Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim"

Transkript

1

2

3 EMEÐÝN CUMHURÝYETÝNE DOÐRU Her þey gibi, iþçi sýnýfý da duraðan deðil, sürekli deðiþim ve hareket halindedir. Ýþçi sýnýfý, üretim a- raçlarýndaki geliþime baðlý olarak, deðiþikliðe uðruyor. Üretimde her yeni düzene geçiþ, iþçilerin yapýsýný etkiliyor ve onlarý yeni bir iþbölümüne sokuyor. Bu geliþmelere baðlý olarak, iþçi sýnýfýnýn bileþimi daima yenilenmek durumunda kalýyor. Emekçi sýnýfýn uðradýðý her deðiþim, sýnýf mücadelesini ve bu mücadeledeki durumunu etkiliyor. Komünistler, sýnýf mücadelesinin gidiþini etkileyen tüm geliþmeleri ve koþullarý dikkatle gözlemler ve sonuçlar çýkarýrlar. Ýnsani istemin sýnýrsýzlýðý ve üretimin çeþitliliði, her defasýnda yeni yararlý nesnelerin üretildiði yeni üretim dallarý yaratýyor. Sermayenin emrindeki bilim doðayý, denizleri, atmosferi bu amaçla araþtýrýyor. Sermayenin amacý, insanlara yararlý yeni bir nesne bulmak, onu kullanýma hazýr hale getirmek deðildir. Sermayenin amacý üretim de deðildir, artý-deðer üretimidir, kardýr, kendini geniþletmektir. O, bunu, insanlarýn kullanýmýna sunduðu yararlý nesneler üzerinden yapar. Marx ýn ünlü deyiþiyle söyleyecek olursak Kapitalizm, gölgesini satamadýðý aðacý keser. Sermayeyi geniþlettiði sürece, yeni bir nesne araþtýrma çalýþmalarýndan geri durmayacaktýr. Bilimsel araþtýrmalarýn teknolojik uygulamasý üretim araçlarýnýn geliþtirilmesi demektir. Geliþmiþ üretim araçlarýnýn üretime sokulmasý demek, eski iþbölümünün yerini, yeni iþbölümünün almasý demektir. Bu da, iþçi sýnýfýnýn bileþimini deðiþikliðe zorlar. Ýþçiler, yeni üretim kolunun ihtiyaçlarýný karþýlamak için, sanayi tarafýndan yeni teknikleri, yeni üretim düzenini öðrenmek üzere eðitilir. Burjuvazi, iþçi sýnýfýnýn teknik seviyesini yükseltir ve çeþitlilik kazandýrýr. Ancak, üretimdeki çeþitliliðe raðmen, makinenin bir diþlisi haline gelen iþçinin tekdüze, yorgun ve u- sandýrýcý çalýþma yaþamý deðiþmeden kalýr. Büyük sanayinin geliþimiyle birlikte, makineleþme ve giderek üretimde otomasyona geçiþ, günümüzde bilgisayarýn büyük ölçüde kullanýlmasý iþçi sýnýfýnýn bileþimini deðiþtirdiði gibi, artý-deðerin elde ediliþini de büyük oranda deðiþtirmiþtir. Üretim koldan baþlayýp kolda sona ermiyor. Dolayýsýyla artýdeðerin kol gücünden gelmesi yasasý yerini, artý-deðerin makine baþýndaki, bilgisayar baþýndaki iþçiden gelmesi yasasýna býraktý. Otomasyon, artý-deðerin biricik kaynaðý olan iþçinin e- mek-gücünü ortadan kaldýrmaz, fakat artý-deðerin elde ediliþini deðiþtirir. Toplumsal emek-zamaný deðerin ön koþuludur, ön koþulu olarak kalacaktýr. Kafa ve kol emeði tek bir gövdede, kolektif emekçide birleþmiþtir. Bilimsel teknolojik ilerleme, ileri sürüldüðü gibi sanayi proletaryasýný ortadan kaldýrmamýþtýr, onu entelektüel emekle tek bir yapýda birleþtirmiþtir. Kafa emeði ve kol emeði, tek emek ordusunu oluþturuyor. Kapitalist üretim bir kere geliþmeye baþlayýnca tüm üretim alanlarýna doðru geniþler, her alaný egemenliði altýna alýr. Bu amaçla doða güçlerini ve bilimi sonuna kadar kullanýr. O güne kadarki üretim biçimlerinin içinde yalnýzca kapitalist üretim biçimi doða bilimini ve genel olarak bilimi üretime uygulamýþtýr. Bilimin üretime uygulanmasý yalnýzca geliþmiþ kapitalist ülkelerde deðil, Türkiye gibi daha geri kapitalist ülkelerde de egemen bir uygulamadýr. Ulusal ve uluslararasý rekabet her ülkeyi emek üretkenliðini yükseltmek için daha fazla bilime ve teknolojiye baþvurmaya yöneltir. Tekelciliðin egemenliðiyle birlikte, rekabet tekeller arasý temele oturur, etkisi daha büyük, sonuçlarý daha yýkýcý olur. Bilim ve doðal güçler, daha az elde yoðunlaþýr. Bilim, teknik, toplumsal üretim bireyin evrensel geliþiminin önündeki engelleri, kýsýtlamalarý hýzla aþar, fakat yine de emek ürünleri olan makine, bilimin teknolojik uygulamasý emeðe yabancýlaþmaktan kurtulamaz. Emekçi, teknolojinin bir parçasý olmaya devam eder. Sermayenin emrindeki bilim emekçiye tahakküm eder. Onu zorbalýk altýnda tutar. Bilim ve tekniðin iþçinin teknik eðitim düzeyini nasýl etkilediði, Türkiye ve Kürdistan tarýmý gözlemlenerek de anlaþýlabilir. Tarýmda hâlâ bugün de kol emeði yaygýn olarak kullanýlmakla birlikte, makineli üretim, alanýný daima geniþletiyor. Büyük ölçekli tarýmsal üretim alanlarýnda makinenin iþe koyulmasý çok belirgin. Tarým iþçisi artýk makine kullanýyor ve bilimsel-teknik bilgiye sahip. Makineleþmenin emekçinin bileþimini etkilediði, deðiþtirdiði baþka bir alan da inþaat sektörüdür. Özellikle de yol çalýþmalarý. Yol, tünel, köprü ve kentlerin alt-yapý çalýþmalarý geçmiþte çoðunlukla kol emeði kullanýlarak yapýlýyordu. Kullanýlan araçlar, el aleti niteliðindeydi. E- mekçi ise mevsimlik iþçi, yani yarý-köylüydü. Ama sermayenin kar dürtüsü, bu alaný da deðiþime zorladý. Yol-yapý iþleri ayný zamanda sanayi için modern araçlarýný sattýklarý bir iþ haline geldi. Sonuçta, burasý makine ve dev araçlar parkuru oldu. Daha düne kadar kazma, kürek sallayan amele, artýk geliþmiþ makine kullanýyor. Teknik yetenek sahibidir. Mühendis, mimar, elektrik teknisyeni, makine operatörü gibi teknik kadrolar iþçi ile daha bir içiçe geçmiþ, çalýþma kafa ve kol emeðinin bütünlüðüne dayanýr olmuþtur. Hiç þüphesiz, kapitalizm tarým ve yol-yapý alanýnda geleneksel emek aðýrlýklý çalýþmayý ortadan kaldýrmaz; çünkü bu onun kar oranýný yükseltiyor. Ancak dünya pazarýna dahil olmuþ bir ekonomi için emek üretkenliðini artýrmak üzere modern tarýma ve modern alt-yapý çalýþmalarýna geçiþ de bir zorunluluktur. Hiç þüphesiz teknik düzeyi yükselebilen, yani nitelikli iþçi miktarý genel iþçi sayýsý içinde çok küçük bir azýnlýk. Bilimin üretime uygulanmasýyla emekçinin var olagelen zihinsel üreti- 66. Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs

4 mi baský altýna alýnmýþtýr. Bilim pratik uygulamasýyla emekten ayrýlýr; ama ayný zamanda teknik uygulamasýyla emeðin nesnel koþullarýný oluþturur. Kapitalizmde, emeðin nesnel koþullarý - bilimin pratik uygulamasý da dâhil- emeðe yabancýlaþmýþtýr. Emeðe düþmandýr; emeðin sömürülmesi koþullarýný oluþtururlar. Maddileþmiþ emek, canlý emeðin sömürülmesinin koþullarýný yaratýr. Ýþçinin zihinsel üretimiyle birlikte, mesleksel geliþimi de, sermaye niteliði almýþ olan, bilgi, bilim, makine tarafýndan baský altýna alýnýr. Öte yandan üretimin çeþitliliði yasasý gereði, iþçi yeni üretim dallarýnýn gereksinmelerini karþýlayacak þekilde mesleki eðitime zorlanýr. Böylece iþçinin çok-yönlü geliþimi bir ölüm-kalým sorunu haline gelir. Bilimin ve doðal güçlerin toplumsal üretimin emrine verilmesiyle, baþka bir ifadeyle sermaye olma nitelikleriyle, bireyin evrensel geliþmesine yol açmalarýyla birlikte, yine de insan-doða ve birey-toplum iliþkileri burjuva sýnýrlýlýktan, kurtulamaz. Söz konusu emekçi olunca, ekonomik statüsü, emekçinin kendini çok yönlü geliþtirmesine uygun deðildir. Bireyin burjuva sýnýrlýlýktan kurtulmuþ evrensel geliþimi ancak komünizmde mümkündür. Makineleþme, bilim ve teknik, emeðin toplumsal karakterini derinleþtirir. Üretim araçlarý sermayenin elinde toplandýkça, buna baðlý olarak, emekçiler de üretim araçlarýnýn toplandýðý yerde toplaþýrlar. Ýþçilerin belli yerlerde toplaþmasý, üretim araçlarýnýn örneðin fabrikalarda yoðunlaþmasýna baðlýdýr. Gerçi-tekniðin ilerlemesi ve bilimin üretime uygulanmasýyla daha fazla sayýda emekçi yerinden olur; bu durum, iþçinin sayýsýný daima azaltýr, fakat emeðin toplumsal karakterini ortadan kaldýrmaz. Bilimin gücünün ve doðal güçlerin üretimde i- leri düzeyde kullanýldýðý geliþmiþ kapitalist ülkelere baktýðýmýzda, oralarda emeðin sosyal karakterinin güçlendiðini görürüz. Üretimde ileri teknik yöntemlerin kullanýlmasý, üretimin toplumsal karakterini bozmaz; çünkü hiçbir kapitalist, kendini toplumsal üretimin avantajlarýndan yoksun býrakmak istemez. Üstelik, tüm bilimsel ve teknik geliþme, ulaþým ve iletiþim sistemi, bir að gibi birbirine baðlanmýþtýr ve üretimin dünya çapýndaki toplumsal biçiminin genel koþulunu oluþturuyor. Kapitalizm bu koþullarla birlikte varlýðýný sürdürüyor. Üretimin toplumsal karakterinin, kapitalizmin geliþimi, bilim ve teknik ilerlemeyle birlikte boyutlanmasý zorunluluðunun, sýnýflar mücadelesi açýsýndan da kaçýnýlmaz sonuçlarý olmuþtur. Hem iþçi sýnýfý sürekli olarak büyümüþ, hem de fabrikalarda daha fazla iþçi niceliði bir araya toplanmýþtýr. Bunun sonucu olarak fabrikalar, iþçilerin birer sýnýfsal örgütlenme a- laný ve sýnýf mücadelesinin mevzileri haline gelmiþtir. Belli bir niceliðe ulaþmasý kendi içinde örgütlü ve sýnýf birliðini (mücadele birliðini) saðlamýþ ve sýnýf disiplini ile fabrikalar, sýnýf savaþýmýnda, iþçi sýnýfýnýn birer kaleleri olmuþtur. Kapitalizm zorunlu olarak emek araçlarýyla birlikte, emekçileri bir araya toplarken, böylece kendini yýkacak güçleri de birleþtirmiþ oluyor. Ýþçi sýnýfýnýn genel eðitim düzeyi yükselirken, ayný zamanda kapitalizmi yenecek niceliklerini de sýký bir birlik içinde birleþtirmiþ oluyor. Ýþçi sýnýfý, her bakýmdan, kapitalizmi yýkacak ve onun yerine daha yüksek bir toplumsal sistem kuracak düzeye sahiptir. Ýþçi sýnýfý uzun bir ekonomik mücadele sürecinden geliyor. Ekonomik mücadelesi boyunca birleþmiþ, eðitilmiþ ve savaþým kapasitesini pekiþtirmiþtir. Emekçiler politik mücadeleye giriþirken, kendilerini militanlaþtýran mücadelelerden geçip gelmiþlerdir. Politik mücadeleden önce, ekonomik mücadele yoluyla kapitalistler üzerinde baský uygulayacak bir güç durumuna gelmiþlerdir. Ancak, kapitalistlere karþý verilen ekonomik mücadele sonuç getirmeyince, iþçiler eylemlerini politik alana kaydýrmýþlardýr. Kapitalistlere kabul ettirilmiþ ne kadar yasal ve politik hak varsa bunlarýn tümü politik baský yoluyla elde edilmiþtir. Bugüne dek gelen sürecin bütünlüðüne baktýðýmýzda, emekçi sýnýfýn uzun bir ekonomik ve politik mücadele tarihine sahip olduðunu ve bu tarihi dönem içinde kapitalizmi devirebilecek teorik, politik ve ekonomik (pratik) mücadele kapasitesi kazanmýþ olduðunu söyleyebiliriz. Kapitalistler üzerinde politik baský uygulayarak iþçi sýnýfý, onlarý çeþitli ödünler vermeye zorlamýþtýr. Emekçiler yararýna yapýlan pek çok düzenlemeler, kapitalizm var olduðu sürece, ona baský uygulamaktan bir an bile vazgeçemeyecektir. Yalnýz, þu gerçeði de akýldan hiç çýkarmamak gerekir: sýnýf savaþýmý politik iktidarý ele geçirilmedikçe, emekçi sýnýf kapitalizm çerçevesini aþamaz, burjuva diktasý altýnda kalmaya devam eder. Kaldý ki kapitalistler çýkarlarý gereði, emekçi kitlelere çeþitli tavizler vermeye hazýrdýr. Sýrf kapitalist sistemi a- yakta tutabilmek için kimi uzlaþmalara yanaþabilirler. Ýþçi sýnýfý, ödünler uðruna, günlük mücadelenin sonuçlarýný abartarak toplumsal devrim hedefinden vazgeçmemelidir. Sistemin yýrtýðýný-söküðünü dikmek uðruna, komünist devrimi ileriye ertelememelidir. Ödüncü, uzlaþmacý anlayýþlarý bir kenara itip, devrimci programýný yaþama geçirmelidir. Sýnýf mücadelesinin koþullarý deðiþti. Maddi koþullar, önceki dönemlerle karþýlaþtýrýlmayacak kadar olgun. Bu olgunlaþma burjuva toplumun yýkýmýný sonuçlarýna vardýracak düzeyde. Toplumsal üretici güçlerin geliþme derecesiyle tam bir çatýþma içinde olan bireysel mülkiyetin tüm gerekirliði anlamýný yitirmiþ durumda. Sistemin iç-çeliþkileri en ileri aþamada. Sistemin çöküþ dinamikleri tüm gücüyle iþliyor. Burjuvazi, insanlarý mevcut sistemde tutacak ikna ediciliðini yitirdi. Nesnel þartlar, insanlarý, koþullarý oluþmuþ olan daha yüksek bir toplum biçimine ikna ediyor. Komünist topluma geçiþ için ortaya çýkan tarihi ikna ediciler çok daha fazla. Hiçbir þey, o- luþmuþ olan yeni sisteme geçiþin maddi öðeleri kadar insanlarý ikna edemez. Tarihsel geliþme, komünist devrim için bu denli olgun ve ikna edici. Devrimci iþçi sýnýfý hareketi, þimdiye kadar, sýnýf mücadelesinin çeþitli aþamalarýndan geçti. Her aþamada yeni mücadele deneyimleri kazandý. Tüm bu mücadele safhalarý boyunca öylesine büyük birikimler elde etti ve teori ile donandý ki, burjuvazinin dayatacaðý her mücadele biçimine hazýrlýklýdýr. Ýþçi sýnýfý gibi, yüksek bir savaþým kapasitesine sahip devrimci bir sýnýf, bu niteliðiyle En Güzel Dünya yý kurabilir. Marx ýn sözünü ettiði Emeðin Cumhuriyeti ni gerçekleþtirebilir. C.DAÐLI Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006

5 BARAJ YIKILIYOR Aylardýr, neredeyse günlük rutin haline gelen güvenlik zirve leri, Newroz sonrasýnda hýzýndan bir þey kaybetmeden sürüyor. Tekelci basýnýn yýllarca Ankara yý mesken tutmuþ kalemþörleri bile, bu yoðun trafikten þapþala dönmüþ durumdalar. Herkes, yaþanan dönemin olaðanüstü olduðu konusunda hemfikir. Fakat, tekelci egemenliði olaðanüstü gizli toplantýlarda terleten asýl kaygýnýn ne olduðu konusunda, boðazlara takýlýp kalan sözcük, devrim olmalý. Devrimin baskýsý, egemenlik kurumlarýný yýpratýyor, iþlemez hale getiriyor ve sermaye iktidarýný kapalý kapýlar ardýna itiyor, yasadýþý konum ve faaliyetlere zorluyor. Sermayeyi açmaza sürükleyen de bu. Yasadýþý iktidar, artýk iktidar deðil, sadece savaþan bir taraftýr. Dahasý, yasadýþý bu savaþ gücünün, istendiði an devreye sokulabilecek esneklik ve etkinliðe sahip olmadýðý, 2006 Newroz unda anlaþýldý. Newroz öncesinde, gerilimin adým adým týrmandýrýlmasý ve Newroz un kanlý geçeceðine dair imalar, yalnýzca katýlýmý düþürmek amacý taþýmýyordu. Bu da var. Ama, tekelci egemenliðin Newroz u kanlý bir hesaplaþmaya dönüþtürmek için operasyonel hazýrlýklar yürüttüðüne dair bir çok iþaret var: 2005 Newroz unun hemen ardýndan patlatýlan bayrak provokasyonlarý, sokak linçleri ve Bozüyük te kitleye yönelik açýk katliam giriþimleri yanýnda, faþist güruhlarýn gizlice silahlandýrýlýp özel eðitime tabi tutulduklarýna dair haberler, yýl boyunca yapýlan hazýrlýklarý iþaret ediyordu. Bu operasyonel hazýrlýklara, psikolojik hazýrlýklar da eklendi. Böylece, karþý-devrim saflarýnda estirilen fýrtýna, uyuþturucudan tütsülenmiþ kafalarý okþama edebiyatýna dönüþtükçe, kitle gösterileri karþýsýndaki tahammül düzeyi epeyce düþürülmüþ oldu. Öyle ki, karþý-devrim, devrimin güçlü bir kitle gösterisini kaldýramayacak denli duyarlý hale getirildi. Ve Ulusal Kurtuluþ Hareketi (UKH), 2006 Newroz unu kendi siyasi iradesinin referandumu biçimine büründürdüðünde, karþý-devrimin hem psikolojik hem de operasyonel hazýrlýklarýnýn, nerede patlayacaðý merak konusu olmuþtu. Yaklaþan kanlý hesaplaþmanýn reformizmi ne denli korkuttuðu biliniyordu ya, tekelci egemenliðin bir kesimi de, Newroz da meydana gelebilecek kanlý olaylarýn esasýnda devrimin iþine yarayacaðý düþüncesindeydi. Ama frene kim basacaktý? Ne reformizm, ne de gidiþin tehlikesini gören tekelci kesim, geliþmeleri belirleyebilecek güce sahipti. Bu gidiþe fren koyan en önemli o- lay, Þemdinli de, geçen Kasým ayýnda patladý. Þemdinli halkýna yakayý ele veren organizasyon tam da bu türden, 77 Taksim i gibi katliamlarýn organizasyonunda yer alan gayet resmi bir kurumdu. Eðer Þemdinli de, bölgedeki bazý kentleri bir hafta boyunca kurtarýlmýþ bölge durumuna getiren büyük kitlesel serhýldanlar gerçekleþmeseydi ve dahasý, bu beceriksiz tayfa yüzünden en üst düzey kurumlar arasýnda kavga, bu derece su yüzüne çýkmasaydý, kuþku yok ki Newroz, kanlý bir 66. Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006 kýþkýrtmaya sahne olacaktý. Newroz geldi, geçti. Kürt halký bir kez daha gücünü örgütlülüðünü ve cesaretini gösterdi; karþý-devrimin baðrýnda kocaman bir ukde býrakarak. Tartýþmanýn ve Çatýþmanýn Yeni Alaný: Sokaklar Yasal önlemlerle durdurulamayacak kadar derin bir içerik ve yaygýnlýk kazanan devrim, burjuvazinin, ister yasal, ister yasa dýþý, tüm iç savaþ kurumlarýný da kötürümleþtiriyor. Yine de bu durum, burjuvaziyi kanlý bir hesaplaþmadan vazgeçirmez, sadece ertelenir. Ýç savaþýn yasadýþý kurumlarý, artýk 5

6 burjuva düzenin kurumsal iþleyiþinin asli bir parçasýdýr. Þemdinli sanýklarýnýn demir parmaklýklar ardýnda olmasý, ya da Newroz un beklenenin aksine sakin geçmesi kimseyi yanýltmasýn. Ýç savaþýn yasadýþý kurumlarý, kiþilere baðlý deðildir; düzenin kendini koruma reflekslerine uygun bir kurumsal iþleyiþleri vardýr. Zaman zaman kitle hareketinin baskýsýyla kötürümleþebilirler ama, düzen ayakta kaldýkça, onlar da varlýklarýný sürdüreceklerdir. Devrimci kitle hareketi burjuvazinin iç savaþ kurumlarýný nasýl bir açmaza sokuyor? Her þeyden önce burjuvazi, iç savaþýný yürütürken, onun toplumsal-siyasal nedenlerini gizlemeye özen gösterir. Bunun için, hemen her zaman sarýldýðý söylem þudur: Ulusun kaderi büyük bir tehdit altýndadýr, iç ve dýþ düþmanlar ulusun güçlenmesini önlemek için terörizm i kýþkýrtmaktadýr; bu durumda ulusun kaderini korumak, devletin bekasýný saðlamakla eþdeðerdir, öyleyse toplum burjuva iç savaþý desteklemelidir. Bu söylem, iç savaþý kaçýnýlmaz hale getiren sýnýf mücadelelerini, toplumsal çeliþkileri ve yaralarý, bir bütün olarak barajýn arka tarafýnda tarafýnda tutmaya yarar. Barajdan sýzanlar, yalnýzca burjuva söylemlerdir. Ama, suyun basýncý önce barajý çatlatýr ve sonra yýkarsa, burjuva iç savaþýn sürdürülmesi imkansýz hale gelir. Ardarda ve üst üste gelen büyük devrimci kitle eylemleri, bir noktadan sonra, gerçekleri gizleyen burjuva barajýný yýkmaya baþladý. Böylece toplum, iç savaþýn daha da derinleþtirdiði toplumsal sorunlarla yüzleþmeye baþlýyor. Dün ki terör sorunu, bugün yoksulluk, ezilmiþlik sorunu olarak, sokaklarda tartýþýlýyor. Emekçiler gözlerini ve bütün dikkatlerini, burjuvazinin gösterdiði yere deðil, kendi sorunlarýna ve bunlarýn nedenlerine odaklýyorlar. Barajýn arkasýnda kalan sýnýf gerçekleri, emekçilerin hareket noktasý haline geliyor. Derbentli emekçiler, yüzlerce polis ve yýkým ekiplerinin arkasýnda gizlenen gerçek düþmaný görüyor ve öfkesini mahallenin hemen yaný baþýnda bulunan lüks-zengin sitelere yöneltiyor. Burjuva iç savaþýn yalan ve demagojiyle örülü barajýnýn yýkýlmasýnda, Kürt Halkýnýn özel bir yeri vardýr. Yoksul Kürt emekçilerinin devrimci kitle eylemleri, barajda büyük çatlaklara neden oldu. Tekelci sermaye, ilk baþlarda, barajý zorlayan basýncý biraz düþürebilmek için, pandoranýn kutusunu biraz aralamak zorunda kaldý. Sermayenin asýl amacý, Kürtler içinden kendine en yakýn iþbirlikçi adaylarýný, sorunun muhatabý haline getirmekti. Ama ne oldu? Burjuvazinin araladýðý çatlaktan, Kürt halký sýzdý. Kürt sorunu tartýþmalarý sokaða indi, genel yaygýnlýk kazandý. Ve burjuvazinin denetleyebileceðinin çok ötesine geçti. MÝT müsteþarýnýn geçen yýl yaptýðý sorunun siyasallaþmasý uyarýsý, buna yöneliktir. Kimilerinin anladýðý gibi, silahlarýn býrakýlýp, siyasi ve barýþçý yolun güç kazanacaðýna dair bir uyarý deðildi. MÝT, terörizm söylemi içine yedirilen bu köklü toplumsal sorunun, gerçek yüzüyle toplumun karþýsýna çýkacaðýndan dolayý endiþe duyuyordu. Yani Kürt Halký, artýk yalnýzca kendi varlýðýný kabul ettirmekle kalmayacaktý, sorunun bir þekilde çözümünü de dayatacaktý ve bu kez burjuvazi, olanlarý terörizm demagojileriyle barajýn ö- te tarafýna gönderemeyecekti. Öyle de oldu. Ardý ardýna gelen devrimci kitle eylemleri, yoksul Kürt emekçilerinin moralini yükseltti. Onlarý daha açýk, daha cesur, daha cüretli faaliyetlere yöneltti. Halkýn bu cüretli çýkýþlarý, yasal parti ve belediye yöneticilerini de cesaretlendirdi. Kürt halký, geniþ kitlelerden oluþan bir koruma duvarý inþa etmeye giriþti. Parti binasý baskýnlarý ya da tutuklamalar, týpký gerilla cenazeleri gibi, serhýldanlara dönüþtü. Sokaklar, çatýþmanýn ve tartýþmanýn esas adresi haline geldi. Macun Tüpten Çýkýnca... Kesin olan bir þey var. Bundan böyle ne terörizm, ne de bir avuç kýþkýrtýcý söylemleri, emekçi yýðýnlar üzerinde etkili olabilir. Nasýl ki gecekondu yoksullarý, baþlarýna gelen yýkým felaketini kýsa süre de sýnýfsallaþtýrmýþsa, iþçiler özelleþtirmeye karþý mücadelelerini nasýl ki toplumsallaþtýrýyorlarsa, Kürt halký da sorununu siyasallaþtýrdý. Ama, reformizmin kulaðýný okþayan anlamda deðil; Kürt halkýnýn devrimci zor araçlarýna dayalý mücadelesi, topluma çözüm tartýþmalarý dayattý. Her alanda macun tüpten çýktý, geri girmez. Elbette, macunu tüpe sokmaya çalýþanlar olacak. Çatýþmalardan sonra kaldýrýlan her asker cenazesi, bu amaçla kullanýlacak. Ancak her çatýþma, akan her kan, terörizm demagojilerini deðil, artýk çözümün kaçýnýlmazlýðý fikrini güçlendirecektir. Burjuva iç savaþýn yalan ve demagojilerle örülü barajý yýkýlýyor. Geliþmelerin nereye doðru gittiðini gören burjuvazinin bu kesimi, olasý çözüm tartýþmalarýna giriþti bile. Özel üniversite kürsüleri, köþe yazýlarý, tekelci basýnýn kitapçýlarý, giderek daha fazla, sorunun nasýl çözümlenebileceði tartýþmalarýna ayrýlýyor. Tekelci sermaye açýsýndan kötünün en iyisi, kültürel özerklik olarak özetlenebilecek olan çözüm paketidir. En temel deðiþimler, anayasal vatandaþlýk, anadilde eðitim ve de diðer kültürel haklarýn kabul edilmesidir. UKH nin yöneticilerinin de üzerinde uzlaþtýklarý çözüm formülü budur. Ancak, böyle bir çözümün, Kürt halkýna tam hak eþitliði getirmeyeceði, ilhakçý statükoyu ve ezen ulusun konumunda deðiþiklik yaratmayacaðý biliniyor. UKH, burjuvaziyi kötünün iyisi bir çözümle rahatlatmak amacýnda. Burjuvazinin bazý kesimlerinin tartýþma alanýna giren böyle bir çözüm ü, en baþta AB emperyalizmi destekliyor. Kürt halkýnýn kitle hareketi güç kazandýkça, sermayenin en gerici akýl hocalarý bile, diðer olasý çözümlerin (UKKTH gibi) gerçek bir felaket olacaðýný görüyorlar. Ezen ulusun konumunu ve ilhakçý statükoyu bu tartýþmalarýn dýþýnda tutmaya özen gösteriyorlar. Bütün çabalarý, yýkýlan barajý daha geride bir yerlerde yeniden inþa edebilmek. Eðer geniþ kitleler, yaþadýklarý sorunlarýn gerçek nedenlerini tartýþmaya baþlamýþlarsa, hareket halindeki kitleler bu sorunlarýn gerçek çözümlerine doðru evrilirler. Kürt sorunun en tutarlý, en demokratik, bu yüzden de tek gerçek çözümü UKKTH dýr (Uluslarýn Kendi Kaderini Tayin Hakký). Þimdi, geniþ kitleler içinde UKKTH nin gündelik ajitasyonunun Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006

7 Günümüzde Anti-Emperyalizm ve Anti-Emperyalist Hareket Dünya 2000 li yýllarý yeni bir devrimci yükseliþle karþýladý. Emperyalizmin yeni evresi, kendi karþýtlarýný hýzla toparlanmaya, harekete geçmeye zorluyordu. O günden bu yana kitle hareketlerinde zaman zaman yükseliþler, ileri atýlýmlar, zaman zaman geriye çekilmeler oldu. Bu süreçte bu yükselen dalgayý kendi amaçlarý, hedefleri için kullanmaya çalýþan burjuva, küçük-burjuva çevreler olduðu gibi, kendi devrimci amaçlarý için, dünyayý deðiþtirmek için deðerlendirmeye çalýþanlar da oldu, kendi reformist hayalleri için kullanmaya çalýþanlar da. Ama bütün bu sürece genel olarak anti-emperyalist mücadele ve bu mücadelede yer alanlara da anti-emperyalist güçler denildi. Þimdi bu 5-6 yýllýk süreçten sonra, bunun bir deðerlendirmesini yapmak gerekiyor. 20. yüzyýl, emperyalizmin dünya pazarlarýndaki egemenlik uðruna yaptýðý iki büyük ve pek çok yerel savaþta; sosyalizm mücadeleleri ve sosyalizmin iktidar deneyimleriyle geçti. Emek-sermaye çeliþkisinin tek tek ülkelerde olduðu kadar bütün dünyada da olgunlaþtýðý, sert sýnýf savaþlarýnýn, iç savaþlarýn, baþarýlý olmuþ ve yenilmiþ devrimlerin yaþandýðý bütün bir 20. yüzyýla sosyalizm damgasýný vurdu te baþlayan I. Emperyalist savaþa kadar sosyal demokrat partileri tek merkezde örgütleyen ve anti-emperyalist mücadeleyi yöneten II. Enternasyonal vardý. Savaþla beraber II. Enternasyonal de sosyal-þovenizm egemen oldu ve kýsa süre sonra çöküþ yaþandý. Ama ayný zamanda III. Enternasyonal in (Komintern -Komünist Enternasyonal) þafaðý bu. Çünkü gerek savaþ boyunca, gerek savaþtan sonra yýkýmýn yaþandýðý bütün ülkelerde yükselen devrim dalgasý proletaryanýn kurtuluþunun yeni imkanlarýný yaratýyordu. Ekim Devrimi ve Sovyetlerin iktidarýyla birlikte Leninist Parti anlayýþý uluslararasý proletarya saflarýnda egemen oldu ve Komintern in kuruluþu gerçekleþti. Komintern, Avrupa, Asya ve Latin Amerika da onlarca ülkede sosyalizm mücadelelerini yönetiyor; proletaryayý yeni yeni zaferlerle tanýþtýrýyor ve sosyalizmin bir dünya sistemi haline gelmesinde önemli rol üstleniyordu. Kapitalist dünyada da anti-emperyalist hareketi kendi etrafýnda örgütleyen, mücadeleye öncülük e- den Komintern, bütün bu süreçte proletaryanýn bir dünya örgütü olarak görevini yerine getirdi larda ise sýký merkezi bir örgüt olmamakla birlikte Kominform bu görevi yerine getirmeye çalýþtý li yýllarýn sonunda emperyalist-kapitalist sistem, sosyalizmin geriye düþüþüyle birlikte dünyanýn efendisi olduðunu, sosyalizmin bittiðini ilan ederek proletarya ve emekçi yýðýnlara karþý dünya ölçeðinde kapsamlý bir saldýrý baþlattý. Bu saldýrý ideolojikekonomik-politik-toplumsal her alanda ve Somali, Irak örneklerinde olduðu gibi, askeri araç ve yöntemler de dahil her yolla, her biçimde sürdü. Emperyalizmin 20. yüzyýlýn sonlarýna doðru bütün dünyada proletaryaya ve emekçi yýðýnlara yönelik saldýrýlarýný, emekçi kitleler Seattle da baþlayan yaygýn eylemlerle karþýladý. Milyonlar ABD de, Avrupa da ve dünyanýn her yerinde emperyalizme karþý 66. Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006 yaygýn, kitlesel eylemler gerçekliþtirdi. Bu eylemlerde yer alanlarýn çok çeþitli örgütlenme biçimlerine, pratik eylem anlayýþlarýna ve hedeflere sahip olduðunu biliyoruz. Tek tek ülkelerde proletaryanýn devrimci görevlerini yerine getirmeye çalýþan komünist parti, örgüt ve hareketler olsa da henüz, tek bir merkezden yönetilen, emperyalist-kapitalist sistemi yýkýp, yerine daha ileri bir toplum kurmayý hedefleyen dünya ölçeðinde sýký-merkezi bir örgütlenme yok. Burada bunu belirtmekle yetinip devam ediyoruz. Emperyalistler arasý çýkar çatýþmalarý ve egemenlik kurma giriþimlerini de bu yazýnýn konusu dýþýnda tutarak devam edersek; yeni evrede emperyalizmin halklara saldýrýsýnda baðýmlý ülkelerin ekonomik ilhakýný amaçlayan politikalar önemli yer tutuyor. Bu saldýrý politikalarýnýn öne çýkanlarý hemen bütün baðýmlý ülkelerde uygulandýðý gibi, ortak özellikler de taþýyor. Bunlarý iki ana baþlýk altýnda toplayabiliriz: Özelleþtirme ve Serbest Ticaret. Özelleþtirme Saldýrýsý Özelleþtirmelerle ilgili olarak ilk akla gelen, iþçiler açýsýndan temel bir deðiþiklik olmadýðýdýr. Yani kapitalist sömürü devlet e- liyle ya da özel sektör eliyle sürüyor. Burasý doðru, ancak yeterli deðil. Son yýllarda özelleþtirmelerin yaþandýðý pek çok ülkede ortaya çýkan sonuçlara bakýnca þunlar hemen görülüyor: Özellikle banka, sigorta yani finans, enerji ve elektrik, telekomünikasyon, petrol, madencilik, kamu hizmetleri ve su gibi sektörler büyük oranda emperyalist tekellerinin eline geçmiþ durumda. Emperyalizmin ekonomik ilhaký çok yönlü bir þekilde iþliyor. Bunun sonuçlarý ise kitlesel iþten atmalar, artan fiyatlar, e- mekçi yýðýnlarýn yaþam araçlarýndan yoksun býrakýlmasý, baðýmlý ülke kaynaklarýnýn ve birikimlerinin büyük bölümünün þu ya da bu yoldan emperyalist merkezlere aktarýlmasý oldu. Ayný biçimde rüþvet, yolsuzluk, hortumlama gibi yollarla yerli iþbirlikçilerin ihya edilmesi de unutulmadý. Onlar da bu sayede semirdi ve büyüdüler. Latin Amerika dan Asya ya kadar dünyanýn her yerinde bu durum, yeni özelleþtirmeler ve özelleþtirmelere karþý mücadele, iþçi sýnýfýnýn mücadelesinde önemli bir yer tuttu. Ancak burada ö- zelleþtirmelere karþý mücadelenin emperyalist finans kuruluþlarýna, emperyalizmin þu ya da bu politikasýna odaklanmasý da ayný süreçte bir eksiklik, bir zaaf olarak yaþandý. Oysa sorun þu ya da bu emperyalist politikanýn deðiþtirilmesi deðil, bir bütün olarak emperyalist-kapitalist sistemin, sermayeye dayalý üretim ve yaþam biçiminin deðiþtirilmesidir. Serbest Ticaret Saldýrýsý Kapitalizmin kendi iþleyiþ yasalarýndan biri, serbest ticaretin ya da rekabetin her zaman büyük sermayenin lehine iþlemesidir. Çünkü büyük sermaye, çoðunlukla teknoloji yoðun üretim demektir ve genellikle teknoloji yoðun üretim emek yoðun üretimin ö- nünde gider: Birim maliyetini düþürdüðü gibi, pazardaki ortalama 7

8 fiyatlar nedeniyle, daha doðrusu deðer yasasý nedeniyle emek yoðun üretim yapan kapitalistin karýnýn bir bölümünü de yutar. Bugün açýsýndan emperyalist finans kuruluþlarýnýn baþýnda yer alan IMF ve DTÖ eliyle baðýmlý, ülkelere dayatýlan pazarýn liberalleþmesi ise baðýmlý ülkelerin emperyalist tekellerin yaðmasýna tamamen açýlmasýdýr. Bu, birkaç yolla iþlenmektedir. NAF- TA, ALCA, ASEAN gibi bölgesel serbest ticaret anlaþmalarýna, birliklerine dayanarak sürdürülmekte, bu olmadýðý zaman devreye serbest pazar ekonomisinin demir yumruðu ABD ordusu, uçaklarý, bombalarý girmektedir. Tabii bundan önce de BM ambargolarý, kuþatmalarý var. Serbest ticaretle, ya da bu tür neo-liberal pazar iliþkilerinde ABD ve AB nin durum þöyle: Ýmalat sanayi denen alanlarda zaten gerek makineli üretim açýsýndan olsun, gerekse patent ve telif haklarý gibi düzenlemelerle olsun avantaj kedilerinde. Tarým sektöründe ise nasýl eþitsiz olduðunu göstermek için bir aktarma yapacaðýz. ABD ve AB, 50 milyardan fazla bir tutara ulaþan doðrudan ödemelerle ve devletin sulama sistemlerine, teknik yardýma, elektrik ve enerji fiyatlarýnda indirime, pazarlama promosyonlarýna, alt yapýya, þebeklere ve þartlý yardýma verdiði bir kaç milyarla tarýmsal üretimi sübvansiyonla destekler. Buna ek olarak hem ABD hem de AB, Üçüncü Dünya dan (siz baðýmlý ülkeler okuyunb.n.) gelen tarýmsal ve mamul ihraç mallarýna gümrük duvarlarý, kotalar, geleneksel ticaret engelleri koyar. Sonuç olarak Üçüncü Dünya ticarette yaklaþýk 200 milyar dolarlýk, yani emperyalist yöntemlerden gelen tüm borçlarýn, yatýrým, tahsisat ve transferlerin iki katýna yakýn bir zarara uðrar (J. Petras, Latin Amerika ve Emperyalizm) Bu serbest ticaret in baðýmlý ülkelerde yarattýðý sonuçlarla ilgili bir-iki þeyin altýný çizip geçelim. Emperyalist merkezlerden bu sübvanse edilmiþ tarým ürünlerinin (mýsýr, soya, kahve, pirinç, buðday, pamuk, tütün vb. vb.) hepsine uygulanan serbest piyasa dayatmasý aracýlýðýyla girdiði bütün baðýmlý ülkelerde orta ve küçük topraklý köylüler hýzla mülksüzleþti, mülksüzleþmeye devam ediyor. Mülklerini kaybeden milyonlarca çiftçi ya tarým alanlarýnda ya da kentlerde iþsizler ordusunun saflarýný büyütmeye devam ediyor. Öte yandan küçük ve orta üreticinin mülkleri, ayný hýzla tekellerin elinde toplandý. Tarýmsal alanda halen yaþamýný sürdürme baþarýsý gösterebilen küçük ve orta üretim de doðrudan dev tekellerin eline geçiyor. Özelleþtirme ve serbest ticaret silahýyla vurulan baðýmlý ülkelerde sadece sanayi ve tarým sektörleri deðil, bütün alanlar; saðlýk, eðitim, su, kara-hava-deniz yoluyla yapýlan taþýmacýlýk gibi bütün hizmet sektörleri de, uzun lafýn kýsasý üretken sermayenin faaliyet gösterdiði bütün alanlar emperyalist tekellerin eline geçiyor. Durum böyle kavranýnca, öbür cephedeki durum daha rahat anlaþýlýr oluyor. Bütün baðýmlý ülkelerde olduðu gibi emperyalist merkezlerde de yaþamlarý sarsýlan, yaþam standartlarýnda ciddi bir gerileme yaþayan ve mülklerini hýzla kaybeden orta sýnýflar, küçük üreticiler ve iþçi-emekçi sýnýflardan milyonlarca kitle, sermayenin bu kapsamlý saldýrýsýna karþý harekete geçti. Küresel iç savaþ tek tek ülkelerde olduðu gibi küresel çapta da bütün sýnýflarý ve toplumsal katmanlarý kendi sýnýf çýkarlarýný ve sýnýfsal konumlarýný korumak, kendi taleplerini gerçekleþtirmek üzere örgütlenmeye, harekete geçmeye zorluyor. Her sýnýf ve tabakadan insanýn örgütlenip harekete geçtiði bir yerde, doðal olarak çok çeþitli örgütlenmeler olduðu gibi, her örgütün de meþrebine göre hedefleri ve eylem tarzlarý gündeme geldi ve geliyor. ATTAC gibi sermayenin vergilendirilmesini (toloin vergisi) ve bu yolla bir takým reformlar yapýlmasýný öne sürenler olduðu gibi, emperyalizm þu veya bu politikasýna karþý geliþtirilen tek amaca yönelik de olabilir. Örneðin Irak iþgaline karþý olduðu gibi, iþgalden önce on milyonlarca kitle dünyanýn her yerinde sokaklara çýkýyor, çok çeþitli eylemlerle mücadeleye atýlýyor; ama iþgal gerçekleþtikten sonra sonuna kadar gidemiyor, güç kaybediyordu. Ya da Dünya Sosyal Forumu nda olduðu gibi Kapitalizm öldürür, kapitalizmi öldürün, Bir baþka dünya mümkün gibi i- leri sloganlarla yola çýkmýþ olsa da giderek rutinleþen ve yýðýnlara verdiði mesajda da gerileyen bir hale gelebiliyor. Sosyalizmin daha önceki biçimlerden farkýný koyarken Lenin in belirttiði bir yan var: proletarya diktatörlüðüne kadar varmayan bir hareket marksist olamaz diyordu. Þu son yaþanan 5-6 yýllýk süreç, bu sözü tamamýyla doðruluyor. Emperyalizmin þu ya da bu politikasýna karþý harekete geçmek, örgütlenmek, mücadele etmek anti-emperyalizm deðildir. Anti-emperyalist olabilmek veya öyle kalabilmek, kapitalizme karþý olmayý da gerektirir. Zira emperyalizm, zaten kapitalizmin geliþiminin belirli bir aþamasýnda vardýðý yer; kapitalizm, emperyalizmin üzerinde yükseldiði temeldir. Emperyalizmi ortadan kaldýrmak için onun temeli olan kapitalizmi ortadan kaldýrmak gerekir. Yoksa anti-emperyalizm denen þey ya reformist bir çizgide süren ya da þu veya bu emperyalist politikaya, uygulamaya karþý çýkan, o ortadan kalktýðýnda da gerileyen ve daðýlan bir muhalefet derecesine düþer. Hatta Alman Yeþiller Partisi örneðinde olduðu gibi emperyalizmin politikalarýnýn uygulayýcýlarý konumuna gelmek iþten bile deðildir. En yakýn örneklerden birisi olan dinci-gerici hareketlerin durumuna da deðinmek gerek. Dünyanýn pek çok ülkesinde Afganistan ve Irak ýn iþgalinden bu yana, islamcý hareket anti-emperyalist olarak görülmeye, deðerlendirilmeye, hatta bizde olduðu gibi ortalama sol hareket tarafýndan ittifak gücü olarak ele alýnmaya, ortak eylemler gerçekleþtirmeye kadar vardý. Oysa yaþanan þu son karikatür krizi olayýna bakmak bile durumun rahat anlaþýlmasýna yetiyor. Deðiþim geçirdiler, kendilerine raðmen emperyalizme karþý mücadele etmek zorunda kaldýlar gibi hikayelerle açýklanmaya çalýþýlýp, adým adým hak ve özgürlük kazanma mücadelesinde, türban eylemlerinde, savaþa karþý eylemlerde ittifak olarak deðerlendirilen dinci-gerici hareketin durumuna yakýndan baktýðýmýzda çok net görülen þey þudur: emperyalistler ve islami gericilik devrim ve komünizmi önlemek, önleyebilmek için birbirlerine güç veriyorlar. Elbette bu durum sadece bizde deðil, bütün dünyada böyle. Yukarýdaki örneði vermemiz, bizim ortalama sol hareketin görmek istemediði gerçeðin altýný biraz daha kalýnca çizmek istememizdendi. Yeniden konumuza dönersek, emperyalistler ve dinci-gerici hareket devrim ve komünizme karþý birbirine güç veriyor dedik. Karþý kutuplardaymýþ gibi davranýyor, görünüyor ama ayný amaç için hareket ediyorlar. Emek-sermaye çeliþkisinin üstünü örtmek, her geçen gün derinleþen dünya çapýndaki bu temel çeliþkiyi gölgeleyip perdeleyerek, yýðýnlarýn enerjisini sermayeye karþý, emperyalist-kapitalist sisteme karþý mücadelede seferber etmelerini engelleyerek boþa tüketmek; böylelikle devrim ve komünizm mücadelesini zayýflatmak, yenmek istiyorlar. Uzun lafýn kýsasý emperyalizm ve yeþil kuþak dün olduðu gibi bugün de devrim ve komünizme karþý elele vermiþ durumda. Sonuç olarak söylemek gerekirse, emperyalizmin þu ya da bu politikalarýna karþý olmak tek baþýna anti-emperyalizm deðildir. Anti-emperyalist hareketin dünya çapýnda tek bir çatý altýnda toplanmasýný ne sosyal forumlar ne de savaþ karþýtý-iþgal karþýtý tek hedefli giriþimler saðlayabilir. Bunu ancak uluslararasý proletaryanýn devrimci sýnýf politikasý temelindeki sýký merkezi örgütlülüðü saðlayabilir. Proletarya nihai hedefi olan sýnýflarý ortadan kaldýrmaya, ancak sermayeye dayalý toplumsal sistem olan kapitalizmi yýkarak, yerine daha ileri bir toplumsal sistemi kurarak yönelebilir.r Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006

9 ANTEP TE LÝNÇ GÝRÝÞÝMÝ BOÞA ÇIKARILDI 10 Nisan Pazartesi günü sabah saatlerinde 1 Mayýs afiþi yapan üç okurumuz Düztepe semtinde durdurulmuþ güvenlik þube polislerince tehdit edilmiþlerdir 1 saat bekletildikten sonra býrakýlmýþ bir daha gördüklerinde gözaltýna alýnacaklarý söylenerek tehdit edilmiþlerdir. Afiþ yapmaya devam eden okurlarýmýz, tekrar Esentepe de durdurularak afiþlerine zorla el konulmuþtur. Polisler nerede Erzincan ýmýz nerede Trabzon umuz diyerek çevredeki insanlarý kýþkýrtmaya çalýþmýþ ama sonuç alamamýþtýr. 12 Nisan akþam saatlerinde 2 okurumuz da 6 Mayýs ta Ankara da Buluþuyoruz pullarýný yaparken Yukarýbayýr semtinde KÜRT HALKINA KALKAN ELLERÝ KIRACAÐIZ! Faþist devlet iþçiler, emekçiler ve Kürt halký üzerindeki baský ve saldýrýlarýný pervasýzca arttýrýyor. Bir yandan ö- zelleþtirmeler, iþten atmalar yaþanýrken Kürt Halký na da imha dayatýlýyor. Kendi yaþama koþullarýný Kürt Halký nýn inkarýna ve imhasýna baðlayan faþist devlet katliamlarýna bir yenisini daha ekledi. Muþ kýrsalýnda 14 HPG gerillasýnýn kimyasal silahlar kullanýlarak katledilmesi ile devlet, ulusal harekete ve Kürt Halký na karþý tavrýnýn net olduðunu bir kez daha göstermiþtir. Gerillalarýn cenaze törenlerinde yaþanan çatýþmalar ipleri tamamen kopararak yeni serhýldanlarý ortaya çýkarmýþtýr. Amed in dýþýnda diðer illere de sýçrayan serhýldan günlerce sürdü ve 13 kiþinin ölümü, yüzlercesinin yaralanmasý ve 150 yi aþkýn kiþinin tutuklanmasý ile sonuçlandý. Antep te de faþist devletin bu saldýrýlarýna karþý 1 Nisan Cumartesi günü DTP tarafýndan bir eylem gerçekleþtirildi. Bizim de Mücadele Birliði Platformu olarak destek verdiðimiz eylem DTP parti binasýnýn önünden AKP binasýna yürüyüþ þeklinde gerçekleþti. AKP önüne siyah çelenk býrakýlan eylemde Þehid Namýrýn, Amed Halký Yalnýz Deðildir, Kürdistan Faþizme Mezar Olacak, durdurulmuþtur. Çevrede toplanan esnafa polisler, siz bunlara vurun, biz hallederiz diyerek kýþkýrtmaya çalýþmýþtýr. Mücadele Birliði okurlarýnýn Yukarýbayýr da toplanmasýyla polis bundan da sonuç alamamýþtýr. Ceza yazdýklarý kaðýtlarý imzalamayan okurlarýmýzý tehdit ettikten sonra býrakmýþlardýr. Devletin bundan sonraki günlerde daha sýk baþvuracaðý bu linç giriþimi kampanyasý elbet halklarýmýz tarafýndan boþa çýkarýlacaktýr. Zaman, devrimci çalýþmalarýmýzla bu kampanyayý bertaraf etme zamanýdýr. Linç giriþimlerine karþý devrimci þiddeti örgütleyelim, faþistlere anladýklarý dilden cevap verelim. BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ! Antep Mücadele Birliði Okurlarý Biji Serok Apo, Selam Selam Ýmralýya Bin Selam sloganlarý a- týldý. DTP il baþkaný Abdulkadir Ýnce, okuduðu basýn açýklamasýnda, Bir Halkýn kendi evlatlarýna, onlarýn cansýz bedenlerine sahip çýkmasý kadar doðal bir hak olamaz. Fakat katliamý bir politika olarak yürütenler bu kez silahsýz, savunmasýz halkýn üzerine kurþun yaðdýrarak öldürdüklerine yenilerini eklemekten çekinmemiþlerdir. Ýçlerinde 3, 5, 8 yaþlarýnda çocuklarýn da olduðu 13 kiþinin öldürülmesi bir katliamdýr. Bu katliamý lanetliyor, Diyarbakýr halký baþta olmak üzere tüm halkýmýzýn acýlarýný paylaþýyor ve onlarýn yanýnda olduðumuzu ilan ediyoruz dedi. Açýklamanýn ardýndan katýlan yaklaþýk 150 kiþinin sloganlarla yaptýðý yürüyüþ, DTP il binasýnda sona erdi. Bizler de Antep Mücadele Birliði Platformu olarak Kürt Halký nýn yaþadýðý acýlarý paylaþýyor ve Kürt ve Türk iþçi ve emekçilerini faþist devlete karþý mücadele birliðini örmeye çaðýrýyoruz. Bütün dünyada yükselen devrim dalgasý ülkemizde de yükselmeye devam ediyor. Mücadelemizi devrimle taçlandýrabilmek için Kürt ve Türk halklarýnýn mücadele birliðinden baþka bir yol yoktur. ÞEHÝD NAMIRIN! KÜRT HALKI DEVRÝMLE ÖZGÜRLEÞECEK! YAÞASIN KÜRT - TÜRK HALKLARININ MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! ANTEP MÜCADELE BÝRLÝÐÝ PLATFORMU MÜCADELEMÝZE SAHÝP ÇIKALIM Ben Antep te gýda sektöründe çalýþan bir iþçiyim. Bu sektörde çalýþan iþçiler, gece ve gündüz vardiyasý olarak on iki saat çalýþýyor. Baþpýnar dediðimiz, büyük fabrikalarýn olduðu yer, yerleþim yerinden hayli uzak. Varoþ semtleri þehrin bir ucunda, Baþpýnar bir ucunda. Günde üç saatimiz yolda geçiyor. Çalýþma saatimizle beraber on beþ saat. Geriye kalan dokuz saat. Bu süreye neyi sýðdýrabiliriz ki? Bu da yetmezmiþ gibi, on iki saat çalýþmaya asgari ücret ödeniyor. Pazar günü de zorunlu kýlýnýyor. Öðle yemeði arasý ise yarým saat ve çarçabuk yeyip kalkmak zorundasýnýz. Ýþçilerin büyük bir kýsmý sigortasýz. Bütün sosyal haklarýndan yoksun. Ramazan Bayramý ve Kurban Bayramý dýþýndaki resmi tatil 66. Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006 günlerinden haberimiz bile olmuyor. Oysa bu günlerde çalýþtýðýmýzda çift yevmiye almamýz gerekir. Son zamanlarda deðiþen iþ yasalarýndan haberimiz bile yok. Ýktidardaki partinin getirilerinden faydalanarak iþçiler üzerine git gide baskýyý yoðunlaþtýran patronlar, iþçilerin bütün haklarýný elinden a- lan sözleþmeleri imzalatýyorlar. Ýmzalamayaný iþe almýyorlar. Ýþçi arkadaþlarým! Bizi kurtarmasýný baþkalarýndan beklemeyelim. Kendi mücadelemize sahip çýkalým. Emeðin ürettiði her þey e- mekçinin olmalý. Dünyanýn kurtuluþu iþçi sýnýfýnýn kendi ellerindedir; iþçi sýnýfý emeðiyle geleceðe umut taþýyacaktýr. Antep ten Bir Ýþçi 9

10 Marx ýn kehaneti, artýk herkesin dilinde. Oysa, kehanet le hiçbir ilgisi olmayan, 25 yýllýk titiz bir bilimsel a- raþtýrmanýn en önemli sonuçlarýný dile getirdiði Kapital in o ünlü paragrafýnýn sonuna ne yazmýþtý Marx: Kapitalist ö- zel mülkiyetin çaný çalýnmýþtýr: Mülksüzleþtirenler, mülksüzleþtirilirler. Kapitalist üretimin üzerine yükseldiði ve en uç noktasýna götürdüðü uzlaþmaz karþýtlýk, yine uzlaþmaz bir karakter taþýyan bu çözüme ulaþacaktýr. Marx ýn bu bilimsel ve olabildiðine yalýn öngörüsünün iþaretleri, tüm dünyada birikmeye baþlayýnca, kehanet de tartýþýlýr oldu elbette. Sermayenin merkezileþmesine eþlik eden sefalet, baský, kölelik, soysuzlaþma, sömürünün alabildiðine artmasý, tarihsel dönüþümün doðum sancýlarý olarak, artýk her yerde karþýmýza birikerek, yayýlarak çýkýyor. Bu tarihsel dönüþüm, kendisini gösterdikçe, özellikle iþçi sýnýfýnýn tarihsel görevlerini bir kenara býrakýp, ona yalnýzca güncel ödevler hazýrlayanlarý da zor durumda býrakýyor. GÜNCEL MÜCADELEDE TARÝHSEL DÜÐÜM Ýþte Hendek Ýþte Deve Sermayenin merkezileþmesi dünya çapýnda hýzlanýyor ve Marx ýn sözünü ettiði mülksüzleþtirme, tek tek firmalar, endüstriler düzeyinde deðil, koca koca baðýmlý ülkeler düzeyinde yaþanýyor. Arjantin in burjuvalarý, bir avuç iþbirlikçi tekelcileri dýþýndakiler, bu süreci yýllarýnda yaþadýlar ve sýranýn artýk Türkiye de olduðuna dair bir kuþku yok. Türkiye nin en yaygýn sermaye gruplarýný besleyen tekstil, küçük üreticiliðin temeli tarým ve küçük perakendecilik, topun aðzýna kondu ve fitil yanýyor. Ortaya çýkan yýkýmýn þiddetinin, kapitalist düzeni ciddi anlamda tehdit ettiði kavrandýkça, mülk sahibi sýnýflarýn temsilcileri -ki bunlarýn arasýnda sosyal-reformistler de vardýr-, hamamýn namusunu kurtarmak adýna konuþmaya ve çözümler üretmeye baþladýlar. Ýþbirlikçi tekelciler için sorun ve çözüm basittir: Üretim, dünya kapitalist pazarlarýna baðýmlý hale geldikçe, rekabete dayanamayan, kimseden aman dilemesin. Bu söz yalnýzca sermaye sahiplerine deðil, esas olarak iþçileredir. Tekelciliðin þimdi iþçilere söylediði basittir: Topun aðzýndasýnýz ama eðer a- þýrý çalýþmaya ve alabildiðine düþük ücrete razý olursanýz, bir süre daha varlýðýnýzý koruyabilirsiniz. Elbette bu düþüncelerini, böyle açýk sözlerle ifade etmiyorlar. Açýk ve alçakça niyetlerini saklayan söz, verimlilik artýþý ve dünyayla rekabetin gerektirdiði kapasiteye sahip olmak týr. Milliyet ten Güngör Uras gibi, bugüne kadar sureti haktan görünen kimi burjuva yazarlarý bile artýk, sendikalarýn ücret-hak gibi taleplerden çok, varolan iþin (yani sermayenin) korunmasý için gerekli verimlilik artýþýný saðlamaya odaklanmasýný istiyor. Sermaye sýnýfý iþçilere daha çok çalýþ, daha az ücrete razý ol dese de, bu çözümün süregiden yýkýmý durdurabileceði hayli kuþkulu. Özellikle, 2,5 milyon iþçiyi barýndýran tekstil sektöründe, aþýrý çalýþma, düþük ücretler ve sigortasýzlýk bir gerçek deðil mi? Ýstanbul da bir tekstil iþçisinin aldýðý ortalama ücret 700 YTL, bu ücret baþka illere gittikçe daha da düþüyor ve Adýyaman-Antep gibi yerlerde tabana, YTL ye kadar iniyor. Açlýk sýnýrýnýn da altýndaki bu ücretlere raðmen tekstil, sadece son bir yýlda 100 bin iþsiz üretti. Geriye kalanlar, atýlanlarýn yerini doldurmak için daha fazla çalýþtý. Peki ya sonuç? Sonucu, bu sektörün sermaye sözcüsü Oðuz Satýcý açýklýyor. Bu alanda ihracat yapan 40 bin firmanýn toplam karý, tek bir bankanýn, Akbank ýn kârý kadar etmiyor. Bu hesaptan yola çýkan Satýcý, tekstildeki karýn ortalama %1-2 arasýnda olduðuna i- þaret ediyor. Tekstilde kar oranlarýný neredeyse sýfýra indiren dünya rekabeti için, daha çok çalýþma, daha az ücret yolu artýk kapalýdýr. Ýki nedenden dolayý. Birincisi, bu olanda dünya fiyatlarýný belirleyen ülkelerde iþçi ücretleri çok düþüktür. Fakat, Çin-Doðu Avrupa gibi sosyalist bir deneyimi olan ülkelerde, halen daha sosyal ücretlendirme uygulamasý geçerlidir. Yani, iþçinin aldýðý ücrete, parasýz eðitim, saðlýk, kira vb. yardýmlar dahil deðil. Bu nedenle, Türkiye de ücret ortalamasýný bu ülkeler düzeyine indirmek mümkün deðil. Öte yandan, aþýrý çalýþma saatleri ve düþen ücretler, belli bir sýnýrýn ötesine geçtiðinde, artýk yarar deðil, zarar getirmeye baþlýyor. Ýþ kazalarýnýn artmasý, üretimin bozulmasý, bu yoðun tempoya dayanamayanlarýn sýk sýk iþ býrakmasý yüzünden tecrübeli iþçi bulmakta çekilen zorluklar, sermayenin kar oranýna yansýyor. Ýþ alanýný terk e- den emekçi, ya suça itiliyor, ya kaçak göçten kurtuluþ umudu arýyor. Aþýrý düþük ücretler ve aðýr çalýþma koþullarý nedeniyle emek alanýnda yaþanan bu hareketliliðe, orta büyüklükteki sermayenin hareketliliði eþlik ediyor. Bu kesimler, düþen karlara ve borçlara, iþin tasfiye edilmesi yoluyla çýkýþ buluyorlar. Ucuz ve kolay kredi imkanlarý, bu kesimlerin iþ deðiþtirmelerine imkan saðlarken, büyük iþletmelerin bir çok i- þi fasona yaptýrmalarý, bu hareketliliði Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006

11 destekliyor. Emekte ve sermayede, var olmak için yaþanan bu hareketlilik sonucunda, belli bir iþ yerinde birkaç yýldan fazla çalýþan iþçilerin sayýsý giderek azalýyor. Bu koþullarýn sýnýf açýsýndan bir bedeli olduðu açýk. Günü kurtarmak i- çin, günü yaþayanlar, sýnýf içerisinde çoðalýyor. Gelecekten umudunu kesmiþ, ne sigorta ne de garantili bir iþ görme þansýna hiç sahip olmayan bu kitle, özellikle iþçi sýnýfýnýn genç kesimleri i- çinden çýkýyor. Bu tabloya bakýp da, gelecekle ilgilenmeyen bir sýnýfýn gelecek için nasýl kavga vereceði konusunda karamsarlýða kapýlmaya hazýr olanlar için, Marx ýn kehanetini hatýrlatmakta yarar var. Bütün bunlar, sermayenin merkezileþmesinin kaçýnýlmaz sonuçlarýdýr. Ve iþçilerin ayaklanmalarýný hazýrlayan da ayný karanlýk tablodur. Kapitalist üretimin çaný böyle çalýyor. Tek bir ýþýðýn bile sýzmadýðý bir karanlýkta, küçük bir kývýlcým her taraftan görünür hale gelir. Kendini Tüketen Geleneksel Sendikacýlýk Sermayenin merkezileþmesi taþlarý alt üst ederken, sendikalarýn saf dýþý olmalarý nasýl engellenecek? Ya da þöyle soralým: Sendikal mücadelede ortaya çýkan büyük gerilemeden, yalnýzca burjuva sendikacýlarý sorumlu tutmak, sorunu çözer mi? Hayýr. Ýþin gerçeði, bugünkü sendika yöneticilerini burjuvalaþtýran, geçmiþten devralýnan geleneksel sendikal mücadele anlayýþýdýr. Sermaye sýnýfýnýn bu yöneticileri satýn almýþ olmalarý, bürokratik mekanizmalarla yönetimde yapýþýp kalmalarý, sorunun ancak ikincil yönünü oluþturur. Türkiye de geleneksel sendikal anlayýþ þöyle özetlenebilir: Partisiz, sosyalizmsiz, ücret pazarlýðýný temel alan bir faaliyet. Müteveffa TKP nin tohumlarýný attýðý bu geleneksel anlayýþla, en mücadeleci sendika o- lan 70 lerin DÝSK i bile teslim olmaya zorlandý. Oysa, ücret pazarlýklarýna bu geleneksel sendikacýlýðýn temelinde, kapitalizmin meþruiyeti, sermayenin zorunluluðunun kabulü var. Sendikanýn görevi; üretimden emeðin hak kýný talep etmek oluyor. Bu geleneksel anlayýþla üretim, kapitalist niteliðinden soyutlanýyor, a- deta iþçi ile patronun bir ortaklýðý durumuna geliyor. Nasýl ki 20. yüzyýlýn baþýnda emek ve sermaye arasýnda bir denge unsuru olarak ortaya çýkan sosyal demokrasi, yüzyýlýn sonunda tekelci sermayenin has partileri haline geldiyse, ayný emek-sermaye dengesine dayanan geleneksel sendikacýlýk da, burjuva sendikacýlýða dönüþtü. Ücret artýþlarýnýn sermaye birikimini tehlikeye attýðý bu son dönemde burjuva sendikacýlar, artýk yanlýzca istihdam sendikacýlýðý yapmaya baþladýlar. Ücret pazarlýklarý yerine, kaç kiþinin iþten çýkarýlmasýyla fabrikanýn (sermayenin) varlýðý korunabilir, bunun pazarlýðý yapýlýyor. Sendikalar kan kaybýný durduramayýnca, iþ, yasal-reformistlerle ortalama sol düþünceye kaldý. Onlar, bugüne kadar geçerli olan ücret-hak-istihdam sendikacýlýðýný sorgulamak yerine, yöneticilere vurun abalýya tavrýyla yüklenmekten baþka bir þey yapmýyorlar. Hepsinin aðýzýnda ayný ortalama sihirli formül: Sýnýf sendikacýlýðý. Evet a- ma, deðiþen þartlarda, bu sendikacýlýðýn temelleri neler olmalý, hangi taktikler ve faaliyetlerle iþçi sýnýfý kazanýlmalý, üzerinde fikir yürütülmüyor. Sermayenin merkezileþmesinin e- mek güçleri arasýnda yarattýðý yýkým, a- cýmasýz emek rekabeti, iþsizlik, sermayenin ve emeðin karmaþayý attýran hareketliliði vs. gözönüne alýndýðýnda, bir sýnýf ancak þu koþullarda örgütlenirse, sermayeye karþý zafer kazanma þansý elde edecektir. 1)Ücret, istihdam veya hak sendikacýlýðýnýn yerine, politik mücadeleyi öne çýkaran toplumsal hareket sendikacýlýðý. 2)Tüm çalýþanlara, en baþta, emeðin gerçek kurtuluþunun, ancak toplumsal mülkiyet temelinde mümkün olacaðýnýn benimsetilmesi. 3)Mesleki bölümlere deðil, sýnýfýn bütününe dayanarak örgütlenmek 4)Bütün bunlarýn sonucu olarak, e- 66. Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006 mek-sermaye dengesine deðil, bu uzlaþmaz çeliþkinin çözümüne araç olmak. Burada sayýlanlar, masa baþýnda ü- retilen bir model deðildir. Günümüz koþullarý, sýnýfýn güncel-ekonomik mücadelesinin, ancak toplumsal bir mücadele ile tamamlanýrsa, sýnýf için bir yarar taþýdýðý bir ortam yarattý. Tüm dünyada proletaryanýn eðilimleri de ayný yöndedir. Dünya proletaryasý, giderek artan ölçüde, kendi mesleki ve ekonomik sorunlarýndan baþka, toplumsal sorunlarýný gündemlerine alýyorlar. Bu toplumsal kaynaktan güç almadýkça, güncel-ekonomik mücadelelerinde sonuç verici olmadýðýný süreç içinde gördüler. Bu eðilimlere dünyada sosyalizmin yükseliþi eþlik ediyor. Burjuva yöneticilerin bürokratik yapýlarýný aþarak, sendikalarý yukarýdaki ilkeler temelinde deðiþtirmek için, ömrümüz yeter mi? Devrimci komünist, yalnýzca ilkeleri ortaya koymaz, pratikte nasýl yaþama geçeceðine dair ö- neri ve öngörülerini de ortaya koyar. Bu konuda, her zaman olduðu gibi, en büyük müttefikimiz, bizzat devrimin kendisidir. Devrim, sýnýfýn sendikal örgütlenme, düzeyine baðlý deðildir. Devrim, sýnýfýn eðilimlerine, birikimlerine ve genel sýnýflar mücadelesi koþullarýna baðlýdýr. Ve, bütün bu koþullara baktýðýmýzda, devrimin, proletaryanýn sýnýf sendikacýlýðý temelinde örgütlenmesini beklemeyeceðini gösteriyor. Bunu görebilmek için, tekstil sektöründe yaþanan ve konuþulanlara bakmak yeter. Sýnýfýn en örgütsüz, en daðýnýk, en genç unsurlarýnýn yoðunlaþtýðý bu sektör, 2006 yýlý için alarm veriyor. Burjuvazi tekstil sektöründe yaþanan iþçi çýkarmalarýnýn yaratacaðý sokak isyanlarýndan korkuyor. Ama oportünizmin mantýðýnýn nasýl çalýþtýðýný biz iyi biliriz. Bir oportüniste göre, kendi hakkýný bile arayamayan bir iþçi, toplumsal devrime nasýl kalkýþýr? Mümkün deðil!!! Devrim, günü kurtarmaktan umudu kesecek hale gelen mülksüzlerin hiç bir engel tanýmayan hareketinin gücüyle, tarihin düðümlerini çözecektir. Ýþçi sýnýfý o büyük günlere, komitelerle hazýr olmalýdýr. 11

12 KÜRT HALKININ SOYLU ÖFKESÝ VE SOSYAL-ÞOVENÝZM TUZAÐI Amed de baþlayan ve Ýstanbul a kadar sýçrayan þiddet eylemleri kimleri ürküttü? Elbette burjuvaziyi, ama onun tanký-topu var; bu yüzden korkusuna kibirli bir histeri bulaþmýþ. Peki ya reformizm? Onlar da korkuyor þiddet eylemlerinden; ve ellerinde tank-top olmadýðýndan, duygularýnda korku daha fazla yer tutuyor. Devrim öyle bir ateþ yakar ki, kuzu postuna bürünmüþ kurtlarý da, mangalda kül býrakmayan iç boþ postallarý da açýða çýkartýr. Bütün program ve tasarýlarýn, bütün sözlerin ve amentülerin, sokaklarda kurþun yaðmuru altýnda sýnandýðý günler yaþýyoruz. Bu zorlu sýnavdan, ateþlerle dolu bu sýrat köprüsünden geçmeyen bir program, bir tasarý, bir söz; tarihi olaylarýn asýl yaratýcýsý olan halklarýn yüreðine ve bilincine nasýl nüfuz eder? Burjuva egemenliðin terörü varsa, halklarýn kitlesel þiddeti var. Halklar elinde ne varsa onunla, hatta çoðu zaman çýplak bedenleriyle burjuva terörün karþýsýna çýkýyorsa, bir devrimin sürpriz ve mucizelerle dolu evresinden geçiyoruz demektir. Elbette iþimiz kolay deðil; elbette saflarýmýzý yeniden yeniden düzenlemek zorunda olduðumuz olaðanüstü karmaþýk bir dönemin içindeyiz. Ýç-savaþlar, sürekli kabaran þiddette toplumun iki kutbunu karþý karþýya getirir ancak kitleler, devrimin nihai a- þamasýna dek, açýk-berrak renkli bayraklarla yürümez. Bu durum, görevlerimizi ayný oranda karmaþýk ve zorlu hale getirir. Barýþçýl siyaset dönemleri, sözlerin, nutuklarýn havada uçuþtuðu ve çarpýþtýðý bir arenadýr. Bu arenada reformistlerin karný tok, sýrtý pektir. Eðer bir karmaþa varsa, sadece bir yanlýþ anlaþýlma dan kaynaklanmýþtýr ve reformistimiz o büyük hitabet yeteneði ile yanlýþý nasýl olsa düzeltecektir. Nice kitaplar devirmiþ, nice yazýlar kaleme almýþtýr her konuda. Çözümleri çoktan bulmuþ, formüle etmiþtir. Geriye sadece, bu kurtuluþ reçetesini egemenlere de kabul ettirebilmek için, kitlelerin rýzasýný kazanýmda kalýr. Ýþte bir reformistin kafasýndaki, karmaþadan uzak, pürüzsüz asfalt yol. Amma ve lakin, ne halklarýn artýk ertelenemez hale gelen acil özlem ve ihtiyaçlarý, ne de egemenliði kaybetme korkusuyla yaþayan burjuvazi için, reformistimizin bu pürüzsüz yolu bir anlam ifade eder. Bütün sýnýflar için için kaynar, fokurdar ve her olayda tepkisini öfke dolu hareketlerle ifade etmeye baþlar. Þiddet dolu duygularýn pençesinde, en büyük hayal kýrýklýðýný yaþayanlar, toplumun en genç üyeleridir. Liselerin önünde satýrlar, býçaklar elden e- le dolaþýyor. Ve kendi kafasýnýn aydýnlýðýnda yaþayan reformist, toplumun çözülemeyen sorunlarýn bir dað gibi birikmesinin yol açtýðý þiddet olgusunu, TV dizilerine baðlayarak iþin içinden çýkar. Cevap hazýr, çözümü kolaydýr. Þiddet dolu dizileri yayýndan kaldýrmak. 150 yýl önce Marx, tarihin gördüðü en büyük kahramanlarýn bile, ancak sýnýrlý etkilere sahip olduðunu ortaya koymuþtu. Günümüzün sanal kahraman müsveddelerinin bir toplumu þekillendirebileceðini, ancak bir reformist hayal edebilirdi herhalde. Bir toplum bu denli yaygýn bir þiddet sarmalý içindeyken, burjuva egemenliðin en aþaðýlýk baskýlarýna maruz kalan ezilen uluslarýn gözü kara bir öfkeyle hareket etmesine kim þaþýrabilir? Amed den baþlayýp Ýstanbul a sýçrayan þiddeti gören reformizm, alarm çanlarý çalýyor. Asýl soru þudur: Þiddetin bu denli güncel bir olgu olduðu bir süreçte, ezilen Kürt halký þiddeti neden bu denli az gündemlerine alýyor? Bir reformistten farklý olarak, bir devrimcinin sorusu budur Reformizm. Bildiðiniz Gibi Amed de bir halkýn göðü fethetme giriþimine tanýk olduk. Çýplak gövdeleriyle tanklarýn üzerine yürüdüler, burjuvazinin en iyi korunan kurumlarýný kuþattýlar, meydan okudular. Fakat yüz karasý reformist, bakýn nasýl yaklaþýyor bu tarihi olaya: Diyarbakýr da baþlayýp yayýlan olaylarýn ana özelliði: cenazelere katýlan kimi gençlerin böyle bir kitle eyleminin duygusallýðý içinde her zaman olabilecek ve olan bazý taþkýnlýklarýna polisin müdahalesiyle yayýlýp geliþmiþtir (Ý. Çaralan. Evrensel, 3 Nisan) Mesaj yerini tam bulsun diye, ilgili yerleri yazar kendisi vurgulamýþ. Böylece, tek bir kalem darbesiyle, bu ayaklanmanýn asýl öznesi Kürt halký deðil, olsa olsa kimi gençler haline getiriliyor. Bütün bölge gerici ülkelerini korkutan, politik alaný altüst eden bu tarihi olaylar, bir reformistin kafasýna aynen böyle yansýyor: duygusallýkla hareket eden kimi gençlerin taþkýnlýklarý. Kürt halkýna, onun savaþan ve kanýný akýtan en fedakar unsurlarýna karþý, bundan daha büyük bir hakaret olabilir mi? Korku ve beklenti dolu kuru baðýrsak, hep ayný fos sesini çýkarmaya devam ediyor: Burjuvaziyi teskin ediyor; altý üstü duygusal bir taþkýnlýk!! Ayný zamanda uyanýktýr o. Kürt halkýnýn yüzbinler halinde toplandýðý alanlarda konuþma yapmýþ, alkýþ ve tezahürat açlýðýný defalarca gidermiþtir. Alkýþý caný gönülden kabul ederken, öfke ve þiddet dolu duygulara karþý yüzünü buruþturur. Gerçek duygu ve düþüncelerini saklayabilmek i- çin, kaleminin ustalýðýndan hiç beklenmeyen anlaþýlmasý zor laflar üretip, arkasýna siper alýr: Türkiye yi bir zenginlikler ülkesi ve kendilerini de bu ülkeyi yönetecek tek güç olduðunu iddia eden güçlerin yeni bir hamlesiyle karþý karþýyayýz. Bu görülmeden, sadece gösteri ydi, bomba patlamýþ tý gibi birebir olaylara dayanarak çözümler üretmek, bu asýl gücün amaçlarýna hizmet eder. Bunu da unutmayalým. (agy) Bu ülkeyi yöneten asýl güçlerin amaçlarýna hizmet etme suçlamasý kime yöneltiyor? Söz ve kalem erbabý, burada lafý karmakarýþýk edip, gerçek niyetini gizlemeye çalýþýyor ama nafile. Reformiste göre Kürt halký cenazelerini akýllý uslu gömmeli, öyle taþkýn gösterilerden medet ummamalý, hele bomba-momba iþlerine hiç tevessül etmemeli. Eðer Kürt halký, soylu öfkesini þiddetle dile getirirse, reformizme göre ka Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006

13 ranlýk güçlerin hizmetçisi olur. Reformizmin dost luðu, buraya kadardýr. Ve daha baþlangýçtýr bu. Kitlesel þiddetin daha kanlý aþamalarý geldiðinde, bugün gerçek niyetini anlaþýlmaz laflar arkasýna gizleyen reformizm, yarýn küfrünü açýktan savuracak. Geçmiþte bunu gördük, yaþadýk. Kürt halký ve emekçiler ne zaman kan, barut kokulu sýrat köprüsünden geçse, reformizmin çelmeleriyle karþýlaþtý. Emep ve çevresi kitlesel þiddetin ön plana çýktýðý her eylemi sýnýf mücadelesini gölgeliyor laflarýyla karalamaktan hiç vazgeçmedi. Bazen göreli, bazen açýktan. Reformizmde deðiþen bir þey yok. Aþýrýlýklar ve Devrim Amed de baþlayan ayaklanmanýn Ýstanbul gibi metropollerdeki yankýsý þiddet doluydu. Ve bu þiddet, kimi aþýrýlýklarý beraberinde taþýyarak, olaylarla alakasý olmayan insanlarýn ölümlerine neden oldu. Böylesi durumlar ilk kez yaþanmýyor. Geçmiþten bu yana proleter devrimciler bu türden istem dýþý olaylar karþýsýnda enternasyonalizme uyumlu bir tavýr sergilediler. Bu tavrýn ana unsuru neydi? Birincisi, ele aldýðýmýz olaylar, bir kitle hareketinin, geniþ çaplý bir isyanýn parçasýdýr. Böyle bir isyana, geniþ kitleler olmadan, bir halk hareketine dayanmadan, giriþilemez bile. Kitlesel bir halk hareketi içinde, örgütlü ve hedeflerin yüceliði ile donanmýþ bilinçli insanlar kadar; yalnýzca düþmana duyduðu soylu-haklý öfkeyle davranan ve hedefleri konusunda belirgin hiçbir fikri olmayan insanlar da bulunur. Hatta daha ileri gidelim: bu geniþ kitleler içerisinde kýþkýrtýcýlar, satýlmýþlar, hasta ruhlu insanlar bile olabilir. Eðer söz konusu olan, geniþ kitlelere dayanan yaygýn bir hareketse, bu tür insanlarýn genel akýþ içerisinde kitlelerin arasýna karýþmasýný engellemek imkânsýzdýr. Bu imkânsýzlýðý bahane ederek, kitlelerin soylu öfkelerini þiddet yoluyla dile getirmelerini suçlamak, en hafifinden devrim düþmanlýðýdýr. Ýkincisi, ele aldýðýmýz kitlesel þiddet, ezilen ulusun þiddetidir. Ve ezilen uluslara özgü karakter taþýyor. Hayatýn hemen her alanýnda baský altýna alýnan, aþaðýlanan, dýþlanan ve inanýlmaz þiddete maruz kalan, bu nedenlerden ötürü Türk olan her þeye öfke duyma hakký olan yüz binler var. E- zilen uluslara özgü bu öfkeyi suçlu ilan etmek, þovenizme verilen bir ödüldür. En kritik anlarda burjuvazinin aðzýndan konuþmaktýr. Kürt halký, 25 milyonluk bir halk ve Türk olan her þeye öfke duygusunu taþýyanlar, hiç de az deðil. Hem bu öfke, hem de ezilen ulusun ezen ulusa duyduðu güvensizlik, haklý nedenlere dayanýyor. Enternasyonalist devrimci tavýr, bu güvensizliði ezen ulus emekçilerinin çabasýyla tamir etmeye giriþmektir. Oysa, kimi küçük-burjuva devrimcileri, sosyal-þoven bir tutum içine girerek, Kürt halkýnýn Türk halkýna güven vermesi gerektiðinden söz edebiliyorlar. Bu türden sakat görüþler, iki halk arasýndaki güvensizliðin, ezen-ezilen ulus çeliþkisine dayandýðýný unutarak, suçu UKH nin halka zarar veren eylem çizgisi ne yüklüyorlar. Elde edilen tek sonuç, Kürt halkýnýn -böylelerine taktýðý adla- Türk Solu na olan güvensizliðini derinleþtirmesi oluyor. Mavi Çarþý olayý sonrasýnda bu türden Türk Solu nun içine girdiði olumsuz tutum, belleklerde hala çok tazedir. Küçük-burjuva devrimcileri, halklar arasýndaki birleþik mücadele eðilimlerine bu tutumlarýyla darbe vururken, þovenizm at oynatabileceði daha geniþ alanlar buluyor. Ezen ulus þovenizminden nefret edenler olmadan, Kürt halkýnýn kitlesel hareketini yaratmak mümkün mü? Onbinlerin sokaða döküldüðü ve kitlesel þiddetle burjuvazinin üzerine yürüdüðü çatýþma ortamýnda, ezen ulusun bireylerine karþý bu duygularla ya da baþka kaygýlarla hareket edenleri, týpký maydanoz ayýklar gibi ayýklayabileceðini iddia eden var mý? Bunun garantisini kim verebilir? Ben veririm diyenler, ya bugüne kadar tek bir gerçek kitle hareketi yönetmemiþtir ya da toplumsal bir devrimin ancak en geniþ yýðýnlar tarafýndan gerçekleþtirileceðini anlayamayacak denli dar kafalýdýr. Üçüncüsü, iç savaþlar olaðanüstü karmaþa dönemleridir ve þiddet dolu bu dönemler, kaçýnýlmaz olarak aþýrýlýklarý içerir. Kitleler, politik tavýrlarýný zora dayalý eylemlerle dile getirir. Aþýrýlýklardan kaçýnabilmiþ tek bir iç savaþ dönemi, tek bir toplumsal devrim gösterilebilir mi? Özellikle uzun yýllar iç savaþ içerisinde yaþamýþ ve keskin kutuplaþmalarla biçimlenmiþ bir toplumda, kural tanýmayan aþýrýlýklar, dizginlenemeyen öfkeli kabarýþlar, karmaþayý daha da artýrýrlar. Ýç savaþlar uzadýkça, aþýrýlýklara meydan veren karmaþa azalmaz, aksine çoðalýr. Devrimci sýnýflar, yüzlerce kez sarstýklarý ama bir türlü deviremedikleri burjuva egemenliðin hala iktidarda o- luþunun semeresini, iþte böyle çekerler. Proletaryanýn Özgeci Tutumu Uzun iç savaþlarýn artýk kaçýnýlmaz bir parçasý haline gelen aþýrýlýklarý suçlamak, ezilen ulusun güvensizlik duygularýný derinleþtirmekten baþka bir iþe yaramýyor. Kaldý ki reformizm, devrimin kitlesel zor 66. Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006 yöntemlerini karalamak için, bu tür aþýrýlýklara küfretme þansýný hiç kaçýrmýyor. Proletaryanýn tavrý her zaman, devrimin a- þýrýlýklarýnýn temelindeki haklý ve soylu öfkeye biçim vermek için çabalamak olmuþtur. Verili durumu göz önüne alarak, bu tavrý bir kez daha somutlayalým. Amed de patlak veren; kýsa sürede Kürt halkýnýn en yoksul kesimlerinin kitlesel isyanýna dönüþen olaylarda, burjuvazi, þiddette sýnýr tanýmadý. Hedef gözetilerek yapýlan atýþlarla çocuklar öldürüldü. Burjuva terörün sýnýr tanýmadýðýna dair bu a- çýk mesaj, Kürt halkýnýn öfkesini daha da alevlendirdi. Bu aþamada, kitlesel zorun, hedefini þaþýran aþýrýlýklara kaymasý, neredeyse kaçýnýlmaz hale geldi. Proletarya dahil, hiçbir devrimci kesim, ateþler çemberi içinde kalan bir halka, ezberden ve hariçten gazel okuyarak yön veremez. Kürt halký, ateþ çemberi dýþýndan kendisine yönelen eleþtiri ve yönlendirmeleri, ne denli haklý ve doðru olursa olsun, samimi saymaz, özgecil görmez. Devrimci bir halk, ancak bu þekilde davranarak saðlam, devrimci karakter kazanýr. Hariçten gazel okuyanlarý ciddiye alabilecek bir halk, elbette devrimci kalamazdý. Elbette özgecilik var, özgecilik var. SDP gibi reformistlerin özgeciliðine bir bakýn hele: Her zaman Kürt halkýnýn yanýnda olduklarýný söylerler. Ama ne zaman ki Kürt halký kitlesel þiddetle ayaða kalkar ve ateþ çemberlerine dalar, o zaman bu parti, çemberin dýþýnda kendini tutmak i- çin, teori yapmaya baþlar: bölgede devrimci bir kriz var ama bizde yok. Dolayýsýyla, onlar ateþ çemberinden geçmeye devam etsinler, biz de barýþ için barýþçýl çabalar gösterelim. SDP türü özgecilik böyledir iþte. Bugüne dek proletarya, devrimin aþýrýlýklarýný deðil, burjuvazinin sýnýr tanýmayan vahþetini ön plana çýkardý, çýkarmaya devam edecektir. Kürt halkýnýn haklý ve soylu öfkesini, kimi zaman aþýrýlýklara kaçtýðý için suçlamak yerine bu öfkeyi birleþik mücadeleyi güçlendiren bir unsura çevirmek, enternasyonalist devrimcilerin omuzlarýndadýr, baþka kimsenin deðil. Kürt halkýnýn içinden geçtiði ateþ çemberlerine cesaret ve cüretle dahil olmadan, bu görev omuzlanamaz. Proletarya, haklý ve soylu öfkeye, hedeflerinin netliði ile biçim verir. Kürt halkýna, eðer zafer kazanmak istiyorlarsa, diðer halklarla mücadele birliðini geliþtirmesi gerektiðini döne döne anlatmak, yalnýzca o ateþ çemberi içindeyken samimi bulunabilir. Ve Kürt halký, mücadele birliðinin önemini kavradýðý oranda, kendi içinde aþýrýlýklara temel olan unsurlarýn etkisini köreltmeyi öðrenecektir. 13

14 Zindanlarý Yýkacak ZAFERÝ BÝZ KAZANACAÐIZ! ÖLÜM ORUCU SÜRÜYOR Serpil Cabadan Ölüm Orucu Eylemi nin 305. Gününde Tüm dünya üzerinde devrimin büyük fýrtýnalarýnýn estiði bu tarihsel dönemde, zindanlardaki büyük tarihsel eylem devam ediyor. Devrimin kýzýl karanfilleri, gün be gün eriyen bedenlerinde devrimi büyütüyorlar. Þiþli deki direniþ evi nde Ölüm Orucu Eylemi ni büyük bir kararlýlýkla sürdüren Fatma Koyupýnar, 23 Nisan itibarýyla eyleminin 351. gününde. F Tipi zindanlarda Ölüm Orucu Eylemi ni sürdüren Serpilimiz bugün 305. gününde. Þeyhmuz Poyraz ise 139. günüde. Müvekkilerinin haklarýný savunmaya devam eden ve Þiþli deki direniþ evinde Ölüm Orucu Eylemi ni sürdüren Avukat Behiç Aþçý ise eyleminin 22. gününde. Onlar tarihin en güzel yerinde son sözü hep direnenlerin söyleyeceði bilinciyle merdivenlerinin çengelini yýldýzlara asarak güneþi içenlerin türküsünü söylemeye devam ediyorlar. ÖLÜM ORUCU SÜRÜYOR SÜRECEK ZAFERE KADAR! Avukat Behiç Aþçý ve Fatma Koyupýnar a Ziyaret Ayýþýðý Sanat Merkezi nin davetlisi olarak Savaþ ve Kadýn konulu sempozyuma katýlmak için Türkiye ye gelen Avukat Saher Mahdi, eþi Abu Ali ve þair dostumuz Ruhan Mavruk i- le birlikte, Þiþli deki direniþ evinde Ö- lüm Orucu eylemini sürdüren Behiç Aþçý ve Fatma Koyupýnar ý ziyarete gittik. Saher Mahdi açýsýndan, meslektaþ dayanýþmasýnýn çok ötesinde anlamlara sahip olan bu ziyarette, çok sýcak ve duygulu anlar yaþandý. Ayný zamanda da þair olan Saher Mahdi in Arapça okuduðu ve direniþteki Baðdat ý anlatan þiiri dize dize Türkçeye çevrilerek de okundu. Ýki ayrý ülkenin direniþçilerinin bir araya gelmesi, enternasyonal dayanýþmanýn güzel bir örneðini oluþturdu. Saher Mahdi, yaptýðý konuþmada, Irak ta açýktan bir iþgal yaþandýðýný ve emperyalizmin saldýrýlarýna karþý direndiklerini, bundan sonra da direnmeye devam edeceklerini vurguladý. Türkiye de ise gizli bir iþgal yaþandýðýnýn altýný çizen Saher Mahdi, Behiç Aþçý gibi insanlarýn da emperyalizme karþý direndiklerini söyledi. Saher Mahdi, bu direniþten çok þey öðrendiklerini, avukat olarak kendisinin özel dersler çýkardýðýný belirtti. Bu cesur ve kararlý insanlarýn direniþini desteklediðini ve zaferi kazanacaklarýna inandýðýný söyleyen Saher Mahdi, ayný zamanda Irak Özgürlük Cephesi nin dayanýþma mesajýný iletti. Avukat Behiç Aþçý ise, kendisinin müvekkillerini savunmaya devam ettiðini, Ölüm Orucu Eylemi ne baþlamasýnýn avukatlarý sarstýðýný ve harekete geçirdiðini, verilen mücadelenin Irak ta ve Türkiye de emperyalizme karþý olduðunu, Irak direniþinin kendilerine bu mücadelede güç verdiðini söyledi. Bu sýcak sohbetler olurken, uykuda olan Fatma Koyupýnar ýn uyandýðýnýn haberinin gelmesiyle, hep birlikte, direniþinin 345. gününde olan Fatma Koyupýnar ýn yanýna geçtik. Siper yoldaþýmýz, bizi her zamanki gülen gözleriyle karþýladý. Saher Mahdi, burada yaptýðý konuþmada, böyle büyük direniþçileri tanýmaktan dolayý onur duyduðunu, zaferi kazanacaklarýna inandýðýný, Irak Direniþ Savaþýnýn Türkiye deki devrimci ve komünistler hakkýnda yeterli bilgiye sahip olmadýðýný, ama burada gördüklerinin kendisini çok etkilediðini ve kendisiyle birlikte Irak a götüreceðini, Fatma Koyupýnar ý zaferi kazanmýþ ve saðlýðýna kavuþmuþ olarak görmek istediklerini belirtti. Fatma Koyupýnar da yaptýðý konuþmada, ülkelerini iþgal etmeye gelen emperyalistlerin bunu asla baþaramayacaklarýný, alýnlarýnýn ortasýna bir kurþun yiyerek çýkýp gideceklerini söyledi. Fatma Koyupýnar ý daha fazla yormak istemeyen konuklarýmýz, onun elini sýmsýký tuttuktan sonra yanýndan ayrýldýlar. Daha sonra Avukat Behiç Aþçý nýn bulunduðu bölümde, açýlan deftere Saher Mahdi, Þair Ruhan Mavruk ve biz, duygu ve düþüncelerimizi yazdýk. Bir müddet daha süren sýcak sohbetlerin sonrasýnda direniþ evinden ayrýldýk.r 14 DETAK a ulaþmak için adresi: 66. Say / 26 Nisan-10 May s 2006

15 DEVRÝMCÝ SANAT SUSTURULAMADI Açýldýðý günden bu yana uðradýðý yoðun baskýlara; dinci gerici AKP li belediye baþkaný ve jandarmanýn iþbirliðiyle defalarca mühürlenmesine, kurum çalýþanlarýnýn alçakça bir komplo ile tutuklanmasýna raðmen devrimci sanat üretiminden vazgeçmeyen Sarýgazi Ekin Sanat Merkezi, 15 Nisan Cumartesi günü Sanatla Dayanýþma adý altýnda bir etkinlik düzenledi. Etkinlik öncesi hummalý bir çalýþma ve herkeste heyecan vardý. Salon düzenlendi, her þey tekrar kontrol edildi. Ve etkinlik saatine dek hiç durmadan çalýþýldý. Etkinlik akþam saat 19:00 da, ölümsüzleþen tüm devrim neferleri adýna bir dakikalýk saygý duruþu ile baþladý. Daha sonra geçmiþten bugüne Ayýþýðý Ekin Sanat Merkezi faaliyetleri ile ilgili bir slayt gösterimi yapýldý. Hemen ardýndan þiir grubu sahne alarak dillendirdiði þiirlerle duygu dolu anlar yaþattý. Sonra Iraklý konuk Saher Mahdi sahneye davet edildi. Mahdi, konuþmasýna Baðdat adlý bir þiir okuyarak baþladý daha sonra Irak taki direniþten ve zaferin çok yakýnda olduðundan bahsetti. Her ne kadar dilimizi konuþamasa da söylediklerini çeviriyle anlasak da okuduðu þiir herkesi büyüledi ve adeta direniþi salondaki herkesin yüreðine iþledi. Zafere olan inanç bir kez daha yinelendi. Mahdi nin konuþmasýnýn ardýndan DÝK (Devrimci Ýþçi Komiteleri) ve Zafere Kadar Genç Yoldaþ Dergisi nin gönderdiði mesajlar okundu. Ayýþýðý Ekin Sanat Merkezi nin desteklendiði dile getirilen mesajlarda, tüm iþçi-emekçi ve öðrenciler 1 Mayýs ta 1 Mayýs Alaný na, Taksim e çaðrýldý ve 6 Mayýs ta Ankara da yapýlacak olan Denizlerin anmasýna ve mitingine herkes davet edildi. Salonda etkinlik boyunca aralarla Umudumuz Kavgada Kavgamýz Sanatýmýzla sloganý atýldý. Artýk onca þiir ve konuþmanýn ardýndan müzik zamaný gelmiþti ve Grup Çöl Rüzgarý sahne aldý. Ýlk önce bir semah parçasý söyledi ardýndan da halay parçalarýyla salondaki herkesi coþturdu. Uzun bir süre omuz omuza halaylar çekildi. Hemen ardýndan Kazým Koyuncu nun iki parçasý söylenerek halaylara son verildi. Ama müzik daha bitmedi. Daha sýrada yýllardýr söylediði parçalarla gönüllere taht kuran Ali Asker vardý. Ali Asker söylediði parçalarý zaman zaman mücadele eden devrimcilere ithaf etti. Ali Asker in söylediði türkülerle etkinlik sona erdi. 66. Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs

16 Ne Yaparsanýz Yapýn Devrimi Engelleyemeyeceksiniz 6 Mayýs Çalýþmalarý Saldýrýlarla Baþladý Ve büyük yürüyüþ, büyük heyecan baþladý... Ýdam ediliþlerinin 34. yýlýna giriyoruz. Katledildiklerinden bu güne kadar, onlar için hiç miting yapýlmadý. 34 sene sonra ilk kez, Denizlerin yoldaþlarý Leninistler olarak, Denizlere layýk, Ankara da bir miting hazýrlýyoruz. Bu mitingin ilk çalýþmasý olarak bölgemiz Ýkitelli de 9 Nisan Pazar sabah saat sýralarýnda hazýrladýðýmýz 6 Mayýs / Halkýn Denizi Denizleþen Halkla Buluþuyor / Ekin Sanat Merkezi þablonlarýyla iþçilerin, emekçilerin göreceði yerlere yazýlamalar yaptýk. Parseller Caddesi Onur Market karþýsýna geldiðimizde gezici polis karakolu aracýnda bulunan polisler, yazýlama yapan Leninistlere vahþice saldýrmýþ, okurumuz Süleyman KAÞIKÇI gözaltýna alýnmýþtýr. Gözaltýna alýnýrken iþkenceci katil polislerin tekme yumruklarla saldýrýsýna maruz kalan Süleyman Kaþýkçý yere zorla yatýrýlarak, yerlerde sürüklenmiþ ve elleri aradan ters þekilde zorla kelepçelenerek, son kertesine kadar sýkýlmýþ, bilekleri yaralanmýþtýr. Karakolda fiziki ve sözlü saldýrý sürmüþ, arkadaþýmýz tehdit ve hakaretlere maruz kalmýþtýr. Daha sonra karakola gelen 7 tane Sefaköy sivil TMÞ polisleri Süleyman Kaþýkçý ya saldýrmýþ, ormana götürüp öldürmekle tehdit etmiþtir. Çeþitli sorular sorarak, bölgedeki konumunu öðrenmek istemiþler, istediklerini alamayýnca polislerin þefi, bizim yüzümüze iyi bak beni unutma sana yakýnda öyle bir iz býrakacaðým ki, ömür boyu unutamayacaksýn diyerek tehdit etmiþtir. Arkadaþýmýz bu tehditlere gereken cevabý vermiþ, devrimin o ve onun gibilerinin peþinde olduðunu suratlarýna haykýrmýþtýr. Arkadaþýmýz daha sonra aranmasý olduðu gerekçesiyle Beyoðlu adliyesine götürülmüþ, serbest býrakýlýnca da baþka aranmasý var diyerek Ýstanbul Adliyesi ne götürülmüþ, akþam 17:00 sularýnda Aksaray da serbest býrakýlmýþtýr. Faþist devlet þunu iyi bilmelidir ki Leninist politikalar, Denizlerin yoldaþlarý tarafýndan emekçi halka ulaþtýrýlmaya devam edecek. Biliyoruz ki, bu saldýrý onlarýn bir çöküþe girmiþ olmalarýnýn acizliðindendir. Þimdi Denizler gibi ileri atýlmanýn zamanýdýr. Baskýlar devrimi engelleyemez. Ýkitelli de Saldýrýlar ve Tehditler Sürüyor! Ýkitelli de saldýrýlar devam ediyor. 6 Mayýs mitingi hazýrlýklarý çerçevesinde 13 Nisan Perþembe akþamý, saat 21:00 sularýnda Halkýn Denizi Denizleþen Halkla Buluþuyor Mücadele Birliði imzalý afiþleri asarken Mücadele Birliði okurlarý Süleyman Kaþýkçý ve Haydar Bayar gözaltýna alýnmýþ ve Ýkitelli karakoluna götürülmüþlerdir. Daha sonra karakola gelen Vatan ve Sefaköy Terörle Mücadele Þubesi polisleri, 3 gün aradan sonra tekrar gözaltýna alýnan okurumuz Süleyman Kaþýkçý yý tekrar tehdit etmiþlerdir. Bir de okurumuzun tutuklanmasý için sana muhtarlýðýn molotoflanmasý eylemini de yýkalým da gör, bir cezaevinde söyleyelim de sana özel yönelim göstersinler, sen bizim baþýmýza bela mýsýn, bir daha gelirsen þubeden ölün çýkar diyerek tehditler savurmuþlar ve sinirden kudurmuþ bir þekilde saldýrmýþlardýr. Sonrasýnda ise para cezasý kesmiþlerdir. Gece 02:00 de serbest kalan okurlarýmýza bu ilk saldýrý deðildir. Biz biliyoruz ki son da olmayacak. Ama onlarýn tehditler savururken unuttuklarý bir þey var: DEVRÝM katillerin, iþkencecilerin, tecavüzcülerin peþinde... Ýkitelli de Saldýrýlar 1 Mayýs ýn yaklaþtýðý þu günlerde çeliþkiler iyiden iyiye netleþti. Kýzýl 1 Mayýs geçen senelerde olduðu gibi bu sene de Leninistler tarafýndan özüne uygun bir þekilde Taksim de saat 12:00 de kutlanacak. Geçen sene, bir dahaki sene kesin Taksim deyiz diyenler, yine Taksim e sýrt çevirdiler. Bilmiyorlar ki Taksim e sýrt çevirmek demek devrime sýrt çevirmek demektir... Söylemenin en iyi yolu yapmaktýr diyen Leninistler, bu sene de söylediðini yapýyor ve Taksim e çýkmaya hazýrlanýyor. Bunun karþýlýðýnda burjuvazinin de saldýrýlarý gün geçtikçe artýyor. Bu saldýrýlar Ýkitelli de daha yoðun yaþanýyor. Her bölgede olduðu gibi Ýkitelli de de önlükler giyip megafonla sesli ajitasyon yapan Mücadele Birliði okurlarý, akþam saatlerinde evlere, yoldan geçen insanlara, kahvelere, iþyerlerine bildiri daðýtýyor ve Leninistlerin 1 Mayýs ta yine saat 12:00 de Taksim Meydaný nda olacaðýný duyurarak tüm emekçileri Taksim e çaðýrýyor. 21 Nisan akþamý saat 20:00 sularýnda Leninistler, önlükler giyerek megafonla sesli ajitasyon yaparak bildiri daðýtýmýna baþladý. Ýnsanlarýn ilk sokaktan itibaren ilgiyle karþýladýðý çalýþmada balkonlardan insanlar zafer iþareti ve alkýþla Leninistlere destek veriyorlardý. Esnaflar ise, Ýkitelli sizinle gurur duyuyor diyorlardý. Dört sokak boyunca ajitasyon yapan Leninistlere 5.sokakta saldýran polis, Parseller Caddesi nde 1 hafta içinde iki kere gözaltýna aldýðý arkadaþýmýz Süleyman Kaþýkçý ya saldýrmýþ ve tekrar gözaltýna almaya çalýþmýþtýr. Kelepçeyi uzun süre takamayan iki polis 20 dakika arkadaþýmýzý polis otosuna sokamamýþtýr. Slogan atan ve bir anda otonun etrafýnda toplanan esnaf ve emekçilere ajitasyon yapan okurumuzu yerde sürükleyerek saldýrmýþlar ve halk iyiden iyiye toplanýp tepki gösterince, polisler geri adým atmýþlardýr. Halk galeyana gelecek bindir þunu gidelim diyen polisler birbirleri ile tartýþmýþ, arkadaþýmýzý arabaya sokamayýnca bu PKK lý diyerek halký kýþkýrtmaya çalýþmýþtýr. Bir kaç faþist de akýllarýnca polise destek vermek istemiþ ama arkadaþýmýz burasý sizin faþist mahalleniz deðil, devrimcilerin mahallesi diyerek polisi ve sivil faþistleri uyarmýþtýr. Bunun üzerine geri adým atmýþlardýr. Bu esnada yoldaþýna yardýma gelen bir bayan Leninist polise müdahale etmiþtir. Polis onu da gözaltýna almak istemiþ, ama buna etrafa toplanan esnaflar engel olmuþ, arkadaþýmýzý iþkencecilerin eline vermemiþlerdir. Arkadaþýmýz karakola götürülürken, bir bayan okurumuz yere düþen bildirileri insanlara daðýtmýþ ve ajitasyon yapmýþtýr. Karakola gelen Sefaköy timleri, yine mi sen geldin, artýk yeter, muhtarlýðýn molotoflanmasýný sana yýkacaðýz, o gittiðin Ekin Sanat ý da tinercilere yaktýrýcam, buradan da kurtulursan, seni sokak arasýnda indiricem, kayýplar listesine yazacaðým seni, sana bundan sonra özel önlem alacaðýz ona göre kendine dikkat et diyerek arkadaþýmýzý tehdit etmiþ, daha sonra da saldýrmýþlardýr. Karakolda bekletilen arkadaþýmýz, gece 12:00 de para cezasý kesilerek serbest býrakýlmýþtýr. Saldýrýlar Ýkitelli de gün be gün artýyor. Çünkü onlar da Leninist Partinin politikalarýnýn Ýkitelli de emekçi halký tam anlamýyla sardýðý zaman, onlarý ne gibi tehlikelerin beklediðini çok iyi biliyorlar... BASKILAR GÖZALTILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ! 1 MAYIS TA 1 MAYIS ALANI NA TAKSÝM E DENÝZ, YUSUF, ÝNAN, SAVAÞA DEVAM! Ýkitelli den Mücadele Birliði Okurlarý Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006

17 Ama Mutlaka Bir Gün Biz Kazanacaðýz GAZÝ DE 1 MAYIS ÇALIÞMALARI Proletaryanýn kapitalizme karþý birlik, dayanýþma ve mücadele günü olan 1 Mayýs yaklaþtýkça heyecanlar artýyor. Bu sene de 1 Mayýs, içi boþaltýlarak anlam ve öneminin dýþýnda yerlerde kutlanýyor, Leninistler dýþýnda. 1 Mayýs ý Kýzýl Meydan da Taksim de kutlayacak olan Leninistler, çalýþmalarýna aralýksýz devam ediyor. Bu çalýþmalardan birisi de Gazi Mahallesi nde düzenli o- larak her gün yapýlan sesli ajitasyon propaganda çalýþmalarý. 21 Nisan da yapýlan çalýþmalarý sizlerle paylaþmak istiyoruz: Akþam saat 18:30 da üzerinde 1 Mayýs ta Taksim e yazýlý Deniz tiþörtleri giyildi. Daha sonra mikrofonla Heykel Park, Sekizevler Caddesi nden Cemevi önüne kadar sesli ajitasyonla Gazi halký 1 Mayýs ta Taksim e çaðrýldý: Ýþçiler, e- 66. Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006 Merhaba Y.E. Mücadele Birliði okurlarý; Ben emekçiyim, yaþadýðýmýz þehrin sokaklarýnýn toplumsal açýdan daha temiz olabilmesi için emek harcayan bir temizlik iþçisiyim. Halkýmýzýn deyimiyle çöpçüyüm. Her emekçinin yaþadýðý bin bir zorluðun kendisini bu iþ kolunda da görebilirsiniz. Öncelikle bu sorunlarýn doðmasýndaki asýl nedenin kendisini iyi bilmeliyiz ve anlamalýyýz. Tabii ki bu sorunun ana nedeni iþçi sýnýfýnýn örgütsüz oluþudur. Bilindiði üzre belediyenin asli görevlerinden bir tanesi de beldenin temizliðidir. Yerel Yönetimler Yasasý na göre, taþeron firma a- racýlýðýyla belediyeler temizlik, park, bahçe, yol vb. iþlerini taþeron firmalara verebilir ve hatta taþeron firma da baþka bir firmaya iþini yaptýrabilir. Bu düzenlemenin kendisi aslýnda iþçi sýnýfýnýn mücadelesini hedef almaktadýr. Amaç, kelimenin tam anlamýyla iþçi sýnýfý mücadelesini baltalamaktýr. Özelleþtirmenin esprisi tekellere yeni rant alanlarý yaratmak, para babalarýnýn parasýna para katmaktan baþka bir þey deðildir. Özelleþtirmeden önce belediye bünyesinde çalýþan iþçiler sendikalýydý, yani örgütlüydü de diyebiliriz. Tabii ki asgari ücretin üzerinde bir ücretle çalýþýyorlardý ve iþçiler diðer sosyal haklarýný sendikal yollardan elde ediyorlardý. Özelleþtirmeyle birlikte bu kazanýlmýþ haklarýn kendisini iþçiden alan yerel yönetimler daha büyük maliyetlerle bugün için taþeron firmalara peþkeþ çekiyorlar. Evet belki, özelleþtirmeyle birlikte artan bir iþçi sayýsý oldu ve hatta sokaklarýmýzda süpürgeci iþçileri de görebiliriz. Bu iþçiler o beldenin de ayný zamanda sakinleridir. Bilindiði gibi çevre ve temizlik vergisi adý altýnda alýnan bu ödenekleri biz temizlik iþçileri de ödüyoruz. Taþeron firmalar bu durumda sadece organizasyonu saðlayan konumlarýnýn dýþýnda, hiçbir iþ görmeyen birer para babasýdýr. Bunlar, belediye ile iþçiler arasýnda bir köprü konumundadýr. Eline bir çöp dahi deðdirmeden trilyonlar kazanan birer sömürücüdürler. Her yýl aldýðý ihalelerle trilyonlarýna trilyon katar. Akmercan Temizlik bunlardan bir tanesidir. Akmercan iþçileri asgari ücretle çalýþmaktadýr. Saatlerce arabanýn arkasýndan koþan biz iþçiler günlük en az 12 ton, en fazla ton arasýnda çöp atmaktayýz. Ton hesabýndan yola çýkarsak bunu aylýða vurduðumuzda çok komik bir ücret karþýlýðý bu iþi yaptýðýmýzý görebilirsiniz. Bu ücret karþýlýðýnda yaptýðýmýz iþin her türlü tehlikesi var. Örneðin; bilinçsizce çöp poþetinin içine konulan cam kýrýklarýnýn açtýðý derin kesiklikler. Böyle bir durumda parmaðýný kaybeden iþçi arkadaþlarýmýz dahi var. Zamanýnda çöpünü çýkartmayýp, sýrf çöpü alýnsýn da ne olursa olsun deyip 5. kattan hýzla atan bilinçsiz vatandaþlarýmýzdan kaynaklý sakatlanan ve hatta Zeytinburnu beldesinde yaþamýný kaybetmiþ bir iþçinin olduðunu biliyor musunuz? Bize verilen malzemelerin iþ elbisemizin dýþýnda ayný zamanda iþ kazalarýna ve mesleki oluþabilecek hastalýklara karþý koruduðunu söylemek komik olsa gerek. Bize verilen yaðmurluklarýn su almasýndan kaynaklý, iþin doðasý gereði bir de sokaktayýz, tabii ki saatlerce yaðan yaðmurun altýnda ne durumda olduðumuzu tahmin edebilirsiniz. Her yanýmýz su içinde, soðuk rüzgarla birlikte parmaklarýnýn ucunu dahi hissetmeyen iþçilerin homurdanmalarýna belki þahit olmuþsunuzdur. Hele hele o soðuk kýþ aylarýnda kulaklarýmýzý boðan o soðuðun sesi beynimde yer ediyor ve sýrtýmýzdan geçinenlere rahmet okutan küfürlerimiz geliyor aklýma. Ýki kez greve giriþtik, ikisinde de patron galip çýktý. Niye mi? Sýnýf bilinçli iþçi olamadýðýmýzdan yani örgütsüz oluþumuzdan kaynaklý. Patrona yalakalýk yapanlardan kaynaklý kazanamadýk. Ama mutlaka bir gün biz kazanacaðýz. Yazýnýn baþýnda da belirttiðim gibi, temizlik iþçisiyim, günde ton arasýnda çöp atan bir emekçiyim. Asgari ücret alan, bir de SSK dan baþkaca hiçbir þeyi olmayan, zincirlerimi katmazsak, bu þartlarda yaþamýný idame ettirmeye çalýþan bir emekçi... Ýnanýr mýsýnýz onlarca çöp atmama raðmen, haftada bir çöp poþetini dahi zor dolduruyorum. Çünkü aldýðýmýz ücretle tüketim yapma olanaðýmýz yok, saðlýklý beslenemiyoruz. Yetmiyor!.. Evli olup en az bir veya iki çocuða sahip olan iþçi arkadaþlarýmýz direnip haklarýný örgütlü bir þekilde almak yerine çareyi ek bir iþte çalýþmakta bulmuþlar. Ee, iyi beslenemeyen yorgun ve uykusuz düþen vücut nereye kadar dayanabilir ki? Ýnsan sosyal bir varlýktýr diyoruz, býrakýn sosyal bir etkinlikte olmayý, çocuklarýnýn dahi yüzünü göremeyen iþçiler var. Ýnsanlarla iletiþim kurmakta dahi zorlanabiliyoruz. Eve geç saatlerde giden bu insanlar doðal olarak o saatte uyuyan çocuðuyla görüþemiyor. Nasýl bir tiyatroya, sinemaya ya da toplumu ilgilendiren toplumsal içerikli bir söyleþiye katýlsýn? Yazýklar olsun demek geliyor içimden yazýklar olsun. Gazi den Bir Ýþçi mekçiler, gençler, kadýnlar kapitalizmin bize sunduðu yoz kültüre hayýr demek için, ücretsiz saðlýk, ulaþým, eðitim hakký için, 1 Mayýs ta, saat12:00 da Taksim Meydaný nda buluþalým. Kapitalizm öldürür sosyalizm güldürür. Gülmek herkesin hakký. Kuþlama ve pullamalar yapýldý, 1 Mayýs ta Taksim e çaðrý yapan bildiriler daðýtýldý. Yapýlan sesli ajitasyona ve daðýtýlan bildirilere Gazi halký yoðun bir ilgi gösterdi. Geçilen yol boyunca balkonlarda aileler kimi zaman alkýþlayarak, kimi zaman da 1 Mayýs ta Taksim de olmanýn anlamýný sorarak ilgisini gösteriyordu. Bu þekilde yapýlan ajitasyon ve propaganda çalýþmasý, akþam saat: 21:00 a kadar sürdü. Daha sonra Ayýþýðý Sanat Merkezi nde içlerinde çeþitli iþ kollarýndan iþçilerin bulunduðu iþçilerle 1 Mayýs ýn tarihi üzerine sohbet edildi. 1 Mayýs ta neden Taksim de olmak gerektiði konuþuldu. Tüm Gazi sokaklarý gezilerek bu çalýþmalar 1 Mayýs a kadar her gün yapýlacak. 17

18 Erzincan Faþizme Mezar Olacak Bütün dünya ile beraber üzerinde yaþadýðýmýz topraklarda da kapitalizmin yaþadýðý buhran, sýnýf çatýþmasýný kaçýnýlmaz hale getirmiþtir. Tarihi süreç içinde edinilen tecrübeler göstermiþtir ki sýnýf savaþýmýnýn kaçýnýlmaz hal aldýðý dönemlerde kapitalist sistem varlýðýný devam ettirebilmek, sýnýf savaþýmýnýn üstünü örterek içinde bulunduðu yýkýmý geciktirmek için faþist örgütlerle iþbirliði içine girmiþ ve birçok katliam gerçekleþtirmiþtir. 8 Nisan günü Erzincan Gençlik Derneði üyelerinin tecridi protesto için Vakýflar Ýþhaný önünde düzenledikleri basýn açýklamasýna polisin toplayarak getirdiði Alperenler Ocaklarý mensubu 100 kadar faþist, polisin de desteðini alarak saldýrmýþtýr. Saldýrý sonucu linç edilmeye çalýþýlan protestocu eylemciler, bu faþist saldýrýlarý da protesto etmek için iki gün sonra gene Vakýflar Ýþhaný önünde toplanmýþlardýr. Ve yine faþist polis, yine faþist köpeklerini yanýna alarak bu gruba saldýrmýþ, tesadüfen eylem alanýnýn olduðu yerden geçmekte olan DTP Ýl Baþkaný Hüseyin ÞAHÝN i hedef göstererek, yine salyalý köpekleriyle beraber saldýrmýþtýr. Alevi halkýn yoðunlukta olduðu Cumhuriyet Mahallesi ne yönelmiþ ve polis ile faþist köpeklerinin mahalle sakini birçok insana saldýrmasý kýsa zamanda birçok yerde yanký bulmuþtu. Biz de Eskiþehir de bu faþist saldýrýyý protesto etmek için Mücadele Birliði, SDP, ESGD, Devrimci Demokrasi, BDSP, ESP, EHP, Halkevleri olarak saat 14:00 da Vardar Ýþ Merkezi nin önünde toplanarak Erzincan Faþizme Mezar Olacak dövizlerimizle ve bayraklarýmýzla eyleme katýldýk. Faþizmi Döktüðü Kanda Boðacaðýz, Yaþasýn Halklarýn Mücadelesi, Faþizme Karþý Omuz Omuza, Yaþasýn Halklarýn Kardeþliði sloganlarý eþliðinde Hamamyolu ndan, basýn açýklamasýnýn yapýlacaðý Migros Adalar önüne doðru yürüyüþe geçtik. Yürüyüþ esnasýnda bir kiþi Kahrolsun PKK diye baðýrarak provokasyon yaratmaya çalýþtý. Halktan kimsenin desteðini almadý, tam tersine faþist saldýrýlara karþý yapýlan bu eylemimizi halkýmýzýn desteklediðini gözlemledik. Adalar Migros önünde basýn açýklamasý okunarak faþist saldýrýlar kýnandý ve faþizme karþý sessiz kalýnmayacaðý belirtilerek, son günlerde özellikle Anadolu Üniversitesi ile Osmangazi Üniversitesi ndeki devrimci öðrenciler ile Kürt öðrencilere saldýrýlarýn yoðunlaþtýðý vurgulandý. Basýn açýklamasýnýn ardýndan, müzik eþliðinde marþlar söylenerek halaylar çekildi ve eylem sona erdirildi. YAÞASIN HALKLARIN MÜCADELE BÝRLÝÐÝ! FAÞÝZME KARÞI SÝLAH BAÞINA! DENÝZ, YUSUF, ÝNAN SAVAÞA DEVAM! Eskiþehir Mücadele Birliði Platformu Emperyalizm Irak ta Son Nefesini Alýyor Emperyalist-kapitalist sistemin krizden kurtulmak için dünya halklarýna karþý baþlattýðý III. Dünya Savaþý tüm þiddetiyle sürüyor. Afganistan dan sonra Irak a saldýran ABD Irak ta hiç ummadýðý büyük bir direniþle karþýlaþtý. Irak ta sürmekte olan direniþin sesini daha gür duyurabilmek için Gazi Ayýþýðý Sanat Merkezi nde bir panel düzenlendi. 9 Nisan da gerçekleþen Irak Direniþ Cephesi konulu panele konuþmacý olarak Irak Özgürlük Cephesi nde yer alan Irak Kadýn Haklarý Savunma Merkezi üyesi Saher Mahdi katýldý. Panel, bugüne kadar ölümsüzleþen tüm devrim savaþçýlarý anýsýna saygý duruþu ile baþladý. Daha sonra oturumun ilk bölümüne geçildi. Irak ta direniþin rolüne deðinen Iraklý sosyalist bir konuk: Irak iþgalinin baþladýðý ilk gün de ABD ve onun iþbirlikçileri kolay olmayacaðýný tahmin ediyorlardý ama ilk günden beri direniþ var büyüyerek devam ediyor. Onlar büyük kayýplar veriyor.... ABD ve iþbirlikçileri Baðdat ýn kapýsýnda idam edilecekler. Ýþgalle gelen iktidarý tanýmýyoruz. Þu anda Irak ýn tüm alt yapý sistemleri tahrip edilmiþtir. Direniþ Irak tan tüm iþgalci askerler çýkýp gidene kadar sürecek. dedi. Daha sonra Irak taki direniþi, direniþte kadýnlarýn rolünü anlatmak üzere Saher Mahdi söz aldý. Mahdi, emperyalizmin Irak ta son günlerini yaþadýðýný söyleyerek: Direniþ þu an Irak halkýnýn tamamýný temsil etmektedir. Dünyanýn en zor koþullarýnda direniþ sürmektedir. Þu anda direniþ dünyanýn en büyük, en güçlü emperyalistlerine karþý savaþýyor....direniþ bir haktýr. I- rak ta iþbirlikçiler direniþi kötülemek için direniþ adýný kullanarak operasyonlar düzenliyorlar, camileri bombalýyorlar. Ama halk onlarýn iþbirlikçiler olduðunu biliyor....direniþin daha yýllarca sürecek cephanesi ve maddi gücü var. Bizler þeçimleri boykot ettik. Direniþ baþarýdan baþarýya koþuyor. Irak ta iþgal güçlerine, ABD nin resmi olarak kabul ettiði rakama göre, günde arasý saldýrý düzenleniyor, ama bu, gerçeði yansýtmýyor. Gerçekte iþgalcilere karþý arasý direniþçiler tarafýndan operasyon düzenleniyor. Direniþ kurtuluþa kadar. dedi. Konuþmacýlarýn söz almasýndan sonra panelin ikinci bölümüne geçildi. Soru cevap bölümünden sonra panel sona erdirildi Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006

19 DEVRÝMCÝ BASIN SUSTURULAMAZ AMED SERHILDANLARI ÝÇÝN ALMANYA DA BÝLGÝLENDÝRME STANDI Geçtiðimiz ay Amed de baþlayýp Türkiye ve Kürdistan ýn dört bir yanýna yayýlan a- yaklanmalar hakkýnda bilgi vermek ve faþist Türk devletini teþhir etmek amacýyla Almanya nýn Reutlingen kentinde Kürt yutseverleriyle birlikte ortak bir stand açtýk. Reutlingen in en iþlek meydanýnda Reutlingen Kürt Kültür Derneði ile Emek Kültür Merkezi nin ortak açtýðý ve onbeþ kiþinin görev aldýðý stand ve çevresinde biri Yek- Kom imzalý, diðeri Yurtsever dostlarýmýzla ortak hazýrladýðýmýz bildirileri daðýttýk. Karþýlaþtýðýmýz yoðun ilgi nedeniyle bildiriler kýsa sürede tükendi. Stand çadýrý etrafýnda konan büyütülmüþ katliam resimleri, Alman emekçilerinin dikkatini çekti. TC Baþbakaný Erdoðan`ýn kadýn da olsa çocuk da olsa gereken yapýlacaktýr sözüyle biten konuþmasýnýn bir bölümünü Almancaya çevirip katledilmiþ çocuklarýmýzýn resimlerinin yanýna koyduk. Ayrýca standda detaylý bilgi vermek üzere iki adet dosya hazýrladýk. Denilebilir ki, en son seçimlerde Alman burjuva partilerinin kurduðu seçim standlarýndan daha yoðun bir ilgi gördük. Bu çalýþma ve ilgi, Türkiyeli faþistleri rahatsýz etti, ancak herhangi bir provokasyona cesaret edemediler. Yerel düzeyde de olsa mücadele birliði saðlandýðý takdirde, basit mücadele araçlarýnýn bile etkili olduðunu dostlarýmýzla bir kez daha görmüþ olduk. Bulunduðumuz yerlerde bu mücadele birliðinin saðlanmasý için elimizden geleni yapmaya devam edeceðiz. YAÞASIN KÜRT VE TÜRK HALKLARININ MÜCADELE BÝRLÝÐÝ Reutlingen Emek Kültür Merkezi 66. Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006 Faþizm, iþçi ve emekçilerin sesi olan devrimci basýna, devrimci basýn emekçilerine her yönden saldýrmaya devam ediyor. Devletin iþçi ve emekçilerin, devrimcilerin, tutsaklarýn sesini dünyaya duyurmak üzere yola çýkan devrimci basýnýn sesini kesmek, vahþetini gizlemek için giriþtiði son katliam, Devrimci Demokrasi muhabiri Ýlyas Aktaþ ýn katledilmesi oldu. Muþ kýrsalýnda katledilen HPG gerillalarýnýn Diyarbakýr da düzenlenen cenaze töreninin ardýndan gerçekleþen protesto eylemleri esnasýnda halka pervasýzca ateþ açan, kadýn, çocuk demeden katleden devlet, Ýlyas Aktaþ ý da kafasýndan aðýr yaraladý. 29 Mart günü, Diyarbakýr da yapýlan eylemler sýrasýnda polisin ateþ a- çarak vurduðu bir çocuða yardým etmek isterken polis tarafýndan engellemeyle ve tehditle karþýlaþan Ýlyas Aktaþ, ertesi gün, Yeniköy Mezarlýðý yolu üzerinde gene polisin açtýðý ateþ sýrasýnda baþýndan yaralanarak hastaneye kaldýrýldý. Durumu aðýr olduðu için Ankara ya Hacettepe Hastanesi ne getirilen Ýlyas Aktaþ a vurulmasýnýn ancak 7. gününde müdahale edilerek yoðun bakýma kaldýrýldý. 7 Nisan günü beyin ölümü gerçekleþen Ýlyas Aktaþ, ailesinin isteði doðrultusunda birkaç gün daha yaþam ünitesine baðlý olarak yaþatýldý. Devletin devrimci basýna, çalýþanlarýna, devrimci gazetecilere yönelik ilk saldýrýsý deðil bu. Büro baskýnlarý, tutuklamalar, katletmeler yýllardýr sürüyor. Bunun için 13 Nisan günü Galatasaray Postanesi önünde bir basýn açýklamasý düzenlendi. Susmadýk, Susmayacaðýz, Devrimci Demokrasi pankartý açan Devrimci Demokrasi gazetesi çalýþanlarý ve o- kurlarý, geçmiþte Musa Anterlerin, Ferhat Tepelerin, Metin Göktepelerin de devlet tarafýndan katledildiðini belirttiler. Ve Ýlyas Aktaþ ýn katledilmesindeki tek sorumlunun devlet olduðunu söylediler. Okunan açýklamanýn ardýndan sloganlar atan Devrimci Demokrasi çalýþanlarý, basýn açýklamasýný sona erdirdiler. DEVRÝMCÝ BASIN SUSTURULAMAZ! ÝLYAS AKTAÞ ÖLÜMSÜZDÜR! DEVRÝMCÝ SANAT ENGELLENEMEZ! 23 Mart Perþembe günü Ayýþýðý Sanat Merkezi, Yeni Kapý Tiyatrosu, Ada Kültür Merkezi, Duvara Karþý Tiyatro Topluluðu, Tiyatro Ankara, Devrim Tiyatrosu, Van Þehir Tiyatrosu ve Meþale Organizasyon ortak bir basýn açýklamasý yaparak devrimci sanat üzerindeki baskýlarý protesto etti. Açýklama saat da Konak Devlet Opera ve Balesi binasýnýn önünde baþladý. Devrimci Sanat Engellenemez yazýlý pankart açan grup adýna açýklamayý Yeni Kapý Tiyatro oyuncusu okudu. Açýklamada; Akþam evine giderken baþýndan vurularak öldürülen Önder Babat, kaçýrýlarak tecavüz edilen Sevda Aydýn, ve cezaevleri ile ilgili film çekerken kendisini cezaevinde bulan Serap Kervancý hatýralarýmýzdaki sýcaklýðýný koruyor... Bizler bu ülkede sanat yapmaya çalýþanlar, ritüelden sahneye uzanan yolda tek engelimizin, yoksulluk, sahne bulamamak, dekor ve kostüm olmadýðýný ne yazýk ki yaþayarak öðreniyoruz. Oyunlarýmýzý kimi ödenekli tiyatrolar gibi politik mesajlarýný keserek vermediðimiz için olsa gerek, sansürsüz oyundan payýmýza; iþkence, tecavüz, gözaltý, tutuklama, oyun yasaklarý ve hatta kurþun düþüyor denildi. Ardýndan en son Yeni Kapý Bilim Kültür Sanat Topluluðu nu kuran ve geçtiðimiz günlerde tutuklanan Uður Güdük ten bahsedildi. Açýklamanýn sonunda Sarýgazi Ekin Sanat Merkezi ne Düzenlenen Komployu Kýnýyoruz, Uður Güdük Serbest Býrakýlsýn, Baskýlar Bizi Yýldýramaz, Yaþasýn Devrimci Sanat ve Yaþasýn Sanatçý Dayanýþmasý sloganlarý atýldý Mücadele Birliði/Ýzmir 19

20 EMPERYALÝZMÝN BOÐAZINDAKÝ KILÇIK: MÝLOSEVÝÇ ABD ve AB emperyalistleri, Yugoslavya yý parçalayan iç savaþta iþledikleri insanlýk suçlarýnýn en önemli tanýðýný ortadan kaldýrdýlar. NATO nun katliamlarýný örtbas etmek amacýyla kurulan utanç verici Lahey Mahkemesi, Miloseviç e hüküm giydirmek için çok çabaladý. Ancak Miloseviç, aleyhindeki tanýklýklarý ve kanýtlarý tek tek çürüttü. Ne emperyalist basýn, ne de Türkiye de faþist basýn, Miloseviç in mahkemesi sürecinde emperyalizmin yalanlarýný açýða çýkaran bu savunmalarýna tek satýr olsun yer verdi. Dünya halklarý, bu utanç mahkemesinde olan bitene dair hiçbir þey öðrenemedi. Nihayet mahkemede karar aþamasýna gelindiðinde, bütün tanýklar ve kanýtlarýn parmaklarý gerçek suçluyu göstermeye baþlayýnca, dosya kapandý. Miloseviç, kendisine verilen ilaçlarýn ona korkunç bir son hazýrladýðýný fark etti. Ölümünün ardýndan mahkeme, Miloseviç in bilerek o ilaçlarý aldýðýný iddia etti. Yalanlarla kurulan bir mahkeme, görevini yerine getirdi: Emperyalizmin boðazýna takýlmýþ bir kýlçýk olan Miloseviç, yok edildi. Miloseviç, Balkanlar için, ne bir Beloyannis ti, ne de Dimitrov. Ama en azýndan Dreyfus tan daha fazla sahiplenmeyi hak ediyordu. Karanfilli adam Beloyannis ve proletaryanýn yiðit evladý Dimitrov, faþizmin mahkemeleri karþýsýnda hiçbir zaman yalnýz olmadýlar. Dünya komünist hareketi tek vücut, bu büyük önderleri desteklemiþti. 19. yüzyýlýn sonunda Fransa da casuslukla suçlanan Yahudi kökenli subay Dreyfus a da benzer bir destek yaðmýþtý. Ama Miloseviç, bu desteði görmedi. Hak etmediðinden deðil. Emperyalist basýnýn beyinleri kirletmek, ruhlara tecavüz etmek ve vicdanlarý aþaðýlamak için bir laðým çukuru gibi akýtýlan yalanlarý, en baþta Avrupa nýn pembe renkli komünistlerini, troçkist çevreleri ve her türden oportünistleri de etkilemiþti. Onlar, ya Miloseviç in açýkça düþmaný kesildiler ya da tarafsýzlýk adýna, emperyalizme bu konuda dolaylý destek verdiler. Emperyalist basýnýn laðým çukurunun beyinleri nasýl etkilediðini görmek isteyenler, Bosna ve Kosova savaþlarý sýrasýnda, Türkiye nin ortalama solunun neler yazdýðýna bakabilirler. Söz uçar ama yazýlar, tarihe belge olarak kalýrlar. Miloseviç i faþist, UÇK (NATO nun silahlandýrdýðý suç çetesi) yý kahraman ilan edenler; Kosova da toplu mezarlarý ve onbinlerce tutsak olduðu iddialarýný tekrarlayanlar... Yalanlar, utanç ve vicdan duygularýný öldürdüðü için, o yazýlarý gördükçe, havaya bakýp ýslýk çalan oportünizmi anlayabiliyoruz. NATO dan Önce IMF Bombardýmaný Miloseviç i emperyalizmin baþ hedefi haline getiren süreç, Yugoslavya da patlak veren iç savaþ öncesine dayanýyor. Yugoslavya, aldýðý dýþ kredileri geri ödemekte zorlanýnca, IMF nin yapýsal uyum dayatmalarýna teslim oldu. Bu teslimiyette, o zaman ( ) federal hükümetin baþý ve federal bütçeyi yönetme yetkisine sahip baþbakan Markoviç in ABD yanlýsý oluþunun etkisi vardý. IMF nin esas hedefi, toplumsal mülkiyet li iþletmelerin hepsinin kapatýlmasý ve yaðmalanmasýný saðlamaktý. Federal bütçe ve merkez bankasýný kontrol eden Markoviç in desteðiyle, IMF programý hayata geçti. 89 yýlýnda enflasyon, %1000 in üzerine çýktý, devalüasyonlar birbirini izledi, sanayide çalýþanlarýn üçte biri kýsa sürede iþsiz kaldý. Federal bütçeden, cumhuriyetlere ayrýlan ödenekler, borç ödemeye harcandý. 89 yýlýnda Yugoslavya yý oluþturan cumhuriyetlerden Sýrbistan ýn hükümet baþkaný seçilen Miloseviç, federal baþbakan Markoviç in ekonomik programýný resmen reddetti. Ocak 1990 da 650 bin iþçi, Miloseviç in çaðrýsýyla Belgrad sokaklarýný doldurdu. Boþnaklar, Hýrvatlar, Slovenler, Makedonlar, Sýrp kardeþlerini desteklediler. IMF programýný çöpe atan Miloseviç, emperyalizmin düþmaný haline gelmiþti bile. Tito, döneminde bolluk ve kardeþlik ülkesi olan Yugoslavya, iþbirlikçi Markoviç in elinde yalnýzca birkaç yýlda, yoksulluðun ve sefaletin kol gezdiði, umutsuzluk içine düþen insanlarýn milliyetçilik zehrini içmeye hazýr olduðu bir ülke haline geldi da yapýlan seçimlerde, birleþmiþ karþý-devrim, Hýrvatistan, Bosna ve Slovenya da komünist partileri yenilgi Sayý / 26 Nisan-10 Mayýs 2006

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal

Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal PROLETER ÝÇ SAVAÞ HALK KÝTLELERÝNÝ BÝRLEÞTÝRÝR Tarihsel olan toplumsaldýr. Toplumsal olan sürekli bir geliþim ve dönüþüm içindedir. Her toplumun geliþimini etkileyen, ona egemen olan yasalar farklýdýr.

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 4. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Yeni sayýmýzda Newroz la merhaba diyoruz. Cejna Newroz Piroz Be! Newrozlarýn halklarýmýzýn özgür olduðu, zincirlerinden kurtulduðu, tüm Dehaq larýn dünya üzerinden temizlendiði günlerde kutlanmasý

Detaylı

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU

KÜRESEL ÝÇ SAVAÞ GÜÇLERÝNÝN DURUMU Proletarya ile burjuvazi arasýnda, tüm yeryüzünü kaplayan, toplumu boydan boya bir çatýþma alanýna çeviren küresel iç savaþ, her geçen gün biraz daha þiddetleniyor, yoðunlaþýyor. Sýnýf savaþýmý, kendi

Detaylı

ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI

ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI ÝÇ SAVAÞ VE TOPLUMUN SAFLAÞMASI Devrim varolan toplumsal sisteme, egemen olana karþý yapýlýr; iktidara gelen proletaryanýn, toplumu dönüþüme uðratmasýyla devam eder. Proletaryanýn sýnýf mücadelesi bu noktaya

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR

SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR SINIF SAVAÞIMI SÝSTEMÝ HER NOKTASINDA SARSIYOR 48. Sayý / 17-31 Aðustos 2005 Emperyalizm, kapitalizmin tüm hareket yasalarýný, çeliþkilerini ve karþýtlýklarýný öne çýkartýr, olgunlaþtýrýr ve keskinleþtirir.

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI KENDÝNÝ TANIYOR MUSUN? ANKARA, 2011 MESLEK SEÇÝMÝNÝN NE KADAR ÖNEMLÝ BÝR KARAR OLDUÐUNUN FARKINDA MISINIZ? Meslek seçerken

Detaylı

SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR

SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR SINIF MÜCADELESÝ KAÇINILMAZ SONUCUNA DOÐRU ÝLERLÝYOR Sýnýf mücadelesinin sert bir karakter kazandýðý devrim dönemlerinde, her sýnýf ve sýnýf partisi, devrimin dolaysýz etkisi altýnda kalýr. Her sýnýfýn

Detaylı

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir

Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir DEVRÝMCÝ ÝÞÇÝ HAREKETÝ VE BURJUVA EGEMENLÝK 67. Sayý / 10-24 Mayýs 2006 Burjuvazi, devrimci iþçi sýnýfý hareketinin olduðu bir yerde egemen deðildir. Egemenlik biçimini saðlamayý, devrimci hareketin ezilmesinde,

Detaylı

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ

Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ Gökyüzündeki milyonlarca yýldýzdan biriymiþ Çiçekyýldýz. Gerçekten de yeni açmýþ bir çiçek gibi sarý, kýrmýzý, yeþil renkte ýþýklar saçýyormuþ çevresine. Bu adý ona bir kuyrukluyýldýz vermiþ. Nasýl mý

Detaylı

Matematik ve Türkçe Örnek Soru Çözümleri Matematik Testi Örnek Soru Çözümleri 1 Aþaðýdaki saatlerden hangisinin akrep ve yelkovaný bir dar açý oluþturur? ) ) ) ) 11 12 1 11 12 1 11 12 1 10 2 10 2 10 2

Detaylı

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI

BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI BU KEZ GERÇEKTEN FARKLI Kulaklarýndan döviz fýþkýran sermaye erbabýnýn korkuyla beklediði günler gelip çattý nihayet. Enflasyon ve faizler elele, omuz omuza yukarýlara doðru týrmanýyorlar. Sadece Türkiye

Detaylı

KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU

KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU KAPÝTALÝZM ÇAÐININ SONU Kapitalizm, bugüne deðin görülen toplumsal sistemlerin içinde, tarihte en kýsa dönemi kaplayan toplumsal bir biçimdir. Emeðe dayanan, bu yüzden dengesizlikler, uyumsuzluklar ve

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dünyanýn her tarafýnda emperyalist-kapitalist sisteme karþý eylemlerin, direniþlerin yükseldiði bir dönemde, dergimizin 3. sayýsýyla sizlere merhaba demenin sevincini yaþýyoruz. Kapitalizm, insanlýða

Detaylı

KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ

KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ KAPÝTALÝZM SORUNLARINI ÇÖZEMEZ Kapitalizm yeni koþullara ayak uydurabilir mi? Yarattýðý sorunlarý çözümleyebilir mi? Burjuvazi kendisini yenileyebilir mi? Sýnýf mücadelesi açýsýndan önem kazanan bu sorularý

Detaylı

KOÞULLARI DEÐÝÞTÝRMEK

KOÞULLARI DEÐÝÞTÝRMEK Yeni Evrede Baþyazý KOÞULLARI DEÐÝÞTÝRMEK Koþullar deðiþmeden insanýn kurtulacaðý yanýlsamasý, sosyalizmin teori-pratiðine raðmen, varlýðýný hala koruyor. Oysaki, gözlerimizin önünde sürüp giden sýnýf

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR!

BURJUVAZÝ DEVRÝMÝ HIZLANDIRIYOR! BURJUVAZÝ Kapitalist üretimin iki yönü vardýr: Yýkýcý olan ve devrimci olan. Kapitalizm tarafýndan sürekli mahvedilen küçükmülk sahipleri, durumlarý gereði yalnýzca yýkýcý yaný görürler. Politik temsilcileri

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

Neden sendikalý olmalýyýz?

Neden sendikalý olmalýyýz? Neden sendikalý olmalýyýz? Türkiye Porselen Çimento Cam Tuðla ve Toprak Sanayi Ýþçileri Sendikasý DÝSK/CAM KERAMÝK-ÝÞ GENEL MERKEZÝ Merkez Mah. Doðan Araslý Cad. No: 133 Örnek Ýþ Merkezi Kat 3 Daire 58

Detaylı

Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm

Detaylı

TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR

TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR TEKELLER TÜM YERYÜZÜNÜ ÝSTÝYOR ABD nin, uluslararasý hukuku ve BM yi (Birleþmiþ Milletler) yok sayarak I- rak ý iþgal etmesi, dünyada þok etkisi yarattý. Buna en çok þaþýranlar da hukuku her þeyin üstünde

Detaylı

EMEÐÝN YENÝDEN ÖRGÜTLENMESÝ

EMEÐÝN YENÝDEN ÖRGÜTLENMESÝ EMEÐÝN YENÝDEN ÖRGÜTLENMESÝ Burjuvazi, kapitalizmden kaynaklý sorunlarýný ne kadar çözmeye kalksa da, ayný sorunlar daha büyük ölçekli olarak karþýsýna çýkar. Sorunlarý yalnýzca ertelemiþ olur, gerçekte

Detaylı

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI

KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Yeni Evrede Baþyazý KAZANMAK ÝSTEYEN ÝÞÇÝ SINIFININ YAPACAKLARI Bir ülkede kapitalizm ne denli geliþkin ve bunun sonucu iþçi sýnýfý nicelik olarak ne kadar büyük ve ne kadar örgütlü olursa olsun, iþçiler

Detaylı

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR

Merhaba, 8 MART A ÇAÐRI LENÝNÝSTLERÝN ÖZGÜRLÜÐÜ BURJUVAZÝYÝ KORKUTUYOR Merhaba, Yoðun Mart ayýna girerken, 10. sayýmýzda sizlerle buluþmanýn sevincini yaþýyoruz. Devrimci eylemlerin yoðunlaþacaðý Mart ayýna heyecanla hazýrlanýrken, bu sayýmýzda yine yoðun bir gündemle çýkýyoruz.

Detaylı

Kanguru Matematik Türkiye 2015

Kanguru Matematik Türkiye 2015 3 puanlýk sorular 1. Aþaðýdaki þekillerden hangisi bu dört þeklin hepsinde yoktur? A) B) C) D) 2. Yandaki resimde kaç üçgen vardýr? A) 7 B) 6 C) 5 D) 4 3. Yan taraftaki þekildeki yapboz evin eksik parçasýný

Detaylı

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52

Merhaba, ESKÝÞEHÝR: Ýstiklal Mahallesi Dilekli Sokak No:4/17 Kat:2 ÝZMÝR: 853. Sokak No: 27 Bilen Ýþhaný Kat 6/606 Konak 0 232 445 79 52 Merhaba, Dergimizin 4. sayýsý yine dolu bir gündemle çýkýyor. Ýstanbul da 5 gün arayla meydana gelen patlamalar gündemin birinci sýrasýna yükseldi. Patlamalarýn ardýnda kimlerin olduðu ve bununla neyin

Detaylı

Sunu, MÜCADELE BÝRLÝÐÝ DAÐITIMCILARINA SÝLAHLI SALDIRI! BASINA VE KAMUOYUNA

Sunu, MÜCADELE BÝRLÝÐÝ DAÐITIMCILARINA SÝLAHLI SALDIRI! BASINA VE KAMUOYUNA Sunu, Yeni bir dergide okurlarýmýzla buluþmanýn sevinciyle merhaba. Yeni Evrede Mücadele Birliði, bu yeni dönemde adýna uygun olarak sýçramalý bir geliþim gösterecektir. Ýlk sayýmýzý çýkarýrken okurlarýmýzdan

Detaylı

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI

Merhaba, GENÇ YOLDAÞ IN 3. SAYISI ÇIKTI Merhaba, Mart ayýnýn coþkusuyla tüm okuyucularýmýzý selamlýyoruz. Mart ayý, adý ayaklanmalarla, büyük kavgalarla, tarihsel olaylarla anýlan bir aydýr. Ve daha þimdiden, ard arda gelen ölümsüzleþme haberleriyle

Detaylı

YARINA BAKMAK. C. Daðlý

YARINA BAKMAK. C. Daðlý Merhaba, Merhaba; Dergimizin 5. sayýsýnda sizlerle buluþmanýn sevinci içerisindeyiz. Olaylar zincirinin bu denli hýzlý ve içiçe aktýðý bu dönemde devrimci, sosyalist yayýn faaliyetlerinin önemi de kat

Detaylı

Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz. V. İ. Lenin, Ne Yapmalı?

Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz. V. İ. Lenin, Ne Yapmalı? Devrimci teori olmaksızın devrimci bir hareket olamaz. V. İ. Lenin, Ne Yapmalı? Devrimci Marksizm Sayı: 8 Kış 2008/2009 Üç aylık Teorik / Politik dergi (Yerel, süreli yayın) Sahibi ve Sorumlu Yazı İşleri

Detaylı

Merhaba, YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜMÜZ ÖZGEN ÝÞ TUTUKLANDI. DÜZELTME ve ÖZÜR BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ! DEVRÝMCÝ SOSYALÝST BASIN SUSTURULAMAZ!

Merhaba, YAZI ÝÞLERÝ MÜDÜRÜMÜZ ÖZGEN ÝÞ TUTUKLANDI. DÜZELTME ve ÖZÜR BASKILAR BÝZÝ YILDIRAMAZ! DEVRÝMCÝ SOSYALÝST BASIN SUSTURULAMAZ! Merhaba, Dergimiz, üzerindeki tüm baskýlara, Yazý Ýþleri Müdürümüz ve okurlarýmýza yönelik tüm saldýrýlara raðmen yayýnýný sürdürüyor. 8. sayýmýzla size merhaba demenin mutluluðunu yaþýyoruz. Ýþçi ve emekçilerin

Detaylı

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için

KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için NEDEN KOBÝ lerin iþ süreçlerini daha iyi yönetebilmeleri için SAP Business One çözümünü seçmelerinin nedeni 011 SAP AG. Tüm haklarý saklýdýr. SAP Business One müþterileri SAP'ye olan güvenlerini gösteriyor.000+

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012 KÝMLER KATILABÝLÝR? Yarýþma, Türkiye Cumhuriyeti sýnýrlarý dahilinde veya yurtdýþýnda okuyan T.C. vatandaþlarý veya K.K.T.C vatandaþý, 35 yaþýný aþmamýþ, en az lise

Detaylı

Dünya iþçi sýnýfý hareketi için

Dünya iþçi sýnýfý hareketi için ÝÞÇÝ SINIFININ KAPÝTALÝZM KARÞISINDAKÝ TAVRI NEGATÝFTÝR Dünya iþçi sýnýfý hareketi için en büyük tehlike, iþçi sýnýfýnýn tarihi görevlerinden u- zaklaþmasý, görevine ihanet etmesidir. O halde bu görevin

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

SSCB Ekonomi Enstitüsü Bilimler Akademisi DERS KÝTABI. ÝNTER YAYINLARI Ankara Cd. 31. No: 31 Kat: 4/51 Caðaloðlu - ÝSTANBUL Tel: (0212) 519 16 16

SSCB Ekonomi Enstitüsü Bilimler Akademisi DERS KÝTABI. ÝNTER YAYINLARI Ankara Cd. 31. No: 31 Kat: 4/51 Caðaloðlu - ÝSTANBUL Tel: (0212) 519 16 16 SSCB Ekonomi Enstitüsü Bilimler Akademisi POLÝTÝK EKONOMÝ DERS KÝTABI CÝLT: II Ýnter Yayýnlarý Bu kitap Dietz Verlag tarafýndan 1955 yýlýnda Berlin de yapýlan Almanca baskýsýndan Türkçeye çevrilmiºtir.

Detaylı

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak

Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Romalýlar Mektubu Kursu Doðrulukla Donatýlmak Ders 10, Romalýlar Mektubu, Onuncu bölüm «Tanrý nýn Mesih e iman yoluyla insaný doðruluða eriþtirmesi» A. Romalýlar Mektubu nun onuncu bölümünü okuyun. Özellikle

Detaylı

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! Asýlsýz iddia neden ortaya atýldý? Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz! 19 Haziran 2004 tarihinde, Ovacýk Altýn Madeni ile hiçbir ilgisi olmayan Arsenik iddialarý ortaya atýlarak madenimiz

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: tculha@grem.com.tr BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

Merhaba Genç Yoldaþlar

Merhaba Genç Yoldaþlar Merhaba Genç Yoldaþlar Yeni bir sayýmýzla, ayaklanmalar ve devrimlerle, hükümet krizleriyle, ekonomik kriz ve savaþ çýðlýklarýyla anýlacak olan 2011 i geride býrakýp yeniden sizlerleyiz. Bu yýl gençlik

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

H alk kitleleri üzerinde, burjuvazinin

H alk kitleleri üzerinde, burjuvazinin BURJUVA ÝDEOLOJÝK-POLÝTÝK HEGEMONYASININ ÇÖKÜÞÜ 40. Sayý /27 Nisan-11 Mayýs 2005 H alk kitleleri üzerinde, burjuvazinin ideolojik-politik etkisi, her geçen gün biraz daha zayýflýyor. Ayný etkiyi yeniden

Detaylı

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor

Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ÝÞÇÝ SINIFININ KURTULUÞU ÝÞÇÝLERÝN KENDÝ ESERÝ OLACAKTIR Kapitalist toplum iþçi sýnýfýnýn emeðine dayanýyor ama, iþçilerin bu toplumda hiçbir güvenceleri yoktur. Bu toplumda ücretli-emekçileri bekleyen

Detaylı

Merhaba, 1 MAYIS TA 1 MAYIS ALANINA TAKSÝM E. Taksim Meydaný. artýk yalnýzca devrimci 1 Mayýs ta ýsrar etmenin deðil, devrimde ýsrar etmenin

Merhaba, 1 MAYIS TA 1 MAYIS ALANINA TAKSÝM E. Taksim Meydaný. artýk yalnýzca devrimci 1 Mayýs ta ýsrar etmenin deðil, devrimde ýsrar etmenin Merhaba, 13. sayýmýzda sizlerle buluþmanýn sevincini yaþýyoruz. Bu sayýmýzýn gündemini yine seçimler oluþturuyor; seçimlerde ortaya çýkan tablo oldukça öðretici. Her zaman olduðu gibi bardaðýn boþ olan

Detaylı

3AH Vakum Devre-Kesicileri: Uygun Çözümler

3AH Vakum Devre-Kesicileri: Uygun Çözümler 3AH Vakum Devre-Kesicileri: Uygun Çözümler Beþ tipin saðladýðý üç büyük avantaj: Uyumlu, güçlü, ekonomik Devre-kesicileri günümüzde, trafolarýn, enerji nakil hatlarýnýn, kablolarýn, kondansatörlerin, reaktör

Detaylı

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA 2 1 1 2 1. BÖLÜM 7. SINIF COÞMAYA SORULARI 1. BÖLÜM DÝKKAT! Bu bölümde 1 den 10 a kadar puan deðeri 1,25 olan sorular vardýr. 3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? 2 1 1 2 A) B) C) D) 3 2 3

Detaylı

KURTULUÞ CEPHESÝ DÜNYADA VE TÜRKÝYE DE EKONOMÝK BUNALIM ERÝÞ YAYINLARI

KURTULUÞ CEPHESÝ DÜNYADA VE TÜRKÝYE DE EKONOMÝK BUNALIM ERÝÞ YAYINLARI DÜNYADA VE TÜRKÝYE DE EKONOMÝK BUNALIM ERÝÞ YAYINLARI BÝRÝNCÝ BASKI DÜNYADA VE TÜRKÝYE DE EKONOMÝK BUNALIM [KURTULUÞ CEPHESÝ DERGÝSÝ] Bu derlemedeki yazýlar, Anti-Emperyalist ve Anti-Oligarþik Mücadelede

Detaylı

Burjuvazi kendi çýkarýna olaný;

Burjuvazi kendi çýkarýna olaný; BURJUVAZÝ ÝKTÝDARINI GÜVENCEYE ALIYOR Burjuvazi kendi çýkarýna olaný; tüm toplumun çýkarý olarak gösterir. O bu görüþe, burjuva devrimleri sýrasýnda ulaþtý. Kendi amaçlarýný, tüm topluma maletmeden kitleleri

Detaylı

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni

OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Kamu Emekçileri Bülteni Özel Sayýsý: 247 OSB-ÝMES Ýþçi Bülteni Ýþçi sýnýfýnýn kurtuluþu kendi eseri olacaktýr! Ekim 2005 Fiyatý 250.000 TL (25 Ykr) Ümraniye, Sarýgazi, Sultanbeyli ve Taþdelen'deki sýnýf

Detaylı

OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ

OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ com Hakkýmýzda Firma Hakkýnda Otomasyon sektörünün önde gelen firmalarýndan olan ECM ENDÜSTRÝYEL OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ, kurulduðu tarihten bu yana uzmanlaþtýðý her alanda, ülkemizde

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

EMEÐÝN ARTAN BAÞKALDIRISI

EMEÐÝN ARTAN BAÞKALDIRISI EMEÐÝN ARTAN BAÞKALDIRISI 21. yüzyýla girilirken, dünya iþçi sýnýfý hareketi çok yönlü ve þiddetli burjuva saldýrýsý ve baþkaldýrýsýyla karþý karþýya kaldý. Sosyalistler, baskýnýn daha da arttýðýna dair

Detaylı

K apitalistler, onun sonsuzluðunu i-

K apitalistler, onun sonsuzluðunu i- KOMÜNÝST EÐÝLÝMLER K apitalistler, onun sonsuzluðunu i- lan etseler de, burjuva toplum geçici bir toplumdur. Tarihseldir; yani belli bir tarihsel dönemde ortaya çýkmýþtýr; bu dönem sona erdiðinde, biçimlendirdiði

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. iþçi sýnýfýnýn ve dünyadaki yoksullarýn temel düþmaný

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. iþçi sýnýfýnýn ve dünyadaki yoksullarýn temel düþmaný Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý:16 Mayýs 2005 http://iscicephesi.org iþçi sýnýfýnýn ve dünyadaki yoksullarýn temel düþmaný emperyalizm yenilgiye

Detaylı

SINIF ÝLÝÞKÝLERÝNÝ DOÐRU KAVRAMAK

SINIF ÝLÝÞKÝLERÝNÝ DOÐRU KAVRAMAK SINIF ÝLÝÞKÝLERÝNÝ DOÐRU KAVRAMAK 74. Sayý / 16-30 Aðustos 2006 Sýnýflar iliþkisini doðru tanýmlamak, Marksizmin a- bece sidir. Sýnýflarýn karþýlýklý iliþkisi denilince, sýnýflar diyalektiðini, yani sýnýf

Detaylı

TKHP-C/HDÖ REVÝZYONÝZMÝN REVÝZYONU ERÝÞ YAYINLARI. THKP-C/HDÖ Revizyonizmin Revizyonu

TKHP-C/HDÖ REVÝZYONÝZMÝN REVÝZYONU ERÝÞ YAYINLARI. THKP-C/HDÖ Revizyonizmin Revizyonu TKHP-C/HDÖ REVÝZYONÝZMÝN REVÝZYONU ERÝÞ YAYINLARI THKP-C/HDÖ 1 ÜÇÜNCÜ BASKI , Türkiye Halk Kurtuluþ Partisi-Cephesi/Halkýn Devrimci Öncüleri Genel Komitesi tarafýndan 1989 yýlýnda yayýnlanmýþtýr. Eriþ

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR;

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; Geride býraktýðýmýz 2012 yýlý, devrimin kendini iyiden iyiye hissettirdiði bir yýl oldu. Bahar her zaman bir isyan dönemi olmuþtu; bu yýl her gün bahar oldu. Ne iþçiler terketti

Detaylı

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi

17. Devlet ve devrim. Marksist Devlet Teorisi'nin yenilenmesi 17. Devlet ve devrim Tüm devrimlerde merkezi sorun devlet iktidarýdýr. Temel sorun iktidarý hangi sýnýf alacaðýdýr. Lenin'in pek çok kez tekrarladýðý gibi, devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz;

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR;

MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; MERHABA GENÇ YOLDAÞLAR; Yeni bir sayýmýzla yine sizlerle birlikteyiz. Bir önceki sayýmýzda duyurusunu yaptýðýmýz 2. Gençlik Buluþmasý - Gençlik Ne Yapmalý? - Emperyalist Savaþ Karþýtý Gençler Buluþuyor

Detaylı

14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar

14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar 14 Mart kitlesel grevi ve sendikalar Ali E. Bilgin 2007 sonu ve 2008 baharý uzun zamandýr sessizliðe gömülmüþ iþçi sýnýfýnýn yeniden hareketlendiði bir dönemi ifade eder. Ýþçi sýnýfý, 1995 den bu yana

Detaylı

NÝKÝTÝN EKONOMÝ POLÝTÝK ERÝÞ YAYINLARI. Nikitin Ekonomi Politik

NÝKÝTÝN EKONOMÝ POLÝTÝK ERÝÞ YAYINLARI. Nikitin Ekonomi Politik NÝKÝTÝN EKONOMÝ POLÝTÝK ERÝÞ YAYINLARI Nikitin 1 SEKÝZÝNCÝ BASKI EKONOMÝ POLÝTÝK NÝKÝTÝN , P. Nikitin in Principes d Economie Politique (Editions du Progres, Moscou, 1962) adlý yapýtýnýn Le Mode de Production

Detaylı

KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN PROLETER KARAKTERÝ

KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN PROLETER KARAKTERÝ KOMÜNÝST PARTÝSÝNÝN PROLETER KARAKTERÝ Komünist Partisi, iþçi sýnýfý partisidir. Sýnýf mücadelesi yoluyla, kapitalist toplumu yýkmayý ve sýnýflarý ortadan kaldýrmayý hedefler. Hedefine ancak proleter sýnýf

Detaylı

'Ýnsan doðasý'nýn dönüþüme uðratýlmasý

'Ýnsan doðasý'nýn dönüþüme uðratýlmasý 5. Kapitalizmden Sosyalizme Geçiþ Lenin, Brest-Litovsk barýþ anlaþmasýnýn imzalanmasýndan sonra bir soluk alma fýrsatýnýn doðacaðý umudundaydý. 23 Nisan 1918 de Moskova Sovyeti ne yaptýðý bir konuþmada

Detaylı

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý

Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için. iþçi cephesi. Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý Devrimci Ýþçi Partisinin ve 4. Enternasyonalin inþasý için iþçi cephesi Yeni Dönem sayý: 27 Mayýs 2006 http://iscicephesi.org Kapitalist Sömürüye, Emperyalist Ýþgallere Irkçýlýða ve Þovenizme Karþý 1 Mayýs

Detaylı

BURJUVAZÝ NASIL AYAKTA KALABÝLDÝ

BURJUVAZÝ NASIL AYAKTA KALABÝLDÝ Yeni Evrede Baþyazý BURJUVAZÝ NASIL AYAKTA KALABÝLDÝ Kapitalizmin temelindeki çeliþki ve karþýtlýklarýn kimi yerlerde tamamen olgunlaþmasý ve kimi yerlerde keskinleþmesine, emek-sermaye uzlaþmazlýðýnýn

Detaylı

1 2 3 4 7 8 9 10 11 12 13 14 16 19 21 23 24 25 26 27 28 30 32 33 37 41 42 44 46 47 48 50 52 54 56 Kurum Kimliði Logo Logo Þube Logolarý Logonun Renkli Kullanýmý Logonun Siyah-Beyaz Kullanýmý Logonun Diþi

Detaylı

KURTULUÞ CEPHESÝ. Tehdit Altýnda Türkiye. Ýç Pazarýn Yeniden Paylaþýmý. Türkiye Laik Kalacak Ama Nasýl? Laikliðin Tarihsel Evrimi ve Þeriatçýlýk

KURTULUÞ CEPHESÝ. Tehdit Altýnda Türkiye. Ýç Pazarýn Yeniden Paylaþýmý. Türkiye Laik Kalacak Ama Nasýl? Laikliðin Tarihsel Evrimi ve Þeriatçýlýk H Anti-Emperyalist ve Anti-Oligarþik Mücadelede KURTULUÞ CEPHESÝ Zafer Bizim Olacaktýr! http://www.kurtuluscephesi.com YIL: 17 SAYI: 94 Kasým-Aralýk 2006 Tehdit Altýnda Türkiye Ýç Pazarýn Yeniden Paylaþýmý

Detaylı

. -DEK in. . Sağlıkta. . Toplu İş . -ULUSAL SORUN- . DEK in. . Yapıya Karşı. . Sosyal. ÇEK-AL 657 Değerlendirmesi. Görüşmesi. Emekçilere Çağrısı

. -DEK in. . Sağlıkta. . Toplu İş . -ULUSAL SORUN- . DEK in. . Yapıya Karşı. . Sosyal. ÇEK-AL 657 Değerlendirmesi. Görüşmesi. Emekçilere Çağrısı Merhaba İlk sayımızda sizlerle buluşmanın heyecanındayız. Bizler Devrimci Emekçi Komiteleri olarak hizmet üretiminin her alanında ve her aşamasında emek veren tüm emekçilerin mücadelesini, emek mücadelesinin

Detaylı

DEV RÝM CÝ SO NUÇ LAR

DEV RÝM CÝ SO NUÇ LAR Yeni Evrede Burjuvazinin en çok korktuðu, görüþlerimizin devrimci sonuçlarýdýr. Küçük burjuva uzlaþmacý çevrelerin de en çok saldýrdýklarý nokta burasýdýr. Çünkü proletarya, bilimsel sosyalizmin devrimci

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

Motor kademeleri ile otomasyon seviyeleri arasýnda akýllý baðlantý Akýllý Baðlantý Siemens tarafýndan geliþtirilen SIMOCODE-DP iþlemcilerin prozeslerinin hatasýz çalýþmasýný saðlamak için gerekli tüm temel

Detaylı

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ!

DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! DEVRÝM ÝÇÝN SAVAÞMAYANA SOSYALÝST DENMEZ! Silahlý Propaganda ve Gerilla Savaþý Nikaragua da Devrim ve Seçim Proletarya ve Sosyalist Siyasal Bilinç Demokratik Muhalefette Demokrat! Türkiye Devriminde Kürt

Detaylı

YAŞASIN HALKLARIN DEVRİM MÜCADELESİ. Mısır, Şubat 2011. zaferedek@gmail.com. Merhaba Yeni sayýmýzý yine ayaklanmalarla karþýladýk.

YAŞASIN HALKLARIN DEVRİM MÜCADELESİ. Mısır, Şubat 2011. zaferedek@gmail.com. Merhaba Yeni sayýmýzý yine ayaklanmalarla karþýladýk. Mısır, Şubat 2011 YAŞASIN HALKLARIN DEVRİM MÜCADELESİ Merhaba Yeni sayýmýzý yine ayaklanmalarla karþýladýk. Her sayýmýzda bir ayaklanmaya tanýklýk ettik. Ortadoðu ülkelerinde baþlayan, yükselerek ve yayýlarak

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI. Kapitalist Toplum

ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI. Kapitalist Toplum ZUBRÝTSKÝ, MÝTROPOLSKÝ, KEROV KAPÝTALÝST TOPLUM ERÝÞ YAYINLARI 1 2 SEKÝZÝNCÝ BASKI KAPÝTALÝST TOPLUM ZUBRITSKI, MITROPOLSKI, KEROV, KUZNETSOV, GRETSKI, LOZOVSKl, KOLOSSOV 3 Y. Kuznetsov [Birinci ve Üçüncü

Detaylı

B ölüm. BEÞERî SÝSTEMLER ÞEHÝRLERÝN FONSÝYONLARI VE NÜFUS POLÝTÝKALARI KONULAR NÜFUS POLÝTÝKALARI TARÝHSEL SÜREÇTE ÞEHÝRLER ÞEHÝRLER VE ETKÝ ALANLARI

B ölüm. BEÞERî SÝSTEMLER ÞEHÝRLERÝN FONSÝYONLARI VE NÜFUS POLÝTÝKALARI KONULAR NÜFUS POLÝTÝKALARI TARÝHSEL SÜREÇTE ÞEHÝRLER ÞEHÝRLER VE ETKÝ ALANLARI B ölüm 2. BEÞERî SÝSTEMLER ÞEHÝRLERÝN FONSÝYONLARI VE NÜFUS POLÝTÝKALARI KONULAR NÜFUS POLÝTÝKALARI TARÝHSEL SÜREÇTE ÞEHÝRLER ÞEHÝRLER VE ETKÝ ALANLARI Temel Kavramlar Nüfus politikalarý Küresel etki Aile

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI

BASIN AÇIKLAMALARI TMMOB EMO ADANA ÞUBESÝ 12. DÖNEM ÇALIÞMA RAPORU BASIN AÇIKLAMALARI BASIN AÇIKLAMALARI Egemenler Arasý Dalaþýn Yapay Sonucu Zamlar EKONOMÝK KRÝZ VE ETKÝLERÝ 6 Aðustos 1945'te Hiroþima'ya ve 9 boyutu bulunmaktadýr. Daha temel nokta Aðustos 1945'te Nagasaki'ye

Detaylı

Sayý:14 Temmuz 2003 Çaðdaþ Sosyal Demokrasi ve Türkiye Gümrük Birliði nin Zararý 70 Milyar Dolar mý? Dünyadaki Ekonomik Dengesizlik Ceza Adaletinin Anatomisi Çanakkale Savaþlarýnýn Önemi ve Sonuçlarý Ýktisat

Detaylı

Savaþýn Muhatabý Barýþýn da Muhatabýdýr

Savaþýn Muhatabý Barýþýn da Muhatabýdýr YIKIMLARA KARÞI BÝRLEÞELÝM MÜCADELE EDELÝM! Sultanbeyli de Kentsel Dönüþüme Karþý Halk Toplantýsý Kitle Örgütlerinin Dayanýþmasý, Geleneksel Yaz Pikniðine Taþýndý Sultanbeyli Yavuz Selim Mahallesi'nde

Detaylı

Ýnsan hayatýný korur

Ýnsan hayatýný korur Ýnsan hayatýný korur Yangýn güvenliði kablolar ile baþlar Kablolar, bir binanýn toplam maliyetinde yüzde 0.5'den daha az bir miktarý oluþturmaktadýr. Ancak, kamu güvenliðinin saðlanmasýnda, hayati öneme

Detaylı

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi,

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / 2008. Sayýn Makina Üreticisi, ... /... / 2008 Sayýn Makina Üreticisi, Firmamýz Bursa'da 1986 yýlýnda kurulmuþtur. 2003 yýlýndan beri PVC makineleri sektörüne yönelik çözümler üretmektedir. Geniþ bir ürün yelpazesine sahip olan firmamýz,

Detaylı

0.2-200m3/saat AISI 304-316

0.2-200m3/saat AISI 304-316 RD Firmamýz mühendisliðinde imalatýný yaptýðýmýz endüstriyel tip hava kilidleri her türlü proseste çalýþacak rotor ve gövde seçeneklerine sahiptir.aisi304-aisi316baþtaolmaküzerekimya,maden,gýda...gibi

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý

5. 2x 2 4x + 16 ifadesinde kaç terim vardýr? 6. 4y 3 16y + 18 ifadesinin terimlerin katsayýlarý CEBÝRSEL ÝFADELER ve DENKLEM ÇÖZME Test -. x 4 için x 7 ifadesinin deðeri kaçtýr? A) B) C) 9 D). x 4x ifadesinde kaç terim vardýr? A) B) C) D) 4. 4y y 8 ifadesinin terimlerin katsayýlarý toplamý kaçtýr?.

Detaylı

kamu amu emekçileri mekçileri bülteni

kamu amu emekçileri mekçileri bülteni KURTULUÞ YOK TEK BAÞINA YA HEP BERABER YA HÝÇBÝRÝMÝZ! ülteni kamu amu emekçileri mekçileri bülteni e-mail: kamuemekcileri@yahoo.com Mayýs 2006 * Sayý 14 * Fiyatý 0.5 YTL Haklarýmýzý, geleceðimizi ve onurumuzu

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı