KOLOREKTAL KANSER TEDAVİSİNDE TARİHSEL PERSPEKTİF

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KOLOREKTAL KANSER TEDAVİSİNDE TARİHSEL PERSPEKTİF"

Transkript

1 2 KOLOREKTAL KANSER TEDAVİSİNDE TARİHSEL PERSPEKTİF Dr. Ethem GEÇİM Kanserle ilgili bol bol literatür var ancak kesin diyebileceğimiz bilgi belki de bir kartpostala sığacak kadar azdır. August Bier Kolorektal kanserler 3 asır öncesi hekimliğinde dokunulmaz ve önlenemez bir tabu olarak görülmekteyken ilk kez tıkayıcı bir rektum kanseri vakasında Fransız cerrah Pillore, 1776 yılında açtığı çekostomi ile hastanın palyasyonunu sağlamıştı. Her ne kadar tıkanarak şişen kolonu perkutan delerek dekomprese etme yönteminin çok daha eskilere dayandığı bilinse de, Pillore nin bunlardan farkı açtığı çekostominin deriye ağızlaştırılan gerçek bir cerrahi stoma olması ve hastanın da yaşamın kurtulduğunun rapor edilmesidir.pillore ile kolorektal kanserli hastaların en azından yardım edilebilir oldukları konusunda ilk kapı açılmış oldu. Bu kapıdan geçen cerrahlar, başta tıbbi onkolog ve sonradan radyoterapistlerin de katkıları ile takip eden 250 yıl içinde neredeyse hastalığa yakalananların yarıdan fazlasını tedavi eder, çok daha fazlasına da palyasyon sağlar hale geldiler. Şimdi insanlığın bu neredeyse 3 asırlık macerasını kısaca özetleyeceğiz. İlk çekostomiden sonra 1793 yılında Duret isimli cerrah 3 günlük ve imperfore anüs şikayeti olan bir bebeğe sol iliak sigmodostomi açarak bebeğin hayatını kurtardı. Kolostomilerle ilgili bilinen ilk makale 1839 da Amussat tarafından Paris te yapılmış 29 vakanın bildirimidir. Amussat çoğunluğu imperfore anüslü bebekler olan vakalarında stomaları lomber bölgeye yerleştirmeyi tercih etmişti. Günümüzde de uyguladığımız altına baget koyarak içeri düşmesi engellenen loop kolostomileri ilk tanımlayan fıtık konusundan da hatırlayacağınız Maydl olmuştur. Maydl vakalarında kolon loopunun altına baget niyetine kalın bir kaz tüyü yerleştirmişti. Ardından yine günümüzde popülerliğini koruyan Hartmann prosedürü

2 32 Kolorektal Kanser Tedavisinde Tarihsel Perspektif ğını da anlamış oluruz. Bu tür ameliyatların sayıca artışı ancak genel anestezi uygulamaları başladıktan sonra gerçekleşebildi. Barsakları ucuca birleştirme uygulaması işte o gün bugündür cerrahların ilgisini çeken bir araştırma konusu oldu. Anestezinin keşfinden sonra Kopenhag dan Bloch, Liverpool dan Paul ve Breslau dan Mickulicz, hemen hemen aynı tekniği uyguladıkları için burada üçünü birlikte anlatacağım. Karın içinde yapılan anastomozun gerek etrafı kontamine ederek gerekse kaçak yaparak hastaların yarısının kaybına yol açmasından dolayı böyle bir yola saptıkları aşikardır. Bu cerrahlar önce tümörlü segmenti diseke ederek karın duvarı dışarı çıkarmışlardır. Önce tümörün proksimalini 90 derece açılı cam tüplerle entübe edip etrafını bağlamak suretiyle karın içini ve insizyon yerini barsak içeriğinden korumuşlardır. Bu sırada karın duvarına tespit olan getirici ve götürücü ansların bulundukları yere yapışmaları için günlerce beklemişlerdir. Ardından barsakların birbirine ve karın duvarında bulundukları yerlere yapıştığına emin olduktan sonra cam tüpleri çıkararak bu çift namlulu stomanın ortasında uzun bir Mickulicz pensi veya benzerini koyarak arada kalan her iki barsak duvarının pensin nekroze ettiği yerden birbirine genişçe ağızlaşmasını sağlamışlardır. Ardından en uçta kalan açıklıkta oluşan fistülün kendiliğinden kapanmasını beklemişlerdir. Yukarıda Reybard ın tanımladığı rezeksiyon ve ucuca anastomoz tekniğinin % 42.9 olan mortalitesi bu eksteriorize anastomoz tekniği ile % 12.5 lere indiğinde buna bir devrim gözüyle bakılmıştır. Mikulicz bu fistüllerin de sonradan kapatılması için küçük bir düzeltme ameliyatı tavsiye etmekteydi. Paul ün Liverpool lu yani gemi trafiğinin merkezi olan bir şehirden olması nedeniyle bu teknik Amerika ve İngilizce konuşan diğer birçok ülkede Paul-Mickulicz ameliyatı olarak ün salmıştır. Bu teknik sadece kolonun kanserli kısmını çıkarmaya yönelikti ve 1926 yılında Rankin, kanserin glandüler yayılımını ve mezoyılında tanımlanmıştı. İlk stomalar tümörün yerinde bırakılarak proksimalinden fekal akımın sağlanması şeklinde daha korkak ve tutucu yöntemler iken artık Hartman döneminde yani geçen yüzyılın ortalarına doğru tümörün çıkarılması ve distalin kapatılarak proksimalden dışarı verilmesi şeklinde bir noktaya gelinmişti. Belki bu stomaların günümüzde de zaman zaman olduğu gibi önemli bir kısmı hiçbir zaman kapatılma fırsatı bulamadılar ancak hastaların hayatları uzamış belki bir kısmı da tamamen kurtulmuştu. 1 O halde tarihten alacağımız ilk ders, kolonu tıkayan bir tümörün proksimalinden açılacak bir stoma ile kolonda akış sağlanarak hayat kurtarılabilir ve gerçekten de tümörlere karşı insanlığın ilk aklına gelen etkin cerrahi yöntem de bu olmuştur. Stomayı yapıp kolorektal kansere dokunulabileceğine aklı kesen insanoğlu bekleneceği üzere bir sonraki soruyu sormuştur. Neden ben bu lanet tümörü kesip almıyorum? Bununla ilgili olarak hatırlayacağımız birkaç ölümsüz cerrah vardır. Bunlardan ilki Lyon lu Jean Reybard diye bilinen Fransız cerrah olup 1823 yılında birçok kaynakta ilk kolon kanseri rezeksiyonu yapan kişi olarak gösterilir. Bu ilk vaka tıkayıcı bir sigma tümörü ile başvuran genç bir erkek hastadır ve Reybard tümörün rezeksiyonunu takiben ilk kez ucuca barsak anastomozunu gerçekleştirmiştir. İlk kolon rezeksiyonunu takiben ilk rektum tümörünü rezeke eden cerrah olarak tarihe geçen ise perine yoluyla girip distaldeki bir tümörü rektum ve anüsle birlikte alıp proksimalde kalan kısmı da olduğu gibi bırakarak adeta bir perineal uç kolostomi yapan Lisfranc dır. 1 Lisfranc 1826 yılında distal rektum amputasyonu ve proktektomi diyebileceğimiz bu işlemi yaptığında sanırım aklına ne lokal nüks ne de sfinkter koruma gibi bir sorun gelmişti. Tek hedefi kanama ve infeksiyondan hastayı kaybetmeden o tümörü oradan sökebilmekti. O dönemde anestezinin henüz icat edilmediğini düşünürsek Lisfranc ın neden halen hatırlandı-

3 Kolorektal Kanser Tedavisinde Tarihsel Perspektif 33 rektum içinde tümör birikintilerini gösterdiler. Takip eden yıllarda Devine, Lahey ve Lloyd- Davis gibi cerrahlar anastomoz için yine aynı eksteriorize tekniği uygulamalarına rağmen rezeksiyon sırasında daha fazla doku yani mezodaki lenfatik dokunun da birlikte çıkarılmasının daha uygun olduğunu tanımlamışlardır. Mayo Kliniğin halen unutulmayan büyük cerrahı Rankin tümör yayılımını daha da azaltacak iki safhalı rezeksiyon tekniğini tanımlamıştır. Bu teknikte barsak entübe edilmez, tümör ve mezosu diseke edilerek karın dışına alınır ancak eksize edilmez ve 2 adet ezer pens tümörün proksimaline ve distaline konularak 48 saat beklenir ve rezeksiyon yapılır. Bu şekilde tümörün çıkarıldığı karın duvarına ve etrafa yayılması daha fazla engellenir ve septik komplikasyonlar da daha az olur. Mayo Klinikten Rankin 1926 da yayınladığı bu yöntemle yapılan 387 kolon rezeksiyonunda % 8 mortalite bildirerek o dönem için bir çığır açmıştır. 1 Bu arada 19 yüzyılda Halstead in takip ettiği yol ise çok daha farklıdır. Yukarıda anlatılan ekol barsağın ucuca eklenmesi ve ardından gelişen kaçak ve sepsise bir anlamda teslim olmayı ya da bir anlamda ondan kaçmayı yeğlerken Halsted ve başta O Hara olmak üzere takipçileri de anastomozları mükemmelleştirerek bu kaçak ve sepsisi azaltmaya çalışmayı yeğlemişlerdir. 20. yy dan itibaren birçokları yanı sıra isimlerini başka nedenlerle hatırlayacağınız Pringle, 1928 den sonra Rankin, sonraları nazogastrik sondayı da icad eden Minnesota dan Wangensteen gibi ünlüler anastomoz tekniğini ilerletmişlerdir. Moynihan ın 1926 daki makalesine kadar karın içinde anastomoz yapılmasına en büyük engel anastomoz sırasında etrafa olan kontaminasyon sonrası geliştiğine inanılan sepsisti. Moynihan bu sepsisin kontaminasyonla değil şimdilerde de başımızın belası olan bildiğiniz anastomoz kaçağı olduğunu ilk tespit eden cerrahtır. Moynihan öncesi dönemde kabul edilen tekniğe göre rezeksiyonu takiben her iki uç ezer bir pensle kapalı vaziyetteyken sero- zadan serozaya ve kenarların içe gömdürülerek bağlanmasını gerektiren Lembert dikişleri konulduktan sonra bir yandan ipleri çekerken bir yandan da pensleri çıkararak etrafı en az kontamine eden tek sıra tek tek dikişlerdi. Kolorektal cerrahi dergilerinin bu satırların yazıldığı 2009 yılında bile hemen her sayısında anastomoz ile ilgili araştırmalara rastlarsınız. Aslında teknik olarak neredeyse 2 asırdır fazla bir değişiklik yok. Günümüzde birçok barsak cerrahisi ameliyat raporunu açtığınızda karşınıza...ilk sıra devamlı ikinci sıra ise tek tek dikişler ile... şeklinde anastomozu anlatan satırlar çıkar. İç sıra dikişinde amaç dıştan içe içten dışa şeklinde yapılan ve sonradan Connell tarafından tanımlanan veya direkt olarak içe döndürmeli (inverted) tarzında içteki mukoza tabakasını submukoza ve musküler tabakaların karşı karşıya gelmelerini engellemeyecek şekilde birleştirmektir. Özellikle Gambee ve Turnbull gibi 1960 ların cerrahları ise aynı işi tek sıra tek tek dikişlerle de eşdeğer güvenlikte yaptıklarını bildirmişlerdir. Bu konuda emeği geçenlerden, ikinci sıra tek tek konulması önerilen Lembert dikişlerinin mucidi, yine anestezi öncesi dönemin cerrahlarından Antoine Lembert dir. Lembert, bu anastomoz tekniğini ilk kez 1826 da tanımlamış ve barsakları ucuca birleştirmenin en geçerli yolunu serosayı serosaya tutturmak şeklinde önermişti. 1 Felix Denans 1826 da ilk kez barsak uçlarını 2 adet metal halka arasına sıkıştırarak anastomoz yapmayı başarmış ve belki de günümüzde gittikçe yayılan anastomoz yapma aletlerinin temelini atmıştır. Kendisini safra kesesi muayenesindeki meşhur noktasından tanıdığımız Murphy 1892 de çelik bir çubuk üzerinde birbirine geçerek barsakları bir araya getiren ve Murphy Düğmesi adı ile bilinerek 1930 lara kadar kullanılan aleti icad etmiştir. Murphy nin bu aleti 1985 de piyasaya giren biodegradable denilen ve iç içe geçerek barsak içinde bırakılan ve bir süre sonra kendiliğinden parçalanarak dışkı ile atılan halka sisteminin atası ve stapler

4 34 Kolorektal Kanser Tedavisinde Tarihsel Perspektif miktarda sıvı kalması, sistemik etkileri ve obstrükte barsaklara uygulanamaması gibi nedenlerle yerini tarafından tanımlanan antibiyotik ve müshillerin birlikte kullanıldığı formüle terk etti. Nichols bugün de pek çok cerrahın uyguladığı bir formülken son yıllarda gelen metaanalizler ameliyat öncesi barsak temizliği yapılan vakaların yapılmayanlara göre çok daha kötü sonuçlar verdiğini gösterince bir de baktık ki yüz yıl önce başladığımız yere gelmişiz. Kolonun organizmanın en yoğun kirlilik içeren bölümü olması bile bu bölgede çalışan cerrahların diğer bölgelere göre daha farklı bir işle uğraştıklarının delili sayılabilirdi. ABD de 1899 yılında işte bu şekilde düşünen cerrahlar gerek bilgi ve tecrübe paylaşımı gerekse mesleğin tanımı açısından bugün de dünyaya öncülük eden American Kolorektal Cerrahi Derneğini (ASCRS) kurdular. İkinci dünya savaşından sonra artık her cerrahın her ameliyatı yapmasındaki sakıncalar iyice ortaya çıkınca ABD de 1950 li yıllardan itibaren kolorektal cerrahlar, genel cerrahi eğitimini tamamlamış cerrahların yan dal ihtisasını ve bunu takiben girdikleri merkezi uzmanlık sınavını tamamladıktan sonra bu ünvanı almaya başladılar. Avrupa ülkelerinde de benzeri eğilimler ve tartışmalar halen sürmekte olup evrensel bir tanımlama henüz mümkün olmamışsa da, hemen hemen son 10 yıldır ESCP isimli Avrupa koloproktoloji board u kurulmuş ve ülkemizden de bu konuda yeterli eğitimi aldıklarını kanıtlayan cerrahları bu sınava kabul ederek board diploması vermeye başlamıştır. Avrupa nın da geçiş dönemi sonrası hedefi, kolorektal cerrahinin genel cerrahi sonrası bir yan dal ihtisası olmasıdır. Ülkemizdeki eğilim şu sıralar sindirim sistemi cerrahisi şeklinde bir yan dal ihtisasının kolorektal cerrahiyi de içermesi şeklinde olmakla birlikte birkaç yıl içinde ne olacağını ben de sizler kadar merak etmekteyim. Kolon ameliyatlarında rezeksiyon ve anastomoz düzeyine erişildiğinde rektum ameliyatları gerek anatomi gerekse fizyolojik açıdan cerrahanastomozunun da fikir ışığı sayılabilir. Bu alet aslında literal olarak tüm diğer anastomoz teknikleri kadar güvenliyse de başta yüksek fiyatı ve özellikle low anterior rezeksiyonlarda teknik olarak kullanım zorluğu nedeniyle üreticilerinin arzu ettiği popülariteye ulaşamamıştır. Elbette ki o zamanlar antibiyotikler yoktu ve barsak temizliği ile ilgili bir bilgi de tanımlanmamıştı. Hatta sıvı elektrolit dengesi ile ilgili bilgiler bile sınırlı olduğundan büyük travmaya yol açan tüm cerrahi girişimlerde durum aynıydı. Hastalara sıvı vermek ancak sıvının cilt altına veya periton boşluğuna zerki ile mümkündü ve intravenöz sıvı verilmesi bile bir olaydı. Bu nedenlerle bu tür ameliyatlar yüksek mortalite ve morbidite pahasına yapılmaktaydı. Görüldüğü gibi bugün kullandığımız her teknik bize öğrenmesi ve uygulaması çok basit gelse bile insanlığın büyük emek ve tartışmaları ile gelişmiş ve yerleşmiştir. Bir örnek vererek bu konunun felsefesini iyice açıklamak isterim.yukarıda anlattığım Moynihan ın anastomoz kaçağını keşfinden sonra hiç olmazsa karın içine kaçan içeriği azaltıp sepsise engel olalım fikri 1930 larda Devine ın çalışmalarına kadar gider. Devine tümörü rezeke etmeden 2-3 hafta önce proksimalden bir stoma açarak distalde kalan tümörlü kısmın iyice dekomprese olmasını ve içinin boşalmasını beklerdi. Ardında rezeksiyon, ucuca anastomoz ve koruyucu tüp çekostomi yapardı. Bu şekilde kaçağa bağlı sepsis ve mortalitenin azaldığını yazmıştı. Sülfonamidlerin ve Aminoglikozidlerin keşfinden sonra bu maddeleri içirerek barsak bakterilerini azaltma fikri yaygınlaştı ancak bu sefer de özellikle ameliyat sonrasında antibiyotiğe dirençli stafilokokların yol açtığı enterokolite bağlı mortalite ve morbidite sorun olmaya başladı. Ardından 1973 yılında Hewitt takılan bir nazogastrik sondadan hızlı bir şekilde serum fizyolojik verilerek tüm barsakların yıkanması anlamına gelen whole gut irrigation yöntemini tanımladı. Yıllarca bu yöntem övüldü ve uygulandı ancak sonraları barsağın içinde aşırı

5 Kolorektal Kanser Tedavisinde Tarihsel Perspektif 35 lar için çok daha zor ve tuzaklarla doluydu. Bu nedenle Lisfranc dan sonra neredeyse bir asır boyunca rektumun anatomik olarak rezeksiyonu sorunu cerrahları meşgul etti. Lisfranc ın anlattığı üzere aşağı rektuma ulaşmak veya Reybard ın tanıttığı yolla proksimal rektum kadar olan bölüme ulaşmak mümkündü ancak arada kalan esas rektuma nasıl ulaşılacağı sorunu bile uzun yıllar süren uğraşlar gerektirdi. Her ne kadar bizler bu yıllarda hastayı yüzüstü çevirerek yaptığımız perineal diseksiyona modern abdominoperineal rezeksiyon yaklaşımı adını versek de aslında bu tanımlama sadece bir abartmadan öte değildir. Zira bizlerin modern adını verdiğimiz bu yaklaşım, sırasıyla 1873 de Verneuil, 1876 da ise sonradan tiroid hastalıkları ile ilgili çalışmalarından dolayı ilk kez Nobel ödülü alan cerrah ünvanına sahip Theodore Kocher, rektumu ameliyat edebilmek için koksiks ve sakrumun distalini çıkarmayı önereli 150 yıl olmuştur. İlginçtir ki Diseases of the Colon and Rectum mecmuası 2009 Eylül sayısında bu ameliyat halen orijinal bir teknik olarak yer bulabilmektedir. Halbuki Kraske taa 1885 yılında daha da ileri giderek, bu kemik eksizyonunu takiben rektuma yapılan ameliyatlardan sonra anüsün ve sfinkter kaslarının korunabileceğini dahi göstermiştir. Bu esnada Czerny isimli cerrah 1884 de, hem abdominal yolla proksimal rektumun hem de perine yoluyla distal rektumun kombine opere edildiği abdominoperineal rezeksiyon tekniğini tanımlamıştır. Bu yöntemin daha 19 yy da bile hızla popülarite kazandığını düşündüren bulgular vardır. Örneğin Charles Mayo nun, Mayo Clinic deki ilk abdominoperineal rezeksiyon işlemini 1904 de yaptığı Mayo Clinic tarihinde görülecektir ve bu ameliyat raporu hatta hastanın dosyası halen Mayo Clinic arşivinde görülebilir. Bu ameliyat hala 1908 de kendi modifiye tanımlamasını yapan Ernest Miles ın adıyla anılır. 2 Rektum Kanseri ile ilgili özgün bir kursta Czerny adından söz ettiğimde salonda bu ismi ilk kez duyanların büyük çoğunluk olduğunu görmek Czerny adı- na, ve tüm unutulanlar adına beni üzmüştü ve belki burada bunu biraz telafi etme şansı doğdu. Öte yandan aynı durum 1980 lerden beridir tarih bir kez daha tekerrür etti. Rektum ameliyatlarında gerek abdominoperineal gerekse ilk low anterior rezeksiyonları yapan yine Mayo Clinic cerrahlarından Claude Dixon tarafından ameliyat sonrası lokal nüksler ciddi bir sorun olarak tanımlanmıştı. Sorunun cerrahi olarak azaltılmasının yolu rektumun lenfatik dolaşımı ile ilgili bilgilerin 1950 lerden sonra iyice anlaşılması ile bulundu. Enker ve ark. Chicago Üniversitesi nde yılları arasında yaptıkları toplam 216 rektum kanseri vakasında uyguladıkları ve mezonun tamamının çıkarılmasını geniş anatomik rezeksiyon adıyla tanımladıkları ameliyat tekniğinin hem lokal nüksü azalttığı hem de sağkalımı arttırdığını 1979 yılında yayınlamışlardır. Ardından Heald ve iki arkadaşı yüz vakadan 50 tanesine bugün TME diye tanımlanan yöntemi uyguladığını ve 2 yıllık takip sonunda hiç nüks görmediğini bildirerek başladığı halkla ilişkiler başarı hikayesine aradan geçen 25 yıla rağmen hala devam etmektedir. Enker 1979 makalesi ardından radyoterapinin sfinkter koruma üzerine olan olumlu etkisinden tutunuz, evreleme ve neoadjuvan tedaviye, nüks vakalardaki yaklaşıma kadar birçok çalışmanın da yazarı olmuştur. Ancak TME denince akla daha çok seyahat eden ve İngilizceyi daha akıcı kullanan meslektaşlarının daha önce akla gelmesi, en azından beni üzmüş ve bu gerçekleri yazma zorunluluğu doğurmuştur. Elbette rektum kanseri tedavisinde yukarıda da sözünü ettiğimiz gibi en önemli kilometre taşlarından birisi teknik kolaylığı zirveye taşıyan staplerlerin kullanımı ve bir diğeri de radyoterapinin devreye girişidir. Radyoterapinin rektum kanserinde kullanım tarihi ilginçtir. Aslında ilk radyoterapi denemeleri radyumla kaplanmış lastik boruların rektuma ithali ile başlamış ardından rektum kanser dokusu içine radyum iğneleri yerleştirilerek devam etmiştir da Gordon-Watson bu

6 36 Kolorektal Kanser Tedavisinde Tarihsel Perspektif tedavinin rektum kanserinin ilerlemesini sağlamadığı gibi apse, fistül, sepsis ve hatta ikincil malignitelerin ortaya çıkması gibi olumsuzluklarını bildirerek adeta radyoterapiyi lanetlemiştir. Daha sonra sadece ameliyatı bir nedenle reddeden hastalara ve sadece external beam tarzında uygulandığında palyasyon sağladığı hatta 1942 de Roberts in bildirdiğine göre ara sıra kür olan hastaların da var olduğu bildirilmiştir. Ardından önce endikasyonlar genişletilmiş aynı zamanda voltajın da yükselmesiyle daha güçlü x ışını kaynağı elde edilerek daha yüksek doku penetrasyonu sağlanmıştır. Bir yandan böyle yüksek doz radyoterapi ile cerrahinin kurabilitesinin artışı yanı sıra primer olarak tedavi edilen ve kür sağlanan %6 gibi bir azınlığın da olduğu taa o zamanlar ortaya çıkarken doz yükseldikçe, sistit, enterit, diare, malnütrisyon, vaginit, dermatit gibi ciddi komplikasyonlarla da tanışma başlamıştır. Bu cümleleri özellikle son 2-3 yıldır rektum kanserinin primer tedavisinin radyoterapi olabileceğini sanki bir yenilikmiş gibi sunmaya çalışanları anarak yazıyorum. Yine preoperatif radyoterapiyi sanki 1990 larda keşfedilmiş sananlar da vardır. Halbuki eski kaynakları okuduğumuzda daha 1957 yılında preoperatif radyoterapinin getirilerini ortaya koyan bir çalışmanın New York Memorial Sloan Kettering Hastanesi nde ortaya konulduğunu ancak o zamanki teknoloji ile bunun yan etkilerden ve perioperatif mortalite artışından bugünkü kadar arınmış olamayacağını göstermişlerdir. 1 Tüm bu cesaret kırıcı komplikasyon ve mortalite artışlarına rağmen gerek sağkalım gerekse lokal hastalık kontrolünün cerrahiye radyoterapiye eklenmesi ile artırılabileceği de 1970 lerde iyice ortaya çıkmıştır.aslına bakarsanız, o günden bugüne değişen tek şey radyoterapi ile ilgili doz ve sınırların ortaya iyice konulması ve radyoterapi teknolojisinin artışı ve değişiminde başka bir şey değildir. Birçok konuda olduğu gibi aslında radyoterapi konusu da neredeyse bir asır önce keşfedilmiş bir alandan başka bir şey değildir. İkinci önemli kilometre taşı olarak da staplerlerin kullanıma girmesini ileri sürmüştük. Aslında bu da diğer konular gibi anlık bir keşif değil halen de devinimini sürdüren uzun bir süreç işidir. İlk stapler Macar cerrah Humer Hultl tarafından 1908 yılında mide rezeksiyonlarında kullanılmıştır. Bugünkü stapler anastomozların da temel ilkeleri yani, iki barsak ucunun sıkıştırılarak sabitleştirilmesi, zararsız metal tellerin kullanımı, kapatılan zımbaların B şeklini alması gibi prensipler taa o dönemden kalmadır. Hultl ın orijinal stapler aletinin 3.6 kg ağırlığında olduğu da bilinmektedir. Daha sonra yine Avusturya-Macaristan da yaşayan von Petz, re-usable bir lineer stapler geliştirmişse de savaş sonucu imparatorluğun yıkılması ile bu çalışmalar da orada kalmıştır. Ancak tıp fakülteleri startejik kurumlardır ve Ruslar o dönemde işgal ettikleri ülkelerin tıp fakültelerine de kendi vatandaş ve yandaşlarını profesör olarak yerleştirmişlerdir. Bunun örneklerini özellikle duvarın yıkılmasından sonra ziyaret ettiğimiz bir zamanların keşif furyalarına ev sahipliği yapan doğu Almanya fakültelerinde de izleyebilirsiniz. Bu staplerleri, işte anlattığım şekilde Budapeşte Tıp fakültesine 1949 yılında ikinci dünya savaşı sonrası Petrovsky isimli bir Rus cerrah profesör olarak gelince, von Petz in çalışmalarını fark etmiş ve kaldığı yerden devralmıştır. Bu tamamlanmamış keşfi Moskova ya taşımış, 1951 yılında Moskova daki İngilizce adı Scientific Research Institute for Experimental Surgical Apparatus and Instruments olan araştırma enstitüsünde bugün kullandıklarımıza en yakın hale getirmiştir. Burada eklenen en önemli unsur zımba hattının içine yerleştirilen bıçak ile ortadaki yuvarlak barsak halkalarının kesilmesi düzeneğidir. Aynı enstitü damar anastomozu yapan bir stapler ve ardından da 1964 te ilk kez Kalinina ve ark. transanal olarak uygulanan bugünkü yuvarlak staplerin babası sayılan KT-25 isimli modeli uygulamaya koymuşlardır. Ardından, SPTU (veya diğer adı model 249) ismi ile Rusya dışına da satılmaya

7 Kolorektal Kanser Tedavisinde Tarihsel Perspektif 37 başlayan modeli low anterior rezeksiyonlarda kullanan ve buna Rus tüfeği adını vererek popüler hale getiren de ünlü Goligher dir. 1 Bu aletin gelecekteki önemini daha 1964 te fark eden 2 Amerikalı girişimci Ravitech ve Steichen, önce Rusya ya gidip aleti iyice inceledikten sonra ABD ye geri gelip ucuca anastomoz yapan staplerleri kendi beğendikleri tarzda üreterek 1970 lerden itibaren dünyaya tanıtıp satmaya başlamışlardır. Elbette serbest piyasada büyüklü küçüklü bu aletleri üreten birçok firma kurulmuş ve laparoskopik cerrahinin yayılması ile gitgide daha fazla stapler bağımlı bir cerrahi çağına gelinmiştir. Bu konuda gelinen son nokta oda ısısında esnek iken 37 derecede sertleşen metalden oluşan zımba tellerinin kullanımı ve anastomoz iyileşmesini artıracağı ümit edilerek zımba hattına yerleştirilen kağıt inceliğinde bir sentetik tabakanın kullanıma girmesidir. 4 Yani tarihsel gelişim sürmeye devam etmektedir. Üstelik güncel eğilim tüm bu işlemleri bir robota yaptırmaktır. Rektum kanserinin tarihsel sürecini anlatan aşağıdaki tablo bize yeterli dersi verecektir: Tablo 1 Out Tıkanınca kolostomi Rezeksiyon anastomoz Rezeksiyon+ stoma Önce stoma açılması Mekanik Barsak temizliği Nichols Formülü Radyoterapi Adjuvan tedavi Neoadjuvan tedavi APR TME BT Açık cerrahi Laparoskopi Esop Da Vinci? In Rezeksiyon anastomoz Rezeksiyon+ stoma Rezeksiyon anastomoz Mekanik Barsak temizliği Nichols Formülü Barsakları temizlememe Adjuvan tedavi Neoadjuvan tedavi Targetted terapi Sfinkter koruyucu CRM PET Laparoskopi Esop Da Vinci Single port Da Vinci? Teknolojinin gideceği yeri tahmin etmenin en garantili yolu onu keşfetmektir Alan Kay

8 38 Kolorektal Kanser Tedavisinde Tarihsel Perspektif KAYNAKLAR Goligher JC editor. Surgery of the Colon, Rectum and Anus. Bailliere Tindall. London 1981:sf , Saltz LB editor.colorectal Cancer Multimodality Management. Humana Press, Totowa, New Jersey 2002.sf Corman M, editor. Colon and Rectal Surgery. JB Lippincott Company, Philadelphia.sf Nudelman, et al. Gastrointestinal anastomosis with the nickel-titanium double ring. W J Surg 2000:24:

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

Total Mezorektal Eksizyon (TME) ve Getirdikleri. Prof. Dr. Ahmet Alponat Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı

Total Mezorektal Eksizyon (TME) ve Getirdikleri. Prof. Dr. Ahmet Alponat Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Total Mezorektal Eksizyon (TME) ve Getirdikleri Prof. Dr. Ahmet Alponat Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal kanserler Hayat boyu risk % 5.5-6 Kanserler içinde İnternal

Detaylı

Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş

Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş Radyasyon Koliti Oluşturulmuş Sıçanlarda Ghrelinin Barsak Anastomozu Üzerine Etkisi Dr. Ebubekir Gündeş Kartal Koşuyolu Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği Giriş

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. REKTOVAGİNAL FİSTÜL Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. KLİNİK-TANI: Vagenden gaz ve gaita gelmesi en

Detaylı

İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.

İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09. 1 İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2014-2015 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ STAJI B GRUBU TEORİK VE PRATİK DERS PROGRAMI (01.09.2014 10.10.2014) 1 EYLÜL 2014 PAZARTESİ Saat 10.30-11.20

Detaylı

Prof.Dr.İ.Ethem Geçim Ankara üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Ünitesi

Prof.Dr.İ.Ethem Geçim Ankara üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Ünitesi Prof.Dr.İ.Ethem Geçim Ankara üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Ünitesi Cerrahinin en iddialı konularından birisi! İlk tedavi çekostomi,pillore 1776 İlk kolostomi,duret

Detaylı

Robotik Cerrahi? Laparoskopi?

Robotik Cerrahi? Laparoskopi? Robotik Cerrahi? Laparoskopi? Dr. Korhan Taviloğlu Genel Cerrahi Profesörü Şişli ve Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi www.taviloglu.com www.robotcerrahisi.com www.genelcerrah.com www.drtaviloglu.tv

Detaylı

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE NEOADJUVAN KıSA DÖNEM VE UZUN DÖNEM KEMORADYOTERAPI SONRASı HAYAT KALITESI DEĞERLENDIRILMESI SORUMLU ARAŞTIRMACI: Prof.Dr.ESRA SAĞLAM YARDIMCI ARAŞTIRMACI: Dr. ŞÜKRAN ŞENYÜREK

Detaylı

Radikal Prostatektomi. Üroonkoloji Derneği. Prof.Dr.Bülent Soyupak. 2005 Diyarbakır

Radikal Prostatektomi. Üroonkoloji Derneği. Prof.Dr.Bülent Soyupak. 2005 Diyarbakır Radikal Prostatektomi Prof.Dr.Bülent Soyupak 2005 Diyarbakır Tarihçe İlk perineal radikal prostatektomi: 1867, Theodore Billroth Standardize perineal yaklaşım: 1900-1904, Hugh Hampton Young Retropubik

Detaylı

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA DÖNEM -GENEL CERRAHİ ( CTB 0). HAFTA -9 EYLÜL 0 Prof.Dr.Hasan Kaplan.00 Küçük Cerrahi Girişimler ( Minor surgical interventions) Prof.Dr.Hasan Kaplan Akut Karın (Acute abdomen) Akut pankreatit (Acute pancreatitit)

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ MEME VE AKCİĞER KANSERİNDEN

Detaylı

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Doğu Asya Cerrahi D2 sonrası oral floropirimidin bazlı adjuvan tedavi Avrupa Perioperatif kemoterapi (neoadjuvan ve adjuvan) Amerika Adjuvan kemoradyoterapi Surg Oncol

Detaylı

Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri. 5. TTOK-2014 Antalya

Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri. 5. TTOK-2014 Antalya Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri 5. TTOK-2014 Antalya Neoadjuvan Kemoterapi (KT) nin Rasyoneli Adjuvan tedavi olarak KT (5-FU veya Gemsitabin) veya KRT hastalıksız

Detaylı

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler Dr. Lütfi Eroğlu Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik cerrahi Anabilim Dalı Mastektomi ile ilgili ameliyatların tarihsel süreci

Detaylı

Dr. Mert Altınel Türkiye Yüksek İhtisas EA Hastanesi ÜST ÜRİNER SİSTEM ÜROTELYAL KARSİNOMUNDA LAPAROSKOPIK TEDAVİ

Dr. Mert Altınel Türkiye Yüksek İhtisas EA Hastanesi ÜST ÜRİNER SİSTEM ÜROTELYAL KARSİNOMUNDA LAPAROSKOPIK TEDAVİ Dr. Mert Altınel Türkiye Yüksek İhtisas EA Hastanesi ÜST ÜRİNER SİSTEM ÜROTELYAL KARSİNOMUNDA LAPAROSKOPIK TEDAVİ ÜST ÜRINER SISTEM ÜROTELYAL KARSINOMU Tüm renal tümörlerin %4-%9 u Tüm ürotelyal tümörlerin

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma 10.00-10.45 Cerrahi Anamnez T.KÜÇÜKKARTALLAR 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri

Detaylı

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri Doç. Dr. Onur POLAT Toraks Travmalarında Temel kuralın tanı ve tedavinin aynı anda başlaması olduğu gerçeği hiçbir zaman unutulmamalıdır. Havayolu erken entübasyon ile sağlanmalı, eğer entübasyonda zorluk

Detaylı

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

Anastomoz kaçaklarının tedavisi

Anastomoz kaçaklarının tedavisi Anastomoz kaçaklarının tedavisi Prof Dr Adil BAYKAN Şişli ETFAL Eğt. ve Arş. Hastanesi XVI. Ulusal Kanser Kongresi 20-24 nisan 2005 Pine Beach city, Antalya, A.K. Rektum Ca ameliyatlarında morbidite ve

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği

DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği Lauren Sınıflaması İntestinal tip Diffüz tip Dünya Sağlık

Detaylı

REKTUM KANSERİNDE ADJUVAN NEOADJUVAN TEDAVİ YAKLAŞIMLARI. Prof Dr Gökhan Demir İstanbul Bilim Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

REKTUM KANSERİNDE ADJUVAN NEOADJUVAN TEDAVİ YAKLAŞIMLARI. Prof Dr Gökhan Demir İstanbul Bilim Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı REKTUM KANSERİNDE ADJUVAN NEOADJUVAN TEDAVİ YAKLAŞIMLARI Prof Dr Gökhan Demir İstanbul Bilim Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Rektum Kanserinde Cerrahi Total mezorektal eksizyon sonrası T3-4 ve N

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI. Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu

T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI. Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu T.C. BÜLENT ECEVĠT ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ 2015-2016 ÖĞRETĠM YILI DÖNEM IV GENEL CERRAHĠ STAJ PROGRAMI Dekan Prof. Dr. Taner Bayraktaroğlu Dekan Yardımcıları Prof. Dr. Ferruh Niyazi Ayoğlu Prof. Dr.

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Derin İnfiltratif Endometriozis. Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Derin İnfiltratif Endometriozis Prof.Dr.Ahmet Göçmen Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endometriozis Peritoneal Ovarian Derin infiltratif Anterior Mesane Posterior P1-Uterosakral ligament P2-Vajinal

Detaylı

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım,

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım, Önsöz Değerli Meslektaşlarım, Laparoskopik cerrahinin yaygınlığı dünyada giderek artmaktadır. Özellikle son dekatta Jinekoloji alanında hemen hemen tüm operasyonlar ağırlıklı olarak laparoskopik olarak

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVİTÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 ÖĞRETİM YILI IV. SINIF GENEL CERRAHİ STAJ PROGRAMI. Grup D ( 8 Hafta)

T.C. BÜLENT ECEVİTÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 ÖĞRETİM YILI IV. SINIF GENEL CERRAHİ STAJ PROGRAMI. Grup D ( 8 Hafta) T.C. BÜLENT ECEVİTÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 2013-2014 ÖĞRETİM YILI IV. SINIF GENEL CERRAHİ STAJ PROGRAMI Grup D ( 8 Hafta) (02 Eylül 2014-28 Ekim 2014 ) Dekan Dekan Yardımcıları Eğitim BaĢ Koordinatörü

Detaylı

Laparoskopik kolorektal kanser cerrahisinin erken dönem sonuçları: 28 olgu

Laparoskopik kolorektal kanser cerrahisinin erken dönem sonuçları: 28 olgu AKADEMİK GASTROENTEROLOJİ DERGİSİ, 2007; 6 (1): 14-19 Laparoskopik kolorektal kanser cerrahisinin erken dönem sonuçları: 28 olgu Early results of laparoscopic colorectal cancer surgery: 28 patients Erdal

Detaylı

Prostat Rezeksiyon Yöntemleri ve Endikasyonları

Prostat Rezeksiyon Yöntemleri ve Endikasyonları Prostat Rezeksiyon Yöntemleri ve Endikasyonları Editörler Nevzat Can Şener Kürşad Zengin Nisan 2015 Copyright 2014 ISBN : 978-605-5121-13-6 Eser Editörler : Prostat Rezeksiyon Yöntemleri ve Endikasyonları

Detaylı

TÜRK KOLON VE REKTUM CERRAHÝ DERNEÐÝ

TÜRK KOLON VE REKTUM CERRAHÝ DERNEÐÝ TÜRK KOLON VE REKTUM CERRAHÝ DERNEÐÝ Prof. Dr. Ethem Geçim / TKRCD Üyesi ABD ve AB nin Kolorektal cerrahi eğitimindeki düzenlemeleri ekte sunulmuştur. Bu belgeler incelendiğinde kolorektal cerrahi alanında

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Orhan Bilge İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Safra Yolları Cerrahisi Birimi Kolorektal Kanser 950 000 hasta / yıl Kanser ölümlerinin

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Editör Abdullah İrfan Taştepe Temmuz 2014 Copyright 2014 ISBN : 978-605-5121-12-9 Eser Editör : Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı : Abdullah

Detaylı

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi Dr. Öztuğ Adsan Radikal Sistektomi Radikal sistektomi pelvik lenfadenektomi ile birlikte kasa invaze ve

Detaylı

İNTESTİNAL STOMALAR GENEL BİLGİLER VE TARİHÇE

İNTESTİNAL STOMALAR GENEL BİLGİLER VE TARİHÇE 40 İNTESTİNAL STOMALAR Dr. Ömer ALABAZ Dr. Tolga AKÇAM GENEL BİLGİLER VE TARİHÇE Barsağın geçici ya da sürekli olarak dışarı ağızlaştırılması cerrahi pratiğinde oldukça sık başvurulan bir girişimdir. Değişik

Detaylı

Özofagus Kanserinde Cerrahi Tedavi

Özofagus Kanserinde Cerrahi Tedavi Özofagus Kanserinde Cerrahi Tedavi Özofagus kanserlerinde tedavinin seçimi, öncelikle tümörün evre ve lokalizasyonu olmak üzere birçok faktöre bağlıdır. Sadece cerrahi tedavinin veya kemo/radyoterapinin

Detaylı

SİSTEKTOMİ + ÜRİNER DİVERSİYON. Soyadı: Doğum tarihi: Protokol No:... Baba adı: Ana adı:..

SİSTEKTOMİ + ÜRİNER DİVERSİYON. Soyadı: Doğum tarihi: Protokol No:... Baba adı: Ana adı:.. SİSTEKTOMİ + ÜRİNER DİVERSİYON Hastanın Adı, Soyadı: Doğum tarihi: Protokol No:... Baba adı: Ana adı:.. Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi Cerrahi, mesane tümörü nedeniyle yapılıyorsa erkeklerde mesane, prostat,

Detaylı

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım,

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım, Önsöz Değerli Meslektaşlarım, Laparoskopik cerrahinin yaygınlığı dünyada giderek artmaktadır. Özellikle son dekatta Jinekoloji alanında hemen hemen tüm operasyonlar ağırlıklı olarak laparoskopik olarak

Detaylı

5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Bilimsel Program - 20 Mart 2014, Perşembe UĞUR DERMAN SALONU SEÇİLMİŞ VAKA SUNUMLARI - Peritoneal Kanserlerde HIPEC in Yeri HIPEC Nasıl Yapılır? Kolon Kanseri Mezotelyoma KONFERANS - Onkolojide Nereden

Detaylı

KOLOSTOMİ- İLEOSTOMİ BAKIM PROTOKOLÜ

KOLOSTOMİ- İLEOSTOMİ BAKIM PROTOKOLÜ REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No Hazırlayan: Onaylayan: Onaylayan: Hemşirelik Protokolleri Adem Aköl Sinan Özyavaş Hazırlama Komitesi Kalite Konseyi Başkanı Kalite Koordinatörü 1/7

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Pankreas Kanserinde Rezeksiyon Sonrası Adjuvan Tedavi. Dr. Orhan Bilge

Pankreas Kanserinde Rezeksiyon Sonrası Adjuvan Tedavi. Dr. Orhan Bilge Pankreas Kanserinde Rezeksiyon Sonrası Adjuvan Tedavi Dr. Orhan Bilge Pankreas Kanseri %90 ductal adenokanser Kanser tanısında 10. sırada Kanser ölümünde 4. sırada Pankreas Kanseri Tanı sırasında %20 rezektabl

Detaylı

Laparoskopi Nasıl Yapılır?

Laparoskopi Nasıl Yapılır? Dünyaya baktığımızda son 20 yılda cerrahi anlayışında köklü değişiklikler görmekteyiz. Vücut boşluklarını açmadan içeride olup bitenleri anlayabilme fikri tıbbın başlangıcından beri cerrahları heyecanlandıran

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1

SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 SIK RASTLANAN HASTALIKLAR-1 HEMOROİD - BASUR HAZIRLAYAN: OP. DR. ŞABAN BEYAZPINAR ANA SAYFAYA DÖN 1 GİRİŞ Sağlıklı bir toplum olmak. Sağlıklı karar vermeyi sağlamak ve yanlış yapmamak. Bilgilerimizin doğruluğunu

Detaylı

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hepatobilier sistem tümörleri Kolanjiokarsinom Hepatoselüler karsinom Safra kesesi tümörleri Ampulla Vater tümörleri Pankreas

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Kolon ve rektum kanserleri

Kolon ve rektum kanserleri Kolon ve rektum kanserleri Editörler Prof. Dr. Adil BAYKAN Şişli Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Klinik Şefi Prof Dr. Abdullah ZORLUOĞLU Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi

Detaylı

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI Dr. Ömer USLUKAYA DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI Karın travması Karın travmaları, baş, boyun ve toraks travmalarından sonra üçüncü en

Detaylı

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ İnteraktif Olgu Sunumu KEMİK TÜMÖRLERİ . 17 yaşında bayan hasta. 2.5 yıldır sol bacakda yürürken ağrı Enfeksiyon ve dolaşım bozukluğu tedavisi uygulanmış. Son 6 aydır ağrı

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM IV Entegre Cerrahi Bilimler Stajı Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem 4 Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Fatih Köksal BİNNETOĞLU Yrd. Doç.

Detaylı

Dr. Zeynep Özsaran. E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD

Dr. Zeynep Özsaran. E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD Dr. Zeynep Özsaran E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD Son cümle: Geçmiş yıllarda yapılan randomize çalışmalarda endometrium kanserinde RT nin rolü tanımlanmıştı Ancak eksternal RT nin yeri yüksek risk faktörlü

Detaylı

Evre III KHDAK nde Radyoterapi

Evre III KHDAK nde Radyoterapi Evre III KHDAK nde Radyoterapi Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D. 20. UKK, 2013, Antalya Evre III Alt Grupları IIIA 0 : N2 tutulumu yok (T3N1, T4N0-1) IIIA 1 : Rezeksiyon spesimeninde

Detaylı

UYGULAMALI ROBOTİK KOLOREKTAL CERRAHİ KURSU

UYGULAMALI ROBOTİK KOLOREKTAL CERRAHİ KURSU UYGULAMALI ROBOTİK KOLOREKTAL CERRAHİ KURSU 27-28 Mayıs, 2016, ISTANBUL KURS DİREKTÖRLERİ PROF. DR. TAYFUN KARAHASANOĞLU PROF. DR. İSMAİL HAMZAOĞLU PROF. DR. BİLGİ BACA DOÇ. DR. İLKNUR ERGÜNER 1 KURSUN

Detaylı

GENEL İLKELER (16.10.2012 tarihinde kontrol edildi.)

GENEL İLKELER (16.10.2012 tarihinde kontrol edildi.) GENEL İLKELER (16.10.2012 tarihinde kontrol edildi.) 1- a) Küçük ameliyatlar: 149 birim'e kadar olanlardır. b) Orta ameliyatlar: 150-299 birim olanlardır. c) Büyük ameliyatlar: 300-499 birim olanlardır.

Detaylı

Uygulama (Saat/Hafta) Tıpta Nobellik Buluşlar SEC150 1 2 0 2. Yarıyılı

Uygulama (Saat/Hafta) Tıpta Nobellik Buluşlar SEC150 1 2 0 2. Yarıyılı Dersin Adı Kodu Yarıyılı Ders (Saat/Hafta) (Saat/Hafta) Tıpta Nobellik Buluşlar SEC150 1 2 0 2 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Seviyesi Lisans Dersin Koordinatörü Prof.

Detaylı

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım,

Önsöz. Değerli Meslektaşlarım, Önsöz Değerli Meslektaşlarım, Günümüz Jinekolojik cerrahisinde Laparoskopinin hastalarımıza sağladığı avantajlar tartışılmaz şekilde kabul edilmiştir. Bu nedenle ülkemiz vatandaşlarına sağlık hizmeti sunan

Detaylı

Görevi Kurum Süre (Yıl - Yıl) Idari Görevler Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölüm Başkanlığı

Görevi Kurum Süre (Yıl - Yıl) Idari Görevler Dumlupınar Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu Hemşirelik Bölüm Başkanlığı Özgeçmiş Kişisel Bilgiler Adı Sema Soyadı KOÇAŞLI Doğ.Yeri Eskişehir Doğ.Tar. 04.04.1979 Uyruğu T.C. Email skocasli@yahoo.com.tr Eğitim Düzeyi Mezun Olduğu Kurumun Adı Doktora İstanbul Üniversitesi 2011

Detaylı

KADAVRADAN ORGAN ALINMASI. Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi

KADAVRADAN ORGAN ALINMASI. Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi KADAVRADAN ORGAN ALINMASI Özlem ERGİNBAŞ Ameliyathane Hemşiresi KADAVRADAN ORGAN ALINMASI Beyin ölümü kararı verilmiş donörlerden (vericilerden) usulüne uygun olarak başka kişiye nakledilmek üzere organların

Detaylı

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL İdeal Bariatrik Cerrahi Kriterleri Ne Olmalıdır? 1. Düşük komplikasyon riski olmalı 2. Etkili kilo kaybı olmalı 3. Teknik olarak kolay uygulanabilmeli

Detaylı

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma.

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. RFA Temel Mekanizma Pozitif Negatif iyonlar iyonlar elektrod elektrod yönüne yönüne

Detaylı

REKTUM KANSERİ: RADİKAL CERRAHİNİN İLKELERİ

REKTUM KANSERİ: RADİKAL CERRAHİNİN İLKELERİ 25 REKTUM KANSERİ: RADİKAL CERRAHİNİN İLKELERİ Dr. M. Ayhan KUZU Dr. Ahmet Keşşaf AŞLAR Kolorektal kanser kadınlarda ve erkeklerde en sık gözlenen kanserlerden olup, gastrointestinal sistem tümörleri içinde,

Detaylı

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012

Akut Mezenter İskemi. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Akut Mezenter İskemi Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK - 2012 Sunum Planı Tanım Epidemiyoloji Anatomi Etyoloji/Patofizyoloji Klinik Tanı Ayırıcı tanı Tedavi Giriş Tüm akut mezenter iskemi

Detaylı

GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ 2013-2014 YILI EĞİTİM PLANI

GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ 2013-2014 YILI EĞİTİM PLANI Hazırlayan Kontrol Eden Onaylayan Klinik Eğitim Sorumlusu Kalite Yönetim Direktörü Hastane Yöneticisi TARİH SAAT EĞİTİMCİ KONU 02.09.2013 07:00-08:00 Dr. S. Yüksekdağ Cerrahi Hastada Anestezi 06.09.2013

Detaylı

4. SINIF DERS PROGRAMI

4. SINIF DERS PROGRAMI 2012 2013 EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI GENEL CERRAHİ ANABİLİMDALI 4. SINIF DERS PROGRAMI 1 GENEL CERRAHİ ANABİLİMDALI ÖĞRETİM ÜYE/ÖĞRETİM GÖREVLİLERİ Prof.Dr.Bekir YAŞAR Prof.Dr.Ercüment PAŞAOĞLU Prof.Dr.Tarık

Detaylı

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 Trakea Rüptürü Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 1 Klinik Öykü Ş.Ş., 75 yaş, erkek, Asenden Aort Anevrizması

Detaylı

AMELİYATHANEDE İNOVASYON. Nermin Ocaktan Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü

AMELİYATHANEDE İNOVASYON. Nermin Ocaktan Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü + AMELİYATHANEDE İNOVASYON Nermin Ocaktan Acıbadem Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü + Sunu Akışı 2 Neden İnovasyon? Neredeydik? Neredeyiz? Nereye Gidiyoruz? + Sunu Akışı 3 Neden

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

STOMA BAKIMI ve TORBA DEĞİŞİMİ

STOMA BAKIMI ve TORBA DEĞİŞİMİ STOMA BAKM ve TORBA DEĞİŞİMİ Şim d i sîzle rle sto m a bakım ı ve to rb a d e ğ işim ini inceleyelim. Önce birkaç önemli hatırlatma yapalım!!!! STOMA: Küçük delik anlamına gelir. KOLOSTOMİ: Kalın barsakların

Detaylı

Bizi çekici kýlan, etrafýmýza karþý ilk imajýmýzý belirleyen, elbetteki saðlýklý bir gülümsemedir. Bu sebeple, doðal diþlerin kaybý, kiþinin kendisini toplumdan izole etmesi ya da toplum içinde tedirgin

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın?

Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın? Beslenme desteğinde hangi içerik kime, ne zaman, hangi yolla uygulansın? Dr. Beste Atasoy Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı & Sağlık Bakanlığı-Marmara Üniversitesi Pendik

Detaylı

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI

DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI DİYABETİK AYAKTA VAKUM UYGULAMASI Dr. Fatih YANAR İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı, Periferik Damar Cerrahisi 2.Ulusal Diyabetik Ayak İnfeksiyonları Sempozyumu

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU

PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM. Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU PROSTAT AMELİYATI SIRASI BAKIM Prof. Dr. NEVİN KANAN İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ FLORENCE NIGHTINGALE HEMŞİRELİK YÜKSEKOKULU Ürolojik cerrahi daha kompleks ve oldukça fazla mükemmeli hedefleme yolunda gelişmesini

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

Gastrointestinal Cerrahi Ameliyatında Hemşirenin Rolü. Merih Çavuşlu

Gastrointestinal Cerrahi Ameliyatında Hemşirenin Rolü. Merih Çavuşlu Gastrointestinal Cerrahi Ameliyatında Hemşirenin Rolü Merih Çavuşlu Bilim ve teknolojideki hızlı değişim hemşirelik alanında Hem yaklaşımları, Hem de materyalleri hızla değiştirmektedir Dolayısıyla Bir

Detaylı

SİSTEKTOMİ + ÜRİNER DİVERSİYON AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU

SİSTEKTOMİ + ÜRİNER DİVERSİYON AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU SİSTEKTOMİ + ÜRİNER DİVERSİYON AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Tanı: İşlem/Girişim: Tarih/Saat: Hasta, veli veya vasinin onamı açıklaması: Doktorum bana sağlık durumum ve hastalığımın

Detaylı

Sayın Meslektaşlarım,

Sayın Meslektaşlarım, Sayın Meslektaşlarım, Hekimlik mesleği yaşamboyu eğitim gerektiren bir meslektir. Jinekolojik laparoskopik ve histereskopik cerrahide yaşanan hızlı gelişmeler uzmanlık sonrası eğitimi bir gereksinim haline

Detaylı

Üriner Diversiyonlar ve Seçim Kriterleri. Dr. Gökhan Toktaş İstanbul Eğt. ve Arş. Hastanesi Üroloji Kl.

Üriner Diversiyonlar ve Seçim Kriterleri. Dr. Gökhan Toktaş İstanbul Eğt. ve Arş. Hastanesi Üroloji Kl. Üriner Diversiyonlar ve Seçim Kriterleri Dr. Gökhan Toktaş İstanbul Eğt. ve Arş. Hastanesi Üroloji Kl. Sözlük Anlamları Diversiyon : saptırma, yoldan çevirme Heterotopik, : olmaması gereken bir yerde oluşmuş

Detaylı

Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu

Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu 2006 Hemoroidal Hastalık Hemoroidal hastalık Eski Mısır, Yunan, Hindu, İbrani medeniyetlerinde İncil de sıkça adı geçmektedir

Detaylı

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu Travma ve cerrahiye ilk yanıt Total vücut enerji harcaması artar Üriner nitrojen atılımı azalır Hastanın ilk resüsitasyonundan sonra Artmış

Detaylı

RADİKAL PROSTATEKTOMİ AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU

RADİKAL PROSTATEKTOMİ AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU RADİKAL PROSTATEKTOMİ AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Tanı: İşlem/Girişim: Tarih/Saat: Hasta, veli veya vasinin onamı açıklaması: Doktorum bana sağlık durumum ve hastalığımın

Detaylı

Interventi di screening per i tumori intestinali in Galles

Interventi di screening per i tumori intestinali in Galles Interventi di screening per i tumori intestinali in Galles 3 www.bowelscreeningwales.org.uk Galler de yapılan Bağırsak Taraması nı Anlamak Bağırsak kanseri taraması neden yapılmalı? Bağırsak taraması bağırsak

Detaylı

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Dev Krukenberg tümörlü Mide Kanserli hastada Sitoredüktif

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ GENEL CERRAHĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans

CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ GENEL CERRAHĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU. Lisans CUMHURĠYET ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ GENEL CERRAHĠ BÖLÜMÜ DERS BĠLGĠLERĠ FORMU Bölüm Genel Cerrahi Yıl/yarıyıl 4/1-2 in Adı düzeyi (Önlisans, lisans,vb) in Türü(Z/S) in dili Kodu Genel Cerrahi Lisans

Detaylı

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından safra yollarımda tümör

Detaylı

Çocuklarda İnmemiş Testis

Çocuklarda İnmemiş Testis İnmemiş Testis BR.HLİ.021 görülen inmemiş testise zamanında müdahale edilmediğinde çocuğunuzun gelişimini ve geleceğini olumsuz yönde etkileyebileceğini biliyor muydunuz? inmemiş testis nedir? Erkek üreme

Detaylı

KANSERE YAKALANDIKTAN SONRA YAPMANIZ GEREKENLER. Prof. Dr. Oktar Asoğlu

KANSERE YAKALANDIKTAN SONRA YAPMANIZ GEREKENLER. Prof. Dr. Oktar Asoğlu KANSERE YAKALANDIKTAN SONRA YAPMANIZ GEREKENLER Eskiden kanser en korkulan hastalıkların başında geliyordu artık hayatımızın bir parçası. Yakınları arasında kansere yakalanmamış kişi yok gibi. Kolon kanseri

Detaylı

İzmir Atatürk Lisesi Dokuz Eylül Üniversitesi Denizli Tıp Fakültesi İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel cerrahi A.B.

İzmir Atatürk Lisesi Dokuz Eylül Üniversitesi Denizli Tıp Fakültesi İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Genel cerrahi A.B. ERYĠĞĠT EREN CV Adı Soyadı: Eryiğit Eren Doğum Tarihi: 27 şubat 1974 Medeni durum: Evli,bir çocuklu Yabancı dil: İngilizce Ev adresi : Kirazlıdere mh. Gümüş sk. Park verde sitesi b3/1 blok no 22 Çekmeköy

Detaylı

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü

HAZIRLAYAN KONTROL EDEN ONAYLAYAN Kalite Yönetim Direktörü Doküman No: ENF.TL.11 Yayın Tarihi:19.11.2008 Revizyon Tarihi: 27.03.2013 Revizyon No: 02 Sayfa: 1 / 9 GENEL İLKELER : Cerrahide profilaktik antibiyotik kullanımının genel kabul gören bazı temel prensipleri

Detaylı

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ

HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANESİ KARDİYOLOJİ KLİNİĞİ GEÇİCİ KALP PİLİ TAKILMASI İÇİN HASTANIN BİLGİLENDİRİLMİŞ ONAM (RIZA) BELGESİ HASTANIN Adı Soyadı:..... Protokol Numarası:..... Doğum Tarihi:..... Telefon Numarası:.... Adresi:.....

Detaylı