Orta Yol: Alternizmin Nörobilimsel Temelleri ve Yeni Bir Dünya İdeali Olarak Pax Social Democratica. KİTAP ÖZETİ (Türkçe Makale)

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Orta Yol: Alternizmin Nörobilimsel Temelleri ve Yeni Bir Dünya İdeali Olarak Pax Social Democratica. KİTAP ÖZETİ (Türkçe Makale)"

Transkript

1 Orta Yol: KİTAP ÖZETİ (Türkçe Makale) Alternizmin Nörobilimsel Temelleri ve Yeni Bir Dünya İdeali Olarak Pax Social Democratica "Başka bir dünya var; ancak bunun içinde" (Paul Eluard) "Kötü zamanlarda umutlu olmak budalaca bir romantiklik sayılmaz. Bu umutvarlık, insanın tarihinin yalnızca zalimliğin deği, aynı zamanda merhamet, fedakarlık, cesaret ve nezaketin tarihi olmasına dayanır" ( Howard Zinn) 1 Amerikalı fizikçi Leonard Mlodinow tarafından ortaya konulan bilimsel bir tespite göre, temel arzusu kendilerini iyi hissetmek olan insanlar bilinçdışı bir şekilde, kendilerininkine benzeyen özellikler lehinde önyargılıdırlar. Bilim insanları beyinde, bu önyargının büyük kısmına aracılık eden ve adına "dorsal stiratum" denilen bir alan belirlemişlerdir 2. İnsanların sahip olduğu bu önyargı, sadece bireyler arası değil, toplumlar ve bir toplumsal işbirliği yapısı olan devletler, devletlerin bir araya gelerek oluşturdukları entegrasyonlar arasında da öteki algısına dayalı çatışmaların temel sebebidir. Irk, din, dil gibi unsurlar üzerinden kendine yakın olanlarla bir araya gelme ve karşıtını dışlama şeklinde kendini gösteren önyargı, kimliksel farklılıkların birer zenginlik faktörüne dönüşmesine engel olmakta, hatta tam aksi yönde toplumsal kutuplaşmaları daha da artırmaktadır. Bu nedenle, bir medyasyon, iki ağırlıklı yönelim dışında bir üçüncü yol, felsefi temelinden hareketle adlandırılabileceği şekliyle de bir "orta yol" bulma ihtiyacı tarihin her döneminde hissedilmiş, bu doğrultuda düşünsel, bilimsel ve yapısal arayışlar, yönelimler ve çabalar farklı adlandırmalarla ortaya çıkmıştır. Konfüçyüs ve Budha'nın Orta Yol Doktrini'nde, Stoacılar'ın panteizminde, İmam Gazali'nin İtikatta Orta Yol (el-iktisâd fi l-i tikâd) 3 'unda, Immanuel Kant'ın deneyüstü idealizminde, Hegel'in diyalektiğinde, Marquis Child'ın İsveç orta yolunda, Eduard Bernstein'ın temellerini attığı 1 Howard Zinn, You Can't be Neutral on a Moving Train, Beacon Press, Leonard Mlodinow, Subliminal:Bilinçdışınız Davranışlarınızı Nasıl Yönetir?, çev. Nuray Önoğlu, Okyanus Us Yayınları, İstanbul, 2013, s.31 3 İmam Gazali, İtikadda Orta Yol, çev.osman Demir, Klasik Yayınları, İstanbul,

2 sosyal demokraside, John Maynard Keynes'in karma ekonomisinde, Anthony Giddens tarafından formüle edilen üçüncü yol tezinde, farklı medeniyetlerin ve toplumların farklı tarihlerdeki orta yol arayışları belirginleşmektedir. Döneminde hakim bakış açılarının dışında farklı ve alternatif bir önerme özelliği taşıyan bütün orta yollar, bu çalışmada genel bir sınıflandırma içerisine sokularak "alternizm" şeklinde adlandırılmış, felsefi, bilimsel, kültürel, ideolojik, ekonomik, küresel ve uluslararası düzlemlerde tarihten alternizm örnekleri ve günümüzden alternizm çabaları ile alternatif önermeler doğrultusunda alternizmi şekillendiren revizyonist alternist hareketler ve düşünceler inceleme altına alınmıştır. Bu bağlamda alternizmin yaygınlaşması ile erişilecek ideal toplum düzeni de "Pax Alterdemocratica" olarak nitelendirilmeye tabi tutulmuş, bir başka deyişle sistemde sürdürülebilir barış, sistem ile ilgili en radikal kalan görüşlerin dahi sürece yön verebilmesine olanak sağlayan bir yönetişim yapısının oluşturulmasına (Bölüm 1), farklı düzlemlerde düşünsel ve bilimsel çeşitlilikler arasında optimumda bütünleşme ve denge kurulmasına (Bölüm 2) tüm değişkenleri bulunduğu şartlara göre yeniden revize etme kapasitesine sahip evrim ve uyum dinamiklerinin etkin bir şekilde işletilmesine bağıntılandırılmıştır (Bölüm 3). "Pax Alterdemocratica" alternizmin yaygınlaşmasının toplumlara ve sisteme barış getireceği öngörüsüne sahip bir tezdir. Bu tezi destekler biçimde, tarihin farklı dönemlerinde alternizmin ve evrimsel sürecinde modern döneme yön veren akım olan sosyal demokrasinin, gergin ortamlarda nasıl barışa hizmet ettiği, rekabet ettiği düşünsel kuramların aksine, nasıl bir toplumsal uzlaşı modeli yaratma arayışında olduğu bu çalışmada örneklerle orta koyulmuştur. Sosyal bilimler alanındaki tüm tezlere ve düşünsel kuramlara en sıklıkla yöneltilen eleştiri, pozitif bilimler üzerine temellendirilememeleri nedeniyle "subjektif" olmaları ve bu nedenle de bireye ve çevresine fazlasıyla bağımlı durumda kalmalarıdır. Bu eleştirler dikkate alınarak çalışmada, sosyal demokrasinin bir düşünsel kuramdan öte alternizmin temsilcisi bir mekanizma olduğu ve doğa bilimlerinde diğer benzer mekanizmalarla aynı temel prensipler üzerine çalıştığı tespiti yapılmış, bu tespit doğrultusunda bilinen en gelişmiş karar alma mekanizması olan "beyin" inceleme altına alınmıştır. İnsanlar arası bir işbirliği organizasyonu olan devlet, kendi içindeki görev dağılımı ile insan bedenine benzer bir yapıda tasarlanmıştır ve karar alma mekanizmalarının işletilmesinden sorumlu iktidarlar da, bedende beynin rolüne özdeş bir fonksiyonlar bütünü yürütecek şekilde konumlandırılmışlardır. Buradan hareketle, her politik çıktının, beyin fonksiyonları sonucu ortaya konan beden davranışları ile örtüştüğü ve politikaların birer devlet davranışı olduğu ileri sürülebilir. İşte " Alternizmin Nörobilimsel Temelleri ve Yeni 2

3 Bir Dünya İdeali Olarak Pax Social (Alter) Democratica" isimli çalışma da, bir toplumsal uzlaşı modeli olan alternizmin (sosyal demokrasinin), -son teknolojik gelişmeler ışığındadavranışı meydana getiren, beyin içindeki dinamikler ile arasındaki işleyiş benzerliklerini fark edilir kılmak, yani alternizmi bilimsel açıdan temellendirmek amacına yönelik hazırlanmıştır. Alternizmin, toplum içi, uluslararası, transnasyonel ve küresel düzeyde barış getirdiği tezi, nörolojik veriler dışında, tarihin farklı dönemlerinden örnekler ile de desteklenmiş, özellikle Avrupa'da iki Dünya Savaşı öncesi ve arası yıllar ve savaş sonrasında güç dengesi oyununun sistemde ayrışmaları daha da körüklediği Soğuk Savaş dönemleri detaylı bir biçimde ele alınmıştır. Çalışmada ayrıca günümüz uluslararası sisteminde çatışmalara sebebiyet veren ve verme kapasitesi bulunan yapısal eksiklikler tanımlanmış, devlet ve sistem düzeyinde barışın sağlanması ve sürdürülmesinde alternizmin oynayabileceği rolün çerçevesi detaylı bir biçimde çizilmiştir. Alternizmde (Sosyal Demokraside) Yönetişim Konusu insan ve insanlar arası her tür ilişki olan sosyal bilimlerde, sosyal alana hakim kuralların ortaya konabilmesi ve sürdürülebilir barış ortamı doğrultusunda yapısal eksikliklerin giderilebilmesi, insan davranışlarını oluşturan dinamiklerin incelenmesi ile mümkündür. Çalışmanın ilk bölümü de bu amaç doğrultusunda, beyne mükemmel karar alma mekanizması kimliğini kazandıran yönetişim organizasyonunu ve bu organizasyonu işler hale getiren kompleks iletişim alt yapısını konu etmektedir. İnsan davranışları, hem bilinçli hem bilinçdışı düzeyde, sonsuz bir algı, duygu ve düşünce akışının ürünüdür 4. Bu sebeple davranışları açıklamaya yönelik çalışmaların bir kısmı beynin anatomisi ve içerisinde gerçekleşen kimsayal tepkimeleri konu alırken, bir diğer grup bilim insanı ise, daha ağırlıklı olarak bilinçdışı etkileşimlerin gerçekleştiği subliminal kısımları incelemeye yönelmişlerdir. Davranışların açıklanmasına yönelik daha yetkin ve kapsamlı bir açıklama, her iki alanda da yapılan çalışmaların birlikte ele alınması ve beynin yapısı içerisinde, beyne ait anatomi dışında bu gözle görünmeyen ancak nöron faaliyetleri aracılığıyla beyin üzerinde yarattığı kimyasal ve fiziksel etkiler gözlemlenebilen subliminal kısımların da değerlendirilmesiyle mümkündür. İnsanın en gelişmiş canlı olmasının temel sebebi, onun beyninin gelişmişlik seviyesidir. Beyin, hayatta kalmayı sağlayan temel güdüleri işleten bilinçdışı düzey ve güdülerin bedeni yönlendirmesine araclık eden bilinçli düzey olmak üzere, iki katmanlı bir sistem şeklinde evrilmiştir. Hayatta kalma konusunda temel öneme sahip bilinçdışı düzey, 4 Mlodinow, ibid., s.27 3

4 evrim sürecinin erken dönemlerinde gelişmiştir ve bütün omurgalıların beyinlerinin standart altyapısıdır. İnsan dışındaki çoğu tür, bilinçli düşünce kapasitesine sahip olmadan ya da az bir kapasite ile hayatta kalma yeteneğine sahiptir 5. İnsan davranışları, bu iki düzeyli sistem içindeki çok boyutlu etkileşimden ortaya çıkmaktadır. İnsanlık bilimleri kapsamındaki tartışmalarda da, beyindeki bilinç ve bilinçdışı düzlemin etkileşimini temel alan "orta yol"ların kurgulanması, geçmiş ve mevcut çabaların devamlılığının sağlanması, bu iki düzlemin işleyiş prensiplerinin ortaya konulması ile mümkündür. Beyinde Çift Yönlü İletişim Ağı Beyinde vücut bulan zihin ile beden arasında, sadece bedenden gelen algıları duyguya dönüştüren tek yönlü bir bağ değil, zihnin durmunun bedeni, bedenin durumunun da zihni etkilemesine olanak sunan çift yönlü (bidirectional) bir iletişim mevcuttur. İmün sistem, endokrin sistem ve sinir sistemi ile aradaki bu çift yönlü akımlar, beynin bedeni, böylece de zihnin ve hem duygu hem de düşüncelerin insan sağlığında değişikliklere yaratmasına imkan vermektedir. 6 Zihin ve beden arasındaki çift yönlü iletişimi gösteren nörobilimsel çalışmalardan hareketle toplumda hakim psikolojik durumun negatif ya da pozitif olmasının karar alma mekanizmalarını ve politik çıktıları etkilediği gibi iktidardaki düşünsel kuramların içeriğinin ve yönelimlerinin de sağlıklı bir toplumun belirtileri olan refah, istikrar ve barış gibi hedeflerin ulaşılabilirlik düzeyini belirlediği ortaya çıkmaktadır. İçeriğinde devrim yerine evrime, ötekileştirme yerine empatiye, kutuplaştırma yerine ortak değerlerde buluşturmaya, çatışma eğilimi yerine uzlaşı çabasına yer veren ve tüm kapsamı, temeli, yönelimi ile pozitif duygu ve düşüncelere, kimseyi dışarda tutmadan insanlığın geneli için iyi niyetlere sahip sosyal demokrasi de, hem belirli sınırlar içinde, belirli bir toplum içinde, hem de uluslararası ve transnasyonel düzeyde pozitif status'e erişilmesi ve durumun sürdürülebilmesine yönelik en etkin düşünsel kuram ve yönetişim mekanizması olarak, rakiplerinin önüne geçmektedir. Tüm bunların yanında, sosyal demokrasinin toplumdan beslenmeye yönelik iletişim kaynaklarını her daim açık tutması ve geri iletimler doğrultusunda kendini yenilemesi, tepeden aşağı doğru tek taraflı yönetim yapısı yerine çift yönlü yönetişim yapısı özelliği göstermesi, tüm duygu ve düşüncelerin baskı altında kalmadan kendilerini ifade etmelerine olanak sağladığı gibi, topluma da, beynin ve zihnin bedendeki rolüne en yakın organizasyon şeması ile, sürdürülebilir uzlaşı ve barış ortamı vaad etmektedir. 5 Mlodinow, ibid. s ibid., ss

5 Kendini Örgütleyen Sistem 7 : Beyin Toplumsal yapay sistemlerin oluşturulmasına ve varolan toplumsal kanunların belirginleştirilmesine yönelik ele alınması gereken bir diğer konu, beynin yönetişim sistemi ve bu yönetişime neresinin yön verdiğidir. Mevcut buluşlar beynin, algılardan bağımsız bir biçimde dış dünyadaki bazı durumlara denk gelen sevgi, korku, maneviyat gibi duyguları içerisinde barındırdığını ortaya koymuş, uzun yıllar dışa bağımlı olduğu düşünülen bu yönetici organın tutku duymak için bir sevgi objesine ya da korku duymak için bir tehdite ihtiyaç duymadan bunları kendi içinde üretebildiğinin anlaşılması, nörobilimsel çalışmaları bu karmaşık fonksiyonların gerçekleşmesine imkan sağlayan iletişim altyapısının kendine özgü işleyişine, kendini örgütleme kapasitesine odaklandırmıştır. Kendini örgütleyen sistemin en önemli özelliği sistemin kontrolünün merkezi olmaması, bütün sisteme yayılmış bulunmasıdır. Bu sistemin basit bir örneğini sunan konser izleyicilerini alkışları, ilk başta birbirinden çok farklı ritimlerde, dağınık ve gelişigüzel başlamış olmasına rağmen, sonunda başlarında bunu yapmalarını söyleyen bir yönetici olmaksızın tüm seyircilerin uyum içinde alkışlamalarıyla sonuçlanması bakımından kendini örgütleyen sistem özelliğindedir 8. Kendini örgütleyen sistem örnekleri, doğal ortamın farklı düzlemlerinde ve alanlarında gözlemlenebilmektedir. Arı, balık ve kuşların süürüleşmesi, karıncaların işlevsel koloniler oluşturmak için kendiliğinden örgütlenmesi, hava durumu değiştiğinde ekosistemlerin kendilerini dönüştürmesi bu örneklerden bazılarıdır. İnsan beyniyse, kendini örgütleyen sistemler arasında en mükemmeli görüntüsü çikmekte, görünürde ve dışardan gelen bir kontrol olmaksızın sürekli ve kendiliğinden yeni düşünceler üretmektedir. Beyin bölgelerinin "yerel boyut"taki (local level) 9 dinamiklerinin, bu dinamiklerin yönlendirilmesi, kontrol edilmesini ve kısıtlanmasını sağlayan "global boyut"taki dinamikler (global level) ile arasındaki, "nöroanatomik matrisler" 10 (neuroanatomic matrix) aracılığıyla sağlanan çiftyönlü ve karmaşık etkileşim, beyne eşsiz bir kendini örgütleyen sistem özelliği vermektedir. Doğadaki kendini örgütleyen sistemler örneğinden hareketle, doğanın ulaştığı karmaşıklık ve karşılıklı-bağımlılığa yakın yapay sistemler elde etme çabası, modüler robotlar, sensör ağlar, programlanabilir materyeller gibi mühendislik konularının ortaya çıkmasını beraberinde getirmiştir. Sosyal bilimler kapsamında da, doğadaki örnekler ve doğa 7 Gustavo Deco, Victor Jirsa ve Karl J.Friston, "The Dynamical ans Tructural Basis of Brain Activity", Principles of Bran Dynamics: Global State Interactions, (ed.) Mikhail I.Rabinovich, Karl J.Friston ve Pablo Varona, MIT Press, Cambridge,2012, s.9 (ss. 9-27) 8 Andreasen, ibid., s Rabinavicch, Friston ve Varona, ibid., s ibid., s.15 5

6 bilimlerindeki gelişmeler temel alınarak yapay sistemler oluşturma çabası tarih boyunca süregelmiştir. Kendini örgütleyen sistemlere örnek teşkil eder biçimde Avrupa'da başlayan bölgesel entegrasyon süreci, Latin Amerika, Afrika, Asya-Pasifik ve Orta Asya'da Avrupa Birliği model alınarak kurgulanan bölgesel ekonomik entagrasyonların hayata geçirilmesi ile devam etmiş, böylece yerel işbirliklerinin küresel sistemi yönlendirdiği ve birimler arası etkileşimin her geçen gün daha da artmakta olduğu bir yapı ortaya çıkmıştır. Bireyler arasında ırk, din, dil gibi farklı unsurların ayrıştırıcı değil, ortak zenginliği besleyici bir işleve kavuşmasına, belirli bir coğrafyadaki doğal kaynakların ve bunları geliştirme çabasının ortak çıkarlar ve işbölümü üzerinden birleştirici birer unsura evrilmesine imkan veren bölgesel entegrasyonlar, doğala en yakın yapılarıyla, toplumsal denge ve sürdürülebilir barışı besleyen dinamiklere dönüşmüşlerdir. Bunların yanında, alternist hareketlere örnek teşkil eden Occupy Wall Street ve Occupy Seattle, Movimiento 15-M, Amesi Dimokratia Tora, Arap Baharı, El Invierno Chileno, DemocracyNow, DirenGezi gibi çevre, demokrasi, eşitlik konulu, otorite ve hiyerarşi karşıtı "yeni toplumsal hareketler" de internet üzerinden milyonlarca insanın etkileşimiyle, gidişatın ve sürecin geleceğinin ortaklaşa belirlendiği ilk lidersiz, "kendini örgütleyen eylemler" olmuşlar, geleceğin daha katılımcı ve hızlı yönetişim mekanizmalarına rol model görevi üstlenmişlerdir. Beynin Yönetişim Organizasyonu Toplumdaki karar alma mekanizmalarının yapısında ve işleyişinde hareket noktası olması bakımından beynin yönetişim organizasyonunun incelenmesi ve bu doğrultuda farklı bölgeler arası ilişkilerin ve bağların ortaya konması, beyin içindeki ve bedenle arasındaki iç iletişim sisteminin detaylı bir biçimde ele alınması önem taşımaktadır. En gelişmiş canlı olan insanın, en gelişmişlik sıfatını elde etmesini sağlayan en gelişmiş organı olan beyin, her türlü yönetimsel organizasyon yapısının oluşturulmasında model görevi üstlenebilecek mükemmellikte bir mekanizmadır ve fonksiyonların beyindeki hangi altyapı ve etkileşim zinciri sonucu ortaya çıktığını gözlemlemeye yönelmek, hem idari hem de sosyal bilimler alanında mükemmel karar alma mekanizması arayışında olan bilim insanlarının ve karar alıcı, uygulayıcıların, politika yapıcıların öncellikli eğilimi olmalıdır. Beyinin fonksiyonlarını yerine getirmesinde temel öneme sahip unsurlardan biri, "neural urwit" teknik adıyla bilinen nöronlar arası etkileşimdir. Beynin içerdiği bir trilyondan fazla nöronun, sinapslar aracılığıyla bir çok başka nöronla iletişim içinde olmasını sağlayan bu dev altyapı, beyin içi iletişimin temel ayağıdır. Nöronların, yani beyin içi iletişim ağlarının sıkılığı bir beyinin gelişmişliğinin 6

7 de göstergesidir. Beynin gelişmesi olarak adlandırılan süreç tamamen nöronların yaygınlaşması ve miyelin yayılması ile beyin içi iletişim ağlarının karmaşık bir yapı kazanmasıdır. Bu açıdan, sosyal hayatta bir karar alma mekanizmasının gelişmişliğinin göstergesi de, olabildiğince geniş alana yayılmış "demokratik iletişimsel altyapı"sıdır. Beyin fonksiyonlarının gerçekleşmesinde bir diğer önemli unsur da "serebral assosiyasyon"un varlığı, yani kortikal alanlar arası bağlantı kanallarının bulunması ve işlemesidir. Beynin dört lobu içindeki lob içi assosiyasyonlar farklı fonksiyonların hayata geçirilmesine imkan sağlamaktadır. Sağ ve sol hemisferler arası assosiyasyonda en önemli yapı ise "korpus kallozum"dur. Korpus kallozum çok zengin miyelin yapısına sahiptir ve anatomik olarak iki hemisferin tam ortasına yerleşmiş olmasıyla birlikte iletim fonksiyonu gündeme gelmektedir. 11 Hemisferler arası iletişimde bir diğer önemli yapı da "somatosensoriyel korteks" (somatosensory cortex)'tir. Beynin tam üstünde bir kulaktan diğerine uzanan çizgi biçimindeki bu korteks,beynin sol tarafından aldığı sinyalleri sağ, sağdan aldıklarını da sol tarafa iletmektedir. Hem somatosensoriyel korteksin bedenin neredeyse her köşesinin beyinde temsilini sağlayan bu eşsiz yapısı, hem korpus kallozumun iki hemisfer arasında iletişimi maksimize ederek kişiye en uygun fonksiyonun ortaya çıkmasına olanak sağlayan anatomisi, hem de hareketlerin güdü ile birleştirilmesine olanak sunan serebral assosiyasyonların çeşitliliği, mükemmele yakın bir karar alma organizasyonu için en temel gerekliliğin "iletişim" olduğu gerçeğini de görünür kılmış, böylece, "yönetim"i "iletişim" ile birleştirerek "yönetişim" idealine yönelen alternizmin haklılığını kanıtlayan bilimsel veriler sunmuştur. Somatosensoriyel korteks üzerine yapılan bu cerrahi deneyler, ayrıca politik temsil konusuna da, sosyal bilimlere yeni bir boyut kazandırmış, bedenin, hiç eksiksiz bütün uzuvlarının yönetişim birimi içinde yer aldığı bu yapı, demokrasinin önemini bilimsel kaynaklarla temellendirdiği gibi, daha da gelişmiş yeni bir demokrasi türüne geçiş ihtiyacını da belirginleştirmiştir. Alternizmde Yönetişim İletişimsel teknolojilerin her geçen gün geliştiği ve daha etkin yönetsel altyapılar inşa etmeye imkan sunduğu "yeni toplumsal düzen"de tıpkı beynin karar alma mekanizması gibi yüksek verimlilikte "yönetişimsel yapılar"ın kurgulanması ve işlerliğini sağlayacak "iyi yönetişim" modellerinin geliştirilmesi; toplumsal eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasına, kıt kaynakların verimli kullanımına ve sürdürülebilir bir ekosisteme yönelik öncelikli ihtiyaç olarak 11 ibid., s

8 belirginleşmiştir. Geleneksel hiyerarşik yönetim yapıları yerine, karşılıklı çift yönlü etkileşim içerisinde yönetsel birimlerden meydana gelen desantralize karar alma mekanizmalarını yerleştirmenin, daha demokratik ve buradan hareketle daha katılımcı, daha adil ve daha barışçı bir topluma ulaşmanın başlıca önşartı olduğu önkabulüne sahip "yönetişim paradigması" 12, bu amaç doğrultusunda merkezi kontrol arçlarının gevşetilmesi, yönetsel ve bireysel performansın ölçülerek ödüllendirilmesi, insan ve teknoloji de dahil tüm kaynakların toplum amacı doğrultusunda optimum verimlilikte kanalize edilmesi gibi adımlar atılarak hayata geçirilecek bir "kamu sektörü reformu"nun, köklü değişim sürecinin ilk kıvılcımını ateşleyeceğini ve başka alanlara da kısa sürede yayılacağını savunan yeni bir perspektif olarak ortaya çıkımıştır. Ana konusu hükümet-piyasa 13, hükümet-vatandaş, hükümet-özel sektör (PPP-Public Private Partnership), hükümet-gönüllüler, seçilmişler-atanmışlar, yerel-merkezi, ulusal-uluslararası arası ilişkiler olan yönetişim paradigmasında, bu karmaşık ve içiçe geçmiş ilişkiler ağının kesintisiz ve etkin işleyişi için tıpkı "nöral urwit" gibi yaygın iletişim altyapılarının kurulması ve yönetsel organizasyonlar ile sebep-sonuç dinamiği oluşturması gerekliliği öne çıkarılmıştır. Sadece kamu yönetiminin iyileştirilmesinden çok ötede bir içeriğe sahip olan perspektif, internetin hayatın her köşesine kısa sürede nüfus etmesi ve dönüştürmesini takiben, modern toplumda demokrasinin yaygınlaşması ve yerleşmesi sürecinde karşılaşılan sorunların çözümüne yönelik tasarlanmış çok boyutlu bir karar alma mekanizmaları reformunun yol haritasına dönüşmüştür. Toplum için maksimum faydayı sağlayacak yönetsel kuralların ortaya konması ile yönetişim, demokrasi ile daha bütüncül yeni bir forma bürünerek "iyi yönetişim" 14 e (good governance) dönüşmüştür. Demokratik bir hükümetin, bireylerin karar alma süreçlerine katılımını, hizmetlerin verimli sunulmasını, insan haklarına saygının yerleşmesini ve böylece sosyal adaleti sağlamanın temel aracı olduğu önkabulüne sahip "iyi yönetişim perspektifi", gelişmiş sivil toplumu ve desentralizasyona uğramış karar alma mekanizmaları ile demokrasinin iyi yönetişimi desteklediğini gözler önüne sermiştir. Hesap verebilirlik, şeffaflık, üretkenlik, katılımcılık, meşruluk, yargı bağımsızlığı ve yolsuzlukla mücadele gibi temel özellikler üzerine inşa edilen iyi yönetişim, bunlardan herhangi birinin eksikliğinin yoksulluğu, çevreye verilen zararı, kamu hizmetlerinin ortak çıkar yerine özel çıkarlar için kullanımını ve bunun bir sonucu olarak da toplumsal ve uluslararası çatışmaları artırabildiğini tecrübe eden insanların hem kamu, hem özel sektörde büyük bir reform sürecine karşılık gelir şekilde kanumlandırılmıştır. Teknolojik gelişmelere bağlı olarak kontrol araçlarının da evrime uğraması ile bir şehirdeki ağaçlık alanın kaderinin 12 Sam Agere, Promoting Good Governance: Princeples, Practices and Perspectives, Commonwealth Secretariat, London, 2010, s.1 13 ibid. 14 Agere, ibid., s.7 8

9 belirlenmesi gibi "yerel" (local) yönetimsel konulardan, temsili demokrasiden katılımcı demokrasiye geçilmesine olanak sağlayan sürekli denetim ve yönlendirme araçlarının kurumsallaştırılması gibi "hükümetsel" (governmental) ve hatta Çin'deki bir işçinin çalışma koşullarına ya da İran'daki bir nükleer santralin geleceğine Peru'dan Norveç'e, Nijerya'dan Malezya'ya kadar dünyanın farklı köşelerinden insanların birlikte karar vermesine olanak sağlayacak transnasyonel ve uluslararası yapıların kurgulanması gibi "küresel" (global) meselelere kadar çok farklı düzlemler iyi yönetişim kapsamına girmiştir. Çok düzlemli ve çok boyutlu bir iyi yönetişim idealine sahip alternizm de, nörobilim alanındaki yeni bulgularla beynin yönetişimsel organizasyonunun daha net ortaya konmasından hareketle, nörobilimdeki bulguların sosyal bilimlerde daha derinlemesine kullanılmasını, toplumsal barış ve sürdürülebilir refahın en temel altyapıları arasında kabul etmiştir. Alternizmde (Sosyal Demokraside) Bütünleşme Ve Denge Sadece beyin üzerine araştırma yapan nörobilimciler değil aynı zamanda günlük pratik hayatta beynin fonksiyonlarını gözlemleyen herkes, bu küçük organın, oldukça karmaşık girdiler bütününü, insanlar tarafından hissedilmeyecek kadar kısa zaman dilimleri içinde nasıl duygusal, düşünsel ve davranışsal çıktılara dönüştürdüğüne haryanlıkla şahit olmakta ve beynin çıktılarındaki bu, doğanın hemen hemen bütün organizmalarında var olmasına rağmen, eşi çok az mekanizmada deneylenebilen, mükemmel işleyişteki sürdürülebilen doğal denge durumu meraklı zihinleri, teknolojik gelişmeyle birlikte insanoğluna her gün yeni ipuçları sunan araştırma ve deneyleme çalışmaları içine çekmektedir. Beynin çok boyutlu denge durumu iki boyutta ele alındığında anlam bütünlüğü oluşturmakta ve üzerine yapılan çalışmaları anlaşılabilir basitliğe indirgemektedir; bu boyutlar, bedensel boyut ve zihinsel boyuttur. İlk ele alınabilecek, -iletişim ağlarının sağladığı altyapı sayesinde birimler arası sonsuza uzanan eşleşmeye rağmen- diğer boyuttan göreceli daha basit, bedensel boyuttaki dengenin adı "homeostasis" 15 tir ve hem beyin içi hem de beynin bedenle arasındaki içsel dengeye işaret etmektedir. Beynin ikinci denge boyutu ise -bedensel boyutun karmaşık yapısının üstüne henüz çoğuna dair bilimsel bulguların dahi elde edilemediği metafizik unsurların dahil olduğu- zihinsel boyuttur. Bu boyut, beyindeki içsel dengenin ürünü olan birleşimin, zihindeki daha önceden kazanılmış deneyimler, bu deneyimler sonucu oluşturulmuş değer yargıları, bir çok değişken tarafından etkilenme olasılığı bulunan 15 Daniel J.Siegel, Mindsight, Bantam Books, New York, 2010, s.xiv 9

10 duygular, duruma bağlı kısa vadeli ya da gelecek perpektifi olan beklentiler ve doğal dürtüler adı verilen henüz sebebine ve nasıl oluştuğuna dair bilimsel verilerin bulunmadığı doğuştan gelen kodlamalar ile bütünleştirildiği boyuttur. Bu aşamadaki çok düzlemli ve çok boyutlu etkileşim sebebiyle,ikinci boyuttaki bu denge durumu "bütünleşme" (integration) 16 olarak anılmaktadır. Bütünleşme, beynin dış dünya ile bağlantısını, iç dünya bağlantısı ile biraraya getirerek daha kapsamlı ve daha sağlıklı sonuçlar ortaya koyan bir karar çıktısına ulaşılmasını sağlamaktadır. Bu bağlamda beyin, sadece doğal davranış olasılıkları arasında denge sağlayan bir organ değil, davranışları dürtü, deneyim ve duygularla birleştirerek çok yönlü ve çok boyutlu denge denge kurma kapasitesine sahip bir mekanizmadır. Bu çok yönlü ve çok boyutlu denge özelliği le beyin, idari ve sosyal bilimlerdeki insan kurgusu karar alma mekanizmalarının kurulması ve işlemesinde bir örnek olarak ele alınmasıyla toplumsal hayatta pozitif yönlü fark yaratabilecek bir yapıdır. Sosyal bilimlerde tüm düşünsel kurmlar içinde, beynin bu yapısına en yakın dengeleyici özelliğe sahip politik karar alma ve uygulama mekanizması sosyal demokrasi önermesidir. Çalışmanın genelinde de görülebileceği üzere sosyal demokrasi, kendini geliştirme, değişme, uyum sağlama, bir yandan materyalist unsurları idealist unsurlarla, diğer yandan da algıları kendi içnde dengeleme kapasitesiyle beyne en yakın yapı görünümü çizmektedir. Alternizmde Felsefi Bütünleşme: Alterdeterminizm Çok boyutlu ve çok düzlemli bir bütünleşme fonksiyonunun işletilmesi ile ortaya çıkan alternizmin (sosyal demokrasinin) ilk bütünleşme ayağı felsefi boyuttur. Felsefenin temelindeki fizikalist-idealist ayrımının günümüze dek süren tartışmalarda ele alındığı şekliyle, böylesine net ve geçişsiz yapılabilmesi teorik açıdan mümkün gözükse de, bilimsel açıdan dayandırıldığı temel zayıftır 17. Fikirler, maddeler; maddeler de fikirler olmadan, deneyleyeni insan seçilen bir testte varlıkları konusunda kesin hükme varılmasına olanak sağlamazlar. Tıpkı beynin frontal lobunda bir maddenin görüntüsünün oluşmasının, gözün gönderdiği sinyallere cevap olarak devreye sokulan nöronların görsel bir fotoğraf yaratmasına bağlı olması gibi, maddenin de varolabilmesi için öncelikle duyular aracılığıyla algılanabilmesi gerekmektedir. Alternizm, tarihin ilk dönemlerinden beri çok çeşitli düşünsel kaynaklardan beslenerek birbirleriyle karşıt gelişim gösteren iki ana perspektifin bir sentezi, bir orta yol olarak evrimini sürdürmüş, böylece Socrates, Zeno, Spinoza, Leibniz, Kant, 16 ibid., s.xv 17 Siegel, ibid., s.17 10

11 Hegel, Husserl, Sellars ve Foucault felsefi boyutta alternizmin farklı dönemlerdeki temsilcileri olmuştur. Kendinden önceki dönemde ortaya konan düşüncelerin bir sentezini kurarak farklı düşüncelerin bir bütün hale gelmesini ve "academia" adını verdiği okul çatısı altında kurumsallaşmasını sağlayan kişi Socrates'tir. Socrates sonrasında alternizm evrilerek "Stoacılık"a dönüşmüş, Helenistik dönemde Atina'da, Stoa Okulu'nu kuran Kıbrıslı Zeno akımın yeni temsilcisi olmuştur 18. Doğa ile uyumlu bir yaşam, insan özgürlüğü ve dünya vatandaşlığı idealinde birleşen Stoacılar, Platon ve Aristoteles'in fikirleri arasında bir sentez kurarak bir uzlaşma felsefesi oluşturmuşlardır. Aydınlanma Döneminde hem rasyonalist, hem de ampirisistlere eleştirel yaklaşan ve bir üçüncü "orta yol" kurgulamaya çalışan ilk filozof, zihinle duyular, ruhla beden arasında bir üstünlük yerine birlikte işleyen bir "paralellik" bulunduğunu ileri süren Baruch Spinoza olmuştur. Yine aynı dönemde rasyonalizm ile amprizmin bir sentezini geliştirme çabasını gösteren bir diğer filozof da Locke'un çağdaşı Gottfried Leibniz olmuştur. Leibniz'e paralel biçimde Immanuel Kant da, 1781 yılında yayınlanan "Saf Aklın Eleştirisi" (The Critique of Pure Reason) adlı kitabında bir taraftan geçmişte geleneksel felsefenin metafizik konusundaki bazen spekülasyona kayan bilimsellik dışı kapsamını eleştirirken, diğer taraftan da ampirisistlerce metafiziğin bir bilgi kaynağı çeşidi olarak görülmemesine de 19 karşı çıkmış, böylece alternizmin temsilcisi bir üçüncü yol kurgulamıştır. Modern döndemde alternizmin ilk temsilcisi, "diyalektik" metod yaklaşımı ile alternizmin işleme prensibinin ana hatlarını da çizen Georg Wilheim Friedrich Hegel'dir 20. Alternizmin bir diğer temsilcisi de, Hegel tarafından, phenomena'ların ardındaki mutlak, mantıksal, ontolojik ve metafizik ruhu bulmak için yapılan çalışmaları tasvir etmede kullanılan "fenomenoloji" (phenomenology) kavramını geliştirerek, bir felsefi okula dönüştüren Edmund Husserl'dır yüzyılın ortalarında geçmiş yüzyıllardan kalma Fransız rasyonalizmi ile İngiliz ampirisizmi arasındaki rekabet yeni bir düzlemde süregiderken, felsefenin, analitik felsefe, mantıksal positivizm, fenomenoloji, yapısalcılık, idealizm gibi farklı perspektiflerden beslenerek daha bütüncül (synoptic) 22 bir gelişme göstermesi ve için 1950 yılında "Felsefi Etüdler" (Philosophical Studies) adlı bir dergi çıkarmaya başlayan Amerikalı filozof Wilfrid Sellars, böylece temellerini attığı "analitik alternizm" ile alternizmin bir diğer temsilcisi olmuştur. Michel Foucault ve Roland Barthes da, yapısalcılık 18 Blackburn,ibid., s Immanuel Kant, Prolegomena to Any Future Metaphysic, 1783, çev. Jonathan Bennett, Early Modern Texts, Önsöz, s.7 20 Blackburn, ibid., s Edmund Husserl, Logical Investigations, çev., J. N. Findlay. (ed)., London and New York, Routledge, ( ); Wilfrid Sellars, Science, Perception and Reality, Routledge & Kegan Paul Ltd; London, 1963, s.40 11

12 ile postyapısalcılık arasında, alternizmin devamı niteliğindeki bir "orta yol"u temsil etmektedirler. Alteryapısalcılık (alterstructralism) olarak adlandırılabilecek bu orta yolun her iki temsilcisi de, felsefi perspektiflerinin bazı boyutları nedeniyle yapısalcı, bazı boyutları nedeniyle de postyapısalcı sınıflandırmasına tabi tutulmuşlardır. 20.yüzyıl boyunca felsefede temel tartışma yine "fizikalizm-rasyonalizm" ekseninde sürmüştür. Böylece Socrates'ten, Stoacılar'a, Spinoza, Leibniz ve Kant'tan, Hegel ve Husserl'a, Sellars'tan Foucault'ya alternizmin devam eden evriminin günümüz versiyonunun birinci boyutunu oluşturan "alterfizikalizm" öncüllerinden daha fazla bilimselik içeren bir senteze dönüşmüştür. Geçmişten beri süregelen fizikalizm-rasyonalizm tartışmalarına ek olarak 20.yüzyıl felsefesine yön veren ana dinamikler, analitiklik-varoluşçuluk, yapısalcılık-postyapısalcılık, davranışsalcılık-işlevselcilik, ya da daha genel bir bakış açısıyla yüzyıl ele alındığında "determinizm-endeterminizm" tartışmaları olmuş, iki perspektifin bir sentezi konumundaki "alterdeterminizm" aynı anda hem sistemin, hem de bireyin birbirlerinin karşılıklı belirleyeni olduğu önkabulüne sahip bir perspektif olarak ortaya çıkmıştır. Alternizmde Bilimsel Bütünleşme: Alterpozitivizm Sistemin rasyonel yapısına dair ipuçları ve "gerçek nedir" sorusuna cevap arayan farklı görüşler arasında süre giden bilimsel tartışmaların metodolojik ayağı Antik Yunan dönemine kadar dayandırılabilse de, modern çağda bilimin tek geçerli bilgi türü kabul edilmesi ve olguların bilinebilen ve üzerinde inceleme yapılabilecek tek obje biçiminde nitelendirilmesinde çıkış noktası olarak Saint Simon ve öğrencisi Auguste Comte'un temellerini attığı "pozitivizm" ele alınabilir. Pozitivizm, bilimde, kuralları belli olan, belli kurallara göre işleyen bir bilgi türünü temel alırken, felsefede ise bilimsel yöntem dışı çalışmaları reddeden bir kalıba bürünmüştür. 23 Pozitivizmin hızlı gelişimi ve bilimsel çevrelerde yaygınlaşmasının yanında politik ve toplumsal olaylarda da etkilerinin arttığı 18.yüzyılda yaşayan Immanuel Kant,( ) 1781 tarihli The Critique of Pure Reason adlı çalışmasında, Saint Simon, Auguste Comte ve pozitivizmi benimseyen çağdaşları tarafından ortaya konan görüşlere karşı çıkarak, bilginin elde edilmesinde "sezgi" 24 nin öneminin altını çizmiş, ayrıca bilimsel bilgiyi "salt" (pure) ve "deneysel" (empirical) olmak üzere ikiye ayırmıştır 25. Saint Simon ve Auguste Comte'un pozitivizm anlayışı üstüne 23 Ural, ibid., s Immanuel Kant, The Critique of Pure Reason, 2nd ed., İngilizceye çeviren Paul Guyer ve Allen Wood, Cambridge University Press, Cambridge, 2003, xi 25 Ural, opcit.,s.16 12

13 kurgulanan ancak hem sosyal olaylar yerine fizik ve biyolojiyi temel alması, hem de materyalist görüşleri tek başlarına kabul etmek yerine metafizik inançları da "gerçeklik" arayışının araçlarından birisi olarak kabul etmesiyle klasik pozitivizmden farklılaşan Herbert Spencer( )'ın "evrimci pozitivizm"i, 19.yüzyılın ikinci yarısında bir oorta yol çizmiş, yaklaşık bir asır sonra kurgulanacak "post pozitivizm"e zemin hazırladığı gibi, bir mekanizma olarak sosyal demokrasinin "bilimsel bütünleşme" ayağında temel alınabilecek bir örnek oluşturmuştur. Alternizmin "bilimsel bütünleştirme" fonksiyonuna örnek oluşturan bir diğer isim de Alman sosyolog Wilhem Dilthey ( )'dir. 26 Alman Neo- Romantiklerden ve Kant'tan da esinlenen Dilthey,felsefede dualizmi benimseyerek bireyselpsikolojik ve sosyal-tarihsel analizleri harmanlamış böylece hem daha geniş kapsamlı bir çalışma zemini bulmuş, hem de felsefeden sosyolojiye, dilden (hermeunetics) siyaset bilimine kadar birçok alanda sosyal demokrasi de dahil olmak üzere yeni perspektifleri ve kuramları etkilemiştir. Pozitivizmde bir diğer önemli aşama da fizikçi Ernest Mach ( ) tarafından olguların duyumlarla özdeş kabul edilmesi ve bilimsel çalışmalarda duyumların temele koyulması; yani duyumculuk ve empirizmin yöntem olarak seçilmeye başlanmasıdır. Mach'ın 1895 yılında kurucusu olarak görev yaptığı "Endüktif Bilimler Felsefesi" isimli kürsüye 1922 yılında atanan Moritz Schlick ( ), Mach'ın görüşleri üzerine temellendirdiği yeni pozitivizm anlayışıyla hepsi farklı alanlardan gelen bilim insanlarının katılımıyla Viyana Üniversitesi'nde bir dizi toplantının başlatılmasına öncülük etmiş, böylece "Mantıkçı Pozitiivizm" olarak da anılan ama daha yaygın bir biçimde "Viyana Çerçevesi" olarak bilinen akımı başlatmıştır 27. Bilim felsefesi alanında uzun yıllar süren tartışmalar ve pozitivizmin ortodoks modeline Touolmin, Feyerabend, Hesse, Kuhn gibi yazarlar tarafından yöneltilen eleştirileri bir sistematiğe oturtan ve pozitif bilimlerdeki gelişmelere paralel bir biçimde sosyal bilimlerde yeni bir metodolojik bakış açısı geliştirerek tüm eleştirel bakış açıları için de kaynak oluşturan Karl Popper ( ) olmuştur. Bilimsel ve buna bağlı olarak sosyal gelişmelerde Viyana Çerçevesi'nin rölativiteyi temel alarak getirdiği yeni pozitivist anlayış, yine rölativite üzerine temellendirilen ancak tıpkı Popper'ın çalışmaları gibi dönemine kadarki bütün bakış açılarının sorgulanmasına ve kendinden sonraki perspektiflerin yeni bir eğilim kazanmasına yol açan Thomas Samuel Khun'un 1962 yayın tarihli " Bilimsel Devrimlerin Yapısı" (The Structure of Scientific Revolutions) adlı eseri olmuş, eski dönem bu eser ile 26 Giddens, Politics..., s Ural, opcit., s.55 13

14 yerini "post pozitizim" olarak adlandırılan yeni bir teorik çerçeveye bırakmıştır. 28 Doğa bilimlerindeki değişmez kanunların sosyal bilimlere uyarlanma çabasına eleştirel yaklaşan bir diğer kişi de Anthony Giddens'tır 29. Her ne kadar pozitivist yaklaşımların genel kural arayan çalışmalarına eleştirel yaklaşsa da Giddens, tıpkı modernizm-postmodernizm ilişkisinde olduğu gibi, ne modernizmin ne de pozitivizmin tmamlanmamış birer süreç olduklarını, bu nedenle de, "sonrası" anlamına gelen "post" eki yerine pozitivizmin kendi içinde bir evrime işaret eden farklı tamlamalar ya da kelimeler kullanmanın, insanlık tarihinde mevcut dönemi anltmak için daha doğru olacağını ileri sürmüş, bu bakış açısıyla post pozitivist yaklaşımlarım eleştirilerini dikkate alırken, bilimsel çalışmalarda metafizik bakış açılarını dışlayan pozitivist methodolojiyi de özel bir konuma yerleştirmekte ve Aydınlanma ile başlayan değer yerine akıl temelli bilim arayışlarının kesintiye uğramadan devamı idealine yönelmiştir. Sosyal demokraside "bilimsel bütünleşme"ye bir örnek teşkil eden Giddens, hem pozitivist ve post pozitivist bakış açıları arasında metodolojik, hem de Platon ve Hegel'in ampirizmi, Locke ve Hume'un rasyonalizmi ve Kant ve Hegel'in idealizmi arasında epistemolojik bir sentez ortaya koymuş, böylece "alterpozitivizm"in son temsilcisi olmuştur. Alternizmde İdeolojik Bütünleşme: Alterdemokrasi İdeolojilerin ortaya çıktığı dönem Fransız Devrimi yıllarıdır. Devrimle beraber başlayan monarşilerin yerini halk egemenliği modellerine bırakma sürecinde, her ne kadar devrimi gerçekleştiren dinamikler içerisinde bulunmasa da, monarşi otoritesinin zayıflamasının sunduğu uygun ortamda gittikçe güçlenen liberalizm, ve liberalizmin toplumu zorladığı değişimlerden rahatsız kesimlerin altında toplandıkları, sosyalizm ve konservatizm ilk ortaya çıkan ideolojiler olmuşlardır 30. Gelişen süreçte sosyalizm ve konservatizmin, liberalizm karşısında başarılı olamayacağını dününen ve hem ideolojik hem de metodolojik açıdan diğerlerinden farklılaşan kesimler, politik ortamın değişen şartlarına uyum sağlamak amacıyla bu sefer marksizm,, nasyonel sosyalizm, sosyal demokrasi ve komunizmin temellerini atmışlar, İkinci Dünya Savaşı sonrasına kadar politik hareketler genel olarak bu çerçeveler dahilinde gelişmiştir. İkinci Dünya Savaşı sonrası iki kutuplu düzende her ne kadar ideolojiler ortadan kalkmasa da, kutup liderlerinin temsil ettiği liberal demokrasi ile komunizmin sistemde birbiri ile mücadele içindeki iki temel ideoji olduğu gözlemlenmektedir. Soğuk 28 Ian Hacking, Introduction, içinde Thomas S. Khun, The Structure of Scientific Revolution, The University of Chicago Press, Chicago, 2012, ilk yayın tarihi 1962, s.xxxiii 29 Giddens, Politics..., s Ian Adams, Political Ideology Today, Manchester University Press, Manchester, 2001, s. 9 14

15 Savaş yıllarında sosyal demokrasi kendini kutup liderlerinin politik tutumlarından farklı bir yerde konumlandırmış, bu dönemde gelişen post-kolonyal akımların ve Birleşmiş Milletler politikalarının yönlendiricisine dönüşmüştür. Sovyetler Birliği'nin çöküşü sonrası bir süreliğine liberal demokrasinin rakipsiz kaldığı iddia edilse de, özellikle postmodernist yaklaşımlar doğrultusunda çevreciler, feministler, anti-globalistler gibi yeni sosyal hareketlerin doğmasıyla politik ortam daha da zenginleşmiş, böylece halen sürmekte olan bir ideolojik çeşitlilik dönemi başalmıştır. Sosyal demokrasi ya da alternatif demokrasi algısı nedeniyle artık anılabileceği şekliyle "alterdemokrasi" bu yeni dönemde de, kendini hakim ideoloji olan liberal demokrasiden farklı konumlandırarak, bu yeni sosyal hareketler ile etkileşim içine girmeye yönelmiş, bu yönelim sonucunda çevre, azınlıklar, kadın hakları ve yeni dönem sosyal adaletsizlikler sosyal demokrasinin bütüncül gündeminin alt bileşenlerine dönüşmüştür. Sosyal demokrasinin ana atardamarı ve diğer değişkenlerce sivri uçları törpülenen temel bileşeni sosyalizmdir. Her ne kadar bazı radikal sol kesimler tarafından sosyalist geleneğin bir parçası olarak görülmese de sosyal demokrasi, sosyalizm tartışmaları içinde doğmuş, ilk ortaya çıktığı dönemde sosyalizmin öncü temsilcisine dönüşmüş, daha sonraları toplumsal, ekonomik ve politik koşulllara göre kendini dönemine uyarlaması ve toplumsal değişimler için araç olarak "devrim" yerine "evrim"e yönelmesiyle sosyalizmin diğer yorumlarından ayrışmaya başlamıştır. Modern toplumda sosyalizm ile liberalizmin bütünleşmesini sağlayan ve kapsamına demokrasi idealini de ekleyerek sosyal demokrasinin bir ideoloji olarak temellerini atan ilk kişi Eduard Bernstein'dır ( ). Bernstein, 1899'da yayınlanan "Sosyalizmin Ön Koşulları ve Sosyal Demokrasinin Görevleri" isimli kitabında demokrasiyi "halk iktidarının da ötesinde hiçbir sınıfa toplum karşısında bir imtiyaz tanınmadığı bir durum" 31 olarak tanımlamış ve buna bağlı biçimde demokrasinin "sosyalizmi elde etmenin ve gerçekleştirmenin aracı " olduğu sonucuna varmıştır. 20.yüzyılın sonlarında Soğuk Savaş'ın sona ermesinin ardından İngiltere'de, bu kez neoliberalizm ile sosyal demokrasi arasında bir bütünleşme yaşanmış, Anthony Giddens tarafından formüle edilen "Üçüncü Yol" 32, sosyal demokrasiyi sağ ile sol görüşler arasında bir orta yol, bir üçüncü yol olarak konumlandırarak, tüm ideolojilerle çok boyutlu etkileşimine vurgu yapmıştır. Giddens'ın sosyal demokrasiyi günün şartları göre yeniden formüle etme iddiasını da içeren Üçüncü Yol, neoliberalizm ile Yeni Sağ'ın ortasında konumlandırılmış, bir taraftan kaynakların en etkin şekilde dağıtılması 31 Eduard Bernstein, Sosyalizmin Ön Koşuılları ve Sosyal Demokrasinin Görevleri, Yazılama Yayınevi, İstanbul, 2011, s Anthony Giddens, The Third Way, Polity Press, Cambridge, 1998, s.2 15

16 için serbest piyasa ekonomisinin hayati rolüne vurgu yapılırken, diğer taraftan da savaş sonrasında evrimci sosyalistlerin toplumsal adalet ve ahlaki sorumluluk konusundaki yenilikçi görüşleri de dikkate alınmış 33, böylece evrimci sosyalizm, neoliberalizm, piyasa sosyalizmi ve sosyal liberalizmin bir sentezi kurulmuştur. Sosyal demokrasinin genel dünya görüşü ile oldukça zıt olmasına rağmen, sosyal demokratik bütünleşmenin ideolojik düzleminin bir ayağını da muhafazakarlıktan nasyonalizme -ve her ne kadar adından sosyalizm geçse de tamamen Sağ görüşü yansıtan nasyonel sosyalizmeuzanan perspektifiyle "Sağ" oluşturmaktadır. Sosyal demokrasi ile klasik dönem muhafazakarlığına ortak yönlerini kazandıran da sanayileşmenin toplumda yarattığı erozyon ve bireyciliğin yerleşik toplumsal işbirliği kodlarına verdiği zarar konularının eşzamanlı tespititidir. Ancak sosyal demokrasi, muhafazakarlığın eski toplum düzenine geri dönme, sanayileşmeyi tersine çevirme ve libeal ekonomiyi tamamen ortadan kaldırma eğilimi yerine, sanayileşmeyi kontrol altına alma, işçilerin çalışma koşullarını iyileştirme, liberal ekonomik dinamikleri bireysel çıkar yerine toplumsal çıkar doğrultusunda işletme reçetesini, hızla değişen toplumun yeniden yapılandırılmasının yöntemi olarak ileri sürmüştür. Sosyal demokrasi, nasyonalizm - hatta nasyonel sosyalizm ve faşizm- ile ortak görüşünü yansıtan ise tarihsel materyalizm ve sınıf çatışmasının reddi konusu dışında, hiç bir dönemde bir arada yer alamayacağı düşünülen şiddet eğilimli bir düşünsel kuram ve politik aksiyonun dahi bazı duyarlılıklarını anlayabilmiş ve kendi ideolojik bütünleşmesi içine katmış bir harekettir 34. Bu bağlamda bakıldığında anti-sömürgeci hareketlerin destekleyicisi olan ve sömürünün, sömürgeciliğin her türlüsüne karşı duran sosyal demokrasi de, hak arama aracına dönüşen nasyonalizme destek vermiştir. Anti-sömürgeci hareketlerin başarısının, bu başarıda toplum içi dinamikleri aynı hedef doğrultusunda yönlendiren nasyonalizmin oynadığı kilit role bağlı olduğunun anlaşılması, o dönemde nasyonalist akımlara destek verdiği için eleştirilen sosyal demokrasinin haklılığını gözler önüne sermiştir. Ayrıca sanayileşme sonrasından günümüze dek devam eden süreçte, yeni düzenin bireyleri yalnızlaştıran, toplumsal aidiyet duygusunu zayıflatan ve gelenekler, inançlar gibi değer yargılarını etkisizleştirmeye yönelen liberal dinamiklerinin etki alanının genişlemesine bağlı olarak, yeni düzenden aradığını bulamayan kitlelerin radikal sağdaki faşist hareketlere yönelmesini -doğru bulmasa da- anlamayı başarmış, toplumsal değerleri, inançları, aidiyetleri ve toplumun birlik, beraberlik hissini, bir daha bu çeşit tepkiye bağlı bir şiddet eğilimi ortaya çıkmaması için, koruma altına almış bir 33 ibid., s Berman, The Primacy, ibid., s.68 16

17 düşünsel kuram olarak sosyal demokrasi, radikal sağın yükselişinden en doğru dersleri çıkarmayı başarmıştır. Sosyal demokrasinin beslendiği ana damar ise sol hareketlerdir ve istisnasız hertürlü revizyonist görüş sosyal demokrasinin dönemsel politik tutumuna yön veren dinamiklere dönüşmektedir. Klasik ideolojiler döneminde özellikle işçi hakları, sanayileşmeye bağlı ortaya çıkan çevresel, psikolojik ve sosyal sorunlar ilk dönem sosyal demokrasinin başlıca eğildiği meseleler olmuş, ardından savaş sonrası düzende barış sağlamaya yönelik uluslararası örgütlerin kurulması, BM çatısı altında uluslararrsı normların oluşturulması ve hem bireyler hem de toplumlar ve uluslar arası işbirliğinin kurumsallaştırılması çabası öncelikli ele alınmış, günümüzde de duyarlılık alanını çevre, kadın hakları, azınlık hakları, katılımcı demokrasi, bölgesel ve bireysel düzeyde adaletli gelir dağılımı, Kuzey-Güney arası gelişmişlik farkının azaltılması, finansal kapitalizmdeki krizin toplumsal etkilerinin minimize edilmesi gibi konuları kapsayacak şekilde genişletmiştir. Bu bağlamda sosyal demokrasinin beslendiği ana kollar da radikal sosyalist hareketler dışında anarşistler, çevreciler ve feministler olmuştur. Bütün bu "ideolojik bütünleşme" süreçlerinin sonucunda, liberalizm ile ortodoks Marksizm'in pasivizm ve ekonomizmini, faşizm ile nasyonel sosyalizmin otoriterliği ve şiddet yöntemini reddederek sosyalizmin Marksist olmayan bir vizyonuna yönelen, tarihin ekonomik değil politik güçlerce şekillendirildiği inancıyla toplumun ihtiyaçlarının sağlanması ve iyi yönde değişmesinin yine bu politik güçlerin politikalarınca gerçekleştirilebileceği öngörüsünü özünde barındıran sosyal demokrasi, İkinci Dünya Savaşı sonrasında liberalizmin biraz yeniliğe uğratılmış formu ile rekabette kazançlı çıkan ve yetmiş yıılık süre zarfında Kuzey Avrupa'dan başlayarak kıtaya hızla yayılan en etkin düşünsel kuram olmuştur 35. Soğuk Savaş yıllarında iki bloğun ideolojileri olan liberal demokrasi ve komunizm arasında bir "orta yol" olarak kendini konumlandıran sosyal demokrasi, Doğu Bloğu'nun yıkılması ve komunizmin oldukça sınırlı bir alana sıkışması sonrası ideolojik çeşitliliği daha da artan bir politik ortamda farklı eğilimlerden ve görüşlerden beslenme imkanı bulmuştur. Küreselleşme ile birlikte sınırların anlamını yitirmeye, ulusal egemenliğin kontrol alanının gittikçe daralmaya başlaması, post-endüstriyel ekonomi ile tüketici tercihlerinin sistemin temel dinamiklerinden birine dönüşmesi daha bireyci, daha çoğulcu ve daha çokkültürlü bir toplumun doğmasını beraberinde getirmiş, artık geleneksel ideolojik kalıplarda yeni koşulların gerektirdiği esnekliği bulamayan bireyler de böylece daha fazla, belli bir alanda 35 Sheri Berman, The Primacy of Politics: Social Democracy and the Making of Europe's Twentieth Century, Cambridge University Press, New York, 2006, s.6 17

18 faaliyetlerini yoğunlaştıran "yeni sosyal hareketler"e ilgi duymaya başlamışlardır. Azınlık haklarının genişletilmesi, çevrenin korunması, kadının toplumsal statüsünün geliştirilmesi gibi konularda kendilerince politik gündemler belirleyen bu yeni sosyal hareketler ile, politik ortam daha fazla sesin birbirleriyle etkileşim içinde bulunduğu bir platforma evrilmiştir. Postmodern yaklaşımlar doğrultusunda entellektüel kesinliğin ortadan kalkması ve mutlak doğrular yerine göreceli ve daha çoğulcu, farklı bakış açılarını içinde barındıran politik arayışlar artmıştır. Sosyal demokrasi de bu yeni konjonktüre ayak uydurarak, Savaş sonrasından günümüze dek değişen şartlar doğrultusunda bu sefer sosyalizmin yeni ve çeşitlenen versiyonları, çevreciler, feministler, ulusalcılar ve hatta anarşist hareketler ile bütünleşme sürecini devam ettirmiş, böylece günümüzde, tüm ideolojilerin bir "orta yol"una, bir "ideolojiler sentezi"ne dönüşmüştür. Alternizmde Ekonomik Bütünleşme: Alterliberalizm Ekonomi alanında, disiplinin bir bilimde dönüşmesini sağlayan Adam Smith sonrası düşünsel ve teorik çalışmalar incelendiğinde toplam üç düzlemde gelişen bir devamlılık görülmektedir. Liberal, sosyal ve bütünleşme düzlemleri olarak adlandırılabilecek bu teorik benzeşiklikler kümeleri her ne kadar 19.yüzyıldan günümüze dek birbirleri ile rekabet edegelmiş olsalarda, farklı düzlemlerden iktisatçıların bazı konularda birbirleriyle oldukça benzer bakış açıları ortaya koymaları nedeniyle birbirlerinden keskin hatlarla ayrışmamaktadırlar. Hem klasik teori içinde Smith, Bentham, Malthus, Ricardo arasında bir bütünlük oluşturulması hem de teorinin sosyalist-komunist bakış açılarıyla harmanlanması John Stuart Mill ile olmuştur. Bir taraftan sanayide ve toplumsal hayattaki değişimleri, diğer taraftan da klasik teoriye yöneltilen eleştirileri dikkate alarak ekonomide yeni bir anlatım tarzı geliştiren Mill, Ricardo'nun gelir dağılımı teorisinden, Bentham'ın faydacılık teorisine, Fransız sosyalizminden Colleridge ve Carlyle'ın İngiliz Romantizmi kapsamında değerlendirilen fikirlerine kadar geniş bir düşünsel çeşitlilikten etkilenerek bir altenatif model, bir orta yol, alternist bir ekonomi teorisi kurgulamış, böylece ekonomi alanında alternizminilk ilk temsilcisi olmuştur. 20.yüzyılda yaşanan sosyal ve liberal teorilerin ekonomik boyuttaki bütünleşmesi sürecinde en temel aktör olarak ise John Maynard Keynes ( ) sayılabilir. Ricardo gibi yaşadığı dönemin güncel sorunları ile ilgilenen Keynes, tanık olduğu iki dünya savaşı ve Büyük Ekonomik Buhran'ın etkisiyle, çalışmalarını ekonominin nasıl yeniden canlandıırılacağı ve istikrarlı bir mali sistemin nasıl kurulacağı üzerine yoğunlaştırmıştır. Böylece liberal teorinin içinde yetişen ve Marshall'ın öğrencilerinden birisi 18

19 olan, fikirleri 1944 yılında toplanan Bretton Woods Konferansı'nı derinden etkileyen Keynes, diğer yandan özellikle işsizliğin sebebi ve istihdamı artırma yöntemleri üzerine görüşleriyle sosyal teorinin de en önemli temsilcilerinden birisine dönüşmüş,ekonomik boyutta liberal-sosyal teori bütünleşmesinde önemli bir yapı taşı görevi üstlenmiştir.liberal ve sosyal teoriler arasında süregiden bütünleşmenin üçüncü ayağında ise -ABD'de hakim görüşler karşısında göreceli heterodoks bir bakış açısını yansıtan- "neo-keynesyen teori" ve "matematiksel ekonomi" nin babası Paul Anthony Samuelson ( ) yer almaktadır. Ekonomik boyutta bütünleşik düzlemin gelecekteki formuna genel hatlarıyla şekil verecek alternist akım ise, yeni dönem sosyal teori olan "yeşil ekonomi"dir. Geçmişte, alternist düşünce ve hareketlerin etkisiyle, eşit vatandaşlık, adalet önünde eşitlik, insan hakları gibi politik ve etkin biçimde işleyen sosyal güvenlik, yüksek standartta ve sağlıklı çalışma şartları, kontrollü ve dengeli rekabet koşulları gibi ekonomik standartların, devlet yaptıırımıyla işlerliğinin sağlandığı "refah devleti" formuna bürünen alternizm, günümüzün yaygın çevresel ve sosyal alternist talepleri doğrultusunda çevreci bir boyut da kazanmakta ve devletlerin de transnasyonel ortamda egemenliklerini birer biobölge olan bölgesel entegrasyonlara bırakmaya başlamasıyla, "refah devleti"nden "yeşil refah bölgesel entagrasyonları"na geçiş süreci hız kazanmaktadır. UNEP, UNDESA, UNCTAD, ILO, OECD, GGGI ve Yeşil Ekonomi Koordinasonu (Green Economy Coordination) 36 gibi uluslararası örgütlerin yayınları aracılığıyla "yeşil ekonomi", gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelere yeni yatırım ve iş sahaları da yaratarak, sürdürülebilir kalkınma doğrultusunda, yenilenmiş ulusal kalkınma politikaları ile uluslararası işbirliğinin bir katalizörüne de dönüşmüş, yeni ekonomik perspektiflerin çoğunluğu üzerinde etkili yeni bir alternist düşünsel ve politik akım başlatmıştır. Alternizmde Evrim ve Uyum Beyin kısa bir süre öncesine kadar nörobilimciler tarafından statik ve değişmeyen bir organ olarak ele alınmış olsa da, son dönem çalışmalar kapsamında yapılan incelemeler göstermiştir ki, beyin, kendini, yaşadığı tecrübeler ve hatta kendi düşünceleri doğrultusunda değiştirme, yenileme özelliğine sahip bir organdır. Beynin şartlara göre değişimini sağlayan başlıca özelliği "beynin plastikliği" adıyla anılan nöroplastik yapısı ve anatomik açıdan içerdiği nöroplastik maddedir. Ancak nörobilimciler, beynin plastikliği tanımlaması ile polimerlere 36 "Green Economy in the Context of Sustainable Development and Poverty Eradication", United Nations Sustainable Development Knowledge Platform, 19

20 değil, beynin dış etkilere karşı tepki veren, uyum sağlama yeteneğine sahip ve ömrünün sonuna kadar değişimini sürdüren yapısana vurgu yapmaktadırlar 37. Alternizmi ve bir aşaması ve boyutu olan sosyal demokrasiyi diğer düşünsel kuramlardan ayıran önemli bir unsur da işte bu çok boyutlu ve farklı dinamiklerin birlikte işletilmesiyle kendini gösteren değişme, yani evrim kapasitesidir. Kuramın ilk kez ele alındığı 19.yüzyıl şartlarının son bulmasına rağmen, sürekli değişen, yeni sorunlara tepki veren, toplumun geçirdiği evrime uyum sağlayan sosyal demokrasi, ortaya çıkışından yıllar sonra halen canlılığını korumaktadır. 19.yüzyılın üretimdağıtım ilişkileri içerisinde kendini zor şartlar altındaki işçi sınıfının yanında konumlandıran kuram, bir dönem genel oy ve hak eşitliği, gelirlerin dağıtım eşitliği, cinsiyet eşitliği gibi konular üzerine baskısını yoğunlaştırmış, günümüzde de -bir bölgeden diğerine mevcut diinamiklere göre farklı şekle bürünüp farklı yöntemler izlese de- sürdürülebilir bir hayata yönelik yerel mücadelelerin, barış araştırmalarının, çevre aktivistlerinin ve azınlık hakları savunucularının destekçisine dönüşmüştür. Düşünsel Kuramdan Mekanizmaya Evrim Alternizmin politik boyutta son yüzyıldaki temsilcisi sosyal demokrasiye sistematikliğini kazandıran en önemli gelişme bir düşünsel kuram, bir ideoloji olarak doğması ancak ardından yaşanan toplumsal ve bilimsel gelişmeler doğrultusunda, bağıntılı dış şartlar çerçevesinde ve belli iç kurallar doğrultusunda işleyen bir mekanizmaya evrilmesi, yani artık sadece bir ideoloji olarak kalmamasıdır. İdeoloji kavramının ve ilk ideolojilerin ortaya çıkışı günümüzden 200 yıl öncesine, Fransız Devrimi dönemine denk gelmektedir 38. Fransız filozof Antoine Destrutt de Tracy'nin 1790'larda geliştirdiği kavram, 1840'larda Karl Marx tarafından farklı bir boyuta taşınmış, 1950'lerde ise "ideolojinin sonu" akımı ile günümüzde üzerinde tartışmaların halen sürdüğü yeni bir aşamaya geçiş yaşanmıştır. "İdeolojnin Sonu" perspektifine dair görüşlerin dile getirilmeye başladığı dönem Savaş Sonrası, yer ise ABD'dir. Amerikalı sosyal bilimciler, dönemin hakim felsefi dili ve mantıksal pozitivizmin etkisi ile politik felsefeyi ve ideolojiyi, tıpkı ahlak ve estetik gibi, fazla subjektivite içeren ve rasyonel temeli zayıf, bu nedenle de sonu gelmiş birer konsept olarak tanımlamaya başlamışlardır. Her ne kadar güncel tartışmalarda ideolojinin sonunun geldiği doğrultusundaki görüşler oldukça geniş bir kesim tarafından dile getirilse de, iddia sahiplerinin liberalizmi bu sınıflandırmaya sokmaması iddiaların bilimsel bir tespit ortaya koymaktan öte, pragmatik liberalizmi 37 Andreasen, opcit, s Andrew Vincent, Modern Politial Ideologies, Wiley Blackwell, Oxford, 2010, s.1 20

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları PA 101 Kamu Yönetimine Giriş (3,0,0,3,5) Kamu yönetimine ilişkin kavramsal altyapı, yönetim alanında geliştirilmiş teori ve uygulamaların analiz edilmesi, yönetim biliminin

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI POLİTİK İKTİSAT ECON 367 8 3 + 0 3 6 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ

------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ ------------- İSLAM DÜNYASI ------------- İSTANBUL ÖDÜLLERİ SUNUŞ İslam Ülkeleri Düşünce Kuruluşları Platformu (İSTTP); TASAM öncülüğünde İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi devletlerin temsilcileri ile dünyanın

Detaylı

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER...v GİRİŞ... 1 Birinci Bölüm Antik Demokrasi I. ANTİK DEMOKRASİNİN

Detaylı

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ

GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ GÜMÜŞHANE ÜNİVERSİTESİ EDEBİYAT FAKÜLTESİ Felsefe Bölümü DERS İÇERİKLERİ I.SINIF I.YARIYIL FL 101 FELSEFEYE GİRİŞ I Etik, varlık, insan, sanat, bilgi ve değer gibi felsefenin başlıca alanlarının incelenmesi

Detaylı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı

6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı 6. Uluslararası Sosyal Güvenlik Sempozyumu İzmir de Başladı Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) ve Uluslararası Sosyal Güvenlik Teşkilatı(ISSA) işbirliği ile Stratejik İnsan Kaynakları Politikaları ve İyi Yönetişim

Detaylı

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI

MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI MİLLÎ EĞİTİM BAKANI SAYIN ÖMER DİNÇER İÇİN DEMOKRATİK VATANDAŞLIK VE İNSAN HAKLARI EĞİTİMİ PROJESİNİN AÇILIŞ KONFERANSI KONUŞMA METNİ TASLAĞI Sayın Katılımcılar, değerli basın mensupları Avrupa Konseyi

Detaylı

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma İÇİNDEKİLER Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma 1. FELSEFE NEDİR?... 2 a. Felsefeyi Tanımlamanın Zorluğu... 3 i. Farklı Çağ ve Kültürlerde Felsefe... 3 ii. Farklı Filozofların Farklı Felsefe Tanımları... 5 b.

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS

DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS İŞLETME İ ANABİLİM DALI, BİLİM DALI DERS HAVUZU DERS KODU DERS ADI İÇERİK BİLİM DALI T+U+KR AKTS 345000000000506 Çokuluslu Şirket Stratejileri Dersin amacı, katılımcılarla çokuluslu şirketlerin küresel

Detaylı

YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM

YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM Neler Öğreneceğiz? Makroekonominin tanımı Makroekonomi ve Mikroekonomi Ayrımı Makroekonominin Gelişim Süreci ve Tarihi Düşünce Okullarının Makroekonomik

Detaylı

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey

RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler. Tolga YAKAR UNDP Turkey RIO+20 ışığında KOBİ ler için yenilikçi alternatifler Tolga YAKAR UNDP Turkey Billion people 10 World 8 6 4 2 Africa Asia Europe Latin America and Caribbean Northern America 2050 yılında dünya nüfusunun

Detaylı

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası STRATEJİK VİZYON BELGESİ SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası Yakın geçmişte yaşanan küresel durgunluklar ve ekonomik krizlerden dünyanın birçok ülkesi ve bölgesi etkilenmiştir. Bu süreçlerde zarar

Detaylı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı YÖNETİM Sistem Yaklaşımı Prof.Dr.A.Barış BARAZ 1 Modern Yönetim Yaklaşımı Yönetim biliminin geçirdiği aşamalar: v İlk dönem (bilimsel yönetim öncesi dönem). v Klasik Yönetim dönemi (bilimsel yönetim, yönetim

Detaylı

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015

Özet. Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları. G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 G-20 OECD Uluslararası Yatırım Küresel Forumu 2015 Gelişen küresel ekonomide uluslararası yatırım politikaları Ekonomi Bakanligi Ev Sahipliginde Özet 5 Ekim 2015 Hilton Istanbul Bosphorus Hotel İstanbul,

Detaylı

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri İLTB 601 İletişim Çalışmalarında Anahtar Kavramlar Derste iletişim çalışmalarına

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Tedarik Zinciri Yönetimi -Bileşenler, Katılımcılar, Kararlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN

Tedarik Zinciri Yönetimi -Bileşenler, Katılımcılar, Kararlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN Tedarik Zinciri Yönetimi -Bileşenler, Katılımcılar, Kararlar- Yrd. Doç. Dr. Mert TOPOYAN Tedarik Zinciri Bileşenleri Tedarik zincirlerinde üç temel bileșenden söz edilebilir: Aktörler: Tedarik zinciri

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS İŞLETMEYE GİRİŞ SPRI 250 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri

Detaylı

DERS PROFİLİ. Uluslararası Örgütler POLS 308 Bahar 6 3+0+0 3 5. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane

DERS PROFİLİ. Uluslararası Örgütler POLS 308 Bahar 6 3+0+0 3 5. Yrd. Doç. Dr. Özlem Kayhan Pusane DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Uluslararası Örgütler POLS 308 Bahar 6 3+0+0 3 5 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece

Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin toplam nüfusunun sadece SİLİVRİ 2014 DÜNYA VE AVRUPA KENTİ Türkiye dönüşüm geçirerek kırsal bir tarım ekonomisinden küresel ölçekte rekabetçi bir sanayi ekonomisi haline gelmiştir. 1950 yılında Türkiye nin kentsel nüfusu ülkenin

Detaylı

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI

KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI KAMU MALİ YÖNETİMİNDE SAYDAMLIK VE HESAP VEREBİLİRLİĞİN SAĞLANMASINDAKİ GÜÇLÜKLER VE SAYIŞTAYLARIN ROLÜ: EUROSAI-ASOSAI BİRİNCİ ORTAK KONFERANSI Berna ERKAN Sunuş ASOSAI (Asya Sayıştayları Birliği) ve

Detaylı

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Daha kapsayıcı bir toplum için sözlerini eyleme dökerek çalışan iş dünyası ve hükümetler AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK Avrupa da önümüzdeki

Detaylı

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ

YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ YILDIZ TEKNİKTE YENİ ANAYASA PANELİ Yıldız Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümü, 24 Kasım 2011 Perşembe günü Üniversitemiz Merkez Kampüsü Hünkar Salonu nda, hem Üniversitemizin

Detaylı

Web adresi. Psikolojiye Giriş. Bu Senin Beynin! Ders 2. Değerlendirme. Diğer şeyler. Bağlantıya geçme. Nasıl iyi yapılır. Arasınav (%30) Final (%35)

Web adresi. Psikolojiye Giriş. Bu Senin Beynin! Ders 2. Değerlendirme. Diğer şeyler. Bağlantıya geçme. Nasıl iyi yapılır. Arasınav (%30) Final (%35) Psikolojiye Giriş Web adresi Bu Senin Beynin! Ders 2 2 Değerlendirme Arasınav (%30) Diğer şeyler Bağlantıya geçme Final (%35) Haftalık okuma raporları (%15) Nasıl iyi yapılır Kitap inceleme (%20) Deneye

Detaylı

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz

SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI. Sürdürülebilirlik vizyonumuz SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK POLİTİKASI Sürdürülebilirlik vizyonumuz 150 yıllık bir süreçte inşa ettiğimiz rakipsiz deneyim ve bilgi birikimimizi; ekonomiye, çevreye, topluma katkı sağlamak üzere kullanmak, paydaşlarımız

Detaylı

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI!

BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! BU YIL ULUSLARARASI KOOPERATİFLER YILI! Birleşmiş Milletler Genel Kurulu; kooperatiflerin sosyo-ekonomik kalkınmaya, özellikle yoksulluğun azaltılmasına, istihdam yaratılmasına ve sosyal bütünleşmeye olan

Detaylı

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı. Ders Kodları AKTS Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri Tezli Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO501 Eğitimde Program Geliştirme 3 0 3 8

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U)

HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. HALKLA İLİŞKİLER (HİT102U) KISA ÖZET

Detaylı

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015

TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 TMMOB ŞEHİR PLANCILARI ODASI ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA ÖĞRENCİLERİ BİTİRME PROJESİ YARIŞMASI 2014-2015 ENDÜSTRİYEL YAPININ YENİLİKÇİ VE BİLGİ ODAKLI DÖNÜŞÜMÜNÜN BURSA ÖRNEĞİNDE İNCELENMESİ PROJE RAPORU İÇİNDEKİLER

Detaylı

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler... TÜRKONFED BAŞKANI TARKAN KADOOĞLU TKYD KURUMSAL YÖNETİM ZİRVESİ KONUŞMA METNİ 14 Ocak 2016 Değerli misafirler, Kıymetli iş insanları... Basınımızın değerli temsilcileri... Hanımefendiler... Beyefendiler...

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık İÇİNDEKİLER FİNANS, BANKACILIK VE KALKINMA 2023 ANA TEMA SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA: FİNANS VE BANKACILIK ALT TEMALAR Türkiye Ekonomisinde Kalkınma ve Finans Sektörü İlişkisi AB Uyum Sürecinde Finans ve Bankacılık

Detaylı

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ ÖNSÖZ İÇİNDEKİLER III Bölüm 1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ 15 1.1. Sosyolojinin Tanımı 16 1.2. Sosyolojinin Alanı, Konusu, Amacı ve Sınırları 17 1.3. Sosyolojinin Alt Disiplinleri 18 1.4.

Detaylı

Dr. Zerrin Ayşe Bakan

Dr. Zerrin Ayşe Bakan Dr. Zerrin Ayşe Bakan I. Soğuk Savaş Sonrası Dönemde Yeni Güvenlik Teorilerine Bir Bakış: Soğuk Savaş'ın bitimiyle değişen Avrupa ve dünya coğrafyası beraberinde pek çok yeni olgu ve sorunların doğmasına

Detaylı

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015

N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR. 26 Kasım 2015 N OLACAK ŞİMDİ? BEKİR AĞIRDIR 26 Kasım 2015 SİYASİ İRADENİN ÖNÜNDE İKİ SENARYO Kapsamlı bir reform ve kalkınma hareketine girmek Toplumsal barış Çözüm süreci Yeni anayasa Başkanlık arayışı ve kutuplaşma

Detaylı

YÖNETİM VE ORGANİZASYON

YÖNETİM VE ORGANİZASYON Dr. Polat TUNÇER YÖNETİM VE ORGANİZASYON Beta Yay n No : 2803 İşletme Ekonomi Dizisi : 552 1. Baskı Aralık 2012 - İSTANBUL ISBN 978-605 - 377-825 - 7 Copyright Bu kitab n bu bas s n n Türkiye deki yay

Detaylı

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni SANAT FELSEFESİ Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni Estetik güzel üzerine düşünme, onun ne olduğunu araştırma sanatıdır. A.G. Baumgarten SANATA FELSEFE İLE BAKMAK ESTETİK Estetik; güzelin ne olduğunu sorgulayan

Detaylı

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı,

3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği Konutu, Ankara Saat: 16:00. Çevre ve Orman Bakanlığı nın Saygıdeğer Müsteşar Yardımcısı, Türkiye nin İklim Değişikliği Ulusal Eylem Planı nın Geliştirilmesi Projesi nin Açılış Toplantısında Ulrika Richardson-Golinski a.i. Tarafından Yapılan Açılış Konuşması 3 Temmuz 2009 İngiltere Büyükelçiliği

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyasal Düşünceler Tarihi PSIR 201 3 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyasal Düşünceler Tarihi PSIR 201 3 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Siyasal Düşünceler Tarihi PSIR 201 3 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

2 İNSAN KAYNAKLARI PLANLANMASI

2 İNSAN KAYNAKLARI PLANLANMASI İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ III Bölüm 1 TEMEL KAVRAMLAR11 1.1. İnsan Kaynakları 12 1.1.1. Tanımı 12 1.1.2. Kapsamı 13 1.2. İnsan Kaynakları Yönetiminin Tarihçesi 14 1.2.1. Klasik Kuram 14 1.2.2.İnsani İlişkiler

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır.

İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. DR.HASAN ERİŞ İnsanların tek başına yeteneği, gücü, zamanı ve çabası kendi istek ve ihtiyaçlarını karşılama konusunda yetersiz kalmaktadır. Bu nedenle yönetimin temel görevlerinden birisi, örgütü oluşturan

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Türkiye Ekonomisi SPRI 470 2 3 + 0 3 4 Ön Koşul Dersleri Makro İktisat Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Seçmeli Dersin Koordinatörü

Detaylı

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - İTALYA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - İtalya İlişkileri: Fırsatlar ve Güçlükler ( 2014 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen

Detaylı

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE

KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ (KRY) EĞİTİMİ KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ: KAVRAMSAL VE TEORİK ÇERÇEVE SUNUM PLANI 1. RİSK VE RİSK YÖNETİMİ: TANIMLAR 2. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ 3. KURUMSAL RİSK YÖNETİMİ DÖNÜŞÜM SÜRECİ

Detaylı

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67 İçindekiler Etkinlik Listesi Önsöz XII XIV BÖLÜM I GİRİŞ 1 1. Danışmanlık ve yardım nedir? 3 Bölüm sonuçları 3 Danışmanlık, psikoterapi ve yardım 4 Danışmanlık nedir? 9 Yaşam becerileri danışmanlığı yaklaşımı

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5. Temel siyasal deyimleri ayırt eder 1,2,3 A,C DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Siyaset Bilimine Giriş PSIR 101 3 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

Rusya nın DTÖ Üyeliğinin Türk-Rus Ticari İlişkilerine Olası Etkileri

Rusya nın DTÖ Üyeliğinin Türk-Rus Ticari İlişkilerine Olası Etkileri Rusya nın DTÖ Üyeliğinin Türk-Rus Ticari İlişkilerine Olası Etkileri Türkiye ve Rusya Rusya, Türkiye tarihinde önemli yer tutmuş bir coğrafya Geçmişte ve günümüzde Rusya ile olan ilişkilerimiz DTÖ üyeliği

Detaylı

IFLA İnternet Bildirgesi

IFLA İnternet Bildirgesi IFLA İnternet Bildirgesi Bilgiye engelsiz erişim özgürlük, eşitlik, küresel anlayış ve barış için temeldir. Bu nedenle, Kütüphane Dernekleri Uluslararası Federasyonu (IFLA) belirtir ki: Düşünce özgürlüğü,

Detaylı

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB ÜRETİMDE İNOVASYON BİLAL AKAY Üretim ve Planlama Direktörü 1 İleri teknolojik gelişme ve otomasyon, yeni niteliklere ve yüksek düzeyde eğitim almış insan gücüne eğilimi artıyor. Mevcut iş gücü içinde bu

Detaylı

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ

EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ EKONOMİK KRİZİN EMEK PİYASALARINA ETKİLERİ 1990 sonrasında peş peşe gelen finansal krizler; bir yandan teorik alanda farklı açılımlara hız kazandırırken bir yandan da, küreselleşme süreci ile birlikte,

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Amerikan Dış Politikası POLS 338 Bahar 6 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı Dersin

Detaylı

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ

KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ KARANLIĞIN ALIŞILMADIK DENEYİMİ DÜNYANIN EN BÜYÜK MARKALARI, GÖRMENİN ÖTESİNE GEÇTİLER. Onlara Katılın, Bugün. GÖRMENİN ÖTESİNDE GELİŞMEK Karanlıkta Diyalog Nedir? Karanlıkta Diyalog atölye çalışmaları

Detaylı

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm

Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Bursa Yakın Çevresi Deprem Tehlikesi ve Kentsel Dönüşüm Oğuz Gündoğdu ACİL DURUMLAR PANELİ KalDer Bursa Şubesi Çevre ve İş Güvenliği Kalite Uzmanlık Grubu 27 Mayıs 2015 Ülkemizde çağdaş anlamda Afet Yönetimi

Detaylı

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U) DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

Detaylı

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Bu bildiri UNESCO Genel Konferansı nın 35. oturumunda onaylanmıştır. IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi Çok Kültürlü Kütüphane Hizmetleri: Kültürler Arasında İletişime Açılan Kapı İçinde yaşadığımız

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7. Yrd. Doç. Dr. Alper ALTINANAHTAR DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS EKONOMİYE GİRİŞ I ECON 111 1 3 + 0 3 7 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili İngilizce Dersin Seviyesi Lisans Dersin Türü Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler

Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. 9.sınıf YGS Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 2010 YGS SOS.BİL. TESTİNDEKİ / COĞRAFYA SORULARININ MÜFREDAT AÇISINDAN ANALİZİ Soru Sınıf ve Nu: Müfredat 18. Harita Bilgisi-Arazi Rehberimiz: İzohipsler 19. Hayali Rehberler: Paraleller ve Meridyenler

Detaylı

Altyapımızı Yeni TTK ile uyumlu hale getirmek...

Altyapımızı Yeni TTK ile uyumlu hale getirmek... Altyapımızı Yeni TTK ile uyumlu hale getirmek... Yeni TTK ya uyum, mevzuatı kavrayarak tamamlayabileceğimiz bir sürecin ötesinde; önemli altyapısal değişiklikler getirecek bir dönüşümdür Dış Paydaşlar

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6

DERS PROFİLİ. POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 DERS PROFİLİ Dersin Adı Kodu Yarıyıl Dönem Kuram+PÇ+Lab (saat/hafta) Kredi AKTS Siyasal Partiler ve Çıkar Grupları POLS 337 Güz 5 3+0+0 3 6 Ön Koşul Yok Dersin Dili Ders Tipi Dersin Okutmanı Dersin Asistanı

Detaylı

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

G20 BİLGİLENDİRME NOTU G20 BİLGİLENDİRME NOTU A. Finans Hattı Gündemi a. Büyüme Çerçevesi Güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme için küresel politikalarda işbirliğinin sağlamlaştırılması Etkili bir hesap verebilirlik mekanizması

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI KURULUŞLAR PSIR 331 5 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI KURULUŞLAR PSIR 331 5 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS ULUSLARARASI KURULUŞLAR PSIR 331 5 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü İngilizce Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü

Detaylı

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ A u ok na lu ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - MART 2014 ANAOKULLARI BÜLTENİ ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ Okul öncesi dönem, gelişimin hızlı olması ve

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Makro İktisat SPRI 272 2 3 + 0 3 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Fransızca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi Verenler

Detaylı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı

Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Canan Ercan Çelik TEİD, Yönetim Kurulu Üyesi Borusan Holding Kurumsal Fonksiyonlar Başkanı Misyon: Evrensel Etik İlkelerin Türkiye de toplumun her kesiminde benimsenmesi ve uygulanmasına önderlik etmek

Detaylı

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ 209 ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 20 Aralık 1993 tarihli ve 47/135 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde;

Öğrenciler 2 yıllık çalışma sürecinde; Diploma Programı Çerçevesi Diploma programı her kültürün kendisine adapte edebileceği esnek bir program sunarak kendi değerlerini yitirmeyen uluslararası farkındalığa ulaşmış bireyler yetiştirmeyi hedefler.

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

25.03.2010. Açık Sistem Öğeleri

25.03.2010. Açık Sistem Öğeleri Eğitim insanların mükemmelleştirilmesidir (Kant). İyi yaşama imkanı sunan etkinliklerin tümüdür (Spencer). Fizik ik ve sosyal faktörlarin insan üzerinde meydana getirdiği tesirlerdir (Durkheim). Bireyin

Detaylı

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Ü s t S ı n ı f Orta Sınıf Alt Sınıf TOPLUMSAL TABAKALAŞMA Toplumsal tabakalaşma dünya yüzeyindeki jeolojik katmanlara benzetilebilir. Toplumların,

Detaylı

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI

YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI YALOVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI İLİŞKİLER ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS MÜFREDATI 2010 Eğitim Öğretim Yılı Bahar Dönemi Zorunlu Dersler Uluslararası İlişkilerde Araştırma

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501

DERS BİLGİLERİ. Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Müfredat I. Yarıyıl Bilimsel Araştırma Yöntemleri Ders Adı Kodu Yarıyıl T+U Saat İŞL YL 501 Kredi AKTS Güz 3 3 6 Dili Seviyesi Yüksek Lisans Türü Zorunlu Amacı Öğrencilerin bilim ve bilim felsefesi konusunda

Detaylı

AB 7. Çerçeve Programı İşbirliği Programı Sosyo-Ekonomik ve Beşeri Bilimler (SSH)

AB 7. Çerçeve Programı İşbirliği Programı Sosyo-Ekonomik ve Beşeri Bilimler (SSH) AB 7. Çerçeve Programı İşbirliği Programı Sosyo-Ekonomik ve Beşeri Bilimler (SSH) Sosyo-ekonomik ve Beşeri Bilimler AMAÇ Avrupa nın karşı karşıya olduğu sosyoekonomik problemlere yönelik ortak çözüm yolları

Detaylı

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ 7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ Estetik ve Sanat Felsefesi Estetiğin Temel Soruları Felsefe Açısından Sanat Sanat Eseri Estetiğin Temel Kavramları Estetiğin Temel Sorunlarına Yaklaşımlar Ortak Estetik

Detaylı

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS Sosyolojiye Giriş I SSG109 1 3+0 3 4 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Türkçe Lisans Yüz Yüze / Zorunlu Dersin

Detaylı

SAĞLIĞI GELİŞTİRME KAVRAMI

SAĞLIĞI GELİŞTİRME KAVRAMI İŞYERLERİNDE İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİNDE İŞYERİ HEMŞİRELİĞİNİN ÖNEMİ ROLÜ KURSU 4 MAYIS 2014 İSTANBUL VII. ULUSLARARASI İŞ SAĞLIĞI ve GÜVENLİĞİ KONFERANSI SAĞLIĞI GELİŞTİRME KAVRAMI Uzm.

Detaylı

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü Küreselleşmenin etkisi Devlet bir çok sosyal alandan çekilmiştir Küresel ekonomi sürecinde özelleştirmeler ile eşitsizlik,

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU

İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ SONUÇ DEKLARASYONU 18-20 Haziran 2009 İSLAM ÜLKELERİNDE MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM KONGRESİ 1 İslam Konferansı Örgütü (İKÖ) üyesi 57 ülkeye yönelik düzenlenen İslam Ülkelerinde Mesleki ve Teknik Eğitim Kongresi 18-20 Haziran

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI

İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI İSO YÖNETİM KURULU BAŞKANI ERDAL BAHÇIVAN IN KONUŞMASI 2023 e 10 Kala Kamu Üniversite Sanayi İşbirliği Bölgesel Toplantısı nda konuya yönelik düşüncelerimi ifade etmeden önce sizleri, şahsım ve İstanbul

Detaylı

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU

5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 5Element Eğitim ve Danışmanlık EĞİTİM KATALOĞU 2016 Çatışma Yönetimi: Kişi, Ekip ve Organizasyon Değişimi Koçluk Yaklaşımı ile Yönetmek Eğiticinin Eğitimi: Eğitime ve Kişiye Özel Ekip Yönetimi: Bütünsel

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığığ Ülke ve Kamu Kurumları Düzeyinde Strateji Yönetimi Anıl YILMAZ Stratejik t Planlama l Dairesi i Bşk. ODTÜVT Yönetim ve Mühendislik Günleri 2 Mart 2008 Gündem Ülkesel

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı

Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar. Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013

Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar. Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013 Havza Rehabilitasyon Projeleri Planlaması, Uygulaması ve Çıkarımlar Halil AGAH Kırsal Kalkınma Uzmanı Şanlıurfa, 2013 Havza Rehabilitasyonu Planlaması İÇERİK Tanımlar (Havza, Yönetim ve Rehabilitasyon)

Detaylı

Dr. Hakan Karaş. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Evrimsel Psikiyatri Grubu

Dr. Hakan Karaş. Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Evrimsel Psikiyatri Grubu Dr. Hakan Karaş Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Evrimsel Psikiyatri Grubu Araştırmacı: Yok Danışman: Yok Konuşmacı: Yok Grubun kollektif refahına katkı (Brewer&Kramer,1986) Gruplara

Detaylı

oranları genel yapıyla benzerlik göstermekte ve yüzde 24,4 ile Orta Doğu dışındaki ülkelere göre oldukça düşük bir seviyede bulunmaktadır.

oranları genel yapıyla benzerlik göstermekte ve yüzde 24,4 ile Orta Doğu dışındaki ülkelere göre oldukça düşük bir seviyede bulunmaktadır. YÖNETİCİ ÖZETİ Türkiye de kadınların işgücüne katılımı 2008 yılı itibariyle yüzde 24 tür. Bu oranla Türkiye, Ortadoğu ülkeleriyle aynı grupta yer alırken Güney Avrupa ile Latin Amerika ülkelerinin, hatta

Detaylı

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313

Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Resmi Gazete Tarihi: 08.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26313 Amaç MADDE 1 KENT KONSEYİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar (1) Bu Yönetmeliğin amacı; kent yaşamında, kent vizyonunun

Detaylı

Dr. Halise Kader ZENGİN

Dr. Halise Kader ZENGİN Bilişsel ve duygusal zekanın farklı işlevlerinin olduğu ve birbirlerinden ayrı çalışmadıkları son yıllarda yapılan psiko-fizyoloji ve beyin MR çalışmalarıyla açıklık kazandı. Bilişsel ve duygusal zekası

Detaylı

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU

6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) 6. İSLAM ÜLKELERİ DÜŞÜNCE KURULUŞLARI FORUMU İslam Ülkelerinde Çok Boyutlu Güvenlik İnşası ( 06-08 Mart 2015, Serena Hotel - İslamabad ) Güvenlik kavramı durağan değildir.

Detaylı

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5 DERS BİLGİLERİ Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS Pazarlama İlkeleri MAN 323 5 3 + 0 3 5 Ön Koşul Dersleri - Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Almanca Lisans Zorunlu Dersin Koordinatörü Dersi

Detaylı