Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1

2 Sayfa 2 ARALIK 2010 Teknik sebeplerden ötürü bir süredir elimize ulaþmayan Finike'de yürütülen çalýþmalara dair yazýlarý bu sayýmýzda özet bir biçimde yayýnlýyoruz. Finike'den gelen yazýlar 1 Mayýs çalýþmalarýndan 12 Aralýk'ta gerçekleþen Kongre sürecine kadar geniþ bir zaman diliminde Finike'de yürütülen çalýþmalarý özetliyor. 11 yýldýr faaliyette bulunan Finike Seyyar Pazarcý Esnafý Dayanýþma Derneði beþinci kongresi 12/12/2010 tarihinde yapýldý. Kongrenin yapýldýðý Pazar günü üyelerin önemli bir kýsmý çalýþmakta olduðundan ve kongre delege usulü ile deðil üyelerin bizzat katýlýmýyla yapýldýðý için tüm üyelerin katýlýmý saðlanamadý. Bununla birlikte 477 üyenin hazýr bulunduðu bir kongre olmasý önemli idi. Yeni kaybettiðimiz eski ikinci baþkanýmýz Servet Üstün arkadaþýmýzý da andýðýmýz kongrenin en önemli bölümü elbette yeni yönetimin seçileceði andý. Seçimler iki saat sürdü. Eski yönetimi temsil eden arkadaþlarýn oluþturduðu listenin karþýsýna bu kongrede iki ayrý liste çýktý. Sonuçta seçimlerin sonucunda iki liste toplam 42 oyda kalýrken, eski baþkanýn yeniden aday olduðu liste 431 oyla seçildi, 4 oy da geçersiz çýktý. Listelerde asil ve yedek üyeler ve diðer kurullara toplam 16 aday gösterilmesi gerektiðine göre, azýnlýkta kalan iki listeye listedekilerin dýþýnda 10 üye oy vermiþ oldu. Seçimlerin sonunda bir konuþma yapan baþkan seçimleri kaybeden listelerdeki arkadaþlarý rakip ya da hasým olarak görmediðimizi ve o arkadaþlarýmýzýn da bizim derneðimizin birer parçasý olduklarýný ve bundan sonra da bugüne kadar olduðu gibi birlikte çalýþacaðýmýzý belirtti. Bizim asýl hasýmlarýmýzýn derneðin içinde deðil dýþýnda olduðunu ve derneðimizin çalýþmalarýndan dayanýþma faaliyetimizden rahatsýz olanlar olduðunu ve bunlarýn kimler olduðunu herkesin bildiðini belirtti. «Benimle ayný kaderi paylaþanlarý rakibim Finike Seyyar Pazarcý Esnafý Dayanýþma Derneðimiz kurulduðundan itibaren hýzla güçlenerek binin üzerinde pazarcýnýn örgütlenmesini ve Belediye karþýsýnda bir pazarlýk gücü elde etmelerini saðladý. Ama derneðimiz sadece pazarcý esnafýnýn haklarýný korumakla sýnýrlý 1 Mayýs öncesi piknik Yöremizde 25/4/2010 tarihinde 1 Mayýs hazýrlýklarý çerçevesinde alanýmýzda ilk defa çok katýlýmlý bir kitlesel piknik düzenledik. Piknik çalýþmalarýmýz gün önceden baþlamýþtý. Piknik günü alanýmýzdan piknik alanýna 40 çivarýnda özel araba ve otobüslerle piknik alanýna varýldý. Hemen imece usulü etler doðrandý, kazanlar kuruldu yemekler hazýrlandý. Yemekten sonra «neden örgütlülük, neden 1 Mayýs» konulu konuþmadan sonra D.G.B müzik gurubu eþliðinde halaylar çekildi oyunlar oynandý. Bundan böyle bu tür pikniklerin sýk sýk tekrar edilmesi kararý alýnarak akþamleyin alanýmýza döndük... 1 Mayýs Yaklaþýk bir ay boyunca süren çalýþmalarýn DGB (Finike Demokratik Güç Birliði) bileþenlerinden olan Menevþelik Kültür ve Dayanýþma derneðinin açýlýþý nedeniyle 6 Mayýs'ta üç devrimci önderin katlediliþini anmak için bir gece düzenledik. Bizler afiþ asarken - Adam asýyordu birileri - Suçlu görüldük yargýlandýk- Uzattýk boynumuzu daragaçlarýna... AND OLSUN KÝ... Ölümdü dayatýlan, ilikleri titreten ölüm FÝNÝKE DEN HABERLER Pazarcýlar Derneði Kongresi'ni Yaptý deðil kader arkadaþlarým olarak görürüm; benim rakibim öyle gözüküyor ki yerel yönetimdir» dedi ve yönetime aday olup seçilemeyen arkadaþlarý dýþlamak yerine kucaklamak gerektiðini belirterek ilk atanacak komitelerde görev almalarýný önerdi. Derneðimiz kurulduðu yýldan bu yana 11 yýldýr kongrelerini demokratik biçimde yapmaktadýr. Beþincisini gerçekleþtirdiðimiz kongrelerimizde de her seferinde yönetim listesine girenlerin yenilenmesine özen gösterilmektedir. Bir yandan deneyimi temsil etmek ve aktarmak üzere eski yönetimden 6 kiþi yeni yönetime önerilirken mutlaka yeni arkadaþlarýn da deneyim kazanmasý ve sorumluluk almasý için 10 yeni isim seçimlere önerilmektedir. Ayrýca üyelerin seçtiklerini geri alma hakkýnýn uygulanmasýna da gayret ediyoruz. Bu çerçevede bir kongrede seçilen ikinci baþkanýmýz seçildikten 6 ay sonra kirli bir iþe karýþmasý nedeniyle kongreyi beklemeden üyeler tarafýndan geri çaðrýlmýþtý. Bunun yaný sýra dernekler kanununun sýnýrlarý çerçevesinde kalmaksýzýn üyelerin dernek iþleyiþini öðrenmeleri ve sorumluluk almalarýný saðlamak üzere dönüþümlü olarak üç ayda bir dernek üyelerini yönetime ortak etmek ve kararlarý üyelerin katýldýðý toplantýlarda almayý benimsemekteyiz ve böylelikle derneðimiz ayný zamanda üyelerin sorunlarýna bizzat sahip çýkmalarýný saðlamaya gayret ediyoruz. Bu sayede derneðimiz üyelerinin çýkarlarýný etkili bir biçimde savunan bir kurum olarak güçlendiði gibi baþkalarýna da örnek olma özelliði taþýyor. Bu örnek de göstermektedir ki, ezilen sömürülen Pazarcýlar Derneði'nde Acý Kayýp kalmadý. Üreticilerle tüketiciler arasýndaki aracýlarýn azaltýlmasýný saðladý, pazarda maliyetleri yükselten kimi uygulamalarýn önüne geçti. Böylece geniþ bir sempati ve destek de topladý. Bunun da ötesinde emekçilerin ve ezilenlerin genel sorunlarýna duyarlý ve etkin bir duruþ benimseyerek yöremizde bu kesimlerin sorunlarý karþýsýnda duyarlýlýðýnýn arttýrýlmasý konusunda da önemli adýmlara öncülük etti. En son belediyenin daha önce izin verdiði konutlardan 150'sini boþaltarak TOKÝ ye devretme kararý karþýsýnda derneðimizin de içinde yer aldýðý Finike Demokratik Güç Birliði platformu kararlý bir direniþ gösterdi. Yine DGB çerçevesinde yöremizde 8 Mart ve 1 Mayýs eylemlerin örgütlenmesinde ve referandum sýrasýnda da derneðimiz aktif bir rol üstlendi. Bu etkinliklerin artmasýna paralel olarak da derneðimize yönelik baskýlar ve saldýrýlar artmaya baþlamýþtýr. Bizler her türlü haklarýmýza örgütlü mücadele ile karþý durmaya çalýþýrken karþýmýzdaki görünür ama görünmez olduðunu ilan eden gaspçýlar yüzlerce entrika ile bir þekilde bizlerin önünü kesmeye çalýþýyor. Ama baþarý kaydedememesinin nedeninin güçsüzlüðünden deðil haksýzlýðýndan geldiðini bir türlü kabul edemiyor. Bununla birlikte epeyidir alanýmýzda sisli bir hava hakim sürmekte. Önce dernek baþkanýmýz pusuya düþürülüp darp edildi. Bu etkinlikleri önleyemediði için kaymakam sürüldü. Dernek yöneticilerinden birinin aracý kundaklandý. Zaman zaman dernek lokalinde «denetim» bahanesiyle yapýlan taciz ve saldýrýlar giderek arttý. En son olarak da Kasým ayýnýn sonunda derneðin baþkan yardýmcýsý sahilde kuþkulu bir biçimde ölü bulundu. Derneðimiz bu ölümün ardýnda neyin yattýðýný açýða çýkarmak üzere çaba göstermektedir. Akþam saatlerinde derneðimiz yönetim kurulu üyesi ve ikinci baþkan Finike'de 1 Mayýs ardýndan 1 Mayýs'ta Finike alanlardaydýk. Finike giriþinde toplanan katýlýmcýlar davul zurna eþliðinde halaylar çekerek kortejin yürüyüþe geçmesini beklediler. Kortejimiz 12.30'da harekete geçtiðinde sloganlarýmýz ve taþýdýðýmýz dövizlerle göz dolduran bir durumdaydýk. Yürüyüþ güzergahý boyunca yol kenarýna yýðýlan halk halkýmýz saflara sloganýmýza sadece alkýþlarla yanýt vermekle kaldý. Korteje katýlanlar azýnlýktaydý. Bölgemizde bölge pazarý olduðundan pazarcý esnaftan da yeterli katýlým alamayan 1 Mayýs etkinliðimiz bizlerin hedeflediði sayýya ulaþamadý. Yine de coþkulu bir 1 Mayýs kutlandý bölgemizde. Yürüyüþ güzergahý boyunca attýðýmýz Yaþasýn halklarýn kardeþliði sloganý kenardan bir avuç kendini bilmez tarafýndan ýslýkla protestoya uðradý. Düzenlediðimiz geceye 1300 kiþilik katýlým oldu. Günün anlamý hakkýnda bir konuþmadan sonra Finike Pazarcý Esnafý Derneði baþkaný kendi yazdýðý bir þiiri okuyup bir konuþma yaptý. Konuþmadan sonra geceye davet Onlar ölümsüzlüðe,el sallayarak gittiler Katledildiler,seçilmiþ bir altý mayýsta Çýkýnlarýnda, iþçi sýnýfýna sevdalarý Bir örgütlü duruþ, bir de yoldaþlýk vardý Kýzmadan cellatlarýna, ne de 6 Mayýs Anmasý ettiðimiz sanatçý Ali Asker sahne aldý. Devrimci türkü ve marþlarla baþlayan gece sloganlarla sýk sýk bölünmek zorunda kaldý. 5 saat süren anmamýzýn her saniyesi katýlanlarýn da sunduklarý katkýlarla marþlar devrimci türkülerle Pazarcýlar Derneði baþkanýnýn etkinlikte okuduðu þiir: daraðacýna Öfkelerini haykýrdýlar, düzen kurucularýna Yasýnýzý tutmayacaðýz, hiç bir zaman Býraktýðýnýz, korkusuzluða sarýlarak Emanetiniz, bayraðý taþýyacaðýz Denizleri, Hüseyinleri, Yusuflarý kesimlerin demokratik bir biçimde iþleyen bir örgütünde sömürenlerin kazanma þansý olmaz. O nedenle onlar bu tür kurumlarý ya yozlaþtýrarak, yahut savaþ yöntemleri kullanarak kontrol altýna almak isterler. Bu þartlar onlarý hile ve tertip yapmaya yöneltir. O nedenle de dikkatli olmak tedbirli davranmak lazýmdýr. Bu meseleyi böyle görmeyip iþin sýnýf mücadelesinin bir alaný olduðunu bilmeyenler ise, kaybetme riskiyle yüzyüze olur. Demek ki ezilenlerin sömürülenlerin söz ve karar sahibi olduðu demokratik bir iþleyiþ içinde sömürenlerin þansý yoktur. O halde bu örnek bizim davamýzda haklý olduðumuzu gösterir. Bizim bu örgütlü duruþumuzu yok etmek isteyenlerin derneðin içinden çýkamayacaðýndan da eminiz ve güvenli adýmlarla ilerliyoruz. Bu nedenle genellikle birliðimizi ve örgütlülüðümüzü bozmaya yönelik tertipler bugüne kadar daima dýþarýdan geldi. Bu konuda nelere, nelere tanýk olduk; daha da olacaðýmýzdan hiç þüphemiz yok. Derneðimiz kimilerini o kadar rahatsýz ediyor ki koskoca belediye tarafýndan derneðimize alternatif dernek kurulmasý (her ne kadar bu dernek bu gün itibariyle feshedilmiþ olsa da), yönetimi kurumumuzun üyelerinin elinden almak için rakip adaylar çýkartýlmasý kurumumuza yönelik yapýlan oyunlarýn birkaçý. Ama kurumumuz demokratik duruþu ve haksýzlýklarýn karþýsýnda oluþundan ödün vermeden yoluna devam edecektir. Buradan dosta düþmana duyurulur. Servet Üstün arkadaþýmýz deniz sahilinde arabasýnýn arkasýnda bulunan eþya ve mallarýn arasýnda ölü olarak eþi tarafýndan bulundu. Finike hastahanesi yetkilileri ölümü þüpheli gördüðünden defin izni vermedi. Cenazeyi otopsi için Antalya ya adli týpa yolladý. Otopsi neticesinde zehirlenerek öldüðü bildirildi. Emniyet ise borçlarý nedeniyle intihar ettiðini yayýyor ya da öyle gösterilmek isteniyor. Oysa arkadaþýmýzýn borçlarýnýn en az 20 katý mal varlýðý vardý. Hatta sýkýþýk bir durumu da yoktu. Ýcralýk mahkemelik olan bir davasý da yoktu. Hayatý seven bir arkadaþýmýzdý. Halen savcýlýk tarafýndan soruþturma baþlamýþ durumda. Süreci dikkatle izliyoruz bu konuda somut bir giriþim yapmak için sonucu bekliyoruz. Biz arkadaþýmýzýn pazarlarýmýzdaki yerlerini korumaya geride kalan yakýnlarýna sahip çýkmaya devam edeceðiz. Geçtiðimiz cuma ve cumartesi pazar yerlerindeki yerini çiçeklerle donatarak saygý duruþunda bulunup onu anma konuþmasý yaptýk. Gün boyu çiçekler tazelenerek gerek turunç ova gerek Finike halkýna arkadaþýmýza nasýl sahip çýktýðýmýzý gösterdik. Bu durum halkta bize karþý daha bir sýcaklýk daha bir yakýnlýk oluþturdu, insanlar bu alanda böylesi bir sahiplenmeye tanýk olmadýðýndan gün boyu duygu seli yaþadýk. Adeta halkla kucak kucaða omuz omuza idik iki anma gününde. Hem arkadaþýmýzý anmak hem de geçindirmek için çalýþtýðý ailesiyle dayanýþma içinde olmak üzere çabalarýmýzý da sürdüreceðiz. Baský ve zulüm nereden ve nasýl gelirse gelsin biz buradayýz ve burada olmaya devam edeceðiz. Örgütlü mücadelemizi daha sýký örüp tüm haksýzlýklara karþý örgütlü duruþumuzda eksen kaymasý yaþamayacaðýz. Buradan dost da ve düþmana ilan ediyoruz.. Biz de bu sloganý onlarýn beynine çakar gibi sýk atmakla yanýtýmýzý vermiþ olduk. Alana geldiðimizde coþku doruk noktasýndaydý. Günün önemi ve anlamý konuþmasýnýn ardýndan þiirlerle etkinliðimiz devam etti. Derneðimizin baþkaný tarafýndan yazýlan 12 þiir çeþitli kiþilerce okundu. «Bu gün bir mayýs» adlý þiirinbizzat baþkan tarafýndan okunmasý uzun süre alkýþ almamýzý saðladý. 12 adet þiir halkýn coþkusunu yükseltti. Þiir okumasýnýn bitiminden sonra müzik gurubumuz çeþitli müzik ve halaylar çalarak katýlýmcýlarý coþturdu..bu yýl nedense geçen yýla oranla Kürtlerin katýlýmý azýnlýktaydý. Çünkü BDP nin almýþ olduðu karar doðrultusunda Kürtlerin çoðunluðu Antalya daki eyleme katýlmýþlardý Mayýsý da Finike de böyle geçti. sürdü. Yöremizde ilk defa böyle bir etkinlik yapmamýza raðmen, gerek anma gecesine katýlanlarýn gerekse çevrenin beðenisini kazanmasý bizleri fazlasýyla memnun býraktý. Ýnadýna inadýna, çoðaltacaðýz sýzlamasýn kemikleriniz, rahat uyuyun AND OLSUN KÝ Dikeceðiz kýzýl bayraðý Zulmün kalelerine. Referandum Çalýþmalarý 12 Eylülde anayasa oylamasý var. «Evet»ler Tayyibe, «Hayýr»larsa cuntaya, CHP ve MHP ye pirim toplatacak. Ya biz ezilenler bunlarýn hangisinden yararlanacaðýz? Evet dersek ezilenleri ferahlatacak, sömürüyü, iþsizliði ortadan kaldýracak bir anayasa mý sunacaklar? Ya da hayýr deyince dün cunta anayasasý diye bar bar baðýrdýðýmýz anayasa bizi rahatlatýyordu da bizim mi haberimiz mi yoktu? Bugün sistem tarafýndan parlatýlarak beðenimize sunulan CHP, baþkan ve tüzük deðiþikliðiyleezilenlerden yana oldu da haberimiz mi yok? Ya MHP ye ne demeli? Hayýr diyerek onun «fikirlerimiz iktidarda ülkücüler hapiste» dediði 12 Eylül anayasasýnýn yazýldýðý dönemdeki düþünü hortlatmayacak mýyýz? Ama EVET de HAYIR da sistem tarafýndan çoktan ayarlanmýþtýr. Bize düþense figüranlýktýr. Bizler 12 Eylül'ün kaderi elimizde sanarak o umutla sandýða gideceðiz. Sistem bu günden istemediði oylarý atacaðý çöplüðü bulmuþtur bile. Ezenlerin ezilenlere altýn tepside sunacaðý bir anayasa hiç olmadý ve olmayacak da. Ancak bu anayasayý ezilenlerin ezenlere karþý sürdürdüðü savaþýn sonunda ezilenlerin kendileri yapacaktýr. Onlarýn dayatmacý mantýðýna uyarak sandýða gitmektense gitmeyerek tepki oylarýmýzý belirleyelim. Hem sistem koruyucularýna bir uyarý olsun, hem de biz nerede olduðumuzun bilincinde olalým. Belediyenin Boþaltma Kararý 1992 Yýlýnda belediyenin gece kondu önleme bölgesi ilan edip sattýðý yerlere bir hafta önce boþaltma kararý geldi. 150 eve çýkan boþaltma kararýnda 18 yýllýk iþgal kirasý da istenmektedir. Belediye hazinenin yerini kendi yeriymiþ gibi satýþa çýkardý. Belediyeye güvenerek yer alan dar gelirliler þimdi ne yapacaklarýný þaþýrmýþ durumda. Belediyenin aldýðý satýþ bedelini arsa bedeli deðil alt yapý katýlým payý olarak kayýtlara düþmesi de yer sahiplerinin hak iddia etmesinin önünü kesiyor. Finike belediyesinin her zaman bu ve buna benzer biçimde rant için halkýn çýkarlarýný hiçe saydýðýna Finike halký tanýk olmuþtur. Hazinenin belediye ile olan mahkemeyi kazanmasýyla birlikte boþaltma kararýný iþgalci saydýklarýna kira bedeliyle birlikte duyurdu. Hak sahipleri belediyeye müracaat ettiklerinde boþverin bir þey olmaz diye geçiþtirme yanýtla savuþturuyorlar. Finike Demokratik Güç Birliði Platformu olarak biz bu duruma seyirci kalamazdýk hemen aramýzda bir komite oluþturarak ne yapýlmasý yönünde araþtýrmaya baþladýk. Görünüyor ki hak sahiplerinin hak idda edecek ellerinde yasal bir belge yok. Yalnýz hazinenin bu arazilerin 18 yýllýk iþgaline göz yummasý oraya yapýlanmayý teþvik ettiði anlamýný taþýdýðýndan bu yerleri ya iþgalci saydýklarýna satacak ya da onlara baþka bir yerden yer tahsis etmesi için belediyeye yer gösterecek. Biz DGB olarak maðdur edilen evleri dolaþarak yerleri boþaltmamalarýný anlatarak onlarýn bir arada durarak güçlü görünmelerini saðlamaya çalýþýyoruz.. Þu an devlet tarafýndan yýkým kararý çýkmýþ deðil. Eðer böyle bir kararla gelirlerse sanýrým Finike nin huzuru kaçar. Devlet bunu göze alabilir mi bilinmez. Önümüzdeki süreçte bunu göreceðiz fakat biz iþimizi sürece býrakmadan bu günden yapýlmasý gerekenleri yapmalýyýz. Yapacaðýz da. Finike den komünistler Esnafýn Örgütlü Duruþunun Zaferi Yaklaþýk dokuz aydýr Belediyenin yürütmeye çalýþtýðý zoraki katýlým payý adý altýndaki biz esnaflardan beklediði rantýn önünü örgütlü duruþumuzla kestik. Kurumumuz tarafýndan mimarlar odasýnýn raporuyla tespit ettirdiðimiz maliyet raporu ile 1,5 ile 2 trilyon maliyeti olan kapalý pazarý bize trilyona zorla satmaya çalýþýyordu. Bu ad altýnda dernekleþme daha sonra kooperatifleþme yolunu denemesine raðmen örgütlü duruþumuzun karþýsýnda fazla dik durmayý beceremediler. Bir basýn açýklamasýyla pazar yeri yaptýrma giriþiminden vaz geçtiklerini açýkladýlar. Finike Pazarcýlar Derneðinden Komünistler Pazarcýlar Derneði ne Denetim Derneðimiz dernekler masasýndan gelen iki müfettiþle sýký bir denetimden geçti. Yaptýðýmýz disiplinli çalýþmalarýn buraya da yansýmasýndan dolayý derneðimiz 2 gün didik didik taranmasýna raðmen bir açýk ve bir yolsuzluk bulunmadý. Bir usulsüzlüðün olmadýðý kanýsýna varýldý. Biz bu denetimin bizlere kimler tarafýndan yöneltildiðini pekala biliyoruz. Kýlýç icat edilmiþ ama yanýnda da zýrh icat edilmiþ. Biz bu tür saldýrýlarý hep beklemekteyiz. Ona göre duruþumuzu belledik gardýmýzý aldýk. Çare yok bu saldýrýlar her defasýnda yenilgiyle tersine dönecek. Çünkü bizler haklý bir mücadele yürütmekteyiz. Bu mücadelemizi çoðunluða mal etmesini de bildik. Nedense düþmanlarýmýz yenilgiye bir türlü doyamadý. Bizim ne denli kararlý olduðumuzu, bu kararlýlýk doðrultusunda donanýmlý yola çýktýðýmýzý bilsinler artýk. ARALIK 2010 / SAYI: 19 AYLIK SÝYASÝ GAZETE SAHÝBÝ VE SORUMLU YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜ: ÞÜKRÜ DEMÝR YÖNETÝM YERÝ: RASÝM PAÞA MAH., SÜLEYMAN BEY SOKAK, NO: 6/1, KADIKÖY / ÝSTANBUL TELEFON: BASILDIÐI YER: ÖZDEMÝR MATBAASI MATBAA ADRESÝ: DAVUTPAÞA CAD. GÜVEN SANAYÝ SÝTESÝ C BLOK NO: 242 TOPKAPI-ÝSTANBUL TELEFON:

3 ARALIK 2010 Sayfa 3 3. Geleneksel Limontepe Halk Dayanýþma Festivali 3. Geleneksel Limontepe Halk Dayanýþma Festivali adýný hak eden bir þekilde geleneksel hale gelerek 6-7 Kasým tarihlerinde Limontepe Pazar yerinde gerçekleþti. Festival platformunda Barýþ ve Demokrasi Partisi, Eþitlik ve Demokrasi Partisi, Köz, Devrimci Dönüþüm Dergisi ve Özgür Yaþam Eðitim ve Dayanýþma Kooperatifi olmak üzere beþ siyaset ve kurum yer aldý. Festival hazýrlýk aþamasý bir ay gibi bir süreyi aldý. Bu süreçte müzik gruplarý ve tiyatro gruplarý ile görüþmeler gerçekleþtirdik. Festivalin ses sistemi, sahne, projektör, araç ve benzeri maddi teknik ihtiyaçlarý için Karabaðlar, Bayraklý ve Konak belediyesinden yardým talep ettik. Ancak belediyeler hiçbir yardýmda bulunmadý. Festivalin maddi teknik ihtiyaçlarýný karþýlamak için dayanýþma kartlarý bastýrdýk. Platform kýsýtlý imkanlarla da olsa dýþarýdan hiçbir yardým almadan festivalin tüm giderlerini karþýladý. Ýzmir de bulunan siyasi partiler, sendikalar, dergi ve gazete bürolarý, kitle örgütleri vb kurumlar gezilerek festivalde masa açmak üzere davet edildi. Örgütleyen kurumlar haricinde festivale katýlan tek kurum Devrimci Haklar Federasyonu oldu. Festivalin duyurusu ve tanýtýmý için mahallede el ilanlarý daðýtýldý. Pazar yerinde, kahvelerde el ilanlarý daðýtýldý. Mahalledeki esnafa afiþler verildi. Festival programýnda tiyatro, konserler, halk oyunlarý, semah, çocuk etkinlikleri ve paneller yer aldý. Ýlk gün çocuk etkinlikleri ile program açýlýþý yapýldý ve ardýndan 'Anayasa ve Özgürlükler' konulu panel gerçekleþti. BDP, Köz, EDP ve Devrimci Dönüþüm temsilcilerinin konuþmacý olduðu panel festival alanýnda gerçekleþti. Panelin ardýndan Hrant Dink cinayetinin perde arkasýný anlatan bir sinevizyon gösterimi gerçekleþti. Saat sularýnda konserler baþladý. Konserler arasýnda pantomim gösterimi gerçekleþti. Grup Katre, Grup Evin ve Koma Tofan ýn sahne aldýðý konserler üç saat sürdü. Son müzik grubu Nefs ül Alem çýkmak üzereyken mahalle sakinlerinin çocuklarýnýn arasýnda çýkan kavga büyüdü. Olaylarýn daha fazla büyümemesi, festivale gölge düþürmemesi için programý sonlandýrdýk. Müzik grubundan Pazar günü sahne almalarýný istedik. Tertip komitesi toplantýsý alýp ilk günü deðerlendirdik. Yaþanan olumsuzluðun ikinci güne sirayet etmemesi için güvenlik önlemlerini artýrdýk ve kavganýn tarafý olan ailelerle görüþme kararý aldýk. Hemen o akþam bir ekip oluþturup ulaþabildiðimiz aile ile görüþtük. Bu ziyaretten memnun kalan aile gereken tedbirleri alacaðý sözünü vererek bizleri yolcu etti. Ýlk gün olduðu gibi ikinci gün de çocuk etkinlileri ile programa baþladýk. Saat da BDP nin tertiplediði anadil konulu panel gerçekleþti. Panelin ardýndan Duvara Karþý Tiyatro topluluðu Gireceðiz gireceðiz AB ye gireceðiz adlý oyununu sergiledi. Büyük bir ilgiyle izlenen oyunun ardýndan konserler baþladý. Ýkinci gün akþamýnda öncelikle Grup Sis ve Berxwedan sahne aldý. MKM Kadýn ekibi Mardin yöresi halk oyunlarý gösteriminde bulundu. Sivas Yýldýzeli Yusufoðlan Kültür ve Yardýmlaþma Derneði Semah gösteriminde bulundu. Halk oyunlarý ve Semahýn ardýndan Grup Nefs ül Alem ve Agire Zerdeþt sahne aldý. Cevdet Baðca konseri ile festival son buldu. Bu sene festivali gerçekleþtirirken platformun maddi teknik imkanlarý dýþýnda hiçbir yerden destek bulamadýk. Ancak platformda bulunan kurumlarýn edindiði deneyimler ve imkanlarla ve mahalle sakinlerinden aldýðýmýz destekle tüm sorunlu durumlarýn üstesinden geldik. Festival alanýn kurulmasý ve toparlanmasý, ulaþým için araç saðlanmasý ve festival görevlilerinin yemek imkaný saðlanmasý ve benzeri birçok konuda mahalleli dostlarýmýz sorumluluk alarak destek oldular. Ýnat, ýsrar ve dayanýþma þiarýyla 2008 de 1. Geleneksel Limontepe Halk Dayanýþma Festivalinin örgütlenme sürecinde yer almýþtýk. Festivalin ilkini ve ikincisini bitirirken yaptýðýmýz kapanýþ konuþmalarýnda Festival Platformu adýna Limontepe mahallesi sakinlerine bir sonraki festivalde buluþma sözü vermiþtik. Bu sene üçüncü festivali gerçekleþtirerek hem festivalin gelenekselleþmesi yönünde büyük bir adým atmýþ olduk, hem Limontepe halkýna verdiðimiz sözü yerine SDP Genel Baþkaný Rýdvan Turan ve TÖP sözcüsü Oðuzhan Kayserilioðlu ile birlikte 13 kiþinin tutuklanmasý Bursa da protesto edildi. 11 Kasým Saat 18 de Setbaþý-Mahfel önünde toplanan kitle Orhangazi parkýna doðru yürüyüþe geçti. Eyleme DÝSK Bölge Temsilciliði, KESK Þubeler SDP ve TÖP e yönelik operasyonlar Ankara da yapýlan kitlesel basýn açýklamasý ile protesto edildi. 9 Ekim de Yüksel Caddesi nde toplanan kitle saat da AKP Ýl binasý önünde yürüyüþe geçti. Tutuklanan SDP, TÖP, ESP, BDP, Halkevleri üyeleri ve sendikacýlarýn kelepçeli resimlerinin olduðu, Ýþte AKP Demokrasisi, Þimdi Sýra Kimde? yazýlý ortak pankartýn arkasýnda katýlýmcýlar kendi flamalarý ile yer aldýlar. Yürüyüþ boyunca Baskýlar bizi yýldýramaz, devrimci tutsaklar onurumuzdur, yaþasýn devrimci dayanýþma sloganlarý atýldý. AKP il binasýna varýldýðýnda bina önü panzerlerle kapatýldýðý binanýn önüne gidilemedi, panzerlerin önünde basýn açýklamasý gerçekleþtirildi. Katýlýmcý kurumlar adýna hazýrlanan ortak metni ÝHD Ankara Þube Baþkaný Gökçe OTLU okudu. Basýn açýklamasýnda þunlar dile getirildi: SIRA KÝMDE? Bursa Platformu, Ýþçi Haklarý Derneði, BDSP, SDP, TÖP, Sosyalist Gelecek, Sosyalist Parti, TKP, BDP, EMEP, EHP, ÝHD, Halkevleri, Partizan, DHF ve ÖDP katýlým gösterdi. 'ün arkasýnda duran komünistler olarak eyleme katýldýk. Kurumlar ''Ýþte AKP Demokrasisi - Sýra Kimde?'' ortak pankartýnýn arkasýnda flamalarý ile yürüdüler. Yürüyüþ esnasýnda: Zindanlar yýkýlsýn tutsaklara özgürlük, Yaþasýn devrimci dayanýþma, Ýçerde dýþarýda hücreleri parçala, Gözaltýlar, tutuklamalar, baskýlar bizi yýldýramaz! ve Devrimci irade teslim alýnamaz sloganlarý atýldý. Osmangazi Parký na ulaþan kitle adýna basýn metnini Ýþçi Haklarý Derneði Baþkaný Rahim Dede okudu. Dede, basýn açýklamasýnda Bizler cezaevinde haksýz bir biçimde tutuklanan arkadaþlarýmýz serbest býrakýlana kadar mücadele edeceðiz. Susmayacaðýz. Tutuklamalarýnýz, medya yoluyla yaydýðýnýz terör Ankara AKP NÝN ÝLERÝ DEMOKRASÝ SÝ: KORKU ÝMPARATORLUÐU SALDIRI HEPÝMÝZEDÝR, BÝRLÝKTE PÜSKÜRTECEÐÝZ! 21 Eylül sabahý evleri basýlarak gözaltýna alýnan Sosyalist Demokrasi Partisi Genel Baþkaný Rýdvan Turan, Toplumsal Özgürlük Platformu sözcüleri Oðuzhan Kayserilioðlu ve arkadaþlarý savcýlýkça tutuklanma talebiyle sevk edildikleri Ýstanbul Nöbetçi 10. Aðýr Ceza Mahkemesi nce 25 Eylül sabahý terör örgütüne üye olmak suçlamasýyla tutuklandýlar. Soruþturma dosyasýnda gizlilik kararý bulunmasýna ve müdafi avukatlara emniyet ifadelerinin tutanaklarý dahi verilmez, avukatlar gizliliðe itirazlarýna gizlilik kararýnýn tarih ve karar numarasýný ekleyemezken, halkýmýzý ezen ve sömürenlerin borazaný olan basýnyayýn, iletiþim aygýtlarýnda psikolojik hareket uzmanlarýnca önceden hazýrlanan senaryo paketleri bir plan çerçevesinde emniyet güçlerince kamuoyunca servis edilmiþtir. SDP ve TÖP e ayný anda saldýrýlmasýnýn açýkça gösterdiði bir baþka neden ise bu iki yapýnýn (Sosyalist Birlik Hareketi ile birlikte) birlik/yeniden kuruluþ çalýþmalarýný yürütüyor olmasýdýr. SDP ve TÖP üzerinden tüm devrimci/sosyalist güçlere gözdaðý verilmek istenmektedir. Operasyon bilinçli olarak Sosyalist Parti ve DBH de dahil olmak üzere tüm çevreleri tehdit eder boyutlara ulaþmýþtýr. Bugün itibari ile devlet hepimizi açýktan tehdit etmekte ve sözümüzü söylememizi engellemek istemektedir. AKP hükümetinin emekçi düþmaný ve Kürt karþýtý dalgasý bizleri korkutmuyor. Saldýrý hepimizedir. Birlikte püskürteceðiz. Komplolarýn boþa çýkartýlmasý görevimizdir. Mevzilerimizi terk etmeyeceðiz! dedi ve Devrimci Karargah adý altýnda tutuklanan SDP ve TÖP ün, KCK üyesi denilerek tutuklanan belediye baþkanlarý ve BDP üye ile yöneticilerinin, eylem ve propaganda özgürlüklerini kullandýklarý için tutuklanan ESP, Halkevleri, TAYAD, DHF, PARTÝZAN üyelerinin derhal serbest býrakýlmalarýný talep etti. Basýn açýklamasýn ardýndan 25 Kasým Kadýna Yönelik Þiddete Karþý Uluslararasý Mücadele Günü nedeniyle birçok emek ve meslek örgütlerinden ve siyasal kurumlardan kadýnlarýn iki koldan baþlattýðý yürüyüþ kapsamýnda Hakkâri kolunda yaþanan gözaltý terörü Bursa Kadýn Platformu adýna yapýlan açýklamayla kýnandý. Bursa'dan Komünistler politikalarýnýn onu getirdiði nokta, her türlü muhalefeti sinsi siyasi komplolarla etkisizleþtirmeye kalkýþmadan artýk varoluþunu sürdüremediðinin göstergesidir. Bizler haksýz bir biçimde tutuklanan arkadaþlarýmýzýn serbest býrakýlmasý baþta olmak üzere, Terörle Mücadele yasasý kapsamýnda gündeme gelen Terör örgütü üyesiymiþ gibi davranmak diye tanýmlanan ve herkesi zan altýnda býrakan yasalarýn da kaldýrýlmasý için mücadele edeceðiz. Susmayacaðýz. Tutuklamalarýnýz, basýn yoluyla yaydýðýnýz terör dalgasý bizleri korkutmuyor. Ýlan ediyoruz; Saldýrý hepimizedir. Birlikte püskürteceðiz. Komplolarýn boþa çýkartýlmasý görevimizdir. Mevzilerimizi terk etmeyeceðiz! Basýn açýklamasýnýn ardýndan bazý katýlýmcý kurum temsilcileri söz alarak yaþanan saldýrýlarý göðüslemek üzere üzerlerine düþeni yapacaklarýný, devrimci dayanýþmayý büyüteceklerini belirttiler. Eylemi TTB Genel Merkezi, KESK Genel Merkezi, Disk Ankara Bölge Temsilciliði, Kesk Ankara Þubeler Platformu, ÝHD Ankara Þube, Devrimci 78 liler Federasyonu,78 liler Giriþimi, ÇHD Genel Merkez ve Ankara Þube, Dersimliler Derneði, Halkevleri, BDP, EMEP, EHP, ESP, Sosyalist Parti, SDP, TÖP, DHF, Kaldýraç, Devrimci Yolda Özgürlük Dergisi, Sosyalist Gelecek, ve Düþünceye Özgürlük Giriþimi örgütledi. Yaþasýn Devrimci Dayanýþma! Ankara dan Komünistler Ankara da Anadilde Eðitim Talebi Ankara Kürt Demokrasi - Kültür ve Dayanýþma Derneði nin (ANKARA KÜRD -DER) 18 Eylül de MEB önünde yapacaðý basýn açýklamasý Bakanlýklar önünde eylem yapmak yasak denilerek engellendi. Halbuki 31 Aðustos ta Atamasý Yapýlmayan Öðretmenler Platformu, yine bakanlýk önünde basýn açýklamasý yapmýþtý. TZP Kurdi nin anadilde eðitim için okullarý bir hafta boykot etme kampanyasýna destek olmak için yapýlan basýn açýklamasý bu engellemeden sonra 18 Eylül saat 11:30 da YKM önünde gerçekleþtirildi. Basýn açýklamasýna BDP Urfa Milletvekili Ýbrahim Binici, Eðitim-Sen Genel Baþkaný Zübeyde Kýlýç ýn da aralarýnda bulunduðu birçok kurum katýlarak destek verdiler. Biz de Köz ün arkasýnda duran komünistler olarak barýþ mitinginin ardýndan basýn açýklamasýna katýldýk. Basýn açýklamasýndan hemen önce Sakarya caddesinde yapýlan Barýþ Mitingi ne katýlan kitlenin bu basýn açýklamasýna destek vermesi sonucu katýlým yüksek oldu. ANKARA KÜRD-DER baþkaný Ahmet Aday ýn Kürtçe yaptýðý basýn açýklamasýnda, okullarda anadilde eðitim verilmesi gerektiðini vurgulayarak bunun engellenmesinin asimilasyonist bir tutum olduðunun altýný çizdi. Aday konuþmasýna, birçok ükede azýnlýklarýn anadilleriyle eðitim gördüklerini ve bunun da bu ülkeleri bölmediðini vurgulayarak devam etti. Türkiye de ise Kürtlerin inkâr edildiðini ve anadilde eðitim hakkýnýn yasaklandýðýný belirterek Kürtçenin eðitim dili olmasýnýn yanýnda ikinci resmi dil olmasý gerektiðini aksi takdirde Kürtlerin demokratik özerkliðin inþasýyla birlikte kendi dillerinde eðitimi fiili olarak yaþama geçireceklerini vurguladý. Basýn açýklamasýnda ayrýca, devletin ve AKP hükümetinin dikkatini çekmek için Kürtlerin çocuklarýný bir hafta okula göndermemesi çaðrýsý yapýldý. Kürtçe yapýlan basýn açýklamasýnýn Türkçe çevirisi basýna ve katýlýmcý kurum temsilcilerine daðýtýldý.

4 Sayfa 4 ARALIK 2010 Marksist Leninist Komünist Örgüt (MLKÖ) Proletaryanýn Yolu Nedir? Geçtiðimiz Sayý'da Fransa'da siyasi faaliyet yürüten MLKÖ'nün, Partisan dergisinde yayýnlanan Partisan'ýn 'ün arkasýnda duran bir komünistle yaptýðý bir röportajý yayýnlamýþtýk. Bu sayýda da MLKÖ'nün kendisini ve görüþlerini tanýttýðý bir yazýyý yayýnlýyoruz. Biz kimiz? Marksist Leninist Komünist Örgüt (MLKÖ) Proletaryanýn Yolu Nedir? Komünistiz, Proletaryanýn Yolu Marksist Leninist bir komünist örgüttür. Komünistiz; kapitalizmi, krizlerin mukadder olduðunu, ahlaki ve maddi sefaleti, savaþlarý kabullenmekten baþka bir yol olduðuna inanýyoruz: bu yol özgürce birleþmiþ kadýn ve erkeklerin toplumu için mücadele etmek, burjuvazinin bize vaad ettiði geleceði reddedip kendi kaderimizi kendi ellerimize almaktýr. Doðrusu iþçiler iktidarý ellerine alabilir ve ellerinden kaçýrabilir de. SSCB ve Çin birer umut oluþturmuþtu. Þimdi kapitalist ülkelerdir. Ama sayfayý çevirmiyoruz. Paris Komünü, Rus Devrimi, Çin Devrimi, bilhassa da Kültür Devrimi bizim için zengin deneyimlerdir. Bugünkü veyahut gelecekteki güçlükleri aþabilmek için hala onlardan ders almak zorundayýz. Komünistiz; sömürülenlerin iktidarý ve burjuvaziyi (onun hükümetini, parlamentosunu, polis teþkilatýný ve ordusunu) yýkýp bütün toplum üzerinde kendi iktidarlarýný uygulamalarý için mücadele ediyoruz. Ancak insanlar arasýndaki iliþkileri, erkeklerle kadýnlar arasýndaki iliþkileri, iþ bölümünü ve hatta çalýþmanýn kendisini de tamamen alt üst etmediði müddetçe bu iktidar gerçek olamayacaktýr. Bu iktidarýn doðuþu ancak kitle þiddeti ile mümkündür. Orak ve Çekiç. Gülsuyu nda saðlýk taramasý 14 Kasým Pazar günü Gülsuyu Anadoluda Yaþam Tüketim ve Dayanýþma Kooperatifi'nde aðýz ve diþ saðlýðý taramasý gerçekleþti. Sabah saat 9.30'da baþlayan tarama 1.30'da sona erdi. Mahallede, kahvelere ve marketlere afiþler asýldý. Ortalama kiþinin katýldýðý tarama sonunda, diþ doktoruyla yapýlan müzakerede ortaklarýmýz doktorun kendi polikliniðinde indirimli tedavi görebilecek. Kartal'da polikliniði olan diþ doktoru, bu çalýþmalarý önemsediðini belirterek, ayrýcalýksýz kesimlerin de saðlýk haklarýndan yararlanmasý gerekliliðine deðinerek, saðlýk taramasýnýn kooperatifte devam etmesini, kendisinin de istediðini belirtti. 28 Kasým'daki tanýtým toplantýsýna yönelik yapýlan bu çalýþma, kooperatifin somut çalýþmalarla, imkanlarýmýzý ortaklaþtýrmanýn örneklerini otaya koydu. Gücümüz birliðimizdir. Tuzla da basýn açýklamasý Tuzla Aydýnlý da bayram öncesi 14 yaþýndaki bir kýz çocuðuna tecavüz edildi. Anlatýmlara göre üç kiþinin uyuþturucu vererek tecavüz ettiði kýz mahalleliler tarafýndan bulunup hastaneye götürülmüþ. Tecavüz eden 3 kiþi gözaltýna alýnmýþ ve bir tanesi daha sonra tutuklanmýþ. Diðer 2 kiþi ise serbest býrakýlmýþ. Yaþanan olaylarýn üzerine EMEP in bazý derneklere ve siyasetlere çaðrýsýyla bir basýn açýklamasý kararý alýnmýþ. Biz bu kararý alýndýktan sonra BDP den öðrendik. Çalýþma yürüttüðümüz kurumdan ortaklarýmýzla 14 Kasým Pazar günü saat de Aydýnlý merkezde yapýlan basýn açýklamasýna 7 8 kiþi katýldýk. Mahallelinin yoðun olarak katýldýðý, yaklaþýk 200 kiþinin, özellikle kadýnlarýn daha aktif olarak katýldýðý bir basýn açýklamasý gerçekleþti. Cinsel tacize ve tecavüze son, Bedenime emeðime kimliðime dokunma, Cinsel, ulusal, sýnýfsal sömürüye son, Jin jiyan azadi, Erkek þiddetine tecavüzüne tacizine katliamlarýna son dövizleri taþýndý. Basýn açýklamasýnda sýk sýk "Þiddete tacize tecavüze son", "Yaþasýn kadýn dayanýþmasý", "Cinsel sýnýfsal ulusal sömürüye son", "Erkek vuruyor devlet koruyor", Suskun toplum istemiyoruz, Kurtuluþ yok tek baþýna ya hep beraber ya hiç birimiz sloganlarý atýldý. Basýn açýklamasýna BDP, ESP, TKP, EMEP,, Aydýnlý mahalle kadýnlarý, Deri-Ýþ Tuzla þubesi, Mayýsta Yaþam Kooperatifi, Demokratik Özgür Kadýn Hareketi, CUNDER, KARER, ÇALIKAÐIL gibi çeþitli siyasetler ve dernekler katýldý. Mahallede yapýlan sohbetlerde bu gibi tecavüz olaylarýnýn arkasýndan tepkilerin yükselmesi olumlu bir þey olarak konuþuluyor. Biz de tecavüz eden kiþilerin kim olduðunu öðrenip kimliklerinin açýklanarak mahallede teþhir edilmesi gerektiðini, mahallede barýnmamasý için teþhirin sürekli olarak yükseltilmesi gerektiðini vurguladýk. Ümraniye de daha önce yaþanan taciz olayýnýn nasýl teþhir edildiðini anlattýk. CÝNSEL ULUSAL SINIFSAL SÖMÜRÜYE SON! Aydýnlý dan Komünistler Komünistiz; bütün iþçilerin çýkarlarýný savunuyoruz Fransa nýn çýkarlarýný deðil. Milliyetçilik ve ýrkçýlýk bizi böler. Bunlar iþçiler için birer çýkmazdýr. Emperyalizme, özellikle de Fransýz emperyalizmine karþý egemenlik altýndaki halklarýn yanýndayýz ve onlarýn baðýmsýzlýða haklarý olduðunu savunuyoruz. Direnmek ve mücadele etmek için bir örgüt gerekir. Ama ayný zamanda mücadele içinde anlamak ve öðrenmek için de bir örgüt gerekir. Geçmiþ deneyimleri eylem kýlavuzumuz edinmek için de örgüte ihtiyacýmýz var. Karþý karþýya gelip farklý görüþleri tartýþarak her kimsenin pratik ve bilgisinin herkesin zenginliði haline gelebilmesi için de örgüte ihtiyacýmýz var. Artan sayýda emekçinin bilinçli bir biçimde komünizm davasýnýn taþýyýcýsý olmasý için böyle bir örgüte ihtiyacýmýz var. Maoizm Nedir? SÝYASAL AYRIM ÇÝZGÝLERÝMÝZÝN SENTETÝK BÝR ÖZETÝ Maoist kimliðimizin temellerini oluþturan siyasal ayrým çizgilerinin sentetik bir özeti. 1. Sýnýf mücadelesi komünizme doðru son derece dengesiz bir geçiþ süreci olan sosyalizm döneminde de devam eder. Bu çerçevede «bir noktada çakýlý kalmaktansa geri çekilmek yeðdir». Ankara da Ulucanlar Anmasý Ulucanlar direniþinin 11. Yýlýnda, Ulucanlar Cezaevi nde þehit düþen devrimci tutsaklar Abuzer Çat, Zafer Kýrbýyýk, Ýsmet Kavaklýoðlu, Önder Gençaslan, Habip Gül, Ümit Altýntaþ, Aziz Dönmez, Ahmet Savran, Mahir Emsalsiz ve Halil Türker cezaevi önünde ve Karþýyaka mezarlýðýnda yapýlan etkinlikler ile anýldýlar. 26 Eylül de saat 10:00 da Hamamönü Ziraat bankasý önünde toplanýlarak, ON larýn resimlerinin bulunduðu Kanla Yazýlan Tarih Silinmez yazýlý pankart ve 26 Eylül Ulucanlar Direniþi, Emekçilerin Umut Çýðlýðýdýr yazýlý PKK nin ilan ettiði eylemsizlik sürecinin bitmesine iki gün kala, Türkiye Barýþ Meclisi nin çaðrýsýyla 178 demokratik kitle örgütü katýlýmýyla 18 Eylül de Ankara da Barýþ Yürüyüþü gerçekleþtirildi. Kolej Kavþaðýnda bir araya gelen 500 kiþi saat 12:30 da Operasyonlar Dursun, Müzakere Baþlasýn pankartý arkasýnda, Kolej den Sakarya Caddesi ne yürüdü. Eylemde, Bijî biratîya gelan, Barýþa bir ses, çift taraflý ateþkes, Ölme, öldürme barýþ hemen þimdi, Susma, haykýr halklar kardeþtir ve Anadil haktýr, engellenemez sloganlarý atýlýp, döviz ve balonlar 2. Eski SSCB de iþçi sýnýfý iktidarý çok erkenden (1930 lu yýllarda) elinden kaçýrdý ve toplum bir devlet kapitalizmine dönüþtü. Bu da yeni bir devrimin gerekliliðine iþaret eder. Çinli komünistler bu durumu kavramaya gayret ettiler ve bu geliþmeyi engellemek amacýyla «kültür devrimine» baþvurdular. 3. Örgütlü reformistler (SP, KP, vs.) kapitalist yönetimin iþçi hareketi içindeki temsilcileridir. Zafere ulaþmak için onlarla karþý karþýya gelmek ve onlarý alt etmek zorundayýz, onlarla bir araya gelmek mümkün deðildir. Bu saptama reformistlerin «iþçi hareketinin bir parçasý», «yanýlgý içindeki dostlar» olduðunu düþünen troçkist akýmlarla bizi baðdaþmamacasýna ayýrýr. 4. Tarihi kitleler yapar ve kimse onlarýn yerine yapamaz. Bu nedenle onlarýn özlemlerini, çeliþkilerini ve hatta yanýlgý ve sýnýrlarýný dikkatle izlememiz gerekir. Bunu «kitle çizgisi» olarak tanýmlýyoruz. 5. Bunun yaný sýra izlenecek yolu gösteren bir öncü parti, komünist parti olmadan devrim olmayacaktýr; zira toplumun tepeden týrnaða alt üst oluþu kapitalizmden doðan toplumsal, politik, ideolojik ve ozalitin arkasýnda kendi flamalarýyla kortej oluþturan kurumlar 10:30 da sloganlar eþliðinde Ulucanlar cezaevine yürüyüþe geçtiler. Yürüyüþ sýrasýnda belirlenen ortak sloganlar olan Bedel ödedik bedel ödeteceðiz, Analarýn öfkesi katilleri boðacak, Ulucanlarý, Ümraniye yi, Buca yý, Burdur u, Bayrampaþa yý unutmadýk, Katil devlet hesap verecek ve Yaþasýn devrimci dayanýþma sloganlarý atýldý. Ulucanlar Cezaevi önüne gelindiðinde yapýlan saygý duruþunun ardýndan örgütleyici kurumlar adýna hazýrlanan ortak metin okundu. Basýn açýklamasýnda Ulucanlar ýn iþçileri, emekçileri ve ezilen halklarý hedef alan yeni saldýrý politikalarý karþýsýnda toplumu teslim almak için tutuklu devrimcilere, yani dýþarýyý teslim almak için içeriye yapýldýðý anlatýldý. Basýn açýklamasýnýn ardýndan Temel DEMÝRER de söz alarak bir konuþma yaptý. DEMÝRER in konuþmasýnýn ardýndan ÇHD de bir basýn açýklamasý okudu. Tecrite karþý Ankara ya yürüyen TAYAD lý ailelerin ayný gün Bolu da taþýndý. Eyleme BDP Urfa Milletvekili Ýbrahim Binici de katýldý. Sakarya Caddesi nde Türkiye Barýþ Meclisi Dönem Sözcüsü Metin Bakkalcý yaptýðý açýklamada, KCK nin tek taraflý olarak aldýðý eylemsizlik kararýnýn barýþ ve çözümden yana herkese nefes aldýrýp, umut ýþýðý olduðunu söyledi. Bakkalcý açýklamasýnda, siyasi iktidarýn bütün bu çabalarý referandum ve oy hesaplarýna heba ettiðini söyleyerek, operasyonlarýn durmasý için siyasi iktidarýn bir emrinin yettiðinin altýný çizdi. Hükümetin çözüme yönelik umut kýrýcý sessizliðine ve tüm olumsuz geliþmelere raðmen hala barýþ ve çözüm için umudun olduðunu belirten Bakkalcý, AKP ye ve muhalefete seslendi: Askeri operasyonlar derhal durdurulmalý, ölümlere son verilmelidir. Tek taraflý çatýþmasýzlýk, çift taraflý ve kalýcý hale dönüþtürülmelidir. Barýþ ve çözüm süreçlerine katký sunma imkanýna sahip tüm toplumsal dinamik ve kesimler ile (Abdullah Öcalan da ekonomik kurallarýn sonucunda kendi baþýna ve kendiliðinden gerçekleþemez. Bu da bizi sadece kitle hareketine tapan bütün kendiliðindenci akýmlardan ayýrýr 6. Kitleler içinde sadece iþçi sýnýfý «sonuna kadar devrimci tek sýnýftýr». 7. "Ýktidar dýþýnda her þey yanýlsamadýr": alternatiflerden ve anarþistlerden farklý olarak devlet iktidarý ele geçirilmeden komünizme geçiþin çetin yolunu kat edecek bir halk toplumu olamayacaðýný kabul ediyoruz. Kusursuz olma iddiasý taþýmaksýzýn «maoist olmak»tan anladýðýmýz budur. saldýrýya uðramalarý da bir TAYAD üyesinin yaptýðý konuþma ile lanetlendi. Konuþmalarýn ardýndan Ulucanlar cezaevi önüne karanfiller býrakýldý, daha sonra okunan marþlarla eylem sonlandýrýldý ve otobüslere binilerek Karþýyaka mezarlýðýna geçildi. Mezarlarý Karþýyaka da bulunan Mahir Emsalsiz, Önder Gençaslan ve Ýsmet Kavaklýoðlu nun mezarý baþýna kortej oluþturulup sloganlar atýlarak gelindi. Burada yapýlan saygý duruþunun ardýndan Mamak Ýþçi Kültür Evi nin þiir sunumu ve marþlar ile etkinliðe devam edildi. Marþlarýn okunmasýnýn ardýndan söz Ulucanlar direniþine tanýk olan Mahmut KONUK a verildi. Konuk devletin saldýrýsýnýn nasýl baþladýðýný ve devrimcilerin bu saldýrýya nasýl direndiklerini aktardý. Konuk un konuþmasýnýn ardýndan Enternasyonal marþý okunarak etkinlik sonlandýrýldý ve ölüm orucu þehidi Özgür Kemal Karabulut un mezarý ziyaret edildi. Bu ziyaretin ardýndan yine kortej halinde ve sloganlar eþliðinde otobüslere yüründü ve eylem sonlandýrýldý. Anmayý BDSP, DHF, DP, Halk Cephesi,, Partizan ve 78 liler Giriþimi örgütledi, Mücadele Birliði Platformu, ÇHD ve Aydýn Sanatçý Giriþimi ise Ulucanlar önündeki anmaya katýlarak destek verdiler. Devrimciler Ölür Devrimler Sürer! Ankara dan Komünistler Ankara da Barýþ Yürüyüþü dahil olmak üzere hiçbir kiþi, kurum ve oluþumu görmezden gelmeksizin) diyalog kurulmalý, müzakereler bir þekilde sürdürülmelidir. Tutuklu bulunan Kürt siyasetçiler serbest býrakýlmalý, seçim barajýnýn düþürülmesi baþta olmak üzere ülkeyi barýþ ve çözüme götürecek her türlü yasal düzenleme hýzla yapýlmalýdýr. Yeni bir anayasanýn hazýrlanmasý özel bir gündem olmalýdýr. Toplumun baðrýndan çýkan bu çýðlýðýn yanýtsýz kalmasý durumunda, bundan sonraki tüm geliþmelerden, bugün için çatýþmasýzlýk ortamýnýn yaratýlmamasýnda esas sorumluluðu olan siyasi iktidarýn sorumluluðunun katlanarak artacaðýný hatýrlatýyoruz. Hakkari de yaþanan provokasyona da deðinen Bakkalcý: Bayram arifesinde yapýlan operasyonlar sonucu insanlarýn saklandýklarý barýnakta gerçekleþen toplu ölümler, akabinde bazý Güneydoðu illerinde yaþanan acý olaylar ve daha iki gün önce Hakkari de gerçekleþen vahþi provokasyon düþündürücü ve kaygý vericidir dedi. Bakkalcý nýn konuþmasýnýn ardýndan eylem noktalandý ve eyleme gelen kitle toplu halde Ankara Kürd-Der in düzenlediði anadilde eðitim hakký için gerçekleþtirilen okullarý bir hafta boykot etme gündemi ile ilgili basýn açýklamasýna katýldý. Ankara dan Komünistler

5 ARALIK 2010 Sayfa 5 Tuzla da Ekim Devrimi Söyleþisi Ekim Devrimi nin tarihçesini ve bugün için önemini konuþtuðumuz söyleþiye Ýlk Buharlý Makine adlý filmimizi izleyerek baþladýk. Sunumda konuþulanlar kýsaca þöyleydi: Ýlk olarak Çarlýk Rusya sýnda 1876 de St. Petersburg da kurulan ve mücadelelerinin sloganýný isimlerine taþýyan Toprak ve Özgürlük hareketi, daha sonra bunlarýn ayrýlmalarý ile doðan Halkýn Ýradesi (Narodnaya Volya) ve Emeðin Özgürlüðü hareketi ve bu hareketten doðan Rus Sosyal Demokrat Ýþçi Partisi nin (RSDÝP) kuruluþu ve Lenin in 20 adet Marksist çalýþma grubu ile Rus Sosyal Demokrat Ýþçi Partisi ne katýldýðý, daha sonra Menþeviklerle ve ekonomistlerle nasýl mücadele edildiði üzerinde duruldu devrimi ve 1905 Devrimi nin Rusya ve dünya devrimci tarihi açýsýndan en özgün yönü olan Sovyetlerin oluþmasýydý. Geri çekilme döneminde Duma nýn kuruluþu, Bolþeviklerin Duma ya giriþi ve yükseliþ döneminin nasýl oluþtuðu, ayný zamanda patlak veren emperyalistler arasý paylaþým savaþý olan 1. Dünya Savaþý ve 2. Enternasyonal in savaþ karþýsýndaki vatan savunmacý oportünist tutumlarý ve Bolþeviklerin savaþ karþýsýnda asýl düþman kendi yurdundadýr söyleminin ifadesi olan Þubat Devrimi anlatýldý. Þubat Devrimi ve Ekim Devrimi arasýndaki geçici hükümet ve Bolþeviklerin geçici hükümete karþý nasýl mücadele verdikleri üzerinde duruldu. Sovyetler Cumhuriyetinin kuruluþu yani Proletarya Diktatörlüðü ve Sovyetlerin ilk kararnameleri anlatýldý ve devrimci partinin eksikliðine vurgu yapýldý: Bugüne gelindiðinde yani 21. yüzyýlda çaðýn ve nesnel koþullarýn deðiþtiðini bu yüzden de proleter devrimlerin mümkün olmadýðý burjuvazi tarafýndan sýk sýk dile getiriliyor; bu ayný zamanda bazý sosyalistler tarafýndan da söyleniyor. Dünyada iþçi sýnýfý kalabalýklaþýyor, burjuva düzeninin ezdiði katmanlarýn saflarý sýklaþýyor, ulusal kurtuluþ mücadeleleri en þiddetli þekilde devam ediyor ve emperyalistler arasý paylaþým kavgasý büyüyor. Tüm bunlar, 21. yüzyýlýn da ayný 20. yüzyýl gibi bir ayaklanmalar ve devrimler çaðý olacaðýný gösteriyor. Ancak, bu ayaklanmalara ve devrimlere önderlik edecek Bolþeviklerinki gibi bir parti dünyanýn hiçbir yerinde mevcut deðil. Sadece ulusal düzeyde deðil, dünya çapýnda da böyle bir partiye, bir dünya partisine yani Komünist Enternasyonal in yeniden kurulmasýna ihtiyaç var. Çünkü en kötü durumlara bile hazýrlýklý olan komünist bir parti olmadan proleter bir devrimin gerçekleþmeyecek Bu konuþmanýn ardýndan sohbet bölümüne geçildi. Bu bölümde söz alanlar þunlara deðindi: - Rusya daki devrim bugünkü pek çok soruna yanýt verdiði için önemlidir. Milliyetçilik, temsiliyet meselesi için de öyle. Bu devlette kendi devletini kurmak isteyen her ulusa ayrýlma hakký tanýnmýþtý. Hem de her ulusa gönüllü biçimde birleþme hakkýný da tanýyordu. Ulus devlet meselesi aþýlacaksa ancak böyle aþýlabilirdi. Bu tarihte ilk defa oluyordu. Bu devletin pek çok sorunu olabilir, çünkü dünyada ilk defa kurulan bir devlet biçimiydi. Önemli olan da bir defa kurulmuþ olmasýdýr. - O zamanlar demokrasiyi burjuvazi getirir diyenler, bugün de demokrasiyi AKP getirir diyor. Özü itibariyle sorun aynýdýr, çözüm de belidir: devrim. - Devrim her zaman beklenenden önce gelir, parti olmadýðý için de hazýrlýksýz yakalanmamak lazým. - Bolþeviklerden edinilen deneyimlerden biri de bütün ezilenlerin mücadelesini kapsamasýdýr. Bütün proletaryanýn mücadelesini ortaklaþtýran bir devrimdi. Partinin yaptýðý ise iþçilere önderlik etmekti. - Burjuvazi bütün emperyalist güçleriyle bu yaratýlan devleti yýkmaya çalýþýyor. Proletarya diktatörlüðü önce kurmak istediðimiz, sonra da kurtulmak istediðimiz bir yönetim biçimidir. - Almanya da iþçiler Rusya daki iþçilerden kat be kat fazlaydý ve militandý, Rosa larýn bulunduðu parti dünyada en fazla iþçi militaný olan partiydi, sendikalarý da her yerdeki sendikalardan daha fazla geliþmiþti. Yani burada her þey vardý, neden devrim olmadý? Çünkü dünyada komünist parti sadece Rusya da vardý. Bütün koþullar olumsuzken devrim Rusya da oldu. Rusya daki parti ekonomistlerle, Menþeviklerle mücadele etti. Savaþ olunca kendi vatanýný savunmaya geçenlere karþý, asýl düþman kendi yurdunda diyen bir tutum alan bir partiydi Bolþeviklerin partisi. Bugün de bu koþullarýn hepsi var, yani emperyalistler arasýndaki paylaþým kavgasý büyüyor, iþçi sýnýfý o zamanlarla karþýlaþtýrýlamayacak kadar kalabalýklaþýyor, ulusal kurtuluþ mücadeleleri devam ediyor. Ancak bir komünist parti yok, acil olan da bu partiyi yaratmaktýr. Tuzla dan komünistler Yenibosna da Ekim Devrimi Söyleþisi 1917 Muzaffer Ekim Devriminin 93. yýldönümünde bir söyleþiyle 20.yy ýn çehresini deðiþtiren bu devrimi anmak istedik, ancak bu devrimi tarihsel bir olgu olarak senede bir defa anýlacak bir etkinlik olmasýnýn ötesinde KÖZ ün arkasýnda duran komünistler açýsýndan Ekim Devrimi nin önemli politik bir pusula, yolumuzu aydýnlatan bir ýþýk olmasý dolayýsýyla böyle bir söyleþi organize edildi. Ýlk sözü alan yoldaþ þunlarý dile getirdi: Ekim Devrimi ni diðer devrimlerden ayýran özellik Sovyetlerin kurulmasý deðil Sovyetlerin iktidar organý olmasýdýr Ekim Devrimi tarihte baþarýlý ilk proleter devrimdir. Paris komünü kýsmi bir baþarýyla sonuçlanmýþtý. Bu devrime proleter karakterini veren özellik sadece iþçi sýnýfýnýn önderliðinde gerçekleþtirilmiþ olmasý deðildir, Ekim Devriminin bir iþçi köylü asker ittifaký olarak gerçekleþmiþtir. Ona proleter devrim olma karakrerini veren þey bir iktidar organý olarak örgütlenmiþ olan sovyetlerin iktidarý almasýdýr. Yani temsilcilerini doðrudan seçen görevlerini yapmadýklarýnda, yapamadýklarýnda onlarý görevlerinden alma yetkisine saip bir organlarýn tek bir yerde toplanabilmesidir. Ekim Devrimi Asýl Düþman Kendi Yurdundadýr Þiarýyla baþarýya ulaþmýþtýr. Ekim Devriminin önemini küçümsemek, zayýflatmak isteyen bir çok burjuva ve liberal tarihçi Ekim Devriminin bir sonuç olarak kendiliðinden gerçekleþtiðini iddia ederler, fakat burada unutulan þey þudur: Emperyalist paylaþým savaþýný sadece o çaðda Rusya topraklarýnda olan bir olay deðildir. Dünyanýn bir çok yerinde benzer bir paylaþým savaþý vardý, sadece Rusya da bu savaþ sýnýflar arasý bir iç savaþa dönüþtürülerek ezilen emekçi yýðýnlarýn namluyu diðer uluslardan sýnýf kardeþlerine deðil de kendi komutanlarýna çevirmesi saðlanarak mevcut savaþ koþullarý bir iç savaþa çevrilmiþtir. Dünyada o çaðda baþka benzer savaþlarýn yaþandýðý Almanya, Avusturya-Macaristan Ýmparatorluklarý ve benzeri ülkelerde sol akýmlar kendi devletlerinin yanýnda yer alarak devrime ihanet etmiþlerdir. Ýþte bundan dolayýdýr ki Emperyalistler arasý savaþý sýnýflar arasý bir iç savaþa dönüþtüren Bolþevik Parti bu durumu devrimci bir hale sokarak yýðýnlarý proleter bir devrime taþýmýþtýr. Ekim Devrimi Ulusal Sorunu ve Köylülerin Toprak Sorununu Çözmüþtür Ekim Devrimi halklar hapisanesine dönüþen Çar Ýmparatorluðu nun boyunduruðu altýnda yaþayan ezilen uluslara kendi kaderlerini özgürce tayin hakkýný vermiþtir. Bunun sonucu olarak 15 ten fazla ezilen ulus Sovyetler biçiminde örgütlenerek SSCB yi kurmuþtur, bu birliðe girmek istemeyen Finlandiya ve Ukranya ise burjuva devletlerini ilan etmiþlerdir. Ekim Devrimi on milyonlarca topraksýz köylünün topraða kavuþmasýný saðlamýþtýr. Zengin toprak aðalarýnýn topraklarýna el konulmuþ bu topraklar ihtiyaç sahibi fakir köylülere daðýtýlmýþtýr. Lenin Rusya da daha Komünist Manifestonun çevirisinin bile yapýlmadýðý bir ortamda irili ufaklý devrimci odaklarý Iskra etrafýnda örgütleyerek merkezi bir örgüt yaratmaya çalýþmýþtýr. Bolþevikler olarak tarih sahnesine çýkacak olan siyasi akým ilk olarak Ekonomistler olarak bilinen akýmlarý yenilgiye uðratmýþtýr. Daha sonra yasal Marksistler olarak bilinen akýmlarý yenilgiye uðratmýþlardýr. RSDÝP içinde bir bölünme yaþayarak Bolþevik-Menþevik ayrýþmasý yaþanmýþtýr. Yoldaþ daha sonra, bugün de bu coðrafyaya baktýðýmýzda dönemine benzer bir siyasal sürecin olduðunu, bugün de o döneme bakarak siyasal gündeme yönelik politik bir tutum takýnmak gerektiðini vurguladý. Bolþevikler arasý gericilik döneminde seçimlere katýlmak, yardým sandýklarý kurmak, kooperatiflerde çalýþmayý nasýl önemsemiþlerse bizlerin de bugün bu ve benzer çalýþmalarý önemsememiz gerektiðini vurguladý. Anayasa tartýþmalarý gündem olduðunda bizlerin de Kurucu Meclis vurgusunu öne çýkararak, bunu solsosyalist hareketin gündemine sokarak bir Kurucu Meclis talebiyle halk toplantýlarý, paneller ve söyleþiler yaparak bu gündemi iþçi emekçilerin gündemine taþýmaya çalýþtýðýmýzý söyledi. Sunumdan sonra çeþitli sorular soruldu: Bugün BDP yi savunmak demek ne demek? Neden sendikal hareketi merkeze alan bir siyasal çalýþma deðil de BDP yi merkeze alan bir siyasal çalýþma yürütülüyor? Baðýmsýz bir siyasal hareket demek ne demek? Bolþevikler bunu nasýl baþarmýþ, biz bugün bunu nasýl baþarabiliriz? Ekim Devriminin kadýn sonuna nasýl bir katkýsý olmuþtýur? Parti-sovyet ayrýmý nedir? Tüm Sovyetlerde Bolþeviklerin çoðunlukta olduðu bir durumda böyle bir ayrýmdan bahsedilebilir mi? Bolþevikler Bundculuða karþý nasýl mücadele ettiler? Nasýl baþarýlý oldular? Etkinlik sorulan sorular yanýtlandýktan sonra sona erdi. Etkinlik 5 Kasým Cuma günü akþam her hafta yenilen dayanýþma yemeklerinden sonra yapýldý. Yaklaþýk 2.5 saat süren söyleþi Cumartesi ve Pazar günleri yapýlacak olan merkezi etkinliklerin duyurusuyla sonladý. Etkinliðe yaklaþýk 15 kiþi katýldý. Fazla duyurusu yapýlamayan etkinlik öncesi merkezi yapýlacak olan panellerin afiþleri A4 formatýnda çýktý alýnarak mahalledeki siyasetlere ve yöre derneklerine býrakýldý. Etkinliðe baþka siyasetlerden katýlým olmadý. Ekim Devrimi Yolumuzu Aydýnlatýyor Yaþasýn Komünistlerin Birliði! Yenibosna dan Komünistler Tuzla da ESP Ýlçe Örgütü Açýlýþý Ezilenlerin Sosyalist Partisi Tuzla Ýlçe Örgütü açýlýþýný 23 Ekim Aydýnlý Mutlu Düðün Salonu'nda yaptýðý bir etkinlikle gerçekleþtirdi. Açýlýþ konuþmasýný yapan ESP Tuzla Ýlçe Baþkaný Levent Akhan, Tuzla, Kürt ve Türk emekçilerinin yaþadýðý bir iþçi havzasý, iþçi ölümleri ile gündeme gelen bir bölge oldu bugüne kadar. Bölge emekçileri ise ESP'yi yapýlan direniþler ile tanýdý. Tersane ve deri iþçilerinin, Tuzla emekçilerinin þimdi yeni bir mevzisi var. Ýþçi ve emekçi halkýmýz bu düzeni yaþamaya mahkûm deðil. Ýþçi ve emekçileri düzene karþý partimiz ESP bayraðý altýnda birleþmeye çaðýrýyoruz. dedi. ESP Genel Baþkaný Figen Yüksekdað Tersane ve deri iþçilerinin, Tuzla emekçilerinin þimdi yeni bir mevzisi var. Ýþçi ve emekçileri bu yeni mevzide, ESP bayraðý altýnda birleþmeye çaðýrýyoruz. Deðiþimin öncülüðü ve kararlýlýðýyla yola çýktýk. Bu deðiþim hepimizin gücüyle olacaktýr. 7 Kasým'da yapýlacak 1. Kongre'de deðiþimin gücüyle buluþalým."dedi. Kürsüden konuþmalar yapýlmadýðý için biz de bir mesaj gönderdik: Tersanede ölümlerin, fabrikalarda sömürünün, her türden hak alma mücadelesine saldýrýlarýn, operasyonlarýn arttýðý böyle bir dönemde devrimciler arasýndaki ortak çalýþmanýn önemi her zamankinden daha fazla ortaya çýkýyor. Tuzla da açýlýþýný yapmakta olan Ezilenlerin Sosyalist Partisi ne çalýþmalarýnda baþarýlar diliyor, saygýyla selamlýyoruz. Yaþasýn Devrimci Dayanýþma! Halaylarýn ve horonun eksik olmadýðý gecede, "ESP umuttur, umut dimdik ayakta", "Birlik mücadele zafer" ve "Yaþasýn halklarýn kardeþliði" sloganlarý atýldý. Etkinlik, Hasan Ali, Grup Entu ve Ýbrahim Rojhilat'ýn ezgileriyle sona erdi. Açýlýþ etkinliðine BDP,, Limter-Ýþ Sendikasý, Eðitim-Sen, Bingöl Karerliler Derneði, Mayýsta Yaþam Kooperatifi katýldý. Tuzla'dan Komünistler Fotoðraflarla Ekim Devrimi Fotoðraflarla Ekim Devrimi isimli kitap Yayýnlarýndan yayýmlandý. Kitap sipariþleri için adresinden bize ulaþabilirsiniz. Yurtiçinden gelen talepler, bedeli herhangi bir yolla yayýnevine ulaþtýrýldýðý takdirde perakende satýþ fiyatý üzerinden (7,5 TL), nakliye posta masrafý alýnmadan, adrese ulaþtýrýlýr. Cezaevlerinden gelen talepler bedelsiz karþýlanýr.

6 Sayfa 6 ARALIK 2010 EKÝM DEVRÝMÝ TARTIÞMALARI 2010 Ekim Devrimi Iþýðýnda Anayasa Tartýþmalarý ve Referandum 'ün düzenlediði Ekim Devrimi Tartýþmalarý'nýn ikinci yýl etkinlikleri 6-7 Kasým tarihinde Ýstanbul da gerçekleþti. Ýlki geçtiðimiz yýl düzenlenen Ekim Devrimi Tartýþmalarý bu yýl iki güne yayýlan bir paneller dizisi olarak örgütlendi. Bu panellerin ilki 6 Kasým Cumartesi günü, Okmeydaný'nda, Ekim Devrimi Iþýðýnda Anayasa Tartýþmalarý ve Referandum baþlýðýný taþýyordu. Panele ÖDP adýna Alper Taþ, Sosyalist Gelecek Parti Hareketi adýna Ertuðrul Kürkçü ve adýna Çetin Eren katýldý. : Bugün için Ýþçi ve Emekçilerin Baðýmsýz bir Mücadele Hattýyla Siyasal Sorunlara Yanýt Vermek Gerekir Panel adýna konuþan Çetin Eren in konuþmasý ile baþladý. Yoldaþ panelde þu görüþleri ifade etti: Biz Ekim Devrimi nin tarihin ve tarihçilerin bir konusu olmadýðýný düþünüyoruz. Emperyalizm ve proleter devrimler çaðýnda yaþadýðýmýzý, iþçi köylü ittifaký ile proletaryanýn diktatörlüðü ile sosyalizm duraðýndan komünizme geçecek bir çaðýn içinde olduðumuzu yani önümüzdeki dönemde iþçi sýnýfýnýn ve insanlýðýn kurtuluþunun önünü açacak devrimlerin Ekim Devrimi gibi devrimler olacaðýný düþünüyoruz. Konuþmamda Bolþeviklerin farklý konjonktürlerde, farklý güç dengelerinde uyguladýklarý taktiklerde bugüne ýþýk tutmasý gereken temel noktalarýn altýný çizmeye çalýþacaðým. Bunlarý üç baþlýkta özetlemek mümkün. Birincisi, siyasal sorunlar söz konusu olduðu zaman sahte gündem diye bir þey yoktur. Burjuva rejiminin krizlerinden doðan siyasal sorunlar ancak devrimci bir þekilde iþçilerin siyasal mücadelesi tarafýndan sonuçlandýrýlabilir. Ýþçi sýnýfýn temel siyasal sorunlarla, demokrasi mücadelesiyle ilgilenmesi gerekir. Bizim Bolþeviklerden, Ýki Taktik ten, Ne Yapmalý dan Nisan Tezleri ne ve sonrasýna uzanan çizgide öðreneceðimiz birinci ders bu. Ýkincisi ise iþçilerin, emekçilerin düzen güçlerine yedeklenmeden onlardan baðýmsýz bir þekilde, kendi örgütlenmesi ve siyasetin de iþçilerin gündemine bu örgüt vesilesiyle sokulmasýdýr. Bizim dönemimize en fazla benzeyen dönem ise Ekim Devrimi nin hemen öncesi deðil, geri çekilme, tasfiyecilik dönemidir. Bolþevikler o dönemde, Stolipin ve gerici reformlar geldi, burjuva demokratik devrim oldu, biz bu meseleler ile ilgilenmeyeceðiz demediler. Sovyetler yok, iþçi sýnýfý ileri gitmiyor, bize gereken ideolojik mücadeledir de demediler. Bolþevikler, iþçilerin geri çekilmesine paralel bir þekilde, onlarýn örgütlenmesini saðlayabilmek ve bir yükseliþ döneminde onlara tekrardan önderlik edebilmek için onlarýn içinde durdular ve onlarý en geri temeldeki örgütlerde dahi örgütlemeye çalýþtýlar. Kooperatifler, yardýmlaþma sandýklarý kurdular veya onlarýn içinde yer aldýlar. Burada salt dayanýþma deðil, siyasal sorunlara dair propaganda ve ajitasyon yürüttüler. Üçüncüsü, Bolþeviklerin diðer sosyalist akýmlarla olan iliþkisi. Bolþevikler, Þubat Devrimi nden sonraki dönemde, Menþevikler ve Sosyalist Devrimcilere karþý son derece katý, uzlaþmaz bir hatta bir mücadele yürüttü. Onlarýn bu iþi yapamayacaklarýný, düzen güçlerine yamandýklarýný söylediler. Bugüne geldiðimiz zaman ise bu üç konuda dersler çýkarmamýz gerektiðini, siyasal sorunlarý bu þekilde ele almak gerekir diye düþünüyoruz. Bugün, partisizliði bir kenara býraktýðýmýz zaman, siyasi durum nasýldýr? Bugün mevcut rejimi yamalar ile kendi ihtiyaçlarýna þekillendirmeye çalýþan bir Amerikan emperyalizmi ve onun misyonunu taþýyan bir AKP mevcuttur. Rakipleriyle yaptýðý mücadelede beklentiler yaratan ve bunun da arkasýnda duramayan bir AKP söz konusudur. CHP gibi diðer rakipleri de bu göreve biz talibiz diye ortaya çýkmaktadýr. Böylece rejim tartýþmalarý anayasa tartýþmalarý olarak gündemimize oturmuþtur. Bugün siyasal sorunlar önemlidir diyeceksek bu gündemi yok sayamayýz. Aksine bu tartýþmalarýn bizim siyasi gündemimizin baþköþesine oturmasý gerekir. Emekçilerin baþka sorunlarý var, ekonomik sorunlarý vardýr diyerek bunu ikinci plana itmek yapýlacak hatalarýn en büyüðü olur. Bir toparlanma saðlamak istiyorsak da bu soruna net bir yanýt sunmak gerekir. Ýkincisi, bugün referandum tartýþmalarý ve seçime uzanan süreç içinde, düzen güçlerinden baðýmsýz örgütlenme yaþamsal ama sýk sýk unutulan bir ihtiyaçtýr. Kýsa vadede güç kazanmak veya baþka reel politik hesaplar nedeniyle þu veya bu þekilde bu baðýmsýzlýktan taviz vermeyi sýk sýk gözlemliyoruz. Oysa bugün için iki burjuva kampýndan baðýmsýz olarak iþçi ve emekçilerin baðýmsýz bir mücadele hattýyla bu siyasal sorunlara yanýt vermek gerekir. Üçüncüsü, dönemindeki kadar gerici bir dönemde de deðiliz. Türkiye de benzer bir tempoda ilerleyen bir hareket olmasa da, Kürdistan dan Türkiye ye gelen ve iþçi sýnýfýn en çok ezilen ve sömürülen kesimini oluþturan Kürt emekçilerin yarattýðý bir dinamizm var. Bu dinamizm ise BDP etrafýnda örgütlenmiþtir. Bugünün siyasal sorunlarýný o yüzden þöyle tarif ediyoruz: Türkiye de anayasal sorunlar baþta olmak üzere demokrasi sorunlarýnýn tümünü merkezine alan muhalefeti, bir savunma hattýný örmek için odaðýnda BDP nin olduðu ve tüm siyasal güçlerin ortaklaþa hareket ettiði, emekçiler ve ezilenlerin eylemi bir mücadele hattýný saðlamak gerekir diye düþünüyoruz. Biz de böyle bir siyasal mücadele hattýnýn en ýsrarlý ve kararlý takipçisi olacaðýmýzý taahhüt ediyoruz. Bugüne kadar ki giriþimlerimiz de hep bu yönde oldu ve böyle olacak. ÖDP: Yeni bir Anayasa Talebini Aþaðýdan Yukarýya Doðru Devrimci bir Mücadele olarak Geliþtireceðiz adýna konuþan yoldaþtan sonra söz alan ÖDP Genel Baþkaný Alper Taþ ise þunlarý vurguladý: Biz, Ekim Devrimi parti kadar Sovyetlerdir diye düþünüyoruz. Bolþeviklerin önderliði ve Menþeviklerle tartýþmasý hakkýnda az çok bilgimiz var ama Sovyetlere dair tartýþma bizim açýmýzdan biraz geri planda kalýyor. Ekim Devrimi nin güncelliði bizim açýmýzdan hiçbir zaman devrim perspektifini kaybetmemektedir. Devrim perspektifini ve sosyalizm hedefini kaybettikten sonra yapacaðýmýz iþlerin bir anlamý yoktur. Kendimize baktýðýmýzda, ÖDP nin baþarýsýný seçimlerde aldýðýmýz oya göre deðil, emekçilerin söz ve karar sahibi olduðu bir Fatsa gibi, bir Yeni-Çeltik gibi öz yönetim organlarýný yaratýp yaratamamaya göre deðerlendiriyoruz. Devrim mücadelesi güncel sorunlara verilen yanýtlardan baðýmsýz deðildir. Buradan baktýðýmýzda, referandumda AKP hükümeti kendi çizdiði çerçevede bir anayasa paketini uygun görüp bize bir paket sundu. Bu pakete aldýðýmýz tutum, bizim devrim ve sosyalizme dair nasýl bir algýlayýþ içinde olduðumuzun küçük bir göstergesi oldu. Burada sol içerisinde ifade eden akýmlarýn önemli bir kýsmý AKP nin kendi ihtiyaçlarýndan geliþtirdiði bu pakete katký sundular. Bizim yapmamýz gereken askeri vesayeti geriletmek deyip uluslar arasý sermayenin ihtiyaçlarý doðrultusu altýnda Türkiye yi yapýlandýran AKP gibi bir partinin paketinin arkasýnda durdular. Referandumda ortaya çýkan ayrýlýklarýn ise taktiksel olduðunu düþünmüyorum. Elbette BOYKOT u ve HAYIR ý savunanlar arasýnda bir taktik farklýlýk var. Biz bugün Türkiye nin içinden geçtiði sürece göre HAYIR seçeneðini seçtik. Baðýmsýz bir politik çizgi iki kampa göre yedeklenmemeyi gerektirir dendi, bu doðrudur. Ýki kamp ortadan kalktý demiyorum ama Türkiye de emperyalist kapitalist sistemin yeniden yapýlandýrýlmasý sürecinde AKP bu ikili iktidar kavgasýndan güçlenerek çýktý. Devleti de her düzeyiyle yeniden yapýlandýrdý. Referandumla yapýlan bu son hamle de bunun bir ifadesiydi. AKP de yeni rejimin partisi. Biz çözülene karþý mý geliþmekte olana mý karþý mücadele yürüteceðiz? Geliþmekte olan, yeni inþa edilene karþý mý? Elbette geliþmekte olan karþý olursunuz ama bunun yýkýlan mantalite ile yapmanýza gerek yoktur. Kendi perspektiflerinizle buna karþý mücadele yürütürsünüz. Anayasa tartýþmasý ise devrimciler için önemsiz olamaz. Bu nasýl bir Türkiye istediðimize dair bir tartýþmadýr ve bunu güçlendirmek gerekir. Ama anayasa yapmanýn bir güç meselesi olduðunu bilmek gerekir. Biz anayasayý temel meselelerimizden biri haline getiririz ama bunu istediðimiz anayasayý uygulayamayacaðýmýzý bilerek yaparýz. Anayasa burjuvazinin de ihtiyacý, bizim de ihtiyacýmýz. Burjuvazi giderek týrpalanan ve sözde kalan sosyal devleti bütünüyle ortadan kaldýracak bir anayasa istiyor. Biz tam tersine, özelleþtirilenlerin tekrar kamulaþtýrýldýðý, parasýz eðitim, saðlýk ve ulaþým gibi baþka bir anayasa ihtiyacýndan hareket ediyoruz. Ayný zamanda Kürtlerin ve Alevilerin kimlik taleplerini de karþýlayan hem özgürlükçü hem eþitlikçi bir anayasayý talep ediyoruz. Bu anayasayý yapma mücadelesini geliþtirmek gerekir. Bunun için Yeni bir anayasanýn bir kurucu meclisi olur, bütün barajlar kalksýn demeliyiz. Toplumun bütün örgütlenmeleri de buna katýlmalýdýr. Biz de aþaðýdan kuracaðýmýz örgütlenmelerle buna katýlýp emekçilerin örgütlenmelerini güçlendirmeliyiz. Yeni bir anayasa ise Kürtlerin sorunlarýný ise liberal tarzda çözecektir. Bu liberal tarzdaki çözümü önemsiz gördüðüm anlamýna deðil, Kürt halkýnýn özgürlük taleplerinin þu veya bu düzeyde karþýlanabileceði anlamýna gelir. Bu da bizlerin yapacaðý demokratik basýnç ile alakalýdýr. Anayasal vatandaþlýk, anadilde eðitim gibi meseleler yeni bir anayasada veya bu sistemde çözülebilir ama bunun için de Kürt siyasi hareketiyle ve bizim bir mücadele yürütmesi gerekir. Ama mesele arkadaþýn söylediði gibi sadece siyasi özgürlüklerle ilintili deðildir, sosyal taleplerle de ilgilidir. Hem eþitlik hem özgürlük, hem sosyal taleplerin hem kimlik taleplerinin karþýlanmasý bütünlüðü içinde yeni bir anayasa talebini aþaðýdan yukarýya doðru bir devrimci mücadele olarak geliþtirmemiz önemlidir diye düþünüyorum. Sosyalist Gelecek Parti Hareketi: Referandum ile 2011 Seçimleri ile bir Emek ve Özgürlük Bloðu Oluþturmak için Alan Açýldý Alper Taþ tan sonra söz alan Sosyalist Gelecek Parti Hareketi'nden Ertuðrul Kürkçü ise þunlarý söyledi: 1917 Ekim Devrimi nin, bizim için, tüm dünya ve insanlýk için ne kadar devasa bir önemi olduðunu hep birlikte yeniden görüyoruz. O dönemde de bütün Avrupa nýn, bütün mazlum ülkelerin, Doðu daki Müslüman halklarýn Rusya da olanýn tekrarý için nasýl ayaða kalktýðýný görüyoruz. Bu bir siyasi ve sosyal devrim olmakla kalmadý ve insanlýðýn bütün yaratýcý enerjisini bilimde, siyasette veya sanatta ayaða kaldýrdý. Bunun için Ýkinci Büyük Aydýnlanma Çaðý olduðunu söyleyebiliriz un yarým býraktýðý iþleri tamamlayarak insanlarýn nihai kurtuluþuna götüren ikinci büyük atýlým olduðunu görebiliriz. Ýþgal altýndaki Türkiye nin kurtuluþu için savaþan güçlere destek veren tek devletin de SSCB olduðunu ve TKP nin kuruluþuna el verenlerin onlar olduðunu hatýrlamak gerekiyor. Fakat bütün bunlara raðmen Ekim Devrimi nin yenilmiþ olduðunu unutmamak gerek. Sovyetler Birliði artýk yok. Onun etkisiyle ortaya çýkmýþ devrimci hareketler bastýrýldý. Kurumsal olarak bir Enternasyonalimiz yok. Ben aslýnda burada Ekim Devrimi nin kendisinin kendi yýkýlýþýnýn sebebini de açýkladýðýný düþünüyorum. Lenin, devrimin ertesinde, bu bir Avrupa ve dünya devrimi ile tamamlanmazsa ayakta kalamayýz dediðini biliyoruz. Fakat bu olmadý. Ekim Devrimi, önce Lenin in ölümünün ardýndan Rusya nýn içinde gerçekleþen eski muhafýzlara karþý büyük kýyým hareketleriyle ve ondan sonra tek ülkede komünizm ve de sonuçta Enternasyonal in yýkýlýþý ile de kendi yýkýþýný hazýrladý. Bir sosyalist devrim, yalýtýk olarak bir ülkede tek baþýna yaþayamazdý. Sermaye uluslar arasý bir güç olduðu için devrim uluslar arasý alanda tamamlanacaktýr. Fakat bu Ekim Devrimi yanlýþtý anlamýna gelmiyor. Bir devrim yanlýþlýkla olamaz. Bu devrim, yaþamasý için en elveriþli koþullarda meydana gelmemiþ olabilir. Bir üçüncü hamleyi eðer tamamlayamazsak dünya ve doðanýn gidiþatýna göre üzerinde devrim yapacak bir dünyamýz bile olmayabilir. Kapitalizm ayný zamanda doðal, ekolojik bir krizi de tetikliyor. Kapitalizme son vermezsek baþka bir yüzyýlýmýz olmayabilir. O yüzden akut bir devrimci durum ile karþý karþýyayýz. Ekim Devrimi için bu baþka bir dünya diyenler ya da Ekim Devrimi ni tamamen buraya uyarlayanlar var. Ayný ýrmakta iki kere yýkanamazsýnýz. Belli maddi koþullar altýnda belli sosyal güçler karþý karþýya geldiðinde çeþitli ihtimallerin doðabileceðinden söz etmek lazým. Bir tek Rusya da devrim olmadý. Çin de, Vietnam da, Küba da, Nikaragua da devrim oldu, Latin Amerika da devrimin eþiðine geldi. BOYKOT tartýþmasýnda ise Ekim Devrimi ni kanun haline getirmek bana çok ilginç geldi. Lenin in baþka konularda dedikleri hakkýnda hiçbir þey demeyen pek çok arkadaþýmýzýn Lenin boykotu þu koþullarda önerir demesi bana enteresan geldi. Oysa bizim koþullarýmýzda parlamento seçimlerine katýlýp katýlmamayý tartýþmýyorduk. Ayrýca boykot tartýþmasý bir ayaklanmanýn olup olmamasýyla ilgili deðildi. Ben boykotta alýnmýþ tavýrlarýn sýnýfsal ayrýþmaya yol açmasýnýn þart olmadýðýný düþünüyorum. BOYKOT tartýþmasýnýn önemi þuradaydý: Kürt özgürlük hareketinin sadece bir ulusal hareket olmadýðýný ve özellikle referandum sürecinde Kürdistan burjuvazisinin BDP nin yakasýndan düþtüðünü gözlemliyorum. Kürdistan özgürlük hareketi, Türkiye coðrafyasý içinde bir çözüm etrafýnda istikrar kurduðundan beri kendi geleceðini Türkiye nin diðer ezilenleriyle tayin edeceðini bütün seçimlerde sol ile ittifak yaparak gösteriyor. Bunu karþýlýksýz býrakmamak gerekir. Boykota itibar edenler veya etmeyenler olsun, ben 2011 seçimleri için bir emek ve özgürlük bloðu oluþturmak için alan açýldýðýný görüyorum. Bunun bir anayasa tartýþma ile taçlandýrýlmasý önemli. Ekinliðin Ýkinci Kýsmýnda HAYIR-BOYKOT Ayrýþmasý ve Ekim Devrimi nin Özgünlüðü Üzerinde Duruldu Verilen aradan sonraki soru-cevap kýsmýnda ise referandumdaki HAYIR-BOYKOT ayrýmýna, 2011 Genel Seçimlerindeki tutumlara, Ekim Devrimi ile diðer devrimler arasýndaki farklara dair çeþitli sorular soruldu. Soru-cevap kýsmýndan sonra ikinci tur konuþmalarda ilk olarak sözü alan Ertuðrul Kürkçü ise þunlarý söyledi: Ýstisnai durumlarda sýradan olandan ayrýlan insanlara daha çok dikkat etmemiz gerekiyor. Kendimizin bu durumlarda yenilikçi, var olaný aþan bir tavra sahip olmamýz önemli olur. Devrimci kriz yeteri kadar derinleþememiþti. Lenin in bütün umudu ikinci dalga geldiði zaman hazýr olmaktý. Bu iki devrimci dalga arasýnda da devrimci parti muazzam bir metamorfoz geçirdi. Küba Devrimi ni model mi alýyorum? Ben hiçbir þeyi model almýyorum. Elbette, bir partiyi kurmak için þu kadar yýldýr çalýþýyoruz. Parti önemsizdir demiyorum fakat þunu diyorum: koþullar, her bir ülkede farklý tezahür eder. Küba da hala en sonuna kadar direnen sosyalizm teþebbüsünün özgülüðünü anlamak gerek. Keza Çin Devrimi. Biz Marx ýn, Lenin in Komintern tecrübesine inanýyoruz ama her zaman da yeniliðe açýk kapý býrakýyoruz. Alper Taþ ise ikinci konuþmasýnda daha çok anayasa tartýþmasý ve HAYIR-BOYKOT ayrýmý üzerinde durdu: Biz bu anayasa meselesine dahil olmayalým demiyoruz. Tersine, bu tartýþmaya her düzeyde katýlmamýz gerekiyor. Ezilenlerin talepleri için basýnç yapmak ve bu meseleyi önemsemek gerekiyor. Bizim taleplerle ortaya çýkmamýz lazým. Kimlik talepleri, güç dengelerine baðlý olarak yeni bir anayasada çözülebilir. Liberal bir çözüm derken bunu kastediyorum. Ama kapitalizmin yarattýðý sosyal sorunlar bu anayasada çözülmez. Kürt sorunun sosyal ve sýnýfsal boyutu bu anayasa ile daha belirli olur. ÖDP olarak tek baþýmýza seçimlere girmeyi düþünmüyoruz. Birleþik bir sol muhalefeti yaratmaya dönük bir seçim siyasetinin daha doðru olacaðýný düþünüyoruz. Düzen karþýtý talepler etrafýnda bir zemin inþa etmek gerekiyor. Kürt siyasi hareketini reddetmek, ondan kaçmak mümkün deðil, sosyalist hareketin elbette onunla bir iliþkisi olmalýdýr. Ama Kürt siyasi hareketi ile sosyalist hareketinin inþasýný ayrý bir baþlýk altýnda almak gerekir. Kürt siyasi hareketi ulusal bir harekettir ve bundan dolayý deðiþik yönelimleri vardýr. Bu bir demokrasi kaynaðýdýr. Fakat bugün Türkiye de sosyalist hareket yok. Son olarak adýna konuþan Çetin Eren ise ikinci tur konuþmasýnda þunlarý vurguladý: Biz bütün devrimleri farklý bir yere, Ekim Devrimi ni farklý bir yere koyuyoruz. Çünkü sadece Ekim Devrimi nde Sovyetler egemen iktidar organý olarak duruyor. Dünyanýn hiçbir baþka devriminde böyle bir durum söz konusu deðil. Ekim Devrimi nde parti ve sovyet ayrýmý var. Ýnsanlýk sýnýfsýz ve sömürüsüz bir dünyada ilerleyecekse Ekim Devrimi gibi devrimlerle ilerleyeceðini düþünüyoruz. Diðer devrimler ise sýnýfsýz topluma giden yolu engelleyecektir. Sýnýf mücadelesinin tarihinden dersler çýkarmamýz gerekiyor. Örneðin, Çin Devrimi söz konusu ise 1928 de baþarýsýzlýða uðrayan bir süreçten bahsetmek gerekir. Tam bu esnada Bolþevik partisi devreye giriyor. 7 Kasým da yeni bir Þubat Devrimi olmuyor. 7 Kasým bir anlamda darbedir, doðru. Geçici hükümete darbeyi vurup anahtarý Sovyet Cumhuriyeti ne verendir. Böyle bir hamleyi de herhangi bir parti deðil, Bolþevik tipte bir parti yapabilir. Ekim Devrimi nin yenilmesini ise bir dizi kötü, tasfiyeci unsurun ürününde deðil, Avrupa daki dalganýn sürüklediði bir dizi oportünistin Komünist Enternasyonal e girip, saðcý, tasfiyeci tutum takýnmasýnda aramak gerekir. Biz bugün bu devrimci bir durumda deðiliz. Geri çekilmenin yaþandýðý bir dönemdeyiz. Tam da bu nedenle taktiklerimiz ve siyasal sorunlarý ele alýþýmýz Bolþeviklerin kurucu meclis sorununu ele aldýðý gibi olmamalý. Biz bugün emekçileri, emek sorununu da, siyasal demokrasi sorunlarýný da kapsayan siyasal bir zeminde bir araya getirmeliyiz. Biz bu somut talepler üzerinden emekçilerin savunma hattýný örmeliyiz. Seçimler de tam bu nedenle önemlidir. Kürt hareketi var, bizim sol hareketimiz var yaklaþýmýný doðru bulmuyoruz. Bir siyasi hareketi deðerlendirirken onun kendisine vehmettiði özellikler üzerinden deðerlendiremezsiniz. BDP ye Kürt hareketi deseniz bile Newroz daki kitle iþçi sýnýfýnýn bir parçasýdýr ve Türkiye deki demokrasi sorunu ile ilgili politikleþmiþ bir kesimdir. Bundan da öte, BDP ve diðer sol partiler arasýnda programý arasýnda bir fark yoktur. Bu ise bir kuyrukçuluk deðildir. Kuyrukçuluk bir hareketin gerisine düþmektir, iþçi hareketinin gerisine düþüp onun yaptýðýna alkýþ tutmaktadýr. Bugün tersine, BDP nin odaðýnda olduðu bir savunma hattý örülsün ve bu seçimlere taþýnsýn dediðiniz zaman siz BDP yi ileriye çaðýrýyorsunuz. Bizce tüm sosyalistlere düþen tutum budur.

7 ARALIK 2010 Sayfa 7 "Ekim Devrimi Sosyalist Devrim midir? Demokratik Devrim midir?" Ekim Devrimi Tartýþmalarý 2010 etkinliklerinin ikinci günü ise Ekim Devrimi Sosyalist Devrim mi Demokratik Devrim mi? baþlýðý ile gerçekleþti. Panele konuþmacý olarak Teori ve Politika adýna Metin Kayaoðlu ve adýna Orhan Dilber katýldý. : Sýnýflarýn Ortadan Kaldýrýlmasý için Mücadeleye Öncülük Etme Ýddiasýndaki Komünistlerin Temel Görevi Siyasal Ýktidarý Almaya Yönelik Sorunu Kavramaktýr Saygý duruþu ve giriþ konuþmasýndan sonra söz Orhan Dilber e verildi: Ekim Devrimi demokratik devrim miydi sosyalist devrim miydi tartýþmasý þu anda Ekim Devrimi nin kalýntýlarý mevcutken tamamen teorik bir tartýþma çerçevesinde yürütülüyor. Mümkün olduðu kadar bu tartýþmanýn politik ve pratik anlamý üzerinde duracaðým. Biz þu anda yaklaþan bir devrimde iktidarý almak için ne yapmalý, nasýl yapmalýyý tartýþmýyoruz. Rusya da bu tartýþma varken herkesin hemfikir olduðu bir konu vardý: bu Çarlýk otokrasisinden kurtulmak lazým. Tartýþmanýn esasý otokrasiden kurtulup kurtulma konusu deðildi, otokrasiden nasýl kurtulacaðýz ve yýkýldýktan sonra kim iktidara gelecek? konusuydu. Bu bakýmdan Yaklaþan Devrimde Sosyal Demokratlarýn Ýki Taktiði adý altýnda Lenin ve Bolþeviklerin çerçevesinin çizdiði bu tartýþmada öncellikle iki noktanýn altýný çizmek lazým. Bu kitap esasen RSDÝP içerisinde örgütsel sorunlara yönelik iki ayrý çizginin birbirinden ayýrt edilmesi ve bundan sonra oportünist pozisyonun tespit edilmesi ile alakalýydý. Kitap, örgütlenme ve partiye yönelik oportünist bakýþ açýsýnýn iktidarýn ele geçirilmesi konusunda, Rusya daki devrimin görevleri konusunda da kendini göstermesi beklenmelidir diye bir varsayým üzerine oturuyordu. Örgütsel sorunlara yönelik oportünist bakýþ açýsýnýn siyasal sorunlara yönelik oportünist bir çizgiye dönüþmesini öngörüyordu. Menþeviklerle Bolþeviklerin birbirinden ayrýlmasýna sebep olan kongre gerçekleþmeden evvel, ilk yola çýkarken Lenin in Nereden Baþlamalý makalesinde otokrasinin yýkýlmasý halinde siyasi iktidarýn tümüyle sömürücü sýnýflardan alýnýp bunlarýn baský aygýtlarýnýn parçalanýp, iktidarýn iþçilerin ve köylülerin eline geçmesinin saðlayacak, bu sürecin önünü açacak bir partiye bu nedenle ihtiyaç olduðundan bahsedilir. Bu bakýmdan o devrim stratejisi, Ýki Taktik te çizilen ayrýmlarýn ve Þubat-Ekim arasýnda izlenen tutumun temel eksenini oluþturur. Rus Devrimi de tastamam böyle olmuþtur. Otokrasinin yýkýlmasý Bolþeviklerin planlarý sayesinde olmamýþtýr. Hiç beklemedikleri bir anda olmuþtur, herhangi bir hazýrlýklarý yoktur. Demek ki sorun, devrime iliþkin bir strateji belirlerken esas amaçlanan þeyin nasýl saðlanacaðýný deðil, bir baþka amacý nasýl somutlayacaðýný tayin etmek ve çerçevesinin çizmektir. Kitabýn evrenselliði de buradadýr. Sýnýflarýn ortadan kaldýrýlmasý için mücadeleye öncülük etme iddiasýnda komünistlerin temel görevi de ayný yerdedir. Siyasal iktidara yönelik sorunun kavrayýþýndadýr gericilik döneminde Bolþevikler otokrasiye karþý bir demokrasi mücadelesini nasýl yürüttüler konusuna bakmalýyýz. O zaman otokrasi ne yapýyordu? 1905 Devrimi nin yenilgiyle sonuçlanmasýnýn üzerinden, adeta bugünkü gibi demokratik açýlýmlar söz konusudur. Bu açýlýmlarýn istismar edilmesine karþý muazzam bir baský ve þiddet uygulanýr. Ýþte, burasý döneminde Bolþeviklerin taktiklerinden ders çýkartabileceðimiz önemli bir husustur. Aslýnda Nisan da Bolþevikler baþka bir çizgiye yönelmiþlerdi, Lenin geldi, bunu deðiþtirdi demek ise doðrudur fakat neyi deðiþtirdiði konusunda rivayetler doðru deðildir. Yani, Ýki Taktik te söylenenler yanlýþtý, Nisan da bunlar düzeltildi diyenler, bu tartýþmalarý izlemeden yapýlan bir yuvarlama gayretindedir. Söylendiðinin aksine, Lenin Ýki Taktik teki formülasyonlarýný Nisan Konferansý nda doldurmaya baþlamadý Devrimi ile somutlanmýþ, içi doldurulmuþ olan Ýki Taktik teki formülasyonlarý halen soyut kalýplar olarak tekrarlamak isteyenler ile bunu o somutluðu içerisine yerleþtirmek isteyenler arasýndaki bir tartýþmadýr, Nisan daki tartýþma. Ýki Taktik te söylenen þuydu: eðer þu ya da bu þekilde Çarlýk yýkýlýrsa ve yerine bir hükümet kurulursa ve bu hükümet iþçilerin, köylülerin arkasýnda durduðu devrimci hükümet olursa biz bunun içinde olmalýyýz, olmak zorundayýz. Veyahut da, böyle bir hükümet olmazsa, biz de o zaman onun karþýsýnda oluruz. Menþevikler o esnada peþinen Rusya da burjuva devrimi görevleri vardýr ve proletarya ile sosyal demokratlarýn yapmasý gereken de burjuvaziye bu tarihsel görevleri tamamlamak için destek olmaktýr diyordu. O zaman Bolþeviklerin bir kýsmý, Menþevikler gibi, otokrasinin yýkýlmasýyla kurulan geçici hükümete katýlmak doðru deðildir ama bunu desteklemek, ilerletmek lazýmdýr diyordu. Tartýþmalar bunun üzerindeydi. Bunlar bugün niye bizi ilgilendiriyor? Bir referandum yaþadýk. Asker ve sivil bürokrasinin hükmettiði bir parlamenter rejim yerine bu vesayetin kaldýrýldýðý bir baþka rejim oluþturacaðýz diyorlar. Bunun adýna da demokratik açýlým diyorlar. Bir taraftan iþçilerin de buradan kazanýmlarý olacak, Kürtlerin de, deniyor. Türkiye de demokratik açýlým diye bir gündemle emekçileri satýn almaya çalýþan bir hükümet olduðunu, de Rusya da olduðu gibi, akýlda tutmak lazým. Bunu da baþka taleplerin önünü kesmek için sunuyor. Þubat ta ise devrim olmamýþtýr Lenin in görüþüne göre. Onun için ikili iktidar vardýr. Onun için aslýnda devrimi 7 Kasým da yapmak lazýmdý. Burjuva devlet aygýtýný ortadan kaldýracak, iktidarý emekçilere verilmesini saðlayacak bir partiye ihtiyaç vardý. Lenin bu fikri 1902 den beri söylüyordu. Þubat tan sonra ayný þeyi söylemeye devam etti. Devrim, Þubat ile Ekim arasýnda hazýrlanmýþ ve 7 Kasým günü olmuþtur. Öngörülen devrim neyse gerçekleþen de odur ve her yerde devrim böyle olacaktýr. Ekim Devrimi sosyalist veya demokratik devrim deðil, ilk baþarýlý proleter devrimdir. O gün bugündür dünyanýn her yerinde gerçekleþmesi gereken ve mümkün olan yegâne devrimdir; bundan baþka da bir olasýlýk yoktur. Teori ve Politika: Ekim Devrimi Tarihsel Devrimcilikten Kopan Komünistlerin Önderliðinde Gerçekleþen ilk Politik Devrimdir Orhan Dilber den sonra ise Teori ve Politika adýna Metin Kayaoðlu söz aldý: Ekim Devrimi ile baþlayan devrimler silsilesi bizim büyük bir mirasa sahip olduðumuzun açýk bir kanýtýdýr. 20. yüzyýlýn büyük depremlerini yarattýk. Bu devrimleri yaratanlar yenildiler, evet yine yenilecekler ve eleþtirilecekler. Burada bir sorun yoktur. Bu yüzyýla iktidar almayý reddetmeyen, iktidara oynayan, komünist partilerin iktidar alma, iktidar etme ve bir yapý kurma mücadelelerini öne alan marksistler damgalarýný vurdular. Dileriz önümüzdeki bu yüzyýla da bu mirasýmýzýn eksiklerini gidererek ve eleþtirerek damga vururuz. Devrimin sosyalist ya da demokratik niteliðine iliþkin tartýþma bize göre 19. yüzyýlda genel olarak sosyalist yazýnýn kapitalizmi ve burjuvaziyi deðerlendirmesine baðlý bir yanlýþ ayrým, kategorik olarak yanlýþ bir ayrým. Bize göre bir tarihsel devrimcilik vardýr. Tarihsel devrimcilik zihniyet olarak þudur: tarih, kölecilikten feodalizme geçer, bu geçiþte köleler deðil, feodal toplumun yeni hakim sýnýflarý devrimcidirler ve o dönemde devrimciliðin iþi o yeni hakim sýnýfý desteklemektir. Feodalizmden kapitalizme geçiþte burjuvazidir geçiþin önderi, bu geçiþin tamamlanacaðý noktaya kadar da ezilen devrimcilerinin görevi burjuvazinin tarihsel misyonuna destek vermektir e yönelik Orhan Dilber in yaklaþýmýna katýlýyorum Nisan ýnda falan deðil, 1905 te Bolþeviklerle Menþevikleri ayýran temel husus þuydu: bir kendiliðinden patlama oldu, kendiliðinden devrim gerçekleþti. Menþevikler elbette görevimiz teorinin de bize verdiði gibi devrimci ve ilerici burjuvaziyi desteklemektir dedi. Bolþevikler ise hayýr biz kendi öncülüðümüzde ezilen ve emekçi sýnýflarý toparlayan bir devrimi yürütmekle yükümlüyüz dediler. Fakat Bolþevikler bunu gene bahsettiðim tarihsel devrimcilik ayrýmýný taþýyan kavram ve kategoriler içinde yaptýlar. Yani eylemleriyle, politik duruþlarýyla tartýþtýklarý kavram ve kategori arasýnda bir çeliþki vardý. Tarihsel devrimcilik diye tabir ettiðim anlayýþýn kavram ve kategorilerini Bolþevikler temel olarak reddetmedi, fakat pratik reddediþleri üzerinden ayrýmý tartýþmaya ve yavaþ yavaþ kemirmeye baþladýlar. Yani þunu söylediler: Devrim yapacak pratik koþullara sahipsek bunu ezilenlerle yapmakla mükellefiz. Bizim dýþýmýzda bir tarihsel görevli ve misyoner tanýmýyoruz. Tarihsel devrimcilikle ifade ettiðim anlayýþýn demokratik devrim, burjuvazinin devrimi ve proletaryanýn devrimi yani sosyalist devrimle ayrýmlarý aþan bir sürece Bolþevikler 1905 devriminden itibaren girmiþlerdi. Bu, tamamlanmýþ, bilince de yedirilmiþ ve de bütünüyle sirayet etmiþ bir süreç haline gelmedi. Dolayýsýyla bizim kanaatimize göre, bu demokratik devrim sosyalist devrim ayrýmý bahsettiðimiz tarihsel solculuk, tarihsel devrimcilik, yani ilerlemecilik diye baþka dille ifade edilen þeye aittir. Lenin in yaptýðý artýk yeni bir devrimciliktir, politik devrimciliktir. Kendini güya tarihin derin görevleri ve misyonlarý karþýsýnda onun basit taþýyýcýsý ama yüreði ferah taþýyýcýsý olarak ifade etmekten uzak duran, politik konjonktürü çok iyi yakalayan, kollayan ve politik konjonktürde örgütünün fiziksel gücüyle kitleleri manipüle, sevk ve idare ediþiyle politik konjonktürde kendine yer arayan bir devrimcilik. Bu bakýmdan ne Ekim devrimi sosyalist devrimdir, ne 1949 da Çin de olan demokratik devrimdir. Bunlar bizce bir farklý ifadeyle komünistlerin önderliðinde, komünist partinin önderliðinde, komünist örgütün önderliðinde gerçekleþen ezilenlerin devrimleridir. Türkiye de marksist düþünceler 1920 nin baþýndan itibaren var, fakat TKP nin Suphi döneminin sembolik varlýðý dýþýnda Türkiye de marksizm politik bir varlýk olarak 1972 de devreye girmiþtir. Fakat 1971 de devrimcilik ortaya çýkmýþtýr. Burada þematik bir takým ayrýmlar yapmaya çalýþacaðým. Devrimcilik ortaya çýkmadan önce Türkiye de solda bir tartýþma yürümüþtür. Milli demokratik devrimciler ile sosyalist devrimciler tartýþmasý. Ayrýmlar ise tarihsel devrimcilik mantýðý üzerinden, ilerlemecilik mantýðý üzerinden yapýlmýþtýr. Bizce yanlýþ bir zemin üzerinde ilerlemiþtir bu tartýþma. Fakat 71 ile birlikte Türkiye de 3 tane devrimci örgüt ortaya çýkmýþtýr. Bu 3 devrimci örgüt, hep þaþmaz bir þekilde MDD cilerden koparak ortaya çýkmýþtýr. Sosyalist devrimcileri de çok eleþtirmiþlerdir, çýkýþlarýnýn önemli gerekçelerinden biri de sosyalist devrimcilerin anlayýþlarýný eleþtirmek üzerine kurulmuþtur. Türkiye de burjuva demokrasisi yok, Türkiye de þiddet ortamý var, devletin zor aygýtý çok belirgindir, o yüzden muhakkak devletin þiddetin tekelini kýrmaya yönelik bir mücadele etmek gerekir demiþlerdir. Ýþçi sýnýfý dýþýnda halk kitleleri, ezilen kitleler aramayý öðrenmiþlerdir. Köylüler demiþlerdir, baþka kesimler demiþlerdir, Kürtler demiþlerdir. Kabaca bizce arkadaþlar, bu üç devrimci örgüt bir politik devrimcilik anlayýþýna sahip olmuþlardýr. Fakat aralarýnda bir takým farklar olmuþtur. THKO ile THKPC bu meselede, bu eski ilerlemeci mantýðý terk etmeme konusunda daha güçlü bir vurguya sahip olmuþ ve bunu pratik hareket tarzlarýna da yansýtmýþlardýr. Kaypakkaya nýn önderliðindeki TKP- ML ise þunu demiþtir: Biz kendi gücümüzü teþkil etmeden, kurtarýlmýþ bölgeler yaratmadan, halk ordusu kurmadan ve partimizi güçlü þekilde ortaya inþa etmeden hiçbir kesimle ittifak kuramayýz. Kaypakkaya nýn ortaya koyduðu anlayýþ ve pratik hal tarzý aslýnda Lenin ve Mao da baþlayan dinamiðin Türkiye de özgülünde baþarýlý bir örneðidir bizce aslýnda. Devrimi biz yaparýz, devrim sorumluluðu bize aittir, baþka hiçbir kesimin böyle bir sorumluluðunu tanýmýyoruz, bizim iþimiz kendimizi güçlendirmektir, kendimizi inþa etmektir. Ýnþa etmeden önce de ittifak arayýþlarý bizi onlarýn arkasýna takar demiþtir Kaypakkaya. Bu bizce çok önemli bir ayrým. Fakat bu ciddi ayrým üzerinden geçen 40 yýlda ne yazýk ki kendini Türkiye de sol ve devrimci kamuoyuna yeterli ve güçlü bir þekilde koyamamýþtýr. Bu da bugünden baþlayacak, bu iþin savunusunu yapan insanlarýn yüreðindedir. Devrim bizim iþimizdir. Somut olarak, ezilenleri kucaklayan ve faaliyete geçirebilen komünistler örgütünün iþidir. Ve devrimin demokratikliði, sosyalistliði tartýþmalarý geri bir sorunsalýn tartýþmalarýdýr. Sorular ve Ýkinci Tur Konuþmalar Soru kýsmýnda ise Ekim Devrimi ve diðer devrimlerin farkýna, Troçki nin konumuna, tarihsel devrimcilik kavramýna, Çin Devrimi ne ve Lenin in konumuna yönelik çeþitli sorular soruldu. Soru kýsmýndan sonraki ikinci turda ilk söz Metin Kayaoðlu na verildi: Bizim bu parti örgütü ve proletaryanýn öz örgütleri, iþçi emekçilerin örgütleri veya ezilenlerin örgütleri arasýndaki ayrým konusunda þöyle bir genel kanaatimiz var: 1905'te Rusya'da Sovyetler ortaya çýkmadan önce de devrim mümkündü. Böyle bir þeyi hiç düþünmüyorlardý. Lenin de Sovyetlerin oluþumu karþýsýnda çok þaþýrdý. Devrimi elbette ki iyi örgütlenmiþ bir parti tek baþýna yapmaz. Bu konuda Lenin'in söylediðini unutmayalým: "Bir parti kendini nasýl gerçekleþtirebilir? Bir parti genel anlayýþlar, kitle baðlarý, sýnýfýn öncü kesimleri ve sýnýfýn geniþ kesimine egemen olan öncü kesimleri örgütlediði zaman devrimi baþarýya ulaþtýrabilir. Bolþevik partisinin Nisan dan itibaren "Bütün iktidar Sovyetlere" demesinin sebebi partinin Sovyetlere hakim olacaðýndan emin olmasýydý. Bu olmadan bu þiar yükseltilmedi. Her zaman Sovyetlere Bolþevik partinin hakim olacaðý ön kabulüyle Sovyetler Lenin tarafýndan bir meþru iktidar örgütü olarak ön plana çýkarýldý muhataplarýna karþý. Biz kýsaca þunu söylüyoruz: iþçi sýnýfýna ve devrime yönelecek ezilen kesimlerin üzerindeki parti hakimiyetidir temel soru. Proletarya diktatörlüðünün de parti dýþýnda ya da proletaryanýn siyasal düzeydeki yansýmasý veya temsiliyeti dýþýnda gerçekleþmesi naiftir. Üç farklý örgüt var, biz örgütlü devrimcilik yapmak için bu örgütlerin hangisine gideceðiz? Bu üç örgütün ayrýmlarý neler? Bizce Ýbrahim Kaypakkaya nýn örgütü açýk ara öndedir. Biz ona marksist diyoruz diðer örgütlere marksist olmayan örgütler diyoruz. Soyut devrimcilik bakýmýndan TKP-ML iki örgütten gerideydi ama toplam varlýk itibariyle devrimcilik açýdan bu örgüt diðer örgütten fersah fersah ilerdedir. Troçki nin Rusya devriminde nereye oturduðuyla ilgili soruya gelince: Troçki Lenin den sonra Rusya devriminin en önemli lideridir. Biz baþka akýmlarýn Troçki sevmezliðini paylaþmýyoruz. Troçki nin iþçililiði çok önemlidir, iþçi kendiliðindenliði üzerinden de yola çýkar. Bizce Troçki nin en özel kýymeti Bolþevik partiye katýlmasýdýr. Fakat klasik doðrularý söyleyen aydýn pozisyonuna düþmüþtür Troçki. Türkiye devrimci hareketi önemli bir çözülme yaþýyor. Bu çözülmenin zihni karþýlýklarýndan biri Türkiye nin 21.yüzyýlýn baþýndan beri Avrupa Birliði uyum yasalarý çerçevesindeki yönelimlerin burjuva demokratik devrimi tamamlamak açýdan önemli olduðu, bunun faþist diktatörlüðü çökerttiði ve bu koþullarda silahlý mücadelenin gereksiz olduðu düþüncesinin 40 senedir mücadele yürüten bir sürü devrimci çevreye sirayet etmesidir. Bu endiþe vericidir. Parti yokluðunda politik devrimciler ne yapmalýlar? Onun cevabý bizim þu anda yürüttüðümüz politik mücadele tarzýdýr. Bizim devrim anlayýþýmýz yalnýz üçüncü dünya ülkelerine deðil bütün dünyada kullanýlabilecek bir devrim anlayýþýdýr: Dünyanýn her yerinde politik devrim. Orhan Dilber ise ikinci turdaki konuþmasýnda þunlarý belirtti: 7 Kasým da gerçekleþen bir olayýn yýldönümü vesilesiyle konuþuyoruz. Bu doðrudan doðruya insanlýðýn kurtuluþu için yapýlmýþ bir eylem deðil. Bu ne 7 Kasým daki eylemin önemini ortadan kaldýrýr ne de insanlýðýn kurtuluþu proletaryanýn kendi eseri olacaktýr saptamasýnýn doðruluðunu tartýþma konusu yapar. Önce, hiç tereddüt etmeksizin burjuva devlet aygýtýna taarruz etmek, ele geçirmek ve parçalamak ayrý bir iþtir. 7 Kasým daki bu baðlamda bir devrimdir. Ýki Taktik ve Nisan Tezleri çerçevesinde tartýþýlanlar da bu hadiseye iliþkin sorunlardýr. Türkiye de Milli demokratik devrim yapmak lazým tartýþmasý ayrý bir tartýþmadýr, iktidar sorunu kendini gösterdiðinde ne yapmak lazým ayrý bir sorundur. Yani, iktidar sorunu gündeme geldiðinde tereddüt etmeksizin iktidara el koymak üzere kimseye sormadan, kimseden icazet almadan hareket eden bir iradeye ihtiyaç vardýr. 71 kopuþunu oluþturan örgütlerin üçü de bu maksatta yola çýkmýþlardýr ve bu anlamda devrimcidir. Diðerlerinden burada ayrýlmýþtýr de Lenin in biz bunun için yola çýktýk, baþaramadýk demeye hakkýmýz yoktur, ortadan bir iktidar sorunu var ve iktidara sahip bir parti vardýr diye konuþmasý, sorun gündeme geldiðinde sorumluluðun bizim omzumuza düþtüðü anlamýna gelir. Bütün bu tartýþmalar içerisinde Trokçi nin hatasý 1905 te iktidar sorunu tartýþmasýnda Sovyet üzerinde durarak asýl önemli olan budur demesindedir. Ýktidara yönelik bir tutumu yoktur. Sovyetler iktidar olmuþ ve sosyalist topluma doðru gidiþ baþlamýþ gibi konuþur. Böyle bir yürüyüþün önünün açýlmasý için olmazsa olmaz koþulun siyasi iktidarýn alýnmasý ve burjuva devletinin parçalanmasý olduðu konusunu atlarsak týpký ütopyacýlarýn kaðýt üzerinde yaptýklarý gibi gelecek hakkýnda düþler kurmanýn pratik bir tarzýný bulmuþ oluruz. Bugün, hükümet pazarlýk yürütmeye çalýþýyor Kürtlerle. Yerel yönetimlerde özerklik, anadil, genel af meselesi. Buna bakarak, buradan AKP bunu yapmaya eðilimli, AKP yi destekleyelim, bu bize yetmez ama bunlarda anlaþalým dediðinizde devrim sorununu kenara koymuþ olursunuz. Þu an iktidar sorunu gündeme oturduðu zaman bu iktidara talip bir parti yok ve biz de onun yerini tutmayacaðýz. Ama biz gelmez öyle bir durum demiyoruz Depremi olduðunda bu Rusya da 1917 Þubat ýnda olan gibi bir þeye gebedir demiþtik. Ya da Lenin in dediði gibi, Drefyus gibi bir sorun bile iktidar sorununu küt diye önümüze koyar. Burada önemli olan iktidarý almaya talibiz diyen bir partidir. Bu, her an gündemde olan bir sorundur ve o yüzden her an devrimci bir partiye ihtiyaç vardýr. Bu devrimci parti ne yapacak? Demokratik devrim mi sosyalist devrim mi yapacak? Bu devrimci parti, bu iktidar sorununa cevap getirmek için lazýmdýr. Nereden Baþlamalý da tarif edilen parti o partidir. Hangi reformlarý yapacak, hangi adýmlardan baþlayacak, buna dair en ufak bir þey yoktur orada. Devrimciliði iktidarýn alýnmasý ve burjuva devlet aygýtýnýn parçalanmasýndan sonra da sürdürmeyi baþarabilecek bir parti lazýmdýr ki iþçi sýnýfýnýn kendi kendini kurtarma eylemine önderlik edebilsin. Bu devrimle iktidar sorunu ve ondan sonra iktidarýn korunmasý ve bu yürüyüþün devletin tamamen yok oluþuna kadar sürdürülmesini saðlamak için, kendi iradesiyle yürümeye devam etmek için devrimci bir partiye her zaman ihtiyaç olacaktýr. Devrimci partiye ihtiyaç olmayacak tek nokta, iktidar ve devlet sorunun gündemden kalkacaðý durumdur. Bolþevizm Kazanacak! Ýstanbul dan Komünistler

8 Sayfa 8 ARALIK 2010 Bolþeviklerin Seçimlere ve Boykota Dair Geride býraktýðýmýz 12 Eylül referandumu sürecinin ilginç bir özelliði, referandumun yaþadýðýmýz topraklardaki sosyalist akýmlarýn Bolþeviklerin boykota ve seçimlere karþý tutumunu tartýþmaya açmalarýna da vesile olmuþ olmasýydý. Tartýþmayý baþlatan referandumda EVET/HAYIR tutumu alan siyasetlerin, referandumda alýnan boykot tutumunu eleþtirmek için Bolþeviklerin geri çekilme döneminde boykota karþý olduklarýný ifade ederek kendi tutumlarýný meþrulaþtýrmak istemeleriydi. Sol Gazetesi referandum öncesinde Ergin Yýldýzoðlu nun kaleme aldýðý Lenin in boykota karþý olduðunu belirten bir makaleyi yayýnladý. Sendika.org Lenin in 1907 de yazdýðý Boykota Karþý makalesini çevirdi. Marksist Tutum da Bolþeviklerin devrimci bir yükseliþ dönemi söz konusu olmadýðý sürece boykota karþý olduðunu gösteren ve bunun üzerinden referandumda alýnan boykot tutumunu eleþtiren yazýlar kaleme aldý. 12 Eylül Referandumu nda EVET/HAYIR oyu vereceðini açýklayan sosyalist akýmlarýn büyük bir çoðunluðu da düzenledikleri etkinliklerde, katýldýklarý panellerde Bolþeviklerin boykot tutumuna karþý olduðunu açýklama gereði duydular. Referandumda EVET veya HAYIR tutumunu alacaðýný belirtmiþ olan bu siyasetlerin, bir anda Lenin den ve Bolþeviklerden alýntýlar yaparak kendi tutumlarýný aklama çabasýný hýzlý bir refleksle eleþtirenlerin baþýnda, düzen güçlerine karþý seçimlerde olduðu gibi referandumda da ortak bir cephe halinde mücadele vermekten uzak duran Kýzýl Bayrak, Alýnteri gibi siyasetlerin gelmesi tartýþmanýn ilginç bir özelliðiydi. Kýzýl Bayrak ve Alýnteri esas olarak Lenin i bayramdan bayrama bile hatýrlamayan akýmlarýn böyle bir tartýþmada Lenin den alýntýlar yaparak kendi pozisyonlarýný savunmaya çalýþmalarýný eleþtirdiler. Alýnteri Lenin in 1907 de yazdýðý boykot karþýtý yazýlarýn genel bir boykot karþýtlýðý olmadýðýný, devrim gibi toplumsal dönüþümlerin olduðu bir tarihsel döneme ait olan bir boykot yazýsý olduðunu belirtirken, bugün boykotun hem yeni bir anayasal düzenin oluþmasýna hem de eski düzenin korunmasýna karþý alýnmasý gereken doðru tutum olduðunu hem de en azýndan düzen karþýtý bir duruþ olacaðýný belirtti. Kýzýl Bayrak da bir taraftan solun eklektik alýntýlarla kendi tutumlarýný aklamaya çalýþmasýný Kautsky nin Marx ve Engels ten iþine geldiði gibi alýntýlar yaparak bu görüþleri yozlaþtýrma çabasýna benzetirken, Bolþevikler için boykotun ya da seçimlere katýlýmýn ayný amaca yani kitlelere devrim ve sosyalizm propagandasý yapmak amacýna hizmet eden, mevcut koþullara göre seçilen iki taktik olduðunu belirtti. Elbette günümüzde yaþadýðýmýz topraklardaki sosyalistlerin Bolþeviklerin geri çekilme döneminde takip ettikleri tutumu tartýþmalarý ve buna göre bir tutum almaya çalýþmalarý son derece önemlidir. Ancak söz konusu olan eðer kendi oportünist tutumlarýný Bolþeviklerden seçmece alýntýlarla aklama çabasý deðilse, bu tartýþmanýn sadece referandumla ilgili olmadýðý, aksine içinden geçmekte olduðumuz sürecin tümüne dair olmasý gerektiði açýktýr. Bu nedenle referandum öncesinde parlayan bu tartýþmanýn referandumun ardýndan bir saman alevi gibi sönmüþ olmasý, yapýlan tartýþmanýn da Bolþeviklerin yýllarý arasýnda hangi hedeflerle hareket ettiklerini ele almadan sadece boykota karþý tutum üzerinden yürütülmüþ olmasý son derece talihsizdir. Zira söz konusu olan Bolþeviklerin geri çekilme döneminde izledikleri taktik çizgiyse, bu tartýþmaya müdahil olan hiçbir akýmýn Bolþeviklerin tutumuna referansla hareket etmedikleri açýktýr Geri Çekilme Dönemi nin Bugün Açýsýndan Önemi Her ne kadar bu tartýþmaya katýlan sosyalistlerin yüzünü Bolþeviklerin geri çekilme dönemine yöneltmeleri esas olarak Bolþeviklerin boykot tutumunu eleþtirdiði yazýlarýn bu dönemde yazýlmýþ olmasýyla ilgili olsa da, ü bayraklaþtýran komünistler için Bolþeviklerin döneminde izledikleri siyasi çizginin özel bir önemi vardýr. Zira söz konusu dönem yaþadýðýmýz topraklardaki yürütecek siyasi mücadeleye dair pek çok dersi barýndýrmaktadýr. Bu da boykot yazýlarýndan ziyade, geri çekilme döneminin siyasi içeriðinin bugünkü siyasi dönemle olan iliþkisi ve Bolþeviklerin izlediði özgün siyasi çizginin baþarýsý nedeniyledir geri çekilme dönemini þu þekilde özetlemek mümkündür: 1905 devriminin baþarýsýzlýðý Rusya da çarlýk rejiminin karþý saldýrýsýyla sonuçlanmýþtýr. Çar ve uþaklarý devrimin yenilgisinin ardýndan Rusya daki devrimci akýmlarý tasfiye etmek için bir dizi giriþime baþvurmuþtur. Çarlýk düzeni devrimci örgütlenmeleri tasfiye etmek için bir yandan o ana dek görülmemiþ bir þiddet kullanmaya baþlamýþ, 1912 seçimlerinde Dördüncü Duma'ya seçilen Bolþevikler (Badayev, Petrovski, Samoylov, Muranov ve Þagov) bir yandan da bir demokrasi açýlýmý sürecini baþlatmýþtýr. Karl Liebknect in aktardýðýna göre Rusya da 1825 ten 1905 e uzanan 80 yýl içerisinde toplam 625 siyasi suçlu ölüme mahkum edilip bunlarýn sadece 191 i infaz edilirken, yýllarý arasýndaki dört yýlda 5737 kiþi siyasi suçlardan ölüme mahkum edilmiþ, 3471 kiþi infaz edilmiþtir Ekimi nden 1906 Nisan ýna uzanan altý aylýk süre içerisinde çarlýk rejimi 45 bin kiþiyi de sürgüne göndermiþtir Nisan ýnda çarlýk hapishanesinde bulunan devrimci tutsaklarýn sayýsý da 75 bindir. Bu Çarlýk düzeninin uyguladýðý þiddetin bir göstergesidir. Ancak Çarlýk rejiminin devrimci örgütlenmeleri tasfiye etmek için kullandýðý temel silah þiddet deðildir. Aksine 1905 devriminin akabinde, Çar rejimi koruyabilmek için burjuva demokrasisine geçiþi baþlatacak bir demokrasi açýlýmý sürecini baþlatmýþtýr te Duma adý verilen meclisin açýlmasý ve çarlýk rejiminin yasal siyasi partilere izin vermesi bunun en önemli özelliðidir. Öyle ki, Menþeviklerin büyük bir kýsmý bu geliþmeye bakarak 1905 devrimini bir baþarý olarak görmüþler ve artýk demokrasi mücadelesinin illegal örgütlenmelerle verildiði devrin kapandýðýný ifade etmiþlerdir. Çarlýk rejiminin kontrolünde kurulan hükümetler de toprak reformu gibi düzenlemelerle bu demokrasi açýlýmý sürecini sürdürmeye devam etmiþlerdir. Bolþevikler, 1905 devrimi hala gündemdeyken ve yenilgi tamamlanmamýþken, Duma meclisi adýndaki bu gerici kurumun oluþmasýný engellemek için Witte Dumasý ný da Bulygin Dumasý seçimlerini de boykot ettiler. Bolþeviklerin buradaki boykotu gerçekten de bir savaþ çaðrýsý, Çarlýk rejimini yýkmanýn ve 1905 devriminde oluþan sovyetleri iktidara getirerek iþçi-köylü demokratik devrimci diktatörlüðünü kurmanýn bir aracýydý yýlýnda ve 1906 yýlýnýn baþlarýnda Bolþevikler bu hedefle hareket ettiler. Ancak bu devrimin yenilgisi üzerine baþlayan geri çekilme döneminde tüm siyasi çizgilerini yeniden kurguladýlar. Çünkü artýk devrimin yenilgisi tamamlanmýþ ve bir geri çekilme dönemine girilmiþti devrimi öncesinde sokaklarda ayaklanan kitleler artýk grev çaðrýlarýna, ayaklanma çaðrýlarýna eskiden olduðu gibi itibar göstermiyorlardý da hala aktif olan özellikle tekstil iþ kolundaki grevler kýsa bir süre sonra etkisizleþti ve sönümlendi. Gerici çarlýk düzenin ve burjuvazinin kitleler üzerindeki etkisi giderek artýyordu. Ýþte Bolþevikler böyle bir siyasi ortamda geri-çekilme dönemine dair taktik tutumlarýný belirlediler. Bu taktik çizginin özgünlüðünü anlayabilmek içinse sadece Bolþeviklerin deðil, diðer sosyalistlerin bu geri çekilme durumunda izledikleri siyasi çizgiyi de anlamak gerekir. Düzen Karþýtý Mücadelede Düzen Güçlerinden Medet Ummak Menþeviklerin Tutumudur Menþevikler açýsýndan 1905 devrimi bir yenilgi deðil, kýsmi bir kazanýmdý. Zira çarlýk rejimi alaþaðý edilememiþ olsa da Duma meclisi açýlmýþtý. Burjuvazinin demokrat kanatlarý ve sosyalistler artýk meclis üzerinden ve yasal olanaklarý kullanarak çarlýk rejiminden istediklerini koparabilirlerdi. Bunun için ise her türlü zigzaglý yollarý kullanabileceklerini düþünüyorlardý. Ýþte böyle bir siyasi ortamda Menþevikler Kadet adý verilen burjuva partinin yani sözüm ona demokrasi yanlýsý, çarlýk karþýtý, liberal burjuvazinin eleþtirel bir þekilde desteklenmesi gerektiðini savunuyorlardý. Bu tutum demokrasiyi burjuva devriminin bir sonucu ve ödevi olarak algýlayan ve proletaryaya bu süreçte düþen ödevin burjuvazinin sözümona ilerici güçlerini desteklemekle yetinmek ve kendi baþýna iktidar hedefi gütmeksizin burjuva siyasetinin bir yedek gücü olarak hareket etmekle kendilerini ve özellikle de etkiledikleri yýðýnlarý sýnýrlamaktýr. Bolþeviklerle Menþevikler arasýnda örgütsel sorunlarýn kavranmasý konusunda kendini gösteren ayrým ve bu noktadaki oportünizm kendini siyasal mücadelede ilk kez böyle göstermiþtir. Bu ayrým da en net tasvirini Demokratik devrimde Sosyal Demokrasinin Ýki Taktiði kitabýnda ifade bulmuþtur. Daha sonra da somut olarak 1917 Þubat Ekim arasýnda ayný eðilim kendini Bolþevik saflarda da gösterdiðinde Lenin Bolþeviklerin ünlü Nisan Konferansýndaki müdahalesiyle çözülmesini saðlamýþ ve Demokratik devrimin iþçi köylü ittifaký ile ve Bolþeviklerin önderliðinde çözülmesinin önünü açarak Ekim Devrimi ne giden yoldaki en kritik dönemeç alýnmýþtýr. Günümüzde çalýþma yürüten sosyalist akýmlar içerisinde Menþeviklerin Kadetleri desteklemesini haklý bulanlarýn sayýsý yok denecek kadar azdýr. Ancak 12 Eylül referandumunda EVET/HAYIR çizgisinde konumlanan sosyalistlerin sayýsýnýn da açýk bir þekilde gösterdiði gibi, günümüzde burjuvazinin farklý kanatlarýnýn yarattýðý olanaklardan kendisine pay çýkarmayý düþünen, ya da düzen güçlerinin farklý kanatlarýna dayanarak siyaset yapan siyasi akýmlarýn çokluðu, Menþeviklerin savunduðu pozisyonun günümüzde hiç de azýmsanmayacak kadar þiddetli olduðunu gösterir. Zira Menþeviklerin pozisyonu da bugünkü sosyalist akýmlarýn önemli bir kesimine hiç de yabancý deðildir. Menþevikler Kadetleri iþçi sýnýfýn özgürlüðü için mücadele eden bir parti olarak görmüyorlardý. Ancak Kadet lerin çarlýða karþý öne çýkardýðý taleplerin nasýl olur da sosyalistler tarafýndan desteklenmediðini anlamýyorlardý. O dönemde Kadetler basýn özgürlüðü talebini öne çýkarýyor ve köylüye toprak istiyorlardý. Kadetler Duma seçimlerinin mevcut haliyle adil olmadýðýný ve deðiþmesi gerektiðini savunuyorlar, çarýn mutlak hakimiyeti yerine meclisin gücünün artýrýlmasýný savunuyorlardý. Ýþte böyle bir ortamda Menþevik Plekhanov kendisini eleþtiren Bolþeviklere dönüp nasýl olur da devrim ve sosyalizm yolunda bu taleplerin desteklenemeyeceðini savunursunuz diyordu. Bolþevikler Plekhanov u Kadetçi Marxist diye adlandýrýrken Plekhanov izlediði çizginin tam da Marx ýn ve Engels in yolu olduðunu savunuyordu. Bunu gösterebilmek için Plekhanov Eðer Marx ve Engels bu bizim Bolþeviklerin düzenledikleri toplantýlara katýlýyor olsalardý, bizim bolþeviklerimiz onlarýn ýlýmlý tutumlarýný eleþtirir ve onlarý Kadetçi Marksistler, Kadetçi sosyalistler ya da bir öfkeyle kýsaca Kadetler diye nitelendirirlerdi diye yazmýþtý. Plekhanov Kadetlerin proletaryanýn özgürlüðü için mücadele eden bir akým olmadýðýný bilse de ki kendisi Kadetlere Halklarýn Yarý Özgürlüðü Partisi diyordu-, Kadetlerin bugün kendi çýkarlarý için verdikleri mücadelenin proletarya tarafýndan kullanýlabilir olduðunu düþünüyordu. Plekhanov pek çok yerde Kadetlerin devrime karþý olduðunu hatta tamamen güçlü bir Duma için bir mücadele vermediklerini yazdý. Ancak ona göre bugünün somut mücadelesi çarlýða karþý olan mücadeleydi ve bu mücadelede Kadetlerle ayný safta yer alýnabilirdi ve alýnmalýydý. Doðru zaman gelene kadar da Kadetlere karþý bir mücadele vermek akýlsýzlýk olurdu. Menþevikler düzen güçlerinin farký kanatlarý arasýnda bir fark görmeyen Bolþeviklerin aksine, burjuvazi içerisinde ehven-i þer, yani kötünün iyisi ayrýmý yapýyorlardý. Örneðin 1907 seçimlerinde Menþevikler seçimlerde Siyah-Yüzlerin meclise girmesini engellemek için, yani faþist gericiliðe karþý Kadet lerin desteklenmesi, onlarla ayný safta yer almalarý gerektiðini savundu. Bolþevikler ýsrarla bu tutuma karþý durdukça, Menþevikler Bolþevikleri Marksizmin yolundan ayrýlmakla suçladý. Nasýl olurdu da, devrimciler iþçi sýnýfýnýn yararýna olan reformlarý reddedebilirlerdi? Bu Menþeviklere göre açýkça blankizmdi. Devrim Mücadelesinde Lafazan Devrimci Tutumun Temsilcileri: Sol Tasfiyeciler geri çekilme döneminde Menþevikler umutlarýný Duma ya ve düzen güçleriyle yapýlan ittifaklara baðlarken, Bolþeviklerin arasýnda sol tasfiyeci bir akým da boy gösterdi. Kendisini boykotçuluk, Otzovizm ya da ültimatomculuk gibi biçimlerle gösteren sol tasfiyecilerin ortak yaný Bolþeviklerin geri çekilme dönemindeki taktik çizgilerini kabul etmemeleri ve reformist bulmalarýydý. Bolþevikler 1907 Kotek Konferansý nda Üçüncü Duma seçimlerine dair taktik çizgilerini ele aldýlar. Burada Lenin Üçüncü Duma seçimlerine Bolþeviklerin katýlmasý gerektiðini ve Bolþeviklerin Duma meclisini kullanmalarý gerektiðini ifade etti. Bogdanov un baþýný çektiði ikinci bir grup ise bu öneri kesin bir þekilde reddetti. Konferansta Lenin in önerisi 15 e karþý 11 oyla kabul edildi ve Bolþevikler üçüncü Duma seçimlerine katýlma kararý aldýlar. Ancak Bolþeviklerin Üçüncü Duma seçimlerine katýlmasý sol tasfiyeci eðilimleri ortadan kaldýrmadý, aksine bu akým kendisini geri çekilme dönemi boyunca açýk bir þekilde gösterdi. Sol tasfiyeciler denilince bu görüþlerin tek bir tezahürü olduðu sanýlmamalý. Aksine bu akým kendisini farklý þekillerde meþrulaþtýrarak Bolþeviklerin geri çekilme döneminde izledikleri taktik çizgiyi reddeden bir hatta ilerlemeye devam etti. Bazý sol tasfiyeciler burjuva meclisinin her koþulda gerici olduðunu ifade edip, bu gerçeði Bolþeviklerin hiçbir koþulda seçimlerde yer almamalarý gerektiðinin bahanesi yapýyorlardý. Onlar için boykot her koþulda devrimci, düzen dýþý bir çaðrýydý. Düzen güçlerinin kitleler arasýnda yaydýðý parlamenter rüyalara karþý mücadele etmek için devrimciler seçimlerde yer almamalý, kendi çalýþmalarýný yürütüp devrim ve sosyalizm propagandasý yapmayý sürdürmeliydiler. Seçimlere katýlmak, onlara göre, açýkça parlamentarizm ve reformizmdi. Ancak sol tasfiyeciliðin tek biçiminin bu olduðunu söylemek doðru deðildir. Aksine yýllarý arasýnda sol tasfiyecilerin önemli bir kesimi seçimlere katýlmakla mecliste yer almak arasýnda, seçimleri boykot etmekle meclisi boykot etmek arasýnda bir ayrým gözetmiþtir. Bu sosyalistler seçimleri devrim ve sosyalizm propagandasý yapmak ve örgütlenmek için kullanabiliriz ancak bu mecliste yer almayýz demekteydiler. Kendilerini boykotçu görmeyen bu akýmlar aslýnda boykotçuluðun daha gizli bir þeklini savunmaktaydýlar. Ýþte 1907 seçimlerinde Üçüncü Duma ya RSDÝP ten giren sosyalist vekillerin, mecliste yer almamalarý, tabiri caizse biran önce Sine-i Millete dönmeye çaðýran Otzovistlerin önemli bir kesimi bu grup içerisinden çýktý. Seçimlere propaganda yapmak için katýlmakla meclise katýlmak arasýnda bir ayrým koymak bu dönemde bir tek Bolþeviklerin arasýnda ortaya çýkan Otzovistler için geçerli deðildi. Aksine bu dönemde ekseri seçimleri boykot eden Sosyalist Devrimciler de Üçüncü Duma seçimleri öncesinde benzer tartýþmalar yürütmekteydiler. Üstelik bu dönemde ültimatomculuk adý verilecek bir baþka akým daha Bolþevikler içerisinde yerleþiyordu. Ültimatomcularýn bir bölümü sözüm ona ne seçimlere katýlmaya karþýydý, ne de mecliste yer almaya karþýydý. Ancak mecliste yer alan sosyalist vekillerin Bolþeviklere baðlý olmadýklarý sürece, devrim ve sosyalizm yolunda hiçbir iþe yaramayacaðýný düþünüyorlardý. Bu nedenle Üçüncü Duma seçimleri sonrasýnda Duma meclisine giren Menþevik milletvekillerini, Bolþevik bir çizgiye baðlý olmadýklarý bahanesiyle geri çaðýran bir ültimatomu savunuyorlardý. Bu üç akým döneminde kendilerini diðerlerinden özenle ayýrt etmeye çalýþýyordu. Bazý Otzovistler açýkça boykotçu olmadýklarýný ifade ediyorlar, bazý ültimatomcular Otzovist olmadýklarýný iddia ediyorlardý. Bugün bu akýmlar arasýnda pek bir fark görülmemesinin temel nedeni Lenin in ve sol tasfiyecilikten kendisini özenle ayýrmaya çalýþan Bolþeviklerin bu üç akýmýn ayný siyasi çizgiyi temsil ettiði üzerinde özenle durmalarý ve verdikleri siyasi mücadeleyi kazanmýþ olmalarýdýr. Geri çekilme döneminde Bolþevikler RSDÝP içerisinde bir taraftan Menþevik tasfiyecilere karþý savaþ açmýþken, bir yandan da kendi içlerinde bu sol tasfiyeci çizgiye karþý amansýz bir mücadele vermiþlerdi. Zira sorun sadece seçimlerde ya da mecliste alýnacak tutumun daha ötesindeydi. Sol tasfiyeciler, Bolþevikler gibi illegal örgütlenmeyi korumayý önemsiyorlardý. Ancak geri çekilme döneminde kitlelere ulaþabilmek,

9 ARALIK 2010 Sayfa 9 Tutumlarýnýn Arkasýnda Kim Durabilir? kitleler içerisinde siyaset yapabilmek ve bu geri çekilme döneminden sýyrýlýp yeni bir yükseliþin mimarý olabilmek gibi hedefleri, siyasi çizgileri yoktu. Tam da bu nedenle bu dönemde sol tasfiyeciler Bolþeviklerin yardýmlaþma derneklerinde, kooperatiflerde çalýþmalarýný da küçümsemekte ve bunu küçük-burjuva ya da reformist olarak nitelendirmekteydiler. Bolþeviklerin Geri-Çekilme Döneminde Ýzledikleri Siyasi Çizginin Esaslarý Geri çekilme döneminde Menþeviklerin kah çarlýk gericiliðini bahane ederek, kah Kara-Yüzler tehlikesini bahane ederek, kah Kadetlerin iki yüzünü gösterecek zamanýn gelmediði bahanesine sýðýnarak düzen güçlerine yedeklenmesi, Duma meclisinden medet ummasý ve devrimci örgütü tasfiye etmeleri oportünizmin bir yüzüyse, Bolþeviklerin kitleler içerisinde baðýmsýz bir hatta siyaset yapabilmek için her türlü fýrsatý istismar etme eðilimine karþý duran sol tasfiyecilerin tutumu da oportünizmin diðer yüzüdür. Bolþevikler bu dönemde tasfiyeciliðin her iki eðilimine de karþý durup, geri-çekilme döneminde izlemeleri gereken özgün bir siyasi çizgi belirlediler. Bolþeviklerin temel hedefi bu geri çekilme döneminde kitleler içerisinde aktif bir siyasi mücadele yürüterek yeni bir yükseliþ döneminin mimarý olabilmek, ve bu yükseliþ döneminde devrime önderlik edecek olan partiyi yaratmaktý. Bolþevikler bu nedenle 1905 devriminin yenilgisine kanaat getirdikleri andan itibaren kitleler içerisinde somut bir siyasi mücadele yürütecek olanaklarý deðerlendirmeye çalýþtýlar. Bunun için Rusya da iþsizliðe karþý yardýmlaþma kampanyalarý düzenlediler, yardýmlaþma sandýklarý, dernekleri içerisinde çalýþtýlar, kooperatifler kurdular ya da kooperatifler içerisinde çalýþtýlar. Duma meclisini ve seçimlerini de, bu meclise hiçbir ilerici rol atfetmeden kullanmayý hedeflediler. Zaten yýllarý arasýnda Bolþeviklerin boykotu reddetmelerinin nedeni de tam olarak buydu. Lenin 1907 de Boykot a Karþý makalesinde Yeni, kapsamlý bir yükselme için çalýþmalýyýz. Ancak boykot çaðrýsý ile körü körüne toslayýp durma zeminimiz bulunmuyor diye yazmýþ ve eklemiþti: Gücümüz dâhilinde olduðu ölçüde böyle bir yükseliþin yolunu hazýrlamak ve uygun anda boykotu reddetmemek bizim görevimizdir; ama boykot sloganýna, her kötü ya da çok kötü temsili kuruluþa uygulanabilir gözü ile bakmak kesin bir yanýlgý olacaktýr. Ancak Bolþeviklerin seçimlerden yararlanmaya çalýþmalarý sadece kitlelere seçimlerin yarattýðý ortamý kullanarak devrim ve sosyalizm propagandasý yapmakla sýnýrlý kalmadý. Zira Sosyalist Devrimciler dahil o dönemde diðer devrimci siyasetler de seçimlere katýlsýnlar ya da katýlmasýnlar devrim ve sosyalizm propagandasý yapmaktaydýlar. Dolayýsýyla Bolþeviklerin temel hedefi lafazan bir þekilde Rus iþçi ve köylülerine devrim ve ayaklanma çaðrýsý yapmak deðil, kitlelerin gündemine giren somut, güncel meselelerde siyasi müdahalelerde bulunarak onlarý düzen güçlerinden ayrý bir hatta konumlandýrmaktý. O yüzden Bolþevikler Duma yý ne kadar gerici görürlerse görsünler hiçbir zaman seçimleri bir oyun olarak görmediler, seçim oyunu bitti þimdi asýl iþimize dönelim diye bir tespitte bulunmadýlar. Aksine seçimleri kitlelerin gündemine giren temel sorunlarda onlarý düzen güçlerinin dýþýnda, onlara karþý bir alanda örgütlendirmeye çalýþtýlar. Bolþevikler bir siyasi eylem olanaðýný ancak yerine daha ileri bir eylem olanaðý varsa reddetme esasýna göre hareket ettiler. Burada esas olan emekçi yýðýnlarýn düzen güçlerinden baðýmsýz bir hatta siyasallaþtýrýlmasýydý. Ýþte tam da bu yüzden geri çekilme döneminde Bolþevikler bir Sol Blok oluþturmayý ve bu blok içerisinde hareket etmeyi önemsediler. Bu sol blokta Bolþevikler vroz idti, vmeste bit yani ayrý dur birlikte vur esasýna göre hareket ettiler. Yani pankartlarý, bayraklarý karýþtýrmadan ve ajitasyon ve propagandada özgürlük ilkesini esas alarak ilerlediler. Sol blok içerisinde sadece Bolþevikler ve Menþevikler deðil, sosyalist devrimciler hatta Trudovikler bile vardý. Zira bu sol blok esas olarak düzen güçlerinden baðýmsýz bir hatta, birlikte hareket edecek tüm sosyalistlere açýktý. Örgütsel olarak Menþeviklere ve sol tasfiyecilere savaþ açmýþ olan Bolþeviklerin siyasi düzlemde böyle bir sol blok u önemsemesi ancak Bolþeviklerin siyasi çizgisinin özünü kavramayanlar açýsýndan çeliþkili ya da paradoksal görülebilir. Dolayýsýyla Bolþevikler için sol blok, bazý sosyalist devrimcilerin ya da bazý Menþeviklerin hedeflediði gibi, alternatif bir partileþme projesi deðildi. Menþeviklerin geri çekilme döneminde partiler üstü bir kongre toplayalým önerilerine Bolþevikler þiddetle karþý çýkýyorlardý. Ancak ayný Bolþevikler Menþevikleri ýsrarla bu sol blok a çaðýrýyorlardý. Kýsacasý sol blok ayrý bir 1905 Devrimi'nden sonra Rusya'daki sosyalist akýmlar Duma seçimlerine yönelik farklý tutumlar benimsemiþlerdir. Ancak birtek bolþeviklerin tutumu geri çekilme döneminden çýkýþýn yolunu göstermekteydi. Yukarýda Rusya'daki sosyalistlerin 1905 sonrasýnda kullandýklarý propaganda afiþleri görülüyor. partileþme projesi deðil, düzen güçlerine karþý kitlesel, birleþik bir mücadele verilebilmesinin temel koþullarýndandý. Üstelik Bolþevikler bu sol bloðun hangi siyasetlerden oluþmasý gerektiðine dair ideolojik ya da siyasi bir çerçeve sunmaktan da uzak durdular. Sol siyasetleri reformist / tasfiyeci, devrimci diye ayýrmadan düzen güçlerine karþý baðýmsýz, eylemli bir mücadeleye katýlmaya çalýþan tüm siyasetleri bu sol bloða çaðýrdýlar, buna katýlmayanlarý çoðu zaman Menþeviklerin önemli bir kýsmý Kadet lerle ittifak yapmaktan yana olduðu için özellikle de Menþevikleri eleþtirdiler. Bu sol bloðun düzen güçlerine, hem çarlýða hem de liberal, karþý devrimci burjuvaziye karþý baðýmsýz bir hatta konumlanmasýný önemsediler. Bu neden Bolþevikler bu süreçte Menþevikleri Kadet lerle yani düzen güçlerine yedeklenmekle eleþtirip, ortak eylem cephesine çaðýrýyordu. Ültimatomcular ve Otzovistler farklý bahanelerle Duma daki Menþevik vekilleri Duma yý terk etmeye ve sine-i millete dönmeye çaðýrýrken, Bolþevikler sol tasfiyecilerin bu tutumunu eleþtiriyorlardý. Sosyalist Devrimcilerle aralarýnda programatik, ideolojik en ufak bir benzerlik olmamasýna raðmen ortak hareket etmekten geri durmuyorlardý. Kendisini örgütsel olarak oportünizmden tamamen ayýrmaya çalýþmak, Rusya da Çarlýk rejimine karþý mücadele eden demokratik ve sosyalist tüm güçleri ortak bir eylem cephesine çaðýrmak, kitleleri mevcut siyasi geliþmeler temelinde siyasallaþtýrmak, düzen güçlerinden baðýmsýz bir hatta konumlandýrmak ve örgütlendirmek, bunu yapabilmek için de her türlü siyasal olanaðý istismar edebilme esnekliðine sahip olmak Bolþeviklerin geri çekilme döneminde izledikleri siyasi çizginin temel esaslarý bunlardý. Türkiye Solu Geri Çekilme Döneminde Ne Yapýyor ve Ne Yapmalý? Bolþeviklerin geri çekilme döneminde izledikleri siyasi çizgi referans alýnýnca, yaþadýðýmýz topraklardaki sosyalistlerin bu çizginin bütününü esas alarak hareket etmedikleri açýktýr. Bu sadece geçtiðimiz genel seçimlerde, yerel seçimlerde deðil, ayný zamanda geride býraktýðýmýz 12 Eylül referandumunda da kendisini göstermiþtir. Köz sayfalarýnda 12 Eylül referandumu sürecinde, EVET/HAYIR cephesinde konumlanan siyasetlerin aslýnda burjuvazinin farklý kanatlarý arasýndaki mücadeleden bu mücadelenin iþçi sýnýfý adýna kýsmi de olsa kazanýmlar getireceði inancýyla medet uman siyasetlerin tutumlarýný Lassalle cýlýkla özleþtirmiþtik. Lassalle ýn siyasi mirasýný Rusya da menþevikler devralmýþtýr. Plekhanov ne kadar Marx ýn ve Engels in Lassalle a yönelttiði eleþtirileri haklý bulursa bulsun, bu Plekhanov un ve Menþeviklerin yýllarý arasýnda Lassalle ýn siyasi çizgisinde hareket ettiði gerçeðini deðiþtirmez. Bazý Menþeviklerin Kadet leri açýkça desteklemeleri, bazýlarýnýn ise kendilerini Kadet lerden özenle ayýrmalarý ve kendilerinin Kadetçi olmadýðýný söylemeleri de bu gerçeði deðiþtirmeye yetmez. Siyaset hiçbir zaman bir niyet sorunu olmamýþtýr. Siyasi çizgiyi belirleyen alýnan tutumlar ve bu tutumlarýn kime nasýl hizmet ettiðidir. Bu açýdan bakýlýnca niyetleri ister AKP yi durdurmak olsun, ister askeri vesayet rejimini ortadan kaldýrmak olsun, referandumda EVET/HAYIR cephesinde konumlanan siyasetler düzen güçlerinin deðirmenine su taþýmýþlardýr. Bolþeviklerin yýllarý arasýnda boykota karþý yazdýðý yüzlerce makale de bu gerçeði tersine çevirmeyecektir. Söz konusu 12 Eylül referandumu ise, referandumda düzen güçlerine yedeklenmemek adýna boykot tutumunu izleyen siyasetlerin tümünün siyaseten doðru bir çizgide hareket ettikleri tespiti de doðru deðildir. Zira dönemine geri dönecek olursak, sol tasfiyecilerin de düzen güçlerine yedeklenmeme kaygýsýyla hareket ettikleri açýktýr. Bunu anlayabilmek için referandumda boykot tutumunu alan birbirinden taban tabana zýt iki ayrý tutumu açýða çýkarmak gerekir. Bunlardan birisi referandumda düzen güçlerine yedeklenmemek adýna boykot tutumunu alan siyasetlerse, diðeri de Boykot Cephesi altýnda hareket eden siyasetlerdir. 12 Eylül de boykot tutumunu alan siyasetlerin önemli bir kesimi, yaþadýðýmýz topraklardaki seçimleri boykot etmektedirler. Bu açýdan boykotçu çizgiyi izleyen bu siyasetlerin döneminde Bolþeviklerin izlediði siyasi çizgiyi sahiplenmeleri asla mümkün deðildir. Ancak bu eleþtiri seçimleri açýktan açýða boykot edenler için deðil, seçimlerde devrim ve sosyalizm propagandasý yapmak adýna ortak cephelere, platformlara burun kývýran, bu cephelerin ve platformlarý reformist olmakla, ya da parlamenterist rüyalara kapýlmakla suçlayan, bu giriþimlerin eksikliklerini burada yer almamanýn bahanesi yapan akýmlar için de geçerlidir. Bu siyasi çizginin sol tasfiyeci, Otzovist, ültimatomcu akýmlarýn bir uzantýsý olduðu açýktýr. Nasýl ki Otzovistler, ve ültimatomcular kendilerini birbirlerinden ve boykotçulardan ayýrmaya çalýþýrsa da, bu çaba anlamsýzdýr. Lenin 1909 da Maximov adýyla yazan Bogdanov a hitaben þunu söylemiþti: Maximov ve yoldaþlarýnýn Otzovizmi gizleme çabasý oluþan [Bolþevikler arasýnda oluþan] bu yeni hizbin en temel özelliðidir ve bunun üzerine daha detaylý bir þekilde eðilmek durumundayýz. [ ] Ýlk olarak, aslýnda Maximov ve yoldaþlarý oldum olasý biz otzovist deðiliz, ve otzovistlerin fikirlerini hiçbir þekilde paylaþmýyoruz diye baðýra gelmiþlerdir. Ýkincisi Maximov ve yoldaþlarý Bolþevikleri de otzovistlere karþý verilen bu savaþý abartmakla suçlamaktadýrlar. Ýþte bu Raboçeya Dyelo cularýn ( yýllarý arasýnda), Raboçeya Mysl takipçilerine nazaran söylediklerinin aynen bir tekrarýdýr: Biz ekonomist deðiliz diye baðýrýyordu Rabeçeya Dyelo cular ve ekliyorlardý biz Raboçeya Mysl ýn görüþlerini paylaþmýyoruz ve onlarla tartýþýyoruz. (iþte Maximov un otsovistlerle yaptýðý tartýþma da aynen böyledir). Sadece bu kahrolasý Iskracýlar bize bu saçma, yanlýþ üstelik abartýlmýþ ekonomizm suçlamasýný yöneltiyorlar vs vs. Raboçeya Mysl taraftarlarý içerisinde yoldan çýktýðýný [yani ekonomizmi] açýktan savunan - dürüst ve açýkekonomist sayýsý az deðildi. Kendilerine fikirlerini açýktan açýða savunduklarý için saygý duymamak imkansýzdýr. Ama Raboçeya Dyelo kliði özellikle karda yürüyüp iz býrakmama, açýklarýný kapatma, saklambaç oynayarak kamuoyunu yanýltmada gayet uzmanlaþmýþtýr. Bu baðlamda ele alýrsak, Maximov ve yoldaþlarý da açýk ve kendilerini açýkça ifade eden Vsev, Stan gibi otzovistlerle tamamen ayný yolda yürümektedir. Yaþadýðýmýz topraklarda içinden geçtiðimiz geri çekilme döneminde aslýnda açýktan açýða boykot tutumunu savunan akýmlarýn dýþýnda, daha gizli bir þekilde seçimlerde kendi çalýþmalarýný yürütüp kendi adaylarýnýn çalýþmalarýný yapma kisvesi altýnda boykot tutumunu alan akýmlarýn olduðu, bu akýmlar ne kadar biz boykotçu deðiliz derlerse desinler bir gerçektir. Bu siyasi eðilimi ayný zamanda bu siyasetlerin seçimlerin ardýndan oldum olasý seçim oyunu bitti, referandum oyunu bitti manþetleri atmasýndan, ya da meclisteki DTP milletvekillerine bulduklarý ilk fýrsatta, bin bir farklý nedenle sine-i millete dönme çaðrýlarý yapma refleksinden de görmek mümkündür. Bu akýmlarýn bir kýsmýnýn EVET/HAYIR cýlarýn kendi tutumlarýný aklamak için Lenin in boykot karþýtý yazýlarýndan alýntýlar yapmasýna karþý hýzlý bir refleks göstererek boykot tutumunu savunmalarý da rastlantý sayýlmayacak bir tesadüf tür. Ancak boykota karþý tutumlarý ne olursa olsun bu siyasetlerin referandumda ve seçimlerde ortak eylem platformlarýndan uzak durmasýnýn da Bolþeviklerin geri çekilme döneminde izledikleri çizgiyle karþýlaþtýrýldýðýnda savunulabilir bir yaný olmadýðý açýktýr. Asýl sorun reformistlerle yan yana gelmeme sorunu ise, yýllarý arasýnda Menþeviklerle, Sosyalist Devrimcilerle, Trudoviklerle ortak bir sol blok halinde hareket etmeyi önemseyen Bolþeviklerin izledikleri siyasi çizginin savunulabilir bir tarafýnýn olmamasý gerekir. Asýl sorun seçimlerde devrim ve sosyalizm propagandasý yapmaksa, bu tutumun Bolþeviklerin ayýrt edici çizgisi olmamasý bir yana, mevcut platformlar içerisinde yer alarak, ajitasyon ve propaganda serbestliði çerçevesinde yer türlü propagandanýn yapýlmasýnýn mümkün olduðu açýktýr. Açýkçasý bu tür birlikteliklerden kaçýnma refleksi Bolþeviklerin deðil, Bolþevikleri sol blok çabasý için eleþtiren sol tasfiyecilerin tutumu olduðu su götürmez bir gerçektir. Bunlarý göz önüne alarak þu tespiti yapmak mümkündür: Bolþeviklerin geri-çekilme döneminde izlediði siyasi çizgi esas alýnacaksa referandumda bu tutumun karþýlýðý referandumu boykot etmek deðil, referandumda boykot cephesi içerisinde konumlanarak düzen güçlerinden baðýmsýz bir çalýþma yürütmektir. Elbette bu çizgi sadece referandum için deðil, içinden geçtiðimiz dönemin tümünde uygulanmasý gereken bir çizgidir genel seçimlerinde bu yol Bin Umut Adaylarýnýn çalýþmasýný yapmaktan geçmiþti yerel seçimlerinde bu yol Birlikte Baþarabiliriz Platformu içerisinde ortak bir çalýþma yürütmekten geçti. 12 Eylül referandumunda boykot cephesiyle somutlanan bu olanaðý 2011 genel seçimleri için de kullanmak komünistlerin temel ödevidir. Bu nedenle 2011 genel seçimlerinde Bolþeviklere referansla hareket eden tüm akýmlarýn ortak bir platform etrafýnda toplanmasý, düzen güçlerinden ayrý, baðýmsýz bir çalýþma yürütmesi, kitlelerin siyasallaþmasý için her türlü olanaðý kullanmalarý ve onlarý düzen güçlerine karþý olan bu güç birliðinin yanýna çekmeye çalýþmasý gerekmektedir seçimlerinde Bin Umut adaylarýnýn karþýsýna baðýmsýz adaylar çýkaran pek çok akýmýn bugün böyle bir güç birliðini önemsemesi ve ortak bir çalýþmanýn önemine, bir Üçüncü Cephe ye vurgu yapmasý önemsiz deðildir. Ancak bu cephe adý ne olursa olsun kendisini referandumda alýnan EVET-HAYIR- BOYKOT tutumlarýna göre ya da reformist/devrimci gibi ayrýmlarla kýsýtlayan deðil, solun tümünü içermeyi hedefleyen ve solun tümüne yapýlan bir çaðrý olmalýdýr. Sol içerisinde siyasi bir ayrým çizilecekse bu ayrým, böyle bir çaðrýya yanýt verenler ve böyle bir çaðrýya nedeni ne olursa olsun kayýtsýz kalanlar arasýnda çizilmelidir. Bu çaðrýya yanýt verenler düzen güçlerine karþý, onlardan baðýmsýz, kitlesel ve birleþik bir mücadele vermeye niyetli olan akýmlarý ayýrt ederken, bu çaðrýyý görmezden gelmek nedeni ne olursa olsun - düzen güçlerinin deðirmenine saðdan veya soldan su taþýmak olacaktýr. Türkiye deki sosyalistlerin Bolþeviklerin yýllarý arasýndaki siyasi çizgilerine yönelik bir tartýþma yürütmelerinin asýl nedeni kendi tutumlarýný aklamak deðil de, gerçekten bu çizgiyi referans alarak yürümekse, önümüzdeki dönemde ne yapýlmasý gerektiði açýktýr. ü bayraklaþtýran komünistler bu çizgiye sadýk kalarak hareket etmekte ve yaþadýðýmýz topraklardaki tüm sosyalistleri - bundan önceki tutumlarý ne olursa olsun böyle bir eylem çizgisine davet etmektedir. Türkiye nin önünde demokrasi sorunu sadece emekçilerin ve ezilenlerin acil bir talebi olarak durmakta deðildir. Burjuvazinin kendi içinde de emperyalistler arasý paylaþým kavgasýnýn bir iz düþümü olarak demokratikleþme kýlýfý altýna saklanarak yürütülen bir siyasi dalaþ yürümektedir. Bir taraf statükoculuða karþý demokratik açýlým adý altýnda, bir taraf ta dinci Amerikancýlarýn sivil darbe giriþimine karþý demokrasiyi savunmak adý altýnda bir it dalaþý içindedir. Bu koþullar altýnda emekçilerin ve ezilenlerin kendi demokratik taleplerini bunlardan baðýmsýz olarak dile getirmesi ve demokrasi sorununu çözmeye biz talibiz tutumuyla öne çýkma iradesi göstermeleri gerekir. Demokratik haklar mücadelesi doðrultusunda yürütülen en baþarýlý hareketler böyle baþarýya ulaþmýþtýr. Ekim devrimi de bunlarýn en baþarýlý olanýdýr. ün arkasýndaki komünistler bu deneyimin derslerini kuþanarak mücadele ediyor.

10 Sayfa 10 ARALIK 2010 ün Sözü Günün Acil Ödevi CHP ve AKP'ye Karþý Emekçilerin ve Ezilenlerin Eylemli Birleþik Cephesini Örgütlemektir 2010 yýlý sona ererken yaþadýðýmýz topraklardaki siyasi gündemin merkezine «deprem» benzetmesiyle anýlan «Wikileaks belgeleri» oturdu. Wikileaks adlý internet sitesinin ABD Dýþiþleri Bakanlýðý ile dünyanýn dört bir yanýndaki ABD Büyükelçilikleri arasýndaki yazýþmalarý sýzdýrýp yayýnlamaya baþlamasýný ABD emperyalizminin planlarýna çomak soktuðuna, devletlerarasý iliþkileri kökünden deðiþtireceðine, bu baðlamda Wikileaks in bu konspiratif eyleminin büyük bir deðiþimin habercisi hatta tetikçisi olduðuna inananlarýn sayýsý hiç de az deðil. Bu depremin en yakýndan etkilediði coðrafyalarýn baþýnda da yaþadýðýmýz topraklar geliyor. Besbelli ki bu «deprem» ve «artçýlarý» en azýndan 2011 seçimlerine kadar Türkiye yi sarsmaya devam edecek. Bu «depremin» Türkiye de baþka yerlerden daha fazla yankýlanmasý ve Türkiye de burjuva siyasetinin gündemine oturmasý hiç þaþýrtýcý deðildir. Zira bu yeni ünlenmekte olan internet sitesinde yayýnlanan belgeler arasýnda Türkiye ile ilgili olanlarýn sayýsý oldukça kayda deðer. Toplam 250 bini aþkýn belgeden Washington mahreçli olan 8 binden fazlasý birinci sýrada. Ankara mahreçli olanlar 7 binden fazla ve ikinci sýrada; üçüncü sýrada ise Baðdat mahreçli olanlar yer alýyor. Bu ayrýntý bile esasen Ankara nýn ABD açýsýndan nerede durduðunun açýk bir iþaretidir. Bu gerçeðin nedeni takip edildiðinde, yani Türkiye nin ABD nin Orta Doðu planlarýnda aðýrlýklý bir rolü olduðu ve bu planýn da ABD ve müttefikleri ile ortak rakipleri arasýndaki paylaþým kavgasýna dair olduðu göz önünde bulundurulduðunda, bu «Wikileaks depreminin» hangi «fay hattýndan» ileri geldiði de apaçýk ortaya çýkmaktadýr. Ve bu hattý takip edenlerin göreceði þey Wikileaks depreminin emperyalist devletler arasýndaki güç iliþkilerini ya da yaþadýðýmýz topraklardaki siyasi geliþmeleri deðiþtirmekten ziyade, Wikileaks eyleminin mevcut güç dengelerinin ve siyasi geliþmelerin etkisi altýnda þekillenmekte olduðudur. Bu «fay hattýnýn» güzergahýný ortaya çýkarmak için söz konusu belgelerin içeriðinde neler söylendiði ve bu vesileyle nelerin açýða çýkmakta olduðu konusunda bir meraka kapýlmak hem akýllara ziyandýr hem de bir tuzaktýr. Zira bu tür operasyonlarda yaratýlan esrarengiz iklim zaten ilgiyi bu ayrýntýlara çekme maksadýyladýr. Bu konularý merak edip dikkatlerini buralara yöneltenler tuzaða basmýþ olurlar ve propaganda faaliyetlerinde bu konulara yaslanmaya tevessül edenler de, niyetleri ne olursa olsun, birbirleriyle kapýþmakta olan taraflardan birine yahut diðerine yedeklenmekten kurtulamaz. Zaten bu belgeleri kimlerin ortaya atýp, hangi maksatla yararlanmak istediðinin de belirleyici bir önemi yoktur. Zira söz konusu olan bir iktidar kavgasý olduðunda, taraflar skandal, tertip, dedikodu vb. araçlardan yararlanmaktan geri durmazlar; ama, bu tür kavgalarýn sonucunu tayin edecek olan bu araçlar deðildir. Aksine bu tür araçlarýn somut güçler iliþkisinin seyrine göre, onlarý ortaya çýkaranlarýn aleyhine sonuçlar doðurduðu da sýklýkla görülür. Önemli olan siyasal kavgalarýn son tahlilde taraflar arasýndaki güç dengelerine göre þekillendiðidir. O nedenle bu tür kavgalarýn ortasýnda sýk sýk görülebilen Wikileaks türü ifþaatlar karþýsýnda, bunlarýn arkasýnda kimlerin yer aldýðýný ve bundan ne murad ettiklerini araþtýrmak anlamlý deðildir. Daha ziyade, hali hazýr güçler dengesinin ne durumda olduðuna ve bu geliþmeden sonuçta kimin yarar saðlayacaðýna bakmak gerekir. Benzer durumlarda Lenin in öðütlediði gibi, «kime yarar?» sorusunu sorarak iþe baþlamak yeðdir. Bu bakýmdan, ülkede ve dünyadaki siyasal geliþmeleri emperyalistler arasý paylaþým kavgasýnýn ýþýðýnda kavramakta olan ün arkasýndaki komünistler, Wikileaks belgelerinin içeriklerinde ne olduðundan ve bunlarý kimlerin nasýl elde edip ortaya döktüðünden ziyade, bu sürecin kime yaradýðýyla ve söz konusu kavganýn seyrinde nereye isabet ettiðiyle ilgilenmektedir. Bu nedenle ün arkasýnda duran komünistler emperyalistler arasý güç dengelerine ve yaþadýðýmýz topraklarda burjuvazinin kendi içindeki rekabetine dair tespitlerini hatýrlayýp, bu geliþmelerin olasý sonuçlarýnýn bu tespitleri nasýl ve ne yönde etkileyebileceðiyle ilgilenmektedirler. ABD nin Planý Deðiþmemekte, T.C nin Bu Plandaki Rolü ve Önemi Artmaktadýr. ABD Dýþiþleri sözcüsü Crowley, Wikileaks depreminin hemen ardýndan bu belgelerin sýzmasýnýn ABD nin çýkarlarýný zedelediðini açýkladý. Buna bakarak, bu belgelerin ortaya çýkmasý ile AKP ve Erdoðan la Washington arasýndaki iliþkilerin soðuduðu ve daha da soðuyacaðýný Ýsrail in muradýna ereceðini yazýp söyleyenler az deðildir. Bunlara bakarak bu operasyonun ardýnda Obama karþýtlarýnýn veya Ýsrail yanlýlarýnýn bulunduðuna hükmedip onlarýn hanesine bir baþarý puaný yazmakta acele etmemek de lazýmdýr. Zira bu belgelerin ABD çýkarlarýný zedelediði doðrudur. Ama bu belgelerin yayýnlanmasý Obama dönemine rastlasa da, belgeler daha çok Obama nýn rakiplerinin gaflarýný ifþa etmektedir. Bu nedenle, son zamanlarda güç kaybetmekte olan Obama nýn bu belgelerden yararlanarak bir karþý ataða geçip, kendi konumunu bu vesileyle düzeltmesinin önünde bir engel yoktur. Nasýl ki Ýkiz Kule saldýrýsý ABD nin prestijini sarsan bir eylem olduðu halde, o zaman Bush yönetimi bundan kendi planlarý doðrultusunda hamle yapmak üzere yararlanmayý bildiyse, Obama da bu «Wikileaks depremi»nden benzer bir biçimde yararlanmaktan geri durmayacaktýr. Öte yandan bu belgelerin sýzmasýyla AKP ve bilhassa Erdoðan ve Dýþiþleri bakaný için müþkül bir durum yarattýðý da doðrudur. Ama bu duruma bakarak AKP nin yörüngesini deðiþtireceðini veya ABD nin AKP yi kullanmaktan vazgeçeceðini düþünmek abesle iþtigal olur. Keza bu durum nedeniyle AKP nin geri adým atýp Ýsrail e karþý daha yumuþak bir üslup benimseyeceðini beklemek de nafiledir. Wikileaks belgeleri ABD nin Orta Doðu planlarýný deðiþtirmeyeceði gibi, bu planlar çerçevesinde Türkiye ye biçilen rol de Wikileaks te yayýnlanan belgeler yüzünden deðiþecek deðildir. Wikileaks in ABD Dýþiþleri Bakanlýðý ndan sýzdýrdýðý belgeleri yayýnlamadan bir hafta önce, Kasým tarihlerinde Lizbon da gerçekleþen NATO zirvesi bunun en açýk kanýtýdýr. Bu zirvenin asýl önemi 1949 yýlýnda Sovyetler Birliði ne karþý yürütülecek askeri ve siyasi operasyonlarý yürütmek amacý ile kurulan NATO nun, Sovyetler Birliði nin daðýlmasýndan sonraki rolünün açýklýða kavuþturulmasý olmuþtur. Her ne kadar Sovyetler Birliði nin daðýlmasýnýn ardýndan Kosova dan Afganistan a kadar uzanan bir bölgede önemli roller üstlenmiþ olsa da NATO nun yeni misyonunun resmi çerçevesi Kasým ayýnda yapýlan Lizbon zirvesinde çizilmiþtir. Buna göre NATO, ABD nin Ortadoðu daki planlarýnýn uygulayýcýsý olmayý resmen kabul etmiþtir. Bu karar bize ABD nin Ortadoðu daki planlarýný hayata geçirme þerefinin SSCB nin daðýlmasýyla birlikte rolü görece azalan Ýsrail den, rolü giderek artan T.C ye doðru kaymakta olduðunu gösterir. sayfalarýnda Mavi Marmara krizine dair yazýlan yazýlarda bu gerçeðe iþaret etmiþ ve ABD nin Ortadoðu ya giderek T.C. üzerinden müdahale etmeye baþladýðý bir siyasi konjonktürden geçtiðimizin altýný çizmiþtik. Yine sayfalarýnda Tayyip Erdoðan ýn gerek One Minute çýkýþlarýnda, gerekse Mavi Marmara sürecinde Ýsrail e sataþabilmesinin ardýnda ABD den aldýðý destek olduðunu, hatta ABD nin T.C. yi Ýsrail i hizaya çekmek için kullandýðýný dile getirmiþtik. Bu bakýmdan ne ABD nin Ýran a yapacaðý müdahaleleri Ýsrail in üyesi olmadýðý NATO aracýlýðý ile yapmaya karar vermiþ olmasý ne de Füze Kalkanlarý na ev sahipliði yapma þerefinin T.C ye nail olmasý bir rastlantýdýr. ABD açýsýndan T.C nin rolü ve önemi giderek artmaktadýr. Bu, Wikileaks belgelerinde de ABD dýþiþlerinin en çok Ankara ile iletiþimde olmasýnýn açýkça görülmesinden de anlaþýlabilir. Ancak ABD açýsýndan T.C nin rolünü sadece füze kalkanlarýnýn yerleþtirildiði bir ülke ya da NATO aracýlýðý ile yürütülecek olasý bir savaþýn yeni cephesi olarak tespit etmek mevcut gerçekliði açýklamakta eksik kalacaktýr. Zira bu nedenler böyle bir rol için ABD nin neden T.C yi Ýsrail e yeð tuttuðunu açýklamakta yetersiz kalýr. Burada asýl önemli olan, ABD nin Ýran a yapacaðý müdahale açýsýndan T.C nin üstleneceði rolün vurucu bir güç olmanýn ötesinde olduðudur. ABD Ýsrail in Ýran a karþý silahlanmasýna göz yumarken ve NATO yu kendi çýkar ve planlarý uyarýnca yeniden yapýlandýrýrken asýl olarak Ýran a gözdaðý vermek istemekte ve bu sayede Ýran ý mevcut yaptýrýmlarý artýrma tehditleriyle, diplomatik araçlarla, müzakerelerle hizaya getirmeye çalýþmaktadýr. Böyle tarif edilmiþ bir müdahalede ABD nin planlarýný hayata geçirmek için T.C. bulunmaz bir kaftandýr. T.C nin ABD nin Ortadoðu daki planlarý için öneminin altýný çizenlerin sayýsý hiç de az deðildir. Ancak bu tespit genelde T.C nin kalabalýk bir Müslüman nüfusa sahip olmasýnýn yarattýðý olanaklara ve ABD nin T.C. üzerinden Ilýmlý Ýslam modelinin propagandasýndan beslenir. Bu tespitler elbette önemlidir ancak T.C yi ABD nin planlarýný uygulama konusunda elveriþli hale getiren tek ve asýl mesele bu deðildir. Bu doðrultuda asýl olarak, Kürdistan sorununun Ýran ile T.C. yi birbirine yakýnlaþtýran temel bir sorun olduðunun altýný çizmek gerekir. Aslýnda Kürdistan sorunu sadece Ýran ý deðil, ABD nin Ortadoðu planlarý için kilit öneme sahip olan Irak ve Suriye yi de T.C ye yakýnlaþtýrmaktadýrlar. Bu dört devletin içerisine hapsolmuþ bir Kürdistan, bu dört devleti birbirlerine baðlayan ortak bir sorundur. Bu nedenle ABD nin Irak tan çýkýþý süreci ile Türkiye deki demokratik açýlým sürecinin ayný tempoda hýzlanmasý, ABD nin Ortadoðu daki planlarýnýn Kürdistan ýn esaretini içermesi bir rastlantý deðildir. Wikileaks belgelerinde açýklanacaðý söylenen ancak henüz ortaya çýkmamýþ olan ABD PKK ye yardým ediyor, ABD Barzani ile pazarlýk içerisinde gibi söylenti ya da haberlerin de, ABD nin Kürtlere yardým ediyor olduðunu göstermekten ziyade, ABD nin Kürdistan sorununu kullanarak bölgedeki diktatörlükleri hizaya getirmesine hizmet ediyor olduðu açýktýr. Ýkinci olarak eðer T.C nin bekçiliðini yapan hükümetler Ortadoðu da ABD nin güdümünde hareket etmeyen diktatörlükleri hizaya getirmeye yolunda görevler üstleneceklerse, T.C hükümetlerinin bu devletlerle sýký bir diyalog içerisinde olmasý gerektiði açýktýr. Davutoðlu nun komþularla sýfýr sorun yöneliminin özü de tastamam budur. Ancak ABD nin Ýran baþta olmak üzere Ortadoðu daki devletleri kendi güdümüne çekmeye çalýþtýðý bir süreçte, T.C nin komþularla sýfýr sorun yönelimini - dolayýsýyla arabuluculuk rolünü devam ettirebilmesi için yer yer ABD den farklý bir tutum benimsemesi, hatta ABD ye karþý bu devletlerin çýkarlarýný destekliyor olmalarý gereklidir. Zaten ABD T.C yi bir süredir tam da böyle bir role hazýrlamaktadýr. Geçtiðimiz Haziran ayýnda Birleþmiþ Milletler Güvenlik Konseyi nde Ýran a yönelik yaptýrýmlar oylanýrken Türkiye nin Hayýr oyu kullanmýþ olmasýndan Aralýk ayýnýn ilk haftasýnda Uluslararasý Atom Enerjisi Dairesi toplantýsýnda Ýran ýn tutumunun kýnanmasýna dair TC nin çekimser kalarak ABD ile farklý tutum almasýna uzanan bir süreçte, ABD T.C. yi bu role hazýrlamaktadýr. Yine NATO toplantýsýnda T.C nin füze kalkaný projesinin kimleri hedef aldýðýný kayýtlara düþürmemeye çalýþmasý ve bunun kabul edilmesi de benzer bir sürecin sonucudur. Açýkçasý Ýran ýn nükleer silah müzakerelerinin Türkiye de yapýlmasý ýsrarý göz önüne alýndýðýnda ABD nin bu planýnýn þimdiden somut sonuçlar üretmeye baþladýðýný görmek gerekir. Ýþte böyle bir rol söz konusu olduðunda, yayýnlanma sebebi ne olursa olsun Wikileaks aracýlýðý ile kamuoyuna duyurulan ABD büyükelçilerinin AKP hükümetinden huzursuz olduðunu, bu hükümeti söz geçirilemez, Davutoðlu nu tehlikeli gördüðünü ifade eden gizli belgelerin, ABD ile AKP nin arasýný bozmaya yetmeyeceði açýktýr. Bilakis ABD bu planlarýn uygulanmasý için AKP nin daha zayýflayarak konumunu korumasýnda yarar görmektedir ve zayýflayan AKP yi amaçlarý doðrultusunda kullanabilecek müdahalelerde bulunmaktadýr. Üstelik ABD bir yandan da AKP nin yedeðinin kontrollü bir biçimde sahne almasýndan memnun olmaktadýr. Bu tablonun da Wikileaks belgeleriyle deðiþmeyeceðinden kuþku duymamak gerekir. Türkiye de Ýktidar Zayýflamakta, Ýktidarýn Yedek Lastiði Yeterince Güçlenememektedir Sonuçta ABD Dýþiþleri Bakanlýðý ndan bu belge ve bilgileri sýzdýranlar bunu ne maksatla yapmýþ olurlarsa olsunlar Türkiye bakýmýndan asýl sonuç þudur: 12 Eylül Referandumun ortaya koyduðu tablo deðiþmiyor ve uzun süre boyunca da deðiþeceðe benzemiyor. AKP zayýflamaya devam ediyor ve CHP-MHP ittifaký giderek imkansýzlaþýyor. Nitekim referandumda ayný kampta yer alýrken birbirleriyle baðdaþmayan bir tutum izleyen CHP ile MHP nin bu belgeler karþýsýnda iki ayrý uçta yer almalarý bir iþarettir. CHP bu belgeleri kullanarak zayýflamakta olan AKP yi kitleler nezdinde yýpratmaya çalýþýrken, MHP bu tür belgelerle siyaset yapýlmasýný yanlýþ bulduðunu iddia etmektedir. Yeni baþkaný ile bazý kesimlerde bir umut uyandýrýp destekçilerini arttýrmaya baþlasa bile, CHP nin önümüzdeki genel seçimlerde tek baþýna iktidar alternatifi haline gelemeyeceði bellidir. CHP kurultayýnda Kýlýçdaroðlu istediði parti meclisiyle çýksa da, çýkmasa da CHP nin bir daha Baykal dönemindeki ittifak çizgisine dönemeyeceði adeta þimdiden kesinleþmiþ görünmektedir. MHP ile ittifak yapma ihtimali giderek azalan CHP, zayýflayan AKP nin yeterince güçlenemeyen yedeði olarak, AKP nin etki alanýndan kurtulan emekçi kesimleri ve AKP kuyrukçusu liberal solcularýn dýþýnda kalan kesimleri yedeklemek üzere hamleler yapýp, ana muhalefet rolüne hazýrlanmaktadýr. ABD nin tek baþýna AKP ye muhtaç olmaktan kurtulmak istemesine de uygun olarak, AKP saðdan aldýðý destekle ayakta dururken, AKP nin yeterince güçlenemeyeceði anlaþýlan rakibi Gandi Kemal de AKP ye karþý solu etkisi altýna almaya çalýþmaktadýr. Doðrusu MHP den uzaklaþmasýyla güya daha anti- Amerikancý bir çizgiye geldiði hayaline kapýlarak yüzünü CHP ye dönen AKP muhalifleri de solda az deðildir. Halbuki olan tam tersidir. CHP kendisini AKP miadýný doldurunca ABD nin kullanýmýna hazýr yedek lastiði olarak hazýrlamaktadýr. Bu hedefle hareket eden CHP yüzünü sola dönüp burada nispeten bir baþarý elde ederken, zayýflayan AKP de saðdan destek aramak zorundadýr. AKP 12 Eylül referandumunda BBP ve SP yi yedekleyebilmiþtir; þimdi ise bu yakýnlaþmayý geniþleterek sürdürmek zorundadýr. Zaten yalnýzlaþarak zayýfladýðýný gören MHP de referandumdaki tutumunun aksine þimdi AKP ye göz kýrpmaktadýr. Burjuva Kamplarýn Yüzlerindeki Maskeyi Ýndirebilmek için Verilecek Mücadele Düzen Güçlerinin Tümünü Karþýsýna Almalýdýr Bu siyasi tabloda komünistlerin nasýl hareket etmesi gerektiðini tespit edebilmek için, CHP ve AKP den ayrý olarak 2008 yerel seçimlerinin ardýndan bir de referandumda oy potansiyelini korumaya devam ettiði görülen BDP nin nerede durduðunu tespit etmek gereklidir. Süreci burjuva basýnýn gözlüðünden izleyemeye alýþkýn olanlar, BDP söz konusu olduðunda BDP nin «kah AKP ye, kah CHP ye yanaþtýðý»ný rivayet eden muhtelif senaryolara göre tutum alacaklardýr. Bu birbirine aykýrý ve uzlaþmaz senaryolarýn ardýnda halihazýrda BDP nin baðýmsýz bir tutum içerisinde bulunmasýnýn yattýðý açýktýr. Daha doðrusu BDP nin vazgeçemeyeceði belli baþlý tutumlarý yüzünden, o istese bile, ne CHP ne de AKP onunla bir ittifak içine girmeye yanaþabilmektedir. Buna karþýlýk BDP bu yöndeki çaðrýlara icabet etmekte tereddüt etmedikçe kah CHP içindeki þoven eðilimlerin kabarmasýna ve Kýlýçdaroðlu nun konumunun zayýflamasýna yol açmakta, kah AKP nin sözümona «Kürt açýlýmý» yapmaya niyetli olduðu hakkýndaki iki yüzlü tutumunun açýða çýkmasýný saðlamaktadýr. Gandi Kemal in solu kendisine yedekleme çabalarýna karþý, geçtiðimiz ay içerisinde BDP nin CHP ile 2011 seçimleri için ittifak yapma önerisi de bu eksende ele alýnmalýdýr. Bu hamle esasen CHP yi püskürtmeye ve CHP içerisindeki çeliþkilerin artmasýna hizmet etmiþtir. Bu BDP nin bir süredir AKP ye karþý kullandýðý taktiðin bir benzeridir. Ýþte bu gelgitler içinde kah AKP CHP ye karþý bir þoven kampanya yükseltmekte, kah CHP AKP ye karþý þovenizm bayraðýný yükseltmektedir. Böylelikle BDP nin varlýðý bile iki rakip burjuva kampýný saða doðru itmeye ve maskelerini düþürmeye hizmet etmektedir. Böylece siyaset sahnesinde CHP/AKP kutuplaþmasýnýn karþýsýnda üçüncü bir siyasal odak olarak BDP nin durduðu ve burjuva siyaset sahnesinin þekillenip sadeleþmesinde belirleyici bir rol oynadýðý besbellidir. Özellikle yasal düzenlemeleri beklemeksizin Kürtçenin ikinci dil olarak kullanýlmasýný baþlatacaklarýný açýklamasýyla BDP yeni yýla ve dolayýsýyla seçim sürecine girerken bu doðrultuda çok daha etkili bir hamle yapmýþ bulunmaktadýr. Bu ayný zamanda yerel yönetimlerin özerkleþmesi doðrultusunda bir adýmý da ifade etmektedir. Bu hamle önemlidir zira ne AKP ne CHP, ne de onlarýn dümen suyunda gittikleri halde güya baðýmsýz bir duruþlarý olduklarýný iddia etmekte olan burjuva kampýndaki köþe yazarlarý ve siyasi odaklar bu tutuma destek olma yeteneðindedir. Ama bu hamleyle referandum sürecinden beri tezgahlanan oyun bozulmaktadýr. Yani zaten AB sürecinde gerçekleþtirilmek zorunda olan reformlarý ve bunlarý da kapsayan Anayasa deðiþikliðini seçim sonrasýna havale etme kurnazlýðý boþa çýkmaktadýr. Böylece 2011 seçimlere giderken BDP yi AKP ye yedeklemek üzere bu reformlarý bir pazarlýk malzemesi yapma hesaplarý da boþa çýkmaktadýr. Bu bakýmdan BDP nin parlamenter zeminde iki rakip burjuva kampý karþýsýnda bir «üçüncü kamp» oluþturduðu doðru olsa da, buna bakarak yanýlmamak lazýmdýr. Zira BDP nin ve onun odaðýnda olduðu bir cephenin esasen mevcut burjuva akýmlarýnýn hepsinin karþýsýnda emekçilerin ve ezilenlerin oluþturduðu ikinci cephenin açýlmasýnda bir rol oynamasýna ihtiyaç vardýr. Bu cephenin de parlamento sýnýrlarý çerçevesinde açýlamayacaðý besbellidir. Nitekim BDP nin yeni hamlesi sadece parlamento düzleminde duran ve orda kalan bir hamle deðildir. Zaten hasýmlarý duraksamadan BDP yi kitleleri sokaða taþýmakla suçlamaktadýrlar; tastamam öyledir. Þimdi BDP temel demokratik taleplerini dile getirirken ateþkesin ilan edilip kaldýrýlmasýna baðlý bir hareket alanýnýn dýþýna adým atmýþ ve hasýmlarýný doðrudan doðruya bir kitle seferberliði ve kendi ifadeleri ile «sivil itaatsizlik eylemleri» ile tehdit etmektedir. Ýþin doðrusu bunu gerçekleþtirip geniþletebileceðinden kimsenin kuþkusu yoktur. Ancak bu eylem þeklinin sadece BDP ye özgü bir nitelik olduðunu düþünmek yanlýþtýr. Zira zayýflayan ama henüz iktidarýný kaybetmemiþ bir AKP ile yükseliþe geçse de AKP yi geriletebilecek kadar güçlenememiþ olan CHP arasýndaki rekabetin kýzýþmasý, yaþadýðýmýz topraklardaki sol akýmlarýn bu durumu istismar ederek kolektif bir mücadeleyi güçlendirebilmenin yollarýný yaratmaktadýr. Üniversitelerde yumurtalý protesto eylemleri ile hareketlenmeye baþlayan öðrenci eylemleri bunun açýk bir örneðidir. Solu kendisine yedeklemeyi hedefleyen CHP, baþlangýçta AKP yi hedefleyen bu eylemlere kol kanat açmaya çalýþmýþtýr. Açýkçasý sol hareket içerisinde CHP nin kol kanat gerdiði böyle bir zemini siyaset yapmak için uygun bulan akýmlar hiç de az deðildir. CHP ye yaslanarak AKP ye niþan alan bu tür eylemlerin emekçilere ve ezilenlerden ziyade Gandi Kemal e yarayacaðý da sýr deðildir. Ancak bu eylemler sadece AKP yi deðil burjuvazinin tüm kamplarýný karþýsýna almaya baþladýðýnda, bu hareketi kendi terkisine almaya heveslenen CHP nin bu eylemlere açýkça sahip çýkamadýðý ve bu eylemlerin iki rakip burjuva kampýný da fena halde müþkül durumda býraktýðý görülmektedir. Güya hasým olan bu ikiz kardeþler ister istemez bu tür eylemler karþýsýnda, týpký Kürtçenin fiilen kullanýlmasý karþýsýnda olduðu gibi «talepler haklý ama yasal zeminde kalýnmalý» diyerek düzeni koruma çaðrýlarý yapmakta ve böylece her ikisini de bu geliþmelerin zeminini döþemekle suçlayan MHP ile ayný yerde buluþma doðrultusunda el-ele ilerlemektedirler. Bu örnekler önümüzdeki dönemde sol hareketin nasýl bir mücadele hattýnda bulunmasý gerektiðini göstermektedir. Verilecek mücadele AKP ve CHP dahil düzen güçlerinin tümünü, ehven-i þer ayrýmý yapmadan karþýsýna almalý ve düzen güçlerinin bu eylemleri yedekleme çabasýný püskürtmelidir. Bunu yapabilmenin ve bu mücadeleyi kitlesel ve birleþik bir hatta koyabilmenin yolu ise BDP nin odaðýnda bulunan bir mücadele alaný tarif etmekten geçer. BDP den uzak durup, toplumsal muhalefetin CHP ekseninde mevzilenmesinden kendilerine bir siyasi yarar saðlamaya heveslenen kimi sol akýmlar tam da

11 ARALIK 2010 Sayfa 11 Wikileaks Gerçeði ve Solun Yanýlsamalarý 28 Kasým günü Wikileaks adlý bir internet sitesinin ABD Dýþiþleri Bakanlýðý ile farklý ülkelerdeki ABD Büyükelçilikleri arasýnda yapýlan 250 bini aþkýn gizli yazýþmayý peyderpey yayýnlamaya baþlamasý uluslararasý basýnda ve yaþadýðýmýz topraklarda diplomasinin 11 Eylül ü olarak adlandýrýldý. Dünyanýn dört bir yanýnda hükümetler ve siyasi partiler bu belgelerin sýzdýrýlmýþ olmasýný diplomatik yollardan kýnarken, burjuva sosyalistleri, liberaller, anarþistler, 21. yüzyýl sosyalizminin savunucularý, Chavezler ve Lulalar da dahil olmak üzere, bu internet sitesinin emperyalistlerin maskelerini düþüren ve uykularýný kaçýran, cesur ve çýðýr açýsý eylemini ayakta alkýþladýlar. Times Dergisi nde bu eylemin odaðýndaki sitenin kamuoyuna yansýtýlan yüzleri yýlýn adamý adaylarý arasýna koyarken, sol akýmlar da ayný kiþileri özgürlük savaþçýlarý ilan ettiler. Wikileaks sýzýntýsýnýn etkisinin en çok hissedildiði coðrafyalardan birisi de kuþkusuz yaþadýðýmýz topraklar oldu. Burjuva medya sýzan belgeler arasýnda özellikle Türkiye ile ilgili olanlarý delik deþik edip gündeme taþýdý. Burjuvazinin rakip kanatlarý ortaya saçýlan belgelerle birbirlerini sýkýþtýrmaya çalýþýrken, burjuvazinin kýrk yýllýk kiralýk kalemleri - özellikle de solu Gandi Kemal li CHP ye yedeklemeye çalýþanlar - kendilerini anarþist, sosyalist ilan edip Wikileaks in Bolþeviklerin 1917 de yaptýðýný bugün modern teknolojinin olanaklarýný kullanarak gerçekleþtirdiðinden, bunun dünya çapýnda bir krizi tetikleyecek bir süreç olduðuna uzanan tespitlerde bulundular. Yaþadýðýmýz topraklarda da Wikileaks belgeleri sadece burjuvazinin deðil, solun gündemine de hýzlý bir biçimde sýzdý. Yetmez Ama Evet çiler kah bu belgelerin emperyalistlerin kirli çamaþýrlarýný ortaya döktüðünü kah ulusalcýlarýn baþta AKP ABD nin maþasýdýr tezi olmak üzere tüm tezlerini tepe taklak ettiðini söyleyerek henüz ellerindeki belgelerin bir kýsmýný yayýnlamýþ Wikileaks e de yetmez ama evet dediler. Referandumda Hayýr diyen sosyalistlerin büyük bir kesimi gazetelerini tekrar Cumhuriyet yazarlarýna ve onlarýn Wikileaks aracýlýðý ile ABD yi ve AKP yi teþhir eden yazýlarýna açtýlar. Yaþadýðýmýz topraklardaki merkezci akýmlarýn büyük bir kýsmý da Wikileaks belgelerinin daha yayýnlanmadan emperyalistler ve iþbirlikçileri arasýnda yoðun bir panik havasýna yol açtýðýný, ABD li savaþ baronlarýnýn uykusunu kaçýrdýðýný, ABD nin kalýn baðýrsaðýný patlattýðýný, bu belgelerin emperyalistlerin kirli çamaþýrlarýný ortaya döktüðünü, devrimci ve ilerici güçlerin bu belgelerde ifade edilen gerçekleri zaten biliyor olsa da, kitlelerin bu gerçekleri öðrenmesi açýsýndan son derece önemli olduðunu iddia ettiler. Wikileaks Türü Ýfþaatlar Burjuva Siyasetinin Ayrýlmaz Bir Parçasýdýr Komünistlerin bu tür komplolarý nasýl ele almasý gerektiðini kavrayabilmek ve bu konudaki yanýlsamalardan kurtulmak için her þeyden önce Wikileaks in internet üzerinden yaptýðý bu belge sýzdýrma iþleminin burjuva siyasetinde hiç de yeni olmadýðýný tespit etmek gerekir. Bu tür yöntemler burjuva düzeninde gizli diplomasinin ayrýlmaz bir parçasýdýr. Eskiden daha çok casusluk gibi yöntemler üzerinden süren bu tür siyasi yöntemler, diplomasiyi ayrýcalýklý profesyonellerin bir iþi gibi görmeye devam eden bir anlayýþýn devamýdýr ve asýl olarak kitleleri seçim süreçlerinde yönlendirmeye ya da kitleleri rekabet halindeki düzen güçlerinin bir kanadýnýn peþine yedeklemeye yararlar. Düzen güçleri kitleleri kendi çýkarlarý doðrultusunda yönlendirebilmek, rakiplerini sýkýþtýrmak ya da kendi içlerinde yapacaklarý düzenlemeleri meþru kýlmak amacýyla oldum olasý konspiratif eylemler sonucunda elde edilmiþ bilgi ve belgeleri, sistemin esasýna ve ortak suçlara dokunmadan yayýnlarlar. Bu anlamýyla bu tür yöntemlerin burjuva demokrasisinin ayrýlmaz bir parçasý olduðunu görmek gerekir. Her zaman ve bilhassa emperyalist güçler arasýndaki paylaþým kavgalarýnýn keskinleþtiði dönemlerde, casusluk faaliyetleri, bilgi sýzdýrma gayretleri vb. tertipler önem kazanmýþtýr. Bu faaliyetlerin daima zamanýn en ileri tekniklerinden yararlanýlarak yapýldýðý da sýr deðildir. Bu bakýmdan böyle bir paylaþým kavgasýnýn kýzýþmakta olduðu günümüzde de teknolojinin bin bir yöntemiyle, internet siteleri üzerinden bir enformasyon depreminin yaratýlmasý tuhaf deðildir. Zira yaþadýðýmýz topraklarda da bu tür komplolar ve belge sýzdýrma yöntemleri hiç eksik olmamýþtýr. Refah Partisi nin kapatýlmasýyla baþlayan ve AKP nin kurulmasýný saðlayan 28 Þubat sürecinin baþlamasýna da böyle sýzdýrýlan kasetlerle baþlayan bir komplo neden olmuþtu. Yine Ergenekon iddianameleri benzer bir bilgi/belge sýzdýrma faaliyetinin ürünü olduðu gibi, Kozmik oda nýn gizli belgelerine ulaþýlýp da bunlar üzerinden yayýnlar yapýlmasý da ayný siyasi usullerin bir türüdür. Yakýn süreçte Deniz Baykal ý CHP baþkanlýðýndan düþüren ve Gandi Kemal i baþa getiren video skandalý da benzer bir komplonun ürünüydü. Bu nedenle yayýnladýðý belgelerin sayýsýndan, sansasyonel etkisinden baðýmsýz olarak bu tür komplolarý burjuvazinin ve emperyalistlerin kirli çamaþýrlarýný ulu orta açýk eden hayýrlý geliþmeler olarak görmek ve bu tür belgelere dayanarak, bu tür geliþmelerden medet umarak siyaset yapmak komünistlerin iþi deðildir. Bu elbette komünistlerin kitlelere devrimci siyaset kullanýrken bu tür skandallar dahil olmak üzere her türlü süreci istismar etmelerinin önünde bir engel deðildir. Ancak bu tür bir propagandanýn devrimci bir içerik kazanabilmesi ve düzen güçlerinin herhangi birinin deðirmenine su taþýmamasý için bu skandallarýn kime nasýl hizmet ettiðini hesaba katarak hareket etmek gerekir. Keramet Ne Ýnternette, Ne Artan Teknolojik Ýmkanlardadýr Öte yandan Wikileaks üzerinden gizli diplomasinin kimi belgelerinin yayýnlanmasýnýn vesile olduðu diplomatik sarsýntýdan hareketle internet aracýnýn siyasetteki önemi hakkýnda saptamalar yapanlar da arttý. Görünüþte doðru gibi görünen bu deðerlendirme tamamen yanlýþtýr. Esasen siyaset alanýnda önem taþýyan ve etkili olan araçlarýn deðiþtiðine ya da bunlara internetin de dahil olduðuna dair bir belirti yoktur. En azýndan Wikileaks hadisesi buna bir örnek deðildir. Zira besbelli ki interneti kullanan sadece Assange ve onun sitesi deðildir. Assange dan çok önce pek çok devrimci akým veya kimi siyasi yorumcular da internet aracýný kullanmaktadýr. Bu tür sitelerde bugüne kadar emperyalistlerin oyun ve tertiplerini ortaya koyan bilgiler ve belgeler de ortaya konmuþtur. Ama internet aleminde kol gezen bu tür enformasyonlar öteden beri olduðu halde bunlar sýrf internette zuhur ettikleri için dolaysýz bir siyasi etki yaratma kudretine sahip olmakta deðildirler. Wikileaks te yayýnlanan belge ve bilgilerin görece daha önemli olduklarý doðrudur. Ama bu belgelerin bugün olduðu gibi ehemmiyet kazanmasý sadece kendi deðerlerinden ve internette yayýnlanmýþ olmalarýndan ötürü deðildir. Bunlar kamuoyunun gündemine geleneksel basýn yayýn araçlarýnýn bunlarý önemseyip gündeme dayatmasýyla girmiþtir. Böyle olmasaydý - yani geleneksel basýn yayýn araçlarý bu bilgileri görmezden gelip bugün olduðu gibi ele almasaydý - Wikileaks ten þimdi olduðu gibi söz ediliyor olmayacaktý ve bu belge ve bilgiler dar bir çevrenin bildiði ve yorumladýðý bilgiler olarak kalacaktý. Demek ki bu örneðe bakarak internetin ne kadar önemli ve etkili bir araç olduðuna hükmetmek doðru olmaz. Ýnternetin varlýðýna raðmen siyaset alanýnda etkili olan araçlar hala belli baþlý devletlerin ve siyasi güçlerin denetiminde olan basýn kartelleri olmaya devam etmektedir. Ýnternette ortaya çýkan belge veya bilgilerin sadece bu kesimlerin kullanmaya karar verdiði ve kendileri için yararlý gördüðü kesimi kamuoyuna yansýtýlmaktadýr ve siyasi iktidarlarýn ardýndaki güçler arasýndaki güç iliþkisi deðiþmediði müddetçe böyle olmaya devam edecektir. Wikileaks Türü Ýfþaatlarla Bolþeviklerin Ýfþaatlarý Birbirlerine Taban Tabana Zýt Eylemlerdir Tam da bu nedenle, Wikileaks türü komplolarla Bolþeviklerin 1917 yýlýnda muzaffer Ekim Devrimi sayesinde elde ettikleri gizli anlaþmalarý ve belgeleri ifþa etmesini asla birbirine karýþtýrmamak gerekir. Sol akýmlar içerisinde Wikileaks türü sýzdýrma eylemlerinin Bolþeviklerin 1917 yýlýnda proleter devrimin hemen ardýndan gizli anlaþmalarý ifþa etmesini birbirine benzetenler olduðu gibi, bu iki eylemi karþýlaþtýrarak Wikileaks in eylemi Bolþeviklerin eyleminin yanýnda devede kulak kalýr diyerek aradaki farklýlýðý sýzdýrýlan belgelerin mahiyeti üzerinden tanýmlayanlar da vardýr. Halbuki aslýnda bu iki tespit de ayný yanýlsamadan beslenmektedir. Zira söz konusu Bolþeviklerin 1917 deki eylemi ise, burada önemli olan ifþa edilen bu belgelerin mahiyeti deðil iktidarýn el deðiþtirmiþ olmasýdýr. Daha net bir biçimde ifade etmek gerekirse, bu iki farklý ifþaat þekli birbirine benzeyen deðil, birbirine zýt iki ayrý süreci ifade eder. Emekçilerin, ezilenlerin proleter bir devrim sonucunda burjuva devlet aygýtlarýný ele geçirip, tüm gizli belgeleri ifþa etmesi bu düzenin tüm kirli çamaþýrlarýný, sansürlemeden, gizlemeden ve rekabet halindeki emperyalist odaklarýn hiçbirisine yaramayacak bir þekilde ifþa etmek anlamýna gelirken, gizli diplomasinin bin bir yöntemiyle ortaya çýkarýlan ve egemen sýnýflarýn kontrolünde kitlelere açýklanan bilgi ve belgeler ise emekçilerin ezilenlerin çýkarlarýna hizmet etmekten ziyade onlarý düzen güçlerinin bir kanadýna yedeklemeye yarar. Bu nedenle komünistlerin yapmasý gereken bu tür bilgilere yaslanarak siyaset yapmak ve bu tür komplolarý alkýþlamak deðil, bu tür geliþmeleri rekabet halindeki düzen güçlerinin tümünü teþhir edecek bir þekilde istismar etmektir. Bunu gerçekleþtirmenin yolu ise, bu tür komplolarýn kimler tarafýndan nasýl yapýldýðýnýn akýllara ziyan ve masabaþýnda görülmesi pek de mümkün olmayan ayrýntýlarýna kafa yorup, hafiyelik yapmaktan deðil, bu skandalýn hangi siyasi süreçte gerçekleþtiðini ve bu geliþmelerin siyasi açýdan hangi güçlere, nasýl yaradýðýný tespit etmekten geçer. Bu açýdan yorumlandýðýnda görülecek þey ise, Wikileaks skandalýnýn ABD yi korkudan titretmediði, aksine bu geliþmelerin ne þekilde ortaya çýkmýþ olursa olsun - emperyalist rakip odaklar arasýndaki güç dengesine baðlý bir þekilde ve güçlü olanýn lehine þekillenmekte olduðudur. bu nedenle sýkýntýdadýr. BDP nin Odaðýnda Bulunduðu Bir Eylem Birliði Ýçin Koþullar Oldukça Elveriþlidir Bu koþullar demokratik haklar için BDP'nin aðýrlýk merkezinde olduðu bir eylem birliðinin oluþmasý için oldukça elveriþli koþullardýr. Esasen içinde hem DBH ý oluþturan akýmlarýn hem de orada olmayanlarýn yer aldýðý böyle bir eylem birliði 2008 Aralýðý ndan beri adý konmasa bile mevcuttur. de bu eylem birliðinin süreklileþmesi, kurumlaþmasý ve genel demokratik haklar mücadelesinin tüm taleplerine sahip çýkan eylemlerle geniþlemesi gerekliliðini hatýrlatarak onun içinde yer almaktadýr. Bir bakýma referandumda oluþan Emekçilerin ve Ezilenlerin Boykot Cephesi de ayný dinamiðin bir ifadesiydi. Þimdi referandumun ardýndan BDP çatý partisi projesinin týkanmasý ve anlamýný kaybetmesinden hareketle, çatý partisi, seçimler ve referanduma yönelik tutumlardan baðýmsýz olarak geniþ bir eylem birliðinin yaratýlmasýna öncülük etmiþ bulunmaktadýr. Elbette de bunun içinde yer almaktadýr. Bu baðlamda asýl önemli olan bu oluþumun adýnýn ne olacaðý deðil, hangi talepler uðruna mücadele edeceði ve en geniþ katýlýmlý bir eylem birliðini saðlamak üzere nasýl þekillenmesi gerektiðidir. Bu çerçevede bizce Aralýk 2008 de tarif edilen çerçevenin - çatý partisi ile ilgili göndermelerden arýndýrýlarak - bir referans olarak ele alýnmasý uygundur. Bu genel çerçeveye elbette güncel sorunlar olarak BDP nin gündeme getirdiði Kürtçeyi ikinci dil olarak kullanma talebi doðrultusunda desteklenmesi, muhtemel saldýrýlara karþý dayanýþmanýn örgütlenmesi, mevcut demokratik haklar ve özgürlükler mücadelesinin tüm ayaklarý ile BDP nin odaðýnda bulunduðu bu mücadele hattýnýn koordine edilmesinin saðlanmasý da eklenmelidir. bu giriþimin bir parçasý olmadýðý halde, Aralýk 2008 tarihlerinde ilan edilen ve bugüne kadar kamuoyunda daha çok «Çatý Partisi Giriþimi» olarak anýlan giriþimi oluþturanlarla, o günden beri deðiþik platformlarda demokratik haklar mücadelesine iliþkin ayný talepleri paylaþarak yer aldý. Bu giriþimi baþlatanlarýn bir ortak partide buluþup buluþmamalarýndan baðýmsýz olarak ve ayný partide yer alma koþulunu gözetmeksizin bu talepler uðruna en geniþ kesimleri kucaklayan bir eylem birliðinin kurumlaþmasýna ve geniþleyerek kalýcýlaþmasýna katkýda bulunmak için uðraþ verdi. Geldiðimiz noktada, bir çatý partisi hedefine baðlý olmaksýzýn ve hatta bir seçim ittifakýna da indirgenmeksizin ayný talepler uðruna bir ortak mücadele çaðrýsý yükseltilmektedir. Böyle bir çaðrýnýn emekçilerin ve ezilenlerin en geniþ cephede buluþmasýný saðlamak üzere yükseltilmesini olumlu buluyor ve bu çerçevede yer almayý sorumluluk anlayýþýmýzýn bir gereði olarak kabul ediyoruz. Doðrusu ün demokratik haklar mücadelesinin temel ve güncel talepleri doðrultusunda emekçilerin ve ezilenlerin en geniþ kesimlerinin eylem birliðinin saðlanmasý ve muhtelif nedenlerle bu eylem birliðinin bozulmasýna karþý duruþ konusundaki mütevazi ama kararlý tutumu sýr deðildir. Bu tutumumuzu daha geniþ bir eylem birliðinden de güç alarak daha güçlü bir biçimde ortaya koymayý ödevimiz sayarýz. bugüne kadar olduðu gibi bundan böyle de en geniþ eylem birliðinin saðlanmasý doðrultusunda ve bu eylem birliðinin bilhassa yerelliklere de yayýlarak geniþletilmesi doðrultusunda mütevazi katkýlarýný sunmaya devam edip arttýrma yönünde gayret gösterecektir. halen bu oluþumun adýnýn ne olacaðý konusundaki tartýþmalara taraf olmamaya özen göstermektedir. Blok mu olsun, cephe mi olsun, adý ne olsun? þeklindeki tartýþmalarýn bizce bir önemi yoktur., bir parti projesini þart koþmaksýzýn yeniden tarif edilen DBH çatýsý altýnda, yahut bizim bu yönde bir ýsrarýmýz olmasa da ayný anlama gelmek üzere yeniden isimlendirilecek bir oluþumda, üzerine düþen ve omuzlamayý üstlendiði ödevleri eksiksiz olarak yerine getirecektir. Ayný bakýþ açýsýyla, içinde yer alacaðý bu platformun tanýtýlmasý ve baþka bileþenlerle geniþletilmesi için de bütün imkanlarýyla çalýþma sorumluluðunu yerine getirecektir. DBH'ý çatý partisi projesi olmaktan çýkartýp böyle bir cephenin aðýrlýk merkezine oturtarak emekçilerin ve ezilenlerin en geniþ seferberliðine yöneltme tutumu bu istikamettedir ve de bu cephedeki yerini korumaktadýr. Bizler, farklý siyasi partiler, sendikalar, emek örgütleri ve meslek örgütlerinden, kadýn ve ekoloji hareketlerinden, dernek ve inisiyatiflerden, farklý inanç, etnik köken ve mesleklerden kadýnlar ve erkekler olarak, kurumsal ya da bireysel duruþumuzla bir araya gelip [ ] birikim, beceri, güç ve olanaklarýmýzý birleþtirerek, Kürt sorununun çözümü ve demokratikleþmenin önünde engel oluþturan siyasal ve sosyal sorunlara, küresel kapitalizmin yarattýðý kriz ve tahribatlara karþý iþçi sýnýfýndan, ezilenlerden ve demokrasiden yana ortak mücadeleyi örmeye, sömürüye, þiddete, erkek egemenliðine, cins ayrýmcýlýðýna, þovenizme ve militarizme karþý omuz omuzaêörgütlenmeye karar verdik. Emperyalist saldýrganlýðýn Balkanlarý, Ortadoðu ve Orta Asya yý kana bulayýp, Kafkaslarý bir dinamit fýçýsýna dönüþtürürken Türkiye yi de bu kanlý zemine dâhil etmeye çalýþtýðý bir süreçte olmazsa olmaz bir sorumluluk olarak gördük bu yan yana geliþi. Kapitalizmin tarihinin en büyük krizlerinden biriyle yeniden yüz yüze geldiði, iþsizliðin, hak gasplarýnýn çýð gibi büyüdüðü, nüfusun %20 sinin açlýk içinde yaþadýðý bir dönemde yan yana geldik. Krizin yükünün iþçi sýnýfýnýn ve diðer emekçilerin sýrtýna yýkýlmasýna karþý durmak amacýyla iþçi sýnýfýnýn siyasete yeniden müdahalesinin olanaklarýný yaratmak için yan yana geldik. Yok edilen kadim Anadolu halklarýnýn acýlarýnýn henüz taze olduðu, savaþýn sürdüðü, Kürt Halkýnýn tüm doðal ve meþru hak ve taleplerinin þiddetle bastýrýldýðý, dilini konuþmaktan, kimliðini açýklamaktan mahrum olduðu bir ülkede yan yana geldik. Yaþamýn yarýsý olan kadýnlara karþý erkek egemen ayýrýmcýlýðýn, þiddetin sürdüðü, insanlarýn cinsel kimliklerinden dolayý ötekileþtirildiði, inançlarýn hiçe sayýlýp laiklik adý altýnda insanlara benimsemedikleri inançlarýn dayatýldýðý, Alevilere yönelik tarihsel ayrýmcýlýðýn sürdürüldüðü bir dönemde yan yana geldik. Kâr hýrsýyla doðanýn ve çevrenin katledilmesinin, iklim deðiþikliklerine yol açýlmasýnýn, nükleer santrallerle geleceðimizin tehdit edilmesinin, insanlýðýn ortak tarihsel ve kültürel mirasýnýn yok edilmesinin kanýksatýlmaya çalýþýldýðý topraklarda yan yana geldik. Demokrasi, Özgürlük, Adalet, Eþitlik, Kardeþlik ve Barýþý Türkiye halklarýna çok görenlere artýk yeter diyoruz... Hastane kapýlarýnda horlananlarý, iþsizleri, güvencesiz koþullarda çalýþanlarý, zorla yerinden edilenleri, üniversitelerden ve iþ yerlerinden siyasi düþüncesi ya da baþörtüsü nedeniyle dýþlananlarý, ana dilinde eðitim hakký engellenenleri, okul ve dershane arasýnda koþuþtururken istediði gelecekten mahrum býrakýlan gençleri, mevsimlik iþçileri, kentsel dönüþüm projelerine kurban edilip evsiz barksýz býrakýlanlarý, tarlalarý yaðma edilip, ürünü toprakta kalanlarý, ormanlarý geliþim projeleri adý altýnda satýlanlarý, ayrýmcýlýða uðrayanlarý, fikrini, kimliðini söylemekten korkar hale getirilenleri, cinsel istismara uðrayanlarý; yani bütün halklarýmýzdan, ezilen, sömürülen kadýn ve erkekleri bizimle yan yana durmaya çaðýrýyoruz. Önce katýlan sonra katýlan, çok olan az olan, örgütlü ya da bireysel katýlan ayrýmý olmayacak aramýzda... Hepimiz eþit olacaðýz... (DBH'ýn Aralýk 2008 Deklarasyonundan...)

12 Sayfa 12 ARALIK 2010 Ekim Devrimi nin 93üncü Yýldönümü Vesilesiyle Kavramlarýn Dili «Ýþçi Sýnýfýnýn Kurtuluþu Kendi Eseri Olacaktýr» Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu ancak iþçi sýnýfýnýn kendisi tarafýndan saðlanabilir. Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþ mücadelesi, yeni sýnýf ayrýcalýklarý ve tekelleri için deðil, her türlü sýnýf egemenliðinin, toplumsal ayrýcalýðýn, baský ve sömürü iliþkisinin yok edilmesi için bir mücadeledir. Bu nedenledir ki, iþçi sýnýfýnýn kurtuluþ mücadelesi insanlýðýn evrensel kurtuluþunun biricik yolu ve koþuludur. veya yaþadýðýmýz topraklarda da iz düþümleri bulunan, ya da bu topraklardan filizlenmiþ olan muhtelif devrimci akýmlarýn, hatta kimi durumlarda anarþistlerin, buluþarak her renkten reformistlerden ayrýldýklarý bir noktadýr. Ama besbelli ki bu ayrým noktasýnýn da «iþçi sýnýfýnýn kendi kendini kurtarmasý» ile karýþtýrýlýp muðlaklaþtýrýlmamasý lazýmdýr. Bu sözlerle baþlayan Birinci Enternasyonal Tüzüðünün dibacesi, neredeyse 150 yýldýr marksizmi kýlavuz, Birinci Enternasyonal i de referans olarak kabul eden komünistlerin fazla tartýþýp üzerinde düþünmeden benimseyip tekrarladýðý sözlerdendir. Marksizmin muarýzlarý ve komünizmin düþmanlarý dahi bu ifadelere karþý çýkmaktansa, bu ilkeyi benimseyenleri «samimiyetsiz olmakla» veya «demagoji yapmakla» itham etmeyi tercih etmiþlerdir. Marksizmi ve komünizm hedefini benimseme iddiasýnda olmakla birlikte, bu sözleri gerçekten benimsemekte tereddüt eden kimileri ise, zaman zaman bu sözleri Lenin in «güçlü bir devrimciler örgütü tarafýndan yönetilmediði sürece proletaryanýn kendiliðinden mücadelesi hiç bir zaman onun gerçek "sýnýf mücadelesi" haline gelmeyecektir.» vb. saptamalarýný bahane ederek tevil etme eðilimindedir. Revizyonistler ise, devrimi ve devrimde partinin önderlik rolünü reddetmek üzere, yahut kendilerini iþçi sýnýfýnýn yerine koyarak, insanlýðýn kurtuluþunun anahtarýnýn kendi ceplerinde olduðunu yutturmak için, bu þiarý istismar etmede ustalaþmýþlardýr. Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu yolunda bugüne kadar atýlmýþ en ileri adým olan 1917 Ekim Devriminin 93üncü yýldönümünü yeni idrak etmiþken ve ün Ekim Devrimi vesilesiyle örgütlediði panelleri deðerlendirmekteyken, bu þiar üzerine çökmüþ bulunan bulutlarý def etmenin zamanýdýr. Elbette ün arkasýndaki komünistler de parti yolunda benimsedikleri stratejiyi tarif ederken «Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu ancak iþçi sýnýfýnýn kendisi tarafýndan saðlanabilir» sözünü tekrarlayarak söze baþlamaktadýr. Ama peþinen söylemek gerekir ki, bu sözlere komünistlerin yüklemesi gereken anlam baþka akýmlarla ayrýmlarýný kalýnlaþtýrmaya yönelik bir anlamdýr. Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþundan kast edilen nedir? Bilhassa Ekim devriminin yýldönümü vesilesiyle bu sözleri anacak isek, þu soruyu sorarak baþlamak gerekir: «Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþundan kast edilen nedir?» Her þeyden önce iþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kavramýný, bu sýnýfýn burjuva toplumundaki konumundan baþlayýp bir sýnýf olarak kendi kendini ortadan kaldýrmasýna kadar uzanan tek ve kesintisiz bir süreç olarak algýlamamak gerektiðini akýlda tutmak gerekir. Zira en azýndan leninizme sahip çýkma iddiasýnda olanlar için, burjuva toplumundaki halleriyle iþçilerin sýnýf bilincine bile kendiliklerinden ve kendiliðinden mücadelelerin içinde varmasý dahi mümkün deðildir. O halde bu kerteyi atlayarak «iþçi sýnýfýnýn kendi kurtuluþunu kendi kendine saðlayacaðýný» bugünden yarýna kesintisiz ve tek bir süreç olarak kavrayanlarýn ilk kusuru, «güçlü bir devrimciler örgütü tarafýndan yönetilmediði sürece proletaryanýn kendiliðinden mücadelesinin hiç bir zaman onun gerçek sýnýf mücadelesi haline gelemeyeceði»nin üzerinden atlamaktýr. Bir baþka deyiþle leninizmin parti sorunundaki katkýsýnýn üzerinden atlamaktýr. Bu ayný zamanda söz konusu þiarý ilk kez dile getirenlerin (bu arada Marx, Engels ve yoldaþlarýnýn da) temel kusurudur. Zaten o nedenledir ki bu ayrýmý sanki bir teferruatmýþ gibi gören ve gösterenler güya Marks a yaklaþýyormuþ görüntüsü vererek, Marksizm Leninizmden uzaklaþan revizyonistlerdir. Demek ki, «Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr» þiarýný tekrarlarken ilk ayrým bu noktada kendini gösterir ve burada da kalmaz. Zira burjuva toplumu altýnda iþçi sýnýfýnýn güçlü bir devrimciler örgütünün önderliðine olan ihtiyacý sadece bir seferlik bir ihtiyaç deðildir. Aksine iþçi sýnýfýnýn günlük ve kýsmi mücadelelerin her aþamasýnda böyle bir önderliðe ihtiyacý vardýr; böyle bir önderlik olmadan bu mücadelelerin sýnýfýn bütünü için bir kazanýmla sonuçlanmasýnýn koþulu yoktur. O halde burjuva toplumunun kýskacý altýndaki iþçi sýnýfýnýn kendi kendini kurtarma eyleminden söz etmek mümkün deðildir. Yahut bu ayrýmý yapmadan bu sözü tekrarlamak en iyi ihtimalle içi boþ bir formülü tekrarlamaya indirgenir. Kendiliðindenliðin peþinde sürüklenmek deðilse, düpedüz bir aldatmacaya dönüþür. Ýþçi sýnýfýnýn kendi kendini kurtarmasýndan komünistlerin anlamasý gereken þeyin sýnýf mücadelesinin bu kertesiyle de bir ilgisi yoktur. Ýþçi Sýnýfýnýn Kurtuluþundan Kastedilen Devrim deðildir Yoksa «iþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr» sözlerinden burjuvazinin iktidarýnýn alaþaðý edilip, emekçilerin ve ezilenlerin siyasal iktidarý ellerine geçirmesi eylemini, yani devrimi mi anlamak gerekir? Pek çoklarý bu soruya evet yanýtýný vermeye hazýrdýr. 'ün arkasýnda duran ve devrim deyince ucu sonu belli olmayan bir süreci deðil, somut olarak Bolþeviklerin önderliðindeki devrim gibi bir devrimi anlayan komünistler ise aksi görüþtedir yýlýnýn 7 Kasým ýnda gerçekleþen devrimin hiçbir biçimde iþçi sýnýfýnýn kendi eylemi olarak tarif edilemeyecek bir olgu olduðunun farkýndadýr. Demek ki siyasal iktidarýn fethedilmesi ve burjuva devlet aygýtýnýn ele geçirilip parçalanmasý anlamýnda devrim eyleminin de iþçi sýnýfýnýn kendi kendine gerçekleþtirebileceði ve gerçekleþtirdiði bir eylem deðildir. Bunun için de güçlü bir devrimciler örgütünün önderliði gerekir. Hatta Bolþeviklerin 1917 Ekim deneyiminin olumlu olarak, onu takip eden nice deneyimin olumsuz olarak doðruladýðý gibi, bu kritik aþamada söz konusu devrimciler örgütünün iþçi sýnýfýnýn geniþ yýðýnlarýnýn onayýný beklemesi bu fýrsatý kaçýrmanýn en kestirme yoludur. Emekçilerin ve ezilenlerin belirleyici kesimlerinin temsilcilerinden oluþan sovyet ya da þura türü örgütlerin onayýný beklemeleri dahi söz konusu deðildir. Bu tarihsel sorumluluðu üstlenmeye talip ve bu yetenekte bir devrimci partinin baðýmsýz iradesi olmadan söz konusu örgütlenmelerin iktidar organý haline gelmeleri ve/veya bu konumu koruyabilmeleri de mümkün deðildir. O halde proleter devrimci komünistler «iþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr» derken bu kurtuluþ yolunda en önemli ve zorunlu bir eþik olan burjuvazinin alaþaðý edilmesi ve siyasal iktidarýn emekçilerin eline geçmesi kertesini de kastetmediklerinin altý çizilmelidir. Doðrusu, bu nokta aslýnda bolþevizmin izini takip eden komünistler ile blankistlerden baþlayýp maoistlere Ýþçi Sýnýfýnýn Kendi Kendini Kurtarmasý Geçiþ Döneminin Ardýndan Gündeme Gelir «Ýþçi sýnýfýnýn kendi kendini kurtarmasý» kavramý asýl bu belirleyici adýmý takip eden evrede gerçek anlamýný kazanmaya baþlar. Proleter devrimcilerin diðer devrimci akýmlardan asýl ayrýldýklarý nokta da tam bu eþiktedir. Bu eþiðe damgasýný vuran «egemen sýnýfýn siyasal iktidarýna son verildikten sonra ne olacak?» sorusudur. «Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr» þiarýný gerçekten benimseyenlerle benimsemeyenlerin yollarýnýn ayrýldýðý temel kavþaklardan biri de buradadýr. Bu hedefi benimseyenler açýsýndan bu sorunun yanýtý sadece teorik olarak vazedilmiþ deðildir. Paris komünü deneyimiyle kendini gösteren ve en ileri biçimini 1917 devriminde pratik olarak da kendini göstermiþ olan Sovyet cumhuriyeti modeli emekçilerin ve ezilenlerin egemen sýnýf olarak siyasal iktidarý ele almalarý yolunda bulunmuþ biricik pratik yanýttýr. Ne var ki buna raðmen «iþçi sýnýfýnýn kendi kendini kurtarmasý» fikrini yýkýlan burjuva diktatörlüðünün yerine bir þuralar cumhuriyetinin kurulmasýna indirgemek doðru deðildir. Böyle yapanlarla (ki bunlar da az sayýlmaz) ün arkasýnda duran komünistler ayrýmlarýný korumaya özen göstermelidir. Zira bu kritik evrede öncekilerden daha önemsiz olmayan bir vurguya daha ihtiyaç vardýr: siyasal iktidarýn þuralar cumhuriyeti olarak örgütlenmiþ emekçilerin eline geçmesi esasen bir geçiþ döneminin baþlamasýna iþaret eder. «Komünist bir dünya toplumuna ulaþýncaya kadar burjuva devletinin bir ülkede yýkýlmasý ile baþlayacak» olan ve «uluslararasý çapta devrimci dönüþümlerle bezeli» «bu geçiþ sürecine karþýlýk düþen siyasal biçimin sadece proletarya diktatörlüðü» olduðunu ve bunun için «tarihsel deneyimin sunduðu biricik biçimin» «komün tipi bir devlet; bir sovyet cumhuriyeti» olduðunda ýsrar etmek bu kritik tarihsel evreden itibaren Bolþevizmin mirasýna sahip çýkan komünistlerin oportünizmin saðlý sollu çeþitleriyle ve tüm reformist ve revizyonistlerle ayrýmlarýnýn en belirgin olduðu noktadýr ayný zamanda. Bu geçiþ süreci de «iþçi sýnýfýnýn kendi kendini kurtaracaðý» bir evre anlamýna gelmez. Aksine bu geçiþ sürecinin sürekliliðinin saðlanmasý ve sonuna kadar iþleyebilmesi için temel güvence güçlü bir devrimci partinin önderliðidir. «Ýþçi sýnýfýnýn kendi kurtuluþunu kendisinin saðlayabilmek üzere hazýrlanabilmesi için bu geçiþ döneminde hangi adýmlarýn nasýl atýlacaðý belirleyici önem taþýmaktadýr. O halde «iþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr» sözünü bugünden baþlayarak tekrarlamak esas olarak iþçi sýnýfýnýn kendi kendini kurtarmasý eyleminin zeminini saðlayacak mücadeleye önderlik etme sorumluluðundan yan çizenlerin tutumudur. Kendiliðindenliðin peþinden sürüklenmenin türlü biçimleri bu sorumluluktan kaçýþýn örneklerini oluþturur. ün arkasýnda duran komünistler «iþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr» fikrine tartýþmasýz baðlýdýrlar. O nedenle de bu yolun açýlmasý için sýnýf mücadelesinde iþçi sýnýfýna önderlik etme iddia ve yeteneðine sahip bir devrimci partinin yaratýlmasý ve yaþatýlmasý için mücadeleyi öncelikli ödevi olarak gören komünistleri bu sorumluluðu paylaþmaya çaðýrmaktadýrlar.

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði

BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

Bugün 15-16 Haziranlar Neden Güncel ve Nasýl Mümkündür? 19 Haziran günü Maltepe de 15-16 Haziran olaylarýný anmak için Bugün 15-16 Haziranlar Neden Güncel ve Nasýl Mümkündür? adlý yaklaþýk yüz kiþinin

Detaylı

AYLIK GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 17 EYLÜL 2010 Komünist Manifesto yu ezbere bilen bir oportünist Referandum sürecinde solun Evet veya Hayýr kamplarýna karýþan kesimleri kendi pozisyonlarýný

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

27 Mayýs ýn Ardýndaki «Kürt Sorunu» Anlaþýlmadan 71-72 Kopuþu da Kavranamaz AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 6 MAYIS 2008 Neredeyse yarým yüzyýl önce gerçekleþen 27 Mayýs darbesi, uzunca

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

Ermeni Sorunu Hakkýnda Söylenmeyenler Fransýz Ulusal Meclisi Ermenilere 1915 te yapýlan soykýrýmý inkar edenlerin suç iþlemiþ kabul edilmesini öngören bir yasayý onayladý. AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI:

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 12 EKÝM 2009 Fransa da Kaðýtsýzlar Bakanlýðý kuruldu 26 Haziran günü Paris in yoksul kenar mahallelerinden birinde, iþgal edilmiþ bir binanýn kapýsýna

Detaylı

Kuruluþunun 90. Yýlýnda TKP'nin Mirasýna Nasýl Sahip Çýkýlýr 28 Ocak tarihiyle TKP yi Türkiye ye getirmek için bindikleri gemide Mustafa Suphi ve on beþlerin Kemalistler tarafýndan katledilmesinin yýldönümü

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 9 MART 2009 Halepçe Katliamý nýn 21. Yýlý! Güney Kürdistan da Süleymaniye nin doðusunda bir Kürt kasabasý olan Halepçe 16 Mart 1988 günü onlarca Irak

Detaylı

Troçkizm Dosyasý - 4 Troçki ve Troçkizm sorunu gündeme geldiðinde, bu akýmýn karþýsýnda yer alanlar bakýmýndan sürekli devrim konusu kadar, hatta belki ondan fazla akla gelen konulardan biri de Troçki

Detaylı

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

Troçkistler ve Troçkizm Karþýtlarýný Buluþturan Sürekli Devrim Efsanesi Sürekli devrim teorisi herhalde Troçkizmle özdeþ kabul edilen baþlýca kavramlardandýr. Hatta Lenin sonrasý sosyalist kuþaklar arasýnda

Detaylı

Çatý Partisini Eleþtirmenin Dayanýlmaz Hafifliði Çatý partisi tartýþmalarý; üçüncü cephe, çatý partisi, sadece koordinasyon iþlevi görecek geniþ iþlevi olmayan bir çatý partisi, çatý partisine giderken

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Savaþýn Muhatabý Barýþýn da Muhatabýdýr

Savaþýn Muhatabý Barýþýn da Muhatabýdýr YIKIMLARA KARÞI BÝRLEÞELÝM MÜCADELE EDELÝM! Sultanbeyli de Kentsel Dönüþüme Karþý Halk Toplantýsý Kitle Örgütlerinin Dayanýþmasý, Geleneksel Yaz Pikniðine Taþýndý Sultanbeyli Yavuz Selim Mahallesi'nde

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

BDP ye Yönelik Saldýrýlara Son! KCK Davasý Tutuklularýna Özgürlük!

BDP ye Yönelik Saldýrýlara Son! KCK Davasý Tutuklularýna Özgürlük! TROÇKÝZM DOSYASI Bugün troçkizm konusunda Türkiye solunun zaaflarýný irdelemek ve troçkizmin bir politik akým olarak nasýl bir oportünist merkezciliði ifade ettiðine ýþýk tutmak oportünizme ve tasfiyeciliðe

Detaylı

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle

ÖNSÖZ. Güzel bahar günlerini ve sýcacýk anlarý birlikte paylaþmak dileðiyle ÖNSÖZ Biliþim Sektörünün deðerli çalýþanlarý, sektörümüze katký saðlayan biliþim dostlarý, Bilindiði üzere Türkiye Biliþim Derneði, Biliþim Sektörünün geliþmesi amacýyla tam 38 yýldýr çalýþmalarýna aralýksýz

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ

DOÐALGAZ ÝÇ TESÝSAT MÜHENDÝS YETKÝLENDÝRME KURSU DÜZENLENDÝ ÝKK TOPLANTISI ÞUBEMÝZDE GERÇEKLEÞTÝRÝLDÝ 4 Kasým 2010 tarihinde ÝKK toplantýsý Þubemizde gerçekleþtirildi. ÞUBEMÝZ SOSYAL ETKÝNLÝKLER KOMÝSYONU TOPLANDI Þubemiz sosyal etkinlikler komisyonu 05 Kasým 2010

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 3 EKÝM 2007 Yeni Anayasa Hakim Sýnýflarýn Ýç Çatýþmalarýnýn Ürünü Olacak Demokratik Anayasa Savaþan Ýþçilerle Gelecek Emperyalistler Arasý Denge Kayda

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 4 OCAK 2008 Ýlk Dört Kongreyi Savunmak Stalin i Karalamanýn Kýlýfý mýdýr? KöZ rehberinin Komünist Enternasyonal in ilk dört kongresi olduðunu söylerken

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

Mudurnu markasýnýn satýþa çýkmasý, bize bir ikramdý.. Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu Baþkaný Zuhal Daþtan:

Mudurnu markasýnýn satýþa çýkmasý, bize bir ikramdý.. Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu Baþkaný Zuhal Daþtan: 109. Sayý www.performansgazetesi.net performans@performansgazetesi.net Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu Baþkaný Zuhal Daþtan: Mudurnu markasýnýn satýþa çýkmasý, bize bir ikramdý.. 8 Mudurnu Piliç Yönetim Kurulu

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER TÜHÝS Ýþ Hukuku ve Ýktisat Dergisi Cilt : 23, Sayý : 2-3 Kasým 2010 - Þubat 2011 SENDÝKAMIZDAN HABERLER ÝL ÖZEL ÝDARELERÝNDE TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ UYGULAMALARI SEMÝNERÝ YAPILDI Üyemiz Ýl Özel Ýdareleri Genel

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 YTL (KDV DAHÝL) SAYI:5 MART 2008 Tasfiyeci Rüzgarlar Þiddetlenirken Kim Hangi Yolda Yürüyor? (2) Geçtiðimiz sayýda belirttiðimiz gibi, Hangi Yolda Yürüyoruz baþlýklý makalede

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði www.tutevsiad.org BÝRLÝKTEN KUVVET DOÐDU TÜRK-ÇÝN EKONOMÝK VE TÝCARÝ ÝÞBÝRLÝÐÝ FORUMU NDA BÝZDE TÜTEVSÝAD OLARAK YERÝMÝZÝ ALDIK T.C. Baþbakaný Recep Tayyip Erdoðan'ýn 8-11

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 21 MAYIS 2011 1978 1 Mayýsý nýn Rövanþý Alýndý Bu yýlki 1 Mayýsla birlikte 1978 in rövanþý alýnmýþ oldu. 1978 1 Mayýsý sadece Ýstanbul da 12 Eylül öncesinde

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU Proletarya ile burjuvazi arasýnda, tüm yeryüzünü kaplayan, toplumu boydan boya bir çatýþma alanýna çeviren küresel iç savaþ, her geçen gün biraz daha þiddetleniyor, yoðunlaþýyor. Sýnýf savaþýmý, kendi

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR!

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR! BURJUVAZÝ Kapitalist üretimin iki yönü vardýr: Yýkýcý olan ve devrimci olan. Kapitalizm tarafýndan sürekli mahvedilen küçükmülk sahipleri, durumlarý gereði yalnýzca yýkýcý yaný görürler. Politik temsilcileri

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de

Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Saðlýk çalýþanlarý GöREV'de Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Saðlýk emekçilerinin 2 gün süren grevleri baþladý. Ülke genelindeki hastanelerin nereyse tamamýnda hastanede

Detaylı

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR

DÜZENLEME KURULU YÜRÜTME KURULU. Sezai ONARAL Sami KAZICI Ünal AYDIN Tayfun BEÞE Nevzat BARAK Yaþar BASKIN Hasan AKTAÞ Abdi ÇALIÞIR BÝRÝNCÝ DUYURU DÜZENLEME KURULU Deðerli Meslektaþlarýmýz, Yeminli Mali Müþavirler Odalarý olarak 8 odanýn ortaklaþa ilk defa düzenlediði "I. Yeminli Mali Müþavirlik Denetim ve Tasdik Sempozyumu" 13-17

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

2015-2016 KISA PROGRAM NÝLÜFER ROTARY KULÜBÜ UR. 2440. BÖLGE BES ve EÐÝTÝM ASAMBLESÝ 26-29 MART 2015 Sevgili Dostlarýmýz; U.R. 2440. Bölge 2015-2016 Dönemi BES ve Eðitim Asamblesine hoþ geldiniz. Önemli

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi

Türk Omurga Derneði Kongre ve Bilimsel Toplantý Düzenleme Yönergesi 1- AMAÇ-KAPSAM 3- KONGRE, BULUÞMA ve KURSLARIN ZAMANLAMASI Türk Omurga Derneði, omurga týbbý konusunda bilgi ve teknolojinin Omurga Kongresi iki yýlda bir, bahar aylarýnda ve uluslararasý olarak mümkün

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı

Sunu, MÜCADELE BÝRLÝÐÝ DAÐITIMCILARINA SÝLAHLI SALDIRI! BASINA VE KAMUOYUNA

Sunu, MÜCADELE BÝRLÝÐÝ DAÐITIMCILARINA SÝLAHLI SALDIRI! BASINA VE KAMUOYUNA Sunu, Yeni bir dergide okurlarýmýzla buluþmanýn sevinciyle merhaba. Yeni Evrede Mücadele Birliði, bu yeni dönemde adýna uygun olarak sýçramalý bir geliþim gösterecektir. Ýlk sayýmýzý çýkarýrken okurlarýmýzdan

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

ki bu, paylaşılacak bir postun kavgasıdır. Hayır! Bu, tek sözle postu kurtarma savaşıdır! Halkların öfkesinden kendini sıyırma savaşıdır!

ki bu, paylaşılacak bir postun kavgasıdır. Hayır! Bu, tek sözle postu kurtarma savaşıdır! Halkların öfkesinden kendini sıyırma savaşıdır! UNUTURSAK KALBİMİZ KURUSUN Bu söz Roboski-Uludere Katliamını hep hatırlamak, için söylendi. O katliam anını hepimiz duyduk... Hepimizin tanıklık ettiği gelişmeler... Bombalama sesini duyan köylülerin sınıra

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir DEVRÝMCÝ ÝÞÇÝ HAREKETÝ VE BURJUVA EGEMENLÝK 67. Sayý / 10-24 Mayýs 2006 Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir yerde egemen deðildir. Egemenlik biçimini saðlamayý, devrimci hareketin ezilmesinde,

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal PROLETER ÝÇ SAVAÞ HALK KÝTLELERÝNÝ BÝRLEÞTÝRÝR Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal olan sürekli bir geliþim ve dönüþüm içindedir. Her toplumun geliþimini etkileyen, ona egemen olan yasalar farklýdýr.

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Yeni sayýmýzda Newroz la merhaba diyoruz. Cejna Newroz Piroz Be! Newrozlarýn halklarýmýzýn özgür olduðu, zincirlerinden kurtulduðu, tüm Dehaq larýn dünya üzerinden temizlendiði günlerde kutlanmasý

Detaylı

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ

EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ EKONOMİK, DEMOKRATİK ÖZLÜK HAKLARIMIZ; EMPERYALİZME, GERİCİLİĞE VE ÖZELLEŞTİRMELERE KARŞI MÜCADELEDE ŞUBEMİZ 162 Şubemiz, Odamızın ana yönetmeliği uyarınca ülke ve toplum çıkarları doğrultusunda, yurdumuzun

Detaylı

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Yeni Evrede Baþyazý KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Bir ülkede kapitalizm ne denli geliþkin ve bunun sonucu iþçi sýnýfý nicelik olarak ne kadar büyük ve ne kadar örgütlü olursa olsun, iþçiler

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi 17. Devlet ve devrim Tüm devrimlerde merkezi sorun devlet iktidarýdýr. Temel sorun iktidarý hangi sýnýf alacaðýdýr. Lenin'in pek çok kez tekrarladýðý gibi, devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz;

Detaylı

AYLIK KOMÜNÝST GAZETE FÝYATI: 1 TL (KDV DAHÝL) SAYI: 8 OCAK 2009 Egemen güçlerin, AKP, CHP ve diðer düzen partilerinin karþýsýna emekçilerin ezilenlerin taleplerini savunan, sorunlarýna sahip çýkan adaylarý

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 27 Mayýs 2006 http://iscicephesi.org Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý 1 Mayýs

Detaylı

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR Merhaba, Yoðun Mart ayýna girerken, 10. sayýmýzda sizlerle buluþmanýn sevincini yaþýyoruz. Devrimci eylemlerin yoðunlaþacaðý Mart ayýna heyecanla hazýrlanýrken, bu sayýmýzda yine yoðun bir gündemle çýkýyoruz.

Detaylı

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Kamu Emekçileri Bülteni Özel Sayýsý: 247 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Ekim 2005 Fiyatý 250.000 TL (25 Ykr) Ümraniye, Sarýgazi, Sultanbeyli ve Taþdelen'deki sýnýf

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Mart ayýnýn coþkusuyla tüm okuyucularýmýzý selamlýyoruz. Mart ayý, adý ayaklanmalarla, büyük kavgalarla, tarihsel olaylarla anýlan bir aydýr. Ve daha þimdiden, ard arda gelen ölümsüzleþme haberleriyle

Detaylı

Merhaba Genç Yoldaþlar;

Merhaba Genç Yoldaþlar; Merhaba Genç Yoldaþlar; Yeni bir sayýmýzla yine sizlerle birlikteyiz. Yaz mevsiminin en sýcak günlerinin yaþandýðý Temmuz ayý içerisindeyiz. Tabi ki bu sýcaklar ne devletin baský ve terörünü ne de iþçilerin,

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dergimizin 4. sayýsý yine dolu bir gündemle çýkýyor. Ýstanbul da 5 gün arayla meydana gelen patlamalar gündemin birinci sýrasýna yükseldi. Patlamalarýn ardýnda kimlerin olduðu ve bununla neyin

Detaylı

Ümraniye Ýþçi Kurultayý 11 Aralýk ta toplanýyor!

Ümraniye Ýþçi Kurultayý 11 Aralýk ta toplanýyor! Kamu Emekçileri Bülteni Özel Sayýsý: 269 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Kasým 2005 Fiyatý 250.000 TL (25 Ykr) Söz, karar, inisiyatif iþçilerde! Ümraniye Ýþçi Kurultayý

Detaylı

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI

TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB DANIÞMA KURULU 2. TOPLANTISI YAPILDI TMMOB Danýþma Kurulu 38. Dönem 2. Toplantýsý 16 Nisan 2005'te Ankara'da TMMOB çalýþmalarý üzerine bilgilendirme ve TMMOB çalýþmalarýnýn deðerlendirilmesi gündemi

Detaylı

Neden sendikalý olmalýyýz?

Neden sendikalý olmalýyýz? Neden sendikalý olmalýyýz? Türkiye Porselen Çimento Cam Tuðla ve Toprak Sanayi Ýþçileri Sendikasý DÝSK/CAM KERAMÝK-ÝÞ GENEL MERKEZÝ Merkez Mah. Doðan Araslý Cad. No: 133 Örnek Ýþ Merkezi Kat 3 Daire 58

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU ÝÞÇÝLERÝN KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ama, iþçilerin bu toplumda hiçbir güvenceleri yoktur. Bu toplumda ücretli-emekçileri bekleyen

Detaylı

Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim

Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim EMEÐÝN CUMHURÝYETÝNE DOÐRU Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim ve hareket halindedir. Ýþçi sýnýfý, üretim a- raçlarýndaki geliþime baðlý olarak, deðiþikliðe uðruyor. Üretimde her

Detaylı

Dünya Gýda Günü etkinliklerinin belirlenmesi amacýyla, 12 Haziran 2006 tarihinde Gýda Mühendisleri Odasý, Kimya Mühendisleri Odasý ve Ziraat

Dünya Gýda Günü etkinliklerinin belirlenmesi amacýyla, 12 Haziran 2006 tarihinde Gýda Mühendisleri Odasý, Kimya Mühendisleri Odasý ve Ziraat Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Adana Çiftçiler Birliði ve TEMA tarafýndan Ç.Ü. Akif Kansu Salonu'nda 9 Mayýs 2006 tarihinde, "Toprak Koruma ve Arazi Kullanýmý Kanunu ile Çölleþmeyle Mücadele Ulusal

Detaylı

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU

KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU Kapitalizm, bugüne deðin görülen toplumsal sistemlerin içinde, tarihte en kýsa dönemi kaplayan toplumsal bir biçimdir. Emeðe dayanan, bu yüzden dengesizlikler, uyumsuzluklar ve

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

TEKEL ÝÞÇÝLERÝ ÝLE DAYANIÞMAYA

TEKEL ÝÞÇÝLERÝ ÝLE DAYANIÞMAYA TEKEL ÝÞÇÝLERÝ ÝLE DAYANIÞMAYA Onaylayan Administrator Wednesday, 10 February 2010 Son Güncelleme Tuesday, 16 February 2010 HSGG Haber için týklayýn {tab=13 ÞUBAT DUYURU} GÜVENCESÝZ, KÖLELÝK KOÞULLARINDA

Detaylı

Bir ayaklanmada etkin olmak için her

Bir ayaklanmada etkin olmak için her Yeni Evrede Başyazı KÝTLE ÝÇÝNDE DEVRÝMCÝ ÇALIÞMA Bir ayaklanmada etkin olmak için her þeyden önce kesin, açýk, devrimci bir programa sahip olmak gerekiyor. Ne için savaþtýðýný bilmek, kitlelerin eylemde

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý:15 Nisan 2005 http://iscicephesi.org Birleþik, Devrimci, Enternasyonalist Bir Ýþçi Hareketi Gündem ve Politika syf.

Detaylı

15 NİSAN 2010 PERŞEMBE ESNAF PAKETİ SAYI 8

15 NİSAN 2010 PERŞEMBE ESNAF PAKETİ SAYI 8 15 NİSAN 2010 PERŞEMBE ESNAF PAKETİ SAYI 8 Türkiye Esnaf ve Sanatkarlarý Konfederasyonu (TESK) Baþkaný Bendevi Palandöken: Bu plan 1 yýl içinde sýkýntýlarýmýza çare olur TESK Baþkaný Bendevi Palandöken,

Detaylı