Akciğer kanseri, 20. yüzyılın başlarında nadir görülen bir. hastalık iken, sigara içme alışkanlığındaki artışa paralel

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Akciğer kanseri, 20. yüzyılın başlarında nadir görülen bir. hastalık iken, sigara içme alışkanlığındaki artışa paralel"

Transkript

1 AKCİĞER KANSERİ! Akciğer kanseri, 20. yüzyılın başlarında nadir görülen bir hastalık iken, sigara içme alışkanlığındaki artışa paralel olarak sıklığı giderek artmış ve dünyada en sık görülen kanser türü haline gelmiştir. Tüm dünyada kanser olgularının %13 ünden ve kanser ölümlerinin %18 inden akciğer kanseri sorumludur.

2 Akciğer Kanseri Nedir? Akciğerler karmaşık bir organdır. Göğüs boşluğu içinde yer alırlar, iki parçadır, sağdaki akciğer 3 adet, soldaki akciğer ise 2 adet lob adı verilen birbirlerinden zarla ayrılmış bölümlere sahiptir. Tüm akciğerlerin üzeri plevra adı verilen bir zarla örtülüdür. Ayrıca benzer bir zar göğüs duvarının iç yüzünü sarar. Karın boşluğundan diyafram ile ayrılırlar. Birçoğumuz akciğerlerin sadece soluk almamıza yaradığını düşünürüz. Aslında bunun dışında önemli başka görevleri de vardır. Akciğerler: birçok mikrobu durdurarak ilerlemelerini engeller, vücudun su dengesini sağlar, birçok hormon salgılar. Akciğerin içini döşeyen hücreler ile yanağımızın içini döşeyen hücreler oldukça benzerlerdir. Yalnız akciğerlerdeki hücrelerin yapıları çok daha karmaşıktır. Akciğerleri üç farklı bölgeye ayırabiliriz.

3 1. Yassı hücreli bölüm; ana nefes borusu (Trakea) ve büyük hava yollarını (Bronş) döşeyen hücreler düz ve yassı hücrelerdir, bunlar solukla alınan maddelere karşı koruyucu katmanı oluştururlar. 2. Salgı yapan bölüm: daha merkezidir. Sulu salgı yapan hücrelerle döşenmiştir. Akciğerlere giren maddeler bu salgılara yapışarak balgamı oluştururlar. Bu hücrelerin üzerinde tüy şeklinde uzantılar bulunur. Bu tüyler oluşan balgamın yukarı ağza doğru ilerlemesini sağlarlar. 3. Solunum bölümü: daha ilerde bulunan bölümdür, milyonlarca hava keseciklerinden (alveoller) oluşur. Bu

4 bölümde oksijen ve karbondioksit yer değiştirirler. Ayrıca buharlaşma yoluyla vücudun su dengesi sağlanır. Akciğerlerin bu üç bölümü sigara dumanındaki zehirli maddeler tarafından farklı şekilde zarar görürler. Daha nadiren sigara dışı etkenler de buralara zarar verirler. Sigaranın hava yolundaki ilk etkisi tüylü hücreler üzerinedir. Sonrasında küçük hava yollarında iltihap gelişir (bronşit) ve hava kesecikleri tahrip olarak bir araya gelirler (amfizem). Sağlıklı akciğerlerde oluşan bu etkiler sıkı şekilde kontrol edilebilirken, sigaranın verdiği zarar devam edecek olursa bu kontrol ortadan kalkar. AKCİĞER KANSERİ NEDEN OLUR? Akciğeri döşeyen hücrelerden biri kanserleştiğinde, vücut bu hücrenin çoğalmasını önleyemez. Normal hücrelerin kanserleşmesi bir dizi mutasyon (genetik şifrenin bozulması) sonucu olur. Aşağıdaki şekilden de anlaşılacağı gibi hücrenin mutasyonlar sonrası kanserleşmesi için belli bir süreçten geçmesi gerekir. Önce iç yüzeyi döşeyen hücreler (epitelyum hücreleri) normal olmayan bir şekilde çoğalmaya başlarlar (hiperplazi) daha sonra bu hücreler normalin dışında büyüme

5 özellikleri (displazi) gösterirler ve sonuçta kanserleşirler. Bu kanserleşme olduktan sonra bile, hücrelerin normal özelliklerinde değişme, şifrelerinde bozulma (mutasyon) devam eder. Bu mutasyonlardan iki tanesi önemlidir.

6 BİRİNCİ MUTASYON Bu mutasyonla kanser hücresi, köken aldığı yerin dışına çıkıp, vücudun diğer kısımlarına yayılma (metastaz) özelliği kazanır. Akciğerden köken alan kanser hücreleri, bu mutasyondan sonra genellikle kemik, beyin, karaciğer, böbreküstü bezi ve lenf bezlerine yayılırlar. Kanser akciğerden farklı organa yayıldığında hastalar yanlışlıkla oranın kanseri olduğunu düşünürler, ama bu tamamen farklı bir durumdur. Örneğin; beyin kanseri ile beyine metastaz yapmış akciğer kanseri farklı hastalıklardır ve tedavileri de farklı şekilde olur, bunların karıştırılmaması gerekir. İKİNCİ MUTASYON Bu mutasyonla kanser hücresi tedaviye dirençli hale gelir. Bunun nedeni, ilaçların zarar verdiği kanser hücrelerinin, normal hücrelere oranla çok daha hızlı tamir olabilme özelliğine sahip olmalarıdır. Verilen ilaçlar, hem kanser hücrelerini hem de normal hücreleri etkilediğinden, kanser hücrelerinin bu özelliğini bozacak dozda ilaç verilmesi, normal hücreleri daha fazla etkileyeceğinden mümkün

7 değildir. Bu duruma İlaca direnç (rezistans) gelişmesi adı verilir. SİGARA VE AKCİĞER KANSERİ Akciğer kanserlerinin büyük kısmından sigaranın sorumlu olduğu konusunda hiç kimsenin kuşkusu yoktur. Akciğer kanseri gelişiminden % 94 oranında sigara sorumludur, sigara içenlerde akciğer kanseri riski içmeyenlerden kat daha fazladır. Pasif sigara içiminde risk % 3,5 tur. Sigaraya başlama yaşı, sigara içme süresi, içilen sigara sayısı ile tütün ve sigara tipi (filtreli, filtresiz, puro, düşük tar ve nikotin içeriği vb.) akciğer kanseri gelişme riskini etkiler. Yalnız sigara içenlerin bir kısmı sigara-akciğer kanseri ilişkisini ret etmektedirler. Hatta Mehmet amca sigara tiryakisi idi, öldüğünde 80 yaşındaydı gibi savunmalar da yaparlar. Sigara akciğer kanseri ilişkisinde, ağır tiryakilerin (yani günde 1 paket 20 yıl ya da günde 2 paket 10 yıl ya da daha fazla sigara içenlerin) akciğer kanseri olma ihtimali %10 15 civarındadır. Yani bu, yüz kişiden tanesi akciğer kanseri olmayacak demektir. Ama yine de onların sigara ile ilgili başka hastalıklara yakalanmayacakları anlamına

8 gelmemektedir. Kanser olmayanlar, kronik obstrüktif akciğer hastalıkları (KOAH), amfizem, damar hastalıkları ve kalp hastalıklarından birine yakalanarak, vaktinden önce aramızdan ayrılacaklardır. Burada da rol oynayan faktörler ailemizden bize aktarılan genlerdir (İrsiyet). Ailesinde kanserli yakını olanlarda akciğer kanseri gelişme riski daha da artmaktadır. Kanserli hastaların birinci derece yakınlarında akciğer kanseri riski 2,4 kat daha yüksek bulunmuştur. Sigarayı bıraktıkları halde akciğer kanserine yakalananlar olmaktadır. Bunun da nedeni, bırakmadan önce kanserleşme sürecinin başlamış olması ve bu sürecin 10 yıl kadar sürebileceğidir. Yine de, sigara bırakıldıktan 10 yıl sonra akciğer kanseri riski %50 azalmaktadır. Asbestos (Beyaz toprak) liflerden oluşmuş doğal olarak bulunan bir maddedir. İnsan yapımı asbestos da mevcuttur, bazı sanayi dallarında dikkatli olarak kullanılmaktadır. Ülkemizde Orta ve Güneydoğu Anadolu da doğal olarak bulunur ve burada yaşayan yerli halk tarafından değişik amaçlarla kullanılmaktadır. Özellikle akciğer zarı ve akciğer kanseri gelişiminde rol oynamaktadır.

9 Akciğer kanseri gelişiminde etkili olduğu belirtilen yaş, ırk, cinsiyet, meslek, hava kirliliği, radyasyon, geçirilmiş akciğer hastalığı sekeli, diyet, viral infeksiyonlar, genetik ve immünolojik faktörlerin tümü % 6 oranında etkilidir. AKCİĞER KANSERİNİN DÖRT FARKLI TİPİ Genelde dört farklı tip tanımlanmış olmakla beraber, biri dışında tedavileri ve davranışları benzerlik gösterir. Küçük hücreli akciğer kanseri; akciğerlerdeki hormonal hücrelerden köken alırlar, hemen her zaman sigara içenlerde izlenir. Çok hızla büyüyen tümörlerdir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri, diğer üçünden oluşur;

10 Yassı hücreli akciğer kanseri; büyük havayollarından köken alırlar ve çoğunlukla sigara içenlerde görülürler. Kanlı balgam çıkarma ile doktora başvururlar. Adenokanserler; daha çok sigara içmeyenlerde izlenirler. Çoğunlukla akciğerlerin dış kısımlarında yer alırlar, göğüs duvarına kolayca yayılabilirler, bu durumda akciğer zarları arasında sıvı birikmesine neden olurlar. Hızla diğer organlara sıçrarlar.

11 Bronkoalveoler kanserler, adenokanserlerin bir grubunu oluştururlar ve hava keseciklerinin içini döşeyen hücrelerden köken alırlar. Büyük hücreli akciğer kanseri; bu ikisi de salgı yapan bölümden köken alırlar. Nadir izlenirler, hızla büyüyüp, erken dönemde diğer organlara yayılırlar. Çoğunlukla 2 3 cm. üzerindedirler. Bu kanserlerin her biri köken aldıkları bölümün de özelliklerini taşıdığından, kısmen farklılıklar gösterebilirler. Bu nedenle küçük hücreli ve küçük hücreli olmayan kanserler olarak iki temel grupta incelemek yanlış olmaz. Tüm akciğer kanserlerinin yaklaşık %80 ini küçük hücreli olmayanlar oluşturur. Tedaviyi planlama ve hastalığın seyri açısından doğru hücre tanısı konulması önemlidir.

12 AKCİĞER KANSERİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR? Akciğer kanserli olguların % 90 ından fazlasında tanı konulduğunda, tümörün bölgesel, metastatik veya sistemik belirtileri izlenebilir. Tümörün doğrudan büyümesine bağlı yakınma ve belirtiler Öksürük, özellikle büyük hava yollarına yerleşen tümörlerde rastladığımız bir belirtidir. Yeni ortaya çıkmış olabileceği gibi, kronik bronşit-amfizem nedeniyle daha önceden de var olabilir, bu olgularda öksürüğün şiddetinin artması, tedaviye yanıt vermemesi veya kanlı balgam ile birlikte olması akciğer kanserinin işareti olabilir. Hastayı hekime yönlendiren en dikkat çekici belirtilerden biri olan kanlı balgam, göğüs radyografisi normal olan bir olguda tek ipucu olabilir. Hava yolunda yer alan tümörün akciğeri söndürmesi, kitlenin büyüyerek yer kaplaması veya büyük hava yollarına, ana damarlara ya da kalbe bası yapması, akciğer ile göğüs duvarı arasında sıvı toplanması (plevral sıvı), nefes darlığına neden

13 olabilir ya da var olan nefes darlığını arttırabilir. Hava yollarına bası veya tıkanıklık sonucunda nefes almada zorluk ve hırıltılı solunum gelişebilir, tekrarlayan veya düzelmesi uzamış zatürreeler meydana gelebilir. Zatürree döneminde tabloya ateş eklenebilir. Akciğer kanserinin göğüs boşluğu içinde yayılımına bağlı yakınma ve belirtiler Akciğer kanserinin göğüs boşluğu içinde yayılımı, doğrudan büyüme ya da akkan yoluyla; sinirleri, organları, karın ve göğüs boşluğunu ayıran zarı (diyaframa) ve göğüs duvarını tutması şeklinde olur. Tuttuğu yere göre yakınma ve belirtiler verir. Göğüs duvarı tutulumunda, genellikle künt, gelip geçici, sızlayıcı tarzda, dakikalardan saatlere kadar

14 sürebilen, tümör ile aynı tarafta ya da orta hatta sınırlı ağrı ortaya çıkar. Süperior sulkus tümörü veya Pancoast tümörü denilen akciğer kanserinin özel bir türü, akciğerlerin en üst kısmına yerleşip, burada kolun hareketi ve hislerini kontrol eden sinirleri tutabilir. Omuz ağrısı, sinirin koldaki dağılımı boyunca ağrı ve kas zafiyetine neden olur. Bu tür hastalar, bu ağrıları nedeniyle fizik tedavi ve ortopedi bölümlerinde zaman kaybedebilirler. Tek taraflı göz küresinin çukura kaçması, göz kapağında düşme, göz bebeğinde küçülme ve aynı taraf yüzde kuruma ile seyreden Horner sendromu olarak bilinen bir hastalıkta bu özel tümörlerde izlenebilir.

15 Her iki akciğerin arasında bulunan boşluğa mediasten denir, burada kalp, büyük damarlar, sinirler ve yemek borusu bulunur. Kanser bu mesafeye ulaşır ve ses sinirini tutarsa ses kısıklığı yapabilir. Diyaframa siniri tutulursa, diyaframa yükselerek akciğerin yeterince havayla dolmasını engelleyebilir, bu durum nefes darlığı oluşumuna katkıda bulunabilir. Mediastende bulunan bezeler (akkan bezleri) tutulursa, kalp ve akciğer zarlarında sıvı birikmeye başlar. Plevral sıvı Akciğer zarında sıvı birikimi, göğüs ağrısı ve nefes darlığı yakınmalarına neden olabilir. Oluş mekanizması ne olursa olsun, akciğer zarında sıvı birikimi kötü seyre işarettir.

16 Akciğer kanserlerinde kalp tutulumu nedeniyle ani başlangıçlı düzensiz kalp atımları, kalp yetmezliği, kalp zarında sıvı birikimi ortaya çıkabilir. Mediastenin arkasındaki büyümüş bezelerin yemek borusuna baskı yapması ya da kanserin tutması sonucu yutma güçlüğü görülebilir.

17 Vena kava superior; gövdenin üst kısmına ve başa ait kirli kanı toplayan en büyük toplardamardır. Bu damar tümör tarafından tutulur ya da sıkıştırılırsa yüz, boyun ve göz kapaklarında şişme (ödem), kollar ve göğüsün üst bölümleri, omuz ve boyunda genişlemiş toplardamarlar izlenebilir. Bu bulgulara baş ağrısı, baş dönmesi, uyuşukluk, bulanık görme, göğüs ağrısı, nefes darlığı, öksürük ya da yutma güçlüğü eşlik edebilir. AKCİĞER KANSERİNİN GÖĞÜS DIŞINA YAYILIMINA (METASTAZ) BAĞLI YAKINMA VE BELİRTİLER Akciğer kanserleri, erken dönemde metastaz yapmaya meyillidirler. Bazen hasta da akciğer ile ilgili yakınma yokken metastaza ait belirtiler olabilir. Olguların çoğunda hasta hekime başvurduğu sırada, elimizdeki evreleme yöntemleri ile saptanamasa bile göğüs dışına yayılım vardır. Eğer hastada beyine yayılım söz konusu ise, baş ağrısı ve bulanık görme izlenebilir. İlerlerse şuur bulanıklığı ve sara nöbetlerine rastlanabilir. Her baş ağrısı ve görme bozukluğu

18 kanserin beyine sıçradığı anlamına gelmez. Eğer kanser kemikleri tutarsa, kemik ağrıları ortaya çıkabilir, kemikte olan zedelenme ilerlerse, özellikle üstüne fazla yük binen kemiklerde (kol ve bacak kemikleri gibi) kırılmalar olabilir. Şayet kanser omurgaya sıçrarsa hastalarda sırt ağrısı ortaya çıkar, kanser buradan omuriliğe geçerse, bu sefer felç, idrar ya da büyük abdesti kaçırma gibi belirtiler ilave olabilir. İlerlemiş hastalıkta en sık rastlanan belirtiler, halsizlik ve kilo kaybıdır. AKCİĞER KANSERİNE AİT AKCİĞER DIŞI BULGULAR Bunlardan biri el ve ayak parmaklarında çomaklaşma olmasıdır. Bu çomaklaşmalar başka hastalıklarda ya da ailesel

19 olarak ta ortaya çıkabilirler. Bazen başka hastalıkları taklit edebilen hormon ve elektrolit bozuklukları gözlenebilir. Örneğin erkek hastada memeler büyümeye (jinekomasti) başlayabilir ya da değişik organlarda ya da damarlarda pıhtılaşmalar gelişebilir. AKCİĞER KANSERİ TANISI NASIL KONUR? Akciğer kanseri ortaya çıktıktan sonra, öncelikle akkan bezelerine yayılır, eşzamanlı olarak ya da sonrasında uzak organlara metastaz yapar. Bu yüzden akciğer kanseri ile karşılaştığımızda, göğüs içinde sınırlı kaldığında ya da göğüs

20 dışına çıktığında tuttuğu organlara göre ne türlü belirtiler vereceğini düşünmeliyiz. Hekim fizik muayenede ya da tanısal testlerde kanseri belirlediğinde, çapı en az 1cm civarındadır. Çünkü bundan küçük boyutlu olduğunda normal bir bulgu mu değil mi karar vermek mümkün değildir. Bir cm boyutunda bir kanser kütlesinde, en az bir milyar kanser hücresi mevcuttur. Kanser kütlesinin 0,5 cm den 1 cm ye çıkması yaklaşık 3 5 ay sürer. Eğer bu noktadan geri gidecek olursak, 3 5 ay öncesinde yarım milyar, ondan 3 5 ay öncesinde de çeyrek milyar kanser hücresinin var olduğunu söyleyebiliriz. Bu şekilde geriye doğru devam edildiğinde, ilk kanser hücresinin 10 yıl önce ortaya çıkmış olduğu sonucuna ulaşırız. Benzer şekilde kanser hücresi ilk oluştuğu yerden ayrılmayı öğrendiği an, göğüs dışındaki bir alana gider ve buraya yerleşerek, aynen akciğerde olduğu gibi kontrolsüz büyümeye başlar. Bu yüzden, ilk geliştiği alan olan akciğerdeki kanserin büyüklüğü, metastaz yaptığı alanlardaki kanser kütlesinden daima büyük olacaktır. Metastaz yaptığı alanlardaki kanseri keşfedebilmemiz ya da görebilmemiz için, yine aynı kural geçerlidir; yani kanserin boyutu 1 cm den büyük olmalıdır.

21 Daha önce de belirttiğim gibi, kanserin bu boyutlara ulaşabilmesi için uzun yıllar gereklidir. Bu yüzden kanserin yaygınlığını (evreleme) araştırmak için geçen bir iki haftalık süre hastalığın seyrini değiştirmez. Hastalık tanısı konduktan hemen sonra bile metastazı keşfetmiş olmamız, onun uzun zamandır orada bulunduğu ama yeni görünebilir hale geldiği gerçeğini değiştirmez. FİZİK İNCELEME Muayene ve tanısal incelemeler ile kanserin göğüs içinde sınırlı mı kaldığı yoksa yayıldığı mı konusunda fikir edinilir. Hekiminiz, akciğerlerinizi stetoskop ile dinleyerek, zatürree

22 veya akciğerin sönmüş olduğu gibi durumları belirleyebilir. Yine akciğer zarında ya da kalp zarında sıvı toplanıp toplanmadığı anlaşılabilir. Hekiminiz ayrıca, boyundaki toplardamarların genişleyip genişlemediğini, köprücük kemiğinin hemen üzerinde beze (supraklavikular lenf bezi) olup olmadığını da kontrol edecektir. Eğer burada tutulum varsa bu hastalığın normal geliştiği yerin dışına taştığı anlamına gelecektir. Hekiminiz, bundan sonra kanserin daha da uzaklara sıçrayıp sıçramadığını araştıracaktır. Beyine gelip gelmediğini kontrol etmek için belki de bir cihazla (oftalmoskop) göz dibinize bakacaktır. Eğer karaciğerinize ulaştı ise, karın muayenesinde sağ üst kısımda karaciğerin büyüdüğünü tespit edecektir. TANISAL İNCELEMELER Hastanın öyküsü, fizik muayene ve akciğer radyografilerinin tamamı, bundan sonra hangi incelemelerin yapılması gerektiği konusunda, hekiminize yardımcı olacaktır. Eğer hekim hastalığın sadece göğüs içerisinde sınırlı kaldığına inanıyorsa, hastanın ameliyat şansını araştıracaktır. Aksine hastalığın yaygın olduğunu düşünüyorsa, buna yönelik testlerle hızla

23 cerrahi dışı bir tedavinin uygulanmasını sağlayacaktır. Bunlarla birlikte akciğer kanserinin yol açabileceği zatürree ya da omurilik basısı gibi sorunları zamanında tespit ederek, size zarar vermeden önlemlerini alacaktır. Düz akciğer radyografileri: öncelikle istenen radyografilerdir. Burada tümör izlenebilir, eğer boyutları küçük ise bazen kalp ya da kaburga görüntülerinin arkasına gizlenebilir. Bilgisayarlı toraks tomografisi (BT-CT): Akciğer radyografilerinden sonra sizden bilgisayarlı toraks (göğüs) tomografisi istenir. Bu tetkik ile tümörün çevre yapılarla ilişkisi ve akkan bezelerini tutup tutmadığı incelenir. Bu inceleme esnasında karaciğer ve böbreküstü bezlerinin tutulup tutulmadığı da gözlenir.

24 Çok daha küçük urlar görüntülenebilir ve göğüs boşluğundaki tümör yayılımı hakkında bilgi verir. Damardan özel bir boya verilerek damarsal yapılar görüntülenebilir. Bu uygulama sırasında sıcak basması, soluk alıp vermede sıkıntı, baş dönmesi gibi belirtiler çıkabilir, mutlaka damardan boyayı veren kişiye bu belirtiler söylenmelidir. Manyetik rezonans (MR): Bazı özel durumlarda tümörün tutulumu konusunda şüpheye düşüldüğünde istenen bir yöntemdir. Damardan özel bir ilaç kullanılabilir. Pozitron emisyon tomografisi (PET): Tümörün vücuttaki yayılımını göstermek için istenebilir. Bu incelemede hastaya önceden şekerli özel bir ilaç damar yolundan verilir. Tümör hücreleri enerji için şeker kullanırlar ve bu şekerli ilacı tutarlar. Bu durumda tümör radyografik olarak görünür hale gelir. Bazen iyi hücreli ve kötü hücreli tümörlerin ayrımında da kullanılabilir.

25 Bronkoskopi: Burun ya da ağızdan serçe parmak kalınlığında lastik özelliğinde bir borunun hava yolları boyunca ilerletilmesi şeklinde uygulanan bir yöntemdir. Biyopsi: Kanser tanısının teyit edilmesi için mutlaka yapılması gereken bir işlemdir. Kanserli yerden değişik yöntemlerle örnek alınır. Bu örnekler bir patolog tarafından Göğüs duvarından geçerek iğne ile biyopsi alınması

26 boyandıktan sonra mikroskop altında incelenir ve anormal hücrelerin tanınmasıyla kanser tanısı konulur. Balgam sitolojisi: Hastanın sabah balgamı toplanarak, boyandıktan sonra içerdiği hücreler mikroskop altında incelenir. Genellikle 3 gün üst üste balgam toplanır. Torasentez (plevra ponksiyonu): Akciğer ile akciğer dış zarı arasında sıvı toplanabilir. Bu durumda kaburga aralıklarından bir iğne ile girilip burası uyuşturulduktan sonra, sıvı çekilerek kanser hücresi açısından inceleme istenebilir.

27 Torakoskopi: Genel anestezi altında, akciğer ile göğüs duvarının iç yüzü arasında kalan alanın hekim tarafından incelenmesi ve örnek alınması şeklinde bir yöntemdir. Mediastinoskopi: Kalp ile akciğerler arasında kalan boşluğun, genel anestezi verilerek özel bir cihazla incelenmesi

28 yöntemidir. Göğüs cerrahları tarafından uygulanır, buralarda tümör tarafından tutulmuş olan bezelerden örnek alınmasını sağlar. Tüm bu adı geçen uygulamalardan sonra, hastalığın cerrahiyle mi yoksa cerrahi dışı diğer tedavi yöntemleriyle mi tedavi edilmesi gerektiğine karar verilir. Bazen tümör cerrahiye uygun olsa da hastanın kalp sorunları ya da solunum yetmezliği gelişebileceği gerekçeleriyle cerrahiden vazgeçilebilir. HASTALIĞIN YAYGINLIĞININ ARAŞTIRILMASI-EVRELEME- Akciğer kanserinin tedavisi hastalığın yaygınlığına bağlı olarak değişeceğinden, tanı konduktan hemen sonra hastalığın yaygınlığı araştırılmalı yani EVRELEMESİ yapılmalıdır. Bu araştırma sırasında hastanın öyküsü, kan testleri, görüntüleme yöntemleri ve bronkoskopi gibi yapılan bir takım uygulamalardan yararlanılır. Bunların dışında küçük

29 hücreli akciğer kanserinde bazen kemik iliği biyopsisi gerekebilir. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserleri evre I, II, III veya IV şeklinde numaralandırılır. Gizli kanser; gizli evre de denir. Tümörün kendisi radyografilerde (bilgisayarlı tomografi gibi) görülemeyecek kadar küçük olmasına rağmen, balgam incelemelerinde ya da bronkoskopi ile yıkamada kanser hücreleri tespit edilir. Evre 0; kanser hücreleri sadece akciğerleri döşeyen tabaka içerisinde sınırlı kalmış, bunun ötesine geçmemiştir. Evre I; en erken evresidir, esas olarak tümör akciğerle sınırlı küçük bir tümördür ve lenf bezlerine sıçramamıştır. Bu

30 evre tümörün boyutuna göre I-A ve I-B diye alt gruplara ayrılır. Evre II; kanser boyutu biraz daha büyüktür ya da hemen yanı başındaki lenf bezlerini tutmuştur. Tümör göğüs duvarına, akciğerin iç zarına ya da kalbin dış zarına yayılmış olabilir. Bu evre tümörün boyutuna göre II-A ve II-B diye alt gruplara ayrılır.

31 Evre III; kanser her iki akciğerin arasında kalan bölümdeki (mediasten) lenf bezlerine yayılmıştır. Bazen tümörün geliştiği tarafın aksi tarafında bulunan lenf bezleri de tutulabilir. Burada bulunan kan damarları da tutulmuş olabilir. Yine kanser boynun alt kısmına kadar ilerlemiş ya da akciğer zarı ile göğüs duvarı arasında sıvı birikmiş ise, bu evreye dâhil edilir. Bu evre lenf bezi yayılımının derecesine göre III-A ve III-B diye alt gruplara ayrılır. eğer kanser kendisi ile aynı tarafta olan mediasten lenf bezlerini tutmuş ise, evre III-A. karşı taraftaki lenf bezlerini tutmuş ya da akciğer zarı ile göğüs duvarı arasında sıvı toplanmasına neden olmuş ise evre III-B.

32 Evre IV; kanserin diğer organlara, özellikle beyin, kemik, karşı akciğer, böbreküstü bezleri veya karaciğere sıçradığı anlamına gelir. Erken evredeki tümörleri yakalamak zor olduğundan genellikle tanı konduğunda hastaların büyük bir kısmı evre III ya da IV dedir. Küçük hücreli akciğer kanserlerinde sınırlı ve yaygın hastalık şeklinde evreleme yapılır. Sınırlı hastalık; kanser sadece aynı taraf akciğer ve lenf bezleri tutulumu ile sınırlıdır. Yaygın hastalık; kanser, tek bir akciğerin dışına taşmıştır. TEDAVİ SEÇENEKLERİNİZ NELERDİR? Birden fazla tedavi seçeneği mevcuttur Sizin için hangi tedavinin en uygun olduğu birçok etkene bağlıdır. Bu nedenle tedavinizde aşağıdaki yöntemlerden bir ya da bir kaçı uygulanabilir: Cerrahi tümör tamamıyla kesilip çıkartılmaya çalışılır. Bu ancak tümör yeterince küçük ve vücudun başka yerlerine sıçramamışsa mümkün olur. Cerrahi uygulanabilmesi için hastanın genel durumunun yeterli olması gerekir.

33 Tedavi planı içerisinde ilk basamakta cerrahi tedavi seçeneği olmalıdır. Radyoterapi yüksek enerjili x-ışınları (röntgen ışınları) kullanılarak tümör yakılmaya çalışılır. Radyoterapi ayrıca cerrahiyle çıkartılamayarak geride kalan tümör hücrelerini de yakma da kullanılabilir. Kanser hücreleri dışında normal hücrelere de zarar verebilir. Kemoterapi hızla çoğalan tümör hücrelerini öldürmek için ilaçların kullanılmasıdır. Sağlıklı hücrelerde bu ilaçlardan zarar görebilirler. Bazı ilaç tedavileri, kanser hücrelerinin çoğalmasını yavaşlatarak, yok olmalarına neden olurlar.

34 Hedefe yönelik tedaviler kanser hücreleri içerisinde meydana gelen aktiviteleri etkilemeye yönelik ilaçlar uygulanır. Tümör büyümesini engellerler ve kanser hücrelerini öldürürler. KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ Evre 0: çok nadirdirler. Sadece havayollarını döşeyen hücre ile sınırlıdırlar, etraf yapılar temizdir. Cerrahi tedavi yeterlidir. Kemoterapi ya da radyoterapi (ışın tedavisi) uygulanmaz. Hastalığın daha fazla ilerlememesi için dikkat edeceklerinizi doktorunuzla konuşmanız gerekir. Cerrahi olarak yapılacaklar segmentektomi ( sadece ilgili bölümün cerrahi olarak çıkarılması) veya sınırlı rezeksiyondur ( wedge rezeksiyon - minik kama tarzında tümörlü dokunun çıkarılması). Bazı bölgelerdeki (ana nefes borusunun sağ ve sola ayrıldığı bölge gibi) kanserlerin cerrahi olarak tamamen çıkarılmaları mümkün olmayabilir, bu durumlarda bir taraf akciğer (pnömonektomi) cerrahi olarak çıkarılabilir. Endoskopik fotodinamik tedavi kanser hücrelerini ışığa hassas hale getirerek lazer ile öldürülmesine imkân verir, evre 0 hastalarda cerrahiye alternatif olarak kullanılabilir. EVRE I KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ

35 Çoğunlukla cerrahi ile tedavi edilir, evre IA da %65-%80, evre IB de %50 oranında şifa sağlar. Kanseri çıkartmak için segmentektomi veya sınırlı rezeksiyon (wedge-sleeve rezeksiyon) veya akciğerin bir lobunun çıkarıldığı, lobektomi uygulanabilir. Birçok cerrah en iyi seçimin lobektomi olduğuna inanır, ama bu karar hastadan hastaya değişebilir. Örneğin solunum fonksiyonları sınırlı olan hastalarda daha sınırlı rezeksiyonlar yapılır. Başka nedenlerle cerrahiye verilemeyen hastalarda ışın tedavisi ile birlikte kemoterapi uygulanır. Yeni çalışmalarla evre I-B hastalara cerrahi sonrası kemoterapi verilmesinin yalnız cerrahiye göre sağ kalımı uzattığı gösterilmiştir. EVRE II KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ Evre II: Evre II akciğer kanserleri de lobektomi, wedge rezeksiyon, veya segmentektomi ile çıkarılabilirler. Bazen daha büyük boyutlu cerrahi (pnömonektomi) gerekebilir. Şifa şansı %30 40 civarındadır. Bir çok çalışmada cerrahiye kemoterapi ve ışın tedavisinin eklenmesinin yararı olabileceği gösterilmekle birlikte, tedavi şekli konusunda kesin bir birlik söz konusu değildir. Cerrahi sonrası geride kalmış olabilecek, özellikle cerrahi sınırlarda kanser hücreleri mikroskopik

36 olarak kalmış olabilirler, kanser hücrelerini öldürmek için ışın tedavisi uygulanabilir. Eğer başka nedenlerle cerrahi uygulanamaz ise ışın tedavisi verilir. Cerrahi sonrası kemoterapi verilmesinin az da olsa avantaj sağladığı göterilmiştir, bu şekilde 5 yıl yaşayan hasta sayısı yaklaşık %4 artmaktadır. Cerrahi sonrası, cerrahi rezeksiyon sınırları temiz ise ışın tedavisi uygulaması konusunda görüş birliği yoktur, böyle bir öneri gelirse ikinci bir hekim görüşü almada yarar vardır. Göğüs duvarı tutulumu varsa bazı hekimler cerrahi sonrası ışın tedavisi önermektedirler ama katkısı kesin olarak gösterilmemiştir. EVRE III KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ En fazla tartışmalı tedavilerin olduğu grup Evre IIIA dır. Uzun zamandır mediasten lenf bezleri tutulmuş olan hastalar, cerrahiye verilmeyip sadece ışın tedavisine gönderiliyordu. Yalnız son zamanlarda, mediastenin karşı tarafında lenf bezi tutulumu olmayan küçük bir grup hastada, cerrahi tedavi

37 mümkün olmuştur. Cerrahi öncesi veya sonrası kemoterapi ve ışın tedavisi verilmesinin, sonuçları olumlu etkilediğine dair çalışmalar mevcuttur. Özellikle son yıllarda, cerrahi öncesi kemoterapi verilmesi (neoadjuvant kemoterapi ) yönünde görüş birliği olmaya başlamıştır. Bu yöntemin katkısı kesin olarak gösterilmemiş olmakla beraber, yaygın olarak kullanılmaktadır. Geçmişte evre IIIB hastalarda yalnızca ışın tedavisi öneriliyordu. Günümüzde kemoterapi ve ışın tedavisi birlikte uygulanmaktadır. Özellikle bu iki tedavinin, genel durumu bozuk olmayan ve vücut ağırlığının %5 inden fazlasını kaybetmeyen hastalarda eş zamanlı verilmesinin, sonuçlar üzerinde daha etkili olduğu gösterilmiştir. Hala hangi ilaçların, hangi dozlarda ve hangi sırayla verilmesi konusunda, bir kesinlik söz konusu değildir. Işın tedavisinin günde bir kereden fazla verilmesinin sonuçlara olumlu yansıdığına dair deliller mevcuttur. Brakiterapi ışın tedavisinin nefes borusu yoluyla uygulanma şeklidir. Nefes borusunda tıkanmaya yol açan kanserlerde uygulanabilir. Yine benzer şekilde hava yolu devamlılığını sağlayabilmek için, bronkoskop aracılığıyla lazer tedavileri kullanılabilir. EVRE IV KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİ Evre IV tedavisi kemoterapi ile yapılır. Tedaviye başlamadan önce iki unsur önemlidir. Birincisi; hastanın tedaviden beklentisinin belirlenmesi, bu tedavinin; ömrünü çok fazla uzatmaktan ziyade daha çok şikâyetlerini azaltmaya (palyatif tedavi) yönelik olduğunu anlamasını sağlamaktır. Hastaların

38 çoğu kemoterapiyi kabul etmektedir ama yine de bu konuyu hekimleri ile konuşmalarında yarar vardır. İkincisi; hastanın genel durumunun kemoterapiye uygun olup olmadığının araştırılmasıdır. Bunu anlayabilmek için hekimler performans durumu değerlendirmesi yaparlar. Performans durumu 0 ve 1 olan hastalar, ciddi bir yan etki oluşmadan, kemoterapiyi oldukça iyi tolere edebilmektedirler. Performans Durumu Değerlendirmesi 0 Herhangi bir yakınma yok, tüm ihtiyaçlarını kendisi karşılayabiliyor 1 Yakınmaları var ama ihtiyaçlarının çoğunu kendisi karşılayabiliyor 2 Yakınmaları belirgin, günün yarısını yatakta geçiriyor veya şekerlemeye ihtiyaç duyuyor 3 Yakınmaları belirgin, yarım günden fazlasını yatarak geçiriyor 4 Yatağa bağımlı KÜÇÜK HÜCRELİ OLMAYAN AKCİĞER KANSERİNİN TEDAVİSİNDE KEMOTERAPİ Genelde kemoterapi denildiğinde içinde ışın tedavisinin de olduğu bir tedavi düşünülür. Aslında kemoterapi birtakım

39 ilaçların tedavi amaçlı verilmesi dışında bir anlam ifade etmez. Platinum-içeren kemoterapi öncelikli tercih olmalıdır. Platinum-içeren ilaçların en tipik örnekleri carboplatin ve cisplatindir.ng Çoğunlukla ilaç bir iğne ya da serum yoluyla damardan verilir. Eskiden beri bu tedavinin kötü bir şöhreti vardır li yıllardan önce kemoterapi ilk kullanılmaya başlandığında, hem yanıtlar iyi değildi hem de hastalar çok fazla yan etki ile uğraşmak zorunda kalıyorlardı lı yıllarda bulantı ve kusmayı önleyici (antiemetikler) güçlü ilaçlar bulunduktan sonra bu tedavi çok daha kolay tolere edilebilir hale geldi. Ayrıca 1980 lerden sonra üretilen kanser ilaçları da çok daha etkili olduklarından, hastalardan elde edilen sonuçlar da yüz güldürücü olmaya başladı. Yeni ilaçlar: 1990 ların ortalarından itibaren aşağıdaki kanser ilaçları, yaygın olarak etkin bir şekilde kullanılmaya başlandı: vinorelbine (Navelbine), docetaxel (Taxotere), paclitaxel (Taxol), ve gemcitabine (Gemzar). Bu ilaçların kemoterapideki yerlerini alması ile tedavide önemli ilerlemeler kaydedildi. Bunlarla, hem yan etkiler daha fazla kontrol altına alındı hem de hasta sağkalım süreleri uzadı. Kullanılan ilaçların sadece bir tanesi ön plana çıkmazken, iki ilaçlı tedavinin tek ilaca üstün olduğu gösterildi. Buna karşın üç ilaçlı tedaviler iki ilaçlı tedavilere üstünlük sağlayamadı. Performansı çok iyi olmayan hastalarda bazı hekimler tek ilaçla tedavileri önerebilmektedirler. Kombinasyon tedavisinin (kemoterapi) etkinliğinin hasta ve ailesi tarafından iyi anlaşılması çok önemlidir. Tedavinin

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar

AKCİĞER KANSERİ. Doç.Dr.Filiz Koşar AKCİĞER KANSERİ Doç.Dr.Filiz Koşar Akciğer Kanseri Nedir? Kanserler genellikle ilk ortaya çıktığı dokuya göre adlandırılır. Akciğer kanseri ilk önce akciğerde başlar Akciğerler göğüs boşluğumuzun büyük

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

Beyin Tümörü Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanabilir ya da vücudun başka bir yerindeki habis tümörün genellikle kan yolu

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı

Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı Kemoterapi Hastalarında Tedavi Uyumunun Arttırılmasında Eczacı Danışmanlığı 3. Ulusal Hastane ve Kurum Eczacıları Kongresi 23-27 Mart 2016, Muğla Uz. Ecz. Metin Deniz KARAKOÇ Denizli Devlet Hastanesi Hasta

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden

Detaylı

BAŞ BOYUN KANSELERİ. Uyarıcı işaretlerin bilinmesi:

BAŞ BOYUN KANSELERİ. Uyarıcı işaretlerin bilinmesi: BAŞ BOYUN KANSELERİ Uyarıcı işaretlerin bilinmesi: Bir yılda 55000 Amerikalıda baş ve boyun bölgesinde kanser tesbit edildiğini, bunların 13000 ünün öldüğünü ve yine bunların önlenebileceğini biliyor muydunuz?

Detaylı

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG)

METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG) METASTATİK BEYİN TÜMÖRLERİ Hazırlayan: Türk Nöroşirürji Derneği Nöroonkoloji Eğitim ve Araştırma Grubu (TURNOG) Metastatik tümörler en sık görülen beyin tümörleridir. Her geçen yıl çok daha fazla sayıda

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

AKCİĞER KANSERİ. hakkında her şey T Ü S A D

AKCİĞER KANSERİ. hakkında her şey T Ü S A D AKCİĞER KANSERİ hakkında her şey Akciğer Kanseri Çalışma T Ü S A D Grubu risk altındakiler Akciğer kanseri, normal akciğer hücrelerinin kontrol dışı çoğalarak akciğer içinde tümör oluşturması durumudur.

Detaylı

Tiroid nedir? BR.HLİ.058

Tiroid nedir? BR.HLİ.058 BR.HLİ.058 bezi boynun ön bölümünde adem elması adı verilen kıkırdağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir organdır. Yaklaşık 20 gram ağırlığındadır. Vücudumuz için hayati önemi olan hormonlar salgılar.

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir.

Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. KEMOTERAPİ KEMOTERAPİ NEDİR? Vücudumuzda oluşan tümör hücrelerini yok etmek için uygulanan ilaç tedavisine kemoterapi denir. Kemoterapide, bir veya birden fazla ilaç bir arada kullanılabilir. Her ilacın

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir.

Beyin tümörü, beyni oluşturan üç bölgeden birinden -beyin, beyincik ve beyin sapıkaynaklanabilir. BEYİN TÜMÖRÜ BEYİN TÜMÖRÜ NEDİR? Beyin tümörü beyinde anormal hücrelerin çoğalması sonucu gelişen bir kitledir. Bazı beyin tümörleri iyi huylu (örneğin meningiom), bazıları ise kötü huylu kitlelerdir.

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

MEME KANSERİ Erken tanı konulduğunda şifa şansı son derece yüksek bir kanser türüdür.

MEME KANSERİ Erken tanı konulduğunda şifa şansı son derece yüksek bir kanser türüdür. MEME KANSERİ { Erken tanı konulduğunda şifa şansı son derece yüksek bir kanser türüdür. Meme Kanserinde Erken Tanı İçin Ne Yapılmalı? 20 yaşından sonra tüm kadınlar ayda bir kez memenin yumuşak olduğu

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008

GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ EĞİTİM ŞUBESİ 2008 GRİP HAKKINDA BİLMEMİZ GEREKENLER Gribin nasıl bir hastalık olduğunu, Gripten korunmak için neler yapmamız gerektiğini, Grip aşısını ve ne zaman aşı olmamız

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009

MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 MEME KANSERİ VE KENDİ KENDİNE MEME MUAYENESİ İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2009 KANSER NEDİR? Kanser; Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak

Detaylı

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir.

Prostat bezi erkeğin üreme sisteminin önemli bir parçasıdır. Mesanenin. altında, rektumun (makat) önünde yerleşmiş ceviz büyüklüğünde bir bezdir. Prostat nedir? Ne işe yarar? Prostat kanseri nedir? Prostat kanserinin nedenleri nelerdir? Kimler risk altındadır? Prostat kanserinin belirtileri nelerdir? Erken teşhis mümkün müdür? Teşhis nasıl koyulur?

Detaylı

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08

TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 TİROİD (GUATR) CERRAHİSİ HAKKINDA SIK SORULAN SORULAR FR-HYE-04-301-08 Tiroid bezi boyun ön tarafında yerleşmiş olup, nefes, yemek borusu ve ana damarlarla yakın komşuluk gösterir. Kelebek şeklinde olup

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ

ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ Sİ ALTIN KURDELE ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERİNİN SİMGESİDİR UR ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERLERİ S KLU ÇOCUKLUK ÇAĞI KANSERI NEDIR? Kanser vücutta bir dokunun anormal şekilde çoğalmasıyla ortaya çıkan, çıktığı dokuyu

Detaylı

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yazar Ad 139 Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yaşın ilerlemesine bağlı olarak göz sağlığında değişiklikler veya bozulmalar olabilir. Bu değişikliklerin tümü hastalık anlamına gelmemektedir. Ancak diğer

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır.

Genellikle 50 yaş üstünde görülür ancak seyrekte olsa gençler de de görülme olasılığı vardır. Erkek üreme sisteminin önemli bir üyesi olan prostatta görülen malign (kötü huylu)değişikliklerdir.erkeklerde en sık görülen kanser tiplerindendir. Amerika'da her 5 erkekten birinde görüldüğü tespit edilmiştir.yine

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ MENOPOZ DÖNEMİ BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Menopoz nedir?

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

Yaralanmalar. Bölüm 5

Yaralanmalar. Bölüm 5 Yaralanmalar Bölüm 5 Kapsam: Yara nedir? Kaç çeşit yara vardır? Yaraların ortak belirtileri nelerdir? Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır? Ciddi yaralanmalar nelerdir? Ciddi yaralanmalarda ilkyardım

Detaylı

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ

KOAH VE EGZERSİZ KOAH TA EGZERSİZ TAVSİYELERİ KOAH VE EGZERSİZ KOAH kalıcı nefes darlığı ile kendini gösteren, geri dönüşü olmayan bir akciğer hastalığıdır. Sigara ve cevre kirliliği gibi faktörlerin etkisiyle hasta sayısı hızlı bir şekilde artmaktadır.

Detaylı

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Yaralanmalarda Ve Göze, Kulağa, Buruna Yabancı Cisim Kaçmalarında İlk Yardım

Yaralanmalarda Ve Göze, Kulağa, Buruna Yabancı Cisim Kaçmalarında İlk Yardım Yaralanmalarda Ve Göze, Kulağa, Buruna Yabancı Cisim Kaçmalarında İlk Yardım Yara Nedir? Bir travma sonucu deri ya da mukoza bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

Sayın (ebeveyn / bakıcı)

Sayın (ebeveyn / bakıcı) Sigara içmenin insan vücudu üzerine etkileri Sayın (ebeveyn / bakıcı) Aşağıdaki faaliyet, sigara kullanımıyla ilgili konuları çocuğunuzla konuşmanıza yardımcı olmak için kullanılabilir. Bu aynı zamanda

Detaylı

SAÇ DÖKÜLMELERİ. Yrd.Doç.Dr. Nazlı Dizen Namdar. DPÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilimdalı

SAÇ DÖKÜLMELERİ. Yrd.Doç.Dr. Nazlı Dizen Namdar. DPÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilimdalı SAÇ DÖKÜLMELERİ Yrd.Doç.Dr. Nazlı Dizen Namdar DPÜ Tıp Fakültesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilimdalı SAÇ DÖKÜLMELERİ İnsanlık tarihi boyunca saç büyük öneme sahipti. Saç insanın doğal güzelliğinin

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir enterik kaplı tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU

Diyabet ve diş-dişeti sorunları TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TÜRKİYE ENDOKRİNOLOJİ VE METABOLİZMA DERNEĞİ DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU TEMD DİABETES MELLİTUS ÇALIŞMA VE EĞİTİM GRUBU HASTA EĞİTİM KİTAPÇIKLARI SERİSİ 13 Diyabet ve diş-dişeti sorunları

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir!

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! On5yirmi5.com Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! Mevsim değişimlerinde geniz akıntısı, burnunuzda tıkanıklılık ve bağ ağrılarınızdan şikayetiniz varsa, üst solunum yolu enfeksiyonlarınız 10

Detaylı

Reflü Hastaları Ne Yapmalı?

Reflü Hastaları Ne Yapmalı? On5yirmi5.com Reflü Hastaları Ne Yapmalı? Reflü hastalarının, yaşam kalitelerini yükseltmek ve daha az sorun yaşamaları için yapabilecekleri basit çözümler var. Yayın Tarihi : 11 Ekim 2011 Salı (oluşturma

Detaylı

Hemoroid (Basur) Nedir?

Hemoroid (Basur) Nedir? Sindirim sisteminin giriş kapısını ağız ve dişler, çıkış kapısını ise anal kanal ve anüs oluşturur. İstemli olarak sağlanan dışkı ve gaz çıkışının kontrolü; hemoroitlerin de bir parçası olduğu bu anal

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. TREKSO 80 mg/2.0 ml I.V. Đnfüzyon Đçin Konsantre Çözelti Đçeren Flakon Damar yoluyla kullanılır.

KULLANMA TALĐMATI. TREKSO 80 mg/2.0 ml I.V. Đnfüzyon Đçin Konsantre Çözelti Đçeren Flakon Damar yoluyla kullanılır. KULLANMA TALĐMATI TREKSO 80 mg/2.0 ml I.V. Đnfüzyon Đçin Konsantre Çözelti Đçeren Flakon Damar yoluyla kullanılır. Etkin madde: Dosetaksel Yardımcı maddeler: Polisorbat 80, sitrik asit anhidroz, polietilen

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. TIENAM 500 mg I.V. enjektabl flakon Damar içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde(ler): Her bir flakon steril olarak 500 mg imipenem (imipenem monohidrat olarak) ve 500 mg silastatin (silastatin

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ CİNSEL YOLLA BULAŞAN HASTALIKLAR BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ?

Detaylı

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi Bölüm 17 Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Dr. Gülhan AYHAN ve Dr. Ömer AYTEN Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların

Detaylı

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır.

KULLANMA TALĐMATI. MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. KULLANMA TALĐMATI MEGACE 160 mg tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde: Her bir tablet 160 mg megestrol asetat içerir. Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, mikrokristalize selüloz, kolloidal silikon

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Dosetaksel Yardımcı maddeler: Polisorbat 80 DF/RPR2, alkol ve enjeksiyonluk su

KULLANMA TALİMATI. Etkin madde: Dosetaksel Yardımcı maddeler: Polisorbat 80 DF/RPR2, alkol ve enjeksiyonluk su KULLANMA TALİMATI TAXOTERE 80 mg i.v. infüzyon çözeltisi içeren flakon Damar yoluyla kullanılır Etkin madde: Dosetaksel Yardımcı maddeler: Polisorbat 80 DF/RPR2, alkol ve enjeksiyonluk su Bu ilacı kullanmaya

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular BR.HLİ.067 Romatizma hastalıkları toplumda oldukça sık görülen hastalıklardır. Bunların sıklıkla günlük yaşamı etkilemesi, kişinin yaşam kalitesini

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hasta Eğitimi 2015

Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hasta Eğitimi 2015 Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı Hasta Eğitimi 2015 Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Eğitim Koordinatörlüğü KOAH Kronik Müzmin veya süreğen Obstrüktif Tıkayıcı

Detaylı

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA)

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA) DABİGATRAN (PRADAXA) NE İÇİN KULLANILIR? Dabigatran (PRADAXA) pıhtıönler ilaç grubundadır. Halk arasında kan sulandırıcı ilaç olarak bahsedilen ilaçlardan bir tanesidir. Kan damarları içerisinde pıhtı

Detaylı

BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI

BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI Yrd. Doç.Dr. Vesile ŞENOL Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Böl. Bşk Paramedik Program Koordinatörü E.Ü. H.B.S.H.M.Y.O 1 Bilinç Bozukluğu/Bilinç Kaybı Beynin normal

Detaylı

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir Grip. Korunun, koruyun. MEVSİM GRİBİ: NEDEN AŞI OLMANIZ GEREKİR Son zamanlarda sık sık mevsim gribi ve domuz gribi gibi farklı grip türlerinden söz edildiğini duymuş

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır.

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır. KULLANMA TALİMATI CASODEX 50 mg film tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde : 50 mg bikalutamid Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, magnezyum stearat, polividon, sodyum nişasta glikolat, metil hidroksi

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. ZOLADEX LA 10,8 mg subkutan implant Deri altına enjeksiyon yoluyla uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. ZOLADEX LA 10,8 mg subkutan implant Deri altına enjeksiyon yoluyla uygulanır. ZOLADEX LA 10,8 mg subkutan implant Deri altına enjeksiyon yoluyla uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde: Her kullanıma hazır enjektör 10,8 mg goserelin (goserelin asetat olarak) içerir. Yardımcı maddeler:

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS NEDİR? Omurga, omur adı

Detaylı

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir.

Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Kelime anlamı olarak kanser, bir organ veya dokudaki hücrelerin düzensiz bir şekilde bölünüp çoğalmasıyla ortaya çıkan kötü urlara denir. Genel anlamda ise kanser, hücrelerde DNA'nın hasarı sonucu hücrelerin

Detaylı

ÇINLAMA KONUSUNDA EN SIK RASTLANAN SORULAR

ÇINLAMA KONUSUNDA EN SIK RASTLANAN SORULAR KULAK ÇINLAMASININ NEDENİ? Bazı zamanlar kulağımda zil sesi duyuyorum bu normal midir? Tamamiyle değil. Kafa içinde ki bu seslere genel olarak tinnitus denilir ve çok yaygındır. Tinnitus zaman zaman ortaya

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı