TEMMUZ Lider. Kalbdeki Beyin Ramazan ve Oruç Tıbbın Gelecek On Yılı Ümide Yürüyen İlkler YIL 35 SAYI 414 ISSN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TEMMUZ 2013. Lider. Kalbdeki Beyin Ramazan ve Oruç Tıbbın Gelecek On Yılı Ümide Yürüyen İlkler YIL 35 SAYI 414 ISSN 1300-1566"

Transkript

1 TEMMUZ 2013 YIL 35 SAYI 414 ISSN Durma su saç o mübarek ağacın köküne; Ona hizmet etmek dine hizmet etmektir bilene; Yeşerip kucaklayacak cihanı yeniden; Takılma hazana bak yola çıkmış gelene Lider Kalbdeki Beyin Ramazan ve Oruç Tıbbın Gelecek On Yılı Ümide Yürüyen İlkler

2

3 Bin seneyi aşkın geniş bir zaman dilimi içinde hep şanlı devirler yaşamış ve hep güzelliklere açık bulunmuş şu mübarek dünya, bir iki asır var ki, buhrandan buhrana sürüklenmekte ve çepeçevre ruhunu saran bunalımlarla inim inim inlemektedir. Özünden uzaklaşma bunalımı.. tabiat değiştirme bunalımı.. millî, dinî ve tarihî değerleri inkâr ve tezyif etme bunalımı.. ve eskilerin kaht-ı ricâl dedikleri seviyeli insan, idareci kadro ve lider kıtlığı bunalımı.. Yakın geçmişi ve hâlihazırdaki durumu itibarıyla şu karmakarışık dünyanın gerçek mânâda bir lider tanıyıp-tanımadığını bilemeyeceğim; bilebildiğim bir şey varsa o da, bizim dünyamızda böyle bir liderin olmadığıdır. Evet, bir zamanlar, Merakeş ten Orta Asya steplerine, oradan da Avrupa içlerine kadar çok geniş bir sahada mevcudiyet ve ağırlığını hissettiren o tunç iradelerin, o polat sinelerin ve o çelikten sadâların yerinde şimdi sinekler uçuşuyor.. evet, ateşböceklerinin yıldızlaştığı, sineklerin kartallaştığı bu tâli sizler diyarında aslan inleri, tilki çalımlarıyla inliyor, bülbül yuvaları saksağanların elinde perişan ve her tarafta yarasalar şehrayinler tertip ediyor.. Süleyman çoktan göçüp gitmiş ve o muhteşem saltanatın yerinde iblisler satranç oynuyor.. yüreğe, iradeye, ruha hasret gittiğimiz şu günlerde, şimdiye kadar yolları elli defa gidip pusuya takılmış yığınlar, bir yenisine takılabilecekleri vehmiyle köşeye sıkışmış ve ümitsizliklerini, harika günler ve harika şahıslarla giderebileceklerini düşlüyorlar. Bu simsiyah yalnızlıkta herkes karanlıklara esir ve herkes birbirine teslimiyet salıklamakta.. tebaa yoliz bilmez, cahil ve onurlu yaşamanın acemisi.. hâkim güçler insafsız ve temettü avında.. ışığa uyananlar oldukça az Allah iradelerine fer versin onların da çoğu beline kadar çamur içinde ve başları bulutlarda.. kitlelerin fikir semaları tersine dönmüş gibi; köstebek deliklerinde dolaşırken yıldızlar arası seyahat rüyaları görüyorlar. Hâsılı, bu koskoca dünya, başıboşların elinde ve bir baştan bir başa lidersizlikle kıvrım kıvrım... Lider, özüyle ve zatî hususiyetleriyle her zaman kendini hissettiren ve gönüllerde yaşamasını bilen bir şahsiyettir. O, görünüşündeki inandırıcılığı, anlayışındaki derinliği, görüşlerindeki inceliği, ihatasındaki genişliği, tespitlerindeki sağlamlığı.. öğrenme aşkı, öğretme istidadı ve uhdesine aldığı her şeyin üstesinden gelebilme yeteneğiyle istemediği halde dikkatleri üzerinde toplayan, sevilen, sayılan, gözdeleşen, dolayısıyla da binlerin-yüz binlerin her zaman uğrunda ölmeye hazır oldukları bir seviye insanıdır. Lider, yemesinde-içmesinde, oturup kalk masında, davranış ve muamelelerinde hep dikkatli, hep temkinli ve hep emniyet telkin edicidir. Doğru düşünür, doğru konuşur, doğruluğu sever ve yalandan tiksinti duyar.. sinesi vefa ile çarpar, gözleri samimiyetle açılır-kapanır ve her zaman güven ve itimat soluklar... Lider, çevresine karşı güler yüzlü, saygılı, ciddî ve alabildiğine vakurdur. Onun yanında bulunanlar, yakınlığın lâubâliliğini görmez, uzakta kalanlar da uzaklığın mah- TEMMUZ

4 rumiyetini hissetmezler. Sorumluluğunu yüklendiği toplumun büyüklerini babası, küçüklerini evladı bilir ve bir kuluçka hassasiyetiyle, himaye ve şefkatine sığınan herkese bağrını açar, herkesi kanatlarının altına alır ve korur. Soluklarının duyulduğu daire içindekilere şefkat ve alâkası o kadar engindir ki, ayaklar altındaki karıncalardan, göklerde uçuşan kuşlara kadar canlı-cansız her şey, o incelikten aldığı nasiple şükran çığlıkları atar ve iki büklüm olur yerlere yüz sürer. Lider, vazifeşinas, hasbî ve diğerkâmdır. Sorumluluklarını yerine getirme mevzuunda, ne karşısına çıkan engellerin zorlu ve aşılmaz olması, ne de imkânların genişliğiyle gelen yaşama zevki, rahat ve rehavet onu yolundan döndüremez ve ona mükellefiyetlerini unutturamaz. Üzerine aldığı mesuliyetleri peygamberane bir himmetle yerine getirir.. hep yürekten ve cansiperane davranır.. sonra da yapıp ortaya koyduğu hizmetler karşılığında herhangi bir ücret ve mükâfat beklemeden çeker yoluna gider. Lider, üstün idraki, cesaret ve kararlılığı, sabır ve metanetiyle her zaman çevresinin tek dayanağı ve ümit kaynağıdır. Süratli kararla isabet, dikkat ü temkinle cesaret, sabr u tahammülle atılganlık gibi zıtlıklar onun sihirli dünyasında birleşir, bütünleşir ve birbirinin tamamlayıcısı olurlar. Fetanetinin aydınlatıcı tayfları altında yarınlar ve yarınlara ait hâdiseler, bugünkü vak alar sırasına girer berraklaşır.. cesaret ve kararlılığı sayesinde, aşılmaz gibi görülen tepeler aşılır ve bütünüyle yollar düzlüğe erer.. tahammül ve metaneti karşısında olmaz lar olur hâle gelir, muhaller ve imkânsızlıklar toz duman olur gider. Lider, bir ahlâk ve fazilet kahramanıdır. O, merhamet ve yumuşak huyluluğuyla bütün canlıların çarpan yüreği, atan nabzı; cesaret ve yiğitliğiyle, millet ve ülkesinin yılmaz ve sarsılmaz muhafızı; his ve gönül dünyasıyla zayıfların en emîn sığınağı; tevazu ve mahviyetiyle kapı kapı kovulmuşların biricik teselli kaynağı; müsamaha ve af atmosferiyle, sendeleyip düşenlerin ve sürçüp sürçüp günahlara girenlerin ümit çerağıdır. Lider, adaletli olduğu zaman merhametli, merhametle coştuğu zaman da istikametlidir. İnsan ve insanca düşünceleri şefkatle kucaklarken, yılan ve çıyan deliklerini tıkamayı da ihmal etmez. Onun dünyasında ne zalimlerin toyu-düğünü, ne de mazlumların âh u efganı hiç mi hiç işitilmez. O, elindeki keskin kılıcın bir yüzüyle kobraların başlarını alırken, diğer yüzüyle de bülbüllere yuva örme sanatını öğretir. Lider, Ağrı dağı kadar mehabeti, Lût gölü kadar da haşyeti vicdanında duyabilen gariplikler halîtası bir ruh yapısına sahiptir. Ona sırf mehabet noktasından bakanlar, aşılmaz bir zirve karşısında bulunduklarını hisseder, hayret ve hayranlıkla ürperirler.. onu, ötelerle irtibatı, ihlâs ve samimiyetiyle tanıma fırsatını bulanlar ise, ruhanîlerden biriyle diz dize olduklarını sanır ve kendilerinden geçerler. Yıllar ve yıllar var ki, düşkünler diyarı şu mübarek ülke, taşıyla-toprağıyla, canlısıylacansızıyla, mü miniyle-kâfiriyle hasretle inledi ve böyle bir liderin yolunu gözledi. Bu uğurda elli defa yalancı mumları güneş zannedip alkışladı.. yüz defa ateşböceklerini yıldız sanıp arkalarına düştü.. ve bilmem kaç defa da kırk haramileri Kâbe yolcusu sanarak içlerine girdi. Öyle anlaşılıyor ki, daha bir süre bu hicranlı arayış devam edecektir. Yeni Ümit dergisinin Ocak-Şubat-Mart 1991 tarihli, 11. sayısından alınmıştır TEMMUZ 2013

5 Ruh, bazen insan suretinde, bazen lâtif bir buhar şeklinde, bazen de başka bir cevher hâlinde, misâlî aynalara, rüyalar ve hülyâlara akseder ve melekler gibi, hayır, yümün ve bereketlerle boşalır geçer. Yürüyen (!) Hücreler i nsan vücudunda her yapı ve işleyen her sistem mükemmeldir. İnsan; sistem sistem, organ organ ve hücre hücre ele alındığında da bu mükemmelliğin kaybolmadığı görülür. Hücreleri oluşturan su, gen, protein, yağ, karbonhidrat gibi daha küçük bileşenlerin ve onları oluşturan atomların da kusursuz işletildiğini görürüz. Aslında bu atomlar; taş ve toprak gibi cansızların içinde bu- lunan atomlardan farklı değildir. Meselâ toprak ve suda bulunan elementler, çok önemli hastalıklardan kişiyi uzak tutmakla vazifelidir. Burada aklımıza hemen şu soru gelmektedir: Peki o zaman niçin hastalık ve ölüm var? Madem sistem parçadan bütüne kusursuz işletiliyor, o zaman neden bozuluyor ve tedavi edilmezse, dağılıp tekrar toprak oluyor? Burada şunu net olarak söylemek mümkündür ki, hayatı veren ve TEMMUZ

6 Şekil-1: Akyuvar hücrelerinin kılcal damarlardan çıkışı ve inflamasyon oluşan bölgeye hareketi a Nötrofil hücresi b İnsan vücudundaki şaşırtıcı mekanizmalardan biri, hücrelerin yürümesi veya yürütülmesi hâdisesidir. Bu yürütülme mekanizması, en mükemmel şekilde, savunma hücreleri olan akyuvarlarda ortaya çıkmaktadır. hayatı anbean yaratan kim ise; hastalık ve bozulmaları da O yaratmaktadır. İnsan ölümlü bir varlık olarak yaratıldığından, hastalıklardan ve en sonunda da ölümden kurtulamamaktadır. Vücutta yaratma ve yok etme işlemi anbean olmaktadır. Burada an diye ifade ettiğimiz zaman biriminin küçüklüğünü ifade etmek mümkün değildir. O zaman daha açık söylersek, Allah; insana, insanı oluşturan sistemlere, organlara, hücrelere ve hücreleri oluşturan bütün ince yapılara, atomlara, atomların parçalarına sürekli müdahale etmektedir. İnsan vücudundaki şaşırtıcı mekanizmalardan biri, hücrelerin yürümesi veya yürütülmesi hâdisesidir (Şekil 1). Bu yürütülme mekanizması, en mükemmel şekilde, savunma hücreleri olan akyuvarlarda ortaya çıkmaktadır. Kanda sürekli dolaşan akyuvarlardan ikisi, nötrofil ve monositlerdir. Bu d c e hücreler, kemik iliğinde üretilir. En başta bu hücrelerin kemik iliğinden kan kılcal damarlarına geçmeleri gerekmektedir. Kılcal damarların delikleri bu hücrelerin büyüklüklerinden onlarca kat daha küçüktür (Şekil-1a). Hücreler önce kılcal damarın deliklerine tutunur (Şekil-1b); daha sonra hücrenin tutunduğu kılcal damar duvarının karşı tarafında bir tomurcuk oluşur (Şekil-1b). Hücreyi bir balona benzetirsek, bunu balonun iğne ucu şeklinde bir çıkıntısı olarak kabul edebiliriz. Şimdi balonun kalan kısmının bu iğne ucu büyüklüğündeki delikten geçirilmesi gereklidir. Çıkıntı bir bütün olarak ilerletilmeye çalışılsa, bu mümkün olmaz. Bunun yerine hücrenin sadece zarı, az itilerek tomurcuk yavaş bir şekilde büyütülür. Âdeta hücre ortadan ikiye boğumlanmış, iki ayrı keseden ibaret hâle gelir (Şekil-1b). Bir taraftaki kese gittikçe büyümekte, bir taraftaki kese de gittikçe küçülmektedir (Şekil-1c). Böylece hücre, damara geçmiş olur (Şekil-1d). Bu şekilde kemik iliğinden kana geçen akyuvarlar, kanda dolaşarak vücudun tamamını tarar. Kan damarlarında dolaşırken bir dokuda mikrop istilâsı varsa, damarın dışına çıkması gereklidir. Mikrop istilâ bölgesinden bazı kimyevî maddeler etrafa ve neticede kana yayılır. Bu maddelere kemotaktik maddeler denmektedir. Akyuvarın kemotaktik madde ile teması ona bir emirnâmedir. Akyuvar kemotaktik maddeden sanki emir almış gibi, damar duvarında bulunan bir deliğe tutunur. Ancak delik çok küçük olduğundan, yukarıda anlatılan işlem burada da gerçekleşir ve akyuvar hücresi kılcal damar duvarından dışarı çıkar. Şimdi sıra, mikropla vücut hücreleri arasında devam eden savaş bölgesine yürümeye gelmiştir. Akyuvarlar kandan dokuya, yani hücrelerin arasına geçer ve hücrelerin arasında yürüyerek mikroba ulaşır, mikrobu fagositoz adı verilen mekanizmayla yutar ve parçalayarak öldürür. Yürüme bir taraftan yutma (endositoz) ve yutmanın tam zıt tarafından çıkarma (ekzositoz) ile yaptırılmaktadır. Endositoz öncelikle büyük molekül veya bakteri, ölü hücre gibi çok büyük parçacıkların içeriye alınarak sindirildiği, parçalandığı bir mekanizmadır. Eğer büyük ve hücre zarından doğrudan içeri alınması mümkün olmayan proteinler içeri alınacaksa, buna pinositoz; ancak bakteri, parazit, ölü hücre kalıntıları veya virüslerle istila edilmiş hücreler yutulacaksa, buna da fagositoz denmektedir. İster pinositoz ister fagositoz şeklinde olsun, yutma işleminde alınacak parçacık, önce hücre zarının dış yüzeyinde bulunan reseptörü ile birleşir. Birleşme, hücre için sinyal mânâsına gelir ve zarın hemen altında bulunan aktin-miyozin iplikçikleri kasılarak zarın o bölgesinde bir çukurlaşma meydana getirilir. Çukurun zar tarafı, birbirine yaklaştırılır ve çukur, âdeta bir kese hâline çevrilir. Kesenin ağzına TEMMUZ 2013

7 Kılcaldamar a b c d Mikrop Akyuvar hücresi Şekil-2: Akyuvar hücresinin kılcal damar dışına hareketi ve mikrobu fagositos etmesi. Akyuvarlar, mikropla vücut hücreleri arasında devam eden savaş bölgesine yürümeye gelmiştir. Akyuvarlar kandan dokuya, yani hücrelerin arasına geçer ve hücrelerin arasında yürüyerek mikroba ulaşır (a), mikrobu fagositoz adı verilen mekanizmayla yutar (b) ve parçalayarak öldürür (c). Yürüme bir taraftan yutma (endositoz (b,c)) ve yutmanın tam zıt tarafından çıkarma (ekzositoz (d)) ile yaptırılmaktadır. yakın zar, birbirine temas ettirilir ve kese hücrenin zarından koparılır. Hücrenin içine kese şeklinde alınan zar, yutma işleminin tam zıt tarafından çıkarma işlemi neticesinde, tekrar hücrenin dış zarına iade edilmiş olur. Yutma esnasında zarın koparılması veya çıkarma esnasında zarın geri yamanması, tam bir yaratılış mu cizesidir. Bir hücre bir tarafa doğru yürütülecekse -ki bu genellikle mikropla savaşın devam ettiği doku bölgesine doğru olur- yürüme yönünde egzositoz, yürümenin zıt yönünde de endositoz ile hücrenin yürütülmesi sağlanmış olur. Burada bir problemle daha karşılaşırız. Yürüme yönünün zıt tarafındaki zardan koparılan içi sıvı ve madde dolu kesecik, hücrenin diğer tarafına doğru nasıl hareket ettirilmektedir. Bu bir hücre içi kesecik hareketidir. Yani hücrenin içinde bir başka odacığın yürütülmesi gerekmektedir. Bu hücre içi yürüme için yakın zamanlarda bir Türk bilim adamının keşfettiği insan şeklindeki proteinler görev yapmaktadır. Bu proteinlerin, keseciği yakalayan el ve bacaklara benzeyen çıkıntıları vardır. Sözkonusu proteinler insan gibi yürüyerek, keseciğin hücre içinde bir yönden diğer yöne taşınmasına vesile olur. Keseciğin hücre içinde yürütülmesi esnasında, mitokondri, endoplazmik retikulum, golgi aygıtı, çekirdek ve lizozom gibi etrafı aynı zardan meydana getirilmiş organellere temas ettirilmemesi gereklidir. Organellere temas ederse, onlarla kaynaşır, hem organel zarar görür, hem de yürüme işi gerçekleşmez. Burada İstanbul üzerinde uçakların birbirine temas ettirilmeden hava meydanlarına indirilip kaldırılmasının zorlukları akla gelir. Hücre içinde salisenin binlere bölünmüş dilimleri içinde, bu keseciklerin binlercesi, bir uçtan diğer uca birbirleriyle ve diğer organellerle çarpıştırılmadan taşınmaktadır. Bu ne harika bir hâdisedir. İlik naklinde mu cize İnsanoğlu, insan vücudunda cereyan eden yaratılış mu cizelerini keşfettikçe, bunlardan tedavide faydalanma yollarına da gitmektedir. Bilindiği üzere, çeşitli kan ve lenf kanserlerinde kemik iliği nakli yapılmaktadır. İlik naklinde asıl olan, bir kişiden alınan kemik iliği dokusunun hastaya nakledilme hâdisesidir. Kemik iliğinden kök hücrelerini almak ve hastaya vermek ilk plânda kolay gibi görünür. Ancak kemik iliğine girerek nakil olmayacağından, bu işte de hücre yürütülmesinden faydalanılmaktadır. Kana kolaylıkla verilen kemik iliği kök hücreleri, kan ile vücudu dolaşırken, kemik iliğinden geçerken kılcal damar duvarına tutunur. Kök hücrelerin kandan kemik iliğine geçmesi insanı hayrete düşüren bir husustur. Bu devasa hücreler, kendilerinden çok küçük kılcal damar deliklerinden kemik iliğine geçmekte, orada kendisine oturacak bir mekan bulmakta, oraya yerleşmekte ve hemen faaliyetlerine başlayarak kişinin kanserden kurtulmasına vesile olmaktadır. Netice olarak bu yürüyen(!) daha doğrusu yürütülen hücreler; tabiatta sel gibi akan, hemen dağılmaya müsait, akıllı ve şuurlu hareket etmesi mümkün olmayan atomlar ve onlardan teşekkül ettirilmiş moleküllerden ibarettir. Hücrelerdeki bu son derecede akıllı, şuurlu, mantıklı ve hayal edemeyeceğimiz derecede hızlı gerçekleştirilen mu cizevî hareketler; her şeyi bilen, her şeye gücü yeten ve her şeyi yerli yerinde yapan bir Zât-ı Zülcelâl i kör gözlere bile gösterir. TEMMUZ

8 Ruh; ölümden müteessir olmadan, kabir çukurunu rahatlıkla atlayıp geçdiği gibi, berzah ve mahşer engebelerinde takılmadan gidip Cehennem ve Cennet ebediyetlerine ulaşan bir ölümsüzlük üveykidir. Dr. Arslan MAYDA Tıbbın Gelecek On Yılı yaygın ve kronik hastalıklar ile bunların değişen metabolik parametreleri arasındaki münasebeti açığa çıkarmaktır. Beyindeki biyokimyevî hâdiselere ait metabolik haritalar hakkında bilgi azdır. Gelecekte insana ait tahmin edilen yüz bin metabolik netice açığa çıktığında, beyin hastalıklarındaki anormal biyokimyevî metabolitlerin belirlenmesi mümkün olacaktır. Böylece beyin hastalıklarının teşhis ve tedavisinde yeni imkânlar ortaya çıkacaktır. Yaşlılık Gelecek 10 yılda tıp sahasında görülebilecek önemli gelişmelerden biri, yaşlılık üzerine olacaktır. Yaşlılık ile yaşlı görülme farklı şeylerdir. Canlı türlerinin her birinin takdir edilmiş ortalama bir ömrü vardır. Ölüme yaklaştıkça organizmada yaşlanma ve yaşlı görünme kaçınılmazdır. Yaşlılık konusunda, Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyur- T ıpta devam edegelen araştırmalar neticesinde 2011 yılı itibariyle, insan genomundaki civarındaki genin haritalama çalışmaları sona erdirildi. Böylelikle fertlerin genom analizleri yapılarak, beslenme, hayat tarzı ve çevre şartlarına bağlı ortaya çıkabilecek hastalıkları tahmin etmek mümkün olabilecektir. Vücuttaki biyokimyevî hâdiseler neticesinde açığa çıkan metabolitler, hastalıkların teşhisinde önemlidir. Hastalıklarla münasebetli şimdiye kadar kadar metabolik netice tanımlanmıştır. İnsanda metabolizmaya ait civarında bilgiye ait sayısal değerlerin bulunduğu sanılmaktadır. Bu demektir ki, çoğu hastalığın varlığı bilinmekte; fakat metabolizmadaki değerleri tam olarak bilinmemektedir. Araştırmacılar, organlardaki metabolik yolların işleyiş süreçlerine ait bilgilerden elde edilebilecek izlere odaklandılar. Gaye; kanser, obezite, diyabet gibi TEMMUZ 2013

9 muştur: Şâfi-i Kerîm Allah Teâla Hazretleri, her ne hastalık indirmişse, onun devasını da indirmiştir. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): Tek bir hastalığın ilâcı yoktur. dedi. Kendisine: O hangi hastalıktır? diye sorulunca, O (sallallahu aleyhi ve sellem): İhtiyarlık! cevabını verdi. (Buhari, Tıbb 1, Ebû Davud, Tıbb 1, (3855); Tirmizi, Tıbb 2, (2039); İbnu Mace, Tıbb 1, (3436). Tıp sahasında gelişmeler arttıkça, ihtiyarlığa değil de, ihtiyar görünmeye çare bulunacaktır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): Ebû Katâde nin genç kalmasına dua etmiş; Ebû Katâde 70 yaşında vefat ettiği vakit, onun on beş yaşında bir genç gibi olduğu nakli sahih ile şöhret bulmuştur. (19. Mektup 13. İşaret). Bu hadîsin işaret ettiği mânâlardan biri, insanların ileride genç görüneceği hususudur. Bilim adamları; farelerde, meyve sineklerinde, solucanlarda, mayalarda yaşlanmayı anlamak için çalışma süreci başlattılar. Miami Üniversitesi nde Yaşlanma Genetiği üzerine çalışan W. Scott, çocukların hızlı gelişme ve büyümeleri ile 60 yaş üzerindeki yaşlılık süreçlerini araştırdı. İnsanın çocukluktan yaşlılığa kadar geçirdiği süreçler boyunca önemli fizyolojik değişiklikler dikkat çekiyordu. Neticede üzerinde çalışılan türlerde uzun süre genç görünmeye vesile olan genler bulundu. İnsanlarda da aynı genlerin olabileceği düşünüldü. İşin zor tarafı, insanlar lâboratuvar hayvanları gibi kontrol ortamında yaşamadıklarından, insan üzerinde yapılan araştırmalar çok azdır ve sınırlıdır. Kanser İkinci önemli gelişmenin kanserin erken teşhis ve tedavisinde olacağı tahmin edilmektedir. Yeni geliştirilmekte olan kanser ilâçları, sağlıklı hücrelere zarar vermeden sadece tümör hücrelerini hedef alacaktır. Kanser ilâçlarını hedef hücrelere taşıyacak olan nano partiküller, tümör hücrelerini, sağlam hücrelerden ayırt etmek için kullanılmaktadır. Efendimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) tümörlerle alâkalı, kaynaklardan öğrendiğimiz şöyle bir mu cizesi vardır: Şürehbile l-cu fî nin avucunda etten bir ur vardı. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) eliyle onun avucundaki uru meshetti ve mübarek eliyle ovdu; urdan hiçbir eser kalmadı. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ve diğer Peygamberlerin (aleyhimüsselâm) mu cizeleri, ileride insanlığın ulaşabileceği seviyeyi göstermesi bakımından teşvik edici niteliktedir. Sıtma aşısı Dünyada her yıl yaklaşık 250 milyon insan sıtma enfeksiyonuna yakalanmakta ve bu hastalık, yaklaşık bir milyon insanın ölümüne sebep olmaktadır. Özellikle kronikleşen sıtma hastalığına ilâçlar tesir etmemektedir. Sıtma aşısının gelecek birkaç yıl içinde onaylanması ve beş yıl içinde de kullanılmaya başlanması beklenmektedir. Uzmanlar, aşının koruyucu tesirinin % 50 civarında olabileceğini belirtmektedir. Farklı gruplar, sıtma tedavisi için başka tedavi yolları araştırmaktadır. Efendimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) sıtma ve benzeri ateşli hastalıklarda; ateş ve hâlsizlik gibi belirtileri ortadan kaldırarak, vücudun direnç kazanmasına yönelik tavsiyeleri, bu hususta insan vücudunda aşı oluşturmanın başka bir yoludur. Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): Humma harareti Cehennem harareti gibidir. Onu soğuk su ile söndürünüz. (Buhari, Müslim E. Nuayım); Sizden biriniz sıtma hastalığına yakalandığı zaman üç gece seher vakti soğuk su dökünsün. (M Ledunniye E. Nuayım) buyurarak, vücuttaki savunma hücreleri, sıtma mikrobunu mağlup edene kadar semptomların vereceği belirtileri tesirsiz hâle getirmeyi tavsiye etmiştir. Yeni geliştirilmekte olan kanser ilâçları, sağlıklı hücrelere zarar vermeden sadece tümör hücrelerini hedef alacaktır. Kanser ilâçlarını hedef hücrelere taşıyacak olan nano partiküller, tümör hücrelerini, sağlam hücrelerden ayırt etmek için kullanılmaktadır. TEMMUZ

10 Obezite Günümüzün ve geleceğin en önemli sağlık meselelerinden biri de obezite yani şişmanlıktır yılında dünyada yaklaşık 700 milyon insanın obez olacağı beklenmektedir. Obezitenin sebebi, vücuda alınan enerjinin harcanan enerjiden çok fazla olmasıdır. % 25 i genetik olan şişmanlığın, % 75 i çok yemeye bağlıdır. Genleriyle oynanan besinlerin ve kalorisi düşük gıdaların tüketilmesi neticesinde obezitenin önlenebileceği düşünülmektedir. Günümüzde kilo vermek için kullanılan ilâçlar, yan tesirlerinden dolayı giderek terk edilmektedir. Araştırmacılar, güvenli zayıflatıcı ilâç bulmak için çalışmaktadır. Mutasyonla elde edilen bitki kaynaklı ilâçlar, zayıflama için kuvvetli bir aday olarak gösterilmektedir. Fakat genetiği değiştirilmiş düşük kalorili gıdaların damak tadını tatmin edip edemeyeceği bilinmemektedir. % 75 i çok yeme alışkanlığına bağlı şişmanlığı önlemede; ölçülü yeme, en tesirli yoldur. Bu konuda Efendimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) tavsiyesi mânidardır: İnsanoğlu midesinden daha zararlı bir kap doldurmamıştır. İnsanoğluna belini doğrultacak birkaç lokma kâfidir. Mutlaka yemesi gerekiyorsa, midenin üçte birini yemeğe, üçte birini suya, üçte birini de nefes alıp vermeye bırakmalıdır. (Tirmizi, Mâce Et ime) Bir başka hadîs-i şerîflerinde Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem): Mümin bir kimse bir bağırsağı doluncaya kadar yer, kâfir ise yedi bağırsağı doluncaya kadar yer. buyurur. (Buhari, Et ime, Müslim) Mikroorganizma dirençleri Antibiyotiklerin yaygın ve yanlış kullanımı, mutasyona sebep olarak, bakterileri tedaviye dirençli hâle getirmiştir yılında yayımlanan CDC (Center for Disease Control and Prevention) raporunda, methiciline dirençli Staphilococcus aureus bakterisinden ölüm vakası bildirilmiştir. Bakterilerin birbiriyle farklı haberleşme yolları vardır. Bu yollar vasıtasıyla direnç bilgisi diğer bakterilere aktarılır. Neticede bakteriler de birer canlı olduğundan, Yaratıcı nın (celle celâluhu) sonsuz rahmetiyle kendilerine verdiği mutasyon kabiliyetiyle kendilerini öldürecek ilâçlara karşı dirençli hâle gelirler. Araştırmacılar, bakterilerin haberleşme köprülerinin (konjugasyon) oluşmasını engelleyecek yeni tür antibiyotikler geliştirmeye çalışmaktadır. Bu başarılabilirse, enfeksiyona yol açan bakterilerin tedaviye direnç kazanmaları ihtimali azalacaktır. Multiple Skleroz (MS) Bu hastalık, merkezî sinir sisteminin myelin tabakasında hasar oluşturmasıyla karakterize bir bozukluktur. Yağ molekülleri bakımından zengin myelin, yalıtkan bir kılıf oluşturarak, sinir sinyallerinin hızlı yayılmasına yardım eder. Northwerstern Üniversitesi ndeki araştırmacılar MS tedavisinde kök hücre denediler. Bu araştırma için bağışıklık sistemini baskılayıcı (immünosupresif) ilâçlar ve kök hücre almayı kabul eden 21 yaşındaki erken dönem gönüllü MS hastası kullanıldı. Neticede kendi kök hücreleri kullanılan hastada myelin yıkımının durduğu gözlemlendi. Ayrıca Lupus, Crohn hastalığı ve R. Artrit gibi otoimmün hastalıklar- Günümüzün ve geleceğin en önemli sağlık meselelerinden biri de obezite yani şişmanlıktır yılında dünyada yaklaşık 700 milyon insanın obez olacağı beklenmektedir TEMMUZ 2013

11 da da kök hücre tedavisi hayvanlar üzerinde test edildi ve olumlu neticeler alındı. Beynin şifresini çözme Nörologlar 50 milyar beyin hücresinin ve bunların trilyonlarca bağlantısının haritasını çizmeye çalışmaktadır. ABD Millî Sağlık Enstitüsü nün bu sahada yapmış olduğu projelerin 2015 yılında neticeleneceği tahmin edilmektedir. Bu harita şekillendikçe, hem beyne yeni bir bakış açısı kazandıracak, hem de psikiyatrik hastalıklar daha anlaşılır hâle gelecektir. Ayrıca araştırmacılar ölüm sonrası insan beynindeki bağlantı yollarında oluşan değişiklikleri bulmak için beynin içine arızasız girebilecek (mikroinvaziv) yeni yollar geliştirmeye çalışıyor. Diğer taraftan, ölümden sonra çekilen maymun ve baykuş beynine ait manyetik rezonans görüntülerinde, beyinde çizgiler şeklinde ışınların olduğu tespit edilmiştir. Alzheimer aşısı Dünyada 35 milyondan fazla insanın muzdarip olduğu Alzheimer hastalığının sebepleri tam bilinmemektedir. Bugün uygulanan tedavi; semptom ve komplikasyonlara yönelik çareler arama şeklindedir. Son araştırmalarda 80 ve üzeri yaştaki Alzheimer hastalarında demans (bunama) belirtilerinin yanında beyin atrofisi (bozulma ve küçülme) de görülmektedir. Hastalığın ilk dönemlerinde demans yavaş olsa da, eski hâle dönüş olmaz, aksine gittikçe ilerleme görülür. Alzheimer hastalarının beyinlerinde normal insanlarınkinden farklı olarak β-amiloid isimli protein (ara dokuda ve nöronların içinde), yumaklar şeklinde depolanır. Avustralya da geliştirilen Alzheimer aşısı, hayvan deneylerinde olumlu netice vermiş ve hastalığın erken döneminde β-amiloid birikiminin engellendiği Sağlıklı bir insanın beyin dokusu ve Alzheimerli bir insanın beyin dokusunda β-amiloid plâk oluşumu. Alzheimer hastalarının beyinlerinde normal insanlarınkinden farklı olarak β-amiloid isimli protein (ara dokuda ve nöronların içinde), yumaklar şeklinde depolanır. görülmüştür. Tedavi, unutkanlığın başladığı erken dönemde yapılırsa, başarılı olmaktadır. Aşının gecikmiş dönemlerde faydası yoktur. Söz konusu aşı, Alzheimer e bağlı unutkanlığın tedavisinde faydalı olduğundan, diğer unutkanlık çeşitlerinden ayrılması önemlidir. Peygamber Efendimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem): Kur ân okuma ve hıfzetme, iyiliği emredip kötülüğü men etme, gece ibadeti, günün belli zamanlarında uyuma, haramlara girmeme gibi müminlere yaptığı tavsiyeler, unutkanlığın oluşmaması için alınabilecek tedbirlerdir. Bu tavsiyelerini yaptığı hâlde unutkanlığı olan Ebû Hureyre (ra): Ya Resülallah sizden birçok hadîs işitiyorum; fakat unutuyorum diyerek unutkanlığından şikâyet etmiş; Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) ona; Hırkanı yere yay. buyurmuştur. Bundan sonrasını Ebû Hureyre (ra) şöyle anlatmaktadır: Hırkamı hemen yaydım; Efendimiz, elleriyle bir şey avuçlayıp hırkanın içine atıyor gibi yaptı. Sonra bana topla diye emretti. Bende toplayıp göğsüme bastırdım. Peygamber i (sallallahu aleyhi ve sellem) hak Peygamber olarak gönderen Allah a yemin ederim ki, ondan sonra öğrendiğim hiçbir şeyi (hadîsi) unutmadım. (Buhari, Ayni) Bu mu cizevî hâdise, ilerde unutkanlığa çare bulunacağına bir işarettir. Parkinson belirtilerinin azaltılması Parkinson, sebebi belli olmayan motor-nöron (hareket sinirleri) hastalığıdır. Zor yürüme, kasılmış kaslar, titreme gibi istem dışı hareketlerle karakterizedir. Parkinson belirtilerini hafifletmek için kullanılan bir tedavi şekli, beynin korteks denilen dış kabuğuna küçük bir elektrod sistemi yerleştirilmesidir (DBS tedavisi). Cilt altındaki bataryadan beyindeki bu elektrotlara ritmik uyarılar gönderilir. Bu elektrikî uyarılar, Parkinson belirtilerinin kaybolmasına yardımcı olur. Bu cihazla, beyindeki uyarıların nereden kaynaklandığı, uyarıların yoğunluğunun nereden geldiği de büyük nispette belirlenebilecektir. DBS tedavisi, diğer Parkinson tedavileri gibi hastalığın olumsuz semptomları olan yürüme, konuşma, düşünme, yutma gibi dâhili zorlukları ortadan kaldırmaya veya azaltmaya yöneliktir. Özetlersek; günümüzdeki tıp araştırmacıları, daha iyi tedaviler bulmak için çalışmaktadır. Bir başka açıdan tıbbî araştırmalar, Peygamberlerin mu cizelerine doğru yol almaktadır. Hayatın her sahasında önder olan Peygamberlerin mu cizelerini kendilerine ufuk çizgisi edinenler, teknolojik ilerlemelerin kendilerine daha yakın olduğunu hissedeceklerdir. Çünkü Resûlullah Aleyhissalâtu Vesselâm şöyle buyurmuştur: Allah Teâla Hazretleri hastalığı da ilâcı da indirmiştir. Ve her hastalığa bir ilâç vermiştir. Öyleyse tedavi olun. Ancak haram olan şeyle tedavi olmayın. (Ebû Davud, Tıbb 11, 3874) TEMMUZ

12 Dr. C. Hamza AYDIN nsanoğlu; şuuruyla, iradesiyle, vicdanıyla, seçme hakkıyla, ahlâkî duruşuyla, zengin maddî ve mânevî donanımlarıyla, varlıklar içerisinde hususi bir yere sahiptir. Anne karnındaki ilk var oluş ânından itibaren, giderek hususileşen, sınırlanan ve daralan potansiyelleriyle bir şekil ve kalıp (hususi fıtrat) kazanır. Meselâ her insan, ebeveyninin ait olduğu soy ağacından (insan türünü kalıplayan gen havuzundan) kaynaklanan hususi bir genetik bilgi sistemiyle inşa edilir. Anne karnında belli bir merhaleye geldikten sonra, ona genetik yapısına uygun hususi bir ruh verilir. Gözlerini açtığında, hususi bir sosyokültürel dünyaya doğar. Anne-babasının ve içinde yaşadığı sosyokültürel sistemin izin verdiği bir eğitim modelinde, şuuraltı ve karakteri inşa edilir. Belli bir formata ve kalıba sokulduğu 7 9 yaşlarından itibaren de, belli limitler içinde çalışan iradeye ve seçme hakkına sahip olur yaşından itibaren ise, her şeyin sınırlı olduğu bir dünyada yaşadığını derinden fark etmeye başlar. Bu dünyada istediği her şeyi yapabilmesine imkân olmadığını, mutlaka seçim ve tercihler yapması ve birçok şeyden de vazgeçmesi gerektiğini idrak eder. Her tercihin, aslında binlerce seçenekten vazgeçme ve mahrumiyet olduğunu görür. Kendisine bir meslek edinir. Neleri bileceğine, yapacağına, neleri bilmekten ve yapmaktan vazgeçeceğine karar verir. Çünkü her şeyi öğrenmeye, yapmaya ne enerjisi ne de zamanı vardır TEMMUZ 2013

13 İnsanoğlu, son birkaç asırdır sistematik şekilde, tanımlanmış zaman aralığında, sınırlı kaynaklarla çok iş yapabilmenin, daha çok üretim ve kazanç sağlamanın bereketli ve kaliteli bir ömür sürmenin yollarını aramaktadır. Bu arayışlar içerisinde daha çok öne çıkan çözüm, işleri proje yönetimi prensipleri ve fonksiyonları doğrultusunda yapmaktır. Belirlenmiş hedefleri, sınırlı zaman içinde, yeni yollar, kaynaklar kullanarak gerçekleştirme sistematiği olan proje yönetimi, günümüzde sürdürülebilir bir işletmenin ve sağlıklı, huzurlu, bereketli bir ömür sürmenin alt yapısını oluşturur. Çünkü proje yönetimi, sınırlı kaynakları verimli, etkin ve sürdürülebilir şekilde kullanmanın ipuçlarını verir. Lâtince menşeli bir kelime olan projectum (projectus); pro (ön-ce) ve jectus (fırlatmak) kavramlarının birleşmesinden oluşur. Proje, gelecekte yapmaya veya elde etmeye niyet ettiğimiz bir şeyi, hayalimizde kurgulayarak, düşüncemizde şekillendirerek ve plânlayarak geleceğe göndermektir. Niyet, proje yönetiminde son derece önemlidir. Çünkü projelendirmek istediğimiz şey ne ise, o konudaki niyet ve düşüncemiz de temiz ve katıksız olmalıdır. Projemize tam inanmalı, ondan hiç şüphe duymamalı ve zorluklar karşısında hiç ümidimizi kaybetmemeliyiz. Bu açıdan baktığımızda, bir işe başlarken Bismillah (Allah ın adıyla) demek, projenin çok önemli bir adımıdır. Bir işi proje yönetimi anlayışıyla yapmak istediğimizde, o işin kapsamını, süresini, maliyetini, hedef çıktılarını, performans kriterlerini, kalitesini ve başarı ölçütlerini belirlemek mecburiyeti doğar. Proje yönetimi bilimine göre, ölüm hâriç her problemin çözümü vardır ve çözüm birden fazladır; yeter ki, biz onu çözmek üzere projelendirelim ve proje fonksiyonlarına uygun şekilde arayış içinde olalım. Proje yönetim felsefesine göre, hayatta en büyük proje, insanın mesleğinde yaptığı işler veya insanlarla birlikte yapılan küresel ölçekteki işler değildir. En büyük proje, sınırlı kaynaklara ve ömre sahip insanın kendi hayatıdır. İşin esasını; hayatını geniş perspektiften mânâlı ve değerli olacak, yolun sonunda keşke demeyecek şekilde projelendirebilmek oluşturur. Çünkü her insan, kaçınılmaz şekilde ölüme doğru hızla yol almaktadır. Ölümle barışmadan bu hayatta acısız ve elemsiz bir sevinci ve huzuru tadabilmek mümkün değildir. Bu hayatın sonunda alınan ölüm bileti, ebedî bir yok oluş veya hapishaneye düşüş de olabilir. Dostlara, sevdiklerimize kavuşma, ebedî bir Cennet e geçiş de olabilir. Dolayısıyla en büyük proje; bugünkü hayatımızdan geleceğe projectus (gönderme) yaparak, ölümü geçerli bir iman pasaportuyla, yok oluştan ve ebedî bir zindandan, dostlara kavuşma kapısına dönüştürmek; elemsiz bir zevk ve sevincin formülünü bulmaktır. İşte en büyük proje olan hayatımızı gözden geçirmenin ve iman pasaportumuzun vizesini güncellemenin en mübarek zaman dilimlerinden birisi de Ramazan ayıdır. Bu hususa Yüce Beyan da mealen şu şekilde işaret edilmektedir: (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur ân ın kendisinde indirildiği Ramazan ayıdır. Öyle ise içinizden kim bu aya ulaşırsa onu oruçla geçirsin... (Bakara, 185). Bu dünyada hepimiz bize verilen nimetlerle veya verilmeyen ama özlem duyduğumuz, mahrumiyetini yaşadığımız şeylerle de imtihan oluruz. Verilen nimetlerden sorumluyuz. Bu da farkında olmadığımız hayat imtihanı isimli projedir. Bu projeyi de başarıyla tamamlamak ve imtihandan başarılı çıkmak için Ramazan ayı, bizim için büyük bir fırsattır. Proje yönetiminde insanı ihmal etmek, etik dışıdır. Dolayısıyla kendini, ailesini ihmal edip, sadece işine odaklanan kişiler, iyi bir proje yöneticisi olamazlar. Proje yönetimi anlayışında sağlıklı, dengeli insan; 1- fizikî, zihnî, sosyal ve ruhî açıdan sağlıklı, uyumlu bir hayat sürebilen, 2- ailesi ve sosyal çevresiyle sağlıklı iletişim kurabilen, 3- hayatta bir mesleği olup, maddî ve mânevî kazancı olan kişidir. Bu açıdan baktığımızda Ramazan ayı, insanın kendisiyle, çevresiyle ve Rabb iyle sağlıklı iletişim kurabildiği ve maddî-mânevî kazançlar elde edebildiği mübarek bir aydır. İnsanî ihtiyaçlara bağlı olmak, hayatın devamı için gereklidir. Ancak ihtiyaç olan şeylerin alınması ve tüketilmesi kontrol edilemezse, bağımlılığa dönüşür. Hayata menfi tesir etmeye başlar. Tıp bilimine TEMMUZ

14 göre yeme-içmeye bağlı olmak bir sağlık göstergesiyken, bağımlı olmak patolojik bir durumdur ve insanı arzu ve heveslerinin kölesi yapar. Hürriyetini yok eder. Ramazan ayında tutulan oruç, insanın nefsanî arzularına karşı bir fren vazifesi görür. Ayrıca insan fıtratı, beden-nefis-ruh olmak üzere üç katmanlı, dinamik bir yapı şeklinde yaratılmıştır. Bu üç bileşenli fıtratı kontrol eden sindirim, koku ve işitme-görme ağırlıklı beş duyu kanalları da sisteme yerleştirilmiştir. Oruçla bu üç kanalın işleyişi kontrol altına alınarak, insan bağımlılıktan kurtulur. Ramazan ayında tutulan oruç, bir yandan nefsin başkaldırışını kırarak, onu kâinatın terbiye edicisi Allah a teslim olmaya hazırlar; bir yandan da insan nefsindeki bencilliği ve kötülüğe yatkınlığı kırarak, güzel ahlâkı teşvik eder. Nefsin hırs ve taşkınlıklarını kontrol ederek, onun terbiye edilmesini ve söz dinlemesini kolaylaştırır. İnsana sabrı ve tahammül ahlâkını bizzat yaşatarak öğretir. İnsanın hakikatte hiçbir şeye sahip olmadığını, acziyetini, fakirliğini, her şeyin sahibinin Allah olduğunu, vicdanına duyurur. İnsanın empati yapmasını sağlar. Çevresindeki fakirlerle iletişime geçer. Allah ın sonsuz nimetlerini daha kolay idrak eder. Bu ayda ferdî ve toplu şükrün kapıları açılır. Bu sayede insan, şükrün aslında, bereketin ve nimetlerin devamlılığının anahtarı olduğunu, vicdanında hisseder. Proje yönetimindeki prensiplerin uygulanabilirliği, belirli fonksiyonların yerine getirilmesine bağlıdır. Bu fonksiyonlar, kapsam, maliyet, zaman, risk, tedarik, insan kaynakları, iletişim, kalite ve entegrasyon (bütünleştirme) yönetimi şeklinde dokuz kategoride toplanır. Ayrıca her milletin kendi sosyokültürel eğitim seviyesine göre proje uygulama tarzları vardır. Avrupa ülkeleri genellikle tanımla-plânla-uygulatamamla-geribildirimde bulun; Amerikalılar, plânlauygula-kontrol et- tedbir al-takip et; Akdeniz ülkeleri de yap-olmuyorsa-tekrar yap-boz-tekrar yap işlem sırasıyla projelerini gerçekleştirir. Her işte tanımlayıp kontrol edebildiğimiz değişkenler; tanımlayamadığımız belirsizlikler, tanımladığımız ama kontrol edemediğimiz riskler vardır. İşte Ramazan ayında tutulan oruç, yapılan ibadetler ve bunlara dayalı tefekkürler, bir yandan insana sınırlarını bildirip, hakiki bir kul olarak sebepler dairesinde insanın teşebbüs etmesi gereken şeyleri ona öğretir. Proje yönetim fonksiyonları açısından Ramazan ayına ve oruç ibadetine bakıldığında, dokuz fonksiyonun hepsinin Ramazan ayında var olduğu görülür. Dolayısıyla Ramazan ayı, aslında Allah ın insanlara sunduğu bir fırsatlar projesidir. Ramazan ayı, kapsamı açısından değerlendirildiğinde, günahı, hata ve isyanları az veya çok olan herkesi içine almaktadır. Herkes için bağışlanma ve yeniden tertemiz hâle gelme, arınma söz konusudur. Belli özelliklere sahip müminlere has değildir. Ayrıca bu ayda tutulan oruç, sadece midenin aç kalmasıyla sınırlı değildir. İnsanın maddî ve mânevî bütün cihazları, kendi orucunu tutmakla sorumludur. Dolayısıyla oruç, bütün organları ve cihazları içine alan kapsamlı bir ibadettir. Maliyet/fayda yönetimi açısından bakıldığında Ramazan, düşük maliyetli, yüksek kârlı bir mânevî ticaret ayıdır. Yüce Beyan da mealen; Allah, müminlerden canlarını ve mallarını, karşılık olarak Cennet i verip satın almıştır. (Tevbe, 111) buyrulmaktadır. Zamanı yönetmek açısından bakıldığında ise, niyeti sağlam bir kişi, Ramazan ayında âhiret hayatı için mânevî kazanç elde edebilir. Birim zamanda çok sevap kazanabilir. Meselâ bu ayda yapılan her iyiliğin ve ibadetin bire on bin, otuz bin sevabı var. Böyle bir zaman diliminde, Ramazan projesiyle nefis ve malını Cenâb-ı Hakk a (celle celâluhu) satmak ve O na kul ve asker olmak ne kadar kârlı bir ticaret, ne kadar şerefli bir rütbe olduğu daha iyi anlaşılır. Yalnız yapılan hayır ve ibadetlerin, nefiste bir gurura, övünmeye, yeterlilik duygusuna yol açabilme riski vardır. Ayrıca kişi hayır ve ibadetleri, sırf Allah ın (celle celâluhu) rızasını kazanmak maksadıyla değil, dünyevî menfaat elde etmek maksadıyla da yapabilme ihtimali söz konusu olduğundan bu risk, iyi yönetilmelidir. Tedarik yönetimi açısından, ibadetlerin devamlılığı sağlıklı, dengeli beslenmeye ve yeterli miktarda enerji almaya bağlı olduğundan, beslenme-dinlenme-uyku gibi ihtiyaçlar ihmal edilmemeli ve ölçülü şekilde yapılmalıdır. İnsan kaynakları açısından Ramazan bir yardımlaşma, kaynaşma ve sosyalleşme ayıdır. İnsanların sosyal zekâlarını geliştiren ve zirve yaptıran özel günler bu aydadır. Ayın sonundaki bayram, küskünlerin barışması için fırsatlar sunar. Münasebetlerimizin cilâlandığı ve parlatıldığı bir aydır. İletişim yönetimi açısından ise Ramazan, hayatı daha geniş kavrayıp, insanlarla, Rabb imizle, çevremizle ve kendi iç benliğimizle kurduğumuz iletişimlerdeki kopuklukları ve çatlakları tamir etmemize vesile olur. Bu ayda kalite yönetimi açısından da yaptığımız ibadetleri aceleyle değil, hakkını vererek kaliteli ve ihlâslı yapmamızın önemi üzerinde durulur. Gösterişten uzak, sırf Allah rızası için ibadetleri yapmanın önemi daha iyi anlaşılır. Entegrasyon yönetimi açısından ise, yaptığımız ibadetler hayat tarzımız içinde bir bütünlük oluşturmalı, Ramazan ayında kazandığımız güzel alışkanlıklar, Ramazan sonrası da devam ettirilmelidir. Ayrıca, akıl-gönül vicdan-nefis mekanizmaları ortak bir hedef istikametinde çalıştırılmalı, hayatımızdaki çelişkiler azaltılmalıdır. Bir başka deyişle, hayatımızın her ânında özü-sözü doğru, şahsiyetli, karakterli insan olma ve bunu devam ettirebilme gayreti gösterilmelidir TEMMUZ 2013

15 Dört bir yana barış güvercinleri uçuyor, Yıllarca bunu beklemişti temiz vicdanlar; Çoklar artık bugün yalnız sevgiyi seçiyor, İnşaallah bunu bir gün çoğunluk da anlar... TEMMUZ

16 Ruh, dimağ mekanizmasının üstünde bizzat idrak eden, duyan, isteyen-dileyen bir varlıktır. Onun bedenle münasebeti ise, muvakkat bir komşuluk ve kader birliğinden ibarettir. s adece Türkçede değil, başka milletlerin dillerinde de; Mangal gibi yüreği var. Kalb kalbe karşıdır. Sen hep kalbimdesin. Narin bir kalbi var. Kalbinin sesini dinle. Kalbim kırıldı gibi ifadelerle kalbe, zengin ve derin mânâlar yüklenmiştir. Hâl böyleyken, modern tıp kalbi, sadece fizyolojik yapısıyla sınırlandırmış; akıl, Araştırmalar kalbden beyne gön derilen bilgi miktarının be yinden kalbe gönderilenden daha fazla olduğunu ortaya koymuştur TEMMUZ 2013

17 düşünce, karar verme ve hislerin kaynağı olarak da beyni nazara vermiştir. Peki, hakikatte kalb, vazifesi sadece kan pompalamak olan bir organ mıdır? Bu mevzudaki çalışmalarıyla tanınan Dr. Armour ve Dr McCraty nin araştırmaları, kalbin kan pompalamak dışında birçok fonksiyonunun olduğunu ortaya koymuştur. Bugün modern tıbbın yeni bir alanı olan nörokardiyoloji (kalb-sinir bilimi) alanında çalışmalar yürüten Dr. Armour ve Dr. Ardell; kalbde merkezî sinir sisteminden bağımsız, öğrenme, bilgi işleme, hatırlama ve idrak gibi fonksiyonlarla donatılmış, küçük bir beyin olarak vasıflandırılan bir nöron ağı keşfetmiştir. Beyinden bağımsız en az sinir hücresinden meydana gelen, kendine has karmaşık bu sinir sistemi, kalbdeki muhteşem beyin olarak tarif edilmektedir. Kalbde bulunan nöron hücreleri hem beyinle iletişim kurmakta, hem de kalbin faaliyetlerini düzenlemektedir. Böylelikle hem kalbden beyne hem de beyinden kalbe bilgi akışı gerçekleştirilmektedir. Araştırmalar kalbden beyne gönderilen bilgi miktarının beyinden kalbe gönderilenden daha fazla olduğunu ortaya koymuştur. Beyindeki mücerret, analitik ve mantıkî zekânın; bilgi işleme, depolama, hatırlama fonksiyonları yanında; kalbin de, duygu ve iletişim zekâsıyla donatıldığı, duyguların ilk üretim merkezinin kalbde vücut bulduğu, kalbde üretilen duygu taşıyan sinyallerin, limbik sisteme çok hızlı şekilde taşındığı, beyin üzerinden hislerle alâkalı cevabın bütün hücrelere ve civardaki insanların kalb ve beyin dalgalarına tesir ettiği, kalbin de aynı beyin gibi; yargılama, karar verme, bilgi işleme ve hatırlama fonksiyonlarının olduğu farklı ilim adamları tarafından (McCraty, McCraty ve Childre, Thurber ve arkadaşları) 2010 yılında, değişik merkezlerde yapılan araştırmalarla ortaya konmuştur. Nörokardiyoloji bilimi çerçevesinde yapılan bu araştırmalar, insana dâir bakış açısını ve ön kabulleri kökten değiştirecek gibi görünmektedir. Son ilmî araştırmalar (McCraty, 2002, 2010; Haspel, 2009), bilhassa kalb ve beyin arasındaki münasebete dikkat çekerek, kalbin beyinle dört farklı yol üzerinden iletişim kurduğunu ortaya koymaktadır: 1. Sinirler (nörolojik yol), 2. Hormonlar ve nörotransmitterler (biyokimyevî yol), 3. Kan basıncının oluşturduğu nabız dalgaları (biyofızikî yol), 4. Elektromanyetik alanların karşılıklı etkileşimi. Kalb-beyin ve kalb-diğer vücut sistemleri arasındaki bu iki yönlü iletişim ağı, bilinen en kompleks iletişim ağlarından biridir. Her bir kalb atışı sadece kanı pompalamakla kalmaz; aynı zamanda bütün vücuda kan basıncıyla, nörolojik, hormonal ve elektromanyetik yollarla bilgi gönderir ve ondan aynı yollarla bilgi alır. Kalb atım hızı değişkenliğinin hayatımıza tesirleri Kalb atım hızı değişkenliği (HRV), sinoatrial düğümdeki (kalbde elektrik akımı üretilmesinde görevli sinir hücreleri topluluğu) elektrik uyarılarının sağlıklı düzenlenip düzenlenmediğini aksettirir. HRV parametresi, beyinden kalbe ve kalbden beyne giden düzenleyici sinyallere kalbin cevap verme kabiliyetini ölçmeye yarayan bir pencere meydana getirdiği için, kalb atım ritimlerinin değişiklik yüzdelerinin anlaşılması son zamanlarda ehemmiyet kazanmıştır. Kalbin bir atımından diğerine geçen süre, kalb atım hızı değişkenliği olarak tarif edilmektedir. Kalbin her bir atışı arasında geçen zaman miktarı, her zaman düz bir çizgi takip etmemektedir. Thurber ve arkadaşları 2010 yılında kalb atım hızı değişkenliğinin insanın ruhî durumuna tesiri üzerine yaptıkları araştırmada, enteresan bulgulara ulaşmışlardır. Bu çalışmaya göre; eğer kalb atışları arasındaki değişkenlik tutarlı ise, bütün vücut sistemleri bundan müspet etkilenmekte, tersi durumda ise bütün vücut menfi tesir altında kalmaktadır. Kalb atım hızı değişkenliği neticesinde oluşan dalgalar ile beyin dalgaları ne kadar uyumlu olursa, kişi kendini fizikî ve psikolojik olarak o kadar sağlıklı hissetmektedir. Ferdin içinde bulunduğu hissi duruma göre kalb; atım hızı değişkenliği yoluyla beyin sapına, amigdalaya ve kortekse gönderdiği bilgilerle beyin dalgalarına ve fonksiyonlarına tesir etmektedir. Bütün bu tespitler, kan pompalamanın yanında, kalbe, bedenin tamamında tesirli uyum ve ritim bütünlüğünü düzenleyici ve yönetici sinyal merkezi olarak da vazife verildiğini göstermektedir. Fertler; öfke, sevinç, korku ve ümitsizlik gibi farklı duygular yaşarken, kalb atım hızı değişkenliğindeki ritmik desenler de farklılık gösterir. Meselâ insan; şükran, takdir, kıymet verme, sevme, merhamet gibi pozitif duygular yaşıyorsa, kalb atım hızı değişkenliği tutarlı olmakta; korku, endişe, ümitsizlik, depresyon vb. menfi duygular içinde ise, kalb atım hızı değişkenliği tutarsız hâle gelmektedir. Ayrıca kişi müspet duygular içinde ise kalbin pozitif duyguları algılaması daha kolay olmakta, tersi durumda ise bu tür duyguların idraki zorlaşmaktadır yılında McCraty ve arkadaşlarının ve ayrıca Halpel in yapmış oldukları araştırmalar, insanda niyetli/şuurlu olarak pozitif duyguların meydana getirilebileceğini göstermiştir. TEMMUZ

18 Kalb Atım Hızı (BPM) 50 ÖFKE HÂLİ RAHATLAMA ŞÜKÜR HÂLİ Saniye Kalb Atım Hızı Değişikliği (Ms/2hz) Şekil-1: Kalb atım hızı değişkenliği ile yaşanan duygu durumu. Kişinin şükran, takdir, merhamet, sevgi duygularını yaşama arzusu, kalb atım hızı değişkenlik oranlarını düzenleyerek daha müspet duygular yaşaması için tetikleyici bir güç oluşturmaktadır (Şekil 1). Kalbin elektromanyetik alanı ve hayatımıza tesirleri İnsan kalbi, vücutta en güçlü ve geniş elektromanyetik alanın üretildiği bir reaktördür. Kalbde üretilen biyoelektromanyetik alan, insan kalbinden yaklaşık cm mesafeden, Süperiletken Kuantum İnterference Cihazı (SQUID) tabanlı magnetometreler ile ölçülebilmektedir. McCraty nin ölçümleri ile kalbde elektrokardiyogram olarak (EKG) ölçülebilen elektrik alanının, beyinde kaydedilen elektroensefalogramdan (EEG) genlik (amplitude) bakımından ortalama 100 misli daha büyük, manyetik bileşeninin de, beyinde üretilenden yaklaşık kat daha güçlü olduğu tespit edilmiştir. Kalbin bu ritmik aktivitesi ile üretilen kan basıncı, ses basıncı ve elektromanyetik dalgalardaki değişiklikler, vücuttaki her organ ve hücre tarafından algılanmaktadır. Kalbden gönderilen elektromanyetik dalgalar beyin dalgalarına tesir etmektedir. Yakın zamanda Bedell ve Kaszkin-Bettag ve ayrıca Haspel in yaptığı araştırmalar ise, ilk hissî durumun başlangıcının kalb olduğunu, beynin bu duyguları hisseden alan olarak vazife yaptığını düşündürmektedir. Kalb atım hızı değişkenliği neticesinde oluşan dalgalar ile beyin dalgaları ne kadar uyumlu olursa, kişi kendini fizikî ve psikolojik olarak o kadar sağlıklı hissetmektedir. Bu da göstermektedir ki, zamana bağlı olarak nabız atımları desenlerinde gözlenen değişmeler, beyin ve kalb arasındaki dengenin bir ölçüsüdür. Bu denge aynı zamanda hâlet-i ruhiyemize göre sürekli değişkenlik gösterebilmektedir. Kalb atım hızı değişkenliği 0.10 hertz olduğunda beden ve ruh dünyamızda tam bir uyum gerçekleşmesi söz konusudur. Bu uyum içinde beynin iki lobundan yayılan dalgaların aynı fazda, uyumlu, Frekans tek bir dalga hâline dönüştüğü müşahede edilmiş; başka bir ifadeyle, beynin iki yarısının tam bir uyum içinde çalışmaya başladığı tespit edilmiştir. Ayrıca beynin bu safhada haz duygusu oluşmasına vesile olan endorfini, ciddi miktarda salgıladığı belirlenmiştir. Bu dalga boyuna gelebilmek, ancak şefkat, sevgi, yakınlık, takdir, affetme ve şükran gibi duyguları hissettiğimizde gerçekleşmektedir (Thurber ve arkadaşları, 2010; McCraty ve Reese, 2009). Bu uyumun büyük bir kısmı, elektromanyetik iletişim yoluyla gerçekleşirken; sezme, konsantrasyon ve yeni fikirler üretme gibi faaliyetler de güçlenmektedir. Diğer taraftan bağışıklık sisteminin güçlenmesi, stresin azaltılması ve kişideki iyilik hâlinin artması da temin edilmiş olur. Bütün bunlara ilâveten, McCraty tarafından 2002 yılında yapılan bir araştırmada; her kalb atışında vücudu çeviren manyetik bir tesir alanının meydana geldiği tespit edilmiştir (Şekil 2). Kalb hem bütün hücrelere hem de beyne gönderdiği bilgilerle vücut sistemlerinin çalışmasına tesir ederken, aynı zamanda dışarıya da bilgi göndererek başka insanların kalblerine ve beyin dalgalarına tesir etmektedir. Yakınımızdaki kişilerin hem kalbimize (duygularımıza) hem de beynimize (düşünce ve karar verme) tesir edebildiklerine çok defa şahit olmuşuzdur. Bu da bilhassa anne ve babaların, eğitimcilerin çocuklarla sürekli aynı ortamı paylaştıkları için, onların kalb ve gönül dünyalarına niçin kolayca tesir ettiklerini gösterir. Bu yüzden her insan, bilhassa anne-babalar ve öğretmenler kalb ve gönüllerinden geçenlere çok dikkat etmelidir. Bütün organlara tesir eden davranışların güzelliği, kalbdeki hüsn-ü niyet, ihlâs ve samimiyetle mütenasiptir. Gözün güzel görmesi, aklın şuur üzere düşünmesi, kulağın hakikati duyması, elin helâle uzanması, ayakların hayra yürümesi, kalbdeki hüsnüniyete bağlıdır. Allah sizin bedenlerinize ve yüzlerinize değil, kalblerinize bakar. (Müslim, Birr, 33) ve Şunu iyi bilin ki, insan vücudunda küçük bir et parçası vardır. Eğer bu et parçası iyi olursa, bütün vücut iyi Şekil-2 : Kalb atımı esnasında meydana gelen manyetik tesir alanı Copyright Institute of HeartMath Research Center TEMMUZ 2013

19 olur; bozulursa, bütün vücut bozulur. İşte bu et parçası kalbdir. (Buhari, İman 39) mealindeki hadîs-i şerîfler bu hususu ne kadar güzel ifade etmektedir. İnsanoğlunun kalbini yeniden keşfetmesi için, kalbine doğru yeni bir yolculuğa çıkma vakti çoktan gelmiştir. Kaynaklar - Armour JA and Ardell J. Neurocardiology. New York, Oxford University Pres, McCraty R, 2002a. Influence of Cardiac Afferent Input on Heart-Brain Synchronization and Cognitive Performance International Journal of Psychophysiology, 45(1-2): McCraty R. The Energetic Heart: Bioelectromagnetic Interactions Within and Between People. HeartMath Research Center, Institute of HeartMath, Publication No Boulder Creek, CA, 2002b. - McCraty R, Childre D. The Grateful Heart: The Psychophysiology of Appreciation Chapter published in: The Psychology of Gratitude, edited by RA. Emmons and ME. McCullough. New York: Oxford University Press, 2004: McCraty R, Coherence: Bridging Personal, Social, and Global Health Alternative Therapies in Health and Medicine, 16 (4): Coherence and Health Care Cost RCA Actuarial Study: A Cost-Effectiveness Cohort Study Woody Bedell; Mariette Kaszkin-Bettag, Ph.D.Alternative Therapies in Health and Medicine, 2010;16 (4): Thurber MR, Bodenhamer-Davis E, Johnson M, Chesky K, Chandler CK, Effects of Heart Rate Variability Coherence Biofeedback Training and Emotional Management Techniques to Decrease Music Performance Anxiety. Biofeedback, 38(1): McCraty R and Reese RA. The Central Role of the Heart in Generating and Sustaining Positive Emotions. HeartMath Research Center, Institute of HeartMath, Publication No Boulder Creek, CA, Jolant van den Haspel. Can Stress Be Reduced By Using Heart Coherence? Master Thesis, Faculty of Behavioral and Social Sciences, Experimental and Work Psychology, University of Groningen, Netherlands, com/teachings/the-science-of-theheart.html, 27 May Selim Aydın, Kalbin Keşfedilen Yeni Boyutu, Sızıntı, Mayıs Dünya ışıkla kükreyen bir nesil bekliyor, O nesil her ân ümidine ümit ekliyor; Ve bir gün mutlaka güneş doğacaktır diyor, Gözü ufukta, kararlı hep ona yürüyor... TEMMUZ

20 lim ve amel dengesi, insan hayatına istikamet kazandıran temel unsurlardan biridir. Amel ve niyet bütünlüğünün sağlanamaması veya bilginin (marifetin) amele-aksiyona dönüşmemesi bir handikaptır. İnsan çoğu durumda bu dengeyi kurmada ve devam ettirmede zorlanır ve kazanma kuşağında kaybeder. İnsanın bildiklerini hayata geçirememesine dâir birçok misâl verilebilir: sağlığına zararlı olduğunu bildiği hâlde, kötü alışkanlıkları bir türlü bırakamaz; faydasını bilir; ama bir türlü spor yapamaz; getirisini iyi bilir; ama çalışmaz. Neden? Bilginin amele dönüşmemesinin birçok sebebi vardır. İnsanın kendini tanımaması, duygularını kontrol etme disiplininin olmaması, potansiyel duygularının kendini belli etme eşiğini aşamaması, irade disiplini sağlayamaması; akıl, kalb ve beden bütünlüğünü kurumaması bunlardan bazılarıdır. Ayrıca insan benliğini oluşturan aklî, gadabî ve şehevî kuvvelerin ifrat (aşırı) ve tefritinden (çekinik) kaçınıp, vasat (ortasına) noktalarına ulaşamamak; diğer bir ifadeyle öfke duygusundan cesaret ve kahramanlığa, akıl kuvvesinden hikmete, şehvet hissinden iffete varamamak da başka bir önemli sebeptir. İnsanın iç ve dış dünya ile iletişim kurduğu akıl, kalb ve beden olmak üzere üç merkezli işleyen kanalları vardır. Algı, özümseme, aksiyona dönüştürme, düşünme, çalışma, iletişim ve tepki verme yönleriyle bu merkezler birbirinden farklı çalışır. Meselâ akıl; zihin kanalını kullanır. Algıladığını mantıkî verilerle bütünleştirir. Kalb ise, güçlü olarak sezgi ve his kanalını kullanır. Elde ettiğini sevgi ve nefret durumunda değerlendirir; hisleri ile karar verir. Beden ise algılamada beş duyu (işitme, görme, dokunma, koklama) vasıtalarını kullanır; bedenin verdiği tepkiye göre de veriler değerlendirilir. Gerçekler ve durumlar ya benimsenir veya reddedilir. Bu üç merkezin ortak kullandığı bazı algı-idrak vasıtaları vardır ki, sezgi-altıncı his, bunlardan biridir. Akıl ve kalb bu kanalı ortak kullanır. Meselâ, kalbin kullandığı sezgi kanalını zihin de kullanır. Ki böylece ilmî keşiflerin önü açılır. Veya aklın kullandığı beş duyu kanalını beden de kullanır. Böylece teknik icatların kapısı aralanmış olur. Evet, algılama farklı potansiyellerden olunca, elde edilen malzeme ve bu malzemenin TEMMUZ 2013

Ramazan ve Bayram Ramazan Ramazan Allah a yakınlaşmak için yegane bir zaman. Allah dünyada kendisi ve insanlar arasına perdeler koymuş. Bu perdeleri açmak ve aşmak, Allah a yakınlaşmak, onu hissetmek için

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? Sağlık Dairesi Bilgilendiriyor. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder? ÿ Demans nasıl tedavi edilebilir? ÿ Ne gibi önlem

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024

YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA /YAŞLANMA ÇEŞİTLERİ VE TEORİLERİ BEYZA KESKINKARDEŞLER 0341110024 YAŞLANMA Hücre yapısını ve organelleri oluşturan moleküler yapılarından başlayıp hücre organelleri,hücre,doku,organ ve organ sistemlerine

Detaylı

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık yaşlılığın doğal bir sonucu değildir.. Demansın en sık nedeni ALZHEİMER HASTALIĞI DIR. Yaşla gelen unutkanlık ALZHEİMER HASTALIĞI nın habercisi olabilir!!! ALZHEİMER

Detaylı

0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ahlâkî. Gelişmenin Temel Taşları

0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ahlâkî. Gelişmenin Temel Taşları 0-3 Yaş Grubu Çocuklarda Ahlâkî Gelişmenin Temel Taşları Dr. Hasan AYDINLI Güzel ahlâklı çocuklar yetiştirmek, her anne-babanın arzusudur. İnsanın aile ve toplum içindeki saygınlığını belirleyen en önemli

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

Tıbbın Geleceğine dair.. Genetik Testler ve Kişiselleşmiş Tıp Anlayışı. B. Aysin Sermen

Tıbbın Geleceğine dair.. Genetik Testler ve Kişiselleşmiş Tıp Anlayışı. B. Aysin Sermen Tıbbın Geleceğine dair.. Genetik Testler ve Kişiselleşmiş Tıp Anlayışı B. Aysin Sermen Daha güçlü.. Daha atletik.. Daha genç.. Daha huzurlu.. Daha mutlu.. Daha akıllı.. Daha sağlıklı.. Daha akıllı ve sağlıklı

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Demans ve Alzheimer Nedir?

Demans ve Alzheimer Nedir? DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE ORUÇ TAKVAYA ERMENİN YOLU; ORUÇ (O sayılı günler) Ramazan ayıdır ki Kur an; insanlara hidayet (doğru yol) rehberi, doğru yolun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak onda(ki Kadir gecesinde) indirildi.

Detaylı

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR! Acıbadem Hastanesi Büyüme ve Ergenlik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Atilla Büyükgebiz ile, çocuğun doğumundan itibaren vücudunda hangi hormonların ne gibi işlevleri olduğunu, ilk 3 yılın önemini ve ergenlik

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER

CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER CEP TELEFONUNUN ZARARLARI VE ALINABİLECEK TEDBİRLER Nobel ödül sahibi Onkolog Devra Davis: Cep telefonunun zararları konusunda Küresel bir alarm durumu ilan edilmeli. Bir bilim adamı olarak, 6 yıl öncesine

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

Gen haritasının ne kadarı tamamlandı DNA'nın şimdiye kadar yüzde 99'u deşifre edildi.

Gen haritasının ne kadarı tamamlandı DNA'nın şimdiye kadar yüzde 99'u deşifre edildi. Bilim dünyası, yaşamı alt üst edecek yeni bir gelişmeye daha imza atarak insan DNA'sının şifresini çözmeyi başardı. Çıkarılan 'gen haritası' sayesinde kalp ve kanser hastalığı tarihe karışacak ve insan

Detaylı

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir.

Eğer metabolizmanızda bir sorun varsa, başta kilo kontrolünüz olmak üzere vücudunuzdaki pek çok şey problemli hale gelir. Metabolizma, bedeninizdeki kimyasal tepkimelerin toplamını ifade eden sihirli bir sözcüktür. Özellikle orta yaşlar ve sonrasında görülen kilo artışlarının, çabuk yorulma, halsizlik ve yorgunlukların başlıca

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR?

YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? YETERLİ VE DENGELİ BESLENME NEDİR? Vücudun, büyümesi yenilenmesi çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin yeterli miktarda alınmasıdır. Ş. İKİBUDAK BİYOLOJİ ÖĞRETMENİ SAĞLIKLI BİR Y AŞAMIN

Detaylı

www.powerboyworld.com

www.powerboyworld.com www.powerboyworld.com PowerBoy aşk ilişkilerinde cinsel mutluluğu ve güveni artırmaya yardımcı olan kaliteli ürünler üretmektedir. Biz bunu Aşk Sanatı Felsefemiz olarak adlandırıyoruz. Ürünlerimiz PowerBoy

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti

Recep in İlk Üç Orucunun Fazileti Mektub-u Attar Muhammed İlyas Kadiri Razavi tarafından tüm İslami Erkek Kardeşlerine ve İslami Kız Kardeşlerine, Medaris El Medine ve Camiat El Medine nin erkek öğretmenler, erkek öğrenciler, kadın öğretmenler

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015 Bunama yaşlılığın doğal bir sonucu değildir. Yaşla gelen unutkanlık, Alzheimer Hastalığının habercisi olabilir! Her yaşta insanın

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler.

DUYGUSAL ZEKA. Birbirinden tamamen farklı bu iki kavrama tarzı, zihinsel yaşantımızı oluşturmak için etkileşim halindedirler. 0212 542 80 29 Uz. Psk. SEMRA EVRİM 0533 552 94 82 DUYGUSAL ZEKA Son yıllarda yapılan pek çok çalışma zeka tanımının genişletilmesi ve klasik olarak kabul edilen IQ yani entelektüel zekanın yanı sıra EQ

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

9. Sigarayı bırakma zamanı

9. Sigarayı bırakma zamanı 9. Sigarayı bırakma zamanı 1 9. Sigarayı bırakma zamanı Dünyada 8 saniyede 1 can alan, yılda 4 milyon kişinin ölümüne neden olan, dünyada her 10 erişkinden birinin ölüm nedeni sayılan sigarayı bırakmak

Detaylı

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop:  Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir. Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

KANSER TANIMA VE KORUNMA

KANSER TANIMA VE KORUNMA KANSER TANIMA VE KORUNMA Uzm. Dr Dilek Leyla MAMÇU Sunum İçeriği Genel Bilgiler Dünyada ve Ülkemizdeki son durum Kanser nasıl oluşuyor Risk faktörleri neler Tedavi seçenekleri Önleme mümkün mü Sorular/

Detaylı

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir Grip. Korunun, koruyun. MEVSİM GRİBİ: NEDEN AŞI OLMANIZ GEREKİR Son zamanlarda sık sık mevsim gribi ve domuz gribi gibi farklı grip türlerinden söz edildiğini duymuş

Detaylı

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ

SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ SINCAN İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ Bu sunu Sincan İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Hayatboyu Öğrenme Programı Grundtvig Öğrenme Ortaklığı Projesi kapsamında düzenlenen Eğitim Toplantıları için hazırlanmıştır.

Detaylı

DAVRANIŞSAL KİLO KONTROLÜ VE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

DAVRANIŞSAL KİLO KONTROLÜ VE PSİKOLOJİK FAKTÖRLER - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Kilo alma karışık mekanizmaların sonucudur. Genetik, fizyolojik, çevresel ve davranışsal öğelerin bir karışımıdır. Sanıldığının aksine, psikolojik sorunların aşırı kiloya neden olmadığı, tam tersine aşırı

Detaylı

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur.

Kulenizin en üstüne koşup atlar mısınız? Tabii ki, hayır. Düşmanınıza güvenip onun söylediklerini yapmak akılsızca olur. 33 Ders 4 Günah Bir dostunuzun size, içi güzel şeylerle dolu ve bütün bu güzelliklerin tadını çıkarmanız için bir saray verdiğini düşünelim. Buradaki her şey sizindir. Dostunuzun sizden istediği tek şey,

Detaylı

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ

RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ RUMİNANT RASYONLARINDA MAYA KULLANIMI VE ÖNEMİ Rumen mikroorganizmaların (bakteriler,protozoalar ve mayaların) bir denge içinde çalıştırdığı kusursuz bir makinedir. Yüksek et-süt verimi isterken bu hayvandaki

Detaylı

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır.

Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. ŞİŞMANLIK (OBEZİTE) Şişmanlık (obezite); sağlığı bozacak düzeyde vücutta yağ miktarının artmasıdır. Yağ dokusunun oranı; Yetişkin erkeklerde % 12 15, Yetişkin kadınlarda %20 27 arasındadır. Bu oranların

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır. Alzheimer hastalığı nedir, neden olur? Alzheimer hastalığı, yaşlılıkla beraber ortaya çıkan ve başta unutkanlık olmak üzere çeşitli zihinsel ve davranışsal bozukluklara yol açan ilerleyici bir beyin hastalığıdır.

Detaylı

T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM

T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM T.C. Artvin Valiliği Halk Sağlığı Müdürlüğü Bulaşıcı Olmayan Hastalıklar Programlar ve Kanser Şube Müdürlüğü Ruh Sağlığı Birimi OTİZM BENİ KOŞULSUZ SEVİN! OTİZM NEDİR? O Bireyin sosyal iletişimini, dil

Detaylı

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI

4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 4. SINIF FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ II. DÖNEM GEZEGENİMİZ DÜNYA ÜNİTESİ SORU CEVAP ÇALIŞMASI 1. Dünya mızın şekli neye benzer? Dünyamızın şekli küreye benzer. 2. Dünya mızın şekli ile ilgili örnekler veriniz.

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır.

Allah Kuran-ı Kerim'de bildirmiştir ki, O kadın ve erkeği eşit varlıklar olarak yaratmıştır. İslam a göre kadınlar erkeklerden daha değersiz kabul edilmez. Kadınlar ve erkekler benzer haklara sahiptirler ve doğrusu bazı hususlarda kadınlar, erkeklerin sahip olmadığı bazı belirli ayrıcalıklara

Detaylı

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ 1 Genetik mühendisliği canlıların kalıtsal özelliklerinin değiştirilerek onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim dalıdır. Genetik mühendisleri

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR?

EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? SELDA TÜRKMEN le EFT ile POZİTİF HAYAT EĞİTİMİ EFT NEDİR? EFT, orijinal İngilizce isminin baş harflerinin kısaltmasıdır; "Emotional Freedom Techniques". İnsanda huzursuzluk yaratan bütün kötü duygulardan

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ Psikolojik bozukluklar nasıl iyileştirilir? Tedavi için uygun kişi kimdir? En mantıklı tedavi yaklaşımı hangisidir? Bir terapi biçimi diğerlerinden daha iyi midir? Herhangi

Detaylı

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1

VÜCUT KOMPOSİZYONU 1 1 VÜCUT KOMPOSİZYONU VÜCUT KOMPOSİZYONU Vücuttaki tüm doku, hücre, molekül ve atom bileşenlerinin miktarını ifade eder Tıp, beslenme, egzersiz bilimleri, büyüme ve gelişme, yaşlanma, fiziksel iş kapasitesi,

Detaylı

MIRA INFRA NANO ENDÜSTRİYEL

MIRA INFRA NANO ENDÜSTRİYEL MIRA INFRA NANO ENDÜSTRİYEL ELEKTRİKLİ RADYANT ISITICI Yanı başınızdaki güneş YENİ NANO TEKNOLOJİ, ÜSTÜN PERFORMANS MİRA INFRA Nano Elektrikli radyant ısıtıcılar, paslanmaz çelik boru içerisindeki yüksek

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı?

Günde kaç saat, haftada kaç gün egzersiz yapılmalı? Başarılı bir kilo verme ve daha da önemlisi bu kiloyu korumada en önemli anahtar egzersizdir. Kilo verdikten sonra egzersiz yapmayı bırakanlar yeniden kilo alırken, egzersize devam edenlerde bu ihtimal

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma

11. Kullara rızık olması için birbirine girmiş, küme küme tomurcukları olan uzun boylu hurma KURAN'I KERİM TÜRKÇE MEALİ (DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI) 50-KAF SURESİ Mekke'de inmiştir. 45 (kırkbeş) âyettir. "Kaf" harfi ile başladığı için bu adı almıştır. Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla. 1.

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,

B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa

Detaylı

Dr. Hüseyin Emin SERT. www.eminsert.org

Dr. Hüseyin Emin SERT. www.eminsert.org Dr. Hüseyin Emin SERT SASAM İstanbul Temsilcisi www.eminsert.org heminsert@gmail.com Strateji Bakış Kültürel kodlarımızı dikkate alan, İnsanımızın ihtiyaç ve beklentisine uygun, disiplinlerarası İnsanî

Detaylı

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES 1 2 Stres nedir? bireyin fizik ve sosyal çevredeki uyumsuz koşullar nedeniyle, bedensel ve psikolojik sınırlarının ötesinde harcadığı gayrettir 3 Stres nedir? EUSTRESS: Hedefler,

Detaylı

Cenâb-ı Hak geçmiş ümmetleri çeşitli cezalar ile cezalandırmış,ağır imtihanlarla,ince elekten eler gibi elemiştir.

Cenâb-ı Hak geçmiş ümmetleri çeşitli cezalar ile cezalandırmış,ağır imtihanlarla,ince elekten eler gibi elemiştir. KANSER VE SEBEBLERİ Erişkin olan bir insanda takriben 50 trilyon hücre bulunmaktadır. Hayat tek bir hücre ile başlar. Büyüme tamamlanıncaya kadar milyonlarca defa bölünme gerçekleşir. Bölünme,lalettayin

Detaylı

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler SINAV KAYGISI Kaygı, stresli bir durum karşısında hepimizin yaşadığı uyarılmışlık halidir. Ancak kaygının belli bir miktarda yaşanmasının olumlu işlevleri de vardır. Bir miktar kaygı günlük hayatta bizi

Detaylı

21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ. Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü

21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ. Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü 21 EKĠM 2011 SUPHĠ ÖNER ÖĞRETMEN EVĠ HOŞ GELDİNİZ Hüseyin GÖKÇE İl Sağlık Müdürlüğü Eğitim Şube Müdürü 1 OKULDA DİYABET PROGRAMI www.okuldadiyabet.org DİYABET VE OBEZİTE 2 KAN ŞEKERİ, İNSÜLİN VE DİYABET

Detaylı

MENOPOZ. Menopoz nedir?

MENOPOZ. Menopoz nedir? MENOPOZ Hayatınızı kabusa çeviren, unutkanlık, uykusuzluk, depresyon, sinirlilik, halsizlik şikayetlerinin en büyük sebeplerinden biri menopozdur. İleri dönemde idrar kaçırma, kemik erimesi, hipertansiyona

Detaylı

Prof. Dr. Semih KESKİL

Prof. Dr. Semih KESKİL Yazar Ad 55 Prof. Dr. Semih KESKİL Larson un 1960 larda veciz olarak belirttiği gibi, yaşlıların acil hastalıkları diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceğimiz yaşlılar arasındaki acil

Detaylı

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir.

09/11/2015 BEYAZ KAN HÜCRELERİ. Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. BEYAZ KAN HÜCRELERİ Lökosit ya da akyuvarlar olarak adlandırılan beyaz kan hücresi, kemik iliğinde üretilir. 1 Görevleri nelerdir? Bu hücreler vücudu bulaşıcı hastalıklara ve yabancı maddelere karşı korur.

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

Dr. Halise Kader ZENGİN

Dr. Halise Kader ZENGİN Bilişsel ve duygusal zekanın farklı işlevlerinin olduğu ve birbirlerinden ayrı çalışmadıkları son yıllarda yapılan psiko-fizyoloji ve beyin MR çalışmalarıyla açıklık kazandı. Bilişsel ve duygusal zekası

Detaylı

Hepatit C ile Yaşamak

Hepatit C ile Yaşamak Hepatit C ile Yaşamak NEDİR? Hepatit C kan yoluyla bulaşan Hepatit C virüsünün(hcv) neden olduğu bir karaciğer hastalığıdır. 1 NEDİR? Hepatit C virüsünün birçok türü (genotipi ) bulunmaktadır. Ülkemizde

Detaylı

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC

HADDİNİ BİLMEMEK YA DA İSTİDRAC Niyeti temiz olan ve haddini bilen bir Müslüman, başarıya, nîmete karşı şükrünü edâ edemez ise, Allah (CC) o kişiyi bir mahrûmiyete, bir sıkıntıya mâruz bırakır. Meselâ, dikkat ediniz, bir başarıya imzâ

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

KAİNATTA DÜZENDEN DÜZENE

KAİNATTA DÜZENDEN DÜZENE KAİNATTA DÜZENDEN DÜZENE Çin de bir kelebek kanat çırparsa Teksas ta kasırga olabilir. Meşhur olan bu ifadeyi kaos kuramcıları ifade etmektedir. Bu söz ile, bir kelebeğin kanat hareketinin yüzlerce kilometre

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi İçindekiler Bel fıtığı nedir? 4 Bel fıtığı teşhisi nasıl yapılır? 6 Bel fıtığı tedavisi nasıl yapılır? 7 Barricaid için bir aday

Detaylı

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği

Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER. 16. Temsil Yeteneği Ek 6. ÇALIŞANLARI DEĞERLENDİRMEK İÇİN KULLANILACAK KRİTERLER 16. Temsil Yeteneği Kurumu temsil yeteneğinden yoksun, tutarsız ve güven oluşturmayan bir izlenim vermektedir. 1 Giyim, konuşma ve tavırlarında

Detaylı

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem. Onkoloji Okulu İstanbul /2014 SAĞLIK NEDİR? Sağlık insan vücudunda; Fiziksel, Ruhsal, Sosyal

Detaylı

ÇOCUKLARDA ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR?

ÇOCUKLARDA ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR? Öğrencim ve Diyabet ÇOCUKLARDA ŞEKER HASTALIĞININ BELİRTİLERİ NELERDİR? Şeker hastalığının (diyabet) en sık görülen belirtileri sık sık ve bol miktarda idrar yapma, çok su içme, iştah artmasına rağmen

Detaylı

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri

Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu. Yaşlı Bakım-Ebelik. YB 205 Beslenme İkeleri Yakın Doğu Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksek Okulu Yaşlı Bakım-Ebelik YB 205 Beslenme İkeleri Uzm. Dyt. Emine Ömerağa emine.omeraga@neu.edu.tr YAŞLANMA Amerika da yaşlı bireyler eskiye göre

Detaylı

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar üretir. Bunların başında insülin gelmektedir. İnsülin, pankreastan

Detaylı