Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr"

Transkript

1 Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr. Ali Emre Ýstanbul Üniversitesi, Ýstanbul Týp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalý 2007 Cilt 3 Sayý 3 ISSN TÜRK HPB DERGÝSÝ NÝN YAYIN HAKLARI TÜRK HEPATO PANKREATO BÝLÝER CERRAHÝ DERNEÐÝ NE AÝTTÝR. Yasalar uyarýnca, bu yapýtýn basým haklarý Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk Ltd. Þti.'ye aittir. Yazýlý izin alýnmadan ve kaynak olarak gösterilmeden, elektronik, mekanik ve diðer yöntemlerle kýsmen veya tamamen kopya edilemez; fotokopi, teksir, baský ve diðer yollarla çoðaltýlamaz. Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk Ltd. Þti. Ereðli Mah., Turgut Özal Cad., Börekçi Veli Sok., No. 4/A, 34104, Çapa - ÝSTANBUL Tel: (0212) (3 hat) Faks: (0212) Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk Yayýna Hazýrlayan / Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk Ltd. Þti. Redaksiyon ve Düzelti / Prof. Dr. Yaman Tekant, Prof. Dr. Cumhur Yeðen Sayfa Düzeni / E. Recai Tosun (0212) / Kapak / Özlem Arabacý (0212) /13 Baský ve Cilt / Ohan Matbaacýlýk Ltd. Þti. (0212) Türk HPB Dergisi nin basýmýnda asitsiz kaðýt kullanýlmaktadýr

2 Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi TÜRK HEPATO - PANKREATO - BÝLÝER CERRAHÝ DERGÝSÝ YAZIM KURALLARI Türk HPB Dergisi Türk Hepato-Pankreato- Bilier Cerrahi Derneði yayýn organýdýr. Yazým dili Türkçe dir. Derlemeler, özgün makaleler, klinik ve deneysel notlar, vaka sunumlarý, hýzlý yayýnlar ve editöre mektuplar yayýnlar. Dergi yýlda dört kez (Ocak - Nisan - Temmuz - Ekim) yayýnlanýr. Daha önce herhangi bir dilde özet dýþýnda yayýnlanmadýklarý veya deðerlendirme aþamasýnda olmadýklarý bildirilen yazýlar yayýn kurulu tarafýndan ele alýnýr ve hakem deðerlendirmesine sunulur. Haberleþme Yazýnýn asýl metni ve üç kopyasý (asýl metni içeren CD ile beraber) aþaðýdaki adrese gönderilmelidir: Prof. Dr. Ali Emre Türk HPB Dergisi Editörü Ýstanbul Týp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalý, Karaciðer Safra Yollarý Cerrahisi Birimi, Monoblok, K:7 Çapa ÝSTANBUL. Gönderilen yazýlarla ilgili olarak aþaðýdaki telefon, faks, e-postalara baþvurulabilir: Telefon: / /31259 Faks: Yazým kurallarý Yazarlar "Biyomedikal Dergilere Gönderilen Yazýlar Ýçin Tek Tip Kurallar dan yararlanmalýdýrlar (Ann Intern Med 1997;126:36-47, JAMA 1997;277:927-34). Bu belge adresinde de bulunabilir. Yabancý kökenli sözcüklerin Türk Dil Kurumu tarafýndan önerilen karþýlýklarý esas alýnmalýdýr. Gönderilen bütün yazýlara, yazarlarýn tümü tarafýndan imzalanan, okunup onaylandýðýný belirten bir mektup eklenmelidir. Yazý kabul edildiði takdirde bütün baský haklarý (copyright) dergiye geçmiþ olur. Eðer metindeki malzeme, ilaç ve aletlerden yazarlarýn yarar saðlamasý durumu veya böyle bir olasýlýk varsa bu durum belirtilmelidir. Dergi bu bilgiyi yayýnlayýp yayýnlamama hakkýna sahiptir. Ýnsan denekleri üstündeki çalýþmalar 1975 Helsinki Bildirgesinin 1983 te düzenlenmiþ þekline uygun olmalý, her denekten bilgilendirilmiþ onam alýnmalýdýr. Metin kategorisi Derleme Yazar ilgili konuda yayýnlanmýþ çalýþmalarý ile tanýnmýþ olmalýdýr. Bir konu geniþ literatür taramasý ile birlikte detaylý bir biçimde ele alýnmalýdýr. Bir özet verilmelidir.

3 Özgün makaleler Metin her biri ayrý sayfalarda baþlayan bölümler þeklinde gönderilmelidir: Özet (Türkçe ve Ýngilizce, en fazla 200 sözcük)-giriþ-gereç ve yöntemler-bulgular-sonuçlar-kaynaklar-þekil veya resim alt yazýlarý bulunmalýdýr. Klinik veya deneysel notlar Özgün gözlemler, bir yöntemin yararlý varyasyonlarý, sýk rastlanan teknik güçlükler için pratik çözümler bildirilebilir. Altýyüz kelimeyi aþmamalý, kýsa bir özet verilmelidir. Vaka sunumu 500 kelimeyi geçmemeli, kýsa bir özet verilmelidir. Hýzlý yayýnlar Araþtýrýcýlar çabuk iletmek istedikleri özgün bulgularý kelimelik ön raporlar halinde bu bölümde deðerlendirebilirler. Kýsa bir özet verilmeli, bu kategorinin seçilme nedeni açýklanmalýdýr. Editöre mektuplar Yayýnlanan herhangi bir yazý hakkýnda görüþler bu bölümde iletilebilir. Ayrýca özgün makale boyutlarýnda olmayan yazýlara yer verilebilir. Bu yazýlar toplam 1200 kelime, 10 kaynak, 2 adet resim, þekil veya tabloyu aþmamalýdýr. Tablo, resim ve þekiller Kullanýlan gereç özgün olmalýdýr. Alýntý yapýldýðýnda ilgili yayýnevinin yazýlý izni gereklidir. Her tablo veya þekil ayrý sayfada verilmelidir. Resmin arkasýna aþaðýdaki bilgiler kaydedilmelidir: 1. Üst taraf okla gösterilmelidir. 2. Tablo, þekil veya resmin numarasý yazýlmalýdýr. 3. Ýlk yazarýn ismi belirtilmelidir. 4. Fotoðraflar kaliteli olmalýdýr. Renkli basým, masraf yazarlar tarafýndan karþýlandýðý takdirde mümkündür. Baþlýk sayfasý 1. Makalenin baþlýðý (Türkçe ve Ýngilizce) 2. Yazarlarýn isim ve soyisimleri 3. Çalýþmanýn yapýldýðý kurum veya kurumlar 4. Haberleþme adresi (telefon, faks ve e-posta) 5. Mali destek kaynaklarý 6. Metin kategorisi 7. Anahtar sözcük (3-10 kelime) Özet Her yazýda en fazla 200 sözcük içeren Türkçe ve Ýngilizce özet olmalýdýr. Özet þu þekilde yapýlandýrýlmalýdýr: amaç, yöntem, bulgular ve sonuçlar. Kaynaklar Metinde geçiþ sýralarýna göre numaralandýrýlmalýdýr. Dergi adlarý Index Medicus sistemine göre kýsaltýlmalýdýr. Kaynaklara atýflar "tek tip kurallar"a uygun olmalýdýr. Kaynaklarýn doðruluðu yazarýn sorumluluðundadýr. Örnek Makale: Hermanek P, Sobin L, Wittekind C. How to improve the present TNM staging system. Cancer 1999;86: Kitap: Büchler M, Malfertheiner P, Friess H, Senn T, Beger H.G. Chronic pancreatitis with inflammatory mass in the head of the pancreas.: a special entity. Chronic pancreatitis (Beger HG, Büchler M, Ditschuneit H, Malfertheiner P, eds). 2 nd -ed. Springer-Verlag, Heidelberg 1990:41-7.

4 Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Editör Ali Emre, Ýstanbul Yardýmcý editörler Yaman Tekant, Ýstanbul Cumhur Yeðen, Ýstanbul Bilimsel danýþma kurulu Osman Abbasoðlu, Ankara Koray Acarlý, Ýstanbul Bülent Acunaþ, Ýstanbul Ulus Akarca, Ýzmir Alper Akýnoðlu, Adana Hikmet Akkýz, Adana Þükrü Aktan, Antalya Nusret Akyürek, Ankara Ethem Alhan, Trabzon Aydýn Alper, Ýstanbul Nusret Aras, Ankara Orhan Arýoðul, Ýstanbul Hüseyin Astarcýoðlu, Ýzmir Ýbrahim Astarcýoðlu, Ýzmir Orhan Bilge, Ýstanbul Hakan Bozkaya, Ankara Mehmet Çaðlýkülekçi, Mersin Yýlmaz Çakaloðlu, Ýstanbul Ahmet Çoker, Ýzmir Fügen Çullu, Ýstanbul Aydýn Dalgýç, Ankara Alper Demirbaþ, Antalya Haluk Demiryürek, Adana Abdülkadir Dökmeci, Ankara Þükrü Emre, New York Sadýk Ersöz, Ankara Ertuðrul Göksoy, Ýstanbul Haldun Gündoðdu, Ankara Selim Gürel, Bursa Cem Kalaycý, Ýstanbul Sedat Karademir, Ýzmir Kaan Karayalçýn, Ankara Selim Karayalçýn, Ankara Zeki Karasu, Ýzmir Murat Kýlýç, Ýzmir Sadýk Kýlýçturgay, Bursa Nezihi Oygür, Antalya Atilla Ökten, Ýstanbul Durkaya Ören, Erzurum Ýlgin Özden, Ýstanbul Yýlmaz Özen, Bursa Ömer Özütemiz, Ýzmir Yalçýn Polat, Erzurum Ýzzet Rozanes, Ýstanbul Ýskender Sayek, Ankara Erdoðan Sözüer, Kayseri Özlem Süoðlu, Ýstanbul Hakan Þentürk, Ýstanbul Ýlkay Þimþek, Ýzmir Ethem Tankut, Ýzmir Ertan Tatlýcýoðlu, Ankara Yaman Tokat, Ýstanbul Nurdan Tözün, Ýstanbul Özgür Yaðmur, Adana Rýfat Yalýn, Ýstanbul Hasan Yersiz, Los Angeles Sezai Yýlmaz, Malatya Zeki Yýlmaz, Kayseri Cihan Yurdaydýn, Ankara Yýldýray Yüzer, Ýstanbul

5 Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Deðerli meslektaþlarým, Dergimizin bu sayýsýný, sizlerden gelen çalýþmalarýn sayýca giderek artmasý nedeniyle sadece makalelere ayýrdýk. Ýstekleriniz doðrultusunda, daha önceki sayýlarda olduðu gibi, bir konunun uzmanlarý tarafýndan tartýþýlmasý þeklindeki dergi düzeni bundan sonraki sayýlarda da devam edecektir. Dergi konusundaki eleþtirileriniz ve tavsiyeleriniz bizim için yol gösterici olacaktýr. Saygýlar sunar, esenlikler dileriz. Ali. Emre Editör

6 Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Ýçindekiler 107 Orta Yoðunluktaki Bir Merkezde Yapýlan Ýlk 22 Karaciðer Rezeksiyonu Olgusu Mehmet Çaðlýkülekçi, Özgür Türkmenoðlu, Musa Dirlik, Hakan Canbaz, A. Bora Üstünsoy, Süha Aydýn 114 Safra Yolu Karsinomalarýnýn Tanýsýnda CEA, CA 19-9 ve CA 125 Nüvit Duraker, Semih Hot, Bedriye Teksoy, Filiz Kýrýk 120 Sirotik Hastalarda Kolesistektomi Gürkan Tellioðlu, Ali Emre, Yaman Tekant, Ýlgin Özden, Orhan Bilge, Koray Acarlý, Aydýn Alper, Orhan Arýoðul 125 Akut Biliyer Pankreatitte MRCP'nin ERCP Kullanýmý Üzerine Etkisi Mehmet Ali Uzun, Neþet Köksal, Yusuf Günerhan, Ümit Yaþar Þahin, Ender Onur, Rüþtü Kurt, Ömer Faruk Özkan 130 Geçirilmiþ Hafif Pankreatit Sonrasýnda Safra Yollarý Temizliði Ýçin Hastalarýn Seçilmesinde Belirleyici Faktörler Metin Tilki, Atilla Kurt, Yýlmaz Bilsel, Yýlmaz User, Sýrrý Özkan, Mehmet Talu 134 Kronik B Hepatiti Tedavisi Yýlmaz Çakaloðlu

7 Türk HPB 2007 Cilt 3 Sayý 3 Orta Yoðunluktaki Bir Merkezde Yapýlan ilk 22 Karaciðer Rezeksiyonu Olgusu Türk HPB Mehmet Çaðlýkülekçi, Özgür Türkmenoðlu, Musa Dirlik, Hakan Canbaz, A. Bora Üstünsoy, Süha Aydýn Mersin Üniversitesi, Týp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalý, Hepatopankreatobiliyer Cerrahisi Birimi, MERSÝN Özet Amaç: Karaciðer rezeksiyonlarý (KR); karaciðerin birçok benign ve malign hastalýðýnda uygun endikasyon ve seçilmiþ olgularda en etkili, küratif tedavi metodudur. Bu çalýþmadaki amacýmýz hepatopankreatobiliyer kliniðimizde son 3 yýlda yapýlan karaciðer rezeksiyon olgularýnýn dökümünü vermeyi, olgu daðýlýmýmýz heterojen bile olsa bu giriþimlere yeni baþlayan bir klinik olarak sonuçlarýmýzý aktarmayý amaçladýk. Yöntem: Klinik retrospektif çalýþmamýzda; karaciðer rezeksiyonu yapmaya baþladýðýmýz Ekim 2003-Ekim 2006 arasýndaki 36 aylýk dönemdeki 22 olgumuzu çalýþma kapsamýna alarak olgularýn, morbidite ve mortalite nedenlerini incelemeyi ve literatür desteði altýnda irdelemeyi uygun bulduk. Çalýþma kapsamýnda olgularýn yaþ, cinsiyet daðýlýmý, preoperatif taný yöntemleri, karaciðerdeki lezyonlarýn taný sonuçlarý, yapýlan ameliyatlar, morbidite ve mortalite, hastanede kalýþ süresi, gibi birçok parametre incelenip ortaya konuldu. Bulgular: Olgularýn 13'ü kadýn, 9'u erkek idi. Yaþ daðýlýmý 21 ile 76 arasýnda deðiþmekle birlikte ortalama yaþ 42.8 olarak bulundu. Karaciðer rezeksiyonu yapýlan malign patolojileri; metastatik kolorektal kanser, hepatosellüler kanser ve safra kesesi kanseri, rezeksiyon yapýlan benign patolojiler ise karaciðer kist hidatiði, travmatik lezyonlar ve hemanjiom idi. On bir malign ve 11 benign olguda karaciðer rezeksiyonu yapýldý. Sekiz olguda major hepatektomi (>3 segment rezeksiyonu); 14 olguda minör hepatektomi (<3 segment rezeksiyonu) yapýldý. On sekiz olguda ortalama 3 ünite kan transfüzyonu yapýldý. Peroperatif mortalite olmadý. Operatif mortalite (ilk 1 ay) %4.4 olarak bulundu. Bir mortalite dýþýnda hayatý tehdit eden major bir komplikasyon geliþmedi. Üç olguda (%13) morbidite ortaya çýktý. Bir olguda minör safra kaçaðý, 2 olguda atelektazi, efüzyon gibi minör problemler geliþti ve medikal önlemler ile düzeldi. Ortalama hastanede kalýþ süresi 9.5 ± 2 gün olarak bulundu. Sonuçlar: Karaciðer rezeksiyonu günümüzde gittikçe azalan bir morbidite ve mortalite ile yapýlabilmektedir. Seçilmiþ olgu ve uygun endikasyonlarda yapýlan karaciðer rezeksiyonlarý çok düþük morbidite ve mortalite ile seyretmektedir. Anestezi alanýndaki geliþmeler, hepatik anatominin daha iyi anlaþýlmasý, karaciðer cerrahisinin yandal olarak seçilmesi karaciðer rezeksiyonlarýnýn daha güvenli yapýlmasýný saðlamaktadýr. Anahtar kelimeler: karaciðer rezeksiyonu, morbidite, mortalite Initial 22 Liver Resections in a Medium - Volume Center Summary Aim: Liver resection constitutes the main treatment of most liver primary neoplasms and selected cases of metastatic tumors. However, this procedure is associated with significant morbidity and mortality rates. Recent reports highlighting reduced mortality rates to less than 1% after hepatic resections have evaluated the management of selected patients. Our aim is to analyze our 3-year experience with liver resections to determine the morbidity, mortality and risk factors of hepatectomy. Methods: Retrospective review of medical records of patients who underwent liver resection from October 2003 to October Results: Twenty-two (13 women and 9 men) patients underwent liver resection during the study period, with a mean age of 42.8 years (range years). Metastatic colorectal carcinoma, hepatocellular carcinoma and gallbladder cancer were the main indications for hepatic resection, respectively. Resection was indicated for malignancy in 11 patients (50%). Major hepatectomy was realized in 8 patients (>/=3 segments resection); minor hepatectomy in 14 (<3 segments resection). Underlying liver disease, including cirrhosis and obstructive jaundice was present in 7 patients. Blood transfusion was needed in 18 patients. There Mehmet ÇAÐLIKÜLEKÇÝ Mersin Üniversitesi, Týp Fakültesi, Genel Cerrahi AD, MERSÝN 107

8 Orta Yoðunluktaki Bir Merkezde Yapýlan ilk 22 Karaciðer Rezeksiyonu Olgusu was no intraoperative death and the overall mortality rate was 4.4%. No life-threatening major complications occurred in our patients. Among minor complications; the most common were biliary leakage, pleural effusion and atelectazia in 3 patients(13%). Operative mortality occured in 1 patient (4.5%). Median hospital stay was 9.5 days. Conclusion: In our practice liver resections can be performed with low mortality and acceptable morbidity rates in selected patients. Especially improved monitoring, greater understanding of hepatic anatomy, the emergence of hepatopancreatobiliary surgery as a subspecialty has contributed to improved outcome. Key words: hepatic resection, liver resection, morbidity, mortality Giriþ Karaciðer rezeksiyonlarý; primer ve sekonder karaciðer tümörlerinin tedavisinde, uygun olgularda ilk seçilecek cerrahi giriþimlerdir. Couinaud'nun ilk kez 1957 yýlýnda karaciðerin segmental anatomisini tanýmlamasýný takiben geçen yýl içinde rezeksiyon konusunda önemli geliþmeler olmuþtur. Bin dokuzyüz seksen öncesi operatif mortalite %20 civarýnda iken; günümüzde bu oran %5'lere gerilemiþtir. Morbidite ve mortalitede ortaya çýkan bu azalmanýn multifaktöriyel olduðu bildirilmektedir. Karaciðer anatomisinin daha iyi anlaþýlmasý, cerrahi teknikteki geliþmeler, daha iyi hasta seçiminin yapýlmasý, anestezi alanýndaki geliþmeler bu azalmada etkili olmaktadýr. Ayrýca hepatopankreatobiliyer cerrahi ile daha yoðun uðraþan cerrahlarýn ve yüksek sayýda karaciðer rezeksiyonunun (KR) yapýldýðý merkezlerin artmasý da iyi sonuçlarýn alýnmasýna yardýmcý olmaktadýr 1,2. Karaciðer rezeksiyonlarýnýn güvenliðinin artmasýna karþýn bu giriþimlerin günümüzde bile morbiditesi yüksek seyretmektedir. Morbidite ve mortalitenin geliþmesinde en belirgin prognostik faktörlerin; yaþ, operatif komplikasyonlar, altta yatan parankimal hastalýk ve sistemik yandaþ problemler olduðu belirtilmektedir 3-5. KR planlanan hastalarýn ameliyat öncesi deðerlendirilmesi önem kazanmaktadýr. Bu deðerlendirme sonucunda yüksek riskli olgular ortaya konulmakta ve uygun stratejiler planlanmaktadýr. Ameliyat öncesi karaciðer fonksiyonlarýn doðru ve tam deðerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle sirotik zeminde geliþen hepatosellüler kanser (HCC) olgularýnda karaciðerin iþlevsel kapasitesini kusursuz ve doðru deðerlendiren tek baþýna bir yöntem olmamakla birlikte Child-Pugh klasifikasyonunun oldukça etkili ve faydalý olacaðý belirtilmektedir (Tablo-1). Child-Pugh A grubu olgularda operatif mortalite %1, iken bu oran Child- Pugh B' de %10, Child-Pugh C' de ise %50'ye ulaþmaktadýr. Bu testin yanýnda; biyopsi ve dokunun patolojik analizi, geride býrakýlan karaciðer parankiminin volümetrik ölçümü ve hepatik venöz basýnç gradientinin ölçümü diðer objektif ölçüm parametreleri olarak önem kazanmaktadýr 6,7. Gereç ve Yöntem Genel Cerrahi Anabilim Dalý mýzda Ekim Ekim 2006 tarihleri arasýnda KR yapýlan 22 hasta çalýþmaya alýndý. Retrospektif klinik çalýþmamýzda þu parametreler araþtýrýldý. 1. Olgularýn yaþý ve cinsiyeti 2. Baþvuru þikâyetleri 3. Özgeçmiþ ve soygeçmiþ özellikleri 4. Preoperatif yapýlan radyolojik tetkikler 5. Lezyonun anatomik yerleþimi 6. Hastalarýn Child-Pugh sýnýflandýrýlmasý 7. Preoperatif albumin, hemoglobin ve hematokrit deðerleri 8. Preoperatif antibiyotik profilaksisi 9. Ameliyat süreleri 10.Yapýlan kan transfüzyon sayýsý 11.Peroperatif geliþen komplikasyonlar 12.Postoperatif geliþen komplikasyonlar 13.Patoloji sonuçlarý 14.Altý ay, 1 yýllýk takip sonuçlarý Preoperatif Dönem: Ameliyat öncesi dönemde olgularýn özelliklerine göre görüntüleme yöntemleri olarak ultrasonografi (US), bilgisayarlý tomografi (BT) ve/veya manyetik rezonans (MR) yapýldý. Tüm olgularda karaciðer fonksiyon testleri, hepatit belirteçleri ve olgunun özelliðine göre tümör belirteç tetkikleri yapýldý. Peroperatif Dönem: Tüm olgulara santral venöz basýnç ölçümü için 108

9 Çaðlýkülekçi M ve ark. CVP kateteri, kan basýncý için arteriyal kateter uygulandý. Hastalýðýn yaygýnlýðýnýn deðerlendirilmesi, rezeksiyon sýnýrýnýn belirlenmesi ve kanser olgularýnda damar invazyonunun anlaþýlmasý amacý ile intraoperatif US yapýldý. Tüm olgularda Pringle manevrasý (I/R:15dak/5dak) yapýldý. Tümör olgularýnda tümörün yerine göre özelliðine göre rezeksiyon öncesi sað veya sol hepatik ven askýya alýndý. Karaciðer parankim disseksiyonu Cavitron ultrasonik cerrahi aspiratör (CUSA) kullanýlarak intraparankimal olarak yapýldý. Parankim rezeksiyonu sýrasýnda damarsal yapýlarýn ligasyonu için hemoklips, sütür ligasyon ve bipolar koter kullanýldý. Rezeksiyon sonrasý kesit yüzeyinin hemostazý için bipolar ve argon koter ile koagülasyon uygulandý. Peroperatif dönemde bazý olgularda retrohepatik vena cava inferior'un güvenli disseksiyonu kanamanýn azaltýlmasý ve küçük venlerin rahat baðlanabilmesi için CVP'nin 2-5 mm Hg arasýnda tutulmasýna özen gösterildi. Üç veya daha fazla sayýda segment rezeksiyonu major hepatektomi, üçten az sayýda segment rezeksiyonu minör hepatektomi olarak sýnýflandýrýldý. Postoperatif Dönem: Postoperatif dönemde kan þekeri ve elektrolit takipleri yapýldý. Nazogastrik sonda postoperatif 6. saatte çekildi. Yirmi dört saat sonra oral gýdaya baþlandý. Ek bir problemi olmayan olgularda batýna konulan dren 48 saat sonra çekildi. Tablo 1. Hastalarýn etyolojik daðýlýmý Taný Safra kesesi tümörü Ameliyat Kolesistektomi + segment 4-5 rezeksiyonu Kolesistektomi + segment 4-5 rezeksiyonu Segment 4-5 rezeksiyonu Hemanjiom Segment 2-3 rezeksiyonu (sol lateral segmentektomi) Sol Lateral Segmentektomi Segment 5-6 rezeksiyonu Kist hidatik Segment rezeksiyonu Segment 5-8 rezeksiyonu Sol lateral segmentektomi (segment 2,3 rezeksiyonu) Sol lateral segmentektomi (segment 2,3 rezeksiyonu) Hepatosellüler Karsinom Kolesistektomi + sað hepatektomi Segment rezeksiyonu Sað hepatektomi Segment 5-6, kýsmý 8 rezeksiyonu Metastaz Segment rezeksiyonu Segment 5 rezeksiyonu Segment 6 rezeksiyonu Segment 3 rezeksiyonu Travma Sað hepatektomi Sað hepatektomi Sað hepatektomi Non anatomik sað lob rezeksiyonu 109

10 Orta Yoðunluktaki Bir Merkezde Yapýlan ilk 22 Karaciðer Rezeksiyonu Olgusu Sonuçlar Primer ve metastatik karaciðer tümörü nedeni ile 8 olguya (4 olgu HCC, 4 olgu metastatik karaciðer kanseri), safra kesesi tümörü nedeni ile 3 olguya, künt ve penetran travma sonrasý 4 olguya, selim sebeplere baðlý olarak 7 olguya (4 olgu kist hidatik nedeni ile, 3 olgu hemanjiom nedeni ile) KR yapýldý. Yirmi iki olgunun 13'ü kadýn 9'u erkek idi. Olgularýn yaþlarýnýn daðýlýmý 21 ile 76 arasýnda deðiþmekte olup ortalama yaþ 48 olarak bulundu. Olgularýn daðýlýmý ile ilgili veriler tablo 1'de gösterilmiþtir. Habis tümörlü olgular kliniðimize en sýk epigastrik bölgede aðrý ile baþvurdu. Bir olgu dýþ merkezde laparoskopik kolesistektomi ameliyatý sonrasý patoloji sonucunun malign rapor edilmesi üzerine kliniðimize sevk edilmiþti. HCC olgularýnýn Child-Pugh sýnýflandýrmasýna göre 2 olgu Child A, 2 olgu Child B sýnýfýnda idi. Travmatik olgulardan 3'ü künt batýn travmasý sonrasý, 1 olgu ise penetran yaralanma sonrasý kliniðimize getirilmiþti. Olgularýn özgeçmiþlerinin incelenmesinde HCC nedeni ile ameliyat edilen 3 olguda HbsAg (+), 1 olguda ise antihcv (+) olarak saptandý. Bir olguda hipertansiyon ve glikoz tolerans bozukluðu, 1 olguda ise son 1 yýldýr tanýsý konmuþ diyabetes mellitus ve hipertansiyon saptandý. Olgularýn soygeçmiþlerinin incelemesinde 2 olguda birinci derece akrabalarýnda diyabetes mellitus saptandý. Ameliyat öncesi tüm olgulara karýn ultrasonografisi ve göðüs+karýn tomografisi yapýldý. Ek olarak 4 olguya doppler ultrasonografi, 2 olguya ise MR yapýldý. Olgulardaki hemoglobin (Hb) deðerleri 10,0 ile 14,9 g/dl arasýnda deðiþmekle birlikte ortalama 12.4 g/dl olarak bulundu. Hematokrit deðerleri %31,5 ile 43,2 arasýnda deðiþmekle birlikte ortalama %33,5 olarak bulundu. Prognostik bir ölçüt olan albümin deðerleri 2,8 ile 4,8 gr/dl arasýnda deðiþmekle birlikte ortalama albumin deðeri 3,6 gr/dl olarak bulundu. Tüm olgularda cerrahiye baþlarken tek doz antibiyoterapi yapýldý. Postoperatif dönemde rutin bir antibiyotik tedavisi uygulanmadý. Yüz elli dakika ile 380 dakika arasýnda deðiþen ameliyat sürelerinin ortalamasý 262 dakika olarak bulundu. Sekiz olguda major hepatektomi (>3 segment rezeksiyonu); 14 olguda minör hepatektomi (<3 segment rezeksiyonu) yapýldý. Dört olguda ameliyat sýrasýnda kan transfüzyonuna gerek duyulmadý. Diðer olgularda deðiþen oranlarda olmakla birlikte ortalama 3 ünite kan transfüzyonu yapýldý. Ameliyat esnasýnda hiçbir olguda komplikasyon geliþmedi. Ýki olguda postoperatif 2. gün geliþen sað akciðer alt lob atelektazisine baðlý ortaya çýkan ateþ ve solunum sýkýntýsý medikal tedavi ile düzeldi. Kist hidatik olgularýndan birinde postoperatif dönemde 10 gün, günde 750 cc safra gelmesi nedeni ile ERCP ile sfinkterotomi + nazobilier drenaj uygulandý. Postoperatif 15. gün safra akýntýsýnýn durmasý üzerine olgu taburcu edildi. Bir olgu (travmatik) ciddi kan kaybý ve postoperatif geliþen akciðer yetmezliði nedeni ile 5. gün kaybedildi. Safra kesesi kanseri nedeni ile ameliyat edilen 3 olgunun piyeslerinin patolojik incelenmesi sonucunda bu olgularýn adenokanser olarak rapor edildiði görüldü. On bir malign olguda cerrahi piyesin patolojik incelenmesi sonucu tüm olgularda en az 1 cm'lik tümörsüz temiz cerrahi sýnýr saðlandýðý gösterildi. Hiçbir olgumuzda rezeksiyon sonrasý karaciðer yetmezliði görülmedi. Hastanede kalýþ süresi 6 ile 18 gün arasýndadýr. Ortalama kalýþ süresi 9,5 gündür. Postoperatif dönemde habis tümörlü hastalar kemoterapi uygulamasýna alýndý. Malignite olgularýmýzýn hepsi ilk yýl 3 ayda bir; ikinci yýl 6 ayda bir olmak üzere kontrollere çaðrýldý. Malign nedenler ile KR yapýlan olgularýmýzdan hiçbirinde operatif mortalite geliþmedi. Safra kesesi kanseri için rezeksiyon yapýlan 3 olgumuzdan 2'si 14 ve 22 ay sonra hastalýðýn ilerlemesine baðlý kaybedildi. HCC ve metastatik karaciðer tümörüne baðlý rezeksiyon yapýlan 8 olgumuzun 7'si takip altýnda olup yaþamlarýna devam etmektedirler. Benign sebebler ile karaciðer rezeksiyon yapýlan olgularýmýzýn tamamý saðlýklý bir yaþam sürmektedirler. Tartýþma Karaciðer rezeksiyonlarý karaciðerin birçok benign ve malign hastalýðýnýn tedavisinde baþarý ile 110

11 Çaðlýkülekçi M ve ark. uygulanmaktadýr. Geçen yýl içinde cerrahi teknikte ortaya çýkan geliþmeler, hasta seçiminde dikkatli davranýlmasý, anestezi ve yoðun bakým alanýndaki geliþmeler, hepatopankreatobiliyer cerrahi ile uðraþan cerrahlarýn artmasý iyi sonuçlarýn alýnmasýnda rol oynamaktadýr. KR sonrasý morbidite ve mortalitenin geliþmesinde uygun hasta seçiminin önemli olduðu bildirilmektedir. Uzun yýllardýr hastanýn yaþýnýn önemli olduðu bildirilmekle birlikte son yýllarda yaþýn tek baþýna ameliyat riskini artýran baðýmsýz bir faktör olmadýðý belirtilmektedir 5,6. Çalýþmamýzda deðiþik yaþ gruplarýndaki olgulara KR uygulanmýþtýr. ASA skoru ve preoperatif APACHE skoru düzeylerinin morbidite ve mortalite üzerinde etkili olduðu bildirilmektedir. ASA skorunun 3-4 ve 5 olduðu olgularda ASA 1 olgulara göre mortalitenin 3 kat, morbiditeninde 2 kat yüksek olduðu gösterilmiþtir. Klinik çalýþmamýzda ASA düzeyleri açýsýndan böyle bir çalýþma yapýlmamýþtýr 8. Acil nedenlere baðlý olarak yapýlan karaciðer rezeksiyonlarýnda olgunun yandaþ hastalýklar açýsýndan saðlýklý deðerlendirilmesi mümkün olmamaktadýr. Ayrýca acil olgularda multipl travmanýn ve ciddi kan kayýplarýnýn olmasý mortalitenin daha yüksek olmasýna yol açmaktadýr 9. Klinik çalýþmamýzda; travma sonrasý rezeksiyon yapýlan bir olguda mortalite geliþmesi bu durumu desteklemektedir. Bu olgu ciddi kan kaybý ve sepsis sonucu geliþen akciðer yetmezliði sonrasýnda hayatýný kaybetmiþtir. Özellikle karaciðerin primer malign hastalýklarý baþta olmak üzere çeþitli hastalýklara baðlý yapýlan KR öncesi karaciðer fonksiyonlarýnýn çok iyi deðerlendirilmesi önemlidir. Child-Pugh sýnýflandýrýlmasý önemlidir. A grubunda mortalite %1 iken, C'de bu oran %50'ye ulaþabilmektedir 10. Altta yatan karaciðer parankim hastalýðýnýn operatif morbidite ve mortalite üzerinde etkili olduðu bilinmektedir. Karaciðerde fibrozis, steatozis ve siroz olmasý operatif riski artýrmaktadýr. Özellikle steatozis ve siroz olgularýnda parankimal disseksiyon sýrasýnda daha fazla kanama olmaktadýr. Bu olgularda rezeksiyon sonrasý fonksiyonel karaciðer rezerv yetersizliði daha fazla görülmektedir. Ciddi steatozda morbidite %30'lara, mortalite %15'lere ulaþmaktadýr 11. Yapýlan bir çalýþmada 1000 cc veya daha fazla kan kaybý olan, 4 veya daha fazla segment rezeksiyonu yapýlan olgularda, siroz, steatoz ve fibrozis gibi parankimal hastalýklarý nedeni ile yapýlan rezeksiyon olgularýnda operatif morbidite ve mortalitenin yüksek olduðu belirtilmektedir 12. Rezeksiyon sonrasý kalan karaciðer volumünün postoperatif mortalite ve morbidite üzerinde önemli olduðu bilinmektedir. Prognostik açýdan deðiþik klinik sýnýflandýrmalar olmakla birlikte en sýk Okuda klinik sýnýflandýrýlmasý kullanýlmaktadýr. Asit, bilirübin düzeyi, albümin düzeyi ve tümörün karaciðerdeki tutulum yüzdesi Okuda yönteminde kullanýlan parametrelerdir. Postoperatif karaciðer yetmezliðinin önlenmesi için gerekli olan parankim volumünün en az %20-25 arasýnda sirotik olgularda ise en az %40 olmasý gerekmektedir. Özellikle 3 boyutlu BT volümetri incelemesi ile kalan karaciðer parankim volümü hesaplanabilmektedir. Yetersiz karaciðer volümünün endotel ve Kupffer hücre harabiyetine, portal akým ve basýnç artýþýna, proinflamatuar sitokin salýnýmýnda artýþa yol açtýðý bilinmektedir 13,14. KR'nda morbidite ve mortaliteyi etkileyen önemli bir faktör ameliyat sýrasýnda ortaya çýkan problemlerdir. Son yýllarda anestezi tekniklerindeki geliþmeler sayesinde buna baðlý oluþacak komplikasyonlarda azalma sözkonusu olmaktadýr. Postoperatif analjezinin etkin bir þekilde saðlanmasý ile hastanýn daha erken mobilizasyonu mümkün olabilmektedir 15. Bu sayede postoperatif venöz tromboz riski, akciðer problemleri azalmaktadýr. Olgularýmýzda anestezi sýrasýnda ve ameliyat esnasýnda anesteziye baðlý hiçbir problem görülmemiþtir. Ameliyat süresi, kaybedilen kan miktarý, kan transfüzyon sayýsýnýn operatif morbidite ve mortaliteye yol açan cerrahi faktörler olduðu söylenilmektedir. Yapýlan bir çalýþmada bu faktörlerin rezeksiyonun geniþliðinden baðýmsýz olarak etkili olduðu belirtilmektedir. Eðer kan kaybý, operasyon süresi ve kan transfüzyonu kontrol edilebilirse rezeksiyonun geniþliðinin morbidite ve mortaliteye çok etkili olmadýðý belirtilmektedir. Baþka bir çalýþmada rezeke edilen segment sayýsýnýn ve kan kaybýnýn operatif morbidite ve mortaliteye yol açan en önemli faktörler olduðu belirtilmektedir. Yine bu çalýþmada KR ile birlikte ek organ rezeksiyonlarýnýn yapýldýðý olgularda riskin arttýðý belirtilmektedir 16,

12 Orta Yoðunluktaki Bir Merkezde Yapýlan ilk 22 Karaciðer Rezeksiyonu Olgusu KR yapýlan olgularda rutin antibiyotik kullanýmýnýn enfeksiyöz komplikasyonlarda azalmaya yol açmadýðý belirtilmektedir. Enfeksiyona baðlý komplikasyonlar geliþmediði sürece KR olgularýnda rutin antibiyotik kullanýmý önerilmemektedir 18,19. Klinik çalýþmamýzda profilaktik antibiyotik uygulamasý yaptýk. Ancak hiçbir olgumuzda daha sonra antibiyotik tedavisine devam etmedik. KR sýrasýnda kan kaybýný önlemek için vasküler kontrol uygulanmaktadýr. Bu kontrol hepatik inflow (Pringle), hepatik outflow veya total vasküler eksklüzyon (TVE), (Pringle ve vena kava inferiorun karaciðer üst ve altýndan kapatýlmasý) þeklinde yapýlabilmektedir. TVE; vena kava, hepatik ven bileþkesine yakýn tümörlerde uygulanabilmektedir. Ancak genellikle gereksiz olduðu belirtilmektedir. Komplikasyon oraný oldukça yüksektir. Günümüzde sýklýkla Pringle manevrasý tercih edilmektedir. Bu manevra ile kan kaybý azaltýlmaktadýr. Pringle manevrasý 120 ila 200 dakikaya kadar uzatýlabilmekle birlikte 80 dakikayý geçen olgularda morbiditenin yüksek olduðu belirtilmektedir Klinik çalýþmamýzda tüm olgularda Pringle manevrasý ile birlikte bazý olgularda ilgili hepatik venin kapatýlmasý þeklinde bir uygulama yapýlmýþtýr. Daha sonra ilgili hepatik ven parankim içi veya çýkýþ yerinden baðlanmýþtýr. Sirotik olgularda 15 dakika kapama, 5 dakika reperfüzyona özen gösterilirken, nonsirotik olgularda iskemi süresi 25 dakikaya kadar uzatýlmýþtýr. Anadol ve ark. yaptýklarý çalýþmada Choti ve ark. tarafýndan yapýlan bir sýnýflandýrmayý bildirmiþlerdir. Buna göre rezeksiyon merkezleri yýllýk yaptýklarý KR sayýsýna göre düþük (yýlda <7), orta (yýlda 7-15 arasý) ve yüksek (yýlda >15) yoðunluklu merkez olarak sýnýflandýrýlmaktadýr 23. Kliniðimizde 1. yýl 6, 2. yýl 8 ve 3. yýl yýlda 8 KR yapmýþtýr. Bu nedenle bu sýnýflandýrmaya göre kliniðimiz orta yoðunlukta bir merkez olarak tanýmlanabilmektedir. Parankimal disseksiyon deðiþik teknikler kullanýlarak yapýlabilmektedir. Ultrasonik aspiratör, jet dissektör, bipolar koterizasyon, radyofrekans yöntemi, klemp ile ezme tekniði, stapler ile yapýlan bu disseksiyonda amaç; daha az kanama ve damarsal oluþumlarýn güvenli baðlanmasýdýr. Yapýlan bir çalýþmada karaciðer parankimal diseksiyonunda CUSA tekniði ile radyofrekans tekniði karþýlaþtýrýlmýþtýr. Gerek rezeksiyon süresi, gerekse kaybedilen kan miktarý ve transfüzyon sayýsý açýsýndan radyofrekans yöntemi daha avantajlý olarak bulunmuþtur 24,25. Son yýllarda stapler ile hepatik ven ve ilgili portal venin ligasyonu yapýlmasýnýn yaný sýra parankimal disseksiyon da gündeme gelmektedir. Stapler ile yapýlan 300 olguluk karaciðer rezeksiyon serisinde operasyon zamaný daha kýsa olarak bulunurken, morbidite ve mortalite diðer teknikler ile benzerlikler göstermiþtir 26. Biz olgularýmýzda CUSA, bipolar koter ve argon koterizasyon kullanarak parankim disseksiyonumuzu tamamladýk. Son yýllarda laparoskopik KR yapýlmaya baþlanýlmýþtýr. Fransa dan deneyimli bir merkezin 10 yýllýk çalýþmasýnda yapýlan 113 laparoskopik KR irdelenmiþtir. On iki olguda laparotomiye dönüþ olmuþtur. Bir olgu 8. gün kaybedilmiþtir. Yazarlara göre tecrübeli ellerde laporoskopik KR sonuçlarý açýk cerrahi ile benzer sonuçlar göstermektedir 27. KR sonrasý kanama dýþýndaki diðer bir önemli komplikasyon safra kaçaðýdýr. KR sonrasý ortalama komplikasyon oranlarýndaki düþmeye karþýn safra kaçaðý oranýnda fazla bir deðiþiklik olmamýþtýr. Ortalama kaçak oraný % arasýnda deðiþmektedir. En sýk nedenleri; cerrahi sýrasýnda safra yolu yaralanmasý, safra yolu anastomoz kaçaðý ve karaciðer kesit yüzeyinden oluþan safra sýzýntýsý olarak bildirilmektedir 28. Olgularýmýzýn analizinde 1 olguda kesit yüzeyinden safra kaçaðý geliþmiþ, endoskopik retrograd kolanjiopankreatografi ve nazobiliyer drenaj ile uygun tedavi sonrasý tamamen düzelmiþtir. KR sonrasý dren konulmasý günümüzde tartýþýlmaktadýr. Önceleri konulmasý kesinlikle önerilirken günümüzde daha seçici davranýlmaktadýr. Dren konulan olgularda daha yüksek oranda batýn içi koleksiyon olacaðý belirtilmektedir. Ayrýca dren konulmasýnýn postoperatif bakým ve iyileþme süresini artýracaðý belirtilmektedir 29. Sun ve ark. 120 olguluk serilerinde dren konulan 60 olgu ile konulmayan 60 olguyu irdelemiþlerdir. Dren konulan grupta subfrenik koleksiyon, plevral efüzyon, lokal yara komplikasyonlarý ve hastanede kalýþ süresi daha yüksek bulunmuþtur. Yazarlara göre KR olgularýnda rutin olarak dren konulmasýna gerek olmadýðý belirtilmektedir

13 Çaðlýkülekçi M ve ark. Tüm olgularýmýzda rutin olarak dren kullanýlmýþtýr. Dren ile ilgili bir komplikasyon görülmemiþtir. Sonuç olarak klinik çalýþmamýzda karaciðer rezeksiyonuna yeni baþlayan bir merkez olarak rezeksiyon yaptýðýmýz olgularý bilgilerinize sunmayý ve konuyu literatür bilgileri ýþýðýnda irdelemeyi planladýk. Kaynaklar 1. Adam R, Aloia T, Krissat J, et.al. Is liver resection justified for patients with hepatic metastases drom breast cancer. Ann Surg 2006;244: Capusotti L, Muratore A, Amisano M, et al. Liver resection for large-size hepatocellular carcinomas in 47 non-cirrhotic patients-no mortality and long- term survival. Hepatogastroenterology 2006;53: Kobayashi A, Kawasaki S, Miyagawa S, et al. Results of 404 hepatic resections including 80 repeat hepatectomies for hepatocellular carcinoma. Hepatogastroenterology 2006;53: Benzoni E, Lorenzin D, Baccarani U, et al. Resective surgery for liver tumor: a multivariate analysis of causes and risk factors linked to postoperative complications. Hepatobiliary Pancreat Dis Int 2006;5: Dimick JB, Wainess RM, Cowan JA, et al. National trends in the use and outcomes of hepatic resection. J Am Coll Surg 2004;199: Adam R, Chiche L, Aloia T, et al. Hepatic resection for noncolorectal nonendocrine liver metastases: analysis of 1,452 patients and devolopment of a prognostic model. Ann Surg 2006;244: Elwood D, Pomposelli JJ. Hepatobiliary surgery: lessons learned from live donor hepatectomy. Surg Clin North Am 2006;86: Chen XP, Oui FZ, Wu ZD, et al. Hepatectomy for huge hepatocellular carcinoma in 634 cases. World J Gastroenterol 2006;12: Lang H, Sotiropoulos GC, Brokalaki LL, et al. Left hepatic trisectionectomy for hepatobiliary malignancies. J Am Coll Surg 2006;3: Richter B, Schmandra TC, Golling M, et al. Nutritional support after open liver resection: a systematic review. Dig Surg 2006;23: Koea J. Getting started as a hepatobiliary surgeon: lessons learned from the first 100 hepatectomies as a consultant. NZ Med J 2005;118: Melendez JA, Arslan V, Fischer ME. Perioperative outcomes of major hepatic resections under low central venous pressure anesthesia: blood loss, blood transfusion, and the risk of postoperative renal dysfunction. J Am Coll Surg 1998;187: Fazakas J, Mandli T, Ther G. Evaluation of liver function for hepatic resection. Transplant Proc 2006;38: Uchida M, Ishibashi M, Arikawa S. High resolution computed tomographic angiography/computed tomographic cholangiography image fusion of the hepatobiliary system. J Comput Asist Tomogr 2006;30: Capusotti L, Polastri R. Operative risks of major hepatic resections. Hepatogastroenterology 1998;45: Jarnagin WR, Gonen M, Fong Y, et al. Improvement in perioperative outcome after hepatic resection: analysis of 1803 consecutive cases over the past decade. Ann Surg 2002;236: Kim BW, Kim YB, Wang HJ. Risk factors for immediate postoperative fatal recurrence after curative resection of HCC. World J Gastroenterol 2006;12: Wu CC, Yeh DC, Lin MC, et al. Prospective randomized trial of systemic antibiotics in patients undergoing liver resection. Br J Surg 1998;85: Garwood RA, Sawyer RG, Thompson L, et al. Infectious complications after hepatic resection. Am Surg 2004;70: Dixon E, Vollmer CM, Bathe OF, Vascular occlusion to decrease blood loss during hepatic resection.am J Surg 2005;190: Chau GY, Lui WY, King KL, et al. Evaluation of effect of hemihepatic vascular occlusion and the Pringle maneuver during hepatic resection for patients with hepatocellular carcinoma and impaired liver function.world J Surg 2005;29: Buell JF, Koffron A, Yoshida A, et al. Is any method of vascular control superior in hepatic resection of metastatic cancers? Longmire clamping, pringle maneuver and total vascular isolation. Arch Surg 2001;136: Anadol AZ, Topgül K, Güngör B, ve ark. Karaciðer rezeksiyonu: ''Orta Yoðunlukta'' bir Merkezin ilk Deneyimleri. Türk HPB 2006;2: Aloia TA, Zorzi D, Abdalla EK, et al. Two-surgeon technique for hepatic parenchymal transection of the noncirrhotic liver using saline-linked cautery and ultrasonic dissection. Ann Surg 2005;242: Felekouras E, Prassas E, Kontos M. Liver tissue dissection: Ultrasonic or RFA energy? World J Surg 2006;30: Schemmer P, Friess H, Hinz U, et al. Stapler hepatectomy is a safe dissection technique: analysis of 300 patients. World J Surg 2006;30: Vibert E, Perniceni T, Levard H. Laparoscopic liver resection. Br J Surg 2006;93: Reed DN, Vitale GC, Wrightson WR, et al. Decreasing mortality of bile leaks after elective hepatic surgery. Am J Surg 2003;185: Lu. L, Sun HC, Qin LX, et al. Abdominal drainage was unnecessary after hepatectomy using the conventional clamp crushing techique. J Gastrointes Surg 2006;10: Sun HC, QinLX, Lu L. et al. Randomized clinical trials of the effects of abdominal drainage after elective hepatectomy using the crushing clamp method. Br. J. Surg 2006;93:

14 Türk HPB 2007 Cilt 3 Sayý 3 Safra Yolu Karsinomalarýnýn Tanýsýnda CEA, CA 19-9 ve CA 125 Türk HPB Nüvit Duraker 1, Semih Hot 1, Bedriye Teksoy 2, Filiz Kýrýk 2 S.B. Okmeydaný Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi, 5. Cerrahi Kliniði 1, ÝSTANBUL S.B. Okmeydaný Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi, Nükleer Týp Kliniði 2, ÝSTANBUL Özet Amaç: Safra yolu (ekstrahepatik safra kanalý, safra kesesi ve Vater ampullasý) karsinomalarýnýn tanýsýnda, geliþmiþ görüntüleme ve biyopsi yöntemlerinin uygulanmasýna karþýn halen bir sýnýrlýlýk vardýr. Deðiþik serum tümör belirteçlerinin tanýdaki önemini araþtýran çalýþma sayýsý azdýr. Bu prospektif çalýþmada, týkanma sarýlýklý ve sarýlýksýz selim ve habis safra yolu hastalýklarýnýn ayýrýcý tanýsýnda serum tümör belirteçleri karsinoembriyonik antijen (CEA), karbohidrat antijen (CA)19-9 ve CA 125'in tek tek ve bileþimler halinde deðeri incelendi. Yöntem: Safra yolu karsinomalý 90, selim safra yolu hastalýðý olan 198 hastada tedavi öncesi serum CEA, CA 19-9 ve CA 125 düzeyleri immünoradyometrik yöntemle ölçüldü. Eþik deðeri geçen belirteç düzeyleri pozitif sonuç olarak kabul edilerek belirteçlerin duyarlýk ve özgüllükleri tek tek ve bileþimler halinde hesaplandý. Bulgular: Safra yolu karsinomalarýnýn tanýsýnda CEA, CA 19-9 ve CA 125'in sýrasýyla duyarlýklarý %27.8, %75.6 ve %34.4; özgüllükleri %96.0, %62.6 ve %84.8 idi. CA 19-9'un duyarlýðý sarýlýklý hastalarda %80.3, sarýlýksýz hastalarda % 50.0; özgüllüðü sarýlýklý hastalarda %27.6, sarýlýksýz hastalarda %90.1 idi. Gerek habis gerekse selim safra yolu hastalýðýnda sarýlýklý ve sarýlýksýz hasta alt gruplarýnýn CA 125 pozitiflik oranlarý farklý deðildi. Tümörün yerine göre ekstrahepatik safra kanalý karsinomasýnda CA 125'in duyarlýðý %50.0 idi. Belirteç bileþimleri içinde duyarlýðý en yüksek (%81.1) olaný CA 19-9 veya CA 125'den birinin pozitif olmasý idi, ancak özgüllüðü en düþük (%54.0) olan bileþim de bu idi. Özgüllüðü yüksek tutmak amacýyla iki ya da üç belirtecin de pozitif olmasý arandýðýnda duyarlýklar önemli oranda düþmekte idi. Sonuçlar: Safra yolu karsinomalý sarýlýksýz hastalarýn tanýsýnda serum CA 19-9, ekstrahepatik safra kanalý karsinomasýnýn tanýsýnda serum CA 125 sýnýrlý katký saðlayabilir. Belirteç bileþimleri kullanmanýn belirteçlerin tek olarak kullanýlmasýna karþý üstünlüðü yoktur. Anahtar kelimeler: tümör belirteci, taný, safra kanalý karsinomasý, safra kesesi karsinomasý CEA, CA 19-9 and CA 125 in the Diagnosis of Biliary Tract Carcinoma Summary Aim There are few studies on different serum tumor markers investigated in the diagnosis of biliary tract carcinoma including the carcinomas of the gallbladder, the extrahepatic bile ducts and the ampulla of Vater. We assessed the value of CEA, carbohydrate antigen (CA) 19-9 and CA 125 alone or in combination in the differential diagnosis of benign and malignant biliary tract diseases with and without obstructive jaundice. Methods Serum levels of CEA, CA 19-9 and CA 125 were measured by immunoradiometric assay in 90 patients with biliary tract carcinoma and 198 patients with a benign biliary tract disease. Marker levels exceeding the cut-off levels were accepted as positive result and the sensitivity and the specificity of the markers were calculated both separately and in combinations. Results The sensitivity of CEA, CA 19-9 and CA 125 in the diagnosis of biliary tract carcinoma was 27.8%, 75.6% and 34.4% and specificity was 96.0%, 62.6% and 84.8%, respectively. The sensitivity of CA 125 was 50.0% for extrahepatic bile duct carcinoma. The sensitivity of CA 19-9 was 80.3% in jaundiced and 50.0% in nonjaundiced patients; its specificity was 27.6% in jaundiced and 90.1% in nonjaundiced patients. CA 125 positivity ratios of the jaundiced and nonjaundiced patient subgroups of both malignant and benign biliary tract diseases were similar. The combination with the highest sensitivity (81.1%) was the one which demanded the positivity of either CA 19-9 or CA 125, nevertheless, this combination also had the lowest specificity (54.0%). When the positivity of two or three markers were demanded in order to increase the specificity, the sensitivity decreased considerably. Conclusion CA 19-9 has a limited value in the diagnosis of the nonjaundiced patients with biliary tract carcinoma. CA 125 provides a limited contribution to the diagnosis of extrahepatic bile duct carcinoma. Using marker combinations has no advantage on using the markers alone. Key words: tumor marker, diagnosis, cholangiocarcinoma, gallbladder carcinoma Nüvit DURAKER, Ata-2 Sitesi, Manolya Cad., Çam Sok., B-5, 9-A, D:10, Çengelköy 34688, ÝSTANBUL 114

15 Duraker N ve ark. Giriþ Safra kesesi, ekstrahepatik safra kanallarý ve Vater ampullasý karsinomalarýndan oluþan safra yolu karsinomalarý hepatosellüler karsinomadan sonra ikinci en sýk primer hepatobiliyer karsinomadýr 1. Özellikle safra kanallarý ve safra kesesi karsinomasýnýn tanýsýnda, geliþmiþ görüntüleme yöntemlerinin ve görüntüleme rehberliðinde deðiþik biyopsi tekniklerinin uygulanmasýna karþýn halen bir sýnýrlýlýk vardýr 1,2. Ayrýca bu yöntemlerin ancak deneyimli merkezlerde uygulanabilmesi, invaziv ve pahalý olmalarý gibi dezavantajlarý da vardýr. Safra yolu karsinomalarýnýn tanýsýnda ucuz ve kolay uygulanabilir yöntemler olarak deðiþik serum tümör belirteçleri araþtýrýlmaktadýr. Bu belirteçlerden karsinoembriyonik antijenin (CEA) duyarlýðýnýn düþük olduðu belirtilmektedir 3-5. En çok araþtýrýlan karbohidrat antijen (CA) 19-9'un duyarlýðý % arasýnda verilmektedir 3,4,6. CA 19-9 antijeni gerek habis gerekse selim obstrüksiyona baðlý safra stazýnda serumda yüksek konsantrasyonlarda bulunmaktadýr 4. Bu nedenle obstrüktif sarýlýðýn sýk görüldüðü habis ve selim safra yolu hastalýðýnýn ayýrýcý tanýsýnda CA 19-9'un özgüllüðünün düþük olmasý beklenir. CA 125'in tanýsal öneminin araþtýrýldýðý çalýþma sayýsý çok azdýr 3,7. Bu çalýþmada, týkanma sarýlýklý ve sarýlýksýz selim ve habis safra yolu hastalýklarýnýn ayýrýcý tanýsýnda serum tümör belirteçleri CEA, CA 19-9 ve CA 125'in tek tek ve bileþimler halinde deðeri incelendi. Gereç ve Yöntem Hastalar Ocak 1994 ile Aralýk 2003 arasýnda SSK Okmeydaný Eðitim Hastanesi Genel Cerrahi Klinikleri'ne baþvuran ekstrahepatik safra kanalý karsinomalý 30, safra kesesi karsinomalý 18, ampuller karsinomalý 42 ve selim safra yolu hastalýðý olan 198 hasta prospektif çalýþmaya alýndý. Bu hastalarýn tanýlarý, klinik belirti ve bulgular, karaciðer fonksiyon testleri, görüntüleme yöntemleri, cerrahi eksplorasyon bulgularý, histolojik bulgular ve takip bilgilerine dayandýrýldý. Yalnýzca sonuçta kesin taný konulan hastalar çalýþmaya alýndý. Serum bilirubin düzeyi 2 mg/dl' nin üzerinde olan hastalar sarýlýklý altgruba ayrýldý. Tablo 1'de hastalarýn özellikleri görülmektedir. Ekstrahepatik biliyer obstrüksiyonun CA 19-9 düzeyleri üzerine etkisini araþtýrmak amacýyla serum CA 19-9 konsantrasyonu yüksek 35 sarýlýklý hastada, palyatif ameliyatla veya endoskopik giriþimle biliyer drenaj saðlanýp bilirubin düzeyleri normale indikten sonra tekrar CA 19-9 düzeyleri ölçüldü. Tablo 1. Hastalarýn özellikleri Safra yolu hastalýðý Toplam Sarýlýklý Sarýlýksýz hasta sayýsý hasta sayýsý hasta sayýsý Karsinoma Ekstrahepatik safra kanalý Safra kesesi Ampuller Selim Kronik kolesistit Akut kolesistit Mirizzi sendromu Koledokolitiyazis Papiller darlýk Koledok kisti Ampuller adenoma Biliyer striktür

16 Biliyer Týrakt Karsinomalarýnýn TanýsýndaCEA, CA 19-9 ve CA 125 Tümör Belirteci Ölçümleri Herhangi bir tedavi uygulanmadan önce hastalardan alýnan periferik venöz kan örnekleri santrifüj edilerek serumlarý ayrýldý ve analiz edilinceye kadar serumlar C'de saklandý. CEA ölçümlerinde IRMA-coat CEA kiti (üretici firma tarafýndan önerilen eþik deðeri 5 ng/ml) (Byke Sangtec Diagnostica GmbH&Co. KG Dietzenbach, Deutschland) kullanýldý. CA 19-9 ölçümleri için iki ayrý kit kullanýldý: IRMA-mat CA 19-9 (önerilen eþik deðeri 37 U/mL) (Byke Sangtec Diagnostica GmbH&Co. KG Dietzenbach, Deutschland) ve GI-MA IRMA (önerilen eþik deðeri 29 U/mL) (EURO/DPC LTD, Glyn Rhonwy, United Kingdom). CA 125 ölçümlerinde de iki ayrý kit kullanýldý: IRMA-mat CA 125 II (önerilen eþik deðeri 35 U/mL) (Byke Sangtec Diagnostica GmbH&Co. KG Dietzenbach, Deutschland) ve IRMA-Count OM-MA (önerilen eþik deðeri 26 U/mL) (EURO/DPC LTD, Glyn Rhonwy, United Kingdom). Tüm ölçümler iki-yanlý immünoradyometrik yöntemle yapýldý. Ýstatistik Daha yüksek belirteç düzeylerinin ayýrýcý tanýdaki önemini araþtýrmak amacýyla yukarýda verilen 'önerilen' eþik düzeylerin dörder katý alýndý ve bu deðerlere 'yüksek' eþik deðer denildi. Eþik deðerlerini aþan belirteç düzeyleri pozitif sonuç olarak kabul edilerek belirteçlerin duyarlýk ve özgüllükleri tek tek ve bileþimler halinde hesaplandý. habis ve selim safra yolu hastalýðý gruplarýnda sarýlýklý ve sarýlýksýz hasta alt gruplarýnýn belirteç pozitiflik oranlarý arasýndaki farklýlýklarý deðerlendirmek için X-kare testi ve Fisher' in kesin olasýlýk testi kullanýldý. 0.05' den küçük p deðerleri anlamlý olarak kabul edildi. Bulgular Habis ve selim safra yolu hastalýðýnda tümör belirteci düzeyleri Önerilen eþik deðere göre CEA pozitifliði safra yolu karsinomasýnda tüm seri için %27.8 idi. Tümörün yerine göre bu oran ekstrahepatik safra kanalý karsinomasýnda %26.6, safra kesesi karsinomasýnda %44.4, ampuller karsinomada %21.4 idi. Önerilen eþik deðer için selim safra yolu hastalýðýnda CEA pozitifliði %4.0 idi. Yüksek eþik deðere göre CEA pozitifliði safra yolu karsinomasýnda %13.3, selim safra yolu hastalýðýnda %0.5 idi. Her iki eþik deðer için de, gerek habis gerekse selim safra yolu hastalýðýnda sarýlýklý ve sarýlýksýz alt gruplarýn CEA pozitiflik oranlarý arasýnda anlamlý bir fark yoktu (Tablo 2). Önerilen eþik deðerler için CA 19-9 pozitifliði Tablo 2. Selim ve habis safra yolu hastalýðýnda tümör belirteci düzeyleri Tümör belirteci Karsinoma Selim p Sarýlýklý Sarýlýksýz Sarýlýklý Sarýlýksýz (s=76) (s=14) (s=87) (s=111) p CEA>ön.ed,s (%) 20 (26.3) 5 (35.7) AD 2 (2.3) 6 (5.4) AD CEA>yük.ed,s (%) 11 (14.5) 1 (7.1) AD 1 (1.1) 0 (0.0) AD CA 19-9>ön.ed,s (%) 61 (80.3) 7 (50.0) (72.4) 11 (9.9) <0.001 CA 19-9>yük.ed,s (%) 47 (61.8) 3 (21.4) (43.7) 1 (0.9) <0.001 CA 125>ön.ed,s (%) 27 (35.5) 4 (28.6) AD 15 (17.2) 15 (13.5) AD CA 125>yük.ed,s (%) 11 (14.5) 2 (14.3) AD 1 (1.1) 3 (2.7) D s : sayý ön. : önerilen yük.: yüksek ed : eþik deðer AD : anlamlý deðil 116

17 Duraker N ve ark. safra yolu karsinomasýnda tüm seri için %75.6 idi; tümörün yerine göre bu oran ekstrahepatik safra kanalý karsinomasýnda %90.0, safra kesesi karsinomasýnda %77.7, ampuller karsinomada %64.3 idi. Önerilen eþik deðerler için selim safra yolu hastalýðýnda CA 19-9 pozitifliði %37.4 idi. Yüksek eþik deðerlere göre CA 19-9 pozitifliði safra yolu karsinomasýnda %55.6, selim safra yolu hastalýðýnda %19.7 idi. Önerilen ve yüksek eþik deðerlere göre hem habis hem de selim safra yolu hastalýðýnda CA 19-9 pozitiflik oranlarý sarýlýklý altgruplarda sarýlýksýz alt gruplardan anlamlý olarak daha yüksek idi (Tablo 2). Önerilen eþik deðerlere göre CA 125 pozitifliði safra yolu karsinomasýnda tüm seri için %34.4 idi; tümörün yerine göre bu oran ekstrahepatik safra kanalý karsinomasýnda %50.0, safra kesesi karsinomasýnda %44.4, ampuller karsinomada %19.0 idi. Önerilen eþik deðerler için selim safra yolu hastalýðýnda CA 125 pozitifliði %15.2 idi. Yüksek eþik deðerlere göre CA125 pozitifliði safra yolu karsinomasýnda %14.4, selim safra yolu hastalýðýnda %2.0 idi. Her iki eþik deðere göre de, gerek habis gerekse selim safra yolu hastalýðýnda sarýlýklý ve sarýlýksýz altgruplarýn CA 125 pozitiflik oranlarý arasýnda anlamlý bir fark yoktu (Tablo 2). Ayný hastada sarýlýklý ve sarýlýksýz dönemde CA 19-9 düzeyleri sarýlýklý dönemde CA 19-9 düzeyi yüksek olan, palyatif giriþimle sarýlýk geçtikten sonra CA 19-9 konsantrasyonlarý ölçülen koledok karsinomalý iki ve ampuller karsinomalý bir hastada CA 19-9 düzeyleri yüksek kalýrken, koledok karsinomalý bir hastada normal düzeye indi; selim safra yolu hastalýðý olan 31 hastadan yalnýzca ikisinde eþik deðerin biraz üzerinde (40 ve 44 U/mL, IRMA-mat kiti) kalýrken diðerlerinde normal düzeylere indi. Safra yolu karsinomalarýnýn tanýsýnda tümör belirteci bileþimleri tablo 3' de görüldüðü gibi, belirteçler tek tek ele alýndýðýnda duyarlýðý en yüksek (%75.6) olaný CA 19-9 olup özgüllüðü %62.6 idi. Duyarlýðý en yüksek (%81.1) bileþim CA 19-9 veya CA 125'den birinin pozitif olmasý idi, ancak özgüllüðü en düþük (%54.0) bileþim de bu idi. Özgüllüðü yüksek tutmak amacýyla iki ya da üç belirtecin de pozitif olmasý arandýðýnda duyarlýklar önemli oranda azalmakta idi. Tartýþma Çalýþmamýzda safra yolu karsinomasýnda CEA'nin özgüllüðü %96 olmasýna karþýn duyarlýðý tüm seri için %27.8 idi. Tümörün yerine göre en yüksek duyarlýk (%44.4) safra kesesi karsinomasýna ait idi. Sarýlýklý ve sarýlýksýz alt gruplarýn duyarlýklarý arasýnda anlamlý fark yoktu. Bu bulgulara göre safra yolu karsinomalarýnýn tanýsýnda CEA'nin deðeri yoktur. Baþka çalýþmalarda safra yolu karsinomasýnýn tanýsýnda CEA'nin duyarlýðý %39 3 ve %52 4 olarak verilmektedir. Kau ve ark. çalýþmasýnda CEA'nin duyarlýðý ampuller karsinoma için %33.3, distal koledok karsinomasý için %25.0 idi 5. Bu çalýþmada CA 19-9'un duyarlýðý %75.6, özgüllüðü %62.6 idi. Hem habis hem de selim safra yolu hastalýðýnda, CA 19-9 pozitiflik oranlarý sarýlýklý hasta alt gruplarýnda sarýlýksýz hasta altgrup- Tablo 3. Biliyer týrakt karsinomalarýnýn tanýsýnda tümör belirteci bileþimleri Tümör belirteci Duyarlýk (%) Özgüllük (%) CEA CA CA CEA veya CA CEA veya CA CA 19-9 veya CA CEA ve CA CEA ve CA CA 19-9 ve CA CEA ve CA 19-9 ve CA

18 Biliyer Týrakt Karsinomalarýnýn TanýsýndaCEA, CA 19-9 ve CA 125 larýndan anlamlý olarak daha yüksek idi. Safra yolu karsinomasý için duyarlýk sarýlýklý hasta altgrubunda %80.3 iken sarýlýksýz hasta altgrubunda %50.0 idi; özgüllük ise sarýlýksýz hasta altgrubunda %90.1 iken sarýlýklý hasta altgrubunda çok düþük (%27.6) idi. Normal eþik deðerlerin dörder katý seçilerek elde edilen yüksek eþik deðerler kullanýldýðýnda, CA 19-9'un duyarlýðý hem sarýlýksýz (%21.4) hem de sarýlýklý (%61.8) hasta altgrubunda düþmekte idi; özgüllük de sarýlýklý hasta altgrubunda oldukça düþük (%56.3) kalýyordu. Bu bulgulara dayanarak selim ve habis safra yolu hastalýðýnýn ayýrýcý tanýsýnda, çok sýk karþýlaþýlan sarýlýklý hastalarda düþük özgüllüðü nedeniyle CA 19-9 deðerli deðilken, CA 19-9'u pozitif sarýlýksýz hastalarda safra yolu karsinomasý olabileceði düþünülmelidir. CA 19-9 için yüksek eþik deðer seçmenin tanýya katkýsý yoktur. Safra yolu karsinomalarýnýn tanýsýnda CA 19-9'un duyarlýðý % ,4,6, özgüllüðü % ,8,9 arasýnda bildirilmektedir. Kau ve ark. CA 19-9'un duyarlýðýný ampuller karsinoma için %78.2, distal koledok karsinomasý için %84.2 olarak bildirmiþlerdir 5. Ancak bu seride sarýlýklý ve sarýlýksýz hasta ayýrýmý yapýlmadýðý gibi selim safra yolu hastalýðý olan hastalardan oluþan bir kontrol grubu da yoktur. Bu nedenle, yazarlarýn CA 19-9'un periampuller kanserlerin tanýsýnda yararlý olduðu görüþü tartýþmalýdýr. Ker ve ark. çalýþmalarýnda safra kanalý karsinomalý 18 hastada serum CA 19-9 pozitifliði %61.1 idi 7. Patel ve ark. çalýþmasýnda ekstrahepatik safra kanalý karsinomasýnda CA 19-9 için 100 U/mL eþik deðer alýndýðýnda duyarlýk %53 idi, selim safra kanalý striktürlü hastalarýn oluþturduðu kontrol grubunda özgüllük %92 idi 10. Çalýþmamýzda CA 19-9'u pozitif olan selim týkanma sarýlýklý 31 hastanýn yalnýzca ikisinde sarýlýk geçtikten sonra belirteç konsantrasyonlarý eþik deðerin biraz üzerinde kalmýþ, 29 hastada ise normal düzeylere inmiþtir. Safra yolu karsinomalý dört hastadan üçünde sarýlýk palyatif olarak giderildikten sonra CA 19-9 düzeyleri yüksek kalmayý sürdürmüþtür. Baþka araþtýrmalarda da selim týkanma sarýlýðýnda yüksek CA 19-9 pozitiflik oranlarý saptanmýþ, sarýlýk giderildikten sonra yüksek konsantrasyonlarýn normal düzeylere indiði veya yaklaþtýðý gözlenmiþtir; habis týkanma sarýlýðýnda ise yüksek CA 19-9 düzeyleri palyatif biliyer direnaj sonrasý çoðunlukla yüksek kalmayý sürdürmüþtür 4,6,11. CA 19-9 antijeni gerek normal safra yolu epitel hücreleri gerekse tümör hücreleri tarafýndan sentez edilmekte ve safrayla salgýlanmaktadýr 11. selim ve habis týkanma sarýlýðý olan hastalarýn safrasýnda yüksek düzeylerde bulunan CA 19-9 antijeninin, safra stazýnda meydana gelen safra ile kan arasýndaki permeabilite artýþý nedeniyle kana reflü olduðu; ayrýca karaciðer disfonksiyonu nedeniyle karaciðerde antijenin yýkýmýnda bozukluk olabileceði belirtilmektedir 4. Bu yüzden týkanma sarýlýklý safra yolu hastalýðý olan bazý hastalarýn ayýrýcý tanýsýnda sarýlýk giderildikten sonra yapýlacak CA 19-9 ölçümleri yararlý olabilir ve CA 19-9 konsantrasyonu yüksek kalmayý sürdürüyorsa habaset olasýlýðý yüksektir. Çalýþmamýzda safra yolu karsinomasý için CA 125'in özgüllüðü %84.8, duyarlýðý %34.4 idi. Tümörün yerine göre duyarlýk ekstrahepatik safra kanalý karsinomasýnda %50.0, safra kesesi karsinomasýnda %44.4, ampuller karsinomada %19.0 idi. Sarýlýklý ve sarýlýksýz hasta alt gruplarýnýn duyarlýklarý arasýnda anlamlý bir fark yoktu. Bu bulgulara göre serum CA 125 ekstrahepatik safra kanalý karsinomasýnýn tanýsýnda sýnýrlý katký saðlayabilir. Eþik deðerler dört kat arttýrýldýðýnda duyarlýk çok düþtüðünden CA 125'in taný deðeri kalmýyordu. Sakamoto ve ark. çalýþmalarýnda safra yolu karsinomalarýnda duyarlýk %48 idi; 13 kolelityazisli hasta arasýnda CA 125 pozitif hasta yoktu 3. Ker ve ark. çalýþmalarýnda CA 125 pozitifliði safra kanalý karsinomalý 18 hastada %27.7, kolelityazisli 23 hastada %0 idi 7. Haglund selim safra yolu hastalýðýnda CA 125 pozitifliðini %13 olarak bildirmiþtir 9. Safra yolu karsinomalarýnýn tanýsýnda üç belirtecin bileþimleri incelendiðinde en yüksek duyarlýk (%81.1) CA 19-9 veya CA 125'den birinin pozitifliðinin arandýðý bileþime aitti; ancak en düþük özgüllük de bu bileþime ait idi. Böylelikle CA 125 CA 19-9'un duyarlýðýna %5.5'luk bir katký saðlarken özgüllüðünde %8.6'lýk bir düþüþe yol açýyordu. Özgüllüðü arttýrmak için yapýlan bileþimlerde ise duyarlýk kabul edilemeyecek düzeylere düþüyordu. Bu nedenle safra yolu karsinomalarýnýn tanýsýnda CA 19-9'un duyarlýðýna CEA ve CA 125'in katkýsý yoktu. 118

19 Duraker N ve ark. Sonuç olarak, safra yolu karsinomalarýnýn tanýsýnda sarýlýksýz hastalarda serum CA 19-9 sýnýrlý katký saðlayabilir, ancak bu hastalar az sayýdadýr. Ekstrahepatik safra kanalý karsinomasýnýn tanýsýnda serum CA 125 sýnýrlý katký saðlayabilir. Belirteçler için yüksek eþik deðer seçmenin ya da belirteç bileþimleri kullanmanýn tanýda üstünlüðü yoktur. Kaynaklar 1. De Groen PC, Gores GJ, LaRusso NF, et al. Biliary tract cancers. N Engl J Med 1999;341: Khan SA, Davidson BR, Goldin R, et al. Guidelines for the diagnosis and treatment of cholangiocarcinoma: consensus document. Gut Nov;51 Suppl 6:VI Sakamoto K, Haga Y, Yoshimura R, et al. Comparative effectiveness of the tumour diagnostics, CA 19-9, CA 125 and carcinoembryonic antigen in patients with diseases of the digestive system. Gut 1987;28: Ohshio G, Manabe T, Watanabe Y, et al. Comparative studies of DU-PAN-2, carcinoembryonic antigen, and CA 19-9 in the serum and bile of patients with pancreatic and biliary tract diseases: evaluation of the influence of obstructive jaundice. Am J Gastroenterol 1990;85: Kau S-Y, Shyr Y-M, Su C-H, et al. Diagnostic and prognostic values of CA 19-9 and CEA in periampullary cancers. J Am Coll Surg 1999;188: Paganuzzi M, Onetto M, Marroni P, et al. CA 19-9 and CA 50 in benign and malignant pancreatic and biliary diseases. Cancer 1988;61: Ker CG, Chen JS, Lee KT, et al. Assessment of serum and bile levels of CA19-9 and CA125 in cholangitis and bile duct carcinoma. J Gastroenterol Hepatol 1991;6: Haglund C, Roberts PJ, Kuusela P, et al. Evaluation of CA 19-9 as a serum tumour marker in pancreatic cancer.br J Cancer 1986;53: Haglund C. Tumour marker antigen CA 125 in pancreatic cancer: a comparison with CA19-9 and CEA. Br J Cancer 1986;54: Patel AH, Harnois DM, Klee GG, et al. The utility of CA 19-9 in the diagnoses of cholangiocarcinoma in patients without primary sclerosing cholangitis. Am J Gastroenterol 2000;95: Mann DV, Edwards R, Ho S, et al. Elevated tumour marker CA 19-9: clinical interpretation and influence of obstructive jaundice. Eur J Surg Oncol 2000;26:

20 Türk HPB 2007 Cilt 3 Sayý 3 Sirotik Hastalarda Kolesistektomi Türk HPB Gürkan Tellioðlu 1, Ali Emre 2, Yaman Tekant 2, Ýlgin Özden 2, Orhan Bilge 2, Koray Acarlý 2, Aydýn Alper 2, Orhan Arýoðul 2 S. B. Haydarpaþa Numune Hastanesi Genel Cerrahi Kliniði 1, ÝSTANBUL Ýstanbul Üniversitesi, Ýstanbul Týp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalý, Karaciðer Safra Yollarý Pankreas Cerrahisi Birimi 2, ÝSTANBUL Özet Amaç: Sirotik hastalarda açýk (AK) ve laparoskopik kolesistektomi (LK) sonuçlarýmýzý deðerlendirmek. Hastalar ve Yöntem: Ý.Ü. Ýstanbul Týp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalý, Hepatopankreatobilier Cerrahi Biriminde yýllarý arasýnda gerçekleþtirilen 1015 kolesistektomi ameliyatý retrospektif olarak incelendi. Kolesistektomi yapýlan sirotik hastalar yaþ, cinsiyet, siroz etyolojisi, Child-Turcotte-Pugh (CTP) sýnýflamasý, kolesistektomi endikasyonu ve tekniði, hastane yatýþ süreleri, morbidite ve mortalite açýsýndan deðerlendirildi. Bulgular: On iki sirotik hastada kolesistektomi amacýyla 13 cerrahi giriþim saptandý. Kadýn/ erkek oraný 2, ortanca yaþ 53 (aralýk: 44-71) idi. Endikasyonlarý sýrasýyla, akut kolesistit ataðý (n=6), birden fazla akut kolesistit ataðý (n=3), biliyer pankreatit ataðý (n=2), safra kesesinde polip (n=1) idi. Dört hastaya LK, 8 hastaya açýk kolesistektomi yapýldý. AK grubunda parsiyel kolesistektomi oraný ½ idi. Laparoskopik eksplorasyonda masif kanama geliþen bir hastada kolesistektomi yapýlmadan ameliyat sonlandýrýldý. Bir ay sonra gangrene kolesistit tanýsýyla açýk kolesistektomi yapýlan hasta çoklu organ yetmezliði sonucu kaybedildi. Sonuç: Kolesistektomi, CTP A ve B grubu sirotik hastalarda semptomatik safra kesesi taþý varlýðýnda güvenle gerçekleþtirilebilir. Sirotik hastalarda kanama kolesistektominin ölümcül bir komplikasyonudur. Seçilmiþ vakalarda parsiyel kolesistektomi bu komplikasyonu önlemek için açýk veya laparoskopik olarak uygulanabilen alternatif bir tekniktir. Bu hasta grubunda LK giderek artan oranlarda uygulanmakta olup, hastanede yatýþ süresi ve yara yeri enfeksiyonlarý açýsýndan AK'ye üstünlüðü saptanmýþtýr. Anahtar kelimeler: siroz, laparoskopik, kolesistektomi, parsiyel kolesistektomi Cholecystectomy in Cirrhotic Patients Summary Aim: To evaluate the outcomes of open (OC) and laparoscopic cholecystectomy (LC) in cirrhotic patients (CP). Patients and Methods: One thousand and fifteen cholecystectomies performed between 1995 and 2005 were analysed retrospectively. Cholecystectomy performed in CP were evaluated according to age, sex, aetiology of cirrhosis, Child-Turcotte-Pugh (CTP) classification, indication and technique of the procedure, hospital stay, morbidity and mortality. Results: Thirteen surgical interventions were detected in 12 CP for cholecystectomies. M:F was 2, median age was 53 years (range: 44-71). Indications were as follows; history of acute cholecystitis (ACH)(n=6), more than one attack of ACH (n=3), history of biliary pancreatitis (n=2), gallbladder polyp (n=1). Four LCs and 8 OCs were performed. The rate of partial cholecystectomy (PC) in the OC group was ½. Massive haemorrhage occured in one patient during laparoscopic exploration, the operation was discontinued before cholecystectomy was done. In this patient, OC was performed one month later, following the development of gangrenous cholecystitis, but the patient died of multiorgan failure. Conclusion: CP with symptomatic gallstones (SG) in CTP A and B groups can be treated safely with cholecystectomy. Major bleeding during cholecystectomy is a mortal complication in CP. In selected patients, PC is a proper alternative technique to avoid major bleeding. LC is being performed with increasing frequency in CTP A and B group of patients with superior results compared to OC in terms of length of hospital stay and surgical site infections. Key words: cirrhosis, laparoscopic cholecystectomy, partial cholecystectomy Ali EMRE, Ýstanbul Üniversitesi, Ýstanbul Týp Fakültesi Genel Cerrahi AD., Hepatopankreatobiliyer Cerrahi Birimi 120

DEV HEPATOSELLÜLER KARSİNOM İÇİN KARACİĞER ASMA MANEVRASI VE ANTERİYÖR YAKLAŞIMLA SAĞ HEPATEKTOMİ OLGUSU

DEV HEPATOSELLÜLER KARSİNOM İÇİN KARACİĞER ASMA MANEVRASI VE ANTERİYÖR YAKLAŞIMLA SAĞ HEPATEKTOMİ OLGUSU DEV HEPATOSELLÜLER KARSİNOM İÇİN KARACİĞER ASMA MANEVRASI VE ANTERİYÖR YAKLAŞIMLA SAĞ HEPATEKTOMİ OLGUSU Right Hepatectomy Through Anterior Approach Employing Liver Hanging Maneuver in a Patient with Giant

Detaylı

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013

Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler. Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Safra Yolları Kanserlerinde SistemikTedaviler Dr.M.Oktay TARHAN İzmir K.Ç.Ü. Atatürk E.A.H. Tıbbi Onkoloji Kliniği 21.04.2013 Kısa Kitaplar, Sunumlar.. Almanların yemek kitabı Amerikalıların tarihi Onkologların

Detaylı

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi

Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Metastatik Karaciğer Tümörlerinin Cerrahi Tedavisi Prof. Dr. Orhan Bilge İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Safra Yolları Cerrahisi Birimi Kolorektal Kanser 950 000 hasta / yıl Kanser ölümlerinin

Detaylı

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA

DÖNEM 4 -GENEL CERRAHİ ( CTB 402) 1. HAFTA 15-19 EYLÜL 2014 PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA DÖNEM -GENEL CERRAHİ ( CTB 0). HAFTA -9 EYLÜL 0 Prof.Dr.Hasan Kaplan.00 Küçük Cerrahi Girişimler ( Minor surgical interventions) Prof.Dr.Hasan Kaplan Akut Karın (Acute abdomen) Akut pankreatit (Acute pancreatitit)

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

Mezenkimal Stromasýz Biliyer Kistadenomun Habis Deðiþimi: Vaka Sunumu

Mezenkimal Stromasýz Biliyer Kistadenomun Habis Deðiþimi: Vaka Sunumu Türk HPB 2005 Cilt 1, Sayý 2 Mezenkimal Stromasýz Biliyer Kistadenomun Habis Deðiþimi: Vaka Sunumu Türk HPB Neþet Köksal 1, Mehmet Ali Uzun 1, Tolga Müftüoðlu 1, Önder Peker 2, Kemal Demir 3 Haydarpaþa

Detaylı

KARACİĞER NAKLİ SONRASI VASKULER HASAR MI, İSKEMİ

KARACİĞER NAKLİ SONRASI VASKULER HASAR MI, İSKEMİ KARACİĞER NAKLİ SONRASI ENZİM DEĞİŞİKLİKLERİ VASKULER HASAR MI, İSKEMİ REPERFÜZYON HASARI MI? Prof.Dr.Yaman Tokat Florence Nightingale Hastanesi Karaciğer ğ Transplantasyonu ve Hepatobilier Cerrahi Bölümü

Detaylı

BİLİMSEL PROGRAM. 09:20-09:40 İleri evre HCC de Karaciğer Nakli: Sınırları ne kadar zorlayabiliriz? Sezai Yılmaz

BİLİMSEL PROGRAM. 09:20-09:40 İleri evre HCC de Karaciğer Nakli: Sınırları ne kadar zorlayabiliriz? Sezai Yılmaz 3 Mart 2017 08:00-08:30 Açılış Konuşmaları BİLİMSEL PROGRAM 08:30-09:00 Cerrahide Ultrason Kullanımı Masatoshi Makuuchi 09:00-10:45 Hepatosellüler Karsinom Sezai Yılmaz, Cumhur Yeğen, Fulden Yumuk 09:00-09:20

Detaylı

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ

ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN SAKMAN ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM DALI ADRENAL KORTİKAL KANSER TEDAVİSİNDE LAPAROSKOPİK CERRAHİ DR GÜRHAN

Detaylı

Karaciğer Nakli. Dr Sezai YILMAZ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi MALATYA

Karaciğer Nakli. Dr Sezai YILMAZ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi MALATYA Karaciğer Nakli Güncel Yaklaşımlar Dr Sezai YILMAZ İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi MALATYA Karaciğer Nakli Malatya Deneyimi ABD Karaciğer Nakli Verileri -2007 ABD Karaciğer Nakli Verileri -2008

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr.

Detaylı

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU TÜRKİYE YÜKSEK İHTİSAS HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ CERRAHİSİ KLİNİĞİ DR.TAHSİN DALGIÇ GİRİŞ Laparoskopik kolorektal cerrahi son

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor

Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Performance of Cytoreductive Surgery and early postoperative intraperitoneal chemotherapy in a Gastric Carcinoma Patient with Huge Krukenberg tumor Dev Krukenberg tümörlü Mide Kanserli hastada Sitoredüktif

Detaylı

KARACİĞER METASTAZLARINDA ROBOTİK STEREOTAKTİK BEDEN RADYOTERAPİSİ

KARACİĞER METASTAZLARINDA ROBOTİK STEREOTAKTİK BEDEN RADYOTERAPİSİ KARACİĞER METASTAZLARINDA ROBOTİK STEREOTAKTİK BEDEN RADYOTERAPİSİ K.Engin, N.Küçük, T. Enünlü, H. Ayata, C.Ceylan, A.Kılıç, M.Güden Özel Anadolu Sağlık Merkezi Urok-2012 AMAÇ Karaciğer metastazlarında

Detaylı

Türk Hepatopankreatobilier Cerrahi Derneği Kolorektal ve Nonkolorektal Karaciğer Metastazlarına Yaklaşım: Benzerlikler-Farklılıklar Çalıştayı

Türk Hepatopankreatobilier Cerrahi Derneği Kolorektal ve Nonkolorektal Karaciğer Metastazlarına Yaklaşım: Benzerlikler-Farklılıklar Çalıştayı Türk Hepatopankreatobilier Cerrahi Derneği Kolorektal ve Nonkolorektal Karaciğer Metastazlarına Yaklaşım: Benzerlikler-Farklılıklar Çalıştayı 19 Kasım 2011 İstanbul Tıp Fakültesi, 14 Mart Anfisi Giriş

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr.

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr.

Detaylı

ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ

ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ ADRENAL KİTLELERK TLELERİNDE CERRAHİ YAKLAŞIM DR. FATİH H TUNCA İSTANBUL TIP FAKÜLTES LTESİ GENEL CERRAHİ ANABİLİM M DALI İnsidans Otopsi serilerinde: asemptomatik selim adrenal neoplazi %2-20 20 İnsidental

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr.

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr.

Detaylı

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Tıkanma Sarılığı Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu Normal serum bilirubin düzeyi 0.5-1.3 mg/dl olup, 2.5 mg/dl'yi geçerse bilirubinin dokuları boyamasıyla klinik olarak sarılık ortaya çıkar. Sarılığa yol

Detaylı

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL

Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL Neden MGB Tercih Ediyorum? DR. HALİL COŞKUN İSTANBUL İdeal Bariatrik Cerrahi Kriterleri Ne Olmalıdır? 1. Düşük komplikasyon riski olmalı 2. Etkili kilo kaybı olmalı 3. Teknik olarak kolay uygulanabilmeli

Detaylı

Dr. Mustafa Hasbahçeci

Dr. Mustafa Hasbahçeci Dr. Mustafa Hasbahçeci Kaynaklar Tokyo Guidelines for acute cholangitis-2007 *Background: Tokyo Guidelines for the management of acute cholangitis and cholecystitis. J Hepatobiliary Pancreat Surg. 2007;14(1):1-10.

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A²

17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A² EK 17-A RÝA ÝÇÝN DEÐERLENDÝRME KONTROL LÝSTESÝ ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ Hizmet verenin sorularý: Hizmet alana aþaðýdaki sorularý sorun: Hizmet veren için kurallar: Eðer yanýtlar evet sütununda ise aþaðýdaki

Detaylı

Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi

Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi Lokal ileri evre akciğer kanserli olgularda cerrahi tedavi, akciğer rezeksiyonu ile birlikte invaze olduğu organ ve dokuların rezeksiyonunu

Detaylı

Gastrointestinal Cerrahi Sonrası Erken Enteral Nutrisyon ABARTILMAKTADIR. Prof Dr Hedef ÖZGÜN

Gastrointestinal Cerrahi Sonrası Erken Enteral Nutrisyon ABARTILMAKTADIR. Prof Dr Hedef ÖZGÜN Gastrointestinal Cerrahi Sonrası Erken Enteral Nutrisyon ABARTILMAKTADIR Prof Dr Hedef ÖZGÜN Enteral beslenme mümkün olduğunda başlanmalıdır, ama zamanlama nedir? Erken! Ne kadar erken? Hastaya yarar sağlayacak

Detaylı

KARACİĞERİN KOLOREKTAL METASTAZLARINDA GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ. Dr.İzzet Rozanes İstanbul Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı

KARACİĞERİN KOLOREKTAL METASTAZLARINDA GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ. Dr.İzzet Rozanes İstanbul Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı KARACİĞERİN KOLOREKTAL METASTAZLARINDA GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ Dr.İzzet Rozanes İstanbul Tıp Fakültesi Radyodiagnostik Anabilim Dalı Amaç Kolorektal tümörlerin karaciğer metastazlarında diagnostik modalitelerin

Detaylı

Düşük Riskli Diferansiye Tiroid Kanserlerinde RAİ Tedavisi

Düşük Riskli Diferansiye Tiroid Kanserlerinde RAİ Tedavisi Düşük Riskli Diferansiye Tiroid Kanserlerinde RAİ Tedavisi 14.04.2017 Dr. Ebru YILMAZ İstanbul Üniveristesi İstanbul Tıp Fakültesi Nükleer Tıp Anabilim Dalı Neden evreleme yapıyoruz? Prognostik bilgi Hastalık

Detaylı

17-19 Aralýk 2010 Miracle Resort Hotel, Antalya 17-19 Aralýk 2010 - Miracle Resort Hotel, Antalya Deðerli Meslektaþýmýz, Kanser tedavisindeki hýzlý deðiþim ve geliþme farklý alanlarda uzmanlaþmýþ hekimlerin

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD GT, 62 y, kadın Nüks tiroid papiller CA Kitle eksizyonu (özefagus ve trake den sıyırılarak) + Sağ fonksiyonel; sol radikal

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr TÜRK HEPATO - PANKREATO - BÝLÝER CERRAHÝ DERGÝSÝ YAZIM KURALLARI

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr TÜRK HEPATO - PANKREATO - BÝLÝER CERRAHÝ DERGÝSÝ YAZIM KURALLARI 001 hpb dergi Giris.qxd 15.02.2005 16:46 Page I Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr TÜRK HEPATO - PANKREATO - BÝLÝER CERRAHÝ

Detaylı

Radyoterapi nükslerinde sistektomi: diversiyon tipi ve morbidite. Dr. Güven Aslan Dokuz Eylül Üniversitesi Üroloji AD

Radyoterapi nükslerinde sistektomi: diversiyon tipi ve morbidite. Dr. Güven Aslan Dokuz Eylül Üniversitesi Üroloji AD Radyoterapi nükslerinde sistektomi: diversiyon tipi ve morbidite Dr. Güven Aslan Dokuz Eylül Üniversitesi Üroloji AD Radikal Sistektomi Radikal Sistektomi Pelvik Lenfadenektomi Üriner Diversiyon Radikal

Detaylı

Tiroid Papiller Kanserde Güncel Kanıtlar ve Gerçekler. Kılavuzlara göre Ameliyat Stratejisi Değişti mi?

Tiroid Papiller Kanserde Güncel Kanıtlar ve Gerçekler. Kılavuzlara göre Ameliyat Stratejisi Değişti mi? Tiroid Papiller Kanserde Güncel Kanıtlar ve Gerçekler Kılavuzlara göre Ameliyat Stratejisi Değişti mi? Dr. Taner Kıvılcım Okan Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı Sunum Planı Ê Güncel

Detaylı

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Dr. M. Gamze Aksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hepatobilier sistem tümörleri Kolanjiokarsinom Hepatoselüler karsinom Safra kesesi tümörleri Ampulla Vater tümörleri Pankreas

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr.

Detaylı

Meme Kanseri Cerrahisinde İntraoperatif Değerlendirme Ne kadar güvenebiliriz?

Meme Kanseri Cerrahisinde İntraoperatif Değerlendirme Ne kadar güvenebiliriz? Meme Kanseri Cerrahisinde İntraoperatif Değerlendirme Ne kadar güvenebiliriz? Prof. Dr. Banu Bilezikçi Ankara Güven Hastanesi, Patoloji Bölümü Ankara Meme Hastalıkları Derneğinin III. Toplantısı 24 Kasım

Detaylı

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları

Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları Kadınlarda Koroner Bypass Operasyonunun Özellikleri ve Sonuçları DOÇ. DR. GÖKÇEN ORHAN Dr. Siyami Ersek Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi İSTANBUL Euroscore risk sınflaması STS risk

Detaylı

LAPAROSKOPİK SURRENALEKTOMİ DENEYİMLERİMİZ

LAPAROSKOPİK SURRENALEKTOMİ DENEYİMLERİMİZ LAPAROSKOPİK SURRENALEKTOMİ DENEYİMLERİMİZ Bülent Çitgez 1, İsmail Akgün 1, Ayhan Öz 1, Gürkan Yetkin 1, Feyza Yener Öztürk 2, Mehmet Mihmanlı 1, Mehmet Uludağ 1 1 Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma

Detaylı

.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::.

.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::. Membership TÜM ÇEVÝRÝ ÝÞLETMELERÝ DERNEÐÝ YÖNETÝM KURULU BAÞKANLIÐINA ANTALYA Derneðinizin Tüzüðünü okudum; Derneðin kuruluþ felsefesi ve amacýna sadýk kalacaðýmý, Tüzükte belirtilen ilke ve kurallara

Detaylı

OLGU SUNUMU. DOÇ. DR. VUSLAT KEÇİK BOŞNAK Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD.

OLGU SUNUMU. DOÇ. DR. VUSLAT KEÇİK BOŞNAK Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. OLGU SUNUMU DOÇ. DR. VUSLAT KEÇİK BOŞNAK Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD. GAZİANTEP MO; 44 yaşında sağlık çalışanı erkek hasta Şikayeti: Gün içerisinde

Detaylı

Tiroid nodüllerinde TİRADS skorlamasının güvenirliliği

Tiroid nodüllerinde TİRADS skorlamasının güvenirliliği Tiroid nodüllerinde TİRADS skorlamasının güvenirliliği Op. Dr. Sabri Özden, Op. Dr. Şiyar Ersöz, Dr. Bulut Özkan, Doç. Dr. Barış Saylam, Doç. Dr. Mesut Tez Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi,

Detaylı

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL - Rutine giren tiroid incelemeleri Yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi - Tiroid nodülü sıklığı -Yaklaşım Algoritmaları

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. GİRİŞ: Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır. Foliküler adenomlar iyi sınırlı tek lezyon şeklinde olup, genellikle adenomu normal tiroid dokusundan ayıran kapsülleri vardır. Sıklıkla

Detaylı

Alpha-Fetoprotein. (AFP-L3) ve Des-Gamma. Protrombin (DCP) in Hepatosellüler. ndaki Yerleri; Türk Hasta Grubunda Đlk

Alpha-Fetoprotein. (AFP-L3) ve Des-Gamma. Protrombin (DCP) in Hepatosellüler. ndaki Yerleri; Türk Hasta Grubunda Đlk Lectin-Reactive Alpha-Fetoprotein (AFP-L3) ve Des-Gamma Gamma-Carboxy Protrombin (DCP) in Hepatosellüler ler Kanser (HCC) Tanısındaki ndaki Yerl; Türk Hasta Grubunda Đlk Çalışma A. Kadir Dökmeci 1, Robert

Detaylı

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI

CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI CİDDİ KOMORBİDİTESİ OLAN SEMPTOMATİK PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA RADYOFREKANS ABLASYON SONUÇLARI Firuz Gachayev 1, İsmail Cem Sormaz 1, Yalın İşcan 1, Arzu Poyanlı 2, Fatih Tunca 1, Yasemin Giles

Detaylı

Tedavi. Tedavi hedefleri;

Tedavi. Tedavi hedefleri; Doç. Dr. Onur POLAT Tedavi DVT tanısı konduktan sonra doğal gidişine bırakılırsa, ölümcül komplikasyonu olan PE ve uzun dönemde sakatlık oranı son derece yüksek olan posttromboflebitik sendrom ve Pulmoner

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Giriş Güncel cerrahide tanı ve tedavi planlamalarında ultrasonografinin önemli bir yeri bulunmaktadır. Ultrasonografinin cerrah tarafından gerçekleşti

Giriş Güncel cerrahide tanı ve tedavi planlamalarında ultrasonografinin önemli bir yeri bulunmaktadır. Ultrasonografinin cerrah tarafından gerçekleşti Endemik bir bölgede tiroid nodüllerinin cerrah tarafından uygulanan ultrasonografi ile değerlendirilmesinin tanı ve cerrahi tedavi kararı üzerine etkisi Dr. Güldeniz Karadeniz Çakmak, Dr. Ali Uğur Emre,

Detaylı

Ballorex Venturi. Çift Regülatörlü Vana

Ballorex Venturi. Çift Regülatörlü Vana Ballorex Venturi Çift Regülatörlü Vana Isýtma ve soðutma sistemlerinin balanslanmasý Precision made easy Ballorex Venturi ýsýtma ve soðutma sistemlerini balanslamasýný saðlayan olan yeni jenerasyon çift

Detaylı

Dr.Ayşenur DOSTBİL Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi

Dr.Ayşenur DOSTBİL Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr.Ayşenur DOSTBİL Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Karaciğer hastalığı bulunan ve cerrahi planlanan hastalar hem cerrahi, hem de anestezi ile ilişkili komplikasyonlar açısından yüksek riske sahiplerdir.

Detaylı

HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ

HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ GENEL CERRAHİ KLİNİĞİ Tiroit nodülleri toplumda sık görülen patolojilerdir.

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

Tiroidektomi Sonrası Hipokalsemi Gelişiminde İnsidental Paratiroidektominin, Hastaya Ait Özelliklerin ve Cerrahi Yöntemin Etkilerinin İncelenmesi

Tiroidektomi Sonrası Hipokalsemi Gelişiminde İnsidental Paratiroidektominin, Hastaya Ait Özelliklerin ve Cerrahi Yöntemin Etkilerinin İncelenmesi Tiroidektomi Sonrası Hipokalsemi Gelişiminde İnsidental Paratiroidektominin, Hastaya Ait Özelliklerin ve Cerrahi Yöntemin Etkilerinin İncelenmesi Mehmet Zeki Buldanlı, İbrahim Ali Özemir, Oktay Yener,

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. 7. Ulusal Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Kongresi Bilimsel Programý

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. 7. Ulusal Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Kongresi Bilimsel Programý Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi 7. Ulusal Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Kongresi Bilimsel Programý 6. Mayýs. 2005 9: 00-9. 30 :Açýlýþ Töreni 9. 30-10. 30 : Konferans: Canlýdan Karaciðer

Detaylı

JİNEKOLOJİDE SİNGLE PORT OPERASYONLAR. Doç Dr Ahmet Kale. Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği

JİNEKOLOJİDE SİNGLE PORT OPERASYONLAR. Doç Dr Ahmet Kale. Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği JİNEKOLOJİDE SİNGLE PORT OPERASYONLAR Doç Dr Ahmet Kale Kocaeli Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği SINGLE PORT OPERASYONLAR Yirmibirinci yüzyıldaki önemli gelişmelerden

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

Doç. Dr. Ahmet ALACACIOĞLU

Doç. Dr. Ahmet ALACACIOĞLU T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ĠZMĠR KATĠP ÇELEBĠ ÜNĠVERSĠTESĠ ATATÜRK EĞĠTĠM VE ARAġTIRMA HASTANESĠ Ġç Hastalıkları Kliniği Eğitim Sorumlusu: Prof. Dr. Servet AKAR GASTROĠNTESTĠNAL STROMAL TÜMÖRLERDE NÖTROFĠL/LENFOSĠT

Detaylı

Kemoterapi alan hastalarýn sosyodemografik ve tanýsal özellikleri

Kemoterapi alan hastalarýn sosyodemografik ve tanýsal özellikleri ARAÞTIRMALAR (Research Reports) Kemoterapi alan hastalarýn sosyodemografik ve tanýsal özellikleri Sociodemographic and diagnostic characteristics of patients treated with chemotheraphy Gamze Gököz Doðu,

Detaylı

ed by trial version, http://www.pdf-convert.com

ed by trial version, http://www.pdf-convert.com ed by trial version, http://www.pdf-convert.com ed by trial version, http://www.pdf-convert.com YAZARLARIN DÝKKATÝNE 1-Kadýn Doðum Dergisi yýlda 4 kez olmak üzere üç ayda bir yayýnlanýr. Kadýn Hastalýklarý

Detaylı

Özofagus tümörleri M. BELVİRANLI

Özofagus tümörleri M. BELVİRANLI GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma 10.00-10.45 Cerrahiye giriş Y. TATKAN Cerrahi anamnez ve terminoloji Ş. TAVLI Özofagus tümörleri M. BELVİRANLI Özofagus tümörleri M. BELVİRANLI

Detaylı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Editör Abdullah İrfan Taştepe Temmuz 2014 Copyright 2014 ISBN : 978-605-5121-12-9 Eser Editör : Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı : Abdullah

Detaylı

AKCİĞER APSESİNDE CERRAHİ TEDAVİ

AKCİĞER APSESİNDE CERRAHİ TEDAVİ AKCİĞER APSESİNDE CERRAHİ TEDAVİ TTD 10. Yıllık Kongresi Antalya 2007 Dr. S.Ş. Erkmen GÜLHAN Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Akciğer apsesi, parankim destrüksiyonu

Detaylı

Op. Dr. Necdet GÜLER. Doğum Tarihi ve Yeri: 11-06-1975 Bursa. İlköğrenim: Bandırma Evyapan İlkokulu

Op. Dr. Necdet GÜLER. Doğum Tarihi ve Yeri: 11-06-1975 Bursa. İlköğrenim: Bandırma Evyapan İlkokulu Op. Dr. Necdet GÜLER Doğum Tarihi ve Yeri: 11-06-1975 Bursa İlköğrenim: Bandırma Evyapan İlkokulu Orta ve Lise Öğrenimi: Bandırma Ortaokulu- Bandırma Şehit Mehmet Gönenç- Eskişehir Süleyman Çakır Lisesi

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr.

Detaylı

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ

Kronik Pankreatit. Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Kronik Pankreatit Prof. Dr.Ömer ŞENTÜRK KOÜ Gastroenteroloji, KOCAELİ Tanım Pankreasın endokrin ve ekzokrin yapılarının hasarı, fibröz doku gelişimi ile karakterize inflamatuvar bir olay Olay histolojik

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr.

Detaylı

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi 1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel

Detaylı

İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği İnsidental kanser Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği Tanım Preoperatif tanı yöntemleriyle saptanamayan, ancak benign hastalıklar nedeniyle

Detaylı

KARACİĞER SİROZLU HASTALARDA ERCP : KOMPLİKASYONLARDAN KAÇINMA. Dr Erkan Parlak TYİH, Gastroenteroloji Kliniği, Ankara

KARACİĞER SİROZLU HASTALARDA ERCP : KOMPLİKASYONLARDAN KAÇINMA. Dr Erkan Parlak TYİH, Gastroenteroloji Kliniği, Ankara KARACİĞER SİROZLU HASTALARDA ERCP : KOMPLİKASYONLARDAN KAÇINMA Dr Erkan Parlak TYİH, Gastroenteroloji Kliniği, Ankara Safra kese taşı sıklığı yüksek Sekonder biliyer siroz CCA KC S ERCP HCC Alkol..Pankreas

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2017

Kanguru Matematik Türkiye 2017 4 puanlýk sorular 1. Dünyanýn en büyük dairesel pizzasý 128 parçaya bölünecektir. Her bir kesim tam bir çap olacaðýna göre kaç tane kesim yapmak gerekmektedir? A) 7 B) 64 C) 127 D) 128 E) 256 2. Ali'nin

Detaylı

11 KLÝNÝK ARAÞTIRMA Deri Kanserleri: 10 Yýllýk Deðerlendirme Skin Cancers: Retrospective Analysis of 10 Years Yrd.Doç.Dr.Arif TÜRKMEN Dr.Ömer BERBEROÐLU Doç.Dr.Mehmet BEKERECÝOÐLU Prof.Dr.Mehmet MUTAF

Detaylı

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR GENEL CERRAHİ 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları

Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Coğrafi temel yaklaşım farklılıkları Doğu Asya Cerrahi D2 sonrası oral floropirimidin bazlı adjuvan tedavi Avrupa Perioperatif kemoterapi (neoadjuvan ve adjuvan) Amerika Adjuvan kemoradyoterapi Surg Oncol

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

Üst Karýn Cerrahisinde Postoperatif Solunumsal Komplikasyon Riskinin Preoperatif Parametrelerle Ýliþkisi

Üst Karýn Cerrahisinde Postoperatif Solunumsal Komplikasyon Riskinin Preoperatif Parametrelerle Ýliþkisi ARAÞTIRMALAR Üst Karýn Cerrahisinde Postoperatif Solunumsal Komplikasyon Riskinin Preoperatif Parametrelerle Ýliþkisi Özen Kaçmaz Baþoðlu, 1 Feza Bacakoðlu, 1 Sinan Ersin, 2 Mehmet Erikoðlu, 2 Timur Köse

Detaylı

Karaciğer Nakli Sonuçları Üzerinde Kan Transfüzyonlarının Etkisi ve Transfüzyon Gereksinimini Etkileyen Faktörler

Karaciğer Nakli Sonuçları Üzerinde Kan Transfüzyonlarının Etkisi ve Transfüzyon Gereksinimini Etkileyen Faktörler İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 15 (2) 87-91 (2008) Karaciğer Nakli Sonuçları Üzerinde Kan Transfüzyonlarının Etkisi ve Transfüzyon Gereksinimini Etkileyen Faktörler Onur Yaprak, Murat Dayangac,

Detaylı

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr

Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi. Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Türk HPB Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Dergisi Türk Hepato-Pankreato-Bilier Cerrahi Derneði Yayýn Organýdýr Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk SÜRELÝ YAYINLAR dizisi Türk HPB Dergisi Editör: Prof. Dr.

Detaylı

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR

GENEL CERRAHİ. 13.30-14.15 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 14.25-15.10 İltihabi barsak hastalıkları M. ÇAKIR 1. GÜN 08.00-10.00 Pratik Uygulama Anamnez Alma Cerrahi Anamnez Y. TATKAN 10.55-11.40 Karın travmaları A. TEKİN Karın travmaları A. TEKİN ileus Ş. TEKİN intern semineri intern semineri 2. GÜN 08.00-10.00

Detaylı

Bora Barut1, Volkan İnce1, Fatih Özdemir1, Hüseyin Yönder1. Abstract. Billroth II

Bora Barut1, Volkan İnce1, Fatih Özdemir1, Hüseyin Yönder1. Abstract. Billroth II Subtotal Gastrektomi Ameliyatı Geçirmiş bir Hastada ERCP Sonrası Gelişen İntestinal Perforasyon Intestinal Perforation Following ERCP In a Patient With Previous Gastric Resection Genel Cerrahi Başvuru:

Detaylı

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D.

KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. KÜRATİF TEDAVİ SONRASI PSA YÜKSELMESİNE NASIL YAKLAŞALIM? Doç. Dr. Bülent Akduman Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji A.D. PSA nın tanımı Prostate Specific Antigen PSA yı hasta nasıl

Detaylı

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi

Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Adrenokortikal Karsinom Tek merkezin 10 yıllık deneyimi Erman Alçı, Özer Makay, Adnan Şimşir*, Yeşim Ertan**, Ayşegül Aktaş, Timur Köse***, Gökhan İçöz, Mahir Akyıldız Ege Üniversitesi Hastanesi, Genel

Detaylı

Güncel Verilerle Prostat Kanseri Taranmalı mı? Dr. Bülent Akdoğan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı

Güncel Verilerle Prostat Kanseri Taranmalı mı? Dr. Bülent Akdoğan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı Güncel Verilerle Prostat Kanseri Taranmalı mı? Dr. Bülent Akdoğan Hacettepe Üniversitesi, Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı 4 Nisan 2014 TESTOSTERON ETKĠSĠ PCa erken tanısı Şüpheli rektal muayene ve/veya

Detaylı

Kardiyak Problemler ve Karaciğer Nakli

Kardiyak Problemler ve Karaciğer Nakli Kardiyak Problemler ve Karaciğer Nakli Dr. Hüseyin İlksen TOPRAK Karaciğer Nakli Enstitüsü Problem Karaciğer nakli Kardiyak Problemler Hasta Sayısı Giderek Artıyor KC Problemi KPB New York Eyaletinde 1998

Detaylı

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma.

Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. Radyo Frekans Ablasyon = Yüksek Frekans Ablasyon: Radyo Frekans enerji ile tümör veya dokuda aseptik nekroz oluşturma. RFA Temel Mekanizma Pozitif Negatif iyonlar iyonlar elektrod elektrod yönüne yönüne

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

Akciðer kanseri tanýsý alan olgularýmýzýn Retrospektif deðerlendirilmesi

Akciðer kanseri tanýsý alan olgularýmýzýn Retrospektif deðerlendirilmesi ARAÞTIRMA 1 Akciðer kanseri tanýsý alan olgularýmýzýn Retrospektif deðerlendirilmesi H. Ahmet Bircan, Önder Öztürk, Ünal Þahin, Nurcan Özaydýn, Ahmet Akkaya Göðüs Hastalýklarý AD, Süleyman Demirel Üniversitesi

Detaylı

Yaþa Baðlý Makula Dejenerasyonunda Risk Faktörleri

Yaþa Baðlý Makula Dejenerasyonunda Risk Faktörleri Ret - Vit 2003; 11 : 159-163 159 Yaþa Baðlý Makula Dejenerasyonunda Risk Faktörleri Soner Sezgin 1, Hakký Birinci 2, Asuman Birinci 3, Ýhsan Öge 4, Dilek Erkan 2, ÖZET Amaç: Bu çalýþmada yaþa baðlý makula

Detaylı