Baþyazý... 2 Mektûbat tan... 3 Araþtýrma Somuncu Baba ve Neseb-i Âlisi Kapak Hayat Bahþeden Su ve Kudret Hamamý. 6

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Baþyazý... 2 Mektûbat tan... 3 Araþtýrma Somuncu Baba ve Neseb-i Âlisi... 4. Kapak Hayat Bahþeden Su ve Kudret Hamamý. 6"

Transkript

1 ES-SEYYÝD OSMAN HULÛSÝ EFENDÝ VAKFI KÜLTÜR-EDEBÝYAT ve ARAÞTIRMA DERGÝSÝ Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi Vakfý nýn Yayýn Organýdýr Ýki Ayda Bir Yayýnlanýr ISSN: YIL:7 SAYI:28 EYLÜL - EKÝM 2000 ES-SEYYÝD OSMAN HULÛSÝ EFENDÝ VAKFI ADINA ÝMTÝYAZ SAHÝBÝ A.Þemsettin ATEÞ GENEL YAYIN YÖNETMENÝ A.Tacettin ATEÞ YAZI ÝÞLERÝNDEN MESUL MÜDÜR Av. Haki DEMÝR REKLAM ve HALKLA ÝLÝÞKÝLER Mehmet UÇARALP Yusuf MUTLU - Mehmet ÞEN Ali GENCAL - Yemliha GÖNCÜ Ali AYDOÐAN KAPAK Kudret Hamamý-Darende FOTOÐRAFLAR Bekir SARI TEKNÝK YAPIM AJANS B / Darende Tel: GRAFÝK - TASARIM Aslan TEKTAÞ YAZIÞMA ADRESÝ Zaviye Mah. Hacý Hulûsi Efendi Cad. No: Darende / MALATYA e.mail: BASIM - YAYIM - DAÐITIM - PAZARLAMA Basýn-Yayýn Tic.San.Ltd.Þti. RENK AYRIM - FÝLM ÇIKIÞ Bizim Repro (312) BASKI Poyraz Ofset (312) Dergide Yayýnlanan Yazýlardan Yazarlarý Mesuldür Kaynak Gösterilerek Ýktibas Edilebilir. TEMSÝLCÝLÝKLER ADANA (322) AMASYA (358) ANKARA (312) ALANYA (242) BURSA (224) ÇAYCUMA (372) G.ANTEP (342) GÖLCÜK (262) DENÝZLÝ (258) ÝSTANBUL (216) ÝZMÝR (232) ÝSKENDERUN (326) KAYSERÝ (352) K.MARAÞ (344) ELBÝSTAN (344) KARABÜK (370) KARAMAN (338) KONYA (332) KARAPINAR(332) ILGIN (332) MALATYA (422) MERSÝN (324) OSMANÝYE(322) SAKARYA (264) SAMSUN (362) SÝNOP (368) SÝVAS (346) TOKAT (356) TURHAL (356) ZONGULDAK (378) Baþyazý... 2 Mektûbat tan... 3 Araþtýrma ve Neseb-i Âlisi... 4 Kapak Hayat Bahþeden Su ve Kudret Hamamý. 6 Gezi Özbekistan Gezisi Taþkent Gençlik Gençlerimiz ve Ýnanç Ýhtiyacý Basýndan Basýndan Belgelerle Es-Seyyid O. Hulûsi Efendi Altun Silsile Þahý Nakþibend (K.S) Kültür Beni mâzur gör bu defa Ey Þanlýurfa Edebiyat Kemal Ümmi nin Þeyh Hamid-i Veli Mersiyesi Araþtýrma Nakub ül Eþraflýk Sempozyum Hulûsi Efendi nin Ýnsan Sevgisi Þiir Tasavvuf Ayetler ile Tasavvuf ta Vesile Hatýra Hatýra Fotoðraflarý Ekonomi Kalite, Üretkenlik ve Kâr Araþtýrma Tasavvuf ta Nokta Hadis Hadisler Iþýðýnda Tasavvuf Tomurcuklar Tatilde Eðlenirken Öðrenmek Hanýmlara Özel Kandiller ve Ramazan Hazýrlýklarý Haberler Ahmed in þer ini baþa tâc edüp Vârýný râhýnda hep târâc edüp Hâne-i tenden çýkýp mi râc edüp Âþina ol ânla yâri âþinâ Dîvân-ý Hulûsi-i Darendevî

2 Baþyazý Fertten Cemiyete Eðitim Ýnsan oðlu yeryüzünden varolduðu zamandan günümüze gelene kadar farkýnda olarak veya olmayarak eðitmiþ ve eðitilmiþtir. Çaðlarýn deðiþimi, geliþimi ve ilerlemesiyle eðitim seviyesinde de yükselme olmuþtur. Nüfusun artmasý ihtisaslaþmaya yönelme ve hýzlý deðiþimler, sistemsiz ve programsýz olan eðitim faaliyetlerini programlý ve örgün hale dönüþtürmeye zorlamýþtýr. Eðitim insaný hayatý boyunca yaþadýðý toplum içersinde ve kendi þahsý açýsýndan hedefine göre yetiþmesini ruh ve beden saðlýðýný muhafaza etmeyi temin eder. Eðitim ruhu ve karakteri þekillendirdiði gibi fert ve milletlerin de deðerlerinin yücelmesine katkýda bulunur. Bir milletin yaþayýþ ve düþünüþe ait bütün görevlerini tarihi seyir içerisinde nesillerden nesillere aktararak ve geliþtirerek sürdürdüðü en büyük çalýþmalar, eðitim çalýþmalarýdýr. Eðitim, nesiller arasýndaki anlayýþ yakýnlýðýný ve ahengi koruyarak, tarih boyunca milli þuurun devamýný ve geliþmesini saðlamayý hedef alýr. Fertlerin içinde yaþadýðý cemiyete ahenkle intibak etmesini, cemiyetlerinde refah içerisinde bekasýný saðlayan çalýþmalara eðitim çalýþmalarý denir. Kültür ve medeniyet ilerledikçe insanlarýn öðrenmek zorunda kaldýklarý bilgilerde hýzla artmaktadýr. Bu hýzlý ilerleme ve geliþmeye ayak uydurabilmek için eðitimciler eðitim programlarýný ileriye yönelik ve günlük problemleri de bu meyanda çözebilecek program yapmak zorunda kalmaktadýrlar. Ancak bu hýzlý ilerlemeye her zaman ayak uyduramayan eðitim programýnýn zamanýn gerisinde kalmasý eðitim faaliyetini güçleþtirmektedir. Ýlk zamanlarda az olan bilgileri, az olan nüfusa ana-babalar veya yaþlýlar ampirik olarak öðretiyorlardý. Ancak nüfusun ve bilgilerin çoðalmasý, özellikle ihtisaslaþmasýnýn artmasý öðretmene, okula ve yaygýn eðitim yerine, örgün öðretime olan ihtiyacý artýrmýþtýr. Milletler için her zaman en önemli mesele hiç þüphesiz eðitimdir. Ve bu eðitimin gayesi de çaðý anlayan geçmiþle gelecek arasýnda iyi bir köprü olabilen nesli yetiþtirmek olmalýdýr. Çünkü bir toplumun uzun süreli yaþamasý o toplumdaki ailelerin çocuklarýna verdikleri deðerlere ve ahlakî karaktere baðlýdýr. Ahlakî karakter bakýmýndan aile içi eðitimin deðeri çok büyüktür. Çocukta ahlâkî geliþmeyi ailesi, arkadaþlarý, oyunlarý dinî eðitimi ve benzeri faktörler yönlendirir. Bu çevre, çocuðun ilk ahlakî modelinin temelini meydana getirir. Ailenin yaþadýðý ve benimsediði ahlakî ilkeler çok kere çocuk tarafýndan da benimsenir. Temeli sevgiye, güvene, þefkate dayanma zorunluluðu olan aile yuvasý çocuk için ilk tecrübî laboratuar niteliðindedir. Dengesi bozulmamýþ bir aile yuvasý çocuk eðitimi için en elveriþli bir ortamdýr. Çocuk ilk tasavvurlarýný, alýþkanlýklarýný ideallerini, ruhî hayatýnýn ana imajlarýný bu ocakta alýr. Ýdeal bir eðitimi önce aile ocaðýndan sonrada teþekküllü kurumlardan yani ilk okuldan baþlayýp üniversite seviyesine kadar devam ettirmek insanlarý kültür, medeniyet ve sair alanlarda üstün kýldýðý gibi, eðitim görmüþ fertlerin oluþturduðu toplumlarda içtimaî olarak yükselir ve hedefe ulaþýrlar. Nesillerin eðitilmesi, gönüllerin olgunlaþmasý, insanlarýn kemâl vasfýný yakalayabilmesi muhakkak surette bir emeðin, bir rahle-i tedrisden geçmenin tezahürüdür. Bazen okul bazen aile bazen ise hayatýn seyri istikametinde cemiyeti ayakta tutan büyük insanlarýn sosyal açýdan bir mektep kabul edeceðimiz sohbetleri, yaþantýlarý en güzel bir biçimde bizlere örnek teþkil etmektedir. Darende'nin eðitimi konusunda her sahada okullar yaptýran, ilçe fakülte açýlmasý için gayret gösteren, adýna yurtlar ve eðitim müesseseleri kurulan Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi'yi milli eðitimimize ve insanlarýmýzýn yetiþmesine vermiþ olduðu önemi bir kez daha idrak ediyoruz. Aslýnda onun eðitim hizmetleri kadar önemli olan ve etkisini muhafaza eden sosyal kiþiliði, insan severliði, birlik ve beraberlik duygusuna verdiði önem, memlekete hizmet anlayýþý; onda vücut bulan manevi kimliðin ve kâmil kiþiliðin en bariz göstergesidir. Her haliyle insanlara hizmet eden örnek olan, hayýrda yarýþan yüce þahsiyetlerin toplumumuzu ayakta tutan mümtaz kiþiler olduðu bir hakikattir. Anlamak, anlamaya çalýþmak, idrak etmek ve müdrik olmak bir kabiliyet ve nasip iþidir. Hisseyâb olanlara selamlar... Mektûbat-ý Hulûsi-i Darendevi den Kýzým Fatýma'ya Haným kýzým: Sizler benim en mesut günlerimin meyvesisiniz. O günlerde sade ve külfetten uzak bir hayat yaþýyordum. Ruhumda ilahi bir rahatlýk ve güzel bir neþe hüküm sürmekteydi. Divanýmýn en seçkin þiirlerini o günlerde yazmýþtým. Sizler henüz dünyaya ayak basmamýþtýnýz. Bende henüz sevgili anne ve babamdan ayrýlmamýþtým. Rahmetli babamdan sonra dünyaya gelen erkek evladýmýn ismini Hasan koymuþtum. Babacýðýmýn ismini anma fýrsatýna sahip olduydum. Ne çare ki yavrucuk hastalandý, gözlerimin içine bakarak, gülümseyen yüzüyle cennete yürüdü. Þefkatli annemi babamdan bir gün önce kaybetmiþtim. O anne ki analar anasý, göðsü-gönlü bütünüyle þefkat ve muhabbet duygusuyla dolu olarak, bizi emzirmiþ ve kucaðýnda büyütmüþtü. Annemin neþeli bir aný idi; "Caným anne! Eniþteler evlatlardan daha sevgili olur derler. Sizde bu duygu öylemidir?" diye sormuþtum. Annem gözleri yaþararak yüzüme baktý; "yok efendi oðlum, evlatlarýn sevgisindeki farkýný göstermek uygun olmaz, ama ne yalan söyleyeyim Ahmet ilk çocuðum olduðu için daha çok severdim. Lakin gördüðüm bir rüya üzerine farkýnýz yoktur. Ahmet'te genç idim, pek uyamadým. Fakat size abdestsiz süt vermedim." diyerek rüyalarýný anlatmýþlardýr. Merhumenin vefatýnda baþýnda bulundum. Kýbleye yönelik, diz çökmüþ olarak Allah Allah diye ruhunu teslim etti. Ýþte o çok sevdiðim þefkatli annemin ahirete irtikalinden sonra en önce dünyaya gelen kýz evladým da sizdiniz. O sevgili annemin adýný size ad koymakla, sizi onun yerine koymuþtum. Þimdi kýzým annem Fatýmam sizsiniz. Ümid ederim ki, onun kurduðu þerefli yuvalar gibi yuvan, þen ve neþeli gönlün, ýþýklý, saðlýklý ve mutlu uzun ömrün, çok ve kýymetli hayýrlý evladýn, Allah'ýn isteðine uygun iþ, hareket ve samimi ibadetin olsun. Allah'ýn selamý üzerine olsun. *Günümüz Türkçe'sine çeviren Yrd. Doç. Dr. Cemil Gülseren Babanýz Hulûsi Mektûbat tan Yayýn Heyeti 2 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

3 Araþtýrma Araþtýrma Prof.Dr. Ahmet AKGÜNDÜZ SOMUNCU BABA VE NESEB-Ý ALÝSÝ ÝLE ALAKALI YENÝ ARÞÝV BELGELERÝ II- DARENDE KOLU ÝLE ÝLGÝLÝ YENÝ BELGELER 1. Temettuat Kayýtlarý Temettuat Defterleri 1840'lý yýllarda ve Tanzimat'ýn cari olduðu yerlerde yapýlantahrirleri kapsamaktadýr. Kiþilerin sahip olduðu tüm mal varlýklarýný müfredatýyla kaydeden defterler, Osmanlý taþrasýnýn en ayrýntýlý bilgilerini bizlere sunmakta ve Osmanlý taþrasýna iliþkin tahlilî çalýþmalar için, önemli istatistiki verileri kapsamaktadýr. Dolayýsýyla ilgili bölgenin sosyoekonomik profilinin çýkarýlmasý noktasýnda özgün bilgileri ihtiva etmekte ve bir fotoðraf sunmaktadýr. Temettuat Defterleri adýyla Osmanlý Arþivi'nde bulunan ve araþtýrmacýlara birkaç yýldan beri ancak sunulabilen bu defterler, 1840'lý yýllarda yapýlan genel bir tahririn sonuçlarýdýr. Týpký, Fatih. II. Bayezit, I.Selim ve Kanunu döneminde oluþturulan Tapu Tahrir Defterleri gibi bir mantýk ve gerekçelerle hazýrlanmýþtýr. Tahrir Defterleri ilgili bölgenin genel vergi yüküne ýþýk tutarken, Temettuat Defterleri daha modern bir anlayýþla düzenlenmiþtir. Tahrir Defterleri'ne göre daha modern bir tasarýma sahip olan Temettuat Defterleri, hane halkýnýn mevcut menkul ve gayrý menkullerini, yýllýk kazancýný, mesleðini, iþletmelerin büyüklüðünü vermesi açýsýndan Tapu Tahrir Defterleri'nden daha üstün özellikleri taþýmaktadýr. Temettuat Defterleri'nin, klasik dönemde yapýlan tahrirler sonucu oluþan defterlere kýyasla þu farklý özellikleri ayrýca dikkat çekmektedir. Tahrir Defterleri mesela bir köyün, vergi mükelleflerini ve bu mükelleflerden tahsil edilmesi gereken toplam vergi miktarýný ve bu toplam verginin hangi kalemlerden oluþtuðunu verirken, Temettuat Defterleri vergi mükellefinin adýný, vergiye esas olan gelir kaynaðýný, kaynaðýn yýllýk gelirini ve bu gelire göre tarh edilen vergiyi vermektedir. Bir bakýma tahrirlerde en küçük vergi birimi köy veya mezra olurken, Temettuat Defterleri bunu þahýs planýna ayrýntýlý bir þekilde indirmiþtir. Yani Tahrir Defterleri'nde her bir vergi mükellefinin ödemekle yükümlü olduðu vergi bile verilmezken, Temettuat Defterleri her bir þahsýn gelir kaynaðýný, bu kaynaktan elde edilen yýllýk kazancý ve bu kazanç üzerinden alýnmasý gereken vergiyi bizlere sunmaktadýr. Ayrýca zirai kaynaklarýn dýþýnda gelire sahip kiþilerin bu artý gelirlerini ve bu gelir üzerine tarh edilen vergiyi de açýklamaktadýr. Defterler, her bir þahsýn tüm mâmelekini müfredatýyla vermektedir. Kiþilerin ekili ve nadasa býrakýlan arazisi, bu arazinin miktarýný ve nevini (dutluk, cehrîlik vs.), yýllýk gelirini ve vergisini, bütün hayvanlarýnýn müfredatýný ve yýllýk gelirini, dükkan, deðirmen gibi gelir kaynaklarýný ve yýllýk vergilerini, ticari, sýnai ve hizmet gelirlerini tek tek açýklamaktadýr. Hane esasý üzerine yapýlan bu sayýmlarda yer alan bilgiler nihai olarak üç grubta toplanabilir; 1. Menkul ve gayri menkul servet. 2. Gelirler. 3. Vergi ödemeleri. 13 Ýþte 1840'lý yýllara ait Darende Temettuat Defterlerinde ailesine de ciddi biçimde yer verilmiþtir. nýn torunlarýnýn oturduðu Hýdýrlýk Mahallesi kayýtlarýnýn baþýnda, bizim baþýndan beri ýsrarla üzerinde durduðumuz þu gerçekler tekrarlanmaktadýr: Darende Kazasý Mahallelerinden Hýdýrlýk Mahallesi ahalisinden olup ellerinde avarýz vergisine tabi arazi ev emlaklarý bulunmayan ve þimdiye kadar Padiþahýn Hatt-ý Hümayunu ile bütün vergiden muaf tutulan ve kendilerinden vergi alýnmasý gerekmeyen, adý geçen mahallede medfun bulunun Kutbu'l-arifin, Ðavsu'l-vasýlin Þeyh Hamid-i Veli Hazretlerinin sahih'un-neseb evlatlarý, her açýdan merhamet ve inayete layýktýrlar. Özellikle Atik Valide Sultan Vakýflarýndan aldýklarý tahsisatla geçindikleri ve bunlarýn 36 haneden ibaret olduðu aþaðýdaki þekilde beyan edilmiþtir. Burada bizim dikkatle üzerinde durduðumuz husus, Þecerede yer alan Feryadi Þeyh Hasan'ýn oðlu Þeyh Seyyid Mustafa'nýn da bu 36 hane arasýnda yer almasýdýr. Hülasa þeceremizdeki bilgiler, bu belge sayesinde tashih edilmiþ bulunmaktadýr. 14 HÜVE Darende Kazasý mahâllatýndan Hýdýrlýk nam mahallesi ahalisinden olub yedlerinde mal-i Avarýza merbut arazi ve emlakleri olmayan ve þimdiye kadar Ba-Hatt-ý Humayun muaf ve müsellem olarak bir vecih- le tekalif-i þahane alýnmasý lazým gelmeyen mahalle-i mezburada vaki defin-i hak-i ýtýrnak olan Kutbu'l-arifin, Ðavsu'l-vasýlin ve bedirka-i rah-i yakin eþ- Þeyh Hamid -i Veli kuddise sýrrýhu 'l- celi hazretlerinin sahihu'n-neseb evladlarý ezher cihet þayan-ý inayet ve merhamet olduklarý ve ale'l-husus Atik Valide Sultan Aliyyetü'þ-þan Hazeratlarýnýn Evkafý'ndan evladiyet ve meþrutiyet vechile nail olduklarý sýla ve vazife-i saire ile teayyüþ ve temettu etmekte olan zirde muharrer otuz altý adet hane ahalilerinin bi-la virgü defter-i temettuatlarýdýr ki, zikr-i ati beyan olunur. Hane : 1; Numro : 1 Ba-Hatt-ý Humayun tekalif-i hazret-i þahaneden muaf ve müsellem olduðu iþ bu mahalle þerh verildi. Mahalle-i mezbur sakinlerinden Abdulhamid Efendi-zade Þeyh Abdulkadir Efendinin emlak-i temettuatý Baðçe 1 Canib-i vakf-ý þerifden nail Saðmal keçi Olduðu Dönem :1 Re's :2 Ðuruþ : 8 Guruþ : 56.5 Mecmuundan bir senede temettuatý ðuruþ: 64.5 Bu dahi Hane:2; Numro:2 Mahelle-i mezburdan Hamid Efendizade Þeyh Muhammed Saim'in emlak-ý temettuatý Baðçe Saðmal inek Vakf- þerifden Dönüm 1 Re's 1 Hasýlat Guruþ 20 Guruþ 56.5 Bir senede temettuatý 76.5 Bu dahi Hane:3; Numro: 3 Mahalle-i mezburdan Hamid efendi-zade Þeyh Osman'ýn emlak ve temettuatý Baðçe Vakf-ý þerifden hasýl temettuatý Katý 1 Ðuruþ 56.5 Bu dahi Hane:4; Numro ; 4 Mahalle-i mezburdan Hamid efendi zade Þeyh Bekir'in emlak-ý temettuatý Baðce Vakf-ý þerifden temettuatý Kata 1 Ðuruþ 56.5 Bu dahi Hane:5; Numro;5 Mahalle-i mezburdan Sadýk Efendi-zade Müderrisin Hasan Efendi ve biraderi Þeyh Seydi Efendi'nin temettuatlarý Baðçe Vakf-ý þerifden hasýl olan temettuatý Kýta: 1 Ðuruþ : 500 Bu dahi Hane:6; Numro; 6 Mahalle-i mezburdan Þeyh Mahmudzade Þeyh Hafýz Abullah'ýn emlak-i temettuatý Baðçe Saðmal keçi Kýta : 1 Re's : 3 Ðuruþ : 12 Bir senede temettuatý Ðuruþ : merkumun vakf-ý mezburdan temettuatý 362 Vakf-ý þerifden hasýl olan temettuatý Vakfý þerifden hasýl olan temettuatý Devam Edecek DÝPNOTLAR 13 Akgündüz, Ahmed/Öztürk, Said, Yozgat Temettuat Defterleri, c. I, Mukaddime. 14 Baþbakanlýk Osmanlý Arþivi, Temettuat Defterleri, No: 13221, sh Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

4 Kapak Kapak Zamanla tekamül eden insan düþün ve duygu sistemi yeni çýkan dinlerin felsefelerini kabullenirken eski alýþkanlýklarýndan vazgeçmemiþ, bunlarý, mevcutlarla baðdaþtýrmak suretiyle yaþatma yollarýn aramýþtýr. Ruh ve bedende temizliði þart koþan Ýslamiyette de su, aziz bir varlýk olmuþtur. Kutsal Kitabýmýz Kur'an-ý Kerim deki ayetlerde Peygamberimizin hadislerinde bu konu da önemli sözler mevcuttur. Ýslamiyette, susamýþ bir canlýnýn, bilhassa insanýn bu ihtiyacýný gidermek en büyük sevap sayýlmýþtýr. Ýþte bu düþünüþ ve inanýþlar, toplum halinde yaþayan insanlarýn içmek, kullanmak ve onun her türlü hassasýndan istifade etmek ve baþkalarýn da ettirmek arzusuyla, çeþitli yapýlarýn vücut bulmasýna sebep olmuþtur ki inþasý, fonksiyonu ve bunlarla ilgili adet, örf ve an'ananelerin hepsi "Su Medeniyeti" dediðimiz sosyal ve kültürel insanlýk tarihinin mühim bir bölümünü teþkil (Bkz: Yýlmaz Önge, Türk Mimarisinde Selçuklu ve Osmanlý Dönemlerinde Su Yapýlarý, TTK Yay, Ank. 1997) eder. 6 Eylül-Ekim 2000 Yüksek Mimar-Mühendis Yücel SARI Biyolojik hayatýn baþlangýcý ve canlýlarýn yaþamasý için þart olan su, insanoðlu tarafýndan çok eski devirlerden beri kutsal bir varlýk addedilmiþtir. Dinlerin ortaya çýkýþý ile birlikte, muhtelif biçimlerde mukaddes varlýk þeklinde; þahýslaþtýrýlan suyun, hayat, þifa, bereket, kuvvet, güzellik ve zevk verici hassalarýný sembolleþtiren eserler, abideler yapmýþtýr. Anadolu'daki Eski Çað insanlarýnýn deniz, göl, nehir, pýnar, yaðmur destanlarý veya bunlarla ilgili olaylar hakkýnda düzenlemiþ olduklarý efsane, hikaye, devirler boyunca ve kýsmen deðiþerek günümüze kadar gelmiþtir. Hatta bugün dahi Anadolu halký arasýnda yaþayan su ile ilgili inançlar, tabirler ve ana sözler, hep binlerce yýllýk düþünceleri aksettirmektedir. Eski medeniyetlerdeki sunak, çeþme ve havuz-lar, eski düþünce ve inançlarýn sadece edebiyat þahsýna deðil, mimari heykeltraþi, resim, müzik gibi çeþitli sanat dallarýna da konu yapýldýðýný göstermektedir. "Ýnkâr edenler, gökler ve yer yapýþýkken onlarý ayýrdýðýmýzý ve bütün canlýlarý sudan meydana getirdiðimizi bilmezler mi? Yine de inanmýyorlar mý? (Enbiya,30) Ayeti kerimesinde buyurulduðu gibi suyun diri ve diriltici olma (Halûk Nurbaki, K. Kerimden Ayetler ve Ýlmi Gerçekler, TDV yay, Ank,1993) özelliðinden açýkca bahsedilmektedir. Eylül-Ekim

5 Kapak Kapak A l l a h u Teala'nýn insanlara bahþettiði en güzel ihsanlardan birisi de; sudur. Kuruyan dudaklara ferahlýk bahþeden su, ayný zamanda temizleyicidir. Özellikle akarsularýn ve kaynak sularýnýn insanlara hayat verdiði bir hakikattir. Su, yalnýzca içmek için deðil, topraklara can veren, yeþillikleri besleyen, hayvanata, nebetata hasýlý bütün varlýklarýn istifadesine verilmiþtir. Ayrýca "Anasýr-ý Erbaa" (Toprak, Ateþ, Hava, Su)'dan biri olan su insan yaratýlýþýnýn ve kainattaki ana unsurlarýn temelini teþkil eder. Denizler, büyük akarsular ve küçük çaylar etrafýna hem doðal bir güzellik, hem de canlýlýk kazandýrmýþtýr. Onun için insanoðlu bir mekan tutacaðý zaman, su baþlarýný seçmiþtir. Ýlçemiz Darende'de Tohma Çayý'nýn içinden geçmesiyle meskun mahallerden biri olarak beðenilerek, þehirleþen bir Anadolu kasabasýdýr. Ayný zamanda hasseten Zaviye mahallesinde manevi bir atmosferin yanýnda, kayadan çýkan ýlýk sular, insanlara olduðu kadar, balýklara da kucak açmýþtýr. Tohma kanyonunda, kaya sularýnýn þýrýl þýrýl akmasý tabii bir güzellik arzetmekle beraber, gözlere pýrýltý olmaktadýr. Ýþte tarihi çok eskilere dayanan tabii kaya sularýndan biride Kudret Hamamý'dýr. Bilindiði gibi, yeraltýndan fýþkýran veya kayalardan çýkan, içinde bazý kimyevi maddelerin varlýðý sayesinde bir takým hastalýklara karþý þifa verici olan sulardan istifade edilen yerlere bazý yörelerde hamam, bazý yörelerde kaplýca bazý yörelerde ise ýlýca denilmektedir. Bu tip hamamlar muhakkak havuzludur. Suyun boðucu özelliðinin olmasý insanlara yüzmeyi öðretmiþtir. Ýþte Darende halkýnýn yüzmeyi öðrendiði en önemli yerlerden biri Kudret Hamamý' dýr. 1950'li yýllarda Es- Seyyid Osman Hulusi Efendi'nin büyük bir gayret göstererek, mahalle halkýnýn gençlerini de yanýna alarak, Kudret Hamamý'nýn havuzunu kullanýlabilecek duruma getirmesi, yani insanlarýn istifadesine yeniden sunmasý, hatta; ýrmak ve havuz içerisinde saatlerce taþ ayýklayarak, temizliði ve güzelleþtirilmesi için canlý þahitler tarafýndan takdir ve hayranlýkla anlatýlmaktadýr. (Ali Ateþ (65)ile yapýlan Röpörtajdan) Arkeolog Ali Kýlcý' nýn Kudret Hamamý hakkýnda ki teknik ve açýklayýcý þu tespitleri gayet ilgi çekicidir; "Tohma Çayý Darende'ye gelmeden önce dar ve derin bir kanyon içinden bir müddet daðlarý yararak akar. 'Tohma Kanyonu, gerçek bir doða harikasý þeklinde nitelenebilecek özellikleri taþýyan, enteresan görünümde bir memleket köþesidir. Kanyon Zaviyesi civarýnda geniþ bir kapý gibi kýsa bir aralýkla dýþa açýlýr. Buradan tekrar baþlayan kanyon Darende'nin meþhur Zengibar kalesini arkasýndaki daðlardan ayýrmak üzere biraz daha devam ettikten sonra, býçakla kesilmiþ gibi bitiverir. Tohma suyu buradan kasabanýn bulunduðu vadiye çýkar, geniþ yataðýndan bazen nazlý, bazen de çok öfkeli bir þekilde yoluna devam eder. Kanyonun vadiye çýktýðý yer, en dar kýsmýdýr. Tohma kanyonunu daha faza anlatmak yerine burayý görmemiþ olanlarýn muhakkak görmelerini tavsiye ederek konumuza devam edebiliriz. Kudret Hamamý'na Tohma çayý üzerindeki bir köprüden geçilip, kanyonun sol tarafýndaki yükselti þeklindeki kayalar üzerinden yürüyerek ulaþýlýr yýlýnda Hulusi Efendi'nin himmeti ve hayýrsever Ali Çömlekçi' nin yardýmlarýyla yapýlan betonarma köprünün kitabesi þöyledir: "Bu köprüyü Hacý Ali Çömlekçi etti inþa Kendisini hayr ile yad et eserini kýl temaþa Kudret sözlükte; güç, kuvvet, manasýnda olup, halk arasýnda "kudret-i ilahiyye", (ilahi kudret) yani insan eli deðmeden Allah'ýn insanlarýn faydalanmasý için yarattýðý, Allah yapýsý þeyler için kullanýlýr. Bu yörede kaplýca pek görülmediðinden, burasý sýcak su kaynaðý sebebiyle Kudret Hamamý þeklinde isimlendirilmiþtir. Çünkü burada eskiden yapýlmýþ, herhangi hamam binasý yoktur. Sýcak su kan-yonun dibinde, sað kenarda kaya içine suyun oyduðu küçük bir maðaradan çýkmaktadýr. Maðaranýn içi kendi yapýsýndan + (artý) sýcak suyun meydana getirdiði bir renk cümbüþüne sahiptir. Maðaradan çýkan su; gri, beyaz, kahverengi kayalar içinden büyük bir kaynak þeklinde çýkarak turkuaz rengiyle tohma suyunu beslemektedir. K u d r e t Hamamýnda, taþ bir duvarla suyun önü kesilerek burada dikdörtgen planlý bir oda þeklinde havuz oluþturulmuþtur. Havuzun sað alt köþesinde bir delikten su boþalmaktadýr. Açýk banyo þeklindeki hamamýn bütün binasý bu havuzdur. Çevre halký su kaynaðýnýn biraz, aþaðýsýndaki küçük alanda soyunduktan sonra, havuza girebilmektedir. Kudretten, Darende ye verilen böyle bir þifalý sudan halkýn ilkel bir þekilde ve sýnýrlý zamanlarda yani yaz mevsiminin sýcak günlerinde faydalanabilmesi hayýflanabilecek bir durumdur. Buradaki þifalý suyun yeterince deðerlendirilemeden tohma suyunda kaybolup gitmemesi lazýmdýr." Kudret Hamamý'ndan yeteri derecede halkýn istifadesi için, Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi Vakfý tarafýndan bir havuz geniþletme, çevre tanzimi projesi hazýrlatýlmýþtýr. Benimde içinde bulunmuþ olduðum bu ziyarette; 19 Ekim 1999 tarihinde, Adana Anýtlar Kurulundan ilgili Heyet bizzat Darende'ye gelerek yerinde incelemelerde bulunmuþ, buradaki doðal güzelliðe hayran kalarak, projenin bir an önce hayata geçirilmesi için yardýmcý olacaklarýný ifade etmiþlerdir. Bütün bu hizmetler, insanlýðýn Allah'ýn nimetlerinden daha güzel ortamlarda ve gönül rahatlýðýyla istifade etmesi için düþünülmektedir. Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi'nin 1950'li yýllarda ki gayretleriyle, þifa kaynaðý bu sudan yöre halký istifade ederken yüzme, sporuna da bir teþvik olmuþtur. Bugün Hulusi Efendi Vakfý'nýn gayreti de ayný hizmet felsefesini geliþtirerek devam (Musa Tektaþ, Kudret Hamamý, Darende Haber Gazetesi, Y:1, S:7, Kasým 1999) ettirmektir. 8 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

6 Kapak Gezi 2000 yýlý itibariyle proje onayý alýnmýþ ve gerekli çalýþmalar baþlatýlmýþtýr. Deve boðan mevkii olarak bilinen, Tohma nehrinin Kudret Hamamý civarýndaki akýntýlý bölge, önüne kýrýlan kayalarýn, büyük parçalarýn dökülmesiyle, önce durgun bir göl manzarasý oluþmuþ, ve bu gölün sonunda; bir þelale görüntüsünü arz eden þýrýltýlý çaðlayan meydana gelmiþtir. Kudret Hamamýnýn yanýnda bu manzaralarýn da oluþmasý tabii güzelliðe katkýda bulunmuþtur. Bu arada henüz keþfedilmeyi bekleyen Tohma kanyonu; Kudret Hamamýndan, Köprü Gözüne kadar tabiat harikalarýnýn bulunduðu eþine pek rastlanmayan turizm sporu açýsýndan gayet ilgi çeken yerlerdir. Bu kanyonununda havuz inþaatýndan sonra turizme açýlmasý Darende'ye olan ilgi ve alâkayý artýracaktýr. Havuz projesi kapsamýnda soyunma odalarý, duþ, tuvalet gibi yardýmcý birimlerle birlikte, mevcut havuz geniþletilerek, daha çok insanýn kullanýmýna açýlacaktýr. Böyle bir tabii ortam içerisindeki bu güzelliðin bütünlüðüne uyacak þekilde çevre düzenlemesi, gezinti alanlarý, oturma mekanlarý inþaa edilecektir. Ayný zamanda 10 Eylül-Ekim 2000 doðal ortamýn korunmasý esas alýnacaktýr. Son olarak þunu açýklýkla söyleyebiliriz ki; memleketimizin müstesna köþelerinden biri olan Darende ilçemizin özellikle Zaviye mahallesi, insanlara þifa sunan tabii ve manevi güzelliklerle doludur. Elbette ki balýn lezzeti anlatýlmakla tadýlmaz. Bizzat bu lezzeti kiþinin kendisinin hissetmesi lazýmdýr. Bu açýdan tüm Darendeli hemþehrilerimizi ve okurlarýmýzý bu güzelliklerden tat almaya, tanýmaya, tanýtmaya, yaþatmaya çaðýrýyor, gayretli çalýþmalar neticesinde nelerin olabileceðinin bir canlý örneðini görmeye davet ediyorum. Çocukken yüzdüðümüz, Kudret (Gevr) Hamamýnýn; Hulûsi Efendi Vakfý'nýn göstermiþ olduðu hizmet anlayýþý ve projelendirmeler neticesinde nasýl bir büyük Kudret Havuzu olduðunu, birlikte görelim. Özbekistan Gezisinden Notlar Özbekistandaki gezimizin baþlangýç noktasý olan Taþkenti programýmýz icabý en son olarak ziyaret etmek nasib olacaktý.taþkent denilince hemen akla Zengi Ata hazretleri geliyor. Bizimde ilk iþimiz sabah Türk lokantasýnda kahvaltýlarýmýzý yaparak, buraya ziyarete gitmek oldu. Taþkent, Özbekistan ýn kuzeydoðusunda bir yönetim birimidir. Kara ikliminin egemen olduðu bölgede kýþlar, ýlýk, yazlar kurak ve sýcak bir iklime sahip yýllýk yaðýþ mm. dir. Özbekistan ýn ekonomik olarak en geliþmiþ bölgesi olarak kabul ediliyor. Makina, gýda ve orta sanayi tesisleri mevcuttur. Altýn, bakýr, kömür, kalay, çinko madenciliðinin merkezidir. Bölgenin baþlýca tarým ürünü pamuk, buðday, pirinç, süt, sebze ve kavun yetiþtirilir. Ýpek böcekciliðinin yaný sýra çöllük ve yarý çöllük bölgelerde koyun, daðlýk bölgelerde büyük baþ hayvan besiciliði yapýlýyor. Taþkent, sýralý aðaçlarla pýrýl pýrýl, geniþ caddelerle ve kocaman havuzlarla güzelleþen, büyük meydanlar, heybetli binalar ve gölgeli, çiçekli parklarýyla süslü bir TAÞKENT Cemalettin AKGÜL þehir. Geniþ caddelerle büyük meydanlarla çok az sayýda insana rastladýk. Bizde olduðu gibi sokakta binlerce insan yýðýný yok. Timur Ýmparatorluðu sýrasýnda ve 19. yüzyýl baþlarýnda Orta Asya nýn en önemli merkezlerinden birisi olan Taþkent, tarihte Özbek Hanlarýnýn hakimiyetine 1503 yýlýnda geçmiþ yýlýnda Çar Zengi Ata Ziyaret Eylül-Ekim

7 Gezi Gezi ordularýnca iþgal edilmiþtir. Sokaklarda milli kýyafetleriyle gezen seyrek sakallý, sarkýk býyýklý yaþlý özbekler görüyoruz. Þehrin dýþýna doðru hareket ettiðimizde, birden o kasvetli beton yýðýnlarýnýn yerini yemyeþil bahçeler ve þirin köy evleri alýyor. Buranýn Taþkente baðlý, uzak bir mahalle olduðunu öðreniyoruz.takriben dakikalýk bir yolculuk neticesinde yolun solunda; mescit, türbe vede dersliklerden müteþekkil bir dergaha geliyoruz. Binalarýn hemen önünde geniþçe bir çiçekbahçesi mevcut. Burasýný da ilk baþta cami zannedip içerisine giriyoruz. Ýlerledikçe yükselen arapça çocuk sesleri kulaklarýmýzý çýnlatýyor. Ýçeride, onlarca öðrencinin kitaplarý ile oturup ayaktaki uzun sakallý yaþlý hocayý dinlerken görünce buranýn külliyeye baðlý dersane olduðunu anlýyoruz. Sýradan ziyaretçiler olmadýðýmýzý hemen fark etmiþ ve dayanamayýp yanýmýza gelmiþ. Zengi Ata'nýn kabrini soruyoruz. Hemen bizi gezdirmeye baþlýyor týpký diðer yerlerde Allah(CC) ýn karþýmýza çýkarttýðý gönüllü özel rehberler gibi. Kendisi Zengi Ata hazretlerinin oradaki dergahýn sorumlusu ve hocasý. Ayrýca Taþkent müftüsü olduðunu öðreniyoruz. Oradaki insanlar rusça yada özbekçe bildikleri için anlaþmamýz bazen hayli zor olabiliyordu. Bizler Rusça bilmiyor ve orjinalliði bozulup deðiþmiþ olan Türkçemizlede onlarýn her dediðini anlayamýyorduk. Burada ise bunlarýn dýþýnda anlaþma Arapça olarak saðlandý. Biz hemen merak edip hocaya sorduk, bu güzel arapçayý ve de medresede ders verecek kadar Ýslami bilgiyi, ne zaman, nerede ve nasýl aldýðýný? Çünkü hala ezan-ý muhammediyenin dýþarýdan sesli olarak okunmasýna müsade etmeyen bir devlette bunlar imkansýz gibiydi. Bize hoca, Rus zamanýnda çok zor günler geçirdiklerini herþeyin yasak olduðu dönemlerde tüm bu ilimleri ve Kur'an-ý Kerimi kendilerine gizli gizli toplandýklarý yerlerde hocalarýnýn öðrettiðini söy-lüyor ve bunlarý söylerken gözleri aðlamaklý oluyordu. Hemen ekliyordu; "O günleri düþününce bizim þimdi buralarda yapmýya çalýþtýðýmýz çok kolay" Taþkentte ezanlar cami içlerinde okunmasýna raðmen sadece burada dýþarýya ses veren ses cihaz-larýyla ezan bile okuduklarýný ifade edince bizler sevindik ve içimizde bir kývýlcým oldu. Çünkü daha önce ziyaret ettiðimiz medrese ve dergahlarda insanlara tuvalet adabýný bile unuturmaya çalýþtýklarýný hatta bir çok medreseye su bile vermediklerini görmüþtük. Buradailk defa bol su ve tertemiz abdesthaneleri görünce çok sevindik. Çünkü buralarda bir dönem, Güneþi balçýkla sývamaya çalýþmýþ fakat baþarýlý olamamýþlardý. Zaman içinde bulaþtýrdýklarý bu balçýk zerrecikleri temizlenecek yine O Güneþ tüm azamet ve ihtiþamý ile kýyamete kadar parlamaya devam edecekti. Bunun en büyük kývýlcýmlarýný da burada bizlere görmek nasib oldu. Taþkent müftüsü, bizlerle bir yandan sohbet ediyor, bir yandanda mescit ve türbeleri gezdiriyordu. Ýlk olarak tedrisat yapýlan medresenin hemen yanýndaki taþ ve aðaç iþçiliðinin ustalýkla kullanýldýðý mescit ve Zengi Ata'nýn türbesini ziyaret için zarif kapýsýndan içeriye giriyoruz. Taþ bir yürüme yolu içeriye doðru ilerlerken sol tarafýnda güzel bir bahçe ve ortasýnda muhteþem bir minare mevcut. Buralarýn minareleri daha geniþ ve küt baþlý bir mimari ile dikkatleri üzerlerine çekiyorlar. Sað tarafýmýzda ise caminin eyvaný ve muhteþem renklerle bezenmiþ dýþarýya bakan aðaç tavan iþçilikleri mevcut. Biz buralara hayranlýkla bakarken, bu arada hocada bizlere Zengi Ata hazretlerinin türbesinin yapýmý hakkýnda hikmetli bilgiler naklediyordu. Bir gurup usta; Timurlenk zamanýnda, Ahmed Yesevi hazlerine türbe yapmak için kollarý sývamýþ ve gerekli malzemeyi tedarik edip inþaata baþlamýþlar. Ýlk gün baþlayan duvarlar hýzla yükselmiþ. Fakat ikinci gün aðýr taþlarý üstüste koyarak yükselttikleri o duvar taþlarý yerlerde geziyor vede ortada örülü bir duvarda yok. Onlar buna þaþýrsada pek anlam veremeden çocuklar filan yýkmýþtýr deyip olayý geçiþtirmiþler. Ayný olay ikinci günde tekerrür edince gece bir bekçi koymaya karar vermiþler. Sabahleyin kalktýklarýnda koyduklarý bekçi uyur vaziyette ve baþlanýlan inþaat ilk günkü gibi dümdüz olunca bekçiye sormuþlar; "Ben bir an gafletle uyuklamýþým, uyuyana kadar duvar sapa saðlam ayakta idi, demiþ. Bunun üzerine bu iþ rahmani olabilir düþüncesiyle o gün çalýþmadan akþam etmiþler, ve yattýklarýnda rüyalarýnda Ahmed Yesevi hazretleri; "Gardaþlarým orada Zengi Atanýn kabrinin üzeri açýk dururken bize türbe yapýlmasý olmaz. Öncelikle Zengi Atanýn kabrini bir muhafazaya alýp üzerini kapatýnýz." diye buyurmuþ. Bu ustalar gördükleri bu rüya üzerine olanlarý idrak edip Taþkentteki garip kalmýþ Zengi Atanýn türbesini inþaa etmiþler, daha sonrada Ahmed Yesevi hazrelerinin. Zengi Ata Hakim Atanýn baþlýca halifesi. Doðduðu,yaþadýðý ve vefaat ettiði yer Þaþ vilayeti. Hoca Ubeydullah hazreleri buyurmuþlar ki: "-Zengi Ata'nýn mezarýný her ziyaret ediþimde, kabirden Allah Allah!' nidasýný duyardým. Hakim Ata siyaha yakýn koyu esmermiþ. Bir gün Anber Ana'nýn gönlünden þöyle birþey geçmiþ; "-Ne olurdu, Hakim Ata siyah olmasaydý!" Hakim Ata, keramet nuruyla bu gizli fikre mazhar olmuþ ve zevcesine demiþ: "-Yakýn zamanda benden daha siyahýna düþeceksin!" Çok geçmeden Hakim Ata vefaat etmiþ ve Anber Ana kuzguni siyah olan Zengi(Zenci) Ata ile nikahlanarak zevcesi olmuþ. Böyle hikmetlerle dolu Zengi Atayý ziyaret için bahçeden türbesinin bulunduðu bölüme geçiyoruz. Burasý kapalý bir türbe olmasýna karþýn içeride iki tane tuð mevcut. Bu niþane sadece bizim pîranýmýzda mevcut. Kabirin üzerinde bir örtü mevcuttu bunu kaldýrýnca blok mermer üzerine nakþedilmiþ harika desenleri ve tüm ihtiþamý ile bizi adeta kucaklamýþtý. Burada o anlatýlmaz huþû anlarýný yaþadýk hepberaber. Bizlere 3 gencin hikayesinide anlatýyorlar. Hicaz taraflarýndan 3 ihlaslý ve azimli genç zamanýn kutbunu, mürþidi kâmilini bulup onun talebesi olabilmek için yola çýkarlar binlerce kilometre ve aylarca yol gelirler. Bir gün dört tarafý açýk düz bir arazide yine ayný gaye için ilerlerken koyunlarýný yaymakta olan bir çoban ileriden gözlerine iliþir. Yanýna giderek bu çobana buralarda Allah dostu büyük insan olup olmadýðýný soralým demiþler. Nurani yüzlü bu zenci çoban onlarý görünce nerden gelip, nereye gittiklerini sorar. Onlarda meramlarýný anlatýrlar bu zenci çobana. Çoban ayaða kalkýp dört yönünede dönerek derin nefesler alýr ve gençlere dönerek sizin bahsettiðiniz gibi Zengi Ata Külliye Minaresi 12 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

8 Gezi Gezi birinin kokusunu alamýyorum der ve tekrar yerine oturur. Bu nurani zatý hayranlýkla izleyen gençlerden birisi arkadaþlarýna dönerek bizim aradýðýmýz mürþidi kamil baþka bir yerde deðil burada bencede bu zaat olsa gerek diyerek elini öpüp talebesi olmak isterler. Yalnýz içlerinden bir tanesi iki arkadaþý gibi davransada içinden;" Bizler aylardýr yollarda medreselerde, þehirlerde aradýðýmýz büyük zaatý bulamadýkta bu dað baþýndaki bir koyun çobanýmý bize bu irþadý yapacak hemide zenci bu..!" diyerek hor görmüþ. Zengi Ataya talebe olan bu gençlerden ikisi kýsa zaman içerisinde büyük merhaleler alarak gönül insaný oluvermiþler. Diðer genç, arkadaþlarýnýn bu terakkilerini görüyor fakat kendinde en ufak bir geliþme olmadýðýný hissediyormuþ. Bunuda hocasýna söylemekten utanan genç Zengi Ata'nýn hanýmý Anber Ana'ya derdini açmýþ;"yýllardýr bu kapý da talebeyim, benden sonra gelenler bile bu yolda yükseldi ben ise ilk geldiðim günkü gibi bom boþum demiþ.hoca efendi bana da bir himmet buyursa." diye rica etmiþ. Anber Ana bu talebeye de acýyarak konuyu hoca efendiye naklettiðinde Zengi Ata hazretleri o genç için; "Ýlk geldiði günde bizi hor görmeyip Allah (CC) için gönülden baðlansaydý þimdi o da diðer iki arkadaþý gibi çok mesafeler kat ederdi." diye buyurmuþ.bunu duyan genç hatasýný ve de hocasýnýn büyüklüðünü anlayýp af dilemiþ. O da diðer arkadaþlarý gibi yetiþerek vazifelendirilmiþ. Bu arada bizlerde türbenin içerisinden çýkarak mescidin arka bahçesindeki mezarlýðý ikiye bölen yoldan az ilerdeki Zengi Ata'nýn zevceleri olan Anber Ana'nýn ziyaretine geçiyoruz. Yolda ilerlerken mezarlýðýn bir tarafýnda fotoðraflý mezar taþlarý dikkatimizi çekiyor ve soruyoruz hocaya. Ýlk baþta biraz tebessüm edip anlatmaya baþlýyor; -Buralarý kurtulmadan önce karýþýk mezarlýk etmiþlerdi ve kafirleride buralara müslümanlarla gömmüþlerdi. Bizlerde kurtuluþtan sonra (Özbekistanýn baðýmsýzlýðý) cami bahçesindeki gayri müslimleri yolun diðer tarafýna attýk." Zaten bizlerde Cami tarafýndaki mezarlar arapça yazýlý diðer taraftakiler ise resimli. Hoca bize la-tife ederekten: -Orada bari rahat etsinler, gayri müslimleri yanlarýndan ayýrdýk onlarda kurtuldu bizde. dedi. Yolun ilerisindeki Anber Ana'nýn türbesini de ziyaret ediyoruz. Burada da ilginç bir aðaç gösteriyorlar bizlere. Sanki bir aðacý baþ aþaðý çevirmiþler, yani üst kýsmý aðacýn kökleri. Bu ilginç aðaca bakýnca tel tel saçlarý andýrýyor. Bize anlatýlana göre buraya Anber Ana saçlarýnýn bulunduðu taraðý gömmüþ ve bu aðaç þekilde buradan zuhur etmiþ. Ziyaretlerimizi tamamlamamýza raðmen ayakta saatlerce hoca ile sohbet ediyoruz. Sanki kýrkyýldýr görüþmeyen dostlar gibi. Hocada tarikat terbiyesi almýþ ve nakþi üzere dersini yaptýðýný ifade ediyor. Bizlerde kendisine silsile ve de esans hediye ediyoruz. Hoca bizlerin arkasýndan baka kalýyor, bir anlýk rüya gibi. Burada son ziyaretimizi de tamamlayýp ülkeden ayrýlmadan önceki son günümüzde, sanki bir rüya aleminde gezermiþcesine ailelerimizi bile unutuðumuz bu günlerin sonunda da olsun onlarý hatýrlayýp birer hediye ile bu ziyaretlerimizi anýlaþtýrma düþüncesi hasýl oldu. Bizde Taþkentin o geniþ yollarýndan ilerleyerek þehrin en ünlü pazarýnýn olduðu meydanýna gittik. Burada pazara giripte biribirini kaybetmemek Türk Ýþadamý Hakký Delier in Maðazasý Önünde imkansýz gibiydi. Bir gurup halinde ara sokaklardan pazarýn merkezine doðru ilerledik. Burada aklýnýza gelen herþey vardý ama pazar olmasýna karþýn her ürün gurubu bir mevkide sunuluyordu. Giysiciler, meyvacýlar, kasaplar, peynirciler.. vs. ve her köþe baþýnda çöp þiþ yapan mangal ve sýcak kuyu fýrýnýnda yapýþtýrma ekmek piþiren fýrýnlar pazarýn vazgeçilmezleri idi. Pazar meydanýna giden düzlükteki kalabalýðý görünce dayanamayýp yaklaþarak baktým. Bir gurup canbaz ve gösteri adamý sanki büyük bir sirkin içerisindeymiþcesine o pazar gürültüsüne aldýrmadan kendisini izleyen kalabalýða çeþitli gösteriler sunmakta. Buradan yüksekçe merdivenleri çýktýðýmýzda bölüm bölüm kesilip gazete kaðýtlarýna sarýlmýþ ve demir çengellere bir vitrin edasýyla dizilmiþ kuzu ve inek etlerini hayretle izledik. Buradan aðýrlýkla bayanlarýn satýþ yaptýðý rengarenk bahçe meyvalarýnýn bulunduðu bölüme geçiyoruz. Ýleriden mavi bir gök kubbe þeklinde gözüken çarþýnýn kapalý kýsmýnýn kapýsýnda Eski þýra pazarý ibaresi büyük harflerle yazýlmýþ. Bizlere yabancý gelmiyor bu terimler. Ýçerisine girdiðimizde yüzlerce tezgah ve binlerce insanla karþýlaþýyoruz. Tezgahlarda daha çok; yoðurt, tereyað, peynir, baharat çeþitleri vs gibi gýda aðýrlýklý þeyler mevcut. Buranýn çýkýþýnda yerlere yýðýlmýþ o meþhur Özbek kavununu sizlere anlatmadan geçemiyeceðim. 3 kg.'dan 30kg.'a kadar boyuna büyümüþ uzun yeþil rengin hakim olduðu ve saplarýylada taþýnmasý için özel bir örgü yapýp adeta çanta gibi taþýnmasý saðlanan bu kavunun dýþ özellikleri, içi ise armut ile bal arasý, fazla anlatýlmayýp tadýlmasý gereken bir lezzet diye düþünüyorum. Ve pazarýn çýkýþýnda ünlü semaverciler çarþýsý. Bizler burada orjinal dökme kömür semaverler ararken orada insanlarýn bu tip eski semaverlerine para verip orjinalliðinide bozarak elekterikliye çevirttirmeye çalýþtýklarýna þahit olduk. Bizler semaver sorduðumuzda nerdeyse tozlanýp kenarlarda küf tutmuþ ama çok güzel semaverler gösterdiler. Onlara göre artýk iþe yaramaz þeylerdir bunlar ama özellikle bizler için semaverin anlamý vardý. Bu yüz yýla yakýn ömür sahibi semaverleri arkadaþlar dolara bulunca birer ikiþer alý verdiler. Gerçi bunun yüzünden bazý arkadaþlara gümrükte sorun çýkartacaklardý ama kim bilebilirdi. Buradan da çýkýp doðruca bizi bekleyen aracýmýza gidiyoruz. Alýþveriþimizi de yaptýktan sonra eþyalarýmýz toplamak üzere otelimize dönüyoruz. Burada arkadaþlar eþyalarýný toplayarak otobüsümüzün yanýna gidiyoruz. Artýk otelden de ayrýlýyoruz. Buradaki son yemeðimiz için Efendim" Türk lokantasýna gidiyoruz. Bu cadde üzerinde giyim dükkaný bulunan hemþerimiz Hakký Delier'in maðazasýnada uðrayarak hayýrlý iþler dileðinde bulunuyoruz. Ayrýca tüm gezimiz boyunca bizleri havaalanýndan otellere kadar her noktada yalnýz býrakmayýp en iyi þekilde misafirperver davranýþlarýndan dolayý Hakký Delier ve ortaðý Murad Þah beye kalbi teþekkürlerimizide buradan kendilerine iletiyoruz. Efendim Türk lokantasý sahipleri ve çalýþanlarý ile göstermiþ olduklarý ilgi ve de lezziz kebaplarýndan dolayý onlara teþekkürler ediyoruz. Zahirde üç gün olup himmetleriyle 3 ay da gezilemeyecek yerleri hiç bir zorlukla karþýlaþmadan bilakis güler yüz ve hikmetli anýlarla ziyaret etmemizi saðlayan Efendi Hazretlerinin himmeti var olsun. Taþkentteki Efendim Türk Lokantasý Önünde Taþkent Pazarýndan 14 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

9 Gençlerimiz Ve Ýnanç Ýhtiyacý Ahmed Aydýn BOLAK Gençlerimiz; yani yarýnýmýz ve yarýnýmýzýn teminatý olan çocuklarýmýz... Nüfusu her yýl % 2,5 oranýnda artan genç bir millet olduðumuzu biliyoruz. Ben, yaþlý kesime mensup biri olarak gençlerimizle ilgili düþüncelerimi söylemek istiyorum. Gençlerimiz 2000'li yýllarýn eþiðinde ve bilgi çaðýna girerken, acaba kendilerinin arzu ettikleri bilgi, ahlak ve imkana sahipler mi? Sokaklarýmýzý, evlerimizi, bahçelerimizi ve okullarýmýzý dolduran cývýl cývýl Türk çocuklarý... Her birisi istikbale güvenle bakmak isteyen ve her birisi yarýn iþini, eþini ve aþýný bulmak isteyen umutla dolu Türk çocuklarý! Acaba bunlara biz, bizim neslimiz ve bizden evvelkiler istediklerini verebildiler mi? Ve acaba onlar 2000'li yýllara, bilgi çaðýna güvenle girebilecekler mi? Etrafýnýza baktýðýnýz zaman kötü örnekler görebilirsiniz. Sokakta þurada-burada teröre, ahlaksýzlýða ve kötü örneklere özenen çocuklar görebilirsiniz... Ama ben þunu güvenle söyleyebiliyorum:yetiþen gençliðimizin büyük bir çoðunluðu, millî ve manevî deðerlere sahip ve mutlu yarýnlara ulaþabilme hýrsýyla dolu, okuyan, öðrenen, öðrenmek isteyen ve yarýna güvenle bakmak isteyen çocuklarýmýzdýr. Hepimiz biliyoruz ki, gençleri iyi yetiþmeyen milletlerin yarýnlarý yoktur!.. Mutlu yarýnlar, iyi yetiþtirilmiþ gençlerle mümkündür. Acaba biz gençlerimize, iyi yetiþmeleri için lüzumlu imkanlarý saðlayabiliyor muyuz?.. Acaba evlerimizde anne ve babalar olarak çocuklarýmýza iyi örnek oluyor muyuz?.. Acaba okullarýmýzda öðretmenler olarak çocuklarýmýza iyi þeyler vere biliyor muyuz?.. Ve acaba Türk Milli Eðitimi, hedeflediði Türk gencini yetiþtirirken, o gencin yetiþmesi için lüzumlu imkanlarý saðlayabiliyor mu?.. Geçenlerde Milli Eðitim Bakaný, hedeflenen Türk çocuðunun bize tarifini ve o hedefe ulaþmak için çalýþmalarýný anlattý. Ýçim kývançla dolu olarak dinledim. Dilerim, bir gün bütün çocuklarýmýz ayný imkana sahip ve ayný kavganýn içinde baþarýyla yürüyen çocuklar olsun. Bir milletin çocuklarý o milletin ta kendisidir. Eðer çocuklarýnýz mutlu ise, aileleriniz mutlu olacaktýr. Çocuklarýnýz baþarýlý ise yarýnýnýz emin olacaktýr ve eðer çocuklarýnýz muvaffaksa, yani bilgi çaðýnýn içine girebilme kabiliyetine sahipse, siz millet olarak bilgi çaðýnýn içine gireceksiniz demektir. Çocuklarý yetiþmiþ, çocuklarý mutlu, çocuklarý istediklerini bilen ve bulan bir milletin insanlarý olarak yaþamak hepimizin hakkýdýr. Ýnanç Ýhtiyacý: Ýnsanoðlu doðduðu günden itibaren bir çok ihtiyaçla karþý karþýyadýr. Gýda ister, oksijen ister, büyümek için protein ister. Bu maddi þeylerin yanýnda, þefkat ister, bakým ister, anne sütü gibi "sevgi" ister. Ýnsanoðlunun bu ihtiyaçlarý karþýlandýkça, vücudunun büyümesine muvâzî olarak geliþen bir uzvu daha vardýr:beyin!.. Beyni inkiþaf ettikçe, insanoðlu sualler sormaða baþlar. Evvela anneden, babadan sorar. Sonra çevreden sorar. Ve nihayet kendi kendine sormaða baþlar. "Neden,niçin,nasýl?..." Bu sualler, yaþý ilerledikçe onu, kainatýn yaratýlýþýna, kendisinin yaratýlýþýna, insanlýðýn yaratýlýþýna ve yaklaþmaya baþlayan "ölüm" ün sebebini araþtýrmaya doðru götürür. Anlamaya çalýþýr suallerle... Sonunda insanoðlu, bütün bu sebepleri ararken, "sebeplerin sebebi" dediðimiz nihai sebebe, yani son noktaya ulaþýr: Demek ki bütün bunlarý yapan bir kuvvet var; bütün bunlarý meydana getiren bir güç var!.. Tektanrýlý dinler bu güce "Allah" diyorlar... Ýslamiyet "Allah" diyor, yahudiler "Yehova" diyor, "Rab Yehova" diyor ve hýristiyanlar da "Allah" ve "O'nun Oðlu" diyorlar.! Tektanrýlý dinlerin dýþýnda da bir çok inanç sistemi var. Ýnsanlýðýn tarihinde var, insanlýðýn bu günkü yaþayýþýnda var ve yarýn da olacaktýr. O sistemlerde de kendilerine göre bir gücü kabul ediyorlar. Bazýsý "elektrik" diyor, bazýsý "ilk çarpýþma aný" diyor, "hayatýn baþlangýcý" diyor. Bazýsý da, hayata sevk eden, hayata istikamet veren birtakým ruhlarý, ecdat ruhlarýný ileri sürüyor... Ýlim ilerledikçe ve ilim insanýn yaradýlýþýndaki sýrlarý çözdükçe, ýrsiyet sýrrýný, "DNA" dediðimiz hücrenin yapýsýný ve bu yapý vasýtasýyla insanýn yarýn ne olabileceðini anlamayý öðrendikçe, insanlar, "inanç" ihtiyacýný da beraberinde getiriyorlar. Çünkü inanç, insanýn bir noktada yetmezliðini telafi eden, o yetmezliði dolduran, çaresiz kaldýðý zaman, herkesin onu yapayalnýz býraktýðý zaman sýðýnabileceði bir fikir, bir varlýk oluyor. Ýster ateist olsun, ister tek tanrýlý dine inansýn, ister diðer bir inanç sistemi içinde olsun, inanmayan insan yok sevgili okuycular. Ýnanmayan bir insanlýðýn mevcut olduðunu söylemek mümkün deðil. Herkes bir þeye inanýyor, Allah'a inanýyor veya bir yüce kudrete, kendisinden üstün bir kuvvete inanýyor. Ýnsanlar inandýklarý için mesut olabiliyorlar, cesaretli olabiliyorlar, fedakarlýk yapabiliyorlar ve inandýklarý için insanlar, hayatý bitirip ölme kabiliyetini gösterebiliyorlar. Ölüm de bir kabiliyet!.. Ona karþý da soðukkanlý bakabilmek ve onun tabii bir netice olduðunu anlayabilmek kabiliyetine sahip olabiliyorlar. Ýnançlý bir milletin çocuklarý olarak hepinize hayýrlý, uzun, saðlýklý ve inançlý yýllar niyaz ederim. 16 Eylül-Ekim 2000

10 Basýndan Basýndan 18 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

11 Altun Silsile Altun Silsile HÂCE MUHAMMED BAHÂEDDÝNÝ Mevlüt SARIOÐLU Necmettin SARIOÐLU Hazreti Muhammed (s.a.v) den günümüze kadar devam eden Altýn Silsilenin parlak yýldýzý, Nakþibendi Tarikatýnýn kurucusu, Orta Asya yý, Anadolu yu ve bütün cihanýnakþibendi nuruyla aydýnlatan büyük insan, yüce pîr, Hace Muhammed Bahâeddin Nakþibend (ö.791/1389) Hazretleridir yýlýnýn Kasým ayýndaki Özbekistan ziyaretimizde Þahý Nakþibendi Hazretlerinin mübarek makamý Kasr-ý Ârifan ý da görme þerefine nail olduk. Yaþamýþ olduðu mekanlar, yetiþtirdiði insanlar ve çaðlar ötesine bu þûlenin yansýmasý ilk günkü kadar taze ve canlýdýr... Uzunca boylu, buðday benizli, gökçek simalý, nahiv, zarif, tarikat aleminin imamý, hakikat diyarýnýn pîri, þeriatýn ve ehli sünnetin yegane baðlýsý ve iþleyicisi ve velayet baðýnýn gülü idi. Billur gibi parlak ve ziyalý gerdaný, peygamber niþanesinin alameti idi. Merhamet, tevazu, baðlýlýk, muhabbet, þefkat, himmet ve tasarruf onun mübarek sinesinde katreden deryaya tebeddül etmiþtir. Þah-ý Nakþibend Hazretleri kendisine kadar "Hacegân BUHÂRÎ ÞÂH-I NAKÞÎBENDÎ(K.S) Þahý Nakþibend Külliyesinden yolu" olarak anýlan yolu Tarikat-ý Nakþibendî yapan, veliler serdarý bir uludur. Adý Muhammed Bahaüddîn b. Muhammed el- Buhârî dir. Buhara yakýnýnda ki Kasr-ý Ârifân'dandýr. Kendilerine nisbetle Arifler köþkü anlamýna gelen Kasr-ý Ârifân denildi. tarikatta Hafî zikir esas alýnmasýnda Nakþibend Nakýþçý, Nakýþbaðý anlamýna gelmektedir. Þah kelimesi ise Gönül sultaný anlamýnda saygý ifadesidir. Haiz olduðu bu erdemler; tarikat-ý aliyyenin ana direkleri olmuþ, onun üzerine hafiyyat aleminin kâþaneleri bina edilmiþtir. Ýslam'ýn latif ve zarif birer þubesi olan tasavvuf aleminin santrali; onun kurduðu tarikat-ý aliyye ile muhaberatýný, rabýta hatlarýyla dergah-ý ilahiyyeye ulaþtýrmýþtýr. "Rabbini kendi nefsinde tazarru ile gizlice zikret" ayet-i celilesi, her sahifesi güzellik babýnýn anahtarý olan ve onunla insanlýk aleminin erdem kapýlarýný açan bir kitap olmuþtur. Dil; onun tespit ettiði baðlayýþla mahkumiyetten hürriyet alemine açýlmýþ ve kalbe indirilen gizli zikir, esrar-ý ilahiyyenin þahidi ve teþhircisi olmuþtur. Þah-ý Nakþibend, H.718/M.1318'de Kasr-ý Hindûvân'da (Kasr-ý Arifan) tevellüd etmiþ olup, bu yýllar Osmanlý Devleti'nin kuruluþ dönemlerine rastlamaktadýr. Buhara ise, Ýran Moðollarý ile müttefikleri Çaðatay Hanedanýnýn elindeydi. Þah-ý Naþibend Hazretlerinin ilk Hocasý Muhammed Baba Semmasi (KS) 'dýr. Dedesi ve babasýnýn da þeyhi olan Semmasi (KS) hazretlerinin kendisinin doðumunun "Benim burnuma bu evden bir yiðit kokusu geliyor" diyerek müjdeleyen ve O'nu üç günlük bir bebek iken manevi evlatlýða kabul edip, terbiyesini halifesi Emir Külâl (KS) Hazretlerine havale etmiþtir. Ancak Seyr-i Sülûkünu yanýnda tamamlayýp,manevi emaneti aldýðý mürþidi Emir Külâl (KS) Hazretleridir. Bu doðuþ, kendileriyle beraber kýyamete kadar kapanmayacak bir kapýyý açmýþ ve nice beldeleri arifler diyarý olarak adlandýrarak ve o beldelerin emsallerini bütün Ýslam aleminde açagelmiþtir. Þah-ý Nakþibend Hazretleri bir peygamber deðildir. Ancak velilerin ulusudur. Bilinmelidir ki; Kur'an-ý Hakim evliyaullahýn (Allah dostlarýnýn) hüzünden ve korkudan beri olduklarýný haber verir. Yine bilinmelidir ki; veliyi nebiden efdal tutmak küfürdür ve sapýklýktýr. Ancak insaný kemale erdiren hangi unsur, hangi sebep ve hangi saika olursa olsun, kutsidir, mükemmeldir. Tarikat; insanlýðý zikir ve nefse muhalefet yoluyla Allah (c.c)'a yaklaþtýrmaya davet eder. Ýþte o tarikatýn kurucusu olan veli de, o davetcilerin baþýdýr. Yani açýk ifadeyle belirtecek olursak; veliler teblið ve eðitim sýfatlarýyla, hatta sahip olduklarý zahir ve batýn ilmiyle peygamber varisidir. Ýþte nice mürþidleri ve nice davet ve tebliðcileri yetiþtiren, Buhara erlerinin reisi de Þahý Nakþibendi Müze Giriþi Bahaeddüni Buhari'dir. Daha çocukken yollardan taþ toplayýp yaralý hayvanlarýn yarasýný timar eden bu pîr, ayný þefkatýný ve merhametini insanlýk alemine yönelterek "hayrun nas menyenfeun nas" tavsiyesinin iþleyicisi olmuþtur. Bahâeddin Buhârî hazretlerinin Özbekistan- Buhâra'da, küçük bir yerleþim merkezi olan Kasr-ý Arifân'da bulunan medreselerinin giriþ kapýsý. Þah-ý Nakþibend hazretleri, maneviyat yoluna girmeden önce bir süre dini ilimler tahsil için Semerkanda gitti. Onsekiz yaþýnda Semerkat'daki tahsilini tamamlayarak Kasr-ý Arifan'a döndü ve orada evlendi. Evlenmesinden bir süre sonra Þeyhi vefat etti. Emir Külâl Hazretleri, Þah-ý Nakþibend Hazretlerinin manevi eðitimi ile meþgul olmaya baþladý. Daha sonra beraber Nesef'e giderek yedi yýl orada kaldýlar. Nakþibend Hazretlerinin, cehri zikre katýlmayýþýndan dolayý, halinde ki farklýlýðý sezen Emir Külâl Hazretleri, bir müddet sonra O'na "Þeyhim Muhammed Baba Semmasi (KS)'nin senin yetiþmen konusunda ki emirlerini yerini yerine getirdim. Göðsümde ne varsa sana aktardým. Ama senin himmet kuþun beni geçti. Artýk kemâl semâsýnda dilediðin gibi uçmaða mezunsun. " diyerek icâzet verdi. Suhâr'da bir mescid inþasýnda 500 müridin huzurunda gerçekleþen bu icazetten sonra Þah-ý Nakþibend (KS) Hazretleri, vefatýna kadar Buhara'da irþad hizmetini sürdürdü. Kendi zamanýna kadar açýk zikri tercih eden Hacegan tariki, onun elinde müntehi zikri olan hafiye dönderilerek, talibanýn kalbine ilka edilmiþ ve ruhuna elmas kalemle iþlenmiþtir. Sükut salikin keskin kýlýcýdýr. Gizlilik ise, yani sýr; ebrarýn (iyilerin) sinesinde mekan tutar. Azimetin gizli olaný makbuldür. Bu cihetle Hazreti pîr, insanlarý mükemmel kýlan sükut, tahammül ve gizlilik öðeleriyle yetiþtirmeyi tercih e t m i þ t i r. Nakþibendi tarikatý ismini bu zattan almýþtýr. Bu tarikatýn gizli zikir esasý ile beraber bir takým letaiflerini ve inceliklerini (rabýta, mübeaya, muahebe, nafile vb.) yine bu ulu mürþidimiz belirlemiþtir. Bu hususta kendileri nisbetini Havâce Abdulhalýk Goncdüvani Hazretlerinin ruhaniyetinden almýþtýr. Halbuki Þah-ý Nakþibend efendimizle, Abdulhalýk Goncdüvani Hazretleri arasýnda üç asýr vardýr. Bu da onun ne denli büyük bir mazhariyyete sahip olduðunun delilidir. Böyle bir mazhariyyete sahip olan bu veliler serdarýnýn, Emir Külal Hazretlerine teslimiyeti; tevazunun o teslimiyette acze düþtüðü vakalardan birisidir. 20 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

12 Altun Silsile Altun Silsile Bir kýþ günüdür. Akþama yakýn bir saatte Seyyid'in kapýsý dövülür. Meramýný haliyle anlatan Þah-ý Nakþibend Hazretleri kabul görmemiþtir. Sabah namazýna mescide gitmek üzere kapýyý açan Seyyid, kapý eþiðinde Þah-ý Nakþibend Hazretlerinin mübarek baþýnýn üzeri karlarla örtülü olduðunu müþehade eder. Þahý Nakþibend Þerbet Sebili Aðlayarak içeri alýr. Ve ayaklarýndaki yaralarý timar eder. Elbiselerini deðiþtirir. Kendileri daha sonralarý baþka bir ifadeyle þöyle anlatýr : - Kabul görmediðim için geri dönmüþtüm. Daha bir fersah gitmeden kendi kendime nefsimin serkeþliðine kapýldýðýmý düþünerek büyük bir piþmanlýkla geri döndüm. Ve o Seyyid'in hizmetine talib oldum. Þah-ý Nakþibend Hazretleri daha çocukluk zamanlarýnda keþif ve kerametlerini saklayamamýþtýr. 6 yaþlarýnda iken; doðumlu bir ineðin belirli iþaretlere sahip bir yavruyu doðuracaðýný söylemiþ ve söylediði de ayný biçimde zuhur etmiþtir. Kendileri gençlik çaðlarýnda çoðu zaman tefekkürü ve uzleti tercih ederlerdi. Hatta kabristanlarda çok otururdu. Yine böyle bir gün kendileri olaðanüstü bir halin içine düþmüþ, ziyaret ettiði kabirlerin baþýnda yanan kandiller görmüþtür. Ama o kandillerin fitillerinin daðýnýk olmasý sebebiyle sönük yandýklarýný görmüþ, baþka bir pirin kabri baþýnda neden böyle sönük yandýklarýný düþünürken: Kýble tarafýndan yeþil örtülerle donatýlmýþ bir kürsünün hemen önüne kurulduðunu görmüþtür. Kürsünün etrafýnda oturan bir kaç þahýstan birini (Hace Muhammed Baba Semmasi) tanýr. O esnada kendisine; o kürsünün Hace Abdulhalýk Goncdüvani Hazretlerinin kürsüsü olduðu söylenmiþ ve Abdulhalýk Goncdüvani Hazretleri de kürsüsüne oturmadan evvel Þah-ý Nakþibend Hazretlerine bir hýrka hediye etmiþtir. Hýrkanýn özelliði ise; giyen kimsenin musibetlerden beri olmasýný temin etmektir. Manevi âlemde Abdulhâlýk Goncdüvani (KS) Hazretlerinin talimatý þöyledir. "Oðlum Bahaeddin! Hakk tarafýndan büyük bir isti'dada sahipsin. Âleme manevi ýþýk yayacak olan bu istidat fitilini tahrik lazýmdýr. Zikri ilâhiden farið olma! Mahlukata hâlisane hizmet et! Çünkü Hakka giden yol hizmetten geçer. Ayaðýný þeriat seccadesine koy, emir ve nehiy huhusunda istikamet üzere ol. daima azimetle amel et, sünnete ittiba et, ruhsatlarý býrak,bi'datlardan kaç, insanlar, hayvanlar ve bitkiler senden hizmet bekliyor. Seyr-i Sülükün evvelinde, ortasýnda ve sonunda gerekli bilgi ve usulleri Hýzýr (AS) 'dan aldýðým gibi sana talim eyledim. Daha çok zikr-i Hafiyi iltizam et! Allah yâr va yardýmcýn olsun." Diðer pîran sýrasýyla; þu Mahmud Engir Fagnevi, ötekisi Arif Rivgeri diðeri de Evliya-i Kebir ve benzerleri gibi takdim edilmiþlerdir. Daha sonra seyr-i sülûkün baþ orta ve son merhaleleri; Abdulhalýk Goncdüvani Hazretleri tarafýndan kendilerine talim buyurulmuþtur. Ýntisablarýnda ise, çoðu zaman gizli zikri tercih ettiði için; Seyyid Emir Külal Hazretlerinin diðer müridaný tarafýndan þikayet ve tenkitlere maruz kalmýþtýr. Ancak ondaki vehbi sýfatlarýn tezahürü sonucu Seyyid Külal Hazretleri terbiyesinden muafiyetini dileyerek, Hz.Þah-ý Nakþibend'in artýk kendi sahrasýnda uçmasýný ve Ýslam alemine sayýsýz fütûhatlarýn ve tasarruf kapýlarýnýn kendi eliyle açýlacaðýný beyan etmiþtir. Hz.Pîr-i Ruþen ise, kendisine böyle bir ruhsat verildiði halde oniki sene Havace Halil Ata'ya hizmet etmiþtir. Halbuki kendileri fenâ'nýn, yakîn'in ve bekâ'nýn doruðunda idiler. Daha doðrusu irþada memur olduðu cemaatin ve ýhvanýn içinden, kýyamete kadar Ýslam nurunu ve tarikat ruhunu iletecek Alaaddin Attar'lar Muhammed Parisa'lar, Yakub-i Çarhi'ler ve Muhammed Zahid gibi maneviyat erleri yetiþtirmiþtir. Biz burada olumsuzluklar alemini; insanlýðýn hizmetine inanýlmaz noktasýný aþarak müsbet bir layiha açan bu maveraünnehir sultanlarýnýn Hz.Þah'a nasýl tabî ve hizmetine talib olduklarýný anlatmadan geçemeyeceðiz. Bunlardan muhabbetin tevazunun, fakrýn, fahrin ve hizmetin elinde þekillendiði Hz.Muhammed Parisa (k.s)'lerinin macerasýný ve maverasýný izaha çalýþacaðýz. Günlerden bir gün Þah-ý Nakþibend Hazretlerinin kapýsýna henüz yirmi yaþýný doldurmamýþ bir civanmert gelir. Þah-ý Nakþibend Hazretleri Muhammed Parisa Hazretlerini daha ilk gördüðü anda : - Lehül hamd. Bu gün aðýmýza bir þahin düþtü. Diyerek sevincini belirtmiþtir. Çünkü baþlangýcýn baþlangýcýndan, nihayetin nihayetini gören ve bütün esrarý çözmeye muktedir nazarlarýyla, o Zat-ý Pâk'ýn maya hamurunun, velayet ve kemalattan yoðrulduðunu bilmiþtir. Muhammed Parisa Hazretleri Þah-ý Nakþibend Hazretlerine bütün sýfatlarýný terk ederek arýnmýþ ve safiyane bir merd Muhammed Þâhý Nakþibendi tülû eyledi çün hurþid Ýhâta etti âfâký anýn nûru füyuzâtý olarak teslim olmuþtur. Onun feyziyle feyzlenmiþ, onun bereketiyle bereketlenmiþ, onun ahlakýyla ahlâklanmýþ ve hatta fenafiþ-þeyh ifadesiyle ikisi birbirinde yok olmuþtur. Ýlk bakýþta acayip görünse dahi þu olay bu gerçeðin en açýk delilidir : Muhammed Parisa Hazretleri bir gün ayaklarýný havuza salmýþ, iklimin ve bulunduðu halin tesiriyle istiðrak halinde oturuyordu. Bunu gören Þah-ý Nakþibend Hazretleri soyunarak havuza girmiþ ve yüzlerini Muhammed Parisa Hazretlerinin ayaklarýna sürerek þu meþhur duasýný yapmýþtýr : - Ýlahi! Þu Muhammed Parisa'nýn hürmeti için ben Bahaeddin kulunu affet ve kötülüklerden mutahhar kýl. Ey salik ve ey yirminci asrýn medeniyet hevesatýyla izzetini ve iffetini günahýn kirli ellerine teslim eden tarikat muhalifleri! Bilmelisiniz ki; Ýnsan, yaratýlanlarýn en ekremidir. O ekremler içinde velayet sýfatýna sahip olanlar da ikinci derecede mükerrem ve müstesna þahsiyetlerdir. Efdaliyetin en son noktasýnda olan peygamberler ise; evvela veli ve sonra nebidirler. Ýþte ruhlarý ve mükemmellik erdemleri hiçbir pazarda satýlamayan ve hiçbir olumsuz etkiden zedelenmeyen bu veliler, yeri geldiði zaman Allah (c.c)'ýn rýzasýnda, sevginin ve muhabbetin deryasýnda yüzlerini ayaklar altýna sermekten çekinmemiþlerdir. Yine bilinmelidir ki; müsveddelerin yapmýþ olduklarý ahlaksýzlýk veya mürâilikler, o sultanlarýn þahsýna gölge düþüremez. Gerçek manadaki mürþid-i kâmilin en belirgin sýfatlarýndan birisi de tevazudur. Bil ki; ne zaman safahat ve zevk uykusundan uyanýrda, o insanlýk erlerinin tevazu ellerine kendini teslim edersen, uyanýklar ve Allah (c.c)'a yaklaþanlar safýnda yer alacaksýn. Tevfik Allah (c.c)'ýn þefaat peygamberlerin ve himmet pîrlerindir. Tarikat aleminde böyle bir mazhariyyete sahip velilerin, gavslarýn veya kutuplarýn hiçbirinde böyle bir yok oluþ görülmemiþtir. Bundan dolayýdýr ki; Þah-ý Nakþibend Hazretleri velilerin baþbuðu ve serdarýdýr. Çünki bu yolun ulularýnýn bir tek rehberi ve önderi vardýr, o da peygamberler peygamberi Hazreti Muhammed (s.a.v)'dir. Dikkat edilecek olursa Allah (c.c) Adem (a.s)'a sýfatýný sorduðunda "safiyullah'ým" demiþtir. Nuh (a.s)'a sorduðunda "nebiyyullah'ým", Ýbrahim (a.s)'a sorduðunda"halilullah'ým", Musa (a.s)'a sorduðunda "kelimullah'ým", Ýsa (a.s)'a sorduðunda da "ruhullah'ým" cevaplarýný almýþtýr. Hz.Muhammedül Arabi (s.a.v)'e sorduðunda ise; "ene abdükel yetim" yani "ben senin yetim kulunum" cevabýný almýþtýr. Halbuki Cenab-ý Zülcelal O'na "habibim" dememiþ midir? Keza "Sen olmasaydýn hiçbir þeyi yaratmazdým" buyurmamýþ mýdýr? Bunun içindir ki; yüzyirmidört bin nebi geçmiþtir ama Muhammed (s.a.v) bir tanedir. Ve o veliler ordusu da O'nun varisleridir. 22 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

13 Beni mazur gör bu defa; Ey Þanlýurfa Musa TEKTAÞ Peygamberler Þehri Urfa... Kâbei Muazzama'nýn mimarý Ýbrahim Aleyhisselam'ýn nurlandýrdýðý þehir. Odunun balýða, ateþin gül bahçesine döndüðü mekân... Nemrud'un çilesini çeken, hakk yolunda boyun büken, daha mancýnýkta iken; "Benim Rabbim benim halimden haberdardýr" diyerek teslimiyetin en yükseðine þahit þehir... Milli mücadelenin en mücahit þehri... Halilürrahman diye de, Ayn-ý Zeliha diye de anýlsan sen aklýma düþersin. Sende tarih, sende tevhid mücadelesi, sende kültürlerin hasý, imanýn sesi... Baðrýnda yanýyor iman meþ'alesi... Acýlara tahammül eden, sabrýn sembolü Eyyüp aleyhisselamý sen misafir ettin... her zaman Rabbinin verdiðine razý olan o yüce peygamberin haline de þâhitsin...taþlarýnda muhabbetin sýcaklýðý, kuyularýnda sabrýn serinliði ve ulvi bir bakýþla mânalarýn derinliði... Camilerin, medreselerin, hanlarýn, hamamlarýn hepsi en güzel ustalýklarýn eseri... En duygulu zamanlarýn, en estetik dilimlerin þaheseri... Ustalar, imanla yontmuþ taþýný, iþçileri abdestli koymuþ harcýný ve dimdik ayakta þimdi tâ o eski günlerden beri... Köprüleri, su kemerleri... Hayratlarýn dillere destan söylenir diyâr diyâr... Kalelerde surlarýn var, yýkýlmaz bir duvar... Dar ve yüksek duvarlý sokaklarýn mahrem hayatýnýn bekçileri, el iþçiliði ve misafire merhaba diyen, el uzatan kapý tokmaklarýn tuttuðunu çeker içeri... Büyük bahçelerin ortasýnda tarihi Urfa evleri... Hayat'ta hayat bulan hayat, selamlýkta aðýrlanýr, haremlikte ev halkýyla kaynaþýr... Eyvanlar sýcaða inat, motif motif iþlenmiþ; taþlarla bezenmiþ, insana huzur saðlayan bir ortam... Bahçenin ortasýnda bir þadýrvan var ki, can bahþeden su sesi ve etrafýnda çocuklarýn neþ'esi... Bir de, tulumbanýn tatlý ama kulaðý týrmalayan gýcýrtýsý... Bakýrcýlar, kilimciler, saraçlar... Pazar ola, gardaþlar, canlar, can Urfalýlar... Kebapçýlardan dýþarýya akseden leziz kokular ve lahmacuncular, çið köfteciler... Hayat El-Harrani hazretleri kadar nurlu, dünyanýn en eski medresesi Harran gibi onurlu ve göðe uzanan çadýr tipli yapýlarýyla otað kültürünün timsali, Türk- Ýslam mührünün vurulduðu yerdir Urfa. Ovalarý sulayan, gönüllere ferahlýk veren, çýramýzýn gazýný elektriðe, Fýrat'ýn sularýný, kanallara baðlayan bir yýkýlmaz köprüdür Urfa... Þarkýn göz bebeði, altýn fýþkýran topraklar...halil Ýbrahim'in bereketi, her taraf canlý her yerde yeþil yapraklar... Urfa'ya baktýkça Darende'yi, Darende'ye ve önündeki havuzu seyrettikçe, Urfa'yý hatýrlýyorum. Bir tarafta Halilürrahman niðmeti, diðer yanda Þeyh Hamid-i Veli nin ayný râha hizmeti... Allah'ýn nurundan oraya Ýbrahim peygamber ýþýk tutmuþ, Darende'ye O, Peygamberin temiz neslinden, âlemlerin efendisi Hz. Muhammed (S.A.V) in evlatlarýndan meþ'ale yakmýþ... Hulusi Efendi o meþaleyi en güzel bir biçimde, Peygamber nesline yakýþýr bir þekilde þuâlandýrmýþ. Allah'ýn hikmeti, balýklarýnda kardeþ olduklarýný da seziyorum sessizce. Ýbreti âlemdir bu iki þehir, düþtü gönlüm bir âha. Bu iki nurlu merkezden de yol ulaþýr Hakk râha... Görmek gönle safa, göze þifa... Seni gönül gözüyle görüp, gönül diliyle anlatmak isterdim... Ama þimdilik dünya gözüyle görüp, kalem diliyle anlatýyorum... Beni mâzur gör bu defa... Ey Peygamberler Þehri Urfa...

14 Kültür Kültür Tarihi seyri içersinde Adem (a.s) dan bu yana hemen hemen her devirde önemini koruyan, tarihi, kültürü ile devamlý bir medeniyet merkezi olmuþtur. Arkeoloji literatüründe "Bereketli Hilal" olarak adlandýrýlýr. Þanlýurfa da birçok Peygamber yaþadýðý için buraya Peygamberler þehri anlamýna gelen Dir-i Mesih de denir. Rivayetlere göre Hz. Adem (a.s) bu topraklarda çiftçilik yapmýþ, Hz Eyyüp (a.s) bir maðarada sabrýný göstermiþtir. Ýbrahim (a.s), Nemrut'un putlarýna karþý tek Allah'ýn birliðine inanmayan insanlara bu topraklara da davet etmiþ. Hz. Musa (a.s) Tek Tek daðlarý mevkiinde Þuayip Peygamberin yanýnda 7 yýl çobanlýk yapmýþ ve sihirli âsasýný Þ u a y i p Peygamberden almýþtýr. Hz. Yusuf (a.s) annesi Sara Hatun Þanlýurfa topraklarýnda doðmuþ. Hz Davud (a.s) uzun süre bu topraklarda yaþamýþtýr. Bu günde Þanlýurfa, tarih içersindeki önemine ve zenginliðine uygun olarak, dünya çapýnda bir projenin uygulanma.sý sonucu (GAP), Halil Ýbrahim (a.s) sofrasýnýn bereketini tekrar bizlere sunmanýn gururunu yaþamaya baþlamýþtýr. Ýbrahim Aleyhisselam: Ýbrahim (a.s), Nemrut'un vezirlerinden Azer'in oðludur. Ýbn Abbas (r.a)'ýn anlattýðýna göre Ýbrahim (a.s)'ýn annesi hamile olduðu vakitler kâhinler, "Nemrut'a; sana haber verdiðimiz çocuk bu gece ana rahmine düþtü." Dediler. Bunu üzerine Nemrut, doðacak olan çocuklarý öldürtmeðe baþladý. Ancak Ýbrahim (a.s)'in annesi hamileliðini gizledi ve doðumu yaklaþýnca þehrin dýþýnda bulunan bir maðaraya giderek, orada doðumunu yaptý. Ve çocuðunu maðarada gizledi. Bundan sonra annesi her fýrsat buldukça oðlunun yanýna gidiyor ve bakýmý ile ilgileniyordu. Parmaklarýný kontrol ettiðinde birinden süt, diðerinden bal, birinden su gibi bir mayinin çýktýðýný müþahede etti. Bazý tarihçilere göre Ýbrahim (a.s) ýn, bu maðarada 16 yýl kaldýðýný, bazýlarý da 15 ay kaldýðýný ama her ay bir sene kadar büyüdüðünü rivayet ederler. Ýbrahim (a.s), maðaradan çýkýnca, daðlarý, ovalarý, gökyüzünü seyretti. Bunlarýn yaratýlýþýný düþündü. Kainatýn mutlak bir yaratýcýsýnýn olduðuna inandý. Cenab-ý Hakk; "Böylece biz Ýbrahim'e göklerin ve yerin melekûtünü (büyük ve harikulade muhteþem varlýklarýný) gösteriyorduk ki, (En am, 75) (kudretimizle) kesin inanlardan olsun." Ýbrahim (a.s), Allah ýn dostu ve Müslümanlarýn Babasýdýr. Ýbrahim (a.s), putperestlikle mücadele etmeye baþladý. "Hani babasýna ve kavmine demiþti ki: " Bu tapýnýp durduðunuz heykeller nedir?" onlar da;" Babalarýmýzý bunlara tapar bulduk" (Enbiya, 52-53) demiþlerdi." Hz. Ýbrahim (a.s)'ý Tasdik Edenler; Hz Ýbrahim(a.s)'ý ateþte yanmadýðýný gören halkýn çoðu onun davetine icabet ettiler. Kardeþi oðlu Hz. Lut (a.s), diðer kardeþi olan Nahor da Lokman (a.s)'ýn dedesidir. Hz Ýbrahim (a.s), ateþten selametle kurtulunca Nemrud baþka bir tuzak kurmaya karar verir. Bunu haber alan Hz Ýbrahim (a.s) göç etmeye karar verir. Ýlk hicret yeri Harran'dýr. Bir müddet sonra Þam ve Filistin'e doðru göç eder. Hz Ýbrahim (a.s), yanýnda eþi ve Hâcer isminde ki Cariyesi ile birlikte Filistin'e yerleþti. Hz. Ýbrahim (a.s)'ýn gönlü bir çocuk istiyordu. Kendisine bir salih kul vermesi için Allah'a þöyle dua etti; Rabbim! Bana salihlerden bir çocuk ver (Saffat, 100) Hz Ýbrahim (a.s), karýsý Sare Hazretleri yaþlý olduðundan Cariyesi Hacer'i, Hz Ýbrahim (a.s) evlenmesi için müsaade etti. Hz. Hacer'den Ýsmail (a.s) doðdu. Allahýn emriyle Hz Ýbrahim (a.s), Hacer ve Ýsmail'i alarak Mekke'ye götürdü. Onlarý tenha bir yere býraktý ve döndü. Hz Hacer ve Ýsmail (a.s) ile, kendilerine býrakýlan suyu ve ekmeði yiyerek kaldýlar. Yiyecek ve içecek bitince susadýlar. Bu yakýcý tabloya dayanamadýlar. Safa ve Merve tepeleri arasýnda Hz Hacer yedi defa gidip geldi. Son olarak Merve'ye týrmandýðý sýrada bir melek kanadýyla Zemzemin bulunduðu yerde yeri eþdiðini gördü. Su görülünceye kadar deþmeye devam etti. Hz. Hacer ve Ýsmail (a.s), sudan doya doya içtiler. Cürhümlülerden bir gurub oraya gelerek yerleþti ve Ýsmail (a.s), Cürhümlü bir kadýnla evlendi. Hz Ýbrahim (a.s) zaman zaman onlarý ziyaret ettiler. Bir gün rüyasýnda Allah'ýn kendisinden Ýsmail (a.s)'ý kurban etmesini istedi. Durumu oðlu Ýsmail (a.s)'a arz etti. Ýsmail (a.s) da tam bir teslimiyetle Allah'ýn emrini yerine getirmesi için babasýna söyledi. Böylece ikisi de Allah'ýn kendileri için yaptýðý imtihaný kazandýlar. Kabe'yi Ýnþa ediyorlar Hz Ýbrahim (a.s), uzun müddet oðlundan uzak kaldý. Sonra önemli bir iþ için ona geldi. Allah ona; kendisine ibadet edilen ilk mescid olmak üzere Mekke'de Kabe'yi kurmasýný emretti. Ýsmail (a.s) da ona yardým etti ve Kabe'yi yaptýlar. Kabe'yi yaparken devamlý olarak þöyle dua ediyorlardý."ey Rabbimiz! Bizden bu hayýrlý iþi kabul et. Gerçekten sen (Bakara, 127) duamýzý iþitici ve niyetimizi bilicisin." Sonuç olarak: Ýbrahim (a.s), Hakk'ýn yeryüzünde yayýlmasýna hizmet edenlerin en önemli þahsiyetlerinden biri olmuþtur. Onun neslinden de insanlýðýn zirvesi olan son Peygamber Hz. Muhammed (SAV) Efendimiz dünyadaki karanlýðý nura çevirmiþlerdir. 26 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

15 Halilürrahman Külliyesi ve Balýklý Göl-Þanlýurfa Fotoðraf: Aslan Tektaþ

16 Kültür Kültür Hz. Eyyüb Aleyhisselam: Hz. Eyyüb (a.s), Hz. Ýbrahim (a.s) neslindendir. Annesi Lut (a.s)'ýn kýzý Leyla'dýr. Hz Eyyüb (a.s) son derece muttaki, düþkünlere þefkatli idi. Dul ve yetimlerin bakýmlarýný üstlenir. Misafire ikram eder, kavmini sadece Allah'a kulluk etmeðe çaðýrýrdý. Eyyüb (a.s) her yönüyle zengindi. Bir çok oðullarý vardý. Bunlarýn hepsini kaybetti. Vücuduna isabet eden hastalýklarla imtihan edildi. Allah'ý zikretmiþ olduðu dili ve kalbi dýþýnda ki tüm azalarý hastalandý. Yine de devamlý Mevla'yý zikrediyordu. Hastalýðý uzadý, yatalak oldu. Tüm insanlar kendinden uzaklaþtý, yurdundan çýkarýlýp, viraneye býrakýldý. Yalnýz eþi kendisine hizmet ediyordu. Onunda gücü azaldý, kocasýný doyuracak bir þeyi kalmadý ve baþkalarýna ücretle hizmet etmeðe baþladý. Bütün bunlar, Hz Eyyüb (a.s) ve eþinin sabrýný artýrdý, þükrünü artýrdý. Hz. Eyyüb (a.s)'ýn uðradýðý belalar darb-ý mesel oldu. Kur'an-ý Kerim'de Cenab-ý Hakk; "Eyyüb'u da hatýrla. Hani O, Rabbine "Bana gerçekten zarar gelip çattý. Sen merhamet edenlerin en merhametlisisin" diye niyaz etmiþtir. Biz de duasýný kabul edip, zararýný gidermiþ, tarafýndan bir rahmet ve ibadet edenler için bir hatýra olmak hem ailesini, hem de onlarla beraber bir mislini ona (Enbiya, 83-84) vermiþtik." Sabýr, Peygamberlerin ahlaký, muttakilerin silahýdýr. Hiçbir baþarýlý insan yoktur ki, baþarýsýnýn en önemli özelliklerinden biri sabretmesini bilmesidir. Sabýr, Kur'an-ý Kerim'de de 70'e yakýn yerde zikredilmiþtir. Peygamber Efendimiz de (SAV), sabrý tavsiye etmiþtir. Ve þöyle buyurmuþtur; Sabýr, imanýn yarýsýdýr" Halilurrahman ve Ayný Zeliha Gölü: Atatürk Hz Barajý Ýbrahim (a.s)'ýn, Nemrut tarafýndan ateþe atýldýðý yerdir. Günümüzde de göl olarak kalan yerin eni 30m, boyu 150m dir. Ateþe atýlan odunlar balýða dönüþmüþtür. Aynýzeliha da Nemrut'un kýzýdýr. Hz Ýbrahim (a.s) a, iman etmiþtir. O da kendisini Ýbrahim (a.s) dan sonra ateþe atar. Onunda düþtüðü yer göl olur. Harran ve GAP : Kendi adýyla anýlan büyük bir ovanýn merkezinde kurulmuþ olan bu antik kentin en eski adý Harran olarak bilinir. Çevresi bu günde gözlenebilen surlarla çevrili kentin ortasýnda önemli bir höyük bulunmaktadýr. Harran asýl ününü okullarýnda yetiþtirmiþ olduðu bilginlerinden alýr. Bunlar, ünlü matematikçi Sabit Bin Kurra, Astronomi bilgini Battani, Harrani lakabý ile ün salmýþ Ahmet bin Yunus ve Ömer bin Yunus kardeþler. Cabir b. Hayyandýr. GAP rojesi ile hektar alan sulanacak, 23 milyar KWH hidroelektrik enerji üretilecek. 7'si Fýrat, 6'sý Dicle üzerinde olmak üzere 13 projeden müteþekkil olan GAP'ta toplam olarak 22 baraj, 17 Hidroelektrik santrali kurulacaktýr. GAP, Harran Ova.sý eski döneminin belki de yeniden yakalamýþ olacak. Tarih tekerrürden ibaret derler ya. Hayat El Harrani 581 'de (1185) seksen yaþlarýnda vefat etmiþtir. Hakkýnda bilgi veren kaynaklarýn çoðu adýný Hayat b. Kays el Harrani, bazýlarý Sultan el Ensari el Harrani þeklinde kaydeder. Þeyhin künyesinde ki Ensari nisbesi onun sahabi soyundan geldiðini gösterir. Þeyh Hayat'ýn Harran'da 50 yýl Hüseyin el Bevari'nin sohbetlerinde bulunduðu rivayet edilir. Ýyi hali ve kerametleriyle tanýnan Hayat b. Kays'ýn (Zehebi), Sultan Nureddin Zengi ve Selahattini Eyyübi tarafýndan ziyaret edilmiþ olmasý, çaðýnda ki þöhretini ve nüfuzunu gösterir. Harran'da adýný taþýyan mescidin kýble tarafýnda inþa edilen Zaviyesinde irþad faaliyetinde bulunan Hayat b. Kays, bölgenin en çok saygý gösterilen þeyhi haline gelmiþtir. Aðustos 1185 yýlýnda vefat etmiþtir. Oðlu Ömer'in yaptýrdýðý türbenin kitabesi N. Van Berchem ve Rice Hayat el-harrâni (K.S.) nin Türbesi göre temkinli bir sufinin sahip olduðu marifet onun dindarlýðýný gölgelemez. Gönlünde Allah korkusunun yer etmesini ve keþf ehlini hallerini temaþa etmeyi isteyenlere helal yemesini tavsiye eder. Kaynaklarda Þeyh Hayat güler yüzlü, yumuþak huylu, cömert, gece ibadetine düþkün, inzivayý seven bir veli olarak tanýnýr. Ölümünden sonra da tasarruf sahibi olduðu söylenir. Anadolu nun maneviyat merkezlerinden Urfa ve Darende muhabbet deryasýnda el ele, gönül gönüle... BÝBLÝYOÐRAFYA BOLAK, Ahmed Aydýn, Söylediklerim ve Yazdýklarým, Ýst KÜRKÇÜOÐLU, A. Cihat, Þanlýurfa, T.C. Þ.Urfa Valiliði Yay. Ank.1997 Peygamberler Þehri Þanlýurfa, Þanlýurfa Valiliði Yay. Ank Ruha dan Urfa ya Þanlýurfa Belediyesi Yay. Ank Þanlýurfa da Cananlan Tarih, Þurkav yay, Ank YAZAR, Sabri, Ayetler Iþýðýnda ÝBrahim Aleyhisselam ve Urfa Tarihçesi Ýst HAYIRLI, Hasan Fehmi, Hz. ÝBrahim Hz. Eyyub ve Þanlýurfa, Özbek Yay. Ýst. gibi þarkiyatcýlar tarafýndan yayýnlanmýþtýr. Þeyh hayata Saat Kulesi 30 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

17 Edebiyat Edebiyat *Yrd. Doç. Dr. Cemil GÜLSEREN Fâtih devrinin önemli tekke þairlerinden biri olan Ümmî Kemal (ö. 1475) hakkýnda kaynaklarda hem çok az hem de birbiriyle çeliþen bilgiler bulunmaktadýr. Muhtemelen XIV. yy'ýn baþlarýnda Niðde'de doðdu. Kaynaklarda Karaman'da vefat ettiði kaydedilmekte ise de, türbesi Yenice Mahallesindedir. Adýna Karaman'dan baþka Manisa, Bolu, Mudurnu ve Niðde Mevlevihanesi'nde birer makam bulunmasý halk tarafýndan ne kadar sevildiklerini göstermektedir. Ayrýca Bolu'nun Tekke Köyü'nde her sene adýna yaptýrýlan cami ve türbe etrafýnda tekke bayramý yapýlýr. Asýl adý Ýsmail'dir. Aslen Karaman'lýdýr. Mahlasý Ümmî Kemal'dir. Mahlasýnda Ümmî kelimesi bulunmasýna raðmen, o da Yunus Emre gibi devrindeki Ýslâmî ilimlere, menkýbelere ve tasavvufî görüþe vâkýfdýr. Þiirlerinden anlaþýldýðýna göre uzun bir ömür yaþamýþtýr. Erdebil'eki Safevî tarîkatýnýn þeyhi, Þeyh Safiyyüddîn'nin torunu Hoca Ali'ye intisap etmiþtir. Kemal Ümmî Divan'ýnda, ölümüne çok samimi ve nefis bir mersiye ile aðladýðý, dünyaya deðil ukbaya bile nazar kýlmayan, müttekî ve zâhit þeyhi Ubeydullah Hâmid Sultan (Ubeyd Allâh Hâmid Sultan)'nýn Þaban 815/Kasým 1412'de göçtüðünü ifade etmektedir. Kemal Ümmî'nin þiirlerinden onun Anadolu'da Ekmekçi Koca veya diye bilinen ve Hoca Ali'nin yetiþtirdiði þeyhlerden olan Þeyh Hâmid Ýbn-i Mûsâ ile iliþkisi olduðu anlaþýlýr. Büyük bir ihtimalle Ümmî Kemal, Þeyh Hamid tarafýndan Erdebil'e, Hoca Ali'ye gönderilmiþtir. Ümmî Kemal, Hoca Ali'ye intisap etmiþ olmasýna raðmen, divanýnda hiçbir Alevîþiî temayül görülmemektedir. Bunun sebebi bu tarîkatýn sünnî-sûfî görüþten, þiî görüþe Hoca Ali'nin torunu Þeyh Haydar zamanýnda geçmiþ olmasýdýr. Þiirlerinde Allah aþkýný öne çýkaran þâir, insanýn kendi nefsi ile mücadelesinin en büyük gaza olduðunu söylemektedir. Muhteva bakýmýndan Yunus Emre ve Eþrefoðlu tarzýný takip eder. Ayrýca þiirlerinde dünyanýn faniliðinden bahsettiði gibi Melâmî meþrepli olduðuna dair izler de görmek mümkündür. 32 Eylül-Ekim 2000 Klasik edebiyatýn gazel, kaside ve mesnevî gibi nazým þekillerini kullanmasýna ve aruz vezniyle yazmýþ olmasýna raðmen, þiirlerinde çok sade bir Türkçe kullanmýþtýr. Türk halk þiirinin geleneðine uyarak þiirlerinde cinaslý kafiyeye yer vermiþtir. Þiirlerinde konuþma dilinden ve günlük hayattan gelen kelimeler, deyimler, atasözleri sayýca çok fazladýr. Onun þiirleri sadece Anadolu sahasýnda deðil Kýrým yoluyla Kazan Türkleri arasýnda yayýlmýþ oradan, oradan da Baþkýrtlar'a ve Özbekler'e geçerek oralarda tanýnmýþtýr. Türkçe divanýnýn bir çok nüshasý Ýstanbul ve Anadolu'nun deðiþik kütüphanelerinde bulunmaktadýr. Bu divaný üzerinde biri Ýnönü Üniversitesi'nde diðeri Gazi Üniversitesi'nde olmak üzere iki ayrý doktora çalýþmasý yapýlmýþtýr. Kemal Ümmî'nin Kýrk Armaðan adlý didaktik muhtevalý bir eseri daha vardýr. Dînî konularý ve bilgileri ele alan bu eser kýrk bölüme ayrýlmýþtýr. Mesnevî türünde yazýlmýþ olan eserde münker, nekir, mizan, sýrat köprüsü, mâlik-i cehennem, Rýdvan, Cebrail, Peygamberler ve Allah gibi bahisler bulunmaktadýr. Bu eser bilinen Türkçe ikinci Kýrk Hadis tercümesidir. (trc. 815/1412'den sonra) Orijinalitesi olan bu Kýrk Hadis, Nehcü'l-ferâdis gibi müstakil bir risale deðildir, divaný içinde yer almaktadýr. 1.Görün bu çarh-ý gaddârý ki âlemde neler kýldý Yine bu gerdiþ-i gerdûn niçe müþkül hatar kýldý Þeyh Hamid-i Veli Türbesi-Darende Bu insafsýz gaddar feleðe bakýn ki alemde neler meydana getirdi. Yine bu dönen dünya nice gönüller üzdü. Ne kadar zor, acý bir hadiseye sebep oldu. 2. Zihî gurbet zihî hicret zihî fürkat zihî hasret Bu âh u derd ü bu hasret bize yavlak eser kýldý Ne güzel gurbet, ne güzel göç (yolculuk), ne güzel ayrýlýk, ne güzel özleyiþ. Ah bu hasret derdi bize çok tesir etti. *Kocatepe Ünv. Uþak Eðitim Fak. Dekan 3. Kaný ol ýþk eri heyhât kaný ol merd-i pür-tâat Hayýf kim hâdimü'l-lezzât bize her nef-i zar kýldý Heyhat! Hani o ibadet ehli, hani o Hakk aþýðý. Yazýk ki dünya lezzetlerini yok eden Azrail bize her faydayý zararlý kýldý. 4. Kaný ol ârifün þevki taðýldý meclisi çavký O cümle lezzet ü zevki ecel zîr ü zeber kýldý Hani o ariflerin neþeli meclisi, nerede kaldý? Ecel rüzgarý o meclisin bütün lezzetini daðýttý, gitti. 5. Kaný o âlim ü âmil delil ü mürþid-i kâmil Cihân milkinde ol âkýl ne hoþ feth ü zafer kýldý Ýlmiyle amil olan manevi rehber nerede? Cihan mülkünde o bilge kiþi gönülleri ne güzel fethediyordu. 6. Kani ol þeyhimiz Hâmid saîd ü müttekî zâhid Fenâ âlemden ol âbid bekâ milke güzer kýldý Hani o takva sahibi salih insan Þeyh Hâmid nerede? Bu geçici âlemden ebedî âleme göçüp gitti. 7.Ubeydullâh idi ismi buyýdi âdet ü resmi Ki herkiz düzmedi cismi o cânýn muteber kýldý Ýsmi Abeydullah idi ve tarzý da "Allah'ýn kulu kölesi" olmaktý. Zira o asla bedenini beslemedi; o ruhunu olgunlaþtýrdý. 8.Bu vîrandan çün ol þehbâz bekâya eyledi pervâz Salât u savmý ol demsâz özine bâl ü per kýldý Bu viran dünyadan o muhteþem insan ahirete göçünce namazý ve orucu bir doðanýn kanatlarý gibi ona yoldaþ oldu. 9.Vefatýn iriken bildi Hakun emrine râm oldý Kiþi gelür didi geldi velâyetten haber kýldý Ölmeden önce ölümü bilerek Hakk'a baðlandý. Böylece velilikten haber verdi, ermiþliðini gösterdi. 10.Yer ü gökler kamû âlem anunçün tutdýlar mâtem Melâik cinn ü hem âdem figân u nevhalar kýldý Yerler gökler bütün dünya onun için matem ettiler. Melekler, cinler ve insanoðlu aðlayýp inlediler, yas tuttular. 11.Bu kamû sûfî miskinler kýlur nâle vü nefrinler Firâký cümle mü'minler gözin pür-hûn-ter kýldý Bütün bu sofiler, derviþler inlediler, aðladýlar. Onun ayrýlýðýnýn acýsý cümle mü'minlerin gözünü kan çanaðýna döndürdü. (Aðlamaktan gözlerine kan doldu). Feleðe sitem ettiler. 12.Müridler âh idüp aðlar muhibler cigerin taðlar Anun derdi kamû saðlar yüregin haste-ter kýldý Müridler âh edip aðlarken, sevdiklerinin dostlarýnýn ciðerin daðlanýr-yanar. Onun ayrýlýðýnýn derdiyle bütün müminlerin yüreði daralmýþtýr. Bu ayrýlýk derdiyle insanlar hasta düþmüþlerdir. 13.Anun odý kaçan söyne gerek her cân u dil göyne Kim ol yâr meskenin beyne't-turâbu ve'l-hacer kýldý Onun vefatýyla bütün gönüller yanýp tutuþtu. O taþtan ve topraktan mesken yaptý, gitti. 14. Kani ol sûfî vü sâfî þehîd-i câhid ü vâfi Yüritdi emr-i marûfý þu resme kim ömür kýldý Hani o sofi ve halis temiz insan, o sözünün eri. Elinden geldiði kadar çalýþan cehd eden þehid, o ki dinin gerektirdiði gibi yaþamayý dinin emirlerine uymayý sürdürdü; onu bir hayat biçimi, dünya görüþü hâline getirdi. 15.O nehy-i münker-i mutlak ne sürdi þer ile saddak Adûler boynuna ol hak sözü tîg u teber kýldý Kötülüklerden men eden o zat kötülüklerle ülfet etmedi. O Hak sözünü düþmanlarýn boynuna keskin bir kýlýç gibi indirdi. 16.Çü cânýn fî-sebîlillâh komuþtur bî-garaz lillâh Zihî gâzî kim ol Allâh yolýnda terk-i ser kýldý Allah için, Allah yolunda canýný bu yola vermiþtir. Ne mutlu ki o Allah yolunda bu varlýðý, bu caný, bu bedeni Allah için Allah uðruna feda etmiþtir. Allah için çalýþmýþ, Allah için yaþamýþtýr. 17.Þu dostluklar kim ol üstâd bize kýlmýþdurur bünyâd Ne kavm ü kardeþ ü evlâd mâder ne peder kýldý Kardeþin kardeþe, evladýn ana-babaya göstermediði dostluðu, yakýnlýðý o üstad bizim aramýzda tesis etti. Devam Edecek Eylül-Ekim

18 Araþtýrma Araþtýrma 4-OSMANLILARDA NAKÝBÜ'L-EÞRAFLIK Osmanlýlarda Nakibü'l-Eþraflýk H. 802/M 1400 ta-rihinde Yýldýrým Bayezid zamanýnda tesis olunarak Emir Buhari talebelerinden Baðdatlý Seyyid Ali Nattâ bin Mehmet Anadolu da ki Seyyid ve Þeriflere nazýr olarak tayin olmuþtur. Kendisine ise Yýldýrým Bayezid tarafýndan Bursa da yaptýrýlmýþ olan Ýshakiye zaviyesi verilmiþtir. II. Murat döneminde Seyyid Ali Nattâ'dan sonra oðlu Seyyid Zeynelabidin babasý gibi bu göreve getirilmiþtir. 16 Fatih Sultan Mehmet Ýstanbul'u aldýktan sonra bu makama önem vermiþ 17 Sultan II. Bayezid ise bu makama hocasý Seyyid Abdullah'ýn oðlu Seyyid Mahmud'u tayin etmiþtir. Bu dönemde ilk kez bu makama Nakibü'l- Eþraflýk denmeye baþlanmýþtýr. 18 Osmanlý saltanatýnýn sonuna kadar bu adla adlandýrýlmýþtýr. Seyyid Mahmud dan sonra bu göreve Taþkentli Seyyid Muharrem efendi tayin olmuþtur. Fakat bu teþkilatýn tüm Anadolu da baþarýlý olmasý için eyalet, sancak, kazalara Nakibü'l-Eþraf kaymakamý tayin olunmuþtur. Nakibü'l-Eþraf ve kaymakamlarý vasýtasýyla Anadolu da ki bütün Seyyid ve Þeriflerin isimleri defterlere kaydedilmiþ, Seyyid ve Þeriflere ait tüm bilgiler; evladý, ahfadý, ahlâký, ikametgahlarý þecere-i tayyibe denilen defterlere yazýlmýþtýr. 19 Eyalet, sancak ve kazalarda bulunan Seyyid ve Þeriflerin haklarýn korumak için görevlendirilen Nakibü'l-Eþraflýk kaymakamlarý bulunduklarý yerlerdeki Seyyid ve Þeriflere ait tüm bilgileri Ýstanbul da ki Nakibü'l-Eþrafa gönderirdi. Nakibü'l-Eþraf ise bu bilgileri deftere kaydederdi. 20 Örneklendirilecek olursa 1821'de Nakibü'l-Eþraf kaymakamý olarak Kayseri, Develi, Zamatý, Palas'a Ahmetzade Sadýk efendinin tayin edildiði görülmektedir. Aynen bu örnek de 34 Eylül-Ekim 2000 Nakibü'l Eþraf lýk-2 Resul KESENCELÝ K.S.Ü Tarih Böl. Öðr. Grv. olduðu gibi Anadolu'nun her yerine Nakibü'l-Eþraf kaymakamý gönderilmiþtir. Bunlar ise üzerine düþen görevi baþarý ile yapmýþlardýr. 21 Nakibü'l-Eþraf ise bu kaymakamlarý teþkilat içerisinde ki durum ve yapýya göre deðiþtirir, isterse yenilerini tayin ederdi. Bu kaymakamlarýn esas görevi; Bölgedeki (Sancak, kaza) Seyyid ve Þeriflerin haklarýný korumak ve bu zatlara ait bilgileri defterlere kaydetmektir. Devlet açýsýndan ise asýl amaç evladý Resule hizmet etmek Hz. Peygamber (S.A.V)'in nesl-i pakine ta'zimde bulunmaktýr. a)nakýbü'l- EÞRAFLIÐIN NÝTELÝÐÝ Osmanlý Devleti Seyyid ve Þeriflere çok önem verir onlara müteallik iþlerde hassasiyetle davranýrdý. Öyle ki, en tabandaki halktan hükümdarlara kadar bu hassasiyet, incelik görülürdü. Padiþah tahta çýktýðýnda Nakibü'l-Eþraf biat edip dua eder sonra diðer teþrifat sýrasýyla uygulanýrdý. Bayram tebriklerinde Osmanlý hükümdarý önce Nakibü'l-Eþrafý kabul eder diðer tebrikleri ise sonra kabul ederdi. Padiþah Nakibü'l-Eþrafla görüþürken ayaða kalkar ve musafaha yapýlýrdý. Nakibü'l-Eþraf Padiþahla birlikte sefere çýkar sancaðý þerifin dibinde yürür, çevresinde bulunan Seyyid ve Þeriflerle sefer birlikte katýlýr, muharebe esnasýnda sancaðý þerifin dibinde tekbir ve salavat getirilirdi. 22 Böylece orduya önemli ölçüde maneviyat kazandýrýlýr, askerler savaþa hazýr hale getirilirdi. Eðer padiþah sefere gitmeyecek olursa Nakibü'l-Eþraflarda gitmez, fakat ordunun gidiþ ve dönüþünde sancak-ý þerifle birlikte yürür tekbir ve salavatlarla orduyu uðurlar, sefer dönüþünde de ayný þekilde karþýlardý. Bu ise sadat-ý kiramýn devlet erkaný, ordu, toplum ve sosyal hayatta da ne kadar etkili olduðunu kanýtlamaða kâfidir. Peygamber Efendimiz (S.A.V) nin Davet Mektubu (Topkapý Sarayý) Geçen Sayýdan Devam Osmanlýlar Nakibü'l-Eþrafa pek ziyade hürmet gösterir, davet ve törenlere sadrazamýn imzasý ile çaðrýlýrdý. Hatta Nakibü'l-Eþraflar padiþah deðiþiminde kýlýç alayýna katýlýr, padiþaha kýlýç kuþatýrlardý. Dualarý Makbul- kabul olduðu için dualarýn çoðunu kendileri yapar 23 bu ise neþe ve ferahlýk verirdi. b)-nakýbü'l-eþrafin TAYÝNÝ Nakibü'l-Eþraflar genellikle ulema sýnýfýndan olup çoðunlukla Ýstanbul kadýsý ve kazasker mazulleri arasýndan seçilirdi. Tayin edilecek olan Nakibü'l-Eþraf, bab-ý aliye davet olunur Sadrazam tarafýndan ayakta karþýlanýrdý. Bu görüþmeden sonra özel bir odaya alýnýr kahve, gül suyu, buhur ikramýndan sonra, samur erkan kürkü giydirilir, görevine tayin edilir kendisine Nakibü'l-Eþraflýk beratý verilirdi. Nakibü'l-Eþrafýn giydiði elbise kazaskerin giydiði elbisenin aynýsý olup baþýndaki örf denilen kavuðun yerini küçük tepeli kavuk giyip üzerine sadat'a mahsus yeþil alamet sarardý. 24 Nakibü'l-Eþraf devletin önemli kademelerine getirilirdi. Hatta kendisi de bu makam ve görev dururken ilmiye ile ilgili diðer görevleri de üstlenir, yapardý. Malûlzade Seyyid Mehmet efendi önce Rumeli kazaskerliðine oradan da Þeyhülislamlýk görevine getirilmiþtir. 25 Malûlzade Seyyid Mehmet efendiden baþka þeyhülislam olanlardan Nakibü'l- Eþraflýk yapmýþ çok sayýda kimseler vardýr. Bunlardan bazýlarý þunlardýr; Erzurumlu Seyyid Feyzullah, Þerifzade Seyyid Mehmet Þerif, Karahisarlý Seyyid Ýbrahim, Seyyid Yahya Tevfik, Seyyid Mehmet Ataullah, Surre Eminizade Seyyid Mehmet Abidin. 26 Osmanlý Nakibü'l-Eþraflarýnýn ünvanlarý Seyyid olduðu için bunlar Hüseyinî'dirler. Verdikleri belge ve vesikalarýn tamamýnda da imzalarý Hüseynî'dir. c)-nakýbü'l-eþrafin MAÝYETÝ Nakibü'l-Eþrafýn sancak ve kazalarda Seyyid ve Þeriflerin defterlerini tutan Nakibü'l-Eþraf kaymakamý bulunurdu. Bunlar kendi bölgelerinde Seyyid ve Þeriflere ait tüm bilgileri Nakibü'l-Eþrafa bildirirlerdi. Seyyidler ve Þerifler; vergi, gümrük ve askerlikten muaf olduklarý için bazý kimseler Seyyid olmadýklarý halde bu iddiada bulunmuþlardýr. Böyle sahtecilik yapanlar hakkýnda Nakibü'l-Eþraf kaymakamý takibatta bulunarak keyfiyeti Nakibü'l -Eþrafa bildirir. Durum tespitinden sonra baþlarýndaki yeþil sarýklar alýnýr ve cezalandýrýlýrlar, eðer defterde kayýtlarý varsa buradan da isimleri silinirdi. Seyyid ve Þeriflerin kanun ve adalete aykýrý hareketleri olduðunda, Ýstanbul da Nakibü'l- Eþraf, taþrada ise Nakibü'l-Eþraf kaymakamý tarafýndan ceza- Peygamberimizin Kýlýçlarýnýn Kabzalarý (Topkapý Sarayý) ya çarptýrýlýrlardý. Fakat bu herkesin bulunduðu yerde, ulu orta olmazdý, Nakibü'l-Eþraf ve kaymakamlarýnýn dairelerinde suçlular için hususi bir yer vardý. Bu yere Nakibü'l-Eþraf tevkifhanesi denir. Suç iþleyenler burada cezalandýrýlýrdý. Cezalandýrýlma yapýlýrken Seyyid ve Þeriflerin baþýndaki yeþil sarýk alýnarak öpülür sonra gerekli ceza verilirdi. Cezalandýrýldýktan sonra yeþil sarýðý tekrar kendisine iade olunurdu. 27 Nadiren de olsa Osmanlýda bu þekilde cezalandýrýlmalara rastlanmaktadýr. d)-sýyadet HÜCCETÝ Evlad-ý Peygamberi den olanlar da Siyadet Beratý denilen ve o sülaleye mensup hüccetleri bulunurdu. Sadattan olduðu söylenen kimse bunu Seyyidlerden olan þahitlerle ispat ederse Nakibü'l- Eþrafýn defterine kaydolunurdu. Seyyid ve Þeriflerin Evlad-ý Resul den olduklarý için Türkler bunlara fevkalade hürmet ve ta'zim gösterirlerdi. Bu saygý, edep ve hürmete günümüzdeki Türk halký tarafýndan da aynen riayet edilmekte Evladý Resule baðlýlýklarý devam etmektedir. Sadat-ý Kirama hizmeti þiar edinen bu insanlar ise bu hizmet sayesinde þereflenmektedir. DÝPNOTLAR 16-Uzunçarþýlý; Osmanlý Devletinin Ýlmiye Teþkilatý, s.164, Pakalýn,a-g-e, C.2, s Uzunçarþýlý; Osmanlý Devletinin Ýlmiye Teþkilatý, s Uzunçarþýlý; Osmanlý Devletinin Ýlmiye Teþkilatý, s Musa Çadýrcý; Tanzimat Döneminde Anadolu Kentlerinin Sosyal ve Ekonomik Yapýlarý, Ankara1991, s Ýlyas Gökhan; Kayserinin 191 Numaralý Þeriye Sicili. H /M , Kayseri 1994, (Yayýnlanmamýþ Yüksek Lisans Tezi), s Uzunçarþýlý; Osmanlý Devletinin Ýlmiye Teþkilatý, s.169, Pakalýn,a-g-e, C.2, s.643 ; Uzunçarþýlý; Osmanlý Devletinin Ýlmiye Teþkilatý, s Uzunçarþýlý; Osmanlý Devletinin Ýlmiye Teþkilatý, s Peçevi Ýbrahim Efendi ; Peçevi Tarihi, C.II, Mersin 1992 ( Hz.Bekir Sýtký Baykal) s Uzunçarþýlý; Osmanlý Devletinin Ýlmiye Teþkilatý, s Uzunçarþýlý; Osmanlý Devletinin Ýlmiye Teþkilatý, s.168 Eylül-Ekim

19 Sempozyum Sempozyum Doç. Dr. Yakup ÇÝÇEK M.Ü. Ýlh. Fak. Öðretim Üyesi Þahsi menfaatlarýn esiri olup bu menfaatlerin elde edilmelerinin peþinde koþmak ve hayatý onlara vakfetmek asla kabul edilecek bir düþünce deðildir. Baþkalarýnýn da þahsi menfaatlarý için koþturmak doðru olmaz. Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (k.s) Bir mektubunda bu konuda þöyle diyor: "Umumun menfaatý hilafýna þahsi menfaat gözetenlerin arzularýný yerine getirerek iyi demeleriyle iftihar etme. Umumun Laþey mesabesinde görüp nefsini herkese tercihen þahsi menfaatlarýnýn husul bulmasýna raðmen fena demeleriyle de müteessir (27. Mektup, s.77) olma." Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi, Allah katýnda makbuliyetin ve insanlar nazarýnda da itibarýn ancak cömert olmakla, sehavet sahibi olmakla mümkün olacaðýný söyler: "Olursan alemde himmetsiz hacý Koymazlar baþýna saadet tacý Yesen bal u þeker yine acý Uluvvi himmetle yar olmayýnca. Bahtý saadetli kul olam dersen Ayaklar altýnda yol olam dersen Dostun bahçesinde gül olam dersen (46.Mektup, s.129) Gül olmaz harimin har olmayýnca." Bir mektubunda güzel ahlaký ve fani olan dünya malýna asla aldanmamayý hatýrlatarak þöyle demektedir: "Güzellik sureti aldayan bir kisve ile olmayýp mekarim-i Ahlak ve Mehasin-i ahval ile olduðu muhakkaktýr.alem-i beþeriyetin senden beklemekte olduðu da güzel huyluluðun ve güzel efalinden ibarettir. Dünyanýn Fani olan metâý,erbâbý nefsin gurûrunu artýrmaktan baþka bir þey deðmez. Ehl-i gurûru ise Allah sevmez. Zinhar ne maðrur ol, ve ne de fani olan bir metâý dünya için pâk fýtratýný ve nezih efâlýný kirletme. Onsekiz bin alemi sana tabþursalar nâhak yere bir pulunu irtikap etme." (62.Mektup,s.172) Onun bu sözleri bize, Peygamberimizin Eðer sizler Allah'ý seviyorsanýz bana tabi olun. Mealindeki Ali Ýmran Suresi 188.ayeti hakkýnda ki Ýyilikte, takvada. Allah'tan kormada ve mütevazi Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi de ÝNSAN SEVGÝSÝ ve SEHÂVET olmada bana uyunuz. (Avarifu'l - mearif,s.299) buyruðunu hatýrlatmaktadýr. Cömertliðiyle de maruf olan Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi, maddi ve manevi bir çok hayrýn gerçekleþmesine öncülük etmiþ, bir çok sosyal hizmetin oluþmasýna vesile olmuþtur. Bunlardan bazýlarý þunlardýr yýlýndan itibaren Þeyh Hamid-i Veli Camii Ýmam - Hatiplik vazifesini yürütmesi hasebiyle müntesip olduðu tasavvuf kimliðinin yanýnda, Þeyh Hamid-i Veli Camiinin ve etrafýnýn onarýmý ile meþgul olmuþtu. Ayrýca mahallenin diðer bazý ihtiyaçlarýnýn giderilmesi içinde çalýþmýþtýr yýlýnda Gevr diðer adýyla Kudret Hamamý yolunun ve havuzunun yapýlmasýnda bizzat çalýþmýþ, Tohma nehrinden taþlar çýkararak havuzun yapýlmasýný saðlamýþtýr. Þifa kaynaðý bir menba-ý insanlarýn hizmetine sunarken etrafýnda ki sevenleri ile de bir hayýr hizmetinin teþekkülünü saðlamýþtýr yýllarýnda Þeyh Hamid-i Veli Camii Ýhya ve Onarma Derneðini Kurarak hizmetlerini daha da geniþletmeyi düþünmüþ, zamanýn imkansýzlýklarýna raðmen her türlü fedakarlýktan kaçýnmayarak at sýrtýnda (,sayý 5,s.9) çevre köy ve kasabalarý dolaþmýþtýr. Darende Merkez saðlýk ocaðýna þahsi gayretleri ile bir jeneratör temin etmiþ, bir ambulans alýmýna da katkýda bulunmuþtur. Divanýn dan elde edilecek geliri Darende ye tam teþekküllü özel bir vakýf hastanesi yaptýrmak için tahsis etmiþtir. Ayrýca Þeyhzadeoðlu özel kitaplýðýný da þahsi gayretleri ile kurmuþtur. Onun sayesinde Darende de gündelik hayat da her zaman tasavvufla iç içe idi insanlar, tasavvufun hiçbir zaman mensuplarýný tembel bir hayat sürmeye teþvik etmediðini aksine herkese elinin emeði ile geçinmeyi bir prensip olarak emrettiðini anlatýyordu. (, sayý.5 Haziran 1995, s.10-11) Ýnsanlara maddi bakýmdan yardýmcý olurken, fakir olsalar da zengin olsalar da onlarý küçük görmemenin, horlanmamanýn Ýslam'ýn bir emri olduðunu özellikle vurgulamýþ ve bunun örneklerini bizzat yaþayýþýyla göstermiþtir. Günahkar insanlar içinde her zaman tevbe kapýsýnýn açýk olduðunu ve bu durumun hiçbir zaman göz ardý edilmemesi gerektiðini hep dile getirmiþtir.bir beytin de þöyle seslenmektedir: "Hor u hakir bakma günahkar ademoðluna beðim, Avf olur elbette bir gün Tanrý'nýn gufraný var." (Divan-ý Hulusi Darendevi,s.62) Þu olay da onun hayatýnda çokça yer alan sehavet örneklerinden biridir; Þeyh Hamid-i Veli Camiinin Ýmam-Hatipliðini yaparken bir namazdan çýktýklarýnda yol da bir kadýnýn çocuðuyla beraber beklemekte olduðunu görürler. Kadýn günlerce aç ve sýkýntý içinde yaþadýklarýný anlatmaya baþlar. Olaydan çok etkilenen Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi, hemen bir pusula yazar, kadýna verir ve çarþýdaki tanýdýk bir esnafa gönderir. Ondan gelen kadýna bir çuval un vermesini ve diðer ihtiyaçlarýný temin etmesini ister. Dikkat çekici bir durumda o zaman maaþýnýn 50 küsur lira olmasýna raðmen, kadýnýn alacaklarýnýn bu meblaðýn çok üstünde olmasýdýr. Ama onun sehaveti böyle durumlarda bile baþkalarýný kendilerine tercih etmeye sebep oluyordu. Buna tasavvufta "isar" denir. Bu davranýþ büyük mutasavvýflarýn yoludur.bir örnek olarak Ruveym'in sözüne kulak verelim; Büyük mutasavvýf Ruveym þöyle demektedir: Tasavvuf üç haslet üzerine bina kýlýnmýþtýr. Fakr ve iftikar anlayýþýna sarýlmak, bezl ve isari gerçekleþtirmek ve ilahi irade karþýsýnda ihtiyarý terk etmektir. (Avarifu'l - mearif,s.313) Bundan çok memnun olan kadýn, bütün içtenliði ile þöyle dua eder: Ya Rabbi Sen bu zata hacc etmeyi nasip et, nufuzunu üzerinden ayýrma ondan razý ol. Sonra defalarca hacca gitmelerini bu dua ile irtibatlandýrýyorlardý. Yine ekonomik zorluklarýn bulunduðu bir gün bazý dostlarý kendilerini ziyarete gelirler. Evinde ikram edecekleri pek bir þeyler yoktu. Mevcut yemeði ikramdan sonra caminin peykesi altýnda oturup sohbete baþladýlar. Bu esnada þu þiiri söylemiþlerdi: "Ey dil, ne ali kadrile bir manzaranýn viranýsýn! Ne dilberin urgunu ya ne goncanýn nalanýsýn! Öte yandan Sivas ta bulunan mürþidleri Ýsmail Hakký Toprak Hazretleri o sohbeti kasd ederek Keþke þimdi Þeyh Hamid-i Veli Camiinin peykesi altýnda olaydým. (, sayý.1 Haziran 1994,s.14) Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi,sofrasýnda misafirsiz yemek yemek istemezlerdi. Bir öðle vakti eðer misafir yoksa,sofra çok defa ikindiye kadar bekletilirdi.nihayet gelen olmazsa komþulardan bazýlarý çaðrýlýr ve yemek onlarla yenirdi. (a.g.e.,s,14) Bunlar büyük insanlar ve büyükleri örnek almýþlardý: Es-Seyyid Osman Hulûsi Efendi (K.S) Bir gün Hz.Alinin aðladýðý görüldü, sebebi sorulduðunda Yedi gündür evime misafir gelmedi, yüce Allah yoksa derecemi tenzil mi etti? diye korkuyorum. (Kuþeyri Risalesi, s.418) dedi "Toplu olarak veya tek tek yemenizde bir (Nur, 24/61) mahsur yoktur" ayetinin tefsir hakkýnda Ýbn-i Abbas þöyle demiþtir. "Ashab, misafirsiz olarak yemek yemeyi mahzurlu olarak görüyorlardý. Bu ayet onlara bu hususta bir ruhsat bildirmek üzere nazil olmuþtur." (Kuþeyri Risalesi, s.418) Babasýnýn teþviki ile kendini yetiþtiren Arapça ve Farsça dillerini rahatlýkla kullanan Es-Seyyid Osman 36 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

20 Sempozyum Þiir Hulusi Efendi, Ýlim ehline pek saygý gösterir, hocalarýný ise sýk sýk ziyarete giderdi "Kiþinin hüsnü nesebi, hüsnü edebidir." Sözünü çok tekrar eder; büyüklere hürmet ve küçüklere de þefkat göstermeye çok dikkat ederdi. Cömertliði ve sehaveti ise pek m e þ h u r d u Cömertlik bir civan-ý mertlik þiarýdýr. derlerdi. Ýlgili Hadis -i þeriflerde bunu istiyordu. Resulullah þöyle buyurdu: Baþkalarýný aldatan, yaptýðý iyilikleri baþa kalkan ve cimrilik eden cennete (et-terðib ve't Terhib, terc..v.224) giremez. Yine peygamberimiz (a.s): "Cömert, Allah'a yakýndýr, cennete yakýndýr, insanlara yakýndýr ama (et-terðib ve't Terhib, cehennemden uzaktýr." buyurmuþlardýr. terc..v.224) Burada þunu da bilmek lazým ki, insanlara yapýlacak iyilikler sadece maddi olanlarla sýnýrlý deðildir. Onlarýn hidayetin vesile olmak, bilgi sahibi olmalarýna yardým etmek gerçekten büyük bir hayýr ve büyük bir cömertliktir. Bu hususta þu hadis-i þerifi nasýl göz ardý edebiliriz. Enes (r.a)'den Rasulullah'ýn þöyle buyurduðu rivayet edildi: "Size cömertlerin en cömerdini haber vereyim mi? Yüce Allah, cömertlerin en cömerdidir. Ben de adem oðlunun en cömerdiyim. Benden sonra insanlarýn en cömerdi, ilim öðrenip onu neþreden, yayan kimsedir. Bu kimse kýyamet günü tek baþýna bir ümmet olarak diriltilecektir. Cömertlik sýralamasýnda bundan sonra canýný Allah yoluna feda eden þehitler gelir." (et- Terðib ve't Terhib,3 terc..v.227) Görüldüðü gibi ilim öðrenip onu insanlar öðreten kimse, Allah katýnda canýný feda eden þehitten önce gelmektedir. Çünkü ilim olmadan þehitlik bile olmaz, olamaz. Ýbrahim b. Cüneyd þöyle dedi: "Þeref ve haysiyet sahibi her insan devlet baþkaný olsa bile þu üç þeyi yapmaktan geri duramaz: "Babasý meclise gelince ayaða kalkar, misafirlerine ve hocasýna bizzat hizmet eder ve (Kuþeyri Risalesi, s.418) bilmediði þeyi sorup öðrenir." Gençlerle de ilgilenir, onlara yol gösterir ve ihtiyaçlarýnýn görülmesine gayret sarf ederdi.ýyi arkadaþlar edinmelerini tavsiye ederdi. Bir mektubunda oðlu Kemal'e þu tavsiyelerde bulunur. Her zaman iyilere yakýn ol, kötülerden uzaklaþ. Kiþinin miyarý mukarin olduðu kimsedir. Mezbeleden daima fena, attar dükkanýndan iyi koku intiþar eder. Filanýn oðluyum, filan yere müntesibim diye davada bulunma. Zahiri edebin manevi kemalin ayinesidir. Bir þiþeye ne korsan onu gösterir. Bir kimseye bir þey tavsiye edeceðin zaman evvela kendi nefsine tatbik et, kabul eder ise herkese tavsiye et. Nefsinin kabul etmediði bir þeyi baþkalarýna söylerken Allah'tan utan. (Mektûp 1, s.3-4) Netice olarak diye biliriz ki: Seyyid ve þeriflerin üstün kiþilik ve karakterine sahip olan Es-Seyyid Osman Hulusi Efendi çaðýmýzýn Ýslamý öðrenen,tasavvufi eðitimini alan ve bu kiþiliðini hayatýnýn her safhasýnda imrendirici örneklerle ortaya koyan büyük mutasavvýflardan biridir. O, bu ve benzeri ilmi toplantýlar la tanýtýlýrken hayatýna bu istikameti kazandýran gerçek sebebin, Ýslam'ý doðru bir þekilde anlamasý ve tasavvuf eðitimini de liyakatlý mürþidlerden görmüþ olduðu asla unutulmamalýdýr. Kendi iç dünyasýnda ve beþeri münasebetlerinde bir yýðýn problem ve çýkmazla karþý karþýya olan insanýmýz, bu gün kendisini bu buhrandan kurtarýp insanlýðýn ufkuna yükseltecek kurtarýcý ve yükseltici islami ve tasavvufi deðerlere ne kadar muhtaçtýr. O kötülüklerinin ve yanlýþlarýnýn yüzüne vurulmasýný deðil, kendisini içine bu karanlýklar dünyasýndan, yüce aydýnlýklar alemine götürecek kurtarýcý elleri hasretle beklemektedir. EBÜL FEZ ELÇÝBEY'E Azerbeycan Türklüðü þahlandý senin ile Hürriyet Bayraðýný dikmiþtin canýn ile Müslüman Türk âlemi müftehir ünün ile Çekti binbir elemi topraða düþtü bir can O þanlý kahramana aðladý Azarbeycan Azadlýk meydanýnda haykýrdýðý gün toydu Kendini memleketin uðruna kurban koydu Bu fedakâr merdâne Ebul Fez Elçibey'di Faniyi terk eyledi ukbayý seçti bir can Göz yaþlarý sel oldu çaðladý Azarbeycan Ýlim tahsil eyledi dolaþtý devlet devlet Kominist partisine etmedi asla minnet Halk Cephesi lideri Elçibey'e bin rahmet Ankara'dan bekâya kuþ oldu uçtu bir can Bakü'de karalarý baðladý Azarbeycan Karabað'ýn umudu ýþýðý o olmuþtu Nahçivan'ýn hizmetkâr âþýðý o olmuþtu Onunla balalarýn yüzleri hep gülmüþtü Yarým kaldý hizmeti ansýzýn göçtü bir can Taþ basýp yüreciðin daðladý Azarbeycan TEKTAÞ/DARENDE 38 Eylül-Ekim 2000 Eylül-Ekim

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ

ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ 210 ÖRNEK RESTORASYONLAR SERGÝSÝ Örnek Restorasyonlar Sergisi Vakýf eseri için restorasyon, adeta ikinci bahar demektir. Zor, çetin ve ince bir iþtir. Bu nedenle, tarihi ve kültürel deðerlerimizin baþarýlý

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ.

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Her yeri altýn kaplý olan bu sarayda onlarca oda, odalarda pek çok

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller: Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet

Detaylı

Resim 170- Hattat Halim Bey in istifli celî sülüs besmelesi. Ýmza kýsmýnda Halim Bey, Hamid Bey in talebesi olduðunu belirtmiþtir. (Ýsmail Yazýcý Koleksiyonu) 133 Resim 171- Sivas Burûciye Medresesi nde

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek

Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek Benim adým Evþen, annem bana bu adý, evimiz hep þen olsun diye vermiþ. On yaþýndayým, bir ablam bir de aðabeyim var. Ablamla iyi geçindiðimizi pek söyleyemem. Ýþlerin paylaþýmý yüzünden aramýzda hep kavga

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006

ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU ADIYAMAN ÜNÝVERSÝTESÝ 2006 KURUMSAL KÝMLÝK KILAVUZU GÝRÝÞ KURUMSAL KÝMLÝK HAKKINDA Adýyaman Üniversitesinin misyon ve vizyonuna uygun kurumsal kimlik çalýþmasý bu dökümanda detaylandýrýlarak sunulmuþtur. Kurumsal kimlik oluþturulurken,

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

Hac Organizasyonumuz; Turizm Bakanlýðý, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý ve Türsab Denetim ve Kontrolü Altýndadýr! KUTSAL YOLCULUK HAC...

Hac Organizasyonumuz; Turizm Bakanlýðý, Diyanet Ýþleri Baþkanlýðý ve Türsab Denetim ve Kontrolü Altýndadýr! KUTSAL YOLCULUK HAC... 2013 Organizasyonu KUTSAL YOLCULUK HAC... Dilleri, renkleri ve kültürleri farklý milyonlarca inananýn birlikte hareket ettiði hac, Allah katýnda siyahýn beyazdan, Arab'ýn Acem'den, Türk'ün Kürt'ten üstünlüðü

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

Geleceðin yapýlarýný tasarlayýp sizin için üretiyoruz... Göksu Royal, istanbul un batýsýnda þehrin yoðunluðundan uzak, sakin, gün geçtikçe popülerliði artan Silivri nin gözdesi olacak bir proje. Farklý

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ

ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ ÝÞÇÝ SAÐLIÐI VE ÝÞ GÜVENLÝÐÝ PROJESÝ EÐÝTÝM SEMÝNERÝ RESÝMLERÝ Çimento Ýþveren Dergisi Özel Eki Mart 2003, Cilt 17, Sayý 2 çimento iþveren dergisinin ekidir Ýþçi Saðlýðý ve Ýþ Güvenliði Projesi Sendikamýz

Detaylı

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma

3. FASÝKÜL 1. FASÝKÜL 4. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 5. FASÝKÜL. 3. ÜNÝTE: ÇIKARMA ÝÞLEMÝ, AÇILAR VE ÞEKÝLLER Çýkarma Ýþlemi Zihinden Çýkarma Ýçindekiler 1. FASÝKÜL 1. ÜNÝTE: ÞEKÝLLER VE SAYILAR Nokta Düzlem ve Düzlemsel Þekiller Geometrik Cisimlerin Yüzleri ve Yüzeyleri Tablo ve Þekil Grafiði Üç Basamaklý Doðal Sayýlar Sayýlarý Karþýlaþtýrma

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri

Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri Genel Yetenek Testi Örnek Soru Çözümleri 1 2 1 1 2 Çok Sýcak Soðuk Sýcak Çok Soðuk D B C Çorba Kutuplar Yanardað Sonbahar Yukarýda yer alan 1. ve 2. kutudakiler

Detaylı

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim

Geometriye Y olculuk. E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme E E E E E. Çevremizdeki Geometri. Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim Matematik 1. Fasikül ÜNÝTE 1 Geometriye Yolculuk ... ÜNÝTE 1 Geometriye Y olculuk Çevremizdeki Geometri E Kare, Dikdörtgen ve Üçgen E Açýlar E Açýlarý Ölçme Geometrik Þekilleri Ýnceleyelim E E E E E Üçgenler

Detaylı

Araþtýrma Somuncu Baba ve Neseb-i Âlisi... 4. Kapak Ýhramcýzâde Ýsmail Hakký Toprak (KS.).. 6. Gezi Özbekistan Gezisi Semerkant...

Araþtýrma Somuncu Baba ve Neseb-i Âlisi... 4. Kapak Ýhramcýzâde Ýsmail Hakký Toprak (KS.).. 6. Gezi Özbekistan Gezisi Semerkant... Cân mürgünün ezkârý dîdâr-ý Karîbullah Her demdeki efkârý dîdar-ý Karîbullah Almýþ ezelî varýn kýlmýþ ana ikrârýn Görmüþ gül-i ruhsârýn dîdâr-ý Karîbullah ES-SEYYÝD OSMAN HULÛSÝ EFENDÝ VAKFI KÜLTÜR-EDEBÝYAT

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

Delil Avcýlarý göreve hazýr Emniyet Genel Müdürlüðü, Kriminal Polis Laboratuarý Dairesi Baþkanlýðý tarafýndan Bursa Ýl Emniyet Müdürlüðü Olay Yeri Ýnceleme ve Kimlik Tespit Þube Müdürlüðü bünyesinde "Olay

Detaylı

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL

1. FASÝKÜL 2. FASÝKÜL 1. Fasikül TEMA 5 Hayal Gücü TEMA 6 Eðitsel ve Sosyal Etkinlikler r, ýt lý z. Sa ma k l ra atý a S l O ek t Se ek T T ... Ýçindekiler 5. TEMA: HAYAL GÜCÜ Açelyanýn Bir Günü Harf Hece Test 1 Kelime Test

Detaylı

Bat Guano, Agriculture & Mining Ltd.

Bat Guano, Agriculture & Mining Ltd. TUKUVAZ YAASA GÜBESİ TAIM ÜÜNLEİ MADENCİLİK SANAYİ ve TİCAET LİMİTED ŞİKETİ 71 Evler Mh. Tarih Bulvarı No: 43/A Odunpazarı/ESKİŞEHİ Tel&Faks: 0 222-237 03 05 Gsm: 0 545-237 03 05-0 532-790 41 49 www.yarasagubresi.com.tr

Detaylı

Âbideler Þehri Ýstanbul 129

Âbideler Þehri Ýstanbul 129 Âbideler Þehri Ýstanbul 129 130 Camii hih Planý. Kaynak: Türk Sanatý Tarihi gece ışýklandýrýlmýş dýş görünümü. Divanyolu nda, Sultan Ahmet karşýsýnda, Sultanahmet tramvay durağýnýn hemen yanýnda bulunan

Detaylı

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN

PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN YAZ OKULU Çocuklarýnýza YAZ KEYFiNi GYM PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN ONLINE KAYIT facebook.com/gympark instagram.com/gym_park twitter.com/gym park info@gympark.com.tr www.gympark.com.tr 0 236 233 00 55 0

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not

Üzülme Tuna, annem yakýnda gelecek, biliyorum ben. Nereden biliyorsun? Mektup mu geldi? Hayýr, ama biliyorum iþte. Postacýya telefon edip not 1. Anne Özlemi Ýlkbaharýn tatlý güneþi, Yeþilbað köyünde bütün çatýlarý, avlularý, tarlalarý, dað yollarýndaki keçileri ýsýtmaya baþlamýþtý yine. Tuna bu köyde yaþayan çocuklardan biriydi. Ablasý Suna

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli? EVLENİRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Peygamber (sav) Efendimiz den Abdullah ibn-i Ömer RA ın bir hadisini bu münasebetle hatırlayalım, duymuşsunuzdur: (Lâ tenkihun-nisâe

Detaylı

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri.

Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. C i h a n D e m i r c i Damdaki Mizahçý 90 Yaþýnda Eskimeyen Bir Usta: Haldun Taner Bazen tam da yeni keþfettiðiniz, yeni tanýdýðýnýz zamanda yitirirsiniz güzellikleri. 1986'da yitirdiðimiz Haldun Taner

Detaylı

OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ

OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ com Hakkýmýzda Firma Hakkýnda Otomasyon sektörünün önde gelen firmalarýndan olan ECM ENDÜSTRÝYEL OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ, kurulduðu tarihten bu yana uzmanlaþtýðý her alanda, ülkemizde

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

ARTIMAGE Yapý San. ve Tic. Ltd. Þti. Orhantepe Mahallesi Sahilyolu Sok. No: 19/A Dragos-Kartal / TURKEY Tel: 0216 399 78 72 Faks: 0216 399 68 02 www.artimage.com.tr Estetiðin betonla dansý... DEKOZEMÝN

Detaylı

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme - 1 8 Konuþmayý Yazýya Dökme El yazýnýn yerini alacak bir aygýt düþü XIX. yüzyýlý boyunca çok kiþiyi meþgul etmiþtir. Deðiþik tasarým örnekleri görülmekle beraber, daktilo dediðimiz aygýtýn satýlabilir

Detaylı

HAYME ANA KURULUÞUN ANASI (DEVLET ANA) DOMANÝÇ Ýl merkezine 90 km. uzaklýkta, 537 Km2 lik yüzölçümünde, rakýmý 870 metre olan tamamýna yakýný vasýflý çam, gürgen, ardýç, meþe aðaçlarý ile kaplý orman olan;

Detaylı

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır. 4.MEKTUP MEVZUU : a) Mübarek ramazan ayının faziletleri. b) Hakikat-ı Muhammediye'nin (kabiliyet-i ulâ) beyanı.. Ona ve âline salât, selâm ve saygılar.. c) Kutbiyet makamı, ferdiyet mertebesi.. NOT : İMAM-I

Detaylı

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ

FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR. FÝYATI: Okuyana Beleþ FSAYT ÇORUM GAZETESÝ NÝN KATKISIZ ORGANÝK SPOR-MAGAZÝN-MÝZAH EKÝDÝR FÝYATI: Okuyana Beleþ OFSAYT 2 Þinasi ile HAYATIN ÖTE YANI HAFTANIN SORUSU Devane den MURTAZA Yav Þinasi Aðabey, bu CHP de Saim Topgül

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

2014-2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "4. AKIL OYUNLARI TURNUVASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 4. Akýl Oyunlarý Turnuvasý, 21 Þubat 2015 tarihinde Özel Sancaktepe Okyanus Koleji

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý

BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý 16 Haziran ve 23 Haziran 2002 tarihlerinde yapýlan Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) ve Yabancý Dil Sýnavý (YDS) sonuçlarýna aðýrlýklý

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

ISO 9001 CERTON N.008/02. SAIT Abrasivi S.p.A.

ISO 9001 CERTON N.008/02. SAIT Abrasivi S.p.A. C TIFIE D ER ISO 9001 CERTON N.008/02 SAIT Abrasivi S.p.A. 1953 yýlýnda kurulmuþ olan SAIT ABRASIVI, üstün kaliteli aþýndýrýcý imalatýnda lider firmadýr. Torino fabrikasý ve Piozzo Fabrikasý tamamen otomatik

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý NOT : Bu bölüm önümüzdeki günlerde Prof.Dr. Hüner Þencan ýn incelemesinden sonra daha da geliþtirilerek son halini alacaktýr. Zaman kaybý olmamasý için büyük ölçüde- tamamlanmýþ olan bu bölüm web e konmuþtur.

Detaylı

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý.

Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Eze meze Yýllar geçti geze geze. Neler gördüm neler! Daðlar gördüm yerden biter, gökte yiter. Daðlar gördüm kayalý, kayalarý oyalý. Aðaçlar gördüm yeryüzü yaþýnda; Gölgesinde yaz uyur, kýþ uðuldar baþýnda.

Detaylı

Akþemseddin Camii. Âbideler Þehri Ýstanbul 173. Fatih te, Hýrka-i Þerif civarýnda, Keçeciler caddesi, Mimar Sinan Mahallesinde bulunmaktadýr.

Akþemseddin Camii. Âbideler Þehri Ýstanbul 173. Fatih te, Hýrka-i Þerif civarýnda, Keçeciler caddesi, Mimar Sinan Mahallesinde bulunmaktadýr. Âbideler Þehri Ýstanbul 173 Camii Fatih te, Hýrka-i Þerif civarýnda, Keçeciler caddesi, Mimar Sinan Mahallesinde bulunmaktadýr. Bânîsi olan Mehmed Efendi, Hazret-i Ebûbekir neslinden olup Hacý Bayram-ý

Detaylı

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý..

Kümeler II. KÜMELER. Çözüm A. TANIM. rnek... 3. Çözüm B. KÜMELERÝN GÖSTERÝLMESÝ. rnek... 1. rnek... 2. rnek... 4. 9. Sýnýf / Sayý.. Kümeler II. KÜMLR. TNIM Küme, bir nesneler topluluðudur. Kümeyi oluþturan nesneler herkes tarafýndan ayný þekilde anlaþýlmalýdýr. Kümeyi oluþturan nesnelerin her birine eleman denir. Kümeyi genel olarak,,

Detaylı

Modüler Proses Sistemleri

Modüler Proses Sistemleri Ürünler ve Hizmetlerimiz 2011 Modüler Proses Makineleri Modüler Proses Sistemleri Proses Ekipmanlarý Süt alým tanklarý Süt alým degazörleri Akýþ transfer paneli Vana tarlasý Özel adaptör Tesisat malzemeleri

Detaylı

olarak çalýºmasýdýr. AC sinyal altýnda transistörler özellikle çalýºacaklarý frekansa göre de farklýlýklar göstermektedir.

olarak çalýºmasýdýr. AC sinyal altýnda transistörler özellikle çalýºacaklarý frekansa göre de farklýlýklar göstermektedir. Transistorlu Yükselteçler Elektronik Transistorlu AC yükselteçler iki gurupta incelenir. Birincisi; transistorlu devreye uygulanan sinyal çok küçükse örneðin 1mV, 0.01mV gibi ise (örneðin, ses frekans

Detaylı

MAHMUD EFENDi HAZRETLERİ (K.S.)

MAHMUD EFENDi HAZRETLERİ (K.S.) 1 / 6 1931 yılında Of da dünyaya geldiler. ilk tahsilini babası Ali Efendiyle yaptı. Hafızlığını Of ta ikmâl etti. Bir müddet Kayseri de Arapça okudu. Tahsilini eniştesi Hacı Dursun Efendide tamamlayarak

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

014-015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ORTAOKULLAR ARASI "7. AKIL OYUNLARI ÞAMPÝYONASI" Ýstanbul Ýli Ortaokullar Arasý 7. Akýl Oyunlarý Þampiyonasý, 18 Nisan 015 tarihinde Özel Sancaktepe Bilfen Ortaokulu

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

Atlantis IMPERATOR. Kullanim Kilavuzu. Metal Dedektörü

Atlantis IMPERATOR. Kullanim Kilavuzu. Metal Dedektörü Atlantis IMPERATOR Kullanim Kilavuzu Metal Dedektörü Dedektörü Tanýma ON-OFF Açýk-Kapalý Kulaklýk giriþi Tüm Metal Arama ve Toprak Sýfýrlama Atlantis IMPERATOR AUTO Duyarlýlýk, Hassasiyet Toprak Ayarý

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

PLASTÝK ENJEKSÝYON VE ÝNÞAAT MALZEMELERÝ SAN. TÝC. Hakkýmýzda KAMÝ GRUP 2007 yýlýnda Ýstanbul Topçularda, Sn. Baþak Kami tarafýndan kurulmuþtur. 2007 yýlýndan bu yana geliþimciliði ilke edinen firmamýz,

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:95

BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:95 BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO:95 BAÐCILAR BELEDÝYESÝ KÜLTÜR YAYINLARI DÝZÝSÝ NO: 95 Yayýn Sorumlusu Cafer SEZGÝN Yayýn Kurulu Kerim AYTEKÝN - Yalçýn LÝMON Ýrfan ÖZER - Hakký ÇÝÇEK Tashih

Detaylı

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, 5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.

Detaylı

TÜRKÝYE / Fabrika SWITZERLAND. Tel : ( 0090 ) 246 281 29 29 - ( 0090 ) 246 281 29 30 Fax : ( 0090 ) 246 281 29 31 Gönen / ISPARTA

TÜRKÝYE / Fabrika SWITZERLAND. Tel : ( 0090 ) 246 281 29 29 - ( 0090 ) 246 281 29 30 Fax : ( 0090 ) 246 281 29 31 Gönen / ISPARTA TÜRKÝYE / Fabrika Tel : ( 0090 ) 246 281 29 29 - ( 0090 ) 246 281 29 30 Fax : ( 0090 ) 246 281 29 31 Gönen / ISPARTA SWITZERLAND Tel : ( 0041 ) 56 610 48 43 Cep Natel : ( 0041 ) 79 605 72 93 E-mail : tuerkel@dplanet.ch

Detaylı

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý ve Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý 2010 içindekiler Orta Karadeniz Kalkýnma Ajansý Kalkýnma Ajanslarýnýn Kuruluþ Amaçlarý Vizyonumuz Misyonumuz Orta Karadeniz

Detaylı

Metapan Metal Panel DOGRUSAL TAVANLAR

Metapan Metal Panel DOGRUSAL TAVANLAR Metapan Metal Panel DOGRUSAL TAVANLAR Asma tavan çözümleri arasýnda fonksiyonel ve esnek bir alternatif olarak yer alan lineer tavan, hem iç mekan hem de dýþ mekan kullanýmýna uygun özellikleriyle, uzun

Detaylı

ISO 9001:2008 ÜRÜN FÝYAT KATOLOÐU

ISO 9001:2008 ÜRÜN FÝYAT KATOLOÐU ISO 90012008 2010 ÜRÜN FÝYAT KATOLOÐU Alsanduþ, 1983 yýlýnda alüminyum doðrama ve panjur imalatý ile baþladýðý ticari hayatýna 1990'lý yýllarda Pvc doðrama ile devam etmiþtir. 1998 yýlýnda ALSANDUÞ markalý

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Kalite Güvence Sistemi Belgesi.... Sulamada dünya markasý.

Kalite Güvence Sistemi Belgesi.... Sulamada dünya markasý. Kalite Güvence Sistemi Belgesi... Sulamada dünya markasý. Borular Sulama Borularý & Spagetti Borular Aþýndýrýcý sývýlara karþý yüksek derecede dayanýklýdýr. Güneþin UV ýþýnlarýna karþý dayanýklý ve esnektir.

Detaylı

Âbideler Þehri Ýstanbul 145

Âbideler Þehri Ýstanbul 145 Âbideler Þehri Ýstanbul 145 146 Vasat Atik Ali Paşa Camii nin yeni yapýlan avlu kapýsý ile restorasyonu sonunda yanlarý açýlan son cemaat yeri. Edirnekapý ya giderken, Fatih ilçesinde Karagümrük yakýnýnda

Detaylı

6. Büyük kan dolaþýmýnýn amacý nedir? Büyük kan dolaþýmýnda kanýn izlediði yolu kýsaca açýklayýnýz.

6. Büyük kan dolaþýmýnýn amacý nedir? Büyük kan dolaþýmýnda kanýn izlediði yolu kýsaca açýklayýnýz. Soru - Yanýt 10 1. Dolaþým sisteminin elemanlarý nelerdir? Yanýt: Dolaþým sisteminin elemanlarý kalp, damarlar ve kandýr. 2. Dolaþým sisteminin görevi nedir? Yanýt: Vücuttaki hücrelere oksijen ve besin

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

BETONSA GÜVENCESÝYLE KENDÝLÝÐÝNDEN YERLEÞEN HAZIR BETON! VÝSKOBETON VÝSKOTEMEL VÝSKOKAT VÝSKOPERDE VÝSKOBETON Viskobeton, BETONSA nýn geleneksel betona göre birçok üstünlüðe sahip olan kendiliðinden yerleþen

Detaylı