KNC KISIM KABULEDLEBLRLE DAR KARAR. Lucia DAHLAB ın sviçre ye karı 42393/98 n bavurusu. Bakan, C.L. Rozakis, Yargıçlar, A.B. Baka, L.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KNC KISIM KABULEDLEBLRLE DAR KARAR. Lucia DAHLAB ın sviçre ye karı 42393/98 n bavurusu. Bakan, C.L. Rozakis, Yargıçlar, A.B. Baka, L."

Transkript

1 KNC KISIM KABULEDLEBLRLE DAR KARAR Lucia DAHLAB ın sviçre ye karı 42393/98 n bavurusu Bakan, C.L. Rozakis, Yargıçlar, A.B. Baka, L. Wildhaber, G. Bonello, V. Stráznická, M. M. Fischbach, M. Tsatsa-Nikolovska, Kısım Yazı leri Müdürü, E. Fribergh, den oluan heyetle, 15 ubat 2001 tarihinde toplanan nsan Hakları Avrupa Mahkemesi (kinci Kısım), Yukarıda zikredilen ve 16 Mayıs 1998 tarihinde, nsan Hakları Avrupa Komisyonuna yapılan ve 23 Temmuz 1998 de kayda alınan bavuru; Sözlemenin, bavurulara bakma yetkisini Divana devreden 11. Ek Protokolünün 5. maddesinin 2. bendi; Davalı hükümetin mahkemeye sunduu mütalaaları ve bavurucunun cevabi mütalaaları muvacehesinde Müzakerede bulunduktan sonra, aaıdaki kakarı vermitir : OLAYLAR 1965 doumlu sviçre vatandaı bavurucu, ikamet ettii Cenevre de (sviçre) ilkokul öretmeni olup, Mahkeme önünde, Cenevre Barosu avukatlarından Sayın Lironi de Sayın Aellen tarafından temsil edilmektedir. A. Davanın özel koulları Tarafların ifadelerine göre davanın olayları u ekilde özetlenebilir. Bavurucu, 1 Eylül 1990 tarihinde, öretim yılında Cenevre Kantonu nda çalıtıı Chatelaine lkokuluna, aynı kantonun Danıtay ı tarafından ilkokul öretmeni tayin edilmitir. Manevi bir arayı içine giren bavurucu, 1991 yılında Katolik dinini terk ederek slam dinini kabul etmi; 19 Ekim 1991 de Cezayir vatandaı A. Dahlab ile evlenmitir. Bu evlilikten, 1992, 1994 ve 1998 yıllarında üç çocuk dünyaya gelmitir.. Bavurucu, öretim yılının sonunda, Kuran ın kadınlara, erikin ve bulua ermi erkeklerin önünde «örtülerini üstlerine almaları» emrine uymak maksadıyla, sınıfta slami baörtüsü takmaya balamıtır.

2 Bavurucu, 21 Austos Ocak 1993 ve 12 Ocak Haziran 1994 tarihleri arasında doum iznine çıkmıtır. Mayıs 1995 te, Vernier bölge eitim müfettii, Cenevre Kantonu ilköretim genel müdürlüüne, bavurucunun okulda düzenli olarak slami baörtüsü taktıını bildirmi, ancak bu konuda velilerden herhangi bir ikayet olmadıını eklemitir. 27 Haziran 1996 tarihinde bavurucu ile söz konusu ilköretim genel müdürü (bundan böyle genel müdür olarak anılacaktır) ve öretim personeli servisi müdürü arasında, slami ba örtüsü konusunda bir görüme olmutur. Genel müdür, 11 Temmuz 1996 tarihli bir yazısıyla, bu görüme esnasında sergiledii tavrını teyit ederek, bavurucuyu, mesleki faaliyetleri ve sorumluklarının ifası esnasında, Kamu Eitimi Yasasının 6. maddesi hükümlerine aykırı olan, slami ba örtüsünü takmamaya davet etmitir. Bavurucu, 21 Austos 1996 tarihli mektubuyla, genel müdürü konuyla ilgili resmi bir görü bildirmeye davet etmitir. lköretim genel müdürü, 23 Austos 1996 da ilk kararını teyit etmi ve, mesleki faaliyetler ve sorumlukların ifası esnasında baörtüsü takılmasının, bu tür bir uygulamanın, Kamu Eitimi Yasasının 6. maddesine aykırı olduu ve baörtüsünün «öretmen tarafından örencilere dayatılan gösteriçi bir kimlik modeli oluturması ve üstelik bunun laik bir kamu okulunda yapılıyor olması» gerekçesiyle yasaklamıtır. Bavurucu, 26 Austos 1996 da, bu karara karı Cenevre Danıtay ına bavurmutur. Danıtay, 16 Ekim 1996 tarihli kararında, aaıdaki gerekçelerle bavuruyu reddetmitir : «Öretmen, kamu okulunun amaçlarını olduu kadar, kesin dini tarafsızlık zorunluluu da dahil olmak üzere, okul yetkililerinin tabi oldukları yükümlülükleri de benimsemelidir (...) htilaf konusu giyim tarzı, (...) bavurucunun iradesinden baımsız olarak, salt kiisel alanını aan ve bu vakada, temsil etmekte olduu kuruma, yani kamu okuluna sirayet edecek kadar güçlü bir dini mesaj taıyıcısıdır.» Bavurucu, 25 Kasım 1996 da, baörtüsü takmasının yasaklanmasının «din özgürlüünün dokunulmaz çekirdeine halel getirdii» ve bunun, Sözlemenin 9. maddesinin ihlalini oluturduu gerekçesiyle Federal Mahkemeye yaptıı idari bavuru neticesinde, Federal Mahkeme, 12 Kasım 1997 tarihili kararıyla Cenevre Kantonu Danıtay ının kararını teyit etmi ve bu kararı 18 Kasım 1997 de tebli edilmitir. Mahkeme kararında una hükmetmektedir : «Evvel emirde, bavurucunun ilk talebi olarak, kıyafetini oluturan unsurların hipermarketlerden satın alınabildiini, dini bir sembol olarak deil, bir öretmenin kendine mahsus sebeplerle, özellikle de estetik nedenlerle veya anatomisinin bir kısmını ortaya çıkarmak hatta gizlemek amacıyla taıdıı (boaza sarılan bir fular, hırka, küçük apka) sıradan herhangi bir kıyafet olarak deerlendirilmesi gerektiini beyan ettii kaydedilmelidir. Buna göre, bavuru konusu karar, bir öretmenin arzu ettii gibi giyinmesini, yetersiz gerekçelerle, men etmek anlamına gelmektedir. Ancak, bavurucunun baörtüsü takmasının ve bol giysiler giymesinin estetik sebeplere dayanmayıp, amacının, aaıdaki Kuran ayetlerinden çıkarsadıı dini bir vecibeye uymak olduu konusunda herhangi bir üphe yoktur. (...) u halde baörtüsü ve bol giysiler, belli bir dine aidiyetin ve bu dinin emirlerine göre hareket etme iradesinin bir tezahürüdür. Hatta söz konusu kıyafet, «güçlü», yani üçüncü kiiler tarafından derhal fark edilen ve bu kıyafeti taıyan kiinin belli bir dine mensup olduunu açık bir ekilde gösteren dini bir sembol oluturmaktadır. Dolayısıyla ihtilaf konusu, bir kamu okulu öretmeninin mesleki faaliyetlerini ifası esnasında güçlü bir dini sembol taımasına dairdir. Bavurucunun eitim faaliyetleri dıındaki giyimiyle ilgili ise hiçbir sınırlama

3 getirilmemitir. Ayrıca söz konusu, ne bir örencinin dini bir sembol taıması, ne de bir öretmenin okulda fantezi hatta eksantrik, ama dini yan anlamlar taımayan giysiler giymesi deildir. (...) Yine, HAS nin 9. Maddesinin 2. fikrası uyarınca din ve kanaati açıklama özgürlüüne sınırlamalar getirilebilir (nsan Hakları Avrupa Mahkemesi nin 25 Mayıs 1993 tarihli Kokkinakis/ Yunanistan davası, Seri A n 260-A, paragraf 33 ; Frowein/Peukert, Europäische Menschenrechtskonvention, 2ci baskı, 1996, n. 1 ad Mad. 9 sayfa 368). A contrario, doası gerei kamu düzeninin ihlaline mahal vermeyen iç özgürlük mutlaktır ve her türlü sınırlamanın dıındadır (Velu/Ergec, la Convention européenne des Droits de l Homme, Brüksel 1990, n. 714, sayfa 584). Bu davada, her ne kadar baörtüsü takmak ilgilinin nezdinde özel bir öneme sahip olsa da ve hatta sadece bir kanaatin ifadesini temsil etmeyip, bu inancın emredici bir vecibesinin yerine getirilmesi olsa da, baörtüsü ve bol giysiler dı bir tezahür olma özelliini korumaktadır ve bu sebeple, din özgürlüünün dokunulmaz çekirdeine ait deildir. (...) 3.- Bavurucu, alınan kararın yeterli yasal dayanaktan yoksun olduunu iddia etmektedir. (...) Anayasal özgürlüklerin aır ihlali, esas itibarıyla, sarih ve müphem olmayan bir ekilde eklen yasayla düzenlenmelidir (Federal Mahkeme Kararı 122 I 360 consid. 5b/bb sayfa 363 ; 118 Ia 305 consid. 2a sayfa 309/310). Bununla birlikte, vicdan ve din özgürlüü ihlalini son derece özel, hatta ortalama yurttalar ölçeinde tali bir davranı zorunluluunun (bu davada okulda baörtüsü takma yasaı) oluturduu hallerde, çok kesin bir yasal dayanak talep edilemez. Bu hallerde, davranı zorunluluunun yasada eklen derpi edilmi daha genel bir zorunluluktan kaynaklanması yeterlidir. Ayrıca, bu davada, itiraz edilen karar, bavurucuyu Cenevre Devleti nin memuru olması sıfatıyla kapsamaktadır. Oysa, devlet memurları, kamu gücü ile, özgür iradeleriyle kabul ettikleri ve kabul etmekte bir çıkar gördükleri özel bir ilikiye tabidirler ve bu iliki kamusal özgürlüklerden ancak sınırlı bir ekilde yararlanamamalarına gerekçe oluturur. Bu özgürlüklerin sınırlanması için gerekli yasal dayanaın özel olarak belirlenmi olması gerekmez. Aslında, ajan ve tabi olduu otorite arasındaki gündelik ilikilerin çokluu ve çeitlilii, önceden, sınırlanacak veya yasaklanacak davranıların tamamını kapsayan bir listenin belirlenmesine müsaade etmez. Dolayısıyla, yasanın, riayet edilmesi gereken ve hukuki veya kiisel kararlarla somutlaabilecek deerlere, belirsiz hukuki kavramlarla genelinde iaret etmesi yeterlidir. Buna mukabil, içerikleri açısından, kamusal özgürlüklere getirilen sınırlamalar güdülen amaç ve kurumun iyi ileyii ile gerekçelendirilmek zorundadır. Nihayet, kamu çıkarı ve ölçülülük ilkelerine uygunluk, memurun çıkarlarının ihlalinin vahim olması ve dayanaının belirsiz olması nedeniyle, çok daha titiz bir ekilde denetlenecektir (Federal Mahkeme Kararı 120 Ia 203 consid. 3a sayfa 205 ; 119 Ia 178 consid. 6b sayfa 188 ; 101 I a 172 consid. 6 p. 181 ; SJ consid. 3 ; ZB1 85/ consid. 2b ; Pierre Moor, Drit Administratif, Bern, cilt. III 1992, n sayfa 213/214 et n sayfa 223/224 ; cilt I 1994, n sayfa. 362 ve devamı ; Thomas Wyss, Die dienstrechtliche Stellung des Volksschullehrers im Kanton Zürich, tez Zürih 1986, sayfa. 224 ve devamı ; Paul Richli, Grundrechtliche Aspekte der Tätigkeit von Lehrkräften, PJA 6/93, sayfa 673 ve devamı, özellikle sayfa 677). Cenevre Kantonu nun Kamusal Eitimi Yasası nın (KEY) 6. maddesi, Kamusal eitim, örencilerin ve ebeveynlerin siyasi ve dini kanaatlerini güvence altın alır demektedir. Yine, Kanton Anayasası nın 164 maddesi ve devamında, Kanton un kilise ve devlet ilerinin, devletin laiklii anlamında kesin olarak ayrıldıını vaz eder. (Ueli Friederich, Kirchen und Glaubensgemeinschaften im pluralistischen Staat, thèse Berne 1993, sayfa 239 ve Häfelin, anılan eser, n. 26/27 ad madde 9). Bu ayrım, eitim alanında KEY in 120. maddesinin 2. bendinde somutlaır, buna göre : «Memurlar laik olmalıdırlar; ancak üniversite öretim görevlileri bu hükme istisna tekil edebilirler.» Bu davada, bavurucunun, açık bir ekilde belli bir dine aidiyeti gösteren baörtüsü takmasının yasaklanması, Cenevreli kanun koyucunun, yukarıda zikredilen hükümlerde ifade edilen, eitim konusunda dini tarafsızlıa riayet edilmesi konusundaki artan iradesinin ve kilise ile devletin ayrılmasının somutlamasıdır (cf. art. 27 al. 3 Cst.). Dolayısıyla, alınan karar bavurucunun din özgürlüüne ciddi bir tecavüz olsa bile, yeterli bir yasal dayanaa sahiptir. (...) 4.- a ) Ardından, bavurucu dava konusu kararın, bir kamu çıkarına cevap vermediini beyan etmitir.

4 Bavurucunun, okul içinde, hatta sınıfta güçlü bir dini sembol taıması, kendi örencilerinin, okulun dier örencilerinin ve ebeveynlerinin dini duygularına halel getirebilir. Elbette, imdiye kadar ne ebeveynlerden ne de örencilerden ikayet gelmitir. Ancak bu rencide olmadıkları anlamına gelmez. Bazılarının durumu tırmandırmamak/ için dorudan müdahale etmekten imtina etmi olmaları ve okul yetkililerinin kendiliklerinden bir tepki vermelerini beklemi olmaları mümkündür. Üstelik, kamu oyu bu sorundan etkilenmi, bavurucu birçok röportaja konu olmu ve Büyük Kurul, Danıtay ın kararıyla aynı yönde bir karar çıkarmıtır. Yine, okul yetkilileri, müfettiin kendilerine bavurucunun kıyafetiyle ilgili bilgi vermesinin hemen ardından bir karar alarak müdahale etmemi olmakla birlikte, bu tavır zımni bir onay olarak deerlendirilmemelidir. Okul yetkililerinin sorunu ilk aamada zora bavurmadan çözmeye çalımaları anlaılır bir tavırdır. Dava konusu karar, sadece örenci ve ebeveynlerin dini kanaatlerini korumak amacını deil, aynı zamanda, bazı veçheleriyle kırılgan olmaya devam eden dini barıı salamak amacını da güden dini tarafsızlık ilkesiyle aynı dorultuda verilmitir. Bu konuda, öretmenlerin davranılarıyla, özellikle kıyafetleriyle, dini kanaatlerini güçlü bir ekilde açıa vurmalarına izin verildii takdirde, okulun dini çatımaların cereyan ettii bir mekana dönümesi riskinin olduu kaydedilmelidir. Dolayısıyla, bavurucunun slami baörtüsü takmasının yasaklanmasında kamu çıkarı bulunmaktadır. b) Ancak, alınan kararın ölçülülük ilkesine riayet edip etmedii incelenmeli ve karılıklı çıkarlar çok dikkatli bir ekilde tartılmalıdır (Häfelin, anılan eser, n. 139 ad madde 49). Bu anlamda, bavurucunun vicdan ve inanç özgürlüü ile okulun dini tarafsızlıındaki kamu çıkarının karılatırılması gerekmektedir. Yani, bavurucunun dininin bir emrine uymaktaki çıkarı ile örencilerin ve ebeveynlerinin kendi kanaatlerinde etkilenmemeleri ya da rencide olamamalarındaki çıkarları ve okulda dini barıın süründürülmesindeki çıkarı karılatırmak gerekmektedir. Nihayet, dini tarafsızlık ilkesinin bileenlerinden biri olan, deiik dini kanaat mensupları arasında hogörünün gereklilii de göz önünde bulundurulmalıdır (...) Ancak hemen hatırlatmak gerekir ki, din özgürlüü, kiilere, otomatik olarak yurttalık görevlerini ya da burada olduu gibi memuriyet görevlerini yerine getirmek konusunda muafiyet tanımaz (FMK 119 Ia 178 consid. 7a sayfa 190). Öretmenler din özgürlüklerine ölçülü- kısıtlamalar getirilmesine müsamaha etmelidirler. (Hafner, La liberta religiosa chiede la tolleranza per i simboli religiosi, J+P Text 2/95, n. III/D4 sayfa 9 ; Thomas Wyss, anılan eser, sayfa 232). aa) htilaf konusu meseleleri daha yakından incelemeden önce, baka ülkelerin aynı olaylarda veya Federal Mahkemenin benzer davalarda getirdii çözümleri irdelemek gereksiz olmayacaktır. (...) Vicdan ve inanç özgürlüü, devlete inanç ve din alanında tarafsızlıı gözetme yükümlülüü getirmektedir; yurtta bu alanda kiisel hak iddiasında bulunabilir (FMK 118 Ia 46 consid. 3b sayfa 53 ve 4e/aa sayfa 58 ; 113 Ia 304 consid. 4c sayfa 307). Devlet, haksız bir fiille dini ya da metafizik ihtilaflarda taraf olduunda, özellikle de taraflardan birini maddi bakımdan desteklediinde, din özgürlüüne halel gelir (FMK 118 Ia 46 consid. 4e/aa sayfa 58). Bununla birlikte, kamu hukukuyla güvence altına alınmı ulusal Kiliselerin kabul edilebilir- varlıından de görüldüü gibi, tarafsızlık zorunluluu mutlak deildir. (FMK 118 Ia 46 consid. 4e/aa sayfa. 58 ; 116 Ia 252 consid. 5d sayfa 258/259). Tarafsızlık, devletin faaliyetleri içinde, her türlü dini ve metafizik unsuru dılaması anlamına gelmez; bununla birlikte, mücadeleci laiklik gibi din karıtı bir tavır, onun ötesinde dine saygısızlık, da tarafsız deildir. Tarafsızlık, çoulcu bir toplumda mevcut olan bütün anlayıların partizanlıktan uzak bir ekilde göz önünde bulundurmaya meyleder. din, hiç kimseyi dini nedenlerle madur etmemesi veya kayırmamasını öngören ilke genel kapsamlıdır ve dorudan Anayasanın 49. ve 50. maddelerinden kaynaklanır dayanır Cst (ATF 118 Ia 46 consid. 4e/aa sayfa 58 ; Karlen, Umstrittene Religionsfreiheit, anılan eser, sayfa 19/200 ; aynı yazar, Das Grundrecht, anılan eser sayfa 188). Nihayet, devletin laiklii, kamusal tasarruflarında çoulcu bir toplumda yurttaların özgürlüklerini tehlikeye sokacak her türlü dini mütalaadan imtina etmesini gerektiren bir tarafsızlık yükümlülüünden ibarettir (ATF 116 Ia 252 consid. 5e sayfa 260 ve zikredilen kaynaklar). Bu anlamda, laikliin amacı yurttaların din özgürlüünü korumanın yanı sıra, dini barıı, hogörü içinde idame ettirmektir (cr. Gut, anılan eser n. 11 sayfa 76 ; Martin Philipp Wyss, anılan eser, sayfa 400/401).

5 Bu tarafsızlık kamu okullarında daha da büyük bir öneme sahiptir, zira eitim, dinler arasında herhangi bir ayrım gözetmeksizin, herkes için zorunludur. Bu hususta, bütün dinlerin mensupları, kamu okullarına, vicdan ve inanç özgürlüklerinde hiçbir sıkıntı çekmeden devam edebilmelidir diyen Anayasanın 27. maddesinni 3. bendi, vicdan ve inanç özgürlüünün gereidir. (...) Bu açıdan, öretmenlerin tavrı önemli bir rol oynamaktadır. Öretmenler, sadece davranılarıyla bile örenciler üzerinde büyük etkiye sahiptir. Öretmenler, örencilerin yaları, kendileriyle her gün iliki içinde olmaları ve ilke olarak bu beraberlikten kaçınamadıklarından- ve yine bu ilikilerin hiyerarik doası nedeniyle örenciler için bir model tekil etmektedirler. Aslında öretmen, okul otoritesinin bir parçasıdır ve davranılarından temsilcisi olduu devlet sorumlu tutulur. Dolayısıyla, örencilere bilgi aktarmak ve becerilerini gelitirmek olan görevini yaparken, dini açıdan tarafsız kalması özellikle önem taımaktadır.» Mahkeme, bu tarafsızlıın gereklilii üzerine uzun bir sunu yaptıktan sonra öyle devam ediyor : : «cc) Bu davada, bir yandan, yukarıda da görüldüü gibi, bavurucunun baörtüsü takmasını yasaklamak kendisini zor bir seçimle karı karıya bırakmaktadır : ya dininin önemli olduuna inandıı bir gereini yerine getirmeyecek ya da kamu okullarında öretmenlik yapamama riskiyle karı karıya kalacaktır. Ama, öte yandan, baörtüsü, burada, sarih bir dini iarettir. Ayrıca bavurucu, etki altında kalmaya açık küçük çocukların devam ettii bir ilk okulda öretmenlik yapmaktadır. üphesiz, kendisine karı, ne prozelitizmde bulunmak ne de örencilerine kendi kanaatlerinden bahsetmek gibi bir suçlama yoktur. Bununla beraber, bavurucunun, çocukların kendisine sorduu muhakkak olan soruları cevaplamaktan kaçınma imkanı da pek yoktur. Bu açıdan, bavurucunun dava dosyasındaki beyanından anlaıldıına göre, imdiye kadar yapmı olduu gibi estetik ya da soua hassasiyet gibi unsurları öne sürmek de çok nazik bir konudur, zira çocuklar bunun bir kaçamak olduunun farkına varmaktadırlar. Dolayısıyla, çocuklara kanaatlerini açıklamadan cevap vermesi pek mümkün deildir. Oysa bavurucu okul otoritesinin bir parçasıdır ve örencilerin gözünde okulun kiisellemi halidir, öyle ki, aynı okulun dier öretmenleri baka dini düünceleri dıa vurdukları hallerde de, memur olmaları nedeniyle, davranılarından devlet sorumlu tutulacaından, bu tür bir kendini temsilin, özdelememe ilkesiyle badaması zordur. Nihayet, Cenevre Kantonu nun kilise ile devletin kesin ayrılması seçimini yaptıını ve bunun da özellikle kamu eitiminde belirgin bir laiklik ile kendini gösterdiini hatırlatmak gerekir. Öte yandan, baörtüsü takılmasının, cinsiyetlere eit muamele ilkesiyle badamasının da zor olduunu tespit etmek zorundayız (Bkz. Sami Aldeeb, Musulmans en terre européenne, PJA 1/96 sayfa. 42 ve devamı, özellikle sayfa 49 daki mektup). Oysa, bu ilke, özel bir anayasa hükmüyle (4. madde bend 2.) güvence altına alınan ve okulun da göz önünde bulundurması gereken temel bir toplumsal deerdir. Ayrıca, sonuç itibarıyla dini barı her eye ramen kırılgan olmaya devam etmektedir ve bavurucunun tavrı, kaçınılmasında yarar olan, tepkilere hatta çatımalara neden olabilir mahiyettedir. Öte yandan, çıkarların karılatırılması esnasında, baörtüsü takılmasına izin verilmesinin, rahip cüppesi veya kippa (Musevilerin takkesi) gibi baka dinleri temsil eden güçlü kıyafet sembollerinin taınmasının kabul edilmesine yol açacaı da göz önünde bulundurulmalıdır (Bu konuyla ilgili olarak, Danıtay, ölçülülük açısından, öretmenlerin okulda göze batmayan bir dini iaret, örnein ufak bir mücevher takmasını kabul etmektedir, ancak burada bu konunun ayrıntılarına girilmesinin gerei yoktur.). Böyle bir sonuç doması halinde, okulda dini tarafsızlık tehlikeye girebilirü. Nihayet, kamu okullarına haç asılması yasaklanırken, hangi inançtan olurlarsa olsunlar, öretmenlerin kendilerinin güçlü dini semboller taımasının kabule edilmesinin güçlüü de ortadadır.» B. lgili iç hukuk 6 Kasım 1940 tarihli Kamu Eitimine dair Cenevre Kanton Yasasının (KEY) 6. maddesi öyle vaz etmektedir : : «Kamu eitimi örenci ve velilerinin siyasi ve dini kanaatlerine saygıyı güvence altına alır.» KEY in 120. maddesinin 2. bendine göre : «Memurlar laik olmalıdırlar; ancak üniversite öretim görevlileri bu hükme istisna tekil edebilirler.»

6 29 Mayıs 1874 tarihli Federal Anayasa nın 27. maddesinin 3. paragrafı uyarınca: Bütün dinlerin mensupları, kamu okullarına, vicdan ve inanç özgürlüklerinde hiçbir sıkıntı çekmeden devam edebilmelidir. KAYETLER 1. Bavurucu, kendisine getirilen eitim faaliyetleri esnasında baörtüsü takma yasaının, Sözlemenin 9. maddesiyle güvence altına alınan, dinini özgürce açıklama hakkının ihlali olduunu ifade etmektedir. laveten, sviçre yargılarının yeterli bir yasal dayanaın varolduunu kabul etmekle hata yaptıklarını; kamu güvenliinin bozulması ve kamu düzenini korunması iddialarının haksız olduunu beyan etmektedir. Bavurucu, slami baörtüsü takmasının, okulda herhangi gözle görülür bir kargaaya sebebiyet vermedii halde, dört senenin sonunda birisi tarafından gündeme getirildiine dikkati çekmektedir. 2. Bavurucu, bu maddeyle ilgili olarak, Müslüman bir erkein herhangi bir yasaklamaya maruz kalmadan kamu okulunda öretmenlik yapabildii göz önünde bulundurulduunda, sviçre yetkilileri tarafından verilen yasak kararının Sözlemenin 14. maddesi balamında bir cinsiyet ayrımcılıı oluturduunu ileri sürmektedir. HUKUK 1. Bavurucu, kendisine getirilen eitim faaliyetleri esnasında baörtüsü takma yasaının, Sözlemenin ilgili hükümleri aaıda olan, 9. maddesinin güvencesindeki, dinini özgürce açıklama hakkının ihlali olduunu ileri sürmektedir : «1. Herkes düünce, ( ) din özgürlüüne sahiptir. Bu hak, ( ) tek baına veya topluca, açıkça veya özel tarzda ibadet, öretim, uygulama ve ayin yapmak suretiyle dinini ( ) açıklama özgürlüünü de içerir. 2. Din ( ) açıklama özgürlüü, ancak kamu güvenliinin, kamu düzenin, genel salıın veya ahlakın, ya da bakalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için demokratik bir toplumda zorunlu tedbirlerle ve yasayla sınırlanabilir.» Hükümet ilk iddia olarak, bavurucunun düüncesine göre, slami baörtüsünün güçlü bir dini sembol olduunu ve bakaları tarafından dorudan tanınma özelliine sahip olduuna dikkat çekmitir. laveten, söz konusu ihtilafın çerçevesinin Federal Mahkemenin 12 Kasım 1997 tarihli kararıyla çizildiini ve bu kararda bir öretmenin dini iaretler taımasıyla, bu tür iaretlerin bir örenci tarafından taınması arasında temel bir ayrım yapıldıını ifade etmitir. Federal Mahkemeye göre, slami baörtüsünün takılması yasaı, bir kamu okulunda öretmen olması hasebiyle münhasıran bavurucuyu kapsar ve hiçbir ekilde, türban takan örencilerin vicdan ve din özgürlüklerine yansıyacaı iddia edilen etkileri içeremez. Hükümet tahlilinde, kamu okulunda öretmen olması nedeniyle bavurucuya getirilen türban takma yasaının, din özgürlüüne bir müdahale tekil etmeyeceine iaret etmektedir. Hükümet bu konuda, Federal Anayasanın 27. maddesinin 3. bendinde ifade edilen ve sviçre deki bütün kamu okullarında zorunlu olan laiklik ilkesini hatırlatmıtır. Bu anayasal güvence, Cenevre Kantonunda, Kamu Eitimi Yasasının (KEY) 6. maddesiyle 120. maddesinin 2. bendinde somutlamaktadır. Bu davada, bavurucu öretmenlik mesleini, yukarıda zikredilen hükümler uyarınca laiklik ilkesine riayet etmekle yükümlü olan bir kurumda, yani kamu okulunda, icra etmeyi tercih etmitir. Aralık 1990 tarihinde, kadrolu öretmenlie atandıını sırada bu gerei yerine getiriyordu. O dönemde Katolik dininden olan bavurucu, dini kanaatlerini gösteriçi bir dini sembol taıyarak göstermiyordu. Bavurucu, slam dinine geçmeye ve okula baörtüsüyle gelmeye, atandıktan sonra, 23 Mart tarihinde karar vermitir. Hükümet, bavurucunun aldıı eitimin 4 ila 8 ya arası çocuklara eitmeye müsait olduunu ve dolayısıyla, mesleini, Cenevre Kantonu nda çok sayıdaki laiklik ilkesinin uygulanmadıı özel okulların ilk bölümlerinde icra etme imkanına sahiptir. Divanın, ihtilaf konusu tedbirin bavurucunun din özgürlüü hakkına bir müdahale olduuna hükmetmesi halinde ise, hükümet tali iddia olarak, bu müdahalenin, Sözlemenin 9. maddesinin 2. fıkrası anlamında, gerekçeli olduu iddiasını öne sürmektedir.

7 Müdahale yasal bir dayanaa sahiptir. Federal Anayasanın 27.maddesinin 3. bendi eitim alanında dini tarafsızlık ilkesine saygıyı zorunlu kılmaktadır. KEY in 6. maddesi, kamu öretiminde örencilerin ve velilerinin dini kanaatlerine saygı duyulması ilkesini, yine aynı yasanın 120. maddesinin 2. bendi de memurların laik olmaları kuralını getirmitir. Ayrıca, daha bavurucu Mart 1991 de slam dinine geçmeden önce, Federal Mahkemenin, Anayasanın 27. maddesinin 3. bendi gereince laiklik zorunluluunun kapsamına dair verdii bir kararı vardır. Özellikle, 26 Eylül 1990 tarihli bir kararında, Mahkeme, kamu öretimi yapılan ilkokul sınıflarında bir haçın bulunmasının dini tarafsızlık ilkesinin gereklerini karılamadıına hükmetmitir (FMK, 116 Ia 252). Güdülen amaçlar tartımasız merudur ve Sözlemenin 9. maddesinin ikinci fıkrasında vaz edilen amaçların arasında yer almaktadır. Hükümete göre, bavurucunun slami baörtüsü takmasının yasaklanması, okulda dini tarafsızlık ilkesi ve daha geni bir bakı açısından da, dini barıla gerekçelendirilmitir Nihayet yasak, demokratik bir toplumda gereklidir. Hükümete göre, bavurucunun devlete özel bir statü temelinde balı olduu hallerde, ulusal yetkililer herhangi bir özgürlüün kullanılmasını sınırlarken daha geni bir takdir marjına sahiptirler. Bavurucu, kamu okulunda öretmen olma sıfatıyla, okulda dini tarafsızlık ilkesinin gereklerini özgür bir ekilde kabul etmitir. Kamu görevlisi sıfatıyla devleti temsil eden bavurucu, bu özellii gerei u veya bu dinle özdeletiinin sanılmasına mahal verecek davranılarda bulunmamalıdır. Bu özellikle, bir dine aidiyetin, slami baörtüsü gibi, güçlü bir dini sembolle açıklandıında geçerlidir. Hükümet, din anlayıı konusunda devletin tarafsızlıının, demokratik ve çoulcu bir toplumda kiilerin vicdan özgürlüklerini koruma imkanını salaması nedeniyle, özellikle deerli olduunu ifade etmitir. Bu çoulculuun muhafaza edilmesi gereklilii, örencilerin deiik kültürel ufuklardan geldikleri hallerde çok daha zaruridir. Bavurucunun durumunda, sınıfında çok deiik uyruktan örenciler bulunmaktaydı. Nihayet, öretmenin, örencilerin gözünde bir modeli temsil etmesi nedeniyle, özellikle de burada olduu gibi zorunlu ilk öretime devam eden küçük yataki çocuklar söz konusu olduunda, önemli bir role sahip olduu unutulmamalıdır. Nitekim deneyim, bu çocukların, özellikle ilikilerin günlük olması ve hiyerarik doası nedeniyle, öretmenleriyle özdeleme eiliminde olduunu göstermitir. Bu hususların ııında, hükümet sviçre yetkililerinin, Divan ın içtihadının kendilerine tanıdıı takdir marjını amadıklarına kanidir Bavurucuya göre, kamu okulunda laiklik, her türlü dini inançtan baımsız bir eitim gerektirmekle birlikte, öretmenlere kanaat sahibi olmama ya da her türlü dini iaretten kaçınma zorunluluu getirmez. Bavurucuya göre baörtüsü takmasının yasaklanması vicdan ve din özgürlüü hakkına yapılan bariz bir müdahaledir. Bavurucu, kamu eitimine memur olarak kabul edildikten sonra, 1991 yılının Mart ayında, kiisel bir manevi arayı sonucunda slam dinine geçtiini hatırlatmaktadır. Bu tarihten itibaren sınıfta baörtüsü takmaya balamı ve bu durum ne okuldaki hiyerarik üstü olan baöretmeni ne de, sürekli görütüü, bölge müfettiini rahatsız etmemitir. Öte yandan, verdii laik öretim hiçbir soruna neden olmamı, örencilerin veya örenci velilerinin herhangi bir ikayetine konu olmamıtır. Dolayısıyla, Cenevre yetkilileri 1996 Haziranına kadar bavurucunun baörtüsü takma hakkını bilinçli olarak tasdik etmilerdir. Yetkililer, ancak bu tarihte ve gerekçesiz bir ekilde bavurucuyu baörtüsünü çıkarma zorunluluu ile karı karıya getirmilerdir. Bavurucu ayrıca, hükümetin iddialarının aksine, mesleini kamu okulları dıında icra etme seçeneinin olmadıını da ifade etmitir. Kamu okulunun, küçük sınıflarda neredeyse fiili bir tekeli vardır. Cenevre Kantonunda az sayıda laik olmayan özel okul vardır ve bu okullar da bavurucudan dininden farklı dini otoritelere balı olmaları nedeniyle, bu okullara ulaması mümkün deildir. Nihayet bavurucu, kıyafetinin örenciler üzerinde herhangi bir etkisinin olduuna dair delil bulunmadıına dikkati çekmektedir. Tek baına baörtüsü takmanın çocukların dini kanaatlerini etkileme olasılıı yoktur. Zaten, bazı örenciler veya ebeveynleri de hem okulda hem evde benzer kıyafetler giymektedirler. Bavurucu, saptanan müdahalenin, her türlü yasal dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olması nedeniyle, Sözlemenin 9. maddesinin ikinci fıkrası açısından, din özgürlüünün ihlalini tekil ettiini ileri sürmektedir

8 ve KEY in 6. maddesinin öretmenlerin kendisini deil, açıkça öretimi hedeflediini; 120. maddenin 2. bendinin ise hiçbir açıklık getirmediini hatırlatmaktadır. Ayrıca, örencilerin veya velilerinin be yılı akın bir süre boyunca hiçbir ikayette bulunmamı olması, bakalarının dini kanaatlerine saygı gösterildiinin yeterli kanıtıdır. Nihayet, okuldaki dini barı hiçbir zaman bozulmamıtır, zira bavurucu, çok deiik uyruklara sahip olmaları nedeniyle çeitlilie ve hogörüye zaten özellikle alıık olan örencilerine her zaman hogörü göstermitir. Divan önce, içtihadı uyarınca, Sözlemenin 9. maddesinde vaz edilen düünce, vicdan ve din özgürlüünün, Sözleme anlamında, «demokratik bir toplumun» temellerinden birini oluturduunu hatırlatmıtır. Bu özgürlük, dini boyutunda, inananların kimliklerinin ve hayat anlayılarının olumasına katkıda bulunan yaamsal unsurlardan biri olduu gibi, ateistler, agnostikler, kukucular ve kayıtsızlar içinde deerli bir varlıktır. Burada söz konusu olan, bu tür bir toplumun özünün bir parçası olan -ve yüzyıllarca ödenen yüksek bedellerle ulaılmı olan- çoulculuktur. Din özgürlüü ne kadar kiinin iç dünyasına ait olsa da, ayrıca ve özellikle, dinini açıklama özgürlüünü de gerektirir. Sözler ve hareketler vasıtasıyla tanıklık etmek, dini kanaatlerin var olmasına balıdır. (25 Mayıs 1993 tarihli Kokkinakis/Yunanistan, seri A n 260-A, sayfa 17, paragraf 31 ve 20 Eylül 1994 tarihli Otto-Preminger-Institut/Avusturya kararları, seri A n 295-A, sayfa17, paragraf 47). kinci olarak Divan, halkının birçok dinin birlikte yaadıı demokratik bir toplumda, bu özgürlüe, farklı grupların çıkarlarını uzlatırma ve herkesin dini kanaatlerine saygı gösterilmesini salama amacına uygun sınırlamalar getirilmesinin gerekli olabileceini saptamıtır (daha önce anılan Kokkinakis kararı, sayfa 18, paragraf 33). Bavurucunun ilk iddiası, ihtilaflı tedbirin yeterli yasal dayanaa sahip olmadııdır. Divan, Sunday Times/Birleik-Krallık kararında (26 Nisan 1976 tarihli karar, seri A n 30, sayfa 31, 49), 9. maddenin 2 fıkrasında zikredilen «yasayla öngörülmü» deyimiyle ilgili olarak u beyanda bulunmutur : «Aaıdaki iki art, Divan nezdinde, «yasayla öngörülmü» kelimelerinden çıkan ve oluması gereken artlar arasında yer almaktadır. Önce, «yasanın» yeterince ulaılabilir olması gerekmektedir : yurttalar, davanın özel artlarında, belli bir olaya uygulanabilecek hukuki normlar hakkında yeterli bilgiye ulaabilmelidir. kinci olarak, sadece, yurttaların davranılarını düzenlemeleri için yeterince açık bir ekilde düzenlenmi normlar, «yasa» olarak deerlendirilebilir; yurtta gerektiinde ehliyetli danımanlarla birlikte, belli bir tasarrufun neticelerini, davanın özel artları dairesinde makul olan ölçüde öngörebilmelidir.» Birçok yasadaki ifadeler mutlak kesinlikten yoksundur. Yasaların birçounda kullanılan ifadeler, aırı bir katılıktan kaçınmanın gereklilii nedeniyle ve durum deiikliklerine uyum salayabilmek için, eyanın tabiatı gerei, az ya da çok müphem olmaktadır. Bu tür metinlerin yorumu ve uygulaması pratie balıdır (HAS, yukarıda anılan Kokkinakis kararı, sayfa 19, 40). Federal Mahkemenin bu konudaki mütalaalarını inceleyen Divan, 6 Kasım 1940 tarihli Kanton Yasasının 6. maddesi ile 120. maddesinin 2. bendinin, ilgili kiilerin davranılarını belirlemesine imkan verecek yeterlilikte sarih olduunu tespit etmitir. u halde, tenkit edilen tedbir, Sözlemenin 9. maddesinin 2. bendi anlamında, yasayla öngörülmütür. Bavurucu ayrıca tedbirin meru bir amacının olmadıını ileri sürmektedir. Kendi özel artlarını ve üç yetkili merciin kararlarını göz önünde bulunduran Divan, alınan tedbirin, 9. maddenin 2. bendi anlamında - bakalarının hak ve özgürlüklerinin korunması, kamu güvenlii ile kamu düzeninin korunması- meru bir amaç güttüü kanaatindedir. Nihayet, tedbirin «demokratik bir toplumda gerekli» olup olmadıını inceleyen Divan, yerleik içtihat uyarınca, taraf devletlere, bir müdahalenin zorunluluunu ve kapsamını deerlendirme konusunda belli bir takdir marjı tanınmasının gerektiini, ancak bu marjın, hem yasanın kendisinin, hem de, baımsız bir yargı tarafından alınmı olsalar bile, uygulama kararlarının Avrupa düzeyinde bir denetim altında olduunu hatırlatmıtır. Divanın görevi, ulusal düzeyde alınan tedbirlerin ilkesel açıdan gerekçeli olup olmadıklarını aratırmak, yani gerekçelerin «yerinde ve yeterli» olup olmadıını ve güdülen amaçla orantılı olup olmadıklarını aratırmaktır (26 Kasım 1991 tarihli Sunday Times/Birleik Krallık kararı, seri A n 217, sayfa 28-29, 50). Bu son hususla ilgili bir karar vermek için, bakalarının hak ve özgürlüklerinin korunmasının gereklilii ile bavurucunun tenkit edilen davranıı teraziye konulmalıdır. Divan, denetim yetkisini icra ederken, ihtilaflı yargı kararlarını dosyanın tamamı temelinde deerlendirmelidir (Kokkinakis/Yunanistan kararı, sayfa 21, 47).

9 Bu ilkeleri davaya uygulayan Divan, Federal Mahkemenin, bavurucunun baörtüsü takmasını yasaklayan tedbiri, sadece öretim faaliyetlerinin icrası çerçevesinde ve, bir yandan örencilerinin, okulun dier örencilerinin ve velilerin dini duygularını rencide edebilecei, dier yandan da okulda dini tarafsızlıı zedeleyebilecei gerekçelerine dayandırdıını kaydetmitir. Mahkeme, bunu yaparken, okul otoritesinin zilyedi ve devletin temsilcisi niteliiyle, kamu okulunda öretmenlik mesleinin doasını da göz önünde bulundurarak, kamu öretiminin tarafsızlıı meru amacının korunması ile dinini açıklama hakkını teraziye koymutur. Öte yandan, mahkeme, ihtilaflı kararın bavurucuyu mükül bir durumla karı karıya bıraktıına iaret etmi, ancak kamu okullarındaki öretmenlerin din özgürlüklerine orantılı bir sınırlama getirilmesine hogörü göstermelerinin gerektiini de belirtmitir. Mahkemeye göre, bavurucunun dinini serbestçe açıklama hakkına tecavüzün gerekçesini, demokratik bir toplumda, kamu öretimindeki örencilere dini tarafsızlık balamında eitim verilmesinin korunması zarureti oluturmaktadır. Bundan da, dini kanaatlerin, bakalarının hak ve özgürlüklerinin korunması, kamu güvenlii ve kamu düzeninin korunması zorunlulukları karısında tam anlamıyla göz önünde bulundurulduu anlaılmaktadır. Yine, ihtilaflı kararın dayanaının da, bavurucunun dini kanaatlerine itiraz deil, bu zorunluluklar olduu aikardır. Divan, 1991 yılında, aynı ilk okulda bir yıldan uzun bir süredir öretmenlik görevini ifa ettii dönemde Katolik dinini terk ederek slam dinine geçen bavurucunun, yaklaık üç sene boyunca, görünürde ne okul idaresinin, ne bölge eitim müfettiinin müdahalesine maruz kalmadan ve bu konuyla ilgili velilerden hiçbir uyarı almadan slami baörtüsü taktıını kaydetmitir. Bu durum da, görünürde dini inancının dıavurumundan herhangi bir çıkar salamayı hedeflemeyen bavurucunun, söz konusu dönemde verdii öretimin içerii ve nitelii hakkında söylenecek bir ey olmadıına inanmaya sevk etmektedir. Divan, baörtüsü takmak gibi güçlü bir dı iaretin, küçük yataki çocukların vicdan ve din özgürlükleri üzerinde bırakacaı etkiyi deerlendirmenin zor olduunu kabul etmektedir. Bavurucu, yaları dört ile sekiz arasında deien çocukların bulunduu bir sınıfta, ve dolayısıyla çocukların çok soru sorduu, aynı zamanda da daha ileri yataki örencilere nazaran daha çok etkilendikleri bir çadaki örencilere ders vermitir. Bu artlarda, baörtüsü takmanın kadınlar için, Federal Mahkemenin de tespit ettii gibi cinsiyet eitlii ilkesi ile uzlatırılması zor bir Kuran emriyle zorunlu kılındıı anlaıldıktan sonra, baörtüsünün prozelitik etkisi nasıl reddedilebilir? Baörtüsü takmayı, demokrasilerde tüm öretmenlerin örencilerine vermesi gereken hogörü, bakalarına saygı ve özellikle, eitlik ve ayrım yapmama mesajıyla uzlatırmak da zor görülmektedir. Böylece, öretmenin dinini açıklama hakkı ile dini barıın muhafazası balamında örencilerin korunmasını teraziye koyan Divan, verilen artlarda ve özellikle de, bavurucunun devletin temsilcisi sıfatıyla sorumluluunu aldıı çocukların küçük yata olmaları göz önüne alındıında, Cenevreli yetkililerin takdir marjını amadıkları ve dolayısıyla, aldıkları tedbirin makul dıı olmadıı sonucuna varmıtır Divan, bu ve Federal Mahkemenin 12 Kasım 1997 tarihli kararındaki mülahazalar ııında, ihtilaflı tedbirin ilkede haklı ve güdülen, bakalarının hak ve özgürlüklerinin, kamu güvenliinin ve kamu düzeninin korunması amacıyla orantılı olduu eklinde tahlil edildii görüündedir. Bunun neticesinde, Divan, bavurucuya getirilen öretim faaliyetlerinde baörtüsü takma yasaının «demokratik bir toplumda gerekli» bir tedbir oluturduu görüündedir. Sonuç olarak, bavurunun bu kısmı, 35. maddenin 3. fıkrası anlamında dayanaktan bariz bir ekilde yoksundur ve Sözlemenin 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca reddedilmelidir. 2. Sözlemenin ihlal edildii öne sürülen 9. maddesiyle ilgili olarak, bavurucu, Müslüman bir erkek kamu okullarında herhangi bir yasaklamayla karılamadan öretmenlik yapabilirken, aynı dine mensup bir kadının öretmenlik yapabilmek için dini uygulamasından vazgeçmek zorunda olması nedeniyle, bu yasaın Sözlemenin 14. maddesi anlamında, cinsiyete dayalı bir ayrımcılık tekil ettiini öne sürmütür. Sözlemenin 14. maddesi u ekilde kaleme alınmıtır : «Bu Sözlemede tanınan hak ve özgürlüklerden yararlanma, cinsiyet, ırk, renk, dil, din, siyasal veya dier kanaatler, ulusal veya sosyal köken, ulusal bir azınlıa mensupluk, servet, doum veya herhangi baka bir durum bakımından hiçbir ayırımcılık yapılmadan salanır.»

10 Divan, 14. maddesinin, karılatırılabilir durumlarda bulunan kiilerin nesnel ve makul bir gerekçe bulunmadıkça farklı muameleye tabi tutulmasını yasakladıı Sözleme organlarının yerleik içtihadını hatırlatır (HAM, 26 Kasım 1991 tarihli Observer & Guardian/Birleik Krallık kararı, seri A n 216, sayfa 35, 73 ile 26 Nisan 1979 tarihli Sunday Times/Birleik Krallık 1 n lu kararı, seri A n 30, sayfa 43, 70). Bir ayırım, meru bir amaç gütmüyorsa ya da kullanılan araçlarla hedeflenen amaç arasında orantılı bir iliki yoksa, 14. madde anlamında ayrımcılık tekil eder. Öte yandan, taraf devletler, baka açılardan benzerlik arz eden durumlar arasındaki farklılıkların muamele farklılıklarına gerekçe olup olamayacaı, olursa ne ölçüde olacaı konusunu belirlemede belli bir takdir marjına sahiptirler. (HAM, 21 ubat 1997 tarihli Van Raalte/Hollanda kararı, Derleme 1997-I, sayfa 186, 39) Divan ayrıca cinsiyet eitliine doru gelimenin, bugün Avrupa Konseyi üyesi devletlerin önemli bir hedefi olduunu da hatırlatır. Dolayısıyla, muamelede cinsiyete dayalı bir farklılıın Sözlemeye uygun olarak deerlendirilmesi ancak çok kuvvetli nedenlerle mümkündür (HAS, 28 Mayıs 1985 tarihli Abdülaziz, Cabales ve Balkandalı/Birleik Krallık kararı, seri A n 94, sayfa. 38, 78 ; 24 Haziran 1993 tarihli Schuler- Zgraggen/sviçre kararı, seri A n 263, sayfa 21-22, 67). Divan, bu davada, bavurucuya tebli edilen mesleki faaliyetleri çerçevesiyle sınırlı slami baörtüsü takma yasaının hedefinin kadın niteliinin olmadıını, bu yasaın kamu ilk öretiminde tarafsızlıa uyulması meru amacını güttüünü kaydetmitir. Böyle bir tedbir, aynı artlarda, gösteriçi bir ekilde baka bir dine mahsus kıyafetler giyen bir erkee de uygulanabilirdi. Divan buradan da, bu davada, cinsiyete dayalı bir ayrımcılık olamayacaı sonucunu çıkarmıtır. Sonuç olarak, bavurunun bu kısmı, 35. maddenin 3. fıkrası anlamında dayanaktan, bariz bir ekilde yoksundur ve Sözlemenin 35. maddesinin 4. fıkrası uyarınca reddedilmelidir.. Divan, bu nedenlerden, oy çokluu ile, bavuruyu kabul edilemez bulmutur. Erik Fribergh Christos Rozakis Yazı leri Müdürü Bakan

! "#$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) "! %2.* ) 3."%$&(' "01 "0 4 *) / )/ ( +) ) ( )

! #$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) ! %2.* ) 3.%$&(' 01 0 4 *) / )/ ( +) ) ( ) ! "#$ % %&%' (! ) ) * ()#$ % (! ) ( + *)!! %, (! ) - )! ) ) +.- ) * (/ 01 ) "! %2.* ) 3."%$&(' "01 "0 4 *) / )/ ( +) ) ( )! )! ) 1 87 Seri No'lu Gider Vergileri Genel Teblii Resmi Gazete Sayısı 27737 Resmi

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 21 Ekim 2013 Nr. ref.: RK484/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: 135 /12 Svetozar Nikolić Kosova Yüksek Mahkemesi nin Rev. No: 36/2010 sayı ve 12 Eylül 20 12 tarihli kararı hakkında anayasal

Detaylı

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM Dr. Ayhan HELVACI *1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik

Detaylı

Özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı

Özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı Özel hayata ve aile hayatına saygı gösterilmesi hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesi nin 8. Maddesi nin uygulanmasına ilikin kılavuz Ursula Kilkelly nsan hakları el kitapları, No. 1 Bu yayında belirtilen

Detaylı

ETK LKELER BANKACILIK ETK LKELER

ETK LKELER BANKACILIK ETK LKELER ETK LKELER Türkiye Bankalar Birlii tarafından hazırlanan ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu nun 15 Haziran 2006 tarih ve 1904 sayılı kararlı ile yayımlanan Bankacılık Etik lkeleri Bankamız tarafından

Detaylı

! " ,. $ $$ $. , 0 0 1 #! #01 , $! $ $ #. 2# $ %,. $ $ $... $ $ , 3!!. $ , + $ $... ,4$. $ 5# $... 5, 6 $ $ 5 $ ' $!.. ,. 374 8 4, , 02 -$... 2$!

!  ,. $ $$ $. , 0 0 1 #! #01 , $! $ $ #. 2# $ %,. $ $ $... $ $ , 3!!. $ , + $ $... ,4$. $ 5# $... 5, 6 $ $ 5 $ ' $!.. ,. 374 8 4, , 02 -$... 2$! !! ## $%! # # $ $ &&'#( ## )% %&'()'(*** $ * ##+%!+, -$../.,-$ -$,. $ $$ $., 0 0 1 #! #01, $! $ $ #. 2# $ 2,01 $$ (,..!$ %,. $ $ $... $ $, %&'()'(***, 3!!. $, + $ $...,4$. $ 5# $.... 5, 6 $ $ 5 $ ' $!..,.

Detaylı

ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL

ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL Amaç Madde 1: Bu Yönetmeliin amacı; meslekteki bilimsel, teknolojik gelimelerle ve uygulama alanları ile ilgili olarak Üye Mühendislere verilecek

Detaylı

AMER KA B RLE K DEVLETLER SAYI TAYI

AMER KA B RLE K DEVLETLER SAYI TAYI AMERKA BRLEK DEVLETLER SAYITAYI Yazan: Dawid M. WALKER Çeviren: Müslüm PARLAK Amerika Birleik Devletleri Sayıtayı, Birleik Devlet yönetiminin yasama bölümü içerisinde yer alan baımsız bir kurumdur. Genellikle

Detaylı

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar

BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar BilgiEdinmeHakki.Org Raporu Bilgi Edinme Hakkı Kanunu nun Salık Bakanlıı Tarafından Uygulanmasındaki Yanlılıklar Sürüm 1.0 21 Ekim 2004 Dr. Yaman AKDENIZ * akdeniz@bilgiedinmehakki.org Bilgiedinmehakki.org

Detaylı

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021

stanbul, 11 Ekim 2004 2004/1021 TÜRKYE SERMAYE PYASASI ARACI KURULULARI BRL Büyükdere Cad.No:173 I. Levent Plaza A-Blok Kat:4 34394 I. Levent-stanbul Tel : (212) 280 85 67 Faks : (212) 280 85 89 www.tspakb.org.tr stanbul, 11 Ekim 2004

Detaylı

BÜLTEN Tarih: 02.05.2008

BÜLTEN Tarih: 02.05.2008 Kültür Mah. 1375 Sk. No:25 Cumhuruiyet hanı K:5 35210 Alsancak - zmir-turkey Tel : + 90 232 464 16 16.. Fax: + 90 232 421 71 92. e-mail : info@psdisticaret.com..tr BÜLTEN Tarih: 02.05.2008 SAYI :2008-036

Detaylı

Aratırma Koordinatörü: Prof. Dr. Faruk en. Hazırlayanlar: Gülay Kızılocak Cem entürk Dr. Martina Sauer

Aratırma Koordinatörü: Prof. Dr. Faruk en. Hazırlayanlar: Gülay Kızılocak Cem entürk Dr. Martina Sauer Download von www.bteu.de / Avrupali Türk Isadamlari Birligi Hannover / TAM Vakfi Yayinlari!" #"# Aratırma Koordinatörü: Prof. Dr. Faruk en Hazırlayanlar: Gülay Kızılocak Cem entürk Dr. Martina Sauer Bu

Detaylı

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ

KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ KOÇ ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER (KÜSB) KULÜBÜ TÜZÜÜ YAPI Madde 1. Koç Üniversitesi Sosyal Bilimler Kulübü, kısa adıyla K.Ü.S.B., Koç Üniversitesi örenci kulüpleri tüzüüne balı ve Koç Üniversitesi örencilerinin

Detaylı

Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı

Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 5. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz Monica Macovei nsan hakları kitapçıkları, No. 5 nsan hakları kitapçıkları serisinden daha önce

Detaylı

Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı

Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı Kiinin özgürlük ve güvenlik hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 5. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz Monica Macovei nsan hakları kitapçıkları, No. 5 nsan hakları kitapçıkları serisinden daha önce

Detaylı

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI

BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI BELEDYELERDE NORM KADRO ÇALIMASI ESASLARI Belediyelerin görevlerini etkin ve verimli bir ekilde yerine getirebilmeleri için ihtiyaç duydukları optimal (ihtiyaçtan ne fazla ne de az) kadronun nicelik ve

Detaylı

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 27/2013 İYİ İDARE YASASI. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 11 Kasım 2013 tarihli Onbirinci Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan İyi İdare Yasası Anayasanın 94 üncü maddesinin (1) inci fıkrası gereğince Kuzey

Detaylı

Eitim ve Öretim Bakanlıı. Panele Alınmak için Sözlemeli Okul Temizlik Çalıanı Bavurusu BLG FORMU VE TERM BANKASI

Eitim ve Öretim Bakanlıı. Panele Alınmak için Sözlemeli Okul Temizlik Çalıanı Bavurusu BLG FORMU VE TERM BANKASI Eitim ve Öretim Bakanlıı Panele Alınmak için Sözlemeli Okul Temizlik Çalıanı Bavurusu BLG FORMU VE TERM BANKASI Victoria Hükümetine ait okullarda i yapmaya devam etmek veya yeni i almak isteyen temizlik

Detaylı

MUSK MUALLM MEKTEBNDEN GÜNÜMÜZE MÜZK ÖRETMEN YETTRME PROGRAMLARINDAK YAYLI ÇALGI ÖRETMNE LKN SINAMA-ÖLÇME-DEERLENDRME DURUMLARININ NCELENMES

MUSK MUALLM MEKTEBNDEN GÜNÜMÜZE MÜZK ÖRETMEN YETTRME PROGRAMLARINDAK YAYLI ÇALGI ÖRETMNE LKN SINAMA-ÖLÇME-DEERLENDRME DURUMLARININ NCELENMES MUSK MUALLM MEKTEBNDEN GÜNÜMÜZE MÜZK ÖRETMEN YETTRME PROGRAMLARINDAK YAYLI ÇALGI ÖRETMNE LKN SINAMA-ÖLÇME-DEERLENDRME DURUMLARININ NCELENMES 1. GR Yrd.Doç.Dr.Cansevil TEB *1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden

Detaylı

Dini Sembol ve Kıyafetler

Dini Sembol ve Kıyafetler Basın Birimi AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ Tematik Bilgi Notu Dini Sembol ve Kıyafetler Temmuz 2014 İşbu Tematik Bilgi Notu, Mahkeme açısından bağlayıcı değildir ve tüm ayrıntıları içermemektedir. Dini

Detaylı

LKÖRETM SOSYAL BLGLER DERS KTAPLARININ ÖRETMEN GÖRÜLERNE GÖRE DEERLENDRLMES (KIRIKKALE ÖRNE)

LKÖRETM SOSYAL BLGLER DERS KTAPLARININ ÖRETMEN GÖRÜLERNE GÖRE DEERLENDRLMES (KIRIKKALE ÖRNE) Ahi Evran Üniversitesi Kırehir Eitim Fakültesi Dergisi (KEFAD) Cilt 8, Sayı 1, (2007), 51-61 51 LKÖRETM SOSYAL BLGLER DERS KTAPLARININ ÖRETMEN GÖRÜLERNE GÖRE DEERLENDRLMES (KIRIKKALE ÖRNE) Adem ÖCAL G.Ü.G.E.F.

Detaylı

BÜLTEN. KONU: Mükelleflerin zahat (Özelge) Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıtır.

BÜLTEN. KONU: Mükelleflerin zahat (Özelge) Taleplerinin Cevaplandırılmasına Dair Yönetmelik Yayınlanmıtır. Kültür Mah. 1375 Sk. No:25 Cumhuruiyet hanı K:5 35210 Alsancak - zmir-turkey Tel : + 90 232 464 16 16.. Fax: + 90 232 421 71 92. e-mail : info@psdisticaret.com..tr BÜLTEN SAYI :2010-044 Tarih: 31.08.2010

Detaylı

GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ ÖRENCLERNN OKUL DENEYM I DERSNE YÖNELK LGLER VE BEKLENTLER **

GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ ÖRENCLERNN OKUL DENEYM I DERSNE YÖNELK LGLER VE BEKLENTLER ** GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ ÖRENCLERNN OKUL DENEYM I DERSNE YÖNELK LGLER VE BEKLENTLER ** Yrd.Doç.Dr. Gürsan SARAÇ * **1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik Öretmeni Yetitirme Sempozyumu Bildirisi

Detaylı

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi

Alman Federal Mahkeme Kararları. Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Alman Federal Mahkeme Kararları Çev: Alpay HEKİMLER * Hessen Eyalet Sosyal Mahkemesi Karar Tarihi : 24.03.2015 Sayısı : L 3 U 225/10 İşçiler, öğlen paydosu sırasında, sadece öğlen yemeğini yemek üzere

Detaylı

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 1 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A.. 30.06.2013 Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu Sayfa No: 2 Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi

Detaylı

ÜÇÜNCÜ SEKSYON P.G. VE J.H. BRLEK KRALLIK DAVASI. (Bavuru No. 44787/98)

ÜÇÜNCÜ SEKSYON P.G. VE J.H. BRLEK KRALLIK DAVASI. (Bavuru No. 44787/98) ÜÇÜNCÜ SEKSYON P.G. VE J.H. BRLEK KRALLIK DAVASI (Bavuru No. 44787/98) KARAR STRAZBURG 25 Eylül 2001 P.G. ve J.H. Birleik Krallık Davası, 2 Aaıdaki isimlerden oluan Avrupa nsan Hakları Mahkemesi (Üçüncü

Detaylı

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ

AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ AVRUPA ĐNSAN HAKLARI MAHKEMESĐ ĐKĐNCĐ DAĐRE GÜZELER v. TÜRKĐYE (Başvuru no. 13347/07) KARAR STRAZBURG 22 Ocak 2013 Đşbu karar nihaidir ancak şekli bazı değişikliklere tabi tutulabilir. T.C. Adalet Bakanlığı,

Detaylı

Bu model ile çalımayı öngören kuruluların (servis ve içerik salayıcılar),.nic.tr sistemi ile uyumlu, XML tabanlı yazılım gelitirmeleri gerekmektedir.

Bu model ile çalımayı öngören kuruluların (servis ve içerik salayıcılar),.nic.tr sistemi ile uyumlu, XML tabanlı yazılım gelitirmeleri gerekmektedir. .tr alan adlarını tescili, 1991 yılından itibaren, Türkiye'yi ilk olarak nternet'e balayan Üniversitemiz bünyesinde devam etmektedir. Bu kapsamda, bugün itibarı ile, toplam yaklaık 70,000 adet.tr uzantılı

Detaylı

Federal İdare İş Mahkemesi

Federal İdare İş Mahkemesi Federal İdare İş Mahkemesi Karar Tarihi : 15.10.2013 Sayısı : 1 ABR 31/12 Çev: Alpay HEKİMLER * İşçiler, kendileri için işveren tarafından hizmet içi kullanım için tahsis edilmiş olan e-mail adreslerini

Detaylı

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19 09/04/2010 BASIN BİLDİRİSİ Anayasa değişikliğinin Cumhuriyetin ve demokrasinin geleceği yönüyle neler getireceği neler götüreceği dikkatlice ve hassas bir şekilde toplumsal uzlaşmayla değerlendirilmelidir.

Detaylı

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA

DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA Yürütmenin Durdurulması Taleplidir. Duruşma Taleplidir. DAVACI : Türkiye Barolar Birliği adına Başkan Prof. Dr. Metin FEYZİOĞLU Oğuzlar Mahallesi Barış Manço Caddesi Avukat Özdemir

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında. Çalışanların Hakları

Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında. Çalışanların Hakları Yrd. Doç. Dr. Evra ÇETİN İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi nin 8-11. maddeleri Bağlamında Çalışanların Hakları İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... V İÇİNDEKİLER...VII GİRİŞ...1 I. Konunun Önemi...1 II. Çalışan Kavramının

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 14 Şubat 2013 Nr. Ref.: RK 381/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI24/11 Başvurucu Ali Buzhala Prizren Bölge Mahkemesi nin Ac. nr. 593/2010 sayı ve 20 Ocak 2011 tarihli kararı hakkında anayasal

Detaylı

SRKÜLER NO: POZ - 2005 / 62 ST, 20. 07. 2005 SSK EK GENELGES(16/347) YAYIMLANDI

SRKÜLER NO: POZ - 2005 / 62 ST, 20. 07. 2005 SSK EK GENELGES(16/347) YAYIMLANDI SRKÜLER NO: POZ - 2005 / 62 ST, 20. 07. 2005 ÖZET: * SSK ek genelgesi yayımlandı. SSK EK GENELGES(16/347) YAYIMLANDI S.S.K.Bakanlıı Sigorta leri Genel Müdürlüü Sigorta Primleri Daire Bakanlıı nın 04.07.2005

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARYAĞDI TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 22956/04) KARAR STRAZBURG 8 Ocak 2008 İşbu karar AİHS nin

Detaylı

AVRUPA NSAN HAKLARI MAHKEMES

AVRUPA NSAN HAKLARI MAHKEMES AVRUPA NSAN HAKLARI MAHKEMES KNC BÖLÜM KYPRANOU-KIBRIS DAVASI (bavuru No. 73797/01) KARAR STRASBOURG 27 Ocak 2004 Bu karar Sözlemenin 44. maddesinin 2. fıkrasında belirtilen koullar çerçevesinde kesinleecektir.

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 24 Mayıs 2012 Nr.ref: RK 245/12 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru no: KI 90/11 Başvurucu Xhemile Gashi Yüksek Mahkeme nin Rev. nr. 368/2008 sayı ve 8 Nisan 2011 tarihli kararının Anayasal uygunluğu

Detaylı

TÜRKYE HALK BANKASI A.. ETK LKELER

TÜRKYE HALK BANKASI A.. ETK LKELER Ek 7 Etik lkeler TÜRKYE HALK BANKASI A.. ETK LKELER GR Etik lkeler; Türkiye Halk Bankası A.. çalıanlarının, görevlerini yerine getirirken uymaları gereken ilkeleri ve çalıma düzenine ilikin düzenlemeleri

Detaylı

OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA ETKS

OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA ETKS Bu aratırma 2005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. OTSTK ÇOCUKLARIN ALELERNE YÖNELK GRUP REHBERL NN ANNE BABALARIN DEPRESYON VE BENLK SAYGISINA

Detaylı

BOYASAN TEKSTL SANAY VE TCARET ANONM RKET Sayfa No: 1 SER:XI NO:29 SAYILI TEBLE STNADEN HAZIRLANMI YÖNETM KURULU FAALYET RAPORU 31 MART 2010 TBARYLE

BOYASAN TEKSTL SANAY VE TCARET ANONM RKET Sayfa No: 1 SER:XI NO:29 SAYILI TEBLE STNADEN HAZIRLANMI YÖNETM KURULU FAALYET RAPORU 31 MART 2010 TBARYLE Sayfa No: 1 A- 1-RAPORUN DÖNEM : Faaliyet raporu, BOYASAN A. nin MART/2010 yılı faaliyetlerini kapsar. 2-ORTAKLIIN ÜNVANI : BOYASAN TEKSTL SANAY VE TCARET A.. 3-DÖNEM ÇNDE YÖNETM VE DENETM KURULUNDA GÖREV

Detaylı

Dini Sembol ve Kıyafetler

Dini Sembol ve Kıyafetler T.C. Adalet Bakanlığı, 2015. Bu gayriresmi çeviri, Adalet Bakanlığı Uluslararası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü İnsan Hakları Daire Başkanlığı tarafından yapılmış olup, Mahkeme'yi bağlamamaktadır.

Detaylı

! "!! # $ % &'( )#!* )%" +!! $ %! + ')!

! !! # $ % &'( )#!* )% +!! $ %! + ')! ! "!! # $ % &'( )#!* )%" +!! $ %! + ')! &( '!#,-.! /,! 0 + # ' #! * #! 0 #! 0! ) '! '1# + $ # )' * #! 0!! #! 0! "! '!% # #! 0 " 2 3) # ' $ 4!# ) '.*,5 '# 0! )'* $ $! 6 )' '+ " 7 ) 2#!3)# ' $ 4!# '#"'1

Detaylı

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN

uzman yaklaşımı anayasa Branş Analizi Şahin BİTEN Branş Analizi anayasa Bu yılın vatandaşlık soruları ÖSYM standardının dışına çok da çıkmayan, beklenen aralıkta sorular olmuştur. Soru dağılımları da ÖSYM nin özellikle son yıllarda belirlediği biçime

Detaylı

EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE ÇARPIM TABLOSU ÖRETM UYGULAMASI

EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE ÇARPIM TABLOSU ÖRETM UYGULAMASI Bu aratırma 2005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE

Detaylı

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013

ĐKĐNCĐ DAĐRE. (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG. 24 Eylül 2013 ĐKĐNCĐ DAĐRE BEŞERLER YAPI SAN. VE TĐC. A.Ş. / TÜRKĐYE (Başvuru No. 14697/07) KARAR STRAZBURG 24 Eylül 2013 Đşbu karar nihai olup, şekli düzeltmelere tabi tutulabilir. T.C. Adalet Bakanlığı, 2013. Bu gayrıresmi

Detaylı

Etik lkeler. Genel lkelere likin Esaslar

Etik lkeler. Genel lkelere likin Esaslar Etik lkeler Genel lkelere likin Esaslar Genel lkeler Sermaye piyasası faaliyetlerinin, toplumsal ve ekonomik yararın artırılması, aracılık mesleinin saygınlıının korunması ve gelitirilmesi, dier aracı

Detaylı

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI HOŞGELDİNİZ DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI Prof. Dr. Mehmet Zeki AYDIN Marmara Üniversitesi EMAİL:mza@mehmetzekiaydin.com TEL:0506.3446620 Problem Türkiye de din eğitimi sorunu, yaygın olarak tartışılmakta

Detaylı

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ

T.C. ANAYASA MAHKEMESİ T.C. ANAYASA MAHKEMESİ BİREYSEL BAŞVURU FORMU Anayasa Mahkemesi İçtüzüğünün 59. maddesine göre hazırlanmıştır. 1 BİREYSEL BAŞVURU FORMU I- KİŞİSEL BİLGİLER A- GERÇEK KİŞİLER İÇİN BAŞVURUCUNUN 1- T.C. KİMLİK

Detaylı

Esrar kullanımı dengeleniyor, gençler arasında gördüü rabetin azaldıına dair belirtiler var

Esrar kullanımı dengeleniyor, gençler arasında gördüü rabetin azaldıına dair belirtiler var YILLIK RAPOR 2007: ÖNEML NOKTALAR AB uyuturucu raporunun ilettii olumlu mesajlar, uyuturucuya balı ölümlerin yüksek düzeyi ve artan kokain kullanımıyla gölgeleniyor (22.11.2007, LZBON AMBARGO 10.00 CET)

Detaylı

LETME SORUMLULUU HZMET SÖZLEMES

LETME SORUMLULUU HZMET SÖZLEMES Madde 1) TARAFLAR: LETME SORUMLULUU HZMET SÖZLEMES Bi taraftan, dier taraftan aaıda belirtilen iletme sorumluluu hizmetini üstlenen.. bu sözlemenin taraflarını olutururlar. Sözlemenin devam eden bölümlerinde

Detaylı

Sanayi ve Ticaret Bakanlıından: Sanayi Mallarının Satı Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliin amacı, ekli listede yer

Sanayi ve Ticaret Bakanlıından: Sanayi Mallarının Satı Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliin amacı, ekli listede yer Sanayi ve Ticaret Bakanlıından: Sanayi Mallarının Satı Sonrası Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliin amacı, ekli listede yer alan malların kullanım ömürleri ile satı sonrası montaj,

Detaylı

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 42 ST, 08. 08. 2006 çindekiler: Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu nda örtülü sermaye YEN KURUMLAR VERGS KANUNU NDA ÖRTÜLÜ SERMAYE Bilindii üzere, 21.06.2006 tarihli Resmi Gazete de

Detaylı

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK)

T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) T.C. KAMU DENETÇİLİĞİ KURUMU (OMBUDSMANLIK) ŞİKAYET NO : 2015/5132 KARAR TARİHİ : 01/04/2016 RET KARARI ŞİKAYETÇİ : ŞİKAYET EDİLEN İDARE ŞİKAYETİN KONUSU : Türkiye Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirler

Detaylı

Taıt alımlarının ette tüketim endeksi kapsamında izlenmesi hakkında bilgi notu

Taıt alımlarının ette tüketim endeksi kapsamında izlenmesi hakkında bilgi notu Taıt alımlarının ette tüketim endeksi kapsamında izlenmesi hakkında bilgi notu ette tüketim endeksi, ekonomideki tüketim eilimlerini kartla yapılan tüketimi baz alarak incelemektedir. Bu nedenle, endeks

Detaylı

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu.

FETHİYE. Tübakkom 10. Dönem Sözcüsü. Hatay Barosu. AVUKAT HATİCE CAN Av.haticecan@hotmail.com Atatürk cad. 18/1 Antakya 0.326.2157903-2134391 AĞIR CEZA MAHKEMESİ BAŞKANLIĞI NA FETHİYE DOSYA NO : 2011/ 28 KATILAN : B. S. KATILMA İSTEYEN Türkiye Barolar

Detaylı

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır.

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır. TÜLN OTBÇER Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır. Ankara Hacettepe Üniversitesi Mayıs, 2004 ! - " $ - "%%&%$ - "%' $ - "(%' $ - "( ) (* $+,( $ - ") (',( $ - "- %./$ 0 1*&/1(2, %("%. 3/1(4""3%(/1-( /32 $$

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN*

ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* 1.Giriþ ANAYASA MAHKEMESÝ KARARLARINDA SENDÝKA ÖZGÜRLÜÐÜ Dr.Mesut AYDIN* Toplu olarak kullanýlmasýndan dolayý kolektif sosyal haklar arasýnda yer alan sendika hakký 1 ; bir devlete sosyal niteliðini veren

Detaylı

BÜLTEN. KONU: Menkul Kıymetlerin Vergilendirilmesi Hk 277 Nolu GVK G.T. Yayınlanmıtır

BÜLTEN. KONU: Menkul Kıymetlerin Vergilendirilmesi Hk 277 Nolu GVK G.T. Yayınlanmıtır Kültür Mah. 1375 Sk. No:25 Cumhuruiyet hanı K:5 35210 Alsancak - zmir-turkey Tel : + 90 232 464 16 16.. Fax: + 90 232 421 71 92. e-mail : info@psdisticaret.com..tr BÜLTEN SAYI :2010-054 Tarih: 27.12.2010

Detaylı

- 1. www.f1teknoloji.net. ... tarafından hazırlanan bu iyeri yönetmelii tüm irket çalıanları için geçerlidir.

- 1. www.f1teknoloji.net. ... tarafından hazırlanan bu iyeri yönetmelii tüm irket çalıanları için geçerlidir. - 1 Bilgisayar Kullanma Taahütnamesi AMAÇ Bu i talimatının amacı aaıdaki gibidir : -- Çalıanlara irket bilgisayarlarının kullanımı için gerekli yol gösterici bilgiyi salamak. -- irkete ait bilgisayar ve

Detaylı

BLG SSTEMLERNN GÜVENLNE LKN OECD REHBER LKELER- GÜVENLK KÜLTÜRÜNE DORU

BLG SSTEMLERNN GÜVENLNE LKN OECD REHBER LKELER- GÜVENLK KÜLTÜRÜNE DORU BLG SSTEMLERNN GÜVENLNE LKN OECD REHBER LKELER- GÜVENLK KÜLTÜRÜNE DORU 14 Aralık 1960 tarihli ktisadi birlii ve Gelime Tekilat Anlamasının, özellikle 1b), 1 c), 3 a) ve 5 b) maddeleri uyarınca; 23 Eylül

Detaylı

GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM

GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM KTAP NCELEMES GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM Editörler: Arif Altun ve Sinan Olkun Orhan KARAMUSTAFAOLU Yrd.Doç.Dr., Amasya Üniversitesi, Eitim Fakültesi, Dekan Yrd., AMASYA

Detaylı

LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR

LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR LKS* THE ASSOCIATION BETWEEN GENERAL TARGETS AND GOALS/ACQUISITIONS IN TURKISH LANGUAGE PROGRAM Erhan DURUKAN**

Detaylı

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ

EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ COUNCIL OF EUROPE AVRUPA KONSEYİ EUROPEAN COURT OF HUMAN RIGHTS AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ İKİNCİ DAİRE KARAARSLAN TÜRKİYE DAVASI (Başvuru no. 4027/05) KARAR STRAZBURG 27 Temmuz 2010 İşbu karar AİHS

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 16 Ocak 2013 Nr. Ref.: RK 347/13 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Başvuru No: KI 76/12 Başvurucular Qamil Xhemajli Kosova Cumhuriyeti Hükümeti nin Priştine Üniversitesinden bilim doktorlarının emekliliklerine

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? Hukukun Dallara Ayrılması (Kamu Hukuku-Özel Hukuk) Kamu Hukuku Özel Hukuk Ayrımı Hukuk kuralları için yapılan eski ayrımlardan biri, hukukun kamu

Detaylı

BAKIM HZMETLER SÖZLEMES

BAKIM HZMETLER SÖZLEMES BAKIM HZMETLER SÖZLEMES Madde 1) TARAFLAR: Bir taraftan, dier taraftan aaıda belirtilen Bakım hizmetini üstlenen. bu sözlemenin taraflarını olutururlar. Sözlemenin devam eden bölümlerinde taraflar kısaca

Detaylı

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI

ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI ANAYASA MAHKEMESİ NE BİREYSEL BAŞVURU YOLU AÇILDI GENEL OLARAK Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 148. maddesinde yapılan değişiklik ile Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yolu açılmıştır. 23 Eylül 2012

Detaylı

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 43 ST, 18. 08. 2006. Yıllık alı ve satıların formlar ile bildirilmesi hakkında tebli yayımlandı.

SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 43 ST, 18. 08. 2006. Yıllık alı ve satıların formlar ile bildirilmesi hakkında tebli yayımlandı. SRKÜLER NO: POZ - 2006 / 43 ST, 18. 08. 2006 çindekiler: Yıllık alı ve satıların formlar ile bildirilmesi hakkında tebli yayımlandı. YILLIK ALI VE SATILARIN FORMLAR LE BLDRLMES HAKKINDA TEBL YAYIMLANDI

Detaylı

Bilgi, Belge ve Açıklamaların Elektronik Ortamda mzalanarak Gönderilmesine likin Esaslar Hakkında Tebli

Bilgi, Belge ve Açıklamaların Elektronik Ortamda mzalanarak Gönderilmesine likin Esaslar Hakkında Tebli Sermaye Piyasası Kurulundan: Bilgi, Belge ve Açıklamaların Elektronik Ortamda mzalanarak Gönderilmesine likin Esaslar Hakkında Tebli Seri : VIII No : BRNC BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar Amaç ve

Detaylı

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları)

Birleşmiş Milletler Avukatların Rolüne İlişkin Temel İlkeler Bildirgesi (Havana Kuralları) 27 Ağustos- 7 Eylül 1990 tarihleri arasında Havana da toplanan Suçların Önlenmesine ve Suçların Islahı üzerine Sekizinci Birleşmiş Milletler Konferansı tarafından kabul edilmiştir. Dünya halkları, Birleşmiş

Detaylı

03. En Muhtemel Sayı (EMS) Yöntemi (5 li EMS) 03.01. EMS Yönteminde Dilüsyon Kavramı

03. En Muhtemel Sayı (EMS) Yöntemi (5 li EMS) 03.01. EMS Yönteminde Dilüsyon Kavramı 03. En Muhtemel Sayı (EMS) Yöntemi (5 li EMS) En muhtemel sayı yöntemi, tüp dilüsyon yönteminin gelitirilmi eklidir. Bu yöntemde, materyalden FTS ile standart 1 : 9 oranında dilüsyon yapılır. Dilüsyonlardan

Detaylı

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. Türkiye Büyük Millet Meclisi nde ( TBMM ) 26 Mart 2015 tarihinde 688 Sıra Sayılı Kanun ( 688 Sıra Sayılı Kanun ) teklifi kabul edilmiştir. 688 Sıra Sayılı Kanun uyarınca, İnternet Ortamında Yapılan Yayınların

Detaylı

nsan Hakları ve Terörle Mücadele Hakkında lkeler

nsan Hakları ve Terörle Mücadele Hakkında lkeler nsan Hakları ve Terörle Mücadele Hakkında lkeler 2 nsan hakları ve terörle mücadele hakkında ilkeler Bakanlar Komitesinin 11 Temmuz 2002 tarihli 804. Bakan Vekilleri toplantısında kabul edilmitir Directorate

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI BAŞLARKEN... 1

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI BAŞLARKEN... 1 vii İÇİNDEKİLER BAŞLARKEN... 1 Birinci Bölüm AZINLIK KAVRAMI I. Azınlık Tanımı... 5 A) Azınlık Tanımı Vermenin Zorluğu... 5 B) Uluslararası Daimi Adalet Divanı nın Azınlık Tanımı... 10 C) Capotorti Tanımı...

Detaylı

OTSTK ÇOCUKLARDA TEACCH PROGRAMININ GELMSEL DÜZEYE ETKS: OLGU SUNUMU

OTSTK ÇOCUKLARDA TEACCH PROGRAMININ GELMSEL DÜZEYE ETKS: OLGU SUNUMU Bu aratırma 2005 yılında 1. Uluslararası zmir Özel Eitim ve Otizm Sempozyumu'nda poster bildiri olarak sunulmutur. OTSTK ÇOCUKLARDA TEACCH PROGRAMININ GELMSEL DÜZEYE ETKS: OLGU SUNUMU Psk. Deniz VARIR

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI PRİŞTİNE, 14 ARALIK 2010 NR. REF.: RK 34/10 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Dava no: KI 35/09 Halit Bahtiri Podujeve Belediyesi Eğitim Müdürlüğüne karşı KOSOVA CUMHURİYETİ ANAYASA MAHKEMESİ Aşağıdaki yapıdadır:

Detaylı

MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER *

MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER * MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER * Prof. Dr. lknur OKATAN *1924-2004 Musiki Muallim Mektebinden Günümüze Müzik Öretmeni Yetitirme Sempozyumu Bildirisi SDÜ, 7-10 Nisan 2004, Isparta Sunu Sayın Bakan

Detaylı

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir.

Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL. : Bilirkişi 2. Ek Rapor ve Ayrık 2. Ek Rapora Karşı Beyanlarımızdan İbarettir. 24 MAYIS 2011. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ SAYIN BAŞKANLIĞI NA 200/. ESAS DAVALILAR VEKİLİ : 1-2-.. : Av. AHMET AYDIN Bağdat Cad. No:108/B D:26 Fenerbahçe Kadıköy İSTANBUL DAVACI :. SİGORTA A.Ş. VEKİLİ :

Detaylı

Özelde Çalışan Hekimlere Acil Duyuru İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ YARGI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI BULUNAN ÇALIŞMA YASAKLARINI BİR KEZ DAHA DOLAŞIMA SOKTU.

Özelde Çalışan Hekimlere Acil Duyuru İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ YARGI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI BULUNAN ÇALIŞMA YASAKLARINI BİR KEZ DAHA DOLAŞIMA SOKTU. Özelde Çalışan Hekimlere Acil Duyuru İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ YARGI TARAFINDAN HUKUKA AYKIRI BULUNAN ÇALIŞMA YASAKLARINI BİR KEZ DAHA DOLAŞIMA SOKTU. İstanbul Tabip Odasına iletilen başvurulardan geçtiğimiz

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ

T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ T.C ÇAYIROVA BELEDİYESİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ GÖREV VE ÇALIŞMA YÖNETMELİĞİ HUKUK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BELEDİYE BAŞKANI BELEDİYE BAŞKAN YARDIMCISI HUKUK İŞLERİ MÜDÜRÜ AVUKAT BÜRO ELEMANI

Detaylı

: ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI

: ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI DANIŞTAY BAŞKANLIĞI NA YÜRÜTMENİN DURDURULMASI TALEPLİDİR. D A V A C I V E K İ L İ D A V A L I L A R : ANKARA BAROSU BAŞKANLIĞI Adliye Sarayı B Blok 5. Kat 06251 Sıhhıye/ANKARA : Av. Mehtap CEVİZCİ Aynı

Detaylı

Madde 1.1. in 4.paragrafı aaıdaki ekilde güncellenmitir.

Madde 1.1. in 4.paragrafı aaıdaki ekilde güncellenmitir. YAPI VE KRED BANKASI A.. NN BANKA BONOSU VE/VEYA TAHVLLERNN HALKA ARZINA LKN SERMAYE PYASASI KURULU TARAFINDAN 3 HAZRAN 2011 TARHNDE ONAYLANAN ve TESCL ETTRLEN, 30 EYLÜL 2011 TARHNDE TADL VE 4 EKM 2011

Detaylı

Mülkiyet hakkı. Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 1 No lu Protokolünün 1. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz. Monica Carss-Frisk

Mülkiyet hakkı. Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 1 No lu Protokolünün 1. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz. Monica Carss-Frisk Mülkiyet hakkı Avrupa nsan Hakları Sözlemesinin 1 No lu Protokolünün 1. Maddesinin uygulanmasına ilikin kılavuz Monica Carss-Frisk nsan hakları el kitapları, No. 4 çindekiler 1 Genel Bakı...4 Giri...4

Detaylı

BOSAD Boya Sanayicileri Dernei TÜRK BOYA SEKTÖRÜ. Dünya Boya Ticaretindeki Gelimeler

BOSAD Boya Sanayicileri Dernei TÜRK BOYA SEKTÖRÜ. Dünya Boya Ticaretindeki Gelimeler BOSAD Boya Sanayicileri Dernei Dünya Boya Ticaretindeki Gelimeler TÜRK BOYA SEKTÖRÜ Dünya ekonomisindeki gelimeyle paralel olarak dünya boya üretimi bugün 29,4 milyon ton civarında gerçeklemektedir ve

Detaylı

TÜRKYE DE MÜZK ÖRETMENLNE YÖNELME NEDENLER. Cansevil TEB * ÖZET

TÜRKYE DE MÜZK ÖRETMENLNE YÖNELME NEDENLER. Cansevil TEB * ÖZET TÜRKYE DE MÜZK ÖRETMENLNE YÖNELME NEDENLER Cansevil TEB * ÖZET Günümüzde daha popüler bir yer edinen müzik öretmenlii giderek bireylerin kendilerini daha iyi ifade edebildikleri bir alan olmaktadır. Müzik

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI

TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI TÜRKİYE CUMHURİYETİ İLE ROMANYA ARASINDA HUKUKÎ KONULARDA ADLİ YARDIMLAŞMA ANLAŞMASI Türkiye Cumhuriyeti ile Romanya (bundan böyle "Akit Taraflar" olarak anılacaklardır), Ulusal egemenlik, haklarda eşitlik

Detaylı

SVAS L MERKEZNDE BULUNAN LKÖRETM ÇAINDAK ÇOCUKLARIN AIZ D SALII DURUMU VE ALIKANLIKLARININ BELRLENMES

SVAS L MERKEZNDE BULUNAN LKÖRETM ÇAINDAK ÇOCUKLARIN AIZ D SALII DURUMU VE ALIKANLIKLARININ BELRLENMES SVAS L MERKEZNDE BULUNAN LKÖRETM ÇAINDAK ÇOCUKLARIN AIZ D SALII DURUMU VE ALIKANLIKLARININ BELRLENMES DETERMINING ORAL HEALTH CONDITION AND HABITS OF PRIMARY SCHOOL STUDENTS IN CENTRAL SVAS Ör.Gör. Dr.

Detaylı

SOSYAL DYALOG HAYATINDA STRES. hayatında stres ile ilgili Çerçeve anlaması

SOSYAL DYALOG HAYATINDA STRES. hayatında stres ile ilgili Çerçeve anlaması SOSYAL DYALOG HAYATINDA STRES hayatında stres ile ilgili Çerçeve anlaması This project is organised with the financial support of the European Commission 1. Giri hayatında stres, uluslararası, Avrupa ve

Detaylı

MENKUL KIYMETLERN ÖDÜNÇ LEM ÇERÇEVE SÖZLEMES

MENKUL KIYMETLERN ÖDÜNÇ LEM ÇERÇEVE SÖZLEMES MENKUL KIYMETLERN ÖDÜNÇ LEM ÇERÇEVE SÖZLEMES Sözleme No Düzenleme Tarihi :. :. 1- TARAFLAR A.. (Aaıda kısaca Müteri diye anılacaktır.) Adres : Vergi Kimlik No :. Telefon :. Faks :. E-posta :. Müterinin

Detaylı

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR

FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR FARKLI AB ÜLKELERİNDE GÖÇMEN POLİTİKALARINDAKİ GENEL YAKLAŞIMLAR AB Göç politikalarında uyum ve koordinasyon için: Amsterdam Anlaşması 2.10.1997 Tampere Zirvesi 15-16.10.1999 GÖÇ VEGÖÇMEN POLİTİKALARININ

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA

İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA T.C YARGITAY 22.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/28980 Karar No. 2013/435 Tarihi: 23.01.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2013/2 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK/ 2 ALT İŞVEREN MUVAZAA ÖZETİ 4857 sayılı

Detaylı

KABUL EDİLMEZLİK KARARI

KABUL EDİLMEZLİK KARARI Priştine, 12 Aralık 2011 Nr. Ref.: RK175/11 KABUL EDİLMEZLİK KARARI Dava No: KI 92/11 Başvurucu Muhamet Bucaliu Devlet Savcılığının KMLC. nr. 37/11 sayı ve 2 Haziran 2011 tarihli tebligatının Anayasaya

Detaylı

DELTA MENKUL DEERLER A..

DELTA MENKUL DEERLER A.. sayfa No: 1 A) Giri 1.Raporun Dönemi: Bu rapor, Delta Menkul Deerler A.. kuruluunun 1 Ocak 2008 31 Mart 2008 çalıma dönemini kapsamaktadır. 2. Ortaklıın Unvanı: Delta Menkul Deerler A.. 3. Dönem çinde

Detaylı

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ

DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ 215 DİN VEYA İNANCA DAYANAN HER TÜRLÜ HOŞGÖRÜSÜZLÜĞÜN VE AYRIMCILIĞIN TASFİYE EDİLMESİNE DAİR BİLDİRİ Birleşmiş Milletler Genel Kurulu nun 25 Kasım 1981 tarihli ve 36/55 sayılı Kararıyla ilan edilmiştir.

Detaylı

nsan Kaynakları ve Eitim Müdürlüü Görev ve Çalıma Yönetmelii

nsan Kaynakları ve Eitim Müdürlüü Görev ve Çalıma Yönetmelii nsan Kaynakları ve Eitim Müdürlüü Görev ve Çalıma Yönetmelii Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliin amacı, Avcılar Belediyesi nsan Kaynakları ve Eitim Müdürlüü nün kurulu, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalıma

Detaylı

ngiltere Sayı tayı Finansal Denetim Elkitabı

ngiltere Sayı tayı Finansal Denetim Elkitabı Aratırma/nceleme/Çeviri Dizisi ngiltere Sayıtayı Finansal Denetim Elkitabı Çeviri Sacit Yörüker Uzman Denetçi 5. Grup Mart 2004 ngiltere Sayıtayı Finansal Denetim Elkitabı Çeviri Sacit Yörüker Uzman Denetçi

Detaylı