Ahlak Gelişimine Klasik ve Yeni Kuramsal Yaklaşımlar *

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ahlak Gelişimine Klasik ve Yeni Kuramsal Yaklaşımlar *"

Transkript

1 Kuram ve Uygulamada Eğitim Bilimleri Educational Sciences: Theory & Practice 12 (2) [Ek Özel Sayı/Supplementary Special Issue] Bahar/Spring Eğitim Danışmanlığı ve Araştırmaları İletişim Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. Ahlak Gelişimine Klasik ve Yeni Kuramsal Yaklaşımlar * Zekeriya ÇAM a Ankara Üniversitesi Sedef SEYDOOĞULLARI Ankara Üniversitesi Duygu ÇAVDAR Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Figen ÇOK Başkent Üniversitesi Öz Ahlak gelişimi alanında literatürde yer alan bilgiler çoğunlukla Piaget ve Kohlberg in kuramlarına dayanmaktadır. Gilligan ve Turiel gibi kuramcıların ahlak gelişimine yaptıkları katkılar bilinmemekte ve kuramları hakkında Türkçe kaynaklara rastlanmamaktadır. Bu nedenle Piaget ve Kohlberg in katkılarına değinerek, Gilligan ve Turiel in kuramlarını tanıtmak ve böylece ahlak gelişimi konusuna daha geniş bir kuramsal perspektiften bakmak gerekli görülmüştür. Bu çalışmanın amacı ahlak gelişimi konusundaki psikoloji kuramlarını tanıtmak ve karşılaştırarak tartışmaktır. Piaget, ahlak gelişiminde dışabağımlı evre ve özerk evre olmak üzere iki evreli bir gelişimsel eğilim önermiştir. Kohlberg ise kuramını Piaget in zihin gelişimi alanında ortaya koyduğu evreler üstüne inşa etmiştir. Kohlberg, üç düzey ve altı evreli büyük bir ahlak gelişim kuramı önermiştir. Kohlberg in ahlak gelişimi kuramı çok etkileyici bir kuram özelliği taşımakla birlikte, yerel, kültürel ahlaki düşünceleri göz ardı etmesi, ahlaki davranışla ahlaki yargı arasındaki bağlantısızlık açılarından eksiklikler içermektedir. Özellikle Kohlberg in erkeklerle çalışmasına bir tepki olarak Gilligan yeni bir yaklaşımla ahlak gelişimi alanyazınına katkıda bulunmuştur. Ona göre ahlaki konularda kadınlar başkalarının bakım ve korunmasını göz önünde bulundurmaya erkeklerden daha çok eğilimlidirler. Gilligan söz konusu farklılığı bakım ahlakı ve adalet ahlakı modelleri ile açıklamıştır. Ancak alanyazında geleneksel Kohlberg kuramsal yaklaşımı çerçevesinde kadınlar ve erkekler arasında yürütülen çok az sayıda çalışmanın ahlaki yargı farkına işaret ettiği görülmüştür. Ayrıca Gilligan ın görüşlerinin farklı bağlam ve kültürlerde sınanmayışı da bir sınırlılık olarak değerlendirilmektedir. Turiel ise ahlak gelişimine farklı bir bakış açısından yaklaşmış ve daha çok sosyal yaşamla ahlaki düşünce arasındaki ilişkilere odaklanmıştır. Öncüsü olduğu Toplumsal Alan Kuramı, ahlak anlayışını toplumsal yaşam içerisinde değerlendirmiş ve toplumsal gelenek ile ahlaki yargı arasında farklılık olduğu gerçeğini vurgulamıştır. Bu çalışmada söz edilen kuramlar öne çıkan noktaları çerçevesinde sunulmaktadır. Anahtar Kelimeler Ahlak Gelişimi, Ahlak Gelişimi Kuramları, Gilligan ın Ahlak Gelişimi Yaklaşımı, Toplumsal Alan Kuramı, Eliott Turiel. Ahlak gelişimi konusundaki kuramsal yaklaşımlar yaklaşık son 30 yılda çok önemli değişimler kat etmiştir. Konu alanında var olan kuramsal yaklaşımların çeşitliliği genişlemiş ve ele alınan ahlaksal konular artmıştır. Günümüzde ahlak * Bu çalışma, Ekim 2011 tarihleri arasında Eskişehir de düzenlenen Değerler Eğitimi Sempozyumu nda sözlü bildiri olarak sunulmuştur. a Zekeriya ÇAM Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Psikolojisi anabilim dalında araştırma görevlisi ve aynı programda doktora öğrencisidir. Çalışma alanları arasında psikososyal gelişim, ahlak gelişimi ve olumlu sosyal davranışlar yer almaktadır. İletişim: Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Fakültesi, Eğitimde Psikolojik Hizmetler Bölümü, 06590, Çankaya/Ankara. E-posta: Telefon: /7103. Fax: gelişimi araştırmaları sivil haklar, kültürel farklar, gruplararası ilişkiler, toplumsal cinsiyet, aile ilişkileri, anababalık, vicdan, değerler, toplum hizmetleri, saldırganlık, doğa, çocuk hakları, suç ve mağduriyet ve karakter eğitimi gibi çok çeşitli alanlarda yürütülmektedir. Öte yandan ahlak gelişimi alanı giderek daha disiplinlerarası bir yapıya dönüşmektedir. Ahlakın çocuğun vicdan gelişimine bağlı olarak geliştiğini düşünen Psikanalitik Kuram, bireyin gelişiminde ahlak gelişimini ele alan ilk kuram olmuştur. Jean Piaget de ahlaksal öğeleri kavramlara dayandırarak bireyin gelişiminde ahlak ı incelemiştir. Bu iki temel kuramda Freud anababa ilişkileri, duygular ve suçluluk, Piaget ise biliş, adalet ve akran ilişkileri gibi temel konulara değinmiştir.

2 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ Ahlak gelişimi alanında literatürde yer alan bilgiler çoğunlukla Piaget, Kohlberg ve daha sonra geliştirilen kuramlara dayanmaktadır. Gilligan ve Turiel gibi kuramcıların ahlak gelişimine katkıları sınırlı olarak alanyazında yer almaktadır. Bununla beraber Gilligan ve Turiel ın kuramlarına ilişkin çok az sayıda Türkçe kaynağa rastlanmaktadır. Bu incelemede ahlak gelişimi konusunda Freud, Piaget ve Kohlberg in katkılarına değinerek, sınırlılıklarını ve onlara yönelik eleştirilerini ele alarak, Gilligan ve Turiel in kuramlarını tanıtmak ve diğer kuramlarla karşılaştırarak tartışmak gerekli görülmüştür. Freud, Psikanalitik Kuramda ahlak gelişimini temel kimlik yapılarından biri olan süperego nun bir işlevi olarak görmüş ve süperegonun içinde yer alan vicdan ahlak gelişiminin sonucu olarak ele alınmıştır (Turiel, 2002). Toplumsal standartların içselleştirilmesi, anababaların beklentileri gibi öğeler, gereksinim ve arzuların karşılanmasında gelişen birey için temel süreçler olarak görülmüştür. Bu noktada kuramda korku ve kaygıların süperegonun görevindeki önemi vurgulanmaktadır. Freud, kişilik ve ahlak gelişiminin ana hatlarının ilk beş yılda tamamlandığını ve altı yaşından sonra önemli başka bir gelişmenin olmadığını belirtmiştir (Kağıtçıbaşı, 1999). Freud için çocuk ile anababa ilişkileri önemlidir. Ayrıca Freud, çocuğun ihtiyaçlarının karşılanmasının, anababa çocuk arasında oluşan güvenin ahlak gelişimi üzerindeki etkisine vurgu yapmıştır. Bilindiği üzere Freud un temel ilgi alanı ahlak gelişimi değildir. Ancak geliştirmiş olduğu kapsamlı psikoseksüel gelişim kuramlarına bakıldığında, gerek kişiliğin oluşumu gerekse cinselliğin gelişimi açısından iyi-kötü, vicdan, suçluluk gibi ahlak konularının kuramda önemli bir yer tuttuğu görülmektedir. Dolayısıyla bu kuramsal bakış açısının ahlak gelişimi konusunda önemli dolaylı doğurguları bulunmaktadır. Özellikle vicdan gelişimi, kuralların gelişimi ve çocuklukta fiziksel cezanın etkisi gibi konularda psikanalitik kuram temelinde önemli bir bilgi birikimi bulunmaktadır. Piaget ve Kohlberg in Ahlak (Moral) Gelişim Kuramları Ahlak gelişimi; bireyin toplumda etkin bir şekilde kullanacağı bir değerler sistemini oluşturma sürecidir. Gelişim psikolojisine kazandırdıkları önemli kavramlarla karşımıza çıkan Jean Piaget ve Lawrence Kohlberg ahlak gelişimini bilişsel gelişim açısından ele almışlardır. Piaget, çocukları gözlemleyerek bilişsel bir gelişim kuramı geliştirmiştir, bu kuram geçmişten günümüze de oldukça ilgi görmektedir. Bilişsel gelişim anlayışına dayalı olarak Piaget, ayrıca çocuğun ahlak yargısını ele alarak çocukta ahlak yargısının gelişimini açıklamaya çalışmıştır. Piaget ye göre çocuğun bilişsel ve kişilik gelişimi yetişkininkinden nasıl farklıysa ahlak gelişimi de aynı şekilde farklılık gösterir. Kohlberg ise Piaget nin ahlak gelişimi ile ilgili açıklamalarını genişleterek oldukça önemli bir ahlak gelişimi kuramı oluşturmuştur ve bu kuram günümüzde ahlak gelişimi alanında en çok söz edilen kuramdır. Piaget ve Kohlberg e göre ahlak, daha çok bireyin ahlaki yargı ve düşüncesini kapsamaktadır (Wright ve Croxen, 1989). Ahlak gelişimine yönelik ilk kuramsal yaklaşım olarak Piaget, ahlak gelişiminde dışabağımlı evre ve özerk evre olmak üzere iki evreli bir gelişimsel eğilim önermiş ve özellikle çocuklarda sonuç odaklı bir ahlak anlayışından niyet odaklı bir ahlak anlayışına doğru gelişimsel geçişe dikkat çekmiştir. Son çocukluk yıllarının bu geçişte önemli olduğu vurgulanmaktadır. Piaget çocukların ahlak gelişimini anlayabilmek için, onların oyunlarını gözlemleme, onlarla oyun oynama, oyunlar ve oyunlardaki kurallar hakkında sorular sorma, hırsızlık, yalan söyleme, ilahi adalet, cezalandırma ve eşitlik anlayışı ile ilgili yaşamdan örnek hikayeler anlatıp bunlar hakkında düşüncelerini alma yollarını kullanmıştır (Wright ve Croxen, 1989). Piaget, duygu ve düşüncenin paralel gelişimini vurgulayarak ahlak gelişiminin de bilişsel gelişim ile paralel olduğu varsayımını ortaya atmıştır. Piaget e göre, ahlaki gelişim, iki olgunun gerçekleşmesine dayanır; karşılıklılık ve özerklik, birbirini tamamlayıcı niteliktedir. Çünkü başkalarıyla ilişkisi olmadan ahlak olmaz, ahlak da özerkliği de şart koşar. Özerklik kendini tanımayı gerektirir, kendini tanıma ise başkası ile iletişim kurularak sağlanır (Onur, 1979). Piaget nin çalışmalarında, 7 yaş altı çocukların ahlaki gerçeklik ilkesine uygun olarak düşündükleri ifade edilmektedir. Gözlenen bu temel özellikler bu dönemin, dışa bağımlı evre olarak ifade edilmesine yol açmıştır. Bu evredeki çocuklara göre kurallar değişmez bir nitelik taşımakta ve kurallara uymama ceza ile sonuçlanmaktadır (Fleming, 2006; Kağıtçıbaşı, 1999). Piaget nin kuramında özerk ahlak evresi olarak adlandırılan ikinci evre, yaklaşık olarak 9-10 yaş dolaylarına denk düşmektedir. Bu dönemin temel özelliği kuralların insanlar tarafından konulduğu ve değiştirilebilir olduğu inancıdır. Ayrıca bu dönemde çocuklar davranışın somut niteliklerine bakarak ahlaki değerlendirmelerde bulunmak yerine olayların arkasındaki niyetlere odaklanmaktadırlar (Fleming, 2006; Gander ve Gardiner, 2010; Kağıtçıbaşı, 1999). Kuram ahlaki değerlendirmelerin cinsiyetler arasında nasıl farklılaştığı konusunu da 1212

3 ÇAM, ÇAVDAR, SEYDOOĞULLARI, ÇOK / Ahlak Gelişimine Klasik ve Yeni Kuramsal Yaklaşımlar dikkate almaktadır. Buna göre Piaget, kız çocuklarının kuralara yönelik duyarlılıklarının erkeklerden daha gelişmiş olduğunu belirtmektedir. Ancak bu durumun yüzeysel bir gözleme dayandığı ifade edilmekte ve herhangi bir genelleme ve karşılaştırma yapılması güçleşmektedir (Fleming). Piaget nin ahlak gelişimi kuramı özellikle çocuğun yapılandırıcı rolü, yetişkin ahlaki düşüncesinden farkı ve çocuğun ahlak kavramlarının önemi açılarından son derece etkileyici olmuştur. Öte yandan anılan kuram, özellikle yöntembilimsel açıdan çeşitli eleştirilerle de karşılaşmıştır. Örneğin çocuklara sunulan ahlaki ikilemlerin uzun ve karmaşık olması ve çocukların kendi deneyimlerinden uzak varsayımlara dayanması önemli eleştiriler olarak ileri sürülmüştür. Çocukların kişisel yaşamlarına uygun örnekler kullanıldığında Piaget nin önerdiğinden daha erken yaşlarda ahlaki akıl yürütmenin geliştiği bulunmuştur. Ayrıca hem dışa bağımlı hem de özerk evreden kaynaklanan yanıtların aynı zamanda aynı çocuktan alınabileceği ile ilgili bulgular Piaget nin kuramına başka bir eleştiri olarak sunulmaktadır (Schaffer, 1997). Piaget nin ahlak gelişimine dair sunmuş olduğu bilgiler diğer bir kuramcı olan Kohlberg e yol göstermiştir. Alanyazında sıkça yer bulan Kohlberg in ahlak gelişimi kuramı Piaget nin kuramına benzemektedir. Her iki kuram da ahlak gelişimini, bilişsel gelişim paralelinde ele almaktadırlar. Piaget den farklı olarak Kohlberg, iki evreli bir yaklaşım yerine üç düzey ve altı evreli bir yaklaşım öngörmüş, kuramını oluştururken çocuklar yerine, ergen ve yetişkin gruplarla çalışmıştır (Çileli, 1987). Kuramda birinci düzey olan gelenek öncesi düzeyde bulunan evreler itaat /bağımlı ahlak evresi ve araçsal amaç-karşılıklılık, saf çıkarcı eğilim evresidir. İkinci düzey olan geleneksel düzeyde bulunan evreler iyi bir ilişki için iyi bir çocuk evresi ve yasa ve düzen- vicdan evresidir. Üçüncü düzey olan gelenek sonrası (ya da ötesi) düzeyde bulunan evreler ise demokratik olarak kabul edilen kurallar- toplumsal sözleşme ve evrensel etik bilinci evresidir (Gander ve Gardiner, 2010; Kohlberg, 2008). Kohlberg, anti-davranışçı yaklaşımıyla oluşturduğu ahlak gelişim kuramı ile birlikte devrim yaratmıştır. Ahlak gelişimi alanına, bireysel ahlaki gelişim evrelerini izlemeyi önererek büyük bir katkıda bulunmuştur (Stroud, 2001). Kohlberg de Piaget gibi ahlaki gelişim evrelerinin değişmez sırayla gittiğini söylemiştir. Devinim ileriye dönüktür, bu süreçte evreden evreye atlamak olanaklı değildir. Bireysel farklılıklara göre evrelerin geçiş hızı farklı olabilmektedir (Mercin, 2005). Her evre yapısal bir bütündür, bilişsel gelişim evrelerinde olduğu gibi, ahlak gelişimi evreleri de bireyin nasıl düşündüğünün yeniden inşasıdır (Çileli, 1987). Bu yönleri ile Piaget ile ortak nitelikler taşıyan Kohlberg, çalışmalarını erkekler üzerinde gerçekleştirip tüm cinsiyetlere genellemesi bakımından eleştirilmektedir. Kohlberg in kuramına dayanan çalışmalar, daha çok batılı kültürlerin daha üst ahlaki evrelere ulaştığına ilişkin kanıtlar ortaya koyarken, Türkiye de ve ABD de yapılan karşılaştırmalı bir çalışmada Kuyel ve Glover (2010) Türk üniversite öğrencilerinin ABD li öğrencilere göre daha üst ahlak gelişimi evrelerinden yanıtlar verdiğini ortaya koymuştur. Benzer bulguların Hindistan ve ABD için de bildirildiği görülmektedir (Miller, 2006). Dolayısıyla Kohlbergçi görüş, batılı toplumların üst evrelere ulaşmada daha uygun bir ortam hazırladığını vurgularken, bundan çok farklı sonuçlara da rastlanması kurama bir eleştiri niteliği taşımaktadır. Schaffer (1997), Kohlberg in insanlar yalnızca ilkeleri doğrultusunda yargıda bulunur! iddiası çerçevesinde Kohlberg in ilkeli ahlak anlayışını değerlendirmiş ancak, aynı bireylerin durumdan duruma değişen ahlaki davranışlarını ve ahlaki ilkelerine uymayan davranışlarını ilkeler doğrultusunda açıklamakta bir zayıflık fark etmektedir. Örneğin, insanların bazı durumlarda yakınlarını aldatmaları ya da fırsatları olduğunda vergi ödememeleri gibi davranışlardan kaçınmalarını ahlaki ilkeler çerçevesinde açıklamanın zayıflığını fark etmiştir li yıllarda Yeni-Kohlbergçi model adıyla Kohlberg in bakış açısına katkı sağlanmış ve dört öğeli modele dayalı olarak Rest tarafından Görüşleri Belirleme Testi (Defining Issues Test) geliştirilmiştir (Thoma, 2006). Türkiye de de araştırma birikimine yansımış olan bu konuda Ekşi (2006), Yeni-Kohlbergçilerden olan Rest in, halen bu kuramın geçerliliğini koruduğunu ve yalnızca araştırma süreçlerinde yapılması gereken bazı değişiklikler öngördüğünü ifade etmektedir. Carol Gilligan ve Ahlak Gelişimi Kohlberg in kuramına eleştiri yönelten kuramcıların başında Carol Gilligan gelmektedir. Harvard Üniversitesi nde profesör olan Carol Gilligan; Erikson, Piaget ve Kohlberg in görüşlerinden etkilenerek bir kuram geliştirmiş olmakla beraber; Freud la başlayan gelişim kuramlarının erkeklere odaklanmasını bir problem olarak tanımlamış, yaptığı çalışmalarla ahlak gelişiminde kadınlar ve erkeklerin önemli ölçüde farklılaştıklarını göstermiştir (Austrian, 2008). 1213

4 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ Gilligan ın kadınların ahlaki gelişimini incelemek üzere yaptığı araştırmaları, bilişsel ahlak gelişimi kuramlarına farklı bakış açıları sunmuştur. Kadınların ve erkeklerin ahlaki yargılamasında bazı niteliksel farklılıkların olduğunu belirten Gilligan söz konusu farklılığı Farklı Bir Sesle (In a Different Voice) ve Ses ve Sessizlik Arasında (Between Voice and Silence) adlı başyapıtlarında dünya ve etik seçimlerle ilgili yargılamada iki farklı model formüle ederek belirtmiştir (Talbot, 2002). Birinci model; insanların ihtiyaçlarıyla uyumlu olarak; koruma, sorumluluk ve bakım üzerine odaklanan bakım ahlakı dır. İkinci model ise adalet, eşitlik ve bireysel haklar gibi etik ilkeler temelinde düşünmeyi vurgulayan adalet ahlakı dır (Gilligan, 2003; Jaffe ve Hyde, 2000; Kyte, 1996; Rhodes, 1985). Gilligan, bu iki ahlaki yargılamanın zaman zaman hem erkekler, hem de kadınlar tarafından kullanıldığını; bakım ahlakının ağırlıklı olarak kadınlara (feminen), adalet ahlakının da erkeklere (maskülen) özgü olduğunu belirtmektedir (Gilligan, 1982 den akt., Jaffee ve Hyde, 2000). Ona göre kadınlar karşılaştıkları ahlaki konularda karar verirken başkalarının bakım ve korunmasını göz önünde bulundurmaya ve onları incitmekten sakınmaya erkeklerden daha çok eğimlidirler (Friedman, Robinson ve Friedman, 1987; Hotelling ve Forrest, 1985). Erkekler ise ahlaki ikilemlerde karar verirken başkalarının ihtiyaçlarını göz ardı etmeye kadınlardan daha fazla eğimli olmakla beraber, adalet ve eşitlik gibi ilkeleri daha çok göz önünde bulundururlar (Friedman ve ark.). Gilligan; kadınların ve erkeklerin ahlaki yargılamasındaki niteliksel farklılıklardan dolayı, kadınların bazı özelliklerinin değerlendirilmesinde ahlaki gelişim evrelerine dayanan ölçümlerin yetersiz kaldığını vurgulamıştır. Bu noktada özellikle Kohlberg in ahlaki yargılamayı ölçmek üzere yaptığı görüşmeleri eleştirmiştir. Ona göre ölçümler erkek örneklemler üzerinde yapıldığı için sonuçlar sadece erkekler için geçerlidir. Buna ek olarak ahlaki yargılamanın ölçülmesinde değerlendirilen ahlak, bakım ahlakını içermekten daha çok doğruluk ve adalete ilişkin ahlakı ölçtüğünden yetersizdir (Friedman ve ark., 1987; Jaffe ve Hyde, 2000; Lasch, 1992; Woods, 1996). Gilligan ın yöntemi ise, kadınların ahlaki gelişimini incelerken Kohlberg gibi ahlaki ikilemlerin yer aldığı hikayeler kullanmak yerine kadınların çeşitli kriz durumlarını içeren gerçek yaşam öykülerini incelemek olmuştur (Gilligan, 2003). Söz konusu yöntemle çeşitli yaşlardaki, çeşitli sosyo-ekonomik düzeydeki ve etnik yapıdaki kürtaj deneyimi yaşamış olup olmadığı göz önünde bulundurulan 29 kadınla görüşmeler yapmış ve bu görüşmelerden yola çıkarak bakım ahlakının 3 gelişim evresinden geçtiğini ileri sürmüştür. Buna göre birinci evre, kişinin kendi ihtiyaçlarına odaklandığı evreyken, ikinci evre kişinin kendisini feda ettiği ve başkalarının isteklerini merkeze aldığı evredir. Üçüncü evre ise kişinin kendisinin ve başkalarının ihtiyaçları arasındaki dengenin kurulabildiği evredir (Austrian, 2008; Jaffee ve Hyde, 2000). Kohlberg i, erkek örneklemden elde ettiği bulguları kadınlara da genellemek ve kadınların ahlaki yargılamadaki farklılığını ihmal etmekle eleştiren Gilligan, öne sürdüğü bakım ve adalet ahlakının kökenlerinin; çocukluk dönemlerindeki bağlanma figürüyle ve ilişkilerle ilgili deneyimlerde ve toplumlardaki kız ve erkek çocuklara yönelik farklı eğitim ve uygulamalarda yattığını belirtmektedir (Austrian, 2008; Gilligan ve Attanucci 1988). Ona göre birçok toplumda kız çocukları yetiştirilirken bakım verenlerine yani bağlanma figürlerine -genelde annelerine- yakınlıkları ve bağlılıkları desteklenir. Erkek çocuklarının ise kızlardan farklı olarak annelerinden ayrı ve bağımsız olarak büyümeleri sağlanır. Başka bir deyişle birçok toplumda kızların eğitiminde bağlanma deneyimi ve bağlılık daha önemliyken; erkeklerin eğitiminde ayrılık yani bağımsızlık daha başat bir konumdadır. Söz konusu farklı tutumlar, kızların; başkalarının duygularını önemseyen ve ilişkileri korumaya özen gösteren bireyler olarak yetişmesini beraberinde getirmektedir. Bu ilk deneyimler çocukluk ve ergenlik döneminde de doğrulanarak cinsiyet ve ahlaki yönelim arasındaki bağlantıyı oluşturmaktadır (Austrian; Gilligan ve Wiggins, 1987). Buradan hareketle Gilligan, Kohlberg in sınıflamasına göre kızların ahlaki yargılamanın üçüncü aşamasından sonra erkeklerden daha düşük düzeyde olma eğilimini dile getirmektedir (Gilligan, 2003). Kohlberg in üçüncü evresi yeniden hatırlanırsa; geleneksel düzeydeki iyi kız/iyi oğlan evresi; ilişkiler temelli, başkalarına iyilik etmenin ve sosyal kabulün önemli olduğu bir evredir (Gander ve Gardiner, 2010). Gilligan, bu evreden sonra toplumun beklentilerine ilişkin cinsiyet farklılıklarının açık hale geldiğini ve onay görme çabasında olan kızların Kohlberg in ahlak gelişimi sınıflamasındaki üçüncü evreyi aşamadıkları yönünde değerlendirildiğini vurgulamaktadır. Bu nedenle de Gilligan Kohlberg in evre anlayışının evrensel olmadığını belirtmekte ve bu kurama çok önemli bir eleştiri getirmektedir (Gilligan, 2003). Gilligan kadınların ahlaki gelişimine odaklanmasından ve kadınların ahlaki gelişiminin erkeklerden farklı olduğunu göstermesi bakımından ahlak 1214

5 ÇAM, ÇAVDAR, SEYDOOĞULLARI, ÇOK / Ahlak Gelişimine Klasik ve Yeni Kuramsal Yaklaşımlar gelişimi açısından önemli bir yere sahip olmakla birlikte açıklamaları çeşitli kuramcılar tarafından eleştirilmiştir. Gilligan, Kohlberg in kuramını adalet yönelimli olması bakımından eleştirmiş ve bu noktada Kohlberg in kuramını aşırı basitleştirmiş olduğu ifade edilmiştir (Puka, 1991). Bununla beraber Gilligan, Kohlberg in sadece ahlak yönelimi ile ilgilenerek bakım yönelimini göz ardı ettiğini ve ahlaki sorunlara çok fazla vurgu yaptığını ifade etmektedir (Steinberg, 2007). Diğer bir eleştiri de Gilligan ın tanımlamış olduğu ahlaki yönelimler ile ilgili yeterince çalışma yapılmadığının ileri sürülmesidir. Bununla ilişkili olarak da ahlaki yönelimlerin çeşitli durumlar karşısında kullanılıp kullanılmadığı ve bu yönelimlerin birbirleriyle ve ahlaki davranışla nasıl ilişkilendirildiğinin açık olmaması da kuramın zayıf yönleri olarak değerlendirilmektedir (Walker, 1989). Buna dayalı olarak alanyazında kadın ve erkeklerin etik konularda birbirlerinden farklı düşündükleri konusunda kısmen, ergenlerin ahlaki problemler hakkında akıl yürütme biçimleri açısından cinsiyetler arasındaki farklılıkların bulunduğuna dair ise çok az görgül kanıtın bulunduğu belirtilmektedir (Steinberg). Skoe ve Marcia (1991) Gilligan ın bakım ahlakı evrelerini değerlendirmek için geliştirmiş oldukları Bakım Ahlakı Görüşmesi formunu kullandıkları araştırmalarında kadınların bakım ahlakı düzeyinin erkeklerden daha yüksek olduğu sonucuna ulaşmış olsalar da bu bulguların aynı ölçeğin kullanıldığı diğer araştırmalarla desteklenmediği görülmüştür. Ayrıca bakım ahlakında bir evreden diğer evreye nasıl ve niçin geçildiği konusunda da tartışmalar söz konusudur. Gilligan bakım ahlakında bir üst düzeye geçilmesinin kriz durumları aracılığı ile olduğunu belirtmektedir. Fakat Gilligan ın bu açıklamasına rağmen, bir kişi en üst evreye gelir ve orada kalırsa ne olacağı açık değildir (Jaffe ve Hyde, 2000). Gilligan ın kuramı ile ilgili olarak 77 çalışmayı ele alan Walker (1989) ahlaki yargı konusunda cinsiyetler arasında anlamlı bir farklılığın olmadığını ifade etmektedir. Bununla beraber alanyazında Gilligan ın ahlak gelişimi konusundaki görüşlerinin hem akademik hem de popüler çevrelerce desteklendiği de ifade edilmektedir. Özellikle diğer kuramcılar tarafından ihmal edilen ve önemli bir ahlaki erdem olan şefkat (compassion) kavramına yaptığı vurgu nedeniyle takdir görmüştür. Diğer taraftan ahlak gelişimini yalnızca cinsiyet farklılıklarına bağlaması açısından eleştirilmektedir. Oysaki ahlak gelişiminin cinsiyet farklılıklarının ötesinde çok farklı değişkenler tarafından şekillendiği ifade edilmektedir (Thomas, 1997). Bunun yanı sıra sosyal ve kültürel bağlamın önemini vurgulayan Toplumsal Alan Kuramcıları, Gilligan tarafından ortaya konan görüşlerin bireyci ve toplulukçu kültürlerde farklı sonuçlar doğuracağını belirtmektedirler. Yine alan kuramcıları bakım ahlakı ve adalet ahlakının hem erkek hem de kadınlarda farklı bağlam ve durumlarda gözlendiğini bildirmektedirler. Bu nedenle Gilligan ın görüşlerinin değişik kültür ve bağlamlarda sınanmayışı, kuramın eksik bir yönü olarak ifade edilmektedir (Turiel, 2002). Toplumsal Alan Kuramcıları tarafından gerçekleştirilen görgül çalışmalardan elde edilen sonuçların da yine Gilligan ın ahlak gelişimine dair görüşlerini desteklemediği ifade edilmektedir. Brezilya da 125 orta sosyo-ekonomik düzeyden kız ve annesi ile 124 düşük sosyo-ekonomik düzeyden kız ve anneleri üzerinde gerçekleştirilen bir çalışmada toplulukçu kültürlerde anneler ile kızları arasında kişisel seçimler ve özel yaşamları konusunda bir uzlaşmanın olduğu ifade edilmektedir. Oysaki bu bulgu, alanyazında Gilligan ın da ifade ettiği ve toplulukçu kültürlerde kızların bağımsızlıklarının baskılandığı görüşünü desteklememektedir (Lins- Dyer ve Nucci, 2007). Toplumsal Alan Kuramı (Eliott Turiel) Kuramın öncüsü olan Turiel ın ahlak gelişimi konusuna eğilmesine neden olan kişisel yaşantısı aşağıda bir gazetecinin kaleminden kısaca aktarılmaktadır: Turiel, 1944 yılında Rodos ta yaşamakta olan 10 yaşında bir Yahudi çocuğu olarak, o zaman 30 yaşında olan Türk konsolos Selahattin Ülkümen tarafından ailesi ile birlikte Nazi işgalinden kurtarılmıştır. Bu genç konsolos, Turiel ın da içinde bulunduğu yaklaşık 200 kişinin Auschwitz toplama kampına gönderilmesine tanık olmak yerine, büyük bir risk alarak Türkiye ye getirip, Türk vatandaşlığına geçirmiş ve yaşamlarını kurtarmıştır. Turiel, ailesinin soykırımdan kurtarılmasında emeği olan Türk büyükelçi Selahattin Ülkümen için o an yasalar ve bürokratik engellerin baskısı altında olmasına rağmen, kendisi bu baskılara boyun eğmek ve bu insanların ölüme götürülmesi yerine insanları kurtarmaya çalışmıştır demektedir (Rosett, 2003). Toplumsal Alan Kuramı (Social Domain Theory) Eliott Turiel (1978; 1979; 1983) tarafından geliştirilmiş bir kuramdır. Turiel, 30 yılı aşkın bir süredir ergenlerde ahlaki yargı gelişimi üzerine odaklanmıştır. Kuram daha çok bireyin gelişiminde toplumsallaşma sürecinin açıklanmasına yönelik bilgiler ortaya koymaktadır. Toplumsal Alan Kuramı, insanlarda toplumsal bilginin gelişiminin tanım- 1215

6 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ lanmasında, bireylerin kazandıkları bu toplumsal bilgileri ve sosyal düzenlemeler ile kurallara nasıl uyguladıklarına yönelik gerek görgül gerekse kuramsal açıklamalar getirmektedir. Ayrıca bireylerin kazandıkları bu toplumsal bilgileri farklı bağlam ve durumlara uyarlamaları da bu kuramın diğer bir çalışma alanıdır. Smetana ya (2011) göre insanlar günlük yaşamda sürekli toplumsal etkileşime girmektedirler. Bu durumlarda insanlar toplumsal yapıya ilişkin bir bilgi bombardımanına maruz kalmaktadırlar. Toplumsal etkileşimde kurallarla ve farklı düzenlemelerle yüz yüze gelen insanlar kimi zaman kuralları çiğnemektedir. Bu durumlar için temel iddia, çocukların kendi toplumsal dünyaları hakkında farklılaştırılmış ve sistematik bir düşünceye sahip olduklarıdır. Bu, toplumsal bilginin organize edilmiş üç sistemiyle ya da alanıyla tanımlanmaktadır. Toplumsal bilginin üç alanından biri olan ahlak alanında (moral domain) çocukların etkileşime girdikleri insanların hakları ve mutlulukları ile sonuçlanan eylemlere dayalı olarak ahlaka ilişkin düşünce gelişmektedir. Alanyazında mevcut olan birçok çalışma özellikle de okul öncesi dönem çocukları üzerinde yapılan çalışmalar bu durumu açık bir şekilde ifade etmektedir (Smetana, 1983). Smetana (2011) okul öncesi dönem çocuklarına yönelik olarak yapmış olduğu gözlemlerinde bir çocuğun başka bir çocuğun oyuncak arabasını kendisinden izinsiz alması ya da bir çocuğun başka bir çocuğa yönelik fiziksel acı ve zarar veren eylemlerini incelemiştir. Bu çalışmalarda mağdurun yaşadığı acının, karşısındaki kişiye eylemde bulunmasının ahlaki olup olmadığına ilişkin bilgiler sunduğu ifade edilmektedir. Yine anababaların duruma ilişkin değerlendirmeleri de bir durumun ahlaki olup olmadığının anlaşılmasında çocuklara katkı sunmaktadır. Benzer şekilde Turiel (1983; 2002; 2006) çocukların deneyimlerinin adil-adil olmayan ve doğru-yanlış hakkında özet kanılar oluşturmalarına yardımcı olduğunu ifade etmektedir. Buna bağlı olarak çocuklar zarar verici ya da adil olmayan durumlara ait doğrudan deneyimleri ile ahlaki sorunlara ilişkin bir anlayış geliştirirler. Bunun yanı sıra başka bireylerin iletişimlerinde ortaya çıkan zarar verici davranışlardan da ahlaki sorunlara yönelik bir anlayış geliştirmeleri mümkündür. Çocukların geliştirdikleri bu ahlaki anlayış, başkalarına karşı nasıl davranılması gerektiği konusunda varolan ahlaki yargıları temellendirmektedir. Toplumsal bilginin ikinci kaynağı olarak ise gelenekler ya da toplumsal gelenekler (social conventions) alanı ifade edilmektedir. Toplumsal gelenekler, farklı sosyal ortamlarda sosyal etkileşimleri düzenleyen ve üzerinde ortak kanıya varılmış düzenlemeler ya da beklentiler şeklinde tanımlanmaktadır. Çocuklar için toplumsal gelenekler, keyfi bir nitelik taşıyan ancak izlenmesi gereken bir dizi kural ve standartlardan oluşmaktadır. Çocuklar toplumsal geleneklere uymaya çalışmaktadırlar. Çünkü bu toplumsal geleneklerin yetişkinler için önemli olduğunun farkındadırlar (Smetana, 2011). Toplumsal geleneklerin, kişilerin toplumsal etkileşimlerinde bir rehber görevi olduğu da ifade edilmektedir. Örneğin, insanlara karşı nezaketli davranma, uygun giyinme ya da kişilere unvanları ya da toplumda alışılmış ifadelerle ile hitap etme (bay, bayan, öğretmenim, hocam gibi) davranışları toplumsal gelenek alanı içerisinde tanımlanan davranışlar arasında yer almaktadır (Vasta, Miller ve Ellis, 2004). Çocuklar bu gelenekleri ve geleneklerin amaçlarını da anlamaya çalışmaktadırlar. Örneğin geleneklerin farklı bağlamlarda ve farklı biçimlerde görülebildiğini fark ederler (Smetana, 1993). Çocuk arkadaşlarının evine gittiğinde ayakkabılarını çıkartabilir ancak bunu kendi evinde yapmayabilir. Bunun yanı sıra bir çocuk evinde yemekten sonra afiyet olsun diyebilir ancak bunu anaokulunda yapmayabilir. İşte bu örneklerde de görüldüğü gibi, çocuklar geleneklerin hangi ortamlarda ve nasıl uygulanacağını anlamaktadırlar (Smetana, 2011). Turiel (1979; 1983) çocukların gelişim sürecinde geleneklerin öneminin kabulünden bunların reddedilmesine doğru bir gelişim ve değişim gösterdiklerini belirtmektedir. Örneğin erken ya da küçük ergenler, kurallar var olduğu için toplumsal geleneklerin keyfi ve değişebilir olduğu inancına sahiptirler. Ergenliğin ortalarında ise gençler toplumsal yapıyı anlamak için daha sistematik kavramlar geliştirmeye başlarlar. Gençler bu dönemde toplumsal yapıda yer alan ve hiyerarşik bir yapı gösteren rolleri (öğretmen-öğrenci rolleri, anne-baba çocuk rolleri) ve toplumsal beklentilerin bu rollerin bir parçası olduğunu kavramaktadırlar. Böylelikle gençler toplumsal geleneklerin, toplumsal düzen içerisinde normatif bir yapı taşıdığını öğrenmektedirler. Yine bu dönemde toplumsal geleneklerin toplumsal sistemde yer alan hiyerarşik yapı ve sabit roller nedeniyle varolduğuna ilişkin anlayış geliştirmektedirler. Son olarak toplumsal bilgi kaynakları arasında yer alan alanlardan biri de kişisel ya da psikolojik (personal domain) alandır. Psikolojik alan, kendini anlama, kimlik, kişilik, nedensel yüklemeler, bir şeyi anlama, kendisinin ya da başka bir kişinin davranışının nedenlerini anlama gibi durumları içermektedir. Bu durumlar incelendiğinde dikkat edil- 1216

7 ÇAM, ÇAVDAR, SEYDOOĞULLARI, ÇOK / Ahlak Gelişimine Klasik ve Yeni Kuramsal Yaklaşımlar mesi gereken noktalardan biri her birinin psikolojik alanın bir parçası olması, bu alanın da üçüncü yapı olan ve toplumsal bilginin üçüncü kavramsal alanı olan gelişimsel sistem olmasıdır (Smetana, 2011). Kişisel alan, bireylerin özel durumlarını içermektedir. Bunlar ise bir kişinin günlüğünün okunması, kişinin bedeni üzerinde bir kontrolün sağlanması, kişisel tercihler ve seçimler gibi konular olabilmektedir (Nucci, 1981; 1996; 2001; 2008). Bunların yanı sıra kişisel alan içerisinde tedbire dayalı (prudential) ya da önleyici nitelik taşıyan bazı davranışlar da yer alabilmektedir. Bu davranışlar, her ne kadar benliğe ait olsa da bir dereceye kadar, psikolojik alanın içinde sayılabilir. Örneğin, anababa yönergelerine örnek olarak da sayılabilecek bazı durumlar (hava soğuk olduğunda montunu giy!, caddede koşma! gibi) kişinin kendi sağlığı, rahatı ve kendine zarar getirme olasılığı bulunan durumlardır. Tedbirli durumlar kendi içerisinde sigara içme, alkol kullanımı, uyuşturucu madde kullanımı gibi ergen sağlığı açısından risk içeren davranışları da içermektedir. Hem ahlaki hem de tedbirli durumlar kişi açısından zararlı ve olumsuz fiziksel sonuçları olan durumları da içermektedir. Ancak burada tedbirli durumları ahlaki durumlardan ayıran yön, ahlaki durumların kişilerarası zararla ya da kişilerarası ilişkilerde meydana gelen zarar verici bir eylemle sonuçlanmasıdır. Tedbirli durumlarda meydana gelecek bir zarar ise toplumsal değil, daha çok bireysel bir nitelik taşımaktadır (Smetana, 2011). Tisak (1986) 15 yaş ve altındaki ergenlerin ailenin gözetiminde ve denetiminde olduklarını ifade etmektedir. Buna bağlı olarak anababalar çocuklarının davranışlarını düzenleyerek, çocukların sağlık açısından güvende olma durumlarını kontrol etmektedirler. Bu durum anababaların tedbirli durumlara yönelik kontrollerinin bir işareti olarak değerlendirilebilir. Smetana ve Asquith (1994) ise yaşın ilerlemesine bağlı olarak tedbire dayalı davranışların ergenlerin kendi alanlarına ait davranış sınıfına dahil olduğunu ifade etmektedirler. Diğer bir ifade ile yaşın ilerlemesine bağlı olarak bu davranışları kendi sorumluluk alanlarında görmektedirler. Toplumsal Alan Kuramında yer alan ifadeler ve Turiel tarafından öne sürülen görüşler bazı görgül çalışmalar ile desteklenmiştir. Bu çalışmaları gerçekleştiren araştırmacılardan Nucci ve Nucci (1982) 6-13 yaşları arasında yer alan ve okula devam eden çocukları gözlemlemişlerdir. Bu çocuklar okuldaki ortamlarında ve diğer çocukların geleneksel ve ahlaki kuralları ihlal ettikleri çeşitli durumlarda gözlemlenmiştir. Bu gözlemlerde çocukların iki farklı şekilde tepkide bulundukları görülmüştür. Bunlardan ilki, çocukların geleneksel kuralların ihlali durumlarında okul kurallarının ihlallerine göre daha fazla tepkide bulunduklarıdır. Diğeri ise ahlaki durumlara ait kural ihlallerinde cezaya uygun ya da yapılan olumsuz davranış ile aynı davranışa maruz bırakma şeklinde cezalandırılmayı öngörmeleridir. Ancak gelenek alanına ilişkin kuralların ihlallerinde ise farklı tepkiler sunmuşlardır. Bu durumda ahlaki kuralların ihlali toplumsal geleneklerin ihlalinden daha önemli görülmektedir. Tisak ve Turiel (1988) tarafından yapılan bir çalışmanın bulguları Nucci ve Nucci nin çalışmaları ile paralellik göstermektedir. Tisak ve Turiel yaşları 6,5 ile 12,5 arasında değişen bir grup çocuğa ahlaki durumlara ait küçük ihlaller (bir silginin çalınması) ve gelenek alanına ait daha önemli sayılabilecek bir kural ihlali (okula pijama ile gelmek) durumları sunmuşlardır. Bu durumlarda öğrenciler ahlak alanında yer alan ve gelenek alanından daha az olumsuz sonuç doğurabilecek bir durumu daha şiddetli tepki ile karşılamışlardır. Ayrıca çalışma kapsamında çocuklara neden bu şekilde düşündükleri de sorulmuştur. Bu durumda çocuklar, gelenek alanına ilişkin ihlallerin, ahlak alanına ait ihlallerden daha az yanlış olduğu yönünde görüş belirtmişlerdir. Çünkü çocuklara göre ahlak alanına ait bir ihlal, kişisel rahat ve mutluluk üzerinde daha önemli bir etki yaratmaktadır. Yine Tisak (1993) tarafından yapılan bir çalışmada çocuklara varsayımsal/hayali (hypotetic) durumlar üzerinden davranışların değerlendirmesi yaptırılmıştır. Bu çalışmada Tisak (1993) çocuğa, bir örnek durum sunmuştur. Örnek durumda bir çocuk başkalarını bir zarardan korumak için bir yerden atmıştır, diğerinde ise amaçlı bir şekilde çocuğu bir yerden atmıştır. Her iki durumda da hayali çocuklar zarar görmüşlerdir. Bu durumda gerçekleşen eylemlerin ahlaki niteliği çocuğa sorulmuştur. Çocuklar, tedbir amaçlı çocuğun zarar görmesine karşın durumun bir ahlaki ihlali içermediğini ifade etmiştir. Ancak kasıtlı olarak çocuğun atıldığı durumlarda ise eylemin ahlaki olmadığı ifade edilmiştir. Buna dayalı olarak Tisak a (1993) göre her ne kadar bir eylem benzer sonuçlar içerse de ya da bir eylemin sonucu diğerinden ağır olsa bile çocuklar eylemin arkasındaki niyeti fark etmektedirler. Buna bağlı olarak bir eylemin tedbir amaçlı ya da keyfi oluşu çocuklar tarafından fark edilmekte ve ahlaki değerlendirmeler buna göre yapılmaktadır. Sonuç olarak çocuklar bir davranışın verdiği zararın şiddetinden bağımsız olarak, davranışın tedbire dayalı bir durum oluşu ya da ahlaki bir ihlal oluşuna göre yargıda bulunmaktadırlar. Toplumsal Alan Kuramında önemli olan farklılık toplumsal bilgi kaynaklarının alanlara ayrılması ve 1217

8 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ bu alanların hangi yaşlarda edinildiği gibi konulardır. Kuramda özellikle çocukların gelenek ve ahlak alanlarının ayrımını fark etmeleri önemli bir katkı olarak sunulmaktadır. Piaget ve Kohlberg in ahlak gelişimine ilişkin görüşleri incelendiğinde çocukların gelenek ve ahlak alanlarını ayırmadıkları görülmektedir. Fakat kimi kültürler ya da toplumlarda yetişen çocukların 3 yaşından itibaren ahlak alanına ait bir kural ihlalini (bir çocuğa vurma gibi) gelenek alanına ait bir kural ihlalinden (bir yiyeceği eliyle yeme gibi) daha yanlış buldukları ifade edilmektedir. Bunun yanı sıra 4 yaşından sonra bir yetişkinin olmadığı ya da herhangi bir kural ve kısıtlamanın olmadığı ortamlarda çocukların ahlak alanına ait bir kural ihlalini yanlış buldukları belirtilmektedir (Smetana ve Breages, 1990). Kurama yönelik akla gelebilecek olası sorulardan biri ahlak gelişiminde alanların nasıl ayrıştırıldığı konusudur. Turiel e göre ahlak alanına ilişkin düşüncenin gelişmesi özellikle toplumsallaşma süreçleri ile açıklanabilmektedir. Çocukların akranları ile etkileşimleri sırasında maruz kaldıkları ahlaki ya da ahlaki olmayan durumlar ile olumsuz sonuçlara yol açan eylemler ahlak alanına ait düşüncenin gelişiminde etkili olmaktadır. Bunun yanı sıra toplumsal gelenek alanına ilişkin düşüncelerin gelişimi ise daha çok çocukların farklı toplumsal ortamlarda bulunmaları ve bu ortamlardaki deneyimleri ile gerçekleşmektedir. Her çocuk farklı toplumsal ortamda farklı geleneklerin olduğunu fark etmekte ve böylelikle geleneklere ait düşüncenin de gelişimi sağlanmış olmaktadır. Bu toplumsal ortamlardan en önemlisinin ise kültürel bağlam olduğu vurgulanmaktadır. Toplumsal Alan Kuramında öne sürülen modelin temel iddialarından biri her kültürde yetişen tüm çocukların ahlak alanı ve toplumsal gelenek alanları arasındaki farkı erken yaşlarda edindikleridir. Ancak bunun yanı sıra özellikle toplumsal gelenekler, kültürler arasında oldukça farklı biçimlerde olabilmektedir (Turiel, 2002; Turiel ve Wainryb, 1994; Wainryb, 1993). Toplumsal Alan Kuramı ve Kohlberg in bilişsel gelişimsel kuramına dair görüşlerin sadece batılı olan ve dindar olmayan toplumlara uygulanabileceği ifade edilmektedir. Özellikle dindar kimseler, kendi inançlarına dair ilkeleri ahlak alanına dair kurallar olarak algılamaktadırlar. Oysaki dindar olmayan kimseler için bu inanç ilkeleri daha çok toplumsal gelenek alanına ilişkin ilkeleri ifade etmektedir. Kişiler bu ilkeleri kendi ahlaki topluluklarına uygulamaktadırlar (Vainiu, 2011). Bu doğrultuda Toplumsal Alan Kuramı temelinde Türk üniversite öğrencileri üzerinde yapılan bir araştırma dindar ve dindar olmayan üniversite öğrencilerinin ahlaki yargılamalarına temel olarak adalet ve hak kavramlarını aldıklarını, ancak daha dindar gençlerin bazı yargılamalarında (bir kızın zorla zorla evlendirilmesi ve eşcinsellik gibi konular) dini, adaletten daha çok dikkate aldıkları, daha az dindarların ise adalet ve haklar temelinde değerlendirdiklerini bulmuştur. Öte yandan daha az dindar gençlerin de kötülükleri Tanrı nın cezalandıracağına inanmaları çalışmanın bulguları arasındadır (Kuyel, 2007). Batılı toplumlarda yetişen çocukların Turiel in ahlaki gelişim modeline uygun yargılarda bulundukları belirtilmektedir. Ancak her toplum ve kültürde benzer yaşlarda ve benzer şekillerde ahlak alanı, gelenek alanı ve kişisel alana ilişkin gelişim paralel bir seyir izlemekte midir? sorusu kuram için tartışma konularından biridir. Alanyazındaki bu tartışmalar kültürler arası çalışmalarda Turiel in öne sürdüğü modelin uyarlanmış biçimlerini doğurmuştur. Örneğin Turiel in kuramında yer alan ahlaki durumların yer aldığı varsayımsal (hypotetic) durumlar değişik kültürlere uyarlanmıştır (Vasta ve ark., 2004). Ahlak gelişimi konusunda çalışmalar yapan Rest, Toplumsal Alan Kuramına dair değerlendirmesinde ahlaki ve ahlaki olmayan davranışların toplumsal-geleneksel ve ahlak alanına dahil edilmesi ve bu alanlar arasındaki katı ayrımı eleştirmektedir. Ayrıca Rest, toplumsal-geleneksel alan ile ahlak alanının, genel kabuller olan anayasalar, sözleşmeler ve antlaşmaları içermediğini belirtmektedir (Swaner, 2004). Ancak kuramın öncüsü olan Turiel ın ahlak gelişimi konusuna eğilmesine neden olan kişisel yaşantısı dikkate alındığında bu durumun olağan olduğu da söylenebilir. Çünkü o dönemde genç konsolos, yasaların uygulanması yerine insan yaşamının değerini tercih ederek, görevinin ve sorumluluklarının üstünde bir ahlaki eyleme girişmiştir. Turiel ın yaşamını borçlu olduğu şükran dolu bu olay, ahlak, toplumsal gelenek ve kişisel alanların hepsinin ahlak gelişimi ile ilgili ancak, birbirinden bağımsız konular olduğunu farketmesine neden olmuştur. Bu nedenle toplumsal gelenek alanı ile ahlak alanının genel yasaları ya da sözleşmeleri içermemesi bu duruma bağlanabilir. Rest ve arkadaşları tarafından Toplumsal Alan Kuramına yöneltilen eleştirilerden biri de alanların değişik bağlamlara göre sonsuz sayıda gözlenebileceğidir. Örneğin yaş, durum ve ortam gibi bir dizi değişkenle beraber sınırsız sayıda alan tanımlanabileceği ifade edilmektedir. Ayrıca alanların düşünce bağlantıları ya da şemalar ile açıklanması durumunda aile, iş, din ve kimlik gibi özelliklerle beraber yalnızca iki alanın değil, daha çok alanın gözlenmesinin mümkün olduğu belirtilmektedir. 1218

9 ÇAM, ÇAVDAR, SEYDOOĞULLARI, ÇOK / Ahlak Gelişimine Klasik ve Yeni Kuramsal Yaklaşımlar Bununla beraber özel bağlamlarda gözlenen değişik ilişkiler ve buna bağlı olarak gözlenen ahlaki değerlendirmelerin kişiden kişiye farklılaşması durumu kuramın olumlu tarafları arasında sıralanmaktadır (Swaner, 2004). Toplumsal Alan Kuramının güçlü yönlerinden biri, bireyin özellikle ergenin- gelişiminde günlük yaşam olaylarına, örneğin, anababa-ergen ilişkilerine odaklanmış olmasıdır. Bu da kurama ahlak gelişiminin ötesinde ergen gelişimini anlamaya katkı konusunda bir zenginlik getirmektedir. Araştırmacılar anababa-ergen ilişkilerinde ergenlerin kişisel tercih ve seçimleri ile aile otoritesi arasında bir çatışmanın olabileceğine vurguda bulunmuşlardır. Bu bağlamda anababalar çocukları yerine kararlar almakta ve ergenlerin özgürlüklerine sınırlamalar getirmektedirler (Nucci, Camino ve Sapiro, 1996; Smetana ve Asquith, 1994). Ergenlerle anababaları arasında meydana gelen bu durum, anababa-ergen çatışması olarak adlandırılmıştır. Smetana (2011) Çinli ve Hong Kong lu 300 den fazla kişiden anababa-ergen çatışmalarına yönelik olarak veri toplamıştır. Smetana nın bu çalışması ailelerin gözlenmesi başta olmak üzere aile içindeki bireylerle yapılan görüşme kayıtlarını da içermektedir. Kümeleme analizi yöntemi kullanan Smetana üç temel anababa-ergen çatışma alanı betimlemiştir. Bunlardan en yaygın olanı ve içinde 70 ten fazla ahlaki toplumsal değerlerin gelişimini içeren atışmalı aileler (squabbling families) dir. Smetana bu tür aileleri atışmalı aileler olarak tanımlamaktadır. Atışmalı ailelerde ergenler ve aileler sıkı bir ilişki içindedirler. Bu ailelerde sık sık çatışmalar yaşansa da bu çatışmalar düşük yoğunlukludur. Küme analizi sonucunda ortaya çıkan ve daha küçük bir grup olan diğer bir aile de sakin/ yumuşak aile (placid family) olarak adlandırılmıştır. Bu tür ailelerde meydana gelen çatışmalar da ya düşük ya da orta yoğunluklu çatışmalardır. Son grup aileler ise çalkantılı/gürültülü aileler (tumultous families) olarak tanımlanmıştır. Bu ailelerde hem çatışmalar sık yaşanmakta hem de çatışmalar daha şiddetli geçmektedir. Çalkantılı ve atışmalı ailelerin karmaşık durumlara karşı sakin ailelere göre daha fazla kurallara sahip oldukları görülmüştür. Yine çalkantılı ailelerin diğer aile türlerine göre boşanma ve yeniden evlenme oranlarının yüksek olduğu ile düşük sosyo-ekonomik düzeyde oldukları belirlenmiştir. Çalkantılı ailelerdeki anababaların diğer aile türlerindeki anababalara göre daha otoriter, daha kuralcı, ergenlerin özgürlüklerini kısıtlamada daha baskıcı oldukları görülmüştür. Bu anababalar, ergenlerin kişisel konularına yönelik olarak daha katı ve baskıcı bir tutum izlemektedirler. Smetana ya (2011) göre bu aileler ergenlerin kişisel alanlarına, kültürel ve gelişimsel yollardan daha çok, zorlayıcı bir yolla müdahale etmektedirler. Nucci (2001) ergenlerin kişisel alanlarına müdahalenin sonucu olarak ergenlerde depresyon ve buna benzer belirtilerin gözlendiğini ifade etmektedir. Sakin ailelerde her ne kadar az sayıda çatışma yaşansa da bu ailelerde çatışmaların yokluğundan söz edilemez. Bu ailelerin özellikleri arasında ise yüksek sosyo-ekonomik düzey ve anababaların profesyonel bir meslekte çalışmaları yer almaktadır. Bu aileler ergenlerin karar alma süreci ile ilgilenmekle beraber diğer aile türlerine göre daha az kısıtlayıcı ve daha içten bir ortam sunmaktadırlar. Atışmalı aileler de yine birçok yönden sakin ailelerle benzer özelliklere sahiptirler. Bunun yanı sıra ailedeki ergenlerle uzlaşma ve anlaşma konusunda istekli bir tutum izlemektedirler. Bu aileler çalkantılı ailelere göre daha içten ve sıcak bir aile ortamına sahiptirler. Sakin ailelere oranla atışmalı aileler toplumsalgeleneksel alana yönelik nedenler ortaya koymaya daha çok başvurmaktadırlar (Smetana, 2011). Sonuç Bireysel ahlaki gelişim evrelerini izleme önerisinde bulunan Piaget ve Kohlberg, ahlak gelişimi konusuna getirdikleri katkılarla alanda önemli bir yer teşkil etmektedirler. İki kuramcı da çıkış noktası olarak heteronomi ve özerklik kavramları üzerinde durarak bu kavramlarla evrelerin gelişimine ve bilişsel gelişime vurgu yapmıştır. Piaget çocuğun ahlak gelişiminin bilişsel gelişime bağlı olarak oluştuğunu belirtirken çocuklara örnek olaylar ile ilgili sorular sorarak ve onları oyunlar oynarken gözlemleyerek farklı bir yöntem kullanmıştır. Yöntemi eleştirilse de kuramının ardından yeni fikir ve tartışmalara yol açmıştır. Kohlberg in görüşleri de Piaget ye dayanmasına karşın, özellikle toplumsal olarak yaptığı açıklamalar Piaget nin oldukça önüne geçmiştir. Ancak Kohlberg de çalışmalarını bir grup erkek üzerinde yapması ile eleştirilmektedir (Wright ve Croxen, 1989). Bu iki kuram birbirlerine benzemekte ve ahlak gelişimi konusuna önemli ancak sınırlı bir bakış açısı getirmektedir. Bu eksikliği gidermek amacıyla bu derlemede, mevcut diğer önemli ahlak gelişim kuramları tanıtılmaya ve daha geniş bir ahlak gelişimi perspektifi sunulmaya çalışılmıştır. Ahlak gelişimini açıklayan kuramlara genel hatlarıyla bakıldığında oluşturulan kuramların, kuramcıların biliş ve toplumsallaşma üzerine oluşturdukları varsayımlarının bir uzantısı oldukları söylenebilir. Daha iyi bir kavrayış için kuramlara eklektik 1219

10 KURAM VE UYGULAMADA EĞİTİM BİLİMLERİ bir bakış açısı ile yaklaşılması ahlak gelişimi alanının kuramsal yapısı açısından daha yararlı olabilir. Çünkü tüm ahlaki gelişim sürecini açıklayabilmek için tek bir kavramsal sistem yeterli olamamaktadır. Bu bağlamda ele alınan diğer bir kuram olan Gilligan ın kuramı ise kadınların ahlaki gelişimine odaklanması ve kadınların ahlaki gelişiminin erkeklerden farklı olduğunu göstermesi bakımından alanyazında önemli bir yere sahiptir. Bununla beraber ahlak gelişimi alanyazınına kazandırdığı yeni bir kavram olan ve kadınlara özgü olduğunu ifade ettiği bakım ahlakı kendisinden sonraki araştırmalara konu olmuştur. Gilligan ve kuramıyla ilgili alanyazın incelendiğinde ağırlıklı olarak Kohlberg ile ahlak gelişimi konusunda düştükleri görüş ayrılıkları göze çarpmaktadır. Bununla birlikte Jorgensen (2006) Kohlberg in A Current Statement on Some Theoretical Issues adlı yazısını ve Gilligan ile yaptığı görüşmeyi değerlendirdiği makalesinde iki kuramcının ilişkisinin bir düello değil bir düet olarak da değerlendirilebileceğini belirtmiştir. İlgili makalede yazar, Gilligan ın gelişimsel ahlak anlayışını reddedip reddetmediğini incelemiştir. Aynı araştırmada Kohlberg in evre anlayışını ve evrelerin evrenselliği iddiasını ve Gilligan ın kuramının Kohlberg in kuramının eleştirisi mi olduğu, yoksa onu genişletmek amacında mı olduğunu sorgulamıştır. Yapılan görüşmenin sonucunda Gilligan ın mantığın gelişiminde bir evrim geçirildiğini, kendisinin Kohlberg in evre anlayışını reddetmekten çok, odağını başka yöne çevirdiğini belirttiği ifade edilmiştir. Ayrıca Gilligan ın kuramının ne kendisi ne de Kohlberg tarafından bir eleştiri olarak algılanmadığı, daha çok Kohlberg in kuramını genişletmeyi amaçladığı belirtilmektedir (Jorgensen). Tüm bunlara ek olarak; Kohlberg ve Gilligan 1971 yılında yayımlanan ve Amerika daki ergenliği tanımladıkları Bir Filozof Olarak Ergen adlı yazılarında ergen ve gelişimiyle ilgili konularda hemfikir oldukları noktaları da dile getirmişlerdir. Kohlberg ve Gilligan; 1960 ların sonu ve 1970 lerin başında doğruluk, gerçeklik ve iyilikle ilgili derin sorgulamaların bir sonucu olarak; sosyal düzenin geçmişteki gibi durağan (stabil) olmadığını ifade etmişlerdir. Bununla beraber ergenlerin daima yetişkinlerin değer ve görüşlerinin karşısında olduklarını ancak, söz konusu tarihsel süreçte kültür karşıtlığının daha da aktif hale gelmesi nedeniyle buna yetişkinlerin önceki değer ve inanışlarını sorgulamalarının da eklendiğini belirtmişlerdir. Kohlberg ve Gilligan kültürün ergenlerin adalet ilkelerini başarılı bir şekilde somutlaştırması için geçerli alternatif ideolojiler önerdiği noktasında aynı fikirleri paylaşmaktadırlar (Austrian, 2008). Özet olarak ahlak gelişiminde önemli iki kuram olan Kohlberg in adalet ve Gilligan ın bakım ahlakı yaklaşımlarının çatıştığı görüşü uzun yıllar hakim olsa da aslında iki kuramcının görüşlerinin ortak pek çok noktasının olduğu ve bazı açılardan birbirlerinin tamamlayıcısı oldukları da ifade edilebilir. Ancak Toplumsal Alan Kuramı tarafından ortaya konulan ahlak gelişimine yönelik açıklamalar, hem Kohlberg in hem de Gilligan ın görüşlerini eleştirir ve bu yaklaşımlardan çeşitli biçimlerde ayrışır niteliktedir. Bu bağlamda ele alınabilecek ayrılıklardan bir tanesi de Toplumsal Alan Kuramcıları tarafından bağlamsal faktörlere yapılan vurgudur. Toplumsal Alan Kuramına göre ahlaki değerlendirmeler boyutunda Kohlberg in genel/küresel görüşlerinden daha fazla bağlamsal çeşitlilikler bulunmaktadır. Yine Gilligan ın cinsiyet temelli (gender based) görüşünde vurgulananların ötesinde bir ahlaki değerlendirme çeşitliliğinin bulunduğu alan kuramcıları tarafından vurgulanmaktadır. Alan kuramcıları bu durumu ergenlikteki ahlaki değerlendirmelerin, çok daha göreceli (relativistic) ve öz-yönelimli (self-oriented) olması ile açıklamaktadırlar (Smetana ve Turiel, 2003). Toplumsal Alan Kuramcıları insanların toplumsal bilginin kaynakları olan ahlak ve toplumsal gelenek alanlarından gelen bilginin farkına varmalarının, yaklaşık olarak dört yaşında gerçekleştiğini vurgulamaktadırlar (Turiel, 1983). Ancak Kohlberg (1984) ise ahlak ilkelerinin aşamalı bir şekilde toplumsal normlar, toplumsal gelenekler ve kültürden ayrıştığını iddia etmektedir. Bu nedenle birçok yetişkinin ahlaki ikilemlerin çözümünde toplumsal geleneklere başvurduğu Kohlberg tarafından vurgulanmaktadır. Smetana ya (1999) göre Piaget ve Kohlberg gibi bilişsel-gelişimsel yaklaşımlarda ahlak gelişimi süreci, ahlaki ve ahlaki olmayan kavramlar, gelenekler, sağduyu ve faydacılık gibi kavramlar arasındaki farklılıkların ilerlemesi ile gerçekleşmektedir. Oysaki Toplumsal Alan Kuramı, ahlak, gelenek ve psikolojik/kişisel alanların sadece gelişimsel açıdan değil aynı zamanda öz düzenlemeye (self-regulating) dayalı bir şekilde gelişimsel olarak gerçekleştiğini vurgulayarak bu kuramlardan farklılaşmaktadır. Sonuç olarak Toplumsal Alan Kuramının (Social Domain Theory) çocuklarda ahlaki gelişim ve ahlaki yargıların gelişimi süreçlerini betimlerken toplumsal bilgi kaynaklarına odaklandığı söylenebilir. Özellikle toplumsal bilgi kaynakları üç alana ayrılmış ve bu alanlar kişisel, toplumsal-geleneksel 1220

11 ÇAM, ÇAVDAR, SEYDOOĞULLARI, ÇOK / Ahlak Gelişimine Klasik ve Yeni Kuramsal Yaklaşımlar ve ahlak alanı olmak üzere üç başlıkta ele alınarak incelenmiştir. Yine Toplumsal Alan Kuramı, çocuklarda ahlaki yargı ve değerlerin gelişiminde sosyal etkileşimlerin önemine dikkat çekmektedir. Bu bağlamda, çocukların arkadaşları ile olan toplumsal ilişkileri ahlaki yargıların temellenmesine kaynaklık etmektedir. Bu yapısı ile ele alındığında kuram, bilişsel bir yaklaşım taşımasının yanı sıra bir öğrenme sürecini de içermektedir. Buna dayanarak Toplumsal Alan Kuramının sosyal-bilişsel ağırlıklı bir kuram olduğu söylenebilir. Ayrıca kuramın öne sürdüğü iddiaların farklı kültürel bağlamlarda sınanması, bu kuramın ahlaki gelişimi açıklayan diğer kuramlara yönelik bir üstünlüğü olarak kabul edilebilir. Yine Toplumsal Alan Kuramının anababa-ergen ilişkilerini açıklaması kuramın eğitim ve gelişimsel açıdan önemi konusunda bir ipucu sunabilir. Ayrıca Toplumsal Alan Kuramının öncüsü olan Eliott Turiel in yaşam öyküsü kuramın anlamlılığını daha bir arttırmaktadır. Özellikle Turiel ın başından geçen gerçek bir olaya bakarak, ahlak gelişimi konusunda çalışmalar yapmaya yönelmesi kurama daha bir anlam katmaktadır. Ayrıca Türk büyükelçi Selahattin Ülkümen in 1944 yılındaki takdire şayan davranışı kuramın anlamlılığına katkı sunan diğer bir özelliktir. Bunlara ek olarak Turiel ve Killen ın (1998) Toplumsal Alan Kuramını sadece ahlaki ikilemler ya da anababa ergen ilişkileri ile sınırlandırmamış olmaları da dikkat çeken bir özelliktir. Buna bağlı olarak Toplumsal Alan Kuramında psikososyal gelişim açısından önem atfedilen ve son zamanlarda pozitif gençlik gelişimi bağlamında da tartışılan olumlu sosyal davranışlara (prosocial behaviours) da odaklanmış olmaları önem taşmaktadır. Uzun yıllar ergenliğe yaklaşım biçiminin olumsuz olması, olumlu özelliklerin ihmal edilmesine yol açmıştır. Ancak Toplumsal Alan Kuramı gelişimsel bir yaklaşımı temel alarak olumlu sosyal davranışları açıklamaktadır. İnsan doğasındaki olumlu niteliklere odaklanılması kuramın, ergen gelişimini açıklayan klasik görüşlerden farklılaştığına dair bir ipucu sunmaktadır. Türkiye de geleneksel ahlaki gelişim kuramları olan Psikanalitik kuram, Piaget ve Kohlberg in kuramları çok sayıda kaynakta yer bulmuş ve eğitim bilimleri, psikoloji ve diğer disiplinlerde bilinen yaklaşımlar olmuştur. Ayrıca bu kuramların derlendiği yazılar yayınlanmıştır. Ekşi (2006), çalışmasında Kohlberg in ahlak gelişimi kuramına yöneltilen temel eleştiriler ve Yeni-Kohlbergçilerin günümüzdeki bakış açılarını konu alarak, Kohlberg in kuramını kısaca özetlemiş, Gilligan ve Turiel a yöneltilen detaylı eleştiriler üzerinde durmuştur. Çelen (2000), çalışmasında Kohlberg in ahlak gelişimi kuramı üzerine görüşlerini açıklamıştır. Bu bağlamda Çelen ve de Ekşi tarafından ortaya konan çalışmalar geleneksel kuramların tanıtılmasının yanı sıra çağdaş kuramlara dair bilgileri içermesi ve bu bilgileri alanyazına sunması açısından önemli çalışmalardır. Çelen in ve Ekşi nin çalışmaları dışında Gilligan ve Turiel in kuramsal çalışmalarına yönelik Türkiye de kapsamlı araştırmalara rastlanmamıştır. Buna dayalı olarak hem ahlak anlayışı hem de çocuk ve ergenlerin gelişimine dönük önemli bilgileri sunan bu kuramsal yaklaşımların araştırmalara temel oluşturması ümit edilmektedir. Bu çalışmanın belirtilen katkılarının yanı sıra bazı sınırlılıkları da mevcuttur. Çalışmanın en temel sınırlılığı ise kuramsal bir çalışma olması nedeniyle çalışmada yer alan görüşlerin alanyazındaki diğer görgül veriler ve kültürler arası çalışmalar ile desteklenememiş olmasıdır. Ayrıca hazırlanan bu çalışmanın kuramsal bir çalışma olmasının yanı sıra Gilligan ve Turiel ın kuramlarına dair Türkiye deki alanyazında sınırlı bilgiler olması, bu çalışmanın sonucunda eğitimcilerin, politikacıların ve uygulayıcıların elde edebilecekleri faydaları sınırlandırmış bulunmaktadır. Belirtilen bu durum, çalışmanın diğer bir sınırlılığı olarak düşünülebilir. Bu nedenle çalışma alanyazındaki kuramları tanıtıcı ve bu kuramlara dair eleştirel bir yaklaşımı temel almaktadır. Ancak bu ve benzeri çalışmalardan hareketle konu alanı ile ilgili olarak ileride görgül çalışmaların yapılması hem ahlak gelişimi ile ilgili yabancı alanyazına hem de Türkiye deki ahlak gelişimi alanyazınına katkılar sunmuş olacaktır. Özellikle de ahlak gelişimi alanında Kuyel (2010), Kuyel ve Glover (2007) tarafından gerçekleştirilen çalışmalar gibi kültürler arası karşılaştırmaları içeren çalışmalara ya da alanyazındaki diğer kuramların Türk kültüründe sınanmasına yönelik çalışmaların yapılması yararlı görülebilir. Bu durum hem alanyazındaki kuramların daha net anlaşılmasına hem de kuramlara dair eleştirel bir bakış açısının gelişmesine daha bir imkan sağlayabilir. 1221

12 Educational Sciences: Theory & Practice 12 (2) [Supplementary Special Issue] Spring Educational Consultancy and Research Center Classical and Contemporary Approaches for Moral Development * Zekeriya ÇAM a Ankara University Duygu ÇAVDAR Eskişehir Osmangazi University Sedef SEYDOOĞULLARI Ankara University Figen ÇOK Başkent University Abstract Most of the information in the moral development literature depends on Theories of Piaget and Kohlberg. The theoretical contribution by Gilligan and Turiel are not widely known and not much resource is available in Turkish. For this reason introducing and discussing the theories of Gilligan and Turiel and more comprehensive perspective for moral development were attempted. The purpose of this paper is to presenting and discussing comparatively the psychological theories of moral development. Piaget had proposed two stage theory in children s development as called moral heteronomy stage and autonomous stage. Kohlberg, on the other hand, had established his comprehensive theory of moral development based on Piaget s cognitive developmental stages in which he suggested 3 levels and 6 stages. Although Kohlberg s theory had been very influential, it has limitations with ignoring local, cultural, moral ideas and being disconnected between moral behavior and moral judgment. Gilligan particularly as a reaction of focus on male development rather than females contributed to the literature of moral development. For her, women tend to consider other s care and protection and she emphasized this difference of ethic of care and ethic of justice. However only few studies in the literature have pointed out differences between women and men in terms of moral judgment. Besides Gilligan s ideas are also been criticized for lack of different contextual and cultural support. Turiel, has quite a different perspective for moral development and he specifically focused on connections between social life and morality. As the pioneer of Social Domain Theory he mentioned the difference between social convention and morality. In this paper, theories are presented with their major concepts. Key Words Moral Development, Theories of Moral Development, Gilligan s Moral Development Approach, Social Domain Theory, Eliott Turiel. * This study was presented at the Values Education Symposium, October 26 28, 2011, Eskisehir Osmangazi University, Eskişehir, Turkey. a Zekeriya ÇAM is currently a research assistant and Ph.D student at Educational Psychology Programme of Ankara University, Faculty of Educational Sciences. His research topics include psychosocial development, moral development and prosocial behaviours. Correspondence: Res. Assist. Zekeriya ÇAM, Ankara University Faculty of Educational Sciences Department of Psychological Services in Education, 06590, Çankaya/ Ankara. Phone: /7103. Fax: Most of the knowledge in moral development literature depend largely on theories developed by Piaget, Kohlberg and later theories. Contributions from Gilligan and Turiel are represented relatively limited. However, only few Turkish resources mention Gilligan and Turiel s theories. In this review, contributions from Freud, Piaget and Kohlberg have been touched, criticisms are mentioned. Gilligan s and Turiel s theories comparatively introduced. In moral development, Freud considered conscience a key for moral development which develops in the superego (Turiel, 2002). In addition personality development is completed largely in the first 5 years of life (Kağıtçıbaşı, 1999). In the psychoanalytic theory, especially development of rules and effect of physical punishment are crucial. Piaget s and Kohlberg s Moral Development Theories Piaget and Kohlberg approach moral development from cognitive perspective. Piaget used various sto-

13 ÇAM, ÇAVDAR, SEYDOOĞULLARI, ÇOK / Classical and Contemporary Approaches for Moral Development ries in order to investigate moral development and observed the children during in the play settings (Wright & Croxen, 1989). Piaget emphasized the importance of mutuality autonomy in moral development (Onur, 1979). Piaget proposed two stages in the moral development as heteronomous stage and autonomous stage (Fleming, 2006; Gander & Gardiner, 2010; Kağıtçıbaşı, 1999). Although Piaget s comments were very crucial in moral development, his method had been methodologically criticized (Schaffer, 1997). The Piagetian views led Kohlberg to develop a new theory based on three levels and six stages (Çileli, 1987). The levels in the theory are preconventional, conventional and post conventional (Gander & Gardiner; Kohlberg, 2008). Kohlberg s contributions to moral development have been very influential (Stroud, 2001). Kohlberg and Piaget theories have common qualities (Çileli; Mercin, 2005). Kohlberg s theory had reported western cultures reached higher stages. However this finding had not been supported by certain studies and criticized by some other researchers (Kuyel & Glover, 2010; Miller, 2006; Schaffer, 1997). Rest developed Defining Issues Test (DIT) which is used widely (Thoma, 2006) and most of findings support the validity Kohlberg s theory (Ekşi, 2006). Carol Gilligan and Moral Development Carol Gilligan stated already existing theories were developed mainly for man which was a problem (Austrian, 2008). Gilligan pointed out the quality differences women and men moral judgment (Talbot, 2002). Gilligan proposed two models in her theory which are ethic of care and ethic of justice (Gilligan, 2003; Jaffe & Hyde, 2000; Kyte, 1996; Rhodes, 1985). Gilligan stated that both women and men use two judgements from time to time. But ethic of care is mostly seen for women and ethic of justice is mostly viewed for men (Friedman, Robinson, & Friedman, 1987; Gilligan, 1982 cited in Jaffee & Hyde; Hotelling & Forrest, 1985). Gilligan criticized Kohlberg methodologically (Friedman et al.; Jaffe & Hyde; Lasch, 1992; Woods, 1996). Instead of hypothetical stories, she preferred real life events (Gilligan, 2003). Gilligan conducted interviews with 29 women from different socioeconomic backgrounds and suggested ethic of care had 3 levels (Austrian; Jaffee & Hyde). Gilligan criticized Kohlberg as he obtained all the findings from men and generalized the findings to all genders and stated experiences of girls and boys in various societies differ. In addition, Gilligan stated Kohlberg s ideas are not universal (Austrian, 2008; Gander & Gardiner, 2010; Gilligan, 2003; Gilligan & Attanucci, 1988; Gilligan & Wiggins, 1987). Although Gilligan criticized Kohlberg s theory, she herself received series of criticisms in the literature. Not many researches was done based on Gilligan s ideas and existing research only partially supported her ideas. Gilligan s overemphasis on gender differences and her ignorance of sociocultural context are major criticisms (Jaffe & Hyde, 2000; Lins-Dyer & Nucci, 2007; Puka, 1991; Skoe & Marcia, 1991; Steinberg, 2007; Thomas, 1997; Turiel, 2002; Walker, 1989). Social Domain Theory (Eliott Turiel) Turiel himself is a child in the year 1944 had been saved by a Turkish consolade from being sent on Auschwitz concentration camp and this experience contributed him to study moral development (Rosett, 2003). Social Domain Theory was developed by Turiel (1978; 1979; 1983). Smetana (1983; 2011) as one of the Social Domain Theorists stated through social interactions, individual obtain a lot of information and moral thinking were also based on social interactions. Especially thinking for moral issues develop this way. Turiel (1983; 2002; 2006) similarly stated that children s daily social experiences contributed the development of moral judgments. In this theory, social convention domain represent the rules that children think they are mandatory and these rules provide order for various social settings and they consist of series rules as a form of guide which are responsible for social interactions (Smetana, 1993, 2011; Vasta, Miller, & Ellis, 2004). Turiel (1979; 1983) thought children moved from accepting rules in the social convention domain towards rejecting these rules. The last sources of social knowledge are mentioned personal or psychological domain. This domain includes processes such as understanding and discovering the self (Smetana, 2011). In addition, personal domain includes individuals private life but also covers prudential conditions (Nucci, 1981; 1996; 2001; 2008). Prudential conditions in the social domain theory were mentioned by empirical studies in the literature (Smetana & Asquith, 1994; Tisak, 1986) and were supported (Nucci & Nucci, 1982; Tisak, 1993; Tisak & Turiel, 1988). From developmental perspective ages of sources of information in the social domain theory had been also mentioned (Smetana & Brages, 1990). However differences between cultural contexts and the 1223

14 EDUCATIONAL SCIENCES: THEORY & PRACTICE separation age and quality in these cultural contexts have been discussed (Turiel, 2002; Turiel & Wainryb, 1994; Wainryb, 1993). Social Domain Theorists provided criticisms for Kohlberg s theory and the differences between religious and non-religious societies (Kuyel, 2007; Vainiu, 2011). So these are various form of Social Domain Theory adapted the different cultural contexts (Vasta et al., 2004). These are criticisms for social domain theory in the literature (Swaner, 2004). However focuses on adolescent parent relationship are considered strong aspects of the theory (Nucci, Camino, & Sapiro, 1996; Smetana & Asquith, 1994). In the literature, those are research in the context of adolescent parent relationships conducted in various cultures (Nucci, 2001; Smetana, 2011). Conclusion Although Piaget and Kohlberg provided valuable contribution to the literature, they were also exposed to criticisms (Wright & Croxen, 1989). Gilligan contributed the literature women s moral judgment. Jorgensen (2006) mentioned that Gilligan and Kohlberg criticized each other for their differing views. However they agree on the contributions of cultures on adolescents principles of justice (Austrian, 2008). Both Kohlberg and Gilligan had been criticized by social domain theorists (Smetana & Turiel, 2003). Social Domain Theorists and Kohlberg differ largely on awareness of sources of social knowledge and moral principles (Kohlberg, 1984; Smetana, 1999; Turiel, 1983). As contrary to other theories, Social Domain Theory is considered more social-cognitive. Turiel and Killen (1998) considered Social Domain Theory s limitation with social dilemmas and adolescent parent relationships a positive asset of the theory. In Turkey, there are limited studies on the moral development (Çelen, 2000; Ekşi, 2006). As these studies are first studies in moral development, they are valuable. However these researches are very limited in number. This paper does not include replications for practice which is considered as a limitation. Later studies may focus cross-cultural comparisons and theoretically and practically more functional. References/Kaynakça Austrian, S. G. (2008). Adolescence. In S. G. Austrian (Ed.), Developmental theories through the life cycle (pp ). New York: Columbia University Press. Çelen, N. (2000). Kohlberg in ahlak gelişimi kuramı üzerine görüşler. Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 12 (1), Çileli, M. (1987). Ergenlikte ahlak gelişimi. B. Onur (Ed.), Ergenlik psikolojisi (s ). Ankara: Taş Kitapçılık. Ekşi, H. (2006). Bilişsel ahlak gelişimi kuramı: Kohlberg ve sonrası. Abant İzzet Baysal Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 6 (1), Fleming, J. S. (2006). Piaget, Kohlberg, Gilligan, and others on moral development. Retrieved August 12, 2011, from swppr.com/textbook/ch%207%20morality.pdf Friedman, W., Robinson, A. B., & Friedman, B. L. (1987). Sex differences in moral judgments? A test of Gilligan s theory. Psychology of Women Quarterly, 11, Gander, M., & Gardiner, H. (2010). Çocuk ve ergen gelişimi (çev. A. Dönmez). Ankara: İmge Kitabevi. Gilligan, C. (2003). Hearing the difference: Theorizing connection. Anuario de Psicologia, 34 (2), Gilligan, C., & Attanucci, J. (1988). Two moral orientations: Gender differences and similarities. Merrill-Palmer Quarterly, 34, Gilligan, C., & Wiggins, G. (1987). The origins of morality in early childhood relationships. In J. Kagan & S. Lamb (Eds.), The emergence of morality in young children (pp ). Chicago: University of Chicago Press. Hotelling, K., & Forrest, L. (1985). Gilligan s theory of sex-role development: A perspective for counseling. Journal of Counseling Development, 64, Jaffee, S., & Hyde, J. S. (2000). Gender differences in moral orientation: A meta- analysis. Psychological Bulletin, 126 (5), Jorgensen, G. (2006). Kohlberg and Gilligan: Duet or duel? Journal of Moral Education, 35 (2), Kağıtçıbaşı, Ç. (1999). Yeni insan ve insanlar: Sosyal psikolojiye giriş. İstanbul: Evrim Yayınevi. Kohlberg, L. (1984). The psychology of moral development: Essays on moral development, Vol. II. New York: Harper & Row. Kohlberg, L. (2008). The development of children s orientations toward a moral order I. sequence in the development of moral thought. Human Development, 51 (1), Kuyel, N. (2007). The relationship between religious rules and the moral judgments of more religious and less religious Turkish Muslims. Unpublished doctoral dissertation, The University of Texas at Austin, Austin. Kuyel, N., & Glover, R. J. (2010). Moral reasoning and moral orientation of U.S. and Turkish university students. Psychological reports, 107 (2), Kyte, R. (1996). Moral reasoning as perception: A reading of Carol Gilligan. Hypatia, 11 (3), Lasch, C. (1992). Gilligan s island. The New Republic, December, 7, Lins-Dyer, M. T., & Nucci, L. (2007). The impact of social classs and social cogntive domain on northastern Brazilian mothers and doughters conceptions of parental control. International Journal of Behavioral Development, 31 (2), Mercin, L. (2005). Piaget ve Kohlberg in ahlak (moral) gelişim kuramlarının özelliklerinin karşılaştırılması. Dicle Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, 5, Miller, J. G. (2006). Insights into moral development from cultural psychology. In M. Killen & J. Smetana (Eds.), Handbook of moral development (pp ). London: Lawrence Erlbaum Associates. 1224

15 ÇAM, ÇAVDAR, SEYDOOĞULLARI, ÇOK / Classical and Contemporary Approaches for Moral Development Nucci, L. P. (1981). Conceptions of personel issues: A domain distinct from moral or societal concepts. Child Development, 52, Nucci, L. P. (1996). Morality and personal freedom. E. S. Reed, E. Turiel & T. Brown (Eds.), Values and knowledge (pp ). Mahwah, NJ: Erlbaum. Nucci, L. P. (2001). Education in the moral domain. Cambridge, England: Cambridge University Press. Nucci, L. P. (2008). Nice is not enough: Facilitating moral development. New York: Pearson. Nucci, L. P., & Nucci, M. S. (1982). Children s social interactions in the context of moral and conventional transgressions. Child Development, 53, Nucci, L. P., Camino, C., & Sapiro, C. (1996). Social class effects on northeastern Brazilian children s conceptions of areas of personal choice and social regulation. Child Development, 67, Onur, B. (1979). Ahlak eğitiminin psikolojik temelleri. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi. 12 (1), Puka, B. (1991). Interpretive experiments: Probing the care justice debate in moral development. Human Development, 34, Rhodes, M. L. (1985). Gilligan s theory of moral development as applied to social work. Social Work, 30 (2), March- April, Rosett, C. (2003, June). Two refugee stories: A Turkish hero vs. U.N. goats. Wall Street Journal. Retrieved March 15, 2012 from Schaffer, H. R. (1997). Social development. UK, Oxford: Blackwell Publishing. Skoe, E. E., & Marcia, J. E. (1991). A measure of care-based morality and its relation to ego identity. Merrill-Palmer Quarterly, 37, Smetana, J. G. (1983). Social cognitive development: Domain distinctions and coordinations. Developmental Review, 3, Smetana, J. G. (1993). Children s conceptions of social rules. M. Bennett (Ed.), The child as psychologist (pp ). London: Simon & Schuster. Smetana, J. G. (1999). The Role of parents in moral development: A social domain analysis. Journal of Moral Education, 28 (3), Smetana, J. G. (2011). Adolescents, families and social development: How teens construct their worlds. UK: Wiley-Blackwell. Smetana, J. G., & Asquith, P. (1994). Adolescents and parents conceptions of parental and adolescent autonomy. Child Development, 65, Smetana, J. G., & Breages, J. L. (1990). The development of toddlers moral and conventional judgements. Merrill-Palmer Quarterly, 36, Smetana, J. G., & Turiel, E. (2003). Moral development during adolescence. In G. R. Adams & M. D. Berzonsky (Eds.), Blackwell Handbook of Adolescence (pp ). UK: Blackwell Publishing. Steinberg, L. (2007). Özerklik. (çev. T. Şener). F. Çok (Ed.), Ergenlik içinde (s ). Ankara: İmge Yayınevi. Stroud, S. (2001). Moral judgement and communicative action: Connections between moral development and formal-pragmatic presupposition awareness. Communications Reports, 14 (2), Swaner, L. E. (2004). Review of the literature. Educating for personal and social responsibility: A planning project of the association of American colleges and universities. Retrieved from March 15, 2012, from Talbot, M. (2002). Teen angels. The New Republic, July (22), Thoma, S. J. (2006). Research on the defining issues test. In M. Killen & J. Smetana (Eds.) Handbook of moral development (pp ). London: Lawrence Erlbaum Associates. Thomas, R. M. (1997). Moral development theories-secular and religious: A comparative study. Westport, CT: Greenwwod Press. Tisak, M. S. (1986). Children s conceptions of parental authority. Child Development, 57, Tisak, M. S. (1993). Preschool children s judgments of moral and personal events involving physical harm and property damage. Merrill Palmer Quarterly, 39, Tisak, M. S., & Turiel, E. (1988). Variation in seriousness of transgressions and children s moral and conventional concepts. Developmental Psychology, 24, Turiel, E. (1978). Social regulation and domains of social concepts. W. Damon (Ed.), New directions for child development: Vol. 1. Social cognition (pp ). San Francisco: Jossey-Bass. Turiel, E. (1979). Distinct conceptual and developmental domains: Social convention and morality. C. B. Keasey (Ed.), Nebraska symposium on motivation (pp ). Lincoln, NE: University of Nebraska Press. Turiel, E. (1983). The development of social knowledge: Morality and convention. Cambridge, England: Cambridge University Press. Turiel, E. (2002). The culture of morality: Social development, context, and conflict. Cambridge, England: Cambridge University Press. Turiel, E. (2006). The development of morality. N. Eisenberg (Ed.), Handbook of child psychology, Vol. 3, Social, emotional, and personality development (6th ed., pp ). New York: Wiley. Turiel, E., & Killen, M. (1998). Adolescents and young adults evaluations of helping and sacrificing others. Journal of Research on Adolescence, 8 (3), Turiel, E., & Wainryb, C. (1994). Social reasoning and the varieties of social experiences in cultural contexts. H. W. Reese (Ed.), Advences in child development and behaviour (Vol. 25, pp ). San Diego, CA: Academic Press. Vainiu, H. (2011). Religious conviction, morality and social convention among Finish adolescents. Journal of Moral Education, 40 (1), Vasta, R., Miller, S. A., & Ellis, S. (2004). Child psychology. NJ: Wiley. Wainryb, C. (1993). The application of moral judgements to other cultures: Relativisim and universialty. Child Development, 69, Walker, L. J. (1989). A longitudinal study of moral reasoning. Child Development, 60, Woods, C. J. P. (1996). Gender differences in moral development and acquisition: A review of Kohlberg s and Gilligan s models of justice and care. Social Behavior and Personality, 24 (4), Wright, D., & Croxen, M. (1989). Ahlak yargısının gelişimi (çev. D. Öngen). Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 22 (1),

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİNDE GELİŞİM MODELLERİ... 3 ÖĞRENME TEORİSİ MODELİ... 4 BİLİŞSEL GELİŞİM MODELİ... 5 İNSAN GELİŞİMİNİ VE PSİKOLOJİSİNİ AÇIKLAYAN TEMEL KURAMLAR...

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not III Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Kişilik Gelişimi Kişilik Nedir? *Kişilik, bireyin iç ve dış çevresiyle kurduğu, diğer bireylerden ayırt edici,

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III Ünite:I Eğitim Psikolojisinde Bilimsel Araştırma Yöntem ve Teknikleri 13 Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi 15 Eğitim Psikolojisi ve Bilim 17 Eğitim Psikolojisi ve Bilimsel Araştırma

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

İÇİNDEKİLER. GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN. I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1

İÇİNDEKİLER. GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN. I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ GELİŞİM PSİKOLOJİSİNE DAİR Prof. Dr. İrfan ERDOĞAN I. Gelişim Psikolojisine Kuramsal Bakış...1 BÖLÜM 1 GELİŞİM PSİKOLOJİSİNDE KURAMLAR VE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ Çare SERTELİN MERCAN I.

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 Bilimin Anlamı ve Özellikleri...17 Psikoloji...18 Gelişim Psikolojisi...25 Öğrenme Psikolojisi...26 Psikolojide Araştırma Yöntemleri...26

Detaylı

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI

GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI GEDİZ ÜNİVERSİTESİ PSİKOLOJİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI I. YARIYIL PSI 501 İleri İstatistik Zorunlu 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 II. YARIYIL Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 Seçmeli Seçmeli 3 0 3 8 III. YARIYIL

Detaylı

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU

İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU İSTANBUL DA GENÇLER ARASINDA CİNSELLİK ARAŞTIRMASI RAPORU Kültegin Ögel Ceyda Y. Eke Nazlı Erdoğan Sevil Taner Bilge Erol İstanbul 2005 Kaynak gösterme Ögel K, Eke C, Erdoğan N, Taner S, Erol B. İstanbul

Detaylı

Ebeveyne Duyulan Güvenin Psikolojik Kontrol ve Zorbalık / Zorbalığa Maruz Kalma Arasındaki Aracı Rolünün İncelenmesi*

Ebeveyne Duyulan Güvenin Psikolojik Kontrol ve Zorbalık / Zorbalığa Maruz Kalma Arasındaki Aracı Rolünün İncelenmesi* Ebeveyne Duyulan Güvenin Psikolojik Kontrol ve Zorbalık / Zorbalığa Maruz Kalma Arasındaki Aracı Rolünün İncelenmesi* Fatih BAYRAKTAR, Ankara Üniversitesi DTCF Psikoloji Bölümü Gözde ÖZDİKMENLİ DEMİR,

Detaylı

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI

KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI KADINA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELEDE ULUSLARARASI BELGELER VE KORUMA MEKANİZMALARI Uluslararası Arka Plan Uluslararası Arka Plan Birleşmiş Milletler - CEDAW Avrupa Konseyi - Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi

Detaylı

Dili nasıl öğreniriz? Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Vygotsky nin Gelişime Sosyokültürel Yaklaşımı Yetişkinlikte zeka nasıl gelişir?

Dili nasıl öğreniriz? Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Vygotsky nin Gelişime Sosyokültürel Yaklaşımı Yetişkinlikte zeka nasıl gelişir? Dili nasıl öğreniriz? Piaget nin Bilişsel Gelişim Kuramı Vygotsky nin Gelişime Sosyokültürel Yaklaşımı Yetişkinlikte zeka nasıl gelişir? Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Başka hiçbir hayvan bir dili

Detaylı

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162 TREYT KURAMLARI (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) TREYT KURAMLARI Treyt Bireylerin farklılık gösterdiği kişilik boyutlarının temelini oluşturan duygu, biliş ve davranış eğilimleri Utangaç, açık,

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

Yaşam Değerleri Envanterinin Faktör Yapısı ve Güvenirliği. Prof. Dr. Hasan BACANLI Doç. Dr. Feride BACANLI

Yaşam Değerleri Envanterinin Faktör Yapısı ve Güvenirliği. Prof. Dr. Hasan BACANLI Doç. Dr. Feride BACANLI Yaşam Değerleri Envanterinin Faktör Yapısı ve Güvenirliği Prof. Dr. Hasan BACANLI Doç. Dr. Feride BACANLI Rokeach İnsanların sahip oldukları değerler uzun zamandır psikolog ve sosyologların ilgisini çekmiştir.

Detaylı

ÇOCUĞUN AHLAKİ GELİŞİMİ - KOHLBERG -

ÇOCUĞUN AHLAKİ GELİŞİMİ - KOHLBERG - ÇOCUĞUN AHLAKİ GELİŞİMİ - KOHLBERG - Kohlberg, ahlaki gelişimde zihinsel etkenler üzerinde önemle duran ve gelişim kavramını buna göre oluşturan araştırmacılardan biridir. Kohlberg e göre ahlak, hak-haksızlık,

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ

araştırma alanı Öğrenme Bellek Algı Heyecanlar PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ PSİKOLOJİNİN ALANLARI Doç.Dr. Halil EKŞİ GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Yaşa bağlı organizmadaki değişimleri inceler Çocuk psikolojisi Ergen Psikolojisi Yetişkin Psikolojisi Deneysel Psikoloji Temel psikolojik süreçler

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI

Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Yrd. Doç. Dr. Nilay PEKEL ULUDAĞLI Doğum Tarihi: 1980 E-posta: npekel@baskent.edu.tr Tel: 0 312 246 66 66-1645 (Dahili) Faks: 0 312 246 663 Adres: Başkent Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Psikoloji

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS KÜLTÜRLERARASI YÖNETİM MAN 338 6 3 + 5 3 5 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ

ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ BİRİNCİ AY EĞİTİMLERİ ULUSLARARASI TRAVMA ÇALIŞMALARI PROGRAMI - İSTANBUL - NEW YORK İSTANBUL BİLGİ ÜNİVERSİTESİ Düzey Tarih Gün Zaman Seminerin Konusu Eğitimciler 25/10/13 26/10/13 27/12/13 Cuma 18:00-20:00

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI

EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak OYUN VE ÇOCUK Oyun oynamak çocukluk çağına özgü psikolojik, fizyolojik ve sosyal içerikli bir olgudur. Oyun hem zihinsel gelişimin aynası olan hem sosyal becerilerin öğrenildiği hem de duygusal boşalımın

Detaylı

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE

İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İÇ DENETİM NEDİR? Ali Kamil UZUN, CPA, CFE İçinde bulunduğumuz mayıs ayı Uluslararası İç Denetçiler Enstitüsü (IIA) tarafından tüm dünyada Uluslararası İç Denetim Farkındalık Ayı olarak ilan edilmiştir.

Detaylı

Bölüm 2 Kariyer Gelişimi Kuramlarını Anlama ve Uygulama 42

Bölüm 2 Kariyer Gelişimi Kuramlarını Anlama ve Uygulama 42 Bölüm 1 Kariyer Gelişimi Müdahalelerine Giriş 1 Zaman Boyunca Çalışmanın/İşin Anlamı 8 Çalışma ile Kendine Değer Verme Arasındaki Bağ 11 Sistematik Olarak Kariyer Gelişimi Müdahaleleri Sağlama 14 Kavramların

Detaylı

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU

GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU GEBELİĞİN PSİKO-SOSYAL VE KÜLTÜREL BOYUTU A R A Ş. G Ö R. Z E Y N E P K I R I K K A L E L İ Gebelik dönemi fizyolojik olduğu kadar kalıcı psikolojik değişikliklere de neden olmaktadır. Anne karnında gelişen

Detaylı

ZEÖ/İEÖ217 ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM 1. ÜNİTE: EÇÖZE YE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR. 2. MODÜL: EÇÖZE: Kuramsal Temeller

ZEÖ/İEÖ217 ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM 1. ÜNİTE: EÇÖZE YE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR. 2. MODÜL: EÇÖZE: Kuramsal Temeller ZEÖ/İEÖ217 ERKEN ÇOCUKLUKTA ÖZEL EĞİTİM 1. ÜNİTE: EÇÖZE YE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR 2. MODÜL: EÇÖZE: Kuramsal Temeller Doç. Dr. İbrahim H. Diken Anadolu Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Özel Eğitim Bölümü

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır. K. K. T. C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM ORTAK HİZMETLER DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA REHBERLİK VE ARAŞTIRMA ŞUBESİ 2014 2015 Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS MALİ TABLOLAR ANALİZİ MAN 319 5 3 + 0 3 5. Program Öğrenim Çıktıları 4,6 1,2,5 2,20 7,8

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS MALİ TABLOLAR ANALİZİ MAN 319 5 3 + 0 3 5. Program Öğrenim Çıktıları 4,6 1,2,5 2,20 7,8 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS MALİ TABLOLAR ANALİZİ MAN 39 5 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri Muhasebeye Giriş I+II, Maliyet Muhasebesi Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin

Detaylı

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi Deutsches Rotes Kreuz Kreisverband Berlin-City e. V. BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi BACIM projesinin tanıtımı BACIM Berlin-City ev Alman Kızıl

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Test 11 (Bitişiklik Kuramı)...94. Test 12 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)...97. Test 13 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)...

İÇİNDEKİLER. Test 11 (Bitişiklik Kuramı)...94. Test 12 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)...97. Test 13 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)... III İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Test 1 (Psikolojiye Giriş)... 1 Test 2 (Gelişim Psikolojisine Giriş)... 3 Test 3 (Gelişim Psikolojisine Giriş)... 7 Test 4 (Bilişsel Gelişim)...11 Test 5 (Bilişsel Gelişim)...15

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici

Detaylı

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity

Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity Çalışma Hayatının İki Büyük Korkusu: İşsizlik ve İş Güvencesizliği Two Big Fear of Working Life: Unemployment and Job Insecurity İskender GÜMÜŞ* Nebi Sümer, Nevin Solak, Mehmet Harma İşsiz Yaşam: İşsizliğin

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikoloji RPD 101 Not I Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Psikoloji *Psikoloji, pscyhe (ruh) ve logy (bilim) kelimelerinin birleşiminden meydana gelmektedir. *Psikoloji, hayvan

Detaylı

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5

Bilişsel Gelişim. Psikolojiye Giriş. Okuma raporu #1. Ders asistanım kim? (düzeltilmiş) Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 Psikolojiye Giriş Bilişsel Gelişim Bebek Olmak Nasıl Bir Şey? Düşüncenin Gelişimi Ders 5 2 Okuma raporu #1 Alkolizm için Freudyen bir açıklama getirin. Daha sonra da davranışçı bir açıklama getirin. Son

Detaylı

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Sinema ve Televizyon da Etik Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği Etik ve Ahlâk Ayrımı Etik gelenek anlamına gelir ve törebilim olarak da adlandırılır. Bir başka deyişle etik, Bireylerin doğru davranış

Detaylı

EĞITIM BILIMLERI ÖSYM YE BIREBIR SORULAR

EĞITIM BILIMLERI ÖSYM YE BIREBIR SORULAR ĞTM BM ÖSM BB SOU psikolojinin genel nitelikleri ve gelişim psikolojisine giriş sorular PSKOOJ G TK V GŞM PSKOOJS GŞ SOU 1. nne babanın eğitim seviyesinin çocuğun iletişim becerilerine etkisinin incelendiği

Detaylı

Template. Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması

Template. Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması WINTER Template Otizm Spektrum Bozukluğu Olan Çocuklar İçin Teknoloji Temelli Müdahale Yöntemleri: Bir Betimsel Analiz Çalışması Doç.Dr.Serhat ODLUYURT Arş.Gör. Melih ÇATTIK Anadolu Üniversitesi Engelliler

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri -

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6. Ön Koşul Dersleri - DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR 452 7-8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Seçmeli

Detaylı

Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ABD Ders Ġçerikleri

Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ABD Ders Ġçerikleri Zirve Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği ABD Ders Ġçerikleri 5.DÖNEM 6.DÖNEM DERSLER T U K ECTS DERSLER T U K ECTS SNF 301 FEN VE TEK. ÖĞR. 4 0 4 6 SNF 304 TÜRKÇE ÖĞRETIMI 4 0 4 6 SNF 303

Detaylı

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış

Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Rekabet Avantajının Kaynağı: Satış Satıcılar Hizmetlerini Nasıl Farklılaştırırlar? Wilson Learning in beş farklı kuruluşla yaptığı araştırmanın amacı, satıcıların farklılık ve rekabet avantajı yaratmadaki

Detaylı

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU

Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU Medya Okuryazarlığı Programı NİLÜFER PEMBECİOĞLU İletişim Nedir? Değişen İletişim Kavramı Yalnızlaşma ve Yabancılaşma Yüzeysel Etkileşim İlgi Eksik Etkileşim Otomatik Etkileşim İletişim Herşeydir! Değişen

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL TASARIMI Yrd. Doç. Dr. FATİH ÇINAR TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim teknolojisi TEMEL KAVRAMLAR Eğitim Öğrenme Öğretme Ortam Teknoloji Araç - gereç Öğretim materyali Eğitim teknolojisi Öğretim teknolojisi İletişim EĞİTİM: Davranışçı yaklaşıma göre eğitim, bireyin davranışında kendi

Detaylı

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ KIŞILIK KURAMLARı GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ Kişilik Nedir? Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan biridir. Kişilik kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlaması yoktur.

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri Kurucuları ve Okullar ( W. Wundt Okulu,

Detaylı

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI

AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI AİLE ve EVLİLİK EĞİTİM PROGRAMI PROJE DOSYASI Hayat Boyu Aile Danışma Merkezi; Toplumun çekirdeği olan ailenin doğru temeller üzerine inşası konusunda danışmanlık hizmeti vermek, ailenin önemiyle ilgili

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV) Eylül, 2009 Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Kongresi, Ankara Uzm. Seda YILMAZ İNAL AÇEV Ankara Temsilcisi Ailenin Önemi Anne-babalar, ilk eğiticiler olarak çocukların

Detaylı

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma

Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Deneyimsel Oyun Terapisi Đle Çocuklara Ulaşma Oyun yoluyla çocuklarla çalışmayı isteyen profesyonellere özel bir atölye çalışması I. Düzey: 20 21 Ekim II. Düzey: 22 23 Ekim Deneyimsel Oyun Terapisi (Experiential

Detaylı

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri

Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi SBF Fakültesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon Bölümü Program Yeterlilikleri TYYÇ Yaşam Bilimleri Temel Alanı Yeterlilikleri 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 BİLGİ (Kurumsal

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN...

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN... 6 Yansıtıcı Öğretmen... 8 İyi Öğretmenden Sahip Olması Beklenen

Detaylı

Çocuğunuz ne kadar zeki?

Çocuğunuz ne kadar zeki? On5yirmi5.com Çocuğunuz ne kadar zeki? Psikolojik Danışman Yusuf Menki ile zeka testi konusunu konuştuk. Yayın Tarihi : 20 Aralık 2012 Perşembe (oluşturma : 1/4/2016) Gizem Gül'ün röportajı Hepimiz zeki

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Proje Yönetimi BBA 481 Güz 3+0+0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Proje Yönetimi BBA 481 Güz 3+0+0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U+L Saat Kredi AKTS Proje Yönetimi BBA 481 Güz 3+0+0 3 6 Ön Koşul Dersleri BBA 282 Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri MADDE BAĞIMLILIĞI BAĞIMLILIK Bağımlılık, bireyin kendi ruhsal ve bedensel sağlığına

Detaylı

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1

R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 1886 ÖZEL GETRONAGAN ERMENİ LİSESİ R E H B E R L İ K B Ü L T E N İ - 1 2010 2011 Bilgili olduğumuz oranda özgür oluruz. Sokrates 9. S ı n ı f l a r LĠSELĠ OLMAK ve REHBERLĠK SERVĠSĠNĠN TANITIMI Sevgili

Detaylı

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU

EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU EĞİTİM VE ÖĞRETİM 2020 BİLGİ NOTU Sosyal, Bölgesel ve Yenilikçi Politikalar Başkanlığı (ŞUBAT 2014) Ankara 0 Avrupa 2020 Stratejisi ve Eğitim de İşbirliğinin Artan Önemi Bilimsel ve teknolojik ilerlemeler

Detaylı

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu İÇERİK Rehberlik Birimi Tanıtımı Gelişim Dönemleri ve Okula Uyum Süreçleri Öğrencilerimizin; Zihinsel, bedensel, sosyal ve

Detaylı

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ

22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ 22. Baskı İçin... TEŞEKKÜR ve BİRKAÇ SÖZ Eğitimde Rehberlik Hizmetleri kitabına gösterilen ilgi, akademik yaşamımda bana psikolojik doyumların en büyüğünü yaşattı. 2000 yılının Eylül ayında umut ve heyecanla

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması Prof. Dr. Esra ÖMEROĞLU Arş. Gör. Osman BASĠT Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Eğitimi A.B.D Tematik Yaklaşım Tematik

Detaylı

EKSTRA ANLATILAN DERSLER

EKSTRA ANLATILAN DERSLER MESLEK ELEMANI DERS İÇERİĞİ AİLE EĞİTİMİ ZÜMRESİ AİLEDE DİN EĞİTİMİ (4 SAAT) Dini Açıdan Ailenin Önemi 4 saat Aile Bireylerin Eğitimi Hz Muhammed in Aile Hayatı Ailede Din Kaynaklı Sorunların Çözümü İnanç

Detaylı

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I

Bilimsel Araştırma Yöntemleri I İnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı Tezli Yüksek Lisans Programları Bilimsel Araştırma Yöntemleri I Dr. M. Volkan TÜRKER 7 Bilimsel Araştırma Süreci* 1. Gözlem Araştırma alanının belirlenmesi 2. Ön Bilgi

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK k İl u ok l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABA ve ÇOCUK PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013 Tarihsel Süreç İçinde Baba Olma Kavramı Sosyo-ekonomik ve bilimsel gelişmeler, geleneksel aile

Detaylı

MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI

MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI MEHMET ŞİRİN DENETİM STANDARTLARI DAİRESİ BAŞKANI Bağımsız Denetim Standartları 1. Kilit Terimlerin Belirlenmesi 2. Metnin Çevrilmesi 3. İlk Uzman Kontrolü 4. Çapraz Kontrol İkinci Uzman Kontrolü 5. Metnin

Detaylı

Uygulanması: Kartal Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi (Kartalite) Projesi. 1.2. Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü:

Uygulanması: Kartal Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi (Kartalite) Projesi. 1.2. Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü: 1.1. Projenin Adı: Yaşayan Değerler Programının 4-6 Yaş Çocuklarda Uygulanması: Kartal Yaşam Kalitesini Yükseltme Merkezi (Kartalite) Projesi 1.2. Proje Yürütücüsünün Adı ve Soyadı, Fakültesi/Bölümü: İdil

Detaylı

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler Çocuk ve ergenin kötüye kullanımını üç ana başlıkta ele

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETME ALMANCASI II MAN 104 2 3 + 0 2 2. Program Öğrenme Çıktıları 5, 12

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETME ALMANCASI II MAN 104 2 3 + 0 2 2. Program Öğrenme Çıktıları 5, 12 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETME ALMANCASI II MAN 104 2 3 + 0 2 2 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.

EĞİTİM İŞ ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06. 2009 EĞİTİM İŞ EĞİTİM VE BİLİM İŞGÖRENLERİ SENDİKASI ANNE BABALARIN ÖSS SINAVI SONRASI BEKLENTİ VE KAYGILARININ TESPİT EDİLMESİ ARAŞTIRMA NO:2 GENEL EĞİTİM SEKRETERLİĞİ 14.06.2009 ARAŞTIRMANIN AMACI Araştırmanın

Detaylı

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI Çocuğun, gelişimini olumsuz yönde etkileyecek davranışlara maruz kalmasını önlemek için öncelikle anne ve babaların duyarlılığının artırılması gerekmektedir. Çünkü, annebabalar,

Detaylı

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2031-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI Okul öncesi dönem genel anlamda tüm gelişim alanları açısından temellerin atıldığı

Detaylı

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek

Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Müzakere Becerileri ile Satış Performansını Geliştirmek Wilson Learning in yaptığı araştırma, Evet e Doğru Müzakere eğitiminin satış performansı üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere geliştirilmiştir.

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır.

Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır. Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır. Öğrenme bölümlere ayrılır Öğrenme gerçekleşmediyse ek süre ve ek öğrenme

Detaylı

TTI TriMetrix. Kişisel Yetenekler Versiyonu 1..2011

TTI TriMetrix. Kişisel Yetenekler Versiyonu 1..2011 TTI TriMetrix Kişisel Yetenekler Versiyonu D 1..2011 Türkiye Ana Distribütörü Barbaros Bulvari, Ertugrul Sitesi, No 133, Kat 5, Daire 11, 34349 BESİKTAS - ISTANBUL - TURKIYE +90 (212) 258 7625 / +90 (212)

Detaylı

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler

Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler Örnek Araştırma Tek Ebeveynli Aileler 9 Kasım 2010 Nobody s Unpredictable Çalışmanın Amacı 2010 Ipsos Türkiye de boşanma, ayrılık, ya da vefat nedeniyle ebeveynlerden birinin yokluğunun psikolojik ekonomik

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

Yayın No. : 3249 İşletme-Ekonomi Dizisi : 722. 1. Baskı Ağustos 2015 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-372 - 2

Yayın No. : 3249 İşletme-Ekonomi Dizisi : 722. 1. Baskı Ağustos 2015 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-372 - 2 I Yayın No. : 3249 İşletme-Ekonomi Dizisi : 722 1. Baskı Ağustos 2015 İSTANBUL ISBN 978-605 - 333-372 - 2 Copyright Bu kitabın bu basısı için Türkiye deki yayın hakları BETA Basım Yayım Dağıtım A.Ş. ye

Detaylı

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM DANIŞMANLIĞIN TANIMI VE TARİHÇESİ 2. BÖLÜM DANIŞMANLARIN İŞLEVLERİ VE ÇALIŞMA ALANLARI

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM DANIŞMANLIĞIN TANIMI VE TARİHÇESİ 2. BÖLÜM DANIŞMANLARIN İŞLEVLERİ VE ÇALIŞMA ALANLARI İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM DANIŞMANLIĞIN TANIMI VE TARİHÇESİ I. DANIŞMANLIĞIN TANIMI VE TARİHÇESİNE GİRİŞ... 3 A. Danışmanlığın Tanımı... 4 B. Rehberliğin Tanımı... 4 C. Psikoterapinin Tanımı... 5 D. Danışmanlık...

Detaylı

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) Sosyal Psikoloji Uygulamaları HUKUK SAĞLIK DAVRANIŞI KLİNİK PSİKOLOJİ TÜKETİCİ DAVRANIŞI VE PAZARLAMA POLİTİKA ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ SOSYAL

Detaylı

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz.

Dünyanın İşleyişi. Ana Fikir. Oyun aracılığıyla duygu ve düşüncelerimizi ifade eder, yeni anlayışlar ediniriz. fırsatlara erişmek, barış ve Aile ilişkileri kimliğimizin oluşmasına katkıda bulunur. Binaların içindeki ve çevresindeki alanlar ve tesisler, insanlarin bu binaları nasıl kullanacağını belirler. Oyun aracılığıyla

Detaylı

TEMEL EĞİTİMDE SOSYAL BECERİLERİN GELİŞTİRİLMESİ

TEMEL EĞİTİMDE SOSYAL BECERİLERİN GELİŞTİRİLMESİ 1 ÖZEL EKİN LİSESİ Bilgi Toplumunun Okulu EMPATİ, ÖZEL EKİN LİSESİ P.D.R.H. SERVİSİNİN AYDA BİR YAYIMLANAN SÜRELİ YAYINIDIR. SAYI: 6 Nisan - 2002 AYIN KONUSU TEMEL EĞİTİMDE SOSYAL BECERİLERİN GELİŞTİRİLMESİ

Detaylı

FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky

FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky FSML / 2009 10 I.Dönem s.gky Bir amaca ulaşmak için izlenen düzenli yola yöntem denir. Bilim olaylar ve olgular ile ilgili genel geçerliliği olan nesnel bilgiler elde etmek ister. Bilimin ortaya koyduğu

Detaylı

M-CARE. Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti

M-CARE. Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti M-CARE Engelli ve Yaşlı Bireylere Evde Bakım ve Sağlık Hizmeti Sağlayıcılarının Mobil Eğitimi Anket Sonuçları Raporu - Yönetici Özeti İş Paketi No: İş Paketi Adı: İP2 Durum Taslak 1 Araştırma ve Analiz

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 2 EĞİTİM SÜRECİNDE REHBERLİK HİZMETLERİ

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 2 EĞİTİM SÜRECİNDE REHBERLİK HİZMETLERİ İÇİNDEKİLER ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ VE ÖNEMİ BÖLÜM 1 Çağdaş Anlayışa Göre Eğitim...3 Eğitimin Amaçları...3 İşlevi....4 Okulun Yapısı...4 Öğrenci Kişilik Hizmetleri (Ö.K.H.)....5

Detaylı

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 )

3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) 3. SINIF PYP VELİ BÜLTENİ (8 Eylül 2014 17 Ekim 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca her

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü MESLEKİ GELİŞİM EĞİTİM PROGRAMI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü MESLEKİ GELİŞİM EĞİTİM PROGRAMI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü MESLEKİ GELİŞİM EĞİTİM PROGRAMI EK-2 1. ETKİNLİĞİN ADI Rehberlik Kursu 2. ETKİNLİĞİN AMAÇLARI Bu faaliyeti başarı ile tamamlayan

Detaylı