SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK"

Transkript

1 T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK CANAN GÜNERİ Danışman: Doç Dr. Metin COŞAR İnönü Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği nin Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Anabilim Dalı için Öngördüğü YÜKSEK LİSANS TEZİ (Malatya, Ağustos 2008)

2 SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ NE, Enstitümüz Resim Anabilim Dalı Yüksek Lisans öğrencisi Canan GÜNERİ tarafından Doç. Dr. Metin COŞAR danışmanlığında hazırlanan SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK başlıklı bu çalışma, jürimiz tarafından Resim Anabilim Dalı YÜKSEK LİSANS TEZİ olarak kabul edilmiştir. Başkan... (Akademik Unvanı, Adı Soyadı) (İmza) Üye... (Akademik Unvanı, Adı Soyadı) (İmza) Üye... ((Akademik Unvanı, Adı Soyadı) (İmza) ONAY Yukarıdaki imzaların, adı geçen öğretim üyelerine ait olduğunu onaylarım..../.../... Akademik Unvanı, Adı Soyadı İmza Enstitü Müdürü

3 ONUR SÖZÜ Doç.Dr. Metin COŞAR ın danışmanlığında Yüksek Lisans Tezi olarak hazırladığım SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK başlıklı bu çalışmanın, bilimsel ahlak ve geleneklere aykırı düşecek bir yardıma başvurmaksızın tarafımdan yazıldığını ve yararlandığım bütün yapıtların hem metin içinde hem de kaynakçada yöntemine uygun biçimde gösterilenlerden oluştuğunu belirtir, bunu onurumla doğrularım. Canan GÜNERİ İmza 1

4 Bu çalışmamı tarihinde Şırnak ta pusuya düşürülerek şehit edilen, çok sevgili kardeşim Piyade Komando Astsubay Çavuş İbrahim Ahmet SARIOĞLU na ve beraberinde şehit olan 12 kişilik timine ithaf ediyorum. 2

5 ÖNSÖZ Araştırmanın konusu kavram içerikleri açısından bugüne kadar ülkemizde detaylı bir biçimde incelenmemiştir. Yurtdışı çalışmalarda görülen de, mizah konusunun kendi bağlamı içinde gündelik kaygılarla ve kavramlarla işlenmiş olduğudur. Mizah ın sanat la doğrudan bağını araştıran ve mizah ın yaşamda insani bir fenomen olarak yerini belirlemeye çalışmış bir örneğe rastlanmamıştır. Günümüzde karikatür ün mizah olarak algılanması ve hatta karikatür ün mizah olabilmesi için balon olup-olmaması koşulları üzerinde içi-boş tartışmalar yapılmaktadır. Karikatür-mizah ilişkisi üzerinde detaylı bir çalışma olmamasına rağmen tartışmaların tanımlayıcı öğelerden uzak ve bir temellendirme yapılmadan sürdürülmesi konudaki boşluğu büyütmektedir. Bu çalışma bu konularda bir örnek olarak ortaya konmayı amaçlamaktadır; bu nedenle gerek bu alanda ve gerekse sanatın bu alanıyla bağlantılı diğer alanlarında oldukça önemli bir işleve sahip olacaktır. Mizah, kendi başına bir fenomendir. Mizah, diğer sanat alanlarında olduğu gibi içerisinde insani fenomenler taşır ama tek bir farkla; mizah ın içerisinde bulundurduğu fenomenler bir arada başka hiçbir yerde görülemezler. Bu fenomenler neşe ve hüzün dür. Mizah bu iki fenomenin bir arada bulunduğu tek yerdir. Mizah karikatür değildir, gülmece de değildir; onun ortaya konuşundaki kaygı ile sanatsal kaygının benzeşen yönlerinin olması, sanat ın bir üst basamakta olmasını gerekli kılmaz. Bu yüzden mizah sanatın bir alt dalı olarak görülmemeli, onun kendi başına bir sanat alanı olduğu gerçeği gözden kaçırılmamalıdır. Sadece mizah, absürt ü ortaya koyarken farklı bir yol izler, sanatın ve/veya sanatın diğer hiçbir alanının bu yolu ( neşe ve hüzün ü bir arada) kullanarak absürt e çözüm yolu araması beklenemez. Araştırma bu hipotezini savunurken mizahın ortaya konuş şekillerinden biri olan karikatür üzerinde duracak ve bunu ülkemizden üç örnekle Tan ORAL, Oğuz ARAL, Salih MEMECAN betimleyecektir. Mizah ve karikatürün yeterince araştırılmamış ve açıklığa kavuşmamış yanlarını görmeme ve bu yanlarını açıklığa kavuşturmak için duyduğum heves ve heyecanın en ince noktalarına kadar dokunan, beni felsefeyle tanıştıran tez danışmanım Sayın Doç. Dr. Metin COŞAR a, beni bu günlere getiren ve üzerimde 3

6 çok büyük emekleri bulunan değerli hocalarımdan Sayın Fehmi KOLÇAK ve Sayın Yrd. Doç. Adnan YALIM başta olmak üzere tüm Sayın İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Resim Bölümü öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve okutmanlarına, tez sürecince yaptıkları katkılardan, değerli vakitlerini benimle harcadıklarından ve çalışmalarıma gösterdikleri ilgiden dolayı çok değerli mümtaz sanatçılarımızdan Tan ORAL ve Salih MEMECAN a, benden maddi manevi desteklerini esirgemeyen çok sevgili aileme ve biricik eşim Barış GÜNERİ ye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Malatya-2008 Canan GÜNERİ 4

7 SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK CANAN GÜNERİ İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi: Ağustos-2008 Danışman: Doç. Dr. Metin COŞAR ÖZET VE ANAHTAR KELİMELER ÖZET: Araştırmada geçen temel kavramlar, gerek yurtiçi çalışmalarında olsun, gerekse yurtdışı çalışmalarında olsun günümüze kadar yeterli düzeyde incelenmemiştir. Söz konusu kavramlardan araştırmanın özellikle üzerinde durduğu mizah, gerçek anlam ve içeriğinden çok uzaklaştırılmış, yanlış ya da eksik sayabileceğimiz pek çok anlamla bağdaşlaştırılmıştır. Bir sanat alanı olarak kabul ettiğimiz mizah, araştırma içerisinde sanat ve karikatürle birlikte ele alınıp irdelenmiştir. Böylece sanat-karikatür-mizah üçlüsü arasındaki ilişki hakkındaki belirsizlikler çözülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Sanat, Mizah, Karikatür, Estetik, Felsefe 5

8 HUMOUR AS FIELD OF ART: RELATION BETWEEN ART, HUMOUR, CARICATURE AND THREE EXAMPLES FROM TURKEY CANAN GÜNERİ Master Thesis, Department of Painting, Social Sciences Institute, Inonu University, Malatya, Turkey: August,2008 Advisor: Doç.Dr.Metin COŞAR ABSTRACT AND KEY WORDS ABSTRACT: Basic concepts mentioned in the research have not been analyzed whether in domestic studies or in foreign studies up to the present. Humour that research dwells upon, has been estranged from its real meaning and content, and has been matched with many meanings that might be considered as false or lack. Humour that is regarded as a field of art, has been handled and explicated with art and caricature. Thus, uncertainty about relation between trio of art-caricature-humour has been solved. KEY WORDS: Art, Humour, Caricature, Aesthetics, Philosophy 6

9 SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK CANAN GÜNERİ İÇİNDEKİLER Onay Sayfası Onur Sözü.1 İthaf Sayfası..2 ÖNSÖZ Özet ve anahtar Kelimeler Abstract and Keywords İçindekiler.7 BİRİNCİ BÖLÜM: TANIMLAR SANAT ÜSTÜNE Sanat: Detaysız Bir İnceleme Sanat: Epistemelojik İnceleme Kavramın, Estetik Kavramıyla Bağı ve Tarihsel Bakış: Detaylı İnceleme Baumgarten, Sanatın Temel Kavramı Olarak Estetik, Neden? Tarihsel Bakış Platon da Estetik Aristoteles te Estetik Kant Estetiği ve Önemi Hegel ve Sonrası Estetik Düşünceler Hegel de Estetik Hegel Sonrası Estetik Düşünceler Schopenhauer: Pesimist Filozof, Pesimist Felsefe Kontemplasyon Estetik Temaşa Sanatlar Üzerine Mimari Resim ve Heykel Şiir ve Trajedi

10 Son Olarak Müzik Postmodern Sanat Estetik Postmodernist Sistem Olarak Yapı-Bozumculuk Nietzsche nin Yaşam Felsefesi nin Ana Hatları ve Nietzsche de Sanat - Estetiğin Anlamı Ruh-Beden Düalizmi ni Reddediş ve Bunun Apollon-Dionysos Bütünlüğü İçinde Açıklanması Günümüz Anlayışı Formel Bir Estetiğin İmkânsızlığı İKİNCİ BÖLÜM: MİZAH: GÜLÜYORUM AĞLANACAK HALİME TEMEL KAVRAMLARIN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASI Mizah Tarihsel Bakış Dünyadaki Gelişim Süreci Türkiye deki Gelişim Süreci Antik Anadolu Dönemi Mizahı Selçuklu Dönemi Mizahı Osmanlı Dönemi Mizahı Osmanlı Hicvi Hakkında Meşrutiyet Dönemi Mizahı Kurtuluş Savaşı Dönemi Mizahı Cumhuriyet Dönemi Mizahı Karikatür Karikatür Nedir? Karikatür-Mizah İlişkisi Tarihi Gelişim Sürecinde Karikatür Dünyadaki Gelişim Süreci Türkiye deki Gelişim Süreci Mizah dan Karikatüre, İlk Geçiş Dönemi Tanzimat Dönemi Karikatürü Karikatürün Yasaklı Olduğu Yıllar ve Sultan II. Abdülhamid Meşrutiyet Dönemi Karikatürü

11 Modern Karikatür Tasvirci Karikatür Kurtuluş Savaşı Dönemi Karikatürü, Kurtuluş Savaşı Dönemleri Cumhuriyet Dönemi Karikatürü Yakın Döneme İlişkin Detaylar Karikatürcüler Derneği Kuşağı Yarışmalar Sergiler ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK; OĞUZ ARAL, TAN ORAL, SALİH MEMECAN Neden Oğuz Aral, Tan Oral, Salih Memecan? Oğuz Aral Huysuz İhtiyar Hayatı Eserleri ve Eserlerinden Örnekler Çizgi Filmleri Kitapları Dergileri Yönettiği Tiyatro Oyunları Tiplemeleri Sanatı ve Sanatçı Kişiliği Tan Oral Hayatı Eserleri ve Eserlerinden Örnekler Eserleri Ödülleri Sanatı ve Sanatçı Kişiliği Yüz Yüze Mizahi Felsefe Salih Memecan Hayatı

12 Eserleri ve Eserlerinden Örnekler Eserleri Karikatür Kitapları İngilizce Kitapları Eğlence Kitapları Hikaye Kitapları Boyama Kitapları Okul Öncesi Kitapları Faaliyet Kitapları Albümler Cep Kitapları Web Siteleri Ödülleri Sanatı ve Sanatçı Kişiliği SONUÇ VE TARTIŞMA RESİM KAYNAKÇA LİSTESİ KAYNAKÇA

13 BİRİNCİ BÖLÜM: TANIMLAR 1.SANAT ÜSTÜNE 1.1. Sanat: Detaysız Bir İnceleme Sanat Arapça kökenli bir kelimedir. Bu kelimenin Almanca karşılığı Kunts, İngilizce ve Fransızca karşılığı art dır. Bir etkinliğin geçekleştirilmesi veya belli bir işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralların tümüdür. Bir işi belli bir estetik duyguyu yansıtacak bir biçimde gerçekleştirme tarzıdır. Doğada olmayan bir şeyi yaratma amacına yönelmiş rasyonel faaliyettir. Sanat eserlerinin yaratılmasını mümkün kılan doğal yeteneğe dayalı ya da deneyim yoluyla kazanılmış beceri ya da ustalıktır. Bir takım fiziki araçları, arzu edilen sonuçlara ulaşmak üzere, sezgi ya da bilgi yoluyla öğrenilen estetik ilkelere göre, amaçlı ve sistematik bir biçimde kullanma yeteneğidir. Bir duygu, düşünce, tasarım ya da güzelliğin ifadesinde kullanılan yöntemlerle, bu yöntemlere bağlı olarak sergilenen üstün yaratıcılıktır. Temel işlevi güzeli meydana getirmek, güzellik yaratmak olan öznel faaliyettir. Sergilediği estetik özellikleriyle bir sanatçının elinden çıktığını belli eden nesneler, yani resim, heykel, oyun, film benzeri eserler bütünüdür. (Cevizci, 2002) Yunanca tekhne ve Latince ars terimlerinden türeyen sanat kavramı, İlk ve Ortaçağ boyunca zanaattan ayrılmamış ve bu dönemde pratik kurallarla belirlenmiş bir zanaatı uygulama anlamına gelmiştir. Söz konusu dönemde ne teknik nesne ile sanat eseri, ne de zanaatkâr ile sanatçı arasında bir ayrım vardır. Bu bağlamda entelektüel bir etkinliği, teknik de olsa belli bir bilgiyi imleyen sanat yaratım, sadece doğal yaratılıştan farklılık gösterir. Sanat zanaattan, endüstri devriminin ardından, on sekizinci yüzyılın sonlarından başlayarak net bir biçimde ayırt edilmeye başlanmıştır. Kant Kritik der Urteilskraft (Yargı Gücünün Eleştirisi) adlı eserinde sanat ile bilgiyi ve sanat ile zanaat ya da tekniği birbirinden ayırmıştır. Hegel ise sanatı, kendini dış dünyada gerçekleştiren tinin bir uğrağı olarak ele almış ve sanatın duyusal bilgi ile kavramsal bilgi arasında bulunduğunu söylemiştir. Nietzsch ise, sanatın özünün belli bir yalan türü olduğunu iddia etmiştir. Sanat hayata kara çalmaya yönelen idealist bir 11

14 yutturmaca değil, fakat yaşamı iyiye doğru dönüştürerek yaşanır hale getiren bir yalandır. Günümüzde ise, sanatı ondaki farklı unsurları temele alarak açıklamayı deneyen farklı sanat teorileri vardır. Bunlardan birincisi, sanattaki formel unsuru ön plana çıkartan form olarak sanat anlayışı dır. İngiliz sanat eleştirmeni Clive Bell tarafından savunulan bu görüşe göre, gerçek sanat eseri izleyici, dinleyici ya da okuyucu da, estetik bir tecrübe ya da duygunun doğuşuna neden olur. Bu estetik duygu günlük yaşamın duygularından, pratik bir yönü bulunmamak bakımından farklılık gösterir. Söz konusu estetik duygu, deneyim ya da tepkiyi doğuran neden, gerçek her sanat eserinin pay almak durumunda olduğu bir nitelik olarak anlamlı form dur. Anlamlı form ise, sanat eserinin konusu ya da içeriğinden çok, parçaları ayırıcı yönleri arasındaki belli bir ilişkiden meydana gelir. Bir diğer sanat teorisi, ünlü filozof R. Collingwood tarafından savunulan idealist sanat teorisi dir. Kant tan başlayıp Croce tarafından da savunulan bu anlayışa göre sanat evrensel bir ideyi ifade etmekte, ama bunu sanatçının öznel duyarlığı aracılığıyla gerçekleştirmektedir. Diğer sanat teorilerinden aktüel sanat eserinin fiziki olmayan bir eseri olduğunu öne sürmek bakımından farklılık gösteren bu sanat görüşüne göre, sanat eseri sanatçının zihnindeki bir ideden başka hiçbir şey değildir; bu ide, sanatçının belli bir sanat ortamına girişiyle, belli araçları kullanması suretiyle dışa vurur. Bununla birlikte gerçek sanat eseri, sanatçının zihninde olandır. Üçüncü sanat teorisi, sanatı bir dışavurum olarak değil de, bir sembol olarak gören sanat anlayışıdır. Bir sanat eserinin, bir duygunun sembolü olduğunu öne süren sembol olarak sanat anlayışı na göre, sanat eserleri insanda ortaya çıkan psikolojik süreçleri temsil eden semboller olarak karşımıza çıkarlar. Başka bir deyişle, bu eserler, koyu renk bulutların yağmurun belirtisi olması anlamında değil de, insani duyguların ardı ardına dizilişiyle örneğin bir müzik eserinde notaların zamansal dizilişi arasında bir yapı benzerliğinin olması anlamında gösterirler. Bir diğer sanat anlayışı, sanatta kuramsallığı ön plana çıkartan kurumsal sanat görüşü dür. Çağdaş filozoflardan George Dickie tarafından geliştirilen bu anlayışa göre, sanat eseri, insan varlıkları tarafından belli ölçüler içinde işlenen insan elinden çıkma bir üründür. Buna göre sanat eserini, insanların onu izlemeleri için bir galeriye yerleştirmek, sanat eserinin işlenmesi anlamına gelir. İkinci olarak sanat eserlerine 12

15 sanat eseri statüsü ya da kimliği, sanat dünyasının galeri sahibi, yayıncı, yapımcı gibi üyeleri tarafından verilir. Bundan dolayı sanat eseri için belirleyici olan öğe, başka hiçbir şey değil de, kurumdur. Buna karşın estetik haz ve beğeni etkenlerini sanat teorisinin dışında bırakan yapısalcı sanat anlayışı, yapıtın sanatçının duygularını dışa vurmaktan ziyade, genel bir anlam üretim sisteminin bir parçası olduğunu öne sürer. (Cevizci, 2002) I.2. Sanat: Epistemelojik İnceleme Kavramın, Estetik Kavramıyla Bağı ve Tarihsel Bakış: Detaylı İnceleme 1 Estetik kavramı Latince Aesthetica dan gelir. Kavram dilimizde duyum, haz olarak karşılanabilir. Felsefi terminolojide ise duyumlarla, hazlarla elde edilen bilgi anlamındadır ve felsefede, ağırlıklı olarak, epitemelojinin bir konusu olarak işlenmektedir. Kavramın dilimize geçişi 19.yy.dan sonra İngilizcede yaygın kullanımı ile olmuştur. Kavram ilk olarak Latin formuyla Baumgarten tarafından kullanılmıştır. Baumgarten iki ciltlik eserine Aesthetica adını vermişti ( ). Baumgarten, estetiği güzelin duyumlardan gelen fenomenal mükemmelliği olarak tanımlarken, düşündüğü sanat yapıtlarındaki mükemmellik dir. Grekçe aisthesis duyumsal algı anlamına gelmektedir ve aesthetica bu kavramdan türetilerek kullanılmıştır. Grek düşüncesinde aisthesis maddesel olgulara, madde dünyasına yönelikti. Diğer bir deyişle, bu olgular maddesel olmayan ya da sadece düşünülen şeyler değildi. (Bu konuda geniş açıklamalar ileride verilecektir). 19.yy.ın erken ve orta dönemlerine kadar kavram üzerinde spekülatif kullanımların ve pejoratif anlam yüklemelerinin olmadığını görüyoruz. Estetik, bu döneme kadar, sanat ve güzel arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için kullanılmıştır da Lewes estetiği duyumların soyut sanatı olarak tanımlamıştır. Bu kullanımla anaesthesia terimi, estetik ten türetilerek, çoğunlukla tıp ta, fiziksel duyum bozuklukları nı tanımlamak 1 Çalışmanın bu bölümüne doğrudan estetik kavramıyla başlamamız bir zorunluluk oldu, çünkü; sanat ve estetik kavramları birbirinden ayrılmaz bir bütünlük içinde görülmektedir. Felsefe ve düşün tarihi içinde bu konuyla ilgilenenler bu ayrımı gerçekleştirememişlerdir. 13

16 için kullanılmaya başlanmıştır. Bu kullanımın, bu anlamda, terk edilmesi 19.yy.lın geç dönemlerine rastlar. Ancak anaesthesia teriminin olumsuz sıfatı olan unaesthetic ya da nonaesthetic terimleri, form olarak, güzel ve sanat a ilişkin kullanılmaya başlanılmıştır. Ancak bu estetik olmayanın fiziksel duyum bozukluğuna sahip olduğu anlamına gelmez, diğer bir deyişle estetik olmayan birey değil, objenin kendisidir de Coleridge nin hoşlanma (zerafet) ve eleştiri konuları için estetik e benzer bir terim bulma çabasını görüyoruz. Ancak bu çalışma 1842 de estetiğin boş bilgiçlik terimi olarak nitelendirilmesi ile son bulmaktadır da Sir William Hamilton estetiği hoşlanmanın felsefesi, güzel sanatların felsefesi ve güzelin bilimi olarak tanımlamıştır. Hamilton ın bu çalışması, kendi istediği gibi, sadece Almanya da değil, bütün Avrupa da kabul görmüştür. Bu görüş sanat ve güzel arasındaki ilişkiyi ön plana çıkarmış ve aesthetis in isim formu olan aesthete 1880 den itibaren Walter Pater in estetik hareketin prensipleri ve pratikleri konusunda yaptığı çalışmalarla günümüze gelmiştir. Bu görüş Matthew Arnold ve sonraki düşünürleri de yakından etkilemiş ve estetik, sanat ve edebiyata ilişkin tartışmaların yanı sıra görülebilir olanların görünüşleri ve etkileri nin sorgulama odağı olmuştur. Estetiğin kısa tarihçesi bize aynı zamanda bir başka olguyu da göstermektedir. Bu da; estetik terimi süje içerisinde sınırlandırılarak sanata, görünenlere ilişkin, iyi ve güzelin (sanat temelinde) ne olduğuna ilişkin, toplumsal ve kültürel yorumlamalar dışarıda bırakılarak, temellendirilmesinde ana kavram olduğudur. Bugün estetik güzelin bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ancak bu yapılırken bir başka olgu da göz önüne alınmaktadır. Bu da; modern sanat, modern toplum düşüncesi ayrımı, kültürün özel anlamında toplumsal kullanımın ötesinde ve değerler sistemi olarak toplumsal baskının, ki- insan bir kültür varlığı olarak hangi koşullarda olursa olsun kendisini burada ifade eder- bir versiyonu olduğudur. (Williams, 1976, 27-28) 14

17 Baumgarten, Sanatın Temel Kavramı Olarak Estetik, Neden? Estetik teriminin ilk olarak A. Baumgarten tarafından kullanıldığını yukarıda belirtmiştik. Baumgarten rasyonalist hocaları Leibniz ve Wolff un izinde bir duyum bilgisi bilimi ortaya koymak istemiştir. Bu bilim Wolff un sistemini tamamlayacak aşağı bilgi kuramı dır. (Frenzel, 1997, 390) Baumgarten in ortaya koymak istediği, ne saf hoşlanma, bireysel hoşlanma ya da nefret, ne saf duyum, nede hislerimizi harekete geçiren kuvvettir. O sadece bir bilgi türü ortaya koymak istemiştir. Bu çok doğal görünüyor, çünkü içinde bulunduğu rasyonalist akımın temsilcileri iki tür bilgiden bahsederler. Bunlar bize şeylerin açık (hatta apaçık) ideaları nı veren ve farklı ideaları nı veren bilgilerdir. Baumgarten bu ayrımı kabul eder ve bu bilgi türlerinin insanın fiziksel yapısı içinde aşağı ve yukarı fonksiyonları olduğunu söyler. İşte onun aşağı bilgi kuramı dediği estetik bize şeylerin farklı idealarını veren bir bilgi türüdür ve böylesi bir bilgi ancak onun farklı parçalarının da bilinebilmesiyle elde edilebilir. (Shiller, 20-21) Bu ayrım temelde kabul görmüş ve Kant tan, Husserl e kadar işlenmiştir. Yapılan şudur; Platon dan bu yana insan üç ayrımın bileşkesi olarak tanımlanıyordu. Bunlar nous, püshüe 2 ve soma ydı. Nous insanın akıl yönünü, püshüe pathos unu ve soma da bedenini gösteriyordu. Ethos 3 bir ilkeler birliği, bir değerler ağı olarak nous a, çoğunlukla teolojik öğeler hükümranlığında, hizmet edince, her şey akılla ve akıllı bir şekilde açıklanmaya çalışılınca, insanın püshüesi ve doğaldır ki pathos u 4 dışarıda bırakıldı. Soma zaten hiç önemsenmedi. 2 Püshüe, Grek çe ratio olmayan her şey anlamına gelir. Ayrım Antikite sonrası çok belirgindir. Duygulanımlarımız, sevinçlerimiz, üzüntülerimiz yani kısaca can ımızdır. Saftır ancak bu saflık mutlak (absolute) değil, halis (geniune) bir saflıktır. Grek yaşama biçiminin kendisidir. Agora da, Satiyr korosunun eşliğinde, tanrı Apollon un yine tanrı olan babası Dionysos a lir eşliğinde söylediği şiirlerle olan yakarışlarıdır. Bu katharsis (arınma) insanın kültürle yapıp ettiklerinin hesabının doğaya verilmesidir. Burada sevinç ve üzüntü bir aradadır, ayrışmaz. Burada kurgu ve spekülatif düşünce biçimleri yoktur. Ratio nun hükümranlığını arkasına alıp, parçası olduğu doğayı yok sayan ve onu anlamsız teolojik ve teleolojik kurgularla yok eden insan anlayışı da yoktur. Burada yapılan, deyim yerindeyse, mizah ın kendisidir. 3 Ethos, Grek çe ev, yuva anlamına gelir. Ancak bunun onun gerçek anlamını vermez, çünkü; ev, yuva ancak ve ancak içindeki değerler ile anlam bulabilir. Ethos bir değerler manzumesi olarak anlaşılmalıdır. Günümüzde etik kelimesiyle örtüşen kavram ahlak terimiyle de sıkça karıştırılır. Ahlak (moral yada vicdan) ethos un çekirdeği, özüdür: ayrıştırılamaz.! 4 Pathos Grek çe bir kavram olup, güç anlamına gelir. Ancak bu bir insanın dışarıya uyguladığı fiziksel bir güç değil, yaşama bağlanma gücüdür ve bu içten gelen hayati bir olgudur. Canlılığı koruma fenomenidir. Türkçede kavramın doğrudan bir karşılığı olmamakla beraber, serencam 15

18 Baumgarten in estetiğe en büyük katkısı bu olmuştur denilebilir. Şöyle ki; insanın pathosu na yani duygulanımlarına yönelik eylemlerinin de bir temelinin olması gerektiği sorgulanmaya başlanmıştır. İşte bu belirleme ile birlikte estetik, sanatın, insanın pathosuyla ortaya koyduğu eylemlerinin ve ürünlerinin, temel kavramı olmuştur ve Baumgarten in, kavramı, bir bilgi türü olmasının yanı sıra bugün estetik olarak adlandırılan disiplin anlamında da kullanması, estetikle ilgili tartışmaların boyutunu geliştirmiştir. Moritz Geiger, Frenzel in aktarımıyla, hiçbir felsefe disiplininin estetikte olduğu kadar sağlam olmayan öndayanaklar üzerinde olmadığını belirtmektedir. Ona göre estetik bir anda normatif ya da betimleyici olabilen, sanatçıdan yada haz duyandan (estetik süjeden) hareket edebilen yada bir anda matematiksel veya empirik olabilendir. Geiger e göre bugün için estetiğin ana konusu sanattır ancak günümüz estetiğinin ilgi alanı doğal güzellik değildir ve bu bağlamda doğal güzellik sanatsal güzelliğe göre bir alt basamakta yer almaktadır. (Frenzel, 1997, 389) Geiger in söylemi yukarıda işaret ettiğimiz olguyla uyuşmaktadır. Çünkü sanat insanın duygulanımlarının ürünüdür. Püshüe ve pathos la iş görür. Sanat ın ve sanatsal ürünlerin alt basamakları ile paralel pek çok estetik kuramının olması da doğaldır. Heinemann, sanat nedir?, İnsan neden bir sanat yapıtı yaratır?, Bir sanat yapıtını diğer insani ürünlerden ne ayırır?, Sanatsal hoşlanma nerede ortaya çıkar?, Sanat fenomenleri için verilecek yargılarda hangi ölçütler geçerlidir? soruları ile tartışma platformunu genişletmektedir. (Heinemann, 1997, 402) Heinemann a göre, sanat, bizim yarattığımız ve dolayısıyla bizim kavrayışımıza geçişli olan bir şey ama aynı zamanda bir uğraş olarak sanatçının kendisini de bir doğa yapan ve bu suretle sanatçının kendisini de içinde bulunduğu evren ile bağlantı içinde yaratan bir şeydir. Bu nedenle bir tek estetik ten söz edilemez, aksine kendi tarzı içinde pek çok değer içeren pek çok estetik ten söz edilebilir. Şöyle ki; Heinemann a göre metafiziksel, psikolojik, değerler, semantikçi ve sosyolojik estetikten söz edilebilir. Heinemann şöyle devam ediyor, tüm bu bakış tarzları toplumsal yapıya bağlı ve aynı zamanda ondan çıkarlar ve bunlar sözcüğü bu kavrama denk düşebilir. Kavram düşünce tarihine, kendi ilk anlamı ile, Nietzsche tarafından tekrar kazandırılıncaya dek kullanılmamıştır. 16

19 mutlaklaştırılmadıkları sürece kendi içlerinde kısmi bir doğruluk taşırlar. (Heinemann, 1997, ) Burada Heinemann ın bir kavramı dikkati çekmektedir, buda mutlaklaştırma dır. Bu kavram Nietzsche için de çok önemlidir ve bu çalışmanın ileriki bölümlerinde ifade edilecektir. Burada sadece Heinemann ın yorumunu açmakla yetiniyoruz. Heinemann, kanımızca, mutlaklaştırılan kavramların asıl anlamlarından uzaklaştırıldığını söylüyor. Çok değerli estetikten bahsetmesi de bunun göstergesidir. Ona göre, toplumların sanat anlayışları farklıdır ve bu nedenle de estetik anlayışları da farklı olmalıdır. Ancak bu farklı toplumların farklı sanatlarıyla oluşturdukları estetik anlayışlarının bir temelde toplanamayacağı anlamına da gelmez. Eğer bu böyleyse öncelikle sanatın ne olduğu belirlenmeli ve estetik onun üzerende inşa edilmelidir. Bu nedenle Heinemann sanat kavramının etimolojik kökenlerine iner. Heinemann ın aktarımıyla devam ediyoruz. Sanat, Almanca da Kunst sözcüğüyle karşılanır ve bilgi den gelir. İngilizcede ise art sözcüğüyle karşılanır ve iki anlamı vardır, bunlar; 1- beceri, hüner, 2- bir beceri ya da hünere dayalı olarak yapılan işleri öğretme ve öğrenme yöntemi. Kavramın kökü ise Latince ars sözcüğüdür ve daha çok, bir kurala bağlı insani etkinliğin biçim ya da tarzı, genel olarak, maharet, üslup, beceri, daha özel olarak da el becerisi, işleme, zanaat ve bilim anlamlarına gelir. Heinemann buradan yola çıkarak sanat ın ars ile ifade bulan anlamında kendi içinde bağlı kalmadığını, diğer bir deyişle ars ın, sanatı, bilimi ve diğer bütün insan ürünlerini kapsadığını belirtmekte ve böyle bir dil çözümlemesinin sanatın ne olduğunu asla ortaya koymamakla birlikte, sanat fenomeninin asla ihmal edilmemesi gereken bir açıdan görülmesini de sağlayabileceğine dikkat çekmektedir. Buda; sanat, yapabilmekle, beceriyle, zanaat la, kurallı eylemle ilgilidir ve giderek tüm insani etkinliğin temelinde yatan bir şeye bağlıdır. Bu saptandıktan sonra, etkinlik ve ürün olarak sanat ayrımı yapma gereği ortaya çıkar. (Heinemann, 1997, 403) Heinemann ın bu ayrımının arkasında sorgulanan insanda sanatsal yaratıcılık adı verilen bir temel işlevin dil ya da düşüncenin belli bir basamağında ortaya çıkıp çıkmadığıdır. Diğer bir deyişle sanatsal etkinliklerini dil ve düşünce nin etkisiyle mi ortaya koymaktadır? Bütün insanlar dil ve düşünceye sahiptir ancak herkes sanatçı olamaz savı ile Heinemann sanatçı kişinin, onu diğer insanlardan ayrı kılan ve 17

20 farklı yetenek olarak tanımladığı bir yetiye sahip olduğunu söylemektedir. Sanat, dilde ve düşünce de parça, parça görünüme çıkan, ama aslında parçalanamaz bir bütünlüğü olan insan tin'inin yaratıcılığının bir ürünüdür. (Heinemann, 1997, 404) Heinemann ın söyleminin arka planında sanatçının farklı bir konumda olduğu görüşü ağırlıklıdır. Aslında söylenmek istenen; estetik birey olarak da tanımlanabilecek sanatçı nın bir kavramdan öte, yaşamın bütününde varlığı kendi içsel dünyasından çıkarak tanımlayan, varlığı, sanat la insan yaşamının bir temel hareketi, bir mecrası olarak kendini de içeren bir alan olarak anlamlandıran ve bunu sadece özel perspektif le yapandır. Pek tabiidir ki bu özel perspektif estetik bakış (ya da estetik görüş de diyebiliriz) tır. Sanat ve sanatçı üzerinde ortaya konulan bu görüşler günümüzdeki estetik tartışmaların temelinde yer almaktadır. Çünkü ayrım kesin görünmektedir. Sanatçının farkını birkaç alıntıyla gösterelim. Örneğin, W. Blake Kötü edebiyat iyi duygularla yapılır derken sanatçı olmak için iyi insan olmanın yetmeyeceğini, iyikötü gibi kavramların etik olarak sanatçının dünyasında bulunamayacağını söylüyordu 5. Diderot Nasıl oluyor da hemen bütün insanlar bir güzel in var olduğu konusunda ortak bir görüşe ulaşmış oluyorlar; nasıl oluyor da bu insanların büyük bir bölümü onu olduğu yerde canlı bir biçimde sezerken çok az bir bölümü yalnızca onun olduğunu biliyor? sorusunu sorarken, hepimizin bir estetik haz duygusuna sahip olduğumuzu, ancak sadece sanatçının bu duyguyu yaşatabileceğini belirtmek ister. (Timuçin, 2003, 6-7) Ancak burada soru şudur: Sanatçı güzel i ortaya koyarken, bu ortaya konulanın güzel olduğuna kim karar verecek? Şu güzel ya da çirkin derken hangi ölçütler ele alınacak? İşte bu sorularla estetikçi kavramı ortaya çıkmaktadır. Diğer bir deyişle sanatçının yaptıklarını belli ölçütler içinde denetleyen bir estetikçi olmalıdır ki o, Van Gogh un ortaya koyduğu güzelde kendisinden çok insanlığın 5 Bu, sanatın eylemlerinde herhangi bir etik bağa bağlı olmak zorunda olmadığı biçiminde anlaşılmalı ve sanatçı ahlaksız olur biçiminde anlaşılmamalıdır. Sanatçının en asli görevi absürt ü yakalamak ve onu hiçbir önkoşula bağlanmadan ortaya koymaktır. Sanatçı ve filozof arasındaki ilişki Sokrates in sözleri ve Nietzsche nin deyimiyle insanın ensesinde at sineği olmalarıdır. Sanatçı insanı, insani değerler çerçevesinde rahatsız edendir. Kant ın deyimiyle yürüyenin yürüdüğünü anlaması için onu düşürendir. Bu nedenle sanatçı çoğunlukla değil ama genellikle, gereklilikle değil ama zorunlulukla topluma ters düşendir. O olması gerekeni, olana rağmen ortaya koyandır. Bu tek taraflı bir ortaya koyuş değildir; Munch ın çığlığı kendisinden çıktı ama o çığlığa hasret bir dünyayı hala dolaşmaktadır. 18

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Yedinci Baskıya Önsöz 15 İkinci Baskıya Önsöz 16 Önsöz 17 GİRİŞ 19 I. BÖLÜM FELSEFE ÖĞRETİMİ 23

İÇİNDEKİLER. Yedinci Baskıya Önsöz 15 İkinci Baskıya Önsöz 16 Önsöz 17 GİRİŞ 19 I. BÖLÜM FELSEFE ÖĞRETİMİ 23 İÇİNDEKİLER Yedinci Baskıya Önsöz 15 İkinci Baskıya Önsöz 16 Önsöz 17 GİRİŞ 19 I. BÖLÜM FELSEFE ÖĞRETİMİ 23 I. Felsefe Eğitimi ve Öğretimi 23 A. Eğitim ve Öğretim 23 B. Felsefe Eğitimi ve Öğretimi 24 II.

Detaylı

Felsefe Nedir OKG 1201 EĞİTİM FELSEFESİ. Felsefe: Bilgelik sevgisi Filozof: Bilgelik, hikmet yolunu arayan kişi

Felsefe Nedir OKG 1201 EĞİTİM FELSEFESİ. Felsefe: Bilgelik sevgisi Filozof: Bilgelik, hikmet yolunu arayan kişi Felsefe Nedir OKG 1201 EĞİTİM FELSEFESİ Felsefe: Bilgelik sevgisi Filozof: Bilgelik, hikmet yolunu arayan kişi GERÇEĞİ TÜMÜYLE ELE ALIP İNCELEYEN VE BUNUN SONUCUNDA ULAŞILAN BİLGİLERİ YORUMLAYAN VE SİSTEMLEŞTİREN

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler İçindekiler xiii Önsöz ı BİRİNCİ KISIM Sofistler 3 1 Giriş 6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler 17 K a y n a k la r 17 Sofistlerin G enel Ö zellikleri

Detaylı

Tragedyacılara ve diğer taklitçi şairlere anlatmayacağını bildiğim için bunu sana anlatabilirim. Bence bu tür şiirlerin hepsi, dinleyenlerin akıl

Tragedyacılara ve diğer taklitçi şairlere anlatmayacağını bildiğim için bunu sana anlatabilirim. Bence bu tür şiirlerin hepsi, dinleyenlerin akıl Platon'un Devleti-2 Platon, adil devlet düzenine ve politikaya dair görüşlerine Devlet adlı eserinde yer vermiştir 01.08.2016 / 15:01 Devlet te yer alan tartışmalar sürerken, Sokrates varoluştan varolmayışa

Detaylı

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul.

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul. KİTAP TANITIM VE DEĞERLENDİRMESİ Devrim ERTÜRK Araş. Gör., Mardin Artuklu Üniversitesi, Sosyoloji Bölümü. Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul. Beden konusu, Klasik

Detaylı

AŞKIN BULMACA BAROK KENT

AŞKIN BULMACA BAROK KENT AŞKIN BULMACA 18.yy'da Aydınlanma filozoflarıyla tariflenen modernlik, nesnel bilimi, evrensel ahlak ve yasayı, oluşturduğu strüktür çerçevesinde geliştirme sürecinden oluşur. Bu adım aynı zamanda, tüm

Detaylı

V. ÜNİTE SANAT FELSEFESİ

V. ÜNİTE SANAT FELSEFESİ V. ÜNİTE SANAT FELSEFESİ A. SANAT FELSEFESİ VE TEMEL KAVRAMLARI 1. Estetik ve Sanat Felsefesi 2. Sanat ve Felsefe İlişkisi 3. Sanat Felsefesinin Temel Kavramları B. SANATI AÇIKLAYAN FELSEFİ GÖRÜŞLER 1.

Detaylı

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal,

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, SANATıN FELSEFİ AÇıDAN SINIFLANDIRILMASI Mutlu ERRAv- Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, düşünsel, bireysel

Detaylı

DBY Ajans. This book has been supported by the Office of Scientific Research Projects of Istanbul Medeniyet University Istanbul, Turkey - March 2014.

DBY Ajans. This book has been supported by the Office of Scientific Research Projects of Istanbul Medeniyet University Istanbul, Turkey - March 2014. İstanbul Medeniyet Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinasyon Birimince desteklenmiştir. Proje Numarası: 458 Kitabın Adı: Büyük Doğu Kapaklarında Portreler, Toplum ve Gençlik Yazarlar: Ahmet

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Estetik (MTT194) Ders Detayları

Estetik (MTT194) Ders Detayları Estetik (MTT194) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Estetik MTT194 Seçmeli 2 0 0 2 5 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin Türü Dersin Seviyesi

Detaylı

FELSEFE BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ I.YARIYIL DERSLERİ

FELSEFE BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ I.YARIYIL DERSLERİ FELSEFE BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ I.YARIYIL DERSLERİ FEL-101 Felsefeye Giriş Felsefenin temel problem, kavram, akım ve alt disiplinlerine genel bir giriş. FEL-103 Eskiçağda Felsefe Kredi (Teorik-Pratik-Lab.)

Detaylı

ÜNİTE:1. Felsefe Nedir? ÜNİTE:2. Epistemoloji ÜNİTE:3. Metafizik ÜNİTE:4. Bilim Felsefesi ÜNİTE:5. Etik ÜNİTE:6. Siyaset Felsefesi ÜNİTE:7.

ÜNİTE:1. Felsefe Nedir? ÜNİTE:2. Epistemoloji ÜNİTE:3. Metafizik ÜNİTE:4. Bilim Felsefesi ÜNİTE:5. Etik ÜNİTE:6. Siyaset Felsefesi ÜNİTE:7. ÜNİTE:1 Felsefe Nedir? ÜNİTE:2 Epistemoloji ÜNİTE:3 Metafizik ÜNİTE:4 Bilim Felsefesi ÜNİTE:5 Etik 1 ÜNİTE:6 Siyaset Felsefesi ÜNİTE:7 Estetik ÜNİTE:8 Eğitim Felsefesi 0888 228 22 22 WWW.22KASİMYAYİNLARİ.COM

Detaylı

İSMAİL VATANSEVER ETİK VE BİYOETİK KAVRAMLARININ KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ İLE İLİŞKİSİ

İSMAİL VATANSEVER ETİK VE BİYOETİK KAVRAMLARININ KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ İLE İLİŞKİSİ İSMAİL VATANSEVER ETİK VE BİYOETİK KAVRAMLARININ KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİ İLE İLİŞKİSİ 1 ETİK NEDİR? ETİK NEDİR? Etik terimi Yunanca ethos yani "töre" sözcüğünden türemiştir. Değerler felsefesinin

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR

MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR MİTOLOJİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR Mit, Mitoloji, Ritüel DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Kelime olarak Mit Yunanca myth, epos, logos Osmanlı Türkçesi esâtir, ustûre Türkiye Türkçesi: söylence DR. SÜHEYLA SARITAŞ

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE BÖLÜMÜ 8 YARIYILLIK (DÖRT YIL) DERS PROGRAMI (YENİ DÜZENLEME)

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE BÖLÜMÜ 8 YARIYILLIK (DÖRT YIL) DERS PROGRAMI (YENİ DÜZENLEME) İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE BÖLÜMÜ 8 YARIYILLIK (DÖRT YIL) DERS PROGRAMI (YENİ DÜZENLEME) BİRİNCİ YARIYIL DERSLERİ 101 Felsefeye Giriş I Z 2 2 0 2 5 103 İlkçağ Felsefesi I Z 3 3 0

Detaylı

Günün sorusu: Kişisel gelişim nedir?

Günün sorusu: Kişisel gelişim nedir? Günün sorusu: Kişisel gelişim nedir? İnsanlar potansiyel ile doğar. Ancak dünyada bir iyiler ve bir de, daha da iyiler vardır. Yani insan fiziksel olduğu kadar nitelik olarakta gelişebilir. Kişinin herhangi

Detaylı

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ KIŞILIK KURAMLARı GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ Kişilik Nedir? Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan biridir. Kişilik kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlaması yoktur.

Detaylı

ÖDEV ETİĞİ VE İMMANUEL KANT

ÖDEV ETİĞİ VE İMMANUEL KANT 18. yüzyıl Aydınlanma Dönemi Alman filozofu ÖDEV ETİĞİ VE İMMANUEL KANT Yrd. Doç. Dr. Serap TORUN Ona göre, insan sadece çevresinde bulunanları kavrayıp onlar hakkında teoriler kuran teorik bir akla sahip

Detaylı

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR?

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Temel sanat eğitimi çizgi, form, mekân, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin temeli Bauhaus a, Johannes Itten in

Detaylı

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ KURULU TOPLANTI TUTANAĞI T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ KURULU TOPLANTI TUTANAĞI Sayı : 54 Tarih : 03.01.2013 Toplantıda Bulunanlar : 1. Prof. Dr. Salih Sabri YAVUZ, Müdür 2. Doç. Dr.

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi Sayı : Tarih : 1.1.216 Diploma Program Adı : SOSYOLOJİ, LİSANS PROGRAMI, (AÇIKÖĞRETİM) Akademik Yıl : 21-216 Yarıyıl

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat!

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Sanat eğitimi, çizgi, form, mekan, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin

Detaylı

Söylem Çözümlemesi (ETI205) Ders Detayları

Söylem Çözümlemesi (ETI205) Ders Detayları Söylem Çözümlemesi (ETI205) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Kredi AKTS Saati Söylem Çözümlemesi ETI205 Güz 3 0 0 3 6 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Aylin Çankaya Doğum Tarihi: 23.04.1982 Ünvanı: Yrd. Doç. Dr. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Felsefe/Lisans Pamukkale

Detaylı

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ İÇERİK Müzikoloji nedir? Müzik tarihinin Müzikoloji içindeki yeri Müzik tarihinin temel kavramları Etimoloji (Müzik kelimesinin kökeni) Kültürel evrim

Detaylı

Giorgio Colli, Felsefenin Doğuşu / Çev. Fisun Demir Dost Yayınları, Ankara, 2007, s. 94.

Giorgio Colli, Felsefenin Doğuşu / Çev. Fisun Demir Dost Yayınları, Ankara, 2007, s. 94. Giorgio Colli, Felsefenin Doğuşu / Çev. Fisun Demir Dost Yayınları, Ankara, 2007, s. 94. Dominique Folscheid, Felsefe Akımları / Çev. Muna Cedden Dost Yayınları, Ankara, 2005, s. 160. * Tanıtan: Tamer

Detaylı

Metin Edebi Metin nedir?

Metin Edebi Metin nedir? Metin Nedir? Metin, belirli bir iletişim bağlamında, bir ya da birden çok kişi tarafından sözlü ya da yazılı olarak üretilen anlamlı bir yapıdır. Metin çok farklı düzeylerde dille iletişimde bulunmak amacıyla

Detaylı

SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ (TAR222U)

SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ (TAR222U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ (TAR222U) KISA

Detaylı

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar Sosyoloji Konular ve Sorunlar Ontoloji (Varlık) Felsefe Aksiyoloji (Değer) Epistemoloji (Bilgi) 2 Felsefe Aksiyoloji (Değer) Etik Estetik Hukuk Felsefesi 3 Bilim (Olgular) Deney Gözlem Felsefe Düşünme

Detaylı

Sosyal Psikolojiye Giriş (PSY 201) Ders Detayları

Sosyal Psikolojiye Giriş (PSY 201) Ders Detayları Sosyal Psikolojiye Giriş (PSY 201) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Sosyal Psikolojiye Giriş PSY 201 Güz 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin

Detaylı

Bilgisayar II, 2013-2014 Bahar, Kültür Üniversitesi, İstanbul, 08-15 Nisan

Bilgisayar II, 2013-2014 Bahar, Kültür Üniversitesi, İstanbul, 08-15 Nisan FİLOZOF BEYİN Yücel KILIÇ İstanbul Kültür Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı Bilgisayar II: «Konular ve Sunumlar» İstanbul, 08-15 Nisan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Law 221 3 2+0 2 2 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Türkçe Dersin Seviyesi Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

11/26/2010 BİLİM TARİHİ. Giriş. Giriş. Giriş. Giriş. Bilim Tarihi Dersinin Bileşenleri. Bilim nedir? Ve Bilim tarihini öğrenmek neden önemlidir?

11/26/2010 BİLİM TARİHİ. Giriş. Giriş. Giriş. Giriş. Bilim Tarihi Dersinin Bileşenleri. Bilim nedir? Ve Bilim tarihini öğrenmek neden önemlidir? Bilim Tarihi Dersinin Bileşenleri BİLİM TARİHİ Yrd. Doç. Dr. Suat ÇELİK Bilim nedir? Ve Bilim tarihini öğrenmek neden önemlidir? Bilim tarihi hangi bileşenlerden oluşmaktadır. Ders nasıl işlenecek? Günümüzde

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

Psikolojinin Felsefi Temelleri (PSY 112) Ders Detayları

Psikolojinin Felsefi Temelleri (PSY 112) Ders Detayları Psikolojinin Felsefi Temelleri (PSY 112) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Psikolojinin Felsefi Temelleri PSY 112 Bahar 3 0 0 3 7 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

SİYASET FELSEFESİ Örnek-Sorular

SİYASET FELSEFESİ Örnek-Sorular SİYASET FELSEFESİ Örnek-Sorular Siyaset felsefesi siyaset olgusunu felsefi olarak değerlendiren felsefe dalıdır. Aşağıdakilerden hangisi siyaset felsefesinin sorunları arasında yer almaz. a-) Bürokrasi

Detaylı

3/7/2010. ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ ve ÖNEMİ EĞİTİM EĞİTİM ANLAYIŞLARI EĞİTİM

3/7/2010. ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ ve ÖNEMİ EĞİTİM EĞİTİM ANLAYIŞLARI EĞİTİM EĞİTİM REHBERLİK ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK NİN YERİ ve ÖNEMİ Eğitim? İnsana en iyi olgunluğu vermektir (Eflatun). İnsana tabiatında bulunan gizli bütün kabiliyetlerin geliştirilmesidir (Kant). Bireyin

Detaylı

Mimarlık Tarihi ve Kuramı I (MMR 517) Ders Detayları

Mimarlık Tarihi ve Kuramı I (MMR 517) Ders Detayları Mimarlık Tarihi ve Kuramı I (MMR 517) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Mimarlık Tarihi ve Kuramı I MMR 517 Her İkisi 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi Sayı : Tarih : 1.1.216 Diploma Program Adı : SOSYOLOJİ, LİSANS PROGRAMI, (AÇIKÖĞRETİM) Akademik Yıl : 21-216 Yarıyıl

Detaylı

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.)

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.) PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ YAN DAL DERSLERİ DERSLER DERSİN KODU DERSİN ADI KREDİ PSİ 101 Psikolojiye Giriş I PSİ 10 Araştırma Teknikleri I PSİ 10 Psikoloji için İstatistik I PSİ 01 Sosyal Psikoloji I PSİ 0 Gelişim

Detaylı

ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ

ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ ZORUNLU GÖÇLER, SÜRGÜNLER VE YOL HİKAYELERİ: ULUPAMİR KIRGIZLARI ÖRNEĞİ Yazar: Dr.Adem Sağır Yayınevi: Nobel Yer/yıl: Ankara/2012 Sayfa Sayısı: 272 Göç insanlık tarihi kadar eski bir olgudur. Bütün dönemler

Detaylı

Duyum ve Algı I (PSY 305) Ders Detayları

Duyum ve Algı I (PSY 305) Ders Detayları Duyum ve Algı I (PSY 305) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Duyum ve Algı I PSY 305 Güz 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i yok Dersin Dili Dersin

Detaylı

BILIMSEL Eğitimde ortaya çıkan problemlere bilimsel arastırma yöntemlerini kullanarak çözüm arama EKONOMİK Mevcut olanaklarla uyumlu,

BILIMSEL Eğitimde ortaya çıkan problemlere bilimsel arastırma yöntemlerini kullanarak çözüm arama EKONOMİK Mevcut olanaklarla uyumlu, PROGRAMIN TEMELLERİ PROGRAMIN TEMELLERİ BILIMSEL Eğitimde ortaya çıkan problemlere bilimsel arastırma yöntemlerini kullanarak çözüm arama EKONOMİK Mevcut olanaklarla uyumlu, SOSYAL Programlar bireyin sosyal

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir.

03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir. 03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir. KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE BÖLÜMÜ İKİLİ ÖĞRETİM DERS PLANI (2013-2014 Eğitim öğretim yılından

Detaylı

GÜZ YARIYILI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ

GÜZ YARIYILI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ GÜZ YARIYILI YÜKEK LİAN DERLERİ DER KODU ZORUNLU/ EÇMELİ DERİN ADI KREDİİ ELIT 709 Z Edebiyat Teorisi ve Eleştirisi ELIT 711 Araştırma Yöntemleri ELIT 735 Uygulamalı Dilbilim: Yabancı Dil Öğretimi ve Öğrenimi

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : FELSEFEYE GİRİŞ Ders No : 0070160018 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

HUKUK FELSEFESİNİN TEMEL SORUNLARI

HUKUK FELSEFESİNİN TEMEL SORUNLARI Prof. Dr. Vecdi ARAL HUKUK FELSEFESİNİN TEMEL SORUNLARI Sein Ohr vernimmt den Einklang der Natur; Was die Geschichte reicht, das Leben gibt, Sein Busen nimmt es gleich und willig auf; Das weit Zerstreute

Detaylı

DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Felsefe ve Din Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Alan Dersleri. I.

DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Felsefe ve Din Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Alan Dersleri. I. 1. DİN SOSYOLOJİSİ DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Felsefe ve Din Bilimleri Anabilim Dalı Felsefe ve Din Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Alan Dersleri 5159 Din Bilimlerinde Anlama ve Yorumlama Kuramları

Detaylı

Tasarım Psikolojisi (GRT 312) Ders Detayları

Tasarım Psikolojisi (GRT 312) Ders Detayları Tasarım Psikolojisi (GRT 312) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Tasarım Psikolojisi GRT 312 Bahar 2 0 0 2 3 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

DİNİ GELİŞİM. Bilişsel Yaklaşım Çerçevesinde Tanrı Tasavvuru ve Dinî Yargı Gelişimi

DİNİ GELİŞİM. Bilişsel Yaklaşım Çerçevesinde Tanrı Tasavvuru ve Dinî Yargı Gelişimi DİNİ GELİŞİM Bilişsel Yaklaşım Çerçevesinde Tanrı Tasavvuru ve Dinî Yargı Gelişimi Bilişsel Yaklaşımda Tanrı Tasavvuru 1. Küçük çocuklar Tanrı yı bir ruh olarak düşünürler, gerçek vücudu ve insani duyguları

Detaylı

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ FELSEFE

YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ FELSEFE YAZILI SINAV SORU ÖRNEKLERİ FELSEFE SORU 1: Tüm uzmanların aynı görüşte olmaları hepsinin birden yanılmaları anlamına da gelebilir. Bu görüşe bilim tarihinden bir örnek veriniz ve bilgi kuramı açısından

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

Hedef Davranışlar. Eğitim Programının birinci boyutudur. Öğrencilere kazandırılması planlanan niteliklerdir (davranışlar).

Hedef Davranışlar. Eğitim Programının birinci boyutudur. Öğrencilere kazandırılması planlanan niteliklerdir (davranışlar). Hedef Davranışlar Eğitim Programının birinci boyutudur. Öğrencilere kazandırılması planlanan niteliklerdir (davranışlar). Bu nitelikler bilişsel, duyuşsal ve psikomotordur. 2 aşamada ele alınmaktadır.

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir?

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir? Tanrı Tasavvuru Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir? Peker e göre: Kişinin bebekliğinden itibaren, zeka gelişimine, edinmiş olduğu bilgi ve yaşantısına göre, Tanrı yı zihninde canlandırması, biçimlendirmesi

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

İSMAİL TAŞ, MEHMET HARMANCI, TAHİR ULUÇ,

İSMAİL TAŞ, MEHMET HARMANCI, TAHİR ULUÇ, Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : İSLAM AHLAK ESASLARI VE FELSEFESİ Ders No : 0070040072 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü

Detaylı

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı SANAT TARİHİ I Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı Gotik Sanat Ortaçağ: Antik Çağ ın sona ermesinden (6. yüzyılın ilk yarısından) Rönesans a kadar olan yaklaşık bin yıllık dönem - klasik çağ

Detaylı

HUKUK VE HUKUK BİLİMİ ÜZERİNE

HUKUK VE HUKUK BİLİMİ ÜZERİNE Prof. Dr. Vecdi ARAL HUKUK VE HUKUK BİLİMİ ÜZERİNE Wenn wir die Menschen behandeln wie sie sind, so machen wir sie schlechter, wenn wir sie behandeln wie sie sein sollten, so machen wir sie zu dem, was

Detaylı

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE Doç. Dr. Mutlu ERBAY İstanbul 2013 Yay n No : 2834 İletişim Dizisi : 97 1. Baskı - Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-858 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

beste tarafından yazıldı. Perşembe, 06 Mart 2008 19:31 - Son Güncelleme Cumartesi, 14 Ağustos 2010 13:11

beste tarafından yazıldı. Perşembe, 06 Mart 2008 19:31 - Son Güncelleme Cumartesi, 14 Ağustos 2010 13:11 Yazı İçerik Sanat Nedir Güzel Sanatlar Güzel Sanatlar Nelerdir Güzel Sanatların Sınıflandırılması Sanat Nedir? Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları

Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları Uygarlık Tarihi (HIST 201) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Uygarlık Tarihi HIST 201 Güz 3 0 0 3 4 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin Türü

Detaylı

Genel Devlet Teorileri (LAW 423) Ders Detayları

Genel Devlet Teorileri (LAW 423) Ders Detayları Genel Devlet Teorileri (LAW 423) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Genel Devlet Teorileri LAW 423 Güz 3 0 0 3 4 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili

Detaylı

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Ders Planı - AKTS Kredileri T: Teorik (saat/hafta) U: Uygulama (saat/hafta) AKTS: Avrupa Kredi Transfer Sistemi 1. Yarıyıl

Detaylı

3. SINIFLAR BU AY NELER ÖĞRENECEĞİZ? OCAK

3. SINIFLAR BU AY NELER ÖĞRENECEĞİZ? OCAK 3. SINIFLAR BU AY NELER ÖĞRENECEĞİZ? 04 22 OCAK TÜRKÇE ÖĞRENME ALANI: DİNLEME 1. Dinleme Kurallarını Uygulama 1. Dinlemeye hazırlık yapar. 2. Dinleme amacını belirler. 3. Dinleme amacına uygun yöntem belirler.

Detaylı

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir?

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir? İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ 22.10.2013 MEKANİK ANABİLİM DALI Dr. Dilek OKUYUCU Mekanik Nedir? Mekanik: Kuvvetlerin etkisi altında cisimlerin davranışını inceleyen bilim dalıdır. FİZİK Mekanik

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ÖZEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ II Ders No : 0310380124 Teorik : 2 Pratik : 2 Kredi : 3 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim

Detaylı

(CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARIHI) 1. Hafta: Antik Yunan da Toplumsallık Düşüncesi

(CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARIHI) 1. Hafta: Antik Yunan da Toplumsallık Düşüncesi (CAL 2301 SOSYAL DÜŞÜNCELER TARIHI) 1. Hafta: Antik Yunan da Toplumsallık Düşüncesi Dersin Materyali Swingewood, Alan (2010), Sosyolojik Düşüncenin Kısa Tarihi, (çev. Akınhay, O.), İstanbul: Agora Kitaplığı

Detaylı

Adnan Menderes Üniversitesi Bilgi Paketi. Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( )

Adnan Menderes Üniversitesi Bilgi Paketi. Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Ders Bilgi Formu Dersin Adı Öğretim Dili Varlık Felsefesi I Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Dersin Türü Ders Kodu Zorunlu ( ) Seçmeli ( ) FEL 601 Teorik

Detaylı

SOSYOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ

SOSYOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEM VE TEKNİKLERİ

Detaylı

2.SINIF (2013 Müfredatlar) 3. YARIYIL 4. YARIYIL

2.SINIF (2013 Müfredatlar) 3. YARIYIL 4. YARIYIL ERCİYES ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2014-2015 Eğitim Öğretim Yılı 1.ve 2.Öğretim (2010 ve Sonrası) Eğitim Planları HAZIRLIK SINIFI (YILLIK) KODU DERSİN ADI T U Kredi AKTS İLH001 ARAPÇA 26 0 26 26 Konu

Detaylı

BİLGİ EDİNME İHTİYACI İnsan; öğrenme içgüdüsünü gidermek, yaşamını sürdürebilmek, sayısız ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve geleceğini güvence altına a

BİLGİ EDİNME İHTİYACI İnsan; öğrenme içgüdüsünü gidermek, yaşamını sürdürebilmek, sayısız ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve geleceğini güvence altına a BİLİMSEL YÖNTEM Prof. Dr. Şahin Gülaboğlu Mühendislik Fakültesi -------------------------------------------------------------------- BİLİM, ETİK ve EĞİTİM DERSİ KONUŞMASI 19 Ekim 2007, Cuma, Saat-15.00

Detaylı

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi Sayı : Tarih : 1.1.216 Diploma Program Adı : SOSYOLOJİ, LİSANS PROGRAMI, (AÇIKÖĞRETİM) Akademik Yıl : 21-216 Yarıyıl

Detaylı

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Medya Ekonomisi Kavram ve Gelişimi Ünite 1 Medya ve İletişim Önlisans Programı MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU 1 Ünite 1 MEDYA EKONOMİSİ KAVRAM VE GELİŞİMİ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

FELSEFE + SANAT => SANAT FELSEFESI

FELSEFE + SANAT => SANAT FELSEFESI FELSEFE + SANAT => SANAT FELSEFESI Kemal ULUOAG* Özne olan insan ile nesne olan doğa arasındaki, insan etkinliklerinin temeli, insanın doğayı kendi denetimine alma çabasıdır. Insan etkinliklerinin ve çabasının

Detaylı

Türk Yönetim Tarihi (KAM 315) Ders Detayları

Türk Yönetim Tarihi (KAM 315) Ders Detayları Türk Yönetim Tarihi (KAM 315) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Türk Yönetim Tarihi KAM 315 Her İkisi 3 0 0 3 5 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili

Detaylı

Moda Tarihi (GTM 053) Ders Detayları

Moda Tarihi (GTM 053) Ders Detayları Moda Tarihi (GTM 053) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Moda Tarihi GTM 053 Seçmeli 2 0 0 2 2 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin Türü Dersin

Detaylı

1.Kameranın Toplumsal Tarihi. 2.Film ve Video Kameraları. 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması. 4.Objektif. 5.Kamera Kulanım Özellikleri. 6.

1.Kameranın Toplumsal Tarihi. 2.Film ve Video Kameraları. 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması. 4.Objektif. 5.Kamera Kulanım Özellikleri. 6. 1.Kameranın Toplumsal Tarihi 2.Film ve Video Kameraları 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması 4.Objektif 5.Kamera Kulanım Özellikleri 6.Aydınlatma 1 7.Ses 8.Kurgu 0888 228 22 22 WWW.22KASİMYAYİNLARİ.COM

Detaylı

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI FELSEFE

YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI FELSEFE YAZILI SINAV CEVAP ANAHTARI FELSEFE CEVAP 1: (TOPLAM 7 PUAN) Galileo Galilei Dünya yuvarlaktır dediğinde, hiç kimse ona inanmamıştır. Bir dönem maddenin en küçük parçası molekül zannediliyordu. Eylemsizlik

Detaylı

Otomotiv Tasarımı (GTM 072) Ders Detayları

Otomotiv Tasarımı (GTM 072) Ders Detayları Otomotiv Tasarımı (GTM 072) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Otomotiv Tasarımı GTM 072 Seçmeli 2 0 0 2 2 Ön Koşul Ders(ler)i - Dersin Dili

Detaylı

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ KURULU TOPLANTI TUTANAĞI T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ENSTİTÜ KURULU TOPLANTI TUTANAĞI Sayı : 47 Tarih : 04.09.2012 Toplantıda Bulunanlar : 1. Yrd. Doç. Dr. Süleyman TURAN, Müdür V. 2. Prof.

Detaylı

MÜHENDİSLİK ETİĞİ Emin Direkçi

MÜHENDİSLİK ETİĞİ Emin Direkçi MÜHENDİSLİK ETİĞİ 12.10.2016 Emin Direkçi 1962-Ankara Metalurji Y.Müh. 1979-1988 Üretim Koord. 1989-1992 Üretim Müdürü 1992-1997 Genel Müdür 1997-2000 Genel Müdür 2001-2006 Genel Müdür 2007-2011 Kurucu

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. Prof. Dr. Yaşar AYDINLI

DERS ÖĞRETİM PLANI. Prof. Dr. Yaşar AYDINLI DERS ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE 1 Dersin Adı: Ortaçağ ve Rönesans ta Felsefe 2 Dersin Kodu: FLS 1012 3 Dersin Türü: Zorunlu 4 Dersin Seviyesi: Lisans 5 Dersin Verildiği Yıl: 6 Dersin Verildiği Yarıyıl: 7 Dersin

Detaylı

Sinema ve Tasarım (GTM 002) Ders Detayları

Sinema ve Tasarım (GTM 002) Ders Detayları Sinema ve Tasarım (GTM 002) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Sinema ve Tasarım GTM 002 Güz 2 0 0 2 2 Ön Koşul Ders(ler)i Dersin Dili Dersin

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı