KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN PROLETER KARAKTERÝ

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN PROLETER KARAKTERÝ"

Transkript

1

2

3 KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN PROLETER KARAKTERÝ Komünist Partisi, iþçi sýnýfý partisidir. Sýnýf mücadelesi yoluyla, kapitalist toplumu yýkmayý ve sýnýflarý ortadan kaldýrmayý hedefler. Hedefine ancak proleter sýnýf karakterini koruyarak varabilir. Bu nedenle, komünist partisi, proleter karakterinin bozulmasýna yönelen her giriþime karþý kararlý bir mücadele yürütür. Partinin karakterini ortadan kaldýrmaya yönelik çabalar sürekli olduðundan, komünist partinin buna karþý mücadelesi de süreklidir. Ýþçi sýnýfý partisi nasýl ki, burjuva partileri ve diðer düzen kurumlarý üzerinde bir etkide bulunuyorsa, burjuva güçler de, komünist parti üzerinde etkide bulunurlar. Bu, karþýlýklý bir mücadeledir. Ýþçi partisine yönelik burjuva ve küçük burjuva ideolojik saldýrýsý çeþitli biçimler altýnda sürdürülüyor. Küçük burjuvazi, sosyal iliþkiler bakýmýndan, iþçi sýnýfýna çok daha yakýn olduðundan ve sýký iliþkiler içinde bulunduðundan, ondan gelen etkilenme daha uygundur. Öte yandan, iþçi sýnýfý, sürekli küçük burjuva kitleler tarafýndan beslendiðinden, (ücretli-emek ordusunun saflarý küçük burjuva kitlelerle doldurulduðundan) onun iþçiler üstündeki i- deolojik çýkýþý daha derindir ve iþçi sýnýfý hareketinin içine kadar taþýnmaktadýr. Ýþçi sýnýfý saf bir sýnýf deðildir, yapýsý yeni katýlanlarla devamlý deðiþmektedir. Bu saflara her yeni gelen, geldiði sýnýfýn ideolojik anlayýþýný, toplumsal eðilimlerini ve alýþkanlýklarýný da birlikte getirir. Ýþçi sýnýfý, burjuva toplumun dýþýnda deðildir. Bundan dolayý, toplumdan gelen ideolojik etkilere açýktýr. Burjuvazi bu durumdan sonuna kadar yararlanmaya çalýþýr. Emekçi sýnýf üzerinde ideolojikpolitik hegemonya kurmak için çok yönlü bir çaba içine girer. Ýþçi sýnýfý hareketi, proletaryanýn nüfusa oranla sayýsýnýn büyümesi ve sýnýf mücadelesi öyle bir noktaya geldi ki, bu hareket artýk hiçbir þekilde yok edilemez. Hareket, birçok yerde eski toplumu yýkacak ve yerine yeni ve ileri bir toplum kuracak düzeye sahiptir. Birçok yerde bunu gerçekleþtirebileceðini, hiç kimse, burjuvaziden daha iyi bilemez. Onu baský, yasak, katliamla yok edemediði yerlerde, ideolojik olarak, politik çizgi olarak, kabul edilebilir sýnýrlar içinde tutmaya çalýþýr. Küçük burjuvazinin politikalarý ve çabalarý bu yönde. O da, iþçi sýnýfý hareketini kendi kabul edebileceði çerçevede tutmak istiyor. Burjuvazinin ve küçük burjuvazinin iþçi sýnýfý hareketi için uygun bulduðu çerçeve, hareketin burjuva toplumu yýkma ve sosyalizme geçme hedefinden vazgeçmesi, en azýndan günün görevi olmaktan çýkarmasý, onu belirsiz bir geleceðe ertelemesi, proletarya diktatörlüðü ilkesini býrakmasý, hiç deðilse kaðýt üzerinde kalmaya mahkum etmesi; dolayýsýyla bunlar olmadan devrimci mücadele yöntemlerinin de gereksiz olduðunu kabul etmesi, kýsacasý proletaryanýn devrimci sýnýf hareketi olmaktan çýkmasý. Daha ne istesin! Bu çerçeve, baðýmsýz bir hareket olmasý gereken ve ancak baðýmsýz bir hareket olarak amacýný gerçekleþtirebilecek bir hareketin politik ölümüdür. Proletarya hareketi, ancak devrimci bir hareket olarak amacýna ulaþýr. Sosyal reformizm ve oportünizm, ideolojik ve politik o- larak, burjuvazinin kabul edebilir sýnýrlar olarak gördüðü çerçevenin kabul edilmesidir. Bu hareketlerin kapitalizme karþý kopardýklarý tüm gürültü, hep bu belirlenmiþlik içinde meydana gelir. Belirlenmiþ sýnýrlarý aþtýklarý nokta, kendilerini de aþtýklarý noktadýr. Kendi istek ve iradelerine raðmen, olaylarýn devrimci etkisiyle sürüklenirler. Ama onlar bu devrimci yükseliþ dönemlerinde bile görevlerinin bilinciyle davranýyorlar: Ýþçi sýnýfýný devrimci aþýrýlýklardan korumak. Ýþçiler aþýrýlýklar a kapýlýp ayaklandýðý zaman, ne eski toplumun birliði kalýr, ne de belirlenmiþ sýnýrlarý. Karþýtlarýn birliðine dayanan burjuva toplum, temelindeki uzlaþmaz çeliþkilerin keskinleþmesiyle havaya uçar. Çeliþmeli birlik kendini þiddet yoluyla açýða vurur. Aþýrý yani devrimci bir iþçi hareketi ise, bu çatýþmayý sonucuna götürür. Bu nedenle, küçük-burjuva sol hareket, devrimci iþçi sýnýfý hareketini her türden devrimci hareketten kaçýnmaya çaðýrýr. Ýþi sýnýfý hareketini burjuva toplumun kabul ettiði sýnýrlar içinde tutmak konusunda burjuvazi ile ayný yönde hareket eder. Amacýna ulaþmak için de, devrimci iþçi hareketine karþý daima i- deolojik bombardýmanda bulunur. Komünistler, iþçileri örgütlerken, onun yapýsýný da yakýndan bilmelidir. Ýþçi sýnýfý, kendi içinde farklýlýk gösterir. Sanayi iþçileri, tarým iþçileri, hizmet alanýnda çalýþan iþçiler, ayný sýnýf yapýsý içinde olmakla birlikte, bir arada bulunma, disiplin, örgütlülük vb. konularda farklýlýklar da gösterirler. Bu, ekonomik ve politik geliþmenin eþitsizliðinden ileri geliyor. Ekonominin sanayi ve tarýmsal geliþmesi ayný deðildir. Ekonominin her iki alanda ayrý geliþmesi tarihsel nedenlere dayanýr. Ýþçi sýnýfý içinde bulunduðu koþullarýn nesnel farklýlýðýný, sýnýf mücadelesi içinde kaynaþarak, ortak örgütçülük ve pratik bilinçle aþabilir. Komünistler, böyle bir çaba 76. Sayý / Eylül

4 içine girerken, ayný zamanda iþçilerin durumu ve sýnýf mücadelesindeki yerini etkileyen nesnel etkenleri de gözönünde tutarlar daima. Ýþçi sýnýfýnýn kendi içindeki eþitsiz geliþimi, komünist partinin proleter karakterini de etkiler. Sanayi iþçileri toplu olarak bir arada bulunma, disiplin ve örgütlülük düzeyi bakýmýndan sýnýf mücadelesinde öncü konumdadýr. Bu özelliklerinin yanýnda, iþsizliðin çok yüksek olduðu yoksul köylülüðün son derece kötü þartlarda yaþadýðý bir ülkede, bir iþte uzun süreli çalýþabilenler kendilerini þanslý sayarlar. Belli bir kesimi iþini kaybetmemek için, burjuvazinin diktasýna boyun eðer, politik görüþleri ise ýlýmlý bir çizgide seyreder. Sosyalist bir harekette yer alýrlarsa, bu ýlýmlýlýðý oraya taþýrlar; devrimci mücadele yöntemlerine genellikle uzak durmaya çalýþýrlar. Küçük iþletmelerde çalýþan ve bu nedenle sürekli olarak bir yerde çalýþamayan, çalýþma yaþamý istikrarsýz olan iþçiler ya da tekstil gibi iþçinin sýk sýk deðiþtiði iþ kollarýnda çalýþan iþçiler, büyük sanayi iþçilerinin kimi özelliklerine sahip deðiller (disiplin gibi), onlara göre daha istikrarsýzlar, ancak sýnýf mücadelesinde daha aktiftirler. Genç olduklarý için, proletaryanýn militan gücü, bu iþçiler arasýndan çýkar. Kazandýklarý birþeyleri yok ki, onu kaybetsinler. Durumlarý gereði sýk sýk eyleme baþvururlar. Komünist partiye geldiklerinde, hem istikrarsýzlýk e- ðilimlerini, disiplinsizliði getirirler, hem de militan mücadele tarzýný. Komünist partileri, istikrarsýzlýklarýný, disiplinsizliklerini getirecekler diye bu iþçileri örgütlememezlik edemezler. Partinin sosyalist niteliði bozulacak kaygýsýyla kendilerini iþçilerin bu dinamik kesiminden yoksun býrakamazlar. Parti proleter karakterini ve sosyalist niteliðini korumak istiyorsa, yapacaðý þey, bu iþçileri sosyalizm anlayýþýyla e- ðitmektir. Onlar, sosyalizm eðitimiyle dönüþüme uðrarlar. Komünist partililer düzeyine çýkartýlmýþ her iþçi, geldiði alanýn olumsuz özelliklerini bir kenara atar. Ýþçi hareketi sürekli olarak burjuva ve küçük burjuvazinin ideolojik etkisinde olduðunda, buna karþý marksizm-leninizm temelinde ideolojik mücadele yürütmek, komünistlerin daimi bir görevidir. Bir komünist partisi ne kadar yeni ve tecrübesizse, burjuva ideolojisine karþý ideolojik mücadelede çeþitli güçlüklerle karþýlaþýr. Ýdeolojik mücadelenin baþarýsý için partinin kendi teorik düzeyini devamlý yükseltmesi gerekiyor. Komünist partiler ideolojik düzeylerini geliþtirmeyi komünist olmanýn bir gereði sayarlar. Marksizm-leninizm ilkelerine baðlý her parti, revizyonizme, oportünizme, reformizme karþý ideolojik mücadele vermeyi sürekli hale getirir. Ýdeolojik mücadele, bilimsel sosyalizmin ilkeleri ezberlenerek verilemez. Marksizm-leninizm komünizm donmuþ kalýplar bütünü deðildir. Esas sorun, onun yaþayan, canlý, devrimci özünü temel alýp geliþmelere uyarlamaktýr. Hiç kimse, yeni araþtýrma yapmadan, geliþen ve deðiþen yaþamý incelemeden sosyalizm teorisini ezberleyerek burjuvaziye karþý etkin bir ideolojik mücadele veremez. Marksizmin devrimci teorisi bir dogma deðildir, o bir irdeleme ve a- raþtýrma yöntemidir. Her yeni geliþmenin, her somut durumun, bu yönteme göre irdelenmesi gerekiyor. Böylece parti teorik düzeyini daima geliþtirmiþ olur. Devrimci bir teoriyle donanmýþ, sürekli inceleyen ve araþtýran bir parti, proleter ve sosyalist yapýsýný bozmaya yönelik burjuva ve küçükburjuva ideolojik saldýrýlara karþý korunmuþ olur. Partinin proleter sosyalist yapýsýný korumak, partinin iþçi sýnýfý adýna iktidarý ele geçirdiði sosyalizm koþullarýnda, daha bir önem kazanýr. Komünist partisi iktidar gücünü elinde tuttuðu için, sosyalizme hizmet etmek için deðil de, daha çok kendi kiþisel çýkarlarý için çalýþanlar, amacýna ulaþmak için, tüm olanaklarý elinde tutan iktidar partisine doluþurlar. Pek çok kiþisel çýkar, nüfuz peþinde koþanla, kariyeristler, küçük burjuva alýþkanlýklarýna sahip olanlarýn tümü, partiyi proleter komünist ilkelerinden uzaklaþtýrmaya çalýþýrlar. Bundan dolayý, partinin temel ilkelerinin, komünist ve proleter yapýsýnýn bu türden kimselere karþý korunmasý yaþamsaldýr. Çünkü iktidar partisinin yozlaþmasý, sosyalizmin ilkelerinden uzaklaþmasý sosyalizmin kazanýmlarýný tehlikeye düþürür. Bu konuda sosyalist ülkelerde olup bitenler unutulamaz büyük bir ders niteliðindedir. Orada parti ve ülke yönetimine kadar gelen bu tip unsurlar, konumlarýný partiyi yýkmak ve sosyalizmi tahrip etmek için kullandýlar. Her ülkedeki komünist güçler, komünist ülkelerde yaþanan geliþmeleri irdelemeli ve dersler çýkarmalýdýr. Bir partinin proleter karakterinden ve sosyalist niteliðinden uzaklaþtýðý taktirde, sosyalizmin baþýna neler geleceði her sosyalist iþçinin, her komünist partilinin kesinlikle akýlda tutmasý gereken bir derstir. Kapitalist ülkelerdeki komünist partilerin çoðunluðu adý dýþýnda, bir komünist partisinde olmasý gereken nitelikleri çoktan terk etmiþti. Bu partiler, 90 lardan sonra komünist isimlerini de býraktý. Ama bundan çok önce, zaten burjuvazinin kabul edebileceði sýnýrlara çekilmiþlerdi. Bu partiler önce proletarya diktatörlüðü ilkesini terk ettiler. Sonra buna baðlý olarak öncü olmayý reddettiler ve kitle partisi ilkesini benimsediler. Lafta deðilse de, pratikte sýnýf mücadelesi ilkesini býraktýlar. Oysa ki sýnýf mücadelesi dýþýnda bir yolla sosyalizme varýlmaz. Yani lafta deðilse de, pratikte sosyalizm hedefinden de vazgeçmiþ oldular. Proleter bakýþ açýsýný ve proletarya hedefini terk ederek, yalnýzca burjuvazinin sol kanadý haline geldiler. Bir partinin komünizmin temel ilkelerinden uzaklaþtýðý zaman, onun nerelere varabileceði, devrimci iþçiler için temel bir ders niteliðindedir. Komünist partisi, sýnýf mücadelesi dýþýnda kalarak proleter karakterini sürdüremez. Proleter karakteri sýnýf mücadelesine dayanmayacaksa, kapitalist egemenliði iç savaþ yoluyla devirmeyi hedeflemeyecekse, o taktirde bu parti bir iþçi partisi deðil, eleþtirici küçük burjuva muhalefet partisi o- lur. Ýþçilerin devrimci sýnýf partisi, bir eylem gücüdür, her þart altýnda devrim için mücadele eder. Eylemden, devrimci mücadeleden kopartýlmýþ bir iþçi partisi, gerçek anlamda iþçi partisi deðildir. Proletaryanýn devrimci sýnýf partisi, hedefine devrimle, sýnýf mücadelesiyle, devrimci eylemle ulaþýr. Bu partinin tüm faaliyetlerinin ve proleter karakterinin altýnda devrimcilik vardýr. Proletarya, ancak devrimci komünizmle amacýna ulaþýr. C.DAÐLI Sayý / Eylül 2006

5 STRATEJÝK ALGILAMA GÜNCEL GELÝÞMELER Radikal yazarý Neþe Düzel le yaptýðý röportajda, ANAP baþkaný Erkan Mumcu þöyle söylüyor: Türkiye Irak Kürdistan ý mý büyük Kürdistan mý tercihiyle karþý karþýya býrakýlýyor. Türkiye Irak Kürdistan ýna hamilik rolünü kendisine önerildiði biçimde kabul etmeye sürükleniyor. Tekelci sermayenin en patavatsýz sözcülerinden biri olan Mumcu, kapalý kapýlar ardýnda kan-revan süren pazarlýklarý, böylece açýða vurmuþ oluyor. Baþka zaman olsa, bu sözler çok tartýþma yaratýrdý. Þimdi deðil. Çünkü Ankara da herkese bu pazarlýðýn bir parçasý, bir tarafý ABD, Ortadoðu nun tam teslim alýnmasýnda Türkiye yi istediði gibi kullanabilmek için bugünlerde Büyük Kürdistan haritalarýný tozlu çekmecelerden çýkartýp, emekli bir Pentagon generali a- racýlýðýyla basýna sýzdýrdý. Türkiye ye ö- lümü gösterip sýtmaya, yani Barzani-Talabani yle ittifaka razý etmeye çabalýyor. Bu, Ankara da herkesin bildiði bir sýrdýr. Ve bu durumdan, Ulusal Kurtuluþ Hareketi (UKH) nin sözcüleri, ABD nin Ortadoðu dan gerici ulus-devletleri tasfiyeye giriþtiði, bu rejimler yerine demokratik rejimleri geçirmeye çalýþtýðý ve ABD nin bu planlarý Kürt halkýný kazanmadan hayata geçiremeyeceði sonucunu çýkartýyor. Þu an, politik arenada öne çýkan tartýþmalarý körükleyen ve geliþmeler hýzlandýkça saflarý yeniden dizen durumun özeti bu. Ancak, planlar, niyetler, dile getirilen istekler, eðilimler gibi öznel etkenlerle kurulu bu durumu, dört ayaðý üzerine oturtmak için, onu gerçek süreçlerle ve barýndýrdýðý çeliþkilerle beraber incelemek gerekir. TÜRKÝYE TEKELCÝ EGEMENLÝÐÝNÝN KABUSU Türkiye nin Ortadoðu da operasyonal bir karþý-devrim üssü haline gelmesi için, Güney deki federe Kürt devletiyle i- liþkileri yoluna koymak zorunda olduðunu, daha önce de dile getirmiþtik. Yine de Türkiye ölümden kaçarken, sýtmaya bile razý olamayacak denli endiþeli. Bir kez sýtmaya tutuldu mu, bir daha nasýl ayaða kalkacaðýný düþünüyor. Tekelci sermayeye bu kâbuslarý yaþatan sorunlardan bir tanesi, Kerkük meselesidir yýlý sonbaharýnda Kerkük ün nihai durumu belli olacak. Ve þimdiden görülüyor ki zengin petrol yataklarýyla dolu bu kent Barzani nin Kürdistan federe devleti sýnýrlarýna dahil olacak. Türkiye, bugün hamiliðini kabul edeceði bu devletin, yakýn ve görünen bir gelecekte, masaya yumruðunu vurabilecek bir ekonomik güce ulaþacaðýný görüyor. Bu hafta içinde Irak taki Türkmen partilerinin temsilcileri Ankara da bir araya geldiler. Kerkük ün paylaþýlmasýnda açýkça iç savaþ tehdidi yapan Türkmen partilerine kucak açan, onlarý MÝT ve MHP aracýlýðýyla silahlandýrýp e- ðiten bir Türkiye, nasýl olacak da Barzani nin federe devletine dost ve müttefik bir güç haline gelecek? Türkiye Barzani ye el uzatsa, Irak taki Türkmenleri kaybedecek; onlar üzerinden yürüttüðü nüfus mücadelesinden vazgeçmiþ olacak. ABD nin planlarýyla Türkiye nin gerçekliði, tam burada tren kazasýna kurban gidiyor. AYNI HAMAMIN ÇIPLAKLARI Türkiye yi ABD planlarýyla çeliþkili duruma düþüren bir diðer olay, Suriye ve Ýran a yönelik savaþ tehditleridir. Türkiye, bu iki ülkenin köþeye sýkýþtýrýlmasýnda önemli bir role sahip. Bu ülkelere yönelik askeri operasyonlarýn gerçek bir tehdit olarak algýlanabilmesi için, Türkiye den istenenler var. Yeni ABD üsleri, askeri yýðýnaklar, Ýran, Suriye hava sahasýnýn gümrük geçiþlerinin denetlenmesi ve gerektiðinde ambargoya hazýr olmak Lübnan halký üzerinde siyonist vahþetin yaþandýðý günlerde ortaya çýkan bir geliþme, Türkiye den beklenenlerin küçük bir provasý gibiydi. 38 gün süren siyonist katliam sýrasýnda Türkiye, beþ tane Ýran kargo uçaðýnýn yolunu kesti, iniþe zorladý ve aramalar yaptý. Bir baþka zamanda olsa, kolayca bir savaþ nedeni sayýlabilecek denli ciddi olan bu tavýr, þimdilik Ýran tarafýndan sineye çekilmiþ gibi. Ama bu tür iþlerin bir de a- ðýr faturalarý oluyor. Türkiye, enerji ihtiyacýnýn çoðunu doðalgazdan saðlýyor. Ve bu doðalgazýn yarýsý Ýran dan gelirken, diðer yarýsý da þimdilik Ýran a arka çýkmayý sürdüren Rusya dan geliyor. Türkiye, hem Suriye hem de Ýran la, dýþ ticaret alanýnda 10 milyar dolarýn üzerinde bir ortaklýða sahip. Ve en önemlisi, ilhak edilmiþ bir ülkeyi Suriye ve Ýran la paylaþýyor. Bu üç ülke, çoðu zaman kendi çýkar çatýþmalarýný kolayca bir kenara koyup, Kürt halkýnýn ezilmesi politikasýnda birbirlerine destek vermekten hiç geri durmadýlar. Çünkü bu ülkelerden birinde Kürt halkýnýn özgürlüðe adým atmasý, diðer ikisinin egemenliðini kökünden sarsar. Kürt halkýnýn ezilmesi noktasýnda, kuyruklarýndan birbirlerine sýký sýkýya baðlý bu üç ülke, sýrf ABD istiyor diye, ha deyince birbirinden kopamazlar. Koparlarsa, kendilerini asla güvende hissedemezler. Kuþku, endiþe, karþýsýndakine güvensizlik, ilhakçý politikada birbirine yaslanan bu üç ülkeyi paranoyanýn bataklýðýna sürükler. Ýlhakçý politikalarda tam ittifak, ayný zamanda ezilen bir ulusu diðeri aleyhine kullanma niyetlerini de denetleme imkâný saðlýyor. Eðer bu ittifak bozulursa, bu üç ülke için her þey tepe-taklak olur. Türkiye, böyle bir riski kolayca göze alamýyor. Suriye ve Ýran baþta olmak üzere, Ortadoðu halklarýna karþý emperyalizmin bir kýlýcý haline gelmek, Türkiye ye oldukça pahalýya patlar. Dýþ ticaret önemli oranda kayýp verecek, doðalgaza baðýmlý enerji üretiminde korkunç sýkýntýlar yaþanacak ve en önemlisi, Kürt halkýný ilhak 76. Sayý / Eylül

6 altýnda tutmakta ortak olduðu iki deðerli müttefikini kaybedecek. Bir tarafta ABD emperyalizmine göbekten baðýmlýlýk, diðer tarafta bununla çeliþen bölgesel çýkarlarý arasýnda sýkýþýp kalan Türkiye tekelci egemenliði, kararsýzlaþýyor, iþi aðýrdan alýyor ya da çapsýz pazarlýklara giriþiyor. Böylesi durumlarda emperyalizm, asýl efendinin kim olduðunu hatýrlatmak için, en önemli kozunu oynamaktan çekinmiyor: Londra yý mesken tutmuþ u- luslararasý bankacýlýk devleri, döviz ve faiz hareketlerine karþý ileri derecede kýrýlgan hale gelmiþ Türkiye ekonomisini þöyle bir sallayý veriyorlar. Lübnan a siyonist Ýsrail in ilk bombalarý düþmeye baþladýðýnda, hariciye nazýrýnýn bazý görüþmeler yapmak için soluðu Londra da almasý bir tesadüf deðil. Ýran kargo uçaklarý inmeye zorlandýkça, Tahtakale de dolar düþüyor, borsa deðer kazanýyordu. HER DOST DOST DEÐÝLDÝR UKH yöneticilerinin ABD Kürtleri kazanmadan Ortadoðu projesini hayata geçiremez sözleriyle ifade ettikleri yaklaþým, bu tabloda nereye oturuyor? UKH yöneticilerine bakýlýrsa ABD, bugüne kadar Ortadoðu da hüküm sürmesine yardýmcý olan dinci-gerici ve ulus-devletlerin artýk çaðýn gereklerine karþýlýk veremediðini anlamýþ ve bu ülkelere deðiþimi dayatmýþtýr. Emperyalizmin, dünyadaki bütün gericiliðin anasý olduðuna dair katý gerçek, UKH nin bu türden söylemlerinde bir kar topu gibi erise de, olaylar tersini kanýtlýyor her zaman. Emperyalizmin kan, irin ve vahþet dolu 150 yýllýk gericilik tarihini bir yana býraksak bile, en son yaþanan siyonist Ýsrail in Lübnan da gerçekleþtirdiði tüyler ürpertici katliamlar, çaðdaþlaþtýran emperyalizm söylemlerine en büyük darbedir. Anlaþýlan odur ki UKH nin, ABD nin iþgaline yardýmcý olmak karþýlýðýnda Barzani nin kazandýðý statüden gözleri kamaþmýþtýr. Sadece ulusal kurtuluþu hedefleyen hareketlerin çaðýmýzda kaçýnamadýklarý bir kader bu; kendi ulusunun özgürlüðü için, aralanan her kapýdan içeri sýzmak. Bir ulusal kurtuluþ hareketini neden yalnýzca kendi ulusunuzun çýkarlarýný düþünüyorsunuz? diye suçlamak, pek akýllýca olmazdý. Fakat, en baþta UKH ni ve Kürt halkýný, muhatap alma eðilimine girdikleri güçler hakkýnda, onlarýn politik karakterleri hakkýnda uyarmak da enternasyonalizmin bir gereðidir. Bugün Suriye ve Ýran ý tecrit edebilmek ve bu iki ülkeyi emperyalist sermayeye tam teslimini saðlamak adýna ABD, Barzani nin federe devletinin varlýðýna ve bu devletle Türkiye nin dostluk kurmasýna ihtiyaç duyuyor. Ve bu durum, bölgenin ilhakçý devletleriyle hali hazýrda savaþan Kürt halkýna bir manevra imkâný saðlýyor. Nedir bu imkân? ABD ye yüzünü dönmek ve ona, Bana özgürlüðümü ver, ben de sana Suriye ve Ýran konusunda yardýmcý olayým demektir. Ancak, meselenin püf noktasý þudur: ABD nin Ortadoðu daki etkinlik savaþýnda, tecrit edip yönetimlerini teslim almaya çalýþtýðý Suriye ve Ýran da, politik iktidar sermaye sýnýfýnýn ellerindedir; yani, emperyalizmle uzlaþmaz çeliþkilere deðil, tersine her zaman uzlaþabilecek çeliþkilere sahip olan bir sýnýfýn. Nitekim bütün þantajlar, tehditler ve savaþ nutuklarýna raðmen, her iki ülkenin yöneticileri emperyalizmle uzlaþma belirtileri göstermiyorlar mý? Gösteriyorlar. Suriye yi ele alalým: Devlet baþkaný Beþar Esad ý emperyalizmle iþbirliðine ve giderek tam teslimiyete dünden hazýr. Ne var ki Suriye nin iç politik dengeleri Beþar Esad a bu fýrsatý tanýmýyor. Filistin, Lübnan ve siyonist Ýsrail i arasýndaki konumu nedeniyle Suriye, Arap ulusalcýlýðýnýn hala etkin olduðu tek Arap devleti ve yine, Ýsrail le resmen savaþ halini devam ettiren tek Arap devleti savaþýndan bu yana, ne Ýsrail i resmen tanýdý ne de resmen barýþ yaptý. Bu politik ortam, Suriye nin iç dengelerini, emperyalizmle tam iþbirliðine uygun hale getirmeye engel oluyor. Beþar Esad bu yüzden zorlanýyor. Fakat siyonist Ýsrail, Aðustos ayý i- çinde, Golan tepelerine dair Suriye ile görüþmeler yapabileceðini açýkladý. Suriye, iþgal altýndaki Golan tepelerini geri almak kaydýyla, siyonist Ýsrail le barýþ masasýna oturur. Ve bu durum, zaten altý iyice boþalmýþ olan Suriye deki ulusalcýlýðýn tek destek direðini söker atar. Ýsrail ile barýþ, Suriye yi emperyalizmin rotasýna tam olarak oturtur. Elbette ki, bütün bu dönüþümler, patýrtýsýz-çatýrtýsýz gelmeyecek. Ablukalar, savaþ tehditleri, hatta askeri operasyonlar, iþgal denemeleri, Suriye nin iç dengelerinin bozulmasýyla açýða çýkacak çatýþmalar, vs. bu dönüþümün muhtemel uðraklarý olur. Ama, nihayetinde Suriye nin egemen burjuva sýnýfý, her þeylerini kaybetmek yerine, emperyalizmin iþbirlikçisi olmayý tercih edeceklerdir. Ayný durum Ýran için de geçerli. Tek farkla: Ýran ýn tekelci molla rejimi, Suriye den daha güçlü pazarlýk kozlarýna sahip. Bu güçlü kozlar, Ýran ýn tekelci sermayeye dayanan molla rejimine, emperyalist dünya ile uzlaþmasýný, kendi çýkarlarýný daha fazla gözetecek þekilde düzenlemek etmek yolunda yardýmcý oluyor. Cumhurbaþkaný olan Ahmedinecad ýn hamasi nutuklarýna pek deðer verenler var. Özellikle sol çevrelerde. Oysa onlara, uluslararasý politikada hamasi nutuklar, havada uçuþan tehdit dolu laflara deðil, gerçekte ne olup bittiðine bakmalarýný öneririz. Siyonist Ýsrail, Lübnan da son yýllarýn en vahþi katliamýný gerçekleþtirirken ve bir çok emperyalist-kapitalist ülke bu katliama azgýnca destek çýkarken, Ýran kýlýný kýpýrdatmadý. Tek bir petrol vanasýný kýsmadý, en azýndan Chavez gibi diplomatik iliþkileri kesebilirdi, buna bile giriþmedi. Tekelci sermayeye dayanan Ýran ýn molla rejimi, böyle davranarak, en kritik anlarda sermaye dünyasýnýn yanýnda yer alabileceðinin kanýtýný sundu. Bütün bunlar, gerek Suriye gerek Ý- ran daki egemen burjuvalarýn, eninde sonunda ayný kumaþtan dokunduklarý emperyalist dünya ile uzlaþacaklarýný gösterir. ABD nin Ortadoðu da varmaya çalýþtýðý tek hedef budur: Bölgenin bütün burjuva güçlerini tam ilhak temelinde kendisine baðýmlý hale getirmek. Bu gerçekleþtiðinde, emperyalist ABD, petrol vanalarýný tutan Ýran tekellerini, Suriye burjuvalarýný ve öteden beri köklü baðýmlýlýk i- liþkilerine sahip Türk tekelci sermayesini mi kendisine ittifak yapar; yoksa uzun yýllarýný gerici-ilhakçý rejimlere karþý savaþ içinde geçirmiþ olan, özgürlük ve demokrasi özlemleri dipdiri ayakta olan a- ma sermaye gücünden yoksun Kürt halkýný mý? Bu nedenlerden dolayý, ABD Kürtleri kazanmadan Ortadoðu projesini hayata geçiremez fikri, yanlýþtýr. Tersine, ABD Ortadoðu da kendi hedeflerine u- laþtýðýnda bunun en büyük kurbaný, Kürt halkýnýn özgürlük ve demokrasi özlemleri olacaktýr. Kürt halkýnýn özgürlük sorunu, stratejik bir sorundur. Güncel ve geçici dengeleri deðil, bu dengeleri oluþturan güçlerin temel karakterini ve bu temellerin onlarý hangi tutumlara sürükleyeceðini göz önünde bulundurmayý gerektirir Sayý / Eylül 2006

7 17. YILINDA DENÝZLERÝN YOLUNDA LENÝNÝST SAFLARA Ýç savaþýn içerisinde geçirdiði 16 mücadele, kavga ve savaþ yýlýný geride býrakan proletaryanýn devrimci sýnýf partisi, 17. mücadele yýlýnda. Leninist Parti, devrimci durumla birlikte doðdu. Zengin bir mücadele tarihine, deneyim ve birikimine sahip olan Leninist Parti, Deniz Gezmiþ ve yoldaþlarýnýn kurduðu THKO dan günümüze kadar yaratýlan tüm devrimci deðerlere sahip çýkmaktadýr. Leninist Parti, 16 yýldýr sýnýflar mücadelesinin en ön saflarýnda burjuvaziyle yürüttüðü diþe diþ mücadele, yerleþik düþünce kalýplarýný kýrma yeteneði, devrim, iktidar ve komünizm konusundaki ýsrarýyla Denizlerin Partisi olduðunu kanýtladý. Deniz Gezmiþ ve yoldaþlarýnýn otuz beþ yýl önce burjuvaziye, her türlü uzlaþmacýlýða, parlamentarizme, legalizme ve reformizme karþý baþlattýklarý savaþýn bayraðý, þimdi Leninist Parti nin ellerinde. Ýç savaþýn çetin koþullarý içinde çelikleþen Denizlerin yoldaþlarý Leninistler þimdi 17. kavga yýlýnda. Bizler, Leninistler olarak Leninist Parti nin 17. mücadele yýlýný, gerçekleþtirdiðimiz bir eylemle selamladýk. Meþaleli yürüyüþ þeklinde gerçekleþtirdiðimiz eylem, 1 Eylül akþamý da Heykel Park ta, üzerinde 17. Yýlýnda Denizlerin Yolunda Leninist Saflara / Leninistler imzalý pankartýn açýlmasý ve meþalelerin yakýlmasýyla baþladý. Ve ardýndan Gazi Mahallesi sokaklarýnda Leninistlerin þiarlarý yankýlandý; 17. Yýlýnda Denizlerin Yolunda Leninist Saflara, Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak, Yaþasýn Ölüm Orucu Eylemimiz, Zindanlar Yýkýlsýn Tutsaklara Özgürlük Daha sonra sloganlarýmýzla yürüyüþe geçtik. Tüm yüreðimiz ve bilincimizle haykýrdýðýmýz sloganlarýmýz Gazi halký tarafýndan alkýþlarla desteklendi ve o sýrada pek çok kiþi yürüyüþ kortejine katýldý. Yürüyüþ boyunca üzerinde 17. Yýlýnda Leninist Saflara, 17. Yýlýnda Þan Olsun Leninist Parti ye yazan kuþlamalar yaptýk. Heykel Park tan sloganlarla Dörtyol a oradan da Eski Karakol duraðýna yürüdük ve orada eylemimizi sloganlarýmýzla sonlandýrdýk. Ayný anda yollarýn molotoflanarak kesildiði görüldü ve Yaþasýn Partimiz TKEP/Leninist, 17. Yýlýnda Þan Olsun Partimiz TKEP/Leniniste, Yaþasýn 13 Mart Genç Komünistler Birliði, Yaþasýn Leninist Gerilla Birlikleri sloganlarý duyuldu. Ýstanbul dan Leninistler 76. Sayý / Eylül

8 Emperyalist-kapitalist sistemin, tüm dünya emekçi halklarýný kan denizinde boðmaya çalýþtýðý bir süreçte, yeni bir 1 Eylül Dünya Barýþ Günü daha yaþandý. Her yanda savaþlar sürerken, emekçi halklar, dünyanýn barýþa ne kadar ihtiyacý olduðunu dile getirmek ve savaþlar bitsin demek için alanlardaydý. Biz de Mücadele Birliði Platformu olarak, dünya halklarýnýn barýþa kavuþabilmesi için emperyalist-kapitalist sistemin yýkýlmasý gerektiðini anlatan þiarlarýmýzla 3 Eylül Pazar günü Abide-i Hürriyet Meydaný nda düzenlenen Barýþ Mitingi nde yerimizi aldýk. Alaný dolduranlarýn çoðunluðu, elbette onyýllardýr süren savaþta oðullarýný-kýzlarýný kaybetmiþ, özgürlük için onlarý kendi elleriyle savaþmaya göndermiþ olan Kürt halkýydý. Geleneksel kýyafetleriyle analarý, kesk-ü soru zerli genç kýzlarý ve militan gençleriyle a- landa toplanan Kürt halkýný biz de sýk sýk Kürdistan da Tek Çözüm Ya Devrim Ya Ö- lüm sloganlarýyla selamlýyorduk. Barýþ Ýçin Devrim, Devrim Ýçin Savaþ, Kahrolsun Emperyalizmin Yeþil Kuþaðý dövizlerimiz, Küba bayraklarýmýz ve Ayýþýðý Sanat Merkezi tarafýndan hazýrlanmýþ olan Ýsrail in Filistin ve Lübnan da yaptýðý katliamlarý anlatan resim sergimizle birlikte Perpa önünde toplanarak Abide-i Hürriyet Meydaný na doðru yürümeye baþladýk. Sloganlarýmýzla arama noktasýndan geçtikten sonra bizi Dünyada Barýþ Kapitalizme Karþý Savaþ pankartý taþýyan, Filistin bayraklarý ve kýzýl bayraklarla donanmýþ bekleyen kortejimize katýldýk. Artýk iyileþen ve tüm emperyalist katilleri hayal kýrýklýðýna uðratan Fidel Castro ya da Yalnýz olmadýðýný açtýðýmýz dövizlerimizle ve resimleriyle de dile getirdik: Viva Fidel Viva Sosyalizm! Barýþ Ýçin Devrim Devrim Ýçin Savaþ, Savra Savra Hatta Nasr, Savaþan Halklar Kazanacak, Ya Devrim Ya Ölüm, Denizlerin Yolunda Leninist Saflara, 17. Yýlýnda Leninist Saflara sloganlarýyla miting alanýna yürüdük. Binlerce kiþinin toplandýðý miting alanýnýn çevresi polis panzerleri ve çevik kuvvet polisleriyle çevriliydi. Konuþmalar yapýlýrken ve konser esnasýnda, alanda sloganlar susmuyordu. Kitlelerin coþkusundan korkan burjuvazi, çýkar yolu polisin bir gencin elindeki Öcalan resmini bahane göstererek saldýrmada buldu. Genci gözaltýna almaya çalýþan polis, etrafta ki kitleye de saldýrma tehdidinde bulununca kitle canlandý ve atýlan sloganlarýn sesi daha bir gürleþti. Biz de Baskýlar Bizi Yýldýramaz, Faþizme Karþý Silah Baþýna sloganlarý atmaya baþladýk. Ýstanbul Emniyet Müdürünün baskýlarýyla mitingi yarýda kesen tertip komitesi de polis tarafýndan gözaltýna alýndý. Miting daðýlýrken, eylemciler dönüþ güzergahý üzerinde pek çok yere gaz bombasý atýlmýþ olduðunu görürler. Ortada fiili bir polis saldýrýsý olmadan biber gazý ile karþýlaþan pek çok kiþi fenalaþarak hastaneye kaldýrýldý. Miting daðýlýrken kitlenin arkasýndan panzerler ve kalkanlarý ile yürüyen polisler, Okmeydaný Köprüsü nün ayaðýnda baz bombasý atmaya ve ateþ açmaya baþladý. Gaz bombalarýný eylemcilerin daðýldýðý yön olan Okmeydaný na doðru mahalle içlerine doðru atan polisler, 4 kiþinin yaralanmasýna neden olurken, pek çok kiþi de biber gazýndan fenalaþarak hastaneye kaldýrýldýlar. BARIÞ ÝÇÝN DEVRÝM DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞ FAÞÝZME KARÞI SÝLAH BAÞINA! BARIÞ ÝÇÝN DEVRÝM DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞ! Sayý / Eylül 2006

9 KÂRLÂR LONDRA YA ZARARLAR EMEKÇÝLERE Mayýs-Haziran aylarý içerisinde Türk Lirasý %36 oranýnda deðer kaybetti, borsa düþtü, döviz fýrladý, faizler arttý... Nokta... Peki a- ma, ne bankada parasý, ne borsada hissesi, ne de cebinde dövizi olan bir emekçi, Bütün bunlardan bana ne? dediðinde, haklý deðil mi? Bir emekçinin, eðer iþsizse cinnetin eþiðine gelmemek; çalýþabilen þanslýlardansa iþini kaybetmemek (gerçek ücret artýþlarýna dair beklentiler uzak bir serap gibi þimdi); emekliyse maaþ kuyruðunda ölmemek gibi acil-yaþamsal sorunlarý varken, ne borsa-döviz-faiz felan feþmekana bakar, ne de tepedekilerin kendi aralarýnda tutuþtuklarý kavgalara. Aþaðýdakiler ve yukarýdakiler arasýnda uçurum, yalnýzca ekonomik pastadan alýnan paylarýn büyüklüðünden i- baret deðil. Ýki sýnýf arasýnda bütün köprüler neredeyse tamamen bombalanmýþ durumda. Tekelci sermaye, gelecek korkusunun pençesine öylesine düþmüþ ki, günü kurtarmaktan baþka hiçbir þeyi gözü görmüyor. Emekçi sýnýflar ise, geleceðin daha güzel olacaðýna dair son umut kýrýntýlarýný çoktan yitirdiler. Böyle bir ortamda sermaye topluma egemen olamaz, kendi sorunlarýný tüm toplumun sorunlarýymýþ gibi gösterme olanaklarýný yitirir. Bütün büyük devrimlerin önünde durulmaz o muhteþem gücü, yöneten ve yönetilenlerin arasýndaki en etkin ve esnek bað olan ideolojik baðýn kopmasýyla, zincirlerinden boþanýr. Fransýz Devrimi nden hemen önce Ekmek yoksa pasta yesinler diyen asiller ile, fýndýk üreticilerine Bu benim sorunum deðil diyen sermaye yöneticileri, ayný tarihsel trajediye imza atýyorlar. Onlar için trajedi olan, bizim için bayramdýr. Emekçi sýnýflar ile sermaye dünyasý arasýnda bu denli kapanmaz bir uçurum varsa, döviz-borsa-faiz hareketlerinin bir emekçiyi hemen hiç ilgilendirmemesi neden tuhaf görünsün? Buna raðmen, döviz-borsa-faiz üçgeninin emekçi sýnýflar etrafýnda nasýl bir çember oluþturduðunu, bu çemberin her hareketinden emekçi sýnýflarýn yaþamlarýnýn nasýl darmadaðýn olduðunu göstermekte yarar var. Bu sayede, tekelci burjuvazinin topluma egemen olma imkanlarýnýn nasýl hýzla eridiðini; burjuva siyasetin geleneksel söylemlerinin ve tepkilerinin hangi yönde deðiþtiðini ve emekçi sýnýflarýn içinde yaþadýklarý felaketin tüm toplumu hangi hýzla devrime sürüklediðini kavramak mümkün olacak. Borç Saðlýðý Bozar Örnek çarpýcý.. Mayýs ayý içindeki Türk Lirasýnýn deðer kaybý, henüz %20 ler düzeyindeydi. Bu deðer kaybýnýn, devletin kamu maliyesi üzerine getirdiði ek yük, 4.5 milyar YTL ye ulaþmýþtý. Bu hesabý bize cumhuriyet gazetesinde açýklayan Prof. Erinç Yeldan, þöyle diyor; Ne ilginçtir ki, söz konusu 4.5 milyar YTL lik maliyet rakamý, IMF heyetinin geçen hafta içerisinde tamamlamýþ olduðu ziyarette, bütçede saðlýk harcamalarýndan kesinti yapýlarak, üçüncü ve dördüncü gözden geçirme baðlamýnda alýnmasýný istediði ek tasarruf miktarýna denk düþmektedir ( ) 75. Sayý / Eylül 2006 Hazinedeki alacaklarý peþinde koþanlar, yurt içinde üç-beþ banka ile merkezlerini Londra ya kurmuþ olan uluslararasý dev mali-sermaye gruplarýdýr. IMF, Londra dan aldýðý talimatla Türkiye ye geliyor ve bu bir kaç bankacýnýn artan alacaklarýný tahsil etmek için devlete saðlýk harcamalarýný hemen kýs diyor. IMF nin bir dediði iki olmuyor. Hükümet hemen saðlýkta tasarruf tedbirleri ni uygulamaya sokuyor. Bu kesintiler birçok kalemden oluþuyor. Devlet, 100 tane ilaçtan desteðini çekiyor. Bundan böyle sigorta primini sonuna kadar ö- deyen iþçi yada yeþil kartlý, listeye alýnan yüz ilacýn parasýnýn tamamýný kendisi ödeyecek. Tekelci basýn, bu akýl almaz uygulamayý topluma yutturabilmek için, listedeki ilaçlardan obeziteye dair olanlarý öne çýkararak, kendi misyonunu yerine getiriyor. Oysa, ödeme listesi dýþýna çýkarýlanlar arasýnda öksürük þuruplarý, çocuklarýn geliþim bozukluklarýný gideren vitamin haplarý ve daha niceleri var. Ama iþ burada bitmedi. Kanser ya da baðýþýklýk bozumu gibi u- zun tedavi süreci gerektiren ölümcül hastalýklarýn oldukça pahalý o- lan ilaçlarý, birden bire eczanelerde bulunmamaya baþladý. Bakanlýðýn bu ilaçlar için ithalat izni vermediði, gerekli belgeler çýkarmadýðý için ilaçlarýn depolarda beklediði anlaþýldý. Bu da bir çeþit, tasarruf önlemiydi. Ýlaç parasý ödemekten kurtulmak için sadece liste a- çýklamak yetmiyordu, bir yandan da bazý ilaçlarýn fiilen kullanýmýný engellemek gerekiyordu. Yaþamasý bu ilaçlara baðýmlý binlerce ö- lümcül hasta mý? Londra da üstlenmiþ üç-beþ bankacýnýn yanýnda, bu insanlarýn lafý mý olur? Saðlýkta tasarruf önlemleri bunlarla sýnýrlý kalmadý. Saðlýk bakanlýðý tüm hastanelere, tedavi iþlemleri için harcanan paraya sýnýrlamalar getirdiðini duyurdu. Hastalýklarýn teþhis ve tedavileri için kullanýlan röntgen filmi, MR, tomografi, laboratuvar tahlilleri vb., ya devletin açýkladýðý maliyet kadar yapýlacak, yada hastanelerin döner-sermayesi nden karþýlanacak. Döner-sermayenin saðladýðý ek gelirle biraz olsun nefes alan saðlýk emekçisine son derece tehlikeli bir ahlaki ikilem sunuluyor. Ya kendi geçiminden vazgeç, ya da hastaný tomografiye vs. gönderme. En iyisi, her gelene iki aspirin yaz. Üzücü ve trajik bir son haber, Çorum dan geldi. Kýrým-Kongo hastasýndan kan alýrken iðneyi kendine yanlýþlýkla batýran hemþire öldü. Çünkü, onu bu durumlardan koruyacak eldiveni yoktu. Çünkü plastik eldivenler de tasarruf paketleri içinde sayýlýyordu. Saðlýk sistemini tarumar eden bu uygulamalar yeni deðil. Bir a- vuç bankacýnýn borsa-döviz-faiz çemberinde kurduklarý saadet zincirinin kopmamasý için atýlan her adým, saðlýk hizmetlerini bir sistem olmaktan çoktan çýkarmýþtý. Onyýllarýn birikimi ve deneyimi ile oluþturulmuþ, son derece karmaþýk ve birbirine sýký sýkýya baðlý düzenlemeler ve tedbirler çemberinden oluþan saðlýk sistemi içinden küçük bir parçanýn çýkmasýyla bile darmadaðýn olabilecek bir yapýdýr. Yine IMF tavsiyeleriyle, bundan bir kaç yýl önce veterinerlik hizmetleri rafa kaldýrýlmýþtý. Ýþte sonuçlarý: Kuþ gribi, brucella, þarbon ve nihayet kýrým-kongo kanamalý ateþi gibi hayvanlardan insana geçen, oysa etkin veterinerlik faaliyetleriyle on yýllar boyunca hemen hiç görülmemiþ daha nice hastalýk, þimdi toplumu tehdit e- decek ölçüde yaygýnlýk kazanmaya baþladý. Nüfusun % 70 inin kentlerde iç içe yaþadýðý, ayný otobüse týkýþ týkýþ bindiði, Kars ta satýlan bir koyunun ertesi gün Ýzmir de sofraya konduðu, kýsacasý emekçilerin tümünün bir þekilde iç içe, yan yana, 9

10 zincirin halkalarý gibi arka arkaya yaþadýðý bir toplumda, saðlýk sisteminin yapýsýný bozan en küçük uygulama, bedelini emekçi sýnýflarýn ödediði bir felaket halini alýr. Þimdi bu felaket yaþanýyor. Her gün daha kötüsüyle karþýmýza çýkacak. Hegemonyanýn Diðer Araçlarýnda Durum Borsa-döviz-faiz çemberinin her daralýþýnda, tekelci sermayenin toplumsal dokuyu nasýl paramparça etmek zorunda kaldýðýný, saðlýk sisteminden örneklerle açýkladýk. Diðer alanlarda da durum farklý deðil. Burjuva toplumun kendini yeniden ürettiði en önemli a- lanlardan biri olan eðitim, saðlýk sistemiyle ayný kaderi paylaþýyor. Bu topraklarda eðitim sistemin yýllardýr öylesine bozuktu ki, daha fazla nasýl bozulur, bilinmez. Ama sonuç ortada: Temizlenmeyen ve ýsýtýlmayan sýnýflar, atamasý bir türlü yapýlmayan ve okul tatillerinde maaþsýzlýða zorlanan öðretmenler ve bütün bunlarýn sonucunda her yýl okuldan soðuyan binlerce gencin sokak çocuðu haline geliþi, hýrsýzlýk ve uyuþturucunun tuzaklarýna düþmesi... Adanalý bir tekel iþçisi Kendimden geçerim, ama çocuðumun geleceðiyle oynamaya kalkanlara dünyayý dar ederim diyordu. Sýnýflar olarak kendi geleceðini, yani çocuklarýna karþý, bu denli duyarlý olan bir proletaryanýn, eðitim sisteminin darmadaðýn olmasýyla kendi çocuklarýný bekleyen tehlikeleri bilmesi gerekiyor. Borsa-döviz-faiz çemberinin yýkýma uðrattýðý bir diðer önemli alan tarýmdýr. Üstelik, tarýmdaki çöküþ olaðanüstü bir hýzla yaþanýyor. Sadece son bir yýl içinde tarýmsal üretimi býrakýp geleceðini kentlerde aramaya çýkanlarýn sayýsý neredeyse 1.5 milyon. Kýrlarýn topraksýzlarý ve yoksullarý, çoktandýr kentleri mesken eylemiþlerdi. Bu yeni gelenler ise, daha düne kadar tarlasýnda pamuk, tütün, fýndýk vs. ekip satan küçük üreticiler. Bu nedenle, 1.5 milyon rakamý, tarýmsal üretimin çöküþünün ifadesidir. Eðer bir ülkede emekçiler en çok eðitim, saðlýk ve tarým bakanýný protesto etmeye baþlamýþlarsa, orada burjuvazinin egemen olma þansý kalmamýþ demektir. Çünkü, diðerleri yanýnda bu üç alan, burjuvazinin emekçi sýnýflar üzerindeki hegemonyasýný saðlayan en önemli üç düzenektir. Emekçi sýnýflar, özellikle saðlýk ve eðitime dair, onlarca yýllýk mücadelelerle bir çok hak elde ettiler. Ve, elde edilen her hak, burjuva egemenliði daha saðlam zeminlere oturttu. Eðitim, saðlýk ve gýda ihtiyacýna yönelik tarýma dair devlet düzenlemeleri olmasaydý, emekçi sýnýflar burjuva sisteme karþý çoktan ayaklanýr ve onu devirirlerdi. Bu a- lanlara yönelik düzenlemeler emekçi sýnýflarý sitem içinde tutan toplumsal dokular yaratýyordu. Þimdi, Londra yý mesken tutmuþ bir avuç bankacý sayesinde bir toplumsal doku, bir daha tamiri uzun yýllar mümkün olmayacak denli darmadaðýn edilmiþ durumda. Burjuvazi için geriye yalnýzca çýplak zor kalýyor. Sermaye Bindiði Dalý Kesiyor Tekelci sermaye ve onun politik temsilcilerinin gözü borsa-döviz-faiz çemberinden öteyi görmez, hatta u- mursamaz haldeyken; bu durum sadece emekçi sýnýflar üzerindeki hegemonyayý sýfýr noktasýna taþýmakla kalmýyor; ayný zamanda tekelcilik kendi temelini yýkarak altýný boþaltýyor. Öyle ki, her kýpýrdanýþ, tepede büyük sarsýntýlar yaratýyor. Tekelci güçler, kendi egemenliklerini emekçi sýnýflar arasýnda yaygýnlaþtýran, daha yaygýn ama daha küçük sermaye gruplarýný gözden çýkarmýþ durumda. Bu türden küçük sermaye gruplarýnýn en çok toplandýðý alan, tekstil ve hazýr giyim imalatýdýr. Son üç-dört yýl, tekstil sektörünün mezarýný daha derin kazmakla geçilmiþti. Þimdi üzerine toprak atýlýyor. Londra yý mesken tutmuþ mali-sermayenin büyük baronlarý, tüm dünyaya ellerindeki fazlalýk paralarý pompalarken, en baþta baðýmlý ülkelerin bu fazlalýk paralarý borç olarak emmesini saðladýlar. Baðýmlý ülkelere sýcak para adýyla giren bu fazlalýk sermayeler, döviz fiyatlarýný aþaðý doðru çekerken, yerli paralarýn fiyatlarýný yükseltti. Bu geliþmeden olumsuz etkilenenlerin baþýnda, ihracata yüklenen sektörler geliyordu. Türkiye nin ihracat þampiyonu tekstil ve hazýr giyim imalatý, son üç yýldýr yaprak dökümü yaþamaya baþladý. Oysa tekstil sektörünün ayakta kalmasý, burjuva egemenliðin devamý için önemli görünüyor. Bir tekstil patronunun: Biz varoþlarýn emniyet sübabýyýz, biz olmazsak oralarda toplumsal patlama meydana gelir sözleri durumu açýklýyor. Ancak tekelci sermaye, baðýmlý karakteri ve içinde debelendiði kriz nedeniyle, kendi egemenlik koþullarýný korumak ve devam ettirmekten aciz. Geçen Mart ayýnda, tekstil ve hazýr giyim sektörünün patronlarý, hükümetle bir görüþme yaptýlar. Aylar süren yakarýþlar, tehditler ve çaðrýlardan sonra, nihayet sektörün sorunlarýnýn konuþulduðu bu toplantýdan, hiçbir sonuç çýkmadý. Dahasý, bu toplantýya dahil olan hazýr giyimciler, bir tiyatro oyununun bir parçasý haline getirildiklerinden þikayet ettiler. Tekstil ve hazýr giyim imalatý, adeta gözden çýkarýlmýþ gibi. Bu durumu gören bankalar, tekstil ve hazýr giyim þirketlerine verdikleri krediyi iyiden iyiye kestiler. Böylece tekelci sermaye, emekçilerle kendisi arasýndaki önemli bir volan kayýþýný daha kopartmýþ oluyor. Baþka bir tekstil patronu; Bence 2006 yýlýnda, tekstil sektöründe iþten çýkarýlanlarýn baþlatacaðý sosyal bir kriz olacak derken, bu volan kayýþýnýn kopmasý, bu emniyet sübabýnýn patlamasý durumunda sermaye egemenliðinin neyle karþýlaþacaðýna iþaret ediyor. Tekellere Kýyak Emekçiye Yýkým Tekelci sermaye iktidarý, borsa-döviz-faiz çemberinin her sýkýþtýrmasýný, iþte bu mekanizmalarla, cebinde dövizi, hissesi, mevduatý olmayan emekçilere ödetirken, Uluslararasý mali-sermayenin karlarýný göz ardý edebilmek için, adeta çýrpýnýyor. Aman ne güzel. Zaten böyle davranmasaydý, tekelci sermayenin iktidarý olmazdý. Bunu söylemek, top yuvarlaktýr demek gibi bir þey. Fakat burada önemli olan, tekelci sermaye iktidarýnýn, bütün bunlarý yaparken, þu an varolan yýkýmdan çok daha büyük bir yýkýmý nasýl hazýrladýðýný ve bu durumun devrimci sýnýf için nasýl büyük o- lanaklar açtýðýný görmektir. Görelim: Mayýs-Haziran da etkisini sürdüren devalüasyonla birlikte hükümet, bono-tahvil ve diðer finansal iþlemlerden %15 stopaj vergisi al Sayý / Eylül 2006

11 mayý öngören kararýný hemen iptal etti. Bu yolla, anýnda, mali-sermaye ve iþbirlikçilerine %15 daha kar saðlama olanaðý doðdu. Þirketlerin ödemekle yükümlü olduklarý kurumlar vergisi düþürülürken, büyük para spekülatörlerinin elde ettikleri karlar gerçekleþsin diye Merkez Bankasý elindeki dövizleri sattý. Merkez Bankasý, bu a- maçla, yalnýzca 2005 yýlý içinde 22 milyon dolarý elinden çýkarmýþtý. Tekelci sermaye, bir yandan bütçe gelirlerini düþüren uygulamalara giderken, diðer yandan ülkeye daha çok ve daha büyük miktarlarda sýcak para girmesi için herþeyi yaptý. Londra daki büyük fon ve banka yöneticilerinin alkýþlarýný aldý. Çünkü Mayýs-Haziran devalüasyonunda ortaya çýkan durum, görünenden öte bir ciddiyete sahipti. Türkiye adeta yol ayrýmýndaydý. Ya, ben bu borçlarý ödeyemem diyecek ya da daha fazla borç, daha fazla yük alma yönünde harekete geçecekti. Birinci yol, yalnýzca borsa-döviz-faiz çemberindeki saadet zincirini kopartmayacak, ayný zamanda sermaye egemenleri arasýndaki süre giden kavgada güç dengelerinin alt üst olmasýný da getirecekti. Tekelci sermaye için, ikinci yol bir zorunluluktu. Ancak, bunu yaparken, gelecek dalgalanmalarda yaþanacak o- lan yýkýmý da büyütmüþ oldu. Bu kez devletin maliyesi, 4,5 milyar YTL lik ek borç yükünü, saðlýk sistemini topraða gömerek topluma aktarmayý seçti. Peki ya gelecek sefer? Faizi yükselmiþ daha büyük bir borç yükü karþýsýna, daha zayýf bir bütçeyle çýkacak, tekelci egemenlik bu zararý toplumun üzerine hangi büyük yýkýmla aktaracak? Memur maþlarý mý ödenmeyecek, yoksa Ýstanbul un tüm emekçi semtleri buldozerle dümdüz edilip satýþa mý çýkarýlacak? Politik Boþluðu Kim Dolduracak? Her durumda, tekelci sermaye toplum üzerindeki tüm egemenlik araçlarýný kendi eliyle yýkýyor. Bu yýkým, geleneksel burjuva politikasýnýn ve politikacýlarýnýn tavýrlarýný deðiþtiriyor. Bir zamanlar, S.Demirel gibi burjuva politikacýlarý; Benim iþçim, benim köylüm edebiyatýyla, hiçbir zaman tutulmayan bol vaatlerde bulunurlardý. Þimdiki hükümet, parasýný alamayan üretici köylüye, benim sorunum deðil diyor; bir türlü atamasý yapýlmayan öðretmen adaylarýna siz de öðretmen olmasaydýnýz diyebiliyor. Tekelci burjuvazi, boþ vaatlerden bile ürker duruma geldi. Tekelci sermayenin politik temsilcileri borsa-döviz-faiz çemberiyle kuþatýlmýþ durumda, gözleri bunlardan ötesini görmüyor. Bu üçlü çember iyi görüntü veriyorsa, Londra dan alkýþ alýyorsa, gerisi artýk onlar için hiç önemli deðil. Bu durum, toplumda büyük bir politik boþluk yaratýyor. Tekelci partiler, bu büyük boþluðu, aslýnda e- mekçilerin hiç de ilgilenmediði sorunlarla; türban, cumhurbaþkanlýðý, AB ve Kýbrýs gibi tartýþmalarda bol bol atýp tutarak doldurduklarýný sanýyorlar. Milyonlarca iþsiz ve iþini kaybetme kabusu gören milyonlarca çalýþan, tepedeki bu kayýkçý dövüþlerine bakýp, kendilerini iyiden iyiye düzenin dýþýnda buluyor, gerçek sorunlarla hiç kimsenin ilgilenmediðini kavrýyorlar. Dönemin sorunu budur: Bu büyük politik boþluðu kimler dolduracak? Devrimin kaderi, bu boþluðun proletaryanýn devrimci sýnýf partisi tarafýndan doldurulmasýna baðlýdýr. Þimdi, iþsizliðin yok edilmesi, saðlýk-eðitim sisteminin yaþatýlmasý ve tarýmýn ayakta kalabilmesinin, yalnýzca devrime baðlý olduðunu haykýrmanýn zamaný... PARTÝ BAYRAÐI HER YERE HER EYLEME Üçüncü dünya savaþýnýn giderek yayýldýðý þu devrim günlerinde, proletaryanýn devrimci sýnýf partisi TKEP/Leninist 17. savaþ yýlýna girdi. Emperyalistkapitalist sistem, i- çerisine girdiði sýçramalý çöküþ sürecinden kurtulmayý, bu krizi atlatmayý dünya iþçi sýnýfýna, emekçiler ve devrimci komünistlere saldýrmakta buluyor. Bu sistem içinde hiç bir zaman gerçek barýþ mümkün deðildir. Gerçek barýþ ancak devrimden sonra yaþanýlabilir; gerçek barýþ sosyalizmle mümkündür. Bu nedenle, barýþ denilince akýllara proletaryayla burjuvazinin barýþ içinde yaþamasý deðil, emperyalist-kapitalist sisteme karþý dünya barýþý için savaþýmýz gelmelidir. 3 Eylül Pazar günü Çaðlayan Meydaný nda Barýþ mitingi gerçekleþtirildi. Bizler de Parti Bayraðý Her Yere Her Eyleme þiarýyla yürüyen Leninistler olarak gerçekleþtirilen mitingde parti bayraðýmýzý açýp, Barýþ Ýçin Devrim Devrim Ýçin Savaþ þiarýný haykýrarak partimizi 17. savaþ yýlýnda selamladýk. Mitingde açtýðýmýz parti bayraðýmýz dostun ve düþmanýn dikkatini çekerken eylem boyunca attýðýmýz Yaþasýn Partimiz TKEP/Leninist, 17. Yýlýnda Denizlerin Yolunda TKEP/L Saflarýna, Yaþasýn 13 Mart Genç Komünistler Birliði, Yaþasýn Leninist Gerilla Birlikleri sloganlarýmýz ilgi odaðý oldu ve halk sürekli olarak Bakýn kameralar þuradan çekiyor kendinize dikkat edin diyerek bizlere sahip çýktý. Daha sonra gerçek barýþýn ancak verilen sýnýfsal temelli savaþým sonunda kazanýlan zaferle elde edileceðini ve partimiz TKEP/Leninist in yolunun kesin kurtuluþa giden yol olduðunu haykýrarak tüm emekçi kitleleri 17. yýlýnda Leninist Parti bayraðý altýnda barýþ için savaþa çaðýrdýk. Attýðýmýz parti sloganlarýmýzla eylemimize son verdik. 17. YILINDA ÞAN OLSUN PARTÝMÝZ TKEP/LENÝNÝSTE! 17.YILINDA DENÝZLERÝN YOLUNDA TKEP/L SAFLARINA! THKO DAN TKEP/L YE TKEP/L DEN ZAFERE! Ýstanbul dan LENÝNÝSTLER NOT: Elimize posta yoluyla ulaþan haberi, haber niteliðindne dolayý yayýnlýyoruz 75. Sayý / Eylül

12 ORTADOÐU NUN ÝÞGALÝNE KARÞI BÝRLEÞÝK DEVRÝM Türkiye nin Lübnan da oynayacak bir rolü var. Bunu gerçekleþtirecek yetenekleri bulunuyor. Türkiye nin bu görevi üstlenecek olmasýndan memnunum... Türkiye, uluslararasý topluluðun sorumluluklarýný ciddiye alan bir üyesi olduðunu gösterdi. Bu sözler ABD Dýþiþleri Bakan Yardýmcýsý na ait. Bu sözler, Türkiye nin Lübnan da oynayacaðý rolü yeterince açýklýyor. Bu rol, herhalde Kýzýlay yardýmlarýnýn daðýtýlmasý þeklinde olmayacak. En azýndan, emperyalistlerin beklentilerinin ve Türkiye ye biçtikleri rolün bu olmadýðý anlaþýlýyor. Türkiye nin Lübnan a asker gönderme kararýndan ABD nin duyduðu büyük memnuniyet ancak etekleri zil çalýyor deyimiyle tanýmlanabilir. Demek ki, uluslararasý topluluk denen emperyalist kampa dahil olmanýn belli bir yükümlülüðü var ve bu kampa dahil olmak isteyenler bu yükümlülüklerini yerine getirmekle mükelleftirler. Yani, amiyane tabirle öyle üç kuruþa beþ köfte olmaz. Nedir bu yükümlülükler? En kýsa tanýmla, bunlara emperyalist çýkarlarý koruma sorumluluðu diyebiliriz.1 Mart 2003 tezkeresini reddetmekle bu sorumluluklarýný unutmuþ gözüken Türk devleti, üç buçuk yýl sonra burnu sürtülmüþ vaziyette, bu sorumluluklarýný hatýrladýðýný emperyalistlere göstermiþ oldu. ABD li yetkilinin küstahça sözlerinde 1 Mart Tezkeresinin reddi kararýndan duyulan piþmanlýk mesajýnýn alýndýðý ve kabul edildiði anlamý çok açýk sýrýtýyor: Türkiye, uluslararasý topluluðun sorumluluklarýný ciddiye alan bir üyesi olduðunu gösterdi. Daha ne olsun! Ýþe bir hatýrlatmayla baþlayalým: Geçmiþte de söyledik, tekelci sermaye sýnýfý ve onun politik temsilcileri 1 Mart Tezkeresini, oportünistlerin iddia ettikleri gibi, güçlü halk muhalefeti vb nedenlerle reddetmediler. Tarihi boyunca kritik anlarda hep korkak davranmýþ olan Türk burjuvazisi, geleceði belirsiz bir sürece katýlmaktan korktuðu için tezkereyi reddetmiþti. Mart Tezkeresi nin reddi, þimdi emperyalistlere kendilerini affettirmek için ileri sürdükleri gibi, bir yol kazasý da deðildi. Sonuçta, Irak iþgali sürecinde Türkiye, moda deyimle uluslararasý topluluk denen emperyalist kampa dahil olmanýn sorumluluklarýný, emperyalistlerin kendisinden beklediði ölçüde ve çapta, yerine getirmeyerek özellikle ABD emperyalizminde bir hayal kýrýklýðýna yol açmýþtý. I- rak ýn iþgaline Ýncirlik Üssünü açarak, lojistik destek vererek katýlmak ABD yi tatmin etmemiþti. Türkiye, emperyalist kampa karþý olan sorumluluklarýný yerine getirmeyi unutmuþtu. ABD, bu unutkanlýk ý üç buçuk yýl boyunca izlediði politikayla, Türk subaylarýn baþýna çuval geçirerek, Türk þirketlerinin Irak taki faaliyetlerine kýsýtlamalar getirerek; ve en önemlisi K.Kürdistan devrimine karþý Türkiye de verdiði desteði azaltarak hatýrlattý. Türk tekelci sermaye sýnýfýnýn ödediði fatura burun sürtecek aðýrlýkta olmuþtu. Üçbuçuk yýl sonra, tekelci sermaye sýnýfý adýna Baþbakan, bir televizyon programýnda, þu sözlerle piþmanlýðý itiraf ediyor: Keþke 1 Mart ta Irak a girseydik. Gitmeliydik. Gitmiþ olsaydýk bugünkü tablo olmazdý, bugün çok daha farklý bir tablo olurdu. Ben bunu açýkça söylüyorum. Ýnanarak altýný çizerek söylüyorum. Þu andaki olumsuz tablo bugün böyle olmayacaktý. Ben bunu savunuyorum, arkasýndayým. Irak ta bize verilecek bölge belli idi. Neresiydi, Kuzey Irak. Biz asker göndermedik. Peki asker göndermediðimiz halde þu anda bizim kaybýmýz yok mu? Amerika dan sonra en çok kayýp bizim. Ýngilizlerden daha fazla kaybýmýz var. Kim bunlar? Þoförümüz, mühendisimiz, iþçimiz, orada çalýþanlar maalesef orada iki ateþ arasýnda kalýyorlar Erdoðan, Lübnan a asker göndermesi konusunda içiniz rahat mý sorusu üzerine, þöyle dedi: Sorumluluðun gereði yerine geliyorsa tabii ki rahat olursunuz. Biz þu anda böyle bir sorumluluðun gereðini yerine getirdik. Baþka söze gerek býrakmayacak açýklýkta konuþmuþ Baþbakan. Çok açýk: birincisi, Baþbakan bugünkü tabloyu olumsuz olarak deðerlendiriyor; ikincisi, bu tablo ile 1 Mart Tezkeresinin reddi arasýnda doðrudan bir bað kuruyor. Lübnan a asker gönderme ve Ortadoðu da üstlenilecek rol hakkýnda son derece önemli ip uçlarý içeren bir piþmanlýk i- fadesi.. Irak a asker göndermemek çok olumsuz bir tablonun ortaya çýkmasýna yol açmýþsa yapýlacak þey, Lübnan a asker göndererek bunu telafi etmek. Türk tekelci sermaye sýnýfý üç buçuk yýl önceki korkak davranýþýnýn bedelini aðýr ö- deyince Lübnan a asker gönderme kararýnda bir an bile tereddüt etmedi. Muhabir Lübnan Kararý ný kastederek Baþbakan a içiniz rahat mý diye soruyor. Baþbakan, ilginç bir yanýt veriyor: Sorumluluðun gereði bir karar olduðu için içim rahat diyor. Kime karþý duyulan bir sorumluluk bu? Þüphe yok ki, emperyalistlere karþý duyulan bir sorumluluk. Buraya kadar yazýlanlar Lübnan Kararý nýn nedenlerini Sayý / Eylül 2006

13 bir ölçüde ortaya koyuyor. Ama hepsini deðil. Sorunu bütün Birleþik devrimi boðma, engelleme politikasýnýn Türkiye gerçek yönleriyle açýklýða kavuþturmak için tekelci sermaye ayaðý K.Kürdistan a paralel bir seyir izliyor. Bir farkla ki, bu sýnýfýnýn politikalarý arkasýnda yatan bütün saikleri ortaya çýkarmak gerek. Buradaki en temel faktör Baþbakan ýn sözünü öne çýkýyor. Devrimci kitle eylemleri polis terörüyle daðýtýlý- tarafta daha çok polis terörü, sivil faþistlerin linç giriþimleri ettiði olumsuz tablo ile emperyalist kampa karþý duyulan yor, iþçi eylemleri ya mahkeme kararý ya da polis-jandarma sorumluluk arasýndaki iliþkide gizli. Önce olumsuz tablo i- güçleri tarafýndan engelleniyor; devrimci öðrenci hareketi le kastýn, iki ülkede yükselen birleþik devrim olduðunu belirtelim. Özellikle son iki yýldýr Türkiye ve K.Kürdistan bir- Ne var ki, tekelci sermaye sýnýfýnýn ve faþist devletin hiç karþýsýnda daima sivil faþist-polis ikilisini buluyor vb vb. leþik devrimi gözle görülür, elle tutulur biçimde hýzlý bir bir politikasý bu güne kadar birleþik devrimin geliþimini durdurmaya yetmedi. Ýki ülkenin birleþik devrimi içerden sos- yükseliþ sürecine girdi. Türk Ordusunun nur topu gibi yeni Genelkurmay Baþkaný bu durumu Cumhuriyet döneminin yal reformistlerin, uzlaþmacýlarý ve oportünistlerin; dýþardan en aðýr bunalýmýndan geçiyoruz sözleriyle tanýmladý. Onlarýn bunalým dediði þey, birleþik devrimin kendisidir. bütün karþý devrim güçlerinin kuþatmasýna raðmen kendine yol açmaya devam etti. Devrimin güçlü ilerleyiþi ne uzlaþmak isteyenlerin uzlaþmasýna ne de burjuva sýnýfýn manevra Tekelci sermaye sýnýfý birleþik devrimi ezmek için iki yönlü bir politika izliyor. Birincisi, kendi cephe ve güçlerini yapmasýna olanak tanýyor. Tekelci sermaye sýnýfý, çok iyi yeniden organize etmeye dayanan politika; ikincisi, emperyalizmin tam desteðini almaya yönelik politika. Burjuva sý- bildiði bir gerçeði bir kez daha hatýrlamak zorunda kaldý: nýfýn iç savaþý kazanmak ve devrimi ezmek için aldýðý önlemler iç savaþta yeni bir aþamaya gelindiðinin iþareti. Bu Emperyalizmin açýk, kesin ve sýnýrsýz desteði olmadan birleþik devrime karþý zafer kazanmasý mümkün deðil. ABD emperyalizmi, 1 Mart Tezkeresinin reddinden sonra desteði a- önlemlerin baþýnda, Türk Ordusu nun komuta kademesinin yenilenmesi geliyor. Eskiler barýþçýl-demokrat olduklarý i- zaltma politikasý izleyerek Türk burjuvazisine þu gerçeði acý çin deðil, ama yeniler katliam, baský, terör politikalarýný a- bir þekilde kavrattý: Benim açýk, kesin ve sýnýrsýz desteðim çýktan ve pervasýzca savunduklarý; dahasý K.Kürdistan da olmadan ne devrimi engelleyebilirsin ne de varlýðýný sürdürebilirsin. Güney Kürdistan la iliþkileri ve UKH ne karþý izle- yakýn geçmiþte uygulanan kanlý politikalarýn doðrudan uygulayýcýlarý olduklarý için bu atamalar iç savaþta yeni bir a- diði aðýrdan alan politikalarla; hatta zaman zaman, UKH þamaya gelindiðine iþaret ediyor. Burjuva basýnýn da açýkça ile görüþmeler yaptýðý izlenimi yaratarak bu mesajý etkili, itiraf ettiði gibi, bu atamalar-düzenlemeler iç politikada deyim uygunsa, burjuvazinin uykularýný kaçýracak þekilde daha sert ve kanlý bir dönemin iþaretleridir. verdi. Ortaya çýkan bütün olgular bu düþünceyi destekler niteliktedir. Yakýn geçmiþte K.Kürdistan da sayýsýz katliamýn, Meclisin Lübnan Tezkeresini süt dökmüþ kedi uysallýðýyla 1 Mart Tezkeresini, kükremeler eþliðinde reddeden ayný baskýnýn, iþkencenin, gözaltýnda kaybetmenin doðrudan sorumlusu olan Y.Büyükanýt, ayaðýnýn tozuyla geldiði Genel- asker gönderme kararýnýn önemi, burjuva basýnýn yutturmaya kabul etmesinin bütün gizi iþte bu noktada yatýyor. Lübnan a kurmay Baþkanlýðý nda öldürmek, boðmak, ezmek, hesap çalýþtýðý gibi seksensekiz yýl sonra Arap topraklarýna Türk sormak sözcüklerini aðzýndan düþürmedi. Tekelci sermaye askerinin ayak basmasý ndan ileri gelmiyor. Bunun bir önemi yok. Çünkü Türkiye o topraklarda artýk emperyal bir sýnýfý, bu adamýn þahsýnda yeni dönemde izleyeceði politikaya uygun kadroyu bulmuþ oldu. Tekelci sermaye sýnýfý, ordunun baþýna bu kadrolarý geçirerek ve K.Kürdistan a yüzlet olarak asker bulunduruyor. Lübnan a asker gönderme ka- devlet deðil ama emperyalist devletlerin hizmetinde bir devbinlerce asker yýðarak Kürt halkýnýn özgürlük savaþýný kan rarýnýn tarihi önemi þuradan ileri geliyor: Türk burjuvazisi deryasý içinde boðmak istediðini dünya aleme ilan etmiþ durumda. Faþist devlet, dünyaya ilan edilen politikayý pratikte bu kararla emperyalist devletlere iþgal dahil her türlü emrinize amadeyim mesajýný vermiþ oldu. 1 Mart Tezkeresinden de uyguluyor. Diyarbakýr ve Batman da bir günde ondört çocuðun devlet güçleri tarafýndan öldürülmesi baþka neyi anla- aðzý yanmýþtý, artýk yoðurdu üfleyerek yiyor. Tekelci sermaye sýnýfý, Meclise bu kararý aldýrarak iki týr! Faþist devlet, devrimi engellemek için, K.Kürdistan da þeyi amaçladý. Birincisi ve en önemlisi iki ülkenin birleþik gerilla savaþýnýn þiddetlendiði son iki yýldan bu yana, çocukkadýn demeden katlederek, iþkenceyle, terörle bütün bir hal- devrimine karþý emperyalistlerin tam ve sýnýrsýz desteðini almak; ikincisi, Lübnan sofrasýnda emperyalistlerin tabaklarýnký sindirme politikasýna yeniden dönmüþ durumda. Ama bütün bunlarýn yetmediðini görünce þimdi 90 lý dan arta kalacaklarý mideye indirmek. Ama bu paralý askerliðin bir bedeli de olacak. Türk askeri Lübnan a açýk ki, ne yýllarýn yöntemlerine dönüþün hazýrlýklarýný yapmaya baþladý. Bunlarýn ne olduðu herkesin malumu. Son bir ay içinde, yol, su, elektrik iþleri, ne çocuk bakýcýlýðý ne de yan gelip geçmiþ yýllarda emekli olmuþ, geriye çekilmiþ, beklemeye a- yatmak için gidiyor. Diðer iþgal askerleri gibi, Türk askeri lýnmýþ ne kadar katil itirafçý, Jitemci, iþkenceci sürüsü vs. de Lübnan a öncelikle Ýsrail in güvenliðini saðlamak ve emperyalist devletlerin çýkarlarýný korumak için gönderildi. Ya- varsa hepsini Diyarbakýr a toplayarak eðitimden geçirmeye baþlamýþ. Eðitimin içeriðinden söz etmeye gerek yok. Bu ni savaþa gönderildi. Ve savaþ bütün yýkýcý sonuçlarýný iki katiller sürüsüne, meslekleri nde unuttuklarý ayrýntýlarý; icra ülkenin emekçi halklarý üzerinde hissettirecektir. Bunun yeni yeteneklerini artýrmak için geçmiþin deneyiminden çýkarýlan devrimci kitle eylemlerine, devrimin ilerleyiþineyol açacaðýndan kuþku yok. dersleri anlatýyor olmalýlar. 76. Sayý / Eylül

14 Zindanlarý Yýkacak ZAFERÝ BÝZ KAZANACAÐIZ! ÖLÜM ORUCU SÜRÜYOR Tarih, sadece üzerinde yaþadýðýmýz topraklarda deðil tüm dünya üzerinde en uzun süreli direniþlerden birine tanýklýk ediyor. Büyük Ölüm Orucu savaþý, insanlýðýn u- mutlarýnýn öldürülemeyeceðini, devrimin yenilemeyeceðini, devrimci tutsaklara asla baþeðdirilemeyeceðini göstererek sürüyor. Av. Behiç Aþçý, Þiþli deki direniþ evinde eyleminin 153. gününde. Eriyen bedeni ve her geçen gün büyüyen kararlýlýðýyla insanlýða sesleniyor. Zindanlardaki zulüm ve iþkencenin durmasý için yüreðiyle zulmün duvarlarýný dövüyor. Cengiz Soydaþ Ölüm Orucu Ekibinden Uþak zindanýnda Sevgi Saymaz ve Sincan zindanýndan Kâmil Karataþ eylemlerinin 136. gününde, kararlýlýkla yürümeye devam ediyorlar. Adana daki direniþ evinde eylemini kararlýlýkla sürdüren Gülcan Görüroðlu bugün 131. gününde. Tüm insanlýða devrimin gücünü göstererek yürüyüþüne devam e- diyor. Onlar, zaferin er ya da geç mutlaka kazanýlacaðýna o- lan inançla, iþçi ve emekçi sýnýflarýn davasýna baðlýlýklarýyla direnmeye devam ediyorlar. YAÞASIN ÖLÜM ORUCU EYLEMÝMÝZ! F TÝPLERÝNDE TUTSAKLARA SALDIRILAR SÜRÜYOR Zindanlar, devrim ve karþý-devrimin kapýþma alanlarýndan biri; olmaya devam ediyor. Tekirdað F Tipi Cezaevinde de 7 Eylül günü devrimci tutsaklara yapýlan saldýrý bunu bir kez daha gözler önüne serdi. Tekirdað F Tipi Zindanýnda Temmuz ayýnda bazý tutsaklar hastane dönüþü jandarmanýn tehdit ve saldýrýsýna maruz kalmýþtý. Bu olay, tüm cezaevinde kapý dövme ile protesto edilmiþti. Ancak yapýlan suç duyurularýna raðmen iþkence yapanlara deðil, durumu protesto edenlere cezalar verilmiþti. Bu cezalar da protesto e- dilince tutsaklar yeni cezalarla sindirilmeye çalýþýldý. Kapý dövme protestolarýna aylarca görüþ ve mektup cezalarý verdiler ve bu yetmemiþ olacak ki, 7 Eylül Perþembe günü, kapý dövme protestosu yapan tutsaklara gardiyanlar vahþice saldýrdýlar. 1 Nolu F Tipi Cezaevi C-70 hücresinde bulunan leninist tutsaklar S.Serbülent Sürücü, Nurettin Temel ve Barýþ Cengiz e, gardiyan saldýrmýþtýr. Yere yatýrýp tekme ve yumruklarla darp ederek iþkence yapan gardiyanlarýn bu saldýrýsý sonucu S.Serbülent Sürücü ve Barýþ Cengiz in vücudunda darp, çizik, sýyrýklar oluþurken, 403 gün Ölüm Orucunda kalmýþ olan Nurettin Temel in de kaburgasýnda kýrýk ve incinmeler oluþmuþtur. Aldýklarý darbelerden kaynaklý vücutlarýnýn deðiþik yerlerinde aðrýlar o- lan tutsaklar, doktora çýkýp bu durumu raporla belgelemek ve muayene olmak istediklerinde revirde doktor olmadýðý gerekçesiyle geri çevrilmiþlerdir. C-70 in dýþýnda siyasi tutsaklarýn bulunduðu bir çok hücreye de ayný þekilde saldýrý yapýlmýþtýr. Saldýrýnýn ardýndan havalandýrma kapýlarýnýn kapatýldýðý bildiriliyor. Tutsaklar, bu saldýrýlarýn önümüzdeki günlerde de süreceðini tahmin ediyorlar. Saldýrýyla ilgili bir açýklama yapan leninist tutsaklar, bu olaylarýn sorumlusunun birinci müdür Mustafa Dolunay olduðunu söylediler. Müdürün göreve geldiði zamandan bu yana siyasi tutuklulara karþý hasmane bir tutum takýndýðý ve kendilerini provoke etmeye çalýþtýðýný; usulsüz ve düzmece gerekçelerle sürekli disiplin cezalarý verdirdiðini ve emri altýndaki görevlileri kendilerine saldýrttýðýný dile getirdiler. Bu tür saldýrýlar, hiçbir zaman devrimci tutsaklarý yýldýramadý, yýldýramayacaktýr da biliyoruz ki, varýlacak yere kan içinde varýlacaktýr; ve zafer, artýk hiçbirþeyi affetmeyecek kadar týrnakla sökülüp kopartýlacaktýr! BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ! DEVRÝMCÝ TUTSAKLAR TESLÝM ALINAMAZ! ZÝNDANLAR YIKILSIN TUTSAKLARA ÖZGÜRLÜK! 14 DETAK a ulaþmak için adresi: 76. Sayý / Eylül 2006

15 LENÝNÝST PARTÝ YÝ ANTEP TEN SELAMLADIK ANTEP TE PANKART ASMA EYLEMÝ Son dönemde barýþ söylemleri yine havada uçuþuyor. Özellikle 1 Eylül Dünya Barýþ Günüyle doruðuna ulaþan bu söylemlere karþý da mücadele etmek önemli görevlerimizden biridir. Bunca sömürü, acý ve Proletaryanýn devrimci sýnýf partisi Leninist Parti nin mücadelesinin 17. yýlýnda olduðunu ve tüm iþçi ve emekçileri, yoksul Kürt halkýný Leninist Parti saflarýna çaðýrmak için bir eylem yaptýk. 7 Eylül Perþembe günü, Kürt halkýnýn yoðun yaþadýðý Vatan Mahallesi ndeki Cengiz Topel Santrali bahçe duvarýna 17. Yýlýnda Leninist Saflara yazýlý Leninistler imzalý pankart asma eylemi yaptýk. Sabah saat:07:00 sularýnda iþçiler servis beklerken yapýlan eylem iþçilerin yoðun ilgisini çekti. Eylemin ardýndan gün boyunca polisler mahalleyi abluka altýna aldýlar. 17. YILINDA DENÝZLERÝN YOLUNDA LENÝNÝST SAFLARA Antep ten Leninistler vahþetin yaþandýðý günümüz koþullarýnda, egemen güçlerin dünya halklarýna dayattýðý savaþ karþýsýnda sadece savaþýn son bulmasýný istemek barýþý savunmak deðildir. Bu ezen ve ezilen, burjuvazi ve proletarya arasýndaki çeliþkilerin kapitalizm sýnýrlarý içerisinde uzlaþmasýný istemekle ayný anlama geliyor. Biz leninistler, barýþ sorununu bir devrim sorunu olarak görüyoruz. Devrimin de uluslararasý sermayenin emekçi sýnýflara karþý baþlattýðý savaþa karþýlýk devrimci savaþýn yükseltilmesiyle saðlanabileceðini söylüyoruz. Bu bilinci iþçi ve emekçilere, yoksul Kürt halkýna taþýmak için, 7 Eylül Perþembe günü Antep in tekstil atölyeleri ve fabrikalarýnýn olduðu Ünaldý semtinde Atatürk Lisesi karþýsýna Mücadele Birliði imzalý Barýþ Ýçin Devrim, Devrim Ýçin Savaþ yazýlý bir pankart astýk. Ana cadde üzerine astýðýmýz pankart halkýn yoðun ilgisini çekti. Ýþçi ve emekçilere, Kürt halkýna dayatýlan bu barýþ politikalarýnýn yanlýþlýðýný ve kurtuluþun devrimde olduðunu bir kez daha gösterdik. YAÞASIN HALKLARIN MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! BARIÞ ÝÇÝN DEVRÝM, DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞ Antep Mücadele Birliði Platformu 76. Sayý / Eylül

16 BARIÞ ÝÇÝN DEVRÝM DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞ 1 Eylül Dünya Barýþ günü, II. Emperyalist savaþýn baþlangýç günü olan 1 Eylül 1939 olarak Birleþmiþ Milletlerce kabul edilmiþtir. Sömürünün, ezen ve ezilenin olduðu yerde, bir tek gün dahi savaþsýz geçmez. Bu savaþlar, gerek askeri, gerek ekonomik, gerek politik, gerekse sanatsal biçimlerle kendini gösterir. Kapitalizm göstermiþtir ki, sistemin sürekliliði savaþý gerektirir ve ayný zamanda bu onun sonunu da getirir. Sadece 1 Eylül günü barýþ istemek, hergün binlerce insan öldürülürken bu lafazanlýðý yapmak, kaldý ki barýþ günü olarak ilan ettikleri günde bile sadece kendi çýkarlarý için insaný hiçe sayarak öldürmek, yakmak, yýkmak, iþkence yapmak, kendi amaçlarýný gerçekleþtirmek için kitleleri oyalamak, bu söylemin içini boþaltmaya çalýþmaktýr. Emperyalist ülkelerdeki savaþ-karþýtý hareketler dünyanýn diðer bölgelerine kýyasla daha erken baþlamýþ ve daha kitlesel olmuþtur. Bu hareketler, esas olarak kendi hükümetlerinin ABD, Ýngiltere ve Ýspanyadaki gibi- politikalarýna, hatta bu politikalardan sadece savaþla ilgili olan kýsmýna karþý bir tepkiyi yansýtýyorlardý. Ayný hükümetlerin Irak a karþý uyguladýklarý, hiç de insani olmayan ambargo konusunda yýllardýr sessiz kalýyorlardý ve bir on yýl daha bu sessizliði sürdürebilirlerdi. Diðer ülkelerdeki savaþ-karþýtý hareket ise kendi hükümetleri gibi ABD ve Ýngiltere nin Irak iþgaline meydan okuyordu. Oysa kendi hükümetleri Almanya ve Fransada olduðu gibi- savaþa karþý olmadýklarýný sadece savaþýn uluslararasý hukuka uygun gerçekleþmesini istediklerini defalarca yinelemiþlerdi. Bu durumda bazý Emperyalist Batýlý hükümetler için bir tehlike oluþturan savaþ-karþýtý hareketin egemenler için benzeri bir tehdit yaratmasý söz konusu deðildi. Eðer iþler yolunda gitmezse bir kaç bakan ya da topyekün hükümet kamuoyunun önüne atýlarak bu durum geçiþtirilebilirdi. Nitekim Irak iþgalinin, daha ilk haftasýna gelindiðinde Irak Ordusunun direniþi, savaþýn mimarlarýndan ABD Savunma Bakanlýðý baþ danýþmaný, Richard Perle nin istifaya zorlanmasýna neden olmuþtur. Bir kez daha sorun yaþanmasý durumunda ABD Savunma Bakaný Donald Rumsfeldin baþýnýn yeneceðine kesin gözüyle bakýlmaktaydý. Kitlesel tepkilere karþý bakan ve hükümetlerin istifasý bir tür toplumsal basýncýn düþürülmesi operasyonlarýna dönüþmekte, bir sonraki hükümet seleflerinin izinden yürümektedir. Ayrýca bu ülkelerdeki savaþ-karþýtý hareket savaþýn baþlamasýyla birlikte güç kaybetmiþ, savaþ hükümetlerine yönelik kamuoyu desteði artmýþtýr. Bu anlamda savaþ-karþýtý bir hareketten çok, iþgalci ABD ye karþý savaþmaya yeminli, henüz yönünü ve önderliðini bulamamýþ kendiliðinden bir hareketten söz edebiliriz. Savaþýn baþlamasýyla birlikte Ýtalya da yüz bin ve diðer kentlerinde on binlerce kiþi protesto gösterilerinde bulunurken televizyonlarýn savaþ özel programlarý yapmasýna raðmen, reyting raporlarý Ýtalyanlarýn Biri Bizi Gözetliyor u izlemeyi yeðlediðini gösteriyordu. Savaþ-karþýtý hareketin Irak Savaþýný da engelleyememesi, hareketin düzen içi olma niteliðinden ve kitlelerin hareket içinde yer almalarýnýn farklý nedenlere dayanmasýndan ve kitlelere doðru politikalar sunulamadýðý içindir ki önderlik sorunundan kaynaklanmaktadýr. Amerika daki gösterilerde yapýlan gözlemlerde, Barýþ Vatanseverdir pankartlarýnýn çokluðu dikkat çekiciydi deki Körfez Savaþýný gerekli bulan rahip Jesse Jackson bu kez savaþý gereksiz bulmaktaydý. Demokratik Partiye güvenini yitirmemiþ olan kitle, daha çok liberallerin örgütlülüðünün sonucuydu. Sendikalar, kiliseler, çeþitli yardým kuruluþlarý diðer bileþenlerdi. Tabii hayatýnda ilk kez bir gösteriye katýlan bireyler de. ABD de daha çok radikal gruplarýn ve öðrencilerin benimsediði Petrol Ýçin Kana ve Savaþa Hayýr sloganý Ýngiltere ve Avrupa da da oldukça revaçta bir slogan olmuþtur. Bu coðrafyada da savaþ-karþýtý gösteriler geleneksel Savaþ-Karþýtý Birlik, Savaþý Durdurun Koalisyonu türünden örgütler, sendikalar, partiler, kilise örgütleri tarafýndan örgütlenmiþti. Sanatçýlar, sporcular gibi popüler simalar fiili ve moral destek dýþýnda hareketin ö- nemli bir propaganda unsuru olarak cazibesini arttýrdýlar. Batýnýn silah zoruyla demokrasi götürmesi söylemleri, savaþý haklý göstermek için etkili olmuþtur. Kitlelerin çoðunluðu da savaþý gereksiz olarak deðerlendirmekte ve barýþa bir þans verilmesini dilemekteydiler. Yukarýda sözünü ettiðimiz azýnlýðýn dýþýndaki kitlelerin ortak noktasý, savaþýn bir alternatifinin olduðu ve bu savaþý gereksiz görmeleriydi. Saddam Hüseyin gerçek bir diktatör ve zalim olabilirdi, fakat onu dize getirmek için Irak a karþý on iki yýldýr uygulanan ambargonun, çoðunluðu çocuk 1 milyonun üzerinde Iraklýnýn ölümüne neden olduðu biliniyordu. Yine de, savaþ dýþýnda çözümler bulunabilirdi. Ya da ABD-Ýngiltere koalisyonun savaþ gerekçesi saydýðý, Irak ýn elinde var olduðu iddia edilen kitle imha silahlarýyla ilgili sorun, 1 Eylül Dünya Barýþ Gününü ilan eden BM silah denetçilerine bir þans daha verilmesiyle aþýlabilirdi. Savaþýn kitlelerce meþru görülmemesinin bir diðer nedeni de bu konunun BM Güvenlik Konseyi tarafýndan bir karara baðlanmamasý, hukuki statüden yoksun olmasýydý. Sonuç olarak tüm bu gerekçeler, Almanya, Fransa liderliðindeki sözüm ona savaþ-karþýtý bloðun söylemlerinden sýyrýlmýþ ve benimsenmiþtir. Oysa bu blok hiç bir zaman savaþa karþý olduðunu beyan etmediði gibi savaþ seçeneðini dýþlamadýðýný da defalarca vurgulamýþtýr. Onlar sadece, ABD ve Ýngiltere önderliðindeki bir savaþýn Irak taki pazar paylarýný azaltmasýndan endiþelendikleri için seslerini yükseltmektedirler. Üstelik savaþ-karþýtý hareketler, Irak Savaþýna gösterdikleri hassasiyeti Ýsrail in Filistinlilere karþý elli beþ yýldýr sürdürdüðü Sayý / Eylül 2006

17 ve 11 Eylül den sonra iyice pervasýzlaþan katliamlara ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etme mücadelesine karþý yürütülen savaþa karþý göstermemiþ sessiz kalmýþlardýr. Sabra, Þatilla ve Halepçe asla hatýrlanmamýþtýr. Ayrýca, bugün Irak ta savaþa karþý olan ayný kitle Afganistan a yönelik ABD saldýrýsýný hukuka uygun bulmuþ ve desteklemiþtir. Hiç bir kanýtý olmadýðý halde, Usame bin Ladin ve Talibaný 11 Eylül ün sorumlusu olarak i- lan ederek Afganistan ý hedef alan ABD yönetiminin söylemine rýza gösterilmiþ ve savaþa karþý çýkýlmamýþtýr. Oysa ne ABD þimdi Irak a karþý olduðundan daha haklýydý ne de Taliban, Saddam Hüseyin rejiminden daha diktatör ve otoriterdi. ABD nin Afganistan ve Irak saldýrýlarý konusunda savaþ-karþýtý kitleselliði arttýracak ya da azaltacak hiç bir neden olmadýðý halde kitlelerin deðerlendirmelerinde büyük bir fark vardýr. Ayný durum küreselleþme-karþýtý hareketle beraber, kendini sosyalist olarak tanýmlayan yapýlar için de geçerlilik taþýmaktadýr. Kitlelerin savaþ-karþýtý harekete dahil olmasý ya da kitleselliðin, savaþ-karþýtý bir hareketin varlýðýndan ve etkinliðinden söz edilebilmesini mümkün kýlacak kadar yükselmesi, insanlarýn, bir barýþ ilkesine ikna olduklarý ve bunu benimsedikleri anlamýna gelmez. Aksine bir savaþý haksýz görerek savaþa karþý çýkanlarýn sayýsýnýn artmasý düzen içinde bir barýþ ilkesinin var olabileceði yanýlsamasýný yaratmaktadýr. Örneðin Ýngiltere de kamuoyu hükümetlerinin aksine Irak Savaþýný haksýz bulmakta ve bu görüþünü dile getirmek için devasa savaþ-karþýtý gösteriler düzenlemekteydiler. Londra da 1 Aralýk 2002 de 1 milyon, 15 Þubat 2003 te 1,5 milyondan fazla kiþinin katýldýðý gösteriler savaþ-karþýtý hareketin zirvesi olmuþtur Kasým baþýnda savaþa karþý olanlarýn %41 (savaþý destekleyenler %32), Þubat 2003 te %52 olduðu Ýngiltere de savaþýn baþlamasýyla bu o- ran yüzde 40 ýn altýna inmiþ, savaþý destekleyenlerin oraný %50 yi aþmýþtýr. Bu durum our boys- bizim çocuklar cephede söylemiyle izah edilmektedir. Bizim çocuklarýn morali bozulmasýn diyerek ölmeye ve öldürmeye rýza gösterilmesi, sonuç olarak morali bozulmayan çocuklarýn zafer kazanýp geri dönmelerinin beklenmesi 20 Mart tan önce kitlelerin sahiplenmiþ olduðu varsayýlan herhangi bir barýþ ilkesiyle açýklanabilir mi? Vatan savunmasý, milliyetçi söylem, demokrasinin korunmasý ve yaygýnlaþtýrýlmasý, diktatörlükleri yýkmak, uygarlýk götürmek vb. herhangi bir akýl tutulmasý halinde kitleler savaþý bir süreliðine haklý görebilirler. Ama savaþýn ilerlemesi ve yarattýðý aðýr yýkýmlarýn görülmeye baþlanmasý bu durumu süratle deðiþtirir. Kitle iletiþim araçlarýnýn bir kaç tekelin elinde olmasý ve bunlarýn da kapitalist tekellerle ortaklýðý kapitalist zihniyet dünyasýnýn insanlarýn bilincine her gün iþlemesini gerçekleþtirmektedir. Okul, aile, ücretli emeðe dayalý çalýþma, gündelik hayatýn ana ritmini belirleyen ticaret, kapitalist devlet mekanizmasýna ait her türlü kurum kitle iletiþim araçlarýnýn bilinç i- malatýna zemin hazýrlayan bütünsel bir iþleyiþi oluþtururlar. Kitle iletiþim araçlarýnýn kitleler üzerindeki etkisi onun böyle bir güce sahip olmasýndan deðil, insanlarýn bir fikir oluþturmak, edinmek için baþka olanaklara sahip olmamasýndan, var olana da yeterince ulaþamamalarýndan kaynaklanmaktadýr. Ýþte sokaðýn önemi bu noktada ortaya çýkar. Sokak, insanlara söz konusu iþleyiþ dýþýnda alternatif bir fikir edinme olanaðý sunar. Söyleyecek sözü olanlarýn ve kapitalist zihniyet dünyasýnýn dýþýna çýkabilenlerin bu olanaðý yaratmayýp kitleleri ürkütmemek gerekçesiyle kendilerini salt savaþ-karþýtý, barýþsever bir söyleme ve konuma hapsetmeleri büyük bir hata olmanýn ötesinde, kitleleri, savaþý haksýz görmelerini saðlayan zihniyet dünyasýnýn sýnýrlarý içine terk etmeleri anlamýna gelmektedir. Böylelikle fikir deðiþtirerek bu kez gerçek anlamda özgürlük, barýþ ve insanca yaþamak için savaþý haklý görmeleri, önlerinde duran bu politikalarý doðru biçimde anlamalarý için daha çok çaba gösterilmesi gerekli olmaktadýr. Savaþ-karþýtý hareket içinde yer alan ve sosyalist olduklarýný iddia edenlerin, kitlelerin bilincine inmek ya da onlarý ürkütmemek adýna, Marksist- Leninist doðrularý dillendirmekten çekindiðini ve böylelikle saða çark etmekle kalmayýp tarihsel deneyimlerden elde edilen kazanýmlarý ve doðrularý tahrip etmeye devam ettiklerini görüyoruz. Özellikle savaþý salt yýkým ve gözyaþý, rahatlarýnýn bozulmasý olarak gören reformistler, üç ay maaþ almayýnca sizleri sorumlu tutacaklar diyerek hem toplumu hem de milletvekillerini tehdit etmiþti. Tabii tezkere çýkmasýn borcumuz neyse milletçe ödeyelim diyenlere de rastlandý, özellikle bu reformist kesimden. Savaþ-karþýtý hareketin orta sýnýf tabanlý yapýsý göz önünde tutulduðunda bu daha iyi anlaþýlýr. Türkiye de Meclis de hiç kimseyi kýrmak taraftarý deðildi ve 3 Mart ta 2003 bütçesi kabul edildi. Özelleþtirmeler, zamlar, yeni vergiler daha sonra mücadele edilmek üzere sol tarafýndan geçici olarak rafa kaldýrýlmýþtý. Mantýk, yeter ki önce þu savaþý durduralým þeklindeydi. Irak Ýþgalinin gündeme gelmesiyle Irakta Savaþa Hayýr Koordinasyonu adý altýnda böyle bir hareket oluþturulmaya çalýþýlmýþtýr. Miting ve eylemlerde geleneksel olarak sosyalist gruplarýn, partilerin ve sendikalarýn anlayýþý bu barýþ hareketinde de aþýlamamýþtýr. Üstelik dinci-gerici hareketlerle ittifak yapýlarak kitlelerin bilincinde tahribat yapýlmýþtýr. Türkiye de eylemlerin en büyüðü 1 Mart Ankara mitingi sosyalist gruplarýn yaný sýra KESK ve özellikle Eðitim-Sen in büyük oranda katýlýmýyla ancak 70 bin kiþilik bir kitlenin toplanmasýný saðlamýþtýr. Diðer miting ve kitlesel basýn açýklamalarý 10 ila 30 binlik bir kitleyle gerçekleþmiþtir; bu eylemlere önderlik edenler, savaþa karþý tutum alýþlarýna dair tarihsel örnekleri bir kenara koyup pasifizmin örgütleyiciliðine soyunmuþlardýr. Oysa kitlelerin bilinci eylemleri örgütleyenlerin bilincinden daha yüksekti. On- 76. Sayý / Eylül

18 lar, Irak Savaþýný, hangi gerekçeye dayandýrýyor olursa olsun en azýndan haksýz olarak nitelendirdikleri için sokaða çýkmaktaydýlar. Kitleler daha sonradan fikirlerini deðiþtirip savaþý haklý o- larak görebilirler, fakat sosyalistler çok daha önce kendi fikirlerinden vazgeçmiþ ve savaþ karþýtlýðýnda kitlelerin bilincinin gerisinde kalmýþlardýr. New York Columbia Üniversitesi nde Profesör Nicholas de Genova ise tüm savaþ-karþýtý pasifistlere inat bambaþka bir formül bulmuþtu. De Genova, týpký 1993 yýlýnda Somali nin baþkenti Mogadiþu da helikopterleri düþürülen 18 Amerikan askerinin cesetlerinin, ayaklarýna ip baðlanarak sokaklarda dolaþtýrýlmasýnda olduðu gibi ABD askerlerinin Irak ta, Somali de yaþadýklarýný milyon kere yaþamasý gerektiðini savunuyordu. ABD nin Irakta yenilgiye uðrayacaðýný ümit ettiðini belirten De Genova, 3 bin öðrenciye hitaben yaptýðý konuþmasýnda bu yenilginin en garantili yolunu da tarif etmekteydi; Gerçek kahramanlar, Amerikan ordusunun yenilmesine katkýda bulunacak yollarý keþfedenler olacaktýr. Haksýz bir savaþ baþlatan kendi hükümetinin yenilgisini isteyen Nicholas de Genova yý cesur olarak nitelendirip fikirlerinin bir savaþý durdurmaya yönelik izahatýný gözden kaçýrmak kendisine karþý yapýlacak en büyük haksýzlýk olacaktýr. De Genova, kimi sosyalistlerin unuttuðu ya da kitleleri ürkütmemek i- çin uygun bir konjonktürde kullanmak üzere sakladýklarý Bolþeviklerin Birinci Dünya Savaþý sýrasýnda uyguladýklarý politikalarýn bir benzerini dillendirmektedir. O dönemde sadece savaþ-karþýtý gösteriler düzenleyen sosyalist geçinen partilerden farklý olarak Bolþevikler savaþta sosyalistlerin görevinin kendi hükümetinin yenilgisini istemek olduðunu ve savaþý durduracak bir devrime ebelik edecek tek politikanýn bu olduðunu savunuyorlardý. Askere Gitme! pasifist söylemi yerine askere giderek ordu içinde kendi politikalarýnýn propagandasýný yapmayý ve sonuçta silahlarý kendi subaylarýna çevirerek savaþý durdurmayý öneriyorlardý de Prusya ve Fransa arasýndaki savaþ sýrasýnda cephede yenilgiler yaþayan Fransa da imparator devrilmiþ ve yeni hükümet halkýn savaþ sýrasýndaki sýkýntýlarýna raðmen savaþa devam kararý almýþtý. Prusya ordusu tarafýndan kuþatýlan Paris in savunmasý sýrasýnda Ulusal Muhafýzlara kaydedilen iþçiler burada kendi aþayiþ komitelerini ve bir de Merkez Komite kurdular. Ýþçi sýnýfýnýn öz-örgütlülüðü Ulusal Savunma Hükümetini korkutmuþ ve bir an önce barýþ imzalayarak iþçileri silahlandýrmak istemiþti. Ayaklanma ve Komün seçimlerinin yapýlmasý üzerine devrimin bütün Fransa yý ve Avrupa yý saracaðýndan korkan Fransýz ve Prusya burjuvazisi kendi aralarýndaki anlaþmazlýklarý bir kenara býrakarak Komün e karþý iþbirliði yapmýþlardýr. Yenilgisine raðmen Komün ün 1871 Prusya-Fransa savaþýnýn sona erdirilmesinde tarihi bir rolü olduðu gerçeði yadsýnamaz. Tarihte bir savaþý durduran savaþ-karþýtý pasifist bir örnek vaki olmamýþtýr, fakat iki devrimci örnek mevcuttur. Peki, hangisi bir kez daha denenmeyi daha çok hak ediyor dersiniz? Türkiye sosyalist solu bir barýþ ilkesi etrafýnda örgütlemeye çalýþtýðý savaþ-karþýtý hareketin kitlesellik kazanmasý için çabalarken kendi ilkelerinden uzaklaþmýþ, pasifizm ile devrimcilik ayrýmýný bir muammaya çevirerek içine düþtüðü ikircikli durumu gözlerden gizlemeye çalýþmýþtýr. Sonuç olarak, ilkelere ve tarihsel kazanýmlara verilen hasarýn muhasebesi henüz yapýlmýþ deðildir. Oysa Leninist Parti, týpký Bolþevik Parti gibi gerçek kurtuluþun yönünü politikalarýna doðru yansýtarak, gerçek kurtuluþun, barýþýn ve insanca yaþamanýn nasýl kazanýlacaðýný hem pratikte hem politikalarýnda göstermiþtir. Þimdi bize düþen Lübnan, Suriye ve K. Kürdistan da Leninist politikalarla sosyalizmi gerçekleþtirmek için mücadele birliðini örmektir. Antep MNG Kargo Þubelerinde Ýþçi Ýnsan Haklarý Ýhlalleri MNG Kargo Antep Þubesi nde akýl almaz boyutlarda iþçi haklarý ihlali yaþanýyor. Kapitalist sistemin acýmasýz sömürü düzeni, dünyanýn her yerinde kendini hak ihlalleri ve hayattan kovma çabalarýyla gösteriyor. Ýþçi ve emekçiler ne kadar özveri ve fedakârlýk gösterirse göstersin, sermaye sahipleri ve onlarýn iþbirlikçileri her zaman daha fazlasýný istiyor ve adeta emekçilerin tüm yaþamlarýný iþyerine adamalarýný bekliyorlar. Antep te MNG Kargo Þubelerinde çalýþan emekçilerin yaþadýklarý da bu durumun açýk örneklerinden bir tanesi. MNG Kargo çalýþanlarý sabah 08:00 de iþbaþý yapýyor. Akþam çýkýþ saatleri ise belirsiz. Çoðu zaman sadece asgari ücret karþýlýðýnda saat 21:00 e kadar çalýþýldýðý oluyor. Daha önceleri çalýþanlar servis aracý ile iþe gidip gelirken, bu haklarý da ellerinden alýnýnca hem yol giderlerini kendi ceplerinden karþýlamak, hem de yol süresi uzadýðý için evden daha erken çýkýp akþam daha geç saatte dönmek zorunda kalýyorlar. Bu durum da günlük yaþamlarýnda daha fazla zamaný iþ için ayýrmak anlamýna geliyor. Bu çalýþma yoðunluðu arasýnda ise izin istemek aþaðýlanma sebebi. Daha önce eþi doðum yapacak bir iþçi, izin istediðinde buna müsaade edilmemiþ, bir baþka çalýþan ise evleneceði gün kendi düðününe gitmesi için izin verilmeyince iþten ayrýlmak zorunda kalmýþtý. Sadece MNG çalýþanlarýnýn deðil, aslýnda tüm iþçi ve emekçilerin ortak problemi olan bu sömürü ve dayatmalar ayný zamanda çalýþanlarý yaþamdan kovmak ve hayatlarýný yalnýzca iþyeri ile sýnýrlamak anlamýna da geliyor. Emekçilere düþen görev ise birey olarak deðil hep birlikte, tek vücut olarak mücadele etmek ve tepki göstermek olmalýdýr. Ýþçi sýnýfý ancak hep birlikte mücadele ettiði zaman iktidara sahip olacak ve insan o- larak hak ettiði yaþam standartlarýna kavuþacaktýr Sayý / Eylül 2006

19 AKMERCAN ÝÞÇÝLERÝNE ZÝYARET 75. Sayý / Eylül Eylül de Eyüp Adliyesi nde yapýlacak mahkemeleri öncesinde Taksim, Gazi, Antep Ayýþýðý Sanat Merkezi olarak direniþteki Akmercan Temizlik iþçilerini ziyaret ettik. Sanatçý dostumuz, her zaman emeðin yanýnda olmuþ, þiirleriyle grevlere, eylemlere umudu taþýmýþ þair Ruhan Mavruk da bizlerle birlikte iþçilerin direniþ çadýrýný ziyaret etti. Direniþ çadýrýna yaklaþýrken Umudumuz Kavgada Kavgamýz Sanatýmýzla pankartýmýzý açýp, Akmercan Ýþçisi Yalnýz Deðildir, Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði sloganlarýmýzý atmaya baþladýk. Ýþçiler bizi büyük bir coþku ve sevinçle sloganlar atarak karþýladýlar. Ve sýcak selamlaþmalardan sonra hemen sýcak sohbetlere koyulduk. Gittiðimizde orada bulunmayan diðer iþçilere ulaþmak için Akmercan iþçileri deyim yerindeyse hummalý bir çalýþma baþlattýlar. Bir yandan da bize iki aydýr süren eylemlerini anlatýyorlardý. Diðer iþçilerin de gelmesiyle beraber Ayýþýðý Sanat Merkezi nin Umudumuz Kavgada Kavgamýz Sanatýmýzla pankartý önünde etkiliðimizi baþlattýk. Yol iki taraftan trafiðe kapatýldý. Ýþçiler Akmercan þantiyesine seslenerek, yolun trafiðe kapalý olduðunu, araçlarý baþka yerden göndermeleri gerekeceðini söylediler. Gazi Ayýþýðý Sanat Merkezi nden bir arkadaþýmýzýn sunumundan sonra Taksim Ayýþýðý Sanat Merkezi nden bir arkadaþýmýz iþçiler için yazýlmýþ þiirlerden bir seçki sundular. Onlardan hemen sonra Filistin ve Küba bayraklarý ve kýzýl bayraklar önünde Antep Ayýþýðý Sanat Merkezi nden bir arkadaþýmýz þiirler okudu. Ýþçiler okunan þiirleri can kulaðýyla dinlediler ve alkýþlarýyla beðenilerini sundular. Daha sonra devrimci sanatçý dostumuz, þair Ruhan Mavruk, Mayakovski nin teknisyenlerle sanatçýlarý karþýlaþtýrdýðý bir þiirini okudu iþçilere ve Merhaba sevgili emekcanlar, Merhaba Akmercan iþçileri, rüzgarlý bir eylül gününde yine varoþlarda, direnenlerle birlikte olmak çok güzel diyerek baþladý sözlerine Her zaman Akmercan iþçilerinin yanýnda olacaðýz Yaþasýn dünya iþçileri, yaþasýn gelecek, gelecek dünya iþçi sýnýfýnýn ellerinde biçimlenecek. Hepinize saygý ve sevgilerimi sunuyorum diyerek bitirdi. Ýþçiler de onu alkýþlar ve Akmercan Ýþçisi Yalnýz Deðildir sloganýyla selamladýlar. Daha sonra Gazi Ayýþýðý Sanat Merkezi, greve çýkan iþçileri anlatan bir skeç oynadý. Skeçte kendilerinden birþeyler bulan iþçiler oyunu çok beðendiler ve yoðun alkýþlarýyla beðenilerini dile getirdiler. Ýþçilerin eylemlerine destek vermek için bizlerle birlikte gelmiþ olan Mücadele Birliði Dergisi adýna Vefa Serdar da iþçilere bir þiir okudu ve onlar yürüdükleri, dövüþtükleri, savaþtýklarý sürece onlarýn yanýnda olacaklarýný, omuz omuza birlikte mücadele edeceklerini vurguladý. Daha sonra Grup Emeðe Ezgi þarký ve türküleriyle iþçilere seslendi. Ýþçiler bazý þarký ve türkülere eþlik ettiler. Ve Grup Emeðe Ezgi nin seslendirdiði halay parçalarýyla halaya durdular. Bir anlýk çekingenliklerini bir kenara atýp bizlerle birlikte omuz omuza halaya durmalarý görülmeye deðerdi. Halaylardan sonra sloganlar devam etti: Akmercan Ýþçisi Yalnýz Deðildir, Ýþçiyiz Haklýyýz Kazanacaðýz, Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði, Fabrikalar Tarlalar Siyasi Ýktidar Her Þey Emeðin Olacak sloganlarý sýk sýk atýldý. Ýþçilerin, 12 Eylül de yapýlacak mahkemelerine çaðrýdan sonra ziyaret sona erdi. Vedalaþma anýnda iþçilerin Ayaðýnýza saðlýk, bizi onurlandýrdýnýz demeleri günü özetliyordu. Ýþçiler adýna konuþan Abidin Ateþoðlu, Mücadele Birliði Platformu na, Taksim Ayýþýðý Sanat Merkezi ne, Gazi Ayýþýðý Sanat Merkezi ve Antep A- yýþýðý Sanat Merkezi ne desteklerinden dolayý teþekkürlerini iletti. Ýþçilerin yanýndan ayrýlýrken her biriyle teker teker kucaklaþtýk. Aramýzda o- luþan güçlü baðlarýn farkýndaydýk hepimiz. Ýþçi sýnýfý mücadelesinin bir parçasý olmaktan, kültür ve sanatýmýzla onlarýn mücadelesini veriyor olmaktan dolayý gurur duyuyorduk. Karþýlýklý atýlan sloganlarla vedalaþtýk; Akmercan Ýþçisi Yalnýz Deðildir, Yaþasýn Ýþçilerin Mücadele Birliði. 19

20 DEVRÝMÝN AYAK SESLERÝ DÜNYAYI SARSIYOR FÝLÝSTÝN DE ÖÐRETMENLER GREVDE Filistin de maaþlarýný alamayan onbinlerce öðretmen, yeni eðitim döneminin açýlýþýna grevle baþladý. Memur sendikasýna göre öðretmenlerin yüzde 85 ila yüzde 90 ý greve çýktý ve Batý Þeria ve Gazze Þeridi nde binlerce ilkokul kapalý kaldý. Yeni eðitim sezonuna grevle baþlayan öðretmenlerin isteði maaþlarýnýn ödenmesi. Hamas geçtiðimiz Mart ayýnda iktidara gelmesinden bu yana, 37 bini öðretmen, 130 bin memurun maaþlarýný ödeyemiyor. Uluslararasý güçlerin parasal yardýmý kesmesi ile birlikte Filistin ekonomik krize girdi. ÞÝLÝ DE MADEN GREVÝ SONA ERDÝ Þili de özel sektöre ait Escondida bakýr madeninde grevci iþçiler, yeni bir sözleþme imzalamayý kabul ederek 25 gündür devam eden grevlerini 4 Eylül günü sona erdirdi. Ýngiltere ve Avustralya nýn ortak maden þirketi Escondida, dünyanýn bakýr ihtiyacýnýn yüzde 8 ini tek baþýna saðlýyordu. Grev sýrasýnda üretim yaklaþýk yüzde 40 düþtü ve her gün için tahminen 16 milyon dolar kayýp verdiler. Madenciler, bir önceki sözleþme döneminin sona erdiði 7 Aðustos tarihinde greve girmiþti. Ve son sözleþmeden bu yana bakýr fiyatlarý neredeyse dört kat artýþ gösterdi. PEUGEOT ÝÞÇÝLERÝ EYLEMDE Ýngiltere nin Coventry þehrinde bulunan Ryton adlý Peugeot fabrikasýnýn iþçileri, fabrikalarýnýn kapatýlacaðýnýn açýklanmasýnýn ardýndan baþladýklarý eylemlere devam ediyorlar. Þehirdeki ve çevre illerdeki Peugeot bayiliklerinde protestolar düzenleyen iþçiler, müþterileri, Peugeot marka arabalarý 2 Eylül günü boykot etmeye davet etti. Þirket yetkililerinin karlý bulmadýklarý için kapatmak istedikleri Ryton fabrikasý, Peugeot nun Avrupa daki en karlý yatýrýmlarýndan biri durumunda. Sendika yetkilileri, kapatma kararýyla þirketin tesisleri olduðu gibi iþçi ücretlerinin daha düþük olduðu Slovakya ya taþýyýp, karlarý daha da arttýrmayý amaçladýðýný söylüyorlar. ÝRLANDA DA SENDÝKACILAR ÝSRAÝLLÝ TRAMVAY SÜRÜCÜLERÝNÝ EÐÝTMÝYOR Ýrlanda Dublin deki vatmanlar, Ýsrailli vatmanlarý eðitmeyi reddediyorlar. Bunun nedeni olarak da, yetiþtirilecek olan vatmanlarýn Doðu Kudüs teki illegal Ýsrail yerleþimlerinde inþa edilmekte olan tramvay yolundaki tramvayý kullanacak olmalarýný gösteriyorlar. Ýrlanda-Filistin Dayanýþma Örgütü de Dublinli vatmanlarýn bu eylemini destekliyor. BES ÝN YARGIDA ADALET YÜRÜYÜÞÜ KESK e baðlý Büro Emekçileri Sendikasý nýn (BES), adliye çalýþanlarýnýn ekonomik ve sosyal haklarý için 4 Eylül de Ýzmir Adliyesi ö- nünden Ankara ya Adalet Bakanlýðý na baþlattýklarý yürüyüþ, 6 Eylül günü sabah saatlerinde Ankara da eski Hipodrom Alaný na u- laþtý. Burada toplanan emekçiler Ankara Adalet Sarayý na yürüdüler. BES üyesi yargý emekçileri Yargýda Adalet talebiyle hazýrladýklarý dosyalarýný Adalet Bakanlýðý na teslim etmek için buradan Adalet Bakanlýðý na yürümek isteyince, Ankara Emniyeti, Birleþmiþ Milletler Genel Sekreteri Kofi Annan ýn Ankara da bulunmasýný gerekçe göstererek yürüyüþe engel olmak istedi. Emekçiler yürüyüþte ýsrar edince, Çevik Kuvvet polisleri, BES üyelerine kalkan, jop ve tazyikli su kullanarak saldýrdý. Saldýrý sonucu 10 u aþkýn BES li yaralandý. Eylemlerinde kararlý olan BES liler, Adalet Sarayý önünde oturma eylemine baþladý. Ankara Emniyeti ile yapýlan görüþmeler sonuç vermeyince BES üyeleri düzenli kortej oluþturarak bir kez daha yürümeyi denedi. Polisin bu giriþime de yoðun þiddetle karþýlýk vermesi sonucu gene pek çok BES li yaralandý. ÝRAN DA EYLEMLER Ýran ýn deðiþik kentleri ve Doðu Kürdistan da binlerce kiþi, eylemlerdeydi. Saqiz da Kürt þoförler kentin anayolunu trafiðe kapatarak aylardýr yaþanan benzin sýkýntýsýný protesto etti. Qazvin de ise tekstil iþçileri, ücret talebi ile parlamento önünde eylem yaptý. Eylemciler 29 aydan beridir ücretlerinin ödenmemesini protesto etti. Khodrow Diesel Otomobil Fabrikasý nda çalýþan 2 bin iþçi, maaþlarýnýn ödenmesi için grev yaptý. Ýþçiler üç otobüsü ateþe verirken, aylardýr maaþlarý ödenmediði için fabrika sorumlularý hakkýnda soruþturma baþlatýlmasýný istedi. Tahran ýn 300 km güneydoðusunda bulunan Hamedan daki Samico Sanat fabrikasý çalýþanlarý da 8 aydýr ücretlerinin ödenmemesini protesto etti. Maþad ve Bojnurd kentlerinde ise elektrik ve su kesintisi protesto edildi. Güneydoðuda bulunan Zabol de otomobil sahipleri devletin yakýt yardýmýný azaltmasýný protesto etti. Aðýr vasýta þoförleri þehir içinde a- raçlarý ile protesto turu yaptý BEYRUT TA TÜRKÝYE KARÞITI EYLEM Lübnan ýn baþkenti Beyrut taki Birleþmiþ Milletler binasý önünde toplanan Ermeniler, Türk askeri istemiyoruz diyerek 31 Aðustos günü eylem yaptý. Ýsrail - Lübnan sýnýrýna konuþlanmasý beklenen BM barýþ gücü içinde Türk askerinin yer almasýný protesto eden eylemciler, Türkiye ve Türk ordusu karþýtý pankartlar açarak, basýn bildirisi okudu. Ermeni katliamýna da dikkat çeken göstericiler, Türk ordusu istemiyoruz, Türk askeri Lübnan a gelmesin pankartlarý taþýdý. Okunan bildiride, barýþ gücüne katkýda bulunacak ülkelerin, uzlaþmayan taraflara karþý eþit mesafede bulunmasý þarttýr. Ýsrail ile birlikte birçok askeri ve istihbarat anlaþmasýna imza atan Türkiye, tarafsýzlýðýný uzun süre önce kaybetmiþtir denildi MERSÝN DE ÝÞÇÝLERDEN MAAÞ EYLEMÝ Mersin de Özgürlük Mahallesi nde bulunan Komas Bakliyat Deposu önünde toplanan yaklaþýk 500 iþçi, ücretlerinin artýrýlmasý i- çin 5 Eylül günü eylem yaptý. 2 yýldýr ayný ücretle çalýþan iþçiler, çocuklarýnýn okul masraflarýný bile karþýlayamaz hale geldilerini söyleyerek ücretlerinde iyileþtirme yapýlmasýný istediler. Patronla görüþene kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirten iþçiler, polis engeli ile karþýlaþtýlar. Eylemlerini bitirmelerini isteyen polisle tartýþan iþçiler, haklarýný alana kadar eylemlerini sürdüreceklerini belirterek eylemlerini sona erdirdiler Sayý / Eylül 2006

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak

Detaylı

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir DEVRÝMCÝ ÝÞÇÝ HAREKETÝ VE BURJUVA EGEMENLÝK 67. Sayý / 10-24 Mayýs 2006 Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir yerde egemen deðildir. Egemenlik biçimini saðlamayý, devrimci hareketin ezilmesinde,

Detaylı

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2017

Kanguru Matematik Türkiye 2017 Kanguru Matematik Türkiye 07 4 puanlýk sorular. Bir dörtgenin köþegenleri, dörtgeni dört üçgene ayýrmaktadýr. Her üçgenin alaný bir asal sayý ile gösterildiðine göre, aþaðýdaki sayýlardan hangisi bu dörtgenin

Detaylı

Sunu, MÜCADELE BÝRLÝÐÝ DAÐITIMCILARINA SÝLAHLI SALDIRI! BASINA VE KAMUOYUNA

Sunu, MÜCADELE BÝRLÝÐÝ DAÐITIMCILARINA SÝLAHLI SALDIRI! BASINA VE KAMUOYUNA Sunu, Yeni bir dergide okurlarýmýzla buluþmanýn sevinciyle merhaba. Yeni Evrede Mücadele Birliði, bu yeni dönemde adýna uygun olarak sýçramalý bir geliþim gösterecektir. Ýlk sayýmýzý çýkarýrken okurlarýmýzdan

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI Kulaklarýndan döviz fýþkýran sermaye erbabýnýn korkuyla beklediði günler gelip çattý nihayet. Enflasyon ve faizler elele, omuz omuza yukarýlara doðru týrmanýyorlar. Sadece Türkiye

Detaylı

ünite1 Sosyal Bilgiler

ünite1 Sosyal Bilgiler ünite1 Sosyal Bilgiler Ýletiþim ve Ýnsan Ýliþkileri TEST 1 3. Ünlü bir sanatçýnýn gazetede yayýnlanan fotoðrafýnda evinin içi görüntülenmiþ haberi olmadan eþinin ve çocuklarýnýn resimleri çekilmiþtir.

Detaylı

ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI

ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI Devrim varolan toplumsal sisteme, egemen olana karþý yapýlýr; iktidara gelen proletaryanýn, toplumu dönüþüme uðratmasýyla devam eder. Proletaryanýn sýnýf mücadelesi bu noktaya

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Yeni sayýmýzda Newroz la merhaba diyoruz. Cejna Newroz Piroz Be! Newrozlarýn halklarýmýzýn özgür olduðu, zincirlerinden kurtulduðu, tüm Dehaq larýn dünya üzerinden temizlendiði günlerde kutlanmasý

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2017

Kanguru Matematik Türkiye 2017 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki seçeneklerden hangisinde bulunan parçayý, yukarýdaki iki parçanýn arasýna koyarsak, eþitlik saðlanýr? A) B) C) D) E) 2. Can pencereden dýþarý baktýðýnda, aþaðýdaki gibi parktaki

Detaylı

YARINA BAKMAK. C. Daðlý

YARINA BAKMAK. C. Daðlý Merhaba, Merhaba; Dergimizin 5. sayýsýnda sizlerle buluþmanýn sevinci içerisindeyiz. Olaylar zincirinin bu denli hýzlý ve içiçe aktýðý bu dönemde devrimci, sosyalist yayýn faaliyetlerinin önemi de kat

Detaylı

ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3

ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3 ünite1 Sosyal Bilgiler Sosyal Bilgiler Öðreniyorum TEST 1 3. coðrafya tarih biyoloji fizik arkeoloji filoloji 1. Ali Bey yaþadýðý yerin sosyal yetersizlikleri nedeniyle, geliþmiþ bir kent olan Ýzmir e

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR!

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR! BURJUVAZÝ Kapitalist üretimin iki yönü vardýr: Yýkýcý olan ve devrimci olan. Kapitalizm tarafýndan sürekli mahvedilen küçükmülk sahipleri, durumlarý gereði yalnýzca yýkýcý yaný görürler. Politik temsilcileri

Detaylı

4. 5. x x = 200!

4. 5. x x = 200! 8. SINIF COÞMY SORULRI 1. ÖLÜM 3. DÝKKT! u bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. adým (2) 2. adým (4) 1. x bir tam sayý ve 4 3 x 1 7 5 x eþitsizliðinin doðru olmasý için x yerine

Detaylı

KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ

KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ Kapitalizm yeni koþullara ayak uydurabilir mi? Yarattýðý sorunlarý çözümleyebilir mi? Burjuvazi kendisini yenileyebilir mi? Sýnýf mücadelesi açýsýndan önem kazanan bu sorularý

Detaylı

17 ÞUBAT kontrol

17 ÞUBAT kontrol 17 ÞUBAT 2016 5. kontrol 3 puanlýk sorular 1. Ahmet, Beril, Can, Deniz ve Ergün bir çift zar atýyorlar. Ahmet Beril Can Deniz Ergün Attýklarý zarlarýn toplamýna bakýldýðýna göre, en büyük zarý kim atmýþtýr?

Detaylı

Dünya iþçi sýnýfý hareketi için

Dünya iþçi sýnýfý hareketi için ÝÞÇÝ SINIFININ KAPÝTALÝZM KARÞISINDAKÝ TAVRI NEGATÝFTÝR Dünya iþçi sýnýfý hareketi için en büyük tehlike, iþçi sýnýfýnýn tarihi görevlerinden u- zaklaþmasý, görevine ihanet etmesidir. O halde bu görevin

Detaylı

Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim

Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim EMEÐÝN CUMHURÝYETÝNE DOÐRU Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim ve hareket halindedir. Ýþçi sýnýfý, üretim a- raçlarýndaki geliþime baðlý olarak, deðiþikliðe uðruyor. Üretimde her

Detaylı

Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10

Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Proje Yönetimi ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23 Araç 1: Araþtýrma sorularý Araç 2: Belirsiz talimatlar Araç 3: Robotlar 28 Örnek

Detaylı

SSK Affý. Ýstanbul, 21 Temmuz 2008 Sirküler Numarasý : Elit /75. Sirküler

SSK Affý. Ýstanbul, 21 Temmuz 2008 Sirküler Numarasý : Elit /75. Sirküler 2008-75 SSK Affý Ýstanbul, 21 Temmuz 2008 Sirküler Numarasý : Elit - 2008/75 Sirküler Sosyal Güvenlik Kurumu'na Olan Prim Borçlarýnýn Ödeme Kolaylýðýndan Yararlanmamýþ Olanlara, Tekrar Baþvuru Ýmkâný Ge

Detaylı

SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR

SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR Sýnýf mücadelesinin sert bir karakter kazandýðý devrim dönemlerinde, her sýnýf ve sýnýf partisi, devrimin dolaysýz etkisi altýnda kalýr. Her sýnýfýn

Detaylı

OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008

OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008 OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008 6 Eylül 2008 CUMARTESÝ Resmî Gazete Sayý : 26989 YÖNETMELÝK Millî Eðitim Bakanlýðýndan: OKUL ÖNCESÝ

Detaylı

Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir

Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir 2008-96 Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir Ýstanbul, 19 Kasým 2008 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2008/96 Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir 4857 sayýlý

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal PROLETER ÝÇ SAVAÞ HALK KÝTLELERÝNÝ BÝRLEÞTÝRÝR Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal olan sürekli bir geliþim ve dönüþüm içindedir. Her toplumun geliþimini etkileyen, ona egemen olan yasalar farklýdýr.

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU ÝÞÇÝLERÝN KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ama, iþçilerin bu toplumda hiçbir güvenceleri yoktur. Bu toplumda ücretli-emekçileri bekleyen

Detaylı

TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR

TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR ABD nin, uluslararasý hukuku ve BM yi (Birleþmiþ Milletler) yok sayarak I- rak ý iþgal etmesi, dünyada þok etkisi yarattý. Buna en çok þaþýranlar da hukuku her þeyin üstünde

Detaylı

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU Proletarya ile burjuvazi arasýnda, tüm yeryüzünü kaplayan, toplumu boydan boya bir çatýþma alanýna çeviren küresel iç savaþ, her geçen gün biraz daha þiddetleniyor, yoðunlaþýyor. Sýnýf savaþýmý, kendi

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn 4. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM 3. DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn toplamý kaçtýr? A) 83 B) 78 C) 91 D) 87

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dünyanýn her tarafýnda emperyalist-kapitalist sisteme karþý eylemlerin, direniþlerin yükseldiði bir dönemde, dergimizin 3. sayýsýyla sizlere merhaba demenin sevincini yaþýyoruz. Kapitalizm, insanlýða

Detaylı

ULUSAL SORUNA LENİNİST BAKIŞ

ULUSAL SORUNA LENİNİST BAKIŞ ULUSAL SORUNA LENİNİST BAKIŞ 1 Yeni Evre Kitaplığı: 1 Kitabın Adı: Ulusal Soruna Leninist Bakış Yayına Hazırlayan: Agit Cihan Birinci Basım: Kasım 2009 İSBN: 978-605-61008-0-2 Yayın Sertifika No:15814

Detaylı

30 SORULUK DENEME TESTÝ Gönderen : abana - 10/11/ :26

30 SORULUK DENEME TESTÝ Gönderen : abana - 10/11/ :26 30 SORULUK DENEME TESTÝ Gönderen : abana - 10/11/2008 12:26 Konu: 30 Soruluk Test Gönderim Zamaný: 21-Mart-2007 Saat 10:32 MALÝYET MUHASEBESÝ DENEME SINAVI 1- Aþaðýdakilerden hangisi maliyet muhasebesinin

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Hangi þeklin tam olarak yarýsý karalanmýþtýr? A) B) C) D) 2 Þekilde görüldüðü gibi þemsiyemin üzerinde KANGAROO yazýyor. Aþaðýdakilerden hangisi benim þemsiyenin görüntüsü deðildir?

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dergimizin 4. sayýsý yine dolu bir gündemle çýkýyor. Ýstanbul da 5 gün arayla meydana gelen patlamalar gündemin birinci sýrasýna yükseldi. Patlamalarýn ardýnda kimlerin olduðu ve bununla neyin

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2017

Kanguru Matematik Türkiye 2017 4 puanlýk sorular 1. Dünyanýn en büyük dairesel pizzasý 128 parçaya bölünecektir. Her bir kesim tam bir çap olacaðýna göre kaç tane kesim yapmak gerekmektedir? A) 7 B) 64 C) 127 D) 128 E) 256 2. Ali'nin

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

7. SINIF SOSYAL BiLGiLER

7. SINIF SOSYAL BiLGiLER 7. SINIF SOSYAL BiLGiLER KAZANIM ODAKLI SORU BANKASI Tudem Eğitim Hiz. San. ve Tic. A.Ş 1476/1 Sokak No: 10/51 Alsancak/Konak/ÝZMÝR Yazarlar: Tudem Yazý Kurulu Dizgi ve Grafik: Tudem Grafik Ekibi Baský

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý Köylerden (kýrsal kesimden) ve iþ olanaklarýnýn çok sýnýrlý olduðu kentlerden yapýlan göçler iþ olanaklarýnýn fazla olduðu kentlere olur. Ýstanbul, Kocaeli, Ýzmir, Eskiþehir, Adana gibi iþ olanaklarýnýn

Detaylı

SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR

SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR 48. Sayý / 17-31 Aðustos 2005 Emperyalizm, kapitalizmin tüm hareket yasalarýný, çeliþkilerini ve karþýtlýklarýný öne çýkartýr, olgunlaþtýrýr ve keskinleþtirir.

Detaylı

SINIF ÝLÝÞKÝLERÝNÝ DOÐRU KAVRAMAK

SINIF ÝLÝÞKÝLERÝNÝ DOÐRU KAVRAMAK SINIF ÝLÝÞKÝLERÝNÝ DOÐRU KAVRAMAK 74. Sayý / 16-30 Aðustos 2006 Sýnýflar iliþkisini doðru tanýmlamak, Marksizmin a- bece sidir. Sýnýflarýn karþýlýklý iliþkisi denilince, sýnýflar diyalektiðini, yani sýnýf

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2017

Kanguru Matematik Türkiye 2017 4 puanlýk sorular 1. Küçük bir salyangoz, 10m yüksekliðinde bir telefon direðine týrmanmaktadýr. Gündüzleri 3m týrmanabilmekte ama geceleri 1m geri kaymaktadýr. Salyangozun direðin tepesine týrmanmasý

Detaylı

2014 2015 Eðitim Öðretim Yýlý ÝSTANBUL ÝLÝ ÝLKOKULLAR ARASI 2. Zeka Oyunlarý Turnuvasý 7 Mart Silence Ýstanbul Hotel TURNUVA PROGRAMI 09.30-10.00 10.00-10.45 11.00-11.22 11.35-11.58 12.10-12.34 12.50-13.15

Detaylı

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ.

Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Evvel zaman içinde, eski zamanlarýn birinde, zengin bir ülkenin gösteriþ meraklýsý bir kralý varmýþ. Kralýn yaþadýðý saray çok büyükmüþ. Her yeri altýn kaplý olan bu sarayda onlarca oda, odalarda pek çok

Detaylı

Merhaba, YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜMÜZ ÖZGEN ÝÞ TUTUKLANDI. DÜZELTME ve ÖZÜR BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ! DEVRÝMCÝ SOSYALÝST BASIN SUSTURULAMAZ!

Merhaba, YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜMÜZ ÖZGEN ÝÞ TUTUKLANDI. DÜZELTME ve ÖZÜR BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ! DEVRÝMCÝ SOSYALÝST BASIN SUSTURULAMAZ! Merhaba, Dergimiz, üzerindeki tüm baskýlara, Yazý Ýþleri Müdürümüz ve okurlarýmýza yönelik tüm saldýrýlara raðmen yayýnýný sürdürüyor. 8. sayýmýzla size merhaba demenin mutluluðunu yaþýyoruz. Ýþçi ve emekçilerin

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor TD 161.qxp 28.02.2009 22:11 Page 1 C M Y K 1 Mart 2009 Sayý:161 Sayfa 6 da 2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor Saðlýkta Dönüþüm Programý nýn uygulanmaya baþladýðý 2003 yýlýndan bu yana çok

Detaylı

Kuzey Irak Kürt halkı kendi kaderini tayin edebilmelidir

Kuzey Irak Kürt halkı kendi kaderini tayin edebilmelidir Kuzey Irak Kürt halkı kendi kaderini tayin edebilmelidir Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY), Barzani nin liderliğinde 25 Eylül tarihinde bir referandum yapılacağını duyurdu. Referandumda KBY nin bağımsız

Detaylı

TEST. 8 Ünite Sonu Testi m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 K 25 6 L 30 5 M 20 7

TEST. 8 Ünite Sonu Testi m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 K 25 6 L 30 5 M 20 7 TEST 8 Ünite Sonu Testi 1. 40 m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 2. A noktasýndan harekete baþlayan üç atletten Sema I yolunu, Esra II yolunu, Duygu ise III yolunu kullanarak eþit sürede B noktasýna

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Mart ayýnýn coþkusuyla tüm okuyucularýmýzý selamlýyoruz. Mart ayý, adý ayaklanmalarla, büyük kavgalarla, tarihsel olaylarla anýlan bir aydýr. Ve daha þimdiden, ard arda gelen ölümsüzleþme haberleriyle

Detaylı

EÞÝTSÝZLÝKLER. I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik. Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik

EÞÝTSÝZLÝKLER. I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik. Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik l l l EÞÝTSÝZLÝKLER I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik Çift ve Tek Katlý Kök, Üslü ve Mutlak Deðerlik Eþitsizlik l Alýþtýrma 1 l Eþitsizlik

Detaylı

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41.

7215 7300-02/2006 TR(TR) Kullanýcý için. Kullanma talimatý. ModuLink 250 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý C 5. am pm 10:41. 7215 73-2/26 TR(TR) Kullanýcý için Kullanma talimatý ModuLink 25 RF - Modülasyonlu kalorifer Kablosuz Oda Kumandasý off on C 5 off 2 on pm 1:41 24 Volt V Lütfen cihazý kullanmaya baþladan önce dikkatle

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta

Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta Mikro Dozaj Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip mikro dozaj sistemleri ile Kimya,Maden,Gýda... gibi sektörlerde kullanýlan hafif, orta ve aðýr hizmet tipi modellerimizle Türk

Detaylı

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83

mmo bülteni ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... nisan 2005/sayý 83 ...basýnda odamýz...basýnda odamýz...basýnda odamýz... 2 Mart 2005 Hürriyet Gazetesi Oto Yaþam Eki'nin Editörü Ufuk SANDIK, "Dikiz Aynasý" köþesinde Oda Baþkaný Emin KORAMAZ'ýn LPG'li araçlardaki denetimsizliðe

Detaylı

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME

SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Doç. Dr. Ýlker BELEK Akdeniz Üniversitesi Týp Fakültesi Halk Saðlýðý Anabilim Dalý Öðretim Üyesi SAÐLIKTA ÖZELLEÞTÝRME Burjuva Sýnýf Saldýrýsýnýn Tepe Noktasý Yukarýda tanýmlanan saðlýk sistemi yapýsý

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı

FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM

FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM IX FÝYATLAR 145 146 FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM 2000 yýlýnda önceki yýlýn önemli ölçüde altýnda seyreden fiyat artýþlarý 2001 yýlýnýn ikinci ayýnda kurlarýn serbest býrakýlmasý sonucu üçüncü

Detaylı

BURJUVAZÝ NASIL AYAKTA KALABÝLDÝ

BURJUVAZÝ NASIL AYAKTA KALABÝLDÝ Yeni Evrede Baþyazý BURJUVAZÝ NASIL AYAKTA KALABÝLDÝ Kapitalizmin temelindeki çeliþki ve karþýtlýklarýn kimi yerlerde tamamen olgunlaþmasý ve kimi yerlerde keskinleþmesine, emek-sermaye uzlaþmazlýðýnýn

Detaylı

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR Merhaba, Yoðun Mart ayýna girerken, 10. sayýmýzda sizlerle buluþmanýn sevincini yaþýyoruz. Devrimci eylemlerin yoðunlaþacaðý Mart ayýna heyecanla hazýrlanýrken, bu sayýmýzda yine yoðun bir gündemle çýkýyoruz.

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýda verilen iþlemleri sýrayla yapýp, soru iþareti yerine yazýlmasý gereken sayýyý bulunuz. A) 7 B) 8 C) 10 D) 15 2. Erinç'in 10 eþit metal þeridi vardýr. Bu metalleri aþaðýdaki

Detaylı

Burjuvazi kendi çýkarýna olaný;

Burjuvazi kendi çýkarýna olaný; BURJUVAZÝ ÝKTÝDARINI GÜVENCEYE ALIYOR Burjuvazi kendi çýkarýna olaný; tüm toplumun çýkarý olarak gösterir. O bu görüþe, burjuva devrimleri sýrasýnda ulaþtý. Kendi amaçlarýný, tüm topluma maletmeden kitleleri

Detaylı

Texas\'lý Klasikçilerin Vazgeçilmez Aksesuarý \"Sýðýr Boynuzu \" Gönderen : papatya54-29/12/ :31

Texas\'lý Klasikçilerin Vazgeçilmez Aksesuarý \Sýðýr Boynuzu \ Gönderen : papatya54-29/12/ :31 Texas\'lý Klasikçilerin Vazgeçilmez Aksesuarý \"Sýðýr Boynuzu \" Gönderen : papatya54-29/12/2010 13:31 Teksas, Amerika Birleþik Devletleri 'nin güneyinde yer alan bir eyalet. Baþkenti Austin'dir. Yüzölçümü

Detaylı

FEN BÝLÝMLERÝ. TEOG-2 DE % 100 isabet

FEN BÝLÝMLERÝ. TEOG-2 DE % 100 isabet TEOG-2 DE % 1 isabet 1. Geyik Aslan Ot Fare ýlan Atmaca Doðal bir ekosistemde enerji aktarýmý þekildeki gibi gösterilmiþtir. Buna göre, aþaðýdaki açýklamalardan hangisi yanlýþtýr? Aslan ile yýlan 2. dereceden

Detaylı

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR;

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; Geride býraktýðýmýz 2012 yýlý, devrimin kendini iyiden iyiye hissettirdiði bir yýl oldu. Bahar her zaman bir isyan dönemi olmuþtu; bu yýl her gün bahar oldu. Ne iþçiler terketti

Detaylı

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi 17. Devlet ve devrim Tüm devrimlerde merkezi sorun devlet iktidarýdýr. Temel sorun iktidarý hangi sýnýf alacaðýdýr. Lenin'in pek çok kez tekrarladýðý gibi, devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz;

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

DENEME Bu testte 40 soru bulunmaktadýr. 2. Bu testteki sorular matematiksel iliþkilerden yararlanma gücünü ölçmeye yöneliktir.

DENEME Bu testte 40 soru bulunmaktadýr. 2. Bu testteki sorular matematiksel iliþkilerden yararlanma gücünü ölçmeye yöneliktir. 1. Bu testte 40 soru bulunmaktadýr. 2. Bu testteki sorular matematiksel iliþkilerden yararlanma gücünü ölçmeye yöneliktir. 1. a, b, c birbirinden farklý rakamlardýr. 2a + 3b - 4c ifadesinin alabileceði

Detaylı

SSCB Ekonomi Enstitüsü Bilimler Akademisi DERS KÝTABI. ÝNTER YAYINLARI Ankara Cd. 31. No: 31 Kat: 4/51 Caðaloðlu - ÝSTANBUL Tel: (0212) 519 16 16

SSCB Ekonomi Enstitüsü Bilimler Akademisi DERS KÝTABI. ÝNTER YAYINLARI Ankara Cd. 31. No: 31 Kat: 4/51 Caðaloðlu - ÝSTANBUL Tel: (0212) 519 16 16 SSCB Ekonomi Enstitüsü Bilimler Akademisi POLÝTÝK EKONOMÝ DERS KÝTABI CÝLT: II Ýnter Yayýnlarý Bu kitap Dietz Verlag tarafýndan 1955 yýlýnda Berlin de yapýlan Almanca baskýsýndan Türkçeye çevrilmiºtir.

Detaylı

Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða

Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða Jeopolitik Dengeler ve Tek Kutupluluktan Çok Kutupluluða DR. CÜNEYT ÜLSEVER YRD. DoÇ. DR. SAÝT YILMAZ Dünya ve Türkiye Nereye Gidiyor? Dr. Cüneyt Ülsever (*) Bu makalem ile geleceði okumaya çalýþacaðým.

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

ünite1 Kendimi Tanıyorum Sosyal Bilgiler 1. Resmî kimlik belgesi Verilen kavram ile aþaðýdakilerden hangisi iliþkilendirilemez?

ünite1 Kendimi Tanıyorum Sosyal Bilgiler 1. Resmî kimlik belgesi Verilen kavram ile aþaðýdakilerden hangisi iliþkilendirilemez? ünite1 Sosyal Bilgiler Kendimi Tanıyorum TEST 1 3. 1. Resmî kimlik belgesi Verilen kavram ile aþaðýdakilerden hangisi iliþkilendirilemez? A) Nüfus cüzdaný B) Ehliyet C) Kulüp kartý D) Pasaport Verilen

Detaylı

1Osalon tek masa u düzen küme 7 7 9 14 17 19 11 17 19 19 31 33 43 31 12O Centrum Toplantý Hizmetleri KÜÇÜKYALI farklý boyut ve özelliklere sahip 10 adet toplantý salonu, açýk büfe Ýris Restoran ý, sosyal

Detaylı

Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi

Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi 10 Faaliyet Raporu Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi Ýçindekiler Yönetim ve Denetim Kurulu Temettü Politikasý Risk Yönetim Politikalarý Genel Kurul Tarihine Kadar Meydana

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

H alk kitleleri üzerinde, burjuvazinin

H alk kitleleri üzerinde, burjuvazinin BURJUVA ÝDEOLOJÝK-POLÝTÝK HEGEMONYASININ ÇÖKÜÞÜ 40. Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005 H alk kitleleri üzerinde, burjuvazinin ideolojik-politik etkisi, her geçen gün biraz daha zayýflýyor. Ayný etkiyi yeniden

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Yeni Evrede Baþyazý KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Bir ülkede kapitalizm ne denli geliþkin ve bunun sonucu iþçi sýnýfý nicelik olarak ne kadar büyük ve ne kadar örgütlü olursa olsun, iþçiler

Detaylı

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez?

3. Tabloya göre aþaðýdaki grafiklerden hangi- si çizilemez? 5. SINIF COÞMY SORULRI 1. 1. BÖLÜM DÝKKT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. Kazan Bardak Tam dolu kazandan 5 bardak su alýndýðýnda kazanýn 'si boþalmaktadýr. 1 12 Kazanýn

Detaylı

Depo Modüllerin Montajý Öncelikle depolarýmýzý nerelere koyabileceðimizi iyi bilmemiz gerekir.depolarýmýzý kesinlikle binalarýmýzda statik açýdan uygun olamayan yerlere koymamalýyýz. Çatýlar ve balkonlarla

Detaylı

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar

Tarihte, Günümüzde ve Devrimci Mücadelede Kadýnlar Tarihte, Günümüzde ve ERÝÞ YAYINLARI Bu broþüre yer alan yazýlardan "Tarihte ve Günümüzde Emekçi " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan 1997 tarihli 36. Sayýsýnda; " " yazýsý, Kurtuluþ Cephesi'nin Mart-Nisan

Detaylı