İSLAM HUKUK KAYNAKLARINDAKİ FAİZ KAVRAMININ MODERN EKONOMİ BAĞLAMINDA YENİDEN EĞERLENDİRİLMESİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İSLAM HUKUK KAYNAKLARINDAKİ FAİZ KAVRAMININ MODERN EKONOMİ BAĞLAMINDA YENİDEN EĞERLENDİRİLMESİ"

Transkript

1 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ İSLAM HUKUK KAYNAKLARINDAKİ FAİZ KAVRAMININ MODERN EKONOMİ BAĞLAMINDA YENİDEN EĞERLENDİRİLMESİ Danışman: Yrd. Doç. Dr. İzzet SARGIN Yıl :2006, Sayfa: 82 Jüri : Yrd. Doç. Dr. İzzet SARGIN : Yrd. Doç. Dr. Nuri KAHVECİ : Yrd. Doç. Dr. Halil APAYDIN Bu çalışmada, İslam hukuku kaynaklarındaki faiz kavramına modern ekonomi bağlamında yeniden bir bakış amaçlanmıştır. Faiz kavramı üzerinde, İslam hukuku kaynaklarından Kur an, sünnet ve mezhepler çerçevesinde durulmuştur. Modern ekonomiler konusunda da liberalist ve kapitalist düşüncedeki faiz anlayışları verilmeye çalışılmıştır. Verilen bu bilgiler doğrultusunda yapılan değerlendirmelerle çalışma tamamlanmıştır. Çalışma süresince Temel İslam kaynakları, Müslüman bilginlerin konuyla ilgili yapmış oldukları çalışmalar, dinler tarihi ve iktisat bilimi kaynaklarından yararlanılmıştır. Anahtar Kelimeler: İslam Hukuku, Faiz, Riba, Modern Ekonomi I

2 DEPARTMENT OF BASIC ISLAMIC SCIENCE INSTITUTE OF SOCIAL SCIENCE UNIVERSITY OF KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ABSTRACT MA Thesis THE NEWLY EVALUATION OF USURY CONCEPT IN THE ISLAMIC LAW SOURCES IN MODERN ECONOMIC CONTEXT Supervisor : Assist. Prof. Dr. İzzet SARGIN Year : 2006, Pages:82 Jury : Assist. Prof. Dr. İzzet SARGIN : Assist. Prof. Dr. Nuri KAHVECİ : Assist. Prof. Dr. Halil APAYDIN In this study were purposed newly view the usury concept in the Islamic law in the contex of modern economic theory. Qur an wich is one of the Islamic law sources states on the usury concept in the lines of ritual circumcision and religious sects. It is tried to be given usury concepts in liberalist and capitalistic opinion in modern economies subject. The study is complated with done evoluations acording to these given infomation. During the study benefit from Islamic source books and sources of the history of religions and sources on the economy. Keywords: Islamic law, Usury, Interest, Modern Economy II

3 ÖNSÖZ Faiz, insanlık tarihi boyunca ekonomik faaliyetlerin görüldüğü hemen her dönemde, hem dinler hem de felsefi ekoller açısından tartışıla gelen bir kavramdır. Faize, genellikle, neden olduğu bireysel ve toplumsal problemler açısından olumsuz yaklaşılmıştır. Buna karşın onu ekonomi için gerekli görenler de olagelmiştir. Temeli itibariyle ekonomik bir işlem olan faiz, genellikle insanların kredi ihtiyacından kaynaklanmıştır. Bu işlemin özünde bulunduğu iddia edilen karşılıksız ve haksız fazlalık, onu din ile ilgili hale getirmiştir. İnsanların dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamayı amaç edinen dinler, yine insanların ekonomik ve sosyal yönden refahını amaçlayan iktisatçılar ve filozoflar faizli işlemlerin ortaya çıktığı andan itibaren onu haksız bir kazanç yolu olarak görmüşler ve ona karşı çıkmışlardır. Orta Çağ sonlarına kadar bu karşı duruş ağırlıklı olarak devam etmiştir. Sanayi devrimiyle birlikte özellikle Avrupa da meydana gelen yeni gelişmeler karşısında etkinliğini kaybetmeye başlayan faiz karşıtı görüşler, Yeni Çağ başlarında kapitalist anlayışın benimsenmesiyle birlikte yerini faizi ekonominin önemli bir unsusu kabul eden görüşlere bırakmaya başlamıştır. Batılı düşünürler Yeni Çağ başlarında, önce üretim kredileri konusunda faize kapı açmışlar, daha sonra da ödünç olarak kullandırılan bütün krediler için faiz alınmasını öngörmeye başlamışlardır. Merkantilist anlayışın benimsenmesinden günümüze kadar olan dönemde ise batılı iktisatçılar, faizin ekonominin temel bir unsuru olduğunu kabul etmişlerdir. Faizi ticaretin önemli bir parçası olarak gören ve yaygın olarak uygulayan Cahiliye toplumunda faiz, bir çok ekonomik ve sosyal probleme yol açmıştır. Bu nedenle faiz, bu toplum içerisinden doğan İslam dininin temel kaynaklarından olan Kur an ayetleri ve hadislerle yasaklanmıştır. Kur an ayetleri ve hadislerle gelen bu yasak hakkında İslam düşünürleri genel olarak görüş birliğine varmışlardır. Ancak yasağın kapsamı ve neyin faiz olduğu konusunda farklı görüşler ileri sürülmüştür. İlk dönem fıkıhçıları faiz konusunda çalışmalar yapmışlardır. Bu çalışmalarla, mezhepler arasında devam eden görüş ayrılıklarına rağmen dönemsel problemlere çözüm getirilmeye çalışılmıştır. Ne var ki, ayet ve hadislerin yorumu konusunda ihtilaflar devam etmiştir. Bununla birlikte ayet ve hadislere dayalı yorum çalışmaları duraklayarak şerhler ve haşiyeler şekline dönüşmüş ve uzun zaman böyle devam etmiştir. Böylece ortaya çıkan sorunlar çoğu zaman çözümsüz kalmıştır. Buna ek olarak da, günümüzde meydana gelen ekonomik gelişmelerin çeşitliliği, faizin kapsamı konusunda daha karmaşık sorunların ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Faize ekonomik bir olay olarak ve alacaklı açısından bakan batılı iktisatçılar, ürettikleri teorilerle ekonominin canlılık kazanması için faizin gerekliliğini savunmaktadır. Ancak bu teorilerinde, borçlunun faiz yoluyla standart bir şekilde borçlanmakta olduğu, her an zarar etme riski bulunan ticari ortamda, fazladan bir ödeme yaptığı hususunu dikkate almamaktadır. Onlar, faize tamamen bir üretim kredisi olarak bakmakta, sermaye sahibinin karşılıksız fedakarlığa zorlanmaması gerektiğini düşünmektedir. Bu sebeple bugün batı ekonomisinde faiz tartışması onun gerekliliğigereksizliği üzerinde değil oranlarının ne kadar olması gerektiği üzerinde yoğunlaşmaktadır. Batılı ekonomistlerin Orta Çağ ve daha önceki dönemlerde uygulanan faiz yasağından dönme düşünceleri ekonomik gelişmeye katkıda bulunmuştur. Ancak, İslam III

4 dünyasında devam eden faiz yasağı ekonomik gelişmeye yansıtılamamıştır. Bazı İslam ülkelerde resmi faizin uygulanıyor olması da durumu değiştirememiştir. Bu düşünceler çerçevesinde, batı dünyasındaki gelişmişlik ve faiz serbestisi ile İslam dünyasındaki geri kalmışlık ve faiz yasağı arasındaki ilişki dikkatimi çekmiş ve beni böyle bir çalışma yapmaya sevk etmiştir. Bu çalışma süresince akademik bir disiplin ve bilimsel düşünce kazanmam için yardımlarını ve mesailerini esirgemeyen danışmanım Yrd.Doç.Dr. İzzet SARGIN, her zaman yardım, destek ve teşviklerini gördüğüm değerli hocalarım Prof.Dr. Hüsnü Ezber BODUR, Doç.Dr. Zekeriya PAK, Yrd.Doç.Dr. Abdülkadir EVGİN, Yrd.Doç.Dr. M. Akif ÖZDOĞAN ve Yrd.Doç.Dr. Nuri KAHVECİ, Yrd.Doç.Dr. Halil APAYDIN beylere en kalbi duygularımla teşekkür ederim. Kahramanmaraş 2006 IV

5 İÇİNDEKİLER ÖZET.I ABSTRACT..II ÖNSÖZ...III İÇİNDEKİLER V KISALTMALAR...VII 1. GİRİŞ Çalışmanın Konusu ve Amacı Çalışmada Takip Edilen Yöntem Sınırlılıklar Önceki Çalışmalar FAİZİN TANIMI VE ÇEŞİTLERİ Faizin Tanımı Sözcük Olarak Faiz Terim Olarak Faiz Faizin Kısımları Fazlalık Faizi (Ribe l-fazl) Vade veya Gecikme Faizi (Ribe n-nesie) Cahiliye Faizi Güncel Uygulamalarda Faiz Çeşitleri TARİHİ SÜREÇTE FAİZ İlk Çağda Faiz Orta Çağda Faiz Yahudilikte Faiz Hıristiyanlıkta Faiz Cahiliye Döneminde Faiz İSLAMDA FAİZ Kur an da Faiz Faizle İlgili Ayetlerinin Nüzul Sebebleri Faizin Yasaklanma Aşamaları Sünnette Faiz Faizi Yasaklayan ve Haramlığına Delil Olan Hadisler Cahiliye Faizinin Kaldırıldığını Bildiren Hadisler Borcun Daha İyi Şekilde Ödenmesiyle İlgili Rivayetler Borç İndirimi veya Hediyeleşme İle İlgili Rivayetler Faizli İşlemleri Tayin Eden Hadisler Mezheplerin Faizle İlgili Görüşleri Hanefîlere Göre Faiz Malikîlere Göre Faiz Şafiîlere Göre Faiz Hanbelîlere Göre Faiz Zahirîlere Göre Faiz Şiîlere Göre Faiz İslam da Para ve Gelişimi Hz. Peygamber Döneminde Para Sahabe Dönemi ve Sonrasında Para İslam da Para Konusunun Faizle İlişkisi MODERN EKONOMİLERDE PARA VE FAİZ...41 V

6 5.1. Modern Ekonomilerde Para Paranın Tanımı Paranın Doğuşu ve Gelişimi Paranın Fonksiyonları Para Faiz İlişkisi Modern Ekonomilerde Faiz Liberalizmde Faiz Kapitalizmde Faiz Sosyalizmde Faiz Risk Sermayesi Risk Sermayesi Finansman Modelinin Tarihçesi Risk Sermayesi Kavramı ve Boyutları FAİZLE İLGİLİ BAZI MUKAYESELER VE DEĞERLENDİRMELER Modern İktisatçıların İslam İktisadına Bakışı Dayandırıldığı Temeller Yönünden Faizin Değerlendirilmesi Kira Kâr Ve Faiz Kavramları Kira Faiz İlişkisi Kâr Kavramı İslam da Kâr ve Kâr Oranı Kâr Faiz İlişkisi Zaruret Halinde Faiz Riba Faiz İlişkisi Enflasyon Oranı Faiz İlişkisi SONUÇ KAYNAKÇA...79 VI

7 KISALTMALAR AŞ B bkz c Çev DEÜİ DİB DİD h İİF İSAV K KBY KOBİ m s SPK ss TDK TDV th ts vb vd : Anonim Şirketi : Basımevi : Bakınız : Cilt : Çeviren : Dokuz Eylül Üniversitesi : Diyanet İşleri Başkanlığı : Diyanet İlmi Dergi : Hicri : İzmir İlahiyat Fakültesi : İslam Araştırma Vakfı : Kitabevi : Kültür Bakanlığı Yayınları : Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler : Madde : Sayfa : Sermaye Piyasası Kurulu : Sayfa Sayısı : Türk Dil Kurumu : Türkiye Diyanet Vakfı : Tahkik : Tarihsiz : Ve bunun gibi : Ve diğerleri VII

8 GİRİŞ 1. GİRİŞ 1.1. Çalışmanın Konusu ve Amacı Tarihi süreç içerisinde, ekonomik faaliyetlerin görüldüğü hemen her dönemde tartışmalı bir biçimde kendini gösteren faiz, günümüzde de tartışılmaya devam edilmektedir. Bu çalışmada faizin, Temel İslam kaynaklarındaki (Kur an, sünnet ve mezhepler bağlamında ilk dönem fıkıh kaynakları) ve modern ekonomilerdeki durumu tespit edilerek bu tespitler doğrultusunda faizin, günümüz şartları da göz önüne alınarak yeniden değerlendirilmesi yapılmaya çalışılacaktır. Çünkü faiz, bütün ekonomilerde üzerinde önemle durulan bir kavramdır. Bu yüzden geçmişten günümüze ekonomi adına yapılan faaliyetlerde genel olarak faiz problemi ortaya çıkmıştır. Faiz probleminin ortaya çıktığı durumlarda ise, ona karşı çıkanlar olduğu gibi, onu gerekli görenler de olmuştur. Sanayi devrimine kadar batı iktisat düşüncesinde daha çok faiz yasağı üzerinde durulmuştur. Bundan sonra bir takım yeni gelişmelerin etkisi ve kilise baskısının zayıflamasıyla birlikte önce faiz yasağı gevşemiş, daha sonra da faiz uygulaması teşvik edilir hale gelmiştir. Bu bağlamda Kapitalist iktisadi düşüncede faiz, doktrin ve sistem olarak önemli bir kavram olmuştur. Kapitalist düşünceye tepki olarak, işçi sınıfını temsil iddiasıyla ortaya çıkan sosyalist düşüncede ise faiz teorik olarak reddedilmiştir. Batı düşüncesinde bu şekilde gelişme gösteren faiz anlayışı İslam dünyasında farklı bir şekilde ele alınmıştır. Zira İslam, Cahiliye döneminden kalan faiz uygulamalarını Kur an ve sünnetle yasaklamıştır. İslam alimleri de Kur an ve sünnetle gelen bu yasak üzerinde ittifak etmişlerdir. Ancak bu ittifak bütün ayrıntılarda gerçekleşmemiş, neyin faiz olduğu veya hangi uygulamaların faiz kapsamına girdiği hususunda farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan ihtilaflara rağmen ilk dönem İslam alimleri faiz yasağı üzerinde ayrıntılı bir şekilde durmuşlardır. En azından her mezhep veya görüş sahibi kendi görüşünün ayrıntılarına girmiştir. Bu girişimlerle o dönemin faiz problemleri çözülmeye çalışılmıştır. Fakat, ayet ve hadislere dayalı yorum çalışmalarının duraklayıp şerhler ve haşiyeler şeklinde yapılmaya başlanması ve İslam dünyasında ekonomik ve siyasi dengelerin bozulması, zaman içinde problemlerin çözümsüz kalmasına neden olmuştur. Buna bağlı olarak, ortaya çıkan dönemsel gelişmeler ve ekonomik çeşitlenmeler, çözülmesi gereken yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlardan birisi de faiz sorunudur. Günümüzde insanlar bu durum karşısında bir ikilem içerisinde kalmaktadırlar. Yani insanlardan bir kısmı, dinin tamamen yasaklamış olduğunu kabul ederek faizden kaçınmakta, bir kısmı ise onu rahatça kullanmaktadır. Zikredilen iki kısım, iki karşıt fikir oluşturmakta, bu ise toplumsal bir sorun teşkil etmektedir. Zikredilen düşüncelerden hareketle bu çalışmanın amacı, insanların günlük ihtiyaçlarında faiz kullanıp kullanamama imkanları üzerinde durmaktır. Bu doğrultuda, çalışmanın sonucunda bahsedilen sorunlara kesin bir çözüm getirme iddiasında bulunulmamaktadır. Yalnız, çözüm yolunda mevcut çalışmalarla birlikte yeni bir bakış açısı kazandırması ümit edilmektedir. 1

9 GİRİŞ 1.2. Çalışmada Takip Edilen Yöntem Çalışmanın başlangıcında faiz ve riba kavramlarının sözlük ve terim anlamları üzerinde durulmuştur. Ardından faizin tarihi süreç içerisindeki gelişimi irdelenmiş ve bu sırada faizin Yahudilik, Hıristiyanlık ve Cahiliye dönemindeki durumuna değinilmiştir. İslam da faiz konusu, ilgili Kur'an ayetleri, hadisler ve mezhepler çerçevesinde işlenmiştir. Faizle ilgili ayetler incelenirken ilgili tefsir kaynaklarından, hadisler incelenirken de genellikle Kütüb-i Sitte kaynaklarından yararlanılmıştır. Modern ekonomilerde faiz konusu, İktisat Tarihi ve ekonomi ile ilgili diğer kaynaklardan yararlanılarak aydınlatılmaya çalışılmıştır. Bu aşamada daha çok, faizin geçirdiği evreler ve bugünkü faiz anlayışları üzerinde durulmuştur. Ayrıca, oluşan faiz anlayışlarının ekonomiye etkilerine de dikkat çekilmiştir. Çalışmalarımız süresince konuların daha iyi anlaşılması açısından ilgili görüş ve tanımlamalara kaynaklık etme özelliği gösteren bazı kaynaklara baş vurulmuştur. Daha ziyade tefsir, hadis, fıkıh ve iktisat bilimleriyle alakalı olan eserlerin başlıcaları şu şekilde sıralana bilir: Tefsir Kaynakları İbn Cerir et-taberî: Camiu l-beyan Kurtubî: Camiu l-ahkami l-kur an Fahruttin Razî: Mefatihu l-ğayb Cessas: Ahkamu l-kur an Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır: Hak Dini Kur an Dili Hadis Kaynakları Buharî: Cami u-s-sahih Müslim: Sahih-i Müslim Tirmizî: Sünen-i Tirmizî Ebu Davud: Sünen-i Ebu Davud İbn Mâce: Sünen-i İbn Mace Nesâî: Sünen-i Nesaî Fıkıh Kaynakları Serahsî: Mebsut İbn Abidin: Reddü l-muhtar Alâ Dürrü l-muhtar Hâşiyetü İbn Âbidin İmam Şafiî: el-ümm İbn Rüşt: Bidayetü l-müctehit ve Nihayetü l-muktesit İbn Hazm: el-muhallâ bi l-âsâr İktisat Kaynakları Fritz Neumark: İktisadi Düşünce Tarihi Fuat Vural Savaş: İktisat ın Tarihi Muhammed Akdiş: Para Teorisi ve Politikası adlı kaynaklardan yararlanılmıştır. Bunlar ve kaynakçada sıraladığımız diğer kaynaklar araştırmamız açısından büyük öneme sahip olmakla birlikte biz bunlardan bazısı hakkında kısaca bilgi vermek istiyoruz. 1- Camiu l-beyan: İbn Cerir et-taberî nin bu eseri, hem dirayet, hem rivayet özelliği gösteren bir tefsirdir. Konuları tarih ve sebebi nüzulü dikkate alarak işlediğinden çalışmamız için önem arz etmektedir. 2

10 GİRİŞ 2- Mefatihu l-ğayb: Fahruttin er-razî nin dirayet tefsiri türünden olan bu eseri, konuları geniş bir biçimde işlemesi, tefsirler arasında, faizi iktisadi açıdan ele alan bir tefsir olması hasebiyle sıkça baş vurduğumuz kaynaklardandır. 3- Ahkamu l-kur an: Cessas tarafından telif edilen bu eser, Kur an daki ahkâm ayetlerini ele alıp fıkhî açıdan inceleyen bir ahkâm tefsiridir. Ayetlerden hüküm çıkarma konusunda önemli bir mantık yapısına sahip olması yönüyle çalışmaya kaynaklık etmektedir. 4- Istılahat-i Fıkhıyye Kamusu: Ömer Nasuhi Bilmen tarafından telif edilen bu eser, lafızların ıstılahı manalarını bulmada, anlamada ve yorumlamada çok önemli bir yer tutmaktadır. Ayrıca çeşitli mezheplerin görüşlerini de içeren bu kaynaktan, onların görüşlerini tespit etmede yararlanılmıştır. 5- İktisadi Düşünce Tarihi: Firitz Noumark ın A. Ali Özeken tarafından Türkçe ye çevrilen bu eserinde, İlk Çağ dan başlayarak iktisadî düşüncenin gelişim aşamaları üzerinde durulmuştur. Ayrıca faizle ilgili bilgilere de geniş yer verilmiştir. Bu kaynaktan, faizin tarihi gelişimini tespit etmede ve faiz teorileriyle ilgili bilgilere ulaşmada geniş ölçüde yararlanılmıştır. 6- İktisat ın Tarihi: Fuat Vural Savaş tarafından hazırlanan bu eser, kaynak itibariyle tamamen yabancı düşünürlerin eserlerinden yaralanılmış olmasından dolayı, bir çok düşünüre ulaşabilme adına önemli bir eserdir Sınırlılıklar Çalışmanın İslam ve modern ekonomi olmak üzere iki yönü bulunmaktadır. İslam yönü işlenirken öncelikle İslam ın temel kaynaklarından Kur'an ve sünnet dikkate alınmıştır. Bunların dışında özellikle ilk dönemlerde oluşmuş fıkıh kaynaklarından yararlanılmıştır. Çünkü ayet ve hadislerden hüküm çıkarma, fıkhî mezheplerin de olgunlaşma dönemi olarak kabul edilen dördüncü dönemde gerçekleşmiştir. Bu durum ve genelde alimlerin bir mezhebe bağlı oldukları düşünülerek çalışma mezhepler çerçevesinde gelişmiştir. Mezheplerden Hanefî, Malikî, Şafiî, Hanbelî mezheplerine, konuya açıklık getirmesi ümidiyle Zahirî ve Şia mezhepleri de dahil edilmiştir. Konu işlenirken her mezhebin kendi fıkıh kaynaklarından ve ulaşılabildiği kadar tefsir kaynaklarına başvurulmaya özen gösterilmiştir. Ayrıca günümüz veya günümüze yakın zamanlarda yapılmış konuyla ilgili çalışmalardan da imkan nispetinde yararlanılmaya çalışılmıştır. Çalışmanın diğer bir yönünü oluşturan modern ekonomilerde faiz anlayışları, İktisat Tarihi ve ilgili diğer kaynaklar ışığında aydınlatılmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda, faizin tarihi süreç içerisindeki gelişimi de dikkate alınarak, liberalizm, kapitalizm ve sosyalizmde faiz konuları başlıklar halinde incelenmiştir. Bu başlıklar altında faiz teorilerine değinilip, gerekli görülen düşünürlerin görüşlerine de baş vurulmuştur Önceki Çalışmalar Konuyla ilgili Türkiye de yapılmış, Süleyman Uludağ ın İslamda Faiz Meselesine Yeni Bir Bakış, İsmail Özsoy un Faiz ve Problemleri, Mehmet Yazıcı nın Faiz adlı eserleri olmak üzere birkaç çalışmaya ulaşılmıştır. Bunların dışında kongre, seminer ve makale türünde çalışmalar da vardır. İslam Ekonomisi adı altında yapılan çalışmalarda da, başlıklar veya bölümler halinde işlendiği de 3

11 GİRİŞ görülmektedir. Yalnız, bu tür çalışmalarda daha çok faizin haramlığı üzerinde durulmaktadır. Süleyman Uludağ ın çalışması bölüm esasına göre işlenmekte ve yedi bölümden oluşmaktadır. Çalışmada, çeşitli yönleriyle faiz değerlendirilmekle birlikte ağırlıklı olarak riba-faiz ilişkisi üzerinde durulmaktadır. Uludağ, çalışmasında riba ve faizin ayrı şeyler olduğunu vurgulamaktadır. Bundan dolayı riba kapsamına girmeyen her türlü faizin meşru bir kazanç olduğunu kabul etmektedir. Özsoy un çalışması da yine bölüm esasına göre yapılmıştır. Giriş ve beş bölümden oluşmaktadır. Her bölümde faizin farklı yönleri ele alınmıştır. Bölümlerde zaman zaman faiz ve diğer iktisadi unsurların mukayesesi yapılmıştır. Uludağ ın çalışmasında olduğu gibi bu çalışmada da riba-faiz ilişkisine değinilmiş fakat riba-faiz ayrımına gidilmemiştir. Çünkü Özsoy, her iki unsurun da aynı şey olduğunu düşünmektedir. Bundan dolayı gerek üretim, gerekse tüketim kredilerinde olsun oluşacak her türlü fazlalığın faiz olduğunu kabul etmekte ve yasaklığı üzerinde durmaktadır. Ulaşabildiğimiz diğer bir çalışma Mehmet Yazıcı nın Faiz adındaki çalışmasıdır. O çalışmasını başlık esasına göre yapmış ve yedi ana başlık halinde tamamlamıştır. Yazıcı, faizin muhasebe yönüne ağırlık vererek maliyete etkisi üzerinde durmaktadır. Ona göre faiz, maliyeti artırmakta, üretimi düşürmekte ve ürün fiyatlarını yükseltmektedir. Yazıcı da Özsoy gibi faiz ve ribanın aynı şeyler olduğunu kabul etmektedir. Bundan dolayı faizden kaçınılması gerektiğini vurgulamaktadır. Hatta O, dövizlerin alınıp satılmasını ve ondan ortaya çıkan fazlalığı da faiz olarak görmektedir. Her üç çalışma da Türkiye de faiz konusunda yapılan sınırlı sayıdaki çalışmalardan olması yönüyle düşünce dünyamıza katkıda bulunmuştur. Bizim çalışmamız da konu itibariyle benzer konuları ve başlıkları içermektedir. Ancak işleniş tarzı ve ulaşılmak istenen sonuç bakımından farklılık arz etmektedir. Şöyle ki, Uludağ, Kat kat arttırılmış olarak faiz yemeyin ayetine dayanarak, katına ulaşmayan tüm artışları riba kapsamının dışında sayarak bu tür artışların haram olmadığı kanaatine ulaşmaktadır. Özsoy ve Yazıcı ya gelince onlar, mübadele sırasında ortaya çıkacak her türlü karşılıksız fazlalığı faiz olarak görmektedirler. Ancak her ikisi de, alışverişlerde olsun kredilerde olsun, ayet ve hadislerde belirtilen ve faizin yasaklanmasının sebeplerinden sayılan karşılıklı zarar görme ve zarara uğratma yönünü dikkate almamaktadırlar. Bundan dolayı ortaya çıkan her türlü fazlalığın faiz olduğu görüşündedirler. 4

12 FAİZİN TANIMI VE KISIMLARI 2. FAİZİN TANIMI VE ÇEŞİTLERİ 2.1. Faizin Tanımı Sözcük Olarak Faiz Faiz lügatte istenmeyen bir fazlalık, suyun taşkınlığı, yayılması gibi anlamlara gelmektedir (Devellioğlu, 2002: 249). Ödünç verilen paraya karşı alınan kâr, ödenmiş faiz manasına gelen güzeşte kelimesi de bu anlamdadır (Devellioğlu, 2002: 301; Asım, h.1225: III, 815). Ayrıca faiz göz yaşının akması, suyun dolup taşması, malın çoğalması gibi manalara da gelmektedir (İbn Manzur, 1994: VII, 210). Türkçe sözlüklerde faiz kelimesi sözlük anlamıyla değil, terim anlamıyla yer almaktadır. Bu anlamlar aşağıda verilecektir. Sözlük anlamı olarak riba, artma, çoğalma, aşırı faiz (Örnekleriyle Türkçe Sözlük, 1995: III, 2371), büyüme (İbn Manzur, 1994: XIV, 204), mutlak fazlalık (İbn Abidin, 2000: VII, 417) anlamına geldiği gibi, ziyadeleşmek, fazlalaşmak (Hammad, 1996: 279) manasına mastar olup, faiz dediğimiz artık değerin ismi olarak da kullanılmıştır (Yazır, 1992: II, 236). Arapça da tepelere, düz araziye nispetle daha yüksek oluşları sebebiyle râbiye, hayvanları besleyip büyütmeye de terbiye denir. (Cessas, ts.: I, 563). Bu sözlük anlamıyla riba kelimesi hem bir şeyin kendi içinde bulunan, hem de iki şey arasında mukayeseden doğan fazlalığı ifade eder. Birinci durumla ilgili olarak, üzerine yağmur yağan toprağın kabarması rebet kelimesiyle (Hacc 22/5; Fussilet 41/39), ikinci anlamıyla ilgili olarak da iki topluluktan birinin diğerine mal veya sayıca yahut değerce daha üstün olması hali (Nahl 16/92) ve bir kimsenin diğer bir kimseye söz veya fiil bakımından üstün olması da erba (Cessas, ts.: I, 563 ) kelimesiyle anlatılmıştır. Faiz, İngilizce de yukarda verdiğimiz anlamlarda interest kelimesiyle karşılanmış (Bezmez ve Blakney, 2000: 234), riba yerine de, tefecilik anlamına gelen usury kelimesi kullanılmıştır (Bezmez ve Blakney, 2000: 529) Bazı araştırmacılar, zamanımızda faiz olarak kullanılan bu lafızın Osmanlı dönemi uygulamalarında ribh olarak geçtiğini söylemekte ancak bu kullanımın Osmanlılarda hangi zamandan itibaren riba nın karşılığı olarak kullanıldığının tam olarak bilinemediğini ifade etmektedirler (Sayı,1987: 21). Türkçe de faiz olarak kullanılan bu kelimenin, Arapça daki riba kelimesinin karşılığı olduğunu (Yazır, 1992: II, 236) söyleyenler de farklı kavramlar olduğunu ileri sürenler de vardır (Uludağ, 1988: ). Kredilerde ve alış-verişlerde ortaya çıkan her türlü karşılıksız fazlalığın faiz olduğu görüşünde olanlar riba ve faiz kelimelerini eş anlamda kullanmışlardır. Bu iki kavramı farklı değerlendirenler, ribayı tefecilik manasında aşırı artışların ismi, faizi de meşru kazanç olarak kabul etmişlerdir. Riba faiz ayrımıyla ilgili ilerde gerekli bilgi verilecektir. Bu çalışmada kullanım yaygınlığından dolayı her ikisini de anlatmak için faiz lafzı kullanılacaktır Terim Olarak Faiz Faiz kelimesi iktisadi anlamıyla Kur an sünnet ve klasik fıkıh kaynaklarında yer almamaktadır. Bu kelime fıkıh kaynaklarımızda ise riba kavramıyla karşılanmaktadır. Çeşitli lügat ve fıkıh kitaplarında faiz kelimesinin riba kelimesiyle karşılandığı aşağıdaki tanımlardan da anlaşılmaktadır: 5

13 FAİZİN TANIMI VE KISIMLARI Türkçe sözlüklerde faizin kelime anlamına değinilmeden terim anlamı verilmektedir. Örneğin, Türkçe sözlüklerden birinde faiz, işletilmek üzere veya ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, elde edilen kazanç (Örnekleriyle Türkçe Sözlük, 1995: II, 887) diğerinde ise kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kullanılan paranın kira bedeli (Türkçe Sözlük, 1988: 756) şeklinde tarif edilmektedir. Yukarıda da değinildiği gibi Arapça sözlüklerde, kılasik fıkıh ve tefsir kaynaklarında iktisadi anlamda faiz kavramının kullanıldığına rastlanmamıştır. Bu kaynaklarda faiz yerine riba kavramı kullanılmıştır. Terim olarak riba, kaynaklarda şöyle tanımlanmaktadır: Belli nitelikteki eşyadan iki malın birbiriyle mübadelesinde (takasında, alışverişinde) iki taraftan birine verilmek üzere akitte şart koştukları maddi veya manevi fazlalığa faiz denilmektedir (Serahsî, 2000: VI, 95). Riba, alış-verişteki fazlalık (Asım, h.1225: 819), alacaklının borçludan alacağı kâr (Müncit, 2000: 480) olarak da tanımlanmaktadır. Cins ve miktarı bir olan iki şey mübadele edildiğinde, taraflardan birinin diğeri aleyhine şart koştuğu malın fazlasına riba denir (İbnü l-hümâm, h.1306: V, 277). Faiz alış-veriş akdinde, taraflardan biri aleyhine şart koşulan fazlalıktır. Bu fazlalık, cins birliğiyle beraber, ağırlık ve ölçekte eşit olan malların takaslarında ortaya çıkar. Diğer bir görüşe göre faiz, fazlalık olsun olmasın, bir sıfat sebebiyle fasit olan bir akitten ibarettir (Mevsılî, 1996: 30). Örneğin, ayarları aynı olan 100 gr. altını, peşin veya vadeli yüz yirmi gr. altınla mübadele etmek gibi. Böyle bir işlemde 100 gr. altın veren, aynı miktarda altın alma hakkına sahip olur. Buradaki 100 gr. altın, ana para (re'sül-mal); 20 gr fazlalık ise ribâ adını alır (Yazır, 1992: II, 236 ). Faiz hakkında farklı görüş ileri sürenler de vardır. Bunlardan birisi olan Kurtubi, faizin şer i manasını sonradan kazandığını açıkladıktan sonra, faizin, yiyeceklerin mübadelesinde vade ve fazlalığın haram kılınması olduğunu ifade etmekte ve bunun da çoğunlukla Cahiliye Araplarının uyguladığı şekil olduğunu belirtmektedir (Kurtubi, 1996: III, 349). Sabuni ise faizi, alacaklının borçludan süre karşılığında aldığı fazlalık olarak değerlendirmektedir (Sabuni, 1999: I, 281). Yalnız son iki açıklama faizi tam olarak tanımlamamaktadır. Birincisi, süre ve fazlalığı zikretmekle birlikte faizi sadece yiyeceklerle sınırlandırmaktadır. İkincisi ise, ancak süreye değinmiş, faizin diğer iki unsuru olan cins ve fazlalığa değinmemiştir Faizin Kısımları Fazlalık Faizi (Ribe l-fazl) Fazlalık faizi, ölçülen veya tartılan mallar kabilinden olan şeylerin, kendi cinsleriyle peşin olarak fazlalıklı bir şekilde mübadele edilmesidir (Mevsılî, 1996: II, 30-31). Hanefîlere göre fazlalık faizinin illeti ikidir. Birincisi, mübadele edilen şeylerin cins birliği, ikincisi ise ölçü biriminin birliğidir (Serahsî, 2000: VI 99). Buna göre tartılan 1 (veznî) bir mal tartılan bir mal ile, ölçülen (keylî) bir mal ölçülen bir mal ile 1 Mallar, fıkıh kaynaklarında veznî, keylî, adedî şeklinde kısımlara ayrılmıştır.veznî mallar: Kg cinsinde ağırlık ölçüleriyle tartılarak alınıp satılan mallardır. Keylî mallar: Teneke, çuval bv. Kaplarla ölçülerek alınıp satılan mallardır. Adedî mallar: Sayılarak alınıp satılan mallardır (Mevsılî, 1996: II, 30). 6

14 FAİZİN TANIMI VE KISIMLARI peşin olarak mübadele edilirken taraflardan birinin vereceği ilave bir miktar fazlalık faizidir. Mübadele edilen mallar arasında kalite farkı dikkate alınmaz. Farklı kalitede olsa bile miktarlarının eşit olması gerekir (Serahsî, 2000: VI, 103; Merğinanî, ts, III, 62). Yani tohumluk buğday ile ekmeklik buğday aynı ölçüde alınıp verilmelidir. Malikîler e göre ise fazlalık faizinin illeti altın ve gümüşte, para olma vasfıdır. Malikîler den bazılarına göre, bu konudaki illet, illet-i kasıradır 2 ve her şeyin bedeli olmaya uygun olması sebebiyle sadece altın ve gümüşü kapsar. Bazı Malikîlere göre ise, bu konudaki illet, illet-i müteaddiyedir 3. Bunlar ise, buradaki para olma vasfını mutlak olarak almışlardır. Dolayısıyla semen olarak kullanılan her şeyde bu illet mevcuttur. Buna göre fulus vb. paralarda da birbiriyle mübadele edilmeleri sırasında fazlalık olursa, faiz tahakkuk eder (İbn Rüşt, 1990: III, 1169). Malikîlere göre, paraların dışındaki şeylerde fazlalık faizinin illeti ise gıda ve depolamaya elverişli olan yiyecek maddeleri olmalarıdır. Burada gıda olmadan maksat, yenildiği zaman insan vücuduna zarar verici nitelikte olmamasıdır. Tahıllar, hurma, et, süt ve süt ürünleri bunlar arasında sayılmıştır. Ayrıca, yiyeceklerin tatlandırılması için kullanılan malzemelerde gıdadan sayılmaktadır (İbn Rüşt, 1990: III, 1168). Yiyeceklerin saklanmaya elverişli olması ise, tedricen tüketilmeye uygun olmasıdır. Dayanıklılık süresi için kesin bir sınır olamamakla birlikte bu konuda örfün esas alınması gerektiği söylenmektedir. Bu yiyecekler arasında da buğday, arpa, pirinç, hurma, kuru üzüm, zeytin ve baklagiller sayılmaktadır (İbn Rüşt, 1990: III, 1171). Şafiîlere göre ise, fazlalık faizinin illeti, altın ve gümüşte para olma özelliğidir. Bunların dışındaki şeylerde ise, gıda maddesi olma özelliğidir. Ancak, Şafiîler arasında da Malikîler de olduğu gibi, altın ve gümüşte faizin illeti olarak kabul edilen para olma vasfının, bunların dışındaki semen olan şeyleri de kapsayıp kapsamadığı tartışma konusu olmuştur (Şirbinî, 1997: III, 31). Genel kabul gören görüşe göre, bu konudaki illet illeti kasıra olup sadece altın ve gümüşü kapsamaktadır. Bunların dışındaki paralarda, piyasada geçerli olsalar bile, faiz tahakkuk etmez. Altın ve gümüşte ise, ister para için basılmış olsun, isterse süs eşyası olarak yapılmış olsun, fazlalıklı biçimde karşılıklı satışları faiz oluşmasından dolayı yasaklanmıştır (Şafiî, 1993: III, 26). Şafiîler, faize konu olan yiyecek maddelerini, temel gıda maddeleri olan yiyecek ve içecekler, meyveler, tedavide kullanılan ilaçlar ve yiyeceklere katkı maddesi olan baharatlar olmak üzere dört grupta toplamışlardır. Bu gruptan olan mallar aynı cinsten olmaları durumunda, fazlalıklı olarak alınıp satılamaz (Şafiî, 1993: III, 26; Şirbînî, 1997: II, 31). Hanbelî mezhebinin fazlalık faizi ile ilgili görüşü, Hanefîler in görüşleriyle yakın olan yani cins birliğiyle malın keylî veya veznî olması şeklindeki görüş ve Şafiî mezhebi doğrultusunda gelişen görüştür. Buna göre cins birliği ile keyl veya vezn faizin illetidir. O halde keylî ve veznî olan her şeyde, kendi cinsi karşılığında olması halinde faiz cereyan eder. Faiz, kile ile ölçülmeyen, ağırlık ile tartılmayan yiyeceklerde cereyan etmez. (İbn Kudâme, ts.: IV, 135). 2 İlleti kasırâ: İlletin, zikredilen şeyin kendisiyle sınırlı olmasıdır (Gazalî, 1992: 338). 3 İllet-i müteaddiye: İlletin, benzer vasıftan dolayı zikredilen şeyin dışındaki şeyler için de geçerli olması. Yani altın ve gümüşün para olma vasıflarının para olarak kullanılan diğer unsurlar için de geçerli olası durumudur. (İbn Rüşt, 1990: III, 1169). 7

15 FAİZİN TANIMI VE KISIMLARI Vade veya Gecikme Faizi (Ribe n-nesie) Rasûlüllah bizi altını parayla veresiye satmaktan nehyetti. (Buharî, 1993: Büyû 80), Altının altınla, buğdayın buğdayla, arpanın arpayla satışı peşin olmadıkça faizdir (Buharî, 1993: Büyû 76), gümüşün gümüşle satışı peşin olmadıkça faizdir. (Buharî, 1993: Büyû 77), Ribe n-nesienin vade veya gecikme faizi olarak adlandırılması, her iki şekilde de ortaya çıkması sebebiyledir. Birincisi, Cahiliye faizi de denilen ve borcun süresinin dolduğunda borçlunun borcunu ödeyememesi durumunda, alacaklının anaparaya yapacağı ilave şeklindedir (Cessas, ts.: II, 564). İkincisi ise, Altının altınla, buğdayın buğdayla, arpanın arpayla satışı peşin olmadıkça faizdir (Buharî, 1993: Büyû 76) rivayetinde olduğu gibibi, faizle ilgili hadislerde zikri geçen altı maddeyi ve mezheplere göre bu altı maddeye kıyas edilerek faizin kapsamına giren şeyleri gerek kendi cinsleriyle, gerekse başka cinslerle miktarları eşit de olsa veresiye olarak mübadele etmek şeklindedir (Bilmen, ts.: VI, 105). Şimdi ribe n-nesienin bu iki şekli ile ilgili hükümleri ele alalım. Birincisi: Kaynaklarda Cahiliye faizi olarak da bilinen faiz türüdür. Bu tür faizler, ya akdin başlangıcında şart koşulur, ya da akdin başlangıcında şart koşulmadığı halde, vadesinde ödenmediğinden dolayı belirli bir fazlalık talep edilmek suretiyle ortaya çıkar (Râzî, 1990: VII, 75). Borçlarda cereyan eden faizin diğer bir şekli de, vadenin kısaltılması veya tamamen kaldırılmasına karşılık, borç tutarında yapılan indirim şeklinde ortaya çıkan faizdir. Zeyd b. Sabit e bu konuda sorulduğunda onun: Hayır, bu işi yapmana cevaz veremem. Faizi ne senin yemeni, ne de başkasının yemesini emredebilirim. demesi buna delildir (Malik b Enes, ts.: Buyu 81). Cessas ın zikrettiğine göre çoğunluk bu muamelenin faiz sayılmasından dolayı yasaklandığı görüşündedir. Ancak İbn Abbas ve İbrahim en-nehaî nin Bunda sakınca yoktur dediği de aynı yerde geçmektedir (Cessas, ts.: I, 566). İkincisi: Alışverişlerde meydana gelen ribe n-nesiedir. Ribe n-nesie, faizle ilgili hadislerde zikri geçen altı maddenin Altın altınla, gümüş gümüşle, buğday buğdayla, arpa arpayla, hurma hurmayla, tuz tuzla başa baş misliyle, peşin olarak satılır. Kim artırır veya artırılmasını talep ederse faize girmiş olur. Bu işte, alan da veren de aynıdır (Müslim, ts.: Müsakat 82) ve mezheplere göre bu altı maddeye kıyas edilerek faizin kapsamına dahil olan şeylerin gerek kendi cinsleriyle, gerekse başka cinslerle miktarları eşit bile olsa, vadeli olarak mübadele edilmeleri durumunda ortaya çıkan faizdir. Altının altınla, gümüşün gümüşle, gümüşün altınla veresiye olarak mübadeleleri, miktarları eşit olsa bile ribe n-nesie cereyan edeceğinden dolayı caiz değildir (Buharî, 1993: Büyû 76-77). Diğer dört maddenin de (buğday, arpa, hurma, tuz) gerek kendi cinsleriyle, gerek birbirleriyle olan mübadeleleri de aynıdır (Buharî, 1993: Büyû, 20; Müslim, ts.: Müsakat, 98). Yani miktarları eşit bile olsa, veresiye olarak mübadele edilemezler. Ancak altın ve gümüşün diğer maddelerle olan veresiye mübadeleleri bunun dışındadır (Şafiî, 1993: III, 26; Şirbînî, 1997: III, 34) Cahiliye Faizi Faiz probleminin tartışıldığı bir çok kaynakta, özellikle tefsir kaynaklarında Cahiliye faizinden söz edilmektedir. Aslında nesie faizi de Cahiliye faizidir. Ancak, ileride işlenecek bir konuya hazırlık olması, kaynaklarda böyle bir konudan 8

16 FAİZİN TANIMI VE KISIMLARI bahsedilmesi ve faiz yasağına kaynaklık eden bir uygulama çeşidine dikkat çekmek için böyle bir başlığa gerek görülmüştür. Kısaca değinmek gerekirse Cahiliye faizi, borcun vadesini uzatmaya karşılık, borca eklenen fazlalıktır (Âşur, ts.: III, 89). Borcun vadesi dolduğunda alacaklı borçluya gelerek; ya öde ya da borcu artır der. Bunun üzerine borçlu borcu artırır, alacaklı da süreyi artırırdı (Razî, 1990: IX, 3; Rıza, 1948: III, 96). Cahiliye faizi ile ilgili daha geniş bilgi ilerde verilecektir Güncel Uygulamalarda Faiz Çeşitleri Günümüz ekonomisinde çok çeşitli faiz teorileri ve uygulamaları vardır. Genelde resmi ve bankacılık işlemlerinde görülen bu faiz çeşitlerinden bazılarına, konunun anlaşılmasına yardımcı olması için yer verme gereği duyulmuştur. Basit Faiz (Sabit): Normal olarak, vadenin sonunda anaparayla birlikte ödenen faize basit faiz denir; basit faizi hesaplamak kolaydır, dolambaçlı bir tarafı yoktur. İlan edilen, üzerinden anlaşılan faiz oranıyla, gerçekleşen arasında fark yoktur (Ergin, 1983: 258). Değişken Faiz: Ödünç verilen paranın faizinin ilk verildiği zamana oranla değişebilen faizdir. Bazı tahvillerin ana parası ve faizi altın, akaryakıt, buğday, demirçelik veya döviz fiyatlarına göre ayarlanabilir. Fiyat endekslerindeki değişiklikler de ölçü tutulabilir. Bunlar, endeksli tahvillerdir. Endeksli tahviller çıkartılmasından amaç, alıcıya para erozyonu karşısında güvence vermektir (Ergin, 1983: 258). Temerrüt Faizi: Borcunu zamanında ödeyemeyen borçluya daha yüksek bir faiz oranının tatbik edilmesidir. Borçluların daima kötü niyetli olduğu ve kasten borcunu ödemediği varsayımına dayanır. Temerrüt faizi mükellefi olmak için borçlunun kusuru olup olmadığı araştırılmaz. Alacaklının temerrüt faizine hak kazanmak için zararını kanıtlaması gerekmediği gibi, borçlu da kusursuzluğunu ispatlayıp, faizden kurtulamaz (Öçal, 1965: 11). Gecikme Faizi: Alacağını vadesinde tahsil edemeyen alacaklının, bu yüzden uğradığı varsayılan zararın karşılığıdır. Yani alacaklının maruz kaldığı zararı karşılamayı hedefleyen bir tazminat mahiyetindedir. Bunun için alacaklının zararı ispat etmesi gerekmez, borcun ödenmesindeki gecikme yeterli sebeptir (Oğuz, 1992:341; Öçal, 1965: 10). Yukarıdaki şekillerde genelde borçluya uygulanan faiz çeşitleri olduğu gibi bir de para değerindeki değişmelere göre faiz uygulamaları vardır. Bir ülkede para değerindeki değişmelere göre faiz, nominal faiz ve gerçek faiz olmak üzere iki kısma ayrılır. Nominal Faiz: Belirli bir paranın, belirlenen yüzde ile para birimi olarak, hesaplanan bir yıllık faiz tutarıdır. Örneğin, 100 lira tutarındaki ana paranın %96 dan bir yıllık faizi 96 liradır. Bu nominal faizdir. Nominal faizin belirlenmesinde, bir yıl için para değerindeki değişmeler hesaba katılmaz. Para değerindeki değişmeler, fiyatlar genel düzeyindeki azalışlardan, artışlardan yani enflasyondan olabilir. (Orman, 1987: 67; Oğuz, 1992:340). Nominal faizin hesaplanmasında, ana paranın dönem başındaki satın alma gücü ile dönem sonundaki satın alma gücü arasındaki artış ya da azalışlar göz önünde bulundurulmaz. Nominal faiz, her durumda para birimi olarak pozitif faizdir. Yani artı faizdir (Orman, 1987: 67). 9

17 FAİZİN TANIMI VE KISIMLARI Reel Faiz: Belirli bir paraya belirlenen yüzde ile satın alma gücü olarak hesaplanan bir yıllık faiz tutarıdır. Örneğin, 1999 başlarında Türkiye de vade farkı aylık %8 dir. Buna göre yüz lira tutarındaki ana paranın %96 dan bir yıllık nominal faizi 96 liradır. Ancak bu yıl 1998 sonu Türkiye de enflasyon %70 dir; başka bir deyişle, paranın satın alma gücü %70 düşmüştür. Buna göre, dönem başına 100 liraya alınabilen 1kg elma dönem sonunda 170 liraya alınabilir (Yazıcı, 1999: 46) Negatif Faiz: Bilindiği gibi esas olan, borçlunun alacaklıya bir bedel ödemsidir. Enflasyonist ortamda ise nominal olarak bu durum devam ederken, reel planda paranın değer kaybetmesi sebebiyle söz konusu bedel bütünüyle ortadan kalkabileceği gibi, reel değer kaybının çok büyük olması halinde, hatta alacaklı, borçluya bir değer devretmiş, ona faiz ödemiş gibi bir duruma da düşebilir. Böylece, gerçekte alacaklıdan borçluya bir ilave değer transferi olması durumuna negatif faiz denilmektedir. Tanımdan da anlaşılacağı gibi nominal faiz daima pozitiftir. Çünkü para birimi cinsinden de olsa, müspet bir ilaveyi ifade etmektedir. Reel faiz ise duruma göre pozitif veya negatif olabilmektedir. Eğer nominal faiz ile anapara toplamı vade sonunda, vade başındaki anaparadan daha az mal veya hizmet satın alıyorsa, bu taktirde negatif faiz söz konusudur. Bu durumda, nominal faiz enflasyon hızına eşit olsa bile negatif faiz ortaya çıkabilir. (Orman, 1987: 67) Günümüz ekonomilerinde, bunların dışında bir çok adlar altında uygulanmakta olan faiz ile Cahiliye veya nesie faizi arasında bazı benzerlikler görülmektedir. Bu benzerliklere rağmen zikredilen faiz türlerinden bir kısmının yasak kapsamına girip girmediği yönünde bir kısım tartışmalar yapılmaktadır. Konuyla ilgili olarak yapılan tartışmalara daha sonra yer verilecektir. 10

18 TARİHİ SÜREÇTE FAİZ 3. TARİHİ SÜREÇTE FAİZ Faizin tanımı ve çeşitleri üzerinde durduktan sonra, Faiz nereden geldi? Daha önce uygulaması gürülmüş müydü? gibi sorulara cevapa aranması ve sonraki konuların daha iyi anlaşılması için faizin tarihi gelişimine de değinme gereği duyulmuştur. Ekonomik faaliyetlerde bulunulan hemen her dönemde faizli işlemlerin yapılmakta olduğu bazı kaynaklarda yer almaktadır. Aynı şekilde böyle bir işlemi yapanlara karşı çıkanlar ve onu kınayanlar da eksik olmamıştır. Bu düşüncelerle bu başlık altında faizin tarihi süreç içerisindeki gelişimi üzerinde durulacaktır. Kaynaklardan tespit edilebildiği kadarıyla bu süreçteki faiz uygulamalarına ve buna karşı geliştirilen tavırlara değinilecektir. Ayrıca bazı dinlerin faiz konusundaki tutumuna da burada yer verilmeye çalışılacaktır. Faizin, tarihi süreç içerisinde çeşitli şekillerde uygulandığı görülmüştür. Bu uygulamalar başta din adamları olmak üzere pek çok iktisatçı ve filozof tarafından ele alınmıştır. Kaynak dağılımını etkileyen faiz hemen her çağda düşünürlerin ilgisini çekmiştir. İktisadi düşünce felsefesinin4 çıkış noktası, Eski Yunan düşüncesi olarak kabul edilirse, ilk Yunan filozoflarından günümüze kadar faiz konusunda çeşitli düşünürlerin görüşlerini bulmak mümkündür. İktisadi düşüncenin belirginleşmeye başladığı İlk ve Orta Çağda faizin uygulanmasına yönelik değişik filozof ve düşünürlerce çeşitli yaklaşımlar ileri sürülmüştür. Faiz uygulamalarını ahlaki ve sosyal yönleriyle ele alan bu düşüncelerden bazılarının görüşlerinin özetle ele alınması yararlı olacaktır İlk Çağda Faiz İlk çağlarda görülen faiz uygulamaları o devirlerde yaşayan düşünürlerin tepkisini çekmiştir. Bu konuda özellikle Eflatun ve Aristo nun görüşleri, kendilerinden sonra gelen düşünürlere de kaynaklık etmesi açısından önem taşımaktadır. İçinde yaşadığı toplumsal düzeni eleştiren Eflatun zihnindeki ideal düzeni anlatarak olanı değil, olması gerekeni açıklamaya çalışmıştır (Neumark, 1943, 27). Eflatun, yaşadığı toplumda var olan faizi olması gereken ideal düzene yakışmadığı ve ahlaka aykırı bulduğu için reddetmiş ve faizin yasak edilmesini istemiştir. Eflatuna göre ideal bir toplumda para bizzat servet değil, sadece servet edinmenin bir aracı olmalıdır. Ayrıca faiz, gelir dağılımındaki dengesizlikleri arttırdığı ve yoksulluğun yaygınlaşmasına ortam hazırladığı için de uygulamadan kaldırılmalıdır. Çünkü Eflatun a göre bir toplumun uğrayacağı felaketlerin en büyüğü, toplumun çok sayıda yoksul ve az sayıda zenginden oluşmasıdır (Neumark, 1943, 28; Ergin, 1983: 133). Eflatun nun faize karşı çıkmasının diğer bir sebebi de, tasarlamış olduğu ideal devlet yapısında bozulmalara yol açacağı endişesidir. Fiyatlar ve kârlar belirlenmelidir. Zira o, bireyci zihniyet kâr hırsıyla sosyal dengeyi bozabileceği, düşüncesini ileri sürmektedir (Özgüven, 1992: 17). Aristo, Eflatun un yaşadığı çağdaki sosyal kurumların aksayan yönlerine eleştiriler yöneltmiş, eksikliklerini dile getirmiştir. Faizi de eleştiren düşünürün bu husustaki görüşleri hocasının görüşleriyle paralellik arz eder (Neumark, 1943: 28). Aristo, Politika isimli eserinde, para kazanmanın iki şekilde olduğunu ifade etmiştir. Bunlardan birincisinin zorunlu ve kabul edilebilir olduğunu, diğerinin ise 11

19 TARİHİ SÜREÇTE FAİZ kınamayı hak eden faizcilik olduğunu söylemiştir. Çünkü faiz, paranın adına varolduğu şeyin bir ürünü değil, paranın kendisinden çıkan bir kazançtır. Para bir değiş tokuş aracı olması için düşünülmüştür, faiz ise paranın kendisindeki bir artışı gösterir. Bundan dolayı paranın faiz getirmesi (yavrulaması) eşyanın tabiatına aykırıdır (Aristoteles, 2002: 24) Aristo ticareti, ticari kuruluşları ve kâra dayanan mübadeleleri kabul etmez. Çünkü bu anlamda mübadele yeni bir değer yaratmaz. Dış ülkelere yapılan mübadeleler de, Site ye dengeyi bozacak unsurlar getirebilir. Bu bakımdan, mübadelelerin verimsiz olduğu görüşü bütün Orta Çağ a ve Fizyokratlara hakim olmuştur. Mübadeleler bir değer yaratmıyorsa bir mübadele aracı olan para da bir fazlalık getirmemelidir. Faiz, Yunanca yavrulama (çoğalma, fazlalık) anlamına gelmektedir. Para faiz getirirse temel fonksiyonundan uzaklaşmış olur. Bu bakımdan, faiz mübadele ekonomisine aykırı düşmektedir (Özgüven, 1992: 21; Ergin, 1983: 132). Bu düşünce tarzı da Orta Çağ da kilise üzerinde büyük etki yapmıştır. Faiz adalete aykırıdır ve doğal sayılmayan bir gelirdir. Faizle ödünç vermek tefeciliktir. Para suni bir mübadele aracı olduğu, bir tüketim malı ve sermaye sayılmadığı için bir şey doğurmaz. Para kendi kendine çoğalmaz. Kendi değerinin üstünde bir ödemeyi gerekli kılmaz. Daha fazlasını almak haksızlıktır. Ayrıca, Aristo, gayri menkullere önem verdiği için menkul olan paranın faizini de reddeder (Özgüven, 1992: 22) Orta Çağda Faiz Orta çağda faiz ile ilgili düşünceler, zaman içinde önemli değişiklikler göstermiştir. İlk yedi yüz yıl içinde faizi yasaklayan açık ve kesin bir kural ortaya konmamıştır. 325 yılında bir dini konsey olan Necaea Council, sadece din adamlarının faiz almasını yasaklamış, 789 yılında da Alman imparatoru Şarlken, din adamları ile birlikte herkesin faiz almasını yasaklamıştır. 806 yılında yayımladığı bir başka fermanda da faizi Verilenden fazlasını geri almak olarak tanımlamıştır. VIII. ve XIX. yüzyıl faizi yasaklayan çeşitli kilise kanunları öne sürülmüşse de, bu yasakların nedenini açıklayan herhangi bir felsefi düşünce ortaya konulamamıştır. Faizle ilgili felsefi düşüncelerin ortaya çıkışı ancak XII. yüzyılda olmuş, Latern Council tarafından yayınlanan iki ayrı bildiri ile kilise faize karşı açık ve kesin bir tavır takınmıştır. Bu tavrın gerekçesi de XIII. yüzyılda Thomas Aquinas tarafından açıklanabilmiştir. Thomas ın bu fikirleri XIV. XV. yüzyıl düşünürleri tarafından da benimsenmiştir (Savaş, 1999: s.122) Orta çağ, dini eğilimlerin hakim olduğu bir çağdır. Bu nedenle orta çağda görülen faiz uygulamaları da bu çerçevede ele alınmıştır. Faiz konusunda Kilise ilkelerini ve Aristo yu izleyen St. Thomas da faizin aleyhinde görüşler ileri sürmüştür. O faiz konusundaki görüşlerini Roma Hukuku nun kullanılması tüketim suretiyle olan veya olmayan mallar ; başka bir anlatımla, dayanıksız ve dayanıklı mallar ayırımından faydalanarak açıklamaktadır (Ergin, 1983: 132). Thomas a göre kullanılmaları tüketim suretiyle olan buğday, mısır gibi malların, tarla, ev gibi dayanıklı mallardan farklı olarak geliri olmayacağı için bunların kullanılmaları nedeniyle bir ücret istenemez. Böyle bir ücret talebi onları ikinci defa satmak demektir. Bunun gibi para da, mübadele yapılırken sarf edilir ve mülkiyeti satıcıya devredilir. Üstelik de para kısırdır. Öyle ise para kullanımından dolayı bir ücret ve faiz talep etmek ahlaki bir davranış değildir. Ayrıca Thomas, borç verenin maruz kaldığı mahrumiyet, borç alanın sağladığı fayda ve ödenmenin gecikmesinden doğan 12

20 TARİHİ SÜREÇTE FAİZ zarar gibi zorlayıcı sebepleri de kabul etmemektedir. Ona göre ödünç verilen bir şey için faiz almak, var olmayan bir şeyi satmak demektir ki, bu da günahtır (Akdiş, 2001: 114; Savaş, 1999: 123). Thomas, iktisadi fikirlerinin esaslarını Aristo dan almış olmasına rağmen (Neumark, 1943: 41), faiz hakkındaki düşüncelerinde Aristo kadar katı olmadığı, hatta onun, faizi açıklarken kullanma ve tüketimi birbirinden ayırarak, tüketim amaçlı krediler için faiz uygulanabilmesi konusunda açık kapı bıraktığını söylemek mümkündür (Neumark, 1943: 42). Bu görüşleriyle Thomas, faiz yasağını bir miktar hafifleterek kendisinden sonra gelen ve başta Calvin olmak üzere faizi meşru kabul eden din adamlarına öncülük etmiş olmaktadır. Calvin ise, Protestanlığın temel inançlarını formülleştiren bir reformcu olarak Aristo nun faiz hakkındaki görüşlerini reddetmiş, üretimde kullanılmak üzere alınan kredilerde faizi kabul etmiştir. Ona göre, faizin gayri meşruluğu ve Hıristiyanlığa aykırılığı tamamen dayanaksızdır. Bu nedenle o, faize izin veren yasaların çıkmasına yardımcı olmuştur (Ergin, 1983: 138 ). Orta Çağ düşüncesinin, günümüz iktisatçıları tarafından anlaşılması zor olan tarafı, parayı verimsiz, kısır sayan görüşüdür. Eski filozof ve din adamlarının parayı verimsiz saymaları, sahibinin bir emeği olmadan paranın her hangi bir getiri sağlamasının mümkün olamayacağı görüşüne dayanır. Bu düşünceye göre bir inek yavrular, bir ağaç meyve verir. Bu getirilerde inek veya ağaç sahibinin herhangi bir katkısı yoktur. İnek de, ağaç da kendiliklerinden üretirler. Para ise böyle değildir. Paranın bir şey üretebilmesi için sahibinin ayrıca bir emek harcaması gerekir. Orta Çağ düşüncesi bu nedenle ve ancak bu yorum çerçevesinde paranın kısır olduğunu düşünmüştür. Yoksa akıllıca ve ustalıkla kullanıldığı zaman paranın sahibine kâr sağlayacağını kabul etmektedirler (Savaş, 1999: 124). Buraya kadar, geneli itibariyle Orta Çağ düşüncesinde faize karşı çıkıldığı anlatılmaya çalışıldı. Ancak bu karşı çıkışa rağmen devam eden faiz uygulamalarına da rastlanmaktadır. Uygulanmakta olan faiz türlerinden biri poena conventionalis diye adlandırılan gecikme faizi dir. Eğer ödünç alınan para vaktinde geri ödenmezse, borçlu alacaklının zararını karşılamak için ana paranın üstünde ayrı bir ödeme yapmak zorundadır. Buna benzer bir de damnum emergens ve lucrum cessans vardır. Bunlardan birincisi, ödünç verenin bu ödüncü vermiş olmaktan dolayı uğramış olduğu kayıpların karşılanması için verilmesi gereken faizdir. İkincisi, yine ödünç verenin, parasının ödünç verdiği için mahrum kaldığı kârın karşılığı olarak ödenmesi gerekli faizi gösterir. 13. yüzyıl ortalarında yapılan bu ayrımın daha sonraki yazarlar tarafından da benimsenmiş olduğu zikredilmektedir (Savaş, 1999: 125). Üzerinde durulması gereken diğer bir faiz türü de periculum sortis adı verilen ve risk karşılığı ödenmesi gereken faizi gösteren türdür. Verilen ödüncün borçlunun borcunu ödeyemez hale gelmesi nedeniyle geri almaması her zaman mümkündür. Bu durumda ödüncü verenin ana para üzerinde bir ek ödeme istemesinin yerinde olmağı düşünülebilir. Bu açıdan bakınca ödünç işleminin yatırım veya tüketim amacından hangisi için yapıldığının bir önemi kalmaz. Önemli olan ödünç sahibinin göze aldığı bu risk için ödüllendirilmesidir. Bu amaçla yapılan bir ödeme adaletli olup olmayacağı uzun tartışmalara neden olmuşsa da 1645 yılında böyle bir ödemenin yapılması gerektiği kesin olarak benimsenmiştir (Savaş, 1999: 125). Orta Çağ da para ödünç alıp verme işlemleriyle diğer bir olay da, fakir kimselerin kredi ihtiyacını karşılamaya yönelik olan ve bugünkü kooperatiflere benzeyen bir kurumun ortaya çıkmasıdır. Montes pietatis adı verilen bu kurum XII. yüzyılın 13

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: ÖMER FARUK HABERGETİREN DOĞUM YERİ VE TARİHİ: ŞANLIURFA/03.04.1968 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE ANABİLİM DALI/BİLİM DALI 1 LİSANS SELÇUK İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2 YÜKSEK LİSANS 3 DOKTORA

Detaylı

KATILIM BANKALARI Tespitler, Tenkitler, Teklifler

KATILIM BANKALARI Tespitler, Tenkitler, Teklifler KATILIM BANKALARI Tespitler, Tenkitler, Teklifler Tespitler Modern dünyada ekonomi, hayatın neredeyse tamamını oluşturuyor ve bir araç değil asıl amaç olarak görülüyor. İslam da ise ekonominin, iyi bir

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

GENEL MUHASEBE. KVYK-Mali Borçlar. Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

GENEL MUHASEBE. KVYK-Mali Borçlar. Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi GENEL MUHASEBE KVYK-Mali Borçlar Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi KAYNAK KAVRAMI Kaynaklar, işletme varlıklarının hangi yollarla sağlandığını göstermektedir. Varlıklar,

Detaylı

A MUHASEBE KPSS-AB-PS/2007. 1. İşletmede satılan ticari mallar maliyeti tutarı kaç YTL dir? 1. - 4. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ.

A MUHASEBE KPSS-AB-PS/2007. 1. İşletmede satılan ticari mallar maliyeti tutarı kaç YTL dir? 1. - 4. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE GÖRE CEVAPLAYINIZ. 1. - 4. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE Bir işletmenin 2006 yılı genel geçici mizanında yer alan bilgilerden bazıları aşağıdadır: Borç Tutarı (Bin YTL) A MUHASEBE Alacak Tutarı Kasa 6.770 6.762 Ticari Mallar

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

2015 NİSANÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSANÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSANÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri,türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU

KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU Bu form Banka dan talep edilen konut kredisine ve kredi sözleşmesine ilişkin koşullar hakkında bilgi verilmesi amacıyla düzenlenmiştir. Aşağıda detayları belirtilen

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ Bugünki dersin içeriği: 1. MALİYE POLİTİKASI VE DIŞLAMA ETKİSİ... 1 2. UYUMLU MALİYE VE

Detaylı

KİRACI AÇISINDAN FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİ

KİRACI AÇISINDAN FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİ Sayfa 1 / 5 KİRACI AÇISINDAN FİNANSAL KİRALAMA İŞLEMLERİ Yazar: SalimKARADENİZ (*) Yaklaşım Dergisi / Ocak 2007 / Sayı: 169 I- GİRİŞ Bilindiği üzere, 24.04.2003 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan 4842

Detaylı

SABİT FAİZLİ KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU

SABİT FAİZLİ KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU Tarih: Müşteri Adı Soyadı Müşteri Numarası : : SABİT FAİZLİ KONUT FİNANSMANI SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

2015 EYLÜL ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 EYLÜL ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 2015 EYLÜL ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Kasım 2015 Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin Eylül 2015 verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ

Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ Tel (İş) : (04) 74458 Faks : (04) 06889 E-posta : durmusabdullah@yahoo.com Yazışma Adresi : Akdeniz Üniversitesi ahiyat Fakültesi Dumlupınar Bulvarı 07058 Kampüs ANTALYA Öğrenim

Detaylı

Sabit Faizli Konut Finansmanı Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Formu

Sabit Faizli Konut Finansmanı Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Formu Sabit Faizli Konut Finansmanı Sözleşme Öncesi Bilgilendirme Formu İşbu Sözleşme Öncesi Bilgi Formu, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Konut Finansmanı Kuruluşlarınca Verilecek Sözleşme

Detaylı

2014 KASIM ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2014 KASIM ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 2014 KASIM ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Ocak Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu na ilişkin Kasım 2014 verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB)

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

GERÇEK OLMAYAN VEKÂLETSİZ İŞ GÖRME VE MENFAAT DEVRİ YAPTIRIMI

GERÇEK OLMAYAN VEKÂLETSİZ İŞ GÖRME VE MENFAAT DEVRİ YAPTIRIMI Yrd. Doç. Dr. ECE BAŞ SÜZEL İstanbul Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi GERÇEK OLMAYAN VEKÂLETSİZ İŞ GÖRME VE MENFAAT DEVRİ YAPTIRIMI İÇİNDEKİLER SUNUŞ...VII ÖNSÖZ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMA CETVELİ...

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU ÖNEMLİ AÇIKLAMA Özel sektör borçlanma araçları alım satım işlemleri sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskiniz de bulunmaktadır.

Detaylı

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI Ayrıntılı Bilgi ve On-line Satış için www.hukukmarket.com MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

Türkiye de İslami Finansın Tarihsel Kökenleri. Süleyman Kaya

Türkiye de İslami Finansın Tarihsel Kökenleri. Süleyman Kaya Türkiye de İslami Finansın Tarihsel Kökenleri Süleyman Kaya İslam faizi kesin olarak yasaklamıştır. Osmanlı ulemasının da faizin meşru olmadığına dair açık ve kesin ifadeleri vardır. Ancak ulema muamele-i

Detaylı

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48

MEMURUN HAYATI BORÇ ÖDEMEKLE GEÇİYOR! Yazar Editör Pazartesi, 20 Ocak 2014 07:48 Pazartesi 20 Ocak 2014 07:48 Türkiye Kamu-Sen Ar-Ge Merkezi nin yaptığı araştırma kamu görevlilerinin meslek haya tlarını borç ödeyerek geçirdiklerini ortaya koydu Yüzde 97 si borçlu olan memurların 60

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir.

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Sayın MeslektaĢımız; 03.05.2013 Sirküler, 2013/15 KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Gelir İdaresi Başkanlığı nın 30 Nisan 2013 tarih ve 64 numaralı Vergi Usul Kanunu Sirküleri nde, ileri

Detaylı

PARANIN ÖZELLİKLERİ, PARA ÇEŞİTLERİ VE EMİSYON REJİMLERİ

PARANIN ÖZELLİKLERİ, PARA ÇEŞİTLERİ VE EMİSYON REJİMLERİ PARANIN ÖZELLİKLERİ, PARA ÇEŞİTLERİ VE EMİSYON REJİMLERİ 1 1.PARANIN TANIMI VE FONKSİYONLARI A.Paranın Tanımı Para bir ekonomide mal ve hizmetlerin alım satımında kullanılan herkes tarafından kabul gören

Detaylı

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar

NDEK LER I. Finansal stikrarın Makroekonomik Unsurları II. Bankacılık Sektörü ve Di er Finansal Kurulu lar İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... i İÇİNDEKİLER... iii TABLO LİSTESİ... v GRAFİK LİSTESİ... vii KUTU LİSTESİ... xiv KISALTMA LİSTESİ.... xvi GENEL DEĞERLENDİRME... xvii I. Finansal İstikrarın Makroekonomik Unsurları...

Detaylı

İçindekiler. Önsöz...7. Kısaltmalar...15. Giriş... 17. Birinci Bölüm TEMEL KAVRAMLAR I. GENEL OLARAK... 19 İL PARA DEĞERİ KAVRAMI...

İçindekiler. Önsöz...7. Kısaltmalar...15. Giriş... 17. Birinci Bölüm TEMEL KAVRAMLAR I. GENEL OLARAK... 19 İL PARA DEĞERİ KAVRAMI... İçindekiler Önsöz...7 Kısaltmalar...15 Giriş... 17 Birinci Bölüm TEMEL KAVRAMLAR I. GENEL OLARAK... 19 İL PARA DEĞERİ KAVRAMI... 19 A. Genel Olarak Para Kavramı...19 1. Paraya İlişkin Genel Ayrımlar...21

Detaylı

Zaman tercihinden dolayı paranın zaman değeri her zaman söz konusudur. Parayı şimdi yada gelecekte almanın tercihi hangisi daha avantajlı ise ona

Zaman tercihinden dolayı paranın zaman değeri her zaman söz konusudur. Parayı şimdi yada gelecekte almanın tercihi hangisi daha avantajlı ise ona Zaman tercihinden dolayı paranın zaman değeri her zaman söz konusudur. Parayı şimdi yada gelecekte almanın tercihi hangisi daha avantajlı ise ona göre yapılır. Bugün paranızı harcamayıp gelecekte harcamak

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ

Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ Yrd. Doç. Dr. Abdullah DURMUŞ Tel (İş) : (04) 74458 Faks : (04) 06889 E-posta : durmusabdullah@yahoo.com Yazışma Adresi : Akdeniz Üniversitesi ahiyat Fakültesi Dumlupınar Bulvarı 07058 Kampüs ANTALYA Öğrenim

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri

Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Özel Sektörün Yurtdışından Sağladığı Kredi Borcu İstatistikleri Tanım Ve Açıklamalar İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Tanımlar... 3 II- Türkiye de Özel Sektörün Dış

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. Dersin Kodu

DERS ÖĞRETİM PLANI. Dersin Kodu Dersin Adı Dersin Kodu DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Türü (Zorunlu, Seçmeli) Dersin Seviyesi (Ön Lisans, Lisans, Yüksek Lisans, Doktora) Dersin AKTS Kredisi 5 Haftalık Ders Saati 4 Haftalık Uygulama Saati

Detaylı

TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE)

TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE) Ünite 10: TAM REKABET PİYASASINDA DENGE FİYATININ OLUŞUMU (KISMÎ DENGE) Tam rekabetçi bir piyasada halen çalışmakta olan firmalar kısa dönemde normal kârın üzerinde kâr elde ediyorlarsa piyasaya yeni firmalar

Detaylı

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER Bu ünite tamamlandığında; o Ekonomik karar birimlerini ve faaliyetlerini ortaya koyabileceğiz o Ekonomik faaliyetlerin bileşenlerini sıralayabileceğiz

Detaylı

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24 Ticari bir işletme olarak bankaların belirli bir dönem içerisinde nasıl çalıştıklarını ve amaçlarına dönük olarak nasıl bir performans sergilediklerini değerlendirebilmenin yolu bankalara ait finansal

Detaylı

Aylık Para ve Banka İstatistikleri ne İlişkin Yöntemsel Açıklama

Aylık Para ve Banka İstatistikleri ne İlişkin Yöntemsel Açıklama Aylık Para ve Banka İstatistikleri ne İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Parasal ve Finansal Veriler Müdürlüğü İçindekiler I- Amaç... 3 II- Tanım... 3 III- Sınıflama... 5 IV- Yöntem...

Detaylı

içinde işletmenin tasfiyesi halinde de bu hükmün uygulanacağı ifade edilmektedir.

içinde işletmenin tasfiyesi halinde de bu hükmün uygulanacağı ifade edilmektedir. SERMAYEYE EKLENEN K.V.K. NUN 5/1-e MADDESİNDE SAYILI KIYMETLERİN SATIŞINDAN ELDE EDİLEN İSTİSNA KAZANÇLARIN İŞLETMENİN 5 YIL İÇİNDE TASFİYESİ KARŞISINDA VERGİSEL DURUM 1. KONU Bilindiği üzere 5520 sayılı

Detaylı

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER

ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER ADİ VE TİCARİ İŞLERDE FAİZE İLİŞKİN YENİLİKLER Prof. Dr. Mustafa ÇEKER Çukurova Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi 31.10.2013 FAİZ KAVRAMI Faiz, para alacaklısına parasından

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri

Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam Değeri 877.247,49 Fonun Yatırım Amacı, Stratejisi ve Riskleri A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖY BİLGİLERİ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka Arz Tarihi 07/11/2008 Portföy Yöneticileri 31.03.2010 tarihi itibariyle Vahap Tolga KOTAN Murat İNCE Doruk ERGUN Fon Toplam

Detaylı

Ön Ödemeli Konut Finansmanı Sözleşme Öncesi Bilgi Formu. a) Konut finansmanı kuruluşunun unvan, açık adres, telefon ve varsa diğer erişim bilgileri:

Ön Ödemeli Konut Finansmanı Sözleşme Öncesi Bilgi Formu. a) Konut finansmanı kuruluşunun unvan, açık adres, telefon ve varsa diğer erişim bilgileri: Ön Ödemeli Konut Finansmanı Sözleşme Öncesi Bilgi Formu İşbu Sözleşme Öncesi Bilgi Formu, 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Konut Finansmanı Kuruluşlarınca Verilecek Sözleşme Öncesi Bilgi

Detaylı

2014 ARALIK ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2014 ARALIK ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 2014 ARALIK ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Şubat Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu na ilişkin 2014 yılı Aralık verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

Tam Mükellef Gerçek Kişilerce 2010 Takvim Yılında Elde Edilen Gelirlerin Beyanı

Tam Mükellef Gerçek Kişilerce 2010 Takvim Yılında Elde Edilen Gelirlerin Beyanı Tam Mükellef Gerçek Kişilerce 2010 Takvim Yılında Elde Edilen Gelirlerin Beyanı Bilindiği üzere; Mart ayı vergi mükellefi gerçek kişiler için, bir önceki yıl elde etmiş oldukları gelirlerin beyan edileceği

Detaylı

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme: Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 202-433 ح م ملسح القبعة والكوفية

Detaylı

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 A) ÖRNEK BİR KONUT PROJESİ BAZINDA VERGİ YÜKÜ Aşağıdaki çalışmada, örnek olarak 100 konutluk bir gayrimenkul projesi belirli varsayımlarla ele alınarak,

Detaylı

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117

Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 Rapor N o : SYMM 116 /1552-117 BÜYÜME AMAÇLI ULUSLAR ARASI KARMA EMEKLİLİK YATIRIM FONU NUN YATIRIM PERFORMANSI KONUSUNDA KAMUYA AÇIKLANAN BİLGİLERE İLİŞKİN 30.06.2009 TARİHİ İTİBARİYLE BİTEN HESAP DÖNEMİME

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu

31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu İçindekiler Bağımsız Denetim Raporu Ayrıntılı Bilanço Ayrıntılı

Detaylı

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE Sevinç Karakoç Raziye Akyıldırım Yasemin Ağdaş Duygu Çırak NELER ANLATILACAK? FİYAT İSTİKRARI NEDİR? FİYAT İSTİKRARININ YARARLARI NELERDİR? TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARI Bir toplumu

Detaylı

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 24.06.2013 S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 Yeni Reeskont Oranları ve Vadeli Çeklere Reeskont Uygulanması 1. 21.06.2013 tarihinden İtibaren Vergisel İşlemlere İlişkin Reeskont Oranları %13,75 ten %11 e

Detaylı

TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ BORÇLAR HUKUKU ÖZEL HÜKÜMLER DERSİ KİRA SÖZLEŞMELERİ DERS NOTLARI

TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ BORÇLAR HUKUKU ÖZEL HÜKÜMLER DERSİ KİRA SÖZLEŞMELERİ DERS NOTLARI TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ BORÇLAR HUKUKU ÖZEL HÜKÜMLER DERSİ KİRA SÖZLEŞMELERİ DERS NOTLARI (2013-2014) PROF.DR İBRAHİM KAPLAN Sayfa 1 Kira sözleşmeleri ile ilgili bölümün üç ayrımında ilk

Detaylı

Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com.

Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com. Muharrem İLDİR 08.10.2014 Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü muharremildir@bbdas.com.tr GELİR VE KURUMLAR VERGİSİNDE TAHAKKUK VE TAHSİLAT ESASININ GEÇERLİ OLDUĞU

Detaylı

A ALAN BİLGİSİ TESTİ İŞLETME VE MUHASEBE

A ALAN BİLGİSİ TESTİ İŞLETME VE MUHASEBE ALAN BİLGİSİ TESTİ İŞLETME VE MUHASEBE İŞLETME VE MUHASEBE ALANINA AİT SORULARIN CEVAPLARINI CEVAP KÂĞIDINIZDA BU ALANLA İLGİLİ YERE İŞARETLEYİNİZ. 161. İşletme sahibinin ya da ortaklarının işletmenin

Detaylı

T.C. RECEP TAYYĠP ERDOĞAN ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ TEMEL ĠSLAM BĠLĠMLERĠ ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LĠSANS DERSLERĠ DERSĠN KODU VE ADI

T.C. RECEP TAYYĠP ERDOĞAN ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ TEMEL ĠSLAM BĠLĠMLERĠ ANABĠLĠM DALI YÜKSEK LĠSANS DERSLERĠ DERSĠN KODU VE ADI T.C. RECEP TAYYĠP ERDOĞAN ÜNĠVERSĠTESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ENSTĠTÜSÜ 2014-2015 EĞĠTĠM-ÖĞRETĠM YILI GÜZ YARIYILI NDA AÇILAN DERSLERĠN LĠSTESĠ (T. C. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM

YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM Neler Öğreneceğiz? Makroekonominin tanımı Makroekonomi ve Mikroekonomi Ayrımı Makroekonominin Gelişim Süreci ve Tarihi Düşünce Okullarının Makroekonomik

Detaylı

Dövize Endeksli Kredilerde Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Uygulamasına İlişkin

Dövize Endeksli Kredilerde Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Uygulamasına İlişkin Dövize Endeksli Kredilerde Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Uygulamasına İlişkin Tarih 14/01/2009 Sayı KKDF-1/2009-1 Kapsam T.C. MALİYE BAKANLIĞI Gelir İdaresi Başkanlığı Kaynak Kullanımını Destekleme

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

5.Hafta Mali Borçlar ve Ticari Borçlar. Dr. Şuayyip Doğuş DEMİRCİ

5.Hafta Mali Borçlar ve Ticari Borçlar. Dr. Şuayyip Doğuş DEMİRCİ 5.Hafta Mali Borçlar ve Ticari Borçlar Dr. Şuayyip Doğuş DEMİRCİ Soru 1: Aşağıdaki hesaplardan hangisi kısa vadeli yabancı kaynaklar arasında yer almaz? a. Banka kredileri b. Çıkarılmış tahviller c. Uzun

Detaylı

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120

Makro İktisat II Örnek Sorular. 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Makro İktisat II Örnek Sorular 1. Tüketim fonksiyonu ise otonom vergi çarpanı nedir? (718 78) 2. GSYİH=120 Tüketim harcamaları = 85 İhracat = 6 İthalat = 4 Hükümet harcamaları = 14 Dolaylı vergiler = 12

Detaylı

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2.

İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. İÇİNDEKİLER Sayfa ÖNSÖZ... v İÇİNDEKİLER... vi GENEL EKONOMİ 1. Ekonominin Tanımı ve Kapsamı... 1 1.1. Ekonomide Kıtlık ve Tercih... 1 1.2. Ekonominin Tanımı... 3 1.3. Ekonomi Biliminde Yöntem... 4 1.4.

Detaylı

ÖRNEK 1. X işletmesi daha önce satın aldığı hisse senetlerinin 80.000 TL lik kısmını A) 95000 TL ye satmıştır. B) 75000 TL ye satmıştır.

ÖRNEK 1. X işletmesi daha önce satın aldığı hisse senetlerinin 80.000 TL lik kısmını A) 95000 TL ye satmıştır. B) 75000 TL ye satmıştır. ÖRNEK 1 X işletmesi / /2014 tarihinde nominal bedeli 120.000 TL olan hisse senetlerini banka aracılığı ile 130.000.-TL ye satın almıştır. Bu işlemle ilgili 3000 TL gidere katlanmıştır. X işletmesi daha

Detaylı

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI

HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz Zehra KAMACI sakarya üniversitesi ilahiyat fakültesi dergisi 9 / 2004 s. 219-223 kitap tanıtımı HZ. PEYGAMBER DÖNEMİNDE SAĞLIK HİZMETLERİNDE KADINLARIN YERİ Levent Öztürk, Ayışığı Kitapları, İstanbul 2001, 246 s. Fatmatüz

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER

YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER YENİ VARLIK BARIŞI KANUNU ÖZET BİLGİLER Varlık Barışına ilişkin düzenlemeleri de içeren 21.05.2013 tarih ve 6486 sayılı Kanun 29.05.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Kanun un

Detaylı

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU

1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 MAKRO EKONOMİNİN DOĞUŞU ve TEMEL KAVRAMLAR 11 1.1.Makro Ekonominin Doğuşu 12 1.1.1.Makro Ekonominin Doğuş Süreci 12 1.1.2.Mikro ve Makro Ekonomi Ayrımı 15 1.1.3.Makro Analiz

Detaylı

A MUHASEBE KPSS-AB-PS / 2008

A MUHASEBE KPSS-AB-PS / 2008 1. İşletmede kasa hesabının kalanı 79.600 YTL, kasa sayımında belirlenen tutar ise 76.900 YTL dir. Farkın nedeni belirlenememiştir. A MUHASEBE KPSS-AB-PS 2008 3. VE 4. SORULARI AŞAĞIDAKİ BİLGİLERE Buna

Detaylı

Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü. ENM 307 Mühendislik Ekonomisi. Ders Sorumlusu: Prof. Dr. Zülal GÜNGÖR

Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü. ENM 307 Mühendislik Ekonomisi. Ders Sorumlusu: Prof. Dr. Zülal GÜNGÖR Gazi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü ENM 307 Mühendislik Ekonomisi Ders Sorumlusu: Prof. Dr. Zülal GÜNGÖR Oda No:850 Telefon: 231 74 00/2850 E-mail: zulal@mmf.gazi.edu.tr Gazi Üniversitesi Endüstri

Detaylı

Açık Ekonomi Makroiktisatı

Açık Ekonomi Makroiktisatı Dersin Adı DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Kodu ECO 815 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi 5 Haftalık Ders Saati 3 Haftalık Uygulama Saati - Haftalık Laboratuar Saati - Açık Ekonomi Makroiktisatı

Detaylı

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ

BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ Dr. MÜJGAN TUNÇ YÜCEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Usul ve İcra İflas Hukuku Anabilim Dalı BANKA ALACAKLARININ İPOTEĞİN PARAYA ÇEVRİLMESİ YOLUYLA TAKİBİ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii YAZARIN

Detaylı

Kur Farkları, Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu ve KDV Boyutu

Kur Farkları, Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu ve KDV Boyutu 2 Kur Farkları, Vergi Kanunları Karşısındaki Durumu ve KDV Boyutu Özet Bir çok firma kur farkı sorunsalı ile karşı karşıyadır. Kur farklarındaki KDV sorununu gidermek için bazı tebliğler yayınlanmıştır.

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 ÖZET: Maliye; vadeli çeklerde reeskontu kabul etmiyor. MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR Vergi Usul Kanunu na göre yapılacak dönem sonu değerlemelerinde;

Detaylı

YENİ BORÇLAR KANUNU VE YENİ TİCARET KANUNU KAPSAMINDA TEMERRÜT FAİZİ DÜZENLEMESİ

YENİ BORÇLAR KANUNU VE YENİ TİCARET KANUNU KAPSAMINDA TEMERRÜT FAİZİ DÜZENLEMESİ 1 YENİ BORÇLAR KANUNU VE YENİ TİCARET KANUNU KAPSAMINDA TEMERRÜT DÜZENLEMESİ GİRİŞ Hukuki açıdan faiz;; para alacaklısına, parasından yoksun kaldığı süre için bir hukuki işlem veya yasa uyarınca ödenmesi

Detaylı

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR /

İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / İslam İtikadında Sünnet: Hamdi GÜNDOĞAR / Çıra Yayınları, İstanbul, 2006/240 sayfa Tanıtan: Muzaffer BARLAK 1 İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır. Yüce Allah, ilahi hitabının birçok yerinde

Detaylı

31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu

31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu Gelir Amaçlı Karma Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu (Euro) 31 Aralık 2012 Tarihinde Sona Eren Hesap Dönemine Ait Finansal Tablolar ve Bağımsız Denetim Raporu İçindekiler Bağımsız Denetim Raporu

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

A. BİLANÇO DİPNOTLARI Gedik Yatırım Menkul Değerler Anonim Şirketi A tipi Hisse Fonu ( Fon ) nun bilanço dipnotları aşağıda sunulmuştur.

A. BİLANÇO DİPNOTLARI Gedik Yatırım Menkul Değerler Anonim Şirketi A tipi Hisse Fonu ( Fon ) nun bilanço dipnotları aşağıda sunulmuştur. A. BİLANÇO DİPNOTLARI Gedik Yatırım Menkul Değerler Anonim Şirketi A tipi Hisse Fonu ( Fon ) nun bilanço dipnotları aşağıda sunulmuştur. a) Birim Pay Değeri: 31.12.2010 31.12.2009 Fon Toplam Değeri (TL)

Detaylı

KURUMLARIN OPSİYON SÖZLEŞMELERİNDEN ELDE ETTİĞİ GELİRLERİN VERGİLENDİRİLMESİ

KURUMLARIN OPSİYON SÖZLEŞMELERİNDEN ELDE ETTİĞİ GELİRLERİN VERGİLENDİRİLMESİ KURUMLARIN OPSİYON SÖZLEŞMELERİNDEN ELDE ETTİĞİ GELİRLERİN VERGİLENDİRİLMESİ Ertunç AKSÜMER 32 1.GİRİŞ 1970 li yılların başında Bretton Woods Uluslararası Ödemeler ve Kur Sisteminin sona ermesi ve aynı

Detaylı

BİLANÇO DİPNOTLARI 1- İşletmenin fiili faaliyet konusu :Vana İmalatı 2- Sermayenin %10 ve daha fazlasına sahip ortakların : Adı Pay Oranı Pay Tutarı

BİLANÇO DİPNOTLARI 1- İşletmenin fiili faaliyet konusu :Vana İmalatı 2- Sermayenin %10 ve daha fazlasına sahip ortakların : Adı Pay Oranı Pay Tutarı BURÇELİK VANA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ Sayfa No: 1 BİLANÇO DİPNOTLARI 1- İşletmenin fiili faaliyet konusu :Vana İmalatı 2- Sermayenin %10 ve daha fazlasına sahip ortakların : Adı Pay Oranı Pay

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Meral EKİCİ ŞAHİN Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi. Ceza Hukukunda Rıza

Yrd. Doç. Dr. Meral EKİCİ ŞAHİN Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi. Ceza Hukukunda Rıza Yrd. Doç. Dr. Meral EKİCİ ŞAHİN Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Ceza Hukukunda Rıza İÇİNDEKİLER SUNUŞ...VII TEŞEKKÜR... IX İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR...XXIII GİRİŞ...1 Birinci Bölüm

Detaylı

Ekonomi II. 19.Para ve Bankacılık. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 19.Para ve Bankacılık. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 19.Para ve Bankacılık Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 2 19.1.Paranın Tanımı ve Fonksiyonları Para,

Detaylı

Finansal Tablolar Analizi

Finansal Tablolar Analizi Finansal Tablolar Analizi ESKİŞEHİR SMMM ODASI Yrd. Doç. Dr. Arman A. KARAGÜL Anadolu Üniversitesi İ.İ.B.F. Öğretim Üyesi Bu eğitim dokümanı Mustafa UÇKAÇ Serbest Muhasebeci Mali Müşavir tarafından hazırlanmıştır.

Detaylı

FARABİ DE BEŞ TÜMEL. Doktora Öğrencisi, Sakarya İlahiyat Fakültesi, İslam Felsefesi Bilim Dalı,

FARABİ DE BEŞ TÜMEL. Doktora Öğrencisi, Sakarya İlahiyat Fakültesi, İslam Felsefesi Bilim Dalı, FARABİ DE BEŞ TÜMEL Yakup ÖZKAN Giriş Farabi (ö. 950) ortaçağın en önemli felsefecilerinden biridir. Eserlerinin arasında Mantık Bilimi ile ilgili olanları daha fazladır. Farabi, mantıkçı olarak İslam

Detaylı

FAKTORİNG İŞLEMLERİ VE MUHASEBELEŞTİRİLMESİ

FAKTORİNG İŞLEMLERİ VE MUHASEBELEŞTİRİLMESİ MAKALE Volkan CEVRE I- GİRİŞ FAKTORİNG İŞLEMLERİ VE MUHASEBELEŞTİRİLMESİ Faktoring, tüm dünyada bankacılıktan sonra en yaygın biçimde kullanılan finansman yönetimi olarak görülmektedir. Makalemizde, özellikle

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

FİNANSAL HESAPLAMALAR

FİNANSAL HESAPLAMALAR FİNANSAL HESAPLAMALAR Finansal değerlendirmelerin tutarlı ve karşılaştırmalı olabilmesinin yanı sıra kullanılan kaynakların maliyet, yapılan yatırımların alternatif getiri analizlerini yapabilmek amacıyla;

Detaylı

KISA VADELİ YÜKÜMLÜLÜKLER

KISA VADELİ YÜKÜMLÜLÜKLER Örnek Firma Uygulaması Yukarıda teorisini vermeye çalıştığımız oranları, gerçekçi olması açısından BİST de işlem görmekte olan 2 firma üzerinden inceleyerek konunun uygulama kısmına da değinmekte fayda

Detaylı

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34)

Kadınların Dövülmesi. Konusuna Farklı Bir Bakış. (Nisa [4] 34) Nisa [4] 34 Nuşûz Darabe Boşanmadan Önceki İşler Hz. Muhammed Hiç Kimseyi Dövmemiştir Dövmek Yasaklanmış Eşini Döven Hayırsızdır Ayetin Mantığı Kaynakça Kadınların Dövülmesi (Nisa [4] 34) Konusuna Farklı

Detaylı

Zarar Görenin Kusuru (Müterafik Kusur)

Zarar Görenin Kusuru (Müterafik Kusur) Yard. Doç. Dr. Başak BAYSAL İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Zarar Görenin Kusuru (Müterafik Kusur) İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR

Detaylı

ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü

ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü ULUSLARARASI İKTİSAT Yrd.Doç.Dr.Dilek Seymen DEÜ.İİBF İktisat Bölümü Dilek Seymen Giriş ve Temel Kavramlar Ülkeler niçin ticaret yaparlar? İktisadın alt bölümleri ve bunlar arasında dış ticaretin yeri

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı