Lügat abdominal (subdiyafragmatik) itme manevrası afazik agonal solunum abdüksiyon ağır kurtarma abrezyon abruptio placentae ağız

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Lügat abdominal (subdiyafragmatik) itme manevrası afazik agonal solunum abdüksiyon ağır kurtarma abrezyon abruptio placentae ağız"

Transkript

1

2 Lügat abdominal (subdiyafragmatik) itme manevrası göbeğin hemen üstünden ve ksifoidin epey altından, üst batına üst havayolu obstrüksiyonunu açmak için 6-10 manuel itişten oluşan seri; Heimlich manevrası olarak da bilinir. abdüksiyon ekstremitenin orta hattın dışına doğru hareketi. abrezyon vücudun bir kısmının sert veya pürüzlü bir yüzeye sürtünmesi sonucu deri kaybı. abruptio placentae plasentanın rahim duvarından erken ayrılması. abse doku erimesiyle oluşan bir boşlukta lokalize bir şekilde pus birikmesi. ABÖS ani bebek ölümü sendromu. acil doğum seti acil aracında bulunan ve acil doğum için gerekli malzemeleri içeren kit. acil kardiak bakım (AKB) ulusal kongrelerde devamlı değinilen ve acil kardiak bakım konusundaki tekniklerin incelendiği ve revize edildiği konu. acil tıbbi kimlik kartı veya rozeti bir bilezik veya kolye olarak takılan ve hastanın herhangi bir ciddi tıbbi problemi konusunda uyaran kart veya rozet. acil tıbbi servisler (ATS) sistemi bazı profesyonellerin ve ajansların hasta ve yaralılara hastane öncesi acil bakım sağlamak için birleşik çabaları. acil tıbbi teknisyen (ATT) hastane öncesi acil tıbbi sistemin temel yaşam desteği verecek şekilde eğitilmiş bir mensubu. açık (birleşik) kırık üzerindeki derinin de parçalanmış olduğu kırık. açık (pencere) batın yaralanmaları batına yabancı bir cismin girmiş ve peritonla kaplı boşluğu dışarı doğru açmış olduğu yaralar. açık göğüs yaralanmaları bıçak veya kurşun gibi bir yabancı maddenin göğüs duvarına penetre olduğu göğüs yaralanmaları. açık yara ağız, burun, anüs veya vajinayı örten mukozayı veya deriyi parçalayan bir yabancı cismin neden olduğu yara. adale çekmesi gerilmiş veya yırtılmış kas. addüksiyon ekstremitenin orta hattın içine doğru hareketi. Adem elması larenksin üst kısmında, tiroid kıkırdağın oluşturduğu sert çıkıntı (erkeklerde kadınlara oranla daha belirgindir). adrenal bezleri kandaki tuz seviyesini ve bazı cinsel fonksiyonları kontrol eden hormonları yapan bezler. afazik konuşamayan. agonal solunum düzensiz, havaya aç soluklar, bazen ölen hastalarda duyulur. ağır kurtarma komplike ekipman, son derece güç veya ters durumlarda hasta çıkartma, duvarları yıkma, araçları parçalama gerektiren kurtarma operasyonları ve büyük yapısal hasarlı binalardan kurtarma operasyonları. ağız dudaklar, yanaklar, dişetleri, dişler ve dil. ağızdan-ağza ventilasyon ATT'nin ağzının hastanın ağzı etrafını kapattığı ve ATT'nin hastanın ağzına soluk verdiği tip suni solunum. Hastanın burun delikleri elle kapatılır. ağızdan-buruna ventilasyon ATT'nin ağzının hastanın burnunun etrafını kapadığı ve ATT'nin hastanın burnuna soluk verdiği solunum şekli. Hastanın ağzı kapalı tutulur, ancak bazen hasta soluk verirken dudaklar aralanır. ağızdan-buruna-ağza ventilasyon ATT'nin ağzının bebeğin ağız ve burnunun etrafını kapattığı ve ATT'nin her ikisine de aynı anda soluk verdiği suni solunum şekli. ağızdan-maskeye ventilasyon ATT'nin hastaya hem bir maske ile ek oksijen verdiği hem de aynı anda kendi ciğerlerinden hava verdiği suni solunum sistemi. ağızdan-stomaya ventilasyon larenksleri cerrahi bir müdahale ile alındığından, trakeal stoma bulunan hastalar için suni solunum. ATT tüpe soluk verir. Genellikle hastanın ağız ve burnu trakeadan yukarı hava kaçmasını engellemek için kapalı tutulur. ağrının U-N-B-C-Z'si hastanın ağrısını tanımlar (uyarıyor, nitelik, bölge, ciddiyet, zaman). AIDS bkz. edinsel immün defekt sendromu. ajanslararası radyolojik yardım planı (ARYP) radyoaktif maddeleri içeren bir kaza durumunda profesyonel danışmanlık ve yardım vermek üzere kurulmuş ulusal plan. AIK ayrılması akromioklavikular eklemin çıkması; omuz ayrılması. AIK eklemi bkz. akromioklavikular eklem. akciğerler kanı havalandıran organlar; göğüsün yan boşluklarını doldurur ve birbirlerinden kalp ve mediastinal yapılarla ayrılırlar. akromioklavikular (AIK) eklem omuzun üst

3 kısmındaki eklem, skapula ve klavikulanın kemikli çıkıntıları ile oluşur. akromion çıkıntısı skapula ucunun lateral uzantısı, omuzun en üst noktası. aksilla koltukaltı. aktarma değişik haberleşme sistemleri arasında kurulmuş özel bağlantı - örneğin, bir telsiz transmisyonunun telefon hattı ile taşınmasına olanak veren bağlantı. aktive kömür toz haline getirilmiş ve emici özelliklerini arttırmak için işlem görmüş kömür; genel amaçlı antidot olarak kullanılır. akut batın peritonun ani irritasyonuna ve şiddetli ağrıya yol açan bir batın problemi mevcudiyetini belirten terim. akut epiglotit epiglotun bir bakteriyel enfeksiyonu. Çocuklarda havayolu obstrüksiyonuna neden olabilecek derecede şişmeye neden olabilir. akut kolesistit safra kesesinin enflamasyonu. akut miyokardiyal enfarktüs (AME) kalp krizi; kasın oksijensiz kalması nedeniyle kalp kasının ölümü. akut pulmoner ödem genellikle akut miyokardiyal enfarktüsten sonra meydana gelen, akciğerlerde şiddetli sıvı birikimi. akut semptomlar ani başlayan semptomlar. akut üriner retansiyon daha çok yaşlı erkeklerde görülen, genellikle prostat bezinin büyümesiyle birlikte olan ve mesanenin üretral çıkışının tıkalı olduğu ve hastanın idrar yapamadığı bir durum. alfa partikülü radyoaktif bir atomun çekirdeğinden çıkan pozitif şarjlı partikül. alfa radyasyon az tehlikeli bir tür iyonize edici radyasyon; bu ışınlar kolaylıkla bakır, birkaç cm. hava veya ince giysilerle engellenir. alın yüzün gözler üstünde kalan kısmı. alkali elektropozitif bir elementin bir elektronegatif hidroksil iyonu veya benzer bir iyonla bileşiği. Alkaliler şiddetli yanığa neden olabilirler. alkalin ph'ın normal düzey olan 7.45'ten yüksek olması. alkalozis aşırı soluma durumu, hiperventilasyon gibi, karbondioksit "üflenir". Hasta soluk yetmezliğinden şikayetçidir. Bu genellikle psikolojik stres altında görülür. alkol karbonhidratların maya ile fermentasyonundan elde edilen bir sıvı. alkolik halüsinasyon duvarda yürüyen veya hastaya saldıracakmış gibi görülen fantastik figürlerin hayali; alkolden çekilme sendromunun sonuçlarıdır. alkolizm alkol bağımlılığı; hastanın sağlığını, sosyal ve ekonomik etkinliğini etkileyen aşırı kullanım. allerjenler kişinin hassas olduğu ajanlar. allerji normal insanı pek etkilemeyen maddelere, olaylara veya fiziksel durumlara aşırı reaksiyon. allerjik allerjisi olan. alopesi saç kaybı. alt havayolu larenks, trakea, ana bronşlar ve akciğerlerin içindeki diğer hava pasajları. alt üriner traktüs mesane ve üretra. altmış-devre paraziti çevredeki elektrikli aletlerin yarattığı parazitten ötürü ATT-D'nin manuel defibrillatörün monitöründen ritmi analiz etmesine engel olan bir sorun. alveol akciğerlerdeki oksijen ve karbon dioksit değişiminin yapıldığı hava kesecikleri. ambulans şoför ve hasta kabini bulunan ve hasta kabininde iki ATT ve nakil sırasında en az bir hastaya yoğun yaşam desteği verilebilecek şekilde yerleştirilmiş iki hasta sedyesi olacak şekilde dizayn edilmiş acil tıbbi bakım aracı. ambulans sefer raporu hasta acil bölümüne ulaştırıldıktan sonra ATT tarafından doldurulan kalıcı sefer raporu. ambulans sokak formu ATT nin acil bölümüne telsizle vereceği bilgileri yazması için kısa form. Amerikan Standart Sistemi büyük gaz tüpleri için emniyet sistemi, gaz çıkışları yalnızca uygun regülatöre uyacak şekilde vidalıdır ve böylece regülatör yanlış bir tüpe bağlanamaz. amfetaminler genel moral yükseltme, iş başarısını arttırma veya uykuyu engelleme için kullanılan uyarıcılar; tanınan tipleri "hız", "yükseltici" ve "Bennies"dir. amfizem pulmoner hava keselerinin aşırı derecede dilate olduğu ve oksijen-karbon dioksit değişiminin zayıf olduğu bir akciğer hastalığı. Süratli ve sığ solunuma neden olur ve çoğunlukla kalp faaliyetinin sekonder engellenmesine yol açar. amino asitler proteinlerin temel yapılarını oluşturan organik bileşikler. amnezi hafıza kaybı. amniotik kese rahimde fötüsü saran en iç membran. amniotik sıvı rahimde fötüsü çevreleyen ve onu yaralanmadan koruyan sıvı. ampütasyon vücudun bir kısmının kesilmesi. ana bronş trakeanın biri sol diğeri sağ akciğere giden iki ana bronşundan biri. ana şikayet "Neyin var?" veya "Ne oldu?" sorusuna hastanın ağzından ilk çıkan cevap. anafilaksi allerjinin şoka neden olan en şiddetli türü. anafilaktik şok allerjik bir reaksiyon nedeniyle meydana gelen şiddetli şok. anal kanal sindirim sisteminin en uç noktası. anatomik pozisyon hastanın ayakta dik, muayene

4 edene bakar, kolları yanda ve avuç içleri öne bakar şekilde pozisyonu. anestetik hissiz. anestezi yaralanma veya ilaç verilmesi sonucu his kaybı. anevrizma kan damarının zayıflamış, şişkin kısmı. angülasyon düz çizgiden ayrılma, kırık bir kemikteki gibi. ani bebek ölümü sendromu (ABÖS) uyku sırasın da tamamen sağlıklı bir bebeğin bilinmeyen bir nedenle ölümü; beşik ölümü olarak da bilinir. anisokori pupillaların birbirine eşit boyda olmaması. angina pektoris kalp kasına yetersiz kan akımının neden olduğu, göğüste sıkışma ile göğüs ağrısı. anoksi oksijensizlik. anoreksiya iştah kaybı. anoreksiya nervosa tamamen besinsiz kalana dek hastanın gittikçe daha az besin alması durumu, daha çok genç kadınlarda görülür. Altta yatan şiddetli bir psikolojik bozukluğun neticesidir. antekubital fossa dirseğin anterior kısmındaki çukur. anterior superior iliak çıkıntılar batının iki yanında, göbek düzleminin hemen altında öndeki sert kemik çıkıntıları, bunlar krista iliakanın anterior uçlarını oluştururlar. anterior yüzey vücudun, muayene edene bakan, ön yüzeyi. antibiyotik bir organizma tarafından verilen ve diğer bir mikroorganizmayı öldürebilme kapasitesine sahip kimyasal madde. antidot bir zehirin etkisini ortadan kaldıran madde. antihistamin histaminin etkilerini ortadan kaldıran ve allerjik bir reaksiyonun semptomlarını rahatlatan bir ilaç. antivenin bir zehirin antitoksini (tedavisi). anus sindirim kanalının distal veya terminal ucu. aorta kalbin sol tarafından çıkan ve vücuda tekrar oksijene olmuş kan taşıyan ana arter. aortik valf kalbin sol ventrikülündeki aortik kapağı koruyan ve sol ventriküle geri akımı engelleyen valf. aorto-koroner bypass kalbin hasarlı koroner arterlerini devreden çıkartma operasyonu; suni veya bacaktan alınan bir damar aortadan direkt olarak koroner artere obtrüksiyon noktasının gerisinden dikilir. apandisit apandiksin enflamasyonu. apandiks batının sağ alt kadranında çekumun alt ucuna bağlı küçük tübüler bir oluşum. Apgar skoru yeni doğan bir bebeğin beş bölgede durumunun değerlendirildiği bir sistem: kardiak hız, solunum, kas tonu, refleks ve renk. apneik spontan solunumu olmayan. aqueous humor gözün lensinin önündeki sıvı. araç transmisyonu enfeksiyöz organizmanın vücuda kontamine yiyecek veya su veya kontamine ilaç, sıvı veya kanla vücuda alındığı tip hastalık bulaşması. araknoid beyin ve medulla spinalisi saran üç doku tabakasından ortada olanı; dura mater ve pia mater arasında yer alır. arı sokması kiti arı sokmasına karşı şiddetli allerjileri olan hastalar için ilaç kiti. aritmi anormal kalp ritmi. arterioller arterlerin küçük dalları. arterioskleroz arteriyel duvarların içlerindeki yağ asitleri tarafından kalınlaşması ve tahrip olması ile tanınan bir hastalık; arterler dilate olma ve oksijenle zenginleşmiş kan taşıma yeteneğini kaybeder. arteriyel basınç arterlerden akan kanın basıncı. arteriyel basınç noktaları arterin kemikli bir çıkımı üzerinden geçtiği veya cilde yakın olduğu noktalar; buralarda arter palpe edilebilir ve arteriyel nabız alınabilir. arteriyel rüptür bir serebral arterin rüptürü. arterler kalpten dokulara kan taşıyan damarlar. artikülasyon eklemi iki kemiğin temas ettiği nokta. artiküler ekleme ait. artiküler kıkırdak kemiklerin uçlarını örterek eklem yüzeyini oluşturan kıkırdak tabakası. asetabulum kalça ekleminin, femoral başın içine yerleştiği soket kısmı. aseton normal idrarda az miktarda, diabetik idrarda ise yüksek oranda bulunan renksiz bir sıvı; rutin enerji gereksinimi için yağların kullanımının bir son ürünü. asidoz vücutta asit birikimi veya alkali kaybı nedeniyle oluşan bir durum. asistol kalpte hiçbir müsküler veya elektriksel aktivite bulunmaması; kalp atışı olmaması. asit bir elektronegatif elementin, bir veya daha fazla elektropozitif hidrojen iyonuna sahip bileşiği. Asitler şiddetli yanıklara neden olabilirler. askı boyun etrafından bağlanan ve yaralı bir üst ekstremitenin desteklenmesi amaçlı üçgen bandaj veya kumaş. aspirasyon inhalasyon sırasında kusmuk gibi yabancı maddeleri akciğerlere almak. aşı öldürülmüş veya canlı mikroorganizmalardan hazırlanmış olan ve bir hastalığa bağışıklık kazandırmak veya bağışıklığı arttırmak için verilen preparat. aşırı doz bir ilaçtan yüksek dozda alınması.

5 aşırı parazit ATT-D'nin defibrillatör monitöründen ritmi analiz etmesini engelleyen problemler. Aşil tendonu bacağın baldır kaslarını topuk kemiğine bağlayan tendon. atelleme sert bir destek sağlayan bir cihazla yaralı kısmın sabitlenmesi. atlama kiti hastanın ilk tedavisinde, genellikle ATT-sürücü aracı park ederken araçtan hemen inen ATT tarafından kullanılan hafif, dayanıklı, su geçirmez kit. atom bir elementin kimyasal reaksiyona girebilen en küçük partikülü. atrium kalbin iki üst bölümünden biri; kulakçık. atriyel fibrillasyon atriumların düzensiz, yetersiz titremeleri, düzensiz ve genellikle süratli ventriküler kalp atımına yol açar. atriyel flutter atriumların ventriküllerin atımına bağlı olmadan dakikada 300' e kadar çıkan atışları. ATS sistemi bkz. acil tıbbi servisler (ATS) sistemi. ATT-ara (ATT-A) intravenöz terapi, kardiak defibrillasyon veya ileri havayolu sağlanması gibi ileri yaşam desteğinin spesifik konularında eğitim görmüş ATT. ATT-defibrillasyon (ATT-D) programı tam eğitilmiş ATT'lerin daha ileri eğitime tabi tutuldukları ve kardiak arrestteki hastalara defibrillasyon yapma sertifikası verildiği program. ATT-paramedik (ATT-P) intravenöz terapi, farmakoloji, kardiak monitörizasyon ve defibrillasyon dahil olmak üzere ileri yaşam desteği; entübasyon da dahil olmak üzere ileri havayolu sağlanması ve diğer ileri değerlendirme ve tedavi yöntemleri üzerinde yoğun eğitim görmüş ATT. aura genel bir epileptik nöbetin ilk fazı. Hasta tarafından nöbetin başlamak üzere olduğunun hissidir. AVPU skalası hastanın şuur düzeyini ölçme skalası (uyanık, verbal, ağrı, şuursuz). avülsiyon bir deri parçasının tamamen kopmuş olduğu veya bir flap halinde kalktığı yaralanma. ayak kişinin ayak üstüne bastığı ve yürüdüğü, alt ekstremitenin distal kısmı. ayak düşmesi ayak ve ayak bileğinin dorsifleksör kaslarının, ayağın düşmesine ve yürürken parmakların sürtülmesine yol açan paralizisi. ayakbileği eklemi ayağın fleksiyon ve ekstansiyonunu sağlayan menteşe tipi eklem. ayrılan çerçeve (faraş) sedye önce uzunlamasına ikiye ayrılan ve sonra iki yarısı hastanın altına kaydırılan sedye. Yarılar kilitlenen braketlerle birbirine tekrar bağlanır. Bu sedyeler tam omurga sabitlemesi için yeterli değildir. bacak alt ekstremite; özellikle diz ile bilek arasındaki alt kısım. bağlantılar kurtarma halatları. bağlayıcı sinirler merkez sinir sistemi içinde bir sinirden diğerine sensör veya motor empulsların aktarılmasını sağlayan sinirler. bağımlı lividite bir ölüm belirtisi; yere temas eden vücut yüzeyinde, genellikle sırtta, kan birikir. bağımlılık çekilme semptomlarının belirmesini engellemek için kişinin sürekli artan dozlarda ilaca ihtiyaç duyduğu birleşik fiziksel ve psikolojik durum. bağımlılık (iptila) bir ilacı kullanmak ve onu her yolla elde etmek için dayanılmaz bir istek veya ihtiyaç ile tanınan durum. bakım standardı kişinin bakım yaparken uyması gereken hareket şekli. bakteri enfeksiyona neden olan mikroorganizma. bakteriyel menenjit bulaşma tehlikesi olan bir menenjit türü. balon şırınga yeni doğanlar ve küçük bebeklerde nazikçe aspirasyon ve irrigasyon için kullanılan belli bir hacme sahip (60 cc) kauçuk veya plastik alet. barbitüratlar sinir sistemini deprese eden ilaçlar; kişi uykulu veya sakin görünecek şekilde şuur durumunu değiştirebilirler. Sokakta, barbitüratlar "Goof Ball" olarak tanınır. barsak sindirim sisteminin mide ve anus arasında kalan kısmı. basınç-kompanseli flowmetre kalibreli bir tüp içinde yüzen bir top kullanılan tip akışmetre. Top tüpün içindeki gaz akışına göre yükselir veya düşer. basınç noktası kan damarının kemiğe yakın olarak geçtiği nokta; bu noktalar bastırılarak kanama durdurulabilir. basınç regülatörü tıbbi gaz tüplerine basıncı uygun düzeye indirmek için bağlanan regülatörler. basiler arter beyin tabanında birleşen iki vertebral arterin oluşturduğu arter; basiler arterin beyin tabanında iki karotis arterlerle birleşerek beyin sapı çevresinde bir damar çemberi oluşturacak şekilde bağlantıları vardır. basit kısmi nöbet nöbet aktivitesinin vücudun bir veya iki ekstremitesine kısıtlı olduğu kısmi epileptik nöbet. baş bükme-çene kaldırma manevrası hastanın başını mümkün olduğunca arkaya bükerek havayolunu açma, batın toraks ve pelvis arasında yer alan ve temel sindirim ve boşaltım organlarını içeren iki temel vücut boşluğundan aşağıda yer alanı. batın boşluğu diyafragma ve pelvis arasında yer

6 alan ve tüm batın organlarını içeren boşluk. batın eviserasyonları batın organlarının açığa çıktığı yaralanmalar. batın faciası akut batının en şiddetli formunu ifade eden bir terim; peritonite yol açan şiddetli bir batın-içi sorun mevcudiyeti. batın kadranları batının bölündüğü dört eşit parça; göbekte kesişen iki hayali çizgiye ayrılırlar. Kadranlar sağ üst, sağ alt, sol üst ve sol alttır. batmış yabancı cisim bıçak, ağaç kıymığı veya cam gibi deriye penetre olan ve içerde kalan yabancı cisim. battaniye çekişi ATT nin hastayı battaniyeye sararak emniyetli bir yere çektiği yöntem. bayılma psikojenik şok; genellikle kısa süren ve ciddi olmayan geçici bir şuur kaybı. baz bir tuzun asitlerle birleşerek tuz oluşturan nonasit kısmı; alkali. bazal kafatası kırığı kafatası tabanının kırığı; serebrospinal sıvı kulak, burun veya bir skalp kesisinden sızabilir veya kulaktan nedeni bilinmeyen bir hemoraji olabilir. belirtiler ATT'nin hastada gözlemlediği kanama veya kan basıncı gibi durum. besinler vücudun beslenmesini sağlayan maddeler. beta partikülleri radyoaktif maddelerin çekirdeklerinden oldukça yüksek enerji düzeylerinde çıkan negatif şarjlı elektronlar. beta radyasyon alfa ışınlarından derine penetre olabilen ancak giyecekler, cam ve ince metal levhalarla etkin şekilde durdurulabilen bir tür iyonize edici radyasyon. beyin vücudun kontrol organı; şuur merkezi; fonksiyonlarına duyu, çevreye reaksiyonların kontrolü, duygusal cevaplar ve yargı da dahildir. beyin sapı beyinin medulla spinalis ve serebrum arasındaki, serebellum ile çevrili bölümü; solunum gibi yaşam için gerekli fonksiyonları kontrol eder. beşik ölümü bkz. ani bebek ölümü sendromu. bıngıldak bebeğin kafasındaki iki yumuşak bölgeden ön tarafta yer alanı. bilgilendirerek rıza kabul etmeden önce uygulanacak her yöntemi anlayan ve böyle bir kararı vermeye yeterli zihinsel ve fiziksel kapasitede olan kişi tarafından verilen rıza. bilgisayar-yardımlı sevk (BYS) sevk memuruna acil bir telefonla gelen bilgileri bir bilgisayar terminaline girmesi olanağı sağlayan gelişmiş sistem. bilinçli ara hastanın şuursuzluk dönemleri arasında normal göründüğü zaman. bir kemiğin boyunu kemiğin başı altındaki kısım. bir kemiğin şaftı uzun, düz, silindirik orta kısım. birinci derece yanık epidermisin yalnızca yüzeysel olarak etkilendiği yanık; örneğin, güneş yanığı. birleşik (açık) kırık üstteki derinin de hasar görmüş olduğu her kırık. biseps kası humerusun ön tarafını örten büyük kas. blowout kırıkları orbit (göz soketi) veya orbit tabanını destekleyen kemiklerin kırılması. boğmaca şiddetli öksürük nöbetleri ve yüksek ötme sesi oluşan akut bir bakteriyel bulaşıcı hastalık. boğulma su içine batma sonucu soluk kesilerek ölme. boğulmak solunumun kesilmesi; kişinin solunumunun engellenmesi; oksijen yetmezliği yaşanması. boğulmaya yakın suya battıktan sonra en azından geçici kurtuluş. boş organlar mide, barsaklar, üreterle ve mesane gibi, içinden maddelerin geçtiği tüpler. boşaltmak idrar yapmak. botulizm yiyecek zehirlenmesinin en şiddetli türü; genellikle uygun şekilde konservelenmemiş ve bakteriyel toksinler içeren giyeceklerin yenmesiyle meydana gelir. Bourdon skalalı flowmetre basınçlı tıbbi gaz tüpü üzerinde, akım hızını kaydedecek şekilde kalibre edilmiş basınç göstergesi. böbrek taşları böbrekten ve üreterlerden geçen ve mesaneye inene kadar son derece şiddetli ağrı yapan taşlar. böbrekler idrar gibi metabolizmanın son ürünlerini boşaltan ve vücuttaki tuz ve su oranlarını regüle eden iki retroperitoneal organ. bradikardi kalbin anormal derece yavaş ancak düzenli atması. brakial arter dirsek ve omuz arasında kolun iç tarafındaki arter; bebeklerde kan basıncı ölçmek ve nabız almak için kullanılır. brakial pleksus spinal sinirlerin dallarından çıkan sinir ağı; boyun ve aksillada bulunur. bronşioller bronşların çapı 1 mm'den az olan ince dalları, duvarlarında düz kas ve elastik lifler bulunur. bronşlar trakeanın sağ ve sol akciğerlere inen iki ana dalı. Akciğerlerde daha küçük havayollarına dallanırlar. Sağ akciğerde üç ana bronş oluşur. Sol akciğerde iki ana bronş oluşur. bulaşabilirlik süresi enfeksiyöz bir ajanın bir taşıyıcı tarafından bir başkasına bulaşabilmesi ihtimali olan zaman. bulaşıcı (nakledilebilir veya enfeksiyöz) hastalıklar bir kişiden diğerine geçebilen hastalıklar. bulimya hastanın belirgin şekilde fazla yediği ve sonra fazla yiyecekten ötürü kilo almamak için

7 kendisini kusmaya zorladığı durum. Altta yatan şiddetli bir psikolojik bozukluğun belirtisidir. burkulma eklemin kısmen veya geçici olarak yerinden çıktığı ve destekleyici ligamentlerin çekildiği veya yırtıldığı eklem yaralanması. burun yüzün, koku alma organı ve solunum sisteminin bir parçası olan bir organı. burun deliği burunun dışarı açılan iki deliğinden biri. büyük damarlar aorta, pulmoner arterler ve venler ve vena kava gibi kalbe giren veya kalpten çıkan büyük damarlar. büyük el pansumanı el yaralanmaları için bandaj ve atel. büyük trokanter kalçanın lateral kısmında, kalça ekleminin hemen altında yer alan ve birkaç kasın bağlandığı kemik çıkıntı. Celsius (C) termometrede suyun donma derecesinin 0, kaynama derecesinin ise 100 ile belirlendiği bir ısı ölçme sistemi; santigradla aynı. cep maskesi ATT'nin hastayı kendi akciğerleri ile ventile ederken, aynı zamanda ek oksijen vermesine de olanak veren, oksijen girişli bir maske. cevap verme görevi bir resmi kuruluşa bağlı ambulans servisinin kendi bölgesinden gelen çağrılara cevap verme sorumluluğu. Ticari veya gönüllü bir servisin, böyle bir hizmeti reklam etmediği veya lisansında mecburiyeti olmadığı takdirde böyle bir mecburiyeti yoktur. cinsel kötüye kullanma genellikle fiziksel hırpalama ile birlikte tecavüz. CO 2 karbon dioksit. Colles kırığı distal radiusun, yaralanan bileğin bir yemek kaşığının yandan görünüşü gibi bir kıvrım aldığı gümüş çatal deformasyonuna yol açan kırığı. CRAMS skalası travma belirleme sistemi (dolaşım, solunum, batın, motor ve konuşma), kurtulma olasılığını belirlemekte kullanılır. Curie beta partikülü radyasyonunu ölçme birimi. çağrı kodlu tonda bir telsiz sinyali veya bazen sesli bir mesajın küçük bireysel telsiz alıcılarına ulaştırıldığı uyarı sistemi. çapraz-parmak tekniği hastanın ağzını açma metodu; ATT başparmağını işaret parmağının altına kaydırır ve hastanın alt ve üst dişlerini iterek ağzı aralamaya çalışır. Sonra, parmaklarıyla çekerek ağzı açar. çekilme kendini bir durumdan fiziksel veya fizyolojik kurtarma. çekirdek ısısı kalp, akciğerler, beyin ve diğer hayati organların ısısı. çekme adale çekmesi; çekilmiş veya yırtılmış kas. çekum içine ileumun açıldığı, kalın barsağın ilk bölümü. çene kaldırma manevrası bkz. baş-bükme çene kaldırma manevrası. çıkan kolon kolonun batının sağ tarafında dikey durumda olan ve karaciğerin alt kenarına kadar uzanan kısmı. çıkartma güç bir durumdan veya pozisyondan çıkartma; genellikle hastanın parçalanmış bir arabadan veya sıkıştığı diğer bir yerden kurtarılması anlamındadır. çıkık kemik uçları arasında temasın kalmadığı eklem yaralanması. çıkış yaralanmaları dalıştan çıkarken, özellikle hava embolisi ve dekompresyon hastalığı gibi yaralanmalar. çizgili kas mikroskop altında karakteristik çizgileri olan kas; volunter, iskelet kası. çocuğa tecavüz çocuğun cinsel kötüye kullanımı. çocuk kötüye kullanımı çocuğun fiziksel veya duygusal olarak kasıtlı şekilde yaralanması. çözme serbest bırakma; çıkartma. dağıtıcı davranış hasta veya diğerleri için tehlikeli olabilen veya tedavide gecikmeye yol açabilen davranış. dalak batının sol üst kadranında büyük gland-gibi organ; temel fonksiyonu kan hücrelerinin normal yapımı ve imhasıdır. dalgıç hastalığı dekompresyon hastalığı; dalgıç çok süratli yukarı çıkarsa kanda oluşan azot baloncukları. dalma refleksi çok soğuk suya atlayan veya dalan hastalarda vagus sinirlerinin bradikardi veya kardiak arreste yol açabilen ani refleksi. damak ağzın tavanı. defans hareket ağrı yarattığından yaralı kısmı kullanmayı reddetme; peritoneal boşlukta enflamasyon ve ağrıyı belirten involunter kas kontraksiyonu. defibrillasyon ventriküler fibrillasyon olarak bilinen öldürücü bir kardiak aritmiyi sona erdirmek amacıyla hastanın göğüs duvarından kalbe elektrik akımı verilmesi. defibrillatörler ventriküler fibrillasyonlu hastalarda kardiak ritmi kaydetmek ve bir elektrik şarjı oluşturmak ve bu hastalara vermek amacı ile kullanılan portatif, akülü cihazlar. deformite bir vücut kısmının distorsiyonu (normal şekilden çıkması). dehidratasyon vücuttaki suyun kaybı. dejenerasyon hastalık nedeniyle normal, sağlıklı dokuların dejenerasyonu.

8 dejeneratif artrit eklemlerin erimesi. dekompensasyon yetersiz kan dolaşımı nedeniyle soluk alma yeteneğinin kaybı. dekompresyon hastalığı bir dalgıç çok hızlı su yüzüne çıktığında kanda oluşan azot baloncukları. Kan damarlarını tıkayarak, o bölgenin normal kan beslemesini almasını engeller. dekonjestanlar müköz membranların konjestiyonunu ve şişliğini azaltan ilaçlar. dekontaminasyon kontamine edici maddenin kişi veya ekipmandan temizlenmesi. delil zinciri ATT'lerin delil toplamada kanuni yetkililere yardımcı olan protokolü; tıbbi nedenler haricinde hiçbir şeye dokunmama ve hareket ettirmeme, yırtık giysileri ve tüm yaralanma bölgelerine dikkat etme ve kaydetmeyi içerir. delirium halüsinasyonlar, serebral uyarılma ve fiziksel huzursuzlukla belirlenen ve genellikle kısa süreli olan bir zihinsel rahatsızlık. delirium tremens (DT) çekilmeden sonraki bir ile yedi gün aralığındaki sürede genellikle görülen, şiddetli ve çoğunlukla öldürücü alkolden çekilme komplikasyonu. Huzursuzluk, ateş, terleme, zihin bulanıklığı, dezoryantasyon, ajitasyon, halüsinasyonlar ve konvülsiyonlarla karakterize olurlar. dementia hastanın irrasyonel olarak davrandığı, şiddetli ruhsal bunalım durumu. deplase kırık ekstremitede deformasyona yol açan kırık. depolarizasyon kalbin kas hücreleri yüzeyindeki elektrik şarjlarının pozitiften negatife değiştiği iki elektriksel prosesten biri. depresanlar uyanıklığı, fonksiyon yapabilme kapasitesini azaltan, refleksleri yavaşlatan ve solunum ve kalp hızlarını azaltabilen ilaçlar. depresyon hastanın hiçbir şey yapmak hatta hareket etmek istemeyebileceği bir psikiyatrik bozukluk. Bu hastalar koopere etmeyebilir veya cevap bile vermeyebilir. deri dermis ve epidermisten oluşan ve subkütanoz doku üzerinde yer alan, vücudun dış örtüsü. Vücudun en büyük organını oluşturur ve vücudu çevreden yalıtmak, bakteriyel saldırıdan korumak, ısıyı kontrol etmek, sıvıları tutmak ve dış çevreye ait bilgileri sinir uçları vasıtasıyla beyine aktarmak işlevleri arasındadır. dermis saç folikülleri, ter bezleri, sinir uçları ve kan damarları içeren, derinin iç tabakası. dışkı fekal atık madde. diabetes mellitus vücudun insülin yetersizliği veya yokluğu nedeniyle normal şekilde şekeri kullanamadığı bir hastalık; "şeker hastalığı". diabetik diabeti olan; diabete ilişkin. diabetik ketoasidoz vücudun enerji için şeker yerine başka maddeleri kullanması nedeniyle kanda asit metabolik ürünlerin (ketonlar) birikmesi ve böbreklerden aşırı su ve şeker kaybının yol açtığı durum. diabetik koma diabette su kaybı ve artmış asidite nedeniyle şuur kaybı. diaforezi terleme. diastol ventriküllere kan dolarken kalbin gevşemesi. diastolik kan basıncı kalbe kan dolarken ventriküler gevşeme esnasında kaydedilen alt kan basıncı; küçük tansiyon. difenbahya çiğnendiğinde dilde şişme yapan bir tropik bitki; şişme havayolu obstrüksiyonu yaratabilir. difteri boğaz, bademcikler, burun ve bazen cildin şiştiği, lokal ağrı ve şişme görülen bir bakteriyel enfeksiyon. dil-çene kaldırma manevrası hastanın dilinin ve çenesinin parmaklarla tutulup yukarı kaldırılması ile hastanın ağzını açma metodu. dilate şişme, genişleme. direnç organizmanın enfeksiyöz ajanlardan etkilenmeme gücü. dirsek eklemi humerus, radius ve ulna arasındaki eklem. disfaji yutma sırasında batma veya rahatsızlık hissi. disfonksiyon bozuk veya anormal fonksiyon. dispne soluk almada güçlük veya ağrı. distal ekstremitenin üç kısmına yakın yapıları tanımlayan terimi gövdede orta hattan veya referans noktasından uzakta olan bölge. distansiyon şişme veya gerilme. disüri idrar yapmada ağrı, yanma veya kaşınma hissi. divertikülit kolondaki ufak ceplerin enflamasyonu. diyafragma toraksın alt yüzeyini oluşturan ve göğüs ve batın boşluklarını ayıran müsküler kubbe. Diyafragmanın (ve göğüs duvarı kaslarının) kontraksiyonu akciğerlere hava getirir. Gevşemesi akciğerlerden hava atılmasını sağlar. diyare anormal sıvı nitelikte, çok fazla sayıda barsak hareketi. diz eklemi distal femur ve proksimal tibia arasındaki artikülasyon. dizigotik ikizler fraternal ikizler; aynı veya farklı cinsiyette olabilirler. doğum bebeğin annenin gövdesinden ayrılması. doğum kanalı vajina ve rahmin alt kısmı. doğumun ikinci devresi serviksin bebek doğana dek tam dilatasyon süresi. doğumun ilk devresi sancıların başlamasından ser

9 viksin tam dilate olmasına kadar olan süre. doğumun üçüncü devresi bebeğin doğumundan plasentanın ayrılmasına kadar olan süre. Dokuzlar Kuralı yanmış vücut yüzeyini belirlemek için bir yöntem; vücut her birinin vücut yüzeyinin yaklaşık % 9'unu teşkil ettiği bölümlere ayrılır. dolaşım aşırı yüklenmesi aşırı miktarda İV sıvı verilmesi. dolaşım (kardiovasküler) sistemi arterler, arterioller, kapillerler, venüller ve venlerin oluşturduğu karmaşık bir birbirine bağlantılı tüpler sistemi; kalp bu sistem vasıtasıyla kan pompalar. dorsal omurga 12 kaburgaya bağlanan 12 omur; sırtın üst kısmı. dorsalis pedis arteri birinci ve ikinci metatarsaller arasında, ayağın anterior yüzeyindeki arter. dorsal posterior arkaya veya yukarıya ait. dorsifleks bir eklemi posterior yönde hareket ettirmek. dört-kişi kütük yuvarlama kişiyi bir omurga tahtası veya düz bir sedye gibi bir taşıma cihazı üzerine yerleştirme yöntemi, hasta bir yanına sonra da sedye üzerine yuvarlanır. dudaklar ağzın etli alt ve üst kenarları. duodenum ince barsağın mideden jejunuma geçen, ilk veya en proksimal kısmı. dupleks tek bir kanaldan simültane şekilde mesaj verip alabilme. dura mater beyin ve medulla spinalisi saran üç tabakadan en dışta yer alanı. duyma sinirleri duyma uyarılarını beyine aktaran sinirler. düşük fötüsün rahim dışında yaşamını sürdürebilecek derecede gelişmeden (yaklaşık 20 hafta) doğumu, doğal nedenlerle (spontane düşük) veya uyarılarak gerçekleşebilir. düşük hacim (hipovolemik) şok vücut sıvıları veya kan kaybı nedeniyle oluşan şok. düz kas çizgisiz, involunter kaslar; sindirim kanalının büyük bir kısmını oluştururlar ve hemen her organda otomatik faaliyeti sağlamak üzere bulunurlar. düzenlilik nabzın düzenli aralıklarla atma özelliği. ebe doğumda yardımcı olan kadın. edinsel immün defekt sendromu (AIDS) bir virüsün yol açtığı ve ilk olarak 1978'de tanınmış olan öldürücü bir hastalık. Kan, semen, vajinal akıntılar, kemik ve anne sütünün bu hastalığın naklinde etkili olduğu belirlenmiştir. ejakülasyon penisten semen atılması. ekimoz çürük; cilt altından içeri doğru kanama nedeni ile ciltte renk değişimi. Başlangıçta mavimtraktır, sonraları biriken kandaki kimyasal değişimler sonucu yeşilimtrak sarıya dönüşür. eklamsi gebelik sırasında şiddetli hipertansiyon nedeni ile oluşan konvülsiyonlar. eklem (artikülasyon) iki kemiğin birbiri ile temas ettiği birleşme noktası. eklem kapsülü eklemi saran, sinoviyal sıvı içeren fibröz kese. eksanguine ölümüne kanama. ekskresyon vücuttan madde atılması. ekspirasyon soluk verme, ciğerlerden dışarı hava verme. ekstande etmek düzeltmek (eklemi). ekstansiyon bir ekstremitenin eklemden düzeltilmesi. eksternal genitaller genitallerin pelvis dışında yer alanları. eksternal göğüs kompresyonu sternumun alt yarısına ritmik şekilde kompresyon ve rahatlama uygulayarak suni dolaşım sağlama yöntemi, kalbi sternum ve omurga arasında komprese etme etkisi vardır. eksternal kanama bir yaradan dışarı aktığı görülebilen hemoraji. eksternal maksiler arter yüze kan dolaşımı sağlamada büyük etkisi olan, alt çenenin iç yüzeyinde mandibulaya anterior pozisyonda olan arter. ekstrasistoller düzensiz kalp atışları. ekstremite gelişi bebeğin ilk olarak başı yerine kolu veya bacağının göründüğü doğum. ekstremiteler kollar ve bacaklar. ektopik (dış) gebelik fötüsün anormal bir yerde, genellikle Fallop tüplerinde oluşması. el bileği önkol ve el arasındaki eklem. el bileği düşmesi radial sinirin yaralanması sonucu bilekte veya parmaklarda güçsüzlük. elektrik şarjı belli bir miktar elektrisite. elektrik şoku vücudun herhangi bir yerinden elektrik akımı geçmesinin neden olduğu etkiler. elektrik yanıkları elektrik akımına maruz kalmanın neden olduğu yanıklar. elektrokardiogram (EKG) kalpten geçen elektrik akımının kaydı. Sonuçlar bir kağıt şerit üzerinde veya katod ışın monitöründe veya (genellikle) ikisinde birden görüntülenir. elektrolit vücut sıvıları ve hücrelerdeki tuzların iyonik komponentleri. elektrolit solüsyonları elektrolitler içeren ve intravenöz terapide kullanılan sıvılar. elektromekanik disosiasyon elektrokardiogramın kalpte yeterli atış hızı ve ritim gösterdiği ancak kalbin dolaşımda palpe edilebilir bir nabız veya kan basıncı sağlayamadığı bir kardiak arrest türü.

10 elektronlar atomların negatif şarjlı partikülleri. emboli dolaşım sistemi aracılığıyla vücudun bir noktasından diğerine geçen kan pıhtısı veya diğer bir cisim. embolizm bir obstrüksiyon yaratan emboli. emesis kusma. emetik kusmayı tahrik edici ilaç. emici göğüs yaraları göğüs duvarının, her solunumda plevral boşluktan içeri ve dışarı hava geçmesine olanak veren yaraları. emme gaz veya sıvıyı mekanik yolla aspire etme. emniyet miktarı basınçlı tıbbi gaz tüpü basınç göstergesinde, bir tüpün yeni bir tüple değiştirilmesini gösteren nokta. endokardit kalbin valfleri veya astarının enfeksiyonu. endokrin bezleri spesifik vücut fonksiyonlarını regüle eden hormonları üreten bezler. endometrium rahmin astarı. endotrakeal entübasyon havayolunu açmak ve muhafaza etmek amacıyla, hastanın burnu veya ağzından trakeaya, ses telleri arasından larenksten geçerek, endotrakeal bir tüpün yerleştirildiği entübasyon yöntemi. endotrakeal tüp (ETT) endotrakeal entübasyonda havayoluna yerleştirilen tüp. enfarktüs kan beslemesi kaybı nedeni ile dokunun ölmesi. enfeksiyon konakçı veya konakçı dokunun bakteriler, virüsler veya parazitler tarafından istila edilmesi. enfeksiyon kaynağı enfeksiyon veya enfeksiyöz ajanın menşei; bakteri, virüs veya parazit taşıyan bir kişi veya bir cisim olabilir. enfeksiyöz ajan bir hastalığın virüs, bakteri veya parazit gibi nedeni. enfeksiyöz (bulaşıcı) hastalıklar bir kişiden diğerine geçebilen hastalıklar. enfeksiyöz hepatit bkz. hepatit. enfiltrasyon intravenöz terapi sıvısının ven yerine çevredeki subkütan dokuya geçtiği durum. engerek yılanı üçgen kafalı, dişli ve burun deliği ile gözü arasından ısıya hassas bir noktası bulunan zehirli bir yılan. enjeksiyon tıbbi amaçlarla bir sıvıyı zorla içeri aktarmak. entübasyon ventilasyonu iyileştirmek için havayoluna bir tüp yerleştirilmesi. envenomasyon zehirli bir ısırıkla kurbana zehir aktarılması. enzim bir maddede değişimi yaratan veya hızlandıran protein. epidermis vücut çevresinde su geçirmez bir kılıf meydana getirecek şekilde birbirlerine sıkıca bağlanmış hücrelerin oluşturduğu cildin dış tabakası. epidural kafatasının altında ve duranın dışında. epidural hematom dura mater dışında kafatasının içinde bir hematom, kan birikimi. epifiziyel düzlem çocuğun kemiğinin uç tarafında, kemiğin büyümesi ve uzamasından sorumlu, transvers kıkırdak levha. epifiziyel kırık çocuğun uzun bir kemiğinde, uygun şekilde tedavi edilmediği takdirde kemik büyümesini engelleyebilen, büyüme levhası yaralanması. epigastrik epigastriumla ilgili. epigastrium batının yukarı orta bölgesi. epiglottis trakeaya hava geçişini sağlayan, ancak yiyecek veya sıvı geçişini engelleyen, ince yaprak biçimli valf. epilepsi beyinde, şiddetli motor cevaplar veya şuur durumunda değişiklikler yaratan, anormal bir faaliyet odağının neden olduğu nöbetlerle ortaya çıkan bir durum. epinefrin kalbi ve somatik sinir sistemini uyarmak için kullanılan bir hormon. epistaksis burun kanaması. erektil doku penis ve klitoristeki gibi, uyarı sonucu kanla dolan geniş vasküler boşlukları haiz doku. eritematoz kızarmış. eritrositler alyuvarlar, kırmızı kan hücreleri. eroin genellikle kötüye kullanılan bir opiat narkotik. etik iyi ve kötünün ne olduğunu inceleyen bilim, ahlak. evaporasyan (buharlaşma) bir sıvının gaza dönüşmesi; vücut ısısı terin buharlaşması ile azaltılır. eviserasyon iç organların bir yaradan dışarı çıkması. ezici yaralanma vücut dokusuna uzun bir süre güç uygulanması sonucu oluşan yaralar. Ezilme yumuşak doku hasarına yol açarak dolaşımı engelleyebilir. Fahrenheit (F) termometrede suyun donma derecesinin 32, kaynama derecesinin ise 212 ile gösterildiği bir ısı ölçme sistemi. falankslar el ve ayak parmaklarını oluşturan ondört kemik. Fallop tüpleri rahimden o taraftaki overe doğru uzanan uzun, ince tüpler, ovum bu tüplerle overden rahime geçer. faraş (ayrılan çerçeve) sedye uzunlamasına ayrıldıktan sonra, her iki yarının hastanın altına kaydırıldığı dar sedye. Yarılar kilitli braketlerle birbirlerine bağlanırlar. farenks boğaz; burun ve ağzın arka tarafındaki boşluk.

11 faringeal farenkse ilişkin. faringeal emme ucu (tonsil ucu) emme hortumu ucuna takılarak, farenksi aspire etmekte kullanılan geniş delikli uçlar. fasya sert, fibröz dokudan bir şerit veya bant. Cildin oldukça altında bulunur ve kaslar için bir dış tabaka oluştururlar. febril ateşi olan. febril konvülsiyonlar çocuklarda yüksek ateşle birlikte bazen görülen, kısa süreli ve tehlikeli olmayan nöbetler. fekal feçese ait. fekal tıkanma barsakta obstrüksiyona neden olan katılaşmış feçes birikimi. felç beyinde bir arterin rüptürü veya obstrüksiyonu sonucu, şuur, his ve istemli hareket azalması veya kaybı. femoral arter kalçanın temel arteri, eksternal iliak arterin devamı. Alt batın duvarı, eksternal genitaller ve bacaklara kan besler. Kasık bölgesinde palpe edilebilir. femoral arter nabzı femoral arterin cilde yakın olduğu kasıkta palpe edilebilen nabız. femoral baş femurun, asetabulumla birleşen, proksimal ucu. femoral boyun femurun baş ve şaftını birleştiren ağır kemik sütunu. femoral kondiller femurun distal ucunda, tibianın superior yüzeyleri ile eklem yapan iki yüzey. femoral sinir kasıkta femoral arterin hemen altında yer alan, bir temel periferal sinir. femoral şaft femurun ana kısmı. femoral ven eksternal iliak vene dönüşen popliteal venin bir uzantısı; kalçayı drene eden temel ven. femur kalça kemiği; pelvisten dize uzanır ve vücuttaki en uzun ve en büyük kemiktir. fenobarbital sedatif olarak kullanılan bir barbitürat ilaç. fıtık anormal bir açıklıktan dışarı doku veya organın taşması. fibrillasyon kalbin kas liflerinin sürekli, koordine olmayan bir şekilde titreşmesi; kalbin kontrolsüz ve etkin olmayan biçimde atışına neden olur. fibula dizin hemen altında ayak bileği ekleminin lateral kısmını oluşturacak şekilde aşağı inen, bacağın dış tarafında ve daha küçük olan kemiği. fizyoloji biyolojinin, canlıların fonksiyonları ve hareketleri ile ve ilgili fiziksel ve kimyasal faktörler ile ilgilenen dalı. fizyolojik vücut veya bir doku veya bir organın durumu veya fonksiyonunun özelliği. flask yumuşak ve gevşek. flebit venin içinde enflamasyon. fleksiyon kıvrılma. flowmetre (akışölçer) acil tıbbi ekipmanda basınç regülatörü üzerine monteli akış regülatörü. Gazın dakikada litre olarak regüle edilmiş akışını sağlar. fontanel bebeğin başında kafatası kemiklerinin henüz tam olarak birbirlerine bağlanacak şekilde gelişmemiş olduğu bölge. foramen magnum kafatası tabanında, beyinin medulla spinalise bağlandığı geniş açıklık. fötal fötusa ilişkin. fötüs rahimde gelişmekte olan bebek. fraktür (kırık) kemiğin sürekliliğinde herhangi bir kırık. frekans 24 saatlik bir süre içinde anormal sayıda idrar boşaltma episodu; bir radyo dalgasının saniyede tekrarladığı devir sayısı. frontal bölge alın. frostbite uzun bir süre soğuğa maruz kalmanın oluşturduğu ve cilt ile derindeki dokularda donma meydana gelen durum. frostnip uzun bir süre soğuğa maruz kalmanın oluşturduğu ancak cilt ile derindeki dokularda donma meydana gelmediği durum. gamma radyasyon insan vücuduna penetre olabilen, X-ışınlarına benzer, iyonize edici radyasyon türü. Bu ışınlardan korunma için kurşun veya beton gibi ağır kalkanlama gereklidir. gangren vücut dokularının, genellikle kan dolaşımı kaybı nedeni ile, ölümü. gastrik distansiyon suni ventilasyonda aşırı basınç kullanılması veya ardarda birkaç solunumun yapılması nedeni ile midenin şişmesi. gastrik lavaj sindirime giren toksik maddelerin atılması için midenin sıvılarla yıkanması. gastrik sıvı midedeki bezlerin salgıladığı sindirici sıvılar; temel olarak hidroklorik asit, pepsin ve mukus içerirler. gastrit mide astarının enflamasyon veya irritasyonu. gastroenterit mide ve/veya barsakların astarlarının viral veya bakteriyel enfeksiyonu. gastrointestinal sistem mide ve barsakların yiyeceklerin sindirilmesi ve sindirimin katı atık maddelerinin boşaltılması ile ilgili organları. gebelik aşılanmış yumurtanın rahimde büyüdüğü ve geliştiği dönem. Normal gebelikler dokuz ayın sonunda tamamlanırlar. gebelik periyodu bebeğin gelişmesi için gerekli süre. geğirme regürjitasyon. Geiger sayacı çevredeki radyoaktivite düzeyini ölçmekte kullanılan bir cihaz; bunlar genellikle gamma radyasyonunu belirleyecek şekilde imal edilirler.

12 gelen taraf bebeğin ilk doğan kısmı, genellikle baş. geliş doğum sırasında fötüsün rahim içinde, rahim ağzına göre yattığı pozisyon. geliştirilmiş 911 sistemi (E911) üniversal 911 acil telefon servisinin teknolojik açıdan en gelişmiş türü; otomatik numara tanımlama (ONT), otomatik arama yeri belirleme (AYB) ve otomatik yeniden aramayı içerir. genel nöbet beyinin çoğunu kapsayan epileptik nöbet; aynı zamanda konvülsif veya tonikklonik nöbet olarak da tanınır. genital sistem erkek ve dişi üreme sistemleri. genitaller erkek ve dişi üreme sistemleri ve erkek üretrası. genitoüriner sistem idrar yapan ve boşaltan organlarla birlikte üreme organları. gerçek rıza kişi tarafından, ATT'ye tedavi ve nakletme yetkisi için gerçekten verilen rıza. geriyatrik yaşlı hastayı tanımlamakta kullanılan bir terim. geriyatrik hastalar yaşlı hastalar. germinal tabaka dökülen veya sıyrılan dış hücrelerin yerine sürekli yeni hücreleri üreten deri hücreleri tabakası. giriş bir kasın bağlantı noktası. giysi çekişi ATT nin hastayı giysilerinden çekerek emniyetli bir yere aldığı yöntem. glenohumeral eklem gerçek omuz eklemi. glenoid fossa humeral başın lateral olarak, glenohumeral eklemi oluşturmak üzere, artikülasyonu için skapuladaki girinti. glob gözün, içinde bulunan sıvı ile korunan şekli. glikoz bir şeker. gonore sık görülen bir zührevi hastalık, genital müköz membranın bulaşıcı bir enfeksiyonu. göbek batın duvarında, fötüsün göbek kordonuna bağlı olduğu noktada hafif oyuk. göbek kordonu plasenta ve fötüs arasında ipsi bağlantı; doğumdan önce fötüs bu kordondaki damarlar vasıtası ile plasentadan besinleri alır ve atık maddelerini plasentaya verir. göbek kordonu prolapsı göbek kordonunun bebekten önce çıktığı doğum; bebeğin başı doğum esnasında kordona baskı yapar ve bebeğe tüm kan dolaşımını engeller. göğüs-itme manevrası üst havayolu obstrüksiyonunu rahatlatmak üzere göğse uygulanan itme serisi. gövde (sternumun) sternumun üç kısmından biri; (omurun) bir omurun ön kısmı; yuvarlak, katı kemik bloğu. göz görme organı. gözyaşı gözü kurumaktan korumaya ve gözden yabancı cisimleri yıkayama yarayan kaydırıcı bir madde işlevi gören sıvı. gözyaşı bezleri gözü ıslatan ve yabancı maddeleri temizleyen gözyaşlarını üreten lakrimal bezler. gözyaşı kanalları üst ve alt gözkapaklarının iç kısımlarında yer alan ve gözyaşlarını buruna drene eden kanallar. gut kanda yüksek ürik asit oranı ve bir eklemde tekrarlayan artrit ağrıları ile karakterize olan ırsi bir artrit türü. gümüş çatal deformasyonu uzatılmış olan el üzerine düşme sonucu oluşan ve yaralı bileğin bir yemek çatalının profiline benzer bir kıvrım aldığı elbileği yaralanması. güneş çarpması bkz. sıcak çarpması. habis (malin) kanseröz. hafif kurtarma basit araç kazaları ve sağlam binalardan, minimal ekipmanla yaralıların transferini içeren kurtarma operasyonları. hassasiyet allerji. hava açlığı paroksizmler halinde meydana gelen şiddetli dispne; diabetik komada görülür. hava ambulansı aynı zamanda bir hava aracı olan ambulans (helikopter veya sabit kanatlı bir hava taşıtı). hava embolisi akciğer alveollerinin, sudan çıkışta veya basınçsız bir uçakla yükseğe çıkılmasında rüptürü ile kana hava kabarcıklarının karışması. hava ile taşınma enfektif organizmanın hapşırma veya öksürme ile havaya verildiği bir hastalık transmisyon şekli; bakteri veya diğer organizmaları taşıyan mukus damlacıkları diğer bir kişi tarafından inhale edilir. havalı atel önceden şekillendirilmiş, şişirilebilir, plastik tip yumuşak atel. Uygulamadan sonra ağızla şişirilir, asla pompa kullanılmaz. havayolu akciğerlerden içeri ve dışarı hava geçişi için yol; üst havayolunu veya larenksin üstündeki hava pasajlarını açıklar; burun, ağız ve boğaz. Hazmat Parmak Kuralı tehlike bölgesinin boyutlarını belirleme yolu. ATT kolunu başparmağı yukarı gelecek şekilde düz olarak uzatır. ATT başparmağını tehlikeli bölge üzerinde merkezler. Başparmak bölgenin tümünün görüntüsünü kapatmalıdır. Eğer kapatmıyorsa, ATT hala çok yakındadır. Heimlich (subdiyafragmatik itme) manevrası göbeğin hemen üstünden ve ksifoidin epey altından, üst batına üst havayolu obstrüksiyonunu açmak üzere 6-10 manuel itmeden oluşan seri; abdominal itme manevrası. hematemez parlak kırmızı renkte kan kusulması. hematom yara yerinde zarar görmüş doku içinde kan birikmesi nedeni ile oluşan kitle; bütün kı-

13 rıklarda kemiklerin kırık uçlarında oluşur. hematoşezi rektumdan parlak kırmızı kan pasajı. hematüri idrarda kan. hemipleji vücudun bir tarafının paralizisi. hemitoraks göğüsün bir yanı (yarısı). hemoptizi parlak kırmızı kan öksürülmesi. hemoraji kanama; arterler veya venlerden kan kaçması. hemorajik şok kan kaybından ötürü oluşan şok. hemoroidler rektum yakınında venlerin varikoz dilatasyonları. hemotoraks göğüs boşluğunda akciğer dışında, plevral boşlukta kan bulunması. hepatit ateş, iştah kaybı, sarılık ve halsizlik meydana getiren bir karaciğer enfeksiyonu. Kimyasal maddeler, alkol veya ilaçlar veya bir virüs nedeni ile meydana gelir. hepatit A genellikle çocuklarda görülen Tip A (viral veya enfeksiyöz) hepatit. Ciddi sonuçları olmayan bir karaciğer enfeksiyonudur. Yetişkinler çocukları tarafından veya kontamine olmuş deniz kabukluları veya su ile enfekte olurlar. hepatit B (serum hepatiti) kan-kan teması ile (transfüzyon, iğne batırma), müköz membran (tükrük veya balgam) veya cinsel temasla yayılan bir virüsün neden olduğu hepatit. Ciddi bir hastalık olup, uzun süreli yan etkileri vardır. Belirti ve semptomları bulantı, kusma, halsizlik, batın ağrısı ve sarılıktır. herpes virüsü herpes virüsü enfeksiyonu nedeni ile yayılan ve tekrarlayan bir cilt erüpsiyonu. herpetik dolama parmakta herpes virüsü enfeksiyonu. hıçkırık larenksin epiglotun kapanması ile kontrol edilen ani hava solunması. "hız" amfetaminler. hidroklorik asit gastrik sıvının normal bir elemanı. hifema gözün anterior kısmında, irisi kapatan kanama. hiperekstansiyon bir ekstremitenin veya vücudun bir kısmının aşırı ekstansiyonu veya düzeltilmesi. hiperfleksiyon aşırı bükme. hiperglisemi kanda çok fazla şeker; bir diabetik koma faktörü. hipersensitif allerjik. hiperventilasyon kanda karbon dioksit seviyesinin normalin çok altına düştüğü aşırı soluma. Semptomları hissizlik, el ve ayaklarda karıncalanma ve hızlı solumaya rağmen soluk yetmezliği hissidir. hipoglisemi kanda yetersiz şeker; insülin şoku faktörü. hipoksi vücut dokularına giden oksijenin yetersizliği. hipoksik oksijen yetersiz. hipotansiyon anormal derecede düşük kan basıncı. hipotermi donma veya donmaya yakın ısılarda uzun süre kalma neticesinde vücut iç ısısının 35 derecenin altına düştüğü durum. hipovolemi dolaşımdaki kan veya diğer vücut sıvılarının hacminde azalma. hipovolemik (düşük hacim) şok vücut sıvısı veya kan kaybı sonucu oluşan şok. histeri heyecanlılık ve aşırı kendine-duyarlılık, anksiyete, hayali hastalık semptomları ve duygusal kontrolün kaybı ile belirlenen nörotik rahatsızlık. hormonlar diğer bir uzak organın faaliyeti üzerinde regüle edici etkileri olan ve vücutta bir bez tarafından üretilen kimyasal maddeler. host enfeksiyöz ajan tarafından saldırıya uğrayan organizma veya kişi. humeral kondiller dirsek ekleminin medial ve lateral kenarlarını oluşturan kemik çıkıntıları. humerus skapula ile omuz eklemini, ulna ve radiusla da dirsek eklemini oluşturacak şekilde birleşen, kolun destekleyici kemiği. hücre bir membranla sınırlanan küçük bir protoplazma kütlesi; canlı maddede bağımsız olarak fonksiyon yapabilen en küçük ünite. ısırık bir hayvanın dişlerinin meydana getirdiği bir yaralanma; alt ve üst dişlerin temas halinde iken birbirleri ile olan durumu. ısırma takozu dilini ısırmasını engellemek üzere hastanın ağzına yerleştirilen takoz. içe çökük göğüs bkz. yelken göğüs. içten içe (perfore) yaralar bir ekstremiteyi öbür taraftan çıkacak şekilde geçen yaralar. idrar vücudun böbrekler tarafından atılan, üreterlerden geçen, mesanede depolanan ve üretradan dışarı atılan sıvı atık maddesi. iğne üstü kateter intravenöz terapi ile kullanılan bir tür iğne. ihmal önemli ve gerekli bir tekniği uygulamama veya böyle bir tekniği daha ileri bir yaralanmaya neden olacak şekilde dikkatsizce veya beceriksizce kullanma. ikinci tarama ATT nin hastayı baştan aşağı, yaralara ve deformasyonlara bakarak ve hastanın ağrı veya his duyup duymadığını kontrol ederek son kez değerlendirmesi. ikinci-derece yanıklar epidermis ve dermisin değişen miktarlarda yanığı; bu yanıklar su toplaması ile tanınır. ilaç bir hastalığı engellemek veya iyileştirmek veya insan veya hayvanların fiziksel ve ruhi

14 sağlığını korumak amacıyla ile verilen madde. Her ilaç istenmeyen yan etkilere veya ters reaksiyonlara neden olabilir veya aşırı kullanılabilir. ilaçtan çekilme anksiyete, bulantı, kusma, konvülsiyonlar, delirium, terleme veya kramplarla karakterize olan ve bir müptelanın ilaç alamadığı zaman meydana gelen fiziksel reaksiyon. ileoçekal valf ince barsak içeriğinin kalın barsağa boşaldığı pasaj. Bu valf barsak içeriğinin yalnızca tek yönde -kolondan içeri- geçişini sağlar. ileri yaşam desteği ek ekipman, kardiak monitörizasyon, defibrillasyon, intravenöz yaşam hattı ve ilaç infüzyonu kullanımı. iletken bir akımın geçişine olanak veren madde; su ve birçok metaller iyi iletkendir. iletken olmayan elektrik akımı veya diğer bir tür enerji geçirmeyen. ileum ince barsağın jejunum ve kolon arasındaki distal kısmı. ileus barsaklardan maddeleri iten müsküler kontraksiyonların paralizisi. iliak arterler aortanın alt ekstremitelere kan taşıyan iki dalı. iliak krest pelvik kemiğin kenarı; krista iliaka. ilium pelvik kemikleri oluşturacak şekilde birleşen üç kemikten biri (ilium, iskium ve pubis). ilk cevap veren ani hastalık veya yaralanma yerinde ilk bulunan kişi. ilk tarama en ciddi, hayatı tehdit edici yaralanmaları tespit ve tedavi etme işlemi. ilk yardım yaralı bir kişinin tıbbi bakım sağlanmadan önce acil bakım ve tedavisi. ima edilen rıza kişinin istekli olarak bir duruma girmesi ile ima edilen rıza. immersiyon ayağı ayakların uzun süre ile soğuk ancak donmamış suya maruz kaldığı bir soğuktan etkilenme türü; siper ayağı da denir. immünite bazı kişi veya kuruluşlara, onları yaralı veya zarar görmüş kişiyi kompanse etmekten koruyan, kanuni muafiyetler. immünizasyon enfeksiyöz bir hastalığa direnç geliştirme, yaratma işlemi. ince barsak sindirim tüpünün mide ve çekum arasında yer alan ve duodenum, jejunum ve ileumdan meydana gelen kısmı. indirekt temas enfekte olan kişinin bir konakçı veya taşıyıcı ile temas etmediği, ancak kontamine olmuş bir cisme dokunması ile bir bulaşıcı hastalığın transmisyon şekli. "indirici" bir depresan. inen kolon kolonun batının sol tarafında kalan, mide altından başlayıp iliak kreste kadar uzandığı kısım. inferior kısım vücudun veya bir vücut kısmının baştan ziyade ayaklara yakın olduğu bölgesi. inferior vena kava alt ekstremiteler ve pelvik ve batın organlarından kalbe kan taşıyan iki ana venden biri. infüzyon vasküler sisteme kan veya kan ürünleri dışında sıvı verilmesi. inguinal herni bir barsak kıvrımının kasıktaki inguinal kanala girdiği konjenital bir defekt. inguinal ligament simfiz pübis ve anterior süperior iliak omurga arasında uzanan sert, fibröz ligament. inhalasyon yaralanmaları kimyasal dumanların inhalasyonu ile oluşan yaralanmalar. iniş yaralanması bir dalgıcın vücudunda dışarıdaki basıncın neden olduğu kompresyon yaralanmaları. inkontinans kontrolsüz idrar veya feçeş geçişi. inokülasyon (aşı) aşı virüsü gibi bir hastalık ajanının sağlıklı bir vücuda hastalığın hafif bir türünü ve ardından bağışıklık meydana getirmek üzere verilmesi. inspirasyon soluk alma; akciğerlere hava alma. insülin pankreas tarafından üretilen ve kandaki şekerin vücut hücrelerine girmesini sağlayan bir hormon; hayvanlardan alınan veya sentetik olarak üretilen insülin diabetes mellitus tedavisi ve kontrolünde kullanılır. insülin-bağımlı diabetikler her gün bir veya daha fazla insülin enjeksiyonu kullanması gereken diabetikler. insülin şoku çok fazla insülin alan, normal dozda insülin alan ancak yeterli gıda almayan veya aşırı egzersiz yaparak tüm glikozu kullanmış olan diabetiklerde meydana gelir. Semptomları terleme, titreme, anksiyete, vertigo, çift görme ve bunları müteakip delirium, konvülsiyon ve kollapstır. interkostal kaburgalar arasında. internal jugular ven beyini drene eden ana ven. intervertebral disk iki vertebra arasındaki yastık. intihar kendini öldürme. intihara eğilimli kendini öldürme tehlikesi olan hastayı tanımlar. intoksike alkol veya diğer bir ilaçtan fiziksel ve ruhi kontrolü kaybedecek derecede etkilenme. intra-abdominal batın içinde. intrakranial kafatası içinde. intrakranial basınç katı kemik kafatası içinde beyinin şişmesi. intramüsküler kas içinde. intraserebral hematom beyin dokusu içinde hematom veya kan birikimi. intratorasik göğüs içinde.

15 intravasküler damar içinde. intravenöz ven içinde. intravenöz hat sıvıların direkt olarak vene verilmesinde kullanılan polietilen kateter. intravenöz sıvı terapisi (İV terapi) dolaşım sistemine dolaşımı sağlamak veya yeterli dolaşan kan hacmi sağlamak için sıvı vermek amacı ile kan veya kan ürünleri dışında sıvıların infüzyonu. involunter (otonom) sinir sistemi sinir sisteminin sindirim veya terleme gibi istem dışı fonksiyonlarını regüle eden kısmı. involunter kaslar kişinin bilinçli isteği dışında, ritmik olarak kasılmaya devam eden kas. ipeka bkz. ipeka şurubu. ipeka şurubu Brezilya ve Güney Amerika'nın diğer kesimlerinde bulunan bir çalının kurutulmuş köklerinden elde edilen ve kusmayı tahrik eden solüsyon. iris pupillayı dilate ederek veya küçülterek, göze giren ışık miktarını regüle eden, korneanın arkasında bulunan kas. irrigasyon akan su veya diğer bir sıvıyla yıkama. iskelet iskelet sistemi; vücudun 206 kemikten oluşan destekleyici çatısı. iskelet kası kemiklere bağlı olan ve en az bir eklemi geçen çizgili kaslar. iskemik oksijensiz. iskial tüberositeler butların ortasında hissedilen kemik çıkıntıları. iskium birleşerek pelvik kemikleri meydana getiren üç kemikten (ilium, iskium ve pubis) biri. İki pelvik kemik, sakrumla birleşerek pelvik halkayı oluştururlar. İspanyol Askısı bir vücut kısmına bir bandajın bağlanması ve altından geçirilen bir sopa ile bükülmesi ile oluşturulan bir tür turnike. İyi Samaritan Kuralları yaralanmış veya aniden hastalanan bir kişiye gönüllü olarak yardım eden kişinin iyi niyetle acil bakım sağlarken meydana gelebilecek hatalardan ötürü hukuki olarak sorumlu tutulmasını engelleyen kanunlar. iyonize edici radyasyon vücut hücrelerinde değişime yol açabilme kapasitesine sahip nükleer radyasyon; üç türü vardır: alfa, beta ve gamma. jejunum ince barsağın duodenum ve iletim arasındaki kısmı. joule defibrillatörler tarafından verilen elektrik akımının ölçü birimi.. jugular oyuk sternumun superior kenarı. juvenil diabetik her gün insülin alması gereken çocuk. kabakulak ateş ve tükrük bezlerinde hassasiyet ve şişme ile tanınan akut bir viral hastalık. kabarcık bir allerjik reaksiyon sonucu ciltte oluşan kabarık bölge. kaburgalar torasik vertebralardan gövdenin anterior orta hattına kadar uzanan, her iki yanda oniki adet bulunan, kemik çiftleri. kafatası başın kemikleri, toplam olarak. kafein kahve ve kolalı içeceklerde bulunan hafif bir uyarıcı. kahve telvesi kusmuğu koyu renkli madde, genellikle sindirilmiş kan, içeren kusmuk. kahverengi keşiş örümceği baş ve toraksında keman şekilli bir işaret olan zehirli bir örümcek. kalça femurun innominat kemiğine bağlandığı eklem. kalça kırıkları femurun üst kenarının kırıkları. kalın barsak sindirim tüpünün ileoçekal valf ile anus arasındaki kısmı. Çekum, kolon ve rektumdan oluşur. kalkaneus (os calcis) topuk kemiği. kalp venlerden kanı alan ve arterlere pompalayan boş bir müsküler organ. kalp krizi bkz. akut miyokardiyal enfarktüs. kalsiyum hemen tüm dokularda, özellikle kemiklerde bulunan bir element. kan plazma, alyuvarlar (eritrositler), akyuvarlar (lökositler) ve plateletlerden oluşan karmaşık, yoğun, kırmızı sıvı. kan basıncı dolaşımdaki kanın arter duvarlarına basıncı. kan hacmi dolaşım sistemindeki kan miktarı. kanal ses ve/veya data komünikasyonlarını taşımak üzere tahsis edilmiş frekans veya frekanslar. kanlı nişan serviks içinde oluşan ve doğum başladığında atılan, küçük kan lekeli mukus tıkaç. kanser dokunun habis bir neoplazma oluşturduğu durum. kapalı (künt) batın yaralanmaları direksiyon gibi künt bir cisimle meydana gelen batın yaralanmaları; deri yerinde kalır. kapalı göğüs yaralanmaları derinin parçalanmadığı tür göğüs yaralanmaları. kapalı kırık kırık kemik uçlarının cilde penetre olmadığı ve kırık bölgesinde yara olmayan kırıklar. kapalı yara cilt altında yumuşak doku hasarı olan ancak deri yüzeyinde parçalanma görülmeyen yaralar. kapiller dolum dolaşım sisteminin kapillerlere muayene eden tarafından sıkıldıktan sonra yeniden kan dolaşımı sağlama yeteneği. kapiller perfüzyon oksijen ve besinlerin her hüc-

16 reye ulaştırıldığı ve karbon dioksit ve atıkların alındığı işlem. kapillerler arteriol ve venüllere bağlanan kılcal kan damarları; ince duvarları kan ve doku sıvısı arasında maddelerin değişiminde membran görevi görür. kapsam güvenilir telsiz iletişimi sağlanabilen coğrafik bölge. Genellikle sabit bir istasyon merkez olarak alınır ve mil olarak çap şeklinde belirtilir. kara mobil servisi Federal Haberleşme Komisyonu (FHK) tarafından belirlenmiştir; sabit üs ile karadaki mobil kara istasyonları veya iki mobil kara istasyonu arasında mobil iletişim servisi. karaciğer sağ üst kadranda yer alan büyük katı organ. Safra üretir, gövdenin anında kullanımı için şeker depolar ve sindirim kanalında tüm emilme ürünlerini kimyasal işleme tutar. karadul örümceği zehirli bir örümcek; dişisi siyahtır ve batının alt kısmında kum saati şekilli bir işaret vardır. karbon dioksit (CO2) vücut dokularında şeker metabolizması ile oluşan atık ürün. karbon dioksit dürtüsü arteriyel kanda karbon dioksit düzeyi ile soluk alma uyarısı; karbon dioksit düzeyi ile solunum hızı ve derinliğinin regülasyonu. karbon dioksit narkozu kandaki karbon dioksit seviyesinin yüksek miktarlara ulaştığı ve solunum merkezinin narkotize, deprese olduğu durum. karbon monoksit (CO) karbonhidratların tam yakılmaması sonucu oluşan renksiz, kokusuz, zehirli gaz; solunduğunda oksijen nakli ve kullanımını engeller. karbonhidrat alkollerden elde edilen bir bileşik. Örnekler, nişastalar, şekerler ve sellülozdur. kardiak arrest kalp fonksiyonunun kalbin etkin bir kan akışı sağlayamaması nedeni ile ani duruşu. kardiak çıkış bir zaman biriminde kalbin herhangi bir ventrikülünden pompalanan etkili kan hacmi. kardiak kas kalp kası. kardiak pacemaker kalp kasına dikilmiş tellerle elektrik uyarısı vererek kalpte düzenli bir ritim empoze eden cihaz. kardiak tamponad kalp çevresindeki kesenin kanla dolduğu durum. kardiojenik şok kalbin yetersiz fonksiyonundan oluşan şok. kardiopulmoner resüsitasyon (KPR) nabızsız, soluk almayan hastada suni olarak kan dolaşımı ve akciğerlerden içeri ve dışarı hava hareketi sağlanması. kardiovasküler kollaps bkz. kardiak arrest. kardiovasküler (dolaşım) sistem arterler, arterioller, kapillerler, venüller ve venlerden oluşan bağlantılı tüplerin karmaşık düzeni; kalp bu sistem aracılığıyla kan pompalar. karotis arter nabzı karotis arterin boynun üst kısmında iki yanda cilde yakın olduğu noktalarda alınan nabız. karotis arterler boynun temel arterleri. Boyundan yukarı çıkarlar ve yüz, baş ve beyini beslemek üzere eksternal ve internal karotis arterlere ayrılırlar. Boyunun her iki yanında palpe edilebilirler. karpal kemikler el bileğindeki sekiz kemik. karpometakarpal eklem el bileği ve metakarpal kemikler arasındaki eklem. kasıtlı düşük kasıtlı olarak yapılan düşük. Tahrik edilerek yapılabildiği gibi bir hastane veya klinikte de yapılabilir (kürtaj). kask kurtarma işlemleri sırasında hem kurtarma personelinin tanınması hem de emniyeti amacıyla giyilen bir tür miğfer. katarakt göz merceğinin görüş engellenecek şekilde opaklaşması. kateter vücuda sıvı vermek veya drene etmek amacı ile sokulan boş, silindirik yapı. kateterizasyon hasta idrar yapamadığı takdirde, idrarın boşaltılması için mesaneye direkt olarak bir tüp sokulması. katı organlar vücudun kimyasal işlemlerinin çoğunun meydana geldiği katı doku kütleleri, karaciğer, dalak, pankreas ve böbrekler gibi. Kaynak Koordinasyon Merkezleri ATS servisleri arasında tıbbi kontrol kanalları tahsis eden ve monitörizasyon sürdüren özel iletişim operasyonları. kelebek intravenöz sıvı terapisinde kullanılan bir çelik iğne. kemik bağlayıcı dokuların iskeleti oluşturan sert türü. kemik iliği tüm kemiklerin alyuvar üreten orta kısmı. kemikli ark her vertebranın arka kısmı; birlikte bu kemikli arklar omurga boyunca uzanan ve omuriliği koruyan bir tünel oluştururlar. kemikli kaburga karesi kendi torasik vertebralarından uzanan ve öne doğru dönerek göğüs duvarını oluşturan oniki çift kemik. kendi-kan-glikozunu monitörleme diabetiklerin kanlarındaki şeker miktarını ölçmeleri için bir yöntem. Parmak ucu veya kulak memesinden alınan bir damla kan kimyasal işlem görmüş bir kağıt şeride konur. Kağıdın aldığı renk, renk skalası ile karşılaştırılır. Okumalar desilitre kanda miligram olacaktır.

17 ketoasidoz bkz. diabetik ketoasidoz. ketonlar rutin enerji gereksinimi için yağların kullanılmasının metabolik son ürünü. kıkırdak sert, elastik bir madde içeren bağlayıcı doku türü; eklemlerde, kemiklerin gelişen uçlarında ve burun ve kulak gibi bazı spesifik bölgelerde bulunur. kırık-çıkık bir eklemin çıktığı ve ekleme yakın bir yerdeki kemiğin kırıldığı ikili yaralanma. kızamık ateş, bronşit ve kırmızı döküntülü akut bir viral hastalık. kızamıkçık ateş ve döküntülü viral hastalık; gebeliğin ilk üç ayı içinde anne tarafından geçirilirse fötüste özürlere yol açabilir. Kimyasal Nakliyat Acil Merkezi (KNAM) tehlikeli bir maddenin kimyasal veya ürün ismi, tanımlama numarası verildiği takdirde tehlike uyarı bilgisi veren merkez. kimyasal pnömoni akciğerlere petrol ürünleri veya asit gastrik sıvı aspire edilmesiyle oluşan pnömoni. kimyasal yanıklar toksik bir maddenin ciltle teması sonucunda oluşan yanıklar. Kimyasal yanıkların çoğuna kuvvetli alkali veya asitler yol açar. kinetik enerji hareket yaratan enerji; bir yaralanma mekanizması. kiriş kasları dizin arkasındaki iki kas grubu. klavikula köprücük kemiği. Medial olarak sternuma, lateral olarak da skapulaya bağlıdır. klinik muayeneye ait veya muayene ve/veya tedavi sırasında belirlenen. klinik belirti hekim veya ATT tarafından muayene sırasında belirlenen fiziksel bulgu. klonik müsküler faaliyet genel epileptik nöbet sırasında meydana gelen spazmlar. kodein bir narkotik ilaç; bir depresan. kokain şiddetli bir öfori yaratan güçlü bir uyarıcı. Aslında, güçlü bir lokal anestetiktir. Sokakta "coke" olarak bilinir. koksiks kuyruksokumu kemiği; sakrumun alt kısmında son üç-dört vertebranın oluşturduğu küçük kemik. kol üst ekstremitenin omuz ile dirsek arasında kalan kısmı. kolesterol hayvani yağlarda bulunan ve bazı kişilerin arterlerinin duvarlarında biriken yağ gibi madde; bu birikimler arterleri daraltır ve dilate olma kapasitelerini kısıtlarlar, arterioskleroz denilen proses. kolik güçlü peristaltik dalgaların neden olduğu fasılalı, sancılı barsak krampı. kolit kolonun enflamasyonu. kolloidler intravenöz infüzyonda kullanılan ve Dextran (metabolize olmayan büyük dekstroz molekülleri) ve Plasmanate içeren sıvılar. kolon kalın barsağın ileoçekal valf ve rektum arasında kalan kısmı. kolon vertebral vücudun merkez destekleyici kemik yapısı. koma hastanın uyandırılamadığı şuursuzluk durumu. komatoz komada. kompleks parsiyel nöbet şuurun bulanık olabildiği veya hastanın çiğneme, giysilerini çekiştirme veya amaçsız şekilde yürüme gibi otomatik davranışlarda bulunduğu kısmi epileptik nöbet. kompresyon pansumanı ödem veya kanamayı önlemek için ekstremiteye basınç tatbik edildiği bir pansuman. kondiller bir kemiğin bir veya iki ucundaki çıkıntılar. kondüksiyon ısının daha soğuk bir cisme direkt transferi yoluyla vücut ısısının kaybı, örneğin sıcak bir elin buz veya karla teması. konjenital defekt doğumda mevcut olan fiziksel bir anormallik veya yetersizlik. konjenital lezyon arteriyel duvarda doğumdan beri mevcut bulunan zayıf kısım. konjestif kalp yetmezliği (KKY) soluksuzluk ve kalsiyum ve su retansiyonu ile karakterize olan bir hastalık. Vücutta genel bir şişmeye ek olarak akciğerlerde de sıvı bulunabilir. konjunktiva gözkapaklarını ve gözün açık kısmını örten hassas membran. konjunktivit ("pembe göz") göz konjunktivasının enflamasyonu. konküsyon beyinin, fonksiyonlarında bozukluk yaratan, sarsıcı yaralanması. konstipasyon zor, yetersiz veya çok seyrek dışkı atılması; daha çok fiziksel olarak hareketsiz kalan yaşlı hastalarda görülür. kontakt transmisyonu bir hastalık nakil yöntemi, kişinin enfekte şahısla direkt teması veya üzerlerinde enfeksiyöz ajanlar bulunan cansız maddelerle indirekt teması sonucu. kontaminasyon giyecekler, su, yiyecek veya vücut yüzeyi üstünde veya içinde enfektif organizmaların bulunması. kontamine bakteriyel veya diğer enfeksiyöz ajanlarla enfekte olmuş, kirlenmiş, lekelenmiş. kontr-ajan bir ilaç veya ajanın etkilerini engelleyen ilaç veya ajan. kontr-basınç mevcut basınca karşı olan basınç. kontr-şok bir defibrillatör tarafından üretilen ve verilen enerji. kontr-traksiyon vücudun sabit bir noktasına karşı

18 yönde uygulanan traksiyon. kontrendikasyon tıbbi bir işlemin, tedavinin veya ilacın kullanılmaması gerektiği durum. kontrol konsolu bir telsiz üs istasyonunu işletmekte kullanılan mekanik ve elektronik kontrolleri içeren, genellikle masaya monteli, kapalı kutu gibi bir ekipman. kontrollü frenleme aracı kontrol için frenlerin kullanımı; fren pedalına kontrollü bir şekilde basınç uygulama. kontrollü hızlanma gaz pedalına kontrollü basınç uygulanması veya aracı kontrol için hız kullanılması. kontüzyon çürük; vücuda çarpan künt bir cismin vücuda çarparak deri altındaki dokuyu ezmesi sonucu yaralanma. konveksiyon vücut yüzeyinden geçerek daha serin bir bölgeye doğru hareket eden hava ile vücut ısısı kaybı. konvülsif nöbet genel epileptik nöbeti tonikklonik nöbet olarak da tanınır. konvülsiyon iskelet kaslarının istemsiz olarak kasılması. kornea gözde pupilla ve iris önündeki transparan doku tabakası. koroid retina ve sklera arasında yer alan ve gözü, özellikle de retinayı besleyen kan damarları tabakası. koroner arterler kalp arterleri. koroner bypass bkz. aorto-koroner bypass. kostal ark batının üst kenarını oluşturan yedinci ile onuncu kaburgalar arasındaki bağlantılı kıkırdaklar. kostovertebral açı omurga ve onuncu kaburganın oluşturduğu açı. Böbrekler kostovertebral açının içinde, sırt kaslarının arkasında yer alır. köprü burunda kemik tarafından oluşturulan l/3'lük kısım. Burunun geri kalan kısmı kıkırdaktandır. köşeleme virajdan çıkarken uygun yol durumunda kalabilmek için viraja uygun hızla girme. kötü trip ilaçların neden olduğu kötü veya korkutucu halüsinasyonlar. kötüye kullanım dövme, yanı k, tecavüz, öldürmeye teşebbüs, vs. gibi şekillerde yaralanma türü. KPR bkz. kardiopulmoner resüsitasyon. kramp genellikle bir kasta, ağrılı spazm; batın bölgesinde kıvrandırıcı ağrı; kolik. kranial sinirler beyinden çıkıp kafatasındaki deliklerden geçen 12 çift periferal sinir; bunlar baş ve yüzdeki spesifik fonksiyonları kontrol eden özel sinirlerdir. kranium başın kulaklar ve gözler üstündeki kısmı; kafatası. Beyin kraniumun içinde yer alır. krepitasyon kırık kemik uçları birbirine sürtündüğünde duyulan his. krikoid kıkırdak larenksin alt kısmını oluşturan sert kıkırdak. krikotiroid membran larenksi oluşturan tiroid ve krikoid kıkırdakları birleştiren ince bağlayıcı doku tabakası (fasya). kritik yanıklar en ciddi yanıklar. Solunum sistemi yaralanmaları ile komplike hale gelen yanıkları; kritik bölgeleri veya vücudun % 10'undan fazlasını kapsayan üçüncü derece yanıkları; vücut yüzeyinin % 25-30'undan fazlasını kapsayan ikinci derece yanıkları ve yaşlı veya kritik şekilde has-. ta kişilerin normal kişilerde fazla ciddi sayılmayacak şekilde yanıklarını kapsar. kronik bronşit öksürük nöbetleri ve akciğer dokusunda değişme ile tanınan, trakea ve bronşların kronik irritasyonu. kronik obstrüktif akciğer (pulmoner) hastalığı kronik bronşiyel obstrüksiyonun yol açtığı, havayolları, alveoller ve pulmoner damarların yavaşça dejenere olması. kronik semptomlar yavaş şekilde gelişen semptomlar. krup larenksin akut obstrüksiyonu, güçlü öksürük, ses kısıklığı ve öter gibi soluma ile. ksifoid proses sternumun üç çıkıntısından (manubrium, gövde ve ksifoid proses) biri; sternumun dar, kıkırdakımsı alt ucu. kuadriseps kalçanın ön tarafında, dört bölümlü, büyük ekstensör kas. kuduz merkez sinir sisteminin akut bir viral enfeksiyonu, kuduz bir hayvanın ısırması ile bulaşır. kulak zarı orta kulağın dış duvarının büyük bir kısmını oluşturan ve orta kulağı dış kulaktan ayıran, ince, gergin membran. kuluçka periyodu kişinin enfeksiyöz ajana maruz kalması ile o enfeksiyonun semptomlarının belirmesi arasında geçen süre. kurşun yarası bir tür delinme yarası; hasar miktarı direkt olarak kurşunun hızının karesine oranlıdır. kurtarma zamanında ve güçlü hareketle ölüm veya tahribat tehlikesinden kurtarma. Hafif, orta ve ağır olarak ayrılır. kurtarma aracı kurtarma hizmetleri verebilecek şekilde teçhiz edilmiş araç; ambulansa eşlik etmelidir. kusma mide içeriğinin ağızdan çıkartılması. kusmuk kusulan madde. Kussmaul respirasyonu hava açlığı, derin soluklarla belirgindir.

19 küçüğün rızası reşit olmayan kişinin (genellikle 21 yaşından küçük) verdiği rıza. küçük yanıklar vücut yüzeyinin % 2'sinden azını kapsayan üçüncü derece ve vücut yüzeyinin % 15'inden azını kapsayan ikinci derece yanıklar. künt (kapalı) batın yaralanmaları direksiyon simidi gibi künt bir madde ile batının yaralanması; deri parçalanmaz. künt travma çarpma gücünün yaralayıcı madde ve gövde arasındaki geniş bir alanda yoğunlaştığı yaralanma tipi; çarpma gücü deri vasıtası ile aktarılır, deri parçalanmaz ancak deri altındaki dokular ve organlar hasar görür. lakrimal sistem gözün gözyaşı bez ve kanalları. Langerhans adacıkları pankreas içinde dağılmış olan ve insülin üreten bezler. Langerhans adacıklarının beta hücreleri pankreasın insülin üreten özel hücreleri. larenks ses kutusu; üstte tiroid kıkırdak, altta ise krikoid kıkırdakla oluşan yapı. Trakeaya girişi korur ve ikincil olarak ses organıdır. laringoskop ATT-I tarafından endotrakeal tüp uygularken hastanın ses tellerinin direkt olarak görülmesi için kullanılan cihaz. laringospazm ses tellerinin şiddetli konstriksiyonu. larinjektomi larenksin cerrahi olarak alınması. laserasyon deri, subkütanoz dokular, kaslar ve ilgili sinir ve damarlarda düz veya parçalı bir yara bırakan kesik. lateral orta hattan uzakta. lateral malleol fibulanın ucunda bulunan ve medial malleol ile birlikte ayak bileği eklemi soketini oluşturan kemik çıkıntı. lateral yapılar vücudun orta hattan uzakta kalan yapıları. lazer dağılmayan, monokromatik ve görünür bir ışık huzmesi yaratan cihaz. Yüksek enerjiler dar bir huzmeye konsantre edilir. lens (mercek) gözün görüntüleri retinaya odaklayan şeffaf kısmı. levator palpebrae üst gözkapağını kaldıran kas. ligamentler kemikleri kemiklere bağlayan fibröz eklem kapsülü bantları. Aynı zamanda eklemleri destekler ve güçlendirirler. lisans bazı işlemleri gerçekleştirme için resmi izin. litre metrik sistemde temel hacim ölçüsü. lividite ölümden sonra 15 ile 30 dakika içinde görülen, vücudun bağımlı kısımlarında kan birikmesi sonucu kızarıklık. loblu memelerden (loblardan) oluşan, plasentanın bir yüzeyi gibi. lokalize batın hassasiyeti batının belli bir bölgesinde hassasiyet. lomber omurga en alttaki, beş bağlantısız omurun oluşturduğu sırtın alt kısmı. lomber omurlar lomber omurgadaki omurlar. Louis açısı klavikula ile sternumun birleştiği yerin hemen altında ve ikinci kostovertebral boşluğun hemen karşısında, göğüs kemiğinin çıkıntısı. lökositler akyuvarlar. lösemi kan kanseri; akyuvar üretiminin anormal derecede artması ve kemik iliği ile diğer lenf dokusunda patolojik değişimlerle karakterize olur. lumbosakral pleksus spinal sinirlerin dallarından ayrılan sinirlerin oluşturduğu ağ; alt ekstremitede yer alırlar. lümen kan damarı gibi tüp şekilli bir organın boşluğu; bir arterin iç çapı. madde bağımlığı yenilerek, enjekte edilerek, veya bir ajanın normal kullanımı sonucu meydana gelenden fazla veya değişik etki yaratmak üzere başka bir şekilde alınması ile kısıtlı şekilde yanlış veya aşırı kullanımı. makat gelişi doğumda bebeğin başı yerine kalçasının önce çıkması durumu. maksilla yüzün iki yanında üst çeneyi oluşturan kemik; üst dişleri, orbitayı, burun boşluğunu ve damağı içerir. malleol ayak bileği ekleminin iki yanında yer alan yuvarlak çıkıntılar. mandibula alt çene kemiği. mani hastanın şiddetle ajite olduğu, telaşla hareket ettiği, süratle konuştuğu ancak asla bir cümleyi veya bir düşünceyi tamamlayamadığı psikiyatrik rahatsızlık. manubrium sternumun üç elemanından (manubrium, gövde ve ksifoid proses) biri; sternumun üst çeyreği. manuel kontrollü resüsitatörler ambulanslarda kullanılan, manuel kontrollü resüsitatörler. marijuana "cannabi sativa" bitkisinin üst kısmından elde edilen ve inhale edildiğinde, öfori, gevşeme ve uyku hali yaratan madde. maske ve torba sistemi oksijenin, maskeye tek yönlü bir valfle bağlanmış olan, bir torbaya dolduğu suni ventilasyon sistemi. mastoid proses kafatası tabanında, kulağın hemen arkasında sert kemik çıkıntısı. MEDEVAC helikopteri hastalara hayat kurtarıcı bakımın süratlenmesi ve hayatı tehdit edici şekilde yaralı veya hasta kişilerin hastanelere tıbbi teçhizatlı helikopterlerle taşınmasını amaçlayan yöntem. medial orta hatta yakın. medial malleol tibianın ucunda yer alan ve lateral malleol ile birlikte ayak bileği ekleminin soketini oluşturan kemik çıkıntı. medial yanlar vücudun orta hatta yakın kısımları.

20 mediastinum akciğerler arası yer alan ve içinde kalp, büyük damarlar, özofagus, trakea ve ana bronşlar ile birçok sinir bulunan boşluk. medik-uyarı hastanın tıbbi problemlerini belirten bilezik, kolye veya kart. medikolegal hem tıp hem de hukuku ilgilendiren. medulla spinalis beyinin bir uzantısı, beyin ve vücudun geri kalan kısmı arasındaki mesajları taşıyan sinirlerin hemen hepsinden meydana gelir. Omurganın içinde yer alır ve omurga tarafından korunur. melanin derinin pigmenti. melena katran kıvamında, koyu renkli dışkı çıkartılması. memeler (loblar) herhangi bir yapının bağımlı etli kısmı, kulak memesi gibi. menenjit beyindeki meningeal zarların enflamasyonu; bir virüs veya bir bakteri yol açabilir. meninks beyin ve medulla spinalisi örten üç doku tabakası: dura mater, pia mater ve araknoid. menisküs kemikler arasında yer alan ve eklemin kayma hareketine yardımcı olan kıkırdak yastık. menstrüasyon vajinadan yaklaşık dört-haftalık aralarla meydana gelen kanama, bu kanama ile rahim içinde oluşan doku atılır. menteşe eklemler kıvrılıp, düzelebilen ancak dönemeyen eklemler. merkez istasyon bir alıcı ve bir verici içeren sabit telsiz tesisatı. ATS amaçları için, Federal Haberleşme Komisyonu (FHK) tarafından kara mobil servisi için belirlenen sınıftan olmalıdır. merkez sinir sistemi (MSS) beyin ve medulla spinalis. merkezi tıbbi acil yardım sevkiyatı (MTAYS) ATS servisleri arasında tıbbi kontrol kanallarını monitörize ve tahsis eden özel iletişim operasyonu. mesane idrar toplayan ve muhafaza eden müskülomembranöz kese. metabolik şok kusma, diyare veya aşırı idrar nedeni ile fazla sıvı kaybından meydana gelen şok. metabolizma hayat için gerekli enerjinin gıdalardan elde edildiği kimyasal işlemler zinciri. metakarpal kemikler (metakarpaller) elde, bilek ve parmaklar arasında yer alan beş kemik. metatarsal kemikler (metatarsaller) ayakta, taban oyuğu ve parmaklar arasında yer alan beş kemik. mevcut emirler program tıbbi yöneticisinin bazı özel koşullar altındaki hastaya bazı özel işlem ler uygulanmasına ilişkin direkt emir. mezenter peritondan oluşan ve batın içindeki organları gövde duvarlarından asılı tutan, bütün bu organlara damar ve. sinir taşıyan hassas doku. mide sindirim kanalının özofagus ve duodenum arasında yer alan, yiyecekleri alan, muhafaza eden ve ince barsaklara hareketini sağlayan geniş kısmı. mide ülserleri midenin müköz yüzeylerindeki lezyonlar. mikrocurie beta partikülü radyasyonu ölçü birimi. mikrodalga 1,000 MHz ve daha yüksek frekanslardaki radyo dalgalarına verilen isim. Sinyaller özel ekipmanlarla üretilirler. mililitre litrenin binde biri. millicurie beta partikülü radyasyonu ölçü birimi. milliröntgen bir röntgenin binde biri. mineraller yeryüzü kabuğunda bulunan non-organik maddeler. mini-drip setleri İV hattını açık tutmak üzere dizayn edilmiş bir tür intravenöz terapi verme seti; minimal hacim infüzyonu ile akar. miyokardium kalp kası. miyokardiyal kalp kasına ilişkin. miyokardiyal enfarktüs kalp krizi; kalp kasının bir bölgesinde hasar. miyokardiyal kontüzyon kalp kasının çürüğü. mobil aktarıcı istasyon mobil veya portatif telsiz komünikasyonlarının aktarımı için sabit bir merkez istasyon. mobil tekrarlayıcı istasyon kara mobil servisinde portatif telsiz, diğer mobiller veya merkez istasyonlarca üretilen hem telsiz trafiğini aktarmaya yetkili mobil telsiz istasyonu. monitör telsiz mesajlarını aktarmadan alan ve genellikle kaydeden kişi; telsiz mesajlarını aktarmadan dinlemek. monitörizasyon sürekli olarak fizyolojik belirtileri (kardiak, respiratuar) izleme; bkz. ayrıca monitör. mononükleoz ateş, boğaz ağrısı ve lenf bezi şişmesi ile akut bir viral hastalık. monozigotik ikizler tek yumurta ikizleri; cinsiyetleri aynı olmalıdır. morfin bir opium türevi olan narkotik ilaç. motor sinirler kaslara empuls aktaran ve onların hareket etmesine yol açan sinirler. MTAYS bkz. merkezi tıbbi acil yardım sevkiyatı. muaf narkotik eczanede reçetesiz olarak satılabilen ilaç. muhtemel ihmal çeşitli kurallar, idari talimatlar ve kanunlarla öngörülen acil tıbbi bakım standardının ihlali. mukus müköz membranların, vücut boşluklarını kaygan hale getiren, opak, yapışkan sekresyonu. multigravida daha önce doğum yapmış gebe kadın. multipleks aynı frekanstan iki veya daha fazla transmisyonu aynı veya ayrı yönlere aynı anda

BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin bazı diğer sonuçları (S00-T98) Kafa yaralanmaları (S00-S09) Yüzeysel kafa yaralanması Başın açık

BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin bazı diğer sonuçları (S00-T98) Kafa yaralanmaları (S00-S09) Yüzeysel kafa yaralanması Başın açık S00 S01 S02 S03 S04 S05 S06 S07 S08 S09 S10 S11 S12 S13 S14 S15 S16 S17 S18 S19 S20 S21 S22 S23 S24 S25 S26 S27 S28 S29 S30 S31 S32 S33 S34 S35 S36 S37 S38 S39 BÖLÜM 19 Yaralanma, zehirlenme ve dış nedenlerin

Detaylı

İLK YARDIMIN TEMEL UYGULAMALARI...1

İLK YARDIMIN TEMEL UYGULAMALARI...1 İÇİNDEKİLER Bölüm I: İLK YARDIMIN TEMEL UYGULAMALARI...1 A. İLK YARDIM İLE İLGİLİ KAVRAMLAR...1 1. İlk Yardım ve Acil Bakımın Özellikleri...2 B. KORUMA...12 1. Olay Yerinin Değerlendirilmesi...12 2. Olay

Detaylı

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: İLKYARDIMIN TEMEL İLKELERİ

İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: İLKYARDIMIN TEMEL İLKELERİ İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: İLKYARDIMIN TEMEL İLKELERİ I. İLKYARDIMIN TEMEL UYGULAMALARI...3 A. İLKYARDIM İLE İLGİLİ KAVRAMLAR...3 1. İlkyardımın Tanımı...3 2. Acil Tedavinin Tanımı...3 3. İlkyardım ve

Detaylı

Editörler. Doç.Dr.Hicran Yıldız & Dr.Emine Çatal İLK YARDIM

Editörler. Doç.Dr.Hicran Yıldız & Dr.Emine Çatal İLK YARDIM Editörler Doç.Dr.Hicran Yıldız & Dr.Emine Çatal İLK YARDIM Yazarlar Prof. Dr. Sakine Boyraz Doç.Dr.Hicran Yıldız Doç.Dr.Neriman Akansel Yrd.Doç.Dr. Evrim Çelebi Yrd.Doç.Dr. Funda Çetinkaya Yrd.Doç.Dr.

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar

Kaç çeşit yara vardır? Kesik Yaralar Ezikli Yaralar Delici Yaralar Parçalı Yaralar Enfekte Yaralar YARALANMALAR YARA NEDİR? Bir travma sonucu deri yada mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar etkilenebilir. Derinin koruma özelliği bozulacağından enfeksiyon

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı

Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Mehmet İnan Genel Cerrahi Uzmanı 1 Ameliyat Yapılmadan İlgilendiği Konular: Sıvı ve Elektrolit tedavisi Şok Yanık tedavisi 2 Travma Hastaları Kesici karın travmaları: Karın bölgesini içine alan kurşunlanma,

Detaylı

İLKYARDIM. www.hiasd.org

İLKYARDIM. www.hiasd.org İLKYARDIM www.hiasd.org Misyon & Vizyon Plan İlkyardım tanımı İlkyardım malzemeleri Haberleşme Kırık-çıkık Kanama Yanık Sara Hayvan dostlarımız Zehirlenme Duman zehirlenmesi Elektrik çarpması Kalp krizi

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

AIG ACİL YARDIM ŞARTLARI HİZMET KAPSAMI

AIG ACİL YARDIM ŞARTLARI HİZMET KAPSAMI AIG ACİL YARDIM ŞARTLARI HİZMET KAPSAMI Tıbbi Danışmanlık Acil Sağlık Hizmetleri Acil Kara Ambulansı Hizmeti : AIG Sigorta AŞ sigortalısının Alarm Merkezi ne ulaşan talebi üzerine, MEDLINE hekimleri tarafından,

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Travma. Ülkemizde travma nedeniyle ölümlerde trafik kazaları birinci sırada yer alırken; iş kazaları 2. sırada yer almaktadır.

Travma. Ülkemizde travma nedeniyle ölümlerde trafik kazaları birinci sırada yer alırken; iş kazaları 2. sırada yer almaktadır. Doç. Dr. Onur POLAT Travma Ülkemizde travma nedeniyle ölümlerde trafik kazaları birinci sırada yer alırken; iş kazaları 2. sırada yer almaktadır. 2 Altın Saat Ölümlerin yaklaşık %30 u ilk birkaç saat içinde

Detaylı

SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI. Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD.

SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI. Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD. SICAK ÇARPMASI ELEKTRİK-YILDIRIM ÇARPMASI Dr. Mehmet TUĞRUL İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Anesteziyoloji AD. SICAK BİTKİNLİĞİ-Etyoloji Sıcak ve nemli havaya uzun süre maruz kalma Yaşlı, çocuk Bilinçsiz diyet

Detaylı

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır.

Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun, anatomik olarak, yüz üzerinde alınla üst dudak arasında bulunan, dışa çıkıntılı, iki delikli koklama ve solunum organı. Koku alma organıdır. Burun boşluğu iki delikle dışarı açılır. Diğer taraftan

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM V KANAMALARDA İLK YARDIM

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM V KANAMALARDA İLK YARDIM Sağlık Bülteni İLK YARDIM ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU Mart 2014 BÖLÜM V KANAMALARDA İLK YARDIM KANAMA NEDİR? Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına

Detaylı

Müşahade Odasında Yatan Hastaların Tanı Bazında Dağılımları

Müşahade Odasında Yatan Hastaların Tanı Bazında Dağılımları Müşahade Odasında Yatan Hastaların Tanı Bazında Dağılımları Hastane Adı : R0.4 Karın ağrısı diğer ve tanımlanmamış 558 5,46 2 R07.4 Göğüs ağrısı, tanımlanmamış 459 2,72 3 R06.0 Dispne 262 7,26 4 R42 Baş

Detaylı

MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ

MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ DERS : MESLEK ESASLARI VE TEKNİĞİ KONU : OKSİJEN TEDAVİSİ 1.) Aşağıdaki cümlelerin başında boş bırakılan parantezlere, cümlelerde verilen bilgiler ) Oksijenin kimyasal simgesi O2 dir. ) Oksijen, canlıların

Detaylı

Solunum ve Kalp Durması Nedir?

Solunum ve Kalp Durması Nedir? TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunum ile hasta

Detaylı

Yaralanmalar. Bölüm 5

Yaralanmalar. Bölüm 5 Yaralanmalar Bölüm 5 Kapsam: Yara nedir? Kaç çeşit yara vardır? Yaraların ortak belirtileri nelerdir? Yaralanmalarda ilkyardım nasıl olmalıdır? Ciddi yaralanmalar nelerdir? Ciddi yaralanmalarda ilkyardım

Detaylı

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı Olan Hasta Dr. Ö.Faruk AYDIN / 06.04.2016 Göğüs Ağrısı??? Yan ağrısı? Sırt ağrısı? Mide ağrısı? Karın ağrısı? Boğaz ağrısı? Omuz ağrısı? Meme ağrısı? Akut Göğüs Ağrısı Aniden başlar-tipik

Detaylı

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1 İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-1 1) Aşağıdaki durumlardan hangisinde turnike uygulanır? a) Çok sayıda yararı varsa ilkyardımcı tek ise b) Yaralının güç koşullarda bir yere taşınması gerekiyorsa

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas MYOLOGIA CRUSH SENDROMU Dr. Nüket Göçmen Mas Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi AD Kas hücresi ve kas dokusu Kısalma özelliğini taşıyan hücreye kas hücresi denir. Bunların oluşturduğu dokuya

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunum ile hasta

Detaylı

Yaralanmalarda Ve Göze, Kulağa, Buruna Yabancı Cisim Kaçmalarında İlk Yardım

Yaralanmalarda Ve Göze, Kulağa, Buruna Yabancı Cisim Kaçmalarında İlk Yardım Yaralanmalarda Ve Göze, Kulağa, Buruna Yabancı Cisim Kaçmalarında İlk Yardım Yara Nedir? Bir travma sonucu deri ya da mukoza bütünlüğünün bozulmasıdır. Aynı zamanda kan damarları, adale ve sinir gibi yapılar

Detaylı

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE 1 TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE GİRİŞ : Bir yaralı, hasta ya da kazazedeye ilk yardım yapabilmek ya da herhangi bir yardımda bulunabilmek için, öncelikle gerekenlerin doğru yapılabilmesi için, insan

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/4 GİRİŞİMSEL RADYOLOJİK TETKİKLER İÇİN HASTA BİLGİLENDİRME VE RIZA FORMU Ünitenin Adı : Hastanın Adı ve Soyadı : Protokol No : Girişimsel radyolojideki işlemler; görüntüleme kılavuzluğunda cerrahiye

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi)

OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) OTONOM SİNİR SİSTEMİ (Fonksiyonel Anatomi) Otonom sinir sitemi iki alt kısma ayrılır: 1. Sempatik sinir sistemi 2. Parasempatik sinir sistemi Sempatik ve parasempatik sistemin terminal nöronları gangliyonlarda

Detaylı

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi.

ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU. Tıbbi Özgeçmiş. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi ÇOCUK CİNSEL İSTİSMARI MUAYENE FORMU Çocuğun Adı- Soyadı: Cinsiyeti: TC Kimlik No: Muayeneyi Yapanın Adı- Soyadı: Uzmanlığı:

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı ALAN ALT ALAN KODU. (Özel)

T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı ALAN ALT ALAN KODU. (Özel) T.C. MĠLLÎ EĞĠTĠM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü Mesleki Gelişim Programı ALAN ALT ALAN KODU Yönetim Bilimleri Ġdari Ġşler (Özel) 4.02.02.0.09. ETKĠNLĠĞĠN ADI İş Sağlığı ve

Detaylı

Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum Durması: Kalp Durması: Temel YaĢam Desteği Nedir? ilaçsız 112 112 Hayat Kurtarma Zinciri Nedir?

Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum Durması: Kalp Durması: Temel YaĢam Desteği Nedir? ilaçsız 112 112 Hayat Kurtarma Zinciri Nedir? Temel Yaşam Desteği Solunum ve Kalp Durması Nedir? Solunum Durması: Solunum hareketlerinin durması nedeniyle vücudun, yaşamak için ihtiyacı olan oksijenden yoksun kalmasıdır. Hemen yapay solunuma başlanmaz

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Giriş. Anatomi. Anterior kompartman BACAK YARALANMALARI. Tibia. Fibula

Giriş. Anatomi. Anterior kompartman BACAK YARALANMALARI. Tibia. Fibula BACAK YARALANMALARI Gülçin BACAKOĞLU Giriş Alt bacak yaralanmaları daha sık görülür Tibia en sık kırılan kemiktir Beraberinde önemli yumuşak doku yaralanmaları oluşabilir Değerlendirmede hikaye ve FM önemlidir

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-2

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-2 İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-2 1) Aşağıdakilerden hangisi kafatası ve omurga yaralanması nedenlerinden değildir? a) Spor ve iş kazaları b) Şeker hastalığı c) Otomobil kazaları d) Yıkıntı

Detaylı

TEMEL YAŞAM DESTEĞİ. Dr. Ayşegül Bayır Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A.D.

TEMEL YAŞAM DESTEĞİ. Dr. Ayşegül Bayır Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A.D. TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Dr. Ayşegül Bayır Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A.D. AMAÇ Hastane dışında gelişen kardiyo-pulmoner arrest durumunda TYD ilkelerini bilmek. Recovery (iyileşme) pozisyonunu

Detaylı

Santral (merkezi) sinir sistemi

Santral (merkezi) sinir sistemi Santral (merkezi) sinir sistemi 1 2 Beyin birçok dokunun kontrollerini üstlenmiştir. Çalışması hakkında hala yeterli veri edinemediğimiz beyin, hafıza ve karar verme organı olarak kabul edilir. Sadece

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM

YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM Yanık nedir? Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak

Detaylı

YANIK, DONMA VE SICAK ÇARPMASINDA İLKYARDIM Yanık nedir? Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak

Detaylı

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER

EGZERSİZ VE TERMAL STRES. Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER EGZERSİZ VE TERMAL STRES Prof.Dr.Fadıl ÖZYENER TERMAL DENGE ısı üretimi BMH Kas etkinliği Hormonlar Besinlerin termik etkisi Postur Çevre ısısı Vücut ısısı (37 o C±1) ısı kaybı konveksiyon, radyasyon,

Detaylı

KANAMALARDA İLKYARDIM

KANAMALARDA İLKYARDIM KANAMALARDA LKYARDIM Kanama Nedir? Damar bütünlüğünün bozulması ile kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına doğru) akmasıdır. Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır: 1- Kanamanın hızına

Detaylı

TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ

TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ İbrahim TEMİZ Acıbadem Atakent Üniversitesi Hastanesi Acil servis sorumlusu Hazırlanma Tarihi: 01/09/2015

Detaylı

9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM

9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM 9-ZEHİRLENMELERDE İLKYARDIM ZEHİRLENMELER Zehirlenme nedir? Vücuda zehirli (toksik) bir maddenin girmesi sonucu normal fonksiyonların bozulmasıdır. Vücuda dışarıdan giren bazı yabancı maddeler, vücudun

Detaylı

Postür Analizi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker. Acıbadem Maslak Hastanesi

Postür Analizi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker. Acıbadem Maslak Hastanesi Postür Analizi Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Maslak Hastanesi Postür nedir? Postür l Vücut kısımlarının pozisyonu veya dizilimidir. l STATİK: Oturma, ayakta durma ve yatma sırasındaki postür l DİNAMİK:

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ

KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KADIN VE AİLE SAĞLIĞI HİZMETLERİ İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ SAĞLIK VE SOSYAL HİZMETLER DAİRE BAŞKANLIĞI SAĞLIK VE HIFZISSIHHA MÜDÜRLÜĞÜ KANAMALARDA İLKYARDIM BU EĞİTİMDE NELER PAYLAŞACAĞIZ? Kanama

Detaylı

İNSAN VÜCUDU Hücre: İnsan vücudunun en küçük yapı taşına hücre denir. Hücrenin beslenmesinde hücre zarı yardımcı olur. İnsan Yapısı: Hücreler birleşerek dokuları,dokular birleşerek organları, organlar

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM VIII BOĞULMALARDA İLKYARDIM

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM VIII BOĞULMALARDA İLKYARDIM Sağlık Bülteni İLK YARDIM ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN OKULLARI Haziran 2014 BÖLÜM VIII BOĞULMALARDA İLKYARDIM BOĞULMA NEDİR? Boğulma, vücuttaki dokulara yeterli oksijen gitmemesi sonucu dokularda bozulma meydana

Detaylı

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Pelvis, lokomotor sistemin en fazla yük taşıyan bölümüdür. İçindeki majör damar, sinir ve organ yapıları nedeniyle pelvis travmaları kalıcı sakatlık

Detaylı

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.

Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1. Deri, vücudun sa lam ve koruyucu dı örtüsüdür. Salgı bezleri, tırnaklar,tüyler ile deri bir organ ve sistemdir. En geni organdır (Yakla ık 1.5-2 m 2 ) Deri esas olarak iki tabakadan olu ur Üst deri (Epidermis)

Detaylı

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-5

İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-5 İLKYARDIM TEMEL EĞİTİMİ TEORİ SINAV SORULARI-5 1) Trafik kazası geçiren bir yaralıda burun ve kulaktan kan veya açık renkli bir sıvı gelmesi bize neyi düşündürmelidir? a) Kafatası ve omurga yaralanması

Detaylı

Solunum Sistemi Fizyolojisi

Solunum Sistemi Fizyolojisi Solunum Sistemi Fizyolojisi 1 2 3 4 5 6 7 Solunum Sistemini Oluşturan Yapılar Solunum sistemi burun, agız, farinks (yutak), larinks (gırtlak), trakea (soluk borusu), bronslar, bronsioller, ve alveollerden

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

KANAMALARDA İLK YARDIM

KANAMALARDA İLK YARDIM KANAMALARDA İLK YARDIM Dr. Recep GÜLOĞLU İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi AD, Acil Cerrahi Servisi İLK YARDIM & TEMEL YAŞAM DESTEĞİ; Olay yerinde, Olay yerinde bulunan kişilerce,

Detaylı

BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI

BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI BİLİNÇ BOZUKLUKLARINDA İLKYARDIM DERS NOTLARI Yrd. Doç.Dr. Vesile ŞENOL Tıbbi Hizmetler ve Teknikler Böl. Bşk Paramedik Program Koordinatörü E.Ü. H.B.S.H.M.Y.O 1 Bilinç Bozukluğu/Bilinç Kaybı Beynin normal

Detaylı

İNSAN VÜCUDU TEMEL BİLGİLER

İNSAN VÜCUDU TEMEL BİLGİLER İNSAN VÜCUDU TEMEL BİLGİLER Vücudu Oluşturan Sistemler Nelerdir? Hareket sistemi Dolaşım Sistemi Sinir Sistemi Solunum Sistemi Boşaltım sistemi Dolaşım Sistemi Hareket sistemi: Vücudun hareket etmesini,

Detaylı

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması

17.02.2015 NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 32.Hafta ( 04 08 / 05 / 2015 ) NAZOGASTRİK SONDA UYGULAMASI Slayt No : 44 Nazogastrik Tüp Uygulama Amaçları Zehirlenmelerde zararlı ve toksik maddeleri boşaltmak, Mide

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM III TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM III TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Sağlık Bülteni İLK YARDIM ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN İLKÖĞRETİM OKULU Ocak 2014 SOLUNUM ve KALP DURMASI NEDİR? BÖLÜM III TEMEL YAŞAM DESTEĞİ Solunum durması: Solunum hareketleri durunca, vücuda yaşamak için

Detaylı

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER

DENETLEYİCİ VE DÜZENLEYİCİ SİSTEMLER Denetleyici ve Düzenleyici Sistemler Vücudumuzda aynı anda birçok karmaşık olayın birbirleriyle uyumlu bir şekilde gerçekleşmesi denetleyici ve düzenleyici sistemler tarafından sağlanır. Denetleyici ve

Detaylı

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER A) BİYOLOJİK ETMENLER KALITIM İÇ SALGI BEZLERİ B) ÇEVRE A) BİYOLOJİK ETMENLER 1. KALITIM Anne ve babadan genler yoluyla bebeğe geçen özelliklerdir.

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

UZUN VADELİ YAŞAM DESTEĞİ

UZUN VADELİ YAŞAM DESTEĞİ TEMEL YAŞAM DESTEĞİ 0-4 dakika 10 dakika Beyin hasarı reversible İrreversible beyin hasarı ZAMAN KRİTİKTİR! Temel Yaşam Desteği Basamakları TEMEL YAŞAM DESTEĞİ İLERİ YAŞAM DESTEĞİ UZUN VADELİ YAŞAM DESTEĞİ

Detaylı

ORTOPEDİK YARALANMALARDA İLKYARDIM

ORTOPEDİK YARALANMALARDA İLKYARDIM ORTOPEDİK YARALANMALARDA İLKYARDIM Doç. Dr. Ufuk Talu İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji ABD Ortopedik Acil =? 1. Gerçek acil: Hemen tedavi edilmezse kalıcı sorun bırakan 2. İlk yardım sonrasında

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM VI YANIK, SICAK ÇARPMASI VE DONMADA İLKYARDIM

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM VI YANIK, SICAK ÇARPMASI VE DONMADA İLKYARDIM Sağlık Bülteni İLK YARDIM ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN OKULLARI Nisan 2014 BÖLÜM VI YANIK, SICAK ÇARPMASI VE DONMADA İLKYARDIM YANIKTA İLK YARDIM Yanık nedir? Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku

Detaylı

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM VII KIRIK, ÇIKIK VE BURKULMALARDA İLKYARDIM

Sağlık Bülteni İLK YARDIM BÖLÜM VII KIRIK, ÇIKIK VE BURKULMALARDA İLKYARDIM Sağlık Bülteni İLK YARDIM ODTÜ G. V. ÖZEL MERSİN OKULLARI Mayıs 2014 BÖLÜM VII KIRIK, ÇIKIK VE BURKULMALARDA İLKYARDIM Kırık nedir? Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar darbe sonucu ya da kendiliğinden

Detaylı

Endotrakeal Entübasyon

Endotrakeal Entübasyon Endotrakeal Entübasyon Hazırlayan Doç. Dr. Erkan GÖKSU Yönetiminin amacı Primer amaçlar: bütünlüğünü korumak Oksijenizasyonu sağlamak Ventilasyonu sağlamak Aspirasyonu engellemek Sekonder Resüsitasyon

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY)

ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY) TÜRKİYE HALK SAĞLIĞI KURUMU Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ULUSAL KAZA YARALANMA VERİTABANI (UKAY) EĞİTİM MODÜLÜ I Kodlama İlkeleri 1 21-23 Haziran 2012 ANKARA UKAY KAPSAMI Ulusal Kaza Yaralanma

Detaylı

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir?

1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? VÜCUT BAKIMI 1. İnsan vücudunun ölçülerini konu edinen bilim dalı aşağıdakilerden hangisidir? A) Anatomi B) Fizyoloji C) Antropometri D) Antropoloji 2. Kemik, diş, kas, organlar, sıvılar ve adipoz dokunun

Detaylı

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI

SOLUNUM SİSTEMİ FİZYOLOJİSİ 19/11/2015 SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI SOLUNUM SİSTEMİ MEKANİZMASI VE FİZYOLOJİSİ FİZYOLOJİSİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Canlılığın sürdürülebilmesi için vücuda oksijen alınması gerekir. Solunumla alınan oksijen, kullanılarak metabolizma sonucunda karbondioksit açığa

Detaylı

Dr. Armağan EREN 18 Ocak 2013

Dr. Armağan EREN 18 Ocak 2013 Dr. Armağan EREN 18 Ocak 2013 İlk önemli bilgi Kaza ölümlerinin %10 u ilk 5 dakika içinde, %54 ü ilk yarım saat içinde meydana gelmektedir. Yani; Kaza yerinde İlk 5 dakika içerisinde uygulanacak Etkili

Detaylı

9.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 7.Ünite Yaşam Bulguları NABIZ. 17.18.19. Hafta ( 6-24 / 01 / 2014 )

9.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 7.Ünite Yaşam Bulguları NABIZ. 17.18.19. Hafta ( 6-24 / 01 / 2014 ) 9.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 7.Ünite Yaşam Bulguları NABIZ 17.18.19. Hafta ( 6-24 / 01 / 2014 ) NABIZ 2 Kalbin sol ventrikülünün kasılmasıyla aorta gönderilen kanın neden olduğu basınç artışına karşı,

Detaylı

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ

Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Latince gerilme anlamına gelir. İstemli kasların tonik spazmıyla karakterize akut bir toksemidir. Etken: Clostridium tetani

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Yeni başlayanlar için TEDAVİ PROTOKOLLERİ

Yeni başlayanlar için TEDAVİ PROTOKOLLERİ Yeni başlayanlar için TEDAVİ PROTOKOLLERİ PROTOKOL TRAVMA ve YARALANMA NA: Boyun, HA: Problemli alan üzerinde gezdirilecek. Kemik yaralanmalarında özellikle FLEX elektrot AKUT TRAVMA KEMİK 1. SEANS 35

Detaylı

Kırık-Çıkık Ve Burkulmalarda İlk Yardım

Kırık-Çıkık Ve Burkulmalarda İlk Yardım Kırık-Çıkık Ve Burkulmalarda İlk Yardım Kırık Nedir? Kırık, kemik bütünlüğünün bozulmasıdır. Kırıklar darbe sonucu ya da kendiliğinden oluşabilir. Yaşlılık ile birlikte kendiliğinden kırık oluşma riski

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı

17.02.2015. ENTERAL BESLENME (Gavaj) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Enteral Beslenme. 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 )

17.02.2015. ENTERAL BESLENME (Gavaj) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Enteral Beslenme. 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 ) 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 36.Hafta ( 01 05 / 06 / 2015 ) ENTERAL BESLENME ( GAVAJ ) Slayt No : 48 4 ENTERAL BESLENME (Gavaj) Besin ve sıvıları ağız yoluyla yeterli alamayan veya hiç alamayan

Detaylı

07.11.2014. fetal dönem denir. Fetal dönemde, embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı

07.11.2014. fetal dönem denir. Fetal dönemde, embriyonal dönemde oluşan organ sistemleri gelişir. 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 10.Sınıf Kadın Sağlığı Hastalıkları ve Bakımı 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.) Göbek Kordonu 2.) Fetus ve Fetal Dolaşım Fizyolojisi 3.) Fetusun Aylara Göre Gelişimi Slayt No: 10 2 7.) FETUS Üçüncü gebelik

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Hipotermi Suda boğulma Anaflaksi

Hipotermi Suda boğulma Anaflaksi Hipotermi Suda boğulma Anaflaksi Doç. Dr. Lale YÜCEYAR Hipotermi Tanım: Kor sıcaklığı < 35 C (düşük okuyabilir termometre) (Özofageal, rektal,timpanik) Hafif 32-35 C Orta 30-32 C Ağır < 30 C Hipotermi

Detaylı

KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ

KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ KANALİZASYONLARDA HİDROJEN SÜLFÜR GAZI OLUŞUMU SAĞLIK ÜZERİNE ETKİLERİ Bu Çalışma Çevre Orman Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Mustafa Öztürk tarafından 2006 yılında yapılmıştır. Orijinal

Detaylı

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR.

Fen ve Teknoloji 7. BOŞALTIM SİSTEMİ. Hazırlayan: NİHAT BAHÇE HAYAL BİLİMDEN DAHA ÖNEMLİDİR. ÇÜNKÜ BİLİM SINIRLIDIR. KAZANIMLAR; BOŞALTIM SİSTEMİ. KARACİĞER: Proteinlerin kullanılması sonucunda amonyak açığa çıkmaktadır. Zehirli olan amonyağı daha az zararlı olması için üreye dönüştürmektedir. 1. Boşaltım sistemi ile

Detaylı

Yanık, Donma Ve Sıcak Çarpmasında İlk Yardım

Yanık, Donma Ve Sıcak Çarpmasında İlk Yardım Yanık, Donma Ve Sıcak Çarpmasında İlk Yardım Yanık Nedir? Herhangi bir ısıya maruz kalma sonucu oluşan doku bozulmasıdır. Yanık, genellikle sıcak su veya buhar teması sonucu meydana geldiği gibi, sıcak

Detaylı

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182 İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2013 YILI HASTA OKULU PLANI HASTANE ADI TARİH SAAT KONU EĞİTİM YERİ HASTA OKULU PROGRAMI İÇİN HASTA VE YAKINLARININ İLETİŞİM KURABİLECEKLERİ TELEFON NUMARASI HASEKİ 28/01/2013

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı