Lara Adrian - Gece Yarısı Çığlığı.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Lara Adrian - Gece Yarısı Çığlığı. www.cepsitesi.net"

Transkript

1 Lara Adrian - Gece Yarısı Çığlığı

2 B İ R İ N C İ B Ö L Ü M B e m b e y a z b lu z u v c bej kınnap pantolonuyla ortamla k o ıı d e r c c c alakasız g ö r ü n ü y o r d u. kahverengi saçları S lın dalgalar halinde om uzlarına dökülüyordu, ormanın B in li havasına rağm en tek bir saç teli bile havada değildi. A yağındaki yü k sek topuklu zarif ayakkabıları, etrafındaki yü rü yü şçü leri burunlarından solutan nemli Temmuz ha- vasına rağm en ağaçlarla kaplı patikaya tırmanmasına engel olm am ıştı. D ik yo k u şu n sırtında, büyük, yosun kaplı bir kayanın gö lgesin de beklerken, yarım düzine turist yanından geçu, kim i m anzaranın fotoğrafını çekiyordu; onu fark etmem işlerdi. Gerçi, birçok insan ölüleri göremezdi. Dylan Alexandcr da onu görmek istemezdi. O n ıkı yaşından beri ölü bir kadınla karşılaşmamıştı. Yırını sene sonra Ç ek C u m h u riyetin in ortasında bir tanesiyle karşılaşmış olması biraz şaşırtıcıydı. I layaleti görmezden gelm eye çalıştı ama D ylan vc beraberindeki üç ar" kadaşı patikada tırm anm aya devam ederken, kadının kara gözlen onu buldu ve üzerine odaklandı.

3 to u fs K b ü V» * "";. nlıyan d u d aklın d an çıkan sta- k vükjt. fis'lny'.d^ nlhlt- karalam alar olm adan ço k mui! [, I ^,Ut' hir zannn bu tuhaf ölüleri görebilme y e te n e munisti I lıçbır zaman bu yeteneğine ne S B ü ^ n e de bunu kontrol edebilmişti- Bir m ezar- Ç E m.ki, durup hiçbir,ey görmeyebilir ama bir gün S e E n d ı s ı n ı göçüp gidenlerden biriyle kar,, karşıya : bulabilin Tıpkı şu anda Prag a bir saat m esafedeki dağlık bölgede bldıığu gibi. Hayale der hep kadındı. Genellikle genç ve dinam ik gör v.: rumımlüvdülcr. çaresizlik dolu egzotik, kahverengi g ö z le riyle şu an ona bakan kadın gibi. Baıi duyabiliyor olmalısın. Cümtesme ağır hır İspanyol aksam hakimdi; yalvarıyor gibiydi. Hcy.foylaıı. Buraya gel de şıı kayanın yanında hır fo toğrafını çekeyim." ^Gerçek dünyevi bir ses Dyları ın dikkatim yıpranın,, kum ttjuım kavisinde duran güzel ölü kadından aldı Oj/bn m i,nesi Sharon'.n bir arkada,, olan janet, sırt çan- ^» t o ğ r a l makinesini çıkardı. Avrupa da yaz geziş, i T k l ı T İ f,knytl'; b <)nu" s n büyük macerası S t e K ü, T T 1*1 nükseden b lls c r hastalığı ve meyttek k! I',r zayaf düc,,1(ucrape yü2ündcn X V3İ>^ «Ü ittj fd n n y le has, j S " 2amanlarda Sharon... İ "Yakaladım,1* dedi Janet, Dylan* m yağıdaki vadıdm yükselen kaya sütunlarının göründüğü bir resmini nv- inişti. "Annen buraya bayılırdı, tatlım Sence de nefes kesici değil nıi?" d eği,/ t - m A n n en bir gün çok ünlü bir gazeteci olacağını soylu Dylan kafasını salladı. "Bu gece otel»- döndüğümüzde fotoğrafları e-posta ile ona yollarız.** G ru b un u kayanın yanından uzaklaştırdı; fısıldayan, öteki dünyaya ait varlığı geride bırakmak için can atıyordu Eğim li tepeden aşağı doğru ince gövdeli çanı ağaçlarının sık o ld u ğu yere indiler. K ızılım sı yapraklar vt kozalaklı ağaçların iğneleri ayaklarının altındaki nemli yolda ezilmişti. O sabah yağan yağm urun ardından bunaltıcı sıcaklık bölgeye akın eden turistlerin çoğunu uzakta tutmuştu. O rm a n sessiz ve hu zu rlu yd u, tabii ağaçlıkların derinliklerine doğru D ylan ın her adımını tıkıp eden hayalet gözlerin farkında olm ası hariç. Patronunun bizim le gelebilm en için sana izin vermesine ço k sevin d im," diye ekledi arkasındaki kadınlardan biri. G azetede ne kadar yoğun olduğunu tahmin edebiliyorum, onca haber uydurm ak- " I laber uydurduğu yok, M aric," diye Janet onu hafitçe azarladı. D ylan ın m akalelerinde doğruluk payı olmalı, yoksa onları basamazlar. D oğru değil mi tatlım? D ylan suratını astı. Birinci saytada en az bir uzaylı tarafından kaçırılm a ya da şeytanın etkisi altına girme haberi old u ğu düşünülürse, gerçeklerin iyi bir haberin önüne geçm esine izin verm ediğim izi söyleyebilirim. Eğlence am açlı haberler yayınlıyoruz, yaptığım ız etkili gazetecilik

4 söyledi. i- f e ". -.yncn W > -Biliyor musun, hana dıyc'ir,; j c başladığında ilk yazdırın " ^ n T İ K r c Iı Şehir dışmd* çirkin hır cina- M.İ H u b c r d f H - r lıy o r s ıın.d e ^ l nn utlım?» W t ' t i i Dylan vc onlar, a c a r ı n arasından kuleler J Z Z d c n başka bir kum taşı yığm.nm yanından yon- îcndırdi ^Hatırlıyorum. Faka, hu çok uzun zam an ön cey- Nclvaparsan yap. annenin serimle gurur duyduğunu bil iyon, dedi Marie. Onun hayatına neşe katıyorsun.' " L i o s l i Dylaı kafasını salladı, konuşmakta güçlük çekiyordu. Teşckkurlcr." Janet ve Manc. Brooklvıı'dckı evsizler ın crkezıudc annesiyle birlikle çalışmışlardı. Gezi grubıımın diğer üyesi Nanq ısedcn ben Sharon ın en yakın arkadaşıydı. K adınların öç\: de son birkaç aydır Dylan ın ailesi gibi olm uşlardı. Teselli edici fazladan üç çift kol -annesini kaybederse bunageçekten ihtiyacı olacaktı. Mğblbir.vic, Dçlan bir ihtimalden çok an meselesi olduj nu b<ıyordu. f e : 2a,m' nd,r sadccı:,kls' vardı. D ylan'ın ço cu k- «S d' f t VOk,U Vark n dc bababk VaP< A. pek, ÜyÜk! rkck ^ * gıtnnşd; hır, d'fcndaecsıyu. o h y'llar Ö" CC hizm cte katıl- ^ B ' c k,çjn gcriy'u^,h ftlar'n' koparmıştı. Parçaları kalmamı.,, )jrı Vc annesinden başka kim se te kutlamalardı. Dylan annesi yokken hayatının ne kadar boş oia< ağın. düşünm ek bile istemiyordu. N ancy yanına gidip içten ama üzgün bir gıılüımcmeyle D ylana baktı. Bu geziye onun yerine katılman Sharon için çok önemli. Onun yerine yaşıyorsun, biliyorsun değil mi?" Biliyorum. Bııııu asla kaçırmazdım." Dylan ne gezi arkadaşlarına -ne dc annesine- haber verm eden ıkı haftalık izin almış olmasının ışıııe mal olacağını söylememişti. Bir yandan umursamıyordu. O ucuz gazetede çalışmaktan hep nefret etmişti. Avrupa dan doğru düzgün m alzem eyle geri döneceğini söyleyerek patronunu ikna etmişti -belki de bir Koca Ayak hikayesi ya da Rom anya da görülen Drakula. Am a hayatını bu tur işlerden kazanan bir adama saçmalık satmak kolay değildi. Patronu beklentileri hakkında oldukça açık konuşmuştu: Eğer Dylan bu geziye gidecekse, biiyük bir haberle geri dönse iyi ederdi, yoksa işe dönmesine lüzum yoktu. OtT, burası çok sıcak.' dedi Janet. beysbol şapkasını kısa, gri lülelerinin üzerinden kaldırıp avcunu kaşlarının üzerinde gezdirdi. Bu gruptaki tek süt çocuğu ben mıyım, yoksa herkes biraz dinlenmek istiyor mu? Ben biraz mola verebilirim," diye ona katıldı Nancy. Sırt çantasını çıkanp uzun bir çanı ağacının altına koydu. M arıe dc onlara katıldı ve patikadan uzaklaşıp sıı şişesinden büyük bir yudum aldı. Dylan hiç yorulmamıştı. Hareket etmek istiyordu. En etkileyici tırmanışlara ve kaya oluşumlarına henüz gelmemişlerdi. Gezinin bu kısmına sadece bir gün ayırmışlardı ve Dylan olabildiğince çok yer görmek istiyordu. tl

5 U. h.r dc önlerindeki volda dur,., guzcl ölü kadın mc- IZ «rdı. W * a b-,k,yordu' fn cr,,s",c b^ olit3k eöncbdırlığ. pd.p geliyordu. Dybn bakışların. kaçırdı,.lanet. M,n e ve N ancy yerde rmus protein barbnnı ve karışık çerezlerin, yıyorlardr. -ister misin?' dıve soran Janet kuru m eyve, kuruyemiş «humlann olduğu plasnk b.r poşet uzam. Dylan kalasını salladı. -Yiyem eyecek ve d m Enem eyeli kadar sabırsızım. Sakıncası yoksa, sız burada ukılırken az etrafa göz amıak istiyorum. H em en dönerim." "Elbette, atlım. N e de olsa, bacakların bizimkilerden la genç. Dikkatli ol." 1"Olurum. Hemen dönerim. IDylan ölü kadının görüntüsünün gidip geldiği nok- ftan kaçındı. Düzgün pankadan çıkıp sık ağaçlarla kaplı bayıra daldı. Birkaç dakika oru m ın sessizliğinin udim ararak yürüdü. Yükseklere doğru uzanan kum taşı ve altın antik ve gizemli bir hali vardı. D ylan fotoğraf çek- k için durdu, annesinin hoşuna gidebilecek bir şeyler lamayı umuyordu. y beni. lan önce kadını görmedi, sadece hayali sesinin cızır- pnı duydu. Ama sonra gözüne beyaz bir parlaklık takıldı. B 1 " yukarısında, dik kayalıkların birinin yarısındaki taşın kenarında dumyordu.» e n i akıp et. K o t u fıkır," diye mırıldanan D ylan, dolam baçlı yama- iö z gezdirdi. Eğim sertti, patika güvenilm ezdi. Oradan» z a r a muhtemelen nefes kesici oha da. Ö teki T a r a T a n 12 I yalet arkadaşına katılmayı pek istem iyordu. Lütfen...ona yardım et. Ona yardım etmek mı? Kime yardım edeyim?" diye sordu, hayaletin onu duyamayacağını biliyordu. Asla duyamıyorlardı. Onun türüyle iletişim her zaman tek yönlüydü. Diledikleri zaman oraya çıkıyor, dilediklerim söylüyorlardı -ubıı söyleyecek bir şcylcn varsa. Sonra, görünür olmayı sürdürmeleri güçleştikçe solup gidiyorlardı. Ona yardım et. Beyazlı kadın dağ eteğinde transparanlaştı. Dylan ağaçların arasından süzülen puslu ışıkan gözlenm koruyup onu görm eye çalışn. Biraz endişeyle, yııkan doğru güçlükle tırmanmaya başladı, arazinin en zorlu yerlerinde sık çam ve kayın ağaçlarının gövdelerinden destek alıyordu. Hayaletin durduğu bayıra vardığında kadın gitmişti. Dylan dikkatle kayanın kenarına doğru yürüdü ve aşağıdan göründüğünden daha geniş olduğunu fark cm. Kum a şı elementler yüzünden yıpranmış ve o kadar kararmıştı ki o ana dek kayadaki derin dikey yarığı fark etmemişti. O dar vc ışıksız boşlukun. Dylan bir kez daha hayaletin fısıltısını duydu. Kurtar onu. Etrafına bakındı, doğa ve kayalardan başka bir şey görm üyordu. Yukarıda kimse yoktu. aartık onu buraya tek başına getiren ruhani figür de yoktu. Dylan başını çevirip kayanın açıklığındaki karanlığa baktı. Elini boşluğa koyunca nemli havayı teninde hissetti. O derin ve karanlık yangın içi sessiz vc sakındı. Mezar kadar sessiz...

6 W " ^ n U. ran ava r hikâyelerine inanan bir insan r S birinin böyle p i l i bir yerde yaşayabilece- u ' ' ı ilebilirdi Anucanavarlara...anm ıyordu, hiçbir nn.ani.st. Arada sırada, ona hiçbir zarın ulnıa-,noki.nsa.ılar görm ekd.5.nda, Dylan son derece objek- ' k m d e k ^ e t e c. bu kayanın içinde ne bulacağını me- kediyordu- Ölü bir kadının sözüne güvenebilirse, kinim rdııııa ihtiyacı olduğunu düşünüyor olabilirdi ki? Biri fad ayaralan m ış mıydı? Bu dik kayalıkta b in kaybolmuş L b ilir miydi? i Dylan sırt çantasının dış gözünden küçük bir fener çı- iı. Fenen açıklığa doğnı tutunca yarığın etrafında ve inde belli belirsiz keski izlerinin olduğunu fark etti, san- lc bin genişletmek için uğraşmıştı. İzlerinin yıpranmış ol- ığuna bakılırsa. kısa bir süre önce yapılm ış olamazdı. Merhaba? diye karanlığa seslendi. f O r a d a biri var Sessizlikten başka bir şey yoktu. I Dylan sın çantasını çıkarıp tek eliyle taşımaya başladı, ciğer eliyle ince fenerini tutuyordu. İleri doğru ilerlediği İ n ğ a zar zor sığıyordu, ondan daha iri yan biri yana doğru ilerlemek zorunda kalabilirdi. I Dar alan kısa bir süre sonra genişlem eye başladı. Ani- K fcn kendisini kalın kayanın içinde b u ld u, fenerinin ışığ1 ^B\arhık duvarlardan yansıyordu. Burası boş bir nıağaray- -uykulannda rahatsız edildikleri için uçuşan tavandaki ^ rasalar hariç. Görünüşe bakılırsa alan insan yapım ıydı. Tavan Dylan 10» r ı d a n en az altı metre yüksekteydi. K ü çü k mağaranın» d u v a r ın a ilginç semboller boyanm ıştı. Eski, tuhaf bir tür hiyeroglife benziyorlardı: Birbirine dolanan, lulın vc zarıf geometrik motiflerdi. Dylan duvarlardan birine yaklaştı. Tuhaf sanat eserlerinin güzelliği karşısında büyülenmişti. Fenerim sağ tarafa çevirip ayrıntılı dekorasyonun etrafında devam ettiğim görünce nefesi kesildi. Mağaranın ortasına doğru bir adım attı. Yürüyüş botunun ayakucu toprak zeminde bir şeye çarptı. Her neydiyse yuvarlanırken boş bir ses çıkardı. Dylan ışığı yere çevirince nefesini tuttu. O h, lanet olsun! Bu bir kafatasıydı. Karanlıkta beyaz kemik parlarken, insan kafası boş göz çukurlarıyla ona bakıyordu. Eğer ölü kadının Dylan dan yardım etmesini istediği erkek buysa, buraya gelmekte en az yüz yıl kadar geç kalmıştı. Dylan ışığı karanlığın uzak kısımlarında gezdirdi, nc aradığından emin değildi ama dışan çıkamayacak kadar büyülenmişti. Işık bir başka kemik yığınının üzerinden geçti. Mağaranın zeminine çok daha fazla ııısan kalıntısı saçılmıştı. Aniden Dylan ın kollarındaki tüyleri diken diken oldu. Ve o sırada onu gördü. Karanlığın öteki tarafında büyük, dikdörtgen bir taş blok vardı. Duvarları kaplayan izlerin aynısı büyük nesnenin oymalı yüzeyinde dc vardı. D ylaıı m bir yeraltı mezarına baktığını anlaması için yaklaşmasına gerek yoktu. Mezarın üstüne kalın bir tabaka yerleştirilmişti. Kenara doğru itilmiş, sanki son derece güçlü eller tarafından hareket ettirilmiş gibi taş mezarın hafifçe yanına doğru kaymıştı. Biri -ya da bir şey- burada yatmış mıydı?

7 DyUn bilmek «orundaydı ı r aniden terlemeye bulayan p am ıak lan yl, fcne. in,!,kıca kavramıştı- Birkaç admı öted en D ylan fenenn, nczann açıklığına doğnı tuttu. Boştu.... Anlam veremediği sebeplerden otu ru, b u n u mezarın inde toza dönüşmüş çirkin bir ceset bulm aktan daha ür- fltüeti buldu. Tepesinde mağaranın karanlığı seven sakinleri huzur- zlanmaya başlamıştı. Yarasalar kıpırdandılar, sonra telanmışçasına hızla yanından uçup gittiler. Dylan başını p geçmelerine izin verdi, kendisinin de dışarı çıkınası- m iyi olacağını düşündü. Mağaranın çıkışını bulmak için dönerken bir hışırtı ydu. Bu yarasalardan daha büyük bir şeye aitti, boğuk hırıltının ardından mağaradaki taşlardan biri kıpırda- ış gibi bir ses geldi. l ı w w v v. k ı t n ; \ - Tann aşkına. Belki dc burada yalnız değildi. Ensesindeki tüyleri diken diken old u, canavarlara inandığını kendisine hatırlatmasına fırsat kalmadan kalbı la atmaya başladı. ^fvlağaranın çıkışını bulabilmek için etrafı yokladı, nabız «l a n kulaklarında zonkluyordu. G ü m şığına çıktığında net :Ueseydi. Bayırdan aşağı inerken bacaklarının güç- düştüğünü hissetti, sonra öğlen güneşinin güvenliğin- arkadaşlanna katılmak için koştu! t le Eva yı,wyal ediyordu. hw e n ona ihanet etm esi yetm ezm iş gd 1 L UNb u n d a y k e n zihnini m eşgul ediyordu. güzel, hâlâ güvenilmezdi, ona pişman olduğunu vc her şeyi yoluna koymak istediğim söylüyordu 1 lepsi yalandı. Eva nın hayalı Rio nun deliliğe doğru uzanan yolculuğunun bir parçasıydı. Ö lü eşi rüyalarında ağlıyor, bir sene önce tezgâhladığı oyun yüzünden onu affetmesi için yalvarıyordu. Ü zgündü. Hâlâ onu seviyordu vc hep sevecekti. O gerçek değildi. Sadece gende bırakmaktan memnuniyet duyacağı geçmişin, alay eden bir hatırasıydı. O kadına güvenmek ona pahalıya mal olmuştu. Depo patlamasında yüzü mahvolmuştu. Vücudu birçok yenn- den kırılm ışa, ölüm lü bir adamı öldürebilecek yaraları henüz ıyıleşmemışti. Peki ya zihni...? Rıo nun akıl sağlığı yavaş yavaş bozuluyor, tek başına kaldığı bu Bohem dağ eteğinde zamanla daha da kötüye gidiyordu. Buna bir son verebilirdi. Soylulardan bin olarak -vampir genleri taşıyan melez bir insan ırkı- gün ışığına çıkıp ultraviyole ışınlarının onu yok etmesine izin verebilirdi Bunu yapmayı düşünmüştü ama mağarayı kapatıp içindeki kanıtları yok etme meselesi vardı. N e kadar zamandır orada olduğunu bilmiyordu. Günler ve geceler, haftalar ve aylar bir noktada sonsuzluğa dönüşmüştü. Nasıl olduğundan emin değildi. Oraya birlikten kardeşleriyle vamıışu. Savaşçılar asırlar önce ka.aiii.ı gizlenen eski kötülüğü bulup vok etmekle görev iendırıi- m işlerdi. Am a çok geç kalmışlardı. M ezar boştu; kötülük çoktan özgür kalmıştı.

8 I Dıficrlcn Boston'a geri dönerken, Rio m ağaray, nıft irlen K -k için gt-r.de kalmaya gönüllü o lm u şu. Irlik te gidemezdi' Nereye a.t olduğunu bdnuyordu. Keıl. I yolunu bulmaya kararlıydı. belk, de vatan. spatlya,yj Uzun zamandır onun kardeşleri gibi olan savaşçılara da l y i r söylemişti. Ama planlarının hiçbirini gerçcklcşt.r- H*nıiştı. Erteleyip duruyor, kararsızlığın vc akimdan çı. madiği günahının ağırlığının ıstırabını çekiyordu. Kalbinde, bu mezardan ayrılm ak gibi bir niyetinin ol- inajığını biliyordu. Ama zayıf bahanelerle kaçınılmaz olan şeyi ertelcmışti, yapması gereken şeyi yapabilmesi içm anı ve doğru şartları bekliyordu. Am a bunların hepsi bahaneydi. Sadece saatlerin günlere, günlerin haftalara dönüşmesine yarıyorlardı. Aylar soııra, rutubetli yeri on u n la b irlikte paylaşan yarasalar gibi mağaranın karanlığında geziniyordu. Artık avfcnmıyordu, beslenmek gibi bir isteği yoktu. Öylesine varlığını sürdürüyordu, kendi yarattığı cehen n em e düştüğünün farkındaydı. bıı düşüşten artık sıkılmıştı, pnnıda, mağaranın zem ininden üç m etre yüksekteki şun içinde türıye ve küçük hır m iktar C -4 vardı. Gizli rı sonsuza dek m ühürlem ek için yeteriiydi. Rio bu bunu kullanmayı planlıyordu...içeriden. H u gece bu işe son verecekti. ^ y u ş ıık hisleri davetsiz misafiri hakkında on u uyarmak f! d nn ^kuşundan uyandırdığında, gelenin acı çeken W ")!r hayalet olduğunu düşünm üştü. Am a bir insan ajlnı^h teninin m isk kokulu sıcaklığına bakılır*3 r ' O ran lıkta gözlerini araladı, kokusunu ciğerlerine daha fazla çekmek isterken burun delikleri genişledi. O deliliğinin bir oyunu değildi. Gerçekti, burada olduğu süre boyunca ilk kez bir insan mağaranın gizli girişine yaklaşmaya cesaret ediyordu. Kadın mağaranın içinde parlak bir ışık dolaştırınca, gizlenmiş olsa da tam üzerine gelerek geçici bir körlük yaşamasına neden oldu. Mağaranın kum taşı zemininde ayak seslerini duydu. Mekânın asıl sahibinin geride bıraktığı kemik kalıntılarından birine çarpınca aniden nefesini tuttuğunu duydu. Rio kaya tabakasının üzerinde kıpırdadı, aşağı atlamadan önce uzuvlarını hazırladı. 1 lavanın hareketi tavana asılı olan yarasaları rahatsız etti. Dışarı uçtular arna kadın kaldı. Işığını mağaranın içinde biraz daha dolaştırdıktan sonra açık mezarın üzerinde durdurdu. Rio, mezara yaklaştıkça merakının yerini korkunun aldığım hissetti. O nun insani içgüdüleri bile bir zamanlar o taş bloğunun içinde uyuyan kötülüğü hissetmişti. Am a burada olmamalıydı. Rio daha fazlasını görmesine izin veremezdi. Yukarıdaki kaya tabakasında hareket ederken hırıldadığını duydu. Kadın da duydu. Ve aniden gerildi. Panik içinde mağaranın çıkışını ararken fenerinin ışığı mağaranın duvarlarından sekti. Rio uzuvlarına hareket etmeleri için söz geçirene kadar kadın mağaradan çıktı. Gitm işti. Ç o k fazla şey görmüştü ama yakında öııemı olrmva- caktı. Karanlık çöker çökmez, mezara, mağaraya ya da Rio ya dair hiçbir ız kalmayacaktı. 19

9 İ K İ N C İ B Ö L Ü M G iz li M ezar Esk i B ir Uygarlığın Sırların ı Açığa Çıkarıyor! Dylan kaşlarım çatıp diz üstü bilgisayarının sil tuşuna bastı. Ü zerinde çalıştığı haber için farklı b ir başlığa -National Geographic te yer alacak türden bir şeyden ziyade seksi bir şeye- ihtiyacı vardı. İk in ci b ir denem eye girişti, gazete bayilerinde her hafta ön sayfada yer alan en son rehabilitasyona giren H o lly w o o d yıld ız ı haberi kadar dikkat çekici hır başlık bulm aya çalışıyordu. Drakula nın Arka Bahçesinde İnsan Kurban Etm e Törenlerine Ait Kalıntılara Rastlandı! E v e t bu daha iyiyd i. Ç e k Cum huriyeti, kana susamış K azıklı V oyvoda nın Romanya'daki yerinden birkaç kilom etre uzakta olduğu için Drakula kısmı biraz zorlamaydı am a bu da bir başlangıç sayılırdı. Oylan otel odasındaki yatağında bacaklarını esnetti, bilgisayarını dizlerinin üzerinde dengeleyip hikâyenin ilk taslağını yazmaya başladı. İki paragraf yazdıktan sonra durdu. Sayfa bomboş kalana dek sil tuşuna basılı tuttu. Aradığı kelimeleri bulamıyordu. D ikkatin i verem ıyor- 21

10 . n ^ h k. havale.», '«yare, onu ted.rpn î u S * ı J *,,a,7 v- w * trlt. v lln o m l. S l.«ı* neşeli ve ^ «lnwya çul,, La f i S sonra J» 'cn ley*ccği yani,m K İm p/.m nd e. vc hu..»...çm sab.rs.rbnd.ftm dan K,h. * K? b n daha -Slurcm m ^ rçe k ten haşaracagma jjj,^ Toııı adındaki genç hır kaçağı- sosyal yabama bırakt,.»ulan, evsizler merkezi kurucusu Bay Fasso'ya sunm* tcdigı şeni program hakkında bazı tîkırlcrı vardı. Slumn nunîa yalnız konuşmayı um uyordu, b irçok kez ondanhi. az hoşlandığını itiraf « vc bu hiç kim seyi, özellikle e kızım şaşırtmamıştı. Annesi âşık olmaya her zaman hazır vc hatta hevesliydi. Oylanın romantik hayatı ona tam am en zıttı. Birkaç ışkısı olmuştu ama hiçbiri anlamlı olm am ış, hiçbirinin irmesine ızııı vermemişti. A n n esin i^ bir gü n. hiç beklemediği bir anda aradığını bulacağına o ıııı ıkııa etme çalarına rağmen, sınık yaııı sonsuzluk kavramından şüphe ıvordu. Sharon kocaman kalbı sık sık değersiz erkekler taratın- ğlın çiğnenen özgür ruhlu bir kadındı vc bu kez de kaderin at UetMzlığı oıııı hayal kırıklığına uğratm ıştı. Yine de gu- Bm sem eve ve her şeye rağmen yaşamaya devam ediyor- dtt. Sığmağın düzenlediği gezi için ycııi bir elbise aldığuıı. höş kesimi ve rengi Bay Fasso ıııın gözlerim andırdığı ıç»!1 ^elbiseyi seçtiğim Dylan a anlatırken kıkırdıyordu. AnU B,Jn > ikj$ Uı ve bekâr yardımseverle fazla tlört etmen*- söyleyerek annesiyle şakalaşsa da kalbi kınlıyordu. Sluron lu ı zamanki gibi neşeli davranıyordu aına Dyh** W Çok W rıyord u. Sesi. Dylan vc seyahat arkadaşla* j ııııı geceyi geçirdikleri küçük kasaba jırin'ın sunduğu ı. Icfon hizmetiyle açtklanaıuayacak biçimde neft sxi/ kalmış gibi geliyordu. Annesiyle sadece yirmi dakika konuşmuştu lak.ıt telefonu kapattıklarında Shamn m sesinin oldukça bitkin geldiğinden emindi. Dylan bilgisayarını kapatıp dar yatağının yanına kovarken titrek bir şekilde nefes verdi. Çalışmak yerme, belki de lanet. Marıc vc Nancy ile barda bira içip sosisli yemeliydi İçinden pek sosyalleşmek gelmemişti -doğrusu hâlâ geliniyordu- ama odada tek başına oturdukça, ne kadar yalnız olduğunun daha çok farkına varıyordu Sessizlik sadece tek bir şeyi düşünmesine neden oluyordu; annesi giıtığın- de hayatım dolduracak o son ve korkunç sessizliği... 1 )vl.m bunu düşünmek bile istemiyordu. Bacaklarını yataktan aşağı sarkıtıp ayağa kalktı İçen hava girmesi için sokağa bakan birinci katın penceresi açık 1 buakılnnşt! ama Dvlaıı boğuluvornıuş gibi hissediyordu t!.uııı kaldırıp derin bir nefes aldı, turistlerin vc kasabalıların gezmelerini izledi. Lanet olsun, beyazlar içindeki ruhani kadın da oradaydı. Arabaların telaşından vc etrafındaki yayalardan hiç etkilenmeden yolun ortasında duruyordu. Görüntüsü karanlıkta yarı saydamdı, figürü öncekine kıyasla daha az belirgindi ve her saniye daha da soluyordu. Ama gözlerim Dvlaıva dikmişti. Hayalet bu kez konuşmadı, sadece Dylan uı göğsünün sıkışmasına neden olan bir umutsuzlukla ona baktı. G it buradan." dıve fısıldadı luvalctc Benden ne istem dığim bilmiyorum vc şu anda seninle uğraşaııum. Bir yandan da bundan hiç hoşlanmıyordu. ışı sallantı 23

11 t hrlk. dr C V k. T araftan gelen e.y a re tç il*, hu, ^ lm en.rl.yd. W < <'' un n * ICr' C, Jn görebilen Hır gazeteciye sahip ^Z i b* i r i, kurm * ak-çin»rar ederd.. : - r m*mmn ^ Höylrb.r5c y a d a o nuy.kak.. 1 Hir erkeğin d o k t a n gelen bu u.l.af, b.raz da KUvtn i met yeteneğinden faydalanmasına m n verm işti ve mu köni olmuşu. Dylan on iki yaşından ben babasın, memişti. Kasabadan ve hayatından çekip giderken Bobb, A lcxan d en n kızına ettiği küfürler ve barız tiksintisi onu» için ağır bir darbe olmuştu. Bu. Dybn m hayatındaki cıı acı gün olm uştu ama iyi ir ders almıştı: Güvenebileceği ço k az değerli insan vardı, ayatta kalmak istiyorsa en iyi olanı b ulm alıydı. Bu çok işıııc yarayan bir felsefeydi, tek istisna annesıy- ı. Sharon Alcxandcr onun kayası, tek sırdaşı ve gerçekten cncbilcceğı tek insandı. D ylan ın tüm sırlarını, umutla- nı ve hayallerini biliyordu. T ü m sorunlarını ve korkulanı da biliyordu...biri hariç. D ylan hâlâ Sharon için cesur İmaya, kanserin nüksetmesinden ne kadar korktuğunu na belli etmemeye çalışıyordu. I ie n ü z bu korkuyu itiraf mek ya da dile getirerek güçlendirm ek istemiyordu. Lanet olsun, diye sinirle fısıldadı D ylan, gözyaşbn ; izlerine batmaya başlayınca. I Hayatının büyük bir bölüm ü boyunca uyguladığı çf' Wbı kontrolüyle gözyaşlarını bastırdı. D ylan Aicxandtf lamadı Babasını,, gecenin içinde hızla kayboluşunu if /cn kalbı kırık, ihanete uğram ış o küçü k kız o günde I Tl a0an»anuştı. Haşır, kendine acımanın ve üzülmenin ona hiçb*r **» maıı yararı olmamışa. Ö fke çok daha yararlı Bir mueadrle yöntemiydi. Vc öfkenin işe yaramadığı zamanlarda yrirrlı miktarda inkârla çözülemeyecek hiçbir şey yoktu I >ylaıı pencereden uzaklaşıp çıplak ayakların, yıpranmış ytıriiyıış ayakkabılarına soktu. Bilgisayarını kimse yokken odada bırakmak istemediğinden, ıncc gümüş rengj dı/üs- tu bilgisayarını om uz çantasına koydu v. cl çantasını -Isy. Janct vc diğerlerinin yanında gitti Belki de insanlarla biraz vakit geçirip sohbet ctıııck o kadar da kötü olmayabilirdi. Akşam olduğunda, ağaçlıkların arasında vc dağ patikalarında dolaşan insanların çoğu gitmişti. Mağaranın dışında bava tamamen karanlık olduğundan, etrafta Rio'nun kayanın karanlık boşluğunda neden olacağı patlamayı duyabilecek lııç kimse yoktu. Elinde ancak mağaranın girişini sonsuza dek mühürlemeye yetecek kadar C -4 vardı, lanet olası dağı yerle bir edecek kadar patlayıcısı yoktu. Nikolaı, birlik alanın emniyetim sağlayacak olan Rio nun yanından ayrılmadan önce bundan emin olmuştu. Neyse kı bunu halletmişti, çiınkü Rio çatlak beyninin ayrıntıları hatırlayabılcccğme güvenmiyordu. bünyedeki küçük kablolardan biriyle uğraşırken sertçe küfretti. Çoktan bulanıklaşmaya başlayan görüş alanı onu iyice siııır ediyordu. Alııı terlediği için tenine yapışan uzun saçları gözlerine giriyordu. I lomurdaııarak elini yüzünde gezdirdi ve önündeki açık renk patlayıcı maddeye sinirle baktı. Bölm elere patlayıcı kapsüller doldurmuş muydu? I harlam ıyordu... 25

12 ', ant i]!" diye kendisini azarladı, onur,. W " * bı: 5C? : Bos' o n 'dakl «C ^ İ L l c ü r m m öncesinde olduğu g.b.- s a a t le r,,^ k,nazlandırıyordu. "v^-ud.m un yasam*- «in gcrekl, olan kandan kaini ısıyla bedeninin uyuşması d u n ım u daha Çokzorhj. ""kendisinden nefret etmenin teşvikiyle, Rio parmı&. nl e-4 u n küçük m acunumsu bloklarından birine sokup '"cü ze l. Düzenek olması gerektiği gibi oradaydı. Orava koyup koymadığım hatırlam am asının ya da bölmelerden binnin ezilmiş gibi görünm esinin önemi yoktu, bu işi daha önce en az bir kez yapm ış olm alıydı. C -4 stokunu toplayıp mağaranın dar ağzına taşıdı. N ik o nun ona söylediği şekilde kum taşının içindeki oyuğa koydu. Sonn ateşleyiciyi almak içııı mağaraya geri d öndü Lanet olsun! Üzerindeki kablolar karman çorm an d ı. Onları kendisi mi karıştırmıştı? N asıl? Ve ne zaman? Alete öfkeyle bakarak. Lanet olası şey! " diye kükredi, iden sinirden gözleri kararmıştı. Başı öylesine dönüyordu kı dizlerin in onu taşımadığın, ıssetti. Vücudu kurşundan yapılm ış gibi sert zcnıincya* ıştı. Fünyenin bir yerlerde tozun içine doğru kaydığ111, uydu ama uzanamadı. Kollan ço k ağırdı ve başını kaldı* emiyordu, gerçeklikten kopm uş bir lıaldc bilinci süzülö* ordu. sanki zihni onu esir alan berbat haldeki b ed en in i pup ^çm ak istiyor gibiydi. (,ÜÇİÜ blr mide bulantısı o n u yere d oğru bastırdı. * ^ an önce kontrolünü ele alamazsa, kendinden geçctcfcıııı biliyordu. Haftalar önce avlanmayı bırakması aptalcavdı. O Soylulardan biriydi. Güçlü olmak vc yaşamak için insan kanma ihtiyacı vardı. Kan üzüntü ve deliliğin ondan uzak durmasını sağlardı. Ama artık öldürmeden avlanabileceğine inanmıyordu. Buraya, bu büyük ormanlık uçuruma geldiğinden beri birçok kez çok yaklaşmışa. O birkaç kerede sık sık aç bir şekilde dışarı çıktığında, neredeyse civardaki kasaba ve köylerde yaşayan insanlar tarafından görülecekti. Bir sene önce sağ kurtulduğu Boston'daki patlamadan ben, hiç de kolay unutulmavan bir yüze sahipti. Maldecido. Kelim eler uzaklardan bir yerden ona tıslıyordu. Dışarıdan değil, annesinin ülkesinin dilinde geçmişinin derinliklerinden geliyordu. Manos del diablo. Comedor de la sangre. Motıstruo. Acılı zihninin pusuna rağmen, ona takılan lakaplan hatırlıyordu. Çocukluğunda duyduğu isimler. Şimdi bile akimdan çıkmayan isimler. Lanetli. Şeytanın elleri. Kan cınici. Canavar. Evet, öyleydi, hem de lııç olmadığı kadar. Hayatının saklanarak, geceleri karanlık ağaçlıklar ve tepelerde bir hayvan gibi fırsat kollayarak başlamış... ve aynı şekilde bitecek olması çok ironikci.

13 -Tanrılar aşkına." diye fısıldadı, güçsüzce UzandjJ ate5leyicyi yakalamayı b u ra m a d ı. vermeme iz»1 vcr- Lütfen... ^ Dylan boşalan bira bardağını masaya koyar k o y n ^ J yenisi dnüne getirildi. Bara varıp seyahat a r k a d a ^ buluştuğundan beri üçüncü hırasını içiyordu -l,ar a lenen genç adam bu son servisi b ü yü k bir gülümsem^ yapmıştı. -İçkileriniz benden, hanımlar," dedi ağır aksanıyb, tcn. ha köyde Çekçe ya da Almanca dışında dil bilen birkaç kasabalıdan biriydi. Alı. tanrım! Teşekkür ederiz, G oran, dedi Janet ve kıkırdayarak boş bardağını teslim edip bal rengi köpüklü birasını aldı. Çok iyisin, bize güzel kasabandan bahsedip içki ısmarlıyorsun. Bıınıı yapm ana gerçekten hiç gerek ok. Benim için bir zevk," diye m ırıldandı genç adanı. Kahverengi dostça bakışları en ço k D ylan m üzerinde İdi, seyahat arkadaşlarının hepsi Am erikalı Emekliler itliği üyeliğine uygun olmasalardı b unu büyük bir ilti* olarak değerlendirebilirdi. Dylan yakışıklı ve çocuk annenden muhtemelen beş on yaş daha büyük olnulıy 1 ama Ç cuğun ondan hoşlanm asını kendi çıkan Kın Allanmasına engel değildi. İÇkı içmek ya da bir erkekle birlikte olmakla. BPııdcıı değildi Goran'ın çevredeki dağlardan ve S*»I entilerden bahsetmesi D ylan'ın ilgisini çe k m işti-^. böl8cd<; büyüm üştü ve u zu n bir süre DyU" 1"' ; lh bölgeyi araştırmıştı Burası çok güzel, dedi Naney ona. Turist broşürü yalan söylemiyormuş; burası gerçekten de cennet." Vc çok büyük, sıra dışı bir bölge." diye ekledi Marir Sanırını buradaki her şeyi görebilmek için en az bir aya ihtiyacımız var. Yarın Prag a dönecek olmamız çok kötü." Evet, çok kötü, dedi Goran, Dylan a bakarak. Peki ya mağaralar? Fazla belli etmeden hikayesi için detaylar toplamaya çalışıyordu, kasabalıların ana yoldan sapıp tek başına dağlara tırmanmaya kalkmasından pek hoşlanmayacaklarını biliyordu. Haritamızda işaretli birkaç mağara gördüm ama daha fazlası olduğunu düşünüyorum. Henüz keşfedilmemiş ya da halka açık olmayan mağaralar? Genç adam kafasını salladı. Ah, evet. Muhtemelen yüzlerce mağara vc birkaç uçurum var. Çoğıı hâlâ belgeleniyor. Birasını yudumlayan Janet. Dylan bugün mağaraların birinde eski bir taş mezar görmüş." diye masumca ağzından kaçırdı. Goran kıkırdadı, yüzünde şüpheli bir ifade vardı. Ne gördün? N e gördüğüm den emin değilim." Dylan umursamazca omuzlarını silkti, gerçekten önemli bir şey keşfe etiyse niyetini belli etmek istemiyordu. İçerisi çok karanlıktı ve sanırım sıcak zihnimin üzerinde oyunlar oynuyordu. I langi mağaradaydın?" diye sordu genç adanı. Belki biliyorumdur." A h, tam olarak nerede olduğunu hatırlamıyorum Gerçekten önem i yok." Hır varlık hissettiğim söyledi, diye Janet tekrar araya girdi. Bu şekilde tarif etmemiş miydin tatlını? Sen nıağa- 29

14 k X *» w k *.,k masanın öteki taraf.ndak. kötü hır,llyetl o * ^ fc la çene» düşük olan yaşl. kadma balet,. A.m ' hiçbir işe yaramadı. Goran. D y b n a doğru, lsadj ; ten lanet tatl.b,r çöpçatan p b.g o z kırptı. Biliyor musun, eskiden o dağlarda bir kötülük old^ anlatıl,rdı. dedi sır verircesine alçak ama neşeli bir ^ -Birçokefsane o ağaçlıklarda yaşayan iblisler hakkında,, sanları uyarır.** -Bu doğru mu?" diye sordıı je st yaparak. Ah. elbette. İnsanlara benzeyen ama hiç de İn san li olmayan korkunç yaratıklar. K öylü ler canavarların araşır- da yaşadıklarına ikna olm uşlardı. Dylan bardağını kaldırırken h afifçe kaşlarını çattı. Canavarlara inanmam." Ben de inanmıyorum, elbette, dedi Goran. Amı büyükbabam inanıyor. O ndan ön ceki büyükbabam v. yüzlerce sene önce bu bölgede çiftçilik yapan ailemdek erkes inanırdı. Orm anın kenarındaki arazi büyükbabam itti. Birkaç ay önce yaratıklardan birini g ö rd ü ğ ü n ü soy.: i. Tarla çalışanlarından birine sald ırm ış. Öyle mi?" Dylan bir türlü gelm eyen can alıcı noto* ekleyerek barmene baktı. Büyükbabamın anlattığına göre, hava karardıktan^ aymış. O ve Matej ahıra bazı m alzem eler taşırken- ^ Kikbaham tarladan tuhaf bir ses geldiğini duymuş- uğuna bakmaya gitmiş ve M atej i yerde bulmuşize ^rine doğru eğilmiş bir adam boyn u n u ağzı»3 myorımış; boynu kan ıyorm u ş. ^ Yüce Tanrım!" dedi Jaııct hayretle '/..ıvallt j.i.,,,, kurtuldu nuı? Evet, kurtuldu. Büyükbabanı yaratığa karşı sıhh olarak kullanabileceği bir şey almak için gittiği ahırdan geri döndüğünde Matcj'i yerde tek başına yatarken bulmuş Gömleğine bulaşan kan dışında üzerinde hiçbir ız yokmuş vc saldırıyı lıatırlamıyormuş. Matcj c saldıran adam ya da iblis, büyükbabamın anlattıklarına inanılırsa hır daha görülmemiş. Jaııct hayretle inledi Neyse ki! Korku filminden hır sahne gibi, değil ıııı?" N ancy vc Maric korkmuş görünüyordu, anlaşılan kadınların üçü de Goran'in inanılması güç hikâyesini yutmuştu -tam anlamıyla salak gibi inanmışlardı. Dylan ise hâlâ şüpheciliğini koruyordu. Aıııa aklının bir köşesinde, eski insan kalıntılarıyla dolu boş hır dağmezan hikâyesinin, ilk elden tecrübe edilen bir tür vampir saldırısından daha cazip olup olmadığını merak ediyordu. Sözde kurbanın ıır hatırladıklarıyla ne de fiziksel kanıtlarla herhangi bir şey teyit edemezdi gerçi; gazetedeki patronu batıl inançları olan ve muhtemelen gömıe vctısı bozuk taşralı, yaşlı hır adamın arılattıkları üzerine gitmekte lııç tereddüt etmezdi. Ne de olsa, daha önce bundan çok daha azının olduğu haberler yapmışlardı. Büyükbabanla gördükleri hakkında konuşabilir miyim? / Dylan gazetecidir," dedi yardımsever lanet, açıkla mak zorunda hissetmiş olması kimseyi şaşırtmadı York ta yaşıyor. 1liç Ne\vYork ta bulundun mıı Goraıı? Ncw I îayır, orada hiç bulunmadım anıa bir gün görmeyi

15 - diye yanıtladı yine Dylan a baka,*. misin? T» ^ a v ı r. pek «y,nl b'r T ' liurum- J,n şevler... sanırım insanların ı U S n, 7 E veler'olduğunu söyleyeb,liri*.' Barmene gü lu ^ J Sence b ü y ü tt*» " benimle görüşm ek ister m,?- -Üzgünüm ama o öldü. G eçen ay uykusunda felç^ cırd.v c bir daha u y a n m a d ı.- -Alı Dylan'ın kalbı gerçek bir pişmanlıkla sızbd, ^ haber açlığı hemen gen plana düştü. Kaybın ıçinçc**. günüm Goran. Hafifçe başını salladı. O şanslı bir adamdı. Keşfe *. pimiz büyükbabam gibi doksan iki yaşına kadar yaşa.^ değil mı?" Evet," diyen Dylan, annesinin arkadaşlarının anlar, dolu bakışlarını üzerinde hissetti. K eşke." Küçük bir grup bara girerken, Y eni müşterilerini gel») di," dedi. Şimdi gitmeliyim. G e n döndüğümde, bele bana New York'u anlatırsın D ylan. Giderken. Janet'm genç ve sevim li Goran'ı AmerikaV. vet etmesinin ne kadar harika bir fikir olduğu hakki'* düşüncelerim belli etm esine fırsat bırakmadan, artılı biçimde esner gibi yaptı. Vay canına, sanırım bugün tem iz havaya çoktazhnu' uz kaldım, gerçekten çok yo rgunum. Sanının geceyi en noktalayacağım, yatmadan önce yapmam gerekeni ç şe> ve göndermem gereken bazı e-postalar var. Emin misin, tatlını? Dylan, Janet a güçsüzce kafasını salladı. Evet- O * gün oldu. Yerinden kalkıp tahta bar sandalyesü^0 ına astığı omuz çantasını aldı. K endi hesabını ve1' bahşişi karşılayacak kadar Çek kronu çıkaran Dylan parayı masaya koydu. Odada görüşürüz.- Bardan sokağın aşağısındaki otele yaptığı fasa -.uruvuş sırasında Dylan bilgisayarının klavyesine dokunmak için sabırsızlanıyordu. Odasına gınp bilgisayarını açtı vc hızla şekillenen hikâyeye ayak uydurmaya çalıştı. Haber geliştikçe Dylan gülümsedi. Anık eski bir mağara mezan vc tozlu kemiklerle ilgili basit bir haber değil; gerçek, nefes alan, hâlâ bu sessiz sakin Avrupa kasabasının ormanlarında olabilecek bir kötülüğün, insanın kanını donduran hıkâycsiydi. Aradığı kelimeleri bulmuştu. A n ık tek ihtiyacı olan iblisin yaşadığı mağaranın birkaç resmiydi.

16 Ü Ç Ü N C Ü B Ö L Ü M Dağ bölgesinde sabahın erken saatleriydi, çoğu turist grubunun ve yürüyüşçülerin dışarıda olmayacağı kadar er- keııdi, Yine de Dylan ana girişten kaçınıp tek başına ağaçlıklara daldı. Orm ana girdikten kısa bir süre sonra hafif bir yağmur başladı, gökyüzündckı kurşun rengi bulutlardan düşen hafif bir yaz yağmuruydu. Dylan adım larını hızlandırıp önceki gün seyahat arkadaşlarıyla gittiği dağ patikasını bulmaya çalışırken, yürüyüş ayakkabıları ayaklarının altındaki nemli çam iğnelerini hafifçe eziyordu. Beyazlar içindeki koyu renk saçlı kadından iz yoktu ama D ylan ın mağaranın yolunu bulması için hayaletlere ihtiyacı da yoktu. Hafızası ve dam arlarındaki kanın hızlanmasıyla yolunu bulup, dik ve güvenilm ez eğimde gizli mağaranın dışındaki kum taşı çıkıntısına doğru tırmanmaya başladı. B u lu tlu havada, dar açıklık bugün daha da karanlık görünüyordu. K u m taşı etrafa topraksı ve eski bir koku yayıyordu. Dylan sırt çantasını indirip, fermuarlı gözlerinden 35

17 1 V h,miden küçük fenerin, çıkardı. İnce metal çarkı çevirip Mğı mağaranın karanlık primine doğru tuttu. * İçeri gır. mezarın vc müthiş duvar yazılarının birkaç resmini çek ve buradan defolup git. Korkmuyordu Neden korksun kı? Sadece hır tiır eski mezarlıktı ve uzun zaman önce (erk edilm işti. Korkulacak hiçbir şey yoktu, f. Korku filmlerinde her şeyden bihaber aktrisler de kana bulanmadan önce böyle söylem ezler m iydi? Eh lan içinden kendine kızdı N e de olsa bu gerçek ha-,ın. Baltası olan bir delinin ya da insan etiyle beslenen yaşayan bu ölünün bıı mağaranın karanlığında sinsice bekleme ihtimali Goran'ın büyükbabasının gördüğünü iddia ettiği m iri canavarla yüz yüze gelm esiyle aynıydı. D i ğer bir deyişle yok denecek kadar azdı. Arkasında hafifçe yağm ur yağarken. D ylan kayanın dar duvarlarının arasından geçip dikkatle mağarada ilerledi, üırktç metreyi geride bıraktıktan sonra, geçit daha yoğun bir B ranlığa açıldı. Dylan fenerini mağaranın çapı boyunca gezdirdi, duvarlardaki ayrıntılı işaretler ve mağaranın tam Brusuıdakı dikdörtgen raş yığını karşısında d ünkü ka- j dar şişkindi. \fcrde sere serpe yatan adamı neredeyse üzerine çıkana I dek faik etmedi. B fc n n m.r H p ıd c n nefesini tııtup geri çekildi, şokıı atlatana kadaf»in ışığı sağa sola sekip durdu. Işığı tekrar adamın yere doğru tuttu... ve lııçbır şey görem edi. adam tam oradaydı. Z ih n in d e dağınık kovu bb- : * ^ ç k n n ı ve tozlu, eski püskü siyah kıyafetini Hâli, görebiliyordu. M uhtem elen bir berduştu. Bölgenin e v e lerinin bu alana yerleşmesi herhalde sıra dışı olamazdı. Merhaba?" dedi vc ışığı mağaranın tüm yüzeyinde dolaştırdı. Birkaç kurukafa vc düzensizce etrafa saçılmış kem iklerden başka bir şey yoktu. Yaşayan, D ybn ın tahminlerine göre en azından son bir asırdır yaşayan bir şeye dair hiçbir ız yoktu. N ereye gitmişti? Birkaç metre ötedeki biiyük. açık mezara kısaca göz attı. Dinle, burada olduğunu biliyorum. Sorun değil. Seni korkutmak istemedim, diye ekledi, her ne bdar ona güven verm eye çalışması anlamsız olsa da. Adam bir doksan boyunda olmalıydı, bir anlık görüşünden bile uzun kol vc bacaklarının oldukça kaslı olduğu dikkatinden bçmamış- tı. Ancak mağaranın zeminindeki duruşundan acı ve çaresizlik içinde olduğu yansıyordu. Yaralı mısın? Yardıma ihtiyacın var ini? Adın ne? Yanıt yoktu. Ç ıt çıkmıyordu. Dobry Jeti?" diye seslendi, sınırlı Çekçe bilgisiyle ona ulaşmaya çalıştı. Mluvîie ârypkkyi9 H içbir yanıt alamadı. **Spreclıetı zic Deutsche H içbir şey. Ö zü r dilerim ama, liseden kalma İspanyolca bilgime başvurup kendimi utandırmamı istemiyorsan elimden bu kadarı geliyor. İşığını yukarı doğru çevinp mağaranın yüksek duvarlarını gözden geçirdi. Nedense. İspanvol- cayla pek hır yere varamayacağımızı düşünüyorum. de öyle değil mı? Yavaşça dönerken. ışık başının üzerindeki bir çıkıntı ıc ı

18 n ü ç metre tadar yukanda dimdik, kavisli bir kum ^ kseliyordu. Kimse oraya çıkamazdı. _Yoksa çıkabilir miydi...? ( Bu düşüncesinin üzerinden çok geçmeden» çıkmuy, aydınlatan ince ışık titremeye başladı. Yavaşça güçsüafc# ve sonra tamamen söndü. Lanet olsun, diye fısıldadı Dylan. Birkaç kez fenere j avucunun içiyle vurduktan sonra, lanet olası şeyi deliyc dünmüşçesine çalıştırmaya çalıştı. A m erika dan ayrılmadan önce yeni piller takmış olmasına rağmen fener kapan- mışn Lanet, lanet, lanet." Tamamen karanlığa göm ülen Dylan huzursuz bir hisse kapıldı. likandaki bir taştan gelen sürtünm e sesmı duyunca, ıdundaki tüm sinirleri gerildi. U zu n bir sessizlik oldu ve ardından sert zem ine inen bir ayak sesi duyuldu, yukarıdaki gölgelerin içinde saklanan her kimse -ya da heı neyle- artık mağaranın zem inine, yanına inmişti. * rdıç ve ılık yaz yağmuru gibi kokuyordu. Am a bunla-. nn haricinde, artık yanında olduğu ıçiıı turunçgillerin kokusunu andıran ani bir adrenalin vardı. Rio karanlık ma- fi ğarlda kadının etrafında daire çizdi, kadın ışıksız ortamda sendelerken, Rio onu gayet net bir şekilde görebiliyordu. Ayakları onu geriye doğru götiird ii... ancak sırtı taş duvara dokundu. anet olsun. işitilebilir bir şekilde yutkundu, başka bir yol denemek U ^ d öndii ama işe yaramaz feneri parmaklarından kayıp m ' ranın zem inine düşünce tekrar küfretti. Rio aleti z*' 38 hin gücüyle söndürmek için çok değerli enerjisini har,a- mışn. Düşünce gücüyle nesneleri etkilemek basit bir Soylu yeteneğiydi ama içinde bulunduğu güçsüz durumda, Rio bunu ne kadar sürdürebileceğinden emin değildi. Sanırım arkadaş istemiyorsun, dedi kadın, sağa sola bakaıı ve nerede olduğunu anlamaya çalışan gözlen karanlıkta kocaman açılmıştı. O lıaldc, şimdi gideceğim, tamam mı? Sadece buradan... çıkıp gideceğim. Gergin bir şekilde inledi. Tanrım, buranın lanet olası çıkışı nerede?" Sağa doğru bir adım atıp mağara duvarı boyunca ilerledi. Çıkıştan uzaklaşıyordu ama Rio ona bunu söylemek için hiçbir neden göremiyordu. Hareket etmeye ve onu mağaranın derinliklerine doğru yönlendirmeye devam etti, davetsiz misafiriyle ne yapacağına karar vermeye çalışıyordu. Uyanıp hâlâ hayatta olduğunu vc yalnız olmadığım anladığında, içgüdülerine göre hareket etmişti -güçsüz bir hayvan gibi gölgelerin güvenliğine çekilmişti. Ama sonra kadın onunla konuşmaya başlamıştı. O n u tatlılıkla kandırmışa, bunun ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu bilemezdi. Öfkeli ve yan kaçıktı, bu yeterince ölümcül bir kombinasyondu ama kadının yanında olmak ona her ne kadar kırgın olsa da hâlâ erkek olduğunu hatırlatmıştı. Ve iliklerine kadar bir Soyluydu. Rio kadının kokusunu biraz daha içine çekti, yağmurun ıslattığı solgun tenine dokunmamak için kendisini zor tutuyordu. Açlık içini doldurmuştu, uzun zamandır farkında olmadığı bir açlıktı. Damağından çıkan azı dişlenilin uçlan dilinin yumuşak etıııe battı. Topaz reııgı irislerinin az sonra kıpkırmızı amberlere dönüşeceğini bildiğinden, goz kapaklarını kısık tutmaya özen gösteriyordu, kana du\d».- 3V

19 J». açlık artarken bebekleri ince dikey çizgiler ^ irünüyordu.. *- H G e n ç ve güzel olması tadına bakma isteğim daha ^ dendinvordu. O tu dokunm ak istiyordu... Elleri kasıldı, sonra yanlarında yum ruklarını sıktı. Manas del diablo. Bıı ellerle onu ıııcıtebılirdı. Vampir genlerinin ona ver. dıği güç Çok büyüktü ama asıl zararı. R io nun doğuştan ' gelen diğer yeteneği verebilirdi. Odaklanarak ve küçük bir dflcunuşla. anında bir insanın canını alabilirdi. Gücünü anlayınca. Rio akıllıca ve sertçe bunu kontrol etm eye baş. finişti. Depodaki patlamadan beri anık ölüm cül yeteneği- ni Öfke ve göz kararmaları kontrol ediyordu ye bu durum t vermeyeceğine güvenmesini imkânsız kılıyordu, hrlikten ayrılmasının bir nedeni de buydu ve kan ıçııı avlanmaktan vazgeçm esinin de paça vardı. Soylular beslenirken nadiren ııısan Konaklarım öldürürdü; bu cn kötü vampir türü olan Issızlardan onları ayıran tek şeydi. Yol y<harn bilmeyen kana bağımlı Issızlar çok az kontrol sahibiydiler. R io vahşi ve aç gözlerle korkunç alanında gezinen kadını Klorken, ona karşı kontrolünü kaybetmekten korkması onu yerinde tutan tek şeydi. Bu ve kadının ona karşı nazik davranmış olması. Kbrkmamıştı; m uhtem elen ne kadar çirkin bir yaratık olduğunu görmediği içindi. İ ) UY, ^ ^ b v a r ı takip etmeyi bırakıp, küçük mağaranın ortası* na fr s ^ K) arkasında duruyordu, o kadar yakındı ş kırmızısı saçlarının kıvrılan uçları yırtık gömleğin* ordu. Bu esnek ipek tutamı onu fena halde cezbem io ellerini yanlarında tuttu. G ö zlerin i kapattı veyü karıdaki çıkıntıdan inmemiş olmayı diledi. Belki o zaman hâlâ onunla konuşuyor olurdu, artan telaşıyla Le.katı kesilmez. ve nefes rıcfcsc kalmazdı. Burada olmamalısın," dedi en sonunda Rio, Uranlıkta sesi boğuk bir hırıltıdan farksızdı. Birden nefesini tuttu, kulağı yerini saptar saptamaz arkasına döndü. Geriye çekildi, yine ondan uzaklaştı kır» buna memnun olmalıydı. İngilizce biliyorsun, dedi kız, uzuıı bir sessizliğin ardından. "Ama aksanın... Amerikalı değil misin? Aksim söylemesi için bir sebep gpremiyordu. Anlaşılan sen Amerikalısın. Burası 11e? Burada ne yapıyorsun? Artık gitmelisin. dedi ona. Kelimeler kulağına boğuk geliyordu, uzayan azı dişleri yüzünden sözcükler ağzından güçlükle çıkıyordu. Burada güvende değilsin. Uyarısını düşünürken aralarında derin bir sessizlik AW] oldu. Seni görmeme izin ver. Karanlıkta onu arayan güzel, çilli surata kaşlarını çatarak baktı. Elleriyle onıı bulabilecekmiş gibi uzandı. Ellerinden kıl payı kurtuldu. Kasabada ne söylediklerini biliyor m usunf diye sordu meydan okurcasına bir ses tonuyla, Dağlarda bir iblisin yaşadığını söylüyorlar. Belki de yaşıyordun Beıı iblislere inanmam. Belki de inanmalısın. Rio uzayan saçlarının arasından ona baktı, uzun buklelerinin parlayan güzlerini saklamasını umuyordu. Gitmelisin. Hemen. Taşıdığı sırt çantasını yavaşça kaldırıp zırh gibi önünde tuttu. Bu mezar hakkında herhangi bir şey biliyor ırıu- 41

20 >Bu bir mezar değil mı? Bir tür eski yeraltı n ı c ^ ban odası m ı Peki ya duvarlardaki sem b oller... o**, bu ne tür bir eski dil?* Rk>hareketsiz leşti, çıt çıkarmıyordu. Ö ylece çckıp ^ cğını sanmıştı ama onu fena halde haksız çıkarm ış girayı bir kez görmüş olması yeterince kötüydü, şımd, de gen dönmüş ve mağaranın gerçeği hakkında çok yakın nlcrde bulunuyordu. Gitm esine izin veremezdi; yçn (onu kusursuz bir şekilde hatırlarken bunu yapamazdı Bana elini ver," dedi olabildiğince kibar bir şekilde na buradan nasıl çıkacağını göstereceğim. <ız yerinden kıpırdamadı, Rio ona itaat etmesini bek* içmişti. N e zamandır bu dağda yaşıyorsun? Neden birada saklanıyorsun? N eden seni görm em e izin vermi- _ ürekli sorular sordu, merakı sorgulam aya dönüşüyorw w w! ırt çantasının fermuarını açtığını duydu, met olsun. Başka bir fener çıkarırsa, söndürm ek için nabileccğı yeterli zillin gücü yoktu -tüm koıısantras* u hafızasını silm ek için kullanırken buna yapamaz* dedi, bu kez dalıa sabırsız bir şekilde. Sem in- eycccğim. J ıc itm e m c k için elinden geleni yapacaktı ama şimdi- deri dik durmak bile onu tüketiyordu. Baygınlık geçirme* derjmağarayı havaya uçurmak için tüm gücünü muhafaö ^ eiufcrlıydı. Ancak şimdi karşısında aciliyetı olan sorunla ığra malıydı. Y. - rinden kıpırdamayınca Rio ona doğru yaklaştı H B d ı. Amacı sırt çantasını tutup o n u dışarı çıkarın ^ j anı.1 parmaklan çantayı kavrayamadan, bu dışı insan çantanın gözlerinden birinden bir şey çıkarıp önüne doğru uzattı. Pekâlâ, gideceğim. Ben sadece... önce yapmanı gereken bir şey var." Rio karanlıkta kaşlarını çam. Sen ne ya- " H afif bir çıtırtının ardından müthiş bir»şık patlaması oldu. Rio kükreyip içgüdüsel bir şekilde geriye çekildi..ardı ardına daha fazla ışık patlaması oldu. Mantığı onu kör eden şeyin dijital fotoğraf makinesi olduğunu söylüyordu ama hır anlık şaşkınlık sırasında zamanda geçmişe dönm üştü... Boston'daki depoda, havada infilak eden bir bombanın altında duruyordu. Ani bir patlama sesi duydıı. kemiklerinin titrediğim ve nefessiz kaldığını hissetti. Yüzünü bir sıcaklık basmıştı, hır dalga gibi etrafını saran yoğıın kül dumanı onu boğuyordu. Sıcak şarapnelin vücuduna saplandığını hissetti. Istırap vericiydi ve tam orada bunu tekrar yaşıyor -hissediyordu. Hayııur! diye haykırdı, sesi artık insansı değildi, asit gibi içinde dolaşan öfkeyle kendi gibi başka bir şeye dönüşmüştü. Bacakları güçsiizleşti ve yere çöktü, yansıyan ışık ve acımasız hatıralarıyla gözleri karardı. Telaşla yanından geçip giden ayak seslen duydu, duman, metal ve yanan et kokusunun hayali arasında belli belirsiz ardıç, bal ve yağmur kokusu aldı.

Türkçe Yayım Hakkı: Akcalı Ajans aracılığı ile Epsilon Yayıncılık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti.

Türkçe Yayım Hakkı: Akcalı Ajans aracılığı ile Epsilon Yayıncılık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti. GECE YARISI ÇIĞLIĞI GECE YARISI ÇIĞLIĞI Orijinal Adı: Midnight Rising Yazarı: Lara Adrian Genel Yayın Yönetmeni: Meltem Erkmen Çeviri: Kübra Tekneci Editör: Eren Abaka Düzenleme: Gülen Işık Düzelti: Fahrettin

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci

Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci Bir Kız Bara Girer Ve... Helena S. Paige Çeviri Kübra Tekneci 4 Bir Kız Bara Girer Ve... Bütün kadınlar bir iç çamaşırından çok fazla şey beklememeleri gerektiğini bilirler. Çok seksi olmak istiyorsanız,

Detaylı

Zengin Adam, Fakir Adam

Zengin Adam, Fakir Adam Çocuklar için Kutsal Kitap sunar Zengin Adam, Fakir Adam Yazarı: Edward Hughes Resimleyen: M. Maillot ve Lazarus Uyarlayan: M. Maillot ve Sarah S. Tercüme eden: Nurcan Duran Üreten: Bible for Children

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY (Artık Perili Malikâne değil, Bay Postacı he he) İçinde büyük masa olan ofis Anneciğim ve Babacığım, Lütfen lütfen LÜTFEEEN Kasvetköy e gelip

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ

10. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: ELEKTRİK VE MANYETİZMA 4. Konu MANYETİZMA ETKİNLİK ve TEST ÇÖZÜMLERİ 10. IIF KOU ALATIMLI 2. ÜİTE: ELEKTRİK VE MAYETİZMA 4. Konu MAYETİZMA ETKİLİK ve TET ÇÖZÜMLERİ 2 Ünite 2 Elektrik ve Manyetizma 2. Ünite 4. Konu (Manyetizma) A nın Çözümleri 3. 1. Man ye tik kuv vet ler,

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015

DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 DENİZYILDIZI GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ 2015 NİSAN AYINDA NELER ÖĞRENDİK? Çiçekleri tanıdık. Çiçekleri gözlemledik. Çiçek türlerini isimlendirdik. Çiçeklerin birer canlı olduğunu öğrendik. Farklı çiçeklerin

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi

Atabek Koleji Anaokulu Eylül - Ekim Ayı Aylık Takvimi Eylül - EYLÜL 5.Hafta EKİM 1.HAFTA GEL BİZE KATIL BİZE OYUN, SANAT OKUL RESMİ ALAN GEZİSİ, SANAT SABUN DENEYİ SANAT,OYUN,FEN SEBZELER KONUŞUYOR DRAMA, OYUN OKULVAKTİ TÜRKÇE, MÜZİK,OKUMA-YAZMA BAY MİKROP

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI 3 YAŞ EKİM AYI TEMASI Mevsimlerden sonbaharı öğreniyoruz. Çiftlikte yaşayan hayvanları öğreniyoruz. Sebze ve meyvelerin bize faydalarını öğreniyoruz. Cumhuriyet nedir? Öğreniyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı

Detaylı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı

Bir adam... Bel Plan Dış/Gün. Bir şehir... Geniş Açı. Ve insanlar... Geniş Açı ...ZEDE Bir adam... Bel Plan (Görüntü adama doğru yaklaşıyor) Bir şehir... Geniş Açı Şehirde hayat akıyor... Ve insanlar... Geniş Açı Düşme görüntüsü Yüksek bir yerden düşme hissi, aşağıya doğru tilt...

Detaylı

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ

MODEL SORU - 1 DEKİ SORULARIN ÇÖZÜMLERİ 5 BÖÜ RENER 1 2 ODE SORU - 1 DEİ SORUARIN ÇÖÜERİ T aralığı yalnız, T aralığı ise yalnız kaynaktan ışık alabilir aralığı her iki kaynaktan ışık alabileceğinden, + ( + yeşil) = renkte görünür I II O IV III

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı

Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı Hırkatepe Köyü-Beypazarı (30 Kasım 2008) Yazan ve fotoğraflayan: Hüseyin Sarı 30 Kasım 2008 Pazar günü, Ahmet Bozkurt un öncülüğünde Fotoğraf Sanatı Kurumu nun organize ettiği Beypazarı Köyleri fotoğraf

Detaylı

KÜRESEL AYNALAR BÖLÜM 26

KÜRESEL AYNALAR BÖLÜM 26 ÜRESE AYNAAR BÖÜ 6 ODE SORU DE SORUARN ÇÖZÜER d d noktası çukur aynanın merkezidir ve ışınlarının izlediği yoldan, yargı doğrudur d noktası çukur aynanın odak noktasıdır d olur yargı doğrudur d + d + dir

Detaylı

İLK ADIMLAR SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ

İLK ADIMLAR SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ ÖZEL ASÇAY ANAOKULU İLK ADIMLAR SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ Hazırlayan:FUNDA SAYDAM ÖĞRETMENİN MESAJI: MERHABA; 22.12.2014-26.12.2014 tarihleri arasında uygulanan etkinlikleri sizlere sunmaktayım. SEVGİLERLE

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI

ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI ÖZEL EFDAL ERENKÖY ANAOKULU PENGUENLER GRUBU NİSAN AYI BÜLTENİ ÇİÇEKLER TEMASI 23NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI Bitkileri tanıdık. Bitkileri gözlemledik. Bitki türlerini isimlendirdik. Bitkilerin

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu.

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. 1. Bölüm Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. Tim ayağa kalktı. İpi çekti. Grk ayağa kalktı, JFK Uluslararası Havaalanı

Detaylı

STRES YÖNETİMİ DURUŞLAR VE GEVŞEME YÖNTEMLERİ

STRES YÖNETİMİ DURUŞLAR VE GEVŞEME YÖNTEMLERİ STRES YÖNETİMİ DURUŞLAR VE GEVŞEME YÖNTEMLERİ 1- SHAVASANA CESET DURUŞU : Sırt üstü yere uzanın. Kollarınızı ve bacaklarınızı yana doğru açın ve avuç içlerinizi gökyüzüne çevirin. Tüm bedeni gevşetin ve

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

Alt Üst Modern Sanat Enstalasyonu

Alt Üst Modern Sanat Enstalasyonu Alt Üst Modern Sanat Enstalasyonu Bir Varmış Dünya Yokmuş İnsan. Onun deyimiyle dünyanın en akıllı canlısı. Dünyanın fiziki varlığından bu yana hiçlikten üretilen onca iğne ipliğin, teknolojinin ve tanımların,

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Bölüm 1 AYRILIK. Yeni botlarından utandı: Kaskatı ve pasparlaktılar. Parlak botlar! Rezaletti bu. Temiz botlar deseniz, onlar farklıydı.

Bölüm 1 AYRILIK. Yeni botlarından utandı: Kaskatı ve pasparlaktılar. Parlak botlar! Rezaletti bu. Temiz botlar deseniz, onlar farklıydı. Bölüm 1 AYRILIK Tepelerin üzerinden görünmez bir sis gibi, çıtırdayarak geldi. Bedensiz hareket etmek onu yoruyordu, bu yüzden çok yavaş süzülüyordu. Şimdi düşünmüyordu. Son düşüncesinin üzerinden aylar

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

Adımlar: A Windows to the Universe Citizen Science Event. windows2universe.org/starcount. 29 Ekim 12 Kasım, 2010

Adımlar: A Windows to the Universe Citizen Science Event. windows2universe.org/starcount. 29 Ekim 12 Kasım, 2010 Adımlar: Nelere ihtiyacım var? Kurşun veya tükenmez kalem Kırmızı-ışık veya gece görüşü olan el feneri GPS ünitesi, İnternet erişimi ya da bölgeyi tarif eden harita Rapor formu ile birlikte çıktısı alınmış

Detaylı

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m

Tırmanılan Rotada -Genel zorluk: TD -Yükseklik : m -Hedeflenen ve Harcanan Zaman : 6 saat, 6 saat 50 dk -Kazanılan ve kaybedilen yükseklik : 400 m Etkinliğin; Adı: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Bölgesi, Tarihi: ALADAĞLAR - Niğde 16-07-2011 Hedefi, Türü: Mangırcı Kuzey Duvarı Fire Thru The Crux Rotası Etkinliğe katılanların isimleri:

Detaylı

ORIENTEERING SEMBOLLERİ VE AÇIKLAMALARI

ORIENTEERING SEMBOLLERİ VE AÇIKLAMALARI NOTLAR ORIENTEERING SEMBOLLERİ VE AÇIKLAMALARI Büyük Kaya => Belirgin,ayakta duran kaya kütlesi. Kayalık, sarp kayalık => Geçilebilir ya da geçilemez büyük kayalık. Kaya Kümesi => Haritada tek tek işaretlenemeyecek

Detaylı

Etkinliğin; Etkinlikte kullanılan. Tırmanılan Rotada TIRMANIŞ:

Etkinliğin; Etkinlikte kullanılan. Tırmanılan Rotada TIRMANIŞ: Etkinliğin; Adı: Ortaburun Kuzeydoğu Dihedrali (İlk tekrar) Bölgesi, Tarihi: ALADAĞLAR - Niğde 25-06-2011 Hedefi, Türü: Ortaburun Kuzeydoğu Dihedrali Etkinliğe katılanların isimleri: Yahya VARLI,Taha AKKUŞ

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127

KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 Düzenleyen Administrator Salý, 15 Haziran 2010 Mersin Gazetesi KÜLTÜR SANAT-MAVÝ KARANFÝL-127 YAZIK Abidin GÜNEYLÝ-Mersin Küfürün adýný günah koymuþlar Etsem bana yazýk etmesem

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül

a 3 -<» rt3 ft3 Ö o\3 CO o\3 Ö o\3 CO v-< 0x3 Ö V-i -i» 3 Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın 0x3 Ö 0x3 Kitap / Kayıp Gül ft o\ I V-i :p --( a * > Gezi / İlgaz Anadolu'nun Sen Yüce Bir Dağısın Kitap / Kayıp Gül Röportaj / Dr. Süleyman Ozüpekçe El Sanatları / Geleneksel Sanatlarımız/

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU UĞUR BÖCEKLERİ SINIFI KASIM AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR Kızılay Haftası (29 Ekim 4 Kasım) Atatürk Haftası (10-16 Kasım) Öğretmenler Günü (24 Kasım) SERBEST ZAMAN

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Nepal Gezisi (Holi Festivali'nde Nepal'e gidiyoruz!)

Nepal Gezisi (Holi Festivali'nde Nepal'e gidiyoruz!) Tur Başlık: Nepal Gezisi (Holi Festivali'nde Nepal'e gidiyoruz!) Tur İçeriği: Günümüz insanı neden sürekli bir gezme isteği ile yanıp tutuşur? The Patika olarak bu soruya verilebilecek tek bir doğru cevap

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR TEHLİKELİ YOLCULUKLAR Maun masanın sahibi, ciddi bakışlarını üstümden çekmiyordu. O izin verse ben de gözümden birkaç damla yaş çıkmasına izin verecektim. Doktorumun karşısında oturmuş, son sözlerini kavramaya

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Minti Monti. Kutup ayısını tanımak ister misin?

Minti Monti. Kutup ayısını tanımak ister misin? Minti Monti Çocuklar için eğlenceli poster dergi Ücretsizdir Kış 2011 Sayı:4 ISSN: 2146-281X Kutup ayısını tanımak ister misin? Kutup Ayısı, Buz Ülkesinin Kralı Minti Monti Kuzey Kutbu'nda Sevdiklerine

Detaylı

Yeraltı suyu tespit etmek için Zemzem özel cihaz Yeraltı algılamak için Zemzem suyu dedektör cihazı uzaktan algılama sistemi Ve artezyen kuyuları

Yeraltı suyu tespit etmek için Zemzem özel cihaz Yeraltı algılamak için Zemzem suyu dedektör cihazı uzaktan algılama sistemi Ve artezyen kuyuları Yeraltı suyu tespit etmek için Zemzem özel cihaz Yeraltı algılamak için Zemzem suyu dedektör cihazı uzaktan algılama sistemi Ve artezyen kuyuları :Sayın Müşteri Biz Sensör tarafından su arama için bir

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Hedefler belirlendi. Saat on.

Hedefler belirlendi. Saat on. Bölüm Hedefler belirlendi. Saat on. En yakın arkadaşımın sesi, Thames Nehri üstünden esen rüzgâr kadar soğuktu. Beş yüz metre ötedeki Londra Kulesi nin antik duvarları kadar kararlıydı. Gecenin kararmakta

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

Davranış Bilimleri Enstitüsü uzmanlarından Klinik Psikolog Cemre Soysal tarafından 7 yaş ve üstü çocuklar için uygun bulunmuştur.

Davranış Bilimleri Enstitüsü uzmanlarından Klinik Psikolog Cemre Soysal tarafından 7 yaş ve üstü çocuklar için uygun bulunmuştur. Davranış Bilimleri Enstitüsü uzmanlarından Klinik Psikolog Cemre Soysal tarafından 7 yaş ve üstü çocuklar için uygun bulunmuştur. Bu kitabın sahibi:... 4 5 İçindekiler Louis Braille, 7 Görmez Çocuk, 12

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ

KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ KASIM AYI 4 YAŞ GRUBU AYLIK BÜLTENİ 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ŞİİRLER 10 Kasım geldi işte Üzgünüz biz milletçe Atatürk! ü anarız O bizim kalbimizde 10 Kasım geldi işte Koşarız Anıtkabir e Atatürk ü anarız

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Puslu Manzaralar. Yazar Volkan DURMAZ Cuma, 16 Ağustos 2013 09:35 - Son Güncelleme Cuma, 16 Ağustos 2013 09:44 1 / 9

Puslu Manzaralar. Yazar Volkan DURMAZ Cuma, 16 Ağustos 2013 09:35 - Son Güncelleme Cuma, 16 Ağustos 2013 09:44 1 / 9 1 / 9 2 / 9 "Ağır ağır hiçliğe giden bir salyangozum." Yazar: Volkan Durmaz Yunan Yönetmen Theo Angelopoulos un 1988 yapımı filmi Landscape in the Mist-Puslu Manzaralar [1], belirsizlik içerisinde beliren

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

Havacılıkta İnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA

Havacılıkta İnsan Faktörleri. Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA Havacılıkta İnsan Faktörleri Uçak Müh.Tevfik Uyar, MBA BÖLÜM 2 Düşünen ve Hisseden Varlık İnsan İkinci Kısım: Sosyal İnsan Geçen Hafta GEÇEN HAFTA Yanlılık BU HAFTA Sosyal Etki Tartışma Issız bir adada

Detaylı

EĞİTİM TATİLİ TANIŞMA. Eğitim yolculuğu. Haus Kreisau. v a r d ı ğ ı m ğ z d a h e r k e s

EĞİTİM TATİLİ TANIŞMA. Eğitim yolculuğu. Haus Kreisau. v a r d ı ğ ı m ğ z d a h e r k e s EĞİTİM TATİLİ N i h a y e t A f a c a n ' a v a r d ı ğ ı m ğ z d a h e r k e s f e r a h l a m ı ş t ı çü n k ü y a p ı h a r i k a y d ı v e e n f e s b i r m a n z a r a s ı va r d ı. B a z ı l a r

Detaylı

ÇIĞ ÖNCESİNDE ÖNCELİKLE ÇIĞ BÖLGELERİNE YENİ YERLEŞİM BİRİMLERİ KURULMAMALI. ÇIĞ VE SEL YATAKLARINDA VAR OLAN YAPILAR DERHAL KALDIRILMALI.

ÇIĞ ÖNCESİNDE ÖNCELİKLE ÇIĞ BÖLGELERİNE YENİ YERLEŞİM BİRİMLERİ KURULMAMALI. ÇIĞ VE SEL YATAKLARINDA VAR OLAN YAPILAR DERHAL KALDIRILMALI. ÇIĞ VE KORUNMA ÇIĞ ÖNCESİNDE ÖNCELİKLE ÇIĞ BÖLGELERİNE YENİ YERLEŞİM BİRİMLERİ KURULMAMALI. ÇIĞ VE SEL YATAKLARINDA VAR OLAN YAPILAR DERHAL KALDIRILMALI. Mevcut yapılar, çığ bölgesinden kaldırılana kadar

Detaylı