PERİANAL VE ANAL KANAL KANSERLERİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "PERİANAL VE ANAL KANAL KANSERLERİ"

Transkript

1 38 PERİANAL VE ANAL KANAL KANSERLERİ Dr. Uğur SUNGURTEKİN Anal bölge kanserleri nadir görülen kanser türü olarak bilinmekte ise de görülme sıklığı dönemiyle karşılaştırıldığında döneminde erkeklerde 1.6 kat, kadınlarda ise 1.5 kat arttığı epidemiyolojik çalışmalarda gösterilmiştir yılında ise ABD de 2020 si erkek, 3050 si kadın olmak üzere toplam 5070 yeni anal kanser olgusunun saptanması tahmin edilmekte olup, bu sayı sindirim sistemi kanserlerinin %1.9 unu oluşturmaktadır. Bu hastalık nedeniyle ölüm sayısının ise 680 olması beklenmektedir. Anal kanal tümörleri kadınlarda daha fazla görülmekte iken (3:2), Perianal bölge tümörleri erkeklerde daha sık görülür (4:1). Ancak her iki cins gurubunda da başvuru yaşları arasındadır. ABD de bu bölge tümörlerinin homoseksüel erkeklerde genel erkek nüfusuna oranla kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir. 2,3 Bunda İnsan İmmun Yetmezlik virüsü (HIV) ile enfekte homoseksüel erkeklerin özellikle risk altında oldukları öteden beri bilinmektedir. Bu hastalık grubu ile karşılaşma olasılığı olan Pratisyen, Genel Cerrah, Dahiliye, Gastroenteroloji, Radyasyon onkolojisi, Medikal onkoloji, ve Dermatoloji hekimlerinin bilgi yetersizliği ve tanı ve tedavide yeterli özeni gösterememelerinden dolayı hastalık genellikle geç tanınmakta, bu durum ise hastaların tedavisini güçleştirmektedir. ANATOMİ Anal kanal küçük olmakla beraber, embriyolojik, histolojik, anatomik ve karakteristikleri açısından farklılıklar gösterir. Bu bölgenin malign lezyonlarını bildiren çoğu raporda malignitenin yerleşim yerinin tanımlanmasında kişilere göre değişen farklılıkların bulunduğu görülmüştür. Bu karışıklığın üstesinden gelebilmek için Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Birleşik Kanser Komitesi (AJCC) bu bölge için kabul gören ortak bir tanımlama getirmişlerdir. 4,5 Buna göre anal kanal kalın barsağın terminal 639

2 640 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri kısmı olup anorektal halkanın üst yüzeyinden başlar pelvik tabandan geçerek anüste sonlanan kısmıdır. Aşağı kısım dentate çizgi den (mukokutanöz bileşke) başlar ve anal girime kadar uzanır. Burası esas olarak cerrahi anal kanaldır. Perianal deri (anal sınır) kıl gibi deri eklerinin görüldüğü kısım olarak tanımlanır, dış sınır konusunda tam bir fikir birliği olmasa da çoğu yazarlar anal girimden itibaren lateral ve distal yönde 5-6 cm lik uzanımı kabul etmektedir. 6-8 Rektum kısmında barsağın standart silindirik epitel yapısı bulunmakta iken anal kanaldan itibaren ilk kısım stratifiye skuamöz epitel tabakası, daha dış kısımları ise normal deri tabakası ile örtülüdür. Linea dentata nın (Dişli çizgi) yukarısındaki ilk 0-12 mm lik kısmı Transizyonel zone veya geçiş bölgesi olarak bilinir (Şekil 1). Burasının varlığı dolayısıyladır ki immatür metaplazik doku rektumdan yukarıya doğru uzanır ve dentate çizginin 6-8 cm proksimalinde bile intraanal Skuamöz Hücreli Kanser (SCC) bulunabilir. Bu bölgenin diğer bir özelliği de İnsan Papilloma Virüs (HPV Tip 16) infeksiyonuna karşı duyarlı olmasıdır. Linea Dentata nın lenfatik drenajı superior rektal lenfatikler yolu ile inferior mezenterik, lateral de iliak lenf bezlerine olurken, bu çizginin altında drenaj primer olarak inguinal lenf bezlerine olup aynı zamanda inferior ve superior rektal lenf bezlerine de olmaktadır (Şekil 2). Bazı yazarlar ise bu bölge hastalıklarıyla uğraşan tüm hekimlik dallarının ortak olarak kullanabileceği ve basit bir tanımlama önermişlerdir. Bu sınıflamada bölge kolayca tanımlanabilen 3 kısma bölünmüştür (Şekil 3). Bunlar 1-Anal Kanal Lezyonları: Kalçaların hafifçe ayrılmasına rağmen görülemeyen veya tam olarak görülemeyen kısmın lezyonları, 2-Perianal Lezyonlar: Kalçaların hafifçe çekilmesi sonrası tam olarak görülebilen ve anal girimin çevresindeki 5 cm yarıçaplı kısmı içeren lezyonlar, 3-Perine Deri Lezyonları: Anal girimin 5 cm yarıçaplı alanın dışında kalan kısımda görülen lezyonlardır. 9 PATOLOJİK TERMİNOLOJİ Anüs ve perinenin premalign lezyonlarının patoloji hekimlerince bildirilen sonuç raporları sıklıkla tedavi eden hekimlerde kavram karışıklığına neden olmaktadır. Örneğin: İnsitu skuamöz hücreli kanser (CIS), anal intraepitelial neoplazi (AIN), Skuamöz intraepitelial lezyon Şekil 1. Anal kanal anatomisi

3 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri 641 İnguinal lenf bezlerine yayılım Şekil 2. Rektumda lenf bezlerine drenajın yönü. I: Üst ve orta rektumda lenfatik drenaj, II: Alt rektumda lenfatik drenaj Şekil 3. I-III: İntraanal(Anal kanal) lezyon, IV: Anal girim lezyon, V: Perine lezyonu (SIL) ve Bowen hastalığı tanılarının hepsi de aynı hastalığı tanımlamak için kullanılmış olabilir. Bunun önüne geçilmesi amacıyla kabul edilen Dünya Sağlık Örgütü (WHO) anal karsinomun güncel sınıflamasında; kloakojenik, transizyonel, keratinize ve bazaloid tanımları ortadan kaldırmış olup tüm alt guruplar tek bir jenerik başlık altında skuamöz hücreli karsi- nom başlığı altında toplanmıştır. 4 Uygulama kılavuzlarındaki bu değişikliğin nedeni hem kloakojenik (bazen değişimli olarak bazaloid olarak tanımlanan) hem de transizyonel tümörlerin artık non-keratinize tümörler olarak kabul edilmesidir. Anal kanalın daha proksimalinde yerleşmiş skuamöz kanserler büyük oranda non-keratinize ve daha az diferansiye,

4 642 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri buna karşın anal kanalın distalinde yerleşenler ise keratinize ve iyi diferansiye olmaktadırlar. 9 Bununla beraber günümüzde gerek keratinize gerekse non-keratinize tümörlerin benzer doğal seyir ve prognoza sahip olduğu kabul edilmektedir. Perianal tümörler deri eklerinin (ter bezleri vs.) bulunmasıyla anal kanal tümörlerinden ayrılabilir. Ancak skuamöz hücreli kanserin her iki tarafını da tutabilmesinden dolayı ayırım her zaman mümkün olamamaktadır. ETİYOLOJİ VE PATOGENEZ Geçmişte hemoroid, anal fissür gibi benign durumların neden olduğu kronik irritasyonun ve iltihabi barsak hastalıklarının hastalığın gelişmesinde etken olduğu düşünülmekte iken son on yıldaki çalışmaların ışığı altında bu görüş değişmiştir. Bugün hastalığın etiyolojisinde kronik yüksek risk genotipli İnsan Papilloma Virüs (HPV) infeksiyonu, Aynı anda farklı HPV tipleriyle infeksiyonun bulunması, Servikal displazi veya kanser, HIV pozitifliğinin varlığı, düşük CD4 sayısı, sigara kullanımı, anal ilişki ve solid organ naklini takiben immunosupresyon kullanımının rol oynadığı kabul edilmektedir. HPV sık görülen, seksüel geçişle yayılan, hızla yok olabilen olguların sadece %1 inde genital siğilleri oluşturan bir DNA papovirüstür. Anal kanser olgularının %85-90 ında pozitif olarak bulunmuştur. HPV nin 80 nin üzerinde farklı tipi saptanmış olup en azından 23 tanesinin anogenital mukozayı enfekte edebildiği gösterilmiştir. 10 Her biri farklı alt tip farklı oranda malignite potansiyeline sahiptir. Düşük riskli HPV alt tipleri sadece düşük dereceli dispazilerde görülürken yüksek riskli olan HPV alt tiplerine (16,18, 31, 33, 35, 39, 45, 50, 51, 53, 56, 58, 59, 68) sıklıkla yüksek dereceli displazilerde rastlanır. Tip 16 ve 18 ise anal kanser için yapılan epidemiyolojik çalışmalarda en sık rastlanan tiplerdir. HPV Tip 16 ve 18 DNA varlığına üst anal kanserli hastalarda daha fazla, alt anal kanserli hastalarda ise daha az rastlanmaktadır. Bu bulgu keratin bulunmaması ile HPV bulunması arasındaki ilişkiyi destekler niteliktedir. Çünkü üst anal kanal kanserleri non-keratinize tiptir. Bu nedenle HPV Tip 16 ve 18 in anal kanalın hemen üstündeki transizyonel bölgeye afinitesi olduğu ortaya konmuştur. Bu bölge embriyolojik ve histolojik olarak serviksteki transizyonel bölge ile benzerlikler göstermektedir. 11,12 Solid organ nakli sonrası immunosupresyon alan kişiler başka bölgelerde olduğu gibi anal kanal açısından da yüksek kanser riskine sahiptirler. Görülme riski erkeklerde kadınlara oranla daha yüksektir. Örneğin böbrek transplantasyonu yapılan hastalarda bu risk normal popülasyona göre 100 kat daha fazladır. Siklosporin ve Kortizonun buna neden olduğu öne sürülmüştür. Farklı çalışmalarda sigara içiminin anal kanser gelişmesinde bir risk olduğu gösterilmiş olup sigara içiminin kesilmesiyle birlikte bu risk azalmaktadır. Toplum taramalarında anal kanserin hiç evlenmemiş, heteroseksüel ve anal ilişkide bulunan erkeklerde kadınlara oranla daha fazla olduğu, kadınlarda Chlamydia Trachomatis ve Herpes Simplex Virüs 2 infeksiyonunun da eşlik ettiği gösterilmiştir Genital siğillerin varlığı sıklıkla anal kanserle birliktedir. Anal ilişkinin kendisi anal skuamöz hücreli kanser için artmış bir risk taşımamaktadır. Bununla birlikte HPV pozitifliği ile birlikte olan kanser ilişkisinin HIV pozitifliği nedeniyle olup olmadığının ayrılması her zaman mümkün olamamaktadır. Çünkü HIV pozitif olan bir kişi büyük bir olasılıkla HPV nin bir veya birkaç fenotipi ile enfekte olduğu ve HPV-kaynaklı skuamöz intraepitelial lezyonların (HSIL) bu hastalarda daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Lezyonların ortaya çıkması CD4 sayısı düştükçe daha fazla olmaktadır. HIV pozitif olan hastalarda yüksek derecede aktif antiretroviral tedavi (HAART) başlanması, non-hodgkin lenfoma ve Kaposi sarkomu gibi malignitelerde azalma göstermesine rağmen anal kanser sıklığında bir azalma yapamamıştır. Bunun HIV

5 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri 643 pozitif olan hastaların etkili tedavi yöntemleri nedeniyle daha uzun yaşamaları, dolayısı ile HPV enfeksiyonlarına daha fazla maruz kalmaları nedeniyle olabileceği de öne sürülmüştür. Etiyolojide rol oynayan faktörler Tablo 1 de gösterilmiştir Günümüzde mevcut olan kanıtlar anal karsinoma etyolojisinde çevresel faktörler, HPV enfeksiyonu, immün durum ve supressif genler arasında karşılıklı etkileşmelerin sonrası ortaya çıkmış olduğunu düşündürmektedir. rektiğinde biyopsi alınmalıdır. Tüm HIV pozitif hastaların takiplerinde, servikal veya vulva displazisi veya kanseri bulunan olgularda ve transplant alıcılarında tarama önerilmektedir. HIV pozitif olanlarda yılda bir, heteroseksüel ilişkisi olanlarda ise 2-3 yılda bir yapılmasının maliyet-etkinlik açısından uygun olduğu bildirilmiştir. Literatürde yaşam şansını artırdığı veya sonuçları iyileştirdiği düşüncesini kanıtlayacak herhangi bir randomize ve kohort çalışma yapılmamıştır. Tablo 1. Anal Skuamöz Hücreli Karsinom için risk faktörleri Alt genital traktusta malignite hikayesinin varlığı (özellikle HSIL, Kanser)* HIV seropozitifliği CD4 sayısının düşüklüğü İmmunosupresyon (Özellikle solid organ allograft varlığı ve siklosporin tedavisi) Aşırı sigara kullanımı Farklı HPV genotipleriyle enfekte olma Yüksek riskli HPV genotipi ile kronik infeksiyon varlığı Radyasyona maruz kalma * Anal HPV infeksiyonu olan kadınlar uterus ve serviks HPV infeksiyonu açısından yüksek risk gurubunda olduğundan dolayı anal lezyonlar saptandığında serviks taraması da yapılmalıdır. HIV: İnsan immün yetmezlik virüsü; HPV: İnsan papilloma virüsü; HSIL: Yüksek dereceli skuamöz intraepitelial lezyon. TARAMA Bölgenin lezyonlarının servikal kanserlerle benzerlikler göstermesi dolayısı ile servikal kanserdekine benzer tarama testlerinin (Pap smear testi) yapılabilirliği düşüncesini ortaya atmıştır. Test, küçük serum fizyolojik veya su ile ıslatılmış bir fırçanın anal girimden ve anal kanaldan hafifçe bastırılması ve çevrilmesi ile alınan döküntü hücre materyalinin lam üzerine alınıp standart Papanicolaou tespiti yapılmasına ve incelenmesine dayanır. Sensitivitesi %50-95 arasında olup HIV-pozitif hastalarda daha yüksektir Hücresel olarak anormal bir durumun saptanması durumunda şüpheli alanlar %3-5 lik asetik asit uygulanmasını takiben tercihan büyütmeli anoskop ile incelenmeli ge- KLİNİK GÖRÜNÜM VE EVRELEME Hastaların çoğunda başvuru nedeni rektal kanamadır. Kanama nedeninin sıklıkla hemoroid olabileceği düşünülmesinden dolayı tanıda gecikme söz konusudur. Diğer bulgular rektal ağrı ve/veya rektumda kitle hissinin bulunmasıdır. Olguların yaklaşık %30 unda mevcuttur. %20 olguda ise başvuru anında anamnezde şikâyet saptanmaz. Semptomların süresinin prognostik önemi yoktur. Akıntı, inkontinans, barsak alışkanlıklarında değişiklik, pelvik ağrı, vajenden gaz ve gaita gelmesi ilerlemiş lezyon varlığını düşündüren şikâyetlerdir. Tenesmus ve ağrılı defekasyon sfinkter mekanizmasındaki tutulumu gösteren bir bulgudur. Hastalıkta

6 644 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri hekime başvuru genellikle geç olup başvuru anındaki tümör büyüklüğü 3-4 cm arasındadır. Nadiren hasta diğer bulgular çıkmadan inguinal bölgede kitle şikâyeti ile de başvurabilir. 13,14 Bu primer tümörün diğer bulgulara neden olmaksızın metastaz yapmasının bir belirtisidir. Bazen tümör rastlantısal olarak patolojiye gönderilen hemoroidektomi piyeslerinin incelenmesi esnasında rastlantısal olarak konabilir. Prognoz primer anal karsinomun büyüklüğü, bölgesel lenf bezlerine ve ekstrapelvik bölgelere yayılmasıyla ilişkilidir. 2 cm den büyük olmayan ve kemoradyoterapi ile tedavi edilen tümörlerde 5 yıllık yaşam şansı yaklaşık %80 iken, büyüklüğün 5 cm veya üstünde olduğu ve aynı tedaviyi alan olgularda bu oran %50 ye inmektedir. Başvuru anında lenf bezlerine metastaz oranı farklılık göstermekle beraber %10-40 arasındadır. Her ne kadar lenf bezi tutulumunun tümörün T evresi ile ilişkili olduğunu belirten raporlar varsa da diğer çalışmalar bu görüşü desteklememektedir. Anal kanser nedeniyle abdominoperineal rezeksiyon (APR) uygulanan hastalarda metastaz saptanan lenf bezlerinin büyüklüğünün 0,5 cm nin altında olması rutin USG, BT ve PET tetkikinin yapılmasının lenf bezlerinin tutulumu açısından değerlendirmede yeterli olmayacağını düşündürmektedir. 9,15-17 Anal karsinom tümörlerinin %60-70 i başlangıçta I ve II. Evre olarak evrelendirilmektedir. Eş zamanlı inguinal lenf bezi metastazı sıklığı ise %6.4 tür. Kolon ve rektumun aksine Dukes evreleme sisteminin kullanılması uygun değildir. Bu nedenle Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve Amerikan Birleşik Kanser Komitesi (AJCC) nin kabul ettiği TNM sınıflaması yaygın olarak kullanılmaktadır. 4,5 Günümüzde kullanılan TNM sınıflaması Tablo 2 de gösterilmektedir. Anal karsinomun evrelemesi için dikkatli muayenenin yanı sıra, anestezi altında muayene, Endoanal ultrasonografi (EAUS), Bilgisayarlı Tomografi ve Magnetik Rezonans Görüntüleme (MRI) tetkiklerinin kullanılması gereklidir. Elde edilen verilerin ışığında alınan biyopsilerin patolojik inceleme sonuçları tedaviyi yönlendirmede yardımcıdır. Hastanın öncesinde radyoterapi ve/veya kemoterapi alması durumunda 8 hafta sonra tedavinin sonuçlarının değerlendirilmesi amacıyla yeniden evrelendirme yapılması gerekecektir. PERİANAL BÖLGE KANSERLERİ Anal İntraepitelial Neoplazi (AIN) AIN nin servikal intraepitelial neoplazi (CIN) ile birçok ortak yönleri mevut olup anal skuamöz hücreli karsinomun öncü lezyonu olarak kabul edilmektedir. Lezyonların sınıflandırılması da servikal lezyonların değerlendirilmesine benzer şekilde yapılmaktadır. Yüksek dereceli skuamöz intraepitelial lezyon (LSİL) ve düşük dereceli skuamöz intraepitelial lezyon (HSIL) olmak üzere iki tipi mevcuttur. 9,18 Eski olup artık klinisyenler arasında karışıklıklara neden olduğu için artık kullanılması önerilmeyen Anal Karsinoma İnsitu veya Bowen hastalığı deyimleri bugün için HSIL sinonimi olarak kabul edilmektedir. AIN deyimi ilk kez 1986 da Fenger ve Nielsen tarafından tanımlanmıştır. LSİL Evre 1 AIN hastalığını, HSIL ise Evre 2 ve 3 AIN hastalığını tanımlamak için kullanılır. LSİL gelişiminden HPV 6 ve HPV 11; HSIL gelişimden ise HPV 16 ve HPV18 alt tiplerinin sorumlu olduğu kabul edilmektedir. Paget hastalığının aksine AIN diğer tümörlerle birlikte olmadığından dolayı viseral malignite araştırılması için yoğunlaşılmamalıdır. LSIL de koilositler, yüzeysel ve intermediate hücreler görülürken binükleasyon sık rastlanan bir bulgudur. HSIL de ise anormal skuamöz hücreler intermediate veya skuamöz metaplastik tiptedir. Nukleusler tipik olarak yoğun kromatin içerir. HIV negatif kişilerde tedavi edilmeyen perianal AIN nin doğal seyri tam olarak bilinmemektedir. HSIL bir kez oluştuktan sonra kişinin HIV negatif olmasına rağmen nadiren geriler, HIV pozitif kişilerde seyir daha kötüdür. HIV pozitif homoseksüel erkeklerde

7 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri 645 Tablo 2. Anal Kanal ve Perianal Bölge kanserlerinde TNM evrelemesi 73 ANAL KANAL Primer Tümör T1 Tümör çapı 2 cm ya da daha az T2 Tümör çapı 2-5 cm T3 Tümör çapı 5 cm den büyük T4 Tümör komşu organ invazyonu yapmış invazyon yapmış (kıkırdak, kas, kemik) TX Primer karsinom tanımlanmamış Bölgesel Lenf Bezleri N1 Perirektal lenf bezlerine metastaz N2 Tek taraflı internal iliak veya inguinal lenf bezlerine metastaz N3 Tek taraflı perirektal ve inguinal lenf bezlerine veya iki taraflı internal iliak veya İki taraflı inguinal lenf bezlerine metastaz NX Bölgesel lenf nodülleri tanımlanmamış PERİANAL BÖLGE Primer Tümör T1 Tümör çapı 2 cm ya daha az T2 Tümör çapı 2-5 cm T3 Tümör çapı 5 cm den büyük T4 Tümör derin ekstradermal yapılara (vajina, mesane, üretra vb.) TX Primer karsinom tanımlanmamış Bölgesel Lenf Bezleri N1 Bölgesel lenf bezlerinde tek tarafı mobil metastaz N2 Bölgesel lenf bezlerinde iki taraflı mobil metastaz N3 Bölgesel lenf bezlerinde fikse metastaz NX Bölgesel lenf nodülleri tanımlanmamış Histolojik Evre: G1: İyi Diferansiye G2: Orta derecede diferansiye G3: Kötü diferansiye G4: Diferansiye olmayan GX: Evrelemesi yapılamayan Uzak Metastaz M1 Uzak metastaz var MX Uzak metastaz tanımlanmamış Evreleme Evre 0 Tis N0 M0 Evre I T1 N0 M0 Evre II T2-3 N0 M0 Evre IIIA T1-3 N1 M0 T4 N0 M Evre IIIB T4 N1 M0 T1-4 N1-3 M0 Evre IV T1-4 N1-3 M1 Uzak Metastaz M1 Uzak metastaz var MX Uzak metastaz tanımlanmamış Evreleme Evre 0 Tis N0 M0 Evre I T1 N0 M0 Evre II T2-4 N0 M0 Evre III T4 N0 M0 T1-4 N1 M0 T1-4 N1-3 M The American Joint Comittee on Cancer (AJCC) e göre. LSIL iki yıl içerisinde %50 den fazla oranda HSIL ye döner. Gerek kadın, gerekse erkeklerde immun fonksiyonun azalmasıyla birlikte artan sıklıkta görülmeye başlarlar. HIV pozitifliği AIN için sadece bir risk faktörü olmakla kalmayıp aynı zamanda CD4 sayısının düşmesi paralel olarak artmış HSIL ye ilerleme oranı ile birliktedir. HIV pozitif hastalarda invaziv kansere dönüşme oranı %10-50 arasındadır. 18,19 Bu sebeple hastalığa özgün semptomları ve predis- pozan faktörleri geniş şekilde içeren anamnez alınmalıdır (Kanıt Düzeyi: IV; Öneri Derecesi: B). 9 HSIL perianal deri, anal girim, anoderm ve vulvayı tutabilir ve anüsün çepeçevre tutulumu sık görülür. Anal Papanicolaou (Pap) smear sitolojisi hastalığın tanınmasında ve izleminde maliyet-fayda açısından faydalıdır. (Kanıt Düzeyi: III; Öneri Derecesi: C). 9 Aşikâr görünümlü lezyonların biyopsisinin kolay olmasına karşın lezyonun sınırının önceden tahmin edil-

8 646 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri lar periyodik olarak izlenmelidir. AIN nin ortadan kaldırılmasını takiben özellikle HIV pozitif hastalarda başta olmak üzere yüksek nüks riski olmasından dolayı hastaların yakın klinik izlem ile gözlem altında tutulması gereklidir (Kanıt Düzeyi: IV; Öneri Derecesi: C). 9 HSIL tedavisinde değişik seçenekler mevcuttur (Tablo 3). İmiquimod: Hayvan modellerinde anti-hpv ve antitümöral aktivitesi olan immun modülamesi zordur. Bu sorunun ortadan kaldırılması için anal kanal, perianal bölge ve kadınlarda vulva %3-5 asetik asit ile boyanır. Bu boyama %10 luk lügol solüsyonu ile de yapılabilir. HSIL hücrelerin bulunduğu yer sınırı displastik hücrelerde glikojen bulunmaması nedeniyle boya tutulamayacağından dolayı kolayca ortaya konacaktır. LSIL saptanan hastalarda hasta asemptomatik ise tedavi gerekmez. Fakat hasta- Tablo 3. Anal intraepitelial neoplazi (AIN) tedavi şeması AIN Grade 1-2 AIN Grade 3 HIV negatif HIV pozitif veya İmmun yetmezliği olan Tüm hastalar Her 12 ayda bir kontrol Her 4-6 ayda bir kontrol Değişiklik yok Değişiklik yok GÖZLEM ŞÜPHELİ LEZYON GÖZLEM BİYOPSİ ve/veya EKSİZYON

9 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri 647 tör bir ilaçtır (Aldara ). Cevap oranı %50 den fazla olup mevcut HPV miktarını azaltır, aynı zamanda farklı HPV tiplerine de etkilidir. Bu bulgular vulvanın intraepitelial neoplazilerinde kullanılana benzer özelliktedir. (Kanıt Düzeyi: IV; Öneri Derecesi: C). 9 Her ne kadar erken sonuçları yüksek cevap oranı bildirmekteyse de kullanımı bazen lokal yan etkileri nedeniyle sınırlanabilir. Bazen ara verilmesini takiben yeniden başlanabilir. Lokal yan etkiler irritasyon, yanma ve erozyonlar olup hasta tahammülünü zorlaştırabilir. Bununla beraber yeni yapılan sistematik çalışmada tedavinin bırakılması oranının %5 in altında olduğu saptanmıştır. Sistemik yan etkiler arasında ise nezle benzeri tablo, baş ağrısı vardır. Uygulanması %5 lik kreminin 16 hafta süre ile haftada 3 kez (Pazartesi, Çarşamba, Cuma) geceleri lezyon bölgesine sürülmesi şeklindedir. Topikal 5-Fluorourasil: Topikal %5 lik 5-FU uygulanması etkili ve güvenli bir tedavi yöntemidir (Kanıt Düzeyi: IV; Öneri Derecesi: C). 9,20-22 Başlangıçtaki cevap oranları %90 lara kadar ulaşmaktadır. Nüks riskinden kaçınılması için uzamış kullanım önerilmektedir. Kullanımı sınırlayan en önemli konu lokal irritasyon olmasına karşın topikal 5-FU kullanımıyla ilgili yan etki ve morbidite saptanmamıştır Koter ablasyonu: Hastalığın yoğun olarak bulunduğu durumlarda daha az morbid olmasından dolayı önerilir. Her ameliyathanede kolayca bulunabilmesinden dolayı koterle yapılması güvenlidir. Asetik asit veya lügol ile yapılan boyamalar çevre sınırlarının belirlenmesi açısından önerilir. 13 Yakma işleminin çok derin yapılmaması eğer geniş bir alanda ablasyon uygulanacaksa stenozun önlenmesi amacıyla evreli uygulama ile yapılması gereklidir. Bu amaçla kullanıma giren yüksek rezolüsyonlu anoskop kolorektal cerrahların tedavide yeni silahı olmuştur. Ancak kullanım konusunda eğitimli olmayı gerektirmektedir. Eksizyon: Günümüzde yapılan yaygın uygulama 3 cm den büyük lezyonların eksizyonu yönündedir (Kanıt Düzeyi: III; Öneri Derecesi: C). 9 Bunun için %3-5 lik Asetik asit uygulamasını takiben Lügol solüsyonu ile haritalama yapılması sınırların belirlenmesinde yardımcıdır. 1 cm lik emniyet hattına rağmen sınırlarda HPV nin varlığı kısa sürede nükse neden olacaktır. Geniş alan çıkartılması dahi yüksek nüks oranını önleyememiştir. Olguların bazısında anodermin dentate çizgi hizasına dek çıkarılması gerekliliği daha sonra bu alanların flep yöntemleriyle kapatılmasını gerektirir. Bu girişimin yan etkileri arasında anal darlık, ektropion ve inkontinans bulunmaktadır. Fotodinamik Tedavi: 5-aminolevulinik asit gibi fotosensitize eden bir ajanla fotodinamik tedavi uygulanmasına dayanır. Deri kanserlerinin tedavisinden kullanımı bilinmesine karşın AIN varlığında kullanımına dair az sayıda yayın vardır (Kanıt Düzeyi: V; Öneri Derecesi: D). 9 AIN hastaları anal kanser gelişimi açısından gözlem altında bulundurulmalıdır (Kanıt Düzeyi: III; Öneri Derecesi: B). 9 Kontrol muayeneleri 6 aylık sürelerde displazi mevcut olduğu sürece yapılmalıdır İnceleme erken dönemde nüksü ve kanser gelişimini ortaya koyacaktır. İzlemde anoskopi, asetik asit veya lügol solüsyonunun uygulanması sonrası gerektiğinde yüksek rezolüsyonlu anoskop kullanılması gerekli olabilir. Primer tedavinin ne şekilde yapıldığına bakılmaksızın özellikle HIV pozitif hastaların risk altında olduğu unutulmamalıdır. Perianal Bölge Skuamöz Hücreli Karsinom Perianal bölgede anal girimin 5 cm çevresinde olan alanda görülen büyüklüğü 1 cm den anüsü kapatabilecek boyuta kadar farklı olabilen tümörlerdir. Vücudun diğer bölgelerindekine benzer yapıdadırlar. Ortası ülsere kenarları yüksek olup sfinkter yapısında tutulum olmamakla birlikte subkutanöz komponentinin olduğu palpasyonla anlaşılabilir. Anal kanal

10 648 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri skuamöz tümörlerine oranla daha az görülürler. Genellikle 70 li yaşlarda görülürler kadın/erkek oranı: 1 dir. Hastaların 1/3 ü daha önceden hekim tarafından görülmüş olmalarına karşın hatalı olarak hemoroid, egzama, benign tümör, fissür veya fistül tanısı almışlardır. Bu nedenle olguların çoğunda tümör başvuru esnasında ilerlemiş durumdadır. En sık başvuru nedenleri ağrılı kitle, akıntı, tenesmus veya pruritis tir. Bu nedenle tümörün büyüklüğü ve anatomik yerleşimini tam olarak ortaya koyacak fizik muayene yapılmalıdır (Kanıt Düzeyi: IV, Öneri Derecesi: C). 9 Gerek tedavideki önemli farklılık gerekse yaşam şansının farklı olmasından dolayı tümörün perianal mı olduğu yoksa anal kanaldan mı köken aldığı mutlaka belirlenmelidir. T1-3 evreleri anal kanal ile aynı olmasına karşın T4 kemik, kıkırdak ve kas gibi derin yapıların tutulumunu gösterir (Tablo 2). Bu nedenle tedavi öncesi BT ve akciğer grafisi ile uzak metastazların bulunup bulunmadığı kontrol edilmeli ve tedavi planlaması ona göre yapılmalıdır. Pozitron Emisyon Tomografisi (PET) tetkiki NCCN 2008 uygulama rehberinin 2.güncellenmiş şeklinde perianal bölgenin bu lezyonu için uygulamadan kaldırılmıştır. 25 Tedavi yöntemleri geniş lokal eksizyondan APR ye kadar farklılık göstermekte olup her hasta ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Geniş lokal eksizyonun %18-63 gibi farklı nüks oranları olması nedeniyle ancak 1 cm lik emniyet sınırının bırakılabileceği Tis, T1, erken T2 olgularında tümörün iyi ve orta derecede diferansiye olduğu olgularda uygulanmalıdır. T3 ve T4 gibi daha büyük tümörler primer tümörün geniş eksizyonuna ilave olarak inguinal bölge ve pelvise radyoterapi 5-FU ve Mitomycin veya Cisplatin gibi bir kemoterapi ajanıyla birlikte uygulanması önerilir. APR ise hali hazırda inkontinans olan büyük kitleli tümörün sfinkter kaslarının içerisine uzanan, daha önceden kemoradyoterapi uygulanmasına karşın tedaviye cevap alınmamış, nüks eden veya residüel tümörü olgularda uygulanacak tedavi seçeneğidir. T2 ve T3 lezyonlar- da profilaktik inguinal diseksiyon uygulanması önerilmektedir Kemoradyoterapi uygulanmasının tek başına kemoterapi uygulanmasına oranla daha üstün olduğu gösterilmiştir. Perianal skuamöz kanserlerle ilgili NCCN uygulama parametrelerinin en son güncellenmiş şekli Tablo 4 te gösterilmiştir. Perianal Paget Hastalığı İlk kez 1847 yılında Sir James Paget tarafından kadın meme başı altında bulunan karsinoma olarak tanımlanmıştır. Paget hastalığı olarak tanımlanan bu hastalık %80 oranında meme yapısında görülmesine karşın %20 oranında aksilla, kasık, kalçalar, skrotum, vulva ve penis gibi meme dışı kısımlarda yerleşmiş olarak görülür. Bugün için Paget hücrelerinin uzun süre invaziv olmayan şeklide kalan intraepitelial karsinom olduğu kabul edilmektedir. 14,30 Apokrin bezlerin sık bulunduğu alanlarda fazla görülmesi orijini konusunda bezlerin rol oynadığını düşündürmektedir. Genellikle 70 li yaşlarda ortaya çıkar kadın erkek oranı eşittir. Başvuru şikâyetleri arasında perianal bölgede keskin sınırlı kaşıntılı lezyon, kanama, inguinal lenfadenopati bulunur. Hastaların bir kısmı daha önce pruritis ani, hidradenitis süppürativa, Crohn hastalığı gibi nedenlerle yanlış tanı alarak tedavi edilmiş olabilir. Tanının doğrulanmasında haritalandırma yapılarak biyopsi uygulanması esastır (Şekil 4). Biyopsi örneklerinde klasik Paget hücrelerinin görülmesi tanı koydurucudur. Histolojik olarak Paget hücreleri büyük, yuvarlak hiperkromatik çekirdekli olup sialomüsin bulundurmalarından dolayı periodik asit-schiff boyasıyla boyanabilirler. Perianal paget hastalığı olan olguların yarısından azında invaziv adenokarsinom birlikte bulunur. Bunun dışında yandaş olarak gastrointestinal sistem, prostat, nazofarinks ve deri (aksilla ve anogenital bölge) gibi diğer organlarda da kanser görülme sıklığı %50 oranında olduğundan dolayı hastalığın tedavisine başlanmadan önce

11 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri 649 Tablo 4. PERİANAL KANSERLER. NCCN Onkolojide Uygulamalar Rehberi v KLİNİK GÖRÜNÜM PREOP DEĞERLENDİRME b KLİNİK EVRE PRİMER TEDAVİ - Rektal tuşe Sınırlar Yeterli Gözlem Anal margin kanseri BİYOPSİ: Skuamoz hücreli karsinom a -İnguinallenf bezi muayenesi. Şüpheli ise İİAB veya biyopsi - Akc. grafisi veya Toraks BT - Anoskopi -Abdominopelvik BT veya MR - Gerektiğinde HIV testi ve CD4 düzey tayini - Kadınlar için servikal kanser için taramayı da içeren Jinekolojik Muayene T1, N0 İyi Diferansiye T2-T4, N0 veya Herhangi T4, N+ Lokal Eksizyon Sınırlar Yetersiz Yeniden eksizyon veya Lokal RT 5-FU içeren kemoterapi rejimi ekle Mitomycin/5-FU c + İZLEM e RT (55-59 Gy) e,f bakınız(anal-3) a: Melanoma histolojisi için NCCN Melanoma rehberine bakınız b:hpv testi invaziv kanser tedavisinde yardımcı olmaz c: Flam M, John M, Pajak TF, et al: Role of Mitomycin in combinanation with fluorouracil and radiothraphy, and of salvage chemoradiation in the definitive nonsurgical treatment of epidermoid canal: results of a phase III randomized intergroup study. J Clin Oncol 1996;14: Ajani Ja, Winter KA, Gunderson LL et al.intergroup RTOG 98-11: A phase III randomized study of 5-Fluorouracil(5-FU), mitomycin, and radiotheraphy versus 5-fluorouracil, cisplatin and radiotheraphy in carcinoma of the anal canal J Clin Oncol 2006 ASCO Annual meeting Proceedings Part 1;24(18S): abstract Randomize çalışmada, 5-FU + cisplatin + RT uygulamasınının 5-FU+ mitomycin+ RT uygulamasına üstünlüğü gösterilememiştir. e: Tahmini inguinal tutulum riskine dayanarak bilateral inguinal/ aşağı pelvik nodal bölgeleride dahil ediniz. f: Anal kanserin HIV/AIDS hastalığının ilk bulgusu olduğu hastalara HIV olmayanlar ile aynı tedavi rejimiyle tedavi edilebilirler. Aktif HIV/AIDS ile ilişkili komplikasyonları(malignite, fırsatçı infeksiyonlar) olan veya anamnezinde bulunanlar tam doz tedaviyi veya Mitomycin uygulanmasını tolere edemeyebilirler ve doz ayarlaması veya Mitomycin olmaksızın tedavi uygulanması gerekebilir. TÜM ÖNERİLER AKSİ BELİRTİLMEDİKÇE KATEGORİ 2A DIR

12 650 Perianal ve Anal Kanal Kanserleri Şekil 4. Anal Haritalandırma: 1-Dişli Çizgi (Linea Dentate) 2- Anal Girim 3-Perine (Anal girimin 2-5 cm çevresi). SAĞ: A 1, A 2, A 3, ANTERİOR: B 1, B 2, B 3, SOL: C 1, C 2, C 3, POSTERİOR: D 1, D 2, D 3 bu konu açıklığa kavuşturulmalıdır. Tedavinin planlanmasında invazyonun varlığının yanı sıra başka organ kanserlerinin bulunup bulunmadığı da önemlidir. Tedavide altta invaziv karsinomun bulunmadığı küçük lezyonlarda 1cm lik emniyet sınırını içeren geniş lokal eksizyon seçkin tedavi yöntemidir Bu girişim yapılmadan anal haritalama yapılarak hastalığın yaygınlık derecesi peroperatif olarak mutlaka ortaya konulmalıdır. Frozen uygulaması bu konuda yol gösterici olup pozitif sınır olasılığını en aza indirir. Geniş deri defektlerinin olduğu durumlarda değişik deri greft uygulamaları gereklidir. Nüks oranları % arası gibi olup geniş olarak yeniden eksizyonu uygulanabilir. İnvaziv özellikte tümörü olan ve yandaş olarak anorektumda tümör saptanan hastalarda APR uygulanmalıdır. İnguinal lenf bezlerinde tümör saptanması durumunda inguinal diseksiyon tedaviye eklenmelidir. Radyasyon tedavisi APR rezeksiyonu uygulanacak yaygın hastalığı olanlarda, genel durumu ameliyatı kaldıramayacak duruma olanlarda uygulanabilir Verrüköz Karsinom 1925 yılında ilk kez Buschke ve Lowenstein tarafından tanımlanmış olan bu tümörler günümüzde Dev Kondiloma Aküminatum veya Buschke-Lowenstein tümörü olarak ta isimlendirilirler. Anal siğillerde olduğu gibi HPV 6 ve 11 tipleriyle birlikte bulunurlar. Histolojik olarak %40 oranında benign olmalarına karşın klinik olarak malign seyir izlerler. Çok büyük Kondiloma Aküminata görünümde olup uzak metastaz yapmaksızın lokal invazyonla çevre dokuları tahrip etme özellikleri vardır. Ameliyat öncesi BT tetkiki yayılımın derecesini gösterecektir. Olguların yaklaşık %60 ında maligniteye dönüşüm gösterir. Bu özelliklerinden dolayı verrüköz karsinom adını almışlardır. Erkeklerde kadınlara oranla 3 kat daha fazla olup yaşları arasında daha sık görülürler. Tedavi yöntemi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS

TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ DERNEĞİ ANALKANS TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHİ Sİ DERNEĞİ ANALKANS ER TÜRK KOLON ve REKTUM CERRAHĠSĠ DERNEĞĠ ANAL KANSER NEDİR? Vücudumuzdaki normal hücrelerin çoğalması sırasındaki kontrol mekanizmalarının değişmesi (genetik

Detaylı

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE

LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE LOKAL ILERI REKTUM TÜMÖRLERINDE NEOADJUVAN KıSA DÖNEM VE UZUN DÖNEM KEMORADYOTERAPI SONRASı HAYAT KALITESI DEĞERLENDIRILMESI SORUMLU ARAŞTIRMACI: Prof.Dr.ESRA SAĞLAM YARDIMCI ARAŞTIRMACI: Dr. ŞÜKRAN ŞENYÜREK

Detaylı

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi

Polipte Kanser. Dr.Cem Terzi. Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polipte Kanser Dr.Cem Terzi Dokuz Eylül Üniversitesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı Kolorektal Cerrahi Birimi Polip ve polipoid karsinoma POLİP Epitelyal yüzeyden kaynaklanan çıkıntı HİSTOLOJİK POLİP TİPLERİ

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ. Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİNDE ONKOLOJİK TEDAVİ Prof. Dr. Evin Büyükünal Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İç Hastalıkları. ABD Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı SİNDİRİM SİSTEMİ KANSERLERİ MEME VE AKCİĞER KANSERİNDEN

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD 15-30 yaş arası ve > 55 yaş olmak üzere iki dönemde sıklık artışı (+) Erkek ve kadınlarda en

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ

DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ DİFERANSİYE TİROİD KANSERİ RİSK GRUPLARINA GÖRE TEDAVİ-TAKİP Dr.Nuri ÇAKIR Gazi Ü Tıp Fak Endokrinoloji ve Metabolizma B.D 35.Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma HastalıklarıKongresi 15-19 Mayıs 2013-Antalya

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı

Malignite ve Transplantasyon. Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Malignite ve Transplantasyon Doç. Dr. Halil Yazıcı İstanbul Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Sunum Planı -Pretransplant malignitesi olan alıcı -Pretransplant malignitesi olan donör -Posttransplant de

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY

ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ. Dr. Derin KÖSEBAY ERKEN EVRE OVER KANSERİ VE BORDERLİNE OVER TÜMÖRLERİ Dr. Derin KÖSEBAY OVER KANSERİ Over kanseri tanısı koyulduktan sonra ortalama 5 yıllık yaşam oranı %35 civarındadır. Evre I olgularında 5 yıllık yaşam

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

Dr. Zeynep Özsaran. E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD

Dr. Zeynep Özsaran. E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD Dr. Zeynep Özsaran E.Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi AD Son cümle: Geçmiş yıllarda yapılan randomize çalışmalarda endometrium kanserinde RT nin rolü tanımlanmıştı Ancak eksternal RT nin yeri yüksek risk faktörlü

Detaylı

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. REKTOVAGİNAL FİSTÜL Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir. KLİNİK-TANI: Vagenden gaz ve gaita gelmesi en

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama

Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Mide Rezeksiyon Materyallerine Yaklaşım, Evreleme ve Raporlama Banu Bilezikçi Güven Hastanesi Patoloji Bölümü, Ankara 25. Ulusal Patoloji Kongresi 6. Sitopatoloji Kongresi 14-17 Ekim 2015, Bursa 2014

Detaylı

Anal Kanal ve Anüs Çevresinin Skuamöz Hücreli Habis Tümörleri

Anal Kanal ve Anüs Çevresinin Skuamöz Hücreli Habis Tümörleri Vol. TEMEL 18, No.3 KONU - GÜNCELLEME Anal Kanal ve Anüs Çevresinin Skuamöz Hücreli Habis Tümörleri Squamous Cell Carcinoma of the Anal Canal and Anal Margin NECMETTİN SÖKÜCÜ, EMRE BALIK, İSMAİL CEM SORMAZ

Detaylı

MUKOZAL MELANOM. Dr. Fatma AYDIN Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı

MUKOZAL MELANOM. Dr. Fatma AYDIN Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı MUKOZAL MELANOM Dr. Fatma AYDIN Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı SUNUM PLANI Mukozal melanomların genel özellikleri (klinik/patoloji/evreleme/prognoz/tedavi)

Detaylı

Evre III KHDAK nde Radyoterapi

Evre III KHDAK nde Radyoterapi Evre III KHDAK nde Radyoterapi Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D. 20. UKK, 2013, Antalya Evre III Alt Grupları IIIA 0 : N2 tutulumu yok (T3N1, T4N0-1) IIIA 1 : Rezeksiyon spesimeninde

Detaylı

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi Nöroendokrin tümörlerde 2004 WHO sınıflaması Tümör Tipi Tipik Karsinoid Atipik Karsinoid Büyük Hücreli nöroendokrin

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

MESANE KORUYUCU YAKLAŞIM. Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D.

MESANE KORUYUCU YAKLAŞIM. Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D. MESANE KORUYUCU YAKLAŞIM Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D. Kanser tedavisinde multidisipliner organ koruyucu yaklaşım: Meme kanseri Anal kanal kanseri Larinks kanseri Prostat kanseri

Detaylı

Servikal Erozyon Bulgusu Olan Kadınlarda HPV nin Araştırılması ve Genotiplerinin Belirlenmesi

Servikal Erozyon Bulgusu Olan Kadınlarda HPV nin Araştırılması ve Genotiplerinin Belirlenmesi Servikal Erozyon Bulgusu Olan Kadınlarda HPV nin Araştırılması ve Genotiplerinin Belirlenmesi Doç Dr Ayşen BAYRAM Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D. GİRİŞ İnsan Papilloma Virus

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ İnteraktif Olgu Sunumu KEMİK TÜMÖRLERİ . 17 yaşında bayan hasta. 2.5 yıldır sol bacakda yürürken ağrı Enfeksiyon ve dolaşım bozukluğu tedavisi uygulanmış. Son 6 aydır ağrı

Detaylı

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL - Rutine giren tiroid incelemeleri Yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi - Tiroid nodülü sıklığı -Yaklaşım Algoritmaları

Detaylı

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hepatobilier sistem tümörleri Kolanjiokarsinom Hepatoselüler karsinom Safra kesesi tümörleri Ampulla Vater tümörleri Pankreas

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip. Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip. Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Servikal Preinvazif Lezyonlarda Tedavi Sonrası Takip Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Servikal Sitolojik Terminoloji Neden Takip Edelim? Hastalığın invazif serviks kanserine ilerleme

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

GEBELİK VE MEME KANSERİ

GEBELİK VE MEME KANSERİ GEBELİK VE MEME KANSERİ Doç. Dr. Ramazan YILDIZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı, 27 Kasım 2014, Ankara Gebelikte Kanser Gebelikte kanser insidansı % 0.07-0.1 arasında Gebelik

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan

İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi. Dr. Öztuğ Adsan İnvaziv Mesane Kanserinde Radikal Sistektomi + Lenfadenektomi, Neoadjuvan ve Adjuvan Kemoterapi Dr. Öztuğ Adsan Radikal Sistektomi Radikal sistektomi pelvik lenfadenektomi ile birlikte kasa invaze ve

Detaylı

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR?

ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? ANORMAL TRANSFORMASYON ZONU: ASETİK ASİTİN ETKİSİ NEDİR? Dr. Murat DEDE GATA Kadın Hast. Ve Doğum AD Jinekolojik Onkoloji Ünitesi Serviks Epiteli Skuamoz epitel: Ektoserviks Kolumnar epitel: Endoserviks

Detaylı

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik

Detaylı

SERVİKS KANSERİNDE RADYOTERAPİ

SERVİKS KANSERİNDE RADYOTERAPİ SERVİKS KANSERİNDE RADYOTERAPİ Prof. Dr. Sait Okkan İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Adana, 2004 Erken Evre Serviks Kanseri Tedavi Seçenekleri * Cerrahi * Radyoterapi *

Detaylı

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D.

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. PSA nın tanımı Prostate Specific Antigen PSA yı hasta nasıl

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

5. Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi Bilimsel Program - 20 Mart 2014, Perşembe UĞUR DERMAN SALONU SEÇİLMİŞ VAKA SUNUMLARI - Peritoneal Kanserlerde HIPEC in Yeri HIPEC Nasıl Yapılır? Kolon Kanseri Mezotelyoma KONFERANS - Onkolojide Nereden

Detaylı

MEME KANSERİ TARAMASI

MEME KANSERİ TARAMASI MEME KANSERİ TARAMASI Meme Kanseri Taramanızı Yaptırdınız Mı? MEME KANSERİ TARAMASI NE DEMEKTİR? Kadınlarda görülen kanserlerin %33 ü ve kansere bağlı ölümlerin de %20 si meme kanserine bağlıdır. Meme

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Dr. E. Tuba CANPOLAT 1, Dr. Alper FINDIKÇIOĞLU 2, Dr. Neşe TORUN 3 1 Başkent Üniversitesi

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Yasemin Giles* (Senyurek), Fatih Tunca*, Harika Boztepe**, Faruk Alagöl**, Tarık Terzioglu*, MD, Serdar Tezelman*

Yasemin Giles* (Senyurek), Fatih Tunca*, Harika Boztepe**, Faruk Alagöl**, Tarık Terzioglu*, MD, Serdar Tezelman* PRİMER OLARAK SANTRAL LENF DİSEKSİYONU YAPILMAMIŞ OLAN PAPİLLER TİROİD KANSERLİ HASTALARDA UZUN DÖNEM SONUÇLAR: RUTİN DİSEKSİYONDAN BEKLENEN İYİLEŞME Yasemin Giles* (Senyurek), Fatih Tunca*, Harika Boztepe**,

Detaylı

Servikal Preinvaziv Lezyonların Yönetimi

Servikal Preinvaziv Lezyonların Yönetimi Servikal Preinvaziv Lezyonların Yönetimi Doç Dr Gökhan Tulunay Etlik Zübeyde Hanım Kadın Hastalıkları EA Hastanesi-Jinekolojik Onkoloji Cerrahisi Kliniği Preinvaziv lezyonların terminolojisi 2 Ulusal Kanser

Detaylı

Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi

Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi Mide Kanseri Tanısı Olan Hastalarda Lenf Nodu Tutulum Oranı ve Sağkalım İlişkisi Deniz Eda Orhan, Ayşenur Şahin, Irmak Üstündağ, Cenk Anıl Olşen, Aziz Mert İpekçi Danışmanlar: Doç. Dr. Ömer Dizdar Dr.

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu

Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid. Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu Hemoroidal Hastalık, Anal Fissür, Kist Dermoid Prof.Dr.Tayfun Karahasanoğlu 2006 Hemoroidal Hastalık Hemoroidal hastalık Eski Mısır, Yunan, Hindu, İbrani medeniyetlerinde İncil de sıkça adı geçmektedir

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Doğu Asya Cerrahi D2 sonrası oral floropirimidin bazlı adjuvan tedavi Avrupa Perioperatif kemoterapi (neoadjuvan ve adjuvan) Amerika Adjuvan kemoradyoterapi Surg Oncol

Detaylı

Kolposkopi: Kime, Ne Zaman Yapılmalıdır? Doç. Dr. Nejat Özgül Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD

Kolposkopi: Kime, Ne Zaman Yapılmalıdır? Doç. Dr. Nejat Özgül Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD : Kime, Ne Zaman Yapılmalıdır? Doç. Dr. Nejat Özgül Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD Hazırlık asla acil bir prosedür değildir, Prosedür öncesi hasta bilgilendirilmelidir,

Detaylı

Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi. Dr. Meltem Serin

Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi. Dr. Meltem Serin Küçük Hücreli Akciğer Kanserlerinde Radyoterapi Dr. Meltem Serin Sınırlı hastalıkta radyoterapi Yaygın hastalıkta radyoterapi Sınırlı hastalıkta radyoterapi Torakal radyoterapide tartışmalı konular Proflaktik

Detaylı

Genital Siğiller Risk Faktörler: Belirtiler:

Genital Siğiller Risk Faktörler: Belirtiler: HPV ( Human Papilloma virus) 60 tan fazla virüse verilen ortak addır. Bu virüsler vücudun herhangi bir yerinde siğillere sebep olabilirler.ancak bazıları cinsel yola bulaşır ve condyloma acuminata veya

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

REKTUM KANSERİNDE ADJUVAN NEOADJUVAN TEDAVİ YAKLAŞIMLARI. Prof Dr Gökhan Demir İstanbul Bilim Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı

REKTUM KANSERİNDE ADJUVAN NEOADJUVAN TEDAVİ YAKLAŞIMLARI. Prof Dr Gökhan Demir İstanbul Bilim Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı REKTUM KANSERİNDE ADJUVAN NEOADJUVAN TEDAVİ YAKLAŞIMLARI Prof Dr Gökhan Demir İstanbul Bilim Üniversitesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Rektum Kanserinde Cerrahi Total mezorektal eksizyon sonrası T3-4 ve N

Detaylı

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz Olgu Sunumu Olgu: 60y, E 2 ayda 5 kilo zayıflama ve karın ağrısı şikayeti ile başvurmuş. (Kasım 2009) Ailede kanser öyküsü yok. BATIN USG: *Karaciğerde en büyüğü VIII. segmentte 61.2x53.1 mm boyutunda

Detaylı

Kanser Taraması. Dr. P. Fulden Yumuk Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İçHastalıkları ABD. Tıbbi Onkoloji BD. 5Aralık 2015

Kanser Taraması. Dr. P. Fulden Yumuk Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İçHastalıkları ABD. Tıbbi Onkoloji BD. 5Aralık 2015 Kanser Taraması Dr. P. Fulden Yumuk Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi İçHastalıkları ABD. Tıbbi Onkoloji BD. 5Aralık 2015 2005 ve 2030'da KANSER *IARC 11 milyon Yeni Vaka 27 milyon 7 milyon Ölüm 17 milyon

Detaylı

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert

AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP/ NÜKSTE NE YAPALIM? Dr. Meral Mert AMELİYAT SONRASI TAKİP n Ameliyat sonrası evreleme; - TNM sınıflaması kullanılmakla beraber eksiklikleri var; post-op kalsitonin- CEA ölçümü, CEA

Detaylı

10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ 19-23 Nisan 2012, Antalya

10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ 19-23 Nisan 2012, Antalya 10. ULUSAL RADYASYON ONKOLOJİSİ KONGRESİ 19-23 Nisan 2012, Antalya Meme Kanserlerinde Lokal Kontrole Etki Eden Prognostik Faktörler Patolojik Faktörler Prof Dr Tülay CANDA Dokuz Eylül Üniv.Tıp Fak. Meme

Detaylı

Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Dr. Gökhan Özyiğit Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı SBRT Endikasyonları Tedavi öncesi endikasyon değerlendirilmesi Cerrahi, Brakiterapi ve eksternal RT seçenekleri

Detaylı

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi

MEMENİN PAGET HASTALIĞI. Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi MEMENİN PAGET HASTALIĞI Doç. Dr. M. Ali Gülçelik Ankara Onkoloji Hastanesi Meme başındaki eritamatöz ve ekzamatöz değişiklikler ilk kez 1856 da Velpeau tarafından tariflenmiştir. 1874 de ilk kez Sir James

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

EAU kılavuzu NCCN Dr. Şeref Başal GATA Üroloji AD

EAU kılavuzu NCCN Dr. Şeref Başal GATA Üroloji AD KILAVUZLAR NE DİYOR D? EAU kılavuzu NCCN Dr. Şeref Başal GATA Üroloji AD EAU KılavuzuK Radikal prostatektomi (RP) Endikasyonları Düşük ve orta riskli lokalize prostat kanserli hastalar (ctb-t2 ve Gleason

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Erman Alçı, Özer Makay, Adnan Şimşir*, Yeşim Ertan**, Ayşegül Aktaş, Timur Köse***, Gökhan İçöz, Mahir Akyıldız Ege Üniversitesi Hastanesi, Genel

Detaylı

igog toplantıları 23.şubat 2011

igog toplantıları 23.şubat 2011 igog toplantıları 23.şubat 2011 PUCCINI MADAM BUTTERFLY OPERA III PERDE ANADOLU SAĞLIK MERKEZĠ Medikal Onkoloji vaka sunumu M.B 54 yaşında kadın hasta ilk başvuru tarihi: 6/5/2010 Öykü: 6 hafta önce başlayan

Detaylı

KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ

KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ KOLOREKTAL KARSİNOMLARDA HPV NİN ROLÜ VE KARSİNOGENEZ AÇISINDAN P53 VE BCL-2 İLE İLİŞKİSİ Ruksan ELAL 1, Arsenal SEZGİN ALİKANOĞLU 2, Dinç SÜREN 2, Mustafa YILDIRIM 3, Nurullah BÜLBÜLLER 4, Cem SEZER 2

Detaylı

Meme Kanseri: Uyarıcı işaretler, memede herhangi bir sertlik veya kitle ve meme uçlarından gelen akıntı veya kan.

Meme Kanseri: Uyarıcı işaretler, memede herhangi bir sertlik veya kitle ve meme uçlarından gelen akıntı veya kan. Kanserde erken tanı için, vücudumuzun verdiği uyarıcı belirtileri gözlemlemenin, olası risk faktörlerini göz ardı etmemenin önemli olduğunu belirten uzmanlar, kanser oluşumunun önceden yakalanması için

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

KANSERDE PRİMER KORUMA TARAMALAR GERÇEKTEN ÖNEMLİ Mİ?

KANSERDE PRİMER KORUMA TARAMALAR GERÇEKTEN ÖNEMLİ Mİ? KANSERDE PRİMER KORUMA TARAMALAR GERÇEKTEN ÖNEMLİ Mİ? PROF.DR.BİNNAZ DEMİRKAN İÇ HASTALIKLARI AD, TIBBİ ONKOLOJİ BD TÜRKİYE-2013 VE 2023 YILI NÜFUS PİRAMİDİ 22013 22023 TÜRKİYE-2050 YILI NÜFUS PİRAMİDİ

Detaylı

Meme Kanseri. Prof. Dr. Hilmi Alanyalı

Meme Kanseri. Prof. Dr. Hilmi Alanyalı Meme Kanseri Prof. Dr. Hilmi Alanyalı Meme anatomisi MEME KANSERİ SIKLIĞI İstatistiklere göre her 8 kadından birinde hayatının herhangi bir döneminde meme kanseri gelişmektedir. MEME KANSERİ SIKLIĞI Meme

Detaylı

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Orhan Bilge İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Safra Yolları Cerrahisi Birimi Kolorektal Kanser 950 000 hasta / yıl Kanser ölümlerinin

Detaylı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı LENFOMALARDA RADYOTERAPİ Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı HL EPİDEMİYOLOJİ ve ETYOLOJİ Olguların çoğunluğu 15-30 yaş arası Kadın /Erkek: 1/1,5 Noduler

Detaylı

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr.

Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım. Dr. Diferansiye Tiroid Kanserlerinde tiroid beze yönelik cerrahi, boyutları, üst ve alt laringeal sinire ve paratiroid bezlere yaklaşım Dr. Alper CEYLAN Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı Tiroid

Detaylı

DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği

DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer. Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği DİFFÜZ GASTRİK KANSER TEDAVİSİNDE CERRAHİ TEDAVİ YETERLİ MİDİR? Dr. İlter Özer Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi Gastroenteroloji Cerrahisi Kliniği Lauren Sınıflaması İntestinal tip Diffüz tip Dünya Sağlık

Detaylı

KOLON KANSERİ. Op.Dr.Aytekin COŞKUN VAKIF GUREBA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

KOLON KANSERİ. Op.Dr.Aytekin COŞKUN VAKIF GUREBA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ KOLON KANSERİ Op.Dr.Aytekin COŞKUN VAKIF GUREBA EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ KOLON KANSERİ GİS İN EN ÇOK RASTLANAN TÜMÖRLERİDİR. ERKEKLERDE: AKC KANSERİNDEN KADINLARDA MEME KANSERİNDEN SONRA EN SIK RASTLANAN

Detaylı

PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D.

PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D. PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D. Vaka 16y, K. Şikayet: sol boyunda 6 aydır var olan şişlikte giderek artış olmuş. Şişlik sayısında artış mevcut. Fizik

Detaylı

Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım. Adjuvan Kemoterapi. Prof. Dr. N. Faruk AYKAN İstanbul 2004

Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım. Adjuvan Kemoterapi. Prof. Dr. N. Faruk AYKAN İstanbul 2004 Erken Evre Mide Kanserine Yaklaşım Adjuvan Kemoterapi Prof. Dr. N. Faruk AYKAN İstanbul 2004 Rudolph Carl Virchow 13/10/1821-5/9/1902 Adjuvan Tedaviye İhtiyacı Olan Mide Kanserleri D1 veya D2, ama mutlaka

Detaylı

Prognostik Öngörü. Tedavi Stratejisi Belirleme. Klinik Çalışma Dizaynı

Prognostik Öngörü. Tedavi Stratejisi Belirleme. Klinik Çalışma Dizaynı Prognostik Öngörü Tedavi Stratejisi Belirleme Klinik Çalışma Dizaynı Prognostik faktörlerin idantifikasyonu ve analizi Primer tumor; BRESLOW Tumor kalınlığı Mitoz oranı Ulserasyon CLARK seviyesi Anatomik

Detaylı

Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri

Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri Meme kanser cerrahisinde sentinel lenf nodunu değerlendirmede intraoperatif sitolojinin tanı değeri Mine Önenerk 1, Fügen Vardar Aker 1, Gülistan Gümrükçü 1, Nilüfer Gürsan 1, Meryem Doğan 1, Günay Gürleyik

Detaylı

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi

Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi; Ne için? Ne zaman? Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Mağusa Tıp Merkezi Hastanesi Mamografi hangi amaçlar için kullanılmaktadır Tanı Takip Tarama TANI AMACI: Palpasyonda malign kitle düşünülen

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir.

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Prostat nedir? Ne işe yarar? Prostat kanseri nedir? Prostat kanserinin nedenleri nelerdir? Kimler risk altındadır? Prostat kanserinin belirtileri nelerdir? Erken teşhis mümkün müdür? Teşhis nasıl koyulur?

Detaylı

TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ

TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ TRİPLE NEGATİF MEME KANSERİNE YAKLAŞIM RADYOTERAPİ Dr. Zümre ARICAN ALICIKUŞ Dokuz Eylül Üniversitesi Radyasyon Onkolojisi AD Mart 2014 Sunum Planı: Meme Kanserinde Radyoterapinin Yeri Triple Negatif Meme

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri. 5. TTOK-2014 Antalya

Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri. 5. TTOK-2014 Antalya Dr. Metin ÖZKAN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji BD Kayseri 5. TTOK-2014 Antalya Neoadjuvan Kemoterapi (KT) nin Rasyoneli Adjuvan tedavi olarak KT (5-FU veya Gemsitabin) veya KRT hastalıksız

Detaylı