NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ"

Transkript

1

2 BİLDİRİ ÖZETLETLERİ KİTABI 2-4 EYLÜL 2014 NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ TEKİRDAĞ i

3 10. SEBZE TARIMI SEMPOZYUMU 2-4 EYLÜL - TEKİRDAĞ Editörler Doç. Dr. Süreyya ALTINTAŞ Doç. Dr. Murat DEVECİ Öğr. Gör. Kenan BAYSAL Dizgi Öğr. Gör. Kenan BAYSAL Baskı Toprak Ofset / Tekirdağ Bildiri Kitabı İsteme Adresi Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Değirmenaltı / Tekirdağ 10. SEBZE TARIMI SEMPOZYUMU Bildiriler kitabında yer alan makalelerin sorumluluğu yazarlara aittir.

4 SEMPOZYUM DÜZENLEME KURULU Onursal Başkan Prof. Dr. Osman ŞİMŞEK - Rektör Prof. Dr. Ahmet İSTANBULLUOĞLU - Dekan Prof. Dr. Levent ARIN - Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Servet VARIŞ - Bölüm Başkanı Doç. Dr. Murat DEVECİ - Sekretarya Doç. Dr. Süreyya ALTINTAŞ - Sekretarya Yrd. Doç. Dr. Serdar POLAT Doç. Dr. Funda ERYILMAZ AÇIKGÖZ Öğr. Gör. F. Funda ÖZDÜVEN Öğr. Gör. Kenan BAYSAL Araş. Gör. F. Seren SAĞIR Araş. Gör. Nihan ŞAHİN Araş. Gör. Çağatay ARABACI

5 SEMPOZYUM BİLİM KURULU Prof. Dr. İ. Ersin AKINCI Prof. Dr. Sermin AKINCI Prof. Dr. İbrahim BAKTIR Prof. Dr. Ahmet BALKAYA Prof. Dr. Saadet BÜYÜKALACA Prof. Dr. Gülat ÇAĞLAR Prof. Dr. Fisun Gürsel ÇELİKEL Prof. Dr. İbrahim DEMİR Prof. Dr. Köksal DEMİR Prof. Dr. H. Yıldız DAŞGAN Prof. Dr. İbrahim DUMAN Prof. Dr. Atilla DURSUN Prof. Dr. Eftal DÜZYAMAN Prof. Dr. Ş. Şebnem ELLİALTIOĞLU Prof. Dr. Nurgül ERCAN Prof. Dr. Dursun EŞİYOK Prof. Dr. Naif GEBOLOĞLU Prof. Dr. Ayşe GÜL Prof. Dr. İsmail GÜVENÇ Prof. Dr. Nilgün HALLORAN Prof. Dr. Hülya İLBİ Prof. Dr. Kenan KAYNAŞ Prof. Dr. Ahmet KORKMAZ Prof. Dr. N.Yeşim YALÇIN MENDİ Prof. Dr. A. Naci ONUS Prof. Dr. Mustafa Ercan ÖZZAMBAK Prof. Dr.Hüseyin PADEM Prof. Dr.Mustafa PAKSOY Prof. Dr. A. Yıldız PAKYÜREK Prof. Dr. Aysun PEKŞEN Prof. Dr. Nebahat SARI Prof. Dr. H. Özkan SİVRİTEPE Prof. Dr. Suat ŞENSOY Prof. Dr.Önder TÜRKMEN Prof. Dr. Yüksel TÜZEL Prof. Dr. Ruhsar YANMAZ Prof. Dr. Halit YETİŞİR Prof. Dr. Ertan YILDIRIM Dr. Davut KELEŞ Dr. Abdullah ÜNLÜ

6 İÇİNDEKİLER SEMPOZYUM DÜZENLEME KURULU... iii SEMPOZYUM BİLİM KURULU... iv İÇİNDEKİLER... v ÇAĞRILI BİLDİRİLER..... Türkiye de Sebzecilik Araştırmaları Nereye Gidiyor?... 1 Ruhsar Yanmaz Tarımsal Araştırmalar Yönüyle Türkiye Sebzeciliği... 2 Masum Burak, Nejdet Kaplan, Bülent Sayal, Evran Doğan SÖZLÜ BİLDİRİLER... SUNULAN, TAM METNİ YAYINLANAN SÖZLÜ BİLDİRİLER... Ön Bitki Olarak Yetiştirilen Kahverengi Hardalın (Brassica juncea L.) Sanayi Domatesi Üretiminde Verim ve Kalite Özelliklerine Etkisi... 5 İbrahim Duman, Seçkin Kaya, Fatma Eraslan, Necip Tosun, Vahap Damar, Gürkan Sezer Fıçıcı Sanayi Domatesi Üretiminde Verim ve Briks Değişimi Üzerine Bazı Uygulamaların Etkinliğinin Belirlenmesi... 7 Ahmet Aytekin, İbrahim Duman Farklı Sulama Seviyelerinin Çanakkale de Yetiştirilen Yerel Kavun Populasyonunun (Hırsız Kaçıran) Gelişimi ve Verimi Üzerine Etkileri... 8 Hatice Nihan Çiftci, Canan Öztokat Kuzucu Mersin (Tarsus) Yöresinde Toplanarak Tüketilen Sebzeler... 9 Gamze Nur Aras Tohum Gücü Testlerinin Kabakgil Anaçlarında Kullanımı Eren Özden, Sıtkı Ermiş, İbrahim Demir Yerel Populasyonlardan Teksel Seleksiyon ile Elde Edilen Biber Genotiplerinin Genetik Varyabilitesi M. Kadri Bozokalfa, Tansel Kaygısız Aşçıoğul, Dursun Eşiyok Örtüaltı Yetiştiriciliği için Geliştirilen Biber Hatlarının Genel Kombinasyon Yeteneği ve Heterotik Gruplarının Belirlenmesi Ramazan Özalp, İbrahim Çelik Fasulye Islah Programı için Yerel Populasyonların Agro-morfolojik Karakterizasyonu ile Nitelikli Genitörlerin Belirlenmesi Tansel Kaygısız Aşçıoğul, Dursun Eşiyok, M. Kadri Bozokalfa Haploidi ve Katlanmış Haploidi Tekniğinin Sebze Islahında Kullanımı Nebahat Sarı, Ş. Şebnem Ellialtıoğlu, İknur Solmaz Bakteriyel Kanser ve Solgunluk Hastalığına Dayanıklı Domates Genotiplerinde Haritalama Çalışmaları Özer Çalış, Halil Karakaş, Ferhat Özdemir, Deniz Karabulut Increasing Trend of Hydroponically Grown Vegetables under Protected Conditions in Pakistan Shahid Javed Butt, Servet Varis, Nadeem Akhtar Abbasi, Azka Shahid İnorganik ve Organik Maddeler Karıştırılmış Cibrenin, Fide Üretiminde ve Topraksız Tarımda, Yetiştirme Ortamı Olarak Kullanım Olanakları Servet Varış, Uğur Bal, Yeşim Ahi, Korkmaz Bellitürk, Süreyya Altıntaş, Onur İnal, Aslı Gökgöz Kırşehir İli Örtüaltı Isıtmasında Kullanılabilir Jeotermal Kaynakların Potansiyeli Hakan Başak, Seher Yıldız Madakbaş Biberde 24-Epibrassinolid Uygulamaları ile Su Stresine Karşı Toleransın Arttırılması Aysel Samancıoğlu, Ferit Kocaçınar, Ali Rıza Demirkıran, Ahmet Korkmaz Farklı Tuzluluk Düzeylerindeki Sulama Sularının Pırasada Verim ve Bazı Kalite Parametrelerine Etkisi Ahmet Turhan, Hayrettin Kuşçu, Neşe Özmen Tarımsal Ürünlere İnovatif Özellik Kazandırma Dilehan Avşar, Gökhan Avşar

7 Kuzu Göbeği (Morchella) Mantarında Yapılan Sistematik Çalışmalarda Morfolojik ve Mikroskobik Analizler Yeterli mi?..23 Hatıra Taşkın, Hasan Hüseyin Doğan, Saadet Büyükalaca Hatay İli Amik Ovası Soğan (Allium cepa L.) Ekim Alanlarında Görülen Önemli Hastalık Etmenleri, Zararlı ve Yabancı Ot Türleri ve Yaygınlık Durumları Soner Soylu, Erdal Sertkaya, Şener Kurt, İlhan Üremiş, İ. Adem Bozkurt Semizotu (Portulaca oleracea) ile Mücadelede Bitki Özütlerinin Etkilerinin Araştırılması Abdullah Sevinç, Ceyda Göktepe, Semra Özarıcı, Gülsemin Savaş Tuna Aşılı Üretilen Crisby Karpuz Çeşidinin Derim Olum Zamanının Saptanması Ahmet Erhan Özdemir, Halit Yetişir, Elif Çandır, Zehra Güler, Veysel Aras, Özay Baltaer, Durmuş Üstün, Mustafa Ünlü Kapya Biber Tipinde Farklı Hasat Sonrası Uygulamaların Kalite ve Biyokimyasal Özelliklere Etkileri Mustafa Sakaldaş, Kenan Kaynaş, Fatma Özdirek Havuçlarda Kalite Kayıpları ve Önleme Yolları Tamer Sermenli, Ahmet Erhan Özdemir, Ahmet Genç, Özge Demirkeser, Mustafa Ünlü SUNULAN, ÖZETİ YAYINLANAN SÖZLÜ BİLDİRİLER..... Ekim Öncesi Uygulamaların Ispanak Tohumlarının Çimlenme ve Çıkış Oranı Üzerine Etkileri Yasemin Orhan, Süleyman Kavak Asidik ve Bazik Karakterli Pomza ve Torf Ortamlarında Uygulama Yapmaksızın Domates Tohumlarının Çimlenmesi ve Gelişimleri Özlem Üzal, Fikret Yaşar, Nesim Erbay, Faruk Bilici Yaşlandırma ve NaCl ile Priming Uygulamalarının Tuzlu Koşullar Altında Çimlenen Bezelye Tohumlarında Canlılık ve Kromozomal Bozulmaların Oluşumu Üzerine Etkileri H. Özkan Sivritepe, Bülent Şentürk Patlıcan Tohumlarının Fizyolojik Olarak İyileştirilmesinde Kullanılan Farklı Hidrasyon ve Kurutma Uygulamalarının Karşılaştırması H. Özkan Sivritepe, Sevin Teoman Bitkilerde RNAi Temelli Gen Susturulmasında Son Gelişmeler Hasan Pınar, Joydeep Banerjee Flow Sitometri ile Türkiye nin Farklı Bölgelerinden Toplanmış Olan Lagenaria siceraria (Molina) Standl. (Su Kabağı) Populasyonlarının Çekirdek DNA İçeriklerinin Belirlenmesi ve Populasyonların Ploidi Düzeylerinin Saptanması Derya Ersoy, Yasin Ersoy, Evren Cabi, Nihal Denli, Halit Yetişir, Metin Tuna Moleküler Markır ile Yerel Soğan (Allium cepa L.) Çeşitlerinde ve Islah Edilen Saf Hatlarda Sitoplazma ve Çekirdek Ms lokusu ile Bağlantı Eşitsizliğinin Belirlenmesi Ali Fuat Gökçe, Elif Özokutanoğlu, Nazife Kemikler, İlkay Odabaş Molaküler Markır Yardımı ile Seleksiyon Yapılarak Türkiye de Geliştirilen İlk Hibrit Soğan Çeşitleri Ali Fuat Gökçe, F. Özen Tekeli, Ömer F. Çatal, Seda N. Erdoğdu, Nazife Kemikler, İlkay Odabaş Türkiye Su Kabaklarının [Lagenaria siceraria (Molina) Standl.] Genetik Karakterizasyonu Kahraman Gürcan, Adem Taş, Halit Yetişir, Nihal Denli Türkiye Su Kabak (Lagenaria siceraria) larının Toplanması ve Morfolojik Karakterizasyonu Halit Yetişir, Adem Taş, Nihal Denli, Kahraman Gürcan Karpuzlarda Citrullus lanatus var. citroides Genotipleri Üzerine Aşılamanın Bitki Büyümesi, Verim ve Meyve Kalitesi Üzerine Etkilerinin Araştırılması İlknur Solmaz, Güzin Tarım, Nebahat Sarı, Haşim Kelebek Topraksız Tarımda Farklı Domates Çeşitlerinin Meyve Kalite Özelliklerinde Mevsimsel Değişimler Mitra Bonakdarzadeh, Ayşe Gül Hıyarda Aşılamanın Tuz Stresine Etkileri Özlem Cengiz, Ayşe Gül, Mahmut Tepecik Antalya da Domates Yetiştiriciliği Yapılan Seraların Demir Beslenme Durumunun Belirlenmesi Nuri Arı, Cevdet F.Özkan, E.Işıl Demirtaş, Dilek Güven

8 POSTER BİLDİRİLER SUNULAN TAM METNİ YAYINLANAN POSTER BİLDİRİLER..... Tekirdağ İl Merkezinde Yetiştirilen Kıvırcık Salata (Lactuca sativa L.) İçerisindeki Antioksidan Aktivitenin Belirlenmesi Ayşe Makasçı Afacan, Sevinç Adiloğlu, Özlem Karakaş, Yasemin Akdemir, Fatma Çoban Ispanak (Spinacia oleracea L.) İçerisindeki Antioksidan Aktivitenin Belirlenmesi Ayşe Makasçı Afacan, Sevinç Adiloğlu Farklı Sulama Düzeyleri ile Yetiştirilen Kapya Biberinde Prolin Uygulamalarının Verim ve Bazı Kalite Parametrelerine Etkileri Tolga Sarıyer, Canan Öztokat Kuzucu Memeli Cinsiyet Hormonları (Östron ve Testesteron) nın Farklı Hıyar (Cucumis sativus L.) Çeşitlerinde Fide Gelişimi ve Cinsiyet Oluşumu Üzerine Etkisi Yusuf E. Hacıbektaşoğlu, Atilla Dursun Kobaltın Domateste (Lycopersicon esculentum Mill. cv. Falcon) Çimlenme, Kök ve Sürgün Büyümesi Üzerine Etkisi Kamil Mencik, Sermin Akıncı Gümüş Nitrat (AgNO 3)'ın Marul (Lactuca sativa L.) Kotiledon Eksplantlarında Direkt ve İndirekt Sürgün Rejenerasyonu Üzerine Etkisi İsmail Tantawy, Tuğçe Özsan, Esmanur Çetinkaya, Ahmet Naci Onus Biberde Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Bazı Bitki Büyüme Parametreleri ile Na, K, Ca, Mg İçeriği Üzerine Etkisi Z. Hülya Akay Rastgeldi, A. Yıldız Pakyürek, Selçuk Söylemez Farklı Anaçların ve Besin Kaynaklı Tuz Seviyelerinin Domatesin Meyve Kalitesi Üzerine Etkileri Selçuk Söylemez, A. Yıldız Pakyürek Fasulyede Poliploidi Uyartımı Amacıyla Yöntem Geliştirme Çalışmaları Esra Eş Gün, Serdar Polat, Uğur Bal Kastamonu Sarımsağının Doku Kültürü Teknikleriyle Virüsden Arındırılması ve Çoğaltılması Hatıra Taşkın, Namık Kemal Yücel, Gökhan Baktemur, Songül Çömlekçioğlu, Saadet Büyükalaca Brassica Türlerinde Ortam Yenileme Uygulamalarının Mikrospor Embryogenesisi Üzerine Etkisi Burcu Tuncer, Ruhsar Yanmaz Bazı Karpuz (Citrullus lanatus Thunb.) Hatlarının ve Melezlerinin Morfolojik ve Biyoaktif Özelliklerinin Belirlenmesi Veysel Aras, C. Aylin Oluk, Mustafa Ünlü, Ebru Yazıcı, İhsan Canan, Zafer Karaşahin, Çetin Nacar, E. Çağlar Eroğlu Bazı Kabak Hatlarının Hibrit Çeşit Olabilme Performanslarının Belirlenmesi Çetin Nacar, Veysel Aras, Nihal Denli Fusarium oxysporum f. sp. melonis e Dayanıklı Yazlık ve Kışlık Kavun Hibritleri Mine Ünlü, Abdullah Ünlü, Rana Kurum, İlknur Polat Ispanakta (Spinacia oleracea L.) Kromozom Sayımı Üzerine Çalışma Ceren Ekşi, Zeynep Tıraş, Davut Keleş, Nihal Denli, Saadet Büyükalaca Karpuzlarda Anter ve Ovül Kültüründe Soğuk Uygulaması, Thidiazuron (TDZ) ve 2,4-D Uygulamalarının Haploid Embriyo Uyartımına Etkileri K. Sinem Tulukoğlu, Nebahat Sarı Farklı Yetiştirme Sistemlerinin Brokkolide (Brassica oleracea var. italica) Androgenesis Üzerine Etkisi Tuğçe Özsan, Esmanur Çetinkaya, Ahmet Naci Onus İnterspesifik Melez Patlıcan Bitkilerinde in vitro Rejenerasyon Sebahattin Çürük, Aygül Dayan, Fadime Özen Tekeli ISSR Yöntemi ile Türkiye de Bazı Yerel Domates Genotiplerinin Akrabalık İlişkilerinin Tespiti Fatma Akın, Levent Keskin, Erdoğan Eşref Hakkı, Mustafa Paksoy, Önder Türkmen Aşılı Karpuz Fidesi Üretiminde Farklı Aşılama Yöntemlerinin Karşılaştırılması Fatih Cem Kuzucu, Ezgi Sarıtaş, Tolga Sarıyer Farklı Sıcaklık Dereceleri ve Tuz Stresinin Terede (Lepidium sativum L.) Çimlenme, Çıkış ve Fide Gelişimi Üzerine Etkileri Ertan Yıldırım, Melek Ekinci, Atilla Dursun

9 Bakteri Uygulamalarının Domates (Lycopersicon esculentum L.) ve Hıyarda (Cucumis sativus L.) Fide Gelişimi ve Kalitesi Üzerine Etkileri Melek Ekinci, Ertan Yıldırım, Atilla Dursun, Recep Kotan, Metin Turan Prohexadione-Calcium Uygulamalarının Domateste (Lycopersicon esculentum L. ) Fide Kalitesi Üzerine Etkileri İsmail Fatih Çakırbay, Atilla Dursun Ekim Kabı Büyüklüğünün Bazı Lahanagil Türlerinde Fide Kalitesine Etkisi Atnan Uğur, Ercan Ekbiç, Emine Merve Hasancaoğlu Farklı Yetiştirme Ortamlarının Sebze Filizi Yetiştiriciliğindeki Etkinliğinin Belirlenmesi Ruhsar Yanmaz, Gölge Sarıkamış, Selen Akan, Yıldırım Ş. Özden Standart Tohumluk Kaydı Denemelerine Giren Karpuz [Citrullus lanatus (Thunb.) Matsum et Nakai] Çeşitlerinde Ölçülebilir Morfolojik Karakterlerin Belirlenmesi Sıtkı Ermiş, Veysel Aras, Kürşat Murat Soylu Bitki Gelişimini Uyaran Rhizosfer Bakterileri ile Yapılan Yaprak Uygulamalarının Kırmızı Pancar (Beta vulgaris subsp. vulgaris L.) da Verim ve Gelişme Üzerine Etkisi Haluk Çağlar Kaymak, Mesude Figen Dönmez, Esra Ulaş, Ahmet Hakan Ürüşan Türkiye Şalot Soğanı (Allium cepa var. ascalonicum Backer) Üretim Potansiyeli Gülay Beşirli, İbrahim Sönmez, Ali Fuat Gökçe, İkbal Tatar, Şaziye Ulucan Erzincan Koşullarında Bazı Sap ve Kök Kerevizi (Apium graveolens var. dulce ve Apium graveolens var. rapaceum) Çeşitlerinin Bitki Gelişimi, Verim, Bazı Kalite Özellikleri ve Besin Elementi İçeriklerinin Belirlenmesi Halil İbrahim Öztürk, Atilla Dursun Ereğli-Konya Yöresi Mor Havuç (Daucus carota convar. afganicus Setchkarev) Üretimi, Sorunları ve Çözüm Önerileri Esra Cebeci, Fatih Hancı, Orhan Soylu, Sedat Yokuş Erzurum Koşullarında Farklı Yetiştirme Zamanlarının Pırasa (Allium porrum L.) Çeşitlerinde Verim, Kalite ve Gelişmelerine Etkisi Hülya Eminağaoğlu, Atilla Dursun Atık Mantar Kompostunun Enginarda Verim ve Bitki Gelişimi Üzerine Etkileri Nurgül Ercan, Meliha Temirkaynak Azot ve Hümik Asit Uygulamalarının Marulda Verim ve Kalite Üzerine Etkileri Atnan Uğur, Ercan Ekbiç, Ozan Zambi, Mevlüt Uyar, Rana Aksoy Farklı Renkteki Su Yastıklarının Sera Koşullarında Hıyar (Cucumis sativus) Verimi ve Su Kullanma Etkinliği Üzerine Etkileri Mustafa Demirkaya, Sinan Gerçek, Osman Gülşen Isıtmasız Seralarda Yetiştirilmeye Uygun Dolma Biberde (Capsicum annuum L.) Hibrit Güçlerinin Belirlenmesi Volkan Gözen, Ramazan Özalp, İbrahim Çelik Sera Koşullarında Domates-Brokkoli Birlikte Yetiştiriciliğinin Verim ve Bazı Kalite Kriterleri Açısından Karşılaştırılması Halil Demir, Ersin Polat Klormequat Klorid in Isıtmasız Cam Sera Koşullarında Kıvırcık Yapraklı Salatada Verim, Kalite ve Bitki Gelişimine Etkisi Necdettin Sağlam, Naif Geboloğlu, Sezer Şahin, Sevtap Doksöz Giresun İli Bulancak İlçesinde Örtüaltı Tarımı Atnan Uğur, Ercan Ekbiç, Ergün Pekdemir Farklı Olgunluk Dönemlerinde Hasat Edilen Super Red Domates Çeşidinde Hasat Sonrası Uygulamalarının Depolama Kalitesine Etkileri Kenan Kaynaş, Zeynep İşler, Mustafa Sakaldaş Topraksız Yetiştirme Koşullarının Farklı Domates Çeşitlerinin Muhafazası Üzerine Etkileri Ö. Dündar, O. Özkaya, A. Valizadeh, M. Morkal, E. Kükürt Yüksek Tünellerde Hıyar Yetiştiriciliğinde Organik ve Kimyasal Gübrelemenin Verim Bitki Büyümesi ve Besin Elementi Alımı Bakımından Karşılaştırılması Özlem Altuntaş, H. Yıldız Daşgan Konya Konaklarında Bir Güzel: Yıldız Çiçeği Bahar Banu Batı, Mithat Direk, Mustafa Paksoy

10 Farklı Yetiştirme Koşullarının Domateslerin Muhafazası Üzerine Etkileri Ö. Dündar, U. İpek, O. Özkaya, A. Valizadeh, H. Demircioğlu, E. Kükürt Sebzelerin Beslenmesinde Hassas Bir Element: Bor Erdinç Uysal Örtüaltı Domates Yetiştiriciliğinde Humik Asit Kullanımının Toprak Özellikleri Üzerine Etkileri E. Işıl Demirtaş, Filiz Asri, Nuri Arı Cevizden (Juglans regia L.) Elde Edilen Juglonun, Yaprak Biti (Aphis rumicis L.) ve Fasulye Tohum Böceği (Acanthoscelides obtectus L.) ile Mücadelede Etkisinin Araştırılması Ersin Kahraman, Onur Raimoğlu, Melih Baştürk, Simge M. Vit, Gülsemin Savaş Tuna Ispanak ta Antraknoz Hastalağına (Colletotrichum spinaciae) Karşı Bazı Çeşitler ve Diferansiyel Konukçu Bitki Türlerinin Tepkileri Şener Kurt, Aysun Uysal, Emine Mine Soylu Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis e Karşı in vitro Koşullarda Antibakteriyel Etkilerinin Araştırılması Cansu Öksel, Mehmet Doğan, Mustafa Mirik Farklı Organik Materyallerin Baş Salatada Bitki Gelişimi ve Kalitesi Üzerine Etkisi Uğur Şirin, Leyla Saygılı Eken, Serkan Akyüz, Alican Cengiz Fonksiyonel Gıda Bileşenleri Açısından Sebzelerin Değerlendirilmesi Nurcan Özel, İhsan Güngör Şat TAM METNİ SUNULAN VE ÖZETİ YAYINLANAN POSTER BİLDİRİLER..... Soğuk Stresi Altındaki Farklı Bezelye Çeşit ve Hatlarının Fizyolojik ve Biyokimyasal Tepkilerinin Belirlenmesi Fikret Yaşar Farklı Patlıcan Anaçlarının Tuza Tolerans Bakımından Değerlendirilmesi Sevinç Kıran, Fatma Özkay, Şebnem Kuşvuran, Hakkı Özbek, Özlem Özgün, Şebnem Ellialtıoğlu Turpta Çimlenme ve Genç Bitki Döneminde Tuz Stresinin Etkileri Şebnem Kuşvuran, Memiş Bilgici, Ahmet Gül, Şebnem Ellialtıoğlu Turp ve Lahanada Çimlenme ve Çıkış Süresince Glukozinolat İçeriklerinde Meydana Gelen Değişimler Gölge Sarıkamış, Arda Yıldırım, Didem Alkan, Mustafa Çelik Tuzluluk Stresinin Brokkoli Filizlerinde (Brassica oleracea var. italica L.) Toplam Antioksidan Aktivite Üzerine Etkilerinin İncelenmesi Gölge Sarıkamış, Gamze Çakırer Allelopatik Etkili Bazı Bitki Özlerinin Ispanak (Spinacia oleracea L.) Tohumlarının Çimlenmesi ve Bitki Gelişimi Üzerine Etkisi Uğur Şirin, Oğuz Ayral, Fatma Doğan, Selma Demirci Patlıcan Fidelerinde Melatonin Konsantrasyonunun Gün İçerisindeki Değişimi Gökçen Yakupoğlu, Yakup Cuci, Ahmet Korkmaz Van Gölü Havzası Fasulyelerinde Kuraklığa Tolerant ve Duyarlı Genotiplerin Belirlenmesi Turgay Kabay, Suat Şensoy Domateste Kuraklık Stresi Fizyolojik Parametrelerinin Saksıda Genç Bitki Aşamasında ve Arazide Verim Aşamasında Karşılaştırılması H. Yıldız Daşgan, Yelderem Akhoundnejad, Şebnem Kuşvuran, Gökçe Aydöner-Çoban Kavunda Kuraklık Stresi Fizyolojik Parametrelerinin Saksıda Genç Bitki Aşamasında ve Arazide Verim Aşamasında Karşılaştırılması H. Yıldız Daşgan, Yelderem Akhoundnejad, Şebnem Kuşvuran, Gökçe Aydöner-Çoban Mikorizanın Tuz Stresinde Biber Bitkisine Fizyolojik Etkileri Özlem Altuntaş, H. Yıldız Daşgan, Yelderem Akhoundnejad Farklı Patlıcan Genotiplerinde Anter Kültüründen Haploid Bitki Elde Edilmesi Üzerinde Çalışmalar Şebnem Ellialtıoğlu, Kenan Sönmez, Fikret Evcen, Elif Gümrah Türkiye den Toplanan Süs Kabaklarının ISSR Markırları Kullanılarak Genetik Çeşitliğinin Belirlenmesi Serap Comart, Kahraman Gürcan, Halit Yetişir Türkiye Su Kabaklarının Kökeni ve Genetik Çeşitliliği Kahraman Gürcan, Ahmet Say, Halit Yetişir, Nihal Denli

11 Türkiye de Yetiştirilen Bamya (Abelmoscus esculentus) Çeşitinin Farklı Lokal Populasyonlarının Ploidi Düzeylerinin Flow Sitometri ile Belirlenmesi Pınar Örkcü, Serdar Polat, Gülsemin Savaş Tuna, Metin Tuna Kabakta (Cucurbita pepo L.) in vitro Bitki Rejenerasyon Protokolu için Uygun Eksplant Tipinin veortamın Belirlenmesi.112 Ahmet Say, Kahraman Gürcan, Halit Yetişir Orta Anadolu Kökenli Mor Havuç Genotiplerinin AFLP ile Karakterizasyonu Akife Dalda Şekerci, Önder Türkmen, E. Eşref Hakkı Biberde Domates Lekeli Solgunluk Virüsü, Bakteriyel Leke ve Kök Ur Nematodu na Karşı Dayanıklı Çeşit Geliştirilmesi Hülya İlbi, A. Kün, A. Cansızer, A. Atasayar, N. Güneşdoğdu, D. Özdemir Arbusküler Mikorhizal Fungus (AMF), Peyniraltı Suyu ve Hümik Asit Uygulamalarının Kavunda (Cucumis melo L.) Meyve Verimi ve Kalitesine Etkileri Fuat Eser, Suat Şensoy Soğan (Allium cepa L.) Tohumu Üretiminde Kullanılan Baş Soğanların Farklı Dikim Sistemlerinin Tohum Verimine Etkileri Ali Fuat Gökçe, Ahmet Candar, Nazife Kemikler, İlkay Odabaş Svalbard Küresel Tohum Mahzeni (Kıyamet Ambarı) Ersin Polat, Nadir Ertuğ Potasyum Uygulamalarının Tuz Stresi Altındaki Fasulye Genotip ve Çeşitlerinde Fide Gelişimi ve Besin Maddesi İçeriğine Etkisi Çeknas Erdinç, Ferit Sönmez, Aytekin Ekincialp, Suat Şensoy Van Gölü Havzası Fasulye Genotiplerinin Tuzluluğa Tolerans Düzeylerinin Belirlenmesi Selma Kıpçak, Çeknas Erdinç Domates Tohumlarında Organik Priming ve Kurutma Uygulamalarının Fide Kalitesi ve Performansı Üzerine Etkileri Sevin Teoman, H. Özkan Sivritepe Börülce Tohumluk Partilerinde Tarla Çıkışının Tahmininde Elektriki İletkenlik ve Hızlandırılmış Yaşlanma Testinin Kullanımı Süleyman Kavak, Hüsnü Ünlü, Halime Özdamar Ünlü, Adem Gökçöl Çerezlik Kabak Tohumlarında Çimlenme Oranlarının Tespiti ve Metil Jasmonat ile Ön Uygulamaların Çimlenme Üzerine Etkileri Gülçin Coşkun, Mustafa Demirkaya, Osman Gülşen Bazı Monoterpenoid Bileşiklerinin Lahana Unlu Yaprakbiti, Brevicoryne brassicae L. Üzerine Fumigant Toksisitesi Tuğba Hilal Çiftçigil, Özgür Sağlam, Nihal Özder Uşak İlinde Sera Alanlarının Kök Ur Nematodu ile Bulaşıklık Durumu Gulcan Tarla Ülkemize İthal ve İç Karantina Amaçlı Gelen Karpuz Tohum ve Fidesinden Acidovorax citrulli nin Aranması Hatice Selçuk, Yeşim Aysan Kahramanmaraş Kırmızı Biber Tarım Alanlarının Organik Üretime Uygunluğunun, Pestisit Kullanımı ve Kalıntı Düzeyleri Bakımından İncelenmesi Ömer Murat Börekçi, İrfan Ersin Akıncı

12 ÇAĞRILI BİLDİRİLER

13 Türkiye de Sebzecilik Araştırmaları Nereye Gidiyor? Ruhsar Yanmaz Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANKARA E-posta: Dünyada bilimde söz sahibi olan ülkeler teknolojiyi geliştiren ve satan ülkeler konumundadır. Bilimde söz sahibi olmanın yolu bilimsel araştırmalardan geçer. Ülkemizdeki tarımsal araştırmalar üniversitelerin ziraat fakülteleri ve tarımdan sorumlu bakanlığımız tarafından planlanmakta ve yürütülmektedir. Son yıllarda özel araştırma kuruluşlarının sayısında da artış görülmektedir. Ancak araştırıcı konumundaki kurumlar arasındaki iletişimsizlik nedeniyle araştırma sonuçlarının uygulamaya aktarımı istenen düzeyde değildir. Burada sunulan çalışmada, ülkemizde sebze yetiştirme ve ıslahı konusunda yapılan araştırmaların 2000 yılından günümüze geldiği nokta irdelenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla ülkemizde yürütülmüş olan araştırma çalışmaları bir araya getirilerek konu, sayı ve nitelik yönünden değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Sebzecilik, araştırma Where Is Going Vegetable Growing and Breeding Studies in Turkey? Countries having a power in science are steering technology and marketing. The way to have a power in science goes through scientific researches. Agricultural researches in Turkey are being planned by universities agricultural faculties, Ministry of Food Agriculture and Husbandry. Research projects are supported by Scientific and Technological Research Council of Turkey, Scientific Research Project Offices of Universities and International Research Offices. In recent days the number of private research institutions are increased in Turkey. Although increasing researches on vegetable growing and breeding, the results of researches have not been sufficiently passed through to the application because of lack of communication between researchers. In this report, research projects, prepared Ms and PHd studies on vegetable growing and breeding were evaluated according to the number, subject, species and scientific quality between Keywords: Vegetables, research 1

14 Tarımsal Araştırmalar Yönüyle Türkiye Sebzeciliği Masum Burak, Nejdet Kaplan, Bülent Sayal, Evran Doğan Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Yenimahalle ANKARA E-posta: Dünyada yaklaşık 920 milyon ton sebze üretilmektedir. Türkiye, Çin, Hindistan ve ABD den sonra Dünyada 4. büyük sebze üreticisi konumundadır. Günümüz dünyasında söz sahibi olmanın yolu, araştırma, geliştirme ve inovasyondur. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığımızca Ar-Ge faaliyetlerine ayrılan kaynak her yıl artırılmış olup, 2013 yılında ayrılan kaynak miktarı bir önceki yıla göre %12,5 artırılarak 170 Milyon TL ye çıkarılmıştır. Sebzecilikte, yıllarında gerçekleştirilen, Türkiye F 1 Hibrit Sebze Çeşitlerinin Gelişmesi ve Tohumluk Üretiminde Kamu-Özel Sektör İşbirliği Projesi ile yerli hibrit sebze çeşitlerinin kullanım oranı %50 lere ulaşmıştır. Bu noktada, Ar-Ge'nin öneminin anlaşılması ve kaynaklarının çeşitlenmesi, son yıllarda ülkemizde de Ar-Ge faaliyetlerini hızlandırmıştır. Anahtar kelimeler: Sebze üretimi, Ar-Ge, inovasyon, yerli hibrit. Turkey Vegetable Production in terms of Agricultural Researches Worldwide vegetable production reached approximately 920 million tons. Turkey is in the 4 th rank in vegetable production after China, India, and USA, respectively. Today being an expert on production in the world R&D, and innovation processes are "sine qua non". Ministry of Food, Agriculture and Livestock allocated increasingly R&D resources for every year, and in 2013 appropriate funds increased by 12.5% compared to the previous year and was reached to TL 170 million Turkish Liras. In vegetable production, use of domestic hybrid vegetable varieties reached 50% through "Turkey F 1 Hybrid Seed Production of Vegetable Varieties Development and the Public-Private Sector Cooperation Project" that conducted between In this context, in recent years R&D has accelerated with understanding of the importance for R&D, and diversification of resources in Turkey. Keywords: Vegetable production, R&D, innovation, domestic hybrid. 2

15 SÖZLÜ BİLDİRİLER 3

16 SUNULAN, TAM METNİ YAYINLANAN SÖZLÜ BİLDİRİLER 4

17 Ön Bitki Olarak Yetiştirilen Kahverengi Hardalın (Brassica juncea L.) Sanayi Domatesi Üretiminde Verim ve Kalite Özelliklerine Etkisi İbrahim Duman 1, Seçkin Kaya 2, Fatma Eraslan 3, Necip Tosun 4, Vahap Damar 5, Gürkan Sezer Fıçıcı 6 1 Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Bornova İZMİR 2 Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ÇANAKKALE 3 FARMİ-Tarımsal Endüstriyel Üretim San. Tic. Ltd. Şti. Karşıyaka İZMİR 4 Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bitki Koruma Bölümü Bornova İZMİR 5 Tat Gıda San. A.Ş. Torbalı İZMİR 6 Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bornova İZMİR E-posta: Toprak patojenleri ile mücadelede Brassicaceae türlerinin rotasyon planında yer alması doğa dostu alternatif mücadele yöntemlerinden biridir. Çalışmada, ön bitki olarak yetiştirilen kahverengi hardalın (Brassica juncea L.) sonrasında yetiştirilen salçalık domatesdeki verim ve kalite bileşenleri açısından etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla, ön bitki olarak kullanılan kahverengi hardal, tesadüf parselleri deneme desenine göre 4 tekerrürlü olarak yetiştirilmiş ve bitkiler tam çiçeklenme aşamasında diskaro ve rotavatör yardımıyla parçalanarak toprağa karıştırılmıştır. Kontrol parsel ise klasik nadas parseli olarak planlanmıştır. Tat Tohumculuk A.Ş. nin Brixsol sanayi domatesi çeşidinin fideleri hardal bitkilerinin toprağa karıştırılmasından bir ay sonra dikilmiştir. Ön bitki ve kontrol parsellerinde yapılan üretimde verim bileşenleri (bitki (kg/bitki) ve dekar verimi (kg/da), salça verimi, erkenci verim) ile bazı kalite kriterleri (meyve ağırlığı (g), meyve sertliği (N), meyve ve meyve püresi renk bileşenleri ile meyve pulpunda ph ve suda çözünebilir kuru madde=sçkm=briks (%) değerleri) belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, ön bitki olarak kahverengi hardal yetiştiriciliği yapılan parseller ile kontrol parselleri arasında toprak fiziksel ve kimyasal özellikleri bakımından istatistiksel bir farklılık bulunmamıştır. Buna karşılık kahverengi hardal yetiştirilen parsellerde dekardan elde edilen verim değeri (uygulama parseli, kg/da, kontrol parseli kg/da) açısından istatistiksel olarak önemli verim artışı sağlanmıştır. Ayrıca, kahverengi hardal parsellerindeki SÇKM miktarı da (% 5.60) istatistiksel olarak önemli miktarda artış göstermiştir. Diğer yandan bitki habitüs çapı, erkenci verim, ortalama meyve ağırlığı, meyve eti sertliği, meyve kabuğu ve meyve pulpu renk değerleri ile meyve pulpu ph değeri bakımından ise uygulamalar arasında önemli bir fark bulunmamıştır. Anahtar kelimeler: domates, kahverengi hardal, ön bitki, verim, kalite 5

18 Effect of Pre-crop Grown Indian Mustard (Brassica juncea L.) on Yield and Quality Traits of Processing Tomato Locating Brassicaceae species in rotation scheme against soilborne pathogens are one of the ecofriendly alternative protection methods. In the research, effects on yield and quality traits of processing tomato grown after Indian mustard (Brassica juncea L.) as pre-crop were investigated. For this purpose, Indian mustard plants used as pre-crop was grown according to the randomized block design with 4 repetitions and plants were chopped and mixed with soil in full bloom stage with the help of disk-harrow and rototiller. Control plot was planned as classic fallow land. Seedlings of processing tomato cultivar Brixol by Tat Tohumculuk A.S, are sown after a month of mustard plants were chopped and mixed into soil. Yield components (plant yield (kg plant -1 ) and yield (kg da -1 ), paste yield and early yield) and some quality parameters (fruit weight (g), fruit firmness (N), color components of fruit and fruit pulp, pulp ph and soluble solid content =SSC=brix (%) values) are determined. According to the results obtained, there is no any statistically significance in chemical and physical properties of soil between the plots grown pre-crop mustard and control. Whereas, statistically significant increased yield values (mustard plot, kg da -1, control plot kg da -1 ) were obtained from the Indian mustard grown plots. Besides, SSC values of tomatoes obtained from mustard grown plots (5.60%) were found statistically significant. On the other hand, no any important significance were found between the applications such as, habitus diameter, early yield, fruit firmness, color components of fruits and fruit pulp and pulp ph. Keywords: tomato, mustard, pre-crop, yield, quality. 6

19 Sanayi Domatesi Üretiminde Verim ve Briks Değişimi Üzerine Bazı Uygulamaların Etkinliğinin Belirlenmesi Ahmet Aytekin 1, İbrahim Duman 2 1 Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bornova İZMİR 2 Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Bornova İZMİR E-posta: Bu çalışma, sanayi domatesi üretiminde yapılan bazı uygulamaların verim ve briks değişimi üzerine olan etkilerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada Albeni (F 1) domates çeşidi kullanılmıştır. Deneme 3 tekerrürlü tesadüf blokları deneme desenine göre kurulmuştur. Her parsele 50 bitki dikilmiştir. Çalışmada toprak analiz sonucuna uygun gübreleme programı, toprak analiz sonucuna uygun gübreleme programı+yapraktan %1,5 KNO 3 uygulaması, toprak analiz sonucuna uygun gübreleme programı+sulama stresi, toprak analiz sonucuna uygun gübreleme programı+flora-x+sulama stresi, toprak analiz sonucuna uygun gübreleme programı+flora-x uygulaması ve kontrol (standart gübreleme) uygulamalarından yararlanılmıştır. Çalışma sonucunda birim alan (da) verim değerlerinin genelde 6,6-9,6 ton/da arasında değiştiği, buna karşılık en yüksek dekar verim değerinin ise 9635 kg/da ile toprak analiz sonucuna uygun gübreleme programı+flora-x uygulamasından elde edildiği saptanmıştır. Meyve kuru madde (briks) değeri bakımından da en yüksek değer (%6,36) yine aynı (toprak analiz sonucuna uygun gübreleme programı+flora-x) uygulamadan elde edilirken toprak analiz sonucuna uygun gübreleme programı+flora-x+sulama stresi uygulamasının da % 6,03 briks değeri ile bu uygulamayı izlediği ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Sanayi domatesi, uygulama, verim, kalite, briks. Determination Efficiency of Some Applications on Yield and Brix Exchange for Processing Tomato Production The objective of this study was determination of the effectiveness of some applications on yield and brix exchange for processing tomato. In the experiment Albeni (F 1) tomato variety was used. As an experimental design was three replications on randomized blocks. 50 plants were planted in each plot. n the study, according to the results of soil analysis fertilizing program, according to the results of soil analysis fertilizing program+leaf fertilizing (1,5% KNO 3) application, according to the results of soil analysis plant nutrition program+irrigation stres, according to the results of soil analysis plant nutrition program+flora-x+irrigation stress, according to the results of soil analysis plant nutrition program+flora-x application and control (standart fertilizing) applications were used. As a result, the yield per unit area changed between 6,59-9,63 tone/da. On the other hand, maximum decar yield (9635 kg/da) and maximum plant yield (3,85 kg/plant) were obtained from according to results of the soil analyses plant nutrition program+flora-x applications. Concordantly, highest brix value is 6,36% and again it was obtained from according to the soil analyses plant nutrition program flora-x application. Subsequently, according to the plant nutrition program+flora-x+irrigation stress application 6,03% brix value obtained from the application. Keywords: processing tomato, yield, quality, brix. 7

20 Farklı Sulama Seviyelerinin Çanakkale de Yetiştirilen Yerel Kavun Populasyonunun (Hırsız Kaçıran) Gelişimi ve Verimi Üzerine Etkileri Hatice Nihan Çiftci, Canan Öztokat Kuzucu Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ÇANAKKALE E-posta: Bu çalışma, 2012 yılında Çanakkale Biga yöresinden temin edilen Hırsız Kaçıran kavununun farklı sulama seviyesi koşullarındaki verim ve bazı kalite parametrelerinin belirlenmesi ve ıslah materyali olarak kullanım olanaklarının değerlendirilmesi amacıyla yürütülmüştür. Deneme açık arazi koşullarında, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü ve her tekerrürde 16 bitki bulunacak şekilde toplam 134 bitki kullanılarak kurulmuştur. Denemede A sınıfı buharlaşma kabından meydana gelen buharlaşmanın Kp1=0,50, Kp2=1,00, Kp3=1,50 katsayıları ve örtü yüzdeleri ile düzeltilerek tespit edilen sulama suyu miktarı komulara uygulanmıştır. Deneme sonucunda sulama uygulamalarının verim ve kalite parametreleri üzerine etkili olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Cucumis melo L., yerel populasyon, class A pan Effects of Different Irrigation Levels on Growth and Yield of Native Melon (Hırsız Kacıran) Population Grown in Canakkale This research was carried out to evaluate the usage ability of a melon landrace known as Hırsız Kacıran, obtained from Canakkale-Biga district, for breeding material under different irrigation levels, in Research was established in open field conditions according to the randomized blocks with 3 repetitions and each plot comprised 16 plants. The amount of irrigation water was applied to the plots which was determined by the correcting of cover percentage and evaporation from the class-a pan with the coefficients Kp1=0,50, Kp2=1,00, Kp3=1,50. Effects of irrigation levels on yield and some quality parameters were found statistically significant. Keywords: Cucumis melo L., landrace, class A pan 8

21 Mersin (Tarsus) Yöresinde Toplanarak Tüketilen Sebzeler Gamze Nur Aras Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Bitkisel Üretim ve Teknolojileri Bölümü NİĞDE E-posta: Tarsus yöresi coğrafik ve topoğrafik özellikleri ile önemli derecede bitki çeşitliliğine sahiptir. İlçe Berdan ovasından (Tarsus ovası) kuzeye doğru engebeli arazi boyunca son yıllarda hızla gelişmektedir. Tarsus ve çevresinde yetişen yabani bitkiler; hem insan beslenmesi için hem de ekonomik açıdan önemli yer tutmaktadır. Son yıllarda doğal ve organik gıdalara karşı tüketicinin artan talebi bu bitkilere ilgiyi artırmıştır. Bu çalışma ile Tarsus yöresinde gıda olarak kullanılan yabancı otların belirlenmesi hedeflenmiştir. Bu çalışma yöre halkı ile yapılan görüşmeler ile literatür taramaları sonucu derlenen bilgilerden faydalanılarak hazırlanmıştır. Anahtar kelimeler: Tarsus, yabancı ot, gıda, beslenme The geographical and topographical features in the Tarsus region with considerable plant diversity. District Berdan from plain (the plain of Tarsus) throughout the rugged terrain to the North is evolving rapidlyin recent years. In and around Tarsus, which grows wild plants; both economically important both for human nutrition. In recent years, the increasing demand for natural and organic foods have increased interest in these plants against the consumer. This study used as food in Tarsus with the aim of identifying weeds. This work is the result of negotiations with the local people and the literature has been prepared based on the information compiled in the scans. Keywords: Tarsus, weed, food, nutrition 9

22 Tohum Gücü Testlerinin Kabakgil Anaçlarında Kullanımı Eren Özden 1, Sıtkı Ermiş 2, İbrahim Demir 1 1 Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANKARA 2 Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü ANKARA E-posta: Ülkemizde son yıllarda hızla gelişen aşılı fide teknolojisi kabakgillerde melez anaçlarının kullanımını yaygınlaştırmıştır. Bu anaçlar, güçlü kök yapıları, kalemi hızlı ve kuvvetli geliştirme özellikleri gibi avantajlı yönlere sahiptirler. Aşılamada başarının en önemli koşullarından biri anaç ve kalemin hızlı ve aynı dönemde gelişmesi ve bu amaçla da güçlü tohum partilerinin kullanılmasıdır. Bu araştırmada 13 adet kabak anacının (Gürdal, P360, 64-19, Ferro, Shintoza, Strongtosa, Neffiac, Polifemo, Carnivor, Zorba, 90-44, Domingo, Nun 9075) hızlı yaşlandırma (HYT), kontrollü bozulma (KB), soğuk (ST), Elektriksel İletkenlik (Eİ) ve Ortalama çimlenme zamanı (OÇZ) testleri kullanarak tohum güçlerinin belirlenmesi hedeflenmiştir. Anaçlık tohumların hepsi ideal çimlendirme koşullarında %83 ve üzerinde çimlenme göstermiştir. Hızlı yaşlandırma testinde 41 º C de % 100 oransal nem 72 saat, kontrollü bozulma testinde 45 º C de % 20 tohum neminde 24, 48 ve 72 saat yaşlandırma, soğuk test 4 º C - 10 gün ardından 8 gün 25 º C, Eİ testinde ise 25 tohum 2 tekerrür 40 ml saf suda 20 º C 'de 24 saat tutularak yapılmıştır. Hızlı yaşlandırma testinde en düşük değerler % 15 İle Zorba ve % 33 ile çeşitlerinde, en yüksek değer ise %98 İle Neffiac ve %89 Nun çeşitlerinde sağlanmıştır. KB testinde ise en düşük değer veren çeşitler Zorba ve 9044, en yüksek değeri veren çeşitler ise P360 ve Neffiac olmuştur. CT, Eİ ve OÇZ testleri anaçların tohum gücü bakımından ayrılmasında düzenli sınıflandırma yapacak bir yapı göstermemiştir. Makalede kabak anaçlarının yaşlanma eğilimleri tartışılacaktır. Anahtar kelimeler: Kabak anaçları, hızlı yaşlandırma, kontrollü bozulma, tohum gücü 10

23 Yerel Populasyonlardan Teksel Seleksiyon ile Elde Edilen Biber Genotiplerinin Genetik Varyabilitesi M. Kadri Bozokalfa, Tansel Kaygısız Aşçıoğul, Dursun Eşiyok Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Bornova İZMİR e-posta: Çalışmada bitkisel materyal olarak kullanılan yerel biber populasyonları yılları arasında agro-morfolojik özellikler yönünde karakterize edilmiş populasyonlardan elde edilmiştir. Bu dönemde populasyon içerisinde incelenen özellikler yönünden varyasyon gösteren bitkiler belirlenmiş ve her üretim sezonunda esas populasyonu temsil eden ve varyasyon gösteren bitkilerden kendileme yoluyla tohum elde edilmiştir. Üç yıl süre ile devam eden karekterizasyon çalışması sonucunda mevcut populasyondan F3 generasyonunda kendilenmiş genotipler ile oluşturulan gen havuzundaki toplam materyal sayısı 141 e ulaşmıştır. Teksel seleksiyon ile yerel biber populasyonlarından elde edilen genotiplerin genetik varyabilitesinin belirlenmesi için yürütülen çalışmada gen havuzunda yer alan genotiplerin agro-morfolojik özellikleri incelenmiş, tohum çimlenmesinden vejetasyon süresi sonuna kadar geçen süreçte 30 kantitatif özellikler değerlendirilmiştir. Elde edilen agro-morfolojik verilere temel bileşen analizi uygulanmış ve buradan elde edilen faktör katsayıları kullanılarak hiyerarşik kümeleme analizi ile genotiplerin birbirlerine genetik uzaklığı dendogramda gösterilmiştir. İncelenen 141 genotipin kantitatif özellikleri temel alınarak yapılan değerlendirmede toplam varyasyonun %62.80 i 9 faktör grubunda açıklanmıştır. Varyasyon oluşturan unsurların matrix değerleri incelendiğinde varyasyonun büyük bir bölümünün genotiplerin meyve özelliklerinden (meyve olgunlaşma süresi, meyve uzunluğu, meyve ağırlığı, verim, meyvenin capsaicin içeriği, meyve renk değerleri, suda çözünür kuru madde, kuru madde ve C vitamini) kaynaklandığı ayrıca bazı bitki özelliklerinin (bitki yüksekliği, bitki genişliği, çiçeklenme süresi) yüksek varyabiliteye sahip olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Capsicum annuum L., genetik çeşitlilik, varyabilite, gen kaynakları, ıslah Genetic Variability of Pepper Genotypes obtained from Single Plant Selections among Local Populations The examined plant material obtained from the agro-morphological characterization of local pepper population carried out years. Every growing season each population was evaluated based on agro-morphological properties and the plant which was showed different plant properties among the population were marked and isolated for self-pollination, and this was continued for three years and finally 141 self-pollinated genotypes at the level of F3 generation was obtained. In the present research agro-morphological properties of this pepper gene pool were evaluated for 30 quantitative characters from seedling to full fruit maturity. Agro-morphological data were subjected to principal component analysis and followed by hierarchical agglomerative clustering to genetic relationships among genotypes using with factor scores. Results revealed that the first nine principal component axes accounted for 62.80% of the total variance among the 140 pepper genotypes. The greater part of variance mainly accounted for some fruit traits such as fruit maturity period, fruit length, fruit weight, yield, capsaicin composition, fruit color values, total soluble solid content, dry matter and vitamin C composition of fruit, and some plant traits such as plant height, plant canopy, flowering period, and also based on matrix scores. Keywords: Capsicum annuum L., genetic diversity, variability, genetic resources, breeding 11

24 Örtüaltı Yetiştiriciliği için Geliştirilen Biber Hatlarının Genel Kombinasyon Yeteneği ve Heterotik Gruplarının Belirlenmesi Ramazan Özalp, İbrahim Çelik Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ANTALYA E-posta: Biber (Capsicum annuum L.), hem dünyada hem de ülkemizde üretimi yapılmakta olan en önemli sebze türlerindendir. Ülkemiz, biber üretiminde dünyada Çin ve Meksika dan sonra üçüncü sırada olup önemli bir potansiyele sahiptir. Örtüaltı biber üretiminde hibrit çeşitlerin yetiştiriciliği yapılmaktadır. Ülkemiz açısından yeni yerli hibrit biber çeşitlerinin geliştirilmesi ve yaygın üretiminin sağlanması önemli bir konudur. Bu çalışma, TÜBİTAK tarafından desteklenen Türkiye F1 Hibrit Sebze Çeşit ve Nitelikli Hat Geliştirme Projesi kapsamında yürütülen çalışmanın bir bölümü olup, biber saf hatlarının kombinasyon yetenekleri ve heterotik gruplarının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM), Sebzecilik Bölümü nde, 2011 bahar döneminde, çarliston meyve tipinde 25 hat 2 test hattı ile melezlemeleri yapılmıştır. Elde edilen 50 hibrit 3 ticari şahit çeşit, yılı tek ürün döneminde, ısıtmasız cam serada, tesadüf blokları deneme desenine göre verim denemesine alınmışlardır. Hatların genel kombinasyon yetenekleri ve heterotik grupları toplam verim performanslarına göre değerlendirilmiştir. Genel kombinasyon yetenek değeri toplam verimde ile 5083 arasında bulunmuştur. Hibritlerin morfolofik özellikleri pazar taleplerine göre incelenmiştir. Heterotik grup değerlendirmesi sonucu 17 ümitvar hat belirlenerek özel kombinasyon melezlemesi programına alınmıştır. Anahtar kelimeler: Biber (Capsicum annuum L.), biber ıslahı, saf hatlar, genel kombinasyon yeteneği, heterotik grup, morfolojik karakterizasyon, test hattı Determination of Combining Ability and Heterotic Pattern of Pepper (C. annuum L.) Inbred Lines Developed for Protected Cultivation Pepper (Capsicum annuum L.), is one of the most important vegetable species produced both in the world and in Turkey. Turkey is an important producer of pepper, in third place after China and Mexico. Greenhouse pepper production uses hybrid varieties. Development of new hybrid pepper varieties adapted to our region is an important issue. This study is a part of Improvement of F 1 Hybrid Vegetable Varieties and Qualified Lines in Turkey project that is supported by TÜBİTAK to determine combining ability and heterotic pattern in pepper pure lines at the Vegetable Department of Batı Akdeniz Agricultural Research Institute (BATEM). Twenty five charleston type lines and two testers were crossed in spring term of Fifty hybrids and three commercial hybrids were tested in randomized complete block design with two replications in the single crop season in 2012 in unheated glasshouses. General combining ability and heterotic patterns of lines were evaluated with total fruit yields. General combining ability values of total fruit yield ranged from to Also, fruit characteristics were investigated for demands of market. As a result, 17 promising inbred lines were determined to cross for new promising hybrid pepper varieties. Pure lines were determined for future breeding programme. Keywords: Pepper (Capsicum annuum L.), pepper breeding, inbred lines, combining ability, heterotic pattern, morphological characterization, tester 12

25 Fasulye Islah Programı için Yerel Populasyonların Agro-morfolojik Karakterizasyonu ile Nitelikli Genitörlerin Belirlenmesi Tansel Kaygısız Aşçıoğul, Dursun Eşiyok, M. Kadri Bozokalfa Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Bornova İZMİR E-posta: Çalışmada, başta Ege ve Marmara Bölgeleri olmak üzere Türkiye nin farklı bölgelerinde yetiştirilen ve dünya nın farklı ülkelerinden getirilen toplam 160 fasulye populasyonu tohum ekiminden vejetasyon süresi sonuna kadar 2 yıl süre ile agronomik ve morfolojik özellikler yönünden karakterize edilmiştir. Fasulye populasyonları genel olarak; sırık, yarı sırık ve oturak olarak gruplandırılmış ve sunulan çalışmada oturak fasulye özelliği gösteren toplam 55 populasyon, bitki, çiçek, bakla ve tohum özellikleri yanında bakla iplikliliği ve kılçıklılığı gibi kalite özellikleri yönünden incelenmiş ve halen yetiştirilen çeşitler ile karşılaştırılmış, aralarındaki farklılıklar ortaya konmuştur. Yapılan değerlendirmede populasyonlar arasında bazı bitki ve bakla özellikleri yönünden büyük varyasyon görülmüştür. Populasyonlar arasında, taze (sofralık, sanayi sebzeciliğine uygunluk), kuru fasulye veya her iki tüketim şekline uygun genotipler belirlenmiştir. Bitki gözlemlerinden elde edilen veriler kullanılarak temel bileşen analizi uygulanmış, varyasyonun %76.84 ü 5 faktör grubunda yer almıştır. Elde edilen faktör grupları kullanılarak populasyonların birbirlerine olan genetik uzaklıkları dendogramda gösterilmiştir. Dendogram incelendiğinde populasyonların üç ana gruba ayrıldığı görülmektedir. Birinci grupta en düşük bitki başına bakla sayısı (26.37 adet) ve verime (1140 kg/da) sahip populasyonlar yer alırken 2. grubu oluşturan fasulye populasyonların bitki başına bakla sayısı (35.59 adet) ve verim kg/da) yönünden diğer iki gruptan daha üstün olduğu, 3. grubta ise en geç çiçeklenen (46.33 gün) ve yuvarlak bakla oluşturan fasulyelerin yer aldığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Çeşitlilik, genetik kaynaklar, genetik varyasyon, fasulye, ıslah, Agro-morphological Characterization of Local Populations for Assessment Qualified Genitor for Bean Breeding In the experiment a total 160 bean populations weer collected from different region of Turkey particularly from Aegean and Marmara region, and received several countries of the world. Plant materials were characterized based on agronomic and morphologic characters during two consecutive growing seasons. Examined bean populations were divided into three groups as a climbing, semiclimbing and pinto beans. In the present research a total 55 dwarf beans; flower, pod and seed properties were investigated and quality properties were compared with the commercial cultivars. A great variability was observed for total yield, plant traits, and pod characteristics among examined bean populations. There are several bean population were identified can be use either for dry, fresh consumption or processing in food industry or both. Results revealed that the first five principal component axes accounted for 76.84% of the total variance among the bean genotypes. In order to visualize genetic relationships among genotypes hierarchical agglomerative clustering were performed using factor scores. Examined bean population were grouped into three main group, the first group can be characterized by the lowest pod per plant and a total yield, the highest pod per plant and (36.45) total yield ( kg/da) obtained from second group, the third groupshowed the latest flowering, and round pod bean populations. Keywors: Diversity, genetic resources, genetic variability, bean, breeding 13

26 Haploidi ve Katlanmış Haploidi Tekniğinin Sebze Islahında Kullanımı Nebahat Sarı 1, Ş. Şebnem Ellialtıoğlu 2, İknur Solmaz 1 1 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ADANA 2 Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANKARA E-posta: Ülkemizde sebze üretimi çoğunlukla hibrit çeşitlerle yapılmaktadır. Verim, kalite ve hastalıklara dayanıklılık gibi birçok özellik bakımından üstün olan hibrit sebze çeşitlerinin ıslahında ilk aşama, saf hatların elde edilmesi ve özelliklerinin tanımlanmasıdır. Saf hatlar doğrudan çeşit olarak kullanılabildiği gibi, çeşitli genetik ve ıslah çalışmalarının da temel materyalidir. Saf hatların elde edilmesinde klasik ıslah yöntemleri kullanılabilmekle birlikte; bu yöntem oldukça zaman alıcıdır ve saflaştırma % 100 olmamaktadır. Uzun yıllar emek isteyen klasik kendileme yöntemine alternatif olan dihaploidizasyon yöntemi ile hem % 100 homozigot materyal elde edilebilir, hem de zaman tasarrufu sağlanabilir. Haploid bitkilerin elde edilmesinde in situ ya da in vitro haploid uyartımı yapılabilmektedir. Ovül-ovaryum kültürü (ginogenesis) soğan ve hıyarda; anter-mikrospor kültürü (androgenesis) patlıcan ve biberde; ışınlanmış polen tekniği (partenogenesis) ise kavun, karpuz ve kabaklarda başarılı sonuçlar vermektedir. Haploid bitkilerin kromozomlarının katlanması ile % 100 homozigot saf hatlar elde edilmekte ve bu hatlar hibrit sebze ıslahında kullanılabilmektedir. Sunulan bu çalışmada haploidizasyon tekniğinin sebzelerde yapılan uygulamaları araştırılmış ve son yıllarda bu konuda yapılan çalışmalar özetlenmiştir. Anahtar kelimeler: Haploid, diploid, anter, ovül-ovaryum, kolhisin, ıslah, sebze Haploidy and Uses of Double-Haploidization Technique in Vegetable Breeding Vegetable production is mainly conducted with hybrid varieties in our country. The first step of hybrid breeding of vegetable varieties which are superior for many traits as yield, quality and disease resistance is obtaining pure lines and characterize their features. Pure lines can be used directly as variety and also they are the basic material of various genetic and breeding studies. Classical breeding methods can be used for obtaining pure lines, however this method is time consuming and 100 % purification can not be achieved. Classical selfing method requires labour for several years, dihaploidization is an alternative method which 100 % homozygous materials can be obtained and time can be saved. In situ or in vitro haploid induction can be performed for the obtention of haploid plants. Ovul and ovarium culture (gynogenesis) is successful in onion, leek and cucumber; anther-microspore culture (androgenesis) in pepper and eggplant; irradiated pollen technique (parthenogenesis) in melon, watermelon and Cucurbita spp. By doubling of the chromosome of haploid plants 100 % pure lines can be obtained and these lines can be used in vegetable breeding. In this study applications of haploidy technique in vegetables are searched and latest studies are rewieved. Keywords: Haploid, diploid, anther, ovul-ovarium, colchicine, breeding, vegetable 14

27 Bakteriyel Kanser ve Solgunluk Hastalığına Dayanıklı Domates Genotiplerinde Haritalama Çalışmaları Özer Çalış, Halil Karakaş, Ferhat Özdemir, Deniz Karabulut Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Taşlıçiftlik TOKAT E-posta: Dünya domates üretiminde Türkiye ilk dört içerisinde yer almaktadır. Domates üretimini sınırlayan çeşitli fungal, bakteriyel ve viral hastalıklar bulunmaktadır. Özellikle bakteriyel hastalıklar yüksek sıcaklık ve nem şartlarında salgın haline geçerek önemli ürün kayıplarına neden olmaktadır. Domates üretimini kısıtlayan bakteriyel kanser ve solgunluk hastalığının kontrolü için en iyi mücadele genetik olarak dayanıklı çeşitler kullanmaktadır. Bu amaçla bakteriyel kanser ve solgunluk hastalığına karşı dayanıklı domatesler üretebilmek için hassas bir domates çeşidi kimyasal mutasyona uğratılmıştır. Mutasyona uğratılan domateslerden M3 populasyonunda iki adet (M3-9 ve M3-15) dayanıklı mutant domates bitkisi bulunmuştur. Dayanıklı bulunan bu domates bitkilerinin birbiriyle melezlenmesinden elde edilen F 1 bitkilerinde yapılan patojenisite testleri M3-9 ve M3-15 dayanıklı domates bitkilerinin genetik olarak farklı dayanıklılığa sahip olduğunu ortaya koymuştur. Genetik olarak dayanıklı olan mutant domateslerdeki dayanıklılığı kontrol eden lokusları bulmak için haritalama çalışmalarına başlanmıştır. Bu amaçla aynı genetik yapıya sahip olan mutantlar farklı orijinlerden gelen ticari hassas domates çeşitleri ile melezlenmeye başlanmıştır. Elde edilecek F 1 bitkilerinin kendilenmesiyle F 2 populasyonu bitkiler oluşturulacaktır. F 2 populasyonundaki hassas ve dayanıklı bitkiler patojenisite testleriyle belirlenecektir. Belirlenen hassas ve dayanıklı fenotiplerden elde edilecek DNA lar kromozomlarda yerleri bilinen moleküler markörlerle sıkı bir şekilde eşleştirilerek dayanıklılık lokusları haritalanacaktır. Kromozomlar üzerinde yerleri bulunan dayanıklılık lokusları ileride klonlama çalışmalarında kullanılabilecektir. Bakteriyel kanser ve solgunluğa dayanıklı olan bu domatesler ticari domates olarak üretime sunulabilecektir. Anahtar kelimeler: Hassas domates, Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis, haritalama. Mapping Studies on Resistant Tomato Genotypes to Bacterial Wilt and Canker Disease Turkey is located forth place among the most tomato producers countries in the World. The production of tomato has been limited with various fungal, bacterial and viral diseases. In particular, bacterial diseases become epidemic during high temperature and humidity conditions cause significant crop losses. Controlling the tomato bacterial wilt and canker disease, the best method is usage of genetically resistant tomato cultivars. For this purpose, a susceptible tomato cultivar was mutagenised with a chemical mutagen to generate resistant tomato plants. There were two resistant tomato mutants (M3-9 and M3-15) identified after pathogenicity tests among M3 mutant populations. The two resistant tomato plants were crossed with each other then the F 1 tomato plants were inoculated with the bacteraial canker pathogens. The pathogenicity tests revealed that the M3-9 and M3-15 resistant tomato plants differ genetically and govern resistance individually. In the tomato mutants, mapping studies have been initiated to locate the resistant loci on tomato chromosomes. The mutants are coming from same backgorund, they were crossed with commercially susceptible tomatoes to increase genetics richness. The F 2 population will be produced by themselves of the F 1 plants. Susceptible and resistant plants in F 2 populations will be determined by pathogenicity tests. The susceptible and resistant phenotypes will be tightly matched with molecular markers where their locations known on chromosomes. When DNAs of susceptible and resistant phenotypes were tightly matched with the markers, the resistant loci will be mapped on the chromosomes of tomato. The mapped loci on chromosomes will be used such as for clonning in the future. The resistant tomato cultivars will be commercialised to control bacterial canker and wilting disease. Keywords: Susceptible tomato, Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis, mapping 15

28 Increasing Trend of Hydroponically Grown Vegetables under Protected Conditions in Pakistan Shahid Javed Butt 1, Servet Varis 2, Nadeem Akhtar Abbasi 1, Azka Shahid 3 1 Department of Horticulture PMAS-Arid Agriculture University Rawalpindi PAKİSTAN 2 Department of Horticulture Faculty of Agriculture Namik Kemal University Turkey 3 Department of Food Technology PMAS-Arid Agriculture University Rawalpindi PAKİSTAN In Pakistan, the use of hydroponics under protected conditions for vegetables production was slow-paced in the past but now is being applied amongst the farming communities from top to botton. The greenhouse production technology by using hydroponics provides excellent window of opportunities for considerable sizable volume of market within the country and abroad. Under the slogan of Green Revolution the present government is very much keen in promoting the per acre yield of vegetables by adopting the modern production technology. In a fully automated greenhouse, almost all kind of horticultural crops are possible to grow by using this technique. About 70,000-80,000 kg/week of fresh tomatoes are possible to produce through hydroponics and can either be stored or freshly jump into the market, depending on the spectrum of market and profitability. In the packinghouse, regulation of international standards are followed for tomatoes. It can dominantly be predicted that the demand of quality vegetables will become imperative in our country in the presence of heavy pressure of population. The available land is highly problematic, not only for pathogenic reasons but also due to salinity disturbances. Under this scenario, hydroponically grown vegetables offer the futuristic approach to eliminate the dire consequences of food shortage. The growing media like coconut fiber (coir) offers economical advantages over the others and will give % saving in the total input expenses. The Asian countries like Sri Lanka are producing good quality raw material of coconut peat and the ready coco peat is being exported in the surrounding countries and the business horizon is expected to expand very soon in Pakistan. Keywords: Hydroponics, coco substrate, automated greenhouse, protected cultivation of vegetables, Pakistan 16

29 İnorganik ve Organik Maddeler Karıştırılmış Cibrenin, Fide Üretiminde ve Topraksız Tarımda, Yetiştirme Ortamı Olarak Kullanım Olanakları* Servet Varış 1, Uğur Bal 1, Yeşim Ahi 2, Korkmaz Bellitürk 3, Süreyya Altıntaş 1, Onur İnal 1, Aslı Gökgöz 1 1 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü TEKİRDAĞ 2 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü TEKİRDAĞ 3 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü TEKİRDAĞ E-posta: Çürütülmüş cibre, fide ve hidroponik kültürde bitki yetiştiriciliğinde kullanılmakta, bu haliyle, paketlenip, satılmaya uygun olmadığından kullanımı ve ticari önemi düşük seviyede kalmaktadır. Cibrenin torf ve coco peat e alternatif olabilmesi için onlar gibi standart ve homojen bir yapıya dönüştürülmesi, çimlenebilir tohum, hastalık, zararlı ve yabancı madde içermemesi gerekir. Bu araştırmada çürütülüp, öğütülmüş ve öğütülmemiş cibrenin içine inorganik (jips, perlit, zeolit) ve organik (odun kömürü, nemlendirici granül polimer) maddeler katarak, kuru cibrenin, nemlendirilmesi kolay, yeni ve uygun bir ortam haline getirilmesine çalışılmıştır. Araştırma cam serada Altess F 1 domates çeşidiyle farklı zamanlarda yapılan iki fide denemesi ve hazır alınan fidelerle yapılan dikim denemesi olarak yürütülmüştür. Fide denemesi sonuçlarına göre perlit ve torfun ön plana çıktığı fakat öğütülmüş cibre karışımlarının da kök ortamı olarak kullanılabileceği görülmüştür. Öğütülmüş cibrenin tek başına kullanımı fide denemesi ölçütleri yönünden genelde en kötü sonucu vermiştir. Gövde çapı, gerçek yaprak sayısı ve köklü fide boyu yönünden torf ve perlite alternatif olabilecek en uygun ortam 1. fide denemesinde 13 no lu konu (1g l -1 nemlendirici granül polimer + 10g l -1 jips + %15 kırılmış odun kömürü + %25 perlit + %60 öğütülmüş cibre); 2. fide denemesinde ise gövde çapı yönünden 10 no lu (10g l -1 jips + %15 kırılmış odun kömürü + %25 zeolit + %60 öğütülmemiş cibre) ve 13 no lu, gerçek yaprak sayısı bakımından ise 2 no lu (öğütülmemiş cibre) ve 12 no lu (1g l -1 nemlendirici granül polimer + 10g l -1 jips + %15 kırılmış odun kömürü + %25 perlit + %60 öğütülmemiş cibre) konulardır. 10 no lu konu köksüz ve köklü fide ağırlığı yönünden de perlit ve torftan sonra en uygunudur. Dikim denemesi sonuçlarına göre ise pazarlanabilir meyve ağırlığı yönünden en uygun ortamlar 5 no lu (10g l -1 jips + %25 perlit + %75 öğütülmüş cibre), 13 no lu (1g l -1 nemlendirici granül polimer + 10g l -1 jips + %15 kırılmış odun kömürü + %25 perlit + %60 öğütülmüş cibre) ve 14 no lu (1g l -1 nemlendirici granül polimer + 10g l -1 jips + %15 kırılmış odun kömürü + %25 zeolit + %60 öğütülmemiş cibre) konulardır. Toprak parselinden ise en düşük verim alınmıştır. Sonuç olarak, öğütülmüş cibrenin öğütülmemiş cibreye göre daha homojen olması da dikkate alınırsa, fide üretimi için torf ve coco peat e ve hidroponik kültür için ise perlit ve kayayününe alternatif olarak önerilebilecek en uygun kök ortamı, 13 no lu konudur. Anahtar kelimeler: Perlit, torf, cibre, topraksız kültür, Lycopersicum esculentum Mill. 17

30 The Possibilities of Using Grape Marc Mixed with Inorganic and Organic Materials as a Growing Media for Propagation and Soilles Culture Composted grape marc used for propagation and hydroponic culture but it is not suitable in this form to be packed and sold therefore its commercial value is limited. To be an alternative to peat and coco peat grape marc should be made homogeneous and standard like them and should not contain any seeds which can germinate, foreign materials, pest and diseases. In this research inorganic (gypsum, perlite, zeolite) and organic (charcoal, granulated wetting agent) materials were added to dry grounded and ungrounded grape marc to make them easily wettable, new and more suitable media. This research was made in a glasshouse with Altess F 1 tomato cultivar seedlings as two propagation experiments at different times and one planting experiment by using seedlings obtained from a seedling company. According to the results of propagation experiments it was seen that although perlite and peat are leading media, the grounded grape marc mixes can also be used as rooting media. The use of grounded grape marc alone give the worst results for the seedling criteria. Considering stem diameter, number of true leaves and length of seedling including the roots, the most suitable medium which could be an alternative to peat and perlite, was treatment 13 (1g l -1 wetting agent + 10g l -1 gypsum + 15% charcoal + 25% perlite + 60% grounded grape marc) in the 1st seedling experiment. In the 2nd seedling experiment treatments 10 (10g l -1 gypsum + 15% charcoal + 25% zeolit + 60% ungrounded grape marc) and 13 gave the highest stem diameter. According to the number of true leaves, treatments 2 (ungrounded grape marc) and 12 (1g l -1 wetting agent + 10g l -1 gypsum + 15% charcoal + 25% perlite + 60% ungrounded grape marc) were the most suitable. Excluding peat and perlite, treatment 10 was also the most suitable for the seedling weight with or without the roots. According to the results of the planting experiment, the most suitable treatments for marketable yield by weight were treatment 5 (10g l -1 gypsum + 25% perlite + 75% grounded grape marc), 13 (1g l -1 wetting agent + 10g l -1 gypsum + 15% charcoal + 25% perlite + 60% grounded grape marc) and 14 (1g l -1 wetting agent + 10g l -1 gypsum + 15% charcoal + 25% zeolit + 60% ungrounded grape marc). The lowest yield was obtained from the glasshouse border. As a result, considening that grounded grape marc is more homogeneous than an ungrounded one, the most suitable rooting medium which can be recommended for propagation instead of peat and coco peat for hydroponic culture as an alternative to perlite and rockwool was treatment 13. Keywords: Perlite, peat, grape marc, soilless culture, Lycopersicum esculentum Mill. * Bu çalışma TÜBİTAK-TOVAG tarafından hızlı destek programı kapsamında desteklenen nolu projeden hazırlanmıştır. 18

31 Kırşehir İli Örtüaltı Isıtmasında Kullanılabilir Jeotermal Kaynakların Potansiyeli Hakan Başak, Seher Yıldız Madakbaş Ahi Evran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Aşıkpaşa Kampüsü KIRŞEHİR E-posta: Seracılıkta en büyük girdi maliyetini ısıtma gideri oluşturmaktadır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından jeotermal enerji düşük maliyeti ile tüm dünyada benimsenen bir alternatif enerji kaynağıdır. Karasal iklimin hüküm sürdüğü Kırşehir ilinde örtüaltı tarımının gelişmesinde en büyük engel olan ısıtma sorunu ekonomik, çevreci ve yenilenebilir olan jeotermal enerji ile ortadan kaldırılabilecektir. Çalışmanın amacı, Kırşehir ili jeotermal kaynaklarının ısıtma potansiyelleri ve örtüaltı yetiştiriciliğinde bu kaynakların kullanılabilirliği hakkında bilgiler vererek, müteşebbislerin Kırşehir i alternatif bir yatırım bölgesi olarak görmelerini sağlamaktır. Bu kapsamda jeotermal enerjinin dünyada ve ülkemiz örtüaltında kullanılabilme potansiyeli tartışılmış, Kırşehir ilinde jeotermal kaynakların mevcut durumu ve örtüaltında kullanılabilirliği hakkında bilgiler verilmiş, iklim verileri baz alınarak jeotermal kaynaklardan yararlanma imkanları tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Kırşehir ilinde jeotermal kaynaklardan yararlanarak örtüaltı yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması bölge tarımına önemli ölçüde katkı sağlayacaktır. Anahtar kelimler: Kırşehir, jeotermal, örtüaltı yetiştiriciliği. The Potential Usage of Geothermal Resources for Greenhouse Heating in the City of Kirsehir The largest input costs in greenhouse constitute the heating costs. With low-cost geothermal energy from renewable energy sources is alternative source of energy adopted all over the world. Geothermal energy which serves as an economic, renewable and green resource might be the answer for the heating problem at greenhouse facilities and can contribute to the development of greenhouse production in regions like ours that terrestrial climate is dominant. The aim of this study is to provide information on usable geothermal resources and the potential usage of these resources in greenhouse production in order to attract investors to consider Kirsehir as a candidate for their investments. In this context, we present investigates the potential usage of geothermal energy resources for greenhouse production in the world and in our country, and provides information about current situation and availability of geothermal resources in the city of Kirsehir. Also based on climate data, the possible fields that geothermal resources can be made use of are determined. As a result, the dissemination of the greenhouse production utilizing geothermal resources in Kırsehir Province will contribute significantly to the regional agriculture. Keywords: Kirsehir, geothermal, greenhouse production 19

32 Biberde 24-Epibrassinolid Uygulamaları ile Su Stresine Karşı Toleransın Arttırılması Aysel Samancıoğlu 1, Ferit Kocaçınar 2, Ali Rıza Demirkıran 3, Ahmet Korkmaz 4 1 Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü BİNGÖL 2 Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü KAHRAMANMARAŞ 3 Bingöl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü BİNGÖL 4 Kahraman Maraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü KAHRAMANMARAŞ E-posta: Bu araştırmada farklı konsantrasyonlarda24-epibrassinolid (EBL) uygulamaları ile biber fidelerinde su stresine karşı toleransı arttırmak ve bunun yanı sıra su stresine karşı toleransın kazanılmasındaki fizyolojik mekanizmaları araştırmak hedeflenmiştir. Bu amaçla 0, 0.01, 0.1 veya 1 µm EBL ile muamele edilmiş biber (Capsicum annuum L. cv. Sena) fidelerinin yarısı bir hafta boyunca hiç sulanmamışlar; diğer yarısı ise düzenli olarak sulanmıştır. Yapılan uygulamaların etkilerini belirlemek amacıyla stres uygulamasının son bulmasıyla fidelerde çeşitli fiziksel ve görsel, fotosentetik, bitki su ilişkileri ve biyokimyasal parametreler üzerinde ölçüm ve analizler yapılmıştır. Fide aşamasında bir hafta süren su stresinin biber fidelerinin gelişimini olumsuz etkilediği görülmüştür. Stresin olumsuz etkileri EBL uygulamaları sayesinde gözle görülür bir şekilde azaltılmış ve biber fidelerinin su stresine karşı toleransları artmıştır. Sulanan bitkilerde genelde EBL uygulamalarının olumlu ya da olumsuz yönde bir etkisi gözlemlenmemiştir. Ancak, EBL uygulamalarının su stresine karşı toleransı olumlu yönde etkilediği ve kullanılan EBL konsantrasyonları arasında 0,1 μm EBL nin en etkin konsantrasyon olduğu görülmüştür. Bu araştırmanın sonuçlarına bakıldığında bitkilerde stres önleyici özelliği ile bilinen bir bitki büyüme düzenleyicisi olan EBL in su stresi altında biber fidelerinin toleransını arttırmada kullanılabileceği ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Capsicum annuum, brassinosteroid, stres toleransı, su stresi Enhancing Water Stress Tolerance in Pepper at Seedling Stage by 24-Epibrassinolid (EBL) Applications In this study,,the possibilities of improving water stress tolerance in pepper (Capsicum annuum L.) through various concentrations of 24-epibrassinolid (EBL) applications at seedling stage were investigated. For this purpose, pepper seedlings were treated with 0, 0.01, 0.1or 1 µm EBL through soil drench after which they were subjected to water stress by withholding water for 7 days. Following stress imposition, the efficacy of EBL treatments on improving tolerance to water stress was determined by various physical, physiological and biochemical determinations and measurements. The result showed that EBL treatment had greater impact on the growth of water-stressed plants than well-watered plants, supporting the notion that EBL has anti-stress properties. Of the EBL concentrations used, treating the seedlings with 0.1 µm EBL provided significant protection against water stress compared to non-ebltreated seedlings. Thus, it could be concluded from the results of the current research that foliar application of EBL in 0.1 µm concentration could be used effectively in enhancing seedling tolerance to water stress. Keywords: Capsicum annuum, brassinosteroids, stress tolerance, water stress 20

33 Farklı Tuzluluk Düzeylerindeki Sulama Sularının Pırasada Verim ve Bazı Kalite Parametrelerine Etkisi Ahmet Turhan, Hayrettin Kuşçu, Neşe Özmen Uludağ Üniversitesi Mustafakemalpaşa Meslek Yüksekokulu BURSA E-posta: Bu araştırma, pırasanın (Allium porrum cv. İnegol 92) verim ve kalitesi üzerine farklı düzeylerdeki sulama suyu tuzluluğunun (1.60, 2,60, 3.60, 4.60, 5.60, 6.60 ds m -1 ) etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, tesadüf parselleri deneme planında 4 tekerrürlü olarak ve her tekerrürde 15 bitki olacak biçimde, Uludağ Üniversitesi Mustafakemalpaşa Meslek Yüksek Okulu serasında 2012 yılında yürütülmüştür. Denemede 6 sulama suyu tuzluluk düzeyi dikkate alınmıştır. Sonuçlar, sulama suyundaki farklı tuz düzeylerinin toplam ve pazarlanabilir verim, su miktarı, suda çözünür kuru madde, toplam şeker, toplam asit, vitamin C ve protein özellikleri üzerine istatistikî olarak önemli etkilerinin olduğunu göstermiştir. Pırasa bitkilerinin toplam ve pazarlanabilir verim, suda çözünür kuru madde, toplam şeker vitamin C özellikleri ds m -1 tuz düzeylerinden etkilenmemiştir ds m -1 düzeyinde bu özelliklerde önemli miktarda azalmalar meydana gelmiş ve en düşük değerler 6.60 ds m -1 uygulamasından alınmıştır. Benzer biçimde, su ve protein içerikleri sulama suyu tuz düzeyinin 3.60 ds m - 1 'ye yükselmesinden etkilenmemiş, fakat bu düzeyden sonra önemli ölçüde azalmıştır. Ayrıca toplam asitlik sulama suyu tuzluluğundaki artışla bağlı olarak önemli miktarda artmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, verim, pazarlanabilir verim ve kalite özellikleri birlikte değerlendirildiğinde, 2.60 ds m -1 sulama suyu tuzluluğunu aşmamak kaydıyla, tatminkâr bir pırasa yetiştiriciliği yapılabilir. Anahtar Kelimeler: pırasa, tuzluluk, sulama suyu, verim, pazarlanabilir verim, kalite Effect of Irrigation Water with Different Salinity Levels on Yield and Some Quality Parameters of Leek This research was carried out to determine the effect of different irrigation water salinity levels (1.60, 2,60, 3.60, 4.60, 5.60 and 6.60 ds m -1 ) on the yield and quality of leek (Allium porrum cv. Inegol 92). The study was conducted in randomized parcel design with 4 replications, and was established with replications of 15 plants in the greenhouses of Uludag University Mustafakemalpasa Vocational School in The results showed that salinity levels of irrigation water had statistically considerable effects on the total and.marketable yield, water content, total dry matter, soluble solids, total sugar, total acid, vitamin C and protein. Total and marketable yield, soluble solid, total sugar, vitamin C features of leek was not influenced by ds m -1. In those features important decreases occurred by 3.60 ds m -1 concentration and the lowest values obtained at 6.60 ds m -1 concentration. Similarly, the water content and protein contents were unaffected by soil salinity up to 3.60 ds m -1, but decreased significantly after this level. However, total acidity considerably increased in accordance with the increasing salt concentrations. The results of this study revealed that considering the yield, marketable yield and quality, leek can be grown satisfactorily under the condition of irrigation water salinity up to 2.60 ds m -1. Keywords: leek, salinity, irrigation water, yield, marketable yield, quality 21

34 Tarımsal Ürünlere İnovatif Özellik Kazandırma Dilehan Avşar 1, Gökhan Avşar 2 1 Hakkari Üniversitesi Yüksekova Meslek Yüksekokulu Organik Tarımı Bölümü HAKKARİ 2 Dronten University of Applied Sciences The Department of International Food Chain Management The NETHERLANDS E-posta: Bu çalışmanın amacı, bilgi ekonomisinde en önemli kavramlardan biri olan inovasyonu açıklamaktır. Öncelikle, inovasyonun temel göstergeleri olan İnovasyon süreci, inovasyon için gereken ortamın oluşturulması, tarım sektöründen örnekler, Türk inovasyon politikası ve ülkemizde tarımsal ürünlere inovatif özellik kazandırma yolu ile ilgili konular hakkında bilgi verilecektir. Detaylı bir literatür taraması ve istatistiksel veriler yardmıyla Türkiye nin durumu hakkında bilgi verilecektir. Anahtar kelimeler: İnovasyon, tarımda inovasyon sistemi, inovasyonda neredeyiz, inovasyon yeteneği ve teknoloji dünya ve Türkiye de inovasyon, Gaining Innovative Feature To The Agricultural Products The purpose of this study, which is one of the most important concepts in the knowledge economy is to explain innovation. Firstly, one of the key indicators of the innovation that the innovation process, the creation of the necessary environment for innovation, examples from the agricultural sector, Turkish innovation policy and related to the topic about the way of gainning innovative features to the agricultural products will be informed. With the help and assistance of the detailed review of the literature and statistical data will be given information about the situation of the innovation in Turkey. Keywords: Innovation, innovation systems in agriculture, innovation in the world and Turkey, where are we to the innovation, innovation capability and technology 22

35 Kuzu Göbeği (Morchella) Mantarında Yapılan Sistematik Çalışmalarda Morfolojik ve Mikroskobik Analizler Yeterli mi? Hatıra Taşkın 1, Hasan Hüseyin Doğan 2, Saadet Büyükalaca 3 1 Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Bitkisel Üretim ve Teknolojileri Bölümü NİĞDE 2 Selçuk Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü KONYA 3 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ADANA E-posta: Kuzu göbeği mantarı ticari önemi ve taksonomisindeki karmaşa nedeniyle en çok çalışılan mantarlardan bir tanesidir. Bu mantarın morfolojik özellikleri çevre şartlarından kolaylıkla etkilenmektedir. Bu durum, bu mantarın sistematik çalışmalarında morfolojik ve mikroskobik analizlerin yetersiz kalmasına yol açmaktadır. Sunulan bu çalışmada kuzu göbeği mantarında yapılan taksonomi çalışmalarında morfolojik ve mikroskobik tanılamanın yeterli olup olmadığı ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Bu amaçla, Türkiye nin farklı bölgelerinden toplanmış ve moleküler analizlerle tür ayrımı yapılmış olan 15 adet kuzu göbeği mantarı türünde mikroskobik analizler yapılmış ve morfolojik özellikleri değerlendirilmiştir. Mikroskobik özellikler olarak, askospor boyu-çapı ve askus boyu-çapı değerlendirilmiştir. Morfolojik özellikler açısından da mantarın rengi, şekli ve ekolojik özellikleri karşılaştırılmıştır. Mikroskobik ölçümlerle elde edilen sonuçlar, moleküler olarak farklı bulunmuş türlerde ayırım sağlamak için yeterli olmamıştır. Aynı şekilde morfolojik özellikler de çok değişken bulunmuş olup, moleküler analizler olmadan türlerin tanılanmasına olanak sağlamamıştır. Araştırma sonuçları, kuzu göbeği mantarında türlerin belirlenmesinde morfolojik yöntemlerden mutlaka faydalanılması gerektiğini, ancak kesin tür belirlemelerinin moleküler yöntemler olmadan yapılamayacağını göstermiştir. Anahtar kelimeler: Morchella, sistematik, morfolojk tanılama, mikroskobik tanılama Are the Morphologic and Microscopic Analyses Enough in the Morchella Systematic Studies? Morels are one of the most studied mushrooms due to its commercial value and complexity of their taxonomy. Morphological features of this mushroom are easily affected from environmental conditions. Therefore, morphologic and microscopic analyses are not enough to species identification of Morchella. In the presented study it was tried to find out whether morphological and microscopic determination was sufficient enough on the studies of the taxonomy on moral. For this, 15 Morchella species collected from different region of Turkey and performed molecular analyses were evaluated in terms of their microscopic and morphologic features. Ascospore length and width and ascus length and width were measured as microscopic features. Color, shape and ecology were evaluated as morphological features. Results obtained through microscopic measurements were not found to be enough to determination of species. Likewise, morphological features were found to be too variable and did not allow for species identification without molecular analyses. Results indicated that morphological methods should be used for determination of the morel species however the exact determination of the species can not be done without the usage of molecular methods. Keywords: Morchella, systematic, morphologic characterization, microscopic characterization 23

36 Hatay İli Amik Ovası Soğan (Allium cepa L.) Ekim Alanlarında Görülen Önemli Hastalık Etmenleri, Zararlı ve Yabancı Ot Türleri ve Yaygınlık Durumları Soner Soylu, Erdal Sertkaya, Şener Kurt, İlhan Üremiş, İ. Adem Bozkurt Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Antakya HATAY E-posta: Bu çalışmada 2012 ve 2012 yetiştirme sezonunda Hatay ili Amik Ovasında önemli soğan (Allium cepa L.) yetiştiriciliği yapılan bölgelerinde rastgele seçilmiş tarlada bitki çıkışı (fide), çiçeklenme ve meyve-hasat dönemlerinde sorun olan hastalık etmeni, zararlı ve yabancı ot türlerinin tanılanması ve yaygınlık durumları belirlenmiştir. Tipik hastalık belirtileri gösteren bitkiler üzerinden yapılan fungal izolasyonlar sonucunda en fazla sıklıkta karşılaşılan toprak kökenli fungal hastalık etmenleri Fusarium spp. Fusarium oxysporum, Rhizoctonia solani, Sclerotium rolfsii ve Pythium spp. olurken, Peronospora destructor, Botrytis cinerea, Alternaria porri en sık karşılaşılan hava kökenli fungal hastalık etmenleri olarak belirlenmiştir. Pectobacterium carotovorum subsp. carotovorum ve Enterobacter cloacae ise soğanlarda yumuşak çürüklük belirtilerine neden olan bakteriyel etmenler olarak belirlenmiştir. Sörveyler sonucunda trips (Thrips tabaci Koch ve Frankliniella occidentalis Perg.) ve soğan sineği (Delia antiqua Meigen) yetiştiricilikte karşılaşılan zararlı böcek türleri olarak belirlenmiştir. Zararlıların üretim alanlarındaki zarar düzeyleri ekonomik düzeyde olmadığı görülmüştür. Sörvey alanlarındaki yabancı ot türleri ve yoğunluklarının belirlendiği çalışmalar sonucunda 29 bitki familyasına ait 83 adet yabancı ot türü bulunmuştur. Sahip oldukları yabancı ot tür sayılarına göre en geniş 5 familya: Asteraceae (18), Poaceae (13), Leguminosae (9), Brassicaceae (4) ve Euphorbiaceae (4) dir. Sörveylerde belirlenen yabancı ot türlerinin 52 sinin rastlama sıklığı % 12.5 un üzerinde olup, Avena sterilis L. (yabani yulaf), Sinapis arvensis L. (yabani hardal), Convolvulus arvensis L. (tarla sarmaşığı) ve Amaranthus retroflexus L. (kırmızı köklü tilki kuyruğu) gibi yabancı otlar yetiştiricilik yapılan tarlalarda en yoğun karşılaşılan yabancı ot türleri olarak belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Soğan, Hatay, zararlılar, hastalıklar, yabancı otlar, yaygınlık Current Statues and Prevalence of Important Disease Agents, Insects and Weed Species of Onion (Allium cepa L.) Plants Growing in Amik Plain of Hatay Province In this study, identification and prevalence of disease agents, insect pests and weed species were determined in onion growing regions in Amik Plain, during 2011 and 2012 growing season. Surveys were conducted randomly selected fields at three major plant growing stages such as post-emergence (seedling stage), flowering and fruiting-harvesting stages. The results of fungal isolations from diseased onion roots taken at regular intervals over the entire growth period have indicated that the most frequently encountered and widespread soil-borne fungal disease agents were found to be Fusarium spp. Fusarium oxysporum, Rhizoctonia solani, Sclerotium rolfsii and Pythium spp. Peronospora destructor, Botrytis cinerea and Alternaria porri were observed as the most frequently observed foliar fungal disease agents at the flowering and fruiting stage of onion plants. Pectobacterium carotovorum subsp. carotovorum and Enterobacter cloacae were identified as two bacterial disease agents of onion causing soft rot disease symptoms. Following regular surveys, thrips (Thrips tabaci Lindeman and Frankliniella occidentalis Perg.) and onion fly (Maggot) (Delia antiqua Meigen) were common insect species encountered in the fields surveyed. Damages caused by these insects were not economically important. Eighty-three weed species were determined, which belong to 29 plant families. Most common families were Asteraceae (18), Poaceae (13), Leguminosae (9), Brassicaceae (4) and Euphorbiaceae (4). Amongst all weed species, 52 weed species were found as their frequency ratios over 12.5%. Avena sterilis L. (sterile oat), Sinapis arvensis L. (wild mustard), Convolvulus arvensis L. (field bindweed), and Amaranthus retroflexus L. (redroot pigweed) were the most common weeds. Keywords: Onion, Hatay, pests, diseases, weeds, prevalence 24

37 Semizotu (Portulaca oleracea) ile Mücadelede Bitki Özütlerinin Etkilerinin Araştırılması Abdullah Sevinç, Ceyda Göktepe, Semra Özarıcı, Gülsemin Savaş Tuna Tekirdağ Ebru Nayim Fen Lisesi TEKİRDAĞ E-posta: Yabani otlar ile mücadelede günümüzde genellikle kimyasal ilaçlar kullanılmakta olup bu ilaçlar çevreyi ve insan sağlığını olumsuz etkilemektedir. Çalışmada, semizotu (Portulaca oleracea) ile mücadelede kimyasal ürünlere alternatif, allelo kimyasal etkisi olan çeşitli bitki özütleri kullanılarak doğal ve maliyeti düşük bir ürün elde etmek amaçlanmıştır. Çalışmada Kavak (Populus tremula), ceviz (Juglans regia), yonca (Medicago sativa), aküçgül (Trifolium repens), turp (Raphanus sativus) ve tarla ayrığı (Agropyron repens) bitkileri materyal olarak kullanılmıştır. Soxhlet cihazı ve vakum evaporatörü kullanılarak bitki ekstraktları elde edilmiştir. Turp un köklerinden elde edilen su bir işleme tabi tutulmadan kullanıldı. Tarla ayrığı kökleri toplanıp temizlendikten sonra kurutuldu ve bir saat süre ile kaynatılarak suyu çıkarıldı. Elde edilen özüt ve sular öncelikle tekli ve daha sonra ise çeşitli kombinasyonlar hazırlanarak semizotu ekili petri kaplarına uygulandı. Hazırlanan kombinasyonlardan hangilerinin etki oranın fazla olduğu belirlendikten sonra aynı karışımlar semizotu ekili altı saksı grubuna uygulanıp kök uzunlukları belirli periyotlarla takip edildi, varyans analizi ve duncan önemlilik testi yapıldı. Çalışma sonunda semizotu üzerinde; ceviz (1000µl), kavak (1000µl), ak üçgül (2000µl) ve yonca özütleri (1000µl) ile tarla ayrığı (1000µl) ve turp kökü (1000µl) suyundan oluşan karışımın semizotu ile mücadelede en etkili olduğu belirlendi. Anahtar kelimeler: Semizotu, doğal mücadele, bitki özütleri Research of the Effects of Plant Extracts with the Fight of Purslane (Portulaca oleracea) Nowadays, commonly, we use chemicals during the fight of weeds. But these chemicals are harmful to humanbeing and environment. During our study, we tried to find another alternative to chemicals to fight with purslane. And we used different types of plant extracts which are included allelol. And we tried to produce a natural and cheap product. In our study, we used Poplar (Populus tremula), Walnut (Juglans regia), Clover (Medicago sativa), White clover (Trifolium repens), Radish (Raphanus sativus), and Field Wheatgrass (Agropyron repens) as materials. We got plant extracts by using soxhlet equipment and vacuum evaporator. We used the water from radish root as it is. We collected roots of field wheatgrass, cleaned and dried. Then after an hour boiling process we got its water. The extracts and waters are used seperately and then with different combinations, and applied to the petri plates with purslanes. And we checked and found which combination is more effective to the purslanes. And we applied the same effective mixtures to six pots with purslane noted root length by checking certain periods. We did combination analysis and duncan importance test. At the end of our study about purslane we determined that walnut (1000µl), poplar (1000µl), white clover (2000µl) and clover extract (1000µl) with field whitegrass (1000µl) and radish root (1000µl) water mixture is more effective in fighting with purslane. Keywords: Purslane, natural fight, plant extract 25

38 Aşılı Üretilen Crisby Karpuz Çeşidinin Derim Olum Zamanının Saptanması Ahmet Erhan Özdemir 1, Halit Yetişir 2, Elif Çandır 1, Zehra Güler 3, Veysel Aras 4, Özay Baltaer 1, Durmuş Üstün 1, Mustafa Ünlü 4 1 Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Antakya HATAY 2 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü KAYSERİ 3 Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Antakya HATAY 4 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Erdemli MERSİN E-posta: Bu çalışmada; Ferro, RS841, Agentario ve Macis anaçları üzerinde aşılı yetiştirilen Crisby karpuz çeşidinin derim olum zamanının belirlenmesi amaçlanmıştır. Aşılanmamış Crisby çeşidi meyveleri kontrol olarak kullanılmıştır. Kulakçık ve sülüğü yeşil, kulakçık ve sülükten birisi kurumuş ve kulakçık ve sülüğün her ikisi de kurumuş olmak üzere her anaç x kalem kombinasyondan karpuzların derimi yapılmıştır. Meyve ağırlığı, meyve çapı, kabuk kalınlığı, suda çözünebilir toplam kuru madde içeriği (SÇKM), titre edilebilir asitlik (TEA), ph, meyve eti sertliği (MES), meyve et rengi (L*, h ), meyve etinde kopma (1-5), meyve olgunluğu (1-7) ve duyusal analizler (1-9) gibi fiziksel ve kimyasal analizler yapılmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, kulakçık ve sülüğü kuru karpuzlarda meyve ağırlığı en fazla olurken, RS841 anacı üzerine aşılı Crisby karpuz çeşidi meyvelerinin ağırlığı en fazla olmuştur. Kulakçık ve sülüğü yeşil olanlarda en az SÇKM ve kulakçık ve sülüğü kuru karpuzlarda duyusal kalite (tat) en yüksek olurken, kulakçık ve sülüğü yeşil olanlarda en düşük tat saptanmıştır. Kulakçık ve sülüğü kuru olanlarda en düşük MES olurken, Ferro ve RS841 anaçları üzerine aşılı karpuzlarda MES en yüksek olmuştur. Anahtar kelimeler: Karpuz, Crisby, aşılama, anaç, kalite. Determination of Harvest Time on the Grafted Produced Crisby Watermelon Cultivar The objective of this study is to determine the harvest time of Crisby watermelon cultivar grafted on Ferro, RS841, Agentario and Macis rootstocks. Ungrafted Crisby cultivar fruits were be used as control. Harvest of watermelons from each rootstock x scion combinations including green atrium and leech, green atrium and dry leech or dry atrium and green leech and dry atrium and leech was made. Changes in physical and chemical analysis such as fruit weight, diameter, rind thickness, total soluble solid content, titratable acidity, ph, fruit flesh firmness, fruit flesh color (L*, h ), hollow heart in fruit flesh (1-5), fruit maturity (1-7) of watermelon were be determined. Sensory evaluation (1-9) for taste was also performed. According to data, the highest fruit weight were obtained from dry atrium and leech watermelons while the highest fruit weight Crisby watermelon cultivar grafted on RS841, rootstock. The lowest total soluble solid (%TSS) were obtained from green atrium and leech and the highest sensory quality (taste) were obtained from dry atrium and leech watermelons while the lowest taste from green atrium and leech. The lowest fruit flesh firmness were obtained from dry atrium and leech watermelons while the highest fruit flesh firmness Crisby watermelon cultivar grafted on RS841 and Ferro rootstocks. Keywords: Watermelon, Crisby, grafted, rootstock, quality 26

39 Kapya Biber Tipinde Farklı Hasat Sonrası Uygulamaların Kalite ve Biyokimyasal Özelliklere Etkileri Mustafa Sakaldaş, Kenan Kaynaş, Fatma Özdirek Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Terzioğlu Yerleşkesi ÇANAKKALE E-posta: Bu çalışmada, Türkiye genelinde özellikle Marmara, Ege ve Akdeniz Bölgelerinde taze tüketim ve endüstriyel açıdan oldukça büyük üretim ve ihracat potansiyeline sahip olan Kapya biber tipinde farklı hasat sonrası uygulamaların etkileri incelenmiştir. Bu amaçla; Çanakkale yöresinde yetiştiriciliği yoğunlukla yapılan Kapya biber tipinde hasat sonrası farklı sıcaklıklarda (40 C, 50 C ve 60 C) 3 dakika süreyle sıcak su uygulamaları, düşük yoğunluklu polietilen bazlı (LDPE) modifiye atmosfer paket (MAP) uygulaması ve söz konusu sıcak su uygulamalarının MAP ile kombinasyonu gerçekleştirilmiştir. Uygulama yapılan ürünler, 7,5 C± 0,5 C sıcaklık ve %90-95 civarı oransal nem koşullarında sırasıyla 15 ve 30 gün süreyle depolanmışlardır. Her depolama süresi sonunda, depodan çıkarılan ürünler 3 gün süreyle C sıcaklık koşullarında raf ömrüne tabi tutulmuşlardır. Her depolama ve raf ömrü süresi sonrasında biberlerde bazı kalite parametreleri ve biyokimyasal özellikler incelenmiştir. Bu parametreler; suda çözünür kuru madde oranı, titre edilebilir toplam asitlik miktarı (sitrik asit), vitamin C içeriği ve toplam fenolik bileşik miktarı olmuştur. Elde edilen sonuçlara göre kalite özelliklerini en olumlu etkileyen uygulama 50 C sıcak su uygulamasıyla MAP uygulamasının kombinasyonu olmuştur. Bunu takiben 50 C sıcak su uygulaması da olumlu etkide bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Kapya biber tipi, modifiye atmosfer, sıcak su, depolama, kalite özellikleri, biyokimyasal özellikler. The Effects of Different Postharvest Treatments on Quality and Biochemical Parameters of Kapia Type Peppers In this research; the effects of different postharvest applications on Kapia type peppers at different harvest maturities which have great potentials as industry and table consumption in Marmara, Egian and Mediterrenean regions in Turkey were carried out. For this purpose; hot water treatments at different temperatures (40 C, 50 C and 60 C) for 3 minutes and low density polethylene (LDPE) based modified atmosphere packaging (MAP) and the combination of these applications on Kapia type peppers were applicated. Crops that applicated stored at 7,5 C± 0,5 C heat and %95 relative humidity conditions for 15 and 30 days respectively. After each storage period, peppers will be kept at 20 C heat conditions for 3 days as shelf life. Some quality assessments and biochemical properties were investigated after each storage and shelf life periods. These assessments were, soluble solids concentration titratable acidity (citric acid), ascorbic acid content, and total phenolic compounds. According to the results the most effective results were fixed at the combination of 50 C hot water treatment and MAP based LDPE. Hot water treatmentsat 50 C followed this application. Keywords: Kapia type peppers, modified atmosphere, hot water, storage, quality parameters, biochemical parameters. 27

40 Havuçlarda Kalite Kayıpları ve Önleme Yolları Tamer Sermenli 1, Ahmet Erhan Özdemir 1, Ahmet Genç 1, Özge Demirkeser 1, Mustafa Ünlü 2 1 Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Antakya HATAY 2 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Erdemli MERSİN E-posta: Bu araştırma Hatay ili Kırıkhan ilçesinde yetiştiriciliği yapılan havuçlarda yürütülmüştür. Havuçlarda görülen kalite kayıpları daha çok hasat öncesi ve özellikle hasat sırasında olmaktadır. Bu kayıpların önlenmesi için öncelikle bunların belirlenmesi ve miktarlarının saptanması önem arz etmektedir. Bu araştırma havuçlardaki kayıpların belirlenmesi ve önleme yollarının saptanması amacıyla yapılmıştır. Araştırmada Nanso F1 havuç çeşidi kullanılmıştır. Derilen havuçlarda hasat öncesi yapılan kültürel işlemlerden kaynaklanan kalite kayıpları ile hasat sırasında meydana gelen zararlanmalar saptanmıştır. Hasadı takiben paketleme evlerinde iç ve dış pazarlara yönelik 10 kg lık ambalajlarda hazırlanan havuçlardan tesadüfi olarak 100 torba alınmış ve incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, önemli kayıplar çatlak meyve, ikiz meyve, kalibraj, dal sürtmesi ve ezik, yara ve berelerdir. Nanso F1 çeşidi havuçlarda pazarlanabilir meyve oranları ise düşük olmuştur. Anahtar kelimeler: Kırıkhan, havuç, Nanso F1, kalite, kayıplar Quality Losses in Carrots and Prevention Ways of This Losses This study was carried out in carrots grown in Kırıkhan, Hatay. Quality losses in carrots occurred during harvest and preharvest period. In order to prevent these losses, it is important to determine reasons and amount of the losses. The objective of this study was to determine the losses and prevention ways of these losses in carrots. Nanso F1 carrot cultivar was used in this study. Quality losses due to cultural practices during preharvest period and damages during harvest period were determined in harvested carrots. After harvest, 10 kg packages of carrots prepared in packing houses for domestic and export market were examined. According to results, the important losses were due to cracking, misshaped, undersized and damaged roots. In Nanso F1 carrots, marketable root percentage was low. Keywords: Kırıkhan, carrot, Nanso F1, quality, losses. 28

41 SUNULAN, ÖZETİ YAYINLANAN SÖZLÜ BİLDİRİLER 29

42 Ekim Öncesi Uygulamaların Ispanak Tohumlarının Çimlenme ve Çıkış Oranı Üzerine Etkileri Yasemin Orhan 1, Süleyman Kavak 2 1 Yüksel Tohum Kurşunlu Köyü Madenler Mahallesi Aksu ANTALYA 2 Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ISPARTA E-posta: Bu araştırmada, Matador ıspanak çeşidine ait tohumlar KNO 3 ve KH 2PO 4 tuzlarının 0.1 M, 0.3 M ve 0.5 M dozlarında hazırlanan çözeltilerde havalandırmalı kolon (Buble-Column) içerisinde 10 C sıcaklıkta 3 gün süreyle ön çimlendirme uygulamasına tabii tutulmuştur. Ön çimlendirme uygulaması gören tohumlar ile uygulama görmeyen kontrol tohumlarında, 15 C sıcaklıkta standart çimlenme, 5 C ve 25 C sıcaklıklarda düşük ve yüksek sıcaklık stres testleri, kum ortamında çıkış testi ve iki farklı lokasyonda tarla çıkış testleri gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, hem KNO 3 hemde KH 2PO 4 tuzlarının faklı dozları ile ön çimlendirme uygulamaları kontrol tohumlarıyla kıyaslandığında çimlenme oranı, düşük ve yüksek sıcaklık stres testleri çimlenme oranları, kumda çıkış oranı ve her iki lokasyondaki tarla çıkış oranını arttırırken, ortalama çimlenme zamanı ve ortalama çıkış zamanını azaltmıştır. En yüksek çimlenme oranı %96 ile 0.1 M ve 0.3 M KNO 3 uygumalarından elde edilirken, en düşük ortalama çimlenme zamanı 3.2 gün ile 0.1 M KNO 3 uygulamasından elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen verilere göre, her iki potasyum tuzunda 0.1 M lık dozlarının ıspanak tohumları için en uygun ön çimlendirme dozları olduğu söylenebilir. Anahtar kelimeler: Ispanak tohumu, ön çimlendirme, KNO 3, KH 2PO 4, çimlenme, çıkış. Effects of Presowing Treatments on Germination and Emergence of Spinach Seeds In this study, spinach seeds from cv. Matador were primed using 0.1, 0.3 and 0.5 M KNO 3 and KH 2PO 4 aerated solutions at 10 C for three days in a bubble-column. Standard germination test (15 C), low temperature (5 C) and high temperature (25 C) stress germinations, emergence test in a sand media and field emergence tests at two locations were conducted at both primed and control seeds. Priming seeds with different doze of both KNO 3 and KH 2PO 4 salt increased standard germination, low and high stress germinations, emergence in sand and field emergence at two locations, while mean germination and mean emergence time were decreased compared with control seeds. The highest germination percentage was obtained from 0.1 M and 0.3 M KNO 3 primed seeds as 96% and the lowest mean germination time was observed from 0.1 M KNO 3 as 3.2 days. According to results, it can be stated that 0.1 M doze of both potassium salts were the best appropriate priming solutions for spinach seeds. Keywords: Spinach seed, priming, KNO 3, KH 2PO 4, germination, emergence 30

43 Asidik ve Bazik Karakterli Pomza ve Torf Ortamlarında Uygulama Yapmaksızın Domates Tohumlarının Çimlenmesi ve Gelişimleri Özlem Üzal, Fikret Yaşar, Nesim Erbay, Faruk Bilici Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü VAN E-posta: Bu araştırmada Solanum lycopersicum (domates) bitkisinde SC 2121 çeşidine ait tohumların asidik ve bazik karakterli pomza ve torf ortamlarında çimlendirilmesi ve gelişmesini incelemek amaçlanmıştır. Araştırmada Van bölgesinden elde edilen 20'si asidik karakterdeki, 4'ü bazik karakterli pomza taşları ve torf ortamlarının domates tohumlarının çimlenmesi üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Kullanılan asidik pomzalar HEY-10, HEY-4, MSN-10, MSN II-10, MSN II-4, MSN-4, KOÇ-4, KOÇ-10, KOÇ-4, DMD-4, DMD 10, MOL II-4, MOL II-10, MOL I-10, MOL I-4, GTP III-4, GTP-4, GTP II-10, GTP II-4, GTP III-10, GTP-10 olurken bazik karakterli pomzalar ise PTS-10, PTS-4, CDS-4, CDS- 10'dur. Çalışma normal atmosferin sağlandığı split klimalı iklim odasında bir ay süresince yürütülmüştür. Çalışma da saf su sulama için kullanılmıştır ve tohumların çıkış tarihleri, çıkış sayısı günlük olarak kaydedilmiştir. 30 günün sonunda çalışma sonlandırılarak elde edilen fidelerin büyüme parametreleri incelenmiştir. Çalışmanın ilk haftasının sonunda çimlenme yüzdesi %60 ile asidik pomza olan MSN- 4'den en yüksek değer elde edilirken, ikinci hafta sonunda ise 6 pomza çeşidinde (CDS-10,GTP-4,GTP II- 4, KOÇ-4, GTP III-4, PTS-4) çimlenme yüzdesi %100 olarak belirlenmiştir. Çalışma sonunda çimlenme yüzdesi en düşük olan pomza çeşitleri GTP-10 (%24) ve HEY 4 (%44) olmuştur. Fidelerin büyüme parametreleri bakımından ise en iyi sonuçlar GTP-10, GTP II 10 ve torftan elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Çimlenme, domates, pomza, torf 31

44 Yaşlandırma ve NaCl ile Priming Uygulamalarının Tuzlu Koşullar Altında Çimlenen Bezelye Tohumlarında Canlılık ve Kromozomal Bozulmaların Oluşumu Üzerine Etkileri H. Özkan Sivritepe, Bülent Şentürk Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü BURSA E-posta: Bu çalışmada, Bolero çeşidi bezelye (Pisum sativum L.) tohumlarında kontrollü bozulma (yaşlandırma) uygulamaları ve yüksek tuz konsantrasyonlarının etkisiyle oluşan kromozomal bozulmalar ve NaCl ile yapılan priming uygulamaları sonrasında bunlarda meydana gelen olası iyileşmeleri tespit edebilmek amacıyla denemeler gerçekleştirilmiştir. Faklı canlılık seviyeleri (%92.5 ve %82.0), farklı uygulamalar (kontrol ve priming) ve sulama suyu olarak kullanılan farklı konsantrasyonlardaki (0.3, 4.0 ve 8.0 ds m-1) NaCl çözeltilerinin etkisiyle çimlenme esnasında ortaya çıkabilecek değişimlerin belirlenebilmesi amacıyla; radikula uçları fikse edildikten sonra, trinoküler mikroskop altında sitolojik gözlemler gerçekleştirilmiş ve farklı kromozomal bozulma tipleri ile meydana gelen iyileşmeler tespit edilmiştir. İlk mitoz bölünmelerdeki anafaz sonu safhada gerçekleştirilen sitolojik gözlemlerde, her bir uygulama grubunda en az 400 anafaz sonu safha incelenerek tespit edilen kromozomal bozulmaların frekansları ve tipleri kaydedilmiş ve bozulma oranları hesaplanmıştır. Denemeler sonucunda elde edilen tüm veriler birlikte değerlendirildiğinde, uygulamalar arasında belirgin farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Hem yüksek hem de düşük canlılık seviyelerindeki tohumlarda, NaCl konsantrasyonunun artışına paralel olarak kromozomal bozulmalarda artış meydana gelmiştir. Düşük canlılık seviyesindeki tohumlarda meydana gelen bu artış yüksek canlılık seviyesindekilere oranla daha fazla olmuştur. Ancak, kontrol uygulamasına kıyasla priming uygulamaları sayesinde, kromozomal bozulmalarda iyileşmeler olduğu belirlenmiştir. Ayrıca, priming uygulamaları sayesinde meydana gelen iyileşme şekillerinde canlılığa bağlı olarak da çeşitli farklılıkların olduğu tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Pisum sativum, tohum canlılığı, kromozomal bozulmalar, NaCl, priming 32

45 Patlıcan Tohumlarının Fizyolojik Olarak İyileştirilmesinde Kullanılan Farklı Hidrasyon ve Kurutma Uygulamalarının Karşılaştırması H. Özkan Sivritepe, Sevin Teoman Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü BURSA E-posta: Bu çalışmada, tohumların fizyolojik olarak iyileştirilmesinde kullanılan farklı hidrasyon (priming ve humidifikasyon) ve kurutma uygulamalarının patlıcan tohumlarında canlılık ve güç üzerine olan etkileri incelenmiştir. Priming (P) uygulamalarında, Pala 49 çeşidi patlıcan tohumları sürekli olarak havalandırılan saf suda 20 C sıcaklıkta farklı süreler (1, 2 ve 3 gün) ile tutulmuşlardır. Humidifikasyon (H) uygulamaları da 20 C sıcaklıkta 1, 2 ve 3 gün süre ile yapılmıştır. Priming ve humidifikasyon uygulamaları sonrasında; tohumlar yüzeysel olarak kuru hale getirilmiş (P+YK ve H+YK) ve ulaştıkları nem kapsamları hesaplandıktan sonra iki kısma ayrılmıştır. Tohumların yarısı yüzeysel kurutma uygulamalarını takiben hemen çimlendirme testlerine alınmış, diğer yarısı orijinal nem kapsamlarına gelinceye kadar geriye kurutulmuş (P+GK ve H+GK) ve daha sonra çimlendirme testlerine alınmıştır. Patlıcan tohumlarının farklı hidrasyon ve kurutma uygulamalarına olan tepkileri canlılık [normal çimlenme oranı (NÇO)] ve farklı güç [ortalama çimlenme süresi (OÇS), çimlenme indeksi (Çİ), fide güç indeksi (FGİ) ve fide kuru ağırlıkları] parametreleri bazında değerlendirilmiştir. İncelenen tüm parametreler birlikte değerlendirildiğinde, farklı hidrasyon uygulamalarına tabi tutulmuş gruplarda kontrol grubuna kıyasla tohum canlılığı ve gücünde iyileşmeler meydana geldiği tespit edilmiştir. Tüm canlılık ve güç parametreleri bakımından en iyi sonuçlar ise, hidropriming uygulamaları için 2 gün süre ile yapılan P+YK ve P+GK; humidifikasyon uygulamaları için; 3 gün süre ile yapılan H+YK ve H+GK uygulamalarından elde edilmiştir. Böylece, patlıcan tohumlarında, ekim öncesinde yapılan hidrasyon uygulamaları arasında humidifikasyon uygulamalarının da kullanılabileceği ortaya konulmuştur. Mevcut sonuçlar, tohum ve fide endüstrilerine önerilebilir nitelikte olup; bu sayede çimlenmesi zor ve düzensiz olabilen patlıcan tohum lotlarında meydana gelen kalite ve performans kayıplarının ortadan kaldırılabileceği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Solanum melongena, hidropriming, humidifikasyon, kurutma, tohum canlılığı, tohum gücü 33

46 Bitkilerde RNAi Temelli Gen Susturulmasında Son Gelişmeler Hasan Pınar 1, Joydeep Banerjee 2 1 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu MERSİN 2 University of Nebraska, Department of Plant Pathology Lincoln Nebraska USA E-posta: RNA interferans (RNAi) ökaryotlarda gen fonksiyonlarının analiz için köklü ve önemli bir metotdur. Hayvanlar ve bitkilerinde dahil olduğu çeşitli organizmalar arasında korunmuş çift sarmallı (dsrna) RNA aracılığıyla meydana gelen gen susturulması olarak açıklanmaktadır. Yüksek spesikliği ve etkinliğinden dolayı gen fonksiyon analizinde etkili bir araç olarak yaygın olarak kullanılmaktadır. RNAi yolu daha büyük dsrna ların Dicer enzimi tarafından sirna (small interfering RNA) adı verilen küçük engelleyici RNA lara parçalaması ve açılmamış tek sarmalın RNA İndükleyici Baskılama Kompleksi (RISC) ne rehberlik etmesiyle başlamaktadır. Dizi spesifik mesajcı RNA nın tek zincirli sirna aracılıklı bölünmesi Argonat tarafından gerçekleştirilmekte ve daha sonra gen susturulmasına yol açmaktadır. Bu tip transkripsiyon sonrası gen susturulmasına ek olarak, sirna lar aynı zamanda DNA-metilasyonunun oluşmasıyla transkripsiyonal gen susturulmasınıda düzenlemektedir. RNAi in nematodlar, bitkiler ve funguslar gibi organizmalarda doğal olarak meydana geldiği rapor edilmiştir. RNA susturulması organizmaların büyük çoğunluğunun gelişmesinde ve genom bütünlüğünün korunmasında korunmuş dizi spesifik gen düzeleyici sistemdir RNA-temelli gen susturulması yüksek bitkilerde ve böceklerde fonksiyonel genomics, bitkilerde virus dayanımı, ile nematod ve böceklere dayanıklı bitkilerin geliştirilmesinde kullanılmaktadır. Bu çalışmada RNAi temelli gen susturulmasında biyoteknolojik uygulamalarında son gelişmeler gözden geçirilmiş ve tartışılmıştır. Anahtar kelimeler: RNAi, gen susturulması, bitkiler 34

47 Flow Sitometri ile Türkiye nin Farklı Bölgelerinden Toplanmış Olan Lagenaria siceraria (Molina) Standl. (Su Kabağı) Populasyonlarının Çekirdek DNA İçeriklerinin Belirlenmesi ve Populasyonların Ploidi Düzeylerinin Saptanması Derya Ersoy 1, Yasin Ersoy 1, Evren Cabi 1, Nihal Denli 2, Halit Yetişir 3, Metin Tuna 4 1 Namık Kemal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü TEKİRDAĞ 2 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu MERSİN 3 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü KAYSERİ 4 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü TEKİRDAĞ E-posta: Kültüre alınma tarihi yıl kadar eski olan Lagenaria siceraria (Molina) Standl. (su kabağının) taksonunun ana vatanı Afrika dır. Su kabağı; sebze, su kabı, müzik aleti, dekorasyon eşyası olarak kullanılmaktadır (Lee, 1994; Yetisir ve ark, 2008). TÜBİTAK tarafından desteklenen TOVAG 3216, 106 O 650 ve 111 O 117 no lu projeleri kapsamında ülkemizin farklı bölgelerinden Lagenaria siceraria türüne ait yaklaşık 400 adet genotip toplanmış ve bunların 338 inin morfolojik karakterizasyonu yapılmıştır. (Yetisir ve ark., 2007; Yetisir ve ark, 2008; Yetisir ve ark., 2010). Islah çalışmalarında genotipler arasındaki ploidi seviyelerindeki farklılıklar üreme engelleri oluşturur ve gen akışını olumsuz etkiler. Bu nedenle ıslah çalışmalarına geçilmeden önce bireyler arasındaki ploidi seviyesindeki farklılıkların ve bu farklılıkların derecesinin tespiti önem taşımaktadır. Flow sitometri; son yıllarda, kolaylığı, hızı, hassasiyeti ve güvenilirliğinden dolayı ploidi analizlerinde tercih edilen metotdur. Bu çalışmada, ülkemizin farklı bölgelerinden toplanan ve yurt dışı kaynaklardan temin edilmiş olan su kabağı genotiplerinin çekirdek DNA içerikleri ve bununla birlikte ploidi düzeyleri Flow sitometri yöntemi ile saptanmıştır. Bu amaçla 111O117 nolu proje kapsamında toplanmış olan genotipler Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonunda (Mersin) kültüre alınmış ve çiçeklenme aşamasına gelmiş olan bitkilerden alınan genç yaprak dokuları Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri laboratuarlarına gönderilmiştir. Partec - Flow sitometri protokolü takip edilerek 372 örnek değerlendirmeye alınıp çekirdek DNA analizi yapılmış, ploidy seviyesi ve genom hacimleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre 372 örneğin DNA içeriklerinin 0,711 0,840 pikogram aralığında olduğu görülmüştür. Standart bitki olarak çeltik (pirinç) kullanılmıştır Ölçüm yönteminden kaynaklanan standart sapma da hesaba katıldığında değerlendirmeye alınan Lagenaria siceraria aksesyonlarında poliplodi durumunun olmadığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Su kabağı, ploidy seviyesi, flow sitometri, DNA içeriği Bu çalışma 113O599 nolu proje ile TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir. 35

48 Moleküler Markır ile Yerel Soğan (Allium cepa L.) Çeşitlerinde ve Islah Edilen Saf Hatlarda Sitoplazma ve Çekirdek Ms lokusu ile Bağlantı Eşitsizliğinin Belirlenmesi Ali Fuat Gökçe 1, Elif Özokutanoğlu 2, Nazife Kemikler 3, İlkay Odabaş 3 1 Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Tarımsal Genetik Mühendisliği Bölümü NİĞDE 2 Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü BURSA 3 MTN Tohumculuk Çepni Köyü Bandırma BALIKESİR E-posta: Yemeklik soğanlarda (Allium cepa L.) hibrit tohum dünyada sitoplazmik-genik erkek kısırlık (CMS) kullanılarak üretilmektedir. Klasik seleksiyon ve ıslah yöntemi ile erkek kısır ana hat ile erkek kısırlığın devamını sağlayan idameci baba hattın genetik özelliği bilinmeyen bir populasyondan veya melezleme yolu ile elde edilen ıslah hatlarından seçilebilmesi için 6 ile 8 yıl gerekmektedir. Moleküler markır ile sitoplazma ve çekirdekteki Ms lokusunda bulunan ms alleli ile bağlantı eşitsizliğini belirleyerek; idameci bireyleri de belirlemek için gerekli zamanı ve ıslah maliyetini önemli ölçüde azaltabilir. Bu araştırmayla yerel soğan populasyonları ile saf ıslah hatlarının sitoplazmaları ve çekirdek Ms lokusu allelleri ile bağlantı durumu belirlenmiştir. S-sitoplazmaya sahip bireyler arasından hibrit üretiminde kulanılmak üzere erkek kısır ana hat; N-sitoplazmaya sahip bireylerin arasından da idameci seçimi olasılığı belirlenmiştir. Bu araştırma da, 10 adet ticari soğan popülasyonu ile 60 adet saf hat olmak üzere toplam 70 genotip, bitki materyali olarak kullanılmıştır. Toplam 70 genotipin mtdna yönünden 51 tanesi S-, 14 tanesi N-, 3 tanesi G- ve 2 tanesi de T-sitoplazmik yapıda oldukları tespit edilmişlerdir. Ticari çeşitlerden Bereket, Burgaz, Hazar, Karbeyazı, MT 101, Seç ve Viktorya çeşitlerinin sitoplazması S-tipi, Seyhan çeşidi ise T-tipi çıktığından bunlardan hibrit üretebilmek için N-sitoplazma tipinin geriye melezleme ile bu çeşitlere kazandırılması gerekmektedir. Beyaz Bilek ve Metan 88, N-sitoplazmik çıktıklarından erkek kısırlık için geriye melezleme ile S-sitoplazma gereklidir. Islah hatları için ise aynı durum geçerli olmakla birlikte bunlardan 11037, 11039, ve kendileri için veya istenilen bir kaynak için erkek kısır ana, idameci ve 55 tanesi de hibrit tohum üretiminde tozlayıcı olarak kullanılabilir. Anahtar kelimeler: Erkek kısır, hibrit tohum, sitoplazmik karakterizasyon, Ms lokus alleli 36

49 Molaküler Markır Yardımı ile Seleksiyon Yapılarak Türkiye de Geliştirilen İlk Hibrit Soğan Çeşitleri Ali Fuat Gökçe 1, F. Özen Tekeli 2, Ömer F. Çatal 2, Seda N. Erdoğdu 2, Nazife Kemikler 3, İlkay Odabaş 3 1 Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Tarımsal Genetik Mühendisliği Bölümü NİĞDE 2 Niğde Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarımsal Genetik Mühendisliği Anabilim Dalı NİĞDE 3 MTN Tohumculuk Çepni Köyü Bandırma BALIKESİR E-posta: Dünya üzerinde yemeklik soğanlar (Allium cepa L.) uzun yıllardan beri insan beslenmesinde kullanılmak için yetiştirilmektedir. Yüksek oranda yabancı tozlanan soğanlar çoklu çiçek yapısına sahiptir ve tohumdan tohuma iki büyüme sezonuna ihtiyaç duyarlar. Yabancı tozlanma oranı yüksek olan soğanlarda, kendileme depresyonu çok şiddetlidir. Standart çeşitlerden üretilen kuru soğanlarda homojeniteyi yakalamak çok zordur. Yüksek oranda pazarlanabilir ürün elde etmek ancak hibrit çeşit kullanımı ile mümkündür. Türkiye nin yerli soğanlarında ilk olarak 1998 yılında Amerika nın Wisconsin Üniversitesi Madison yerleşkesin de Ali Fuat Gökçe tarafından başlanan kendileme ve tekrarlamalı seleksiyon ıslahı yıllarında Uludağ Üniversitesi Görükle yerleşkesinde devam ettirilmiş, 2007 ve sonrası ise Balıkesir ili Bandırma ilçesinde faaliyet gösteren MTN Tohumculuk Ltd Şti nin AR-GE alanında gerçekleşmiştir. Çalışmalar sonunda bazı yerli soğan çeşitlerinden ve bunların yabancılar ile melezlemesinden elde edilen hatların farklı kombinasyonlarından Türkiye de ilk hibrit soğan tohumu 2009 yılında üretilmiştir. Ana ve baba hatların ıslah süresince kalite kriterleri olan kuru madde miktarı, tek merkezlilik, sıkı baş oluşturma, depoya dayanım özellikleri yönünden seleksiyon yapılmış ve hibrit tohum üretiminde kullanılmak üzere 8 farklı erkek kısır ana (A) ve idameci (B) hat çifti ile hibrit tohum üretiminde kullanılabilecek 44 farklı tozlayıcı baba (C) adayları belirlenmiştir. Farklı kombinasyonlarda 17 farklı hibrit çeşit adaylarının baş verim ve kalite denemeleri 2010 ve 2013 yıllarında yapılmıştır. İlk hibrit çeşit adaylarının verim denemelerinde standart çeşitlere gore %25 ile %50 daha verimli oldukları gözlemlenmiştir. Yerli soğanlarda hibrit tohum üretimi için ıslah çalışmasına yıllarında Cepbank, yıllarında MTN tohumculuk destek vermiş olup; TÜBİTAK ise kısmi desteğini 2011 yılı Mayıs ayından itibaren vermeye başlamıştır. Anahtar kelimeler: Hibrit soğan, Allium cepa L., erkek kısır, idameci, moleküler markır 37

50 Türkiye Su Kabaklarının [Lagenaria siceraria (Molina) Standl ] Genetik Karakterizasyonu Kahraman Gürcan 1, Adem Taş 2, Halit Yetişir 2, Nihal Denli 3 1 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü KAYSERİ 2 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bülümü KAYSERİ 3 GTH Bakanlığı Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu MERSİN E-posta: Su kabağı (Lagenaria siceraria) Cucurbitaceae familyasında yer alır ve Afrika kökenlidir. Sekizdokuz bin yıl öncesinde Asya ve Amerika ya yayıldığı tahmin edilmektedir. Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye de su kabağı en eski sebzelerden biri olup, yemeklik ve dolmalık amacıyla tüketildiği gibi kap kacak ve süs amacıyla kullanılmaktadır. Ayrıca süs bitkisi olarak da sevilerek yetiştirilen bir bitkidir. Farklı şehirlerde bulunan su kabakları özellikle meyve irilikleri ve şekli açısından önemli bir varyasyon göstermektedir. Yapılan bu çalışmada Türkiye den toplanan ve farklı ülkelerden getirilen 350 genotip moleküler markörler ile çalışılmış yerli hatlarda genetik varyasyona bakılmıştır. Ellidört adet ISSR primeri, 64 adet RAPD ve 238 adet SRAP primer kombinasyonu 8 genotip DNA sında, sırası ile 10, 12 ve 14 adetinin skorlanabilir ve polimorfik bantlar ürettikleri görülmüş, 350 adet hat bu seçilmiş primerlerle karakterize edilmiştir. SRAP primerleri 315 hatta 34 polimorfik bant üretirken, RAPD primerlerin 27, ISSR primerleri 21 polimorfik bant olmak üzere toplamda 82 bant üretmiştir. Bu bantlar excel dosyasında var/yok olarak kodlanmıştır. Oluşan değerlerden NTSYS programı kullanılarak DİCE benzerlik matriksi oluşturulmuş ve bu matriksden Temel Bileşen Analizi (TBE) yapılmıştır. Ayrıca polimorfik markörler için oluşturulan excel dosyasında 1 (var) rakamı A ve 0 (yok) rakamı T ile yer değiştirilerek MEGA programına uygun giriş dosyası oluşturulmuş ve 350 hattın dendogramı oluşturulmuştur. Dendongramda 10 ana grup oluşmuş, ABD örneklerinin bir kısmı 1. Grupta kümeleşirken, çoğunluğu farklı gruplara dağılmıştır. Yerli hatlarda coğrafik gruplanma görülmemiş, ayrıca lokusların hepsinde benzer olan hatlarda çıkmamıştır. Ayrıca su kabağında moleküler markör polimorfizm seviyesinin düşük olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Su kabağı, genetik kaynaklar, moleküler karkaterizasyon, RAPD, ISSR, SRAP Bu çalışma 111O117 nolu proje ile TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir. 38

51 Türkiye Su Kabak (Lagenaria siceraria) larının Toplanması ve Morfolojik Karakterizasyonu Halit Yetişir 1, Adem Taş 1, Nihal Denli 2, Kahraman Gürcan 3 1 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü KAYSERİ 2 GTH Bakanlığı Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Erdemli MERSİN 3 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü KAYSERİ E-posta: TÜBİTAK tarafından desteklenen TOVAG 3216 ve TOVAG 106O650 nolu projeler kapsamında toplanmış olan 180 adet su kabağı genotipine ilaveten 200 su kabağı genotipi daha ülkemizin farklı illerinden toplanmıştır. Toplama çalışmalarında 45 ilimizden su kabağı genotipi toplanmıştır. Çalışmada kullanılmak üzere 50 adet su kabağı genotipi Ege Tarımsal Araştırmanın stoklarından temin edilmiştir. Çünkü daha önce toplanmış olan bazı su kabağı geontiplerinin tohumları çimlenmemiştir. Bazı karşılaştırmalar yapmak amacı ile Hindistan dan 8 adet su kabağı genotipi, Rusya gen bankası ile yapılan yazışmalar sonucunda 6 adet su kabağı genotipi ve ABD gen bankasından 24 adet su kabağı genotipi temin edilmiştir. Toplamış olan su kabağı genotipleri 2012 yetiştirme sezonu içerisinde tohum üretmek ve karakterizasyon yapmak amacı ile Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonuna ait deneme alanlarında yetiştirilmiştir. Araziye dikilen genotiplerde hem gurup kendilemesi hem de tek bitki kendilemesi yapılmıştır. Morfolojik karakterizasyonda 25 ölçülebilen karakter ve 30 ölçülmeyen karakter kullanılmıştır. Su kabağı genotipleri fideden başlayıp tohuma kadar karakterize edilmiştir. Morfolojik özellikler bakımdan genotipler birbirinden önemli farklılıklar göstermişlerdir. Meyve şekli ve büyüklüğü ve yine tohum şekli ve büyüklüğü açısından önemli farklılığın olduğu tespit edilmiştir. Bitki büyüme alışkanlığı, çiçek rengi ve cinsiyet bakımından genotipler arasında farklılık gözlemlenmemiştir. Morfolojik özelliklere göre yapılan ana bileşenler analizine göre genotiplerde bölgelere göre dağılım görülmemiştir. Ölçülebilen parametrelere göre yapılan kümeleme ve ana bileşenler analizine göre ana popülasyon içinden çekirdek koleksiyonu oluşturacak 96 adet su kabağı genotipi seçilmiştir. Anahtar kelimeler: Su kabağı, genetik kaynaklar, morfolojik karakterizasyon, çekirdek koleksiyonu Bu çalışma 111O117 nolu proje ile TÜBİTAK tarafından desteklenmiştir. 39

52 Karpuzlarda Citrullus lanatus var. citroides Genotipleri Üzerine Aşılamanın Bitki Büyümesi, Verim ve Meyve Kalitesi Üzerine Etkilerinin Araştırılması İlknur Solmaz 1, Güzin Tarım 1, Nebahat Sarı 1, Haşim Kelebek 2 1 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ADANA 2 Adana Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü ADANA E-posta: Dünyada sebzecilikte aşılama 1900lü yılların ilk çeyreğinde Korede, karpuzun su kabağı üzerine aşılanması ile başlamıştır. Ülkemizde aşılı sebze fidesi üretimi ise 2001 yılında aşılanmış karpuz ve domatesle başlamıştır. Karpuzlarda anaç olarak daha çok yurtdışından ithal edilen su kabağı (Lagenaria siceraria) ya da bal kabağı ve kestane kabağı (Cucurbita maxima x Cucurbita moschata) melezleri kullanılmaktadır. Bu anaçların kullanımı ile toprak kökenli hastalık ve zararlılara, abiyotik ve biyotik stres faktörlerine dayanıklılık, verimde artış gibi olumlu gelişmeler sağlanmakla birlikte, özellikle tüketiciler karpuzların kalitesi ve tadından şikayet etmektedir. Bu durum da aşılı karpuzların pazarlanmasında sorunlara yol açmaktadır. Bu çalışmada, Çukurova Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü karpuz genetik kaynak koleksiyonunda bulunan, dünyanın farklı bölgelerinden temin edilen yabani bir karpuz türü olan Citrullus lanatus var. citroides genotiplerinin karpuza anaçlık potansiyeli ve bu anaçların meyve kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Bitkisel materyal olarak 11 adet Citrullus lanatus var. citroides e ait yabani karpuz genotipi, 1 adet Citrullus lanatus var. lanatus x Citrullus lanatus var. citroides melezi kullanılmıştır. Bu anaçları karşılaştırmak için biri su kabağı (Argentario), biri de C. maxima x C. moschata melezi olan (Maximus) anaç şahit olarak yer almıştır. Crimson Tide ise kalem olarak kullanılmış, aşısız Crimson Tide ise şahit olarak çalışmada yer almıştır. Bitkilerde ilk erkek çiçek oluşumu, ilk dişi çiçek oluşumu, ana kol çapı, ana kol uzunluğu, ana kol üzerindeki boğum sayısı, kol sayısı; meyvelerde, toplam verim ve erkenci verim, meyve ağırlığı, meyve yüksekliği, meyve çapı, meyve kabuk kalınlığı, SÇKM, meyve eti sertliği ölçülmüştür. Karpuzlarda sakkaroz, glikoz, früktoz olmak üzere 3 adet şeker bileşiği saptanmıştır. Karotenoidlerden ise likopen, lutein, fitoen, fitofluen, alfa-karoten, beta-karoten ve ksi-karoten olmak üzere toplam 7 adet karotenoid belirlenmiştir. Çalışma sonuçları kongrede sunulacaktır. Anahtar kelimeler: Karpuz, aşılama, meyve kalitesi, şekerler, karotenoidler 40

53 Topraksız Tarımda Farklı Domates Çeşitlerinin Meyve Kalite Özelliklerinde Mevsimsel Değişimler Mitra Bonakdarzadeh, Ayşe Gül Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü İZMİR E-Posta: Türkiye de ticari geçmişi yaklaşık 20 yıl olan topraksız tarım modern seralarda yaygındır. Bu işletmelerde salkım domates üretimi ve kalitesini hasat dönemi boyunca koruyabilmesi nedeniyle Bandita F1 çeşidi tercih edilmektedir. Bu çalışmada jeotermal enerji ile ısıtılan ticari bir topraksız tarım işletmesinde üretilen 4 farklı salkım domates çeşidinin (Bandita, Climberley, Diamentino, Soupless) kalitesindeki değişim sezon boyunca izlenmiştir. Bu amaçla plastik örtülü bir serada perlit ortamında yetiştirilen bitkilerden meyve örnekleri Aralık tan Temmuz a kadar devam eden süreçte aylık aralar ile alınmıştır. Domatesler kırmızı olum aşamasında, pazarlama için olağan dönemde toplanmış ve her çeşitten toplanan domateslerden 6 şar salkım seçilmiştir. Duyusal testler dışındaki, ölçüm ve analizler 5 tekrarlı olarak gerçekleştirilmiş ve her tekrarda 1 salkım (5-6 domates/salkım) yer almıştır. Duyusal testlerde ise 1 salkımda bulunan 5-6 domates kullanılmıştır. Çalışmada meyve sayısı / salkım, salkım ağırlığı, meyve ağırlığı, meyve çapı ve yüksekliği, karpel sayısı, meyve kabuk direnci, meyve rengi, kuru ağırlık, toplam suda çözünür kuru madde, titre edilebilir asitlik, Vitamin C miktarı, toplam fenolik madde miktarı ve antioksidan aktivitesi belirlenmiştir. Duyusal testte panelistler domateslerin albenisi ve tadını değerlendirmiştir. Sonuçta Bandita çeşidi meyve iriliği az olmakla birlikte, meyve renginin kırmızı olması, Vitamin C miktarının yüksek oluşuyla dikkat çekmiş ve duyusal test sonuçlarına göre de sezon boyunca tüketici beğenisi yüksek olabilecek çeşit olarak değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: domates, topraksız tarım, meyve kalitesi 41

54 Hıyarda Aşılamanın Tuz Stresine Etkileri Özlem Cengiz, Ayşe Gül, Mahmut Tepecik Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü İZMİR E-Posta: Hıyar İzmir ilinde geleneksel seralarda yetiştirilen en önemli bitki türüdür ve toprak kaynaklı hastalıklar nedeniyle aşılı hıyar fidesi kullanımı son yıllarda hızlı bir şekilde artış göstermektedir. Aşılı bitkilerin toprak kaynaklı hastalıklara dayanıklı olması dışında, abiotik stres faktörlerine karşıda etkili oldukları rapor edilmektedir. Bu çalışmada ticari üretimde kullanılan 3 farklı interspesifik hibrit kabak anacı (Cremna, Maximus, TZ 148) üzerine aşılı ve kontrol olarak aşısız Çağla F1 hıyar çeşidinin tuz stresine tepkisi incelenmiştir. Çağla F1 ülkemizde yetiştiriciliği son yıllarda yaygınlaşan mini tipte (meyve uzunluğu 8-12 cm) hıyar çeşitlerindendir. Fideler ticari bir fide firmasından temin edilmiştir. Dikim aşamasında deneme serasına getirilen bitkiler perlit ortamında yetiştirilmiş, su ve besin gereksinimi komple besin çözeltisi uygulanarak karşılanmıştır. Tuz üç farklı seviyede uygulanmıştır: (a) Sadece besin çözeltisi, (b) besin çözeltisi + 15 mm NaCl, (c) besin çözeltisi + 30 mm NaCl. Tuz uygulamasına dikimden 30 gün sonra başlanmış ve 37 gün devam edilmiştir. Çalışmada toplam verim ve pazarlanabilir verim ile bitkinin farklı kısımları (kök, gövde, yaprak, meyve) ile kaldırılan Na ve Cl miktarı belirlenmiştir. Besin çözeltisinin tuz içeriğinin artışına paralel olarak toplam ve pazarlanabilir verimin azaldığı saptanmıştır. Toplam verim açısından aralarında önemli fark bulunmamakla birlikte, aşılamanın pazarlanabilir verimi artırdığı belirlenmiştir. Na içeriği aşılı bitkilerin köklerinde, aşısız bitkilerin ise üst aksamında artış göstermiştir. Aşısız bitkilerde aşılı bitkilere kıyasla, kökler ile kaldırılan Na miktarı azalır iken, üst aksam (gövde, yaprak, meyve) ile kaldırılan Na miktarı ise artış göstermiştir. Anahtar kelimeler: tuz stresi, aşılama, hıyar 42

55 Antalya da Domates Yetiştiriciliği Yapılan Seraların Demir Beslenme Durumunun Belirlenmesi Nuri Arı, Cevdet F.Özkan, E.Işıl Demirtaş, Dilek Güven Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ANTALYA E-posta: Türkiye örtüaltı ekiliş alanı 2013 yılı verilerine göre da olup bunun dekarı Antalya dadır. Antalya örtüaltı üretim alanın % 61 gibi önemli bir kısmında ( da) domates yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu çalışmada Antalya bölgesinde domates yetiştiriciliği yapılan seraların demir (Fe) ile beslenme durumunun ve sorunların belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Antalya ve ilçelerinden tek ürün domates yetiştiriciliği yapılan seralardan üretim sezonunda 264 toprak ve yaprak örnekleri alınarak analizleri yapılmıştır. Toprak ve yaprak örneklerinin analiz sonuçları, sınır değerleri ile karşılaştırılarak, incelenen seraların demir besin maddesi durumları ve beslenme sorunları saptanmaya çalışılmıştır. Toprak analiz sonuçlarına göre 177 örneğin (% 67) demir içeriği 4.5 ppm den yüksek iyi düzeyde belirlenmiş, 87 örneğin (% 33) demir değeri düşük ve noksanlık görülebilecek düzeyde bulunmuştur. Yaprak analiz sonuçlarına göre ise, 236 örnek yeterli (% 89.4), 4 örnek yüksek (% 1.5) ve 24 örnekte (% 9.1) ise demir noksan düzeyde belirlenmiştir. Analiz yapılan toprak örneklerinin % CaCO3 içeriğinin % 79 nunda kireçli, yüksek kireçli ve çok yüksek kireçli bulunması, ph bakımından % 81 nin alkali ve kuvvetli alkali sınıfa girmesi nedeniyle toprakların alınabilir demir açısından sorunların olması kaçınılmazdır. Ancak yaprak analiz sonuçlarında demir noksanlığına az rastlanılması, üreticilerin üretim sezonu içerisinde farklı demirli gübreleri yaygın olarak kullanıyor olmasından ileri gelmektedir. Anahtar kelimeler: Antalya Bölgesi, domates seraları, toprak verimliliği, demir içeriği 43

56 POSTER BİLDİRİLER 44

57 SUNULAN TAM METNİ YAYINLANAN POSTER BİLDİRİLER 45

58 Ispanak (Spinacia oleracea L.) İçerisindeki Antioksidan Aktivitenin Belirlenmesi Ayşe Makasçı Afacan, Sevinç Adiloğlu Tekirdağ İl Merkezinde Yetiştirilen Kıvırcık Salata (Lactuca sativa L.) İçerisindeki Antioksidan Aktivitenin Belirlenmesi Ayşe Makasçı Afacan 1, Sevinç Adiloğlu 2, Özlem Karakaş 2, Yasemin Akdemir 1, Fatma Çoban 1 1 Namık Kemal Üniversitesi Muratlı MYO Kimya Teknolojisi Programı TEKİRDAĞ 2 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Böl. TEKİRDAĞ E-posta: Antioksidanlar, oksidatif stresle oluşan serbest radikaller olarak adlandırılan zararlı moleküllere karşı koruyucu etkiye sahiptirler. Serbest radikaller ise hem vücudun içinde hem de dışındaki etkenler tarafından meydana gelir. Antioksidan bakımından zengin sebzeler, sağlıklı beslenmenin önemli bir parçası olup kardiovasküler hastalıklar ve bazı kanser türlerinin engellenmesine yardımcı olduğu bilinmektedir. Hücrelerin, serbest radikallerin etkilerine karşı koruyan antioksidanlar sağlığımız için oldukça önemlidir. Ülkemiz, çok değişik ekolojik şartlara sahip olmakla birlikte ülke genelinde yetiştirilen kıvırcık salata çok miktarlarda tüketilen bir sebzedir. Çalışmada kullanılan kıvırcık salata sebzesinin yetiştiği toprağın ph:7,50 dür. Kireç içeriği % 1,56 ile az sınıfına girer iken organik madde içeriği 5,63 ile yüksek sınıfına girmektedir. Potasyum ve fosfor içerikleri açısından sırası ile 167,77 kg/da ve 38,04 kg/da ile yüksek sınıfına girmektedir. Tekstürel açıdan toprak % 37,53 kil, % 25,74 silt ve % 37,53 kum içeriği ile siltli killi tın sınıfına girmektedir. Yapılan birçok çalışmada da görülmekte olduğu gibi meyve ve sebzelerdeki antioksidan içeriklerinde toprak yapıları önemli bir etken ve parametredir. Bu çalışmanın amacı, Tekirdağ İl Merkezinde yetiştirilen kıvırcık salatanın yaş ve kuru olarak hazırlanan ekstrelerinin antioksidan aktivitesinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Taze olarak tüketilen kıvırcık salatanın yeşil yapraklarından maserasyon tekniği ve kurutularak da soxhlet aparatı ile ekstraksiyonu yapılmıştır. Bu çalışmada bitkisel ürünlerin ve gıdaların antioksidan kapasitesini belirlenmesinde en çok kullanılan yöntemlerden biri olan serbest radikal yakalama etkinliği deneyi 1,1-difenil-2-pikrilhidrazil (DPPH) radikali kullanılarak Blois (1958) in metoduna göre çalışılmıştır. DPPH yöntemine göre farklı konsantrasyon aralığında incelemeler yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Kıvırcık salata (Lactuca sativa L.), DPPH, nötr toprak, ph, Tekirdağ. Determination of Antioxidant Activity in Lettuce (Lactuca sativa L.) Grown in Tekirdag Province Antioxidants have a protective effect against harmful molecules called free radicals resulting from oxidative stress. Free radicals occurs by factors both inside and outside of the body. It is known that antioxidant-rich vegetables constitute an important part of a healthy diet and they help the prevention of cardiovascular diseases and some types of cancer. Antioxidants, protecting cells against the harmful effects of free radicals, are very important for our health. Our country has very different ecological conditions and lettuce, a vegetable that is grown across the country, is consumed in large quantities. The ph value of the soil where the lettuce used in the study grown is While lime content is classified as low with a value of 1,56%, organic matter content is high with a value of 5,63%. The contents of potassium and phosphorus are classified as high; respectively kg / ha and kg / ha. In terms of texture, the soil is classified as silty clay loam with the content of 37.53% clay, 25.74% silt, and 37.53% sand. As it is observed in many studies, the soil structure is an important factor and parameter in antioxidant content in fruits and vegetables. This study aims to compare the antioxidant activity of fresh and dry extracts of the lettuce grown in Tekirdag. Maceration technique is used for the fresh green leaves of lettuce and after they are dried, extraction was performed with the soxhlet apparatus. In this study, free radical scavenging activity test, one of the methods most commonly used for determining antioxidant capacity of vegetable products and food, is applied using 1,1-diphenyl-2-picrylhydrazyl (DPPH) radical according to the Blois (1958) method. Investigations were carried out in the range of different concentrations according to DPPH method. Keywords: leaf lettuce (Lactuca sativa L.), DPPH method, antioxidant activities, neutral soil, ph, Tekirdağ. 46

59 Ispanak (Spinacia oleracea L.) İçerisindeki Antioksidan Aktivitenin Belirlenmesi Ayşe Makasçı Afacan, Sevinç Adiloğlu Ispanak (Spinacia oleracea L.) İçerisindeki Antioksidan Aktivitenin Belirlenmesi Ayşe Makasçı Afacan 1, Sevinç Adiloğlu 2 1 Namık Kemal Üniversitesi, Muratlı MYO Kimya Teknolojisi Programı TEKİRDAĞ 2 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Böl. TEKİRDAĞ Geçmişten günümüze kadar gelen antioksidanlar, serbest radikallerin olumsuz etkilerine karşı vücudun savunma mekanizmasını güçlendiren maddelerdir. Sebze ve meyvelerde bol miktarda doğal olarak bulunan bileşiklerdir. Bu bileşikler kanser, bağışıklık yetersizliği ve kardiyovasküler gibi çeşitli hastalıklar ile ilişkilidir ve yaşlanma sürecinde etkin rol oynamaktadır. Ülkemizde yetiştirilen ıspanak, Doğu Karadeniz bölgesinde sınırlı yetiştirilmekle birlikte ülke genelinde yetiştirilen ve büyük miktarlarda tüketilen bir sebzedir. Çalışmada kullanılan ıspanak sebzesinin yetiştiği toprağın ph:7,74 dür. Kireç içeriği %13,63 iken organik madde içeriği 0,92 çok az sınıfına girmektedir. Potasyum ve fosfor içerikleri açısından sırası ile 44,18 kg/da ve 14,67 kg/da ile yüksek sınıfına girmektedir. Tekstürel açıdan toprak %31,56 kil, %43,95 silt ve %24,49 kum içeriği ile siltli killi tın sınıfına girmektedir. Yapılan birçok çalışmada da görülmekte olduğu gibi meyve ve sebzelerdeki antioksidan içeriklerinde toprak yapıların önemli bir etken ve parametredir. Bu çalışmanın amacı, ülke tarımında önemli bir yeri olan Tekirdağ İl Merkezinde yetiştirilen ıspanak sebzesinin, yaş ve kuru olarak hazırlanan ekstraktlarının antioksidan aktivitesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Toplanan ıspanaklar iki kısma bölündü. Bir kısmı gölgede kurutuldu, diğer kısmı ise yaş olarak kullanıldı. Taze olarak kullanılan ıspanaklar maserasyon tekniği ile ekstraksiyon işlemi yapılarak hazır hale getirildi. Kurutulmuş ıspanak örnekleri ise öğütüldükten sonra soxhlet aparatı kullanılarak ekstraksiyonu yapıldı. Elde edilen örneklerin analizi yapılıncaya kadar +4ºC de bekletildi. Antioksidan aktivitenin belirlenmeside en çok kullanılan yöntemlerden biri olan serbest radikal yakalama etkinliği deneyi 1,1-difenil-2-pikrilhidrazil (DPPH) radikali kullanılarak Blois (1658) in metoduna göre çalışılmıştır. Anahtar kelimeler: Ispanak (Spinacia oleracea L.), DPPH method, antioksidan aktivite, alkalin toprak. The Determination of Antioxidant Activity in Spinach (Spinacia oleracea L.) Antioxidants, from the past to the present, are substances that strengthen the body's defense mechanism against the negative effects of free radicals. They are naturally occurring compounds in vegetables and fruits. These compounds are related to various diseases such as cancer, immune deficiencies, and cardiovascular diseases. Moreover, they play an active role in the aging process. Spinach, a vegetable that is grown across the country, though limited in the Eastern Black Sea region, is consumed in large quantities.. The ph value of the soil where the spinach used in the study grown is 7,74. While lime content is 13,63 %, organic matter content is classified as very low with a value of 0,92 %. The contents of potassium and phosphorus are classified as high; respectively 44,18 kg / da and 14,67 kg / da. In terms of texture, the soil is classified as silty clay loam with the content of 31,56 % clay, 43,95 % silt, and 24,49 % sand. As it is observed in many studies, the soil structure is an important factor and parameter in antioxidant content in fruits and vegetables. This study aims to compare the antioxidant activity of fresh and dry extracts of the spinach grown in Tekirdag, having an important place in the agriculture of the country. Spinach collected was split into two portions. A portion was dried in the shade, and the other portion was used fresh. The fresh spinach was prepared by extraction with the maceration technique. On the other hand, the dried spinach samples were extracted by using the soxhlet apparatus after grinding. The samples obtained were incubated at +4 C till they were analyzed. In this study, free radical scavenging activity test, one of the methods most commonly used for determining antioxidant capacity of vegetable products and food, is applied using 1,1-diphenyl-2-picrylhydrazyl (DPPH) radical according to the Blois method (Blois, 1958). In this method, samples were prepared in a different concentration range. Keywords: Spinach (Spinacia oleracea L.), DPPH method, antioxidant activity, alkaline soil. 47

60 Farklı Sulama Düzeyleri ile Yetiştirilen Kapya Biberinde Prolin Uygulamalarının Verim ve Bazı Kalite Parametrelerine Etkileri Tolga Sarıyer, Canan Öztokat Kuzucu Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü E-posta: Bu araştırma Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi araştırma ve uygulama alanında, farklı sulama düzeyleri ve prolin uygulamalarının Yalova Yağlık-28 (Capsicum annum L. cv. Kapija) biberinde verim ve bazı kalite parametreleri üzerine olan etkisini belirlemek amacı ile yapılmıştır. Tesadüf bloklarında faktoriyel düzenleme deneme desenine göre 3 tekerrürlü yapılan denemede sulama seviyeleri için 3 farklı pan katsayısı kullanılmış (Kcp1: 0.5, Kcp2: 1, Kcp3: 1,5) ve her pan katsayısını kapsayacak şekilde 3 farklı gelişme döneminde toplam 12 mm lık prolin uygulaması yapılmıştır. Araştırma sonucunda farklı sulama seviyelerinin ve prolin uygulamalarının verim ve bazı kalite parametreleri üzerine etkili olduğu bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Capsicum annuum L. cv. Kapija, sulama, prolin Effects of Proline Applications on Yield and Quality Parameters in Kapija Pepper Grown Under Different İrrigation Levels This research conducted at research and practice field of Çanakkale 18 Mart University for determine to effects of different irrigation levels and proline applications on yield and quality parameters of Yalova Yağlık-28 (Capsicum annum L. cv. Kapija) pepper variety. This experiment completed on factorial setted randomized block design with 3 replications. Plants supplemented with 3 different irrigation intervals (Kcp1: 0.5, Kcp2: 1, Kcp3: 1,5) and 12 mm proline applications used in 3 different development stage for per intervals. Effects of drought and proline applications on yield and quality parameters were statistically significant. Keywords: Capsicum annum L. cv. Kapija, irrigation, proline 48

61 Memeli Cinsiyet Hormonları (Östron ve Testosteron) nın Farklı Hıyar (Cucumis sativus L.) Çeşitlerinde Fide Gelişimi ve Cinsiyet Oluşumu Üzerine Etkisi Yusuf E. Hacıbektaşoğlu, Atilla Dursun Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ERZURUM E-posta: Bu çalışmada farklı hıyar çeşitlerinde (Beith alpha-bea, Hasankale-HK, Gordion F1-GF1) memeli cinsiyet hormonları (östron-ö ve testosteron-t) nın farklı dozlarda (10-5 M, 10-6 M, 10-7 M) uygulanması ile fide gelişimi ve çiçekte cinsiyet oluşumu belirlenmiştir. Bitki gelişimine baktığımızda hipokotil uzunluğu istatistiksel olarak önemli, kotiledon uzunluk ve genişliği çok önemli bulunmuştur. Hipokotil uzunluğu, kotiledon uzunluk ve genişliği en fazla kontrol grubunda gözlenmiştir. Bitki boyunda en yüksek boylanma (30,24 cm) Ö10-6 M, gövde boyu en yüksek (28,30 cm) Ö10-7 M, yaprak sayısı en fazla (4,59 adet) Ö10-5 M dozlarından, en yüksek yaprak kuru ağırlığı ise (26,02 g) kontrol grubundan elde edilmiştir ve bu değerler istatistiki manada çok önemli bulunmuştur. En yüksek gövde çapı (5,03 mm) T10-5 M, en fazla yaprak yaş ağırlığı (46,29 g) Ö10-7 M dozlarından, en yüksek kök yaş ağırlığı ise (9,17 g) kontrol grubunda tespit edilmiştir ve sonuçlar istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. Çiçeklerde dişi/toplam ve erkek/toplam çiçek oranında uygulamaların istatistiksel olarak önemli etkide bulundukları belirlenmiştir. HK de en fazla dişi çiçek (0,15 adet) T10-6 M dozunda ortaya çıkmıştır. GF1 çeşidinde ise en fazla erkek çiçek (0,27 adet) T10-5 M dozundan elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Hıyar, memeli cinsiyet hormonları, östron, testosteron, çiçek, fide gelişimi Effects of Mammalian Sex Hormones (Ostron and Testosterone) on Seedling Growth and Flower Sex Expression in Different Cucumber (Cucumis sativus L.) Cultivars Effects of mammalian sex hormones (östron and testesterone) on seedling growth and flower sex expression in different cucumber (Beith alpha-bea, Hasankale-HK, Gordion F1-GF1) cultivars were determined M, 10-6 M, 10-7 M Östron and Testosterone doses were used. As regardless of seedling growth, hypocotyl length, cotyledon length and width were determined as statically important. The highest hypocotyl length, cotyledon length and width were observed in control. The highest plant length, stem length, leaf number and dry leaf weight were statistically important in terms of the applications and to be determined as 30,24 cm at Ö10-6 M, 28,30 cm at Ö10-7 M, 4,59 number at Ö10-5 M doses and 26,02 g in control, respectively. The highest stem diameter, leaf wet weight and root wet weight were also found statistically important among the applications and to be observed as 5,03 mm at T10-5 M, 46,29 g at Ö10-7 M doses and 9,17 g in control, respectively. There were statistical differences from female/ total flower and male/total flower ratio based on the applications. While the highest female flower was determined as 0,15 T10-6 M application in HK, the highest male flower was observed as 0,27 number at T10-5 M application in GF1. Keywords: Cucumber, mammalian sex hormones, östron, testosterone, flower, plant growth 49

62 Kobaltın Domateste (Lycopersicon esculentum Mill. cv. Falcon) Çimlenme, Kök ve Sürgün Büyümesi Üzerine Etkisi Kamil Mencik 1, Sermin Akıncı 2 1 Gaziantep Üniversitesi Nurdağı MYO Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Nurdağı GAZİANTEP 2 KSÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü KAHRAMANMARAŞ E-posta: Denemede iz element olarak önemli olan ancak yüksek konsantrasyonlarda olumsuz etkileri bulunan ağır metallerden kobaltın 0, 100, 200, 300, 600, 900 ve 1200 mg l -1 dozlarının domates (Lycopersicon esculentum Mill. cv. Falcon) tohumlarında çimlenme, radikula ve hipokotil gelişimi üzerine etkileri araştırılmıştır. Çalışmada çimlenme oranı ve çimlenme süresi üzerine kobaltın artan konsantrasyonları sınırlandırıcı etki yapmıştır. Kobalt vigor indeksine olumsuz etkide bulunmuştur. Kobaltın radikula ve hipokotil özelliklerinin boy, yaş ve kuru ağırlık ve bu özelliklere ait tolerans indekslerinde önemli düzeylerde azalmalara neden olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: domates, çimlenme, Co-kobalt Effect of Cobalt on Germination, Radicle and Shoot Growth at Tomato (Lycopersicon esculentum Mill. cv. Falcon) In this study, one of the heavy metals which very important as trace elements but have negative effects at high concentration were investigated in tomato (Lycopersicon esculentum Mill. cv. Falcon) seeds on germination, radicle and hypocotyl developments. For this aim, cobalt at 0, 100, 200, 300, 600, 900 and 1200 mg l-1 were used. As the concentration of all the cobalt increased germination rates and duration were negatively affected. Cobalt had also a negative effect upon the vigor index. The use of high concentration of the cobalt caused significant decreases in length, fresh and dry weights of radicles and hypocothyls and in tolerance indexes of the same characteristics mentioned above. Keywords: tomato, germination, Co-cobalt 50

63 Gümüş Nitrat (AgNO3)'ın Marul (Lactuca sativa L.) Kotiledon Eksplantlarında Direkt ve İndirekt Sürgün Rejenerasyonu Üzerine Etkisi İsmail Tantawy, Tuğçe Özsan, Esmanur Çetinkaya, Ahmet Naci Onus Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANTALYA E-posta: Marul (Lactuca sativa L.) bitkisinin genetik mühendisliği çalışmalarında kullanılabilmesi için güvenilir ve etkili bir doku kültürü metotlarıyla çoğaltılmasına gereksinimi vardır. Bu çalışmanın amacı kullanılan eksplantlarda direkt ve indirekt sürgün rejenerasyonları üzerine gümüş nitrat (AgNO 3)'ın etkisini araştırmaktır. Bu amaçla başlangıç materyalleri olarak iki farklı genotipte olan Manavert ve Bitez (Yedikule tipi) marul kotiledon eksplantları kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan genotiplere ait tohumların çimlendirilmesi hormon olmaksızın hazırlanan MS besi yerinde çimlendirilerek kotiledonlar elde edilmiştir. Elde edilen kotiledonlar 0.1 mg/l IAA mg/l kinetin mg/l zeatin hormon kombinasyonları ile desteklenen MS + 30 g/l sükroz + 7 g/l agar içeren besi ortamına ve aynı hormon kombinasyonları ile 10 mg/l gümüş nitrat (AgNO 3) kombine edilerek hazırlanan aynı besi ortamına aktarılmıştır. Araştırma sonucunda, kotiledon eksplantının ıslah çalışmalarında çoğaltım materyali olarak kullanılabileceği, dolayısıyla Manavert çeşidi ile birlikte MS mg/l IAA mg/l kinetin mg/l zeatin kombinasyonunu içeren ortamın kullanılmasının ileriki çalışmalar için faydalı olacağı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Marul, Lactuca sativa L., kotiledon, AgNO 3 Effect of Silver Nitrate Directly on Cotyledon Explant and Indirectly on Shoot Regeneration of Lactuca sativa Realiable methods for tissue culture to be applied on genetic engineering of lettuce plants (Lactuca sativa L), are surely needed. The current experiment aimed to reveal the effect of silver nitrate on direct regeneration of explant and indirect regeneration of shoot of two different lettuce cultivars. To serve the purpose, the seeds of two different lettuce cultivars were placed on MS medium with no hormones in order to obtain the cotyledons. Cotyledon explants were obtained from using MS medium containing 30 g/l sucrose, 7 g/l agar with hormones (0.1 mg/l IAA mg/l kinetin mg/l zeatin). 10 mg/l (AgNO 3) was also added to the stated medium. Experimental results revealed that cotyledons can be used effectively as source of explants on regeneration and MS media supplemented with 0.1 mg/l IAA mg/l kinetin mg/l zeatin can be used as regeneration media. Keywords: Lettuce, Lactuca sativa L., cotyledons, AgNO 3 51

64 Biberde Farklı Tuz Konsantrasyonlarının Bazı Bitki Büyüme Parametreleri ile Na, K, Ca, Mg İçeriği Üzerine Etkisi Z. Hülya Akay Rastgeldi, A. Yıldız Pakyürek, Selçuk Söylemez Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ŞANLIURFA E-posta: Bu çalışmada, farklı tuz konsantrasyonlarının (0, 50, 100 ve 150mM), bazı sera sivri biber çeşitleri (Dizel F 1, Vale F 1, Kekova F 1 ve Mert F 1) ile Urfa Yerli biberinde bazı bitki büyüme parametreleri ve mineral madde içeriği üzerine etkileri araştırılmıştır. Deneme Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ar-Ge seralarında yürütülmüştür. Araştırma sonucunda; artan NaCl dozlarının, gövde çapını, yaprak alanını ve kök gelişimini, olumsuz yönde etkilediği, bitki boyunda, yaprak sayısında ve biomas değerlerinde azalma olduğu tespit edilmiştir. Tuz uygulamaları ile birlikte yapraktaki Na, K, Ca ve Mg gibi mineral madde içeriklerinde de farklılık saptanmıştır. NaCl miktarı arttıkça tüm çeşitlerin yapraklarındaki Na miktarı artmış, buna karşılık K ve Ca içerikleri azalma göstermiştir. Mg miktarında ise önemli bir farklılık tespit edilememiştir. Anahtar kelimeler: NaCl, biber (Capsicum annuum), biomas, mineral madde, Effect of Different Salt Concentrations on Some Plant Growth Parameters and Content of Na, K, Ca and Mg in Pepper Abtract In this study, effects of different salt concentrations (0, 50mM, 100mM, 150mM NaCl), on some plant growth parameters and mineral matter content of some long green peppers (Dizel F 1, Vale F 1, Kekova F 1 ve Mert F 1) and Urfa Local pepper were investigated. This research was conducted at Research-Development (Ar-Ge) Greenhouses of Agriculture Faculty at Harran University. According to the results of the study, it was determined that higher salt concentrations affected negatively; to stem diameter, leaf area and roots of pepper. It was also observed that higher salt concentrations caused to a decrease in plant length, number of leaves and biomass of pepper plants. It has been determined that higher salt concentration has impact on content of Na, K, Ca, Mg. Increasing NaCl caused to increase Na content in leaves. K and Ca content have been negatively affected increased salt concentration. Haw ewes there was no major change in Mg concentration. Keywords: NaCl, pepper, (Capsicum annuum), biomass, mineral content 52

65 Farklı Anaçların ve Besin Kaynaklı Tuz Seviyelerinin Domatesin Meyve Kalitesi Üzerine Etkileri Selçuk Söylemez, A. Yıldız Pakyürek Harran Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ŞANLIURFA E-posta: Bu çalışma, besin kaynaklı tuzluluk seviyeleri (EC) ile farklı anaçların, domateste meyve kalitesi üzerine olan etkilerini belirlemek amacıyla 2009 ve 2010 yıllarının ilkbahar dönemlerinde antidon serada ve topraksız kültürde (perlit ortamı) yürütülmüştür. Besin kaynaklı tuz seviyeleri aynı besin solüsyonu kompozisyonunda, besin solüsyonu konsantrasyonlarının (EC) arttırılması ile elde edilmiştir. Denemede 2, 3, 5, 7 ve 9 ds m -1 olmak üzere 5 farklı tuz seviyesi uygulanmıştır. Denemede, Türkiye de ticari olarak en fazla kullanılan domates anaçlarından Heman, Resistar, Unifort, Beaufort, Maxifort, Kemerit, Yedi RZ, Kingkong, Spirit, Body ve Toro anaçları üzerine Newton F 1 domates çeşidi aşılı bitkiler kullanılmıştır. Ayrıca, aşı yapılmamış ve kendi üzerine aşılanmış (Newton/Newton) kontrol uygulamaları da denemede yer almıştır. Çalışma, kapalı besleme sistemine göre kurulmuş olup, drene olan besin solüsyonunun EC ve ph ayarı yapıldıktan sonra tekrar kullanılması sağlanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, kalite ile ilgili özelliklerden olan SÇKM, % meyve kuru madde miktarı, titre edilebilir asitlik, meyve suyunun EC si, likopen, vitamin C ve indirgen şeker içeriği gibi parametreler tuz seviyelerinin artışına paralel olarak artmıştır. Ancak, kullanılan anacın çeşidine bağlı olarak, anaç kullanımının SÇKM, % meyve kuru madde oranı, titre edilebilir asitlik, meyve suyu EC si, likopen miktarı ve şeker miktarları üzerinde önemli bir etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Aşılı domates, kalite, anaç, topraksız tarım, tuz düzeyleri Effects of Different Rootstocks and Nutrient Induced Salt Levels on Fruit Quality of Tomato This study was conducted to determine the effects of nutrient induced salinity levels (EC) and the different rootstocks on quality of tomatoes. This experiment was carried out in the spring growing season in anti-frost greenhouse and soilless culture (media of perlite) in 2009 and Nutrient induced salinity levels were prepared by increasing of the their EC levels in the same nutrient stock solution. In the experiment five salt levels (2, 3, 5, 7 and 9 ds m- 1) were applied. Heman, Resistar, Unifort, Beaufort, Maxifort, Kemerit, Yedi RZ, Kingkong, Spirit, Body, and Toro were used as rootstocks. The rootstocks were grafted onto the Newton F1. In addition, non-grafted and self-grafted (Newton/Newton) plants were used as control. The study was established by the closed feeding and drainage system which enables to use the nutrients again after adjusting EC and ph values. According to the data set, When salt levels increased, quality features such as soluble solid matter content, dry matter, titratable acidity, juice EC value, lycopene and vitamin C content and invert sugars were increased. Depending on rootstock genotypes, TSS, % fruit dry matter content, titratable acidity, EC of juice, lycopene content and the invert sugar amounts were not affected by the use of rootstock. Keywords: Grafted tomato, quality, rootstock, soilless culture, salt levels 53

66 Fasulyede Poliploidi Uyartımı Amacıyla Yöntem Geliştirme Çalışmaları Esra Eş Gün 1, Serdar Polat 2, Uğur Bal 2 1 Ankara Üniversitesi Rektörlüğü AB Eğitim Programlan Koordinatörlüğü ANKARA 2 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü TEKİRDAĞ E-posta: Fasulye; Türkiye'de yaz aylarında taze sebze gereksinimini karşılamada çok yaygın olarak tüketilen bir sebze olmasının yanında, kış aylarında da gerek tohumlarının gerekse bazı yörelerimizde meyvelerinin kurutulmuş şekli değerlendirilen, temel protein kaynağı bir üründür. Anadolu'nun her yöresine özgü farklılıklara sahip fasulye aksesyonlarına rastlanmakta ise de, yapılan bazı moleküler ve morfolojik karakterizasyon çalışmaları, tür içerisindeki varyasyonun sanıldığı kadar geniş olmadığını ve farklı olarak değerlendirilen yöresel geııotiplerin kökende genetik akrabalıklarının yüksek olduğu yönünde bilgiler vermektedir. İslah çalışmalarında genetik varyasyonun yüksek olması, çeşit geliştirmek için önem taşımaktadır. Yeni varyasyonlar oluşturmada mutasyon yaratma ve poliploid bitkiler elde etme. bu nedenle üzerinde yoğun çalışmaların yapıldığı bir alandır. Burada sonuçları sunulan çalışmada yerel fasulye çeşitlerinden biri olan Kırkgünlük'te, farklı dozlardaki kolhisin ve trifluralin çözeltileri farklı yöntemlerle uygulanmıştır. Bu uygulamalar; a. genç fide aşamasındaki bitkilerin tepe tomurcuğuna pamuğa emdirilmiş olarak, b. aksillar sürgünlerin çözelti içerisine daldırılması yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Doz- zaman etkileşimleri de incelenen çalışmada yaşama oranları ve bitkilerde ortaya çıkan morfolojik farklılıklar birlikte değerlendirildiğinde en etkin uygulamaların, "genç fide aşamasında sürgün uçlarına %0.1 oranında kolhisin çözeltisi içeren pamukla yapılan 3 ve 6 saatlik uygulama" olduğu belirlenmiştir. Trifluralin ile yapılan uygulamalarda ve çimlenmiş tohumların kolhisin çözeltisinde bekletilmesi işlemi sonrasında ise sürgün gelişimi ve bitkilerde yaşama konusunda sorunlarla karşılaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Fasulye, kolhisin, trifluralin, poliploidi Method Development Studies in order to Stimulation of Poliploidy in Bean Bean; is a source of basic protein in Turkey which is used in summer as fresh vegetable and also in winter both as seeds and dried fruits in our regions.even though bean accessions can be found region specific variations in different parts of Anatolia, some molecular and morphologic characterization studies indicate that the variation within the species is not as differentiated as assumed and that the relativity of the regional genotypes which are evaluated as different have high relativity degrees in their origin. The higher the genetic variations are important for the development of new types in plant breeding studies. Therefore, in order to generate new variations, the creation of mutations and obtaining polyploid plants are providing awide area for research. In this study where the results are presented, different doses of colchicine and trifluralin solutions are applied with different methods one of the local bean types which is called as Kırkgünlük. These applications are implemented a)by soaking into cotton on the top bud of the young seedling ;b) by submerging the axillary off shoots into the solution. When the dosage-time period interactions are evaluated together with the vitality rates and the morphological differences that are emerged in the plants, the most efficient method among them is observed to be the application of 0,1% colchicine soaked cotton at the tips of the offshoots for 3 and 6 hours period during their young seedling stage. However, in the application of germinated seeds kept in trifluralin and colchicine solution, some problems arose on the development of offshoots and the on the vitality of the plants. Keywords: Bean, colchicine, trifluralin, polyploidy. 54

67 Kastamonu Sarımsağının Doku Kültürü Teknikleriyle Virüsden Arındırılması ve Çoğaltılması Hatıra Taşkın 1, Namık Kemal Yücel 2, Gökhan Baktemur 3, Songül Çömlekçioğlu 2, Saadet Büyükalaca 2 1 Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Bitkisel Üretim ve Teknolojileri Bölümü NİĞDE 2 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü, ADANA 3 Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü OSMANİYE E-posta: Bu çalışma yılları arasında, Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ve Biyoteknoloji Merkezi nde, sarımsak yetiştiriciliğinin yoğun bir şekilde yapıldığı Kastamonu ili Taşköprü ilçesine virüsden arındırılmış sarımsak bitkilerinin temin edilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın yapılması esnasında, sarımsakta virüssüz bitki elde edilmesinde ve bunların çoğaltılmasında protokol geliştirilmeye çalışılmıştır. Bu amaçla, meristem kültürü ve meristem kültürü ile birlikte termoterapi uygulamaları yapılmıştır. Termoterapi uygulamalarında farklı sıcaklık ve süreler test edilmiştir. Sarımsak dişlerinin 37 o C sıcaklıkta 10 dakika bekletilmesi en başarılı termoterapi uygulaması olarak belirlenmiştir. Meristemlerden geliştirilen bitkilerin çoğaltılmasında 46 adet farklı besin ortamı denemeye alınmıştır. Denenen bu 46 adet farklı besin ortamı içerisinde; 3.51 kardeş/bitki ile 45 No lu, 2.42 kardeş/bitki ile 46 No lu, 2.16 kardeş/bitki ile 35 No lu, 2.03 kardeş/bitki ile 41 No lu besin ortamlarından diğer ortamlara göre daha başarılı sonuçlar alınmıştır. Çoğaltım sağlanamayan ortamlar ise 3, 11, 12, 20 ve 38 No lu besin ortamları olmuştur. Bitkilerde virüs testlemelerinin yapılmasında Realtime PCR tekniği kullanılmıştır. Projede yaklaşık virüsten ari sarımsak bitkisi elde edilmiştir. Elde edilen sarımsak bitkileri; Kastamonu, Mersin ve Pozantı lokasyonlarında araziye dikilmişlerdir. Anahtar kelimeler: Sarımsak (Allium sativum L.), virüs, biyoteknoloji, doku kültürü Obtaining Virus-Free Plants Using Tissue Culture Techniques in Garlic and Propagation of These Plants This study was carried out at Department of Horticulture, Faculty of Agriculture and Biotechnology Center of Cukurova University between to provide virüs-free garlic to Taskopru province of Kastamonu which is well known for producing garlic. A protocol was improved in obtaining virüs-free plant and micropropagation of these plants in garlic by this study. For this purpose, meristem culture and combination of meristem culture with thermotheraphy apllication methods were applied. Different temperature and time apllications were tested during thermoteraphy application. The best temperature and time were found to be 37 o C and ten minutes, respectively. 46 different nutrient media were tested in micropropagation of plants obtained from meristems. Among the tested 46 nutrient media, medium 45, medium 46, medium 35 and medium 41 were found to be more successfull than other nutrient media with 3.51 microcuttings/plant, 2.42 microcuttings/plant, 2.16 microcuttings/plant and 2.03 microcuttings/plant, respectively. No microcuttings could be obtained from media 3, 11, 12, 20 and 38. Real-time PCR assay was used for virüs tests. Approximately virus-free plants were obtained during the project. The obtained garlic plants were planted in Kastamonu, Mersin and Pozantı regions. Keywords: Garlic (Allium sativum L.), virus, biotechnology, tissue culture 55

68 Brassica Türlerinde Ortam Yenileme Uygulamalarının Mikrospor Embryogenesisi Üzerine Etkisi Burcu Tuncer 1, Ruhsar Yanmaz 2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Kampüs VAN 2 Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dışkapı ANKARA E-posta: Araştırmada, beyaz baş lahana (B. oleracea var. capitata subvar. alba), yaprak lahana (B. oleracea var. acephala) ve süs lahanasında (B. oleracea var. acephala cv. Chidori Red F1) ortam yenileme uygulamalarının mikrospor embryogenesisi üzerine etkisi araştırılmıştır. Bu amaçla NLN-16 (160 g sakaroz/l) ortamında izole edilen mikrosporlara 3 farklı ortam yenileme uygulaması yapılmıştır: a) mikrosporlar başlangıçta %16 sakkaroz katılmış NLN ortamında (NLN-16) 32 C de 2 gün karanlık koşullarda tutulduktan sonra %13 sakkaroz içeren taze NLN (NLN-13) ortamına aktarılmış (Ortam 1); b) mikrosporlar 50 mg/l kolhisin katılmış NLN-16 ortamında 32 C de 2 gün karanlıkta bekletildikten sonra taze NLN-13 ortamına aktarılmış (Ortam 2); c) mikrosporlar 50 mg/l kolhisin katılmış NLN-16 ortamında 32 C de 2 gün karanlıkta bekletildikten sonra taze NLN-16 ortamına aktarılmıştır (Ortam 3). Araştırma sonucunda ortam yenilemeye gösterilen tepkide tür farklılığı etkili olmuştur. 12. ve 19. gün embriyo sayım ortalamalarına göre; Yalova 1 beyaz baş lahana çeşidi (ortalama 2.9 embriyo/petri) ve yaprak lahanada (ortalama 2.6 embriyo /petri) kolhisin katılmamış Ortam 1 uygulaması daha etkili bulunurken, Erciş lahanasında (ortalama 3.9 embriyo/petri) kolhisin katılmış ortam yenileme uygulamasından (Ortam 3) daha yüksek embriyo değerlerine ulaşılmıştır. Süs lahanası ise ortam yenileme uygulamalarına olumlu cevap vermemiştir. Anahtar kelimeler: Mikrospor kültürü, Brassica oleraceae, ortam yenileme Effect of Medium Renovation on Microspore Embryogenesis in Brassica Species In this study, the effect of medium renovation on microspore embryogenesis were evaluated in white head cabbage (B. oleracea var. capitata subvar. alba), kale (B. oleracea var. acephala) and ornamental kale (B. oleracea var. acephala cv. Chidori Red F1). 3 different medium renovation were carried out: a) microspores initially cultured in NLN medium supplemented with 16% (w/v) sucrose (NLN-16) for 2 days, followed by transfer to fresh NLN-13 medium (Medium 1); (b) microspores cultured for 2 days in NLN-16 medium supplemented with colchicines (50 mg/l) followed by transfer to unsupplemented NLN-13 medium (Medium 2); (c) microspores cultured for 2 days in NLN-16 medium supplemented with colchicines (50 mg/l) followed by transfer to unsupplemented NLN-16 medium (Medium 3). It was determined that the effect of medium refreshment was variable depending on different species. According to the mean countings of 12th and 19th days, unsupplemented colchicine medium (Medium 1) was more effective in Yalova-1 (average 2.9 embryo / petri) and kale (average 2.6 embryo / petri). Medium 3 (average 3.9 embryo / petri) in Ercis population was found effective treatments. Medium refreshment was not effective in ornamental kale. Keywords: Microspore culture, Brassica oleraceae, medium renovation 56

69 Bazı Karpuz (Citrullus lanatus Thunb.) Hatlarının ve Melezlerinin Morfolojik ve Biyoaktif Özelliklerinin Belirlenmesi Veysel Aras, C. Aylin Oluk, Mustafa Ünlü, Ebru Yazıcı, İhsan Canan, Zafer Karaşahin, Çetin Nacar, E. Çağlar Eroğlu Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü33740 Erdemli MERSİN E-posta: Türkiye de toplam sebze üretimi 27,8 milyon ton olup, karpuz üretimi bu oranın % 14 ünü oluşturmaktadır. Karpuz üretimi Türkiye de bölgelere göre açıkta veya örtüaltında (özellikle alçak tüneller altında) gerçekleştirilmektedir. Örtüaltı karpuz üretiminin % 95 i Çukurova yöresinde; açıkta karpuz üretimi ise ağırlıklı olarak Güneydoğu Anadolu Bölgesi, Akdeniz Bölgesi ve Trakya kesiminde yapılmaktadır. Karpuz ıslah çalışmalarında kullanılacak materyalin doğru tanımlanması ve melezleme sonucunda elde edilecek bireylerin bilinebilir olması, başarılı bir çalışma yürütülmesi için önemli bir aşamadır. Bu çalışma için Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu gen havuzunda bulunan karpuz saf hatlarından 12 adet seçilmiş; bunlardan çizgili 1 adet ana ve 11 adet baba ebeveyn olarak kullanılmıştır. Ayrıca gen havuzunda bulunan karpuz saf hatlarından 9 adet seçilmiş; bunlardan siyah 1 adet ana ve 8 adet baba ebeveyn olarak kullanılmıştır. Bu sayede hem ebeveynlerin hem de melez bireylerin morfolojik ve biyoaktif özellikleri ortaya konulmuştur.sonuç olarak; çizgili 187x125 ve 187x147ciz melezlerinden ve koyu zemin rengine sahip 177 ve Y-5 hatlarından en iyi sonuçlar elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Karpuz, morfolojik ve biyoaktif özellikler. Determination on Morphological and Bioactive Characteristics of Some Watermelon (Citrullus lanatus Thunb.) Lines Total vegetable productionof Turkey is about 27,4 million tons and watermelon production consists of 14% of this production. Watermelon is produced in open field or under protected cultivation dependinding on climatic regions in Turkey. 95% of under protected cultivation production of watermelon is done in the Çukurova Region, while open field production is mainly done Southeastern Anatolia, the Mediterranean Region and the Thrace. Correct identification of the material to be used in watermelon breeding and well known properties of obtained individuals from crossbreeding is an important step for the successful execution of the study. For this study, from the gene pool of Alata Horticultural Research Station, 11 inbred line selected that stripe 1 female, 11 male variety as parents. Besides from the gene pool of Alata Horticultural Research Station, 9 inbred line selected that black bckground 1 female, 8 male variety as parents. In this way, morphological and bioactive properties of parents and hybrid individuals have been introduced. In conclusion; the best results were obtained from striped 187x125 and 187x147ciz hybrids and dark background with color lines 177 and Y-5. Keywords: Watermelon, morphological and bioactive characteristics. 57

70 Bazı Kabak Hatlarının Hibrit Çeşit Olabilme Performanslarının Belirlenmesi Çetin Nacar, Veysel Aras, Nihal Denli Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Erdemli MERSİN E-posta: Çalışmanın amacı, örtüaltı yetiştiriciliğine uygun çeşit geliştirmek olduğu için seçilen melezlerin toplam verimlerinin yüksek olması en önemli kriterlerden birisidir. Bunun yanında meyve şeklinin düzgünlüğü, rengi ve bitkilerin kollanmaya eğilimi gibi kriterler de dikkate alınarak elde mevcut geniş materyali en aza indirmek ve bunlar içerisinden en yüksek heterotik etkiye sahip olanları belirlemektir. Örtüaltı yetiştiriciliğine uygun çeşit geliştirmek amacıyla, altı kez kendileme yapılarak elde edilen 92 saf hat baba ebeveyn olacak şekilde top cross yöntemine göre iki tester hattı ile melezlenmiştir. Birinci tester ebeven ile yapılan melezlemelerden 73, 15, 120,226, 171, 82, 123, 262, 62, 223 nolu hatlar ön plana çıkmıştır. İkinci tester ebeveyn ile yapılan melezlerden 302, 261, 328, 15, 189, 360, 172, 112, 3, 308 nolu hatlar ön plana çıkmıştır. Her iki tester ebeveyninde de ortak olarak ön plana çıkan hatlar 328, 15, 189, 112, 477, 26, 19, 297-A ve 73 olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak 25 adet saf hattın Özel Kombinasyon Yetenekleri belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Yazlık kabak, genel kombinasyon yeteneği, özel kombinasyon yeteneği. Determination of F1 Hybrid Ability of Some Squash Lines Higher total yield is one of the most important criteria in under protect growing. Moreover, smoothness of fruit shape, fruit color and tendency to branching were important criteria for selection. In order to improve suitable variety for under protect growing, 92 pure lines which obtained after six inbreeding, hybridized as male parent with two tester lines according to top-cross method. Most important cross lines obtained with first tester parents were 73, 15, 120,226, 171, 82, 123, 262, 62, 223. Moreover, most important cross lines obtained with second tester parents were 302, 261, 328, 15, 189, 360, 172, 112, 3, 308. Furthermore most important cross lines obtained from both of the testers parents were 328, 15, 189, 112, 477, 26, 19, 297-A, 73. Consequently, specific combining ability test of twentyfive pure lines which obtained general combining ability test were determined. Keywords: Summer squash, top cross, specific combining ability. 58

71 Fusarium oxysporum f. sp. melonis e Dayanıklı Yazlık ve Kışlık Kavun Hibritleri Mine Ünlü, Abdullah Ünlü, Rana Kurum, İlknur Polat Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ANTALYA E-posta: Fusarium oxysporum f. sp. melonis (FOM), hem ülkemizde hem de dünya da kavun yetiştiriciliğini sınırlandıran en önemli fungal hastalıklardan birisidir.hastalık etmeni bitkinin kök boğazını veya köklerini infekte edip bitkinin su alımını engeller. Bu durum bitkide solgunluk meydana getirmekte yapraklarda sararma ve iletim demetlerinde kahverengileşme oluşmaktadır. Gelişmenin ilerleyen dönemlerinde çökme ve kurumalar meydana gelmektedir. Genelde hasata yakın dönemlerde kendini gösteren bu belirtiler nedeniyle meyve kalite ve miktarı önemli ölçüde düşmektedir. Bu hastalıkların kontrolünü sağlamak için fungisitler kullanılmaktadır. Ancak fungisitler çoğunlukla kalıcı bir koruma sağlamamaktadır. Bu nedenle bu hastalıklara karşı dayanıklı çeşitlerin kullanılması ve geliştirilmesi, fungisit kullanımına alternatif ve kesin bir koruma sağlamaktadır. Bu çalışmada heterosis ıslah yöntemi ile Fusarium oxysporum f. sp. melonis e dayanıklı ve pazarın taleplerine uygun kışlık kavunlarda 12 adet yazlık kavunlarda 8 adet olmak üzere toplamda 20 adet Fusarium un 1 ve 2 nolu ırklarına dayanıklı hibritler geliştirilmiş ve sektörün hizmetine sunulmuştur. Anahtar kelimeler: Kavun, hibrit, Fusarium, dayanıklılık. Summer and Winter Melon Hybrids Resistant to Fusarium Oxysporum f. sp. melonis Fusarium oxysporum f. sp. melonis (FOM) is one of the most fungal diseases both in our country and around the world. Pathogen infected the plant s root collar or roots whether the plant s water intake is prevented. In this case plant is wilted, leaves are yellowed and transmission boam is browned. In the later stages of development, plants are crashed and dried. Due to these symptoms usually occurs near harvest time reduced fruit quality and quantity.fungicides are used to provide control of diseases. However fungicides aren t lasting provide generally. Therefore, resistant varieties are used to provide an alternative to fungicides and a certain protection against the disease. In this study, by using heterosis breeding method, 12 melon for winter type and 8 melon for summer type, totaly 20 units of melon resistant against to the Fusarium 1 and 2 races have been developed and presented to the market demand. Keywords: Melon, hybrid, Fusarium, resistance. 59

72 Ispanakta (Spinacia oleracea L.) Kromozom Sayımı Üzerine Çalışma Ceren Ekşi 1, Zeynep Tıraş 2, Davut Keleş 1, Nihal Denli 1, Saadet Büyükalaca 3 1 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü Erdemli MERSİN 2 Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Biyoteknoloji ABD ADANA 3 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ADANA E-posta: Ispanakta Koto çeşidine ait bitkilerde kromozom sayımı ezme yayma preparasyon yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Viyolde yetiştirilen bitkilerden kök örnekleri alınmıştır. Çimlenen ve yeterli uzunluğa ulaşan kök uçları kesilerek, ilk işlem için 16:30 ve 09:00 da α-monobromonaftaline konulmuştur ve 16 saat 4 o C de bekletilmiştir. Daha sonra kök uçları 3:1 absolü alkol:glasiyal asetik asit karışımında tespit edilmiştir. Tespit işlemi sonrasında %70 lik alkolde buzdolabında depolanmış ve kök uçları boyamada aseto-orsein ve feulgen kullanılmıştır. Aseto-orseinde yapılan çalışmada, kök uçları buzdolabından çıkarılarak kök uçları, 1N HCl de oda sıcaklığında dakika oda koşullarında hidroliz edilmiştir. Kök uçları %2 lik aseto-orsein boyası ile oda sıcaklığında iki saat boyanmıştır. Boyanan kök uçlarının, %45 lik asetik asit ile ezme preparatları hazırlanmıştır. Hazırlanan preparatlar, sıvı azot içerisinde dondurulmuştur. Feulgende yapılan çalışmada, kök uçları buzdolabından çıkarılarak kök uçları, 1N HCl de dakika sıcak su banyosunda hidroliz edilmiştir. Kök uçları feulgen boyasında oda sıcaklığında iki saat boyanmıştır. Boyanan kök uçlarının, %45 lik asetik asit ile ezme preparatları hazırlanmıştır. Hazırlanan preparatlar, sıvı azot içerisinde dondurulmuştur. 16:30 da α- monobromonaftaline alınan kök uçlarında metafaz safhası gözlenmiştir. Feulgende yapılan boyamada, aseto-orseinde yapılan boyamaya göre daha iyi sonuç alınmıştır. Anahtar kelimeler: Ispanak (Spinacia oleracea L.), kromozom, feulgen, aseto-orcein. Studies on Chromosome Counting in Spinacia oleracea L. Choromosome counting of Koto varieties ın spinach plants was made using the method of squash spreading preparation. Root samples were taken from plants grown in viols. When root tips were germinated and reached sufficient length, root tips were placed α-monobromonaphthalene at 16:30 pm and 09:00 am and root tips were stored at 4 C for 6 hours. Root tips were fixed 3:1 absolute alcohol:glacial acetic acid then were stored in the refrigerator. Feulgen and acetone-orsei were used with root tips staining. In a study conducted in acetone-orsei, root tips were removed from the refrigerator and root tips were hydrolyzed 1N HCl minutes at room temperature. Root tips were stained with 2% acetone-orsei for two hours at room temperature. Squash preparations were prepared 45% acetic acid, preparations were frozen in liquid nitrogen. In a study conducted in feulgen, root tips were hydrolyzed 1N HCl minutes at hot water bath. Root tips were stained with feulgen for two hours at room temperature. Squash preparations were prepared 45% acetic acid, preparations were frozen in liquid nitrogen. When root tips were taken α-monobromonaftaline 16:30 pm, metaphase stage was observed. At feulgen staning was obtained better result than at acetone-orsei staning. Keywords: Spinach (Spinacia oleracea L.), choromosome, feulgen, acetone-orsei. 60

73 Karpuzlarda Anter ve Ovül Kültüründe Soğuk Uygulaması, Thidiazuron (TDZ) ve 2,4-D Uygulamalarının Haploid Embriyo Uyartımına Etkileri K. Sinem Tulukoğlu, Nebahat Sarı Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ADANA E-posta: Bu çalışma, Ç.Ü. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ile Ç.Ü. Biyoteknoloji Araştırma ve Uygulama Merkezi nde gerçekleştirilmiştir. Karpuzlarda (Citrullus lanatus L. (Thunb.) Matsum. ve Nakai) anter ve ovül kültüründe soğuk ön uygulaması, TDZ ve 2,4-D uygulamalarının haploid embriyo uyartımına etkilerinin incelendiği çalışma, iki denemeyi kapsamaktadır. Birinci denemede +4 C de 0, 2, 4 ve 6 gün süreyle çiçek tomurcuklarına soğuk şoku uygulanmıştır. Soğuk şokunun ardından izole edilen anter ve ovüller 0, 1, 3 ve 5 mg/l 2,4-D ile 0, 0.01, 0.02 ve 0.04 mg/l TDZ nin farklı dozları ve farklı dozlardaki kombinasyonlarını içeren MS bitki besi ortamı içerisinde kültüre alınmıştır. İkinci denemede, birinci denemeden farklı olarak anter kültürü için 3 mg/l 2,4-D, ovül kültürü için ise 5 mg/l 2,4-D bütün embriyo teşvik ortamlarında sabit tutulmuş, farklı TDZ dozlarının (0, 0.01, 0.02 ve 0.04 mg/l) etkileri incelenmiştir. Her iki deneme sonucunda, anter kültüründe yalnızca kallus elde edilebilmiş, ovül kültüründe ise kültüre alınan ovüllerde boyutça artma ve koyu yeşil renk oluşumu gözlemlenmiştir. Ovüllerde gerçekleşen bu yapılar bitkicik formasyonu olarak kaydedilmiştir. Elde edilen bitkicik formasyonları, hormon içermeyen MS besi ortamı içerinde kültüre alınmıştır. Kültüre alınmasından 3-4 hafta sonunda oluşan bitkicik formasyonları kahverengileşerek canlılıklarını yitirmişlerdir. Anahtar kelimeler: Karpuz, ovül-anter kültürü, soğuk uygulaması, 2,4-D, TDZ. Effects of Cold Pretreatment, Thidiazuron (TDZ) and 2,4-D Application on Haploid Embriyo Induction via Anther and Ovule Culture in Watermelon This study has been carried out in C.Ü. Faculty of Agriculture, Department of Horticulture and C.U. Biotechnology Research and Application Centre. This study comprises two experiment as cold pretreatment and TDZ and 2,4-D application on watermelon (Citrullus lanatus L. (Thunb.) Matsum. and Nakai) via anther and ovule culture. At first study, cold pretreatment has been applied to flower buds for 0, 2, 4, 6 days at +4 C. After cold pretreatment, anthers and ovules which were isolated has been cultured in MS basal media containing 0, 1, 3, 5 mg/l 2,4-D, 0, 0.01, 0.02, 0.04 mg/l TDZ and combination of different doses 2,4-D and TDZ. At second study, 3 mg/l 2,4-D for anther culture and 5 mg/l 2,4-D for ovule culture has been stable in all media and the effect of 0, 0.01, 0.02 and 0.04 mg/l TDZ has been investigated. Only callus from anther culture was obtained in both studies. In case of ovule culture, it has been observed that ovules became bigger and dark green. This structure has been named as plantlets formations. Then, plantlets formations were transfered to MS basal media without plant growth regulator. After 3-4 weeks of culture, plantlets formations became brown and lost their vitality. Keywords: Watermelon, ovule-anther culture, cold pretreatment, 2,4-D, TDZ. 61

74 Farklı Yetiştirme Sistemlerinin Brokkolide (Brassica oleracea var. italica) Androgenesis Üzerine Etkisi Tuğçe Özsan, Esmanur Çetinkaya, Ahmet Naci Onus Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANTALYA E-posta: Topraklı ve topraksız sistemlerle yetiştiricilik gübreleme ve sulama programlarının etkinliği itibariyle birbirlerinden ayrılmaktadır. Topraksız tarımda gübreler yani bitkiye verilen besin maddeleri ve su daha etkin ve daha ekonomik bir şekilde kullanılır. Bu yetiştiricilik sisteminde besin maddelerinin kök ortamında homojen olarak dağılımları söz konusudur. Haploid embriyo ve bitki eldesi üzerine bitkinin yetiştirilme koşulları oldukça önemlidir. Dolayısıyla uygulanan yetiştirme sistemlerine bağlı olarak bitki beslenme koşulları androgenesise etki etmektedir. Bu çalışmada topraklı ve topraksız yetiştirme sistemlerinin brokkolide anter ve mikrospor kültürleri yoluyla androgenesis üzerine etkisi araştırılmıştır. Naxus brokkoli çeşidinden alınan çiçek tomurcukları, hem anter hem de mikrospor kültürleri için aynı bitki büyüme düzenleyicileri ile kombine edilmiş aynı besi ortamlarında kültüre alınmıştır. Böylelikle aynı koşullarda gerçekleştirilen anter ve mikrospor kültürlerinden elde edilen sonuçlara dayanarak embriyo oluşturma kapasitelerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla anterlerin ve mikrosporların kültüre alınmaları esnasında kullanılacak olan NLN-13 besi yeri 5 mg/l BA + 1 mg/l NAA büyüme düzenleyicileri ile desteklenmiştir. Brokkoli anterleri ve mikrosporları kültüre alınmalarını izleyen ilk 24 saat süresince karanlık ve 32 C koşullar altında inkübasyona tabi tutulmuştur. Daha sonra 4 hafta aralıklarla yapılan alt kültüre alma işlemlerini takiben gelişen yapılar 1 mg/l IBA mg/l NAA ile desteklenmiş yarı güçlü MS besi yerine transfer edilmiştir. Anahtar kelimeler: Brokkoli, anter kültürü, mikrospor kültürü, geleneksel yetiştiricilik, topraksız yetiştiricilik The Effects upon Androgenesis in Broccoli (Brassica oleracea var. italica) on Different Production Systems Agriculture by soil and soilless systems diverge to effectiveness of fertilizing and irrigation programs. Fertilizer, which gives nutrient and water to plant, is used in a way that more effective and economic on soilless agriculture. On these agricultural system, nutrients distribute on root condition homogenously. Conditions on plant production relevant to haploid embryo and plant obtain is quite significant. Therefore, applied production systems certainly affect on anther and microspore culture used on androgenesis. This research addresses that soil and soilless agriculture systems effects on androgenesis through anther and microspore culture in broccoli. Flower buds taken from types of naxus broccoli cultured on equal nutrient medium combine with equal plant growth regulator in both anther and microspore culture. Thus, related to the results from anther and microspore culture, which are equally performed, is aimed comparison of generating embryo capacity. On this purpose, NLN-13 nutrient medium was used on the process of culturing anthers and microspores supplemented with 5 mg/l BA + 1 mg/l NAA.. During the first 24 hours of culturing anthers and microspores in broccoli were subjected to incubation under 32 C and dark conditions. Afterwards, with 4 weeks intervals developed structures by following subculture process were transferred to half strength MS nutrient medium supplemented with 1 mg/l IBA mg/l NAA. Keywords: Broccoli, anther culture, microspore culture, traditional agriculture, soilless agriculture. 62

75 İnterspesifik Melez Patlıcan Bitkilerinde in vitro Rejenerasyon Sebahattin Çürük 1, Aygül Dayan 2, Fadime Özen Tekeli 3 1 Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Antakya HATAY 2 Pozantı Meslek Yüksekokulu Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü Pozantı ADANA 3 NÜ Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Tarımsal Genetik Mühendisliği Bölümü NİĞDE E-posta: Solanum melongena özellikle bakteriyel, Fusarium ve Verticillium solgunlukları, nematod ve böcekler olmak üzere birçok hastalık ve zararlıya karşı duyarlıdır. Solanum torvum ise Verticillium ve bazı bakteriyel solgunluklara, kök-ur nematodu ve bazı mikoplasmalara karşı dayanıklıdır. Bu iki türün melezlenmesiyle elde edilen interspesifik hibrit bitkilerin kısır olduğu rapor edilmiştir. Bu kısır bitkiler arasında patlıcan çeşitleri ile aşı uyuşması iyi olan genotipler anaç olarak kullanılabilir. Anaç özelliği iyi olan interspesifik kısır bitkilerinin çoğaltılması amacıyla, in vitro rejenerasyonu için uygun bir rejenerasyon ortamının belirlenmesi önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Faselis F1 x Solanum torvum melezlemesi sonucu üretilen tohumların in vitro ortamda çimlendirilmesi sonucu elde edilen interspesifik genotip bitkilerinin rejenerasyonu için uygun bir doku kültürü ortamını belirlemektir. İn vitro MS ortamında büyütülen interspesifik bitkilerin sürgün ucundan ikinci veya üçüncü yeşil renkli yapraklarından alınan ekpslantlar kullanılmıştır. Eksplantlar, birinci denemede 10 µm BA içeren MS ortamına 0, 1, 2 veya 3 µm IAA eklenerek oluşturulan ortamlarda, ikinci denemede ise MS ortamında 7, 10 ve 13 µm BA ile 0, 1 ve 2 µm IAA nın kombine edilmesiyle oluşturulan ortamlarda, 75 µmol/m 2 s ışık yoğunluğunda ve 25±1⁰C de kültüre alınmıştır. Rejenerasyon ortamında oluşan yeşil kallus, tomurcuk ve tomurcuk benzeri yapılar, 0,5 mg/l BA içeren MS ortamına, sürgünler ise MS ortamına transfer edilmiştir. Rejenerasyon ortamlarından10 µm BA içeren MS ortamı ile 10 µm BA ve 1 µm IAA içeren MS ortamı, diğer iki ortama göre daha yüksek sürgün sayısı üretmişlerdir. Sürgün büyütme ortamında oluşan sürgün sayısı ile toprağa aktarılan sürgün sayısı dikkate alındığında, 10 µm BA içeren ortamın daha iyi sonuç verdiği belirlenmiştir. Bir başka denemede, in vitro ortamda GA 3 (2,89 ve 5,77 µm) ve gümüş nitratın (0 ve 35,32 µm) bitki boyu uzaması üzerine etkisi araştırılmıştır. Bu çalışmada, bitki boyu uzaması üzerine 2,89 µm GA 3 içeren MS ortamının, 5,77 µm GA 3 içeren ortama göre istatiksel anlamada daha etkili olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Solanum melongena, Solanum torvum, interspesifik melez, rejenerasyon. in vitro Regeneration of Interspecific Hybrid Eggplant Solanum melongena is susceptible to numerous diseases and parasites, particularly the bacterial, Fusarium and Verticillium wilts, nematodes and some insects. Solanum torvum is resistant to Verticillium and some bacterial wilts, root-knot nematode and some mycoplasmas. It was reported that a few interspecific hybrid plants resulted from cross hybridization of these species were sterile. Among these sterile genotypes, the ones that show graft compatibility with cultured eggplant may use as rootstock. For propagation of these sterile interspecific eggplants that shows good rootstock properties, optimizing in vitro regeneration protocol is significant. The objective of this study is determining a regeneration medium for in vitro grown plants of interspecific eggplant (Faseis F1 x Solanum torvum). The explants that excised from second or third green leaf beginning from the shoot tip of the plants grown in vitro on MS medium were used. The explants were cultured at 25±1⁰C and 75 µmol/m 2 s light intensity on the MS media supplemented with combinations of 10 µm BA and 0, 1, 2, 3 µm IAA in the first experiment, or combinations of 7, 10, 13 µm BA and 0, 1, 2 µm IAA in the second experiment. The green callus, buds or buds like protuberances formed on regeneration media were transferred to MS media with 0.5 µm BA, and the shoots were transferred to MS media. The regeneration MS medium with 10 µm BA, or the one supplemented with 10 µm BA and 1 µm IAA were produced more shoots. With regard to the number of shoots on the shoot elongation medium and the shoot numbers transplanted to the soil, the MS medium with 10 µm BA was better. The effects of GA 3 (2.89 and 5.77 µm) and silver nitrate (0 or µm) on the in vitro shoot growth were also examined. The effect of MS medium with 2.89 µm GA 3 on shoot growth was significant compared to the MS medium with 5.77 µm GA 3. Keywords: Solanum melongena, Solanum torvum, interspecific hybrid, regeneration. 63

76 ISSR Yöntemi ile Türkiye de Bazı Yerel Domates Genotiplerinin Akrabalık İlişkilerinin Tespiti Fatma Akın, Levent Keskin, Erdoğan Eşref Hakkı, Mustafa Paksoy, Önder Türkmen ISSR Yöntemi ile Türkiye de Bazı Yerel Domates Genotiplerinin Akrabalık İlişkilerinin Tespiti Fatma Akın 1, Levent Keskin 2, Erdoğan Eşref Hakkı 1, Mustafa Paksoy 3 Önder Türkmen 3 1 Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü KONYA 2 Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ANTALYA 3 Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Besleme Bölümü KONYA E-posta: Günümüzde ekonomik değeri oldukça fazla olan domates, yetiştiriciliğinden ıslahına kadar birçok araştırmaya konu olmuştur. Tüm tarımsal ürünlerde olduğu gibi domates üretiminde de esas amaç birim alandan kalite ve kantite yönünden en yüksek verimin elde edilmesi olduğuna göre, üretim ve kaliteyi arttırmak, yetiştirme zamanı ve şeklinin en iyi şekilde belirlenmesi, yöreye uygun çeşit kullanılmasıyla mümkündür. Yerel çeşitler olarak nitelendirilen köy populasyonları, bunların yabani akrabaları, kullanılmayan eski çeşitler ve kalıtsal özellikleri net olarak belirlenmiş hatlardan bitki genetik kaynakları oluşmaktadır. Özellikle yerel kaynakların korunması gelecekte yapılacak olan bitki ıslahı çalışmaları için son derece önemlidir. Genetik kaynakların korunması, geleceğin bitkisel üretimin, dolayısıyla insanlığın geleceğinin, güven altına alınması bakımından zorunludur. Bitki genetik kaynakları; aşırı kullanım, kirlilik, iklimsel değişiklik, yetiştikleri habitattaki azalma, genetik erozyon gibi nedenlerle kaybolmaktadır. Bu nedenlerle bitki genetik kaynaklarının muhafazası zorunlu hale gelmektedir. Yerel gen kaynakları yalnızca hastalıklara ve zararlılara karşı dayanıklılık kaynağı olarak önemli değil, aynı zamanda besin içeriğini zenginleştirmek, verim ve kaliteyi arttırmak için de kullanılabilmektedir. Bu çerçevede ülkemiz orijinli farklı yörelere ait olan 23 domates genotipi bu çalışmada materyal olarak kullanılmıştır. Bu genotiplerden elde edilen fidelerden CTAB metodu kullanılarak DNA örneklerinin ekstraksiyonu gerçekleştirilmiştir. DNA örneklerinin çalışma koşullarına ait dilüsyonlar ile ön denemede 50 farklı ISSR ile sınırlı sayıda örnekle polimorfizm öntaraması gerçekleştirilmiştir. Polimorfik olan ISSR markörleri ile bütün genotiplerin taraması yapılmış ve toplam 86 polimorfik fragmanın skorlanması sonucu uygulanan analiz yöntemi ile genotipler birbirinden yeterli düzeyde ayrılmış ve genotipler arasındaki akrabalık ilişkileri belirlenmiştir. Buna göre diğer tüm örneklerden ayrılan 109 numaralı genotipin haricindeki örnekler iki ana grupta toplanmıştır. Böylece melezlama programı için seçilecek olan örneklerin genetik altyapısı hakkında yeterli bilginin sağlandığı görülmüştür. Anahtar kelimeler: Domates, ISSR markörleri, polimorfizm. Tomato, as a result of its high economic value, has been subjected to several investigations from its cultivation to its breeding. Considering the main purpose of agricultural production, including tomatoes, is to achieve the highest efficiency, in terms of quality and quantity, from unit area, the quality and the quantity increases will be possible via deterining the type and timing of cultivation and using varieties well adapted to the production sites. Plant genetic resources include the local landraces, their wild relatives, old varieties not in use and improved lines with well-determined characteristics. It is especially important to preserve the local genetic resources for future breeding studies. Protection of genetic resources is mandatory to assure future crop production, and therefore the future of humanity. Plant genetic resources are lost as a result of overuse, pollution, climate change, a reduction of plant habitats and genetic erosion. Considering all these reasons, the conservation of plant genetic resources becomes a necessity. Local genetic resources are not only important as a source of resistance to diseases and pests, but also they can be used to enhance the nutritional value and to increase the crop yield and its quality. In this context, 23 tomato genotypes, collected from different regions of our country, were utilized as the material of this study. DNA extractions from the genotypes were performed using the CTAB extraction procedure. Polymorphism prescan was performed using dilution samples of a limited number of genotypes and 50 different ISSR primers. Next, all the genotypes were screened with polymorphic ISSR markers determined in prescans and a total of 86 polymorphic fragments were scored. As a result of the method applied and analysis of the fragments generated, genotypes were seperated adequately and phylogenetic relationships between the genotypes were determined. According to the results, except genotype 109 which was seperated from all the remaining samples, all the genotypes were clustered into two main groups. Thus, it was possible to acquire sufficient knowledge on the genetic background of the genotypes to guide the selection of the appropriate parents to be used in the crossings planned next. Keywords: Tomato, ISSR markers, polymorphism 64

77 Aşılı Karpuz Fidesi Üretiminde Farklı Aşılama Yöntemlerinin Karşılaştırılması Fatih Cem Kuzucu, Ezgi Sarıtaş, Tolga Sarıyer ÇOMÜ Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ÇANAKKALE E-posta: Bu araştırmada, karpuz fidesi üretiminde son yıllarda gündeme gelen aşılı fide üretimi konusunda kullanılan iki farklı aşılama yöntemin karşılaştırılması ve birbirlerine göre üstün ve zayıf yönlerinin saptanması amaçlanmıştır. Anaç bitki olarak seçilen Maximus F1 (C. maxima x C. moshata) çeşidi üzerine, kalem olarak seçilen Starbust F1 çeşidi pratik uygulamada yarma aşılama ve eğimli (tüp) aşılama olarak bilinen yöntemlerden faydalanarak aşılanmış ve fide çapı (mm), fide boyu (mm), hipokotil boyu (mm), kök uzunluğu (mm) fide kök kuru ağırlığı (g), fide kök yaş ağırlığı (g), fide toplam kuru ağırlığı (g), fide toplam yaş ağırlığı (g), fide yaş ağırlığı (g), fide kuru ağırlığı (g) ve membran sızıntısı (%) gibi parametreler ölçülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre, fide çapı parametresi her iki aşılama metodunda aynı grup içinde yer alan sonuçlar verirken, tüplü aşılama metodunda; hipokotil boyu, fide kök kuru ağırlığı, fide kök yaş ağırlığı, fide toplam kuru ağırlığı, fide toplam yaş ağırlığı, fide yaş ağırlığı ve fide kuru ağırlığı değerleri yarma aşılama metoduna oranla daha yüksek bulunmuştur. Yarma aşılama metodunda ise; fide boyu, kök uzunluğu ve membran sızıntısı değerleri tüplü aşılama metoduna oranla daha yüksek bulunmuştur. Çalışmada, uygun materyal ve yöntem kullanımı ile her iki aşılama metodu ile de başarılı sonuçlar elde edilebileceği anlaşılmış olup, tüplü aşılama metodu kullanılan fidelerde yarma aşı metoduna oranla daha fazla parametrede üstünlük sağlanmıştır. Özellikle membran iyon sızıntısı değerinin düşük olması sebebiyle eğimli (tüp) aşı metodunu ile üretilen fidelerin hastalıklara daha dirençli olacağı düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: karpuz fidesi, aşılama, yarma aşı, tüplü aşı 65

78 Farklı Sıcaklık Dereceleri ve Tuz Stresinin Terede (Lepidium sativum L.) Çimlenme, Çıkış ve Fide Gelişimi Üzerine Etkileri Ertan Yıldırım, Melek Ekinci, Atilla Dursun Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ERZURUM E-posta: Çalışmada, farklı sıcaklık dereceleri ve tuz stresinin terede çimlenme, çıkış ve fide gelişimi üzerine etkileri belirlenmiştir. Bu amaçla tohumlar sekiz farklı sıcaklık derecesinde (3, 5, 10, 15, 20, 25, 30, 35 C) ve dokuz farklı tuz ortamında (0, 50, 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400 mm lık NaCl) çimlendirmeye bırakılmıştır. Çimlendirme denemeleri kontrollü çimlendirme kabininde, petri kapları içerisindeki kurutma kağıtları üzerinde yapılmıştır. Tuz stresi altındaki (0, 50, 100, 150, 200 mm lık NaCl) tohumların fide çıkışı ve gelişimini belirlemek için ise tohumlar sera koşullarında torf: perlit karışımı ile doldurulmuş viyollere ekilmiştir. Gerek tohum çimlendirme gerekse tohum çıkış denemeleri 4 tekerrürlü olacak şekilde düzenlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre sıcaklığın 15 o C ye kadar çıkması ile çimlenme oranının artırdığı ve bu derecede maksimum çimlenme olduğu görülmüştür. Tuz konsantrasyonlarının çimlenme ve çıkışı oranı üzerine etkileri incelendiğinde kontrol uygulamasına göre tuz konsantrasyonun artmasıyla çimlenme ve çıkış oranlarının azaldığı görülmüştür. Tuz konsantrasyonunun 300 mm a kadar çıkması çimlenmeyi çok fazla etkilemezken 350 ve 400 mm da çimlenme oranında belirgin bir azalma meydana gelmiştir. Tohum çıkışlarında ise 150 mm dan daha yüksek tuz ortamlarında azalma olmuştur. Ayrıca tuz konsantrasyonunun artması terede fide boyu, kök boyu, fide yaş ağırlığı, fide kuru ağırlığı, kök yaş ağırlığı ve kök kuru ağırlıklarının azalmasına neden olmuştur. Anahtar kelimeler: Tere, çimlenme, fide, sıcaklık, tuz stresi Effects of Different Temperatures and Salt Stress on Germination, Emergence and Seedling Growth of Garden Cress (Lepidium sativum L.) In this study, effects of different temperatures and salt stress on germination, emergence and seedling growth of garden cress were determined. For this purpose, seeds were allowed to germinate in eight different temperatures (3, 5, 10, 15, 20, 25, 30, 35 C) and nine different salts medium (0, 50, 100, 150, 200, 250, 300, 350, 400 mm NaCl). Germination tests were performed on blotter papers of petri dishes in controlled germination cabins. To determine the seedling emergence and growth under salt stress (0, 50, 100, 150, 200 mm NaCl), seeds were sown into trays filled with peat: perlite mixture under greenhouse conditions. Both seed germination and emergence trials were arranged with 4 replications. According to the results of the study germination percentage increased with the temperature up to 15 C, and maximum germination was found to be at this level. When salt stress effects on the germination and emergence rate are examined, it was determined that germination and emergence percentages decreased with increase of salt concentration. While germination percentage was not so much affected with increase of salt stress up to 300 mm, very significant reduction in the rate of germination has occurred in 350 and 400 mm NaCl. Seedling emergence has been reduced in more than 150 mm high salt environments. Furthermore, the increase of the salt concentration caused decrease seedling height, root length, shoot fresh weight, shoot dry weight and root weight and root dry weight. Keywords: Garden cress, germination, seedling, temperature, salt stress 66

79 Bakteri Uygulamalarının Domates (Lycopersicon esculentum L.) ve Hıyarda (Cucumis sativus L.) Fide Gelişimi ve Kalitesi Üzerine Etkileri Melek Ekinci 1, Ertan Yıldırım 1, Atilla Dursun 1, Recep Kotan 2, Metin Turan 3 1 Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ERZURUM 2 Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü ERZURUM 3 Yeditepe Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlık Fakültesi Genetik ve Biyomühendislik Bölümü İSTANBUL E-posta: Çalışmada, dört farklı bakteri izolatının (Bacillus megaterium-m3, Agrobacterium rubi-rk-34, Bacillus subtilis-tv-17c ve Pseudomonas putida-rk-142) domates (Lycopersicon esculentum L.) ve hıyarda (Cucumis sativus L.) fide gelişimi ve kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Yüzey sterilizasyonu yapılmış olan tohumlar çoklu fide saksılarında torf:perlit karışımı içerisine ekilmiş, hazırlanan bakteri solüsyonları ise tohumlar toprak yüzeyine çıkış yaptıktan sonra bitki kök bölgesine enjekte edilerek uygulanmıştır. Çalışmada, bakteri uygulamalarının fide boyu, gövde çapı, fide ve kök yaş ağılığı, hipokotil uzunluğu ve fide kuru madde miktarı üzerine etkilerinin belirlenmesinin yanı sıra fidelerde N, P, K, Ca, Mg, Fe, Mn, Zn, Cu ve B içerikleri üzerine etkileri de tespit edilmiştir. Araştırmada, bakteri uygulamalarının gerek domates gerekse hıyarda fide gelişimini olumlu etkilediği belirlenmiştir. Bakteri uygulamaları domates ve hıyar fidelerinde genellikle mineral madde içeriğini artırmış, en yüksek değerler Pseudomonas putida-rk-142 ve Bacillus subtilis-tv-17c uygulamalarından elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, bakteri uygulamalarının çalışmada kullanılan her iki türde de fide gelişimi, mineral madde içeriği ve fide kalitesini kontrol uygulamasına göre iyileştirdiği ve hazır fide yetiştiriciliğinde kullanılabileceği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: domates, hıyar, fide, bakteri, mineral madde The Effects of Applications of Bacteria on Growth and Quality of Tomato (Lycopersicon esculentum L.) and Cucumber (Cucumis sativus L.) Seedling In this study it was investigated that the effects of applications of bacteria (Bacillus megaterium- M3, Agrobacterium rubi-rk-34, Bacillus subtilis-tv-17c ve Pseudomonas putida-rk-142) on growth and quality of tomato (Lycopersicon esculentum L.) and cucumber (Cucumis sativus L.) seedling. Surface sterilized seeds were sown into mixture of peat: perlite. The bacterial solutions were applied by injection to plant root zones after seedling emergence. The effects of bacterial application on seedling height, stem diameter, seedling and root fresh weight, hypocotyl length and seedling dry weight were determined. Content of N, P, K, Ca, Mg, Fe, Mn, Zn, Cu and B of seedlings were also investigated. Bacterial treatments generally improved seedling growth and quality of tomato and cucumber compared to the control. The highest values were obtained from application of bacteria in terms of mineral content of both species with compared the control. The highest mineral contents were obtained from applications of Pseudomonas putida-rk-142 and Bacillus subtilis-tv-17c. As a result of this study, the applications of bacteria significantly increased seedling growth, quality and mineral content in both species with compared to control and could be used in seedling growing. Keywords: tomato, cucumber, seedling, bacteria, mineral matter 67

80 Prohexadione-Calcium Uygulamalarının Domateste (Lycopersicon esculentum L.) Fide Kalitesi Üzerine Etkileri İsmail Fatih Çakırbay 1, Atilla Dursun 2 1 Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü ERZİNCAN 2 Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ERZURUM E-posta: Bu çalışma 2012 yılında Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü ne ait fide yetiştirme seralarında yürütülmüştür. Çalışmada çevreye ve insan sağlığına zararlı etkisi olmayan prohexadione-calcium (Pro-Ca) maddesinin domates fide kalitesi üzerine etkisi araştırılmıştır. Yapraktan sprey şeklinde uygulanan Pro-Ca nın 50, 75, 100, 125 ve 150 ppm konsantrasyonları denenmiştir. Araştırmada domates fidesi olarak Kayra F1 çeşidi kullanılmıştır. Araştırmada fide gelişimi (fide boyu, gövde boyu, gövde çapı) ve uygulama sonrası fidelerin makro ve mikro element içerikleri belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, fide boyu, kök uzunluğu, gövde boyu ve gövde çapı dozlara göre önemli derecede değişiklik göstermiştir. Gövde kuru madde oranı, yaprak kuru madde oranı ve kök kuru madde oranında yine dozlara göre değişiklik gözlenmiştir. Elde edilen verilere göre en düşük fide boyu (14,417 cm) 150 ppm lik dozdan elde edilmiştir. En düşük kök uzunluğu (9,183 cm) 125 ppm lik uygulamadan, en düşük gövde boyu (7,067 cm) ile en düşük gövde çapı (0,119 mm) ise 100 ppm lik dozdan elde edilmiştir. Fidelerde en yüksek kuru madde oranı ise gövdede (%19,068) ve yaprakta (%17,107) 150 ppm lik dozdan, kökte (%16,320) ise 75 ppm lik dozdan elde edilmiştir. Ayrıca fidelerin makro ve mikro element içerikleride dozlara göre önemli derecede değişiklik göstermiştir. Anahtar kelimeler: Domates, fide, prohexadione-calcium, aşırı boylanma, Erzincan Effects of Prohexadione-Calcium on Seedlings Quality of Tomato (Lycopersicon esculentum L.) This study was undertaken at seedling greenhouse of Erzincan Horticultural Research Station Management in The effect of prohexadione-calcium (Pro-Ca), which is not harmful to human and enverioment, on seedlings quality of tomato (Lycopersicon esculentum L. ) were determined. The doses of 50, 75, 100, 125 and 150 ppm were sprayed to the leaf of seedling. Kayra F1 tomato cultivar was used as plant material. Seedling growth parameters, macro and micro nutrient contents of seedling were determined. According to reserch result, there were significant diffrences in terms of seedling high, root high, stem high, sitem diameter, dry matter of stem, leaf and root among the application doses. As the data, The lowest seedling lenght was determined as 17,42 cm in 150 ppm application. While the lowest root lenght was 9,18 cm in 125 ppm application, the lowest stem lenght and stem diameter were 7,06 cm and 0,11 mm in 100 ppm application, respectively. The highest dry matter was reported as 19,06 % stem and 17,10 % at leaf in 150 ppm treatments while the value was 16,32 % at root in 75 ppm treatment. There were significant differences in terms of macro and micro nutrient contents of seedling among the applications. Keywords: Tomato, seedlings, prohexadone-calcium, excessive seedling growth, Erzincan 68

81 Ekim Kabı Büyüklüğünün Bazı Lahanagil Türlerinde Fide Kalitesine Etkisi Atnan Uğur, Ercan Ekbiç, Emine Merve Hasancaoğlu Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ORDU E-posta: Bu çalışma farklı büyüklükteki ekim kaplarının lahanalarda fide kalitesine etkilerinin araştırılması amacı ile sezonunda Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü uygulama alanlarında yürütülmüştür. Çalışmada İstanbul Tohum firmasından sağlanan Karadere 007 (karalahana), Yalova -1 (Beyaz baş lahana) ve Laso (kırmızı baş lahana) lahana çeşitleri kullanılmıştır. Ekim kapları olarak 45x54 cm ebatında ve farklı hücre sayısına (32, 45, 67, 85 ve 104 hücre ) sahip plastik viyoller ile yetiştirme ortamı olarak 3:1 oranında hazırlanan torf+perlit karışımı kullanılmıştır. Deneme tesadüf parselleri deneme deseninde 3 tekrarlı olarak kurulmuştur. Tohum ekimini takiben 34. ve 40. günlerde örnekleme yapılan fidelerde fide boyu, gövde çapı, yaprak sayısı, yaprak boyu, yaprak eni ve yaprak sapı uzunluğu ölçülmüştür. İncelenen özellikler bakımından viyoldeki hücre sayısı ile ters orantının olduğu gözlenmiştir. Genellikle viyoldeki hücre sayısı arttığında yani hücre hacmi azaldığında bütün ölçülen özelliklere ait değerlerde azalmaların olduğu gözlenmiştir. Anahtar kelimeler: Fide, lahana, ekim kabı büyüklüğü, fide boyu Effects of Pot Size on Seedling Quality in Some Brassicas This study was conducted to determine effects of pot size on seedling quality of some cabbage species at Ordu University in growing season. Seeds of Brassica oleracea var. acpehala cv. Karadere 007, Brassica oleracea var. capitata cv. Yalova 1 and Brassica oleracea var. capitata subvar. rubra cv. Laso were obtained from İstanbul Tohum and used in the experiment. 45 x 54 cm sized viols having different cell number (32, 45, 67 and 104) were used for sowing. Peat-moss and perlite mix in 3:1 (v:v) was used as growing media. The experiment was designed completely randomized with 3 replicates. Seedlings were sampled two times 34 and 40 days after sowing and observed and measured for seedling height, hypocotyl diameter, leaf number, leaf length, leaf width and petiole length of the seedlings. The values obtained from the measurements were showed invers ratio with cell number in a viyol. In general increasing cell number (decreasing cell volume) in a viyol resulted in lower values in majority of the measured characteristics. Keywords: Seedling, cabbage, pot size, seedling height 69

82 Farklı Yetiştirme Ortamlarının Sebze Filizi Yetiştiriciliğindeki Etkinliğinin Belirlenmesi Ruhsar Yanmaz 1, Gölge Sarıkamış 1, Selen Akan 1, Yıldırım Ş. Özden 2 1 Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANKARA 2 T.C. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü ANKARA E-posta: Araştırma, olgun bitkilere göre sağlık değerlerinin daha yüksek oluşu nedeniyle günümüzde önemi artan sebze filizi yetiştiriciliğinde değişik yetiştirme ortamlarının etkinliğini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada 13 sebze türü (brokoli, lahana (kırmızı ve beyaz baş), tere, roka, turp (siyah ve beyaz), maydanoz, dereotu, soğan, pazı, fesleğen, semizotu, kişniş, bezelye) kullanılmıştır. Yetiştirme ortamı olarak torf+perlit (2:1) karışımı, kâğıt arası ve in vitro katı besin ortamı kullanılmıştır. Bu ortamlarda yetiştirilen filizlerde ekim sonrası çıkış oranı, birim alandan elde edilen verim, ekim hasat arasındaki süre, taze ve kuru filiz ağırlığı belirlenmiştir. Araştırma sonucunda en iyi sonuçlar torf-perlit ortamında yetiştirilen bitkilerden elde edilmiştir. Kâğıt arası ve agarlı besi ortamlarından ise enfeksiyon nedeniyle başarılı sonuç alınamamıştır. Anahtar kelimeler: sebze filizi, ortam Effects of Using Different Growing Media on Vegetable Sprout Production The present study is aimed to determine the effect of using different growing media on vegetable sprout production, due to the health beneficial compounds. In this study, 13 vegetable cultivars (broccoli, cabbage (white and red head cabbages), garden cress (plain and curly), rocket, radish (white and black), parsley, dill, onion, chard, basil, pea) were used. As growing media, peat+perlite (2:1), damp filter paper and solid growth media were tested. Sprouts grown on this media were evaluated in terms of total sprouts weight, sprout emergence rate, time elapsed between sowing and harvest, fresh and dry sprout weight. The best results obtained from the perlit+peat media. Damp filter paper and solid growth medium did not give good result because of high infection. Keywords: vegetable sprout, media 70

83 Standart Tohumluk Kaydı Denemelerine Giren Karpuz [Citrullus lanatus (Thunb.) Matsum. et Nakai] Çeşitlerinde Ölçülebilir Morfolojik Karakterlerin Belirlenmesi Sıtkı Ermiş 1, Veysel Aras 2, Kürşat Murat Soylu 1 1 Tohumluk Tescil ve Sertifikasyon Merkez Müdürlüğü ANKARA 2 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü MERSİN E-posta: Uzun süreli ıslah çalışmalar sonucunda geliştirilen çeşit adaylarının kayıt altına alınması ve tanımlanması farklılık, yeknesaklık ve durulmuşluk (FYD) testleri sebze türlerinde en önemli aşamayı oluşturmaktadır. FYD testleri ile başvurusu yapılan aday çeşidin çeşit olma vasıfları kontrol edilmekte ve çeşidin ağırlıklı olarak çevre koşullarından en az etkilenen morfolojik karakterleri saptanmaktadır. Çeşitlerin kimlik kartları, çeşit tescil sisteminde, bitki ıslahçı hakları kapsamında çeşidin koruma altına alınmasında. sertifikasyon sistemi dahilinde tarla kontrolleri ile ön ve son kontrol denemelerinde çeşidin safiyetinin kontrolünde kullanılmaktadır. Bu çalışma ile 38 özellik incelenen çalışmada karpuzda özellikle kantitatif karakterlerden kotiledon büyüklüğü, yaprak büyüklüğü, yaprak boy/çap oranı, meyve ağırlığı, meyve uzunluğu, meyve çapı, meyve boy/çap oranı, meyve sapı kalınlığı, çiçek burnu büyüklüğü, meyve kabuk kalınlığı, diploid ve tetraploid çeşitlerde tohum sayısı, tohum uzunluğu, tohum çapı, tohum boy/çap oranı, çiçeklenme zamanı ile SÇKM (suda çözünebilir kuru madde oranı) gibi ölçülebilir morfolojik karakterler belirlenmiş ve belirlenen özellikler bakımından karpuz çeşitlerinde ölçülen değerlere ilişkin referans değerleri belirlenmeye çalışılmıştır. Belirlenen bu özelliklerin UPOV (Uluslararası Yeni Bitki Çeşitlerini Koruma Birliği) tarafından geliştirilen özellik belgelerine uyumluluğu ve UPOV değerlendirme skalası ile karşılaştırılması amaçlanmıştır. Karpuzda incelenen bu özelliklerin değerlendirilmesi sebze ıslahçılarına ve buna benzer çalışma yürüten diğer araştırmacılara çeşit tanımlamada ve gözlem almada doğru referans aralıklarına göre notlandırmanın belirlenmesi açısından yardımcı olabilecektir. Anahtar kelimeler: Sebze, karpuz, kayıt, farklılık, yeknesaklık, durulmuşluk (DUS), UPOV Determination of Morphological Characters for Registration Trials of Watermelon [Citrullus lanatus (Thunb.) Matsum. et Nakai] Distinctness uniformity and stability (DUS) tests constitute the most important stage in registering varieties developed as an outcome of long-term efforts. Varietal characteristics are checked via DUS tests and they are identified according to the dominant morphological characteristics of the variety. Variety descriptive cards are used in the variety registration system, in the protection of the variety under plant breeders rights and in determining the variety s trueness-to-name during field inspections and pre- and post-control trials within the scope of the certification system. In this study we examined 37 characters of watermelon, the quantitative characteristics of length and width of cotyledons. Leaf blade length, width and ratio of lenght/diameter, fruit weight, fruit length, fruith width, fruit length/width, size of insertion of peduncle, size of pistil scar, thickness of pericarp, number of seeds, seed length, seed width, ratio of seed length/diameter for diploid and tertraploid varieties and time of beginning of female flowering and brix that could be measured were determined. It was also aimed to define compliance of these characteristics with guidelines of International Union for the Protection of New Varieties of Plants (UPOV) and compare them with grading system. Evaluating these characteristics of watermelon will be able to provide convenience in identification and observation of varieties in terms of determining grading by true reference ranges to the vegetable breeders and other researchers that do similar studies. Keywords: Vegetable, watermelon, registration, distinctness, uniformity, stability (DUS), UPOV 71

84 Bitki Gelişimini Uyaran Rhizosfer Bakterileri ile Yapılan Yaprak Uygulamalarının Kırmızı Pancar (Beta vulgaris subsp. vulgaris L.) da Verim ve Gelişme Üzerine Etkisi Haluk Çağlar Kaymak 1, Mesude Figen Dönmez 2, Esra Ulaş 1 Ahmet Hakan Ürüşan 3 1 Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ERZURUM 2 Iğdır Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü IĞDIR 3 Bingöl Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu BİNGÖL E-posta: Bu araştırma bitki gelişimini uyaran rhizosfer bakterileri ile yapılan yaprak uygulamalarının kırmızı pancar (Beta vulgaris subsp. vulgaris L.) da verim ve gelişme üzerine etkisini belirlemek amacıyla 2010 ve 2011 yıllarında yürütülmüştür. Bitkisel materyal olarak bir adet kırmızı pancar (Beta vulgaris subsp. vulgaris L. cv. 'Detroit') çeşidi ve yaprak uygulaması olarak farklı cins ve türlere ait 4 adet bitki gelişimini uyaran rhizosfer bakterisi [Burkholderia gladii (BA-7), Agrobacterium rubi (A-18) ve Bacillus spp. (BA-140 ve M-58)] kullanılmıştır. Araştırmada, ortalama kök ağırlığı (g), çapı ve uzunluğu (cm), kökte kuru madde miktarı (%), kök sertliği (kg/cm 2 ), yaprak sayısı (adet/bitki), klorofil (a + b) (SPAD), kök et ve kabuk rengi ve verim (kg/parsel) tespit edilmiştir. Araştırmada, bitki gelişimini uyaran rhizosfer bakterileri ile yapılan yaprak uygulamasının kök çapı, uzunluğu ve ortalama kök ağırlığı değerlerini kontrole göre artırdığı tespit edilmiştir. Nitekim, bakteri uygulamalarında verim değerleri 6.74 kg/parsel (Burkholderia gladii BA-7) ile 7.52 kg/parsel (Bacillus spp. BA-140) arasında değişirken, kontrolde ise bu değer 5.59 kg/parsel olarak tespit edilmiştir. Araştırmada elde edilen sonuçlar, bitki gelişimini uyaran rhizosfer bakterileri ile yapılan yaprak uygulamalarının kırmızı pancar (Beta vulgaris subsp. vulgaris L.) da verim, kalite ve bazı gelişme özelliklerini artırmak ya da iyileştirmek amacıyla kullanılabileceğini ortaya çıkarmıştır. Anahtar kelimeler: Kırmızı pancar, Beta vulgaris subsp. vulgaris L., rhizosfer bakterileri, verim. Effect of Foliar Application of Plant Growth Promoting Rhizobacteria on Growth and Yield of Red Beet (Beta vulgaris subsp. vulgaris L.) The objective of this study was to determine the effect of foliar application of plant growthpromoting rhizobacteria on growth and yield of red beet (Beta vulgaris subsp. vulgaris L.) in Erzurum during 2010 and One red beet cultivar (cv. 'Detroit') was used as plant material and four bacteria strains namely Burkholderia gladii strain BA-7, Agrobacterium rubi straina-18 and Bacillus spp. strains BA-140 and M-58 were applied as foliar application. Root weight (g), diameter and length (cm), dry matter content of roots (%), root firmness (kg/cm 2 ), number and chlorophyll (a + b) content of leaves (SPAD), root colour and yield (kg/plot) were investigated. It was determined that foliar applications of bacteria strains significantly improved root weight, diameter and length according to the control. While the yield in rhizobacteria applications was changed 6.74 kg/plot (Burkholderia gladii BA-7) with 7.52 kg/plot (Bacillus spp. BA-140), the yield in control was determined 5.59 kg/plot. In conclusion, the foliar application of plant growth promoting rhizobacteria could be used to have better yield and quality and increase to growth parameters for red beet (Beta vulgaris subsp. vulgaris L.). Keywords: Red beet, Beta vulgaris subsp. vulgaris L., rhizobacteria, yield. 72

85 Türkiye Şalot Soğanı (Allium cepa var. ascalonicum Backer) Üretim Potansiyeli Gülay Beşirli 1, İbrahim Sönmez 1, Ali Fuat Gökçe 2, İkbal Tatar 1, Şaziye Ulucan 3 1 Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü YALOVA 2 Niğde Üniversitesi Tarim Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Tarimsal Genetik Müh. Bölümü NİĞDE 3 Aksun Tarımsal Ürünler A.Ş. MERSİN E-posta: Şalot soğanı (Allium cepa var. ascalonicum Backer), yenilebilir soğan (Allium cepa L.) türü altında bir varyetedir. Vejetatif olarak üretilen şalot soğanı çeşitlerin yanında tohum ile üretilen çeşitler de mevcuttur. Vejetatif çoğaltılan tiplerde, iri arpacık büyüklüğünde olan bir yumrunun dikimi ile etrafında 4-9 adet yan başların oluşumu ile fındık çotanağı görünümünü alan bir yapı oluşmaktadır. Tohum ile çoğaltılan tiplerde genel olarak tek baş oluşmaktadır. Şalot, Türkiye içinde tüketimi çok yaygın olan bir varyete olmamakla beraber ihracata konu olan bir sebzedir. İhracatta çeşitler uzun, yarı uzun ve kısa şalot tipleri olarak sınıflandırılmaktadır. Ülke içinde üretim miktarı değerleri bulunmamakla beraber yıllık 2000 ton ihracat yapılmaktadır. TÜİK kayıtlarında ürünün kaydı taze/soğutulmuş şalot ifadesi altında bulunmakta olup ihracatı ise G.T.İ.P. numarası ile yapılmaktadır. Ülkemizde Marmara, Orta Karadeniz, Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu geçit kuşağı bölgelerinde yetiştirilen şalot yurtdışından özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Hollanda, Fransa ve İngiltere tarafından talep edilmektedir. Ele alınan bu çalışma ile ülkemiz şalot üretim alanlarında sörvey yapılmış sorunlar tesbit edilmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, ülkemiz şalot üretim alanlarında ana sorunun standart çeşit olmayışı ve bu sorunun da ihracata yansıdığı tesbit edilmiştir. Bu sorunun çözümüne yönelik Bakanlık, üniversite, özel sektör ve üretici işbirliği kapsamında çalışmalar başlatılmıştır. Anahtar kelimeler: Şalot soğanı, Allium cepa var. ascalonicum Backer Shallot (Allium cepa var. ascalonicum Backer) Production Potential in Turkey Shallot (Allium cepa var. ascalonicum Backer) is a variety classified under edible onion (Allium cepa L.). Besides vegetatively propagated shallot cultivars, seed propagated shallot cultivars exist. In vegetatively propagated shallot types, a shallot bulb with a size of large onion set is planted and 4-9 attached lateral bulbs develop from a single plant. Seed propagated types usually forms single bulb. Although shallot is not a common consumed variety in Turkey, it is a subject vegetable variety to export. Shallot cultivars are classified as long, mid-long, and short types during export. Although there is no production quantity value in the country, about 2000 ton shallot is exported yearly. It is mentioned as fresh / chilled shallots in TUIK data base, and exported with a GTIP number of Shallot is produced in Marmara, Central Bleak Sea, Mediterranean, Southeast Anatolia in Turkey, is demanded abroad especially United States of America, Netherland, France, and United Kingdom. With this study, shallot production areas are surveyed in Turkey and problems are identified. The biggest problem identified is lack of standardized shallot cultivars and its reflections to export. The producers have been initiated in cooperation with Ministry, universities, and private sector for the solution of this problem. Keywords: Shallot, (Allium cepa var. ascalonicum Backer 73

86 Erzincan Koşullarında Bazı Sap ve Kök Kerevizi (Apium graveolens var. dulce ve Apium graveolens var. rapaceum) Çeşitlerinin Bitki Gelişimi, Verim, Bazı Kalite Özellikleri ve Besin Elementi İçeriklerinin Belirlenmesi Halil İbrahim Öztürk 1, Atilla Dursun 2 1 Erzincan Üniversitesi Çayırlı Meslek Yüksekokulu Çayırlı ERZİNCAN 2 Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ERZURUM E-posta: Bu çalışma 2010 ve 2011 yıllarında Erzincan Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü ne ait deneme alanı içerisinde yürütülmüştür. Deneme tesadüf parselleri deneme desenine göre üç tekerrürlü olarak kurulmuş ve her tekerrürde 30 bitki yer almıştır. Araştırmada kök kerevizi olarak Neobi ve Brilliant, sap kerevizi olarak Calpyso ve Triumph çeşitlerinin bitki gelişimi, verim ve bazı kalite özellikleri incelenmiştir. Araştırmada bazı sap ve kök kerevizleri çeşitlerinde bitki boyu, bitki ağırlığı, yaprak alanı, sap uzunluğu, sap çapı, kök ağırlığı, kök çapı, kök uzunluğu, SÇKM, sapta kuru madde, yaprakta kuru madde, kökte kuru madde miktarı, dekara verim gibi bitki gelişimi ve verim parametreleri değerlendirilerek tespit edilmiştir. Bununla birlikte çeşitlerin yaprak, sap ve köklerindeki besin elementi düzeyleri ve çeşitler arasındaki farklılıklar belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, bitki boyu, bitki ağırlığı, yaprak alanı, sap uzunluğu, sap çapı, SÇKM, sapta kuru madde, yaprakta kuru madde ve dekara verim gibi parametrelerin kullanılan çeşide göre önemli derecede değişiklik gösterdiği görülmüştür. Araştırma sonucunda her iki yılın ortalaması dikkate alındığında en yüksek dekara verim kök kerevizinde Neobi (3390 kg/da) çeşidinden, sap kerevizinde ise Calpyso (3435 kg/da) çeşidinden elde edilmiştir. Ayrıca bitkilerden alınan yaprak, sap ve kök örneklerinde N, P, K, Ca, Mg, S, Fe, Cu, Mn ve Zn analizleri yapılmıştır. Elde edilen veriler değerlendirildiğinde besin element içeriği bakımından çeşitler arasındaki farklılıklar istatiksel anlamda önemli bulunmuştur. Sonuç olarak kerevizin Erzincan ilinde yetiştiriciliği yapılabilecek bir sebze türü olduğu ve sebze çeşitliliğinin zenginleştirilmesi bakımından alternatif bir sebze türü olabileceği düşünülmektedir. Anahtar kelimeler: Sap kereviz, kök kereviz, verim ve kalite, adaptasyon, Erzincan Determination of Plant Growth, Yield, Some Quality Characteristics and Nutrient Element Contents of Some Celery and Celeriac Cultivars (Apium graveolens var. dulce and Apium graveolens var. rapaceum) in Erzincan Conditions This study was carried out at experiment fields Erzincan Horticultural Research Station Management in 2010 and 2011years. The experiment was established as completely randomized disgin with tree replicates and each replicate had 30 plants. In this study, plant growth, yield and quality characteristics of Neobi and Brilliant as celeriac, Calpyso and Triumph as celery cultivars were investigated. In addition, mineral contents in stalk, leaves and root of cultivars and its differences among cultivars were investigated. In this study, Plant height, plant weight, leaf area, stem length, stem diameter, root weight, root diameter, root length, TSS, stalk dry matter, leaf dry matter, root dry matter content of different celery and celeriac cultivars and yield per hectare and yield parameters were determined. According to the research results, plant height, plant weight, leaf area, stem length, stem diameter, TSS, stalk dry matter, leaf dry matter and yield per hectare were significant in terms of difference parameters among the cultivars used. While the highest yield per hectare in the average every two years experiment was determined in Neobi (3390 kg /da) celeriac cultivar, it was Calpyso celery cultivar (3435 kg/da). N, P, K, Ca, Mg, S, Fe, Cu, Mn and Zn analysis were made in stalk, leaves and root. When data were evaluated, there were statistically differences among the cultivars in terms of mineral contents. As a result, it is tought that celery can be a species to be grown in Erzincan province and an alternative vegetable species to be enriched variety of vegetable. Keywords: Celery, celeriac, yield and quality, adaptation, nutrient elements, Erzincan. 74

87 Ereğli-Konya Yöresi Mor Havuç (Daucus carota convar. afganicus Setchkarev) Üretimi, Sorunları ve Çözüm Önerileri Esra Cebeci 1, Fatih Hancı 1, Orhan Soylu 2, Sedat Yokuş 3 1 Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü YALOVA 2 Ereğli İlçe Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü KONYA 3 Toprak, Su ve Çölleşme ile Mücadele Araştırma İstasyonu KONYA E-posta: Son yıllarda tüketicilerin tarım ürünleriyle ilgili tercihlerinde, tat ve görüntü gibi özeliklerin yanı sıra, sağlığa olan muhtemel olumlu etkileri de belirleyici olmaya başlamıştır. Buna bağlı olarak, daha önceleri görmezden gelinen birçok ürünün değeri artmış olup bilinen kullanım alanlarına ek olarak farklı alanlarda da değerlendirilmeye başlanmışlardır. Bu ürünler içerisinde ye alan mor havuç (Daucus carota convar. afganicus Setchkarev) geleneksel şalgam suyu üretiminde kullanılmasının yanı sıra, gıda boyası olarak da değerlendirilmektedir. Yıllık 80 bin tonluk üretim miktarı ile Konya ya bağlı Ereğli ilçesi ülkemizin önemli mor havuç üretim alanlarından biridir yılında Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü bünyesinde başlatılan bir proje kapsamında yöreye gerçekleştirilen ziyaretler sırasında mevcut durum ve sorunlar hakkında yerinde gözlem yapma fırsatı elde edilmiştir. Gerek üreticilerle gerekse ürün işleme tesisi yetkilileri ile yapılan bu görüşmeler sonucu Ereğli ve civar ilçeler için oldukça önemli bir ihracat ürünü olan mor havucun üretimi ve yaşanan sorunlar ile ilgili elde edilen bilgiler ve çözüm önerileri burada sunulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Mor havuç, üretim, değerlendirme, Tagem, Ereğli, Purple Carrot (Daucus carota convar. afganicus Setchkarev) Production, Problems and Solutions in Ereğli-Konya In recent years, beside taste and appearance, agricultural products positive effects on human health has gained increasing importances. According to this, importance of many products that ignored before, has increased and also they have gained new usage areas. Among these products, purple carrot (Daucus carota convar. afganicus Setchkarev), has traditionally used in production of şalgam and today it is used as a natural food coloring material. Ereğli county which is an important purple carrot production area in Turkey, has annually 80 thousand tonnes production amount. Within the purple carrot breeding project that was started in 2013 and supported by the Ministry of Agriculture, many visitings have been done to the area periodically. Experiences obtained from these visitings and meetings are presented here. Keywords: Purple carrot, production, evaluation, Tagem, Ereğli 75

88 Erzurum Koşullarında Farklı Yetiştirme Zamanlarının Pırasa (Allium porrum L.) Çeşitlerinde Verim, Kalite ve Gelişmelerine Etkisi Hülya Eminağaoğlu, Atilla Dursun Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ERZURUM E-posta: Bu araştırma, farklı dikim zamanlarının pırasa çeşitlerinin verim, kalite ve gelişmelerine etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma yıllarında Erzurum Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Araştırma ve Yayım Merkezi Müdürlüğüne ait 4 numaralı deneme alanında yürütülmüştür. Denemede üç pırasa (Allium porrum L.) çeşidinde (Kalem, Uzunbacak, İnegöl çeşitleri) üç farklı dikim zamanı esas alınmıştır. Araştırma sonunda en yüksek pazarlanabilir ağırlık denemenin ikinci yılında Uzunbacak çeşidinde (2488,78 kg/da) ve I. Dikim zamanından (28 Mayıs) elde edilmiştir. Bitki gelişiminde ise çeşitlere ve dikim zamanlarına göre farklılıklar görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Pırasa, farklı dikim zamanı, verim, kalite, bitki gelişmesi Effect of Different Growing Period on Yield, Quality and Plant Growth of Leek (Allium porrum L.) Cultivars in Erzurum Conditions The objective of this study was to determine the effect of different planting time on yield, quality and plant growth in leek. The study was undertaken at fourth Agricultural Research and Extension Center of Atatürk University between 2009 and 2010 in Erzurum conditions. Three different planting times were used in leek cultivars (Kalem, Uzunbacak and İnegöl). According to the research results, the highest marketable yield in leek was obtained from Uzunbacak cultivar (2488,78 kg/da) at the first planting time (May 28) in the second year. It was determined that plant growth differs according to plant species and planting times. Keywords: Leek, different planting time, yield, quality, plant development 76

89 Atık Mantar Kompostunun Enginarda Verim ve Bitki Gelişimi Üzerine Etkileri Nurgül Ercan 1, Meliha Temirkaynak 2 1 Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü 2 Antalya İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Bu araştırma, Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Araştırma-Uygulama Arazisinde tesis edilmiş 5 yaşlı Sakız enginar plantasyonunda gerçekleştirilmiştir. Çalışmada amaç Sakız enginarında atık mantar kompostunun verim ve bitki gelişimi üzerine olan etkilerinin araştırılmasıdır. Araştırmada Antalya-Korkuteli yöresinde faaliyet gösteren mantar işletmelerinden temin edilen 1 yıl açık alanda bekletilmiş atık mantar kompostu (AMK) kullanılmıştır. Çalışmada ticari gübre uygulaması (20 kg/da N, 20 kg/da P 2O 5, 20 kg/da K 2O) (TG); 4 ton/da atık mantar kompostu (AMK) + ½ ticari gübre (TG); 4 ton/da çiftlik gübresi (ÇG)+ ½ ticari gübre (TG) ve kontrol (0 gübre uygulaması) uygulamaları yapılmıştır. AMK nun ve çiftlik gübresinin içeriği özel bir laboratuvarda analiz ettirildikten sonra deneme parsellerine dağıtılıp karıştırılmıştır. 1x1 m dikim sistemiyle tesis edilmiş olan plantasyondaki bitkilerde verim (kg/da), baş eni (mm), baş boyu (mm), tabla ağırlığı (g), tabla eni (mm), tabla boyu (mm), baş ve tabla indeksi ile bitki boyu (cm) ölçümleri yapılarak uygulamaların bu kriterler üzerine olan etkileri araştırılmıştır. Deneme Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre planlanmış olup sonuçların değerlendirilmesinde SAS paket programı kullanılmıştır. Analiz sonuçları LSD testine tabi tutulup gruplamalar yapılmıştır. Enginar plantasyonundan birinci yılda elde edilen verim değerlerine en yüksek katkıyı sağlayan ticari gübre uygulaması olmuştur. Ticari gübreleme uygulaması yapılan bitkilerden dekara verim 1987,17 kg olarak saptanırken bunu sırasıyla 1929,47 kg/da ile atık mantar kompostu ve 1553,17 kg/da ile çiftlik gübresi uygulamaları izlemiştir. Denemenin birinci yılında baş eni (mm), baş boyu(mm) ve bunlara bağlı olarak saptanan indeks değerleri üzerine yapılan uygulamaların istatistiki olarak önemli farklılıklara yarattığı saptanmıştır. Mantar kompostu uygulamasının çiftlik gübresinden daha iyi sonuç vermesi enginarda çiftlik gübresi yerine atık mantar kompostunun alternatif olabileceğini göstermiştir. Anahtar kelimeler: Cynara scolymus L., atık mantar kompostu, çiftlik gübresi, ticari gübre. Effects of Spent Mushroom Compost on Yield and Plant Growth of Artichoke This research was conducted at Research & Practice area of Akdeniz University Faculty of Agriculture in 5 year old Sakız artichoke plantations. The aim of the study was to investigate the effects of spent mushroom compost on yield and plant growth Sakız artichoke. Spent mushroom compost (AMC) obtained from mushroom enterprises in the region of Antalya Korkuteli were used after 1 year aging outdoor area. In this study, the treatments were commercial fertilizer application (20 kg / ha N, 20 kg / ha P 2O 5, 20 kg / ha K 2O) (CF), 4 tons/ha of waste mushroom compost (WMC)+½ commercial fertilizer (CF), 4 tons/ha farmyard manure (FM)+½ commercial fertilizer (CF) and control (0 fertilizer). The contents of spent mushroom compost and farmyard manure were analyzed in a commercial laboratory and then were distributed the experimental plots and mixed the soil. Artichoke plantations were established with spaced 1x1 m. The effects of applications on plants yield (kg / ha), head width (mm), head length (mm), head weight (g), head index and plant height (cm) were investigated. Experiments were designed with Randomized complete block design. The results were evaluated by using the SAS software package (version 15) and LSD test was conducted for groupings. According to the first year yield values, the highest contributions were obtained from commercial fertilizer application. Yields were 1987,17 kg/da in commercial fertilizer application, 1929,47 kg/da in spent mushroom compost and 1553,17 kg/da in farmyard manure. In the first year of the trial, statistically significant differences were found in terms of head width (mm), the head length (mm) and index values. Mushroom compost gave better results than the application of farmyard manure. The results of the research were shown that spent mushroom compost might be an alternative to farmyard manure. Keywords: Cynara scolymus L., spent mushroom compost, farmyard manure, commercial fertilizer. 77

90 Azot ve Hümik Asit Uygulamalarının Marulda Verim ve Kalite Üzerine Etkileri Atnan Uğur 1, Ercan Ekbiç 1, Ozan Zambi 2, Mevlüt Uyar 1, Rana Aksoy 1 1 Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ORDU 2 Ordu Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı ORDU E-posta: Bu çalışma farklı azot dozlarının (0, 5, 10, 15 ve 20 kg/da) ve hümik asit uygulamasının marulun verim ve kalitesine etkilerinin araştırılması amacı ile sezonunda Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü uygulama alanlarında yürütülmüştür. Campania ve Fırtına marul çeşitlerinin kullanıldığı çalışma 3 tekrarlı olarak tesadüf parselleri deneme desenine göre kurulmuştur. Fide dikiminden 75 gün sonra marullar hasat edilmiş ve verim, bitki boyu, bitki eni, yaprak sayısı, yaprak boyu, yaprak eni ve klorofil miktar ölçümleri yapılmıştır. Marul yetiştiriciliğinde uygulanan humik asidin verim parametreleri üzerinde olumlu etkileri olmasına rağmen bu etkiler istatistiksel anlamda önemsiz çıkmıştır. Uygulanan azot dozları arttıkça verim, yaprak özellikleri ve klorofil miktarlarında artışlar olmakla birlikte artan azot dozları bitki kuru ağırlıklarında azalmalara neden olmuştur. Anahtar kelimeler: Marul, azot, hümik asit, verim, kalite Effects of Nitrogen and Humic Acid Application on Yield and Quality of Lettuce This study was conducted to determine the effects of application of different nitrogen doses (0, 5, 10, 15 and 20 kg/da) and humic acid on yield and quality of lettuce at Ordu University in growing season. The experiment was established in completely randomized block design with 3 replicates using 2 cultivars (cv. Fırtına, cv. Campania) of Lactuca sativa var. crispa. Plants were harvested 75 days after planting and yield, plant height, plant width, leaf number per plant, leaf length, leaf width and chlorophyll contents of leafs were measured. Although application of humic acid increased the yield parameters the differences between applied and non-applied plants were not found statistically significant. Increasing nitrogen doses resulted in increases in yield, some leaf characteristics and chlorophyll content but caused decreases in plant dry weight values. Keywords: Lettuce, nitrogen, humic acid, yield, quality 78

91 Farklı Renkteki Su Yastıklarının Sera Koşullarında Hıyar (Cucumis sativus) Verimi ve Su Kullanma Etkinliği Üzerine Etkileri Mustafa Demirkaya 1, Sinan Gerçek 2, Osman Gülşen 3 1 Erciyes Üniversitesi Safiye Çıkrıkçıoğlu MYO Bahçe Tarımı Programı KAYSERİ 2 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü KAYSERİ 3 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü KAYSERİ E-posta: Bu çalışmada su yastıkları sulama yönteminde kullanılan farklı renkteki su yastıklarının, yaz döneminde, serada yetiştirilen Maraton çeşidi hıyarın verimi ve sulama suyu kullanımı üzerine etkileri araştırılmış ve damlama sulama yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada, dekara ve bitki başına verim, bitki başına ve metrekaredeki meyve adedi ile dönemlik su tüketimi değerleri incelenmiştir. Değerlendirilen parametreler açısından su yastıkları konuları, damlama sulama konusuna göre istatistiksel olarak daha yüksek, ancak dönemlik su tüketimi açısından ise daha düşük değer vermiştir. Hektara verim değerleri, beyaz ve siyah su yastıklarında sırası ile ve damlama sulamada ise ton olarak bulunmuştur. Mevsimlik bitki su tüketimleri su yastıkları ve damlama sulama yöntemlerinde sırasıyla 419 mm ve 622 mm dir. Bu sonuçlar, serada hıyar yetiştiriciliğinde su yastıkları ile sulama yönteminin verim ve su kullanım etkinliği açısından damlama sulamaya göre daha etkili olduğunu göstermiştir. Anahtar kelimeler: Renkli su yastığı, damlama sulama, hıyar, verim, sera Different Colored Water Pillows Affect Cucumber Yield and Water Use Efficiency in Greenhouse Conditions In this study, effects of different colors of water pillow on Maraton cultivars were investigated about yield and water use efficiencies in anti-freeze polycarbonate greenhouse in summer period and it was compared with drip irrigation method. Yield per crop, total yield, numbers of tomato for per plant and seasonal crop water requirements were investigated. According to determined parameters, water pillow plots were higher statically than drip irrigations plots, but had less seasonal crop water requirement. Total yields per hectare for white and black water pillow were found and tons respectively; it was tons for drip irrigation method. Seasonal crop water requirement for water pillows and drip irrigation plots were 419 and 622-mm respectively. These results showed that water pillow irrigation method was more effective than drip irrigation one about yield of cucumber and water use efficiency on greenhouse conditions. Keywords: Colored water pillow, drip irrigation, cucumber, yield, greenhouse 79

92 Isıtmasız Seralarda Yetiştirilmeye Uygun Dolma Biberde (Capsicum annuum L.) Hibrit Güçlerinin Belirlenmesi Volkan Gözen, Ramazan Özalp, İbrahim Çelik Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü (BATEM) ANTALYA E-posta: Araştırma yılları arasında Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Sebzecilik Bölümün deki ısıtmasız serada yürütülmüştür. Çalışmada 2005 bahar döneminde 6 adet dolma biber hattı kullanılarak yarım diallel melezlemesi yapılmıştır. Elde edilen 15 adet hibrit ve ebeveynleri yılı tek ürün döneminde, ısıtmasız cam serada, tesadüf blokları deneme desenine göre verim denemesine alınmışlardır. Hibritlerin kış ve ilkbahar dönemleri, toplam verim ve meyve sayıları bakımından performansları değerlendirilmiş, heterosis ve heterobeltiosis özellikleri ortaya konulmuştur. Verim denemesinde, bitki başına toplam verim g, bitki başına toplam meyve sayısı adet olarak elde edilmiştir. Toplam verimde heterosis oranı % ile 48.69, toplam meyve sayısı için % ile 55.82, erkenci verim için % ile 57.49, erkenci verimde meyve sayısı için % ile arasında değişirken, heterobeltiosis oranları toplam verimde % ile 41.51, toplam meyve sayısında % ile 45.48, erkenci verim için % ile 50.02, erkenci verimde meyve sayısı için % ile saptanmıştır. Yapılan çalışma sonucunda DM2, DM14, DM3, DM9 ve DM11 no lu hibritlerin verim bakımından ümitvar aday hibrit olarak kabul edilebilir ve ebeveynleri ileride yeni çeşitlerin ıslahında önemli olacağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Biber (Capsicum annuum L.), diallel, melezleme, heterosis, heterobeltiyosis Determination of Heterosis of Bell Pepper for Suitable Unheated Greenhouses Cultivation This research was conducted in Vegetable Department of Batı Akdeniz Agricultural Research Institute (BATEM). In the study, six parental pure lines were crossed in half-diallel in 2005 spring term. The performances of yield and fruit number of 15 hybrids and pure lines were determined in randomized complete block design with three replications in the single crop season including the term 2005 and 2006 in unheated glasshouse. Winter and whole season yields were performed by using analysis of variance for yield and fruit number and evaluated the magnitude of heterosis and heterobeltiosis. Total fruit yield per plant and number of fruits per plant ranged from to g and from 24 to 48 respectively. The magnitude of heterosis ranged from to % for total fruit yield plant 1, to % for number of fruits plant 1 in total yield, to % for early yield, to 53.30% for number of fruits plant 1 in early yield, whereas the magnitude of heterobeltiosis varied from to 41.51% for total fruit yield plant 1, to % for number of fruits plant 1 in total yield, to % for early yield, to % for number of fruits plant 1 in early yield. As a result DM2, DM14, DM3, DM9 and DM11 hybrids can be evaluated promising candidate hybrids and their parents are thought to be important in the future breeding of new varieties. Keywords: Pepper (Capsicum annuum L.), diallel, hybridization, heterosis, heterobeltiosis 80

93 Sera Koşullarında Domates-Brokkoli Birlikte Yetiştiriciliğinin Verim ve Bazı Kalite Kriterleri Açısından Karşılaştırılması Halil Demir, Ersin Polat Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANTALYA E-posta: Domates (Solanum lycopersicon cv. Selin F 1) ve brokkolinin (Brassica oleracea var. italica cv. Chief F 1) birlikte yetiştirildiği bu araştırma; cam serada, Sonbahar (2006) ve İlkbahar (2007) dönemlerinde yürütülmüştür. Domates meyvelerinde en, boy, meyve eti kalınlığı, meyve sertliği, renk değerleri, C vitamini, sitrik asit, toplam kuru madde ve ph değerlerinin yanı sıra domates ve brokkolide verim değerleri dikkate alınmıştır. Domateste meyve eni (72.20 mm) ve boyu (58.42 mm), meyve eti sertliği (0.15 kg cm -2 ) Sonbahar döneminde Kontrol uygulamasında; meyve et kalınlığı (7.75 mm) ise birlikte yetiştiricilikte daha yüksek bulunurken, İlkbahar da meyve eni (63.10 mm) birlikte yetiştiricilikte, meyve et kalınlığı (6.64 mm) Kontrol de daha yüksek bulunmuştur. Meyvelerde yapılan renk ölçümlerinde hue değeri Sonbahar (50.22) da Kontrolde, İlkbahar (43.50) da birlikte yetiştiricilikte daha yüksek saptanmıştır. Meyve sularında yapılan analizlerde en yüksek C vitamini (23.18 mg 100 ml -1 usare) ve Sitrik asit (0.47 mg 100 ml -1 usare) miktarları Sonbahar da Kontrol uygulamasında; ph (4.20) ise birlikte yetiştiricilikte belirlenmiş, İlkbahar da Sitrik asit (0.49 mg 100 ml -1 usare) güz döneminin aksine birlikte yetiştiricilikte daha yüksek bulunmuştur. Domatesten elde edilen verim değerleri incelendiğinde hem Sonbahar hem de İlkbahar dönemlerinde en yüksek birinci sınıf verim Kontrol (sırasıyla 9.89 ve kg m -2 ) de, toplam verim ise İlkbahar da yine Kontrol (11.86 kg m -2 ) den elde edilmiştir. Sıra aralarında yetiştirilen brokkoli bitkilerinde yetersiz ışık nedeniyle baş oluşumu gerçekleşmemiş, bundan dolayı herhangi bir verim ve kalite incelemesi yapılamamıştır. Kontrol olarak yetiştirilen brokkolilerde ise Sonbahar da m 2 ye 0.59 kg, İlkbahar da ise 1.91 kg verim değeri kaydedilmiştir. Anahtar kelimeler: Solanum lycopersicon, Brassica oleracea var. italica, intercropping, renk ölçümleri Comparison of Tomato-Broccoli Intercropping with regard to Yield and Quality Criteria under Glasshouse Conditions This research, which tomato (Solanum lycopersicon cv. Selin F 1) was intercropped with broccoli (Brassica oleracea var. italica cv. Chief F 1), was conducted under glasshouse conditions in Autumn (2006) and Spring (2007) periods. It was taken into account the yields values of tomato and broccoli as well as width, height, flesh thickness, firmness, color values in tomato fruits, vitamin C, citric acid, soluble solids and ph in tomato juice. While the fruit width (72.20 mm) and the height (58.42 mm), the firmness (0.15 kg cm -2 ) were found higher in Control in Autumn, the flesh thickness (7.75 mm) was determined higher in intercropping. Contrary to Autumn the fruit width (63.10 mm) in intercropping, flesh thickness (6.64 mm) in Control were found higher in Spring period. In color measurements made in tomato fruits hue angle was detected more in Control in Autumn, in tomato-broccoli combination in Spring. The highest vitamin C (23.18 mg 100 ml -1 juice) and the citric acid (0.47 mg 100 ml -1 juice) contents in tomato fruit were analyzed in Control in Autumn, also ph value was found in tomato-broccoli intercropping. In addition to these findings the citric acid content (0.49 mg 100 ml -1 juice) in Spring was determined higher in intercropping contrary to Autumn. While the highest first class tomato yield was found in Control in both Autumn and Spring (9.89 and kg m -2, respectively), total yield in Spring was obtained in Control (11.86 kg m -2 ) again. Since broccoli plants which were cultivated between the rows of tomato developed weakly due to insufficient light, broccoli head formation did not take shape for both period. Therefore, any yield and quality assessment could be made. The total yield in broccoli grown as control was recorded with 0.59 kg m -2 in Autumn, with 1.91 kg m -2 in Spring. Keywords: Solanum lycopersicon, Brassica oleracea var. italica, intercropping, color measurement 81

94 Klormequat Klorid in Isıtmasız Cam Sera Koşullarında Kıvırcık Yapraklı Salatada Verim, Kalite ve Bitki Gelişimine Etkisi Necdettin Sağlam 1, Naif Geboloğlu 1, Sezer Şahin 2, Sevtap Doksöz 1 1 Gaziosmanpaşa Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü TOKAT 2 Gaziosmanpaşa Üniv. Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü TOKAT E-posta: Bitki gelişiminde farklı amaçlara yönelik çok sayıda bitki büyüme düzenleyiciler kullanılmaktadır. Klormequat klorid birçok bitki türünde büyümeyi geciktirme ve bitkilerde direnci artırma etkisi ile bilinmektedir. Çalışma ısıtmasız cam sera koşullarında yürütülmüştür. Funly Fı kıvırcık yapraklı salata çeşidi (Lactuca sativa L. var. Crispy) kullanılmıştır. Fideler 15 Şubat ta ısıtmasız cam seralara dikilmiştir. Klormequat klorid in 0, 50, 100, 150 ml/da dozları uygulanmıştır. Çiçeklenme durumu, ortalama bitki ağırlığı, bitki çapı (cm), bitki boyu (cm), ph, suda çözünebilir kuru madde miktarı, titre edilebilir asit miktarı, C vitamini ile NPK içeriği incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Klormequat klorid, çiçeklenme, kıvırcık yapraklı salata, verim ve biyokimyasal bileşim Effects of Chlormequat on Yield, Quality and Plant Growth of Crisp Salad in Unheated Greenhouse Plant growth regulators have been used for many different purposes. Chlormequat chloride has been known with delaying and increasing resistance effect in many plant species. The study was carried out in unheated glasshouse conditions. Funly Fı crispy lettuce cultivar (Lactuca sativa L. var. Crispy) was used. Seedlings were planted on 15 th February. Chlormequat chloride (0, 50, 100, 150 ml/da) were applied. Bolting, average plant weight, plant diameter (cm), plant height (cm), ph, total soluble solids content, titratable acidity, vitamin C and NPK contents were examined. Keywords: Chlormequat chloride, bolting, crispy lettuce, yield, biochemical composition 82

95 Giresun İli Bulancak İlçesinde Örtüaltı Tarımı Atnan Uğur 1, Ercan Ekbiç 1, Ergün Pekdemir 2 1 Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ORDU 2 Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı İlçe Müdürlüğü Bulancak GİRESUN E-posta: Bu çalışma Giresun ili Bulancak ilçesinde örtüaltı yetiştiriciliği yapan üreticilerin sosyodemografik özellikleri, seracılık bilgi ve becerileri belirlenmesi ile yöredeki seracılık faaliyetleri hakkında bilgi almaya yönelik olarak yetiştirme sezonunda 50 soruluk anket formu uygulanmıştır. Çalışmada 84 örtüaltı yetiştiricisi ile yüz yüze görüşülerek yürütülen anket çalışmasından elde edilen veriler SPSS 11.0 istatistik paket programında değerlendirilmiştir. İlçede seraların %71.4 ünün m 2 arasında değiştiği, sulama şekli olarak %71.4 oranında damla sulamanın kullanıldığı, toprak işlemenin %70.2 oranında elle yapıldığı ve üretilen ürünlerin %41.7 oranında yöresel pazarlarda satıldığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Sera, üretici, anket, yetiştiricilik Greenhouse Cultivation in Bulancak District of Giresun Province This study was conducted in Bulancak county of Giresun province in growing season to determine socio-demographic features and knowledge on greenhouse cultivation techniques of the farmers engaged in cultivation in greenhouses. The questionnaire including 50 questions were applied to 84 farmers. Obtained results were evaluated in SPSS v.11.0 statistic program. In the district 71.4% of greenhouse varied between m2, drip irrigation is used for rate of 71.4%, tillage of the 70.2% rate is carried out manually, and the greenhouses products sold in local markets at the rate of 41.7% is evaluated. Keywords: Greenhouse, grower, questionnaire, cultivation 83

96 Farklı Olgunluk Dönemlerinde Hasat Edilen Super Red Domates Çeşidinde Hasat Sonrası Uygulamalarının Depolama Kalitesine Etkileri Kenan Kaynaş, Zeynep İşler, Mustafa Sakaldaş Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Terzioğlu Yerleşkesi ÇANAKKALE E-posta: Bu çalışmada farklı olgunlukta hasat edilen Super Red domates çeşidinde farklı uygulamaların muhafaza süresi ve kalite üzerine etkileri araştırılmıştır. Bu amaçla muhafaza edilen domateslerde yeşil olgun ve pembe olum aşamasında hasat edilerek kontrol, 312.5, 625 ve 1250 ppb 1-MCP uygulanmış gruplar oluşturularak 45 gün süreyle C de muhafaza edilmiştir. Domateslerde 15 gün aralıklarla meyve eti sertliği, zemin rengi, titre edilebilir toplam asit (TETA) miktarı ve C vitamini içeriği gibi bazı kalite özellikleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre; her iki olum dönemine ait olup muhafaza edilen domateslerde 625 ve 1250 ppb 1-MCP uygulamalarının olgunlaşmayı geciktirdiği ve kalite özelliklerini koruyarak meyvelerin muhafaza ömrünü uzattığı sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Domates, 1-Methylcyclopropane, depolama, etilen, kalite özellikleri The Effects of Postharvest Treatments on Storage of Super Red Tomato Variety Harvested at Different Ripening Stages In this research, effects of different applications on storage period and quality factors of tomatoes cv. Super Red harvested at different maturity dates were investigated. For this aim, commodities harvested at mature green and pink mature stages were subjected to treatments control, 312.5, 625 and 1250 ppb 1-MCP. After applications, samples were stored at C for 45 days. Some quality attributes such as fruit firmness, skin color, titretable acidity and vitamin C content were investigated with the intervals of 15 days for all samples. According to the results; 625 and 1250 ppb 1-MCP doses delayed the maturity and prolonged the storage duration keeping quality attributes in tomatoes. Keywords: Tomato, 1-Methylcyclopropane, storage, ethylene, quality attributes 84

97 Topraksız Yetiştirme Koşullarının Farklı Domates Çeşitlerinin Muhafazası Üzerine Etkileri Ö. Dündar, O. Özkaya, A. Valizadeh, M. Morkal, E. Kükürt Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Balcalı ADANA E-posta: Bu araştırma Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü Derim Sonrası Fizyoloji Laboratuvarı ve soğuk hava deposunda yapılmıştır. Çalışmada Letona, Dirk, Clincy ve Locatelli ticari domates çeşitleri kullanılmıştır. Normal ticari evrede hasat edilen domatesler, Dizayn Grup a ait Kadirli domates serasından temin edilmiştir. Pembe olum aşamasında derilen domatesler hastalıksız ve homojen yapıda olanlar seçilerek denemeye alınmış ve toplam 600 adet domates ayrılmıştır. Deneme 3 yinelemeli olup her yineleme 10 meyveden oluşmuştur. Deneme süresince domatesler 10 o C sıcaklık ve %85-90 oransal nem içeren koşullarda depolanmıştır. Denemenin 0, 12, ve 21. gününde ağırlık kaybı, meyve eti sertliği, SÇKM, ph, titre edilebilir asit miktarı, çürüklük, Askorbik asit ve Likopen miktarı belirlenmiştir. Sonuç olarak en az ağırlık kaybı, en yüksek meyve eti sertliği, en yüksek SÇKM nin Letona çeşidinde, en yüksek ph nın Locatelli çeşidinde, en yüksek Titre edilebilir asit miktarının Letona çeşidinde olduğu görülmüştür. En yüksek Askorbik asit Dirk ve Letona çeşidinde, en yüksek Likopen Letona ve Clincy, muhafaza süresince en az çürüme Letona çeşidinde ve en fazla çürüme Dirk çeşidinde saptanmıştır. Yaptığımız istatistiksel analizler sonucunda Letona domates çeşidinin muhafazaya en uygun olduğu belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Domates, likopen, askorbik asit, muhafaza Evaluation of Soilless Cultivation on Storage of Different Tomato Varieties This research was conducted in Cukurova University, Faculty of Agriculture, Department of Horticulture Postharvest Physiology Laboratory and cold storage rooms. ''Letona, Dirk, Clincy, Locatelli'' commercial tomato varieties were used in the reseach. The tomatoes were harvested from a grreenhouse located in Adana, Kadirli region. The tomatoes were harvested homogeneous, in pink stage, without disease and divided into a total of 600 pieces. The experiment were divided to 3 replicate each consist 10 individual fruits. After setting up the experiment fruits were strored at 10 o C temperature and 85-90% relative humidity conditions for 21 days. Quality evaluations of fruits were done at the beginning, 12th day, and 21 day of the storage. Weight loss (%), fruit firmness, Total soluble solids, ph, titratable acidty, percentage of total decay, ascorbic acid content and the amount of Lycopene has been identified. As a result, the least weight loss was found in Leto, the highest fruit firmness, total soluble solids, titratable acidity was also calculated in Leto as well as the ascorbic acid was higher in both Dirk and Leto varieties. Results also showed that fruit juice ph was higher in Locatelli than the other varieties and the lycopene amount was higher in Letona and Clincy. The highest decay was calculated in Dirk whereas the least was in Letona. As a results of the statistic analyses that were done for this reseach showed that the Letona tomato variety is the most suitable one for the storage. Keywords: Tomato, Locatelli, lycopene, ascorbic acid, storage 85

98 Yüksek Tünellerde Hıyar Yetiştiriciliğinde Organik ve Kimyasal Gübrelemenin Verim Bitki Büyümesi ve Besin Elementi Alımı Bakımından Karşılaştırılması Özlem Altuntaş 1, H. Yıldız Daşgan 2 1 İnönü Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü, Battalgazi MALATYA 2 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Balcalı ADANA E-posta: Bitkisel üretimde beslenme, bitkiye gerekli makro ve mikro elementlerin ilavesiyle mümkündür. Konvansiyonel yetiştiricilikte genellikle ticari kimyasal gübreler kullanılmaktadır. Ancak son yıllarda tüketicilerin bilinçlenmesi, organik ya da organiğe yakın ürünleri tercih etmesi üreticileri de bitkisel üretimde organik kökenli girdi kullanmaya teşvik etmiştir. Konvansiyonel tarımda kimyasal girdilerin yoğun ve bilinçsiz kullanımıyla doğal dengenin bozulması bunun sonucunda besin zinciri ile tüm canlılar için hayati tehlike oluşturmaktadır. Toprakların ve yeraltı sularının kirlenmesinin yanında, ürünlerde zararlı kalıntılar bırakması nedeni ile insan sağlığı üzerinde olumsuz etkiler yaratmıştır. Bu olumsuzluklar insana ve doğaya dost tarım tekniklerinin kullanılmasına neden olmuştur. Bu tekniklerden organik gübre kullanımı, doğal kaynakları kirletmeden, doğal dengeyi bozmadan, sağlıklı besin elde etmek, birim alandan alınan verimi özellikle kaliteyi yükseltmektedir. Çukurova Üniversitesi Karaisalı Meslek Yüksekokuluna ait uygulama alanındaki yüksek tünellerde yürüttüğümüz araştırmada, FertirevCee- Products ING isimli bir İtalyan firmasına ait Rito A.Ş.dentemin edilmiş 4 adet organik sıvı gübre (L2, L2F, L3F ve L6) hıyar yetiştiriciliğinde kullanılmıştır. Organik sıvı gübrelerin kullanıldığı parsellere ek olarak, üreticilerin konvansiyonel yetiştiricilikte uyguladığı kimyasal gübrelerin kullanıldığı parseller ve hiçbir gübrenin uygulanmadığı kontrol parselleri de denemede yer almıştır. Organik ve kimyasal beslemenin yapıldığı parseller ve kontrol parsellerinde yetiştirilen hıyar bitkilerinde büyüme parametreleri (bitki boyu, gövde çapı, yaprak sayısı),besin element içerikleri, verim ve meyve özellikleri (meyve boyu, meyve çapı ve meyve ağırlığı) incelenmiş ve karşılaştırma yapılmıştır. Anahtar kelimeler: Organik gübreleme, kimyasal gübreleme, hıyar (Cucumis sativus), bitki besleme,verim. Comparison of Organic and Chemical Fertilizer Yield Plant Growth and Nutrient Uptake In the High Tunnel Cucumber Growing In crop production,nutrition is possibleby addition of essential macro and micro elements to plant.commercial fertilizers are generally used in conventional farming. However, in recent years, the awareness of consumers preferring organic or near organic product manufacturers are encouraged to use organic origin input in crop production.in conventional agriculture, intensive and the irresponsible use of chemical inputsdeterioration of the natural balance resulting in that the food chain constitutes a vital threat to all living creatures. Besides the contamination of soils and groundwater, products due to leave harmful residues have adverse effects on human health.these disadvantages have led to the use of human and nature friendly farming techniques.this technique of organic fertilizer use, without polluting natural resources, without disturbing the natural balance, to get healthy food, the yield per unit area increases, especially quality. We conducted this experiment in high tunnels of Cukurova University Karaisali High School and in the research were used 4 organic liquid fertilizer (L2, L2F, L3F and L6) were obtained from Rito A.Ş. that belong to an Italian company FertirevCee- Products ING. in the cucumber cultivation. In addition to the parcels in organic liquid fertilizer, parcelsof used by the farmers chemical fertilizers applied in conventional production and control parcels does not apply any fertilizer were also included in the experiment.organic and chemical fertilizers applied parcels and control parcel of cucumber plants grown in the plots examined and compared growth parameters (plant height, stem diameter, number of leaves), nutrient content, yield and fruit characteristics (fruit length, fruit diameter and fruit weight). Keywords: Organic fertilization, chemical fertilizatin, cucumber (Cucumis sativus), plant nutrition, yield. 86

99 Konya Konaklarında Bir Güzel: Yıldız Çiçeği Bahar Banu Batı 1, Mithat Direk 2, Mustafa Paksoy 1 1 Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Konya Türkiye 2 Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Konya Türkiye E-posta: Konya, yüzyıllardan beri sanatla, sanatın doğaya yansımış biçimi olan çiçeklik ve peyzajları ile dikkat çeken bir kenttir. Nitekim Ahmet Hamdi Tanpınar ın Beş Şehir adlı kitabında Konya, bozkırın çocuğu olarak nitelenmiş, bozkır gibi gizemli bir şehir olarak tanıtılmıştır. Son yıllarda yapılan parklar ve çiçeklikler ile birçok yeni ve farklı bitkilerin yetiştirildiği bir şehir haline gelmiştir. Ancak bazı çiçekler vardır ki geçmişte yaygın olarak kent kültürünün bir yansıması olarak yetiştirilirken, günümüz hengamesi içinde kullanımı giderek azalmıştır. Bu çiçeklerden birisi de yerel olarak hüsnü-yusuf ismiyle bilinen yıldız çiçeğidir (Dahlia ssp). Bundan yarım asır kadar önce yaygın biçimde hemen her evde yetiştirilen yıldız çiçeği, bugün pek az hanede bulunmakta, ıslah edilmiş türleri ise park ve bahçelerde yer almaktadır. Oysa yıldız çiçeği, yetiştiriciliği, çoğaltılması, bakımı kolay; yıl boyu çiçek açabilen, güzel ve gösterişli çiçeklere sahip bir süs bitkisidir. Dolayısı ile bu çiçeğin korunması, yeni çeşitlerin geliştirilmesi ve peyzaj uygulamalarında daha fazla kullanılması önem arz etmektedir. Bu çalışma geçmişte çok parlak dönemler yaşamış yıldız çiçeğinin yaygın kullanımı için öneriler ile geçmişteki yetiştiricilerden anket yoluyla elde edilen veriler kullanılarak, bitkinin yaşam hikâyesini anlatmayı amaçlamıştır. Anahtar kelimeler: Dahlia ssp, Konya da çiçek, Yıldız çiçeği A Beauty in Houses of Konya: Dahlia ssp. Konya is known as a city of art, charming flowers and landscape since centuries. In this regard it was stated as a child of the step and mysterious city just like savanna ecology in the book called five cities, written by one of the most famous Turkish writers, Ahmet Hamdi Tanpınar. In recent years, different new flowers or ornamental plants are growth thorough parks and flower gardens in such city. Although some flowers use to be very common in that city, those flowers have growth less in last decades. One of the forgotten flowers is Dahlia ssp, known as handsome Joseph or Hüsnü Yusuf in Turkish. Although it was growth in about all houses fifth years ago, it is rarely growth in luxury houses at present and improved one has been growth in public parks and gardens. That flower has some advantages such as easy of planting, breeding-maintenance and blooming in whole season as well as good looking. Thus, it should be kept with great care, improved new Dahlia ssp. and used widespread within the landscapes areas. The study therefore aimed to give some suggestions for more common uses by using findings obtained from survey technique and to describe curriculum vitae of such flower. Keywords: Dahlia ssp., Konya s flower. 87

100 Farklı Yetiştirme Koşullarının Domateslerin Muhafazası Üzerine Etkileri Ö. Dündar, U. İpek, O. Özkaya, A. Valizadeh, H. Demircioğlu, E. Kükürt Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Balcalı ADANA E-posta: Bu araştırma yılları arasında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü Derim Sonrası Fizyoloji Laboratuvarı ve soğuk hava deposunda yapılmıştır. Denemede Dirk ve Climbery ticari domates çeşitlerinden 300 adet domates seçilmiştir. Her domates çeşidinde 3 yinelemeli ve her yinelemede 10 meyve olacak şekilde 28 gün periyodik olarak her 7 günde bir ağırlık kaybı, meyve eti sertliği, suda çözünebilir toplam kuru madde miktarı, ph, titre edilebilir asitlik, askorbik asit, likopen miktarı, çürüklük ve solunum analizleri yapılmıştır. Domatesler, 10 o C sıcaklık ve %85-90 oransal nem koşullarında depolanmıştır. Sonuç olarak normal soğutmalı depoda muhafaza edilen farklı domates çeşitlerinden en az ağırlık kaybı, Climbery domates çeşidinde gerçekleşmiştir. En yüksek SÇKM e ise Climbery domates çeşidinde belirlenmiştir. Muhafaza süresinin artması ile birlikte çeşitlerin meyve suyu ph sı miktarında artış meydana gelmiştir. Muhafaza süresince çeşitlerin titre edilebilir asit miktarında azalma gerçekleşmiş ancak titre edilebilir asitin istatistik olarak önemsiz olduğu belirlenmiştir. C vitaminine baktığımizda ise en yuksek C vitamin içeriği Climbery domates çeşidinde belirlenmiştir. Muhafaza süresinin sonunda en az çürüme Dirk çeşidinde, en yüksek likopen ortalamaları muhafaza süresinin sonunda ve en düşük solunum oranı ise Climbery çeşidinde belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Domates, Dirk, Climbery, likopen, askorbik asit Effects of Different Growing Conditions on Storage of Tomato This research was conducted during growing seasons at Çukurova University, Faculty of Agriculture, Department of Horticulture Postharvest Physiology Laboratory cold storage rooms. Dirk and Climbery commercial tomato varieties were used in the experiment. Homogeneous fruits were selected and 300 individual fruits were divided into 3 replicate each consist of 10 tomato fruits for the experiment. Selected fruits were stored for 28 days at 10 o C temperature and relative humidity. Quality evaluations were held periodically every 7 days. Weight loss, fruit firmness, total soluble solids content, ph, titratable acidity, ascorbic acid, lycopene content, decay and respiratory rate analyses were evaluated. The highest amount of total soluble solid, ascorbic acid content were found in Climbery whereas the least respiration rate also found in the same variety. There was found an increase trend in ph during storage and a decrease in titratable acidity with storage days. However both of these trends were not important statistically. The lycopene content was increased by the storage days and the highest amount were found at the end of storage periods also total decayed fruit was increased by the time and the highest amounts were calculated at the end of storage period. The least decay and respiration rate was found in Dirk, and Climbery respectively at the end of storage period. Keywords: Tomato, Dirk, Climbery, lycopene, ascorbic acid 88

101 Sebzelerin Beslenmesinde Hassas Bir Element: Bor Erdinç Uysal Atatürk Bahçe Kültürleri Merkez Araştırma Enstitüsü Toprak ve Su Kaynakları Bölümü YALOVA E-posta: Bor bütün bitkilerin normal gelişme ve üretimleri için mutlak gerekli olan besin elementlerinden birisidir. Bor, bitkilerde hücre duvarının oluşumunda ve dayanımında, hücre bölünmesinde, meyve ve tohum gelişiminde, karbonhidratların taşınımında ve hormonların gelişiminde önemli görevler üstlenir. Bitkilerde bor eksikliği dünyada en yaygın olarak görülen mikro element problemidir. Bunun yanında dünyanın kurak ve yarı kurak bölgelerinde bor toksisitesi büyük bir sorun oluşturmaktadır. Yapılan araştırmalar sebzelerin beslenmesinde borun bir çok bitki için gelişme sürecinde kaliteyi etkileyen kilit elementlerden birisi olduğunu göstermiştir. Sebzelerin bor gereksinimleri birbirinden farklıdır ayrıca borun yeterlik seviyesi ile toksite gösterdiği seviye arasındaki fark diğer elementlere göre oldukça küçüktür. Bor eksikliği ve fazlalığına tepki bakımından sebze türleri ve hatta aynı türün çeşitleri arasında büyük farklılıklar vardır. Borun topraktaki düşük konsantrasyonları bile kimi sebzelere toksik etki yapmaktadır. Bu nedenle bor gübrelemesi çok fazla dikkat gerektirir. Anahtar kelimeler: Bor eksikliği, bor fazlalığı, sebzeler, beslenme A Sensitive Element in Vegetable Nutrition: Boron Boron is one of the essential mineral nutrient for normal growth and production of all plant. The main functions of boron relate to cell wall strength and development, cell division, fruit and seed development, sugar transport, and hormone development. Boron deficiency is the most common and widespread micronutrient problem. On the other hand toxicity of boron is most commonly found in arid and semi -arid regions. Research in vegetable nutrition and physiology has shown that boron is the key element in several plant growth processes affecting quality. Vegetables vary in their B requirement, but the ratio of toxic to adequate B concentrations is smaller than for any other nutrient element. Different vegetable species and even among varietes of the same species respond to against boron deficiency and toxicity. Even low concentrations of boron in soil have toxic effects on some vegetables. Therefore, boron fertilization requires a lot of attention. Keywords: Boron deficiency, boron toxicity, vegetables, nutrition 89

102 Örtüaltı Domates Yetiştiriciliğinde Humik Asit Kullanımının Toprak Özellikleri Üzerine Etkileri E. Işıl Demirtaş, Filiz Asri, Nuri Arı Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ANTALYA E-Posta: Bu çalışma ile farklı dozlarda (0, 4, 8, 12, 16 ve 20 L da -1 ) uygulanan hümik asidin toprak verimliliği üzerine etkileri araştırılmıştır. Yetiştiricilik sezonu boyunca her sulamada tek doz NPK uygulanmıştır. Deneme sera koşullarında sonbahar domates yetiştirme döneminde tesadüf blokları deneme desenine göre dört tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Hümik asit+npk uygulamalarının etkilerini belirlemek amacıyla toprak örnekleri alınarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre humik Asit+ NPK uygulamaların yapıldığı parsellerin toprak N, P, Fe, Cu, Mn, Zn, K ve Mg içeriklerindeki artış istatistiksel olarak önemli bulunurken, ph, EC, organik madde Ca ve B içeriklerindeki artış istatistiksel olarak önemli bulunmamıştır Anahtar Kelimeler: Domates, hümik asit, toprak özellikleri, The Effects of Humic Acid on Soil Properties of Tomatoes Grown under Greenhouse Condition In this study, the effects of humic acid and their dosages (0, 4, 8, 12, 16 and 20 L da -1 ) on soil properties were investigated. During the growing period, a dose of NPK was applied through drip irrigation. The experiment was carried out according to randomized complete blocks design with four replications under greenhouse conditions in autumn tomato growing season. In order to determine effects of humic acid, soil were analyzed during the experiment. According to the results of analysis; humic acid+ NPK applications analysis showed increase N, P, K, Mg, Fe, Mn, Zn and Cu content in soil was found important whereas increase of ph, EC, organic matter, Ca and B content was not important statistically. Keywords: Tomato, humic acid, soil properties 90

103 Cevizden (Juglans regia L.) Elde Edilen Juglonun, Yaprak Biti (Aphis rumicis L.) ve Fasulye Tohum Böceği (Acanthoscelides obtectus L.) ile Mücadelede Etkisinin Araştırılması Ersin Kahraman, Onur Raimoğlu, Melih Baştürk, Simge M. Vit, Gülsemin Savaş Tuna Tekirdağ Ebru Nayim Fen Lisesi E-posta: Çalışmada doğal olarak yetişen ve kültürü yapılan birçok bitkiye zarar veren yaprak bitleri ile baklagillerin depolanması sırasında tohumlara zarar veren tohum böceklerine karşı mücadelede kimyasal ilaçlar yerine Juglon kullanılarak çevre ve insan sağlığına zararlı etkilerin azaltılması amaçlanmıştır. Cevizin bir yıllık sürgünlerinden alınan kabuklar parçalandıktan sonra (200 gr) 400 ml. di etil eter içinde 24 saat (40 C, 8 saat sarsıcıda, 16 saat etüvde) bekletildi. Evaporatör kullanılarak eter ve juglonun ayrılması sağlandı. Juglon ekstraktından %4- %6- %8- %10- %12- %14 ve %16 lık çözeltiler hazırlandı.yaprak bitkileri kültüre alınarak çoğaltıldı. İçinde 20 şer adet bit bulunan 30 petri kabı hazırlanarak juglon çözeltileri püskürtme yöntemi ile uygulandı. Bir saat bekletildikten sonra ölü, canlı ve yaprağın altına kaçan böcek sayıları belirlendi. Sonuçlar Varyans Analizi ve EKÖF Önemlilik Testi ile istatistiki olarak değerlendirildi. % 16 lık juglon çözeltisinin öldürücü, %10 luk çözeltinin ise uzaklaştırıcı etkisinin en fazla olduğu tespit edildi. Juglon un bitkilere zarar verip vermediğini tespit etmek için labada ve fasulye bitkilerine hazırlanan juglon çözeltileri püskürtüldü ve gözlem yapıldı. Ayrıca fasulye tohumları arasına juglon emdirilmiş kurutma kağıdı yerleştirildiğinde fasulye tohum böceklerinin tohumlara belirli bir noktaya kadar yaklaşıp sonra geri döndükleri, juglon püskürtülen fasulye bitkisine komşu bitkiden yaprak bitlerinin bulaşmadığı (juglonun uzaklaştırıcı etkisi) belirlendi. Bitkilere zarar veren böcekler ile mücadelede kimyasallar yerine Juglon kullanılarak daha ucuz, doğal ve pratik bir yolla mücadele yapılabilir, maddi kayıplar ve doğaya verilen zararlar önlenebilir. Anahtar kelimeler: Juglon, yaprak biti, fasulye tohum böceği, doğal mücadele The Juglone That Gotten from Walnut (Juglans regia L.), Research of Effect in Natural Struggle with Aphid (Aphis rumicis L.) and Bean Seed Beetle (Acanthoscelides obtectus L.) There are aphids which damages naturally growing and been cultured lots of plants and seed beetles that damages seeds during storage of legumes.aim of this research is using juglone instead of chemicals and reducing harmful effects on environment and human health. After 1 year tiller of walnut, shells splited (200gr) and holded in diethyl ether for 24 hours.(40 C, 8 hours in shaker, 16 hours in oven.). Ether and juglone separated by using evaporator.we prepared 4%-6%-8%-10%-12%-14%-16% solutions from juglone extracts. Leaf plants been cultered and produced.30 petri that each one includes 20 leaf plants prepared and juglone solution sprayed on them. After 1 hour numbers of death, alive and escaping to under leaf insects assigned. Results commentated statistically by Analysis of Variance and Ecofin Signficance Test. 16% juglone solution was deathly,10% juglone solution was effectively repellent.to identify that juglone may got bad effects on plants, solution sprayed on dock and bean plants and observated. Also when we put a juglone impregnated blotter inside of bean seeds we determined that seed beetles can come close just a certain distance and than turn back. And also we determined that seed beetles which belongs on a plant that next to solution sprayed on plant can t cross(juglon s repellent effect determined). We can use juglone instead of chemicals against struggle with beetles that damages plants.it s cheaper, natural and easier way. Financial losses and harmful effects on environment can be preclude. Keywords: Juglone, aphid, bean seed beetle, natural fight 91

104 Ispanak ta Antraknoz Hastalağına (Colletotrichum spinaciae) Karşı Bazı Çeşitler ve Diferansiyel Konukçu Bitki Türlerinin Tepkileri Şener Kurt, Aysun Uysal, Emine Mine Soylu Mustafa Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Antakya HATAY E-posta: Ispanak ta Colletotrichum spinaciae Ellis & Halst. ın neden olduğu antraknoz hastalığı, son yıllarda uygun çevresel koşullar altında ciddi bir soruna neden olmaktadır. Bu çalışmanın amacı, patojen fungusa karşı kontrollü koşullarda bazı ıspanak çeşitleri ile konukçu bitki türlerinin reaksiyonlarını ortaya koymaktır. C. spinaciae nın önceki bir çalışmada (Kurt ve Uysal, 2014) ıspanak bitkisinden izole edilen SCs1 izolatını kullanarak in vitro koşullarda 25ºC de 3 hafta boyunca denemeler yürütülmüştür. Çalışma, 4-6 haftalık ıspanak çeşitlerine ait yapraklar üzerinde agar disk inokulasyon yöntemi ile gerçekleştirilmiştir. İnokulasyondan gün sonra ıspanak tarlalarındaki belirtilere benzer yaprak lezyonları gözlenmiştir. Kontrol bitkilerde herhangi bir lezyon görülmemiştir. Sonuçta, 5 farklı ıspanak çeşidinin C. spinaciae ya karşı reaksiyonunda; en yüksek hastalık şiddeti %78,8 ile Hollanda Matador çeşidinde saptanırken, en düşük hastalık şiddeti, %25,6 ile Sivri Yaprak çeşidinde gözlenmiştir. Buna ek olarak Matador, El Paso ve Anloni ıspanak çeşitlerinde hastalık şiddeti, %66,7-73,3 arasında değişmiştir. Ispanak bitkisine akraba olan farklı familyalardan otsu konukçu bitkilerin antraknoza karşı tepkilerinde; ıspanak, sirken, semizotu, maydanoz ve üçgül de patojen fungusun acervulus ve konidileri saptanırken, bunlar arasında en fazla spor, üçgül de (33) belirlenmiştir. Bunu, ıspanak (32), sirken (23) ve semizotu (22) izlemiştir. Buna karşılık ebegümeci, tarla sarmaşığı, domuz pıtrağı, roka, marul ve nanede herhangi bir fungal yapıya rastlanmamıştır. Anahtar kelimeler: Ispanak, Colletotrichum spinaciae, antraknoz,otsu bitkiler, hastalık şiddeti Reactions of Differential Host Plant Species and Some Cultivars against Anthtacnose Disease in Spinach In recent years, anthracnose of spinach, caused by Colletotrichum spinaciae Ellis & Halst., can cause severe damage to spinach under favourable environmental conditions. The purpose of this study was to establish the reactions of some spinach cultivars and host crop species against the pathogen fungus under controlled conditions. By using SCs1 isolate of C. spinaciae isolated from spinach plants in a previous study (Kurt and Uysal, 2014), the experiments were in vitro conducted at 25ºC during three weeks. The study was fulfilled on foliages of 4- to 6- week-old spinach seedlings with agar disc inoculation technique. Foliar symptoms identical to those observed in spinach fields became visible days after inoculation. No lesions developed on the control plants. As result, in the reaction of 5 different cultivars of spinach against C. spinaciae, while the highest disease severity occurred in cv. Holland Matador by 78.8%, the lowest disease severity observed in cv. Sivri Yaprak with 25.6%. In addition, the disease severity ranged from 66.6% to 73.3% in spinach cvs. Matador, El Paso, Anloni. In reactions of herbaceous host plants relative to spinach from different families against anthracnose of spinach, while acervuli and conidia of the pathogen fungus found in spinach, lamb's-quarters, purslane, parsley, and clover, among these, the most conidia was found in clover (33). It was followed by spinach (32), lamb'squarters (23), and purslane. However, any fungal structures were not found in common mallow, field bindweed, Cockleburs, arugula, lettuce, and peppermint. Keywords: Spinach, Colletotrichum spinaciae, anthracnose, herbaceous crops, disease severity 92

105 Bazı Bitki Uçucu Yağlarının Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis e Karşı in vitro Koşullarda Antibakteriyel Etkilerinin Araştırılması Cansu Öksel, Mehmet Doğan, Mustafa Mirik Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü TEKİRDAĞ E-posta: Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis (Smith) Davis et al. domateste bakteriyel solgunluk ve bakteriyel kansere neden olan gram-pozitif bir bakteridir. Bu çalışmada, adaçayı (acıelma) (Salvia spp.), anason (Pinpinella anisum), ardıç (Juniperus sp.), aloevera (Aloe vera), aspir (Carthamus tinctorius), bergamot (Citrus bergamia), biberiye (Rosmarinus officinalis), defne (Laurus nabilis), ısırgan tohumu (Urtica diolca), karanfil (Caryophyllus aromaticum), kantaron (Hypericum perforatum), karabaş (Lavandula stoechas), kekik (Tymus vulgaris), kimyon (Carum carvi), lavanta (Lavandula officinalis), melissa (Melissa officinalis), mersin (Myrtle sp.), nane (Mentha piperita), okaliptüs (Eucolyptus globus), rezene (Foeniculum vulgare), papatya (Matricoria chamomilla) bitki uçucu yağlarının Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis e karşı antibakteriyel etkisi araştırılmıştır. Deneme disk yöntemine göre üç tekrarlı ve her tekrarda üç disk olacak şekilde kurulmuştur. Çalışma sonucunda adaçayı (acıelma), ardıç, aloevera, ısırgan tohumu, kantaron ve kimyon Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis e karşı herhangi bir etki göstermemiştir. Anason, melissa, okaliptüs, rezene bitki uçucu yağları ise sırasıyla 7 mm, 5.6 mm, 2.3 mm, 10 mm oranlarında inhibisyonu zonları oluşturmuştur. Bergamot, biberiye, defne, lavanta, karabaş, karanfil, kekik, nane, mersin, bitki uçucu yağları diğerlerine göre daha etkili bulunmuştur. Anahtar kelimeler: Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis, uçucu yağ, antibakteriyel Effect of Essential Oil Against Bacterial Cancer Disease Caused by Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis in in vitro Conditions Bacterial wilt and bacterial cancer on tomato caused by Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis is gram-possitive bacteria. In this study, the antibacterial effects of essential oils of sage (Salvia spp.), anise (Pinpinella anisum), juniperus (Juniperus sp.), aloevera (Aloe vera), safflower (Carthamus tinctorius), bergamot (Citrus bergamia), rosemary (Rosmarinus officinalis), laurus (Laurus nabilis), senien urticae piluliferae (Urtica diolca), clove (Caryophyllus aromaticum), centaury (Hypericum perforatum), priest (Lavandula stoechas), thyme (Tymus vulgaris), cumin (Carum carvi), lavender (Lavandula officinalis), melissa (Melissa officinalis), myrtle (Myrtle sp.), mint (Mentha piperita), eucalyptus (Eucolyptus globus), fennel (Foeniculum vulgare), daisy (Matricoria chamomilla) on Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis were investigated. For this purpose paper disk method was used. All treatments were three times replicated and for each replicate was used three paper disk. As a result of these study sage, juniperus, aloevera, senien urticae piluliferae, centaury and cumin essential oils have not been found effective on Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis. Essential oils of anise, melissa, eucalyptus, fennel inhibited the bacterial zones of 7, 5.6, 2.3 and 10 mm respectively. Bergamot, rosemary, laurus, lavender, priest, clove, thyme, mint, melissa, myrtle, essential oils have been found effective more than others. Keyword: Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis, essential oil, antibacterial 93

106 Farklı Organik Materyallerin Baş Salatada Bitki Gelişimi ve Kalitesi Üzerine Etkisi Uğur Şirin 1, Leyla Saygılı Eken 2, Serkan Akyüz 3, Alican Cengiz 1 1 Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü AYDIN 2 Adnan Menderes Üniversitesi Çine Meslek Yüksekokulu Çine AYDIN 3 Kavak Ziraat Odası Başkanlığı Kavak SAMSUN E-posta: Kültürü yapılacak bitkiler için uygun, ucuz ve bulunabilir organik materyaller kullanılarak üretime başlamak başarıyı arttıracaktır. Kullanılan organik materyaller her bitki türü için farklı etkiler ortaya koyabilmektedir. Bu bağlamda bu çalışmada farklı organik materyallerin iceberg baş salatada (Lactuca sativa L. var. capitata L. Bombola ) bitki gelişimi ve kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır yıllında ısıtmasız sera koşullarında yürütülen bu araştırmada, yarasa gübresi (1500 g/m 2 ), pelet tavuk gübresi (400 g/m 2 ), sıvı tavuk gübresi (500 ml/m 2 ), zeytin karasuyu (2000 g/m 2 ), mantar kompost atığı (4000 g/m 2 ), koyun gübresi (4000 g/m 2 ) ve leonardit (30 g/m 2 ) olmak üzere yedi farklı organik materyal ve kontrol dahil 8 uygulama yer almıştır. İceberg baş salata bitkileri, içerisinde bahçe toprağı + dere kumu karışımı bulunan 520*365*310 mm ebatlarındaki 60 l hacimli plastik kasalarda yetiştirilmiştir. Araştırma sonucunda, 13 haftalık yetiştirme süresi boyunca, başlangıçta birbirine yakın gelişme gösteren bitki boyları, yetiştirme sezonu sonuna doğru, sıvı tavuk gübresi ve yarasa gübresi kullanılarak yetiştirilen bitkilerde hızlanarak, sırası ile cm ve cm olmak üzere en yüksek boy değerlerine ulaşmıştır. Bitki yaş ağırlıkları g ile g arasında değişim gösterirken, en yüksek ağırlığa sahip baş g ile yarasa gübresi ile yetiştirilen bitkilerden hasat edilmiş, en düşük ağırlığa sahip başlar ise g ile zeytin karasuyu ile yetiştirilen baş salatalarda elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: İceberg baş salata, yarasa gübresi, tavuk gübresi, zeytin karasuyu, organik materyal Effect of Different Organic Materials on Plant Growth and Quality in Head Lettuce To start cultivation by using organic materials which are suitable, inexpensive and obtainable for plants to be cultivated will increase success. The organic materials used for each plant species may reveal different effects. In this study, effects of different organic materials on plant growth and quality in the iceberg head lettuce (Lactuca sativa L. var. capitata L. "Bambola") were investigated. In this study, carried out in the unheated greenhouse conditions in 2012; bat manure (1500 g/m 2 ), pellet chicken manure (400 g/m 2 ), liquid chicken manure (500 ml/m 2 ), olive mill waste (2000 g/m 2 ), mushroom compost waste (4000 g/m 2 ), sheep manure (4000 g/m 2 ) and leonardite (30 g/m 2 ) including 7 different organic materials, and control including 8 practice has taken place. Iceberg head lettuce plants were grown in 520*365*310 mm sized and 60 l volume plastic boxes filled with soil+sand mixture. At the end of the research, plant heights which were showed close development to each other in the beginning, were reached to the highest height in the plants grown by using liquid chicken manure and bat manure, respectively, cm and cm, during the 13-week growing period. Fresh weights of iceberg head lettuce plants were changed g and g according to the applications. The lectuce heads which had highest weight (0.390 g) were harvested plants grown with bat manure and the heads with lowest weight (0.130 g) were obtained plants grown by using olive mill waste. Keywords: butter-head lettuce, bat manure, chicken manure, olive mill waste, organic material 94

107 Fonksiyonel Gıda Bileşenleri Açısından Sebzelerin Değerlendirilmesi Nurcan Özel 1, İhsan Güngör Şat 2 1 Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu Müdürlüğü ERZİNCAN 2 Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü ERZURUM E-posta: Son yıllarda tüketici bilincinin artması, gıdalar üzerindeki bilimsel araştırmalar, yeni gıda formüllerinin geliştirilmesi ve gıda ile sağlık arasındaki ilişkiyi konu alan çalışmalar, tüketicilerin gıdaları sadece temel beslenme aracı olarak değil, aynı zamanda sağlık üzerinde faydalı etkileri bulunan maddeler olarak da görmelerini sağlamıştır. Sebze olarak değerlendirilen bitkiler içerdikleri protein, karbonhidrat, yağ, lif, vitamin, antioksidan ve mineral maddeler bakımından insan beslenmesinde önemli bir etkiye sahiptirler. Fonksiyonel gıda kaynağı olarak sebzelerde bulunan fenolik bileşikler, besinsel lif, C vitamini ve karotenoid gibi bileşenler başta kanser olmak üzere kronik hastalık risklerini azaltmaktadırlar. Bu derlemede sebzelerde bulunan fonksiyonel gıda bileşenlerine ve insan sağlığı üzerindeki etkilerine değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel gıda, fenolik bileşikler, sağlık Evaluation of Vegetables in Terms of Functional Food Ingredients In recent years, increasing consumer awareness, scientific research on the foods, new food formulation and studies about relationship between food-health has provided that consumer seeing food as not only basic nutrition but also as agents have beneficial effects on the health. Plants evaluated as vegetable have a significant impact in terms of that contain protein, carbohydrates, fats, fiber, vitamins, antioxidants and minerals. As a source of functional, foods components such as phenolic compounds, dietary fiber, such as vitamin C and carotenoid in vegetables reduce the risk of chronic diseases including cancer. In this review, functional food ingredient in vegetables and effects on human health are discussed. Keywords: Functional food, phenolic compounds, health 95

108 TAM METNİ SUNULAN VE ÖZETİ YAYINLANAN POSTER BİLDİRİLER 96

109 Soğuk Stresi Altındaki Farklı Bezelye Çeşit ve Hatlarının Fizyolojik ve Biyokimyasal Tepkilerinin Belirlenmesi Fikret Yaşar Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü VAN E-posta: Bezelye serin ve ılıman iklim bitkisidir. Ilıman kuşağın hemen her yöresinde tarımı yapılmaktadır. En geniş ekim alanı Asya kıtasında en fazla üretim ve verim ise Avrupa kıtasındadır. Tarımı daha çok gelişmiş ülkelerde yapılmaktadır. Ülkemizde bezelye eskiden beri fazla ekilmemekte ve üretilmemektedir. Üretimi az olduğu için ancak iç talebi karşılamaktadır. Çalışmada, Tarla koşullarında, soğuğa karşı toleranslı oldukları belirlenen 12 hat ve 2 adet standart çeşitin bezelye fidelerinde yaş ağırlık, yaprak sayısı gibi büyüme parametreleri ve bitkinin yapraklarındaki bazı besin maddesi içerikleri (K, Ca, Mn, Mg, Zn, Fe, Cu) ölçülmüştür. Potasyum (K) iyon birikimleri soğuk uygulamasıyla değişirken, diğer iyonlarda değişim gözlenmemiştir. En yüksek K birikimi 1 nolu hatta, en düşük 13 nolu hatta görülmüştür. Anahtar kelimeler: Bezelye, genotip, iyon birikimi, soğuk stresi 97

110 Farklı Patlıcan Anaçlarının Tuza Tolerans Bakımından Değerlendirilmesi Sevinç Kıran 1, Fatma Özkay 1, Şebnem Kuşvuran 2, Hakkı Özbek 3, Özlem Özgün 3, Şebnem Ellialtıoğlu 3 1 Toprak, Gübre ve Su Kaynakları Merkez Araştırma Enstitüsü ANKARA 2 Çankırı Karatekin Üniversitesi ÇANKIRI 3 Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANKARA E-posta: Aşılı fide kullanımı, dünyanın önemli bir kısmında yaygın olarak kullanılan bir teknik haline gelmiştir. Bu yönteminsebze fidelerinde kullanılmasının temel nedeni, anaçların sahip olduğu üstün dayanıklılık özelliklerinden faydalanarak olumsuz biyotik veya abiyotik stres faktörlerine karşı dayanımın artırılmasıdır. Bu çalışmada, biyotik faktörlere tolerans/dayanıklılıkları konusunda bilgiler bulunduğu halde, abiyotik stres faktörlerine karşı dayanım durumları bilinmeyen dört farklı anaçlık patlıcan çeşidinin (Köksal-F1, Vista-306, Agr-703, Yula-F1) tuzlu koşullardaki tepkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada bitkiler su kültürü yöntemi kullanılarak yetiştirilmiştir. Bitkiler 4-5 gerçek yapraklı aşamaya ulaştıklarında tuz stresi için 150mM NaCl, kademeli olarak artırılarak uygulanmış, kontrol grubunda ise herhangi bir uygulama gerçekleştirilmemiştir. Stres uygulamasından 7 gün sonra bitkilerde meydana gelen değişimlerin belirlenebilmesi amacıyla görsel skala değerlendirmesi (0-5 skalası), bitki yaş ve kuru ağırlıkları, kök yaş ve kuru ağırlıkları, gövde ve kök boyu ile yaprak alanı bakımından incelemeler yapılmıştır. Çalışma sonucunda, patlıcan anaçları arasında tuza tolerans bakımından farklılıkların bulunduğu, dört çeşit içerisinde Köksal-F1 ve Vista-306 nın tuza tolerans özelliğinin, Agr-703 ve Yula- F1 anaçlık çeşitlere göre daha dikkat çekici olduğu belirlenmiştir. Sonuçları alınan bu aşamadan sonra, anaçların yerel materyallerle, hibrit ve standart çeşitlerle mukayeseli olarak ve aşılı-aşısız kombinasyonlar kullanılarak yapılan performans denemelerine devam edilmektedir. Anahtar kelimeler: Solanum melongena, tuzluluk, anaç, aşı 98

111 Turpta Çimlenme ve Genç Bitki Döneminde Tuz Stresinin Etkileri Şebnem Kuşvuran 1, Memiş Bilgici 1, Ahmet Gül 1, Şebnem Ellialtıoğlu 2 1 Çankırı Karatekin Üniversitesi ÇANKIRI 2 Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANKARA E-posta: Farklı NaCl dozlarının, turpta çimlenme ve fide dönemindeki etkilerinin incelendiği çalışmada, materyal olarak iri kırmızı turp çeşidi kullanılmıştır. Çimlenme aşamasında tohumlar petri kutularına ekilmiş, tuzluluk stresinin oluşturulması amacıyla NaCl ün 0, 25, 50, 100 ve 150mM NaCI dozları kullanılmıştır. Bitkiler; çimlenme oranı, bitki yaş ağırlığı, sürgün uzunluğu, sürgün yaş ağırlığı, sürgün kuru ağırlığı, kök uzunluğu, kök yaş ağırlığı, kök kuru ağırlığı bakımından değerlendirilmiştir. Genç bitkilere uygulama yapmak amacıyla öncelikle tohumlar torf: perlit karışımı bulunan plastik saksılara ekilmiş, bitkiler 3 yapraklı aşamaya ulaştıklarında stres uygulamalarına başlanmıştır. Saksılar Kontrol, 50mM NaCl, 100mM NaCl ve 150mM NaCl olmak üzere 4 gruba ayrılmıştır. Stres uygulamasından 20 gün sonra, uygulamalar arasında farklılıklar ortaya çıkmış, ölçüm ve analizler için örnek alma işlemi gerçekleştirilmiştir. Hasat edilen bitkilerde, yeşil aksam yaş ve kuru ağırlıkları, bitki boyu, gövde çapı, yaprak sayısı, yaprak oransal su içeriği, membran zararlanma indeksi ile katalaz (CAT), askorbat peroksidaz (APX) ve glutatyon oksidaz (GR) enzim aktiviteleri bakımından değerlendirmeler yapılmıştır. Çalışma sonucunda artan NaCl dozunun çimlenme ve fide gelişimini olumsuz etkilediği, tuz stresine paralel olarak enzim aktivitelerinde de değişen oranlarda artış meydana geldiği saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Raphanus sativus, tuzluluk, CAT, GR, APX, 99

112 Turp ve Lahanada Çimlenme ve Çıkış Süresince Glukozinolat İçeriklerinde Meydana Gelen Değişimler Gölge Sarıkamış, Arda Yıldırım, Didem Alkan, Mustafa Çelik Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANKARA E-posta: İnsan sağlığına yararları bakımından öne çıkan ve lahana grubu sebzelerde bulunan glukozinolatların genç filizlerde daha yüksek oranda sentezlendiğine yönelik bazı literatür bilgileri bulunmaktadır. Brokolide yaptığımız çeşitli deenemelerde filizlerin alifatik glukozinolat içeriğinin yüksek olduğu tespit edilmiştir. Sunulan araştırmada ise, turp ve lahana olmak üzere farklı glukozinolat profillerine sahip iki tür seçilerek, tohum ve filizlerde kritik aralıklarla alınan örneklerde analizler yapılmıştır. Eş zamanlı yürütülen çimlendirme ve çıkış testleri süresince, tohumda su alımıyla başlayan çimlenme sürecinden itibaren (0, 1, 2, 3, 5, 7, 10. günlerde) ve çıkış denemesinde çıkışla birlikte üç günlük aralıklarla 21. güne kadar örnekler alınarak alifatik ve indol glukozinolatlar bakımından analiz edilmişlerdir. Yapılan değerlendirmelerde turpta glukozinolat içeriğinin lahanaya göre çok daha yüksek olduğu, filizlerde ağırlıklı olarak insan sağlığına yararlı olduğu bildirilen alifatik glukozinolatların fazla olduğu, filizlerdeki miktarların önceki çalışmalarımız ve literatür bulguları ile karşılaştırıldığında bitkinin diğer kısımlarına göre daha yüksek olduğu, imbibisyonla birlikte 1. Gün (24 saat) ve 2.gün (48 saat) içerisinde glukozinolat miktarlarının muhtemelen su alımıyla enzimatik aktivitenin başlaması ve glukozinolat molekülündeki parçalanmaya bağlı olarak düşüş gösterdiği, ardından yükselerek tekrar normal seviyeye ulaştığı, bir miktar artış gösterdiği ancak denemenin sonuna doğru yeniden düşüşe geçtiği belirlenmmiştir. Anahtar kelimeler: Lahana, turp, filiz, glukozinolat Glucosinolates in Germinating Seeds and Sprouts of Cabbage and Black Radish The amount of health beneficial glucosinolates in the sprouts of cruciferous vegetables has been found to be high. In our previous experiments with broccoli sprouts, aliphatic glucosinolate content was higher compared to other parts of the plant. In the present study, cabbage and radish are selected for their distinct glucosinolate profiles and analysis were performed on samples collected at critical time points during germination and emergence. Samples were taken from the onset of germination (0, 1, 2, 3, 5, 7, 10. days) and at the same time with the beginning of emergence until day 21 with 3 days intervals, and analyzed for aliphatic and indol glucosinolates. The findings of the present study revealed that radish had higher amount of glucosinolates compared to cabbage, sprouts contained high amounts of aliphatic glucosinolates usually associated with health benefits, together with our previos research results and in accordance with literature the amount in sprouts were higher compared to other parts of the plant, a decrease was observed in samples taken at day 1 (24 h) and day 2 (48h) probably due to the enyzmatic hydrolysis of glucosinolates upon water absorption, followed by an increase reaching to normal levels but finally revealing a decrease towards the end of the trial. Keywords: Cabbage, radish, sprout, glucosinolates 100

113 Tuzluluk Stresinin Brokkoli Filizlerinde (Brassica oleracea var. italica L.) Toplam Antioksidan Aktivite Üzerine Etkilerinin İncelenmesi Gölge Sarıkamış, Gamze Çakırer Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANKARA E-posta: Son yıllarda beslenme ve insan sağlığı ilişkisi üzerinde yoğunlaşan araştırmalar, sebze ve meyvelerin temel beslenme için gerekliliğinin yanı sıra, pek çok önemli hastalığa karşı koruyan, yaşlanmayı geciktiren fizyolojik yararları üzerinde durmaktadır. Bu etki büyük ölçüde antioksidan aktiviteye sahip sekonder metabolitlerin, serbest radikallerin zararlı etkisini ortadan kaldırmasına dayandırılmaktadır. Uygun olmayan koşullar altında bitkiler yaşamlarını sürdürebilmek için savunma mekanizmalarını harekete geçirerek bir dizi önlemler almak zorunda kalırlar. Böylece, yaşamlarını tehdit eden unsurlara karşı bir koruma kalkanı oluşturmaya çalışırlar. Bu çerçevede bitkilerde birtakım biyokimyasal değişimler meydana gelmektedir. Çoğunlukla biyokimyasal aktivitenin tetiklenmesine bağlı olarak, bazıları antioksidan özellik taşıyan sekonder metabolitlerin üretiminde değişiklikler gözlenmektedir. Sunulan araştırmada, 0 (kontrol), 50mM, 100mM NaCl uygulanarak tuz stresine maruz bırakılan brokoli filizlerinde toplam antioksidan aktivite DPPH yöntemi ile spektrofotometrik olarak belirlenmiştir. Uygulamaların toplam antioksidan aktivite üzerine etkileri değerlendirilmiştir. Anahtar kelimeler: Brokkoli, filiz, antioksidan Effect of salinity stress on antioxidant activity in broccoli sprouts (Brassica oleracea var. italica L.) Recent studies on health and diet suggest that consumption of fruits and vegetables protect against several important diseases, have anti aging properties in addition to their basic nutritional values. This is mainly due to the presence of secondary metabolites that have antioxidant properties fighting and protecting against damage caused by free radicals. Under unfavourable conditions, plants activate their defence mechanisms in order to survive. In this way, they try to protect themselves from threats. As a consequence, biochemical changes ocur in plants resulting in the production of secondary metabolites some contain antioxidant properties. In the present study, 0 (control), 50mM, 100mM NaCl were applied to cause salinity stress, followed by the analysis of total antioxidant activity in broccoli sprouts using DPPH method spectrophotometrically. The effect of applications on total antioxidant activity is discussed. Keywords: Broccoli, sprouts, antioxidants 101

114 Allelopatik Etkili Bazı Bitki Özlerinin Ispanak (Spinacia oleracea L.) Tohumlarının Çimlenmesi ve Bitki Gelişimi Üzerine Etkisi Uğur Şirin, Oğuz Ayral, Fatma Doğan, Selma Demirci Adnan Menderes Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü AYDIN E-posta: Bitkiler arasında biyokimyasal maddeler aracılığıyla meydana gelen ve birbirlerinin gelişimini olumlu veya olumsuz etkileyen etkileşime allelopati denilmektedir. Allelopatik etkili bitkiler diğer bitkilerin gelişimini etkileyebildiği gibi, tohum çimlenmelerini de etkileyebilmektedir. Bu çalışma allelopatik etkili sütleğen, kekik ve turp bitkilerinin ıspanakta tohum çimlenmesi ve bitki gelişimi üzerine etkisini belirlenmek amacı ile yıllarında yürütülmüştür. Çalışmada Spinacia oleracea L. Matador çeşidi kullanılmıştır. Saksı ve laboratuvar denemesi olmak üzere iki aşamada yürütülen araştırmada, saksı denemesinde; (1) kontrol, sütleğenin (2) 20 bitki/m 2 ve (3) 10 bitki/m 2 dozları, kekiğin (4) 40 bitki/m 2 ve (5) 20 bitki/m 2 dozları, turpun (6) 5 kg/m 2 ve (7) 2.5 kg/m 2 dozları olmak üzere yedi uygulama, laboratuvar denemesinde ise; kontrol dahil olmak üzere sütleğen, kekik ve turp suyunun 2 ve 5 µl/petri dozlarından oluşan yedi uygulama yer almıştır. Araştırmada, her iki denemede tohumlarda çimlenme oranları, saksı denemesinde ise bitki gelişme özelliklerinin belirlenmesi amacı ile, bitki boyu, yaş ve kuru ağırlığı, yaprak sayısı, kök uzunluğu, yaş ve kuru ağırlıkları saptanmıştır. Araştırma sonucunda; saksı denemesinde, %92 lik oranla en yüksek çimlenme yüzdesi ve bitki gelişimi açısından en iyi performans 5 kg/m 2 turp uygulanan saksılarda belirlenmiştir. En düşük (%50.67 ve %70.66) çimlenme değerleri ise sütleğen uygulanan saksılara ekilen ıspanak tohumlarında saptanmıştır. Laboratuvar denemesinde en yüksek (%56) çimlenme kontrol tohumlarında elde edilirken, allelopatik etkileri incelenen bitkilerin özsuyu uygulanan tohumlardaki çimlenme değerleri %8 ile %40 arasında değişmiştir. Yabancı ot gelişimini azaltması açısından en iyi sonuç ise, saksı denemesinde, 5 kg/m 2 turp uygulamasında elde edilmiştir. Anahtar kelimeler: Ispanak, allelopati, sütleğen, kekik, turp 102

115 Patlıcan Fidelerinde Melatonin Konsantrasyonunun Gün İçerisindeki Değişimi Gökçen Yakupoğlu 1, Yakup Cuci 2, Ahmet Korkmaz 3 1 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi KAHRAMANMARAŞ 2 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Mühendislik Mimarlık Fakültesi Çevre Mühendisliği Bölümü KAHRAMANMARAŞ 3 Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü KAHRAMANMARAŞ E-posta: Melatoninin varlığı insan ve hayvanlarda uzun yıllardır bilindiği halde bitkilerdeki keşfi son yıllarda olmuştur. Bir indolaminolan melatonin (N- acetiyl-5-methoxytrptamine) ışığa hassas bir hormondur ve insanlarda daha çok geceleri sentezlendiği ve ışık altında kanda seviyesinin düştüğü bildirilmiştir. Bitkilerde de 24 saatlik ritim düzenleyici olarak görev aldığı ve dokulardaki miktarının gün içerisinde değişiklik gösterdiğine dair bulgular mevcuttur. Bu çalışmada melatoninin Hadrian F1 çeşidi patlıcan bitkisinde çimlenme sonrası (kotiledon aşaması) ve 4 gerçek yapraklı fide aşamalarında gün içerisindeki konsantrasyonunun değişimi incelenmiştir. Bu amaçla, 8 saat karanlık ve 16 saat aydınlık ışık rejimi atında tutulan yeni çimlenmiş fideler ile 4 gerçek yapraklı fidelerden 4 saat arayla 6 kez örnek alınmıştır. İlk örnek karanlığın başlangıcından yarım saat sonra (K1) alınmış ve sonrasında her 4 saatte bir olmak üzere karanlık 2 (K2), aydınlık 1 (A1), aydınlık 2 (A2), aydınlık 3 (A3) ve aydınlık 4 (A4) olacak şekilde örnek alımı tekrarlanmıştır. Alınan örneklerde yapılan ekstraksiyon sonrası floresan dedektörlü yüksek basınçlı sıvı kromotagrafisi (HPCL-FD) kullanılarak melatonin konsantrasyonu belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda yeni çimlenmiş fidelerde K1 aşamasında en yüksek olan melatonin seviyesinin K2 aşamasında düştüğü; daha sonra A1 ve A2 aşamalarında tekrar bir miktar artış gösterip A3 ve A4 aşamalarında tekrar düştüğü belirlenmiştir. Fide aşamasındaki bitkilerde ise melatonin konsantrasyonu değişikliklerinin fidelerin yaprak ve köklerde benzer şekilde seyrettiği bulunmuştur. Fidelerde K1 aşamasında en yüksek olan melatonin konsantrasyonunun K2 aşamasında düştüğü, ışık altında ise en düşük melatonin konsantrasyonunun A2 aşamasında, en yüksek konsantrasyonu ise A3 aşamasında belirlenmiştir. Bu sonuçlar, insanlarda olduğu gibi bitkilerde de melatonin konsantrasyonunun gün içerisinde değiştiğini ortaya koymuştur. Anahtar kelimeler: Solanum melongena, melatonin, HPLC-FD, aydınlık, karanlık 103

116 Van Gölü Havzası Fasulyelerinde Kuraklığa Tolerant ve Duyarlı Genotiplerin Belirlenmesi Turgay Kabay, Suat Şensoy Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü VAN E-posta: Kuraklık, tarımsal üretim de verim ve kaliteyi önemli ölçüde olumsuz etkileyen stres faktörlerinin en önemlilerindendir. Ülkemiz dünya taze fasulye üretiminde dördüncü sırada yer almaktadır ve yapılan çalışmalarda Van Gölü Havzası nda fasulyede zengin bir genotipik çeşitlilik bulunduğu gözlenmiştir. Bu nedenle, Van Gölü Havzası fasulyelerinde kuraklığa tolerant ve duyarlı genotiplerin belirlenmesi amacıyla yürütülen bu çalışmada 46 fasulye genotipi ile önceki çalışmalarda kuraklığa tolerant olarak belirlenen Yakutiye-98 fasulye çeşidi ile kuraklığa hassas olarak belirlenen Zulbiye fasulye çeşidi tohumları 2:1 oranında torf:perlit karışımı içeren 2 litrelik saksıların her birinde üç bitki olacak şekilde 4 tekerrürlü olarak ekilmiştir. Bitkiler 3 gerçek yapraklı aşamaya ulaştığında kuraklık stresine başlanarak sulama tamamen kesilmiş, kontrol bitkilerinde ise sulamaya devam edilmiştir. Stres sonunda oluşan etkilerin ortaya konulabilmesi amacı ile bitkilerde 0-5 görsel skala değerlendirmesi, yeşil aksam yaş ve kuru ağırlığı, kök yaş ve kuru ağırlığı, gövde boyu ve çapı, yaprak sayısı ve yaprak alanı, yaprak oransal su içeriği (YOSİ), membran zararlanma indeksi (MZİ) parametreleri incelenmiştir. Çalışma sonucunda kuraklık stresine tolerant ve duyarlı genotipleri sınıflandırılmasında, V7, V15, V33, V82, V89 ve V-a1 genotipleri tolerant olarak belirlenirken, V21, V69, V 71, V86, V95 ve T7 genotipleri ise kuraklığa duyarlı genotipler olarak belirlenmiştir. Bakılan parametrelerin kuraklığa toleransın belirlenmesinde etkili olabileceği sonucuna varılmıştır. Anahtar kelimeler: Phaseolus vulgaris, kuraklık stresi, tolerans, Van Gölü Havzası 104

117 Domateste Kuraklık Stresi Fizyolojik Parametrelerinin Saksıda Genç Bitki Aşamasında ve Arazide Verim Aşamasında Karşılaştırılması H. Yıldız Daşgan 1, Yelderem Akhoundnejad 1, Şebnem Kuşvuran 2 Gökçe Aydöner-Çoban 3 1 Çukurova Üniversittesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ADANA 2 Çankırı Karatekin Üniversitesi Kızılırmak MYO ÇANKIRI 3 Bozok Üniversitesi Akdağmadeni MYO YOZGAT E-posta: Bu çalışma kuraklık stresine dayanıklı çeşit veya anaç geliştirirken ıslah sürecini kısaltmak amacıyla yapılmıştır. Saksıda yetiştirilen 45 günlük genç domates bitkileri ile arazide yetiştirilen 122 günlük olgun domates bitkileri karşılaştırılmıştır. Bu amaç için 24 domates genotipi kullanılmıştır. Domates bitkilerine kuraklık uygulamaları, kontrol bitkilerine verilen suyun %50 ve %25 inin verildiği, orta ve şiddetli olmak üzere 2 seviyede yapılmıştır. İncelenen fizyolojik parametreler; stoma iletkenliği, membran zararlanması, yaprak su potansiyeli, yaprak osmotik potansiyeli, yaprak sıcaklığı, yaprak Ca ve K konsantrasyonları, yeşil aksam taze ağırlığı ve yeşil aksamın kuraklıktan etkilenmesinin görsel olarak değerlendirildiği 1-5 skalasıdır. İncelenen fizyolojik parametreler için kuraklık stresinde kontrole göre değişimler hesaplanmıştır. Saksıda genç bitki aşamasında ve arazide olgun bitki aşamasında bu veriler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Sonuçlara bakıldığında; 1) kuraklık stres seviyelerinden; kontrole göre %50 sulama, %25 sulama yapılan uygulamaya göre genotiplerin stres tepkilerinin karşılaştırılması bakımından daha isabetli bulunmuştur, 2) kontrole göre değişimin hesaplandığı veriler, salt ölçüm verilerine göre genç ve olgun bitkiler arasındaki ilişkileri karşılaştırmada daha önemli bulunmuştur, 3) kuraklık stresi altındaki domates bitkilerinin genç ve olgun aşamaları arasındaki fizyolojik parametreler bakımından önemli bulunan ilişkiler sıralandığında ilk üç sırada yer alan parametreler; 1. sırada Yaprak Ca konsantrasyonu (r = 0.573), 2. sırada Membran zararlanması (r = 0.528), 3. sırada ise Stoma iletkenliği ( r = 0.475) yer almıştır. Bu ilişkiler, kuraklık stresine dayanıklı çeşit veya anaç geliştirirken ıslah süreci kısaltmada kullanılabilecektir. Anahtar kelimeler: Domates, kuraklık stresi, fizyolojik parametre 105

118 Kavunda Kuraklık Stresi Fizyolojik Parametrelerinin Saksıda Genç Bitki Aşamasında ve Arazide Verim Aşamasında Karşılaştırılması H. Yıldız Daşgan 1, Yelderem Akhoundnejad 1, Şebnem Kuşvuran 2 Gökçe Aydöner-Çoban 3 1 Çukurova Üniversittesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ADANA 2 Çankırı Karatekin Üniversitesi Kızılırmak MYO ÇANKIRI 3 Bozok Üniversitesi Akdağmadeni MYO YOZGAT E-posta: Bu çalışma kuraklık stresine dayanıklı çeşit veya anaç geliştirirken ıslah sürecini kısaltmak amacıyla yapılmıştır. Saksıda yetiştirilen 29 günlük genç kavun bitkileri ile arazide yetiştirilen 113 günlük olgun kavun bitkileri karşılaştırılmıştır. Bu amaç için 29 kavun genotipi kullanılmıştır. Kavun bitkilerine kuraklık uygulamaları, kontrol bitkilerine verilen suyun %50 si ve sıfır sulama olmak üzere, orta ve şiddetli olmak üzere 2 seviyede yapılmıştır. İncelenen fizyolojik parametreler; stoma iletkenliği, membran zararlanması, yaprak su potansiyeli, yaprak osmotik potansiyeli, yaprak sıcaklığı, yaprak Ca ve K konsantrasyonları, yeşil aksam taze ağırlığı ve yeşil aksamın kuraklıktan etkilenmesinin görsel olarak değerlendirildiği 1-5 skalasıdır. İncelenen fizyolojik parametreler için kuraklık stresinde kontrole göre değişimler hesaplanmıştır. Saksıda genç bitki aşamasında ve arazide olgun bitki aşamasında bu veriler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Sonuçlara bakıldığında; 1) kuraklık stres seviyelerinden; sıfır sulama, %50 sulama yapılan uygulamaya göre genotiplerin stres tepkilerinin karşılaştırılması bakımından daha isabetli bulunmuştur, 2) kontrole göre değişimin hesaplandığı veriler, salt ölçüm verilerine göre genç ve olgun bitkiler arasındaki ilişkileri karşılaştırmada daha önemli bulunmuştur, 3) kuraklık stresi altındaki kavun bitkilerinin genç ve olgun aşamaları arasındaki fizyolojik parametreler bakımından önemli bulunan ilişkiler sıralandığında ilk üç sırada yer alan parametreler; 1. sırada Stoma iletkenliği (r = 0.504), 2. sırada Yaprak su potansiyeli (r = 0.491), 3. sırada ise Yaprak sıcaklığı (r = 0.319) yer almıştır. Bu ilişkiler, kuraklık stresine dayanıklı çeşit veya anaç geliştirirken ıslah süreci kısaltmada kullanılabilecektir. Anahtar kelimeler: Kavun, kuraklık stresi, fizyolojik parametre 106

119 Mikorizanın Tuz Stresinde Biber Bitkisine Fizyolojik Etkileri Özlem Altuntaş 1, H. Yıldız Daşgan 2, Yelderem Akhoundnejad 2 1 İnönü Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü MALATYA 2 Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ADANA E-posta: Tuzluluk, dünya topraklarının önemli sorunlarından birisidir. Özellikle tarımda yapılan bilinçsiz uygulamaların (aşırı gübre ve su kullanımı) neden olduğu tuzluluk stresi, bitkinin besin elementi alımını azaltmakta ve osmotik stresini arttırmaktadır. Dolayısıyla bitki gelişmini ve üretimini sınırlamaktadır. Bitkilerde su ve besin elementi alımını arttırmanın yanında biyotik ve abiyotik stres faktörlerine karşı da dayanımı arttırdığı bilinen mikorizal mantarlar, bu çalışmada tuzluluk stresi koşullarında kullanılmıştır. Denemede, biber çeşidi olarak daha önceki yaptığımız çalışmalarda belirlenen tuzluluk stresine dayanıklı ve duyarlı iki lokal çeşit sırasıyla Karaisalı ve Demre, mikoriza türü olarak da biber bitkisine iyi kolonize olan Glomus clarum kullanılmıştır. İklim odasında saksı denemesi şeklinde yürütülen çalışmada, biber bitkilerine uygulanan tuz dozları 75mM ve 150 mm dır. Mikoriza mantarının tuzlu koşullarda dayanıklı ve duyarlı biber bitkilerindeki etkileri fizyolojik parametrelerle belirlenmiştir. Biber bitkilerinde, yeşil aksam ve kök kuru ağırlığı, yaprak alanı, stoma iletkenliği, yaprak su potansiyeli, yaprak osmotik potansiyeli, membran zararlanma indeksi, klorofil miktarı ve yapraklardaki Na, Cl, K, P ve Zn miktarları ölçülmüştür. Anahtar kelimeler: Mikoriza, tuz stresi, biber 107

120 Farklı Patlıcan Genotiplerinde Anter Kültüründen Haploid Bitki Elde Edilmesi Üzerinde Çalışmalar Şebnem Ellialtıoğlu 1, Kenan Sönmez 2, Fikret Evcen 3, Elif Gümrah 3 1 Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANKARA 2 Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi ESKİŞEHİR 3 Dikmen Tarım LTD ŞTD. Söğüt BİLECİK E-posta: Patlıcan; domates, hıyar ve biberden sonra dünya üzerinde dördüncü sırada üretilen bir sebzedir. İndo-Burma orijinli bir tür olmakla birlikte Anadolu, ikincil merkez olarak kabul edilmektedir. Genetik materyal açısından yöresel olarak zenginlik bulunmakla birlikte, bunlardan agronomik karakterleri belirlenmiş ve saflaştırılmış yeni ıslah materyalleri geliştirilmesi konusunda çalışmalara ihtiyaç bulunmaktadır. Çalışmanın amacı, yöresel aksesyonlardan ve ticari F1 hibrit çeşitlerden, hibrit çeşit ıslahında kullanılacak ebeveynleri elde etmek için dihaploidizasyon yönteminden yararlanmak, anter kültürü yoluyla elde edilecek haploid bitki oranını artırmaktır. Toplam 36 patlıcan genotipinde anter kültürü yapılmıştır. Anter kültürlerinde Dumas de Vaulx ve Chambonnet (1982) tarafından geliştirilen protokol uygulanmıştır. Dikmen Tarım Ltd.Şti. ne ait Serene Laboratuvarlarında yürütülen çalışmada tek çekirdekli mikrosporları bulunduran tomurcuklar toplanarak yüzeysel sterilizasyona tabi tutulmuş ve anterler C ortamına dikilmiştir. +35 C de 8 gün karanlıkta bekletilen kültürler 4 gün de +25 C de fotoperiyodik düzende bekletildikten sonra R ortamına aktarılmışlardır. İklim odasında gün arasında inkübasyonları sırasında kültürlerde haploid embriyolar görülmeye başlamıştır. Haploid embriyolar MS ortamlarına aktarılmışlar, buradan da dış koşullara alıştırılarak serada gelişmeye bırakılmışlardır. Haploid embriyo oluşma oranları genotipler bazında %0-45 arasında değişmiştir. Yabani kanı taşıyan anaçlarda embriyo gelişimi olmazken, yerel genotiplerde ve ticari çeşitlerde az veya çok haploid embriyo oluşumu sağlanabilmiştir. Bitkiler kolhisin uygulamaları ile katlanmak üzere serada yetiştirilmektedir. Anahtar kelimeler: Patlıcan, anter kültürü, dihaploidizasyon, haploid embriyo 108

121 Türkiye den Toplanan Süs Kabaklarının ISSR Markırları Kullanılarak Genetik Çeşitliğinin Belirlenmesi Serap Comart 1, Kahraman Gürcan 2, Halit Yetişir 3 1 Erciyes Üniversitesi, KAYSERİ 2 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü KAYSERİ 3 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü KAYSERİ E-posta: Süs kabağı (Cucurbita pepo subs. ovifera) Cucurbitae familyasından olup kabaklar arasında morfolojik olarak yüksek polimorfizme sahip kabak çeşitlerindendir. Bu çalışmada, Türkiye nin farklı illerinden (Manisa, Iğdır ve Hatay) toplanan içerisinde 32 süs kabağı ve 9 adet kavun, karpuz örneğinin bulunduğu 41 örnekte 46 ISSR markırı kullanılarak moleküler karakterizasyon gerçekleştirmek üzere PCR gerçekleştirilmiştir. Elde edilen PCR sonuçlarından en polimorfik olan ve güvenilir bir şekilde kodlanabilen 14 ISSR primeri seçilmiştir. 14 ISSR primeri ile ortalama polimorfik bant sayısı 8,3 olup ortalama polimorfizm oranı ise % 70.8 olduğu hesaplanmıştır. Genetik çeşitliliği araştırmak için NTSYS version 2.1 programı kullanılarak Dice benzerlilik katsayısına göre benzerlik ilişkisi incelenmiş ve ortalama dice benzerlik katsayısı olarak bulunmuştur. UPGMA methodu kullanılarak kümeleme ve PCA analizleri gerçekleştirilmiş ve analizler sonucunda 35 ve 36 numaralı örneklerin birbirine en yakın olduğu, 1 ve 39 numaralı örneklerin birbirine en uzak örnekler olduğu belirlenmiştir. Ayrıca karpuz ve kavun örneklerinin süs kabakları ile kısmen ayrı gruplandığı gözlenmiştir. Anahtar kelimeler: Süs kabağı, genetik çeşitlilik, ISSR primeri, polimorfizm oranı, kümeleme ve PCA analizi 109

122 Türkiye Su Kabaklarının Kökeni ve Genetik Çeşitliliği Kahraman Gürcan 1, Ahmet Say 2, Halit Yetişir 2, Nihal Denli 3 1 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü KAYSERİ 2 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bülümü KAYSERİ 3 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma İstasyonu MERSİN E-posta: Su kabağı dünyanın birçok ülkesine yayılmış olup, insanoğlunun en uzun süredir kültürünü yaptığı türlerden birisidir. Kültüre alınma tarihi bilim dünyasında çok ilgi çekmektedir. Asya ve Afrika olmak üzere iki kökeninin olduğu bilinir. Amerikan su kabaklarının kökeni ise halen tartışma konusudur. Su kabağına dair ilgi uyandıran fenomenlerden biride farklı domestikasyon merkezlerine ve geniş yayılım alanına rağmen, beklenenin aksine dar bir genetik çeşitliliğe sahip olmasıdır. Türkiye su kabaklarının kökeni neresidir? Asya mı Afrika mıdır? İki kıta içinde Avrupa ya geçiş noktası olan Türkiye de su kabaklarında yüksek oranda gen karışımı ve zengin genetik çeşitlilik beklenmez mi? Bu çalışmada bu sorulara cevap vermek üzere Türkiye su kabağı genetik havuzunu temsil edecek 61 genotip ve kontrol olarak Asya ve Afrika kökenli 31 su kabağı DNA sı iki kloroplast ve 7 SSR primeri ile ABI 3500 cihazında fragman analizi yapılarak, moleküler düzeyde analiz edilmiştir. Asya ve Afrika kabaklarını ayıran iki kloroplast markör (LS_InDel1 ve Ls_ınDel2) Türkiye su kabaklarının 18 âdetinin Afrika grubu kloroplast taşıdığını, geriye kalan 53 su kabağının ise Asya grubuna dâhil olduğu göstermiştir. Kloroplast markörlere ilaveten, 7 genomik SSR primeri ile popülasyon karakterize edilmiş: toplamda 53 allel ve lokus başına ortalama 7.5 allel görülmüş, en çok alleli LSR030 (13 allel) ve en düşük alleli LSRO56 (2 allel) üretmiştir. Türkiye kabakları, dendogramda belirgin gruplara ayrılmış, tüm popülasyonda gözlenen heterozigotluk seviyesi oldukça düşük (Ho=0.13), genetik çeşitlilik iyi seviyede (0.62) bulunmuştur. olarak Türkiye kabaklarının Asya ve Afrika kökenli olduğu, genetik çeşitliliğin kısmen zengin fakat heterozigotluğun ise oldukça düşük olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Su kabağı, domestikasyon, genetik çeşitlilik, kloroplast DNA, SSR 110

123 Türkiye de Yetiştirilen Bamya (Abelmoscus esculentus) Çeşitinin Farklı Lokal Populasyonlarının Ploidi Düzeylerinin Flow Sitometri ile Belirlenmesi Pınar Örkcü 1, Serdar Polat 1, Gülsemin Savaş Tuna 2, Metin Tuna 3 1 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü TEKİRDAĞ 2 Tekirdağ Ebru Nayim Fen Lisesi TEKİRDAĞ 3 Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü TEKİRDAĞ E-posta: Bamya; yetiştirilen sebzeler arasında üretiminin zorluğu sebebiyle ülkemizde yetiştiriciliği ve ıslahı gereken yere ulaşamamıştır. Bunda en büyük etkenlerden bir tanesi ıslahta materyal olarak kullanılacak çeşitlerin sitolojik durumları hakkında yeterli düzeyde bilginin olmamasıdır. Yetiştiriciliği yapılan bamya çeşit ve lokal popülasyonlarının ploidy düzeyi ile ilgili güvenilir bilgiler bulunmamaktadır. Bitkilerde ploidi düzeyi klasik olarak ışık mikroskobu ile kök ucu dokularından hazırlanmış preparatlar üzerindeki mitoz kromozomlarını sayarak saptanmaktadır. Ancak bu yöntem, bol miktarda bölünen hücreye sahip genç ve hızlı büyüyen kök ucu materyaline gereksinim duyar ve oldukça yavaş ve zahmetlidir. Buna ilave olarak bamya gibi küçük ve yüksek sayıda kromozoma sahip bitkilerde sık sık hatalara da sebep olabilmektedir. Hücre çekirdeği içerisindeki DNA miktarı ile ploidi düzeyi arasında çok sıkı bir ilişki olmasından dolayı çekirdek DNA içeriği bilgisi ploidy düzeyinin bir göstergesi olarak kullanılabilmektedir. Bu gün çekirdek DNA içeriğinin flow sitometri ile nispeten cüzi bir maliyet ile hızlı ve hassas bir şekilde belirlenebilmesi yöntemi bu gün ploidy analizlerinde tercih edilir hale getirmiştir. Bu yapılan çalışmanın amacı flow sitometri ile Türkiye nin değişik bölgelerin den toplanmış yaklaşık 20 farklı bamya çeşit ve lokal popülasyonlarının ploidy düzeyini ilk defa belirlemektir. Yapılan çalışma sonucunda elde ettiğimiz sonuçlara göre bamya çeşit ve lokal popülasyonlarının çekirdek DNA içeriklerinin 2.88 pg/2c ile 3.00 pg/2c arasında değiştiği saptanmıştır. Çekirdek DNA analizi sonuçlarına göre bu çalışma kapsamında incelenen tüm bamya çeşit ve lokal popülasyonlarının aynı ploidiy düzeyine sahip olduğunu işaret etmektedir. Ayrıca bir bamya bitkisinde kromozom sayımı yapılarak çekirdek DNA içeriği ile ilişkilendirilecek ve böylece tüm çeşit ve lokal popülasyonların ploidy düzeyi belirlenmiş olacaktır. Anahtar kelimeler: Flow sitometri, bamya, ploidy, sebze 111

124 Kabakta (Cucurbita pepo L.) in vitro Bitki Rejenerasyon Protokolu için Uygun Eksplant Tipinin ve Ortamın Belirlenmesi Ahmet Say 1, Kahraman Gürcan 1, Halit Yetişir 2 1 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bülümü KAYSERİ 2 Erciyes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bülümü KAYSERİ E-posta: Türkiye kabak çekirdeğinin %10 u Kayseri de üretilmektedir. Develi, Tomarza ve Yeşilyurt ilçelerinde çekirdek kabağı bahçeleri çok yaygındır. Sulama yapılmaksızın yetiştirilen çekirdeklik kabağında; kuraklığa dayanıklılık, verim, hastalık ve zararlılara dayanıklılık önemli ıslah çalışma konularıdır. Bu çalışmada çekirdeklik kabakta (Cucurbita pepo L.) in vitro bitki rejenerasyon protokolünü oluşturmak, diğer bir ifadeyle tek hücreden organogenesis ve sürgün oluşumu gerçekleştirmek için uygun eksplant tipinin ve ortamının belirlenmesi hedeflenmiştir. Tek hücreden rejenerasyon özellikle gen transformasyonu ile bitki ıslahı çalışmaları açısından önemlidir. Bu amaçla, Ürgüp çekirdek kabağı olarak bilinen iri ve sivri çekirdek veren tipde rejenerasyon çalışılmıştır. Çekirdekler önce kabuğuyla sonra kabuksuz siterilize edilimiş, Murashige ve Skoog (MS) ortamında çimlendirilmiştir. Bir hafta içinde büyüyen kotiledon yaprakları ve hipokotil enine 4 parçaya bölünerek 50 farklı büyüme düzenleyeci kombinasyonu içeren MS ortamına ekilmiştir. Büyümeyi düzenleyici olarak BA, BA+NAA, BA+IAA, BA+TDZ, TDZ, TDZ+IAA ve TDZ+NAA nın farklı dozları denenmiştir. Çalışma sonucunda, kotiledon ile hipokotilin birbirinden ayrıldığı bölge en yüksek oranda rejenerasyonun gerçekleştiği eksplant tipi olarak tespit edilmiştir. Birçok kombinasyonun da rejenerasyonu tetiklediği görülmüştür. Sırasıyla belirtilen bu ortamlarda en az bir explanttan sürgün gelişimi gerçekleşmiştir: BA ( ve 3.0 mg/l), BA+NAA ( ve mg/l), BA+IAA ( ve mg/l), BA+TDZ ( ve mg/l) ve TDZ+IAA ( ve mg/l). Belirlenen bu ortamlar içerisinde 0,5 mg/l BA ile 0,25 mg/l NAA'nın birlikte kullanımı ile %70,83 oranında en yüksek oranda direkt organogenesis yoluyla sürgün oluşumu gerçekleşmiş olup yine aynı şekilde 0,5mg/l BA ile 0,25mg/l NAA'nın birlikte kullanımı sonucunda eksplant başına ortalama 4,25 adet sürgün oluşturarak tüm kombinasyonlar içerisinde en iyi sonucu 0,5 mg/l BA ile 0,25 mg/l NAA'nın birlikte kullanımı vermiştir. Anahtar kelimeler: Çekirdeklik kabak, Cucurbita pepo L., in vitro rejenerasyon 112

125 Orta Anadolu Kökenli Mor Havuç Genotiplerinin AFLP ile Karakterizasyonu Akife Dalda Şekerci 1, Önder Türkmen 2, E. Eşref Hakkı 3 1 Erciyes Üniversitesi KONYA 2 Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü KONYA 3 Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü KONYA E-posta: Bu çalışmada Türkiye kaynaklı ve farklı lokasyonlardan temin edilen mor havuç genotipinin moleküler karakterizasyonu yapılarak genetik çeşitliliğin boyutları belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada, Hatay, Konya-Merkez, Konya-Çumra, Konya-Ereğli bölgelerinden temin edilen mor havuç genotiplerinin moleküler karakterizasyonunu oluşturmak amacıyla 28 adet havuç genotipi kullanılmıştır. DNA izolasyonunda Qiagen DNA Ekstraksiyon kiti kullanılmıştır. Elde edilen yüksek kaliteli DNA, Li- Cor Genetik Analizör cihazına spesifik AFLP kitlerindeki 10 primer kombinasyonu ile kitin protokolüne uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Amplifikasyon ürünleri poliakrilamid jellerde Li-Cor cihazında yüksek voltajda TBE tampon çözeltisi ortamında ayrıştırılıp, cihazın yazılımı yardımı ile görüntüler elde edilmiştir. Elde edilen görüntüler var (1) - yok (0) esasına göre skorlanarak moleküler analizleri yapılmıştır. Analizler için, NTSYS-pc paket programının kullanılması ile oluşturulmuş olan matrislerden dendogramın üretilmesinin yanısıra MINITAB 14 programı ile Principle Coordinate Analysis Temel Koordinatlar Ananlizi de gerçekleştirilmiş ve genotipler arası akrabalık ilişkileri belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: AFLP, havuç, moleküler karakterizasyon 113

126 Biberde Domates Lekeli Solgunluk Virüsü, Bakteriyel Leke ve Kök Ur Nematodu na Karşı Dayanıklı Çeşit Geliştirilmesi Hülya İlbi 1, A. Kün 1, A. Cansızer 2, A. Atasayar 3, N. Güneşdoğdu 2, D. Özdemir 4 1 Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü İZMIR 2 Lider Tohum İZMIR 3 AD-ROSSEN Tohum İZMIR 4 Bircan Tohum İZMIR E-posta: Biber Dünyada üretimi en çok yapılan sebze türlerinden bir tanesidir. Ülkemizde de toplam ekiliş alanı, üretimi ve ticareti açısından yaş sebze grubunun en önemli ürünlerinden birisini oluşturmaktadır. Biber yetiştiriciliğinde üretimi kısıtlayan ve her yıl ciddi ürün kayıplarına neden olan en önemli etmenler viral (TSWV) ve fungal hastalıklar (Xav) ile kök ur nematodlarıdır (Meloidogyne spp.). Patojenlerle mücadelede temiz tohum ve fide kullanımı, ekim nöbeti, toprak sterilizasyonu gibi kültürel işlemler ile kimyasal mücadele yöntemleri kullanılsa da zararlılara karşı istenilen kontrol sağlanamaz. Bu olumsuzluklar göz önüne alındığında dayanıklı çeşit kullanımı en etkin ve çevreci yöntemdir. biyoteknoloji alanındaki hızlı gelişmelere paralel olarak bitki ıslahında moleküler markörlerin kullanımı hızla artmıştır. Bu çalışmada, moleküler markör yardımlı seleksiyon tekniklerini kullanarak birden fazla dayanıklılık geni içeren (gen piramidi) biber çeşidi geliştirmek amaçlanmıştır. Bu doğrultuda LİDER tohum ve AD-ROSSEN tohum firmalarından temin edilen saf ve ileri hatlar domates lekeli solgunluk virüsüne dayanıklılık sağladığı bilinen Tsw geni, kök ur nematodlarına geniş spektrumlu dayanıklılık sağlayan Me1, Me3, Me7 ve N genleri ve bakteriyel leke hastalığının tüm ırklarına dayanıklılık sağlayan bs5, bs6 genleri bakımından taranmıştır. Toplamda 1049 biber hattının dayanıklı (Homozigot veya Heterozigot) ya da hassas karakterli olup olmadıkları belirlenmiştir. Yapılan taramalar sonucunda TSWV e homozigot dayanıklı 500, heterozigot dayanıklı 169 hat, kök ur nematoduna homozigot dayanıklı 67, heterozigot dayanıklı 22 hat ve bakteriyel leke hastalığına dayanıklı 6 hat tespit edilmiştir. Yapılan melezleme ve geri melezlemeler sonrasında her üç patojene heterozigot dayanıklı 4 hat belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Meloidogyne spp., Tomato Spotted Wilt Virus, bakteriyel leke, biber 114

127 Arbusküler Mikorhizal Fungus (AMF), Peyniraltı Suyu ve Hümik Asit Uygulamalarinin Kavunda (Cucumis melo L.) Meyve Verimi ve Kalitesine Etkileri Fuat Eser, Suat Şensoy Yüzüncü Yil Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü VAN E-posta: Bu çalışmada, Arbusküler Mikorhizal Fungus (AMF), peyniraltı suyu ve hümik asitin tekli, ikili ve üçlü uygulamalarının kavunda meyve verimi ve kalitesine etkileri iki yıl süren denemelerle araştırılmştır. Çalışmada hibrit kavun çeşidi (Ballık F1) AMF (Glomus intraradices) ile muamele edilerek yetiştirilen fidelere peyniraltı suyu ve hümik asit uygulamaları yapılmış, kavunda meyve verimi ve kalitesine etkileri araştırılmıştır. Araştırmada çıkan sonuçlar değerlendirildiğinde; uygulamaların meyve verimini olumlu etkilediğini en yüksek verimin AMF, Peyniraltı suyu ve Hümik asitin bir arada kullanıldığı üçlü uygulamadan elde edildiği tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Kavun, arbusküler mikorhizal fungus (AMF), peynir altı suyu, hümik asit, 115

128 Soğan (Allium cepa L.) Tohumu Üretiminde Kullanılan Baş Soğanların Farklı Dikim Sistemlerinin Tohum Verimine Etkileri Ali Fuat Gökçe 1, Ahmet Candar 2, Nazife Kemikler 2, İlkay Odabaş 2 1 Niğde Üniversitesi Tarım Bilimleri ve Teknolojileri Fakültesi Tarımsal Genetik Mühendisliği Bölümü NİĞDE 2 MTN Tohumculuk Çepni Köyü Bandırma BALIKESİR E-posta: Türkiye de üretimi yapılan farklı gün uzunluklarına ait beş farklı soğan çeşidi (Bereket, Burgaz, Redambosta, Seç ve 102) bitki materyali olarak kullanılmıştır. Dört farklı boyda ki (2-3 cm, 3-4 cm, 4-6 cm ve 6-8 cm) soğanların iki farklı dikim (açıkta ve toprak altına) sisteminde; bitki gelişimi, tohum verimi ve tohum kalitesi üzerindeki etkisine bakılarak, uygun baş soğan boyu ve dikim sistemi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla deneme tesadüf parselleri deneme desenine göre üretim sezonunda Bandırma MTN Tohumculuk Ltd. Şti. AR-GE arazisinde kurulmuştur. İstatistiksel varyans analizleri Minitap16 programında, ortalamaların karşılaştırılması ise Tukey testine göre 0,05 hassasiyet derecesinde yapılmıştır. Yapılan araştırmada soğan boyu ve dikim sisteminin bitki gelişimi, tohum verimi ve tohum kalitesine etkileri önemli bulunmuştur. En iyi bitki gelişimi, tohum verimi ve kaliteli tohumlar 4-6 cm ve 6-8 cm boyundaki soğanlarda gözlemlenmiştir. Soğan tohumu üretiminde depolama kolaylığı ve işleme kolaylığı bakımından 4-6 cm boyundaki soğanların kullanılması önerilmektedir. Araştırmada kapalı dikim koşullarındaki soğanların açık dikim koşullarındaki soğanlardan daha iyi sonuçlar verdiği gözlemlenmiştir Anahtar kelimeler: Tohum üretimi, yemeklik soğanlar, baş soğan büyüklüğü 116

129 Svalbard Küresel Tohum Mahzeni (Kıyamet Ambarı) Ersin Polat, Nadir Ertuğ Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ANTALYA E-posta: Bu derleme; yakın zamanda faaliyete geçmiş olan ve Norveç e bağlı Svalbard takımadalarında buzların içinde adeta Nuh un gemisinin yapım mantığını hatırlatan ve dünyadaki bitkisel ağırlıklı önemli genetik kaynakları muhafaza etmeyi amaçlayan tohum mahzenini tanıtmak amacıyla hazırlanmıştır yılında açılan Küresel Tohum Mahzeni, olabilecek her türlü felaket senaryolarında önemli tohumların güvenliğini sağlamak amacıyla tesis edilmiştir. Projenin hedefi, başta pirinç, mısır, buğday, patates, elma, hindistancevizi gibi önemli 21 bitki türünün mümkün olduğunca yediemin ilkesine bağlı şekilde muhafaza edilmesi ve tür çeşitliliğinin sağlanmasıdır. Svalbard Küresel Tohum Mahzeni, küresel ısınma, deprem ve hatta nükleer saldırılara karşı dirençli bir şekilde inşa edilmiştir. Deniz seviyesinin 130 metre üzerinde bulunan depoların, iklim değişikliğine bağlı olarak su seviyesinin önemli ölçüde yükselmesi durumunda bile güvende olacağı tahmin ediliyor. Eski bir kömür yatağının 120 metre kadar içine giren bir sığınak görünümünde olan tesis, 27 metre uzunluk, 10 metre genişlik ve 6 metre yüksekliğindeki üç ambardan oluşmaktadır. Tohumlar, -18 C saklanmaktadır. Elektrik arızaları olsa dahi donmuş toprak yapısı sayesinde sıcaklık -3, -4 C nin üstüne çıkmamaktadır. Tohum Deposu 4.5 milyon farklı tohum örneğini saklama kapasitesine sahiptir. Svalbard küresel tohum mahzeni kesinlikle bir gen bankası olmayıp, gen bankalarının sahip olduğu tohumları güvenilir bir şekilde depolanacağı yerdir. Gen bankaları tohumlarını zaman zaman araştırıcılara çalışmaları için gönderir ama Svalbard Küresel Tohum Mahzeninin böyle bir uygulaması yoktur. Tesisin işletme ve finans sorumluluğunu Norveç hükümeti üstlenmektedir. Tohumu teslim eden kuruluşun tohum üzerinde hak kaybı olmamaktadır. Tohumlar mühürlü zarf içinde tutulmuş olup, bağışı yapan kuruluşlar istediğinde tohumlarını geri alma hakkına sahiptir. Anahtar kelimeler: Tohum, gen bankası, genetik kaynaklar, tohum muhafazası 117

130 Potasyum Uygulamalarının Tuz Stresi Altındaki Fasulye Genotip ve Çeşitlerinde Fide Gelişimi ve Besin Maddesi İçeriğine Etkisi Çeknas Erdinç 1, Ferit Sönmez 2, Aytekin Ekincialp 3, Suat Şensoy 4 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü VAN 2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilim ve Bitki Besleme Bölümü VAN 3 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Başkale Meslek Yüksek Okulu Organik Tarım Bölümü VAN 4 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü VAN E-posta: Bu çalışmada, fasulye genotiplerinin tuzlu yetiştirme ortamlarında farklı potasyum dozları ile etkileşimleri incelenmiştir. Önceler, Akman-98, Şeker fasulye çeşitleri ile Gevaş (Yalancı dermason) genotipinin kullanıldığı çalışmada yetiştirme ortamına 20 mm sabit tuz dozu uygulanmıştır. K 2SO 4 kaynağı kullanılarak, dört farklı K konsantrasyonu (0, 500, 1000 ve 2000 ppm) denenmiştir. Çalışma tesadüf parselleri deneme desenine göre 4 tekerrürlü ve her tekerrürde 8 bitki olacak şekilde tasarlanmıştır. Deneme iklim odasında 12 saat aydınlık, 12 saat karanlık periyodunda 23±2 ºC sıcaklıkta yürütülmüştür. Çalışmada sürgün boyu, kök boyu, kök boğazı çapı, yaprak sayısı, ölüm oranı, sürgün ve kök yaş ağırlığı ile sürgün ve kök kuru ağırlığı, kuru madde oranı gibi bitkisel özellikler ile besin elementi içerikleri saptanmıştır. Fide gelişim parametrelerinde çeşitler arasında farklılıklar gözlenirken, özellikle ölüm oranında K uygulamalarının azaltıcı etkisi olduğu belirlenmiştir. Besin elementi içeriklerinde K dozları arttıkça Ca, Mg alımının arttığı ve K/Na oranında K dozları ile doğru orantılı bir artışın olduğu saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Fasulye, tuz stresi, fide gelişimi, besin maddesi içeriği, potasyum 118

131 Van Gölü Havzası Fasulye Genotiplerinin Tuzluluğa Tolerans Düzeylerinin Belirlenmesi Selma Kıpçak 1, Çeknas Erdinç 2 1 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü VAN 2 Yüzüncü Yıl Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü VAN E-posta: Van Gölü Havzası nın farklı bölgelerinden toplanmış olan fasulye genotiplerinin tuz stresine karşı tolerans seviyelerinin araştırıldığı bu çalışmada Van ili Merkez, Edremit, Gevaş, Erciş ile Bitlis ili Hizan, Adilcevaz ve Tatvan ilçelerinden toplanan 20 adet genotip kullanılmıştır. Tesadüf parselleri deneme desenine göre 3 yinelemeli olan bu araştırma iklim odası koşullarında 23±2 ºC sıcaklıkta yürütülmüştür. Çalışmada 25 ve 50 mm olmak üzere iki farklı tuz dozu (NaCl) kullanılmıştır. Tohum ekiminden sonra bitkiler 3 gerçek yapraklı aşamaya ulaştığında 4 gün boyunca aynı saatte 25 ve 50 mm tuz dozları uygulanmış ve böylelikle toplam tuz konsantrasyonu sırasıyla 100 ve 200 mm a ulaşmıştır. Deneme sonunda genotiplerin tuza karşı reaksiyonları 1-5 sklalası kullanılarak değerlendirilmiştir. Ayrıca sürgün ve kök boyu, sürgün çapı, yaprak sayısı, sürgün ve kök yaş ile kuru ağırlıkları gibi fide gelişim parametreleri de incelenmiştir. Skala değerleri 25 mm tuz seviyesinde 1.30 (39 nolu genotip) ile 2.47 (94 nolu genotip) arasında değişirken, 50 mm tuz dozunda bu değerler 3.32 (67 nolu genotip) ile 5.0 (71 ve 97 nolu genotipler) arasında bulunmuştur. Farklı tuz dozlarında genotiplerin reaksiyonlarında değişiklik olduğu, 50 mm tuz seviyesinde toleransın gözlenmediği saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Fasulye, genotip, Van Gölü Havzası, tolerans, NaCl 119

132 Domates Tohumlarında Organik Priming ve Kurutma Uygulamalarının Fide Kalitesi ve Performansı Üzerine Etkileri Sevin Teoman, H. Özkan Sivritepe Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Görükle Kampusu Nilüfer BURSA E-posta: Domates tohumlarında çimlenme ve fide gelişiminin başlangıç aşamalarında kalite ve performansı arttırmak amacıyla, deniz yosunu ekstraktı (DYE) çözeltileri ile yapılan organik priming ve kurutma uygulamalarının kullanım olanakları araştırılmıştır. Rio Grande çeşidi domates tohumları sürekli olarak havalandırılan farklı konsantrasyonlardaki (0, 250, 500, 1000 ve 2000 ppm) DYE çözeltilerinde 20 C sıcaklıkta 2 gün süre ile priming uygulamalarına tabi tutulmuşlardır. Hiçbir uygulama yapılmayan tohumlar ise kontrol grubu olarak değerlendirilmiştir. Priming uygulamaları sonunda tohumlar yüzeysel olarak kuru hale getirilmiş ve ulaştıkları nem kapsamları hesaplandıktan sonra iki kısma ayrılmıştır. Tohumların yarısı yüzeysel kurutma (P+YK) uygulamalarını takiben hemen çimlendirme testlerine alınmış, diğer yarısı ise, orijinal nem kapsamlarına gelinceye kadar geriye kurutulmuş (P+GK) ve daha sonra çimlendirme testlerine alınmıştır. Denemeler sonucunda, domates tohumlarının organik priming ve kurutma uygulamalarına olan tepkileri canlılık [normal çimlenme oranı (NÇO)] ve farklı güç [ortalama çimlenme süresi (OÇS), çimlenme indeksi (Çİ), fide güç indeksi (FGİ) ve fide kuru ağırlıkları] parametreleri bazında değerlendirilmiştir. Priming çözeltilerinin konsantrasyonları, kurutma uygulamaları ve konsantrasyon x kurutma interaksiyonu bakımından uygulamalar arasındaki farklılıklar istatistiksel açıdan önemli (P 0.05) bulunmuştur. Domates tohumlarının fizyolojik olarak iyileştirilmesinde, kontrol grubuna kıyasla tüm uygulama grupları iyi sonuçlar vermiştir. İncelenen tüm parametreler birlikte değerlendirildiğinde; 500 ppm P+YK ve P+GK uygulamalarına tabi tutulmuş grupların en iyi sonuçları verdiği belirlenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçların, tohumlarda kalite ve performans artışı sağlaması bakımından, konvansiyonel tarım uygulamalarının yanı sıra, organik tarım ve iyi tarım uygulamaları gibi çevre dostu üretim tekniklerinde de kullanımının çok yönlü faydaları olacaktır. Bu nedenle, organik priming tekniğinin tohum ve fide endüstrilerinde kullanılması önerilmektedir. Anahtar kelimeler: Lycopersicon esculentum, Ascophyllum nodosum, organik priming, tohum canlılığı, tohum gücü 120

133 Börülce Tohumluk Partilerinde Tarla Çıkışının Tahmininde Elektriki İletkenlik ve Hızlandırılmış Yaşlanma Testinin Kullanımı Süleyman Kavak 1, Hüsnü Ünlü 1, Halime Özdamar Ünlü 1, Adem Gökçöl 2 1 Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü ISPARTA 2 Ege Üniversitesi Tohum Teknolojisi Uygulama ve Araştırma Merkezi Bornova İZMİR E-posta: Bu çalışma, tohum gücünün belirlenmesinde bezelyede kullanılan elektriki iletkenlik ve soya fasulyesinde kullanılan hızlandırılmış yaşlanma testlerinin, börülcede tarla çıkışının tahminlenmesinde kullanımın etkinliğinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada, farklı üretim bölgelerinden toplanan, %80 ve üzeri canlılığa sahip beyaz tohum kabuklu, 16 farklı börülce genotipi kullanılmıştır. Laboratuvarda gerçekleştirilen, standart çimlendirme testi (25 C), serin çimlendirme testi (18 C), bin dane ağırlığı ve tohum gücü testlerinden elektriki iletkenlik testi ve hızlandırılmış yaşlanma testi (41, 43 ve 45 C yaşlanma sıcaklığı, 48, 72 ve 96 saat yaşlanma süresi olmak üzere 9 kombinasyon) ile ilkbaharda iki farklı dönemde gerçekleştirilen tarla çıkış testleri (TÇ-1 ve TÇ-2) korelasyona tabi tutulmuştur. Laboratuvarda gerçekleştirilen testlerden, standart çimlendirme testi, serin çimlendirme testi ve bin dane ağırlığı ile tarla çıkışları arasında bir korelasyon bulunmazken, hem elektriki iletkenlik hemde hızlandırılmış yaşlanma testi ile tarla çıkış testleri arasında korelasyon belirlenmiştir. Elektriki iletkenlik testi, TÇ-1 ile r= ** ve TÇ-2 ile r=-0.809** olmak üzere negatif önemli koralasyona sahip bulunmuştur. Hızlandırılmış yaşlanma test kombinasyonlarından, 43 C sıcaklık ve 48 saat sürede gerçekleştirilen test, diğer test koşullarına göre hem TÇ-1 hem de TÇ-2 ile en yüksek korelasyonu vermiştir (sırasıyla, r= 0.690** ve r= 0.712**). Sonuç olarak, börülce tohumluk partilerinin tarla çıkışının tahminlenmesinde hem elektriki iletkenlik hem de hızlandırılmış yaşlanma testinin kullanılabileceği belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Börülce tohumu, elektriki iletkenlik, hızlandırılmış yaşlanma, tarla çıkışı Using of Electrical Conductivity and Accelerated Ageing Tests to Estimate Field Emergence of Cowpea Seed Lots This study was conducted to determine the efficiency of electrical conductivity and accelerated ageing tests (both are used to determine seed vigour of pea and soybean seed lots, respectively) to estimate field emergence of cowpea seed lots. Sixteen different white-seeded cowpea genotypes (over >%80 germination) collected from different production areas were used in the study. Standard germination (25 C), cool germination (18 C), thousand seed weight, electrical conductivity and accelerated ageing test (41, 43 and 45 C ageing temperature; 48, 72 and 96 hours ageing time; 9 combinations of ageing in total) were correlated with field emergences (FE-1 and FE-2) conducted in spring season. Electrical conductivity and accelerated ageing tests were correlated with both field emergence tests, while standard germination, cool germination and thousand seed weight were not correlated with both FE tests. The electrical conductivity was negatively correlated with FE-1 and FE-2, r= ** and r= **, respectively. In all accelerated ageing test combinations, the 43 C / 48 hours accelerated ageing test give the highest positive significant correlation with both FE tests (r= 0.690** with FE-1 and r= 0.712** with FE-2). As a result, both electrical conductivity and accelerated ageing test can be used to estimate field emergence of cowpea seed lots. Keywords: Cowpea seed, electrical conductivity, accelerated ageing, field emergence 121

NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ

NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ BİLDİRİ ÖZETLETLERİ KİTABI 2-4 EYLÜL 2014 NAMIK KEMAL ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ TEKİRDAĞ i 10. SEBZE TARIMI SEMPOZYUMU 2-4 EYLÜL - TEKİRDAĞ Editörler Doç. Dr. Süreyya ALTINTAŞ

Detaylı

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ

YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ ATATÜRK ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ YARASA VE ÇİFTLİK GÜBRESİNİN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİ ve BUĞDAY BİTKİSİNİN VERİM PARAMETRELERİ ÜZERİNE ETKİSİ TARIMSAL YAPILAR VE SULAMA ANABİLİM

Detaylı

EĞİTİM BİLGİLERİ. Ülke Üniversite Fakülte/Enstitü Öğrenim Alanı Derece BAHÇE BİTKİLERİ BAHÇE BİTKİLERİ BAHÇE BİTKİLERİ AKADEMİK/MESLEKTE DENEYİM

EĞİTİM BİLGİLERİ. Ülke Üniversite Fakülte/Enstitü Öğrenim Alanı Derece BAHÇE BİTKİLERİ BAHÇE BİTKİLERİ BAHÇE BİTKİLERİ AKADEMİK/MESLEKTE DENEYİM 1 -> 6 19.06.2012 13:42 TC Kimlik No / Pasaport No: 16147507630 Doğum Yılı: 1965 Yazışma Adresi : Telefon : 344-2237666/389 Faks : 344-2230048 e-posta : KSU, ZİRAAT FAKÜLTESİ, BÖLÜMÜ 46060 Kahraman Maraş/

Detaylı

: ALATA BAHÇE KÜLTÜRLERİ ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ 33 740 Erdemli/MERSİN

: ALATA BAHÇE KÜLTÜRLERİ ARAŞTIRMA İSTASYONU MÜDÜRLÜĞÜ 33 740 Erdemli/MERSİN ÖZGEÇMİŞ (ARAŞTIRMACI) ADI SOYADI ÜNVANI: 1. GENEL YAZIŞMA ADRESİ : Davut KELEŞ : Dr. DOĞUM TARİHİ VE YERİ : 02.04.1971 Andırın TEL : 0 324 518 00 54 / Dahili: 146 : ALATA BAHÇE KÜLTÜRLERİ ARAŞTIRMA İSTASYONU

Detaylı

6. Seçilmiş 24 erkek tipte ağacın büyüme biçimi, ağacın büyüme gücü (cm), çiçeklenmenin çakışma süresi, bir salkımdaki çiçek tozu üretim miktarı,

6. Seçilmiş 24 erkek tipte ağacın büyüme biçimi, ağacın büyüme gücü (cm), çiçeklenmenin çakışma süresi, bir salkımdaki çiçek tozu üretim miktarı, ÖZET Bu çalışmada, Ceylanpınar Tarım İşletmesi'nde bulunan antepfıstığı parsellerinde yer alan bazı erkek tiplerin morfolojik ve biyolojik özelikleri araştırılmıştır. Çalışma, 1995 ve 1996 yıllarında hem

Detaylı

06.06.2012-Devam Daire Başkanı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü 18.07.2011-05.06.2012 Daire Başkan Vekili

06.06.2012-Devam Daire Başkanı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü 18.07.2011-05.06.2012 Daire Başkan Vekili KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Dr. Nejdet KAPLAN Ünvan Daire Başkanı Telefon (0312) 3271795 E-mail nkaplan@tagem.gov.tr Doğum Tarihi - Yeri 1958-Akçaabat (Trabzon) Doktora Yüksek Lisans Lisans EĞİTİM BİLGİLERİ

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı : Volkan GÖZEN Doğum Tarihi ve Yeri :20-04-1973 İletişim Bilgileri : Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 07100, ANTALYA Tlf: 0 (242) 321 67 97, fax:0

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ Danışman Doç. Dr. Tufan BAL YÜKSEK LİSANS TEZİ TARIM EKONOMİSİ ANABİLİM DALI ISPARTA - 2016 2016 [] TEZ

Detaylı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı

ÖZET. Yüksek Lisans Tezi. Đmge Đ. TOKBAY. Adnan Menderes Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarla Bitkileri Anabilim Dalı iii ÖZET Yüksek Lisans Tezi AYDIN EKOLOJĐK KOŞULLARINDA FARKLI EKĐM ZAMANI VE SIRA ARALIĞININ ÇEMEN (Trigonella foenum-graecum L.) ĐN VERĐM VE KALĐTE ÖZELLĐKLERĐNE ETKĐSĐ Đmge Đ. TOKBAY Adnan Menderes

Detaylı

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 18 (33): (2004) 17-22

S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 18 (33): (2004) 17-22 S.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi 18 (33): (2004) 17-22 KONYA YÖRESİNDE FARKLI EKİM ZAMANLARINDA YETİŞTİRİLEN BAZI HAVUÇLARDA KALİTE Tahsin SARI 1 Mustafa PAKSOY 2 1 Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü,

Detaylı

Adı Soyadı: Doç. Dr. Nuray Akbudak

Adı Soyadı: Doç. Dr. Nuray Akbudak Adı Soyadı: Doç. Dr. Nuray Akbudak Telefon: 0 224 2941486 Faks: 0 224 4429098 E-posta: nakbudak@uludag.edu.tr Adres: Uludağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü, Görükle Kampusu, 16059

Detaylı

SAMSUN KOŞULLARINDA GELİŞTİRİLEN BAZI TEK MELEZ MISIR ÇEŞİTLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR

SAMSUN KOŞULLARINDA GELİŞTİRİLEN BAZI TEK MELEZ MISIR ÇEŞİTLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2005, 18(2), 229-234 SAMSUN KOŞULLARINDA GELİŞTİRİLEN BAZI TEK MELEZ MISIR ÇEŞİTLERİ ÜZERİNE ARAŞTIRMALAR Ahmet ÖZ Halil KAPAR Karadeniz Tarımsal Araştırma

Detaylı

IMPROVING OF F 1 HYBRIDS CUCUMBER (CUCUMIS SATIVUS L.) VARIETIES FOR GREENHOUSE SPRING CULTIVATION

IMPROVING OF F 1 HYBRIDS CUCUMBER (CUCUMIS SATIVUS L.) VARIETIES FOR GREENHOUSE SPRING CULTIVATION Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Derim Dergisi, 2009,26(1): ISSN 1300-3496 HIYARDA (Cucumis sativus L.) İLKBAHAR ÖRTÜALTI YETİŞTİRİCİLİĞİNE UYGUN HİBRİT ÇEŞİT GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI Volkan GÖZEN

Detaylı

Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi

Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi Flue Cured Tütün Çeşidinde Farklı Potasyum Formlarının Kaliteye Etkisi Mahmut Tepecik 1 M.Eşref İrget 2 ÖZET Düzce ili merkeze bağlı Otluoğlu köyünde çiftçi koşullarında yürütülen bu denemede K un farklı

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. ALİ ECE ÖZGEÇMİŞ DOSYASI. Akdeniz Üniversitesi, Korkuteli Meslek Yüksekokulu, 07800 Korkuteli/Antalya

Yrd.Doç.Dr. ALİ ECE ÖZGEÇMİŞ DOSYASI. Akdeniz Üniversitesi, Korkuteli Meslek Yüksekokulu, 07800 Korkuteli/Antalya Yrd.Doç.Dr. ALİ ECE ÖZGEÇMİŞ DOSYASI KİŞİSEL BİLGİLER Doğum Yılı : Doğum Yeri : Sabit Telefon : Faks : E-Posta Adresi : Web Adresi : Posta Adresi : 1965 Yazır T: 242 6435000 8244 F: 242 6435005 aliece@akdeniz.edu.tr

Detaylı

UYGULAMA ÖĞRETİM ELEMANI DOÇ. DR. EMRE ÜNAL DOÇ. DR. EMRE ÜNAL DOÇ. DR. EMRE ÜNAL

UYGULAMA ÖĞRETİM ELEMANI DOÇ. DR. EMRE ÜNAL DOÇ. DR. EMRE ÜNAL DOÇ. DR. EMRE ÜNAL 2012-2013 EĞİTİM YILI BAHAR YARIYILI ÖĞRETMENLİK SI II DERSİ PROGRAMI 1 090301001 NİLAY BOSTANCI 2 090301002 ZÜLBETTİN EMLİ 3 080301093 MUSTAFA TOK 4 090301004 EMİNE NAR 5 090301005 RABİYE KILINÇARSLAN

Detaylı

Prof.Dr. H. Özkan Sivritepe

Prof.Dr. H. Özkan Sivritepe Prof.Dr. H. Özkan Sivritepe Telefon : 224-294 14 74 Faks : 224-442 90 98 E-posta : ozkan@uludag.edu.tr ozkan.sivritepe@gmail.com Adres : Uludağ Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümü, Görükle

Detaylı

TUZLU SULAMA SUYU UYGULAMALARININ BAZI BİBER SAF HATLARININ VERİMLERİ ÜZERİNE ETKİSİ

TUZLU SULAMA SUYU UYGULAMALARININ BAZI BİBER SAF HATLARININ VERİMLERİ ÜZERİNE ETKİSİ TUZLU SULAMA SUYU UYGULAMALARININ BAZI BİBER SAF HATLARININ VERİMLERİ ÜZERİNE ETKİSİ Akın TEPE 1 * Harun KAYA 2 Gökmen BATMAZ 3 C. Fehmi ÖZKAN 1 E. Işıl DEMİRTAŞ 1 1 Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü,

Detaylı

Archived at http://orgprints.org/21162

Archived at http://orgprints.org/21162 MARMARA BÖLGESİNDE BAZI BİTKİ BESLEME UYGULAMALARININ ORGANİK MEYVE YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KULLANIMI (ÇİLEK) Dr. Burhan ERENOĞLU 1 burhanerenoglu@hotmail.com, Dr. Erol YALÇINKAYA 1 erolyalcinkaya@gmail.com,

Detaylı

seciley@hotmail.com EĞİTİM BİLGİLERİ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi 2010

seciley@hotmail.com EĞİTİM BİLGİLERİ Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi 2010 KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı S.Seçil Erdoğan Unvan Mühendis Telefon 226-8142520-1287 E-mail seciley@hotmail.com Doğum Tarihi - Yeri 04.01.1970 Fotoğraf Doktora Yüksek Lisans Lisans EĞİTİM BİLGİLERİ Namık

Detaylı

YERFISTIĞI (Arachis hypogaea L.) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FARKLI ÇEŞİTLER VE SIRA ÜZERİ MESAFELERE GÖRE TEK VE ÇİFT SIRALI EKİM YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

YERFISTIĞI (Arachis hypogaea L.) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FARKLI ÇEŞİTLER VE SIRA ÜZERİ MESAFELERE GÖRE TEK VE ÇİFT SIRALI EKİM YÖNTEMLERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Türkiye 10. Tarla Bitkileri Kongresi, Konya-2013, Kitap2, sayfa 350-357 YERFISTIĞI (Arachis hypogaea L.) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE FARKLI ÇEŞİTLER VE SIRA ÜZERİ MESAFELERE GÖRE TEK VE ÇİFT SIRALI EKİM YÖNTEMLERİNİN

Detaylı

Ziraat Mühendisi. Toprak Bilimi ve Bitki Besleme - 2012. Toprak Bilimi ve Bitki Besleme - 2004. Tarım Ekonomisi - 1999

Ziraat Mühendisi. Toprak Bilimi ve Bitki Besleme - 2012. Toprak Bilimi ve Bitki Besleme - 2004. Tarım Ekonomisi - 1999 KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Erdinç Uysal Unvan Ziraat Mühendisi Telefon 226 8142520 (1267) E-mail euysal@yalovabahce.gov.tr Doğum Tarihi - Yeri 22.05.1974 - Merzifon Doktora Üniversite Adı Akademik Birim/

Detaylı

Archived at http://orgprints.org/19112. Organik Biber (Capsicum annuum L.) Tohumu Üretiminde Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi

Archived at http://orgprints.org/19112. Organik Biber (Capsicum annuum L.) Tohumu Üretiminde Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi Organik Biber (Capsicum annuum L.) Tohumu Üretiminde Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi İbrahim DUMAN 1 Öz: Pala-Yağlık salçalık biber çeşidinin kullanıldığı çalışma E.Ü. Ziraat Fakültesi Menemen

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Düzey Bölüm veya A.Bilim Dalı/ Bilim Dalı Üniversite Yıl. Bahçe Bitkileri/ Ziraat Fakültesi. Bahçe Bitkileri/ Fen Bilimleri Enstitüsü

ÖZGEÇMİŞ. Düzey Bölüm veya A.Bilim Dalı/ Bilim Dalı Üniversite Yıl. Bahçe Bitkileri/ Ziraat Fakültesi. Bahçe Bitkileri/ Fen Bilimleri Enstitüsü Adı Soyadı Unvan Birimi/Bölümü Faika YARALI Yrd.Doç.Dr. Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü E-posta/web faikayarali@kilis.edu.tr Yabancı Dil- Puanı İngilizce 76,250 (ÜDS) Tel 0348 8142666/1675 ÖĞRENİM

Detaylı

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM BİLGİLERİ

KİŞİSEL BİLGİLER EĞİTİM BİLGİLERİ KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Dr. Nil KORKMAZ Ünvan Ziraat Yüksek Mühendisi Telefon (232) 832 10 02 E-mail nil.korkmaz@gthb.gov.tr Doğum Tarihi - Yeri 1962-İzmir Doktora Üniversite Adı EĞİTİM BİLGİLERİ Ege

Detaylı

LABORATUAR TEKNİSYENLERİ. 2 Seda IŞIK Laboratuar Teknikeri Kan Tranfizyonu. 3 Asiye ERDEN Laboratuvar Teknikeri ücretsiz izinli

LABORATUAR TEKNİSYENLERİ. 2 Seda IŞIK Laboratuar Teknikeri Kan Tranfizyonu. 3 Asiye ERDEN Laboratuvar Teknikeri ücretsiz izinli 1 Bahriye IRATCI LABORATUAR TEKNİSYENLERİ Laboratuar Teknisyeni Laboratuvar 2 Seda IŞIK Laboratuar Teknikeri Kan Tranfizyonu 3 Asiye ERDEN Laboratuvar Teknikeri ücretsiz izinli 4 Mustafa KIVRAK Laboratuvar

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER İsmail Güvenç* I. Kahramanmaraş'ta Sebze Tarımı 1Giriş Ülkemiz nüfusu, son sayıma göre 67 milyon

Detaylı

Mustafa Kemal SOYLU. Yüksek Mühendis. mksoylu@hotmail.com

Mustafa Kemal SOYLU. Yüksek Mühendis. mksoylu@hotmail.com KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Mustafa Kemal SOYLU Unvan Yüksek Mühendis Telefon 02268142520/1299 E-mail mksoylu@hotmail.com Doğum Tarihi - Yeri 28/03/1974- Çamardı (Niğde) Fotoğraf Doktora Yüksek Lisans

Detaylı

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00

NO ADI SOYADI AİDATLAR GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 NO ADI SOYADI GÖZGÖZ 2008 2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015 1 SEFER GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 2 ERCAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00 3 SELMAN GÖZGÖZ 60,00 60,00 60,00 60,00 60,00

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ Adı Soyadı: Naif GEBOLOĞLU Doğum Yeri ve Tarihi: Bitlis, 4 Aralık 1964 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Bahçe Bitkileri Cumhuriyet Üniversitesi 1987

Detaylı

9. BAŞVURU ÇAĞRI DÖNEMİ

9. BAŞVURU ÇAĞRI DÖNEMİ 9. BAŞVURU ÇAĞRI DÖNEMİ DÖRDÜNCÜ GRUP SÖZLEŞME İMZALAMAYA HAK KAZANANLAR LİSTESİ SÜT ÜRETEN TARIMSAL İŞLETMELERE YATIRIM (101-1) 1 BALIKESİR KARDEŞLER TARIM ÜRETİM VE PAZARLAMA A.Ş. 2 BALIKESİR BATIKAN

Detaylı

Hamdi Çiftçiler. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı

Hamdi Çiftçiler. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hamdi Çiftçiler Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Üniversite- Kamu- MAY Tohum İşbirlikleri MAY Tohum 1997 yılında Hibrit Ayçiçeği, 1999 yılında da Hibrit Mısırda Türkiye de Ar- Ge ve Hibrit çeşit ıslahı

Detaylı

DUFED 4(1) (2015) dergi anasayfa:

DUFED 4(1) (2015) dergi anasayfa: DUFED 4(1) (2015) 31-35 Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi dergi anasayfa: http://www.dufed.org Bazı süs biberi genotiplerinin bitki özellikleri ve tohum çıkış performansları Maternal plant

Detaylı

2015-2016 KISMİ ZAMANLI ÇALIŞMAYA HAK KAZANAN ÖĞRENCİ LİSTESİ

2015-2016 KISMİ ZAMANLI ÇALIŞMAYA HAK KAZANAN ÖĞRENCİ LİSTESİ 2015-2016 KISMİ ZAMANLI ÇALIŞMAYA HAK KAZANAN ÖĞRENCİ LİSTESİ ADI SOYADI ÇALIŞTIĞI BİRİM 1 SEVİLAY BIYIKLI ACİL TIP ANABİLİM DALI 2 VELAT KURT ACİL TIP ANABİLİM DALI 3 BÜŞRA GEDİK ACİL TIP ANABİLİM DALI

Detaylı

atak@yalovabahce.gov.tr /atakarif@gmail.com Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı / 2010

atak@yalovabahce.gov.tr /atakarif@gmail.com Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı / 2010 KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Dr. Arif ATAK Unvan Dr.Mühendis Telefon 0226 814 25 20 (1220) E-mail atak@yalovabahce.gov.tr /atakarif@gmail.com Doğum Tarihi - Yeri 15.11.1972 Aksaray Fotoğraf Doktora Üniversite

Detaylı

Van Ekolojik Koşullarında Üretilen Çilek Fidelerinin Meyve Verim Özelliklerinin Belirlenmesi

Van Ekolojik Koşullarında Üretilen Çilek Fidelerinin Meyve Verim Özelliklerinin Belirlenmesi Araştırma Makalesi / Research Article Iğdır Üni. Fen Bilimleri Enst. Der. / Iğdır Univ. J. Inst. Sci. & Tech. 1(2): 15-22, 2011 Iğdır Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi Iğdır University Journal

Detaylı

GÖREV YERLERİ(Tarih/Unvan/Kurum) 1996-2000 Araştırma Görevlisi Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi

GÖREV YERLERİ(Tarih/Unvan/Kurum) 1996-2000 Araştırma Görevlisi Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Unvan Arzu KÖSE Doktor Telefon 222-32403-00 E-mail Doğum Tarihi - Yeri arzu.kose @gthb.gov.tr Ankara-1972 EĞİTİM BİLGİLERİ Yüksek Lisans Akademik Birim/ Mezuniyet Yılı Lisans

Detaylı

Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Bazı Koca Fiğ Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurları

Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Bazı Koca Fiğ Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurları TÜRK TARIM ve DOĞA BİLİMLERİ DERGİSİ TURKISH JOURNAL of AGRICULTURAL and NATURAL SCIENCES www.turkjans.com Diyarbakır Ekolojik Koşullarında Bazı Koca Fiğ Genotiplerinin Verim ve Verim Unsurları a Seyithan

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ. : Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 07100, ANTALYA Tlf: 0 (242) 321 67 97, e-mail: ayseserpil.kaya@gthb.gov.

ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ. : Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 07100, ANTALYA Tlf: 0 (242) 321 67 97, e-mail: ayseserpil.kaya@gthb.gov. ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı Doğum Tarihi ve Yeri İletişim Bilgileri : Ayşe Serpil KAYA : 1968 / Antalya : Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü, 07100, ANTALYA Tlf: 0 (242) 321 67

Detaylı

BEYAZ BAŞ LAHANADA GELİŞTİRİLEN YERLİ F 1 HİBRİT ÇEŞİT ADAYLARININ MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN TANIMLANMASI

BEYAZ BAŞ LAHANADA GELİŞTİRİLEN YERLİ F 1 HİBRİT ÇEŞİT ADAYLARININ MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN TANIMLANMASI BEYAZ BAŞ LAHANADA GELİŞTİRİLEN YERLİ F 1 HİBRİT ÇEŞİT ADAYLARININ MORFOLOJİK ÖZELLİKLERİNİN TANIMLANMASI Hayati KAR 1, Onur KARAAĞAÇ 1, Beyhan KİBAR 1, Aydın APAYDIN 1 1 Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü

Detaylı

Yüksek Lisans Tez Konusu: Marmara Bölgesi Anadolu Yakası Örtüaltı Sebze Yetiştiriciliği

Yüksek Lisans Tez Konusu: Marmara Bölgesi Anadolu Yakası Örtüaltı Sebze Yetiştiriciliği Doç.Dr. Mehmet ÖZGÜR Telefon : 0 224 294 14 80 Faks : 0 224 442 90 98 E-posta : mozgur@uludag.edu.tr Adres : Uludağ Üniversitesi Ziraat Fakültesi Görükle Yerleşkesi 16059 Nilüfer/BURSA Yabancı Dil : İngilizce

Detaylı

Bazı Kavun (Cucumis melo L.) Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi

Bazı Kavun (Cucumis melo L.) Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2005, 42(1):25-33 ISSN 1018-8851 Bazı Kavun (Cucumis melo L.) Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin Belirlenmesi Dursun EŞİYOK 1 M. Kadri BOZOKALFA 2 Kaya BOZTOK 1 Summary

Detaylı

BİBERDE (Capsicum annuum L.) TOHUM AYIRMA VE KURUTMA YÖNTEMLERİNİN TOHUM KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ

BİBERDE (Capsicum annuum L.) TOHUM AYIRMA VE KURUTMA YÖNTEMLERİNİN TOHUM KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ ANADOLU, J. of AARI 17 (2) 2007, 1 13 MARA BİBERDE (Capsicum annuum L.) TOHUM AYIRMA VE KURUTMA Özlem ALAN Benian ESER Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri

Detaylı

Uluslararası Science Citation Index ve Social Science Citation Index'ce taranan dergilerde yayınlanmış makaleleri

Uluslararası Science Citation Index ve Social Science Citation Index'ce taranan dergilerde yayınlanmış makaleleri ( DOÇENT ) İBRAHİM DUMAN ZIRAAT FAKÜLTESİ, BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ, BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI E-Mail'leri Telefonları ibrahim.duman@ege.edu.tr 0 232 3428893 0232 3394581-3881865-3884000/1402 0 533 662

Detaylı

Nesrin AKTEPE TANGU. ntangu@yalovabahce.gov.tr. Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı 2012

Nesrin AKTEPE TANGU. ntangu@yalovabahce.gov.tr. Ege Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Bahçe Bitkileri Anabilim Dalı 2012 KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Nesrin AKTEPE TANGU Unvan Mühendis (Dr.) Telefon 02268142520/1210 E-mail ntangu@yalovabahce.gov.tr Doğum Tarihi - Yeri 22.08.1970/Kalecik Fotoğraf Doktora Yüksek Lisans Lisans

Detaylı

ULUDAĞ YAŞ MEYVE SEBZE İHRACATÇILARI BİRLİĞİ ÜYELERİNE SİRKÜLER NO.: 248

ULUDAĞ YAŞ MEYVE SEBZE İHRACATÇILARI BİRLİĞİ ÜYELERİNE SİRKÜLER NO.: 248 ULUDAĞ YAŞ MEYVE SEBZE İHRACATÇILARI BİRLİĞİ ÜYELERİNE SİRKÜLER NO.: 248 T.C. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü nden alınan yazıda; Türkiye de kiraz-vişne

Detaylı

Dr. Aynur ÖZBAHÇE ENSTİTÜ MÜDÜRÜ. GÖREV YAPTIĞI YERLER: Görev yeri Görevi Tarih. Enstitü Müdürü 2013 -

Dr. Aynur ÖZBAHÇE ENSTİTÜ MÜDÜRÜ. GÖREV YAPTIĞI YERLER: Görev yeri Görevi Tarih. Enstitü Müdürü 2013 - Dr. Aynur ÖZBAHÇE ENSTİTÜ MÜDÜRÜ Doğum yeri/tarihi : Göle-1973 Medeni hali : Evli (2 çocuk) Yabancı Dil : İngilizce (iyi KPDS-2012, 68) GÖREV YAPTIĞI YERLER: Görev yeri Görevi Tarih Süleyman Demirel Üniversitesi

Detaylı

T.C. ANKARA BATI ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI

T.C. ANKARA BATI ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI T.C. ANKARA BATI ADLİ YARGI İLK DERECE MAHKEMESİ ADALET KOMİSYONU BAŞKANLIĞI 2015 Yılı Yazı İşleri Müdürlüğü Görevde Yükselme Sınavı Başvuru Değerlendirme Formu Sıra No Adı Soyadı Sicili Görev Yeri Eğitim

Detaylı

Anahtar Kelimeler: Pamuk, Gossypium hirsutum L., Verim, Verim Unsurları, Lif Kalite Özellikleri

Anahtar Kelimeler: Pamuk, Gossypium hirsutum L., Verim, Verim Unsurları, Lif Kalite Özellikleri AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2005, 18(2), 245-250 AZERBAYCAN DA ELDE EDİLMİŞ BAZI MUTANT PAMUK (Gossypium hirsutum L.) ÇEŞİTLERİNİN ŞANLIURFA KOŞULLARINDA VERİM VE LİF KALİTE ÖZELLİKLERİNİN

Detaylı

2011-2012 ÖĞRETĐM YILI YATAY GEÇĐŞ SONUÇLARI

2011-2012 ÖĞRETĐM YILI YATAY GEÇĐŞ SONUÇLARI 2011-2012 ÖĞRETĐM YATAY GEÇĐŞ LARI Yükseköğretim Kurumlarında Önlisans ve Lisans Düzeyindeki Programlar Arasında Geçiş, Çift Anadal, Yan Dal ile Kurumlar Arası Kredi Transferi Yapılması Esaslarına Đlişkin

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 01.12.2014. : Sinop Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sinop

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 01.12.2014. : Sinop Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sinop HÜLYA SİPAHİ ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 01.12.2014 Adres : Sinop Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Sinop Telefon : 3682715516-4206 E-posta Doğum Tarihi : Faks : Kadro

Detaylı

GRUP. Devam Çizelgesi UYGULAMA OKULU KOORDİNATÖRÜ UYGULAMA SINIFI. ÖĞRETMEN ADAYININ NUMARASI Kübra Nur SAYAN Bircan ÇAM. 1.

GRUP. Devam Çizelgesi UYGULAMA OKULU KOORDİNATÖRÜ UYGULAMA SINIFI. ÖĞRETMEN ADAYININ NUMARASI Kübra Nur SAYAN Bircan ÇAM. 1. Kübra Nur SAYAN Bircan ÇAM Tülay SANCAR Özlem ESEN Yeliz KUMAŞ Kübra TUNCA Vasfiye KALAMAN 7 Mart Ortaokulu Orhun BÜYÜK Şehmuz BULUT Yrd. Doç. Dr. Mustafa CANSIZ Engin SÖNMEZ Murat YÖNDEM (İ.Ö.) Sultan

Detaylı

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica)

BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) BROKKOLİ (Brassica oleracea var. italica) SİSTEMATİKTEKİ YERİ Takım: Brassicales Familya: Brassicaceae Cins: Brassica Tür: B. oleracea var. italica SAĞLIK VE BESLENME YÖNÜNDEN Brokkoli, A ve C vitamini,

Detaylı

BAHÇELİEVLER AYDIN DOĞAN MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ. Coğrafya Öğretmenliği Grubu Numarası Adı Soyadı

BAHÇELİEVLER AYDIN DOĞAN MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ. Coğrafya Öğretmenliği Grubu Numarası Adı Soyadı BAHÇELİEVLER AYDIN DOĞAN MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ Coğrafya Öğretmenliği Grubu PF09140891 SEVDA ORTAÇ PF09140911 EBRU ŞENER PF09140916 GÜLAY TEKELİ PF09140842 SEYFULLAH YAZICI PF09140168 KÜBRA KARACA

Detaylı

The Possibilities of the Direct Seeding of Watermelon Seed By Pneumatic Precision Planter

The Possibilities of the Direct Seeding of Watermelon Seed By Pneumatic Precision Planter Tarımsal Mekanizasyon 18. Ulusal Kongresi Tekirdağ 432 KARPUZ TOHUMUNUN HAVA EMİŞLİ HASSAS EKİM MAKİNASI İLE DOĞRUDAN EKİM OLANAKLARI The Possibilities of the Direct Seeding of Watermelon Seed By Pneumatic

Detaylı

unalkarik@gmail.com YABANCI DİL BİLGİSİ Yabancı Dil / Derecesi KPDS ÜDS TOEFL IELTS

unalkarik@gmail.com YABANCI DİL BİLGİSİ Yabancı Dil / Derecesi KPDS ÜDS TOEFL IELTS KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Ünvan Dr. Ünal KARIK Mühendis Dahili 451 E-mail Doğum Tarihi - Yeri unalkarik@gmail.com 16.07.1973-ERZİNCAN EĞİTİM BİLGİLERİ Doktora Namık Kemal Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü-Tarla

Detaylı

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ABD 2. SINIF NORMAL ÖĞRETİM. Geldiği Üniversite. Geldiği Bölüm

OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ABD 2. SINIF NORMAL ÖĞRETİM. Geldiği Üniversite. Geldiği Bölüm OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ABD 2. SINIF NORMAL ÖĞRETİM Tercih Ettiği 1 2. Emine SELEN 1. Öğretim Mevlana Üni. 2 2. Kübra İLHAN 1. Öğretim Mevlana Üni. 3 2. Keziban KAMAR 1. Öğretim Fatih Üni. 4 2. Sümeyya ÇAM

Detaylı

2014-2015 Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı Bahar (Ek) Dönemi II. Dönem Derslerine Ait Muafiyet Listesi

2014-2015 Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı Bahar (Ek) Dönemi II. Dönem Derslerine Ait Muafiyet Listesi Sıra No Öğrencini n Adı Soyadı Bölümü Muaf Olunan Ders Muafiyet Durumu 1 Fuat YILMAZ Beden Eğitimi Öğretmenlik Uygulaması Muaf 2 Murat PEKTAŞ Türk Dili ve Edebiyatı (TDE) Öğretmenlik Uygulaması Muaf 3

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite l Lisans Tarla Bitkileri Akdeniz Üniversitesi 1994 Yüksek Lisans Tarla Bitkileri Süleyman Demirel Üniversitesi 1998

Derece Bölüm/Program Üniversite l Lisans Tarla Bitkileri Akdeniz Üniversitesi 1994 Yüksek Lisans Tarla Bitkileri Süleyman Demirel Üniversitesi 1998 ÖZGEÇM VE YAYIN L STES ÖZGEÇM Ad Soyad : brahim ÇEL K Do um Yeri ve Tarihi: Fethiye, 1968 Medeni Durumu : Evli REN M DURUMU Derece Bölüm/Program Üniversite l Lisans Tarla Bitkileri Akdeniz Üniversitesi

Detaylı

ORNEMENTAL HORTİKÜLTÜR &ÇİÇEK TASARIMI

ORNEMENTAL HORTİKÜLTÜR &ÇİÇEK TASARIMI ORNEMENTAL HORTİKÜLTÜR &ÇİÇEK TASARIMI ORNAMENTAL HORTIKULTUR DERS PROGRAMI I. YARIYIL II. YARIYIL T U K T U K Dersin Adı Dersin Adı Matematik I 2 0 2 Matematik II 2 0 2 Genel Kimya 2 2 3 Türk Dili II

Detaylı

BES 451-01 Onkoloji EAH Cansu Dölek Sema Akyüz Hatice Kanıbir Merve Merter Merve İnel Öznur Aydın Tuğba Ekici Huriye Saygılı BES 451-01 Atatürk EAH

BES 451-01 Onkoloji EAH Cansu Dölek Sema Akyüz Hatice Kanıbir Merve Merter Merve İnel Öznur Aydın Tuğba Ekici Huriye Saygılı BES 451-01 Atatürk EAH BES 451 H.Ü. DIŞI HASTANE VE KURUM STAJI - GÜZ DÖNEMİ - BAHAR DÖNEMİ 14 EYLÜL 05 KASIM 08 ŞUBAT- 24 MART 2. GRUP 1. GRUP 4. GRUP 3. GRUP Onkoloji EAH Onkoloji EAH Onkoloji EAH Onkoloji EAH Cansu Dölek

Detaylı

ATIK MANTAR KOMPOSTUNUN MARUL YETİŞTİRİCİLİĞİNDE VERİM VE KALİTEYE ETKİSİ

ATIK MANTAR KOMPOSTUNUN MARUL YETİŞTİRİCİLİĞİNDE VERİM VE KALİTEYE ETKİSİ AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2004, 17(2), 149-154 ATIK MANTAR KOMPOSTUNUN MARUL YETİŞTİRİCİLİĞİNDE VERİM VE KALİTEYE ETKİSİ Ersin POLAT A.Naci ONUS Halil DEMİR Akdeniz Üniversitesi Ziraat

Detaylı

MEMUR KADROSU İÇİN GÖREVDE YÜKSELME SINAVINA GİRMEYE HAK KAZANANLARA İLİŞKİN KESİNLEŞEN ADAY LİSTESİ

MEMUR KADROSU İÇİN GÖREVDE YÜKSELME SINAVINA GİRMEYE HAK KAZANANLARA İLİŞKİN KESİNLEŞEN ADAY LİSTESİ 1 Özay DAL 2 Ayşe Nevbu ÇETİNKAYA ŞEKERCİOĞLU 3 Turgay TURANLIOĞLU 4 Bülent KOTLUK 5 Halil SARPKAYA 6 Canan UZUN 7 Fatma ÇAKMAK ÜNLÜ 8 Cafer KURT 9 Nusret ERSÖZ 10 Hakan BARAN 11 Mehmet DOĞAN 12 Naime

Detaylı

Karakterizasyonu ile Verim ve Kalite Özelliklerinin ncelenmesi.

Karakterizasyonu ile Verim ve Kalite Özelliklerinin ncelenmesi. ÖZGEÇM VE YAYIN L STES ÖZGEÇM Ad Soyad : Ramazan ÖZALP Do um Yeri ve Tarihi: Antalya, 1970 Medeni Durumu : Evli REN M DURUMU Derece Bölüm/Program Üniversite l Lisans Bahçe Bitkileri Akdeniz Üniversitesi

Detaylı

20 EKİM 2007 CUMARTESİ GÜNÜ YAPILAN SINAVIN SONUCU HUKUK İNGİLİZCESİ VI Cumartesi - Pazar Saat : 15.00-18.00 Salon D

20 EKİM 2007 CUMARTESİ GÜNÜ YAPILAN SINAVIN SONUCU HUKUK İNGİLİZCESİ VI Cumartesi - Pazar Saat : 15.00-18.00 Salon D 20 EKİM 2007 CUMARTESİ GÜNÜ YAPILAN SINAVIN HUKUK İNGİLİZCESİ VI Cumartesi - Pazar Saat : 15.00-18.00 Salon D 1 BETÜL KURNAZ 2 35490 VOLKAN UYSAL 3 34966 HOVSEP PAYEL 4 33196 GÖZDE İŞÇİ 5 SİBEL YILMAZ

Detaylı

DUFED 4(2) (2015) 77-82

DUFED 4(2) (2015) 77-82 DUFED 4(2) (2015) 77-82 Dicle Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi dergi anasayfa: http://www.dufed.org Tek melez mısır genotiplerinin Diyarbakır şartlarındaki performanslarının belirlenmesi Determination

Detaylı

ÇANKAYA İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINAV SONUÇ LİSTESİ SIRA SOYAD AD KURUM ADAY NO SERTİFİKA TÜRÜ PUAN SONUÇ. 06924 Çağrı Merkezi Elemanı 95 GEÇTİ

ÇANKAYA İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINAV SONUÇ LİSTESİ SIRA SOYAD AD KURUM ADAY NO SERTİFİKA TÜRÜ PUAN SONUÇ. 06924 Çağrı Merkezi Elemanı 95 GEÇTİ Sayfa : 1 / 7 1 BULUT Abdulsamet 07001 Çağrı Merkezi Elemanı 85 GEÇTİ 2 AHMET TAHİR Ahmet 06898 Çağrı Merkezi Elemanı 55 GEÇTİ 3 KAYABAŞI Akgün 07002 Çağrı Merkezi Elemanı 50 GEÇTİ 4 DİNÇ Ali 06919 Çağrı

Detaylı

Adı Soyadı Sertifika Sınav Hakkı 100034 ÖMER EMRE B 2 MERKEZ Denizli Lisesi

Adı Soyadı Sertifika Sınav Hakkı 100034 ÖMER EMRE B 2 MERKEZ Denizli Lisesi Sınav Kodu Adı Soyadı Sertifika Sınav Hakkı İlçe Adı Kurum Adı 100034 ÖMER EMRE B 2 Denizli 100034 ENGİN GÜLDAL B 3 Endüstri Meslek 100034 BAYRAM KUTLU A2 1 Anafartalar 100034 ÖZCAN CEYHAN B 1 Denizli

Detaylı

BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU

BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU Adı Soyadı Ünvanı Birimi Doğum Yeri/Yılı E-Posta BİLECİK ŞEYH EDEBALİ ÜNİVERSİTESİ AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ FORMU KİŞİSEL BİLGİLER Özlem ÇALKAN SAĞLAM Yrd. Doç. Dr. Tarım Bilimleri ve Teknolojikleri Fakültesi

Detaylı

1.TİG Kursu "Tüm Yönleriyle TİG" Katılımcı Listesi

1.TİG Kursu Tüm Yönleriyle TİG Katılımcı Listesi 1.TİG Kursu "Tüm Yönleriyle TİG" 09-10 Eylül 2015- Ankara Adı-Soyadı ABDULKADİR DOST ABDULKADİR DENİZ AHMET GENÇ AHMET GÖDEKMERDAN AHMET KÜRŞAT ACAR AHMET ÖZYALÇIN AHMET ÜZÜM AHMET ZEREN ALAİDDİN DOMAÇ

Detaylı

13 AKDE ĐZ Ü ĐVERSĐTESĐ ÖĞRE CĐSĐ OLUP BAŞKA Ü ĐVERSĐTELERE GĐDECEK ÖĞRE CĐ LĐSTESĐ (KESĐ Ö KABUL ALMIŞ OLA LAR

13 AKDE ĐZ Ü ĐVERSĐTESĐ ÖĞRE CĐSĐ OLUP BAŞKA Ü ĐVERSĐTELERE GĐDECEK ÖĞRE CĐ LĐSTESĐ (KESĐ Ö KABUL ALMIŞ OLA LAR 13 AKDE ĐZ Ü ĐVERSĐTESĐ ÖĞRE CĐSĐ OLUP BAŞKA Ü ĐVERSĐTELERE GĐDECEK ÖĞRE CĐ LĐSTESĐ (KESĐ Ö KABUL ALMIŞ OLA LAR SIRA ADI-SOYADI GİDECEĞİ ÜNİVERSİTE FAKÜLTE/YÜKSEKOKUL BÖLÜMÜ 1 ABDULLAH ÖZKAN ÇUKUROVA ÜNİ.

Detaylı

TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ

TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ TARIMSAL BİYOTEKNOLOJİYE GİRİŞ Bitki Doku Kültürü Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TB101 Çiğdem Yamaner (Yrd. Doç. Dr.) 4. Hafta (08.10.2013) ADÜ Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü

Detaylı

EĞİTİM BİLGİLERİ. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi / 2013. Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi / 1999

EĞİTİM BİLGİLERİ. Çukurova Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi / 2013. Fen Bilimleri Enstitüsü Tarım Ekonomisi / 1999 KİŞİSEL BİLGİLER Adı-Soyadı Osman Sedat SUBAŞI Unvan Dr. Telefon (0324) 518 00 52 İç hat: 128 E-posta sedatsbs@gmail.com Doğum Yeri- Gölbaşı - 1972 Doktora Yüksek Lisans Lisans EĞİTİM BİLGİLERİ Çukurova

Detaylı

YAZILI SINAV SONUCU (%20) ALES (EA) (%50) NOT ORT. (%20) Y. DİL PUANI (%10) BAŞARI DURUMU ADI SOYADI SONUÇ

YAZILI SINAV SONUCU (%20) ALES (EA) (%50) NOT ORT. (%20) Y. DİL PUANI (%10) BAŞARI DURUMU ADI SOYADI SONUÇ T.C. BARTIN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ GÜZ DÖNEMİ SINAV LARI (27.08.2014) EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI SINAV LARI NO ALES (EA) NOT ORT. Y. DİL PUANI YAZILI SINAV

Detaylı

KÖYÜMÜZ AİLE LİSTESİ AKGÜL A Y K A N A T KAMİL AYKANAT A S M A G Ü L A Y C I L KENAN ATLAS CEMAL ATLAS ALİ AKTEN MEHMET AKTEN

KÖYÜMÜZ AİLE LİSTESİ AKGÜL A Y K A N A T KAMİL AYKANAT A S M A G Ü L A Y C I L KENAN ATLAS CEMAL ATLAS ALİ AKTEN MEHMET AKTEN KÖYÜMÜZ AİLE LİSTESİ AKGERMAN HAKKI AKGERMAN MEHMET AKGERMAN ALTAN AKGERMAN ERDAL AKGERMAN YASİN AKGERMAN MURAT AKGERMAN HALİL AKGERMAN AKGÜL İBRAHİM AKGÜL MEHMET AKGÜL CELAL AKGÜL SEZGİN AKGÜL A K T E

Detaylı

Kullanma Kılavuzu. 10 dönüm için 1 l gübre kullanılarak ilkbaharda sürgünler püskürtme(ya da damlama) yöntemiyle

Kullanma Kılavuzu. 10 dönüm için 1 l gübre kullanılarak ilkbaharda sürgünler püskürtme(ya da damlama) yöntemiyle Yazlık ve kışlık tahıllar, patates, pancar, patlıcangiller, kabakgiller, lahana grubu, ağaçlar, soğanlar, yeşillikler, çiçekler ve çimler, ay çiçeği, üzüm, meyve çalılıkları ve dekoratif çalılıklar, küçük

Detaylı

20113101002 TUĞÇE AÇAN İşletme Yüksek Lisans Tezsiz Programı 20113101003 ÇAĞATAY AKAR İşletme Yüksek Lisans Tezsiz Programı 20113101004 EREN AKKALE

20113101002 TUĞÇE AÇAN İşletme Yüksek Lisans Tezsiz Programı 20113101003 ÇAĞATAY AKAR İşletme Yüksek Lisans Tezsiz Programı 20113101004 EREN AKKALE 20113101002 TUĞÇE AÇAN İşletme Yüksek Lisans 20113101003 ÇAĞATAY AKAR İşletme Yüksek Lisans 20113101004 EREN AKKALE İşletme Yüksek Lisans 20113101005 ERGUN ARISOY İşletme Yüksek Lisans 20113101006 TOLGA

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ 2012-2013 EĞİTİM YILI PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI YEDEK ADAY KAYIT LİSTESİ

T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ 2012-2013 EĞİTİM YILI PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI YEDEK ADAY KAYIT LİSTESİ İLAHİYAT T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ SÜREKLİ EĞİTİM MERKEZİ 2012-2013 EĞİTİM YILI PEDAGOJİK FORMASYON EĞİTİMİ SERTİFİKA PROGRAMI YEDEK ADAY KAYIT LİSTESİ Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi KAYIT HAKKI KAZANAN

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ KONUSU BELİRLENEN ÖĞRENCİLER Güncelleme Tarihi :23.12.2015

CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ KONUSU BELİRLENEN ÖĞRENCİLER Güncelleme Tarihi :23.12.2015 CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ KONUSU BELİRLENEN ÖĞRENCİLER Güncelleme Tarihi :23.12.2015 SIRA NO ADI SOYADI ABD PROGRAMI DANIŞMANI TEZ KONUSU YÖNETİM KURULU TARİHİ YÖNETİM KURULU

Detaylı

19/11/2015 TARİHLİ AKADEMİK İLANLARDA YER ALAN KADROLARA MÜRACAAT EDEN ADAYLARIN ÖN DEĞERLENDİRME SONUÇLARI. Lisans Mezuniyet.

19/11/2015 TARİHLİ AKADEMİK İLANLARDA YER ALAN KADROLARA MÜRACAAT EDEN ADAYLARIN ÖN DEĞERLENDİRME SONUÇLARI. Lisans Mezuniyet. 19/11/2015 TARİHLİ AKADEMİK İLANLARDA YER ALAN KADROLARA MÜRACAAT EDEN ADAYLARIN E SONUÇLARI BİRİMİ: DALAMAN MESLEK YÜKSEKOKULU %30 (SINAVA GİRMEYE HAK 1 Hakan ÖZKAN Ulaştırma Hizmetleri Böl. /Marina İşletme

Detaylı

MEMUR KADROSUNDA ARANAN ŞARTLARI TAŞIYANLARA İLİŞKİN ADAY LİSTESİ

MEMUR KADROSUNDA ARANAN ŞARTLARI TAŞIYANLARA İLİŞKİN ADAY LİSTESİ 1 Özay DAL 2 Ayşe Nevbu ÇETİNKAYA ŞEKERCİOĞLU 3 Turgay TURANLIOĞLU 4 Bülent KOTLUK 5 Halil SARPKAYA 6 Canan UZUN 7 Fatma ÇAKMAK ÜNLÜ 8 Cafer KURT 9 Nusret ERSÖZ 10 Hakan BARAN 11 Mehmet DOĞAN 12 Naime

Detaylı

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER

İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER ANKARA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HALKLA İLİŞKİLER VE TANITIM ANA BİLİM DALI İŞLETMELERDE KURUMSAL İMAJ VE OLUŞUMUNDAKİ ANA ETKENLER BİR ÖRNEK OLAY İNCELEMESİ: SHERATON ANKARA HOTEL & TOWERS

Detaylı

EMLAK KONUT GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. EMLAK KONUT ISPARTAKULE EVLERİ YEDEK LİSTESİ

EMLAK KONUT GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. EMLAK KONUT ISPARTAKULE EVLERİ YEDEK LİSTESİ EMLAK KONUT GAYRİMENKUL YATIRIM ORTAKLIĞI A.Ş. EMLAK KONUT ISPARTAKULE EVLERİ YEDEK LİSTESİ BASVURU GRUBU SOY ÖZEL DURUM 1+1 *******6134 NEVRUZ PARLAZ 1 ÖZEL DURUM 1+1 *******7022 HÜSNÜ SAVAŞ 2 ÖZEL DURUM

Detaylı

ALES PUAN KADRO ÜNVANI KAD. DER. 1 Gökhan ÖZBİÇİCİ Yabancı Diller Yüksekokulu Okutman 5 87,82383 93,75 52,694298 37,5 90,194298

ALES PUAN KADRO ÜNVANI KAD. DER. 1 Gökhan ÖZBİÇİCİ Yabancı Diller Yüksekokulu Okutman 5 87,82383 93,75 52,694298 37,5 90,194298 Sr. Sr. BAġVURANIN ADI SOYADI MEHMET AKİF ERSOY ÜNİVERSİTESİNİN 02-16 EYLÜL 2013 TARİHLERİ ARASINDA YAYIMLANAN AKADEMİK KADRO İLANI YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU OKUTMAN (9611) İLANI ÖN DEĞERLENDİRME SONUCU

Detaylı

Adnan Menderes Üniversitesi. Ankara Üniversitesi

Adnan Menderes Üniversitesi. Ankara Üniversitesi KİŞİSEL BİLGİLER Adı Soyadı Berrin ŞAHİN Ünvanı Mühendis Telefon 2565811123 E-mail berrin.sahin@gthb.gov.tr Doğum Tarihi - Yeri 19.05.1962-Ankara EĞİTİM BİLGİLERİ Doktora Üniversite Adı - Akademik Birim/Mezuniyet

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Abdulveli SİRAT

Yrd. Doç. Dr. Abdulveli SİRAT Yrd. Doç. Dr. Abdulveli SİRAT ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Ünvanı Adı Soyadı Doğum Yeri : Yrd. Doç. Dr. : Abdulveli SİRAT : ParwanAfganistan Doğum Tarihi : 29.01.1971 Telefon : (456) 511 86 69/126

Detaylı

ZİRAAT FAKÜLTESİ TIP FAKÜLTESİ SIRA NO ADI SOYADI BİRİMİ ÜNVANI. 1 TOLGA ERDEM ZİRAAT FAKÜLTESİ Profesör. 2 YEŞİM AHI ZİRAAT FAKÜLTESİ Profesör

ZİRAAT FAKÜLTESİ TIP FAKÜLTESİ SIRA NO ADI SOYADI BİRİMİ ÜNVANI. 1 TOLGA ERDEM ZİRAAT FAKÜLTESİ Profesör. 2 YEŞİM AHI ZİRAAT FAKÜLTESİ Profesör ZİRAAT 1 TOLGA ERDEM ZİRAAT 2 YEŞİM AHI ZİRAAT 3 HASAN ERSİN ŞAMLI ZİRAAT 4 FULYA ÖZDİL ZİRAAT 5 SÜREYYA ALTINTAŞ ZİRAAT 6 İLKNUR KORKUTAL ZİRAAT 7 ORHAN YÜKSEL ZİRAAT 8 ERHAN GEZER ZİRAAT 9 ALPAY BALKAN

Detaylı

CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ KONUSU BELİRLENEN ÖĞRENCİLER Güncelleme Tarihi :26.11.2015

CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ KONUSU BELİRLENEN ÖĞRENCİLER Güncelleme Tarihi :26.11.2015 CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ KONUSU BELİRLENEN ÖĞRENCİLER Güncelleme Tarihi :26.11.2015 SIRA NO ADI SOYADI ABD PROGRAMI DANIŞMANI TEZ KONUSU YÖNETİM KURULU TARİHİ YÖNETİM KURULU

Detaylı

İBRAHİM ÖNAL ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ 2011 LYS SONUÇLARI

İBRAHİM ÖNAL ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ 2011 LYS SONUÇLARI İBRAHİM ÖNAL ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ 2011 LYS SONUÇLARI S. N. ADI SOYADI ÜNİVERSİTE ADI FAKÜLTE BÖLÜM 1 OĞUZCAN EREN FATİH ÜNİVERSİTESİ Tıp Fakültesi Tıp (Burslu) 2 ÖMER ÖZ DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ Tıp

Detaylı

SIRA NO PROJE NO AD SOYAD İKAMET İLİ ÜNİVERSİTE BÖLÜM

SIRA NO PROJE NO AD SOYAD İKAMET İLİ ÜNİVERSİTE BÖLÜM 1 2013-1-TR1-COM04-47097 Adem TOPRAK ZONGULDAK Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği 2 2013-1-TR1-COM04-46886 Adem CELEP MANİSA Anadolu Üniversitesi Almanca Öğretmenliği 3 2013-1-TR1-COM04-46419

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA DEĞİŞİK KIŞLIK MERCİMEK (Lens culinaris Medic.) ÇEŞİTLERİNDE VERİM VE VERİM ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA DEĞİŞİK KIŞLIK MERCİMEK (Lens culinaris Medic.) ÇEŞİTLERİNDE VERİM VE VERİM ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ DERGİSİ, 2005, 18(2), 285-290 KAHRAMANMARAŞ KOŞULLARINDA DEĞİŞİK KIŞLIK MERCİMEK (Lens culinaris Medic.) ÇEŞİTLERİNDE VERİM VE VERİM ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Detaylı

Yüzey Suları Çalışma Grubu

Yüzey Suları Çalışma Grubu Yüzey Suları Çalışma TÜRKİYE ULUSAL HİDROLOJİ KOMİSYONU TUHK BAŞKANI: Dr. BÜLENT SELEK ÜNİVERSİTELER TEMSİLCİSİ: Prof. Dr. HAFZULLAH AKSOY Çalışma Grupları Üye Adı-Soyadı Görevi Çalıştığı Kurum Prof. Dr.

Detaylı

ERART Güzel Sanatlar Eğitim Merkezi 1997 YILI ÜNİVERSİTEYİ KAZANAN ÖĞRENCİLER

ERART Güzel Sanatlar Eğitim Merkezi 1997 YILI ÜNİVERSİTEYİ KAZANAN ÖĞRENCİLER ERART Güzel Sanatlar Eğitim Merkezi 1997 YILI ÜNİVERSİTEYİ KAZANAN ÖĞRENCİLER Nejat Semerci Anadolu Üniversitesi Resim Nejat Semerci Tansel Diplikaya Anadolu Üniversitesi Çizgi Film Satı Gamze Erdoğan

Detaylı

Araştırma Makalesi (Research Article)

Araştırma Makalesi (Research Article) Araştırma Makalesi (Research Article) Yaşar Tuncer KAVUT A. Esen ÇELEN Gülcan DEMİROĞLU TOPÇU Behçet KIR 1 Ege Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Tarla Bitkileri Bölümü, 35100 İzmir/Türkiye e-posta: tunver.kavut@ege.edu.tr

Detaylı

DSİ 22. BÖLGE MÜDÜRLÜLÜĞÜ DAİMİ İŞÇİ AĞIR KAMYON ŞOFÖRÜ (ŞOFÖR) SINAV SONUÇ LİSTESİ

DSİ 22. BÖLGE MÜDÜRLÜLÜĞÜ DAİMİ İŞÇİ AĞIR KAMYON ŞOFÖRÜ (ŞOFÖR) SINAV SONUÇ LİSTESİ AĞIR KAMYON ŞOFÖRÜ (ŞOFÖR) 1 TRABZON DURSUN SARIALİOĞLU KAZANDI 2 TRABZON SERKAN KÜÇÜK KAZANDI 3 TRABZON AHMET EROĞLU KAZANDI 4 TRABZON HASRET DİLLİ KAZANDI 5 TRABZON FATİH YÜKSEL 1.YEDEK 6 TRABZON CENGİZ

Detaylı

İMKB DARICA MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ MESLEKİ AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ YÜZ YÜZE EĞİTİM PROGRAMI 2015-1.DÖNEMİ HAFTALIK DERS PROGRAMI

İMKB DARICA MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ MESLEKİ AÇIK ÖĞRETİM LİSESİ YÜZ YÜZE EĞİTİM PROGRAMI 2015-1.DÖNEMİ HAFTALIK DERS PROGRAMI İMKB DARICA MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ İ HAFTALIK DERS PROGRAMI GÜN SAATLER 10A 10B 10C 11A 11B C U M A R T E S İ P A Z A R 1 09:00-09:40 2 09:40-10:20 3 10:-11:10 4 11:10-11:50 5 12:00-12:40 6 12:40-13:20

Detaylı

Ziraat Fakültesi 1. Sınıflar

Ziraat Fakültesi 1. Sınıflar Ziraat Fakültesi 1. Sınıflar Bölümler 07 08 09 10 11 12 13 14 15 BB 101 Bahçe Prof.Dr. Halit YETİŞİR TBD 109 Kimya TBD 107 Fizik TBD101 Botanik Yrd.Doç.Dr. Hasan PINAR TBD 105 Öğr.Gör. Zeynel TBD 103 Zooloji

Detaylı

İSTANBUL KATILIMCI LİSTESİ

İSTANBUL KATILIMCI LİSTESİ İSTANBUL KATILIMCI LİSTESİ Aday Ad Aday Soyad Faaliyet Adı Faaliyet İli Faaliyet Yeri Başlama Tarihi Bitiş Tarihi ABDULNASIR ÇELİK 2016000004Rehberlik Kursu İSTANBUL ABDURRAHMAN AKYOL 2016000004Rehberlik

Detaylı

ÖLÇME SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI ÖSYM UZMAN YARDIMCISI SÖZLÜ SINAV TARİHLERİ VE SAATLERİ

ÖLÇME SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI ÖSYM UZMAN YARDIMCISI SÖZLÜ SINAV TARİHLERİ VE SAATLERİ ÖLÇME SEÇME VE YERLEŞTİRME MERKEZİ BAŞKANLIĞI ÖSYM UZMAN YARDIMCISI SÖZLÜ SINAV TARİHLERİ VE SAATLERİ Ad Soyadı Alanı Sözlü Sınav Tarihi Sözlü Sınav Saati AYŞENUR DERELİOĞLU Almanca 14.02.2013 Perşembe

Detaylı