Fethullah Gülen Hocaefendi nin Edebiyata Dair Fikirlerini Anlama Yolculuğu - 9

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Fethullah Gülen Hocaefendi nin Edebiyata Dair Fikirlerini Anlama Yolculuğu - 9"

Transkript

1 Fethullah Gülen Hocaefendi nin Edebiyata Dair Fikirlerini Anlama Yolculuğu - 9 Ali Osman DÖNMEZ Ülkemizde Estetiğe Dair Çalışmaların Genel Durumu Tanzimat sonrası Türk edebiyatında Şinasi, Ziya Paşa, Namık Kemal, R. Mahmut Ekrem, Hüseyin Cahit Yalçın, Cenap, Fikret, Beşir Fuat, Mehmet Rauf gibi isimlerin Batı daki estetik anlayışına dair yazılar yazdığı bilinmektedir. Osmanlı nın son dönemlerinde Ahmed Naim in tercüme ettiği Mebadi-i İlm-i Mehasin [1916] ile Cumhuriyetin ilk yıllarında H. Cahit in tercüme ettiği Sanayi-i Nefise nin Menşeleri [1925] ve Hasan Âli Yücel tarafından tercüme edilen Sanat Musahabeleri [1928] estetik kavramının Türk sanat ve edebiyatında tanınmasına vesile olan eserlerdir. Bunun yanında Sakızlı Ohannes Paşa nın Fünun-ı Nefise Tarihi Medhâli [1892], İ. Alaaddin Gövsa nın Bediî Terbiye [1925], Ziyaeddin Fahri Fındıkoğlu nun Bediiyyat [1927] ve Mustafa Namık Çankı nın Bediiyat [1931] isimli çalışmaları bu sahadaki ilk telif eserler olarak değerlendirilebilir.1 Türk edebiyatında Tanzimat tan Cumhuriyet e kadar olan süreçte bediiyyat [estetik] üzerine kırktan fazla çalışma olmasına rağmen estetik e dair konularda hep Batılı yazarlar referans alınmış, onların görüşlerine yer verilmiştir. Fundagül Apak Evreni Kalbinde Bulan Adam Burhan Toprak ve Sanatının Türk Edebiyatındaki Yeri isimli doktora çalışmasında bunun sebep ve neticelerine dâir Beşir Ayvazoğlu ve Recep Duymaz ın çarpıcı tespitlerine yer verir: Estetik diye bir disiplinin farkına varıldığı günden beri, tercüme yoluyla sürekli Batı dan estetik teorileri ithâl eden Türk aydınları, Türk-İslâm kültürünün zengin estetik birikimini bu teorilerin ölçülerine vurarak kendilerince birtakım eksiklikler bulmuş, realiteyi Batılılar gibi kavrayamadığımız için ne büyük kayıplara uğradığımızı anlatıp durmuşlardır. Bizi asırlarca tatmin eden, acılarımızı, sevinçlerimizi, aşklarımızı, hasretlerimizi terennüm ettiğimiz edebiyatın hayatı yansıtmadığını, musikimizin teksesli ve ilkel olduğunu, tiyatromuzun bulunmadığını vb. birden keşfeden bu aydınlar, Batı toplumlarındaki sosyal hareketliliğin bir sonucu olarak devamlı değişen, değişmekle birlikte arka planında ilk bakışta fark edilmeyen bir sürekliliği koruyan sanat akımlarının peşinde koşarken, bağlı oldukları geleneği yitirdikleri gibi, yeni bir birikim, dolayısıyla yeni bir gelenek de kuramamışlardır. Yeni bir dili kekelemeye çalışırken ana dilini de unutan Türk aydını ve sanatçısı, peşine takıldığı hiçbir sanat anlayışında rüştünü isbat edemeden bir yenisine takılmak zorunda kalmıştır. 2 Ülkemizin akademik çevrelerindeki estetiğe ve sanat kuramlarına dair yapılan çalışmalar Batı daki estetik birikime dayalıdır. Bu çalışmalarda kendi tarihsel birikimimiz hep ihmal edilir. Bu, sanat tarihimize ilişkin bir kopukluktur. Bu çalışmaların Batı daki birikimin yanında, XIX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren ortaya konulmaya başlanan yerli kaynaklardan da beslenmesi, bu kopukluğu gidereceği gibi, onlara kuşkusuz bir derinlik ve zenginlik de kazandıracaktır. Böyle bir beslenme, yerli edebiyat nazariyesi/kuramı kitaplarımızın arka plânındaki sanat eserleri ile felsefe düşüncesinin de özümsenmesini içereceği muhakkaktır. O zaman yerli düşünceye dayalı sanatkâr, sanat eseri, sanat eserinin değerlendirilmesi ve sanat eserinin yargılanması gibi estetik fenomenlere dair kuramlarımız/kuramcılarımız bulunacak ve bu durum, Batı nın ulaştığı estetiğe ait kuramsal

2 birikime Türk düşünce, sanat ve felsefesinin özgün bir katkısı olacaktır. 3 Ayvazoğlu, estetik üzerine yazdığı bir eserde, İslâm dünyasında estetiğe dair bir terminolojinin oluşmadığını belirterek, bu sahayla ilgili çalışmalarda Batı menşeli kavramları kullanma zaruretine dikkatleri çeker ve bu durumun Batı sanatlarıyla İslâm sanatlarını karşılaştırılmasını şart kıldığını söyler.4 Bugün Ülkemizdeki İslâm-Estetik İlişkisi Kitap ve Sünnet in tayfları altında doğup gelişen İslâm medeniyetinin temelde estetik bir medeniyet olduğu açıktır. Arap ve Türklerin İslâmiyet le müşerref olduktan sonra ortaya koydukları eserler, yaşayış tarzları ve hayat telâkkileri bunun bariz bir ifadesidir. Beşir Ayvazoğlu İslâm estetiğini, tarih içinde oluşan İslâm sanatının devasa birikimin arkasındaki ilkeler bütünü olarak tarif eder, İslâm ve estetik ilişkisini anlayabilmenin ancak İslâm sanatını ortaya koyan sanatkârları -eserlerini inşa ederken- yönlendiren ilkeleri keşfetmeyle mümkün olduğunu belirtir. Ona göre, bu ilkelerin en önemlisi tevhit akidesidir.5 Gelinen noktada günümüz sanatkârının, söz konusu ilkeler bütününden oldukça uzaklaştığı söylenebilir. Osmanlı nın Batılılaşma sürecinde kendini gösteren söz konusu bu uzaklaşma, maalesef Tanzimat la belirginleşmeye başlamış; bir dönem itibariyle de bazı kesimler tarafından maziyi reddetme kertesine gelmiştir. Murat Belge Osmanlı nın son dönemlerindeki Batılılaşmayı travmatik olarak niteler ve bunun hem gelenek kaybına yol açtığını hem de öfke ve tepkiye sebep olduğunu belirtir. Din ile estetik arasındaki münasebete dikkatleri çeken Belge ye göre, bu süreçte Doğu ile Batı arasında bilinçler bölünmüş, öfke ve politik unsurlar ağır basmış ve dolayısıyla sentez adına estetikle anlamlı bağlar kurulması güçleşmiştir.6 Ayvazoğlu na göre asırlar boyunca kendine has kaideler üzerinde yükselen İslâm estetiğinden, kendini doğuran kurumların kaldırılması ve buna bağlı olarak geleneğin kesintiye uğramasıyla bugün geriye formlar kalmıştır. Geleneğin içinden gelenler tevarüs ettiklerini yeni nesillere aktarmaya çalışsalar da, talep olmadığı için bu gelenek kendini üretememiştir. Ayvazoğlu, İslâm medeniyetinin bir zamanlar sahip olduğu estetik zenginliği ancak demokratik şartlarda yeniden kazanabileceğini, hakiki sanat eserlerinin hürriyet ortamlarında üretilebileceğini söyler.7 H. Bülent Kahraman ise, günümüz Türkiye sinde İslâm ve estetik ilişkisinin, değerlerinden uzak, sadece görsellik bazında ve simulasyon8 seviyesinde yaşandığını belirtir.9 İslâm estetiğinin dinin her kademede daha güzel nasıl yaşanacağı meselesini esas aldığını söyleyen İskender Pala, minimize [küçültme, en küçüğe indirme] ve stilize [biçimlendirme] etmeyi bu estetiğin temel hareket noktaları olarak işaretler. İslâm a dâir estetik anlayışın tabiatta var olanı daha mükemmel hâlde insan ruhuna yansıtması üzerine bina edildiğini belirten Pala, tarihi itibariyle oldukça zengin bir geçmişe sahip olan bu anlayışın bugün itibariyle yok olmayla karşı karşıya kaldığını belirterek, İslâm ı bilenlerin sanattan, sanatı bilenlerin de ise İslâm dan uzak olduklarını söyler. Dinin güzel yaşanmasına vesile olan tasavvufu da estetik sınırlarına dâhil eden Pala, tasavvufun hoşgörü üzerine bina edilmiş bir dünyayı kulun yorumuna açık bıraktığını belirtir. Bugün itibariyle bu açık bırakmanın yerini dayatmaların alması sebebiyle İslâm estetiğinin daha dar şekilde yaşandığını ifade eder.10 İslâm medeniyetinin temelde estetik bir medeniyet olduğunun altını çizen Hilmi Yavuz ise, onun estetik anlayışının özünü Edward Said in: İslâm, dünyayı ne eksiltilecek, ne de çoğaltılacak bir yer olarak görür. cümlesinden hareketle şöyle özetler: Bize verilmiş olan dünyayı ve doğayı daha da güzelleştirmek, süslemek ve verili olanı değiştirmeden, ona

3 herhangi bir şey ekleyip çıkarmadan, onu tamamlanmış bir dünya biçiminde, verilmiş kabul ederek, süslemek. Tanzimat a kadar, İslâm estetiğinin tarihi ile Osmanlı estetiğinin tarihi arasında bir mütekabiliyet ilişkisi olduğunu belirten Yavuz, günümüz Türkiye sinin geldiği noktada Batılı ve modern olanla, geleneksel ve Doğulu olanın -sentezi değil- uyumlu bir aradalığının nasıl gerçekleşebileceği üzerinde durma nın önem arz ettiğini söyler. Günümüz Müslümanlarının İslâm estetiğinden uzakta bir hayat yaşamalarının sebebinin din değil sosyolojik faktörler olduğunu belirten Yavuz, İslâmî bir burjuvazi kültürünün üretilmesiyle problemlerin ortadan kalkacağını düşünür. Ona göre, İslâmî bir burjuvazi yetişmeden İslâmî estetiğin hâkim olmasını beklemek, yanlıştır.11 Hocaefendi ve Estetik Kendisini yakından tanıyanlar12 tarafından belirtildiği üzere, günlük hayatta kullandığı elbise ve mâlzemelerde, bulunduğu ortamlarda hep bir âhenk ve uyum gözeten Hocaefendi, göz zevkini, ortamın âhengini bozan unsurlardan ve estetikten uzak kaba eşyalardan meselâ ucu kıvrık kalmış bir halıdan, uyumsuz giyinen bir tanıdığından, sarkan bir düğmeden, kalitesiz mâlzeme kullanılması ve özensiz işçilik sebebiyle kaba bir görünüm arz eden namaz takkelerinden vb. rahatsızlık duyar. Kütüphanesindeki kitapların düzeninden giydiği elbisenin sadelik ve kalitesine13 kadar şahsî hayatında estetiğe dâir birçok hususa dikkat eden Hocaefendi; yazı ve mülâkatlarında çeşitli açılardan yorumlarda bulunduğu estetik ve bedîiyât ı Yağmur Dergisi nin Temmuz 1999 sayısında Güzel ve Güzellik başlığıyla müstakil bir yazı olarak ele almıştır. Söz konusu yazıda bedîiyat unvanıyla değişik anlayış ve görüşler açısından defaatle üzerinde durularak farklı tariflere tâbi tutulan güzelliğin bundan sonra da benzer şekillerde yorumlara tâbi tutulacağını, bunun şimdilik geleceğin bedîiyât üstadlarına bırakıldığını, burada ise, kendi inanç, duygu ve düşünce dünyasında, güzelden, güzellikten ne anladığına dâir küçük bir-iki atıfta bulunmak istediğini ifade eder. Güzelliği gözümüzü, gönlümüzü okşayan, ruhlarımızda heyecan ve takdir hisleri uyaran, sonra gidip iç âlemimizde estetiğe dönüşen ve bize tarifi güç en tatlı, en neşeli anlar yaşatan mefhum, mânâ, muhteva, manzara gibi şeyler ya da bunların ihsas ve imtisas keyfiyetleri 14 şeklinde tarif eden Hocaefendi de, Bediüzzaman da ve diğer İslâm âlimlerinde olduğu gibi, güzelliklerin aslî kaynağının Güzeller Güzel i olduğunu söyler. Ona göre nesne veya objelerde kendini gösteren güzellik, O nun güzelliğinin bir aynası ve bir aks-i sadâsıdır. Hakikî güzellik Hakk a ait, kusursuz kemal de O na özgü ve O nun lâzımıdır. Topyekun varlık, O nun değişik tecellîlerinin birer farklı aynası, her nesne ve her hâdisenin çehresinde temâşâ ettiğimiz mânâ, muhteva, parlaklık ve câzibe de aynaların kabiliyetine göre O nun güzelliğinin küçük bir parıltısı ve varlığının zayıf bir ziyasıdır. 15 O, aşkın da, iştiyakın da, kalbî alâka ve irtibatın da esasının, insanın güzellik diye değişik şekil ve suretlerde gördüğü her şeyin, birçok perdeden geçmiş ve biraz da aynaların kabiliyetlerine göre farklı mahiyetler almış Hakk ın güzelliğinin gölgesinin gölgesi olduğunu belirtir. İman, Güzellikleri Görmenin Bir Anahtarıdır Hocaefendi, insanı dağınıklıktan kurtarıp tevhide ulaştırmasıyla, dünya ve ahiret saadetine erdirmesiyle, bütün dünyevî endişelerden insanı arındırmasıyla bizzat güzel olan imanı, söz konusu güzellikleri duyup zevk etmenin hatta dış görünüşleri itibariyle menfi gibi gözüken hâdiselerdeki güzelliği görmenin sihirli anahtarı olarak tarif eder.16 Ona göre iman estetiğe açık ruhlarda derin bir sanat ruhu hâsıl eder. Bu sayede mümin bir sanatkâr birkaç fırça darbesiyle varlığın sonsuzluk menşûrundaki mahiyet-i mücerredesine ulaşır. Böyle bir sanat eseriyle karşılaşan insan da sanat diliyle tevhit ve tecrit mülâhazalarının resimlendirilmesi içinde, çizgilerin büyülü dünyasında sınırlı objelerde sınırsızı, damlada deryayı, zerrede kâinatları temaşa etme neşvesine erer. 17 Söz konusu yazıda Hocaefendi, kâinattaki güzelliklerin iman sayesinde nasıl temaşa edildiğini anlattıktan sonra aynı güzelliklerin nasıl

4 imanı derinleştiren birer tefekkür tablosuna dönüştüğüne de vurgu yapar. O, bu güzellikleri temaşa için yaratılan insanı ise, bütün güzelliklerin zirve noktası olarak değerlendirir. Hocaefendi, insanın kâinattaki âhenk ve güzelliği anlamasına basamak teşkil eden, Yüce Olan a ulaşmasına imkân sağlayan insan elinden çıkmış eserleri de tefekkür vesilesi olarak değerlendirir: Bazen güzel bir şiir, zengin bir nesir, ince bir motif, latîf bir tezhip, gürül gürül bir kahramanlık destanı, iyi dramatize edilmiş bir hikâye, beşerî heyecanlarımızı haykıran bir mûsıkî nağmesi bizi o kadar coşturur ve heyecanlandırır ki, görüp duyduğumuz ses hevenkleri ve değişik objeler tıpkı bir meltem gibi dört bir yandan ruhumuzu sarar, bizi büyüler, güzelliklerin sihirli âlemine çeker ve bize ötelerden güftesiz-bestesiz ne nağmeler ne nağmeler duyurur. 18 Hocaefendi, Itrilerin, Dede Efendilerin duygu ve düşüncelerinden süzülüp gelen ezan, temcid ve tekbirlerimizdeki hava, üslûp ve estetiği, milletimizin kalbinin mübhem, çok buudlu bir sesi ve hususî bir lisanı olarak değerlendirir.19 O, inanç, duygu, düşünce ve estetik anlayışımızı resmeden bir dekorla yüz yüze gelindiğinde yaşanan hâlet-i ruhuyeyi şu sözlerle tasvir eder: geçmişimize ait ruh ve mânânın sağanağına tutulmuş gibi olur ve olduğumuzdan daha fazla bir vüs ate ereriz; ereriz de işte o zaman hislerimiz, gider heyecanlarının serhaddine ulaşır.. ruhî melekelerimiz, tahayyül gücümüz, zaman üstü mülâhazalara yükselir ve hemen hepimiz âdiyat türünden duyduğumuz şeylerin yanında olağanüstü sesleri, sözleri duyabileceğimiz bir ufka ulaşır ve düşünce dünyamız itibarıyla, dünün, bugünün, yarının halitasından, fakat bu zaman dilimlerinden hiçbirine uymayan, ama hepsinden bir kısım çizgiler taşıyan daha sihirli bir dünyanın göbeğinde buluruz kendimizi. Derken her şeyi ile bizim olan bu dünyada her nesne, her renk, her desen ve her şive değişerek âdeta bir başka hâl alır. 20 Hocaefendi güzelliklerden alınan zevkin devamlı olmasının, ruhanî hazların elemlere dönüşmemesinin yolunun, insanda o güzel hisleri uyaran unsurların hakiki sahibiyle irtibatlandırılmasından geçtiğini söyler. Ona göre, Maddî ve cismanî güzellikler, nazarları Güzeller Güzeli ne yönlendirmek için sadece birer vesiledirler. Vesilelere takılıp kalmak ise, hedef körlüğüne düşmek, varılacak noktayı unutmak, ömrü mecazî muhabbet ve alâkalarla tüketip, hakikate karşı kapalı kalmak demektir. 21 Hocaefendi, zahirî güzelliklere takılıp kalan natüralist ve materyalistlerin heyecanlarını daralttıklarını, zaman-mekân üstü olanları, zamana, mekâna sıkıştırarak kendi ufuklarını kararttıklarını söyler. Ona göre, bütün güzellikler, insanı maddenin dar mahpesinden kurtararak aşkınlığa yükseltmek içindir. Hocaefendi insanın halife olması dolayısıyla varlığa müdahâlede bulunma hususiyetine göndermede bulunarak, ortaya konacak eserlerde kendi şuur, idrak ve hislerimizi ifade etmemiz gerektiğine diğer yandan da ledünnî gerçeklere tercüman olma durumuna vurgu yapar. Hocaefendi kendi düşünce çizgimizde kitlelere mâl olmuş estetiği, her yere ruh ve mânâyı nakşeden ve nakşında sonsuzu arayan sanatı, uhrevîleşen, inceleşen, ötelerle bütünleşen, gerçek bedîiyât zevkini 22 geleceğin sanatkâr ruhlu insanlarına bir hedef olarak gösterir. Hâl ve Davranışlara Yansıyan Estetik Telâkki Estetiği, eşyanın bir anlık görüntüsünü alıp üryan resimler, donuk heykeller şeklinde yorumlamanın güzellik kültürünü sığlaştırarak belli bir kesiminin fantezisi hâline getireceğini23 belirten Hocaefendi nin bazı ifadelerinde estetiğin hayatın bütün müspet ünitelerini kapsayacak bir güzellikler meşheri olarak değerlendirildiği görülür. Ona göre milletimiz, bir yönüyle dört bin senelik, bir yönüyle de altın çağ olarak da nitelenebilecek bin senelik tarihinde, pek çok meselede mümârese sahibi olmuştur. Bunlardan biri de geliştirmiş olduğu estetik anlayıştır. Hocaefendi bu noktada hâl ve davranışlarda sadır olan güzellikleri

5 milletimizin estetik anlayışının, bediî zevklerinin bir tezahürü olarak değerlendirir: Bu güzellikleri teşhir etmemiz ve bu iş için sergiler açmamız hem hakkımız hem de vazifemizdir bizim. İşte günümüzde bu türlü sergilerin açıldığı yerler de eğitim yuvalarıdır, okullardır, kültür lokalleridir, hatta ticaret mülahazasıyla yurtdışına giden insanımızın açtığı iş yerleridir. Çünkü onların tavır ve davranışlarından dökülen şeyler de yine bizim mazimiz, bediî zevklerimiz, dinî telakkilerimiz ve ahlakî mülahazalarımız olacaktır ve bizim bu değerlerimiz başka medeniyetlerin insanlarına çok mânâ ifade edecektir. 24 Tabiat Kitabıyla Uyumlu Bir Estetik Telâkkisi Edebiyatı, bir milletin estetik anlayışını ifade eden mühim bir dinamik olarak değerlendiren25 Hocaefendi mimaride de estetik zevkin ehemmiyetine vurgu yapar. Ona göre mazimizde birer güzellik armonisi olan büyük şehirler, estetik zevki inkişaf etmiş üstün peyzajcıların eserleridir.26 Milletimizin bedîiyât telakkisini, ruhunun bir buudu, düşünce dünyasının bir derinliği olarak değerlendiren Hocaefendi, Kasım 1993 tarihli Sızıntı dergisinde yayımlanan Geçmişin Hülyalı Dünyası isimli yazıda, tarih içinde tabiatla iç içe kurulan ev, sokak, mahalle, köy, kasaba ve şehirlerde kendini gösteren estetiğe temas eder ve milletimizin mazide inşa ettiği, gökleri ve yeri bir arada ruhlara duyuran şehircilik, bina ve peyzaj zevkine; ev, mahalle, köy ve şehir mimarisine dâir önemli şeyler söyler. O, geçmişin evlerini, sokaklarını, mahallelerini, kasaba ve şehirlerini her parçasıyla, her yanıyla âdeta kalblerin bir köşesi, hislerin bir derinliği ve düşüncelerin bir hendesesi olarak görür ve onların gönüllerimizin temâyüllerini, arzularımızın irtibatlarını ve kendimiz olmanın bütün enginliklerini yansıttığını ifade eder. Söz konusu ev ve binalardaki incelik, güzellik ve sanatın tabiat kitabıyla uyum hâlinde olduğunu belirten Hocaefendi nin maziye bir özlem olarak da değerlendirilebilecek aşağıdaki ifadeleri, günümüz şehirlerinde tabiattan kopuk bir hayat sürenlere aslında ne kadar çok şey yitirdiklerini haber vermektedir: Bir zamanlar, tıpkı bir ana yatağı veya ana beşiği gibi, bağrında doğup büyüdüğümüz tabiat anayı hep başımızın üstünde, ayağımızın ucunda, burnumuzun dibinde hisseder; her gün, Güzeller Güzeli nin değişik dalga boyundaki tecellîleriyle tanışır ve güzelliklere hasret nedir bilmezdik. İstediğimizde, evlerimizin kapılarını-pencerelerini açar, dört bir yanda tüllenen o İlâhî binbir güzelliğin tâ yatak odalarımıza kadar akıp gelmesini sağlar ve kulübelerimizi, evlerimizi, yalılarımızı, köşklerimizi kendi ölçüleri içinde ve seviyeleri nisbetinde kâinatın bir şirin köşesi hâline getirip bu mini cennetlerde zevklerin en derinini ve hazların en enginini birden yaşardık.. ve yine istediğimizde, oturduğumuz yerden çevremize yönelir, kulaklarımızı varlığın bağrında yankılanan ayrı ayrı nağmelerle doldurur.. ve gönüllerimize mûsıkîlerin en enfesiyle ziyafetler çekerdik. 27 Estetik ve Mabet Kültürü Hocaefendi ye göre milletimiz, uğradığı her yere inanç ve estetik telâkkilerini aksettiren abideleriyle tarihin yâd-ı cemil i olmuştur.28 Osmanlı nın cami, köprü, çeşme, kervansaray, medrese, bina gibi hemen bütün mimarî sahalarda, estetik mânâda en üst seviyeye ulaştığının altını çizen Hocaefendi, bunda büyük emekleri olan Mimar Sinan ı binlerce eseriyle bizlere hâlâ rehberlik yapan ve mimarîde ruh dünyamızın eşsiz mümessili olarak nazara verir.29 Hocaefendi bu çerçevede özellikle medeniyetimizin en önemli buudunu teşkil ettiğini belirttiği mâbed kültürünü oldukça önemser. O âdeta mazinin bütün estetik birikimini camilerde temaşa eder. Ruh ve mânâ köklerimizle oldukça sıkı münasebetleri olan mabetler, ona göre çevre ve müştemilâtıyla tamamen kendi medeniyet ve kültürümüzün eseridir. Kasım 1992 tarihli Sızıntı dergisinde yayımlanan Ma bed isimli yazıda, madde âleminin

6 serhaddından ötelere açılmak için hazırlanmış bir liman ve insan ruhunun derinliklerine ulaşabilmek için bir tahtelbahir olarak tasvir ettiği mabetleri ülkemizin en temel güzellik unsuru olarak değerlendirir. Ona göre, mabetlerin içli ve derin ukba buutlu güzelliğine denk başka bir güzellik bulmak mümkün değildir. Sözkonusu yazıda Hocaefendi mabetlerin insan ruhunda meydana getirdiği güzellikleri uzun uzun anlatır ve onlardaki maddî güzelliklerin nasıl bir derunî güzelliğe vesile olduğunu şu sözlerle ortaya koyar: Dünyada ma bed kadar vakûr, ma bed kadar mehip, ma bed kadar sonsuza açık ve ma bed kadar füsûnlu başka bir mekan hatırlamıyorum. Orada, âdeta semânın ışıkları, avize ve kandillerin ziyalarıyla bütünleşir ve gönüllere akmaya başlar. Derken âdiyattan olan şeyler bir bir fevkalâdeleşir ve her taraf efsânevî bir güzelliğe bürünür. 30 Mabetlerin gerçek güzellik ve derinliğini anlamanın, ancak onların göz ve gönülleri dolduran aydınlık ikliminde hayata uyanmakla mümkün olduğunun altını çizen Hocaefendi, Mart 2001 tarihli Sızıntı dergisinde yayımlanan Mabedlerin Büyülü Dünyası veya Mabed Medeniyeti isimli yazıda ise, mabetlerin kültür ve medeniyetimizdeki yerini, anlamını insanda uyardığı derunî hisleri oldukça ayrıntılı olarak ele alır. Bu yazı, Hocaefendi nin mimaride estetikten ne kasdettiğine dâir de önemli ipuçları barındırır: Bizim medeniyetimizin sikkesi ve mührü sayılan bu mâbedler, şuradan-buradan alınmış herhangi bir hendesî şablon ve plâna değil de, şeâiri ilan esprisine bağlı engin, uhrevî buudlu, bizlere öteleri rasat etme imkânını veren bir blokaja oturtulmuş gibidirler. Onların çehrelerine dikkatle bakıldığında, bu çehrelerde, engin ruh zenginliğimizi, buğu buğu sonsuzluk duygularımızı, mücerredin çerçevesinde iman esaslarına ait tasavvurlarımızı, İslâm şeâirinin renkli çizgilerini, kendi yolumuzda sevinç ve kederlerimizi aksettiren işaretleri, ümitlerimizden fışkıran ışıkları, zaferlerimizden taşan renkleri, hamaset destanlarımızdan en canlı motifleri, kendi romantizmimizden aşk u vuslatları temâşâ edebiliriz. Kezâ, bu mâbedlerin çehrelerinde, büyük niyetlerin nurlarını, yürekten nezirlerin televvünlerini, anababaya armağan edilmiş olmanın saygısını, evlât hatırasına inşa edilişin şefkatini, bir hasret ve bir hicrana karşı teselli olmanın izlerini, hatalara kefaret duygusunun solgun renklerini, değişik mazhariyetlere ait şükranın parıltılarını görmek de mümkündür.. evet, bir uçtan bir uca bu mâbedler medeniyetini ne zaman temâşâ ve dinlemeye koyulsak, yukarıda söz konusu edilen hususlardan hiç olmazsa birkaçıyla karşılaşır ve bu Hak evlerini bizden biri gibi buluruz; biz öyle buluruz, onlar da karşılaştığımız her yerde bizim üzerimizde âdeta birer canlı hissi uyarır ve hayâllerimize, heykellerinin arkasındaki ruh ve mânâyı aksettirirler. ( ) Bu mâbedler aynı zamanda, inşa edildikleri yerler itibarıyla da sırlı bir kısım hususiyetleri haizdirler: Onların, o mehabetli ve ledünnî görünüşlerinin yanında, incelik, güzellik, zarâfet, ihtiyaç ve estetik gibi yanları itibarıyla da öyle fevkalâde ve mükemmel hâlleri vardır ki; eğer sağlarına-sollarına münasebetsizce yerleştirdiğimiz o hoyrat beton yığınlarını görmez ya da yok farz edersek, onları bulundukları mekânlarla uyum içinde en enfes birer sanat harikası olarak bulur ve büyüleniriz; evet insan, pek çoğu itibarıyla bu sihirli mekânlara doğru yürürken, kendini bir zirveye doğru yükseliyor gibi hisseder.. ve mâbedde hakikîsine ulaşacağı bir terakkînin ilk basamaklarında bulunduğunu sanır. Bilhassa mâbede bağlı eskiden kalma nâzım plânların korunduğu yerlerde, insan yol boyu mâbed hedefli cadde ve sokaklarla, pek çok mescid mücâviri evlerin önünden geçerken hep Allah a yürüyor gibi Allah evine yürür.. yürüdükçe içi açılır.. her adımda yeni bir inşirah duyar.. bazen uzun bazen de kısa, ona götüren bütün yolları, duygularında, düşüncelerinde mâbedleştirerek her şeyi zâtî kıymetlerinin çok çok üstünde değerlere ulaştırır. 31 Estetik, İhtiyaç ve Mânâ Hocaefendi, medeniyetimizde estetiğin, ihtiyacın sınırları dâhilinde bir mânâ kazandığını, milletimizin estetik telakkisinin, Batı romantizminden oldukça uzakta, vahdet ruhu içinde, ihtiyacın bir buudunu teşkil ettiğini belirtir. Ona göre, bir kubbenin, ihtiyaca cevap verme maksadıyla inşa edilmiş olmasının -akustik ve isten mürekkep elde etmenin- yanında bir mânâ

7 ifade etmesi de gerekir. Hocaefendi bu çerçevede askerlikten önce vazife yaptığı Edirne deki Üç Şerefeli Camii için şunları söyler: Kubbesinde işlenen motifler, hususi ile o günün estetik anlayışı içerisinde ele alınacak olursa, insanı bayıltacak güzelliktedir. Kullanılan mürekkep, daimiyet ve sabitiyet, ahenk karşısında hayran kalmamak mümkün değil. Fakat aynı zamanda mimaride bir kanaat resmedilmiştir. Bir yönüyle İslâm ın içinde birbirinden farklı gibi gösterilen ayrı dinamikler, ayrı rükünler, ayrı esaslar vardır. Fakat İslâm estetiği bu ayrılıkları aşarak, aynı zamanda bir kompleks hâlinde, tevhid anlayışını meydana getirmiştir. Kubbelerin her biri birbirinden farklıdır. Fakat o farklılıklar, âdeta birbirlerine içirilerek bir vahdete irca edilmiştir. Bunun yanı sıra bütün bir yapı iki direk üzerine oturtulur. ( ) Teferruatına girdiğinizde o muhteşem mimarinin, kendi inanç kökümüz etrafında şekillendiğini de görürsünüz. İki tane sütun üzerinde durmuştur meselâ, (caminin mimarı) bunu namazın rekâtlarından hareketle düşünmüş. İki rekat. Dokuz tane kubbe koymuş ve her kubbede bir farklılık sergilemiş. Yapı olarak ayrı, nakış olarak ayrı, arabesk olarak ayrı, ayrı... Ve böylece kendi ruhunu, bu küçük kubbelerden âdeta parça parça fakültelerden geçirip sonsuza doğru yürütmüş... Kubbeye geldiğiniz zaman, azıcık bir delik açılsa, ordan Cenab ı Hakk ın arşının eteklerini görecek gibi olursunuz. 32 Bunun yanında Hocaefendi faydalı olanın, sırf bu özelliğinden dolayı güzele, iyiye ve doğruya tercih edilmesini de doğru bulmaz. O bu noktada günümüz insanının talihsizliğini ve art arda gelen musibetlerden bir türlü kurtulamamasının sebebini; dini, ahlâkı, fazileti ve estetiği gereksiz göstererek bilim, teknik ve teknolojiyi tabulaştıran anlayışta görür.33 İslâm Estetiğinin Günümüzde Aşmak Durumunda Olduğu Problemler Sanat bahsinde de dikkat çektiğimiz gibi, bir dönem büyük eserlerin ortaya konmasına vesile olmuş; ancak medreselerin, tasavvufa kapılarını kapatması ve müspet ilimlerin önünün tıkanmasıyla gerilemeye başlayan İslâm estetiğinin tekrar neşv u nema bulabilmesinin önünde birçok çetin zorluk vardır. Hocaefendi nin de altını çizdiği gibi aradan uzunca bir zaman geçmiş; bu ve buna bağlı sebeplerle günümüz insanı, bugün o estetiği ortaya koyan insanların duygu ve düşünce dünyasından uzaklaşmıştır. Hocaefendi, o yüksek seviyenin tekrar yakalanabilmesi için insanların o estetiği ortaya çıkaranların inanç ve anlayış ufkuna ulaşmalarının lâzım geldiğini belirtir. Ona göre, bunlar da yeterli değildir, mevcut olanlar, aynı zamanda zevkimizi ve bizi kucaklar duruma gelmelidir. Bunun yanında sonsuzluk mülâhazasının, tekrar insanlığın iç âleminde mayalanması lâzımdır.34 Dipnotlar 1. Kahraman Bostancı, Suut Kemal Yetkin in Estetik ve Sanat Anlayışı, Doktora Tezi, Dijital Yayın, Ulusal Tez Merkezi, Edirne, 2001, s , 2. Beşir Ayvazoğlu, İslâm Estetiği ve İnsan, Çağ Yayınları, İstanbul, 1989, s Recep Duymaz, Estetiğe Yaklaşımımızdaki Kuramsal Kopukluk, Dergâh, ssayı: 205, 2005, Beşir Ayvazoğlu, İslâm Estetiği ve İnsan, s Beşir Ayvazoğlu, Asıl Yaratıcılık, Hürriyet Ortamında Mümkün, Konuşan: Evrim Altuğ, Sabah Gazetesi Pazar Eki, 21 Eylül Murat Belge, İslâm ın Estetiği Var, Ama, Konuşan: Evrim Altuğ, Sabah Gazetesi Pazar Eki, 31 Ağustos Beşir Ayvazoğlu, Asıl Yaratıcılık, Hürriyet Ortamında Mümkün, agy. 8. Simulasyon, gerçeğe ait bütün göstergeleri ele geçirmiş ve gerçeğin yerine geçmiş sahte olarak tanımlanır. 9. H. Bülent Kahraman, Kandil Simitten, Mevlit Şekerden, Ramazan Çadırdan Ötedir..., Konuşan: Evrim Altuğ, Sabah Gazetesi Pazar Eki, 7 Eylül 2008.

8 10. İskender Pala, Sanatı Bilen İslâm dan, İslâm ı Bilen Sanattan Uzak Konuşan: Evrim Altuğ, Sabah Gazetesi Pazar Eki, 27 Eylül Hilmi Yavuz İslâmi Burjuvazi Olmadan, Estetiğinden Söz Edemeyiz, Konuşan: Evrim Altuğ, Sabah Gazetesi Pazar Eki, 14 Eylül Bu hususta Sızıntı Dergisi Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Arif Sarsılmaz ın ismi zikredilebilir. 13. Arif Sarsılmaz Hocaefendi nin giyim tarzına dâir tarihli özel bir sohbette şunları söyledi: Hocaefendi nin lüks olmayan ancak kaliteli; sırıtmayan ancak kendini hemen hissettiren sade bir giyim kuşam tarzı vardır. 14. M. Fethullah Gülen, Güzel ve Güzellik, Yağmur, Temmuz , Güzel ve Güzellik, Yağmur, Temmuz , Güzel ve Güzellik, Yağmur, Temmuz , Islâm Düşüncesinin Ana Karakteristiği, Yeni Ümit, Nisan , Güzel ve Güzellik, Yağmur, Temmuz , Bayram Düşünceleri 1, Sızıntı, Nisan , Özündeki Sihriyle Bizim Dünya, Sızıntı, Temmuz , Güzel ve Güzellik, Yağmur, Temmuz , Kendi Dünyamıza Doğru, Yeni Ümit, Ekim , Kültür Problemimiz ya da Kendimiz Olma Yeni Ümit, Temmuz , Tenkit Hastalığı ve Sevgi Okulları Kırık Testi-4 (Ümit Burcu), Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı Yay., 4. Baskı, İst., 2008, s , Düşüncenin Edebiyatla Sunulması, Fasıldan Fasıla 5, Fikir Atlası, Nil Yay., İst., 2008, s , Geçmişin Hülyalı Dünyası, Sızıntı, Kasım , Geçmişin Hülyalı Dünyası, Sızıntı, Kasım , Günümüzün Karasevdalıları, Sızıntı, Eylül , Sokullu ve Sinan, Fasıldan Fasıla-3, Nil yay., İzmir 1996, s , Ma bed, Sızıntı, Kasım , Mabedlerin Büyülü Dünyası veya Mabed Medeniyeti, Sızıntı, Mart Eyüp Can, Fethullah Gülen Hocaefendi ile Ufuk Turu, İnancımız Henüz Resmedilemedi, Zaman, Fethullah Gülen, Kendi Derinlikleriyle İnsan 2, Sızıntı, Haziran Eyüp Can, agy.

FIRÇADAKİ ÇİÇEKLER İSMEK TEZHİP ÖĞRETMENLERİ KARMA SERGİSİ

FIRÇADAKİ ÇİÇEKLER İSMEK TEZHİP ÖĞRETMENLERİ KARMA SERGİSİ FIRÇADAKİ ÇİÇEKLER İSMEK TEZHİP ÖĞRETMENLERİ KARMA SERGİSİ FIRÇADAKİ ÇİÇEKLER İSMEK TEZHİP ÖĞRETMENLERİ KARMA SERGİSİ 5-11 HAZİRAN 2013 / İSTANBUL TİCARET ODASI YENİ CAMİİ HÜNKÂR KASRI SERGİ SALONU Başkan

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

prop & tasarım prop & tasarım İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn www.remdizayn.com

prop & tasarım prop & tasarım İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn www.remdizayn.com İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn rem dizayn Hayal Edebileceğiniz Herşey Gerçektir... HAKKIMDA PROJELER REFERANSLAR İLETİŞİM Değerli Olan iyi Yaptığın Değil, Yapmaya Değer Olandır... İrem ERGENE

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ

LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ Y Ü Z LE ŞM E LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ LEVENT KUM VE KURSİYERLERİ ÇİNİ SERGİSİ 17 26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan tanbul daki tarihi güzelliklerin değerine değer

Detaylı

Güzel Bir Kitap: 'İslam Estetiği'

Güzel Bir Kitap: 'İslam Estetiği' On5yirmi5.com Güzel Bir Kitap: 'İslam Estetiği' Sanat ve edebiyat çevresinin yakından tanıdığı Turan Koç, 'İslam Estetiği' adlı kitabını çıkardı. Kitap, meraklılarına yön gösteriyor... Yayın Tarihi : 8

Detaylı

Hocaefendi'nin Edebiyata Dair Fikirlerini Anlama Yolculuğu - 7

Hocaefendi'nin Edebiyata Dair Fikirlerini Anlama Yolculuğu - 7 Hocaefendi'nin Edebiyata Dair Fikirlerini Anlama Yolculuğu - 7 Ali Osman DÖNMEZ Hocaefendi her şeyde olduğu gibi edebiyat ve san atta da kendimiz olma yı vazgeçilmez olarak görür. O, kendimiz olma tabirinden

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

Azrail in Bir Adama Bakması

Azrail in Bir Adama Bakması Mevlâna (1207 1273) Güçlü bir bellek, çağrışım yeteneği, üretkenlik, olağanüstü görüş ve anlatım gücü, derin duygusallık ve hüzün, her yönüyle İslam kültürüne hâkimiyet... İşte Mevlâna deyince akla gelen

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

İSMEK İN USTALARI DURUŞ İSMEK USTA ÖĞRETİCİLERİ EBRU, MİNYATÜR VE TEZHİP SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI DURUŞ İSMEK USTA ÖĞRETİCİLERİ EBRU, MİNYATÜR VE TEZHİP SERGİSİ İSMEK İN USTALARI İSMEK USTA ÖĞRETİCİLERİ EBRU, MİNYATÜR VE TEZHİP SERGİSİ İSMEK USTA ÖĞRETİCİLERİ EBRU, MİNYATÜR VE TEZHİP SERGİSİ 3-10 Haziran 2014 / CRR Konser Salonu Fuayesi Başkan dan ni tarihe yazdırmış

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ARAB DİLİ VE BELAGATİ Arap Dili ve Belagati Anabilim Dalı, İslâm dininin temel kaynaklarını doğrudan anlayabilmek, temel İslâm bilimleri ve kültür tarihi alanlarında yazılmış olan

Detaylı

Bırakın doğa evinize gelsin!

Bırakın doğa evinize gelsin! Unica Class Bırakın doğa evinize gelsin! Gerçek malzemeler ile doğal tasarım 444 30 30 www.schneider-electric.com.tr Doğal bir özlem Modern hayat genellikle varlığımızın orijinal, gerçek ve saf yapıtaşlarını

Detaylı

TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİ

TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİ TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİ Kaşgar dan Endülüs e TÜRK - İSLAM ŞEHİRLERİ Uluslararası Şiir ve Nesir Yarışması ŞEHİR VE EDEBİYAT ÖDÜLLÜ www.tdmmb.org.tr YARIŞMAYI AÇAN KURULUŞLAR Türk Dünyası

Detaylı

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ

HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ HAT SANATINDAN ENSTANTANELER İSMEK HÜSN-İ HAT HOCALARI KARMA SERGİSİ 17-26 MAYIS 2013 / CEMAL REŞİT REY SERGİ SALONU Başkan dan Yazı,

Detaylı

Giresun/Bulancak Sarayburnu Camii

Giresun/Bulancak Sarayburnu Camii GİRESUN 2014 İslami İlimler Fakültesi; 08 Eylül 2012 tarih ve 28405 Sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Bakanlar Kurulu nun 25 Temmuz 2012 tarih ve 2012/3527 Sayılı Kararı ile Giresun Üniversitesi

Detaylı

Senenin Son Yenilikleri

Senenin Son Yenilikleri Senenin Son Yenilikleri 000 Genel Bilgiler Bisküviyi Çaya Yatay Bandırın Bilimcilerin böylesi gerçekleri ortaya çıkarması sizce de şahane değil mi? Yazar: Rik Kuiper 150: Psikoloji Başarıya Götüren Aile

Detaylı

Ana başa taç imiş. Her derde ilâç imiş. Bir evlât pîr olsa da. Anaya muhtaç imiş. seyin Nail Kubalı

Ana başa taç imiş. Her derde ilâç imiş. Bir evlât pîr olsa da. Anaya muhtaç imiş. seyin Nail Kubalı Ana başa taç imiş Her derde ilâç imiş Bir evlât pîr olsa da seyin Nail Kubalı Anaya muhtaç imiş Hü Şiirin vazgeçilmez temasıinsanoğlu, en yoğun ve içten duygularını şiirle dile getirir. Bu yüzden kadın,

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor)

ÖZGEÇMİŞ. 2014-2015 Yaşar Kemal in Romanlarında Toplumcu Gerçekçilik (devam ediyor) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Secaattin Tural 2. Doğum Tarihi : 15.07.1966 3. Unvanı : Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora 5. Çalıştığı Kurum : Kırklareli Üniversitesi Derece Alan Üniversite Lisans Türk Dili

Detaylı

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ

ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ ESKİ TÜRK EDEBİYATI TARİHİ- 14.YÜZYIL TEMSİLCİLERİ a. 14.Yüzyıl Orta Asya Sahası Türk Edebiyatı ( Harezm Sahası ve Kıpçak Sahası ) b. 14.Yüzyılda Doğu Türkçesi ile Yazılmış Yazarı Bilinmeyen Eserler c.

Detaylı

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I

Ü N İ T E L E N D İ R İ L M İ Ş Y I L L I K D E R S P L A N I Ş U B A T 25.02.203 / 0.03.203 8.02.203 / 22.02.203 Tel : 0 26 39 59 38 Faks : 0 26 334 96 96 http://pamem.meb.k2.tr ÖĞRETİM YILI : 202 / 203 İN ADI : DİN KÜLTÜRÜ VE MESLEK AHLAKI ÖĞRETMENLERİ : YAVUZ

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi

ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI. Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi ŞANLIURFA İL KÜLTÜR VE TURİZM MÜDÜRLÜĞÜ YAYINLARI ŞEHİR TANITIM YAYINLARI 1 Yayın Adı: Şiir Şehir Urfa Konusu: Urfa Üzerine Yazılmış Şiir Seçkisi Hazırlayan: Mehmet KURTOĞLU Sayfa Sayısı: 160 Toplam Baskı

Detaylı

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 2 Ünvanı : Prof.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

ÖZGEÇMİŞ. 2 Ünvanı : Prof.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans 1. Adı ve Soyadı : AYLA ERSOY ÖZGEÇMİŞ 2 Ünvanı : Prof.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Edebiyat.Fakültesi.Sanat Tarihi Bölümü İstanbul Üniversitesi 1971 Yüksek Lisans Doktora Türk

Detaylı

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir.

AVCILIK. İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. AVCILIK İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen ve bir faaliyettir. Avcılık İnsanlığın tarihi kadar eski bir fenomen Avcılık eskiden; İnsanın kendisini korumak, Karnını doyurmak, Hayvan ehlileştirmek,

Detaylı

Güvene dayalı felsefemiz dünyanın her

Güvene dayalı felsefemiz dünyanın her En çok satılan kitapların yazarı Robert Levering tarafından 1992 yılında ABD de kurulmuştur 25 yıldır dünya çapındaki en iyi işyerlerini analiz ve tespit etmekteyiz. 25 yıllık araştırma ve milyonu aşkın

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya

MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya ÖTÜKEN MehMet Kaan Çalen, 07.04.1981 tarihinde Edirne nin Keşan ilçesinde doğdu. İlk ve orta öğrenimini Keşan da tamamladı. 2004 yılında Trakya Üniversitesi, Tarih Bölümü nden mezun oldu. 2008 yılında

Detaylı

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde!

Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! Şeb-i Arus İstanbul da: Mevlana nın vuslat gecesi bu yıl yine aşkın başkentinde! İstanbul, bu yıl ikinci kez Mevlana Celaleddin-i Rumi nin ölüm yıldönümü olan Şeb-i Arus törenlerine ev sahipliği yapıyor.

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ

SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ BAKİ SARISAKAL SELANİK ALACA İMARET CAMİSİ (İSHAK PAŞA CAMİSİ) Selanik Alaca İmaret Camisi Alaca İmaret Camisi Selanik şehir merkezinin kuzey bölümünde bulunmaktadır. Aziz Dimitris

Detaylı

İstanbul üzerine çalışan bir üniversite kurulmalı

İstanbul üzerine çalışan bir üniversite kurulmalı On5yirmi5.com İstanbul üzerine çalışan bir üniversite kurulmalı Prof. Dr. Recep Bozlağan la, İstanbul 2053 Vizyonu adlı kitabı üzerine konuştuk. Prof. Dr. Recep Bozlağan bu sohbetimizde bize İstanbul'un

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ

2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ 1 2014 YILI KUTLU DOĞUM HAFTASI SEMPOZYUMU HZ. PEYGAMBER VE İNSAN YETİŞTİRME DÜZENİMİZ DÜZENLEYEN Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü SEMPOZYUMUN GEREKÇESİ Yüce Allah, tekamül ve gelişime

Detaylı

www.korkmazlargroup.com Geleceğin temellerini bugünden sağlam atıyoruz

www.korkmazlargroup.com Geleceğin temellerini bugünden sağlam atıyoruz www.korkmazlargroup.com Geleceğin temellerini bugünden sağlam atıyoruz KORKMAZLAR GROUP Her şeyin zamanla olacağını beklemekten ziyade işin mutfağına girip öğrenmeyi ilke edinmiş bir firmayız. İşçiliğin

Detaylı

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden O O LY F RT L Kİ Ş E İS PO "Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden başlamıştır. Çocukluk döneminde,

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort +90 444 1 352 /elaresort

www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort +90 444 1 352 /elaresort +90 444 1 352 www.elaresort.com www.elavillas.com /elaresort /elaresort Zarafet ve kaliteyle zenginleşen kusursuz bir dünya... L U X U R I S M Luxurism, sadece bir kelime değil; mükemmelliğin heyecan

Detaylı

Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri

Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri Sağlıkta Kalite ve Güvenlik Ödülleri Sağlık hizmetlerinde kalite ve güvenlik, çağın getirdiği teknolojik gelişme ve bilgiler ışığında verilen hizmetin istenen sonuçlarını artırma, istenmeyen sonuçlarını

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

4.Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ. 1.İsim : Turgut. 2.Soyadı: Yüksel. 3.Ünvanı: Öğretim Görevlisi. Derece Alan Üniversite Yıl

4.Öğrenim Durumu: ÖZGEÇMİŞ. 1.İsim : Turgut. 2.Soyadı: Yüksel. 3.Ünvanı: Öğretim Görevlisi. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1.İsim : Turgut 2.Soyadı: Yüksel 3.Ünvanı: Öğretim Görevlisi 4.Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Lisans İşletme Anadolu Üniversitesi 1998 Yüksek Lisans Doktora 5.Akademik Unvanlar Arts

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

BEŞİR AYVAZOĞLU NUN AŞK ESTETİĞİ KİTABI ÜZERİNE

BEŞİR AYVAZOĞLU NUN AŞK ESTETİĞİ KİTABI ÜZERİNE BEŞİR AYVAZOĞLU NUN AŞK ESTETİĞİ KİTABI ÜZERİNE 1. Beşir Ayvazoğlu nun Öz geçmişi ve Eserleri 1 Emrah GÜLÜM Foto 1: Beşir AYVAZOĞLU (Fotoğraf: Kürşat Bayhan); Zaman Gazetesi Arşivinden, Fatih Vural 2 Asıl

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

HAZIRLAYANLAR 4D SINIFINDAN DENİZ ARIKAN SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA SU TOPRAK ASU LAL ÖCALAN ŞİMAL ÖZER. Danışman Öğretmen Aslı Çakır

HAZIRLAYANLAR 4D SINIFINDAN DENİZ ARIKAN SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA SU TOPRAK ASU LAL ÖCALAN ŞİMAL ÖZER. Danışman Öğretmen Aslı Çakır HAZIRLAYANLAR 4D SINIFINDAN DENİZ ARIKAN SELİN YAĞMUR ÇAKMAK DOĞA SU TOPRAK ASU LAL ÖCALAN ŞİMAL ÖZER Danışman Öğretmen Aslı Çakır 2010 İÇİNDEKİLER 1. Giriş... 1 2. Front Page İle Web Tasarımı... 1 3.

Detaylı

GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI

GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI Öğretim Programı, 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu nun 2. maddesinde ifade edilen Türk Millî Eğitiminin Genel Amaçları ile Türk Millî Eğitiminin

Detaylı

A NEW LIFE STYLE IN THE WORLD NEW S 15

A NEW LIFE STYLE IN THE WORLD NEW S 15 A NEW LIFE STYLE IN THE WORLD NEW S 15 index Mira Avangarde Trend Combo Angel 4-7 8-13 14-19 20-27 28-35 Nazar Eslem Ottoman 36-41 42-47 48-53 Chester Dilara Lady 54-61 62-67 68-73 4 5 Hayal kurmak önemlidir.

Detaylı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Mustafa Kemal Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülen 2012-2013 Cemil Meriç Yılı etkinlikleri kapanış töreni Hatay Kültür Merkezi nde geniş

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

Meselâ; Kur an Mekke de nâzil oldu. Kahire de okundu. Đstanbul da yazıldı. sözü meşhur olmuştur.

Meselâ; Kur an Mekke de nâzil oldu. Kahire de okundu. Đstanbul da yazıldı. sözü meşhur olmuştur. ĐSLAM VE SANAT Đslam Kültüründe hayatın her yönünde-her anında Sanat vardır. Sanattan uzak alan yoktur. Đnsanin kendisi bir sanat harikasıdır. Herseyin sahibi olan yaratıcımızın övdügü bir varlıktır. Sanatçının

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ/EĞİTİM FAKÜLTESİ/GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ/RESİM-İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI/

YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ/EĞİTİM FAKÜLTESİ/GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ/RESİM-İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI/ MUSTAFA DİĞLER ÖZGEÇMİŞ YÜKSEKÖĞRETİM KURULU YARDIMCI DOÇENT 12.02.2015 Adres : AKSARAY ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ GÜZEL SANATLAR EĞİTİMİ BÖLÜMÜ RESİM- İŞ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI 6800 AKSARAY Telefon

Detaylı

Hocaefendi nin Edebiyata Dâir Fikirlerini Anlama Yolculuğu-6

Hocaefendi nin Edebiyata Dâir Fikirlerini Anlama Yolculuğu-6 Hocaefendi nin Edebiyata Dâir Fikirlerini Anlama Yolculuğu-6 Ali Osman DÖNMEZ Bizim düşmanımız cehalet, zaruret ve ihtilâftır. Bu üç düşmana karşı, san at, marifet, ittifak silâhıyla cihad edeceğiz. [Bediüzzaman,

Detaylı

KARMA METAL CNC LAZER KESİM FERFORJE

KARMA METAL CNC LAZER KESİM FERFORJE KARMA METAL CNC LAZER KESİM FERFORJE Ferforje bir sanat olarak tanımlanmaktadır. Ferforje, Fransızca "Fer forgé" kelimesinden gelmektedir ve Fransızca'da "dövme demir" anlamına gelmektedir. Günümüzde Ferforje

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER

TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER TÜM SİTEDEKİ KONU BAŞLIKLARI VE MAKALELER - Allah'a İman ( 22 Öğeler ) - Allah'a Verilen Dilekçe ( 1 Makale ) - Oruç ve Ramazan ( 7 Öğeler ) - Sorular ve Cevaplar ( 1 Makale ) - Hz.Muhammed ( 13 Öğeler

Detaylı

TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİ

TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİ TÜRK DÜNYASI MÜHENDİSLER VE MİMARLAR BİRLİĞİ Kaşgar dan Endülüs e TÜRK - İSLAM ŞEHİRLERİ Uluslararası Şiir ve Nesir Yarışması ŞEHİR VE EDEBİYAT ÖDÜLLÜ www.tdmmb.org.tr Kaşgar dan Endülüs e TÜRK - İSLAM

Detaylı

~_.)u J!Yu!J.,,r-{;--~'.::.-9if~ı:ı>'!/,..

~_.)u J!Yu!J.,,r-{;--~'.::.-9if~ı:ı>'!/,.. j ~_.)u J!Yu!J.,,r-{;--~'.::.-9if~ı:ı>'!/,..!r islam MiMARi MiRASINI KORUMA KONFERANSI THE CONFERENCE ON THE PRESERVATı"ON OF AACHITECTURAL HEAITAGE OF ISLAMIC CITIES 22-26/4/1985 ISTANBUL ~"":"'.;.-;.:.

Detaylı

Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Üç Şerefeli Camii. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Üç Şerefeli Camii Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Üç Şerefeli Cami......................... 4 0.1.1 Osmanlı Mimarisinde Çığır Açan İlklerin Buluştuğu Cami............................

Detaylı

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com

GÜNLÜK (GÜNCE) www.dosyabak.com GÜNLÜK (GÜNCE) 1 GÜNLÜK Öğretmeye bağlı, gerçekçi anlatım türlerinden biri olan günlükler, bir kişinin önemli ve kayda değer bulduğu olayları, gözlem, izlenim duygu düşünce ve hayallerini günü gününe tarih

Detaylı

- Kurslara, seminerler katılın, farklı mekanlar keşfedin. Kendiniz için bir şeyler yapın. Böylelikle eşinize anlatacağınız farklı şeyler olacaktır.

- Kurslara, seminerler katılın, farklı mekanlar keşfedin. Kendiniz için bir şeyler yapın. Böylelikle eşinize anlatacağınız farklı şeyler olacaktır. Lilay Koradan www.gencgelisim.com - Bir ara sinemaya ya da tiyatroya gidelim mi? demek yerine, iki kişilik bilet alın. Ona Sürpriz, yarın akşam sinemaya gidiyoruz dediğiniz zaman sizinle gelecektir. -

Detaylı

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958)

YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) YAHYA KEMAL BEYATLI (1884-1958) Yahya Kemal Beyatlı 2 Aralık 1884 tarihinde bugün Makedonya sınırları içerisinde bulunan Üsküp te dünyaya geldi. Asıl adı Ahmet Agâh tır. Şehsuvar Paşa torunlarından olduğu

Detaylı

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452

YASIYOR. MUYUZ. SASIYOR.. MUYUZ? Bismillahirrahmanirrahim MUHİDDİN YENİGÜN. (e-posta: muhiddin@yenigun.name.tr) yayınevi sertifika no: 14452 YASIYOR. MUYUZ yayınevi sertifika no: 14452 Yayın no: 11 YAŞIYOR MUYUZ ŞAŞIYOR MUYUZ? Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İSBN: 978 975 261 200 6 1. Baskı: Eylül,

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (17 Aralık 2012 25 Ocak 2013) Sayın Velimiz, 17 Aralık 2012 25 Ocak 2013 tarihleri arasındaki temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji

Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji Bir hedef seçtiğiniz zaman o hedefe ulaşmanın getireceği bütün zorluklara katlanmanız gerekir. Her başarım bana ayrı bir heyecan, ayrı bir enerji kaynağı olmuştur. Güzel bir şey ortaya koymanın heyecanı

Detaylı

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ KISA ÖZET

Detaylı

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ

MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ MBA 507 (3) TUTUMLAR VE İŞ TATMİNİ Tutum Tutum bir kişinin diğer bir kişi, bir olay veya çevresi ile ilgili olarak negatif veya pozitif tavırdır. Tutum Tutumlar değerler gibi sosyal ve duygusal inşalardır

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

İSMEK İN USTALARI DERİN MAVİ MİNE UYGUN VE ÖĞRENCİLERİ ÇİNİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI DERİN MAVİ MİNE UYGUN VE ÖĞRENCİLERİ ÇİNİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI DERİN MAVİ MİNE UYGUN VE ÖĞRENCİLERİ ÇİNİ SERGİSİ MİNE UYGUN VE ÖĞRENCİLERİ ÇİNİ SERGİSİ 2-9 Mayıs 2014 / İstinye Park AVM Giriş Katı Başkan dan yetiştiği topraklardan beslenerek bin

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum.

Darüşşafaka Cemiyeti Yönetim Kurulu adına hepinize saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Sayın Kaymakamım, Sayın Milli Eğitim Müdürüm, Sayın Belediye Başkanım, Okul Aile Birliğimizin değerli yöneticileri, Saygıdeğer Velilerimiz, Sevgili öğretmenlerimiz ve yöneticilerimiz, Saygıdeğer Bağışçılarımız,

Detaylı

BİLGİ YOLU Mesleki Sosyal Kültürel Sanat ve Edebiyat Dergisi Yıl: 5 Sayı:8 Aralık 2005 Sayfa: 59-61 KONYA

BİLGİ YOLU Mesleki Sosyal Kültürel Sanat ve Edebiyat Dergisi Yıl: 5 Sayı:8 Aralık 2005 Sayfa: 59-61 KONYA BİLGİ YOLU Mesleki Sosyal Kültürel Sanat ve Edebiyat Dergisi Yıl: 5 Sayı:8 Aralık 2005 Sayfa: 59-61 KONYA MEVLANA RESİM YARIŞMASININ SANAT EĞİTİMİNE KATKISI Yrd.Doç. Mehmet BÜYÜKÇANGA 1.GİRİŞ İnsanlık

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri Kurucuları ve Okullar ( W. Wundt Okulu,

Detaylı

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT

BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT BALAT TA İTALYA RÜZGARI ANGELO DAN MUHTEŞEM SANAT Şeffaf altın su temizlik simgesi hamam sanatla uyumunu zenginleştirdi Küçük Mustafa Paşa Hamamı sanatla dirildi 15 Eylül - 13 Ekim 2013 tarihleri arasında

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri...

İÇİNDEKİLER. Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ. I. BÖLÜM Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11 İslâm Dini nin Bazı Özellikleri... IGMG Islamische Gemeinschaft Millî Görüş e. V. İslam Toplumu Millî Görüş Eğitim Başkanlığı İÇİNDEKİLER Ders Kitapları Serisi Takdim... 9 İTİKAD ÜNİTESİ Din Din Ne Demektir?... 11 Dinin Çeşitleri... 11

Detaylı

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım. ABUZER KARA 1.Kendinizi tanıtırımsınız. Ben Abuzer Kara 1961 Samsat doğumluyum.ilk ve orta öğrenimimi Samsat ta bitirdim.19 82 yılında evlendim.1983-1984 Yılları arasında askerlik görevimi ifa ettim.1987

Detaylı

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINA

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINA ÇANAKKALE ŞEHİTLERİMİZİN AZİZ HATIRASINA Değerli Üsküdarlılar; Çanakkale Zaferi, hem dünya tarihi açısından, hem de milletimiz için bir dönüm noktasıdır. Mehmetçik burada, tarihe sığmayacak bir kahramanlık

Detaylı

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI

YECDER. l.ulusal DIN GüREVLILERI SEMPOZYUMU TEBLIGLERI YECDER KiTAPLARI ı YECDER l.ulusal DIN GüREVLILERI \J SEMPOZYUMU TEBLIGLERI (22 Mayıs 2010) V. BÖLÜM 1- YAYGIN VE ÖRGÜN DİN EGİTİMİNDE CAMi MODELİ Kurban EREZ- İmam Hatip 1 İstanbul Giriş İslam, İnsanlığın

Detaylı

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder. Karşınızdaki kişinin ismine bakarak onun hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bunun için söz konusu isimdeki fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal enerji sembollerinin açıklamalarına bakmak gerek. İsimdeki

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

İSTANBUL UN İZDÜŞÜMLERİ

İSTANBUL UN İZDÜŞÜMLERİ İSTANBUL UN İZDÜŞÜMLERİ İSMEK RESİM ÖĞRETMENLERİ KARMA SERGİSİ 5-11 NİSAN 2013 / MARMARA ÜNİVERSİTESİ SULTANAHMET KAMPÜSÜ REKTÖRLÜK BİNASI Başkan dan İstanbul, kâh tablolarda hayat bulmuş, kâh en dokunaklı

Detaylı

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin

AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin AKDENİZ İN KUCAĞINDAKİ TARİH ;MAMURE Kapıdaki gişeye yaklaşıp kaleye girmek için ücret ödemek istedim. O sırada gişede oturan hanım görevlinin elindeki Posta Gazetesi ne takıldı gözüm.görevli hanımın gözü

Detaylı

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı SOSYAL BİLİMLERDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ TDE729 1 3 + 0 6 Sosyal bilimlerle ilişkili

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU. NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU NİSAN AYI 1. ve 2. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı