Birçok Romatizmal Hastalık Böbrekleri Etkileyebilir.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Birçok Romatizmal Hastalık Böbrekleri Etkileyebilir."

Transkript

1 Romatizmal Hastalıklar Hakkında Daha Fazla Bilgi İçin YIL: 4 SAYI: 9 MAYIS / HAZİRAN / TEMMUZ / AĞUSTOS 2014 Prof. Dr. Hayriye Sayarlıoğlu: Birçok Romatizmal Hastalık Böbrekleri Etkileyebilir. FMF Hastalığında Genetik Analiz Bir Tanı Doğrulama Testi Değildir. Editörden Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu Ondokuz Mayıs ÜTF, İç Hastalıkları - Romatoloji BD Prof. Dr. Servet Akar: Değerli okuyucular, Romatizmal hastalıklar sistemik hastalıklardır. Bu hastalıkların birçoğu eklemler dışında kalp, böbrek, sinir sistemi gibi diğer vücut bölgelerini de etkilemektedir. Bu sayımızda romatizmanın böbreklere, sinir sistemine ve kalbe olan etkilerini bulabileceksiniz. Ailevi Akdeniz ateşi (FMF) hastalarında genetik test son zamanlarda bir tarama veya tanı doğrulama testi olarak kullanılmaya başlandı. Bu yanlış bilgi nedeniyle gerekmediği halde birçok hasta yakını genetik test yaptırmaktadır. FMF hastalarında genetik testin ne anlama geldiğini de yine bu sayımızda okuyabileceksiniz. Ayrıca bu sayımızda ağız yaralarının, ishalin, topuk ağrısının romatizmal hastalıklar ile olan ilişkisine de yer verdik. Sizlerin de ilgisi ve katkısıyla dergimiz giderek daha çok aranan ve beklenen bir dergi haline gelmiştir. Dergimizi İç Hastalıkları-Romatoloji polikliniklerindeki dergi standından temin edebilirsiniz. Sağlıklı günler temennisiyle Bu Dergi Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd.Şti nin katkılarıyla basılmıştır. Bu dergide yer alan yazı ve fotoğraflar yazarlarının görüşlerini yansıtmakta olup, Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd.Şti. nin derginin içeriğinin doğruluğunu ve güncelliğini temin etmek sorumluluğu yoktur. Copyright (2014) Whitehouse Station, NJ, U.S.A. adresinde bulunan Merck & Co., Inc. nin iştiraki olan Merck Sharp & Dohme Corp. Tüm hakları saklıdır. Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd. Şti. Esentepe Mahallesi Büyükdere Caddesi No:199 Levent 199 Ofis Bloğu K: Levent İstanbul Tel: Faks: OCTOBER 2016 RHEU

2 2 Topuklarımda Ağrı Var! Bu bir Romatizma Belirtisi Olabilir mi? Doç. Dr. Metin Özgen / Samsun Ondokuz Mayıs ÜTF, İç Hastalıkları - Romatoloji BD Topuk ağrısı bazen bir romatizmal hastalığın seyri sırasında, bazen de hastalığın başlangıç bulgusu olarak ortaya çıkabilir. YIL: 4 SAYI: 9 MAYIS / HAZİRAN / TEMMUZ / AĞUSTOS 2014 Özgürlüğümüzün değeri, ayaklarımızın vücudumuzu taşıyabilmesi ile artar. Özgür bir şekilde istediğimiz yerlere gidebilmek, alışverişe çıkabilmek, çarşıpazar dolaşabilmek, koşabilmek, dağlara kırlara çıkabilmek, sevdiklerimizin yanına gidebilmek, aklımızın veya kalbimizin götürdüğü yerlere gidebilmek için ayaklarımızın sağlıklı olması gerekir. Gezebildiğimiz kadar özgürüz ancak, attığımız her adım ayağımızın üzerinde -özellikle de topuklarda- bir yük oluşturur. Topuklar ayaklarımızın en sık ağrıyan yerlerindendir. Bu ağrıların çoğunluğu mekanik ağrılar olsa da romatizmal hastalıklarda da topuk ağrıları görülebilmektedir. Özellikle omurgayı etkileyen ve Spondilit olarak adlandırılan hastalıklar grubunda sık görülür. Bazen hastalığın seyri sırasında, bazen de hastalığın başlangıç bulgusu olarak ortaya çıkabilir. Hangi topuk ağrıları için Romatoloji uzmanına başvurmak gerekir? Ağrı nedeniyle yürümekte belirgin zorlanma olması İstirahatte veya geceleri de devam eden ağrılar olması, sabah uyanınca bir süre devam eden topuk ağrılarının olması Topuk ağrısının birkaç gün sürekli olması Topuk arkasında da ağrı, şişme veya renk değişikliği olması Bel-kalça ağrısının topuk ağrısına eşlik etmesi Topuk ağrısının ishal veya idrar yolu enfeksiyonundan sonra başlaması Topuk ağrısı ile birlikte ateş, halsizlik, gözde iltihaplanma (üveit) gibi yakınmaların olması Sağlıklı ve mutlu günler dilerim... TIP ARAŞTIRMALARI VE EĞİTİM DERNEĞİ ADINA İMTİYAZ SAHİBİ AHMET MESUT ONAT YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ ELİF HAYIRLIOĞLU EDİTÖR Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu EDİTÖR YARDIMCILARI Prof. Dr. Ahmet Mesut Onat Doç. Dr. Bünyamin Kısacık Doç. Dr. Umut Kalyoncu Doç. Dr. Timuçin Kaşifoğlu Doç. Dr. Süleyman Serdar Koca İLETİŞİM ADRESİ SAMSUN ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI / ROMATOLOJİ BİLİM DALI Tel: (0362) / 4115 DİZGİ TASARIM QPHARMAWORLD (0212) BASKI Eray Basım Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi Mas-Sit No:191-1 Bağcılar İstanbul / Türkiye Tel: (90 212) Pbx Fax: (90 212)

3 3 Ağzımda Devamlı Yara Çıkıyor, Behçet Hastası Olabilir miyim?! Doç. Dr. Arif KAYA / Pamukkale ÜTF, İç Hastalıkları - Romatolji BD Tekrarlayan ağız yaraları toplumda oldukça sık görülen bir rahatsızlıktır, az bir kısmında bu yaraların nedeni romatizmal hastalıklardır. Ağzımın içinde yaralar oluyor. Oral aft dediler, Romatoloji bölümüne yönlendirdiler. Oral aft nedir? Oral aft, ağzın en sık görülen hastalıklarından biridir. Ağız içinde dudaklar ve yanakların iç kısmında, dil ve damak üzerinde beliren ağrılı, yuvarlak, sınırları belirgin, etrafı kızarık, üzeri beyaz-sarı renkli bir tabaka ile kaplı, hafif çukurumsu yaralardır (Resim 1). Tekrarlayıcı özelliği vardır, iz bırakmadan 1-2 hafta içerisinde iyileşir. Genellikle tek veya birkaç tanedir, bazen çok sayıda olabilir ve kişinin yemek yemesini zorlaştırabilir. Oral aft hangi hastalıklarda görülür? Oral aft toplumda 5-10 kişiden birinde görülebilen yaygın bir rahatsızlıktır ve genellikle beraberinde başka bir hastalık yoktur. Biz bu tür aftlar için tekrarlayan oral aft terimini kullanırız. Bazı faktörler tekrarlayan oral aft oluşmasını kolaylaştırabilir. Örneğin anne ya da babasında oral aft varsa çocuklarda daha sık görülür. Savunma sisteminin bozulduğu durumlarda, enfeksiyonların seyri sırasında, sert veya sıcak yiyecekler ile oluşan travmalarda, bazı vitamin ve mineral eksikliklerinde ve stres dönemlerinde oral aft daha sık ortaya çıkabilir. Behçet Hastalığı oral afta neden olan hastalıklardan biridir. Behçet hastalığından başka da ağızda yara çıkmasına neden olabilecek birçok hastalık vardır. Bazen de kullandığımız bazı ilaçlar ağızda yara çıkmasına neden olabilmektedir. Yani ağzında yara çıkan kişilerin sadece küçük bir bölümünde Behçet hastalığı bulunmaktadır. Behçet Hastası olabilir miyim? Eğer oral aft bir romatizmal hastalığın bulgusu olarak belirmiş ise genellikle o hastalığa ait başka bulguların da bulunması gerekir. Tek başına oral aft varlığı ile bir romatizmal hastalık var diyemeyiz. Mesela Behçet Hastalığında oral aft haricinde üreme organlarının dış tarafında yaralar, bacaklarda kızarık-ağrılı sertlikler, deride sivilcelenmeler (Resim 2), gözde ağrıkızarıklık ve bazen de görmede bozulma ile kendini gösteren üveit durumu, damar tıkanıklığı, eklem şişliği, beyin ve omuriliğin tutulmasına bağlı çeşitli rahatsızlıklar gibi bulgulardan birkaç tanesinin de olmasını bekleriz. Bazen hastalığın tanısına tam karar verememiş isek deri Paterji testi (Resim 3) dediğimiz bir cilt testi yaparız. Behçet hastalığı dışında ağızda yara oluşmasına neden olabilen romatizmal hastalıklar var mı? Behçet hastalığı dışında ağızda yaralar romatizmal hastalıklar içerisinde başlıca Lupus (SLE) hastalığında, Sjögren sendromunda, Wegener hastalığında ve reaktif artritte de görülebilir. Ancak bu hastalıklarda görülen yaraların karakteri daha farklıdır. Bazen de romatizma tedavisinde kullandığımız bazı ilaçların yan etkisi olarak da ağızda yaralar görülebilmektedir. Oral aft tedavisi nasıldır? Öncelikle oral aft oluşmasına zemin hazırlayan faktörler var ise bunların düzeltilmesi gerekir. Basit oral aftlar genellikle kendiliğinden iyileşeceği için ilave hiçbir şey yapılmayabilir veya rahatsızlığın derecesine göre lokal anestezikli pomadlar, steroidler ve antiseptikler kullanılabilir. Eğer ülser çapı ve derinliği büyükse, çok sayıda aft varsa ve kişinin beslenmesini yada konuşmasını engelliyorsa sistemik etkili steroidler geçici olarak kullanılabilir. Son olarak oral aft herhangi bir hastalığa bağlı ortaya çıkmış ise altta yatan hastalığın tedavisi önemlidir. Sonuç olarak; Şunu tekrar belirtmek gerekirse oral aft çok sık karşılaşılan bir rahatsızlıktır ve bahsettiğimiz romatizmal hastalıklar seyrek görülür. Oral aft oluşmasında suçlanan diğer faktörler (demir eksikliği, B12 eksikliği, diş macunu, kötü beslenme ve kötü ağız hijyeni, stress gibi) öncelikle gözden geçirilmelidir. Ancak oral afta neden olan romatizmal hastalıkların ciddiyeti göz önüne alındığında mutlaka bu açıdan da gerekli değerlendirme yapılmalıdır. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim... Resim 1: Oral aft Resim 3: Deri paterji testi Resim 2: Deride sivilcelenmeler

4 4 FMF hastası olan bir bireyin, hiç yakınması olmayan çocuklarının, kardeşlerinin veya ebeveynlerinin genetik olarak taranması gerekli değildir. Ailevi Akdeniz ateşi nasıl bir hastalıktır, tanısı nasıl konulur? Ailevi Akdeniz ateşi (FMF), başlıca Akdeniz i çevreleyen coğrafyada yaşamakta olan; Türkler, Araplar, Yahudi ve Ermeniler gibi toplumlarda görülür ve iltihabi-ağrılı ataklar halinde seyreder. Çoğu kez ateşin eşlik ettiği ve kendi kendini sınırlayıcı özellikteki bu ataklar başlıca karın ve göğüs boşluğu ile eklemleri çevreleyen zarları ilgilendirir ve tipik olarak 1-3 gün kadar sürer. Yani hastalarda genel olarak ateşle birlikte giden kısa süreli karın ağrısı, nefes almakla artan yan ağrısı veya göğüs ağrısı ile bazı hastalarda eklem ağrısı ve cilt döküntüsü atakları görülür (Resim 1). Hastalar kural olarak ataklar arasında tamamen normaldir. Hastalığın tanısı da halen yukarıda bahsedilen tipik klinik bulgulara dayalı olarak konulur. Resim 1: FMF hastalarında görülebilen geçici kızarık cilt bulgusu Doktor benim FMF olduğumu düşünüyor, tanı için genetik test ile doğrulama gerekli mi? FMF tek bir gende bozukluk sonucu ortaya çıkan, çekinik özellikte bir genetik (kalıtsal) hastalıktır. Özellikle hastalığın sık görüldüğü toplumlarda, ilk soruda bahsedilen karakteristik klinik özelliklere sahip hastalarda ve bu konuda tecrübeli hekimler için tanının doğrulanmasına yani genetik test yapılmasına gerek yoktur. Gerçekten bu tip toplumlarda; tipik FMF tanısı almış ve kolşisine yanıt vermiş bir grup hastanın tek mutasyon taşıdıkları ve hatta bazılarının hiç mutasyonlarının olmadığı da görülmüştür, yani bir grup hastada genetik olarak bir bozukluk yoktur. Yine Türkler gibi hastalığın sık görüldüğü toplumlarda hastalığın genetik taşıyıcılık sıklığının %20 ler düzeyinde olduğu göz önünde bulundurulacak olursa gereksiz yapılan bir test sonucunda kişide mutasyon saptanma olasılığının en az %20 olduğu, yani kafa karışıklığını artırabileceği hatırda tutulmalıdır. Ancak tanısı konusunda şüpheli olduğumuz, tipik klinik özellikler taşımayan bazı hastalarda genetik analiz yapılması tanıya ulaşmaya yardımcı olabilmektedir. Bir kişiye FMF tanısı konduğunda ailesinin mutasyon için taranması gerekli midir? FMF hastası olan bir bireyin, yakınmaları olmayan çocuklarının veya kardeşlerinin veya ebeveynlerinin taranması gerekli DEĞİLDİR. Nitekim; 1. Hastalık tanısı halen klinik bulgulara dayalı olarak konulmaktadır, 2. Mutasyon testi veya genetik incelemeler çok pahalı testlerdir, 3. Hasta bireylerin bir kısmının saptanabilen tek mutasyonu vardır hatta bazen hiç

5 5 Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) Hastalarında ve Yakınlarında Genetik Testin Önemi Nedir? Prof. Dr. Servet Akar / İzmir Katip Çelebi ÜTF, İç Hastalıkları - Romatoloji BD mutasyon yoktur. Buna rağmen hiç mutasyon olmadan da yakınmaları tipik hastalara FMF tanısı konulabilmektedir, 4. Taşıyıcılığın yüksek olduğu toplumlarda mutasyon saptanma ihtimali yüksektir ve bunların çoğu zaman klinik önemi yoktur. FMF genetik bir hastalık olduğundan aile bireylerine hastalığın neden olabileceği tipik yakınmalar hakkında bilgi verilmelidir ve yakınmaları şüpheli olan kişilerin eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP gibi iltihabi göstergeleri gözden geçirilmelidir. İki kez bu tip göstergeleri yüksek gelen kişiler için ya kolşisin ile bir süre (6 ay) yakınmalarının kontrol edilip edilmediği denenebilir ya da genetik inceleme için değerlendirme yapılabilir. FMF de genetik test, bir tanı doğrulama testi değildir. Sonuç olarak; 1. FMF tanısı genetik test ile konulan bir hastalık değildir, klinik bulguların ve laboratuar testlerinin FMF konusunda tecrübeli bir doktor tarafından değerlendirilmesi esastır. 2. Şikayeti olmayan hasta yakınlarına genetik test yapılması önerilmemektedir. 3. FMF de genetik test bir doğrulama testi değildir, tek başına pozitif gelmesi kişinin FMF hastası olduğu anlamına gelmediği gibi, negatif gelmesi de FMF hastası olmadığı anlamına gelmez. 4. Özellikle ailesinde FMF hastası olanların FMF in klinik belirtileri hakkında bilgi sahibi olmaları erken tanı açısından önemlidir. Sağlıklı günler temennisiyle...

6 6 Romatizma ve Kalp Doç. Dr. Soner ŞENEL / Erciyes ÜTF, İç Hastalıkları - Romatoloji BD Bir çok romatizmal hastalıkta kalp doğrudan veya dolaylı olarak etkilenir. Romatizma kalbi etkiler mi? Evet, romatizmal hastalıklar kalbi etkileyebilir. Romatizmal hastalıkların birçok çeşidi bulunmaktadır. Bu hastalıkların herbirinin kalbi etkileme şekli ve derecesi farklıdır. Çok iyi bilindiği üzere kalp, insanın en hayati organıdır ve kalpte oluşan hastalıklar tüm bedeni olumsuz etkilemektedir. Romatizma kalbi kaç şekilde etkileyebilir? Romatizmal hastalıklarda kalp bazen direkt olarak etkilenir, bazen de etkilenen diğer organlar nedeniyle dolaylı olarak etkilenir. Bu hastalıklardan kısaca bahsedecek olursak; Akut Romatizmal Ateş Akut Romatizmal Ateş (ARA) gelişmemiş ülkelerde daha sık görülmektedir. Ülkemizde son 20 yılda sağlıktaki ilerlemeler sayesinde erişkin grupta sıklığı oldukça azalmıştır. ARA, bademcik iltihabına neden olan bir grup bakteriyel enfeksiyon sonrası, eklemlerde gezici ağrı ve şişlik, ateş, ciltte kızarıklık gibi bulgular ile kendini gösterir. Daha çok çocukluk döneminde görülür ve genellikle üst solunum yolları enfeksiyonundan sonra ortaya çıkar. Özellikle hastalığın erken evresinde kalp etkilenebilir ve bazen ciddi sonuçlar doğurabilir. Hastalığın kronik evresinde ise kalp kapaklarının etkilenmesi ile kapaklarda kaçırma ve daralma gelişebilir. Kalp kapaklarındaki daralma zamanla kalpte büyümeye bu da nihayetinde kalp yetmezliğine ilerleyebilir. Bu hastalık romatizmal bir hastalık olmasına rağmen eklemlerde kalıcı hasara neden olmaz. Ancak kalpte geri dönüşsüz hasara neden olabileceği için koruyucu antibiyotik (depo penisilin) kullanımı çok önemlidir. Romatoid Artrit Romatoid Artrit (RA), en çok el ve ayakların küçük eklemlerini etkiler, daha az olarak büyük eklemleri de etkileyebilir. Eklemler dışında bir çok organ ya da sistemi de etkileyebilir. Kalbin en sık zarını etkiler. RA da hastalığa bağlı olarak kalp-damar hastalığı riski iki kat artmaktadır. Kortizonlu ilaçların çok uzun süreler kullanılması da damarlarda sertleşmeye neden olabilmektedir. Romatoid artritte kalp kasında amiloid adı verilen proteinsi bir materyalin birikmesi ile de kalp etkilenebilir. Ayrıca sigara kullanımı RA hastalarını olumsuz etkilemektedir, kalp problemleri bu hastalarda daha sıktır. Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) Sistemik lupus eritematozus (SLE) kalbi etkileyebilen diğer önemli bir romatizmal hastalıktır. SLE, genç ve doğurgan çağdaki kadınlarda daha sık görülür. Birçok organ ve sistemi etkileyebilir. SLE, hayati organlarımızdan kalp, beyin, böbrek, akciğer ve kan hücrelerini etkileyebildiği için tedavi ve takibi de bir o kadar önemlidir. SLE de en çok kalp zarı etkilenir, bunun yanısıra kalbin tüm katları etkilenebilir. Özellikle kalp kaslarının tutulması ciddi sonuçlara neden olabilir. Daha az olarak SLE pıhtlaşma sistemini etkileyebilir, bunun sonucunda kalp damarlarında tıkanma ve kalp krizine neden olabilir. Nadir durumlardan biri de ritim bozukluğudur. Tedavisi, erken tanı ve romatolog takibinde oldukça iyidir.

7 7 Ankilozan Spondilit Ankilozan spondilit (AS), kalbin aort kapağını etkileyebilir. Bundan başka RA da olduğu gibi amiloidoz denilen hastalığa bağlı da kalp etkilenebilir. Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) Hastaların çoğu 10 yaşına kadar ilk belirtisini gösterir, 30 yaşından sonra başlangıç göstermesi çok nadirdir. FMF ağrı ve ateş atakları ile seyreder, ataklar saat kadar sürer, ataklar dışında genellikle hastanın yakınması yoktur. En sık karın ağrısı, göğüs ağrısı, eklem ağrısı ve bunlara eşlik eden ateş atakları ile seyreder. Nadiren kalp zarında iltihaba (perikardit) neden olabilir. Kalp zarı tutulumu, atak esnasında göğüs ağrısı veya göğüste sıkışma hissi ile kendini belli eder. Perikardit genellikle çok şiddetli olmaz, olduğunda ise hastayı göğüs ağrısı ile acil servise veya hekimine götürür. Diğer atak bulgularında olduğu gibi sıklıkla 1-3 gün içerisinde kendiliğinden düzelir. FMF in kalbi direk olarak etkileyebileceği durumlardan biri de amiloidozis sonucu kalbin büyümesi ve buna bağlı kalbin fonksiyonlarının bozulmasına neden olan tablodur. Amiloidoz, hastalığa bağlı olarak amiloid isminde bir proteinin organlarda birikmesidir. Bu tablo genellikle yeterli tedavi görmeyen hastalarda ortaya çıkar. Hayatı tehdit edebilecek bir tablodur. Amiloidozu engellemenin tek yolu FMF in etkin tedavisidir. Sistemik Skleroz (Skleroderma) Skleroderma, deride ve organlarda bağ dokusu artışı-sertleşme ile seyreden bir romatizmal hastalıktır. Kalbi direk ve dolaylı olarak etkileyebilen bir hastalıktır. Kalp zarı en sık etkilenir. Yeni tanı konan tüm hastalara ekokardiyografi (kalp ultrasonu) ile tarama yapılması önerilir. Ekokardiyografide özellikle akciğere giden kalp damarında basınç artışı (pulmoner arter hipertansiyonu-pah) saptanması durumunda tedavisine bir kalp doktoru eşliğinde hiç gecikmeden başlanmalı ve hasta yakın takip edilmelidir. Çabuk yorulma, efor ile nefes darlığı gelişmesi PAH ın habercilerindendir. Vaskülitler (Romatizmal Damar İltihabı) Vaskülit damar duvarında iltihap gelişmesi demektir, bir çok çeşidi vardır. Çocukluk döneminde sık görülen Kawasaki hastalığında kalp damarlarındaki tutuluma bağlı olarak kalp damarlarında balonlaşma ve tıkanma olabilmektedir. Yine ülkemizde sık görülen Behçet hastalığında kalp damarları ve kalbin diğer bölümleri etkilenebilmektedir. Daha az sıklıkta, Takayasu arteriti denilen büyük çaplı atar damarların tutulduğu hastalıkta ve orta-küçük çaplı atardamarların tutulduğu diğer vaskülitlerde de kalp damarları etkilenebilmektedir. Gut hastalığı Gut hastalığı, ürik asit düzeyinin kanda yükselmesi ile ortaya çıkan ve eklem ağrısı atakları ile seyreden bir hastalıktır. Ürik asit yüksekliği tek başına bağımsız bir kalp damar hastalığı risk faktörüdür. Gut hastalarında ürik asit seviyesinin düşürülmesi hem atakların kontrolü, hem de kalp-damar hastalığı riski açısından önemlidir. Sağlıklı günler dilerim...

8 8 Romatizma ve Böbrek Prof. Dr. Hayriye Sayarlıoğlu / Samsun Ondokuz Mayıs ÜTF, İç Hastalıkları - Nefroloji BD Böbrek, romatizmal hastalıkların seyri sırasında sıklıkla etkilenen organlardan biridir. Romatizmal hastalıklar böbrekle ilişkili değişik sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir. Romatizmal hastalıklarla beraber veya hastalıkların seyri sırasında böbrekle ilgili bulgular ortaya çıkabileceği gibi bazen böbrek tutulumu romatolojik hastalıktan önce de ortaya çıkabilir. Böbrekle ilgili bulgular birçok romatizmal hastalığın tanısında yardımcıdır. Romatizmal hastalıkların böbrekleri doğrudan etkilemelerinin yanısıra, bu hastalıklarda kullanılan ilaçlara, özellikle de ağrı kesicilere bağlı olarak da böbrekler etkilenebilmektedir. Bu nedenle ilaçların mutlaka doktor kontrolünde kullanılması son derece önemlidir. İdrar tahlili, romatizmal hastalıklarda erken dönem böbrek tutulumu hakkında fikir verebilir. Romatizmal hastalıklarda böbrek tutulumu erken dönemde idrar bulguları ile karşımıza çıkabilir. İdrarda kan ve protein atılımının ortaya çıkması böbrek etkilenmesinin ilk bulguları olabilir. Bazı hastalar da böbrek yetmezliği tablosu ile karşımıza çıkabilir. Romatizmal hastalıkların seyrinde gelişen böbrek hastalıkları, romatizmal hastalığın aksine genellikle belirtilerin oldukça az olması ile karakterizedir. Böbrek yetmezliği ilerleyince veya idrardaki protein kaybı ödem oluşturacak düzeye erişince bulgu verir. Bunun dışında böbrek tutulumu olan hastaların çoğu bulgu vermez. Böbrek tutulumunun saptanabilmesi için idrarın rutin incelemesinin yapılması ve böbrek fonksiyonlarının belirlenmesi gerekir. İyi tedavi edilen romatizmal hastalıklarda böbrekler daha az etkilenmektedir. Kronik iltihabi hastalıkların seyrinde görülen ve böbrekte amiloid madde birikimi ile karakterize olan amiloidoz sık görülen romatizmal hastalıklardan olan romatoid artrit, ankilozan spondilit ve ailesel Akdeniz ateşi hastalığında (FMF) karşımıza çıkar. Bu hastalıkların tedavilerinin başarılı bir şekilde yapılması böbrek tutulumunu da azaltmıştır. İdrarda protein kaçağı ile karşımıza çıkan bu hastalıkta bacaklarda şişliklikler (ödem) ortaya çıkar. İlerleyen dönemlerde böbrek yetmezliği gelişebilir.

9 9 Sistemik Lupus Eritematozus da (SLE) böbrek tutulumu hastalığın gidişini belirleyen en önemli faktörlerdendir. Hasta bu hastalıkta tutulan organ ve dokuya ait belirtilerle müracaat eder. Böbreğe ait belirtiler sıklıkla böbrek yetmezliği varsa ona bağlıdır. İdrar renginde koyulaşma hastanın dikkatini çekebilecek bir bulgudur. Böbrek tutulumu ciddi boyuta ulaşınca hem hasta yaşamı, hemde böbrek fonksiyonları etkilenir. Biyopsi ile böbreğin tutulum şekli belirlenip tedavi planlanmalıdır. Seyrek görülen romatizmal hastalıklardan olan vaskülitlerde böbrek tutulumu hastalığın önemli bulgularındandır. Vaskülitler geniş bir grup hastalıktır, tek başlarına olabileceği gibi bazen romatoid artrit gibi bir romatizmal hastalık ile birlikte de olabilirler. Çoğu zaman hastalar böbrek yetmezliği ile doktora başvururlar. Halsizlik, yorgunluk, bulantı kusma ve idrar rengindeki değişiklik dikkat çeker. Akciğer tutulumu bu bulgulara eşlik edebilir. Öksürük nefes darlığı ve kanlı balgam olabilir. Kısa sure içinde ortaya çıkan bu belirtilerle hasta doktora başvurur. Bu hastalık grubunda erken tanı çok önemlidir. Ciddi tedaviler gerekir. Romatizmal hastalıklarda kullaılan ilaçlar da böbrekleri etkileyebilir. Özellikle ağrı kesiciler uzun süreli kullanımda böbrekleri etkileyebilirler. Siklosporin, metotreksat gibi ilaçlar da böbrekleri etkileyebilir. Ayrıca böbrek fonksiyon kaybı gelişmiş olan hastalarda ilaçların doz ayarlamasının yapılması gerekmektedir, bu hastalarda ilaçların yan etkileri daha fazla görülebilmektedir. Romatizmal hastalıklar ile birlikte diyabet ve hipertansiyonun varlığı da böbrekleri olumsuz etkileyebilir. Romatizmal hastalıklar sırasında diyabeti veya hipertansiyonu olan hastalarda böbrek tutulumu bu iki hastalığa bağlı olarak da gelişebilir. Romatizmal hastalıklar ve kullanılan bazı tedaviler aterosklerozu (damarlarda sertleşme) bu hasta grubunda arttırmaktadır. Ateroskleroz böbreği de olumsuz etkileyen bir durumdur. Sonuç olarak; romatizmal hastalıklarda böbrek tutulumu hem hastalığın kendisine, hem ek hastalıklara, hem de ilaç tedavilerine bağlı olarak görülebilmektedir. Bu nedenle bu hasta gruplarında idrar tetkiki ve böbrek fonksiyonları periyodik olarak gözden geçirilmelidir. Düzenli doktor takibi ihmal edilmemelidir. Hepinize sağlıklı günler dilerim...

10 10 Erişkin Still Hastalığı Y. Doç. Dr. Gözde Yıldırım Çetin / Kahramanmaraş Sütçü İmam ÜTF, İç Hastalıkları - Romatoloji BD Still hastalığının en önemli üç bulgusu ateş, eklem ağrısı ve deri döküntüsüdür. Still hastalığı ne demektir? Still hastalığı gün içinde olan ateş atakları, eklem ağrısı-şişliği ve ateşe eşlik eden deri döküntüleri ile karakterize iltihabiromatizmal bir hastalıktır. Hastalığın nedeni tam olarak bilinmemektedir. Hem çocukluk hem de erişkinlik döneminde başlangıç gösterebilir. Hastalığın 16 yaşından sonra başlangıç gösteren formuna erişkin Still hastalığı denmektedir. Still hastalığı sık görülen bir hastalık mıdır? Sık görülen bir hastalık değildir de 0,16 oranında görüldüğü tahmin edilmektedir. Still hastalığı hangi yaşlarda ortaya çıkar? Hangi cinsiyeti daha çok etkiler? İki yaş grubunda pik yapar ve yaşları arasında sık görülür. Her iki cinsiyeti eşit etkiler; erkek ve kadınlarda aynı oranda görülür. Still hastalığının belirti ve bulguları nelerdir? Hastada ateş atakları olur ve en az bir hafta yada daha uzun sürelidir. Ateş gün içinde sürekli devam etmez genellikle akşam üzeri yükselir ve daha sonra normale döner. Ateş yükseldiği dönemlerde ciddi halsizlik, kas ağrıları olabilir ve hastalık için tipik olan özellikle gövde ile kol ve bacaklarda kaşıntısız pembe renkli döküntüler ortaya çıkar. Döküntüler nadiren kaşıntılı da olabilir. Eklemlerde ağrı yada şişlik bazen haftalarca sürebilir. Bazı hastalarda eklemlerde şişlik olmadan sadece ağrı olabilir. Boğaz ağrısı atağın başlangıcında görülebilir. Atak sırasında lenf bezlerinde şişmeler ve dalakta, karaciğerde büyüme görülebilir. %30 hastada kalp veya akciğer çevresinde sıvı görülebilir. Still hastalığının laboratuar bulguları nelerdir? Atak sırasında kandaki beyaz küre (akyuvarlar) hücrelerinde artış ortaya çıkar. Trombosit sayısında artış görülebilir. Kandaki iltihap göstergelerinden sedimentasyon ve CRP düzeyleri yükselir. Romatoid faktör, ANA gibi eklem romatizması testleri negatif bulunur. Ferritin değeri %70 hastada atak sırasında yüksek bulunur. Genellikle hemoglobin değerinin 10 ve daha az olduğu anemi (kansızlık) görülür. Still hastalığında hangi eklemler etkilenir? Dizler, el bilekleri, ayak bilekleri, dirsekler, parmakların orta eklemleri, omuzlar azalan sıklık sırası ile tutulan eklemlerdir.

11 11 Still hastalığı eklem hasarı yapar mı? Az oranda hastalık ilerledikçe özellikle hafif başlayan eklem şikayetleri daha da şiddetlenebilir ve eklem hareket kısıtlılıklarına neden olabilir. Özellikle el bileği ekleminin tutulumu ve eklemde kısıtlılığa yol açan eklem daralmasının gelişimi yine bu hastalık için tipik bir bulgudur. Still hastalığı her hastada aynı şekilde mi seyreder? Hayır. Üç şekilde seyredebilir. Birinci grup hastada hastalık haftalar veya aylar içinde bitebilir ve tam düzelme genellikle bir yıl içinde olur. İkinci grup hastada Still hastalığı atakları görülür; ataklar arası dönemlerde tam iyileşme olur. Üçüncü grup hastada ise Still hastalığı sürekli alevli seyreder ve bu grup hastada eklem kısıtlılığı ortaya çıkar. Nadiren hayatı tehdit edecek ölçüde bazı vücut sistemlerini etkileyebilir. Still hastalığının tedavisi var mıdır? Evet. Hastalığı tamamen yok edecek bir tedavisi yoktur ama bugün için hastalık tedavi ile kontrol altına alınabilmektedir. Tedavisi nasıldır? Hastalığın şiddeti, etkilediği vücut sistemleri Still hastalığının tedavisinde kullanılacak ilaçların belirlenmesinde en önemli etkendir. Steroid olmayan iltihap giderici ilaçlar ateş, döküntü ve artralji şeklinde hafif şiddette hastalığı olan kişilerde öncelikli olarak denenebilir. Ancak bu tedaviye cevap veren hasta oranı çok düşüktür. Hastaların büyük bir kısmında orta veya yüksek doz kortizon tedavisi gerekir. Kortizon tedavisi ile tam cevap alınamayan yada kortizon dozu azaltılamayan hastalarda hidroksiklorokin, metotreksat ve biyolojik tedaviler olarak gruplandırdığımız iltihabın oluşmasında rol alan molekülleri yada hücreleri etkisiz hale getiren tedaviler kullanılabilir. Kullanılacak ilaçların mutlaka uzman tavsiyesi ve kontrolünde kullanılması gerektiği unutulmamalıdır. Sağlıklı bir yaşam dilerim...

12 12 Romatizmal Hastalıklarda Sinir Sistemi Tutulumu Prof. Dr. Kemal Balcı / Samsun Ondokuz Mayıs ÜTF, Nöroloji AD Romatizmal hastalıklar hem uç sinirleri, hem de merkezi sinir sistemini etkileyebilirler. Romatizmal hastalıklar sistemik hastalıklardır ve bir çok vücut sistemini etkiledikleri gibi sinir sitemini de etkileyebilirler. Romatizmal hastalıklarla birlikte en sık görülen sinir sistemi tutulumları inme, demans, migren, vaskülit (damar iltihabı), periferik (uç) sinir tutulumlarıdır. Romatolojik hastalıklarda sinir sistemi tutulumunun seyrek olmasından dolayı veriler yeterli değildir. Hastalık oranlarının belirlenmesinde manyetik rezonans görüntüleme, pozitron emisyon tomografisi (PET) faydalı veriler sağlamaktadır. Romatizmal hastalıklar tek tek ele alınarak her birinde en sık gözlenen sinir sistemi etkilenmeleri aşağıda verilmiştir. Romatoid artrit Romatoid artrit (RA) romatizma kliniklerinde en sık görülen hastalıklardan biridir. Sıklıkla küçük eklemleri etkileyen ve eklemler dışında da vücudun diğerbölgelerini de etkileyebilen kronik iltihabi bir hastalıktır. Vücuda dağılan sinirleri, kasları ve merkezi sinir sistemini de etkileyebilir. Omurganın kafatasına yakın eklemlerinin etkilenmesi veya romatizma nodüllerinin (RA da görülebilen sert şişlikler) omuriliğe bası yapması sonucu nadiren hayatı tehdit eden bir tabloya neden olabilir. Kol ve bacaklara giden sinirlerde fonksiyon bozukluğuna neden olabilir. Bu bazen sinir damarlarının iltihabı bazen de sinirlerin sıkışması ile ortaya çıkabilir. RA lı hastaların %6 sında karpal tünel sendromu (ele giden sinirde sıkışma) görüldüğü bildirilmiştir. Nadiren kafa sinirlerini de etkileyebilir. Ankilozan Spondilit Ankilozan spondilit (AS) özellikle omurgayı etkileyen iltihabi romatizmal bir hastalıktır. Omurga dışında diz, ayak bileği gibi eklemleri, tendonların kemikle birleştiği kısımları da etkileyebilir.sinir sistemi esas olarak omurgadaki bozukluklara bağlı olarak omuriliğin çeşitli düzeylerde basıya maruz kalması ile ilişkilidir. Bu durum bazen bir mesane işlev bozukluğu, bazen de bacaklarda ağrı-uyuşma şeklinde karşımıza çıkabilir. Sistemik Lupus Eritematozus Sistemik Lupus Eritematozus (SLE) birçok organ sisteminin tutulumuna neden olan kronik iltihabi bir hastalıktır. Sıklıkla doğurganlık çağındaki kadınlarda görülür. En sık görülen sinir sistemi tutulum bulguları psikiyatrik bozukluklar, demans, nöbet gelişimi, inme, kafa sinirlerinde anormallikler ve periferik sinir (uç sinirler) anormallikleridir. Nörolojik tutulumların büyük kısmını psikiyatrik bozukluklar oluşturmakla birlikte periferik sinir tutulumları ve sakatlığa neden olabilen omurilik tutulumları ciddi tedavi gerektiren acil tutulumlardır. Nöbetler ise merkezi sinir sisteminin SLE ye bağlı önemli bulgularındandır. SLE li hastaların %5 inden azında inme gelişmektedir. SLE de inme nedenleri hastalık ile ilişkili pıhtılaşma bozuklukları, küçük damar iltihapları, kalbin iç tabakasının etkilenmesine bağlı pıhtı oluşumu ve böbrek tutulumuna bağlı gelişen hipertansiyondur.

13 13 Behçet hastalığı Behçet hastalığı; ağız içi ve üreme organlarının dış kısmında tekrarlayıcı ve ağrılı karakterde yaralar, gözde iltihaplanma, toplardamarlarda daha belirgin olmak üzere tıkanıklıklar, deride sivilceler-ağrılı kızarık şişlikler ile karakterize bir romatizmal damar iltihabıdır. Uç sinirleri genellikle etkilemez, daha çok merkezi sinir sistemini etkiler. Beyinin dokusunu veya damarlarını etkiler. Hastada başağrısı, nöbet, kafada dağılan sinirlerde, beyin sapında etkilenme olabilir. Daha nadiren omurilik tutulumu ve meningoensefalit gelişebilir. Takayasu arteriti Takayasu arteriti kalpten çıkan en büyük atardamar olan aort ve onun büyük dallarının tutulumuna neden olan romatizmal bir damar iltihabıdır. Genellikle genç kadınlarda görülür, erkeklerde nadirdir. Merkezi sinir sistemi tutulumuna bağlı olarak sersemlik hissi, görme bozuklukları gelişebilir. Beyine giden damarların romatizmal iltihabına bağlı olarak inme gözlenebilir. Temporal arterit Temporal arterit de Takayasu arteriti gibi kalpten çıkan büyük çaplı damarları etkileyen bir romatizmal damar iltihabıdır. Hastalar genellikle 50 yaşın üzerindedir. Şakak kısımlarında ortaya çıkan başağrısı en temel bulgusudur. Göze giden damarların ve bu bölgedeki sinirlerin de etkilenmesiyle çift görme, bulanık görme ve geçici/kalıcı görme kaybı gelişebilir. Kesin tanı etkilenen damardan alınan biyopsi ile konabilir. Wegener granulomatozu (Granülomatöz polianjiit) Wegener granulomatozunda esas olarak kulak-burun-boğaz bölgesi, akciğerler ve böbrekler tutulur. Orta ve küçük çaplı damarları etkileyen romatizmal damar iltihabıdır. Sinir sisteminde en sık olarak periferik (uç) sinir anormallikleri, kafa sinirlerinde etkilenme, inme ve nöbet gelişimine neden olur. Poliarteritis nodosa (PAN) PAN daha çok orta çaplı atardamarları etkilyen romatizmal bir damar iltihabıdır. Uç sinirleri daha sıklıkla etkiler, çok sayıda sinir tutulumuna yol açabilir. Merkezi sinir sistemini tutabilir. Deri lezyonlarından veya sinirden alınan biyopsi tanıda yardımcıdır. Erken tanı ve tedavi birçok hastada hayati önem taşır. Churg-Strauss hastalığı Daha çok küçük çaplı damarları etkileyen romatizmal bir damar iltihabıdır. Allerjik geçmişi olan bireylerde daha sıktır. Sinir sisteminde daha çok uç sinirleri etkiler. Tanıda etkilenen dokudan alınan biyopsi değerlidir. Sjögren sendromu Özellikle tükrük, gözyaşı ve diğer salgı bezlerini tutan kronik, iltihabi bir hastalıktır. Kuru ağız ve kuru göz tablosu gelişir. Uç sinirlerde etkilenme, omurilik tutulumu, motor sinir hastalığı, kavrama-algılama ile ilgili bozukluklar görülebilir. Sistemik skleroz (Skleroderma) Skleroderma deri ve iç organlarda sertleşme ile seyreden iltihabi romatizmal bir hastalıktır. En sık etkilenen organlar akciğerler ve böbreklerdir. Sklerodermanın seyrinde kaslarda iltihaplı etkilenmeler olabilir. Uç sinirler etkilenebilir, parmaklara giden sinirlerde bilek bölgesinde sıkışma görülebilir. Merkezi sinir sistemini de nadiren etkileyebilir. Sağlıklı günler dilerim..

14 14 Romatolog ve Hayat Prof. Dr. Murat Turgay / Ankara ÜTF, İç Hastalıkları - Romatoloji BD İnsanlar, kendisini anlatabilmek, ruhi duygularını ifade edebilmek için ritmik seslere yani müziğe ihtiyaç duyarlar... Prof.Dr. Murat Turgay Kimdir? 1960 yılında Bolu da doğdu. İlkokul, orta ve lise tahsilini Bolu da tamamladı yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi nden derece ile mezun oldu yılları arasında Erzincan Refahiye ilçesinde mecburi hizmet görevini yaptıktan sonra, 1985 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı nda İç Hastalıkları uzmanlık eğitimine başladı yılında İç Hastalıkları uzmanı olduktan sonra, 1992 yılında yan dal uzmanı, 1993 yılında doçent ve 1999 yılında da profesör oldu. Bu arada 3 yıl boyunca Yüksek Sağlık Şura üyeliği yaptı. Bir dönem İç Hastalıkları Anabilim Dalı başkanlığı ve Romatoloji Bilim Dalı başkanlık görevini yürüttü. Halen Sağlık Bakanlığı İlaç Ruhsat Komisyon üyeliği, Farmakovijilans Komisyon üyeliği ve Akılcı İlaç Komisyon üyeliğini sürdürmektedir. Eylül 2014 yılından itibaren ikinci kez İç Hastalıkları Anabilim Dalı başkanlık görevini üstlenmiştir. Müzikle ilgili olarak tanımlamalarınız, görüşleriniz nelerdir? Müzik, ritm üzerine kurulmuştur. Esasında bu ritm bütün bilim dallarının temel esasını teşkil eder. Tıpta da bu ritm, bu düzen olmasa, hastalıkların ne tanımı yapılabilir ne de bununla ilişkili tedaviler planlanabilir. Çocuk henüz anne karnında iken, ritmik seslerden etkilenmeye başlar. Hatta ağlayan yenidoğanın müzikle susturulmaya çalışıldığına da şahit olmuşuzdur. Çocuğun dinlediği müzik onun kişiliğinin oluşmasında çok önemli yer tutar. İnsanlar, kendisini anlatabilmek, ruhi duygularını ifade edebilmek için ritmik seslere yani müziğe ihtiyaç duyar. Eflatun müzik terbiyenin önemli bir vasıtasıdır, müzik bir eğlence aracı değil, güzellik iyilik ve eğitim aracıdır demiştir. Müzik, duyguları temizler, güçlendirir. Biliyorsunuz hekimlik ile müzik arasında da yakın bir ilişki vardır. Müzikle tedavi çok eski yıllardan beri tedavi aracı olarak kullanılmaktadır. Hatta Türk sanat müziğinin farklı makamlarının farklı hastalıkların tedavisinde yardımcı olduğu gösterilmiştir. Kendisine udumla 1,5 saat kadar eşlik ettiğim Nesrin Sipahi nin eşinin bir sözü beni çok mutlu etti, Eğer sizin çalışınızı ve tekniğinizi beğenmese birkaç eser icra eder sonra bırakırdı.. Müzikle ilginizi anlatabilir misiniz? Benim müzikle tanışmam ilkokul yıllarına dayanır. Sınıfı geçtiğimizde her sene bir müzik aleti alırdık. İlk olarak mandolin ile başladık, sonra saz, sonra gitar. Bu arada lise yıllarına geldiğimizde, ud ve kanun aldık. Bu dönemde Bolu da arkadaş ekibimiz ile gece yarılarına kadar çalar söylerdik. Üniversite yıllarında da evde ders aralarında ud çalar, yorgunluk atardık. İstanbul un fethi gibi bazı özel günlerde yapılan kutlamalarda pek çok sanatçıya eşlik ettim. Bu arada 6. Sınıfta iken Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinde ilk kez Fakülte korosunu kurdum ve bu koro ile konserler verdik. İhtisas dönemlerinde de zaman zaman toplantılarda icraatta bulunduk. Bir yaz tatilinde, herhalde 8-9 sene olmuştur, Bodrum da bir küçük otelde Nesrin Sipahi ile karşılaştık. O da otelde kalan misafirler arasında idi. Otel sahibi bir ud buldu getirdi. Kendileri belki de en çok zevk alarak eşlik ettiğim sanatçılardan biri oldu. Yaşına rağmen son derece mükemmel, duru bir ses güzelliği vardı, 1,5 saate yakın musiki icra ettik. Bu arada eşinin söylediği birkaç söz beni çok mutlu etmişti. Eğer sizin çalışınızı ve tekniğinizi beğenmese birkaç eser icra eder sonra bırakırdı. Tabi, bu arada bir heves daha başladı, o da eski müzik aletlerini toplar hale geldik, 120 yıllık kanun, 80 yıllık saz, 85 yıllık tambur bunlardan birkaçı. Her hekimin tıp dışı bir uğraşısının olduğunu biliyoruz. Zaten verimli çalışabilmek için herhalde bir uğraşınızın olması gerekli. Müzik de bunlardan birisi.

15 15 Anti-Fosfolipid Sendromu Prof. Dr. Mehmet Sayarlıoğlu / Samsun Ondokuz Mayıs ÜTF, İç Hastalıkları - Romatoloji BD Tekrarlayıcı damar tıkanıklıkları ve/veya gebelerde tekrarlayan düşükler Anti-Fosfolipid Sendrom ile ilişkili olabilir. Anti-Fosfolipid sendrom ne demektir? Anti-Fosfolipid sendrom (AFS) atardamar veya toplardamarlarda pıhtı ile oluşan tıkanıklık (trombüs) ya da gebelerde düşüklere neden olabilen savunma sistemi ile ilişkili bir hastalıktır. Damar tıkanıklıkları ve düşüklerin ikisi birlikte aynı hastada görülebileceği gibi, sadece tekrarlayan düşükler veya damar tıkanıklıkları ile seyreden hastalar da vardır. Sebebi nedir? Sebebi savunma sistemini oluşturan yapıların bir bölümünün uygunsuz çalışmasından kaynaklanır. Kanda yükselen üç grup otoantikor (Kardiyolipin antikorları, Lupus antikoagülanı, Beta-2 Glikoprotein antikoru) kişide pıhtılaşmayı kontrol eden mekanizmaları etkileyerek pıhtılaşmaya eğilimi artırır. Bu nedenle atardamar ve/ veya toplardamarlarda pıhtı nedeniyle tıkanıklıklar gelişir. Yine bu hastalarda benzer mekanizmalar ile bebeğin anne karnında içinde bulunduğu kese de (plasenta) olumsuz etkilenir ve tekrarlayan düşükler ortaya çıkar. Bazı kan hücrelerinde azalma gelişebilir. AFS kimlerde daha çok görülür? AFS her yaştaki bireyleri etkileyebilir, kadınlarda daha sıktır. Özellikle SLE (lupus) gibi başka bir otoimmün (savunma sistemi ile ilişkili) hastalığı olanlarda daha sık görülür. AFS hangi bulgularla karşımıza çıkar? AFS gebelerde düşüklere neden olur, özellikle düşükler gebeliğin geç dönemlerinde daha belirgindir. Gebelerde preeklamsi ve eklamsiye neden olarak erken doğumlara, tansiyon yükselmesine, idrarda protein kaçağına, vücutta ödeme ve havale geçirilmesine neden olabilir. AFS hastalarında pıhtı oluşumunda artma olduğu için klinik bulgular daha çok bununla ilişkilidir. Oluşan pıhtının yerine göre klinik bulgular ortaya çıkar. Beyin, böbrek, kalp ve akciğer gibi hayati organların damarlarının pıhtı ile tıkanması sonucu; felç, böbrek yetmezliği, kalp krizi, ani nefes darlığı gibi bulgular gelişir. Bu organların dışındaki damarlarda da pıhtı oluşabilir. AFS hastalarında kandaki trombosit adı verilen hücre sayısında düşme görülebilir. Genellikle bu düşme çok ileri derecede olmasa da nadiren kanamaya neden olacak kadar düşebilir. Yine AFS de kırmızı kan hücrelerinde yıkım (otoimmün hemolitik anemi) gelişebilir. AFS tedavi edilebilir bir hastalık mıdır? Evet, ancak tam şifa anlamında bir tedavisi yoktur. Yapılacak tedavi ile hastalığın oluşturacağı zararlı etkiler durdurulabilmektedir, bir çok AFS lu gebenin sağlıklı doğum yapması sağlanabilmektedir. Kullanılan ilaçlar ile yeni pıhtı oluşması ve bunun zararlı etkileri önlenebilmektedir. Beraberinde başka bir ilişkili hastalık varsa (SLE gibi) bunun tedavisi de yapılmalıdır. Kimlerde AFS dan şüphelenmelidir? Tekrarlayan gebelik kayıpları olanlarda Gebeliğin 34. Haftasından önce preeklampsi (tansiyon yüksekliği, idrarda protein kaçağı ve ödem) gelişen hastalarda Sebebi açıklanamayan, atardamarlar veya toplardamarlarında pıhtı nedeniyle tıkanma gelişenlerde ki; bu pıhtı beyin, akciğer, böbrekler, göz gibi önemli organlarda gelişebilir. Kan tetkikinde trombosit sayısı düşük olan ve/veya kandaki hücrelerde yıkım gelişen (otoimmün hemolitik anemi) hastalarda Sifiliz olmadığı halde sifiliz testi pozitif gelenlerde Pıhtılaşma testlerinde açıklanamayan uzama olan hastalarda Sonuç olarak; AFS düzenli takip gerektiren bir hastalıktır. Hastalık tek başına olabilceği gibi başka savunma sistemi ile ilişkili (otoimmün) hastalıklar ile birlikte de olabilir. Bu ikinci hastalık AFS den önce veya sonra ortaya çıkabilir. Hem AFS nin hem de varsa- eşlik eden hastalığın düzenli takip ve tedavisi AFS un kontrolü açısından büyük önem taşımaktadır. Hepinize sağlıklı günler dilerim...

16 16 Çeşitli barsak hastalıklarının seyri sırasında eklemlerde ağrı-şişlik gelişebilir. Barsaklarımız yaklaşık 400 m 2 yüzeye sahiptir. Gıdaların emilimi, salgı, mikroplara karşı bariyer görevi, dışkı oluşumu gibi fonksiyonları vardır. İshal dışkının sık ve sulu/yumuşak kıvamlı çıkması durumudur. İshal ile romatizmal hastalıkların ilişkisini anlayabilmek için barsak-artrit (eklem iltihabı) ilişkisini ele almak daha doğru olacaktır. İnsanoğlu yüzyıllardır barsak problemleri ile romatizmal hastalıklar arasında muhtemel bir ilişki varlığını gözlemleyip araştırmıştır. Romatoid artritli hastalarda tedavi için barsak ameliyatları yapılmış, daha sonraları ülseratif kolitli (iltihabi bir barsak hastalığı) hastalarda eklem iltihabı gelişebileceği görülmüştür. Barsak hastalığı ile eklem iltihabı arasındaki ilişkinin mekanizması nedir? Normal olarak vücudumuzda birçok mikroorganizma ve antijen barsaklarımızda herhangi bir bağışıklık yanıtına yol açmadan varlıklarını sürdürmektedir. Barsaklarda gelişen iltihap ya da enfeksiyon sonucu barsak mukozasının bütünlüğünün bozulması, bakteriyel ürünlerin bu mukoza bariyerini geçmesi ile bağışıklık yanıtı uyarılmış olur. Bunun sonucunda bağışıklık sistemi hücreleri uyarılarak vücuda yabancı mikroorganizma veya antijenlere karşı çeşitli maddelerin salınmasına neden olur. Vücut bu mikroplar ve antijenlerle savaşırken bazen kendi yapılarına karşı da saldırıya geçer (çapraz reaksiyon). İşte böylece barsaktan uzakta eklem zarında, ciltte, gözde, damarlarda iltihabi reaksiyon başlamış olacaktır. Barsak hastalıkları ile ilişkili eklem hastalıkları nelerdir? İnce ve kalın barsak hastalıkları ile ilişkili artritleri (eklem iltihabı) enteropatik artritler (barsak hastalığına bağlı eklem iltihabı) başlığı altında ele alabiliriz. Enteropatik artritler sadece yetişkinlerin hastalığı değildir, tüm yaş gruplarında görülebilirler. Bu grup hastalıklarda temelde ishal, barsaklarda yaralar, barsak geçirgenliğinde bozulma, bağışıklık sisteminin harekete geçmesi ve genetik yapı en önemli nedenlerdir. Bu grupta bulunan başlıca hastalıklar ise şunlardır; inflamatuvar (iltihabi) barsak hastalıkları (İBH), reaktif artrit, çölyak (gluten duyarlı enteropati) hastalığı, whipple hastalığı, barsak ameliyatları sonrası görülen artritlerdir.

17 17 İshal ile Romatizmanın bir İlişkisi Var mı? Yrd. Doç. Dr. Ali Şahin / Sivas Cumhuriyet ÜTF, İç Hastalıkları - Romatoloji BD Bunların haricinde Ankilozan spondilit ve sedefe bağlı eklem iltihabında da (psöriyatik artrit) omurga, omurga dışı diğer eklem iltihapları ile barsak problemleri arasında muhtemel ilişkilerin varlığı bilinmektedir. Enteropatik artritlerde (Barsak hastalığına bağlı eklem iltihabı) eklem tutulumunun özelliği nedir? Eklemler dışında vücudun diğer bölgeleri de etkilenir mi? Tutulan eklemde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı ve tutukluk-katılık görülebilir. Eklem tutulumu iki grupta incelenebilir. Omurganın tutulduğu (sakroiliit ve/veya spondilit) tip, Genelde ayak bilekleri, diz, kalça gibi daha çok bacak eklemlerinin asimetrik olarak tutulduğu tip Eklemler dışında vücutta topukta ağrı ve şişlik (entezit), tüm parmağın iltihabı (daktilit=sosis parmak), çomak parmak, kemik yoğunluğunda azalma ve kemik erimesi (osteoporoz), çeşitli cilt bulguları (eritema nodozum, piyoderma gangrenozum, ağız içinde yaralar), göz bulguları (konjonktivit, sklerit-episklerit, üveit), karaciğer, akciğer, pankreas, kan tablosu bozuklukları yapabilirler. Bazen de diğer iltihabi hastalıklarla bir arada olabilirler. İnflamatuvar (iltihabi) barsak hastalıkları nelerdir? Nedenini tam olarak bilemediğimiz, alevlenme ve yatışmalarla seyreden, barsağın farklı kısımlarının etkilendiği kronik (süreğen) hastalıklardır. Crohn hastalığı (CH) ve ülseratif kolit (ÜK) bu grupta yer alır. Temel klinik bulgu ishal dir. CH da ishal, karın ağrısı ve kilo kaybı ön planda iken ishal genellikle kan içermez. CH da tanı konmadan önce aylar, yıllar süren aralıklı karın ağrısı ve ishal görülebilir. İltihap ve yaralar sadece kalın barsakta sınırlı değildir, ağız içinden makata kadar her yer etkilenebilir. ÜK da iltihap daha çok kalın barsaktadır ve iltihaplı barsak bölümünün çıkarılması ile çoğu zaman hastalık ve bazı eklem bulguları yatışır. İBH ları genellik beyaz ırkda, sosyoekonomik durumu iyi, şehirde yaşayan, büro işi yapanlarda sık görülmektedir lu yaşlar ve lı yaşlarda pik yapar. Bu hastalıklarda omurga dışı eklem tutulumları barsak hastalığı aktivitesi ile paralelken, omurga tutulumunda bu durum gözlenmemektedir. Reaktif artrit ne demektir? Temelde bir enfeksiyöz ajan tarafından başlatılan, öncesinde ishalin olduğu, sonrasında eklem iltihabının geliştiği, fakat mikrobun eklemde gösterilemediği durumlardır. Bu mikroplar ishale yol açabilen mikroorganizmalardır. Bu hastalıkların tanısında geçirilmiş ishal öyküsü önemlidir. İshali olan hastadan dışkı mikroskobisi, kültürü yapılabilir, eklem sıvısında mikrop genellikle gösterilemez. Reaktif artrit, barsak enfeksiyonları dışında bazı idrar yolu enfeksiyonlarından sonra da görülebilir. Çölyak hastalığı nedir? Tedavisinde özellikle neye dikkat edilmelidir? İnce barsak mukozasında gluten içeren gıdaların (buğday, buğday nişastası, mısır unu, irmik) tetiklediği, emilim problemlerinin sonucu ishal, kilo kaybı, kansızlık, cilt döküntüsü, artrit bulgularının olduğu bir hastalıktır. Artrit diz, kalça, omuz gibi büyük eklemleri tutan iki taraflı bazen küçük eklemlerin tutulduğu tarzdadır. Omurga eklemleri de tutulabilir. Genelde eklem bulgularıda glutensiz diyetle geriler. Fakat bazen diyete yanıt alınamayabilir. Barsak ameliyatı sonrası eklem iltihabı nasıl oluşuyor? Barsak bypas ameliyatları sonrası, barsaklarda oluşan bakterilerin aşırı çoğalması ve bakteriyel yapıların kana karışması sonucu: vücudun alt ve üst tarafında iki taraflı olabilen, süreğen artrit yanı sıra eritema nodozum (ağrılı, kızarık, sert şişlik) (Resim 1) gibi cilt lezyonlarının görülebildiği bir durumdur. Cerrahi olarak bu barsak yapısı düzeltildiğinde eklem ve deri bulguları tamamen normale dönebilmektedir. Romatizmal hastalığı olan, ilaç kullanan hastalarda ishal görebilirmiyiz? Evet. Romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanılan bazı ilaçlar, hassas bireylerde daha fazla olmak üzere ishal, karın ağrısı, gaz, şişkinlik yapabilmektedir. Örnek verecek olursak Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF) tedavisinde kullanılan ve hastanın ömür boyu kullanması gereken kolşisin gibi. Yine birçok ilacı başlarken özellikle barsak problemleri olabileceğini belirtmeli ve kademeli doz artımına gidilmelidir. Son olarak ise barsaklarımız mikroplara karşı olduğu gibi insanların ruh hallerine karşı da bir bariyer rolü üstlenmektedir. Çünkü spastik kolon veya kolit dediğimiz durum bazen fibromyalji (iltihapsız kas romatizması), yaygın ağrı sendromlarına eşlik edebilmektedir. Bu durumda var olan ishal rahatsızlığı fibromyalji ve spastik kolon tedavisi ile düzelebilmektedir. Sağlıklı günler dilerim. Resim 1. İltihabi barsak hastalığı olan hastada her iki bacakta yaygın eritema nodozum.

18 18 Romatolojiden Haberler Türkiye Romatoloji Derneği nin 2004 yılından bu yana her 2 yılda bir verdiği Hulusi Behçet Ödülü bu yıl Güney Kore den Prof. Dongsik Bang ve Türkiye den Prof.Vedat Hamuryudan a verildi. Ödüller Eylül 2014 tarihinde Paris te gerçekleşen Uluslararası Behçet Hastalığı Kongresinde, Uluslararası Behçet Derneği onursal başkanlarından Prof. Dr. Hasan Yazıcı tarafından verildi. Romatizma ve yaşam ailesi olarak ödül kazanan araştırıcıları tebrik eder, çalışmalarında başarılar dileriz. Prof. Dr. Ercan Tunç Doç. Dr. Muhammet Çınar Dr. Ayşe Balkarlı Prof. Dr. Ercan Tunç Gürcistan daki görevinin ardından Süleyman Demirel Ünversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesi İç Hastalıkları - Romatoloji Bilim Dalı ndakı görevine geri döndü. Başarılar dileriz. GATA İç Hastalıkları Romatoloji Bilim Dalı nda görevine devam eden romatoloji uzmanı Dr. Muhammet Çınar doçentlik ünvanını almıştır. Doç. Dr. Muhammet Çınar ı tebrik eder, başarılar dileriz. Uzmanlığını Pamukkale Üniversitesi nden alan Dr. Ayşe Balkarlı, Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji kliniğinde göreve başladı, yeni görevinde başarılar dileriz. Uz. Dr. Yasemin Yalçınkaya Doç. Dr. Ayten Yazıcı Doç. Dr. Sedat Yılmaz Dr. Fatih Yıldız İstanbul Tıp Fakültesi nde uzmanlık eğitimini tamamlayan Uz. Dr. Yasemin Yalçınkaya Mecburi hizmetini tamamlamak üzere, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji kliniğinde göreve başladı. Yeni görevinde başarılar dileriz. Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları-Romatoloji Bilim Dalı nda görevine devam eden romatoloji uzmanı Dr. Ayten Yazıcı doçentlik ünvanını almıştır. Doç. Dr. Ayten Yazıcı yı tebrik eder, başarılar dileriz. GATA İç Hastalıkları Romatoloji Bilim Dalı nda görevine devam eden romatoloji uzmanı Dr. Sedat Yılmaz doçentlik ünvanını almıştır. Doç. Dr. Sedat Yılmaz ı tebrik eder, başarılar dileriz. Uzmanlığını Çukurova üniversitesi nden alan Dr. Fatih Yıldız, Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji kliniğinde mecburi hizmetini tamamlamak üzere göreve başladı. Yeni görevinde başarılar dileriz. Dr. Adem Küçük Doç. Dr. Salim Dönmez Doç. Dr. Emine Figen Tarhan Uz. Dr. Koray Ayar Uzmanlığını Necmettin Erbakan Üniversitesi Romatoloji Bilim Dalından alan Dr. Adem Küçük Mecburi hizmetini tamamlamak üzere Malatya devlet hastanesi Romatoloji kliniğinde göreve başladı. Yeni görevinde başarılar dileriz. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları - Romatoloji Bilim Dalı nda görevine devam eden romatoloji uzmanı Dr. Salim Dönmez doçentlik ünvanını almıştır. Doç. Dr. Salim Dönmez i tebrik eder, başarılar dileriz. Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İç Hastalıkları-Romatoloji bilim dalında görevine devam eden romatoloji uzmanı Dr. Emine Figen Tarhan doçentlik ünvanını almıştır. Doç. Dr. Emine Figen Tarhan ı tebrik eder, başarılar dileriz. Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi nde uzmanlık eğitimini tamamlayan Uz. Dr. Koray Ayar mecburi hizmetini tamamlamak üzere, Diyarbakır Eğitim ve Araştırma Hastanesi Romatoloji kliniğinde göreve başladı. Yeni görevinde başarılar dileriz. Yeni Doçentlerimiz Yeni Romatologlarımız Gelin!... Bu dergiyi birlikte çıkaralım, hayatı birlikte paylaşalım Değerli okuyucular, Hastalarımızdan gelecek olan amatör sanat çalışmalarını (kısa edebi yazı, karikatür, resim, şiir vb.) yayınlayacağımız Romatizma ve Sanat isimli sayfamıza eserlerinizi göndermek için;

19 Romatizma ve Yaşam a yeni bir pencereden bakın! Romatizma ile yaşam konusunda size ipuçları sunan güncel video, bilgi ve haberlerin yer aldığı Romatizma ve Yaşam web sitesi yenileniyor; içeriği daha da zenginleşiyor. Yenilenen versiyonuyla Romatizma ve Yaşam çok yakında sizinle.

20 Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları- Romatoloji Bilim Dalı Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları-Romatoloji Bilim Dalı, Yrd. Doç. Dr. Ali Şahin in bilim dalı başkanı olarak atanması ile aktif olarak Aralık 2013 tarihinden itibaren romatizma hastalarına hizmet vermektedir. Hastanenizde Romatoloji poliklinik hizmetleri nasıl verilmektedir? Bilim dalımız Tıp Fakültesi Hastanesi zemin katta genel dahiliye polikliniklerinin bulunduğu kısımda toplamda iki adet romatoloji poliklinik odasında poliklinik hizmeti sunulmaktadır. Günde ortalama hastaya hizmet verilmektedir. Hastalar internet üzerinden de randevu alabilmektedir. Romatoloji polikliniği-1 de daha çok asistan ve intörn doktorlarla birlikte hastaların ilk muayene ve kayıtları yapılmakta, Romatoloji polikliniği-2 de ise hastaların muayene ve eğitimi, gerekli invaziv işlemler (biyopsiler, eklem içi girişimler vs.), kas-iskelet sistemi ultrasonu ve tırnak yatağı kapilleroskopisi işlemleri yapılmaktadır. Romatoloji yataklı servisinden bahseder misiniz? Romatoloji servis hizmetleri Tıp Fakültesi Hastanesi ana binada 9. katta 20 yataklı servisimizde dört kişilik, iki kişilik ve özel odalar şeklinde sunulmaktadır. Romatoloji servisimizde yatan hastalar dışında günübirlik infüzyon tedavileri için infüzyon odamız mevcuttur. Ayrıca bu bölüm serviste girişimsel işlemlerin yapılabilmesi için de dizayn edilmiştir. Servisimizde iç hastalıkları asistanları ve intörn doktorlar tarafından hasta takipleri yapılmaktadır. Görevli iki hemşiremiz hasta eğitimleri, enjeksiyon tedavileri ve infüzyon tedavilerini uygulamaktadırlar. Bölümümüzün poliklinik ve servis işlerinin takibinde ilgili sekreteryalar görev yapmaktadır. Bölümünüzdeki eğitim faaliyetlerinden bahseder misiniz? Romatoloji bilim dalının kendi içinde makale ve seminer saatleri vardır. Ayrıca İç Hastalıkları ana bilim dalı ile ortak eğitim saatlerimiz mevcuttur. Her hafta Çarşamba günü arası Romatoloji bilim dalı içinde seminer, makale saati (İç Hastalıkları asistanları ve intörn doktorların hazırlayıp, beraber gözden geçirilerek sunduğu) yapılmaktadır. Ayrıca her Pazartesi ve Perşembe günü İç Hastalıkları bilim dalı ile tüm asistanlarımızın katıldığı eğitim programımız vardır. Bölümünüze Sivas dışından da hasta geliyor mu? Bölümümüz Sivas ili dışında Tokat, Yozgat, Erzincan, Giresun gibi çevre illere de hizmet vermektedir. Son olarak ne söylemek istersiniz? Romatolojide hastaların düzenli takibi çok önemlidir. Bu bölümde göreve başlayalı çok kısa bir süre olmasına rağmen hastalarımızın yoğun ilgisi bizleri mutlu etmektedir. Hastalarımızın takiplerini aksatmamalarını temenni ediyor hepsine daha sağlıklı günler diliyorum. Çalışmalarınızda başarılar dileriz. Teşekkür ederim.

Romatizma BR.HLİ.066

Romatizma BR.HLİ.066 Nedir? başta eklemler olmak üzere, birçok organ ve dokunun doğrudan ya da dolaylı olarak zarar görmesine yol açabilen hastalıklar grubudur. Kanda iltihap düzeyinde yükselmeye neden olup olmamasına göre

Detaylı

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065

Ankilozan Spondilit BR.HLİ.065 Gençlerde Bel Ağrısına Dikkat! Bel ağrısı tüm dünyada oldukça yaygın bir problem olup zaman içinde daha sık görülmektedir. Erişkin toplumun en az %10'unda çeşitli nedenlerle gelişen kronik bel ağrıları

Detaylı

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular

Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular Romatizma ve Tedavisi Hakkında Yanlışlar ve Doğrular BR.HLİ.067 Romatizma hastalıkları toplumda oldukça sık görülen hastalıklardır. Bunların sıklıkla günlük yaşamı etkilemesi, kişinin yaşam kalitesini

Detaylı

Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA)

Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA) www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Juvenil SPondiloArtrit/Entezit İle İlişkili Artrit (SPA-EİA) 2016 un türevi 1. JUVENİL SPONDİLOARTRİT/ ENTEZİT İLE İLİŞKİLİ ARTRİT (SPA- EİA) NEDİR? 1.1 Nedir?

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri

Kansız kişilerde görülebilecek belirtileri Kansızlık (anemi) kandaki hemoglobin miktarının yaş ve cinsiyete göre kabul edilen değerlerin altında olmasıdır. Bu değerler erişkin erkeklerde 13.5 g/dl, kadınlarda 12 g/dl nin altı kabul edilir. Kansızlığın

Detaylı

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir?

Su Çiçeği. Suçiçeği Nedir? Suçiçeği Nedir? Su çiçeği varisella zoster adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilen ateşli bir enfeksiyon hastalığıdır. Varisella zoster virüsü havada 1-2 saat canlı kalan ve çok hızlı çoğalan

Detaylı

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI D.P.Ü. KÜTAHYA EVLİYA ÇELEBİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR PROF. DR. AHMET HAKAN VURAL OP. DR. GÜLEN SEZER ALPTEKİN ERKUL OP. DR. SİNAN ERKUL

Detaylı

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak

Detaylı

1. ULUSAL VAKALAR İLE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ SEMPOZYUMU

1. ULUSAL VAKALAR İLE ROMATOLOJİ EĞİTİMİ SEMPOZYUMU Değerli meslektaşlarım, Her anabilim-bilim dalı kendi alanı ile ilgili hastalıkların bilinirliğini artırmak, hastaların en kısa sürede doğru bölümde ve doğru tedavi edilmesini sağlamak amacıyla çeşitli

Detaylı

Hisar Intercontinental Hospital

Hisar Intercontinental Hospital Varisler BR.HLİ.92 Venöz Hastalıklar (Toplardamarlar) Varis Hastalığı: Bacaklarımızda kirli kanı yukarı taşımak üzere görev alan iki ana ven sistemi bulunur. Yüzeyel ve derin ven sistemi olarak adlandırılan

Detaylı

ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR

ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR ÇOCUKLARDA HAREKET SİSTEMİ MUAYENESİ (ROMATOLOJİK MUAYENE) Özgür KASAPÇOPUR HAREKET SİSTEMİ Üç ana yapı taşı Kemikler Kaslar Eklemler Oynamaz eklemler (Kafa tası) Yarı oynar eklemler (Omurga) Oynar eklemler

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek

Detaylı

Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS)

Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) 2016 un türevi 1. CAPS NEDİR 1.1 Nedir? Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendromlar (CAPS), nadir görülen otoenflamatuar

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Kan Kanserleri (Lösemiler)

Kan Kanserleri (Lösemiler) Lösemi Nedir? Lösemi bir kanser türüdür. Kanser, sayısı 100'den fazla olan bir hastalık grubunun ortak adıdır. Kanserde iki önemli özellik bulunur. İlk önce bedendeki bazı hücreler anormalleşir. İkinci

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ GASTROENTEROLOJİ BİLİM DALI Ülseratif Kolit & Crohn Hastalığı Merkezi www.baskent-ank.edu.tr Crohn hastalığı nedir? Crohn hastalığı sindirim sistemini oluşturan ağız, yemek

Detaylı

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Endometriozis. (Çikolata kisti) Endometriozis (Çikolata kisti) Bugün Neler Konuşacağız? Endometriozis Nedir? Belirtileri Nelerdir? Ne Sıklıkta Görülür? Hangi Sorunlara Neden Olur? Nasıl Tanı Konur? Nasıl Tedavi Edilir? Endometriozis

Detaylı

Kalp Kapak Hastalıkları

Kalp Kapak Hastalıkları BR.HLİ.085 içerisinde kanın bulunduğu dört odacık vardır. Bunlardan ikisi sağ, ikisi ise sol kalp yarımında bulunur. Kalbe gelen kan önce sağ atriuma gelir ve kalbin sağ kulakcığı ve sağ karıncığı arasında

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro

www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro CANDLE 2016 un türevi 1. CANDLE NEDİR 1.1 Nedir? Kronik Atipik Nötrofilik Dermatosiz, Lipodistrofi ve Yüksek ateş (CANDLE) sendromu nadir görülen genetik bir

Detaylı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı

Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı Sağlıklı Kan Basıncı Sağlıklı Kalp Atımı 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. 17 MAYIS 2013 Dünya Hipertansiyon Ligi Girişimidir. Hipertansiyon Nedir? Çoğunlukla yüksek kan basıncı olarak

Detaylı

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D. Multipl Myeloma Nedir? Vücuda bakteri veya virusler girdiğinde bazı B-lenfositler plazma hücrelerine

Detaylı

Henoch-Schöenlein Purpurası

Henoch-Schöenlein Purpurası www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Henoch-Schöenlein Purpurası 2016 un türevi 1. HENOCH-SCHÖENLEİN PURPURASI NEDİR? 1.1 Nedir? Henoch-Shöenlein purpurası (HSP), küçük kan damarlarının (kapilerlerin)

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı

Detaylı

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda tümör olduğu

Detaylı

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.

Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme

Detaylı

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik

Detaylı

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR.

ELEKTRONİK NÜSHA. BASILMIŞ HALİ KONTROLSUZ KOPYADIR. SAYFA NO 1/5 TANISAL VE GİRİŞİMSEL DİZ ARTROSKOPİSİ AMELİYATI AYDINLATILMIŞ ONAM FORMU Hasta Adı Dosya No Tarih / Saat Yöntem: Eklem içerisini gözlemek için, 0.5 cm'lik kesi deliklerinden artroskopinin

Detaylı

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler

MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik

Detaylı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı

Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı Sigara sağlığa zararlı olmasına rağmen birçok kişi bunu bile bile sigara kullanmaktadır. En yaygın görülen zararlı alışkanlıkların içinde en başı çeken sigara vücuda birçok zarar vermekte ve uzun süre

Detaylı

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu

Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına

Detaylı

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir.

Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. HİPERTANSİYON Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Yüksek tansiyon (hipertansiyon) nedir? Kan basıncının normalden fazla olmasıdır. Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon

Detaylı

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların

Detaylı

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit

Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 2. TEŞHİS VE TEDAVİ 2.1 Nasıl teşhis edilir? Klinik belirtiler ve araştırmalar

Detaylı

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, pankreasımda iltihabi kist

Detaylı

Hepatit B ile Yaşamak

Hepatit B ile Yaşamak Hepatit B ile Yaşamak NEDİR? Hepatit B, karaciğerin iltihaplanmasına sebep olan, kan yolu ve cinsel ilişkiyle bulaşan bir virüs hastalığıdır. Zaman içerisinde karaciğer hasarlarına ve karaciğer kanseri

Detaylı

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir!

Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! On5yirmi5.com Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! Mevsim değişimlerinde geniz akıntısı, burnunuzda tıkanıklılık ve bağ ağrılarınızdan şikayetiniz varsa, üst solunum yolu enfeksiyonlarınız 10

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. TIENAM 500 mg I.V. enjektabl flakon Damar içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI Etkin madde(ler): Her bir flakon steril olarak 500 mg imipenem (imipenem monohidrat olarak) ve 500 mg silastatin (silastatin

Detaylı

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI Yardım edin sinüslerim beni öldürüyor! Bunu daha önce hiç söylediniz mi?. Eğer cevabınız hayır ise siz çok şanslısınız demektir. Çünkü her yıl milyonlarca lira sinüs problemleri

Detaylı

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların

Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Bölüm 25 Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Astım Tedavisinde Kullanılan İlaçların Yan Etkileri Dr. Fevzi DEMİREL Nefesle Alınan Kortizonlu İlaçların Yan Etkileri Astım tedavisinde kullanılan

Detaylı

Sigaranın Vücudumuza Zararları

Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın Vücudumuza Zararları Sigaranın vücudumuza olan zararları ve sigarayı bıraktıktan sonra vücudumuzdaki değişimler burada anlatılmaktadır. Sırt ve Bel Ağrısı: Sigara içmek bel ile ilgili hastalıkların

Detaylı

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU

DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU DIŞ KULAK YOLUNDAN YABANCI CİSİM / POLİP ÇIKARTILMASI AMELİYATI HASTA BİLGİLENDİRME VE ONAM (RIZA) FORMU Hastanın Adı, Soyadı: TC Kimlik No: Baba adı: Ana adı: Doğum tarihi: Sayın Hasta, Sayın Veli/Vasi,

Detaylı

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır

Alevlenmelerin en yaygın nedeni, trakeobronşiyal enfeksiyonlar ve hava kirliliğidir. Şiddetli alevlenmelerin üçte birinde neden saptanamamaktadır Toraks Derneği, Göğüs Hastalıkları Uzmanları ve solunum hastalıkları alanında çalışan diğer uzmanlık dallarındaki hekimler tarafından 1992 de kurulan bir ulusal uzmanlık derneğidir. Toraks Derneği nin

Detaylı

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar

Türkiye'de Yıllara Göre Yeni Verem Hasta Sayıları. 1965 1970 1975 1980 1985 1990 1995 2000 2005 2007 Yıllar Verem Haftası etkinlikleri çerçevesinde Akkuş İlçe Sağlık Grup Başkanımız Dr. Mustafa AKDOĞAN 18/01/2010 tarihinde ilçemizde çalışan din adamları ve halka yönelik verem hastalığı ile ilgili çeşitli bilgiler

Detaylı

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA)

PIHTIÖNLER(KAN SULANDIRICI) İLAÇ KULLANIM KILAVUZLARI DABİGATRAN(PRADAXA) DABİGATRAN (PRADAXA) NE İÇİN KULLANILIR? Dabigatran (PRADAXA) pıhtıönler ilaç grubundadır. Halk arasında kan sulandırıcı ilaç olarak bahsedilen ilaçlardan bir tanesidir. Kan damarları içerisinde pıhtı

Detaylı

AKUT ROMATİZMAL ATEŞ TEDAVİ VE KORUNMA REHBERİ

AKUT ROMATİZMAL ATEŞ TEDAVİ VE KORUNMA REHBERİ FR-HYE-04-422-08 AKUT ROMATİZMAL ATEŞ TEDAVİ VE KORUNMA REHBERİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI ÇOCUK KARDİYOLOJİ BİLİM DALI Hazırlayan AD/BD/Birim(ler): Çocuk Kardiyoloji Bilim Dalı Sayfa

Detaylı

KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME. Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı

KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME. Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı KORUMA AŞISI İÇİN MUVAFAKATNAME Priorix Enjeksiyonluk solüsyon hazırlamak için toz ve çözücü Canlı kızamık, kabakulak ve kızamıkçık aşısı LÜTFEN AŞAĞIDAKİ SORULARI CEVAPLAYINIZ: ( Lütfen uygun olan seçeneği

Detaylı

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada

Detaylı

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma

Detaylı

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur. Dr.Armağan HAZAR ZATÜRRE (PNÖMONİ) Zatürre yada tıbbi tanımla pnömoni nedir? Halk arasında zatürre olarak bilinmekte olan hastalık akciğer dokusunun iltihaplanmasıdır. Tedavi edilmediği takdirde ölümcül

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ PROSTAT BÜYÜMESİ Prostat her erkekte doğumdan itibaren bulunan, idrar torbasının hemen altında yer alan bir organdır. Yaklaşık 20 gr ağırlığındadır ve idrar torbasındaki idrarı

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Hepatik Arter Anevrizması Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından, karaciğer ana

Detaylı

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi

Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi Bölüm 17 Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Astım Tedavisinde Yapılan Yanlışlar Dr. Gülhan AYHAN ve Dr. Ömer AYTEN Astım tedavisinde yaygın olarak yapılan yanlışlar vardır. Bu doğru bilinen yanlışların

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN

KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN KANSER NEDIR? TARAMA YÖNTEMLERI NELERDIR? BURSA HALK SAĞLIĞI MÜDÜRLÜĞÜ KANSER ŞUBE DR.AYŞE AKAN 2005 DEN 2030 A DÜNYADA KANSER 7 milyon ölüm 17 milyon 11 milyon yeni vaka 27 milyon 25 milyon kanserli kişi

Detaylı

ÇÖLYAK HASTALIĞI SELDA SAZAK PINAR YEŞİLGÖZ ZÜHAL DUMAN

ÇÖLYAK HASTALIĞI SELDA SAZAK PINAR YEŞİLGÖZ ZÜHAL DUMAN ÇÖLYAK HASTALIĞI SELDA SAZAK PINAR YEŞİLGÖZ ZÜHAL DUMAN EKMEK YEMEDEN!!! Makarna Pasta yemeden ömür boyu DİĞER İNSANLARLA BİR ARADA YAŞAMAK??? Çölyak Hastalığı Buğday, arpa, çavdar, yulaf tüketilmesi ile

Detaylı

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR? LENFOMA NEDİR? Lenfoma, diğer grup onkolojik hastalıklar içinde yaşamın uzatılması ve daha kaliteli yaşam sağlanması ve hastaların kurtarılmaları açısından daha fazla başarı elde edilmiş bir hastalıktır.

Detaylı

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182

HEPATİTLER (SARILIK HASTALIĞI) VE 0212 5294400 2182 KRONİK BÖBREK HASTALIKLARI VE 0212 5294400 2182 İSTANBUL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ 2013 YILI HASTA OKULU PLANI HASTANE ADI TARİH SAAT KONU EĞİTİM YERİ HASTA OKULU PROGRAMI İÇİN HASTA VE YAKINLARININ İLETİŞİM KURABİLECEKLERİ TELEFON NUMARASI HASEKİ 28/01/2013

Detaylı

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği GEBELİKTE SİFİLİZ Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği SİFİLİZ TANIM T.pallidum un neden olduğu sistemik bir hastalıktır Sınıflandırma: Edinilmiş (Genellikle

Detaylı

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y

18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y Avanos ve Gülşehir İlçelerinde Görülen Kronik Hastalıkların Prevalans, İnsidans ve Risk Faktörlerinin Değerlendirildiği İzlem Çalışması 18 Y A Ş Ü S T Ü B İ R E Y V E R İ T O P L A M A F O R M U Hane ve

Detaylı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM 9.11.2015 ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM Konular Doğum öncesi gelişim aşamaları Zigot Doğum öncesi çevresel etkiler Teratojenler Doğum Öncesi G elişim Anneyle ilgili diğer faktörler Öğr. Gör. C an ÜNVERDİ Zigot

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. GRAMELL 15 mg / 1,5 ml İ.M. Enjeksiyonluk Çözelti İçeren Ampul Kas içine uygulanır.

KULLANMA TALİMATI. GRAMELL 15 mg / 1,5 ml İ.M. Enjeksiyonluk Çözelti İçeren Ampul Kas içine uygulanır. KULLANMA TALİMATI GRAMELL 15 mg / 1,5 ml İ.M. Enjeksiyonluk Çözelti İçeren Ampul Kas içine uygulanır. Etkin madde: Her bir ampul, 15 mg Meloksikam içerir. Yardımcı maddeler: Meglumin, glikofurol, poloxamer

Detaylı

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ ÜLSERATİF KOLİT HASTALIĞI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER GASTROENTEROLOJİ BİLİM DALI Ülseratif Kolit & Crohn Hastalığı Merkezi www.baskent-ank.edu.tr Ülseratif kolit nedir?

Detaylı

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ

TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ TROMBOSİTOPENİ KONTROLÜ GÜLDER GÜMÜŞKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ ONKOLOJİ HASTANESİ TROMBOSİT NEDİR? 1 Kemik iliğinde yapılan kan hücrelerinden biridir. Pıhtılaşma hücreleri olarak bilinir. 1mm 3 kanda

Detaylı

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

UÜ-SK AİLE HEKİMLİĞİ ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI Rev. No : 03 Rev.Tarihi : 28 Şubat 2012 1 / 5 1 HİZMET KAPSAMI: Aile Hekimliği Anabilim Dalı yaş, cinsiyet, yakınma, hastalık ayrımı yapmaksızın, yaşamın bütün evrelerinde ve süreklilik içinde, sağlığın

Detaylı

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü

KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI. Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRİZİNDE İLK MÜDAHALE VE STENTLİ HASTANIN YAŞAMI Uzm.Dr. Selahattin TÜREN Kardiyoloji Bölümü KALP KRıZINDE ILK MÜDAHALE Kalp krizi tıbbi bir acil durumdur. Erken tanı ve hızlı tedavi oldukça hayati

Detaylı

Ailesel Akdeniz Ateşi

Ailesel Akdeniz Ateşi Pædiatric Rheumatology InterNational Trials Organisation Ailesel Akdeniz Ateşi Ailesel Akdeniz Ateşi nedir? Ailesel Akdeniz ateşi (FMF) genetik bir hastalıktır. Hastaların tekrarlayan ateşli dönemlerine

Detaylı

www.pediatric-rheumathology.printo.it AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ

www.pediatric-rheumathology.printo.it AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ www.pediatric-rheumathology.printo.it AİLESEL AKDENİZ ATEŞİ Nedir? Ailesel Akdeniz Ateşi (FMF) karın ve/veya göğüs ağrısı ve/veya eklem ağrısı ve şişliğinin eşlik ettiği tekrarlayan ateş nöbetleri ile

Detaylı

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir.

Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız ve Diş Sağlığı Günümüzde diş ve diş eti hastalıkları bütün dünyada yaygın ve önemli bir sorundur. Çünkü ağız ve diş sağlığı genel sağlığımızla yakından ilişkilidir. Ağız sağlığı: Dişler ve onları

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır.

KULLANMA TALİMATI. CASODEX film tablet 28 tablet içeren ambalajda sunulmaktadır. KULLANMA TALİMATI CASODEX 50 mg film tablet Ağız yoluyla alınır. Etkin madde : 50 mg bikalutamid Yardımcı maddeler: Laktoz monohidrat, magnezyum stearat, polividon, sodyum nişasta glikolat, metil hidroksi

Detaylı

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU

Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Yazar Ad 61 Prof. Dr. Lale TOKGÖZOĞLU Ülkemizde kalp damar hastalıkları erişkinlerde en önemli ölüm ve hastalık nedeni olup kanser veya trafik kazalarına bağlı ölümlerden daha sık görülmektedir. Halkımızda

Detaylı

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER

Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yazar Ad 139 Prof. Dr. Pınar AYDIN O DWEYER Yaşın ilerlemesine bağlı olarak göz sağlığında değişiklikler veya bozulmalar olabilir. Bu değişikliklerin tümü hastalık anlamına gelmemektedir. Ancak diğer

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI VEREM (TÜBERKÜLOZ) NEDİR? Verem hastalığı; verem mikrobunun solunum yolu ile alınmasıyla oluşan bulaşıcı bir

Detaylı

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Tarih :././20 Hastanın adı ve soyadı: Protokol numarası: Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu Bana yapılan muayene ve tetkikler sonucunda doktorlarım tarafından safra yollarımda tümör

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır.

KULLANMA TALİMATI. VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. KULLANMA TALİMATI VİTA B 250/250/1 mg enterik kaplı tablet Ağızdan alınır. Etkin madde: Her bir enterik kaplı tablet 250 mg B 1 vitamini, 250 mg B 6 vitamini ve 1 mg B 12 vitamini içerir. Yardımcı madde(ler):

Detaylı

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir

MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir MEVSİM GRİBİ Neden aşı olmanız gerekir Grip. Korunun, koruyun. MEVSİM GRİBİ: NEDEN AŞI OLMANIZ GEREKİR Son zamanlarda sık sık mevsim gribi ve domuz gribi gibi farklı grip türlerinden söz edildiğini duymuş

Detaylı

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık

MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MS Hasta Okulu 28.05.2013 Multipl skleroz (MS) hastalığını basitçe, merkezi sinir sistemine

Detaylı

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı. VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Tüberküloz Daire Başkanlığı VEREM HASTALIĞI ve VEREM HAFTASI VEREM EĞİTİM VE PROPAGANDA HAFTASI Geleneksel olarak her yıl Ocak ayının ilk Pazar gününden

Detaylı

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ Mine SERİN 1, Ali CANSU 1, Serpil ÇELEBİ 2, Nezir ÖZGÜN 1, Sibel KUL 3, F.Müjgan SÖNMEZ 1, Ayşe AKSOY 4, Ayşegül

Detaylı

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire DOLAŞIM SİSTEMİ TERİMLERİ Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire Dokuların oksijen ve besin ihtiyacını karşılayan, kanın vücutta dolaşmasını temin eden, kalp ve kan damarlarının meydana getirdiği sisteme dolaşım

Detaylı

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler Diyabet nedir? Diyabet hastalığı, şekerin vücudumuzda kullanımını düzenleyen insülin olarak adlandırdığımız hormonun salınımındaki eksiklik veya kullanımındaki yetersizlikten

Detaylı

Ses Kısıklığı Nedenleri:

Ses Kısıklığı Nedenleri: Sesin oluşumunda temel olarak üç sistem rol oynamaktadır. Bu sistemlerden birincisi jeneratör sistemdir. Jeneratör sistem basınçlı hava çıkışını sağlayan akciğerler tarafından oluşturulur. İkincisi vibratuar

Detaylı

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?

KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? KOAH NE DEMEKTİR? KOAH Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir? Hastalar için özet bilgiler KOAH nedir? KOAH, hastalığın belli başlı özelliklerinin tanımını içinde barındıran Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı teriminin

Detaylı

Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan

Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan Uygun antibiyotik seçeneği ile ilaç yükleme testi nedir? Antibiyotiklere ve bazen de diğer ilaçlara allerji tanımlayan olgularda allerjileri olan ilaç dışında- kullanabilecekleri güvenilir bir antibiyotik

Detaylı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes Mellitus Akut Komplikasyonları Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı Diyabetes mellitus akut komplikasyonlar Hipoglisemi Hiperglisemi ilişkili ketonemi

Detaylı

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND

Detaylı

EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU. Hasta Kitapçığı PROF.

EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU. Hasta Kitapçığı PROF. EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU Hasta Kitapçığı PROF.DR ARZU YAĞIZ ON POLİOMYELİT (ÇOCUK FELCİ) NEDİR? Poliomyelit, çocukluk çağında görülen

Detaylı

İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü. Kaza Tarihi :... Kaza Gününde İşbaşı Saati :... Kazanın olduğu saat :...

İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü. Kaza Tarihi :... Kaza Gününde İşbaşı Saati :... Kazanın olduğu saat :... EK-2 İŞ KAZASI VE MESLEK HASTALIĞI BİLDİRİM FORMU Düzenlenme tarihi... 1 İ şy eri ni n Unvanı : SGK/Bölge Müdürlüğü Sicil No : Adresi : Tel No. ve E-mail : İşçi Sayısı : Erkek Kadın Genç Çocuk Özürlü Toplam

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

KULLANMA TALİMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALİMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir. KULLANMA TALİMATI ASACOL 4 g/100 ml enema Rektal yoldan kullanılır. Etkin madde: Her 100 ml de 4 g mesalazin içerir. Yardımcı maddeler: Ksantin zamkı, sodyum metabisülfit, sodyum benzoat ve saf su içerir.

Detaylı