işçi-köylü figalc LERE KARfiI SAVAfiACA IZ Irak ta son sözü halk söylüyor IRAK HALKININ ONURLU D REN fi NDEN Ö RENEL M Say :

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "işçi-köylü figalc LERE KARfiI SAVAfiACA IZ Irak ta son sözü halk söylüyor IRAK HALKININ ONURLU D REN fi NDEN Ö RENEL M Say :"

Transkript

1 işçi-köylü YENİ DEMOKRASİ YOLUNDA Say : *Y l:1 *18-31 Temmuz 2003 *Fiyat : TL ISSN: Irak ta son sözü halk söylüyor figalc LERE KARfiI SAVAfiACA IZ IRAK HALKININ ONURLU D REN fi NDEN Ö RENEL M ABD emperyalizminin olanca vahfletiyle sald rd ve iflgal etti i Irak, Irak halk n n iflgalcilere olan öfkesinin boyutlanmas ve yaflanan direnifl ile tekrar gündeme oturdu. flgalcileri kendi topraklar nda kabullenmeyen Irak halk, ellerindeki kalan ve teslim etmedikleri silahlar ile iflgalcilere kök söktürüyor. ABD KORKUYOR Silahl bir direniflin bafllang c olmas aç s ndan önemli olan bu direnifl, Irak ta kendisine çok rahatm fl gibi bir izlenim veren ABD emperyalizmini de flaflk nl a sokmufl durumda. Baflta Irak ta çiçekler yerine silahlarla karfl lanan ABD, flimdi de Irak halk n n atefl topuna dönen öfkesinden nasibini al yor. EMPERYAL ZM KA ITTAN KAPLANDIR Tüm bunlar gösteriyor ki ABD emperyalizmi ve di- er emperyalistler kendilerini ne kadar yenilmez ve güçlü göstermeye çal flsalar da tepeden t rna a öfkeye kesilmifl ezilen halklar karfl s nda çaresizlik içinde kalacaklard r. 11 askerin gözalt na al nmas ve bir kez daha STRATEJ K ORTAKLIK DE L STRATEJ K UfiAKLIK ÜZER NE TSK n n gururu olarak ifade edilen kontrgerilla grubu: Bordro Bereliler Herfleyden önce söylemek gerekir ki Türkiye ABD emperyalizminin stratejik orta de il, stratejik ufla d r. Tüm bu olup bitenlere Türkiyenin uflak bir ülke oldu unu gözden ç karmadan bakmak gerekir. Onuru incinen onursuz TC, efendisine bari özür dile fleklinde yalvararak, bu yolla uflakl n gizlemeye çal flmaktad r. Ama efendisi bunu dahi yapmamaktad r. Onursuz diyoruz, çünkü TC kuruldu u ilk günden itibaren emperyalistlerin uflakl n yapmaktad r. Ülkenin tüm zenginlikleri emperyalistlerin hizmetine sunulmufltur. Halk açl k s n - r n n alt nda yaflamaktad r. Haklar n savunan insanlar vatan haini ilan edilerek gözalt na al nmakta, iflkence görmekte ve hatta katledilmektedir. Kahrolsun ABD emperyalizmi fleklinde slogan atan insanlara coplarla, gaz bombalar yla sald r lmaktad r. Böyle bir devletin onuru olur mu? YKP/ML Genel Sekreteri Dimitris Savalas ile SÖYLEfi Bizler temel konunun Yunan ve Türk halklar n n, emperyalistlerin ya da Yunan-Türk burjuvazilerinin müdahalesi olmaks z n kendileri ile ilgili karar kendilerinin vermesi ve ne yapmak istiyorsa onu yapmas oldu- una inan yoruz. Sayfa flçi-köylü den NE NOTASI VER YORSUN MÜZ K NOTASI MI? TÜRK HAK M SINIFLARININ ONURU YOKTUR ONURSUZLAR ONURLU B R DURUfi GÖSTEREMEZLER! Sayfa 30

2 18-31 Temmuz Bülent Ertürk mezar bafl nda an ld Son süreçte devletin Karadeniz de yo- unlaflt rd operasyonlarda 22 May s 2003 tarihinde Giresun un Bulancak ilçesi E ricalan mevkiinde TKP/ML T KKO gerillalar ile devlet güçleri aras nda ç kan çat flmada Bülent Ertürk ve Murat Ar cak yaflamlar n yitirmifllerdi. 18 Haziran da Ümraniye Dudullu Mezarl nda topra a verilen Bülent Ertürk için, 12 Temmuz da mezar bafl nda ailesi, yoldafllar ve dostlar taraf ndan bir anma gerçeklefltirildi. Saat de sayg duruflu ile bafllayan anmada Partizan ad na yap lan konuflmada, iki ay aflk n süredir Karadeniz k rsal nda devam eden operasyonlara de inilerek bugün bu operasyonlar n devletin Karadeniz Bölgesine yapt askeri y - nakla daha da kapsaml halde sürdürülmek istendi i söylendi. Devletin gerilla cesetlerine yönelik sald r lar na ve son süreçte Türkiye Kürdistan bölgesindeki ayn tür insanl k d fl sald r lara da yer verilen konuflma; S n f mücadelesinin zorunlu yasalar gere i kaç n lmaz olarak flehitler verilebilmektedir. Bilinmesi gereken en temel nokta ise her flehit düflen yoldafl m z n, omuzlar m za önemli sorumluluklar ve görevler yükledi idir... Bu görevlere lay k olal m. fiehitlerimizin ideallerini yaflatarak onlara lay k olal m sözleriyle sona erdi. Bu konuflman n ard ndan anmaya okunan fliirler ve marfllarla devam edildi. Bülent Ertürk ölümsüzdür-partizan imzal pankart n aç ld anma, s k s k Gerillalar ölmez, Yaflas n halk savafl, Bülent Ertürk, Murat Ar cak, Emel K l ç yafl yor, Dersim, Tokat, Erzincan savafl yor Partizan, Karadeniz flehitleri ölümsüzdür vb. sloganlar ve May s marfl n n okunmas yla sona erdi. (Kartal) Hükümetten emekçiye s f r zam dayatmas Hükümet, IMF ile yapt anlaflmalar gerekçe göstererek kamu ifl yerlerindeki T S görüflmelerini s f ra yak n bitirmek istiyor. Görüflme taraf olan Türk- fl, geleneksel politikas gere i memleketin yüksek menfaatleri icab, b rakal m iflçilerin demokratik haklar n savunmay, alt düzeydeki ücret taleplerini dahi karfl - layacak iradeyi göstermiyor. Tele bas n flovlarla caka at larak bolca lak rd yap l - yor, pratik ise s f r. Hükümet ilk 6 ay için yapt %4 lük zam teklifini % 5 e ç kard. kinci 6 ay içinse önce % 8, sonra % 9 önerdi. Baflbakan Erdo an, ikinci 6 ay için bir puan daha isteyen Türk- fl yöneticilerine al n niyet mektubunu IMF ye siz imzalat n diye ç k flt. Türk- fl ile hükümet aras nda 454 bin kamu iflçisi ad na süren T S görüflmelerinde, henüz anlaflma sa lanamad. Pazarl klar, Türk- fl in, gerçekleflen enflasyon ve iyilefltirme rakamlar üzerinden de il, hükümetin % 4 zam teklifi üzerinden yürüyor. Türk- fl yönetimi ile Baflbakan Erdo an ve Baflbakan Yard mc s Mehmet Ali fiahin aras nda 4 üncü görüflme önceki gün akflam saatlerde bafllay p, gece geç saatlere kadar sürdü. fiahin in Türk- fl ile görüflmeden önce, Türkiye de incelemelerde bulunan IMF heyetiyle görüflmesi dikkat çekti. Hükümet üçüncü ve dördüncü 6 ayl k dönemler için ise % 5 oran nda kald. Bu rakamlar üzerinden protokol bile haz rland. Ancak Türk- fl yönetimi ve Koordinasyon Kurulu % 9 un % 10 a ç kar lmas n isteyince protokol imzalanamad. Yeni görüflmeler Erdo an n yurtd fl dönüflüne b rak ld. Türk- fl protokole resen emeklili in olmamas, özellefltirme ma durlar n n baflka kurumlara yerlefltirilmesi, hedeflenen enflasyonun uzlafl lan rakamlar geçmesi halinde fark n yüzde 80 inin ödenmesi hükümlerini de koydurdu. Ancak bu hükümlerin lafta kalaca flimdiden belli. Zira Baflbakan Yard mc s Mehmet Ali fiahin, Temmuz ay sonunda iflçinin emekli edilece ini IMF heyetine taahhüt etti bile. BOLU DA TOPLANTI Türk- fl Genel Teflkilatland rma Sekreteri Çetin Altun ise, sözleflme görüflmelerinde hükümetten, iflçi ücretlerine birinci 6 ay % 8, ikinci 6 ay % 12, üçüncü ve dördüncü aylar için ise gerçekleflen enflasyon oran nda zam yap lmas n talep ettiklerini bildirdi. Altun, hükümetin kendilerine sundu u yeni zam önerisini, Türk- fl Baflkanlar Kurulu nun Bolu da Cumartesi ve Pazar günü yapaca toplant da de erlendireceklerini ve bir karara varacaklar n söyledi. Toplu fl Sözleflmesi görüflmelerini de erlendiren Petrol- fl Genel Baflkan Mustafa Öztaflk n ve Tez Koop- fl Genel Baflkan Sad k Özden, hükümetin % 5 lik zam oran n reddettiklerini, Türk- fl in nihai karar vermesi gerekti ini söyledi. Sorunlar n afl lmas için genel grevin gerekli oldu unu söyleyen sendika baflkanlar, AKP nin direncinin genel grevle k r laca n belirtti. KESK Genel Baflkan Sami Evren de, Baflkalar n n önünde diz çöken baflbakan, emekçilerin önünde diz çökene kadar mücadele edece iz dedi. Konuyla ilgili aç klama yapan sendika baflkanlar Türk- fl in geç kalmas na ra men Baflkanlar Kurulu nun acil olarak toplanarak genel grev karar almas gerekti ini belirttiler; aksi halde birçok kazan mlar n kaybedilece ine dikkat çektiler. (Kartal) Deri- fl yöneticileri tahliye edildi Hasan Sonkaya Musa Avyüzen Tuzla da T S görüflmeleri s ras nda Deri- fl Tuzla fiube Baflkan Hasan Sonkaya ve fiube Sekreteri Musa Avyüzen gözalt na al narak tutuklanm flt. 2 Temmuz tarihinde Tuzla Adliyesi nde mahkemeye ç kart lan Avyüzen ve Sonkaya mahkeme taraf ndan serbest b rak ld. Mahkemeye Deri- fl Genel Merkez ve Tuzla fiube yöneticileri, Türk- fl 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak, Tuzla deri iflçileri, Limter- fl, Genel- fl, Birleflik Metal- fl, Belediye- fl 2 no lu flube, DDSB, flçi-köylü gazetesi, Yeni Demokrat Gençlik, DEHAP, EMEP, Haber-Sen, HD, ESP ve ILPS de kat larak destek verdi. Sendikac lar mahkemeye geldiklerinde alk fllar ve z lg tlar eflli inde karfl land lar. Akflam saatlerinde ifllemleri yap larak tahliye edilen Avyüzen ve Sonkaya y karfl lamaya giden Hasan Sonkaya n n efli Gülsen Sonkaya ve Al nterimiz gazetesi muhabiri Hülya Türünç sald r ya u rayarak gözalt na al nd lar. Gözalt na al nanlar akflam geç saatlerde serbest b rak ld lar. Tahliye olan Avyüzen ve Sonkaya ile süreç üzerine bir söylefli yapt k. - Tutuklanman z o süreçte devam eden T S görüflmelerini nas l etkiledi ve sonuç olarak T S sürecini nas l de erlendiriyorsunuz? Hasan Sonkaya: Sendikam z n alm fl oldu u kararlar, ifl yerlerinde ufak tefek s k nt lar hariç hayata geçmekte idi. Bu geliflmelerden rahats zl k duyan devlet, hiçbir gerekçe yokken ifl b rakma eyleminin oldu u saatlerde bize sald rarak, döverek gözalt na ald. Ve tutuklad. Bunun üzerine iflçiler çeflitli eylemlere bafllad lar. Ve 325 arkadafl iflten at ld. Patronlar sald r ya geçmifl ancak sendikan n ve iflçilerin kararl tutumu ile karfl laflm fllard. flçiler ve sendika bu sald r lar n üstesinde gelmeyi bilmifllerdir. Biz bu tür oyunlar çok yaflam flt k. Tutuklanmam z üzerine patronlar, hangi yolu denemifllerse de bunlar tutmam flt r. Çünkü 2 yöneticinin tutuklanmas, belli sorunlar yaratsa da; iflçiler bu sald r - lar canl canl yaflam fllard r ve pratikte bir kez daha görmüfllerdir. Bizce her fleye ra men iyi bir T S süreci oldu. Çünkü ülkede s f r zam tekliflerinin oldu u bir durumda, sendikam z günlük yevmiyelere en az %36; sosyal haklara ise %55 zam alm flt r. Ekip çal flmas yap ld için bu iflin üstesinden gelinmifltir. Musa Avyüzen: Patronlar bu süreçte kararl l - m z görünce bir komplo ile bizi tutuklatt lar. T S sürecini sekteye u ratmak ve buradaki sendikal örgütlülü ümüzü bitirmekti bu komplonun amac. Deri iflçisi bu sald r lar n yabanc s de il. Bu sald - r lar n önü ancak örgütlülükle kesilebilirdi. Bizim tutuklanmam z bu süreci hem maddi hem manevi anlamda etkiledi tabi ki. Sonuçta iflçiler ve kurumumuz bize sahip ç k nca 325 iflçi iflten at ld. Ancak tüm bunlara ra men T S olumlu bir flekilde imzaland ve iflçi arkadafllar ifl bafl yapt. (Kartal) işçi-köylü senin sesin! OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL! 6 AYLIK: YILLIK: ABONEL K fiartlari NOT: stedi iniz süreye denk gelen oranda paray hesap numaralar m za yat rarak banka dekontunu yay nevimize fakslay n z ya da postalay n z. Abonelik ücretine posta masraflar dahildir. Yurtd fl Hesap Numaralar Sema Gül Euro Hesab Ziraat Bankas stanbul Aksaray fiubesi: Halk Bankas Laleli fiubesi: Vak f Bank Valide Sultan fiubesi:

3 Temmuz askerin gözalt na al nmas ve bir kez daha Stratejik Ortakl k de il Stratejik Uflakl k üzerine 11 TSK Özel Tim mensubunun Irak n Süleymaniye kentinde Amerikal askerler taraf ndan kafalar na çuval geçirilerek, elleri kelepçelenerek, tekme tokat gözalt na al nmas bir anda ülke gündemine oturdu. Olay n duyulmas n n ard ndan Nankör Coni, Müttefik Hançeri!, Dünyan n en büyük ordusuna böyle yap lmaz vb. manfletlerle ç kt bizim onurlu Amerikanc bas n m z. Yani ülkenin onurlu Amerikanc lar, her fleyi kabulleniyordu ama kahraman mehmetçi e Amerikal lar taraf ndan esir muamelesi yap lmas n onurlar na yediremiyordu. Teröre karfl verdi i mücadelede köyleri yakan, köylülere yapmad iflkence kalmayan, binlerce insan katleden kahraman mehmetçi in, nas l olur da Irak Kürdistan nda terörist faaliyet içinde oldu u iddia edilir!? Bu kahraman mehmetçik Amerika n n ç - karlar için az m çal flm flt!? Ta Kore de bile ABD ç karlar için ölmemifl miydi!? Dünyan n bu yan nda ABD ç karlar için jandarmal - üstlenmemifl miydi!? fiimdi ne oluyor da kahraman mehmetçik terörist muamelesi görüyor!? Kahraman mehmetçik kendini tutuklayanlara karfl silah kullansayd ne olurdu!? Türkiye ile stratejik orta oldu u ABD emperyalizmi aras nda savafl ç kar m yd!? Olay n patlak vermesinin ard ndan bu ve buna benzer yaklafl mlar, TC nin ayd nlar - n n, TV spikerlerinin, köfle yazarlar n n, üst düzey askerlerin, hükümetin dilinden düflmedi. Birden herkes sorar oldu Bu nas l stratejik ortakl k? diye. Herfleyden önce söylemek gerekir ki Türkiye ABD emperyalizminin stratejik orta de il, stratejik ufla d r. Tüm bu olup bitenlere Türkiyenin uflak bir ülke oldu unu gözden kaç rmadan bakmak gerekir. Onuru incinen onursuz TC, efendisine bari özür dile fleklinde yalvararak, bu yolla uflakl n gizlemeye çal flmaktad r. Ama efendisi bunu dahi yapmamaktad r. Onursuz diyoruz, çünkü TC kuruldu u ilk günden itibaren emperyalistlerin uflakl n yapmaktad r. Ülkenin tüm zenginlikleri emperyalistlerin hizmetine sunulmufltur. Halk açl k s n r n n alt nda yaflamaktad r. Haklar n savunan insanlar vatan haini ilan edilerek gözalt na al nmakta, iflkence görmekte ve hatta katledilmektedir. Kahrolsun ABD emperyalizmi fleklinde slogan atan insanlara coplarla, gaz bombalar yla sald r lmaktad r. Böyle bir devletin onuru olur mu? Olay n ard ndan yap lan tüm bu safsatalar ise demagojiden baflka hiçbirfley de ildir. Bu durumu Uflak R. Tayyip Erdo an en bariz flekilde ortaya koyuyor. Bir gazetecinin ABD ye nota verecek misiniz? fleklindeki sorusu karfl s nda, Baflbakan Tayyip Erdo an tam anlam yla uflakl k örne i göstererek Bu müzik notas de il. Öyle akl n z esti inde verilmez. A rl ve ciddiyeti vard r. yan t n veriyor. Yani Uflak Tayyip, askerlerin Amerikal askerler taraf ndan gözalt na al nmas karfl s nda TC nin ciddi bir tav r alamayaca n söylüyor. Durum bu kadar aç k ve nettir. Gerisi Türkiye kamuoyunu aldatmaktan ve flovenist dalgay güçlendirmekten baflka bir fley de ildir. SAKLANAN B R GERÇEK: 11 TSK MENSUBU KONTRGER LLADIR ABD ufla onursuz insanlar, 11 kontrgerillan n Irak Kürdistan nda ne ifli var sorusunu ak llara bile getirmemektedir. O tim, kaç katliam n içinde yer ald veya örgütledi? Yaflanan tüm bu geliflmeleri dahi iyi kavramak için emperyalistlerin ve TC devletinin Irak Kürdistan ndaki faaliyetini k saca aktarmakta yarar var. 1. Körfez Savafl ile son Irak sald r s gündeme ilk geldi i döneme kadar ABD emperyalizmi bir taraftan Kürt Ulusal Hareketlerini etkisiz hale getirmek için Kürt Ulusuna savafl açan bölgedeki gerici devletlere -ki buna Irak da dahildir-gereken yard m sunarken, di er yandan ileride kullan r m düflüncesiyle bölgedeki gerici devletlerin bu sald r lar n n imhaya yönelmesini engelledi ve Kürt gruplar yla sürekli dialog halinde oldu. Ve böylece bölgedeki Kürt gruplar na ABD emperyalizmi net bir mesaj verdi; bizsiz hiç bir fley yapamazs n z. Yapmaya kalk flt n zda ise bafl n zda bela bulursunuz. Böylelikle bölgedeki Kürt gruplar zaman içersinde ABD emperyalizminin birer uflaklar haline geldi. TC ise Irak Kürdistan ndaki bu geliflmelerden hep kayg duydu. Çünkü emperyalistler taraf ndan dayat lan model yar n kendisine dayat lacakt. TC nin Irak Kürdistan nda ikinci büyük kayg s ise, Kürt gruplar n n denetiminde olan bu bölgeye PKK nin yerleflece i ve güçlü bir cephe gerisi yarataca endiflesiydi. TC nin bu korkuyu yaflamas gayet do ald. Nitekim PKK 1. Körfez Savafl ndan sonra hiç vakit kaybetmeden bölgeye yerleflmeye bafllad. Bu durum karfl s nda TC nin s n r ötesine yönelik sald r lar gündeme geldi. Bir bütün olarak Kürt co rafyas nda katliamlar na tüm h z yla devam eden TC, ayn zamanda bölgedeki gerici Kürt gruplar olan KDP ve KYP yi tan - maya ve onlara temsilcilik statüleri vermeye bafllad. TC nin bölgedeki gerici Kürt gruplar na yapt bu jest karfl s nda onlardan istedi i ise; Ba ms z Kürt devleti olgusunu akl n zdan geçirmeyin ve PKK yi de topraklar n zda bar nd rmay n fleklindeydi. Ve TC nin, özellikle KDP ile birlikte PKK ye karfl birçok s n r ötesi operasyonu oldu. KDP ve KYB nin kontrol alt nda tuttu u bölgelere bürolar açarak M T, J TEM elamanlar yla birlikte say s z katliamlar gerçeklefltiren Özel Tim mensuplar n da yerlefltirerek, bölgedeki gruplarla iliflkilerini sürekli gelifltirmeye çal flt. Irak Kürdistan na yap lan bu y - nakla TC, bölgede iflgalci bir güç haline geldi. Zaten TC her f rsatta Musul ve Kerkük te gözü oldu unu ta kuruldu u günden beri aç kça ortaya koymaktad r. Tabi tüm bu yaflananlar emperyalizmden ba ms z geliflmedi. TC nin binlerce asker ile s n r ötesine yapt harekatlar, ABD emperyalizminin onay al narak yap ld. Ancak yukarda belirtti imiz ABD emperyalizminin bölge politikalar, TC nin bu kapsaml operasyonlar n n uzamas n ve bölgede fazla asker bulundurmas n engelledi. TC UfiAKLIKTA KÜRT GRUPLARIYLA AYNI KEFEDED R ABD emperyalizmi taraf ndan yap lan ilk aç klamalarda; 11 kontrgerilla mensubunun Kerkük ün Kürt Valisine suikast haz rl nda oldu u ve bölgede bulunan KADEK e yönelik askeri operasyonlarda kullan lmak üzere silahlar depoland için terörist faaliyet içinde oldu u iddia edilmekte. TC nin böyle planlar var m yd bilmiyoruz ama Türk kontrgerilla biriminden ABD nin rahats z oldu unu söylesek yanl fl olmaz. Süleymaniye de yaflanan olay n neden yafland konusunda da çeflitli görüfller ortada dolaflmakta. Kimi onurlu yazarlar, 1 Mart ta tezkere geçseydi, böyle olmazd diyerek iflgale karfl olan Türkiye halk n suçluyor. Do rudur. Türkiye halk emperyalizme karfl mücadeleyi gelifltirdikleri için sizin gözünüzde en büyük düflmand r. Zaten bu tür yazarlar, kalemlerinden kan damlatarak emperyalistlerin ve uflaklar n n halklara yönelik her katliam n ayakta alk fllad lar. Yine daha önceki birçok yaz lar m zda, ordusuyla ve hükümetiyle yani bir bütün olarak TC devletinin, Irak a sald r ve iflgal sürecinde ABD li efendilerinin taleplerine karfl uflakl n beceremedi ini ve bu nedenle efendisi taraf ndan cezaland r ld n belirtmifltik. TC, bu beceriksizli ini telafi etmek için elinden geleni yapmaktad r. Örne in AKP hükümetinin ç kard - kanun hükmünde kararname ile ABD baflta olmak üzere isteyen baflka devletler de Irak n yeniden yap land r lmas için Türkiye nin hava alanlar ndan, limanlar ndan ve bütün s n r kap lar ndan yararlanabilecek. Üstelik hiçbir s n r olmadan. Yine bu olay n neden yafland na dair görüfllerden biri de ABD emperyalizminin Kürt politikas diyebiliriz. Irak ta ABD li askerlere yönelik halk n geliflen bir öfkesi vard r. Gün geçmiyor ki Irak ta ABD askerlerine yönelik yeni bir sald r haberi gelmesin. Bölgede fiiilerden sünnilere kadar birçok mezhepten ve rktan insanlar ABD askerlerine adeta dünyay dar etmektedir. ABD emperyalizminin bölgede en rahat etti i yer ise Irak Kürdistan d r. Çünkü oradaki gerici Kürt gruplar, ABD nin uflakl n yapmaktad r. flte böylece iflgalle birlikte TC, Irak Kürdistan ndaki konumunu yitirdi. Emperyalistlerin gözünde alta düfltü. Ve TC n n y llard r tan mad, sürekli bask alt nda tuttu u, asimile etmeye çal flt Kürt gruplar yla birlikte efendisi ABD emperyalizminin gözünde ayn konuma geldi. ONURLU NSAN EMPERYAL ZME VE UfiAKLARINA KARfiI SAVAfiANDIR Ancak Süleymaniye de yaflananlar sadece bununla aç klamak eksik olacakt r. Zaten bu anlatt klar m z iflin taktiksel boyutudur. Var olan en büyük gerçek ABD emperyalizminin hegemonyas n korumaya çal flmas d r. Bu stratejinin temelinde sermayenin ve mallar n serbest dolafl m, enerji kaynaklar n n do rudan denetlenmesi, ABD kültürünün yayg nlaflmas vb. vard r. Ve ABD emperyalizmi 11 Eylül sald r lar yla stratejisini çok kal n çizgilerle çizdi; ya benim yan mdas n z ya da teröristlerin! 11 Eylül sald r s yla yaflam bulan bu hegemonyay koruma mücadelesinde, ABD emperyalizmi ile uflaklar aras ndaki iliflkiler de yeniden kal ba dökülmeye bafllad. Bu uflak ülkelere; Hiç itiraz etmeden, kendi ç - karlar n z zedelense de, benim ç karlar m üstte tutacaks n z. Üstelik bunu hiç bir fley istemeden yapacaks n z. Süleymaniye de yaflananlar ve daha öncesinde ABD Savunma Bakan Yard mc s Paul Wolfowitz in TC ile ilgili aç klamalar nda uflaklar n azarlamas ve kulaklar n çekmesi, bu hegemonyay koruma mücadelesinde ABD emperyalizminin uflaklar na biçti i yeni roller gere idir. Hat rlanaca gibi Wolfowitz, TC nin iliflkileri düzeltmesi için ABD nin izleyece i politikalara sesini ç - karmadan uymas n istemifltir. Süleymaniye de yaflananlar, ABD emperyalizminin uflaklar na ve özellikle de TC ye verdi i aç k bir mesaj olmufltur. Art k ABD emperyalizmi için ayr cal kl, vazgeçilmez uflak belirlemesi yoktur. Türk hakim s n flar n n y llard r övündü ü bu ayr cal klar art k son bulmufltur. Türkiye de di er uflaklar gibi-örne in gerici Kürt gruplar yla- ayn kefeyi ve ayn kaderi paylaflmaktad r. Bu durum karfl s nda TC istemeyerek de olsa ABD emperyalizminin dediklerini yapmaya devam etmek zorundad r. Çünkü yar -sömürge yap s bunu gerektirmektedir. Ve bu durum emperyalistler ve uflaklar ülkeden kovulmad müddetçe sürecektir. Bu ülkede emperyalizme ve uflaklar na karfl ülkenin onurlu, yi it insanlar mücadelelerini bedeller ödeyerek sürdürmektedir. Son olarak Karadeniz da lar nda Demokratik Halk ktidar ve Sosyalizm için savaflan üç yi it insan savaflarak flehit düflmüfllerdir. Onlar n bu onurlu savafl n güçlendirelim. Tarih bize bu görevi yüklemifltir. Gelece imiz için, onurumuz için Halk Savafl na yüklenelim. Ve biz flunu biliyoruz ki emperyalizm ne kadar güçlü olsa da yenilmeye mahkumdur. Mao yoldafl n tarihe geçen flu önemli sözlerini bir kez daha hat rlatmakta yarar var; ABD emperyalizmi flimdi oldukça güçlüdür, fakat asl nda güçlü de ildir. Halk kitlelerinden kopuk oldu u ve Amerikan halk da dahil olmak üzere herkesin nefretini kazand için siyasi bak mdan çok zay ft r. Çok güçlü görünmesine ra men asl nda hiç de korkulacak bir fley de ildir, sadece ka ttan bir kapland r. D fltan bak ld nda kaplan gibi görünür, fakat ka ttan yap lm flt r ve ne ya mura ne de rüzgara dayanabilir. Ben, Birleflik Amerika n n ka ttan bir kaplandan baflka bir fley olmad na inan yorum. Güçlü olan, yerini zay f olana b rakmak zorundad r; bir bütün olarak tarih, s n fl toplumun binlerce y ll k tarihi bunu kan tlam flt r. Bu, Amerika k tas için de geçerlidir. Ancak, emperyalizm ortadan kalkt ktan sonra bar fl olabilir. Ka ttan kaplanlar n yok edilece i gün gelecektir. Fakat onlar kendi istekleriyle yok olup gitmeyeceklerdir; rüzgar ve ya mur taraf ndan parçalanmalar gerekecektir.

4 18-31Temmuz S n fsal Bak fl IRAK TA SERP L P BÜYÜYEN D REN fi B R KEZ DAHA Ö RET YOR K ; D RENMEK Ç N RADEL, RADEL OLMAK Ç N YÜREKL L K GEREKL! Zafer ilan ettikleri 1 May s n üzerinden daha 2 ay bile geçmeden 180 bin kiflilik asker gücüne karfl n takviye birlik talebinde bulunacak denli s k nt ya giren iflgal kuvvetleri; birer, ikifler keklik misali avlanmalar yla büyük bir panik yaflamaya bafllad lar. Pentagon un eski planlama uzman General Dan Christman, bu durumu geçti imiz günlerde, Savafl rahats z edici yeni bir safhaya girdi. Düflük düzeydeki bir gerilla savafl safhas na. ( ) sözleriyle tan mlad. Irak halk n n iflgalin ilk haftalar nda ve en umulmad k noktalarda gösterdi i toplu direnifllerin, Ba dat a girilmesinin ard ndan da yer yer sürmesi karfl s nda, silahs z gösterilere dahi ateflle yan t veren Amerikan ve ngiliz birliklerinin yaflad flaflk nl n, organize silahl eylemlerin süreklilik arz eden bir hal almas (son iki ayda 100 e yak n ölü ve yüzlerce yaral ) üzerine pani e dönüflmesi, flimdiden 2500 ü bulan firari say s ndan da anlafl lmaktad r (Ba dat ta yay nlanan haftal k Ez Zevra gazetesinin haberi, ). Gelinen noktada direniflin bütün Irak topraklar na yay lma trendi yakalamas söz konusudur. Savunma stihbarat Örgütü (DIA) eski görevlisi Jeffery White, Direnifl co rafi olarak yayg nlafl yor, direnifl guruplar n n çeflitlendi i, taktik konularda daha uyumlu davranmaya bafllad, Sünni toplumunun çeflitli bölümlerinden destek ald anlafl l yor sözleriyle bu gerçekli i ifade etmektedir. lk aflamalardaki güney bölgesi a rl kl direniflin mevzi niteli ini yitirip de Baas rejiminin ihanetiyle iflgali kolaylaflt ran bir sürece geçit vermesi; ya mac l a sevk edilen bir avuç çapulcunun eylemleri ve heykel devirme seremonileri eflli inde bu ne biçim halk alaylar na dahi konu olmufl, umutsuzluk, y lg nl k ve teslimiyet yayma mekanizmalar h zla çal flt r lmaya bafllanm flt. Bunun eksenine ABD emperyalizminin muzaffer olmaya muktedir ve mahkum bir arz- endam eyleyifli oturtuluyor, kurtulufl yolu, itaat ve boyun e me olarak empoze ediliyordu. Bu balonun Irak topraklar ndaki ömrü de beklediklerinden daha az olunca, güler yüzlü demeçler, özgürlük ve demokrasi teraneleri rafa çabuk kald r ld. Yasaklamalar n ard s - ra gelmesi, en s radan taleplerle yap - lan küçüklü büyüklü gösterilerin toplu k y m raddesinde fliddetle bast - r lmas ve Irak n bir dizi flehrinde nüfusu h zla artan toplama/esir kamplar n n kurulmas, gidiflat n yönünü göstermektedir. Nitekim bar fl gücü ad alt nda iflbirlikçi ve uflak devletlerin askerlerinin devreye sokulmas n n planlanmas na geçilmesi ve takviye birliklerin gönderilmesi haz rl klar na bafllan lmas, bu durumu teyit edici di er geliflmeler olarak kaydedilmektedir. kinci y l n doldurmakta olan Afganistan iflgali nas l Kabil e s k flan bir boyut alm fl ve denetim s n rl bir noktaya gerilemiflse, Irak ta bu durumun bile hayal olaca flimdiden anlafl lmaya bafllanm flt r. Emperyalist zorbalar, dünya halklar üzerindeki do rudan veya dolayl tahakkümlerini sürdürmekte her geçen gün daha zorlu bir noktaya sürüklenmektedirler. Sald r ve katliam merkezi olarak bafl çeken ABD emperyalizmi; Suriye, ran ve Filistin üzerinde tehdit, bask ve çeflitli planlarla yol almay sürdürür, Latin Amerika da ad mlar atar ve Afrika yla daha yak ndan ilgilenmeye çal fl rken, tüm dünyaya gafil bir flaflk n n nafile çabalar n izlettirmektedir. Zira; ucuz yalanlar ayyuka ç kan, zafer söylemleri çabuk iflas eden, direnifller karfl s ndaki aczi perçinlenen haliyle, yan lsamal bir kof güç figürü yeryüzünü kaplamakta, ka ttan kaplan esprisinin günümüzdeki resmi böyle flekillenmektedir. S n f mücadelesinin yasalar ; can çekiflme nöbetleri s klaflan emperyalist-kapitalist sistemin efendilerinin asla tersine çeviremeyecekleri bir y - k c l k ve dinamizmle ifllemeye devam ediyor. Direnifl, mücadele, savafl kombinasyonu, birbirini tetikleyerek ve birleflik bir hat örerek afl nd r c ve y k c dalgalar oluflturuyor. Önderlik ve örgütlülük sorununu da bu dalgalar n çözece ini, insanl k tarihinin say s z deneyimlerinden biliyoruz. Öfke ve tepki dalgalar n n sabun köpü ü gibi da lmamas, yeniyi yaratma misyonunu yerine getirecek bir rol oynamas için tarihsel f rsatlar sunuyor olmas, bizi daha derinden etkileyecek bir süreci yaflad m z gösteriyor. fiu son bir ay içinde; talya Hükümeti ortaklar ndan Kuzey Birli i Lideri Umberto Bossi nin, göçmenleri bombalayal m ( ) demesi; Af tart flmalar üzerine, srail Hükümeti nin Ulusal Altyap Bakan Avigdor Lieberman n, en iyisi Filistinli mahkumlar bo al m ( ) diye öneri getirmesi; 2. Bush un, Guantanamo daki iflkence merkezinde bulunan tutsaklar n yarg l infaz sürecini bafllatmas ( ); zmir Emniyet Güvenlik fiube Müdürü Celil Taflk n n, AKP zmir binas önünde ölüm orucu flehitleri için tabutlarla protesto eylemi yapan TAYAD l ailelere, sizi getirdi iniz tabutlara gömerim ( ) tehditleri savurmas ; emperyalist ve faflist katillerin mevcut fliddetin dozunu art rmaktan yarar umma heveslisi olduklar n sergilemekle kalmay p, sorunlar, direnifl ve mücadele karfl s nda düfltükleri aczi de bütün aç kl yla ortaya koymaktad r. Bugün hiçbir direnifl oda, hiçbir mücadele mevzisi ve hiçbir savafl cephesi düflman n sald r lar sonucu yok edilememektedir. Aksine, ancak çeflitlenme ve boyutlanmadan söz edebilece imiz bir süreci yaflamaktay z. Geçici yenilgi ve kimi bozgunlar, sadece ve sadece önderlik ve örgütlülük sorunundaki açmazlardan ötürü yaflanabiliyor. Bu durum, ancak hakl ve meflru olandan yana iflleyen bir yasan n kitlelere mal edilen irade gücü fleklinde kendini göstermesi olarak aç klanabilir. Kitleler; yani ezilen, sömürülen, zulmedilen y nlar; yani iflçiler, köylüler, emekçiler ve bütün yoksullar; yani dünya nüfusunun ezici ço unlu- unu oluflturan halklar ve ezilen uluslar; boyunduruklara, kelepçelere ve zincirlere karfl her durufllar nda muazzam bir enerji ortaya koyuyorlar. Bu enerjinin da lmayan, savrulmayan bir kütlesel güç halini alabilmesi, proletaryan n s n fsal iradesi do rultusunda ifllev görebilmesiyle do rudan ilintilidir. radelerin çat flmas ndan zaferle ç kabilmenin, tarihi ileriye do ru tafl yabilmenin yegane yolu budur. radelilik, kararl olma halidir. Kararl l k, inatç, azimli, yürekli ve tutarl bir çizgiyi gerektirir. Bunun gösterilebilmesi, direngen bir tutuma, net bir karfl koyufla ve etkili vurufllara ba l d r. Do ru yöntem ve biçimlerin seçilmesine, esas olan n isabetli belirlenmesine ba l olarak ilerletilecek bu süreç, bask n bir konum elde edecek, iradenin karfl tarafa kabul ettirilebilmesi söz konusu olacakt r. ABD emperyalizminin iflgal valisi Bremer in irademizi eninde sonunda bu ülkeye dayataca z derken iflaret etti i can al c nokta tam da buras d r. Onlar, tonlarca bomba ve katliama, iflgal ve istilaya ra men bunun hala baflar lamam fl oldu unu itiraf etmek zorunda kal yorlar. Çok iyi biliyorlar ki, iradeyi karfl tarafa kabul ettirmek, ancak tam teslimiyetin sa land koflullarda mümkündür. Ancak flunu tarih boyunca hep unutageldiler ki, iradenin tesisi için hakl konumda olmak flartt r. radesizlerin, irade ortaya koymaya çal flmas kadar traji-komik bir durum yoktur. Hakl l olmayan, bu nedenle de hareketinin meflruiyeti bulunmayan koflullarda irade dayat - m nda bulunanlar, hüsrana u ramaya mahkumdur. Tarihte lanetle an lmay hak edenler, karfl lar nda art k do al refleksin ötesinde, dünya halklar n n deneyimlerinden ö rendiklerini uygulayan, en geri biçimde olsa da örgütlenme ihtiyac n gidermeye çal - flan bir kuvveti her zaman için bulmaktad rlar. Bu durum, tayin edici esas güç olan kitlelerin, kaç n lmaz biçimde do rudan hedef al nmas na kadar götüren bir zemine kayd r ld - nda ise, zalimlerin hiçbir flans kalmamaktad r. flgalci çapulcular n bata a sapland klar dünya çap nda burjuva medyas n n dahi manfletlerine tafl n r oldu. Rüzgar ABD kamuoyunda bile tersine esmeye bafllad. ABD emperyalizmi için çöküfle gidiflin tafllar - n h zla döflemektedir derken bize kulak asmayanlar; Afganistan ve Irak sonun bafllang c olarak de erlendirilmelidir derken, emperyalist cilan n büyüsünden s yr lamayarak bizleri gerçekçi bulmayanlar; reformizmin kuca nda kulaç atmaya soyunanlar; silahl mücadeleye yan çizmek için bahane arayanlar; takat kalmad için teslimiyet teorisyenli ine öykünenler; yeni koflullar/flartlar edebiyat yapanlar; örgüt sözcü ünü a z ndan düflürmeyip örgütsüzlü ün konu mankenli ine soyunanlar; mücadele, savafl, direnifl gibi kavramlara nostaljik bir tarzda yaklaflarak, anlam derinli ine vak f olma ad na evliyal k taslayanlar; küçümsedikçe küçülenler; alçaltmaya çal flt kça alçalanlar; karalamaya çal flt kça dibe vuranlar; umutsuzlu un, karamsarl n, y lg nl n canl cenaze gibi gönüllü pazarlamac n yürütenler; tükenmiflli in ve kendine güvensizli in tedavisi imkans z girdab nda, halka, devrime ve partiye güvensizlik yayman n misyonerli ini üstlenenler; Irak taki ABD ve ngiliz askerlerine A-47 ile yönelen 13 yafl ndaki k z çocu undan ders alma flans n kaç rm fllarsa da, utanmay ö renmelidirler.

5 Temmuz 2003 Dönmez Deri de direnifl Patronlar n, iflçi s n f n n örgütlülü ünün yetersiz oluflundan da faydalanarak emperyalist politikalar bir bir hayata geçirdi i-geçirmeye çal flt flu günlerde iflçi s n f n n örgütlenme çal flmalar da devam ediyor. Bunlardan biri de zmir de bulunan yaklafl k kiflinin çal flt Dönmez Deri Fabrikas. Dönmez Deri de yaklafl k 4 ayd r Deri- fl Sendikas n n örgütlenme faaliyeti sürüyor. Bundan rahats zl k duyan patron, iflçileri sendikas zlaflt rarak daha rahat sömürece inin bilinciyle sendikaya üye olan iflçileri iflten ç karmaya bafllad. Ayn zamanda zmirspor un Baflkan olan Celal Dönmez, iflçilerin sigorta ücretlerini asgari ücret üzerinden imzalamalar n istiyor, bunu reddedenleri de iflten ç kar yor. flyerinde örgütlü iflçiler olarak bunu reddeden iflçiler de 20 Haziran 2003 ten itibaren iflten ç kar lmaya bafllanm fl, ilk olarak 9 kifli ard ndan 1 Temmuz itibariyle de 90 iflçi iflten ç kart lm fl. Konuyla ilgili direniflçi iflçilerin görüflünü ald k. -Sizi tan yabilir miyiz? -Tufan Curo lu: Makinac y m. flten ç kar lan ilk 9 kifliden biriyim. -Direnifl ne zamand r devam ediyor, ne için direnifltesiniz? -Bugün (8 Temmuz 2003) direniflin 19. günü, yani ilk 9 kiflinin ç kar ld günden beri direnifl var. Biz sendikal çal flmak istiyoruz. -Patron sizi ne gerekçeyle iflten ç - kard? -Sigortalar asgari ücret üzerinden imzalad m z için iflten ç kart ld k. Patron ifl akdini tek tarafl fesh edebiliyor. fl olmad n, kazançs z oldu- unu söylüyor. Halbuki biz burjuva bas ndan 30 milyon dolarl k ifl ald - n okuduk. - flten ç kar lmalar bafllad ktan sonra sendika ile ilgili düflüncelerinizde ne gibi de ifliklikler oldu? -Biz sendikal çal flmak istiyoruz. Gerçek ücretimiz bordromuza ve sigortam za yans t lm yor. Patronun amac sendikay feshetmek ama biz srarc y z. -fiu anda direnifl ne aflamada? -Süleyman Bozkurt (Makinac ): Bugün (8 Temmuz 2003) patronla görüflüldü. fiimdi sendikac lar iflçilere bilgilendirme yap yor, görüfl al flverifli yap yor. -Bu iflyerinde daha önce sendikal faaliyet olmufl muydu? -Hay r, ama y lbafl nda ilk ç kart - lan 9 arkadafltan 7 si benzer gerekçelerle iflten ç kart lm flt. Bizim srarc - l m z sonucu patron geri ad m atm fl, iflçiler ifline dönmüfltü. ( zmir) Emekçinin Gündemi Genç flçi ve Emekçilerin Örgütlenmesine A rl k Verelim... Bu köflede yay nlanan yaz lar n büyük bir ço unlu unda sürekli olarak iflçi s n f içinde örgütlenmek gere i üzerinde durulmakta, s n f n örgütlenmesi için tüm gücümüzle çal flmam z n önemine de inilmektedir. fiunu iyi bilmeliyiz ki, iflçi s - n f içinde çal flma yürütmemize ve bu çal flmay önemsememize ra men, hala olmam z gereken seviyenin çok gerilerinde bulunmaktay z. Bu alanda sürekli cepten yemekteyiz. Yeni kuflak emekçiler aras nda hemen hemen yok denecek durumday z. Bugün saflar m zdaki ve etki alan - m zdaki iflçi ve emekçi iliflkileri 70 li, 80 li y llarda yürütülen çal flmalar n etkisi ile saflara kat lm fl iflçi ve emekçiler oluflturmaktad r. Oysa çok say da genç iflçi ve emekçi üretim alanlar nda çal flmaya bafllam fl bulunmaktad r. Hem de her türlü sosyal güvenceden yoksun, düflük ücretle, a r çal flma koflullar, uzun çal flma saatleri, örgütsüz ve sendikas z ve hatta sigortas z bir durumda çal flmaktad rlar. Zaten geçti imiz y llarda yaflanan krizlerle birlikte yafll iflçilerin büyük bölümü çeflitli nedenlerden dolay fabrikalardan d flar at lm fl, yerlerine genç iflçiler doldurulmufltur. Tüm iflkollar nda çal flanlar n önemli bir bölümü genç iflçilerden oluflmaktad r. Yafll iflçiler daha çok kamu iflyerlerinde çal flmaktad r. Özel sektör ise sürekli bir gençlefltirme operasyonlar yürütmekte, k dem süreleri çok k sa tutulmaktad r. Özel sektörün a rl kl oldu u iflkollar nda sendikal örgütlülükte zaafa u rat lm fl, sendikalar ya tasfiye edilmifl ya da etkisiz hale getirilerek bu alanlarda tam bir örgütsüzlük hakim hale getirilmifltir. Bunun içindir ki bizlere çok büyük ifller düflmektedir. Hem siyasal hem sendikal örgütlenme aç s ndan bu alanlar, bakir topraklar durumundad r. En az ndan bizim için böyledir. Birço umuz, iflkollar diye saymaya bafllad m zda, üçü- befli geçmeyen iflkolu s ralayabiliyoruz. Oysa devlet iflkollar n 28 e ay rm fl ve bir de buna ek olarak kamu emekçileri ve onlar n çal flt iflkollar mevcut. Bu duruma bak ld nda ne kadar dar bir alanda s k fl p kald m - z aç k bir flekilde görürüz. Çal flmalar - m z bu s k fl k dar alandan kurtarmal y z. G da da, tekstilde, petrol kimya ve lastikde, maden ve metalurjide, tafl mac l k, konaklama ve e lence iflkollar nda milyonlarca iflçi ve emekçi istihdam edilmektedir. Bunlar n büyük bir bölümü çok a r koflullarda, düflük ücretlerle, uzun sürelerle çal flmaktad rlar. Sömürü bu iflkollar nda daha katmerlidir. Birçoklar ya asgari ücretle ya da asgari ücretin biraz üzerinde bir maaflla çal flmaktad r. Kimi bölgelerde asgari ücret bile uygulanmamakta ve bunun çok daha alt nda bir ücretle insanlar saat boyunca çal flt r lmaktad r. Bu iflkollar nda ücretlerin düflüklü ünün yan s ra sosyal haklar da bulunmamaktad r. Devrimci mücadeleye yatk n bir potansiyel mevcuttur. Bu potansiyel yozlaflt r lmakta ve lümpen kültürün etkisi alt na al nmaktad r. Daha da vahimi milliyetçi, kafatasç faflistlerin ve Kemalist faflistlerin etki alan na çekilmekte, faflizmin kitle temeli haline getirilmektedir. Bu güçleri, özellikle tekstil alan ndaki genç emekçi kufla örgütlemek için daha yo un bir çaba içine girmeliyiz. flyerlerinden ulaflamasak bile, di er iflkollar nda çal flanlar arac l yla ve/veya mahallelerden bu iflkolu çal flanlar ile ba lar kurulmal d r. (Ayr ca iflsizlerle ilgili bir çal flmam z da olmal d r. Düzene en fazla kafa tutan bu kesimdir, çünkü düzenin en k y s nda yaflamakta ve düzenden en az pay bu kesim almaktad r. Konuya iliflkin perspektifi önümüzdeki say larda ortaya koymaya çal flaca z.) Faaliyetlerimize, gençlik dahil edilmeli. Bu gençlere sorumluluk vermeli ve geliflmelerine yard mc olmal y z. Di er iflkollar nda da önce tabandan bafllayarak iflyeri örgütlülükleri yaratmal ve oradan da sendikalarda etki sa lamal - y z. Cepten yemeye, mevcudu tüketmeye son vermeliyiz. Yeni yeni iliflkiler yaratmal y z. En çok da genç iflçiler aras ndaki çal flmalara a rl k vermeliyiz. Genç iflçiler üzerinde oluflturaca m z örgütlülükler daha hareketli ve militan bir çal flmay da beraberinde getirecektir Bugünkü hantall m z çevremizde örgütlü olarak tuttu umuz gücün al flkanl klar ndan, yaflama biçimlerinden ve mücadeleye olan hesapl yaklafl mlar ndan kaynaklanmaktad r. Kimi alanlarda kimi kifliliklerin kendilerini koflullu bir flekilde sunmalar söz konusudur. Bu durum ise statükoculu u, korumac l, hantall, uyufluklu u, zaman öldürme bab nda bir çal flma tarz n beraberinde getirmektedir. fiunu çok iyi bilmeliyiz; Zaman öldürmeye çal flmak ahmakl kt r, çünkü zaman eninde sonunda seni öldürecektir o halde bize düflen zaman öldürmek de- il, zaman en iyi flekilde kullanmakt r. Zamandan en iyi flekilde yararlanmakt r. Verimli ve yararl ifller yapmakt r. S n f mücadelesinin geliflmesi ve güçlenmesi için en k sa anlardan bile yararlanmas n bilmek gerekir. Çünkü s n f mücadelesinin amac toplumsal dönüflüm süresini k - saltmakt r. Yoksa tarihin tekerle inin ileriye do ru gidiflini bugüne kadar kimse durduramad gibi, bundan sonra da durdurmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Biz biliyoruz ki, herhangi bir ifle sar ld m zda, ifli s k ya ald m zda, adam gibi çal flt m zda ciddi baflar lar sa l yoruz. Demek ki sorunun özü de, öznesi de biziz. Öncelikle kendimiz inanmal y z, ondan sonras kolayd r. Kitleler güven duyacaklar bir önderlik istiyor. Bunu hissetti inde saflarda saf tutmaktan kaç nm - yor. Geçti imiz kampanya dönemi bunun somut örnekleriyle doludur. S n f mücadelesinin kesintiye u ramaks z n sürdürülmesi ve bulunulan her alanda örgütlenmeye a rl k verilmesi görevi ile karfl karfl yay z. Cepteki sermaye de, e er üstüne konulmazsa bir gün eninde sonunda tükenecektir. Buna kimsenin hakk yoktur. Bu yaz döneminin kavurucu s caklar bile sonbaharda gelecek olan egemen s n f sald r lar ndan daha hafif kalacakt r. Çünkü egemenler ve onlar n sad k ufla AKP Hükümeti bütün haz rl klar n sonbaharda gerçeklefltirece i özellefltirme sald r lar na göre yapmaktad r. Sald r lara karfl durman n ve onu püskürtmenin yegane yolu, karfl s nda güçlü bir direnifl cephesi oluflturmaktan geçer. Öyleyse hiç durmadan ajitasyonumuzu ve propagandam z genç iflçiler aras nda yayg nlaflt rmal ve onlar n örgütlenmesine özel bir önem vermeliyiz. Devrimci Demokratik Sendikal Birlik aktivistleri ve gönüllüleri önlerinde duran bu önemli görevin bilinciyle hareket etmeli ve üzerine düflen sorumlulu u tüm gücüyle ve s n f sendikac l perspektifi ile yerine getirmek için yaz s cakl n n rehavetine kap lmadan, hem de bir an önce harekete geçmelidir. Tatil Yok...Görev bafl na!

6 18-31 Temmuz F nd k üreticisi yine periflan Tar m n tasfiye edilmeye çal fl lmas Karadeniz de geçimini f nd kla sa layan f nd k üreticilerini periflan etti. Üretim maliyetinin yüksek olmas mevsimlik iflçiye verilen ücretleri de art rd. Gübre, ilaç, mazot giderlerinin de hergeçen gün artt bugünlerde üretici f nd yine maliyetinin alt nda satmaya mecbur ediliyor. Ordu Ziraat Odas Baflkan Onur fiahin yapt aç klamada üretici f nd n yine maliyetin alt nda satacak dedi. Fiskobirlik in hazine ad na 2002 y l f nd n ucuza satarak, yeni mahsul f nd n sat fl de erini düflürece ini belirten fiahin, Bu y l f nd k rekoltesi az oldu u halde Fiskobirlik elinde bulunan 488 bin ton f nd sat fla ç kard. Uyar lar m za ra men sat fl devam ediyor. Fiskobirlik in bu davran fl f nd n önünü kesiyor. Üretici, f nd n yine maliyetin alt nda satacak. Hem ülke ihracattan az döviz girdisi sa layacak hem de üretici periflan olacak y l f nd n n sat fl durdurulmal d r diyerek üreticilerden de bu duruma tepki göstermelerini istedi. FINDIK fiç LER N N ÜCRET BEL RLEND Devlet taraf ndan uygulanan IMF politikalar yla tar m n tasfiye edilmeye devam edildi i süreçte Karadeniz Bölgesinde üreticinin geçim kayna olan f nd kta üretim maliyetinin yüksek olmas, mevsimlik iflçiye verilen ücrete de yans yor. Her geçen gün gübre, ilaç, mazot gibi üretim girdilerine yap lan zamlarla belini do rultamayan üretici, f nd k hasat nda çal flt raca mevsimlik iflçiye verece i ücretten keserek yapt masraf ç karmaya çal fl yor. Ordu Vali Yard mc s Salih B çak baflkanl nda ilçe Ziraat Odalar n n kat l m yla yap lan toplant da, 2003 y l f nd k hasat nda çal flacak mevsimlik iflçiye günlük ödenecek asgari ücretler belirlendi. Toplant sonucunda yap lan aç klamada, f nd k toplama iflinde çal flacak iflçilere yafl ve cinsiyet ayr m yap lmaks z n yemek, bahçe sahibine ait olursa günlük net 8 milyon; yemek, iflçiye ait olunca günlük net 10 milyon 200 bin lira ödenecek belirlemesi yap ld. flçi lideri olan ve yörede day - bafl olarak bilinen kifliler ise günlük ücretlere ilaveten 500 bin lira alacaklar. Toplanan f nd klar n tafl nmas iflinde çal flacak çuvalc lara, yemek tarla sahibine ait olursa günlük 15 milyon; yemek, iflçiye ait olursa günlük net 17 milyon lira ödenecek. KÜRT fiç LER BEKLEN YOR Önceki y llarda oldu u gibi bu y l da Diyarbak r, Ad yaman, Batman, Mersin gibi illerden Kürt iflçilerin gelmesi bekleniyor. Ordu Ziraat Odas Baflkan Onur fiahin, iflçi ihtiyac olan f nd k üreticilerinin Odaya müracaat ederek taleplerini bildirmesini istedi. (Samsun) FINDIKTA OYNANAN OYUNLARA SON! Yerel kaynaklardan edindi imiz bilgilere göre, Türkiye Komünist Partisi/ Marksist Leninist Karadeniz Bölge Komutanl taraf ndan Karadeniz bölgesinde eme inin karfl l - n alamayan emekçi f nd k üreticilerine yönelik bildiri da t m yap ld. Bildiriye; F nd k üzerinde oyun üstüne oyun oynanmaktad r. IMF ve Dünya Bankas ile yerli uflaklar elinizde, avucunuzda ne var ne yok almak için her türlü k l a giriyorlar. Babadan o ula kalan, tek tek ellerinizle dikti iniz geçim kayna n z f nd n z sökmenizi istiyorlar. Sizler f nd n z kolay yetifltirmediniz. Ocak ocak dikti iniz f nd k bahçelerinizde ilaçlamas ndan, t rpan na, kirtisine kadar çok emekler verdiniz. Bugün ise binbir emekle yapt n z f nd k bahçelerinden f nd n z söktürerek baflka ürünler yetifltirmenizi öneriyorlar. Sizlere al nterinizin karfl l n vermeyen devletin baflka ürünler ekin demesi ak l kâr m d r? Baflka ürünler de ekilse dahi eme inizin karfl l n verirler mi? Kesinlikle hay r! Denilerek bafllan rken; devamla Önemli bir sanayi bitkisi olarak da dünyada birinci s - rada olan f nd m zdan neden vazgeçelim? Türkiye ekonomisine büyük bir katk s olan ve dünya f nd k üretiminin %72 sini karfl layan siz f nd k üreticilerinin aç b rak lmas insafa s ar m? Yaklafl k 100 tane yabanc devlete ihraç edilen f nd - m z n kayma n emperyalistler ve yerli uflaklar yemektedir. Sizlerin, al nteri ile üretilen f nd k yok pahas na, haks zca yabanc devletlerin eline geçmektedir. Oralarda ifllenen f nd k, tekrar ülkemize gönderilerek yüksek fiyatlarla sat lmaktad r. Dünyan n en kaliteli f nd n sizler üretirken, talya, Almanya gibi sömürücü devletler f nd k ihracat nda ikinci ve üçüncü s radad rlar. S ralamadaki yerleri siz yoksullar n al nterinin gasp sonucudur. Bugün f nd k fiyatlar dahi Almanya daki Hamburg Ürün Borsas nda belirlenmektedir. Her fleyimizi emperyalistler belirliyor. Sizleri üretti iniz ürün hakk nda söz sahibi yapt rm yorlar. F nd k fiyat ne olsun diye size sormuyorlar denildi. Bildiri tok aç n halinden anlar m? Sorusuyla devam ederken; Emperyalistler ve yerli uflaklar köylüler ne yer ne içer? diye hiç düflünmezler. Kendileri zevk-û sefa içinde yaflarlarken, sizlere afla lay - c gözle bak yorlar. Sizlerin eme- iyle kurulan F SKOB RL K in haline bak n. F SKOB RL K tamamen sizlerin aleyhine çal flan bir birlik haline getirilmifltir. fiu anda Dünya Bankas n n talimat yla F SKOB RL K te çal flan 300 iflçinin ifline son verilme karar al nd. Özellefltirilmesi ile de art k emperyalist flirketlerin eline tamamen geçecektir. Bununla beraber f nd n z satarken lefl kargalar tefeci-tüccarlar iyice etraf n z saracakt r. Sizler çal fl rken sizlerin s rt ndan, oturduklar yerden bu lefl kargalar haks zca kazanç sa l yorlar. Olta G da, Poyraz-Karl bel F nd k Entegre Sanayi ve Ticaret Afi, Gürsoy Afi, Özenginyurt F nd k LTD, Atikler LTD, Durak Afi. ve benzeri f nd k flirketleri, sizlerin ürünlerinizi yok pahas na alarak emperyalist flirketlere, iflyeri temsilcili i yapan iflbirlikçileridir. Bunlar sizlerin dostu de il, düflman d r. Direkt emperyalistlere hizmet eden büyük tüccarlar ve sömürücülerdir tespitleri yap ld. Bildiride; bugün ülkemizde f nd k üretimi yapan ve ondan etkilenen 8 milyon insan m z vard r. F nd k ta oynanan oyunlardan bu kadar insan m z etkilenmektedir. laca, gübreye, mazota zam üzerine zam yap l rken, f nd k fiyat n n maliyetin alt nda tutulmas, üreticinin f nd n satamaz hale getirilmesi 8 milyon kiflinin daha aç kalmas demektir. AKP, f nd k taban fiyat 2 milyon olacak dedi. Ancak di er hükümetler gibi sözünde durmad. fiimdi sizlerin geliflecek öfkenizi dindirmenin bir yolu olarak hükümet F nd k Kararnamesi ç kartt. Karar gere ince f nd k üreticilerine 500 dekara kadar olan araziler için dekar bafl na 25 milyon lira ödeme yap lmas kararlarlaflt r lm flt r. Ordu ve Giresun illerinde dekar bafl na ortalama kilo f nd k üretildi i varsay ld nda bir kiloya verilen destek 200 bin lirad r. Aç klanan taban fiyat na bu eklenildi inde f nd k fiyat olmaktad r. Bu sonuçla dahi hükümetin bir yalan vaadi daha ortaya ç km fl durumdad r denilerek, f nd ktaki taban fiyat oyununa dikkat çekilirken; emekçi f nd k üreticilerine ça r yap ld. Ça r - da Bu seneki f nd k sezonunda da sizler için de iflen pek bir fley olmayacakt r. Yine f nd n z bedavaya al nacakt r. Sizler sustukça kan emiciler, lefl kargalar bafl n zdan hiç eksik olmayacakt r. Bunun için susmayal m. Fatsa da, Ordu da yap - lan f nd k mitinglerini yayg nlaflt - ral m. Hakk m z arayal m, alanlara inelim. Bunun için susmayal m. Unutmay n haklar m z kendi öz örgütlülüklerimizi kurarak ve mücadele ederek beraber alaca z. Bu devlet size hiçbir zaman haklar n z vermez. Haklar m z hep mücadele ede ede al nm flt r. Pancar üreticileri, çay, tütün üreticilerine yap lanlar sizlere yap lanlarla ayn d r denilerek; tar mda oynanan oyunlara sessiz kalmayal m. Örgütlenelim, mücadele edelim. Kurtulufl Demokratik Halk Devrimi ndedir yaklafl m na yer verildi. Bildiri F nd kta Oynanan Oyunlara Son! Tar m n Emperyalistlere Peflkefl Çekilmesinin Karfl s nda Dur! Yaflas n Partimiz TKP/ML! sloganlar yla sona erdirildi.

7 Temmuz 2003 Mevsimlik rgatlar n bitmeyen çilesi Ürüne konulan kotalar, gübreye, mazota vs. hergün getirilen zam köylünün üretim yapmas n n önüne örülen kal n duvarlar n ç tas n her geçen y l daha bir yükseltiyor. Üreticinin yaflad sorunlar bununla da bitmiyor. Tek geçim kayna binbir çileyle ekti i topra ndan kald rd ürünü olan köylünün karfl s na bir de pazar sorunu ç k nca köylü art k üretemez hale geliyor/getiriliyor. Bir de üretim yapacak topra olmayan köylüler var, daha katmerli sorunlar yaflayan. Bunlar yaflamak zorunda b rak ld klar yoksulluk nedeniyle, gazetemizde s kça yer verdi imiz mevsimlik rgatlar. Tokat ve ilçelerinde yaflayanlar yak ndan tan rlar, kavurucu s ca n alt nda ter içinde yaflamlar n unuturcas na çile dolduran, her sabah n alt s nda ve akflam n yedisinde evlerini geçindirmek için t ka basa dolu römorklarla o tarladan bu tarlaya koflturan, ço u kad nlardan oluflan tar m emekçilerini. Çilekefl rgatlar n tek sevinçleridir, bölgenin verimlili iyle çapalanacak ürünlerin çeflitlili i. Yaz n ilk olarak çal flt klar çapa ifli, pancar tarlalar sonraysa nohut yolumu, derken domates ba lama vs. Yaflam çapaya örülenlerden birisi de Filiz Özveren. Ailesi, çocuklar n okutmak için y llar önce göçetmifl Turhal a. Yoksul olduklar ndan kaynakl liseyi zor bitirmifl Filiz. fiimdilerde y l n alt ay çapaya giderek yaflam n sürdürmeye çal flanlardan sadece birisi. -Bize kendinizi k saca tan t r m s n z? -Filiz Özveren: Ya l alan köyünden okumak için dört y l önce Turhal a göçettik. Geçinemeyince okulu da b rakt k. Ben liseyi bitirdim. Kardefllerim benim kadar da okuyamad. fiu an 4 k z kardefl y l n alt ay çapaya gidiyoruz. ki de abim var, onlar da flehir d fl nda çal fl yor. Ancak ayakta durabiliyoruz. - flinizi ve çal flma koflullar n z anlat r m s n z? -Çapa ifli bafllamadan önce burada belediyelerde çavufllar ve ifl sahipleri toplan - yor. Ziraat Odas Baflkan yevmiye belirliyor. Bu y l 6 milyon belirlendi. Sonra her çavufl kadar iflçi topluyor sürekli çal flabilecek. Her sabah mahalle mahalle motorla ya da kamyonla dolan p iflçileri topluyor. Biz genelde Tokat n kaza ve köylerine gidiyoruz. Sabah saat 07:30 da tarlada oluyoruz. Akflam saat 18:00 e kadar sadece iki mola veriyoruz. Sabah kahvalt yar m saat, ö len yeme i ise 1 saat. Bu molalar n d fl nda oturam yoruz. Mesela bugün akflama kadar nohut yolduk. Çapada en zor ifl nohut diyebilirim. Nohut tuzlu oldu u için daha ö len olmadan ellerimizin içi su topluyor. Ondan sonra yolmak daha da zorlafl yor. Bir de sürekli e ik durdu umuz için akflam oldu unda hiç halimiz kalm yor. Eve gitti imizde kimi zaman yemek bile yemeden yat yoruz. Y l n 6 ay çapa yap yoruz. Önce pancar çapas, sonra nohut yolumu, domates, fasulye s r klar vs. en son Ekim ay nda pancar sökümü oluyor. -Kazand n z geçinmenize yetiyor mu? -Ben eme imizin karfl l n ald m z düflünmüyorum. Tarla sahibine verdi iniz para yetmiyor dedi imde o da kazanamad n söylüyor. Do ru da olabilir. fiimdi düflünüyorum da aralar nda mutlaka kazanamayan da var. Bu durumda en üsttekiler sömürücüler kazan yor. Ama bir yandan da düflünüyorum kazanamazsa yapmaz bu ifli. Dönüp bakt mda bütün tarla sahiplerinin arabas, motoru, evi, tarlas var. Bir de kazanam yor. Bizim ald m z 6 milyon paray çok görürken, kendileri zevk için altlar ndaki arabalara milyarlarca benzin dolduruyor. Biz 4 kardefl iki ayd r çal fl yoruz. Hesaplarda bize ç kar lan 1 milyar ama ortada hiçbir fley yok. Paralar m z tarla sahipleri, çavufla veriyor. Biriktirdin mi toplu alam yorsun. Çavufl parça parça veriyor. Çavufllar tarla sahibinden paray toplu al - yorlar asl nda. Ama götürüp bankaya yat - r yorlar. Faizini al p iflçiye ödüyorlar. Benim tan d m bütün çavufllar n durumu çok iyi. Çavufl bizim ald m z yevmiyenin iki kat n al yor. Bir de iflçi bafl ndan ald bir milyonlar hesaplad n m günlü ü 70 milyonun alt na düflmüyor. Böylece kim kazan yor ortada zaten. Tabi ki bizim ald - m z 6 milyon yetmiyor. Biz dört kifli çal fl yoruz da zor geçiniyoruz ya bir evden bir çal flan ne yaps n, yine halimize flükrediyoruz. -Çapa ifli bittikten sonra ne yap yorsunuz? -Çapa da kazand m z evde yiyerek geçiniyoruz. K fl n yapabilece imiz bir ifl yok. Biliyorsunuzdur Turhal ufak bir yer. Buralarda dedikodu çok olur. K zlar her yerde çal flam yor. Neden dedin mi ad n kötüye ç k yor. Ben kendimi örnek vereyim. TEKEL de ifle girecektim. Beni korkuttular bafl na bir ifl gelir, sen gidemezsin, genç k zs n. Yan nda büyük biri olmadan birfley yapam yorsun. Biz böyle yetifliyoruz. (Tokat/Turhal) Hazine ve Orman arazilerinin talan yasalaflt S T alanlar n Hazineye ait tafl nmazlar n k sa sürede ekonomiye kazand r lmas ad alt nda ya maya açmaya çal flan hükümet, Serbest bölge, teknoloji gelifltirme bölgeleri ile uluslararas sermayeye ayr cal kl alanlar yaratmay hedefliyor. IMF politikalar n eksiksiz uygulayan AKP hükümeti, hazine ve tar m arazileri ile ormanlar n ya mas n sa layacak olan tasar y yasalaflt rd. 2 Temmuz da mecliste görüflülmeye bafllanan ancak yo un tepkiler üzerine S T alanlar n n da içinde bulundu u 5. maddeyi geri çeken AKP hükümeti, bu tasar lar da yasalaflt rmada gecikmeyecektir. S T alanlar n Hazineye ait tafl nmazlar n k sa sürede ekonomiye kazand - r lmas ad alt nda Yasa, tar m arazilerinin sat fl n n önündeki engelleri ortadan kald r yor. Yani devlete ait bu araziler istenildi i gibi kiraya verilebilcek. ya maya açmaya çal flan hükümet, Serbest bölge, teknoloji gelifltirme bölgeleri ile uluslararas sermayeye ayr cal kl alanlar yaratmay hedefliyor. Gecekondu evlerini y - karak arazilerini tekellere satacak olan hükümetin bu uygulamalar ile gecekondu halk n n sempatisini kazanamayaca ise bir gerçek. Tar m arazilerinin sat fl n n önündeki engelleri de kald ran yasa, devlete ait baraj, dalyan, göl, havuz, nehir, deniz gibi yerleri kiraya verebilecek. Yasa ayn zamanda hazine arazileri üzerine kurulan iflletmelerin süren davalar n da turizm yat r m ad alt nda has ralt edecek. Tasar - n n yasalaflmas ile ilgili olarak bir aç klama yapan TMMOB Baflkan Kaya Güvenç, af ile iflgalciler, ya mac lar ve kay td - fl sektörün ödüllendirildi ini ve kentsel dokunun tahrip edilece ini, bunun sonucunda deprem ve afetlerde can kayb n n çok olaca n söyledi. (Ankara) Ziraat Odas ndan üreticilere kolayl k Edremit Ziraat Odas, vadeli tar m ilac sat fllar na bafllad. Oda Baflkan Cevdet Ercan, Odaya kay tl olan köylülere, 50 milyon liradan yüksek fiyatl ilaçlarda 3-6 ay aras nda vade uygulad klar n belirterek Kendi inisiyatifimiz ve imkanlar - Bu day üreticisinin yüzü gülmüyor Ülke tar m IMF ve DB nin dayatt - imha politikalar yla yok olma aflamas na getirilirken, bu durumdan en çok etkilenenler yoksul köylüler oluyor. Tar m destekleme sübvansiyonlar n n kald r lmas, mazota, gübreye periyodik zamlar n uygulanmas köylüyü üretemez hale getirirken, bu zor flartlarda üretim yapabilen köylülerin ürünleri ise ya verilen düflük taban fiyatlar nedeni ile ço u zaman tarlada bekliyor ya da Tokat n Turhal ilçesinde oldu u gibi kötü iklim koflullar n n h flm na u ruyor. Tokat n co rafi yap s ndan kaynakl tek geçim kayna tar m ve hayvanc l k olan bölge halk genel olarak pancar ve bu day ekimiyle geçiniyor. Bunlardan biri de Bektafl Çoban. m z do rultusunda vade yap yoruz. Amac m z, ekonomik s k nt içindeki çiftçilerimize devletten görmedikleri ilgi ve deste i sa lamak dedi. Ercan, vadeli sat fl uygulamas n n y l n belli aylar nda gerçeklefltirilece ini belirtti. (H. Merkezi) Bektafl Çoban Turhal da tarlas na ekti- i bu dayla alt çocu una bakmaya çal fl - yor. Ço u zaman k fl zor geçiriyoruz bac m. Üç çocuk okula gidiyor. Bir sürü masraf, geçim zor. Biz ekti imizi satm - yoruz. Bulgurumuzu, unumuzu ç karmaya çal fl yoruz. Bazen pazar yerinde takas yap p pirinç, nohut al yoruz. Zaten satacak kadar da ç km yor. Ben bir de mezbahanede çal fl yorum. Ama yine de ço u kez flu tarlay borç ile ekiyorum. Genelde ekti im ekinden tohumunu ç kart yordum ama bu sene bahar kurak geçti, tarladan birfley alamad k. Tohumluk bile ç kmad. Yüzümüzü güldüren tek fley saman oldu diyerek Turhal da bu day ekimi yapan yüzlerce üreticinin sesi oluyor. (Tokat/Turhal)

8 18-31Temmuz Kürt sorununun çözümü tart fl ld Kürt Sorununun Çözümü Konferans nda ulusal hareketin yaratt de erlere ve ödenen bedellere hiç yer verilmedi. HAM LE KADINA DAYAK Hakkari nin fiemdinli ilçesine ba l Bo azköy de 7 ayl k hamile olan Misrihan Aras adl kad n, Astsubay Baki Karada taraf ndan dövüldü. Ald darbeler sonucu kanama geçiren Aras, 7 ayl k çocu- unu düflürdü. fiemdinli Cumhuriyet Baflsavc l na suç duyurusunda bulunan Aras, Astsubay n cezaland r lmas n istedi. 30 May s 2003 tarihinde Irak s n r nda bulunan Bo azköy e bask n düzenleyen askerler, köyde kaçak inek bulundu u gerekçesiyle köyde bulunan baz inekleri almak istediler. Köyün kad nlar duruma karfl ç k p, hayvanlar n kendilerine ait olduklar n söyleyince kad nlarla askerler aras nda arbede yafland. Askerlerin kad nlara sald rd s rada Astsubay Baki Karada, Misrihan Aras tekmeleyerek dövmeye bafllad. Ald darbeler sonras kanama geçiren Aras, Yüksekova Devlet Hastanesi ne kald r ld. Aras yaflad klar n flöyle anlatt ; önce çocu umu kaybetti imi kimseye söylemedim. Bunun için de ailem önemli de il flikayetçi olmayal m dediler. Ancak daha sonra bu konuyu açmak zorunda kald m. Çünkü büyük ac lar çekmifltim. Bana ve çocu uma haks zl k yap ld için susmak istemedim. Savc l - a bir dilekçe ile baflvurdum. Bana tekme atan Astsubay Baki Karada hakk nda davac oldu umu söyledim dedi. (Mersin) 6-7 Temmuz tarihlerinde Ankara Dedeman Otel de düzenlenen Türkiye de Demokratikleflme ve Kürt Sorununun Çözümü Konferans na siyasi parti ve DKÖ temsilcileri ile çok say da ayd n ve akademisyen kat ld. 2 oturum fleklinde gerçekleflen Konferans, KESK Genel Baflkan Sami Evren in aç l fl konuflmas ile bafllad. Evren; Türkiye nin art k demokratikleflmesi gerekti ini vurgulayarak, Kürt sorununun demokratik yollardan çözülebilece ini söyledi. Birinci oturumda Türkiye Çok Kültürlülü ün Sorunlar bafll alt nda Kürt kültürü üzerinde duruldu. Ortado u da Yeni Süreç ve Kürt Sorunu bafll kl ikinci oturumda sunumu Tar k Ziya Ekinci yaparken, Mehmet Bekaro lu ve Bar fl Anneleri nisiyatifi ad na Asiye Turhalc söz ald. Kaypakkaya korkusu sürüyor 3. oturumda ise Kürt Sorununun Ekonomik, Sosyal ve S n fsal Dinamikleri tart - fl ld. Konferans n ikinci gününde ise Kürt Sorununun Demokratik Çözümü bafll alt nda DEHAP, SDP, EMEP, SHP ve Özgür Parti birer sunum yapt lar. DEHAP Genel Baflkan Tuncer Bak rhan, Kürt sorununu PKK/KADEK le s n rl gören anlay fllar n çözüme katk sunmayaca n belirterek, Topluma Yeniden Kazand rma Yasa Tasar s n n geri çekilmesini istedi. Konferans a ça r - lan flçi Partisi, AKP ve CHP temsilcilerinin bulunmad Konferans sonunda, KA- DEK in silahlar b rakarak siyasallaflmas düflüncesi hakim olurken, 2 gün boyunca ulusal hareketin yaratt de erlere ve ödedi i bedellere yer verilmemesi dikkat çekti. (Ankara) Yay nc s ve bas ld yer belli olan ve hakk nda hiç bir devlet kurumunun yasaklama karar olmayan afiflleri asanlara TKP/ML T KKO isimli örgüte yard m ettikleri iddias yla dava aç lmas devletin Kaypakkaya ya olan korkusunu gözler önüne sermektedir. Yay nevimiz taraf ndan komünist önder brahim Kaypakkaya n n katlediliflinin 30. y l nda O nu anmak amac yla ç kar lan brahim Kaypakkaya Ölümsüzdür ve Katlediliflinin 30. y l nda Onu An yoruz yazan PAR- T ZAN imzal ve toplatmas olmayan afiflleri, 15 May s 2003 tarihinde ast klar s rada keyfi bir flekilde gözalt na al nan çal flan ve okurlar m z hakk nda stanbul 1 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi taraf ndan TKP/ML T KKO isimli örgüte yard m ettikleri iddias yla TCK n n 169. maddesinden dava aç ld. Yay nc s ve bas ld yer belli olan ve hakk nda hiç bir devlet kurumunun yasaklama karar olmayan afiflleri asanlara TKP/ML T KKO isimli örgüte yard m ettikleri iddias yla dava aç lmas, devletin Kaypakkaya ya olan korkusunu gözler önüne sermektedir. Öyle ki DGM Savc s taraf ndan haz rlanan iddianamede suçun, DGM lik ifllerden say lmayan bir kabahat fiili olarak düflünülebilir ise de, pankart içeri inin yasad fl örgütü ve liderini övücü sözlerle dolduruldu undan denilerek asl nda suçun DGM kapsam d - fl nda oldu u dile getirilmektedir. Ancak konu brahim Kaypakkaya olunca devlet, tüm gücüyle O nun düflüncelerini savunan kifli ve kurumlara sald rmaktad r. (H. Merkezi) TOKAT-YÖRE FM N MALZEMES Y NE T RAFÇILAR Tokat ve çevre illerinde yay n yapan ve bizzat jandarma taraf ndan kurulan Yöre FM adl radyonun icraatlar bölge taraf ndan biliniyor ve tepkiyle karfl lan yor. Bugüne kadar halk psikolojik olarak etkileme amac n güden Yöre FM, bölgeden gerillaya kat - lan gençlerin ailelerine bask lar yaparak, yay nlar nda konuflturarak gerillay halktan koparman n malzemesi yapmaya çal fl yor. Ancak baflar sa layam yor. Yöre FM in son malzemesi 26 Haziran 2003 tarihinde Tokat-Almus aras nda MKP HKO gerillalar n n jandarman n att pusuya düflmesi sonucu ç kan çat flmada yaral olarak teslim olan Kamil Turanl o lu. Turanl o lu çürümüfllü ün s n r tan maz gerçekli- ini bir kez daha gün yüzüne ç kar yor do umlu Turanl o lu sabah, ö len, akflam saatlerinde Yöre FM de Devletin büyüklü- ünden, flefkatli kollar ndan da lar n, silah n çözüm olmad - ndan, piflmanl ndan vs. dem vururken aileleri çocuklar na sahip olmaya ça r yor. Yöre FM bundan sonra daha neleri malzeme yapacak görece- iz. Ancak çaresizli in ürünü olan bu ç rp n fllar n, gönlü gerilladan, devrimden yana olanlar etkileyemeyece i muhakkakt r. Kap s n gerillaya açan, onlar sohbetlerine ortak eden Tokat halk, bugüne kadar gerilla taraf ndan saç n n bir teline zarar gelmedi ini, tüm vahflete, bask ya devletin askeri-polisi taraf ndan maruz kald n ay rtedecek durumdad r. (Tokat/Turhal) flkence Irak a göç ettirdi 2 Temmuz günü fi rnak n Uludere ilçesine ba l Aflore (Ortaköy) sakinlerinden Kervan Berk adl köylünün askerler taraf ndan gözalt na al narak iflkence görmesi ve 5 Temmuz günü baflka 3 köylünün gözalt na al nmas köylüleri isyan ettirdi. Bu ülkede yaflamak istemiyoruz. Irak ta ABD nin boyunduru u alt nda yaflar z daha iyi diyen köylüler Irak s - n rlar içine geçti. S n r yaklafl k 500 metre geçen köylüler, Uludere den gelen 4. Taktik Alay Komutanl na ba l jandarmalar ve s n r güvenli ini fi rnak ta askerler taraf nda gözalt na al narak iflkence gören köylüler Bu ülkede yaflamak istemiyoruz diyerek Irak a gitmeyi tercih ediyorlar. sa layan askerlerin engellemesiyle karfl laflt. Askerler taraf ndan daha fazla ilerlemeleri engellenen köylülerin, Serexanokey Deresi kenar nda oturduklar ve dönmek istemedikleri bildirildi. Köyde sürekli iflkenceye maruz kald n söyleyen Kervan Berk flunlar anlatt ; Askerler bana baz kiflileri sordular. Bahsettikleri kiflileri görmedi imi ve kim olduklar n bilmedi- imi söyledim. Bunun üzerine bana hakaret ederek dövmeye bafllad lar. Beni soyup dipçikler ve tafllarla dövdüler. Beni dövenlerden biri Ortaköy Karakol Komutan Üste men Mutlu Zorlu ile soyad n bilmedi im Adnan Astsubay d. Mutlu Üste men, silah - n n namlusuyla kafama vurdu ve kafam k rd. Adnan Astsubay ise boynumu ve s rt m tekmeliyordu. Dayak fasl yaklafl k 20 dakika sürdü. Bafl ma tabanca dayay p, isim vermezsem beni öldürece ini söylediler. Ba rmalar m sonucu köylüler de bulundu umuz yere geldi. Köylüler geldikten sonra beni dövmekten vazgeçtiler. (Mersin)

9 Temmuz 2003 B i n g ö l d e h a k i h l a l l e r i s ü r ü y o r yöntemi KADEK gerillalar n n flehit düfltü ü çat flmalar n yafland Bingöl de devlet T. Kürdistan nda haks z savafl n yöntemlerini yeniden uygulamaya koymufl durumda. Bir dönem yayg n olarak kullan lan korucu, itirafç ve Jitem üyelerinin gerilla k l nda köylere girerek, ailelerden zorla yiyecek ve erzak almas, köy bask nlar nda tehdit, gözalt, iflkencelerden geçirme bugünlerde Bingöl de yeniden uygulan yor. Devletin son dönem gerek Karadeniz de gerekse de T. Kürdistan nda yo unlaflt rd hak ihlalleri artarak devam ediyor. Ad n 1 May s depremi sonras yaflananlarla s k s k duymaya bafllad m z Bingöl de, devletin özel uygulamalar yla birlikte yo unlaflt rd hak ihlallerine hergün bir yenisi ekleniyor. Gerillaya yönelik sürdürülen askeri operasyonlar n yan s ra halka yönelik uygulanan bask ve devlet terörü de yo unlaflarak devam ediyor. Buras Bingöl Cumhuriyetidir anlay fl ve prati inin uyguland ilde devlet, geçmifl dönemden süregelen politikalar n uygulamaya devam ediyor. KADEK gerillalar n n flehit düfltü ü çat flmalar n yafland Bingöl de devlet T. Kürdistan nda haks z savafl n yöntemlerini yeniden uygulamaya koymufl durumda. Bir dönem yayg n olarak kullan lan korucu, itirafç ve Jitem üyelerinin gerilla k l - nda köylere girerek, ailelerden zorla yiyecek ve erzak almas, köy bask nlar nda tehdit, gözalt, iflkencelerden geçirme yöntemi bugünlerde Bingöl de yeniden uygulan yor. Daha önce de Bingöl Merkez e ba l Yamaç köyü ve oraya ba l mezralar na KADEK gerillalar k l - na girerek köylüleri tehdit ederek, köyden ayr lm fllard r. Köylülerden zorla yiyecek ve erzak al nd da köylülerin anlat mlar aras nda. Bu tarzda bask lar n artmas ile birlikte köylüler, HD Bingöl fiubesi ne baflvuruda bulundu. Köylüler yapt klar aç klamada can güvenlikleri olmad gerekçesiyle Jandarma Karakolu na baflvurduklar n, ancak baflvurunun yan t n n di erlerinde oldu u gibi ilgisizlik oldu unu belirttiler. HD ye baflvuruda bulunan bir köylü yaflad klar n flöyle anlat yor; Bir gece 4 kifli evimin kap s n çald. Kap y açt - m zda bana biz gerillay z bize erzak vereceksin dediler. Konuflmas s ras nda fl yakmaya çal flt m; ama hemen at ld lar, küfür savurdular, fl açma dediler. Evimde bulunmayan eflyalardan istiyorlard. Ben karfl l k verince, omzuma silah dayad lar. Köylüler son dönemde bask lar n artmas n n ard ndan can güvenlikleri olmad gerekçesiyle Jandarma Karakolu na baflvurdular. Ancak di er baflvurularda oldu u gibi jandarman n ilgisizli iyle karfl laflt lar. Bu yaflananlar n yan s ra HD Bingöl fiubesi taraf ndan yap lan araflt rma ve aç klamalara göre son alt ay içerisinde Bingöl de 637 hak ihlali yaflanm fl. HD Bingöl fiube Baflkan R dvan K zg n konuya iliflkin yapt aç klamada Bingöl de bir süredir halk üzerinde çeflitli bask lar n yap ld n biliyoruz. Daha önce bir muhtar evinden kaç r larak öldürüldü. Ayr ca yine bir çoban kimli i belirsiz kifliler taraf ndan kaç r ld ve k rsal bir alanda ölü olarak bulundu dedi. Ayr ca yine HD taraf ndan yap lan aç klamada 2001 y l n n ayn dönemlerinde 280, 2002 y l nda 491 ve 2003 y l n n ise 6 ayl k döneminde 637 hak ihlalinin yafland na ve oran n gittikçe artt na dikkat çekildi. VAL COfi DAN YEN CRAATLAR Bingöl depreminin s cak günlerinde KESK Bingöl fiubeler Platformu Dönem Sözcüsü Özgür Bektaflo lu na a z na kurflun doldururum tehdidini savuran Bingöl Valisi Hüseyin Avni Cofl, bugünlerde yeni icraatlar yla yine gündemde. KESK taraf ndan haz rlanan deprem raporuna tepki gösteren Vali Cofl, gerek KESK e gerekse de Bektaflo lu na raporun Medya TV ve Özgür Politika gazetesinde yay mlanmas ndan ve Vali Cofl a yönelik elefltirilerden dolay 657 say - l Devlet Memurlar Kanunu kapsam nda soruflturma açt. Aç lan soruflturman n ard ndan aç klama yapan Bektaflo lu Raporda soruflturmaya konu beyanlar bulunmamas na ra men, sendika temsilcilerinin sendikan n yetkili kiflileri olarak sendikal çal flmalardan ötürü bas na demeç vermelerini engelleyen bir yasa bulunmad gibi, bu kapsamdaki demeç verme sendikal faaliyet say lmal d r dedi. Paketler halinde demokrasi yasalar n n uyguland ülkemiz co rafyas nda son dönem artan bask, iflkence ve hak ihlalleri bu paket paket demokrasinin bir yans mas olsa gerek. En küçük sosyal hak talebine dahi tahammül gösteremeyen egemen sistem, mevcut düzenini koruman n yolunu bask ve terörünü yo unlaflt rmakta ar yor. Bingöl de son dönem artan bask lar bar fl, demokrasi gibi çeflitli talepleri mevcut sistemden bekleyenlere devlet taraf ndan yan t olmufltur. (Mersin) SABIKASI OLANLAR YAYLAYA ÇIKAMIYOR Hayvanc l n en büyük geçim kayna oldu u I d r da yaylaya ç kmak isteyenlerin sab kas z olduklar n ispatlamas isteniyor. Aksi halde devlet yaylaya ç k fllara izin vermiyor. Akla ve mant a s mayan bu uygulama, bir çok prosedürü yerine getirmek zorunda b rak lan yöre halk n n tepkisini topluyor. Yaylaya ç kmak isteyenler ilk önce valili e ailesiyle birlikte kimlik bilgileri ve ikametgah adresinin de yer ald, yaylaya ç kmak istedi ini belirten bir dilekçe veriyor. Valilik dilekçe sahibinin sab kas z oldu unu tespit ettikten sonra dilekçe, l Jandarma Komutanl na havale ediliyor. Burada verilen olur belgesi ile yaylaya gidifl izni verilmifl oluyor. Sab kas bulunanlara ise olur verilmedi i için yaylaya ç kam yor. Yurtd fl na ç kanlar n bile bu kadar bir araflt rmayla karfl laflmad n düflündü ümüzde, olay n tam anlam yla faflist sisteme yak flt n söyleyebiliriz. Devlet sürekli olarak gerilla mücadelesinin sürdürüldü ü bölgelerde getirdi i yayla yasaklar n aratmayan bu tür uygulamalarla, OHAL uygulamalar - n fiili olarak sürdürdü ünü de göstermektedir. Zaten geçen y l ka t üzerinde kald r lan OHAL den sonra ülke genelinde anti demokratik uygulamalarda hiçbir de ifliklik olmad. Özellikle son dönemde iflkencenin daha da yo unlaflmas, yine demokratik haklar n gasp edilmesi vb. devletin faflist yüzünü daha da aç a ç - kar yor. (H. Merkezi)

10 18-31 Temmuz Hapishanelerde Tek Tip Elbise uygulamas tekrar getiriliyor Devlet, hapishanelerde devrimci ve komünist tutsaklar tecrit ederek, kimliksizlefltirerek teslim alma politikalar n Adalet Bakanl arac l yla çeflitli boyutlarda sürdürüyor. Büyük bir katliamla geçilen ve sonras nda da onlarca tutsa n ölümüne neden olan F Tipleri, L Tipleri, sonras nda Yüksek Güvenlikli Hapishaneler fleklinde ifade edilen mezarl k tipi D Tipi hapishaneler... fiimdi de haz rlanan Yeni Ceza nfaz Yasas tasla yla, 12 Eylül darbesinin ard ndan uygulamaya konulan ve büyük direnifller ve ödenen a r bedeller sonunda 1988 y l nda kald r lan Tek Tip Elbise uygulamas getirilmek isteniyor. Tutsaklara zorunlu çal flma y da dayatacak olan uygulama, Amerikan Modeli olarak sunuluyor. 22 kiflilik komisyon taraf ndan haz rlanan taslak, Bakanlar Kurulu nda de- erlendirildikten sonra Meclis e sunulacak. YASA NELER GET R YOR? *Hapishane idaresi uygun gördü ü taktirde hükümlülere tek tip elbise da - tacak ve bu elbiselerin giyilmesi zorunlu olacak. Gerekçe ise; Herkesin kendi zevkine göre elbise giymesi, hükümlüler aras nda disiplinin bozulmas na yol açabilir ve firarlar kolaylaflt rabilir fleklinde aç klan yor. *Hükümlüler kurumda, ifl yurtlar nda veya atölyelerde; ayr ca inflaat ve maden gibi kurum d fl ndaki yerlerde çal flmaya mecbur tutulabilecek. Bu kiflilere, elde edilen gelirden ücret ödenip sigortas yat r lacak. *Tasar, ayr ca ölüm orucu eylemi yapan tutsaklara zorla müdahale edilmesinin de önünü aç yor. Ayr ca açl k grevi yapanlara etkinliklere kat lmama cezas verilecek. *Halen yap m süren L Tipi Hapishanelerin yap m tamamlan nca, hükümlülerin büyük bir ço unlu u çal flmak zorunda kalacak. *Çocuk ve kad n hapishanelerinin yan s ra yafl aras ndaki hükümlüler için Gençlik Hapishaneleri kurulacak. Bu hapishanelerin bulunmad yerlerdeki hapishanelerde bu yafl grubundaki gençler için özel bölümler haz rlanacak. Görüldü ü gibi her getirilen yeni yasayla tecrit katmerlefltirilerek uygulan yor. Tutsaklar, hücrelerle birbirlerinden ayr ld - gibi neredeyse her yafl keflimi için ayr hapishaneler yap larak hapishanelerle de birbirlerinden yal t lmak isteniyor döneminde tutsaklar kendilerinin siyasi tutsak oldu- unu kabul ettirebilmek için çok a r bedeller ödedi. Oysa uygulanan sistem, tutsaklar t pk bir askeri personel gibi görüyor ve onlara giyiminden konuflmas na kadar bir asker gibi davranmas - n dayat yordu. Devrimci ve komünist tutsaklar Tek Tip Elbisenin 12 Eylül ün tek tiplefltirme politikas n n bir parças oldu unu söyleyerek bu uygulamaya can bedeli direndi ve bu sald r püskürtüldü. fiu anda çok daha sinsi ve çok daha kapsaml uygulanan bu sald r, özünde tüm toplumu teslim almaya yönelik. Devlet, katliamlarla teslim alamad tutsaklar birbirinden yal tarak, kimli inden soyutlayarak, topluma kazand rma yasas ad alt nda itirafç laflt rarak, k sacas insanl ktan ç kartarak teslim almaya çal fl yor. (H. Merkezi) fikence SANIKLARINA CEZA ND R M Limter- fl Sendikas E itim Uzman Süleyman Yeter in gözalt nda iflkenceyle öldürülmesiyle ilgili davada gerekçeli karar aç kland. Mahkeme heyeti iflkence insanl k suçudur demesine ra men iflkencecilerden sadece biri ceza ald. Ve 10 y l olarak verilen hapis cezas da 4 y l 2 aya indirildi. Gerekçeli kararda Yeter in ölüm nedeni; Gözalt nda genel beyin travmas na maruz kalm fl oldu u ve bu durumun Dünya T p Birli i Tokyo Bildirgesinde belirtilen iflkence tan m ile uyumlu oldu u, maruz kald travma, bafll bafl na ölüme yol açacak nitelikte olup ölümünde baflkaca ortak neden varl n n t bbi delillerinin bulunmad tespit edilmifltir fleklinde belirtildi. (H. Merkezi) PART ZAN DERG S NE KAPATMA Yay nevimiz taraf ndan iki ayda bir yay nlanan PART ZAN dergisi stanbul 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi karar ve Yarg tay 9 Ceza Dairesi nin onay yla 15 gün süreyle kapat ld. Derginin Eylül 2001 tarihli 40. say s n n 46. sayfas ndan bafllay p 57. sayfas nda sona eren Sönmeyen Bilinç, Bükülmeyen rade, Mevsimler Boyu Partili Direnifl Muharremce bafll alt nda yer alan yaz da silahl örgütlerin bas n yoluyla propagandas yap ld gerekçesi ile stanbul 2 Nolu DGM taraf ndan dava aç lm flt. Dava sonunda dönemin Yaz flleri Müdürü Bar fl Aç kel e TL a r para cezas ve Partizan dergisine de 15 gün yay n durdurma karar verilmiflti. DGM nin bu karar n n Yarg - tay taraf ndan onaylanmas yla dergi 15 gün süreyle kapat ld. (H. Merkezi) ÇHD F Tipleri ile ilgili rapor haz rlad F Tipi hapishanelerde süren tecrit ve izolasyona iliflkin Ça dafl Hukukçular Derne i (ÇHD) Genel Merkezi ve flubelerine ba l avukatlar, F Tipi hapishanelerde yapt klar incelemelerden sonra bir rapor haz rlad. 6 Temmuz 2003 tarihinde dernek binas nda bir aç klama yap larak haz rlanan rapor, bas na sunuldu. Raporun ÇHD Genel Merkezi ile stanbul, Ankara, zmir fiubeleri üyesi 16 avukat taraf ndan Edirne, Tekirda, zmir K r klar, Ankara Sincan, Kocaeli Kand ra F Tipi hapishanelerdeki tutuklu ve hükümlüler ile yap - lan görüflmeler sonucunda haz rland n söyleyen Ça dafl Hukukçular Derne i (ÇHD) Genel Baflkan Hüseyin Yüksel Biçen, raporla ilgili flu bilgileri verdi: F Tipi cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin birbirlerinin yüzlerini dahi göremeyecekleri bir sistem yerlefltirilmifltir. Adliye, hastane, sevk gibi nedenlerle cezaevi d fl na ç k fllarda kapal sevk araçlar kullan larak tutuklu ve hükümlülerin iletiflimleri engelleniyor. Tutuklu ve hükümlüler sözkonusu araçlarda s cak ve so uk hava koflullar nda iflkenceye maruz b rak lmaktad r. Hükümlü ve tutuklularla görüflmede birinci derece aile d fl nda ziyaretçiler kabul edilmemekte, hüküm giymifl kiflilerin ise avukatlar ile görüflmeleri bile engellenmektedir. Bas n yay n organlar toplatma karar olmamas na ra men içeriye verilmemektedir... Ölüm orucu, açl k grevi ve di er nedenlerle kronik sa l k sorunlar yaflayan tutuklu ve hükümlülerin tedavileri keyfi biçimde geciktirilmektedir. afle, elektrik ve su paralar tutuklu ve hükümlülerden fahifl fiyatla tahsil edilmektedir. Mahkumlar n ço u bu giderleri karfl layamad için artezyen suyu kullanmak zorunda kal yor. Temizlik maddeleri alamad klar için de hastalan yorlar. Adalet Bakanl n n F Tiplerinde uygulanan tecriti yeterli görmeyerek yüksek güvenlikli hapishanelerin haz rl klar na bafllad n da hat rlatan Biçen, bu hapishaneler üzerinde inceleme yapmak için Adalet Bakan na baflvuru yapt klar - n ifade etti. (Haber Merkezi) ESP den Tek Tip Elbise uygulamas na protesto Ezilenlerin Sosyalist Platformu Adalet Bakan Cemil Çiçek e mektup göndererek, haz rlanan Ceza ve Tedbirlerin nfaz Hakk ndaki Kanun Tasar - s n n geri çekilmesini istedi. Piflmanl k Yasas na hay r, tutsaklara özgürlük, Tek tip elbise iflkencesine hay r yaz l dövizlerle Galatasaray Postanesi önünde biraraya gelen ESP liler, burada Adalet Bakan na; yeni piflmanl k yasas n n itirafç l dayatt n, haz rlanan tasar yla hapishanelere Amerikan modeli getirildi ini, ölüm oruçlar na zorla müdahalenin, zorla çal flt rman n, tek tip elbisenin yasalaflt - r ld n ve bu yasalar n geri çekilmesini talep ettiklerini içeren mektuplar postalad - lar. Ç k flta bas n aç klamas yapmalar na polis taraf ndan izin verilmedi. Bu durum Zindanlar boflals n tutsaklara özgürlük slogan yla protesto edilerek eylem sona erdi. (H. Merkezi)

11 Temmuz 2003 Tekirda F Tipinde Tutsaklara sald r Yüksek güvenlikli hapishaneler in yap m sürerken, di er taraftan ç kar lan yasalarla tutsaklara çal flma zorunlulu u, tek tip elbise dayatmas vb. tutsaklar teslim almaya yönelik giriflimler tüm h z yla sürerken Tekirda Hapishanesinde tutsaklar, hücrelerinde deri mont ç kt gerekçesiyle sald r ya u rad lar. Konuyla ilgili 12 Temmuz günü HD stanbul flubesinde bir bas n aç klamas yapan Demokratik Mücadele Platformu (DMP), Tekirda F Tipi Hapishanesi nde bulunan Hasan Ergin, Ali Haydar Sayg l ve Habib Akkaya n n hücrelerinde bulunan deri mont nedeniyle sald r ya u rad klar n ve dayak yediklerini aç klad. 4 Temmuz da yap lan aç klamada konuflan Semiray Y lmaz, Tekirda F Tipi Hapishanesi nde ayn hücrede kalan Hasan Ergin, Ali Haydar Sayg l ve Habib Akkaya n n hücrelerinde bulunan deri mont nedeniyle sald r ya u rad klar n söyledi. Cezaevi revirine kald r lan tutuklulara haz rlanan tutanak okutulmadan imzalatt r lmak istenmifl, tutuklular n bunu reddetmesi üzerine yeniden sald r larak dövülmüfllerdir. Dayak sonucu vücutlar n n çeflitli yerlerinde darp izi, gözlerde flifllik ve morarma olmufltur. Habib Akkaya n n sald r sonucunda burnu k r lm flt r. Üstelik olaylar n ard ndan tutuklulara birer ay mektup cezas verilmifltir denilen aç klamada ayr ca devletin mezar tipi hapishaneleri açmaya haz rland, tek tip elbise uygulamas n n tekrar getirilmeye çal fl ld hat rlat larak bütün bunlar protesto edildi. ( stanbul) ATILIM ÇALIfiANI SERBEST BIRAKILDI Bir komplo sonucu tutuklanan At l m Gazetesi çal flan Kamber Sayg l, 4 Temmuz günü stanbul 3 Nolu DGM de görülen ilk duruflmas nda serbest b rak ld. Duruflma öncesi DGM önünde At l m gazetesi taraf ndan bas n aç klamas yap ld. Yazar Rag p Zarakolu, baz sendika ve devrimci ve sosyalist bas n temsilcilerinin de destek verdi i eylemde konuflan At - l m Gazetesi Yaz iflleri Müdürü Özgür Çubuk, gerçekleri yazan devrimci ve sosyalist bas n emekçilerinin komplolarla susturulmak istendi- ine dikkat çekti. Çeflitli dövizlerin aç ld eylemde, Bask lar bizi y ld ramaz vb sloganlar at ld. ( stanbul) 12 TEMMUZ KATL AMINA SUÇ DUYURUSU 12 Temmuz 1991 tarihinde stanbul un Befliktafl, Niflantafl, Balmumcu ve Etiler semtlerinde yap lan operasyonlarda brahim Erdo- an, Yücel fiimflek, Niyazi Ayd n, Zeynep Eda Berk, Cavit Özkaya, Nazmi Türkcan, Hasan Eliuygun, Ömer Çoflkun rmak, brahim lçi ve Bilal Karakaya isimli on kifli katledilmiflti. 12 Temmuz katliam olarak bilinen bu olay n y ldönümünde TAYAD l aileler 11 Temmuz 2003 tarihinde stanbul Adliyesi nde, katliam gerçeklefltiren polisler hakk nda gerçek bir yarg lama yap lmad n söyleyerek yeniden suç duyurusunda bulundular. Adliye Önünde bir aç klama yapan TAYAD l ailelerden Mehmet Güven, katliam gerçeklefltiren polisler hakk nda aç lan davan n 1995 y l nda sonuçlad n ve san k 9 polise hiçbir ceza verilmedi ini hat rlatarak tekrardan suç duyurusunda bulunduklar n aç klad. ( stanbul) HD den Baflbakana mektup nsan Haklar Derne i zmir fiubesi, son günlerde artan iflkence ve hak gasplar na dikkat çekmek amac yla, Baflbakan Recep Tayyip Erdo an ile çiflleri Bakan Abdulkadir Aksu ya mektup gönderdi. 5 Temmuz tarihinde Cumhuriyet Postanesi önünde toplanan insan haklar savunucular, gönderdikleri mektubun içeri ini bas na okudular. Mektubu okuyan HD zmir fiube Sekreteri Mihriban Karakaya son günlerde en ufak bir hak isteme eyleminde bile çok fliddetli polis sald r s na maruz kal nd n, birçok ilde adeta sivil s k yönetim uyguland - n, iflkence, bask, fliddet ve gözalt vb. ile düflüncenin yok edilmeye çal fl ld n belirtti. Tek tip toplum ve kültür yaratmak politikas ndan vazgeçilmesini, demokratik taleplerin bask ve iflkence ile karfl lanmamas n isteyerek Baflbakan ve çiflleri Bakan n demokratik de erlere, insan hak ve özgürlüklerine duyarl olmaya ça- rd klar n söyledi. Son günlerdeki bask ve fliddete en çok Kürt kad nlar n n maruz kald n belirten Karakaya, Demokratik taleplerle soka a ç kan hemen herkesin polis copu ile yan tland - n ifade etti. Karakaya, Demokrasi güçlerine tahammülsüzlük olarak gördü ümüz ve ifade etti imiz bu fliddet ve bask uygulamalar ile toplum sindirilmeye ve susturulmaya çal fl lmaktad r dedi. ZM R DE ALTI AYDA 492 HAK HLAL YAfiANDI nsan Haklar Derne i ( HD) zmir fiubesi, Ocak-Haziran 2003 aras nda zmir de yaflanan hak ihlalleri raporunu aç klad. Rapora göre alt ayda zmir de toplam bin 492 hak ihlali yafland. Rapor, Kemeralt giriflinde 25 kiflinin kat ld bir bas n aç klamas yla bas na duyuruldu. HD zmir fiube Baflkan Av. Mustafa Rollas, ihlallerin özellikle düflünce ve ifade özgürlü ü, kifli dokunulmazl, iflkence ve kötü muameleye maruz b rak lma, özel hayat n gizlili i, toplant ve gösteri yürüyüfl hakk ile bas n ve örgütlenme özgürlü ü, dil ve kültürel yaflama sayg alanlar nda yafland n söyledi. Rollas, HD zmir fiubesi yönetici ve çal flanlar na da alt ay içerisinde 16 dava aç ld n ifade etti. nsan haklar na dayal uygulamalar n daha da gelifltirilmesi yönünde devleti duyarl olmaya ça ran Rollas, raporda yer alan hak ihlallerini ise flöyle s ralad : Faili meçhul cinayet: 1 Gözalt : 173 Tutuklama: 47 Gözalt na al nan bas n mensubu:3 Tutuklanan bas n çal flan : 1 Tutuklanan yazar: 1 Gözalt na al nan mülteci: 95 Gözalt nda kötü muamele: 58 Karakolda iflkence: 2 Bas n aç klamas na müdahale: 3 Gözalt nda tehdit, cinsel taciz: 27 Toplat lan yay n: 152 flten ç karma: 167 Di er: 762 ( zmir)

12 18-31 Temmuz Sivas katliam unutulmad 2 Temmuz 1993 te Sivas Mad mak Oteli nde devlet destekli fleriatç lar taraf ndan yak larak katledilenler, katliam n 10. y ldönümünde düzenlenen anmalar ve eylemlerle an ld lar. 2 Temmuz günü Afl k Nesimi Çimen, Karacaahmet Mezarl ndaki mezar bafl nda an ld. Sivas ta katledilenler için bir dakikal k sayg duruflunda bulunulmas n n ard ndan, Grup Yorum ad na k sa bir konuflma yapan Cihan Keflkil, Bu katliam planlay p, örgütleyen Susurluk devleti olmas na ra men, atefli tutan eller gerici, yobaz sivil faflistler olmufltur. Sivil faflistler Marafl ta, Çorum da yapt klar n bir kez de Sivas ta yapm flt r dedi. TAYAD ad na konuflan Mehmet Güvel ise flunlar söyledi: Egemenlerle ezilenlerin, zalimle mazlumun, hakl yla haks z n kavgas d r bu. Tarihler de iflir, isimler de iflir, özü de iflmez. Dünün H z r Paflas, bugünün Ecevitleri, Tayyipleridir. Anma, Grup Yorum un seslendirdi i türküyle sona erdi. Yine ayn gün ÖDP ile Halkevleri, Sivas Katliam nda yaflam n yitiren Yazar As m Bezirci nin Zincirlikuyu Mezarl - ndaki kabri bafl nda anma düzenledi. As m Bezirci nin Zincirlikuyu Mezarl ndaki kabri bafl na ilk olarak Halkevleri üyesi bir grup geldi. Mezarl k giriflinden Bezirci nin kabrine kadar yürüyen grup Sivas Unutmad k pankart ve 2 Temmuz 93 Sivas katliam bizi y ld ramaz vb. dövizleri ile katliamda yaflamlar - n yitirenlerin foto raflar n tafl d. Halkevleri nin anmas n n ard ndan ÖDP li bir grup da Bezirci nin kabri bafl nda topland. Dün yakanlar bugün iktidar, Sivas n fl sönmeyecek, Ama Türküler susmaz, dövizlerini tafl yan grup ad na aç klamay ÖDP stanbul l Baflkan Sinan Tutal yapt. Tutal, Sivas katliam n unutturmayacaklar n ve katliam gerçeklefltirenlerin halka hesap verece ini belirtti. Sivas katliam n n 10. y ldönümünde birçok ilde alanlara ç kan binlerce insan, Sivas katliam n n unutulmad n göstererek katilleri protesto etti. TÜRK YE YAZARLAR SEND KASINDAN ANMA Teflvikiye deki Hadi Çaman Tiyatrosu nda TYS taraf ndan Sivas ta yaflam n yitirenler için 3 Temmuz günü bir anma etkinli i düzenledi. Anma, yaflam n yitirenler an s na sayg duruflu ile bafllad. Sayg duruflunun ard ndan Truva Folklor Araflt rmalar Derne i taraf ndan haz rlanan meflalelerle yap lan gösteri be eni toplad. Tiyatrocu Macide Tan r, As m Bezirci nin Sivas ta kat ld son paneldeki yaz s n ve otelde olaylar ç kt s rada kaleme ald bas n aç klamas n okudu. Bezirci nin son notlar, ard ndan katliam tan klar ndan Öner Ya c, Metin Alt nok un k z Zeynep Alt nok birer konuflma yapt. Anma, sahnenin ortas na konulan sepet içerisine yaflam n yitirenler için güllerin b rak lmas ile sona erdi. Ayn gün Pir Sultan Abdal Derne- i Sar yer fiubesi nde de bir anma gerçeklefltirildi. Bo aziçi Cemevi nde yap lan anmada, Cemevinin önüne Sivas flehitleri ölümsüzdür yaz l pankart as l rken, katledilen ayd nlar n foto raflar n n yan na mumlar b - rak ld. Sivas belgeselinin izlenmesiyle bafllayan anma, katledilenlerin an s na yap lan bir dakikal k sayg durufluyla devam etti. Cemevi fiube Sekreteri Salih Öztürk bir konuflma yapt. Anma, Grup Yorum üyelerinin türküleri ve semah gösterileriyle son buldu. 5 Temmuz günü ise Divri i Kültür Merkezi ve Gürün Yard mlaflma Derne i taraf ndan düzenlenen panelde Sivas ta katledilenler bir kez daha an lm fl oldu. Mecidiyeköy Kültür Merkezi nde yap lan etkinli e yazarlar Lütfi Kaleli, Erdo an Ayd n, Türkiye Yazarlar Sendikas (TYS) Genel Sekreteri Gülsüm Cengiz, HADEP fiiflli lçe Baflkan Lezgin Örnek, EMEP fiiflli lçe Yöneticileri ve Tohum Kültür Merkezi temsilcilerinin de aralar nda bulundu u bir grup kat ld. Etkinlik gazeteci-yazar Can Dündar n haz rlad 2 Temmuz Belgeseli ile bafllad. Konuflmalar n ard ndan, Ali Naki Gündo du nun Pir Sultan Abdal türküleriyle sona erdi. 2 TEMMUZ fieh TLER KADIKÖY DEK EYLEMDE ANILDI Pir Sultan Abdal Kültür Derne i stanbul fiubeleri, 2 Temmuz 1993 te Sivas Mad mak Oteli ndeki katliam protesto etmek için 5 Temmuz günü bas n aç klamas yapt. Dördüncü ölmem bu hain, Pir Sultan ölür dirilir pankart açarak Kad köy skelesi önünde bir araya gelen kitle, Faflizmi döktü ü kanda bo aca z, Katliamlar halklar susturamaz yaz l dövizler açarak, bir dakikal k sayg duruflunda bulundu. Z NC RL KUYU DA ANMA 6 Temmuz günü Zincirlikuyu Mezarl önünde bir araya gelen Pir Sultan Abdal Kültür Derne i, ESP, EMEP, Direnifl Gazetesi ve Yüz Çiçek Açs n Kültür Merkezi, Sivas ta katledilen ayd nlar n foto raflar ile Zindanlara atsan z, atefllerde yaksan z direndik/direnece iz, Marafl, Çorum, Sivas, Gazi, 19 Aral k katliamlar n unutmad k unutmayaca- z, Sivas n fl sönmeyecek yaz l dövizleri açarak, Bezirci nin mezar na do ru yürüyüfle geçti. Grup ad na Pir Sultan Abdal Kültür Derne- i Genel Merkez Yöneticisi Atilla Özdo an k sa bir konuflma yapt. Anma Vardiya Grubu nun verdi i k sa bir dinletinin ard ndan son buldu. ESENYURT TA ANMA Esenyurt flçi-köylü ve Yeni Demokrat Gençlik okurlar taraf ndan z Kültür Sanat Merkezinde bir anma düzenlendi. Bir dakikal k sayg durufluyla bafllayan anmada konuflmalar ve fliirler okundu. Konuflmalarda Sivas ta yaflananlar n bir devlet katliam oldu unun alt çizildi. Ümraniye Pir Sultan Abdal Derne i temsilcilerinin kat ld panelin ard ndan, TKM bünyesinde çal flmalar n sürdüren Grup Nisan Günefli bir dinleti verdi. ( stanbul) ANKARA Sivas katliam n n 10. y l nda Ankara da Abdi pekçi Park nda düzenlenen mitingde binlerce kifli tek bir yürek oldu. Toros Sokak ta toplanan kitle, sloganlar eflli inde Abdi pekçi Park na yürüdü. Pir Sultan Abdal Kültür Derne i, Hac Bektafl Veli Kültür Derne i, sendikalar, yöre dernekleri, kitle örgütleri, devrimci ve sosyalist bas n pankartlar n n aç ld yürüyüfl k sa sürerken, kat l m önceki y llara oranla oldukça düflüktü. fiehitler an s na yap lan sayg duruflundan sonra flehit aileleri ad na Hikmet Özkan söz alarak; Sivas ta kardeflli in, bar fl n yak ld n söyledi. PSAKD Baflkan Kaz m Genç ise Sivas ta fleriat provas n n yap ld n dile getirdi. Ankara Devrimci ve Sosyalist Bas n Platformu pankart n n da aç ld mitingde; Sivas n katili patrona a devleti yaz l Partizan pankart da aç ld. Kölelik Yasas geri çekilsin, Tekel e uzanan eller k r ls n dövizlerinin de aç ld kortejde Karadeniz flehitleri de an ld. Kitlenin yürüyüfl s ras nda Komünist Önder brahim Kaypakkaya ile ilgili att sloganlar halk taraf ndan alk fllan rken s k s k Gençler da lara Partizan iktidara, Gerillalar ölmez yaflas n halk Savafl vb. sloganlar at ld. Suavi in söyledi i türkülerle coflan kitle, Partizan bayraklar n dalgaland rd.

13 Temmuz 2003 ZM R Sivas katliam n n 10. y l vesilesiyle zmir de kitlesel bir miting düzenlendi. Saat 16:00 da Cumhuriyet Meydan nda toplanan yaklafl k 1000 kiflilik kitle burada kortejler oluflturdu. En önde Sivas n fl sönmeyecek pankart, ard ndan partiler, dernekler ve devrimci ve sosyalist bas n pankart n açarak kortejlerini oluflturdu. Gazetemiz okurlar ve YDG liler de 2 Temmuz Sivas katliam n unutmad k/unutturmayaca z Partizan- YDG imzal ortak pankart açt. Ayr ca sendikal olduklar için iflten at lan A art o lu iflçileri de pankart açarak mitingde yerlerini ald lar. Kitle buradan sloganlarla Konak Meydan na do ru yürüyüfle geçti. Polisin yürüyüfle izin vermeyece- ini söylemesi, k sa bir gerginli e yol açsa da kitle yürüyüfle devam etti. Konak Sümerbank önüne gelindi inde burada Tertip Komitesi ad na Hac Bektafl Veli zmir Merkez fiube Baflkan Elif Bak r bir konuflma yapt. Bak r konuflmas nda Sivas n katilleri halen yakalan p cezaland r lmad diyerek Sivas n hesab n n sorulaca n söyledi. Burada kitle Sivas n fl sönmeyecek, Kahrolsun faflist diktatörlük, 2 Temmuz u unutmad k unutturmayaca z vb. sloganlar atarak da- ld. MERS N 2 Temmuz, Mersin de de yap lan etkinlik ve anmalarla protesto edildi. Adana da HD binas önünde biraraya gelen sendikalar, meslek örgütleri dernekler gibi birçok demokratik kurulufl ve kurum temsilcileri 2 Temmuz anma etkinli i çerçevesinde bir yürüyüfl yaparak Sanatç lar Park na gelindi. Polisle yaflanan k sa bir gerginli in ard ndan, Pir Sultan Abdal Kültür Derne i taraf ndan haz rlanan bas n aç klamas sloganlarla okundu. Kalabal k daha sonra otobüslerle Küçük Dikili ye hareket etti. Burada 2 Temmuz Park n n aç l fl gerçekleflti. Aç l flta Küçük Dikili Belediye Baflkan Mehmet Yap k bir konuflma yapt. Müzik dinletisi ve fliirlerin ard ndan etkinlik sona erdi. SAMSUN Sivas ta 10 y l önce 2 Temmuz günü Mad mak Oteli nde 33 can n devlet destekli gericilik atefli ile yak lmas n protesto etmek ve yaflam n yitirenleri anmak için Pir Sultan Abdal Kültür Derne i Samsun fiubesi etkinlik düzenledi. Atatürk Kültür Merkezi nde yap lan etkinlikte, fiube Baflkan Cem Sultan Ermifl bir konuflma yapt. Ermifl konuflmas nda; Herfley daha dün gibi belleklerimizde. Ünlü ozan halk önderi Pir Sultan Abdal n inanc n, bilincini yaflatmak için ve onu anmak için Sivas a giden yazar, sanatç, semahç ve ba lamac lardan oluflan bu ülkenin ayd nl k yüzü 33 can katlettiler. Bugünkü hükümet Mad mak Oteli nde 33 can yakan gericileri affetmek talebiyle mecliste yasalar ç karmak için çal fl yor. Hükümet gerçek yüzünü göstererek 33 can katleden san klar n serbestçe dolaflmas için çaba harc yor dedi. Katliamda hayat n kaybedenlerin demokrasiyi, bar fl, özgürlü ü ve emek mücadelesini temsil etti ini söyleyen Cem Sultan Ermifl Temmuz, emekçilerin grevli-toplu sözleflmeli sendikal haklar için mücadele günüdür. 2 Temmuz emperyalist savafllara karfl demokrasi güçlerinin bar fl n örme günüdür. Katliam n 10. y l nda mücadelemizi daha da yükselterek katliam unutturmak isteyenlere gereken yan t hep birlikte verelim diyerek sözlerini noktalad. Etkinlikte Pir Sultan Abdal n yaflam nda çekti i çileyi, bask lara ve zulme karfl direncini konu alan tiyatronun ard ndan 33 can n isimleriyle, yaflant - lar, umutlar tek tek okunarak resimlerini ayd nlatan ampullerle süslediler. Ard ndan yerel sanatç lar n Pir Sultan Abdal türkülerini söylemesiyle etkinlik sona erdi. Benzin istasyonu patlad : Devlet yand nsan hayat n hiçe sayan devlet, daha fazla kâr hesaplar yaparken, gerçeklefllen deprem, patlama vb. durumlarda yanan veya y k lan yine kendisi oluyor. Gecekondu semtlerinde yaflayan halk evinden d flar atan, evini y kan, onu d flar da b rakan devlet, söz konusu büyük iflletme sahipleri olunca yasa, hukuk tan m yor. 6 Temmuz günü Ankara n n ncesu semtinde üzerinde Dü ün Salonu bulunan bir benzin istasyonunun patlamas sonucu 25 kiflinin a r toplam 150 kifli yaralanmas olay buna bir örnek. LPG tankerlerinden gaz s zmas sonucu gerçekleflen patlama s ras nda salondakiler kendilerini d flar atarak kurtuldular. stasyonun üzerinde dü ün salonunun nas l yap ld sorular kafalar kar flt r rken, yanan veya yaralanan asl nda halk de il, böyle bir olay n yaflanmas n sa layan devlet oldu. (Ankara) TUNCEL VAL S NE SALDIRI 8 Temmuz tarihinde Tunceli nin Pülümür lçesi nden dönen Tunceli Valisi Ali Cafer Akyüz ile Belediye Baflkan Hasan Korkmaz, askeri personel ve daire amirlerinden oluflan 13 araçl k konvoya, Tunceli ye 30 kilometre kala Za ge mevkiinde silahl sald r da bulunuldu. Valinin yara almad sald r da, 2 asker ölürken bir asker de yaraland. Sald r y sonraki günlerde KADEK üstlendi. B NGÖL DE 5 KÖYLÜ ÖLDÜRÜLDÜ Bingöl Merkez e ba l Yumakl Köyü ne ba l Karakoç mezras na yap lan silahl bask nda, kimli i belirsiz 6 kifli, 5 köylüyü öldürdü. Sald r sonras nda olay yerine giden Bingöl Valisi Hüseyin Avni Cofl, sald r n n KADEK liler taraf ndan gerçeklefltirildi ini iddia etti. Tan k köylülerin anlat mlar na göre; 6 kifli 2 KADEK gerillas n n ölümüyle ilgili araflt rma yapt klar n söyleyerek G yasettin Özmen, Ahmet Acar, Erdal Acar ve Hac Kaya y kafalar na kurflun s karak Mahmut Kaya n n ise kafas n taflla ezerek öldürdüklerini söylediler. Köylüler ayr ca sald r y yapanlar n düzgün flive ile Türkçe konufltuklar n, tek tip elbise giymifl, temiz elbiseli, kaliteli spor ayakkab s giymifl kifliler olduklar n n dikkat çekti ini belirttiler. Ayr ca olay n operasyonlar n yo- unlaflt bir yerde gerçekleflmesi, öldürülen kiflilerin gerillayla iyi iliflkiler içinde olmalar, sald r y gerçeklefltirenlerden birinin kolunda ay y ld zl arma olmas, habercilerin bölgeye gitmelerinin engellenmesi de sald r n n provakasyon amaçl kontgerilla sald r s olabilece i kuflkusunu güçlendiriyor. TOKAT TA GER LLALAR HESAP SORUYOR Bir süredir Karadeniz de yo- unlaflan operasyonlar s ras nda gerillalarla devlet güçleri aras nda dönem dönem çat flmalar yaflanm fl, bu çat flmalar s ras nda TKP/ML gerillalar ndan üç, DHKP/C gerillalar ndan iki, MKP gerillalar ndan iki kifli flehit düflmüfltü. Bu çat flmalar s ras nda devlet her zaman oldu u gibi kendi kay plar hakk nda herhangi bir bilgi vermekten kaç nm flt. Yerel kaynaklardan en son gelen haberlere göre 4 Temmuz da TKP/ML gerillalar n n devriye görevi yapan devlet güçlerine sald r düzenledi i ö renildi. Bas nda ç kan haberlere göre ç kan çat flmada iki TC askeri öldü, iki asker de yaraland.

14 18-31 Temmuz Gerçek düflman m z burjuvazi ve emperyalizmdir fiovenizm bombard man yla Yunan halk, Türkiye halk na düflman tan t lmakta, daha ilkokul ça lar nda okutulan kitaplardaki ifadelerle iki halk birbirine karfl k flk rt lmaktad r. Böylece kendi aralar ndaki çeliflkiyi, halklar üzerine y kmak isteyen Türk ve Yunan egemen s n flar baflta K br s sorunu olmak üzere birçok konuda aralar ndaki ç kar dalafl na Türkiye ve Yunanistan halklar n da ortak etme çabas ndad r. Ancak bunlara karfl n tüm halklar n kardeflli i ve ortak düflmana karfl ortak mücadeleyi savunan komünist partilerden Yunanistan Komünist Partisi/Marksist-Leninist Genel Sekreteri Dimitris Savalas ile K br s ve Avrupa Birli i üzerine yapt m z söylefliyi yay nl yoruz. - Öncelikle sizi tan yabilir miyiz? Ad m Dimitris Savalas. Yunanistan Komünist Partisi/Marksist-Leninist in Genel Sekreteriyim. -Son süreçte K br s konusu, emperyalist güçlerin çözüm önerileriyle birlikte yeniden gündeme geldi. Sizin Partinizin bu konudaki düflüncelerini alabilir miyiz? Biz K br s n sözde do u sorununun miras oldu una inan yoruz. Bu sorun emperyalist güçler aras ndaki çeliflkiden ortaya ç km flt r. Osmanl mparatorlu u nun on y l içindeki bask lar ve ard ndan Yunan mparatorlu u nun iflgali ile sonuçland. 2. Dünya Savafl ve halklar n ulusal ve sosyal kurtulufl mücadelelerinin yükselmesiyle, K br s halk da kendi ba ms zl n istedi. Ama temel sorunlar ve talepleri K br s halk n n Yunanistan la birleflmesiydi. Çünkü K br s taki birçok insan Yunanistan kökenliydi. Ard ndan sorun daha da karmafl k hale geldi. Zira K br s halk n n di er k sm da Türkiye den gelmiflti. Bununla birlikte K br s, ngiliz, Rus ve Amerikan emperyalistleri gibi Yunan ve Türk burjuvazilerinin çat flma sahas haline geldi. Emperyalistler Yunan-Türk burjuvazileri aras ndaki çeliflkileri avantaj olarak kulland ve böylece ngilizler, Ada üzerindeki sömürülerini sürdürmek için bu çeliflkiden yararland lar. Ve di er emperyalistler de bu adaya ad m atm fl oldular. Bu konuda birlik slogan n kullanan K br s Rumlar bugün hala bu slogan kullanmaktad rlar. Bu slogan düzmece bir slogand r ve Yunan burjuvazisi taraf ndan ortaya at lm flt r. Ayn flekilde Türkiye ile birleflmeyi hedefleyen hareketin slogan da ayn d r ve bu da Türk burjuvazisinin slogan d r. Bunlar K br s iki topluma, Yunan ve Türk toplumlar na bölmeye çal flmaktad rlar. Yunan burjuvazisi taraf ndan desteklenen K br s Yunan kesimi Türk toplumuna sald rmakta. Bunun yan nda K br sl Türkler de Türkiye burjuvazisinin deste iyle K br sl Yunanlara provokatif davran fllarda bulunmaktad rlar. Zaman nda K br s ta Türk hava gücü Yunan köylerini bombalad y llar ndan bahsediyorum. O zamanlar Yunan diktatörlü ü bu noktay temel nokta olarak ald. Temmuz 1974 te Türk burjuvazisi K br s n kuzeyini ele geçirdi. O dönemde bu sald r, ABD taraf ndan yaln zca desteklenmekle kalmad, ayn zamanda liderli ini de ABD yapt. ABD iki taraf n da hakim s - n flar n kullanarak kendi ç karlar n elde etme takti ini kullan yordu. Bu program içinde Türk burjuvazisi, tüm Ada üzerinde direkt veya dolayl kontrole sahip olmak istiyordu. Yunan burjuvazisi ise daha güçsüz bir konumdayd. Bu yüzden o zamanlar istedi i tek fley K br s nüfusunun büyük k sm n n Yunan oldu- u gerçe ini temel alarak Ada üzerinde, ileride kendilerine kontrol imkan verecek bir uzlaflmayd. ABD, Rus ve ngiliz emperyalistlerinin uzun y llard r var olan bu durumda kesin rolleri vard. Bu rol 1991 de Rusya n n y k lmas na kadar sürdü. fiimdi bu sorun daha da karmafl k hale gelmiflti. Çünkü emperyalist güçler aras nda çeliflki söz konusuydu. Bir yandan ABD emperyalistleri problemin sürüp gitmesinden yanayken, di er yandan Avrupal emperyalistler oyunun, ngilizler lehine çözümü için çaba sarf ediyorlard. Bu istek, K br s n Avrupa Birli i ne kat l m yla ifade edildi. Tabi bir de hiçbir flekilde bu oyunun d fl nda kalmayan Rusya vard. Zira K br s ta birçok Rus flirketi mevcuttur. Biz gelecekte bu konunun nereye varaca n bilemeyiz, zira bu emperyalistler aras ndaki çeliflkilerin geliflimine ba l d r. Bu konuda iki sorun vard r; ilk olarak Avrupa Birli i zaten bu oyunun içindedir, ikincisi Türk burjuvazisi taraf ndan bir bask oldu una inan yoruz. Çünkü onlar n Ada üzerinde tam kontrol arzusundan vazgeçip geçmedikleri sorusu hala orta yerde durmaktad r. Bizler temel konunun Yunan ve Türk halklar n n, emperyalistlerin ya da Yunan-Türk burjuvazilerinin müdahalesi olmaks z n kendileri ile ilgili karar kendilerinin vermesi ve ne yapmak istiyorsa onu yapmas oldu una inan - yoruz. Bizler Avrupa Birli i nin emperyalist ülkelerin bir koalisyonu oldu unu düflünüyoruz. Emperyalist ülkeler aras ndaki bu birlik öncelikle sosyalist kampa karfl bir savunma olarak oluflturuldu.

15 Temmuz 2003 Ve bizim mücadelemiz de onlar n bu kararlar na ba l olacakt r. Biz ayr ca Kofi Annan n plan na da de inmek istiyoruz, zira bu önemli bir nokta. Bu plan gerçekte emperyalistler ve tabi ki iki di er burjuvazinin Ada üzerindeki anlaflmalar n n ifadesidir. Annan Plan gerçekte daha önce de söyledi imiz gibi, Ada üzerinde tam kontrolün sa lanmas hedefi ile ilgilidir. -Bugün Selanik te Avrupa Birli- i Zirvesi yap l yor. Bu Zirve ile ilgili ne düflünüyorsunuz? Ayr ca AB hakk ndaki genel düflünceniz nedir? Bizler Avrupa Birli i nin emperyalist ülkelerin bir koalisyonu oldu- unu düflünüyoruz. Emperyalist ülkeler aras ndaki bu birlik, öncelikle sosyalist kampa karfl bir savunma olarak oluflturuldu. Politik parça biçimsel ve politik temelde ulusal plandayd. Avrupal emperyalistler Avrupa Birli i ni ayn zamanda askeri ordu olarak da kullan yorlar. 2. Dünya Savafl s ras nda bizler çok ac lar çektik. Bugün hala proletaryaya karfl kullan lan üsler mevcuttur. Ayn zamanda bugün Avrupa Birli- i, emperyalist-kapitalist ülkeler için sermaye elde etmek için kullan l yor. Bafllang çta Avrupa Birli i, komünistlere ve sosyalist kampa karfl Amerika n n tam deste ine sahipti. Aç klayaca m unsurlar deki çöküflten önce de sonra da geçerliydi. Avrupa Birli i birçok politik sorun ve çeliflki oluflturdu. Bizim düflüncemize göre AB, merkezi olarak bu ülkelere dayal bir çeflit stratejik çizgi izlemektedir. NATO ile birlikte onlar birlefltiren ve ç - karlar na hizmet eden birçok fley var. lk problem, emperyalist ülkelerin kendi aras ndaki çeliflkidir. Bizler unutmamal y z ki 2. Dünya Savafl n n bir nedeni de Avrupa ya egemen olmak için Fransa ve Almanya aras ndaki çeliflkiydi. Bu iliflki ve çeliflkiler bugün hala çeflitli flekillerde sürmektedir. Yaln zca bu ülkeler aras nda de il ayn zamanda Avrupa Birli i içinde yer alan di er gibi baz ülkeler üzerinde daha fazla egemenlik için bask konusunda aralar nda anlaflm fl durumdad rlar. Bu ba lamda güçlü politik üsler biçimi küresel çapta dahi onlara geniflleme/büyüme imkan tan maktad r. Ekonomik alanda gerçekte ekonomik temelleri desteklemeyi baflard - lar. Bunu korumak istiyorlar, bunu her halükarda mümkün k lmak istiyorlar. Buna ra men yaflamda ve politikada her fley ileri gitmek zorundad r. Bunu yaparak onlar, bunun politik ve askeri temellerini de oluflturmak zorundalar. Bunu ilerletecek olan yol, emperyalist çeliflkiler içinde al nan büyük Avrupal emperyalist güçlerin kararlar na ba l olacakt r. Bu yüzden, bu Biz kendi halk m - z n ve Türkiye halk n n kardefl oldu una inan yoruz. Sahip oldu umuz gerçek düflman m z, burjuvazi ve emperyalizmdir. Yapaca m z tek mücadele, ortak düflmana karfl ortak mücadeledir. Bizler temel konunun Yunan ve Türk halklar n n, emperyalistlerin ya da Yunan-Türk burjuvazilerinin müdahalesi olmaks z n kendileri ile ilgili karar kendilerinin vermesi ve ne yapmak istiyorsa onu yapmas oldu una inan yoruz. emperyalist ülkeler aras nda da çeliflki vard r. kinci problem Avrupa Birli i nin ABD ile olan iliflkisidir. Bu iki problem birbirine girmifltir ve bizler bunu bugün daha aç k bir flekilde görebilmekteyiz. fiimdi Avrupa sermayesi ve burjuvazi için politik sorun, ne çeflit bir birlik kurulaca ve bunun prosedürünün ne olaca d r. Birlik Rusya ile iliflkiye girecek midir? Fransa ve Almanya aras ndaki birli e mi dayanacakt r? Daha önce de aç klad m z gibi bu Avrupa Birli i ne bizim bak fl aç - m zd r. Yani Avrupa Birli i Avrupal emperyalist ülkelerin koalisyonudur. Bu birli in ilk hedefi proletarya üzerinde hegemonya kurmakt r. Bu herkesin hemfikir oldu u bir noktad r. Emperyalist ülkeler için Avrupa Birli i nin daha zay f ülkelerine karfl çeflitli biçimlerde genifl hareket alan vard r. Do u Avrupa ülkeleri kampta da birçok kez üzerinde konufltu umuz, en çok analiz etti imiz spesifik noktaya dönüyoruz. ABD emperyalizmi dünya hegemonyas için daha da sald rganlaflmaya devam ediyor. Ve ikincisi; Avrupa Birli i nin bu konuda nas l hareket edece idir. Bu konuda kesin s n rs z gerçekler mevcuttur. Örne in Avrupal lar birçok konuda Amerika Birleflik Devletleri ile birlikte çal fl - yorlar, bunu görmezden gelemeyiz. kinci Dünya savafl ndan zengin tarihsel deneyimlere sahibiz. Bu dönemde 1930 larda ortaya ç kan ittifaklar sorunu, iflçi s n f hareketinin de zaten bafllam fl oldu u 1942 de çözümlenmifltir. Tarih hiçbir zaman aynen tekerrür etmez; fakat bu tarihi deneyimi gözden geçirerek dikkate almal y z. Bu konu çok önemlidir ve sürdürülmelidir. Bizim bak fl m z tart fl lmal ve fikir al flverifli yap lmal d r. -Sonuç olarak, Türkiye halk na iletmek istedi iniz mesaj n z var m? Ben kendim ve hepimiz de, devletin gerçeklefltirdi i flovenist bask - lar veya resmi sald r lar duydu umuzda çok öfkeleniyoruz. Türk halk, yabanc burjuvaziye ba l olmas ndan kaynakl devlet taraf ndan sat lm flt r. Bizler Türkiyeli yoldafllar n flunu bilmelerini istiyoruz: Biz öfkelendi imizi veya sizinle beraber oldu umuzu söyledi imizde bunlar bofl sözler de ildir. Bizim gerçekten neyi aç klamak ya da ne hissetti imiz ifade etmek için bunlar söylüyoruz. Çünkü biz kendi halk m z n ve Türkiye halk n n kardefl oldu una inan yoruz. Sahip oldu umuz gerçek düflman m z, burjuvazi ve emperyalizmdir. Yapaca m z tek mücadele, ortak düflmana karfl ortak mücadeledir. Bizler yoldafllar olarak bu mücadele içinde beraberiz. -Söylefli için size çok teflekkür etmek istiyoruz ve mücadelenizde baflar lar diliyoruz. Bana teflekkür etmemelisiniz. Bu bizim için görev ve mutluluktur. Ayn flekilde biz de size mücadelenizde baflar lar diliyoruz.

16 18-31 Temmuz Kitleler adeta bir ayna gibi kendi gerçekli imizi bizim yüzümüze çarpt Do ru yolda sebatla ilerleyelim... bu faaliyetlerin önemli bir yan da kiflilerde ve alanlarda, kendine güveni afl lamas d r. Özellikle böyle bir süreçte çeflitli olumsuzluklara ra men eksikleri de olsa bu faaliyetin yürütülmesi baz kavga kaçk nlar na ve mücadelenin kifliler üzerinden devam etti ini sananlara da iyi bir cevap olmufltur. Kiflileri öne ç kararak karalayan, kullananlar mücadelenin kiflilere endeksli olmad n görmüfltür. Bu da içinden geçti imiz süreç aç s ndan önemlidir. Mümkünün son s n r na, imkans z elde etmek için çabalayanlar ulaflabilir ancak. Gerçekleflmifl imkanlar, zorlanm fl imkans zl klar n sonucudur. (KARL L EBKNECHT) na yan t vermemek demek, kolektif iradeyi sürecin d fl nda tutmak ya da sürecin gerisinde kör topal yürütmektir. Koflullar m z bu denli zorlaflt ran bafll ca nedenlere gelince; birincisi; dünyada emperyalist sald rganl n gi- baflar rsak, bütünsellikli bir düflünüfl ve buna uygun bir pratik hatta sahip olmamam z için hiçbir neden yoktur. DE ERLEND RMELER M Z GÜCÜNÜ GERÇEKLERDEN ALMALIDIR rince kavrayamad bir faaliyetin di er yoldafllar ve faaliyetçilerce kavranmas - n düflünmek do ru olmaz san r z... Kavrama sorununda problem varsa, uygulamada da problemlerin ortaya ç kmas kaç n lmaz hale gelir. Bu demektir Evet, gerçekleflmifl imkanlar, zorlanm fl imkans zl klar n sonucudur. Somutu incelemek, bu inceleme sonucu ortaya ç kan sonuçlar prati e uygulamak yo- un bir çaba ve emek gerektirir. Bu çaba ve emek yo unlu unu ortaya koymadan bir sonuç almak oldukça zordur. Yani zorluklar aflmak, zorlu ve zorunlu bir çabay gerektirir. Yüzeysel yaklafl mlarla, istikrars z çabalarla, kazan c /sonuç al c hiçbir baflar elde edilemez. Elde edilen tek fley, karamsarl k ve umutsuzluk olur. çinden geçti imiz sürecin zorluklar bize, sürecin do ru bir tarzda çözümlenmesini ve ortaya ç kan devrimci sonuçlar, srarl bir tarzda uygulamam z dayat yor. Evet koflullar zordur. Ama bu zorluklar, devrimci iyimserli imizi asla karartmamal d r. Her koflulda devrimci iyimserli imizi, kazanma azmimizi korumal y z. Yak nma, s zlanma bizim iflimiz de ildir. Zaman n yak nmayla, s zlanmayla geçirenlerin bu yürüyüfle uygun kiflilikler olmad ve yanl fl meslek seçtikleri kesindir. Bu kifliliklerin önlerinde iki yol vard r. Ya acil de iflim ya da ayak ba olmaktan ç kmak. Bu- derek artmas, faflist sald rganl n ve gericili in fliddetlenen sald r lar... Di- er bir ifadeyle dünya çap nda yaflanan ekonomik ve siyasi kriz, emperyalist tekelleri ve yerli uflaklar n militarizme kilitliyor. kincisi, sosyalist maskeli bürokratik burjuva diktatörlüklerin sosyalizm ad na yaratt klar y k m n ürünü olan, kitlelerdeki devrim ve sosyalizme güvensizli in devam etmesidir. Kitlelerin kendili inden devrime, sosyalizme yönelmesini beklememeliyiz. Nihayetinde kitlelerin ihtiyac bu yöndedir, ama bunun için Marksizm-Leninizm- Maoizm bilimine, bu bilimin önderli ine kesin ihtiyaç vard r. Ve iflte bizim zorluklar m z tam da bu noktada ortaya ç k yor. Bugün bu zorluklar aflman n çabas n yürütüyoruz. Deyim yerindeyse i neyle kuyu kazmaya çal fl yoruz. Son süreçte yürütülen kampanya da bu i neyle kuyu kazma çabas n n; örgütlülü ü daha üst bir aflamaya s çratma bilincinin ürünüdür. Dolay s yla bu sürecin faaliyetçilerinin ortaya ç kartt klar sonuçlar do ru okumal y z. Tüm çabam z bu kampanyadan ç kartt m z do rularda derinleflmek ve ortaya ç kan eksiklikleri gidermek olmal d r. Bunu Burada genel anlamda yürütülen kampanyalar n önemi ve bu kampanyalar n nas l yürütülmesi gerekti i üzerinde durmayaca z. Burada, geride b rakt m z bir kampanyadan faaliyetçilerimizin ortaya ç kartt ve ifade etti i somut sonuçlar üzerinde duraca z. S n f, parti, önderlik bilinci fl nda kitle faaliyetinde yo unlafl, parti inflas nda derinlefl! fliar do rultusunda; önemli bir alan m z merkez olmak üzere 24 Nisan, 1 May s ve 18 May s günleri etraf nda ele al nan kampanya raporunun hemen girifl bölümünde ortaya konulan flu yaklafl - m n önemini do ru anlamal y z:.öncelikle flunu belirtmek istiyoruz ki, gerek kampanya gerekse de kampanya biçiminde ele al nmadan sürdürülen faaliyetler biçiminde olsun, tüm faaliyetlerin baflar l bir flekilde sonuçlanmas n n temel kriteri çal flmalar n bütün yönleriyle kavran p kavranmamas d r. deolojik, politik ve örgütsel olarak içeri i kavranamayan bir çal flman n kitlelerin beyninde ve yüre inde derin izler b rakmas beklenemez. Bu noktada üzerinde durmak istedi imiz olgu faaliyete nas l önderlik yap laca d r. Çal flman n yürütülmesi için seçilen önderli in yete- ki, herhangi bir kampanyaya bafllamadan önce; öncelikli olarak kampanyan n sürece denk düflüp düflmedi ini do ru olarak saptamal y z. Bu, bir kampanya için at lan ilk ad md r. kinci ad m; kampanyan n ideolojik-siyasal-örgütsel hedeflerinin net olarak ortaya konmas d r. Yani kampanyan n temel fliar ndan tutal m da, alanlarda izlenecek yolun, kullanaca m z tüm propaganda araçlar n n asgari düzeyde belirlenmesi gerekir. Üçüncü ad m; örgütsel mekanizman n geliflimi için do ru bir çizginin tespit edilmesidir. Son üç ayl k kampanya sürecimizdeki baflar ve baflar s zl klar n nedenlerini de tam bu noktalarda aramal y z. Bilincimizde, kavray fl m zdaki yetersizlikler; güçlerimizi motive etmede, rasyonel bir tarzda harekete geçirmede, kitlelere hitap etmede, vb. olumsuz pratiklere neden olur. Bu kampanyalar sürecinde de birçok faaliyetçimiz bu gerçeklerle yüzleflmifltir. Burada yap lmas gereken ilk fley; bu tablodaki sorumluluk pay m z n ne oldu unu aç a ç karmak olmal d r. Yani öncelikle soruyu kendimize sormal y z. Kitleleri suçlamaya kalkmak ya da baflar s zl klar

17 13 d fl m zda aramak eksikliklerimize ve olumsuzluklar m za karfl kendi kendimizi silahs zland rmakt r. Ve önümüzdeki yeni bir kampanya sürecine de ayn nitelikteki zaaflarla bafllamak demektir. Bu hatal duruma düflmemek için bu düflünüfl tarz n terk etmemiz gerekir. Yeniden bafla dönersek, bir kampanyada asgari düzeyde bir baflar n n elde edilmesi için, asgari düzeyde bir ön haz rl n olmas zorunludur. Bu haz rl k her fleyden önce kampanya faaliyetçilerinin ne yapmak istediklerini, sürece hangi siyasal ve örgütsel hedeflerle yüklendiklerini kavramalar n sa lar. fiu gayet aç k: E er uygulama kavramayla ilintiliyse -ki öyledir- herkes kavrad kadar uygular. Sürecimizi ve hedeflerimizi yeteri kadar bilince ç karmayan/kavramayan faaliyetçi, faaliyete sorunlu bir tarzda bafllam fl demektir. Yani kampanyan n siyasal mesaj n kitlelere ulaflt rmaya çal flan, kavratmaya çal flan öznenin kavray fl nda problem vard r. fiu unutulmamal d r ki yeteri kadar inanmayanlar, inand r c ve ikna edici olamazlar. Kavratmak ve ö retmek için bilmek ve inanmak gerekir. Israrc l k da gücünü bu inan fltan ve kavray fltan al r. Ancak, flu da bilinmelidir ki: Hiçbir kavray fl prati in tüm yanlar na hakim olamaz. Esas olan budur. Bu nedenle her fley, önceden saptanm fl olmal, kavramad m için prati e girmek benim için erken, bu ifli kavray fl daha iyi olanlar yapmal, önce kavrayal m, sonra yapal m. ben bu alan bilmiyorum, yapamam vb. yaklafl mlar do ru de ildir. Bu yaklafl mlar, Marksist- Leninist-Maoist tezlere ayk r d r ve geliflimin önündeki en büyük engeldir: Aslolan pratiktir, pratik önce gelir. Kavray fl n niteli i ve geliflimi pratik içinde saptan r. Bu bizlere, prati- e girmekten çekinmemek gerekti ini, aksine tüm gücümüzle, geliflmek için, prati i de ifltirmek için, kavray fl m z pratik süreci de ifltirecek düzeye getirmek için, geriliklerimize ra men prati e girmek gerekti ini gösterir. Amac m z, faaliyetçilerimizi kampanyaya esas olarak haz rlamakt r. Bununla birlikte, her uygulaman n ayn zamanda kavray fl gelifltirece i de unutulmamal d r. Kampanyaya baflland ndaki kavray flla, kampanya sonundaki kavray fl ayn de ildir. Kampanya faaliyetçilerimizin kavray fl nda ilerlemeye neden olur. Bafllarken kavranmas gereken: kampanyan n gereklili i ve nas l uygulanaca d r. Bunun devam nda, kampanya sonunda, yapt m z iflle, örgütlülükle, kitlelerle ve düflmanla ilgili kavray fl ileri noktalara ulafl r. Bu geliflim, bir sonraki kampanyan n bafllang - c ndaki kavray fl olarak da ele al nabilir. Bu de erlendirmelerden hareketle flu net belirlemelerde bulunabiliriz. a) Her kampanyan n asgari düzeyde bir ön haz rl olmal d r. b) Kampanyaya yön veren önderli in, kampanyan n içeri ini asgari düzeyde kavramas gerekir. c) Kampanyan n hedefleri do rultusunda örgüt e itilmeli ve pratikte yo unlaflma sa lanmal d r. d) Kavray fls zl tersine çevirmenin as l yolu olarak pratik çal flma, sürekli incelenmelidir. K TLE FAAL YET NDE YO UNLAfi, PART NfiASINDA DER NLEfi Son y llarda Parti-kitle iliflkisi, Partinin kitlelerle olan iliflki düzeyi konusunda yürütülen tart flmalar, yeterli düzeyde olmasa da belli bir doygunlu a ulaflt. fiimdiki esas görev, söylemleri prati e uygulamak, devrim denilen o muazzam eserin yarat c s olan kitlelerle ba kurmak, kurulan ba lar sürekli Temmuz 2003 hale getirecek örgütlülükler yaratmakt r. Bunu yaratamazsak, kampanyalar sürecinde yakalad m z her iliflki ve yaratt m z olumlu havan n gelip geçici olaca aç kt r. Yine enerjimizi kitle faaliyetinden çok, birebir iliflkiler üzerinde tüketirsek ve kitlelere de belli takvimsel süreçlerde gidersek, biz devrim denilen o muazzam eserin yarat c - lar n örgütleyemeyiz. Kitleleri örgütlememek demek devrimi örgütlememek demektir. Çünkü devrim kitlelerin eseridir tezinin karfl l, parti önderli inde örgütlenen ve harekete geçirilen kitlelerdir. Di er tüm söylemler, hofl bir sedadan öteye gitmez. Parti ile kitle iliflkisi ve bugünkü durumumuz üzerinde kampanyan n raporlar nda ortaya konulan düflünceleri aktarmaya devam edelim:.her fleyden önce flunu ortaya koymal y z ki, devrim, ezilen halk kitlelerinin ihtiyac ve istemidir. Kitlelerin taleplerini, istem ve sorunlar n temel alarak hareket etmeyen, çal flmalar n bu çizgide yürütmeyen hiçbir politik hareketin, devrim denilen o büyük alt üst oluflu gerçeklefltirmesi mümkün de ildir. stisnas z yürüttü ümüz çal flmalar n her an nda kitleler taraf ndan bu gerçeklik yüzlerce kez yüzümüze vurulmufltur. Eylemden eyleme, etkinlikten etkinli e gidilmekle s n rl kalan kitle çal flmalar n n, kitleler üzerinde ciddi bir güven k r lmas yaratt n gördük. Burada kitlelerin istem ve taleplerinden somut olarak anlamam z gereken fley; mevcut olan çeliflkileri, kitlelerin düzene karfl öfke ve tepkilerinin esas olarak yo unlaflt noktalar do ru olarak tespit etmektir. Ve politikay da bu somutluk üzerinden yapmakt r. Mesela iflçinin, köylünün, gençli in taleplerindeki özgünlükleri hesaba katmadan, tek düze bir propaganda ve ajitasyona yönelirsek, onlarla istenilen düzeyde iliflki kurmay zorlaflt rm fl oluruz. Evet, biz s n f n partisiyiz. Ama s - n f partisi olmak demek, özgünlükleri görmezlikten gelmek demek de ildir. Bu gerçe in görülmesi gerekir. Görülmesi gereken bir di er gerçek de, faaliyette süreklili in sa lanmas ve kal c örgütlülüklerin yarat lmas - d r. fiu aç k ki, kampanyalar, faaliyetlerimizin yo unlaflm fl biçimidir. Hareketsizi harekete geçirmek, hareket içinde öne ç kan militanlar tespit etmek ve bunlarla kal c örgütler yaratacak pratik ad mlara yönelmek gerekir. Bunlar baflaramam flsak, kal c, somut bir baflar ve kazan mdan da söz edemeyiz. Yine raporlarda ortaya konulan flu tecrübelerden de devrimci sonuçlar ç - karabilmeliyiz... 3 ayl k faaliyet içerisinde gerek geçmiflte yap lan faaliyetlerin bir yans mas, sonucu olarak gerekse de ç kar lan dersler fl nda var olan eksikliklerimizi giderme ve yeni alanlara aç lma noktas nda önemli sayabilece imiz baflar lar elde etti imizi söyleyebiliriz. Özellikle pilot bölge olarak ele ald m z alanlarda ilerisi için P. Örgütlülü üne zemin oluflturabilecek Bilinmelidir ki, devrimci ve komünist faaliyet, uyguland süreçteki karfl t ak mlara, burjuva sald r lara da yan t olmakla yükümlüdür. çinden geçti imiz süreçte tasfiyeci anlay fllar neredeyse her türlü devrimci faaliyetin gereksizli i, yanl fll üzerinden demagoji yaparken her devrimci hamleye karfl da sald rmakta ya da ayak diremektedir. Bu nedenle srarla ataca m z her ad m küçük de olsa büyük önemde ve de erdedir. iliflkiler yakalad m z söyleyebiliriz. Sorun bu bölgelerde illegal-legal olarak örgütlülükler yaratmak ve bu örgütlülükleri sürekli hale getirmektir. Bunun zemini bahsetti imiz bölgeler aç s ndan mevcuttur. Ancak bu bölgelerde geçmiflte flu veya bu biçimde faaliyetimize kat lm fl fakat süreç içerisinde dejenere olmufl insanlarla bu tip iliflkileri kesinlikle tan flt rmamal, hiçbir flekilde bu dejenere olmufl insanlara herhangi bir etkinli imizde görev ve sorumluluk vermemeliyiz.. Burada önemle görülmesi gereken nokta, geçmifl olumlu ve olumsuz pratiklerimizden ö renme, kitlelerin bu yönlü de erlendirmelerini can kula yla dinleme, yap c -ilerletici elefltirileri sa-

18 18-31 Temmuz hiplenme, yanl fl yaklafl mlar ise düzeltme çabas içine girilmesi gerekti idir. Yine çal flmalar m zda ataca m z her ad m, tespit edilen merkezi yönelimimize uygun olmal d r. Her birimizin bütüne karfl sorumlu oldu u asla unutulmamal d r. Yine örgütlenmede dört bir yana yumruk sallamaktansa, tespit edilen alanlar üzerinde yo unlaflmak, buralarda yeni güçler aç a ç karmak sürecin hedeflerinden biridir. Yeni kadrolar, militanlar ancak böyle, do ru bir politikan n ürünü olabilirler. Prat k De fit r r, Sarsar Ve AyrIfitIrIr Prati in ö reticili ini, de ifltirici ve dönüfltürücülü ünü kampanya özgülünde yap lan flu belirlemelerde görmek mümkündür:.bu süreç ayn zamanda faaliyetçiler aç s ndan bir ö renme, deneyim kazanma ve aktarma süreci olmufltur. Kitle faaliyeti, faaliyetçilerin kendilerini sorgulamalar n, ister istemez yeniden de erlendirmeye tabi tutmalar n beraberinde getirmifltir. Faaliyete yaklafl m noktas nda kafalarda oluflmufl statükolar, dar pratikçi anlay fllar, s n rlar bu süreçte zorlanm flt r. Örgütlenme anlay fl, iliflkilere anl k bakmama, kurulan her diyalo u uzun vadede parti ve devrim ç karlar n hesaba katarak ele alma anlay fl asgari düzeyde de olsa bu süreçte yarat lan olumluluklard r.. Bu söylemlerin içsellefltirilmesi, tam da her f rsatta alt n çizdi- imiz kitlelerle olan ba lar n zay fl n n giderilmesi demektir. Çok basit bir tarzda ifade edecek olursak, sorunlar n çözümü onlarla yüzleflmekten geçer. Sorunlarla yüzleflmeden, genel geçer reçetelerle ortaya bir çözüm gücü koyamay z. Di er bir ifadeyle her yeni insanla yüzleflmek, yeni sorunlar ve yeni fleyler ö renmek demektir. Çünkü her sorunun çözümü bize soru sormay dayat yor. Yan tlanacak her yeni soru, araflt rmay -incelemeyi, tecrübelerden ö renmeyi zorunlu hale getirir. flte de iflim ve geliflme de burada bafllar. Yine sorulara yan t bulma iradesini kendisinde bulamayanlar ilerlemenin coflkusunu de il, gerilemenin karamsarl n yaflarlar. Her kampanya sürecinde diyalekti in bu hükmü ifller. Ki, bu gayet do al bir sonuçtur. Prati in sars c, ayr flt r c gücünü de bu noktada aramam z gerekir. Örnek mi? flte size somut bir örnek:.bu anlamda ben, alan m z aç s ndan de erlendirdi imde somut baz kazan mlar n elde edildi ini söyleyebilirim. Bunlar s - ralarsam; Birincisi, esas olarak insanlar kendilerini tan d lar. Kitlelere giderken yaflad klar zorluklar gördüler. Kitlelerin yaflad klar s k nt lar daha yak ndan gördük. Ve yine en önemlisi bizler de kimin bu davada srarl ve samimi oldu unu gördük. Kitlelere gitmede srarc olanlar ile olmayanlar aras ndaki ayr m gördük. Kitlelerle ba kurmaktan s - k lan ama yine bunu aflmada srarl olan ile olmayan aras ndaki fark gördük. Çünkü bence bir insan n samimi olup olmad kitlelere gitmedeki srar ile anlafl l r. Biz de bu fark bu çal flma içerisinde gördük. Kitleler adeta bir ayna gibi kendi gerçekli imizi bizim yüzümüze çarpt diyebiliriz. Faaliyetçilerimizde yaratt coflkuyu ise burada açmaya çok gerek duymuyorum. Yine önemli bir nokta da bu faaliyet içinde örgütlü olan alanlar n kendini daha çok örgütlemesi, bu noktada yeni ad m atan alanlar n ise kendini faaliyet içinde örgütlemesi perspektifi kafalar m za daha da oturdu.. Bugün buna daha çok ihtiyac - m z vard r. Yani kiminle koflaca- m z, kiminle a r bir tempoyla yürüyece imizi ve kiminle arada bir görüflece imizi bilmek zorunday z. Do ru bir görevlendirme s n f savafl m için kimden ne ölçüde yararlanaca m z do ru bir tarzda tespit etmekle bafllar. Bu konuda prati in adaletine güvenmeliyiz. Ve kampanyalar n her kademesinde görev alan tüm faaliyetçilerimiz bu yönlü de erlendirme ve hesaplar yapmak zorundad r. Tabi bunu yaparken, sürecin getirdi i ideolojik k r lmalar gözden kaç rmamal d rlar. Çünkü böyle bir sürecin yaflanmas nda kolektif önderli in önemli derecede sorumluluk pay oldu u asla unutulmamal d r. Do ru bir tarzda yap lacak müdahalelerin de- ifltirici ve dönüfltürücü gücünü hesaba katmal d rlar. Katmak zorundad rlar. Sorunun daha iyi anlafl lmas aç s ndan kampanya raporlar ndan aktarmalar yapmaya devam edelim:..genel anlamda de- erlendirirsek çal flmalar ve ortaya ç kan tabloyu eksik ve yetersiz kald m z yönler olmas na karfl n esasta olumlu de erlendirmek gerekiyor. Bu sürecin ard ndan önemli olan ve yap lmas zorunlu olan bu diyaloglar n sürdürülmesi ve örgütlenmesidir. Bölgede bu sürecin ürünü olan bir çeper oluflmufl durumdad r. çerisinde örgütlenmeye yak n, flu anda kitle çal flmas ve yay n da t m nda düzenli olarak yer alan arkadafllar bulunmaktad r..önümüzdeki dönem bölge halk n n bir dizi sorunla birlikte en çok tepkisini çeken yozlaflmaya, çeteleflme ve ahlaki çürümeye karfl belli somut ad mlar at lmas önem kazanmaktad r...gerek çal flma tarz m z gerek halk n zoraki de il gönüllü kat l m n sa lamaya çal flmam z bir güven ortam n n oluflmas na katk sundu. Önümüzdeki dönem bu sorunlar çerçevesinde ç karabilece imiz bildiri ve Kiminle koflaca m z, kiminle a r bir tempoyla yürüyece imizi ve kiminle arada bir görüflece imizi bilmek zorunday z. Do ru bir görevlendirme s n f savafl m için kimden ne ölçüde yararlanaca m z do ru bir tarzda tespit etmekle bafllar. Bu konuda prati in adaletine güvenmeliyiz. Ve kampanyalar n her kademesinde görev alan tüm faaliyetçilerimiz bu yönlü de erlendirme ve hesaplar yapmak zorundad r. Tabi bunu yaparken, sürecin getirdi i ideolojik k r lmalar gözden kaç rmamal d rlar.

19 Temmuz 2003 afifl çal flmalar, kitle çal flmalar daha da olumlu tepkiler almam z n önünü açacakt r.... bölgesi Yine bir baflka yoldafl n flu belirlemelerine kulak vermeliyiz:.öncelikle flunu belirtmek gerekiyor ki bu kampanya sürecinde yapt m z genifl Bilinmelidir ki, devrimci ve komünist faaliyet, uyguland süreçteki karfl t ak mlara, burjuva sald r lara da yan t olmakla yükümlüdür. çinden geçti imiz süreçte tasfiyeci anlay fllar neredeyse her türlü devrimci faaliyetin gereksizli i, yanl fll üzerinden de- ni sananlara da iyi bir cevap olmufltur. Kiflileri öne ç kararak karalayan, kullananlar mücadelenin kiflilere endeksli olmad n görmüfltür. Bu da içinden geçti imiz süreç aç s ndan önemlidir. Kampanya de erlendirmesinden dar savunaca m z fley, hareketin kendisidir. Kiflilere indirgenen tart flmalar n tek bir sonucu olur: Hareketi zaafa u ratmak ve yenilgiye tafl mak. SONUÇ YER NE mkanlar m z, gücümüzü ortaya koydu umuzda, bunlar do ru de er- Bizim ç karaca m z ve bilincimize kaz yaca m z fley fludur: Mücadelede belirleyici olan hareketin kendisidir. Bizim sahiplenece imiz ve sonuna kadar savunaca m z fley hareketin kendisidir. Kiflilere indirgenen tart flmalar n tek bir sonucu olur: Hareketi zaafa u ratmak ve yenilgiye tafl mak. kat l ml etkinlikler daha önceki etkinliklerin kazan mlar, onlardan edindi- imiz deneyimler, dersler fl nda yürüdü. Baz noktalarda gerekli dersleri ç karamad m z ortada iken baz noktalarda da oldukça olumlu dersler ç - kart ld. Örne in ç kartt m z dersler fl nda, çok fazla alanda yo unlafl p hiç bir fley yapamamaktansa, önemli ve öncelikli bölgelerde yo unlafl p buralardan insan ç karmak, komiteler oluflturmak, örgütlenmeler yaratmak amac n önümüze koymufltuk.. magoji yaparken her devrimci hamleye karfl da sald rmakta ya da ayak diremektedir. Bu nedenle srarla ataca - m z her ad m küçük de olsa büyük önemde ve de erdedir. Tasfiyecili in beklentilerini hüsrana u ratmak, yaratt klar karamsarl a, umutsuzlu a, y lg nl a, kaosa, güvensizli e pratikle yan t olmak zorunday z. çinde bulundu umuz eksikler, yetersizlikler bizim için esas sorunlar de ildir. Esas sorun bunlar yenmekte ortaya koyaca m z iradi durufltur. O nedenle, etraf m zda kimi zaman geliflen ve geliflecek olan aymaz sald r lara karfl kararl olmak durumunday z. D fl m zdaki tasfiyeci anlay fllarla kol kola giren yaklafl mlar, onlar kadar ve hatta daha da tehlikelidir. Reformizme, Troçkizme, s n f uzlaflmac tüm ak mlara ve bunlar n etkilerini devrimci harekete tafl yan çizgilere kampanyalar m z y k c bir karfl l k olmal d r. bu faaliyetlerin önemli bir yan da kiflilerde ve alanlarda kendine güveni afl lamas d r. Özellikle böyle bir süreçte çeflitli olumsuzluklara ra men eksikleri de olsa bu faaliyetin yürütülmesi baz kavga kaçk nlar na ve mücadelenin kifliler üzerinden devam etti i- ç kart lan bu sonuç yerinde ve do rudur. Önemle vurgulanmal d r. Çünkü, bugün mücadelemizin önündeki engellerinden biri de bunlard r. Yeni ve tecrübesiz faaliyetçilerin bu konuda bilinçlenmesi, devrimi infla etmede baflkalar na de il kendilerine güvenmesi, devrime önderlik edecek gücün kendilerindeki iradi çabada bulundu unun fark na varmas günümüzün bafll ca görevidir. Bu göreve kalkacak her yumruk proleter bilincin kararl duruflu ile karfl lanmal, etkisizlefltirilmeli ve yok edilmelidir. Kavga kaçk nlar n n, kendi misyonlar n kolektifin yerine koyarak kolektifi karalayanlar n, mücadeleyi halk n kendi hareketinden soyutlayanlar n her söylemi, her duruflu devrimimize, hareketimize yönelmifl bir sald r d r. Faaliyetimiz do ru bir çizgide yürüdü ü sürece bunlar n gerçekli i aç - a ç kacakt r. Kampanya sürecinde bunun gerçekleflti ini yukar daki al nt göstermektedir. O halde, diyebilir ki, kampanyam z bunu belli oranda baflarm flt r. Bunu sürdürmeliyiz. Bizim ç karaca m z ve bilincimize kaz yaca m z fley fludur: Mücadelede belirleyici olan, hareketin kendisidir. Bizim sahiplenece imiz ve sonuna ka- lendirdi imizde, olmayanlar olur k ld m z, ayaklar m z üzerine dikilebildi imizi, zaaflar m z, yetersizliklerimizi engel olmaktan ç karabilece imizi gördük. Görmekle kalmay p, t - kan kl klar aflma noktas nda pratik ad mlar att k. Bilgi, tecrübe ve güvenin pratikle kazan labilece ini kan tlad k. Zorlu görevlerimiz önümüzde durmaktad r. Baflard m z fley; bu görevleri yapabilece imizi görmektir. Baflaraca m z ise; bu görevleri yerine getirmektir. Devrim yolunun düz, rahat bir yol olmad n biliyoruz. Gerçekleflmifl imkanlar, zorlanm fl imkans zl klar n sonucu ise e er, imkanlar m z son s n r na kadar zorlayarak bu yolu katedece iz. Bunu baflaracak bilinç ad m ad m geliflecektir.. Yolumuz do rudur. Bu yolda sebatla ilerlerken, ç kacak engelleri süpürmeyi ö renece iz. Her engelin eskiyenin, çürüyenin kendisi oldu unu kavrayarak bunlardan çekinmemeyi ve imkanlar m z zorlayarak bu engelleri yolumuzun üzerinden kald rmay ö renece iz. Bundan kimsenin flüphesi olmas n.

20 18-31 Temmuz Tarih bir kez daha MLM bir hatta yürüyenlerle, tasfiyeci hatta yürüyenlerin fark n ortaya koymaktad r Tarihi çarp tanlarla gücünü tarihten alanlar n yolu birleflmez! Tüm bunlar yaflanan gerçeklerdir. Gerçek olan di er bir olgu ise MKP tasfiyecili inin bu olumlu çabalar m z engeller nitelikte olmas d r. Çünkü tasfiyeciler tasfiyeciliklerini yeni büyük bir muhasebe olarak yorumlamakla kalmayarak, bizi de bu batakl a davet ediyorlar. Bugüne kadar kamuoyuna fazla tafl mad m z ancak son birkaç ayd r de inmeye bafllad m z MKP tasfiyecili inin gerçek yüzünün görülmesi, BO nun Partisine gönül vermifl, emek harcam fl pek çok Proletarya Partisi taraftar n n ve özellikle de bugüne kadar darbecili in-tasfiyecili in etkisi alt nda kalm fl, gerçekte ise Proletarya Partisi nin taban n oluflturan militanlar n; devrimci demokrat kamuoyunun asl nda yok birbirinden fark n z yan lg l yaklafl m na yan t olacak bir özellik arz etmektedir. Geliflmeler özellikle de darbeci tasfiyecili in yapm fl oldu u ve kamuoyuna sundu u kongre kararlar, bu yan lg l yaklafl m ortadan kald racak mahiyettedir. Tarih bir kez daha Marksist-Leninist-Maoist bir hatta yürüyenlerle, tasfiyeci hatta yürüyenlerin fark n ortaya koymaktad r. MKP tasfiyecili inin, süreçten ç k fl olarak ortaya koydu u ve stratejik bir yaklafl m olarak de- erlendirdi i birlik politikas n n, asl nda komünistlerin birli i nden ziyade, komünistlerin tasfiyeci bir hatta çekilmeye çal fl lmas n n stratejisi oldu u görülmelidir. Proletarya Partisi nin geçmiflte çok net bir biçimde görmüfl oldu u ve her f rsatta ifade etti i tasfiyecilik olgusu, bugün Proletarya Partisi nin sahip oldu u, bilincinde oldu u bir gerçek olmaktan ç km fl, genifl kitleler nezdinde ve özellikle de Proletarya Partisi nin do al taban nda yank s n bulmufltur. Bu durum tarihin bir ö retmen olarak ö reticili inin ne kadar baflar l oldu unu göstermektedir. Bu süreç ayn zamanda MKP tasfiyecili inin kamuoyu önünde yapm fl oldu u, (her ne kadar bugün bu tart flmalar kamuoyu önünde yapmayaca- z deseler de) her iki parti aras nda ilkesel düzeyde bir farkl l k yok propagandas na da yan t olmaktad r. Proletarya Partisi birkaç ay öncesine kadar bu propagandalara yan t verme ihtiyac duymuyordu. Bu gerçeklik, geçmiflte özellikle Proletarya Partisi nin kamuoyu önünde tart flmaya gerek duymad biçiminde yorumlanmamal d r. Bu gerek duymama; kamuoyu d fl nda tart flma yapma, özel görüflmeler yoluyla halletme iste i olarak, alg lanmamal d r. Proletarya Partisi taraf ndan darbeci tasfiyecili in gerçek yüzü çok iyi bilindi inden buna gerek duyulmam flt r. Ça r lar n komünistlerin birli ini sa lamaktan ziyade, bir meflruluk sorunu yaflayan darbeci tasfiyecili in, kendi meflrulu unu sa lama, darbeci tasfiyeci emellerini hakl gösterme amac tafl d bilindi i içindir ki; bu birlik ça r lar kamuoyu önünde tart fl lmad. Buna gerek duyulmad ve bu yüzden de özel bir önem de verilmedi. Bu yaklafl m, bu bilinç aç kl ve var olan netlik ayn zamanda kendisini Proletarya Partisi nin 7. Oturumunda da gösterdi. Darbeci tasfiyecili in birlik ça r s ayr bir gündem maddesi olarak de erlendirilmeye de er bir yaklafl m olarak dahi görülmedi. Çünkü böylesi bir tart flman n devrimcilerin ve komünistlerin mücadelesini güçlendirmeyece i; aksine meflgul edece i, bir kazan m sa lamayaca çok aç kt. Ancak gelinen aflamada darbeci tasfiyecili in gerçek yüzünü daha net bir flekilde tarihi muhasebe si ile ilan etmesi baz konulara de inmeyi gerekli ve zorunlu k lmaktad r. Bugün de yap lan budur. Bu yan t olma ya da polemik, darbeci tasfiyecili in birlik ça r s n de erlendirmekten ziyade esas olarak darbeci tasfiyecili in ve bugün somutland isim itibariyle MKP tasfiyecili inin gerçek yüzünün, genifl kitleler nezdinde daha iyi bir biçimde görülmesini sa lama çabas olarak alg lanmal d r. flte bu çaba komünistlerin mücadelesini gelifltirir. Çünkü tasfiyecili e karfl gösterilen her kararl durufl ve yaklafl m, proletaryan n mücadelesini bir ad m öne tafl makla efl anlaml d r. çinden geçilen bu süreçte; bu pratik durufl bugün tasfiyecili in, reformizmin ve mültecili in kutsand, düzen içili in önerildi i koflullarda daha da önemlidir. Öyle ya bugün Maoist olup da örgütsüz olanlara (nas l Maoist olunuyorsa!...) ya da bugün ülkemizin her hangi bir köflesinde bilinmeyen, ad duyulmayan, ama Maoist olarak de erlendirilerek birlik ça r lar yap lan Maoist Merkez (merkez olmak mülteci olma koflulunu getiriyor herhalde!...) ya da kavgadan kaçt klar n sa r sultan n bile duydu u Konferans Kaçk n Suçlular Güruhu nu Maoist olarak de erlendirmek ve herkese mavi boncuk da t p, bütün Maoist güçlerin birli inin savunuldu u böylesi bir dönemde daha bir önem arz etmektedir! Proletarya Partisi nin kuflkusuz ki herhangi bir partinin kimleri nas l de erlendirdi ine diyece i bir fley yok Böylesi bir de erlendirme, de erlendirme yapan n niteli i konusunda Proletarya Partisi ne bir fikir verir o kadar. Ama ayn zamanda bu de erlendirmede, de erlendirilenler aras nda kendisi de bulunuyor ise, böylesi bir de erlendirmeye yönelik bir fleyler söyleyebilir. Ki bugün bu sayfalarda Proletarya Partisi nin Sonuç olarak takke düfltü kel göründü. Bugün gerçek Marksist Leninist Maoistler ile darbeci tasfiyeciler aras nda, brahim in gözbebe i partisinin savunucular ile onu tasfiyeci pratiklerine alet edenler aras ndaki fark daha net bir biçimde görülmektedir. Bu netli in hiç kuflku yok ki Kaypakkaya c güzergahta yürümek isteyenlere tarihsel görevler yükledi i aç kt r. Ve bugün bu tarihsel görev, Proletarya Partisi ne emek vermifl, gönül ba lam fl Kaypakkaya n n yoldafllar - n n; hiçbir kiflisel kayg ya düflmeden olmas gereken yere yönelmesinde kendisini somutlamaktad r. Gün kavgay büyütmek için tüm enerjimizi ve gücümüzü bu k z l güzergahta birlefltirmenin günüdür. srarla yapmaya çal flt da budur. Tasfiyeciler kendileri gibi tasfiyeci olan her renkten anlay fl Maoist olarak de erlendirebilir. Bu kendi tasfiyeci dünya görüflleri içerisinde tutarl d r. Çünkü karfl s - na bakt nda kendisini görür. Ancak Proletarya Partisi ne bakt nda ise bu tasfiyeci anlay fl göremedi i gibi; zorlama teorilerle, bazen de gülünç duruma düflerek ayn l k teorisi yapar. lkesel farkl l klar m z yok der. Onlar n illa da Maoizm vurgusundan anlad klar, Maoist bireyler(!!!), Maoist Merkez(!), Kaçk nlar Güruhu(!) ile birlik yapmaksa ne diyelim hay rl olsun! Ancak bu ilkeli birli- e (!) Proletarya Partisi ni katmak ve bunu anlay fl düzeyinde savunmak bir hayli abes ve komik oluyor!... fiöyle ki; Bafll ca çeliflkiler konusunda Maoist Komünist Partisi TKP/ML den farkl olarak ezen ulus burjuvazisi ile ezilen ulus burjuvazisi aras ndaki çeliflki tespitini yapmaktad r... TKP/ML MLM yi teorik olarak savunurken illa da Maoizm vurgusunu yapma noktas nda Maoist Komünist Partisi gibi bilinç s çramas yaratmal d r. TKP/ML, Türkiye Kürdistan söylemi yerine Maoist Komünist Partisi gibi Türkiye-Kuzey Kürdistan söylemini kullanmal d r... Maoist Komünist Partisi ile TKP/ML aras nda daha de iflik konularda (örne in parti ismi gibi) fikir ayr l klar söz konusudur. (D. Demokrasi. Say 14. Perspektif) vb. gibi farkl l klar ileriye sürerek, (Bu al nt lar al p teker teker de erlendirme gere i duymuyoruz, çünkü okuyucu okurken bile bu farkl l klar n ne menem(!) farkl l klar oldu unu ve bu farkl l klar n as l kayna n n ve nedeninin ne oldu unu çok iyi bilmektedir.) komik duruma düflüyorlar. Proletarya Partisi ile kendileri aras nda ilkesel düzeyde bir farkl l n olmad n söylemek, Marksizm Leninizm Maoizm ile tasfiyecilik aras nda bir fark olmad anlam na gelmektedir ki, bunu da en çok anti-mlm düflünce ve anlay fllar savunur ve savunmaktad r. Evet Proletarya Partisi ile MKP tasfiyecileri aras nda ilkesel düzeyde farkl l klar vard r. Bu farkl l k Marksizm Leninizm Maoizm ile tasfiyecilik aras ndaki farkt r. Bu farkl l k proletarya ile küçük burjuvazi aras ndaki farkt r. flte bu farkl l k nedeniyledir ki her iki farkl anlay fl, olaylar ve olgular yorumlarken kendi penceresinden bakar, kendi s n f ç kar ndan bakar. Bu, kimi zaman kendisini parti içerisinde darbecilik olarak gösterece i gibi, bazen ise genifl bileflimli ne olursan ol gel mant nda kendisini göstermektedir. Bu söylediklerimizin daha iyi anlafl lmas aç - s ndan, görünürde ayn fleyleri savunmak la (ilkesel, programatik bir farkl l k yok ya!..), tasfiyeci, idealist, burjuva düflünüfl tarz n n do al bir yans - mas olarak; pratikte farkl davranman n, olgular ve olaylar farkl de erlendirmenin çok güzel bir örne i olmas aç s ndan afla daki al nt ya bakal m: TKP/ML nin 7. Konferans sonuçlar diye aktar l p yorumlanan bir yaz da demokratik devrimin yerine tar m devrimi söyleminin kullan lmas yanl fl ve hatal bir belirlemedir. Bu söylem ve belirleme e er politik gerilikten kaynakl bir flekilde kullan lm flsa, bu durum her iki yap aras nda ciddi bir problem yaratmaz. Tersi durumda ise, yani demokratik devrimin yerine tar m devrimi tezi TKP/ML taraf ndan savunulup sistemli bir çizgi haline getirilirse o zaman bu görüfl ayr l her iki yap aras nda çok ciddi boyutta görüfl ayr l klar na yol açm fl olacakt r (D. Demokrasi. Say 14 Perspektif) Bahsi edilen yaz n n hangi yaz oldu unu bilmiyoruz; al nt yla verilseydi daha iyi olurdu ancak tahminimizce burada ukala bir biçimde politik gerilikten dem vurularak de erlendirilmeye çal fl - lan Proletarya Partisi nin 7. Oturumunun 15. Karar d r. Bu karar.devrimimiz kendine has özgünlükler tafl yacakt r. Türkiye de Halk Savafl, gerilla savafl önceki örneklerinin ayn s olmayacakt r. Türkiye nin kendine has özellikleri, bulundu u bölge itibariyle farkl l klar vard r. Devletin merkezi otoritesi, militarist geliflkinli i önemli seviyededir. Kitlelerin talepleri biçim olarak farkl d r. Köylülerin sosyal yaflamlar de iflim göstermifltir. Meseleye salt toprak sorunu olarak bak lamaz. Tar ma dayanan çeliflkiler gücünü korumaktad r. Savaflla birlikte de iflimler olmufltur. Bu de iflimlerin incelenmesi gerekir.. diye formüle edilen karard r. Tutup bu karardan tar m devrimi nin savunuldu unu ancak ve ancak ideolojik g das n burjuvaziden alan siyasal cahiller söyleyebilir. Kararda ifade edilen oldukça aç kt r. Bu kararda demokratik devrimin ortadan kald r larak yerine tar m devriminin geçirildi ini söylemek, her halde politik gerilikten kaynakl de ildir! Bu yaklafl m böyle de- erlendirmek, ancak ve ancak tasfiyeci ve öznel bir düflünüflün ürünü olabilir. Çünkü ifade edilmeye çal fl lan Marksizm-Leninizm-Maoizm in en bariz ve önemli anlay fl d r. Bu anlay fl somut koflullar n somut tahlilidir.

21 Temmuz 2003 Ama bu düflünüflten bihaber olan ve kendi tasfiyeci dünya görüflleri do rultusunda dünyay yorumlayanlar, görmek istediklerini göstermek, olmas n istediklerini olmufl gibi ifade ederek, olmayan fleyler üzerinden ahkam kesmekten usanmazlar. Hiçbir Komünistin akl ndan ç karmamas gereken temel çal flma yöntemi, çal flma siyasetlerimizi somut duruma göre belirlemektir. Yapt m z hatalar n nedenlerini araflt rd m zda, bunlar n hepsinin, belirli bir zaman ve yerdeki gerçek durumdan uzaklaflt m z ve çal flma siyasetlerimizde öznelci davrand m z için ortaya ç kt n görüyoruz. (Cilt: 4, Sf,221) Baflkan Mao nun bu yaklafl m n anlayabileceklerini sanm yoruz. Çünkü tasfiyecilerin son yönelimlerinde ortaya koyduklar pek çok yaklafl m, MKP tasfiyecili inin pek çok fleyi olmas n istedikleri fleyler üzerinden kurduklar n göstermektedir. T pk Proletarya Partisi nin kendileri gibi tasfiyeci olmas n istemeleri; t pk bir k s m tasfiyeci, mülteci, kaçk n, grup ve bireylerle genifl bileflimli bir tasfiyeci blok kurmak istemeleri; t pk, Proletarya Partisi nin tar m devrimini savundu unu söylemeleri gibi.. Örnekler ço alt labilir. MKP, de erlendirmelerini yazd klar m z üzerine de il duyumlar, üretti i hayaller, olmas n istedi- i olgular ve senaryolar üzerine yap yor. Durum böyle olunca dinleme, anlama ve ona uygun davranma çabas ortadan kalk yor. Geriye sol sekter oldu umuz, her vesileyle MKP ve önceline sald rd m z, devrim sorunlar na oldukça s bir flekilde yaklaflt m z, demokratik devrimin yerine tar m devrimini geçirdi imiz kibirli ve ben-merkezci oldu umuz kal yor. fiu aç k ki belgelerimizi okuyan herkes hatalar m za, eksikliklerimize ve bu hata ve eksikliklere yol açan kadro ve militanlar m z n flekillenifline dair yapt m z somut de erlendirmeleri görecektir. Ve dolay s yla bu konuda MKP nin önyarg l ve subjektif de erlendirmelerine, politik yetkinlikten kaynakl önerilerine(!) pek ihtiyac m z yok. Elbette ki kötü pratiklerden de ö reniyoruz. Ama bizim için bugün önemli olan, hata ve eksikliklerimizi bize gösterecek yap c ve dostça elefltirilerdir. MKP nin prati inde bunu göremiyoruz. MKP tasfiyecili i, tasfiyecilikte kendisine s n rs z bir özgürlük tan rken, tasfiyecili e karfl duruflumuzu, parti de erlerimizi savunmam z kendisine karfl yap lm fl bir sald r olarak görüyor. Oysa tasfiyecili e, tarih çarp t c lar na karfl kendimizi savunmam z, en do al hakk m zd r. Bundan dolay kimsenin bizi suçlamaya hakk yoktur. Her f rsatta söyledik, yine söylüyoruz. Proletarya Partisi nin MKP ye karfl bir düflmanl yoktur. Bilakis Proletarya Partisi nin, MKP saflar nda darbeyle, hileyle çal nan emekleri ve de- erleri vard r. Dolay s yla Proletarya Partisi nin bu de erlerini kazanma görevi dün de vard, bugün de vard r. Bu görev, elefltiride kendine uygun bir dil, bir üslup ve di er sorunlarda buna uygun bir tutum sergilemek zorunlulu unu ortaya ç kartmaktad r. Bu durufl niyetlerden, önyarg lardan ba ms z olmas gereken bir durumdur. Bunun yolu da seviyeli bir ideolojik mücadeleden geçer. Bunun yolu, her türlü uzlaflmac ve liberal tutumu yads maktan ve ayn zamanda devrimci bir zemin üzerinde, ortak pratikler sergilemekten geçer. Proletarya Partisi 7. Oturumunda tam da bu duruma uygun olarak di er parti ve örgütlerle oldu u gibi MKP ile de devrimci eylem birli i üzerinde durmufltu. Ve ayn zamanda Proletarya Partisi ile MKP kitlesi aras ndaki objektif iliflkiye de dikkat çekmiflti. Oluflturulacak eylem birliklerinde bu özgünlü ün hesaba kat lmamas n n, mevcut durumu yeteri kadar anlamamak anlam na gelece- ine bir kez daha vurgu yap lm flt. Buradan hareketle, 3 Kas m genel seçimlerine karfl gelifltirilen boykot takti inde yerel anlamda küçük de olsa bu yönlü, 7 Konferans m z n emretti i tarzda bir ad m at lm flt r. Düflünsel anlamda Parti içinde bu eksenli bir flekillenme yarat lmaya çal fl lm flt r. Tüm bunlar yaflanan gerçeklerdir. Gerçek olan di er bir olgu ise MKP tasfiyecili inin bu olumlu çabalar m z engeller nitelikte olmas d r. Çünkü tasfiyeciler tasfiyeciliklerini yeni büyük bir muhasebe olarak yorumlamakla kalmayarak, bizi de bu batakl a davet ediyorlar; Hay r!.. seslerimizi duyunca da, bizi sol sekterlikle suçluyorlar. Görünen o ki tasfiyeci mant k bizi anlamamak için direniyor. Do rusu bu direnifllerinin nedenini anlay flla karfl lam yoruz, ama anl yoruz! Anlay flla karfl layamad m z di er bir nokta ise; aram zdaki farkl l klar flulaflt rarak, hakl elefltirilerimizi, Proletarya Partisi ne gönül vermifl kitleler nezdinde sol sekter bir tutum olarak yorumlayarak, demagojik bir biçimde olgunlu a davet eden çabalar d r. Proletarya Partisi ne gönül vermifl, katk sunmufl her yoldafl ve MKP tasfiyecili inin etkisi alt nda bulunan militanlar bu gerçe i görmelidir. De erlendirme yaparken her türlü duygusal ve tepkisel yaklafl mdan uzak durmal d r. Aksi taktirde do ru ile yanl fl, Marksist-Leninist-Maoist tutum ile tasfiyeci tutumu birbirinden ay rmak zorlafl r. Nesnel olgular üzerinde tart flma yürütmek yerine, soyut duygusal yaklafl mlar devreye girer. Ki bunun da s n f mücadelesine, proletaryan n ve emekçi halk n kurtulufluna kazand raca hiçbir fley yoktur. Sonuç olarak takke düfltü kel göründü. Bugün gerçek Marksist Leninist Maoistler ile darbeci tasfiyeciler aras nda, brahim in gözbebe i partisinin savunucular ile onu tasfiyeci pratiklerine alet edenler aras ndaki fark daha net bir biçimde görülmektedir. Bu netli in hiç kuflku yok ki Kaypakkaya c güzergahta yürümek isteyenlere tarihsel görevler yükledi i aç kt r. Ve bugün bu tarihsel görev, Proletarya Partisi ne emek vermifl, gönül ba lam fl Kaypakkaya n n yoldafllar n n; hiçbir kiflisel kayg ya düflmeden olmas gereken yere yönelmesinde kendisini somutlamaktad r. Gün kavgay büyütmek için tüm enerjimizi ve gücümüzü bu k z l güzergahta birlefltirmenin günüdür. Ve unutulmamal d r ki gerçek birliktelik ancak Marksist Leninist Maoist saflarda gerçeklefltirilebilir. Bu da srarc bir pratikle flekillenen sosyal yaflamda hayat bulur. Bunu yaratmak için Proletarya Partisi ne umut ba lam fl her taraftar m z n mutlaka yapaca bir ifl vard r. Her taraftar m z bu özveride bulunmal d r. Umut olman n, umudu büyütmenin yolunun, bu düflünüfl ve bu düflünüfle uygun bir biçimde izlenen pratik bir durufltan geçece i gerçe i asla unutulmamal d r. Bizim tasfiyecilerle ayn blokta, kol kola yürümeye niyetimiz yok. Bu bilinmelidir! fiu da unutulmamal d r ki: Tarihi kendileriyle bafllatanlar n tarihi hiç kuflkusuz ki k sa olur! S n f bilinçli proletarya, devrim yürüyüflünün uzun ve meflakkatli oldu unun bilinciyle, görev ve sorumluluklar n a rl yla hareket etmelidir. At lan her ad m, gelifltirilen her politik faaliyet, kitleler içinde parti örgütlenmesini hedeflemelidir. Bu amaca hizmet etmeyen ad mlar zay f ve güçsüz ad mlard r. Devrim denilen zorlu yürüyüfl, güçsüz ve zay f ad mlarla gerçekleflemez. Öyleyse politik ad mlar güçlendirmek, hedefleri büyütmek, devrim ve parti sorumluluklar n bilinçle donatmak zorunludur. Belli ad mlar n at ld na iflaret ettik, ancak bunlar n güçlendirilmesi konusunda önümüzde duran görevlerin ciddiyetini görmek, a rl n n bilinciyle davranmak zorunday z. Sovyet devrimi öncesinde, s n rl say daki bileflimle s - n f bilinçli proleterlerden oluflan parti komitelerinin, binlerle ifade edilen iflçileri örgütleyerek harekete geçirdiklerini görebiliyoruz. Yüz milyonlara varan tüm Rusya daki nüfus bileflimi içinde çeyrek milyonla ifade edilen s n f bilinçli proletaryan n örgütlülü üne sahip olan Bolfleviklerin, burjuva demokratik ve sosyalist devrimleri gerçeklefltirdiklerine devrim tarihi tan kt r. Bütün bunlardan ç kar lmas gereken en önemli ders, az say da örgütlenmifl s n f bilinçli proleterlerin binlerle onbinlerle ifade edilen PUSULA ADIMLARI GÜÇLEND R! iflçileri, yoksul köylüleri harekete geçirme gücü, becerisi ve hareketidir. Proletaryan n profesyonel öncü ve önder örgütünün say sal bileflimi devrim öncesi süreçte her zaman az nl kta olacakt r. Proletarya Partisi, saflar nda en s n f bilinçli, en fedakar, en ileri görüfllü iflçileri bulundurur. Bundan dolay d r ki az ama özdür. Parti olman n, önder ve öncü olman n iddias n tafl yan s n f bilinçli proletarya, devrimci teoriyle, hareketin yasalar n n bilgisiyle ve devrimin yasalar - n n bilgisiyle donanmak zorundad r. Yoksa proletaryaya önderlik edemez ve onun mücadelesini yönetemez. Ulafl lan kitleler içinde illegal parti örgütlenmesini yaratarak, örgütlenmeyi sa lamlaflt rmak, s n f bilinçli proletaryan n önünde duran ertelenemez bir görevdir. Proletarya Partisi nin gücü milyonlarca partisiz iflçi, köylü ve emekçilerle çevrelenmesinde yatar. Proletarya Partisi nin koruyucu z rh kitlelerdir. Partisiz kitlelerle çevrelenmeyen parti, kitleler içinde kök salmayan parti, güçlü politik ba larla beslenmeyen parti, düflman darbesine aç k ve hastal klara karfl korumas zd r. Örgütsüz kitleler, proletarya biliminin afl s yla afl lanmak zorundad r. Bu afl y yapacak olan proletaryan n kendisidir. Kitlelerin devrim ve parti afl s yla neden afl - lanmas gerekti ini Lenin yoldafltan bir al nt yla yan tlayal m: Kapitalizm, e er bir yandan kitleleri ayaklar alt nda çi nenmifl, ezilmifl, korkutulmufl varl k olmaya, anlaflmazl a ve bofl vermiflli e tutsak etmeseydi ve di er yandan burjuvazinin eline y nlar n ve emekçi halk n gözünü boyamak ve ak llar n n etkinli ini azaltmak vb amaçlar için dev gibi yalan dolan arac vermeseydi zaten kapitalizm, kapitalizm olmazd. Lenin. Sömürü ve zulüm sisteminde kitleler ayaklar alt na al narak çi nenmekte, ezilip, korkutulmaktad r. Korkak, ezilmifl, silik ve yaflama bofl vermifl, gözü yalanla boyanm fl ve manipülasyonla yolundan flafl rt lm fl, en koyu gerici ön yarg larla serseme çevrilmifl bir kitle gerçekli iyle karfl karfl yay z. Bu gerçekli in bilinciyle, görev ve sorumlulu- un ciddiyet ve önemiyle hareket edilmelidir. Dolay s yla, mücadele etmek için sa lam bir bilince güçlü bir örgütlenmeye ihtiyaç vard r. Görev zor ancak imkans z de ildir. Parti etraf nda örgütsüz ve da n k flekilde duran kitlelerin, devrim yürüyüflünde örgütlenmeden hareket etmesi kendili indencili i güçlendirir. Kendili- indencilik oportünizmdir. S n f bilinçli proleterler parti sürecini do ru ve bilimsel tarzda de erlendirerek, sürece kolektif ve bilinçli tarzda müdahale ederek, rolünü oynayarak, Marksizm-Leninizm-Maoizm bilimini güçlendirmek göreviyle karfl karfl yad r. Aksi her tutum ve davran fl, her hareket ve eylem kendili indencili e yol açar, kendili indencilik oportünizme hizmet ederek, burjuvaziyi besler. Kendili indencilik subjektivizm zemininde güçlenir. Ya Marksizm-Leninizm-Maoizm bilimi güçlendirilecek, proletaryaya hizmet edilecektir ya da kendili indencili e düflerek oportünizm güçlendirilecektir. 7. Konferans fl nda belirlenen yönelim do rultusunda daha bilinçli, daha dikkatli ve daha uyan k olarak örgütü sa lamlaflt rmak, hareketi güçlendirmek, proletaryan n politik önderi olman n vazgeçilmez flart d r. leri do ru at lacak bilinçli her politik ad m n, düflman taraf ndan izlenece- i, takibe al naca bilinci ve tecrübesiyle hareket edilmelidir. En s k demir disipline uymak, bugün daha fazla önemlidir. Görece olarak gevflek ve görece zay f örgütlenmeden daha sa lam örgütlenmeye, legal örgütlenemeden illegal örgütlenmeye do ru at lacak ad mlar, parti örgütlenmesiyle kitle örgütlenmesini karfl karfl ya koymadan yürütülmelidir. Salt illegal faaliyeti, salt yeralt faaliyetini parti faaliyeti olarak kabul eden anlay fl, örgüt bilimini d fltalayan anlay flt r. Bugün halen örgüt bilimini yads yan yanl fl anlay fllar vard r. Bunlar n bafl nda DKÖ, sendikal, gençlik, bas n ve semt faaliyetlerini birer parti faaliyeti olarak görmeyen yanl fl anlay fllar gelmektedir. Proletarya Partisi nin güçlenmesi yaflamsald r. Bunun için daha yüksek düzeyde Marksizm-Leninizm-Maoizm bilimini kuflanmak daha yüksek düzeyde devrime ba l l k, daha yüksek düzeyde özveri, daha yüksek düzeyde zorluklar karfl s nda y lmamak, dayan kl l k. kincisi en genifl kitlelerle politik ba lar güçlendirmek, yönelimin ertelenemez görevleri olarak kavranmal d r. Proletarya Partisi nin yönelimini kendi yönelimin olarak kavra ve yarat c tarzda uygula!

22 18-31 Temmuz Ad Özgürlük olan köleler ülkesi: L BERYA Liberya da bir duvar yaz s : Savafllar n bile s n r vard r ABD emperyalizmi, Ortado u daki iflini bitirmeden Afrika ya da el atarak Liberya ya ABD askeri uzmanlar ndan oluflan insani yard m ekibi gönderdi. Dünya halklar nezdinde ciddi anlamda teflhir olan terörizmle savafl kapsam nda, Bush un sözleriyle Afrika n n dünyan n geri kalan bölümünü tehdit edecek bir terör üssü olarak kullan lmas na izin vermeyece iz denilerek gönderilen askeri uzmanlar n! Ne tür insani yard m inceleyecekleri ise flüpheli(!) Bunun yan nda Liberya da 1997 den beri hüküm süren Charles Taylor diktatörlü ü ile isyanc ordu LURD (Birleflik Liberya Bar fl ve Demokrasi Örgütü) aras ndaki çat flmalar n artmas ve yüzlerce kiflinin ölümüyle birlikte, ABD nin ve di er emperyalist güçlerin müdahalesi de gündeme geldi. Pentagon yetkililerinin, Amerikan ordusunun halihaz rda Balkanlar, Afganistan ve Irak ta güçlerini konumland rd n ve Liberya harekat n n bütçeyi zorlayaca n savunmalar na, Rumsfeld in bizi daha fazla meflgul edecek fley lere ihtiyac m z yok demesine ve hatta 1993 te Somali de afliret lideri Aidid e karfl giriflilen ve 18 ABD askerinin ölümüyle sonuçlanan baflar s z askeri sald r y hat rlatmalar na ra men bu askeri uzmanlar Liberya ya gönderildi. Bu sürece gelinceye kadar öncelikle Liberya daki çat flmalar n kökenlerine k saca bakarsak; Afrika da liberal ekonominin deney laboratuar olarak sosyalist kampa karfl ABD nin en önemli müttefiklerinden olan Liberya, Amerikan Sömürge Cemiyeti taraf ndan köleli in kalkmas ndan sonra ülkedeki siyahlara yurt bulmak için kurulmufltu den ülkenin resmi olarak kuruldu u 1847 y l na dek 20 bin eski Amerikan kölesi Liberya ya yerleflti. Ve bu tarihten itibaren Amerikan kökenliler ile bölgenin yerel halk aras nda etnik ve s n fsal çat flma hep var oldu y l ndaki darbeye kadar ülkeyi True Whig Party (Gerçek Özgürlükler Partisi) yönetti. Bu süreç ülkenin bir sömürge olarak emperyalizmin ihtiyaç ve ç - karlar na göre düzenlendi i bir süreç olmufltur. Afrika n n en liberal ekonomisi olarak Liberya n n tüm do al kaynaklar emperyalist tekellerin kontrolünde geliflti. Ülke Amerikan Firestone firmas taraf ndan kauçuk fabrikas na dönüfltürüldü. Ülke tamam yabanc armatörlere ait dünyan n en büyük ticaret filolar na sahip. 2. Emperyalist Paylafl m Savafl sonras ndaki y llarda sveç ve Amerikan tekelleri ülkenin kuzeyindeki genifl demir yataklar na giririk, buradaki yerel kabile flefleri ile iflbirli i yapm fl ve bunun sonucunda yerel kabile flefleri ve toprak a alar n n bu ifl ten büyük servetler kazanarak ülkenin politik yaflam nda da söz sahibi olmak istemelerine neden olmufltur de yerlilerin ve toprak a alar n n destekledi i Ulusal Milliyetçi Cephe darbe yaparak yönetimi ele geçirdi. Ayn yöntemi deneyen Libya ve yeni zengin kabile fleflerinin deste ini alan Taylor ise baflar s z olmufl, 1997 de ise flaibeli bir seçimle ifl bafl na gelmifltir. flte böyle yaklafl k 2 yüzy ll k bir geçmifle sahip ülkenin yak n gelece- i bir kez daha ABD nin baflkan W. Bush un Senegal, Nijerya, Güney Afrika, Boksvana ve Uganda y kapsayan seyahatinde belirlendi. 16 Bat Afrika ülkesinin (ve Liberya dan hükümet güçlerine karfl isyan eden LURD un) kat l m yla gerçeklefltirilen görüflmelerde Taylor ülkesinden ayr lmaya ikna edilmeye çal fl ld. Afganistan da hala ifllerin bir düzene girmeyifli, Irak ta da her gün iflgal askerlerine yönelik sald r larla rahats zl klar artan ve sald rganl klar n n kendi ülkesinin ve di er ülke halklar n n öfke ve nefretiyle karfl - land bu süreçte Afrika ya asker göndermesi ek bir külfet olacakt. Anacak gelecek y l yap lacak seçimlerin yaklaflmas yla ABD de yaflayan siyahlar n Bush a yönelik bask s önemli bir noktayd. Zira Bush u yönetime getiren seçimlerde siyah seçmenlerden sadece % 10 civar nda oy kazanm flt. Ve 1847 y l nda eski köleler için kurulan bu ülkeye müdahale, bu kesim içinde oy oran n n artmas na neden olacakt. Ayr ca çat flmalardan sokak ortalar nda kalan yüzlerce cesedin oldu u bir ülkeye müdahale etmek, di er yandan y pranan bar fl n koruyucusu imaj n tazeleyecek bir f rsat olacak ABD emperyalizmi için. Taylor un ülkeyi terk etme karar yla maliyetinin de s f rland bir operasyon la bu iflin de üstesinden gelme f rsat n da kaç ramayacak kadar dünyaya egemen olma hedefine kilitlenmifl ABD emperyalistleri Afrika y da bu sürecin içine çekme ad m atm flt r. Ancak bir bütün olarak Afrika y yeniden düzenleme konusu Ortado u daki hedeflerin gerçeklefltirilmesine ba l d r. Zira bunun bu kadar kolay olmayaca bugün kendileri taraf ndan da daha net görülüyor. Liberya ya asker gönderilmesi konusunda bir di er ayr nt da Fransa n n Taylor un ayr lmas durumunda bar fl gücüne destek verebileceklerini aç klamas Irak konusunda gerilen ABD-Fransa iliflkilerinin en az ndan Afrika özgülünde düzelme ihtimali. Özellikle Irak taki ç - karlar na uygun bir düzenlemeyi tek bafl na gö üsleyemeyen ABD için bu düzelme önemli bir nokta. Peki ya ister yerli olsun ister eski ABD köleleri olsun Liberya halk. Bunun yan t n ABD eski Adalet Bakan ve ayn zamanda eski Baflsavc - Ramsey Clark n 2001 y l nda The Sun Dergisi nin yapt röportajda bir soruya verdi i yan ttan alal m: ABD nin tüm dünyaya nas l demokrasi ihraç etti ine dair laflar hep duyar z, ama ABD nin di er halklar üzerindeki etkisini gerçekten anlamak istiyorsan z, herhalde en iyi bafllang ç Liberya ve Filipinler, yani Asya ve Afrika daki en seçkin iki sömürgemiz olacakt r. Liberya ya 1843 öncesinde girdik, plana göre özgürlefltirilmifl köleler buraya gönderilerek kölelik problemimiz çözülecekti. Ülke, her anlamda bir ABD sömürgesi oldu. Ad n n anlam Özgürlük demek. Baflkent Monrovia ve büyük liman flehri Buchanan, isimlerini ABD baflkanlar ndan al yor. Devlet, ABD taraf ndan örgütlenip tesis edildi. Ulusal para birimi ABD Dolar. Bu yak n iliflkilere bak p, Liberya n n görece iyi durumda oldu u düflünülebilir. Ama Afrika da bile, Liberya halk kadar ac çeken, yoksul bir halk bulmak güçtür. Sonuçta, Liberya ve Filipinler, ABD nin fiili sömürgesi olmaktan yoksulluk, çat flma, bölünme ve diktatörlükler elde ettiler. Ferdinand Marcos, Manila daki adam m zd. Liberya da birbiri ard na diktatörleri koltu a oturttuk. PERU DA GER LLA EYLEMLER Peru da Peru komünist Partisi ne ba l gerillalar son süreçte eylemlerine h z verdi. ki gün içinde meydana gelen çat flmalarda faflist Peru devletinin 7 askerinin öldürülmesinin ard ndan ordunun genifl çapl operasyonlara bafllad bildiriliyor. Peru Savunma Bakanl taraf ndan yap lan aç klamada, 2 gün içinde ç kan çat flmalarda, 1 subay, 3 özel tim, 1 asker ve 2 sivilin öldü ü bildirilirken, 10 askerin de yaraland duyuruldu. Ayacucho Bölgesinde meydana gelen çat flmada Peru Komünist Partisi ne ba l gerillalar n n kay p vermedi i kaydedildi. Ayr ca 1980 y l ndan beri Peru devletine karfl mücadele veren PKP ile ordu güçleri aras nda yaflanan çat flmalarda toplam 30 bin kiflinin öldü ü, iki güç aras nda en son büyük çat flman n da Ekim 1999 da 3 askerin ölümü ile sonuçland belirtildi. BOL VYA KÖYLÜLER NE SALDIRI Güney Amerika ülkelerinden Bolivya da topraks z köylülerin direniflini k rmak üzere polis ve askeri birlikler, operasyon bafllatt. Y llard r direnifllerinin k r lamad Bolivyal topraks z köylüler, ülkenin en verimli topraklar n n zengin kesimin elinde bulunmas na karfl ç k yorlar. Köylüler, çok genifl topraklara yay lan bu çiftliklerin, atalar n n topraklar oldu unu ve bu nedenle kendilerine iade edilmesi gerekti ini söylüyorlar. Bir süre önce de ülkenin do usundaki Terebinto da bir çiftli i iflgal eden yaklafl k 100 köylüye sald ran polis ve askerler, gözyaflart c bombalar ve plastik mermi kullanm flt. Yetkililer bunun, ülke çap nda dalga dalga büyüyen köylü ayaklanmalar n bast rmaya yönelik operasyonlar n bafllang c oldu unu aç klad lar. Ç N DE fiç N N YAfiAMI UCUZ Çin in kuzeyinde 6 Temmuz günü, devlete ait bir madende meydana gelen patlamada 22 kifli öldü, 6 kifli de yaraland. Patlaman n Çin in kuzeyindeki ç Mo olistan bölgesinde, Yakeshi adl madende meydana geldi ini duyuran devlete ait medya kurulufllar, patlama sonucu 43 madencinin de madende mahsur kald n belirttiler. Madencilerin, kurtarma görevlilerinin 3 saat süren çal flmalar sonucu kurtar ld kaydedilirken, 15 madencinin de patlaman n oldu u s rada madenden kaçarak kurtulmay baflard klar ifade edildi. Çin bas n nda yer alan haberlerde geçen y l ülkede meydana gelen maden kazalar nda yaklafl k 7 bin kiflinin yaflam n n kaybetti i belirtildi. GUANTANAMO ES RLER NE YARGILAMA ABD nin, Küba daki askeri üssü Guantanamo da tutuklu bulunan esirleri, askeri mahkemelerde yarg lamaya karar vermesi tepkilere yol açt. Uluslararas Af Örgütü, 5 Temmuz da ABD nin planlar n adaletsiz olarak de erlendirirken, Avrupa Komisyonu ise san klar n idam edilmemesi uyar s nda bulundu. kinci Emperyalist Paylafl m Savafl n n ard ndan savafl esirlerinin yarg land askeri mahkemeleri yeniden oluflturan ABD, Guantanamo daki 6 esiri yarg lamay planl yor. kisi ngiliz, biri Avustralya vatandafl 6 yabanc n n Guantanamo Amerikan üssünde yarg lanmas bekleniyor. Guantanamo da halen El Kaide ve Taliban üyesi oldu u iddia edilen 680 tutuklu bulunuyor. Hiçbir uluslararas sözleflmeyi uygulamamakta kararl olan ABD, bu kiflilere Cenevre Sözleflmesini de uygulamamak için savafl esiri yerine yine kendi icad olan düflman savaflç lar ifadesini kullan yor.

23 Temmuz 2003 ran da açl k grevleri sürüyor ran da slam Rejimine karfl gösterilere kat ld klar için gözalt - na al nan yüzlerce ö renciden haber al nam yor. Arkadafllar n n ak betinden kayg duyan de iflik üniversitelerde okuyan ö rencilerin bafllatt klar açl k grevi ise sürüyor. Tahran da yay nlanan bir ran gazetesinin haberine göre Tahran, sfahan ve Meflhed kentlerindeki baz üniversitelerde ö rencilerin, arkadafllar n n serbest b rak lmas için Pazartesi günü bafllatt klar açl k grevi sürüyor. Haberde, açl k grevine kat lan ö rencilerin, ayr ca gösterilerde fliddet kullananlar n yarg lanmas n da talep ettikleri belirtiliyor Haziran tarihleri aras nda gerçekleflen gösterilerde 4 bin ö renci gözalt na al nm flt. Devlet yetkilileri bu ö rencilerden 800 ünün tutukland n, di erlerinin ise serbest b rak ld n aç klam flt. 9 TEMMUZ GERG NL Ö renci eylemleriyle sars lan ran da hükümet, 1999 daki rejim karfl t gösterilerin y ldönümü öncesinde ola anüstü güvenlik önlemleri ald. ran hükümeti, ö rencilerin 9 Temmuz olaylar n anmak için gösteri yapma olas l na karfl, s - nav dönemi olmas na ra men, baflkentteki baz üniversiteleri tatil etti, ö renci yurtlar n da kapatt. ran çiflleri Bakanl n n, gösteri izni için yap lan tüm baflvurular reddetti i, stihbarat Bakanl görevlilerinin de, muhtemel eylemleri engellemek için ö renci liderlerini tutuklad öne sürüldü. UYDU ANTENLER TOPLANIYOR Üç hafta önce ö renci eylemleriyle kar flan Tahran, 9 Temmuz 1999 da, hükümetin zor kullanarak bast rd rejim karfl t gösterilerin y ldönümünde, gergin saatler geçirdi. ABD nin yeni hedef ülke olarak dillendirdi i ran da fiah rejimini canland rmak isteyen rejim muhalifi monarflistlerin, ABD nin Los Angeles kentinden yapt klar k flk rt c uydu yay nlar da, frekans bozularak engellendi. ran da son aylarda yaflanan olaylar n ABD nin ran a yönelik sald r planlar n oluflturma çabas yla ayn sürece denk gelmesi ise tüm dikkatlerin bir kez daha bölge üzerine toplanmas na neden oluyor. Nijerya da genel grev sona erdi Dünyan n 8. büyük petrol üretici ülkesi Nijerya da 30 Haziran 2003 te hükümetin petrol fiyatlar na yapt zamm protesto etmek için gerçeklefltirilen genel grev ve protesto gösterileri, hükümetin geri ad m atmas yla 8. gününde sona erdi. 8 günlük genel grev sürecinde toplam 10 kifli polisin sald r lar sonucunda yaflam n yitirdi. Abuja da zamm protesto etmek için düzenlenen gösteride polis kurflunuyla 4 kifli öldü. Polisin gözyaflart c bomba kullanarak, protestoculara müdahale etti i gösteride 80 kiflinin de gözalt na al nd bildirildi. Bir arac n h zla göstericilerin aras na dalmas sonucu da 4 kifli yaflam n kaybetti. Abuja da polis, ana caddeye kurulan barikatlar y kt ve sendikac lara sald rd. Baflkent Lagos ta ise z rhl birlikler, havaya atefl açt. Nijerya gazeteleri de Mararaba Mahallesinde güvenlik güçlerinin atefl açmas sonucu ölenlerin oldu unu yazd. Bu olaylar n ard ndan 8 Temmuz günü, iflçi sendikalar - n n oluflturdu u Nijerya flçi Kongresi Baflkan Adams Oflyomhol, hükümetin benzin fiyatlar n indirme teklifini kabul ettiklerini ve grevi durdurduklar n aç klad. Oflyomhol, bir gün önce Devlet Baflkan Olusegun Obasanjo nun sendikac - lara yeni bir benzin fiyat önerdi ini belirtmifl, Nijerya flçi Kongresi Ulusal Yürütme Konseyi nin öneriyi ele almak üzere toplanaca n söylemiflti. Gece boyunca süren toplant - lardan sonra yap lan aç klamada, Nijerya halk n n çekti i güçlükleri hafifletmek amac yla da greve son verildi i belirtildi. Dünyadan Notlar IRAK TA SAVAfi DEVAM ED YOR! figalc LER, HALK RADES N BASKI ALTINDA TUTMAK POL T KASINI MEVCUT OLANDAN DAHA LER YE TAfiIYAMAZ! flgal edilmifl topraklarda yoksulluk, açl k ve zulüm katlan lamaz bir esaretle birleflir. Sabah uykular ndan uyan p evlerinden d flar ç kanlar n sokaklarda, caddelerde, meydanlarda iflgal güçleri ile karfl - laflmalar, onlar n emir ve bask c uygulamalar na maruz kalmalar, kendilerine ait olan zenginliklerin memleketlerinin çok uza nda sefahat içinde yaflayanlar n kasalar na akmas basit bir Irakl n n dahi uykular n bozar, tutundu u dallar k rar, zincirlerinden kurtulma çabas na yöneltir. Bu çaban n kudretini görmezden gelenler, lay k olduklar dehflet günlerini yaflamaktan kurtulamazlar. Irak ile ilgili tart flmalar, Irak taki ABD ve ngiliz iflgal güçlerine, petrol boru hatlar na sald r larla yine gündemimizde. Irak ta emperyalist sald r öncesinde ve esnas nda s kça tekrarlad m z direnifl hemen her gün haberlere yans yan eylemlerle devam etmekte ve buna burun k v ranlar n gözlerine, kulaklar na derin ac lar vererek darbeler indirmektedir. Irak n iflgalinden bu yana iki aydan fazla bir zaman geçti. Irak halk halen savafl ile iç içe yafl yor. Bu durumda, Saddam gericili ini y karak onun yerine geçen emperyalist güçlerin Saddam n kurdu u diktatörlü ü gerçekten y kt söylenebilir mi? E er bugün; içinde bulundu umuz iflgal günlerinde halk iradesi gerçekleflmemifl ise, zenginliklerin ya malanmas nedeniyle halk kitleleri halen büyük yoksulluk yafl yorsa ve Irak halk iflgalci güçlere defolun diyorsa gericili in y k ld ndan bahsedilemez. Sadece gericili in el de ifltirmesinden bahsedilebilir. Üstelik bu el de ifltirme, halk iradesinin sözde onay n (seçim) dahi almam flt r. ZAFER Ç N HALKIN B RLEfiMES ZORUNLUDUR Irak halk, parçalanm fl oldu u için BASS rejiminin bask s na karfl duramam flt. Bu parçalanm fll k, emperyalist sald r n n da bugün için baflar ya ulaflmas na ve iflgale dönüflmesine neden oldu. Bu, devrimci iradeden yoksunlu un kaç n lmaz sonucudur. ABD emperyalizmi Irak halk n n parçal birli ini kendine dayanak yapmak istiyor. Bu politika ba ml - l k siyasetinin ürünüdür. Bu politikan n parças olacak olanlar, Irak n feodal art klar d r. Afliret yap s na dayanan Kürt gruplar da ABD nin bu politikas ndan faydalanma politikas izlemekte, anlaflmalarla ülke yönetiminde avantaj sahibi olmak istemektedirler. BASS devletinin sald rgan politikalar n n ceremesini defalarca yaflam fl Irak taki ezilen Kürt ulusu, yönetimi alt nda olduklar feodal art klar arac l yla ABD emperyalizminin politikalar na endekslenmektedir. Bu tahammül edilemez bir aldatmaca ve ihanetin sonucudur. Kürt direniflinin tarihi göstermifltir ki; ihanet, hiçbir zaman kazanmam flt r, kazanamayacakt r. ABD nin Irak a yönelik politikalar Ortado u daki yeni düzenlemeye göre flekillenmektedir. Oysa, ABD Filistin halk n n srail gericili ine boyun e mesini sa layacak anlaflman n daha ilk aflamas n dahi yaflama geçirememektedir. Ortado- u da sa lanamayan gerici istikrar kaç n lmaz olarak Irak topraklar nda ve hakeza, Irak topraklar nda istikrar sa layamayacak olan iflgal de kaç n lmaz olarak Filistin topraklar nda direnifl olarak yans mas n bulacakt r. Gerek Irak ta, gerekse Filistin de gericiler, feodal art klar iflgal üzerinden ortakl k sa lam fl durumdalar. Ancak lefl kargalar n n ortaklaflmas geçicidir. Beslenmek için kana ihtiyaç duyanlar birbirlerinin kan n ak tmakta da tereddüt göstermeyeceklerdir. EMPERYAL ZME KARfiI D REN fi N BAfiARISI Irak halk savafl tan yan bir halkt r. Irak halk sadece savafl de il ülkesini iflgal etmifl olan ABD ve ngiliz devletlerini de tan maktad r. Savafllar n en büyük y k mlara neden oldu u bir bölgenin halk olmas ve öteden beri emperyalizmin sömürü ve talan politikalar ile yaflamalar ndan kaynakl Irak halk n n daha yo un tepkiler gelifltirmesi kaç n lmazd r. Bu salt Irak a özgü de il, tüm Ortado u halklar n n bir özelli idir. Uflak Arap devletlerinin bile ABD ile karfl karfl ya gelmelerinin alt nda yatan nedenlerden en önemlisi de budur. Irak taki direniflin henüz geri düzeyde oldu u bir gerçektir. Ancak, iflgalin hemen sonras nda anti-iflgalci bir ö renci eyleminde, bir direniflçinin flu sözleri anlaml - d r ve sürecin nas l geliflece inin berrak anlat m d r: flgalin sona ermesini istiyoruz. E er iflgal sona ermezse önce ellerimizle, sonra sopalar m zla ve daha sonra da silahlar m zla savaflaca z. Irak halk için direnifl kaç n lmazd r. ABD nin direniflçi bir halk muhalefeti ile karfl karfl ya gelmesi pek tabidir. Geçen iki ayl k süre bu direniflin bafllam fl oldu unu, henüz planl, yeterince örgütlü olmasa da direniflin silahl mücadele karakterini daha bafl ndan itibaren tafl d n göstermifltir. Bu, gelecekte Irak ta iflgalci emperyalistlerin rahat yüzü görmeyece inin net ifadesidir. Irak direniflçileri, ABD ve ngiliz emperyalist iflgal güçlerine rahat yüzü göstermeyeceklerini ilan etmifl durumdalar. Irakl direniflçinin sözleri, direniflin kaç n lmazl n ve basitten karmafl a do ru ilerleyece ini belirtiyor. Bu gerçektir. Bunun ne kadar zaman alaca, örgütlü direniflin önderli inin ne kadar devrimci olaca-, Irak halk n n birleflmesinin önündeki zorluklar n ne kadar kald r labilece i zamanla anlafl lacakt r. Bunlar etkileyen birçok etmen var ve ileride daha güçlü etmenler de ortaya ç kacakt r. Ancak, sonuçta tüm bunlara son biçimi halk verecektir. Bütün mesele direniflte srard r. Ortado u halklar n n deste i ile Irak halk, kendi ülkelerini iflgalciler için cehenneme çevirerek çürümüfl karakterdeki iflgalci güçlerin varl na son verebilecek güçtedir. Emperyalizm çürümüfl ve asalak karakteriyle ezilen uluslara sald rd durumda, iflgallerle yaflam katlan lmaz hale getirdi i durumda ve kendilerinin kazanmak zorunda kald klar n hissettikleri durumda kitleler, fliddetten baflka yollar n n kalmad n görecekler. Kitlelerin mücadeleleri da n k, sistemsiz ve dard r. Buna karfl l k emperyalizm güçlüdür. Ezilen uluslar n emperyalizme karfl mücadelesinin geliflmekte oldu u ve geliflece i aç kt r. Devrim dalgalar n n yükselmesi ve emperyalizmin ayaklanmalar yüzy l adland rmas n n gerçekleflece i dönemin yaklaflmakta oldu unu, bunu emperyalizmin engelleyemeyece ini bilmek ve halk savafl n n yenilmez kudretine sar lmak gerekiyor. Emperyalizmin y k labilir oldu unu, onun çürümüfl oldu unu, Irak ta, Afganistan da, K. Kore de, ran da, Suriye de, Filistin de, Filipinler de ve daha bir dizi ülkeye girmek zorunda kalacak olan emperyalizmin her geçen zaman içinde yenilece ini bilmeliyiz. Bu kaç n lmazd r.

24 18-31 Temmuz Gülümsememi yok etmek için surat m parçalaman z gerekir Düfltü üm yerden kafam kald r p bakt mda, beni iten de il, kald rmak ve daha emin ad mlarla yürüyebilmemi sa lamak için uzanm fl ellerle karfl laflt m. Tüm yoldafllar mdan sevgi gördüm ve bu bana parti ruhunun ne oldu unu, nas l olmas gerekti ini ö retti. 20 Temmuz 1992 de stanbul Esenyal da polisle girdi i çat flmada, kan yla duvara umudun ad n nakflederek flehit düflen Emre Bilgin in, yoldafllar na yazd mektuplardan derlenmifltir. (...) Biliyorsundur, ben y llar aras nda stanbul cezaevlerinde 3 y l kald m ve tahliye oldum. Bu cezaevi yaflant s bana yarad diyebilirim. Çünkü cezaevinde kendimde -bilincimde- nitelik s çramas oldu unu söyleyebilirim. Geçmiflte, o dönemin hareketlili i ve insanlar saran politikan n içinde kendimizi bir anda bulduysak da, ciddi bir yönlendirme, sa l kl bir geliflim yerine daha çok kiflisel çabalar, ö renme merak, yeni yeni dünyalar fethetme gençlik heyecan da bir araya gelince; nerede hareket, oraya koflturan bir süreç yaflad k. Bu dönemi gayet iyi bilirsin ve peflinden bir 12 Eylül süreci; hayal k r kl klar, çekingenlikler, y lg nl klar vs. vs. San r m, cezaevine düflmeseydim, bu oturmam fl politik yap mla politika sahnesinden silinir giderdim ve bence do ald da. flte cezaevinde ilk önce bu kavray fl gerçekleflti. Peflis ra da iç hesaplaflma. Ç kt ktan sonra da, bir baflka s çrama yaflad ma inan yorum. Pratik mücadele ve sorunlar, geçmiflin devam olsa da geçmiflten bir hayli farkl yd. Bu mücadele ve y llar n biriken sorunlar n n karfl s nda hareketli, canl bir siyasi ortam yaflad k. 86 Konferans öncesi, 87 Konferans ve 88 hareketlili- i. Tabi bu arada, özellikle 86 ile beraber toplumsal muhalefetin yükselmeye bafllamas, insanlar n soka a ç kmaya bafllamas, örgütlenme çabalar... H zl, karmafl k bir süreci çok h zl yaflad k. Sevinçler, ac lar, üzüntüler, kayg lar, seviler, coflkular; ama inan hep z mz t içinde. Yan bafl m zda dün birlikte oldu umuz, yedi imiz, içti imiz, güldü ümüz, a lad - m z kardefllerimiz fiziki olarak bizi b rak yorlard. Hem ne b rak fl, içim burkuluyor, tüylerim diken diken oldu. Hayk rarak yere bir bir düflerken gözyafllar n insan n saklay p içine ak tmas kadar kötü bir durumu yeni yaflad m biliyordum ve ne kadar da zormufl. nanam yordum, ama art k yan m zda yoklard ve onlar sahiplenmenin, mücadelelerine sar lmakla olaca inanc yla kinimi anlatamam. Ö renciydim, okulda birçok ö renci arkadafl mla konufluyor, tart fl yorduk. Dernek temsilcisiydim, sürekli akademik sorunlarla bo ufluyorduk. Tecrübelerimizi buralara aktar yorduk. lk ö renci eylemlerinin önderli inde rol oynuyorduk. Çelenk eyleminde 87 de 1 ay flubede kald m. Toplumda k smi de olsa hareketlilik bafllam flt. Bu arada ailenin sorunlar ç gibi büyümüfl olmas na karfl n bir bir çözümlüyorduk. Bu yolda h zla yol al yorduk. Bir tak m fleyler yerine oturmaya bafllam flt. Ama bekledi imiz birfley gerçekleflti. DABK olay. Aileyi terketmeleri bizi çok üzdü. Peflinden kazanma faaliyeti sekteye bizzat kendileri taraf ndan u rat ld. Ama iyi niyetimizi hiç kaybetmedik, karalama, y pratma yapmad k, tam tersi ile karfl laflt k.(...) Yeni aç lan dönem, geçmiflin devam olsa da geçmiflten bir hayli farkl demifltim. Evet, kesinlikle öyle. Geçmifl bir anlamda bizlere haz r sunulmufltu. Ama 12 Eylül sonras bugün hemen herfleyi yeniden infla etmek zorundas n. Ve geçmiflin infla edenleri, bugün sahnede yok, veya infla etmekten çok y kma çabas içinde. Legalcilik, bar flç l k, özgünlük, bireysellik çok yo un. Bunun nedeni de, TDH nin durumu. Güçsüz oldu u için, 12 Eylül ün ideolojik sald r lar n n etkilerini, bugün tam olarak k rabilmifl de il, insanlara yo un olarak ulaflabilmifl de il. Y lg nlar tayfas, devrimcilerin cephesinde tam anlam yla karfl bir rol oynuyorlar. Ve düflmandan daha etkili olabiliyorlar diyebilirim- bir yan yla-! Ayr ca, kurtuluflu su yüzüne ç kmakta bulanlar, ortal kar flt r yorlar. Kitlelerin en geri yanlar na hitap ederek, bugün ses bulabiliyorlar. Fakat, özellikle gençli in bu noktada çok çabuk politizasyon yaflay p (geçmifle nazaran cüzi olsa da) belli bir kitleyi- ileri- bunlardan koparmas ve peflinden de etkilerinin genel kitlede k r lmas bugün son aflamalar na vard. Sonuçta, Saçak, Yar n gibi kaflarlanm fllar, bugün gençlikten ses bulamaz olmufllard r. Bizim gibi ülkelerde gençli in böylesi dönemlerde aktif pozisyonlar sergilemesi do ald r. Önemli olan bunu iyi kanalize etmek ve bu potansiyeli heba etmemektir. Sevgilerle *** (...) Paylaflmak istedi im, az önce de belirtti im gibi, flu an yaflad m an. Biliyor musun, son bir kaç gündür d flar da olmay müthifl özledi imi farkettim. lk defa bunu çok yo un bir biçimde arzulad m. Yanl fl anlama, bu bir b kk nl k ya da yatmaya karfl bir tahammülsüzlük de il. Ve san r m pek çok kiflinin de defalarca hissetti i bir duygudur. Ama ben ilk defa bu denli yo un olarak duyumsad mdan olsa gerek, baya etkilendim diyebilirim. As l söylemek istedi im ne biliyor musun, malum nedenlerden dolay hala kendi kendimle bar fl k de ilim ve ne zaman ki d flar ç k p bütün benli imle herfleyin orta yerinde, en s cak yerinde yer al rsam ve kendimden katabilece im herfleyi katt m anda, kendi kendimle bar flabilmem de o oranda gerçekleflecek. Sak n, flimdi de katabilece in herfleyi kat yorsun ya deme, çünkü elimde olmayan nedenlerle katam yorum. Duvarlar engelliyor, parmakl klar, tel örgüler engelliyor... K - s tlanm fl bir ortamda yap labilen veya verilebilenler de k s tl olmak durumunda kal yor. Tüm bunlardan sonra, itiraz nda hala srarl ysan e er, flöyle bir soru sormak durumunday m: kendini hiç elleri kollar ba l, çaresiz hissetti in, ve bu yüzden de tutsakl na lanet etti in olmad m? Benimki de buna benzer bir fley iflte... fiu an hep bafla al p-al p ayn flark y dinliyorum: Gece leylak ve tomurcuk kokuyor/ Yaral bir flahin olmufl yüre im... Gecenin leylak ve tomurcuk de il de, toprak kokuyor olmas d fl nda herfley durumuma uygun düflüyor sanki. fiu an benim de yüre im uçmalar engellenmifl, yaral bir flahin olmufl ç rp - n p duruyor. Kendi kendimle bar fl k olamama durumuna gelince, sen hala oralarda m s n diye sorma, hala oralarday m ve oralarda da olmam gerekiyor. Bu sayede kendi kendimle olan kavgay ara vermeksizin sürdürmeye çabal yorum ve sen de çok iyi biliyorsun ki çeliflki, geliflmenin bafll ca kofluludur. Bilmem okudun mu, Da dan Kopan Atefl diye bir romanda kendi yaflad klar n aktaran yazar, o an yan nda olmayan birisine flöyle sesleniyor. Bir gün öldürülürsem e er gözlerime iyi bak, gülümsedi imi göreceksin. Çünkü düflmana öyle fazla zarar verdim ki bugüne kadar, beni öldürmeleri bile bu zararlar n telafi edemez. Akl mda kald biçiminde yazd m, söylem de iflik olabilir ama özde söylenen bunlard. Ve bu sözler benim çok hofluma gitti. Evet, bizler için mutluluk kavga demekse e er, bu kavgada düflmana ne denli fazla zarar verebilirsek, mutlulu umuz da o denli yo unlaflacakt r. Yan l yor muyum? *** (...) Bugünkü durumuma iliflkin övgülerin, gelece e iliflkin umudumu ve cesaretimi daha da art r yor, azmimi daha da kamç l yor. Ama dikkat et, bunca günden sonra fl marabilirim de bakars n! fiaka bir yana, daha katetmem/ katetmemiz gereken yol çok ve sen de çok iyi biliyorsun ki bu yol hiç de öyle dümdüz ve pürüzsüz bir yol de il. Bu anlamda, mevcut durumla yetinmek ve onu yeterli görmek, ileride önümüze ç kmas kuvvetle muhtemel olan pek çok engeli aflmam z güçlefltirecektir. Ve senin de belirtti in gibi, bu engelleri aflabilmenin yolu kararl, özverili ve alçakgönüllü olabilmekten, üstün bir çabayla ve hiç mi hiç b k p usanmaks z n çal fl p kendini gelifltirebilmekten geçiyor. Bir keresinde insan akflam olup da yata na uzand nda geçirdi i günün muhasebesini yapmal diye yazm flt n. flte her gün böyle bir muhasebe yap p da, gönül rahatl yla uykuya dalabildi imiz, yani her günümüzü amac m za uygun u rafllarla, dolu dolu geçirebildi imiz oranda, geliflmemiz kaç n lmaz olur. Ben böylesi bir muhasebeyi hergün olmasa bile s k s k yap yorum ama, ne yalan söylemeli, her seferinde gönül rahatl yla uyuyam yorum. Baz kereler rahats zl k duydu um da oluyor... *** (...) flte böyle can, bizlere hep bir arada olmay bile çok görüyorlar. Elbette bu fl kl yoldan ayr lmad m z ya da hain bir pusuya tak - l p ayr lmak zorunda kalmad m z sürece, bugün olmazsa yar n bir baflka kavflakta karfl laflma ihtimalimiz var. O olmasa bile ayn yolda emin ad mlarla yürüdü ümüzü bilmek, yüreklerimizdeki sevgiyi her zaman capcanl tutacakt r. Bu da özlemle yo rulu yüre imizin avuntusu olacakt r kuflkusuz. Bugüne kadar bu yolda yürümeye çal flt m ve zaman zaman aksad m, hatta tökezleyip düfltü üm oldu. Düfltü üm yerden kafam kald r p bakt mda, beni iten de il, kald rmak ve daha emin ad mlarla yürüyebilmemi sa lamak için uzanm fl ellerle karfl laflt m. Tüm yoldafllar mdan sevgi gördüm ve bu bana parti ruhunun ne oldu unu, nas l olmas gerekti ini ö retti. Onun için istisnas z tüm yoldafllar ma her fleyin üzerinde bir sevgiyle ba land m. fiu an söylenecek daha fazla bir fley yok. Bu bir veda mektubu ve böylesi mektuplar genellikle k sa ve hüzünlü olur. Hem daha sonra da yaz flabiliriz nas lsa de il mi? Son olarak belirtmek istedi im birfley daha var. Bundan sonraki yaflam mda mücadelenin d fl nda bir alternatif olmayaca na ve tüm yoldafllar ma, onlar n yüreklerine s mayan sevgilerine mutlaka lay k olaca ma inan yorum. Belirleyici olan laf de il, bizzat yaflam n kendi prati idir ve bu söylediklerimde ne denli samimi oldu umu ve o prati in kendisi gösterecektir.

25 Temmuz 2003 Nikaragua Devrimi: Zafer günü geldi çatt Baflkent Managua Devrim flehitlerinin posterleri 19 Temmuz 1979 da gerçekleflen Nikaragua Devrimi ile ilgili Pravda n n özel muhabirlerinin anlat mlar Temmuz u 20 Temmuz a ba layan gece, Ulusal Dirilifl Hükümeti Managua ya vard. Az önce, köhne iki motorlu bir uçak, bir taksi gibi, bütün hava çukurlar nda hoplayarak, Kosta Rika dan ilk yabanc gazeteciler grubunu Nikaragua baflkentine ulaflt rd. Baflkentin Las Mercedes havaalan nda iniyoruz. Az zaman sonra havaalan bir zafer meydan na dönüfltü. Ardarda Sandino Ulusal Kurtulufl Cephesi savafl uçaklar iniyor. Bunlar savafl birlikleri kumandanlar n getiriyorlar. Kucaklaflmalar, öpüflmeler, gözyafllar, gülmeler... Tan nm fl Rus flark s nda denildi i gibi gözleri dolu dolu ç lg nca sevinç. lk görüflmeler yap l yor. Dionisio Marenko haki renkli üniformal, Sandino Ulusal Cephesinin k rm z -siyah iflaretini omzunda tafl yor. Marenko Ulusal Dirilifl Hükümeti nin yar nki Ulaflt rma ve Bay nd rl k flleri Bakan, flimdilik savaflç bir kumandand r. Düflman m z yenildi ve tarih bak m ndan mahkum edildi, diyor kumandan. Ancak sözlü ümüzde öç alma laf yoktur. Bizi ilgilendiren yeni hayat m z n kurulufludur ve biz bu hayat kuraca z. Henri Ruis Ernandes, Komandante Modeste olarak ün salm fl sevimli sanatç anlat yor: Hücuma geçtik, neredeyse Managua y ele geçirecektik. Benim birli im kuzeyden hücum ediyordu. Sabah saat 10 sular nda birden radyo ile bir haber iletiliyor: Milli muhaf z alay baflkumandan teslim olduklar n ilan etti. Daha iyi ya, daha az insan ölecek. Savafl boyunca bu bizim en kolay günümüzdü. Yeni bir hayata bafllayabilece imize bir türlü inanam yordum. Ksaviyer Çomorro Kardenal, Somoza n n bir yardakç s taraf ndan öldürülen (geçen y l n Ocak ay nda) Pedro Hoakin Çomorro nun küçük kardefli, Prensa gazetesi yaz iflleri müdürüdür. Gazetemiz binas n tanklarla, mermilerle y kt lar. Bir daha onar lmas na olanak b rakmaks z n y k nt lar da ayr ca yak ld. Ama biz gazetemizi yar n gene ç karaca z. Matbaa yok edildi ama insanlar çok flükür sa. En önemli olan da bu. Gazete düzenli olarak ç kar lacakt r. Gene muhalif mi asla! Elefltiri için nedenimiz olmayacak ki, çünkü hükümetimizin üzerine ald görevler gerçekten asildir. Ve böylece kurtulmufl kente giriyoruz. Ulafl m yok, haberleflme kopuk. Ama bir kumandan bizlerin yani Sovyet muhabirlerinin merkez posta binas na götürülmesi emrini veriyor, oradan d fl dünya ile ba lant kurulabiliyor, Tropikal zifiri karanl ndan araba ile ilerliyoruz. fiurada burada hala silah sesleri duyuluyor. Muhaf zlar sinmifl ama flurada burada tek tük izbandutlar marifetlerini göstermeye devam ediyor. Her sokak a z nda Sandinista devriyeleri. Parola Özgür Vatan. Bize efllik eden cevab n veriyor. Ya da ölüm Bundan sonraki kontrollerde biz bu cevab kendimiz söylüyoruz. 96 ÖLÜM ORUCU D REN fi 1996 Ölüm Orucu zaferinin 7. y ldönümündeyiz. Bu onur Ölüm Orucu ve SAG flehitlerine aittir. Bugün, insan n karfl s nda biçare k l nd ölüm, bir zaferin kutlanmas ysa e er, bunu gerçeklefltiren flehitlerimizdir May s Genelgeleriyle topyekün sald r n n hapishaneler aya devlet taraf ndan yaflama geçirildi inde, bu sald r n n durdurulmas n n, geri püskürtülmesinin kaç n lmaz bir görev oldu u, baflta komünistler olmak üzere devrimci tutsaklar için oldukça aç kt. Bu görev, start n 20 May s ta Süresiz Açl k Grevi ile ald. Ancak daha ilk günden kazanmak için bir üst nitelikte eyleme ihtiyaç oldu u biliniyordu. Aç k, net ve kesin bir vurufl gerekiyordu, zafere kaç n lmaz bir yürüyüfl gerekiyordu ve direnifl ölüm orucuna evrilirken yaflamlar ölüme, direnifl zafere yürüyordu. Aygün U ur, Altan Berdan Kerimgiller, lginç Özkeskin; derken Ali Ayata, Hüseyin Demircio lu, Müjdat Yanat ve Ayçe dil Erkmen, Tahsih Y lmaz, Hicabi Küçük, Yemliha Kaya, Osman Akgün, Hayati Can-12 K z l Karanfil zafere yürüyüflün birer yap tafl oldular. 27 Temmuz gecesi temel taleplerin kabul edilmesiyle direnifl sona erdi. Ama tutsaklar n bedenlerindeki y pranma Ölüm Orucu sonras Erkut Direkçi (MLKP) ve Polat yit (TKP/ML) i de ald, flehitler kervan na katt. Temmuz flehitleri ölümsüzdür Erol Do an: Kars Göle do umlu. 24 Temmuz 1977 de Zeytinburnu nda Veli Can Oduncu adl bir sivil faflist taraf ndan öldürüldü. Pafla Soylu: 18 Temmuz 1980 de Almanya da geçirdi i bir trafik kazas nda yaflam n yitirdi. Nurgüzel Yaflar: 1969 Kars do umlu. Gençlik y llar nda tan flt devrimci düflüncelere 1991 y l nda profesyonel olarak kat ld. 19 Temmuz 1992 de stanbul Maltepe de Hasan Demir ve Ramazan Ceviz ile birlikte katledildi. Hasan Demir: Bursa Yeniflehir do umlu. Ünal kod adl Hasan Demir ilk olarak TMLGB içinde örgütlendi. 19 Temmuz 1992 de iki yoldafl yla birlikte stanbul Maltepe de katledildi. Ramazan Ceviz: 1977 de tan flt devrimci düflüncelerle. Önce T KB içinde örgütlendi lerde Proletarya Partisi saflar nda mücadele etmeye bafllad. 19 Temmuz 1992 de stanbul Maltepe de yoldafllar yla birlikte katledildi. Hasan Gülünay: 1965 y l nda Erzincan da do du y l nda Proletarya Partisinin düflünceleri ile tan flt y l nda Halk Ordusu flehir gerillas olarak faaliyetini sürdürdü. 20 Temmuz 1992 de Tarabya daki evinden Sirkeci ye giderken gözalt na al nd. Gözalt nda oldu una dair görgü tan klar olmas na karfl n gözalt nda oldu u kabul edilmedi. Özlem Sürgeç, Fethi Özdemir: 31 Temmuz 1994 te özel bir görev için gittikleri Erzincan ili K l çkaya yak nlar nda devlet güçleriyle halk ordusu gerillalar aras nda ç kan çat flmada Özlem Sürgeç ve Fethi Özdemir flehit düfltüler. M. Tahsin Budak: 1957 y l nda skenderun da dünyaya geldi. Lise y llar nda tan flt devrimci düflüncelerle. 21 Temmuz 1995 y l nda geçirdi i bir trafik kazas nda yaflam n yitirdi. Ak ner Ça lar: 1961 y l nda dünyaya geldi öncesi devrimci faaliyete kat ld. 6 y l Metris ve Sa malc lar hapishanesinde TKP/ML tutsaklar yla birlikte kald. Özgür Gelecek Malatya Temsilcisi olan Ak ner Ça lar, 24 Temmuz 1998 de görev için gitti i bir köyden dönerken geçirdi i kalp krizi sonucu yaflam n yitirdi.

26 18-31 Temmuz Mevcut sistem tecavüzcüleri yarg layamaz! Neredeyse her gün yeni bir tecavüz, namus cinayeti olay duyar olduk. fiemse Allak n ailesi taraf ndan tafllanarak öldürülmesinin ard ndan NÇ. adl genç k z n y llar boyunca aralar nda devlet memurlar ndan askerlere kadar uzanan onlarca kiflinin tecavüzüne u ramas ve mahkemenin san klar serbest b rakmas, ve ard ndan Sivas Zara da yaflanan benzer bir olay kolay unutulacak gibi görünmüyor. Kad n erke in mal olarak alg layan ve onun bafl na her hangi bir olay geldi inde kiflinin yaflad klar n de il de kendi namusunu düflünen ve ölüme varan cezalar veren aile meclisleri toplumumuzdaki feodal bak fl aç s n n ne kadar etkili oldu unu göstermektedir. Bas na malzeme olmayan di er örnekleri de göz önüne ald m zda bu say oldukça yüksek rakamlara ulafl yor. fiemse Allak ve NÇ. bas na yans d klar için biraz daha gündeme oturup bu sorunlar unutmak isteyenlere hat rlatsa da bunlar n d fl nda daha nice örne in oldu unu düflünmek için elimizde oldukça fazla neden var. Son günlerde özellikle NÇ. ile ilgili baz burjuva bas nda ç kan haberler ahlaks z gazetecilik anlay fl n n örnekleri olmaya aday. NÇ. olay n ayd nlatmak ad na yaflanan olay n en ince ayr nt lar n dahi irdeleyen ve gazetelerinin sayfalar na yerlefltirerek bu iflten rant sa lamaya çal flanlar, kendi sap k ve para düflkünü hallerini aç k etmifl ve burjuva bas n n tek ahlak n n para oldu unu da göstermifltir. Tüm yaflananlar sayfalar nda yay nlayarak ilk baflta NÇ ye ve onunla beraber bu gazeteyi alanlara ve herkese büyük bir sayg s zl k örne i sergileyen bu sözde gazeteler, birçok kesimden tepki almalar - na ra men herhangi bir geri ad m da atm fl de ildir. Bu konu bir yandan toplumumuzda kad na olan bak fl aç s n oldu u gibi yans t rken bir yandan da devletin T. Kürdistan nda yapm fl oldu u kurumlaflman n ne gibi ifller yapt n da ortaya koymaktad r. Bu AKP hükümetinin hapishanelerde bask ve fliddeti daha da art rd bu günlerde bir taraftan sözde topluma kazand rma ad alt nda yeni yasalar ç kar l rken, bir taraftan da bu yasalarla siyasi tutsaklara ihanet, itirafç l k, kimliksizlik dayat l yor. Bu bask ve fliddet politikas nda kad n tutsaklar hem devrimci komünist kimliklerinden dolay hem de kad n kimliklerinden dolay iki kat daha fazla bask ya maruz kal yorlar. En son Gebze Hapishanesinde bulunan kad n tutsaklara üst aramas bahanesiyle cinsel tacizde bulunuldu. Kad n tutsaklar arama yapaca z denilerek zorla ç r lç plak soyulup cinsel fliddete maruz kald lar. stanbul Kad n Platformu üyeleri, kad n tutsaklar n maruz kald sald r y protesto etmek amac yla biraraya gelerek Gebze Hapishanesindeki kad nlara dayan flma kartlar gönderdiler. Galatasaray Postanesi önünde biraraya gelen kad nlar, Yaflas n kad n dayan flmas, Kad n tutsaklar yaln z de- bölgelerde görev yapan yüksek rütbeli askerlerin vb. vukuatlar n n yan nda hakimlere kadar uzanan ahlaks zl gözler önüne sermektedir. Henüz çocuk yaflta onlarca kez bahsini etti imiz kifliler de dahil bir çok kiflinin tecavüzüne maruz kalan NÇ. nin olay devletin tüm kademelerindeki çirkefli in de aç k aç k ilan gibi. Habire kad na gereken önemi verdiklerini kan tlamak için yasa üstüne yasa ç karan devlet, asl nda gerçek zihniyetini bu pratikler ile ortaya koymaktad r. Yasalar nda dahi yerlefltirdikleri maddeler ile neredeyse tecavüzü yasalaflt ran devlet, di er yandan da tecavüz san klar n tek tek serbest b rakarak tam da kendisine yak flan yapmaktad r. Bu tür olaylar n daha yo un olarak Kürt illerinde yaflan yor olmas da de erlendirilmesi gereken bir di er noktad r. Bunun bir nedeni az önce yukar da da söyledi imiz gibi devletin buralarda özel örgütlülükler yaratmas ve zamanla bu örgütlenmelerin daha da çürüyerek çirkefleflmesidir. Yaflanan bu durum asl nda daha önceki y llarda da s k s k duydu umuz örnekler gibidir. Askerlerin, korucular n tecavüzüne u rayan birçok Kürt kad n - n n yaflam m za yans mayan ac lar, asl nda bize çok uzakta de il. Bundan önce de yine beyinlerimizde yer edinen bu tür olaylar vard. Yine önemli bir di er yan da neden özellikle tecavüz iflkencesinin uyguland na dairdir. Tecavüz, hem toplumumuzun yap s gere i hem de oluflturdu- u fiziksel ve psikolojik tahribatlar gere- i özellikle tercih edilmektedir. Kendilerini devletin verdi i silahlar ile var etmeye çal flan, bir avuç para veya baflka bir fley için kendini satan ve kad n da sadece erke- in cinsel aç dan tatmin arac olarak gören anlay fl sahiplerinin, zaten baflka bir flekilde davranmas da beklenilemez. Ama bu yöntem elbette ki sadece T. Kürdistan nda uygulanm yor. Bunun d - fl ndaki flehirlerde de yaflanan bu tür örnekler var. Birincisi devletin kendi organize etti i sald r lar olurken di eri ise yarat - lan ve körüklenen erkek egemen sistemden kaynaklanan olaylard r. Bunun son örne i de DEHAP stanbul Kad n Kollar Baflkan Gülbahar Gündüz ün sokak ortas nda kaç r larak tecavüze u ramas. Sonuç olarak bak ld nda anlatmaya çal flt m z gibi bu olaylar n hiç birisi sistemden ba ms z de ildir. Ve devletin yarat c s olmas bak m ndan asla çözemeyece i, çözmeyece i olaylard r. Bunun kan t bugüne kadar yaflanan bu tür olaylar n hiç birinin sorumlular n n yarg lanmamas d r. Buna örnek de en son NÇ. olay nda san klar n tümünün serbest b rak lmas d r. Gülbahar Gündüz e tecavüz edenlere de il bunu k namak için sokaklara dökülenlere sald r lmas d r. Gebze de kad n tutsaklara cinsel taciz ildir dövizlerini açarak bir bas n aç klamas yapt lar. Nilay Y lmaz n okudu u ve ayn zamanda Kürtçe de yap lan aç klamada flunlar söylendi: Tek tip elbise ve L Tipi (mezar tipi) hapishane projeleri siyasi tutsaklar insanca yaflam koflullar ndan uzaklaflt rmak için s rada bekliyor. Di er yandan topluma kazand rma yasas ad alt nda piflmanl k, ihanet ve kimliksizlefltirme meflrulaflt r lmaya çal fl l yor. Kad nlar toplumun birçok kesiminde oldu u gibi Gebze Cezaevi nde de kimi zaman üst aramas bahanesi ile ç r lç plak soyulup taciz edilip, cinsel fliddetle y ld r larak kimliksizlefltirilmeye çal fl l yorlar. Erkek egemen sistem, tüm bask ve fliddet kurumlar yla, biz kad nlar cinsiyetçi fliddete maruz b rak yor. Biz kad nlar tüm cezaevlerinde ve son dönemde Gebze Cezaevi nde kad n mahkumlara uygulanan taciz ve cinsel fliddetin biran önce sona erdirilmesini ve bunu yapanlar n cezaland r lmas n istiyoruz. (H. Merkezi)

27 Temmuz Arguvan türkü festivali gerçeklefltirildi 1. Arguvan Türkü Festivali 5-6 Temmuz tarihlerinde Malatya n n Arguvan ilçesinde yap lan çeflitli etkinliklerle gerçeklefltirildi. Arguvan ilçesi Malatya ya 60 kilometre uzakl nda türküleriyle ünlü küçük bir ilçedir. Uzun hava ve a t fleklindeki Arguvan a z türküleri gurbetin, hüznün, ac n n, aflk n ve sevdan n dile getirildi i, insan s - cakl n n türkülerle sarmafl dolafl oldu u ezgilerdir. lk kez bu y l düzenlenen Arguvan türkü festivali, Arguvan ve çevre köylerin yöre dernekleri taraf ndan beraber düzenlendi. Büyük bir organizasyonla düzenlenen festivalde sadece türküler de il de iflik panel ve flenlikler de yap ld. Arif Sa, Belk s Akkale, Musa Ero lu ve çok say da mahalli sanatç n n kat ld konserlerle birlikte Demokratikleflme ve Çok Kültürlülük konulu Ahmet Hakan, Hrant Dink, Oral Çal fllar, Zeynep Oral gibi kat l mc - lar n da bulundu u bir panel düzenlendi. Ayr ca Türkü konulu bir panel düzenlenerek, Arguvan türkülerinin kendine has özelliklerine vurgu yap larak günümüzde halk n kendi ba r dan ç karm fl oldu u türkülerinin de erini kaybetti inin ve halk n yaflay fl tarz na, kültürüne uygun olmayan müzik tarz n n dayat larak bu halk tükülerinin yavafl yavafl yok edildi inin alt çizildi. Festivalden önce baz yöre derneklerinin Kürtçe Arguvan ezgilerinin de etkinlikte yer almas yönündeki do al ve hakl talepleri Tertip Komitesi taraf ndan kabul edilmesine ra men, Festival esnas nda polisin bask s ile Kürtçe ezgilere izin verilmemesi kitle taraf ndan tepki ile karfl land. Ve baz yöre dernekleri, festivali protesto ederek etkinlikten ayr ld lar. Tüm bunlar yaflan rken Malatya Valisi Osman Derya Kad o lu nun festival demek kaynaflman n e lenmenin yan nda milli birli imiz, bütünlü ümüz, dirli imizi sa layan unsurlar olarak görmek demektir. Bu yüzden milli birlik ve beraberlik aç s ndan kaynaflmay sa layaca n z bu türkü festivalini selaml yorum fleklindeki sözleri, devletin Kürt ulusuna yönelik inkarc yaklafl mlar - n n çok net bir ifadesi oldu. Festival çeflitli resim sergileri ve halk oyunlar gösterileri ile sona erdi. (Malatya) Gebze de yaflayan Dersimliler piknikte bulufltu Gebze Tuncelililer Kültür ve Dayan flma Derne- i 13 Temmuz tarihinde 5. Buluflma Y l nda Özgürlü e Merhaba ad alt nda Denizliköy de piknik yapt. Gebze nin birçok mahallesinden ve Kartal dan kald r lan otobüslerle pikni e gelenler, saat 9:00 da piknik alan nda buluflmaya bafllad. Program özgürlük, demokrasi ve devrim mücadelesinde flehit düflenler an s na yap lan sayg durufluyla bafllad. Ard ndan sahneye ç kan Gebze Tuncelililer Kültür ve Dayan flma Derne i Baflkan Hasan Gündo du, bir konuflma yapt. Konuflmas nda devletin yozlaflt rma, asimile sald r s na de inen Gündo du, herkesi duyarl olmaya ça rd. Senem Tu rul un fliirleriyle kat ld piknikte, sahneye ça r lan Gül Kardefller, Enver Çelik, Nisan Günefli, Nurettin Güleç türküleriyle kitleyi coflturdular. Piknikte Gazetemiz flçi Köylü yle birlikte, Umut Yay mc l k, Tohum Kültür Merkezi ve Dernek standlar aç ld. Bir ara jandarma standlar engellemeye çal flsa da, standlar kald ramad. Piknikte coflku gün boyu sürerken gazetemizle birlikte birlikte birçok kurum pikni i selamlayan mesajlar gönderdiler. (Kartal) FERHAT TUNÇ TUTUKLANDI Sanatç Ferhat Tunç, 7 Temmuz da Milas ta verdi i konser sonras nda gözalt na al nd ve bir gün gözalt nda tutulduktan sonra 8 Temmuz günü ç kar ld mahkeme taraf ndan hakk nda g yabi tutuklama karar oldu u gerekçesiyle, tutuklanarak Mu la E Tipi Hapishanesi ne konuldu. Sanatç n n tutuklanma gerekçesi olarak 22 Haziran 2003 tarihinde A r Do ubeyaz t Festivali kapsam nda verdi i konserde yapt - konuflma gösterildi. Sanatç n n bu festivalde konserin bafl nda Merhaba PKK li arkadafllar fleklinde konufltu u iddia edildi. Sanatç ve avukatlar taraf ndan yap lan tüm itirazlar, sanatç n n böyle bir söz söyledi inin somut delillerle ispatlanmamas na ra men kabul edilmedi. Konuyla ilgili 10 Temmuz 2003 tarihinde HD stanbul fiubesi nde birçok ayd n, sanatç ve yazarlarla birlikte baz sendika ve yöre dernekleri baflkanlar n n kat ld bas n toplant s yap ld. Aç klamay sanatç Orhan Akkaya yapt. Ferhat Tunç un derhal serbest b rak lmas n isteyen Akkaya flöyle konufltu; Bu olumsuz uygulama dolay m nda, düflüncenin özgürce ifade edilmesinin önündeki yasal engellerin bir an önce ortadan kald r lmas n, Türkiye Cumhuriyeti yurttafllar n n, hak etti i demokratik yaflama kavuflmas n geciktiren zihniyetten kurtar lmas n talep ediyoruz. Toplant da ayr ca Suavi, Ferhat Tunç un tutukland ktan sonra yazd bir mektubu okudu. ( stanbul) 4. MUNZUR KÜLTÜR VE DO A FEST VAL PROGRAMI AÇIKLANDI 31 Temmuz-4 A ustos tarihleri aras nda Topra na geri dön, Munzur una sahip ç k fliar ile düzenlenecek olan 4. Munzur Do a ve Kültür Festivali program aç kland. Festival 31 Temmuz da saat 10:00 da Tunceli il s n r Seyitli Köprüsü nde yap lacak olan karfl lama ile bafllayacak. 4 gün sürecek festival boyunca konserden, panellere; yar flmalardan tiyatrolara kadar çeflitli etkinlikler sunulacak. Festival bünyesinde ayr ca Pülümür de bulunan Munzur Gözeleri ne de bir gezi düzenlenecek. Bunun d fl nda panellerde tart fl lacak konulardan baz lar ise flunlar: Munzur Vadisi ve Barajlar Sorunu, Gençlik Sorunlar, Çözüm Önerileri ve E itim, Köye Geri Dönüfllerin Sorunlar, Bas n Ahlak ve Gazetecilik, Tunceli de Edebiyat ve Folklor ve Yaflam, Do a ve Çevre le Bar fl Bunun d fl nda festivalde sahne alacak sanatç lardan baz lar da flunlar: Haluk Levent, Nurettin Güleç, Mo ollar, Burhan Berken, Grup Yorum, Kaz m Koyuncu, Grup Munzur. (H. Merkezi) RIFAT ILGAZ ANILDI fiair R fat Ilgaz, ölümünün 10. y ldönümünde sevenleri taraf ndan Zincirlikuyu Mezarl nda bulunan mezar bafl nda an ld. Türk sinemas n n ölümsüz filmlerinden biri olan Hababam S n f n n yazar olan flair R fat Ilgaz, 10. ölüm y ldönümünde Zincirlikuyu daki mezar bafl nda an ld. Anmaya o lu Ayd n R - fat Ilgaz, k z Y ld z Ilgaz, Uluslararas PEN Yazarlar Derne i Baflkan Üstün Akmen, yazar Leyla Erbil, Panoyat Abac, flair Sunay Ak n, Ç nar Yay nc l k ve aile yak nlar n n yan s ra sevenleri de kat ld. Leyla Erbil, mezar bafl nda çiçek b rakarak, Ilgaz n edebiyata ilk bafllad y llarda kendisine yak nl k gösterdi ini ve onun flahs nda bugünlere kadar geldi ini söyledi. Anmada konuflan o lu Ayd n Ilgaz, babas n n halktan yana bir insan oldu unu kaydederek, Sivas olaylar ndan çok etkilendi ini ve buna dayanamad n ifade etti. R fat Ilgaz k skand n dile getiren Sunay Ak n ise, Türkiye de kitaplar n hala yak ld ve yazarlar n cezaevlerinde oldu u bugünlerde O hala suçlu say lacakt r dedi. (D HA) Savafia KarfiI fiarkilar geces yapildi Irak ta Savafla Hay r Koordinasyonu taraf ndan ABD nin ba- ms zl k günü olan 4 Temmuz da ABD mallar n protesto etmek amac yla Savafla Karfl fiark lar ad alt nda bir gece düzenlendi. Saat 20:00 de bafllayan geceye önce bir dakikal k sayg durufluyla baflland. Daha sonra bir konuflma yapan nsan Haklar Derne- i Yönetim Kurulu Üyesi brahim Kayhan ABD emperyalizmi gitti i her yere kan, açl k, yoksulluk, gözyafl götürmekten baflka hiçbirfley yapm yor. Bunun son örne i Irak t r. fiimdi Vietnamlar yeniden canland rma zaman d r dedi. Ard ndan Metin Ye- in in haz rlam fl oldu u Savafla Karfl Dünya Sokaklar adl sinevizyon gösterimi sunuldu. Daha sonra Türkiye Yazarlar Sendikas Yönetim Kurulu Üyesi flair Ayd n Hatipo lu k sa bir konuflma yap p, fliirler okudu. Gece s rayla MKM bünyesinde çal flmalar n devam ettiren Koma Asmin, Ekrem Ataer, Özgür Çocuk Kulübü-Özgür Der, Kutup Y ld z, Grup Yorum ve U ur Karatafl n söyledi i Kürtçe, Türkçe, Arapça parçalar eflli inde çekilen halaylar ve z lg tlarla devam etti. Gece boyunca s k s k; Yaflas n Halklar n Kardeflli i, Biji Bratiya Gelan, Savaflan Halklar Kazanacak sloganlar at ld. Gece Koordinasyonun devam n n sa lanmas, emperyalizme karfl örgütlü bir duruflla karfl koyulmas ça r s yla son buldu. ( stanbul)

28 18-31 Temmuz D VÊ KARKER ÇI B K N? Wek ku té zanin bi hezaran karkérén bé sendika, bé sîgorte ü be tevger hene. Sedema vé yeké gelek pirsgirîkén aborî, sosîal û politikîne. D nav van p rsgirîkan da pirsgirîka sereke anjî herî mezin bé tevgerbûne. Çima em pirsgirîka sereke bé tevgerbun d bînin. Lewra pirsgirîkin abori û siyasi é florefleke dorf reh n. Heta bu guhert neke b ngehin çénebe ev pirsgirîkin l péflya me çareser nab n. J bo ku em b ghijme guhert neke b ngehin d vé em b tevgerb n. Bé tevgeri nahéle karker (b taybet é ku awahiya çéd k n) ji xwe ra tu avé zelal b - k n. J ber vé yeké ji karkerén awahiya d sergé ji yeke megon dan n. H m p rsgériken wan çaraser nab n hemji roj b roj p rsg riken wan l hev zéde d b n. Karker l hember van p rsgérikan n kar n b zaneti hewl b d n. Lewra bé tevger nâ bu tevger nebe zaneti ji çénabe. Lewra karker b tevgeré zaned - be û h zawi, j tevgerbûna wîte. D vé karker evé yeké b bin n û b - zan kan ç kas hewreye tewgeréne. Ev yeka hané neyé zanin karker n kar n tu t flti b k n. Kedxwar evé yeké bofl d zan n. D xwaz n ku karker bé tevgerb n, k ewji xwina wana b r heti b m jin. Kedxwar j vé derfeté p r bafl berjewendiye xwe d paréz n. Her ku roj d - çe me dix ne d bin mercén zéde g ran. D vé em derfeteke awha nedin desté kedxwaran. P flti vé kurte fliravé, em heneki j l jiyana xweye rojaze b nhér n, ka ev p rsg rikén han xwe b ç awayi d d ne niflan. Gelek karker l cihé kuj malén wan dur n d xeb t n. Yani d ç n bajarekî diné. Karkeren Kurd, j xwe mejbûre vé yekéne. Cihé d ç n l kar d - ger n bé b rdozi néziké karmendan d - b n. Karmend j wan teklife kar d xwaze. Dewa ku ew ji bîhayé kar d béj n, té k liya pûhayé kar û énflasyoné û rewfla abariye bu hevra g ré nad n. B vi awayi zi karker ku dema pûha d d - ne kar, naghezne encame ke bafl. Ew peré tu d stinin z kéré t flteki nayé. D vé karker evé yeké bafl b zan b n ku m rovtené d flerda ser nakeve, morvén zana o b tevger, berya flerdezi d kar n b serkev n. Yani berya teklifa bû haye karda d vé karker p flya teklifé da bafl b f k r n. Ku bûha erzanbû tu ç gos ji zéde b xeb ti valaye. D vé hélé de hewceye ku em p r h flyarb n. A duyemin; Dema ku teklifa bûhayé karhate danin d vé m rov l ser hevalén xwe bûha neflkéne. M tehit evê yeké l hember karkera d xeb tin n. D béj n ku tu neki hevalé teyé j te erzant r çéke Anji d béj n flankes b evqasi çéd ke, tu j wi erzant r b ki were b xeb te É ku b vi awayi got na m tehita d k n, g rareke naz n d d n hevalén çéd be û karker j hev dur d kev n. Hé henek j mez de p flta d ç n j bovan p rsg rikén p çûk l hemberé karkerén d n d kev n nav k masiyen p r mez n. Hewceye eva t flta were zanin, b vé pratiké em tené z raré naghine hevalén xwe em z rare d ghine xwe ji. A séyemin; roja karkerane... D vé heta j desté me were em b roja erzan nexeb t n. D roj k vflek r né da ji em l hevalén xwe b rhér n. Disa em bé pivan nézik neb n. D vé pivan evbe, bûhaye. Ku em rojeki d stinin, gelo, we térame b ke an neke. Lewra em keda xwe d d n û d b n meroén p r g randae d flxul n. Hewceye bûhaye kü em rojane d stinin d v minimum h nek hewceyé me derbasb ke. Hé ku desfet heb n m rof bûhayé rojane b hevre k vfleke çet r d be. A. Çaremin; stand na mafén sosial û ewlebûna kare. Gelek karker bé sigorte tén fl xuland n. Berya hert flti karén wan bé ewleye. D ve karker haj ve yeké heb n. T flt n awha g ring nevéz n p fl gühé xwe. Her dem iht - mala çébûna geza heye. l hember vé yeké j h flyar bûnek laz me. Karmend peré karkera d dema wi da nad n. Peré ku l cem m tehita dikeve l serhev aliyé wan ve té n rxand n. Karker l hember vé yeké ji neçar d min n. Lewra ku d nav wan o karmenda da peymaneke fermi tüneye, n kar n bé t rs dewa mafé xwe b k n. Kenehü nav karker û karmenda da h nek peyman téne çék r né. D van peymana da avantaj g flk l aliyé karmendan n. L jor j bu kurteniviseki me ani z - man. B taybet karkerén awahiye p r zéde p rsg rika jind b n. P rsg rik gelekin. Hé me behsa p rsg rikén wan raket né, paqiziyé û xwar na wan ji nek rin. Evan ji gelek gringin. D vé m rov l ser van mijaran bafl b f k re. Û evé p rsé ji j xwe b lce. Gelo, j bona carek d n ev p rsg rikan qet çéneb n anji p rkém çéb n ez d kor m ç b k m? Ev p rsa gelek g ringe Bersiva vé p rsé b du awa t dayin. Yek: D jiyana kar de, d v ç j m n té xwest né ez b k m. J bo yekitiya karkera û tevgereke péflverû ç were k r m. Ev neçariya hané ku b be çare, ç laz me. O pévajoyé da l hember kedxwaran, d vi wari da, tékoflineke b encam é çawa were dayin? Ev çareseri li heviya karkerane. Brasti jiyan l benda karkerane. D vé karker l benda çareseriyé nasek n n Lewra çareseri ew n. Pifleroj j karker n. Ew peré tu d stinin z kéré t flteki nayé. D vé karker evé yeké bafl b zan b n ku m rovtené d flerda ser nakeve, morvén zana o b tevger, berya flerdezi d kar n b serkev n. Yani berya teklifa bû haye karda d vé karker p flya teklifé da bafl b f k r n. Ku bûha erzanbû tu ç gos ji zéde b xeb ti valaye. D vé hélé de hewceye ku em p r h flyarb n. Du: ev p rsg rikén ku karkeri zindeb n g flk p rsg rikén florefléne. D vé hemû karker b zanetike b rdozi û b nihért neke çini l jiyana xwe b nher n. J bo florefleke ciwaki û çini, d vé karker xwe tekne perçeyek tékofliné. S lav l art fla kede Karkere Avahiya, l Engeré

29 13 Bilindi i gibi sendikas z, sigortas z ve örgütsüz binlerce iflçi vard r. Bunun sebebi ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlard r. Bu sorunlar n en bafll cas ve en önemlisi örgütsüzlüktür. Neden örgütsüzlü ü bafll ca sorun olarak ortaya koyduk? Çünkü ekonomik ve sosyal sorunlar köklü bir devrimle çözülecek sorunlard r. Köklü bir de iflim olmadan önümüzdeki sorunlar n çözülmesi mümkün olmaz. Böyle bir de iflimi yakalamak için örgütlenmek gerekir. Örgütsüzlük, iflçilerin (özellikle inflaat iflçilerinin) kendi sorunlar na çözüm bulmalar n n önünde çok önemli bir engel teflkil etmektedir. Bundan dolay d r ki inflaat iflçileri büyük bir kafa kar fl kl içindedirler. Böyle olunca da hem sorunlar çözülmüyor hem de gün geçtikçe daha da art yor. flçiler bu sorunlar na bilinçli bir müdahale edemiyorlar. Çünkü örgütsüzdürler. Örgüt olmad m bilinç de olmuyor. Zira, iflçiler örgütlülük içinde bilinç edinirler. Güçleri de örgütlülüklerinden ileri gelir. flçilerin bunu görmeleri laz m, ki örgütlenme çok önemli bir ihtiyaç olarak kendini dayatmaktad r. Bu gerçekli in bilincine var lmadan hiçbir fleyin yap lamayaca bilinmelidir. Sömürgeciler bu durumu iyi biliyorlar. flçilerin örgütsüz yaflamas n istiyorlar ki onlar da iyi kan emsinler. Sömürgeciler bu f rsattan istifade ederek ç karlar n çok iyi koruyorlar. Gün geçtikçe bizleri de çok a r flartlar n alt nda b rak yorlar. Böyle bir f rsat onlar n eline b rakmamak gerekir. Bu k sa aç klamadan sonra biraz da kendi yaflam m za bakal m. Bu sorunlar gündelik yaflam n içinde kendini nas l gösteriyor? Birçok iflçi evinden uzak yerlerde çal fl yor. Yani baflka bir flehre gidiyor. Zaten Kürt iflçiler mecburen göç ediyorlar. Gidip ifl arad klar yerlerde patrona karfl ideolojik bir yaklafl m sergilenmiyor. Patron iflçiden ifl teklifi istiyor. flçiler ifl için fiyat teklifi verdikleri zaman verdikleri fiyatla enflasyon ve ekonomik durumla bir paralellik oluflturmuyorlar. Bu nedenle ifl teklifi veren iflçiler, sa l kl bir sonuca ulaflam yorlar. Ucuza ifl al nd için ald klar para da ifle yaram yor. Bunun iyi bilinmesi laz m ki savafl savafltan önce kazan l r. Bilinçli ve örgütlü bir yaklafl m baflar ya önceden de götürebilir. Dolay s yla teklif vermeden önce iyi hesap yapmak flartt r. Ne kadar fazla çal fl l rsa çal fl ls n, ucuz ifl hiçbir zaman ihtiyaçlar karfl lamaya yetmez. Bu alanda çok dikkatli olmam z gerekiyor. kincisi; ifl teklifi verilince baflka bir arkadafl m z n vermifl oldu u fiyat k rmaya yönelik olmamal d r. Müteahhitler bu durumu iflçilere karfl kullan yorlar. Diyorlar ki Sen yapmasan arkadafl n senden daha ucuza Temmuz 2003 fiç LER NE YAPMALI? Köklü bir de iflim olmadan önümüzdeki sorunlar n çözülmesi mümkün olmaz. Böyle bir de iflimi yakalamak için örgütlenmek gerekir. Örgütsüzlük, iflçilerin (özellikle inflaat iflçilerinin) kendi sorunlar na çözüm bulmalar n n önünde çok önemli bir engel teflkil etmektedir. Bundan dolay d r ki inflaat iflçileri büyük bir kafa kar fl kl içindedirler. Böyle olunca da hem sorunlar çözülmüyor hem de gün geçtikçe daha da art yor. yapar ya da arkadafl n bu fiyata yapmak istiyor, sen ondan ucuz yapacaksan gel yap. Bu flekilde müteahhitlere uyanlar, kendi arkadafllar na büyük zarar veriyorlar. Böyle olunca da iflçiler aras nda güven bunal m yafland gibi iflçilerin birbirlerinden uzaklaflmas na neden oluyor. Baz lar m z bu tür ufak sorunlardan dolay daha da ileriye giderek arkadafllar na karfl büyük hatalar n içine giriyorlar. Bunun bilinmesi gerekli ki, biz bu pratikle yaln zca arkadafllar m za zarar verdi imizi düflünsek de özünde kendimize zarar vermekteyiz. Üçüncüsü; iflçilerin günlü üdür. Elimizden geldi i kadar ucuz yevmiye ile çal flmamam z laz m. Yevmiyemizi belirlerken di er arkadafllar m z da dikkate almak gerekir. Buna ölçüsüz yaklafl lmamal. Ölçü flu olmal - d r. Alaca m z yevmiye birgün içerisindeki ihtiyaçlar m z karfl layabilecek durumda m d r, de il midir? Çünkü biz çok a r flartlar alt nda emek veriyoruz. Günlü ün fiyat da minimum olarak temel ihtiyaçlar m z karfl layacak flekilde olmal d r. mkanlar dahilinde yevmiyeleri kendi aram zda toplu bir flekilde belirlemek daha iyi olur. Dördüncüsü; alaca m z ücret sosyal haklar ve ifl güvenli idir. Birçok iflçi sigortas z çal flt r l yor. Herfleyden önce iflgüvenli i de yok. flçilerin bu durumdan haberdar olmas laz m. Böyle önemli fleyler kulak ard edilmemeli. Kaza yapma ihtimali her zaman vard r. Patronlar ücreti zaman nda ödemiyorlar. Yanlar nda biriken iflçilerin paras n baflka yerlerde de- erlendiriyorlar. flçiler bu durum karfl s nda çaresizlik içindeler. Çünkü onlarla patron aras nda resmi bir ifl sözleflmesi yoktur. Dolay s yla haklar n korkusuzca arayam yorlar. Güya iflçilerle patron aras nda bir tak m sözleflmeler yap l yor. Bu sözleflmelerde de bütün avantajlar patrondan yanad r. Yukar da k sa bir yaz yla de indik. Özellikle inflaat iflçileri fazlas yla sorun yafl yorlar. Biz daha yatacak, temizlik, beslenme gibi sorunlardan da bahsetmedik. Bunlar da çok önemlidir. Bu konular üzerinde iyi yo unlaflmak gerekir. Herkes kendisine flu soruyu sormal d r. Acaba bir daha bu tür sorunlar n yaflanmamas ya da asgari düzeye inebilmesi için neler yapabilirim? Bu çok önemli bir sorudur. Cevab n da iki flekilde vermek mümkündür. Bir; iflçilik yaflam nda benden ne isteniyorsa onlar yapmal y m. flçilerin birli i ve ilerici bir örgütlülük için neler yap labilir noktas na yo unlaflmal y m. Bu çözümsüzlü ün çözüme dönüflmesi için ne laz m? Bu süreçte kan emicilere karfl kendi alan mda nas l sonuç al c bir mücadele verebilirim? Bu çözüm iflçileri bekliyor. Daha do rusu hayat n kendisi bizi bekliyor. flçilerin çözümü beklememeleri laz m. Çünkü çözüm kendileridir. Gelecekte kendileridir. ki; iflçilerin yaflad bu sorunlar komple devrimin sorunlar d r. Bütün iflçiler ideolojik bir bilinçle ve s n fsal bir bak flla kendi yaflamlar na bakmal d rlar. S n fsal ve toplumsal bir devrim için iflçilerin kendilerini mücadelenin bir parças haline getirmeleri gerekir. Nihai çözüm de ancak böyle gelir. Tüm emek ordusuna selamlar. Ankara dan inflaat iflçileri Not: nflaat iflçilerinin Ankara dan gazetemize Kürtçe ve Türkçe olarak gönderdikleri yaz için teflekkür ediyoruz.

30 18-31Temmuz flçi-köylü den NE NOTASI VER YORSUN MÜZ K NOTASI MI? TÜRK HAK M SINIFLARININ ONURU YOKTUR ONURSUZLAR ONURLU B R DURUfi GÖSTEREMEZLER! Bir süreden beri Türkiye kamuoyu Türk Özel Kuvvetlerine mensup 11 Özel Tim mensubunun Irak Kürdistan nda, Süleymaniye kentinde ABD askeri kuvvetlerince gözalt na al n p Ba dat a götürülerek sorgulanmas n konufluyor. TC devletinin en seçme ve az l faflist güçlerinden oluflturulan bu birli in kafas na çuval geçirmekten tutal m da, e er so ukkanl davranmasayd lar çat flma ç kard eflli inde kopart lan yaygaralar n oda na, ABD ile TC nin stratejik müttefikli i meselesi gelip oturdu. Her kesimden ve renkten anlay fl konu ile ilgili aç klama yapt. Hatta kimileri ifli daha da ileriye götürerek ABD konsolosluklar önünde eylem bile yapt. Nöbet tutanlar oldu. Daha çok milliyetçi cepheden gelen bu pratik tutumlar iflin popülist taraf n oluflturup, bir bilinç bulan kl yaratmay amaçlasa da, esasen yaflanan bu geliflme, ABD ve TC aras nda ki iliflkinin ne menem bir iliflki oldu- unu da bir kez daha gözler önüne serdi. Bu anlam yla bu süreç yararl bir süreçtir ve üzerinde önemle durulmas gereken yanlar içerisinde bar nd rmaktad r. Daha önceden bu köflede faflist Türk hakim s n flar n n bugüne kadar savuna geldikleri ve savafl sebebi sayd klar iki mesele vard. Bunlardan birincisi K br s sorunu. Di eri Irak Kürdistan nda oluflacak herhangi bir Kürt oluflumu. fiimdi TC nin bu iki politikas da iflas etmifl görünüyor. Daha aç kças Faflist TC nin savafl sebebi sayd geliflmeler, emperyalizmin bölgesel ç karlar yla çak flmaktad r. Hiç kuskusuz ki TC nin ç karlar emperyalizmin ç karlar yla karfl karfl ya gelemez (23 May s- 5 Haziran 2003 tarihli flçi Köylü den) diyerek yaflanabilecekleri ifade etmifltik. Bugün yaflananlar tam da bu tespitin do rulu unu ve isabetlili ini ortaya koymaktad r. Haftalard r tart fl lan, üzerinde sayfalarca makale yaz lan ABD-Türkiye stratejik ortak l n n nas l bir ortakl k oldu unu, Türk hakim s - n flar yla emperyalist efendilerinin ç karlar ve hesaplar karfl karfl ya geldi inde, mutlaka geri çekilmek zorunda oldu unu, bu anlam yla TC nin emperyalistlerden ba ms z bir durufl sergileyemeyece ini, özellikle TC ile ABD emperyalizmi aras nda var oldu u söylenen stratejik ortak l n, stratejik uflakl k oldu unu ifade eden bu yaklafl m m z yaflanan bu gözalt olay yla pratikte bir kez daha do rulanm fl oldu. Irak a sald r öncesinde yaflanan ikinci tezkere krizinin yaratt s - k nt lar; sald r ve iflgalle birlikte ABD nin Irak Kürtlerine yükledi i rol Türk hakim s n flar n daha da rahats z etmiflti. ABD nin kendisine biçti i stratejik uflakl k görevlerini Kürtlere de biçmesi, bunu yavafl yavafl hayata geçirmesi kayg lar n artt rm fl; Türk hakim s n flar n n bölge üzerinde ve ezelden beridir dil ucuyla dillendirdikleri Musul Kerkük petrolleri üzerinde ki tatl rüyalar n n bölünmesi ve adeta Kürt devleti korkusuyla bir karabasana dönüflmesi, bölgede srail ile birlikte ABD nin en etkin ve en güvenilir stratejik ufla olmay arzularken, varl n hiçbir zaman tan mad ve inkar etti i Kürtlere, -ki Irak Kürtleri olsa bile-, emperyalist efendilerince böylesi bir rolün uygun görülmesi, Türk hakim s n flar ve ABD emperyalizmi aras nda yeni s k nt - lar ve sorunlar do urmufltu. TC nin politikalar n n bölgedeki emperyalist politikalara uygun olmas gerekiyordu. Nitekim yeni ç kar lan bir Kanun Hükmünde Kararname ile üsler ve havalimanlar Irak n yeniden yap land r lmas nda kullan - lacakt. Irak ta halen savafl n devam etti i düflünülürse bu karar n ne anlama geldi i gayet aç k bir hal al - yordu. Ancak hiç kuflkusuz ki TC nin bu ad mlar ABD emperyalizmi aç s ndan yeterli de ildi. ABD emperyalizmi bölgede ve özellikle de Irak ta kendi politik yaklafl m ndan baflka hiçbir yaklafl m istemiyor. Çünkü flu anda bile askeri güçlerine yap lan sald r lar vesilesiyle kay plar almaya devam ediyor ve kendisi d fl ndaki bütün güç odaklar n kontrol alt na almak istiyor. Bu ABD emperyalizminin Irak ta ki güvenli i ve iflgali aç s ndan yaflamsal bir önem tafl yor. Bu nedenledir ki Irak ta istikrara önem veriyor. Ve TC nin hangi gerekçeyle olursa olsun bölgeye müdahalesini istemiyor. Dikkat edilirse flu an, ABD emperyalistleri için Irak ta en güvenilir yer Irak Kürdistan. Burada kendilerine yönelik herhangi bir sald r yaflanmad. Buda ABD li emperyalistler için Irak özgülünde bu bölgenin ve iflbirli i içerisinde bulunduklar Kürt gruplar n ne kadar önemli oldu unu gösteriyor. Bugün gelinen aflamada bu gerçeklikler nedeniyle, TC nin 3 bin 800 askerinin halen Irak Kürdistan nda bulunmas, Türkmenleri e itmesi, korumas ve bölgede bir kart olarak kullanmaya çal flmas ve en önemlisi de PKK/KADEK konusunda efendisinin çözümüyle kendisinin çözümü aras nda bir fark olmas, TC ile efendisi ABD emperyalizmini karfl karfl ya getiren olgular olarak göze çarpmaktad r. Ve hiç kuflkusuz ki TC bu s k nt lar ABD li efendisine yaflatmamak zorundad r. Geriye kalan ise TC nin tribünlere oynamas d r. TC tam da bugün bunu yap yor. Onur, gurur teraneleriyle, stratejik müttefiklik, dostluk, NATO üyeli i meseleleriyle bu da bize yap l r m yd diyor. Türk burjuva feodal medyas nca bir onur/gurur sorunu olarak gösterilen ve üzerinde f rt nalar kopart lan bu gözalt olay, bir kez daha Türk hakim s n flar n n onursuzlu- unu gözler önüne sermifltir. Bu gözalt meselesi üzerinden onur yaygaras yapanlar, Türk Özel Timlerinin baflka bir ülkenin topraklar nda ne arad n da aç klamak zorundad rlar. Hem bir ülkenin, üstelikte iflgal alt nda bir ülkenin içinde bulundu u durumdan, çeflitli bahaneler ileriye sürerek yararlanmaya çal flacaks n, hem de bu faydac l na, provokasyonlar na birileri çomak sokunca ikiyüzlüce onurdan bahsedeceksin. Türk hakim s n flar n n onurdan ve gururdan anlad klar fley kendi s n f ç karlar do rultusunda davranmakt r. Bu anlam yla Türk hakim s n flar n n onur diye bahsini ettikleri olgu, s n f ç karlar - n n yerine getirilip getirilmemesidir. Onlar n onurdan anlad klar, bizler için onursuzluktur. TC askerinin kafas na çuval geçirilip, ellerinin kelepçelenmesi ve dayak at lmas n gurur meselesi yapanlar, Türkiye nin her hangi bir köflesinde insanlar n en demokratik haklar n kullan rken bile karga tulumba gözalt na al nmas n, coplanarak dövülmesini de aç klamak zorundad rlar. Bu ülkenin nezarethanelerinde, hapishanelerinde, sokaklar nda katledilen insanlar varken, bunu onur ve gurur meselesi yapmayanlar, Türkiye nin bafl na çuval geçirilmifltir demeyip tam aksine, daha fazla kan, katliam ve gözyafl diyenler; ikiyüzlü ve sahtekard rlar. Alçak ve namussuzdurlar. Üstüne üstlük ne notas müzik notas m diyecek kadar da (T. Erdo an) piflkindirler. Onlar n onurlar emperyalizme daha fazla ba ml l kla ölçülmektedir. Ülkemizin her yan emperyalizmin üsleriyle dolmuflken, IMF heyetleri Ankara dan ayr lmazken, daha fazla yabanc sermaye diye diye ülkenin yer alt ve yer üstü kaynaklar n emperyalizme peflkefl çekilip, Küçük Amerika olaca z naralar at l rken, küreselleflme, globalizm söylemleri eflli inde emperyalizme daha fazla ba ml l savunup, AB üyeli i diye diye demokrasi pazarlarken, ABD askerleri geliyor diye genelevleri boyatt r rken, hiçbir s - k nt duymayan ve flimdi efendisi taraf ndan derdest edilince onurdan bahsedenler; bu ülkenin gerçek sahipleri ve onurlu, namuslu insanlar na en olmad k fleyleri reva görmektedirler. Hiç kuflkusuz ki bu onlar n onursuzlu udur. Bugün onurlu olmak; bu sat lm fllar n, emperyalizmin ufla Komprador Burjuvazi ve Büyük Toprak A alar n n düzenine isyan etmektir! Onursuz olan ve emperyalizm karfl s nda diz çöken, yaltaklanan bunlard r. Bunlara yönelik gelifltirilecek her hareket onurlu bir davran fl olarak tarih sahnesinde yerini alacakt r. Ve hiç kuflkusuz ki Türk Kürt ve çeflitli milliyetlerden emekçi halk m z bu afla l k sat lm fllar n, para babalar n n kendi s - n f ç karlar do rultusunda yapt klar gerçek onursuzluklar n hesab n tutmaktad r. Bugün onurlu olmak; Türkiye nin da lar nda ve flehirlerinde; iflçi s n f ve emekçi halk n onurunun bir yans mas olarak silah çatan bu ülkenin yi it o ullar ve k zlar gibi emperyalizme ve onlar n uflaklar na karfl savaflmaktad r. Bugün en onurlu durufl nerede olursak olal m, emperyalizme ve onun ufla komprador patron a a devletine karfl örgütlenmektir. Bugün en onurlu görev; demokratik halk devrimi mücadelesini her türlü reformizme teslimiyetçili e, düzen içili- e karfl yükseltmek, halk n isyan etmek hakk n prati e dökmektir. fian ve fleref olsun emperyalizm ve onun ufla komprador patron a a devleti karfl s nda bu ülkenin her kar fl topra nda onurlu bir durufl sergileyerek, flehit düflen, direnen ve halen tüm zorluklara karfl savaflanlara!

31 Temmuz 2003 Bafltaraf Sayfa 32 de Bu gündemdeki konular tart fl l rken ortaya ç kan önemli sonuçlardan biri genel olarak bileflenin ekonomik yap tahlili yap lmas noktas nda teorik olarak yetersiz olufluydu. Biraz daha yeni olan yoldafllar daha deneyimli olan yoldafllar ndan yöntem ediniyordu. En az ndan bundan böyle kitleyi tan maya yönelik çal flmalarda nas l davranacaklar noktas nda bir fleyler daha net beliriyordu düflüncelerinde. Kimi kitleye gitti inde neler soraca n düflünürken, kimi ne okuyabilirim noktas nda kafa yormaya bafllam flt bile yani anlayaca n z partizanlar Konferans n bu ilk gününde birbirlerine ö rettiler, ö rendiler, ayn düflünceler etraf nda kenetlenmek için biraz daha yoldafllaflt lar. Gündem tart flma süreci devam ederken yar m saat gecikmeli olarak bitirildi. &&&&&& /Sal Konferans bilefleni biraz daha düflünmüfl ve netleflmifl olarak tam zaman nda yani saat 14:00 te yine bir aradayd. Geçen süre boyunca birbiri aralar nda konuflup, tart flmaya bile vakit bulunmufl, kitaplardan yararlan lm flt. Görüfller ortaya konup tart fl lmaya devam ederken yoldafllar, bir yandan bugüne kadar bölgede sorunlara sloganvari ve dar kal pç yaklaflt m z düflünüyor, asl nda somuta inmek gerekir, kitlelere gitmek gerekir deyip bunlar n ne kadar az yap ld n görüyordu. fiimdiye kadar yap lan yanl fllar araflt rma içinde derinlefltikçe daha aç k görüyor ve bu anlam yla Partinin yeni süreçteki ad m n n yans mas olarak ABK n olumluyorlard. Tart flma süreçlerinde baz deneyimli yoldafllar söz al p k rkbefl dakika bir saat konuflabilirken daha deneyimsiz, yeni olanlar, geliflme aflamas nda olanlar ise k saca görüfllerini ifade edip daha çok dinliyorlard (bu gündemde, konuflma için zaman s - n r yok). Tart flmalar baz yanlardan doygunlu a ulaflm fl ancak baz yanlar incelemeye-araflt r lmaya ihtiyaç duyuldu undan b rak lmak zorunda kal nm flt. Fakat, genel olarak ortaya ç kan sonuçlar önemli ve hem fikir olunan fleylerdi. Partimizin flimdiye kadar yapm fl oldu u tespitlerin veya baz görüfllerin ortaya ç kmas gibi bir gerçe i herkes görüyor ve ifade ediyordu. Bunlara k saca de inecek olursak; bölgemizde, toprak sorunundan çok tar m sorunu var. Bölgede sürekli emek var ve bu yayg nd r. Bölgede pazara ba l olmayan yer yoktur, köyden flehre göçte art fl vard r vb. tespitler yap l yordu. Bunlar d fl nda incelenmesi ve araflt r lmas gereken baz noktalarla ilgili tam ve net fleyler söylenmedi i için bu konular n önümüzdeki süreç için nas l ve hangi yöntemle araflt r laca üzerine getirilen görüfllerde ortaklafl ld. Ayr ca genel olarak örgütlenmede öncelik verilecek yerler kafalarda biraz daha yerli yerine oturuyordu. Sol, sloganvari ayaklar havada söylemler yerine bu tür derin incelemelerle yerli yerinde, sakin, sab rl, kararl mücadele kendi vazgeçilmezli ini ortaya koyuyordu. &&&&&& /Çarflamba Zorunlu ihtiyaçlardan dolay konferans çal flmas na bir gün ara verildi. Bir günlük süre esas olarak konferans çal flmalar temelinde ve bireysel çal flmalarla de erlendirilmeye çal fl ld. &&&&&& /Perflembe Zaman nda yetifltirebilmek için nöbetçiler h zl h zl çal fl yor, gece yak lmak üzere yak lacak odunlar 13:00-14:00 aras nda haz rlan yordu. Bu haz rl k ifli her gün için örgütlenmifl üç-dört kiflilik günlük iafle nöbetçileri taraf ndan yap l yordu. Saat 14:00 e kadar bu ifl bitirilmezse yemek ve dinlenme aras nda yap lmak üzere b rak l yordu. Konferansta bugün tart fl lacak yeni konu kitlelerin politik durumuydu. Politik durum neden tespit edilir? Kitlelerin ruh hallerini, yaflay fllar n psikolojilerini tespit etmek ve buna uygun örgütlenmeler yapmak için. lk önce bu durumun kafalarda net olmas gerekiyordu. Bu nedenle özellikle deneyimli yoldafllar buna de ini yapmaya çal flt lar. Taslak okunduktan sonra gerek çal flma grubunun verileri do rultusunda, gerek kitle faaliyetinden edinilen izlenimler do rultusunda de erlendirmeler yap larak tek tek görüfller ortaya konmaya çal fl ld. Bu çal flmada haz rlanan yaz n n birçok yandan eksik oldu una, çal flman n yüzeysel olarak ele al nd na vurgu yap larak yoldafllar elefltirildi. Elimizdeki kaynak yetersizli i nedeniyle zaten kimi çal flmalar eksik haz rlanabiliyor; ancak yine de olanaklar m z dahilinde daha kapsaml içerikli bir çal flma haz rlanabilirdi. Bu nitelikte olan çal flmalar konferans n çal flma sürecini uzatacak ve ifli biraz daha zorlaflt racakt. Bu tip durumlara çok daha fazla dikkat edilmeliydi. &&&&&& /Cuma Hastal biraz daha düzelmiflti bugün. Ciddi anlamda nefes darl ve bundan dolay konuflma zorlu u mevcut olan yoldafl biraz daha iyi olmas na ra men bir hayli zorlanarak bafllad sözlerine. Bir iki gün öncesine kadar konuflmayaca ndan dolay duydu u rahats zl ktan dem vururken hafif bir düzelmeyle konuflmalar yeniden coflkulanm fl, detaylanm fl ve bu sayede ortam biraz daha canlanm flt. Kavray fl n n zenginli inden ve bilgilerinin derinli inden dolay kar fl klaflan ya da anlamland r lmada s k nt yaflanan durumlarda konuflmalar yla kafalar aç yor, kiflileri yeni ya da farkl düflüncelere sevk edebiliyordu. Bu ve daha bir dizi yönüyle gerilla birli inin do al sayg nl n kazanm fl mücadele içinde oldukça deneyimli bir yoldaflt. Her zamanki adapte olmufl, yo unlaflmas yla girdi söze. Yoldafllar, politik durum neden tespit edilir? nsanlar ne düflünüyor, ruh halleri ne, nas l yafl yorlar, psikolojileri ne? Biz bunlar ö renmek zorunday z. Bunu ö renip örgütsel düzenlemeleri buna göre yapmal y z. Bizim subjektif kald m z yerlerden biri buras d r. Bunlar tespit edemedi imiz sürece devrim kitlelerin eseridir esprisi yap lam yor. Kitleye bilinç nas l tafl n r. Öncünün rolü ne biz belirleme yaparken bunlar, planlar taktikler yapmak için yapar z Uzun konuflma (en az yar m saat süren) sona erdikten sonra bileflen konu ile ilgili görüfllerini bildirmeye devam etti. Genel olarak birçok noktada ortaklafl ld. Karfl t düflünceler oldu u zaman bile genel olarak k sa tart flmalar sonucu olgu aç a ç k yordu. Çünkü bölgede politik durumun ne oldu unu on iki y ll k bir çal flmayla (tüm eksikliklerine ra men) aç kça ortaya koyabilen yoldafllar vard. Çünkü örnekler yaflam n içinden edinilmifl, kitlenin içinden ç kan örneklerdi. Tart flmalar gecikmeli olarak 21:30 da bitirildi. &&&&&& /Cumartesi Dünya Emekçi Kad nlar Günü Konferansa bugün için düzenlenen etkinlik nedeniyle ara verildi. kisi kad n olan üçlü bir komite oluflturularak kad n sorunu seminer fleklinde gerilla bileflenine sunuldu. Kad n sorunu öylesine genifl bir sorun ki önceki y llarda çok daha uzun tart fl l rken bu y l konferans n varl nedeniyle sadece bir gün bunun için ayr lm flt. Sorun kad n savaflç lar aç s ndan gerillada nas l yaflan yor, nelere engel, hangi ele al fllar m z de ifltirilmeli, kad nlar nas l gelifltirilmeli vs. vs. sorunlar na yan tlar aranarak aç lmaya çal fl ld. Zaman k s tl l nedeniyle kad n sorununun esasta nerelerden kaynakland, geçmifl toplumlarda nas l yafland, günümüzdeki durumu özlüce anlat lmaya çal fl ld. Aralarda Naz m n 1940 larda yazm fl oldu u fliirlerinden okundu, duygular biraz daha kabard. TANYA Moskova dand Genç komünistti, partizand Sevdi, anlad, inand Ve geçti harekete pin ucunda ince uzun boynundan sallanan çocuk bütün azametiyle insand ve art k durup dinlenmeden kendi sesi geliyor akl na düflman n karfl s nda dimdik duran hay r diyen söylemem diyen ve düflmana hiçbir fleyi do ru söylememek için kendi ad n bile gizleyen Zoe ydi ad smim TANYA dedi onlara Bu fliir tüm herkesi pür dikkat kesmifl, bak fllar sabitleflmifl ve kinleri biraz daha bileylenmiflti. &&&&&& /Pazar Saat 14:00 ten sonra güvenlik ifllerinden sorumlu olan yoldafllar, say ca daha az olduklar ndan bar na n küçük odas na gidiyorlard. Yani esasta kullan lan bölümü Konferans için ayr lm flt. Zaten oda da gerilla bilefleni d fl nda yap lmas gereken toplant, kiflisel konuflma, komite toplant lar vs. için yap lm flt. Konferans saatinde odaya geçen birlik içinde, yeni Konferansa kat lamayan yoldafllardan baz lar nda hissettirmemeye çal flsalar da k rg nl k, biraz tepkisellik vard. Konferans tart flmalar na ileri sempatizanlar da al nm flt. Bu flekilde konumland r lmam fl yoldafllar konferansa al nm yor ve bunlar esas olarak güvenlik iflleriyle u rafl yorlard. Taslaklar n haz rlanmas nda herkes gibi yo un emek harcam fllard, ancak tart flma süreçlerine kat lamamak, morallerini bozuyordu. Bu durum baz lar n n davran fllar na daha aç k bir flekilde yans yordu. Kat l mc l k insanlarda sahiplenifli art ran önemli bir etmendir ve onlar da sahiplendikleri fleye -u runa yaflamlar n koyduklar fleydir- bu yönüyle de kat lmak istiyorlard. Onlar n bu davran fl do al ve böyle olmakla birlikte kavray fltaki gerilikten de kaynakl yd. Çünkü sorun; nerede oldu umuz de il, bulundu umuz yerde Partiye nas l katt - m z, o yerde nas l durdu umuzdad r. 14:00 e kadar ifllerini bitirir bitirmez Konferans saati boyunca kullanacaklar malzemeleri al p küçük odaya gittiler. Bugünkü konumuz bölgede sosyolojik durumdu. Ancak ilk önce bölgede politik durumun doygunlu a ulaflm fl tart flmalar ndan ç kar lan sonuçlar, yönetici yoldafl taraf ndan ortaya kondu. Tart flma sonuçlar, taslaktaki yetersizlikler, araflt r lmas gereken yerler vb. hep birlikte konarak çal flma grubunun ileriki süreçte bunlar tamamlamas sa land. Çünkü flimdiki durumda veri toplamak için kaynaklar oldukça s n rl yd. Sosyolojik durumu birçok alt bafll k alt nda incelemiflti görevli yoldafl. Az nl klar, kad nlar, gençler fleklinde. Bölgede az nl klar konuflulurken Ben Çerkezlerle ilgili bir fley anlatabilirim deyip pat diye girdi söze, tüm birli in sevgisini kazanm fl sempatik yoldafl m z. Divan üyesinden sonra yoldafl cevab n al nca sustu. Tart flmalar sürerken aradaki duraksamalarda Ya flu Çerkezleri bir anlatsayd m diyordu. Bunu yaparken sayg l ve gerillay neflelendiren bir tarz kullan yordu. Parti içinde uzun y llar yer alm fl deneyimli, bilgili, birikimli ve yetkin bir yoldaflt. Henüz alanda dört ayl k olmas na ra men hemen herkesin sevgisini kazanabilmiflti. En gerisinden en ilerisine her gerillayla paylaflabilecek bir nitelikte alçakgönüllü, ufku genifl bir kiflilik. Do rularda srarl olmas, ancak bu srar nda bile bilimsel olan karfl t görüflü anlamaya çal flmas, sayg s ile yak nl k kazan yordu. En önemli belirgin özellikleri bilimsel ve ö retici olmas yd. Her ne kadar gerilla ortam na uymayan davran fllar, askeri kurallarla uyuflmayan baz al flkanl klar olsa da bu yanl fllar na yaklafl m genel olarak olumluydu. Ancak da n kl, çal flma tarz ndaki da n kl k çok aç k sergilendi inden ço u zaman esprilere konu oluyordu. Kimi vakit çakma n, bazen defterini, silgisini hatta parkas n bile kaybetti i oluyordu. Yönetici yoldafl n 10 dakika ara verdi ini söyledi ini duydu u an Ya ben flu Çerkezleri bir anlatsayd m dedi. Herkes güldü, gülüflmeler eflli inde yönetici yoldafl kabul etti. Verilecek ara da rafa kalkt, bizimki bafllad anlatmaya; fiimdi bu Çerkezlerin Tiley denen bir gelenekleri var, ben onu anlatacakt m. Çerkezler özgürlü üne düflkün bir halk olarak bilinirler, bu nedenle tarihte pek çok defa Rus Çarl taraf ndan kölelefltirilme, esaret alt na al nma sald r lar na maruz kalm fllard r. Tiley de Çerkezlerin özgürlükleri u runa direnifl ve mücadeleleri içinde do an bir gelenektir. Çerkez ordular n n bozguna u rat ld, hiçbir savafl ayg tlar n n kalmad anda ortaya ç kar. Çerkez geleneklerine göre Tiley olmaya karar veren genç, bunu aile meclisine sunar. Kad n ya da erkek olmas durumu de ifltirmez, yani Tiley genç bir erkek ya da genç bir kad n da olabilir. Aile meclisi durumu de- erlendirir ve ekseriyetle o ullar n n ya da k zlar n n bu kararlar ndan ötürü büyük bir k vanç duyar ve sayg yla karfl lar. Bunu içinde bulunduklar toplulu un ileri gelenlerine aç klarlar. Tiley aday n n uygun olup olmad - ileri gelenler taraf ndan de erlendirilir. Bu da Tiley gelene inin Çerkezler içerisindeki özel önemini gösterir. Onayland taktirde bu durum toplulu a aç klan r. Ve kutlama törenlerine bafllan r. Tiley tepeden t rna a k rm z giysilere bürünüp beline bir kuflak ba lar ve tamam yla sald r silahlar kuflan r. Çünkü Tileylik bir feda eylemidir. Savunma silah Tileylik gelene ine ayk r d r. Özgürlük tutkusu Tileyde simgeleflti i için, Tileylik karar bir flenlik havas içinde kutlan r ve Tiley flenli in bir aflamas nda son konuflmas n yapmak ve Tiley and n içmek için ortaya ç - kar. Ve Tiley bir daha geri dönmemek üzere gider. Sözlerini bitirir bitirmez, herkes bu anlat m n etkisiyle verilen arayla birlikte da ld. O gün sosyolojik durum bitirildi. Herkes çal flmadan yorgun ç kmas na ra men yat saatine kadar ifllerine devam etti. Devam edecek

32 işçi-köylü YEN DEMOKRAS YOLUNDA B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:14/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL. Tel: (0212) , FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Beflir KASAP Bask : Gün Matbaac l k Genel Da t m: BÜROLAR KARTAL: HAMAM SOK. DEM RL fihani NO: 57/14 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: MEfiRUT YET MAH. KONUR SOK. NO: 14/24 KIZILAY/ANKARA TEL: (0312) Cep: ZM R: GAZ OSMANPAfiA BULVARI, KOÇAfi fihani NO: 87, DA RE:318 KONAK, TELEFAKS: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAHALLES, BOZTEPE CAD., BABACAN fihani NO:9 KAT:1/16 MALATYA TEL: (0422) Cep: BURSA: GÜMÜfiÇEKEN CAD. ERKMEN fihani, NO:7/21, HEYKEL, TEL: (0224) Cep: SAMSUN: KALE MAH., YUSUF KEFEL fihani, KAT: 6 NO: 9, TEL: (0362) Cep: TURHAL: YAVUZ SULTAN SEL M MAH. TANRI-VERD SOK. 19/15 2. NOTER YANI TURHAL/TOKAT TEL: Cep: MERS N: ÇANKAYA MAH. S L FKE CAD. ÜZÜM fihani KAT :1 NO: 47 MERS N CEP: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: FAKS: Karadeniz Bölgesi Bölge Konferans gerçeklefltirildi Ön aç klama: Elimize posta kanal yla ulaflan bir bildiriye göre; Türkiye Komünist Partisi/Marksist Leninist önderli inde gerilla savafl n sürdüren, Türkiye flçi Köylü Kurtulufl Ordusu nun Karadeniz Bölge Komutanl, Karadeniz Bölgesi Bölge Konferans n gerçeklefltirdi Mehmet Demirda Geçici K fl Üssü sürecinde gerçeklefltirilen Bölge Konferans, Bölge Komutanl n n, bölgede sürdürdü ü gerilla savafl n n sorunlar na yan t olmak ve savafl n boyutland r larak, kitlesel bir karaktere bürünmesini amaçlamaktad r. Proletarya Partisi nin 7. Konferans yla girmifl oldu u yönelimin somut olarak bölgede sürdürülen faaliyete indirgenmesini amaçlayan bu bölge Konferans ; 15 May s ta Almus Tokat ta girilen çat flmada flehit düflen Emel K l nç (Süheyla) taraf ndan günbe gün izlenerek yaz ya döküldü. Afla daki yaz y, hem gerçeklefltirilen Bölge Konferans n n daha iyi anlafl lmas hem de yaflam n proletaryan n ve emekçi halk n kurtuluflu için feda eden, Emel K l nç (Süheyla) n an s na yay nl yoruz. BÖLGE KONFERANSI ZLEN MLER Gerilla birli i yeni bir çal flma temposu içine giriyor. Bölgenin genel durumuna iliflkin araflt rma ve inceleme çal flmas yap lacak. Tüm gerilla bilefleni bu çal flma içerisine belli boyutlar yla kat lacak. Partimizin 7. Konferans yla girmifl oldu- u yönelimin gerilla alan na bir yans mas yd bu çal flma. Somuta inilecek, bölgedeki tüm sorunlar kitabi bilgilerle de il, somut inceleme ve araflt rmalarla analiz edilecekti. Ve bu analiz fl nda yeni örgütlenme biçimleri yarat lmas, yeni politikalar tespit edilmesi hedefleniyordu. Böylece esas olarak flimdiye kadarki çal flmalardaki sloganvari söylemlerin ötesinde daha gerçekçi, bilimsel ve kararl ad mlar at lacakt. Konferans gündemleri esas olarak bölge önderli i taraf ndan oluflturulup gerilla bileflenlerinin tamam na sunuldu, görüfl ve öneriler al nd. Belirlenen gündemler etraf nda yedi tane çal flma grubu oluflturuldu. Gruplar oluflturulurken çeflitli say larda, kimin hangi konularda daha kat c olaca vs. vs. dikkate al narak birbirini tamamlayabilecek nitelikte olmas sa land. Her çal flma grubuna, yine grubun özelliklerine en uygun konular verildi. Yirmi befl gün süre ile herkes Bölge Konferans nda tart fl lmak üzere konulara iliflkin detayl araflt rma ve incelemeler yapacak, taslak haz rlayacakt. Taslaklar konferans n iflini kolaylaflt racakt, yani konferansa kat lan bileflen taslaklar tart flacak, eksiklikleri koyacak ve karar alt na al nabilecek konulara iliflkin kararlar al nacakt. Konulara iliflkin baz ayr nt lar konuflularak kafalar biraz daha aç lmaya çal fl ld. Yirmi befl gün süre ile gerilla bilefleni yo- un ve sistemli çal flma temposuna girdi. Her yerde tart flmalar yap l yor, sorular soruluyor; hemen hemen hiç kimse vakit kaybetmeden okuyor yaz yordu. Gerilla içinde oldukça canl bir çal flma ortam yakalanm flt. Siyasete ilgi artm fl, bir canl l k yakalanm flt. Kuflkusuz bu durum Partinin içine girmifl oldu u bilimsel yönelimin alandaki yans mas yd. Yeni süreçte Partinin yapm fl oldu u tespitler ve içine girmifl oldu u çaba insanlarda bir yandan do- al olarak heyecan uyand rsa da di er yandan çaban n içine girmenin kat c l yla coflkuland r yordu. Bu coflku ve çabayla her grup (baz lar birkaç gün gecikmeyle) konu taslaklar - n haz rlay p sundu. Bölge Konferans için hemen hemen tüm haz rl klar tamamland. S - rada günlük yaflam n Konferans için örgütlenmesine gelinmiflti. Güvenlik önemli bir bölümü iflgal etti, ayr ca uyku, dinlenme, beslenme ve günlük ihtiyaçlar dikkate al narak yeni bir örgütlenme yap ld. Sabah kalk komutundan ö leden sonra 14:00 e kadarki zaman, kahvalt, ö le yeme i, güvenlik, bireysel çal flmalar, günlük ihtiyaçlar n giderilmesi gibi fleylere ayr ld. 14:00 te bafllayan Konferans gündemi 16:45 e kadar sürdü. 16:50-18:30 aras akflam yeme i, dinlenme ve bireysel ihtiyaçlara ayr ld. 18:30-21:30 aras ise Konferansa devam ediliyordu. 22:00 deki yat fl saatinden 14:15 e kadarki süre uykuya ayr lan vakitti. Bunun d fl nda yaflam içindeki di er örgütlenmeler Konferansa göre düzenledi. Gerilla bilefleninin esas gündemine böylelikle baflland. &&&&&& /Pazartesi Baz ifllerin tam zaman nda yap lamamas ndan kaynakl olarak saat 14:00 te toplanmas gereken gerilla bilefleni, saat 14:30 da topland. Yönetici yoldafl Konferansa ve planlanan saate iliflkin gerekli aç klamalar yapt ktan sonra, aç l fl konuflmas n haz rlayan T K- KO nun en genç üyesi gür sesiyle konuflmas - n yapt. Parti önderli inin önümüze koydu u görevlerden biri de BK s d r. fiu anda bu görevi baflar yla yerine getirmek ve genelde partimizde, özelde bölgemizde yaflanan sorunlara çözüm üretmek için burada bulunmaktay z Bir maddeyi de ifltirmek istiyorsak önce o maddeyi tan mam z gerekir. Onlar anlamak yerine duygu ve istemlerimizden hareketle bilimsel yaklafl m n önünü t kamamal y z, Lenin in söyledi i gibi Devrimcilerin en çok yan ld klar nokta kendilerinin savaflmas yla devrim yapacaklar n sanmalar d r. Biz de tarihimizde yer yer objektif olarak bu hatalara düfltük Bugün bölgemizde yaflad m z sorunlar n hepimiz taraf ndan ne oldu u bilinmektedir. Bu sorunlar ayr nt l bir biçimde ortaya koymak ve bu paralelde çözüm sunmak için böylesi bir çal flmay yapmakta bulunuyoruz. Bu çal flma bölgemizdeki somut durumu tahlil etmenin bir ad m olacakt r. Bu ele al fl ayn zamanda bilimi ö renmenin, somuta uygulaman n bir arac olacakt r. Yeni yönelimimizle beraber ataca m z ad mlar abartmak ya da hiçe saymak do ru bir yaklafl m olmaz. Bu çal flma sonras ndaki yönelimimizde, yaflam bulmayan kavray fl m - z n yetersiz geldi i durumlar n ortaya ç kmas mümkündür. Bu gerçekli imizi göz önünde bulundurarak, yeni ç kacak sorunlara kendimizi haz rlamal y z 30 y ll k Parti tarihini inceledi imizde bir dizi yaratm fl oldu umuz olumlu de erle birlikte, politika tespit etme, taktik belirleme noktas nda dogmatik, basmakal pç, somutluktan, bilimsellikten uzak pratik tutumlar sergiledi imiz zamanlar da olmufltur. Bu pratik durufllar n Partiye, s n f savafl m na bir fley kazand rmad aç kt r. Bu düflünüfl ve pratik duruflun alt edilmesi konusunda ataca- m z her ad m, hem bölgemizde hem de Partinin bütününde büyük kazan mlar n elde edilmesine hizmet edecektir. fleklinde de- iniler yap lan konuflma bitince ayn coflkuyla herkes tüm Parti ve devrim flehitleri için bir dakikal k sayg durufluna davet edildi. Sayg duruflu bir yoldafl n; Ayd nlatan, donatan, Kahreden saflardas n militan Üç büyük dev ateflten ö ren Yenilgiden Kitlelerden Düflmandan diyen sesiyle daha da coflkuland. Konferans n bafllamas için ilk önce bir divan oluflturuldu. Divan seçiminde gönüllü adaylar olmad ndan dolay üçlü kombinasyon fleklinde öneriler getirildi. Önerilerin içinde genellikle bir kad n yoldafl n olmas da önemsenen yanlardan biriydi. Öneriler de erlendirilerek içinde bir kad n yoldafl n da bulundu u bir divan seçildi. BK divan n n görevleri merkezi konferanslar n divan gibi olmasa da genel baz düzenlemelerden sorumlu yoldafllardan olufluyordu. Bu üyelerin görevleri tutanak tutmak, bu ifllemi yoldafllar aras nda düzenlemek (tutanak tutmak dikkatleri biraz da tt ndan), verilen aralar için zaman, konuflma sürelerini ayarlamak gibi fleylerden olufluyordu. Divan üyeleri mevcut görevlerin da l m n kendi aralar nda yapt lar, ayr ca süreç içerisinde ç kacak sorunlardan da esas olarak divan sorumlu olacakt... Daha sonra bir gözlemci ihtiyac belirtildi. Bu görevi de bir kad n yoldafl istedi ve o görevlendirildi. Gözlemci, konferans boyunca edindi i tüm izlenimleri yaz l hale getirecekti. Gözlemci, konferans boyunca olan biten her fleyi tüm konulanlar de il (bu zaten tutanak yoluyla yap l yor) ortaya ç kan anlay fllar, ç kan olumlu ve olumsuz yanlar yla izlenimlerini aktaracakt. S rada illegalitenin gereklerinden biri olan numara alma ifline gelindi. Konferansa dair tutulan tutanak, yaz lar vs. için herkes kendi ad n temsil edecek bir rakam al yordu. Tek tek tüm bileflen kendi istedi i say y ald ktan sonra kimin neden hangi numaray ald na iliflkin esprilerle ortal k biraz daha neflelendi. Tüm bu ifllemler yap l rken bile hemen herkes k p r k p rd. Konferans n ciddiyeti, ç - kacak kararlar n önemi ortam biraz daha heyecanl hale getiriyordu. Yap lacak tespitlerin, al nacak kararlar n önemi bilefleni daha temkinli hareket etmeye, titiz ve sab rl bir çal flmaya itiyordu. Konferans n amac genel belirlemeden çok, somut duruma yönelik somut politikalar üretmekti. Bu çal flmadan birçok kifli y llard r yaflanan kendili- indencili in karfl s nda daha kararl bir flekilde durulaca na inan yor. fllemler sona erdikten sonra yönetici yoldafl konular n nas l ele al naca noktas nda baz aç klamalar yapt. Ard ndan konuya geçildi. lk önce konular için haz rlanm fl olan taslaklar okunacak ve bunlara iliflkin görüflleri al nacak, tart fl lmas gereken noktalar tart - fl lacak ço unlu un hemfikir oldu u noktalar karar alt na al nacakt. Ancak kararlar burada genel olarak ortaya ç ksa da esas olarak bölge OPO su taraf ndan yeniden ele al narak resmileflecekti. Yani tüm bileflenin karar al nmas noktas nda oy hakk yoktu. Bu yönüyle herkes tart flma süreçlerine kendi görüfllerini katabildi i kadar katacak ve ortam farkl düflüncelerle zenginlefltirmeye çal - flacakt. lk konu bölgede ekonomik durumdu. lgili çal flma grubundan bu konuyu araflt rmak için görevlendirilmifl yoldafl haz rlanan tasla- (taslaklar konferans öncesinde tüm çal flma grubunun onay n al yor ya da almasa da tart fl l yor, gerekli görüfller belirtiliyordu) okudu. Taslak befl ilin (Tokat, Amasya, Ordu, Giresun, Sivas) ekonomik durumunu anlatacak flekilde ele al nm flt. Koflullardan dolay istenen istatistiki veriler yetersiz düzeydeydi. Ancak genel olarak yap lan araflt rmadan ço unluk ortak bir sonuç ç karabiliyordu. Taslak okunduktan sonra herkes bölgenin genel ekonomik durumuna iliflkin düflündüklerini söyledi. Devam sayfa 31 de