1991). Toplumbilimlerine Giriş. Ankara: Adım Yayınları. Tonry, M. (1997). Ethnicity, Crime and Immigration. Comparative and Cross-National Perspectives, Chicaga: University of Chicago Press. 186

19 Kentleşme ve Göçün Teröre Etkisi Tütüncü, M. (1998). Cumhuriyetin 75.Yılında Batı Avrupa Türkleri. Yeni Türkiye, 4 (2), Y.Y. (Yeni Yüzyıl). (tarihsiz). Türkiye ve Güneydoğu. Yeni Yüzyıl Kitaplığı, Türkiye nin Sorunları Dizisi

20 188 TERÖRÜN SOSYAL PSİKOLOJİSİ

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II ÇALIŞMA EKONOMİSİ II KISA ÖZET KOLAYAOF DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ.

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul improkul@gmail.com SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010

EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010 EKONOMİK GELİŞMELER Şubat - 2010 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR - ŞUBAT 2010 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)...2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

Prof. Dr. Turgut Göksu

Prof. Dr. Turgut Göksu Sunum Planı İnsan Kaynağını Bulma (Tedarik) Süreci İK İhtiyacının Belirlenmesi İç Kaynaklar Dış Kaynaklar İşe Alma İşe Almada Uygulanan Sistemler İşe Almada Uygulanan Yöntemler İşe Alma İlkeleri Sınavlar

Detaylı

IMPR HUMANITARIAN DİYARBAKIR DAKİ EZİDİLER HAKKINDA RAPOR. Sığınmacıların Genel Durumu

IMPR HUMANITARIAN DİYARBAKIR DAKİ EZİDİLER HAKKINDA RAPOR. Sığınmacıların Genel Durumu IMPR HUMANITARIAN DİYARBAKIR DAKİ EZİDİLER HAKKINDA RAPOR Sığınmacıların Genel Durumu IMPR Humanitarian olarak IŞİD saldırısı sonrası Türkiye ye sığınan Ezidi sığınmacıların göç ettikleri Diyarbakır ilinde

Detaylı

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği

Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği 2023 Vizyonu Çerçevesinde Türkiye Tarım Politikalarının Geleceği Çalıştayı Türkiye de Kırsal Kalkınma Politikaları ve Geleceği Dr. Yurdakul SAÇLI Kalkınma Bakanlığı İktisadi Sektörler ve Koordinasyon Genel

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

Araştırma Notu 15/179

Araştırma Notu 15/179 Araştırma Notu 15/179 27.03.2015 2014 ihracatını AB kurtardı Barış Soybilgen* Yönetici Özeti 2014 yılında Türkiye'nin ihracatı bir önceki yıla göre yüzde 3,8 artarak 152 milyar dolardan 158 milyar dolara

Detaylı

Türkiye de Kentleşme

Türkiye de Kentleşme Türkiye de Kentleşme Türkiye de kentleşme, genel nitelikleri itibariyle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin kentleşme süreçlerine benzer. Kırsaldan kentlere yönelen nüfus hareketleri, kentleşmenin

Detaylı

TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ

TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ TÜRKİYE DE GÖÇ BOYUTU, NEDENLERİ ve GÖÇÜN SAĞLIKLA İLİŞKİSİ Sağlıklı Kentler Birliği Eğitim Prgramı Prof. Dr. SABAHAT TEZCAN Haccettepe Üniversitesi Nüfus Etütleri Enstitüsü Müdürü Tıp Fakültesi Halk Sağlığı

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU

YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU YABANCILAR VE ULUSLARARASI KORUMA KANUNU Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK üyemiz, Bakan Yardımcımız, Milletvekilimiz, Ana Kademe, Kadın Kolları,

Detaylı

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr

SİVİL TOPLUM VE SU. Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği. skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM VE SU Serap KANTARLI Türkiye Tabiatını Koruma Derneği skantarli@ttkder.org.tr SİVİL TOPLUM Prof.Dr.Fuat KEYMAN a göre 21.yüzyıla damgasını vuracak en önemli kavramlardan biri "Dostluk, arkadaşlık

Detaylı

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM

BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM BURSA DA İLK 250 ŞİRKET VE İSTİHDAM Prof. Dr. Yusuf ALPER 1. GENEL OLARAK İSTİHDAM Ekonomik faaliyetin toplumsal açıdan en önemli ve anlamlı sonuçlarından birini, yarattığı istihdam kapasitesi oluşturur.

Detaylı

Beyin Gücünden Beyin Göçüne...

Beyin Gücünden Beyin Göçüne... On5yirmi5.com Beyin Gücünden Beyin Göçüne... Beyin göçü, yıllardır pek çok ülkenin kan kaybı... Peki gençler neden ülkelerini tekederler? Hangi sebepler ülkelerin beyin gücünü kaybetmesine sebep olur?

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

türkiye talep profili 2014

türkiye talep profili 2014 1 AKDENİZ TURİSTİK OTELCİLERİ VE İŞLETMECİLER BİRLİĞİ türkiye talep profili 2014 ilk yarı Sonuçları (özet değerlendirme) 30 YIL 1984-2014 AKTOB ARAŞTIRMA /EROL KARABULUT GECELEMELER % 10, GELİR % 6 ARTTI

Detaylı

İşsiz Kapıcılara AB Parasıyla Boya Badana Kursu Verilecek 26 Ocak 2005 Büyükşehirlerde doğalgazın yaygınlaşmasıyla apartmanların ısınma sorununun ortadan kalkması sonucu işinden olan kapıcı sayısı hızla

Detaylı

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir

TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA. Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir TÜRKİYE DE ETNİK, DİNİ VE SİYASİ KUTUPLAŞMA Dr. Salih Akyürek Fatma Serap Koydemir 30 Haziran 2014 ÇALIŞMANIN AMACI Kutuplaşma konusu Türkiye de çok az çalışılmış olmakla birlikte, birçok Avrupa ülkesine

Detaylı

Doğal Afetler ve Kent Planlama

Doğal Afetler ve Kent Planlama Doğal Afetler ve Kent Planlama Yer Bilimleri ilişkisi TMMOB Şehir Plancıları Odası GİRİŞ Tsunami Türkiye tektonik oluşumu, jeolojik yapısı, topografyası, meteorolojik özellikleri nedeniyle afet tehlike

Detaylı

EVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ EKİM 2011 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ SONUÇLARI

EVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ EKİM 2011 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ SONUÇLARI D EVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ EKİM 2011 HANEHALKI İŞGÜCÜ ANKETİ SONUÇLARI Devlet Planlama Örgütü İstatistik ve Araştırma Dairesi tarafından Ekim 2011 tarihinde uygulanan Hanehalkı İşgücü Anketi sonuçlarına göre,

Detaylı

DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış

DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış DEMOGRAFİ: Nüfus meselelerine sosyolojik bir bakış Ders 7 : Türkiye de Demografik Dönüşüm Doç. Dr. Didem Danış Galatasaray Üniversitesi Sosyoloji Bölümü ddanis@gsu.edu.tr Ders 7 : Türkiye de Demografik

Detaylı

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP

SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK. 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP SAVAŞ, GÖÇ VE SAĞLIK 18 Mayıs 2015 İstanbul Şeyhmus GÖKALP Sunu 1. Savaş? Savaş Ortamı 2. Tarihe dokunmak 3. IŞİD in Irak ve Suriye de ardışık saldırıları ve sonrasında gelişen Halk Sağlığı sorunları 4.

Detaylı

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity İskender GÜMÜŞ* Nebi Sümer, Nevin Solak, Mehmet Harma İşsiz Yaşam: İşsizliğin

Detaylı

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin

SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin SAMSUN BÜYÜKŞEHIR BELEDİYE BAŞKANI YUSUF ZİYA YILMAZ & SAM-DER Avusturyada yaşayan Samsunlular Derneğinin (kısa adı ile SAM-DER in) davetlisi olarak 2010 yılında kurulduğu dönemde Sam-der e geldim ve büyük

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN?

Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? Sosyal Politikayı Yeniden Düşünmek! NEDEN? -Nereden?- Sosyal Sorunlar? İşsizlik, yoksulluk, ayırımcılık. Sosyal sınıflar, tabakalar, gruplar? İşsiz, yaşlı, çocuk, engelli. Yasalar, kurumlar, araçlar? -Anayasa,

Detaylı

ÜLKEMİZDE HUZURU BOZMAK İSTİYORLAR

ÜLKEMİZDE HUZURU BOZMAK İSTİYORLAR Meslek odaları ve bazı sivil toplum kuruluşları, son günlerde yaşanan iç kargaşalarda meydana gelen ölümler, Türk Bayrağına ve Atatürk heykellerine yapılan saldırılar üzerine sağduyu çağrısında bulundu.

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum,

5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması. Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, 5 Dk. Ülke Ile Ilgili Giriş Konuşması Değerli katılımcılar hepinizi ülkem adına saygıyla selamlıyorum, Beşinci yılını dolduran Suriye Krizi, küresel bir meseledir doğudan batıya; güneyden kuzeye hepimizi

Detaylı

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ

YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ 2014 OCAK SEKTÖREL YURTDIŞI MÜTEAHHİTLİK HİZMETLERİ Nurel KILIÇ Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri sektörü, ekonomiye döviz girdisi, yurt dışında istihdam imkanları, teknoloji transferi ve lojistikten ihracata

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Dr. Dursun AYDIN KAMU HASTANELERİ AÇISINDAN ÖNEM NEMİ. Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı 2. SAGLIK KURULTAYI 12/04/2008 ANTALYA

Dr. Dursun AYDIN KAMU HASTANELERİ AÇISINDAN ÖNEM NEMİ. Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı 2. SAGLIK KURULTAYI 12/04/2008 ANTALYA KAMU HASTANELERİ AÇISINDAN ÖZEL YURTİÇİ ve YURTDIŞI I SAĞLIK SİGORTALARININ S ÖNEM NEMİ www.saglikturizmi.org.tr Dr. Dursun AYDIN Sağlık Turizmini Geliştirme Derneği Başkanı SAĞLIK TURİZM ZMİ Medikal Turizm

Detaylı

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL

İKİNCİ YIL ÜÇÜNCÜ YIL ÇALIŞMA EKONOMİSİ VE ENDÜSTRİ İLİŞKİLERİ BÖLÜMÜ LİSANS DERS PROGRAMI (II.Öğretim) 101 İktisada Giriş I 2 0 2 4 102 İktisada Giriş II 2 0 2 4 103 Genel Muhasebe I 2 0 2 4 104 Genel Muhasebe II 2 0 2 4 105

Detaylı

3.11. KENTSEL KONULAR VE GENEL YAŞAM KALİTESİ

3.11. KENTSEL KONULAR VE GENEL YAŞAM KALİTESİ 3.11. KENTSEL KONULAR VE GENEL YAŞAM KALİTESİ 3.11.1. Kentsel Çevrenin Değerlendirilmesi Bu bölümde görüşmecilerden, İstanbul ile ilgili çeşitli fiziksel ve sosyal özelliklere ilişkin önermelere katılımına

Detaylı

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ Hazırlayan: Fethi SAYGIN Mart 2014 Kaynak :DESTATIS (Alman İstatistik Enstitüsü) GENEL DEĞERLENDİRME Ekonomi piyasalarındaki durgunluk ve sorunlara rağmen,

Detaylı

TUROB - Selanik Philoxenia 2013 Turizm Fuarı Sonuç Raporu

TUROB - Selanik Philoxenia 2013 Turizm Fuarı Sonuç Raporu TUROB - Selanik Philoxenia 2013 Turizm Fuarı Sonuç Raporu Fuar Tarihleri 21-24.11.2013 Fuarın Açık Olduğu saatler 11.00 20.00 Dağıtılan Malzemeler 1. Istanbul Guide 2. Istanbul CD 3. İstanbul Haritası

Detaylı

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL

NÜFUS POLİTİKALARI. Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Taylan BATMAN Yeşilpınar Mirioğlu ÇPL NÜFUS POLİTİKALARI Ülkelerin veya hükümetlerin,bilinçli olarak, Nüfusun niceliği ( sağlık ve doğurganlık), Niteliği ( eğitim) ve Dağılımını(kır

Detaylı

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey

Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller. Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Göç ve Serbest Dolaşım Eğilimler ve Engeller Ayşegül Yeşildağlar 16.09.2010 Ankara, Turkey Türkiye den AB ne Göç 1961 den itibaren göçün değişen doğası 60 lar : Batı Avrupa da niteliksiz işgücü ihtiyacı

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

İktisadi Kalkınma Vakfı

İktisadi Kalkınma Vakfı İktisadi Kalkınma Vakfı Türkiye-AB ilişkilerinin tarihi kadar eski ve köklü bir kurum olan İktisadi Kalkınma Vakfı, Türkiye ile AB arasındaki ortaklık ilişkisini başlatan Ankara Anlaşması nın imzalanmasından

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU. Edirne Bölge Müdürlüğü Cinsiyete göre çocuk nüfusu, 214 9.. Türkiye nüfusunun %29,4 ünü çocuk nüfusu oluşturmaktadır. 8.. 77 695 94 7.. 6.. 5.. 4.. 3.. 2.. 1.. 22 838 482 (%29,4) 11 725 257 (%15,1) 11 113 225 (%14,3) Türkiye

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

ŞANLIURFA BELEDİYESİ. Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı

ŞANLIURFA BELEDİYESİ. Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı ŞANLIURFA BELEDİYESİ Mehmet Fevzi Yücetepe Şanlıurfa Belediye Başkan Yardımcısı Şanlıurfa da Göç Olgusu Şanlıurfa da Göç Olgusu Şanlıurfa daki göç olgusu ağırlıklı olarak Köyden Kente Göç eksenlidir. EKOSEP

Detaylı

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek

Bosna Kurbanlarına Yardım - Bosna ve Kosova dan Gelen Mültecilere Destek Soydaş Uyum Eğitimi Bulgaristan dan göç eden soydaşlarımızın Türkiye de yerleşme, yaşama ve çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla 9 aylık bir sürede 4 ilde 33 seminer düzenlenmiş, 7.000 e yakın kişiye

Detaylı

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI

KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI KIRGIZİSTAN DAKİ YABANCI DESTEKLİ ÜNİVERSİTELER VE DİĞER EĞİTİM KURUMLARI Yrd. Doç. Dr. Yaşar SARI Kırgızistan-Türkiye Manas Üniversitesi, Kırgızistan Giriş Kırgızistan Orta Asya bölgesindeki toprak ve

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON YEŞİM CAN

TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON YEŞİM CAN TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON YEŞİM CAN KIRKLARELİ-2014 Kırklareli Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON HAZIRLAYAN YEŞİM CAN Adres: Ekonomik ve Sosyal

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI

KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ KAMU YÖNETİMİ LİSANS PROGRAMI TÜRKİYE'DE ÇEVRE SORUNLARI DOÇ. DR. SEVİM BUDAK Gürültü ve Gürültü Kirliliği 5.1. Gürültü: Genel Bakış İnsan ve çevre

Detaylı

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi

Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Cam Sektörü 2013 Yılı Değerlendirmesi Temmuz 2014 1 Milyar $ I. Cam Sektörü Hakkında 80 yıllık bir geçmişe sahip olan Türk Cam Sanayii, bugün camın ana gruplarını oluşturan düzcam (işlenmiş camlar dahil),

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı

TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı RAMAZAN 2013 KENYA TEMEL GÖSTERGELER Coğrafi yapı Güneyinde Tanzanya, batısında Uganda, kuzeybatısında Sudan, kuzeyinde Etiyopya ve doğusunda Somali olan bir doğu Afrika ülkesidir. Hint Okyanusu na kıyısı

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi

Sakarya ili kültür ve turizm bakımından önemli bir potansiyele ve çeşitliliğe sahiptir. İlde Taraklı Evleri gibi TARİH Tarihi kaynaklar bize, Adapazarı yerleşim bölgesinde önceleri Bitinya'lıların, ardından Bizanslıların yaşadıklarını bildirmektedir. Öte yandan, ilim adamlarının yaptıkları araştırmalara göre; Sakarya

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI

TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI TR 71 BÖLGESİ 2013 YILI İHRACAT RAPORU AHİLER KALKINMA AJANSI NİSAN 2014 İçindekiler 2013 YILI İHRACAT RAKAMLARI HAKKINDA GENEL DEĞERLENDİRME... 3 2013 YILI TR 71 BÖLGESİ İHRACAT PERFORMANSI... 4 AKSARAY...

Detaylı

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI Hazırlayan Hasan KÖSE 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI TÜRKİYE DE ÜRETİM Tanımı Tekstil makinaları, tekstil sanayinin

Detaylı

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014

DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 DİKMEN BÖLGESİ STRETEJİK GELİŞİM PLANI 2012-2014 Eyül 2011 Bu yayın Avrupa Birliği nin yardımlarıyla üretilmiştir. Bu yayının içeriğinin sorumluluğu tamamen The Management Centre ve Dikmen Belediyesi ne

Detaylı

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010

Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri Sektör Raporu 2010 Avrupa kıtasından Amerika kıtasına, Orta Doğu Ülkelerinden Afrika ülkelerine kadar geniş yelpazeyi kapsayan 200 ülkeye ihracat gerçekleştiren

Detaylı

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - HOLLANDA YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Hollanda İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi

T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Avrupa Birliği Koordinasyon Dairesi Başkanlığı Avrupa Birliği Uzmanlığı Tezi AVRUPA BİRLİĞİ MÜKTESEBATINDA VE ULUSLARARASI HUKUKÎ METİNLERDE MÜLTECİLERİN ÇALIŞMA

Detaylı

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU

14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 14.30-16.00: II. OTURUM GÖÇ KONULARINDA KAMU GÜVENİ İNŞA EDİLMESİ OTURUMU GENEL KONUŞMA NOTU 1 SAYIN BAKANLAR, KIYMETLİ TEMSİLCİLER; ÖNCELİKLE BURADA BULUNMAKTAN DUYDUĞUM MEMNUNİYETİ İFADE ETMEK İSTİYORUM.

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013 PINAR ÖZDEN CANKARA İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD Yüksek Lisans/MA Lisans/BA İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset

Detaylı

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam 978-605-5952-27-3 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 6 Kitabın Adı Türkiye de Dış Politika Editör İbrahim KALIN Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-27-3 BBaskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık

Detaylı

tepav Ekim2015 N201527 DEĞERLENDİRME NOTU Göçün Ardından Suriye ile Ticari İlişkiler

tepav Ekim2015 N201527 DEĞERLENDİRME NOTU Göçün Ardından Suriye ile Ticari İlişkiler Ekim2015 N201527 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı DEĞERLENDİRME NOTU Esra ÖZPINAR Seda BAŞIHOŞ Aycan KULAKSIZ Ekonomi Çalışmaları Göçün Ardından Suriye ile Ticari İlişkiler Göç sosyal,

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998)

ÖZGEÇMİŞ. 1995 Azerbaycan Cumhuriyeti Anayasası nın Kurduğu Hükümet Rejimi (1998) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Oktay Uygun 2. Doğum Tarihi 18. 01. 1963 3. Unvanı Profesör 4. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hukuk Fakültesi İstanbul Üniversitesi 1985 Yüksek Lisans Kamu Hukuku

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi

ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1 ĐSTĐHDAM AÇISINDAN ĐLK 250 Prof. Dr. Şükrü Kızılot Gazi Üniversitesi Arş.Gör.Özgür Şahan Gazi Üniversitesi 1- Genel Olarak Bir ekonominin başarı ölçütlerinden birisi de istihdam yaratma kapasitesidir.

Detaylı

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU

TEKİRDAĞ- MALKARA. G-17-b-13-b PAFTA. Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU TEKİRDAĞ- MALKARA G-17-b-13-b PAFTA Kültür Merkezi Alanı Oluşturulması ve Yeşil Alan Yer Değişikliği NAZIM İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ AÇIKLAMA RAPORU 1. PLANLAMA ALANININ GENEL TANIMI İlçemiz Yenimahalle,

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanliurfa.com Tarih: 18.01.

ŞANLIURFA EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü İNTERNET HABERLERİ. İnternet Haber Sitesi : www.sanliurfa.com Tarih: 18.01. Günlük Haber Bülteni 19.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanliurfa.com Tarih: 18.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.sanliurfa.com Tarih: 18.01.2015 İnternet Haber Sitesi : www.şanlıurfa.com Tarih:

Detaylı

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye

Tarım & gıda alanlarında küreselleşme düzeyi. Hareket planları / çözüm önerileri. Uluslararası yatırımlar ve Türkiye Fırsatlar Ülkesi Türkiye Yatırımcılar için Güvenli bir Liman Tarım ve Gıda Sektöründe Uluslararası Yatırımlar Dr Mehmet AKTAŞ Yaşar Holding A.Ş. 11-12 Şubat 2009, İstanbul sunuş planı... I. Küresel gerçekler,

Detaylı

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır.

Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri için göç bir ihtiyaçtır. TÜRKİYE'DEKİ GÖÇLER VE GÖÇMENLER Göç güçtür.hem güç ve zor bir iştir hem de güç katan bir iştir. Göç yani hicret dini bir vazifedir.insanların dinlerini daha iyi yaşamaları,hayatlarını devam ettirebilmeleri

Detaylı

10. SINIF NÜFUS DERS NOTLARI

10. SINIF NÜFUS DERS NOTLARI 10. SINIF NÜFUS DERS NOTLARI NÜFUS : Sınırları belli bir alanda yaşayan insan sayısına nüfus denir. Dünya tarihinde il knüfus sayımı yapan ülke Danimarka olmuştur. Ülkedeki asker sayısını öğrenmek için

Detaylı

Günümüzde orman yangınları, küreselleşen dünyada etkileri ve sonuçları yönünden bütün ülkeleri ilgilendiren doğal afetlerin en önemlilerinden

Günümüzde orman yangınları, küreselleşen dünyada etkileri ve sonuçları yönünden bütün ülkeleri ilgilendiren doğal afetlerin en önemlilerinden Günümüzde orman yangınları, küreselleşen dünyada etkileri ve sonuçları yönünden bütün ülkeleri ilgilendiren doğal afetlerin en önemlilerinden biridir. Yangınlar, dünya genelinde her yıl milyonlarca hektar

Detaylı

SAĞLIKLI ŞEHİRLER EN İYİ UYGULAMA ÖDÜLÜ / 2013 YARIŞMA ŞARTNAMESİ

SAĞLIKLI ŞEHİRLER EN İYİ UYGULAMA ÖDÜLÜ / 2013 YARIŞMA ŞARTNAMESİ SAĞLIKLI ŞEHİRLER EN İYİ UYGULAMA ÖDÜLÜ 2013 SAĞLIKLI ŞEHİRLER EN İYİ UYGULAMA ÖDÜLÜ / 2013 YARIŞMA ŞARTNAMESİ ÖDÜLÜN AMACI Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği, 20 yılı aşkın bir süredir Avrupa da devam eden

Detaylı

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi

Yeni Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014, IV. Arazi Yönetimi Çalıştayı Yeni (6360) Büyükşehir Yasası ve Arazi Yönetimi Karadeniz Teknik Üniversitesi, Trabzon, 12-13 Mayıs 2014 6360 sayılı

Detaylı

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE. KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG. 13 Nisan 2010 COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KESHMIRI/TÜRKİYE (Başvuru no. 36370/08) KARAR STRAZBURG 13 Nisan 2010 İşbu karar AİHS nin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar

Detaylı

İNSAN VE TOPLUM. KÜTAHYA www.zafer.org.tr

İNSAN VE TOPLUM. KÜTAHYA www.zafer.org.tr İNSAN VE TOPLUM Ülke genelinde medyan yaş 30,1 iken Kütahya ve çevre illerinde bu değer daha yüksektir. Tablo 67 de yer alan ve TÜİK tarafından yapılan nüfus projeksiyonu 2023 yılında Kütahya ve çevresinin

Detaylı

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Çocuk; Kanuna göre reşit olma durumları hariç 18 yaş altı herkese çocuk denir. Çocuk bütün canlılar içinde en uzun süre bakımı, korunmayı ve sevgiyi gerektiren varlıktır. Bir toplumun ilerleyebilmesi ve

Detaylı

TÜRKİYE NİN EN TEKNİK ELEKTRİK FUARI: 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 2015 YILINDA DA HEYECAN VERDİ

TÜRKİYE NİN EN TEKNİK ELEKTRİK FUARI: 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 2015 YILINDA DA HEYECAN VERDİ TÜRKİYE NİN EN TEKNİK ELEKTRİK FUARI: 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 2015 YILINDA DA HEYECAN VERDİ 4. ULUSLARARASI ELEX FUARI 01-04 EKİM 2015 TARİHLERİ ARASINDA İSTANBUL FUAR MERKEZİ NDE SEKTÖRÜN EN ÖNEMLİ

Detaylı

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ

ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ KENTSEL DÖNÜŞÜM Öğrencinin adı- soyadı: ERDEM EGE MARAŞLI Proje Danışmanı: MÜGE SİREK Bahçeşehir - İSTANBUL Kentsel Dönüşüm Son günlerde haberlerde gazetelerde çok fazla rastladığımız

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

ATM DUBAI 2015 ULUSLARARASI TURİZM FUARI DEĞERLENDİRME RAPORU

ATM DUBAI 2015 ULUSLARARASI TURİZM FUARI DEĞERLENDİRME RAPORU ATM DUBAI 2015 ULUSLARARASI TURİZM FUARI DEĞERLENDİRME RAPORU ATM DUBAI 2015 ULUSLARARASI TURİZM FUAR RAPORU Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) bu yıl 22 inci kez gerçekleştirilen ATM Dubai 2015

Detaylı