Editörden. Merhaba arkadaşlar, İnsan hayatı doğumla başlayan bir. yolculuk, üniversite durağı ise bu seyahatte bitip tükenmesini istemediğimiz

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Editörden. Merhaba arkadaşlar, İnsan hayatı doğumla başlayan bir. yolculuk, üniversite durağı ise bu seyahatte bitip tükenmesini istemediğimiz"

Transkript

1 Editörden Sayı: 9 / 2010 Yaz İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğrenci Birliği Yayınıdır Akademik Danışman Prof. Dr. Ahmet O. ARAMAN Prof. Dr. Afife MAT Editör Hacer TOPAK Yayın Kurulu Sefa BAŞYİĞİT Mehmet Cihad AYGÜN Merve KURTAN Sinan Tahir DİKİCİ Alper NAK Büşra SERVER Kübra SOĞUKKANLI Merve GÜZELLER Kamil YALÇIN Halil Aziz VELİOĞLU Merhaba arkadaşlar, İnsan hayatı doğumla başlayan bir yolculuk, üniversite durağı ise bu seyahatte bitip tükenmesini istemediğimiz yıllar Sevgilerimizin, umutlarımızın, heyecanlarımızın ve hayal kırıklıklarının en yoğun hissedildiği, yeryüzünde her şeyi yapabilecek gücü kendimizde hissettiğimiz günler Bir yıl kadar evvel bir arkadaşımın ricası ile katıldığım IUPSA: Onun için harcadığım küçük emeklerime karşılık, yokluğunda sahip ol(a)mayacağıma emin olduğum dostluklar, tecrübeler ve güzel anılar kazandırdı bana. Üniversite yaşamımın hem mesleki hem de sosyal anlamda en verimli günlerini IUPSA ile yaşadım hiç şüphesiz. Kimi zaman en yakınlarımızın bile yaptıklarımızı fark edemediği bu süreçte, zor şartlarda da olsa inancımızın verdiği güç ile IUPSA olarak sizlere fayda sağlayacak, yeni ufuklar kazandıracak işlere imza atmaya çalıştık. Yaşanılan sıkıntılara rağmen sizlere ulaştırdığımız bu çalışmanın her satırı emek emek işlenip, bizlerin ve birçok arkadaşımızın fedakârlıkları ile sizlere sunulmuştur. Sayfaları çevirip, satırları okurken bunları göz ardı etmeyeceğinizi ümit ediyorum. Güler yüzünü ve desteğini her zaman üzerimizde hissettiren sevgili hocamız Prof. Dr. Afife MAT a ve yardımlarını esirgemeyen değerli arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum. Sağlıklı ve huzurlu bir ömür geçirmeniz dileğiyle... Hacer TOPAK İletişim Grafik Tasarım Alaaddin KARADAŞ Baskı Murat Ofset Matbaacılık San.Tic.Ltd.Şti. Davutpaşa Cad. Emintaş Davutpaşa Matbaacılar Sitesi No:103/272 Topkapı/İSTANBUL Tel:(0212) Yazılardan Köşe Yazarları Sorumludur. IUPSA Dergsi Basın Meslek İlkelerine Uymaya Söz Vermiştir. Teşekkürler Prof. Dr. Yıldız ERGİNER Ecz. Üzeyir KORKMAZ Ecz. Fuat SANCAK Mert SANDALCI Ecz. Murat AKBIYIK Dr. İlker İnanç BALKAN Ecz. Veysel ZEYDAN Ecz. Mehmet İsmail ELÇİ Ecz. Ali ERARSLAN Abdullah Şehid HUCA A.İlker ARSLAN Ahmet Can KALENDEROĞLU Alkan KİRMİT Alper ALPAY Aslı DEMİRCİ Atakan TURAN Atalay Ekrem POLAT Ayşenur ÇAKIR Barış TEKİN Başak ÖZCAN Burcu KAHRAMAN Cemaleddin SARAÇ Cemil KALKAN Gözde SÖNMEZ Güray YORULMAZ Hakan CAN Halil GÜLSÜM İmren ESENTÜRK İsa İNCE Merve ERDEM Miraç Laçin ULUĞ Müge IŞIK Nurcihan KARA Nurdan YAZICI Ramazan Yücel ÖNER Sabiha SAGUN Şeyma TOKER Şükran DAMGALI Umut İŞLER Zeynep ORAK Zeynep YILDIZBAŞ

2 Ýçindekiler Mesleki Söyleþiler Kocaeli Eczacý Odasý Baþkaný Ecz. Üzeyir KORKMAZ ile Kocaeli Eczacý Odasý Baþkaný Ecz. Üzeyir KORKMAZ ile Röportaj Röpor taj Sefa BAŞYİĞİT Sinan Tahir DİKİCİ Sayın Üzeyir Bey, sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ne (hasbelkader) kayıt yaptırıp yüksek öğrenimime başladım. Liseyi okuyabilmek için, ailemden ayrılışımdan sonra, özellikle ilk yıl kendimi çok yalnız hissediyordum. Bunu aşmak için olacak; okumaya başladım. Ama 1968 öğrenci olaylarına varıncaya kadar hiçbir şey anlamamış olduğumu düşünüyorum. Benim hayatımda ne olduysa 1968 de oldu. Meslekteki ilerleyişinizden ve meslek sorunları ile ilgilendiğiniz ilk günlerden bahseder misiniz? Meslekte ilerlemekten neyi kastettiğinizi, doğrusu pek anlamadım. Oda yöneticiliğini kastediyorsanız, bu kanımca meslekte ilerlemek değildir. Bu iş mesleğe ve ülkeye olan borcun bir kısmını ödemek fırsatıdır. İşte meslekle ilgili düşüncelerim de o zaman oluşmaya (yani 1968) başladı. Mesleğin, daha doğrusu hiçbir mesleğin, kupkuru bir konu olarak ele alınamayacağına dair düşünceler oluşmaya başladı. Yani bir mesleğin, ülke ve dünya sorunlarından soyutlanamayacağını görür gibi olmaya başladım. Evet, hiçbir olay ve meslek yaşamdan soyutlanamaz. 10 Mesleki Söyleþiler Üzerine Mert SANDALCI ile Öncelikle kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz? 1958 İstanbul doğumluyum. İyi bir eğitimci olan dedem, 7 yaşı okul eğitimi için çok geç bir yaş olarak görüyordu. Bu sebeple, 4 yaşımda okumayı söküp, 5 yaşında 1. sınıfı atlayarak 2. sınıfdan başladım. Özel Işık Lisesi, Fevziye Mektepleri ni bitirdim. Yükseköğrenimime başlamadan evvel, babamla uzun istişarelerde bulunduk. Benim hayatta en çok istediğim bölüm zoolojiydi. Babam bu konudaki düşünceme saygı duydu fakat, kendisi gibi inşaat mühendisi olursam, beraber birçok projeye imza atabileceğimizi söyledi. Bunun üzerine ben de tercihlerimde 14 inşaat mühendisliği ve son olarak 1 zooloji bölümü yazdım. Umut ettim ki puanım tutmaz da zoolojiye giderim. Fakat inşaat mühendisliğini tuttu ve inşaat mühendisi olarak çıktım. 3 büyük projede yer aldım; 1.si Edirne Çimento Fabrikası inşaasında saha mühendisliği, 2.si Çorlu Nato Havaalanı inşaatında kontrol mühendisliği. Son olarak da 2. Boğaz Köprüsü inşaasında şantiye şefi olarak 4 yıl çalıştım. Açılış töreninde tören alanına girmeye hakkımız olmadığını öğrendik. 4 yıl boyunca çeşitli fedakarlıklar göstererek yaptığımız projenin açılış törenine alınmamam mesleği o gün bırakmama neden oldu. Daha sonra hobilerimle ilgilenmeye başladım. Küçük yaştan beri çeşitli alanlarda koleksiyonlar yapıyor idim. İstatistik çıkarmak, tasnif yapmak gibi şeyler üzerine yeteneğim hep vardı. 12 Hem oda başkanlığı yapıp, hem de eczane işletmek zor olmuyor mu? Bu kadar enerjili olmanızın sırrı ne acaba? Son 5-6 yıla baktığımızda meslek odası yöneticiliği gerçekten çok yorucu. Gündem, ülke gündemi gibi sabah başka, öğleden sonra başka, akşam da başka olmakta. Eğer siz, sosyal devlete sahip çıkacağım, yurttaşımın ve meslektaşımın hakkını koruyacağım, onları bilgilendirmek benim hem eczacı olarak hem de yurttaş olarak görevimdir derseniz, tabii ki işiniz çok yoğun olacaktır. Enerjiye gelince; Siz o yaptığınız işi silah zoru ile de- Mesleki Söyleþiler Mesleki Söyleþiler EczacýlýkTarihi Merve GÜZELLER M.İsmail ELÇİ Hacer TOPAK Eczacýlýk Tarihi Üzerine Mert SANDALCI ile Röportaj O yıllarda İlaç Emperyalizmi adlı bir broşür ve ilaç emperyalizmine son diye bir yürüyüş düzenlemiştik Eczacılık Fakültesi öğrencileri olarak. Giderek bazı şeyler netleşmeye başlıyordu. Bu gidişle, uluslararası sermayeye tezgahtar yetiştiriyoruz diyorduk.kırk yıl sonra nereye geldik? Dünya da olup bitenleri takip edebildiğimiz kadarıyla bazı kuşkularımızı dile getiriyorduk. Paranoya diyorlardı. İdeolojik davranıyorsunuz diyorlardı. Hala diyorlar. Demokrasi, sadece iktidara çok yaşa demek değildir. Eğer bir yerde karşıtlık yoksa, orada, ne demokrasi ne de hayat vardır. Röportaj Bir yaz tatili sırasında, eşim Gülnur u tanıdım. Ben 19, o 18 yaşındaydık. Birbirimize çok uyum sağladık. O sırada Gülnur Amerika da eczacılık eğitimi alıyor idi. Fakat 2 yıl sonunda, bu durum ikimize de zor gelmeye başlamıştı, Gülnur İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ne geçiş yaparak eğitimine burda devam etti. 1.5 yıl boyunca onunla beraber eczacılık fakültesine giderek ve derslerinde yardımcı olarak eczacılıkla tanıştım. İkimiz de kendi okullarımızdan mezun olarak çalışma hayatına atıldık. Bu sırada çocukluğumda başladığım koleksiyonlarıma devam ediyordum. Babamın da desteklediği pul ve Osmanlı posta tarihi üzerine ciddi bir koleksiyonum vardı. Türkiye de hatırı sayılır koleksiyonlardan birini yapmaya başlamış idim. Bu koleksiyonlardan ilk paramı kazanmamla bu işe bütçe ayırmaya başladım. Mesleği bıraktığım dönemde de bu işle daha çok ilgilenmeye başladım. Ayrıca mühendislik yaparak ismimin kalıcı olamayacağını anladım. Bu durum beni koleksiyonculuğa daha da yakınlaştırdı. Farkettim ki Osmanlı kartpostalları üzerine bir çalışma yapılmamış. Bu alanda güzel bir çalışma yaparsam kalıcı olabileceğimi düşündüm. 4-5 yıl sonunda Koç Bank ın desteğiyle 3 ciltlik çalışmamı yayınladım. Mesleki Söyleþiler Ecz. Fuat SANCAK ile Röportaj Ecz. Fuat SANCAK ile röpartaj M. Cihad AYGÜN Merve GÜZELLER M.İsmail ELÇİ Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1973 yılında Siirt te doğdum. İlkokul 2. sınıfa kadar Siirt te, ilkokulu ve orta öğretimi Van da tamamladım yılında ailem Van a taşınmaya karar verdi. Babam Abdülhakim Sancak müteşebbis ruha sahip bir kişilikti. O dönemde Siirt, ticaret için elverişli bir yer olmadığı için babam ailece Van a taşınmamızı istedi yılında İstanbul a taşındık, Yönetim Kurulu Başkanımız aynı zamanda ağabeyim olan Sayın Ethem Sancak ın da desteğiyle İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ni kazandım. Eczacılık mesleğini ve ecza depoculuğunu nasıl seçtiniz? Sancak Ailesi olarak 1987 yılında ecza depoculuğuna başladık. Eczacıları, iş ortağımız, velinimetimiz olarak görüyorduk ve hala öyle görüyoruz. İnsan sağlığına hizmet eden bu meslek grubu benim oldukça fazla ilgimi çekiyordu. Üniversiteye hazırlandığım sıralarda boş vakitlerimi depoda ilaçların arasında geçiriyordum. Ailem de Eczacılık okumamı çok istiyordu. Şimdi memnun musunuz derseniz dünyaya bir daha gelsem herhalde tek tercih eczacılık yazarım. Eczane eczacılığı yapmadım ama benim dostlarım eczacılardan oluşur, şu andaki işimin gereği hep içlerinde oldum, işimde de sosyal hayatımda da hep eczacılarla beraberim. Şu an bulunduğunuz konumdan(mevkiden) memnun musunuz? Biz eczacı adaylarına ecza deposu alanında çalışmayı tavsiye eder misiniz? Şu anda bulunduğum konumdan tabi ki memnunum. İnsan sağlığına hizmet eden bir meslek grubuna hizmet veriyor olmaktan oldukça mutluyum. Mezun olacak tüm arkadaşlara da ecza deposunda çalışmalarını öneririm. Ecza deposunda eczacının çalışma koşulları nelerdir, karşılaştığı olumlu veya olumsuz durumlar nelerdir? Biz bugüne kadar depomuzda çok fazla sayıda eczacı istihdam ettik. Ben on yıllık bir süreçte yaklaşık yetmiş eczacı arkadaşla çalıştım. Depomuzda eczacılarımızı istihdam edebileceğimiz Neden eczacılık alanına yöneldiniz? Bir eczacı olarak kapınızı çaldım ve burada çalışmak istediğimi söyledim ne gibi şartlardan geçerim nerde başlayabilirim ve yükselebilir miyim? Eczacılar, şirketimizde mesul müdür ve bölge satış müdürü olarak iki pozisyonda görev yapabilir. Bölge satış müdürünün asli görevi; eczacılarımızla yakın diyalog halinde bulunarak hizmet kalitemizi yükseltmek için çalışmak, eczacıların sorunlarını dinlemek, stok yönetimi ve eczane işletmeciliği konusunda eczacıya danışmanlık hizmeti vermektir. Bölge satış müdürlüğü işini yapabilecek en doğru kişi eczacıdır ancak bu görev işletme konusunda da bilgi sahibi olmayı gerektirmektedir. Bildiğiniz gibi Eczacılık Fakülteleri nde bilimsel bir eğitim veriliyor, işletme eğitimi verilmiyor. Biz de bu yüzden bölge satış müdürü pozisyonunda başlayan eczacı arkadaşları işletme ve ticaret konusunda eğitiyoruz. İyi derecede işletme bilgisine sahip bir eczacı şirketimizde bölge satış müdürlüğü görevinden başlayarak yükselebilir. Örneğin; eczacılarımıza daha iyi hizmet verebilmek için çalışan Müşteri Hizmetleri birimimizin başına geçebilir, daha yükselip genel müdür pozisyonuna ve hatta yönetim kuruluna bile girebilir. Bu yükseliş kişinin azmi ile doğru orantılıdır. Az önce de bahsettiğim gibi bölge satış müdürlüğü dışında, eczacı mesul müdür olarak görev yapabilir. Mesul müdür; yasal mevzuat doğrultusunda, ecza deposunun ilaç saklama ve dağıtım işlevini yerine getirirken göz önünde bulundurması gereken kalite, iyi dağıtım ve saklama prosedürlerini uygulamak, uygulatmak ve takibini yapmakla mükelleftir. Mesul müdür, ecza deposunu yasal mevzuata uygunluk açısından Sağlık Bakanlığı na karşı temsil etmektedir. Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir? Eczane işletmeciliği ve stok yönetimi iyi yapılırsa eczacının depodan ilaç istemesine gerek kalmayabilir. Bu sayede eczacı kazanmış olur. Stok yönetimi iyi yapılmış olursa eczacı kazanır çünkü ben eğer kuryeye yapacağım masrafa gerek duymazsam bunu eczacıya rekabet amaçlı kazanç olarak geri döndürürüm. Yani eczacı stok yönetimini iyi yapmış olsa günde bir servise ihtiyacı olsa bizim masraflarımız yüzde beş olmaz yüzde iki, üç olur. Bu aradaki fark da eczacıya yansır çünkü rekabet söz konusudur. Herkes daha fazlasını vermeye çalışıyor. Bir diğer konu; eczane sınırlaması ve coğrafi dağılım. Avrupa nın birçok yerinde bu sınırlama mevcut. Türkiye de de buna ihtiyaç var. Pazarın büyüklüğü belli eczane nüfusunu kaldırabilir. Her şeyin enflasyonu zararlıdır. Eczane enflasyonu da öyledir. Eczanelerin elde ettikleri kazançlar belli ve iş kalitesini arttıracak yeterlilikte olmalı. Yani eczacı hem kendi geçimini sağlayabilmeli hem de işine yatırım yapıp kaliteyi yükseltebilmeli. Bunun için de kazancın garantisi sağlanabilmeli. Bu yasa düzenlenebilirse eczacı yanında meslektaşını da çalıştırabilecek ve bazı meslektaşlarımız sektörün diğer kesimlerinde de çalışabilecekler. 15 Ulusal Farklı Farklý Kalemlerle Mesleðe Genel Bakýþ alanlar var, ancak eczacılar genel olarak üretimde veya ecza depolarında görev almak yerine eczane eczacılığı yapmayı tercih ediyorlar. Eczacıların ecza deposunda görev yaparken karşılaştığı olumsuz bir durum yok ancak eczacıların kendilerini geliştirmeleri gereken bir alan var o da işletme alanıdır. Eczacı bilim insanıdır ama eğer ecza deposunda çalışmak istiyorsa ticareti iyi bilmelidir. e Mesleğ erle Kaleml ış Genel Bak 1. Ulusal Erzurum Son zamanlarda mesleğimizde yaşanan sıkıntılara mukabil, yakın zamanda bu tozunu attıracak olan biz gençlerin olaylar karşısındaki görüş ve tutumlarına son dergimizde yer vermek istedik. Her üniversiteden bir arkadaşımızın birkaç cümleyle durumu özetlemesini arzu ettik. Ama gördük ki birkaç cümleyle özetlenecek gibi değil.tam aksine bırakın satırları, sayfalar dahi yetersiz kalacak dertlerimizi anlatmakta.velhasıl, farklı üniversitelerde okuyan, tek gayesi bu mesleği hakkıyla yapmak olan gençlerin duygu ve düşünceleridir bu satırlar.. Kübra SOĞUKKANLI Ulusal Eczacýlýk Öðrenci Kongresi Eczacılık, insan sağlığını odak alan bir meslek olması açısından önemli ve her ortamda ihtiyaç duyulacak bir meslektir. Günümüzde olduğu gibi ilaç raflarıyla provizyon sistemleri arasında geçen bir iş şeklinde değil, aldığımız eğitim doğrultusunda doktorun tanı koyduğu hastaya gerekli ilacın ne olduğuna karar verebileceğimiz, gerektiğinde eczanede kendi havanımızda ilaçlar yapabileceğimiz, bitkisel ilaç uygulamalarına daha fazla ağırlık verebileceğimiz bir ortamda kesinlikle daha tatminkar bir meslek olacaktır. Son zamanlarda hayal kırıklığı yaratacak boyutlara ulaşan gelişmeler olsa da mesleği sevmemdeki en büyük etkenlerden biri olan birlik duygumuzun bunun da üstesinden geleceğine inanıyorum ve mesleğimi korumak, mesleğime sahip çıkmak adına yapılması gereken her şeyi üstleniyorum. Eczacılık mesleğini isteyerek ve Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesini ilk tercihine yazarak buraya gelmiş biri olarak mesleğimi gururla taşıyorum, taşımaya da devam edeceğim. Nurcihan KARA Anadolu üniversitesi eczacılık fakültesi Geleceğimize umutla bakamıyoruz! Geleceğin eczacıları olacak eczacılık fakültesi öğrencileri olarak, mesleğimizin aydınlık bir geleceğe sahip olacağını düşünmüyoruz. Çünkü ileride nelerle karşılaşacağımızı kestiremiyoruz Başa her geçenin keyfi uygulamalarıyla şekil alan yasalarla sınırlandırılan mesleğimiz için nasıl aydınlık bir gelecek düşünebiliriz? Bizler 5 yıllık eğitim boyunca ilacın üretiminden kullanımına, vücutta dağılımından atılımına, etkisinden yan etkisine kadar tüm her şeyi öğreniyorken, ilaç takibinin elimizden alınması tehdidiyle karşı karşıyayız. İlaç kullanımı 2 yıllık yüzeysel bir eğitimle sertifikalandırılan elemanın eline geçecek; markette elinde kalan fazla ilacı promosyonlarla halka satmaya çalışan satış elemanının, halk sağlığını düşünmeyen sermaye sahibinin eline geçecek. Oysa sağlık zincirinin giriş kapısı ve son halkası eczanelerdir, bunun dışında herhangi bir durum düşünülemez. Yere çöp atmamayı bile bir gereklilik olarak görmeyen bilinç düzeyine sahip toplumun market raflarından ilaç alması, şeker yutar gibi ilaç yutması toplum sağlığını düşünmeyen zihniyetin getirdikleridir. Ancak ilacı halka veren tek el eczacının elidir. Eczacılık eğitimi yalnızca eczane açmayı gerektirmiyor. Fakülte mezunlarının % 80 i eczane açarken, eğitim sırasında saatlerce yaptığımız laboratuar uygulamalarıyla üretim için de yeterince donanımlı olarak yetişiyoruz. Ancak % 75 i dışa bağımlı ilaç sektörünün bu alanda karşıladıkları da gün geçtikçe düşüyor. Bırakınız yapsınlar, bırakınız satsınlar. mantığına dayanarak her geçen gün ilaç fabrikalarımız küreselleşme kalıbının altına sığınarak ortaklık adı altında dış ülkelere satılıyor. Üretim kimya mühendislerinin eline bırakılıyor. Bu uygulama sürecinin sonunda ilaç ne eczacı için ne de ülke ekonomisi için gelir kaynağı olabilecek. İlaç üretimi ve sunumu elimizden alınmaya çalışılırken, ülkemizdeki eczaneden ü kapanma tehdidiyle karşı karşıyayken, her yıl binlerle mezun olacak biz eczacılık fakülteleri öğrencileri gelecekten korkuyoruz. Aslı DEMİRCİ 1.Erzurum Ulusal Eczacılık Öğrenci Kongresi ne İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi olarak bizler de katıldık. Bir sunum ve dört posterle iştirak ettiğimiz FARMAKON 2010, ev sahibi arkadaşlarımızın insanüstü çabalarıyla bizlere hafızalarımızdan silinmeyecek günler yaşattı. Dört gün süren rüyamıza yeniden yolculuk edelim. Erzurum Havalimanına indiğimiz anda beklediğimiz soğuktan çok parıltısı uçsuz bucaksız beyazlıkta rakseden, ışıltısı ile gözlerimizdeki sislere meydan okuyan bir aydınlık karşıladı bizleri. İlk lahzada şaşırtan bu letafet, Şehr-İstanbulumuz da kâbusa karşılık geliyordu. Vuslat anında, şemsin yakıcılığı karın kırılganlığını çamura dönüştürüyordu. Sarı ve beyaz birbirlerine yasaklılardı bizim lûgatımızda. Oysaki Dadaşlar Diyarı nda rüzgâr, güneşin karın eteklerinde attığı kahkahaları fısıldıyordu kulaklarımıza, onu siyahlara bulamak bir yana güzelliğinin tamamlayıcısı oluyordu. Yüzlerimizdeki heyecan belirtileri, dudak kıvrımlarımızda gülümsemeye dönüşmüştü. Etrafın uçsuz bucaksızlığına dalmışken, FARMAKON ekibinin Hoş geldiniz sözü ile dış dünyaya yeniden döndük. Erzurum Öğretmenevi ne gitmek üzere bizler için getirilen servisler ile yol almaya başladık. Ve Erzurum a ilk bakışlarda ağaçlar başrol oyuncusu oluvermişti. Yollar onların varlığı ile mealini bulmuş, mağrur ve nazlı kelimeleri onlar için yeryüzüne inmişti. Önce onlara dokunabilecek kadar yakın olduğumuzu hissettirip sonra biranda uzaklaşıveriyorlardı. Büyülemekti görevleri, gözlerimize efsunlarını sürmekti, başarmışlardı. Erzurum Öğretmenevi ne vardığımızda kalplerinin temizliği yüzlerine aksetmiş, samimiyetin ne olduğuna dair bildiklerimizi bizlere unutturup bambaşka hissiyatları yüreklerimize aşılayan, Atatürk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi nden arkadaşlarımız karşıladı bizleri. Riyasız ve sevgi dolu bakışları en derinlerimizde hissedebiliyorduk. Kardeşlik tohumlarının atıldığı ilk anları orada yaşadık. Dinlenmek için çekildiğimiz odalarımızdan Erzurum u tanımak üzere yola çıktık. Tabiî ki Erzurum dan dostlarımız ile. İlk durağımız Erzurum da yapılması gereken ilk şey ne olmalıdır sorusunun cevabı niteliğindeydi. Hava değişikliğinin iştahımızı açtığı gerçeğini de ekleyince bütün bahanelerimize, adres Gel Gör Cağ Kebapçısı oluvermişti. Afiyetle yenen cağ kebapları, bakır taslarda içilen ayranlar damaklarımıza eşsiz lezzetler bıraktı. Bizlere kardeşlik yapan arkadaşlarımız Hafize, Harun, İlknur ve Uğur önderliğinde Rüstempaşa Hanı; Taşhan a ulaştık. Dikdörtgen bir avluya açılan onlarca dükkânın vitrininde, el emeğinin tezahürü somutlaşmış olarak karşımızda duruyordu. Oltu taşının ne kadar güç şartlarda gün yüzüne çıkarıldığını öğrendiğimizde camların öteleri daha da kutsallaşıyordu. Erzurum her hali ile gözlerimizi kamaştırmaya devam ediyordu. Taşhan dan ayrıldıktan sonra Mimar Sinan ın eseri Lala Paşa Camii ni ziyaret ettik. Sinan ın dokunmadığı bir Erzurum tahayyül edilmezdi ya zannımızca 1. Erzurum Ulusal Eczacýlýk Öðrenci Kongresi Ve dinlenmek üzere gözlerimizi tüm Erzurum a açtığımız bir ka- Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Ulusal Eczacýlýk ve Saðlýk BÝTKÝSEL ÜRÜNLERÝN ECZANELERDEKÝ VE ÝLAÇ ENDÜSTRÝSÝNDEKÝ YERÝ VE KULLANIMI Alkan KİRMİT Merve KURTAN ECZANELERDE VE İLAÇ ENDÜSTRİSİNDE BİTKİSEL ÜRÜNLER Arkadaşlar merhaba, Okulumuzu temsilen 5-7 Mart 2010 tarihleri arasında Atatürk Üniversitesi Eczacılık Fakültesi nin düzenlediği 1. Erzurum Ulusal Eczacılık Kongresi ne katıldık.aşağıdaki sunumumuzla fakültemizi orada temsil ettik. İnsanoğlunun kullandığı ilk ilaçlar çevresinde yetişen bitkiler olmuştur. M.Ö yıllarında Yontma Taş Devri nde yaşamış insanlara ait Anadolu daki mezarlarda bulunan bitki kalıntıları bunun önemli kanıtlarından biridir. İnsanoğlu deneme yanılma yöntemi ile hangi bitkinin hangi kısmının ne işe yaradığını bulmuştur. Bu bilgilerin nesilden nesile aktarılması ile tedavi kültürleri oluşmuştur. Günümüzde bitkisel ürünler; sağlıklı olma halinin sürdürülmesi, hastalıklardan korunma, günlük rahatsızlıkların iyileştirilmesi, sentetik ilaç ile yapılan tedaviyi destekleme, iyileşme sürecini hızlandırma amacıyla kullanılmaktadırlar. Bitkisel ürünler: Kurutulmuş bitki kısımları (Drog): Tıbbi Çaylar, Toz edilen droglar ile hazırlanan kapsüller, Aromatik bitkiler, uçucu yağlar ve aromaterapi, Droglardan elde edilen ekstreler, Bitkisel ilaçlar (Fitofarmasötikler), Nutrasötikler: Gıda Destekleri ve Fonksiyonel Gıdalar, Fitokozmetikler, İlaç etken maddesi saf bitkisel maddeler (digitoksin, vinkristin, taksol vb.) şeklinde eczanelerde yerlerini almış durumdadırlar. TIBBİ ÇAYLAR: Tedavi edici değere sahip drog veya droglardan hazırlanan mono veya karışım çaylardır. Temel Drog ( Remedium Cardinale ), Yardımcı Drog(lar) ( Adjuvans ), Düzeltici Drog(lar) ( Korrigen ), Dolgu Drog(lar) ( Konstitüents ) tıbbi çayı oluşturan kısımlardır. Avrupa eczanelerinde çok yaygın olarak hazırlanan tıbbi çayların ülkemiz eczanelerinde de daha yaygın hazırlanmasını sağlamak amaçlı projeler gerçekleştirilmektedir. İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakognozi Anabilim Dalı tarafından yıllarında TEKB (Tüm Eczacı Kooperatifleri Birliği) ile AB ye uyum için ECZANEDE TIBBI ÇAY HAZIRLANMASI ve FİTOTERAPİDE DANIŞMAN ECZANE projesi gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla; Eczacılara eğitim seminerleri düzenlenmiş, Tıbbi Çay Reçeteleri Kitabı hazırlanması için çalışılmış ve gerçekleştirilmiş, bitki tanıma gezileri düzenlenmiş, Eczanelere Ecza Kooperatiflerince Drog Sağlama Sistemi kurulması için çalışılmıştır. İLAÇ FORMUNDA ÜRETİLMİŞ BİTKİSEL ÜRÜNLER: Bitkisel ilaçlar (Fitofarmasötikler): İyi Tarım Uygulamaları ile yetiştirilen tıbbi bitkilerden, İyi Laboratuar Uygulamaları ile üretilen standardize ekstrelerden, İyi Üretim Uygulamaları (GMP) ile üretilen, etken maddesi standardize bitki ekstresi veya bitkilerden elde edilen ürünler olan ilaçlardır. Etki, güvenilirlik ve doze edilme bakımından sentetik ilaçlarla aynı nitelikleri taşırlar. Nütrasötikler (Gıda destekleri, diyet ürünleri) : Bir gıdada biyoaktif olduğu düşünülen bir etken maddeyi, gıda 26 Bitkisel Ürünlerin Eczanelerdeki ve Ýlaç Endüstrisindeki yeri ve Kullanýmý GÝZLÝ KAHRAMAN AEROJEL Eczacýlýk ve Saðlýk ÝSTANBUL DA SALGIN HASTALIKLARIN TARÝHSEL GELÝÞÝMÝ ÝLAÇLARIN AEROJEL NAZAL YOLDAN VERÝLMESÝ Prof. Dr. Yıldız Özsoy Merve KURTAN B İ.Ü. Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı B urun, epitel doku açışından farklılık gösteren filtrasyon, solunum ve koku alma bölgesi olmak üzere üç bölgeye ayrılır. Ýlaçlarýn Nazal Yoldan Verilmesi Nazal olarak uygulanan ilaçlar diğerlerinden daha geniş alana sahip solunum bölgesinden absorbe edilir. Diğer uy- gulama yolları ile mukayese edildiğinde nazal yol; oldukça geniş bir absorpsiyon alanına (150 cm2) sahip olması, yaygın damar ağı yapısı, ince membran ve kan akışının hızlı olması ile hızlı absorpsiyon ve çabuk etki sağlaması, hepatik ilk geçiş etkisinin olmaması ve doz aşımı riskinin düşük olması, gastrointestinal sistemde bozulan ilaçlar için alternatif yol olması ve hasta uyuncunun iyi olması gibi pek çok avantaja sahiptir. Dezavantajları arasında ise kısıtlı uygulama hacmi ( µl), molekül ağırlığı büyük olan (>1000 Dalton (mol/g)) ilaçların nazal mukozadan geçişinin zorluğu, patolojik şartlar, etkin maddelerin irritasyonu ve enzimatik engel sayılabilir. L okal ve sistemik etki elde etmek için ilaçların nazal uygulanetkin maddeyi içerirler. Etkin maddeler sıvağda çözünmüş veya ması oldukça eskiye dayanmaktadır. Eczanelerde çoğunlukla dağılmış haldedir. küçük molekül ağırlığına sahip nazal uygulanan ilaçlar yanında Genelde nazal uygulanan ilaçların çözelti şekillerinin (damlalar) küçük polipeptit yapılı ilaçlar da mevcuttur. Son yıllardaki çalışburundan arınmaları (mukosilier klerens) sebebiyle nazal mukomalar özellikle yüksek molekül ağırlığına sahip peptit - protein zada kalış süreleri oldukça kısa olduğundan biyoyararlanımları yapısındaki ve immunizasyon amaçlı terapötik ajanların sistemik oldukça düşüktür. Bu nedenle, ilaçların mukoadezif jel veya toz uygulanması üzerine yoğunlaşmıştır. sistemleri hazırlanarak nazal absorpsiyonun dolayısıyla biyoilaçların nazal absorpsiyonunu etkileyen faktörler arasında etkin yararlanımın arttırılması üzerine çalışmalar günümüzde artan madde ve formülasyona ait faktörler oranda devam etmektedir. ile anatomik, fizyolojik ve patolojik Nazal yolla kullanılan büyük mofaktörler yer almaktadır. Etkin madnazal yolla kullanılan büyük moleküldeye ait faktörleri kimyasal yapı, poli- leküllü ilaçların eczanelerdeki sa- lü ilaçların eczanelerdeki sayısı da gün morfizm, molekül ağırlığı ve şekli, lipo- yısı da gün geçtikçe artmaktadır. geçtikçe artmaktadır. FDA dan onay alfilik özellik, pka ve partisyon katsayısı, mış ve satışı yapılan bu ilaçlar arasınpartikül boyutu olarak; formülasyona FDA dan onay almış ve satışı ya- da desmopressin asetat, salmon kalsiait faktörleri ise; formülasyonun ph ve tonin, buserelin, nafarelin, oksitosin, pılan bu ilaçlar arasında desmoposmolaritesi, viskozitesi, konsantrassiyanokobalamin etkin maddeleri yer yonu, formülasyonun tipi ve uygula- ressin asetat, salmon kalsitonin, almaktadır. Bu ilaçların molekül ağırma apareyi olarak sınıflandırabiliriz. lıkları Da arasındadır ve Avrupa Farmakopesi, nazal dozaj şe- buserelin, nafarelin, oksitosin, si- çoğunun nazal biyoyararlanımı %10 killerini; damla ve sıvı nazal spreyler, civarında olmasına rağmen bu ilaçlar, tozlar, yarı-katılar, nazal yıkama çözel- yanokobalamin etkin maddeleri uygulama kolaylığı ve üretim maliyeti tileri ve stikler olarak sınıflandırmıştır. yer almaktadır. gibi faktörler nedeniyle parenteral oldamla ve sıvı nazal spreyler, nazal mayan yollarla hastaya verilmek istenboşluğa damla veya sprey şeklinde uymektedir. Nazal yolla kullanımı araştırgulanan çözelti, emülsiyon veya süspansiyonlardır. ma aşamasında olan büyük molekül ağırlıklı ilaçlar arasında ise Tozlar, uygun bir alet ile nazal boşluğa püskürtülen, ya sadece insülin, büyüme hormonu ve heparin yer almaktadır. etkin maddeyi yada etkin maddeyi taşıyan tozları içeren preparatlardır. Faydalanılan kaynaklar: Ozsoy, Y. In Handbook of Particulate Drug Delivery; Kumar, M.N.V.R., Ed.; American ScienYarı-katı preparatlar, genellikle lokal etki amacıyla kullanılan jel, tific Publisher; CA, USA,Vol. 2, Chapter 8, 2008 Ozsoy, Y. et al., Molecules 14, 3754 (2009) krem ve merhemlerdir. Sıvağın yapısına bağlı olarak; antimikro Ozer, Y. (Ed: Mozafari MR.) Nanomaterials and Nanosystems for Biomedical Applications), biyal, antioksidan, stabiliteyi sağlayıcı, emülsiyon oluşturucu, Dordrecht: Springer, 99, 2007 Illum, L. J. Control. Release 87, 187 (2003) viskozite ve penetrasyon arttırıcı maddeleri içerebilirler. Behl, C.R. et al., Adv. Drug Del. Rev. 29, 89 (1998) Yıkama çözeltileri, nazal boşluğu temizlemek için kullanılan sulu, European Pharmacopeia 6th Edition, 2008 Wermeling DP Miller JL. (Ed: Rathbone MJ, Hadgraft J, Roberts MS, Modified Release Drug izotonik çözeltilerdir. Delivery Technology), Chapter 61, New York: Marcel Dekker, Inc., 727, 2002 Stikler, lokal uygulama amaçlı katı preparatlardır. Vücut sıcaklığında çözünen veya eriyen uygun bir sıvağda bir veya birkaç D 29 ilimin gelişmediği dönemlerde insanlar, salgınları Tanrı nın bir gazabı ve günahkar kullarına gönderdiği bir ceza olarak kabul etmişler ve salgınlara karşı önlem almayı yararsız bulmuşlar, bunun Tanrı ya karşı gelmek, hatta isyan olduğunu düşünmüşlerdir. Bu nedenle 19. yy. ın başında İstanbul da görülen bir veba salgınında yatsı ezanından sonra minarelerde bir dua okutuluyor ve sur kapıları dışına yerleştirilen görevliler sadece çıkan tabutları sayıp ölü sayısını tespit ediyordu. Konstantinopolis te veba ilk kez 542 de görülmüş ve den fazla kişi ölmüştür. Bu salgından sonra Avrupa da ortaçağın sonuna kadar 32 veba salgını görülmüştür, İstanbul da hemen hemen bunların hepsinden etkilenmiştir. Evliya Çelebi ye göre, Bayezid Hamamının zemininde bin parçadan oluşan dört köşe bir sütun İstanbul u vebaya karşı korumaktaydı. Hamamın yapımı sırasında bu taşın yıkılmasından sonra İstanbul veba istilalarına uğramaya başlamıştır. Yine Evliya Çelebi, Bizans döneminde vebalı yerlerden gelenlerin, Yedikule de yedi gün durmadıkça İstanbul a giremediklerini bildirir. MÖ yy. dan beri bilinen veba zaman zaman büyük salgınlara yol açarak çok sayıda insanın ölümüne sebep olmuştur arasında Avrupa ya yayılan ve kara ölüm adı verilen dehşet verici salgında toplam kişinin öldüğü tahmin edilmektedir. Avrupa nın bu salgındaki kaybı ise, nüfusunun dörtte biri olan kişidir. İstanbul da salgınında günlük ölü sayısı 325 e yükselmiş, halk bu afetin yok olması için dağlara duaya çıkmış, padişah sarayını terk etmiş, dükkanlar kapanmış ve tutuklular affedilerek salıverilmiştir salgınında İstanbul da binlerce insan ölmüş ve ardından şehrin büyük kısmı yanmıştır. 18. ve 19. yy. larda küçük salgınlar görülmüştür te İstanbul da vebadan , 1813 te ise kişi ölmüştür e kadar kolera ve vebalıların tecrit ve tedavileri Maltepe Askeri Hastanesi nde yapılırken 1831 de Kız Kulesi, Kız Kulesi Vebalılar Hastanesi adıyla koleraya yakalanan erlere tahsis edilmiştir de İstanbul da görülen ve ölü sayısının olduğu tahmin edilen son büyük salgında hastalar kısmen burada tedavi edilmiştir de Osmanlı İmparatorluğu nda karantina uygulamasının başlaması ve örgütlenmesi ile veba salgınları büyük ölçüde önlenmiştir. İstanbul da 1901 de veba salgını, hastalık görülen yer- 30 lerin dezenfeksiyonu ve alınan ciddi önlemlerle kısa sürede önlenmiştir dan sonra İstanbul da vebaya rastlanmamıştır. İmparatorluğun ticaret merkezi olan İstanbul da kolera salgınları da sık sık görülmekteydi yılında İstanbul da koleraya dair ilk vaka Hasköy de 25 Ağustos 1893 tarihinde, 2. vaka ertesi gün Kuleli Askeri İdadisi nde bir öğrencinin kusma ve ishal halleriyle rahatsızlanıp 24 saat içinde ölmesiyle ortaya çıkmıştır. Fakat bu iki vaka incelenince koleradan ölmedikleri fikrine varılmıştır. Önce mevsim hastalığı olarak değerlendirilmiştir. Bu durum kolera hastalığının Osmanlı hekimlerince henüz tam olarak tanınmadığını göstermektedir. Hasköy ve Kuleli de meydana gelen ilk iki vakada hastaların mikrobu nereden kaptıklarına dair o zaman yapılan incelemelerde kesin bir bilgiye ulaşılamamıştır. Ancak İstanbul a ilk kolera mikrobunu bir İngiliz gemisinin getirdiği bilinmekteydi İstanbul kolera salgınında askerler hariç hastalığa yakalanan 2120 kişiden 1282 si yaşamını yitirmiştir. 17 Ocak Mayıs 1895 kolera salgınında yalnız siviller arasında 324 kişi koleraya yakalanmış, 194 kişi yaşamını yitirmiştir. Kolera ile sefalet arasında bir bağ olduğu doğru ve açık bir gerçektir. Bu hastalık hakikaten bir fakir hastalığıdır. Ancak sadece fakirlerin değil 19. yy. boyunca Avrupa da görülen kolera salgınında, mikrobun özellikle ortak su kaynakları sebebiyle zenginleri de yakaladığı kaydedilmiştir. Fakat Osmanlı başkentindeki salgınlarda genellikle bu gerçekleşmemiş. Hele ve 1895 salgınında hemen hemen hiçbir seçkinin hastalığa yakalanmadığı görülür. İstanbul da salgınında alt sınıfı olduğu kadar üst sınıfı da etkileyen kolera aralığında yoğun olarak alt sınıftan kurbanlar seçmiştir. İstanbul da halkın kolerayı nasıl karşılayıp algıladığına dair bilgi veren kısıtlı miktarda kaynak olduğundan Sadri Sema nın Eski İstanbul Hatıraları adlı eseri oldukça önemlidir. Yazar salgınından şöyle bahseder: İstanbul un eski yangınları şehri nasıl bir baştan bir başa yakıp yıkmışsa, kolerada İstanbul u öyle yaktı yıktı. Çok ocaklar söndü. Korkunç bir ölüm sağanağıydı bu hastalık. Herkes endişe ve korku içinde. Herkes bir korku gölgesi. İstanbul göklerinde ölüm kanat açmış. Her taraftan adem rüzgarı esiyor, her tarafta ölüm sahneleri Kurban bekleyen musalla taşları ve acı acı gıcırdayan tabutlar Ölüm riski bu kadar yüksek olan bu hastalığın tedavisi oldukça basittir ancak tedavi edilmezse %50 oranında ölümle sonuçlanabilir. Her yıl in üstünde insan kolera hastalığı yüzünden ölmektedir. Güncel eðerleri Hacı Usta Lütfen dünyanýn geri kalan kýsmýndaki yiyecek eksikliðine bir çözüm ile ilgili kiþisel görüþünüzü dürüstçe belirtiniz. Anket büyük bir baþarýsýzlýkla sonuçlanmýþ... * Çünkü Afrika da insanlar yiyecek kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar * Batý Avrupa da insanlar eksiklik kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. * Doðu Avrupa da ki insanlar kiþisel görüþ ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar. * Orta Doðu da insanlar çözüm ün ne anlama geldiğini bilmiyorlar. * Güney Amerika da ki insanlar lütfen kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. * Ýsrail deki insanlar dürüstlük kelimesinin ne anlama geldiğini bilmiyorlar. * Ve Amerika da ki insanlar dünyanýn geri kalan kýsmý nın ne anlama geldiğini bilmiyorlar. Dünya Deðerleri Ýstanbul da Salgýn Hastalýklarýn Tarihsel Geliþimi ünya Dünya çapýnda bir anket yapýlmýþ. Sadece bir soru sorulmuþ: Ayşenur ÇAKIR NASA nın Jet Propulsion Laboratuvarlarında çalışan Peter Tsou ve bir aerojel parçası malzemesinden bile 39 kat daha fazla yalıtım kapasitesine sahip olup, %99,8 i havadan oluşmaktadır. Aerojel öyle bir yalıtkandır ki, oksijen kaynağıyla direkt verilen ateşi bile yalıtabilir. Dıştan bakıldığında dondurulmuş dumana benzeyen aerojel, aslında bu görüntüsünün altında oldukça sert bir doğa saklıyor. oğu icatta olduğu gibi öykümüz yine meraklı ve çılgın bilim Sadece 2 gramının bile 2,5 kilogramlık bir taş kütlesini kaldırabiladamlarıyla başlıyor. Amerikalı bilim adamı ve kimya müdiğini düşünürsek, bu tanım yanlış olmaz. hendisi Samuel Stephens Kistler ( ), Charles Learned NASA, Stardust adlı uzay aracında yıldızlar arası toz örnekleri ile jöle benzeri maddelerin içindeki sıvı bileşeni, ana maddetoplamak için büyük bir aerojel panel üretmiş, bu sayede örnin hacmini değiştirmeden hava ile değiştirmek konusunda neklerin başarıyla Dünya ya ulaşmasını sağlamıştı. Daha önce iddiaya girer. Supercritical Drying adlı de aerojel, Mars a yollanılan Pathbir yöntemle katı maddeye hiçbir zarar vermeden içindeki sıvının yavaşça yok Gelecekte aerojel gibi bir süper finder adlı keşif aracında ısı yalıtımı olmasını sağlayan Kistler iddiayı kazanır yalıtkan karşısında birçok sıradan amacıyla kullanılmıştı. Kurşun geçirmeyen, 1 kilogram dive günümüzde donmuş duman olarak da bilinen aerojel mucizesi 1931 yılın- yalıtım malzemesinin pabucunun namitin patlamasından etkilenmeyen, 1300 dereceye kadar sıcaktan da ortaya çıkar. İlk aerojeller, ilaçların, deri, dama atılması ihtimalinin yüksek ve -120 dereceye kadar soğuktan bitkisel ya da canlı bazlı sanayi ürünle- olduğu söylenebilir. Doğaya say- koruyabilen aerojeli günlük hayatta kullanmaya yönelik Amerika başta rinin nemini alması için kullanılan silika jel den üretilmişti. Ancak 1980 lerin son- gılı materyallerin kullanımının olmak üzere çeşitli ülkelerde birçok proje üretiliyor. larına doğru aerojeller daha da geliştirilerek karbon bazlı aerojeller ortaya çıktı. teşvik edildiği bu günlerde, aerojel Tüm bu gelişmelere dayanarak, getemel olarak silika esaslı sıvı bir jelin yük- araştırmacıları daha da cesaret- lecekte aerojel gibi bir süper yalıtkan karşısında birçok sıradan yalıtım sek ısı ve basınç altında belirli bir noktaya kadar kurutulması prensibine dayanırlar. lendiriyor çünkü bozulan bir aero- malzemesinin pabucunun dama atılması ihtimalinin yüksek olduğu NASA nın Jet Propulsion laboratuvarlarında üretilen aerojeller, havanın yoğun- jel parçasından geriye sadece kum söylenebilir. Doğaya saygılı materyallerin kullanımının teşvik edildiği luğuna oldukça yaklaşmış durumdalar. kalıyor. bu günlerde, aerojel araştırmacıları Yalnızca NASA laboratuvarlarında değil, daha da cesaretlendiriyor çünkü boçeşitli laboratuvarlarda da aerojel üretim zulan bir aerojel parçasından geriye sadece kum kalıyor. Sonuç çalışmaları devam etmektedir. Hatta internet ortamında aerojel olarak hem son derece hafif, hem kendisinden beklenmeyecek tarifleri ve yapılış şekilleri dahi bulunmaktadır. kadar yalıtkan, hem de doğaya son derece saygılı bu nanotekgünümüzde Guinness Rekorlar Kitabı na bilinen en noloji mucizesinin maliyeti de azaltılabilirse önü oldukça açık hafif katı madde olarak girmeyi başaran aerojel, silika esaslı bir gözüküyor. başka madde olan camla karşılaştırıldığında 1000 kat daha az KAYNAKÇA yoğunluğa ve nano boyutlu deliklere sahip. Bu nedenle yüzeyi bir süngeri andırır. info&cpath=16_17_69&products_id=89 Çok da eski bir tarihçeye sahip olmayan bu muhteşem madde, uzay teknolojilerinde kullanılan en gelişmiş fiberglas yalıtım Ç 28 Eczane ve Saðlýk GÝZLÝ KAHRAMAN Gizli Kahraman AEROJEL Ý.Ü. Eczacýlýk Fakültesi Van Çatak Ýlçesi Kardeþ Köy Okullarý Projesi Fakültemizden Ý.Ü. ECZACILIK FAKÜLTESÝ VAN ÝLÝ ÇATAK ÝLÇESÝ KARDEÞOKULLARI KÖYPROJESÝ Barış Tekin A.İlker ARSLAN İ stanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Sosyal Sorumluluk Projesi olarak yürüttüğümüz Van-Çatak ta 4 köy okulundaki 350 öğrenciyi kapsayan projemiz Nisan 2009 da başladı. Projemizi Dekan Yardımcımız Prof. Dr. Afife Mat a anlattığımızda onun da bizimle aynı heyecanı paylaştığını görmek bizleri çok mutlu etmişti. Projenin Fakültemiz Yönetim Kurulu ndan onaylanmasının ardından artık bir nevi sahaya inme vakti gelmişti bizim için. Proje kapsamında okullardaki öğretmenlerimizle beraber oluşturduğumuz ihtiyaç listesini tamamlamamız gerekiyordu. Bu konuda çok tecrübeli olmadığımızdan ilk aşamada nereden başlayacağımızı bilemediğimizi itiraf etmeliyim; ancak daha sonra Cağaloğlu ndaki yayınevlerine giderek projemizi anlatıp yayınevlerinden projeye destek isteyerek ilk adımı atmış olduk. Kırtasiy e fuarlarına gidip kırtasiye firmalarının kapısını çalmakla devam eden bu süreçte birçok ilaç firmasının da kapısını aşındırdığımızı ve bu kapıların birer birer yüzümüze kapandığını söylemek gerek. Her şey bu kadar olumsuz giderken Kırmızı Beyaz Yayıncılık tan gelen 4 koli kitap yardımı yeterli olmadığını bilsek de tüm karamsarlığımızın yok olmasına yetti. Bu bizlere inanan diğer yayınevlerinin desteğiyle bir anda çığ gibi büyüyen bir hal aldı. Fakat yine bir sorun vardı; yeterli kitap olmasına rağmen kırtasiye ihtiyaçları anlamında yeterli destek bulamadığımızdan 34 paraya ihtiyaç vardı. Bunun için fakültemizde Mayıs 2009 tarihinde kermes yapmaya karar verdik. Kermese hocalarımızdan ve arkadaşlarımızdan yoğun ilgi vardı; bu 2 günde 2 bin liradan fazla para topladık. 14 Mayıs Türk Eczacılık Günü nde proje standımızı açarak eczacı büyüklerimize projemizi anlattık ve projeye desteklerini istedik. Rebul Eczanesi nin sahibi Eczacı Mehmet Müderrisoğlu nun da desteğiyle eczanesinde Rebul ürünlerini satarak buradan elde edeceğimiz cironun yüzde 25 ini projeye yardım olarak aldık. Ayrıca eczanede projemize yardım için 4 ay boyunca tansiyon ölçümlerinden alınan ücretler bize verildi. Proje bu aşamaya gelirken final dönemimizin araya girmesi ve finallerin ardından yaz tatiliyle birlikte projeye doğal olarak kısa bir ara vermiş olduk. Yaz boyunca elde ettiğimiz yardımları Van daki kardeşlerimize nasıl ulaştırırız bunu düşündük, çünkü bizim amacımız bu eğitim yardımlarını ilk elden öğrenci kardeşlerimize ulaştırmaktı. Bu ayrı bir finans sorunuydu bizim için ve bu sorunun çözümünün bizleri aştığının farkındaydık eğitimöğretim yılı başlarken bu yardımların öğrenci kardeşlerimize ulaşması gerektiğinin baskısı bizleri mutsuz ederken Fakültemiz Dekan Yardımcısı Prof. Dr. Afife Mat hocamıza bu konudaki sıkıntılarımızı anlattık. Daha önceden bağlantıda olduğumuz Hedef Ecza Deposu proje için Van a fakültedeki arkadaşlarımızla gitmemiz için 4 günlüğüne kira-

3 Ýçindekiler Fakültemizden KARÝYER GÜNLERÝ Kübra SOĞUKKANLI Hacer TOPAK Fakültemizde İUPSA tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Kariyer Günleri, eczacılık mesleğini daha iyi tanımamızı sağlayarak gelecek adına doğru hedefler belirlememiz ve sağlıklı kariyer planları yapmamız konusunda bizlere eşsiz bir yardım kaynağı niteliğindedir. Kariyer Günleri sayesinde, uygun ders ve staj seçiminden kariyerimize başlangıç aşamasında nasıl adımlar atacağımıza kadar birçok konuda daha bilinçli ve rahat kararlar verebilecek şekilde kendimizi geliştirme imkânına sahip olmaktayız. Kişisel ve mesleki vizyonumuzu geliştirmemiz amacıyla bizlerle birlikte olan çok değerli konuklarımızdan bahsedecek olursak; Kariyer Günü nün ilk konuğu; Eczane Eczacılığı hakkında bilgi vermek üzere bizlere çok güzel bir sunum gerçekleştiren Ecz. Almila ÖZTOSUN du. Eczane Eczacılığı konusunda geniş bir donanıma sahip olan Almila Hanım, her eczane eczacısının bilmesi gereken on altın kuralı bizlerle paylaştı. Ecz. Almıla ÖZTOSUN a bu güzel ve eğitici sunum için bir kez daha teşekkür ederiz. IUPSA Kariyer Günleri 26 Mart 2010 tarihli Kariyer Günü ndeki konuklarımız ise İlaç Endüstri sinde Eczacının Rolünü anlatmak üzere, 1996 mezunlarımızdan Ecz.Güliz KARCEBAŞ ve 2006 mezunlarımızdan Ecz.Merve AGUŞ idi. Kariyer basamaklarını anlatan Güliz Hanım ın bulunduğu departmanlarda hangi görevleri yaptığını anlatmasıyla endüstri alanında yapabileceklerimizi görmüş olduk. Güliz Hanım ın mesleğimize sahip çıkmamız gerektiğini vurguladığı konuşması için tekrar teşekkür ederiz. 16 Nisan 2010 tarihli Kariyer Günü ne gelen konuğumuz Hedef Alliance ı temsilen Tekin CANKATAR idi. Tekin Bey bizlere genel olarak Dünya ilaç pazarı ve gelişiminden, Türkiye ilaç ve eczacılık pazarından, temel dağıtım kanalı faaliyetlerinden ve son olarak Hedef Alliance dan bahsetti. Temel ilkelerinden söz ettikten sonra da sunumunu, bizleri geleceğimizi beraber inşa etmeye davet ederek sonlandırdı. Tekin Bey e ve arkadaşlarına teşekkür ediyoruz. 7 Mayıs 2010 tarihli Kariyer Günü konuğumuz Kamu Eczacısı Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi nden 1993 yılında mezun olmuş olan Ecz.Yeşim ZENGİ idi. Yeşim Hanım öncelikle çalışma alanımızı seçerken nelere dikkat etmemiz gerektiğinden, özellikle mesleki tatmini olan bir alanın seçilmesinin daha doğru olacağından söz edip sonrasında da eczacılığın farklı alanlarında iş deneyimi olduğundan, ayrıntılı bir şekilde, çalışabileceğimiz departmanlardan bahsetti. Yeşim Hanım a zamanlarını ayırıp geldiği, bizlere keyifli ve faydalı bir sohbet ortamı sunduğu için teşekkür ediyoruz. Umut ediyoruz düzenlemiş olduğumuz bu söyleşiler sizler için yol gösterici olmuştur. 36 Fakültemizden Fakültemizden Ý.Ü. Eczacýlýk Fakültesi Fotoðrafçýlýk Kulübü Ý.Ü. Eczacýlýk Fakültesi Fotoðrafcýlýk Kulübü (Fotofarma) (Fotofarma) yılı güz döneminde fakültemizde araştırma görevlisi hocalarımız ve öğrenci arkadaşlarımız öncülüğünde ve Prof. Dr. Afife Mat hocamızın danışmanlığında kuruldu. Kulübümüzün amacı fakültemizin öğrencilerinin ve akademisyenlerinin katılabileceği sosyal ve kültürel aktiviteler yapmak, fotoğraf sanatıyla yakından ilgilenmelerini sağlamak ve yeni gelen öğrencilerin üst sınıflarla kaynaşabileceği ortamlar hazırlamaktır öğretim yılının bahar döneminde İstanbul Üniversitesi Fotoğrafçılık Kulübü (İSÜF) ünden Emre Topdemir ve Mehmet Gökalp in verdiği temel fotoğraf eğitimi dersleri ile eğitime başladık. Eğitime 2009 yılının bahar döneminde fakültemiz araştırma görevlilerinden olan hocamız Ayşe Açma nın verdiği temel fotoğraf eğitimi dersleri ile devam edildi. Hafta sonları İstanbul un çeşitli semtlerine düzenlenen fotoğraf gezileri ile teorikte öğrendiğimiz bilgileri uygulamalarla pekiştirdik. Gezilerde çekilen fotoğraflar haftalık olarak fakültemizde panolara asılmakta. Başta Atlas Dergisi nin fotoğraf sanatçılarından ve aynı zamanda üniversitemizin de öğretim üyesi olan Yrd. Doç. Dr. Yıldırım Güngör, Doğa fotoğrafçısı Ali İhsan Gökçen, belgesel fotoğraf sanatçıları Murat Yazar, Şevket Şahintaş, Paşa İmrek ve Deniz Ersoy u ağırladık. Konuklarımız birbirinden güzel fotoğraflarını bizlerle paylaştılar; ufkumuza ufuk kattılar. Ayrıca fakültemizde üyelerin katılımı ile 3 sergi düzenlendi; ilk sergimiz konusuz idi; ikincisi ise fotoğraf sanatçısı İsa Çelik tarafından seçilen fotoğraflardan oluşan, konusu Memleketimden İnsan Manzaraları olan sergimiz idi. Üçüncü ise iki konulu idi: Dur De! ve İstanbul. Buraya kadar size Fotofarma nın oluşumunu ve yapılan aktiviteleri anlattık. Bir de şu sıra düzenlediğimiz; Marmara Üniversitesi nde 14 Mayıs Eczacılık Bayramı nedeniyle yapılan programda Fotofarma ilk kez İstanbul da bulunan diğer eczacılık fakülteleri öğrenci ve çalışanlarının da katılabildiği İz konulu bir yarışma organizasyonumuz mevcut. Yarışmamızın kazananları 14 Mayıs taki programda ödüllerini alacaklar. Kulübümüz fakültemizde gelecek dönemlerde de gezileri, sergileri, dia gösterileri, konuk ağırlamaları, yarışmaları ile sizlerle olmaya, fotoğraf kültürünüze yeni ufuklar kazandırmaya devam edecektir. Başkan: GürayYorulmaz Başkan Yardımcısı: Nurdan Yazıcı Üye Temsilcisi: Hakan CAN IUPSA 1. Sýnýflar Futbol Turnuvasý 37 ISPE Türkiye Öðrenci Birliði Üniversite öğrencilerine,sanayi çalışanlarına; uzman mühendislerimiz ve danışmanlarımızın yardımıyla pratik deneyim ve düşüncelerini paylaşabilecekleri ortamlar hazırlayıp çeşitli seminerler de düzenlemektedir.sürekli yaşayan canlı bir birlik olarak ISPE üyeleri aldıkları eğitimle sanayinin geliştirilmesi için eskisinden daha çok birbirlerine yardımcı olmaktadır. Dünya çapında ilaç mühendislerinin buluşma adresi olan ISPE 2005 Aralık ayından itibaren Türkiye şubesini açarak Türkiye deki ilaç sanayi çalışanlarına da eşit hizmeti sağlamaktadır. Düzenlediği kaliteli ve iyi organize edilmiş eğitim seminer-leriyle kaliteli ilaç üretimine çok büyük katkılar sağlamış ve sağlamaya devam edecektir. Bu seminerlerin amacı; ilaç endüstrimizin firma, otorite, üniversite ve teslimatçı taraflarının bir araya gelerek en güncel teknik konularda bilgilendirilmesi ve ortak birplatformda düşünülmesinin sağlanmasıdır. 1) Kasım 2007 yılında ISPE Türkiye şubesi; Yaratıcılık, Hızlı Gelişme ve ISPE Merkezine Katkı kategorilerindeki performansından dolayı Yılın Şubesi ödülünü almıştır. ISPE Türkiye şubesi hizmetlerini sadece sanayiyle sınırlı tutmamıştır. Uluslar arası ISPE nin kuruluş amacı arasında da yer alan üniversite öğrencilerine danışmanlık hizmetini de büyük destekle gerçekleştirmektedir:istanbul ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ ile işbirliği yapıp İlaç mühendisliği dersinin fakültemizde başlamasındaki katkıları sonucu İlaç Mühendisliği dersi sadece fakültemizde 4. sınıf zorunlu dersi olarak İstanbul... INTERNATIONAL SOCÝETY FOR PAHARMACEUTICAL ENGINEERING SPE,International Society For Pharmaceutical Engineering, ilaç sanayi çalışanlarının eğitimi ve gelişimlerine destek için 1980 yılında kurulmuş kar amacı gütmeyen, dünyada en fazla üye sayısına sahip olan birliktir.yaklaşık 90 ülkede üyeye hizmet vermektedir. izlemeye gelen desteklerini esirgemeyen arkadaşlar, çok sağolun... Turnuvanın EN leri; En Gollü Karşılaşma: Alkolik Bilbao- Verder Veremem :9-9 En Farklı Galibiyet: Atletiko Vaybabo- FC İnhibitör: 17-0 En Golcü Oyuncu: Süleyman Güngören (Bahoz FC): 19dan sonrasını sayamadık En Çok Gol Atan Takım: Atletiko Vaybabo: 34 gol En Amigo Taraftar: Abdullah İpek(Atletiko Vababo) En Baba Oyuncu: Adem Doğan (FC İnhibitör) En İyi Kaleci: Hasan Alpağu (Atletiko Vaybabo) En Flaş Forvet: İhsan Bozkurt (Verder Veremem) En Yorgun Savaşçı: Mehmet Bakır (Pharmacy Messi) En Kollina Hakem: Sefa Başyiğit (IUPSA Başkanı) Ýstanbul Fakültemizden ISPE TÜRKÝYE ÖÐRENCÝ BÝRLÝÐÝ Önce düşündük bir turnuva hakkında ne yazılabilir ki diye. Ama sonra pekiştirdiğimiz arkadaşlıkları, yeni simalarla belki de ömür boyu sürecek bir dostluk için atılan temelleri düşündük. Sonra geçirdiğimiz keyifli dakikaları, belki beş yıl boyunca esprilerimize ilham verecek konuşmaları, muhabbetleri... Söylenecek birkaç şey var Turnuvanın keyifli geçeceği daha ilk andan itibaren belliydi zaten. Arkadaşlarımızın takımlarına koyduğu isimler, ezecez oğlum sizi diyalogları, takımlardaki renkli simalar, daha başlamadan turnuvanın amacına ulaşmasına sebep olmuştu belki de... Ne mi oldu? Artık her birimiz daha çok insana merhaba diyoruz, her gün belki de görmezden gelip yanından geçtiğimiz insanlarda aslında ne cevherler gizli, görüyoruz Belki de aynı şeyi sürekli farklı şekillerde söylemiş gibi olduk ama ne yapalım amacımız buydu: Daha çok arkadaş, pekiştirilmiş dostluklar ve keyifli geçen bir zaman Tebrikler Atletiko Vaybabo, teşekkürler Bahoz FC, Alkolik Bilbao, Verder Veremem, FC İnhibitör ve Pharmacy Messi Ve 38 I TURNUVASI Umut İŞLER Abdullah Şehid HUCA eğitim öğretim yılında okutulmaya başlayacaktır..şimdiye kadar seçmeli ders olarak okutulurken artık zorunlu ders sayılması fakültemiz ve fakültemizde eğitim gören öğrenciler için büyük bir şans,imkan ve gurur kaynağıdır. İLAÇ MÜHENDİSLİĞİ İlaç mühendisliği nedir? ISPE Sağlık Bilimleri Derneği nin amaçlarından biri de endüstriyle üniversite arasındaki işbirliğini kuvvetlendirmek, karşılıklı ihtiyaçlara yönelik çözümler üretebilecek bir altyapı sağlamaktır.ilaç sektörü eczacılık meslek bilgilerinin yanı sıra farklı teknik ve finansal konulara da hakim olan tam donanımlı İlaç Mühendisleri ne ihtiyaç duymaktadır. Dolayısıyla endüstriye yönelik kariyer düşünen eczacıların da kendilerini bu yönde geliştirmeleri gerekmektedir.bu kapsamda, ABD ve Avrupa da uygulanan İlaç Mühendisliği eğitimleri incelenerek fakültemize uygun ders içeriği oluşturulmuş ve ISPE Türkiye Sağlık Bilimleri Derneği nin de desteğiyle 2007 yılında seçmeli ders olarak okutulmaya başlanmış ve döneminde 4. sınıf zorunlu dersi olarak sadece fakültemizde başlayacaktır. Ders kapsamında, değişik firmalardan birçok ISPE üyeleri bu faydalı proje için zaman ve enerjilerini gönüllü olarak vermeyi kabul ederek; öğrencilere fabrika organizasyonu,kalite kontrol,kalite güvence,tedarik zincir yönetimi,kalifikasyon,valid asyon,proje yönetimi,bütçeleme,performans,iyileştirme vb. değişik konularla ilgili sunumlar yaparak, ilaç sektöründe kendilerine gerekecek donanımı aşılayacaklardır. Ramazan Yücel ÖNER D ört büyük imparatorluğa 1592 yıl boyunca başkentlik yapan İstanbul un bir çok dilde bir çok adı var. Resmi kaynaklara göre 9 ayrı dilde 33 farklı ismi biliniyor. Bazı araştırmalara göre 165 farklı ismi olduğu da söylenmekte. Bu isimlerin yanında İstanbul daki semt isimleri ve bunların nereden geldiği de dikkat çekici. Aksaray: Fatih Sultan Mehmet in sadrazamı İshak Paşa nın İç Anadolu Bölgesi ndeki Aksaray ı ele geçirdikten sonra o bölgede yaşayanları buraya gönderdiği ve semtin adının buradan geldiği biliniyor. Ahırkapı: Marmara Denizi nin kıyısında yer alan ve padişah atlarının bulunduğu Has Ahır ın 7 kapısından birisinin bu semtte bulunmasından kaynaklandığı biliniyor. Aşiyan: İsminin, Tevfik Fikret in burada bulunan ve Farsça da kuş yuvası anlamına gelen Aşiyan adlı evinden, Bağlarbaşı nın ise dönemin ünlü bağ ve bahçelerin burada yer alması nedeniyle bu adı aldığı belirtiliyor. Bebek: İlgili olarak anlatılan 2 rivayetten birinin, Fatih Sultan Mehmet in bölgeyi koruması için gönderdiği bölükbaşının Bebek lakaplı olması, diğerinin ise padişahın semtteki bahçesinde gezerken yılan görüp korkan şehzadesine bebek demesi ve bundan sonra bahçesinin Bebek Bahçesi olarak anılması ol- Peki ISPE TÜRKİYE ÖĞRENCİ BİRLİĞİ olarak biz neler yaptık? 2) Berat Töreni-04 Aralık 2007 ISPE Turkey-Istanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Öğrenci duğu anlatılıyor. Beşiktaş: İsmiyle ilgili anlatılan 2 rivayetten biri, semtin ismini Barbaros Hayrettin Paşa nın gemilerini bağlamak için diktirdiği 5 taştan aldığı, diğeri de burada yaptırılan kiliseye Kudüs ten getirtilen beşik taşından geldiği yönünde. Beyazıt: Adının ise Sultan II. Beyazıt ın semtte kendi ismiyle anılan bir külliye yaptırmasından geldiği biliniyor. Beyoğlu: Semt adını, İslamiyet i kabul edip burada oturmaya başlayan Pontus prensinden veya Bey Oğlu diye anılan Venedik prensinin burada oturmasından aldı. Bakırköy: Bizans döneminde ismi Makri Hori olan semt, 14. yüzyılda Osmanlı topraklarına katıldıktan sonra Makriköy olarak anılmaya başlandı. Cumhuriyet in kurulmasının ardından Türkiye sınırları içerisinde kalan yabancı kökenli isimlerin değiştirilmesi sırasında Atatürk ün isteğiyle semt, Bakırköy adını aldı. Çatladıkapı: Bizans döneminde yapılan surların Sidera adlı kapısı, 1532 de yaşanan depremde çatlayınca, hem semt, hem de kapı bu isimle anılmaya başlandı. Çemberlitaş: Bizans ın en önemli meydanlarından Constantinus Forumu nun büyük sütunlarından birisi olan Çemberlitaş, bulunduğu bu semte adını verdi. Feriköy: Sultan Abdülmecit ve Abdülaziz dönemlerinde yaşayan Madam Feri ye bölge toprakları bağışlandı ve semtin ismi bu şekilde oluştu. Galata: Gala kelimesi Rumca da süt anlamı taşıyor ve semtteki süthanelere gönderme yapılarak Galata ismi türetildi. Diğer bir anlatıya göre de bu isim, İtalyanca da denize inen yol anlamına gelen galata kelimesinden geldi. Taksim: Kelime anlamı dağıtım olan Taksim adının, Osmanlı döneminde suyun halka dağıtıldığı yer olmasından kaynaklandı. Teşvikiye: İsmin, Sultan Abdülmecit in, bölgede yeni bir mahalle kurulması için teşvikte bulunmasından geldiği ve bu durum, Rumeli ile Valikonağı caddelerinin kesiştiği noktada bulunan bir taş kitabede de belgelendi. Üsküdar: Bizans ın Skutari denilen ve şehrin Anadolu yakasında bulunan askeri birliklerinden gelen Skutarion dan gelen bu isim zamanla değişerek Üsküdar a dönüştü. Veliefendi: Şeyhülislam Veli Efendi nin sahibi olduğu topraklar üzerine kurulan hipodrom, semte de Veliefendi ismini verdi. Ýstanbul... Fotograflar:Ramazan Yücel ÖNER Kültürel Hacer TOPAK Asıl adı Muhammed Celaleddin-i Rumi olan Mevlâna, 30 Eylül 1207 yılında Horasan diyarının Belh şehrinde doğmuştur. Muhammed Bahadeddin Veled ve Belh Emiri Rükneddin in kızı Mümine Hatun un oğludur da Belh den Konya ya gelen Mevlana nın babası burada iki sene yaşadıktan sonra 12 Ocak 1231 de vefat etmiştir. Semerkant lı Hace Şerafettin in kızı, Gevher Hatun la 18 yaşındayken Karaman da evlenen Mevlana nın bu evlilikten Sultan Veled ve Alaeddin olmak üzere iki oğlu olmuştur. Mevlana nın ikinci oğlu Aleaddin Mevlana hayattayken 1262 yılında vefat etmiştir. Birinci eşinin ölümünden sonra, Konya da Kerra Hatun ile evlenen Mevlana nın bu evliliğinden ise Muzafferüddin Alim Çelebi ve Melike Hatun dünyaya gelmiştir. İlk eğitimini çocukluğunda babasından alan Mevlana, babasının vefatından sonra babasının öğrencilerinden Burhaneddin Tirmizi nin hocalığında eğitimine devam etmiştir. Bu süreç içinde Tirmizi nin gözetiminde yedi yıl Şam ve Halep te kalan Mevlana nın bu şehirlerdeki eğitimi dini bilimler olduğu kadar pozitif bilimler üzerine de yoğunlaşmaktadır. Mevlana Konya ya döndüğünde hocası Tirmizi nin isteği doğrultusunda üst üste kırkar gün çile çıkarır (Dünya nimetlerinden kendini arındırarak nefis terbiyesi yapar.). Hocası Burhaneddin Tirmizi nin vefatı nedeniyle büyük üzüntü yaşayan Mevlana daha sonra medresede dersler vermeye başlar. Ancak Mevlana nın hayatındaki köklü değişiklik Şems-i Tebrizi nin Konya ya gelişiyle başlar. Şems-i Tebrizi Mevlana için adeta bir güneş gibidir. Mevlana nın bundan sonraki yaşamında tek etkili isim artık Şems-i Tebrizi dir. Ali Canip Olgunlu nun ifadesiyle bu nedenden dolayı Mevlana yı tanırken en çok Şems i fark etmeliyiz. Peki Şems-i Tebrizi ile Mevlana arasındaki bağ nasıl oluşmuştur? Şems-i Tebrizi yaşlı bir derviştir ve aslında Mevlana yı bugünkü Mevlana yapan kişidir. Zira Şems-i Tebrizi yi tanıdıkça Mevlana nın bilgileri adeta sıfırlanır. Bu çerçevede Şems-i Tebrizi Mevlana nın bütün bildiklerini unutması amacıyla Bahadeddin Veled in yazdığı kitap da dahil olmak üzere Mevlana nın bütün kitaplarını suya atar. Bu aslında Şems-i Tebriz le her şeyi yeniden öğrenmeye başlayan Mevlana nın başka bir şekilde doğuşu demektir. Şems-i Tebrizi ile zaman geçirdikçe Mevlana adeta küçük bir çocuk gibi ruhunu arındırır. Şems-i Tebrizi nin Mevlana ya verdiği eğitimin temelinde Allah ı her şeyin içinde hissetmek vardır. Mevlana arada hiçbir şey olmadan, doğrudan Allah a ulaşarak manevi arınmayı Şems-i Tebrizi ile öğrenmiştir. Zamanın neredeyse bütününü Şems-i Tebrizi ile geçirmeye başlayan Mevlana nın durumu Konya da Mevlana yı sevenler tarafından hoş karşılanmaz. Bu nedenden dolayı Mevlana yı onlardan uzaklaştırdığı gerekçesiyle Konya halkı Şems e düşman olur. Bu düşmanlık öyle artar ki Şems-i Tebrizi Konya yı terk etmek zorunda kalır. Fakat Şems in Konya yı terk edişi Mevlana için katlanılamaz bir acıdır. Bu nedenden dolayı Mevlana en çok güvendiği oğlu Sultan Veled le bir mektup göndererek Şems-i Tebrizi yi çağırır ve onu evlerinde büyüttükleri Kimya isimli kızla evlendirir. Ancak Şems ile Mevlana arasında giderek artan samimiyet bazı kesim için ki, bu kesim içinde Mevlana nın oğlu Alaeddin de vardır, düşmanlığa yol açar. Alaeddin in Şems-i Tebrizi ye düşman olmasının altında yatan neden Şems-i Tebrizi yle evlendirilen Kimya ya aşık olmasıdır. Öyle ki Şems e karşı artan düşmanlıklar sonunda Şems-i Tebrizi nin ölümüne neden olur. A.Kadir Bugünün Diliyle Mevlana isimli kitabında Şems-i Tebrizi nin trajik ölümünü şu şekilde anlatmaktadır: 1247 yılı, Aralık ayının beşinci Perşembe günü, içerisinde Alaeddin de bulunan yedi kişi, Şems e bir pusu kurdular; onu öldürüp cesedini battal bir kuyuya attılar. Şems in öldürülmesi, ilk zamanlar Mevlana ya duyurulmamıştı. Hatta o duyduysa bile buna 44 Mevlana Celaleddin-i Rumi Ne Ne Güzel Cahildik (Edebiyat) Hacı Usta Dışarıda kar... Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki. Kuzinenin üzerinde demir maşa... Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri. Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu... Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli. Ekmek her zaman ekmek gibi... Bir kez olsun kümesten yumurta almamış, bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında, boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım... Dışarıda kar... İçeride kanaat... İçeride huzur... Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı. Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç! Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer, kokusuna râm olurduk. Kestane közlemek bütün bir gecenin mutluluğuydu. Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar... Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine, geniş ve besleyici bir masal dünyası... Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret kalacağımız kimin aklına gelirdi? Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi, sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı. Çay da kokardı... Domates de... Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu. Fotoğraf: R.Yücel ÖNER MevlanaRumi Celaleddin-i Edebiyat Güzel Cahildik Hamdım, Yandım, Piştim Dışarıda kar... İçeride huzur... Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu, yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi... Kimin umurunda... Ne güzel cahildik. Mutluluğun resmini çiziyorduk Sevgi Üzerine... Edebiyat Yunus a Haftanýn Aarz-ı Hâl Beraberlik Bir Ömür Boyu... FOTOÐRAFI Yakaza Yunus a Arz-ý Hâl K irli ruhum esiri olmuş zelil nefsin. Kin ve nefret virüsleri kaplamış bedenimi, cüzzam yaraları irin toplamış ruhumda Kalbim maddeye ait nimetlerle şehvete dalmış, amir iken memur olmuş. Nefret hisleriyle donacak hale gelmiş, kendi kendimin zalimi olmuşum. Sevgisiz, doyumsuz ve yüreksiz bir hayata dört elle sarılmışım. Maddeye kilitlenmiş duygularım, yüreğimin manaya bakan yanı pas tutmuş Sağır ve dilsiz celladımın künyesinde nefis yazıyor. Boynumda çifte su verilmiş yılan dili bir kılıcın soğukluğu Boğazımda urgandaki insanın sesinin boğukluğu y nefis! Eğer yüreğin varsa içindeki düşmanlığın yüzüne tükür. Kötülük hislerini ilahi sevdanın hatırına frenle. Çevrende hiddetle yükselen dikenlerin arasında boğulma, onlardan sevgi bahçeleri meydana getir. Sıyrıl, uçsuz bucaksız bir yeşil oluver de çevremde uçuşsun kuşlar. Nehirler gibi yüzünü yere sür ve hayat ol çağla E y nefis! Mumlar gibi eri ve öyle bir ışık saç ki; zifiri karanlıklara alışık gözlerimi alsın. Beni bir büyük aşkla yak; lakin aydınlat beni En kurak mevsimimde sağanak sağanak yağ, beni boğ; lakin soluklandır beni E y nefis! Karşında ellerim havada Avuçlarımda en zalim okların, ellerim kan içinde Lakin beyaz bayrak çekmiş değilim. Elbet asırların ötesinden gelen bir ses kavgamıza ve silahlarımıza adalet getirecek. E y nefis! Ben bu güne kadar celladıma âşıkmışım. Bir nasihat risalesi koparıyor senden. Ben artık senin saraylarına sultan değil, Taptuk un kapısına kul olmaya gidiyorum. Bu asrın yabancısıyım, asırların ötesine, YUNUS a yâr; sana ağyar olmaya gidiyorum. V e ey aşk âleminin pîrî, ben sadece ham değilim, kapına pişmeye geleyim. Ben, senin kırk yıl omuzlarında taşıdığın odunların ağırlıkları kadar günah taşıyorum omuzlarımda. Ben, bugüne kadar elimi yüzümü boşuna yummuşum, ham softaların masallarıyla uyumuşum. Ben, kaç bin gönül kırmışım, bilsen ne çıkmazlara girmişim. Gönül deryanda bir katre olmaya razıyım. Beni ancak sen hoşgörürsün. B ana gönlünün kapılarını aç ne olur! Benim de büyük bir sevdam olsun sencileyin. 47 H.Ömer&Mihrimah Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda ilerlerken, bir bisikletlinin çarpmasıyla yere yuvarlanmış ve hafif yaralanmış. Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine ulaştırmışlar. Hemşireler, önce pansuman yapmışlar ve biraz beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler. Yaşlı bey huzursuzlanmış; acelesi olduğunu, röntgen istemediğini söylemiş. Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar. Eşim huzur evinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum demiş. Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz deyince. Yaşlı adam üzgün bir ifade ile Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor. demiş. 48 Haftanýn Fotoðrafý E Hemşireler hayretle Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden her gün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz? diye sormuşlar. Adam buruk bir sesle Ama ben onun kim olduğunu biliyorum demiş. Haftanın Sözü Çiçek sulandığı kadar güzeldir, Kuşlar ötebildiği kadar sevimli, Bebek ağladığı kadar bebektir, Ve her şeyi öğrendiğin kadar bilirsin, bunu da öğren, Sevdiğin kadar sevilirsin. Can Yücel Karikatür Mesleðimiz Cemil KALKAN SINIRLARIMIZI ZORLAMAK E Halil Aziz VELİOĞLU czacılık mesleği, beş yıl süren lisans eğitimi sonucu icra edilen sağlık alanındaki ana dallardan biridir. Bu önemli mesleğin günümüzde iki büyük sorunla karşı karşıya olduğunu söyleyebiliriz. Yoğun bir eğitim almalarına rağmen eczacılık fakültelerinden mezun olanlar bir taraftan yeterli bir şekilde mesleki uygulamaya geçememekte, diğer taraftan ise mesleki uygulamadaki geniş yelpazesi göz önüne alındığında, çoğunlukla eczane eczacılığını tercih etmektedir. Öncelikle eczane eczacılığının tercih edilmesini ele alalım: Günümüz koşullarında eczacılık fakültelerinin verdiği diplomaların yüzde doksanı toplumun hizmetine eczane eczacılığı şeklinde sunulmaktadır. Bu oranın yüksek olması ilk bakışta sevindirici olsa da, eczacılık mezunlarının çalışabileceği diğer alanları tercih etmemesi oldukça düşündürücüdür. Eczane eczacılığının bu kadar fazla rağbet görmesi, öğrencilerin maddi kazanımları oldukça ön planda tuttuklarının bir göstergesi olarak düşünülebilir. Maddi kazanımları ön planda tutmanın, sağlık alanında önemli bir yer tutan eczacılık mesleğinin, sadece ticaret yapar gibi icra edilmesine yol açabileceğini göz önünde bulundurmak gerekir. Eczacılık mesleği, bizlere çalışma açısından çok geniş bir yelpaze sunar. Eğer eczacılık mesleğinin bu geniş yelpazesinin içinde sadece belli bir alana hapsolursak, alınan eğitimin gereğini tam olarak yerine getirememiş oluruz. Burada eczane eczacılığı dışında çalışılabilecek alanlardan birkaçını hatırlatmada fayda görüyorum: Endüstri çatısı altında; Klinik araştırma Ünitesi, Kalite Kontrol, Üretim, Medikal Departman, Ruhsatlandırma, AR-GE, Satış Pazarlama ve Farmakovijilans. Resmi kurumlar çatısı altında; Sağlık Bakanlığı, İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü, 50 Sosyal Güvenlik Kurumu ve Adli Tıp Kurumları. Bunların dışında TEB, Ecza Odaları ve Akademik Kariyer yapmak düşünülecek diğer alanlar (Çalışılabilecek alanlar hakkında daha detaylı bilgiler, IUPSA nın hazırladığı Çalışma Alalarımız adlı kitapçıkta ve adlı adreste bulunabilir.). Fakülte çatısı altında beş yıl boyunca edindiğimiz yeteneklerin çoğunu iş hayatında kullanamayışımız, mesleğimizdeki diğer bir sorunu oluşturur. Mesleki eğitim boyunca edindiğimiz yeteneklerin birçoğunu kullanamayışımız toplum sağlığı açısından da sakıncalar doğuracaktır. Televizyon ekranlarında sıkça rastladığımız eczacı ve hekim olmayan kimselerin bitkisel drogların kullanımıyla ilgili fikir beyan etmesi, buna güzel bir örnektir. Bitkisel drogların önerilmesinde yetkili kimselerin hekimler ve eczacılar olduğunu, özellikle eczacıların bitkisel droglar ve kullanımları hakkında yıllarca eğitim aldıklarını biliyoruz. Fakat günümüz eczacıları bu konuya uzak kalmayı tercih ediyor. Toplum da ihtiyacı olan konularda çözümü başka şekillerde buluyor. Aktarların durumunu da başka bir örnek sayabiliriz. Eczacılık mesleğinin bir parçası olması gereken aktarlık, maalesef uzman olmayan eller tarafından yürütülmeye çalışılmaktadır. Eczacıların toplum düzeyindeki saygınlığını arttırmak, yarının eczacıları olarak bizlerin elinde. Mesleki saygınlığımızı arttırmanın daha fazla eczane açmak şeklinde değil de, mesleğimizin sınırlarını zorlamakla gerçekleşebileceğini söylemek mümkündür. Eczacıların önlüklerini tam manasıyla giymesinin zamanı gelmiş, hatta geçmektedir. Sýnýrlarýmýz Zorlamak Karikatür 51 3

4 gorta işlemleri, çalışma izni gibi yorucu bir sürü ve uzun süren (yaklaşık 6 ay) işlemlerin ardından Iina yı ekim ayından başlamak üzere 3 ay misafir ettik. öğenci birliklerine bağlı eczacılık öğrencilerine ilaç firmalarında ve araştırma merkezlerinde staj imkanı sağlanmaktadır. IMP Farklı bir ülkede pek de aşina olunmayan bir kültürde yılında başlatılan bir projedir. ay kalmak ve staj yapmak!! Bu konuda Iina ya stajı ve İstanbul hakkında Proje kapsamında staj yapmak üzere başvuran eczacılık birkaç soru sorduk; öğrencilerinin bazı prosedürleri yerine getirmeleri gerekmektedir. Genel olarak bu prosedürler staj kontenjanlarının açıldığı Türkiye de IMP Projesi ile Ali Raif İlaç Sanayii nde staj yaptın. ilaç firması tarafından belirlenmektedir. Ayrıca başvuruda bulunan öğrenciye seviye belirleme amacıyla ingilizce sınav uygulan- Yeni şeyler tecrübe etmeyi istiyordum ve hep yurtdışında çalış- Peki bu projeye nasıl karar verdin? maktadır. İngilizce yeterliliğinin saptanması ve gerekli şartların mak yada öğrenim görmek istiyordum. Bu yüzden IMP projesi yerine getirilmesi durumunda öğrenci firmaya yönlendiriliyor. benim isteklerime çok uygundu. En az 3 ay en fazla 12 ay olmak şartıyla eczacılık öğrencisi stajını gerçekleştirmek üzere başvurduğu ülkece ağırlanıyor. Ve tabi neden İstanbul u seçtin? İstanbul u seçtim çünkü benim ülkem ve kültürümden tamamiyle farklıydı. Ayrıca İstanbul çok büyük ve güzel bir şehir ve IUPSAint, EPSA da Türkiye yi ulusal birlik olarak temsil etmektedir. IUPSAint IMP Projesi ne 2009 yılında katılmıştır. görülecek keşfedilecek çok şey var İstanbul da. Merve YILMAZ ın IMP Türkiye Koordinatörlüğü ile Türkiye de IMP Projesi nde yerini almıştır. Bu sayede Avrupa da okuyan Senin çalıştığın firma ARİS ti. Hangi departmanlarda çalıştın öğrencilere İstanbul da, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 3 ay boyunca?lütfen çalıştığın departmanları karşılaştırır mısın bize? öğrencilerine de Avrupa da bir ilaç firmasında ya da araştırma merkezinde staj yapma olanağı sağlanmıştır. Ben araştırma ve geliştirme(ar-ge),üretim ve kalite kontrol departmanlarında çalıştım. Yani fabrikaya farklı taraflardan baktım. En fazla AR-GE ve kalite kontrol hoşuma gitti çünkü o de- Türkiye nin IMP projesine katılmasının ardından ilk kontenjanımız Ali Raif İlaç Sanayi olmuştur ve kısa bir süre sonra partmanlarda çok fazla laboratuar ve araştırma işi var. Özellikle başvuruya açılmıştır. Açılmasının ardından oluşan başvuruların AR-GE çok ilgi çekiciydi. Çünkü yeni jenerik ilaçların araştırma ve değerlendirilmesi ile Finlandiya dan Iina Tarkiainen ARİS te staj geliştirme aşamalarını görme imkanınız var. yapma hakkını kazandı. Türkiye deki prosedürlerden kaynaklı si- Üretim de ilgi çekici ama işe çok fazla katkı sağlayamadım çünkü Artık fakültede QUATRINO adını sık duyar oldunuz biliyorum. Iupsa International ın bu yıl gerçekleştirdiği verimli projelerden bir tanesi. Uzun soluklu ve uzun yolculuklu bu maceranın ikinci buluşma noktası Portekiz di!!! Aslında Portekiz e gitmemizin bizim grubumuz adına anlamı büyük. Mobility Projesi ni hayata geçirmeyi planladığımızda, iletişime geçmek için aklımıza gelen ilk ülke Portekiz olmuştu. Büyük bir yerel öğrenci birliklerinin olması, yaptığı aktiviteler, EPSA da ki aktif rolunün yanı sıra sıcak, uyumlu ve zeki öğrencileri tam bizim iş birliği yapmak istediğimiz gruptu. Yaptığımız görüşmeler sonucunda Mobility Projesi nin kapsamı Bulgaristan ve İsveç in de bizlere katılması ile büyüdü. Planladığımız işi kısa sürede hayata geçirecek olmamızın yanında, hedeflerimizin büyümesi bizi daha da mutlu etti. Heyecanla beklenen tarih: 1-8 Mart 2010! Yer: Portekiz dolayları! Sanırım bu tanımlamayı bir değil, tam üç farklı şehirde gerçekleşen buluşma için kullanmak doğru olur. Bu kez OBEZİ- TE konusu idi bizi bir araya getiren. İlk buluşma noktamız olan Lizbon da, daha önce İsveç te beraber olduğumuz arkadaşlarımızla tekrar bir araya geldiğimizdeki coşku görülmeye değerdi. Bize yeni katılanlarla da kaynaşmamız pek vakit almadı. Push Ailesi genişlemiş ve birbirine daha da bağlanmıştı. Portekiz hakkında biraz daha bilgimiz olması için meşhur tranvay sayesinde küçük bir tur yaparak başladık haftaya ve Lizbon Kalesi ne yokuş üzerine kurulu, dar ve sevimli sokakları geçerek ulaşıp, şehri kuşbakışı seyretme imkanı bulduk. Avrupa nın en büyük ve kapsamlı eczacılık müzesini Museu da Farmácia ziyaret etme şansımız da oldu. Portekiz deki eczacılık sektörü hakkında bilgi almayı da ihmal etmedik. Sonrasında workshoplar büyük bir hızla başladı. Her ülke daha önceden hazırladığı, obezitenin kendi ülkelerindeki durumunu, bu konuda neler yapıldığını anlatan sunumlarını paylaştı. Bu konuda çekilen bir filmi uzman diyetisyen hekim eşliğinde tartışıp, fikir alışverişinde bulunduk. Aldığımız eğitimler profesyonel bir klinikte devam etti. Artık, dışarda insanlara bu konuda bilgi verirken neler anlatmamız gerektiğini daha iyi anlamıştık. Lizbon dan öğrenci şehri olan Coimbra ya geçtik. Profesörlerden aldığımız dersler, bir ilaç firmasının bizlere interaktif workshop uygulamasında kullanacağımız şeker ölçüm cihazının kullanılışı hakkında verdiği eğitim ile devam etti. Ertesi gün uygulamaya koyulduk ve gruplara ayrılarak Coimbra Üniversitesi nin çeşitli fakültelerinde, dileyenlerin beden kütle indexlerini ve şeker değerlerini ölçerek onları beslenme ve obezite konusunda bilgilendirdik. Epsa Bu sevimli öğrenci şehrinde öğrenci yaşamını, eğlencesini görüp geleneksel şarkılarını az da olsa öğrenme şansımız oldu. EPSA haftasonu için son durak Porto dayız... EPSA training offiser ın düzenlediği Kültürel Farkındalık ve İletişim başlıklı workshop ta, özellikle farklı kültürlerden insanlarla iletişim kurarken nelere dikkat etmeliyizi interaktif eğitimler sayesinde keyif alarak pratik etmiş olduk. Her projenin vazgeçilmezi International Night ta Türkiye de gerçekleştireceğimiz projenin unutulmaz olacağının sinyallerini dağıttığımız tanıtım dergileri ve yerel lezzetler ile verdik. Yoğun, keyifli, verimli ve eğlenceli bir haftanın sonunda ayrılık vakti gelmişti. Hem tüm katılımcılardan hem de IUPSA International İstanbul a doğru yola koyulurken grup arkadaşlarımdan bu yılı eğitimime devam ettiğim Lille e, Fransa, geri dönmek için buruk bir şekilde ayrıldım. PUSH AİLESİ projenin üçüncü ayağı için 3 hafta sonra Bulgaristan da görüşürüz diyerek Potekiz e hoşçakal demiş oldu... Avrupa Birliği Eğitim ve Gençlik Programları Merkezi Başkanlığı tarafından yürütülen, Avrupa Birliği Fonu kaynaklı bu proje; iki ya da daha fazla ülkenin biraraya gelerek, eczacılık alanında fikir alışverişinin yanı sıra birbirlerinin kültürleri ve sosyal hayatlarını da paylaşmayı olanaklı kılan aktif bir gençlik projesidir. Programın Eylem 1. 1-Gençlik değişimleri başlığı altında gerçekleştirilen Twinnet projeleri, EPSA Mobility Çalışma Grubunda hayata geçirilmektedir. İki(twin), üç(threen) ya da dört(quatrino) farklı ülkedeki eczacılık fakülteleri birlikleri, EPSA aracılığı ile; birbirleriyle irtibata geçme, karşılıklı anlaşma yapacakları ülke/ülkeler bulma ve projelerinin her aşamasında yardım alma şansına sahiptirler. Projeye; Program ülkelerinden birinde yasal olarak ikamet eden ve prensipte yaşları 13 ile 25 arasında olan genç grupları (liderler için yaş sınırı yok), Twinning e katılabilirler. En az bir adet AB üyesi olmak üzere, iki, üç veya daha fazla Program Ülkesi nden* grupların katılımı ile olabilir. Toplam katılımcı sayısı grup liderleri hariç, en az 16 en çok 60 dır. Seyahat süresi hariç en az 6 en çok 21 gün arasında olmalıdır. Ancak, konaklanılan sürenin en az 6 gece olması gerektiği unutulmamalıdır. Çok taraflı projede; faaliyete ev sahipliği yapan yararlanıcı grup, Koordinatör Kuruluş rolünü üstlenerek tüm proje için (tek taraflı fonlama) bütün yararlanıcı gruplar adına kendi ülkesindeki Ulusal Ajansa başvurur. Çeşitli kriterlere göre değerlendirilen projelerden onay alanları en geç bir ay içinde Ulusal Ajans tarafından açıklanır ve projenin başlaması için düğmeye basılır. Ulusal Ajans, her Avrupa Birliği ve Program Ülkelerinde yer alan ve birbirleriyle devamlı temasta olan ulusal kurumlardır. Yılda 5 başvuru dönemi: 1 Şubat, 1 Nisan, 1 Haziran, 1 Eylül, 1 Kasım Kasım 2009 tarihleri arasında İsveç in Uppsala şehrinde Eðlence Kaza mahallinde elinde cep telefonuyla koşturup 112ʹin numarası neydiiiii? diye bağıran sarışına, Yaz Okulu: Bir alkış da annesine yaz okulunu kazandığı müjdesini veren üniversite öğrencisine gelsin. Bu yaratıcılığa şapka çıkarılır. Birbirlerine ana avrat küfür eden iki kişinin arasına girip ikisine de birer tokat atan ve Analar kutsaldır, analara küfür etmeyin, o.çocukları! diyen Karadenizli ağır abiye, Beyin Göçü: Tikky olduğu her halinden belli olan kızımız Beşiktaş-Taksim Annesine kızıp, buharlı ütünün içine işemeyi akıl eden! Annesini minibüsünde yanındaki arkadaşına dert yanmaktadır. Şekerim buram buram çiş kokularıyla iş yerine yollayan! Annesi; ancak dördüncü kez girdim ÖSS ye, ama yine kazanamadım, gidicim arkadaşları acayip kokuyorsun dediğinde işi çözen anneye ve sonunda Amerika ya o olucak. Böyle böyle beyin göçü oluyor çocuğuna, işteeaa! Sen git, masrafları ben karşılıyorum. Banyonun lambası yanmayınca elektrikler kesik zannedip yarım Alman Yazar: saat gelmesini bekleyen. Beklerken de canı sıkılmasın diye televizyon seyreden kişiye, fa dönüp Bu şiiri ünlü Alman yazar Goethe yazmıştır diyen Bir alkış da lisede edebiyat dersinde okuduğu şiir bitince sını- hocaya, Niye, kağıt bulamamış mı? cevabını veren arkadaşa Ailecek televizyon izlerken üst komşu küçük oğlunu göndermiş. gönderelim. Çocuk, anneme X teyze, annem dedi ki, bari haberleri açsınlar da, biz de dinleyelim. Biz de kırmadık, açtık. Ailecek çok iyi niyetli olduğumuzdan, televizyonları bozuk sandık. Yüksek sesten Eğer bir sokakta yürüyorsanız ve camında Bu ev kiralıktır ya- Düz Mantık: dolayı bize laf soktuklarını anlamamız çocuğun ikinci gelişinden zılı bir evin yanından geçip birkaç adım sonra önüne geldiğiniz bir başka evin camında Bu da yazısını görürseniz, bilin ki sonra oldu. Bu olayı yaşayan aileye, Trabzon dasınız. Lisedeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenimiz AİDS İN açılımını yapıyor: (A)llaha (İ)syan eden (D)eyyusların (S)onu diyen İngilizce Yazılısı: hocaya, birer alkış istiyorum:)) Bir alkış da İngilizce sınavında Nice.. şeklindeki boşluğu Nice mutlu yıllara! biçiminde dolduran, dahi mi yoksa aptal mı Ayrıca aşağıdakiler de birer tebrik hak ediyor: olduğunu henüz anlayamadığımız öğrencime istiyorum. Acı Kaybımız: 3 ay önce ailemize katılan, Necimi ismini verdiğimiz kaplumbağamız dün vefat etmiş. Aile arasında sade bir törenle evin Kardeşim karne almıştı; fakat birçok zayıf notu vardı. Annem, Ne Zaman? arka bahçesine gömdük. Hayvancağız durduk yerde can verdiği babamla beni kenara çekip uyarıları sıralıyordu: Sakın çocuğun için gidip, Neci yi aldığımız dükkanın sahibine sebebinin ne olabileceğini sorduğumuzda Abi onlar kış uykusuna yatar cevalikle babama yönelikti: Hele de sen, sakın çocuğun gururunu moralini bozmayın, sakın kötü bir şey söylemeyin uyarılar özelbını almış bulunmaktayız. Hepimizin başı sağ olsun. Bu vicdan kırma. Babam daha fazla dayanamadı ve sordu: Karne için ne azabıyla ben de çok yaşamam herhalde. zaman özür dileyeceğiz? Annemin Maceraları: Havale: Shrek in fragmanlarını gösteren bir televizyon kanalında, el ele Bankada gişenin önünde işlemimin yapılmasını bekliyorum. tutuşmuş Shrek ve Fiona yi gören annem, Bunlar Süleyman ve Yanımdaki gişede işlem yaptıran yaşlı teyzeye, işlemini yapan Nazmiye Demirel çifti mi? diye sordu! Seçememiş gözleri o mesafeden. Teyzem cevap veriyor: Bu paranın hayrını görme inşallah yaza- kadın soruyor: Parayı kim alacak teyze? Alıcısına ne yazalım? lim evladım. Alfabe: Ben de bu yıl okula başlayan torunum için kuvvetli bir moral alkışı istiyorum. Daha ikinci gün: örrrtmenim, taa evden buraya Dün gece evime giderken yolun tenhalığından olsa gerek kırmı- Lamba: tel çizmeye mi geldik, hep yumarlak mı yapcaz, harf felan öretmicen mi? deme cesaretini gösterdiği için, anons: Bacım o geçtiğin gece lambası değildi; çek sağa. zı ışıkta geçtim. Ardından yurdum polisine alkışı hak ettirecek Modem: Hacim nedir? Yemek masamın üstünde duran modeme uzun uzun bakan anneannem Bu ne? diye sordu. Ben de kolay anlasın diye Hani navının 2. sorusu: Hacim nedir? Bir örnek vererek açıklayınız. Öğretmen bir arkadaşımdan naklen: 5. Sınıfların Fen Bilgisi sı- benim bilgisayarım var ya, onunla internete giriyorum. İşte internete girmek için o kutu zorunlu diye uzun uzun açıkladım. nek: Nasılsın hacim?. Öğrencimizden gelen cevap: Hacdan gelenlere hacim denir. Ör- Anneannem dinledi beni ve Yani modem bu dedi ve konu kapandı 52 Eðitim&Gençlik gerçekleştirilen PUSH Quatrino projesine, IUPSAint olarak katıldık yılının başlarında görüşmelerine başladığımız projenin ilki İsveç te gerçekleşti. Portekiz, Bulgaristan, İsveç ve Türkiye den gelen toplamda 45 eczacılık öğrencisi, bir hafta boyunca birlikte yedik içtik, birlikte çalıştık, güldük, eğlendik Mart ayının ilk haftası Portekiz, Nisan ayının ilk haftası Bulgaristan ve Mayıs ayında da İstanbul da yapılması planlanan projelerle de kaldığımız yerden devam ettik. Bizler; ben Başak Özcan, Merve Erdem, Şükran Damgalı, Şeyma Toker, Sümeyye Özkul, Emre Kaldırımcı, Olgu İşcan, Emine Karataş, Merve Yılmaz ve grubumuza Erasmus ta olması sebebiyle Fransa dan dahil olan Sabiha Sagun ile 13 Kasım sabahı Stockholm Arlanda Havaalanından bir grup İsveçli arkadaşımız tarafından karşılandık. Dışarı çıktığımızda yüzümüze vuran keskin soğuk hava, yeni tanıştığımız İsveçli arkadaşlarımızla bir anda unutulup gitmişti. Otellerimize yerleştirildik ve uzun bir uçak seyahatinin vermiş olduğu yorgunluk, diğer ülkelerden gelen arkadaşlarımızla tanıştığımızda kayboldu. Biraz sonra tüm haftamızı geçireceğimiz, kendimizi evimizde gibi hissettiren ve tamamıyla eczacılık öğrencilerine ait olan Pharmen e (eczacılık öğrencileri birlik evi) doğru yola çıktık. Şehre yayılmış halde olan Uppsala Üniversitesi, eczacılık eğitiminde ülkenin bir numaralı üniversitesi durumunda. Ülkenin pek çok farklı bölgesinden gelen öğrenciler, Uppsala gibi sevimli bir şehirde okumaktan ve orada sahip oldukları gerek eğitsel gerek de sosyal koşullardan dolayı son derece memnunlar. Şehir tamamen öğrencilere ait gibi Üniversitede toplam 12 farklı öğrenci birliği var, bunlardan biri de eczacılık öğrencileri birliği... Her birliğin kendilerine ait ve işletmesini yapabildikleri ayrı bina- 58 Hamilelik sancılarını önleyen harika ilaç olarak piyasaya sunulan thalidomide(talidomid) Türkiye de onay aşamasındayken Prof. Dr. Aygün tarafından mercek altına alındı ve sakıncaları tespit edildi. Sağlık Bakanlığı nı uyaran Prof. Dr. Aygün ilacın Türkiye de kullanımını engelledi. Thalidomide ve Thalidomide Faciası 1953 yılında bulunan ve ilk olarak 1957 yılında Thalomid ticari adı altında İngiltere de piyasaya verilen, etken maddesi alpha-(nphthalimido) glutarimide olan bir glutamik asit türevidir. Thalidomide, rasemik karışım (iki isomeri de içeren form) olarak piyasaya sürüldü. Ancak, (R) enantiomeri sabah bulantılarına karşı etkili olurken; (S) enantiomer teratojen etkileri nedeniyle konjenital deformasyonlara sebep oldu. İlk olarak, bulantı ve kusmaya uykusuzluğun eşlik ettiği morning sickness (hamilelerde sabah bulantısı) sorunuyla gelen hamile kadınlarda kullanıldı ve ilaç huzursuzluğu engelleyen, sakinleştirici ve uyku verici özellikleri ile çok hızlı bir yayılım gösterdi yılına kadar insanlar üzerindeki olumsuz yan etkileri tam olarak bilinmiyordu. Ancak, Lenz ve McBride adlı iki bilim adamı bu ilacın doğuşsal anormalliklere yol açtığını gösterdi. Özellikle gebeliğin en kritik dönemi olan ilk üç ayda (ilk trimester) alınan tek dozun bile fetüs üzerinde oldukça fazla yan etkileri Saðlýk bulunuyordu çünkü; bu ilaç, anne ile fetus arasında yer alan plasental bariyeri geçip konjenital deformasyonlara yol açabilen bir teratojendi. Bu olumsuz etkilerin en dikkat çekici olanı, hamileliği sırasında ilacı kul- lanan kadınların çocuklarında phocomelia(fokomeli) denilen kol ve bacakların oluşmaması durumuydu. Kol ve bacak yerine bu bölgelerde yüzgeçe benzer birer oluşum bulunuyordu. (Bu anomaliyle dünyaya gelen çocuklara flipper babies(yüzgeçli bebekler) de denmektedir.) Ayrıca çeşitli doğuşsal kalp, kulak ve barsak anormalliklerine de yol açıyordu. İlacın, yan etkilerini damar gelişimini etkileyerek yaptığı gösterilmiş ve bu ilaç Kasım 1961 de piyasadan kaldırılmıştır yılından sonra yapılan çalışmalarda Thalidomide in cüzzam hastalığındaki yaraların iyileşme sürecini hızlandırdığı gösterilmiştir. AIDS hastalarında kilo kaybını engelleyici ve hastalığın ilerlemesini yavaşlatıcı bir ilaç olarak kullanımı yönünde çalışmalar devam etmektedir. Bugün, Thalidomide den yaklaşık 20 bin çocuğun etkilenmiş olduğu düşünülmektedir. Sakat olarak dünyaya gelen bebeklerin yaklaşık yarısı da, thalidomide in yüksek mortalitesi sebebiyle erişkin bir birey olamadan yaşama veda etmiştir. Dünya da bu faciadan zarar görmemiş iki ülke vardır. Biri ABD, diğeri Türkiye. 60 Saðlýk Son kullanım tarihinin değiştirilmiş olup olmadığına bakınız. Sahte ilaç nedir? Önemli olarak özellikle dikkat edilmesi gereken nokta tüm ilaçların ruhsatlı eczanelerden alınması veya yine ruhsatlı hastane Sahte ilaç saf olmayan, eksik ya da hatalı aktif madde içeriğine sahip olan ilaçlara denir. ve kliniklerden temin edilmesidir. İnternet ortamında satılan Ne gibi sonuçlar doğurur? ilaçların sahte ilaçların dağıtımında en etkin yollardan biri olduğu bilinmektedir. Sahte ilaçların kullanılması farklı hastalıklara yol açması ve hatta ölümle sonuçlanabilecek kadar ciddi sonuçlar yaratmaktadır. Bazı sahte ilaçlarda toksik maddeler bulunmaktadır. Sahte ilaçlar hastalar açısından ciddi bir tehdit Satın alınan ilacın sahte olduğuna dair en ufak bir şüphesi olanlar mutlaka bu konuda Sağlık Bakanlığı na bilgi vermelidir. Ayrıca oluşturmaktadır. Son yıllarda, sahte ilaçların üretiminde büyük en yakın eczaneye danışılabilir ve ilacın orijinalini üreten üretici bir artış söz konusu olmuştur. Sahte ilaçları piyasaya sürenlerin firmayla irtibata geçilebilir. ilaçların paketlerini başarıyla kopyalayan teknolojiler kullanmaları bu tehlikenin boyutlarını arttırmaktadır. İlaç sahteciliği tüketiciyi kandırmaktan öte hastaların yaşamlarını tehlikeye atması Hangi ilaçların sahtesi üretiliyor? nedeniyle önemli bir suçtur. Son yıllarda Dünya Sağlık Örgütü nün tespitlerine göre dünyadaki ilaçların %6 sı sahtedir, ABD de lipit Bir ilacın sahte olduğunu nasıl anlarız? düşürücülerden kanser ilaçlarına kadar geniş bir yelpazede sahte ilaçlar tespit edilmiştir. Bazı gelişmekte olan Uzman olmasanız bile sahte ilaçları fark etmenin bazı yolları vardır: ülkelerde ilaçların %50 sinin sahte olduğu tahmin edilmektedir. Bu oran Afrika kıtasında %80 lere kadar Bazı örneklerde eksik paketlemeler yapıldığı, üzerinde imla ve çıkmaktadır. Ülkemizde internet üzerinden satış ile daha çok harf hatalarının olduğu dikkati çekmektedir. cinsel gücü artırıcı, saç dökülmesini önleyici ve Yine paketlerdeki damgaların kalitesiz olduğu ve paketin üzerindeki renklerin olması gereken ton ve kalitede zayıflama yardımcı ilaçlarla vitaminlerin sahteleri internet siteleri üzerinden ucuz fiyatla satılıyor. olmadığı görülmektedir. Bir diğer dikkat edilecek nokta ise paketlerdeki hapların orijinalinden farklı renkte ve Yapılan çalışmalar nelerdir? kalitesiz bir görüntüye sahip olmasıdır. Bazı örneklerde, hapların bozuk bir görüntüye sahip olduğu ve Sağlık Bakanlığı, sahte ilaç vakalarını önlemek ve `kupür` yolsuzluğu ile devletin soyulmasını önlemek için yeni büyüklüklerinin de birbirinden farklı olduğu görülür. sisteme geçmeye hazırlanıyor. Buna göre üretim aşamasında İlaç sahteciliğine karşı hastalar neler yapmalı? her kutu ilaca ayrı bir kimlik numarası verilecek. Bu numaralar, Sosyal Güvenlik Kurumu ve Sağlık Bakanlığı`nın ana Ürün son derece düşük bir fiyattan satılıyorsa, bunu özellikle bilgisayarlarından takip edilecek. Sisteme kayıtlı dikkate alınız. olmayan ilaçlar eczanelerden verilemeyecek. Her bir numara sadece tek bir kez işlem görecek. Yeni uygulamada ilaç Çıkarılmış ve değiştirilmiş ürün etiketine dair işaretler olup olmadığına bakınız. kutularından kupür kesme işlemi de sona erecek. Böylece sahte kutu basımları bir işe yaramayacak. 64 Espa Grubumuz açısından ise bu seneyi diğer senelerden ayıran iki önemli konu vardı. Birincisi okulumuzdan Gözde Sönmez ve Başak Özcan ın gelecek Epsa yönetiminde yer almak için iki önemli kentinde düzenlendi. Grubumuz Iupsa International dan altı öğrenci bu kongreye katıldı. (Başak Özcan, Emre Kaldırımcı, Kaan şecek olan 35. Epsa Genel kongresi ne ev sahipliği yapmak için göreve adaylıklarını koymaları ve grup olarak 2012 de gerçekle- Kaya, Gözde Sönmez, Ezgi Balcı, Merve Yılmaz) koyduğumuz adaylık. Artık Epsa da daha aktif ve sözü geçen bir Her sene olduğu gibi okulumuzdan iki delege (Emre Kaldırımcı ve grup olma çabalarımızın iyi sonuçlanacağını umuyor, iyi çalışıyorduk ve bu kongre tüm sene boyunca verdiğimizin uğraşların Gözde Sönmez) Epsa genel kurulunda Türkiye deki eczacılık öğrencilerini temsil etmek amacıyla hazır bulundu. Bu seneki kongrenin ana teması Patents, generics and counterfeits facing gün önceden geldiler ve nisan tarihlerinde Epsa nın yeni meyvelerini toplayacağımız yer idi. Gözde ve Başak Krakov a iki the pharmaceutical challenges of today (Patentler,generikler yönetiminde yer almak isteyen adayların katıldığı Epsa Next Generation Training (Epsa yeni jenerasyon Eğitimi) e katıldılar. Bu ve ilaç sahteciliği-günümüz eczacılık sorunlarıyla yüzleşmek) idi. iki gün süren eğitim sunum becerileri, iletişim becerileri, motivasyon, takım çalışması gibi konular üzerineydi ve oldukça keyif- Genel kurul da ise tartışılacak çok konu vardı: Epsa nın yönetim yapısında yapılan değişiklikler, sponsorluk arayışları, 2009 ve li ve faydalı geçti bütçesi, mevcut yönetimde çalışan arkadaşların yıllık çalışma raporları vs. otele geldiler, otelin lobisinde kayıtlarını yaptırdılar, 26 Mayıs Pazartesi günü, kongrenin ilk günü sabah katılımcılar üzerinde Epsa 28 Mart 4 Nisan 2010 tarihleri arasında Bulgaristan ın başkenti Sofya da gerçekleşen Quatrino projesine IUPSAint olarak katıldık. Daha önce de İsveç ve Portekiz de gerçekleşen projeye yine İsveç, Portekiz, Bulgaristan ve Türkiye den toplamda 45 eczacılık öğrencisi katıldı. Bir hafta boyunca çalışmalar yaptık, oyunlar oynadık, eğlendik. IUPSAint yönetimi bu projede, Epsa etkinliklerine katılmak için heyecan duyan istekli yeni üyelerin ağırlıklı olarak katılmasına karar verdi. Projeye eski üyelerden; Başak Özcan, Gözde Sönmez, Merve Erdem, Deniz Öner ve yeni üyelerden; Gamze Aktaş, Ertuğrul Çelebi, Meltem Temiz, Ufuk Türkmen, Nagihan Erdoğan, Kamil Yalçın ve ben Ahmet Can Kalenderoğlu olmak üzere 11 kişi katıldık. 28 Mart günü akşam saatlerinde Sofya Havalimanı na ulaştık. Orada Bulgaristan ekibinden bir grup arkadaşımız bizleri karşıladılar ve otellerimize yerleştirdiler. Diğer ülkelerden gelen katılımcılar uzun seyahatten yorulduklarından dolayı uyumuşlardı. Bizse Sofya da bir tur atmaya hazırdık. Sofya şehri el değmemiş görüntüsüyle hepimizin ilgisini çekti. Yaşadığı tarihi şehrin her yanında anlatmak ister gibiydi. Sofya Üniversitesi Eczacılık Fakültesi şehrin kalbinde bulunan ve şehrin simgesi haline gelen Alexander Nevsky Cathedral inin hemen arkasında bulunuyor. Fakülte şehirle uyumlu bir biçimde, tarihi bir binadan meydana geliyor. Sofya; tiyatroları, sinemaları, restoranları, barları, meyhaneleri ile günün farklı saatlerinde size farklı eğlenceler sunuyor. Sofya Üniversitesini tercih edenler sadece yoğun bir eğitim değil aynı zamanda hoş vakit geçirmek için de bir fırsat yaratmış oluyor. Katıldığımız proje kapsamında; uyuşturucu madde bağımlılıkları, yaygınlığı ve maddelerin dozları hakkında gerçekleştirilen seminerler ile önce bilgilendirildik. Daha sonra bütün hafta boyunca yapılan workshoplarla, bilgilerimizi somut bir biçimde kullandık. Bu workshoplardan birinde gruplara ayrılarak anketler oluşturduk. Halkın bu konularda ne düşündüğünü belirten bir profil oluşturmak ve onları bilgilendirmek amacıyla, oluşturduğumuz anketleri önce bir lisede öğrencilerle daha sonrada sokakta halkla birlikte doldurduk. Ortaya çıkan sonuçları tablo haline getirip değerlendirdik. Bu çalışmaların yanı sıra, akşam yemeklerinde her ülke kendi geleneksel gecelerini düzenleyerek kendi danslarını ve yiyecekiçeceklerini sergilediler. Bu sayede her ülkenin gelenekleri hakkında fikir sahibi olduk. Bunun yanı sıra diğer ülkelerden gelen arkadaşlarımızla sohbetler ederek, onların ülkelerindeki eczacılık eğitimi ve mesleğinin durumunu öğrenme şansı bulduk. Serbest zamanlarımızda da Sofya nın tarihi mekânlarını, sokaklarını ve alışveriş merkezlerini gezebilme şansı bulduk. Proje; farklı kültürler tanımak, yeni yerler görmek ve eczacılık konusunda bilgilenerek bunları etkin bir biçimde kullanabilmek için gerekli olan özgüveni sağlamak açısından bizlere çok şeyler kattı. Sizde bu tür projelerin içinde yer almak istiyorsanız, gruba üye olun, çalışın ve hak edin; IUPSAint sizi kucaklayacaktır. Proje Katılımcısı; Ahmet Can KALENDEROĞLU Ýçindekiler Sinan Tahir DİKİCİ Birazda GÜLELİM Birazda GÜLELÝM IMP Projesi Türkiye Şeyma TOKER MP(Individual Mobility Project), EPSA(European Pharmaceu- Students Association) nın eczacılık öğrencilerine sundu- Itical ğu uzun soluklu bir projedir. Bu proje ile EPSA ya üye olan tüm ve IMP Projesi ve Türkiye 2010 Espa 33. Genel Kongresi 2010 EPSA 33. GENEL KONGRESÝ POLONYA/KRAKOV Gözde SÖNMEZ epimizin bildiği üzere Epsa nın yıl içerisindeki en önem- etkinliği Epsa genel kongresidir. Bu sene Epsa 33. Genel Hli kongresi 26 Nisan 2 mayıs tarihleri arasında Polonya nın Krakov Quatrino Projesi QUATRINOPROJESÝ Başak ÖZCAN Ord. Prof. Dr. Süreyya Tahsin AYGÜN TÜM DÜNYAYI ETKÝLEYEN THALÝDOMÝDE FACÝASI vetürkiye Şükran DAMGALI Thalidomide Faciasý ve Türkiye PUSH AÝLESÝ NÝN Sabiha SAGUN ikýncý BULUÞMASI Eczacýlýk Tarihi Üzerine Mert SANDALCI ile Röportaj Eczacýlýk Tarihi Üzerine Mert SANDALCI ile Röportaj QUATRINO PROJESÝ Ahmet Can KALENDEROĞLU Ýlaç SAHTECÝLÝÐÝ LAÇ SAHTECÝLÝÐÝ Merve ERDEM 4

5 Başlarken Prof. Dr. Ahmet O. ARAMAN Sevgili arkadaşlarım, IUPSA (İstanbul Üniversitesi Eczacılık Öğrencileri Birliği) her sene olduğu gibi bu yıl da üstün bir çaba ile elinizde tuttuğunuz bu dergiyi yıl sonu sınavlarına girmeden sizlere ulaştırmayı başardı. Derginin içeriğinde özgün röportajlar, katıldıkları bilimsel, ulusal ve uluslar arası kongrelerle ilgili konuları bulacaksınız yılından bu yana düzenli bir şekilde çıkmayı başaran bu dergi siz öğrencilerin başarısı olarak akademik hayatımızdaki yerini almıştır. Bu vesile ile tüm öğrencilerimize final sınavlarında başarılar diliyor ve ilk 5.sınıf mezunlarımızı şimdiden kutluyorum. 5

6 IUPSA YÖNETÝM KURULU Merhaba arkadaşlar, Ben Sefa BAÞYÝÐÝT. Fakültemizin dördüncü sınıf öğrencisiyim. Bu yıl IUPSA Yönetim Kurulu nda Başkanlık görevini yürütmekteyim. Görevlerimden bazıları; birliğimizin her alanda temsilinden, biriliğimiz tarafından gerçekleştirilen çalışmaların takibinden ve gerçekleştirilmesinden, diğer fakültelerle ilişkilerin sürdürülmesinden sorumluyum. Üç yıldır IUPSA Yönetim Kurulu nda aktif olarak çalışıyorum. Eşsiz Mimar Koca Sinan, yıllara meydan okuyan o muhteşem, tarifsiz mağbetleri (Şehzadebaşı, Süleymaniye ve Selimiye) için söylemiş olduğu dönemler misali bizde çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerimizi yaşadık birliğimizde. Her dönemde Sonun başlangıcı diyerek kolları sıvadığımızda, sizlerin artarak süregelen destekleriyle bu günleri yaşadık. Sizin bize yüklemiş olduğunuz sorumluluğun farkındaydık ve hep bu bilinçle çalıştık. Umut ediyorum, yapmış olduğumuz çalışmalar, düzenlemiş olduğumuz organizasyonlar hepimiz için faydalı ve yol gösterici olmuştur. Tek bir gayemiz var hiç şüphesiz: Fakültemiz için, sizlerle beraber özgün, farklı çalışmalara imza atabilmek. Bunu da çekilen onca sıkıntıya rağmen hakkıyla yerine getirdiğimiz inancındayım. Hepimizin üyesi olduğu birliğimize gelin sahip çıkalım ve bu bayrağı hep beraber daha yükseklere çıkaralım. Sevgiyle kalın. Merhaba arkadaşlar, Ben Mehmet Cihad AYGÜN. Fakültemiz dördüncü sınıf öğrencisiyim. IUPSA Yönetim Kurulu nda Başkan Yardımcılığı görevini yerine getiriyorum. Öncelikli görev ve sorumluluklarım; IUPSA Yönetim Kurulu çalışmalarını başkan ile yürütmek, toplantıları organize etmek ve IUPSA nın gerek bizim fakültemizdeki gerekse de diğer fakültelerdeki gruplarla olan iletişimini sağlamak. Ayrıca birliğimiz ve çalışmalarımız ile ilgili çeşitli afiş, poster, broşür hazırlamak ve internet sitemizin düzenlenmesi ve güncellenmesini sağlamak. IUPSA ailesi olarak mesleğimiz ve fakültemiz adına çok çalıştık, emek harcadık ve elimizden geldiğince sizlere faydalı olmaya çalıştık. Bunu yaparken de birçok şeyden fedakarlık ettik. Belki çok yorulduk ama asla pes etmedik. Çünkü biz bu işe gönül verdik. Sizler de mesleğimiz ve fakültemiz adına faydalı işler yapmak istiyorsanız; IUPSA çatısı altına girmenizi tavsiye eder; hayatınızın her alanında mutlu olmanızı dilerim... Merhaba arkadaşlar, Ben Merve KURTAN. Fakültemizin dördüncü sınıf öğrencisiyim. IUPSA Yönetim Kurulu nda Genel Sekreterlik görevini yürütüyorum. Gerçekleştirilecek etkinliklerin organizasyonunda ilgili kişiler ile iletişim halinde olup gerekli bilgileri kayıt altına almak, yönetim kurulu toplantılarında alınan kararları ilgili kişilere iletmek, yapılan toplantılarda görüşülen konuları, alınan kararları ve yapılan planları IUPSA defterine kaydetmek benim sorumluluğumdadır. 3. sınıftan bu yana IUPSA nın içindeyim. Bu birliğin içinde bulmanın hem mesleki anlamda hem de kişisel gelişimim adına bana çok şey kattığını düşünüyorum. Sizlerin de desteğiyle çok daha güzel şeyler yapabileceğimize inanıyorum. Birlikte çalışabilmek dileğiyle 6

7 Merhaba arkadaşlar, Ben Alper NAK. Fakültemizin üçüncü sınıf öğrencisiyim. IUPSA Yönetim Kurulu nda Saymanlık görevini yürütmekteyim. Mesleğimi tanımak, gelişmeleri yakından takip etmek, seminer ve kongrelere katılmak vb. konularda IUPSA da çalışmanın çok önemli olduğuna inanmaktayım. Siz değerli arkadaşlarımızın teveccühü ile sorumluluk üstlenmenin onur ve hazzıyla yararlı hizmetler sunabilme ümidiyle. Gönlümüzden gönlünüze sonsuz selam ve saygılarımla Merhaba arkadaşlar, Ben Hacer TOPAK, fakültemizin dördüncü sınıf öğrencisiyim. Bir yıldır IUPSA Yönetim Kurulu nda bulunuyorum, İletişim Sorumlusu görevini yürütmekteyim. Çalışmalarımızda sizlere faydalı olabilmek ve beklentilerinize cevap verebilmek esas oldu hep. Bunun yanında sizlere sağlamaya çalıştıklarımızın çok daha fazlasını kendimiz kazandık farketmeden. Mesleğimizi tanımak, gelişmelerin bizzat içinde yer almak, sempozyum ve kongrelerde fakültemizi temsil etmek, diğer üniversitelerdeki arkadaşlarımızla iletişim halinde olmak, mesleki ve kişisel gelişiminizi sağlamak için daha da geç olmadan IUPSA çalışmalarında sizleri de aramızda görmeyi ümit ediyorum. Merhaba arkadaşlar; Ben Kamil YALÇIN, fakültenin ikinci sınıf öğrencisiyim. Ayrıca IUPSA da Basın-Yayın sorumlusuyum. Sizler için çıkarılan Eczacının Çalışma Alanları ve dergimizin mesleki hayatınızı yönlendirmede büyük bir rehber olacağına inanıyorum. Sizler için gerek yaptığımız röportajlar gerekse kariyer günlerimizle mesleki farkındalık yaratmaya çalışıyoruz. Kişisel gelişim ve mesleğimizi yakından takip amacıyla IUPSA nın faydasının büyük olacağını düşünmekteyim. Bu tip organizasyon ve sorumluluklarda hepinizin bulunmasını tavsiye eder, mesleğinize ve öğrenim hayatınıza dört elle sarılmış bireyler olmanızı ve yaptıklarınızın size başarı getirmesini dilerim. Merhaba arkadaşlar, Ben Merve GÜZELLER. Fakültemizin ikinci sınıf öğrencisiyim. IUPSA Yönetim Kurulu nda Öğrenci Koordinasyon Sorumlusu olarak görev yapmaktayım. Eczacılık mesleğini seçtiyseniz ve İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ndeyseniz siz de IUP- SA ailesindensiniz demektir ve bu nedenle sizleri de IUPSA nın çalışmalarında yanımızda görmeyi bekliyoruz. Dergimizin çıkarılmasında emeği geçen ve bu yolda hiç bir fedakârlıktan kaçınmayan tüm arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. IUPSA çatısı altında, fakültemiz adına sizlerle birlikte daha da güzel çalışmalar yapabilmek dileğiyle... 7

8 Merhabalar, Ben Sinan Tahir DÝKÝCÝ. Dördüncü sınıf öğrencisiyim. Bu seneki dergide emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum. Siz değerli arkadaşlarımızı da dergi olsun, IUPSA nın diğer çalışmaları olsun bilfiil içerisinde görmek isterim. Eczacı olmanın bilincine varmış, öğrenciliğin tadını çıkarmış bir şekilde eğitim-öğretim hayatınızı geçirmeniz temennisi ile. Hoşcakalın.. Merhaba arkadaşlar, Ben Büþra SERVER. Fakültemizin üçüncü sınıf öğrencisiyim. Bu sene öğrenci birliğimizin yönetim kurulunda aktif olarak çalışmaktayım. Bir sene boyunca, istekli olan arkadaşlarımızla beraber seminer, kongre, konferans ve çeşitli etkinliklere katıldık. Bu aktiviteler ile kişisel ve mesleki anlamda kendimizi geliştirdiğimizi düşünüyorum. Üniversiteden donanımlı olarak ayrılabilmek için, daha güzel ve verimli faaliyetlerde, bütün arkadaşlarımızı aramızda görmek ümidiyle. Hoşçakalın Merhaba arkadaşlar, Ben Halil Aziz VELÝOÐLU, fakültemizin ikinci sınıf öğrencisiyim. IUPSA Yönetim Kurulu nda aktif olarak çalışmaktayım. Hem mesleki hem de sosyal yönden yeni ufuklar kazandıran öğrenci birliğimizde olmaktan son derece mutluyum. Yaptığımız çalışmaların sizlere de fayda sağlayacağından emin olmakla birlikte, bu derginin oluşmasında emeği geçen bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hoşçakalın. Merhaba arkadaşlar, Ben Kübra SOÐUKKANLI. Fakültemizin ikinci sınıf öğrencisi olup, IUPSA Yönetim Kurulu nda görev almaktayım. Bir sene önce dahil olduğum IUPSA da gerek mesleki anlamda gerekse dostluklar boyutunda büyük kazanımlarım oldu. Sizlerin de bu güzellikleri, aramıza katılarak yaşamanızı dilerim. Son olarak gece gündüz ayırt etmeksizin, hiçbir surette fedakârlıktan kaçınmayıp bu çalışmanın sizlere ulaşmasını sağlayan başta Sefa BAŞYİĞİT ve Hacer TOPAK olmak üzere bütün arkadaşlarıma teşekkür ediyorum... 8

9 Yaşama Anlam ve Boyut katan İki şeyin önemi... H.Ömer & Mihrimah İki şey Kalitesiz İnsan ın özelliğidir : 1- Şikayetçilik 2- Dedikodu İki şey çözümsüz görünen problemleri bile çözer : 1- Bakış açısını değiştirmek 2- Karşındakinin yerine kendini koyabilmek İki şey yanlış yapmanı engeller : 1 - Şahıs ve olayları akıl ve kalp süzgecinden geçirmek 2- Hak yememek İki şey kişiyi gözden düşürür : 1- Demagoji (Laf kalabalıklığı) 2- Kendini ağıra satmak (övmek, vazgeçilmez göstermek) İki şey insanı Nitelikli İnsan yapar : 1- İradeye Hakim Olmak 2- Uyumlu Olmak İki şey Ekstra Değer katar : 1- Hitabet ve diksiyon eğitimi almak 2- Anlayarak hızlı okumayı öğrenmek İki şey geri bırakır : 1- Kararsızlık 2- Cesaretsizlik İki şey ömür boyu boşa kürek çekmemeni sağlar : 1- Baskın yeteneği bulmak 2- Sevdiğin işi yapmak İki şey başarının sırrıdır : 1- Ustalardan ustalığı öğrenmek 2- Kendini güncellemek İki şey başarıyı mutlulukla beraber yakalamanın sırrıdır : 1- Niyetin saf olması 2- Ruhsal farkındalık İki şey milyonlarca insandan ayırır : 1- Sorunun değil, çözümün parçası olmak 2- Hayata ve her şeye yeni (özgün, orijinal, farklı) bakış açısıyla yaklaşabilmek İki şey gelişmeyi engeller : 1- Aşırılık (mübağala, abartı, ifrat, tefrit) 2- Felakete odaklanmış olmak İki şey çözüm getirir : 1- Tebessüm (gülümseme) 2- Sükut (susmak) 9

10 Mesleki Söyleþiler Kocaeli Eczacý Odasý Baþkaný Ecz. Üzeyir KORKMAZ ile Röportaj Sefa BAŞYİĞİT Sinan Tahir DİKİCİ Sayın Üzeyir Bey, sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1966 yılında İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ne (hasbelkader) kayıt yaptırıp yüksek öğrenimime başladım. Liseyi okuyabilmek için, ailemden ayrılışımdan sonra, özellikle ilk yıl kendimi çok yalnız hissediyordum. Bunu aşmak için olacak; okumaya başladım. Ama 1968 öğrenci olaylarına varıncaya kadar hiçbir şey anlamamış olduğumu düşünüyorum. Benim hayatımda ne olduysa 1968 de oldu. Meslekteki ilerleyişinizden ve meslek sorunları ile ilgilendiğiniz ilk günlerden bahseder misiniz? Meslekte ilerlemekten neyi kastettiğinizi, doğrusu pek anlamadım. Oda yöneticiliğini kastediyorsanız, bu kanımca meslekte ilerlemek değildir. Bu iş mesleğe ve ülkeye olan borcun bir kısmını ödemek fırsatıdır. İşte meslekle ilgili düşüncelerim de o zaman oluşmaya (yani 1968) başladı. Mesleğin, daha doğrusu hiçbir mesleğin, kupkuru bir konu olarak ele alınamayacağına dair düşünceler oluşmaya başladı. Yani bir mesleğin, ülke ve dünya sorunlarından soyutlanamayacağını görür gibi olmaya başladım. Evet, hiçbir olay ve meslek yaşamdan soyutlanamaz. O yıllarda İlaç Emperyalizmi adlı bir broşür ve ilaç emperyalizmine son diye bir yürüyüş düzenlemiştik Eczacılık Fakültesi öğrencileri olarak. Giderek bazı şeyler netleşmeye başlıyordu. Bu gidişle, uluslararası sermayeye tezgahtar yetiştiriyoruz diyorduk.kırk yıl sonra nereye geldik? Dünya da olup bitenleri takip edebildiğimiz kadarıyla bazı kuşkularımızı dile getiriyorduk. Paranoya diyorlardı. İdeolojik davranıyorsunuz diyorlardı. Hala diyorlar. Demokrasi, sadece iktidara çok yaşa demek değildir. Eğer bir yerde karşıtlık yoksa, orada, ne demokrasi ne de hayat vardır. Hem oda başkanlığı yapıp, hem de eczane işletmek zor olmuyor mu? Bu kadar enerjili olmanızın sırrı ne acaba? Son 5-6 yıla baktığımızda meslek odası yöneticiliği gerçekten çok yorucu. Gündem, ülke gündemi gibi sabah başka, öğleden sonra başka, akşam da başka olmakta. Eğer siz, sosyal devlete sahip çıkacağım, yurttaşımın ve meslektaşımın hakkını koruyacağım, onları bilgilendirmek benim hem eczacı olarak hem de yurttaş olarak görevimdir derseniz, tabii ki işiniz çok yoğun olacaktır. Enerjiye gelince; Siz o yaptığınız işi silah zoru ile de- 10

11 Mesleki Söyleþiler ğil, gönüllü olarak yapıyorsunuz. Ve sadece, yaptığınızın doğru olduğuna inandığınız için yapıyorsunuz. Bu da enerjik olmanız için yeterli nedendir kanımca. Yakın zamanda TEB 37.Olağan Büyük Kongresi ve seçimi yapıldı. Sizin de Merkez Heyeti oluşumu için bir öneriniz olmuştu. Hem önerinizi hem de kongreyi genel olarak değerlendirir misiniz? TEB in 37.Kongresinde dediğiniz gibi bir önerim oldu. Ancak bu öneri benim veya Kocaeli Eczacı Odası nın tek başına yaptığı bir öneri değildi. Birlikte hareket ettiğimiz odalarla ortak önerimizdi. Yalnız biz görev talep etmiyorduk. Sadece, Merkez Heyeti nin oluşmasında sandalye hesabı yapılmamasını, Ankara, İzmir, İstanbul gibi üye sayısının, ülkemizdeki toplam eczacı sayısının yarısı olduğu düşünülürse, bu odaların, yapının dışında kalmasının doğru olmayacağını söyledik. Bunun da birebir oda temsilcilerinin orda yer almasıyla değil, bir anlaşma ortamı sağlayarak oluşabileceğini söyledik. Eczacılar yaşadıkları sıkıntılara mukabil 4 Aralık ta kepenk kapattı. Hem eczacıların yaşadıkları sıkıntılardan, hem de yaşanan o süreçten bahseder misiniz? Son beş yılda eczane eczacılığında önemli şeyler yaşandı. Hala da yaşanmakta. Giderek meslek sağlık hizmeti olmaktan çıkarılmaya, sadece ticari yönü öne çıkarılarak aşındırılmaya çalışılıyor. 4 Aralık süreci de bunun sonuçlarından biri. İşte bu sonuç ta şunu gösterdi ki eczacı örgütlü bir meslek erbabı. Bundan dolayıdır ki, teslim almak için önce örgütlü yapıyı bozmak gerektiği görüldü. Ve saldırılar başladı, dört bir taraftan. Mesleğimiz şu sıralar bir süzgeçten geçiyor. SGK TEB ile olan sözleşmesini feshetti. Bu süreçte eczacılar ve meslek örgütleri nasıl bir yol izledi? Önce SGK sözleşmesi feshedildi. Eczacı dağılmadı. Bir yumruk gibi bir arada durdu. Süreci biliyorsunuz, İstanbul Eczacı Odası nın Danıştay a açtığı yürütmeyi durdurma davası lehimize sonuçlanınca, yani hukuk üstün gelince bazı çevreler çok rahatsız oldu. Başka saldırılara geçti Mesleğimizde söz sahibi biri olarak, mesleğimizin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Mesleğimizde söz sahibi biri olarak diyorsunuz. Yok böyle bir şey. Söz sahibi olmak için bir ortam gerekir. O da demokratik ortamdır. Her hareketin, her olayın, her sözün, her mahkeme kararının, daha doğrusu her şeyin, ülke liderini kızdırdığı bir ortam; demokratik olamaz. Yurttaş ve eczacı olarak rahat değiliz. Mesleğin (veya tüm mesleklerin) geleceğini iyi ki siyasiler çizmiyor. Bu konuda son sözü bilim söyleyecektir. Ve bilim ne derse iyi diyecektir. Eczacılık mesleği insanlıkla yaşıttır. Ve insanlık var olduğu müddetçe var olacaktır. Siyasilerden önce de vardı, sonra da var olacaktır. Son olarak geleceğin eczacıları olan bizlere tavsiyeleriniz nelerdir? Genç meslektaşlarımıza ve meslektaş adaylarımıza; Dünya nın her yerinde eczacılık gözde bir meslektir. Hiçbir meslek kazancıyla mütenasip saygı görmemelidir. Mesleğimizin bir felsefesi vardır; İnsanlığa sağlık hizmeti vermek. Bunun için mesleğimizi sevmeliyiz. Seviyoruz. Ancak bu sevgimiz çok süt veren ineğimizi sever gibi olmamalıdır. Genç meslektaşlarımızın bunu çok daha iyi yapacağına ve mesleğimiz ile beraber ülkemizi de yücelteceklerine inancım tamdır. Sevgiyle kalın. Çok istifade ettik, zamanınızı bize ayırdığınız için teşekkür ederiz. 11

12 Mesleki Söyleþiler Eczacýlýk Tarihi Üzerine Mert SANDALCI ile Merve GÜZELLER M.İsmail ELÇİ Hacer TOPAK Röportaj Öncelikle kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz? 1958 İstanbul doğumluyum. İyi bir eğitimci olan dedem, 7 yaşı okul eğitimi için çok geç bir yaş olarak görüyordu. Bu sebeple, 4 yaşımda okumayı söküp, 5 yaşında 1. sınıfı atlayarak 2. sınıfdan başladım. Özel Işık Lisesi, Fevziye Mektepleri ni bitirdim. Yükseköğrenimime başlamadan evvel, babamla uzun istişarelerde bulunduk. Benim hayatta en çok istediğim bölüm zoolojiydi. Babam bu konudaki düşünceme saygı duydu fakat, kendisi gibi inşaat mühendisi olursam, beraber birçok projeye imza atabileceğimizi söyledi. Bunun üzerine ben de tercihlerimde 14 inşaat mühendisliği ve son olarak 1 zooloji bölümü yazdım. Umut ettim ki puanım tutmaz da zoolojiye giderim. Fakat inşaat mühendisliğini tuttu ve inşaat mühendisi olarak çıktım. 3 büyük projede yer aldım; 1.si Edirne Çimento Fabrikası inşaasında saha mühendisliği, 2.si Çorlu Nato Havaalanı inşaatında kontrol mühendisliği. Son olarak da 2. Boğaz Köprüsü inşaasında şantiye şefi olarak 4 yıl çalıştım. Açılış töreninde tören alanına girmeye hakkımız olmadığını öğrendik. 4 yıl boyunca çeşitli fedakarlıklar göstererek yaptığımız projenin açılış törenine alınmamam mesleği o gün bırakmama neden oldu. Daha sonra hobilerimle ilgilenmeye başladım. Küçük yaştan beri çeşitli alanlarda koleksiyonlar yapıyor idim. İstatistik çıkarmak, tasnif yapmak gibi şeyler üzerine yeteneğim hep vardı. Bir yaz tatili sırasında, eşim Gülnur u tanıdım. Ben 19, o 18 yaşındaydık. Birbirimize çok uyum sağladık. O sırada Gülnur Amerika da eczacılık eğitimi alıyor idi. Fakat 2 yıl sonunda, bu durum ikimize de zor gelmeye başlamıştı, Gülnur İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ne geçiş yaparak eğitimine burda devam etti. 1.5 yıl boyunca onunla beraber eczacılık fakültesine giderek ve derslerinde yardımcı olarak eczacılıkla tanıştım. İkimiz de kendi okullarımızdan mezun olarak çalışma hayatına atıldık. Bu sırada çocukluğumda başladığım koleksiyonlarıma devam ediyordum. Babamın da desteklediği pul ve Osmanlı posta tarihi üzerine ciddi bir koleksiyonum vardı. Türkiye de hatırı sayılır koleksiyonlardan birini yapmaya başlamış idim. Bu koleksiyonlardan ilk paramı kazanmamla bu işe bütçe ayırmaya başladım. Mesleği bıraktığım dönemde de bu işle daha çok ilgilenmeye başladım. Ayrıca mühendislik yaparak ismimin kalıcı olamayacağını anladım. Bu durum beni koleksiyonculuğa daha da yakınlaştırdı. Farkettim ki Osmanlı kartpostalları üzerine bir çalışma yapılmamış. Bu alanda güzel bir çalışma yaparsam kalıcı olabileceğimi düşündüm. 4-5 yıl sonunda Koç Bank ın desteğiyle 3 ciltlik çalışmamı yayınladım. Neden eczacılık alanına yöneldiniz? 12

13 Mesleki Söyleþiler Yaptığım koleksiyonlar için malzeme toplarken eşim de bana yardım ediyordu. Eşim de eczacılıkla ilgili kutu, şişe gibi malzemeleri toplamaya başladı. Fakat kendisi topladıklarını belli bir sistematiğe göre yapmıyordu. Ben ise bu konuda onu sürekli uyarıyor, yönlendirmeye çalışıyordum. Eşimin çalışmalarına müdahele etmelerim sebebiyle, eşim bütün topladıklarını bana verdi. Bunun üzerine ben de bu konuya yöneldim ve 1989 da kendime her eczacıya nasıl ulaşırım? sorusunu yönelttim. Elimde eski eczacıların bir listesi olursa bunu başarabilceğimi düşündüm. Fakülteye giderek diploma kayıt defterlerini aldım. Fakat belli bir tarihten öncesi fakültede yoktu. Bunun üzerine Başbakanlık Osmanlı arşivi ve Ticaret Almanakları nı buldum ve fotokopilerini aldım. Ticaret Almanakları nda Osmanlı nın bütün vilayetlerindeki her meslekte çalışan insanların isimleri vardır. Ticaret Almanakları 3-4 yılda bir yayımlanmıştır. Bu kitaplardan tüm Osmanlı sınırlarındaki farmasi adı altında çalışan kişilerin adlarını ve çalıştıkları vilayetleri aldım. Tüm bu bilgileri adı, yeri, kaynakçası v.s. adı altında tek tek topladım. Bana dünyada dan daha çok zevk veren bir iş olamayacağını hissettim. Hayatım bunbuymuş benim. Eşimle 3 sene boyunca Türkiye yi doğu batı demeden karış karış gezdik. Bir yandan tüm bilgileri girerken diğer yandan da şişe, kutu, kağıt, v.s. toplamaya devam ettim ve bunlara ciddi anlamda paralar vermeye başladım. Eskiciler ile işbirliği içinde çalıştım. Elimde bulunmayan materyallere değerinin 10, 20 katını vererek elde etmeye çalıştım.durum böyle olunca eskiciler de bu alana yöneldiler ve gittikleri yerlerde kitaptan, dolaptan, eski eşyadan once ilaç, ilaç kutusu, şişe sormaya, araştırmaya başladılar. Bu dönemde Prof. Dr. Turhan Baytop ile tanıştım. Kendisi olaya bakışımı değiştirdi. Turhan Hoca ile eczacılık tarihi kongrelerine gitmeye başladım. İlk eczacılık tarihi toplantısına dinleyici olarak katıldım. 160 eserle başladığım çalışmam kısa sürede 2000 esere ulaştı. Böylelikle çalışmamı bir kitap haline getirmeye karar verdim. O sırada Eskişehir de yapılacak olan 3. Eczacılık Tarihi Toplantısı na Turhan Hoca nın teşviki ile, çıkarmaya çalıştığım kitabımın da özü olan 100 panoluk bir bildiri verdim: Efemeral Belgelerle Eczacılık Tarihinin Kesişimi. Bu kongreden inanılmaz tepkiler aldım. O zamanki yedi fakültenin dekanından, öğretim üyelerinden övgü dolu sözler işittim. Açtığım hatıra defterine çok güzel yazılar yazdılar. Bu olaylardan aldığım feedbackler ile Bülent Eczacıbaşı na projemden bahsettim. Koleksiyonumu gösterdim. Projemde, her sayfada bir obje ve altında onunla ilgili bilgiler yazacağımı söyledim. Hayalimdeki herşeyin gerçek olacağını o gün kendisine kendi hikayesini anlattıktan sonra çok daha iyi anladığını belirtti. Dokuz cilt kitabımı hiçbir müdahale olmadan kendi istediğim gibi yaptım. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir çalışma yok. Yaklaşık bir milyon dolar bütçe ile yaptığımız çalışmada malzemeler Eczacıbaşı na gitmek kaydıyla ve dokuz ciltte ortalama 300 eser kullanılarak bu eser tamamlandı. Daha sonra Eczacıbaşı nın ilaç sektöründen çekilmesiyle ben Abdi İbrahim e geçtim. Orada 100.yıl için büyük bir keyifle çalışmaya başladık. Yüz binin üzerinde eczacılık tarihi malzemesi toparlandı. Eczacılığın geçmişini en iyi bilen kişilerden biri olarak geçmişten bugüne eczacılığı değerlendirir misiniz? Bugünlerden ders alınmasını gerektiren korkunç olaylar var. Eczacıların fazlalığı bugün önemli bir problemdir de Eczanelerin Tahdili Kanunu ile aynı problemi tekrar yaşamıştık. Tarih tekerrürden ibarettir derken bu bir basmakalıp söz değildir. Geçmişe bakıp bugün ne yapmalıyız sorusunun cevabını görmek mümkün. Sadece ülkemizde değil, Yunanistan gibi diğer ülkelerde de eczanelerin kapatılması gibi olaylar yaşanmıştır. Dolayısıyla bugün de öyle bir yere geliyoruz ki öyle ya da böyle bir şeyler yapılacak. Belki yaşa göre belki yere göre belki de başka standartlara göre değişiklikler olacak. Eczanelerin bu durumunu göre göre sadece eczane eczacılığı demek, sadece bu alana yönelmek çok da doğru değil. Bugün ilaç firmalarında eczacıların olması gerektiği yerlerde başka çalışma gruplarını görmekteyiz. O yüzden gidişata bakarak ne yapacağız şimdi, bu da başımıza ilk defa geliyor diyerek durup düşünmek yersiz. Geçmişimize bakarak tüm sorularımızın cevabını görme imkanına sahibiz. Eczacılık eğitimine baktığımız zaman ise oldukça olumlu gelişmeler olduğunu görebiliyoruz. Şu anda eczacılar can hıraç şekilde çarpışmak zorundalar. Çünkü eskisi gibi sadece galenik öğrenip, bir kalfa ile beraber eczane açmakla iş bitmiyor. Eczacıların çok da farklı olduklarını görüyorum. Benim eşimin okulu bitirdiği dönemin eczacısı ile bu dönemin eczacısı arasında bilgi birikimi, yapılan çalışmalar açısından oldukça fark var. İyiye giden bir şey varsa en başta bunu belirtmek gerekir. Bildiğimize göre 1750 li yıllarda İstanbul da eczanelerin açılmasıyla aktarlar ile eczaneler ayrıldı ve farmasi kelimesinin kullanılması başlandı. Eczane sözcüğünün kullanılmasından itibaren 1950 lilere kadar bence türk eczacılığı mükemmel üstüydü. Dışarıda bulunan ilacı hemen ülkemizde üretip uygulamak takdire şayan şahane bir olaydı. Dışarıda aspirin yapıldığı zaman senin burada nevrozini yapıp aspirinden daha etkili bir ilaç olarak tutturabilmen; dışarıda kolinos diş macunu varken senin burada radyolini yapman, formülünü hemen kapıp aynısını veya daha etkilisini yapabilmen eğitiminin çok iyi olduğunu gösterir. Birinci Dünya Savaşı, İkinci Dünya Savaşı gibi savaşların ardından yokluklar içerisinde ham madde bulup ciddi anlamda Fransız ilacına eşdeğer, İngiliz ilacına eşdeğer ilaçlar yapabilmek üstün bir başarıdır. 1950lerden sonra hazır ilacın yapılması ile birlikte eczacılık mesleği hızla geriye doğru gitmeye başladı. En basitinden bunu eczanelerdeki mobilyalardan, kullanılan gereçlerin albenisinden anlayabiliyoruz. Eczacı kendisini halka bir şekilde beğendirmeye, tercih edilmeye çalışıyor. Dolabından, kıyafetinden, şişesinden, dekorundan yararlanıp bir fark yaratmaya uğraşıyor. Bu nedenle mesleğe özenin sıfırlandığı görülüyor. Fakat aynı zamanda son dönemlerde eczacının bilinçlendiği görülüyor. Mesleğine sahip çıkmaya başlayan eczacı, mesleğinin tam şartlarını oturtmaya başladı. Kendi alanına ve sorumlu olduğu üretim ürünlerine sahip çıkan eczacılarla beraber dört dörtlük eczaneler açılmaya başlandı. Büyük eczanelerimizde aynı Osmanlı döneminde olduğu gibi diyetisyenler gibi farklı birimler bulunmaktadır. Osmanlı döneminde de bünyesinde doktorlar bulunduran, doktorlar ile beraber çalışan, doktorların eczanelerin laboratuarlarından ya- 13

14 Mesleki Söyleþiler rarlanmak için yanıp tutuştuğu dev eczaneler vardı. Yerli ilaç ve yerli ilaç sanayi çok gelişmiş düzeyde idi. Bunca yıllık çalışmalarınızı sergilediğiniz bir yer var mı? Bu eserlerin çoğu görülecek şeyler değil. Neden derseniz reçeteler, faturalar, başka kağıtlar v.s. olduğu için. Ama bugün kimi araştırmak istiyorsanız, bana müracaat ettiğinizde Abdi İbrahim Arşivi nden resimler, belgeler ile çalışmanız mümkün. Şu an için bunu yapabiliyoruz. Ama tüm bu çalışmalar büyükçe bir müze olacak. Belirli tasnifler yapıldıktan sonra ve müze açıldıktan sonra herkes bu eserlere ulaşabilecek. Eczacıbaşı nın malzemelerinin bir kısmı sergilenmek üzere İzmir e gitti. Ama Abdi İbrahim evrak bölümü ve orijinal şişeler burada kaldı. Çalışmalarınız sırasında sizin için özel bir değere sahip eserler oldu mu? Konuşmalarımda da anlattığım gibi bazı eserler beni çok duygulandırmıştır.bir açık arttırmada çok yüksek fiyata aldığım Della Suda Faik Paşa nın 1862 de Londra sergisinde ilaç ve drog koleksiyonları ile kazandığı madalya ve yine bir müzayededen üzerinde Rumca farmasi kelimesi geçtiği için aldığım bir zarf benim için çok değerli olan iki muhteşem eserdir. Eczacılık tarihi alanına yönelmek isteyen arkadaşlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir? Bu alanda ne gibi çalışmalar yapılabilir? Osmanlı Devleti nin insanlarının ve Türkiye Cumhuriyeti insanlarının korkunç bir handikabı var: Biriktirme duygusunun olmayışı. Dolayısıyla hiçbir şey saklanmadığı ve her şey fırlatılıp atıldığı için geçmiş ile ilgili bir doküman, bir done bulmak çok zor. 1988den bu yana topladığım eserin tanesinin bir ikincisi daha yok. Eşi olmayan bir malzeme daha bulan bir kişi en fazla kendisinde müzede olmayan bir eser olduğunu söyleyebilir. Yeni bir koleksiyon yapma gibi bir olasılığı yoktur. Çünkü koca bir imparatorluktan geriye kalan fazla bir şey olmadığı için bu konuda problemimiz var. Durum böyle olunca çalışmaya başlamak çok iyi olur. Fakat devamının gelmesi imkansız denilebilir. Ama bir hobi, bir zevk olarak böyle değerli eserlerden bazılarını elinde bulundurmak isteyenlere ben dahil bu konu ile ilgili herkes yardımcı olacaktır. Bu sebeple yeni bir koleksiyon yapmaktan çok yapılmış olana kazandırma işlemi tercih edilmektedir. Çok teşekkür ederiz. 14

15 Mesleki Söyleþiler Ecz. Fuat SANCAK ile Röportaj M. Cihad AYGÜN Merve GÜZELLER M.İsmail ELÇİ Sizi kısaca tanıyabilir miyiz? 1973 yılında Siirt te doğdum. İlkokul 2. sınıfa kadar Siirt te, ilkokulu ve orta öğretimi Van da tamamladım yılında ailem Van a taşınmaya karar verdi. Babam Abdülhakim Sancak müteşebbis ruha sahip bir kişilikti. O dönemde Siirt, ticaret için elverişli bir yer olmadığı için babam ailece Van a taşınmamızı istedi yılında İstanbul a taşındık, Yönetim Kurulu Başkanımız aynı zamanda ağabeyim olan Sayın Ethem Sancak ın da desteğiyle İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ni kazandım. Eczacılık mesleğini ve ecza depoculuğunu nasıl seçtiniz? Sancak Ailesi olarak 1987 yılında ecza depoculuğuna başladık. Eczacıları, iş ortağımız, velinimetimiz olarak görüyorduk ve hala öyle görüyoruz. İnsan sağlığına hizmet eden bu meslek grubu benim oldukça fazla ilgimi çekiyordu. Üniversiteye hazırlandığım sıralarda boş vakitlerimi depoda ilaçların arasında geçiriyordum. Ailem de Eczacılık okumamı çok istiyordu. Şimdi memnun musunuz derseniz dünyaya bir daha gelsem herhalde tek tercih eczacılık yazarım. Eczane eczacılığı yapmadım ama benim dostlarım eczacılardan oluşur, şu andaki işimin gereği hep içlerinde oldum, işimde de sosyal hayatımda da hep eczacılarla beraberim. Şu an bulunduğunuz konumdan(mevkiden) memnun musunuz? Biz eczacı adaylarına ecza deposu alanında çalışmayı tavsiye eder misiniz? Şu anda bulunduğum konumdan tabi ki memnunum. İnsan sağlığına hizmet eden bir meslek grubuna hizmet veriyor olmaktan oldukça mutluyum. Mezun olacak tüm arkadaşlara da ecza deposunda çalışmalarını öneririm. Ecza deposunda eczacının çalışma koşulları nelerdir, karşılaştığı olumlu veya olumsuz durumlar nelerdir? Biz bugüne kadar depomuzda çok fazla sayıda eczacı istihdam ettik. Ben on yıllık bir süreçte yaklaşık yetmiş eczacı arkadaşla çalıştım. Depomuzda eczacılarımızı istihdam edebileceğimiz alanlar var, ancak eczacılar genel olarak üretimde veya ecza depolarında görev almak yerine eczane eczacılığı yapmayı tercih ediyorlar. Eczacıların ecza deposunda görev yaparken karşılaştığı olumsuz bir durum yok ancak eczacıların kendilerini geliştirmeleri gereken bir alan var o da işletme alanıdır. Eczacı bilim insanıdır ama eğer ecza deposunda çalışmak istiyorsa ticareti iyi bilmelidir. Bir eczacı olarak kapınızı çaldım ve burada çalışmak istediğimi söyledim ne gibi şartlardan geçerim nerde başlayabilirim ve yükselebilir miyim? Eczacılar, şirketimizde mesul müdür ve bölge satış müdürü olarak iki pozisyonda görev yapabilir. Bölge satış müdürünün asli görevi; eczacılarımızla yakın diyalog halinde bulunarak hizmet kalitemizi yükseltmek için çalışmak, eczacıların sorunlarını dinlemek, stok yönetimi ve eczane işletmeciliği konusunda eczacıya danışmanlık hizmeti vermektir. Bölge satış müdürlüğü işini yapabilecek en doğru kişi eczacıdır ancak bu görev işletme konusunda da bilgi sahibi olmayı gerektirmektedir. Bildiğiniz gibi Eczacılık Fakülteleri nde bilimsel bir eğitim veriliyor, işletme eğitimi verilmiyor. Biz de bu yüzden bölge satış müdürü pozisyonunda başlayan eczacı arkadaşları işletme ve ticaret konusunda eğitiyoruz. İyi derecede işletme bilgisine sahip bir eczacı şirketimizde bölge satış müdürlüğü görevinden başlayarak yükselebilir. Örneğin; eczacılarımıza daha iyi hizmet verebilmek için çalışan Müşteri Hizmetleri birimimizin başına geçebilir, daha yükselip genel müdür pozisyonuna ve hatta yönetim kuruluna bile girebilir. Bu yükseliş kişinin azmi ile doğru orantılıdır. Az önce de bahsettiğim gibi bölge satış müdürlüğü dışında, eczacı mesul müdür olarak görev yapabilir. Mesul müdür; yasal mevzuat doğrultusunda, ecza deposunun ilaç saklama ve dağıtım işlevini yerine getirirken göz önünde bulundurması gereken kalite, iyi dağıtım ve saklama prosedürlerini uygulamak, uygulatmak ve takibini yapmakla mükelleftir. Mesul müdür, ecza deposunu yasal mevzuata uygunluk açısından Sağlık Bakanlığı na karşı temsil etmektedir. Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir? Eczane işletmeciliği ve stok yönetimi iyi yapılırsa eczacının depodan ilaç istemesine gerek kalmayabilir. Bu sayede eczacı kazanmış olur. Stok yönetimi iyi yapılmış olursa eczacı kazanır çünkü ben eğer kuryeye yapacağım masrafa gerek duymazsam bunu eczacıya rekabet amaçlı kazanç olarak geri döndürürüm. Yani eczacı stok yönetimini iyi yapmış olsa günde bir servise ihtiyacı olsa bizim masraflarımız yüzde beş olmaz yüzde iki, üç olur. Bu aradaki fark da eczacıya yansır çünkü rekabet söz konusudur. Herkes daha fazlasını vermeye çalışıyor. Bir diğer konu; eczane sınırlaması ve coğrafi dağılım. Avrupa nın birçok yerinde bu sınırlama mevcut. Türkiye de de buna ihtiyaç var. Pazarın büyüklüğü belli eczane nüfusunu kaldırabilir. Her şeyin enflasyonu zararlıdır. Eczane enflasyonu da öyledir. Eczanelerin elde ettikleri kazançlar belli ve iş kalitesini arttıracak yeterlilikte olmalı. Yani eczacı hem kendi geçimini sağlayabilmeli hem de işine yatırım yapıp kaliteyi yükseltebilmeli. Bunun için de kazancın garantisi sağlanabilmeli. Bu yasa düzenlenebilirse eczacı yanında meslektaşını da çalıştırabilecek ve bazı meslektaşlarımız sektörün diğer kesimlerinde de çalışabilecekler. 15

16 Mesleki Söyleþiler Ecz. Murat AKBIYIK ve Dr.İlker İnanç BALKAN ile Röportaj Zeynep ORAK Öncelikle bize kendinizi tanıtır mısınız? Ecz. Murat Akbıyık: Mustafa Murat Akbıyık, 1968 Şanlıurfa doğumluyum. İlköğretim ve lise eğitimi Şanlıurfa da, lisans eğitimimi ise İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesinde tamamladım. Halen Haseki(Fatih-İst) bölgesinde serbest eczacılık yapıyorum. Eczacılık mesleğine yönelik çalışmalar yapan çeşitli sivil toplum örgütlerinde kurucu ve yöneticilik yaptım. Yeryüzü Doktorları Türkiye şubesinin de kurucu yönetim kurulu üyesiyim. Başakşehir de yaşıyorum ve 4 çocuk babasıyım. Dr. İlker İnanç Balkan: İlker İnanç Balkan, 1976 Giresun doğumluyum te Bursa Anadolu Lisesinden, 2000 yılında İstanbul Tıp Fakültesinden mezun oldum te Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Enfeksiyon Hastalıkları ve klinik mikrobiyoloji ihtisasını tamamladım Eylülünden beri Cerrahpaşa Tıp Fakültesi nde Enfeksiyon Kontrol Komitesinde uzman hekim olarak görev yapıyorum. Üsküdar da yaşıyorum ve iki çocuk babasıyım. Bize kısaca derneğinizden bahseder misiniz? Dr. İlker İnanç Balkan: Derneğimiz, içlerinde Türkiye den hekimlerin de yer aldığı İngiltere de yaşayan doktorlar tarafından Doctors Worldwide adıyla 2000 yılında Manchester da kuruldu. Halen tek şubesi olan Türkiye şubesi Yeryüzü Doktorları adıyla kurucu başkan Dr. Ahmet Özdemir in öncülüğünde 2004 te İstanbul da açıldı. Kurucuları arasında Ecz. Mustafa Nimetoğlu, Ecz. Murat Akbıyık, Ecz. Selman Alimoğlu gibi eczacıların da bulunduğu derneğimizin Yönetim Kurulu başkanlığını halen Prof. Dr. M. İhsan Karaman yürütmektedir. Yeryüzü Doktorları, orada ve her yerde sloganı ile dünyanın her yanında savaş, göç, deprem, kıtlık vb. felaketler nedeniyle en temel sağlık hizmetlerinden mahrum yaşayan her dinden ve ırktan insanlara gerek acil gerek kalıcı sağlık hizmeti ulaştırmayı, söz konusu bölgelerin sağlık altyapılarına ve sağlık çalışanlarının mesleki eğitimlerine katkıda bulunmayı hedeflemektedir. Yeryüzü Doktorları Derneği ile tanışıklığım 2004 yılında Türkiye şubesinin kuruluşuna dek gitse de aktif olarak Ağustos 2007 de katıldığım ilk gönüllü tıbbi görev kolu ile çalışmalarda yer almaya başladım. İlk gittiğim ülke Nijer idi, benim için çok önemli bir başlangıç oldu, görev sonrasında Nijer ekiplerinin koordinasyonu görevini üstlendim ve sonraki yıllarda iki kez daha gitmek nasip oldu. Akla ilk gelen sorulardan biri muhakkak ismi doktorla biten bir dernekte eczacı sıfatıyla gönüllü olmanızdır. Bunu bize genel olarak değerlendirip, bu çatı altında eczacının rollerinden bahseder misiniz? Ecz. Murat Akbıyık: 2004 yılında yola çıktığımızdan bu yana kendi aramızda bu konu hep bir espri konusu oldu. Lakin başta doktor arkadaşlar olmak üzere sağlık camiasının tüm branşlarıyla hayırlı bir koşuşturma içindeyiz. Her ne kadar sağlık alanında hekimlik dominant bir karakter gösterse de, diğer sağlık mensuplarının da ciddi emekleri bulunmakta. Yeryüzü doktorları hekimlerin, diş hekimlerinin, eczacıların, hemşirelerin ortak emeğiyle çalışmalar yapmakta. Eczacılık özelindeyse, ana gündemimiz doğal olarak ilaç. Gerek yurt içi gerekse yurt dışına operasyonlar için çıkacak gönüllü hekimlerimizin müdahalelerinde ihtiyaç duyacağı ilaç ve tıbbi malzemelerin temininde danışmanlık yapıyor, bağışçılar tarafından YYD ye ulaştırılan ilaç ve tıbbi malzemelerin tasniflerini yaparak, ihtiyaç duyulan bölgelere sevkini sağlıyoruz. 16

17 Mesleki Söyleþiler Yurtiçi/Yurtdışı projelerinizden bahseder misiniz? Özellikle son zamanlarda adını sıkça duyduğumuz fistül hastalığını ve bu hastalığın tedavisine yönelik başlattığınız Umut Menekşeleri projesini anlatır mısınız? Dr. İlker İnanç Balkan: Yeryüzü Doktorları nın, dünya genelinde 2000 den fazla, Türkiye de ise 1000 e yakın gönüllüsü bulunmaktadır. Dört kıtada 23 ülkeye 40 farklı tıbbi görev ekibi ve 150 gönüllü doktor göndermiş bulunmaktadır. Demokratik Kongo Cumhuriyeti nde RADEM adlı yerel yardım kuruluşu ile işbirliği içerisinde, yerel hekim ve sağlık çalışanlarının aktif olarak görev aldığı 40 yataklı bir kadın doğum ve çocuk hastanesi, farklı bölgelerde sağlık ocağı çapında klinikler kurulmuş ve yürütülmektedir. Son altı yılda muayene, takip, doğum ve tedavisi gerçekleştirilen annelerin sayısı binlerle ifade edilirken yardım edilen çocuk sayısı 100 bini aşmıştır. Filistin de Gülümseyen Çocuklar isminde bir projemiz mevcut. Türkiye den giden gönüllü plastik cerrahlarca yarık yanak-yarık dudak ameliyatları yapılmakta, üroloji ekiplerince de pediatrik ürolojik ameliyatlar yapılmaktadır. Bu kapsamda ameliyatla gülümseyen çocuk sayısı 250 yi aşmış bulunmaktadır. Bir diğer projemiz Afrika Göz Nuru adını taşıyor. Sahra altı Afrika da 18 milyon insanın körlük sebebi ve olan kataraktın ameliyatla tedavisini amaçlayan bir proje. Şu ana dek Nijer de proje kapsamında 694 ameliyat yapılmıştır, çalışmalarımız devam ediyor. Benim belki biraz daha detaylı bilgi verebileceğim projemiz Umut Menekşeleri adını taşıyor. Proje fistül (doğum nedenli mesane ve doğum yolu yırtıkları) hastası kadınların tedavisini amaçlıyor, cerrahi, medikal ve sosyal boyutlar içeriyor. Yeryüzünün yoksul bölgelerinde özellikle sahra altı Afrika da annelerin çoğu her hangi bir tıbbi yardım almadan kendi kendilerine doğum yapıyorlar. Bir ebenin elinin değdiği doğumlar son derece az. Bu koşullarda, köyünde sancıları başlayan bir anne adayı, çeşitli sebeplerle zorlu ve uzun bir doğum süreci yaşadığında annenin doğum kanalı ile mesanesi arasında uzun süre kalan bebeğin oluşturduğu basıya bağlı nekroz(doku ölümü) alanları gelişebiliyor. Mesanedeki idrarın üretra yerine vaginal kanala geçmesine yol açan delikler oluşuyor ve artık idrar kontrolü ortadan kalkıyor, hasta idrar kaçırmaya başlıyor. Metrelerce uzaktan hissedilebilen idrar kokusu nedeniyle hasta sosyal hayattan kopmaya başlıyor. Mesela şehirlerde taksiler fistüllü kadınları almıyor, hiç kimse evlerine misafirliğe gitmiyor. Zamanla eşi tarafından da dışlanan kadın baba ocağına dönüyor. Nijerli bir arkadaşım, Nijer in doğu kırsalında bir köyde, işlediği bir günah nedeniyle kendisine cinlerin musallat olduğuna, bu nedenle Orada ve Her Yerde 17

18 Mesleki Söyleþiler kötü kokular yaydığına inanılan ve köyün delisi damgası yiyen zavallı bir fistül hastasından bahsetmişti Yeryüzü Doktorları 2007 yılında 200 bin fistül hastasının bulunduğu 13 milyon nüfuslu Nijer de Umut Menekşeleri projesini başlattı. Proje kapsamında iki yıl içinde 85 fistül hastası başarıyla ameliyat edildi. Türkiye den giden gönüllü cerrahi ekiplerin başında Doç Dr Kadir Savan gibi, Prof. Dr. Ateş Karateke gibi kadın doğum alanında tanınmış akademisyenler yer aldı yılında Nijer in başkenti Niamey de Nijer Sağlık Bakanlığı tarafından yalnızca ülkedeki fistül hastalarına hizmet verecek bir Fistül Hastanesi inşaatına başladı. Yeryüzü Doktorları bu hastane projesinin 80 yataklı cerrahi servis bölümünün inşaatını üstlenmiş bulunuyor yılında hizmete açılması planlanan hastanede Türkiye den gidecek gönüllü kadın doğum uzmanı ve ürologların fistül ameliyatlarını sürdürmesi planlanmakta. Biz üniversitede okuyan gençler ve sağlık danışmanlığı yapacak olan eczacılar olarak dernekte aktif olarak rol oynayabilir miyiz? Derneğe nasıl katkıda bulunabilir veya dernekten katkı sağlayabiliriz? Ecz. Murat Akbıyık: Eczacılık fakültelerin de okuyan tüm arkadaşlarımızı öncelikle tanışmak için dernek merkezimize bekliyoruz. Özellikle Beyazıt kampüsüne çok yakınız. Böylece 26 ülkeye ulaşan yardım çalışmalarımızla ilgili daha detaylı bilgi alabilirler, sorularını cevaplamaktan mutluluk duyarız. Gerçekleşen, planlanan, düşlenen projelerimizi gören her meslektaşımızın kendi kendine benim katkım ne olabilir? sorusunu soracağına inanıyorum. Öğrenci arkadaşlarımızın da büromuzdaki koşuşturmayı görünce mutlaka en kısa sürede gönüllümüz olup, çalışmalarımıza destek vereceğine inanıyorum. Derneğinizin yurt dışına özellikle Afrika ya yardım amaçlı çeşitli meslek gruplarından gönüllüler gönderdiğini ve sizin de onlardan biri olduğunuzu biliyoruz. Oralarda yaşadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız? Yardım eli uzattığınız bölgelerdeki durumu az çok anlamamız açısından da yararlı olacaktır. Dr. İlker İnanç Balkan: Nijer in Maradi eyaletine bağlı Madarounfa kasabasındaki bir sağlık ocağında iki farklı görevde toplam dört gün çalışmak nasip oldu. Hastalarla İngilizce bilen Nijerli arkadaşlar aracılığı ile anlaşıyorduk. Kalp yetmezliği bulunan bir hastaya, yetmezliğin derecesini belirleyebilmek için klasik soruyu sorduk : Gece kaç yastıkla yatıyorsunuz? Tercümanımız sorumuzu çevirmek yerine tebessümle yüzümüze baktı ve Nijer de yastık yok ki deyiverdi Bir başka hastaya mide haplarını nasıl kullanacağını tarif ederken Türkiye den alıştığımız gibi proton pompa inhibitörünü sabah kahvaltıdan önce, H2 reseptör blokerini gece yatmadan önce içmesini, öğünlerden sonra da H.pylori eradikasyonu için gereken antibiyotikleri içmesini tarif ederken tercümanımız yine tebessümle yüzümüze baktı ve Nijer de öğün yok ki dedi. Biz yemek bulunca yeriz, diğer zamanlar zaten açız... Bir gün yolumuzu kesen sel nedeniyle sağlık ocağımızın bulunduğu kasabaya ulaşamadık ve yol bizi bir köye çıkardı. Köyün muhtarına Türkiye den geldiğimizi, sağlık taraması yapmak istediğimizi bildirdik. Kısa süre içinde bir çardağı bizim için sağlık kabinine dönüştürdüler. İlaçlarımızı masaların üzerine yaydık, muayene için biriken hastaları muayene etmeye başlamadan önce ellerimizi yıkamak istedik. Su ve sabun getirebilmek için koşuştular ama o kadar zor oldu ki bu Neyse sonunda hastaları muayene etmeye başladık. Dokunduğumuz her çocuk hastaydı. Götürdüğümüz ilaçlar o kadar işe yaradı ki Beslenme geriliği nedeniyle yaşına göre son derece zayıf bedenleriyle iki avucumuzu zor dolduruyordu minik yavrular. Yanımızda götürdüğümüz mamaları dağıtırken içimizi bu mama ne kadar yetecek, bitince ne olacak, kalıcı beslenme merkezleri nasıl yapabiliriz soruları tırmalıyordu. Bizi Bu beyaz adam ne yapmaya çalışıyor? gibi bir ifade ile izleyen köy halkı ile aramızdaki mesafeler ise sıcak bir selam verdiğimizde bir anda eriyor, taptaze bir güven ve kardeşlik duygusu oluşuyor, anneler, dedeler, nineler bembeyaz dişleriyle gülümsüyordu Son olarak bizlere tavsiyeleriniz nelerdir? Ecz. Murat Akbıyık: Öncelikle ilgi duyan tüm genç meslektaşlarımı oluşturduğumuz GENÇ Yeryüzü Doktorları mail grubuna davet ediyorum. İrtibat Dr. Mehmet Güllüoğlu ile dialoga geçebilirsiniz. Bir de bizlerin üniversite yıllarımızda ihmal ettiğimiz yabancı dil konusuna öğrenci arkadaşlarımızın hassasiyetle eğilmelerini istiyorum. İtiraf etmeliyim ki yurt dışı misyonlarda eczacı meslektaşlarımızı görevlendirirken tek sıkıntımız dil oluyor. Maalesef bir meslektaşımız çok istemesine rağmen görev alamıyor. Sınav ve laboratuar koşuşturmaları arasında soluk almak isteyen genç meslektaşlarımızı bekliyoruz. Dr. İlker İnanç Balkan: Naçizane tavsiyem mutlaka insani yardım çalışmalarına katılmanızdır. İyiliğin içinde yer almanın ücretini yaşam sevinci olarak peşinen alırsınız. Bir yetimin saçlarını okşadığınızda, bir hastanın ilacını temin ettiğinizde içinize tarifsiz bir mutluluk dolar. İşte bu mutluluğun peşine takılmanız sizin yolunuzu uzak diyarlardaki mahzun, mahrum, mazlum insanlara çıkarır. Genç eczacıların bu sahada yapacağı çok şey var. Evvela hayata dair sağlam bir yaklaşım geliştirmek gerek. Hayat, mal-mülk- 18

19 Mesleki Söyleþiler makam biriktirmekten ibaret olamaz. Zira biriktirdiğiniz her şey yarım dakikalık bir deprem ile veya trafik kazası ile tamamen elinizden çıkabilir, yerine acılar bırakabilir. O halde depreme dayanıklı bir hayat felsefesine ihtiyacımız var. İyilik, tıpkı ruhumuz gibi ölümsüzdür. Ölümsüz bir şey ise biriktirdiğiniz, kimse onu elinizden alamaz. Hayatın geçiciliği karşınızda bir dağ gibi dikiliyorsa siz onda kalıcı lığa açılan yollar, tüneller açmalısınız. Bu şekilde günübirlik değil hayatı sonrası ile birlikte bir bütün olarak değerlendirdiğinizde geçici kayıplar sizi yıpratmayacağı gibi geçici kazançlar da sizi şımartmaz. Siz engellere takılmaz, işinize bakarsınız. Bilmiyorum sorularınız ne kadar yanıt buldu ama ben bu konuda gündem oluşmasına vesile olduğunuz ve sayfalarınızı bizimle paylaştığınız için teşekkür ederim. Yeryüzü Doktorları Derneği olarak genç eczacıların birikim, enerji ve heyecanına kesinlikle ihtiyacımız olduğunu, derneğimizin kapılarının her zaman sonuna dek açık olduğunu, zaten hâlihazırda gerek yönetim kurulunda gerek komisyonlarda eczacı kardeşlerimizin projelerin lokomotifi konumunda olduğunu bilmelerini isterim. Derslerinizde ve çalışma hayatınızda başarılar dilerim, saygı ve sevgilerimle 19

20 Ulusal Farklı Kalemlerle Mesleğe Genel Bir Bakış Son zamanlarda mesleğimizde yaşanan sıkıntılara mukabil, yakın zamanda bu tozunu attıracak olan biz gençlerin olaylar karşısındaki görüş ve tutumlarına son dergimizde yer vermek istedik. Her üniversiteden bir arkadaşımızın birkaç cümleyle durumu özetlemesini arzu ettik. Ama gördük ki birkaç cümleyle özetlenecek gibi değil.tam aksine bırakın satırları, sayfalar dahi yetersiz kalacak dertlerimizi anlatmakta. Velhasıl, farklı üniversitelerde okuyan, tek gayesi bu mesleği hakkıyla yapmak olan gençlerin duygu ve düşünceleridir bu satırlar.. Eczacılık, insan sağlığını odak alan bir meslek olması açısından önemli ve her ortamda ihtiyaç duyulacak bir meslektir. Günümüzde olduğu gibi ilaç raflarıyla provizyon sistemleri arasında geçen bir iş şeklinde değil, aldığımız eğitim doğrultusunda doktorun tanı koyduğu hastaya gerekli ilacın ne olduğuna karar verebileceğimiz, gerektiğinde eczanede kendi havanımızda ilaçlar yapabileceğimiz, bitkisel ilaç uygulamalarına daha fazla ağırlık verebileceğimiz bir ortamda kesinlikle daha tatminkar bir meslek olacaktır. Son zamanlarda hayal kırıklığı yaratacak boyutlara ulaşan gelişmeler olsa da mesleği sevmemdeki en büyük etkenlerden biri olan birlik duygumuzun bunun da üstesinden geleceğine inanıyorum ve mesleğimi korumak, mesleğime sahip çıkmak adına yapılması gereken her şeyi üstleniyorum. Eczacılık mesleğini isteyerek ve Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi ni ilk tercihine yazarak buraya gelmiş biri olarak mesleğimi gururla taşıyorum, taşımaya da devam edeceğim. Nurcihan KARA Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Geleceğimize umutla bakamıyoruz! Geleceğin eczacıları olacak eczacılık fakültesi öğrencileri olarak, mesleğimizin aydınlık bir geleceğe sahip olacağını düşünmüyoruz. Çünkü ileride nelerle karşılaşacağımızı kestiremiyoruz Başa her geçenin keyfi uygulamalarıyla şekil alan yasalarla sınırlandırılan mesleğimiz için nasıl aydınlık bir gelecek düşünebiliriz? Bizler 5 yıllık eğitim boyunca ilacın üretiminden kullanımına, vücutta dağılımından atılımına, etkisinden yan etkisine kadar tüm her şeyi öğreniyorken, ilaç takibinin elimizden alınması tehdidiyle karşı karşıyayız. İlaç kullanımı 2 yıllık yüzeysel bir eğitimle sertifikalandırılan elemanın eline geçecek; markette elinde kalan fazla ilacı promosyonlarla halka satmaya çalışan satış elemanının, halk sağlığını düşünmeyen sermaye sahibinin eline geçecek. Oysa sağlık zincirinin giriş kapısı ve son halkası eczanelerdir, bunun dışında herhangi bir durum düşünülemez. Yere çöp atmamayı bile bir gereklilik olarak görmeyen bilinç düzeyine sahip toplumun market raflarından ilaç alması, şeker yutar gibi ilaç yutması toplum sağlığını düşünmeyen zihniyetin getirdikleridir. Ancak ilacı halka veren tek el eczacının elidir. Eczacılık eğitimi yalnızca eczane açmayı gerektirmiyor. Fakülte mezunlarının % 80 i eczane açarken, eğitim sırasında saatlerce yaptığımız laboratuar uygulamalarıyla üretim için de yeterince donanımlı olarak yetişiyoruz. Ancak % 75 i dışa bağımlı ilaç sektörünün bu alanda karşıladıkları da gün geçtikçe düşüyor. Bırakınız yapsınlar, bırakınız satsınlar. mantığına dayanarak her geçen gün ilaç fabrikalarımız küreselleşme kalıbının altına sığınarak ortaklık adı altında dış ülkelere satılıyor. Üretim kimya mühendislerinin eline bırakılıyor. Bu uygulama sürecinin sonunda ilaç ne eczacı için ne de ülke ekonomisi için gelir kaynağı olabilecek. İlaç üretimi ve sunumu elimizden alınmaya çalışılırken, ülkemizdeki eczaneden ü kapanma tehdidiyle karşı karşıyayken, her yıl binlerle mezun olacak biz eczacılık fakülteleri öğrencileri gelecekten korkuyoruz. Aslı DEMİRCİ Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi 20

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE

AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE Portal Adres AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE : www.gorelesol.com İçeriği : Gündem Tarih : 06.10.2014 : http://www.gorelesol.com/haber/haber_detay.asp?haberid=19336 1/3 AHMET ÖNERBAY GÖRELE'DE 2/3 AHMET ÖNERBAY

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

BİLİŞİM SEKTÖRÜ, HİÇ TARTIŞMASIZ, KENDİNİ EN HIZLI VE EN ÇOK YENİLEYEN SEKTÖRLER ARASINDA YER ALIYOR

BİLİŞİM SEKTÖRÜ, HİÇ TARTIŞMASIZ, KENDİNİ EN HIZLI VE EN ÇOK YENİLEYEN SEKTÖRLER ARASINDA YER ALIYOR Çankaya Üniversitesi 2008 Mezunu ve Üniversitemiz Bilgisayar Mühendisliği Bölümü nde çalışan Uzman Efe Çiftçi ile bir söyleşi gerçekleştirdik BİLİŞİM SEKTÖRÜ, HİÇ TARTIŞMASIZ, KENDİNİ EN HIZLI VE EN ÇOK

Detaylı

TEB Eczacılık Akademisi 2015 Yılı Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülleri Sahiplerine Takdim Edildi

TEB Eczacılık Akademisi 2015 Yılı Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülleri Sahiplerine Takdim Edildi TEB Eczacılık Akademisi 2015 Yılı Bilim Hizmet ve Teşvik Ödülleri Sahiplerine Takdim Edildi Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi tarafından 2005 yılından bu yana her yıl, eczacılık bilimleri alanında

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Tıp Eğitimi Anabilim Dalı Mezun Görüşleri Anketi Değerli Hekim Arkadaşımız, Bu anket ülkemizdeki farklı eğitim kurumlarınca uygulanan örnekler temel alınarak UÜTF Tıp

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ* Sayın katılımcı bu anket, bölümümüzdeki araştırma görevlilerinin uzmanlık eğitim programları hakkındaki duygu ve düşüncelerini

Detaylı

2014 2. 5 NİSAN 2014 TEB

2014 2. 5 NİSAN 2014 TEB 3 NİSAN 2014 Oda Başkanımız Ecz.Ersun ÖZKAN, Genel Sekreterimiz Ecz. Ö.Mürsel YALBUZDAĞ ve Yönetim Kurulu üyemiz Ecz. Erdem KIZILTEPE; Bolu da yapılan 2. Eczacı Odası Yönetici Eğitimi Seminerlerine katıldı.3

Detaylı

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ DANIŞMANLIĞI YÖNERGESİ Amaç MADDE 1- (1) Bu yönergenin amacı; İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi ndeki tüm fakülte ve yüksekokullarda öğrenim görmekte olan öğrencilere

Detaylı

SİZE SUNACAĞIMIZ ÇOK İYİ BİR ÇÖZÜMÜMÜZ VAR!

SİZE SUNACAĞIMIZ ÇOK İYİ BİR ÇÖZÜMÜMÜZ VAR! Geleceğinizin güvence altında olduğunu düşünüyor musunuz? Kendinize ve sevdiklerinizle yeterince zaman ayırabiliyor musunuz? Etikete bakmadan alışveriş yapabiliyor musunuz? Daha kaliteli bir yaşam tarzı

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Öğrencilerimizden Haber... Öğrencilerimizden Haber. Genel Merkezde Çay Partisi

Öğrencilerimizden Haber... Öğrencilerimizden Haber. Genel Merkezde Çay Partisi Öğrencilerimizden Haber... Öğrencilerimizden Haber Genel Merkezde Çay Partisi GGıda Mühendisleri Odası nın Ankara üniversiteleri temsilcilikleri arasında yaptıkları çay partisi Mart ayında gerçekleşti.

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ESPİYE MESLEK YÜKSEKOKULU BİTKİSEL VE HAYVANSAL ÜRETİM BÖLÜMÜ TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER PROGRAMI BİLGİ FORMU

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ESPİYE MESLEK YÜKSEKOKULU BİTKİSEL VE HAYVANSAL ÜRETİM BÖLÜMÜ TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER PROGRAMI BİLGİ FORMU TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ESPİYE MESLEK YÜKSEKOKULU BİTKİSEL VE HAYVANSAL ÜRETİM BÖLÜMÜ TIBBİ VE AROMATİK BİTKİLER PROGRAMI BİLGİ FORMU Bölüm Bölüm Başkanı Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü

Detaylı

DALYAN INNER WHEEL KULÜBÜ 2014-2015 BÜLTEN TARIHI: 27.01.2015 TOPLANTI NO: 5 BÜLTEN NO

DALYAN INNER WHEEL KULÜBÜ 2014-2015 BÜLTEN TARIHI: 27.01.2015 TOPLANTI NO: 5 BÜLTEN NO DALYAN INNER WHEEL KULÜBÜ 2014-2015 BÜLTEN TARIHI: 27.01.2015 TOPLANTI NO: 5 BÜLTEN NO : 5 2014-2015 Dönemi Uluslararası Teması ; Light The Path Yolu Aydınlat International Inner Wheel Başkan Abha Gupta

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI. - EMO Genç Etkinliklerimiz TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI ANTALYA ŞUBESİ BÖLÜM 7 EMO GENÇ ÇALIŞMALARI - EMO Genç Etkinliklerimiz 9. dönem çalışma raporu / 2010-2011 EMO-GENÇ ETKİNLİKLERİ EMO nun toplumsal yaşamdaki yerini bugünün

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

%30 u İngilizcedir. MÜDEK 2/27

%30 u İngilizcedir. MÜDEK 2/27 MÜDEK Mühendislik Eğitim Programları Değerlendirme ve Akreditasyon Derneği dir. Müdek, farklı disiplinlerdeki mühendislik eğitim programları için akreditasyon, değerlendirme ve bilgilendirme çalışmaları

Detaylı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı

Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Cemil Meriç Yılı Muhteşem Bir T örenle Tamamlandı Mustafa Kemal Üniversitesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğünce yürütülen 2012-2013 Cemil Meriç Yılı etkinlikleri kapanış töreni Hatay Kültür Merkezi nde geniş

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU. Aralık,2013 ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ BİYOSİSTEM MÜHENDİSLİĞİ PROGRAMI SON SINIF ÖĞRENCİ ANKET FORMU Sevgili U.Ü.Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Programı Öğrencileri, Aralık,2013 Uludağ Üniversitesi

Detaylı

Sayın Katılımcı, Prof.Dr.Özgen Özer. Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Başkanı & Kozmetoloji Bilim Dalı Başkanı

Sayın Katılımcı, Prof.Dr.Özgen Özer. Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı Başkanı & Kozmetoloji Bilim Dalı Başkanı Sayın Katılımcı, E.Ü.Eczacılık Fakültesi Farmasötik Teknoloji Anabilim Dalı/Kozmetoloji Bilim Dalı tarafından 15-17 Mayıs 2015 tarihinde E.Ü.Atatürk Kültür Merkezi nde düzenlenecek olan 3. Ege Kozmetik

Detaylı

TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU

TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU TIBBİ HİZMETLER BAŞKANLIĞI DİYABETİMİ YÖNETİYORUM PROJESİ DİYABET YÖNETİMİ KURSU RAPORU (AİLE HEKİMİ, AİLE SAĞLIĞI ELEMANI, TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ HEKİMİ, TOPLUM SAĞLIĞI MERKEZİ SAĞLIK PERSONELİ) Prof.

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok

TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok TBD Antalya Şube Başkanı Akyelli: Özellikle yazılımcıların yatırımlarını Antalya da yapmamaları için hiçbir neden yok Antalya daki 4 üniversitenin sektör için gerekli eğitimleri verdiği, Akdeniz Üniversitesi

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ Jeoloji Mühendisliği Bölümü. SSP900 Sosyal Sorumluluk Projesi FİNAL Raporu

T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ Jeoloji Mühendisliği Bölümü. SSP900 Sosyal Sorumluluk Projesi FİNAL Raporu T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ Jeoloji Mühendisliği Bölümü SSP900 Sosyal Sorumluluk Projesi FİNAL Raporu ZONGULDAK 2015 I T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ Jeoloji

Detaylı

ÖĞRENCİLERİMİZİN DİKKATİNE:

ÖĞRENCİLERİMİZİN DİKKATİNE: DUYURU Tarih: (01.12.2015) ÖĞRENCİLERİMİZİN DİKKATİNE: 1. SINIF ÖĞRENCİLERİNİN (DİKEY VE YATAY GEÇİŞ ÖĞRENCİLERİ DAHİL) YENİ ÖĞRENCİ ANKET FORMU, BİLGİ TOPLAMA ANKETİ VE ÖĞRENCİ TANITIM-İLETİŞİM FORMLARINI

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

Beşiktaş Gazetesi. Gençlere anlatacaklar

Beşiktaş Gazetesi. Gençlere anlatacaklar Gençlere anlatacaklar BEŞİKTAŞ Belediyesi genç girişimciler için başlattığı projesi ile eğitimde çalışmalarını sürdürüyor. Genç girişimciler için düzenlenen seminer etkinliklerinde etkinliğe katılacaklara

Detaylı

KOOPERATİFÇİLİĞİN 25.YIL BULUŞMASI GECESİ

KOOPERATİFÇİLİĞİN 25.YIL BULUŞMASI GECESİ 08 ARALIK 2012 Başkanımız Ecz. Ersun ÖZKAN ve Yönetim Kurulu Üyemiz Ecz. Erdem KIZILTEPE, 11 Bölge Eczacı Odası Başkan ve Yöneticilerinin (8. Bölge Gaziantep Eczacı Odası,14. Bölge Kahramanmaraş Eczacı

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

XI. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA ANA BİLİM DALI BAŞKANLARI TOPLANTISI 8-9 Haziran 2012 Kars

XI. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA ANA BİLİM DALI BAŞKANLARI TOPLANTISI 8-9 Haziran 2012 Kars XI. REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA ANA BİLİM DALI BAŞKANLARI TOPLANTISI 8-9 Haziran 2012 Kars Değerli öğretim üyeleri Bu yıl XI. Rehberlik ve Psikolojik Danışma Ana Bilim Dalı Başkanları Toplantısı Kars

Detaylı

T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ STAJ YÖNERGESİ

T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ STAJ YÖNERGESİ T.C. EGE ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ STAJ YÖNERGESİ Amaç ve Kapsam Madde: 1 Bu yönerge, Ege Üniversitesi (EÜ) Eczacılık Fakültesi öğrencilerinin eğitim planlarında yer alan stajlarla ile ilgili uygulama

Detaylı

Yönetim Kurulumuz Ceyhan Temsilcilik Binasında eczacılarımız ile toplantı yaptı. Toplantıda yaşanan son gelişmeler meslektaşlarımıza aktarıldı.

Yönetim Kurulumuz Ceyhan Temsilcilik Binasında eczacılarımız ile toplantı yaptı. Toplantıda yaşanan son gelişmeler meslektaşlarımıza aktarıldı. 03 EKİM 2012 Yönetim Kurulumuz Ceyhan Temsilcilik Binasında eczacılarımız ile toplantı yaptı. Toplantıda yaşanan son gelişmeler meslektaşlarımıza aktarıldı. 04 EKİM 2012 Yönetim Kurulumuz bölgemizde Edak

Detaylı

Yönetim Kurulumuz Diş Hekimleri Oda Başkanlığına seçilen Dt.Fatih GÜLER i ve Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulunu ziyaret etti.

Yönetim Kurulumuz Diş Hekimleri Oda Başkanlığına seçilen Dt.Fatih GÜLER i ve Diş Hekimleri Odası Yönetim Kurulunu ziyaret etti. 2 ŞUBAT 2015 Yönetim Kurulumuz, Adana Valimiz Sayın Mustafa BÜYÜK ü ziyaret etti.ziyarette; son günlerde nöbetçi eczanelerimizde yaşanan soygun olayları hakkında Sayın Valimize bilgi verilerek, gerek eczanelerde

Detaylı

Bankacılık Programı na katıl.

Bankacılık Programı na katıl. . Üniversite veya yüksek okuldan 2013 yılında mezun olduysan, Bankacılık sektörünü kendine uygun görüyorsan, Kurumsal hayatın gereklerini yerine getirmeye hazırsan, bankademi Bankacılık Programı na katıl.

Detaylı

Diğer: Diğer:... Diğer:...

Diğer: Diğer:... Diğer:... Anket Üniversite Bu anket formu, işitme engellilerin üniversite eğitimlerini desteklemeyi amaçlayan bir proje çerçevesinde sizlerin sorunlarını değerlendirmek için hazırlanmıştır. Ad Soyad: Devam ettiğiniz

Detaylı

MÜHENDİSLİK EĞİTİMLERİNDE ÖLÇÜMBİLİM VE KALİBRASYON KONULARINDAKİ MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ

MÜHENDİSLİK EĞİTİMLERİNDE ÖLÇÜMBİLİM VE KALİBRASYON KONULARINDAKİ MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ 253 MÜHENDİSLİK EĞİTİMLERİNDE ÖLÇÜMBİLİM VE KALİBRASYON KONULARINDAKİ MEVCUT DURUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ Özge ALTUN ÖZET Ülkemizde gelişen teknoloji ve ileri seviye mühendislik uygulamalarının artmasıyla

Detaylı

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ UYGULADIĞI EĞİTİM, ULUSAL TIP EĞİTİMİ AKREDİTASYON KURULU (UTEAK) TARAFINDAN AKREDİTE EDİLEN ÜLKEMİZDEKİ SAYILI TIP FAKÜLTELERİNDEN BİRİSİ http://tip.marmara.edu.tr

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

3 NİSAN 2013 Oda Başkanımız Ecz. Ersun ÖZKAN, Adana İl Sağlık Müdürü Sayın Dr. Ahmet ÖZER i ziyaret etti.

3 NİSAN 2013 Oda Başkanımız Ecz. Ersun ÖZKAN, Adana İl Sağlık Müdürü Sayın Dr. Ahmet ÖZER i ziyaret etti. 3 NİSAN 2013 Oda Başkanımız Ecz. Ersun ÖZKAN, Adana İl Sağlık Müdürü Sayın Dr. Ahmet ÖZER i ziyaret etti. 3 NİSAN 2013 Yönetim Kurulumuz, Kozan Temsilcilik Binasında Kozanlı meslektaşlarımızla toplantı

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

BURSA ECZA KOOPERATİFİ ODAMIZI ZİYARETİ 17 Eylül 2015 tarihinde Bursa Ecza Kooperatifi Konya Şubesi Müdürü Vedat GÖKDEMİR ve Mesul Müdür Ecz.

BURSA ECZA KOOPERATİFİ ODAMIZI ZİYARETİ 17 Eylül 2015 tarihinde Bursa Ecza Kooperatifi Konya Şubesi Müdürü Vedat GÖKDEMİR ve Mesul Müdür Ecz. BURSA ECZA KOOPERATİFİ ODAMIZI ZİYARETİ 17 Eylül 2015 tarihinde Bursa Ecza Kooperatifi Konya Şubesi Müdürü Vedat GÖKDEMİR ve Mesul Müdür Ecz. Oğuz Raşit KARAKULAK odamızı ziyaret etmiş. Oda Başkanımız

Detaylı

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz...

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz... Kemal Ogretmen fotograflari karne gunu gecince hemen paylasmaliyiz heyecani yasadik, tipki 1 onceki hafta sevgili Selda Ogretmenimizden gelen fotograf ve mektuplari aldigimiz geceki heyecana benzer...

Detaylı

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU

ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU ĐSTANBUL KÜLLĐYELERĐ (FATĐH / SULTAN SELĐM / ŞEHZADE MEHMET) TEKNĐK GEZĐSĐ RAPORU Fakültemiz lisans programında açılan MĐM 376 Anadolu Uygarlıkları Teknik Seçmeli Dersi kapsamında yapılması planlanan Đstanbul

Detaylı

YGS-LYS de. 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi. www.cinarkoleji.com.tr

YGS-LYS de. 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi. www.cinarkoleji.com.tr YGS-LYS de 20 Yıllık ÇINAR Tecrübesi www.cinarkoleji.com.tr Çınar Koleji nde güne her sabah mutlulukla başlarsınız. 20 yıllık eğitim tecrübesiyle geliştirilen Sınavlara Hazırlık Sistemi ile sınav endişesi

Detaylı

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU NDA BİLİŞİM UYGULAMALARI 3 SEMİNERİ - 16 EKİM 2012

YENİ TÜRK TİCARET KANUNU NDA BİLİŞİM UYGULAMALARI 3 SEMİNERİ - 16 EKİM 2012 İTO BİLİŞİM Sayı 37 Ekim 2012 Her ayın ilk haftası İTO web sitesinde yayınlanır. YENİ TÜRK TİCARET KANUNU NDA BİLİŞİM UYGULAMALARI 3 SEMİNERİ - 16 EKİM 2012 Ülkemizin 2023 yılında dünyanın en büyük 10

Detaylı

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI 2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun organize ettiği, bu yıl Çizgi İzleyen Robot ve Sumo Robot olmak üzere

Detaylı

Erzincan Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Staj Programı. I. Dönem Eczane Staj Programı (Staj Raporu İçeriğinde Bulunması gereken Hususlar)

Erzincan Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Staj Programı. I. Dönem Eczane Staj Programı (Staj Raporu İçeriğinde Bulunması gereken Hususlar) Erzincan Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Staj Programı I. Dönem Eczane Staj Programı (Staj Raporu İçeriğinde Bulunması gereken Hususlar) A. Serbest Eczane stajı: Eczacılığın Tanımı Eczacının tanımı Eczacının

Detaylı

İU ECZACILIK FAKÜLTESİ I. ULUSAL ECZACILIK ÖĞRENCİ KONGRESİ. İletişim: Mustafa PORSNOK 0537 609 41 00 mustafaporsnak@gmail.com

İU ECZACILIK FAKÜLTESİ I. ULUSAL ECZACILIK ÖĞRENCİ KONGRESİ. İletişim: Mustafa PORSNOK 0537 609 41 00 mustafaporsnak@gmail.com İU ECZACILIK FAKÜLTESİ I. ULUSAL ECZACILIK ÖĞRENCİ KONGRESİ 9 10 11 Aralık 2011 İletişim: Mustafa PORSNOK 0537 609 41 00 mustafaporsnak@gmail.com İsa ELGİN 0544 675 03 28 isaelgin@gmail.com İU ECZACILIK

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

Değerli Meslektaşlarım;

Değerli Meslektaşlarım; KAPAK Değerli Meslektaşlarım; Türkiye nin en önemli hammadde kaynaklarından biri olan orman ve orman ürünlerini hayatımıza kazandıran Orman Endüstri Mühendisleri bu projede bölümünü, mesleğini ve derneğini

Detaylı

ECZANELER DURUM ANKETİ

ECZANELER DURUM ANKETİ ECZANELER DURUM ANKETİ Anketin yapıldığı il veya ilçe: Eczacının cinsiyeti: Eczacının kaç yıldır serbest eczacılık yapmakta olduğu: Varsa eczacının eczacılık eğitimi dışında aldığı eğitimler: 1- Yıllık

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU

2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU AK PARTİ PENDİK İLÇE KADIN KOLLARI BAŞKANLIĞI 2014 YEREL SEÇİM FAALİYET RAPORU (30 Aralık 2013 29 Mart 2014) Hazırlayan: Ayser SOY Pendik İlçe Kadın Kolları Başkanı (07 Nisan 2014) GİRİŞ Pendik İlçe Kadın

Detaylı

Gün boyu devam eden Batı Karadeniz Acil Tıp Günleri: Karabük Sempozyumu katılımcıların katılım sertifikalarını alması ile sona erdi.

Gün boyu devam eden Batı Karadeniz Acil Tıp Günleri: Karabük Sempozyumu katılımcıların katılım sertifikalarını alması ile sona erdi. Üniversitemiz Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Murat Koyuncu nun organizasyonluğunda Batı Karadeniz Acil Tıp Günleri: Karabük Sempozyumu Üniversitemiz ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Hamit Çepni

Detaylı

20.10.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ

20.10.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ 20.10.2014 PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ 4 Yılda 40 Kat Öğrenci Kuruluşundan bu yana geçen dört senede öğrenci sayısını kırka katlayan İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Türkiye nin ilk on üniversitesi

Detaylı

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur.

GÜL-AY Basın-Meslek İlkelerine Uyar. Yazı ve ilanlar imza sahiplerine aittir. Köşe yazılarına ücret ödenmez. Makalelerinden kendileri sorumludur. 06 EKİM 2014 REKLAM HABERLER Gül-Ay - Sayfa 3 06 EKİM 2014 Gül-Ay - Sayfa 5 HABERLER Erdemli de üzüm festivali yapıldı Erdemli'ye bağlı Üzümlü köyünde Üzüm festivali yapıldı. Erdemli Belediyesi tarafından

Detaylı

Sayı. OR-AN Rotary Kulübü. Eylül. Kuruluş : 7 Ekim 1997. John Kenny UR Başkanı. Hasan Akduman Dönem Guvernörü 2009-2010. Zeynep Gökalp Dönem Başkanı

Sayı. OR-AN Rotary Kulübü. Eylül. Kuruluş : 7 Ekim 1997. John Kenny UR Başkanı. Hasan Akduman Dönem Guvernörü 2009-2010. Zeynep Gökalp Dönem Başkanı Sevgili Dostlarım, Dönemimizin 2 ayını geride bıraktık. Yaz aylarının güzel günlerini tatil ile değerlendiren dostlarımız artık Ankara ya döndüler. Çocukların okulları başladı. Sevgili Çocuklarımıza yeni

Detaylı

C. ÖĞRETİM ELEMANLARINA GÖRE NİCEL VE NİTEL ANALİZ SONUÇLARI

C. ÖĞRETİM ELEMANLARINA GÖRE NİCEL VE NİTEL ANALİZ SONUÇLARI RAPOR ÖĞRETİM ÜYELERİNİ DEĞERLENDİRME ANKETİ BULGULARI Bu rapor Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Anabilim Dalına ait dersleri okutan öğretim elemanları hakkında öğrenci görüşlerine

Detaylı

Eczacılık. Ecz. Yasemin ACAR Zeynep & Efe Eczaneleri

Eczacılık. Ecz. Yasemin ACAR Zeynep & Efe Eczaneleri Eczacılık Ecz. Yasemin ACAR Zeynep & Efe Eczaneleri Eczacı neler yapar?. Eczacılar reçetelerde doktorlarca istenen hazır ilaçları müşteriye satar, hazırlanması gerekli ilaçları hazırlar, reçetesiz satılan

Detaylı

2013 Kış Etkinlikleri

2013 Kış Etkinlikleri KARTAL ANADOLU İMAM-HATİP LİSESİ Kartal Anadolu İmam Hatip Lisesi 2013 Kış Etkinlikleri İlk Dönem Sonu Eğitim sistemimizde seçkin bir yere sahip olan İmam Hatip Liseleri içerisinde ayrı bir konumda bulunan

Detaylı

1 HAZİRAN 2012 5 HAZİRAN 2012 7 HAZİRAN 2012

1 HAZİRAN 2012 5 HAZİRAN 2012 7 HAZİRAN 2012 1 HAZİRAN 2012 Oda Başkanımız Ecz. Ersun ÖZKAN, Yönetim Kurulumuz ve Denetleme Kurulu Üyemiz Ecz. Ömer Faruk DOĞAN Valilikte Eczanelerin çalışma gün ve saatleri ile ilgili olarak Sağlıktan Sorumlu Sayın

Detaylı

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret

E-BÜLTEN. twiitter.com/edremitticaret ETO YENİ BAŞKANI COŞKUN SALON U, İDA EĞİTİM YARDIMLAŞMA DERNEĞİ VE AKBANK A.Ş. EDREMİT ŞUBE MÜDÜRÜ TEBRİK ZİYARETİNDE BULUNDULAR. İda Eğitim Yardımlaşma Ve Dayanışma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı;Zehra

Detaylı

Enhancing Vocational Language Skills and Working Culture Awareness of European Construction Professionals (EVLAC) http://evlac.mku.edu.

Enhancing Vocational Language Skills and Working Culture Awareness of European Construction Professionals (EVLAC) http://evlac.mku.edu. Anket 1: Dil eğitimi ihtiyacı olan kişilere yöneliktir. Sayın ilgili, Bu anket çalışmasının çıktıları Avrupa daki inşaat sektörü çalışanlarının dil becerilerini ve çalışma kültürü bilgilerini arttırmak

Detaylı

1993 BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 14 MART TIP BAYRAMI

1993 BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 14 MART TIP BAYRAMI 1993 BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ 14 MART TIP BAYRAMI FUTBOL TURNUVASI 2013 ANKARA 1 KATILAN ÜNİVERSİTELER Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fatih Üniversitesi

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU VE ÖZEL İLKÖĞRETİM OKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 8.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, İnsan yetiştirmek başka hiç bir canlıyı yetiştirmeye benzemez.

Detaylı

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ

EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ EYLÜL AYI OLAĞAN MECLİS TOPLANTIMIZA HOŞ GELDİNİZ YÖNETİM KURULU AYLIK FAALİYET RAPORU 28.09.2015 Eylül ayı içerisinde üyelerimizin talep ettiği 25 üyeye Kapasite Raporu, 5 üyemize Ekspertiz Raporu ve

Detaylı

Meslek alanlarıyla ilgili her türlü standartları, teknik şartnameleri ve tip sözleşmeleri hazırlamak,

Meslek alanlarıyla ilgili her türlü standartları, teknik şartnameleri ve tip sözleşmeleri hazırlamak, TMMOB Makina Mühendisleri Odası, Anayasanın 135. Maddesi doğrultusunda çıkarılan 6235 sayılı Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) kanununa göre 1954 yılında kurulmuş kamu kurumu niteliğinde bir

Detaylı

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Müze eğitiminin amaçları nelerdir? Sergilenen nesnelerle insanlar arasında köprü kurarak nesnelerin onların yaşantıları ile bütünleşmesini sağlamak; Nesnelerin maddi ve ideal değerleri ile algılanması

Detaylı

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ

GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ DOĞUŞ ÜNİVERSİTESİ GEÇMİŞTEN BUGÜNE DOĞUŞ Doğuş markası, eğitime adanmış yarım asra yaklaşan bir anlam ifade etmektedir. Doğuş Üniversitesi eğitimde ilklerin sahibi, yeniliklerin öncüsü olarak, geçmişinden

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

UYG 100 ÜNİVERSİTE YAŞAMINA GİRİŞ IUL 100 INTRODUCTION TO UNIVERSITY LIFE DERSİ

UYG 100 ÜNİVERSİTE YAŞAMINA GİRİŞ IUL 100 INTRODUCTION TO UNIVERSITY LIFE DERSİ UYG 100 ÜNİVERSİTE YAŞAMINA GİRİŞ IUL 100 INTRODUCTION TO UNIVERSITY LIFE DERSİ SEVGİLİ ÖĞRENCİ- LERİMİZ... Liselerinizden mezun olup Üniversiteye başladığınız şu günler sizler için çok heyecan verici

Detaylı

YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELER

YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELER YÖNETİM KURULU ASİL ÜYELER Tarık Volkan Cengen 93 1976 yılında İstanbul da doğdu. 1986-1993 yılları arasında İstanbul Lisesi nde okudu. 1998 yılında İTÜ Makina Mühendisliği Bölümü nden makina mühendisi

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR

GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR GELECEGIN MUCITLERI ROBOT YAPMAYI ÖGRENIYOR Portal : www.haberinozu.com İçeriği : Gündem Tarih : 03.01.2016 Adres : http://www.haberinozu.com/genel/gelecegin-mucitleri-robot-yapmayi-ogreniyor-h303269.html

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora

Derece Alan Üniversite Yıl. Sanatlar Fakültesi Y. Lisans Fotoğraf Mimar Sinan Güzel Sanatlar 2011- Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Doktora ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Nevzat Yıldırım 2. Doğum Tarihi: 02.12.1987 3. Unvanı: Öğretim Görevlisi 4. Öğrenim Durumu: Yüksek Lisans Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Fotoğraf ve Grafik Kocaeli Üniversitesi

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. ÜNĠVERSĠTELERLE ġube

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. ÜNĠVERSĠTELERLE ġube ÜNĠVERSĠTELERLE ġube GÜNCESĠ ĠLĠġKĠLER YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ 2009-2010 ELEKTRİK-ELEKTRONİK FAKÜLTESİ MEZUNİYET TÖRENİ 2009-2010 Öğretim yılı Yıldız Teknik Üniversitesi Elektrik- Elektronik Fakültesi

Detaylı

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ

GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Giresun Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ STAJ PROGRAMI

ANKARA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ STAJ PROGRAMI ANKARA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ STAJ PROGRAMI I. Dönem Eczane Staj Programı 2. ve 3. sınıflar arasındaki yaz aylarında 1 ay süre ile yapılır. A. Serbest Eczane stajı: 1.Eczacılığın Tanımı 2.Eczacının

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

ECZACI. - İlaç yapımında kullanılan araç ve gereçler, - İlaç kontrolünde kullanılan araçlar, - Çeşitli doğal ve kimyasal maddeler.

ECZACI. - İlaç yapımında kullanılan araç ve gereçler, - İlaç kontrolünde kullanılan araçlar, - Çeşitli doğal ve kimyasal maddeler. TANIM Tıbbi ürünleri depolayan, muhafaza eden ve ilaç hazırlayan, tıp doktorları ve diğer sağlık uzmanları tarafından yazılan reçetelere göre verilen ilaçların yan etkileri ve doğru kullanımı hakkında

Detaylı

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK FAKÜLTESİ BİTİRME PROJELERİ YARIŞMASI

YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK FAKÜLTESİ BİTİRME PROJELERİ YARIŞMASI 2013 YILDIZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ ELEKTRİK-ELEKTRONİK FAKÜLTESİ BİTİRME PROJELERİ YARIŞMASI 1. YARIŞMANIN AMACI 2. YARIŞMANIN HEDEFLERİ 3. YARIŞMANIN KONUSU 4. YARIŞMAYA KATILIM KOŞULLARI ve ESASLARI 5.

Detaylı

IEEE Türkiye Başkanlar Kurultayı

IEEE Türkiye Başkanlar Kurultayı İTÜ IEEE ailesinden merhaba! 1992 yılından beri İTÜ Elektrik-Elektronik Fakültesi nde faaliyet gösteren, teknik üniversite öğrencisinin mesleki ve sosyal açıdan gelişimini hedefleyen sayısız çalışma yapan

Detaylı

TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU

TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU TOBB, SELİMİYE Yİ KORUYUP YAŞATMAK İÇİN VAKIF KURDU Yap-işlet-devret modeliyle sınır kapılarını modernize etmek üzere TOBB ile 137 oda ve borsanın ortaklığı ile kurulan Gümrük ve Turizm İşletmeleri Ticaret

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

EV HEMODİYALİZ SÜRECİ

EV HEMODİYALİZ SÜRECİ EV HEMODİYALİZ SÜRECİ Latife HAYDANLI İzmir Sevgi Diyaliz Merkezi SÜREÇ 1 Hasta seçimi 2 Eğitime başlanması 3 Ev keşfi 4 Cihazların talebi 5 Tesisatın hazırlanması 6 Cihazların kurulumu 7 8 9 10 11 Su

Detaylı

ilk yar'larımızın sevgili dostları

ilk yar'larımızın sevgili dostları ilk yar'larımızın sevgili dostları Bu akşam da Mersin üniversitesinden sevgili İbrahim'in izlenimini paylaşıyoruz... Daha önce Mersin ekibinin her projemize gelişi ile verdiği eşsiz katkıya değinmiştik...

Detaylı

ALMANYA KASIM 2012 SONUÇ BİLDİRGESİ RAPORU

ALMANYA KASIM 2012 SONUÇ BİLDİRGESİ RAPORU ALMANYA 7-8 TEKNiK KASIM 2012 GEZiSi SONUÇ BİLDİRGESİ RAPORU 26-30 Ekim 2013 ALMANYA TEKNiK GEZiSi RAPORU Almanya ya RES Teknik Gezisi Düzenlendi 26 Ekim 2013 de ENERCON sponsorluğunda Türkiye Rüzgar Enerjisi

Detaylı

YÖNETMELİK. Giresun Üniversitesinden: GİRESUN ÜNİVERSİTESİ BOTANİK BAHÇESİ VE HERBARYUM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM

YÖNETMELİK. Giresun Üniversitesinden: GİRESUN ÜNİVERSİTESİ BOTANİK BAHÇESİ VE HERBARYUM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM 27 Nisan 2015 PAZARTESİ Resmî Gazete Sayı : 29339 Giresun Üniversitesinden: YÖNETMELİK GİRESUN ÜNİVERSİTESİ BOTANİK BAHÇESİ VE HERBARYUM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Polimer Mühendisliği Bölümü. Polimer Nedir?

Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Polimer Mühendisliği Bölümü. Polimer Nedir? Yalova Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Polimer Mühendisliği Bölümü Polimer Nedir? Monomer olarak adlandırılan basit moleküllerin kimyasal bağlarla bağlanması sonucu oluşan yüksek molekül ağırlıklı maddelerdir.

Detaylı

GK SELEN İLKYARDIM EĞİTİM MERKEZİ

GK SELEN İLKYARDIM EĞİTİM MERKEZİ GK SELEN İLKYARDIM EĞİTİM MERKEZİ En makbul yardım en çok ihtiyaç duyulan anda yapılandır. "Keşke" dememek için siz de ilkyardım Öğrenin! İlkyardım Öğretin! Misyonumuz Birey ve kurumlara ilkyardım alanında,

Detaylı

TABURCUYUZ, YA SONRASI?

TABURCUYUZ, YA SONRASI? TABURCUYUZ, YA SONRASI? Uzm. Hemş. Emel DİLEK Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi İç Hastalıkları ABD Annem, 67 yaşında, Emekli öğretmen, HT hastası, 2002 yılında geçirmiş olduğu beyin ameliyatı sonrası

Detaylı

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR

MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR MESLEK VE UZMANLIK ALANLARIMIZLA İLGİLİ ULUSAL ÖLÇEKLİ KONGRE, KURULTAY, SEMPOZYUM VE ÇALIŞTAYLAR 19 20 TMMOB Makina Mühendisleri Odası, her çalışma döneminde olduğu gibi bu dönemde de örgütsel birikimiyle,

Detaylı

YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ

YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ MESLEK LĐSESĐ MEMLEKET MESELESĐ BURSĐYER BULUŞMALARI KAYSERĐ BASIN YANSIMALARI 14 KASIM 2010 14 Kasım 2010 YAPI KREDĐ VE KOÇ HOLDĐNG, MLMM BURSĐYER BULUŞMALARI NIN ĐKĐNCĐSĐNĐ KAYSERĐ DE GERÇEKLEŞTĐRDĐ

Detaylı

Vergi Numarası : 6180293248. : www.mertgroup.com.tr/insaat

Vergi Numarası : 6180293248. : www.mertgroup.com.tr/insaat Şirket Ünvanı Adres Vergi Dairesi : MERT GUVENLİK, ALARM VE ELEKTRONİK SİSTEMLERİ SAN. TİC.LTD.STİ. : Tütüncü Mehmet Efendi Cad. Günel Apt. No.4/8 Bağdat Cad. Göztepe Kavşağı 34730 Kadıköy / İstanbul :

Detaylı