ISBN :

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ISBN : 978-605-857-262-1"

Transkript

1

2 ISBN : Baskı Tasarım : İmak Ofset Basım Yayın Ticaret ve Sanayi Ltd. Şti. Atatürk Cd. Göl Sk. No:1 Yenibosna, Bahçelievler / İSTANBUL Tel: Sertifika No : : Prestij Grafik, Reklamcılık Matbaacılık San. ve Tic. Ltd. Şti. Nurullah KARADEMİR, Saliha KAHRAMAN, Elif TAK Atatürk Cd. Göl Sk. No:1 Yenibosna, Bahçelievler / İSTANBUL Tel: Kapak Resmi : Ayşe Denizli Baskı Tarihi : Ekim 2013 Bu kitabın yayın hakları Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi ne ve hazırlayanlara aittir. İzinsiz, kısmen veya tamamen çoğaltılıp yayınlanamaz.

3 ÖNSÖZ Evren atomlardan değil, hikâyelerden meydana gelmiştir. diyen M. Rukeyser, bu sözüyle hikâyenin müthiş gücüne dikkat çeker. Hikâyelerimiz hayatlarımızdır. Hüzünlerimiz, acılarımız, küçük sevinçlerimiz ve heyecanlarımız gizlidir içlerinde. Bizi biz yapar öykülerimiz, hayatı öğretir. Hastalıkların da hikâyesi vardır. Daha çok anlayış, daha çok ilgi, daha çok özen görmek isteyen hassas ve kırılgan insanlar vardır bu öykülerde. Hastalık hikâyeleri çok şey öğretir bizlere. Bu gerçeğin bilincinde olan Doktor Latham Hastalarımız bizlere kitaplarımızdan daha çok şey öğretir. diyerek tıp bilimine farklı bir bakış açısı getirmeye çalışmış ve hastalık hikâyelerinin tıp eğitimini tamamlayıcı bir unsur olduğunu ifade etmiştir. Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanlığı ile üniversitenin Kültür-Sanat ve Edebiyat Kulübü öğrencilerinin birlikte düzenlediği Hastalık Hikâyem adlı ödüllü yarışma, hem sağlık çalışanlarını hem de hikâyelerini paylaşmak isteyenleri bir araya getirdi. Yarışmaya 61 ilden 2 ay içerisinde gönderilen 438 hikâye ön jüri üyeleri Yrd. Doç. Dr. Cemil Gülseren, Uzm. Dr. Atilla Özcan, Öğr. Gör. Salim Durukoğlu, Öğr. Gör. Hümeyra Yuva ve Kevser Akın tarafından değerlendirilerek jüri üyelerine sunuldu. Prof. Dr. Mukaddes Eşrefoğlu, Prof. Dr. Mahmut Kaplan, Prof. Dr. Hasan Kavruk, Prof. Dr. Nil Sarı, Prof. Dr. Cengiz Yakıncı, Yrd. Doç. Mehmet Emin Ağar ve Yrd. Doç. Mahmut Gürgan ın bulunduğu jüri, hikâyelerin son değerlendirmelerini yaparak dereceleri belirledi. Birinciliği Bir Dilek Tut hikâyesiyle Dr. Halil Buluç, ikinciliği Vâde ve de Vedâ hikâyesiyle Kaya Uluata, üçüncülüğü Atrial Septal Defekt hikâyesiyle İlkiftar Ezberci alırken; Jüri Özel Ödülünü Son Eylül Akşamı hikâyesiyle Tamer Kütükçü aldı. III

4 Yeşilay Özel ödüllerinin de verildiği yarışmada Oğuzhan Durgan Madde Bağımlılığı Ruhun AIDS Olmasıdır, Önder Kurt Bir Nevi İntihar ve Prof. Dr. Göknur Aktay Ödünç Morfin adlı hikâyeleriyle ödüle layık görüldüler. Yarışmada derece alanlara ödülleri 14 Mart 2013 tarihinde Bezmiâlem Vakıf Üniversitesinde düzenlenen Tıp Bayramı etkinliğinde takdim edildi. Elbette ki bu projede asıl amaç insanları yarıştırmak değildi. Hastalıkları hikâye yoluyla anlatma fikrini bir yarışma yoluyla insanlara duyurmak, bu sayede daha güzel hikâyelerin ortaya çıkmasını sağlamaktı. Yarışmaya gönderilen hikâyelerin 87 adedini Hastalık Hikâyem I ve Hastalık Hikâyem II olmak üzere iki kitap halinde sizlerle buluşturuyoruz. Yarışmaya, hikâyenin sıcaklığına kucak açan Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Akça ya, Mütevelli Heyeti Üyelerine, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr.Ahmet Belce ye, Tıp Fakültesi öğrencisi Enes Dik e ve yarışmaya hikâyeleriyle katkı veren tüm katılımcılara, emeklerini esirgemeyerek hikâyeleri değerlendiren ön jüri ve jüri üyelerine, emeği geçen üniversite çalışanlarına sağlık eğitimine verdikleri katkılardan dolayı teşekkürlerimizi sunuyor, yarışmamızın başladığı günden bugüne proje için bizlerden desteklerini esirgemeyen Bezmiâlem Vakıf Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Tüzgen e şükranlarımızı iletiyoruz. Elbette başlanılan bir işi sonuçlandırmak yapılan işi taçlandırır. Yarışmanın sonucunu görmek şüphesiz ki bizleri mutlu ediyor ancak hastalık hikâyelerini konu alan yarışmaların bir sona bağlanmadan, kısa sürede tüketilen bir fikir olmadan, giderek yaygınlaşmasını ümit ediyoruz. Tıp eğitimine katkı sunduğunu düşündüğümüz bu hikâyelerin eğitim dışında hasta, hasta yakını ve sağlık çalışanlarının ilişkilerini istenilen düzeye getireceğine, daha da geliştireceğine de inanmaktayız. Hep birlikte daha iyiye, daha güzele ulaşmak dileğiyle Prof. Dr. Cengiz Yakıncı Prof. Dr. Hasan Kavruk IV

5 SUNUŞ Doktor olmak daha ilk adımı olan kayıt gününden sonra hastaları dinlemektir. Onlarla yaşamaktır. Onları anlamaya çalışmaktır. Anlamanın yollarından en etkilisi ise; onun haliyle hâllenmektir. Nasraddin Molla nın vecizesiyle Damdan düşeni anlamak için damdan düşen olmaktır. Bazen hastalar hekimin kendisine vakit ayırmadığından, kendilerini ifade edemediklerinden bahseder. Bazen de hekimler vakit verilse de hastaların kendilerini ifade edemediklerinden yakınırlar. Biz bu eserde fırsat verilirse hastalara kendilerini, yaşadıklarını nasıl edebi ve etkili anlatabildiklerini, hislerini aktarırken bizi nasıl hislendirebildiklerini gördük. Okurken zaman zaman gözyaşlarınızı tutmakta zorlanacağınız bu hikâyelerin her biri bir roman veya tiyatro eseri olabilecek niteliktedir. Hepimiz ya hastayız ya hasta yakını ya da tedavi ediciler. Bu hikâyelerden hepimizin öğreneceği çok şey var. Oku, Şayet Sana Bir Hisli Yürek Lazımsa Oku, Zira Onu Yazdım İki Söz Yazdımsa M. Akif Şiir tadında hikâyelerle her zamankinden daha çok hisli yüreğe ihtiyacımız olan çağımızda size de bir şeyler sunabilirsek bahtiyar olacağız. Prof. Dr. Saffet Tüzgen Rektör V

6

7 Kusursuz Teslimiyet... Bir hastalık hikâyesi paylaşmak istiyorum sizlerle Başına benim kelimesini bir türlü ekleyemediğim bir hikâye yalnızca... Şaşkınlığı, çaresizliği, tevekkülü böylesine yakından tanımadığım, tanıtamayacağım bir hikâye Uzun cümleler kurmayacağım, sitemler dinlemeyeceksiniz. İnsanın kendisini anlatması güçtür. Bir başkasından bekleriz hep bizi dile getirmesini... Yaşanan bir hastalıksa anlatması daha da zordur. Cümlelere sığmazmış meğer gücünü yitirmiş parmakların dile getirdikleri... Hasta olduğumu ilk öğrendiğim günü anımsıyorum... Çok güvendiğim, aynı zamanda dostum olan doktorumun yanılmış olduğuydu ilk düşündüğüm. Hayır, hasta ben olamazdım, o yanılmış olmalıydı. Şimdi anlıyorum ki pek çok kanser hastasının hikâyesi bu duygu ile başlıyormuş. Ansızın çıkıp gelen bir haber kolay kolay kabul edilemiyormuş Ve siz kabul etmek istemedikçe sonu gelmeyen kontrollerle devam ediyor yaşadıklarınız. Bir kez daha, bir kez daha diyerek her seferinde bir umudu tazeleyip sonucu değişmeyen tahliller yaptırıyorsunuz. Ve her seferinde bir kez daha sukutu hayale uğrasanız da güçlü durabilmeyi başarıyorsunuz. Tabii ki soruyor insan, neden ben? Nerede hata yapmış olabilirim? Önce kendimde arıyorum suçu Sonra çevreme bakıyorum; benden önce yıkılıp gidenleri izlemenin güçlüğü çöküyor omuzlarıma. Eşim, evlatlarım, sevdiklerim VII

8 Kendimi yorduğumu, stresli bir hayat yaşadığımı söylüyor herkes. Bense zaten derin bir sorgudayım. Yaşadıklarım, belki de hiç yaşayamayacaklarım dahi sorguya çekiyor beni. Kendim değil, beni de sevdiklerim yordu en çok. Güçlü durmayı öğrettikleriniz yıkılınca, size daha da dik durmak yakışıyor. Hesaplar değişiyor Yaradan ile pazarlık zamanı başlıyor sonra. Bu hastalıktan kurtulursam Rabbim, iyi bir kul olacağım, iyi bir eş, iyi bir evlat, iyi bir kardeş İyi olabileceğim ne varsa hayatımda Huzurun kollarında buldum kendimi her dua edişimde. Hastalığın kendi bir çaresizlik de olsa ne fark eder? Şifasını yayıyor gönlünüzdeki çarenin sahibi. Sonra ne kadar gecikmiş olduğunuzun hesabı başlıyor. Kendinize usulca soruyorsunuz ne kadar ömrünüzün kaldığını. İşte bir doktorun hastalık hikâyesi şimdi başlıyor Reçete yazamıyorsunuz kendinize. Hastanıza nasihatlerde bulunduğunuz zamanlardaki gibi soğukkanlı çıkmıyor sesiniz. Şimdi daha iyi anlıyorsunuz hastalarınızı. Yaşamadan öğrenilemeyen duygular geçmiş karşınıza kitaplardan öte olduklarını fısıldıyorlar arsızca. Tetkikler ve araştırmalar sarıyor etrafınızı. Sizin için yapılabilecek ne varsa yapılıyor. Muayeneler, konsültasyonlar, tedavi planları İnanın bu yapılan her şey sizi daha da yoruyor. Tetkiklere girmek ve sonuçları beklemek yeni bir sabaha yalnızca yeni yorgunluklar ekleyerek uyanmak demek. Kendinizi düşünmeye vakit bulamıyorsunuz, sevdikleriniz ayrılmıyor çünkü gözünüzün önünden. Evlatsınız, ama şimdi babalık yapmanız gereken anneniz babanız geliyor aklınıza. Ya çocuklarınız Henüz upuzun yıllar var önlerinde size ihtiyaç duydukları. Tüm bunlarla didişirken yüreğiniz, teselli cümleleri yetişiyor imdadınıza. Çünkü seviyorsunuz, inanıyorsunuz. Yolculuğun VIII

9 ondan başlayıp, dönüşün yine ona olduğunu çok şükür ki biliyorsunuz. Ondan başka hiçbir kapı yok ki çaldığınızda sükûnet denizini kucaklayasınız. Dua teknesine sımsıkı tutunmuşken siz, dalgalar çığ gibi büyüdüğünde de, emin olun, kıyıya varıyorsunuz. Ama neticede siz bir doktorsunuz. Hasta olmak en çok size yakışmıyor. Her gün hastalara söylediğiniz uzan, üstünü çıkar komutları bu kez size söyleniyor. Bir yanlışlık olmalı diyorsunuz. -Bu hemşire hanımlar da mı burada kalacaklar? -Biz alışkınız hocam diyorlar naifçe. - Siz alışkınsınız da ben alışık değilim burada yatmaya, diyemiyorsunuz. Yetmiyor gücünüz, kalkmıyor kolunuz, yetişmiyor yüreğiniz... Sonuçlar taşınıyor şimdi başka başka doktorlara. Hayatta hiçbir şeyden kaçılmıyor. Yaşayacaklarımızı biz asla planlayamıyoruz. Ne kadar düz, ne kadar yalın gelirdi bana bu cümleler. İşte aynen böyledir yaşanılan. Ya güçlü olmayı öğretir size ya da sorgulara sığınmayı. Ben güçlü olmayı seçtim hastalığımda Şimdi daha iyi anlamayı öğrendim hastalarımı. Ameliyat kararı kesinleşiyor önce. Sonra nerede ameliyat olacağınız tartışılıyor. Asil ve asıl dostlarınız yalnız bırakmıyor sizi asla. Maddi boyutunu göğüsleyip istediğiniz yerde tedavi ettirmeyi öneriyorlar. O anda maddi durumu iyi olmayan hastaların çaresizliği düğümlüyor boğazımı. Ve çok şükür Rabbim diyorum kendi kendime Onlar yüreklendirirken sizi, doktor da nasıl hasta olurmuş diyenlerin sözleri boğuyor öte yandan. Tüm sevdikleriniz, hatta belki artık sizi sevmediklerini düşündükleriniz çıkıp geliyor yanınıza. Tabii ki dualar peşi sıra. Hasta olmanın güzel bir yanını buluyorsunuz. Kalbinizde hiç bir küslük asılı kalmıyor. IX

10 Ve ameliyat günü geliyor. Önce köşe bucak kaçan gözlerle buluşuyor gözleriniz. Sizin kaçırma şansınız yok gözlerinizi artık, çünkü biliyorsunuz belki, bu sizin onlarla buluşmak için son şansınız. Ameliyata girmeden önce doktorlarımdan bir şey rica ettiğimi hatırlıyorum. Hayatımın her aşamasında mahremiyet duygusuna çok önem vermiş biri olarak bana bu konuda yardımcı olmalarını istedim. Prostat ameliyatı için belki de ne denli çaresiz bir istek olduğunu hiç düşünmeden. Çok emin ellerde olduğumu biliyordum yalnızca. Ameliyat odasının o buz gibi masasında ilerlerken Allah ın takdirinden başka bir şey almamıştım yanıma. Her şeyimi ona emanet ederek El Mukadder La Yugayyer ilahi kuralına boyun eğmiştim 50 yıldır. Bu takdirle sığındığım liman sakinleştirmişti beni ameliyat masasında Ve gözlerimi açtığımda yaşayıp yaşamadığımdan emin değildim. Adeta bir kuş gibi hafiflemiştim. Dünyanın ne kadar boş olduğunu ve bir gün mutlaka çıkacağım son yolculuğumun da bu kadar kolay başlamasını ve uyanacağım ebedi dünyaya böyle bir kuş gibi hafiflemiş olarak adım atabilmeyi arzu ettim yalnızca Otuz sekiz yıllık meslek hayatımda dinlediğim pek çok hastalık hikâyesini yeniden dinlemeye hazırım şimdi. Yüreğe ağır gelen bir hikâyeyi yaşamışım bir kere, bundan gayrı yalnızca dost olmak düşer sevdiklerimle Prof. Dr. Saffet TÜZGEN X

11 İÇİNDEKİLER Refakatçi Seher Keçe Türker... 1 Arsız Arkadaşım Tuba Karadağ... 7 Kolu Kopan Kahraman İşçi Dr. Çetin Duygu Kader Dr. Özgü Suna Celiloğlu Kemik Toprağına Kalsiyum Ağacı Dikiver Mine Ergen Çer Azrail Kaç Kere Geldi Sayamadım Dr. Behice Han Almiş Izdırap Mine Taşdemir Hastalığın Rengi Sevim Doruk Kumdan Kaleler Hümeyra İrem Çetinel Unutma Beni Nazlı Saluk Hayatın Faturası Çene Eklemine Kesilsin Çiçek Kıral Gizlemek ve Özlemek Duygu Biricik XI

12 Ben ve Büyük İskender Mehmet Aslancan Enkaz Emir Levent Kaçar Çocuğuma Dokunamazsınız Dursaliye Şahan Yeniden Doğuş: Şizofreni Mine Yaldız Beyaz Giyinen Kadın Mehmet İkbal Şahin Aliye Dr. Jale Akgöl Size Dünyanın Servetini Versem Bana Onun Sağlığını Verebilir misiniz? Sengül Bagçi Epilepsi ve Ben Fatih Güler Deva nın Vuslat ı Aynur Doğan Bu da Geçer Ya Hu Ayşenur Kaya Asla Vazgeçmem Havva Nur Doğan XII

13 Bir Avuç İğde Mehtap Tetik Korkma Ben Yokum Ömer Faruk Özçelep On Yıllık Kar Burak Çavuş Unutmamak İçin Değil, Unutmak İçin Yazmalıyım! Sevil Yücel Hep Dilimin Ucundadır Hayat Muhammet Bingöl Gitmeli Fatih Yıldız Yüreğine El Değen Dedem Mustafa Ege Çalışkan Down Sendromu Gülay Kocakaplan Davetsiz Misafir Mine Özsoy Ekmek Yoksa Pasta da Yok Abdullah Fatih Sofuoğlu Haydi, Şizofrencilik Oynayalım Mavi Tuğba Ateş Doğuştan Deli Bahadır Karaman XIII

14 Suskun Mahal Sena Özşimşir Gamzedeyim Deva Bulmam Anıl Can Uğuz Seni Görmek İstemiyorum Nurgül Karakurt Bir Pencere Aç Hayata! Dr. Halime Ermiştekin Kaplumbağa Kız Murathan Çarboğa Keşkelerle Dolu Çocukluğum Gamze Kılıç Şaşılık Zeynep Yiğit Ben Ölmedim Elif Pınar Ertekin Unutulmayan Hande Kuşuluoğlu Bay Mc Ardle Abdurahim Ayar Panik Radar Yeşim Birinci Karnımda Atan Kalp Özlem Demirbaş XIV

15

16

17 Refakatçi REFAKATÇİ Seher Keçe Türker Yaşamla ölüm arası İnce bir hudut Ne geçilir ne durulur Bir bilmece kıvır kıvır Karmakarışık. Gerçekle hayalin karıştığı beyaz badanalı bir oda Saat 05.30, günün ilk ışıkları etrafa yayıldı. Yumuşak bir ses: - Günaydın, nasılız bakalım bu sabah? diyerek hasta odasına girdi. Günaydın Hemşire Hanım, iyiyim. - Tansiyonumuzu ölçelim, hııı. - Çok iyi, şimdi termometreyi veriniz, bakalım ateşimiz kaçmış, ver bakalım kolunu, o güzel damarlarından da kan alalım. Sonra ciddileşerek hasta sahibine döndü. Kanı, acile götürün, bir de tüp alın, öğlen kanı ölçümü için gerekli. Birazdan tok bir ses duyuldu. Kahvaltıı. Kahvaltı geldii. Bir parça beyaz peynir, dört beş zeytin tanesi, akşamdan kalma ekmek ve su bardağı dolusu rengi bozuk çay. Daha sonra kocaman paspas- 1

18 Hastalık Hikâyem II lar yuvarlanarak ortalıkta dolaşmaya başladı. Pislikleri topladı mı dağıttı mı bunu anlamak için bir bilene sormak gerekir! Çamaşır suyunun kokusu her yana dağılırken kolonya şişeleri sözleşmişler gibi harekete geçti. Ne pis koktu aman! diyen kolonyayı süründü, sağa sola serperken salondaki hava, daha da berbatlaştı, gözler yaşardı, genizler yandı. Saat Doçentler, hemşire ve öğrencilerle hastaları dolaşmaya çıktılar. Her birinin başına kara bir dosya bıraktılar. Aralarında kendi dillerince konuştular, yorum yaptılar. Kimse dediklerini anlamadı, maksatları hastaları değil, kara dosyaları ziyaretti. Etraflarında refakatçiler yokmuş gibi davrandılar, gözlerinin içine, ağızlarının kıpırtısına odaklanmış hastaları görmezden geldiler, aralarında konuştular, konuştular ve gittiler. Refakatçi, kanı acil kan merkezine götürdü. İki saat sonra gelip sonucu almasını istediler. Uzun koridorları geçti, merdivenleri bir solukta indi, bir solukta çıktı. Hastasını, profesör gelinceye kadar hazırlaması gerekti. Hastanın yatağını düzeltti, kahvaltı tepsisini kaldırdı, karanlık bakan yarı açık çelik dolabı, yürüyen masayı sabunlu sularla sildi. Çiçeklerin suyunu değiştirdi, sararmış yapraklarını temizleyerek odaya sabun kokulu sıcak bir hava vermeye çalıştı. Gülümsedi, günler boyu gülümsedi, hayatından memnun görünerek hastasına moral verdi. Arzularını, beklentilerini dondurdu, elbet iyi günler gelecek ve o günler uzak değildir diye düşündü. Refakatçi iyimser olmalı, polyannacılık oynamalı, yüreği kan ağlasa da gülümsemeli... Buzlar nasıl olsa bir gün çözülür, hiçbir şey sonsuza kadar süremez. Saat Hastabakıcılardan biri odaların kapısında çığırtkanlık yaptı: -Refakatçiler dışarı Hoca geliyor... Lütfen hastaları yalnız bırakın. 2

19 Refakatçi Bütün refakatçiler emir gereği dışarı çıktı. Hastasına, Ben dışarı çıkıyorum, kapının önündeyim, merak etme. gibi sözler demeyi de ihmal etmediler. Artık saat olana kadar hasta odalarına girilemez. Dışarıda terlikli, uzun entarili kadınlarla, saçı sakalı karışmış erkekler buluştu. Ellerinde sigara, gözlerinde hüzün, umutsuzluk, uykuya karışmış bir yüzle dolaşırlarken Haydi çay içmeye inelim. dedi birisi. Öteki, Ben gidemeyeceğim! derken yorgun ve umutsuzdu. Bir başkası; Çarşıya gidelim mi? diye sordu. Gidelim ama ya arar sorarlarsa benim hasta bu gece iyi değildi. İlaç filan lazım olur. Ben en iyisi gelmeyeyim. Siz gidin, zahmet olmazsa bana da gazete alır mısınız? dedi. Bir başkası, Sabaha kadar uyumadım. Hastamın sancısı vardı. Hemşire Hanım bakmadı mı? Baktı, baktı ama ne yapsın! Doktorun dediklerinden dışarı çıkamadı ki. Doğru, öyle, öyle... Yapacak bir şey yok. Doktorlar, hemşireler odalara girdiler, çıktılar, sonu gelmeyen çalışma vardı. Hastalara bakıldı, gerekli her şey belli bir düzen içinde yapıldı. Onlar, yorulmadı ve usanmadı, bu işe baş koymuşlardı. Ne ilaç saatleri karıştı ne kara dosyaları, hep dimdik, enerji dolu, yumuşak, usul usuldular. Refakatçiler, dışarıda yatılı okulda çarşı iznine çıkan öğrenciler gibiydiler. Kısa zamanda çok iş başarmak istediler. Kiminin zamanı yetmedi, kiminin içinden bir şey yapmak gelmedi. Çoğu, zamanı boş geçirerek tüketti. Bazıları, gece volta attığı koridorları, gündüz de ölçmek ister gibi elleri cebinde, kamburu çıkmış halde duvarlar boyu gitti geldi. Kim bilir aklından neler geçirdi? Dertli mi, hınçlı mı, önceleri hiç sevinmiş miydi? Bakışları da duygularını ele vermedi. Birbirlerini tanımayan insanlar adlarını bile sormadan dertleştiler. Doktorlar, hemşireler de onları yok saydılar, hatta hizmetliler bile umursamadı. Hastanede hasta hizmetinin tamamı omuzlarına yüklendiği hâlde onları kimse ta- 3

20 Hastalık Hikâyem II nımadı. Nasıl uyur, dinlenir mi, sağlıklı mı, üşür mü korkar mı? Sormadılar, herhalde kısa süre içinde refakatçileri de hasta yatağında görmek istiyorlardı. Onlar kimliksizdi, biri giderken öteki gelir başka bir hastanın yanına, oda numaraları onların adlarıdır; 570, Adsızlar grubu öyle güzel anlaştılar ki sanki akraba oldular. Onlar hasta değiller ama adsız dertlilerdi. Bazen hastalar mı, adsız dertliler mi daha iyi durumda diyesi oldular. Hasta bakımı ve hizmeti ile ilgili bilgileri kısa sürede öğrendiler. Bu hastalık hastaneye bir kere gelip ameliyat olmakla iyileşmiyordu. Geçmiş olsun! dileği de çoğu zaman amansız dert karşısında gereksiz lakırdı olarak kalıyordu. Kimi çarşıya, kimi kahve içmeye gitti dışarı atıldıklarında. Kimileri de merdiven başında bekledi. İçeri girmeyi bekledi, telefon etme sırasında bekledi. Hasta için değil de kendisi için birinin gelmesini bekledi. Sen nasılsın? diyecek. Bir isteğin var mı? diye soracak ya da Gel, sana hava aldırayım, biraz dışarı çıkalım. diyecek birini bekledi. Bazen böyle birinin geldiği de oldu. O zaman saatler daha hızlı çalıştı, sanki akrep at oldu, tadına doyulamayan zaman aktı gitti. Bazen de beklenmeyenler, ağzından çıkanları duymayanlar geldi. Bu durumda zaman uzadı da uzadı, yelkovan akrepleşti, odanın havası bozuldu. Artık gidin, yeter artık! diye bağırmak istedi refakatçi. Bağıramadı, âdeta kendi içinde boğuldu. Gülümsedi, boğazına bir şeyler düğümlendi, ağlamak istedi. Hayır, olmaz, refakatçisin, kendine gel! dedi. Gülmek istedi, gülemedi. İçini sıkan, bilemediği, anlayamadığı bir şeyler vardı, gülümsedi. Hastanede içlerine akıttıkları gözyaşları içinde boğulan insanları gördü. Keşke bunlar sevinç gözyaşları olsaydı. Öyle olsalardı zaten içlerine akmazdı. Burada kalırken başka hayat yoktu sanki. Her şey o taş duvarların arasında sıkıştı, gece güne karıştı; sevinç, hüzne boyandı. Karanlık saatler refakatçilerindir. 4

21 Refekatçi Dertler, gece depreşir derler. Hastaların iniltilerini dinlerken ve elinden bir şey gelmeden beklerken geceler suçluymuş gibi Kapkara, canavar geceler, beyazlayın! diye bağırmak istedi. Uzun, karanlık koridorlardan rüzgâr gibi geçerken ölümün soğuk nefesini ensesinde hissetti ama geçti, refakatçi olmak, ayrıcalıktır. Ölüm meleği bile bile dokunmadı, rüzgâr kanat oldu, iyilik perisi koluna girdi, kuş gibi uçurdu. Uzun, soğuk, karanlık koridorları işte böyle geçti. Günün ilk ışıkları odaya süzülürken geceyi düşündü. O, ben miydim? diye hayret etti kendisine. Gece, sağlığından endişe ettiği komşu odadaki hastayı görmeye gittiğinde yerinin boş olduğunu gördü, kimseye sormadı. İçinden bir şeylerin koptuğunu ve terminalde gitme sırasını bekleyen misafirin, yola çıkışının derin sessizliğini bütün benliğinde hissederken çaresizliğin gerçek anlamı ile ilk defa yüzleşti. Akşama doğru başka hasta, yatağı doldurdu. Hastanenin en hüzünlü bu bölümünde bazı geceler, bütün hastalar iyi gibi olurlar, uyurlar, konuşurlar, inlemezler. İşte refakatçilerin sohbet geceleri, bildikleri, duydukları ne kadar koca karı ilacı, ne kadar dua varsa birbirlerine öğretirler. Kamboçya çayı mayası verirler birbirlerine Gülüşlerine hüzün dolsa da fıkra anlatırlar. Nihayet günlerce süren kan tahlilleri, serumlar, endoskopi, karaciğer fonksiyonları ölçümü, akciğer röntgeni, şeker düşürme çalışmaları bitti. Ameliyat hazırlığı başladı. Hastanın hem dış hem de iç organlarının temizliği yapıldı. Bütün hastalar bu günü beklerdi. Ameliyat olunca ilahi bir kudretin acılarına son vereceğini umarlar. İşte, son an, biri geldi; iri yarı, bıyıklı. Haydi gidiyoruz. diyerek hastayı tekerlekli yatağı ile aldı götürdü. Tekerlekler dönerken yağları eridi, ayaklarının bağı çözüldü, üşüdü, terledi. Yeni bekleyişi başladı. Saatler geçmek bilmedi, kocaman, demir parmaklı kapının önünde; sarı beniz, donuk bakışlarla ayrı dünyadan biri gibi bekledi. İyi haber bekledi, neyi beklediğini 5

22 Hastalık Hikâyem II bilmeden bekledi. Ameliyat da bitti, patoloji raporu da geldi, sonuç yine beklemek, hem de belirsizlikle birlikte beklemekti. Ne zaman gecenin pembe kanatlarıyla uçuşan pembe kelebekleri gelecek, sihirli dokunuşlarıyla her şeyi eskisi gibi yapacaklar, diye bekledi. Taburcu ettiler, yine refakatçi oldu; yine taburcu ettiler, yine refakatçi, yine taburcu ettiler... Beklemeler bitmedi, her yerde beklemek beraberlerindeydi. Bir an ölüm meleği geldi misafirliğe. Bunu kimse fark etmedi. Durum anlaşıldığında kanatlı beyaz atlara binip birlikte uçtular. O andan itibaren bekleyecek bir şey kalmadı. Artık gönlünce ağladı refakatçi ve bundan utanmadı. Sonra, sonrası yok, hepsi bu. Hadi gülümse, gülümse bakalım refakatçi Haydarpaşa Hastanesi 6

23 Arsız Arkadaşım ARSIZ ARKADAŞIM Tuba Karadağ Çayımı yudumlarken bir taraftan da onun gelmesini bekliyorum. İçimde bir heyecan, rahatsızca kıpırdanıyorum. Uzun zaman olmuştu dışarı çıkmayalı. Oturduğum yeri, girişten uzak, cam kenarına yakın seçmiş olmama rağmen, gelip geçen insanların ayak sesleri huzursuzluk veriyor. Buluşmak için bir alışveriş merkezini seçmekle ne kadar hata yaptığımı düşünüyorum. Yine geç kalmıştık. İstiklal Marşı okunmuş, öğrenciler, çift sıra hâlinde merdivenleri çıkmaya başlamışlardı bile. Otobüsten inip koşar adımlarla okulun avlusuna doğru yol alıyorduk. Bu arada, yağmur inatla artarak özellikle de benimle çarpışıyor, koşmama mani olmaya çalışıyordu. Koca bir otobüs dolusu öğrenci bahçeyi adımlamış, okula girmek üzerelerken ben hâlâ avluda bir iki adımdan fazla atamamıştım. Hayır, nerede arkadaşlarım, bu arkamdaki köpek de neden havlıyor? Kalbim yerinden fırlayacak gibi. Ah bu köpek! Havladığı için ayaklarım birbirine dolanıyor. Dermanım tükendi. Yok, yok yağmur da benimle uğraşıyor; geride ben kaldıktan sonra hızını daha bir arttırdı. Hep o miskin çocuğun yüzünden; geç çıkmasaydı evden, onu beklemek zorunda kalmayacaktık. Koşuyorum, koşuyorum, hâlâ bahçenin yarısına gelemedim. Ah! Diz kapaklarım ve avuç içlerim çamura bulandı. Kulaklarımda bir ses yankılandı. Hemen arkasından da bir el uzandı, tutunup kalkıyorum Ceren e. 7

24 Hastalık Hikâyem II Küçük aynama son bir kez bakıyorum. Ne de olsa iyi görünmek istiyorum uzun yıllardır karşılaşmadığım arkadaşıma. Gözlerim ne kadar da soğuk, kayıtsız ve donuktu yansımasında. Evet, yüzümdeki morluklar büyük oranda açılmış, sarıya dönmüştü. Fark edilemeyecek kadar azalmıştı şişlikler. İşte, bu da dikiş izlerim; ne ilk ne de sonuncusu olacaktı. Bütün izler silindi gözlerimin önünden. Aynada bir küçük kız sureti belirdi. Kırptım gözlerimi. Kapa, aç, kapa, aç Yok, hâlâ bana bakıyor. O küçük yüzün rengi solmuş, dudakları kurumuş, sık sık öksürüyor. Yalnız gözlerinden bir parıltı yansıyor. Girişte göründü arkadaşım. Koşarak bulunduğum masaya doğru geldi. Sımsıkı sardı kollarıyla beni. Avuçları avuçlarımda, dakikalarca konuşacaktı gözlerimiz, sonra da sözlerimiz. Tamam, dur, anlatıyorum işte. Bıkacaksın beni dinlemekten. Evet, Ceren ciğim önceden bildiğin gibi bizi ilk defa derin uykumuzdan uyandırıp görmemizi sağlayan, Kapadokya gezimizdi. Tarihi kalıntılara ne kadar düşkün olduğumu bilirsin. Bütün yapıyı ayrıntılı olarak dolaşmak istiyordum. Bende o zamana kadar baş gösteren küçük aksaklıklar, bu engebeli alanda saklanamaz oldu. Oradaki merdivenlerden desteksiz çıkamıyor, mağaralarda çömelemiyordum. Zaten koşmakta zorlandığımı biliyordum, yürüyüşümün biraz farklı göründüğünü de ailem biliyordu. Tabii, sonrasında hemen doktora başvurmuştuk; süregelen bu hareket kısıtlılığının zayıflık ve iştahsızlıkla alakası olamayacağını nihayet anlayabildik. Hacettepe Hastanesinde kas biyopsim yapılırken buldum kendimi. Koridorda bekleyen annem, babam ve kardeşimden de kan örnekleri alınmıştı. Bacağımdan alınan küçük bir parça ve ailemden alınan kan örnekleri, incelenmek üzere İngiltere ye gönderildi. Benim için artık tüm sıkıntılar bitmişti. Yedinci sını- 8

25 Arsız Arkadaşım fa geçmiştim, yaz tatilime geri dönebilirdim şimdi. Mutlaka çok şeyin idrakinde değildim, ailem ise sancılı bir dönemin içerisindeydi. Sonuçlar ortadaydı. Genetik bir kas hastalığına sahiptim. Annem taşıyıcıydı. Akraba evliliği kaynaklıydı. Ailenin diğer bireylerinde herhangi bir sorun çıkmamıştı. Bir de avantajım vardı ki hastalığım yavaş seyredecekti. Hastalığın tedavisi henüz bulunamamıştı. Bundan sonrası, benim için hiçbir şey ifade etmiyordu; henüz yoktu! Bekleyecektim. Konuşmasının devamını şöyle sürdürmüştü Doktor: Yürüyüşü bozulacak, zamanla yatağa bağımlı hâle gelecek. Solunum sıkıntısı yaşayarak yirmili yaşlarda yaşamı son bulacak. Bu bilgiler, ailemi yıkmış, benim içinse bilgi kirliği yaratmıştı. Evet canım, her şey anlamını yitirmişti. Eve dönüp kaldığımız yerden devam edecektik yaşama. Buradan itibaren bana düşen ağır yükümlülükler vardı. Her üç ayda bir Hacettepe Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezine gidiyor, rutin kontrollerimizi yaptırıyor, yeni egzersizler öğreniyor, bunları evde annemin yardımıyla uyguluyordum. Hem okulumu hem de egzersiz programımı düzenli bir şekilde, bir arada yürütebilmem zor olsa da başka çarem olmadığını görebiliyordum. Hayır, aksine bu durum, hırs yapmama neden oldu. Beni yaşama bağlayan düşünce tarzımı, hastalığımı kavramaya başladığım ilk günlerde benimsemiştim. Mademki hastalığımın hızı egzersizlerle yavaşlayacak, henüz tedavisi bulunmayan hastalık sürecinde zaman kazandıracaktı, o zaman bol egzersiz, yürüyüş, gece ayaklarıma taktığım cihazlarım, yazları havuz Yapılacaklar listesi belliydi. Görüyorsun ya, bu henüz kelimesine ne kadar takmıştım. Bol hırçınlık ve duygu patlamaları da bana eşlik etmeye devam ediyordu. 9

26 Hastalık Hikâyem II Kahvemden bir yudum alayım ki devam edebileyim. Sonraki günlerde de hep Neden? diye sorarken bulacaktım kendimi. Zorlu bir yedi yılı geride bıraktığımız bu dönemlerde, beni ya da bizi bekleyen yeni bir sürpriz varmış! Aynı aksilikler, kardeşimde de belirmeye başlamıştı. Görmezden gelip kaçmayı seçiyorduk. Sağlam bir de dayanağımız vardı; kardeşime yapılan kan tahlilleri! Hem, bütün gün benimle aynı evde yaşayıp etkilenmemesi ne mümkündü? Ruhundaki yıkımı tahmin etmek zor olmamalı. Kan tahlillerinin sonuçları da bize katılarak görmezden gelme oyununa dâhil olmuştu. Buna rağmen bir an geldi, ne kaçacak köşe ne de bir damla umut Aynı teşhis, kardeşime de konuldu. Bu sefer, hastalığın neler getireceğinin en somut hâlini bilerek sürdürecektik yaşamımızı. Bana da aileme de yeni görevler düşüyordu. Tek vücut, belki de tek yürek olmuştuk. Kardeşim, hastalığının ilk yıllarını daha karamsar bir ruh hâliyle geçiriyordu. Bende, kendi geleceğini görerek başlıyordu her yeni güne. Kötü bir soru bu! Alışmak kelimesinden hoşlanmıyorum. Bilmiyorum ki sen yorumla, alışmış mıyız yeni hayatımıza Ceren ciğim? Daha olağan hâle gelmişti evimizin havası. Fırtına dinmiş görünüyordu ama yüreklerdeki kuvveti daha çok sürecekti. Senelerce yüreklerde büyüyen acılar, bir gün dile gelmeye başladı. Sohbetlerimiz oluyordu uzayan akşam vakitlerinde. Aralarda da gelecek kavramı geçiyordu belli belirsiz, ağzımızdan çıkmaktan korkarcasına. Kitaplarda aradık sorularımızın yanıtlarını, sohbetlerde dillendirdik belki de en yüce yakarışları. Bulduğumuzu sandığımız yanıtlar, basitleştirdi yaşamımızın her anını. 10

27 Arsız Arkadaşım Hastalığımla birlikteliğimin on iki yılını geride bırakmıştım. Gün içerisinde uyguladığım egzersizlerim, beni daha çok yoruyordu. Zamanla azaltıp kısmen veda etmek zorunda kaldım. Ani düşmelerim hem artmış hem de tehlikeli boyuta gelmişti. Sen hep güzel bakıp öyle de görüyorsun yaşamı. Şimdi de gözünden kaçıyor, yüzümde kalan dikiş izlerim. Sık ve sert düşüşlerimle her geçen gün cesaretim azalsa da alnımdaki yazının yenisini yazmaya çalışıyorum fütursuzca. Bunca yaşanılanların arasından başını çıkaran ince bir sızı yokluyordu sık sık bedenimi. Yarım kalan eğitimimi tamamlamanın sırası şimdi gelmişti. Dışarıdan bitirdim üniversiteyi çok büyük bir hevesle. Evdeki tüm düzenlemelere rağmen, yaşam alanımın ne kadar kısıtlı ve zorlu olduğunu bildiğim hâlde, iş yaşamımın olabilirliğini sorgularken buluyordum kendimi sürekli. Uyguladığım özel bir şey yok aslında. Maalesef ilaç tedavim de yok. Hafif ama besleyici gıdalara yer vererek biraz sonra göreceğin gibi dışarıda destekle, evde ise kısa mesafelerde desteksiz yürüyebiliyorum. Evet canım, hâlâ değişmedim. Kendimi seviyorum, azmimi daha çok seviyorum. Hayır, bundan habersizim. Son yıllarımda doktorumu hiç görmedim. Ama henüz somut bir gelişmenin olmadığını biliyorum. Bundan sonra Güzel bir soru; sonra mı, hiç düşünmemiştim de! Bugüne bakıyorum, yarına, geleceğe Doktorlara sorarsanız, bizim için olmasa da başkaları için bir gün mutlaka Bense nedense hep bekleyenlerdenim. Zamanın nasıl geçtiğini anlamamıştım. Masadan tutunup bin bir güçlükle belimi doğrulttum. Ayak parmaklarımın ucunda, arkadaşımın kolunda adımlamaya çalışırken son bir kez 11

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK

Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Hafta Sonu Ev Çalışması HAYAL VE GERÇEK Babasının işi nedeniyle çocuğun orta öğretimi kesintilere uğramıştı. Orta ikideyken, büyüdüğü zaman ne olmak ve ne yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 168 SAYGI VE HÜRMET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 18 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu! Kaybolmasınlar Diye Mesleğini sorduklarında ne diyeceğini bilemezdi, gülümserdi mahçup; utanırdı ben şairim, yazarım, demeye. Bir şeyler mırıldanırdı, yalan söylememeye çalışarak, bu kez de yüzü kızarırdı,

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü

Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü On5yirmi5.com Yüz Nakli Doktorları Birbirine Düşürdü İki kol ve iki bacak nakli yaptığı Sevket Çavdır hayatını kaybedince suçlanan Doç. Dr. Nasır, o günü anlattı. Yayın Tarihi : 29 Mart 2012 Perşembe (oluşturma

Detaylı

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap

Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Bir Şizofrenin Kendisine Sorulan Sorulara Verdiği 13 Rahatsız Edici Cevap Şizofreninin nasıl bir hastalık olduğu ve şizofrenlerin günlük hayatlarında neler yaşadığıyla ilgili bilmediğimiz birçok şey var.

Detaylı

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN

.com. Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN .com Faydalı Olması Dileklerimizle... Emrah&Elvan PEKŞEN ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok benim kahraman dedem Kelimeleri zıt

Detaylı

Güzel Bir Bahar ve İstanbul

Güzel Bir Bahar ve İstanbul Güzel Bir Bahar ve İstanbul Bundan iki yıl önce 2013 Mayıs ayında yolculuğum böyle başladı. Dostlarım, sınıf arkadaşlarım ve birkaç öğretmenim ile bildiğimiz İstanbul, bizim İstanbul a doğru yol aldık.

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe

BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI Aramızdaki En Kısa Mesafe BARIŞ BIÇAKÇI 1966 da Adana da doğdu. Hüseyin Kıyar ve Yavuz Sarıalioğlu ile birlikte Ocak 1994 ve Ekim 1997 de iki şiir kitabı yayımladı. İletişim Yayınları nca

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

İşte sağ kolu, sol kola diken cerrah Dr. Bülent Özçelik

İşte sağ kolu, sol kola diken cerrah Dr. Bülent Özçelik Özel Gaziosmanpaşa Hastanesi... Tam da doğru yere kurulmuş... Her taraf fabrika, her taraf atölye, her taraf işyeri... El cerrahisinde müthiş gelişmiş bir hastane... Çünkü iş kazalarının çok olduğu bir

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır.

ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. SOKAK - DIŞ - GÜN ABLA KARDEŞ Gerçek bir hikayeden alınmıştır. Batu 20'li yaşlarında genç biridir. Boynunda asılı bir fotoğraf makinesi vardır. Uzun lensli profesyonel görünşlü bir digital makinedir. İlginç

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67)

KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA. ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya... (Özgün s.67) KOCAER 1 Tuğba KOCAER 20902063 KOKULU, KIRIK BİR GERÇEĞİN KIYISINDA... Hepsi için teşekkür ederim hanımefendi. Benden korkmadığınız için de. Biz ölüler genelde alışık değiliz korkulmamaya, unutulmamaya...

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına

23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına 23 Yılllık Yazılım Sektöründen Yat Kaptanlığına Bodrum da 3 yıl önce kaptanlığa başlayan Gül Yavuz, 23 yıl yazılım sektöründe çalıştıktan sonra nasıl yat kaptanı olduğunu ve denizlerde kadın kaptan olmanın

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI ANKARA ÜNİVERSİTESİ TÖMER TÜRKÇE ÖĞRETİM ARAŞTIRMA VE UYGULAMA MERKEZİ TÜRKÇE SINAVI T105004 ADI SOYADI NOSU UYRUĞU SINAV TARİHİ ÖĞRENCİNİN BÖLÜM Okuma Dinleme Yazma Karşılıklı Konuşma Sözlü Anlatım TOPLAM

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ

ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ ANOREKTAL MALFORMASYON DERNEĞİ www.armtr.org Yazan: Billur Demiroğulları Çizen: Yasemin Erdem Kontrol: Özlem Küçükfırat Bilgi (Çocuk Gelişim Uzmanı) Bu hikaye kitabının her türlü yayın hakkı Anorektal

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

TÜRKÇE PAMUK DEDE soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. 1) Aşağıdakilerden hangisi Pamuk dede nin yaptığı işlerden birisi değildir?

TÜRKÇE PAMUK DEDE soruları yukarıdaki metne göre cevaplayınız. 1) Aşağıdakilerden hangisi Pamuk dede nin yaptığı işlerden birisi değildir? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok TÜRKÇE PAMUK DEDE Pamuk dede hiç durmadan çalışıyordu. Çünkü o çalışmayı çok seviyordu. Her

Detaylı

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş?

Adı-Soyadı: Deniz kampa kimlerle birlikte gitmiş? 2- Kamp malzemelerini nerede taşımışlar? 3- Çadırı kim kurmuş? ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkokul1.com ilkok Benim adım Deniz. 7 yaşındayım. Bu hafta sonu annem ve babamla birlikte kampa gittik. Kampa

Detaylı

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu

de hazır değilken yatağıma gelirdi. O sabah çarşafların öyle uyandırmıştı; onları suratıma atarak. Kız kardeşim makas kullanmayı yeni öğrendi ve bunu İgi ve ben Benim adım Flo ve benim küçük bir kız kardeşim var. Küçük kız kardeşim daha da küçükken ismini değiştirdi. Bir sabah kalktı ve artık kendi ismini kullanmıyordu. Bu çok kafa karıştırıcıydı. Yatağımda

Detaylı

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an

ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK. Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an Ece Şenses 21001982 ESERLERLE BAŞ BAŞA KALMAK Hayalinizde yarattığınız bir yerin sadece hayal olmadığının farkına vardığınız bir an oldu mu hiç? Louvre müzesi benim için tam olarak böyle oldu. Sadece benim

Detaylı

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü

ÖZEL GÜNLER. Doğum günü/kadınlar günü/anneler günü/babalar günü/sevgililer günü/ Öğretmenler günü ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ II ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70005Γ) ÖZEL GÜNLER Aşağıdaki önemli günlerden

Detaylı

ANLATIM BOZUKLUKLARI

ANLATIM BOZUKLUKLARI ANLATIM BOZUKLUKLARI 1. Dün beklenmedik bir sürprizle karşılaştık. Gereksiz Sözcük Kullanımı 2. Yoğun sis sayesinde kaza yapmışlar. Sözcüğü Yanlış Anlamda Kullanma 3. Trafik kazasında yaralananlara başınız

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

Sevda Üzerine Mektup

Sevda Üzerine Mektup 1 Ferda Çetin 21401765 Sevda Üzerine Mektup Sevgilim, Sana mektup yazmamı istiyorsun. Yazayım, tamam, ama hayal kırıklığına uğramazsın umarım. Ben senin gibi değilim. Şiirler yazamam, süslü sözler bilmem.

Detaylı

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni

2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI. Hazırlayan Engin GÜNEY İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 2. SINIF İŞİTME ENGELLİ ÖĞRENCİLERİ İÇİN TEST ÇALIŞMASI Hazırlayan İşitme Engelliler sınıf Öğretmeni 1 Saçları hangisi tarar? o A) Bıçak o B) Tarak o C) Eldiven o D) Makas 2 Hangisi okul eşyası değil?

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN!

MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! MERHABA ARKADAŞLAR BEN YEŞİLCAN! Sağlıklı ve faydalı olan ne varsa yaparım. Zararlı olan her şeyle savaşırım. Kötülerin düşmanı, iyilerin dostuyum. Zor durumda kaldığınızda İmdaat! diye beni çağırabilirsiniz.

Detaylı

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce

TEST. 7. Dişer ne zaman fırçalanmalıdır? A. Yemeklerden sonra B. Okuldan gelince C. Evden çıkmadan önce ÖDEV- 3 ADI SOYADI:.. HAYAT BİLGİSİ Tırnaklar, el ve ayak parmaklarının ucunda bulunur. Tırnaklar sürekli uzar. Uzayan tırnakların arasına kir ve mikroplar girer. Bu yüzden belli aralıklarla tırnaklar

Detaylı

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI

TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN MAKİNENİN ARKASI TURK101 ÇALIŞMA 6 ZEYNEP OLGUN 21400752 MAKİNENİN ARKASI Fotoğraf uzun süre düşünülerek başlanılan bir uğraş değil. Aslında nasıl başladığımı pek hatırlamıyorum, sanırım belli bir noktadan sonra etrafa

Detaylı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı

Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Yenilenen Geçici Hayvan Bakım Merkezi açıldı Bodrum Belediye Başkanı Mehmet Kocadon, bakım ve rehabilitasyon çalışmaları tamamlanarak dünya standartlarında bir tesis haline getirilen Bodrum Belediyesi

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik.

Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Başarı Hikayelerinde Söke Ekspress Gazetesi ve Cumhuriyet Ofset Matbaasının sahibi, 1980 yılından bu yana üyemiz olan Yılmaz KALAYCI ya yer verdik. Sizi tanıyabilirmiyiz? 1953 Söke doğumluyum. Evli, 2

Detaylı

HAYTAP İmdat Turu Ekibi ANKARA Yenimahalle 'Toplama Merkezi'nde... Son Güncelleme Çarşamba, 25 Eylül 2013 19:37

HAYTAP İmdat Turu Ekibi ANKARA Yenimahalle 'Toplama Merkezi'nde... Son Güncelleme Çarşamba, 25 Eylül 2013 19:37 HAYTAP Akdeniz Ege İmdat Turu Ekibi olarak, turumuz da biz de bitmiş tükenmiş durumda olduğumuz halde, sokaklarından yüzlerce hayvanın yok olduğu, bakım evinin bir felaket olduğu bilgilerini kulak ardı

Detaylı

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber

Beykoz Yerel Basını: Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ - Özgün Haber Beykoz Yerel Basını: "Yılın Öğretmen Çifti, Adife& Bayram YILDIZ" Tüm Ülkede kutlanan Öğretmenler Günü Beykoz'da da coşkuyla kutlanırken, bu özel günde öğretmenlerimiz için çeşitli etkinlikler ve ziyaretler

Detaylı

yuvarlak masa yeşil erik üç kalem ihtiyar adam

yuvarlak masa yeşil erik üç kalem ihtiyar adam VARLIKLARIN ÖZELLİKLERİNİ BELİRTEN KELİMELER yuvarlak masa yeşil erik üç kalem ihtiyar adam şu otobüs birkaç portakal Yuvarlak masa : Yuvarlak sözcüğü varlığın biçimini bildiriyor. Yeşil erik : Yeşil sözcüğü

Detaylı

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum.

Bir gün Pepe yi görmeye gittim ve ona : Anlayamıyorum her zaman bu kadar pozitif olmak mümkün değil, Bunu nasıl yapıyorsun? diye sordum. PEPE NİN HİKAYESİ Pepe, herkesin olmak isteyeceği türden bir insandı. Her zaman neşeli olup, her zaman, söyleyeceği pozitif bir şey vardı. Birisi istediğinde hemen gidiyor, daima : Daha iyisi olamaz! diye

Detaylı

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ A KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

YALNIZ BİR İNSAN. Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem

YALNIZ BİR İNSAN. Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem YALNIZ BİR İNSAN Her insanın hayatında mutlaka bir kitap vardır; ki zaten olması da gerekir. Kitap dediysem öyle sonunda hep iyilerin kazandığı, kötülerin cezalandırıldığı veya bir suçluyu bulmak için

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda

Dört öğrenci sabahleyin uyanamamışlar ve matematik finalini kaçırmışlar, ertesi gün hocalarına gitmişler, zar zor ikna etmişler. Arabaya bindik yolda Bir gün sormuşlar Ermişlerden birine: Sevginin sadece sözünü edenlerle, onu yaşayanlar arasında ne fark vardır? Bakın göstereyim demiş Ermiş. Önce sevgiyi dilden gönle indirememiş olanları çağırarak onlara

Detaylı

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO:

A1 DÜZEYİ B KİTAPÇIĞI NOT ADI SOYADI: OKUL NO: A1 DÜZEYİ ADI SOYADI: OKUL NO: NOT OKUMA 1. Aşağıdaki metni -(y/n)a, -(n)da, -(n)dan, -(y/n)i ve -(I)yor ekleriyle tamamlayınız. (10 puan) Sevgili Ayşe, Nasılsın? Sana bu mektubu İstanbul dan yazıyorum.

Detaylı

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış

Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış Anne Ben Yapabilirim Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 3. B A S I M Çocuklarla İlgili Her Türlü Faaliyette, Çocuğun Temel Yararı, Önceliklidir! 2 Süleyman Bulut Anne Ben Yapabilirim 4 Süleyman

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen

Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Derleyen: Nezir Temur Resimleyen: Mert Tugen NOGAY Çok çok eski zamanlarda, var varken, yok yokken ahmak bir kurt, kapana yakalanmış. Kapana yakalanan

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk

Günaydın, Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günü parlatan gözler. Havayı yumuşatan nefes. Yüzlere gülücük dağıtan dudaklar. Konuşmadan anlatan kaşlar. Bana şiir yazdırtan o parmaklar. (23.06.2004) M. Mehtap Türk - Günaydın Günaydın...

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. 2. basım. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Şiir BEZ BEBEKLE KUKLASI. 2. basım. Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Şiir Resimleyen: Burcu Yılmaz 2. basım Refik Durbaş BEZ BEBEKLE KUKLASI Resimleyen: Burcu Yılmaz Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş

Detaylı

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi

6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi 6 Çocukla Ahır'da Yaşam Mücadelesi Kahramanmaraş ın Ekinözü İlçesine bağlı Alişar Köyünde 54 Yaşındaki Mehmet Göyün 6 Çocuğu ile birlikte tek göz kerpiç odanın içinde verdiği yaşam Mücadelesi yürekleri

Detaylı

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR

TEHLİKELİ YOLCULUKLAR TEHLİKELİ YOLCULUKLAR Maun masanın sahibi, ciddi bakışlarını üstümden çekmiyordu. O izin verse ben de gözümden birkaç damla yaş çıkmasına izin verecektim. Doktorumun karşısında oturmuş, son sözlerini kavramaya

Detaylı

İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR - Genç Gelişim Kişisel Gelişim SİVAS BELEDİYESİ İŞARET DİLİ EĞİTMENİ MUSTAFA EPİK. İŞARET DİLİNİN GELİŞİMİ KURUMLARARASI İŞBİRLİĞİNE BAĞLIDIR. İŞBİRLİĞİ İÇİNDE YAPILAN ÇALIŞMALAR MUTLAKA BAŞARILI OLACAKTIR SORU- Bize kısaca kendinizi

Detaylı

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU

SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU SAĞLIKLI YAŞAM VE BESLENME ALIŞKANLIKLARI BİLGİ FORMU KİŞİSEL BİLGİLER Adınız: Soyadınız: Doğum Tarihi: Doğum Yeri: Adres: (Ev) (İş) Telefon:(Ev): (İş) (Cep) E-mail: Eğitim Durumunuz: Mesleğiniz: KİLO

Detaylı

tellidetay.wordpres.com

tellidetay.wordpres.com Peşin Alınmış Ücret Gecenin oldukça ilerlemiş bir vaktinde özel bir kliniğin önünde duran taksiden üç kişi indi. Şoför yarı baygın yaşlıca bir adamın bir koluna aynı yaşlarda görünen hanımı ise diğer koluna

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR

İnsan Okur. Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR İnsan Okur Resimleyen: Reha Barış MERAKLI KİTAPLAR 2 Süleyman Bulut İnsan Okur 4 Süleyman Bulut İnsan Okur Süleyman Bulut Ben küçükken, büyükler hep aynı soruyu sorardı: Büyüyünce ne olmak istiyorsun?

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI. Nİsan AYI BÜLTENİ. Sevgİ Kİlİmlerİmİz

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI. Nİsan AYI BÜLTENİ. Sevgİ Kİlİmlerİmİz ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI Nİsan AYI BÜLTENİ Sevgİ Kİlİmlerİmİz BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR Dünya Kitap Günü (23 Nisan gününü içine alan hafta) Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı (23 Nisan)

Detaylı

Ekteki yaziyi okudugunuzda "ne yapalim onlar da o kadar dogurmasalardi" mi? diyeceksiniz... yoksa, yoksa...

Ekteki yaziyi okudugunuzda ne yapalim onlar da o kadar dogurmasalardi mi? diyeceksiniz... yoksa, yoksa... Bu aksamki konugumuz bir ogretmenimiz, sevgili Ceyhun Ogretmen... (Ogretmenlerimizin yazacaklarina acik oldugumuzu belirtmek isteriz... Sevgili Hocamiz resimleriyle, hatta pdf haliyle yolladigi icin ayrica

Detaylı

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI OCAK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR. Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak)

ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI OCAK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR. Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) ABDULLAH ALİYE CAN ANAOKULU ÇİÇEKLER SINIFI OCAK AYI BÜLTENİ BELİRLİ GÜNLER VE HAFTALAR Yeni yıl (31 Aralık-1 Ocak) Enerji Tasarrufu Haftası (Ocak ayının ikinci haftası) GÜNE BAŞLAMA ETKİNLİKLERİ Oyun

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 163 FEDAKÂRLIK VE DUYARLILIK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 09 1 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın

Detaylı

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead

Asuman Beksarı. Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi. Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan. J. Keth Moorhead Yaşamdan Kesitler Sema Erdoğan Türkiye nin İlk ve Tek Kadın Karides Yetiştiricisi Asuman Beksarı J. Keth Moorhead Hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır. sözünü Asuman Beksarı için

Detaylı

Yukarıdaki diyalogda kaçıncı cümlede diğerlerinden farklı türde bir fiilimsi kullanılmıştır?

Yukarıdaki diyalogda kaçıncı cümlede diğerlerinden farklı türde bir fiilimsi kullanılmıştır? 8. Sınıf Fiilimsiler Testi 1 1. Aşağıdaki cümlelerin hangisinde sıfat fiil vardır? A) Çocuklar, bahçedeki kırık kapıdan girip meyve ağaçlarına çıktılar. B) Arkadaşımın ailesi buradan taşınalı tam iki yıl

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Benimle Evlenir misin?

Benimle Evlenir misin? Benimle Evlenir misin? Bodrum sokakları ilginç bir evlenme teklifine daha sahne oldu. Bodrumlu genç kaptan Ali Özbaylan 9 yıl önce tanıştığı kız arkadaşı Tuba Cihat a, Milta Marina da bulunan bir kafede

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

UFUK GÜRBÜZDAL TURK 102-3

UFUK GÜRBÜZDAL TURK 102-3 UFUK GÜRBÜZDAL 21302411 TURK 102-3 (Ayhan Türker/ Çiçekçi / turkerart.com) BÜTÜN YEMİŞLER DALLARINIZDADIR Çiçekçi bir abi var kireci dökülen binamızın önünde, yaşı binanın kapısından bakınca kırk, kırk

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK

ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK ÇiKOLATAYI KiM YiYECEK Geçen gün amcam bize koca bir kutu çikolata getirmişti. Kutudaki çikolataların her biri, değişik renklerde parlak çikolata kâğıtlarına sarılıydı. Mmmh, sarı kâğıtlılar muzluydu,

Detaylı

ama yüreğe dokunanlar

ama yüreğe dokunanlar Hiçbir hatıra tekrar yaşanamaz, ama yüreğe dokunanlar O gün tam 8 yıl öncesine gittim. Çekingen ve meraklı tavırlarla otobüsten inen abilere ve ablalara bakıyordum. Bizim için gelmişlerdi sadece bizim

Detaylı

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ GİZEMLİ KUTULAR PROGRAMI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ 19.12.2012 Ben de bilim insanı olmak istiyorum çünkü pes etmem! (7. Sınıf Aklımda bilim insanlarının da hep doğruyu tam olarak bilemeyecekleri kaldı. Bilim insanlarının

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba;

20 Mart Vızıltı. Mercanlar Sınıfından Merhaba; Mercanlar Sınıfından Merhaba; 20 Mart Vızıltı Bu hafta konumuz ormanlar idi. Orman nedir? Ormanların önemi ve faydaları nelerdir? Ormanları koruma konusunda üzerimize düşen görevler nelerdir? gibi sorular

Detaylı

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım.

Turkiye' ye dönmeden önce üniversiteyi kazandığımı öğrenmistim. Hayatımın en mutlu haberini de orada almıştım. Meraba, Ben Asena Ünğan. 19 yaşındayım. 1-22 Eylül 2016 tarihinde Güney Kore'de, Incheon, Seoul,Jeonju,Gyeonju ve Busan da bulundum. Güney Kore topraklarına sevdam 9 yaşında iken, Taekwondo ile başladı.

Detaylı

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI

Zeynep in Günlüğü. Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) Fatma BAŞA. Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI Hikaye Yazarı Sevinç DOĞAN ( Türkçe Öğretmeni ) İmtiyaz Sahibi Adına Ramazan BALCI Okul Müdürü Fatma BAŞA ( Özel Eğitim Öğretmeni ) Kapak Tasarımı ve Sayfa Tasarımı Ahmet ŞAMLI ( Görsel Sanatlar Öğretmeni

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor.

Kepçe kulak ameliyatında yapılan temelde kulak şeklini değiştirmek. Bu yukarıda saydığım iki sorun için ayrı ayrı müdahaleler yapılıyor. Kepçe kulak genellikle olması gerekenden daha büyük kulak olarak algılanır. Hâlbuki çok doğru değil. Kepçe kulakları olan bir insan ile normal kulakları olan bir insanın aslında kulak büyüklüğü olarak

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı