İhanet! Kemalizm'in İçine Sızmıştır! / Cem YAĞCIOĞLU Cumartesi, 02 Nisan :45 -

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "İhanet! Kemalizm'in İçine Sızmıştır! / Cem YAĞCIOĞLU Cumartesi, 02 Nisan :45 -"

Transkript

1 Buradan Türk Ulusunun kurtuluş mücadelesine destek veren; ama tüm fikri olgunluğa sahip olmasına rağmen, bazı ayrıntıları gözden kaçıranları uyarmak istiyorum! Çözüm; tepede birleşmek değildir! Çözüm; salon toplantıları değildir! Çözüm; medyatik kişi veya kurumların desteğini almak da değildir! Günümüz şartlarında her şeyi; sadece ve sadece AKP nin alaşağı edilmesiyle sınırlı görenler çok yanılıyorlar ve bu yanılgıya bizden olduğunu düşündüğümüz kişiler de düşüyor. Artık yol ayrımına gelindiğinin resmidir! Herkes, asli fikrini söylemeli ve kitleleri daha fazla oyalamamalıdır! AKP yi indirmek için bazı organizasyonlar yapılmakta, kişilerin imzaları toplanmakta ve adına güç birliği denmektedir! Oysa ben kendim de dâhil, kimsenin halka doğru, dürüst davayı anlattığını görmedim! Bizim yazdıklarımıza, söylediklerimize ulaşamayan ve daha internet denen vakadan haberi dahi olmayan milyonları; kendi fikri mücadelemize katmak için hangimiz köylere gittik! Kim böyle bir organizasyon yaptı!.. Prof lar, yazarlar, sanatçılar körler ve sağırlar yıllardır birbirimizi oyalıyoruz; sorsan bize mangalda kül bırakmıyoruz! Adamın on çocuğu var, açlık ve sefalet içinde; hasta, çalışamıyor; aklı neredeydi, demekten başka, ne verdik de ne istiyoruz bu adamdan! Sonra bu adam; bu güç birliğini duyacak, o birlik içindekileri tanıyacak, vay be ne vatansever adamlar diyecek ve doğru kararı verecek, öyle mi? Oy benim nenem, karagözlü çingenem! Ölme eş-şeğim! Birileri de seçsis le oynamayacak! Halkını küçük görmeyecek ve onu aşağılamayacaksın! Onun; senin bildiklerine erişme imkânı olmamış olabilir, şartları gereği okuyamamış, kendisini yetiştirememiş olabilir, senin çalmadığın kapısını çalanlar, yanlış ve yalan bilgilerle kafasını karıştırmış olabilir! Zavallı olabilir! Tevekkal dahi olabilir! Ve hatta senin fikrine düşman bile olabilir! Senin; onu elinin tersiyle itme lüksün yoktur; madem davan doğru davadır ve davana inanıyorsun, onu kazanmak senin görevin! Üç kuruşa, beş köfte yok, çalışacaksın! Öyle üç-beş kişi bir araya gelip kahve içmeyle bu vatan kurtulmaz! Her canın sıkıldığında, her canın yandığında Anıtkabir e gidip sızlanmak değildir Atatürkçülük! Atatürkçülük; çare üretmek, mücadele etmek ve neticeye varmaktır! Anıtkabir de şikâyet mercii değildir! (Hemen üzerine alınma, git tabi; ama dayak yemiş çocuklar gibi sümüğünü çekerek değil, altı ok u hedefe çaktık Atam, diyerek ) Ben hayatta çok şey kaybettim, daha geçen mayıs beyin kanaması geçirdim; öte tarafa bi gittim, yer yok dediler geldim! Yani ölümün kıyısından döndüm, uslanmadım. Şimdi kafada çip var!.. Bu memleketi kaybetmeyi düşünmüyorum!.. Yurdunuzu seviyorsanız, insanlarını da seviniz! Onları; cahil-cühela takımıymış zannetmeyin, kırmayın, incitmeyin! Yıllar yılıdır, yanlış ve yalan bilgilerle kandırıldılar, Allah a olan inançları zayıf noktalarıydı, bam tellerinden yakalandılar, sömürüldüler, sömürüldüler! Tarlaları ellerinden alındı, sesleri çıkmadı! Meydanları satıldı çıtları 1 / 5

2 çıkmadı! Ekin ekemez hale geldiler, anaları ağladı! Tepkisiz kaldılar, çünkü bu ihaneti yapanlar hep Tanrı adına yaptılar, onları Allah ile aldattılar!.. Buradan tekrar söylüyorum; tek başına laik liği savunanlardan uzak durun, onların niyeti başka! Halkın inançlarına saygılı olun; ama Kılıçdaroğlu gibi de tarikat seviciliği yapmayın! Tarikatları STK gören veya öyle gösterenlerin arka planına dikkat edin! Ülkücülük yapıyorum diye caka satanların, cemaat bağlantılarına dikkat edin! (gerçek Ülkücü ve gerçek CHP liler konu dışıdır) Şimdi laik likle ilgili eleştiri gelecektir, cevap vereyim! Ey dümbük; içinizde en laik benim ve laik liğe en ihtiyacı olan da benim; zira Allah inancım hayli farklı, seni aşar, yani senden çok benim ihtiyacım var! Ben laik im, ama halkımın peygamberine küfür edildiğinde de, içimin yağları erimiyor; birileri gidip el-etek öperken, en başta yine ben karşı çıkıyorum! O yüzden yorum yaparken iki hatta üç kere düşün! Cevap vermezsem, anla ki; ti ye almışımdır seni! Sen önce kendi halkına sahip çık! Onun değerlerini, onun kıymet verdiklerini aşağılama yeter! Dağlara çıkarken haber vereceğiz, bakalım kaçınız gelecek! Ha pardon, siz seçimlerle halledecektiniz di mi! Pardon ya AKP gidecek! Hadi gitti! Hadi Y-CHP ya da MHP geldi! Hadi diyelim, ikisi birden geldi! İhanet bitecek mi sandın! Bugün bu ülkede ABD nin istemediği hiçbir hükümet iş başına gelemez, hala anlamadın mı? Güç birliğiymiş!.. Bakıyorum güç birliği fotoğrafına; aa kimleri görüyorum! Daha düne kadar sistemle barışık, sistemin verdiği cukkalarla geçinen ve hatta sistemin işlemesi için Tayyip i alıp çanak sorularla en az yüzde beş oy artıranlar mı ararsın, aykırı yaşam tarzını, çağdaşlık diye millete yutturanlar mı? Hepsi orada! Hani şu; bu milletin yüzde altmışı aptaldır diyen aydın(!) zihniyetin temsilcileri de orada, tiyatro sahnesi gibi! Taa en başından beri söylüyorum; ihanet, Kemalizm in içine sızmıştır! Bugün bu haldeysek eğer; Kemalist(!) bilinen ya da Atatürkçü(!) olarak lanse edilenlerin büyük çoğunluğunun masonik geçmişleri bu milletten saklanmış olduğu içindir! 1935 de Atatürk tarafından kapatılan mason localarının nihai hedefi Atatürk ü etkisiz hale getirip, halkta var olan Atatürk sevgisini kullanmaktı! Ve bunu bugüne kadar çok iyi yaptılar! Bugün bu ülkede kurulmak istenen, Kürt-İslam faşizminin arkasında da yine bu kirli yapılanma vardır!.. Üç kuruşluk tarikatlarda var olan dayanışma ruhu, Atatürkçülerde neden oluşmamıştır? Bunun en büyük sebebi; altı ok u, sadece ve sadece laik liğe indirgemeleridir! Kemalizm ideolojisinin altılı sacayağı, bir tekinin üzerine kurulmuş ve yetmiş yıldır bu sakat düşünce Atatürkçülük olarak millete dayatılmıştır! Bu hükümetin yedeği ve hatta yedekleri hazırdır, aportta beklemektedirler! ABD nin yapacağı bir değişiklikte sıranın kime geldiğini medya zaten belli eder! Savcı Öz ün görevden alınması, Tayyip e yapılan şantajın belgesidir! Öz ü görevden alan Tayyip tir; çünkü Şener ve Şık ın Ergenekon a yamanmak istenmesi geri tepmiş, liberal zevatların oyları tehlikeye düşmüştür! Şener ve Şık içeri alındı diye ağıt yakan sözde Atatürkçüler(!), az önce yukarıda bahsettiğimiz yozlaşmanın neticesinde ortaya çıkan, yarı-cahil kesimden başkası değildir! Yani her içeri gireni Atatürkçü sanan ahmaklar ordusu; Şener ve Şık için ortalığı yıkarken, üç seneyi aşkındır 2 / 5

3 içeri de tutulan Ergün Poyraz dan ya da Vedat Yenerer den hiç bahsetmezler! Çünkü onlar kendilerine Müslüman(!), kendilerine demokrat ve kendilerine Atatürkçü(!)dürler! Ve onlar; Ermenilerden özür dilerken çok medeni, Irak yağmalanırken ve Hocalı katliamı yapılırken, dilsizdirler! Çünkü onlar, gizli masondurlar!.. Emin olun çoğu öyledir! Geri kalanları ise; entelliğin sınırında kalmayı bi b.. zanneden zibidilerdir!.. Halkımızın iki kesimi vardır; cahiller ve yarı cahiller! Cahil denilen kesim, her fırsatta yarı cahillerin istemediği partilere oy verir! Bu bir nevi içten içe bir tepkidir aslında; zira yarı cahil olan kesimin her konuda ki ben bilirim havaları (b..b.. bilmezler) halkın genelinde antipati topladığından, tepki oyları hep gerici akımları temsil edenlere kayar! Bu sosyolojik bir olgudur ve bu olguyu iyi bilen masonik örgütlenmeler; yarı cahillerin yanındaymış imajı vererek, çok iyi hesapladıkları tepkiyi, kendi düşüncelerine hizmet edecek olanlara kanalize ederler ve ardından da yarı cahil dediğimiz kesimi kışkırtarak bu milletten adam olmaz tümcesini defalarca söyletip, aradaki uçurumu daha da keskin hale getirirler! Ben buna Yahudi Taktiği, diyorum! Aç parantez; anti-semitist değil anti-siyonistim, kapa parantez Van minut olayı buna çok iyi bir örnektir! İsrail den izin almadan tuvalete gidemeyenler, İsrail e küfür edemezler! Şimdi Libya dalar, sorsan Müslümanlar! Biz de yedik!.. İşte bunu halka anlatmak her Kemalist in görevidir! Feysbuk da bir yere kadar! Şehrinize inin, köylerinize gidin, halka karışın! Televizyonda iki maganda görenler, kendileri hariç herkesi öyle sanıyor! Japonya da deprem olur, faturası bize kesilir! Neymiş; çok bilinçlilermiş! Onun için tüm insanlık radyasyon tehlikesiyle baş başa kaldı değil mi? Yağma olmamış, bizde olsa Dangalak ben depremzedeyim, 99 depreminde kız kardeşimi ve 3,5 yaşında yeğenimi kaybettim, günlerce oralardaydım; bırak yağmayı, çevre illerden bagajını dolduran koştu geldi, ekmekten tutun da sosisine, salamına kadar mutfak dolabında ne varsa doldurup yardıma koştu insanlar! Ha, bir iki hırsızlık olayı oldu elbette; şimdi bu iki dangalak yüzünden diğerlerini yok mu sayacağız! Size yemin ediyorum, kız kardeşimin evine 23 kilometreyi koşarak gittim, her bir yanda acıdan kıvranan insanlar vardı ama ben canıma koşuyordum! Küçük bir bakkalın yarısı çökmüş bir vaziyetteydi; baktım bir adam, gelene geçene içecek bir şeyler dağıtıyor, yanına gittim, bakkalın sahibiymiş ve torununu kaybetmiş! Bir yandan iç geçiriyor, bir yandan da susayanlara, kola, gazoz, su, eline ne geçerse dağıtmaya çabalıyor! Şimdi bizim bu dangalak medya bunu görmüyor, o sırada insanların boşluğundan yararlanmaya çalışan bir magandanın çaldığı el radyosunu; FLAŞ- FLAŞ-FLAŞ diye elli kere gözümüze sokuyor! Neden? Bilinçli ya da bilinçsiz ama kesinlikle bir yerlerden tezgâh lanmış şekilde, halkta; kendisine karşı bir aşağılık duygusu yaratma ve onu her seçimde kendi çıkarları lehine kullanma Yok, yazılar karışmadı, yazı yine aynı yazı! Benim bütün yazılarım aynıdır! Hepsi yola çıktığında halka uğrar mutlaka! Onun bir çayını içer, onunla dertleşir bir kere! Bu kimilerinin hoşuna gitmez! Çokta umurum!.. Bizim buralarda bir boyacı (ayakkabı boyacısı) Barış vardır, az tevekkal! Arada gelir kulağıma eğilir abi on kuruşun var mı? der, çıkartır bazen bir lira, bazen beş lira veririm, şaşırır ne 3 / 5

4 yapacağını. Bazıları, bi gün vermesen seni tanımaz derler! Ulan adam tevekkal, tanısa ne, tanımasa ne! İyi ama bu çakal senden aldığı parayla gidip içiyor, çalışmıyor Yavrucuğum adam normal değil, keşke imkânımız olsa da adam gibi bir ev tutup kirasını verebilsek! Çok pis, kokuyor! Sende al bir hamama götür, eline yapışmaz! Yani diyeceğim o ki; adam yarı deli, aklı ermiyor ve hala normal adam muamelesi yapmaya çalışıyorlar! Bırak kardeşim, ne istiyorsun elin garibanından, bir lira veririm, on lira veririm, dilenci değil ki Şimdi düşünün, az hayal edin; elinde mikrofonlu saat doldurucu haberci geliyor ve Barış a mikrofonu uzatıyor ve soruyor; Kıbrıs nerede?. Barış tam akıllı değil ama soruyu anlar! Kem küm eder, hııı, Erzurum un yanında der. Akıllı haberci tereddüt eder havası vererek bir daha sorar; Yozgat mı? der Barış Neyse, akşam haberlerinin arasında Barış a bakar yüzler, arkasından kahkahalar! Ulan adam yarı deli! dangalak! Aynı soru bana da sorulmuştur, cevap vermiş ama bir soru da ben sormuşumdur akıllı haberciye, apışıp kalmıştır; biraz daha beklese mikrofonu da yedirirdim ya A, bir bakıyorum, Barış var, ben yokum!.. Şerefsiz; üç kuruşluk aklınızla halkı küçük düşürüp, halkı, halka kırdıracaksınız değil mi! Sonra da mitinglerde Atatürkçüyüm, diye fink atacaksınız! Sizin Atatürkçülüğünüzü seveyim ben! Ve sizi hala Atatürkçü sanan yarı cahil -zır-ları Halkı aşağılayan, halkı aşağı görenlerle yapılacak olan bir güç birliği, içersinde kimi barındırırsa barındırsın beni içine katamaz! Tek bir hain, koskoca bir orduyu felce uğratabilir; işte bu yüzden kime ve kimlere arka çıktığınıza dikkat edin! Davaya hizmet ediyorum derken, ileride davanın uğrayacağı hezimete ortak olmayın! Her zaman dediğim gibi; içi temiz olmayan binler olmaktansa, davaya yürekten inanmış on kişi olmayı tercih ederim! Ama bunu ilk defa söyledim, artık bir daha ki sefere Sen ey Kemalist; medyatik tiplerle bir yere varacağını zannediyorsan, yanılıyorsun; iş, sende bitiyor! Sen kendin yetersin! Kendine kendin gibilerini bul! Milletin efendileri seni bekliyor! Sen hala neyin peşindesin! Cem YAĞCIOĞLU, 1 Nisan 2011, Güncel Meydan 4 / 5

5 5 / 5