ISBN :

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ISBN : 978-605-857-262-1"

Transkript

1

2 ISBN : Baskı Tasarım : İmak Ofset Basım Yayın Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Atatürk Cd. Göl Sk. No:1 Yenibosna, Bahçelievler / İSTANBUL Tel: Sertifika No : : Prestij Grafik, Reklamcılık Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Nurullah KARADEMİR, Saliha KAHRAMAN, Elif TAK Atatürk Cd. Göl Sk. No:1 Yenibosna, Bahçelievler / İSTANBUL Tel: Kapak Resmi : Ayşe Denizli Baskı Tarihi : Ekim 2013 Bu kitabın yayın hakları Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi ne ve hazırlayanlara aittir. İzinsiz, kısmen veya tamamen çoğaltılıp yayınlanamaz.

3 ÖNSÖZ Evren atomlardan değil, hikâyelerden meydana gelmiştir. diyen M. Rukeyser, bu sözüyle hikâyenin müthiş gücüne dikkat çeker. Hikâyelerimiz hayatlarımızdır. Hüzünlerimiz, acılarımız, küçük sevinçlerimiz ve heyecanlarımız gizlidir içlerinde. Bizi biz yapar öykülerimiz, hayatı öğretir. Hastalıkların da hikâyesi vardır. Daha çok anlayış, daha çok ilgi, daha çok özen görmek isteyen hassas ve kırılgan insanlar vardır bu öykülerde. Hastalık hikâyeleri çok şey öğretir bizlere. Bu gerçeğin bilincinde olan Doktor Latham Hastalarımız bizlere kitaplarımızdan daha çok şey öğretir. diyerek tıp bilimine farklı bir bakış açısı getirmeye çalışmış ve hastalık hikâyelerinin tıp eğitimini tamamlayıcı bir unsur olduğunu ifade etmiştir. Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanlığı ile üniversitenin Kültür-Sanat ve Edebiyat Kulübü öğrencilerinin birlikte düzenlediği Hastalık Hikâyem adlı ödüllü yarışma, hem sağlık çalışanlarını hem de hikâyelerini paylaşmak isteyenleri bir araya getirdi. Yarışmaya 61 ilden 2 ay içerisinde gönderilen 438 hikâye ön jüri üyeleri Yrd. Doç. Dr. Cemil Gülseren, Uzm. Dr. Atilla Özcan, Öğr. Gör. Salim Durukoğlu, Öğr. Gör. Hümeyra Yuva ve Kevser Akın tarafından değerlendirilerek jüri üyelerine sunuldu. Prof. Dr. Mukaddes Eşrefoğlu, Prof. Dr. Mahmut Kaplan, Prof. Dr. Hasan Kavruk, Prof. Dr. Nil Sarı, Prof. Dr. Cengiz Yakıncı, Yrd. Doç. Mehmet Emin Ağar ve Yrd. Doç. Mahmut Gürgan ın bulunduğu jüri, hikâyelerin son değerlendirmelerini yaparak dereceleri belirledi. Birinciliği Bir Dilek Tut hikâyesiyle Dr. Halil Buluç, ikinciliği Vâde ve de Vedâ hikâyesiyle Kaya Uluata, üçüncülüğü Atrial Septal Defekt hikâyesiyle İlkiftar Ezberci alırken; Jüri Özel Ödülünü Son Eylül Akşamı hikâyesiyle Tamer Kütükçü aldı. III

4 Yeşilay Özel ödüllerinin de verildiği yarışmada Oğuzhan Durgan Madde Bağımlılığı Ruhun AIDS Olmasıdır, Önder Kurt Bir Nevi İntihar ve Prof. Dr. Göknur Aktay Ödünç Morfin adlı hikâyeleriyle ödüle layık görüldüler. Yarışmada derece alanlara ödülleri 14 Mart 2013 tarihinde Bezmiâlem Vakıf Üniversitesinde düzenlenen Tıp Bayramı etkinliğinde takdim edildi. Elbette ki bu projede asıl amaç insanları yarıştırmak değildi. Hastalıkları hikâye yoluyla anlatma fikrini bir yarışma yoluyla insanlara duyurmak, bu sayede daha güzel hikâyelerin ortaya çıkmasını sağlamaktı. Yarışmaya gönderilen hikâyelerin 87 adedini Hastalık Hikâyem I ve Hastalık Hikâyem II olmak üzere iki kitap halinde sizlerle buluşturuyoruz. Yarışmaya, hikâyenin sıcaklığına kucak açan Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Akça ya, Mütevelli Heyeti Üyelerine, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr.Ahmet Belce ye, Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Dik e ve yarışmaya hikâyeleriyle katkı veren tüm katılımcılara, emeklerini esirgemeyerek hikâyeleri değerlendiren ön jüri ve jüri üyelerine, emeği geçen üniversite çalışanlarına sağlık eğitimine verdikleri katkılardan dolayı teşekkürlerimizi sunuyor, yarışmamızın başladığı günden bugüne proje için bizlerden desteklerini esirgemeyen Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Tüzgen e şükranlarımızı iletiyoruz. Elbette başlanılan bir işi sonuçlandırmak yapılan işi taçlandırır. Yarışmanın sonucunu görmek şüphesiz ki bizleri mutlu ediyor ancak hastalık hikâyelerini konu alan yarışmaların bir sona bağlanmadan, kısa sürede tüketilen bir fikir olmadan, giderek yaygınlaşmasını ümit ediyoruz. Tıp eğitimine katkı sunduğunu düşündüğümüz bu hikâyelerin eğitim dışında hasta, hasta yakını ve sağlık çalışanlarının ilişkilerini istenilen düzeye getireceğine, daha da geliştireceğine de inanmaktayız. Hep birlikte daha iyiye, daha güzele ulaşmak dileğiyle Prof. Dr. Cengiz Yakıncı Prof. Dr. Hasan Kavruk IV

5 SUNUŞ Doktor olmak daha ilk adımı olan kayıt gününden sonra hastaları dinlemektir. Onlarla yaşamaktır. Onları anlamaya çalışmaktır. Anlamanın yollarından en etkilisi ise; onun haliyle hâllenmektir. Nasraddin Molla nın vecizesiyle Damdan düşeni anlamak için damdan düşen olmaktır. Bazen hastalar hekimin kendisine vakit ayırmadığından, kendilerini ifade edemediklerinden bahseder. Bazen de hekimler vakit verilse de hastaların kendilerini ifade edemediklerinden yakınırlar. Biz bu eserde fırsat verilirse hastalara kendilerini, yaşadıklarını nasıl edebi ve etkili anlatabildiklerini, hislerini aktarırken bizi nasıl hislendirebildiklerini gördük. Okurken zaman zaman gözyaşlarınızı tutmakta zorlanacağınız bu hikâyelerin her biri bir roman veya tiyatro eseri olabilecek niteliktedir. Hepimiz ya hastayız ya hasta yakını ya da tedavi ediciler. Bu hikâyelerden hepimizin öğreneceği çok şey var. Oku, Şayet Sana Bir Hisli Yürek Lazımsa Oku, Zira Onu Yazdım İki Söz Yazdımsa M. Akif Şiir tadında hikâyelerle her zamankinden daha çok hisli yüreğe ihtiyacımız olan çağımızda size de bir şeyler sunabilirsek bahtiyar olacağız. Prof. Dr. Saffet Tüzgen Rektör V

6

7 Kusursuz Teslimiyet... Bir hastalık hikâyesi paylaşmak istiyorum sizlerle Başına benim kelimesini bir türlü ekleyemediğim bir hikâye yalnızca... Şaşkınlığı, çaresizliği, tevekkülü böylesine yakından tanımadığım, tanıtamayacağım bir hikâye Uzun cümleler kurmayacağım, sitemler dinlemeyeceksiniz. İnsanın kendisini anlatması güçtür. Bir başkasından bekleriz hep bizi dile getirmesini... Yaşanan bir hastalıksa anlatması daha da zordur. Cümlelere sığmazmış meğer gücünü yitirmiş parmakların dile getirdikleri... Hasta olduğumu ilk öğrendiğim günü anımsıyorum... Çok güvendiğim, aynı zamanda dostum olan doktorumun yanılmış olduğuydu ilk düşündüğüm. Hayır, hasta ben olamazdım, o yanılmış olmalıydı. Şimdi anlıyorum ki pek çok kanser hastasının hikâyesi bu duygu ile başlıyormuş. Ansızın çıkıp gelen bir haber kolay kolay kabul edilemiyormuş Ve siz kabul etmek istemedikçe sonu gelmeyen kontrollerle devam ediyor yaşadıklarınız. Bir kez daha, bir kez daha diyerek her seferinde bir umudu tazeleyip sonucu değişmeyen tahliller yaptırıyorsunuz. Ve her seferinde bir kez daha sukutu hayale uğrasanız da güçlü durabilmeyi başarıyorsunuz. Tabii ki soruyor insan, neden ben? Nerede hata yapmış olabilirim? Önce kendimde arıyorum suçu Sonra çevreme bakıyorum; benden önce yıkılıp gidenleri izlemenin güçlüğü çöküyor omuzlarıma. Eşim, evlatlarım, sevdiklerim VII

8 Kendimi yorduğumu, stresli bir hayat yaşadığımı söylüyor herkes. Bense zaten derin bir sorgudayım. Yaşadıklarım, belki de hiç yaşayamayacaklarım dahi sorguya çekiyor beni. Kendim değil, beni de sevdiklerim yordu en çok. Güçlü durmayı öğrettikleriniz yıkılınca, size daha da dik durmak yakışıyor. Hesaplar değişiyor Yaradan ile pazarlık zamanı başlıyor sonra. Bu hastalıktan kurtulursam Rabbim, iyi bir kul olacağım, iyi bir eş, iyi bir evlat, iyi bir kardeş İyi olabileceğim ne varsa hayatımda Huzurun kollarında buldum kendimi her dua edişimde. Hastalığın kendi bir çaresizlik de olsa ne fark eder? Şifasını yayıyor gönlünüzdeki çarenin sahibi. Sonra ne kadar gecikmiş olduğunuzun hesabı başlıyor. Kendinize usulca soruyorsunuz ne kadar ömrünüzün kaldığını. İşte bir doktorun hastalık hikâyesi şimdi başlıyor Reçete yazamıyorsunuz kendinize. Hastanıza nasihatlerde bulunduğunuz zamanlardaki gibi soğukkanlı çıkmıyor sesiniz. Şimdi daha iyi anlıyorsunuz hastalarınızı. Yaşamadan öğrenilemeyen duygular geçmiş karşınıza kitaplardan öte olduklarını fısıldıyorlar arsızca. Tetkikler ve araştırmalar sarıyor etrafınızı. Sizin için yapılabilecek ne varsa yapılıyor. Muayeneler, konsültasyonlar, tedavi planları İnanın bu yapılan her şey sizi daha da yoruyor. Tetkiklere girmek ve sonuçları beklemek yeni bir sabaha yalnızca yeni yorgunluklar ekleyerek uyanmak demek. Kendinizi düşünmeye vakit bulamıyorsunuz, sevdikleriniz ayrılmıyor çünkü gözünüzün önünden. Evlatsınız, ama şimdi babalık yapmanız gereken anneniz babanız geliyor aklınıza. Ya çocuklarınız Henüz upuzun yıllar var önlerinde size ihtiyaç duydukları. Tüm bunlarla didişirken yüreğiniz, teselli cümleleri yetişiyor imdadınıza. Çünkü seviyorsunuz, inanıyorsunuz. Yolculuğun VIII

9 ondan başlayıp, dönüşün yine ona olduğunu çok şükür ki biliyorsunuz. Ondan başka hiçbir kapı yok ki çaldığınızda sükûnet denizini kucaklayasınız. Dua teknesine sımsıkı tutunmuşken siz, dalgalar çığ gibi büyüdüğünde de, emin olun, kıyıya varıyorsunuz. Ama neticede siz bir doktorsunuz. Hasta olmak en çok size yakışmıyor. Her gün hastalara söylediğiniz uzan, üstünü çıkar komutları bu kez size söyleniyor. Bir yanlışlık olmalı diyorsunuz. -Bu hemşire hanımlar da mı burada kalacaklar? -Biz alışkınız hocam diyorlar naifçe. - Siz alışkınsınız da ben alışık değilim burada yatmaya, diyemiyorsunuz. Yetmiyor gücünüz, kalkmıyor kolunuz, yetişmiyor yüreğiniz... Sonuçlar taşınıyor şimdi başka başka doktorlara. Hayatta hiçbir şeyden kaçılmıyor. Yaşayacaklarımızı biz asla planlayamıyoruz. Ne kadar düz, ne kadar yalın gelirdi bana bu cümleler. İşte aynen böyledir yaşanılan. Ya güçlü olmayı öğretir size ya da sorgulara sığınmayı. Ben güçlü olmayı seçtim hastalığımda Şimdi daha iyi anlamayı öğrendim hastalarımı. Ameliyat kararı kesinleşiyor önce. Sonra nerede ameliyat olacağınız tartışılıyor. Asil ve asıl dostlarınız yalnız bırakmıyor sizi asla. Maddi boyutunu göğüsleyip istediğiniz yerde tedavi ettirmeyi öneriyorlar. O anda maddi durumu iyi olmayan hastaların çaresizliği düğümlüyor boğazımı. Ve çok şükür Rabbim diyorum kendi kendime Onlar yüreklendirirken sizi, doktor da nasıl hasta olurmuş diyenlerin sözleri boğuyor öte yandan. Tüm sevdikleriniz, hatta belki artık sizi sevmediklerini düşündükleriniz çıkıp geliyor yanınıza. Tabii ki dualar peşi sıra. Hasta olmanın güzel bir yanını buluyorsunuz. Kalbinizde hiç bir küslük asılı kalmıyor. IX

10 Ve ameliyat günü geliyor. Önce köşe bucak kaçan gözlerle buluşuyor gözleriniz. Sizin kaçırma şansınız yok gözlerinizi artık, çünkü biliyorsunuz belki, bu sizin onlarla buluşmak için son şansınız. Ameliyata girmeden önce doktorlarımdan bir şey rica ettiğimi hatırlıyorum. Hayatımın her aşamasında mahremiyet duygusuna çok önem vermiş biri olarak bana bu konuda yardımcı olmalarını istedim. Prostat ameliyatı için belki de ne denli çaresiz bir istek olduğunu hiç düşünmeden. Çok emin ellerde olduğumu biliyordum yalnızca. Ameliyat odasının o buz gibi masasında ilerlerken Allah ın takdirinden başka bir şey almamıştım yanıma. Her şeyimi ona emanet ederek El Mukadder La Yugayyer ilahi kuralına boyun eğmiştim 50 yıldır. Bu takdirle sığındığım liman sakinleştirmişti beni ameliyat masasında Ve gözlerimi açtığımda yaşayıp yaşamadığımdan emin değildim. Adeta bir kuş gibi hafiflemiştim. Dünyanın ne kadar boş olduğunu ve bir gün mutlaka çıkacağım son yolculuğumun da bu kadar kolay başlamasını ve uyanacağım ebedi dünyaya böyle bir kuş gibi hafiflemiş olarak adım atabilmeyi arzu ettim yalnızca Otuz sekiz yıllık meslek hayatımda dinlediğim pek çok hastalık hikâyesini yeniden dinlemeye hazırım şimdi. Yüreğe ağır gelen bir hikâyeyi yaşamışım bir kere, bundan gayrı yalnızca dost olmak düşer sevdiklerimle Prof. Dr. Saffet TÜZGEN X

11 İÇİNDEKİLER Refakatçi Seher Keçe Türker... 1 Arsız Arkadaşım Tuba Karadağ... 7 Kolu Kopan Kahraman İşçi Dr. Çetin Duygu Kader Dr. Özgü Suna Celiloğlu Kemik Toprağına Kalsiyum Ağacı Dikiver Mine Ergen Çer Azrail Kaç Kere Geldi Sayamadım Dr. Behice Han Almiş Izdırap Mine Taşdemir Hastalığın Rengi Sevim Doruk Kumdan Kaleler Hümeyra İrem Çetinel Unutma Beni Nazlı Saluk Hayatın Faturası Çene Eklemine Kesilsin Çiçek Kıral Gizlemek ve Özlemek Duygu Biricik XI

12 Ben ve Büyük İskender Mehmet Aslancan Enkaz Emir Levent Kaçar Çocuğuma Dokunamazsınız Dursaliye Şahan Yeniden Doğuş: Şizofreni Mine Yaldız Beyaz Giyinen Kadın Mehmet İkbal Şahin Aliye Dr. Jale Akgöl Size Dünyanın Servetini Versem Bana Onun Sağlığını Verebilir misiniz? Sengül Bagçi Epilepsi ve Ben Fatih Güler Deva nın Vuslat ı Aynur Doğan Bu da Geçer Ya Hu Ayşenur Kaya Asla Vazgeçmem Havva Nur Doğan XII

13 Bir Avuç İğde Mehtap Tetik Korkma Ben Yokum Ömer Faruk Özçelep On Yıllık Kar Burak Çavuş Unutmamak İçin Değil, Unutmak İçin Yazmalıyım! Sevil Yücel Hep Dilimin Ucundadır Hayat Muhammet Bingöl Gitmeli Fatih Yıldız Yüreğine El Değen Dedem Mustafa Ege Çalışkan Down Sendromu Gülay Kocakaplan Davetsiz Misafir Mine Özsoy Ekmek Yoksa Pasta da Yok Abdullah Fatih Sofuoğlu Haydi, Şizofrencilik Oynayalım Mavi Tuğba Ateş Doğuştan Deli Bahadır Karaman XIII

14 Suskun Mahal Sena Özşimşir Gamzedeyim Deva Bulmam Anıl Can Uğuz Seni Görmek İstemiyorum Nurgül Karakurt Bir Pencere Aç Hayata! Dr. Halime Ermiştekin Kaplumbağa Kız Murathan Çarboğa Keşkelerle Dolu Çocukluğum Gamze Kılıç Şaşılık Zeynep Yiğit Ben Ölmedim Elif Pınar Ertekin Unutulmayan Hande Kuşuluoğlu Bay Mc Ardle Abdurahim Ayar Panik Radar Yeşim Birinci Karnımda Atan Kalp Özlem Demirbaş XIV

15

16

17 Refakatçi REFAKATÇİ Seher Keçe Türker Yaşamla ölüm arası İnce bir hudut Ne geçilir ne durulur Bir bilmece kıvır kıvır Karmakarışık. Gerçekle hayalin karıştığı beyaz badanalı bir oda Saat 05.30, günün ilk ışıkları etrafa yayıldı. Yumuşak bir ses: - Günaydın, nasılız bakalım bu sabah? diyerek hasta odasına girdi. Günaydın Hemşire Hanım, iyiyim. - Tansiyonumuzu ölçelim, hııı. - Çok iyi, şimdi termometreyi veriniz, bakalım ateşimiz kaçmış, ver bakalım kolunu, o güzel damarlarından da kan alalım. Sonra ciddileşerek hasta sahibine döndü. Kanı, acile götürün, bir de tüp alın, öğlen kanı ölçümü için gerekli. Birazdan tok bir ses duyuldu. Kahvaltıı. Kahvaltı geldii. Bir parça beyaz peynir, dört beş zeytin tanesi, akşamdan kalma ekmek ve su bardağı dolusu rengi bozuk çay. Daha sonra kocaman paspas- 1

18 Hastalık Hikâyem II lar yuvarlanarak ortalıkta dolaşmaya başladı. Pislikleri topladı mı dağıttı mı bunu anlamak için bir bilene sormak gerekir! Çamaşır suyunun kokusu her yana dağılırken kolonya şişeleri sözleşmişler gibi harekete geçti. Ne pis koktu aman! diyen kolonyayı süründü, sağa sola serperken salondaki hava, daha da berbatlaştı, gözler yaşardı, genizler yandı. Saat Doçentler, hemşire ve öğrencilerle hastaları dolaşmaya çıktılar. Her birinin başına kara bir dosya bıraktılar. Aralarında kendi dillerince konuştular, yorum yaptılar. Kimse dediklerini anlamadı, maksatları hastaları değil, kara dosyaları ziyaretti. Etraflarında refakatçiler yokmuş gibi davrandılar, gözlerinin içine, ağızlarının kıpırtısına odaklanmış hastaları görmezden geldiler, aralarında konuştular, konuştular ve gittiler. Refakatçi, kanı acil kan merkezine götürdü. İki saat sonra gelip sonucu almasını istediler. Uzun koridorları geçti, merdivenleri bir solukta indi, bir solukta çıktı. Hastasını, profesör gelinceye kadar hazırlaması gerekti. Hastanın yatağını düzeltti, kahvaltı tepsisini kaldırdı, karanlık bakan yarı açık çelik dolabı, yürüyen masayı sabunlu sularla sildi. Çiçeklerin suyunu değiştirdi, sararmış yapraklarını temizleyerek odaya sabun kokulu sıcak bir hava vermeye çalıştı. Gülümsedi, günler boyu gülümsedi, hayatından memnun görünerek hastasına moral verdi. Arzularını, beklentilerini dondurdu, elbet iyi günler gelecek ve o günler uzak değildir diye düşündü. Refakatçi iyimser olmalı, polyannacılık oynamalı, yüreği kan ağlasa da gülümsemeli... Buzlar nasıl olsa bir gün çözülür, hiçbir şey sonsuza kadar süremez. Saat Hastabakıcılardan biri odaların kapısında çığırtkanlık yaptı: -Refakatçiler dışarı Hoca geliyor... Lütfen hastaları yalnız bırakın. 2

19 Refakatçi Bütün refakatçiler emir gereği dışarı çıktı. Hastasına, Ben dışarı çıkıyorum, kapının önündeyim, merak etme. gibi sözler demeyi de ihmal etmediler. Artık saat olana kadar hasta odalarına girilemez. Dışarıda terlikli, uzun entarili kadınlarla, saçı sakalı karışmış erkekler buluştu. Ellerinde sigara, gözlerinde hüzün, umutsuzluk, uykuya karışmış bir yüzle dolaşırlarken Haydi çay içmeye inelim. dedi birisi. Öteki, Ben gidemeyeceğim! derken yorgun ve umutsuzdu. Bir başkası; Çarşıya gidelim mi? diye sordu. Gidelim ama ya arar sorarlarsa benim hasta bu gece iyi değildi. İlaç filan lazım olur. Ben en iyisi gelmeyeyim. Siz gidin, zahmet olmazsa bana da gazete alır mısınız? dedi. Bir başkası, Sabaha kadar uyumadım. Hastamın sancısı vardı. Hemşire Hanım bakmadı mı? Baktı, baktı ama ne yapsın! Doktorun dediklerinden dışarı çıkamadı ki. Doğru, öyle, öyle... Yapacak bir şey yok. Doktorlar, hemşireler odalara girdiler, çıktılar, sonu gelmeyen çalışma vardı. Hastalara bakıldı, gerekli her şey belli bir düzen içinde yapıldı. Onlar, yorulmadı ve usanmadı, bu işe baş koymuşlardı. Ne ilaç saatleri karıştı ne kara dosyaları, hep dimdik, enerji dolu, yumuşak, usul usuldular. Refakatçiler, dışarıda yatılı okulda çarşı iznine çıkan öğrenciler gibiydiler. Kısa zamanda çok iş başarmak istediler. Kiminin zamanı yetmedi, kiminin içinden bir şey yapmak gelmedi. Çoğu, zamanı boş geçirerek tüketti. Bazıları, gece volta attığı koridorları, gündüz de ölçmek ister gibi elleri cebinde, kamburu çıkmış halde duvarlar boyu gitti geldi. Kim bilir aklından neler geçirdi? Dertli mi, hınçlı mı, önceleri hiç sevinmiş miydi? Bakışları da duygularını ele vermedi. Birbirlerini tanımayan insanlar adlarını bile sormadan dertleştiler. Doktorlar, hemşireler de onları yok saydılar, hatta hizmetliler bile umursamadı. Hastanede hasta hizmetinin tamamı omuzlarına yüklendiği hâlde onları kimse ta- 3

20 Hastalık Hikâyem II nımadı. Nasıl uyur, dinlenir mi, sağlıklı mı, üşür mü korkar mı? Sormadılar, herhalde kısa süre içinde refakatçileri de hasta yatağında görmek istiyorlardı. Onlar kimliksizdi, biri giderken öteki gelir başka bir hastanın yanına, oda numaraları onların adlarıdır; 570, Adsızlar grubu öyle güzel anlaştılar ki sanki akraba oldular. Onlar hasta değiller ama adsız dertlilerdi. Bazen hastalar mı, adsız dertliler mi daha iyi durumda diyesi oldular. Hasta bakımı ve hizmeti ile ilgili bilgileri kısa sürede öğrendiler. Bu hastalık hastaneye bir kere gelip ameliyat olmakla iyileşmiyordu. Geçmiş olsun! dileği de çoğu zaman amansız dert karşısında gereksiz lakırdı olarak kalıyordu. Kimi çarşıya, kimi kahve içmeye gitti dışarı atıldıklarında. Kimileri de merdiven başında bekledi. İçeri girmeyi bekledi, telefon etme sırasında bekledi. Hasta için değil de kendisi için birinin gelmesini bekledi. Sen nasılsın? diyecek. Bir isteğin var mı? diye soracak ya da Gel, sana hava aldırayım, biraz dışarı çıkalım. diyecek birini bekledi. Bazen böyle birinin geldiği de oldu. O zaman saatler daha hızlı çalıştı, sanki akrep at oldu, tadına doyulamayan zaman aktı gitti. Bazen de beklenmeyenler, ağzından çıkanları duymayanlar geldi. Bu durumda zaman uzadı da uzadı, yelkovan akrepleşti, odanın havası bozuldu. Artık gidin, yeter artık! diye bağırmak istedi refakatçi. Bağıramadı, âdeta kendi içinde boğuldu. Gülümsedi, boğazına bir şeyler düğümlendi, ağlamak istedi. Hayır, olmaz, refakatçisin, kendine gel! dedi. Gülmek istedi, gülemedi. İçini sıkan, bilemediği, anlayamadığı bir şeyler vardı, gülümsedi. Hastanede içlerine akıttıkları gözyaşları içinde boğulan insanları gördü. Keşke bunlar sevinç gözyaşları olsaydı. Öyle olsalardı zaten içlerine akmazdı. Burada kalırken başka hayat yoktu sanki. Her şey o taş duvarların arasında sıkıştı, gece güne karıştı; sevinç, hüzne boyandı. Karanlık saatler refakatçilerindir. 4

21 Refekatçi Dertler, gece depreşir derler. Hastaların iniltilerini dinlerken ve elinden bir şey gelmeden beklerken geceler suçluymuş gibi Kapkara, canavar geceler, beyazlayın! diye bağırmak istedi. Uzun, karanlık koridorlardan rüzgâr gibi geçerken ölümün soğuk nefesini ensesinde hissetti ama geçti, refakatçi olmak, ayrıcalıktır. Ölüm meleği bile bile dokunmadı, rüzgâr kanat oldu, iyilik perisi koluna girdi, kuş gibi uçurdu. Uzun, soğuk, karanlık koridorları işte böyle geçti. Günün ilk ışıkları odaya süzülürken geceyi düşündü. O, ben miydim? diye hayret etti kendisine. Gece, sağlığından endişe ettiği komşu odadaki hastayı görmeye gittiğinde yerinin boş olduğunu gördü, kimseye sormadı. İçinden bir şeylerin koptuğunu ve terminalde gitme sırasını bekleyen misafirin, yola çıkışının derin sessizliğini bütün benliğinde hissederken çaresizliğin gerçek anlamı ile ilk defa yüzleşti. Akşama doğru başka hasta, yatağı doldurdu. Hastanenin en hüzünlü bu bölümünde bazı geceler, bütün hastalar iyi gibi olurlar, uyurlar, konuşurlar, inlemezler. İşte refakatçilerin sohbet geceleri, bildikleri, duydukları ne kadar koca karı ilacı, ne kadar dua varsa birbirlerine öğretirler. Kamboçya çayı mayası verirler birbirlerine Gülüşlerine hüzün dolsa da fıkra anlatırlar. Nihayet günlerce süren kan tahlilleri, serumlar, endoskopi, karaciğer fonksiyonları ölçümü, akciğer röntgeni, şeker düşürme çalışmaları bitti. Ameliyat hazırlığı başladı. Hastanın hem dış hem de iç organlarının temizliği yapıldı. Bütün hastalar bu günü beklerdi. Ameliyat olunca ilahi bir kudretin acılarına son vereceğini umarlar. İşte, son an, biri geldi; iri yarı, bıyıklı. Haydi gidiyoruz. diyerek hastayı tekerlekli yatağı ile aldı götürdü. Tekerlekler dönerken yağları eridi, ayaklarının bağı çözüldü, üşüdü, terledi. Yeni bekleyişi başladı. Saatler geçmek bilmedi, kocaman, demir parmaklı kapının önünde; sarı beniz, donuk bakışlarla ayrı dünyadan biri gibi bekledi. İyi haber bekledi, neyi beklediğini 5

22 Hastalık Hikâyem II bilmeden bekledi. Ameliyat da bitti, patoloji raporu da geldi, sonuç yine beklemek, hem de belirsizlikle birlikte beklemekti. Ne zaman gecenin pembe kanatlarıyla uçuşan pembe kelebekleri gelecek, sihirli dokunuşlarıyla her şeyi eskisi gibi yapacaklar, diye bekledi. Taburcu ettiler, yine refakatçi oldu; yine taburcu ettiler, yine refakatçi, yine taburcu ettiler... Beklemeler bitmedi, her yerde beklemek beraberlerindeydi. Bir an ölüm meleği geldi misafirliğe. Bunu kimse fark etmedi. Durum anlaşıldığında kanatlı beyaz atlara binip birlikte uçtular. O andan itibaren bekleyecek bir şey kalmadı. Artık gönlünce ağladı refakatçi ve bundan utanmadı. Sonra, sonrası yok, hepsi bu. Hadi gülümse, gülümse bakalım refakatçi Haydarpaşa Hastanesi 6

23 Arsız Arkadaşım ARSIZ ARKADAŞIM Tuba Karadağ Çayımı yudumlarken bir taraftan da onun gelmesini bekliyorum. İçimde bir heyecan, rahatsızca kıpırdanıyorum. Uzun zaman olmuştu dışarı çıkmayalı. Oturduğum yeri, girişten uzak, cam kenarına yakın seçmiş olmama rağmen, gelip geçen insanların ayak sesleri huzursuzluk veriyor. Buluşmak için bir alışveriş merkezini seçmekle ne kadar hata yaptığımı düşünüyorum. Yine geç kalmıştık. İstiklal Marşı okunmuş, öğrenciler, çift sıra hâlinde merdivenleri çıkmaya başlamışlardı bile. Otobüsten inip koşar adımlarla okulun avlusuna doğru yol alıyorduk. Bu arada, yağmur inatla artarak özellikle de benimle çarpışıyor, koşmama mani olmaya çalışıyordu. Koca bir otobüs dolusu öğrenci bahçeyi adımlamış, okula girmek üzerelerken ben hâlâ avluda bir iki adımdan fazla atamamıştım. Hayır, nerede arkadaşlarım, bu arkamdaki köpek de neden havlıyor? Kalbim yerinden fırlayacak gibi. Ah bu köpek! Havladığı için ayaklarım birbirine dolanıyor. Dermanım tükendi. Yok, yok yağmur da benimle uğraşıyor; geride ben kaldıktan sonra hızını daha bir arttırdı. Hep o miskin çocuğun yüzünden; geç çıkmasaydı evden, onu beklemek zorunda kalmayacaktık. Koşuyorum, koşuyorum, hâlâ bahçenin yarısına gelemedim. Ah! Diz kapaklarım ve avuç içlerim çamura bulandı. Kulaklarımda bir ses yankılandı. Hemen arkasından da bir el uzandı, tutunup kalkıyorum Ceren e. 7

24 Hastalık Hikâyem II Küçük aynama son bir kez bakıyorum. Ne de olsa iyi görünmek istiyorum uzun yıllardır karşılaşmadığım arkadaşıma. Gözlerim ne kadar da soğuk, kayıtsız ve donuktu yansımasında. Evet, yüzümdeki morluklar büyük oranda açılmış, sarıya dönmüştü. Fark edilemeyecek kadar azalmıştı şişlikler. İşte, bu da dikiş izlerim; ne ilk ne de sonuncusu olacaktı. Bütün izler silindi gözlerimin önünden. Aynada bir küçük kız sureti belirdi. Kırptım gözlerimi. Kapa, aç, kapa, aç Yok, hâlâ bana bakıyor. O küçük yüzün rengi solmuş, dudakları kurumuş, sık sık öksürüyor. Yalnız gözlerinden bir parıltı yansıyor. Girişte göründü arkadaşım. Koşarak bulunduğum masaya doğru geldi. Sımsıkı sardı kollarıyla beni. Avuçları avuçlarımda, dakikalarca konuşacaktı gözlerimiz, sonra da sözlerimiz. Tamam, dur, anlatıyorum işte. Bıkacaksın beni dinlemekten. Evet, Ceren ciğim önceden bildiğin gibi bizi ilk defa derin uykumuzdan uyandırıp görmemizi sağlayan, Kapadokya gezimizdi. Tarihi kalıntılara ne kadar düşkün olduğumu bilirsin. Bütün yapıyı ayrıntılı olarak dolaşmak istiyordum. Bende o zamana kadar baş gösteren küçük aksaklıklar, bu engebeli alanda saklanamaz oldu. Oradaki merdivenlerden desteksiz çıkamıyor, mağaralarda çömelemiyordum. Zaten koşmakta zorlandığımı biliyordum, yürüyüşümün biraz farklı göründüğünü de ailem biliyordu. Tabii, sonrasında hemen doktora başvurmuştuk; süregelen bu hareket kısıtlılığının zayıflık ve iştahsızlıkla alakası olamayacağını nihayet anlayabildik. Hacettepe Hastanesinde kas biyopsim yapılırken buldum kendimi. Koridorda bekleyen annem, babam ve kardeşimden de kan örnekleri alınmıştı. Bacağımdan alınan küçük bir parça ve ailemden alınan kan örnekleri, incelenmek üzere İngiltere ye gönderildi. Benim için artık tüm sıkıntılar bitmişti. Yedinci sını- 8

25 Arsız Arkadaşım fa geçmiştim, yaz tatilime geri dönebilirdim şimdi. Mutlaka çok şeyin idrakinde değildim, ailem ise sancılı bir dönemin içerisindeydi. Sonuçlar ortadaydı. Genetik bir kas hastalığına sahiptim. Annem taşıyıcıydı. Akraba evliliği kaynaklıydı. Ailenin diğer bireylerinde herhangi bir sorun çıkmamıştı. Bir de avantajım vardı ki hastalığım yavaş seyredecekti. Hastalığın tedavisi henüz bulunamamıştı. Bundan sonrası, benim için hiçbir şey ifade etmiyordu; henüz yoktu! Bekleyecektim. Konuşmasının devamını şöyle sürdürmüştü Doktor: Yürüyüşü bozulacak, zamanla yatağa bağımlı hâle gelecek. Solunum sıkıntısı yaşayarak yirmili yaşlarda yaşamı son bulacak. Bu bilgiler, ailemi yıkmış, benim içinse bilgi kirliği yaratmıştı. Evet canım, her şey anlamını yitirmişti. Eve dönüp kaldığımız yerden devam edecektik yaşama. Buradan itibaren bana düşen ağır yükümlülükler vardı. Her üç ayda bir Hacettepe Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezine gidiyor, rutin kontrollerimizi yaptırıyor, yeni egzersizler öğreniyor, bunları evde annemin yardımıyla uyguluyordum. Hem okulumu hem de egzersiz programımı düzenli bir şekilde, bir arada yürütebilmem zor olsa da başka çarem olmadığını görebiliyordum. Hayır, aksine bu durum, hırs yapmama neden oldu. Beni yaşama bağlayan düşünce tarzımı, hastalığımı kavramaya başladığım ilk günlerde benimsemiştim. Mademki hastalığımın hızı egzersizlerle yavaşlayacak, henüz tedavisi bulunmayan hastalık sürecinde zaman kazandıracaktı, o zaman bol egzersiz, yürüyüş, gece ayaklarıma taktığım cihazlarım, yazları havuz Yapılacaklar listesi belliydi. Görüyorsun ya, bu henüz kelimesine ne kadar takmıştım. Bol hırçınlık ve duygu patlamaları da bana eşlik etmeye devam ediyordu. 9

26 Hastalık Hikâyem II Kahvemden bir yudum alayım ki devam edebileyim. Sonraki günlerde de hep Neden? diye sorarken bulacaktım kendimi. Zorlu bir yedi yılı geride bıraktığımız bu dönemlerde, beni ya da bizi bekleyen yeni bir sürpriz varmış! Aynı aksilikler, kardeşimde de belirmeye başlamıştı. Görmezden gelip kaçmayı seçiyorduk. Sağlam bir de dayanağımız vardı; kardeşime yapılan kan tahlilleri! Hem, bütün gün benimle aynı evde yaşayıp etkilenmemesi ne mümkündü? Ruhundaki yıkımı tahmin etmek zor olmamalı. Kan tahlillerinin sonuçları da bize katılarak görmezden gelme oyununa dâhil olmuştu. Buna rağmen bir an geldi, ne kaçacak köşe ne de bir damla umut Aynı teşhis, kardeşime de konuldu. Bu sefer, hastalığın neler getireceğinin en somut hâlini bilerek sürdürecektik yaşamımızı. Bana da aileme de yeni görevler düşüyordu. Tek vücut, belki de tek yürek olmuştuk. Kardeşim, hastalığının ilk yıllarını daha karamsar bir ruh hâliyle geçiriyordu. Bende, kendi geleceğini görerek başlıyordu her yeni güne. Kötü bir soru bu! Alışmak kelimesinden hoşlanmıyorum. Bilmiyorum ki sen yorumla, alışmış mıyız yeni hayatımıza Ceren ciğim? Daha olağan hâle gelmişti evimizin havası. Fırtına dinmiş görünüyordu ama yüreklerdeki kuvveti daha çok sürecekti. Senelerce yüreklerde büyüyen acılar, bir gün dile gelmeye başladı. Sohbetlerimiz oluyordu uzayan akşam vakitlerinde. Aralarda da gelecek kavramı geçiyordu belli belirsiz, ağzımızdan çıkmaktan korkarcasına. Kitaplarda aradık sorularımızın yanıtlarını, sohbetlerde dillendirdik belki de en yüce yakarışları. Bulduğumuzu sandığımız yanıtlar, basitleştirdi yaşamımızın her anını. 10

27 Arsız Arkadaşım Hastalığımla birlikteliğimin on iki yılını geride bırakmıştım. Gün içerisinde uyguladığım egzersizlerim, beni daha çok yoruyordu. Zamanla azaltıp kısmen veda etmek zorunda kaldım. Ani düşmelerim hem artmış hem de tehlikeli boyuta gelmişti. Sen hep güzel bakıp öyle de görüyorsun yaşamı. Şimdi de gözünden kaçıyor, yüzümde kalan dikiş izlerim. Sık ve sert düşüşlerimle her geçen gün cesaretim azalsa da alnımdaki yazının yenisini yazmaya çalışıyorum fütursuzca. Bunca yaşanılanların arasından başını çıkaran ince bir sızı yokluyordu sık sık bedenimi. Yarım kalan eğitimimi tamamlamanın sırası şimdi gelmişti. Dışarıdan bitirdim üniversiteyi çok büyük bir hevesle. Evdeki tüm düzenlemelere rağmen, yaşam alanımın ne kadar kısıtlı ve zorlu olduğunu bildiğim hâlde, iş yaşamımın olabilirliğini sorgularken buluyordum kendimi sürekli. Uyguladığım özel bir şey yok aslında. Maalesef ilaç tedavim de yok. Hafif ama besleyici gıdalara yer vererek biraz sonra göreceğin gibi dışarıda destekle, evde ise kısa mesafelerde desteksiz yürüyebiliyorum. Evet canım, hâlâ değişmedim. Kendimi seviyorum, azmimi daha çok seviyorum. Hayır, bundan habersizim. Son yıllarımda doktorumu hiç görmedim. Ama henüz somut bir gelişmenin olmadığını biliyorum. Bundan sonra Güzel bir soru; sonra mı, hiç düşünmemiştim de! Bugüne bakıyorum, yarına, geleceğe Doktorlara sorarsanız, bizim için olmasa da başkaları için bir gün mutlaka Bense nedense hep bekleyenlerdenim. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım. Masadan tutunup bin bir güçlükle belimi doğrulttum. Ayak parmaklarımın ucunda, arkadaşımın kolunda adımlamaya çalışırken son bir kez 11

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

İşte sağ kolu, sol kola diken cerrah Dr. Bülent Özçelik

İşte sağ kolu, sol kola diken cerrah Dr. Bülent Özçelik Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi... Tam da doğru yere kurulmuş... Her taraf fabrika, her taraf atölye, her taraf işyeri... El cerrahisinde müthiş gelişmiş bir hastane... Çünkü iş kazalarının çok olduğu bir

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR TEHLİKELİ YOLCULUKLAR Maun masanın sahibi, ciddi bakışlarını üstümden çekmiyordu. O izin verse ben de gözümden birkaç damla yaş çıkmasına izin verecektim. Doktorumun karşısında oturmuş, son sözlerini kavramaya

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor.

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor. Kepçe kulak genellikle olması gerekenden daha büyük kulak olarak algılanır. Hâlbuki çok doğru değil. Kepçe kulakları olan bir insan ile normal kulakları olan bir insanın aslında kulak büyüklüğü olarak

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU KİŞİSEL BİLGİLER Adınız: Soyadınız: Doğum Tarihi: Doğum Yeri: Adres: (Ev) (İş) Telefon:(Ev): (İş) (Cep) E-mail: Eğitim Durumunuz: Mesleğiniz: KİLO

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

timasokul.com / bilgi@timasokul.com

timasokul.com / bilgi@timasokul.com OKUMAYI SEViYORUM DiZiSi zç Yayın Yönetmeni Savaş Özdemir Hazırlayan Reşhat Yıldız Kapak Tasarım M. Aslıhan Özçelik Grafik Tasarım M. Aslıhan Özçelik Esra Bayar Resimler shutterstock.com Sevengül Sönmez

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464

Otistik Çocuklar. Berkay AKYÜREK 7-B 2464 Otistik Çocuklar Otistik olmak normal insan olmaktan çok farklı değildir aslında, sadece günlük ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Yani bizim kendi başımıza yapabildiğimiz (yemek yeme, kıyafet giyme, oyun

Detaylı

Kari m ve eşi Kelly alti sonra çocuk sahi bi olmak i sti yor

Kari m ve eşi Kelly alti sonra çocuk sahi bi olmak i sti yor Kari m ve eşi Kelly alti sonra çocuk sahi bi olmak i sti yor Karim in eşi Kelly altı ay sonra hamile olmak istiyor 1. Karim in eşi Kelly altı ay sonra hamile olmak istiyor Karim in eşi Kelly hamile olmak

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK Sağlıklı bir

Detaylı

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma

1 of 5 14/10/2010. Stresle Başa Çıkma 1 of 5 14/10/2010 Stresle Başa Çıkma Stres bizim baskıya karşı duygusal ve fiziksel tepkimizdir. Bu baskı dışsal faktörlerden kendimizin ya da bir yakınımızın yaşam etkinliklerinden, hastalıklarından yaşam

Detaylı

HAYTAP İmdat Turu Ekibi ANKARA Yenimahalle 'Toplama Merkezi'nde... Son Güncelleme Çarşamba, 25 Eylül 2013 19:37

HAYTAP İmdat Turu Ekibi ANKARA Yenimahalle 'Toplama Merkezi'nde... Son Güncelleme Çarşamba, 25 Eylül 2013 19:37 HAYTAP Akdeniz Ege İmdat Turu Ekibi olarak, turumuz da biz de bitmiş tükenmiş durumda olduğumuz halde, sokaklarından yüzlerce hayvanın yok olduğu, bakım evinin bir felaket olduğu bilgilerini kulak ardı

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül 2009 12:41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül 2009 13:10

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 09 Eylül 2009 12:41 - Son Güncelleme Çarşamba, 09 Eylül 2009 13:10 Bir Gencin Eroin Kullandığı Nasıl Anlaşılır? Balıklı Rum Hastanesi Vakfı Anatolia Klinikleri nde Şef Yardımcısı Doç. Dr. Özkan Pektaş a bu soruyu sorduğumda söze şöyle başladı: Daha kırık kırık, çatallı,

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi

Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Almanya'da Yaşayan Trabzonsporlu Taraftarın 61 Plakanın İlginç Azmin Hikayesi Yüksekova ve Cizre nin il yapılacağı duyuldu, 70 küsur ilçe Ben de istiyorum diye ayağa kalktı. Akhisar, Tarsus, Nazilli, Alanya,

Detaylı

MEF İLKOKULU MART-NİSAN AYI DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI

MEF İLKOKULU MART-NİSAN AYI DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI MEF İLKOKULU MART-NİSAN AYI DEĞERLER EĞİTİMİ ÇALIŞMALARI İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen projede mart ve nisan ayı Değerler Eğitimi konusu: Empati Öğrencilerimiz mart ve nisan ayları

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaghar Aghaei cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır.

Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. Demodur Kırmızı yazılar sizin sipariş verirken yollamış olduğunuz yazılardır. / /20 YAZI ARKASINDA SİZİN FOTOĞRAFINIZ KULLANILMAKTADIR En Kıymetlim, Sonsuz AĢkım Gözlerinde sevdayı bulduğum, ellerinde

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu

Ö ğ renci Gö zü yle. Van Depremi. Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Ö ğ renci Gö zü yle Van Depremi Zeynep Kalem Mehmet Faruk Bedir M.Enes Aydoğdu Son yılların ülkemiz için en büyük afetlerinden biri 23.10.2011 de Van Erciş te 7.2 şiddetinde bir deprem olarak yaşandı.

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

Ben Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nden Diş Doktoru olarak mezun oldum. (1996-2002)

Ben Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nden Diş Doktoru olarak mezun oldum. (1996-2002) NEREYE GİDİYORUZ? BÖLÜM 1 Diş Hekimi olmak, kolay iş değildir! Ben Ankara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nden Diş Doktoru olarak mezun oldum. (1996-2002) Aynı sene, Ankara Üniversitesi Ağız, Diş,

Detaylı

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN

Sosyal Ajan. Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ. Marka Uzmanı GİZEM. Kokusunda Davet var ÖZKAN Sosyal Ajan Marka Uzmanı GİZEM Melek mi Şeytan mı? ÖYKÜ Kokusunda Davet var ÖZKAN Y eni yepyeni bir dergiyle karşınızdayız. Sosyal medyada tanımanız gereken, takip etmeniz gereken kişileri mercek altına

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

NEJAT İŞLER İSTANBUL'A SEVK EDİLDİ

NEJAT İŞLER İSTANBUL'A SEVK EDİLDİ NEJAT İŞLER İSTANBUL'A SEVK EDİLDİ Acıbadem Bodrum Hastanesi Başhekimi Dr. Aydın Aksoy: HASTAMIZ UÇAK AMBULANS İLE İSTANBUL A TRANSFER EDİLMİŞTİR 17 Ocak 2014 tarihinde Acıbadem Bodrum Hastanesi Acil Servisi

Detaylı

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI

YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Hafta Sonu Ev Çalışması YIL DEDE'NİN DÖRT KIZI Zaman adlı ölümsüz bir dev vardı. Bir gün Zaman, Yıl Dede'yi dört kızıyla birlikte yeryüzüne indirdi. Kızlar, yeryüzünü çok sevdiler. Hepsi bir yana dağılıp

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez.

Başarıda İç Disiplin. Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. Başarıda İç Disiplin Herkes insanlığı değiştirmeyi düşünür. Ama kimse önce kendini değiştirmeyi düşünmez. İÇ DİSİPLİN NEDİR? Her zaman yaptığınız veya yapmak zorunda olduğunuz işleri iki şekilde yaparsınız:

Detaylı

Sağlıklı bir hamilelik için izlenmesi gereken 10 adım

Sağlıklı bir hamilelik için izlenmesi gereken 10 adım http:www.babycentre.co.uk/midwives 10 steps to a healthy pregnancy (Turkish) Sağlıklı bir hamilelik için izlenmesi gereken 10 adım 1. Hamilelik sürecini erkenden planlayın ve organize edin! 2. Sağlıklı

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL Kirpiklerimin Gölgesi ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör.

Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Ör. Büyük lokma ye: büyük konuşma. Ör. Eylemlerin, eylemsilerin, sıfatların ve zarfların anlamlarını çeşitli yönden etkileyen sözcüklere zarf denir. Eylem ve eylemsilerin anlamalarını durum yönünden tamamlayan zarflardır. Eylem ya da eylemsiye

Detaylı

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ

HİKÂYELERİMİZ FEN VE MATEMATİK ETKİNLİĞİ HİKÂYELERİMİZ Annecim Anneler günü Paf ile Puf Tasarruflu olmalıyız İlk hediyem Dinozorun Evi İki inatçı keçi Karne heyecanı Geri dönüşüm Uzun zürafa Becerikli karınca Rapunzel Kırmızı başlıklı kız Hansel

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

UÇUŞ KORKUSUNUN SEBEPLERİ. Kontrolü kaybetme korkusu. Kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı yerde panik atak geçirme korkusu.

UÇUŞ KORKUSUNUN SEBEPLERİ. Kontrolü kaybetme korkusu. Kaçıp kurtulmanın mümkün olmadığı yerde panik atak geçirme korkusu. Bir hafta sonra bayram; kimileri bayramı evinde kutlarken bazıları da bu süreyi tatil yapmak ya da uzak şehirlerdeki akraba ziyaretleri için kullanacak. Hem sürenin kısalığı hem de böyle günlerde yolların

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Aile nedir? *Ailemizi tanıyalım. *Ailemizdeki büyüklerin isimlerini öğrenelim. *Akraba ne demek öğrenelim. *Arkadaşlık nedir?

Detaylı

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy

Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy Gerçek yaşam, minik minik değişiklikleri hayata geçirmeyi başardığınızda yaşanmaya başlanır. - Leo Tolstoy YENİ BİR YIL YENİ BİR SİZ Kendimizde dahil, birçok kişi, yeni bir yıla birçok yeni kararla başlar.

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı