nas l kazan laca n da aç k bir flekilde göstermektedir.

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "nas l kazan laca n da aç k bir flekilde göstermektedir."

Transkript

1 Say : *Y l:4 *4-17 May s 2007 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: Her fleye ama her fleye ra men GÜÇ B Z Z evrimci güçler, reformist sendika önderliklerinin tüm atlatma manevralar na karfl n, sadece Taksim i zorlamakla kalmay p, stanbul un dört bir yan nda kurduklar barikatlarla, tüm mahalle ve sokaklar 1 May s alan na çevirerek, 1 May s K z ld r, K z l Kalacak fliar na uygun bir pratik sergilemifller, kavgan n ve dayan flman n gününü, hak etti i biçimde sahiplenmifllerdir. Taksim baflta olmak üzere, Okmeydan, Gülsuyu, 1 May s ve Gazi Mahallelerinde kurulan barikatlar n ard nda çat flanlar, 1 May s kavga gününün ruhunu yaflatanlar oldu. D Faflist kolluk güçlerinin 17 bin polis gücüyle sald rd kitlenin kararl l kuflkusuz ki devrimci iradenin ortaya koydu u dirayet ve dirençti. stanbul da yaflam felç eden güvenlik önlemle- rine ra men, stiklal Caddesinin ara sokaklar ndan bir araya gelen devrimciler, Taksim kararl l n bir kez daha gösterdiler. Yaflanan bu geliflmeler Taksim alan n n nas l kazan laca n da aç k bir flekilde göstermektedir May s n bu tablo alt nda ard m zda b rak rken, mücadelenin daha çetin bir evreye girdi i gerçekli ini akl m zdan ç karmadan hareket etme zorunlulu uyla karfl karfl ya oldu umuzun, çok iyi fark nda olmam z gerekmektedir y l 1 May s devleti halk nezdinde aciz bir tabloya düflüren, devrimci iradenin kararl l n gösteren önemli geliflmelere sahne oldu. Befl yüz bin emekçiyle kan bedeli de erlerle yarat lan bu alanlar bugünden att m z ad mlarla kazanaca z!

2 4-17 Mayıs AT K 19. Ola an Kongresi, kitlesel ve politik aç dan üretken bir flekilde sonuçland! Avrupa Türkiyeli flçiler Konfederasyonu AT K in 19. Ola an Kongresi Nisan 2007 tarihleri aras ndan Frankfurt Haus der Jugend Salonu nda baflar l ve kitlesel bir flekilde sonuçland. Kongreye 120 civar nda delege ve 250 nin üzerinde dinleyici kat ld. Dünya Halklar na, flçi S n f na, Göçmenlere Yönelik Sald r - lar Ve Avrupa da Geliflen Kitle Hareketlerinin Analizi Ba lam nda Somut Görevlerimiz konulu politik tart flma ve perspektif tasla delegelerin ço unlu unun onay n alarak, gelecek iki y ll k dönemin politik yönelimi olarak belirlendi. 6 Nisan Cuma günü yap - lan sayg duruflu ile bafllayan Kongre, delege tespiti ve aç l fl konuflmas n n ard ndan politik perspektif tasla n n tart flmaya aç lmas yla devam etti. Kongrenin siyasal tart flma bölümü büyük bir ilgi oda olmufl ve perspektif yaz s - n n olumlu-olumsuz yönlerine iliflkin getirilen elefltirilerden sonra, delegelerin ezici ço unlu- u taraf ndan onanm flt r. 19. Kongre de, Avrupa da ve dünyada geliflen kitle hareketlerinin analizi ve somut görevlerin belirlenmesi ba lam nda; anti-emperyalist, anti-kapitalist, anti-faflist, anti-feodal ve anti- rkç eksende önemli kararlara imza at lm flt r. Kongre de Almanya da güvenlik ve anti-terör yasalar n n as l gerekçeleri gibi konularda uzman olan Av. Rolf Gössner, Göçmenler genel flüphe alt nda ve Anti-terör yasalar n n göçmenler üzerindeki yans mas konusunda oldukça önemli bir tebli sunmufltur. kinci gün akflam Türkiye den davet edilen Ak n Birdal ve Volkan Yarafl r n ve Fransa dan Köz Gazetesi temsilcisi Orhan Dilber ve AT K ad na Ufuk Berdan n kat l m ve çeflitli konulardaki sunumlar yla canl bir panel geçeklefltirilmifltir. Kongre nin en fazla be eni kazanan bölümü bu panel olmufltur. Egemen medya anlay fl na alternatif olmak gibi çok ciddi iddiayla k sa bir süre önce yay n hayat na bafllayan Yol TV panelimizin çekimini yapm fl ve yine panel öncesi Yol TV için bir saatlik bir aç k oturum gerçeklefltirilmifltir. Üçüncü gün 18. Genel Konsey in iki y ll k faaliyetinin raporlar tart fl lm flt r. Çeflitli konulardaki önergeler ve tüzük de ifliklikleriyle kongre bir ilgi oda olmufltur. Baflar l olunan alanlardaki geliflmelerin büyütülmesi kararlaflt - r lm flt r. (Örne in 18. Genel Konsey taraf ndan çeflitli süreçlerdeki geliflmelere ve olaylara yönelik aktif politik tav rlar tak n lmas, iki y l içinde 135 konudaki merkezi tutum gibi) Eksik ve yeterince baflar l olunamayan alanlardaki faaliyetlerin nedenlerine ve yanl fl baz anlay fllara dikkat çekilmesi anlam nda delegelerce ve tart flmalara ifltirak edenlerce önemli aç l mlar sunulmufltur. Gelece e yönelik tasar mlar gelifltirmeden önce, anlay fltaki yanl fllar n, örgütlenme ve pratik faaliyet süreçlerini nas l olumsuz etkiledi i konular na yönelik genel olarak olgun-seviyeli-ilerletici tenkit ve elefltiriler yap lm flt r. Türkiyeli devrimci-demokratik kurumlardan AvEG-Kon, B R-KAR n delegasyon tarz nda kat l m sa lamas olumlu bir geliflme olarak de erlendirilmifl ve ortak iflbirli i sürecine ivme katacak örnek bir tutum olarak kongreye kat lan kitleler taraf ndan be eniyle karfl lanm flt r. Yine uluslararas kurumlardan LPS-Avrupa Koordinasyon Komitesi, M GRANTE-Europa, Nepal Halk Cephesi NSOF, Brezilya Halk Hareketi, talya-k z l Blok, Afganistan Halk nisiyatifi, LPS sekreteryas, Yunanistan flçi Hareketi gönderdikleri delegasyon ve mesajlar yla kongremize canl l k katm fllard r. Yine kongremize kendileri kat lamasalar da mesajlar yla Haluk Gerger, Sibel Özbudun, Temel Demirer, Fikret Baflkaya, Hilmi Yaray c gibi ülkemizin önemli ayd nlar ve sanatç lar katk sunmufllard r. Ve yine çok anlaml dayan flma mesajlar n bize ileten Marksist Tutum sitesi emekçileri, Uluslararas flçilerle Dayan flma Derne i (U D- DER), Partizan Dergisi, Tohum Kültür Merkezi, LPS-Türkiye Seksiyonu kongremize ayr cal kl politik katk lar sunmufllard r. Gelece e yönelik politik yönelimlerin belirlenmesi, pratik faaliyetlerin genel tasar m ve devrimci-uluslararas dayan flman n yükseltilmesi anlam nda önemli bir geliflim olarak de erlendirilen 19. AT K Kongresi, son gününde bütün kat l mc lar n imzas yla ortak bir deklarasyon yay nlam flt r. 19. AT K Ola an Kongresi, birlik-elefltiridaha yüksek düzeyde birlik anlay fl n n canl ve somut bir tarihsel örne i olarak ifllev görmüfltür. Ezilen dünya halklar n n ve sömürülen en genifl iflçi-emekçi s n flar n uluslararas dayan flmas, birli i yönünde önemli kazan mlar ve ileri ad mlar yaratm flt r. Lokal ve uluslar aras beklentilere cevap olmak, çok çeflitlilik kazanan görevlerimizi düzenli olarak yerine getirmekle karfl karfl yay z. Buna cevap olmak; enternasyonalizm bilincini daha fazla kuflanmak, güne ve ana daha s k sar lmak, özgür gelece i yeni kazan mlara kilitlenerek kerte kerte örmekle olas - d r. Yeni ve baflka mücadele odaklar nda daha üst düzeylerde buluflmak, dünya halklar n mücadelesi ve enternasyonal birli i için yeniden/yineden ileri at l mlar yaratmak ve küçük-büyük her kazan m bir siyasal kald raç gibi de erlendirmek dile iyle... Yunanistan hapishanelerinde isyan Dünyan n neresine gidilirse gidilsin rolü ve ifllevi anlam nda de iflmeyen tek yer hapishanelerdir. Hapishaneler, Amerika da da, Avrupa da da, Türkiye de de veya herhangi baflka bir ülkede de olsun her zaman toplumu sindirmenin, ak lland rman n mekanlar olarak kullan la gelmifltir. Hapishaneler sorunu sadece Türkiye ye veya geri kalm fl ülkelere has bir sorun de ildir. flkenceler, bask lar sadece bu ülkelerde yaflanmamakta. Dünyaya demokrasi dersi veren ABD ve AB emperyalistlerinde bask ve iflkenceler daha ince ve derinden yap lmakta. Yaflanan bask ve iflkenceler sonucunda 24 Nisan 2007 de Yunanistan n Malandrino Hapishanesi nde bafl gösteren isyan bir anda 11 hapishaneye yay larak geniflledi. syan fitilini ateflleyen olay, Fokida flehrinde bulunan Malandrino Hapishanesi nde tutuklu bulunan Anarflist Yiannis Dimitrakis adl tutuklunun sudan bahane ile gardiyanlar taraf ndan dövülmesi oldu. Olay ö renen tutuklular isyan ederek hücrelerine girmeyi ve yemek almay reddettiler. Birçok blo u ele geçiren tutuklu ve hükümlüler yapt klar aç klamada; Hapishanelerde ki bask lar n sona ermesini, a r hapis cezas n n y ldan 12 y la düflürülmesini, 18 ay olan ön tutukluluk süresinin 12 aya indirilmesini, tutuklulara koflullar dahilinde izinler verilmesini ve yabanc uyruklu tutuklar n kendi ülkelerine gönderilmesini içeren taleplerin yerine getirilmesini istediler. Tutuklular ayr ca, bulunduklar hapishanenin konumu itibari ile (hapishane flehrin d fl nda ss z bir arazide bulunmakta) ne aileleri ile ne de avukatlar ile rahat görüflemediklerini, görüflme olanaklar n n s n rl l n karfl n sadece yar m saat görüflme olanaklar n n oldu unu, idarenin keyfi olarak sular n kesti ini de aç klamalar nda belirttiler. Malandrino Hapishanesi nde bafllayan isyan bir anda ülkedeki di er 11 hapishaneye de s çrad. Selanik: Diavata Hapishanesi ndeki 200 tutuklu, yemekleri almayarak ve hücrelerine girmeyerek bask lar protesto ettiler. Eflyalar atefle veren tutuklulara polis gaz bombalar ile sald rarak zorla hücrelere soktu. Patra: Benzer flekilde isyan eden tutuklulara polis burada da müdahale etti. Kerkira: 250 tutuklu yemek boykotu ve hücrelere girmeyerek isyana destek verdiler. Trikala: Triakala Hapishanesi nde de 200 tutuklu isyana kat ld. Benzer flekilde Larisa, Hania-Alikarnassos (Girit), Komotini, Nvpilio hapishanelerinde de yüzlerce tutuklu isyan ederek bask ve iflkenceleri protesto ettiler. syan n en önemli merkezlerinden biride Atina da bulanan Koridallos Hapishanesi oldu. Bu hapishane 17 Kas m örgütü davas ndan yarg lanan tutuklularda bulunmakta. Burada da yüzlerce tutuklu isyana kat larak bask lar protesto edip, koflullar n düzeltilmesini istediler. syan n büyümesinden çekinen polis isyana, gaz bombalar ile müdahale etti. Yaklafl k bir hafta boyunca süren isyan 26 Nisan Perflembe günü isyan n bafllang ç ve son kalesi olan Mandrino hapishanesinde de sona ermesi ile bitirildi. Hapishanelerde isyan sürerken d flar da da destek eylemleri yap ld. Özellikle anarflistlerin bafl n çekti i eylemlerde, Atina da bir polis karakolu ve bir çevik kuvvet ekibine molotof ve tafllarla sald r larak birçok polis arac tahrip edildi. Yine Atina da Kültür Bakanl na ait bir binaya ve Kültür Bakan Yorgos Vulgarakis e ait bir büroya molotoflu sald r gerçeklefltirildi. Bunlarla birlikte pek çok banka ATM de molotoflarla tahrip edildi. Demokratik ve nsan Haklar çin Mücadele A D KT O ise 27 Nisan Cuma günü, isyan eden tutuklularla dayan flmak için bir yürüyüfl düzenledi. Yap - lan aç klamalarda, Her gün tutuklular iflkencelere ve bask lara maruz kalmaktad rlar. nsanl k d fl koflullarda yaflamaktad rlar. Tutuklulara hapishane içinde hapishane yi yaflamaktad rlar. Ve hiçbir polisiye tedbir çözüm de il, yeni isyanlar yaratmaktad r denildi. (Yunanistan dan bir K okuru) ÇIKIYOR! işçi-köylü senin sesin! OKU-OKUT! ABONE OL! ABONE BUL! ABONEL K fiartlari 6 AYLIK: YILLIK: NOT: stedi iniz süreye denk gelen oranda paray hesap numaralar m za yat rarak banka dekontunu yay nevimize fakslay n z ya da postalay n z. Abonelik ücretine posta masraflar dahildir.

3 Mayıs 2007 Cumhurbaflkanl seçiminin gösterdikleri Emperyalist sald rganl n öncü gücü ABD emperyalizminin bölgeye dönük günümüz politikalar n, Türkiye üzerinden, Türkiye özgülündeki politikalar ise, bölge konjonktürüne uygun ideolojik donan mda olan AKP üzerinden hayata geçirmeye çal flmas, ülkedeki de iflik siyasal güç odaklar n bu duruma uygun bir konumlanmaya zorlam flt r. Kendini yeni duruma uygun konumland rma çabas içinde olanlardan biri de TSK dir. Bu süreçte belli bir güç-otorite kayb na u rayan TSK, bu kayb na ra men son sözü söyleme pozisyonunu hala korumaktad r. Ve bunun içindir ki, sivil otoriteyle dönem dönem yaflanan gerginliklerin ard ndan, yelkenleri suya indiren hemen her daim sivil otorite olmaktad r. Bu tür çat flmalar çok aç k ki en fazla emperyalistlerin ifline gelmektedir. Emperyalistler, emperyalizmin krizinin derinleflti i dönemlerde, ba ml ülkelerin devlet yap s nda merkezi parçalanmaya ve küçülmeye ihtiyaç duyarlar. Çünkü bu parçalanma ve küçülme emperyalist politikalar n hayata geçirilmesini daha da kolaylaflt rmaktad r. Emperyalist müdahalelerle merkezi devlet yap s zay flat lmaya ve parçalanmaya çal fl lan ülkelerden biri de, emperyalizmin yar - sömürgesi durumunda olan Türkiye dir. Merkezi devlet ayg t n n parçalanmas, iktidar n çeflitli güç odaklar aras nda paylaflt r lmas durumu, emperyalizmin ekonomik ç karlar na da uygundur. Merkezi yap s n koruyan ve emperyalizmle iliflkilerin bu merkezi klik üzerinden kuruldu u bir yar -sömürge ülkenin, emperyalist ç karlara hizmet ettirilebilmesi için gereken sat n alma ve taviz politikalar, emperyalistler için daha pahal ya gelmektedir. Bu durumu tersine çevirebilmek için yar - sömürge ülkelerdeki geleneksel güç odaklar - n n parçalanmas ve daha zay f birçok oda n bulunmas gerekmektedir. Siyasal oldu u kadar ekonomik olarak da zay f iflbirlikçi-uflaklar n daha kolay sat n al nabilirli i ve de yönlendirilebilirli i gerçe inden hareketle, bu zay f odaklar üzerinden politikalar hayata geçirebilmek daha ucuza mâl olmaktad r. Egemenler aras çeliflkinin boyutu Bugün gelinen süreçte egemenler aras çeliflkiler de farkl bir boyut kazanm flt r. Egemenler aras ndaki çeliflkilerde bugün belirleyici olan, ülkeye dönük politikalar ve bölgesel politikalarda emperyalist politikalar n hangi klik taraf ndan uygulanaca ve de geçici de olsa bir iflbirlikçi-uflak tekeli oluflturabilme sorunudur. Cumhurbaflkanl seçimlerinin gündeme gelmesiyle birlikte, bunun etraf nda yarat lan karmaflan n esas n oluflturan da bu olgudur. Cumhurbaflkanl makam TC devlet mekanizmas içerisinde icra makam olmamakla birlikte, özellikle 82 Anayasas ile devlet bürokrasisi için oldukça önemli bir makam haline gelmifltir. Anayasa Mahkemesi, Say fltay, Dan fltay, YÖK gibi sistemin sacayaklar ndan birini oluflturan üst düzey sivil bürokrasinin oluflturulmas nda önemli bir role sahiptir. Egemenler aras ndaki çeliflkiler derinlefliyor Ülkemizde her önemli de iflim arifesinde oldu- u gibi, bugün de egemen s n flar aras çeliflkiler daha belirgin flekilde aç a ç kmakta ve derinleflmektedir. Bu durum sadece ülkemiz egemen s n flar na has bir durum de ildir. Egemen s n flar aras çeliflkilerin böylesi derinleflti i süreçlerde, egemenler ile ezilenler aras çeliflkilerin de derinleflmesinin en önemli nedeni, egemenlerin ortaya ç kan yeni durumlardan en büyük pay kapma ve de iflçi s n f ve emekçileri sömürmekteki ayr cal kl konumlar n koruma ve gelifltirme çabalar d r. Bu durum ülkemiz egemen s n flar aç s ndan da geçerlidir ve ülkemiz egemen s n flar gerek ezenler ve ezilenler aras ndaki, gerekse egemenler aras çeliflkilerin derinleflti i bu süreçte, önemli bir kavfla a gelmifl bulunmaktad r. Çünkü göbekten ba ml olduklar emperyalist efendileri, bulundu umuz Ortado u co rafyas na dönük yeni planlar gere i, bu co rafyada kökten de iflikliklere gitme çabas ndad rlar. Bu de iflim planlar n n bir parças ve tafleronu olarak, ülkemiz komprador burjuva ve büyük toprak a alar ndan oluflan egemen s n flar na da roller biçilmektedir. Bu rollerin bir k sm emperyalizmin içine girmifl bulundu u genel süreç ile ilgilidir. Di er k sm ise, yine bu k s mdan ba- ms z olmamak üzere, esasta ABD emperyalizminin Ortado u ç karlar çerçevesinde oluflturulan BOP ile ilgili rolleridir. Bu iki sürecin iç içe geçmiflli inin yaratt karmafl k iç çeliflkiler içinde, ülkemiz hakim s n flar kendilerine düflecek k r nt lar n oran n art rma telafl na düflmüfl bulunmaktad r. Son bir ayd r özellikle gündemden düflmeyen, düflürülmeyen Cumhurbaflkanl seçimleri üzerinde kopart lan f rt nalar da bu telafl n ürünüdür. Cumhurbaflkanl seçimlerinin giderek gündemin merkezine oturmaya bafllad ilk günlere, Erdo- an n adayl n koyup-koymayaca tart flmalar ve bu tart flmalara ba l olarak da, CHP ve TSK n n Erdo an karfl t durufllar ve ard ndan Meclis Baflkan Bülent Ar nç n ve Genelkurmay Baflkan Yaflar Büyükan t n ayn gün yapt klar aç klamalar vb. tart flmalar damgas n vurmufltur. Bir bütünün parças olan bu geliflmeler ise, egemenlerin kendi içlerindeki konumlan fllar n n da d fla yans mas d r ayn zamanda. Ülkemizde bu elitlerin ana gövdesini TSK temsil etmektedir. Devletin çelik çekirde i TSK, üst düzey sivil bürokrasi ise bu çekirde i çevreleyen kabuktur. Sistemin bu iki sacaya, gerek geleneksel gerekse de s n f ç karlar gere i birbirlerine kopmaz ba lar ile ba lanm fl bulunmaktad r. Sacaya n tamamlayan üçüncü ayak olarak, sivil politikac lar ve sermaye gruplar ile feodal s n flar ise kendi içlerinde, hem bu iki ayakla ittifaklar hem de emperyalizmle iliflkileri bak m ndan çeflitlilik arz etmektedir. CHP, üzerinde yükseldi i ideolojinin gere i olarak, bafl ndan itibaren TSK ve üst düzey sivil bürokrasi ile s k bir iflbirli i içindedir. Sivil siyaset cephesinde R. Tayyip Erdo an n Cumhurbaflkanl n ilk günlerde en çok gündeme tafl yan ve deyim yerindeyse zorla gündemde tutan partinin CHP olmas tesadüf de ildir. AKP ise MÜS AD ile birlikte, emperyalizmin, gerek ülkemiz emekçilerine gerekse bölge halklar na dönük sald r lar na en iyi uyum sa layan ve tafleronluk yapabilece ini, hem ABD ye hem de AB ye ispatlamaya çal flan, rakip güç oda olarak karfl m za ç kmaktad r. AKP-en az ndan flimdilik- gerek emperyalistlerin bölgeye dönük l ml slam projesine uygunlu u, gerekse bir bütün olarak emperyalist politikalara neredeyse hiç itirazs z angaje olmas nedeniyle, hem AB ve hem de ABD taraf ndan belirli oranda desteklenmektedir. De iflen dünya konjonktüründe, geleneksel hakim s n flar n, halklar n ve emekçilerin zarar na oluflturdu u bir tak m statükolar (K br s, Kürt sorunu vb.) ise bugün emperyalistlerin ç kar na uygun olarak, yeniden düzenlenmeye çal fl lmaktad r. Baflta TSK olmak üzere geleneksel devlet eliti bu statüko de iflikli ine karfl ç karken, AKP emperyalistlerin gözünde yerini daha bir sa lama alabilmek için de iflimin motoru ifllevini yüklenmeye çal flmaktad r. Elbette bu de iflim iddias emekçilerin ve halklar n yarar na bir de iflim de ildir. Aksine emperyalist sald rganl n ve vahfletin de irmenine su tafl yamaya dönüktür. Ülkemizde komprador burjuvalar n ve büyük toprak a alar n n en elit kesimini ve de geleneksel iktidar oda n oluflturan TÜS AD ise emperyalist efendileri olan ABD ve AB ile uyum içerisinde bulunmaktad r. Ülke içindeki çeliflkilerde bu süreçte arabulucu rolü üstlenmifltir. De ne in iki ucu da ayn Cumhurbaflkanl kilit olmasa da, egemen s n flar n örgütlenmesinde önemli bir yere sahiptir. Bu makam ele geçirebilecek bir klik, devlet örgütlenmesinin sacayaklar ndan birini oluflturan üst düzey sivil bürokrasi üzerinde önemli bir etki gücüne kavuflacakt r. Bugüne kadar bu etki gücü geleneksel olarak TSK da olmufltur. DTP ye yönelik sald r lar, Nokta Dergisi nin bas lmas ve ard ndan yay n hayat na son vermesi gibi geliflmelerin hepsi esasta TSK ve onunla s - k bir ittifak halindeki üst düzey sivil bürokrasi ve CHP nin belli oranda geriledi ini göstermektedir. Söz konusu klik kaybetti i mevzileri laik, anti-laik çat flmas, fleriat umac s ve de Kürt sorununu kullan - larak, ülke elden gidiyor söylemleri ile kitleleri harekete geçirerek ve tavr n sertlefltirerek geri kazanmaya çal flmaktad r. Hrant Dink in katledilmesi, son Malatya vahfleti de esasta kitleleri çeflitle kamplara bölerek ve de korkular n kullanarak yönlendirme çabalar n n bir sonucuydu. Son süreçte iyice belirginleflen kitleleri çeflitli kamplara, özellikle de laik-anti laik (fleriatç ) temelinde, bölme çabalar n n bir ürünü olarak önce Ankara da bir miting düzenlendi. Laik çevrelerin mitinge kat lanlar n say s n yüz binlerle ifade ettikleri bu miting düzenlendi i günlerde Cumhurbaflkanl - na kimin aday olaca tart flmalar henüz sonuçlanmam flt ve gözler hala Erdo an üzerindeydi. Ancak beklenen olmad ve Erdo an kendi aday olmak yerine Gül ü aday gösterdi. Gül bilindi i gibi hem ABD yle hem de AB ile iliflkilerde dengeyi koruma çabas nda bir kiflilik gibi görünse de, özde tam bir ABD ufla d r. Gül ün di er önemli bir özelli i ise emanetçi olmas d r. Erdo an n baflbakanl a tafl nd süreçte de bu emanetçi rolünü yerine getirmifltir. Gül ün Cumhurbaflkanl adayl na gösterilmesine ayr ca bu gözle de bakmak gerekmekte. Acaba Erdo- an flu anki tepkilerden kaynakl aday olmayarak, belli bir süre sonra emaneti teslim alma hesaplar yla m hareket etti diye de düflünülebilir. AKP, kim bilir daha baflka hangi hesaplar içinde Gül ün aday gösterilmesinin akabinde, burjuva medyan n da ola anüstü gayretiyle Gül ün adayl n kamuoyunda s nd rma-kan ksatma çabas na girdi ve akabinde mecliste ilk oylaman n yap lmas gündeme geldi. flte ne olduysa o günün (27 Nisan) gecesinde oldu ve Genelkurmay Baflkanl n n muht ra niteli indeki bildirisi, bomba gibi gündemin ortas na düfltü. Yurtiçinde ve yurtd fl nda büyük yank uyand ran bildirinin ard ndan üretilen çeflitli komplo teorilerinin bafl nda ise darbe söylentileri gelmekte. Bildiriyi kimileri 12 Eylül süreciyle k yaslarken, 28 fiubat post-modern darbesi benzetmesi yapanlar n say s da az de il. Peki bu kadar gürültüye neden olan bildirinin içeri i nedir? Bu bildiri her ne kadar sözde irticai faaliyetleri engelleme ad na ele al nm fl ve bu cepheye gözda niteli inde gibi görünse de, bildirinin son k sm nda: Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk ün, Ne mutlu Türküm diyene! anlay fl na karfl ç kan herkes Türkiye Cumhuriyeti nin düflman d r ve öyle kalacakt r vurgusu öne ç kmakta. Sözde bölücülü e gönderme yap lan bu vurgu çok aç k ki, baflta Kürt hareketi olmak üzere, tüm devrimci-komünist ve ilerici güçlere dönük de bir tehdit içermektedir. Bunun anlam ise, bu kesimlere dönük, zaten var olan sald - r dalgas n n önümüzdeki günlerde daha da boyutlanaca d r. 1 May s kutlamalar özgülünde yaflananlar bunun habercisi olma niteli i tafl maktad r. Tekrar bildirinin yank lar na dönecek olursak, hemen sonraki günlerde (29 Nisan) stanbul da düzenlenen, Ankara daki mitingin benzeri bir mitingle laiklik cephesi güçlendirilmeye çal fl ld. Ancak burada esas güçlendirilmeye çal fl lan n faflist TSK ve bu ba lamda da toplum içinde yarat lmaya çal fl lan laik-anti laik kamplaflmas oldu u kesin. Bu kamplaflma dedi imiz de ne in iki ucuna bakt m zda ise, bir ucunda laiklik ad alt nda rkç -faflizmi, di er ucunda ise dinci (ve rkç )-faflizmi görmekteyiz. ki faflist e ilimden birine tav r almaya zorlan yor emekçi y nlar. Sonuç olarak: Görünürde TSK ile sivil otorite aras nda yaflanan ve ülke emekçi halk n n, laik-fleriatç ikilemine sokulmaya çal fl larak, özde rkç -faflizmle, dinci (ve rkç )-faflizm aras nda, iki faflist e ilim aras nda bir tercihe zorland çat flma, nihai olarak emperyalistlerin bölgesel ç karlar na hizmet etmektedir ve ülke egemenlerinin emperyalistlere en iyi hizmeti verme yar fl d r. Cumhurbaflkanl na kimin seçilece inin flah s olarak bir önemi yoktur. Ancak arkas nda hangi s n flar n ve kli in oldu u/olaca önemlidir. Bu da ABD nin BOP çerçevesinde göreve getirilece i ve bu göreve kesinlikle uygun vas flar n n bulunaca d r. Bu duruma ba l olarak ülkemiz iflbirlikçi egemen s n flar n n hangi kli inin ülkeyi emperyalizme peflkefl çekmekten dolay ald pay art r p art rmad n ö renmifl olaca z. Cumhurbaflkan kim seçilirse seçilsin arkas ndaki s n f ittifaklar, ülkemizdeki egemen s n flar n konumlan fllar ve aralar ndaki çeliflkiler hakk nda önemli ipuçlar sunacak, egemen s n flar n emperyalizm ile iliflkileri hakk nda somut veriler oluflturacakt r. Ve flaflmaz bu verileri dikkatle analiz ederek, önümüzdeki süreçte BOP karfl t politikalara ve de ezilen s n f ve zümreler aras ndaki ittifaklara daha fazla önem vermeliyiz. Emperyalistlerin ve uflak-iflbirlikçilerinin bu karfl -devrimci konumlan fllar karfl s nda, devrimci-komünistlere ve tüm ilerici güçlere düflen en acil görev, antifaflist ve anti-emperyalist mücadeleyi, mümkün olan en genifl birliktelikleri yaratma çabas nda olarak yükseltmektir.

4 4-17 Mayıs S n fsal Yaklafl m SÖZD E-MUHTIRA, KONFORLU M T NGLER, ÖZDE KR Z Hat r say l r kitlelerin harekete geçirildi i Tando an ve Ça layan mitingleri ile beraber araya s k flt r lan TSK muht ras ile buna karfl l k AKP kanad n n pek de ald r fl etmez görünümdeki tavr yla beraber her ne kadar Tayyip kendi aday olmaktan vazgeçse de- meclisteki süreci iflletmeye çal flmas, c.baflkanl seçimi ba lam nda geliflen krizi hayli boyutland rm fl bulunmaktad r. Bu kriz halinin öz itibar yla rejimin temellerine ait özellikler arz etti ini okumak için, sözü çokça edilen kamplaflma/kutuplaflma içerisinde bulunmamak yetmez, bu durumun s n fsal kökenlerine dair do ru analizler yapmak gerekir. Mevcut kamplaflma içerisinde paranteze al nmaya çal fl lan kitleler ve pek tabii bilinçlerin sakatlanmas için gelifltirilen propaganda faaliyeti belli kavramlar üzerinden yürütülmekte oldu undan, bunlar üzerinden belli aç - l mlar yapmakta fayda bulunmaktad r. Bunlar n bafl nda, rejimin de temel nitelikleri aras nda say lan, demokrasi ve laiklik gibi kavramlar gelmektedir. Türkiye deki egemen s n flar n, devletin kurulup da faflist karakterde flekilleniflinden itibaren burjuva tipte bir demokrasiyle ilgilerinin olmad klar ve 1946 sonras nda önce iki sonra çok partili sisteme geçilmesine karfl n oluflan siyasi düzenin de bunu de ifltirmedi i bilinmektedir. Bu durum, anayasal-parlamenter rejim, siyasi partiler kanunu ve di er yasalarda getirilen düzenlemeler ile garanti alt na al narak sa lanm fl, 60 y ll k pratikte birbirinin devam fleklinde süregiden bir devlet yönetimiyle kan tlanm flt r. Halk n iradesi, seçim ve siyasi partiler aldatmacas içerisinde gasp edilmekte, tepki ve muhalefeti kald raç olarak kullan lmakta; bu oyunu bozmaya çal flan, hakk n arayan, özgürlük talep eden, sesini ç karan, hesap sormaya kalkanlar her türlü yöntem ve araç kullan larak cezaland r lmaktad r. T.C tarihi boyunca, soyk r ma, katliama, iflkenceye, zulme, bask ya u rat lan ulus, halk, grup, s n f, kesim, topluluk, parti, örgüt, dernek, kifli vb.lerinin ne haddi ne de hesab tutulabilir. Faflist Türk devletinin bu uygulamalar dün oldu u gibi pek tabii ki bugün de dolu dizgin devam etmektedir. Kendilerine karfl 367 toplant yeter say s dayatmas n hukuku zorlamak, seçmen iradesine dolay s yla demokrasiye sayg s zl k fleklinde tan mlayan, TSK nin muht ras n da siyasi afet diye niteleyerek kabul edilemez bulan AKP; AB nin göstermelik baz makyaj önerileri d fl nda, baflta anayasa olmak üzere anti-demokratik yasa ve hükümlerin hiç birine dokunmad gibi TMY deki düzenlemeler baflta olmak üzere bunlara yenilerini eklemifl, dahas bütün bu yasalar n uygulanmas nda kendisinden önceki hükümetlerden hiç de geri kalmayan kanl -canl bir pratik izlemifltir. Varl n faflist sisteme ve faflist yasalara borçlu olanlar n, demokrasiden, demokratik kurallardan bahsetmesi kadar büyük bir sahtekarl k ve riyakarl k yoktur. Bu durum, fazlas yla laiklikten dem vuran CHP ve di erleri için de geçerlidir. Mevcut seçim sistemi sayesinde mecliste AKP ile örtülü bir koalisyon oluflturan ve buna iliflkin memnuniyetini esas nda aç k biçimde dile getirenlerin, bugün meflruiyet yüzde 24, 35- tart flmas yürütmesi inand r c de- ildir. Laiklik, Kemalizmi bayrak edinen kesimlerin son dönemdeki en büyük sermayesi haline gelmifl bulunuyor. Bunun tehlike propagandas ve ç rtkanl eflli inde yarat lan korku sayesinde kitleler üzerinde etkili oldu u da bir vak a olarak tespit edilmek durumundad r. Bu durumun dünyadaki geliflmelerin yan s ra, bir tak m provokatif eylemler ile beslendi ini de görmek gerekiyor. Ne var ki, alt koldan topluma enjekte edilmeye çal fl lan Kemalist ideolojinin di er ilkeleri gibi laiklik de TC nin kuruluflundan itibaren tam bir riyakarl kla ele al n p ifllenmifl ve kitleler yanl fl biçimde flekillendirilmifltir. fieklen kamusal iliflkilerden d fllanm fl gibi gösterilen din, iktidar alan ndan hiçbir dönem tasfiye edilmemifl, demokratik devrim söz konusu olmad için de bilimsel manada bir müdahalenin yani ayd nlanman n gerçekleflmedi- i üstyap da, toplumsal yaflamdaki mevcudiyetiyle beraber gücünü korumaya devam etmifltir. M. Kemal den günümüze TSK nin bafl na geçen bütün generallerin laiklik konusunda bilinen hassasiyetleri, yüzde 99 u Müslüman olan Türk milleti gerçe ine çarpt r lmaktad r. Sadece TSK kademesinde de il, sivil konumda bulunan en keskin, en ateflli Kemalistlerin dahi nihayetinde elhamdülillah Müslüman z diye siyaset yapt zeminde, tümünün büyük bir riyakarl k içerisinde hareket etti i görülmelidir. Egemen s n flar n güçlü bir iktidar silah olarak dinin vazgeçilmezli i ba lam nda, kitleleri laiklik bayra etraf nda harekete geçirmeye çal flanlar, a zlar n n di er yan yla bu dili konuflmaktad r. 14 ve 29 Nisan da yüz binlerce kiflinin Tando an ve Ça layan da meydanlar doldurmas, elbette hafife al nacak bir durum de ildir. rtica tehdidi ile laiklik temas n n ön plana ç kar ld ve TSK ya methiyeler düzülerek darbe ça r s yap lan bu mitingler; kitlelerin yönlendirilmesi bak m ndan bir tak m araç ve yöntemlerin ne kadar etkili oldu unu göstermesi aç s ndan dikkat çekicidir. Kitlelerin ekonomik, demokratik taleplerini geri plana itecek derecede rejime ait bir sorun için bu boyutta seferber edilebilmifl olmas, yürütülen propagandan n etkili oldu unu göstermektedir. Bu konforlu mitingleri tertipleyenler, siyasi parti düzeyinde bu denli güç biriktiremedikleri halde, bilhassa flovenizm ekseninde (ifllenen ve ra bet edilen sloganlar incelendi inde görülecektir) ve fleriat korkusuyla kitleleri harekete geçirmeyi baflarabilmifllerdir. Ancak, her ne kadar gösterilerde çok aç k biçimde öne ç kmasa da AKP hükümetinin 4.5 y ll k icraat sonucu giderek yoksullaflan, iflini evini kaybeden, ekme i küçülen, haklar n yitiren, üzerindeki bask lar artan, özgürlükleri daralan, k sacas yaflam çok daha kötü bir hale gelen iflçi ve emekçilerin biriken öfkesinin fleriata/fleriatç lara karfl ç kma ad alt nda saflara yans mas da söz konusudur. Kitlelerin tepki ve öfkesinin darbeciler, k z l elmac lar, Kemalistler vb.leri taraf ndan kullan lmakta olmas meselenin bir boyutudur. Y nlar n ciddi bir kesimi, sömürü ve bask y fleriatç - l k, dincilik ile özdefllefltirse ve mitinge önderlik edenlerin niteli inin ay rd nda olmasalar da, ortaya ç kan enerji dikkate al nmak durumundad r. Kemalizm in kitleler üzerindeki etki ve sempatisinin boyutlar na dair bilinen verilere de yeni bir örnek oluflturan bu mitinglerin, yönlendirilme bak m ndan Ukrayna, Gürcistan vb.lerindeki turuncu devrimler lerde yaflanan kitle eylemleri ile k yaslanmas da dikkate de erdir. Yetki bak m ndan çok daha etkili ve donan ml bir kurum olan hükümet ve baflbakanl k ile yasama organ mecliste ezici ço unlu unu elinde bulundurmas rejim aç s ndan tehdit oluflturmayan AKP nin c.baflkanl n ele geçirmesini namus meselesi yapmak; laikçi olarak bilinen kesimlerin hem samimiyeti hem de fleriat tehlikesi konusundaki inand r c l n azaltmaktad r. ABD ve AB nin A. Gül ün adayl na ses ç karmad koflullarda, TSK nin e-muht ras dostlar al flveriflte görsün misali kalmaktad r: 23 Nisan resepsiyonu s ras nda Genelkurmay Baflkan Büyükan t n gazetecilere, rahatlam fl bir yüz ifadesiyle, Baflbakan zihnindeki cumhurbaflkan aday n bana söyledi. Ama kendisi aç klayana kadar bunu söyleyemem demesi, bence Abdullah Gül isminin Genelkurmay Baflkan n n içine sindi inin kan t. (Avni Özgürel, Radikal, ) TSK içindeki cereyan ve klik çat flmas n n muht ra olarak yorumlanan bildirideki etkisi bilinemez ama gerek bu aç klama gerekse kimi çevrelerce en az onun kadar sert olarak tan mlanan hükümet yan t ve devam ndaki Tayyip-Büyükan t görüflmesi, görünürdeki krizin gerçek boyutlar na dair kan t oluflturmaktad r. Sözü çokça edilen kriz, laikçi ve fleriatç diye nitelenen klikler aras nda yaflanman n ötesinde, sistemin tam da kalbinde cereyan etmektedir. Anayasal-parlamenter diye kodlanan ana parças baflta olmak üzere, hukuki yap - s iflas eden bir rejim söz konusudur. Kürt meselesinden, demokratikleflme sorununa, ekonominin temel parametrelerinde giderek artan bozulma oran ndan sosyal dokudaki derin yar lmalara kadar bütün toplumu içine çeken bir kaosun efli inde hakim s n flar (ve efendileri emperyalistler) kriz yaflamaktad r. Onlar, her yan yla dökülüyor olsa da mevcut kurumlar n ve mekanizmalar n (Anayasa Mahkemesi, Meclis, Seçim vd.) iflleterek görüntüdeki kriz den bir biçimde ç kacaklar ve aralar ndaki paylafl m ile nöbet devri ve düzenlemesini efendilerinin icazetini de esas alarak sürdüreceklerdir. Ancak içine yuvarland klar as l kriz den kolayl kla ç kabilmeleri mümkün de- ildir. Bu krizin emperyalistlerin gerek evrensel ölçekteki gerek bölgedeki krizi ile organik bir iliflkiye sahip olmas, zorluk katsay s n art rmaktad r. Kendi dalafllar nda kulland klar y - nlarla oynaman n ne kadar tehlikeli oldu unun fark nda de iller. Bugün için kitlelerle ba m z n yetersiz olmas n n avantaj n kullanmaktad rlar. Gelece e hükmetmek için s n f mücadelesine müdahale etme sorunumuz tam da burada devreye girmektedir!

5 Mayıs 2007 flçiler, daha fazla kâr u runa kurban ediliyor! Bir önceki say m zda fl kazalar artt, ama neyse ki ölümler azald (!) bafll yla verdi imiz haberde, ifl kazalar n n-cinayetlerinin ekonomik büyümeye (!) paralel art fl gösterdi ini ve bu durumun alt ndaki nedenlerin bafl nda iflçilerin sa l klar ve yaflamlar pahas na gerçekleflti ini, LO ve SSK verilerine dayanarak sizlerle paylaflm flt k. Dile getirdiklerimizin üzerinden çok geçmeden, ülkemizin çeflitli yerlerindeki fabrikalarda yüzlerce iflçinin zehirlenmesine, yaralanmas na ve ölmesine yol açan onlarca olay, ifl kazas daha do rusu ifl cinayeti oldu. flte bunlardan son bir ay içerisinde bas na yans yan birkaç olay; - Antep 3. Organize Sanayi Bölgesi nde kurulu bulunan Unut Ya Fabrikas nda ham ya kazan n n patlamas sonucu bir iflçi hayat n kaybetti. Sabah saatlerinde meydana gelen bu ifl kazas nda, 27 yafl ndaki Mustafa Kahraman, kazan havaland rmas n n kapal olmas ndan kaynakl gaz s k flmas sonucu yaflanan patlamada, feci flekilde can verdi - stanbul Halkal da Baflbakanl k Toplu Konut daresi (TOK ) taraf ndan yapt r lan Günefl Park Evlerinde çal flan 200 iflçi yedikleri yemekten zehirlendi. Durumu a rlaflan 25 iflçi kald r ld klar hastanede tedavi alt na al nd - Karatafl yolu üzerinde bulunan Organik Tar m Fabrikas nda 8 Nisan günü ifl bafl yapan Cengiz U urlu, 13 Nisan günü kendisine verilen kimyasal maddelerin kar flt r lmas görevini yaparken kar flt r lmamas gereken kimyasallar kar flt rmas sonucu ç kan zehirli gazdan etkilenerek kald r ld hastanede yaflam n yitirdi Bu ve buna benzer olaylar ço altmak mümkün. Elimizde onlarca veri var. Ancak sorun bu verilerin tek tek ortaya konulmas de il. Bugün Türkiye de iflçi sa l n ve güvenli ini tehdit eden birçok olgu var. Bunlar n bafl nda iflsizlik gelmektedir. Resmi verilere göre 5-6 milyon, gayri resmi verilere göre ise yaklafl k milyon aras iflsiz bu topraklarda yafl yor. Çal - flanlar bu durumdan do al olarak etkileniyor, çünkü d flar daki iflsiz, çal flan iflçi için bir tehdit oluyor. Her an iflsiz kalma korkusunu besliyor. Hak araman n önündeki yasal engellere, bir de d flar daki iflsiz ço- unlu un ifl bulabilmek için her fleye raz olmas durumu ekleniyor. Yine patronlar lehine düzenlenen yasalar ve yasalardaki boflluklar, iflçilerin örgütsüzlü ü tehdidin farkl boyutlar n oluflturuyor. Kâr n, iflçilerin sa l ve can pahas na elde edildi i gerçe i de iflmek zorundad r. Bu de iflim iflçi s n f n n ç kar nad r. Ancak bu de iflim, iflçi s n f n n, s n f bilincini kuflan p, s n f kardeflleri ile birlikte s n f düflmanlar na karfl harekete geçip, mücadele etmesi ile bafllayacakt r. Bunun ön ad m n aç kt r ki, iflçilerin öncelikle kendi öz sorunlar n dile getirip, sahiplenecekleri ve bu eksende mücadele edebilecekleri s n f sendikac l anlay fl nda hareket eden sendikalarda yer almak oluflturmaktad r. Bu ad m at lmak zorundad r, yoksa bugünkü gerçe- in so uk yüzü bir gün hepimizin kap s na dayanacakt r! (Kartal) Aky l iflçisinden AKP iflgali Sendikal olmak ve insanca yaflam talebi ile aylard r direniflte olan ve direnifl s ras nda, gözalt lar da dahil olmak üzere çeflitli bask lara ve sald r lara maruz kalan Aky l iflçileri 19 Nisan Perflembe günü AKP Diyarbak r l binas n iflgal ederek taleplerini bir kez daha hayk rd lar. 147 gündür direniflte olan 210 Aky l iflçisi topluca AKP il binas na gelerek l baflkan Abdurrahman Kurt ile görüflmek istediler. Ancak Kurt un binada olmamas nedeniyle Baflkan Yard mc s Hamdiye Ayayd n ile görüflerek tepkilerini ve taleplerini yinelediler. Baflkan yard mc s Ayayd n n Partimiz ve il baflkan m z sorunlar n z çözmek için elinden geleni yapacakt r demesi üzerine söz alan Teksif Diyarbak r rtibat Bürosu Baflkan Aziz Bürçin, l Baflkan ile görüflmeden il binas ndan ayr lmayacaklar n söyledi. Bunun üzerine telefonla ulafl lan l Baflkan Kurt görüflme talebini kabul etmek zorunda kald. (Malatya) Emekçinin Gündemi ki miting, iki manzara flçi s n f n n mücadele tarihinde önemi tart fl lmaz bir yerde duran 1 May s gerek dünyada gerekse ülkemizdeki s cak geliflmelerin ortas nda karfl lad k. Gerek tarihsel süreci gerekse öncesi yap lan çal flmalar ve eylem an aç s ndan iyi okunmas gereken May s na dair önümüzdeki günlerde bir dizi de erlendirmemiz olacakt r. Ancak bugünden baz önemli noktalar n alt n çizmek için erken de ildir. Ülkemiz egemen s n flar n n efendilerine daha çok biat etmek, sömürü ve zulümlerinde istikrar sa lamak için gelifltirdikleri manevralar n eflli inde girdik bu y l 1 May s a. Yap lan aç klamalar n aksine ekonomik ve politik olarak ciddi krizler yaflayan devlet, bu durumun faturas n iflçi ve emekçilere ç kar rken, meseleyi yaln z ekonomik boyutuyla ele almam flt r. Özellefltirmeler, iflten ç karmalar, düflük ücretler çeflitli sosyal haklar t rpanlayan yasalarla katmerleflmifl, estirilen rkç -floven rüzgârla birlik ve beraberli in ruhunda yaralar aç lmaya çal fl lm flt r. flçi s n f n n birleflerek sele dönüflmemesi için egemen s n flar ve onun devleti s n f ve di- er emekçi kesimler içinde flovenist ve rkç söylemler yayarak, bu kesimlerin kendilerine karfl birleflmesini, güçlenmesini ve mücadele etmesini önlemeye çal flm flt r. Oysaki iflçi s n f aç s ndan milliyet, din, dil, mezhep vb. ayr mlar n önemi yoktur. Onun geliflmesi güçlenmesi ve daha iyi bir yaflam kurmas esas olarak hangi milliyetten, dinden, dilden, mezhepten olursa olsun birleflmesinde ve burjuvaziye karfl mücadele etmesinde yatmaktad r. Türk egemen s n flar ve onun devleti izledi- i faflist siyaset yüzünden her alanda kriz yaflamaktad r. ç ve d fl siyasette büyük bir t kanma içinde bulunan faflist Türk devleti kitlelere yönelik faflist propaganday son y llarda art rm flt r. Halka yönelik yap lan faflist, flovenist propagandalar n amac faflizmin kitle taban - n güçlendirmek içindir. Kimi burjuva ya da küçük burjuva yazarlar n faflizm geliyor! yaklafl mlar yanl flt r. Zira zaten TC devleti kuruldu undan beri faflisttir. Bugün yap lan faflist propagandalar n amac nda kitlelerin bu faflist devlete olan deste inin art r lmas vard r. Uzun bir süredir devrimci ve komünistlerin faaliyetlerini engellemek için yap lan bask nlar, çeflitli kurum, dergi ve gazeteye yönelik bask nlar, tehditler, Hrant Dink katliam esasta birbirini bütünleyen bir siyasetin fiiliyattaki karfl l - d r. Bunlar n tek bir merkezden yönlendirildi- i aç kt r. Son dönemlerde yurtsever harekete karfl bafllat lan sald r kampanyas n n kökeninde de gelecek endiflesinin büyümesi yatmaktad r. ç ve d fl koflullar n TC egemen s n flar n daha fazla s k flt raca aç kt r. Bundan kaynakl bütün halka yönelik faflist propagandalar daha a rl k kazan rken devrimci, demokrat, yurtsever ve komünistlere yönelik fiili sald r lar bunu izleyecektir. Tüm bunlarla beraber devlet, hoflnutsuz ama bilinçsiz kitleyi bir arada tutma ve maskeledi i laik devlet e karfl bir aidiyet duygusu yaratman n çabas ndan da geri durmamaktad r. Emperyalizme uflakl n maskelenmesi kayg s ndan olsa gerek bayrak seferberli i öyle bir abart lm flt r ki stanbul da çeflitli yerlere dev direklerle bayraklar as lm flt r. Unutmayal m ki bu dev bayraklar devletin emperyalizme olan uflakl n kapatacak kadar dev de ildir. Ancak iflçi ve emekçiler o bayraklara iyi bakmal d r. O bayraklarda hikayesi hiç de anlat ld -yaz ld - gibi olmayan, kahramanl k sembolü ay y ld z de il emperyalistlerin ve uflaklar n n resmi vard r May s öncesine de inirken, devletin ve kitlelerin gündeminde ilk s rada yer alan Cumhurbaflkanl seçimi ve 14 Nisan-29 Nisan Cumhuriyet Mitinglerini asla es geçemeyiz. flçi ve emekçiler aç s ndan Çankaya daki makam koltu unda kimin oturdu unun bir hükmü yoktur asl nda. Tarihindeki 11. kifliyi 7 y l boyunca a rlayacak olan bu koltuk kimleri a rlamad ki! Cumhurbaflkan n ad, siyasi armas de iflse de iflçi ve emekçilere reva görülen açl k, yoksulluk, sefalet, iflsizlik, sendikas zl k, katliam tablosu de iflmedi. Cumhurbaflkanl seçiminin perde arkas ndaki klik çat flmas n bir kenara b - rak rsak, devletin demir yumru u TSK, bu süreci devletin selameti aç s ndan iyi de erlendirme çabas ndan geri durmam flt r. Ankara ve stanbul da yap lan ve çok ciddi kat l m n oldu u mitingler, e-muht ra, en post-modern darbe olarak tan mlanan TSK n n aç klamas yla laik devlet e aidiyet duygusunu gelifltirmenin-göstermenin araçlar olmufltur. Burjuvazi ve di er egemen s n flar kitlelerden korkmaktad r. Tek tek iflçilerden de il ama bütünleflmifl, birleflmifl, inanc güçlenmifl, s n f bilinciyle donanm fl ve gelece i için mücadeleye haz r iflçi s n f ndan korkmaktad r. Evet, emperyalizmin ve uflaklar n n, komprador patronlar n iflçi s n f ndan korkmas yerindedir. flte bu korkudand r ki kitleleri arkas na alman n telafl ndad r. Karfl s na alaca kitle, örgütlendi imücadele etti i sürece onlar n ipini çekecek yegâne güçtür. flte bu gerçeklikten ötürü iflçi ve emekçileri akmas gereken kanala yöneltmek için dünden daha çok çaba sarf etmeli, mücadeleyi büyütmeliyiz. flçi ve emekçileri kurtaracak olan fliar laik devlete dair ama onu korumay de il, y kmay hedef almal d r.

6 4-17 Mayıs Ders yok, ö retmenler grevde! E itim-sen ç kart lan yeni genelge ile ek ders ücretlerinin gasp edilmesine karfl alanlara ç kt. Ülke çap nda gerçeklefltirilen ifl b rakma eyleminde IMF politikalar na ve AKP hükümetine öfke vard. Yaklafl k 600 bin e itim emekçisini ilgilendiren ek ders genelgesi ile izin veya sevk alan emekçilerin girmedi i ders saatleri ek ders ücretinden düflürülecek. Hastalanan e itim emekçilerinin ald klar izin boyunca giremedikleri ders ücretleri maafllar ndan düflecek. Ayr ca 13 Nisan da ç kar lan bir genelge ile 20 bine yak n yöneticinin atand n, bu atamalar n hiçbir s nav olmadan yap ld n ve tek kriterin Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi veren ö retmenlerden ve imam hatip mezunlar ndan oldu unu belirten E itim-sen, AKP nin kadrolaflma politikalar na dikkat çekiyor. E itim-sen ek ders ücretine yönelik ç - kart lan yönetmeli in hak gasplar n n bir devam oldu unu söyleyerek 25 Nisan günü ifl b rakt. stanbul E itim-sen 3 No lu fiube eylem öncesinde 21 Nisan günü Mecidiyeköy metro önünde bir oturma eylemi gerçeklefltirdi. E itim-sen 7 No lu fiube ayn gün Avc - lar da bulunan sendika flubesi önünde, 4 No lu fiube ise Gaziosmanpafla Meydan nda bas n aç klamas yaparak ek ders ücretlerinin kazan lm fl birer hak oldu unu, bunun için de alanlarda olacaklar n duyurdu. 25 Nisan daki ifl b rakma eylemi saat 13:30 da Sultanahmet Meydan nda bafllad. E itim-sen stanbul 1 No lu fiube, 2 No lu fiube ve 5 No lu fiubenin kat ld eylem oldukça coflkuluydu. Çevredeki insanlar n alk fllarla destek verdi i yürüyüfl stanbul l Milli E itim Müdürlü ü nün önüne kadar sürdü. E itim emekçileri, tüm ülkede yapt klar eylemlerle AKP hükümetinin IMF güdümündeki politikalar na hay r diyerek insanca yaflanacak bir ücret ve demokratik bir ülke talebinde bulundu. Kartal 21 Nisan Cumartesi günü saat de E itim-sen üyeleri Kartal Meydan nda bir araya gelerek Ek Ders Genelgesi ni ve yönetici atamalar n protesto ederek, genelgenin geri çekilmesini istediler. Aç klaman n sonunda oturma eylemi yapan e itim emekçilerine, Genel- fl 3 Nolu Bölge Baflkan Veysel Demir, EKD, Emekli-Sen Kartal ve Yurtsever Cephe destek verdi. Kad köy Eminönü skelesi nde yap lan eylemde ise aç klamay fiube-özlük Hukuk Sekreteri R za Zeyrek okudu. E itim-sen üyeleri aç klamadan sonra, ald klar oturma eylemi karar n gerçeklefltirmek için Haldun Taner Tiyatrosu önüne gittiler. Oturma eylemine izin vermeyen polisle aralar nda yapt klar görüflme sonras yar m saatlik oturma eylemi karar n ancak 5 dakika olarak gerçeklefltirebildiler. Ankara Ankara daki E itim-sen li ö retmenler MEB önünde biraraya geldi. Yaklafl k bin 500 E itim-sen li ö retmen, flte sendika, iflte KESK, Gerici, rkç kadrolara hay r, Bakan Çelik, elini cebimizden çek ve Gün gelecek, devran dönecek, AKP halka hesap verecek sloganlar n atarak hükümeti ve MEB i protesto etti. Diyarbak r E itim-sen Diyarbak r fiube binas önünde bir araya gelen sendika üyesi yaklafl k 500 kifli Milli E itim Müdürlü ü ne yürümek istedi. Yol güzergah üzerinde bulunan AZC Plaza önünde yo un güvenlik önlemi alan polis, e itimcileri bir süre burada bekletti. Bir süre sonra e itimcilerin yürüyüflüne izin verildi. Yürüyüfl s ras nda polis s k s k e itimcilerin elinde bulunan E itim-sen flamalar n n indirilmesi yönünde uyar larda bulundu. E itimciler polisin bu tavr n sl k ve alk fllarla protesto etti. Tunceli Tunceli Milli E itim Müdürlü ü önünde bir araya gelen e itim emekçilerine DTP, D SK, Türk E itim-sen, Tunceli Kültür Derne i, F rat Üniversitesi Tunceli Meslek Yüksek Okulu ö rencileri destek verdi. Eylemde E itim-sen fiube Sekreteri Erkan Eslek aç klama yapt. Batman E itim-sen Batman fiubesi ne üye e itimciler, l Milli E itim Müdürlü ü önünde davul zurnal protesto eylemi yapt. E itimciler ad na E itim-sen fiube Baflkan Aziz Aks n aç klama yapt. zmir Konak YKM önünde bir araya gelen E itim-sen zmir fiube üyeleri, Büyükflehir Belediyesi ne kadar yürüyerek burada oturma eylemi yapt. E itim-sen zmir fiubeleri ad na zmir 5 Nolu fiube Baflkan Mehmet fienol aç klama yapt. Ek ders ücretime dokunma yaz l dövizleri tafl yan 2000 e itim emekçisi, s k s k Bask lar bizi y ld ramaz slogan n att. Mersin E itim-sen Mersin fiubesi üyesi yaklafl k 300 kifli, Devlet Hastanesi önünde biraraya gelerek AKP il binas na yürüdü. Yürüyüfl boyunca çeflitli sloganlar at ld. AKP il binas önünde E itim-sen fiube Baflkan Ünsal Y ld z aç klama yapt. skenderun skenderun Ö retmenevi önünde bir araya gelen yaklafl k yaklafl k 300 sendika üyesi pankartla Boyac lar Park na kadar yürüdü. fiube Baflkan Faz l Alç n burada yapt aç klamada sendika üyelerinin taleplerini s - ralad. Adana E itim-sen Adana fiube üyeleri de flube binas önünden AKP il binas na kadar yürüdü. Çelik elini cebimizden çek pankart tafl yan e itimciler ad na E itim-sen fiube Baflkan Güven Bo a aç klama yapt. Kitle, aç klaman n ard ndan 5 dakika oturma eylemi yapt. Gaziantep E itim-sen Gaziantep fiube üyesi yaklafl k bin 500 kifli, K rkayak Park nda bir araya geldi. Eylemde Bunlar engerekler ve çiyanlard r, bunlar afl m za ekme imize göz koyanlard r, tan bunlar! yaz l pankart ile Ek ders hakk m z gasp edilemez ve Direne direne kazanaca z yaz l dövizler tafl nd. E itimciler sloganlarla Demokrasi Meydan na kadar yürüdü. Bursa E itim-sen Bursa fiubesi üyeleri saat 12:00 de Ünlü Caddesi nde toplanarak buradan AKP il binas na kadar yürüdü. Polis yürüyüfl boyunca trafi in engellenece i gerekçesiyle flube yöneticileri ile tart flt. Emekçiler ad na bas n metnini okuyan E itim-sen Bursa fiube Baflkan Kemalettin Y ld z, taleplerinin kabul edilmemesi durumunda mücadele ve eylemlerinin devam edece ini söyledi. Sagra iflçileri üretimi durdurdu TMSF taraf ndan el konulan Bay nd r Holding e ba l Ordu daki Sagra Fabrikas nda çal flan 700 iflçi 7 ayd r ücretlerini ve vergi iadelerini almad klar için 19 Nisan Perflembe günü ifl b rakma eylemi yaparak ücretlerinin ödenmesini istediler. Eylem nedeniyle iflçilerle görüflen fabrika yöneticileri May s ay n n 10 una kadar üç ayl k ücretlerinizi yat - ral m, kalanlar da her ay ikifler ayl k ücretlerinizi ödeyelim dediler. Yönetimin bu aç klamas n de- erlendiren iflçiler ödeme fleklini kabul ederek ifl bafl yapt lar. (H. Merkezi) Ender iflçisi alacaklar n istedi stanbul da kurulu bulunan Ender Çikolata Fabrikas nda çal flan iflçiler, 20 Nisan Cuma günü fabrika önünde toplanarak ücretlerinin ödenmemesini protesto etti. Eylem s ras nda bir konuflma yapan Tek G - da- fl 10 No lu fiube Baflkan Muzaffer Dilek, yaklafl k 4 ayd r fabrikada üretim yap lmad n ve iflçilerin ücretlerinin ödenmedi ini belirtti. flçiler de alacaklar n n ödenmemesine bundan sonra sessiz kalmayacaklar n belirterek eylemlerini devam ettireceklerini söylediler. (H. Merkezi) Bask lara son verilsin! Son süreçte BES e yönelik sürgün ve çeflitli sald r lar n artmas n protesto etmek için BES Adana fiubesi ne üye iflçiler Emekli Sand Adana Bölge Müdürlü ü önünde bir bas n aç klamas yapt. Dev Sa l k- fl ve Genel- fl fiube yöneticilerinin de destek verdi i eylemde aç klama yapan BES fiube Baflkan Sinan Tunç, BES üye ve yöneticilerine yerleri de ifltirilerek bask yap ld n söyledi. zmir de ise BES üyeleri maafl ald klar bankalarla yapt klar sözleflmeden kaynakl banka promosyonu adl kazan lm fl haklar n n gasp edilmesine karfl eylem yapt. 20 Nisan günü yap lan eylemde zmir fiube Baflkan Musa Sever bir konuflma yaparak konu ile ilgili mücadelelerinin sürece ini ifade etti. (Mersin/ zmir)

7 Mayıs 2007 Ar c l a küresel s nma tehdidi Küresel s nma dan en çok etkilenen sektörlerin bafl nda hayvanc - l k geliyor. Özellikle de ar c l k. K fl mevsimlerinin de iflti i ülkemizde erkenden kovanlar ndan ç kan ar lar, gittikleri yerlerden dönemeyince ar c lara sadece bofl kovanlar kald. Bu konu ile ilgili bizimle düflüncelerini paylaflmak isteyen ar c Hakk Özkan n yaz s n yay nl yoruz. Türkiye, dünyada mevcut olan ball bitki tür ve çeflitlerinin % 75 ine sahip zengin bitki örtüsü, de iflik iklim ve co rafi yap s bak m ndan ar c l a son derece elveriflli konumdad r. Bu özellikten dolay ar c l k binlerce y ldan beri bu co rafyada önemli bir üretim modeli olarak var olmufltur. Topraktan ba ms z üretim biçimiyle, az ifl gücüne dayanan özelli iyle, yat r m n gelire k - sa sürede dönüflümüyle, s k nt l olsa da iç ve d fl pazardaki potansiyeliyle önemli ve cazip bir u rafl dal d r. Ayr ca beslenme ve insan sa l na sa lad faydalarla da önemli bir sektördür. Ancak h zla artan koloni varl yla birlikte sorunlar da bir o kadar h zla artmaktad r. Türkiye bugün 4 milyon koloni varl ile Çin den sonra 2. s rada bulunmas na ra men, bal üretimi bak m ndan (y ll k bin ton) daha geri s ralarda bulunmaktad r. Kovan bafl na düflen kg l k verim ise, bu co rafyadaki flora zenginli i aç s ndan düflündürücü bir rakamd r. Dünya ortalamas na bak ld nda kovan bafl na kg dan bahsedilmektedir. Tüm bu olumsuzluklara ra men varsay lan (her alanda oldu u gibi, alan m zda da sa l kl verilerin oldu unu düflünmüyoruz) 150 bine yak n üreticinin 70 bin ton bal, 5 ton balmumu üretimiyle ekonomiye katk s 300 trilyonu aflm fl bulunmaktad r. Ülkemizde toplam bal üretiminin yar ya yak n n oluflturan Çambal m z n tüm dünyadaki bu çeflidin % 90 dan fazlas n yaln z bafl - na üretmesi co rafyam zdaki zenginliklerin çok aç k ifadesi de il mi? Hâlbuki günümüz dünyas nda ar c l k sadece bal üretmek de il; bitkisel kaynaklar, arazi ve eme i kullanarak bal, polen, ar sütü, propolis ve ar zehiri gibi ürünler ile ana ar o ul, ana ar gibi canl materyal üretme faaliyetidir. Ayr ca kozmetik sanayide kullan lan ar c l k ürünleri de düflünüldü ünde sektör giderek önem kazanmaktad r. Geliflmifl ülkelerde ar lar n tar msal alanlardaki polinasyon (döllenme) görevleriyle ilgili flu rakamlar, kimlerin bu ifle hangi cepheden bakt n n aç k bir ifadesidir. (Avrupa da tozlaflmayla (pollinasyon) tar ma katk s y lda 15 milyar Dolar, Pensilvanya eyaletinde sadece 25 bin kovan n katk s ise 63 milyon Dolar.) Kendileri küçük, emekleri çok çok büyük bu yarat klar n 130 bin farkl bitki üzerinde döllenmeyi sa lad n düflündü ümüzde insano lunu nas l bir açl k felaketinden kurtard klar n daha iyi anlam fl oluruz. Son günlerde kopar lan k yamet senaryolar ar lar n g da üretimindeki öneminden kaynaklanmaktad r. Çünkü döllendirdikleri 130 bin çeflidin içinde kabak, kavun, çilek, elma, kay s, narenciye vb. bildi imiz bilmedi imiz yaflam varl m zla do rudan ilgili çeflitleri saymak mümkün. flte son dönemde kopart lan f rt nan n sebebi budur. Global sermayenin beyleri de bilirler ki, üretemezsek nice olur halleri. Çünkü mideleri bofla al flk n de ildir. ABD baflta olmak üzere dünya genelinde onlarca ülkede, bal ar lar gizemli bir flekilde ortadan kayboldu. Ar lar n ekolojik denge ve insan yaflam için hayati öneme sahip oldu unu aç klayan uzmanlar Ar lar n ölümü insanl n sonu mu? Öyle ya yukar da aç klad m z nedenlerle yüz binlerce bitkiyi dölleyerek bize g da sa layan bu emekçiler olmazsa ya Sadece ABD de bahar mevsimiyle birlikte 600 bin kovan n yok oldu u söyleniyor. H rvatistan, spanya, Polonya, Kanada, Avustralya, Yunanistan, sviçre, talya, Almanya, Portekiz gibi ülkeler bu felakette feryad n duydu umuz, okudu umuz ülkeler. Pensilvanya Üniversitesi nden Dr. Max Watkins: Kuflkular m z küresel s nmaya odaklamak laz m. Küresel s nmayla mevsimsel de ifliklikleri yaflayan küremizde kurak ve l k geçen k fl aylar ar kolonilerini erken uyand rm fl, düzenlerini erken parçalam fl, bafl bofl bir flekilde faaliyete sevk etmifl. Bu hareketlilikten sonra büyük ço unlu u kovanlar na dönemeyerek yok olmufllard r aç klamas n yapm flt r. Bunun bilimsel anlamda önemli bir Bal kesir in Küçükdere köyünde 1992 y - l nda dönemin Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanl taraf ndan verilen ruhsatla faaliyete bafllayan alt n madeni köylülerin verdi i mücadele sonucu kapat ld y l nda TÜPRAG flirketine ait Küçükdere Alt n Madeni nin faaliyete girmesi sonucu halk tepki göstermifl ve zeytincilik yasas gere ince alt n madeni kapat lm flt. Yaklafl k 15 y l sonra alt n ve gümüfl madenini TÜPRAG tan sat n alan Koza Alt n flletmeleri, 1992 y - l nda verilen ruhsata dayanarak madende yeniden alt n arama çal flmalar na bafllad. Bu geliflme üzerine baflta Küçükdere köylüleri olmak üzere Körfez Belediyeler Birli i, Zeytincilik örgütleri, çevre dernekleri ve ticaret odalar bir araya gelerek Bal kesir Valili i, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanl ve Büyükdere Belediye Baflkanl hakk nda yap lan ifllemlerin iptali ve yürütmenin durdurulmas na karar verilmesi nedeniyle Bursa 3. dare Mahkemesi ne dava baflvurusunda bulundular. Baflvuruyu de erlendiren 3. dare Mahkemesi, ifllemin aç kça hukuka ayk r oldu u ve uygulanmas halinde telafisi güç zararlara sebebiyet verebilecek nitelikte aç klama oldu unu düflünebiliriz. Ülkemizdeki kay plar cephesi de, efendisiyle (ABD) az da olsa benzerlik göstermektedir. Kay plar n öyle yüksek oranlarda oldu- u söylenmese de, sa l kl bir tespitin yap lmad n da biliyoruz. 57 ildeki kay plar n tespitinden bahsedilse de, önemli koloni potansiyeline sahip Dersim ve Erzincan co rafyas nda yap lm fl bir tespiti ne duyduk ne de gördük. Üstelik bu merkezlerdeki kay plar n % 50 yi geçti i, yine ar c lar n kendileri taraf ndan ifade edilmektedir. Birleflmifl Milletler raporlar na göre son on y lda sera gaz sal n - m nda h zla 13. s raya yükselen Türkiye nin Kyoto Protokolü ne imza atmayarak, yanacaklar n uza nda kalmas mümkün mü? K fl mevsiminde baharlar, içinde bulundu umuz bahar mevsiminde k fl mevsimini yaflamam z; Ocak ta Erzurum-Palandöken e kar duas na, baharda ya mur duas na ç kmak bundan olsa gerek. Ülkemizdeki kay plarla ilgili Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ö retim Üyesi Prof. Dr. Kadriye Sorhun un olay ar lar n küresel s nmayla ilgili hayat döngülerinin altüst oluflu fleklinde de- erlendirmesi önemlidir. K fl dönemi içerisinde yapt m z e itim seminerlerinde (Dersim de) konuyu uzmanlar yla birlikte ar c lar nezdinde konufltuk, tart flt k ve flu ifadelerde netlefltik; Küresel s nman n bariz ifadesi olarak 2006 yaz nda kurak ve olmayan afl r s caklar nedeniyle bitki floras geliflmedi i gibi erken yok oldu. Yeteri kadar beslenemeyen (balpolen aç s ndan) koloniler geliflemedi i gibi k fl mevsimine de yetersiz kadro ve polen sto- uyla girmifl bulundular. Ard ndan l k, mevsimine uygun s cakl kta olmayan k fl, ar kolonilerini erken uyand rd. Kovanda salk m yerine, da n k düzene geçen ar kolonilerinin ço u gidip dönemedi. (Yetersiz vücut direncinden dolay mukavemetleri azald için) Günbegün mevcutlar azald. Kovan faaliyetleri yok oldu, son arenada Kraliçe Ar da gemiyi terk etti, ar c ya bofl kovan (bir miktar art k bal) kald. Bedeli biz üreticiler için a r olsa da yaflad m z sorunu, sorunun muhataplar n, sorunlar karfl s nda tak n lan tav rlar hissetmemiz, görmemiz ileri dönemler için umutlar - Köylülerin maden zaferi! m z yeflertmektedir. Bu, yar n bugünden örece imiz örgütsel yap lar m zla (Ar Yetifltiricileri Birlikleri) kaç n lmaz hale gelmifltir. Biz ülkedeki say lar yüzbinlere varan ar üreticilerinin sorunlar n n flu paragraflar içerisinde sorgulanmas n, yan t bulunmas n istiyoruz; * Varolan potansiyele (dünya 4. lü ü) ra men sa l kl ar c l k politikas oluflturulmufl mudur? * Tar m Bakanl bünyesinde oluflturulan birimlerin alana yönelik çal flmalar ne derecededir? (Çünkü hiç karfl laflmad k!) * Niflasta bazl fleker üretimine izin veren yetkililer, ran ve Çin den giren ballar görmezden gelenler, yan bafl n zda aç k bulunan 250 bin ton Avrupa pazar n hileli ürünlerle kapatanlar! Biz gerçek üreticiler tüm bunlara sebep de iliz. Siz mührü elinde olan Süleymanlar, biz Laz Ali, Kürt Mehmetleriz. (Size ra men helalinden üretmeye devam edece- iz). * Kovan bafl na 15 kg verimin al nd ülkede kg bafl na verece iniz 600 bin liral k deste i, ödedi iniz trilyonlarca liral k hayali vergi iadelerinin yan nda etik buluyor musunuz? * Balda C4, zantibiyotik, naftalin ve HMF tahlilinin YTL olan ülkenizde g da güvenli i görevini varolan laboratuarlara ra men hala vatandafllara m yüklemeyi düflünüyorsunuz? (Halka karfl görevlerinizi çoktan unuttu unuzu biliyoruz.) * Amerika yavru çürüklü ü-avrupa yavru çürüklü ü gibi paraziter hastal klar n kaynaklar n, bizdeki ma duriyetlerini bile bile göbekten ba ml politikalar uygulamaktan vazgeçme niyetiniz yok mu? * Al nterimiz kadar saf ve temiz ballar m z (Munzur Bal) dururken, parti parti siparifl etti iniz efendileriniz patentli ürünleri almaya ne zamana kadar devam edeceksiniz? * Ülkenin en k rsal alanlar nda halk için emek üreten bizlere ad n koydunuz KOS- GEB projelerinizle ne zaman tan flt racaks - n z? * Sorunlar m z aflmam z için yard mc olmaya çal flman z vicdani sorumlulu unuzdur. Ne zaman bu sorumlulu u harekete geçirmeyi düflünüyorsunuz? (Erzincan) bulundu u gerekçeleriyle yürütmeyi durdurdu. Mahkemenin yürütmeyi durdurma karar n n ard ndan aç klama yapan çevre örgütleri ve köylüler Koza flirketinin madeni iflleyebilmek için sat n ald 17 parça zeytinlik alan yok etti ini ve mücadelelerini bundan sonra zeytin a açlar n yerine yeniden diktirmek için sürdüreceklerini belirttiler. Davay açan hukukçulardan Av. Ahmet Özkoca da davay açarken ilk olarak flirketi de il onlara usulsüz çal flma izni veren resmi makamlar hedef ald klar n belirterek Mahkeme karar na ra men alt n flirketi madeni ifllemeye devam etti. Geliflme üzerine Havran Cumhuriyet Savc l na baflvurduk, ancak buradan bir sonuç alamay nca jandarmay telefonla arayarak konu hakk nda haberdar ettik. fiu anda flirket, çal flmas n durdurmak zorunda kald dedi. Küçükdere Madeni nin iflletmesi durdurulunca Bergama n n Ovac k köyünde alt n madenine ayr flt r lmak üzere toprak tafl nmas n n da sona erdi ini belirten Av. Senih Özay da art k Ovac k taki madenin rehabilite edilmesinin gündeme gelmesi gerekti ini belirtti. (H. Merkezi)

8 4-17 Mayıs Türkiye Kürdistan nda operasyonlar yay l yor! Faflist Türk ordusu taraf ndan uzun bir süredir devam ettirilen operasyonlar T. Kürdistan n n birçok bölgesine yay - larak devam ediyor. fi rnak, Hakkâri bölgeleri ve Tunceli nin Çemiflkezek, Ovac k ve Hozat ilçeleri aras nda bulunan Alibo az bölgesinde yürütülen operasyonlar geniflleyerek devam ediyor. Bahar aylar nda neredeyse her y l tekrarlanan bu tablo sonucu yaflam n yitiren askerlerin cenazeleri de toplumda yükseltilmeye çal fl lan rkç -floven dalgan n bir arac haline getirilmeye çal fl lmakta, ölen askerlerin cenazelerine neredeyse tüm devlet erkan kat larak gövde gösterisi yap lmakta, ulusal hareket aleyhine sloganlar at lmaktad r. Bu arada her zaman oldu u gibi flehit düflen gerillalar n cenazeleri ailelerine verilmemekte, bu konuda ailelere mümkün olan her türlü zorluk ç kart lmakta, gerilla cenazelerine iflkence yap lmaktad r. Hat rlanaca üzere k sa bir süre önce 8 Mart tarihinde fi rnak n Besta da- nda ç kan çat flmada yaflam n yitiren HPG gerillas Mervan Üzüm, askerler taraf ndan yerlerde sürüklenmifl, bir çöp traktörüne konularak gömülmüfltü. Son haftalarda yaflanan çat flmalarda flehit düflen HPG gerillalar n n cenazelerinde de benzer görüntüler yafland. Örne in Tunceli de flehit düflen Ramazan Kaplan n cenazesi stanbul a getirilmifl, sabah saatlerinden itibaren Esenyurt Belediyesi ve jandarma taraf ndan topra a verilmesi engellenmifl, sonuçta cenaze yüzlerce kiflinin kat l m yla Kayabafl Mezarl nda topra a verilmifltir. Tüm bask lara karfl cenaze töreni boyunca s k s k fiehid Namirin slogan at lm flt r. Yine ayn bölgede flehit düflen 5 HPG linin cenazesi, Hozat Tugay Komutanl taraf ndan Hozat Belediyesi yetkililerine teslim edilmifl, cenazeleri teslim eden askeri yetkililer, HPG lilerin ilçe mezarl nda defnedilmesini istediklerini bildirmifltir. Cenazeler burada belediye iflçileri ve bir grup vatandafl taraf ndan defnedildi. fiehit düflen gerillalardan HPG li Jehat Binici nin (Faruk Suruç) cenazesini almak isteyen ailesi ise polis engeliyle karfl laflt. fianl urfa dan Tunceli ye cenazelerini almak için giden aile ilçeye dahi al nmad. Yine ayn çat flmada flehit düflen Bilal Sa lam n cenazesi ise Mardin in Nusaybin ilçesinde binlerce kiflinin kat ld bir törenle topra a verildi. Nusaybin giriflinde polis taraf ndan al konulan cenaze, kitle taraf ndan polisten al narak, sloganlarla mezarl a götürülürken, yap lan yürüyüfl s ras nda polis ile kitle aras nda gerginlik yafland. Cenazeden sonra konuflan Sa lam n amcao lu Zeki Sa lam, cenazeyi almalar sürecinde yaflad klar zorluklar anlatt. Cenazeyi teflhis etmekte dahi zorluk çektiklerini belirten Sa lam, Teflhis etmek için gittik, ama tan nmayacak durumdayd. Yüzü ve vücudunun birçok yeri parçalanm fl durumdayd. Sol kula- kesilmiflti. Ayr ca kolu da kopmufltu. Vücudunu tan yabilece imiz her yeri paramparça edilmiflti. Tek kelimeyle vahfletti. Cenazemizi alana kadar bize defalarca hakaret edildi dedi. (H.Merkezi) Dersim de operasyonlara karfl yürüyüfl! DTP Tunceli l Örgütü yapt kitlesel bir yürüyüflle Tunceli k rsal nda ve bölge genelinde yürütülen operasyonlar k nad. Yürüyüfl sonras yap lan aç klamada, operasyonlara bir an önce son verilmesi istendi. Çeflitli kurumlar n da kat ld eylemde DTP binas ndan Sanat Soka- na kadar yürüyen yüzlerce kifli, buradan kitlesel bir flekilde Belediye Yeralt Çarfl s na kadar sloganlar atarak yürüyüfl gerçeklefltirdi. Kitle, operasyonlara tepki gösteren dövizler tafl yarak, s k s k, Operasyonlar durdurulsun, fiehit namirin vb. sloganlar att. Kitle ad na aç klamay okuyan DTP Tunceli l Baflkan Yard mc s Nuri K - l ç, yap lmak istenen s n r ötesi operasyonla, rkç l n gelifltirilmesiyle ve yürütülen askeri operasyonlarla bar fl n sesi bo ulmaya çal fl l yor dedi. K l ç, daha üç gün önce Tunceli de yaflam n yitiren 10 kiflinin gömüldü ünü hat rlatarak, flunlar söyledi: Sadece son günlerde 10 HPG üyesi ve 4 DHKP-C üyesi yaflam n yitirdi. Yine daha birçok yerde asker ve gerilla yaflam n yitiriyor. Art k yeter diyoruz; çözüm operasyonlarda de il, diyalogtad r. Aç klama s ras nda, kitle s k s k, fiehîd namirin slogan n att. Yap lan aç klaman n ard ndan kitle yürütülen operasyonlar protesto etmek amac yla befl dakika oturma eylemi yapt (H.Merkezi) Korucu terörü sürüyor Devletin gerilla mücadelesini bitirmek için yakt klar, boflaltt klar köylerde yaflayan insanlar, yerlerinden, yurtlar ndan sürülerek baflka topraklarda yaflamak zorunda b rak lm fllard r. Dilini, kültürünü bilmedikleri insanlar n içinde yaflamak zorunda kalan, yoksullukla, evsizlikle bo- uflan insanlar, sürüldükleri topraklara yeniden dönebilmenin çabas içine girmektedirler. Devlet Köye Dönüfl Projesi ad alt nda bir projeyle, sözde insanlar köylerine geri götürmeye bafllad. Ancak bu giriflimlerin de insanlar n gözlerini boyamaktan baflka bir anlam n n olmad k sa sürede ortaya ç kt. Geri dönenler ya topraklar n iflgal eden korucular taraf ndan dövüldü, öldürüldü, bask ya u rad ya da bizzat asker ve polisler taraf ndan ayn bask ve fliddete maruz kald - lar/kalmaktad rlar. Bunun son örne i Batman da yafland. Hayrettin Y ld r m, y llar sonra Köye Dönüfl Projesi kapsam nda yerleflti i topraklar nda, korucu daya yla karfl laflt. Geçti imiz günlerde bir grup korucunun sald r - s na u rad n anlatan Y ld r m, Mezram za yak n Binekli köy korucular, üç y l önce döndü ümüzden beri gidin diye tehdit ediyordu. Direnince de sald rd lar dedi. 12 y l önce yaflad mezras boflalt lan Y ld r m, Köye Dönüfl Projesi kapsam nda, Batman n Sason ilçesine ba l Kaflyayla mezras na yerlefltirilmiflti. Ancak 10 çocuk babas 48 yafl ndaki Y ld r m n dertleri dönüflle bitmedi: Geçti imiz günlerde baz korucular n, Karakol komutan seni istiyor, bizimle geleceksin dediler. Beni d flar ça rd ktan bir süre sonra ellerindeki sopa, Kalaflnikof dipçi i ve kesici aletlerle sald rd lar. Çevredeki köylülerin yard m yla hastaneye kald r ld m. Can m zor kurtard m. Batman Devlet Hastanesi nde bafl na 10 dikifl at lan Y ld - r m yaflad klar n böyle anlatmaktad r. Y llard r kimsenin müdahale etmedi i korucular, zorla göç ettirilmifl köylülerin topraklar n ekip biçmektedirler. fiimdi köylülerin geri dönmesiyle bu durumlar nda de ifliklik olan korucular, devletin deste- ini alarak köylülere sald rmaya devam ediyorlar. Sald r ya u rayan köylülerin flikayetleri ise mahkemeler taraf ndan ya dikkate al nm yor, ya da korucular lehine sonuçlan yor. ( zmir)

9 Mayıs 2007 DTP bask lara protesto etti Gündem i hedef gösteren Büyükan t a suç duyurusu! Genelkurmay Baflkan Yaflar Büyükan t n 12 Nisan da düzenledi i bas n toplant s nda Gündem gazetesini hedef göstermesi üzerine suç duyurusunda bulunuldu. Gündem gazetesi çal flanlar 17 Nisan Sal günü Sultanahmet Adliyesi ne giderek savc l a suç duyurusunda bulundu. Gazetenin Genel Yay n Yönetmeni Yüksel Genç, Haber Müdürü Nurettin F rat n da kat ld suç duyurusunun ard ndan Sultanahmet Meydan nda bir bas n aç klamas yap ld. Ayr mc l k, suç ifllemeye tahrik, halk kin ve düflmanl a tahrik veya afla lama, görevi kötüye kullanma, yarg görevi yapan afla lama, adil yarg lamay etkilemeye teflebbüs ten Büyükan t hakk nda TCK nin 122, 214, 216, 257, 277 ve 288 nci maddelerinden suç duyurusunda bulunuldu. DTP, MKM, HD, Evrensel Gazetesi, Sine-Sen, stanbul Kürt Enstitüsü, At l m gazetesi ve ESP temsilcilerinin de destek verdi i aç klamada konuflan Nurettin F - rat; Türkiye de hedef gösterilen kurum ve kiflilerin bafl na neler geldi inin Hrant Dink cinayeti ile herkes taraf ndan aç kça görüldü- ünü dile getirirken gündem çal - flanlar na yönelik herhangi bir sald r dan Büyükan t n sorumlu olaca n söyledi. Öte yandan DTP Silvan ilçe örgütü Azadiya Welat, Gündem, Yaflamda Gündem ve Güncel in kapat lmas n k namak amac yla Güncel ve Azadiya Welat da tma kampanyas bafllatt. 17 Nisan günü ilçe merkezinde biraraya gelen DTP liler 400 adet gazete da t m yapt. DTP Silopi ilçe örgütü de Gündem ve Azadiya Welat gazetelerinin temsilciliklerine dayan flma ziyaretinde bulundu. (H. Merkezi) DTP ye yönelik Newroz öncesinde bafllayan bask ve gözalt lara karfl protesto eylemleri düzenlendi. Devletin ulusal harekete karfl bafllatt sald r n n bir parças n oluflturan DTP bask nlar, gözalt ve tutuklamalar eylemlerle k nand. Son aylarda yo- unlaflan operasyonlarla gerillay etkisiz hale getirerek imha etmeyi planlayan devlet, halk n oylar ile seçilen yöneticilere de ceza ya d r yor. Tüm bunlara karfl DTP de tepkisini soka a tafl yor. 19 Nisan Perflembe günü DTP Malatya il örgütü partileri üzerindeki bask lara, Azadiya Welat ve Gündem gazetelerinin yay n n n durdurulmas - na tepki göstererek Soykan Park nda bir eylem yapt. Aç klamay okuyan DTP Malatya Kürt kurumlar na yönelik sald r lar devam ediyor l Baflkan Nuray K l nç; sald r lara ra men demokratik eylem ve etkinliklere devam edeceklerini söyledi. DTP Van il binas önünde biraraya gelen DTP liler a zlar na siyah bant takarak Sanat Soka na kadar yürüdü. Kitle ad na bir aç klama yapan DTP Merkez lçe Baflkan Bazi Bor; DTP A r l Baflkan n n tutuklanmas - n hat rlatarak sald r ve sindirme dalgas n n askeri darbeyi ça r flt rd n söyledi. DTP Suruç ilçe örgütü de bask lar protesto etmek amac yla Cumhuriyet Meydan nda 5 dakikal k oturma eylemi yapt. Eylemde konuflan DTP lçe Baflkan Yard mc s Fevzi Atefl Büyükan t n Kürtlere topyekûn savafl ilan etti ini söyledi. Son dönemlerde Kürt kurum ve kurulufllar na yönelik sald r lar giderek artmaktad r. Geçen ay zmir de DTP ye yönelik bask nlarda aralar nda l baflkan n n da oldu u çok say da kifli tutuklanm flt. Yine Newroz mitingi sonras yap lan bask nlarda da birçok kifli tutuklanm flt. 22 Nisan günü ise ö rencilerin toplant yapmas gerekçe gösterilerek Ada Kültür ve Sanat Merkezi TMfi polisleri taraf ndan bas larak 21 kifli gözalt na al nd. Yaflanan bu sald r lar protesto etmek için 23 Nisan günü saat:12:00 de Kemeralt giriflinde Acil Eylem Hatt ve HD bas n aç klamas yapt. Bask lar, gözalt lar, tutuklamalar bizi y ld ramaz. Devlet terörüne son pankart - n n aç ld eylemde, Ada Kültür Merkezi yaln z de ildir, Yaflas n halklar n kardeflli i vb. sloganlar at ld. Yap lan aç klamada bugüne kadar yap lan bask ve sald - r lar n halk m z n hak alma mücadelesini engelleyemeyece i vurguland. ( zmir) DTP skenderun ilçe örgütü yöneticileri de a zlar n siyah bantla kapatarak eylem yapt. DTP Ardahan il ve ilçe örgütleri de yap lan bask lar k nayarak bir bas n aç klamas yapt. Gençlik Park nda DTP l Baflkan Ömer Y lmaz taraf ndan yap lan aç klamada; Newroz sonras Ardahan da 4 DTP yöneticisinin, Nisan gecesi ise Merkez lçe Baflkan Ferhat Kaya n n gözalt na al nd n söyledi. DTP Cizre ilçe örgütü, Lice ilçe örgütü de yapt klar eylemlerle bask lar protesto ederken Gündem ve Azadiya Welat gazetelerinin da t m n yapt. Eylemler sürerken Mufl ta DTP ve TUHAD-DER yöneticilerinin aralar nda bulundu u 13 kifli hakk nda Newroz da yapt klar konuflmalar gerekçe gösterilerek soruflturma bafllat ld. Manisa n n Sar göl ilçesinde 20 Nisan Cuma günü ilçe emniyet müdürlü- ü taraf ndan Yasak yay n bulundurmak iddias yla Abdülhamit Kolca n n evine bask n düzenlendi. O lu ve torunu ile birlikte gözalt - na al nan Abdülhamit Kolca PKK/KOGRA-GEL e üye oldu u iddias yla tutuklanarak Sar göl Hapishanesi ne sevk edildi. Ayn gün zmir de evlerine düzenlenen bask nla gözalt na al nan 8 kifli tutukland. Tutuklamalarla ilgili olarak DTP zmir il örgütü bir oturma eylemi yapt. (H.Merkezi) Mersin de sald r lar k nand Mersin de biraraya gelen DTP, HD, ÖDP, SDP, EMEP, HÖC, SEH, Partizan, ÇHD, KESK Mersin fiubeler Platformu, D SK, Türk- fl, H.B.V Kültür ve Tan tma Derne i, Halkevleri ve 78 liler Derne i, Gündem, Güncel ve Azadiya Welat gazeteleri ile Nokta Dergisi ne yönelik bask lar ile Malatya daki sald r y k namak için HD Mersin fiubesi önünde bir aç klama yapt. Buradan Tafl Bina önüne kadar Direne direne kazanaca z fleklinde slogan atarak yürüyen kalabal k kitle, Türküz, Kürdüz, Ermeniyiz, H ristiyan z, Müslüman z. Halklar n kardefl sesiyiz. Faflizme karfl direnece iz pankart ile Özgür bas n susturulamaz, Faflizme karfl omuz omuza, Kürdüz, Türküz en baflta insan z dövizleri tafl d. Kitle ad na aç klama yapan KESK Dönem Sözcüsü Y lmaz Bozkurt, Gündem Gazetesi Mersin Temsilcili i ne yap lan bask nda bir kiflinin gözalt na al nd n, bilgisayar kasalar na el konuldu unu belirterek, Bizler Türkiye nin ayd nl k yüzleri ve demokrasi savunucular olarak; art k ülkeyi yönetenleri uyarmayaca z dedi. (Mersin)

10 4-17 Mayıs Sincan Zindanlarındaki saldırılar F Tipi gerçeğini gösteriyor! F tipi hapishaneler aç ld günden bu yana tecrit ve tredman uygulamalar her gün yeni bir boyut alarak devam ediyor. Son süreçte F tiplerinde tutsaklara yönelik sald r lar n artmas, disiplin ad alt nda 2 y la kadar varan mektup, görüfl yasaklar yla cezaland r lmalar, hasta tutsaklar n tedavisinin engellenmesi vb. hapishaneler cephesinde art fla geçen sald - r lard r. Bu sald r lar Türkiye nin gündemiyle de oldukça örtüflen bir seyir izlemektedir. Depolitize edilen toplumda yayg nlaflt r lmaya çal fl lan rkç -floven sald r - lar, k l f demokrasiyi kal c laflt rmak olan hak ihlalleri, hapishaneler aya nda da slah edilmeye çal fl lan tutsaklar n fiili sald r larla sindirilmek istenmesiyle yans yor. Bu konuda Kürkçüler F Tipi listenin bafl nda yerini al rken son 2 ayl k süreçte Sincan Zindanlar liderli e oynuyor. TKP/ML tutsaklar Naki Demir, Sedat Ot, Cengiz Kahraman, Tayyar Ero lu, Halil fiahin ve Yaflar nce adl tutsaklar 6 Nisan günü Ankara Adliyesi nde görülen duruflmalar ndan sonra hapishaneye götürülmek için bindirilecekleri ringlere gardiyanlar n sald r lar yla yerlerde sürüklenerek konuldu. Sincan 1 No lu F Tipi nde Yaflar nce, Kemal Ertürk, Erol Zavar ve Zeynel Karabulut un tedavileri engelleniyor. Yine Sincan Kad n Hapishanesinde bulunan Resmiye Vatansever hapishane giriflinde ç r lç plak aranarak darp edildi. Ayn hapishanede kalan Necla Çomak, Nilüfer fiahin ve Birgül Uzun adl tutsaklar 3 ay hücre cezas ald lar. Son olay ise 10 Nisan günü Sincan 1 No lu F Tipi Hapishanesinde gerçekleflti. Hapishane revirine götürülürken devrimci tutsaklar görüp selam veren Kenan Özyürek ve Cengiz Kahraman gardiyanlar n sald r s na u rad lar. Sald r sonras Kenan Özyürek in revire gitmesi engellenerek hücreye at l rken, Cengiz Kahraman ise kas klar na ve testislerine ald tekmeler sonucunda fenalaflt ve revire ç kma iste ini bildirdi. Ancak doktor iste i kabul edilmeyerek hücresine at ld. Tutsaklar sonuçta 40 dakika boyunca kap lar döverek Kahraman n revire götürülmesini sa lad lar. Ancak revirdeki doktor Kahraman n hiçbir fleyi olmad n söyleyip, a r kesici i ne yapt ktan sonra hücresine geri göndermifltir. Hücresinde a r lar artan Kahraman n yeniden fenalaflmas üzerine yeniden kap dövme eylemi yapan tutsaklar Doktor istiyoruz sloganlar n atarak Kahraman n Sincan Devlet Hastanesi ne oradan da Ankara Numune Hastanesi ne götürülmesini sa lam fllard r. Testislerinde kanama tespit edilen Cengiz Kahraman a 14 gün ifl göremez raporu verilmifltir. Raporla kan tlanan sald r esnas nda her tarafta güvenlik kameralar oldu u halde sald r n n hapishane idaresi taraf ndan tespit edilememifl olmas da olay n ilginç bir di er yan. Sald r sonras nda yüzlerce suç duyurusuna hiçbir yan t alamayan tutsaklar n bütün giriflimleri de hapishane idaresi taraf ndan Kürkçüler Hapishanesi nde iflkenceye devam! Adana Kürkçüler F Tipi Hapishanesi nde iflkence gördü ü belirtilen Emrah Yayla n n yak nlar, hapishane yetkilileri hakk nda suç duyurusunda bulundu. Tutsaklara yönelik keyfi uygulamalarla sürekli gündemde olan Kürkçüler de yaflananlara dikkat çekmek amac yla THYD-DER 20 Nisan günü, Adana Adliyesi önünde bas n aç klamas düzenledi. Çok say da kiflinin kat ld aç klamada nsanl k onuru iflkenceyi yenecek ve Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar at ld. Aç klamay okuyan THYD-DER üyesi fiemsettin Kalkan, Kürkçüler Hapishanesi giriflinde tutuklular Hofl geldin daya ile karfl lanmakta, tedaviler yap lmamakta, avukatlar ve aileleri ile görüflmeleri keyfi uygulamalarla engellenmektedir has ralt edilmifltir. 20 Nisan günü Cengiz Kahraman la görüflmeye giden Avukat Fatmagül Yolcu, müvekkili Kahraman ile ancak befl dakika görüfltürüldü. Yolcu, yapt görüflmede Kahraman n ayakta durmakta ve yürümekte güçlük çekti ini belirtti. Akraba ziyaretinde ö renilen sald r sonras nda avukatlar yla ancak 5 dakika görüflebilen Cengiz Kahraman, ailesiyle yapt son görüflmede a r lar n n biraz daha azald n ve yaralar n da geçmeye bafllad n söylemifltir. Konunun duyulmas n n ard ndan 27 Nisan günü Yüksel Caddesi nde bir bas n aç klamas yapan Partizan, Al nteri, BDSP, ESP ve DHP sald r y protesto ettiler. Devrimci tutsaklar teslim al namaz. Hasta tutsaklar serbest b rak ls n yaz l pankart aç lan eylemde aç klamay yapan gazetemiz flçi köylü Ankara temsilcisi Bahar Gök son yaflananlarla birlikte F Tipleri gerçe inin bir kez daha gözler önüne serildi ini söyledi. Devletin 5 y ld zl otelleri olan F Tiplerinin iflkencehane oldu u gerçe inin gizlenemeyece inin bu tür sald r larla kan tland n söyleyen Gök, Hemen her gün yeni bir sald r n n yafland F Tiplerinde devrimci tutsaklar da direnmeye devam ediyor. Bizler devrimci iradenin teslim al namad F tiplerinde faflist sald r lar n sona ermesini ve hasta tutsaklar n bir an önce serbest b rak lmas n istiyoruz dedi. HD Cezaevi Komisyonu nun da destek verdi i eylemde Devrimci tutsaklar teslim al namaz, çerde d flar da hücreleri parçala, Hasta tutsaklar serbest b rak ls n, Yaflas n devrimci dayan flma sloganlar da at ld. (Ankara) Merhaba ya tahammülsüzlük Sincan 1 No lu F Tipi Hapishanesi nde devrimci tutsaklar Kenan Özyürek ve Cengiz Kahraman a yap lan sald r y k namak için stanbul da bir eylem yapan dedi. 6 Nisan 2007 tarihinde tutuklanan Emrah Yayla n n ilk gün falaka, kaba daya a maruz kald n belirten Kalkan, Yayla ç r lç plak soyulmufl, su hortumu ile iflkence yap lm flt r dedi. Aç klaman n ard ndan Yayla n n yak nlar, hapishane yetkilileri hakk nda Adana Cumhuriyet Savc l na suç duyurusunda bulundu. (Mersin) TUYAB l aileler, yaflananlar n bir kez daha F Tipi Hapishanelerde tutsaklar n can güvenli inin olmad n ortaya koydu unu vurgulad lar. 23 Nisan günü Galatasaray Lisesi önünde toplanan aileler nsanl k onuru iflkenceyi yenecek yaz l bir pankart açt lar. Bas n aç klamas alk fl ve z lg tlarla bafllad. TUYAB ad na bir konuflma yapan ve bas n aç klamas n okuyan Emriye Demirk r, Geçen hafta kat ld m z bir TV program na telefonla ba lanan bir hapishane müdürü abart yorsunuz demiflti. Buradan bir kez daha söylüyoruz, iflte F Tipi hapishaneler gerçe i budur; bir merhaba demeye bile gösterilen tahammülsüzlük, tutsaklar n birbiriyle iletifliminin engellenmesinin ve tecritin boyutunu da ortaya koymaktad r dedi. Metinde sald r y anlatan Demirk r, Cengiz Kahraman n ancak sald r dan 30 saat sonra devrimci tutsaklar n saatlerce kap lar dövmesinin ard ndan hastaneye sevk edildi ini belirtti. Kahraman a 14 günlük doktor raporu verildi ini söyleyen Demirk r, hapishane idaresinin olay n bas na yans mas n engellemeye çal flt n, tutsaklara bu olay aram zda kals n diyerek örtbas etmeye çal flt klar n vurgulad. Bas n aç klamas alk fl ve sloganlarla son buldu. ( stanbul) Sincan Kapal Kad n Hapishanesi nde bask lar devam ediyor Sincan Kapal Kad n Hapishanesi nde kad n tutsaklara yönelik uygulanan hak gasplar ve çeflitli sald r lar her geçen gün artarak devam ediyor. Son olarak gazetemize gönderdi i mektupta yaflanan sald r lara de inen Zeliha Bulut görüflüne gelen annesinin XRAY cihaz - n n en yüksek duyarl l kla çal flmas nedeniyle hemen sinyal verdi i için ç plak aramaya tabi tutuldu unu belirtti. Annesinin arama s ras nda ayr ca zaman kaybetti ini ve 1 saat olan görüfl hakk n n 40 dakikas n kullanabildiklerini ifade etti. Bulut, mektubunda ayr ca MLKP li kad n tutsaklar n daha önce kald klar Ulucanlar Hapishanesi nde cam k rd klar gerekçesiyle 30 gün hücre cezalar ald klar n da belirtti. Mufl Hapishanesi nde adli tutuklu olarak bulunan Naz m Yi- it e gönderdi i mektup ve yay nlar n engellendi ine de inen Bulut, son olarak 30 Mart ta Hapishane idaresi taraf ndan dayat lan genel arama s ras nda slogan att klar gerekçesiyle kendisine ve Fadime Özkan a 2 fler ay mektup yasa ve Deniz Tepeli ye ise 1 ay görüfl yasa verildi ini söyledi. (H. Merkezi)

11 Mayıs 2007 Filistin direniş hattının yaratıcısı yiğit tutsaklara; Elimize posta kanal yla ulaflan aç klamay yay nl yoruz. Siyonizme karfl eksilmeden ço alan bir direniflin yarat c ve yap c s yi it Filistin halk n n ödedi i her bedel gibi tutsakl k da dünya halklar n yüre inde büyük bir sayg ve sevgiyi çoktan kazand. Siyonizme karfl direniflte Filistinli tutsak olmak kadar onur verici bir mertebeye ulaflmak kolay de ildir. Siyonizmin kendini en güçlü hissetti- i hapishanelerini intifada ruhuyla par ldayan direnifl mevzileri haline getirmek biz Türkiyeli devrimcilerin yüre inde ve ruhunda güçlü devrimci f rt nalar yaratmaktad r. Siyonist srail devleti yi it Filistin halk n n direnifli karfl s nda acz ve düflkünlük içinde her türlü pervas z zulüm ve katliamlara baflvuradursun Filistin halk n n tutkulu bir k skançl kla özgürlü e ve ba ms zl a olan inanc na engel olmay baflaramam flt r-baflaramayacakt r. Ortado u daki emperyalist ve Siyonist sald rganl klara karfl direniflin yüre- i ve beyni olan Filistin, Ortado u s - n rlar n aflan tüm dünya halklar na HD Adana fiubesi Ocak ile Nisan aylar aras nda gerçekleflen hak ihlallerine iliflkin haz rlad klar raporu kamuoyuna aç klad. Raporda, gözalt na al nma iflleminden, hapishanelere kadar birçok alanda hak ihlallerinin artt na dikkat çekildi. fiube Baflkan Ethem Aç kal n, bu süre içinde 24 konutun polis taraf ndan bas ld n, 77 kiflinin gözalt na al nd n bunlardan 23 ünün tutukland n belirterek, tutuklama gerekçelerinin ise örgüt üyeli i, suç ve suçluyu övme, toplant ve gösteri yürüyüflü yasas na muhalefet etmek oldu unu söyledi. Bask nlar n sabah saatlerinde gerçekleflti ini ilham kayna olan bir onur savafl n çoktand r kazand. Siyonizm duvarlar örerek Filistin i tecrit etti ini ve kendini güvenceye ald - n düflünmekle ancak acizli ini ortaya sermektedir. Bu acizli ini ise Siyonizmin zindanlar nda yatan binlerce Filistinli direniflçi zaten çoktand r ortaya koymufltu. Ba ms zl k ve özgürlü ün ifade eden Aç kal n, bask nlar s ras nda polisin sivil giyimli oldu u ve mahkeme iznine iliflkin ev sakinlerine bir belge sunulmad ayr ca yine bask n s ras nda delillerin toplan ld n n görüldü ünü kaydetti. Gözalt ifllemi s ras nda hak ihlalli Gözalt na al nma s ras nda iç ve d fl mevzuatlar n ihlal edildi ine dikkat çeken Aç kal n, Yakalama, Gözalt na Alma ve fade Alma Yönetmenli inin 18. maddesinde, 11 bent halinde say lan tutsak al namayacak kadar yüce de erler oldu unu Filistinli tutsaklar Siyonizmin kendini en güvenli hissetti i mekânlarda onlara çoktand r gösterdi. fiimdi Filistin duvarlarla çevrilirken milyonlarca Filistinli direniflçi bir kez daha göstermeye devam ediyor. Zalimin kâbusunu duvarlar engelleyemez. T pk mazlum ve hakl olan n direniflinin engellenemeyece i gibi. Türkiye zindanlar nda F tipi tecrit sistemi içinde bu ölüm hücrelerinde direniflimiz tüm s cakl yla devam ederken Filistinli tutsaklarla yüre imizin ve direniflimizin ortakl nda kavgam z daha güçlü harl yoruz. Filistinli tutsaklar n direnifli bizlere ilham olmaya devam ediyor. Tüm Filistinli tutsaklar tecrite dayal F tipi zindanlar ndan bitmeyen devrimci coflkumuzla ve yenilmesi mümkün olmayan devrimci irademizle selaml yoruz. fian olsun 17 Nisan Filistinli Tutsaklarla Dayan flma Günü ne. Tutsak Partizanlar ad na Ulvi Yalç n (12 Nisan 2007) F tipi hapishanelerde işkence devam ediyor F tipi hapishanelerde devrimci tutsaklara yönelik sald r lar artarak devam etmektedir. Birçok bahaneyle, sudan sebeplerle haberleflme hakk engellenen, görüfl yasa verilen devrimci tutsaklar, y llard r süren tecritin en koyusunu yaflamaya mahkum edilmek istenmektedir. Faflizm o kadar tahammülsüzdür ki, arkadafllar yla selamlaflmak isteyen tutsaklara iflkence etmekte, ölüm s n r na gelen hasta tutsaklar n tedavilerini yapmamaktad r. Geçti imiz günlerde Sincan 1 No lu F Tipi Hapishanesi nde revire ç karken baflka bir arkadafl n gören ve selam vermek isteyen Cengiz Kahraman ve Kenan Özyürek e gardiyanlar sald rm fl, bu sald r sonucu yaralanan Cengiz Kahraman n tedavisi ise keyfi bir flekilde engellenmifltir. Hapishanelerde yaflanan sald r lar ve hak ihlallerini protesto etmek için 25 Nisan günü saat 17:00 de Kemeralt giriflinde bir araya gelen C Hapishanelerde fliddete ve iflkenceye son pankart n açarak eylem yapt. Eylemde s k s k Devrimci tutsaklar onurumuzdur, nsanl k onuru iflkenceyi yenecek, çerde d flarda hücreleri parçala vb. sloganlar at ld. Yap lan sald r lar k namak için 5 dakikal k oturma eylemi yap ld ktan sonra, Mihriban Karakaya bas n metnini okudu. Karakaya son dönemde içeride ve d flar da yaflanan sald r lara dikkat çektikten sonra Sincan F Tipi Hapishanesi içinde ve hapishaneye giderken yaflanan sald r lar anlatt. Karakaya aç klamas n Yaflanan insanl k d fl sald r - lar bir kez daha protesto ediyor ve insanl k ailesinin zora ve iflkenceye ra men onuru ayakta tutaca na olan inanc m zla devrimci tutsaklar buradan selaml yoruz diyerek bitirdi. ( zmir) İHD Adana Şubesi: Hak ihlalleri devam ediyor! TİHV İşkence raporunu açıkladı Türkiye nsan Haklar Vakf (T HV), 2006 y l nda gerçekleflen iflkence uygulamalar ile ilgili haz rlad raporu aç klad. T HV e ba l tedavi ve rehabilitasyon merkezlerine 2006 y l nda 337 kiflinin baflvurdu unun belirtildi i raporda bunlardan 222 sinin gözalt nda iflkence oldu u ifade edildi. flkence davalar n n sonuçlanmamas, iflkencecilere ceza verilmemesinin iflkence uygulamalar n n devam etmesinde önemli bir etken oldu unu belirten rapora göre baflvuranlar n önemli bir k sm Türkiye Kürdistan do umlu. Bu baflvurular n toplam tüm baflvurular n yüzde 60 n olufltururken baflvurular n yüzde 88 i siyasi nedenlerle iflkenceye maruz kalm fl. Baflvuru yapanlar n 184 ü sokaktan veya baflka bir aç k alandan, 59 kifli dergi dernek gibi kurumlardan, 55 kifli ise evinden gözalt na al nm fl. Rapor da 2006 y l nda dergi bürosu, dernek ve benzeri kurumlardan gözalt na al nan kifli say s nda geçen y la oranla bir art fl oldu u belirtiliyor. Adana Terörle Mücadele fiubesi nde 73 kifli, Diyarbak r TMfi de 28 kifli, stanbul TMfi de 11 kifli, Gebze Emniyet Müdürlü ü nde 7 kifli, zmir Bozkaya TMfi de 7 kifli, Mersin TMfi de 7 kifli, Adana Emniyet Müdürlü ü nde 5 kifli, stanbul Gayrettepe Emniyet Müdürlü ü nde 5 kifli, stanbul Beyo lu Polis Karakolu nda 4 kifli, Tunceli TMfi de 4 kifli iflkence gördüklerini söyleyerek T HV e baflvuru yapm fl.yap lan baflvurular n gerçek iflkence say s n n çok küçük bir k sm oldu u düflünüldü- ünde iflkencenin boyutu daha aç k bir flekilde görülecektir. (H.Merkezi) hükümler aras nda çocuklarla ilgili ve onlara özel kurallar bulunmaktad r dedi. Var olan kurallardan 10. maddede küçüklere kelepçe tak lamayaca ve küçüklerle ilgili ifllemlerin mümkün oldu u ölçüde sivil k yafetli görevliler taraf ndan yerine getirilece i fleklinde belirtildi ini ifade etti. Var olan yasaya ra men bu kural n ihlal edildi ini belirten Aç kal n, yap lan baflvurulardan bir tanesinde 18 yafl ndan küçük bir çocu un gözalt ifllemleri s ras nda ellerine kelepçe tak larak hak ihlali yap ld n belirtti. Hapishanelerde de hak ihlallerin devam etti ine vurgu yapan Aç kal n, flunlar belirtti: Hapishanelerin sivil ve ba ms z denetime aç lmamas, hapishane görevlilerinin keyfi uygulamalar na olanak sa lamakta ve insan onurunu k r c, afla lay c muameleler ve mahkumlara karfl fliddet kullanma fiillerinin ifllenmesine zemin haz rlamaktad r. Bu yüzden iflkencenin önlenmesi ve al konulma koflullar n n iyilefltirilmesi için tüm al konulma mekanlar na düzenli ziyarette bulunmak üzere taraf devletlerin, Uluslararas flkenceyi Önleme Alt Komitesi kurulmas n öngören BM flkencenin Önlenmesi Sözleflmesinin Seçmeli Protokolü bir an önce TBMM de onaylanmal d r. (H. Merkezi)

12 4-17 Mayıs Maden ya da s n r n öteki yakas Mahalleyi dolaflt ktan sonra mahalle sakinleri ortak haz rlanan sofralar n bizimle paylafl yorlar. Bir yanda böyle bir paylafl m, s cakl k ve içtenlik öte yandan yükselen duvarlar... yi ki s n r n öteki yakas nday z diye düflünmeden edemedik. Denizin k y s nda temiz havas ve ormanl k alanlar ile bilinen Sar yer e ba l Maden Mahallesi nde halk susuzluk ve çifte standarda isyan ediyor. Maden Mahallesi Dereiçi Sokak Kültür ve Sosyal Yard mlaflma Derne i Baflkan Ali Do an dan elimize ulaflan faks üzerine Sar yer e do ru yola ç k yoruz. Yol boyunca masmavi denizi izlerken denizin kenar n infla edilen lüks villalar da dikkatimizden kaçm yor. Özellikle Acarlar n genifl bir alanda kurdu u siteler Sar yer i adeta istila etmifl durumda. Maden Mahallesi ne yaklaflt kça yol üzerinde yap m devam eden ve kap s nda lüks araçlar n bekledi i çok say da site ile karfl - lafl yoruz. Yerin uzak olmas ve aktarma yapmam zdan kaynakl bas n aç klamas na geç kal yoruz Fakstan anlad m z kadar yla mahalle sakinleri su ve kanalizasyon hizmetlerinin yap lmas n istiyor. Ülkemizde emekçi halk m - z n yaflad klar düflünüldü ünde belki de ola- an say labilecek bir durum. Ancak Maden Mahallesi ne gitti imizde gördü ümüz tabloyu anlatmak için daha fazla sözcü e ve daha fazla yoruma ihtiyaç oldu u karfl m za ç k - yor. Burada yaflanan tek bafl na bir yoksunluk ve yoksulluk durumu de il tamamen bir tercih sorunu. Maden Mahallesi nin hemen yan nda yükselen köflkler, saraylar k skand ran binalara su, kanalizasyon ve ulafl m her flekilde sa lan rken arada sadece bir s n r çizgisinin oldu u Maden Mahallesi nde bunlar n hiçbiri yok. K sacas s n r n bir yan ve ötekiler var. Biz ötekilerin dünyas ndan emekçilerin duygular n gazetemize tafl mak için mahallede emekçilerle sohbet ettik ve mahalleyi gezdik. Mahalle 25 y l önce ülkemizin de iflik kentlerinden çeflitli milliyet ve mezhebe ba l insanlar taraf ndan oluflturulmufl. 450 ailenin ve yaklafl k 2000 kiflinin yaflad mahallenin en büyük sorunu su. Mahalleli su flebekesi çekilmedi i için susuzluk çekiyor. Di er bir sorun ise kanalizasyon. Mahallede bir kanalizasyon sistemi yok. Kanalizasyon ilkel yöntemlerle mahallenin hemen alt ndaki dereye b rak l yor, ancak ayn yerde de su kayna var. K sacas su kayna ile kanalizasyonun birbirine kar flmamas için bir mucize olmas gerekiyor. Mahalleye daha önce bir belediye otobüsü geliyormufl, ancak belediye bunu emekçilere çok görmüfl olacak ki otobüsün dönüfl yapt alana moloz dökmüfl. Ard ndan da dönüfl yapacak yer yok, bu yüzden otobüs gönderemiyoruz aç klamas yap yor. Yap lan tüm baflvurulara ra men belediye toprak y n n n boflaltaca n söylemesine ra men flu ana kadar herhangi bir ad m at lm fl de il. Sar - yer Belediye Baflkan mahallenin yasad fl oldu unu, sakinlerinin iflgalci oldu unu söyleyerek hizmet getirmemekte diretiyor. Bunu söyleyen Belediye Baflkan Yusuf Tülün ün evi yasad fl. 25 y ll k mahalleye iflgalci yorumu yapan belediye iki ad m ilerde Acarlar n kaçak yap ld klar için y k lan binalar n ise görmezden geliyor. Buralara her türlü hizmeti götüren Belediye, bir ad m daha ileri giderek mahalledeki darac k yollar açmak için yap lan yol çal flmas n villalar n rahats z olmas üzerine yar da b rak yor. Yaflananlar bununla da s n rl de il. Mahallenin üstünde flato gibi duran devasa villalar n foseptik at klar mahallenin üstüne b rak l yor. Bu at k sular yla her defas nda evi sular alt nda kalan Nezaket K rano lu nun anlatt klar na yürek dayanm yor. Belediye nin hangi s n fa hizmet etti ini anlamak için baflka bir fley görmeye gerek kalm yor. Emekçileri afla layan bu durum karfl s nda isyan etmemek imkâns z. Egemenlerin i renç yüzünü bir kez daha hem de daha net görmüfl oluyoruz. Çocuklar ile birlikte her defas nda evini bu at k sular ndan günlerce temizleyemeyen anan n gözleri her fleyi anlatmaya yetiyor: Öfke, kin, ac ve hüzün... Mahallede su yüksek yerlere koyulan depolarla sa lan yor. Belediye büyük bir lütufla haftada bir defa depolar dolduruyor. Yaln z Belediye nin bu suyu nereden getirdi i ve ne derece temiz oldu unu kimse bilmiyor. Mahalleli bunun Belediye Baflkan n n insaf na, vicdan na kald n söylüyor. Mahallede yaflananlar dikkate al nd - nda bu konuda çok da ümitli olmamak gerekti i anlafl l yor. Mahalleli kameralar ve foto raf makinelerini gördü ünde bafll yor anlatmaya. Sorun o kadar çok ki evlerin s - n r nda infla edilen süper lüks kentlerin varl öfkeyi de katl yor. Her evden içeri buyur ediliyoruz. Halk - m z n misafirperverli i, emekçilerin cana yak nl, güzelli i sar yor bizi. Zaman m z k sa oldu undan üzülerek reddediyoruz bu s cak teklifleri. Tabii mahallede kalabal k bir gazeteci grubu ile çocuksuz dolaflmak olur mu? Gelenek burada da bozulmuyor, tüm yoksul semtlerde oldu u gibi en fazla haberi yine çocuklardan al yoruz. Ümit isimli bir genç ileride mahalleyi kurtaraca sözlerini vererek arkadafllar aras nda hava at - yor. Gün boyunca en çok koflturan ve gördü ü her fleyin foto raf n çekmemizi isteyen Ümit gazetecilerin gönlüne k sa zamanda taht kuruyor. Mahalleyi dolaflt ktan sonra mahalle sakinleri ortak haz rlanan sofralar n bizimle paylafl yorlar. Bir yanda böyle bir paylafl m, s cakl k ve içtenlik öte yandan yükselen duvarlar... yi ki s n r n öteki yakas nday z diye düflünmeden edemedik. Tüm bu özellikler ancak yaflam üreten, yaratan o hünerli ellere sahip emekçi halk - m zda olabilir ancak. Dernek Baflkan Ali Do an mahallelinin yavafl yavafl bilinçlenmeye, dernek etraf nda örgütlenmeye bafllad klar n ve sorunlar n n çözümü için birçok giriflimde bulunduklar n dile getiriyor. Sar yer Belediyesi ne defalarca gidildi ini ancak hiçbir sonuç alamad klar söyleyen Do an; Belediye nin mahalleyi boflaltarak zenginlere peflkefl çekmek istedi ini söylüyor. Belediye nin mahallenin yasal olarak varl n tan mad n ifade eden mahalleliler 25 y ld r burada olduklar - n söyleyerek yap lan villalara dikkat çekiyorlar. Büyük bir ço unlu u yasad fl bir fleklide infla edilen bu yap lar iflgalci olmuyor, ancak suyu kanalizasyonu ve ulafl m olmayan 450 ailenin yaflad mahalle iflgalci oluyor. Belediye nin iddias böyle. Tüm bunlardan sonra emekçilerin ve egemenlerin aras ndaki s n r çizgileri de giderek kal nlafl yor. Kendileri d fl nda her fleyi (eme i ve onuru) öteki ilan eden egemenler her gün bir s n r çiziyor. Biz emekçilerin s cak sohbetlerinde, onurlu yaflamlar nda yaratt klar öteki dünyada yani s n r n di er yakas nda kalmay tercih ediyoruz. Ya siz? Nükleer enerjiye karfl yürüdüler Küresel Eylem Grubu aktivistleri Çernobil facias n n 21. y ldönümünde nükleer enerji santrallerini Galatasaray Lisesi önünden Taksim Tünel e kadar yapt klar yürüyüfl ile protesto etti. Nükleer istemiyoruz pankart ve Nükleer santrale hay r, Kyoto yu imzala yaz l döviz açan grup üyeleri, Nükleer enerjiye hay r yaz l önlükler giydi. Yürüyüfl boyunca Nükleer santral istemiyoruz, Çernobil i unutma unutturma, Kaz m n katili nükleer lobisi, Nükleer sizin Sinop bizim diye slogan atan kitle ad na Elektrik Mühendisleri Odas stanbul fiube Baflkan Erol Celepsoy aç klama yapt. Türkiye de nükleer enerji kullan lmak istenmesinin bilimsel bir ihtiyaç de il, siyasi bir tercih oldu una dikkat çeken Celepsoy, nükleer enerji konusunda yap lmas gerekenlere iliflkin flunlar söyledi: Enerjide piyasa politikalar ndan, özellefltirmelerden derhal vazgeçilmelidir. Enerji alan do ayla uyumlu ve halk n ihtiyaçlar gözetilerek yeniden yap land r lmal d r. Enerjiyi savafl n ve fliddetin hammaddesi olarak kullanan politikalardan vazgeçilmelidir. Enerji toplumsal yaflam n mutlulu u ve do ayla bar fl için kullan lmal d r. Aç klaman n ard ndan grup üyeleri alk fllarla eylemlerine son verdi. ( stanbul) YÖK protestosuna ceza ya d 2005 y l nda YÖK ü protesto etmek için Ankara da toplanan gençlik örgütlerine sald ran çevik kuvvet 40 kifliyi gözalt na alm flt. Mahkemeye ç kar lan ö rencilerden Engin Aslan ve Cihan Ç nk tutuklan rken 38 kifli de serbest b rak lm flt. Yaklafl k 1,5 y l süren mahkeme 19 Nisan da yap lan karar duruflmas yla sonland ve gözalt na al - nan 40 kifliye de ceza ya d. Emektar hakim Orhan Karadeniz emeklili- ine birkaç ay kala gidiflini Engin Aslan ve Cihan Ç nk ya 10 y l; Nurgül Acar, Serkan Onur Y lmaz, lker Do an, Didem Akman, Hasan Selim Gönen ve Hasibe Çoban a 2,5 y l; geri kalan ö rencilere ise 20 ay hapis cezas vererek kutlad. Yasin Hayal gibi a abeylerin bombal sald r lar na 6 ay biçilirken, meflru savunma hakk n kullananlar n ise y llarca hapis cezas almas ba ms z yarg n n ba ms zl n ortaya koyuyor. (Ankara)

13 Mayıs 2007 Proletarya Partisi nin 8. Konferans yla ilgili aç klamalar... Elimize posta kanal yla ulaflan afla daki bildirileri haber de eri tafl d için yay nl yoruz de MLM yi kendisine rehber alan büyük komünist önder brahim Kaypakkaya taraf ndan kurulan partimiz 35. mücadele y l n 8. Parti Konferans m zla taçland rm fl bulunuyor. Sevinçliyiz; Zira, 35. mücadele y - l n geride b rakan partimiz, tüm zorluklara, ihanetlere ve geçici yol kazalar na ra men kararl l kla faflizme meydan okumay sürdürüyor. Sevinçliyiz; Çünkü, partimiz üye, kadro ve sempatizanlar n n güvenini tazeleyerek gerçeklefltirdi i 8. Parti Konferans nda kendisine rehber ald Kitlelere güven, savafla kitlen, partiyle kazanaca z fliar n bir kez daha, cesurca ve daha gür hayk rarak faflizme meydan okumufltur. Sevinçliyiz; Çünkü, partimiz kitlelerin umudu olmas yolunda Halk Savafl n kendisine rehber alan bir parti olarak, savafl gelifltirme, yeni taktik, aç l m ve yönelimle daha üst seviyeye ç karmak için 8. Parti Konferans m z yeni bir menifesto olmufltur. Hayk r yoruz; Her fleye ra men, 8. Parti Konferans m z yürüyüflümüzü devam ettirmede flehitlerimize verilmifl sözümüzde yolumuza devam etmenin ilan d r. fiehitlerimiz yürüdükleri yolda onurluca, canlar u uruna en büyük fedakarl yaparak, k z l bayra m z faflizmin burçlar na diktiler. Onlar k z l bayra sadece düflman kalesine de il, ayn zamanda bizlerin ayaklar dibine de diktiler, flimdi bu bayra onurlu ve kararl ca yeniden ve bir kez daha, 8. Konferans m z n kararlar fl nda yukar kald rman n zaman d r. Hayk r yoruz; Bizler, yurtd fl topraklar nda Partimizin 8. Konferans n n kararlar fl nda hatalar m zdan ar nm fl, kendisini yenilemifl olarak, partimizle daha da bütünleflmek, partimizin bizden bekledi i sorumluluk ve görevleri yerine getirmek için, daha fazla çal flmak gerekti inin bilinciyle partiyle ileriye gidece iz! YAfiASIN 35. KURULUfi YILIN- DA PART M Z TKP/ML YE YAfiASIN 8. PART KONFERAN- SIMIZ YAfiASIN PROLETARYA EN- TERNASYONAL ZM YAfiASIN HER M LL YETTEN TÜRK YE HALKLARININ DE- MOKRAT K HALK DEVR M MÜ- CADELES YAfiASIN ULUSLARIN KEND KADERLER N TAY N HAKKI (TKP/ML-Yurtd fl Komitesi) Rutin ve olmas gereken pratik ad mlar, devrimci faaliyetleri, oturumlar büyütmemek abart l payeler biçmemek önemlidir. Ancak öyle anlar ve süreçler vard r ki; rutin olan pratikler önemli tarihi dönemeçlerinde k v lc m, umudu ve mücadeleyi daha da büyütmenin nirengi noktalar olurlar. Proletarya Partisi nin 8. Konferans içinden geçti imiz süreç aç s ndan önemli bir yerde durmaktad r. Proletarya Partisi için rutin ve olmas gereken bu oturumlar n 8.si aç kt r ki denk geldi i an itibar yla önemli bir coflku kayna, ele ald konu ve beyan etti i ideolojik ve politik iradesi ile de tarihsel sürecin ve güncel devrimci ihtiyac n bilimsel sentezinin yeniden ve bir kez daha güçlü bir hayk r fl d r. 8. Konferans, Halk Savafl içerikli tart flmalarla bu konuda bir irade oluflturarak yönelimi çizmifltir. Bu yönelimi kavramak gelece i kazanmak aç s ndan önemlidir. 35 y ll k tarihsel miras m z kavray fl m z derinlefltiren, rotam z berraklaflt ran deneyim ve tecrübelerle doludur. Kendi özsuyunu yitirmeden yengi ve yenilgilerle her türden revizyonist, oportünist ve reformist sald r lara karfl MLM silah yla cüretli bir set olmay baflaran bir tarihsel birikimle, hedef ve amaçlar yla ezilen halk m za umut olmaya devam eden güçlü bir t ls ma sahibiz. Nisan ay n n 24 ü Proletarya Partisi nin kuruluflunun 35. y l d r. 35 y ll k tarihiyle Proletarya Partisi gelece i kazanma mücadelesinde flaflmaz bir kararl l k ve netlikte oldu unu bugün 8. Konferans yla yeniden beyan etmifltir dosta da düflmana da. Tarihsel çak flmalar tarihsel olaylar n anlam na paralel güçlü bir sinerji yarat r. 8. Konferans da mücadeleye daha fazla sar lmak için bu sinerjinin kayna olmal d r. Emperyalist sald rganl klar n ve Türk egemenlerinin gem i az ya ald bir döneme denk gelen bu süreç yeni ve devrimci bir kabar fla 35. y l n coflkusu ve birikimi ve de 8. konferans n çizdi i rota do rultusunda bir haz rl ve flekillenifli zorunlu k lmaktad r. Devrimci kabar fl n h zla olgunlaflt bir süreçte rotam z belirlenmifltir: Halk Savafl n n; 8. Konferans n ortaya koydu- u, bütünlüklü ideolojik ve politik perspektifte yaflam n her alan nda nüfuz eden bir flekilde ele al nmas. Hiç kuflku olmas n ki zindanlar cephesinde bu do rultuda bir an dahi duraklamadan s n f kavgas n yükseltme azmi ve kararl l içerisinde olaca z. 8. Konferans n çizdi i rotay yarat c bir flekilde uygulamakta bir an dahi tereddüt etmeyece iz. Bu coflku ve heyecanla Proletarya Partisi nin 35. kurulufl y ldönümünü ve baflar ile gerçeklefltirdi i 8. Konferans n par ldayan siperlerden selaml yoruz. fian olsun Proletarya Partisi ne ve 8. Konferans na Tutsak Partizanlar ad na Ulvi YALÇIN TKP/ML militanlar 8. Konferans selamlad! Elimize e-posta yoluyla ulaflan haberlere göre TKP/ML militanlar Proletarya Partisi nin 8. Konferans n selamlamak için emekçi semtlerde çeflitli eylemler yapt. Bizler TKP/ML militanlar olarak partimizin 35. kurulufl y l n ve 8. Konferans n selamlamak için Gülsuyu nda bir dizi eylem gerçeklefltirdik fleklinde bafllayan aç klamaya göre 16 Nisan günü Gülsuyu nun birçok bölgesine 35. Y l nda fian Olsun 8. Konferans m - za, Yaflas n Halk Savafl, 35. Y l nda Nisan Günefli ne Bin Selam yaz - l ve TKP/ML T KKO imzal yaz lamalar yap lm flt r. Yine ayn bölgede Heykel Meydan na 35. Y l nda fian Olsun 8. Konferans m za imzal bomba süsü verilmifl pankart as lm flt r. 19 Nisan tarihinde ise Gülsuyu nun dört bir taraf nda TKP/ML MK-SB imzal konferans bildirileri da t lm flt r. 22 Nisan da da 35. Y l nda fian Olsun 8. Konferans m za TKP/ML imzal pullamalar bölgenin çeflitli yerlerine yap lm flt r. Yine 1 May s Mahallesi nde de TKP/ML militanlar taraf ndan bir dizi eylem gerçeklefltirilmifltir. Selam olsun 35. y l nda partimiz TKP/ML nin bayra n da larda, fabrikalarda, okullarda, semtlerde, zindanlarda dalgaland ranlara sloganl imzal ve bomba süslü pankart Merkez Cadde üzerine as lm fl, 8. Konferans n tan t - m n içeren bildiri ve afifller yayg n bir flekilde 1 May s Mahallesi nin de iflik noktalar na yap lm flt r. Ayn içeri e sahip yaz lamalar da gerçeklefltirilmifltir. (H. Merkezi)

14 4-17 Mayıs S n f Mücadelesini Ana Halka Olarak S k ca Kavra! Chih Heng Baflkan Mao son zamanlarda: stikrar ve birlik, s n f mücadelesinin terk edilmesi anlam na gelmez; s n f mücadelesi ana halkad r ve di er her fley ona ba l d r demifltir. S n f mücadelesinin ortadan kalkmas teorisini elefltirmek ve s n f mücadelesinin ihmaline dair hatal e ilime karfl koymak için bu bilginin derin bir kavran fl na sahip olmaya çal flmal y z ve Baflkan Mao nun bu sorun üzerine ö retisini y llarca çal flmal y z... Baflkan Mao, 1965 de Liu Shao-chi nin revizyonist çizgisini elefltirirken flunu vurgulam flt r: S n f çeliflkisi, proletaryayla burjuvazi aras ndaki s n f mücadelesi ve sosyalist yolla kapitalist yol aras ndaki mücadele geçifl dönemi boyunca mevcuttur. Partimizin son on y ldaki bu temel teorisini ve prati ini unutursak hata yapar z. Çin in sosyalist devrim dönemine giriflinden itibaren geçmifl 20 y ldan uzun bir dönemin tarihi, burjuvaziye karfl Baflkan Mao nun liderli inde sürekli s n f mücadelesi tarihidir. O, toplumumuzun, s n f mücadelesinin itici gücü alt nda ilerlemesini kaydetmifl bir tarihtir. ki s n f ve iki yol aras ndaki mücadele Partimizin temel teorisi ve prati i olmufltur. Baflkan Mao nun devrimi, proletarya diktatörlü ü alt nda devam ettirme teorisine uygun olarak s n f mücadelesindeki pratik deneyimimizi sürekli olarak özetlersek ve ana halka olarak s n f mücadelesine s k ca sar l rsak, sosyalist davam zda sürekli yeni zaferler kazanaca z. Sahte Marksizm i hakiki Marksizm den ay rt etmek için önemli bir kriter Sosyalist davam zda, s n f mücadelesinin ana halkas na ba l kalmak ya da ba l kalmamak, nihai tahlilde, s n flar n, s n f çeliflkilerinin ve s n f mücadelesinin sosyalizm alt nda hala mevcut oldu unu ve sosyalizmin tarihsel dönemi boyunca proletarya için burjuvazi üzerinde diktatörlük uygulaman n gerekli oldu unu kabul edip etmemek meselesidir. Bu mesele, yurtta ve dünyada daima, Marksizm ve revizyonizm aras ndaki fliddetli mücadelenin odaklar ndan biri ve sahte Marksizm i hakiki Marksizm den ay rt etmek için önemli bir kriter olmufltur. Revizyonist çizginin Partimizdeki elebafllar Liu Shao-chi ve Lin Piao ya karfl bafllatt m z mücadelenin gözden geçirilmesi bu meseleyi daha da aç k bir biçimde görmemizi sa lamaktad r. Baflkan Mao Çin Halk Cumhuriyeti nin kurulmas ndan önce bile, Partinin 7. Merkez Komitesinin Mart 1949 daki kinci Tam Kat - l ml Toplant Oturumunda Yeni Demokratik Devrim in zaferinden sonra bafll ca iç çeliflkinin iflçi s n f ve burjuvazi aras ndaki çeliflki oldu unu aç k bir biçimde belirtti. Ayn zamanda, bize flunu da hat rlatt : Silahl düflmanlar n yok edilmesinden sonra silahs z düflmanlar hala mevcut olacakt r; bize karfl umutsuzca mücadele etmeleri kesindir ve bu düflmanlar asla hafife almamal y z. O, burjuvaziye karfl mücadelemizdeki ilkeleri ve politikalar bizim için belirledi ve Partimizde, burjuvazinin fleker kapl mermileri taraf ndan vurulabilir üyelerin ortaya ç k fl na karfl korunma ihtiyac n vurgulad. Böylece, sosyalist devrimi uygularken sahip olaca m z yönelimi bizim için belirledi. Di er yandan, dönek, gizli hain ve grev k r c Liu Shao-chi de iflik bir flark y tekrar edip durdu. Lin Shao-chi, Partinin 7. Merkez Komitesi nin kinci Tam Kat l ml Toplant Oturumunda benimsenen karara ald rmay p, Merkez Komitenin arkas ndan, gitti i her yerde burjuvazinin iflçi s n f n sömürmede bir erdeme sahip oldu unu ve yenidemokratik düzenin pekifltirilmesi gerekti i vaaz n verdi. Baflkan Mao, Lin Shao-chi nin s n f mücadelesini yads yan ve sosyalist devrime zararl yan ltmacalar na karfl koydu ve onlar zaman nda elefltirdi. Partinin tümü ve tüm ülke halk, Baflkan Mao nun liderli i alt nda karfl devrimcileri bast rmak için büyük-ölçekli hareketi ve san fan ile wu fan 1 hareketlerini bafllatt. Bu hareketler karfl -devrimcilere a r darbeler indirdi, burjuvazinin ç lg nca sald r s n püskürttü, ABD sald rganl na karfl koyma ve Kore ye yard m mücadelesinde zaferi garantiledi ve ulusal ekonomimizin h zl bir flekilde rehabilitasyonunu güvence alt na ald. Daha sonra, Kao Kang ve Jao Shu-shih Parti karfl t ittifak n, geçifl dönemi için genel çizginin rehberli i alt nda 1954 de parçalad k, Hu Feng karfl -devrimci kli ine 2 karfl mücadeleyi 1955 de bafllatt k, karfl -devrimcileri bast rma hareketini baflar l bir biçimde hayata geçirdik ve tar m, el sanatlar ile kapitalist sanayi ve ticaretin sosyalist dönüflümünü tamamlad k. Sosyalist dönüflümle eflgüdümlü olarak, ideolojik alanda burjuva fikirlere karfl, hain film Inside Story of the Ching Court un 3 (Elefltirisi, Liu Shao-chi ve çetesi taraf ndan desteklenmifltir) ve gerici film The Life of Wu Hsun un 4 elefltirisinin teflhir edilmesi ile bafllayan bir dizi mücadele bafllatt k, burjuva idealizmini elefltirdik ve Marksizm i ö rendi ini iddia eden fakat asl nda burjuva düflünceye teslim olmufl revizyonistlere darbeler indirdik. Tüm bu zaferler Baflkan Mao nun liderli i alt nda ana halkay iki s n f ve iki yol aras ndaki mücadele- s k ca kavramak suretiyle kazan lm flt r. Çin de üretim araçlar n n mülkiyetinin sosyalist dönüflümü 1956 da ço unlukla tamamland. S n flar ve s n f mücadelesi böyle bir dönüflüm sonras nda hala mevcut muydu? Proletarya ile burjuvazi aras ndaki mücadele hala ülkedeki bafll ca çeliflki miydi? Bir kez daha, Marksistlerle revizyonistler aras nda tart flma ortaya ç kt. Liu Shao-chi ve çetesi proletarya ve burjuvazi aras ndaki çeliflkinin temel olarak çözüldü ünü ve ülkedeki bafll ca çeliflkinin ileri sosyalist sistem ile toplumun geri kalm fl üretici güçleri aras nda oldu unu iddia etti. Bu revizyonist yan ltmacalar Baflkan Mao taraf ndan keskin ve ciddi bir biçimde elefltirildi. Baflkan Mao kendisini Liu Shao-chi nin yan ltmacalar na karfl yönelterek, 1957 de s n f mücadelesinin uzun süreli ve karmafl k do as n tekrar tekrar vurgulad ve fluna dikkat çekti: Çin de mülkiyet sistemi bak m ndan temel sosyalist dönüflüm ço unlukla tamamlanm fl olsa da, devrilmifl toprak sahibi ve komprador s n flar n kal nt lar hala vard r, hala bir burjuvazi vard r ve küçük burjuvazinin yeniden flekillenmesi daha yeni bafllam flt r. S n f mücadelesi katiyen bitmemifltir. Proletarya ile burjuvazi aras ndaki s n f mücadelesi, de iflik politik güçler aras ndaki s n f mücadelesi ve ideolojik alanda proletaryayla burjuvazi aras ndaki s n f mücadelesi uzun süre, çok dolambaçl olarak devam edecektir ve hatta bazen çok keskin olacakt r. (Halk Aras ndaki Çeliflkilerin Do ru Ele Al nmas Üzerine) Burjuva sa c lara karfl mücadele5, Baflkan Mao nun tezinin tamamen do ru oldu unu çok geçmeden kan tlad. Bu mücadelenin zaferinden sonra, Baflkan Mao taraf ndan belirtilen sosyalizmi infla ederken zorluklara katlanmak, yüksek sonuçlar hedeflemek ve daha büyük, daha h zl, daha iyi ve daha ekonomik sonuçlar baflarmak genel çizgisi taraf ndan rehberlik edilen, halktan yüzlerce milyon insan yabanc fleylere kölelik felsefesi ile salyangoz h - z nda geriden takip etmek doktrinini elefltirdi. Çin de sosyalizmi büyük bir ad m ileri iten, ekonomik inflada ileri do ru büyük s çrama ve halk n komün hareketi 1958 de bu flartlar alt nda ortaya ç kt. Bununla birlikte, mücadele sona ermedi. A ustos 1959 da Lushan da gerçeklefltirilen Parti 8. Merkez Komitesinin 8. Tam Kat l ml Toplant Oturumunda Parti karfl t Peng Teh-huai kli i genel çizgiye, ileri do ru büyük s çramaya ve halk n komün hareketine karfl ç kt. Baflkan Mao nun belirtti i gibi, Lushan daki mücadelenin özü bir s n f mücadelesi, bafll ca iki düflman s n f burjuvazi ve proletarya aras ndaki ölüm-kal m mücadelesinin bir devam, son on y ld r sosyalist devrimde devam eden bir mücadele dir. Baflkan Mao, bu mücadele ve önceki di er mücadelelerde kazan lan deneyime dayanarak bize flunu ö retti: Bu tür mücadelenin Çin de ve Partimizde en az yirmi y l ve muhtemelen yar m yüzy l sürece i görünmektedir. K sacas, mücadele s n flar tamamen yok olana kadar sona ermeyecektir. Daha sonra, do al afetlerle geçen ard ard na üç y l n ve Sovyet revizyonist dönek kli in sözleflmeleri y rtarak parça parça etme ve uzmanlar n geri çekme hain hareketlerinin sonucu olan geçici ekonomik s k nt lar istismar eden Liu Shao-chi ve grubu, sanayi ve tar mda bafllat lm fl tüm projelerin inflas n n durdurulmas için yeterli çaba harcanmal iddias n hararetle savunarak Baflkan Mao nun do ru çizgisine karfl ç kt. San zi yi bao6 revizyonist çizgisini aç k bir biçimde savunup uygulad lar. Liu Shao-chi karfl -devrimci revizyonist kli i tehlikesini alg layan Baflkan Mao, Merkez Komitenin Ocak 1962 deki çal flma konferans nda revizyonizmin ortaya ç k fl na karfl önlem alman n gereklili ine baz yoldafllar n dikkatini çekti. Baflkan Mao, Peitaiho daki Merkez Komite çal flma konferans nda ve ayn y l Eylül ay nda gerçeklefltirilen Parti 8. Merkez Komitesinin 10. Tam Kat l ml Toplant Oturumunda tüm partiye flu ça r y yay mlad : S n f mücadelesini asla unutmay n. O, sosyalist toplumun oldukça uzun bir tarihsel dönemi kapsad na, bu tarihsel dönemde s n flar n, s n f çeliflkilerinin ve s n f mücadelesinin hala var oldu una, sosyalist yol ile kapitalist yol aras nda mücadelenin mevcut oldu una ve kapitalist restorasyon tehlikesinin mevcut oldu una dikkat çekti. Baflkan Mao, sosyalizmin bütün tarihsel dönemi için Partimizin temel çizgisini kapsaml bir biçimde net olarak belirtti ve bizden flunu istedi: bunu kendimize her y l, her ay ve her gün hat rlatmal y z. May s 1963 de, Baflkan Mao e er s n flar, s n f mücadelesi ve proletarya diktatörlü ü unutulur ise çok geçmeden, belki sadece birkaç y l veya bir on y l ya da birkaç on y l sonra ulusal ölçekte karfl -devrimci bir restorasyon kaç n lmaz olarak gerçekleflir, Marksist-Leninist parti kesinlikle revizyonist bir parti, faflist bir parti olur ve Çin in tüm rengi de iflir diyerek tüm Partiyi özellikle uyard...

15 Mayıs 2007 Gerçekler, proletarya s n f mücadelesini ne kadar s k kavrar ise proletaryaya sald ran burjuvazi temsilcilerinin s n f çeliflkilerini ikiyüzlüce reddetmeye çal flmalar n n o kadar zor olaca n s kl kla gösterdi. Kitlesel sosyalist e itim hareketi 1964 te flehirlerin ve k rsal alanlar n her taraf nda Partinin temel çizgisi gere ince bafllat ld nda, Lin Shao-chi yeniden sahneye ç kt ve k rsal alanlardaki bafll ca çeliflkinin dört temiz ve dört kirli aras ndaki çeliflki ile Parti içindeki ve d fl ndaki çeliflkilerin birbirine geçmesi oldu unu saçmalad. Onun amac sosyalist e itim hareketinin gidiflat n de ifltirmekti. Baflkan Mao, Liu Shao-chi nin bu saçmal klar n hemen teflhir etti. Sosyalist dönemdeki bafll ca çeliflkinin iki s n f ve iki yol aras ndaki mücadele oldu u fleklindeki do ru tezi savunan Baflkan Mao, burjuvazinin ajanlar n n Komünist Parti içine yerlefliyor oldu u anlam na gelen flu ifadeyi aç k bir biçimde belirtti: fiimdiki hareketin ana hedefi iktidarda bulunan ve kapitalist yolu benimseyen parti kiflileridir. Bu, sosyalist e itim hareketinin sa l kl geliflimini sa lad. A ustos 1966 da, Çin Komünist Partisi Merkez Komitesinin Büyük Proleter Kültürel Devrime liflkin Karar nda Baflkan Mao nun tezi bir kez daha aktar ld ve o suretle çeflitli politikalar belirlendi... Baflkan Mao taraf ndan bizzat bafllat lan ve önderlik edilen Büyük Proleter Kültür Devrimi burjuvazi ve di er tüm sömürücü s - n flara karfl proletarya taraf ndan sürdürülen büyük bir politik devrimdir. Bu büyük devrimin en bafl nda, Liu Shao-chi nin burjuva merkezleri, Parti Merkez Komitesinin ad n gasp ederek tüm Parti için fiubat Tasla- n öne sürdü. Proletarya ile burjuvazi aras ndaki bu politik ölüm-kal m mücadelesini sözde kat ks z akademik tart flma ya çevirme girifliminde Liu Shao-chi, o zamanki keskin s n f mücadelesini bulan klaflt rmak için ideolojik ve kültürel cephede en ikiyüzlü dili kulland ve herkes hakikat önünde eflittir burjuva slogan n ileri sürdü. Baflkan Mao nun bafl oldu u Parti Merkez Komitesi Liu Shao-chi nin ve onun gibilerin komplolar n derhal teflhir etti ve Liu Shao-chi nin burjuva merkezlerinin yinelenen ve dolambaçl mücadeleler sonucunda yok edilmesinde tüm Partinin ve ülke halk n n liderli ini yapt. Bunu müteakip, Lin-Piao nun Parti karfl t kli i su yüzüne ç kt. Lin Piao, Chen Po-ta ile iflbirli i içinde 9. Parti Kongresi için, içinde, 9. Parti Kongresinden sonraki ana görevin üretimi gelifltirmek oldu unu söyledikleri politik bir rapor tasar s haz rlad. Bu, Liu Shao-chi ve Chen Po-ta n n 8. Parti Kongresinin karar na Baflkan Mao nun arkas ndan gizlice ekledikleri yan ltmaca ile ayn saçmal kt. Do al olarak, bu rapor Merkez Komite taraf ndan reddedildi. 9. Parti Kongresi, Partimiz için Baflkan Mao taraf ndan sosyalizmin bütün tarihsel dönemi için belirtilen temel çizgiyi tamam yla tasdik etti. 9. Kongreden sonra revizyonizmi elefltirme ve çal flma tarz n düzeltme hareketi ile Lin Piao yu elefltirme ve çal flma tarz n düzeltme hareketini bafllatt k, Lin Piao nun Parti karfl t kli ini parçalayarak zafer kazand k. ÇKP nin A ustos 1973 te düzenlenen 10. Kongresi, Lin Piao nun Parti karfl t kli ine karfl Partimizin mücadelesinin deneyimini özetledi ve Partinin temel çizgisini yeniden tasdik etti. 10. Kongreden itibaren geçen iki y ldan fazla süre içerisinde, Baflkan Mao bize, s n f mücadelesini ana halka olarak almaya devam ederken, Lin Piao yu elefltirme ve çal flma tarz n düzeltme hareketini, Lin Piao ve Konfüçyüs ü elefltirme hareketini, proletarya diktatörlü ü üzerine teoriyi çal flma, teslimiyetçilik vaaz veren olumsuz bir ö reti materyali örne i olan Water Margin 7 elefltirisini bafllatma ve e itimde devrim üzerine büyük tart flmay bafllatma hareketini esasl bir biçimde uygulamaya devam ederken önderlik etti. Tüm bunlar politik, ekonomik, ideolojik ve kültürel cephelerde büyük zaferlerle sonuçland. Tarihsel deneyim dikkati hak eder. 20 y ldan uzun süredir yol ald - m z patika flu anda, ana halka olarak s n f mücadelesini görüp görmememizin, proletarya taraf ndan burjuvaziye karfl etkin bir mücadele bafllat p bafllatmamam z n, sosyalist devrimi politik, ekonomik, ideolojik ve kültürel cephelerde sürdürüp sürdürmememizin, proletarya diktatörlü ünü pekifltirip pekifltirmememizin ve güçlendirip güçlendirmememizin, Marksizm in mi yoksa reviyonizmin mi uyguland na dair temel mesele oldu unu göstermektedir. Partide revizyonist çizginin liderleri Liu Shao-chi ve Lin Piao, s - n f mücadelesinin ortadan kalkmas teorisini yaymak, sosyalizm ile kapitalizm ve proletarya diktatörlü ü ile burjuva diktatörlü- ü aras ndaki ayr m yads mak için ellerinden gelen her fleyi yapt. Asl nda, onlar s n f mücadelesinin ortadan kalkmas n istemedi. Onlar n gerçekte istedi i proletarya ile devrimci halk uyutmak ve proletarya taraf ndan burjuvaziye karfl verilen mücadeleye karfl koymakt... Bugünkü mücadelenin özü fiu andaki mükemmel durumda, iki s n f, iki yol ve iki çizgi aras ndaki mücadele hala mevcuttur. Toplumda yak n dönemde ortaya ç kan, Büyük Proleter Kültür Devrimi, sosyalist yenilikleri ve e itimde sosyalist devrimi yads yan hatal düflünce e ilimi, iki s n f, iki yol ve iki çizgi aras ndaki mücadelenin yo- un bir yans mas yd. Büyük Proleter Kültür Devrimi nin bafllang c ndan itibaren kazand - m z büyük zaferler, hiç flüphesiz burjuvazi ve di er tüm sömürücü s n flar için yok edici bir yenilgi oluflturmaktad r. Onlar bu yenilgiyi sineye çekmeyecek ve Büyük Proleter Kültür Devrimi s ras nda kabul edilen önceki kararlar feshetme gayretiyle, intikamc bir karfl -sald r bafllatma f rsat n her zaman bekleyecek. Onlar, önceki kararlar feshetmek için sa sapmac bir rüzgar k flk rtt klar ve baz insanlar taraf ndan e itim çevrelerinde saçmal klar yay ld kça revizyonist bofl laflarla ortaya ç kt klar için proletarya ve devrimci halk do al olarak onlara karfl k sasa k sas bir mücadele vermelidir. Bu, geliflme yasas na uymaktad r. Hatalar elefltirilmelidir ve zehirli otlarla ortaya ç kt klar her yerde mücadele edilmelidir. (Mao Zedung: Halk Aras ndaki Çeliflkilerin Do ru Ele Al nmas Üzerine) Baflkan Mao nun ö retilerini takip ederek, s n f mücadelesini ana halka olarak s k ca kavramal y z ve böyle mücadeleleri, rehberlik edilen ve sistematik bir yolla enerjik bir biçimde yürütmeliyiz. Partinin liderli i alt nda, Liu Shao-chi ve Lin Piao nun karfl - devrimci revizyonist çizgisini elefltirmeye devam etmeliyiz ve e itim cephesinde Baflkan Mao nun proleter devrimci çizgisine karfl iflleyen hatal bak fl aç lar ile hatal e ilimleri elefltirmeliyiz. Mücadelede, do ada ayr olan iki tür çeliflkiyi tamam yla ay rt edip, do ru ele almal y z ve Büyük Proleter Kültür Devriminin sonuçlar n pekifltirip gelifltirmek için kitleler ve kadrolar n yüzde 95 inden fazlas yla birleflmeliyiz. E itim cephesindeki büyük tart flma Parti komitelerinin liderli i alt nda çeflitli seviyelerde yürütülmelidir; savafl gruplar kurulmamal d r. Çeflitli çal flma alanlar ndaki farkl türlerde çeliflkilerin hepsi bafll ca çeliflki olan proletarya ile burjuvazi aras ndaki mücadeleden sonra gelmekle birlikte, sosyalist toplumumuzdaki her sosyal olgunun belirli bir s n f içeri i vard r ve her düflünüfl türü istisnas z, bir s n f n mührü ile damgalanmaktad r. Proletarya ile burjuvazi aras ndaki s n f mücadelesi di er çeliflkilerin varl n ve geliflmesini belirler veya etkiler. Hiçbir tür çal flma s n f mücadelesinden yal t lm fl bir flekilde mevcut de ildir. Bundan dolay, herhangi bir çal flmay gerçeklefltirirken, di er tüm fleyleri ileriye itmek için ana halkay kavrad m z garanti alt na almal y z. Çünkü, ancak ana halka kavrand zaman her fley yerine oturacakt r. Kültürde ve e itimde, edebiyatta ve sanatta, bilimde, kamu sa l ve di er alanlarda bafll ca çeliflki, istisnas z, proletarya ve burjuvazi aras ndaki çeliflkidir. Bu alanlardaki tüm çal flma türlerinde, politik yönlendirme meselesi vard r. Bu, proleter politikaya hizmet edip etmeme ve bu alanlarda burjuvazi üzerinde diktatörlük uygulay p uygulamama meselesidir... Tart flman n özü burada yatmaktad r. Dipnotlar 1 San fan ve wu fan hareketleri Aral k 1951 den Haziran 1952 ye kadar varoldu. San fan hareketi, Parti ve hükümet örgütlenmeleri içinde üç zararl : yozlaflma, israf ve bürokrasiye karfl, wu fan hareketi befl zararl : hükümet iflçilerine burjuvazi taraf ndan rüflvetiçilik, vergi kaç rma, devlet mal n n çal nmas, hükümet kontratlar üzerinde hile ve kiflisel spekülasyon için ekonomik bilgi çal nmas na karfl bafllat ld. Bu, sosyalizm dönemi süresince ülkemizde proletarya ve burjuvazi aras ndaki ilk kuvvet testiydi. Proletarya yaklafl k alt ayl k fliddetli mücadele sonras nda büyük bir zafer kazand. 2 Hain Hu Feng in elebafl oldu u bu karfl - devrimci kli in üyeleri devrim saflar na s zd lar teki sözde Öneriler inde Hu Feng, Partimizin edebiyat ve sanat üzerine politikas - na ve proletarya diktatörlü üne kötü niyetli sald r lar yönelterek, edebiyat ve sanat için tüm bak mlardan anti-sosyalist bir program oluflturdu. Remnin Ribao 1955 te Hu Feng karfl -devrimci kli i hakk nda, her birisine Baflkan Mao nun birer editör notu ekledi i üç materyal derlemesi yay mlad. Bu yolla, kli in karfl -devrimci komplolar tamam yla teflhir edildi ve parçaland. 3 Gerici bir film. Inside Story of the Ching Court, baz flehirlerde 1950 nin bafl nda gösterildi. Çin halk n n emperyalizme karfl mücadelesini karalayarak çarp tt, emperyalist sald rganl temize ç karmaya çal flt, can çekiflmekte olan Ching Hanedan n iyi olarak gösterdi ve ulusal teslimiyetçilik ile s n f teslimiyetçili ini yayd. Baflkan Mao, derhal fliddetli bir biçimde fluna dikkat çekti: Inside Story of the Ching Court bir ulusal h yanet filmidir ve elefltirilip mahkum edilmelidir. Fakat filmin yapt elefltiri, Liu Shao-chi ve çetesi taraf ndan kas tl olarak desteklendi. 4 The Life of Wu Hsun, s n f teslimiyetini savunan ve s n f mücadelesini reddeden gerici bir filmdi. Filmde övülen Wu Hsun ( ) feodalizmin yürekten bir savunucusu ve afl r derecede afla l k bir Konfüçyüsçüydü. Köylülerin devrimci hareketi yükseliflte oldu u zaman, o feodal egemen s n f taraf ndan övüldü. Çünkü o, feodal kültürü yaymak amac yla bir okul iflletmek için dalkavukluk yaparak maddi kaynak toplad. May s 1951 de Baflkan Mao, The Life of Wu Hsun Filmi Tart flmas - na Ciddi Önem Verin adl makaleyi yazd ve onu elefltirmek için harekete bizzat önderlik etti. 5 Burada, Partinin düzeltme kampanyas n istismar ederek proletaryaya karfl vahfli bir sald r bafllatan burjuva Sa c lara karfl 1957 de verilen mücadeleden bahsedilmektedir. 6 San zi yi bao, özel kullan m için parsellerin geniflletilmesi, serbest piyasalar n genifllemesi, sadece kendi karlar ndan veya zararlar ndan sorumlu küçük teflebbüslerin art fl, her biri kendi hesab na bireysel haneler için tar msal ürün kotalar n n belirlenmesi ile ilgilidir. 7 Water Margin: Kuzey Sung Hanedan - n n ( ) sonlar na do ru gerçekleflen bir köylü savafl n konu alan ve yüzlerce y l genifl çapta yay lan bir roman. mparatora de il sadece yozlaflm fl bürokratlara karfl ç kan roman, imparatorun af ve onun kuvvetlerinde hizmet etme teklifini kabul etmeye dair teslimiyetçi çizgiyi savundu.

16 4-17 Mayıs İşçi sınıfının içinde bulunduğu durum üzerine Ü lkemizde iflçi s n f mücadelesi kapitalizme ilk evrilen ülkelerdeki iflçi s n f n n mücadelesine göre önemli gerilikler bar nd rsa da az msanmayacak bir birikim ve deneyim elde edilmifltir. flçi s n f özellikle 60 lardan bafllayarak 80 lere kadar sürekli bir geliflme ve geliflen süreçlere müdahale etme çabas içinde olmufltur. Ülkemizde iflçi s n f mücadelesi kapitalizme ilk evrilen ülkelerdeki iflçi s - n f n n mücadelesine göre önemli gerilikler bar nd rsa da az msanmayacak bir birikim ve deneyim elde edilmifltir. flçi s n f özellikle 60 lardan bafllayarak 80 lere kadar sürekli bir geliflme ve geliflen süreçlere müdahale etme çabas içinde olmufltur. Ancak iflçi s n f na önderlik eden reformist, revizyonist önderliklerin politikalar sonucu s n f n örgütlenmesi daha ileriye tafl namam fl, reformizme ve sistem içili e mahkum edilmifltir. Böylece mücadeleler büyük kazan mlara dönüflmeden faflizmin sald r lar sonucunda tarumar olmufltur. 80 Askeri Faflist Darbesi nden sonra iflçi s n f n n toparlanma çabas yine güç olmufltur. Ancak darbeden 9 y l sonra iflçi s n f yeniden toparlanma yönünde belli mücadelelerin içerisine girmeye bafllam flt r. Son 15 y ll k süreçte ise ülkemizdeki iflçi s n f mücadelesi dünyadaki mücadelesine paralel olarak gerilemeler yaflam flt r. Bunun en büyük nedeni elbette sosyalizmin revizyonistlerin ihaneti sonucunda yenilgiye u ram fl olmas d r. 90 larda Rus Sosyal Emperyalist devletinin revizyonist maskesini atarak kapitalist yüzünü aç a vurmas, o zamana kadar geri kitleler aras nda sosyalist olarak biliniyor olmas ndan kaynakl kitlelerin sosyalizm umutlar nda önemli k r lmalar yaflanmas na yol açm flt r. Bu sürece emperyalist-kapitalist sistem kendi cephesinden yo un bir anti-propagandayla destek sunmufl, kitlelerin bilinci önemli oranda gerilemifltir. Ayn süreçte devrimci ve komünist kitlelere gerçekleri tafl ma noktas nda büyük yetersizlikler yaflam flt r. Bunun sonucunda iflçi s n f mücadelesi sürekli bir gerileme ivmesiyle bugüne gelmifltir. Çeliflki keskinlefliyor Bugün aç s ndan bak ld nda iflçi s n f n n burjuva-feodal sistemle olan çeliflkisinin keskinleflti ini söylemek yanl fl olmaz. Bunda emperyalist sistemin dayatt neo-liberal politikalar n yol açt sonuçlar önemli yer tutmaktad r. Neo-liberal politikalar iflçi s n f n n daha azg nca bir sömürüye maruz kalmas n n koflullar n yaratm flt r. Esnek üretim, özellefltirmeler, tafleronlaflt rma, sendikas zlaflt rma, sosyal güvenlik yasas ndaki de ifliklikler vb. iflçilerin sömürüsünü katmerlefltiren ve kazan mlar n geri al nmas n da içeren bir iflleve sahiptir. Son y llarda köylerden flehirlere yönelik göçün artmas ayn zamanda iflçi s n f n n ekonomik ve sosyal yaflam nda çeliflkilerini daha da art rm flt r. Bu göçleri iki grupta belirtmek gerekir: birincisi devletin zorla göç ettirme politikalar. Bu TC devletinin Kürt ulusal mücadelesini geriletmek için uygulad bilinçli bir politikad r. Bunun sonucunda Türkiye Kürdistan ndan baflta büyük flehirler olmak üzere flehirlere do ru önemli bir göç yaflanm flt r. kincisi ise IMF, Dünya Bankas vb. kurulufllar n dayatt neo-liberal politikalar n tar ms a l üretimi bitirmesi nedeniyle yaflanan göçtür. K rsal kesimde üretimin tasfiyesi büyük kitlelerin geçimlerini sa lamak için flehirlere göç etmesine yol açm flt r. fiehirlere göçün artmas na paralel olarak 2001 y l nda yaflanan ekonomik kriz iflçi ücretlerinin önemli oranda erimesini, sosyal haklar n gasp edilmesini beraberinde getirmifltir. Burjuvazi iflçileri daha fazla sömürmenin bir arac olarak ekonomik krizi kullanm fl sermayesine sermaye katm flt r. Bunun sonucunda da iflçi ücretlerinin erimesine, sosyal haklar n kayb na, günlük 8 saati çok çok aflan çal flma sürelerinin s radanlaflmas na ve bar nma masraflar n n artmas na yol açm flt r. Türk- fl in 2007 Mart ay araflt rmas na göre 4 kiflilik bir ailenin yoksulluk s n r YTL, açl k s n r 629 YTL olarak hesap edilirken asgari ücret net 404 YTL dir. Türkiye de çal flan iflçilerin ço unun asgari ücretle çal flmas gibi bir gerçeklik söz konusudur. Bu durumda iflçilerin çok çok küçük bir az nl n n d fl nda kalanlar ya yoksulluk s n r n n ya da açl k s n r n n çok alt nda bir ücretle yaflamaya çal flmaktad r. flçi s n f n n yaflad ekonomik s k nt burada çarp c bir flekilde karfl m za ç kmaktad r. Bunun ötesinde Anadolu kaplanlar olarak lanse edilen flehirlerde di- er bir deyiflle birkaç büyük flehrin d - fl ndaki flehirlerde iflçiler, ayl k YTL karfl l nda çal flmaktad r. Egemen s n flar bunu hukuksal hale getirmek için asgari ücretin bölgesel düzeyde uygulanmas n istemektedir. Böylece sömürüyü kendilerine göre daha meflru bir boyuta çekmifl olacaklard r. flsizli in yo un olmas iflçi s n f n n sömürüsünün artmas nda da önemli bir yer tutar. Egemen s n flar iflsizli in belli oranlarda olmas - n isterler, çünkü böylece iflçileri daha düflük ücrete, daha fazla çal flt rman n koflullar na sahip olurlar. Ancak iflsizli- in bu kabul edilebilir seviyeyi geçmesi egemen s n flar da kara kara düflündürmektedir. Olay n bir yönünde üretilen metalar n sat lmas için üretilen mallar n sat lmas gerekir. Ancak iflsizlik bu metalar n sat lmas önünde bir engel olmaktad r. Zira çal flmayan iflçi hangi ücretle metalar alacakt r. Bu iflin ekonomik boyutudur. Di eri ise toplumsal ve siyasal boyuttur. Zira iflsizlik egemen s n flar n düzenini de tehdit etmektedir. Ve siyasi anlamda egemen s n flara güveni kalmayan, farkl aray fllar içine giren kitleleri düflünmek bile onlar rahats z etmektedir. Krizin yükü emekçilere! 2001 krizinde oldu u gibi Türkiye ekonomisinin yaflad her krizde faturan n ana kesimi iflçilere ç kart lmaktad r. Son dönemlerde ekonominin düzeldi i yönlü propaganda yap lmaktad r. Düzelen esasta (ki düzeldi i de meçhul) egemen s n flar n ekonomisidir. Halk n, iflçilerin ekonomik durumu her geçen gün kötüye gitmektedir. Böylesi bir durumda bile yeni bir krizin kap y çalmas an meselesidir. Zira Türkiye ekonomisi esasta emperyalist tekellerin spekülatif (s cak para) sermayesiyle dönmektedir. Türkiye ekonomisinin neo-liberal politikalar sonucunda d fl müdahalelere sonuna kadar aç lmas karfl s nda dünyan n herhangi bir noktas nda yaflanacak ufak bir sars nt da dahi ekonomik deprem yaflamas iflten bile olmayacakt r. Egemen s n flar ya da onlar n hükümetinin iyileflti olarak sundu u ekonomik istatistikler esasta bir balondan baflka bir fley de ildir. Balon flifliyor ve yak nda patlayacakt r. Ücretlerin düflüklü üne paralel olarak iflçilerin ço unlu u (50 den fazla) sosyal güvenlikten yoksun çal flmaktad r. E er ki iflçiler sigortalar n n ödenmesini isterse ya kendi ücretinden kesilmekte ya da kap gösterilmektedir. Emeklilik yafl iflgünü baz nda 9000 güne, yafl olarak da 65 e kademeli olarak ç kar larak iflçilerin ölene kadar çal flt - r lmas hedeflenmektedir. flçi s n f n n çal flma koflullar da içler ac s d r. Birçok ifl yerinde ifl güvenli ine yeterince önem verilmedi inden iflçi ölümleri ya da sakatlanmalar yaflanmaktad r. Sakatlanma da bir iflçi için ölüm demektir. Zira iflçiler iflgücünü patronlara satarak geçimini sa lamakla yaflam n sürdürmektedir. Patronlar ifl kazalar n örtbas ederek iflçilere bir darbe daha vurmaktad r. Tersane, madenler ve inflaat sektörleri ölümlerin en fazla yafland yerlerdir. Buralarda ifl güvenli inin koflullar sa lanmad ndan ölümler gerçekleflmektedir. Patronlar daha fazla kâr elde etmek için iflçileri ölümle burun buruna çal flt rmaktad r. Yine iflyerlerinde iflçilerin bir araya gelmesini engellemek için patronlar inan lmaz uygulamalara baflvurmaktad r. Öyle ki fabrikalarda iflçiler tecrit edilmektedir. Bunun da ötesinde kameralar konularak iflçilerin her dakikas kontrol edilmektedir. Bunun nedeni iflçilerin birbirleriyle olan iliflkisini gelifltirmesinin önüne geçmektir. Zira iflçilerin birbiriyle kurdu u iliflki

17 Mayıs 2007 patronlar rahats z etmekte, onlar n birlikte davranmas n n yol açaca sonuçlar n önüne geçmeye çal flmaktad r. Özellikle tekstil sektöründeki küçük iflletmelerde iflçilere yönelik pop ve arabesk tarz müzikler dinlettirilerek onlar n var olan durumu kader olarak görmeleri sa lanmakta veya var olan sorunlardan uzak tutulmaya çal fl lmaktad r. Genel olarak Türkiye de ve özel olarak iflyerlerinde iflçilere yönelik yo un bir flovenist propaganda yap lmaktad r. flçilerin mezhep, milliyet, hemflericilik vb. gibi özelliklerini ön plana ç kartarak kendi içinde birlik olmalar engellenmek istenmektedir. Egemen s n flar n en çok bildi i ve en çok kulland yöntemlerden biri; böl-parçala-yönet takti idir. flçiler mezheplerine, milliyet ve geldikleri flehirlere göre bölünerek, kutuplara ayr lmakta; böylece iflçiler aras ndaki çeliflkiler patronla iflçiler aras ndaki çeliflkilerin önüne geçmektedir. Patronlara karfl s n f kini geliflece i yerde iflçiler ayn ölçüde maruz kald klar sömürüye karfl n iflçi kardefllerine karfl kin, nefret ve güvensizlik beslemektedir. Bu durum da patronlar s n f kininin oluflmas n engelleyerek sömürüsünü istedi i biçimde uygulaman n koflullar n yaratmaktad r. Egemen s n flar yüz y ll k deneyimlerinden iflçilerin gücünün onlar n birli inden geldi ini ç karm flt r. Ve çal flma ortamlar nda iflçilerin birli ini engelleyecek gerici flovenist propagandalar devreye sokmaktad rlar. S n f bilinci geliflmemifl iflçiler ise patronlar n bu politikalar na kanmaktad r. flçi s n f mücadelesinin geliflmesi; iflçilerin ekonomik, demokratik, sosyal haklar n n gelifltirilmesi, çal flma süresinin k salmas ve çal flma ortam n n düzeltilmesi için iflçilerin birli- ini engelleyen bu flovenist propagandalar n etkisinin k r lmas zorunludur. flçi s n f na yönelik ajitasyon ve propaganda çal flmalar m z n önemli bir k sm n egemen s n flar n ve ifl yerlerinde patronlar n iflçilere karfl yapt flovenist propaganday deflifre etmeye yönelik olmal - d r. flçi s n f n n öz örgütlülü ü: Sendikalar flçilerin sendikalaflma seviyeleri de düflüktür. Türkiye de iflçi ve emekçilerin sendikalaflma oran % 6 civar ndad r. Devlet verileri bu oran çok çok üstte göstermekte, böylece gerçekleri gizlemektedir. flçi ve emekçilerin say s ilyon civar ndad r, sendikalar n aç klamalar na göre örgütlü iflçi say s 700 bin civar ndad r. Bu da ancak % 6 ya tekabül etmektedir. Devletin bu oran yüksek göstermesinin alt nda AB ye flirin görünme anlay fl bulunmaktad r. Sendikalaflmay düzenleyen yasalarda yer alan maddeler iflçilerin sendikaya üye olmas n neredeyse olanaks z k lmaktad r. Örne in bir iflyerinde sendika kurabilmek için iflyerinin yar s n n sendikaya üye olmay kabul etmesi zorunlulu u vard r. Yine sendika üyeli ine noter flart getirilmifltir ki bu da yine iflçilerin sendikaya üye olmas n engelleyici bir özelli e sahiptir. Sendikalaflman n bu derece geri olmas nda sendika yöneticilerinin iflçi s n f n n haklar n savunmamalar, yozlaflmalar ve iflçi s n f n devlet politikalar na kanalize ederek onlar bir ç kmaz n içine hapsetme politikalar da vard r. Bu, iflçilerin sendikaya olan güvenlerinin dibe vurmas na yol açm flt r. flbirlikçi, uzlaflmac ve reformist sendikal anlay fllar iflçi s n f n n geliflimine çok büyük zararlar vermektedir. flçi s n f n n sendikalara güveninin güçlenmesi için onlar n ç karlar n savunan yöneticilerin görev bafl na getirilmesi gerekir. S n f sendikac l n içsellefltirmemifl anlay fllar iflçi s n f n n mücadelesine katk sunamazlar. Bundan kaynakl s n f sendikac l anlay fl n n yayg nlaflmas zorunlulu u kendini her zamankinden daha fazla dayatmaktad r. Sendikalaflman n bu derece geri olmas nda iflçilerin sendikay önemsememesi ve sendikal mücadelenin ne anlama geldi ini yeterince kavramamas da vard r. Sendikalar n misyonunu görmek için onun ne zaman ve hangi koflullarda ve ne amaçla kuruldu- una bakmak faydal olacakt r. Sendikalar kapitalizmin gelifliminin belli bir aflamas ndan kendili inden iflçi gruplar olarak ortaya ç kt lar. Zamanla bu iflçi gruplar büyüdü ve büyük sendikal örgütlenmeleri oluflturdular. flçiler sermayenin karfl - s nda güçsüz bir konum içindeydiler. Bu anlamda sermayedarlar iflçilerle olan ifl günü saati ve ücretleri istedi i gibi belirleyebiliyordu. Bunu yaparken iflini kolaylaflt ran bir durum da iflçilerin birbiriyle olan rekabetiydi. Bu durumda iflçiler sermaye karfl s nda güçsüz kal yordu. flte bundan kaynakl Sendikalar bafllang çta, iflçilerin, kendilerini hiç de ilse salt köle olma durumunun üstüne ç karacak sözleflme koflullar elde etmek üzere bu rekabeti kald rma ya da hiç de ilse denetim alt na alma yolundaki kendili- inden giriflimlerinden do mufltur. Sendikalar n ivedi amac flu halde günlük gereklerle sermayenin ard arkas gelmez sald r lar n önleme çareleriyle k - sacas ücret ve çal flma süresine iliflkin sorunlarla s n rl yd. Sendikalar n bu faaliyeti yaln zca meflru de il zorunludur da. (Engels) Bu durum günümüz aç - s ndan tüm gerçekli ini korumaktad r. Bu durumlar yla sendikalar iflçi s n f n n sermayedarlara karfl belli bir güç oluflturmas n sa layabilmifllerdir. flçi s n f - n n örgütlü gücü olmad nda sermaye onun eme ini en ucuz flekilde kullanmak için her türlü yöntemi kullan r. flçiler aras ndaki rekabetin di er bir deyiflle çeliflkinin do ru ele al nmas iflçilerin esas çeliflkilerinin oldu- u patronlara karfl birlik oluflturulmas do rultusunda olmal d r. Bu birlik iflçilerin çal flma koflullar n n düzeltilmesini, ücretlerinin erimemesini ve sosyal haklar n kazan lmas n sa layabilir. Burjuvaziye karfl birlik olunmad müddetçe iflçiler azg n bir sömürü ve kötü çal flma koflullar na maruz kalacaklard r. Ülkemizde iflçilerin patronlara karfl zay f olmas n n temelinde örgütsüzlü ü vard r. E er ki iflçi s n f n n üretti i de erler olmasayd bugün burjuvazinin elindeki üretim araçlar da olmazd. Bunu yaratan iflçi s n f n n eme idir. flçi s n f patronlara çal flt müddetçe patronlar n sermayesini büyütür. Kendisi ise ancak hayatta kalabilecek kadar bir ücret al r. flçiler aras ndaki rekabeti bilen patronlar elbette tek tek iflçilere yönelik de ersiz oldu unu hissettirebilir ya da öyle davranabilir. Zira iflçiler tek olduklar nda patronlara karfl güçsüzdürler. Burjuva-feodal sistemin patronlara sa lad olanaklar ölçüsünde iflçiyi iflten atabilir, ya da kendi belirledi i ücret düzeyinde iflçileri çal flt rabilir. flçilerin da n k bir yap ya sahip olmas ve sistemin sa lad olanaklar patronlar tek tek iflçilere karfl güçlü k lmaktad r. Bunun içindir ki iflçilerin gücü birli inden gelir diyoruz. E er ki iflçiler birli ini güçlendirirse patronlara karfl önemli bir güç olabilirler. Dünya ve ülkemiz iflçi s n f mücadelesi tarihinde bunun örnekleri görülebilir. Güçlenmek için birlik olmaktan, birlik olmak için de örgütlenmekten baflka çare yoktur. Bu noktada s n f olma bilincinin kavranmas son derece gereklidir. S n f olma bilinci kavranmad nda birlik olmak ve birlikte davranmak mümkün de ildir. Burjuvafeodal sistem ve bunun uzant s olan patronlar iflçilerin birlik olmas n di er bir deyiflle s n f olma bilincinin oluflmas n engellemek için sürekli bir propaganda içindedirler. flçileri milliyetlere, mezheplere, memleketlere bölerek onlar n kendi aralar nda birlik olmalar n engellerler. Ülkemizdeki iflçileri birlefltirecek en önemli güç milliyet, mezhep ve hemflericilik gibi bölünmeleri bir kenara b - rakarak iflçi s n f kimli inde ortaklaflmalar d r. flçi s n f olma bilincine erme iflçilerin kendi içinde olan geri ayr mlaflmalar n ve güvensizliklerin ortadan kalmas n sa layabilir. fiu bir gerçekki, iflçi s n f yaflad sorunlar n üstesinden ancak bilinçlenerek, örgütlenerek ve mücadele ederek gelebilir. Kendi gelece ini kendi ellerine almad müddetçe egemen s n flara olan modern köleli i sür git devam eder. Bundan kaynakl sadece ücretlerin, çal flma koflullar n n iyilefltirilmesi yönlü mücadele son derece gerekli olmas na karfl n yeterli de ildir. Bunlarla birlikte iflçi s n f ancak iktidar hedefiyle kufland ve bunun mücadelesini verdi inde modern köleli ine bir son verebilir ve gelece ini kendi ellerine alabilir. Türkiye de iflçi ve emekçilerin sendikalaflma oran % 6 civar ndad r. Devlet verileri bu oran çok çok üstte göstermekte, böylece gerçekleri gizlemektedir. flçi ve emekçilerin say s ilyon civar ndad r, sendikalar n aç klamalar na göre örgütlü iflçi say s 700 bin civar ndad r. Bu da ancak % 6 ya tekabül etmektedir. Devletin bu oran yüksek göstermesinin alt nda AB ye flirin görünme anlay fl bulunmaktad r.

18 4-17 Mayıs Trabzon, stanbul ve son durak Malatya Her fley vatan için Tüyler ürperten yöntemle gerçeklefltirilen ve medyada ald yer bir hafta dahi sürmeyen bir katliam yafland ülke topraklar nda. Trabzon da Rahip Santaro ve stanbul da Hrant Dink cinayetlerinin ard ndan Malatya da ncil, Çarm k ve Dirilifl Gerçe i gibi H ristiyanl k içeri inde kitaplar basan Zirve Yay nevi nin Malatya rtibat Bürosu na gelen ve yafllar olan Hamit Çeker, Salih Güler, Abuzer Y ld r m, Cuma Özdemir ve Emre Günayd n isimli flah slar, içeride bulunan 3 kifliye inan lmaz iflkenceler yaparak ve bo azlar n keserek katlettiler. Katiller, Alman vatandafl Tilmann Geske, Necati Ayd n ve U ur Yüksel isimli H ristiyan misyonerlerini önce (Hizbullah cinayetlerine benzer bir flekilde) sandalyeye ba layarak vücutlar - n b çakla delik deflik ettiler (sadece Tilmann n vücudunda 156 b çak yaras tespit edildi) ve ard ndan bo azlar n kestiler. hbar üzerine olay yerine gelen polis, 5 kifliyi gözalt na ald. Ceplerinde Beflimiz kardefliz, ölüme gidiyoruz, dönmeyebiliriz. Hakk n z helal edin yaz l notlar ç kan katiller, yap lan ilk sorgular nda da Bunu vatan için yapt k fleklinde konufltular. flte tüm olay bundan ibaretti (!) 5 kifli bir büroya vatan için girerler ve 3 kifliyi yine vatan için iflkenceyle katlederler ve vatan da kurtar lm fl olur (!) Kimden? Ülke içindeki say lar resmi verilere göre 50 olan misyonerlerden!!! Özellikle bugün için cumhurbaflkanl seçimlerinde somutlanan ve suni olarak yarat lan laik/anti-laik anlay fl eksenine sürüklenmeye çal fl lan siyasi gerilim/kriz hatt bu tür siyasi cinayetlerin/kontra faaliyetlerin devam edece ini de gösteriyor. T pk Santaro ve Hrant Dink cinayetlerinde oldu u gibi genç insanlar n kullan ld bu son katliamda da katiller derhal yakaland ama ne bugün ne de yar n as l flahsiyetlere hiçbir flekilde ulafl lamayacakt r. Dink in katledilmesinin ard ndan oluflan ve Hepimiz Ermeni yiz slogan nda ifadesini bulan toplumsal tepki sonucunda göstermelik bir tak m ad mlar at l yormufl gibi yap lm fl, ancak bir arpa boyu dahi yol gidilmemifltir. Son katliamda ise bu dahi olmam fl/olmayacakt r. Bu cinayetin ard ndan da yakalananlar hemen suçu birbirinin üzerine atm fl, ama en nihayetinde iflin ucu son kertede devlete dokununca mesele de bu noktada bitmifltir. Cinayeti iflleyenlerin ifadelerinde kendilerini Hizbullah, PKK ve misyonerlikle mücadele eden devlet görevlileri olarak tan tan bir grubun talimat yla cinayetlerin ifllendi i yer al yor. Bu kiflilerin cinayet zanl s Emre Günayd n a Misyonerleri sen halledeceksin. Devlet arkanda dedi i belirtiliyor. Günayd n hastaneden ç kar ç kmaz jandarma ve polisin flefkatli kollar nda yerini alacakt r, t pk O. Samast gibi Ve bu olayda da birkaç hassas, duyarl gencin vatan n tehlikede (!) oldu u düflüncesiyle iflledikleri cinayetler olarak tozlu raflardaki yerini alacakt r. Trabzon Cinayete yönelik ikiyüzlü tepkiler... Cinayetin ard ndan ortaya konulan tepkiler de seyirlikti. Önce Malatya Valisi kameralar karfl s na geçti ve fl k h z yla yap lan soruflturma n n sonucunu beyan etti: Örgüt ba lant s yok, olay siyasi de il. Ve ard ndan memlekete büyük bir müjdesi varm flças na nefleli ve espritüel haliyle her dönemin çiflleri Bakan Abdülkadir Aksu yu gördük ekranlarda. Gazetecilerle espri yar fl na giren Aksu nun Dink cinayetin sonras nda da ayn nefleli tav rlar n hat rlad k hep beraber. Ancak yine de devletin çeflitli kurumlar n n cinayeti k nama yar fl nda hlas Vakf n n yetifltirdi i tetikçiler Vahfli cinayeti iflleyenlerin ortak bir özelli i de hlas Vakf nda kal yor olmalar. Vak f ta kalmayan tek kifli olan Emre Günayd n da bir süre önce bu Vakf n yurdundan at lm fl. Dink cinayetinde ad ndan büyük abi olarak bahsedilen Yasin Hayal de hat rlanaca gibi Ifl k Evlerinde kalm flt y l nda kurulan hlas Vakf, Ifl kç lar Cemaatine ba l bir vak f. Ifl kç lar cemaati, ad n kurucusu Hüseyin Ifl k tan al yor. Ifl k, Nakfli fleyhi Abdülhakim Arvasi nin ö rencisiydi. Çevresinde daha çok üniversite ö rencilerini ve ifladamlar n toplad. Ölümünden sonra yerine damad Enver Ören geçti. Enver Ören in kurdu u hlas Holding özellikle T. Özal a verdi i destek sayesinde h zla büyüdü, Türkiye Gazetesi, TGRT televizyonuyla etkinli ini art rarak önemli bir güç haline geldi. Ancak Ören in rahats zl - ve hlas Finans a devletin el koymas yla gücünü önemli oranda kaybetti. TGRT yi de bilindi i gibi Murdoch n sahip oldu u uluslararas medya devine satt. Vakf n flu anda hala 25 flehirde 27 ö renci yurdu bulunuyor. Ve görüldü ü gibi esas olarak son olayda da kullan lanlar gibi tetikçi yetifltiriyor. gösterdikleri performans en dikkat çekici oland. Diyanet flleri Baflkan Prof. Dr. Ali Bardako lu olay fliddetle k nad ktan sonra Biz b rak n baflka dinleri, ateistlerin bile kendi tercihine sayg l olmak zorunday z, (Misyonerlik) En do al haklar - d r. nsanlar kendi dinlerini özgürce yaflayacaklar, anlatacaklar diyordu cinayetin ard ndan. Oysa ayn Diyanet flleri Baflkanl misyonerlik karfl t vaaz haz rlay p imamlara da t yordu. Bu vaazlarda, misyonerleri yabanc güçler taraf ndan gençlerin ve çocuklar n inançlar n çalmak için uygulanan bir senaryonun parças olarak tan ml - yordu. Yine ayn kurum, 2005 ve 2006 da yay nlanan Misyonerlik kitab nda Misyonerlik yaln zca dinsel amaca yönelik faaliyette bulunan bir hareket olarak kalmamakta, ayn zamanda çeflitli güç odaklar n n siyasal ve askeri egemenlik alanlar n geniflletmeye yönelik çabalar olarak da sürdürülmektedir deniyordu. Olay i renç olarak tan mlayarak lanet- stanbul le- yen MGK da H ristiyanl yaymaya çal flanlar haz rlad Milli Güvenlik Siyaset Belgesi nde tehdit unsuru olarak tarif ediyordu. Bunun yan nda k nama yar fl nda yer alan birçok siyasi parti de misyonerli i din elden gidiyor söylemiyle hedef gösteriyordu, üstelik sa ya da sol olmas da fark etmiyordu. Yine de en tutarl tav r MHP nin tavr olsa gerek. Böylesine vahflice ifllenmifl bir cinayet için aç klama yaparken dahi flunlar ifade ediyor: Son hadise vahfli bir cinayettir. Ancak arka planda kalan misyonerlik faaliyetlerini masum bir hale getirmeyecektir Misyonerlik masum bir hareket de ildir. Türkiye yi bölmeye yönelik senaryolar bulunmaktad r. Yine tüm bu ikiyüzlü aç klamalar n ard ndan Hrant Dink katledilmeden önce kendisine onlarca küfür edenlerin cinayetin ard ndan döktükleri sahte gözyafllar n hat rlamamak mümkün de il. Yine cinayet sonras en göze çarpan yorumlardan biri de slamc kesimlerin olay ulusalc terör olarak nitelerken, sözde laik kesimlerin ise slamc lar n geldi i nokta olarak de erlendirmeleriydi. Tabi ki toplumun karfl s nda böylesine vahfli bir katliam kimse kendine mal etmek istemezdi. Sözde laik kesimler özellikle Zaman ve Vakit gibi gazetelerin misyonerli i büyük bir tehlike/düflman olarak göstererek kiliselere savafl açmas n, hatta son 14 Nisan mitingini düzenleyenlerin hepsinin geçmiflte H ristiyan ol- Malatya

19 Mayıs 2007 du unu iddia etmelerini kendilerine referans gösterirken; slamc lar n referans da bizzat 14 Nisan mitinginde yap lan konuflmayd. Zira mitingde konuflan Prof. Dr. Alpaslan Ifl kl Minareler süngümüzdür demiflti. Geldi haçl seferlerini yapanlar n efl baflkanl n kabullendi. Bu arada, Irak ta y k lmayan minare kalmad. Bunlar n zaman nda H - ristiyan misyonerli i bafl n al p gitmektedir. stanbul u bafl nda Ortodoks patri- inin bulundu u bir dukal a dönüfltürmek isteyenlerin ifltahlar iyiden iyiye kabarm flt r, Bunlar, slam a öylesine itici bir çehre yüklemifllerdir ki bir k - s m yurttafllar m z, hepimiz Ermeni yiz diye ba rarak sokaklara dökülmek noktas na gelmifllerdir. Bir baflka bölümü, Güneydo udaki yurttafllar m - z n haklar n savunmak görüntüsüne bürünmüfl bölücülerdir diyerek O da vatan savunuyordu. Yani devletin direkt ba lant s n n yan nda slamc s yla, laiklikçisiyle, Cumhuriyetçisiyle herkes elbirli iyle, ortak çal flm flt bu cinayette de. Öyle ya vatan tehlikedeyken, slam elden giderken birilerinin bir fley yapmas gerekirdi. Birileri eline al p kuru s k tabancay, çamafl r ipini, b ça vatan için bir fleyler yapmal yd. Onlar da Müslüman mahallesinde salyangoz satman n bedelini bu flekilde ödeyeceklerdi. T pk Milliyet yazar Metin Münir in yazd gibi: Türkler inançlar ndan, Müslümanlar dinlerinden döndürülmesi en zor insanlard r Haçl ordular gelse bile bu ülkenin dinini de ifltirmeyece ini anlamak için ne kadar IQ laz m. Türkiye ye misyoner yollayanlar, cemaatsiz kiliselere rahip atayanlar, insanlar n bir atefle att klar n n fark nda de il midirler? ( ) Tek dil, tek din, tek devlet e karfl birleflelim, örgütlenelim! TC devletinin kuruluflundan bu yana dayand temel olan tek dil, tek din, tek devlet düsturu, bugün de en kat bir flekilde uygulad ve çeflitli milliyetlerden ve inançlardan Türkiye halk - n böl-parçala-yönet politikas n n temeli olan görüfltür. Kuruldu u andan bu yana faflist diktatörlükle yönetilen ülkemizde halklar n birbirine düflman edilmesi ve k rd r lmas ayn zamanda Osmanl dan gelen bir gelenektir de. TC devleti kimi zaman bu politikalar nda baflar l olmufl ancak esas olarak ezilenlerin kardeflli i ülke topraklar nda her daim yer bulmufltur. Emperyalizmin direktifleri ve yönlendirmeleriyle yaflanan birçok katliama karfl n katledilenler yine Kayra dan Zirve ye bu halk taraf ndan sahiplenilmifltir. Bugün de ABD emperyalizminin bafl n çekti i emperyalist-kapitalist sistemin sar ld terörizme karfl savafl ad alt nda ve slam-h ristiyanl k karfl tl temelinde yürüttü ü savafl n yans mas - d r ayn zamanda bu ve benzeri cinayetler. Anadolu topraklar n n esas sahipleri olan ve Alevi, Sünni, H ristiyan, Ermeni, Süryani, Kürt, Laz, Çerkez vd. çeflitli milliyetler, az nl klar ve dini inançlardan ezilenler, bu politikalara karfl s - n f kardeflli ini gelifltirmedi i müddetçe katliamlar, cinayetler, bask lar devam edecektir. Hrant Dink in katledilmesinin ard ndan sokaklara ç kan yüz binlerle ifade edilen tepki, bugün Malatya daki katliam sonras nda görülmemifltir. Devletle direkt ba lant l oldu u kesin olan bu katliamlara karfl ortak tav r mutlaka gelifltirilmelidir. Darbe söylentileri, slamc terör vb. fleklinde yarat lmaya çal fl lan korku ortam nda halklar n kardeflli i söylemine daha s k bir flekilde sar l p, halk düflmanlar n n bugün Malatya da verdi i mesaja do ru ve güçlü bir yan t olmal - y z. Önümüzdeki süreçte slami faflist yada rkç faflist sald r lar n sürece ini dikkate alarak bu sald r lara karfl en genifl kesimle birlikte hareket etmenin önemine bir kez daha vurgu yapmak flartt r. Zirve Yay nevi, ilk olarak 2005 y l nda, kuruluflu döneminde Kayra Kitabevi ad yla faaliyet gösterdi i dönemde gündeme gelmiflti. Yabanc bir flirket ad na Malatya ya 10 bin ncil gönderildi inin duyulmas üzerine 5 Aral k 2005 te bir grup ülkücü, kargo flirketinin önünde gösteri düzenledi. O dönem Malatya da baz gazeteler taraf ndan yay mlanan haber ve makalelerde misyonerlik faaliyetlerinin adresi olarak gösterilen Kayra Kitabevi nin yetkilisi Martin De Lange, toplumun kendilerine karfl k flk rt ld n söyledi. Yay nevinin ismi bir süre sonra Zirve olarak de ifltirildi. Zirve Yay nlar n n stanbul da bast kitaplar, Malatya da ve çevre illerdeki H - ristiyanlara da t l yordu. Zirve Yay nevi Genel Müdürü Hamza Özant, Malatya daki irtibat bürosunda çal flan arkadafllar n n son dönemde tehdit edildi ini söyledi. Sald r eylemlerle lanetlendi Ankara da çeflitli demokratik kitle örgütleri, sendika ve siyasi parti temsilcileri Malatya daki sald r y k nayarak, cinayetin arkas ndaki güçlerin aç - a ç kar lmas n istedi. Yüksel Caddesi nsan Haklar An t önünde bir araya gelen, Malatya da 3 kiflinin bo az kesilerek öldürülmesini k nad. Faflizme karfl omuz omuza, Yaflas n haklar n kardeflli i sloganlar atan kitle ad na aç klamay KESK Ankara fiubeler Platformu Dönüm Sözcüsü Osman Özyurt yapt. Sald r y alçakl k ve zulüm olarak de erlendiren Özyurt, S rf farkl flekilde düflünüp, farkl flekilde inan p farkl flekilde yaflamak isteyen insanlara karfl, körlemesine bir fliddetle sald ranlar n bu kez de Malatya da yaratt utanc lanetlemeye geldik dedi. Cinayetlerde reflit olmam fl çocuklar n kullan lmas na dikkat çeken Özyurt, Arkas ndaki güçler kim peki? diye sordu. Özyurt, yaflananlar n planl ve programl bir terör oldu unu ifade etti. Benzeri olaylardan sonra yetkililerin önce k n yoruz aç klamalar yapt daha sonra da olay n üstünü örten bir tutum sergilediklerini kaydeden Özyurt, Hrant Dink ve Malatya olay n bu tutuma ba lad. Malatya sald r s na zmir den tepki zmir Demokrasi Güçleri, Malatya da Zirve Yay nevi ne yap lan sald - r y k nayarak, sald r n n arkas ndaki güçlerin aç a ç kar lmas n istedi. DTP, EMEP, ÖDP, SDP, KESK, Elele Hareketi ve HD nin de aralar nda bulundu u zmir Demokrasi Güçleri, Konak Eski Sümerbank önünde bir araya geldi. Faflizme karfl omuz omuza yaz l pankart tafl yan yaklafl k 200 kifli, Yaflas n devrimci dayan flma, Katiller bulunsun hesap sorulsun, Biji biratiya gelan sloganlar atarak, Büyükflehir Belediye Binas na kadar yürüdü. Yürüyüflün ard ndan HD fiube Baflkan Lütfü Demirkap aç klama yapt. Malatya n n Niyazi Mahallesi nde H ristiyanl k ile ilgili kitaplar da tan Zirve Yay nevi ne düzenlenen sald r y alçakça olarak de erlendiren Demirkap, yaflam n kaybeden insanlar için üzüntü duyduklar n belirtti. Rahip Santaro ve Hrant Dink in öldürülmesini de hat rlatan Demirkap, Malatya cinayeti ile birilerinin katilleri bu vahflete azmettirdi i yönündeki flüphelerinin pekiflti ini söyledi. Malatya da yüzlerce kifli sald r n n gerçekleflti i yere karanfil b rakt Sald r y k namak amac yla HD, ÖDP, EMEP, CHP, DTP, Halkevleri, ESP, TMMOB, KESK, Tek G da- fl temsilcilerinin aralar nda bulundu u yüzlerce kifli HD Malatya fiubesi önünde bir araya geldi. Kalabal k buradan A ababa Pasaj n oldu u yöne do ru yürüyüfle geçti. S k s k Faflizme geçit vermeyece iz, Birlikte yaflamak istiyoruz, Susma sustukça s ra sana gelecek, Faflizme karfl omuz omuza, Yaflas n halklar n kardeflli i, Biji biratiyan gelan, Malatya halk katil de ildir sloganlar atan grup, Kürt, Türk, Ermeni yaflas n halklar n kardeflli i, Bu katliam insanl k onuruna yap lm fl bir sald r d r, Herkes için din ve vicdan özgürlü ü dövizleri tafl d. Pasaj n önünde kurumlar ad na ortak aç klamay HD Malatya fiube Baflkan fiener Karatafl yapt. Aç klaman n ard ndan kalabal k kitle, pasaj n önünde 2 dakikal k oturma eylemi yapt. Kitle daha sonra HD Malatya fiubesi ne do ru yürüyüfle geçerek eylemlerine son verdi. Bu s rada 3-4 gencin bir binan n üstüne ç karak, tedbir çekmeleri dikkat çekti.

20 4-17 Mayıs Devrimin alevlerini örgütlenerek büyütelim! Y etersizliklerin yol açt olumsuzluklar n asl nda burjuvazinin kendi saham zda güçlenmesi demek oldu unu biliyoruz. Her örgütlülü ümüz önemli sorumluluklar n alt nda oldu u halde ayn zamanda kendi içinde bir s n f savafl m sürdürmektedir. flte yetmezliklerin, inisiyatifsizli in, hatalar n besledi i burjuvaziye karfl bu nedenle, tam da içimizde, kendi saham zda oldu u için amans z olmal y z. Emekçi halk olmadan bütün bombalar güçsüzdür, hem de gerçekten güçsüzdür! (Lenin) Emperyalistlerin ve ülkemiz hakim s n flar n sald r lar her gün art rarak devam etmektedir. Körüklenen milliyetçilik, katliam ve katletme biçimleriyle varl n koruyor. Bu gerçek sadece ülkemiz aç s ndan de il genel anlamda dünyada varl n hissettiren bir durumdur. Bugün aç s ndan üzerinde durulmas gereken temel nokta ise kitlelerin egemen s n flar taraf ndan gerici bir saflaflman n içine sokulmak istenmesidir. Laiklik-fleriat tart flmalar, bu merkezli yürütülen pratik faaliyetler bu sorunu kitlelerin merkezine flu ya da bu biçimde oturtmaktad r. Bizler aç s ndan ise bu süreçte dikkat çekilmesi ve üzerinde durulmas gereken temel nokta, kitlelerin yaflad klar sorunlara do ru müdahale edip, örgütlemek ve örgütlenmektir. Bu süreçteki tüm çal flma ve faaliyetlerimizi bu anlay fl ve yaklafl mla ele almak önemlidir. Bu konu ile ilgili örgütlülüklerimizin ya da faaliyetin geliflmesini beklemek yada seyirci pozisyonunda kalmak gibi bir lükse hakk m z yoktur. Hiçbir komünist ve de devrimci böylesi yanl fl, edilgen, yaratma bilincinden uzak, iradesini kendi içine esir eden bir tutuma sahip olamaz. Her alanda yap lmas gereken, kitlelerin sorunlar - na, düzenle olan çeliflkilerine yönelik çal flmalar gerektiren görevlere sar lmakt r. Kitleler hemen her yerde s n f mücadelesinin karakterdeki kendili inden harekete sahiptirler. Marksistlerin temel bir yaklafl m olarak bilmek gerekir ki, s n f mücadelesi bizlerin icat etti i de il, aksine objektif sürecin kendisine ait bir olgudur ve her yerde yaflanmaktad r. Komünistler bulunduklar her yerde bu olguyu görmek, kavramak ve devrimci yönde gelifltirmekle; bu hareketi devrime götürecek yönde önderlik etmekle yükümlüdür. Bu esas görevinin bilincinde olmayan ve faaliyetin geliflmesini baflka alanlardaki ilerlemelere ba layan anlay fllar yanl flt r ve geliflme dinamiklerine de asla sahip olamazlar. Sadece, d fltan etkilerle olabilecek k smi geliflmelerin bir parças olabilirler ki bu da kendili indencili in en berbat biçimlerinden biridir. Bu konuda belirlenecek rota, esas olarak bulunulan alanlarda çal flmalar n somut flartlara uygun olarak kavranmas ve gelifltirilmesidir. Ancak bu geliflme ile birlikte esas mücadele biçimine gereken katk yap lm fl olur; yine ancak bu geliflme içinde s n rs z olanaklar elde edilebilir/yarat labilir. Bu temel bir durufl haline getirilmelidir. Burada çok temel olan ideolojik durufltan bahsediyoruz, bu olmad nda biz, biz olmaktan ç kar z. Tüm bu süreç hatalar m zdan ar nma süreci olarak flekillenecektir. Bunun anlam ise ayn zamanda bir inceleme, ö renme ve ilerleme süreci olma gerçe idir. nceleme tarz m z n düzeltilmesi, çeliflkilerin çözülmesindeki yöntemimizin düzeltilmesini de içerir. Öyleyse yapmam z gereken fley hatalar m z n, eksikliklerimizin dayand zaaflar ortaya koymak olmal d r. Hatalar n ya da eksikliklerin belirlenmesi, ne oldu umuz ve hedeflerimizle iliflkilidir. E er bir devrimci örgütsek ve devrim için örgütlenmiflsek, hareket tarz m z, düflünce biçimimizi nas l bir örgüt oldu umuzla ba lant l olarak ele almam z gerekir. Örgüt olma bilincine sahip olunmadan hatalar ya da eksiklikler üzerinde durulamaz. Örgüt olma bilinci ve içinde oldu umuz sürecin nitelikleri incelememizin, sorgulamalar - m z n, de erlendirmelerimizin temel unsurudur. Örgüt olma bilincindeki yetersizli i burada özel olarak öne ç karmak gerekir. Örgütlenme sorunlar nda tecrübesizli in ya da yetersiz bilginin önemli bir yeri oldu unu kabul etmek gerekir. Ancak kendi bafl na tecrübesizlik, yetersizlik aç klamas apolitik, s n f mücadelesini içermeyen, yanl fllar n kökenine inmekten uzak bir durumdad r. Hatalar m zda tecrübesizli in, bilgisizli in önemli oldu unu söylemekle yetinirsek; politik mücadelede ya da çal flmada önemli bir ad m atm fl say lmay z. Tecrübesizlik, inisiyatifsizlik, yetersizlik gibi kavramlar n en büyük tehlikesi içlerindeki özü göstermemeleridir. Bu özün görülmesi için devrimci bir çaba harcamak gerekir. Bir davran fl n hangi s n fsal durufla denk düfltü- ünü aç a ç kartt ktan sonra, e er bunun Proletarya Partisi aleyhine, örgütlenme amac na ayk r, proleter durufla uzak oldu unu ortaya koymam za ra men savunuyor ve uyguluyorsak yanl fl bir yolday z demektir. E er ço unlu un kabul etti ini reddediyor ve uygulam yorsak, kendi fikirlerimizin örgütün fikirlerinden üstün oldu unu varsay - yorsak yanl fl yolday z demektir. Yine e er, elefltirilere, flikâyetlere, devam eden sorunlara ra men kendimizi yeterli görüyorsak yanl fl yolday z demektir. Bu anlam yla her militan n fikirleri de erlidir; Proletarya Partisi ne hizmeti esas ald sürece. Her militan m z n davran fl de erlidir; Proletarya Partisi nin ilkelerine dayan yor ve bunu gerçeklefltirmeyi amaç edinmiflse. Her militan n kendisi hakk nda iddial olmas de erlidir; e er Proletarya Partisi nin amaçlar n iddias n n merkezine koymuflsa. Bütün bunlar neyin merkeze konmas gerekti ini, neye göre davranmak gerekti ini aç klar. Her fley Parti için; Parti devrim için! fliar n n özü de budur Herkesin görebildi ini, anlayabildi ini görmezden gelerek bunlara sözde farkl anlamlar yükleyerek hareket etme çabas nda olanlar n düzelme olas l yoktur. Onlar her zaman kendileri olmaktan büyük gurur duyarak hareket etmeye devam edeceklerdir. Bazen iyi fleyler de yapmalar, itibar görmeleri onlar n bu kendileri olmaktan gurur duyma hastal ndan kurtulduklar anlam na gelmez. Nihayetinde, davran fllar m z iki s n ftan birine hizmet eder: burjuvaziye ya da proletaryaya. Burjuvazinin kendisi olmaktan (mezara girmemekten) vazgeçmeyen inatç tutumu proletaryaya onu yok etme (mezar na gömme) görevini tarihsel olarak yüklemifltir. Bizim için çal flmalarda, kendimizdeki s n f savafl m nda temel alaca - m z ilke budur.

21 Mayıs 2007 Yetersizliklerin yol açt olumsuzluklar n asl nda burjuvazinin kendi saham zda güçlenmesi demek oldu unu biliyoruz. Her örgütlülü- ümüz önemli sorumluluklar n alt nda oldu u halde ayn zamanda kendi içinde bir s n f savafl m sürdürmektedir. flte yetmezliklerin, inisiyatifsizli- in, hatalar n besledi i burjuvaziye karfl bu nedenle, tam da içimizde, kendi saham zda oldu u için amans z olmal y z. Yanl fllar ve hatalar örgüt iflleyiflinin, komite çal flmas n n, hücre örgütlenmesinin yanl fl kavranmas ya da ele al nmas yla mümkün olabilmektedir. Örgüt bilinci, komite bilinci, hücre bilinci, bunlar n tümü proleter içerikteki devrimin; bir baflka ifadeyle proletaryan n duruflunu ve gitmekte oldu u yolu içerir. E er bir s n f ad - na, üstelik proletarya ad na hareket etti imizin fark nda olursak; devrim ak m n n bir neferi oldu umuzu bilirsek örgütlenmedeki temel ilkelerimizi anlayabilir ve uygulayabiliriz. Kitlelere dayanmak, kitlelerden kitlelere ilkesini uygulamak ancak kitle (esasen proletarya olmak üzere halk s n flar ) devriminin, örgütlenmesinin bir parças oldu umuzun idrak yla mümkündür. Yeterince bilinmeyen, kavranmayan, üzerinde durulmayan nokta budur. Bu konudaki her yetersizlik kiflisel taleplerimizi, yeteneklerimizi, bilgimizi bulunmaz nimet k l yor; bireycili imizi gelifltiriyor. Örgüt olma, örgütlü hareket etme bilinci bu nedenle oldukça önemlidir. Bu, sadece bireyin ço unlu a kendini teslim etmesi de ildir; bireyin ço unluk içinde yer alabilmesidir; kendi ak fl n yönetebilmesidir; devrimcileflmesidir de. Önümüzdeki süreçte ataca m z her ad m, örgütlenecek her faaliyet zaaf ve yetmezliklerimizin afl lmas na, faaliyetimizin toparlanmas ve gelifltirilmesine hizmet etmek zorundad r. Görev ve sorumluluklar m z n an n pratik görevleriyle s n rl olmad - n n bilinciyle hareket etmek durumunday z. Her görev ve sorumlulu- umuzu devrimi gerçeklefltirme iddiam z n düflünerek ve kavrayarak ele almak durumunday z. Devrimci teorimiz, ülkemiz tarihinin ve bugünkü durumun ayr nt l ve genifl bir incelenmesine dayanmak zorundad r ve iflçilerin, emekçilerin sordu- u sorulara yan t olmay amaçlamal d r. Ancak o zaman iflçilerin ve emekçilerin her protesto hareketi, sordu u sorulara yan t buldu u Proletarya Partisi etraf nda örgütlenme ihtiyac na do ru akar. Devrim çeliflkilerin çözümüyse iflçilerin, emekçilerin sordu u her sorunun yan t çeliflkilerin çözümündedir. Bugün Proletarya Partisi taraf ndan belirlenen temel yönelim s n f savafl - m n n geliflim sürecine ve partinin/devrimin temel sorunlar na yan t amaçlamaktad r. Bu yan t bütünüyle tamamlanm fl de ildir. S n f mücadelesi içinde her uygulama aflamas nda gelifltirilip, tamamlanmas gibi kapsaml bir çal flmaya ve yo un bir mücadele sürecine ihtiyac vard r. Bundand r ki, her alanda sorunlar n, gerçekli in kavranmas ayn zamanda var olan ideolojik yetmezliklerin, teorik/politik gerili in afl lmas na hizmet edecektir. Devrimin ve halk n sorunlar na hakim olmada sa lanacak ad mlar örgütsel sorunlar n çözümünü kolaylaflt raca gibi sürecin geliflimine müdahaleyi de yo unlaflt rarak merkezilefltirecektir. Bugün esas görev Proletarya Partisi nin belirledi i yönelim do rultusunda devrimci bir hareketlenme yaratarak örgütsel toparlanma sa lamakt r. Peki, bu nas l olacakt r? Bir teorinin ya da politik karar n do ru kavranmas ona uygulama gücü kazand r r. Politik kararlar s n f savafl m n n (iflçi, köylü, semt, sendika, gerilla, gençlik, kad n, enternasyonal) her farkl alan n özgünlü üne uyarlanmas ile devrimci hareketin yarat lmas n sa lar. Ancak o zaman devrimci teori ve politik kararlar PUSULA Bütünün güçlü parças olmak! pratikte yol gösterici ifllevini oynayabilir. Bunun için devrim ve örgüt gibi önemli konularda hemfikirlik sa lamaya, ortak bir kararl l k göstermeye, uygulamada ise kolektif bir çabaya ihtiyaç vard r. Bunlara sahip olunmadan, yarat lmas ve sa lanmas için kolektif yo- un bir devrimci çaba ortaya konmadan geliflim sa lanamaz. Bu durumda ne politik kararlar pratikte yol gösterici rol oynayabilir ne de devrimci bir hareketlenme yarat l p, örgütsel toparlanma sa lanabilir. Devrimci bir hareketlenme ve sa lam örgüt yaratmay hedefleyen temel yönelimin baflar s politik kararlar n bütünlüklü kavranmas kadar s n f mücadelesinin geliflim sürecinin çok yönlü kavranmas na, bununla birlikte burjuvazinin üzerimizdeki farkl düzeydeki etkilerinin aç a ç kart l p onlara karfl mücadelesine ba l d r. Bunun birinci ad m somut incelemelere dayanarak, politik ve sosyal geliflmeleri de erlendirip, gelifltirilen karfl -devrimci fikirlere, tasfiyeci ak mlara karfl güçlü bir savafl m vermek, kararl militan bir durufl sergilemektir. Bu görevler unutulup atlanarak, örgütsel görev ve sorumluluklar yerine getirilemez. Örgütsel yap n n görünen yan n dikkate alarak görev ve sorumluluklar belirlenemez. Örgütsel yap n n görünmeyen, aç a ç kmayan ancak var olan ideolojik gerileme gerçekli i (bireycilik-güvensizliközgüven yitimi-görev ve sorumlulukta gösterilen gevfleklik vb.) dikkate al - narak görev ve sorumluluklar belirlenmelidir. Bunlar unutularak, varl yok say larak, bu gerilik yokmufl, yaflanm - yormufl gibi hareket edilerek yap lan örgütsel görevlendirme sonucunda devrimci görevler baflar lamaz. Çünkü devrimci müdahaleyi engelleyen, geliflimini frenleyen ideolojik gerilik ve zaaflar vard r. Bu sorunlar afl ld oranda s n f mücadelesine müdahale gücü artacakt r. deolojik düzeltmeyi ve e itmeyi amaçlayan çal flma baflar ld oranda s n f mücadelesine etkin ve merkezi müdahale gerçekleflebilir, devrimci hareketlenme yarat labilir. kili görev kopmaz derecede birbirine ba l d r. Ve iç içedir. Örgütsel güç, kadro ve militan gerçekli i hakk nda do ru ve cesur bir de erlendirme ve devrimci e itimi içeren etkili bir müdahale yapmak gerekir. Kadrolar n ve militanlar n sürecin zorluklar ndan kaynakl yaflad ideolojik gerileme ve u rad k r lmalar n var oldu u gerçekli i kabul edilmelidir. Her devrimci pratik görev ve sorumlulukta yaflanan bu gerçeklik unutulmadan bu durumun düzeltilmesi için devrimci e itime önem ve a rl k verilmelidir. Bu görev s n f mücadelesinin pratik görevlerinden kopart l p ondan ayr ele almadan birlikte iç içe ele al narak yerine getirilmelidir. Görev ikilidir. Bir yandan s n f mücadelesinin geliflimini kavrayarak, ona müdahale ederek, ona do ru yön vererek devrimci hareketlenme yarat l rken di er yandan örgütün sa lamlaflmas sa lanmal d r. Örgütün sa lamlaflmas demek sürece müdahale edip ona yön vermenin önündeki belirleyici engellerden biri olan ideolojik savrulufllar kavramak kendini aç a vuran ideolojik yetmezlikleri sab rl, tutarl ve uzun vadeli bir devrimci e itimle aflmakt r. deolojik sa laml k, yüksek devrimci kavray fl, militan bir durufl yarat larak örgütsel sa lamlaflma sa lan r. S n f bilinçli proleterler sürecin temel ve çözüm bekleyen sorunu olan önderlik ve örgütlülük sorununa daha fazla kafa yorup, çözümü konusunda yo unlafl lmal d r. S n f savafl m n her geliflim prati inde yaflanan iflçilerin, emekçilerin iflsizlik ve yoksulluk, bask ve zulüm gerçekli i karfl s nda daha fazla devrimci ayd nlanmaya, bilinçlenip örgütlenmeye ihtiyaç oldu u ortaya ç kmaktad r. Bu ihtiyaca yan t olacak, do ru politikalar belirlemek kadar sa lam iflleyifle sahip güçlü ve nitelikli örgütlenmeler yaratmak ve bu sürecin kadro ve militanlar n e itip haz rlamakt r. fiimdi daha fazla devrimci ifller baflarman n ve daha kal c sonuçlar elde etmenin zaman d r. fiimdi daha fazla devrimci teori ile pratik aras nda uyumu yakalama, analiz gücünü gelifltirme zaman d r. fiimdi daha fazla partinin bir bütün olarak alg lanmas na ihtiyaç vard r. Her komitenin, her s n f bilinçli proleterin partinin vazgeçilmez bir parças oldu u bilinciyle hareket etme zaman d r. fiimdi daha fazla kitlelerin talepleriyle bütünleflmenin, nesnel koflullar de erlendirmenin, ilerlemenin, yönümüzü bunlara çevirmenin, bunlara uygun bir çal flma yaparak, örgütümüzü sa lam bir flekilde infla etmenin zaman - d r. Bu yönde ileri do ru at lacak her ad mda az msanmayacak geliflme sa lanaca n n kavranmas zaman d r. Bunlar baflarmak demek, yönelimin kaç - n lmaz baflar s n n maddi koflulunu haz rlamak demektir. fiimdi daha fazla Görevimiz partinin bafll ca organlar n, görüfllerini, kitlelerle iliflkilerini, günün flartlar nda infla etmektir. Çok daha fazla alanda yo unlaflmak, ortak çal flmalar gelifltirmek, bilimsel araflt rmalar yapmak, her düzeydeki kat l m n önünü açmak ve bunun derecesini artt rmak, partiye, kitlelere hizmeti ertelenemez görev saymak günün bizden bekledi i temel durufltur. (8. Konferans kararlar ndan) Unutulmamal d r ki, do ru kararlar almak, politikalar oluflturmak ve yönelim belirlemek bugüne ait olan gerçekliktir ancak gelece in bütünüyle flekillenmesi demek de ildir. Gelece in kendisi de ildir. Gelece in kendisi olmak ya da gelece i kazanmak için do ru karar, politika ve yönelimin kararl ca uygulanmas, uygulama içinde gelifltirilmesi, tamamlanmas gerekir. Temel yönelim ancak bu flekilde ele al n rsa sorunlar n çözümüne yard mc olur, gerçek bir k lavuz rolü oynar.

22 4-17 Mayıs ABD deki ö renci katliam n n sosyal kökeni Virginia daki Blacksburg Teknik Üniversitesi nde gerçekleflen katliamda 32 ö rencinin vahflice katledilmesi, emperyalist politikalar n kendi toplumsal yaflam na yans mas d r ayn zamanda. ABD de benzer katliamlar n, daha küçük çaplarda gerçekleflmesi 1991 li y llarda ortaya ç km flt. Bu y llar ayn zamanda Do u Blokundaki çöküflle birlikte, buradaki parçalanman n da hayata geçirilmeye baflland süreçti. Parçalanman n bafll ca hedefinde ise ilk etapta Yugoslavya vard. Nisan 1999 a gelindi inde NATO ve ABD uçaklar, k flk rtarak yaratt klar kardefl kavgas n sonland rma ad na, Yugoslavya halklar n n bafl na bombalar ya d r yordu. Ayn y llar o dönem iktidarda olan Clinton rejiminin Somali ve daha birçok Ortado u ve Afrika ülkesine askeri sald - r lar gerçeklefltirdi i y llard. Emperyalizmin genel krizine ba l olarak, ABD deki ekonomik-siyasi krizin giderek derinleflmesi de yine bu sald rganl k politikalar na ba l olarak gerçeklefliyordu. Krizden etkilenen tüm toplumlarda oldu u gibi, Amerikan toplumunda da zengin-yoksul aras ndaki uçurum giderek derinlefliyor, Amerika n n en zengin kiflisi, ortalama vatandafltan 440 kat daha fazla kazanarak, 150 milyon yoksul Amerikal n n toplam gelirinden fazlas na sahip oluyordu. Bu rakam 1980 y l n n iki kat na tekabül ediyordu. Yani ABD toplumundaki yoksullaflma bu süre içinde iki kat na ç km flt. Toplumsal yaflamdaki çöküfl de yine bu süreçte h z kazanm fl ve faflist politikalar n, ABD emperyalizminin en önemli araçlar ndan olan medya arac l yla topluma empoze edilmesine de h z verilmiflti. Her türden ahlaki çöküntünün de en üst seviyelerde seyir etmeye bafllamas yd bu ayn zamanda. Silahlanma ç lg nl na, fliddet içerikli pop müziklerin, televizyon programlar n n, video oyunlar n n efllik etmesi, tecavüz ve cinayet içerikli her türden vahfletin e lence olarak sunulmas, çöküflü daha da h zland ran en önemli etmenlerdi. Ve bugün giderek boyutlanm fl olan bu durum sadece ABD aç s ndan de- il, tüm emperyalist ülkeler ve de emperyalist kültürün pompaland emperyalizme ba ml ülkeler aç s ndan geçerlidir. flgal bölgelerindeki ABD ve di- er emperyalist ülke askerlerinin iflgal ettikleri ülkelerin halklar na yapt klar iflkencelerdeki ya da katletme yöntemlerindeki ak llar zorlayan vahfletin ard nda yatan neden de yine y llardan beri hayata geçirilen bu faflist politikalard r. Ayn politikalar n sonuçlar na, benzer ya da de iflik versiyonlarla, ülkemizde de tan k olmaktay z. En son Malatya da gerçeklefltirilen katliam n hayata geçirilifl biçimindeki vahflet, ABD deki ö renci katliam ndan çok da farkl de ildir. Çünkü her ikisinin kökeninde yatan nedenler ayn d r. Her ikisi de emperyalist sald rganl a ba l olarak artan rkç -faflist dalgan n yaratt, toplumsal çürümenin ürünüdür. Virginia Teknik Üniversitesi katliam n gerçeklefltiren kiflinin, Kore kökenli oldu- u belirtilmekte. Göçmenlere dönük ayr mc politikalar n artt, di er toplumlar gibi, ABD toplumunun da en yoksul kesimini göçmenlerin oluflturdu u günümüzde, katliama hedef olanlar her ne kadar bu politikalar n yarat c s olmasalar da, belki içlerinde bu politikalara karfl olanlar olsa da, yani ço unlu u ya da hepsi masum olsa da, bu katliam afla dakilerin kendilerini birer canavara dönüfltüren yukar dakilerden almaya çal flt klar intikam n, vahfli ve de yanl fl hedefe dönük bir d flavurumu olarak da alg lanmal d r. Geçifl Hükümeti nin a r yenilgisi Mogadiflu- ABD emperyalizmi destekli Etiyopya Ordusu nun geçti imiz aylarda Somali ye dönük gerçeklefltirdi i iflgal sald r s n n ard ndan yo un çat flmalar sürerken, Etiyopya ile iflbirli i halinde olan ve sald r n n zeminini haz rlayan Geçifl Hükümeti a r bir yenilgiyle karfl karfl ya. Önce Etiyopya n n ard ndan ise ABD nin askeri sald r lar sonucu iç savafl n efli ine gelen ülkede, hala günde yüzlerce insan yaflam n yitirirken, milyonlarca insan ülkeyi terk etmek zorunda kal rken, kabileler aras nda giderek yo unlaflan iktidar mücadelesi, Geçici Hükümet in a r bir darbe almas n da beraberinde getirdi. ktidar için mücadele eden Darod kabilesine ba l Marehanlar, iki gün süren çat flmalar n ard ndan Kismayo yu ele geçirerek, geçici hükümetin buradaki iktidar na son verdiler. Marehanlar n ba l oldu u Darod kabilesi ise daha bafl nda beri Geçici Hükümeti desteklemekte ve bafl düflmanlar ise, Etiyopya n n sald r s ndan beri slam Mahkemeleri Birli i ( MB) ile birlikte sald r ya karfl direnen Haviye kabilesi. Kismayo daki iktidar de iflikli i ile birlikte hükümetin alt giderek boflalmakta. Ayr ca hükümet içinde de muhalif sesler yükselmeye bafllam fl bulunuyor. Örne in Baflbakan Hüseyin Aidid geçti imiz günlerde hükümeti ve Etiyopya y, halka karfl katliam gerçeklefltirmekle suçlam flt. Rostock da G-8 Karfl t 3. Eylem Konferans Gerçeklefltirildi G-8 karfl tlar Heilligendamm a giden yollar kapatma G-8 Zirvesi karfl tlar, 1-8 Haziran aras Rostock-Heiligendamm da gerçekleflecek olan Zirve karfl t çal flmalar n n s - cak aflamas n bafllatt lar. Uzun dönemden beri titiz bir flekilde haz rlanan konsept G-8 Zirvesini engellemeye çal flacak Nisan 2007 tarihlerinde Avrupa n n de iflik ülkelerinde yaklafl k 400 G- 8 Zirve karfl t Rostock da bir araya gelerek çal flmalar n hem teorik olarak hem de pratik olarak sergiledi. Eylem konferans na Avrupa genelinde kat lan birçok örgütün yan s ra, Türkiyeli göçmen örgütlerden AT K (Avrupa Türkiyeli flçiler Konfederasyonu) ve YDG (Yeni Demokrat Gençlik) kat ld. Haziran ay n n ilk haftas gerçekleflecek eylemlerin sembolik bir gösterisini yapan göstericiler ilk olarak yollar kapatma provas ald lar. Daha sonra polis eflli- inde tel örgüleri geçerek zirvenin olaca- otele do ru yürüdüler. Yaklafl k 500 kiflinin kat ld yürüyüfl kilometrelerce uzunlu undaki güvenlik tel örgüleri kenar nda yürünerek Zirvenin olaca otelin deniz k y s nda bitirildi. Yürüyüfl haz rl k sürecinde birçok kifliye polis taraf ndan bölgeye girme yasa uyguland. G-8 karfl tlar yürüyüflten önce gösterici ve polis rolüne girerek yollar bloke ettiler. Göstericiler yolu bloke ederken, polis rolündeki göstericiler de blo u da- tmaya çal flt. Zirve karfl t haz rl klar binlerce gönüllü protestocu taraf ndan haz rlanmakta. Eylemcilerin verdi- i bilgiye göre; flu ana kadar G-8 Zirvesi ne karfl bilgilendirmek ve insanlar harekete geçirmek için Almanya genelinde 600 ün üzerinde eylem gerçeklefltirilmifl durumda. Eylem konferans ad na konuflan Christoph Kleine yaklafl k iki y ll k plan n sonuçland n söyleyerek, gelinen aflamada protesto plan n n netleflti ini dile getirdi. Bu aflamadan sonra baz detay ifllerin çözülmesi gerekti ine vurgu yapt. Sadece flu ana kadar kifli kamplar için baflvurmufl. Genel olarak G-8 Zirvesi sürecinde protestocu beklenmektedir. Dünya hükümeti gibi ifllev gören G-8 ülkeleri zirvesi göçmenler karfl t politika ve yasalar n da merkezi olarak planland bir platformdur. Bu nedenle göçmenlerin bu türden uluslararas kitlesel eylemliliklere güçlü kat l m sa lamalar etkili olacakt r. 3-4 Haziran günlerinde göçmenlerin sorunlar na iliflkin özgün çal flmalar n olaca karfl t zirveye AT K ve YDG, göçmenleri ve onlar n ilerici kurumlar n özellikle davet etmektedir. 4 Haziran daki göçmenler eylem gününde organize edilen göçmen yürüyüflüne güçlü kat l m sa lanmas için AT K ve ILPS onlarca baflka göçmen kuruma ça r yapmaktad rlar.

23 Mayıs 2007 K r lgan ateflkes sona erdi Aylar önce yap lan ve Gazze Ateflkes i olarak bilinen ateflkes, srail in aral ks z sald r lar sonucu, söylemde de ortadan kalkt. Yap ld günden bu yana k r lganl bilinen ateflkesin bitti i, Hamas n askeri kanad taraf ndan yap lan aç klamayla resmiyet kazand. Siyonist srail in son dönemde giderek artan sald r lar na paralel olarak gelen bu aç klaman n ard ndan, zaten hiç son bulmam fl olan çat flmalar n daha da yo unlaflmas bekleniyor. Çat flmalar n yo unlaflmas na iliflkin beklentiler ise, Siyonistlerin yo un bir askeri haz rl k bafllatmalar n n ard ndan somutluk kazanmakta. Emperyalistlerin Ortado u ya dönük projeleri kapsam nda sözde çözmeye çal flt klar srail-filistin sorunu, geçti imiz aylarda iflbirlikçi Abbas la yap lan görüflmeler sonucu srail in ve de böylelikle emperyalistlerin ç karlar na uygun flekillendirilmeye çal fl lm fl ve intifaday bitirmeyi de kapsayan bir dizi yapt r m ve anlaflma gündeme gelmiflti. Ancak Filistin halk n n, ne Abbas n iflbirli ine ne de emperyalistlerin ve Siyonistlerin dayatmalar na boyun e meyerek, intifaday sürdürme yönünde kararl l n sürdürmesi, emperyalist destekli srail in, bir dizi provokasyon eflli inde sald r lar n yeniden yo unlaflt rmas n beraberinde getirmiflti. Kas m 2006 da, Gazze de yap lan ateflkes de yine ayn sürecin ürünü olarak ortaya ç km fl, ancak pratikte hiçbir geçerlili i olmam flt. Hamas n, srail in ateflkesi bozdu unu aç klayarak, ateflkesi bitirdi ini ilan etmesini ve ard ndan roketli sald r lar gerçeklefltirmesini tetikleyen geliflmeler ise, Siyonistlerin geçti imiz günlerde Gazze fieridi nde açt klar atefl sonucu 9 kiflinin yaflam n yitirmesi oldu. Hamas n ateflkesi bitirdi ini aç klamas - n n ard ndan askeri eylemlerine h z vermesi karfl s nda, yeni ve kapsaml sald r planlar yapmaya bafllayan srail ise, bir yandan genifl çapl askeri sald r haz rl klar n sürdürürken, di er yandan srail Ordusu yetkililerinin Filistinli liderlere dönük suikast önerileri getirdikleri bildiriliyor. Ateflkesin bitti inin ilan yla birlikte, hem emperyalistleri hem de Siyonistleri panikleten geliflmeler de gösteriyor ki, ne emperyalistlerin ne de Siyonistlerin yapt r mlar Filistin halk n n intifadas n bitirmeye, Filistin halk n teslim almaya yetmiyor, intifada artarak sürüyor. ABD nin bafl n çekti i iflgal güçleri, Irak n iflgalinde u rad klar yenilgiyi tersine çevirmek için yeni yeni yöntemlere baflvurmay sürdürüyorlar. flgalcilerin yenilgiyi tersine çevirmek, içine girdikleri ç kmaz aflmak için baflvurduklar son yöntem ise, geçti imiz günlerde inflas na bafllanan ve Ba dat n ortas ndan geçen Güvenlik Duvar. Bu duvar, ço unlu unu Sünnilerin oluflturdu u bölgeyi tecrit etmek için infla ediliyor. Bitti inde ise bölgede oturan insanlar n d fl dünyayla iliflkileri büyük ölçüde kesilecek. D fl dünyayla iliflki kurabilmek ise sadece, iflgalcilerin ve kukla hükümetin askerlerinin denetiminde olan birkaç girifl kap s ndan mümkün olabilecek. Ancak, Ortado u halklar n n direniflini bitirmeye dönük infla edilen ilk duvar de il bu. Siyonistlerin Filistin halk n n direniflini k rmak için infla ettikleri ve kamuoyunda Utanç/Ayr mc l k Duvar olarak geçen ve de Irak ta yap m na bafllanan duvara da ilham veren duvar da yine ayn amaçla, katliamlarla iflgallerle teslim alamaman n ürünü olarak ortaya ç km flt. Ayn zamanda böl-parçala-yönet politikas n n bir uygulamas olan bu yeni utanç duvar, Irak halk n n büyük tepkisini almakta gecikmedi. flgalin y ldönümünde direniflçilerin yapt klar ça r yla yüz binlerin soka a dökülmesinin etkileri henüz silinmemiflken, benzer eylemlerin duvara karfl yap lmas gündeme geldi. Bir yandan silahl direniflte büyük bir art fl yaflanmas, di er yandan Irak halk n n Ba dat taki kitle eylemleri, Evrensel Bak fl Yenilgide son çare Güvenlik Duvar 5 km. uzunlu unda olmas planlanan duvar n daha flimdiden ifle yaramayaca n göstermekte. Bunun içindir ki, kukla hükümetin baflbakan Maliki, inflaat n durdurulmas için emir verdi ini aç klamak zorunda kald. Kukla Maliki nin bu aç klamas, ABD Ordusu taraf ndan cevaplanmakta gecikmedi ve duvar n inflaat n durdurmak bir yana, daha çok say da benzer duvarlar infla edeceklerini duyurdular. Amaçlar n ise Sünni direniflçileri içinde yüzdükleri denize hapsetmek, olarak aç kl yorlar. Özcesi, direniflçileri, kendilerini saklayan, destekleyen kitlelerle birlikte hapsetmeye çal fl yorlar. Kukla hükümetin -baflka konularda da oldu u gibi- bu konuda da tek bafl na karar veremedi inin iyice aç a ç kt bu durum, Sadr yanl s 6 bakan n istifas yla bir hükümet krizini de getirdi. Ve bu kriz henüz çözülmemifl olmas n n yan s ra, bir yandan iflgalcilere yaranma gayretinde olan di er yandan ise koltu unu korumaya çal - flan Maliki önderli indeki kukla hükümetin - güçlendirilmedi i takdirde- önümüzdeki günlerde düflme olas l n da beraberinde getirdi. Tekrar Güvenlik Duvar na dönecek olursak, etnik-dini vb. her türden ayr flmay k flk rtarak, fliddeti daha da körüklemeyi hedeflemekten, kardefl kavgas n ivmelendirmekten, k sacas Ortado u daki yang n büyütmekten baflka bir anlam olmayan bu duvar projesi, hiç kuflku yok ki ayn zamanda iflgaldeki çözümsüzlü ü azaltmak bir yana daha da art racak, yenilginin faturas n daha da a rlaflt racakt r. Bu faturay asgariye indirme yönlü çabalar da yine ABD nin kendi içinden yükselmekte. Amerikan Kongresi ndeki ço unlu un lideri olan Harry Reid 19 Nisan da yapt aç klamada Irak savafl kaybedilmifltir dedi ve ekledi bana sorarsan z takviye asker göndermek hiçbir ifle yaramad. Bunun göstergesi Irak ta art k hakim olan afl r fliddettir. Reid bu konuflmay askerlerin geri çekilmesine dönük bir geri çekilme plan n gündeme getirmek için düzenledi i bas n toplant s nda yapt. flgal karfl t söylemlerle kongre seçimlerini kazanan, ancak sonras nda iflgalin bitirilmesine dönük hiçbir ad m atmad klar gibi, iflgal politikalar n aynen desteklemeyi sürdüren Demokratlar, anlafl lan yenilgiyi art k aç kça kabul ederek, bunun sorumlulu undan kurtulmaya çal fl yorlar. Ayr ca Vietnam yenilgisini de bu süreçte s kça dillendirmeleri, Vietnam benzeri bir sendromun ortaya ç kma olas l n n giderek güçlenmesindendir. ABD içindeki birçok kesim, ABD nin bir süre önce takviye asker göndermeye bafllayarak, Irak yenilgisini tersine çevirmeye çal flmas n, Vietnam daki yenilgi kesinleflti i halde, buraya takviye birlikler göndererek, ölen asker say s n n binlerce artmas na neden olan dönemin ABD baflkan Johnson un hatas yla özdefllefltirmekteler. En az ndan bu defa zarar n neresinden dönülse kârd r demeye getiriyorlar. Öyle görünüyor ki, hiçbir Güvenlik Duvar iflgalcilerin güvenli ini sa layamayacak. Bunu art k iflgalci emperyalistler de anlam fl olmal lar ki, bir sonraki hedef olarak gösterdikleri ran sorununda da diplomasi trafi ini art rm fl bulunuyorlar. ABD emperyalizmi birincil olarak, Irak bata nda debelenmeyi sürdürmekten, buradan ç k fl yollar aramaktan, ikincisi ise, ran rejiminin y llar boyudur AB emperyalistleri ile olan iliflkilerini kullanma arzusundan, ran sorununu - arka plandan yön vermeyi sürdürerek- daha çok AB ye havale etmifl görünüyor. Bunun somut göstergelerinden biri, AB ülkelerinin d fl iflleri bakanlar n n geçti imiz günlerde ran a dönük cezai yapt r mlar art rma karar ald klar n aç klamalar oldu. Bu aç klaman n AB D fl Politika Baflkan Solana ile ranl yetkililer aras nda Ankara da yap - lan görüflmenin hemen öncesinde yap lmas,görüflmeden daha sert önlemler ç kaca izlenimi yaratt ilk etapta. Oysa beklenen olmad ve görüflmeden ran n k s tl bir flekilde uranyum zenginlefltirme çal flmalar yapabilece i gibi l ml bir yaklafl m ç kt. ran özgülündeki bu son geliflme, emperyalistlerin Ortado u da yeni ve hem de ran gibi kapsaml bir cephe açmay flimdilik göze alamad klar n da göstermekte. Ancak bu, onlar n Ortado u dan ve de dolay s yla buradaki zenginliklerden vazgeçtikleri ya da k sa vadede vazgeçecekleri, Ortado u nun öncelikli talan alan olmaktan ç kt anlam tafl m yor. Aksine, buradaki iddialar ndan kolay kolay vazgeçmeyecekler. Çünkü stratejik öneminden dolay, Ortado u yu ele geçirmek hala onlar aç s ndan, Asya ya, Afrika ya ve dünyan n di er bölgelerine aç lman n, dünyan n büyük bölümünü denetim alt na alman n önkoflulu olmay sürdürüyor. Bunun içindir ki, özellikle de devrimci ve komünistler, s n fs z-sömürüsüz bir dünya yaratma mücadelesi temelindeki s n f mücadelelerinin bir parças olarak, emperyalist patentli rkç -floven politikalar bofla ç karma mücadelesini yükseltirken, bunu anti-emperyalist mücadeleden, anti-emperyalist mücadeleyi ise Ortado u daki geliflmelerden kopuk ele almama prati ini sürdürmeliler.

24 4-17 Mayıs Bir düflünme ve örgütlenme yasa : Anti-terör yasas Burjuva demokrasisinin günümüzdeki gereksinimi ba lam nda sald r lar n pervas zlaflt ran Fransa devleti, t pk di er ülkelerin baflvurdu u yöntem gibi, anti-terör yasalar n oluflturarak geçeklefltirdi i ve önümüzdeki süreçte gerçeklefltirecek olan sald r lar resmi/yasal/s radan/do al zemin üzerinde rahatça uygulanabilir bir düzeye indirgemektedir. Fransa da son birkaç y ld r gerek bütün halka yönelik, gerekse de göçmenlere yönelik gerçekleflen ekonomik-sosyal-polisiye sald r lar devletin emperyalist karakterinde var olan zorbal n d fla vurumudur. Fransa da neler oluyor? sorusuna verilecek cevap, emperyalist karakterli burjuvazinin iç ve d fl politikas nda çevirdi i oyunlar içermeksizin yeterli olmayacakt r. Bu oyunlardan biri, t pk di er ülkelerde oldu u gibi, terörizme karfl mücadele k l f na uygun olarak ç kar lan anti-terör yasas ba lam nda gerçekleflmektedir. Tam da bu konuda somuta inmek önemlidir. Uluslararas alanda demokrasi dersini veren Fransa devleti, 1901 de örgütlenme özgürlü ü ba lam nda kültürel ve sosyal derneklerin aç lmas n yasallaflt rd. Bu yasa bugün hala yürürlüktedir ve Fransa da bu yasaya ba l on binlerce dernek mevcut. Ne var ki, kendi ç - kard yasaya ba l kalarak aç lan dernekleri basarak kendi gerçek yüzünü göstermifltir ve bu çerçevede kendi oluflturdu u yasay kendisi çi nemifltir. Bu anlam yla yasa d fl l k yapan dernekler de il, dernekleflme özgürlü ünü tan yan yasay demokrasi ad na çi neyen kendisidir. Yazar oldu u nsan Haklar Deklarasyonu nun herkese tan - d düflünce özgürlü ü konusunda, Frans z burjuva demokrasisi kendisince di er ülkelere karfl ne kadar üstün gösterildi i bilinmektedir. Nitekim devrimci düflüncenin suç say ld Türkiye gibi ülkelere hitaben hükümet yetkilileri (UMP liler) ve Cumhurbaflkan Chirac, medyada Fransa devletinin dünyaca örnek al nmas gereken ülkeler aras nda yer ald n çekinmeden lanse edebiliyorlar. Keza bu sorunun gerçek içeri i de devrimci ve demokrat derneklere sald rarak devlet taraf ndan bizzat ifade edilmifltir. Bir devrimci veya komünist partiye sempati duyduklar için aylarca ve/veya y llarca cezaevinde tutulan iflçiler, emekçiler, ö renciler, sanat ve bas n emekçileri vs. burjuva demokrasisinin düflünce özgürlü ünden gerçek anlamda ne anlad n n tan d rlar. Özgürlük ad na nutuklarda bulunan Fransa devleti, insan haklar n bu anlam yla tan mad n ve düflünmeyi suç sayd n gerçeklefltirdi i tutuklamalarla bir kez daha kan tlam flt r. Burjuva demokrasisinin günümüzdeki gereksinimi ba lam nda sald r lar n pervas zlaflt ran Fransa devleti, t pk di er ülkelerin baflvurdu u yöntem gibi, anti-terör yasalar n oluflturarak geçeklefltirdi i ve önümüzdeki süreçte gerçeklefltirecek olan sald r lar resmi/yasal/s radan/do al zemin üzerinde rahatça uygulanabilir bir düzeye indirgemektedir. flte yukar da bahsetti imiz anti-demokratik uygulamalar n devlet, bu zemin üzerinde gerçeklefltirmektedir. Devlet, hiç bir kan t olmaks z n araflt rmalar sürüyor bahanesiyle devrimci ve demokratlar iki-üç y l bu yasaya dayand - rarak tutma hakk n kendisinde görüyor; önceden kendi oluflturdu u yasalar çi neme pahas na da olsa... Bunun siyasal arka plan nda ise, dipten gelip büyüyecek olan devrimci dalgan n önünü flimdiden almak ve bu u urda halk n ilerici dinamiklerini baltalamak vard r. Kuflkusuz, t pk ç kan bütün yasalarda oldu u gibi, bundan ilk nasibini alan göçmen demokratik kitle örgütleridir n n Haziran ay nda Fransa Türkiyeli flçiler Federasyonu na ba l Paris Halklarla Dayan flma Derne i ne ve 2007 nin fiubat ay nda Paris te bulunan Ahmet Kaya Kürt Kültür Merkezi ne düzenlenen sald r lar da bu çerçevede ele al nmal d r. ABD emperyalizmi, Ortado u da içinde bulundu u kaostan ç kman n yolu olarak bölgenin zengin kaynaklar n sadece kendine alma iste inden belli ölçüde taviz vererek di er emperyalist ülkelerle k smi düzeyde paylaflmay gerekli görmüfltür. Bu konuda da seçici davranmaktad r. flte UMP baflkan Sarkozy ye Cumhurbaflkanl k seçimlerinde ABD nin güçlü deste inin nedeni, Sarkozy nin ABD d fl politikas yla hemfikir olmas nda aranmal d r. Bu anlam yla, ekonomik-sosyal-askeri-kültürel iç ve d fl politikas na bak ld nda, Sarkozy nin gerçek amac n n kendi ulus burjuvazisinin ç karlar n korumak flart yla Fransa y ABD lilefltirmekten baflka bir fley de ildir. Yani Fransa emperyalizmin günümüzdeki hat r say l r kuklalar ndan olan Sarkozy nin göçmenlere, ö rencilere vs. k saca bütün halka karfl sald r dalgas bu yönelimin ürünü olarak de erlendirilmelidir. Hat rlanaca gibi, 2005 in Kas m ay nda, 2006 n n Mart nda ve en son cumhurbaflkanl a UMP den adayl n aç klad 14 Ocak 2007 de Sarkozy flunu aç k ifade etmiflti; Bize faydas olmayan bütün kurumlar kapatt raca m! Buradan ne anlafl lmal? Aç kt r: burjuva demokrasisinin insanl a karfl bütün uygulamalar n teflhir eden, hak mücadelesinde bütün devlet bask - s ve terörüne ra men srar eden devrimci-demokratik kurum ve kurulufllar (uzun vadeli düflünüldü ünde buna iflçi s n f n n bütün örgütlenme mevzileri de eklenebilir-sendikalar gibi-), devletin çirkefli iyle bütünleflmedikleri Devlet, hiç bir kan t olmaks z n araflt rmalar sürüyor bahanesiyle devrimci ve demokratlar iki-üç y l bu yasaya dayand rarak tutma hakk n kendisinde görüyor; önceden kendi oluflturdu u yasalar çi neme pahas na da olsa... için, ona bu anlam yla fayda getirmeyecekleri için kapatt r lacak. flte bu tarz, ekonomik krizin içinde ç rp narak kuduran ve kendisinden olmayanlar terörist diye lanse eden ABD nin günümüzde kamuoyunda yayd tarz de il de ne olabilir? Fransa emperyalizmi, Sarkozy politikalar yla girdi i bu yönelimin yan s ra, önümüzdeki dönemde daha da k zg nlaflacak Ortado u dan büyük pay koparma perspektifiyle uflak TC ile anlafl l r bir zemin yaratmak istemektedir. ki ülke aras ndaki iliflkilerin bu süreçteki kayna nda, Türkiye nin bölgede stratejik bir ülke oldu u yatmaktad r. T pk di er ülkeler gibi Fransa devleti, TC ile aras iyi olan ülkenin bölgede en rahat hareket etme durumunda olaca n ve bu ba lamda en çok kârl ç kma flans n n yüksek oldu u ülke olaca n bilmektedir. flte TC nin her birkaç y lda bir yeniledi i ve iadelerini istedi i TC terör listesi Avrupa Birli ince bu güne dek muhatap bile al nmazken, Ortado u da her geçen gün yeni savafllar n kokusu geldi- i günümüzde ciddi bir sorun haline gelmifltir. Önce tehlikeli görünmeyen insanlar, birden bire toplum için çok tehlikeli bireyler oldular. Ne var ki bu listede bulunanlar Türkiye ye yollamalar kendilerine büyük sorunlar yarataca n biliyorlar (günümüzdeki iki ülke aras ndaki anlaflmalar çerçevesinde yasalar n n iade konusunda buna engel olmas ndan ötürü). Bu yüzden, Avrupa ülkeleri, farkl tarzlarla TC ye ne kadar iyi efendiler olduklar n kan tlaman n yar fl içerisindedirler. flte de iflik tarzlardan sindirme ve y ld rma politikas yla hareket edip polisiye tavr n sergileyenlerden biri Fransa d r. Öyle ki bu politikan n bir ürünü olarak, terörist diye lanse edilen oysa tamamen yasal çerçevede demokratik mücadele veren yoldafllar m zdan baz lar hala cezaevinde iken, di erleri tutuksuz yarg lanarak belirli bir bölgeden ç kma yasa yla serbest b rak lm fllard r. Yine flantaj olarak kullan lan göçmenlere talep ettikleri oturum hakk sürecinde çektirdikleri eziyet ve uygulad klar yo un s - n rd fl lar da keza ayn politikan n bir baflka versiyonudur. Sonuç olarak, emperyalistlerin uluslararas düzeyde halklar ve yaflad m z sorun özgülünde göçmenler üzerinden kendi ç karlar do rultusunda girifltikleri iliflkilerin teflhir edilmesi önemlidir. Bu bilinçle Strasbourg bölgesinde bir araya gelen Fransa Türkiyeli flçiler Federasyonu (FT F), Fransa Demokratik Haklar Federasyonu (FDHF) ve Yaflanacak Dünya gazetesi, Cumhurbaflkanl k seçimleri öncesinde anti-terör yasas ad alt nda gerçekleflen insanl k d fl uygulamalara karfl tav rlar n dile getirmek amac yla bir çal flma yürüttüler. 12 Nisan dan bafllayarak üç gün boyunca Strasbourg un Gutenberg meydan nda imza kampanyas için masa aç ld. S - n rd fl lar durdurulsun, anti-terör yasas geri çekilsin bafll yla ç kar lan bildiri yo un bir flekilde da t ld. Sonuç olarak sald r lardan bu yana hala tutuklu olanlar n derhal serbest b rak lmas talebini de içeren bildiri ve toplanan imzalar, 17 Nisan tarihinde Cumhurbaflkanl k için aday olanlar n merkezi bürolar n n yan s ra Baflbakanl k, Adalet bakanl ve çiflleri bakanl gibi çeflitli bakanl klara gönderilerek çal flma sona erdi.

25 Mayıs 2007 Tohum olduk büyüyoruz, selam olsun Umuda! nsanl k binlerce y ll k tarihi boyunca ezenlerle ezilenlerin k yas ya muharebesine tan kl k etmifl, yengiler ve yenilgilerle ilerleyen tarihsellik içerisinde, muazzam bir deneyim ve tecrübeyi kendi hanesine katabilmifltir. Ezilenlerin yoksullukla, açl kla, azg n sömürü ve ya mayla yo rulan yaflam gerçe i, isyan etmelerini zorunlu k lm fl, baflkald rman n ve zorbal a karfl direnmenin meflrulu u ezilenlerin prati inde geliflmeye, bilinçlenmeye bafllam flt r. flçilerin, yoksul köylülerin, ezilen uluslar n çeliflkilerinden beslenen ve filizlenen tohumlar; günümüze ve gelece- e uzanan kaç n lmaz muharebelerin ilham kayna olmufltur. Dünyada esmeye bafllayan isyan rüzgarlar - n n ülkemiz topraklar na düflürdü ü direngen tohumlar halk n ac lar yla bulufltukça filizlenmeye, suskunlu u parçalamaya bafllam fl, umut yaflam kazanm flt r. Ülkemiz egemenlerinin, Karadeniz in h rç n sular nda bo duklar n düflündükleri umut, birkez daha küllerinden kendisini yaratarak aya a dikilmifl yürümeye bafllam flt r. Bugün kavga srar ndan bir fley kaybetmeksizin yürüyüfl sürmekte, tohum büyümekte, umut ço almaktad r. Tohumu büyütmenin, geliflip serpilmesini sa laman n yolu kuflkusuz ona hayat verecek temel fleylerde anlam bulan kitlelere gitmekten geçmektedir. Kitlelerin devrim mücadelesinde oynad bu tarihsel rol, onlar n örgütlenmesi, hangi politika, yöntem ve araçlarla bunun gerçeklefltirilece i sorular na net yan tlar vermemizi, bilince ç kararak prati imizde süreklilefltirmemizi gerektirmektedir. 20 May s ta gerçeklefltirilecek gece ve önümüzdeki dönemi kapsayacak bütün çal flmalar kitle faaliyetinde tafl d m z yetersizlikleri altetmenin birer arac ve f rsat olarak görülmeli, gücümüz ve enerjimiz bu yönde seferber edilmelidir. Kitlelere yönelmeyen, onlar n sorunlar n bilince ç karmayan, kitle mücadelesinin d fl nda duran hiçbir devrimci çaba gerçek anlamda hedefine ulaflm fl say lamaz. Bu sürecin gelifltirilmesinin bir parças olarak gördü ümüz do ru tarzda ele ald m zdan muazzam kazan mlara dönüflebilece ini bildi imiz Tohum Olduk Büyüyoruz, Selam Olsun Umuda fliar yla düzenlenen gece faaliyeti sürecimiz aç s ndan önemli bir yerde durmaktad r. Kitle eylemliliklerinin artt bir sürecin sonuna denk gelmesi, Denizlerin, komünist önder brahim Kaypakkaya n n katledilmesini içine alan bir faaliyet sürecini kapsamas bak m ndan da ayr bir anlam kazanmaktad r. Sürdürdügümüz her faaliyetin mücadelemize güç kazand rmas, ileriye tafl nmas na hizmet etmesi ve kitlelerin örgütlenmesini hedeflemesi gerekmektedir. Bunu bir söylem olmaktan ç kararak amac do rultusunda ilerleyen bir faaliyet eksenine oturtmal y z. Bunu nas l gerçeklefltirece imiz üzerine yo unlaflmal, kolektif akl m z ve irademizi harekete geçirerek irdelemeliyiz. Bugün sürdürdü ümüz faaliyetin merkezine kitlelerin örgütlenmesi sorunu yeterince oturtulmamaktad r. Kitlelere ve sorunlar na olan yabanc l m z ve bu yönde harekete geçemeyiflimiz örgütlenmemizin önündeki önemli engellerden biri durumundad r. Kitlelere yönelmeyen, onlar n sorunlar n bilince ç karmayan, kitle mücadelesinin d fl nda duran hiçbir devrimci çaba gerçek anlamda hedefine ulaflm fl say lamaz. Buradan hareketle 20 May s ta gerçeklefltirilecek gece ve önümüzdeki dönemi kapsayacak bütün çal flmalar kitle faaliyetinde tafl d m z yetersizlikleri altetmenin birer arac ve f rsat olarak görülmeli, gücümüz ve enerjimiz bu yönde seferber edilmelidir. çinden geçti imiz sürecin özellikleri, emperyalist haydutlar n ve ülkemiz hakim s n flar n n gelifltirdi i sald rganl k, iflçi ve emekçilere, köylülü- e dayatt y k m, Kürt ulusuna dönük imha ve inkar politikas bizlere düzenin teflhirini yapaca m z muazzam malzemeler sunmakta, bunlar n üzerinden alternatif olan n propagandas n yapmam za olanak sa lamaktad r. Bunlar somutlamam z ve politik olarak nas l iflleyece imizi, hangi araç ve yöntemlerle kitlelere tafl yaca- m z belirlememiz gerekmektedir. fiuras hepimizin bildi i bir gerçek ki, kitleler kendi sorunlar n n ifllenmedi i, ifade edilmedi i, alternatif bir çaban n ortaya konulmad süreçlere ve eylemliliklere kat l m göstermezler. Kat lmas na ve destek vermesine neden olacak fley kendilerine ait birfleyler görmesi ve sahiplenildi ini hissetmesi olacakt r. Kuflkusuz gerçeklefltirecegimiz geceye yaklafl m m z da bu yönde olmal d r. flçi ve emekçilerin, gençli- in, yoksul gecekondu halk n n, Kürt ulusunun sorunlar, özlem ve talepleri faaliyet boyunca kavranmaya çal fl lmal, çözümü üzerine tart fl lmal d r. Bu faaliyet süresince emperyalizmin sürdürdü ü iflgal ve gelifltirdi i sald - r politikalar, ülkemiz hakim s n flar n n gelifltirdi i rkç flovenist sald r dalgas ve miliyetçili i palazland rma çabas anlat lmal ve bunlara karfl örgütlenmenin, bir karfl koyufl içerisinde olman n zorunlulu u ifllenmelidir. flçi s n f na; özellefltirme, tafleronlaflt rma, sendikas zlaflt rma ve bir dizi hakk n gaspedilmesine karfl örgütlenme ve sendikal mücadeleyi gelifltirme ça r s n içeren tarzda gidilmeli, hâlihaz rda direniflte bulunan iflçiler ziyaret edilmeli, destek verilmelidir. Ö renci gençli in akademik-demokratik e itim ve ifl hakk dillendirilmeli, yozlaflt rmaya, uyuflturucu kullan m ve çeteleflmeye karfl mücadele vurgusu yap lmal d r. Emekçi semtlerde gelifltirilen y k m sald r s di er sorunlarla birlikte ele al narak ifllenmelidir. Kürt ulusuna yönelik sald r lar özellikle Kürt halk n n yo unluklu yaflad semtlerde gündemlefltirilerek, demokratik zemindeki talepleri desteklenmelidir. Hapishanelerde devrimci tutusaklara dayat lan tecrit sald r s teflhir edilmeli ve devrimci tutsaklar n mücadelesinine destek ça r s yap lmal d r. fiehit ve tutsak ailelerine ziyaretler yap larak duyarl hale getirilmelidir. Bütün bu çal flmalar m z örgütlenme zemininden bir an olsun uzaklaflmadan sorunlar kavrama ve kavratma, bilinçlenme ve bilinçlendirme, pratikte geliflme ve prati in içerisine çekme vb. olarak ele al nmal d r. Bunu yapabildi imiz oranda faaliyetimizin baflar s ndan söz edebiliriz. Kuflkusuz komünist önder brahim Kaypakkaya n n ölüm y ldönümünde an lmas bu geceyle birlikte hedeflenecektir. Bunun her birimize ayr bir sorumluluk yükledi i ortadad r. Bu sorumlulu un yerine getirilmesi sadece gece an n de il bütün bir faaliyeti kapsamaktad r. Kaypakkaya n n Türkiye devrimine iliflkin temel görüfl ve düflünceleri b kmadan usanmadan anlat lmal d r. Önder yoldafl n hayat ve mücadelesi kavrat lmaya çal fl lmal d r. Özellikle s n f mücadelesinin ihtiyaçlar na yan t olmakla, görev ve sorumluluklar m z en iyi flekilde yerine getirmekle, sorunlar inceleyerek çözüm üretmekle gerçek anlamda O nu anm fl say l r z. Bu coflku ve bilinçle ileriye do ru küçük ama sa lam ad mlar atarak, arkam zda çözülmemifl sorun b rakmayarak yürüyüflümüzü güçlendirelim!

26 4-17 Mayıs Katledileli on y llar geçmesine ra men haf zalardan silinmeyen Armenak Bak r n an s na; UYANIfiIN VE D REN fi N S MGES Y T B R KOMÜN STE Bir k sm m z onu Orhan Bak r, bir k sm m z Ohannes Bak rciyan, bir k sm m z Ali A a kod ad yla bildi Hangi isimle bilinirse bilinsin, geçmiflte bugünde ve gelecekte yüre i eflitlik ve özgürlükten yana kardeflçe bir yaflamdan yana atanlar için O, daima haf zalarda yi it bir komünist, kararl, sevilen ve unutulmayan bir kiflilik olarak belleklerde yerini koruyacak Benim için türküler söyle Armenak! Karanl klar ezginle erisin Da sesinle uyans n Seninle yürüsün hayat * 13 May s 1980 de Elaz Karakoçan da düflürüldü ü pusuda katledilen TKP/ML T KKO nun önder kadrolar ndan Armenak Bak r n ablas ile onu konufltuk. Armenak n adlar n n çoklu u ablas için de geçerli, belki de bu ülkede hakim olan tek dil, tek din, tek milletten olmayan herkes için geçerlidir bu durum. Armenak n ablas n n da Süslü isminin yan s ra Suzi, Suzan, Maria gibi isimleri oldu unu ö reniyoruz. Bize Armenak, kendisinin kulland ad yla Armen i anlatmas n rica ediyoruz ondan, do du u andan öldü ü güne dek en ufak bir ayr nt y bile kaç rmadan ö renmek istiyoruz. Süslü abla, kardefliyle çok fazla kalamad ve not tutarak tarihe kay t düflmedi i için çok üzgün oldu unu tekrarl yor birkaç kez. Oysa, Armenak tarihe en büyük notu yaflam yla, ortaya koydu u bafle mez tav rla düfltü on y llar öncesinden Çocukluk dönemlerinin geçti i Diyarbak r dan bafll yoruz Annesi Siirt Befliri den, babas Diyarbak r Silvan danm fl Armenak n. Baba stanbul a gelip giderek küçük çapl ticaret yap yormufl, bak r, soba gibi madeni eflyalardan olufluyormufl yapt ticaret. Çocuklar na karfl sevgi dolu olan, küçük bir kazançla 8 çocu unu geçindirmeye çal flan babalar n n öyküsü, soyk r mda kaybettikleri atalar n n bir benzeri olmufl ne yaz k ki stanbul a giden baba, açt telefonda bir hafta sonra dönece ini söylemifl, ancak aradan bir ay geçmesine ra men kendinden bir haber al namam fl. Tüm tan - d klar na haber sal p babalar n bulmaya çal flt larsa da, ölü ya da diri kendinden herhangi bir haber al namam fl. Uzun y llar boyunca babalar ndan haber beklediklerini ama bir daha hiçbir haber alamad klar n aktar yor Süslü abla. Bu konuda herhangi bir tahmin yapabilecekleri bir bilgiye bile sahip de iller Baban n ortadan kaybolmas yla ailenin tüm yükü annelerinin s rt na yüklenir. Anneleri terzilik yaparak, zor flartlar alt nda da olsa çocuklar n okutur. O y llarda Diyarbak r daki Ermeni nüfusunun çok daha fazla oldu undan bahsediyor anlat rken, mahallelerindeki büyük kilisenin flimdi y k k dökük halde oldu unu ekleyerek. Tehcir ve soyk - r mla nüfusu giderek azalan Ermenilerin pek ço u sonradan Kürtçe konuflmaya bafllam fl, anne babas n n da böyle oldu unu aktar yor, anadili Ermeniceyi bilmedi ini belirterek. Ad na lay k bir devrimcilik Bu zorluklar içerisinde Diyarbak r da Cumhuriyet lkokulu na bafll yor Armenak. lkokulu burada bitiriyor. Ablas, Armenak üçüncü s n ftayken evlenip evden ayr ld n belirtiyor. Armenak isminin nerden geldi ini ve anlam n sordu umuzda Babam n bir arkadafl koymufltu ad - n, gözüpek bir fedainin(**) ad ym fl, ad n onurla tafl d ve o da iyi bir devrimci oldu diyor. Çocuklu unda Armenak n kiflilik özelliklerinin nas l oldu unu soruyoruz. Düflünceli ve dik bafll bir çocuktu. Okul d fl nda kalan zamanlar nda onu terzi Melkon un yan na ç rak olarak vermifltik, ancak O, kaçar gelir ve gitmek istemezse gitmezdi, karar ndan kimse vazgeçiremezdi diyor. Çocuklu undaki inatç l, ölene dek yoluna bafl n koydu u düflüncelerine ba l l kta da gösterecektir sonra kendini. Daha sonra stanbul Üsküdar daki Surp Haç Lisesi ne yaz l r, üniversiteyi kazand ktan sonra da bu okulda Hrant Dink ile birlikte belletmenlik yapacakt r. Röportaj boyunca Hrant Dink, sürekli bize efllik etti, hem salonda Armenak n yan taraf nda duran üzerine zeytin dal as l bulunan foto raf, hem de Armenak n hayat n n pek çok aflamas nda yer almas nedeniyle s k s k ad n anarak Hrant Dink i Diyarbak r dan tan d n ama o dönem ismini bilmedi ini anlat yor Süslü abla. Yoksul Ermeni çocuklar n köyleri gezip toplayarak stanbul a paras z yat l okumaya götürdüklerini anlat - yor. Bazen çok kalabal k geldiklerini, ancak o dönem Armenak n devrimci düflüncelerinden tam olarak haberdar olmad klar n söylüyor. Düflüncelerini k sa ve öz anlat rm fl Armenak, bunu do all kla yaparm fl. Devrimci düflüncelerle ne zaman tan flt n sordu umuzda, net bir cevap veremiyor o yüzden. Sonras nda stanbul Üniversitesi Fen Fakültesi ni kazand nda devrimci saflarda örgütlendikleri yer TKP/ML dir. simlerinin örgütlü faaliyet önünde engel olmamas ayn zamanda yakalanmalar durumunda Ermeni Cemaatinin zarar görmesini engellemek amac yla birlikte olan üç arkadafl olarak farkl isimler al rlar. Hrant ad n F rat yaparken, Stefan Murat, Armenak ise Orhan yapar. Ölümünden sonra özellikle faaliyet yürüttü ü Tunceli, Bingöl çevresinde do acak olan pek çok çocu un ad da Orhan olacakt r. Baflka foto raf olup olmad n sordu- umuzda, Armenak n yakalanmas ndan sonra Hrant n gelip tüm foto raflar ald - n, o da gözalt na al n nca ailesinin foto raflar bahçeye gömdü ünü anlat yor. Nem yüzünden foto raflar tahrip olmufl, Böyle olaca n bilseydim özenle saklard m her fleyini diyor, Armenak yüreklerde ve bilinçlerde kal c bir yer edinmifl oysa çoktan. Hapishane ve kaç fl Bir akflam stanbul da kendi evine u rad n, sonradan zmir de bir ev bask n nda yaral yakaland n gazetelerden ö rendi ini söylüyor. Kendisi iki kere görüflebilmifl onunla zmir Buca Hapishanesi nde tutukluyken. Annesi her ay giderek ihtiyaçlar n karfl l yormufl. Birgün hapishanede ona Böyle 3-5 kifli neyi de ifltirebileceksiniz? diye sormufl, Armenak Az olan patron, bir fabrikada bir patron var ama yüzlerce iflçi var, niye de ifltiremeyelim ki? diyerek cevap vermifl. Armenak n bölgede çok sevilen bir devrimci olmas onun üzerine anlat lan pek çok hikayeyi de beraberinde getirmifl, ablas da bunlardan bir k sm n dile getiriyor, ancak bunlar n ne kadar yaflanm fl, ne kadar na ekleme yap lm fl bunu kestirmek zor. Dersim de arand dönemlerde, polislerle dalga geçmek için elinde kendisi hakk nda arama olan karar polislere gösterip Benim okuma yazmam yok, burada ne yaz yor? diye sordu unu aktar yor. Elaz da arama yapmak için askerlerin otobüsü durdurdu- unu, üzerinde silah olan Armenak n bunu ceketine sar p, üst k sma koydu unu, askerlere gidip Ben burada inece im, beni aray n da gideyim diyerek uzaklaflt n söylüyor, zekas sayesinde aramadan kurtard - n söylüyor. Üniversite y llar nda sevdi i k z Amerika ya yerleflir Armen in ve onu oraya ça - r r, oysa O, seviyorsa o gelsin diyerek, u runa hayat n verece i ülkesinden ve mücadeleye olan sevdas ndan vazgeçmez. Armenak kald Buca Hapishanesi nde 1978 de difli a r d gerekçesiyle Ege Üniversitesi ne sevk edilir. Yoldafllar bu f rsat kaç rmayarak Armen i kaç r rlar. Bu haber halk ve devrimciler taraf ndan sevinçle karfl lan r. KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Haydar Çakmak: Dersim Mazgirt Dilano lu köyü do umludur. Bak l A a isimli muhbirin ihbar sonucu Pag yöresinde düflmanla girdi i çat flmada 11 May s 1981 tarihinde flehit düfltü. Bak l A a daha sonra Proletarya Partisi taraf ndan ölümle cezaland r ld. Bozan Yaylas fiehitleri: Dersim Çemiflgezek Bozan Yaylas nda Proletarya Partisi ile düflman güçleri aras nda ç kan çat flmada gerillalardan A a fiimflek ve Kenan Bozkurt 9 May s 1985 te çat flmada flehit düfltü. Sekerman fiehitleri: Dersim Mazgirt te iflbirlikçi muhtar Kemal in cezaland r lmas n n ard ndan yap lan operasyonda TKP/ML T KKO gerillalar ile düflman güçleri aras nda ç kan çat flmada gerillalardan Gürsel Çelebi (Erdal) yaral olarak ele geçirilerek iflkencede katledilirken, Gülseren A gül (Kamile) çat flmada flehit düfltü. Mehmet Yaflar: 1968 Diyarbak r Dicle do umludur. Da lar n Selo su 1989 y l nda gerillaya kat lm fl ve komutan olmufltur. Dersim Naz miye de Çakaran Deresi nde ç kan çat flmada 14 May s 1992 de flehit düflmüfltür. Hasan Tanr verdi: 10 Ocak 1964 te Mufl Varto da do du. Ailesiyle ekonomik nedenlerle Almanya ya iflçi olarak gitti. AT F de Berlin de Yönetim Kurulu üyeli i yapt. Geçirdi- i beyin kanamas sonucu 17 May s 1992 de aram zdan ayr ld. Eyüp Güllen: Sidar kod adl Eyüp Güllen 1972 Marafl do umludur. Eskiflehir Anadolu Üniversitesi nde örgütlendi y l nda gerillaya kat ld ün 11 May s nda Dersim Mazgirt Dinar Köprüsü nde bir kaza sonucu flehit düfltü. Dursun Adabafl: May s nda polisin açt ateflle vuruldu- unda 19 yafl ndayd. Elektrik tesisatç l yap yordu. 1 May s a ilk kez kat - l yordu. Sö ütlüçeflme de ç kan çat flmada Hasan Albayrak ve Levent Yalç n la birlikte ad n ölümsüzleflenler saf na yazd rd. brahim Bozkurt: 1937 Malatya Kürecik Harunufla köyü do umludur larda Almanya ya gitti. Çermo Day olarak bilinirken Duisburg Türkiyeli flçiler Derne i nin kurucular aras nda yer ald. Yakaland hastal k sonucu 5 May s 1998 de yaflam n yitirdi. Emel K l ç: 15 May s 2003 te Tokat ta düflman n att pusu sonucu girdi i çat flmada flehit düfltü. Deniz-Yusuf-Hüseyin: 6 May s 1972 de Türkiye Halk Kurtulufl Ordusu nun (THKO) kurucu ve önderlerinden Deniz Gezmifl, Yusuf Aslan ve Hüseyin nan idam edildi.

27 Mayıs 2007 Demir parmakl klardan da lara uzanan yolculuk Kaç r lma haberini nas l ald klar n, neler hissettiklerini soruyoruz Süslü ablaya. Çok sevindiklerini ancak uzun bir dönem evlerinin ve dükkanlar n n önünden siyasi polisin eksik olmad n, uzunca bir süre gözlem alt nda tutulduklar n belirtiyor. Eve bir baflka yoldafl n n ya da kendisinin u ray p u ramad na bakt klar n söylüyor. Oysa Armenak, bundan sonra bir daha eve u ramayacakt r, bundan sonra Dersim, Elaz ve Bingöl çevresinin kod ad Ali A a olan Orhan Bak r d r art k O. Tarifl plik Fabrikas Direnifli nin önderli inden pek çok askeri eyleme kadar onun imzas vard r bu co rafyada. Ermeni Soyk r m sonras bölgede sa kalan ancak varl n gizlemek zorunda hisseden pek çok Ermeni aile, onunla bafllayan bir uyan fl n içerisinde bulur kendini, bu hem ulusal olarak kendilerine yap lan zulme karfl tav r alman n zorunlulu u, s n fsal olarak ezilmifllikleriyle de birlefltirir. O, ülkemizde yaflayan çeflitli milliyetlerden emekçi halk n kurtuluflunun sosyalizmle olaca na beyni ve yüre iyle sars lmaz bir inançla inanmaktad r. Kemalizm in faflist bir diktatörlük oldu unu dile getirerek sistemden ilk defa köklü bir kopuflu sa layan ve flovenizme karfl bayrak açan brahim Kaypakkaya n n açt yoldan ilerlemektedir. Onun yan s ra Manuel Demir gibi, Nubar Yal myan gibi pek çok Ermeni devrimci TKP/ML saflar nda mücadele eder ve hayatlar n bu u urda kaybederler. TKP/ML içerisindeki Ermeni milliyetinden devrimciler burjuva bas n n n da s kça dile getirdi i bir olgudur. Ancak onlar bu durumu Kemalizm in onlarca y ll k ak tt zehirle bulanm fl bir söylemle dile getireceklerdir, yani d fl mihraklardan beslenen terör örgütü söylemiyle. Süslü abla Hrant Dink katledildikten sonra burjuva bas nda ç kan haberlerde Üç terörist olarak Armenak, Hrant ve Stefan n verildi ini de dile getiriyor. Karakoçan k z llaflt seninle 13 May s 1980 de Elaz Karakoçan da bir pusuda katledilir Armenak. Nas l haber ald klar n sordu umuzda, Demokrat gazetesinde küçük bir haber yay nlan r ve hayat boyunca mücadele arkadafl olmufl olan Hrant Dink arayarak haber verir aileye ölümü. Onu tan yan tan - mayan herkes üzerinde derin bir üzüntü b rak r ölümü. Yoldafllar ndan birini k z - m n niflanl s diyerek yan na al r ve Karakoçan yoluna düfler Süslü abla. Vard klar nda devletin cenazeyi kaç rarak Kimsesizler Mezarl na gömdü ünü ö renirler, kendilerine bir ka t imzalat l r buna dair. Emin olmak için mezar açt r r. Sürekli sorgulanmakta ve flehri terk etmeleri istenmektedir. Armenak n vasiyeti bellidir: Dersim Mazgirt Faraç köyüne gömülmek istemifltir ölmeden önce. Cenazeyi almak isterse, onlarca insan n ölümünün sorumlulu unu kabul edece ini söyleyerek tehdit eder komutan. Baflka insanlar n öldürülmesinden korkan Süslü abla çaresiz geri döner. Ancak Armenak n yoldafllar ve halk buna izin vermez, cenazesini kaç rarak Faraç köyüne götürür, yüzlerce insanla topra a vererek vasiyetini yerine getirirler. Hrant Dink, Armenak Bak r n arkas ndan yazd bir yaz da: O, tertemiz bir sayfaya halklar n kardeflli ini yazd der, onun açt sayfaya Nubar, Manuel ve Hrant tertemiz, onurlu ve dürüst bir yaflamla yeni sayfalar eklediler. Röportaj gazete için haz rlad m z saatlerde ise Genelkurmay Baflkanl flöyle bir not düflüyordu internet sitesine: Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk ün, Ne mutlu Türküm diyene! anlay fl na karfl ç kan herkes Türkiye Cumhuriyeti nin düflman - d r ve öyle kalacakt r. Kuflkusuz tarihe beyaz sayfalar açanlar n yan nda böylesi kara notlar da olacak, ancak size söz olsun yoldafllar; er ya da geç halklar n kardeflçe yaflad, güvercinlerin vurulmad, eflit ve özgür bir ülkeyi kuraca z, adlar n - z asla unutmadan Devletin yan nda olan Ermeni de rahatt r Sohbetimiz oldukça uzun sürüyor Ermeni soyk r m ndan, devrimcilerin flu anki durumuna dek pek çok fleyi konufluyoruz ablayla. Eskiden soka a ç kt nda mutlaka tan d k devrimcilerle karfl laflt n, flimdi bunun olmad n ve çok üzüldü ünü söylüyor abla. Soyk r ma girersek ç kamay z, anlatmakla bitmez diyor, baflka bir sohbete b rak yoruz biraz konuflup. Ailelerin çocuklar n Aman devrimci olmas n diyerek uzak tuttuklar n, böylelikle yozlaflman n kuca na att klar n, lümpen kifliliklere sahip olarak asl nda böylelikle kaybettiklerini söylüyor. stanbul da bir Ermeni olarak yaflaman n getirdi i zorluklar sordu umuzda, tam da ülkemiz gerçe ini dile getiriyor: Sadece Ermenilerin de il, devrimcilerin, Kürtlerin, Alevilerin yaflam n n da zor oldu unu düflünüyorum. Ya sev, ya git deniyor. Sadece Ermenilere de il, herkese böyle deniyor. Bask lar her zaman olmufl, hiç kalkmam fl ki! Ama rahat na düflkün olan, devletin yan nda olan Ermeni de rahatt r diyor. Türkiye deki Ermenilerin göze gözükmeden sessiz sakin yaflamak istedi ini, bu yüzden seslerini ç karmad klar n düflünüyor. Armenak n bu kadar sevilmesini içtenli ine, dürüstlü üne, insanlarla kurdu u iyi iliflkilere, s cakl na ve önderlik yetene ine ba l yor. 12 Eylül öncesinden sonras na, devrimcilerden, mücadeleden bahsederken Türkiye de devlete karfl olan herkes yaflam flt r bu bask lar. Takip ediyorum, hala daha yüzlerce insan öldürülüyor. Gençler yoksulluk ve iflsizli in pençesinde bo ufluyor. Tavuk gibi adam kesen bir devletin elindeyiz diyerek özetliyor durumu. Vakit geç oldu, k sa zaman sonra görüflmek üzere diyerek ayr l yoruz Süslü abladan, s cakl na ve dostlu una ve bizim için yapt el emeklerine teflekkür ederek Akl m zda Armenak ve yoldafllar - n al p, bize ne kadar güzel de erler b rakt klar n, bunlar daha da gelifltirmemiz gerekti ini düflünerek, millet, dil, din fark gözetmeksizin insan olman n, devrimci olman n güzelli ini daha da bir hissederek *Armenak n arkas ndan gizli bir Ermeni olarak yaflayan bir cami imam n n mezar nda okudu u fliir. **Fedai: Ermeni halk n n oluflturdu u direniflçi Partizan gruplar na verdi i ad. GÜNDE DÜN 5 May s Fransa da, Vietnam savafl nedeniyle Amerikan karfl t gösterilerde 6 ö rencinin tutuklanmas üzerine Daniel Cohn-Bendit liderli- inde ö renci barikatlar kurarak Paris te ayakland ; Sorbonne Üniversitesi kapat ld IRA militan Boby Sands hapishanede açl k grevinde öldü. 6 May s Anayol hükümeti Adalet Bakan Mehmet A ar, hapishaneler genelgesi yay mlad. May s Genelgesi ad yla an lan düzenleme hapishanelerde tepkiyle karfl land. Siyasi tutuklu ve hükümlüler 20 May s ta süresiz açl k grevine bafllad. 9 May s Almanya da, K z l Ordu Fraksiyonu liderlerinden Ulrike Meinhof Stutgart daki Stemmheim Hapishanesi nde öldürülerek intihar süsü verildi Faflistler stanbul Y ld z Teknik Üniversitesi nde dersten ç - kan ö rencilerin üzerine atefl açt ; 3 kifli öldü, 12 kifli yaraland. 12 May s rlanda n n ngiltere den ba ms zl n ilan eden Paskalya Ayaklanmas n n öncüsü ve rlanda n n ilk Marksist iflçi önderlerinden James Connolly kurfluna dizildi Nelson Mandela Uluslararas Atatürk Bar fl Ödülü nü insan haklar ihlalleri nedeniyle reddetti. 14 May s Siyonist srail devleti kuruldu. 16 May s Varflova Gettosu ndaki Yahudi toplulu unun Nazi iflgaline karfl direnifli k r ld. Hayatta kalanlar Treblinka toplama ve yok etme kamp na gönderilmeye bafllad. 17 May s Türkiye Halk Kurtulufl Partisi-Cephesi (THKP-C) üyesi dört devrimci srail in stanbul Baflkonsolosu Efraim Elrom u kaç rd. Eylemciler, 20 May s gününe kadar hapishanelerdeki bütün devrimcilerin serbest b rak lmas n istediler. Hükümet pazarl k yapmayaca n aç klad.

28 4-17 Mayıs Aç kt r ki, yoksullu un ve yoksunlu un, eflitsizlik ve adaletsizli in talan ve sömürünün sonucu olan çocuk iflçili i sorunu da, tüm sistemden kaynakl sorunlar gibi, yeni bir ekonomik-siyasal sistem kurulmas yla birlikte çözülecektir. Dünyan n yükü onlar n s rt nda! O küçücük bedenleri ve elleriyle, onca a r yükün alt nda çal flarak, ailelerinin bütçelerine katk da bulunmaya, zor yaflam koflullar na karfl ayakta kalmaya çal flt klar n ve hayat n o ac mas z yüzüyle erken yafllarda karfl laflt klar n görüyoruz. Çal flman n çocuklara, duygusal ve fiziksel aç dan da getirdi i birçok olumsuz sonuç var. Çocuk; yasalarda 18 yafl alt tüm fertler için belirtilen bir ifade. Ve iflte o fertlerin, dünyada yüz milyonlarca, ülkemizde ise milyonlarcas, çeflitli ifllerde çal - flarak yaflam n sürdürüyorlar. Biraz onlardan bahsetmek istiyoruz. Yani tamirhanelerde, atölyelerde, tarlalarda vb. yerlerde çal flan, geçim derdini erken yafllarda omuzlayan çocuk iflçilerden. Yap lan tahminlere göre bugün dünyada 250 milyon kadar çocuk, yeterli e itimden, sa l k hizmetinden ve temel özgürlüklerden yoksun olarak, fiziksel, zihinsel, e itsel, sosyal, duygusal ve kültürel geliflmelerine zarar veren koflullarda çal flmakta ya da çal flt r lmaktad r. Çocuk iflçili inin yo unlaflt ülkelere bakt m zda, az geliflmifl/geri b rakt - r lm fl ülkeler olarak ifade edilen, siyasi ve ekonomik olarak emperyalizmin tahakkümü alt ndaki ülkeler oldu u görülebilmektedir. Bunlardan biri de Türkiye dir. Resmi rakamlara göre, ülkemizde milyon 6-17 yafl aras çocuk bulunmakta. Ve bunlardan 4 ila 5 milyon civar nda çocu un tar m, sanayi ve hizmet sektöründe çal flt tahmin ediliyor. Ve yaz sürecinde bu rakam n önemli oranda yükseldi i belirtiliyor. statistikler, dünya genelindeki çocuk iflçili inde önemli düflüfl yafland n kaydetse de, bunun ülkemiz için geçerli olup olmad - na dair elimizde, en son 1999 da yap - lan D E verilerinin d fl nda bir veri bulunmamakta. Ancak, buna ra men çevremize flöyle bir göz att m zda, var denilen bu düflüflün ülkemiz aç s ndan geçerli olmad n söylemek gerekiyor. Her ne kadar 8 y ll k zorunlu e itim uygulamas ile belli bir düflüflün olabilece i akla gelse de, egemenlerce yaflama geçirilen IMF etiketli ekonomik ve sosyal y k m politikalar ile yo unlaflan iflsizlik, yoksulluk ve açl k ve de bunun sonucu oluflan göç dalgas, çarp k kentleflme, bu durumu olanaks z k l yor. Bu koflullar alt nda, ülkenin dört bir yan ndaki çocuklar daha fazla ekonomik hayat n içerisine giriyor/sürülüyor. A r yük alt ndaki küçük bedenler Çocuk iflçilerle, bazen bir tekstil atölyesinde ütü yaparken ya da parça tafl rken, sanayide motor sökerken, kaynak yaparken, bazen bir inflaatta harç yaparken, tu la tafl rken, bazen bir caddede ayakkab boyarken, bazen de sokakta çöp toplarken ya da s ca n alt nda tarlalarda mevsimlik tar m iflçisi olarak pamuk toplarken, topra çapalarken karfl - lafl yor, tafl d klar yükün a rl na tan k oluyoruz. O küçücük bedenleri ve elleriyle, onca a r yükün alt nda çal flarak, ailelerinin bütçelerine katk da bulunmaya, zor yaflam koflullar na karfl ayakta kalmaya çal flt klar n ve hayat n o ac mas z yüzüyle erken yafllarda karfl laflt klar n görüyoruz. Çal flman n çocuklara, duygusal ve fiziksel aç dan da getirdi i birçok olumsuz sonuç var. Bunlara k saca de inecek olursak; her fleyden önce çocuk, psikolojik olarak, çal flmaya haz r de ildir. Çünkü daha oyun ça nda iken, kendi do al ortam ndan kopar l p, çeflitli ifl alanlar na sürülmekte, çok a r ifl koflullar nda çal flt r lmaktad r. Bundan dolay d r ki, çal flan çocuklar, ço unlukla h rç n, içe kapan k, çevresiyle uyumsuz ve özgüvensiz bir kiflili e bürünmektedir. Ayr ca çocuklar bedensel olarak çal flmaya haz r de ildirler. Zor çal flma koflullar nda çocukta fiziksel yorgunluk ve çöküntü meydana gelmektedir. Ayr ca çal - flan çocuklar, çal flt klar iflyerlerinde ve sokaklarda istenmeyen davran fl ve al flkanl klara sahip olabilmekte ve çeflitli tehlike ve istismarlarla yüz yüze gelebilmektedirler. Özcesi, yar n m z olarak gördü ümüz çocuklar, çocuklar m z; çocukluk düfllerini yaflayamadan, çocuk olma hakk n kullanamadan, e itim hakk ndan yararlanamadan, ailenin s cak ortam ndan al n p, serbest piyasan n çirkin ellerine teslim edilerek, gelece imiz karart lmaktad r. Çocuk iflçili inin bafll ca nedeni: Yoksulluk! Tüm dünyada oldu u gibi Türkiye de de çocuklar n çal flmas n n bafll ca sebebi yoksulluktur. Gelir düzeyi düflük ailelerin çocuklar, en az ndan kendi masraflar n karfl layarak, aileye ek destek sa lamak için çal flma ortam na girmektedirler. Özellikle köyden kente göçün h zlanmas çocuklar sokaklarda ve baz ifl sektörlerinde çal flmaya itmifltir D E verilerine göre Türkiye genelinde 6-17 yafl grubundaki çocuklar n çal flma nedenlerinde ilk s ray aile gelirine katk da bulunma, ikinci s ray ailenin ekonomik faaliyetine yard mc olma ve üçüncü s ray ise ailesi istedi i için çal flma al yor. Bunlar ifl ö renme ve meslek sahibi olma gerekçesi izliyor. Ve kentlerde çal flan çocuk iflçilerin büyük bir bölümü k rsal kesimden (özellikle T. Kürdistan ndan) göç eden ailelerin çocuklar. Yap lan araflt rmalara göre, çocuklar n en çok çal flt r ld alan; tar m, sanayi, sosyal ve kiflisel hizmetler, ticaret, lokanta, otel hizmetleri ve sokaklard r. Çocuk eme inin en çok kullan ld sektör ise tar m olarak gözüküyor yafl grubunda çal flan çocuklar n yaklafl k % 58 i tar mda, % 22 si sanayide, % 10 u ticarette ve % 10 u da hizmet sektöründe çal fl yor. Patronlar da özellikle çal flt rmak için çocuklar tercih etmektedirler. Bunun sebebi çok aç kt r ki, çocuklar n düflük ücretle çal flt r lmalar ve kolayca iflten at labilmeleridir. Ayr ca çocuk iflçiler ifl yerlerinde sigortas z olarak çal flt r labilmekte, dolay s yla, iflverene ucuz ifl gücü sa layarak, daha fazla kâr elde etmelerini sa layabilmektedir. Söz onlar n... Geçti imiz günlerde bir 23 Nisan Çocuk Bayram daha kutland. Ancak, dünyan n tek çocuk bayram na sahip ülkesi olmakla övünen Türkiye de, çocuk iflçilerin bundan pek haberi yok gibi. Onlar di er günlerde oldu u gibi, o gün de çal flmak, aile bütçesine katk sunmak ya da kendi ayaklar üzerinde durma kavgas n sürdürmek zorundalar. K sacas onlar, dünyan n yükünü s rtlar nda tafl maktan, hiçbir bayramda fleker yiyemiyorlar. Onlar ifade eden 23 Nisan dan çok 1 May s olsa gerek. Çünkü onlar daha küçük yafllarda iflçileflmifl, sömürüyü tatm fl, dünyaca yükü s rtlam fl çocuklar... Çocuk iflçili ini biraz daha yak ndan incelemek, onlar n yaflad sorunlar do rudan onlardan ö renmek için birkaç çocuk iflçiyle görüflelim dedik. Ve flimdi bu noktada sözü çocuk yafltaki genç iflçilere b rakal m Yollarda çeflitli ifllere koflturan çocuk iflçilerle karfl lafl yoruz. Konuflma iste imiz ço unlukla reddediliyor. Gerekçelerin ço u ayn : Patronum görmesin! ya da iflim var! Ve unutmadan ço u da kendilerinden çocuk olarak bahsedilmesinden kaynakl sitemkâr davran yorlar. Onlar ne de olsa ailelerine yard mc olan, ekmek kazanan büyük insanlar. Bizler de kalplerini kazanmak için onlardan genç diye söz ediyoruz. Bir grup arkadafl m z bir dernekte buluyoruz

29 Mayıs 2007 Onlarla konufluyoruz. Bizimle konuflan ilk arkadafl m z Ferhat. Ferhat flu an lise sonuncu s n fta okuyor. Babas inflaatlarda çal flarak ailesinin geçimini sa l yor. Bazen oluyor ki babas uzun zamanlar ifl bulamayabiliyor ve zar zor geçindirebiliyor ailesini. Ferhat bu durumun fark nda ve 14 yafl ndan bu yana her yaz sürecinde veya ara tatillerde ailesine yük olmamak, okul harçl n ç karmak için çal fl yor. fiu ana kadar dü ün salonunda, markette ve torna tesviye fabrikas nda çal flm fl. Ve bu durumu zorunluluk olarak dile getiriyor ve ekliyor: O yafllarda, ço u arkadafl m tatilin tad n ç kar p, gezerken, çal flmak ve bir de düflük ücretle çal flmak eme inin karfl l n alamamak, zor geliyor! Bir baflka arkadafl m zla da k sa bir sohbet ediyoruz. Bu arkadafl m z n ismi de Yoldafl. Yoldafl, 16 yafl nda. Okumuyor. Liseden terk. Ailesi geçim s k nt s ndan dolay memleketini terk ederek stanbul a yerleflmifl. Ve flimdi annesi ve babas da çal fl yor. Yoldafl iflsiz bugünlerde. Bu zamana kadar lokantalarda, mobilya atölyelerinde, torna tesviye fabrikas nda ve elektrikçide çal flm fl. En son ifli elektrikçilikmifl. Ancak anlaflamad n söylüyor ve sigortam yap lm yordu ç kt m diyor. Çal fl rken yaflad zorluklar flu sözlerle ifade ediyor; maafl düflük ve gün geliyor zaman nda vermiyorlar paran, aksat - yorlar ve seni doland r yorlar! Sigorta yap lm yor hiçbir zaman. Ad bile geçmez. Kand r l yorduk anlayaca n z. Yoldaflla konufltuktan sonra dernekte son olarak Ekin isimli genç arkadafl m zla konufluyoruz. Ekin flimdi 18 yafl nda. Okumuyor. Lise ikiden terk. Devrimci-demokrat bir ailenin ço- cu- u. Babas tersanede çal fl - yor ve ayn zamanda sendikac. Annesi de yine devrimci bir kurumda çal fl yor. Liseyi terk ettikten sonra erken yafllarda ekmek kavgas na giriyor, nice yafl t gibi. Meslek ö renmek, harçl n kazanmak ve çal flma ortam ile tan flmak için çal flmaya karar vermifl. lk ifli halde hamall k yapmak olmufl. Çal flma koflullar çok zordu, ayr ca sürekli küfür edilen bir yerdi. Gece 3 ten ö len saatlerine kadar çal fl yorduk. Eme imizin karfl l n alam yorduk ve sigortam zda yap lm yordu diyor. Daha sonras nda matbaada makinede ortac olarak çal flm fl. fiimdilik O da ç km fl iflten. Ve bizlere son olarak flunlar söylüyor; çocuk yaflta iflçi çal flt r lmas yaz sürecinde yo unlafl yor yafllar nda ve daha küçük yafllarda çal flan arkadafllar oluyordu. Çal flma saatleri olabildi ince uzun ve ayr ca patron kendi kafas na göre mesai yapt r yor ve mesaileri de eksik veriyor. Eflitlik de yok. Mesela ç rak olarak girdi imde bana 50 YTL haftal k alacaks n dediler, ama benden sonra giren bir baflka genç arkadafla asgari ücret veriyorlard. flte böyle bir eflitsizlik vard Genç arkadafl larla görüflmemizden sonra, Kartal Meydan nda çöp toplay c - l yapan çok say da genç iflçiyle karfl lafl yoruz. Ço u çocuk yafllarda yafllar nda iki üç kifli var. Onlarla konuflmaya çal fl yoruz. Ama konuflmak istemiyorlar. En sonunda srarlar m z üzerine bir ikisi konufluyor k sa k sa cümlelerle. Çal flanlar n hepsi T. Kürdistan ndan ve hemen hepsi okullar n yar da b rakarak, ailelerine katk sunmak için buralara gelmifl. Köyde çobanl k yap yorduk. Topra - m z yoktu. fl yoktu oralarda ve biz de buralara geldik diyorlar. Ve ekliyorlar flu ana kadar birçok iflte çal flt k, Adana da tarlalarda çal flt k, Karadeniz de ailelerimizle birlikte f nd k toplad k. fiimdi de burada birine ba l olarak çöp topluyoruz saat sokaklarda çöp toplayarak ekmek paras kazanmaya çal fl yoruz. Burada az çok kazan yoruz iflte. Ama en çok yaflad m z sorun, insanlar n bizlere karfl önyarg l olufllar. Bizlere potansiyel suçlu olarak bak l yor. Oysa bizler sadece ekmek paras kazanmaya çal fl yoruz K - sa konufluyorlar ve iflimiz çok deyip hemen yollara düflüyorlar Aç kt r ki, yoksullu un ve yoksunlu- un, eflitsizlik ve adaletsizli in talan ve sömürünün sonucu olan çocuk iflçili i sorunu da, tüm sistemden kaynakl sorunlar gibi, yeni bir ekonomik-siyasal sistem kurulmas yla birlikte çözülecektir. Bu sistemde ise, baflta çocuk eme i üzerindeki sömürü olmak üzere, insan n insan üzerindeki sömürüsü olmayacak! (Kartal) flçi-köylü den Devrimci irade Taksim hedefinde bir kez daha s nav geçti Ülkemiz uflak egemen s n flar n, emperyalist efendilerine daha iyi hizmet verme yar fl içerisinde kendi aralar ndaki çat flmalar t rmand rd klar bir süreçten geçmekteyiz. Bu çat flmal sürecin faturas n n iflçi emekçi y nlara ç kaca n n habercisi ise May s Kutlamalar olmufltur. Uzunca bir süredir t rmanan rkç - floven dalgan n d fla dönük yans malar, Kürt Ulusal Hareketine imha-inkar sald r lar n n dozunu art rmak olurken, emek ve sermaye aras nda giderek derinleflen çeliflkilerin halk nezdinde d fla vurumu da, 1 May s kutlamalar na dönük azg nca sald r larda kendini göstermifltir. Cumhurbaflkanl seçimleri etraf nda kopart lan f rt nan n ve bu f rt nan n bir parças olarak, Genel Kurmay taraf ndan yay nlanan muht ra niteli indeki bildirinin kamuoyundaki etkileri sürerken, bu muht ran n esas olarak ezilen emekçi y nlar hedefledi i de ortaya ç km flt r böylece. 1 May s tan sadece iki gün önce, laik-anti-laik çat flmas vesilesiyle Ça layan Meydan na toplanan ve say lar yüz binlerle ifade edilen y nlar n oluflturmad tehlike, emekten yana olanlar n, insandan ve insanca yaflan las bir dünya kurmak isteyenlerin, birlik-mücadele-dayan flma günü olan 1 May s ta Taksim Meydan na ç kmalar söz konusu oldu unda egemenler aç s ndan, tehlike ötesi bir durum ortaya ç - karm flt r. Gerçekte yaflanan fley ise, egemenlerin iflçi-emekçilerin, sisteme karfl giderek yükselen öfkeleri karfl s nda paniklemesidir. Bu öfkenin 1 May s gibi s n f mücadelesinin, kavgay daha da k z llaflt ran bir gününde d fla vurmas ise, ne yeni bir durumdur nede sadece ülkemiz egemen s n flar na özgüdür. Devrimci güçler, reformist sendika önderliklerinin tüm atlatma manevralar na karfl n, sadece Taksim i zorlamakla kalmay p, stanbul un dört bir yan nda kurduklar barikatlarla, tüm mahalle ve sokaklar 1 May s alan na çevirerek, 1 May s K z ld r, K z l Kalacak fliar na uygun bir pratik sergilemifller, kavgan n ve dayan flman n gününü, hak etti- i biçimde sahiplenmifllerdir. Taksim baflta olmak üzere, Okmeydan, Gülsuyu, 1 May s Mahallesinde kurulan barikatlar n ard nda çat flanlar, 1 May s kavga gününün ruhunu yaflatanlar oldu. Faflist kolluk güçlerinin 17 bin polis gücüyle sald rd kitlenin kararl l kuflkusuz ki devrimci iradenin ortaya koydu u dirayet ve dirençti. stanbul da yaflam felç eden güvenlik önlemlerine ra men, stiklal Caddesinin ara sokaklar ndan bir araya gelen devrimciler, Taksim kararl l n bir kez daha gösterdiler. Yaflanan bu geliflmeler Taksim alan n n nas l kazan laca- n da aç k bir flekilde göstermektedir. D SK yöneticilerinin 500 kiflilik bir kitleyle ad m att klar Taksim Meydan ise son güne kadar gösterilen kararl - l n bir yans mas yd. stanbul Valisi Muammer Güler in befl yüz kifliyle, bin kifliyle ç kmalar na bir fley demeyiz ama elli bin kifliyle ç kmalar na izin vermeyiz aç klamalar yla örtüflen bu prati in D SK in Taksim hedefini anlamak aç s ndan da bir örnektir May s n bu tablo alt nda ard m zda b rak rken, mücadelenin daha çetin bir evreye girdi i gerçekli ini akl - m zdan ç karmadan hareket etme zorunlulu uyla karfl karfl ya oldu umuzun, çok iyi fark nda olmam z gerekmektedir. Ülkemiz emekçi y nlar n n iki faflist kampa bölünmeye çal fl ld bu süreci tersine çevirmek ancak bu gerçekli i bilince ç karmakla mümkün olacakt r. Cumhurbaflkanl etraf nda kopart lan f rt na henüz sona ermifl de ildir. Burada biz ilgilendiren konu, kimin cumhurbaflkan olaca de ildir. Bizler flunu çok iyi biliyoruz ki, kim seçilirse seçilsin, emekçi s n flara de il, emperyalistlere ve ba l oldu u sermaye grubuna en iyi hizmeti verme gayreti içinde olacakt r. Bunun içindir ki, bu süreçte tüm devrimci ve ilerici güçlere düflen en acil görevlerden biri de, ayn zamanda faflist TC Ordusu nun son aylar ve hatta y llarda kaybetti i prestijini geri kazanman n sonucu olan bu sözde kamplaflmada, taraf olmaya zorlanan kitleler aras nda bu gerçekli i propaganda etmek olmal d r. Bu propaganda ayr ca, son süreçteki geliflmelere paralel olarak yükseliflini sürdüren rkç -floven dalgay da geri püskürtmeye hizmet eder biçimde ele al nmak durumundad r. Bu ele al fl ayn zamanda, K rk Sat r m, K rk Kat r m? ikilemine sokulmaya çal fl lan emekçi y nlar n devrim mücadelesine yak nlaflt r lmalar faaliyeti olacakt r. flçi-emekçi kitleleri karfl karfl ya olduklar bu büyük tehlikeye karfl bilinçlendirme görevi olan bu göreve en s k sar lmas gerekenler ise, genelde tüm devrimciler, özelde ise ülkemiz devrim mücadelesinin öncü gücü olma iddias n, Proletarya Partisi önderli inde 35 y ld r, inatla ve büyük bir sebat ve kararl l kla sürdüren bizler olmal y z y l 1 May s devleti halk nezdinde aciz bir tabloya düflüren, devrimci iradenin kararl l n gösteren önemli geliflmelere sahne oldu. Befl yüz bin emekçiyle kan bedeli de erlerle yarat lan bu alanlar bugünden att m z ad mlarla kazanaca z!

30 4-17 Mayıs May s coflkuyla kutland! Duisburg Emekçilerin, birlik ve mücadele günü 1 May s Duisburg da göçmenlerin yo un kat l m yla kutland. Alman Sendikalar Birli i (DGB)`nin ça r s ile bir araya gelen iflçi ve emekçilerin içinde Türkiyeli devrimci örgütler kendi içinde yapt klar eylem birli i do rultusunda hareket ederek ortak platform oluflturdular. Platform; Partizan, D. Demokrasi, At l m ve Her fieye Ra men dergi çevrelerinden olufltu. Bununla beraber alanda; HÖC, Yek-Kom ve ÖDP çevreleri de yerlerini ald lar. Her y l 1 May s n içeri ini boflaltmaya çal flan Almanya Sendikalar Birli i, bu y l da tamamen bitifl mitingi alan n hedefleyerek, iflçilerin yürüyüfle kat lmas n sa lamak yerine e lencenin yo un oldu u, k sacas içeri inin boflalt ld bir kutlama gerçeklefltirmeyi çeflitli araçlarla sa lad. Tüm bu çabalara ra men yerli ve göçmenler el ele, omuz omuza vererek 1 May s özüne uygun bir flekilde; sosyal y k ma, Anti-Terör yasalar na ve rkç l a karfl sokaklarda kutlad lar. Yürüyüfle bafllamadan önce platform ad na bir arkadafl, Türkiye de faflist TC nin 1 May s Taksim de kutlamak isteyen emekçilere yönelik gerçeklefltirdi i sald r y teflhir etti. Ve tüm kitle Faflizme karfl omuz omuza slogan n hayk - rarak, Türkiye deki emekçilerin Avrupa daki sesi oldular. Yürüyüfl boyunca Partizan kitlesi de sloganlarla yürüyüflüne devam etti. Yürüyüfl boyunca Proletarya Partisinin gerçeklefltirdi i 8. Konferans n bildirisi ve yine Proletarya Partisinin 1 May s bildirileri yo un bir flekilde da t ld. Yürüyüfl bitiflinde, Platform ad na haz rlanan yaz okunduktan sonra, ortak sloganlar at larak eylem bitirildi. Duisburg flçi-köylü okurlar Erfurt Bizler her sene gibi 1 May s coflku ile karfl - lamaya haz rlan rken gerek faflistlerin rkç eylemleri ve gösterileri gerekse Alman polisinin adaletsiz tavr yaklafl k 3-4 bin anti-faflisti cayd rmaya yetmedi. lk baflta normal bir 1 May s yürüyüflü ilen bafllayan gösterimiz saatler ilerledikçe rkç lar n yapmak istedi i yürüyüfle karfl bir protestoya dönüfltü. Ola anüstü güvenlik önlemleri alan Alman polisi 3-4 helikopter ve say s z görevlileri ile coplar n bizden de esirgemedi. Kurulan tüm barikatlar k rarak rkç lar n planlad yürüyüflü engelledik. Yaklafl k 1300 rkç, çember halinde kuflat ld. Gaz bombalar, coplar ve Alman polisinin di er ucuz taktikleri Nazilerin etraf nda kurdu umuz çemberi da tmaya yetmedi. Yaflas n devrimci dayan flma! Innsbruck 1 May s Komitesinin ça r s yla birçok örgütün kat ld 1 May s yürüyüflü, hem kitlesel, hem de coflkulu bir flekilde gerçekleflti. Yaklafl k 1200 kiflinin kat ld yürüyüflte Partizan kortejinin 400 kifliyle en kitlesel ve en coflkulu oldu u gözlemlendi. Partizan korteji 1 May s k z ll na uygun hareket ederek alanlarda sesini kitlelere hayk rd. Devrimci dayan flman n olumlu oldu u 1 May s baflar yla sona erdi. T rol Partizan Taraftarlar sviçre Bu y l da dünya iflçi s n f ve emekçilerinin taleplerini dillendirdi i 1 May s iflçi bayram coflkuyla kutland. Neo-liberal y k m politikalar n n tüm s cakl yla bizlere dayat ld, sömürü düzeninin katmerleflerek yaflam m z n bir parças olarak bizlere sunuldu u günümüzde, 1 May s ta meydanlarda sesimizi hayk rmak, geçmifle oranla çok daha fazla önem arz etmektedir. Bizler de bu bilinçle meydanlarda yerimizi ald k. Genel kat l m n 4 binin üzerinde oldu u 1 May s a, Türkiyeli demokratik güçler sviçre Demokratik Göçmenler Platformu çat s alt nda kat ld lar. Platform da, önceden al nan ortak kararlara genel anlam yla uyulmas n n d fl nda birlik mücadele dayan flma ruhu, önceki 1 May s lara oranla daha fazla hissedildi.1 May s taki yürüyüfl boyunca iki tane megafonlu araç bizlere efllik etti. Araçlarda okunan ortak Innsbruck bildiriler ve sloganlar d fl nda, bir araçtan marfllar m z, türkülerimizi, kendi kurumlar m z n bildirilerini genifl olarak okuma olana m z oldu. Hafta içi olmas ve bekledi imiz düzeyde bir kat l m n olmamas na ra men, T F ( sviçre Türkiyeli flçiler Federasyonu) nun korteji, gerek kat l m gerekse de coflku bak m ndan kendisini gösteriyordu. Bu 1 May s ta göze batan önemli noktalardan bir tanesi de, gençli in yürüyüfle damgas n vurmas yd. Yürüyüfl boyunca tüm sloganlara tüm coflkular yla kat l mlar di er kortejleri de olumlu yönde etkiledi. Di er önemli olan bir nokta ise; sviçre Demokratik Göçmenler Platformu nda bulunan kurumlar (IGIF, ITIF, IDHF, Zürih Halkevi, SAP, KKA, Al nteri, sviçre Demokratik Kürtler Birli i) ortak belirlenen kararlara uymufllard r. Yürüyüflün sonunda toplan lan meydanda, TV kanallar yla yap lan röportajlar sonras nda, sloganlar eflli inde eylem sonuçland r lm flt r. Londra 1 May s 2007 ngiltere nin baflkenti Londra da coflkuyla kutland. Özellikle göçmenlerin kat l m - n n daha yo un oldu u gözlemlenirken, sendikalar esasta temsili düzeyde bir kat l m sa lad lar. Türkiyeli göçmen örgütlerin 1 May s öncesi oluflturdu u platform sayesinde bu y l ilk kez Türkiyeli örgütler 1 May s komitesince haz rlanan programa dahil olup söz hakk ald lar. Ortaklafl lan konular üzerinde konuflmac flu noktalar üzerinde durdu. Birinci olarak emperyalizmin halklara yönelik genel sald r s, iflgaller ve emperyalist sald rganl k. kincisi emperyalist ülkelerde gelifltirilen rkç - l k ve sosyal haklar n k s tlanmas na yönelik sald r - lar ve üçüncü olarak da özellikle de 11 Eylül sonras gelifltirilen anti-terör yasalar ve bu ba lamda göçmenlere yönelik yap lan sald r lar fleklinde özetlenebilir. Bizler alana Yaflas n 1 May s ve Yaflas n proletarya enternasyonalizmi yazan befl ustan n resimlerinin yer ald yazan Partizan pankartlar ve ayn zamanda Yeni Demokratik Gençlik imzal pankartla alanda yerimizi ald k. Ayn zamanda ngilizce ve Türkçe olarak 1 May s n anlam na iliflkin Yaflas n 1 May s, 1 May s k z ld r k z l kalacak, Marks, Engels, Lenin, Stalin, Mao viva viva viva sloganlar n att k. Londra Partizan taraftarlar Nürnberg Nürnberg de bu y l 1 May s kutlamalar iki yürüyüfl fleklinde gerçekleflti. DGB-Alman Sendikalar Birli i nin düzenledi i yürüyüfle AT K ve flçi-köylü okurlar olarak kat l m sa lad k. Yürüyüflte, ABD Irak tan defol, Yaflas n Devrimci Dayan flma, Birlik Mücadele Zafer sloganlar hayk r ld. kinci yürüyüfl Devrimci Blok un ve anti-faflistlerin Nazilere karfl düzenledi i yürüyüfltü. DGB nin düzenledi i yürüyüflün bitiminden sonra ILPS, ATIK ve gazetemiz okurlar bu yürüyüfle kat ld. MLKP ve YEK-KOM gençli i d fl nda, di er Türkiyeli demokrat yap lar kat lmad. Yani bir bak ma reformistlerle devrimciler ayr flt... Nazilerin düzenledi i yürüyüfle karfl, düzenlenen bu yürüyüflte de 2000 civar nda kat l m vard. Bu yürüyüflte de Kahrolsun faflizm, Her yerde faflizme ölüm, Yaflas n devrimci dayan flma sloganlar canl bir flekilde hayk r ld. Strasbourg Cumhurbaflkanl seçimlerine alt gün kala gerçekleflen 1 May s etkinlikleri, Fransa n n birçok kentinde yürüyüfl biçiminde gerçekleflti. Strasbourg flehrinde saat dokuzdan itibaren République Meydan nda toplanmaya bafllayan kitle, saat da harekete geçti. Yürüyüflte Fransa Türkiyeli flçiler Federasyonu (FT F), Fransa Demokratik Haklar Federasyonu (FDHF) ve Yaflanacak Dünya Gazetesi platform fleklinde yerlerini ald lar. Frans zca Irkç l a, emperyalist Strasbourg savafla ve hak gasplar na karfl 1 May s tay z / FT F FDHF Yaflanacak Dünya yaz l pankart n arkas nda kurumlar kortejlerini oluflturarak yerlerini ald lar. AT K imzal ve üç dilde Yaflas n 1 May s yaz l pankart n aç ld yürüyüflte AT K ve ILPS bayraklar n n dalgalanmas n n yan s ra düzenli olarak platform bileflenleriyle önceden belirlenen Türkçe ve Frans zca sloganlar at ld. Yine 1 May s yürüyüflünde Türkiye Devrimci Hareketi nden örgüt taraftarlar da pankartlar yla kat ld lar. MKP, T KB ve DHKC nin yan s ra TKP/ML taraftarlar da Marks, Engels, Lenin, Stalin ve Mao nun resimlerinin bulundu u pankart n arkas nda yürüdüler. TKP/ML-YDK bildirisinin Frans zcas yo un bir flekilde da t ld. Partinin 8. Konferans n selamlayan dövizlerin de tafl nd yürüyüfl esnas nda Proletarya Partisi ve K z l Ordu bayraklar dalgaland. Broglie Meydan na gelindi inde 1 May s Platformu bileflenleri bir araya toplanarak kitle örgütlerinin merkezi düzeyde gündeme iliflkin ç kard klar ortak Frans zca bildiriyi okudular. Okunan bildirinin ard ndan, yaklaflan seçimin ikinci turunda Sarkozy karfl t tavr n belirtilmesine dönük sendikalar n ve Frans z örgütlerin ça r s n n da yap ld - 1 May s etkinli i sona erdi. Viyana 1 May s Viyana da coflkulu bir flekilde kutland. 1 May s haz rl klar, aylar öncesinde kurulan bir platform taraf ndan yürütüldü. Platformda Partizan, AT GF, YDG, HÖC, Anadolu Federasyonu, At l m, Odak, ADHK, ArbeiterInnenstandpunkt/ Revolution, Kommunistische Initiative (KI), Kommunistische Jugend Österreich (KJÖ), Kommunistischen StudentInnenverband (KSV), Sozialistische Jugend Stamokap-Strömung yer ald lar. Platform bu sene yürüyüflten sonra bir Fest in yap lmas n kararlaflt rd. Yürüyüfl Opera n n önünde bafllayarak Fest in olaca Sigmund-Freud Park ta son buldu. Yürüyüfle genel olarak kat l m di er senelere göre olumluydu. Partizan ve AT GF kitlesi s k s k Hoch die Internationale Solidarität, Yaflas n 1 May s, Yaflas n Partimiz TKP/ML, Yaflas n Devrimci Dayan flma, Birlik Mücadele Zafer vb. sloganlar att. Fest ise ilk olmas na ra men olumlu geçti. Yap lan çeflitli konuflmalardan sonra, AT GF çat s alt nda çal flmalar n yürüten Gelecek (Küçükler) ve Nergiz Halk Oyunlar Ekibi birer gösteri sergileyerek büyük ilgi toplad lar. Daha sonra çeflitli müzik gruplar sahnede yer ald lar. En son davul-zurna eflli inde çekilen halaylarla Fest son buldu. Viyana Partizan ve AT GF taraftarlar Stuttgrat Bu y l 1 May s yürüyüflüne haz rl k çal flmalar merkezi oluflturulan Devrimci-Demokratik Alternatif Blok ad alt nda yürütüldü. AT K, ADHK, AG F, B R-KAR ve Yaflanacak Dünya Gazetesi nin yer ald platformun yerel aya n oluflturan Stuttgart ta da çal flmalar m z istenilen düzeyde olmasa da ve kimi eksikliklerine ra men eylem birli i ruhuna uygun bir flekilde ele al nm fl ve bu çerçevede de kimi pratik faaliyetler ortaklaflt - r larak örgütlenmifltir. 1 May s öncesi ortak afifllerin yap lmas, ortak bildirinin fabrika önlerinde da- t lmas, oluflumun d fl ndaki demokratik-ilerici kurumlar n ziyaret edilmesi ve bunlar n 1 May s yürüyüflünde oluflturulmufl olan bu platform içerisinde bir blok halinde yürüyüfle kat lmas ça r lar bir kaç kez yap lm flt r. 1 May s öncesi rkç, faflist MHP lilerin provokasyon amaçl kimi pratik giriflimleri olmufltur. Göçmen flçi Kültür Derne i ne yönelik Kahrolsun PKK yaflas n Milliyetçi Hareket! içerikli yaz laman n yap lmas, yine bizlere yönelik takip gibi provokasyon amaçl bu giriflimler platform bileflenleri ve dost kurumlar taraf ndan yap lan kitlesel bas n aç klamas ile protesto edilmifltir. Tüm bu geliflmeler ve bir dizi pratik faaliyetlerle birlikte 1 May s yürüyüflü özüne uygun bir flekilde Devrimci 1 May s fliar ile platform bileflenleri yürüyüfl kortejinde yerini alm flt r. Bizler de kortejimizde baflta Marks, Engels, Lenin, Stalin, Mao nun resimlerinin yer ald pankart ve Partizan pankart m zla birlikte k z l bayraklar m z ve ILPS, AT K flamalar m zla yerimizi ald k. 1 May s yürüyüfl bitim yerinde platformun ortak bildirisi okunduktan sonra genel olarak devrim flehitleri özelde 1 May s flehitleri için bir dakikal k sayg duruflu sonras etkinlik bitirilmifltir. Sonras nda Tohum Kültür Derne i (ATIF), Göçmen flçiler Kültür Derne i (AGIF), Kültürler Aras Buluflma Merkezi (ADHF) taraf ndan organize edilen 1 May s pikni i ne gidilmifltir. Stuttgart flçi-köylü Okurlar

31 Mayıs 2007 Her yer Taksim, hiçbir yerden ç k fl yok Devlet terörüne ra men 1 May s kararl l! flçi s n f n n birlik, mücadele ve dayan flma günü 1 May s iflçilerin, emekçilerin ve devrimcilerin kararl l na ve devletin terörüne sahne oldu. 1 May s n kutlanmas na izin vermeyen faflizm, stanbul u adeta bir hapishaneye çevirdi. Vapur, metro ve tramvay seferleri iptal edildi, anayollar trafi e kapat ld, milyonlarca insan devletin zulmüne maruz kald. fiehir d fl ndan gelen otobüsleri giflelerde durduran polis, kilometrelerce araç kuyru unun oluflmas na neden oldu. Yasad fl bir flekilde, otobüsleri, özel araçlar arayan polis iflçi av na ç kt. Yüzlerce insan, Befliktafl Meydan nda bekledi i, üç kifli olarak yan yana yürüdü ü veya sohbet etti- i için vahflice gözalt na al nd. Taksim de 1 May s kutlamakta kararl olan ve Dolmabahçe önünde sabah n erken saatlerinde toplanmaya bafllayan kitle devletin savafl haz rl klar ile karfl laflt. 1 May s tertip komitesi hiçbir gerekçe gösterilmeden gözalt na al nd. lerleyen saatlerde meydanda oldukça kalabal k bir kitle olmas na ra men gözalt lardan dolay biraraya gelinemedi. Vahflete inat 1 May s! lk olarak Sine-Sen in pankart açmas ile bir anda hareketlenen meydan, dört bir yandan at lan Yaflas n 1 May s sloganlar ile inledi. Sanatç lara sald rmakta gecikmeyen polis gaz bombalar ve tazyikli su ile kitlenin pankart arkas nda biraraya gelmesine engel oldu. Ö len saatlerine kadar aral klarla 1 May s için sloganlar atarak meydanda toplanmak isteyen gruplar polisin vahfleti ile karfl laflt. Ancak tüm engellemelere ve sokak ortas nda bas n n önünde yaflanan iflkenceye ra men kitlenin 1 May s kutlama kararl l devam etti. Polis genç, yafll ayr m gözetmeksizin Yaflas n 1 May s slogan n hayk ran herkesi gözalt na ald. Polis ayr ca kendisini vurma diye uyaran gazetecilere de sald rd. Saatlerce devam eden eylemler ö len saatlerinde Taksim Meydan na tafl nd. Ola anüstü güvenlik önlemlerine, kurulan barikatlara ra men kitle Taksim Meydan nda biraraya gelerek 1 May s sloganlar n hayk rd. Saat te stiklal Caddesi nde toplanan yaklafl k 3 bin kifli sloganlarla Taksim e do ru yürüyüfle geçti. Coflkulu ve öfkeli kitle kurulan barikatlar zorlad ve 1 May s Taksim de kutlayacaklar n söyledi. Polisin buna yan t cop, gaz bombas ve gözalt oldu. S k lan gazdan göz gözü görmezken kitle, Tarlabafl na inerek yolu trafi e kapatt ve polisle çat flmaya bafllad. Polisin bir süre geri çekilmesi ile devam eden çat flma saatler boyunca Dolapdere de devam etti. Toplanarak tekrar Tarlabafl na ç - kan bir grup buradan Taksim e yürüdü ve polisle çat flt. Polisin takviye ekiplerle sald rmas sonucu geri çekilen grup buradan Okmeydan na yürüdü. D SK, KESK, TMMOB ve bir grup kurum temsilcisi polis eflle inde Taksim e ç karak burada bir bas n aç klamas yapt. Dolmabahçe ye ça r yapan bu kurumlar kitle orada toplanmaya çal fl rken ve polisin vahfletine maruz kal rken Taksim e ç kt. Böylelikle aylard r Taksim aç klamas yapan D SK in ne demek istedi i de anlafl lm fl oldu. D SK bürokratlar devletle yap lan pazarl klar sonucunda olays z bir flekilde Taksim de bas n aç klamas yapm fl oldu. 1 May s Mahallesi Geliflmeler üzerine durum de erlendirmesi yapan devrimci yap lar da Anadolu yakas ndaki güçlerini Ümraniye 1 May s Mahallesi nde birlefltirerek buray 1 May s alan na çevirdi. Partizan, ESP, DHP, HÖC ve Odak saat s ralar nda Sa l k Oca önünde toplanarak yürüyüfle geçti. Yaklafl k 1000 kifliye gaz bombalar yla, plastik mermilerle müdahale edildi. Bunun üzerine direnifle geçen kitle barikatlar kurarak eylemi mahallerin ara sokaklar na yayd. 3 saat süren çat flma sonunda kitle eylemi kendi inisiyatifiyle sonuçland rd. Eylemde TKP/ML, DHKP-C, MLKP, MKP pankartlar da aç ld. TKP/ML militanlar eylemin bafl nda bir araya gelerek 77 y l nda katledilen 37 devrimciyi 30. y l nda bir kez daha and klar n, direnifllerle, bedellerle yarat lan bu tarihe sahip ç kaca n yineleyerek ant içtiler. Okmeydan Okmeydan ndan Taksim Meydan na ç kmak için harekete geçen devrimciler, polis taraf ndan biber gaz kullan larak, coplarla dövülerek gözalt na al nd. Bunun üzerine Sibel Yalç n Park nda toplanan 3 binden fazla kitle marfllar eflli inde, sloganlar atarak Taksim e do ru yürüyüfle geçti. Aralar nda Partizan, DHP, HÖC, Kald raç, ESP gibi kurumlar n da bulundu u kitleye k sa bir süre sonra polis sald rd. Bunun üzerine ç kan çat flmada, barikatlar kurularak polisin mahalleye girmesi engellendi. Ç kan çat flmada çok say da polis de yaraland. Uzun süre devam eden çat flmalarda halk n büyük tepkisini alan polis, sokakta gördü ü herkese terör estirdi. Gülsuyu Gülsuyu Mahallesi nden Taksim deki kutlamalara kat lmak isteyen mahalle halk polisin ablukas yla karfl laflt. Bunun üzerine 1 May s Mahallesine geçen devrimciler ortak bir kutlama gerçeklefltirdiler. Akflam, saat de Partizan, HÖC, DHP, PDD nin ortak örgütledi i, ESP ve KÖZ ün de destek verdi bir eylem örgütlendi. Gülensuyu son durakta bafllayan eylemde Taksim 1 May s alan d r yasaklanamaz pankart açarak, Gülsuyu Heykel Meydan na yürüdüler. Alanda bir aç klama yapan eylemciler tüm yasaklamalara ve polis terörüne karfl devrimci irade galip gelmifltir dediler. Söylenen marfllar eflli inde eylem sona erdirildi. Ankara Ankara da Ulus Opera Binas önünde toplanan binlerce kifli pankart ve flamalar yla S hhiye Meydan na kadar yürüdü. Saat 15:00 te yürüyüfle bafllayan KESK, TMMOB, DTP, EMEP, ÖDP ve SHP gibi partilerin bulundu u alanda yerini alan Ankara Devrimci 1 May s Platformu bileflenleri k z l bayraklar yla alan coflkuland rd. Ankara Devrimci 1 May s Platformu bileflenleri olarak yerini alan Partizan, DHP, Al nteri ve BDSP her y l oldu- u gibi devrimci dayan flman n önemini gösterdi. Malatya Malatya da KESK, Türk- fl, TMMOB, HD, DTP, ÖDP, EMEP, ESP, DHP ve Partizan taraf ndan düzenlenen 1 May s mitingi coflkulu geçti. Saat de Ofis Kavfla- nda toplanan kitle Emeksiz Meydan na kadar sloganlar atarak yürüdü. Irkç floven sald r lara geçit vermeyece- iz pankart yla yürüyüfl kolundaki yerini alan Partizan kitlesi Önderimiz brahim, brahim Kaypakkaya vb. sloganlar atarak yürüyüfle geçti. Tertip komitesi ad na yap lan konuflmadan sonra müzik grubunun söyledi- i marfllar ve türkülerle kitle coflkulu anlar yaflad. Eylemde Partizan ve Malatya YDG ad na gönderilen mesaj da okundu. Okunan mesajlar ve müzik grubunun söyledi i türkülerin ard ndan miting sona erdi. Dersim Dersim Dersim de 1 May s Partizan coflkusuyla kutland... Yürüyüfl, Sanat Soka ndan Partizan, DTP, DHP ve ESP nin kat l m yla bafllad. Buradan harekete geçen kitle Cumhuriyet Meydan nda di er kurumlarla birleflti. Sanat Soka ndan harekete geçen Partizan kitlesini Cumhuriyet Meydan n giriflinde durduran polis, Tertip Komitesi üzerinde bask yaparak Partizan bayraklar n n indirilmesini istedi. Kitle s k s k Gerillalar ölmez, yaflas n Halk Savafl, Yaflas n devrimci dayan flma, Yaflas n 1 May s, Biji yek gulan sloganlar n atarak miting alan na do ru harekete geçti. Ayr ca miting saatlerine do ru Siyenk Mahallesi nden geçmek isteyen kitle, uzun aramalar ile engellenmeye çal fl ld, fakat tüm bu yaflananlara ra men kitle taleplerini miting alan nda kararl l kla dile getirdi. Erzincan Erzincan da yap lacak olan 1 May s mitingi Erzincan Valili i taraf ndan l daresi Kanunu na dayan larak güvenlik gerekçesiyle yasaklan nca miting baflvurusunda bulunan bileflen da ld ve yeni bir bileflenle (SES, BES, Partizan, DTP, YÖGEH, ESP, DHP) sistemin yasakç ve bask c zihniyetini k nayan bir bas n aç klamas düzenlendi. stanbul daki sald r lar n da k nand bas n aç klamas on dakikal k oturma eyleminin ard ndan sloganlarla son buldu. Hatay Hatay da 20 ye yak n kurum saat da Maksim Do ufl Okullar n n önünde toplanarak Alen Meydan na yürüdü. ki binin üzerinde kitlenin kat ld mitinge Partizan okurlar da Emperyalizme, flovenizme, çeteleflmelere, özellefltirmelere, y - k m yasalar na, tar m n tasfiyesine karfl Halk Savafl n yükselt, Yaflas n 1 May s pankart yla, flamalar ve Partizan önlükleriyle kat ld. Bursa KESK, BAT S, TMMOB un ortaklafla oluflturduklar tertip komitesinin baflvurusu üzerine Haflimiflcan Caddesi nde saat 16:30 da toplanan kitle buradan Gökdere Bulvar na yürüdü. Partizan kitlesi Emperyalist iflgal, faflist sald r lar devrim mücadelesini durduramaz, Biz halk z gelecek ellerimizdedir pankartlar, flama ve Partizan yaz l flapkalarla ve 70 kiflilik kortejiyle alanda yerini ald. zmir Gündo du Meydan nda KESK ve Türk- fl taraf ndan örgütlenen miting saat 12:00 de bafllad. Kortejlerin alana girmesinin ard ndan bafllayan mitingte yap lan sayg duruflunun ard ndan Enternasyonal ve 1 May s Marfllar okundu. Mitinge Partizan korteji Elini ver bana kavga büyüsün, Emperyalizme, faflizme, flovenizme, özellefltirmelere, tar m n tasfiyesine, tecrite hay r-partizan ve Gelece imizi karartan emperyalizme esir olmayaca z-ydg pankartlar Biz halk z gelecek ellerimizdedir-partizan imzal önlükleri ve çeflitli renkli dövizlerle kat ld. Mersin 1 May s eylemine SDP, ÖDP, DTP, Halkevleri, Tarsus LÖB, Dev-Lis, Mersin Üniversitesi Ö renci Derne i Giriflimi nin yan s ra Emperyalist politikalara, özellefltirmelere ve flovenizme geçit vermeyece iz pankart yla YDG ve DDSB de ortak kat ld. Eylem daha sonra eylem komitesinden kaynaklanan teknik bir sorundan dolay k sa sürerek sloganlarla son buldu.

32 ÖZGÜR GELECEK YOLUNDA işçi-köylü B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fiT Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL. Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Numan BOZER Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: Genel Da t BÜROLAR KARTAL: HAMAM SOK. DEM RL fiHANI NO: 57/14 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fiHANI NO:11 KAT:3 DA RE:32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TELEFAKS: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAHALLES, BOZTEPE CAD., BABACAN fiHANI NO:9 KAT:1/16 MALATYA TEL: (0422) Cep: ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fiHANI KAT:3 TEL: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CADDES ÇAVDARO LU fiHANI KAT:3 NO:118 MERS N AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR DUISBURG-DEUTSCHLAND TEL: FAKS: