Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Sağlık Akademi Derneği - Avrupa ve Türkiye genelinde en çok görülen 50 hastalık ve hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi"

Transkript

1 AVRUPA VE TÜRKİYE GENELİNDE EN SIK GÖRÜLEN 50 HASTALIK VE HASTA YAKINLARINA YÖNELİK HASTALIK YÖNETME REHBERİ Bu çalışma bir AB Hayat Boyu Öğrenme Programı LdV Ortaklık Projeleri türünde çok ortaklı bir proje olup 8 ülke 9 ortak ile Türkiye Ulusal Ajansına sunulmuş ve TR1-LEO numarası ile desteklenmeye uygun görülmüştür. Projede yer alan kuruluşlar; Health Academy Association (Coordinator, Turkey); Dr. Sami Ulus Hospital (Turkey); Academy of Science and Education E.V. Dialog in Bildung (Hosting Organization - Germany); Fondazione Ospedali Riuniti (Italy); Vaasa University (Finland); KAHO Sint-Lieven (Belgium); Kosice University (Slovakia); Schemeta Company (England) and Masaryk University (Czech Republic) olup proje partner ve koordinatörleri farklı konularda deneyim ve proje sahibidirler. Projenin amacı; Bu proje çalışması ile hasta yakınlarına, evlerinde birlikte yaşadıkları hastalarının, hastalıkları ile ilgili acil durum, düzenli ilaç kullanımı, davranış değişikliği, sağlığı koruma ve sürdürme konularında yardımcı olacak farklı bir yaklaşım geliştirmeyi hedeflemiştir. Bir diğer hedef ise hastalıkların ani bulgularında ve belirtilerinde hasta zor durumda kalmadan ya da krize girmeden önce neler yapabileceklerini hasta yakınlarına söylemektir. Böylece hasta yakınlarının farkındalıkları artırılacak, aynı ortamı paylaştıkları hastaları ile ilgili olarak hastanın fark etmediği ya da yardıma ihtiyaç duyduğu anlarda doğru çözüm yolunu hastalarına gösterebilecek ve yardımcı olabileceklerdir. * Rehberde geçen her bir öneri tıbbi kaynaklardan elde edilmiş olmasına rağmen yine de kullanıcıların önce bir hekimle görüşmeleri güncel yaklaşımlara uygun davranabilmeleri için önemlidir. Sağlık Akademi Derneği Yönetim Kurulu Türkçe Rehberi Hazırlayanlar: * Neslihan ÜNALMAZ, ** Hülya ERBABA, *** Prof. Dr. Nurullah OKUMUŞ * Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Cerrahi Hemşireliği, Yüksek Lisans Programı ** Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Kadın Sağlığı Hemşireliği, Doktora Programı *** Dr. Sami Ulus Çocuk Hastalıkları Hastanesi, Hastane Yöneticisi (Yenidoğan Uzmanı) 1

2 ÖNSÖZ HASTA YAKINLARI İÇİN HASTALIK YÖNETME REHBER KİTABI İnsanoğlu biyolojik, psikolojik ve sosyal bir varlıktır. Sağlığın sürdürülmesi ve geliştirilmesi de bu üç özelliğin uyum içerisinde olması ile sağlanabilir. Sağlığın bozulması kişiye, çevresine ve bağlı bulunduğu sosyal güvence kurumlarına ek yükler getirmektedir. Sağlığın sürdürülmesi için harcanan enerji ve gayret, sağlıktan sapmaların düzeltilmesi için harcanandan çok daha ucuza mal edilebilir. Bu nedenle öncelikle toplum sağlığının korunması için çaba sarf edilmelidir. Bu çalışmalar düzenli eğitimler olarak devlet ve sivil toplum kuruluşları aracılığı ile yapılmalı önce sağlıklı birey daha sonra hasta ve yakınlarına yönelik programlar olarak planlanmalıdır. Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Ofisinin 30 Mayıs 2014 tarihinde yayınladığı Sağlık 2020* Avrupa için Sağlık ve refah politika çerçevesi raporundaki ana maddelerden birisi, Avrupa ülkelerinde mevcut raporlama sistemleri kullanılarak sağlıktaki ilerlemelerin izlenmesine izin verecek şekilde güvenilir ve karşılaştırılabilir veri toplama faaliyetlerine katkıda bulunmak için uygun yerlerde, sağlık bilgi sistemlerinin kurulması gerektiğine değinmektedir. Bu madde ile güvenilir bilgiye katkıda bulunmak hedeflenmektedir. Ayrıca şu başlıklara önem verilmesi gerektiği bildirilmektedir. Sağlık 2020 Bölgesel politika çerçevesinin ilgili kitlelere ulaşımını sağlamak için uygun bilgilendirme materyallerinin hazırlanması sağlanmalı diğer bir başlıkta ise Sağlık 2020 politikasının uygulanmasını kolaylaştırmak için bilgi tabanlı, kanıta dayalı strateji ve metotların sürekli güncellenmesi ve gelişmesine olanak sağlayan tüm uygun iletişim araçlarını kullanmak gerektiğinden bahsedilmektedir. Bu hedeflerin alt bileşenleri halk sağlığını konu alan kanıta dayalı, ulaşılabilir kaynakların üretilmesi anlamına gelmektedir. Sağlığın bozulması yada hastalıklar herkesin başına gelebilir. Biyolojik olarak her bir faktörden etkilenen insanoğlu maruz kaldığı bu hastalıkların yönetiminde yardıma ihtiyaç duyabilir. Özellikle çocukluk çağı ve geriatrik hastalıklarda bu ihtiyaç hayati önem taşımaktadır. Modern dünyada insanların genel olarak iş, eğitim gibi nedenlerle ailelerinden uzak oldukları gözlemlenmektedir. İnsanlar ailelerinden uzak olsalar da hayatlarını ve hastalıklarını birileri ile paylaşmaktadırlar. 2

3 Bu durumda family caregiver olarak adlandırılan (Family Caregiver; Aileden olan bakıcılar, evde günlük yaşam faaliyetleri ve sağlık ihtiyaçları için hastaya yardımcı olan eşler, çocuklar, akrabalar, ya da arkadaşlar olabilir.**) aile üyelerinin hasta bakması kavramı yerini sadece hasta yakını kavramına bırakmaktadır. Örneğin; Kalp hastalığı, diyabet, çölyak, hipertansiyon, engellilik, alerjik astım gibi pek çok kronik hastalık sahibi kimseler de hastalıkları ile hayatlarını sürdürmek zorundadırlar.yardıma ihtiyaç duymaktadırlar. Hasta yakını hem hasta sahibi olmak hem de nasıl davranacağını bilmemek nedeni ile kaygılı ve çıkmazdadır. Bu durumları bizzat hasta başında gören ve hastanın taburculuğundan sonra normal hayatını sürdürürken ne gibi zorluklarla karşılaştığını doğal ortamında gözlemleyen Sağlık Akademi Derneği üyesi bir grup sağlıkçı hasta yakınlarının hastalık yönetme hakkındaki becerilerini artırmak gerektiği ihtiyacı ile bir proje çalışması gerçekleştirmişlerdir. Projenin ismi Avrupa genelinde yaygın 50 hastalıkla ilgili Hasta yakınlarına yönelik hastalık yönetme rehberi dir. Projenin amacı; Bu proje çalışması hasta yakınlarına, evlerinde birlikte yaşadıkları hastalarının, hastalıkları ile ilgili acil durum, düzenli ilaç kullanımı, davranış değişikliği, sağlığı koruma ve sürdürme konularında yardımcı olacak farklı bir yaklaşım geliştirmeyi hedeflemiştir. Bir diğer hedef ise hastalıkların ani bulgularında ve belirtilerinde hasta zor durumda kalmadan yada krize girmeden önce neler yapabileceklerini hasta yakınlarına söylemektir. Böylece hasta yakınlarının farkındalıkları artırılacak, aynı ortamı paylaştıkları hastaları ile ilgili olarak hastanın fark etmediği yada yardıma ihtiyaç duyduğu anlarda doğru çözüm yolunu hastalarına gösterebilecek ve yardımcı olabileceklerdir. Proje AB Hayat Boyu Öğrenme, Ortaklık Projeleri türünde çok ortaklı bir proje olup yedi ülke, 9 ortak ile Avrupa Birliği Komisyonu-Brüksel e sunulmuş ve TR1-LEO numarası ile desteklenmeye uygun görülmüştür. Projede yer alan kuruluşlar; Sağlık Akademi Derneği (Koordinatör, Türkiye); Dr. Sami Ulus Hastanesi (Türkiye); Academy of Science and Education E.V. Dialog in Bildung (Almanya); Fondazione Ospedali Riuniti (İtalya); Vasa University (Finlandiya); KAHO Sint- Lieven (Belçika); Kosice University (Slovakya); Schemeta Company (İngiltere) ve Masaryk 3

4 University (Çek Cumhuriyeti) olup proje ortak ve koordinatörleri farklı konularda deneyim sahibidirler. Proje çalışmaları 2012 Ekim ayında başlamış ve Eylül 2014 tarihinde sona ermiştir. Çalışmalar iyi bir işbirliği içerisinde tüm tarafların katkısı ile ürüne dönüşmüş ve uluslar arası toplantılar, hasta yakınları için rehber kitap, web sitesi, ulusal çalıştaylar ve proje konulu bir akademik makale elde edilmiştir. Projede yer alan kurum ve kuruluşlar ile proje koordinatörleri, projenin her aşamasında farklı tecrübeleri ile bize destek olmuş ve sürekli iletişimde halinde bulunmuşlardır. Sağlık Akademi Derneği Misyonunun gereği olan halk sağlığını korumak ve geliştirmek için hazırladığı bu proje ile varlığına değer kazandırmıştır. Bu nedenle çalışmamız süresince göstermiş oldukları anlayış, akademik ve sosyal alandaki gayretleri için tüm proje koordinatör ve yararlanıcılara çok teşekkür eder, bundan sonraki çalışmalarında da başarılar dilerim. * Health 2020 The European policy framework for health and well-being, 30 May 2014 **http://www.cancer.gov/cancertopics/pdq/supportivecare/caregivers/patient/page1 Hülya ERBABA Sağlık Akademi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı 4

5 GİRİŞ: HASTA YAKINLARINI BİLGİLENDİREREK SAĞLIK OKURYAZARLIĞINI GELİŞTİRMEK Filip DUMEZ; Sağlık Yönetimi ve Sağlık Hizmetleri Araştırmacı & Okutmanı Yaşlanan nüfus dünyadaki sosyal ve ekonomik kalkınmayı baltalayan bulaşıcı olmayan hastalıkların tehdidi ile beraber yaşıyor. Kronik hastalıklar dünyada ölüm ve sakatlıkların en büyük nedeni.65 yaş üstü insanların sayısının Avrupa'da 2050 yılına kadar yüzde 77 oranında artacağı tahmin edilmektedir. Başkalarına bağımlı yaşlı oranının aynı dönemde iki katına çıkması bekleniyor. Nüfus yaşlanması yaşlı ve çok yaşlı insanların artmasına sebep olur bu ise dejeneratif ve kronik hastalıkların artışına yol açar. 15 yaşın üzerindeki Avrupa'da nüfusunun % 40 ının kronik hastalığa sahip olduğu bildirilmiştir. Emeklilik yaşına ulaşan üç kişiden ikisinin, en az iki kronik rahatsızlığı bulunmaktadır. Avrupa'daki kronik hastalıkların yükü sağlık masraflarının% 70 ila % 80 ini kapsar. Son zamanlardaki bakım modellerinden; kronik durumlar için yenilikçi bakım modeli ve kronik bakım modeli (şekil1) kronik hastalıkların bakım ve tedavisini karşılamak için geliştirilmiştir. Hastaların kendi hastalıklarını yönetebilme ile ilgili sorumlulukları ve sağlık durumlarını yönetme rolleri her geçen gün doğru bir ivme gösterir. Bu ivme bakım ve tedavinin hastaneden topluma oradan eve kaymasına neden olmakta ve dolayısıyla da hasta ve ailesine büyük sorumluluklar getirmektedir. Hasta ve ailelerin ek talepleri muhtemelen yeni tıbbi teknolojinin evrimine yol açıp çok kompleks sağlık şartlarına bile insanların kendi evlerinde ulaşmasını sağlayacaktır. 5

6 KRONİK BAKIM MODELİ Toplum kaynakları ve politikası Sağlık sistemi Sağlık bakım organizasyonu Kendini yönetebilme desteği Dağıtım sisteminin tasarımı Karar desteği Klinik bilgi sistemi Bilgilendirilmiş aktif hasta üretken etkileşimler Hazır durumda proaktif pratik ekibi Geliştirilmiş sonuçlar Hasta ve ailesi pasif alıcıdan aktif ortaklığa doğru hareket eder. Güçlenme olarak anılan bu etkin katılım; genellikle sağlık bilgilerini ve hizmetlerini anlamayı, uygun bir sağlık bakımı kararına (bilgi hareketi) erişimi veya sağlık sistemini kullanabilmek için belli bir kapasiteyi gerektirir. Bu kapasite "Sağlık Okuryazarlığı olarak adlandırılır. Bu kapasite motivasyonu, bilgiyi ve yeterliliği gerektirir. Bu kapasite hayatın seyri boyunca değerlendirme yapabilmek, karar almak ve kaliteli yaşam koşullarına ulaşmak için sağlık terminolojisini anlar, yorumlar, sağlık bilgilerini uygular, hastalıklara önlem teşvikleri sunar. Son Avrupa Sağlık Okuryazarlığı Anketi ile (HLS-AB) 8 Avrupa Birliği ülkesinde tüm yetişkinlerin yaklaşık yarısı test edildi ve bu kimselerin sağlık okuryazarlığını olumsuz olarak etkileyen yetersiz veya sorunlu sağlık okuryazarlığı becerilerine sahip oldukları anlaşıldı. Katılımcıların yaklaşık % 12 si yetersiz genel sağlık okuryazarlığına, üçte birinden fazlasının (% 35) sorunlu sağlık okuryazarlığına sahip olduğu görüldü. 6

7 Bu neredeyse genel örneklemde, her iki katılımcının (cevaplayanın) sınırlı sağlık okuryazarlığını göstermektedir. Bu nedenle Avrupa'da sınırlı sağlık okuryazarlığı sadece bir azınlık sorunu değildir. Özellikle sınırlı sağlık okuryazarlığı, sağlığın geliştirilmesine daha az katılım ve sağlık teşviklerinin azlığı söz konusu olduğunda daha riskli sağlık seçimlerini, daha fazla iş kazasını, kronik hastalıkları, kötü ilaç bağımlılığını, hastaneye sürekli bağımlılığı, morbiditeyi ve erken ölümleri artıran bir eğilimler ortaya çıkar. HLS-AB konsorsiyumu üç sağlık dalı (sağlık bakımı, hastalık önleme, sağlık teşviği) ve dört bilgi-süreci aşaması (erişim, anlamak, değerlendirmek, uygulamak) üstüne entegre edilmiş kavramsal bir model olarak sağlık kuruluşlarının karar alma ve görevleri ile ilgili geliştirilmiştir. Bu sağlık okuryazarlığını değerlendirmek için kullanılabilen bir matrise yol açar aynı zamanda tablo 1 deki girişimin tanımlanması için kullanılabilir. SAĞLIK OKURYAZARLIĞI Sağlıkla ilgili bilginin Değerlendirilmesi /Edinimi Sağlıkla ilgili bilginin anlanması Sağlıla ilgili bilginin yorumlanması, değerlendirilmesi Sağlıkla ilgili konuların uygulanma ve kullanılması SAĞLIK BAKIMI Tıbbi ve klinik konularda bilgilere erişim becerisi Tıbbi bilgileri ve üretilen kavramları anlama becerisi Tıbbi bilgileri yorumlama ve değerlendirme becerisi Sağlık kararlarıyla ilgili konuların rapor edilebilmesi becerisi HASTALIK ÖNLEME Riskli faktörlerde bilgiye erişim becerisi Riskli faktörlerde ve üretilen kavramlarda bilgiye erişim becerisi Riskli faktörlerde bilgiyi yorumlama ve değerlendirme becerisi Riskli faktörlerde bilgiye hükmetme becerisi SAĞLIĞIN TEŞVİKİ Sağlıkla ilgili konularda kendini güncelleme becerisi Sağlıkla ilgili konularda anlama ve anlam üretme becerisi Sağlıla ilgili konuların bilgisinin yorumlanmasını ve değerlendirilmesini anlayabilme becerisi Sağlık sorunlarıyla ilgili yansıyan(değişebilen) bir görüş oluşturma becerisi Sağlık bilgileri temin edilen hastalar ve onların bakıcıları, yakınları geniş bir hedef yelpazesinde hizmet ettiklerini iddia ederler. Örneğin Bina sağlık şartlarının anlaşılması gerektiğinde uzman aranması ve desteklenmesi, tedavi, yönetim veya sosyal bakım 7

8 seçeneklerinin desteklenmesi gerektiğinde uygun sağlık sağlayıcılarına erişimin belirlenmesi, halk sağlığı riskleri hakkında birincil ve ikincil önleme konusunda hastayı eğitme gibi konularda iyi olduklarını iddia ederler. Sağlık okuryazarlığını geliştirmek üzere yapılan eylemler bireysel olarak sadece hastayla sınırlı olmamalıdır. Bunun yanı sıra, aileler ve diğer resmi olmayan bakıcılarda ulaşılması hedeflenen kitle içinde olmalıdır. Bu resmi olmayan hasta bakıcılar bakımda büyük paya sahiptirler. Hasta bakıcıları ve onların baktıkları insanların rollerini desteklemek, refahını korumak pozitif sonuçlar doğurabilir. Problemlerin önceden tespiti, ikincil olarak önlenmesi, resmi olmayan bakım maliyetlerini düşürür. Mesela; Düşük oranda hastaneye yatış daha az komplikasyon görülmesini sağlar. Gayri resmi bakıcılar (aile üyeleri, yardımcı kişiler) her ne kadar bilgilendirilseler de, araştırmalar resmi olmayan bakıcıların, akrabaların % 60 ının sağlık hakkında daha fazla bilgiye ihtiyacı olduğunu belirtmektedir. Bakıcıların çeşitli alanlarda bilgi ihtiyacı vardır (örneğin hastalıkla ilişkili olarak, mali olarak, sosyal destekleme olarak) ve bakıcılarla hasta arasındaki ilişki bu bilgilerin edinilmesi ile değişebilir. Sağlık okuryazarlığını geliştirme müdahaleleri çeşitlilik arz eder bireysel düzeyde veya toplum düzeyinde olabilir. Bilgilerin sağlanması hasta ve hasta yakınları veya bakıcıların sağlık okuryazarlığını artırabilir. Bu durum kaliteli bilgi sağlanması yoluyla olabilir (zamanında, ilgili, güvenilir ve kolay anlaşılır bilgi). Sağlık okuryazarlığı oluşturmak sade bir dil ve kolay temin edilen materyal ile başlanmasını gerekir. Sağlık bilgi materyalleri kendi içeriğinde ve formatında farklılıklar ve çeşitlilikler gösteren kültürlerde, cinsiyet, yaş ve bireylere duyarlı olmalıdır. Yazılı bilgi geliştirme sürecine profesyonellerin, gayrı resmi bakıcıların ve bakım alıcıların dahil edilmesi gerekir. Bilgilerin düzenli bir biçimde değerlendirilmesi ve güncellenmesi paydaşların katılımını gerektirir. 8

9 Sağlık okuryazarlığı hastaların subjektif tercihlerine göre tıp biliminin durumunu değiştirmek anlamına gelmez. Sağlık sağlayıcılarının, toplum kaynakları gibi hususlarla iç içe olmaları yani toplumsal konuların içinde tutulmaları önemlidir. Yazılı bilgiler hastaların ve onların bakıcılarının sağlık okuryazarlığını artırabilir. Bu rehber ikinci hedef grup için ortak hastalıklar üzerine sade yazılmış bilgi içeriğini amaçlamaktadır. Bu çalışma Avrupa Birliği Hayat boyu Öğrenme programı Leonardo Da Vinci alt programı kapsamında hazırlanan bir projenin çıktısıdır. Bu Proje, Eylül 2012 ile Ağustos 2014 tarihleri arasında sürdürülmüş ve Sağlık Okuryazarlığı düzeylerini geliştirerek aile bakıcıları ve diğer bakıcılar için destek sağlama amacını gütmüştür. Bu rehber kitabın geliştirilmesinde farklı ülkeler rol aldığından dolayı, sunulan bilgiler ağırlıklı olarak genel hastalıklar ile ilgili konular üzerinde durmaktadır. Toplumsal destek sistemi daha çok ülkelerin kendine özgüdür. Bu nedenle sosyal ve toplum desteği hakkında bilgi bu rehber kitabın kapsamı dışında bırakılmıştır. Biz sağlık profesyonelleri ile yakın işbirliği içinde, hasta yakınlarının akrabalarına bakmaları için daha yetkin kişiler olmalarını bekliyoruz ve onlara anlaşılabilir, klinik, pratik bilgiler vermeyi umut ediyoruz. 9

10 B. Burak SOYER, Türkiye Böylesi verimli bir çalışmaya öncülük yapmak kurumumuz, Sağlık Akademisi Derneği, adına büyük şereftir. Bu projenin ödüllendirilmeye değer yanı, proje kapsamında ortaya çıkmış olan el kitabının uluslararası sağlık uzmanları, akademisyenler ve yönetici kadro tarafından hazırlanmış olmasıdır. Ayrıca bu rehberin Avrupa'da hasta ve hasta yakınları için bir referans kitap olmasını umuyoruz. Gülay ÇETİNKAYA, Türkiye Yaşadığım sürecin her adımında sonuca ulaşma yolunda çoşkuyla ve merakla yeni arkadaşlar edindim, farklı kültürlerle karşılaştım. Bu bağlamda bir sağlık çalışanı olarak inanıyorum ki hasta ve hasta yakınları için zorlu bir çalışmayla ortaya koyduğumuz bu el kitabı bize ve diğer katılımcı ülkelere yarar sağlayacaktır. Filip DUMEZ, Belçika Bu proje insanları kendi sağlıkları adına daha sorumlu hale getirme ameliyesi taşımaktadır. Sağlık yönetimi ve sağlık bakımı müesseseden topluma doğru değişiklik arz eder. Bu proje hasta yakınlarının rolünün artırılmasıyla alakalı örneğin; hasta güçlendirilmesi, sağlık okuryazarlığı ve öz-yönetimi gibi konulara daha vakıf olabilmek için ilham vermektedir. Bunun yanında kronik bakım modeli gibi teorik bilgilerin pratik uygulamaları konusunda yol göstermektedir. 10

11 Ales BOUREK, Çek Cumhuriyeti Bu proje Masarky Tıp Fakültesi Sağlık Bakımı Kalite Merkezi katılımcılarına sağlık bakımı gelişimi alanında diğer ortakların ne tür organizasyonlar yaptığını görme imkanı verdi. Biz çeşitli sosyo-kültürel çevrelerden gelen kuruluşların nasıl bir ekip çalışması yaptığını ve nasıl uzlaşmaya vardıklarını proje sonuçları kapsamında öğrenmiş bulunuyoruz. Bu el Kitabı "50 en yaygın hastalıkla ilgili hasta yakınlarının Hastalık yönetimi el kitabı yeni fikirlerin geliştirilmesi, bilgi alışverişi ve daha fazla işbirliği için gerçekten faydalıydı. Jenny HUNT, İngiltere Bizim küçük Şirketimiz sağlık ve eğitim kuruluşlarının geniş bir yelpazede tanıtımıyla bu projeden yararlanmıştır. Biz farklı kültür geçmişine sahip olan insanlarla bir araya gelmekten, çalışmaktan ve ne yaptıklarını öğrenmekten zevk aldık. Bu deneyim doğru İngilizce çeviri üretme becerilerini kullanarak gelecekte diğer projeleri de sunmak için bize yardımcı olacaktır. Gerard Rudi PELZ, Almanya Endüstriyel olarak çok gelişmiş Avrupa Birliği ülkelerinde, sağlık bakımı konusu ele alındığında insanların sorumlulukları giderek artan bir rol oynayacaktır. Çeşitli ülkelerdeki durumu bilmek için farklı fikirler almak ve çözümleri paylaşmak çok ilginç ve yararlı oldu. Sürdürülebilir bir yaklaşıma göre hastalıkların ele alınması ve önceden engel olunmasıyla ilerki yıllarda bu sonuçlar hastaya ve hasta yakınlarına fayda sağlayacaktır. 11

12 Annarita Settimi DUCA, Italya "50 en yaygın hastalıkla ilgili hasta yakınları için hastalık yönetimi rehberi adındaki bu proje Hastalığın hasta bakıcı tarafından özerk yönetimi, gibi bazı önemli konuları derinden incelememize imkan vermektedir. Bundan başka bu proje yeni fikirlerin geliştirilmesine ve bütün ortaklarla paylaşılmasına olanak sağlayacaktır. Kristina ZGODAVOVA, Slovakya Bu projenin TUKE için ilginç olma sebebi, farklı kültürlü ekiplerle çalışmamızdan kazandığımız tecrübelerdi. Bu proje hasta yakınını da bakıma dahil etmesi gibi özel hedefleri nedeniyle Slovakyada ki proje sonuçlarının yaygınlaşmasını destekleyen Hasta Hakları Derneği yle iletişime geçmemizide sağlamıştır. 12

13 AKADEMİK DANIŞMA KURULU Prof. Dr. Metin DOĞAN Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nurullah OKUMUŞ Neonatoloji Uzmanı ve Hastane Yöneticisi, Dr. Sami Ulus Hastanesi Dr. Ales BOUREK Masaryk Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Bakım Kalite Merkezi Filip DUMEZ Araştırmacı, Sağlık Bakım Yönetimi ve Sağlık Hizmetleri Doç. Dr. Hayriye KARABULUT Kulak Burun Boğaz Uzmanı, Gazi Üniversitesi Doç. Dr. Gül PINAR Hemşirelik A.B.D Bölüm Başkanı, Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Hülya ERBABA Kadın Doğum Hemşireliği (Doktora Programı), Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Neslihan ÜNALMAZ OKATAN Cerrahi Hemşireliği (Master Programı), Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Elisa MARCONI Psikolog Fondazione Ospedali Riuniti ONLUS Gülay ÇETİNKAYA Sağlık Bakım Hizmetleri Müdürü, Dr.Sami Ulus Hastanesi 13

14 YAZAR VE EDİTÖR KURULU Hülya ERBABA Kadın Doğum Hemşireliği (Doktora Programı), Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Neslihan ÜNALMAZ OKATAN Cerrahi Hemşireliği (Master Programı), Yıldırım Beyazıt Üniversitesi ALES BOUREK Masaryk Üniversitesi Tıp Fakültesi Sağlık Bakım ve Kalite Merkezi Dr. Gerhard Rudi PELZ Araştırmacı, Dialog in Bildung Bilim ve Eğitim Akademisi Dr. Annarita Settimi DUCA Yönetici, Fondazione Ospedali Riuniti ONLUS Jenny HUNT Schemeta A.Ş Mike COLLETT Schemeta A.Ş 14

15 İÇİNDEKİLER ÇOCUK HASTALIKLARI 1-AKUT GASTROENTERİT (ANİ BAŞLANGIÇLI İSHAL) AKDENİZ ANEMİSİ AKUT OTİT MEDİA ALERJİK ASTIM ÇOCUKLUK ÇAĞI DÖKÜNTÜLÜ HASTALIKLARI ÇOCUKLUK ÇAĞINDA İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU DOĞUMSAL ANOMALİLER HEPATİTLER HİPOKSİK İSKEMİK ENSEFALOPATİ KASIK FITIKLARI (İNGUİNAL HERNİ) GÖZ HASTALIKLARI (KIRILMA KUSURLARI) KONVÜLSİYONLAR (HAVALE) LÖSEMİ (KAN KANSERİ) MENENJİT PNÖMONİ (ZATÜRRE) SEPSİS ŞAŞILIK TONSİLLOFARİNJİT (BADEMCİK İLTİHABI) YENIDOĞAN SARILIĞI YENİDOĞAN BEBEĞİN EV BAKIMI DİYABET (ÇOCUK HASTALIKLARI) YEME BOZUKLUKLUKLARI, (ANOREKSİ, BLUMİA) KONJENITAL KALP HASTALIĞI YAYGIN ERİŞKİN HASTALIKLARI 1-ANEMİ ASTIM BÖBREK YETMEZLİĞİ ÇÖLYAK HASTALIĞI DEPRESYON DİYABET(ŞEKER HASTALIĞI) NEDİR? EGZEMA EPİLEPSİ GASTRİK ÜLSER (MİDE ÜLSERİ) GASTROENTERİT KALP YETMEZLİĞİ HİPERTANSİYON KORONER ARTER HASTALIĞI KANSER LOMBER DİSK HERNİSİ (BEL FITIĞI)

16 16-MİGREN OBEZİTE PNÖMONİ (ZATÜRRE) ROMATOİD ARTRİT SİROZ TİROİD HASTALIKLARI ATEROSKLEROSİS (DAMAR TIKANIKLIĞI) DEMANS AŞIRI BUNAMA / AKIL HASTALIĞI / BUNAKLIK OSTEOARTRİT (KİREÇLENME) KRONİK OBSTRUKTİF PULMONER (AKCİĞER) HASTALIĞI (KOAH) FELÇ ÜRİNER İNKONTİNANS (İDRAR KAÇIRMA) MALNUTRİSYON (KÖTÜ BESLENME) YAŞLILARDA EN SIK GÖRÜLEN GÖRME BOZUKLUKLARI EV KAZALARI VE YARALANMALAR EVDE HASTA BAKIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER

17 1-AKUT GASTROENTERİT (ANİ BAŞLANGIÇLI İSHAL) TANIM Akut gastroenterit ani başlayan ishal ve/veya kusma ile karakterize bir hastalıktır. NEDENLERİ Akut gastroenterite sıklıkla virüsler neden olmakla birlikte bakteriler ve parazitlerde etken olabilir. BELİRTİLER Dışkı kıvamında değişiklik, sulu dışkılama Kusma, bulantı İştahsızlık (büyük çocuklarda), yetersiz beslenme (süt çocuklarında) Karın ağrısı Dehidratasyon (vücutta sıvı kaybı) TEDAVİ 1. Ağızdan veya damar yoluyla sıvı tedavisi 2. Ağızdan beslenemeyen veya kusan çocuklarda ağızdan sıvı tedavisi solusyonu (AST) sonda ile verilebilir Aşağıdaki durumlarda damar yoluyla sıvı tedavisi gerekir Şok belirtisi veya şüphesi AST tedavisine rağmen genel durumu bozulan çocuklarda Ağızdan veya sondayla verilen AST sıvısına rağmen karın şişliği gelişen veya devamlı kusan çocuklarda Gerekli durumlarda antibiyotik tedavisi verilebilir. Antidiyareik (ishal kesici) ilaçlar kullanılmamalıdır Etkinliği tam olarak gösterilmemekle birlikte probiyotik (yararlı bakteri) içeren ürünler verilebilir. ÖNERİLER Emzirme akut gastroenterit e karşı koruma sağlayabilir Emzirmeye veya mama vermeye devam ediniz 17

18 Katı gıda vermeyiniz Sıvı gıdalar almasını sağlayınız Özellikle de dehidratasyon şüphesi olan çocuklarda meyve sularını ve karbonatlı içecekleri vermeyiniz. Doktor tarafından verildiyse, AST yi önerildiği şekilde kullanınız. Eller sabunla sık sık yıkanmalıdır (mümkünse sıvı sabun) Çocukların en son sulu dışkılamadan veya kusmadan sonra 48 saat süreyle kreşe/okula gitmemesi önerilir Rotavirus mikrobuna karşı geliştirilen aşı bebeklerde 2. ve 3. ayda ağızdan verilebilmektedir. 2-AKDENİZ ANEMİSİ TANIM Akdeniz anemisi (kansızlığı) ya da tıptaki adıyla talasemi, doğacak çocuğa anne-babasından talasemi geninin kalıtımsal olarak geçtiği bir tür kansızlık hastalığıdır ve yaşam boyu devam eder. NEDENLERİ Kalıtımsaldır. Hastalığı taşıyan anne ve babanın çocuklarında görülür, her çocukta görülme riski %25 tir. BELİRTİLER Akdeniz anemisinde çocuk doğduğunda normaldir. 5-6 aydan sonra kansızlık belirtileri ortaya çıkar. Dalak ve karaciğer büyüdüğü için karın büyür. Çocuk iştahsızdır ve gelişmesi yavaşlamıştır. Daha sonra kemiklerde değişiklik olur. Burun kökü çöker, elmacık kemikleri daha belirgin hale gelir. Eğer henüz bu bulgular ortaya çıkmadan doğru tanı konur ve erkenden uygun tedaviye başlanırsa organ büyümesi olmaz, yüz görünümü değişmez ve gelişme de normale yakın olur. Solukluk, hızlı nefes alıp verme, hava açlığı çekme, kalp atım hızının artması, halsizlik, uykuya eğilim, kansızlık durumunun belirginleştiğini gösterir. 18

19 TEDAVİ 1. Aralıklı kan nakli yapılması 2. Demiri vücuttan uzaklaştırıcı ilaçlar 3. Kemik iliği (kök hücre) nakli (kesin tedavi yöntemi) ÖNERİLER Hastalığın en önemli sorunlarından biri kanın aniden düşmesi olduğu için, bu tür durumlarda hastayı hızla kan nakli yapılabilecek bir sağlık merkezine götürmek gerekir. Düzenli olarak doktor takiplerine devam etmek, gerektiği durumlarda kan nakli yapılması ve demir birikimini önleyici ilaçlarını düzenli alması gerekir. Akraba evliliklerinin önlenmesi de hastalığın ortaya çıkma ihtimalini azaltacaktır. Evlilik öncesi ebeveynlerin kan sayımı yapılmalıdır. 3-AKUT OTİT MEDİA TANIM Orta kulağın ani gelişen enfeksiyonudur (orta kulak iltihabı). NEDENLERİ En sık neden olan mikroorganizmalar; virüsler ve bakterilerdir. BELİRTİLER Huzursuzluk, İştahsızlık, Uykusuzluk Daha önce var olmayan kulak çekiştirme Ani başlayan kulak ağrısının varlığı (ateş eşlik edebilir). 19

20 Muayenede; kulak zarında kızarıklık, bombelik olması ve ışık reflesinin kaybı, bazen de dış kulak kanalından da görülebilen enfeksiyon akıntısı ile beraber kulak zarı delinmesi görülebilir. TEDAVİ İlaç tedavisi, ileri durumlarda cerrahi tedavi (tüp takılması). ÖNERİLER Aşılama, Anne sütü alımı desteklenmeli Yatarken biberonla beslenmemeli, Pasif sigara içiciliği önlenmeli, Kreşlerdeki kalabalık ortam düzeltilmeli, 4-ALERJİK ASTIM TANIM Astım; öksürük, hışıltı, nefes darlığı bulguları olan solunum yolu tıkanıklığı, duyarlılığı ve yangısı ile karakterize çocuk çağının en sık hastalık/sendromudur NEDENLERİ Kesin nedeni yoktur. Ancak, genetik ve çevresel faktörler bir arada ya da tek başına hastalığın görünmesine sebep olabilir. BELİRTİLER Tekrarlayan öksürük atakları, Hışıltı Nefes darlığı Balgam Göğüs ağrısı 20

21 Öksürük atakları özellikle gece çocuğu uykudan uyandırır. Astım atakları arasında muayenede bulguları ve hastanın kendisi tamamen normaldir. TEDAVİ Hasta eğitimi ve çevre kontrolü (sigara maruziyeti, solunum yolu tahrişi yapan maddeler), İlaç tedavisi; rahatlatıcılar, kontrol ediciler Alerjen aşı tedavisi (immunoterapi) ÖNERİLER Ev içi tetikleyiciler belirlenmeli ve uzaklaştırılmalı (ikinci ve üçüncü el sigara içiciliği, ev tozu hamamböceği, küf ve tahriş edicilerin uzaklaştırılması), Solunum yolu ile kullanılan ilaçların aracı parçayla doğru kullanılmalı, Gerekli hallerde acil servisle iletişime geçilmelidir., Çocukluk Çağı Astım Hastalığı genellikle yüz güldürücüdür. Çocuğun tamamen iyileşmesi mümkündür. Fakat takip ve düzenle kontrol zorunludur. 5-ÇOCUKLUK ÇAĞI DÖKÜNTÜLÜ HASTALIKLARI TANIM Deri döküntüleri çocukluk çağı bulaşıcı hastalıklarının bazılarının asıl bulgusu olduğu gibi bazı hastalıkların seyri sırasında da çıkabilir. Çocukluk çağı döküntülü hastalıklarından bazıları; kızamık, kızamıkçık, kızıl, suçiçeği, 5. hastalık, 6. Hastalıktır. NEDENLERİ Hastalığa özgü virüsler ve bakterilerdir. BELİRTİLERİ Ateş, öksürük olabilir. Hastalığa özgü döküntüler 21

22 Döküntünün çıkmasından 1-4 gün sonra yanakta ön azı dişleri hizasında başlayan mavi beyaz renkli tuz tanesi büyüklüğünde etrafı kırmızı halka ile çevrili koplik lekeleri hastalık için tanı koydurucudur. Kızamığın döküntüsü kırmızımsı kahverengidir ve saçlı deri sınırından başlar, yüze ilerler, gövdeye ve ekstremitelere yayılır, birleşme eğilimindedir. (kızamık) Döküntü baş ve boyunda birbirinden ayrı küçük pembe kızarıklık şeklinde başlar, gövde ve ekstremitelere yayılır, soyulma olmadan 3 gün içinde geriler. (kızamıkçık) Döküntü boyundan başlayıp gövde ve ekstremitelere yayılır. Döküntü yaygın kırmızı renkli ve kaz derisi görünümünde olup kıvrım yerlerinde birleşme eğilimindedir. Yüz genellikle korunur, ağız çevresi soluk, yanaklar kırmızıdır. Döküntü 3-4 günden sonra geriler ve ardından soyularak iyileşir. Dil önce beyaz renklidir, soyulmadan sonra kırmızı çilek dili görünümünü alır. (kızıl) Döküntü öncellikle gövde veya yüzden başlar, daha sonra ekstremitelere yayılır, karakteristik özelliği birbirinden farklı evrede kaşıntılı içi su dolu döküntülerdir. (suçiçeği) Karakteristik döküntüsü üç evrelidir, her zaman birbirinden ayırt edilemeyebilir. İlk aşama tokatlanmış yanak görünümü olarak tarif edilen yüzde kızarıklık, ikinci aşamada gövdede ve üst ekstremiteler de dantela şeklinde yaygın kızarıklık, daha sonra 1-3 hafta içinde güneş ışığı, ısı, egzersiz ve stresle tekrarlayan döküntüler görülür. (5. Hastalık) Döküntü birbirinden ayrı, küçük, pembe renkli olup gövdeden başlayıp boyuna, yüze ve üst ekstremitelere yayılır. Kaşıntılı değildir ve 1-3 gün içinde solar. (6. Hastalık) TEDAVİ Genel bir tedavisi olmamakla birlikte, gerekli durumlarda ilaç tedavisi uygulanır. ÖNERİLER Yukarıdaki belirtilerden biri görüldüğü anda mutlaka doktora başvurulmalıdır. Çocukluk çağı aşı takvimine uyulmalı, aşı kartları saklanmalıdır. Döküntülü hastalıklar solunum yoluyla bulaştığı için, hasta kişilerle temastan kaçınılmalı. Kızamıklı kişi ile temas halinde temas sonrası ilk 3 gün (72 saat) içinde kızamık aşısı veya ilk 6 gün içinde kızamık immunoglobulin uygulanması ile hastalıktan korunulabilir. 22

23 Cocuk beslenmeye devam ettirilmeli, sıvı alımı arttırılmalı. Döküntüler kaşınmamalı, koparılmamalı. 6- ÇOCUKLUK ÇAĞINDA İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI TANIM Dışkıda bulunan bakterilerin bağırsaklardan, anüsden üretraya, idrar kesesine hatta bazen böbreklere kadar yayılmasıyla idrar yolu enfeksiyonu oluşur. NEDENLERI Neden olan mikro organizma genellikle bakterilerdir. BELIRTILER İki yaşından büyük çocuklarda; İdrar yaparken yanma-ağrı, Sık işeme, Karın-sırt ağrısı Ateş (38ºC den fazla) sıklıkla görülür. İki yaşından küçük çocuklarda; Ateş Bulantı, Kusma, İshal veya kabızlık, Beslenme güçlükleri hatta kilo kaybı TEDAVI İdrar yolu enfeksiyonlarının tedavisinde antibiyotikler kullanılır. ÖNERILER Sık alt değiştirilmelidir Alt değiştirirken temizliğin önden arkaya doğru yapılmalıdır. Bol sıvı alınmalıdır. Çocukların idrar tutmamaları, hemen tuvalete gitmeleri sağlanmalıdır. Yukarıdaki belirtiler görülürse mutlaka doktora başvurulmalıdır. 23

24 7- DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU TANIM Dikkat sorunları, aşırı hareketlilik ve isteklerini erteleyememe, düşünmeden hareket etme ile kendini gösteren bir hastalıktır NEDENİ DEHB anne-babanın yetiştirme biçimlerinin doğrudan sonucu olmayan, kalıtsal özelliklerin ağır bastığı, bir hastalıktır. BELİRTİLERİ Hiperaktivite bozukluğunda, hasta bireyler, Yerinde duramazlar Oturması gerektiği halde oturamazlar Sessiz sakin oyun oynamakta güçlük çekerler Yerli yersiz koşup tırmanırlar Çok konuşurlar Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan cevabını yapıştırırlar Her zaman bir şeylerle uğraşırlar Sırasını beklemekte zorlanırlar Olaylara veya konuşmalara müdahale edip yarıda keserler Dikkat eksikliğinde; Yönergeleri başından sonuna kadar takip edemezler Dikkatlerini yaptığı işe veya oyuna vermekte zorlanırlar Evde veya okulda yapacağı işler ve aktiviteler için gereken malzemeleri kaybederler Siz konuşurken dinlemez gibi görünürler Detayları gözden kaçırırlar 24

25 Düzensiz görünürler Uzun süre zihinsel çaba gerektiren işleri yapmakta zorlanırlar ve bunlardan kaçınırlar Unutkandırlar İlgileri kolayca başka yönlere kayar TEDAVİ İlaç tedavileri Psikoeğitim ve Davranışçı yöntemlere dayalı terapi Diğer Psikoterapiler (ek sorunlar varsa bunları çözmeye yönelik, örneğin Aile Terapisi) ya da eğitsel müdahaleler (ek sorun varsa örneğin Özgül Öğrenme Güçlüğü mevcudiyetinde buna özgü eğitsel yardım düzenlemeleri) ÖNERİLER 1. Kurallar koyduğunuz zaman bunların çok özgün olmasına dikkat edin ve onları yazıp asın 2. Ödülleriniz çocuk için anlamlı ve güçlü ödüller olsun 3. Sık sık geri bildirim verin, çocuğunuza onun ne yaptığının farkında olduğunuzu gösterin 4. Çocuğunuza beklentileri ve planları konusunda yardım edin 5. Çocuğunuzun iyi günleri olabileceği gibi kötü günleri de olabileceğini göz önünde bulundurun 6. Olumsuzluklar, yapamadığı şeyler ve cezalar hakkında odaklanmaktan ziyade olumlular üzerinde odaklanın 7. Bir karakter sorunuyla değil biyolojik bir sorunla mücadele etmekte olduğunuzu daima akılda tutun 8. Çok konuşup nasihat vermeyin, davranışlarınız daha öğretici olacaktır 9. Espri anlayışınızı kaybetmeyin ve sabırlı olun 10. Kendiniz ve çocuğunuza karşı hoşgörülü olun. Bu işte birliktesiniz ve elinizden geleni yapıyorsunuz 25

26 8- DOĞUMSAL ANOMALİLER TANIM Anne karnındaki bebeğin gelişimi sırasında oluşan ve doğumda varolan tüm gelişimsel kusurlar doğumsal anomaliler başlığı altında toplanır. Bir çok ülkede çocukluk çağının en önemli ölüm, kronik hastalık ve engellilik nedenleri arasındadırlar. NEDENLER Genetik: Akrabalık genetik hastalık riskini yaklaşık iki katına çıkarabilir. Hamilelikte annenin maruz kaldığı bazı ilaç, enfeksiyon, kimyasal maddeler, radyasyon Hamilelikte uyuşturucu, aşırı sigara ve alkol kullanımı. Neden bulunamayanlar. Bir kısmında ise birden fazla faktör rol alabilir. BELİRTİLER Vücutta baştan ayağa (baş, boyun, gövde, akciğerler, kalp, karın organlar, eller, ayaklar gibi) herhangi bir organ ya da doku tutulabilir. En sık görülen ağır doğumsal hastalıklar; kalp, beyin ve omurilik bozuklukları, down sendromu, yarık damak, yarık dudak. Tek olabildikleri gibi birden fazlası da bir arada görülebilir. TANI YÖNTEMLERİ Hamilelikte ultrason Hamilelikte yapılan tarama testleri Bebeğin dış görünüşünde değişiklikler İç organları etkileyen anomaliler dış görünüşten anlaşılamayabilir ve bazen daha ileri yaşlarda belirti verebilir. TEDAVİ 26

27 Çoğu doğumsal anomaliler tedavi edilebilir. Ancak; anomalilinin tuttuğu organ ve sistemlere göre tedavi değişir. Doğumdan hemen sonra bulgu veren yaşamı tehdit eden durumlarda acil tedavi gerekir. Tutulan doku ve organlara göre cerrahi veya organ fonksiyonunu düzenleyici tedaviler planlanır. ÖNERİLER Anomalilinin tuttuğu organ ve sistemlere göre ilgili tüm tıbbi bölümlerin uyarıları doğrultusunda ailenin ve çocuğun bakımıyla ilgilenen kişilerin acil durumlarla ilgili konularda bilgi ve eğitim alması gerekebilir. Çoğu doğumsal anomaliler önlenebilir. Gebelikte ve öncesinde sağlık kontrollerinin uygun yapılması, gebeliğin en uygun şartlarda geçirilmesinin ve uygun beslenmenin sağlanması, sigara, alkol, gereksiz ilaç ve radyasyondan korunma, enfeksiyonların önlenmesi, uygun aşılama, diyabet gibi hastalıkların iyi kontrolü anomalilerin azaltılmasında anahtar rol oynar. Doğumsal omurilik anomalilerinin tekrarının önlenmesinde doktor kontrolünde folik asit kullanılması gerekebilir. Ayrıca akraba evliliklerinin önlenmesi de doğumsal anomali sıklığını azaltır. 9- HEPATİTLER TANIM Hepatit karaciğerin büyümesi ve iltihabı ile karakterize bir hastalıktır ve genellikle karaciğerin viral enfeksiyonlarını adlandırmak için kullanılır. NEDENLERİ Savunma sisteminin karaciğere saldırması, Enfeksiyonlar, Kullanılan ilaçlar, Zehirlenmeler Kalıtsal geçen karaciğer hastalıklarıdır. BELİRTİLERİ 27

28 Akut (hızlı başlar ve erken biter) ve kronik (uzun dönem hastalık için kullanılır, yıllar sürebilir) olmak üzere iki tip hepatit vardır. Hepatitin bulguları arasında; sarılık, karın ağrısı ve şişkinlik, koyu renkte idrar veya açık renkte dışkılama, halsizlik, ateş, iştah kaybı, bulantı ve kusma, fizik muayenede ağrılı ve büyük bir karaciğer mevcuttur. TEDAVİ Hepatitte tedavi, nedenine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Akut hepatitler (örneğin Hepatit A) genellikle herhangi bir ilaç kullanımına gerek olmadan kendiliğinden iyileşirken kronik hepatitlerin tedavisi etiyolojiye bağlı olarak daha uzun sürebilir. Karaciğer yetmezliği, siroz ve kanser hepatitin komplikasyonları arasındadır. Ayrıca siroz gelişen hastalarda varisler, spontan bakteriyel peritonit görülebilir. ÖNERİLER Hepatit A ve B için aşılanmanın sağlanması Temiz yiyecek ve suyun sağlanması Kişisel eşyaların paylaşılmaması, uyuşturucu ilaç kullanımının engellenmesi Gereksiz ilaç kullanımının engellenmesi 10- HİPOKSİK İSKEMİK ENSEFALOPATİ TANIM Yenidoğanda hayatın erken dönemlerinde solunumun başlama ve sürdürülmesinde güçlük sonucunda, öncelikle beynin oksijensiz kalmasına bağlı olarak kas tonusu ve reflekslerde baskılanma, bilinç düzeyinde bozulma ve çoğunlukla havalelerle karakterize bir durumdur. NEDENLERİ Annede uzun süreli devam eden hastalık olması, annenin yaşının büyük olması, madde kullanımı, gebelikte görülen bazı hastalıkların plasentayı (bebeğin eşi) olumsuz etkilemesi. Doğumun zor ve müdahaleli olması, uzun sürmesi, erken doğum, bebeğin anne karnında düzgün yerleşmemesi, suların erken gelmesi, bebeğin kaka yapmış olarak doğması, doğumdan sonra bebeğin nefes alamaması. 28

29 BELİRTİLER Erken dönemde koma durumu, düzensiz solunum veya solunum yetmezliği, kas güçsüzlüğü, bebeğin hiç hareket edememesi ve havale geçirme gibi bulguları vardır. Bunu takip eden dönemde sık havale, kas güçsüzlüğü ve sürekli uyku hali mevcuttur. Hipoksinin vücut dokuları üzerindeki etkileri bir noktada engellenemezse böbrek, karaciğer ve kalp başta olmak üzere tüm organ sistemlerinin iflasın eşiğine gelir ve ölüme doğru giden geri dönüşsüz bir yola girilir. TEDAVİ Hipoksik iskemik ensefalopatinin özgül bir tedavisi yoktur. Bebek mutlaka yenidoğan yoğun bakım ünitesinde izlenmelidir. Erken dönemde; Beyni koruyucu tedaviler (doğumdan sonraki ilk 6 saat içinde vücut iç ısısının 3 gün süre ile C ye kadar düşürülmesi), destek tedavileri (solunum ve kan basıncının yakından izlenmesi, gerekirse solunum cihazına bağlanması, kalbi destekleyici ilaçların verilmesi),nöbetlerin kontrol altına alınması önemlidir. Taburculuk öncesi ve evde izlem sırasında; fizik tedavi ve rehabilitasyon, uzun dönem nöro gelişimsel (beyin ve vücut fonksiyonlarının değerlendirilmesi) izlem yapılması gerekmektedir. ÖNERİLER Gebelik takibinin düzenli yapılması, riskli gebelerin uygun merkezlere yönlendirilmesi, doğum sonrasında bu tanıyı alan bebeklerin en kısa sürede uygun merkeze yönlendirilmesi ve soğutma tedavisi açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu tanıyı alan bebeklerin düzenli olarak nöro gelişimsel açıdan izlenmesi gereklidir ve gerekirse ek destek tedaviler verilmelidir. 11- KASIK FITIKLARI (İNGUİNAL HERNİ) 29

30 TANIM Çocukluk çağı kasık fıtıkları karın zarı çıkıntısındaki bir defektten kaynaklanan doğumsal bir hastalıktır. NEDENLERİ Genellikle altta yatan bir neden bulunamaz. Yapısal bozukluğu olan ve erken doğan bebekler risk altındadır. BELİRTİLERİ Kasıkta, genital bölgede aralıklı olan şişlik mevcuttur ve ağlama veya ıkınma sırasında belirgin hale gelir. Fıtık kesesinde boğulma olursa; dışkı yapamama, kusma, fıtık bölgesinde morarma görülebilir. TEDAVİ Mutlak tedavisi cerrahidir. ÖNERİLER Aileler çocuklarının kasığında şişlik olması durumunda bir çocuk cerrahına başvurmalıdırlar. Fıtık boğulması herhangi bir zamanda ortaya çıkabilir, böyle durumlarda acilen hastaneye başvurmak kaçınılmazdır. Kasık fıtığının tedavisi ancak cerrahi onarım yapılması ile mümkündür. 12- GÖZ HASTALIKLARI (KIRILMA KUSURLARI) TANIM Normalde göze paralel gelen ışık gözde bulunan yapılar (saydam tabaka (kornea), göz merceği (lens)) tarafından kırılıp ağ tabakaya (retina) düşer. Eğer bu ışık ağ tabakaya düşmezse tam olarak net görülemez ve kırma kusuru olarak adlandırılır. 30

31 NEDENLERİ Genellikle altta yatan bir neden bulunmaz. Ailede kırma kusuru, okul çağında yakın çalışma, göz travmaları, saydam tabaka iltihapları, erken doğum kırma kusuruna neden olabilir. BELİRTİLER Baş ağrısı, yakını iyi görememe, cisimleri yaklaştırarak bakma veya uzağı görememe ya da net görememe ve kısık gözle bakmadır. TEDAVİ Tedavide amaç net görmeyi sağlamak, göz tembelliğini engellemek ve kırma kusuruna bağlı oluşan şaşılık tiplerinin düzelmesini sağlamaktır. Tedavi; Gözlük Kontakt Lens Düzeltici cerrahi ÖNERİLER Tüm çocuklar doğumda çocuk doktoru; 1 yaşında, okula başlamadan ve okul dönemi boyunca belirli aralıklarla çocuk göz doktoru (pediatrik oftalmolog) tarafından muayene edilmelidir. Eğer anlatılan belirtiler varsa beklemeden muayene için başvurulmalıdır. 13- KONVÜLSİYONLAR (HAVALE) TANIM 31

32 Konvülsiyon beyindeki anormal elektriksel deşarjlar sonucu oluşan bilinç kaybı, anormal kasılmalar, davranışsal anormallikler, duyu bozuklukları ile karakterize geçici bir klinik tablodur. NEDENLERİ Yüksek ateş Menenjit, hipoksi, kafa içi kanamalar, zehirlenmeler Beynin gelişimsel bozuklukları Kandaki bazı maddelerin normalden yüksek ya da düşük olması (metabolik bozukluklar) Genetik bazı hastalıklar Travma BELİRTİLER Bazı konvülsiyon tiplerinde, büyük küçük görme, halüsinasyonlar ve mideden yukarı yükselme hissi olur. Bunu takiben çiğneme, dudak yalama, gülme, aynı sözcükleri tekrarlama bulguları olabilir. Takiben bilinç kaybı ile beraber konvülsiyonun tipine göre kol ve bacaklarda simetrik iki taraflı ya da asimetrik fokal kasılma ve titreme şeklinde hareketler gözlenir. Konvülsiyon sonrası, baş ağrısı, yorgunluk ve uyku hali olabilir. TEDAVİ İlk defa konvülsiyon geçiren hastada tedavi, konvülsiyonun sebebine yönelik planlanır. Epilepsi hastalarında uzun süreli tedavi seçenekleri ilaç tedavisi, cerrahi, bazı özel diyetlerdir. ÖNERİLER Havale olması durumunda mutlaka acil servise başvurulmalıdır. Nöbet anında hastanın maruz kalabileceği tehlikeler vardır. Bunlar düşmeye bağlı travmalar, sokakta ise trafik kazası, suda boğulma, vb.dir. Konvülsiyon sırasında hasta yere yatırılmalı ve hareket ettirilmemeli, kafa yan çevrilmeli veya yastıkla desteklenmeli, gözlük ve zararlı olabilecek maddeler çıkartılmalı ve giysileri gevşetilmeli, hastanın ağzı açılmaya zorlanmamalı. Hastaların üstüne su dökülmemeli, zorla nefes aldırmaya çalışmamalı, bazı maddelerin kokusuyla uyandırmaya çalışmamalı, nöbet sonrası içecek bir şey verilmemeli. Nöbetten sonra ağızdan tükürüğün akışını sağlamak için hastaya uygun pozisyon verilmelidir. Hasta tam uyanıncaya kadar yanında kalınması önemlidir. 32

33 14- LÖSEMİ (Kan Kanseri) TANIM Lösemi beyaz küre, kırmız küre ve kan pulcukların oluştuğu kemik iliği ve kandan gelişen değişik kanser tiplerinin genel adıdır. NEDENİ Lösemi hücrenin kalıtım materyalinin (DNA) anormallik sonrası ortaya çıkar. Bu normal olmayan durumun nedeni tam olarak bilinmemektedir. Ancak doğuştan veya enfeksiyon, radyasyon veya kimyasal karsinojenler gibi kazanılmış nedenler sonucu gelişebilir. BELİRTİLERİ Halsizlik, normal fizik hareketle gelişen nefes darlığı, soluk cilt, ateş, gece terlemesi, kemik ve eklem ağrısı, sık iltihap, yavaş iyileşen yaralar, doktor muayenesinde büyük dalak ve karaciğer, boyun, kasık ve koltuk altında büyük lenf bezleri, cilt altında toplu iğne başı büyüklüğünde kanamalar, burun kanaması, laboratuar testlerinde beyaz küre sayısında azalma, kansızlık ve kan pulcuk sayısında azalma görülür. TEDAVİ Kemoterapi (kanser ilaç tedavisi) Radyoterapi (ışın tedavisi) Kemik iliği nakli ÖNERİLER Tedavi sırasında dikkat edilmesi gereken durumlar genellikle tedaviye bağlı gelişen sorunlardır. Kısa dönemde; ağız yarası, bulantı, kusma, ishal, saç dökülmesi, döküntü, ateş, halsizlik, kan sayımı değişiklikleri, eklem ve kemik ağrıları, ödem sayılabilir. Uzun dönem de ise kalp hasar riski, kanser gelişimi ve diğer hormonal, nörolojik ve algılama problemlerdir. 33

34 İzlem sırasında; vücutta herhangi bir yerde kanama, ateşin 38.3C0 derecenin üzerinde olması, boğaz ağrısı, inatçı terleme, öksürük vücudun herhangi bölgesinde hassasiyet, idrarda yanma, ishal olması durumunda hemen doktora başvurulmalıdır. 15- MENENJİT TANIM Menenjit, Beyin veya omuriliği saran zarların iltihaplanması ile oluşan, hemen tedavi edilmez ise işitme kaybı beyin hasarı ve ölümle sonuçlanabilen ciddi bir hastalıktır. NEDENLERİ Enfeksiyonun nedeni bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroorganizmalardır. BELİRTİLER Vücut ısısı değerlerinin normalin altına düşmesi veya yükselmesi, bebeğin emmesinde azalma ya da beslemeyi red etme, huzursuzluk, nefes almada zorluk (solunum sıkıntısı), solunum durması, sarılık, soluk ve lekeli cilt, bıngıldak şişliği, çevreye karşı ilginin tamamen kayboluşu belirgin uyuşukluk ve hareketsizlik, el ve kollarda kasılma, sıçrama gibi normalde olmayan vücut hareketleri, kusma olabilir. Daha büyük çocuklarda ateş, bilinç durumunda değişiklik, kusma, halsizlik, olabilir. TEDAVİ Erken teşhis çok önemlidir; menenjit şüphesi olan her çocuk hemen hastaneye yatırılmalı ve damardan antibiyotik tedavisi verilmelidir. Tedavi süresi etkene göre değişebilir. Beslenme bozukluğu nöbet geçirme gibi durumlarda antibiyotik tedavisine ek olarak damardan sıvı ve nöbet engelleyici ilaçlar eklenebilir. ÖNERİLER Bu belirtiler görüldüğünde hemen doktorunuza veya en yakın acil bölümüne başvurun. Önlenmesinde el yıkama ve hijyen, enfeksiyonun yayılım önlemlerinin alınması ve aşılama önemlidir. 34

35 16- PNÖMONİ (ZATÜRRE) TANIM Akciğer dokusu enfeksiyonudur. NEDENLERİ: Virüs, bakteri, mantar ve parazit gibi çeşitli mikroorganizmalardır. BELİRTİLERİ Ateş Öksürük Burun tıkanıklığı İştahsızlık (büyük çocuklarda), yetersiz beslenme (süt çocuklarında) İnlemeli ve hışıltılı solunum Göğüste çekilme TEDAVİ Ağır solunum sıkıntısı olan çocuklar hastaneye yatarak tedavi edilmelidir. Damar yoluyla antibiyotik (mikrop öldürücü ilaçlar) verilir Oksijen tedavisi Damar yoluyla sıvı desteği ÖNLEM VE ÖNERİLER: Dinlenmelerini sağlayınız Az miktarda sıvı gıda verin, çünkü genelde sıvı kaybı yoktur Çift yastıkta yatarak daha rahat edebilirler Göğüs ağrısı varsa doktor tarafından önerilen ağrı kesici bir şurup verebilirsiniz Öksürük şurubu vermeyiniz. Bu tür ilaçların pnömoni tedavisinde yararı yoktur Çocuğun yanında sigara içilmemesine özen gösterin 35

36 Doktor tarafından verilen ilaçları düzenli kullanınız Hemofilus İnfluenza tip B (HIB), pnömokok, kızamık ve boğmacaya karşı aşılama İlk 6 ay sadece anne sütü vererek beslenme ile başlayarak dengeli beslenme Ev içi hava kirliliğinin azaltılması Kalabalık evlerde temizlik koşullarının artırılması 17- SEPSİS TANIM Sepsis, kan dolaşımında şiddetli enfeksiyon varlığında vücudun kendini savunmaya çalışması sonucu gelişen bir hastalıktır. Sepsis bağışıklık sistemi tam gelişmemiş küçük bebeklerde, kronik hastalığı olan bağışıklık sistemi baskılanmış çocuklarda daha sık görülür. NEDENLERİ Enfeksiyon etkeni bakteri, virüs, mantar ve parazit gibi mikroorganizmalardır. Akciğer, bağırsak, idrar yolları veya cilt gibi organların enfeksiyonu sonucu gelişebilir. Hamilelikte, doğum esnasında anneden geçen enfeksiyonlar yenidoğan sepsisine neden olur. BELİRTİLER Yenidoğan ve küçük bebeklerde sepsis bulguları çok çeşitlidir.bu bebekler anne veya bakıcıları için iyi görünmüyor dur. Sepsis bulguları; emmede azalma veya kusma, huzursuzluk, her zamankinden farklı ve aşırı ağlama, ateş ( >38C veya rektal ateş daha yüksek) veya bazen düşük, değişken vücut ısısı, aktivitede azalma, uykuya eğilim, hızlı nefes alma veya bazen nefes almada durma, kalp hızında artma veya azalma, cilt renginde değişiklik (solukluk veya morarma), döküntü, idrar miktarında azalma, bıngıldağın bombeleşmesi. Büyük çocuklarda sadece ateş, kusma veya bir döküntü, solunum zorluğu, çarpıntı bazen de bazen de huzursuzluk, uykuya eğilim veya bilinç bulanıklığı görülebilir. TEDAVİ Sepsis varlığını göstermek, enfeksiyonun yerini ve mikroorganizmayı belirlemek amacıyla kan ve diğer vücut sıvılarından örnekler alınır. Bunun yanı sıra ek görüntüleme yöntemleri de kullanılabilir. 36

37 Sepsis veya sepsis şüphesi hastanede tedavi gerektiren bir durumdur. Erken tanı ve tedavi enfeksiyonun tüm vücudu etkilemesini önlemek için önemlidir, bu nedenle tanı tam kesinleşmeden damar içi antibiyotik tedavisi hemen başlanır. Sepsis ağırlığına bağlı olarak damar içi sıvı, kan basıncını düzenleyen ilaçlar ve gerektiğinde solunuma desteği verilebilir. Sepsiste mikroorganizmalar ve toksinler beyin, böbrekler, akciğerler ve işitme fonksiyonu üzerinde ciddi hasara hatta ölüme sebep olabilir. ÖNERİLER Çocuğunuzda bu belirtileri gördüğünüzde hemen doktorunuza veya acil bölümüne başvurun. Sepsisin tamamen önlenmesi mümkün olmamakla birlikte bazı önlemler alınabilir. El yıkama, enfeksiyonların önlenmesinde önemlidir. Bebeğinizin uygun aşılanması, ayrıca çevresindeki kişilerin sağlıklı ve aşılı olmasına dikkat edilmesi gerekir. 18- ŞAŞILIK TANIM Her iki gözün eksenlerinin birbirine paralel olmamasına şaşılık denir. NEDENLERİ Yüksek göz numaraları Göz sinir felçleri Kafa travması Beyin hasarına neden olan hastalıklar (erken doğum, doğum sırasında oksijensiz kalma, kafa içi kanaması, metabolik hastalıklar) Beyin tümörleri BELİRTİLER Gözlerde paralelliğin bozulması Bir gözün güneşli havada kapatılması 37

38 Başın veya yüzün bir yana dönük olması Çift görme Bulanık görme Derinlik hissinde kaybolma Kaymalar içe, dışa, aşağı veya yukarı doğru olabilir. İçe kaymalar genellikle bebeklik döneminde (0-3 yaş) arasında ortaya çıkarlar. Dışa kaymalar genellikle ara sıra olur. Bu tip kaymalar ise çocuk ateşliyken veya uykudan uyanınca belirginleşir. Bu hastaların güneşli havada bir gözünü kapatmaları tipiktir. TEDAVİ Tedavide amaç gözleri paralel hale getirmek, göz tembelliğini engellemek ve üç boyutlu görmenin devamını sağlamaktır. Gözlük: Eğer şaşılık kırma kusuruna bağlı ise gözlükle düzelebilir. Cerrahi müdahale: İlk 6 ayda ortaya çıkan şaşılıkta tedavi genellikle cerrahidir. Ancak gözlük takılmasına rağmen düzelmeyen şaşılıklarda da cerrahi yapılır. Göz kapama tedavisi: Sağlam olan göz kapatılarak tembelliğin düzeltilmesi amaçlanır. Ortoptik tedavi: Her iki gözle birlikte görmek ve üç boyutlu görmeyi kazandırmak için yapılır. Botulinum Toksini: Çocuklarda pek uygulanmaz. Erişkinlerde, özellikle ani ortaya çıkan ve göz sinir felcine bağlı oluşan kaymalarda kullanılır. ÖNERİLER Fark edildiği anda mutlaka doktora danışılmalıdır. 38

39 19- TONSİLLOFARİNJİT (BADEMCİK İLTİHABI) TANIM Tonsillofarinjit, boğaz ve bademciklerin iltihabi hastalığıdır. NEDENLERİ En sık neden olan mikroorganizmalar bakteriler ve viruslerdir. Bakteriyel nedenlerden en önemlisi A grubu beta hemolitik streptokok (GAßHS) enfeksiyonudur. BELİRTİLER Boğaz ağrısı Bademciklerin şişmesi Burun akıntısı, Ses kısıklığı, Ağızda yaralar, Göz kapağı iç kısmının enfeksiyonu, İshal Başağrısı, Karın ağrısı, Lenf bezlerinde şişlik TEDAVİ İlaç tedavisi, ileri durumlarda bademcik ve geniz eti ameliyatıdır. ÖNERİLER Korunmanın en iyi yolu el yıkamadır. Hastalıklı bireylerle temasın (ortak eşya kullanımı, aynı ortamda bulunma) en aza indirilmesi gereklidir. 39

40 20- YENIDOĞAN SARILIĞI TANIM Yenidoğan bebekte, kan dolaşımındaki fazla miktardaki bilirubinin cilt, göz akı vs. yerlerde birikmesidir. NEDENLERİ Fizyolojik ve patolojiktir. Fizyolojik sarılık, Bebeğe tedavi gerekmez ancak sarılık artması ihtimaline karşın yakın izlenmelidir. Patolojik sarılık, ilk 24 saatte ortaya çıkan ya da sarılığın 14. günde halen devam etmesi; beyaz renkte dışkı ve/veya kıyafetleri sarı renge koyu renkte idrarın görülmesi; laboratuvarda bakılan serum bilirubin değerinin 15 mg/dl nin üzerinde, herhangi bir zamanda bakılan direk bilirubin değerinin ise 2 mg/dl nin üzerinde olmasıdır. BELİRTİLER Yenidoğan sarılığının ilk ve tek bulgusu cildin sararmasıdır. Sarılık genellikle yüzde başlar ve kandaki düzeyi arttıkça gövde ve vücudun alt kısımlarında da gözle görülür hale gelir. TEDAVİ Bilirubin düzeyinin düşmesi için fototerapi tedavisi verilir Yirmi dört saatin üzerinde veya iki haftanın altındaki yaşlarda sarılık düzeyi; doğum haftası, bebeğin yaşı ile kliniği ve sarılığın nedeni ile yakından ilişkilidir. Uzamış sarılık durumunda ise ileri tetkikler planlanmalıdır ÖNERİLER Sarılığı önlemek için yapılması gereken erken ve sık beslenmenin sağlanmasıdır. Evde tanımak için bebeğin cildine soluklaşıncaya kadar hafifçe bastırılır eğer ciltte sarı renk görülüyorsa sarılıktan şüphelenip en kısa sürede bir doktora başvurulmalıdır Bebek sarardı veya sarılığında artış oldu veya beyaz renkte dışkı çıkarıyorsa mutlaka doktora götürülmelidir. 40

41 21- YENİDOĞAN BEBEĞİN EV BAKIMI Anne babalar bebeğin yatağını yatak odasında tutmalı (bu emzirme için iyidir) Yatak çok yumuşak olmamalı Sentetik kumaşlar kullanmamalı. Pamuk kullanılmalıdır. Çocuk için yastık kullanmayın Bebek her zaman farklı taraflara yatırılmalıdır. Özellikle uyutulurken bir yanına çevrilmeli böylece kusma esnasında bebeğin boğazının tıkanması engellenmiş olur. Sık sık bebeğin odasını havalandırın Bebeğin yakınında sigara içmeyin ve odayı C tutun. Gelen ziyaretçilerin enfeksiyon riskine karşı bebeği öpmelerine izin vermeyin. Hastaların, özellikle, solunum yolu enfeksiyonları olan insanların, çocuğa dokunmalarına ve yaklaşmalarına izin verilmemeli ayrıca maske kullanmaları temin edilmeli. Anne bir doktor referansı olmadan bebek için herhangi bir ilaç kullanmamalıdır. ALT BAKIMI Yenidoğan cildi çok hassas olduğundan, idrar ve kakanın hemen temizlenmesi gerekir. Sıkça kontrol edilmeli ve bez değiştirilmeli. Cilt temizliğinde alkol kullanmamalı kokulu bebek mendili, ya da pamuk ve ılık su ile bebeğin alt kısmını silebilirsiniz. Kız bebek için önden arkaya doğru silme işlemi yapın. Erkek bebek için, sünnet derisini silmede her hangi bir endişeye gerek yoktur. Pişiği önlemek için önce silme sonra alt kurulama yapılmalıdır. Eğer mümkünse yaklaşık beş dakika boyunca örtmemelisiniz. Yağ veya bir döküntü kremi kullanabilirsiniz. GÖBEK BAKIMI Göbek kuru tutulmalı Hastaneden ayrılmadan önce, göbek çevresindeki bandaj çıkarılmalıdır. Temizlik için alkol veya bir iyot çözeltisi kullanmayın. Göbek düşene kadar, bebek ıslak bir bez ile silin. Eğer göbek çevresinde kızarıklık ya da iltihab görürseniz, hemen doktorunuza danışın. 41

42 DOKTORA NE ZAMAN DANIŞILMALI Eğer mümkünse önerilen kontrol tarihleri şunlardır: 7-15 gun arasında topuk kanı alınmalı yapılmalıdır. 15 gunde bir kilo gözlemi Gerektiğinde duyma testi Prematureler için görme testi Hepatit ilk on gün içinde teşhis edilirse, fototerapi gerekli olup olmadığına karar vermeli hastanede bebeğin hepatit düzeyini izlemeli. BEBEK HEPATİTSE: 21 günden fazla hepatitse; Emmez. Titrer ve spazm yaşar Siyanoz (deride mavi renk) oluşur. Nefes almalar hızlanır. Ateş 38 c olur Şiddetli kusma oluşur. İlk 24 saatte bebek işemez İlk 48 saatte dışkı çıkmaz. Göbekte kanama ve kötü bir koku oluşursa acil doktora danışmalısınız. ANNE SÜTÜNÜN YARARLARI Harika bir besleyici ve içerik olarak çok özel maddelere haizdir. Sindirimi kolaydır. Bebeği hastalıklara karşı korur. Maliyeti yoktur emzirmeye hazırlık gerektirmez. Alerjiye ve deri döküntülerine karşı korur. EMZİRMENİN YARARLARI Dişlerin ve çenenin gelişip güçlenmesine yardımcı olur. Kansere, anemiye ve yumurtalık kanserine karşı anneyi korur. EMZİRMENİN PSİKOLOJİK YARARLARI Anne ve bebek arasındaki samimiyetin gelişmesine yardımcı olur 42

43 Bebek daha az ağlar Anne ve bebek duygusal olarak tatmin olurlar. Çok emzirilen bebekler IQ testlerinden yüksek puan alırlar. Emzirme doğumdan hemen sonra başlar. En az 6 ay devam etmelidir. 6 ayla 2 yıl arasında takviye gıdalarla sürdürülür. EMZİRMENİN DOĞRU ŞEKLİ Anne her beslemeden önce ellerini yıkamalı Memeyi günde bir kere temiz suyla yıkayıp silmeli Annenin yatması veya rahat bir pozisyonda oturması gerekir. Bebeğin yüzü anneye dönmelidir. Bebeğin başı ve vücudu aynı doğrultuda düz bir çizgide olmalıdır. Meme başı ile bebeğin yanağına dokununca bebek ağzını açar. Çocuk ağzını açtığında kahverengi meme ucu çocuğun ağzında olmalı Çocuğun burnu emerken açık olmalı Bebeğin yanağı göğüse değmeli Meme 4 parmakla desteklenmeli EMZİRME POZİSYONU Kol altı pozisyonu: bu annenin sezaryen yada ikize sahip olmasında kullanılır. Kucak pozisyonu: bu normal emzirme pozisyonudur. Ters kucak pozisyonu: Bebek meme tuttuğunda, kucak pozisyonu kabul edilmelidir. Yatış pozisyonu: Anne yorgun olduğunda, doğum ve sezaryen sonrası kullanılır. NE SIKLIKLA BEBEĞİMİ BESLEMELİYİM Bu sıklığı ilk önce bebek belirler Zaman sınırı yoktur. İlk gün bebek 3 saat uyuduktan sonra uyandırıp emzirmek gerekir. SÜTÜM YETERLİMİ? Bebek sarımsı ve idrarı kokuluysa ve ilk bir ayda 500 gr dan az geliyorsa süt yetersizdir. 43

44 ÖNERİLER Anne sıcaklığı duygusu anne sütü ve emzirme ile sağlanır. Bebek ve anne aynı odada uyuması gerekir Bir doktor tarafından temin edilmediği sürece hiçbir ilaç verilmemelidir. Bebek talep üzerine beslenmelidir. Besleme süresi sınırlı olmamalıdır. Bebeği o istediği kadar beslemek gerekir. EĞER BEBEK UYANIK VE HUZURSUZSA Ses çıkarın Elini ağzına götürün Emme hareketi yapın Bebek emme hareketini yapmaya başlarsa emzirilmeye hazırdır. ELLE SÜT SAĞMA METODU Bazen anne kendi sütünü eliyle vermek ister bunu yapmadan önce sakin ve sessiz bir ortam oluşturlmalı. Ilık bir şeyler yiyin Göğsünüze ılık elle masaj yapın Memeleri nazikçe bu işe teşvik edin Çocuğun resmine bakarak başarı oranını artırın Sıcak suyla yıkanmış açık geniş bir kap bulun Başparmak ve işaret parmakları ile göğüs duvarına hafifçe bastırın Süt keselerine baskı yapın kahverengi noktanın altı. Farklı yönlerde aynı hareketi tekrarlayın Memeye asla baskı yapmayın 3-5 dakikadan sonra diğer göğse geçin Toplam 20 dakika devam edin Bu işlem acılı olmamalı acı varsa yanlış yapıyorsunuz demektir Göğüsler yumuşak olunca bu işlem daha kolay gerçekleştirilir. SÜTÜ NE KADAR SAKLAYABİLİRİM? Oda sıcaklığında 6 saat 44

45 Buzdolabında 48 saat Derin dondurucuda 3 ay Süt buzdolabından alındıktan sonra bir kapla kaynak suya koyulur ve kasıkla bebeğe verilir. ANNENİN İYİ BESLENMESİ İyi yiyerek, anne sağlığı ve bebek korunacaktır. Emzikli annelerin diyet programı tüm besin gruplarını içermeli diyet; vitamin ve mineraller açısından zengin olmalıdır. Anne sütü ilk 6 ay için bebeğin besin gereksinimlerinin tümünün yanında beslenme sırasında anne ve bebek arasında mükemmel bir duygusal bağ sağlar. Bebek beslerken yeterli ve dengeli bir diyete sahip olmanın amacı şudur: 1. Annenin sağlığını korumak ve beslenmesinin dengede tutulmasını sağlamak. 2. Anne sütü miktarını ve kalitesini artırmak ve bu nedenle bebeğin büyüme ve gelişiminin normal olduğundan emin olmak 3. Emziren anneler bebeklerine süt temini için enerjiye ihtiyaç duyar. 4. Bu enerjinin bir kısmı annenin gebelik sırasında yediği depolanan gıdalardan gelmektedir. İşte emziren anneler için iyi bir gıda ile ilgili bazı günlük kurallar: Et Grubu; 3-4 köfte, sebze,1 yumurta çorba kaşığı boyutu et Süt grubu 1 fincan süt ve yoğurt, 2 kibrit kutusu büyüklüğünde peynir, bir kap puding Sebze Ve Meyve Grubu; Diyet vitamin ve mineral yönünden zengin olmalıdır. Anne taze sebze, salata ve meyve yemelidir.. Tahıl Grubu; Ekmek 6 dilim, pilav veya makarna 4-5 yemek kaşığı, bir kase çorba Herkesin günlük enerji ihtiyacı onların ne kadar aktivite yaptığına bağlı olarak farklı olacaktır. Beslenme programları bunu dikkate alsa da siz hastane diyet ve beslenme departmanına başvurmalısınız. DİKKAT EDİLECEKLER Yemekte çok fazla yağ kullanmamaya çalışın. fırında, buharda veya ızgarada gıda genellikle daha iyidir. Çok fazla şeker, kek, tatlılar, krem ve çikolatayı kesmeye çalışın. 45

46 Sıvı alımı emzirme döneminde çok önemlidir. Emziren anne günde üç litre sıvı alması gerekir Anneler iyotlu tuz kullanmalıdırlar. Kansızlığı önlemek için, et ile C vitamini (salata, meyve) yemek gerekir. İçtiğiniz çay ve kahve miktarını azaltın Karaciğer ve böbrek için ceviz fındık üzüm kayısı erik baklagiller pekmez kurutulmuş meyve yiyin. Yeşil lifli sebzeler demir için yiyebilirsiniz. ZARARLI MADDELERDEN KAÇINILMALIDIR Alkol sigara doktor tarafından yazılmamış ilaç ve katkı maddesi olan yiyeceklerden kaçınılmalıdır. TAVSİYELER Pestisit (gıdaları böceklenmeden koruyan ilaçlar) ve kirleri çıkarmak için iyice tüm yiyecekleri yıkayın. Makarna ve kuru baklagillerin kaynadığı suyunu atmayın Mümkün olduğu kadar az suyla sebze pişirin Sütünüzün tadını iyileştirmek için lahana, kereviz, sarımsak, soğandan kaçının kuşkonmaz gibi gıdalardan kaçının UNUTMAYIN Kİ BEBEĞİN SAĞLIĞI SİZİN ELİNİZDEDİR.. 22-DİYABET (ÇOCUK HASTALIKLARI) TANIM Diabetes mellitus (DM), tek bir türden ziyade farklı genetik yapıların ve glukoz tolerans bozukluğuna yol açan etiyolojik ve patofizyolojik mekanizma bozukluklarının heterojen bir grubudur. Diyabetin iki türü vardır, bunlar şunlardır: 46

47 Tip 1 Diyabet : Tip1 diyabet, çok az veya vücudun hiç insülin yapmadığı bir bağışıklık sistemi hastalığıdır. Genellikle çocuklukta veya ergenlikte başlar. Birinci tür diyabetli çocuklar vücutlarının gıda kullanması için günlük insülin vurmaları gerekir. Tip 1 diyabet genellikle aileseldir. Tip 2 Diyabet : Tip 2 diyabet vücudun yeterli insülin üretemediği veya düzgün insülin kullanamadığı bir hastalıktır. Diyabetin bu formu genellikle en sık erişkinlerde görülmesine rağmen, gençlerde daha yaygın hale gelmektedir. Gençlerde Tip 2 diyabet tanı yaşı ortalaması tür. Bu kızlarda erkeklerden daha fazla yaygındır. SEBEPLER Özelikle bazı faktörler Tip 2 diyabet gelişme riskini artırabilir. Aşırı kilolu olma Egzersiz eksikliği Yaş Aile geçmişi Yüksek kan basıncı Gebelik Etnik köken Bazı etnik gruplara mensup insanlar Tip 2 diyabet riskini daha yüksek bir şekilde taşırlar mesela (Asya, Kuzey Amerika yerlileri, Orta ve Güney Amerika nüfusu, Hint yarımadası, Pasifik adalarının yerlileri) Bu nedenle Tip 2 diyabet dış nedenlerin (yanlış diyet, egzersiz eksikliği) yanında vücut ile ilgili faktörlere de (genetik yatkınlık )bağlıdır. DİYABET NEDEN KONTROL ALTINDA TUTULMALIDIR? Değişmiş kan şekeri düzeyinin neden olduğu diyabet vücudumuz için zararlı olabilir. Kalp, böbrekler, beyindeki kan dolaşımı, bacaklar ve gözlere de zarar verir ve glikoz fazlalığı yüzünden arızalar oluşturur. Diyabet tedavisi kan şekerini kontrol altında tutmaya yönelik olmalıdır ve aynı zamanda vücudumuza zararlı olabilecek tüm faktörlerin kontrolünü içermelidir. Kan şekerini kontrol altında tutabilmek için diyabet hastaları sigara içmemeli, kan basıncını ve kolestrolü izlemelidirler. Doktorunuz bu konuda size yardımcı olacaktır. Yapılacak en iyi şey doğru bir hayat tarzı takip etmektir çünkü bu sizin sağlıklı davranış 47

48 kurallarına kolay uyumunuzu sağlayacaktır ki bu şekilde sağlığınıza daha iyi bir yatırım yapmış olacaksınız. Uygun bir tedavi diyabetin zararlarını sınırlar. Aynı zamanda periyodik kontrollerden geçmenizi sağlar mesela kalp, göz ve ayakların durumunun izlenmesi gibi. DİYABETİMİN KONTROL ALTINDA OLUP OLMADIĞINI NEREDEN BİLECEĞİM? Diyabeti kontrol altında tutmanın iyi bir yolu kanda glukohemoglobin diye adlandırılan glikoza bağlı maddelerin, A1c (HbA1c) nin ölçülmesidir. HbA1c size son 2-3 ay içinde ortalama glikoz seviyesini söyler. Diğer bir deyişle bu dönemde bizim kanımızdaki şeker oranını gösterir. Kan şekeri testi evde kan şekeri ölçmek için bir Glukometre cihazı kullanılarak yapılır. Bir küçük şerit yada strip üzerine bir damla kan damlatılıp cihaza konularak yapılır. Bu test çok önemlidir çünkü kan şekerinin gün boyunca nasıl değiştiğini göstermektedir ve doktorlar kişisel tedaviler için potansiyel acil durumlarda kullanmak ve özel durumları yönetmek için bu cihazların ende kullanılmasına izin verirler. Tüm kriterler ve kontroller doktorunuz ile birlikte belirlenmelidir. TEDAVİ METODLARI VE ÖNERİLER Diyabet çok karmaşık ve yaşamı tehdit eden ancak kontrol edilebilir bir hastalıktır. Ailede ve sağlık ekibinde herkes birlikte çalışırsa diyabetik çocuklar aktif neşe dolu ve sağlıklı bir yaşama sahip olabilirler. Aşağıdaki kılavuz, bir çocuğun diyabet kontrolünü sağlaması ve sağlıklı bir diyet yapabilmesi için yardımcı olacaktır. Her gün düzenli aralıklarla dengeli yemek yemek; Farklı besinlerin çocuğun kan şekeri seviyesini nasıl etkilediğini öğrenmek Öğün aralarında sağlıklı atıştırmalar yapmak: Susuz iken çocuğu su içmeye teşvik etme: Yüksek lif içeriği ile tam tahıllı gıdaları tercih: Tatlılar, normal alkolsüz içecekler, hamur işleri, şeker, reçel ve balı sınırlama: Doymuş yağ oranını ve kolestrolü sınırlama: Trans yağlardan kaçınma: Egzersiz yapmak; Aerobik egzersizleri kalp atışlarını hızlandırır ve büyük kasları kullanır, denge kan şekeri seviyesini düşük tutmaya yardımcı olabilir. Ayrıca kolesterol ve tansiyonun düşürülmesine yardımcısı olabilir. Egzersiz aynı zamanda, çocuğun daha iyi uyumasını daha 48

49 rahat ve daha iyi konsantre olmasını sağlar. Egzersiz sırasında, egzersizden 2-8 saat sonra kan şekeri seviyesinin izlenmesiyle veya bazen insulin dozunun azaltılması ve ara öğünler verilmesiyle Hypoglisemi önlenir. Hypoglisemi düşük kan şekeri belirtileri, asabiyet, sinirlilik, yorgunluk gibi duyguları içerir. Çocukta düşük kan şekeri belirtileri varsa, kan şekeri düzeyleri kontrol edilir. Kan şekerinin seviyesi 70 mg / dl altında ise, aşağıdakilerden birini deneyin: Çocuğa ½ fincan üzüm veya portakal suyu, bir bardak süt, ½ oranında meyve suyu, düzenli diyet gazlı su, 1-2 çay kaşığı bal ve şeker verilir. Ebeveynler yalnız olarak çocuğun diyabetini yönetemezler. Diyabetin ilk tanısı sırasında ailesinin maruz kaldığı stres şok, inkar, üzüntü, öfke, korku ve suçluluk hissine yol açabilir. Tanı anında bu duyguları bastırabilmek için bir uzman ile toplantı yapmak ailenin uzun dönemli adaptasyon sürecine yardımcı olur. Doktor velilerle aynı zamanda çocukla çocuğun diyabetinin çeşitli yönlerini tartışması gerekir. Egzersiz sürekli bir program olmalıdır. Bu, bir yandan hekim ve çocuk diğer taraftan da aile arasında iyi bir uyum gerektirir. Ebeveynlerin insülin enjeksiyonu, kan şekeri testi, hipoglisemi, hiperglisemi, ketoasidoz, enfeksiyon vb uyarı sinyallerini tanıması ve idaresini öğrenmesi gerekmektedir. Çocuklara diyabet yönetimi görevleri öğretilebilir, ancak ebeveynlerin hastalık yönetiminde yer almaya devam etmeleri zamanla çocuk için daha destekleyici olacaktır. okullarda diğer öğrencilere sağlanan sağlıklı çevre, aktiviteler ve fırsatlar diyabetik öğrenciler içinde yerine getirilmelidir. 23- YEME BOZUKLUKLUKLARI, (ANOREKSİ, BLUMİA) TANIM Çocuklarda ve gençlerde yeme bozukluğu yeme alışkanlığında önemli değişikliklere neden olur, hatta hayatı tehdit eden ciddi sağlık problemlerine yol açabilir. Yeme bozuklukları üç ana türü vardır: Anoreksiya, Bir çocuğun yeterli kalorideki yemeği yemeyi reddetmesi ve şişmanlıktan korkması, aşırı kaygıya sahip olma durumudur. Bulimia, Bir çocuğun ağır yemek yedikten sonra kilo alımını önlemek için kusma ya da müshil kullanarak gıdayı vücudundan temizlemesi durumudur. 49

50 Binge eating,(aşırı yeme yada tıkınma) çocuğun gıdayı yeterince çiğnemeden hızla midesine göndermesi (tıkınması) durumudur. Çocuklarda ve gençlerde, yeme bozukluklarında dönemsel değişiklikler olabilir. Örneğin, bazı çocuklar anoreksi ve bulimia dönemleri arasında geçiş yapabilirler. Yeme bozuklukları genellikle ergenlik veya erken erişkinlik döneminde gelişir. Ancak, onlar da, çocuklukta başlayabilir. Dişiler bu konuda çok daha hassastır. Anoreksiya veya bulimia olan kişilerin sadece yaklaşık %5 yada %15 erkektir. Binge eating de ise bu rakam % 35 lere yükselir. SEBEPLER Yeme bozukluklarına ne neden olur? Doktorlar yeme bozukluğuna neyin neden olduğu konusunda emin değillerdir. Biyolojik, davranışsal ve sosyal faktörlerin biraraya gelmesinden kaynaklanabilir. Mesela gençlerin daha sağlıklı ve zayıf bedenleri tercih etmelerinin sebebi toplumun kültürel görüntülerinden etkilenmeleridir. Ayrıca, yeme bozukluğu olan birçok çocuk ve genç aşağıdaki sorunlardan biri veya daha fazlası ile mücadele eder; Sıkıntı Aşırı kilo alma korkusu Çaresizlik duygusu kendine güvensizlik Çocuklar ve gençler bu sorunlarla başa çıkabilmek için zararlı yeme alışkanlıklarını kabul eder alışkanlık haline getirirler. Aslında, yeme bozuklukları genellikle aşağıdaki diğer psikiyatrik sorunlarla beraber at başı giderler: Kaygı(bunaltı) duyma Depresyon Madde bağımlılığı Yeme bozukluklarının tehlikeleri Çocukların ve gençlerin yeme bozuklukları ciddi fiziksel sorunlara ve hatta bir dizi ölümlere neden olabilir. Aşağıda listelenen yeme bozuklukları belirtilerinden herhangi biri varsa, hemen çocuk doktorunuzu arayın. Yeme bozukluğu sırf irade yoluyla üstesinden gelinemez. Çocuğunuz yeme alışkanlıkları ve normal ağırlığı konusunda yenileyici yardımcı tedaviye ihtiyaç duyar. Tedavi altında yatan psikolojik sorunları giderir. Unutmayın! En iyi sonuç yeme bozuklukları erken aşamalarında tedavi edildiklerinde ortaya çıkar. TEDAVİ METODLARI 50

51 Yeme bozuklukları hem fiziksel hem de duygusal olarak yıkıcı olabilen ciddi sağlık sorunlarıdır. Yeme bozukluğu olan kişilerin profesyonel yardım almaları gerekir. Erken tanı ve müdahale iyileşmeyi hızlandırabilir. Yeme bozuklukları, zayıflatıcı ve hatta hayatı tehdit eden kronik bir durum haline gelebilir. Eğer yeme alışkanlıkları bozulmuş, hayatınızı mutluluğunuzu ve konsantre yeteneğinizi etkiliyorsa bu sorunu biriyle konuşmak önemlidir. Tedavi temelleri Yeme bozukluğu için en etkili ve uzun ömürlü tedavi, tıbbi ve beslenme gereksinimleriyle (alışkanlıklarıyla) birleşen psikoterapi ve psikolojik danışmanlığın bazı türleridir. İdeal olarak, bu tedavi bireye uygun olmalıdır, bozukluğun şiddeti, hastanın belirli sorunları, ihtiyaçları ve gücüne göre değişecektir. Yeme Bozukluğu Tedavisi neleri içerir? Psikolojik danışma, hem yeme bozukluğu semptomlarına, hem de altında yatan psikolojik, kişilerarası ve kültürel sorunların bulunduğu yeme bozukluğuna hitap etmelidir. Bireyler gıda ile nasıl barışçıl ve sağlıklı bir şekilde yaşamaları gerektiğini öğrenmelidirler. Bu yaklaşım bakım lisanslı bir sağlık uzmanı tarafından sağlanmalıdır bir psikolog, psikiyatrist, sosyal hizmet uzmanı, beslenme uzmanı ve tıp doktoruyla sınırlandırılmamalıdır. Bakım, yeme bozuklukları ile ilgili deneyimli bir sağlık profesyoneli tarafından sağlanmalıdır Yeme bozukluğu olan pek çok kişi grup veya aile terapisi ve tıbbi tedavi de dahil olmak üzere, ayaktan tedaviye yanıt verirler. Bazı kişiler için destek grupları, beslenme danışmanlığı, psikiyatrik ilaçların dikkatli tıbbi gözetim altında yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Yeme bozukluğu hayatı tehdit eden, ya da fiziksel sorunlara yol açan noktaya geldiyse ayrıca ciddi psikolojik ya da davranışsal sorunlar oluşturduysa hastane temelli bakım (ayakta, kısmi hastanede, yeme bozuklukları özel biriminde, yoğun polikliniklerde) gerekmektedir. Yeme bozukluğu ile mücadele eden bireylere yardımcı olacak ve onların bakımını denetleyecek güvenilir bir sağlık profesyoneli bulmaları önemlidir. Yeme Bozukluğu Tedavisi En sık kullanılan tedaviler (psikoterapi ve ilaç) çeşitli düzeylerde ayakta yada yatarak bakım ve çeşitli ortamlarda hastalığın şiddeti ve belirli bir hasta için geliştirilmiş tedavi planına göre yapılır. 51

52 Tedavi Ayarlanması ve Bakım Seviyeleri Tedavi; hastaneler, rehabilitasyon tesisleri ve özel ofislerde yapılır. Bakım seviyesi kısa süreli, yatan hasta bakımı, kısmi yatan hasta bakımı, (gündüz veya akşam) yoğun poliklinik bakımı ve ayakta bakım tedavisinden ibarettir. Çeşitli tedavi merkezleri tipleri ve bakım seviyeleri yeme bozukluğu tedavisi için uygun olmaktadır. Sigorta yardımları bir hastanın sadece teşhisine değil aynı zamanda tedavi ve bakım düzeyi türüne bağlıdır. Bu yüzden bunu tanımlamak için kullanılan terimleri bilmek önemlidir. Bir hasta medikal ya da psikiyatrik problemi ciddi olduğunda hastanede yatılı acil tedavisi gerekir. Hasta tıbben uygun olduğunda hastaneden taburcu edilir ve devam eden bakım genellikle tedavi merkezlerinde yapılır. Böyle bir tesiste bakım seviyesi tam zamanlı yatarak, kısmi yatarak, gündüz veya akşam yoğun poliklinik ve ayakta olabilir.ayakta hizmet veren tedavi tesisleride olmalıdır. Ayakta psikoterapi ve tıbbi tedavi takibi de özel bir merkezde gerçekleştirilebilir. Tedavi ve bakım düzeyi tedavinin genel hedeflerini tamamlamalıdır. Normal olarak hedefler şunlardır: Tıbben hastayı rahatlatmak sakinleştirmek Zarar verici davranışları (yani kısıtlayan gıdalar, aşırı yeme, tasfiye, sigara ) durdurmak için hastaya yardım etmek. Davranışlarını tetikleyen akıl sağlığı sorunları çözmek. Şiddetli belirtileri olan hastalar genellikle yatırılarak tedaviye başlanmalı ve belirtileri azalınca daha az yoğun programlara taşınmalı. Hastanede kalış, elektrolit dengesizlikler, düzensiz kalp ritmi, dehidrasyon, şiddetli zayıflama ya da yaşamı tehdit eden sinir krizi gibi düzensizliğin komplikasyonları için gerekli olabilir. Hastanede kısmi kalış hasta tıbben uygun olduğunda gereklidir ve ona yönelik bir tehdit(zarar) değildir. Aksine iyileşme sürecinde tedavinin devamına yardımcı olabilir. Kısmi hastane programları hastanın gereksinimlerine bağlı olarak, günde 3 ila 12 saat sürer. Psikoterapi ve ilaç tedavisi tüm bakım paketlerinde mevcuttur. Destek grupları bir hastanın ruh sağlığını korumak için ve yoğun programından çıktıktan sonra hastalığın nüksetmesini önlemeye yardımcı olabilmek için vardır. Tedavini süresi ve yoğunluğu şunlara bağlıdır. Sigortasının varlığı ve sürekliliği Şiddeti ve hastalığın süresi Zihinsel sağlık durumu Tıbbi ya da psikolojik bozuklukların birlikteliği Tedavi ekibinin durumu incelemesi ve hasta ile konsultayonu bittikten sonra tedavi önerileri getirilir. Tedavi ve bakım seviyesi için kriterler 52

53 Bu esaslar, birçok sağlık merkezi tarafından faydalanılan yeme bozuklukları tedavisinde tıbbi gereklilik kriterlerini, gerekli bakım seviyesinin belirlenmesini, yeme bozukluğu uzmanlarının nasıl çalışacağını özetler. Yatan Hasta Tıbben sıkıntılı hasta şu şekilde belirlenir: Depresif yaşamsal bulgular Acil sağlık riski taşıyan Laboratuvar bulguları Diyabet gibi sağlık sorunlarına eşlik eden Komplikasyonlar Psikiyatrik problemli hasta şu şekilde belirlenir: Hızla kötüleşen semptomlar Intihar ve güvenliği için anlaşma yapamaz Yatış Kısmi hastane veya ayakta tedaviye yanıt vermeyen psikolojik bozukluğu olan hasta. Hasta tıbben sakindir, hiçbir yoğun tıbbi müdahale gerektirmez, hastaneye muhtaçtır. Hastanede Kısmi (yatış) Hasta tıbbi olarak sakin ama: Yeme bozukluğu vücud işlevlerini bozar Fizyolojik ve zihinsel durumu takip gerektirir. Hasta psikolojik olarak stabil ama: Normal, sosyal, eğitimsel ya da mesleki durumlarda işlevbozuklukları vardır. Günlük tıkınırcasına yeme, boşaltma, oruç veya çok sınırlı gıda alımı, ya da diğer patojenik kilo kontrolü teknikleri ile meşguldür. Yoğun Poliklinik / Ayakta Hasta artık tıbben stabil ve günlük tıbbi izleme ihtiyacı yok Hasta psikiyatrik istikrarlı ve belirtileri yeterince kontrol altında, normal sosyal, eğitsel ya da mesleki durumlarda görev yapabilecek ve ilerleme sağlamaya devam etme özelliğine sahip. GİZLİLİK HAKLARI ebeveyn veya bir arkadaşı yeme bozukluğuna sahip olan kişiye tedaviye katılmak, sigorta konuları hakkında araştırma yapmak, tedavi hizmetleri bulmak için yardımcı olabilir. Ancak hastanın izni olmadan onun adına uzman sağlık personeliyle konuşmak ve uygun tedavi hizmetleri aramak belirlenmiş tıbbi gizliliğe aykırıdır. 53

54 24- KONJENITAL KALP HASTALIĞI TANIM Konjenital kalp hastalığı çocuklarda doğumla beraber ortaya çıkan kalp hastalıklarının bir türüdür. Aslında bu durum bir kalp yada kalp yanında ki damarların kusuru veya olağan olmayan durumudur bir hastalık değildir. Çoğu kişi tarafından konjenital kalp kusuru diye adlandırır. Konjenital kalp hastaliği ile doğan çocukların çoğunun uygun tedaviyle hayatta kalması sağlanır normal ve normale yakın bir hayata yönlendirilirler. Bazı tür Konjenital kalp hastaliği ise hafiftir ve çocukluk devresinde kolay teşhis edilemezler. Diğer türleri ise daha belirgin türlerdir doğumun hemen akabinde ve öncesindeki gözlemlerle kolayca teşhis edilebilir. Konjenital kalp hastaliği türleri şunlardır. Artriyal septal(parçalı) kusur, ( kalbin iki üst odacığındaki delik) Ventriküler septal kusur, (kalbin iki alt odacığındaki delik) Aortun koarktasyonu( ana arterin ayrılmasıyla aortun daralması) Büyük arterlerin transpozisyonu( iki büyük arterin ayrılmasıyla kalbin sağ ve sol tarafının değişmesi) Fallot tetrolojisi (birçok yapısal kusurları içeren karmaşık bir durumdur.) SEBEPLER Niçin bebeğimin kalbiyle sorunu var? Bebeğin kalbi hamileliğin yaklaşık beşinci haftasında tam da siz hamile olduğunuzu farkettiğinizde oluşur. Çoğu durumda orada bir kalp kusuru olduğu için belirli bir sebep bulmak mümkün değildir. Olguların çoğunluğunun nedeni bilinmemektedir. Bebeğimizin sorunları bizden mi kaynaklanıyor? Ebeveynler genellikle bebeklerinin kalp rahatsızlılarının kendilerinin yapıp veya yapmadıkları şeylerden kaynaklandığını zannederek endişeye kapılırlar ama aslında bu oldukça düşük bir ihtimaldir. Kalp sorunları olan bir bebek sahibi olma riskini arttırdığı bilinen bir dizi faktör vardır. Önceki çocukların hastalık öyküsü, ebeveyn ya da diğer aile üyelerinin doğumla gelen bir kalp sorununa sahip olmaları. Bebeğin genetik yapısındaki bozukluklar kalbinde kusur oluşturmuş olabilir. 54

55 Özellikle iyi kontrol edilmeyen anne diabeti. Yasadışı uyuşturucu kullanımı veya aşırı alkol alma. Epilepsi tedavisinde kullanılan ilaçlar Diğer problemler ise bebekle alakalı olanlar mesela karın ve mide anomolileri gibi. Ne gibi testlere ihtiyacımız var? Bebekte herhangi bir anormallik bulunduğunda, bu durum her zaman bebeğin kromozomları ile ilgili bir sorun nedeniyle olup olmadığı sorusunu (genetik yapı) akla getirir. Bazı kalp sorunları bebeğin genetik yapısındaki bir hatadan kaynaklanır ve Down sendromu gibi genetik sendromun bir parçası olabilir. Ancak kalp rahatsızlığı olan bebeklerin çoğunun tamamen normal genetik resme sahip olduğunu anlamak önem arzeder. TEDAVİ METODLARI Test sonuçları ve tanı (teşhis) alındıktan sonra uzman ve tıbbi ekip uygun olan tedavi seçeneklerini açıklar. Ventrikül bozukluklarında bir iyileşme şansı yoktur, üç tedavi yolu tartışılabilir. Doğuşta Cerrahi tedavi Hamileliğin bitirilmesi Rahat bakımı (olağan davranış) Her bir tedavi yolu aşağıda geniş bir şekilde açıklanacaktır. Cerrahi tedavi Bebeğe yardımcı olmak için ne tür tedavi uygulanır? Her spesifik durum için mevcut tedaviler ve kalbin durumu sağlık ekipleri tarafından size açıklanacaktır. Bir dizi operasyon doğumdan hemen sonra ve erken çocukluk döneminde, gerekli olacaktır. Eğer ameliyata karar verirsek bunu kim yürütecek? Ameliyatların yapılacağı yerde uzman kardiyoloji cerrahları olmalı. Bu doktorlar doğumunuz esnasında teşhis koyan kardiyolog doktorlara ve anormal bebeklerin bakımıyla ilgilenen çocuk hemşireleri ekibine yakın olmalılar. Doğum operasyonunuzun planlandığı hastaneye sık sık ziyaret/muayeneye gitmek uygun olacaktır. Bu bebeğinizin tedavi edileceği yere yoğun bakım ünitesi ve servislerine aşina olacağınız anlamına gelir ve son derece yararlı olabilir. Ameliyatın riskleri nelerdir? Her bir çocuğun kendine özgü durumu olduğunu hatırlamak önemlidir, bununla beraber sağlık ekibinin beklemekte olan ebeveynlere bir fikir verebilmesi için ameliyat başarılarını 55

56 gösteren ulusal istatistikler ve birim istatistikleri gösterilip düşük ve yüksek risk oranları anlatılmalıdır. Bebek kalp transplantasyonu(nakli) olabilirmi? Kalp transplantasyonu, ventrikül hastalıkları için olası tedavilerden biridir, ancak aşağıdaki nedenlerle bir ilk tedavi olarak sunulamaz. Bir bebek için yeterince küçük kalp verici kimse olmayabilir. Kalp bulunamaz. Nakledilen kalpler sonsuza kadar sağlıklı kalamaz. Alıcının yaşam boyu pek çok riskleri vardır. Gelecekteki bir seçenek olarak ilk tedavi yolu olan organ nakli, çocuk için daha uzun bir yaşam ve büyük bir fırsat sunar. Sonlandırma(kürtaj) Bir çok ebeveyn tekrarlanan ameliyatlardan sonra bile çocuğunun kalbinin ve yaşam tarzının normalleşmeyeceği bilgisini öğrenince doğumu sonlandırmaya karar verirler. Ben bu geç aşamada gebeliği sonlandırmak için yetkilimiyim? Kanuna uygun olarak, bebeğin ciddi handikapa neden olabilecek bir durumu varsa 40 hafta boyunca herhangi bir noktada gebeliği sonlandırmak mümkündür. Son derece ciddi bir kalp rahatsızlığı bu tür bu kategoriye girebilir. (Bu cümle bir yabancı bir kaynaktan çeviridir Türkiye için kanun hükümlerine bakılması gerekir.) Olağan davranış (rahat bakım) Bazı ebeveynler doğumun sonunu çok düşünmek istemez ya da hissedemezler. Cerrahi tedaviyi de kendi bebekleri için istemezler. Bu durumda rahat bakım(olağan davranış) teklif edilir. Şöyle açıklarsak her şey kendi gidişine yani doğal durumuna bırakılır. Eğer ameliyat istemezsek ne olur? Eğer bebeğinize ameliyat yapılmasını istemeyen bir karar verdiyseniz, size bebeğinizin hayatı süresince bakım zamanı var olması çok önemlidir. Uzman doktorlar (pediatristler) ve çocuk bakıcıları tarafından yeni doğan ünitesinde daha iyi bir bakım alabilirsiniz. Bu doktorlar ve hemşireler bebeklerin rahatını sağlamak, sevgi dolu ortam hazırlamak ve bu zor zamanda ebeveynleri desteklemekte yeteneklidirler. Çocuğumuz ne kadar süre yaşayacak? Her aile tarafından bu soruya biraz farklı bir cevap verilecektir. Bazı bebekler onları hayatta tutmak için rahim içinde sahip oldukları dolaşıma bağlıdırlar. Bu sirkülasyon doğumdan sonra değişir. Kalpleri artık vücutlarını oksijen yardımıyla da destekleyemeyecek ve bunlar genellikle ilk hafta içinde öleceklerdir. Tek bir ventrikül ile doğan diğer çocukların daha uzun süre yaşaması mümkün olacaktır. Kalp kusurunun etkileri türüne göre yavaş yavaş 56

57 hissedilecektir. Eğer bu tedavi yolunu seçerseniz sağlık ekibi size çocuğunuz için gerekli olan en iyi teklifi ve bilgiyi sunacaktır. Hamileliğe devam etmeyi seçerseniz; Eğer gebeliğe devam etmeyi seçerseniz bebeğinizin bakımıyla alakalı bir çok yön vardır. Kadın Doğum ve kardiyoloji bakım birimiyle konuşmanız planlanan tedaviyi açıklığa kavuşturmak için gereklidir. Bebeğimi nerede kucağıma alacağım? Bebeğinizin uzman bir ekibi içinde barındıran, yenidoğan ünitesi olan doğumdan sonra acil bakım yapabilen bir hastaneye teslim edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda bu ekip bebeğinizin çocuk kalbi birimine güvenli aktarımını organize edecektir. Eğer ilk başta ulaştığınız hastane ilçede ve küçükse bu olanaklara sahip olmayabilirsiniz. Bu nedenle bebeğin uzmanlardan oluşan bir bakım ünitesine aktarılması gerekmektedir. Bebekte anormal bir durum ortaya çıktığında sizin ve uzman sağlık personelinin ilgisi bebek üstüne kaymalıdır. Annenin ihtiyaçlarını unutmamamız da önem arz etmektedir. Bütün doğum öncesi yapılan kontroller bir ebe yardımıyla hastanede sürdürülmeli. Bebeği gözlemeyi gerektiren uzman taraması yapılmalıdır. Genelde ebeveynler bu taramanın sonucunda daha başka problemlerin ortaya çıkmasından endişe ederler. Fetal Kardioloji servisine bağlı olan ebelik birimi uygun bir kaynaktır. Gebelikle ve doğumla alakalı devam eden endişelerinize karşı faydalanılabilir. Ayrıca tüm bakıcılar güncel olarak bebeğin durumu hakkında sizi bilgilendirmek (kardiyoloji birimi ebelik, birimi ve kendi hastane doktorunuz) için sizinle bağlantı kuracaklardır. Beslenme, bebeği emzirebilecekmiyim? Yeni doğan bebeğin durumu değerlendirilir ve durumu uygun bulunursa doğumdan sonra kısa bir süre bebeğe meme vermek mümkün olabilir. Anneye serum takılmış ve bebeğin durumu uygunsa operasyon süresince emzirme mümkün olabilir. Bundan sonra size süt sağmaya bir göğüs pompası kullanmanız gerekecektir. Sonuç olarak süt güvenle saklanabilir ve daha sonra bebeğe ya bir nazogastrik (burundan beslenme tüpü) tüp veya bir şişe yoluyla verilebilir. Emzirme teşvik edilecek olsa da, beslenmenin bebek için çok yorucu olacağını fark etmek önemlidir. Kalbin işlevini desteklemeye yardımcı olması için diğer bebeklere göre daha fazla kalori verilmesi gerekir, ama onlar tüm sütü alsalar bile her zaman ihtiyaçları olan yeterli enerjiye sahip olamazlar. Beslenme türlerinin karışımı genelde ihtiyaç olabilir. Örneğin şişe (biberon) veya emzirme, kalori katkıları ve nazogastrik beslenme (mideye burundan tüp) bebeğe büyümek için yeterli kalori almasını sağlayacaktır. Eğer emzirmeye istekli iseniz, 57

58 hastane ekibinden ve ebenizi ziyaret ederek destek alın. Ayrıca kompleks kalp rahatsızlığı yaşayan ve emzirmede başarı sağlamış bir ebeveynle konuşmak oldukça yararlı olacaktır. 58

59 59

60 YAYGIN ERİŞKİN HASTALIKLARI 1-ANEMİ TANIM Kanda kırmızı kan hücreleri (alyuvarlar) bulunur. Bu kan hücrelerinin yapısında oksijenin taşınmasını ve bu hücrelerin kırmızı olmasını sağlayan hemoglobin bulunur. Bu hemoglobinin kanda bulunması gereken miktarın altında olması sonucu kansızlık (anemi) ortaya çıkar. Anemi sıklıkla kendisi bir hastalık değil, genellikle altta yatan başka hastalıkların belirtisi olarak kabul edilir. Çok çeşitli anemi türleri vardır. Ülkemizde en sık görülen anemi demir eksikliği anemisidir. ANEMİNİN TEMEL NEDENLERİ Kan kaybı Eritrosit (kırmızı kan hücresi, alyuvar)üretiminde azalma ve anormallikler Eritrosit yıkımımda artma EN SIK RASTLANAN ANEMİ ÇEŞİTLERİ 1. Demir eksikliğine bağlı anemi 2. B12 vitamin eksikliğine bağlı anemi 3. Folik asit eksikliğine bağlı anemi 1. Demir Eksikliği Anemisi Tanım olarak düşük miktarda demire bağlı olarak kanın kırmızı hücrelerindeki azalmadır. Demir eksikliğinin nedenleri : Diyette az miktarda alınma, Vücut tarafından az miktarda emilimi Kronik kanamalar (ağır adet kanaması dahil) Demire Eksikliğine Bağlı Aneminin Kendine Özel Bulguları Yiyecek dışındaki şeylere istek. Örneğin: toprak, buz, kireç taşı, nişasta gibi Ağız kenarında ve tırnaklarda çatlaklar Tırnaklarda biçimsizlik: kaşık biçimi almaları gibi Tahriş olmuş dil 2. Folik Asit Eksikliğine Bağlı Anemi 60

61 Vücudun yeterli kırmızı hücreleri yaratmak için folik aside ihtiyacı vardır. Folik asit olmadığı durumlarda kan hücresi üretimi azalmaya başlar. Bu durum sonunda anemi görülür. Folik Asit Eksikliğine Bağlı Aneminin Kendine Özgü Bulguları İshal Depresyon Şişmiş ve kırmızı bir dil 3. Vitamin B-12 Eksikliği Anemisi B-12 vitamininin emilimi mide de gerçekleşir. Bu emilimin gerçekleşmesi için mide B-12 asıl faktörü denilen bir maddeyi salgılaması gerekir. Bu faktörün eksikliği bu vitaminin eksikliğine neden olur. B-12 vitamini kırmızı kan hücrelerinin kemik iliğinden üretilmesi için gereklidir. Yetersiz miktar anemiye neden olur. Vitamin B-12 Eksikliği Anemisinin Kendine Özgü Bulguları Eller ve ayaklarda ürperme Bacaklarda, ayaklarda ve ellerde duyu kaybı Sarı ve mavi renklerle ilgili olarak renk körlüğü Şişmiş ağrıyan ve yanan bir dil Kilo kaybı Kararmış cilt İshal Düzensizlik Depresyon Entellektüel fonksiyonların azalması ANEMİ SONUCU ORTAYA ÇIKAN SAĞLIK SORUNLARI (KOMPLİKASYONLAR) Kalp yetmezliği Bayılma Koma Hissizlik,duyu kaybı Bu durumların oluşmaması anemisi olan yakınınız mutlaka tedavi edilmeli, gerekli önlemler alınmalıdır. Tedavisi yapılırsa hiç ortaya çıkmadan önlenebilir.bu belirtilerin farkına vardığınızda mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurunuz. 61

62 ANEMİ ( KANSIZLIK ) TEDAVİSİ Altta yatan nedene göre tedavi edilir, Örneğin; demir eksikliği anemisinde demir ilaçları ağız yoluyla,kalçadan enjeksiyon yada damardan verilir, Kanamaya bağlı olanlarda kanama bölgesi tedavi edilir. Kan değerleri çok düşükse kan nakli yapılabilir. ANEMİSİ OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınız doktorunun önerdiği ilaçları önerdiği miktarda ve önerdiği kadar sürede kullanmalıdır. Yakınınız doktor kontrolüne gidip kan değerlerinin yükselip yükselmediğini anlamak için gerekli tahlilleri yaptırmalıdır.(tam kan sayımı vb) Yakınınız demirden zengin gıdalar tüketmeye dikkat etmelidir (Kırmızı et, karaciğer, balık, kuru üzüm ve yumurta sarısı demir açısından zengin gıdalardır.) Demir ilacı kullanıyorsa iyi emilmesi için aç karnına alması daha doğru olacaktır. Demir ilacı alan yakınınızın dışkı rengi koyu siyah olacaktır, endişelenmeyin. Yakınınızın mide problemi varsa ve demir ilaçlarını içemiyorsa kalçadan enjeksiyon şeklinde de yapılabilir. Demir ilacı yakınınızı kabızlık yapabilir, bunun için doktorundan ilaç isteyebilirsiniz, Yakınınız c vitamininden zengin beslenmelidir. C vitamini demirin emilimini arttırır unutmayınız. Folikasitin emilimini ve metabolizmasını etkileyen en önemli madde alkoldür. Bu sebeple folik asit eksikliğine bağlı anemi en çok alkoliklerde görülür. Yakınınız alkol kullanıyorsa bırakmalıdır. 62

63 2- ASTIM TANIM Astım, solunum yollarının süregelen bir iltihap sonucu aşırı derecede duyarlı olmasına ve bazı etkenlerle zaman zaman daralmasına neden olan bir solunum yolu hastalığıdır. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI: Öksürük (genellikle kuru), Nefes darlığı, Göğüste baskı hissi Hırıltı-hışıltılı solunum Yakınınızda bu belirtilerden herhangi biri veya birkaçı bir arada bulunabilir. Bu belirtiler sadece astıma özgü değildir, başka hastalıklarda da olabilir. Ancak aşağıda sayılan özelliklerle birlikte olduklarında astım açısından önem taşımaktadırlar: Belirtiler; Tekrarlayıcı olup nöbetler halinde gelirler, Genellikle gece veya sabaha karşı ortaya çıkarlar, Kendiliğinden veya ilaçlar ile düzelirler, Mevsimsel değişiklik gösterebilirler Astımı Tetikleyen Risk Faktörleri Allerjenler (Polenler, Ev tozu akarları, Küf mantarı sporları, Hamamböceği, Hayvan tüyleri vb.) Solunum yolu enfeksiyonları Sigara dumanı Bazı ilaçlar Hava kirliliği Bazı besin maddeleri (balık, kabuklu deniz ürünleri, kuruyemiş, yumurta, sut, muz vb), Reflü (mide iceriğinin yemek borusuna geri kacışıdır.) Stres duygusal değişiklikler Egzersiz Kronik üst solunum yolu hastalıkları TEDAVİ YÖNTEMLERİ 63

64 İlaç Tedavisi Yaşam tarzı değişikliği ACİL MÜDAHALE EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR Astım Krizi : Astımda belirtilerin aniden ortaya çıkmasına astım atağı veya astım krizi adı verilir. Yakınınızda aniden başlayan öksürük, hırıltı ile birlikte nefes darlığı oluşur. Böyle bir tablo oluştuğunda yakınınız nefes açlığı çeker, göğsünde bir vızıltı, hışıltı hissi duyar, göğsünün daraldığını hisseder. Bu gibi durumlarda yakınınız daha önceden önerilen nefes açıcı ilaçları hemen kullanmalıdır. AĞIR ASTIM KRİZİNİN BELİRTİLERİ Hem siz ve hem de astım hastası olan yakınınız tarafından iyi bilinmesi bilinmesi gerekmektedir. Dudaklarda, tırnak yataklarında ve dilde morarma olması Şuur bozukluğu, uyuklama hali Nefes alma sayısının dakikada 25 ten fazla olması Göğüs duvarı ile karın duvarı hareketlerinin uyumsuz olması Kalp atışlarının (nabzın) dakikada 120 den fazla olması Nefes alırken kaburga aralıklarının içeriye doğru çekilmesi Kolları bir yere dayayarak ve yardımcı solunum kaslarını kullanarak solunum yapılması Konuşurken kısa bir cümleyi bile bir kerede söyleyememek Kan basıncının çok yükselmesi veya giderek düşmeye başlaması Hastanın aşırı bir korku ve panik içinde olması, terlemesi Bu belirtilerin varlığında yine doktorunuzun önerdiği nefes açıcı ilaçları uygulayıp yakınınızı derhal en yakın sağlık kuruluşuna götürünüz. Yakınınızın yaşamını tehdit edebilir. ASTIM NEDENİYLE ORTAYA ÇIKAN SAĞLIK SORUNLARI Astım genellikle akciğerlerde kalıcı hasar yapmayan bir hastalıktır. Ancak yakınınızın gerekli tedavi ve kontrolleri yaptırılmazsa zamanla aşağıdaki hastalıklar gelişebilir ve hayati tehlike söz konusu olabilir. Amfizem (Akciğerin esnek yapısını kaybetmesi) Pnömotoraks (Akciğer zarının yırtılması ve akciğerin hava kaçırması) Pnömoni (zatürre) 64

65 ASTIM HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınıza alerji testi yaptırarak ona nelerin alerji yaptığını öğrenmelisiniz. Yakınınız ilaçlarını daima yanında bulundurmalıdır. Yakınınız yün ve tüyden yapılmış yatak, yorgan, yastık, halı gibi eşyaları kullanmamalı ve bunları yatak odasında bulundurmamalıdır. Yakınınıza özel toz tutmayan çarşaf takımlarının kullanılmasında yarar var. Yakınınız kesinlikle sigara içilmemelidir. Astım krizini tetikler. Evinizde tüylü ve kürklü hayvanları(kedi, köpek, kuş gibi) beslememelisiniz. Evinizi, özellikle yakınınızın yatak odasını sık sık havalandırın. Ev tozlarından uzak kalınması için etkili temizlik yapılması şart. Yakınınızın odasında çiçek bulundurmamalısınız. Kokular, özellikle parfüm, oje, boya gibi kimyasal maddelerin kokuları astım hastalarını rahatsız eder. Yakınınızı bu tür kokulardan uzak tutun. Yakınınız beslenmesinde mümkün olduğu kadar taze, doğal besinleri tercih etmelidir. Katkı maddesi ve boya içeren şekerleme, sakız, hazır meyve suları ve benzeri hazır yiyecekleri yememeye özen göstermelidir. Alerjik hastalıklar ancak düzenli olarak tedavi edildiklerinde düzelebilen ve tekrarlama özelliği olan hastalıklardır. Yakınınız kendini iyi hissediyor olsa bile doktoruna danışmadan ilaçlarını aksatmamalıdır. Hava kirliliği ve egzoz gazları da yakınınızın hastalığını alevlendirebilir. Bu nedenle, hava kirliliğinin arttığı zamanlarda dışarı çıkmamaya özen göstermelidir. Yakınınız sonbahar ve ilkbaharda polenler çok olduğundan dışarıda olmaktan kaçınmalıdır. Yakınınız çok soğuk havada dışarıda olmaktan kaçınmalıdır. Havanın direkt ciğere çekilmesi bronşların daralmasına neden olabilir. Yakınınızın kilo almaması gerekir. Kilo rahat nefes alıp vermesinde önem taşımaktadır. Yüzme akciğer kapasitesini artıracağından yakınınız için faydalı olabilir. Üzüntü ve stres astımı tetikleyebilir. Yakınınızı üzüntü ve stresten uzak tutunuz. 65

66 3- BÖBREK YETMEZLİĞİ BÖBREĞİN GÖREVLERİ Alınan sıvıya göre idrar miktarını ayarlayarak vücudun su dengesini sağlamak Başlıca sodyum, potasyum, kalsiyum ve fosfor minerallerinin kandaki miktarlarını düzenleyerek vücudun elektrolit dengesini ayarlamak. Zararlı (toksik) maddeleri vücuttan idrar yoluyla uzaklaştırmak Kan basıncını (tansiyon ) düzenlemek. Kan hücrelerinin yapımının kontrol edilmesine yardımcı olmak 1) AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ Böbreğin sıvı ve elektrolit dengesini idame etme yeteneğindeki ani bozulmadır. Nedenleri: Sıvı ve elektrolit kaybına neden olan geniş yanıklar, uzun süre devam eden ishal ve kusma, iltihap ve travmalar. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI İştahsızlık Bulantı, kusma Zihinsel değişiklikler İdrar miktarında azalma Hipertansiyon Nefes darlığı Kaşıntı TEDAVİ YÖNTEMLERİ İlaç Tedavisi Alta yatan nedenleri düzeltmek Yeterli beslenme desteğini sağlamak( hasta gereksimine göre su, tuz ve protein ayarlaması yapılır) Gerekirse diyaliz 66

67 2) KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ Temelde yatan neden ne olursa olsun en az 3 ay süren, böbrek yapı ve fonksiyonlarında geri dönüşü olmayan hasarın meydana gelmesi durumudur. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI Kansızlığa bağlı şiddetli halsizlik, Gece sık idrara çıkma, Günlük idrar miktarının azalması veya aşırı idrar yapma, Göz kapaklarında ve ayaklarda daha belirgin olmak üzere tüm vücutta su birikmesi (ödem), Bilinç bulanıklığı, kişilik değişikliği ile başlayan saldırganlık, Yaygın kemik ve eklem ağrıları, Bel ağrısı, Ciltte kaşıntı ve solukluk, Kramplar, Üremik ağız kokusu. TEDAVİ YÖNTEMLERİ 1.Diyaliz 2.Hemodiyaliz (Makine diyalizi) 3.Periton Diyaliz (Karın diyalizi) 4.Böbrek nakli A- Canlı vericiden B- Kadavradan (yeni ölmüş bir kimseden) BÖBREK YETMEZLİĞİ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI (KOMPLİKASYONLARI) Kanda potasyumun yükselmesiyle ani kalp durması Akciğer ödemi Kalpte ritim bozuklukları Kalp ve damar hastalıkları Zihinsel bozukluklar 67

68 Koma Gastrit Kanama bozuklukları Böbrek yetmezliğinin bunlar dışında daha birçok komplikasyonu vardır. Eğer yakınınız düzenli hekim kontrolüne gitmez ve gerekli tedaviyi uygulamazsa hayatı tehlike söz konusu olur. Birkaç gün içinde hızlı ağırlık artışı, kısa kısa soluk alıp verme, hipertansiyon vücutta sıvı tutulumunun bulgularıdır. En kısa zamanda uzman bir hekime danışılması gerekir. BÖBREK YETMEZLİĞİ OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınız doktor kontrollerini ihmal etmemeli ve tedaviye uymalıdır. Sağlıklı beslenme, tuzu azaltma, düzenli egzersiz yapma, sigaradan kaçınma gibi yaşam tarzı değişiklikleri kronik böbrek hastalığının kontrolüne önemli katkılar sağlayacaktır. Yakınınız Hemodiyaliz programında ise; 2 diyaliz seansı arasında sıvı alımına dikkat edilmelidir. Fazla miktarda sıvı alımı diyaliz esnasında tansiyon düşüklüğüne ve kas kramplarına neden olmaktadır. Yakınınızın günlük kilo takibi yapılmalıdır. Sabah idrara gittikten sonra, aç karnına ve mümkün olduğu kadar aynı kıyafetlerle yapılmalı ve not edilmelidir. Günlük tansiyon takibi yapılmalı ve kayıt edilmelidir. Yakınınızın kişisel bakım ve hijyen kurallarına uyması bir çok enfeksiyon ve buna bağlı gelişebilecek komplikasyonları önleme açısından önemlidir. Yakınınızın psikiyatrik açıdan takip edilmesi gerekebilir. Gerekirse bir uzmandan yardım alınmalıdır.bu durum yakınınızın yaşam kalitesini artıracaktır. Yakınınızın diyete uyumu çok önemlidir. Diyetisyen tarafından günlük önerilen su, tuz, sodyum, potasyum, fosfor ve protein miktarlarının alımına dikkat etmelidir. Böbrek yetmezliğinin ilk aşamalarında sıvı sınırlamasına gerek olmayabilir. Ancak son dönemlerde; yakınınızın idrar miktarı iyice azalabilir. Alınan fazla sıvının vücutta tutulması sonucunda ödem, nefes darlığı, hipertansiyon ve kalp yetmezliği gibi sorunlar gelişebilir. 68

69 Yakınınızın ne kadar sodyum alması gerektiği uzman hekim ve diyetisyen tarafından değerlendirilmelidir. Aşırı sodyum hipertansiyona, su birikimine ve kalp yetmezliğine yol açar. Sodyum alımını azaltmak için; Yemekler mümkün olduğunca az tuzlu pişirilmeli, Sofrada tuz kullanma alışkanlığından vazgeçilmeli, Sodyum içeriği yüksek besinlerden kaçınılmalıdır. Tuz kısıtlaması olan yakınınızın yemeklerine lezzeti artırması için baharatlar kullanılabilir. Yakınınız diyetisyenin önerdiği potasyum kısıtlamasını göz ardı etmemelidir Böbrek yetersizliğinin ileri dönemlerinde kan potasyum düzeyi çok yükselir ve hayati tehlike ortaya çıkar. Diyetin potasyum düzeyi buna göre ayarlanmalıdır. Potasyumdan zengin besinler; Kuru yemişler, Kuru baklagiller, Kurutulmuş meyve ve sebzeler, Patates, Havuç, Mantar. Ispanak, maydanoz gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler,tahinpekmez, Muz, kavun. 4- ÇÖLYAK HASTALIĞI TANIM Çölyak : İnce bağırsağın gluten denilen proteine alerjisidir. Gluten ise buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulanan bir çeşit proteindir. Vücudumuza gerekli olan tüm besin kaynakları ince bağırsaktan kana karışır. Yediklerimiz ince bağırsaktan geçerken besin kaynakları buradaki villus çıkıntıları sayesinde emilir. Bu çıkıntılar olmadan vücut hiçbir besin maddesini ememez. Çölyak hastaları glutenli yiyecekler tükettiklerinde bağırsak mukozasında alerji nedeniyle villus çıkıntıları ve kıvrımları tahrip olarak azalır ve küçülürler. Böylece alınan gıdalar emilemez hale gelir. Sonuçta beslenme yetersizliği, arkasından da hastalık belirtileri ortaya çıkar. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI 69

70 Karın Bölgesinde öne doğru şişkinlik Yaşa göre kilo azlığı Kas zayıflığı Kansızlık Dışkıda anormallik, büyük tuvalet ihtiyacı artması Kusma Bezginlik iştahsızlık Büyüme geriliği Ağız içinde oluşan aftlar İştahsızlık, gaz şikayetleri Eklem ve kemik ağrıları Sinirlilik Ciltte kaşıntılı döküntüler ÇÖLYAK NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI (KOMPLİKASYONLAR) Lenfoma (lenf düğümünde oluşan kanser türü), Bağırsak kanseri Diyabetesmellitus (şeker hastalığı), Epilepsi (sara) Büyüme geriliği, Osteopeni (kemik erimesi) İnfertilite (kısırlık) Saç dökülmesi, sedef hastalığı da görülebilen cilt hastalığıdır. Karaciğer enzim bozukluğu Bu hastalıklarda erken tanı ve tedavi oldukça önemlidir. Bu nedenle yakınınızın diyetine özen göstermesini sağlayın ve doktor kontrollerini ihmal etmeyin. TEDAVİ YÖNTEMLERİ Hayat boyu glutensiz diyet güvenli olup hastalığın kabul edilmiş tek tedavisidir. ÇÖLYAK HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ 70

71 Yakınınızın Diyetinden Buğday, Arpa, Çavdar ve Yulaf ürünleri çıkarılmalıdır. Glutensiz diyette 4 yasaklı tahılın yerini mısır, pirinç, patates, baklagiller gibi doğal glutensiz gıdalar alabilir. Yakınınız asla kaçamak yapmamalıdır. Kesin ve net olarak glutensiz diyet uygulamalıdır. Ufak kaçamaklar anında bulgu vermez, sinsi bir gidiş gösterir. Zaman içinde şeker hastalığı, kemik erimesi, çocuklarda boy kısalığı veya çeşitli kanserler ortaya çıkabilir. Laktozsuz süt kullanılmalıdır. Tedavinin sadece ilk ay için, sindirim yetersizliği nedeni ile süt ve süt ürünleri yasaklanmalı ancak daha sonra tek tek denenenerek başlanıp, Yakınınızın tüm mutfak gereçleri ayırılmalıdır. Glutenli gıdalara temas etmiş mutfak aletleri ne kadar iyi temizlenseler de gözeneklerinde gluten kalıntıları kalabilme riski vardır. Glutenli gıdalar glutensiz gıdalarla aynı yerde bulundurmamalıdır.. Glutenli gıdaların glutensiz gıdalara temas etmemesi gerekir. Glutenli gıdalara değmiş, bulaşmış çatal kaşık süzgeç tabak v.s gereçler kesinlikle yakınınızın gıdalarına dokundurulmamalıdır. Buğday unu uçucu olduğundan bulaşma riski vardır unutmayınız. Mutfakta, tezgah temizken, önce yakınınızın unlu yiyecekleri hazırlanmalıdır Yalanma ve yutma riski nedeni ile ruj, diş macunu, diş jeli, yüz kreminin glutensiz olanları tercih edilmelidir. Alınacak her türlü üründe glutensizdir uyarısı aranmalı, yoksa içerikleri incelenmelidir. Şüphe halinde ilgili ürünün müşteri danışma hattına başvurulmalıdır. İçeriğinde bitkisel protein, hidrolize protein, modifiye nişasta, bitkisel gum, kamut-qk-77 yazılı ürünler buğday kökenli olabilir. Modifiye nişasta genellikle mısır kökenlidir. Ancak kaynağı araştırılmalıdır. 5- DEPRESYON TANIM Depresyon derin üzüntülü, bazen de hem üzüntülü hem bunaltılı bir duygu durumla birlikte düşünce, konuşma, haraket ve fizyolojik işlevlerde yavaşlama, durgunlaşma ve bunların yanı 71

72 sıra değersizlik, küçüklük, güçsüzlük, isteksizlik, karamsarlık duygu ve düşünceleri ile belirli bir sendromdur. DEPRESYONUN NEDENLERİ Depresyonun ortaya çıkış nedenleri, kalıtım, stresli hayat olayları, geçmişteki travmatik yaşantılar, çeşitli madde bağımlılıkları, hormonal bozukluklar, kronik hastalıklar, sosyoekonomik durumdaki bozulma olabilir. Ayrıca depresyon kaygı bozuklukları, takıntı - zorlantı hastalığı, panik bozukluğu gibi çeşitli ruhsal rahatsızlıklarla birlikte görülebilir. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI Depresyonun belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Aşağıdaki belirti ve bulgulardan biri ya da birkaçı ile kendini gösterebilir: Sürekli bir üzüntü, genel bir isteksizlik. Sürekli kaygılar taşıma. Yaşama karşı ilgi yitimi, yaşam sevinci duymama, yaşamla olan bağlarını koparma. Kişisel sorumluluklarını yerine getirmeme ya da kişisel bakımını savsaklama. Yeme ve uyku alışkanlıklarında değişiklikler. Cinsel sorunlar(isteksizlik, zevk almama gibi) Yorgunluk, bitkinlik ve içsel güç yitimi. Düşünceleri yoğunlaştırmada, odaklanmada zorluk çekme, dikkat dağınıklığı ve hafıza güçlükleri. Çaresizlik, umutsuzluk, değersizlik ve suçluluk duyguları. Sürekli olumsuz düşünme. Tedaviye yanıt vermeyen bedensel yakınmalar ve belirtiler. Alkol ya da ilaç kullanımında artış. Ölüm ya da intihar düşünceleri. DEPRESYON TANISI NASIL KONULUR Aşağıdaki belirtilerden en az 5 tanesi 2 hafta süreyle bulunmalıdır: Hemen her gün, gün boyu süren kişinin üzgün ya da kendini boşlukta hissetmesi 72

73 Hemen her gün, gün boyu süren, tüm etkinliklere karşı ilgide belirgin azalma ya da zevk alamıyor olma durumu. Hemen her gün iştahta artma ya da azalma olması Hemen her gün uykuda artma ya da azalma olması Hemen her gün düşüncelerde ve hereklerde yavaşlama Hemen her gün yorgunluk ya da enerji kaybı olması. Hemen her gün değersizlik, aşırı ya da uygun olmayan suçluluk duygularının olması. Hemen her gün düşünme ya da yoğunlaşma yetisinde azalma ya da kararsızlık olması. Tekrarlayan ölüm düşünceleri, intihar girişimi TEDAVİ YÖNTEMLERİ İlaçla Tedavi: Antidepresan ilaçlar depresyon tedavisinde çoğu zaman ilk seçenektirler. Beyin kimyasalları üzerinde etkileri vardır. Günümüzde kullanılan pek çok ilacın yan etkisi çok azdır ve günlük hayatınızı sürdürmede herhangi bir zorluğa neden olmazlar. Çeşitli psikoterapi yöntemleri (Bilişsel Davranışçı Terapi, Kişilerarası Terapi, Grup Terapileri) Elektrokonvülsif Terapi (EKT-Şok Tedavisi) Fototerapi (Işık Tedavisi) DEPRESYONDA OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Depresyon tedavi edilebilir bir hastalıktır. Hangi tedavi ya da tedavilerin uygulanacağına hekim tarafından karar verildiğini unutmayınız Depresyon mutlaka bir uzman yardımı gerektirir. Bu nedenle yakınınızı uzmana götürmeli ve uzmanla işbirliği içinde olmalısınız. Sizlerin Depresyondaki hasta yakını olarak yapmanız Gerekenler ; Profesyonel yardım alıyorsa doktoruyla iletişim içerisinde olun. Onu anladığınızı ve her zaman yanında olacağınızı hissettirin. Fazla ısrarcı olmadan küçük teklifler yaparak dışarıya çıkarmaya çalışın. Daha önceden ilgi duyduğu, zevk aldığı ortam ve durumları oluşturmaya çalışın. Yapmamanız Gerekenler ; Depresyon geçiren yakınınıza ağır hasta muamelesi yapmayın. 73

74 Sıkıntılarını ve içerisindeki durumu küçümseyici ifadelerden uzak durun. İlgi ve şefkat göstermekten kaçınmayın ama abartıya da kaçmayın. Dışarı çıkması yahut konuşması için aşırı zorlamayın. Hastanın üzerindeki sorumlulukları tamamen kendi üzerinize almayın. 6- DİYABET(şeker hastalığı) NEDİR? TANIM Vücudun kan şekerini normal sınırlar içinde tutma yeteneğini kaybetmesidir. İnsanda Kan Şekerinin Normal Değerleri : AÇ : TOK : DİYABETİN GENEL BELİRTİLERİ; Çok yemek yeme, çok idrara çıkma, çok terleme, ağız kuruluğu, görme bozuklukları, DİYABETİN TEDAVİSİ Diyet İlaç Beslenme Egzersiz/Aktivite Tedavisi EVDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR Kan Şekerinin Düşmesi (Hipoglisemi) Terleme, Titreme Açlık hissi Heyecan, Soluk yüz rengi Dikkat dağınıklığı sinir ve baş ağrısı Yakınınızın Kan Şekeri Düşmüş Olabilir. Dikkat : Kan şekeri düşüklüğü değişik kişilerde değişik şekillerde algılanabilir. Önemli olan yakınınızın düşük kan şekeri belirtilerini algılamayı öğrenmesidir. Neden Kan Şekeri Düşmüş Olabilir? 74

75 Öğünleri düzenli almamış, Öğünü geciktirmiş veya yetersiz yemek yemiş, Uzun süreli veya aç iken egzersiz yapmış, Şeker düşürücü ilaç veya insülini saatinde almamış ve / veya yanlış kullanmış olabilir. Kan Şekeri Düştüğünde BİLİNCİ AÇIK İSE; 2-3 adet kesme şeker yemesini veya Bir bardak meyve suyu-şekerli içecek içmesini sağlamalısınız dakika bekleyip tekrar kan şekerini ölçmelisiniz. Kan Şekerinin Yükselmesi (Hiperglisemi) Susama Sık idrara çıkma İştah kaybı, Yorgunluk Ağız kuruluğu, Çok su içme Derin ve hızlı solunum Deride kuruma ve kaşıntı Bulanık görme durumu varsa DİKKAT! Yakınınızın Kan şekeri yükselmiş olabilir. Neden Kan Şekeri Yükselmiş Olabilir? Öğünleri düzenli yememiş, Yemek miktarını arttırmış veya önerilmeyen bir yiyecek tüketmiş, İlaç veya insülini saatinde almamış ve/ veya yanlış kullanmış, Her zamankinden az egzersiz yapmış, Stres (ağrı,üzüntü,enfeksiyon,ameliyat vb.) yaşamış olabilir. Kan Şekeri Yükseldiğinde Sürekli devam eden yüksek kan şekerinde yakınınızın doktoru ile bağlantı kurarak önerilerine göre davranmalısınız. 75

76 Mümkün olduğunca bol su tüketmesini, İlaç veya insülini devam ettirmesini, Olabildiğince sıvı gıdalarla beslenmesini Beslenmesi sağlanamıyor veya kusması varsa acile başvurulmasını sağlamalısınız. ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR Diyabetik Ketoasidoz : Yüksek Kan Şekeri Tedavi Edilmediğinde KETOASİDOZ olarak adlandırılan (Diyabet Koması) ortaya çıkabilir. Ketoasidoz Yakınınızın Hayatını Tehdit Eder. Hemen Tedavi Edilmelidir. Şeker Koması (Ketoasidoz) Belirtileri Midede rahatsızlık hissi ve/veya karın ağrısı Kusma Nefeste aseton kokusu Susama ve sık idrara çıkma Ağız kuruluğu Uykuya eğilim Derin nefes alıp verme (acil servis başvurmayı gerektirir) Eğer tedavi edilmezse koma (bilinç kaybı) Eğer Yakınınızda Bu Belirtiler Varsa; En yakın sağlık kuruluşuna ulaşana kadar bol su içmesini sağlamalı, Egzersiz yapmasını engellemeli, Evinizde olması gereken idrarda aseton ve şeker ölçüm çubukları ile yakınınızın idrarında şeker ve asetona bakmalı pozitifliği saptadığınızda, en kısa zamanda bir hastaneye başvurmalısınız. Ağır Hipoglisemi Kan şeker düzeyinin 50 mg/dl'nin altına inmesiyle gelişir. Ağır Hipogliseminin Belirtileri Terleme, Titreme, sinirlilik, çarpıntı, 76

77 bayılacak gibi olma, açlık hissi, huzursuzluk, Daha ileri dönemde ise görme bozuklukları, dalgınlık, koma ve nöbet geçirme görülebilir. Yakınınız Ağır Hipoglisemide ve BİLİNCİ KAPALI İSE; Ağızdan hiçbir şey vermeyiniz.en kısa zamanda acil sağlık hizmeti almasını sağlamalısınız YÜKSEK KAN ŞEKERİNE BAĞLI UZUN DÖNEMDE GELİŞEBİLECEK SORUNLAR Büyük ve Küçük Damarlarda Daralma veya Tıkanıklık: Göz Hasarı (Retinopati) : Böbrek Hasarı (Nefropati) : Sinir Hasarı (nöropati) : Diyabetik Yaralar (özellikle ayak yaraları) Ayak Bakımı Ev de dahil hiçbir yerde çıplak ayakla ve terliksiz yere basmamalı, Her gün ayakları yara ve zedelenmeler yönünden kontrol edilmelidir. En küçük yaralanmada bile doktora danışmalısınız. Ayaklarını her gün ılık su ile yıkamalı, suyun ısısı ayak ve el dışında bir bölge ile kontrol edilmemelidir. Özellikle ayak parmak araları iyice kurulanmalı, Ayağında çatlakların önlenebilmesi için yumuşatıcı krem kullanılmalı, Ayak tırnakları sadece törpü ile düz kısaltılmalıdır. Sıkı veya bol ayakkabıdan kaçınılmalı, Ayakkabılarının ön kısmı künt, geniş ve yüksek burunlu olmalı, Ayakkabıları yumuşak deri veya bez olmalı, yumuşak bir tabanı olmalı, içi tek parça olup deri veya dikiş kalıntısı ele gelmemeli, Ayağı şiştiğinde gevşetebilmesi için cırtcırtlı veya bağcıklı ayakkabılar tercih edilmeli, Ayakkabılarını giymeden önce silkelenmelidir. Terletmeyen (pamuk /yünlü) dikişsiz çoraplar giymeli, çorapsız ayakkabı giymemelidir. Ayaklarını hiçbir sebeple ısı kaynağı veya sıcak suya tutmamalı, Her gün ayak egzersizi yapmalı, Ayak sağlığı için kesinlikle sigara kullanmamalıdır. 77

78 ŞEKER HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Şeker İlacını düzenli olarak ve doktorunun tavsiye ettiği şekilde kullanmalıdır. İlacın kendisini kesinlikle ve alınması gereken miktarı da bilinçsizce değiştirmemeli, Şeker tedavisine (hap-insülin)ara vermemeli Düzenli Kan şekeri takibi ve keton ölçümü yapmalıdır. Fazla veya az kalori alması şeker kontrolünü zorlaştıracaktır. Bu sebeple diyetisyen tarafından özel bir beslenme programı oluşturulmalı bu programa mutlaka uymalı, Yeterli ve dengeli beslenmeli, Her bir öğün arasında yaklaşık 3 saat ara vermeli, Aç kalmamalı,bir seferde dolu dolu yemek yememeli,3 ana 3 ara öğün olarak beslenmelidir. Şeker gibi basit karbonhidratlar günlük enerjinin %10' unu aşmamalı, basit karbonhidratlar yerine kuru baklagiller, tam tahıl ürünleri tercih etmeli, Boya uygun vücut ağırlığı hedeflenmeli ve bu ağırlığın korunmasına çalışılmalı, Günlük alınan tuz miktarı 5 g'ı aşmamalıdır. Fiziksel olarak aktif olmalıdır. Haftanın en az 5 günü, düzenli olarak en az 30 dk orta yoğunlukta aktivite (Örneğin tempolu yürüme egzersizleri) yapmalı, Egzersiz yapacağı zaman yanında mutlaka kesme şeker veya meyve suyu bulundurmalıdır. Çünkü egzersiz sırasında kan şekeri düşebilir. Şeker hastası olduğunu belirten kimlik kartı (tel. numarası, adres, doktorun ismi) kullanmalı özellikle yolculuklarda bu kartı yanından ayırmamalı, Dişlerini en az iki kez ve 3 dakikadan az olmamak koşulu ile yumuşak bir diş fırçası ile fırçalamalıdır. Sigara kullanmamalı ve aşırı alkol tüketiminden kaçınmalıdır. 7-EGZEMA TANIM Egzema cildin kaşınmasına, kızarmasına, kurumasına ve çatlamasına neden olmaktadır. Uzun dönemli veya kronik bir durum olabilir. 78

79 Atopik egzama, egzamanın en yaygın şeklidir. Genellikle çocukları etkiler fakat yetişkinliğe kadar devam edebilir. Atopik egzama, ayrıca atopik dermatit olarak da bilinmekte olup, genellikle cildin katlanan yerlerinde meydana gelir örneğin diz arkalarında, dirsek içlerinde, boyunda ve göz ile kulak çevrelerinde. Atopik egzama şiddet yönünden farklılık gösterir ve çoğu kişiler hafif etkilenir. Ciltte çatlamalar, yaralar ve kanamalar şiddetli semptomlardır. Atopik egzaması olan kişilerde semptomların az görüldüğü bir dönem olduğu gibi semptomların çok aşırı ve şiddetli olduğu ve ek tedaviye ihtiyaç duyulduğu dönemlerde olur. Hayat kalitenizi etkileyen bir durum varsa doktorunuza söyleyiniz örneğin kaşıntı yüzünden uyuyamamak veya günlük işlerini/aktivitelerini yapamamak. NEDENLER Atopik egzamanın tek bir nedeni yok. Farklı zamanlarda muhtemelen kalıtsal ve çevresel nedenlerin birleşmesinden oluşmaktadır. Atopik egzamanın gerçek nedeni bilinmemektedir. Ancak genellikle alerjisi olan kişilerde görülür ( atopic alerjenlere karşı hassaslık anlamına gelmektedir). Atopik egzama aileden gelir ve genellikle astım ve bahar nezlesiyle birlikte görülür. Genetik Araştırmalar atopik egzamanın kalıtsal olduğunu göstermektedir. Bir çocuğun ebeveynlerinde atopik egzama varsa çocuğunda atopik egzama olma ihtimali yüksektir. Çevre Toz veya polen gibi çevresel veya tetikleyen faktörler egzamaya neden olabilir. Alerjenler vücudun anormal bir şekilde tepki göstermesine neden olan maddelerdir buda alerjik reaksiyon olarak bilinmektedir. Hormonal değişiklikler Hormonlar vücudun ürettiği güçlü kimyasallardır ve çok çeşitli etkileri vardır. Belli hormonların seviyelerindeki değişiklikler bazı kadınlarda atopik egzama semptomlarını da etkileyebilir. Stres Stres; atopik egzama ile ilişkilendirilmesine rağmen yine de nasıl etkilediği tam olarak anlaşılmamaktadır. Egzaması olan bazı kişilerde stresliyken daha çok belirtiler görülür. Bazı kişilerde de oluşan rahatsızlıklar strese neden olmaktadır. Hareket Aşırı hareketten sonra terleme, egzama semptomlarını daha kötü hale getirebilir Hastalar hareket yaparken bir şeyler içerek ve ara vererek kendilerini serin tutmalıdırlar (terletmemelidirler). 79

80 İrritanlar (tahriş edici ajanlar) İrritanlar semptomları daha kötü yapabilir. Bir kişiyi etkileyen birşey bir başkasını etkilemeyebilir. Bunlar sabun ve deterjanlar, bazı kıyafetler, aşırı sıcak, çok soğuk, kuru hava, toz veya alışkın olmayan ev hayvanlarıdır. TEDAVİ YÖNTEMİ Atopik egzema için kesin bir tedavinin bulunmamasına rağmen, yapılan tedaviler semptomları hafifletebilir. Normalde çocuklarda bulunan atopik egzema semptomları doğal olarak ilerlemektedir. Bir doktor gerektiğinde ve gerektiği kadar ilaç yazmalı. En yaygın ilaçlar: deriyi yumuşatan merhemler kuru cilt için sürekli kullanılmaktadır. Topikal kortikosteroidler yaraları ve kızarıklığı gidermek için kullanılır. Egzema enfeksiyon kapmadıkça kuru sargı, ıslak sargı ve tıkayıcı sargılar gibi bazı sargı veya bantlar bir sağlık uzmanı tarafından uygulanabilir. Kaşınma Egzema genel olarak kaşınır ve kaşıdıkça cildi alevlendirerek zamanla kalınlaşmasına neden olur. Cildi kaşımak ayrıca egzamanın bakterilerle iltihaplanmasını da arttırmaktadır. Bazı durumlarda kaşımadan durulmaz. Tırnakların kısa tutulması cildin zarar görme/tahriş olma ihtimalini azaltır. Bir bebek te atopik egzama varsa kaşıntı karşıtı eldivenler kaşınmayı durdurabilir. Kaşınma geçene kadar hafifçe vurmak veya sıkmak rahatlatabilir. Kaşıntıyı artıran nedenlerin yok edilmesi Sebebi belli olmasa da egzama bazen daha iyi, bazen daha kötü olur ve doktorunuz egzamayı alevlendiren unsurları bulmak için sizinle birlikte çalışır/çözmeye çalışır. Egzamayı arttıran, tetikleyen unsurları tespit ettiğinizde onlardan uzak durmaya çalışabilirsiniz. Atopik egzaması olan bir bebeği emziriyorsanız normal diyetinizde değişiklik yapmadan bir doktora danışın. Kuru ciltler için merhemler Bu merhemler cildi yumuşak tutmaya yardımcı olan maddelerdir. Cildi koruyucu bir tabakayla kaplayıp ciltten su kaybını önlemektedir. Atopik egzamaya neden olan kuru cilt için en önemli tedavilerdendir. Cildin kuruyup çatlamasını önlemek için nemli tutmak önemlidir. Farklı birçok merhem bulunmaktadır ; bazılarını reçete olmadan da alabilirsiniz. Bir doktor veya bir eczacı size uygun olanını tavsiye edebilir, ancak siz size uygun olanını bulana kadar farklı birkaç ürünü denemeniz gerekecektir. Farklı kullanım için farklı merhemler vardır, örneğin: 80

81 Çok kuru cilt için merhem Daha az kuru cilt için krem veya losyon El ve yüz için kullanılacak merhemler Vücut için farklı bir merhemler Sabun yerine kullanılacak veya banyo suyuna katılacak veya duşta kullanılacak bir merhemler Losyon, krem ve merhem arasındaki farklılık içeriklerindeki yağ ve su miktarıdır. En fazla yağ merhemlerde bulunmaktadır bu yüzden çok yağlıdır, fakat cildi nemli tutan en etkin maddedir. En az yağ oranı da losyonlarda bulunmaktadır bu yüzden çok yağlı değildir ve daha az etkindir. Kremlerde ikisinin ortasında yer almaktadır. Cildinize uygun merhemi her zaman kullanın özellikle kızarıklıklarda, semptomlar görülmese de. İş yerinde ve okulda ayrı ayrı cildinize uygun merhemi bulundurmak iyi olur. Cildinize uygun merhemi kullanırken aşağıdaki hususlara dikkat ediniz: Çok miktarda kullanın ve kılların yönünde sürün Merhemi iyice cildin içine yedirmeyin Çok kuru cilt için cildinize uygun merhemi 2-3 saatte bir uygulayın Banyo ve duştan sonra cildinizi hafifçe kurulayıp vücut nemliyken sürün Başka insanlarla paylaşmayınız Ellerinizi merhem kabına sokmayın, bunun yerine enfeksiyonun yayılma riskini azaltmak için bir kaşık veya başka bir alet kullanın. Egzamanın en yoğun, alevli zamanında merhemleri sürekli kullanmak önemlidir çünkü cildin en çok neme ihtiyaç duyduğu zamandır. Egzamanın alevli zamanında cildinize uygun merhemi sık sık ve bolca sürün. Topikal kortikosteroidler Kesinlikle doktor tavsiyesi ile kullanın. Topikal kortikosteroidler genellikle cilt iltihaplıyken kullanılır. Topikal doğrudan cilde sürülen birşey anlamına gelmektedir. Kortikosteroidler iltihabı hızla azaltmaktadır. Steroid içeren ilaçlar kullanmakta endişe edebilirsiniz. Ancak kortikosteroidler anabolik steroidlerle aynı değildir ve bazen vücut geliştirmeciler ve atletler tarafından yasadışı kullanılmaktadır. Doğru kullanıldığında kortikosteroidler, egzema için güvenilir ve etkin bir tedavidir. Egzemalı bölgelere biraz sürün. Kortikosteroidler ile birlikte verilen talimatları 81

82 takip edin. Atopik egzema şiddetliyken kortikosteroidi günde iki kereden fazla uygulamayın. Çoğu kişinin günde sadece bir kez kullanması gerekmektedir. Topikal kortikosteroidi aşağıda yer alan açıklamalar göre uygulayınız: Önce uygulayın cildinize uygun merhemi sürün ve cildinizin iyice içine çekene kadar 30 dakika bekleyin, Sonra topikal kortikosteroidi önerilen miktarda sürün Tedaviyi 48 saat sürdürerek o alevli halin kaybolmasını ve cildin altındaki egzemanın iyileşmesini sağlayınız. Bir kişi uzun bir süre kortikosteridleri kullanıyorsa daha az sıklıkla uygulanması gerekebilir, Doktorunuzla görüşün. Topikal kortikosteridler hafif bir yanma veya sızlama hissine neden olabilir. Yan etkileri nadiren görülür. Kortikosteroid tabletler Nadir durumlarda, şiddetli kızarıklık varsa doktorunuz size kortikosteroid tabletler yazabilir. Bunlar şiddetli astımda da kullanılır. Bir veya iki hafta için genellikle sabahları olmak üzere günde bir kez kullanılacak prednizolone yazılabilir. (Her bir ilaç doktor tavsiyesi ile kullanılmalıdır.) Ağızdan alınan kortikosteridler uzun bir süre kullanılırsa aşağıda yer alan yan etkiler görülebilir: Yüksek tansiyon (hipertansiyon) Cam kemik hastalığı (osteoporosis) Ödem Çocukların büyüme hızını etkileme Bu nedenle, doktorunuzun bir uzmana danışmadan ilaç kullanmamalısınız. Antihistaminikler Antihistaminler; kanda bulunan histamine adlı maddenin etkisini durduran bir tür ilaçtır. Vücudunuz bir alerjen ile temas ettiğinde histamine salgılar.antihistaminikler, atopik egzemanın neden olduğu kaşıntıyla başetmenizi sağlar. Sakinleştirici ve sakinleştirici olmayanlar vardır, sakinleştirici olanlar başdönmesine neden olabilirler. Sakinleştirici olmayan antihistaminikler aşırı kaşıntı ve bahar nezlesi için kullanılabilir. Bunun faydası oluyorsa hastanın bu sakinleştirici olmayan antihistaminikleri uzun bir dönem kullanılabilir. Bu her üç ayda bir kontrol edilmelidir/incelenmelidir. Kaşıntı uykuyu etkiliyorsa sakinleştirici olan antihistaminikler yazılabilir. Bu antihistaminikler kısa dönemli yazılmakta genellikle en fazla iki haftada bir çünkü etkileri 82

83 hemen kaybolmakta. Ertesi günü baş dönmesi hissedilebilir bu yüzden çocuğunuzun öğretmenine normalden daha az uyanık olabileceği söylenmelidir. Yatıştırıcı olan antihistaminikler kullanıyorsanız ertesi günü halen baş dönmesi hissediyorsanız araba kullanmamaya çalışın. Alkol kullanıyorsanız bu etkinin daha çok hissedilmesi mümkündür. İltihaplı Egzema Egzema iltihaplanırsa genellikle antibiyotik yazılır. Cildin iltihaplı geniş alanları genellikle antibiyotik hap veya kapsülle tedavi edilir. Daha küçük iltihaplı egzema tedavisinde genellikle direkt olarak ihtihaplı alana sürülen antibiyotik krem ve merhemler kullanılır. Topikal antibiyotikler iki haftadan fazla kullanılmaz çünkü mikroplar/enfeksiyon artık ilaca karşı bağışıklık kazanabilir. Semptomlar daha kötü hale gelirse bir doktorla görüşün. Bir enfeksiyon geçtiğinde doktorunuz başka kremler ve merhemler yazarak tekrarlanmasını önler. Eski ilaçlar atılmalıdır. Tamamlayıcı terapiler Bazı insanlar atopik egzema tedavisi için takviye veya bitkisel gıdalar gibi tamamlayıcı terapiler kullanırlar. Bazı insanlar bu tedaviler ile fayda bulsa da atopik egzemanın tedavisinde etkin olduklarını gösterir bir kanıt yoktur. Tamamlayıcı terapi kullanmayı düşünüyorsanız, terapinin sağlıklı olup olmadığını önce bir doktorla görüşün. Örneğin bazı bitkisel tedavilerin karaciğerde ciddi yan etkileri olabilir ve izlemek için kan tahlili gerekebilir. Doktorun yazdığı diğer ilaçları kullanmaya devam ediniz. 8-EPİLEPSİ TANIM Normalden fazla sinirin aynı anda mesaj göndermesi ve belli düzeydeki mesajların engellenememesi sonucunda beyinde bir çeşit elektriksel fırtına söz konusu olur. Bu duruma Epilepsi (sara hastalığı) denir. 83

84 EPİLEPSİ NÖBETLERİ Epilepsi nöbetlerinin çok değişik çeşitleri mevcuttur. Fakat temelde iki kriz tipi vardır; Parsiyel Nöbet: Beynin bir kısmında başlar ve yayılır. Jeneralize Nöbet: Beyinde yaygın olarak başlar. Krizler bir çok formda görülebilir ve her zaman bayılma ve bilinç kaybına yol açmayabilir. Genelde kriz saniyeler sürer. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULAR Bilinç kaybı Bayılma ya da fenalaşma Titreme Aniden yere düşme Korku hissi Ağızda köpükler oluşması Nefesin kesilmesi Dalgınlık ya da bir noktaya odaklanma Morarma Hareketlerde kontrolsüzlük Kriz sonrası yorgunluk ve afallamışlık hissi EPİLEPSİ NÖBETİNİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER Uyku (uyanma, uykusuzluk) Aşırı yorgunluk Adet görme Kullanılan ilacın unutulması Refleks nedenler (parlak ışık, tv, bilgisayar) Stres Alkol alımı Ateş TEDAVİ YÖNTEMLERİ İlaçla Tedavi: Cerrahi Tedavi: 84

85 EPİLEPSİ NÖBETİ SIRASINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER Yapmamanız gerekenler: Yakınınız kasılırken elini, kolunu, ağzını veya bacaklarını açmaya ve gevşetmeye çalışmayın. Nöbet sırasında ilaç vermeye çalışmayın, kendi kendinize nöbetin geçmesine yönelik bir şey yapmayın! Soğan, kolonya vb. şeyler koklatmayın! Asla ağzına bir şey sokmaya veya koymaya (örneğin, dişlerini sıkıyorsa açmaya veya su vermeye ) çalışmayın! Çene ile ilgili zorlayıcı hareketler yapmayın, zararlıdır! Hastanın yüzüne kolonya veya su dökmeyin. Epilepsi krizinde yapay solunum veya kalp masajı yapılmasına gerek yoktur. Yapmanız gerekenler: Öncelikle sakin olun, hastanın yanından ayrılmayın, yardıma gerek varsa başkasını gönderin Yakınınızı güvenli bir yere yatırın veya alın! Yaralayabilecek ucu sivri veya sert eşyaları (Sivri köşeler vb.) yakınınızın yanından uzaklaştırarak yakınınızı koruyun! Sıkı giysileri varsa giysilerini gevşetin (kravat, kemer gibi), şayet takıyorsa gözlüğünü çıkartın! Sabit ve rahat olacak bir şekilde onu bir tarafa doğru yatırıp, tükürüğünün dışarı akması sağlayın. Rahat nefes alması için mümkünse ağzını ve solunum yolunu açık tutun! Başın altına bir yastık veya herhangi bir yumuşak obje koyunuz. Bunların hiçbirini bulamıyorsanız, kendi elinizi yakınınızın başının altına koyabilirsiniz. Nöbetinin bitmesini bekleyin! Unutmayın ki, sıklıkla nöbet sonrasında yakınınız yorgun, ne yaptığını bilemez haldedir, dolayısıyla bu aşamada elinizden geldiğince sakin ve güven verici olun! Nöbet hakkında verebileceğiniz bütün bilgilerin hem yakınınıza, hem de doktora yardımcı olacağını unutmayınız! ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR Aşağıdaki durumlardan herhangi birisi ile karşı karşıya iseniz ambulans çağırın: Yakınınız suda nöbet geçirdiyse (örneğin yüzerken) 85

86 Yakınınız yaralanmışsa, gebe ise veya diyabetik ise Nöbet 5 dakikadan daha uzun süredir devam ediyorsa İkinci nöbet, ilk nöbet bittikten çok kısa bir süre sonra başlıyorsa Kasılmalar bittikten sonra yakınınızın bilinci açılmıyorsa (Bu aşamada hastaların tam olarak açılmasının yaklaşık dakika civarında sürdüğünü unutmamak gerekmektedir) EPİLEPSİ HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınız parlak ışığa veya flaşa duyarlı olabilir. Bazı televizyon programları ve bilgisayar oyunları veya güçlü ve ani yanan ışıklar krizi tetikleyebilir. Yakınınız aşırı alkol tüketiminden, madde bağımlılığından ve uykusuzluktan dolayı kriz geçirebilir. Ayrıca stres de kriz frekansını etkileyebilir. Epilepsili yakınınızın dağ tırmanışları, scuba dalışları ve bu tür aşırı sporlardan uzak durmasında fayda vardır. Ancak bunun dışında yakınınızın hayatı sizlerinkinden çok da farklı olmak zorunda değildir. Yüzme gibi aktivitelerde yakınınızın tek başına yüzmek yerine yanında durumundan haberdar olan ve kriz sırasında ne yapacağını bilen biriyle olması faydalıdır. Duş yapmak banyo yapmaktan daha güvenlidir. Yakınınız eğer banyo yapacaksa boğulma riskini azaltmak için çok fazla su doldurulmamalıdır ve kapı kilitlenmemelidir. Ateşle ilgili durumlarda, (mangal, açıkta yakılan ateş, ısıtıcılar ve yemek pişirmek gibi) yakınınız tek başına olmazsa daha güvenli bir ortam oluşur. Ocak yerine mikrodalga kullanımı daha güvenli olacaktır. Yakınınız iş arkadaşlarını mutlaka durumundan haberdar etmeli. İşyerindekilere kriz anında ne yapmaları gerektiğini anlatmalıdır. ilaçları tam olarak doktorun söylediği şekilde almalı ve hiçbir dozu kaçırmamalıdır. İlaç kullanımının kesilmesi veya ara verilmesi krizlerin durumunu eskisinden daha kötü yapabilir. 86

87 9- GASTRİK ÜLSER (Mide Ülseri) TANIM Midenin iç tabakasında, mideyi koruyan bir tabaka bulunur. Bu tabakanın zayıflaması ya da mide asidinin fazla salgılanması nedeniyle midenin korunmasız bir hal alması ve tahriş olmasıdır. Ülserin nedeni Helicobacter pylori adı verilen bir bakteridir. BELİRTİ VE BULGULARI - Karın ağrısı - Özellikle yemek sonrası kusma - Ağızdan ve dışkıdan kan gelmesi - Bulantı - Besinin ağıza geri gelmesi - Yanma - Geğirme - Karında dolgunluk - İştah bozuklukları TEDAVİ İlaç Tedavisi Cerrahi Tedavi (Nadiren) Diyet GASTRİK ÜLSER NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI ( KOMPLİKASYONLAR) Mide Kanaması Mide Delinmesi Bağırsak Tıkanıklıkları YAKININIZ ; Parlak kırmızı kan ya da kahve telvesi gibi görünen sindirilmiş kan kusma, 87

88 Koyu renkli dışkılama, Ani ve şiddetli karın ağrısı gibi belirtiler yönünden takip edilmelidir. Bu belirtilerin varlığında hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz. Yakınınız mide kanaması geçiriyor olabilir. GASTRİK ÜLSERE YÖNELİK GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ YAKININIZ; Doktorunun tavsiyelerine tam olarak uymalı, düzenli olarak muayene olmalıdır. Uzun süre aç kalmaktan sakınmalıdır. Az miktarda sık ve düzenli yemelidir. Yemekten sonra en az 2-3 saat yatağa girmemelidir. Yemekleri yavaş yiyip iyi çiğnemelidir. Çok sıcak ya da çok soğuk yememelidir. Stresten mümkün olduğunca uzak durmaya çalışmalıdır. Dar ve beli sıkan giysiler giymemeye özen göstermelidir. Sigaradan uzak durmalıdır. Alkol kullanmamalıdır. Alkol mide asidi üretimini artırır ve ülseri tahriş ederek belirtilerin kötüleşmesine neden olabilir Kilo vermelidir. Kilosunu normal aralıklarda tutması mide şikâyetlerini azaltacaktır. Aşırı asit üretimi ya da mide ekşimesini tetikleyen gıdalardan kaçınmalıdır. Çiğ sebze ve meyveler, kurubaklagiller içerdikleri yüksek posa sebebiyle dikkatli tüketmesi gereken besinlerdir. Sebzeleri pişirerek, meyveleri kabuksuz tüketebilir. Kızartma ve aşırı yağlı besinler mideyi yorar. Acı, baharatlar ve hardal mide mukozasını olumsuz etkiler Tuz mide mukozasını olumsuz etkiler. Bu nedenle diyetin tuz içeriği normal oranlarda olmalıdır. Asitli içecekler ve meyve suları yanma hissini tetikler. Kafein yanma, ekşime ve ağrıyı artırdığı için mideyi yorar. Süt tek başına verilmemeli, normal miktarlarda (günde 1-2 su bardağı) verilmelidir. Hangi yiyeceklerin belirtilerini tetiklediğini takip etmelidir. Emin olamıyorsa bir hafta boyunca kayıt tutmayı denemeli ve tetikleyicilerden kaçınmalıdır. Midesi ağrıdığında bir bardak ılık su içip rahat bir şekilde oturması yakınıızı rahatlatacaktır. 88

89 Bilinçsiz ilaç tüketmemelidir. Özellikle ağrı kesicilerin pek çoğu mide yanmasını tetikler. 10-GASTROENTERİT TANIM Gastroenterit karın ve bağırsak enfeksiyonudur. En belirgin semptomları kusma ve ishaldir. Nedenleri ve tedavi şekilleri çocuklarla yetişkinler arasında farklılık göstermektedir. NEDENLER Gastroenteritin en yaygın iki nedeni virüsler ve gıda zehirlenmesidir. Norovirüs Norovirüsler yetişkinlerde en yaygın nedenlerdendir. Enfeksiyonlar daha çok kışın yayılır fakat yılın herhangi bir zamanında da oluşabilirler. Salgınlar daha çok kapalı yerlerde oluşur örneğin hastane, kreş, okul ve yolcu gemileri gibi. Hastalık insandan insana kolaylıkla geçer ve virus birkaç gün boyunca etkisini sürdürür. Norovirüsler hasta olan bir kişiyle temas edilince veya kontamine yüzey ve objelerden geçer veya kontamine yiyecek ve suları yiyerek veya içerek geçer. Norovirüslerin birçok farklı çeşitleri vardır ve virüslere bağışıklık sadece 14 hafta sürmektedir. Rotavirüs Çocuklarda görülmesinin en önde gelen nedeni Rotavirüsdür. Hasta çocukların tuvaletten sonra ellerini iyi yıkamamalarından yayılmaktadır. Eğer çocuk yüzeylerin veya eşyaların üstüne küçük bir parça dışkı/feçes bırakırsa başka bir çocuk tarafından alınabilir. Hastaya feçesten (kaka) küçük damlacıklarla havadan da taşınabilir. Gıda Zehirlenmesi 89

90 Bakteriyel gastroenterit en çok gıda zehirlenmesinden ortaya çıkar. Gıdalarda bir virus ile kontamine olabilirler. Gıda zehirlenmesi aşağıdaki nedenlerden oluşabilir: Yemeği doğru sıcaklıkta veya doğru sürede pişirmemekten Yemeği doğru derecede soğutmamak Ellerini iyi yıkamamış olan bir kişinin yemekle ilgilenmesi Gıdayı son kullanma tarihi geçtikten sonra yemek Çapraz kontaminasyon BELİRTİLER Gastroenterit in en yaygın semptomu devam eden ishaldir. Gevşek, sulu dışkı 24 saatin içinde üç kez veya daha fazla görülür. Dışkı kan veya balgam içerebilir. Gastroenterit in diğer semptomları aşağıda verilmiştir: Kusma Bulantı Karında kramplar Başağrısı Yüksek ateş, 38 39C Dehidratasyon (Su kaybı) Enfeksiyon, barsaklardan suyun emilerek vücuda geçişini engellemektedir Bu yüzden en belirgin semptomu sulu ishaldir ve dehidratasyon (vücutta yetersiz su bulunması) yaygın bir komplikasyondur. Dehidratasyon vücudun alabildiğinden daha çok su kaybetmesidir. Kusma ve ishal yüzünden kaybedilen su tekrar vücuda alınamazsa çok ciddi bir komplikasyon oluşabilir. Daha yaşlı insanlar dehidratasyonun etkileri bakımından daha büyük risk altındadırlar ve tedavi edilemezse ölümcül hale gelebilir. Bu yüzden semptomlara dikkat etmelisiniz bir kişinin dehidratasyon olduğunu haber veriyor olabilir. Yorgunluk, başağrısı, kas krampları, ağızda kuruluk, basık gözler ve çok az idrar veya idrarın hiç olmaması dehidratasyon semptomlarındandır. Kuluçka dönemi - İnkübasyon Viral (virüsü dayalı) gastroenteritis in semptomları bir kişi enfekte olduktan sonra genellikle saat arasında başlar Buna inkübasyon dönemi denilir. Bakteriye dayalı gastroenteritis in inkübasyon dönemi 12 saat ile 5 gün arasında değişmektedir. 90

91 Ne zaman tıbbi yardım almak gerekir Bir çok durumda, gastroenteritis için tıbbi tedavi gerekmemektedir çünkü semptomlar birkaç gün sonra ortadan kaybolmaktadır. Kusma bir veya iki günde sona erer. Çocuklarda 3 güne kadar sürebilir. İshal de genellikle 5-7 gün içinde sona ermektedir. Çocuklarda bu 2 hafta sürebilir. Ancak, bazı durumlarda tıbbi müdahele gerekebilir. Aşağıda yer alan semptomlardan herhangi birisi varsa bir doktorla görüşün: Iki günden fazla süren kusma Üç günden fazla süren ishal Kusmukta veya dışkı da kan görülmesi Hastalık nöbetleri, ruh halinde değişiklik örneğin; sersemlik, çift görme, ve geveleyerek konuşma Dehidratasyon işaretleri Ayrıca hastanız aşağıda yer alan risk faktörlerinden herhangi birisi ile karşı karşıya ise doktorunuzla görüşün: 65 yaş üzeri Gebelik Khron hastalığı veya ülseratif kolit HIV veya kemoterapi gibi bir tedavi gibi şartlardan dolayı bağışıklık sisteminin zayıflaması. TEDAVİ METODU Bir çok durumda, gastroenteritis için tedavi gerekmemektedir ve semptomlar birkaç gün sonra geçmektedir. Çok ciddi durumlarda ilaç gerekmektedir. Yeme ve içme Kusma ve ishal yüzünden vücudun kaybettiği sıvı tekrar yerine konmalıdır. Günde en az 2 litre su içiniz ve her ishal çıkışından sonra 200 ml ilave su içiniz. Yaşlı insanlar veya başka bir şartı taşıyan ve dehidratasyonun etkilerine karşı hassas olan kişilere oral rehidratasyon tuzlar tavsiye edilmektedir. Oral rehidratasyon tuzlar eczanelerden tek dozluk paketler içinde bulunmaktadır. Onlar suda çözdürülerek kullanılır ve dehidratasyon sırasında vücudun kaybettiği tuz, glukoz ve diğer önemli mineralleri karşılar. 91

92 Hastanın böbrek rahatsızlığı varsa bazı oral rehidratasyon tuzların kullanımı uygun olmayabilir. Bir eczacı veya doktor bu konuda daha detaylı bilgi verebilir. Normal sağlıklı bir diyete devam ediniz. Yağ ve şeker oranı yüksek olan yiyecekler yemekten sakının çünkü onlar semptomları daha kötü hele getirebilir. Hasta kişi; baharatlı veya ağır yiyecekler yerine pirinç veya kepekli ekmek gibi hafif ve sade yiyecekleri tolere edebilir. Günde 3 öğün ağır yemek yemektense 6 öğün hafif yemek daha iyi olur. İlaç Hastanın semptomları ciddi boyutlarda olmadıkça gastroenteriti in tedavisi için genellikle ilaç gerekmez. İlaç almadan önce mutlaka bir doktor veya eczacı ile görüşün. Gastroenteritis in semptomlarının tedavisinde kullanılan ilaçlar aşağıda verilmiştir; -Antidiyareik ilaçlar; Antidiayareik ilaçlar ishal semptomlarını tedavi eder. *Doktor vermedikçe antidiyareik ilaçlar 12 yaşın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdr. -Anti-emetik ilaçlar ; Anti-emetik ilaçlar kusmayı önlemeye veya azaltmaya yardımcı olmak için kullanılır.kusma esnasında kullanılan kasları gevşetmeye/rahatlatmaya, aynı zamanda da sindirim sistemi tarafından sıvıların emilmesinin hızlandırmaya yardımcı olur. -Antibiyotikler; Aşağıda yer alan nedenlerden dolayı antibiyotikler genellikle gastroenteritis in tedavisi için tavsiye edilmezler: Pek çok gastroenterit virüslerden kaynaklanmaktadır Gastroenteritis bakteriden kaynaklanıyorsa araştırmalar, antibiyotik kullanmanın çok etkili olmadığını ve semptomların geçmesini beklemekle aynı etkiye sahip olduğu ve bazen hoş olmayan yan etkilere neden olduklarını göstermektedir. Hafif durumların tedavisinde her seferinde kullanılan antibiyotikler, daha ciddi boyutlardaki hastaları tedavi etmekte daha az etkilidir. Ancak antibiyotikler; özellikle çok ciddi gastroenterite sahip kişilere ve nedeni belli bir bakteri ise verilirler. Antibiyotikler ayrıca enfeksiyona daha yatkın risk faktörü taşıyan hastalara tavsiye edilir örneğin zayıflamış bağışıklık sistemi olan hastalara. Gastroenteritisin tedavisinde kullanılan antibiyotiklerin yan etkileri şunlardır: Bulantı Kusma İshal Karın ağrısı 92

93 Pişik Hastanede Tedavi Gastroenteritisden kaynaklanan ciddi su kaybı (dehidratasyona) sahip kişiler hastanede tedavi edilir. Genellikle aşağıdaki şartlarda hasta hastaneye yatırılır: Sürekli kusma nedeniyle sıvının vücutta tutulamaması Dehidratasyonun ileri düzeyde olduğunu gösteren semptomlar örneğin hiç idrarın olmaması *Hastanede yapılan tedavi sıvı ve besinlerin damar yolu ile verilmesini sağlar. GASTROENTERİT İN YAYILMASINI ÖNLEMEYE YARDIMCI OLUN, GASTROENTERİT ÇOK BULAŞICI OLDUĞUNDAN, BAŞKA İNSANLARA GEÇMESİNİ ÖNLEMEK İÇİN BAZI TEDBİRLER ALINMALI; -Enfeksiyonu kontrol etmek -Enfeksiyonun yayılmasını önlemek: Tuvaletten sonra ve yemekten önce veya yemek hazırlamadan elleri iyice yıkayınız. Her kusma veya ishalden sonra tuvaleti/klozeti ; oturak ve kulp dahil, dezenfekte maddeyle temizleyiniz. Çocuğa bakan kişi de kendi ellerini düzenli olarak yıkamalı özellikle altını değiştirdikten sonra veya klozeti temizledikten sonra. Evin diğer bireyleriyle havlu, fanila, çatal bıçak ve kap kacak paylaşmayınız. Son kusma ve ishalden sonra 48 saat geçtikten sonra işe dönebilirsiniz. Çocuklarında son kusmalarından ve ishallerinden sonra 48 saat geçmeden kreşe veya okula göndermeyin. Çocukların son ishalinden sonra 2 hafta geçtikten sonra havuza gitmelerine izin veriniz. Semptomları geçmiş olur ama araştırmalar; rota virusün havuz suyundan başkalarına da geçebileceğini belirtmektedir. Gıda Hijyeni Hijyenik gıdalar kullanılarak kendinizi ve ailenizi gıda zehirlenmesinden korumuş olursunuz. Aşağıdakileri yapmalısınız: Ellerinizi, yüzeyleri ve kap kacaklarınızı sıcak sabunlu suyla düzenli olarak yıkayınız. Pişmemiş çiğ gıdalarla pişmiş gıdaları bir arada tutmayınız. Gıdaları düzgün olarak buzdolabına yerleştiriniz. Gıdaları hep tam olarak pişiriniz. 93

94 Son kullanım tarihi geçmiş gıdaları kullanmayınız. 11- KALP YETMEZLİĞİ TANIM Konjestif kalp yetmezliği olarak da bilinen kalp yetmezliği; kalp kaslarının kanı pompalaması gerektiği şekilde pompalamamasından kaynaklanmaktadır. Kalbinizde damarların daralması veya yüksek tansiyon gibi durumlar (koroner arter hastalığı) olması kalbinizi pompalamayı düzgün yapamayacak kadar çok zayıflatmakta veya sertleştirmektedir. KALP YETERSİZLİĞİNİN NEDENLERİ Yüksek tansiyon Kalp krizi Alkol tüketimi Enfeksiyon Anormal kalp kapağı fonksiyonu Düzensiz kalp atışları Kemoterapi Ameliyat Bazı ilaçlar RİSK FAKTÖRLERİ Yüksek tansiyon. Koroner arter hastalığı. Kalp krizi. Diabet(Şeker hastalığı). Bazı diabet ilaçları. Uyku apnesi. Konjenital(dğuştan)kalp defektleri. Alkol kullanımı. 94

95 ÖNEMLİ BELİRTİLER VE SEMPTOMLAR Nefes darlığı Öksürük Ayakların, ayak bileklerinin ve bacakların şişmesi Yorgunluk/bitkinlik, Kilo alımı: günde 1kg veya 5 günden az bir sürede kg. Bayılma veya aşırı halsizlik, Nefes darlığı ile ilgili hızlı veya düzensiz kalp atışları, Göğüs ağrısı veya bayılma, Düzensiz kalp atışları. Ani, aşırı nefes darlığı ve öksürürken pembe köpüksü balgam çıkartmak. * Yukarıda bahse konu semptomlardan herhangi birisi meydana gelirse hemen doktorunuzla görüşün. Hastayı tanılamaya çalışmayın. Kalp yetmezliği tanısı zaten konulmuşsa ve semptomlar aniden daha kötü duruma gelirse veya yeni bir işaret veya semptom ortaya çıkarsa kendilerinde var olan kalp yetmezliği daha kötü hale gelebilir. veya tedaviye yanıt vermemektedir. TEDAVİ ŞEKİLLERİ İlaçlar Ameliyat ve tıbbi cihazlar KALP YETMEZLİĞİ OLAN HASTALARA ORTAK SAĞLIK TAVSİYELERİ/ ÖNERİLERİ Yaşam biçimi değişiklikleri yapmak kalp yetmezliği işaret ve semptomlarını iyileştirmede ve hastalığın ilerlemesini önlemeye yardımcı olmaktadır. Kalp yetmezliğini önlemenin en önemli anahtarı risk faktörlerini azaltmaktır. Aşağıda yer alan değişiklikler en önemlileri ve en faydalı olanlarıdır Banyo, traş olma, yemek yeme ve giyinme gibi faaliyetlerinizi fiziksel hareket olarak yapınız örneğin zamana yayınız, yavaş ve sakin bir şekilde dinlenerek yapınız. Dinlenmek ille de uyumak değildir. Hastanın dakika için sessizce bir sandalyede oturtarak dinlenmelerini sağlayabilirsiniz. Daha sonra kullanılan ilaçların 95

96 etkisiyle hasta kendisini daha iyi hissedecektir ve bu da faaliyetlerini arttırmak için onları teşvik edecektir. Düzenli egzersiz, örneğin yürüyüş veya yüzme kalbi güçlü tutar, daha az kaygı duyulur ve kilo ile tansiyonu kontrol altında tutmaktadır. Yapacakları egzersizlerin türü ve ne derecede egzersiz yapacakları kalp yetmezliği hastalıklarının ciddiyetine/seviyesine/durumuna bağlıdır. Hastanız egzersiz yaparken aşağıda yer alan konulara dikkat ediniz: 1. Zorlanmıyorlarsa egzersiz yapılmalı. 2. Isınma ve gerilme hareketleri yaparak başlanmalı. 3. Hemen yemeklerden sonra egzersiz yapılmamalı 4. Aşırı sıcak veya aşırı soğukta egzersiz yapılmamalı. 5. Göğüs ağrısı, dikkat çekici derecede nefes darlığı veya herhangi bir nedenden dolayı kendilerini iyi hissetmiyorlarsa hemen egzersiz bırakılmalı. 6. Sakinleştirici/gevşetici hareketlerle egzersiz bitirilmeli. Sigara kullanımı kan damarlarına zarar vermekte, tansiyonu yükseltmekte, kanınızda bulunan oksijen miktarını düşürmekte ve kalp atışını hızlandırmaktadır. Bu yüzden hastanın sigarayı bırakmasını destekleyiniz ve pasif içici olmaktan uzak tutunuz (sigaranın içildiği ortamlardan uzak tutunuz). Hasta normal kilosunu muhafaza etmeli. Eğer normal kilolarının üstündeyse kiloları bir diyetisyen yardımıyla ideal kilolarına ulaştırılmalıdır.. Az bir miktar kilo vermek bile yardımcı olabilir. Fazla tuz suyun tutulmasına (ödemin oluşmasına) katkıda bulunmakta, bu da hastanın kalbinin daha zor çalışmasına, nefes darlığına, bacak, ayak bilekleri ve ayakların şişmesine neden olmaktadır. Kalp yetersizliği olan kişilerde alınması gereken günlük tuz miktarına doktorunuzla görüşerek karar verilir. Bu tuz miktarının çoğunu zaten yemeklerden aldığımızı unutmayınız ve tuz kullanırken dikkatli olun. Yüksek sodyumlu gıdalardan da sakının ve diyetlerinizde katı yağ, trans yağ ve kolesterolün miktarını azaltınız. Yağ ve kolesterolü yüksek diyetler koroner arter hasatlığı için bir risk faktörüdür ve bu da kalp yetersizliğine neden olabilmektedir. Hastaya alkolü bırakmasında yardımcı olunuz. 96

97 Hafif egzersizler hastanın vücudunu sağlıklı ve formda tutarak kalp kaslarına fazla baskı yapmaz. Ancak hareket/egzersiz yapmaya başlamadan doktorlarıyla kendilerine uygun bir egzersiz programı konusunda görüşmelerini sağlayınız. Hastalar endişeli veya üzgün olduğunda kalpleri daha hızlı atar, daha hızlı nefes alırlar ve tansiyonları yükselir. Bu kalp yetmezliğini daha da kötü yapar. Bu yüzden onların hayatlarından stresi azaltmaya çalışın ve stresten uzak kalmalarını sağlayınız. Hastanız horluyor veya başka uyku problemi varsa uyku apnesi testi olmalarını sağlayınız. Daha iyi uyumalarını sağlamak için yastıklarını yükseltin ve yatmadan önce ağır ve fazla yemekten uzak tutun. Ayrıca, doktorlarıyla görüşerek ilaç saatlerini değiştiriniz özellikle idrar söktürücülerin. Diyüretiklerin günün erken saatlerinde alınması idrara çıkma ihtiyacını da düşürecektir. En önemlisi hastanın doktoruna düzenli olarak gitmesini ve doktorun tavsiyelerine uymasını sağlayınız. 12- HİPERTANSİYON TANIM Kanın kalpten vücuda pompalanması sırasında, atardamar üzerinde bir basınç oluşur. Bu kan basıncı dır. Koldan ölçülen bu basıncın normal değerlerin üstüne çıkması, hipertansiyon (yüksek Tansiyon) olarak adlandırılır. Kan basıncı için normal değerler : 120/ 80mm Hg Hipertansiyon kan basıncı değeri : 140/ 90 mm Hg nın üzerindedir. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI Yorgunluk Bulantı Görme bozuklukları Fazla terleme Ciltte kızarma ve solukluk, Burun kanaması, 97

98 Endişe ve sinirlilik, Çarpıntı Baş dönmesi Baş ağrısı Kulaklarda çınlama ve uğultudur. TEDAVİ YÖNTEMLERİ İlaç Tedavisi Alışkanlıkların düzenlenmesi ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR Ani baş ağrısı Görme bozuklukları Nefes darlığı Göğüs ağrısı Konsantrasyon yeteneğinin bozulması Konuşma bozukluğu Bellek kaybı Yüzde kolda veya bacakta uyuşukluk Belirtilerinin görülmesi durumunda yakınızı en yakın sağlık kuruluşuna götürünüz. Yakınınız felç ya da kalp krizi geçiriyor olabilir. HİPERTANSİYON NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI(KOMPLİKASYONLAR) Hipertansiyon eğer kontrol altına alınamazsa uzun süreler içerisinde vücuda çok önemli zararlar verebilir. Damar sertliği: Zamanla kalp krizleri ve felçlere yol açabilir. Koroner Arter Hastalığı: Kalp dokusunun bir bölümünün canlılığını yitirir. kalp krizleri gelişebilir. Felç (İnme): Yaşamı tehdit eder; Yakınınız sağ kaldığında yasam kalitesi daha çok düşecektir. Kalp Yetmezliği: Yüksek kan basıncı nedeniyle kalp kalınlaşır ve yorulur. Artik pompalama görevini yeterince yapamaz hale gelir. Böbrek Hasarı : Böbrek kanı süzme işlevini yeterince yapamaz hale gelir. İleri evrelerde yakınınıza diyaliz gerekebilir. 98

99 Göz Hasarı : Yakınınız göremez hale gelebilir. HİPERTANSİYON HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınız ilaçlarını düzenli,doktor istemine uygun almalı ve ilaçların dozunu doktora danışmadan kesinlikle değiştirmemelidir. Yakınınızın fazla kilolarını vermesi yüksek kan basıncının kontrol altına alınmasında önemlidir. Yakınız sigara kullanıyorsa bırakmalıdır. Her sigara içimi kan basıncını yükseltir. Egzersiz yapması kan basıncının düşürülmesine yardımcı olur. Yakınınız yağ ve kolesterolden fakir beslenmelidir. Diyetinde tuz kısıtlanmalıdır. Stres kan basıncında yükselmeye yol açar. Yakınınızı stresten kaçınmalıdır. Yakınınız aşırı alkolden uzak durmalıdır. Yakınınız doğum Kontrol İlacı kullanıyor olabilir. Eğer beraberine sigara içimi söz konusu ise kan basıncında yükselmeye yol açabilir unutulmamalıdır. Yakınınıza hipertansiyon tanısı yeni konuldu ise daha sık olmak üzere, daha sonra 3-6 ayda bir doktor kontrolüne gitmelidir Ölçtüğü kan basıncı değerlerini kaydetmeyi alışkanlık haline getirmelidir. Kan basıncı değerlerinin kaydettiği formu, doktora giderken unutmamalıdır. Yakınınız bir seyahate giderken ilaçlarını yanına almayı unutmamalıdır. Yakınınız kendi kan basınçlarını ölçmeyi öğrenmeli ve evinde bir tansiyon aleti ve steteskop bulundurmalıdır. 13- KORONER ARTER HASTALIĞI; TANIM Koroner arterlerin genellikle ateroskleroz (damar sertliği) nedeniyle daralması veya tıkanmasıdır. Ateroskleroz, arterlerin iç duvarlarında kolesterol ve yağ birikintilerinin (plak) meydana gelmesidir. Koroner arter hastalığı için risk faktörlerini iki grupta inceleyebiliriz. 99

100 1. Düzeltilebilir risk faktörleri; sigara kullanımı, hipertansiyon, yüksek kolesterol düzeyleri, fiziksel aktivite azlığı, alkol tüketimi ve stres. 2. Düzeltilemeyen risk faktörleri; ileri yaş, erkek cinsiyeti, ailede 55 yaşından önce koroner arter hastalığı öyküsünün olmasıdır. Şeker hastalığı da koroner arter hastalığının damar duvarında yaygın görülmesine neden olan diğer bir risk faktörüdür. BELİRTİ VE BULGULAR: Koroner arter hastalığının en yaygın belirtisi anjin adı verilen göğüs ağrısıdır. Anjin çoğu zaman göğüs ağrısı olarak tanımlanır. Aynı zamanda göğüs rahatsızlığı, ağırlık, darlık, baskı, ağrı, yanma, uyuşma, doluluk veya sıkıştırmayla tarif edilir. Hazımsızlık veya mide yanmasıyla karıştırılabilir. Anjin genellikle göğüste hissedilirken sol omuz, kollar, boyun, sırt veya çenede de hissedilebilir. Koroner arter hastalığıyla birlikte meydana gelebilecek diğer belirtiler şunlardır: Nefes darlığı Palpitasyonlar (düzensiz kalp atışları, atlanan atışlar veya göğüste bir «takla atma» hissi) Daha hızlı kalp atışı Baş dönmesi Bulantı Aşırı halsizlik Terleme Yakınınız bu belirtilerden herhangi birini yaşarsa, özellikle de bunlar yeni belirtilerse veya daha sık veya şiddetli hissedilmeye başladıysa doktorunuzu aramanız gerekir. *HASTALIĞIN ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLARI Göğüste, sol kolda veya sırtta ağrı ya da rahatsızlık Olağandışı hızda kalp atışı Nefes darlığı 100

101 Bu belirtilerden herhangi biri meydana gelirse yakınınız kalp krizi geçiriyor olabilir vakit geçirmeden tıbbi yardım alınması gerekir. Hastalığın uzun dönemde ortaya çıkan sorunları Yakınınız düzenli sağlık kontrollerini yaptırmaz ve tedavisini aksatırsa aşağıdaki sağlık sorunlarıyla karşılaşabilir. Yeterli kan akışı olmadan kalp, oksijene ve gerektiği gibi çalışmak için ihtiyaç duyduğu yaşamsal besinlere aç hale gelir. Bu durum göğüs ağrısına neden olabilir. Kalp kasının bir kısmına akan kan tamamen kesilir veya kalbin enerji ihtiyaçları kan akışının miktarını aşarsa bir kalp krizi (kalp kasının hasar görmesi) meydana gelebilir. 1. Kalp yetmezliği 2. Kalp krizi 3. Anormal kalp atışı 4. Damar hastalıkları 5. Damar tıkanmasına bağlı felç HASTALIĞIN TEDAVİ SÜRECİ 1. İlaç tedavisi 2. Koroner balon anjiyoplasti (beraberinde stent uygulaması) 3. Cerrahi tedavi (koroner bypass ameliyatı). *Hangi tedavi şeklinin seçilmesi gerektiğine, hastaların durumuna göre kalp cerrahı ve kardiyolog birlikte karar verirler. Acil durumda bir sağlık kuruluşuna gidene kadar; Evde aspirin varsa, bir bardak su ile yakınınıza veriniz. Bunun dışında kesinlikle bir şey yiyip içirmeyiniz. Pencereyi açarak odaya oksijen girmesini sağlayınız. Yardım gelmesini, yakınınızı yatırarak ya da oturtarak bekletiniz. Kesinlikle ayakta bekletmeyiniz. Ağrıyı azaltmak için yakınınıza egzersiz yaptırmayınız. Yakınınız soğuk ya da sıcak suyun altına kesinlikle girmemeli. Çünkü soğuk su böyle durumlarda çok tehlikelidir. Kalp damarlarını büzer ve tıkalı olmayan damarların da daralmasına neden olabilir. HASTALIĞA YÖNELİK GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ 101

102 Yakınınız; Sigara içiyorsa derhal bırakmalı. Tansiyonunu kontrol altına almalı Diyabet(şeker) hastası ise kan şekerini kontrol altına almalı Yeme alışkanlıklarını değiştirmeli ve yağ, tuz ve kolesterol oranı düşük gıdalar tüketmelidir. Alkolü günde en fazla bir tane ile sınırlandırmalıdır. 14- KANSER TANIM Bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz olarak bölünüp çoğalmasıyla beliren kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser vücudumuzun çeşitli bölgelerindeki hücrelerin kontrolsüz çoğalması ile oluşan 100'den fazla hastalık grubudur. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI Vücudun herhangi bir yerinde bir kitle Ses kısıklığı veya belirli bir sebebi olmayan geçmeyen öksürük Yutma güçlüğü ve hazım bozukluğu Kol ve omuz ağrısı Kemik ağrısı Aşırı kilo kaybı, ani zayıflama ve iştahsızlık Baş ağrısı İyileşmeyen yaralar Sarılık Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik Makat veya rahimden gelen anormal kanama ve akıntınlar Ben ve siğillerde görülen değişimler 102

103 ***** Bu bulgular her zaman kanser demek değildir. Ancak nedenlerinin belirlenmesi için mutlaka bir doktora başvurmayı gerektirirler. Kanser bulaşıcı bir hastalık olmayıp, erken tanısı ve tedavisi mümkün bir hastalık grubudur. KANSERE NEDEN OLAN ETMENLER Tütün Kullanımı Alkol Radyasyon Ultraviyole Elektromanyetik Alanlar Sağlıksız Diyet Alışkanlığı Obezite ve Hareketsizlik Kimyasal Karsinojenler (Aflatoksin-Hidrokarbonlar v.b) Onkojenik (Kansere neden olan)virüsler TEDAVİ YÖNTEMLERİ 1. Biyolojik tedavi; İmmünoterapi olarak da bilinmektedir, kansere karşı vücut savunma mekanizmalarını harekete geçirir. 2. Cerrahi tedavi; Kanserli dokunun vücuttan çıkartılmasıdır. 3. Kemoterapi; Kanser hücrelerini yok etmek veya bu hücrelerin büyümesini kontrol altına almak için antikanser ilaçlar kullanılarak yapılan tedavidir. 4. Hormonoterapi; Bazı kanserler vücutta hormon olarak adlandırılan maddelerin varlığında büyüyüp gelişirler. Hormonal tedavi vücuttaki hormon miktarını değiştirerek meme, prostat kanseri ve üreme sistemi kanserlerinin tedavisinde kullanılır 5. Radyoterapi; Radyoterapide iyonizan radyasyon kullanılır. Amacı kanserli hücreleri yok etmek ve tümörü küçültmektir. KANSER TEDAVİSİ ALAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınızın saç, aynı zamanda kaş, kirpik ve tüm vücut kıllarında dökülme olabilir *Tedavi bitiminden sonra yeniden çıkacağını kendisine açıklayabilirsiniz. Yakınınızın Derisinde kızarıklık, kaşıntı ve yara gelişebilir. Yakınınızın cildi kuru ve temiz tutulmalı, tahriş edici losyon ve kremler kullanmamalıdır, 103

104 Soğuk kompres yapmalı ve doktor istemine göre kremler kullanmalıdır. Kaşıntıyı arttırmamak ve cilt bütünlüğünü bozmamak için kesinlikle kaşımamalıdır. Yakınınızda Enfeksiyon gelişebilir. Düzenli aralıklarla yakınınızın ateş takibi yapılmalıdır. Hekimin uygun gördüğü tedavi uygulanmalıdır. Yakınınız ağız ve vücut hijyenine önem vermeli, günlük kontrolleri yapılmalı ve deri travmalardan korunmalıdır. El yıkamaya özen gösterilmelidir. Yakınınızın ağzında yaralar oluşabilir. Yakınınızın öğünlerden önce ve sonra ağız bakımı yapması sağlanmalıdır. Sıvı alımı sağlanmalıdır. Sıcak yiyeceklerden kaçınıp, yumuşak, protein ve vitamin yönünden zengin yiyecekler tüketmesine özen gösterilmelidir. Yakınınız diyare (ishal) olabilir. Sütlü ürünlerden sakınmalı, potasyum kaybı olacağından sakıncası yoksa muz, portakal, patates tüketmelidir. Diyetindeki yağ miktarı azaltılmalıdır, Fazla sıcak ve soğuk olmayan az şekerli yiyecekleri az ve sık olarak alması sağlanmalıdır. Diyaresi düzeldiğinde lifli besinler (sebze, meyve, yulaf vb.) diyetine azar azar eklenmelidir. Yakınınız Konstipasyon (kabızlık) olabilir. Lifli besinlerle (sebze, meyve, yulaf vb.) beslenmesi sağlanmalıdır. Sakıncası yoksa sıvı alımı arttırılmalıdır. (günde en az 2lt), Yakınınızın Bulantı-kusması olabilir. Bulantı ve kusma sırasında ağızdan nefes alıp vermelidir. Yakınınızın çevresinin temiz ve kokusuz, giysilerinin rahat olmasına özen gösterilmelidir, Beslenmesini rahat bir pozisyonda yapması sağlanmalıdır. 104

105 Öğünlerini azar azar, sık sık almalı ve iyice çiğnemelidir. Tatlı, kızartma, baharatlı, yağlı gıdalardan kaçınmalıdır. Yemekten sonra dinlenilmeli ve yavaş aktiviteler yapmalıdır. Yakınınızın ağrısı olabilir. Doktor önerisine göre tedavi uygulanmalı, Masaj yapılmalı, sıcak ya da soğuk uygulama, ılık banyolar, çevresinin sessiz ve sakin olması sağlanmalıdır. Gevşeme teknikleri yapılarak, radyo dinlenmesi, televizyon seyretmesi sağlanabilir. Kitap okunabilir, müzik dinlenebilir. Yakınınızda korku ve depresyon gelişebilir. Yakınınız ile olumlu bir iletişim ve işbirliği sağlanmalıdır. Gerekirse bir uzmandan yardım alınmalıdır. Yakınınızda solunum sıkıntısı, öksürük gelişebilir. Hekime başvurmalı, önerdiği tedavi uygulanmalıdır. Solunum sıkıntısı ileri derecede ise hemen doktora başvurulmalıdır.. Yakınınız İdrar yapmada zorlanabilir ya da idrar miktarında azalma görülebilir. Eğer kısıtlama yok ise bol sıvı tüketmelidir. İdrar yaparken ağrısının varlığı, idrarının kokusu, sıklığını ve yoğunluğu değerlendirilmelidir. İdrar miktarı çok azalmışsa hekime başvurulmalıdır. Yakınınızda radyoterapi sonrası ciltte yanıklar oluşabilir. Cildine masaj ve ovma gibi işlemler uygulanmamalıdır. Yakınınızın bol, pamuklu, tahriş etmeyen giysiler kullanması sağlanmalıdır. Cildi üzerine sıcak ve soğuk uygulama yapılmamalı, direk güneş ışığından uzak tutulmalıdır. Yakınınızda Baş dönmesi, bayılma görülebilir. Yakınınız hemen değerlendirilip gerekirse hemen hekime başvurulmalıdır. Yakınınızda mide şişkinliği, yemek yiyememe ve hazımsızlık olabilir. 105

106 Diyetisyenle işbirliği yapılarak beslenme programı oluşturulmalı, Yüksek kalorili ve proteinli besinlerin alınması sağlanmalı, Az ve sık aralarla beslenmeli, Açlık hissettiği anda yemek yemeye cesaretlendirilmeli, Her öğünden önce ağız bakımı sağlanmalı, Yakınınızın sevdiği bir ortamda sevdikleri ile birlikte, az ve sık yemesini sağlanmalı, Ortamda hoş olmayan ya da yakınınızın hoşlanmadığı kokular engellenmeli, Yemeklerini iştahı uyandıracak görüntüde sunmalı, Yemeklerin hazırlandığı ortama yakınınızın girmemesi sağlamalıdır. Yakınınızda Aşırı yorgunluk ve uyku problemleri gözlenebilir. Yakınınız ile hekimin görüşmesi sağlanarak gerekirse ilaç tedavisi uygulanmalı, Yakınınız mümkün olduğu sürece dinlenmelidir. KANSER NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI (KOMPLİKASYONLAR) Kanser eğer erken teşhis edilmezse vücudun diğer organlarına metastaz(yayılım) yaparak,organ, doku ve sistemlerimizin yetmezliklerine sebep olur. KANSERDEN KORUNMAK İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Gökkuşağı çeşitliliğinde meyve ve sebze yiyin Böcek ve tarım ilaçlarından uzak durun. Hayvansal gıda tüketimini azaltın. Omega-3 yağ asitlerinin yeterince alınabilmesi için doğru yağlar ile beslenmeye dikkat edin. Yüksek kalorili ve besin değeri düşük atıştırmalıklar, şekerleme ve meşrubatlardan kaçının. Tuz tüketimini az, potasyum tüketimini yüksek tutun. Gün içinde 15 dakikalık sağlık araları verin, sosyal ortamlarda bulunun. Sigaradan uzak durun. Kanserin erken teşhis edilebilmesi için taramalarınızı yaptırın. 106

107 15- LOMBER DİSK HERNİSİ (BEL FITIĞI) TANIM Bel bölgesinde toplam 5 adet vertebra (omurga) bulunmaktadır. Her iki omurga arasında 1 adet disk adı verilen, kıkırdak dokudan oluşan, yastıkcık görevi gören yapılar mevcuttur. Lastik kıvamında ve daha sağlam olan diskin dış halkasına annulus fibrozus adı verilir. Diskin içerisinde ise, nükleus pulpozus adı verilen, jöle kıvamındaki yapı mevcuttur. Diski oluşturan anulus fibrozisin hasar görmesi sonucunda nükleus pulpozusun var olduğu yerden çıkarak, spinal kordu ya da periferik sinirleri sıkıştırmasıyla ortaya çıkan durum lomber disk hernisi yani bel fıtığı dır. BEL FITIĞINA NEDEN OLAN FAKTÖRLER Yapısal ve genetik nedenlerle disklerde bozulma Bel omurlarına fazla yük binmesi (aşırı kilo alma ve ağır kaldırma) Bele destek olan diğer yapıların, özellikle bel ve karın kasları zayıflaması (egzersiz yokluğu) ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULAR Sırtın alt kısmında, bacağın arkasına/yanına yayılan keskin, yanıcı; yüzeyel ve lokalize ağrı Öksürme, dışkılama, eğilme, hapşırma gibi zorlamalarla artan ağrı Çok uzun süre herhangi bir pozisyonda (ayakta durma, oturma, yatma gibi) kalmak tipik olarak ağrıyı artırır. Vücut refleks olarak ağrıyı hafifletmek için karşı tarafa eğilir ve belde eğrilikler (skolyoz) oluşabilir. Sıkışan sinir kökünün beslediği alana uyan bölgede uyuşukluk gibi duyu değişiklikleri Sıkışan sinir kökünün seviye ve tarafına göre sağ veya solda ayak, parmaklar veya bacakta ortaya çıkan kuvvetsizlik Refleks değişiklikleri 107

108 Ağrı yakınmaları birkaç gün içerisinde kendiliğinden gerileyeceğinden çoğunlukla tetkik edilmelerine gerek yoktur. Ancak aşağıdaki nedenler hemen doktora başvurmayı gerektirir. Tekrarlayan bel ağrısı atakları Ağrı şiddetinin giderek artması Bel ağrısına eşlik eden uyluk ve bacakta ağrı, uyuşukluk, güçsüzlük, istemli idrar ve gaita yapamama, seksüel fonksiyon bozukluğu gibi belirtilerin olması İstirahat ile geçmeyen bel ağrısı Bel ağrısı ile birlikte aşırı kilo kaybı, ateş, üşüme ve titreme olması TEDAVİ YÖNTEMLERİ Yatak istirahatı İlaç tedavisi Fizik tedavi ve rehabilitasyon Cerrahi tedavi ACİL AMELİYATI GEREKTİREN DURUMLAR Bel fıtıklarında, tartışmasız acil ameliyatı gerektiren durumlardan bir tanesi Cauda sendromu, diğeri de hastada düşük ayak gelişmesidir. Cauda sendromunda, ani gelişen ağır nörolojik belirtiler söz konusudur ve acilen müdahale edilmez ise hastanın paraplejik olma ihtimali yüksektir. Gecikmiş müdahale de gelişmiş olan bulguların (bacaklardaki felç ve idrar-gaita kontrulünün) geri dönme şansı azdır. Düşük ayak teşekkül eden hastalarda, hasta ayağını ayak bileğinden yukarıya kaldıramaz ve ayağını sürükleyerek yürür. Bu durumda tespit edilen herniasyonun acil operasyonu, hastanın seçebileceği tek alternatiftir. LOMBER DİSK HERNİSİ OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Özellikle tekrarlayan bel ağrılarının önüne geçilmesi için yakınınızın fazla kilolarından kurtulması gerekir. Yakınınız sigara içiyorsa, bırakması yönünde destekleyiniz. Yakınınızın bel, sırt ve karın kaslarına yönelik kas egzersizlerini düzenli ve sürekli yapması gerekmektedir. 108

109 Günlük yaşantıda uyuma, ayakta durma, oturma, eğilme gibi çok tekrarlanan hareketlerin doğru yapılması ve bunların alışkanlık haline getirilmesi bel bölgesine etkileyen zorlanmaları büyük oranda azaltacaktır. Kötü pozisyonda durmak, bel oyuğunun normal açısını bozarak ağrıya yol açabilir. Öne eğilmek disklerin dış halkasına fazla basınç yaparken, geriye doğru beli esnetmek omurganın arkasında bulunan küçük eklemlerde yangıya ve ağrıya neden olur. Bu durum bel kaslarında "spazm" olarak adlandırılan aşırı gerginliğe yol açarak, ağrının daha da artması ile sonuçlanır. Bu nedenle yakınınızın uygunsuz duruş, oturma ve yatma pozisyonlarını düzeltmesi gerekmektedir. Bel çevresi kaslarının güçlendirilmesi ve bu kaslara esneklik kazandırılması bel oyuğunun normal açısının korunmasını, omurlar ve diskler üzerine binen vücut yükünün kaslara aktarılmasını sağlar. Etkili olabilmesi için, yakınınızın bu egzersizleri doktorun önerdiği şekil ve sürede yapması gerekmektedir. Bel ameliyatı olmak ömür boyu bel ağrısından kurtulmak veya bu ağrıların bir daha hiç tekrarlamayacağı anlamı taşımaz. Bu nedenle yakınınız ameliyat olmuş ise, sonrasında da mutlak suretle fazla kilolardan kurtulması, bel kaslarını güçlendirecek düzenli egzersiz yapması ve omurgaya binecek yükü arttıran hareketlerden kaçınması gerekmektedir. Kaynaklar 1.UğurH.Ç.BelFıtıkları(LomberDiskHernileri).Erişim: ,www.hasancaglarugur.com/ha staliklr/31.pdf. 2. Alper S. Lomber Disk Hernileri. Türkiye Klinikleri J PM&R-Special Topics 2011;4(1): MİGREN TANIM Zaman zaman ataklar yapan, başın genellikle bir tarafında zonklayıcı bir ağrıyla birlikte bulantı, kusma, karın ağrısı, ishal, görme bozuklukları, baş dönmesi bulunabilen bir ağrıdır. 109

110 Genel olarak iki gruba ayrılır. Aura lı dediğimiz ön belirtili migren ve aurasız migren. Migrenin Aurası : Migrenin ön belirtileridir. Bu belirtilerin çoğu görmeyle ilgilidir. Migreni olan yakınınız, parlak ışıklar, zig zag çizgiler gördüğünü ya da görmenin bulanıklaştığını, bir alanda veya bir bölgede görme kaybı olduğunu söyleyebilir. Ayrıca kolda, bacakta uyuşma, baş dönmesi, konuşmayla ilgili bozukluklar da görülebilir dakika sürer ve ardından yakınınızın ağrısı başlayacaktır. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI Genelde ağrı başın tek tarafındadır Ağrı zonklayıcı özellikte, orta veya şiddetlidir Bulantı, kusma olur Krizler (atak) halinde gelir Ağrı 4 ila 72 saat sürer Ağrı başlangıcında görme bozuklukları olur (auralı tipinde) Baş hareketleri ve fiziksel aktiviteyle ağrı artar Işıktan ve sesten rahatsız olma MİGRENİ TETİKLEYEN FAKTÖRLER Yükseklik değişiklikleri, Hava kirliliği, sigara dumanı, Parlak ışık veya titreyen ışık, Yüksek ve devamlı gürültü, Parfüm kokusu, kuvvetli diğer kokular ve kimyasal maddeler, Hava durumundaki değişiklikler (basınç, sıcaklık ve nem değişikliği, lodos), Mevsimsel değişiklikler (sonbahar ve ilkbahar en kötü zamanlar), Açlık, öğün atlama, Çok ya da az uyuma, uyku düzenindeki bozukluklar, Uçak yolculukları, Doğum kontrol hapları, Kadınlarda hormonal değişiklikler (adet dönemi), Bazı yiyecek ve içecekler (çikolata, kabuklu kuruyemiş, kırmızı şarap, peynir vb) TEDAVİ YÖNTEMLERİ 1-Atak-Ağrı tedavisi 2-Koruyucu Önleyici Tedavi MİGREN NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI (KOMPLİKASYONLAR) Bazen ağrılarınızı kontrol altına alma girişimleriniz bazı sağlık sorunlarına neden olabilir. Karın ağrıları, mide kanamaları ve ülser. 110

111 Rebound (geri gelen) baş ağrıları. Yakınınız reçetesiz veya reçeteli baş ağrısı ilaçlarını önerilen günden fazla kullanır veya yüksek dozda alır ise ciddi bir sağlık sorunu olan rebound baş ağrıları gelişebilir. Bu durumda yakınınızın baş ağrısını dindirmek için aldığı ilaçlar, daha fazla baş ağrısına neden olur. Şiddetli baş ağrısı döngüsü devam eder. Serotonin sendromu: Bazı migren ilaçları ile bazı antidepresanların birlikte kullanımı sonucu ortaya çıkan potansiyel yaşamı tehdit edici ilaç etkileşimidir. Serotonin sendromunun belirtileri huzursuzluk, halüsinasyonlar, hızlı kalp atışı, artan vücut ısısı ve terleme, koordinasyon kaybı, kas spazmları, bulantı, kusma, ishal ve kan basıncında hızlı değişikliklerdir. Acil müdahale gerektirir. Derhal yakınınızı bir sağlık kuruluşuna götürünüz. Migrene bağlı ortaya çıkan sağlık sorunlarına daha çok yakınınızın baş ağrıları için aldığı ilaçlar neden olmaktadır. Bu nedenle ilaçlarını doktorun önerdiği şekilde almalıdır. ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR Ağrı sürekli ve artan şiddette ise, Daha önce mevcut olan ağrının şiddeti, şekli değiştiyse, tedaviye cevap vermiyorsa, Yüksek ateş, boyun tutulması, ciltte kızarıklık, zihinsel bulanıklık, nöbet, çifte görme, güçsüzlük, uyuşukluk hissi veya konuşmada güçlükle birlikte ortaya çıkan baş ağrısı varsa Baş ağrısı şimdiye kadar hayatında karşılaştığı en şiddetli ağrıysa ve ağrı bir fiziksel aktivite sırasında (ağır bir yük kaldırmak, cinsel ilişki) ortaya çıkmış ve şiddetini arttırmışsa, Baş yaralanmasından sonra ortaya çıkan baş ağrısı olduyda, özellikle baş ağrıları kötüleşiyorsa, Öksürük, çaba sarf etme, zorlanma veya ani hareketler ile kötüleşen kronik baş ağrısı varsa Derhal doktorunuzla görüşün veya acil servise gidin. Çünkü belirtiler bazı ciddi sağlık problemlerinin habercisi olabilir. MİGREN HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ 1. Yakınınızın yaşam tarzını değiştirmesi migren tedavisini daha etkili hale gelebilir. 2. Yakınınız Sağlıklı ve düzenli beslenmelidir. 3. Yakınınız ilaçlarını doktor önerisine uygun şekilde almalıdır. 4. Uyku bozuklukları çoğu kez migren ataklarına neden olmaktadır. Yakınınızın yeterli uyuyabilmesine olanak sağlayın; Bu aşırı uyuması gerektiği anlamına gelmez. 111

112 Ortalama bir yetişkin günde 6 ile 8 saat arası uykuya ihtiyaç duyar. Her gün aynı saatlerde uyuyup sabahları aynı saatlerde kalmak, en yararlı uyuma şeklidir. 5. Yakınınız migrenini tetikleyen şeyleri tespit etmeli ve onlardan uzak durmalıdır. Kişiden kişiye değişen bu durumu anlayabilmek için, kendini iyi gözlemlemesi gerekir. Bu tetikleyici bazen çikolata, bazen peynir, bazen parfüm olabilir. Hangisi olduğu önemli değil, derhal yakınınız bunları hayatından uzaklaştırmalıdır. 6. Masaj, yakınınızın migren ağrılarının sıklığını azaltmaya yardımcı olabilir ve uykusunun kalitesini arttırır. Bu da migren ağrılarının önlenmesine yardımcı olur. 7. Atak esnasında yakınınızın karanlık ve sessiz bir odada uzanmasına olanak sağlayın. Ağrılı bölgelere nazikçe çok bastırmadan masaj yapılması yakınınızı rahatlatabilir. 8. Yakınınıza egzersiz yapmak ya da bir gevşeme kursuna gitmek iyi gelebilir. 17- OBEZİTE TANIM Sağlığı bozacak ölçüde vücutta anormal veya aşırı yağ birikmesidir. Obezite Nasıl Hesaplanır : En yaygın kullanılan yöntem beden kitle indeksinin hesaplanmasıdır. Bunu kendiniz de yapabilirsiniz. Boyunuzun (metre cinsinden) ölçüsünü ve kilonuzu bilmeniz yeterli. Kilogram/Boy x boy örneğin boyumuz 1,74 kilomuz 70 Bki=70 / 1.74 x 1.74 =23 peki bu ne anlama geliyor aşağıda görebilirsiniz. SINIFLANDIRMA BKİ (Beden kitle indeksiniz) ZAYIF 18 den küçükse Aşırı zayıf 16 dan küçükse Orta zayıf Hafif zayıf Normal Hafif şişman

113 Şişmanlık öncesi Şişman(obez) 30 ve üstü Obez 1. derece Obez 2. derece Obez 3. derece 40 ve üstü Eğer beden kitle indeksiniz (BKİ) 25 in üzerinde ise en kısa sürede profesyonel yardım almalısınız. Obezite Nedeniyle Ortaya Çıkabilecek Sağlık Sorunları Obezite doğrudan yada dolaylı olarak bir çok hastalığa neden olmaktadır bunlar ; Obezite birçok hastalığa neden olabilir, alevlendirebilir ya da riskini arttırabilir. Obeziteye en sık eşlik eden durumlar Koroner kalp hastalığı, Tip 2 diyabet, Hipertansiyon, Dislipidemi, İnme, Safra kesesi hastalıkları, Uyku apnesi, Solunum problemleri, Ağırlık taşıyan Eklemlerde osteoartrit ve Bazı kanserlerdir (endometrium, meme, prostat, kolon) Benlik saygısında azalma Obezite ile ölüm arasında da açık bir bağ vardır. Kardiyovasküler hastalıklar ölümlerin birinci nedenidir TEDAVİ Her şeyden önce obezitenin bir hastalık olduğu kabul edilmeli ve oluşmadan önlem alınmalıdır. Obezite tedavisi bireyin kararlılığı ve etkin katılımını gerektiren, uzun ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Obezite tedavisinde 5 gurup yöntem uygulanır ; 113

114 1. Diyet : Tedavi başlangıcında gerçekçi hedefler belirlenmelidir. Gerçekçi bir hedef olarak 6 ayda %5-10 kilo kaybı amaçlanmalıdır. Genelde kkal/gün kalori kısıtlaması haftada 0.5 kg ve 6 ayda %10 kadar bir zayıflamaya neden olur. Gün içerisinde alınan toplam enerji alımını kısıtlamak için bir çok obez öğün atlamakta, ancak açlık dürtüsü daha sonra daha fazla gıda alımı yaratmaktadır. Bu yüzden günlük kalori bölünerek kahvaltıda %20-25, öğle yemeğinde %30-35, akşam yemeğinde %30-35 oranlarında sık yemek yemeleri ve açlık hissinin baskılanması önemlidir. 2. Egzersiz: Fiziksel aktivite rejimine başlamadan önce mutlaka kalp ve solunum kontrollerinin yapılması gerekir. Başlangıçta dakika/gün haftada 3-5 gün orta derecede fiziksel aktivite için teşvik edilmelidir. Haftada 2,000 kkal harcamak için yaklaşık haftada 7 saat (420 dk) çabuk yürüyüş yapmak gerekir. 3. Davranış Tedavisi: Amaç beslenme ve fiziksel aktivite ile ilgili olumsuz davranışları olumlu hale getirmedir. Obezite için davranış tedavisi genellikle bir terapistin yönetiminde haftada 1-2 saatlik oturumlar halinde kişilik gruplarla hafta uygulanır. 6 ay haftada bir, sonra ayda 1-2 kez olan toplantılar iki yıla kadar uzatılabilir. İlaç tedavisi yada çok düşük kalorili diyet (ÇDKD) ile kombine uygulanması önerilmektedir. Fiziksel aktiviteyi artırmak ve diyet önerilerine uyma zorluğu yaşayan kişilerde uyumu artırmak için davranış tedavilerinden yararlanılır. Davranış tedavisi kişinin motivasyonunu artırır. 4. Farmokolojik Tedavi : Hekim tarafından önerilen ilaçlı tedavidir. 5. Cerrahi Tedavi OBEZİTE TEDAVİSİNDE UYULMASI GEREKEN ÖNERİLER A- Alışverişe yönelik öneriler; Yakınınız; Yiyecek alışverişini tok karnına yapmalı, Alışverişe liste hazırlayıp çıkmalı, Yanına yapılan listeye yetecek kadar para almalı, 114

115 Satın alırken aynı gruptaki besinlerin enerjisi düşük olanını seçmeli, Televizyon programlarında veya reklamlarda yiyeceklerle ilgili olanları seyretmemelidir. B- Planlı olmaya yönelik öneriler; Yakınınız; Besin tüketimini sınırlamak için ne yiyeceğini önceden planlamalı, Boş zamanlarda yiyecek atıştırmak yerine egzersiz yapıp. Ev veya iş yerinde egzersiz için belirli bir alan ayırmalı, Sabah kalkınca, her öğün öncesi, sırası ve sonrasında 1 bardak ılık su içmeli, Önerilen yiyecekleri planlanan zamanlarda yemeli (5-6 öğün şeklinde). Öğün atlamamalı, Düzenli dışkılama alışkanlığı edinmeli (her gün, sabah kalkınca), Her hafta, sabah aç karnına, aynı kıyafetlerle tartılmalı ve ağırlığı kaydetmelidir. C-Yemekle ilgili aktivitelere yönelik öneriler; Yakınınız; Göz önünde yiyecek bulundurmamalı, Mutfağa fazla zaman ayırmamalı, Yenilmemesi gereken besinleri evde bulundurmamalı, Yemekte servis kepçesinin küçük olmasına dikkat etmeli, Yemeğin servis kabını masaya koymamalı, Yemek biter bitmez masadan kalkmalı, Tabakta yemek bırakmaktan çekinmemeli, Mümkün olduğunca iyi çiğnemeli ve yavaş yiyerek lokmaların tadına varmalı, Yemek yerken başka aktiviteler (TV seyretmek, okumak gibi) yapmamalı, Akşam yemeğinden sonra yemek yememeli (şekersiz çay, ıhlamur vb. içilebilir) Doyulmazsa tekrar alma şansı olduğunu düşünerek tabağa mümkün olduğu kadar az yemek koymak, bir miktar yedikten sonra bir süre bekleyip tokluk hissinin geldiğini görmeli, Yemeğe yönlendiren riskli durumları tespit etmek ve bu durumlardan uzak kalmaya çalışmalı, Alkol, zengin soslar ve süslemelerden kaçınmalıdır. D-Diğer öneriler; Yakınınız; 115

116 Aktiviteyi arttırmalı, kısa mesafelerde taşıt kullanmamalı, asansöre binmemeli, hızlı tempoyla yürümeli, ev işlerini kendi kendine yapmaya çalışmalıdır. Aktif ve hareketli kişilerle birlikte olmaya özen göstermeli, Yemek pişirirken düşük enerjili yemekler pişirmeye gayret etmeli (etli yemeklere yağ koymamak, yemeklerdeki yağ miktarını azaltmak, kızartma yerine haşlama, ızgara veya fırında pişirmek vb.) Kilo verme konusunda kendisine güvenmeli, sabırlı olmalı, sıkıntıları yiyerek gidermek yerine başka faaliyetlerde bulunmalıdır (her gün kitap okumaya vakit ayırmak gibi) 18- PNÖMONİ (Zatürre) TANIM Pnömoni : akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Bazı pnömoni türlerinde hasta kişiden sağlam kişilere doğrudan bulaşma riski vardır. Ama çoğu hastanın kendi ağız, boğaz veya sindirim kanalında bulunan mikropların akciğere ulaşması ile hastalık meydana gelmektedir. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI Güçsüzlük, kilo kaybı. Hızlı ve yüzeysel solunum Yüksek ateş, titreme, terleme Önde meme bölgesi ve arkada ise kürek kemiğinin ucunda duyulan ağrı Kuru ve hırıltılı öksürük Sarı veya yeşil renkte balgam çıkarma Koyu pas renkli balgam Siyanoz (dudaklarda ve tırnak diplerinde morarma) Nefes darlığı Soluk alırken sırtta çivi batıyormuş gibi ağrı hissi Kuru ve beyaz dil TEDAVİ YÖNTEMLERİ İlaç tedavisi (özellikle antibiyotik tedavisi) Oksijen tedavisi, Sıvı tedavisi uygulanır. (Ağızdan, gerekiyorsa damardan), 116

117 İyi dengelenmiş diyet ile yeterli beslenme Yatak istirahati PNÖMONİ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI Pulmoner ödem (Akciğer ödemi ) Akciğer apsesi Solunum yetmezliği Atelektazi :Akciğer dokusunun bir kısmının veya tamamının havasız kalması ve büzülmesidir. Septisemi: Bakterilerin kana karışması Yakınınızda Nefes darlığı (ciddi), Huzursuzluk ve endişe, halsizlik, pembe ve köpüklü balgam, ateş, terleme, sararma, (beniz sarılığı),tırnaklarda-dudakta morarma, bilinç kaybı ve bayılma gibi belirtilerin varlığında bu komplikasyonlardan biri gelişmiş olabilir.ölümcül olabileceğinden derhal en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz. PNÖMONİ HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınızın olumsuz yaşam koşulları düzeltilmeli, Tüm ilaçlarını özellikle antibiyotikleri doktorunun önerdiği şekilde almasına özen gösterilmelidir. Yakınınızın bol sıvı alımı ve istirahat etmesi sağlanmalıdır. Yakınınız kendi başına balgamını çıkaramadığı durumlarda öksürmeye teşvik ederek sırtına masaj (postüral drenaj) yapılmalıdır. Yakınınız sürekli aynı pozisyonda yatmamalı belli aralıklarla pozisyonu değiştirilmelidir. Bu durum balgam çıkarmasını kolaylaştıracaktır. Yakınınız Sigara içmemelidir. Sigaranın kişisel zararı yanında (pasif içicilik nedeniyle diğer kişilere de zarar verdiği için) evde sigara içimi de önlenmelidir. Yakınınızın bulunduğu ortam sık sık havalandırılmalıdır. Hastalığın yayılmasını önlemek için balgam ile temastan önce ve sonra el temizliğine önem verilmelidir. Yakınınızın aralıklarla ateş takibi yapılmalıdır. Ateş yüksekliğinde ise bir sağlık kuruluşuna ulaşana kadar soğuk kompres uygulanmalıdır. Yakınınız öksürüp, hapşırırken ağzını kapatması konusunda uyarılmalıdır. Doktorunuzun önerdiği şekilde oksijen uygulanmalıdır. Dudak ve dil bakımı içeren ağız temizliği sağlanmalıdır. 117

118 19- ROMATOİD ARTRİT TANIM Romatoid Artrit (RA) iltihaplı bir eklem hastalığıdır. Giderek ilerleyen hastalık, eklemlerin yanında iç organları da etkileyebilir. Genellikle birden fazla eklemi tutar, uzun sürelidir (kronik) ancak ataklar arasında uzun süreli sessiz dönemler de görülebilir İltihabi süreç önce el ve ayak, daha sonra ilerleyerek el bileği, diz, omuz, ayak bileği ve dirsek eklemlerini etkiler. Hastalık bulaşıcı değildir. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI Eklemlerde şişlik, hassasiyet, kızarıklık, ısı artışı Özellikle sabahları eklemleri hareket ettirmede zorluk ve tutukluk(sabah tutukluğu da denir. Vücut ısınana kadar, dakikadan uzun sürer.) Sonraki dönemlerde eklemlerde şekil bozuklukları Dikkatte azalma, kilo kaybı, düşük dereceli ateş, iştahta azalma, halsizlik ve yorgunluk Bazı hastalarda cilt altında "nodül" adı verilen sertlikler Vücudun sağ veya sol tarafında belirli bir eklem tutulmuşsa, aksi tarafta da aynı eklemde inflamasyon ortaya çıkar. TEDAVİ YÖNTEMLERİ İlaç Tedavisi Fizik tedavi ve rehabilitasyon Cerrahi Tedavi 118

119 ROMATOİD ARTRİT NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI (KOMPLİKASYONLAR) Eklemde şiddetli şekil bozuklukları Akciğer zarı iltihabı göğüs ağrısı ve solunum sıkıntısına yol açabilir. Kalp zarı iltihabı: kalp fonksiyonları bozulabilir. Damar iltihabı Görme problemi Yukarıdaki sağlık sorunlarının gelişmesi yaşamı tehdit edebilir. Bu sorunların önceden fark edilebilmesi için yakınınızın sağlık kontrolleri ihmal edilmemelidir. EKLEM FONKSİYONLARINI KORUMAK VE ŞEKİL BOZUKLUKLARINI ÖNLEMEK İÇİN Yakınınız; Bir iş yaparken küçük eklemlerini değil büyük eklemlerini kullanmaya dikkat etmelidir.. Örn; kavanoz açarken parmaklarını değil elini kullanabilir Yükü tek bir eklem yerine birden fazla ekleme dağıtmaya çalışmalıdır. Örn; bir kitabı kaldırırken bir değil iki eliyle tutup kaldırabilir. Eklemlerini en "doğal" pozisyonunda kullanmaya çalışmalı, aşırı bükme ve zorlanmalardan kaçınmalıdır. Eklemlerini aşırı ve yanlış yüklenmeye karşı koruyan, kullanımı kolay cihaz ve aletler kullanabilir. Örneğin; - Kalemin üzerine geçireceğiniz kalınlaştırıcılar daha kolay yazması sağlayacaktır. -Tutma yeri kalın bir çengelli iğne fermuarını daha rahat açıp kapatmasını sağlayacaktır. ROMATOİD ARTRİT HASTASI OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınız ilaçlarını doktor istemine göre ve düzenli almalıdır Yakınınız için kapsamlı bir fizik tedavi faydalı olacaktır. Düzenli egzersiz yapmalıdır. Eklemleri güçlendirecektir. Kilolu ise fazla kilosunu vermelidir. Aşırı kilo bacak ve ayak eklemlerine fazladan yük binmesine neden olacaktır. Yakınınızda ani gelişen eklem ağrıları olduğunda soğuk uygulama rahatlatacaktır. 119

120 20- SİROZ TANIM Karaciğer hücrelerinin yapısının bozulması ve karaciğer hücrelerinden bazılarının ölümü sonucu karaciğerin sertleşerek normal yapısının tamamen bozulup görevini yapamaması ile sonuçlanan geri dönüşümsüz ve geç evredeki karaciğer hastalığıdır. Sirozun çok çeşitli nedeni olsa da viral hepatitler (Hepatit B,HepatitC, Hepatit D) ve alkol önde gelen nedenleridir. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI Hafif ateş Bulantı ve kusma Ödem Ani başlayan burun veya diş eti kanaması İştahsızlık Halsizlik, yorgunluk, güçsüzlük Kas krampları Kıllarda azalma ve dağılımında bozukluk Memelerde büyüme (Jinekomasti) (Erkeklerde) Cinsel davranış değişiklikleri ve cinsel istekte azalma Kaşıntı, sarılık nefes alıp vermede zorlanma-hızlı soluk alıp verme Kilo kaybı veya kilo artışı TEDAVİ YÖNTEMLERİ 120

121 Sirozun karaciğerde meydana getirdiği yapısal hasar kalıcıdır. Bu nedenle tedavi büyük ölçüde belirtilere ve komplikasyonlara yöneliktir. İlaç tedavisi Beslenme Cerrahi Tedavi (Kesin tedavi karaciğer naklidir) SİROZ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLAR (Komplikasyonlar) Hastalarda hastalık sürecinde çoğu hayatı tehdit eden, hızla ve hemen müdahale edilmez ise ölümle sonuçlanabilecek komplikasyonlar görülür Yemek borusu varis kanamaları Karında asit birikimi Karın zarı iltihabı Hepatik ensefalopati (Zihinsel durumun bozulması) : Yakınınızın protein (et,süt gibi) alımının azaltılması gerekmektedir Karaciğer Kanseri Karaciğer yetmezliği Böbrek yetmezliği Hepatopulmonersendrom (Akciğerlerde oksijen-karbondioksit değişiminde anormallik) Hiperplenizm (dalağın aşırı çalışması) Kan ile ilgili bozukluklar Enfeksiyonlar Hormonal bozukluklar Sindirim sistemi sorunları ACİL MÜDAHALE EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR Kusmayla veya makattan (rektumdan) kan gelmesi: Kanama durumda yakınınızın ağzından ve makatından kan gelebilir ölüm riski nedeniyle acil müdahale gerekir hemen en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz. Zihinsel karışıklık: Yakınınızda başlangıçta kişilik değişiklikleri, huy değişikliği, uyku düzeninde değişiklik şeklinde başlar. Tablo ilerledikçe konuşma ve düşünme akıcılığı bozulur, uykuya meyli artar, şuur bulanıklığı, zihinsel yetersizlik ve hareketlerde azalma ile devam eder. Tablonun ilerlemesi ile şuur kaybı ve koma gelişir. Mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. 121

122 SiROZ HASTASI OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınız alkol kullanıyorsa alkolü mutlaka bırakmalıdır. Yakınınızın karnında sıvı birikimini önlemek için diyeti tuzsuz olmalıdır. Vücudunda biriken su ve tuzu atmak amacıyla idrar söktürücüler( diüretik) kullanmalı ancak bu ilaçlar mutlaka doktor kontrolünde kullanılmalıdır. Bunlara bağlı gelişebilecek bazı dengesizlikler yakınınızın hastalığının ağırlaşmasına neden olabilir. Yakınınızdaki şuur değişiklikleri için doktorunuzun önerdiği özel diyetleri (proteinden fakir) uygulamalı ve yine doktorunuzun önerdiği bağırsakları temizleyecek bazı ilaçları kullanmalısınız. Yakınınız yemek burusu ve mide varislerinden kanamayı önlemek amacıyla doktorunun önerdiği ilaçları kullanmalıdır. Kanama durumunda ölüm riski nedeniyle en yakın sağlık kuruluşuna başvurunuz. 122

123 21- TİROİD HASTALIKLARI TANIM Tiroid Bezi: Tiroit bezi, yutağın altında, boynun ön ve yanlarını saran çok damarlı iç salgı bezidir. Boyunda, nefes borusunun önünde bulunur. Kelebek ya da papyon şeklinde bir bezdir. Tiroid bezinin görevi tiroid hormonlarını üretmek, depolamak ve gerektiğinde kana vermek ve böylece metabolizmamızı ayarlamaktır. GUATR : Tiroit bezinin boyutlarının normale göre daha büyük olmasıdır. NODÜL :Tiroid bezinin içinde bezin normal dokusuna benzemeyen ceviz ve leblebi büyüklüğünde olan anormal dokulardır. Tiroidit :Tiroid bezinin iltihabıdır. Hipertiroidi : Tiroid hormonlarının aşırı salgılanmasıdır Hipotiroidi : Tiroid hormonlarının az salgılanmasıdır HİPOTİROİDİ : Tiroid bezinden tiroid hormonlarının (T3 ve T4 ) az salgılanmasıdır. ÖNEMLİ BELIRTI VE BULGULARI Yorgunluk Cilt ve saçta kuruma Zihinsel yavaşlama Kabızlık Hareketsizlik Adet düzensizliği Üşüme hissi Şişlikler (ödem) Kilo artışı Bu belirtiler hipotiroidiye özgü değildir. Hipotiroidisi olan birçok kişide bu belirtilerin hepsi olmayabilir, şiddeti ise değişkendir. Basit bir kan testi hastalığın erken teşhisini sağlamaktadır. TEDAVİ YÖNTEMLERİ Ömür boyu tedavisi süren bir hastalık olup, eksik olan hormonun ilaç şeklinde alınmasıdır. HİPOTİROİDİ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI 123

124 Yakınınız gereken tedaviyi görmez ve ilaçlarını düzenli olarak almaz ise aşağıdaki sağlık sorunları ile karşılaşabilir. Zihinsel ve fiziksel performansta azalma. Kalp hastalığı. Miksödem Koması : Tedavi edilmeyen hipotiroidiye bağlı hayatı tehdit eden bir durumdur. Hastanız miködem komasında ise vücut ısısında düşme, bilinç bulanıklığı, solunum sayısında azalma olacak ve şok gelişecektir. Böyle bir durumda yakınınızı derhal en yakın sağlık kuruluşuna götürünüz HİPOTİROİDİ HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınızın anlayacağı bir dille ilaçlarını doktor istemine göre ve gerekirse ömür boyu kullanacağı söylenmelidir. Düzenli aralıklarda tiroid testlerine baktırılmalıdır. Yakınınız her gün tartılmalı ve ödem olup olmadığı izlenmelidir. Yakınınız doktorun önerdiği diyeti mutlaka uygulamalıdır. Hipotiroidisi olan yakınınız iyotlu tuz kullanımının gerekli olup olmadığını kendisini takip eden endokrinoloji uzmanına danışmalıdır. yakınınızın cildi kızarıklık ve yara yönünden takip edilmelidir. Ödemli ciltte çok çabuk yara açılacağı unutulmamalıdır. Yakınınıza ılık ve rahat bir çevre sağlanmalıdır. Çünkü yakınınız soğuğa duyarlıdır. Yakınınızın iştahı kontrol edilmelidir. Hastanız sakıncası yoksa günde 6-8 bardak su içmeli, taze meyve sebze yemelidir. Bunlar kabızlığı önlemede yardımcı olacaktır. Yakınınız sigara içiyorsa bırakmalıdır. Sigara tiroit fonksiyonlarını olumsuz etkiler. Yakınınız yeterince su tüketmelidir. Çünkü tiroidte en fazla görülen problem ödemdir. Hipotiroidisi olan yakınınız guatrojen besin öğelerini fazla tüketmemelidir. çünkü bu besinler iyot emilimi engellemektedir. Bu besinlerden özellikle lahana, brokoli, brüksel lahanası, turp, karnabahar, şalgam, soya fasulyesi, hardal, yer fıstığını çok fazla çiğ tüketmemesinde fayda var. Pişirerek tüketmesi guatrojen madde miktarını azaltacağından daha sağlıklı olacaktır. HIPERTIROIDI : Tiroid bezinden tiroid hormonlarının (T3 ve T4 ) aşırı salgılanmasıdır. 124

125 ÖNEMLİ BELIRTI VE BULGULARI - Sinirlilik, aşırı heyecan ve duygusallık - Kilo kaybı - Sıcağa tahammülsüzlük ve aşırı terleme - Titreme - Çarpıntı ve kalp atım sayısında artış -Saç dökülmesi -Cilt ve tırnaklarda değişiklik -Barsak hareketlerinde artma -Kuvvet azalması -Adet kanamasında (Menstürasyon) düzensizlik -Seks isteğinde değişiklikler. -Göz bulguları Üst kapak çekilmesi (retraksiyon) Gözlerin öne doğru fırlaması: (egzoftalmi) TEDAVİ YÖNTEMLERİ 1- İlaç tedavisi 2- Radyoaktif iyot tedavisi 3- Cerrahi (ameliyat) HİPERTİROİDİ NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI Hipertiroidisi olan yakınınız gereken tedaviyi görmez ve ilaçlarını düzenli olarak almaz ise aşağıdaki sağlık sorunları ile karşılaşır. -Kalp yetmezliği -Depresyon-sinirlilik -Kısırlık -Hemoroid -Saç dökülmesi 125

126 HİPERTİROİDİ HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınızın anlayacağı bir dille ilaçlarını doktor istemine göre düzenli alması gerektiği söylenmelidir. Düzenli aralıklarda tiroid testlerine baktırılmalıdır. Yakınınız hergün tartılmalı ve ödem olup olmadığı izlenmelidir. Yakınınız protein, karbonhidrat ve mineralce zengin diyet almalı doktorun önerdiği diyete mutlaka uymalıdır. Hipertiroidisi olan yakınınız iyotlu tuz kullanımının gerekli olup olmadığını kendisini takip eden endokrinoloji uzmanına danışmalıdır. Kafein içeren besinlerden uzak durmalıdır. Özellikle kahve, çay, kola, çikolata. Yakınınıza serin ve rahat bir çevre sağlanmalıdır. Çünkü yakınınız sıcağa duyarlıdır. Hipertiroidili yakınınız egzoftalmi (gözlerin öne doğru fırlaması) nedeniyle gözlerini rahat kapatamıyorsa, uyurken göz bandajı veya göz maskesi kullanmalıdır. Yakınınız sigara içiyorsa bırakmalıdır. Sigara tiroit fonksiyonlarını olumsuz etkiler. 22- ATEROSKLEROSİS (DAMAR TIKANIKLIĞI) TANIM Aterosklerosis kalp, beyin ve barsaklar gibi hayati organlara kan akışını önemli oranda düşüren arterlerin(atardamarların) daralmasıdır. Aterosklerosis de arterler; içeride plak denilen yağ birikintilerin oluşmasından daralmaktadır. Bu plaklar arter duvarında fazla kolesterolden, diğer yağlardan ve iltihaplı hücrelerden meydana gelmektedir. Arterin iç kısmı boyunca plaklar büyürken, arterin normalde yumuşak olan yüzeyinde sert bir alan üretmektedir. Bu sert alan arterin içinde bir kan pıhtısının oluşumuna neden olabilir, bu da kan akışını tamamen tıkayabilir. Aterosklerosis ilerleyici (progresif) bir hastalık olabilir. ATEROSKLEROSIS İN NEDENLERİ Kolesterol yüksekliği (hiperkolesterolemi) 126

127 HDL düşüklüğü ("iyi kolesterol") C-reaktif protein in yüksekliği, iltihaplanmaya bir işarettir. Yüksek tansiyon (hipertansiyon) Diyabet şeker hastalığı Ailede görülen erken yaşta koroner arter rahatsızlığı Sigara kullanımı Obezite Fiziksel hareketsizlik (çok az düzenli hareket) Yaşlılık ÖNEMLİ BELİRTİLER VE BULGULAR Kalp : Anjin göğüs ağrısı ve nefes darlığı, terleme, mide bulantısı, başdönmesi veya bayılma hissi, nefessizlik veya çarpıntı. Beyin : Aterosklerosis beyin damarlarını daralttığında başdönmesi veya sersemlik; vücudun bir tarafında güçsüzlük veya felç durumu; vücudun herhangi bir kısmında ani ve şiddetli uyuşma; görme bozukluğu, ani görme kaybı dahil; yürümede zorlanma, sendeleme ve dönme dahil; al ve ayaklarda koordinasyon sıkıntısı; ve geveleyerek konuşma veya konuşamama ortaya çıkar Abdomen : Aterosklerosis barsağa giden damarları daralttığında, karnın ortasında genellikle yemekten dakika sonra başlayan ağrı veya kramp olabilir, Bağırsak damarlarının tamamen tıkanması şiddetli karın ağrısına neden olmaktadır, bazen kusma, ishal veya karın şişkinliği de görülmektedir. Bacaklar : Bacak damarlarındaki daralma bacak kaslarının kramp ağrılarına neden olmaktadır. Daralma ciddi boyutta ise otururken bile ağrı, ayak parmaklarında ve ayakta soğukluk, soluk veya mavimsi beniz rengi, bacaklarda kılların dökülmesi görülmektedir. TEDAVİ ÇEŞİTLERİ İlaç tedavisi Ameliyat Düzenli hareket ve sigarayı bırakma ATEROSKLEROSIS OLAN KİŞİLERE GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ 127

128 Yaşam biçiminde yapılacak değişiklikler aterosklerosis rahatsızlığının işaret ve belirtilerini hafifletebilir. Aşağıda yer alan bu değişiklikler en önemlileri ve faydalı olanlarıdır: Genel anlamda haftada 3-4 kez dakika arası egzersiz yapmak, buna ek olarak da günlük hareketler arttırılmalıdır. Örneğin yürümek, tempolu koşmak, bisiklet kullanmak, yüzmek veya diğer aerobik hareketler iyi olur. İş yerinde aralarda yürümeyi veya asansör yerine merdiveni kullanmayı deneyin. Normal kilonuzu muhafaza etmenize yardımcı olacak düşük oranlı yağ, katı yağ ve kolesterol diyetleri tercih edilmelidir. Sigara derhal bırakılmalıdır. Yüksek tansiyonları varsa tansiyonlarının kontrol altında olmasına dikkat etmelisiniz. Şeker hastalığı varsa kan şekerleri kontrol altında tutulmalıdır ve tabii kilolarını da kontrol altında tutmalısınız. Göğüs ağrısı, nefes darlığı, başdönmesi, güçsüzlük, konuşmada zorluk veya 1-2 dakikadan fazla süren uyuşukluk varsa işlerini bırakıp hemen oturmalarını sağlayınız.. Göğüs ağrısı varsa ve nitrogliserin saptanmışsa bir dil altı verin. Bu 5 dakika aralıklarla tekrarlanabilir. Belirtiler 10 dakika sürerse ambulans çağırarak veya en hızlı bir ulaşım şekli ile en yakın hastanenin aciline gidilmelidir. Alerjileri yoksa veya daha önce kullanmamaları söylenmediyse 325 mg dozluk aspirin almalarını ve çiğnemelerini önerin. Belirtiler şiddetli ise doktora gitmeyi geciktirmeyin öncelikle acili arayınız. Kalp krizi veya felç işaretlerini göz ardı etmeyiniz. Böyle durumlarda neler yapılması gerektiği konusunda önceden hızlı bir plan hazırlayınız. Çabuk tıbbı müdahale yaşam ve ölüm gibi önemli bir farklılığa neden olabilir. Düzenli olarak doktora gitmelerini ve doktor tavsiyelerine uymalarını sağlayınız. 128

129 23- DEMANS AŞIRI BUNAMA / AKIL HASTALIĞI / BUNAKLIK TANIM Demans ileriye yönelik ve kişinin zihinsel kabiliyetini düşüren klinik bir sendromdur ve günlük hayatı etkileyecek kadar ciddi bir rahatsızlıktır. Demans gençlerde de görülebilir ancak hastaların çoğu 60 yaş ve üzeridir. En yaygın türü Alzheimer hastalığıdır. Hastaların %60-80 nine tekabül etmektedir. En yaygın ikinci tür bunaklık vasküler demansdır. Vasküler demans bir felçten sonra oluşur. Diğer türleri şunlardır; Pik hastalığı, fazla alkolden veya uyuşturucudan oluşan demans (Korsakof sendromu), Creutzfeldt-Jakob un hastalığı, Lewy-cisimli demans, frontotemporal dementia ve Huntington hastalığı. Yaşlı insanlarda görülen demansgenellikle başka hastalıklar veya semptomlar ile karıştırılır. Farklılığını gösteren en önemli teşhisi delirium, depresyon ve unutkanlıktır. ÖNEMLİ SEMPTOM VE BULGULAR Aşağıda yer alan semptom ve işaretler demans ın başlangıcının tipik özellikleridir. Tabii semptomların bir veya birden fazlasına sahip kişilerde ille de demans olduğu söylenemez.. Teşhis sadece bu semptomların olmasına bağlı değildir. Geçmişteki kontroller, anemnez, klinik araştırmalar, laboratuvar araştırmaları ve radiyolojik incelemeler de önemlidir. Günlük hayatı bozan/etkileyen/aksatan hafıza kaybı Sıkıntıları sıralamada ve çözmede zorluklar. Benzer görevleri tamamlamakta zorluklar Zaman ve yer karışıklığı Kelimeleri bulmada veya yazmakta sıkıntı Eşyaları yanlış yerlere koymak ve merdivenleri takip etme yeteneğini kaybetmek. Zayıf muhakeme (örneğin para ile ilgili muhakeme) İşe veya sosyal faaliyetlere gidememe Ruh hali ve/veya karakter değişiklikleri. 129

130 Daha sonraki evrelerde aşağıda yer alan daha ciddi semptomlar oluşur; Huysuz,Agresif davranış (sözlü veya sözlü olmayan) Dalgınlık Kontrolsüz davranışlar Uyku düzensizliği Depresif duygular, bunalımlar Duygusuzluk TEDAVİ ŞEKİLLERİ Demansı iyileştirecek bir tedavi şekli yoktur fakat semptomları tedavi edecek veya hastalığın ilerlemesini yavaşlatacak bazı alternatif girişimler/müdahaleler vardır.: İlaç, Davranış değişikliklerinde fizyolojik müdahaleler (aromatik tedavi, müzik tedavi, duyusal tedavi, gerçeğe karşı oryantasyon, validasyon, hatıralarla tedavi) Aile ve bakıcılar bu tedavilerde önemli rol oynarlar. Onlar genlede hastanın tercih edeceği şeyleri bildikleri için onlar önemli kaynaklardır. Müzik tedavisi, duyusal tedavi veya hatıralarla tedavide yer alabilirler. 130

131 Avrupa ve Türkiye Genelinde En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi DEMANS OLAN HASTALARA SAĞLIK ÖNERİLERİ Hastalara kendilerine güvenme duygusunu aşılayınız; o zaman bağımsızlık kazanabilirler İlaçlarını düzenli kullandıklarına dikkat ediniz. Hastalarla birşeyler konuşmayın/dertleşmeyin/tartışmayın: onların ayrı bir dünyaları vardır. Belli konuları onlarla tartışmak yersizdir sadece onları daha agresif veya belirsiz yaparlar. Hastalara günlük hayatları ile ilgili bir program verin: işaretler, bir haftalık program, belli bir yeme- içme programı Sosyal irtibat ve rahatlama önemlidir: onların yapmayı hoşlandığı faaliyetlere teşvik (okuma, müzik, spor) edin. Direkt olarak konuşun: göz teması, dokunma ve onlarla açıkça konuşma iyi gelir. Aşırı teşvikten sakının: hasta giyinmek, ve yemek yemek gibi basit faaliyetlere odaklanmalı televizyon veya radyo açmayın ve onlara soru sormayın. Bakıcılarla görüşüp: hastaya herkesin aynı şekilde davranmasını sağlayınız. Hastalara yardımcı olmak için birbirinize destek olun. Geleceği konuşun: hastanın uzun sureli bir bakım merkezinde kalması gerekirse hasta yanıt veremiyorsa yemek yiyemiyorsa bu konularda konuşmak gelecekte alınacak kararları kolaylaştıracaktır.. Demans olan kişilere bakmak için uzmanlardan destek alabilirsiniz.

132 24- OSTEOARTRİT (KİREÇLENME) TANIM Osteoartrit (kireçlenme), eklemlerde kıkırdak dokunun yapısında bozulma, kıkırdakta incelme, aşınma ve tahribatın ortaya çıktığı en sık görülen eklem hastalığıdır. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI En temel yakınma eklem ağrısıdır. Eklemde hava değişiklikleri ve soğuk ile artan ağrı ve rahatsızlık hissi Eklem şişliği ve eklem sertliği Hareket sırasında eklemde çıtırtılar duyulabilir. El parmaklarının en uç eklemlerinde küçük kemik doku şişlikleri İleri evrelerde eklem hareketlerinde kısıtlılık TEDAVİ YÖNTEMLERİ İlaç Tedavisi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Eklem İçi Enjeksiyon Cerrahi ( Ameliyat ) OSTEOARTRİTE NEDENİYLE ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI ( KOMPLİKASYONLAR) Genellikle oluşan üç komplikasyon vardır: Hareket kaybı Eklemin dengesinin kaybolması Ağrıda ani alevlenmeler Yakınınız gereken tedaviyi uygulamaz veya tedavisini aksatır ise yukarıdaki sağlık sorunları ile karşılaşarak günlük yaşamını sürdüremez hale gelebilir. OSTEOARTRİTLİ EKLEMLERİNİN KORUNMASI İÇİN YAKININIZ; Dik durmaya çalışmalıdır. Dik duruş boyun, bel, kalça ve diz eklemlerini korur. Tezgah yükseklikleri yakınınızın öne eğilmesine gerek kalmayacak şekilde ayarlanmalıdır.

133 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi Kolçaklı ve yüksek sandalye tercih etmelidir. Ağırlıkları yerden gövdesine yakın tutarak kaldırmalıdır. Yerden herhangi bir şey alırken dizlerini bükerek eğilmelidir. Parmak eklemlerini fazla zorlamamak için sıkıca kavramamalıdır. Ellerini uzun süre kullanmasını gerektiren (Ör: yazı yazmak)uğraşılar sırasında sık sık ara vererek el eklemlerini dinlendirmelidir. Uzun yolculuklarda sık mola vererek yürümeye çalışmalıdır. Kalça ve diz gibi vücut ağırlığını taşıyan eklemlerde sorunu varsabaston kullanarak ekleme binen yükü azaltmalıdır. Ayaklarınızı kavrayan, koruyan, tabanı kaymayan ayakkabıları tercih etmelidir. OSTEOARTRİT HASTASI YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınız doktorunuz tarafından önerilen egzersizleri düzenli yapmalıdır. Kilosunu kontrol altında tutmalı, kilolu ise mutlaka zayıflamalıdır. Yakınınızın ağrılı eklemlerine orta dereceli sıcak uygulayınız. Sıcak banyo, sıcak su torbaları ya da sıcaklık veren kremlerle yapacağınız masajlar ağrılarını azaltacaktır. Yakınınızın uygun ortopedik ayakkabılar giymesinin ağrılarının azalmasında faydalı olacağını unutmayınız. Yakınınızın osteoartrit olan eklemlerinde, belirtilerin dönem dönem ortaya çıkan alevlenmelerinde ekleme soğuk uygulama yapmanız ilk birkaç gün içinde şikayetlerin azalmasında faydalı olacaktır. Yakınınız gerektiğinde koltuk değneği, yürüteç gibi desteklerden yardım almaktan kaçınmamalıdır. Yakınınız Günlük hayatında eklem ağrısına yol açan hareketleri yapmaktan kaçınmalıdır. Uygun beslenme kilo vermek için çok önemlidir. Az yağlı, bol lifli diyet ve küçük porsiyonlar kilo vermesinde ilk adımdır. 133

134 25- KRONİK OBSTRUKTİF PULMONER (AKCİĞER) HASTALIĞI (KOAH) TANIM Kronik Obstruktif Pulmoner Hastalığı obstruktif akciğer hastalıkların alt kümesidir. KOAH kış aylarında daha sık olarak görülen aralıklı akut alevlenme ile kronik sakatlık/güçsüzlük olarak karakterize edilmektedir. Ayrıca, buna astım, bronşektazi (akciğerin solunum yollarının normalden daha geniş olması fazla balgamın oluşmasına neden olmaktadır) ve kistik fibroz de dahildir. Önemli bazı akciğer dışı etkilerle önlenmesi ve tedavisi mümkündür ve hastalığın ağırlığına katkıda bulunur. Bu hastalık ciğerin ve diğer alt yapılarının bozulması ve dejenere olması ile karakterize edilmektedir. Ayrıca, geri dönüşümlü, genellikle daha progresif hava akımı ve ciğerin düzensiz yanıcı tepkileri ile nitelendirilmektedir. KOAH IN NEDENLERİ Hava kirliliği Fazla sigara Zararlı bazı gazları teneffüs etmek ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULAR Dispne (nefes darlığı) Balgamlı öksürük, Ateş. Diğer taraftan işaret ve semptomlar daha az belirgin olabilir, örneğin: Yorgunluk, Uykusuzluk, Depresyon, Kırgınlık (kendini kötü hissetmek). TEDAVİ Hastalığın aşağıdaki derecesine göre tedavi uygulanmaktadır Hafif: Hastanın ilaca ihtiyacı artmıştır ve normal hayatlarında onunla idare edebilirler.

135 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi Orta: Hastanın ilaca ihtiyacı artmıştır ancak ilave ilaca ihtiyaç duymaktadır. Ciddi: Siz veya hasta bakıcı hastanın durumunda belli ve/veya hızlı ilerleme farketmekte, bu durumda hastaneye kaldırılması gerekmektedir. Tedavi şekilleri: İlaç tedavisi Oksijen terapisi Solunum ve öksürme egzersizleri Standart terapilere/tedavilere yanıt vermeyen hastalar ameliyat edilir. KOAH OLAN HASTA KİŞİLER İÇİN ORTAK/YAYGIN SAĞLIK ÖNERİLERİ KOAH bir çok nedenden dolayı daha kötü hale gelebilir; bunlara çevresel tahriş edici maddeler, kalp yetmezliği veya ilaç kullanımına uyumsuzluk dahildir. Ancak, genellikle bakteri ve viral enfeksiyon hastalığın ilerlemesine, daha kötüye gitmesine neden olur. Sigara tütünü, işyeri tozları ve kimyasalları, içeride ve dışarıdaki hava kirliliği gibi risk faktörlerinden sakının ve azaltın. Sigarayı bırakmak tavsiye edilmekte çünkü sağlıkta etkin bir özelliği vardır. Kronik bir tedavi olarak sistemik glukokortikosteroid den sakınılmalıdır çünkü olumsuz bir risk oranına sahiptir. (riski faydasından daha yüksektir) KOAH hastalarının solunum sıkıntısı ve yorgunluk gibi rahatsızlıklarını ve dayanıklılığı iyileştirici egzersiz eğitim programlarına ihtiyaçları vardır. Uzun vadeli oksijen takviyesi (günde en az 15 saat); kronik solunum yetmezliği olan hastaların sağ kalmalarını arttırır. Herhangi bir enfeksiyon işaret varsa; örneğin balgam miktarının artması ve renk değişikliği veya ateş o zaman antibiyotik tedavisi veya hastaneye yatma tavsiye edilir. Grip hastalığı daha kötü yapabilir bu yüzden grip aşısı önerilmektedir. KOAH olan hastalarda sağlık eğitimi, hastanın hastalıkla başetmesi için yeteneğini ve becerisini arttırmak önemli rol oynamaktadır. Bu unutulmamalıdır. Hastanızın doktora düzenli olarak gitmesini ve doktor tavsiyelerine uymalarını sağlayınız. 135

136 26- FELÇ TANIM Beyine giden kan akışı kesildiğinde veya azaldığında felç oluşur, bu da beyin dokusunun oksijen ve gıdadan mahrum etmektedir. Bir kaç dakika içerisinde beyin hücreleri ölmeye başlar. Felcin başlıca nedeni; beyine kan sağlayan damarın tıkanması (iskemik inme/felç) veya bir kan damarı yırtıldığında (hemorajik felç kanamadan etkilenen felç). Felç tıbbi bir acil durumdur. Hemen tedavi çok önemlidir. Erken teşhis beyin hasarını ve potansiyel komplikasyonları azaltabilir. Felç ile ilgili iyi haber tedavi edilebilir ve önlenebilir olmasıdır ve bugün ; 15 yıl öncesiyle kıyaslandığında daha az insan felçten ölmektedir. Yüksek tansiyon, sigara ve yüksek kolestrol gibi önemli risk faktörlerinin iyi kontrol edilmesi bu düşüşün nedeni olabilir. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULAR Yürüme sorunu: Hastanız sendeleyebilir veya ani baş dönmesi, denge kaybı veya koordinasyon kaybı yaşayabilir. Konuşma ve algılama sorunu: Hastanız sersemlik/kafasında karışıklık yaşayabilir. Kelimeleri ağızlarında yuvarlayabilir/tam telaffuz edemeyebilirler veya konuşmalarınızı anlayamayabilirler. Yüz, kol veya bacaklarda felç veya uyuşma: Yüzde, kolda veya bacakta; özellikle vücudun bir tarafında ani uyuşma, güçsüzlük veya felç oluşabilir. Hastanın felç geçirip geçirmediğini anlamak için kollarını birlikte başlarından yukarıya kaldırmalarını isteyin. Eğer kollardan biri düşmeye başlarsa felç geçiriyor olabilir. Aynı şekilde gülümsemeye çalıştıklarında ağızlarının bir kısmı aşağıya doğru sarkar. Tek veya her iki gözde görme sıkıntısı: Her iki gözde veya tek gözde ani bulanıklık veya kararma olabilir veya çift görmeye başlayabilirler. Başağrısı: Ani ve şiddetli bir başağrısı ile birlikte kusma, başdönmesi veya şuur değişikliği/bilinç kaybı felç geçirildiğine işaret edebilir. TEDAVİ İlaç tedavisi Ameliyat Fiziksel tedavi ve rehabilitasyon

137 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi FELÇ OLAN HASTALAR İÇİN ORTAK/YAYGIN SAĞLIK ÖNERİLERİ Acil durumlarda; Felç işareti veya semptomu görürseniz azalıp kaybolsalar da yine de acili arayınız.. Her dakika önemlidir. Semptomların geçmesini beklemeyiniz. Felçin tedavi edilmesi ne kadar gecikirse, beyin hasarı ve hareketsizlik riski daha da artar. Bir değerlendirme ve tedavinin etkisini artırmak için ilk semptomun göründüğü zamandan itibaren hastanın 3 saat içinde hastane de tedavi edilmesi gerekmektedir. Felç geçirdiklerini düşünüyorsanız acil den sağlık ekibi gelene kadar onları dikkatlice izleyin. Kronik Komplikasyonlarla ilgili ne yapılmalı Acil deki tedaviden sonra felç geçiren kişinin tekrar gücünü kazanması, mümkün olduğu kadar fonksiyonlarını yerine getirmesi ve tekrar bağımsız olarak hareket etmeye başlamaları için çaba sarfedilmelidir.. Felcin etkisi beynin hangi kısmı ile ilgili olduğu ve ne kadar dokunun zarar gördüğüne bağlıdır. Felç beynin sağ tarafını etkilediyse; vücudun sol taraftaki hareket ve duygu/algılamaları etkilenebilir. Felç beyinlerinin sol tarafındaki dokuları zedelediyse vücudun sağ tarafındaki hareket ve duygular etkilenebilir.. Beyinin sol tarafı hasar gördüyse konuşma ve dil bozukluğu görülebilir. Ayrıca, felç geçiren kişi, nefes almakta, yutmakta, dengede ve görmede sıkıntı yaşayabilir. Felçten sonra hayatta kalan kişiler rehabilitasyon tedavisi almaktadırlar. Doktorlar yaşlarına, genel sağlık durumlarına ve felçten dolayı hareketsizlik seviyesine göre özenli bir tedavi programı hazırlarlar. 137

138 Rehabilitasyon programı hastaneden ayrılmadan başlayabilir. Aynı hastanenin rehabilitasyon bölümünde, başka rehabilitasyon biriminde veya tecrübeli hemşirelik merkezlerinde, ayakta tedavi ünitelerinde veya hastanın evinde devam edebilir. İlaçlarını düzeni kullanmak, iyi bir diyet ve sigarayı bırakmaları felcin tekrarlanmasını önler. Hastanın doktoruna düzenli olarak gitmesini ve doktor tavsiyelerine uymasını sağlayınız. 27- ÜRİNER İNKONTİNANS (İDRAR KAÇIRMA) TANIM Sosyal ve/veya hijyenik sorunlara yol açacak sıklık ve miktarda istem dışı idrar kaçırmadır. Yaşlılık tek başına üriner inkontinansın sebebi değildir. Ancak yaşlılıkta üriner inkontinansın daha sık görülmesinin nedeni, yaşa bağlı; idrarla ilgili organların oluşturduğu sistemde meydana gelen değişikliklerdir. İdrar inkontinansının tipleri: (idrar torbası) kontrolünün kaybı olarak tanımlanır ve toplumda çok sık rastlanan bir sağlık problemidir. Stres inkontinans: öksürme, gülme yada karın içi basınç arttığında damla damla idrar kaçırma Urge inkontinans : aniden idrar yapma hissi ile tuvalete yetişememe ve idrar kaçırma Mixt tip inkontinans : her iki tip idrar kaçırma birlikte olabilir Üriner İnkontinansının Neden Olabileceği Sağlık Sorunları Üriner inkontinans birçok farklı sağlık sorununu beraberinde getirmesi açısından önemlidir.

139 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi İdrar kaçıran yakınınızın cildi yumuşayarak soyulma ve tahrişe neden olur. Özellikle yatalak ve tekerlekli sandalye bağımlısı ise basınç yaralarına yol açar. Yakınınızda tekrarlayan idrar yolları enfeksiyonlarına neden olur. Yakınınızın yaşam kalitesini olumsuz etkiler ve onun kendine olan özgüveninde azalmaya neden olur. Unutmayın; Yaşlılarda tuvalete yetişme kaygısı nedeniyle idrar kaçırma düşme nedenleri arasında yer alır. ACİL MÜDAHALE EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR Her zaman doktor muayenesinde idrar kaçırma ile ilgili şikayetler sıkılmadan bildirilmelidir. Çünkü bu durum utanılması gereken bir durum ya da normal yaşamın bir parçası değildir. Ancak şu durumlar varsa, ertelenmeden doktora başvurulmalıdır: İdrar kaçırma ile beraber ciddi idrar şikayetleri ( idrarda kan görülmesi, yanma, idrar yaparken zorlanma) varsa, idrar kaçırma yakınınızın günlük aktivitelerini, sosyal ilişkilerini, yaşam kalitesini ve günlük planlarını etkiliyorsa, idrar kaçırma şikayetleri zamanla artıyorsa hemen doktora başvurmanız önerilir TEDAVİ Etkili tedavinin seçimi, idrar inkontinansının nedeninin tanımlanmasına bağlıdır. Değerlendirme için en kısa zamanda doktora başvurmak çok önemlidir. Konservatif (koruyucu) Tedavi Farmakolojik Tedavi Cerrahi (Ameliyat) Tedavi ÜRİNER İNKONTİNANSI OLAN YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Diyet : Yakınınız Alkol, asitli, kafeinli sıvı ve yiyeceklerin tüketimini azaltılmalıdır. Üriner inkontinansın gelisiminde kronik kabızlık önemli bir risk faktörüdür. Bu nedenle yakınızın kabızlığı önlemek amacıyla lifli (posalı) gıdalar alması ve sıvı alımının artırılması gerekmektedir (Kaplan ve Demirci 2010). 139

140 Mesane Eğitimi: Mesane eğitiminin amacı, kişinin idrar yapma durumunu normal ya da geliştirilmiş duruma getirmek ya da planlanmış düzenli aralıklarla idrar yaparak idrar kaçırmasını engellemektir (Kaplan ve Demirci 2010). Yakınınızdan bir gün uyanık iken idrar yapma aralıklarını belirlemesini isteyin. Daha sonra bu idrar yapma aralıklarını gözleyerek kendisine bir mesane eğitimi programı hazırlamasını ve bu eğitimi başlatmasını sağlayın. Her 2-4 saatte bir planlı tuvalete gidilmesi ile mesane eğitimi sağlanır. (Parlar 2006). Pelvik Taban Kas Egzersizleri (PTKE) = Kegel Egzersizi PTKE nin amacı, özellikle idrar torbası, idrar torbası boynu ve İdrarın idrar torbasından alınarak, vücut dışına atıldığı son kanal olan üretra gibi pelvik organların desteğini iyilestirmektir. (Kaplan ve Demirci 2010). Yakınınızın kegel egzersizlerini yapabilmesi için pelvik taban kaslarını çok iyi hissedebilmesi gerekir. Bu bölge kaslarının ayrımını yapabilmesinin en kolay yolu idrarını yaparken birden idrar yapmaya ara verip sonra tekrar yapmaya başlamasıdır. İdrarını tutmaya çalışırken kasdığı kaslar pelvik taban kaslarıdır. Bu kasılma hareketleri dıştan farkedilmeyeceği için her pozisyonda ve koşulda, otururken, ayaktayken yatarken uygulanabilmektedir. Bu egzersizler günde 6 kere her biri 15 saniyeden 15 tekrar halinde yapılmalıdır. Bu egzersizler bir günde en az 3 kez ve 6 hafta kadar bir süre düzenli bir şekilde yapıldığında hastaların fark edeceği bir iyileşmenin olduğu bildirilmektedir. Egzersiz süreleri 6 hafta ile 4 ay arasında değişmektedir (Parlar 2006). Sağlıklı kilo kontrolü yakınınızın ideal kiloda olması üriner inkontinans (idrar kaçırma) riskini azaltır. Egzersiz ve düzenli Spor Yakınınızın düzenli fiziksel aktivitede bulunması, üriner inkontinans gelişim riskini azaltır Dikkat! Üriner inkontinans, normal yaşamın bir parçası değil tedavi edilebilir bir hastalıktır.

141 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi 28- MALNUTRİSYON (KÖTÜ BESLENME) TANIM Malnütrisyon; emilim bozukluğu, düzensiz ve yetersiz diyet, az yada aşırı yeme sonucu gelişen bir beslenme bozukluğudur. Diyet yetersizliği, dengesizliği veya fazlalığı sonucu ortaya çıkmaktadır. Başka bir ifadeyle Malnütrisyon : Enerji alımı ile enerji kullanımı arasındaki dengesizlik, vücut komponentlerinin değişimi (bilhassa yağsız kütlenin azalması, yağ kütlesinin artması), enfeksiyonun mevcudiyeti ve azalmış fonksiyonlardır (kas fonksiyonu, immünolojik savunma fonksiyonu, bilişsel fonksiyonlar vb. YAŞLILARDA YETERSİZ GIDA ALIMININ SEBEPLERİ. Yetersiz diyet Diş sorunları Tat ve koku alma duyusunun azalması Hareket kısıtlılığı Kronik hastalıklar (kanser, diyabet, inme gibi) Beslenme ile ilgili bilgi düzeyinde yetersizlik Sosyal izolasyon-yalnızlık Yoksulluk Dul kalma Yemek hazırlama kapasitesinin olmaması Konfüzyon (bilinç bulanıklığı) Depresyon Anksiyete (kaygı) Demans(Bunama) BELİRTİLER Erken belirtiler İştahsızlık 141

142 Günlük ihtiyacın 1/3 oranında besin alımının azalması Haraketlerde azalma Geç Belirtiler Et tüketiminden kaçılma İştah kaybı Önemli kilo kaybı Günlük ihtiyacın 2/3 oranında alımının azalması Kas kaybı ve halsizlik Kuru, ince ve çatlak cilt Hareketsizlik Bağımlılık DİKKAT! Kilo değişiklikleri, malnütrisyon için uyarıcıdır. Şayet, bir önceki ay içerinde %5 veya son altı ay içerisinde %10 oranında istenmeyen bir kilo kaybı mevcutsa, o zaman burada malnütrisyon söz konusu olabilir. DİKKAT! Bu belirtilerin varlığında doktora başvurunuz. Önemsenmediği takdirde yakınınızda ağır elektrolit kusurları (hipopotasemi (potasyum azlığı) vb), kalp ritminde bozulma, konjestif kalp yetmezliği, akciğer ödemi, ishal ve ödem gibi sorunlar gelişebilir ve bu sorunlar ölümle sonuçlanabilir. TEDAVİ Eksik besin öğeleri yerine konur. Ortaya çıkan belirtiler tedavi edilir Malnutrisyon Nedeniyle Ortaya Çıkabilecek Sağlık Sorunları Yakınınızda var olan malnütrisyon, beraberinde önemli biyolojik, psikolojik, sosyal ve ekonomik sonuçları da getiren büyük bir sorundur. Malnutrisyon yakınınızın vücuttaki her sistem ve dokusunu etkileyebilir. Yara iyileşmesinde gecikme Enfeksiyon riskinde artış Kas gücünde azalma ve bitkinlik Solunum kaslarının gücünde azalma Su ve elektrolit bozuklukları

143 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi Vücut sıcaklığının düzenlenmesinde bozukluk Vitamin eksiklikleri Psikosoyal fonksiyonlarda bozulma MALNÜTRİSYONA YÖNELİK GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yaşlıda yeterli ve dengeli beslenmenin sağlanmasında aşağıdaki basit, pratik ve kolay uygulanabilen temel önerilere dikkat edilmesi önem taşımaktadır. Bu öneriler doğrultusunda sağlıklı beslenmenin sağlanması; enerji ve besin öğelerinin önerilen düzeyde tüketilmesine ve beslenme yetersizliğine bağlı oluşabilecek akut ve kronik sağlık sorunlarının oluşumunun önlenmesine katkıda bulunacaktır. 1. Yakınınız için besin çeşitliliği sağlayınız. 2. Günde en az üç öğünde beslenmesine özen gösteriniz 3. İdeal vücut ağırlığı ve kas gücünün korunmasını sağlayınız 4. Besinlerin doğru hazırlanmasına, doğru pişirilmesine ve doğru saklanmasına özen gösteriniz. 5. Sebze ve meyveleri bol ve çeşitli tüketmesini, 6. Ekmek ve diğer tahıllar yeterli miktarda tüketmesini 7. Doymuş yağ tüketimini azaltmasını sağlayınız. 8. Su ve diğer sıvıları yeterli miktarda tüketmesini, 9. Posa tüketimini artırmasını, 10. Kalsiyum içeriği yüksek besinler tüketmesini, 11. Tuz, sodyum ve şeker tüketimini azaltmasını sağlayınız. Doğru Beslenme girişimleri: Enerji: maksimum 1500 kcal/gün Protein:1,2-1,5 g/kg/gün Tavsiye edilmiş günlük miktarda alınması gereken mikrobesinler ile uyumlu olarak mikro besinler alma D vitamini-düzeyi nmol/l Sıvı: minimum 1700 ml/gün 143

144 29- YAŞLILARDA EN SIK GÖRÜLEN GÖRME BOZUKLUKLARI 1. GÖZE PERDE İNMESİ (Katarakt) Göz merceğinin bulanıklaşmasıdır. En önemli nedeni göz merceğinin yaşlanmasıdır. Belirtileri Görmede azalma, Göz kamaşması, Renkleri seçmede zorluk, Çift görme. Tedavi Yöntemleri : Ameliyat 2. GÖZ TANSİYONU (GLOKOM) Glokom, göz içi basıncının yükselmesi nedeniyle görme sinirinin giderek zayıflamasına ve böylece görme kaybına yol açan ciddi bir hastalıktır. Belirtileri; Sinsi bir hastalıktır, genellikle belirti vermez. Bazı hastalarda Baş ağrısı, Çevrede bazı bölgeleri görememe ve Göz önünde renkli ışık haleleri görme gibi belirtiler görülür. Tedavi Yöntemleri : - İlaç tedavisi - Lazer tedavisi - Ameliyat 3. SARI NOKTA HASTALIĞI (Yaşa Bağlı Makula Dejenerasyonu) Gözün arkasında yer alan ayrıntıların görülmesini sağlayan bir bölge olan Makulanın yaşlanmaya bağlı olarak bozulmasıdır. Belirtileri Bakılan alanda bulanıklık ve karanlık oluşur. Düzgün çizgileri ya da yüzleri kırık ya da dalgalı görme

145 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi Ayrıntıları seçememe ( Örneğin duvardaki saati görür ama saatin kaç olduğunu göremeyebilir.) Tedavi Yöntemleri : - Lazer tedavisi -İlaç tedavisi -Ameliyat 4. PRESBİYOPİ Yaşa bağlı yakını görme bozukluğudur. Göz merceği yaşlanır ve yakına odaklanamaz. Belirtileri Yakına bakışta görme bulanıklığı gelişir. Cisimleri gözden uzaklaştırarak görebilirler. Tedavi Yöntemleri : - Gözlük - Kontakt lens, - Lazer, - Göz içine lens konulması 5. GÖZ KAPAĞI SORUNLARI Göz kapağı düşüklüğü (pitoz); kapak dokusunun elastikiyetini kaybetmesine bağlı göz kapağının aşağı düşmesidir. Tedavi Yöntemleri : Ameliyat ACİL MÜDAHALE GEREKTİREN DURUMLAR Yakınınız gözünde aniden ve yoğun bir şekilde sinek uçuşması gibi gölge, Gözünde şimşek çakmaları gibi ışık çakmaları hissederse Kısa sürede muayene gereklidir.retinada (göz dibinde) yırtık veya kanama nedeniyle olmuş olabilir. Yakınınızda bu belirtileri göz ardı etmeyin; Göz renginde değişme Bakılan yerde koyu lekeler görme Uzak veya yakın görmede sorun Çift görme Aşırı sulanma Gözde ağrı 145

146 Kapakta şişlik Bulanık görme Gözde ya da çevresinde kızarıklılk GÖZ SAĞLIĞI BOZULMUŞ YAKININIZ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Yakınınıza karşı güven verici bir tonda konuşulmalı, Doktor kontrollerine gitmesi ve tedaviye uyması için ona yardımcı olunmalıdır. Yakınınız aksi söylenmedikçe yılda bir mutlaka göz doktoruna görünmelidir. Eğer içiyorsa, sigarayı bırakması için cesaretlendirilmelidir. Yakınınız göz enfeksiyonlarından korunmak için el yıkama ve gözlerini temiz bir spançla içten dışa doğru temizlemesi konusunda eğitilmelidir. Göz sağlığı için A vitamini ihtiyacı karşılanmalıdır. Herhangi bir zararı yoksa ; Süt, yumurta sarısı, balık ürünleri, tereyağı, peynir, havuç, havuç benzeri sarı-turuncu renkli sebzeler, yeşil yapraklı sebzeler ve tahıllar tüketmesi hastalığın ilerlemesini engelleyebilir. Yakınınız dışarı çıkarken koruyucu gözlük ve şapka takmalıdır. Yakınınız herhangi bir şeyi yemeden ya da içmeden önce mutlaka koklamalı, eline aldığı malzemenin istediği doğru malzeme olduğundan emin olmalıdır. Yoldaki levha, işaret ve yazıları okuyabilmesi için yanında büyüteç ve el feneri bulundurmalıdır. Yakınınız için güvenli ve pratik bir sistem yaratın, evinizi yeniden düzenleyip organize edin. Banyo ve odaların ışıklandırması normal banyolara göre çok daha aydınlık olmalıdır. Duvar rengi ile farklı, kontrast renkte havlular tercih etmeniz yakınınızın havluları daha belirgin olarak fark etmesine olanak tanıyacaktır. Küvet veya duş bölgesinde ayağının yerde kaymasını engelleyecek mat yüzey (paspasvari) kullanılmalıdır. Mutfakta her şey için (tabak, çanak, yiyecek, içecek, çöp torbaları, deterjan vb.) bir yer belirlenmeli ve yerleri kesinlikle değiştirilmemelidir. Böylece yakınınız ulaşmak, kullanmak veya tüketmek istediklerine en hızlı ve güvenli bir şekilde erişmiş olur

147 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi 30- EV KAZALARI VE YARALANMALAR TANIM İnsan iradesi dışında, ne zaman, nerede, nasıl olacağı bilinmeyen, yaralanma, can ve mal kaybına sebep olan olaylara kaza denir. Kazalar önceden planlanmadığı için kaç kişinin, nasıl zarar göreceği bilinmez. Yapılan araştırmalarda kazaların büyük çoğunluğunun evlerde ve evlerin yakınlarında meydana geldiği tespit edilmiştir. Önlemlere rağmen kaza olmuşsa kazadan sonra yapacağınız küçük bir müdahale, yakınınızın kazayı en az zararla atlatmasına yardımcı olacaktır. Aşağıda evde meydana gelebilecek kazalara örnekler verilmiştir. DÜŞMELER Bireyin dikkatsizliği nedeniyle, bulunduğu seviyeden daha aşağıda hareketsiz hale gelmesine düşme adı verilmektedir. Düşmelere bağlı; yumuşak doku ezilmeleri, sıyrıklar, bağ kopmaları, adale yırtıkları, kırıklar ve baş-boyun yaralanmaları gibi çeşitli yaralanma türleri ortaya çıkabilmektedir. DÜŞMEYE NEDEN OLAN FAKTÖRLER Yürüme ve denge problemleri, Fonksiyonel ve kognitif bozukluk, Görme problemleri, Uygun yerleştirilmemiş eşyalar, Alışık olunmayan mekân ve uygunsuz ayakkabı kullanımı, Kaygan zemin (özellikle banyo ve tuvalet), İyi aydınlatılmamış ortam, Yükseğe çıkmak için konmuş masa ve sandalyeler Alçak korkuluklu balkon DÜŞME SONUCU ORTAYA ÇIKABİLECEK SAĞLIK SORUNLARI Sıyrık (Abrazyon) 147

148 Sert cisim veya pütürlü yüzeylerin derinin üst kısımlarını sıyırması abrazyon olarak tanımlanır. Sıyrıklar tek başına olabileceği gibi yüzeydeki bir sıyrık, altta bir hematomu, bu da daha alttaki bir bağ veya adale yırtığını hatta kırığı işaret edebileceğinden, abrazyonların önemsenmesi gerekir. Hematom (Deri yada Cilt Altı Kanama) Çarpma sonucu derinin altındaki kılcal damarların kopmasıyla meydana gelen kan birikintisi hematomdur. Hematom gelişen bölgede şişme, kızarıklık ve ağrı meydana gelir. Hematom gelişmesini 5-10 dakikalık bir sürede tamamlar ve şişme durur. Böyle bir durumda yapacağınız en doğru hareket, bölgeye soğuk uygulama yapmaktır. (örn. buz torbası). Soğuk, hematom gelişmesini durdurur, ağrıyı azaltır, bir süre sonra (30 dk.) yakınınız ağrısının tamamen geçtiğini ifade eder. Ancak bundan sonraki evrede günler içinde bölge morarır, bir hafta sonra sarı-yeşil bir renk alır, şişlik giderek azalır ve toplanan kan tam olarak vücut tarafından emilince ortadan kaybolur. Hematomun 1. günden sonraki tedavisinde bölgesel heparinli pomatlar kullanılabilir. Burkulma Eklemlerin dönüş veya hareket yapmadıkları yönlerde aşırı zorlanmaları veya dışarıdan üzerlerine doğrudan darbe almaları mafsal bağların kopmaları ile sonuçlanır. Burkulmalarda ilk 0-4 saat içinde bölgesel soğuk uygulaması ve ilgili oynağın (mafsalın) bandaj veya uygun bir malzeme kullanılarak sargılanması ya da elastik bandaj adı verilen esneyebilir sargı ile hareketsiz hale getirilmesi gerekir. Yakınınızı sakatlanan bölgeye kesinlikle vücut ağırlığı bindirmemesi konusunda uyarmanız önemlidir. Çıkıklar Eklemleri saran bağların kopma ve yırtılmaları sonunda bazı mafsallar çalışamaz duruma gelirler. Omuz mafsalı çıkığı olan yakınınız, bu omzunu hareket ettiremez, ağrısından yakınır ve kol aşağı sarkık durumda kalır. Böyle bir şikâyetle karşılaşıldığında yapılacak en doğru hareket kolu hareket ettirmemek ve yakınınızın en kısa zamanda en yakın bir sağlık kuruluşuna nakledilmesini sağlamaktır. Kırıklar

149 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi Kol kırıkları Düşmelerde bu kırık tipi sıklıkla görülür. Yakınınız şiddetli ağrısı olduğunu dile getirir. Ön kol kırıkları Ön kolda iki uzun kemik vardır; biri veya ikisi birden kırılabilir. En çok görülen kırık, el bileğine yakın yerden olandır. Bu kırık, el açıkken öne doğru el üzerine düşmeyle meydana gelir. Kırıktan sonra ön kol, çatal sırtına benzeyen bir deformasyon gösterir. Kırık kol sağlam tarafla karşılaştırılırsa kolayca tanı konulabilir. Üstteki deride herhangi bir yaralanması olmayan kırık tipi kapalı kırık olarak isimlendirilir. Eğer kırığın üzerindeki deri yaralanmışsa veya kırık kemiğin bir ucu deriden dışarıya çıkmışsa bu açık kırıktır. Her iki kırık türü de tespit edilmeli ve hareketsiz hale getirilmelidir ve yakınınız en kısa zamanda en yakın bir sağlık kuruluşuna nakledilmelidir. Bacak kırıkları Kalça ve diz arası bölgeye uyluk, diz altı bölgeye baldır denmektedir. Uyluk kemiği kırıkları daha çok yaşlıların düşmelerinde görülür. Sırtüstü yatan hastada kırık taraftaki ayak dışa dönük durur. Şiddetli ağrı vardır ve bacak şiş durur. Kaburga Kemiği Kırıkları Göğüs kafesine isabet eden darbelerde bir veya birden fazla kaburga kemiği kırılabilir. Kaburga kemiği kırıklarının en önemli belirtisi kırık bölgesinde nefes almayı engelleyecek kadar çok ağrı olmasıdır. Ağrı ıkınma ve öksürmeyle artar. İstirahat konumunda bu ağrı azalır. Birden fazla kaburga kemiğinin kırılması göğsün fiziksel destek görevini ortadan kaldırır. Böylece her nefes alışta akciğer genişleyeceğine, göğüs duvarı içeri çöker ve solunum fonksiyonu bozulur. Bu koşulda yakınınızı en kısa zamanda tam teşekküllü bir hastaneye götürmeniz gerekir. Boyun Kırıkları Başa isabet eden darbeler ve düşmelerde boyun kemikleri kırılır ve omurilik bası altında kalabilir. Bu durum çok tehlikelidir! Çünkü insanın solunumunu yöneten kaslara giden sinirlerin bu hizada kesi veya basıya uğraması ani solunum durması ve ölümlere sebebiyet verir. 149

150 Boyun kırıkları açısından en tehlikeli durumda olan hasta, bilinci yerinde olmayan hastalardır. Böyle bir hastada aksi kanıtlanana kadar boyunda kırık veya benzeri bir problemin olduğu varsayılmalı ve boyun uygun koşullarda tespit edilene kadar hasta kımıldatılmamalıdır! Bu gibi durumlarda yakınınızın solunum yollarının açık tutulabilmesi için dikkatli davranmalı ve zarar vermemelisiniz. Beyin Sarsıntısı (Kafa Travması) Başın sert bir yüzeye çarpılmasıyla kafa travması oluşur. Darbenin şiddetli olmaması halinde beyin sarsıntısı denen durum görülür. Darbenin isabet ettiği yerde bir hematom oluşur. Bu bölge ağrılıdır. Şiddetli darbeler kafatasında çatlak ve kırıklar oluşturabilir. Beyni örten zarlar arasında veya beyin yüzeyinde kopan kılcal damarlar yerel hematom meydana getirebilirler. Bu koşullarda yakınınızda; şuur kaybı, bulantı olmaksızın fışkırır tarzda kusma, hafıza kaybı, kan basıncında düşme ve burun deliklerinden, ağzından kan gelmesi görülebilir. DÜŞME SONUCU; YAPILMAMASI GEREKENLER Kırık olan bacak, kol veya ayak bileğini kesinlikle hareket ettirmeyin. Kırık yere sıcak kompres uygulamayın. Bölge üzerine yabancı maddeler sürmeyin. Kırık üzerine et ve soğan gibi maddeler koymayın. Yakınınızı kesinlikle kırık çıkıkçıya götürmeyin! DÜŞMELERİN ÖNLENMESİ İÇİN ALINACAK GENEL ÖNLEMLER Ev içi emniyetinde banyolarda kaymayan karolar kullanılmalı, küvet, lavabo ve tuvalet yakınında bulunan yer zemini için kaymayan yer örtüleri ve yapışkan şeritler tercih edilmeli, ayrıca kaymaya dirençli zemin cilası kullanılmalıdır. Zemine kayabilecek özellikte olan halı, kilim v.b. serilmemelidir. Halı, kilim vb kenarlar takılıp, düşmeye ve kaymaya yol açabilecek biçimde veya kıvrılmış durumda olmamalıdır. Aydınlatma için kullanılan aletler temiz ve iyi durumda/ bakımlı olmalıdır.

151 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi Kullanılmayan, fazlalık ya da dağınıklık yapan eşyalar mümkün olduğu kadar azaltılmalıdır. Ayak taban kaydırmaz terlik ya da ayakkabı seçilmeli ve giyilmelidir. Elektrik, telefon vb kablolar açıkta ve takılmaya, düşmeye yol açabilecek biçimde olmamalıdır. Eğer yakınınız yaşlı bir birey ise, düşmeyi önlemeye yönelik kişisel risk faktörleri belirlenip düzeltilmelidir. Dörtten fazla ilaç kullanımının, düşme riskini artırdığı göz önünde bulundurularak, yakınınızın kullandığı ilaçlara (psikotropik ilaçlar, sedatif hipnotikler, antidepresanlar ve antihipertansif) özellikle dikkat etmelisiniz. Ortostatik hipotansiyondan kaynaklanan düşmeler, kırıklara, beyin sarsıntılarına, serebral kanamalara veya diğer ciddi yaralanmalara neden olabileceğinden yakınınızda ortastatik hipotansiyon öyküsü varsa, yakın takip edilmelidir. Kaynaklar: 1.National Institute Of Clinical Excellence (NICE). (2004). Falls. 19Kasım İnan F, Kubilay İ, Kurt Z. Temel İlkyardım Uygulamaları Eğitim Kitabı. T.C.Sağlık BakanlığıTemel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, İlkyardım Ve Acil Sağlık Hizmetleri Daire Başkanlığı; Ankara, KESİKLER Kesikler, bıçak, jilet. makas, satır, balta, cam kırığı, teneke parçası, çivi gibi kesici ve delici aletlerin vücudu örten deri üzerinde meydana getirdikleri hasarlardır. Sadece dış derinin zarar görmesine sebep olan hafif kesikler olduğu gibi daha derin ve damar kesiklerine sebep olan ağır vakalarda olabilir. Kesici aletlerin hepsinde (paslı olsun olmasın) tetanoz mikrobunun bulunma ihtimali çok yüksektir. Tetanoz hastalığının başladıktan sonra başka bir tedavisi yoktur. Aşı ile tetanoz hastalığından korunmanın mümkün olduğu unutulmamalıdır. Kesiğin az veya çok olmasına bakılmaksızın, yakınınızı en yakın sağlık kuruluşuna götürerek, tetanoz aşısı yapılmasını sağlayınız. 151

152 KESİKLERDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DURUMLAR 1. Kesik yaraların üzerine toz, merhem veya benzeri şeyler sürmeyin, üzerini kirli bezlerle sarmayın. Bunların tetanoz, gangren ve kan zehirlenmesi gibi tedavisi çok zor hastalıklara yol açabileceğini unutmayın. 2. Karın, göğüs ve göze saplanan kesici veya delici aleti kesinlikle çıkarmaya çalışmayın. Böyle durumlarda yakınınızı en kısa zamanda en yakın bir sağlık kuruluşuna nakledin. 3. Kesiğin üzeri kirlenmişse, sabunlu suyla ve temiz bir bezle yıkayın. 4. Kesik üzerinde dışarıdan görülebilen yabancı cisim (cam kırığı, taş, kum parçası vs. ) varsa alın. Görülmeyen parçalar olabileceği düşüncesiyle, kesik içini araştırmayın, batmış olanlarını çıkarmaya çalışmayın. 5. Kesiğin üzerine tentürdiyot ve oksijenli su sürmeyin. (Kesilen kısma değmeyecek şekilde kesik etrafına tentürdiyot sürülebilir). 6. Kesiğin üzerine pamuk, sünger gibi emici özelliği olan hiçbir şey koymayın. 7. Kesikte sızıntı şeklinde kanama varsa, kanayan kısmı kalp hizasından yukarıya gelecek şekilde kaldırın. Üzerine temiz bir bez koyarak bastırın. Kanama durursa bu şekilde fazla sıkmadan bağlayın. Kanama çok büyük değilse turnike uygulamayın. Bunun yerine kesik yara üzerine basınç yaparak kanamayı durdurmaya çalışın. 8. Üzerine yapılan baskıya rağmen kanama durmuyorsa aşağıdaki önerileri yapmak kaydıyla turnike uygulayın: Turnike: kalpten damarlar vasıtasıyla pompalanan kanın, kanayan kısma gelmesini önlemek için uygulanan damarları sıkıştırma yöntemidir. Turnike sadece kol ve bacaklarda olan kanamalarda uygulanır. Turnike uygulamasında lastik, kemer, kravat gibi geniş malzemeler kullanılmalı, çamaşır ipi, kablo, tel gibi malzemeler kullanılmamalıdır. Turnike; kanama kolda ise dirsekle omuz arasına, bacakta ise diz ile uyluk arası bölgeye uygulanmalıdır. Turnike malzemesi (lastik, kemer vs) kanamanın yerine göre belirtilen yerlerden ilmek şeklinde bağlanır. Kesinlikle düğüm yapılmaz! Turnike uygulanan el ve ayakta, parmaklar açıkta bırakılır. Sürekli kontrol edilir. Eğer parmaklarda uyuşma, karıncalanma, morarma gibi durum izlenirse turnike çözülür.

153 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi Yukarıda belirtilen uyuşma, karıncalanma, morarma gibi durumlar olmasa bile, her dakika arayla bir turnike çözülür. 3-5 dakika beklendikten sonra tekrar uygulanır. Eğer yakınınızı götüreceğiniz yer uzaksa bu işlem tekrarlanır. *Kesik yaralara belli bir süreden sonra dikiş atılamayacağından, en geç 6 saat içinde yakınınızı bir sağlık kuruluşuna götürmeniz gerektiği unutulmamalıdır. KESİKLER İÇİN ALINACAK ÖNLEMLER Bıçak, jilet, makas gibi kesici aletleri çocukların erişemeyeceği şekilde yüksek yerlerde veya kapalı dolaplarda bulundurun. Özellikle yeni yürümeye başlayan çocukların eline bardak, şişe gibi cam eşyalar vermeyin. Çocukların yiyecek ve içecek kaplarını plastik veya kırılmaz maddelerden oluşturun. Çocuklara oyun amaçlı, bıçak, makas gibi sivri kenarlı, kesici ve delici aletlerden vermeyin. Konserve ve yağ tenekelerinin kapaklarını kesiye sebep olmayacak şekilde açın. Kapı ve pencere camlarının kalın olmasına özen gösterin. Kaynaklar 1.Temel İlkyardım Uygulamaları Eğitim Kitabı. Erişim: ,www.saglik.gov.tr/TR/dosya/ /h/ilkyardimuyg.pdf. 2.PolatO.KanamalıHastadaİlkyardım.Erişim: ,http://aciltip.medicine.ankara.edu.tr/acil veriler/egitim/uzem_ders/012.pdf. ZEHİRLENMELER Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun yaşamsal fonksiyonlarına zarar verebileceğinden zehirli (toksik) olarak kabul edilirler. Zehirlenme, vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Zehirlenme yolları üç grupta toplanabilir. Sindirim yoluyla: En sık rastlanan zehirlenme yoludur. Sindirim yoluyla alınan zehirler genellikle ev ya da bahçede kullanılan kimyasal maddeler, zehirli mantarlar, bozuk besinler, ilaç ve aşırı alkoldür. 153

154 Solunum yoluyla: Zehirli maddenin solunum yolu ile alınmasıyla oluşur. Genellikle karbon monoksit (tüp kaçakları, şofben, bütan gaz sobaları), lağım çukuru veya kayalarda biriken karbondioksit, havuz hijyeninde kullanılan klor, yapıştırıcılar, boyalar ev temizleyicileri gibi maddeler ile oluşur. Cilt yoluyla: Zehirli madde vücuda direk deri aracılığı ile girer. Bu yolla olan zehirlenmeler böcek sokmaları, hayvan ısırıkları, ilaç enjeksiyonları, saç boyaları, zirai ilaçlar gibi zehirli maddelerin deriden emilmesi ile oluşur. ÖNEMLİ BELİRTİ VE BULGULARI Bulantı, kusma, karın ağrısı, gaz, şişkinlik, ishal Bilinç kaybı, havale, rahatsızlık hissi, kaslarda ağrı, kasılma, hareketlerde uyumsuzluk Nefes darlığı, solunum durması, baş ağrısı, baş dönmesi, kulak çınlaması, Oksijen yetmezliği nedeni ile ciltte kızarıklık, morarma Nabız bozukluğu, soğuk terleme, kalp durması ZEHİRLENMELERDE ALINACAK İLK ÖNLEMLER Kendinizi ve çevrenizi korumak için bulunduğunuz yerin güvenliğini sağlamanız önemlidir. Yakınınızın zehirlenmesine neden olan maddeyi mümkün olduğunca kısa sürede ortamdan uzaklaştırılarak etkisini azaltın. Yakınınızın bilinci ve yaşam belirtilerini değerlendirin. Acil servisi arayarak tıbbi yardım isteyin. Bunun yanında, zehirlenme vakalarında Zehir Danışma Merkezi aranarak yapılabilecekler hakkında bilgi alınabileceği unutulmamalıdır. Sindirim yolu ile zehirlenmelerde, 1. Zehirli madde ağız ile temas etmişse su ile ağzını çalkalamasını, zehirli madde ele temas etmişse sabunlu su ile elini yıkamasını sağlayın. 2. Yakınınızı kusma, bulantı, ishal gibi belirtiler yönünden değerlendirin. 3. Kesinlikle yakınınızı kusturmaya çalışmayın, özellikle yakıcı maddelerin alındığı durumlarda birey asla kusturulmaz! 4. Sindirim yolu ile olan zehirlenmelerde tıbbi müdahaleye yardımcı olmak için olayla ilgili bilgileri kaydedin, sağlık personeline iletin.

155 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi Zehirli maddenin türü nedir? İlaç ya da uyuşturucu alıyor mu? Yakınınızı saat kaçta buldunuz? Evde ne tip ilaçlar var? Solunum yolu ile zehirlenmelerde, Cam ve kapı açarak ortamı havalandırın, yakınınızı temiz havaya çıkarın. Müdahale sırasında solunumunuzu korumak için maske veya ıslak bez kullanın. Yakınınızı yarı oturur pozisyona getirin. Elektrik düğmeleri ve diğer elektrikli aletler ve ışıklandırma cihazlarını kullanmamaya özen gösterin. Gerekli durumlarda derhal itfaiyeye haber verilir. Cilt yolu ile zehirlenmelerde, Ellerin zehirli madde ile temasını önleyin. Zehir bulaşmış giysileri çıkartın dakika boyunca zehirli madde ile temas eden cildin bol suyla yıkanmasını sağlayın. ZEHİRLENMENİN ÖNLENMESİ İÇİN GENEL SAĞLIK ÖNERİLERİ Evdeki ilaçlarınızı, çocukların erişemeyeceği yüksek yerlerde veya kilitli dolaplarda tutun. İlaçlarınızı kullandıktan sonra kendi ambalajlarına koyun. Değişik kutulara koymayın. Zirai ilaçlar ve böcek öldürücüler çok zehirli olduklarından saklanmasına azami dikkat edin. Şofben kullanımında, bacaya bağlı olmasını, borularında kırık veya delik olmamasını sağlayın. Oturma odasında gaz sobası yanıyorsa uyumayın. Çocuğunuzu uyutup yalnız bırakmayın. Piknik tüplerini ve gaz çakmaklarını çocuklardan uzak tutun. 155

156 Yemek için kültür mantarlarını tercih edin. Çok iyi bilmediğiniz mantarları yemeyiniz. Bozulmuş süt veya diğer yiyecekleri yemeyiniz. Haşere (bit, pire, sinek vs. ) ilaçları kullanırken kesinlikle vücudunuza sürmeyin. Kaynaklar 1. Karabıyık L. Zehirlenmeler. Erişim: , med.gazi.edu.tr/posts/download?id= ZehirlenmelerdeİlkYardım.Erişim: ,http://www.ilkyardim.org.tr/indexCntnt.php?sf =cntnt&id=59.https://www.google.com.tr/?gws_rd=cr&ei=wgntuunsl4xitqar94d4ag.

157 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi 31- EVDE HASTA BAKIMINDA DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER TANIM Güvenli Ortam Sağlanmalı. Hasta olan yakınınız ile paylaşmakta olduğunuz ortamın sağlık açısından güvenli olması sağlanmalıdır. Hastanızın uygun şartlarda istirahati tedavi sürecine olumlu katkıda bulunacaktır. Hastanızın Odasının; Temiz, Aydınlık(ışık arkadan gelmelidir) Kolay havalandırılabilen Düzenli, Isısı normal (18-25 derece), Nemi normal (yüzde 30-60), Hoşa gitmeyen kokulardan arınmış, Fiziksel tehlike ve yaralanma riskinden, Gürültüden, Yüksek ses ve kötü görüntüden uzak olması gerekir. Hastanızın yatağının; Temiz,kuru ve düzgün olmasına özen gösterin Yatağın her iki tarafının da serbest olmasını sağlayın,eğer bir tarafı duvara dayanıyorsa soğuğun geçişini önleyin. Sizin rahat hareket edebilmeniz açısından, yatağın çok alçak olmamasına dikkat edin. Hastanıza ağırlık vermeyen,ince, hafif ve hava geçirgen yorgan tercih edin. Çarşafı gergin bir şekilde serin. Aksi halde daha çabuk yatak yarası oluşur. Hastanızın yastığını sık sık düzelterek rahatlatın. Hastayı düşme ve yaralanmalardan korumak için; Yemek masası, etajer, sandalyeyi yatağa yakın koyun, Hastanın ayağa ilk kalkışında destek/yardım sağlayın, Zemin, merdiven basamakları, banyo küveti gibi yerleri, kaymayı önleyecek malzeme ile kaplayın, Çevreyi düzenli tutup, üstüne basarak düşmelere neden olabilecek eşyayı ortalıkta bırakmayın. 157

158 Hastayı hareket ettirmeden önce; Hastanız ile işbirliği yapmanız, Gerekli çevre önlemlerini almanız, Tekerlekli koltuğu, sandalyeyi önceden hazırlamanız son derece önemlidir. Bunları yapmanız hastanızın size olan güven duygusunu artırarak hem onu mutlu eder, hem işinizi kolaylaştırır. Hastanın Günlük Bakımını. Hastanızın kendini temiz, rahat hissetmesi ve sağlığının korunması için; Banyosunu muntazam yaptırın, aksatmayın. Saçlarını tarayıp, bakımını yapın. Dişlerini fırçalamasını sağlayın, ağız bakımını yapın/yaptırın. Tırnaklarını kesin, ayaklarını temiz tutun. Unutmayın! Günlük bakım hastanızın özgüvenini ve iyilik hissini artırarak onu yaşama bağlar. İlaç kullanımı Hasta bakımında dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri de ilaç alımıdır. Hastanızın, ilacını; Zamanında Doğru miktarda Doğru şekilde almasını sağlayın. 1. Hekimin uygun gördüğü ilaçlar dışında, herhangi bir kişi tarafından önerilen ilaç ya da bitkileri kullanmanın yarardan çok zarar vereceğini aklınızdan çıkarmayın. 2. İlaçlar kullanılmadan önce son kullanma tarihine bakın, süresi geçmiş, tortulaşmış, rengi bozulmuş ilaçları kullanmayın. 3. Unutulmamalıdır ki tam olarak güvenli ve yan etkisi olmayan ilaç yoktur. Tepkiler hemen görülebileceği gibi saatler, günler, haftalar ve aylar sonra ortaya çıkabilir. ilaçların etkilerini gözlemleyin ve hastanın şikayetlerinin sürmesi halinde veya farklı şikayetlerin ortaya çıkması durumunda, bunu doktora bildirin. 4. İlaçları çocukların erişemeyeceği, yüksek ve kapalı bir yerde saklayın. Enfeksiyona karşı önlem

159 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi Hasta bakımının en tehlikeli yanı enfeksiyondur. Bu da hastanın salgılarıyla temas suretiyle oluşabilir. Bakım yaparken hastanın; İdrarı Dışkısı Kanı Diğer vücut salgılarıyla temas etmemeye özen gösterin. 1. Bakım sırasında eldiven kullanın. 2. Açık yarası olan hastaların enfeksiyon yayma kadar enfeksiyon kapma riski taşıdıklarını unutmayın. 3. Hasta bakımında; Yemeklerden önce ve sonra, Tuvalet gereksiniminden önce ve sonra, Yatak yapımından önce ve sonra, Günlük bakım gereksinimlerinden önce ve sonra, İlaç uygulamasından önce ve sonra ellerinizi yıkamayı unutmayın. Ellerinizi; Akar su altında, Sabunla, El sırtı, avuç içi ve parmak aralarını 15 saniye ovuşturarak yıkayın, durulayın. Ellerinizi tek kullanımlık havlu/kağıt ile kurulayın. Beslenme düzeni Hastanın sağlığına kavuşması, kendini daha iyi hissetmesi sağlıklı beslenmesiyle doğrudan ilgilidir. Bunu sağlamaya çalışın. Hastanıza, hekimin önerdiği diyeti uygulayın. Unutmayın, vücudun sağlığının korunması ve fonksiyonlarının sürdürülebilmesi; Protein Karbonhidrat Yağ Vitamin ve minerallerin yeterli miktarda alınmasına bağlıdır. Beslenme yapılırken; Beslenme sırasında hastanızı uygun pozisyonda tutun. 159

160 Beslenme için yeterli zaman verin, acele ettirmeyin. Yiyecek ısısı oda ısısında olmalıdır. Yatak yaralarının (Bası Yaralarının) önlenmesi Devamlı yatma sonucu vücudun kemik çıkıntılarında yatak yaraları oluşur. Buna, uzun süre aynı pozisyonda yatma ve fazla basınçla birlikte derinin beslenememesi neden olur. Ciltte nem ve ıslaklık, buruşuk çarşaf ve hastanın nakli sırasında ortaya çıkabilecek olan sürtünme ve yırtma güçleri bası yarası oluşumuna katkıda bulunur. Ayrıca hastada mevcut olan beslenme bozukluğu, cilt altı yağ dokusunun azlığı gibi faktörler de bası yarası oluşumunu kolaylaştırır. Ancak bu tür yaraların oluşmasını önlemek mümkündür. Yatak yarası oluşmasını önlemek için; Hastanın yatış pozisyonunu 1-2 saat ara ile değiştirin, Her pozisyon değişiminde deriyi inceleyin, O bölgeye hafif dokunuşlarla, masaj yaparak kan dolaşımını, yani derinin beslenmesini sağlayın. Deriyi temiz ve kuru tutun (sabun ve su ile yıkayarak kurulamak), Derinin zedelenmesinden ve sürtünmesinden kaçının, Yatak çarşaflarının kırışıksız olmasına özen gösterin ıslandığında ve nemlendiğinde değiştirin. Dengeli beslenmesini ve yeterli sıvı almasını sağlayın Egzersiz yaptırın. ( Hareketsizliğe bağlı olarak; kuvvetsizlik, sırt ağrıları, kas zayıflığı,kemik erimesi, Kemiklerde kolayca kırıklar oluşabilir. Fizyoterapistlerle görüşüp uygun egzersiz programı alınarak uygulanmalıdır.) Hangi durumlarda doktoru aramalı? Yarada siyahlaşma olması (doku ölümünü gösterir). Yarada kötü koku veya sarı akıntı olması. Yara çevresinde kızarıklık, sertlik ve ısı artışı olması gibi durumlarda, vakit geçirmeden doktorunuzu arayın.

161 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi KAYNAKLAR Uludağ üniversitesi sağlık kuruluşları beslenme ve diyet birimi (2007) Günlük Beslenme Kılavuzu s.8/9 Gülertan SY (2008) Demir eksikliği olan kadınlarda oral demir tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi uzmanlık tezi, istanbul Global Initiative for Asthma (GINA). Global strategy forasthma management and prevention. Revised 2007 Gibson PG, Powell H (2004) Written action plans for asthma: anevidencebased review of the key components. Thorax; 59:94-9. Ulusal Astım Tanı ve Tedavi Rehberi. Toraks Derneği Astım Çalışma Grubu (2000) Toraks Dergisi. cilt 1 ek 1. Türktaş H (2001) Astma Tedavisi. In: Bronş Astması Ed: Kalyoncu AF. Atlas Kitapçılık Ltd Şti. Ankara, Renal İskemi/ pdf Özçürümez G, Tanrıverdi N, Zileli L (2003) Böbrek Transplantasyonu ve Psikiyatri Klinik Psikiyatri ;6: Sağduyu A, Şentürk V (2006) Hemodiyalize Giren ve Böbrek Nakli Yapılan Hastalarda Ruhsal Sorunlar, Yaşam Kalitesi ve Tedaviye Uyum. Türk Psikiyatri Dergisi; 17(1):22-31 Öztürk, O. (2001). Ruh Sağlığı ve Bozuklukları. Ankara: Nobel Tıp Kitapevleri. Köroğlu, E. (2006). Depresyon Nedir? Nasıl baş edilir? Ankara:HYB Yayıncılık Kaplan, H. & Sadock, B. (2004). Klinik Psikiyatri (E. Abay, Çev.) İstanbul: Nobel Tıp Kitapevleri Mısırlı, H. (2003). Epilepsili Hastalarda Yaşam Kalitesi.Epilepsi 9 (1). Epilepsi Dergisi Cilt:18 Sayı: (Epilepsi Ve Toplum Derneği) 161

162 (İstanbul Üniversitesi, Epilepsi Uygulama Ve araştırma Merkezi) Türkiye Halk sağlığı Kurumu Kanser Dairesi Başkanlığıhttp:// kanser.thsk.gov. tr/ Ünsar S, Fındık ÜY, Kurt S, Özcan H (2007) Kanserli Hastalarda Evde Bakım ve Semptom Kontrolü. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, Cilt:2, Sayı:5 Azak, A. ve Çınar, S. (2005). Lenfomalı Hastalarda (Hodgkin ve Non-hodgkin) Yorgunluk Sendromu ve Etkileyen Faktörler, Türk Hemotoloji Onkoloji Dergisi, 15(2): Lewis, SM., Heitkemper, MM., Dirksen SR. (2000). Medical- Surgical Nursing. Fifth Ed., Mosby, , Philadelphia. Dinçol, K., Eroğlu, L., Özkan, S. ve ark. (1993). Kanserde Palyatif Bakım, Erdine S (Ed). Sandoz Ürünleri A.Ş., , İstanbul. Toraks Derneği Solunum Sistemi enfeksiyonları Calışma Grubu (2002) Erişkinlerde toplum kökenli pnömoni tanı ve tedavi rehberi. Toraks Derg ; 3: 1-15 Kaygusuz S, Koksal İ, Aydın K, Ozlu T, Kostakoğlu U, Çaylan R.(2000) Toplum kökenli alt solunum yolu infeksiyonlarında atipik etkenlerin belirlenmesi (In: Toraks Derneği Ulusal Akciğer Sağlığı Kongresi (9-13 Nisan 2000, Antalya) Kongre Kitabı) Ankara: Toraks Derneği ; 19:5 Khan H, Zarif M, (2006) Risk Factors, Complicationsand Prognosis of Cirrhosis in a Tertiary Care Hospital of Peshawar Hepatitis Monthly ; 6(1): tedavi.html edu.tr/sagliklibilgiler/endokrin.pdf Türk Hipertansiyon ve böbrek hastalıkları derneği : org/ Şendur MA, Güven GS (2011) Güncel kılavuzlar eşliğinde hipertansiyon

163 Avrupa ve Türkiye Genelind En Sık Görülen 50 Hastalık ve Hasta Yakınlarına Yönelik Hastalık Yönetme Rehberi tedavisi. Hacettepe Tıp Dergisi ; 42:53-64 Türk Kardiyoloji Derneği Ulusal Hipertansiyon Tedavi ve Takip Kılavuzu Dicle Tıp Dergisi, 2008, Cilt: 35, Sayı: 4, ( ), Migren Baş Ağrısında Tanı Ve Tedavi Yaklaşımları Romatoloji Araştırma ve Eğitim Derneği : c8.pdf Chand N, Mihas AA (2006) Celiac Disease Current Concepts in Diagnosis and Treatment. Journal Clinical Gastroenterology; 40(1): Hopper AD, Hadjivassiliou M, Butt S, Sanders DS (2007) Adult coeliac disease. BMJ; 335: Morley JE. Pathophysiology of anorexia. Clin Geriatr Med 2002;18: Arıoğlu S (Ed) (2013) yaşlılarda malnütrisyon kılavuzu. Akademik Geriatri Derneği. Ankara Obezite Tedavi Kılavuzu Ve Yaşam Tarzı Önerileri: files/pdf/obezite.pdf 163

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri;

Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri; Gebeliğiniz süresince Doğum Öncesi Bakım Hizmetleri; Aile Sağlığı Merkezlerinde Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Merkezlerinde Toplum Sağlığı Merkezlerinde ÜCRETSİZ verilmektedir. Temizlik, genel vücut

Detaylı

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara

Detaylı

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir.

Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Konuşma gecikmesi Çocuğun konuşma becerilerinin akranlarına göre belirgin derecede geri kalmasıdır. Gelişimsel aşamalardan birisidir. Aylara göre konuşmanın normal gelişimi: 2. ay mırıldanma, yabancılara

Detaylı

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182 İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2013 YILI HASTA OKULU PLANI HASTANE ADI TARİH SAAT KONU EĞİTİM YERİ HASTA OKULU PROGRAMI İÇİN HASTA VE YAKINLARININ İLETİŞİM KURABİLECEKLERİ TELEFON NUMARASI HASEKİ 28/01/2013

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ?

Detaylı

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir.

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. KEMOTERAPİ KEMOTERAPİ NEDİR? Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. Kemoterapide, bir veya birden fazla ilaç bir arada kullanılabilir. Her ilacın

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

Hepatit C ile Yaşamak

Hepatit C ile Yaşamak Hepatit C ile Yaşamak NEDİR? Hepatit C kan yoluyla bulaşan Hepatit C virüsünün(hcv) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. 1 NEDİR? Hepatit C virüsünün birçok türü (genotipi ) bulunmaktadır. Ülkemizde

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI FUSİNAT 500 mg film tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Bir film kaplı tablet 500 mg sodyum fusidat içerir. Yardımcı maddeler: Mikrokristal selüloz PH 200, krospovidon, laktoz anhidrat,

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALĐMATI ANTHĐX 10 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablette 10 mg rupatadine eşdeğer 12,80 mg rupatadin fumarat bulunur. Yardımcı maddeler: Laktoz, mikrokristalin selüloz, kırmızı

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi

30.12.2014. Anne Sütünün Önemi. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi. Anne Sütünün Önemi 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) ANNE SÜTÜNÜN ÖNEMİ VE ÖZELLİKLERİ Slayt No: 22 Bebeğin bağışıklık sisteminin gelişimini kolaylaştırır. Bebekte kulak enfeksiyonları

Detaylı

KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME. Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı

KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME. Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı LÜTFEN AŞAĞIDAKİ SORULARI CEVAPLAYINIZ: ( Lütfen uygun olan seçeneği

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

30.12.2014. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar. Yenidoğanın Beslenmesi

30.12.2014. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı. Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar. Yenidoğanın Beslenmesi 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ı 15.Hafta ( 22-26 / 12 / 2014 ) 1.) 2.)Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar 3.) 4.) Slayt No: 24 4 Doğum Sonu Bebekte Görülebilecek Sorunlar Doğum Sonu Dönemde

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid (Basur) Nedir? Sindirim sisteminin giriş kapısını ağız ve dişler, çıkış kapısını ise anal kanal ve anüs oluşturur. İstemli olarak sağlanan dışkı ve gaz çıkışının kontrolü; hemoroitlerin de bir parçası olduğu bu anal

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri

Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri Eczacıbaşı Topluluğu kuruluşlarından Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri, Türkiye nin yerinde sağlık ve bakım çözümleri sunan ilk ve en büyük kuruluşudur.

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

2014

2014 2014 DİKKAT EKSİKLİĞİ BOZUKLUĞU (DEB) ve MentalUP İçerik DEB e Klinik İlgi DEB Nedir? DEB in Belirtileri DEB in Zihinsel Sürece Etkileri DEB in Psikososyal Tedavisi MentalUP tan Faydalanma MentalUP İçeriği

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir.

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. KULLANMA TALİMATI ZADİTEN 1 mg tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir tablet 1 mg ketotifene eşdeğer bazda 1.380 mg ketotifen hidrojen fumarat içerir. Yardımcı maddeler: Magnezyum stearat, mısır nişastası,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol.

KULLANMA TALİMATI. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. KULLANMA TALİMATI STİDERM jel Cilde uygulanır. Etkin Madde: Mepiramin maleat, lidokain hidroklorür, dekspantenol. Yardımcı Maddeler: Benzalkonyum klorür, mentol kristali, karbomer 980, disodyum EDTA, sodyum

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır.

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. KULLANMA TALĐMATI MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir tablet 160 mg megestrol asetat içerir. Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, mikrokristalize selüloz, kolloidal silikon

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. TIENAM 500 mg I.V. enjektabl flakon Damar içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde(ler): Her bir flakon steril olarak 500 mg imipenem (imipenem monohidrat olarak) ve 500 mg silastatin (silastatin

Detaylı

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi.

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Muayeneyi Yapanın Adı- Soyadı: Uzmanlığı:

Detaylı

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS

13.15-14.00 Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS 14.15-15.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS 15.15-16.00 Yenidoğan muayenesi R. ÖRS ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI 1. GÜN 08.15-09.00 Pediatri stajı hakkında bilgilendirme R. ÖRS 09.15-10.00 Hasta dosyası hazırlama H.YAVUZ 10.15-11.00 Hikaye alma H.YAVUZ 11.15-12.00 Fizik muayene H.TOKGÖZ

Detaylı

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir.

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser, hücrelerde DNA'nın hasarı sonucu hücrelerin

Detaylı

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hasta Eğitimi 2015

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hasta Eğitimi 2015 Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hasta Eğitimi 2015 Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Eğitim Koordinatörlüğü KOAH Kronik Müzmin veya süreğen Obstrüktif Tıkayıcı

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Gribin nasıl bir hastalık olduğunu, Gripten korunmak için neler yapmamız gerektiğini, Grip aşısını ve ne zaman aşı olmamız

Detaylı

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi

Op Dr Aybala AKIL. ACIBADEM Bodrum Hastanesi Sağlıklı bir anne için Sağlıklı beslenme Düzenli hekim kontrolü Gebelik öncesi hastalıkların sıkı takibi Sağlıklı bir yaşam tarzı Huzurlu bir gebelik süreci Sağlıklı beslenme = Dengeli beslenme Proteinler

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar üretir. Bunların başında insülin gelmektedir. İnsülin, pankreastan

Detaylı

Beyin Tümörü Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanabilir ya da vücudun başka bir yerindeki habis tümörün genellikle kan yolu

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi

Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Beyin Tümörleri Çene Eklemi (TME) ve Yüz Ağrıları Merkezi Sizde mi Diş Sıkıyorsunuz? Diş sıkma ve gıcırdatma, gece ve/veya gündüz oluşabilen istemsiz bir aktivitedir.

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu

Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Pestisit Uygulama Davranışları ve Sağlık Etkilerine İlişkin Bilgi Durumu Z. Ş İ M Ş E K, C. D E M İ R, Z. KEKLİK, B. K A R A, M. A K B A B A Toplumların üretim biçimi, erken

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM I

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM I Sağlık Bülteni ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU Kasım 2013 İLK YARDIM BÖLÜM I Hayatımız boyunca çeşitli nedenlerle yaralanmalar veya hastalıklarla karşılaşmamız kaçınılmazdır. Yaşamımızın çeşitli

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir enterik kaplı tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır.

SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır. KULLANMA TALİMATI SUPRAFEN %5 jel Cilt üzerine uygulanır. Etkin madde: Her 1 gram jel etkin madde olarak 50 mg ibuprofen içerir. Yardımcı maddeler: Propilen glikol, karbomer 940, disodyum edta, etil alkol

Detaylı

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010

DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONU EVDE BAKIM (ANNE EĞİTİMİ) Hazırlayan: Aysun Çakır Acıbadem Kadıköy Hastanesi Eğitim ve Gelişim Hemşiresi 24.06.2010 DOĞUM SONRASI AĞRI Altı haftaya kadar karın alt bölgesinde aralıklı ağrılar

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1 HİZMET KAPSAMI: Aile Hekimliği Anabilim Dalı yaş, cinsiyet, yakınma, hastalık ayrımı yapmaksızın, yaşamın bütün evrelerinde ve süreklilik içinde, sağlığın

Detaylı

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME

HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME HASTALIKLARA ÖZEL BESLENME Beslenme Yetersizliğine Bağlı Sorunlar 1 PROTEİN ENERJİ YETERSİZLİĞİ Büyüme ve gelişme için gerekli olan enerji, protein, karbonhidrat, vitamin ve minerallerin yeterince alınmamasına

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 13 Diyabet ve diş-dişeti sorunları

Detaylı

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ Engraftman Sendromu Veno- Oklüzif Hastalık Engraftman Sendromu Hemşirelik İzlemi Vakamızda: KİT (+14)-

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. MERONEM 1 gram IV enjeksiyon için toz içeren flakon Enjeksiyon yoluyla uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. MERONEM 1 gram IV enjeksiyon için toz içeren flakon Enjeksiyon yoluyla uygulanır. KULLANMA TALİMATI MERONEM 1 gram IV enjeksiyon için toz içeren flakon Enjeksiyon yoluyla uygulanır. Etkin Madde: 1 gram meropeneme eşdeğer 1140 mg meropenem trihidrat içerir. Yardımcı Maddeler: Anhidr

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI LEVOSOL 30 mg/5 ml Şurup Ağızdan alınır. Etkin madde: 1 ml de 6 mg levodropropizin içerir. Yardımcı maddeler: Sakkaroz, metil parahidroksi benzoat, propil parahidroksi benzoat, sodyum

Detaylı

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor.

Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Çocuğunuzun ilk doğduğu günden itibaren gençlik çağlarına gelinceye kadar çeşitli kontroller ve sağlıklı çocuk izlemleri yapılması gerekiyor. Sağlıklı çocuk izlemi: Çocuğun yaşına uygun ruhsal, fiziksel

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA)

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA) DABİGATRAN (PRADAXA) NE İÇİN KULLANILIR? Dabigatran (PRADAXA) pıhtıönler ilaç grubundadır. Halk arasında kan sulandırıcı ilaç olarak bahsedilen ilaçlardan bir tanesidir. Kan damarları içerisinde pıhtı

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14 HEREDİTER SFEROSİTOZ İNT.DR.DİDAR ŞENOCAK Giriş Herediter sferositoz (HS), hücre zarı proteinlerinin kalıtsal hasarı nedeniyle, eritrositlerin morfolojik olarak bikonkav ve santral solukluğu olan disk

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ Bu sunu Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Hayatboyu Öğrenme Programı Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen Eğitim Toplantıları için hazırlanmıştır.

Detaylı

Şaşılık cerrahisi onam formu

Şaşılık cerrahisi onam formu Göz kaymasının düzeltilmesi hasta açısından isteğe bağlı yapılan bir cerrahi o lup zorunlu değildir. Şaşı doğan bebeklerde en iyi düzeltme zamanı 6 ay ile 18 ay arasındadır. Erken yapılan cerrahi iki gözün

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Sperm Bozuklukları Sperm Testi: Sperm testi nasıl yapılır, gerekli koşullar nelerdir?

Sperm Bozuklukları Sperm Testi: Sperm testi nasıl yapılır, gerekli koşullar nelerdir? Sperm Bozuklukları Sperm Bozuklukları Çocuk sahibi olamayan çiftlerin yaklaşık yarısında neden erkeğe bağlı olabilir. Dünya Sağlık Örgütü nün yaptığı araştırmalar doğrultusunda dünya genelinde erkeklerde

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. ZİNCOPLEX 15 mg / 5 ml şurup Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her 5 ml şurupta 15 mg çinkoya eşdeğer 66 mg çinko sülfat heptahidrat Yardımcı maddeler: Gliserin, sorbitol, esans olarak raspberry

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALĐMATI LEVOPRONT öksürük şurubu Ağızdan alınır. Etkin madde: 1 ml de 6 mg Levodropropizin içerir. Yardımcı maddeler: Metil paraben, propil paraben, sakkaroz, kiraz aroması, monohidrat sitrik

Detaylı

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU Anabilim Dalı / Klinik Adı: Hastanın Adı, Soyadı: Baba adı: Doğum tarihi: Ana adı: TC Kimlik No: Planlanan girişimin adı: MİRİNGOTOMİ (Kulak zarının çizilmesi) veya VENTİLASYON

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ:

DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: DANIŞANLAR İÇİN DEĞERLENDİRME ANKETİ: Bu anket durumunuz hakkında bilgi edinmede bize yardımcı olacaktır. Bu anket sorununuza uygun yaklaşımda yardımcı olacaktır. Cevaplarınız gizli tutulacaktır. Lütfen

Detaylı