SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK"

Transkript

1 T.C. İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK CANAN GÜNERİ Danışman: Doç Dr. Metin COŞAR İnönü Üniversitesi Lisansüstü Eğitim-Öğretim Yönetmeliği nin Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Anabilim Dalı için Öngördüğü YÜKSEK LİSANS TEZİ (Malatya, Ağustos 2008)

2 SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ NE, Enstitümüz Resim Anabilim Dalı Yüksek Lisans öğrencisi Canan GÜNERİ tarafından Doç. Dr. Metin COŞAR danışmanlığında hazırlanan SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK başlıklı bu çalışma, jürimiz tarafından Resim Anabilim Dalı YÜKSEK LİSANS TEZİ olarak kabul edilmiştir. Başkan... (Akademik Unvanı, Adı Soyadı) (İmza) Üye... (Akademik Unvanı, Adı Soyadı) (İmza) Üye... ((Akademik Unvanı, Adı Soyadı) (İmza) ONAY Yukarıdaki imzaların, adı geçen öğretim üyelerine ait olduğunu onaylarım..../.../... Akademik Unvanı, Adı Soyadı İmza Enstitü Müdürü

3 ONUR SÖZÜ Doç.Dr. Metin COŞAR ın danışmanlığında Yüksek Lisans Tezi olarak hazırladığım SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK başlıklı bu çalışmanın, bilimsel ahlak ve geleneklere aykırı düşecek bir yardıma başvurmaksızın tarafımdan yazıldığını ve yararlandığım bütün yapıtların hem metin içinde hem de kaynakçada yöntemine uygun biçimde gösterilenlerden oluştuğunu belirtir, bunu onurumla doğrularım. Canan GÜNERİ İmza 1

4 Bu çalışmamı tarihinde Şırnak ta pusuya düşürülerek şehit edilen, çok sevgili kardeşim Piyade Komando Astsubay Çavuş İbrahim Ahmet SARIOĞLU na ve beraberinde şehit olan 12 kişilik timine ithaf ediyorum. 2

5 ÖNSÖZ Araştırmanın konusu kavram içerikleri açısından bugüne kadar ülkemizde detaylı bir biçimde incelenmemiştir. Yurtdışı çalışmalarda görülen de, mizah konusunun kendi bağlamı içinde gündelik kaygılarla ve kavramlarla işlenmiş olduğudur. Mizah ın sanat la doğrudan bağını araştıran ve mizah ın yaşamda insani bir fenomen olarak yerini belirlemeye çalışmış bir örneğe rastlanmamıştır. Günümüzde karikatür ün mizah olarak algılanması ve hatta karikatür ün mizah olabilmesi için balon olup-olmaması koşulları üzerinde içi-boş tartışmalar yapılmaktadır. Karikatür-mizah ilişkisi üzerinde detaylı bir çalışma olmamasına rağmen tartışmaların tanımlayıcı öğelerden uzak ve bir temellendirme yapılmadan sürdürülmesi konudaki boşluğu büyütmektedir. Bu çalışma bu konularda bir örnek olarak ortaya konmayı amaçlamaktadır; bu nedenle gerek bu alanda ve gerekse sanatın bu alanıyla bağlantılı diğer alanlarında oldukça önemli bir işleve sahip olacaktır. Mizah, kendi başına bir fenomendir. Mizah, diğer sanat alanlarında olduğu gibi içerisinde insani fenomenler taşır ama tek bir farkla; mizah ın içerisinde bulundurduğu fenomenler bir arada başka hiçbir yerde görülemezler. Bu fenomenler neşe ve hüzün dür. Mizah bu iki fenomenin bir arada bulunduğu tek yerdir. Mizah karikatür değildir, gülmece de değildir; onun ortaya konuşundaki kaygı ile sanatsal kaygının benzeşen yönlerinin olması, sanat ın bir üst basamakta olmasını gerekli kılmaz. Bu yüzden mizah sanatın bir alt dalı olarak görülmemeli, onun kendi başına bir sanat alanı olduğu gerçeği gözden kaçırılmamalıdır. Sadece mizah, absürt ü ortaya koyarken farklı bir yol izler, sanatın ve/veya sanatın diğer hiçbir alanının bu yolu ( neşe ve hüzün ü bir arada) kullanarak absürt e çözüm yolu araması beklenemez. Araştırma bu hipotezini savunurken mizahın ortaya konuş şekillerinden biri olan karikatür üzerinde duracak ve bunu ülkemizden üç örnekle Tan ORAL, Oğuz ARAL, Salih MEMECAN betimleyecektir. Mizah ve karikatürün yeterince araştırılmamış ve açıklığa kavuşmamış yanlarını görmeme ve bu yanlarını açıklığa kavuşturmak için duyduğum heves ve heyecanın en ince noktalarına kadar dokunan, beni felsefeyle tanıştıran tez danışmanım Sayın Doç. Dr. Metin COŞAR a, beni bu günlere getiren ve üzerimde 3

6 çok büyük emekleri bulunan değerli hocalarımdan Sayın Fehmi KOLÇAK ve Sayın Yrd. Doç. Adnan YALIM başta olmak üzere tüm Sayın İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Resim Bölümü öğretim üyeleri, öğretim görevlileri ve okutmanlarına, tez sürecince yaptıkları katkılardan, değerli vakitlerini benimle harcadıklarından ve çalışmalarıma gösterdikleri ilgiden dolayı çok değerli mümtaz sanatçılarımızdan Tan ORAL ve Salih MEMECAN a, benden maddi manevi desteklerini esirgemeyen çok sevgili aileme ve biricik eşim Barış GÜNERİ ye sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Malatya-2008 Canan GÜNERİ 4

7 SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK CANAN GÜNERİ İnönü Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Resim Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi: Ağustos-2008 Danışman: Doç. Dr. Metin COŞAR ÖZET VE ANAHTAR KELİMELER ÖZET: Araştırmada geçen temel kavramlar, gerek yurtiçi çalışmalarında olsun, gerekse yurtdışı çalışmalarında olsun günümüze kadar yeterli düzeyde incelenmemiştir. Söz konusu kavramlardan araştırmanın özellikle üzerinde durduğu mizah, gerçek anlam ve içeriğinden çok uzaklaştırılmış, yanlış ya da eksik sayabileceğimiz pek çok anlamla bağdaşlaştırılmıştır. Bir sanat alanı olarak kabul ettiğimiz mizah, araştırma içerisinde sanat ve karikatürle birlikte ele alınıp irdelenmiştir. Böylece sanat-karikatür-mizah üçlüsü arasındaki ilişki hakkındaki belirsizlikler çözülmüştür. ANAHTAR KELİMELER: Sanat, Mizah, Karikatür, Estetik, Felsefe 5

8 HUMOUR AS FIELD OF ART: RELATION BETWEEN ART, HUMOUR, CARICATURE AND THREE EXAMPLES FROM TURKEY CANAN GÜNERİ Master Thesis, Department of Painting, Social Sciences Institute, Inonu University, Malatya, Turkey: August,2008 Advisor: Doç.Dr.Metin COŞAR ABSTRACT AND KEY WORDS ABSTRACT: Basic concepts mentioned in the research have not been analyzed whether in domestic studies or in foreign studies up to the present. Humour that research dwells upon, has been estranged from its real meaning and content, and has been matched with many meanings that might be considered as false or lack. Humour that is regarded as a field of art, has been handled and explicated with art and caricature. Thus, uncertainty about relation between trio of art-caricature-humour has been solved. KEY WORDS: Art, Humour, Caricature, Aesthetics, Philosophy 6

9 SANAT ALANI OLARAK MİZAH: SANAT, MİZAH, KARİKATÜR İLİŞKİSİ VE TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK CANAN GÜNERİ İÇİNDEKİLER Onay Sayfası Onur Sözü.1 İthaf Sayfası..2 ÖNSÖZ Özet ve anahtar Kelimeler Abstract and Keywords İçindekiler.7 BİRİNCİ BÖLÜM: TANIMLAR SANAT ÜSTÜNE Sanat: Detaysız Bir İnceleme Sanat: Epistemelojik İnceleme Kavramın, Estetik Kavramıyla Bağı ve Tarihsel Bakış: Detaylı İnceleme Baumgarten, Sanatın Temel Kavramı Olarak Estetik, Neden? Tarihsel Bakış Platon da Estetik Aristoteles te Estetik Kant Estetiği ve Önemi Hegel ve Sonrası Estetik Düşünceler Hegel de Estetik Hegel Sonrası Estetik Düşünceler Schopenhauer: Pesimist Filozof, Pesimist Felsefe Kontemplasyon Estetik Temaşa Sanatlar Üzerine Mimari Resim ve Heykel Şiir ve Trajedi

10 Son Olarak Müzik Postmodern Sanat Estetik Postmodernist Sistem Olarak Yapı-Bozumculuk Nietzsche nin Yaşam Felsefesi nin Ana Hatları ve Nietzsche de Sanat - Estetiğin Anlamı Ruh-Beden Düalizmi ni Reddediş ve Bunun Apollon-Dionysos Bütünlüğü İçinde Açıklanması Günümüz Anlayışı Formel Bir Estetiğin İmkânsızlığı İKİNCİ BÖLÜM: MİZAH: GÜLÜYORUM AĞLANACAK HALİME TEMEL KAVRAMLARIN AÇIKLIĞA KAVUŞTURULMASI Mizah Tarihsel Bakış Dünyadaki Gelişim Süreci Türkiye deki Gelişim Süreci Antik Anadolu Dönemi Mizahı Selçuklu Dönemi Mizahı Osmanlı Dönemi Mizahı Osmanlı Hicvi Hakkında Meşrutiyet Dönemi Mizahı Kurtuluş Savaşı Dönemi Mizahı Cumhuriyet Dönemi Mizahı Karikatür Karikatür Nedir? Karikatür-Mizah İlişkisi Tarihi Gelişim Sürecinde Karikatür Dünyadaki Gelişim Süreci Türkiye deki Gelişim Süreci Mizah dan Karikatüre, İlk Geçiş Dönemi Tanzimat Dönemi Karikatürü Karikatürün Yasaklı Olduğu Yıllar ve Sultan II. Abdülhamid Meşrutiyet Dönemi Karikatürü

11 Modern Karikatür Tasvirci Karikatür Kurtuluş Savaşı Dönemi Karikatürü, Kurtuluş Savaşı Dönemleri Cumhuriyet Dönemi Karikatürü Yakın Döneme İlişkin Detaylar Karikatürcüler Derneği Kuşağı Yarışmalar Sergiler ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: TÜRKİYE DEN ÜÇ ÖRNEK; OĞUZ ARAL, TAN ORAL, SALİH MEMECAN Neden Oğuz Aral, Tan Oral, Salih Memecan? Oğuz Aral Huysuz İhtiyar Hayatı Eserleri ve Eserlerinden Örnekler Çizgi Filmleri Kitapları Dergileri Yönettiği Tiyatro Oyunları Tiplemeleri Sanatı ve Sanatçı Kişiliği Tan Oral Hayatı Eserleri ve Eserlerinden Örnekler Eserleri Ödülleri Sanatı ve Sanatçı Kişiliği Yüz Yüze Mizahi Felsefe Salih Memecan Hayatı

12 Eserleri ve Eserlerinden Örnekler Eserleri Karikatür Kitapları İngilizce Kitapları Eğlence Kitapları Hikaye Kitapları Boyama Kitapları Okul Öncesi Kitapları Faaliyet Kitapları Albümler Cep Kitapları Web Siteleri Ödülleri Sanatı ve Sanatçı Kişiliği SONUÇ VE TARTIŞMA RESİM KAYNAKÇA LİSTESİ KAYNAKÇA

13 BİRİNCİ BÖLÜM: TANIMLAR 1.SANAT ÜSTÜNE 1.1. Sanat: Detaysız Bir İnceleme Sanat Arapça kökenli bir kelimedir. Bu kelimenin Almanca karşılığı Kunts, İngilizce ve Fransızca karşılığı art dır. Bir etkinliğin geçekleştirilmesi veya belli bir işin yapılmasıyla ilgili yöntem, bilgi ve kuralların tümüdür. Bir işi belli bir estetik duyguyu yansıtacak bir biçimde gerçekleştirme tarzıdır. Doğada olmayan bir şeyi yaratma amacına yönelmiş rasyonel faaliyettir. Sanat eserlerinin yaratılmasını mümkün kılan doğal yeteneğe dayalı ya da deneyim yoluyla kazanılmış beceri ya da ustalıktır. Bir takım fiziki araçları, arzu edilen sonuçlara ulaşmak üzere, sezgi ya da bilgi yoluyla öğrenilen estetik ilkelere göre, amaçlı ve sistematik bir biçimde kullanma yeteneğidir. Bir duygu, düşünce, tasarım ya da güzelliğin ifadesinde kullanılan yöntemlerle, bu yöntemlere bağlı olarak sergilenen üstün yaratıcılıktır. Temel işlevi güzeli meydana getirmek, güzellik yaratmak olan öznel faaliyettir. Sergilediği estetik özellikleriyle bir sanatçının elinden çıktığını belli eden nesneler, yani resim, heykel, oyun, film benzeri eserler bütünüdür. (Cevizci, 2002) Yunanca tekhne ve Latince ars terimlerinden türeyen sanat kavramı, İlk ve Ortaçağ boyunca zanaattan ayrılmamış ve bu dönemde pratik kurallarla belirlenmiş bir zanaatı uygulama anlamına gelmiştir. Söz konusu dönemde ne teknik nesne ile sanat eseri, ne de zanaatkâr ile sanatçı arasında bir ayrım vardır. Bu bağlamda entelektüel bir etkinliği, teknik de olsa belli bir bilgiyi imleyen sanat yaratım, sadece doğal yaratılıştan farklılık gösterir. Sanat zanaattan, endüstri devriminin ardından, on sekizinci yüzyılın sonlarından başlayarak net bir biçimde ayırt edilmeye başlanmıştır. Kant Kritik der Urteilskraft (Yargı Gücünün Eleştirisi) adlı eserinde sanat ile bilgiyi ve sanat ile zanaat ya da tekniği birbirinden ayırmıştır. Hegel ise sanatı, kendini dış dünyada gerçekleştiren tinin bir uğrağı olarak ele almış ve sanatın duyusal bilgi ile kavramsal bilgi arasında bulunduğunu söylemiştir. Nietzsch ise, sanatın özünün belli bir yalan türü olduğunu iddia etmiştir. Sanat hayata kara çalmaya yönelen idealist bir 11

14 yutturmaca değil, fakat yaşamı iyiye doğru dönüştürerek yaşanır hale getiren bir yalandır. Günümüzde ise, sanatı ondaki farklı unsurları temele alarak açıklamayı deneyen farklı sanat teorileri vardır. Bunlardan birincisi, sanattaki formel unsuru ön plana çıkartan form olarak sanat anlayışı dır. İngiliz sanat eleştirmeni Clive Bell tarafından savunulan bu görüşe göre, gerçek sanat eseri izleyici, dinleyici ya da okuyucu da, estetik bir tecrübe ya da duygunun doğuşuna neden olur. Bu estetik duygu günlük yaşamın duygularından, pratik bir yönü bulunmamak bakımından farklılık gösterir. Söz konusu estetik duygu, deneyim ya da tepkiyi doğuran neden, gerçek her sanat eserinin pay almak durumunda olduğu bir nitelik olarak anlamlı form dur. Anlamlı form ise, sanat eserinin konusu ya da içeriğinden çok, parçaları ayırıcı yönleri arasındaki belli bir ilişkiden meydana gelir. Bir diğer sanat teorisi, ünlü filozof R. Collingwood tarafından savunulan idealist sanat teorisi dir. Kant tan başlayıp Croce tarafından da savunulan bu anlayışa göre sanat evrensel bir ideyi ifade etmekte, ama bunu sanatçının öznel duyarlığı aracılığıyla gerçekleştirmektedir. Diğer sanat teorilerinden aktüel sanat eserinin fiziki olmayan bir eseri olduğunu öne sürmek bakımından farklılık gösteren bu sanat görüşüne göre, sanat eseri sanatçının zihnindeki bir ideden başka hiçbir şey değildir; bu ide, sanatçının belli bir sanat ortamına girişiyle, belli araçları kullanması suretiyle dışa vurur. Bununla birlikte gerçek sanat eseri, sanatçının zihninde olandır. Üçüncü sanat teorisi, sanatı bir dışavurum olarak değil de, bir sembol olarak gören sanat anlayışıdır. Bir sanat eserinin, bir duygunun sembolü olduğunu öne süren sembol olarak sanat anlayışı na göre, sanat eserleri insanda ortaya çıkan psikolojik süreçleri temsil eden semboller olarak karşımıza çıkarlar. Başka bir deyişle, bu eserler, koyu renk bulutların yağmurun belirtisi olması anlamında değil de, insani duyguların ardı ardına dizilişiyle örneğin bir müzik eserinde notaların zamansal dizilişi arasında bir yapı benzerliğinin olması anlamında gösterirler. Bir diğer sanat anlayışı, sanatta kuramsallığı ön plana çıkartan kurumsal sanat görüşü dür. Çağdaş filozoflardan George Dickie tarafından geliştirilen bu anlayışa göre, sanat eseri, insan varlıkları tarafından belli ölçüler içinde işlenen insan elinden çıkma bir üründür. Buna göre sanat eserini, insanların onu izlemeleri için bir galeriye yerleştirmek, sanat eserinin işlenmesi anlamına gelir. İkinci olarak sanat eserlerine 12

15 sanat eseri statüsü ya da kimliği, sanat dünyasının galeri sahibi, yayıncı, yapımcı gibi üyeleri tarafından verilir. Bundan dolayı sanat eseri için belirleyici olan öğe, başka hiçbir şey değil de, kurumdur. Buna karşın estetik haz ve beğeni etkenlerini sanat teorisinin dışında bırakan yapısalcı sanat anlayışı, yapıtın sanatçının duygularını dışa vurmaktan ziyade, genel bir anlam üretim sisteminin bir parçası olduğunu öne sürer. (Cevizci, 2002) I.2. Sanat: Epistemelojik İnceleme Kavramın, Estetik Kavramıyla Bağı ve Tarihsel Bakış: Detaylı İnceleme 1 Estetik kavramı Latince Aesthetica dan gelir. Kavram dilimizde duyum, haz olarak karşılanabilir. Felsefi terminolojide ise duyumlarla, hazlarla elde edilen bilgi anlamındadır ve felsefede, ağırlıklı olarak, epitemelojinin bir konusu olarak işlenmektedir. Kavramın dilimize geçişi 19.yy.dan sonra İngilizcede yaygın kullanımı ile olmuştur. Kavram ilk olarak Latin formuyla Baumgarten tarafından kullanılmıştır. Baumgarten iki ciltlik eserine Aesthetica adını vermişti ( ). Baumgarten, estetiği güzelin duyumlardan gelen fenomenal mükemmelliği olarak tanımlarken, düşündüğü sanat yapıtlarındaki mükemmellik dir. Grekçe aisthesis duyumsal algı anlamına gelmektedir ve aesthetica bu kavramdan türetilerek kullanılmıştır. Grek düşüncesinde aisthesis maddesel olgulara, madde dünyasına yönelikti. Diğer bir deyişle, bu olgular maddesel olmayan ya da sadece düşünülen şeyler değildi. (Bu konuda geniş açıklamalar ileride verilecektir). 19.yy.ın erken ve orta dönemlerine kadar kavram üzerinde spekülatif kullanımların ve pejoratif anlam yüklemelerinin olmadığını görüyoruz. Estetik, bu döneme kadar, sanat ve güzel arasındaki ilişkiyi ortaya koymak için kullanılmıştır da Lewes estetiği duyumların soyut sanatı olarak tanımlamıştır. Bu kullanımla anaesthesia terimi, estetik ten türetilerek, çoğunlukla tıp ta, fiziksel duyum bozuklukları nı tanımlamak 1 Çalışmanın bu bölümüne doğrudan estetik kavramıyla başlamamız bir zorunluluk oldu, çünkü; sanat ve estetik kavramları birbirinden ayrılmaz bir bütünlük içinde görülmektedir. Felsefe ve düşün tarihi içinde bu konuyla ilgilenenler bu ayrımı gerçekleştirememişlerdir. 13

16 için kullanılmaya başlanmıştır. Bu kullanımın, bu anlamda, terk edilmesi 19.yy.lın geç dönemlerine rastlar. Ancak anaesthesia teriminin olumsuz sıfatı olan unaesthetic ya da nonaesthetic terimleri, form olarak, güzel ve sanat a ilişkin kullanılmaya başlanılmıştır. Ancak bu estetik olmayanın fiziksel duyum bozukluğuna sahip olduğu anlamına gelmez, diğer bir deyişle estetik olmayan birey değil, objenin kendisidir de Coleridge nin hoşlanma (zerafet) ve eleştiri konuları için estetik e benzer bir terim bulma çabasını görüyoruz. Ancak bu çalışma 1842 de estetiğin boş bilgiçlik terimi olarak nitelendirilmesi ile son bulmaktadır da Sir William Hamilton estetiği hoşlanmanın felsefesi, güzel sanatların felsefesi ve güzelin bilimi olarak tanımlamıştır. Hamilton ın bu çalışması, kendi istediği gibi, sadece Almanya da değil, bütün Avrupa da kabul görmüştür. Bu görüş sanat ve güzel arasındaki ilişkiyi ön plana çıkarmış ve aesthetis in isim formu olan aesthete 1880 den itibaren Walter Pater in estetik hareketin prensipleri ve pratikleri konusunda yaptığı çalışmalarla günümüze gelmiştir. Bu görüş Matthew Arnold ve sonraki düşünürleri de yakından etkilemiş ve estetik, sanat ve edebiyata ilişkin tartışmaların yanı sıra görülebilir olanların görünüşleri ve etkileri nin sorgulama odağı olmuştur. Estetiğin kısa tarihçesi bize aynı zamanda bir başka olguyu da göstermektedir. Bu da; estetik terimi süje içerisinde sınırlandırılarak sanata, görünenlere ilişkin, iyi ve güzelin (sanat temelinde) ne olduğuna ilişkin, toplumsal ve kültürel yorumlamalar dışarıda bırakılarak, temellendirilmesinde ana kavram olduğudur. Bugün estetik güzelin bilimi olarak tanımlanmaktadır. Ancak bu yapılırken bir başka olgu da göz önüne alınmaktadır. Bu da; modern sanat, modern toplum düşüncesi ayrımı, kültürün özel anlamında toplumsal kullanımın ötesinde ve değerler sistemi olarak toplumsal baskının, ki- insan bir kültür varlığı olarak hangi koşullarda olursa olsun kendisini burada ifade eder- bir versiyonu olduğudur. (Williams, 1976, 27-28) 14

17 Baumgarten, Sanatın Temel Kavramı Olarak Estetik, Neden? Estetik teriminin ilk olarak A. Baumgarten tarafından kullanıldığını yukarıda belirtmiştik. Baumgarten rasyonalist hocaları Leibniz ve Wolff un izinde bir duyum bilgisi bilimi ortaya koymak istemiştir. Bu bilim Wolff un sistemini tamamlayacak aşağı bilgi kuramı dır. (Frenzel, 1997, 390) Baumgarten in ortaya koymak istediği, ne saf hoşlanma, bireysel hoşlanma ya da nefret, ne saf duyum, nede hislerimizi harekete geçiren kuvvettir. O sadece bir bilgi türü ortaya koymak istemiştir. Bu çok doğal görünüyor, çünkü içinde bulunduğu rasyonalist akımın temsilcileri iki tür bilgiden bahsederler. Bunlar bize şeylerin açık (hatta apaçık) ideaları nı veren ve farklı ideaları nı veren bilgilerdir. Baumgarten bu ayrımı kabul eder ve bu bilgi türlerinin insanın fiziksel yapısı içinde aşağı ve yukarı fonksiyonları olduğunu söyler. İşte onun aşağı bilgi kuramı dediği estetik bize şeylerin farklı idealarını veren bir bilgi türüdür ve böylesi bir bilgi ancak onun farklı parçalarının da bilinebilmesiyle elde edilebilir. (Shiller, 20-21) Bu ayrım temelde kabul görmüş ve Kant tan, Husserl e kadar işlenmiştir. Yapılan şudur; Platon dan bu yana insan üç ayrımın bileşkesi olarak tanımlanıyordu. Bunlar nous, püshüe 2 ve soma ydı. Nous insanın akıl yönünü, püshüe pathos unu ve soma da bedenini gösteriyordu. Ethos 3 bir ilkeler birliği, bir değerler ağı olarak nous a, çoğunlukla teolojik öğeler hükümranlığında, hizmet edince, her şey akılla ve akıllı bir şekilde açıklanmaya çalışılınca, insanın püshüesi ve doğaldır ki pathos u 4 dışarıda bırakıldı. Soma zaten hiç önemsenmedi. 2 Püshüe, Grek çe ratio olmayan her şey anlamına gelir. Ayrım Antikite sonrası çok belirgindir. Duygulanımlarımız, sevinçlerimiz, üzüntülerimiz yani kısaca can ımızdır. Saftır ancak bu saflık mutlak (absolute) değil, halis (geniune) bir saflıktır. Grek yaşama biçiminin kendisidir. Agora da, Satiyr korosunun eşliğinde, tanrı Apollon un yine tanrı olan babası Dionysos a lir eşliğinde söylediği şiirlerle olan yakarışlarıdır. Bu katharsis (arınma) insanın kültürle yapıp ettiklerinin hesabının doğaya verilmesidir. Burada sevinç ve üzüntü bir aradadır, ayrışmaz. Burada kurgu ve spekülatif düşünce biçimleri yoktur. Ratio nun hükümranlığını arkasına alıp, parçası olduğu doğayı yok sayan ve onu anlamsız teolojik ve teleolojik kurgularla yok eden insan anlayışı da yoktur. Burada yapılan, deyim yerindeyse, mizah ın kendisidir. 3 Ethos, Grek çe ev, yuva anlamına gelir. Ancak bunun onun gerçek anlamını vermez, çünkü; ev, yuva ancak ve ancak içindeki değerler ile anlam bulabilir. Ethos bir değerler manzumesi olarak anlaşılmalıdır. Günümüzde etik kelimesiyle örtüşen kavram ahlak terimiyle de sıkça karıştırılır. Ahlak (moral yada vicdan) ethos un çekirdeği, özüdür: ayrıştırılamaz.! 4 Pathos Grek çe bir kavram olup, güç anlamına gelir. Ancak bu bir insanın dışarıya uyguladığı fiziksel bir güç değil, yaşama bağlanma gücüdür ve bu içten gelen hayati bir olgudur. Canlılığı koruma fenomenidir. Türkçede kavramın doğrudan bir karşılığı olmamakla beraber, serencam 15

18 Baumgarten in estetiğe en büyük katkısı bu olmuştur denilebilir. Şöyle ki; insanın pathosu na yani duygulanımlarına yönelik eylemlerinin de bir temelinin olması gerektiği sorgulanmaya başlanmıştır. İşte bu belirleme ile birlikte estetik, sanatın, insanın pathosuyla ortaya koyduğu eylemlerinin ve ürünlerinin, temel kavramı olmuştur ve Baumgarten in, kavramı, bir bilgi türü olmasının yanı sıra bugün estetik olarak adlandırılan disiplin anlamında da kullanması, estetikle ilgili tartışmaların boyutunu geliştirmiştir. Moritz Geiger, Frenzel in aktarımıyla, hiçbir felsefe disiplininin estetikte olduğu kadar sağlam olmayan öndayanaklar üzerinde olmadığını belirtmektedir. Ona göre estetik bir anda normatif ya da betimleyici olabilen, sanatçıdan yada haz duyandan (estetik süjeden) hareket edebilen yada bir anda matematiksel veya empirik olabilendir. Geiger e göre bugün için estetiğin ana konusu sanattır ancak günümüz estetiğinin ilgi alanı doğal güzellik değildir ve bu bağlamda doğal güzellik sanatsal güzelliğe göre bir alt basamakta yer almaktadır. (Frenzel, 1997, 389) Geiger in söylemi yukarıda işaret ettiğimiz olguyla uyuşmaktadır. Çünkü sanat insanın duygulanımlarının ürünüdür. Püshüe ve pathos la iş görür. Sanat ın ve sanatsal ürünlerin alt basamakları ile paralel pek çok estetik kuramının olması da doğaldır. Heinemann, sanat nedir?, İnsan neden bir sanat yapıtı yaratır?, Bir sanat yapıtını diğer insani ürünlerden ne ayırır?, Sanatsal hoşlanma nerede ortaya çıkar?, Sanat fenomenleri için verilecek yargılarda hangi ölçütler geçerlidir? soruları ile tartışma platformunu genişletmektedir. (Heinemann, 1997, 402) Heinemann a göre, sanat, bizim yarattığımız ve dolayısıyla bizim kavrayışımıza geçişli olan bir şey ama aynı zamanda bir uğraş olarak sanatçının kendisini de bir doğa yapan ve bu suretle sanatçının kendisini de içinde bulunduğu evren ile bağlantı içinde yaratan bir şeydir. Bu nedenle bir tek estetik ten söz edilemez, aksine kendi tarzı içinde pek çok değer içeren pek çok estetik ten söz edilebilir. Şöyle ki; Heinemann a göre metafiziksel, psikolojik, değerler, semantikçi ve sosyolojik estetikten söz edilebilir. Heinemann şöyle devam ediyor, tüm bu bakış tarzları toplumsal yapıya bağlı ve aynı zamanda ondan çıkarlar ve bunlar sözcüğü bu kavrama denk düşebilir. Kavram düşünce tarihine, kendi ilk anlamı ile, Nietzsche tarafından tekrar kazandırılıncaya dek kullanılmamıştır. 16

19 mutlaklaştırılmadıkları sürece kendi içlerinde kısmi bir doğruluk taşırlar. (Heinemann, 1997, ) Burada Heinemann ın bir kavramı dikkati çekmektedir, buda mutlaklaştırma dır. Bu kavram Nietzsche için de çok önemlidir ve bu çalışmanın ileriki bölümlerinde ifade edilecektir. Burada sadece Heinemann ın yorumunu açmakla yetiniyoruz. Heinemann, kanımızca, mutlaklaştırılan kavramların asıl anlamlarından uzaklaştırıldığını söylüyor. Çok değerli estetikten bahsetmesi de bunun göstergesidir. Ona göre, toplumların sanat anlayışları farklıdır ve bu nedenle de estetik anlayışları da farklı olmalıdır. Ancak bu farklı toplumların farklı sanatlarıyla oluşturdukları estetik anlayışlarının bir temelde toplanamayacağı anlamına da gelmez. Eğer bu böyleyse öncelikle sanatın ne olduğu belirlenmeli ve estetik onun üzerende inşa edilmelidir. Bu nedenle Heinemann sanat kavramının etimolojik kökenlerine iner. Heinemann ın aktarımıyla devam ediyoruz. Sanat, Almanca da Kunst sözcüğüyle karşılanır ve bilgi den gelir. İngilizcede ise art sözcüğüyle karşılanır ve iki anlamı vardır, bunlar; 1- beceri, hüner, 2- bir beceri ya da hünere dayalı olarak yapılan işleri öğretme ve öğrenme yöntemi. Kavramın kökü ise Latince ars sözcüğüdür ve daha çok, bir kurala bağlı insani etkinliğin biçim ya da tarzı, genel olarak, maharet, üslup, beceri, daha özel olarak da el becerisi, işleme, zanaat ve bilim anlamlarına gelir. Heinemann buradan yola çıkarak sanat ın ars ile ifade bulan anlamında kendi içinde bağlı kalmadığını, diğer bir deyişle ars ın, sanatı, bilimi ve diğer bütün insan ürünlerini kapsadığını belirtmekte ve böyle bir dil çözümlemesinin sanatın ne olduğunu asla ortaya koymamakla birlikte, sanat fenomeninin asla ihmal edilmemesi gereken bir açıdan görülmesini de sağlayabileceğine dikkat çekmektedir. Buda; sanat, yapabilmekle, beceriyle, zanaat la, kurallı eylemle ilgilidir ve giderek tüm insani etkinliğin temelinde yatan bir şeye bağlıdır. Bu saptandıktan sonra, etkinlik ve ürün olarak sanat ayrımı yapma gereği ortaya çıkar. (Heinemann, 1997, 403) Heinemann ın bu ayrımının arkasında sorgulanan insanda sanatsal yaratıcılık adı verilen bir temel işlevin dil ya da düşüncenin belli bir basamağında ortaya çıkıp çıkmadığıdır. Diğer bir deyişle sanatsal etkinliklerini dil ve düşünce nin etkisiyle mi ortaya koymaktadır? Bütün insanlar dil ve düşünceye sahiptir ancak herkes sanatçı olamaz savı ile Heinemann sanatçı kişinin, onu diğer insanlardan ayrı kılan ve 17

20 farklı yetenek olarak tanımladığı bir yetiye sahip olduğunu söylemektedir. Sanat, dilde ve düşünce de parça, parça görünüme çıkan, ama aslında parçalanamaz bir bütünlüğü olan insan tin'inin yaratıcılığının bir ürünüdür. (Heinemann, 1997, 404) Heinemann ın söyleminin arka planında sanatçının farklı bir konumda olduğu görüşü ağırlıklıdır. Aslında söylenmek istenen; estetik birey olarak da tanımlanabilecek sanatçı nın bir kavramdan öte, yaşamın bütününde varlığı kendi içsel dünyasından çıkarak tanımlayan, varlığı, sanat la insan yaşamının bir temel hareketi, bir mecrası olarak kendini de içeren bir alan olarak anlamlandıran ve bunu sadece özel perspektif le yapandır. Pek tabiidir ki bu özel perspektif estetik bakış (ya da estetik görüş de diyebiliriz) tır. Sanat ve sanatçı üzerinde ortaya konulan bu görüşler günümüzdeki estetik tartışmaların temelinde yer almaktadır. Çünkü ayrım kesin görünmektedir. Sanatçının farkını birkaç alıntıyla gösterelim. Örneğin, W. Blake Kötü edebiyat iyi duygularla yapılır derken sanatçı olmak için iyi insan olmanın yetmeyeceğini, iyikötü gibi kavramların etik olarak sanatçının dünyasında bulunamayacağını söylüyordu 5. Diderot Nasıl oluyor da hemen bütün insanlar bir güzel in var olduğu konusunda ortak bir görüşe ulaşmış oluyorlar; nasıl oluyor da bu insanların büyük bir bölümü onu olduğu yerde canlı bir biçimde sezerken çok az bir bölümü yalnızca onun olduğunu biliyor? sorusunu sorarken, hepimizin bir estetik haz duygusuna sahip olduğumuzu, ancak sadece sanatçının bu duyguyu yaşatabileceğini belirtmek ister. (Timuçin, 2003, 6-7) Ancak burada soru şudur: Sanatçı güzel i ortaya koyarken, bu ortaya konulanın güzel olduğuna kim karar verecek? Şu güzel ya da çirkin derken hangi ölçütler ele alınacak? İşte bu sorularla estetikçi kavramı ortaya çıkmaktadır. Diğer bir deyişle sanatçının yaptıklarını belli ölçütler içinde denetleyen bir estetikçi olmalıdır ki o, Van Gogh un ortaya koyduğu güzelde kendisinden çok insanlığın 5 Bu, sanatın eylemlerinde herhangi bir etik bağa bağlı olmak zorunda olmadığı biçiminde anlaşılmalı ve sanatçı ahlaksız olur biçiminde anlaşılmamalıdır. Sanatçının en asli görevi absürt ü yakalamak ve onu hiçbir önkoşula bağlanmadan ortaya koymaktır. Sanatçı ve filozof arasındaki ilişki Sokrates in sözleri ve Nietzsche nin deyimiyle insanın ensesinde at sineği olmalarıdır. Sanatçı insanı, insani değerler çerçevesinde rahatsız edendir. Kant ın deyimiyle yürüyenin yürüdüğünü anlaması için onu düşürendir. Bu nedenle sanatçı çoğunlukla değil ama genellikle, gereklilikle değil ama zorunlulukla topluma ters düşendir. O olması gerekeni, olana rağmen ortaya koyandır. Bu tek taraflı bir ortaya koyuş değildir; Munch ın çığlığı kendisinden çıktı ama o çığlığa hasret bir dünyayı hala dolaşmaktadır. 18

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK)

10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) 10. hafta GÜZELLİK FELSEFESİ (ESTETİK) Estetik, "güzel in ne olduğunu soran, sorguluyan felsefe dalıdır. Sanatta ve doğa varolan tüm güzellikleri konu edinir. Hem doğa hem de sanatta. Sanat, sanatçının

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı

Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın Belirli Betimlemeler Kuramı Russell ın dil felsefesi Frege nin anlam kuramına eleştirileri ile başlamaktadır. Frege nin kuramında bilindiği üzere adların hem göndergelerinden hem de duyumlarından

Detaylı

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler

6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler İçindekiler xiii Önsöz ı BİRİNCİ KISIM Sofistler 3 1 Giriş 6 Sofistlerin O rtaya Ç ıkışın d a Etkili O lan Felsefe-D ışı N edenler ıo Felsefi N ed enler 17 K a y n a k la r 17 Sofistlerin G enel Ö zellikleri

Detaylı

V. ÜNİTE SANAT FELSEFESİ

V. ÜNİTE SANAT FELSEFESİ V. ÜNİTE SANAT FELSEFESİ A. SANAT FELSEFESİ VE TEMEL KAVRAMLARI 1. Estetik ve Sanat Felsefesi 2. Sanat ve Felsefe İlişkisi 3. Sanat Felsefesinin Temel Kavramları B. SANATI AÇIKLAYAN FELSEFİ GÖRÜŞLER 1.

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal,

Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, SANATıN FELSEFİ AÇıDAN SINIFLANDIRILMASI Mutlu ERRAv- Sanat eseri, temelinde uygulama olan ve gözle görülür olarak ortaya çıkan olgulardır. Daha geniş bir çerçeveden sanat toplumsal, düşünsel, bireysel

Detaylı

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR?

TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? TEMEL SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Temel sanat eğitimi çizgi, form, mekân, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin temeli Bauhaus a, Johannes Itten in

Detaylı

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER Fowler ın kuramını oluşturma sürecinde, 300 kişinin yaşam hikayelerini dinlerken iki şey dikkatini çekmiştir: 1. İlk çocukluğun gücü. 2. İman ile kişisel

Detaylı

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat!

Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! Not: Öğretmenimizin elinden taşlar üzerinde sanat! SANAT EĞİTİMİ NEDİR? Sanat eğitimi, çizgi, form, mekan, renk, üç boyutlu yapı, görsel algılama ve inceleme ile ilgilenir. Temel sanat eğitimi derslerinin

Detaylı

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ

KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. Eğitimde Sanatın Önceliği. Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ KAYNAK: Birol, K. Bülent. 2006. "Eğitimde Sanatın Önceliği." Eğitişim Dergisi. Sayı: 13 (Ekim 2006). 1. GİRİŞ Sanat, günlük yaşayışa bir anlam ve biçim kazandırma çabasıdır. Sanat, yalnızca resim, müzik,

Detaylı

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu

İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu İlkçağ Anadolu Uygarlıklarında Sosyo-Ekonomik ve Kültürel Yapı Bağlamında Kütüphane/Arşiv Kurumu Prof. Dr. Bülent Yılmaz Hacettepe Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü E-posta : byilmaz@hacettepe.edu.tr

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ

21.10.2009. KIŞILIK KURAMLARı. Kişilik Nedir? Kime göre?... GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ KIŞILIK KURAMLARı GİRİŞ Doç. Dr. Halil EKŞİ Kişilik Nedir? Psikolojide kişilik, kapsamı en geniş kavramlardan biridir. Kişilik kelimesinin bütün teorisyenlerin üzerinde anlaştığı bir tanımlaması yoktur.

Detaylı

Günün sorusu: Kişisel gelişim nedir?

Günün sorusu: Kişisel gelişim nedir? Günün sorusu: Kişisel gelişim nedir? İnsanlar potansiyel ile doğar. Ancak dünyada bir iyiler ve bir de, daha da iyiler vardır. Yani insan fiziksel olduğu kadar nitelik olarakta gelişebilir. Kişinin herhangi

Detaylı

Giorgio Colli, Felsefenin Doğuşu / Çev. Fisun Demir Dost Yayınları, Ankara, 2007, s. 94.

Giorgio Colli, Felsefenin Doğuşu / Çev. Fisun Demir Dost Yayınları, Ankara, 2007, s. 94. Giorgio Colli, Felsefenin Doğuşu / Çev. Fisun Demir Dost Yayınları, Ankara, 2007, s. 94. Dominique Folscheid, Felsefe Akımları / Çev. Muna Cedden Dost Yayınları, Ankara, 2005, s. 160. * Tanıtan: Tamer

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Aylin Çankaya Doğum Tarihi: 23.04.1982 Ünvanı: Yrd. Doç. Dr. Öğrenim Durumu: Doktora Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Felsefe/Lisans Pamukkale

Detaylı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI KAZANIMLAR TEST NO TEST ADI 1 EDEBİYAT TARİHİ / TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERE AYRILMASINDAKİ ÖLÇÜTLER 1.Edebiyat tarihinin uygarlık tarihi içindeki yerini.edebiyat tarihinin

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

Bilgisayar II, 2013-2014 Bahar, Kültür Üniversitesi, İstanbul, 08-15 Nisan

Bilgisayar II, 2013-2014 Bahar, Kültür Üniversitesi, İstanbul, 08-15 Nisan FİLOZOF BEYİN Yücel KILIÇ İstanbul Kültür Üniversitesi, Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Programı Bilgisayar II: «Konular ve Sunumlar» İstanbul, 08-15 Nisan

Detaylı

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ

BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ BATI MÜZİĞİ TARİHİ 1. ÜNİTE İLK ÇAĞ DÖNEMİ MÜZİĞİ İÇERİK Müzikoloji nedir? Müzik tarihinin Müzikoloji içindeki yeri Müzik tarihinin temel kavramları Etimoloji (Müzik kelimesinin kökeni) Kültürel evrim

Detaylı

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989.

Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological Study of Religion, London and Toronto: Associated University Press, 1989. Ç. Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi, Cilt 2, Sayı 2, Temmuz-Aralık 2002 KİTAP TANITIMI Yrd. Doç. Dr. Hasan KAYIKLIK Çukurova Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Benjamin Beit-Hallahmi, Prolegomena to The Psychological

Detaylı

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.)

SEÇMELİ DERSLER (Öğrenci aşağıda belirtilen en az 2 (iki) dersten başarılı olmalıdır.) PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ YAN DAL DERSLERİ DERSLER DERSİN KODU DERSİN ADI KREDİ PSİ 101 Psikolojiye Giriş I PSİ 10 Araştırma Teknikleri I PSİ 10 Psikoloji için İstatistik I PSİ 01 Sosyal Psikoloji I PSİ 0 Gelişim

Detaylı

beste tarafından yazıldı. Perşembe, 06 Mart 2008 19:31 - Son Güncelleme Cumartesi, 14 Ağustos 2010 13:11

beste tarafından yazıldı. Perşembe, 06 Mart 2008 19:31 - Son Güncelleme Cumartesi, 14 Ağustos 2010 13:11 Yazı İçerik Sanat Nedir Güzel Sanatlar Güzel Sanatlar Nelerdir Güzel Sanatların Sınıflandırılması Sanat Nedir? Sanat, insanlık tarihinin her döneminde var olan bir olgudur. İnsanlığın geçirdiği evrimler

Detaylı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

Skolastik Dönem (8-14.yy) Skolastik Felsefe Skolastik Dönem (8-14.yy) Köklü eğitim kurumlarına sahip olma avantajı 787: Fransa da Şarlman tüm kilise ve manastırların okul açması için kanun çıkardı. Üniversitelerin çekirdekleri

Detaylı

03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir.

03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir. 03 Temmuz 2013 tarih ve 51 sayılı Üniversite Senato toplantısının 1 nolu karar ekidir. KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ FELSEFE BÖLÜMÜ İKİLİ ÖĞRETİM DERS PLANI (2013-2014 Eğitim öğretim yılından

Detaylı

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 )

1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) 1. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (08 Aralık 2014 23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 KONULAR Avrupa da Folklor sözcüğünün kullanımı ile ilgili çalışmalar Folklorun ilk derneği Folklorun tanımı DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 AVRUPA DA FOLKLOR SÖZCÜĞÜNÜN

Detaylı

Adnan Menderes Üniversitesi Bilgi Paketi. Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( )

Adnan Menderes Üniversitesi Bilgi Paketi. Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Ders Bilgi Formu Dersin Adı Öğretim Dili Varlık Felsefesi I Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans ( ) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Dersin Türü Ders Kodu Zorunlu ( ) Seçmeli ( ) FEL 601 Teorik

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ BATI DİLLLERİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ Ders Planı - AKTS Kredileri T: Teorik (saat/hafta) U: Uygulama (saat/hafta) AKTS: Avrupa Kredi Transfer Sistemi 1. Yarıyıl

Detaylı

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014)

3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ. (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) 3. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ (16 Aralık 2013-24 Ocak 2014) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında 16 Aralık 2013-24 Ocak 2014 tarihleri arasında

Detaylı

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY

SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE. Doç. Dr. Mutlu ERBAY SANAT EĞİTİMİ ÜZERİNE Doç. Dr. Mutlu ERBAY İstanbul 2013 Yay n No : 2834 İletişim Dizisi : 97 1. Baskı - Şubat 2013 İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-858 - 5 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

Yaşam Boyu Sosyalleşme

Yaşam Boyu Sosyalleşme Yaşam Boyu Sosyalleşme Lütfi Sunar Sosyolojiye Giriş / 5. Ders Kültür, Toplum ve Çocuk Sosyalleşmesi Sosyalleşme Nedir? Çocuklar başkalarıyla temasla giderek kendilerinin farkına varırlar ve insanlar hakkında

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014

Sosyal Etki Teorisi. Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki Teorisi Sunan: M.Benan YAZICIOĞLU Sunum Tarihi: 27.02.2014 Sosyal Etki ve Uyma Davranışı Sosyolojinin, toplumun bütününü kapsayan kanunu insan toplum hayatı yaşar kanunudur. İnsan bir toplumda

Detaylı

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5

DERS PROFİLİ. Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyaset Kuramı I POLS 305 Güz 5 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin Amaçları

Detaylı

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK Matematik,adını duymamış olsalar bile, herkesin yaşamlarına sızmıştır. Yaşamın herhangi bir kesitini alın, matematiğe mutlaka rastlarsınız.ben matematikten

Detaylı

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi

Eğitim Tarihi. Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitim Tarihi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Eğitimin Doğuşu ve Gelişimi Türk ve Batı Eğitiminin Tarihi Temelleri a-antik Doğu Medeniyetlerinde Eğitim (Mısır, Çin, Hint) b-antik Batıda Eğitim (Yunan, Roma)

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS DERS PROGRAMI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS DERS PROGRAMI TEZLİ YÜKSEK LİSANS DERS PROGRAMI : Güzel Sanatlar Eğitimi Modülü Yüksek Lisans Programı Z/S ÖĞRETİM ELEMANI Saati Gün Saat GSE5001 GSE5001 Okuma Kültürü ve Çocuk Edebiyatı S 3 0 3 3 8 Prof. Dr. Sedat

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. Prof. Dr. Yaşar AYDINLI

DERS ÖĞRETİM PLANI. Prof. Dr. Yaşar AYDINLI DERS ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE 1 Dersin Adı: Ortaçağ ve Rönesans ta Felsefe 2 Dersin Kodu: FLS 1012 3 Dersin Türü: Zorunlu 4 Dersin Seviyesi: Lisans 5 Dersin Verildiği Yıl: 6 Dersin Verildiği Yarıyıl: 7 Dersin

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu

DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ. Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ BİLİMLERİ TIPSAL PSİKOLOJİYE GİRİŞ Doç. Dr. Lü)ullah Beşiroğlu DAVRANIŞ (Behavior): Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Duygular, tutumlar, zihinsel süreçler

Detaylı

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI

SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI SANAT VE TASARIM ANASANAT DALI DOKTORA PROGRAMI YÖK ten 1 Mart 2 de Doktora programımıza olur alınması ile Fakültemizin dikey kuruluşu tamamlanmış olmaktadır. Emeği geçen tüm arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Detaylı

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21

128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 Socrates-Comenius, Eylem 2.1. Projesi Bir Eğitim Projesi olarak Tarihi Olayları Yeniden Canlandırma Eğitimden Eyleme Referans: 128770-CP-1-2006-1-PT-COMENIUS-C21 ÖĞRETMEN EĞİTİMİ PROGRAMI PLAN DURUM Pek

Detaylı

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU

HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI AKTS KODU HİTİT ÜNİVERSİTESİ İLAHİYAT FAÜLTESİ 2007 VE SONRASI MÜFREDAT PROGRAMI T U : Teorik ders saati : Uygulamalı ders saati : Dersin redisi : Avrupa redi Transfer Sistemi 1.SINIF 1.SINIF ODU I. YARIYIL/GÜZ

Detaylı

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz.

Düşüncelerimizi, duygularımızı ve kültürümüzü oyunlar aracılığı ile ifade ederiz. ANASINIFI PYP VELİ BÜLTENİ (8 Aralık 2014-23 Ocak 2015 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında; disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş Canlılar hayatta kalmak için güdülenmişlerdir İnsan hayatta kalabilmek

Detaylı

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir?

FİZİK. Mekanik 12.11.2013 İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir? İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ 22.10.2013 MEKANİK ANABİLİM DALI Dr. Dilek OKUYUCU Mekanik Nedir? Mekanik: Kuvvetlerin etkisi altında cisimlerin davranışını inceleyen bilim dalıdır. FİZİK Mekanik

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ 2013-2014 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU Yaş Dönem Özellikleri BÜYÜME VE GELİŞME Gelişme kavramı düzenli, sürekli ve uyumlu bir ilerlemeyi dile

Detaylı

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM

Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme İLETİŞİM Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim İletişim "Ne kadar çok bilirsen bil, söylediklerin karsındakinin anlayacagı kadardır."

Detaylı

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize;

MEB kitaplarının yanında kullanılacak bu kitap ve dijital kaynakların öğrencilerimize; Sayın Veli, Yeni bir eğitim öğretim yılına başlarken, öğrencilerimizin yıl boyunca öğrenme ortamlarını destekleyecek, ders kitaplarını ve kaynak kitapları sizlerle paylaşmak istedik. Bu kaynakları belirlerken

Detaylı

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları: OYUN VE ÇOCUK Çocuklar oyunla dünyayı keşfederler, diğer kişilerle kuracakları ilişkileri öğrenirler, kendi yeteneklerini ve güçlerini test ederler, yeni fikirleri denerler ve farklı aktiviteleri deneyecek

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

FARABİ DE BEŞ TÜMEL. Doktora Öğrencisi, Sakarya İlahiyat Fakültesi, İslam Felsefesi Bilim Dalı,

FARABİ DE BEŞ TÜMEL. Doktora Öğrencisi, Sakarya İlahiyat Fakültesi, İslam Felsefesi Bilim Dalı, FARABİ DE BEŞ TÜMEL Yakup ÖZKAN Giriş Farabi (ö. 950) ortaçağın en önemli felsefecilerinden biridir. Eserlerinin arasında Mantık Bilimi ile ilgili olanları daha fazladır. Farabi, mantıkçı olarak İslam

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Psikoanalitik Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri Kurucuları ve Okullar ( W. Wundt Okulu,

Detaylı

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı.

ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE. Sağlıklı örgüt için gerekenler: Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan. Örgüt Sağlığı. Örgüt Sağlığı. ÖRGÜT SAĞLIĞI OKULDA SAĞLIK, İKLİM VE KÜLTÜR Yrd. Doç. Dr. Çetin Erdoğan Örgütün amaçlarına uygun olarak görevlerini yerine getirebilmesi, yaşamını sürdürmesi, karşılaştığı sorunları çözmesi ve gelişimini

Detaylı

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ

3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ 3. SINIF II. SORGULAMA ÜNİTESİ BÜLTENİ TEMA Kim Olduğumuz ÜNİTE ADI Bütünün Parçasıyım TARİH 28 Ekim 6 Aralık 2013 SORGULAMA HATLARI Ait Olduğumuz Gruplar İnanç ve Değerler İnanç ve Değerlerin Davranış

Detaylı

TEZ VE RAPOR YAZIM YÖNERGESİ *

TEZ VE RAPOR YAZIM YÖNERGESİ * HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TEZ VE RAPOR YAZIM YÖNERGESİ * Amaç ve Kapsam Bu yönergenin amacı, Hacettepe Üniversitesi Lisansüstü Eğitim, Öğretim ve Sınav Yönetmeliği uyarınca Hacettepe

Detaylı

17. yy. Dehalar Yüzyılı

17. yy. Dehalar Yüzyılı 17. yy. Dehalar Yüzyılı 20. yy a kadar her bilimsel gelişmeyi etkilediler. 17. yy daki bilimsel devrimin temelleri 14.yy. da atılmıştı fakat; Coğrafi keşifler ile ticaret ve sanayideki gelişmeler sayesinde

Detaylı

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162 TREYT KURAMLARI (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) TREYT KURAMLARI Treyt Bireylerin farklılık gösterdiği kişilik boyutlarının temelini oluşturan duygu, biliş ve davranış eğilimleri Utangaç, açık,

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ

AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ AKADEMİK ÖZGEÇMİŞ VE YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : İsmail Kıllıoğlu İletişim Bilgileri Adres : Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Telefon : (0212) 521 81 00 Mail : ikillioglu@fsm.edu.tr 2. Doğum -

Detaylı

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I HEDEFLER İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I Gelişim Psikolojisinin Alanı Gelişim Psikolojisinin Temel Kavramları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişimin Temel İlkeleri Fiziksel Gelişim Alanı PSİKOLOJİ Bu

Detaylı

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.

28.04.2014 SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu. SİSTEM SOSYAL BİR SİSTEM OLARAK SINIF Sınıfta Kültür ve İklim Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN cerdogan@yildiz.edu.tr Sistem: Aralarında anlamlı ilişkiler bulunan, bir amaç doğrultusunda bir araya getirilen

Detaylı

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU 2013-2014 EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:5 DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI Değerler bizim hayatımıza yön veren davranışlarımızı şekillendiren anlam kalıplarıdır.

Detaylı

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli)

SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI. Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI Sanat ve Tasarım Yüksek Lisans Programı (Tezli) Ülkemizde Sanat ve Tasarım alanında yetişmiş uzman kişiler sınırlıdır. Üniversitelerimizde Güzel Sanatlar

Detaylı

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012)

4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) 4. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (22 Ekim-14 Aralık 2012) Sayın Velimiz, 22 Ekim 2012-14 Aralık 2012 tarihleri arasındaki ikinci temamıza ait bilgiler bu bültende yer almaktadır. Böylece temalara bağlı düzenlediğimiz

Detaylı

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET

T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET T.C. ANTALYA MÜFTÜLÜĞÜ Aile İrşad ve Rehberlik Bürosu HUZUR AİLEDE BAŞLAR AİLE HUZURU, KADINA ŞİDDET PROJE KOORDİNATÖRÜ: Mustafa TOPAL İlçe Müftüsü PROJE SORUMLUSU: Mesut ÖZDEMİR Vaiz PROJE GÖREVLİLERİ:

Detaylı

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi

Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi Twi$er: @acarbaltas @BaltasBilgievi REKABETE HAZIRLIK KENDİ YILDIZINI YAKALAMAK Prof. Dr. Acar Baltaş Psikolog 28 Şubat 2014 MOTİVASYON Davranışa enerji ve yön veren, harekete geçiren güç Davranışı tetikleme

Detaylı

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

11.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ EKİM AY HAFTA DERS SAATİ KONU ADI YENİLEŞME DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI TANZİMAT DÖNEMİ EDEBİYATININ OLUŞUMU KAZANIMLAR.Osmanlı Devleti ni güçlü kılan sosyal, siyasi düzenin bozulma nedenlerini.batı düşüncesine,

Detaylı

İş Birlikli Öğrenme Teknikleri ve Türkçe Öğretimi

İş Birlikli Öğrenme Teknikleri ve Türkçe Öğretimi İş Birlikli Öğrenme Teknikleri ve Türkçe Öğretimi İlköğretim II. Kademe İçin Örnek Etkinlikler DR. ABDULLAH ŞAHİN Dr. Abdullah Şahin İş Birlikli Öğrenme Teknikleri ve Türkçe Öğretimi (İlköğretim II. Kademe

Detaylı

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder.

A: Algılama gücü ve mantık yürütme kabiliyeti yüksek kişiliği temsil eder. Karşınızdaki kişinin ismine bakarak onun hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Bunun için söz konusu isimdeki fiziksel, zihinsel, duygusal, ruhsal enerji sembollerinin açıklamalarına bakmak gerek. İsimdeki

Detaylı

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir.

İletişim, hem güçlerimizin farkında olmak, hem de zayıflıklarımızın üstesinden gelmek demektir. Abraham Lincoln, senin yaşındayken dedi babası çocuğuna, Okula gidebilmek için her gün 10 mil yürüyordu. Gerçekten mi? dedi çocuk ve ekledi: Tamam, fakat o senin yaşındayken de başkan oldu baba! İletişim,

Detaylı

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü Kadına Şiddet Raporu 1 MİRBAD KENT TOPLUM BİLİM VE TARİH ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ KADINA ŞİDDET RAPORU BASIN BİLDİRİSİ KADIN SORUNU TÜM TOPLUMUN

Detaylı

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma

1-Anlatım 2-Soru ve Cevap 3-Sunum 4-Tartışma DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAP DİLİ VE EDEBİYATI I İLH 103 1 2+0 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Okulöncesi eğitim çevresini merak eden, öğrenmeye ve düşünmeye güdülenmiş çocuğun bu özelliklerini yönetme, teşvik etme ve geliştirme gibi çok önemli bir görevi üstlenmiştir.

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15 Bilimin Anlamı ve Özellikleri...17 Psikoloji...18 Gelişim Psikolojisi...25 Öğrenme Psikolojisi...26 Psikolojide Araştırma Yöntemleri...26

Detaylı

Hakkımızda GHA 2007 / 2

Hakkımızda GHA 2007 / 2 Tanıtım Hakkımızda Kurucumuz, yaşam ile ilgili araştırma, deneyim, gözlem ve eğitim ile hayatın bilinçle uygulanması gereken bir süreç olduğunu belirledi ve bu bilincin insanlığa verilmesini hedefledi.

Detaylı

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu

Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Türkisch Zürih Kantonunda İlköğretim Okulu Veliler için Bilgiler Januar 2008 / Türkisch 2 / 6 Zürih Kantonu İlköğretim Okulu Hedefler ve Hedefe Yönelik Görüşler Zürih kantonunda devlet ilköğretim okulu

Detaylı

Mitolojik Kuram. Dr. Süheyla SARITAŞ 4

Mitolojik Kuram. Dr. Süheyla SARITAŞ 4 Okullar ve Ekoller Dr. Süheyla SARITAŞ 1 Mitolojik Kuram Mitolojik kuram veya mitolojik okul olarak bilinen bu yaklaşım Grimm lerin Alman dili ile ilgili çalışmalarda kullandıkları karşılaştırmalı dilbilimi

Detaylı

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ RESİM BÖLÜMÜ TANITIM FORMU

ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ RESİM BÖLÜMÜ TANITIM FORMU ÇANKIRI KARATEKİN ÜNİVERSİTESİ RESİM BÖLÜMÜ TANITIM FORMU Bölüm Başkanışkanı Bölüm Başkan Yardımcısı(ları) Koordinatörler Doç.Dr. Hakkı Engin GİDERER Öğr. Gör. Burhan YILMAZ 1. Bologna: Öğr. Gör. Reva

Detaylı

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan

TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ DERSİN KODU VE ADI TEZ 5000 Yüksek Lisans Tezi TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS DERSLERİ TİB 5010 Seminer UAD 8000 Uzmanlık Alan Dersi I UAD 8001 Uzmanlık Alan Dersi-II TİB 5660 Hadiste Sened ve Metin Tenkidi TİB 5190 Mukayeseli Hadis

Detaylı

Değerler. www.danisnavaro.com 13 Ekim 2015. Page 2

Değerler. www.danisnavaro.com 13 Ekim 2015. Page 2 DEĞERLER Değerler 1. değerler var olan şeylerdir, var olan imkanlardır (potansiyeldir) 2. değerler, eserlerle veya kişilerin yaptıklarıyla, yaşamlarıyla gerçekleştiren insan fenomenleridir; 3. değerler,

Detaylı

DERS TANITIM BİLGİLERİ (TÜRKÇE)

DERS TANITIM BİLGİLERİ (TÜRKÇE) 1 DERS TANITIM BİLGİLERİ (TÜRKÇE) Ders Bilgileri Dersin Adı Kodu Yarıyılı Teori Uygulama Laboratuar Yerel AKTS (Saat/Hafta) (Saat/hafta) Kredi Sanat Tarihi EÜT Güz 2 0-2 2 141 Önkoşul(lar)-var ise - Dersin

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

SANAT VE TASARIM Yüksek Lisans Programı (Tezli)

SANAT VE TASARIM Yüksek Lisans Programı (Tezli) SANAT VE TASARIM Yüksek Lisans Programı (Tezli) Genel Bilgi: Ülkemizde Sanat ve Tasarım alanında yetişmiş uzman kişiler sınırlıdır. Üniversitelerimizde Güzel Sanatlar Fakültelerinin çoğalması ile yetişmiş

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK)

BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) BİRLİKTE YAŞAMA(KASIM-ARALIK) Özel Ata Anadolu Lisesi Müdürü Bahriye Aksoy un başkanlığında Sosyal ve Fransızca Bölüm öğretmenleri Değerler Eğitimi nde yapacakları görevleri ve kendilerine yardımcı olacak

Detaylı

Kurumlarda Terminoloji Politikası ve Terminoloji Planlaması

Kurumlarda Terminoloji Politikası ve Terminoloji Planlaması Kurumlarda Terminoloji Politikası ve Terminoloji Planlaması Doç. Dr. Ender Ateşman Hacettepe Üniversitesi Mütercim-Tercümanlık Bölümü Gündem Dil Politikası Terminoloji Politikası Dil Planlaması Terminoloji

Detaylı

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü

Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Bülent Ecevit Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Tarih geçmiş hakkında eleştirel olarak fikir üreten bir alandır. Tarih; geçmişteki insanların yaşamlarını, duygularını, savaşlarını, yönetim

Detaylı

Kitap A dı Yayınevi. Wilhelm von Humbold 2012 141-147. Batı Düşüncesi İSAM Yayınları 2009. Husserl Say Yayınları 2006. Yayın Yılı Ahmet Cevizci

Kitap A dı Yayınevi. Wilhelm von Humbold 2012 141-147. Batı Düşüncesi İSAM Yayınları 2009. Husserl Say Yayınları 2006. Yayın Yılı Ahmet Cevizci Mezun Olduğu Fakülte Fakülte Mezuniyet Dokuzeylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yüksek Lisans Tez Adı Enstitü Yer Yıl Nietzsche'nin Postmodernizme Bakımından Etkileri Uludağ Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü

Detaylı

1. SINIF BAHAR DÖNEMİ

1. SINIF BAHAR DÖNEMİ 1. SINIF GÜZ DÖNEMİ FILM 101- Sinema Dili I (2-2-3) 6: Ders, sinema sanatının kendine özgü anlatım tekniklerini incelemektedir. Bunun için sinema dilini oluşturan kamera, ışık, ses, kurgu, renk, müzik,

Detaylı

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ GÖRSEL İLETİŞİM TASARIM BÖLÜMÜ

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ GÖRSEL İLETİŞİM TASARIM BÖLÜMÜ ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ GÖRSEL İLETİŞİM TASARIM BÖLÜMÜ DERS İÇERİKLERİ İLET101 İletişime Giriş İletişim bilimlerinin gelişimi, iletişimin temel kavramları, insan ve toplum yaşamında iletişimin

Detaylı

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1 Erken Dönem Halkbilimi Kuram ve Yöntemleri DR. SÜHEYLA SARITAŞ 2 KONULAR Mitolojik Teori Mitlerin Meteorolojik Gelişimi Teorisi Güneş Mitolojist Okul ve Güneş

Detaylı

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR! Şehir ve Medeniyet İÇGÜDÜSEL DEĞİL, BİLİNÇLİ TERCİH: ŞEHİR Şehir dediğimiz vakıayı, olguyu dışarıdan bir bakışla müşahede edelim Şehir denildiğinde herkes kendine göre bir

Detaylı