Türkçe Yayım Hakkı: Aslı Karasuil Ajans aracılığı ile Epsilon Yayıncılık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkçe Yayım Hakkı: Aslı Karasuil Ajans aracılığı ile Epsilon Yayıncılık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti."

Transkript

1 Balayı

2 BALAYI Orijinal Adı: Honey Moon Yazarı: Susan Elizabeth Phillips Genel Yayın Yönetmeni: Meltem Erkmen Çeviri: Nil Bosna Editör: Elif Dinçer Düzenleme: Gülen Işık Düzelti: Fahrettin Levent Kapak Uygulama: Berna Özbek Keleş Kapak Fotoğrafı: istock.com 1. Baskı: Ağustos 2012 ISBN: YAYINEVİ SERTİFİKA NO: Susan Elizabeth Phillips Türkçe Yayım Hakkı: Aslı Karasuil Ajans aracılığı ile Epsilon Yayıncılık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti. Baskı ve Cilt: Kitap Matbaacılık Davutpaşa Cad. No: 123 Kat: 1 Topkapı-İst Tel: (0212) (pbx) Fax: (0212) Sertifika No:16053 Yayımlayan: Epsilon Yayıncılık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti. Osmanlı Sk. Osmanlı İş Merkezi 18/ 4-5 Taksim / İstanbul Tel: pbx Faks: İnternet adresi:

3 Balayı Susan Elizabeth Phillips Çeviri Nil Bosna

4 4

5 Babamın anısına Lunaparkta büyük bir hız trenine binmek Tanrı yı bulmanızı sağlar. Anonim 5

6 6

7 Rampanın Zirvesi Honey, tüm ilkbahar boyunca Walt Disney e dua etmişti. Hız treni Kara Şimşek in üçüncü rampasının arkasında, bir çam kümesinin içinde duran eski paslı karavanın arka tarafındaki yatak odasından, o güçlü göksel figürlerden birinin yardımda bulunması umuduyla, Tanrı ya, Walt a ve hatta zaman zaman İsa ya yakarıp durmuştu. Odanın tek penceresini tutan çarpık rayın üzerine kollarını koyuyor, yamuk pencereden, sadece çamların üzerinden görünen gece göğüne bakıyordu. Bay Disney, yine ben, Honey. Su seviyesi tüm kütükleri ve dokların sonunda gölün dibinde yatan Bobby Lee yi görebileceğiniz düzeye inmişken, tam şu anda, Silver Gölü Lunaparkı nın pek düzgün görünmediğini biliyorum. Geçen hafta boyunca parka belki de yüz kişi bile gelmedi, fakat bu demek değil ki her şey bu şekilde kalmak zorunda. Paxawatchie İlçesi nin Demokrat gazetesinin, Walt Disney şirketinin Disney World ün Güney Carolina versiyonunu 7

8 inşa etmek için Silver Gölü Lunaparkı nı satın almayı düşündüğüne dair söylentiyi yayımlamasından bu yana Honey başka bir şey düşünemiyordu. On altı yaşındaydı ve Bay Disney e yakarmanın çocukça bir şey olduğunu biliyordu, (güneyli bir Baptist için tartışılabilir bir dindarlık olması da bunun cabasıydı) fakat koşullar onu çaresiz bırakmıştı. Şimdi Bay Disney in düşünmesini istediği avantajları sayıyordu. Otoyola sadece bir saat uzaklıktayız. Birkaç güzel yön levhası sayesinde, Myrtle Beach e giden herkes, mutlaka çocuklarıyla burada duracaktır. Sivrisinekleri ve nemi saymazsanız, iklim de iyidir. Eğer çalışanlarınız Porlex Boya Firması nın zehirli atıklarını buraya boşaltmamasını sağlarsa, göl gerçekten güzel olacaktır. Ve şimdi siz ölmüş olduğunuza göre sizin işinizi devam ettiren kişiler orayı gerçekten ucuza satın alabilirler. Onlar üzerinde etkinizi kullanabilir misiniz? Bir şekilde Silver Gölü Lunaparkı nın tam onların aradığı yer olduğunu anlamalarını sağlayabilir misiniz? Teyzesinin ince, cansız sesi Honey nin dua ve satış sunumu seansını böldü. Kiminle konuşuyorsun Honey? O odada bir oğlan yok, değil mi? Evet Sophie, diye sırıtarak cevap verdi Honey. Yaklaşık bir düzinesini içeri aldım. Ve onlardan bir tanesi bana dingdong unu göstermeye hazırlanıyor. Ah, Tanrım, Honey. Böyle konuşmamalısın. Hoş değil. Üzgünüm. Honey, Sophie yi kızdırmaması gerektiğini biliyordu, fakat teyzesi üzerine vardığı zaman bunu yapmak hoşuna gidiyordu. Bu çok sık olmazdı, sonu da olmazdı, ama Sophie titizlendiği zaman Honey ye kadın teyzesi değil de neredeyse gerçek annesiymiş gibi geliyordu. Yan odadan gelen kahkaha tufanı, Tonight Show seyircisinin, Johnny nin fıstıklar ve Başkan Carter la alakalı esprilerine verdiği tepkiydi. Sophie televizyonu daima açık tutardı. Bunun, Earl Enişte nin sesini özlememesini sağladığını söylüyordu. Earl Booker bir buçuk yıl önce ölmüş, Sophie yi Silver 8

9 Gölü Lunaparkı nın sahibi olarak bırakmıştı. Sophie, o hayattayken de pek tuttuğunu koparan biri değildi zaten, ama adam öldükten sonra daha da beter olmuş ve Honey hemen hemen her şeyden sorumlu hale gelmişti. Pencereden geri çekilirken, Sophie nin uykuya dalmasının çok sürmeyeceğini biliyordu. Teyzesi, yataktan öğleden evvel pek çıkmamasına rağmen, gece yarısından sonraya da pek kalmazdı. Honey arkasındaki yastıklara dayandı. Karavan sıcak ve havasızdı. Üzerinde sadece turuncu, Budweiser logolu bir tişört ve külot olmasına rağmen rahatlayamamıştı. Eskiden pencere tipi bir klima cihazları vardı, fakat iki yaz önce, diğer her şey gibi o da bozulmuş ve yerine yenisini alamamışlardı. Honey, Sophie nin kızı Chantal la paylaştığı yatağın yanında duran saatin kadranına baktı ve içini bir endişe dalgası kapladı. Kuzini şimdiye kadar evde olmalıydı. Pazartesi gecesiydi, park kapalıydı ve yapacak hiçbir şey yoktu. Bay Disney in çalışanları parkı satın almazsa, Chantal, Honey nin yedek planının merkeziydi ve kuzinini bir akşam için bile kaybetmeyi göze alamazdı. Ayaklarını yataktan çatlak muşambaya doğru sallayarak o gün giydiği soluk kırmızı şorta uzandı. İnce kemikliydi, boyu ancak bir elliydi ve şortu Chantal ın eskisiydi. Kalçalarına çok büyük geliyordu ve kürdan gibi bacaklarını olduğundan da sıska gösteren, şalvar gibi kıvrımları vardı. Fakat kibir Honey nin hiç sahip olmadığı birkaç kusurdan biriydi, bu yüzden buna hiç aldırmamıştı. Honey kendisi göremese de, aslında kibirlenmek için bazı sebepleri vardı. Koyu renk kavisli kaşlarının altındaki açık mavi gözlerini sık kirpikler çevreliyordu. Kalp biçimli yüzündeki küçük elmacık kemiklerinin ve burnunun üzerinde, birazcık da şuh bir şekilde serpiştirilmiş çilleri vardı. Fakat geniş ve dolgun dudaklarla çevrelenmiş, ona daima büyük vantuzlu bir balığı anımsatan ağzını kendine hiç yakıştıramıyordu. Görüntüsünden oldum olası nefret etmişti; küçük göğüsleri çıkmaya başlayıncaya kadar insanlar onu oğlan ço- 9

10 cuğu zannetmişlerdi, dahası bu kadar çocuksu görünen birini hiç kimse ciddiye almak istemiyordu. Honey ciddiye alınmaya çok fazla gerek duyduğu için, kaşlarını sürekli düşmanca çatarak ve genellikle kavgacı bir tutumla, fiziksel özelliklerini gizlemek için elinden geleni yapıyordu. Ayaklarına uzun zaman önce tabanlarının şeklini alarak yassılaşmış mavi naylon terlikleri geçirdikten sonra, elleriyle kısa saçlarını karıştırdı. Bu hareketi saçlarını düzeltmek için değil, kafa derisindeki sinek ısırığını kaşımak için yapmıştı. Açık kahverengiydi saçları, ismiyle aynı renkteydi. Saçları kıvrılmaya meyilliydi, fakat Honey buna pek fırsat vermezdi. Bunun yerine, ne zaman rahatsız olsa, eline geçen herhangi bir keskin aletle saçlarını kısaltırdı: çakı, kumaş makası, ne yazık ki bir keresinde de balık pulu ayıklama aleti. Arkasından kapıyı kapayarak kahverengi ve altın rengi baklava desenli, hem oturma, hem yemek odası olarak kullanılan, engebeli zemini halıyla kaplı kısa, dar koridora süzüldü. Tam da tahmin ettiği gibi Sophie, üzerinde solmuş taverna sembolleri, Amerikan kartalları ve on üç yıldızlı bayraklar bulunan, taba rengi yıpranmış kumaşla kaplı eski kanepede uyuyakalmıştı. Chantal ın annesine yapıverdiği perma pek güzel olmamıştı; Sophie nin ince, ağarmış saçları kuru ve hafifçe elektriklenmiş gibi görünüyordu. Kadın fazla kiloluydu ve örgü bluzu, vücudunun iki zıt yönüne düşen su balonu gibi göğüslerinin ana hatlarını ortaya çıkarıyordu. Honey, teyzesine her zamanki gibi öfkeyle karışık bir sevgiyle baktı. Kızının nerede olduğu konusunda asıl endişelenmesi gereken Sophie Moon Booker dı, Honey değil. Biriken faturaları nasıl ödeyeceklerini ve refah sistemleri çökmeden ailelerini nasıl bir arada tutacaklarını düşünmesi gereken de oydu. Fakat Honey, Sophie ye kızmanın tıpkı kızı Chantal a kızmak gibi olduğunu biliyordu. Bu hiçbir işe yaramıyordu. Ben biraz dışarı çıkıyorum. Sophie uykusunda homurdandı. Honey nemden ağırlaşmış gece havasında, eskiliğinden 10

11 ufalanan beton basamaktan aşağı atladı. Karavanın dış yüzü göz tırmalayan nar bülbülü yumurtası mavisiydi ve rengi ancak eskimekle değişecekti. Terlikleri kuma gömülünce, kızın ayak parmaklarının arasına iri kum taneleri girdi. Karavandan uzaklaşırken havayı kokladı. Haziran gecesi çam, katranruhu ve tuvaletlerde kullandıkları dezenfektan kokuyordu. Silver Gölü nün uzaktan gelen küflü kokusu, bu kokuların hepsini bastırıyordu. Bir dizi güney sarıçamından oluşan yıpranmış kolonun altından geçerken Honey ellerini şortunun cebine soktu ve kendi kendine, bu sefer devam edeceğini söyledi. Bu sefer durup bakmayacaktı. Bakmak düşünmesine neden oluyordu ve düşününce kendisini bir haftalık balık yemi kovasının içine düşmüş gibi hissediyordu. Bir dakika daha sebatla ilerledi, fakat sonra durdu. Geldiği yoldan geriye boynunu uzatarak, Kara Şimşek in geniş bir alanı kaplayan siluetinde bakışlarını dolaştırdı. Hız treninin muazzam ahşap çerçevesinin silueti gece göğünde, tarih öncesinden kalma bir dinozor iskeleti gibi görünüyordu. Kara Şimşek in dağ gibi yükselen sarp zirvesine ve yürek durduran altmış derecelik inişine baktı. Sonraki iki rampanın tüyler ürpertici yamaçlarını ve tüm yol boyunca inen, aşağı kıvrılıp Silver Gölü nün üzerinde kâbus gibi bir girdap oluşturan son spirali inceledi. Üç rampayı ve dik bir şekilde aşağı inen ölüm spiralini süzerken kalbi korkunç bir özlem ve acıyla sancıyordu. Onlar için her şey, Kara Şimşek in çalışması durduğu zaman ters gitmeye başlamıştı. Busch Gardens ve Georgia daki Six Flags gibi yerlerle kıyaslandığında Silver Gölü Lunaparkı küçük ve eski moda olmasına rağmen, diğerlerinin iddia edemeyeceği bir şeye sahipti. Bu lunapark, güneydeki en son ahşap hız trenine sahipti; kimileri buradaki trenin efsanevi Coney Island Hortumu ndan bile daha heyecanlı olduğunu düşünüyordu lerde kurulduğundan bu yana insanlar ülkenin dört bir 11

12 yanından Kara Şimşek e binmeye gelirdi. Hız treni tutkunları için Silver Gölü ne gelmek, hacca gitmek gibi olmuştu. Efsanevi ahşap hız trenine birçok kez bindikten sonra, adam başı iki dolar ödeyerek, Silver Gölü nde, yandan çarklı Robert E. Lee vapuruyla bir aşağı bir yukarı gezinir ve parkın daha sıradan bölümlerini ziyaret ederlerdi. Fakat Bobby Lee de tıpkı Kara Şimşek gibi felakete kurban gitmişti. Yaklaşık iki yıl önce, 1978 yılının İşçi Bayramı nda, bir tekerlek düzeneği Kara Şimşek in en arkadaki yolcu bölümünü diğer bölümlerden ayırarak ve hızla diğer yana savurarak koparmıştı. Şans eseri hiç kimse zarar görmemişti, fakat Güney Carolina Eyaleti o gün hız trenini mühürlemiş ve trenin tekrar faaliyete başlayabilmesi için devletin istediği pahalı onarımı bankalardan hiçbiri finanse etmemişti. En ünlü turistik bölümünden yoksun kalan Silver Gölü Lunaparkı, yavaş ve acı içinde ölüyordu. Honey lunaparkın içlerine doğru yürüdü. Sağ tarafında, yıpranmış plastik araba topluluğunun bulunduğu, parkın ertesi sabah onda açılmasını bekleyen Çarpışan Araba Salonu nun ıssız iç kısmını aydınlatan, böcek kaplı bir lamba vardı. Sayısız dairesel raylarının üzerinde hareketsiz duran minyatür motosikletleri ve itfaiye arabalarıyla, Çocuk Diyarı ndan geçti. Daha ilerdeki Ahtapot ve Dönme Dolap emekliye ayrılmıştı. Girişinde, başı kopuk bir bedenin kesik boynundan fosforlu kanların fışkırıp her tarafa yayıldığı, fosforlu boyalarla yapılmış bir duvar resmi bulunan Korku Tüneli nin önünde durdu. Chantal? Cevap yoktu. Bilet gişesinin arkasındaki çengelden el fenerini alarak, rampadan yukarı çıkıp Korku Tüneli nin içine doğru yürüdü. Gündüz saatlerinde rampa titreşir, bir hoparlörden sahte homurtular ve tiz çığlıklar yayılırdı, fakat şu anda her şey sessizdi. Honey Ölüm Koridoru na girdi ve ışığını elinde kanlı baltasıyla dikilen, kukuletalı, iki metrelik celladın üzerine tuttu. 12

13 Chantal, burada mısın? Honey nin duyduğu tek şey sessizlikti. Yapay örümcek ağlarını sıyırarak idam kütüğünü geçip, Fare Yuvası na doğru yürüdü. İçeri girince, fenerini küçük odada dolaştırdı. Başının üzerindeki çatı kirişlerinde yuvalanmış ve görünmez tellerin üzerinde asılı yüz altı tane, hırlayan gri fare kırmızı gözleriyle ona bakıyordu. Honey onlara memnuniyetle baktı. Fare Yuvası, Korku Tüneli nin en iyi kısmıydı çünkü hayvanlar gerçekti de, Fort Lee deki Palisades Park ın hayaletli evi için, New Jersey li bir sanatçı tarafından doldurulmuşlardı. Altmışlı yılların sonlarında Earl Enişte onları Forest City civarındaki parkı iflas eden, Kuzey Carolina lı bir adamdan üçüncü el olarak satın almıştı. Chantal? Kuzininin ismini bir kere daha söyledi, yanıt almayınca arka taraftaki yangın çıkışından Korku Tüneli ni terk etti. Elektrik kablolarından sakınarak, arkadan dolanıp panayır bölümüne yöneldi. Panayır yerinin üzerinde zikzak çizerek sarkan flamalar boyunca dizilmiş renkli ampullerden sadece birkaç tanesi hâlâ çalışıyordu. Gece olduğundan, hokkabazlık bölümlerinin kepenkleri indirilmişti: halka atmaca ve balık tankı, Çılgın Top oyunu ve taraklar, zarlar ve anahtarlıklarla dolu cam kasasıyla Demir Pençe. Bayat patlamış mısır, pizza ve keklerin ekşimiş yağ kokusu her şeye sinmişti. Bu Honey nin hızla yok olan çocukluğunun kokusuydu; kokuyu derin derin ciğerlerine çekti. Eğer Disney dekiler devralırlarsa, tıpkı Çocuk Diyarı, Korku Tüneli ve hokkabazlık stantları gibi koku da ebediyen yok olacaktı. Kollarını dar göğsünün üzerinde kavuşturdu ve kendisini kucakladı, bu alışkanlığı yıllar içinde edinmişti, çünkü bunu kıza başka hiç kimse yapmamıştı. Altı yaşındayken annesini kaybetmesinden bu yana, burası onun evi olmuştu ve burayı bütün kalbiyle sevmişti. Disney deki kişilere yazmak şimdiye kadar yapmak zorunda 13

14 kaldığı en acı verici şey olmuştu. Ailesini bir arada tutacak parayı bulmak için, onları sosyal yardıma mecbur etmeyecek, temiz bir muhitte belki de güzel mobilyaları ve bir bahçesi olan küçük bir ev almalarını sağlayacak parayı bulmak için, umutsuz bir girişimle daha hassas tüm duygularını bastırmak zorunda kalmıştı. Fakat ıssız panayır alanının ortasında dururken, her şeyin farklı olmasını sağlayacak kadar büyük ve akıllı olmayı diliyordu. Çünkü her şeyden önemlisi, Kara Şimşek i kaybetme fikrine dayanamıyordu ve eğer hız treni çalışıyor olsaydı, dünyadaki hiçbir şey onun bu parktan vazgeçmesini sağlayamazdı. Tekinsiz gecenin sessizliği ve bayat patlamış mısır kokusu ona, kabuk bağlamış dizlerini çenesine kadar çekerek karavanın köşesine büzülmüş, kocaman açık mavi gözleri olan şaşkın küçük bir çocuğu hatırlatmıştı. Zihninde geçmişten gelen öfkeli bir ses yankılandı. Şu yaratığı buradan çıkar, Sophie! Lanet olsun, tüylerimi diken diken ediyor. Dün gece getirdiğinden beri neredeyse hiç kıpırdamadı. Tüm yaptığı köşede oturmak ve boşluğa bakmak. Earl Eniştesinin etli yumruğunun mutfak masasına indiğini, Sophie nin monoton bir sesle sızlandığını duymuştu. Onu nereye bırakayım Earl? Nereye bırakacağın kimin umurunda. Kız kardeşinin gidip kendini boğması benim kabahatim değil. Şu Alabama daki sosyal hizmet görevlilerinin onu alman için seni zorlamaya hiç hakları yok. Öğle yemeğimi o karşımda hortlak gibi durmadan kahrolası bir huzur içinde yemek istiyorum! Sophie karavanın oturma odasının köşesine doğru seğirtmiş ve kırmızı iskarpinlerinin burnuyla Honey nin ucuz keten ayakkabılarını itelemişti. Bu şekilde davranmaya son ver Honey. Dışarı git ve Chantal ı bul. Daha parkı görmedin. O sana gösterir. Annemi istiyorum, diye fısıldamıştı Honey. Lanet olsun! Çıkar onu buradan Sophie! 14

15 Gördün mü ne yaptığını? demişti Sophie. Earl Enişteni iyice deliye döndürdün. Honey yi kolunun yukarısından yakalamış ve çekiştirmişti. Hadi gel. Gidip sana az pamuk helva alalım. Honey yi karavandan çıkarmış, çamların arasından geçirerek Carolina öğleden sonrasının kavurucu güneşine çıkarmıştı. Honey küçük bir robot gibi hareket ediyordu. Canı hiç pamuk helvası istemiyordu. Sophie sabahleyin Captain Crunch marka mısır gevreğinden yedirmiş ve Honey kusmuştu. Sophie kızın kolunu bırakmıştı. Honey daha o zaman teyzesinin insanlara dokunmaktan hoşlanmadığını sezmişti. Teyzesi, Honey nin annesi Carolann gibi değildi. Carolann daima Honey yi kucağına alarak sarılır ve ona canım, tatlım derdi, hatta Montgomery deki kuru temizleyicide bütün gün çalışmaktan yorgun düştüğü zaman bile bunu yapardı. Annemi istiyorum, diye fısıldamıştı Honey, büyük ahşap sütunlu bir kemerin altından çimenliğe çıkarken. Annen öldü. O şimdi Honey nin başının üzerinde çığlık atan bir canavarın sesi, Sophie nin cevabının geri kalanını bastırmıştı. O zaman Honey de çığlık atmıştı. Annesi öldüğünden ve alıştığı her şeyden koparılıp ayrıldığından beri içinde oluşan üzüntü ve korku bu beklenmedik dehşet gürültüsüyle serbest kalmıştı. Tekrar tekrar çığlık atmıştı. Bir hız treninin ne olduğuna dair bir fikri vardı, fakat hiç binmemişti ve sesin buradan gelmiş olabileceği hiç aklına gelmemişti. O sadece dolaplarda saklanan, yatakların altında pusu kurarak gizlenen ve korkunç ateş saçan ağzıyla küçük kızların annelerinin ölümüne sebep olan canavarın sesini duymuştu. Ağzından keskin, içe işleyen çığlıklar dökülüyordu. Annesi öldüğünden bu yana geçen altı gün boyunca neredeyse felç olmuştu ama şimdi Sophie nin kolunu sarsmasına rağmen, kendisini durduramıyordu. 15

16 Kes şunu! Şu çığlığı kes, duyuyor musun? Fakat Honey kesememişti. Bunun yerine kaçıp kurtuluncaya kadar Sophie yle mücadele etmişti. Sonra kolları havayı döverek, üzüntüsünü ve korkusunu tekrar tekrar haykırırken küçücük ciğerleri şişerek rayların altında koşmaya başlamıştı. Raylar, altından geçemeyeceği kadar alçaldığında ahşap direklerden birini kavramıştı. Şaşkın bir inançla, yeterince sıkı tutarsa kendisini yok etmeyeceğine inanarak, en çok korktuğu şeye sımsıkı tutunurken kıymıklar kollarına batıyordu. Sadece kendi çığlıklarının sesi, başının üzerinden hızla geçen canavarın aralıklı kükremeleri, direğin bebek teni gibi yumuşak kollarına gömülen sert kıymıkları ve annesini bir daha asla göremeyeceği gerçeğinin dışında, ne kadar zaman geçtiğinin farkında bile değildi. Lanet olsun, kes şu gürültüyü! Sophie çaresizlik içinde durup izlerken, arkalarından Earl Enişte çıkagelmiş ve bir böğürtüyle onu sürükleyerek direkten ayırmıştı. Nesi var? Lanet olsun, yine nesi var? Bilmiyorum, diye sızlanmıştı Sophie. Kara Şimşek i duyunca böyle yapmaya başladı. Sanırım ondan korktu. Eeh, çok oldu artık. Lanet olsun, onu şımartacak değiliz. Honey yi belinden yakalayarak tren raylarının altından çıkarmıştı. Uzun adımlarla hızla ilerleyerek Honey yi o gün parkı ziyarete gelen insan kümelerinin arasından geçirmişti ve Kara Şimşek in yolcularını aldığı istasyon binasının rampasından yukarı taşımıştı. Bir sonraki yolcu grubu için boş bir tren hazır bekliyordu. Eniştesi sırada bekleyen insanların protestolarını görmezden gelerek onu ilk arabanın emniyet çubuğunun altından itmişti. Honey nin tiz çığlıkları ahşap çatının altında derin bir şekilde yankılanıyordu. Umutsuzca çıkmaya çabalamıştı, ama eniştesi kıllı koluyla buna engel olmuştu. Earl, ne yapıyorsun sen? Kara Şimşek i işleten ihtiyar Chester ona doğru koşturmuştu. 16

17 Bir yolculuğa çıkacak. Kız çok küçük, Earl. Bu tren için yeterince uzun boylu olmadığını biliyorsun. Ne kötü. Onu kayışla bağla. Ve frenleme. Fakat Earl Söylediğimi yap veya maaşını al. Kız, hayal meyal, sırada bekleyen birkaç yetişkinin yüksek sesle itiraz ettiğini fark etmişti, fakat o sırada tren hareket etmeye başlamış, Honey, annesini alan canavarın tam midesine teslim edileceğini anlamıştı. Hayır, diye haykırmıştı. Hayır! Anne! Can havliyle tutunmaya çalışırken parmaklarının ucu emniyet çubuğuna zor bela yetişiyordu. Sarsılarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başlamıştı. Anne Anneciğim Tren Kara Şimşek efsanesini yaratmaya yardımcı olan muazzam rampayı sürünerek tırmanırken araç gıcırdıyor ve kükrüyordu. Sadistçe bir yavaşlıkla hareket ediyor, çocuğun zihninde dehşet dolu görüntüler canlandırması için ona zaman veriyordu. Kızcağız daha altı yaşındaydı ve bu evrende ölüm canavarıyla tek başınaydı. Tamamen savunmasızdı, kendisini koruyacak kadar iri, kuvvetli ve büyük değildi; dünyada bunu onun için yapacak hiç kimse kalmamıştı. Korku boğazına tıkanmıştı ve araba muazzam yokuşun tepesine acımasızca tırmanırken Honey nin kalbi göğsünden fırlayacakmış gibi atıyordu. Dünyadaki en yüksek dağdan daha yüksekti. Bulutların bile üzerindeydi. Sıcak gökyüzünün yukarısında, sadece şeytanların pusuya yattığı karanlık bir yerdi. Vagon yüksek rampanın tepesine varmış ve Honey çocuk ruhunun en karanlık gecesinden çıkıp gelmiş canavarın midesine inip paramparça olmak üzere hızla aşağı inmeye başlamıştı ve Tekrar yukarı çıkmıştı. Ve ardından birdenbire cehenneme geri düşmüştü. Ve tekrar yukarı çıkmıştı. 17

18 Gölün ve aşağıdaki şeytan spiralinin üzerinde savrulmadan önce üç kez cehenneme dalmış ve yeniden dirilmişti. Tam altındaki suyun ölümcül girdabına doğru fırlatılmak üzereyken son anda dengelenerek yüzeyin yaklaşık yarım metre kadar üstünden ilerleyen vagonun yan tarafına çarpmıştı. Tren yavaşlamış ve onu yavaşça istasyona teslim etmişti. Artık ağlamıyordu. Tren durmuştu. Earl Eniştesi ortalarda yoktu, fakat tren görevlisi Chester onu kaldırmak için koşturarak gelmişti. Honey başını sallamıştı, gözleri hâlâ üzgün, küçücük yüzü tebeşir gibiydi. Bir daha, diye fısıldamıştı. Trenin kendisine verdiği duyguları ifade edemeyecek kadar küçüktü. Sadece bu deneyimi tekrar yaşamak istediğini biliyordu kendisinden daha büyük bir güç olduğuna, cezalandıran, ama aynı zamanda da kurtaran bir güç olduğuna dair duyguyu. Bu gücün bir şekilde onun annesine dokunmasını sağladığı duygusunu. Kara Şimşek e o gün altı kez ve çocukluğunun geri kalan kısmında, daha büyük bir gücün kendini koruyacağı hissini yaşamaya her ihtiyaç duyduğunda defalarca bitmişti. Hız treni onu insan varlığının karşılaşabileceği en büyük dehşetle karşı karşıya getirmiş, ama sonra onu güvenle karşı tarafa geçirmişti. Booker ailesiyle yaşamı, yavaş yavaş bir rutine girmişti. Earl Eniştesi ondan hiçbir zaman hoşlanmamış, ama bunu sineye çekmişti, çünkü Honey ona karısından ve kızından çok daha fazla yardımcı oluyordu. Sophie sadece kendisiyle meşgul olan biri için, olabildiğince nazikti. Honey ve Chantal ın pazar okuluna en azından haftada bir kez gitmeleri konusunda ısrar etmekten başka pek az talebi oluyordu. Fakat büyük ahşap hız treni Tanrı hakkında Honey ye Baptist kilisesinden çok daha fazla şey öğretmişti ve trenin dini mantığını anlamak daha kolaydı. Yaşça küçük, yetim ve ilaveten bir de dişi olarak, daha yüksek bir gücün mevcut 18

19 olduğu, kendisini yukarıdan seyreden kuvvetli ve ebedi bir varlık olduğu bilgisinden cesaret alıyordu. Oyun salonunun içinden gelen bir ses Honey yi sarsarak bugüne geri getirdi. Amacından uzaklaşmış olduğu için kendini azarladı. Çok geçmeden o da kuzini kadar kötü olacaktı. İleri doğru yürürken başını içeri soktu, Hey Buck, Chantal ı gördün mü? Buck Ochs ayarlamaya çalıştığı tilt makinesinden başını kaldırarak ona baktı, çünkü Honey ona eğer en azından birkaç makineyi işler hale getirmezse büyük yaşlı kıçına tekmeyi basarak onu doğruca Georgia ya geri yollayacağını söylemişti. Buck budala sırıtışıyla ona bakarak ağır vücudunu kıpırdatırken bira göbeği, kirli ekose gömleğinin düğmelerini geriyordu. Chantal da kim? Kahkahalarla kendi esprisine güldü. Honey onu hemen oracıkta kovmak isterdi, ama ödemelerini zamanında yapamadığı için daha şimdiden bir sürü adamını kaybetmişti ve bir adamını daha kaybetmeyi göze alamayacağını biliyordu. Ayrıca Buck kötü biri değildi, sadece aptaldı. Aynı zamanda kadınlar varken yapmaması gerektiği halde münasebetsiz yerlerini kaşımak gibi iğrenç bir alışkanlığı da vardı. Sen gerçek bir şakacısın, öyle değil mi, Buck? Chantal buralarda mı? Yo, Honey. Sadece ben varım, bizzat ben ve kendim. Hadi, görelim bakalım içinizden biri şu lanet olası makinelerden birkaçını sabah olmadan çalıştırabilecek mi. Ezici bir bakışla oyun salonundan ayrılarak panayır alanındaki yolun sonuna doğru ilerledi. Evli olmayan erkek işçilerin ranzalarda yattığı harap, ahşap Bullpen binası, piknik korusundaki ağaçların arasında bulunuyordu. Şimdi orada sadece Buck ve iki işçi kalıyordu. Honey pencereden sızan sarı ışığı görebiliyordu, fakat daha yakına gidemedi, çünkü Chantal ın Cliff veya Rusty yi ziyarete gittiğini hiç sanmıyordu. Chantal insanlarla oturup konuşacak biri değildi. 19

20 Chantal ın ne kadar geç kaldığını fark ettiğinden beri içinde büyüyen huzursuzluk kızın midesinin derinliklerine kadar inmişti. Bu Chantal ın ortadan kaybolacağı bir zaman değildi. Kesinlikle ters giden bir şeyler vardı. Ve Honey bunun tam olarak ne olduğunu öğrenmekten korkuyordu. Viran karavanları, panayır yerini, gezinti yolunu içine alan bir daire çizdi. Bunların hepsine tepeden bakan Kara Şimşek in büyük rampaları, korkmuş bir genç kızın kendini koruyabilecek sonsuzluğa sığınma umutlarını yeşertemiyordu artık. Bir an duraksadı, sonra Silver Gölü ne giden geniş beton yoldan aşağı doğru yürümeye başladı. Gece sessiz ve durgundu. Eski çamlar başının üzerini örtüyor, ay ışığını engelliyordu. Zihninde Dixie nin ilham verici sözcükleri tekrarlanmaya başladı. Bayanlar Baylar. Her yaştan çocuklar. Pamuğun kral olduğu o eski büyük günlere bir adım atın. Çarklı Robert E. Lee vapuruyla gezinti yapmak için bize katılın ve güzelim Silver Gölü nü, Güney Carolina nın, Paxawatchie ilçesindeki en büyük gölü görün Çamlar harap rıhtımda sona eriyordu. Kız durdu ve ürperdi. Rıhtımın sonunda Bobby Lee vapurunun hayaleti andıran gövdesi yatıyordu. Robert E. Lee, Kara Şimşek felaketinden birkaç ay sonra, tam da şu an demirlendiği yerde, bir kış fırtınasında batmıştı. Şimdi alt kısmı Silver Gölü nün dibindeki kirli, bulanık çamurun içine dört buçuk metre kadar saplanmıştı. Bir zamanlar köpükler saçarak dönen kıç tarafındaki çarkı ve tüm alt güverteleri su altındaydı. Sadece üst güverte ve kaptan köşkü gölün üzerindeydi. Bobby Lee rıhtımın sonunda duruyordu, ay ışığı altında işe yaramaz, yarısı batmış, ürkütücü bir hayalet gemi gibiydi. Honey tekrar ürperdi ve kollarını göğsünün üzerinde kavuşturdu. Solgun ay ışığı hayalet gibi parmaklarıyla ölmekte olan gölün üzerinde iz bırakıyor, çürüyen bitki örtüsü, ölü balık ve çürümüş ahşabın ağır kokusuyla kızın burun delikleri seğiriyordu. Ödlek değildi, ama gece vakti Bobby Lee nin 20

21 civarında olmaktan hoşlanmıyordu. Terliklerinin içinde, ayak parmaklarını kıvırdı, böylece iskele boyunca adım adım ilerlerken gürültü yapmayacaktı. Tahtalardan bazıları kırılmıştı ve Honey aşağıda, gölün durgun sularını görebiliyordu. İleri doğru yavaşça bir adım daha attıktan sonra durarak Chantal a seslenmek için ağzını açtı. Fakat korkudan sesi kısılmıştı. Keşke Bullpen de durup Cliff veya Rusty nin benimle gelmesini isteseydim, diye düşündü. Kendi korkaklığına sinirlendi. Çalışanlara emirlerini dinletmekte zaten yeterince zorlanıyordu. Bu tip adamlar kadın patronlardan hazzetmezlerdi, özellikle de sadece on altısında olanlardan. Eğer içlerinden biri Honey nin batık gemi gibi aptalca bir şeyden korktuğunu anlayacak olursa, bir daha asla emirlerini dinlemezlerdi. Arkasından gelen kanat seslerinin ardından, gölün ötesindeki ağaçların arasından bir baykuş gölün üstüne doğru uçtu. Honey nefesini tuttu. O anda, uzaktan gelen bir inilti duydu. Batıl inançlara hiç tahammülü yoktu, fakat ölü geminin tehditkâr şekli onu ürkütmüştü ve çok kısa bir an, sesin bir vampir, bir şeytan ya da bir tür zombiden gelebileceğini düşündü. Daha sonra ay bir bulut öbeğinin altında kayarak ortaya çıktı ve sağduyu yeniden kendisini gösterdi. Kesin olarak ne duyduğunu biliyordu ve bunun zombilerle hiç alakası yoktu. Terliklerinin topuklarını gürültüyle yere çarparak çürük tahtalardan ve bir halat yığından kaçınmak için yana sıçrarken iskeleyi parçalamıştı. Gemi iskelenin sonunda yaklaşık bir buçuk metre kadar açıkta batmıştı ve üst güverte korkulukları su seviyesinin üzerinde, eksik dişli bir tebessüm gibi kırık, belli belirsiz önünde uzanıyordu. Eğreti bir rampa vazifesi gören kontrplağa doğru koştu ve yukarı doğru hamle yaparak üstüne çıktı. Kontrplak kızın kırk kiloluk ağırlığının altında tıpkı bir tramplen gibi esnemişti. 21

22 Üst güverteye sert bir şekilde inince ayak tabanları acımıştı. Parmaklığın bir parçasına sıkıca tutunarak dengesini sağladıktan sonra merdivenlere doğru koştu. Merdivenler bulanık suya iniyordu. Karanlıkta bile, sular altındaki merdiven basamaklarının yakınında yüzen ölü bir balığın beyaz karnını görebiliyordu. Bacağını, pul pul dökülmüş ahşap parmaklığın üzerinden aşırarak, merdivenin hâlâ suyun üzerinde yükselen kısmından yukarı kaptan köşküne koştu. Vücutları birbirine dolanmış bir erkekle bir kadın kapının yakınında yerde yatıyorlardı. Kendilerini o kadar kaptırmışlardı ki Honey nin yaklaştığını duymadılar. Bırak onu, seni budala! diye bağırdı Honey merdivenin tepesine ulaşınca. İki kişi sıçrayarak birbirlerinden ayrıldılar Kaptan kamarasının kırık penceresinden dışarı bir yarasa uçtu. Honey! diye bağırdı Chantal. Bluzu açıktı, göğüs uçları ay ışığında gümüş dolarlar gibi parlıyordu. Genç adam fırlayarak ayağa kalktı, üzerine Dövüş Horozları yazan Güney Carolina Üniversitesi tişörtünün altına giydiği, paçaları kesilmiş kotunun fermuarını çekti. Bir süre sersemlemiş ve şaşkın bir şekilde baktıktan sonra, Honey nin kırpık saçlarını, küçük bedenini ve onu bir genç kızdan çok aksi on yaşında bir oğlan çocuğu gibi gösteren düşmanca çatılmış kaşlarını kavradı. Hadisene be, duyuyor musun beni, dedi Honey sertçe. Senin burada işin yok. Chantal doğruldu ve bluzunun önünü kapamak için elini kaldırdı. Hareketleri her zamanki gibi, yavaş ve tembelceydi. Oğlan kolunu onun omzuna doladı. Genç adamın Chantal ı sanki Honey ye değil de kendisine aitmiş gibi teklifsizce kucaklaması, kızın zaten kaynayan öfkesini iyice alevlendirmişti. Chantal onundu, Sophie Teyze ve Silver Gölü Lunaparkının kalıntılarıyla birlikte, Chantal da Honey ye aitti! İşaret parmağını bir silah gibi uzatarak, 22

23 yanındaki güverteyi işaret etti. Buraya gel Chantal Booker. Çok ciddiyim. Derhal buraya geliyorsun. Chantal bir an sandaletlerine baktıktan sonra ileri doğru isteksiz bir adım attı. Üniversiteli çocuk onu kolundan yakalamıştı. Dur bir dakika. Bu da kim? Burada ne işi var Chantal? Kuzinim Honey, diye yanıtladı Chantal. İşleri o yönetiyor. Honey parmağıyla bir kez daha güverteyi işaret etti. İşleri benim yönettiğime emin olabilirsin. Şimdi, derhal buraya gel, hemen. Chantal ileri gitmek için davrandı, fakat oğlan onu bırakmıyordu. Diğer eliyle de kızın kolunu kavradı. Ah, o sadece bir çocuk. Onu dinlemek zorunda değilsin. Kıyıyı işaret etti. Geldiğin yere geri dön küçük kız. Honey nin gözleri iyice kısıldı. Dinle beni okullu çocuk. Eğer kendi iyiliğini istiyorsan, o cılız aletini hemen kirli donuna geri sokar ve beni iyice çılgına çevirmeden önce bu gemiden inersin. Adam başını inanmazlıkla iki yana salladı. Seni geminin kenarından atabilir ve balıkların yemesine izin verebilirim, bebek surat. Yerinde olsam bunu denemezdim. Honey tehditkâr bir adım attı, küçük çenesi öne fırlamıştı. Görünümüyle dalga geçenlerden nefret ederdi. Belki de senden çok daha iri bir adamı bıçaklamaktan girdiğim ıslahevinden daha geçen hafta çıktığımı söylesem iyi olur. Beni elektrikli sandalyeye yollayacaklardı ama yaşım tutmuyor, reşit değilim. Öyle mi? Evet, ne yazık ki sana inanmıyorum. Chantal araya girdi. Honey, anneme söyleyecek misin? Honey onu duymazdan geldi ve genç adama baktı. Chantal sana kaç yaşında olduğunu söyledi? Sana ne bundan. On sekiz yaşında olduğunu mu söyledi? Genç, Chantal a baktı, ilk kez şüpheye düşmüş gibiydi. 23

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Orijinal Adı: My Weird School / Miss Suki is Kooky! Yazarı: Dan Gutman Genel Yayın Yönetmeni: Meltem Erkmen Çeviri: Andaç Oral Düzenleme: Gülen Işık

Orijinal Adı: My Weird School / Miss Suki is Kooky! Yazarı: Dan Gutman Genel Yayın Yönetmeni: Meltem Erkmen Çeviri: Andaç Oral Düzenleme: Gülen Işık BAYAN SUKI / ÇOK ÖFKELİ Orijinal Adı: My Weird School / Miss Suki is Kooky! Yazarı: Dan Gutman Genel Yayın Yönetmeni: Meltem Erkmen Çeviri: Andaç Oral Düzenleme: Gülen Işık Resimleyen: Jim Paillot Kapak

Detaylı

C A NAVA R I N Ç AGR ISI

C A NAVA R I N Ç AGR ISI C A NAVA R I N Ç AGR ISI Canavar, canavarların hep yaptığı gibi, gece yarısından hemen sonra çıktı ortaya. Geldiğinde Conor uyanıktı. Kısa süre önce bir kâbus görmüştü. Herhangi bir kâbus değil- di bu;

Detaylı

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin

Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin Günler süren yağmurdan sonra bulutlar kayboldu. Güneş, ışıl ışıl yüzünü gösterdi. Yıkanan doğanın renklerine canlılık gelmişti. Ağaçlardan birinin kökünden kahverengi, pırıl pırıl bir şerit uzanıyordu.

Detaylı

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer,

Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, Eskiden Amcam Başkötü ye ait olan Bizim Eski Yer, DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY Anneciğim ve Babacığım, Mektubunuzda sevgili bebeğinizin nasıl olduğunu sormuşsunuz, hımm? Ben gayet iyiyim, sormadığınız için

Detaylı

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir?

ALTIN BALIK. 1. Genç balıkçı neden altın balığı tekrar suya bırakmayı düşünmüş olabilir? ALTIN BALIK Bir zamanlar iki balıkçı varmış. Biri yaşlı, diğeriyse gençmiş. İki balıkçı avladıkları balıkları satarak geçinirlermiş. Bir gün yine denize açılmışlar. Ağı denize atıp beklemeye başlamışlar.

Detaylı

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz? Aşağıdaki şiiri okuyunuz. Soruları cevaplayınız. OKULUMUZ Her yerden daha güzel, Bizim için burası. Okul, sevgili okul, Neşe, bilgi yuvası. Güzel kitaplar burda, Birçok arkadaş burda, İnsan nasıl sevinmez,

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ : 2014 2015 Μάθημα : Τουρκικά Επίπεδο : Ε1 Διάρκεια : 2 ώρες

Detaylı

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç

O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç O sabah minik kuşların sesleriyle uyandı Melek. Yatağından kalktı ve pencereden dışarıya baktı. Hava çok güzeldi. Güneşin ışıkları Melek e sevinç katıyordu. Bulutlar gülümsüyor ve günaydın diyordu. Melek

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK

Bilgin Adalı HEYECANLI KİTAPLAR. Serüven. Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK HEYECANLI KİTAPLAR Serüven Bilgin Adalı Resimleyen: Mustafa Delioğlu SÜMBÜLLÜ KÖŞK Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Kapak

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

Türkçe Yayım Hakkı: Akcalı Ajans aracılığıyla Epsilon Yayıncılık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti.

Türkçe Yayım Hakkı: Akcalı Ajans aracılığıyla Epsilon Yayıncılık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti. Dr. CARBLES ÇOK ACIMASIZ Orijinal Adı: My Weird School / Dr. Carbles is Marbles Yazarı: Dan Gutman Genel Yayın Yönetmeni: Meltem Erkmen Çeviri: Andaç Oral Düzenleme: Gülen Işık Resimleyen: Jim Paillot

Detaylı

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý.

Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Dersler, ödevler, sýnavlar, kurslar... Dinlence günlerinde bile boþ durmak yoktu. Hafta sonu gelmiþti; ama ona sormalýydý. Üstüne, günlerin yorgunluðu çökmüþtü. Bunu ancak oyunla atabilirdi. Caný oyundan

Detaylı

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N.

* Balede, ayak parmakları ucunda dans etmek. [Ç.N.] ** Balede, ayaklarını birbirine vurarak zıplamak; antrşa şeklinde okunur. [Ç.N. New York ta bugün kar yağıyor. 59. Cadde deki evimin penceresinden, yönetmekte olduğum dans okuluna bakıyorum. Bale kıyafetlerinin içindeki öğrenciler, camlı kapının ardında, puante * ve entrechats **

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή:

ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ. ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011 ΣΟ ΔΞΔΣΑΣΙΚΟ ΓΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΣΔΛΔΙΣΑΙ ΑΠΟ 6 (ΔΞΙ) ΔΛΙΓΔ. Τπογραφή καθηγητή: ΚΥΠΡΙΑΚΗ ΔΗΜΟΚΡΑΤΙΑ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΓΙΔΤΘΤΝΗ ΜΔΗ ΔΚΠΑΙΓΔΤΗ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΔΛΙΚΔ ΔΝΙΑΙΔ ΓΡΑΠΣΔ ΔΞΔΣΑΔΙ ΜΑΘΗΜΑ: ΣΟΤΡΚΙΚΑ ΕΠΙΠΕΔΟ: A ΔΙΑΡΚΕΙΑ: 2 ώρες ΗΜΕΡΟΜΗΝΙΑ: 24 Μαΐοσ 2011

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΟ ΕΞΕΤΑΣΤΙΚΟ ΔΟΚΙΜΙΟ ΑΠΟΤΕΛΕΙΤΑΙ ΑΠΟ ΕΞΙ ( 6 ) ΣΕΛΙΔΕΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ 2011-2012 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: 1 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri

Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri Sohbetler *Kendimi tanıyorum (İlgi ve yeteneklerim, hoşlandıklarım, hoşlanmadıklarım) *Arkadaşlarımı tanıyorum *Okulumu tanıyorum

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları

edersin sen! diye ciyaklamış cadı. Bunun hesabını vereceksin! Kadının kocası kendisini affetmesi için yarvarmış cadıya. Karısının bahçedeki marulları RAPUNZEL Bir zamanlar bir kadınla kocasının çocukları yokmuş ve çocuk sahibi olmayı çok istiyorlarmış. Gel zaman git zaman kadın sonunda bir bebek beklediğini fark etmiş. Bir gün pncereden komşu evin bahçesindeki

Detaylı

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56

Söyleyiniz. 1- Çağdaş caddeye neden koştu? 2- Kazadan sonra Çağdaş a kim yardım etti? Sözcük Sayısı : 56 SAAT TUTARAK METİN OKUMA-1 KAZA Çağdaş ile Cevat cadde kenarında top oynuyordu. Top caddeye kaçtı. Çağdaş topun arkasından koştu. O sırada caddeden geçen minibüs Çağdaş a çarptı. Çağdaş yere düştü. Cevat

Detaylı

Bir gün insan virgülü kaybetti. O zaman zor cümlelerden korkar oldu ve basit ifadeler kullanmaya başladı. Cümleleri basitleşince düşünceleri de basitleşti. Bir başka gün ise ünlem işaretini kaybetti. Alçak

Detaylı

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ

TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Bilim Etkinlikleri TEMA: OKULUMUZU TANIYALIM KONU: OKULUMUZ TARİH: 01 EYLÜL / 30 EYLÜL YAŞAYAN DEĞERLER: SEVGİ Bu ayki yaşayan değerimiz Sevgi.

Detaylı

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI

Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI 03.11.2014 PAZARTESİ Ö. Ç. BİLFEN ANAOKULU 6 YAŞ GRUBU GÜNLÜK EĞİTİM PROGRAMI SERBEST ZAMAN ETKİNLİĞİ: Çocuklarla selamlaşıldı. Müzik eşliğinde öğretmenin yönergelerine uygun ısınma hareketleri yapıldı.

Detaylı

GÜZELLİK KRALİÇESİ ERCİYES

GÜZELLİK KRALİÇESİ ERCİYES GÜZELLİK KRALİÇESİ ERCİYES İlk defa 1983 yılında gitmiştim Erciyes e O günlerde sadece Spor İl Müdürlüğü nün Taş Binası vardı. Aşağıda şömineli bir salon, yukarıda ise biri erkekler, biri de kadınlar için

Detaylı

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu.

1. Bölüm. Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. 1. Bölüm Uçağın kalkmasına bir saat vardı. Birkaç dakika içinde kapıya çağırılacaklardı. Eğer yapacaksa, şimdi yapması gerekiyordu. Tim ayağa kalktı. İpi çekti. Grk ayağa kalktı, JFK Uluslararası Havaalanı

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ.

HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. HEM DÜŞÜNECEĞİZ, HEM ÖĞRENECEĞİZ HEM DE SÜRPRİZ HEDİYELER KAZANMA ŞANSINA SAHİP OLACAĞIZ. Sorular her ay panolara asılacak ve hafta sonuna kadar panolarda kalacak. Öğrenciler çizgisiz A5 kâğıdına önce

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN

YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN YOL AYRIMI SENARYO ALĐ CEYLAN 2011 PAZARTESĐ SAAT- 07:42 Sahne - 1 OTOBÜS DURAĞI Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi ve elinde defter, kitap olan genç bir üniversite öğrencisi göze çarpar. Otobüs gelir

Detaylı

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ

ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ ADALET ve CESARET ÖYKÜLERİ Yayın no: 170 ADALET VE CESARET ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 4965 24 3 Sertifika no: 14452 Uğurböceği

Detaylı

yaşam boyu bağlanırsanız.

yaşam boyu bağlanırsanız. Size nasıl tarif etsem ki... İlk görüşte âşık olmak gibi bir duygu. " İşte bu benim aradığım kadın," dersiniz ya, işte öyle bir şey. Önce teknenize âşık olacaksınız sonra satın alacaksınız. Eğer sevmeden,

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali

İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Aşağıda verilen isimleri örnekteki gibi tamamlayınız. Örnek: Ayakkabı--------uç : Ayakkabının ucu İsim İsim İsimlerin Tamamlanmış Hali Kalem sap Çanta renk Araba boya Masa kenar Deniz mavi Rüzgar şiddet

Detaylı

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi

SAKLAMBAÇ. Müge İplikçi SAKLAMBAÇ Müge İplikçi ON8 roman 22 SAKLAMBAÇ Yazan: Müge İplikçi Yayın yönetmeni: Müren Beykan Yayın koordinatörü: Canan Topaloğlu Son okuma: Hande Demirtaş ON8, 2013 Tüm yayın hakları saklıdır. Tanıtım

Detaylı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı

(22 Aralık 2012, Cumartesi) GRUP A. 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı 2012-2013 Türkçe Ortak Sınavı Lise Hazırlık Sınıfı AÇIKLAMALAR 1. Soruların cevaplarını kitapçıkla birlikte verilecek optik forma işaretleyiniz. 2. Cevaplarınızı koyu siyah ve yumuşak bir kurşun kalemle

Detaylı

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým.

þimdi sana iþim düþtü. Uzat bana elini de birlikte çocuklara güzel öyküler yazalým. Kaybolan Çocuk Çocuklar için öyküler yazmak istiyordum. Yazmayý çok çok sevdiðim için sevinçle oturdum masanýn baþýna. Yazdým, yazdým... Sonra da okudum yazdýklarýmý. Bana göre güzel öykülerdi doðrusu.

Detaylı

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir.

KURALLI VE DEVRİK CÜMLELER. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. --KURALLI CÜMLE: İş, hareket, oluş bildiren sözcükler cümlenin sonunda yer alıyorsa denir. Örnek: Mustafa okula erkenden geldi. ( Kurallı cümle ) --KURALSIZ (DEVRİK) CÜMLE: Eylemi cümle sonunda yer almayan

Detaylı

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz

Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um. Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun. O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş. Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz ÜNİTE 4 Şimdiki Zamanın Rivayeti Ben gid-iyor-muş-um git-mi-yor-muş-um Sen gid-iyor-muş-sun git-mi-yor-muş-sun O gid-iyor-muş git-mi-yor-muş Biz gid-iyor-muş-uz git-mi-yor-muş-uz Siz gid-iyor-muş-sunuz

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERİSTESİ VAKFI ADIGÜZEL OKULLARI ÇEKMEKÖY ANAOKULU TAVŞANLAR SINIFI MAYIS AYI KAVRAM VE ŞARKILAR ANNEM ANNEM Annem annem canım annem, Gönlüm senle kalbim senle Canım annem gülüm annem Dünyam sensin benim bir tanem.. Biliyorum elbet bir gün gelecek Bir başka bebekte bana annem diyecek Bende hep iyi

Detaylı

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS

Yayınevi Sertifika No: 14452. Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Yayınevi Sertifika No: 14452 Yayın No: 220 HALİM SELİM İLE 40 HADİS Genel Yayın Yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi Editörü: Ömer Faruk Paksu İç Düzen ve Kapak: Cemile Kocaer ISBN: 978-605-9723-51-0 1. Baskı:

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI

BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Çeviren: Saadet Özen ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü 5. basım Resimleyen: Mustafa Delioğlu Göknil Genç BÖCEK ORKESTRASININ MUHTEŞEM SINIFI 1 Resimleyen: Mustafa

Detaylı

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen

Hazırlayan: Saide Nur Dikmen Yayın no: 169 VEFA VE CÖMERTLİK ÖYKÜLERİ Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür İç düzen: Durmuş Yalman Kapak: Zafer Yayınları İsbn: 978 605 5523 15 2 Sertifika no: 14452 Uğurböceği Yayınları, Zafer Yayın Grubu

Detaylı

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer

Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü. Henry Winker. İllüstrasyonlar: Scott Garrett. Çeviri: Bengü Ayfer Uzun Bir Köpek Hakkında Kısa Bir Öykü Henry Winker İllüstrasyonlar: Scott Garrett Çeviri: Bengü Ayfer 4 GİRİŞ Bu sendeki kitaplar Dyslexie adındaki yazı fontu kullanılarak tasarlandı. Kendi de bir disleksik

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi

Soðaným da kar gibi Elma gibi, nar gibi Kim demiþ acý diye, Cücüðü var bal gibi BÝRÝNCÝ BÖLÜM 1 Dünya döndü Son ders zili çalýnca tüm öðrenciler sevinç çýðlýklarý atarak okulu terk etti. Ýkili öðretim yapýlýyordu. Sabahçýlar okulu boþaltýrken, öðleci grup okula girmeye hazýrlanýrdý.

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I

ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I ANKARA ÜNİVERSİTESİ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖZEL LİSESİ 2011-2012 ÖĞRETİM YILI I. DÖNEM 11-A SINIFI MF GRUBU DİL VE ANLATIM DERSİ I. YAZILI SINAVI SORULARI Öğrencinin Adı ve Soyadı : Sınıfı: Numarası:

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele

ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele ŞEBNEM İŞİGÜZEL Eski Dostum Kertenkele ŞEBNEM İŞİGÜZEL 1973 yılında doğdu. İstanbul Üniversitesi nde antropoloji okudu. İlk kitabı Hanene Ay Doğacak 1993 yılında yayımlandı. Aynı yıl Yunus Nadi Öykü Ödülü

Detaylı

Anna Branford. Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi

Anna Branford. Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi Anna Branford Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi Violet Mackerel in Küçük Sürprizler Teorisi Violet Mackerel s Remarkable Recovery 2011, Anna Branford Curtis Brown Group Limited ve Akçalı Telif

Detaylı

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Refik Durbaş. Öykü KURABİYE EV. Resimleyen: Burcu Yılmaz Resimleyen: Burcu Yılmaz Refik Durbaş KURABİYE EV ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI Öykü Refik Durbaş KURABİYE EV Resimleyen: Burcu Yılmaz www.cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör:

Detaylı

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) Ilgaz (14 Şubat 2010) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr) 14 Şubat 2010 Pazar günü, Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) organizasyonluğunda 26 kişilik bir grupla günübirliğine Ilgaz a gidiyoruz.

Detaylı

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman:

Öykü ile ilgili bitişik eğik yazı ile 5N1K soruları üretip çözünüz. nasıl : ne zaman: Hafta Sonu Ev Çalışması BALON Küçük çocuk, baloncuyu büyülenmiş gibi takip ederken, şaşkınlığını izleyemiyordu. Onu hayrete düşüren şey, "Bizim eve bile sığmaz" dediği o güzelim balonların adamı nasıl

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

Çok Mikroskobik Bir Hikâye

Çok Mikroskobik Bir Hikâye Çok Mikroskobik Bir Hikâye ÜMMÜŞ PÖRTLEK İlköğretim Okulu nda sıradan bir ders günüydü. Eğer Hademe Kazım, yine bir gölgelikte uyuklamıyorsa, birazdan zil çalmalıydı. Öğretmenimiz, gürültü yapmadan toplanabileceğimiz

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

STRES YÖNETİMİ DURUŞLAR VE GEVŞEME YÖNTEMLERİ

STRES YÖNETİMİ DURUŞLAR VE GEVŞEME YÖNTEMLERİ STRES YÖNETİMİ DURUŞLAR VE GEVŞEME YÖNTEMLERİ 1- SHAVASANA CESET DURUŞU : Sırt üstü yere uzanın. Kollarınızı ve bacaklarınızı yana doğru açın ve avuç içlerinizi gökyüzüne çevirin. Tüm bedeni gevşetin ve

Detaylı

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde

yeni kelimeler otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktiniz kış mevsiminde otuzsekizinci ders oluyor gezi genellikle hoş geldin mevsim hoş bulduk ilkbahar gecikti ilkbahar mevsiminde geciktin soğuk geciktim kış geciktiniz kış mevsiminde uç, sınır, son, limit bulunuyor/bulunur

Detaylı

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar)

ORTA HAZIRLIK TÜRKÇE ORTAK SINAVI-1 2015-2016. Açıklamalar GRADE. (20 Aralık 2015, Pazar) (20 Aralık 2015, Pazar) GRADE ORTA HAZIRLIK 2015-2016 ORTAK SINAVI-1 Açıklamalar 1. Bu sınav 50 adet çoktan seçmeli sorudan oluşmaktadır. 2. Üç yanlış cevap bir doğru cevabı götürür. 3. Sınavın Süresi

Detaylı

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan

yemyeşil bir parkın içinden geçerek siteye giriyorsunuz. Yolunuzun üstünde mutlaka birkaç sincaba rastlıyorsunuz. Ağaçlara tırmanan, dallardan Karganın Rengi Siyah! Siyah mı? Evet Emre, siyah. Kara değil mi? Ha kara, ha siyah Cenk, bence kara ile siyah arasında fark var. Arkadaşım Cenk le hâlâ aynı şeyi, kargaların rengini tartışıyoruz. Galiba

Detaylı

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana.

Woyzeck: Öğleyin güneş tepeye çıkıp da dünya ateşe düşmüş gibi yanmaya başlayınca, işte o zaman korkunç bir ses bir şeyler diyor bana. Konu: "Woyzeck ve "Matmazel Julie Adlı Eserlerde Kullanılan İmge ve Simgelerin Eserlerin Tezlerine Katkısı Adı-Soyadı: Halil İbrahim Yüksel No: 149 Sınıfı: 11-D WOYZECK VE MATMAZEL JULIE DE İMGE VE SİMGE

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik

> > ADAM - Yalnız... Şeyi anlamadım : ADAMIN ismi Ahmet değil ama biz şimdilik KISKANÇLIK KRİZİ > > ADAM - Kiminle konuşuyordun? > > KADIN - Tanımazsın. > > ADAM - Tanısam sormam zaten. > > KADIN - Tanımadığın birini neden soruyorsun? > > ADAM - Tanımak için. > > KADIN - Peki...

Detaylı

Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf

Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf Yrd. Doç. Dr. Özgül Polat Şimdi Okullu Olduk İlkokul 1. Sınıf 11 Adım ve Soyadım Eşleştirme yapalım. A Cümlelerin ilk harflerinin her zaman büyük olması gerektiğini biliyor muydunuz? e T t E l e E L L

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen

Sevgi Başman. Resimleyen: Sevgi İçigen SEVGİ BAŞMAN: 1986 da Tokat ta doğdu. 2008 yılında İstanbul Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği bölümünü bitirdi ve ardından İngiltere ye yerleşip üç yıl öğretmenlik yaptı. 2012 yılında Keele Üniversitesi

Detaylı

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım

Evimi misafirlerim gidince temizlemek için saatlerce uğraşıyorsam birçok arkadaşım Yeni evli bir çift vardı. Evliliklerinin daha ilk aylarında, bu işin hiç de hayal ettikleri gibi olmadığını anlayıvermişlerdi. Aslında birbirlerini sevmiyor değillerdi. Son zamanlarda o kadar sık olmasa

Detaylı

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI

SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI SARIGÖZLER ORMAN DEDEKTİFLİK AJANSI DEŞŞET ORMANI, YARATIKKÖY (Artık Perili Malikâne değil, Bay Postacı he he) İçinde büyük masa olan ofis Anneciğim ve Babacığım, Lütfen lütfen LÜTFEEEN Kasvetköy e gelip

Detaylı

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN

TEŞEKKÜR. Kısa Film Senaryosu. Yazan. Bülent GÖZYUMAN TEŞEKKÜR Kısa Film Senaryosu Yazan Bülent GÖZYUMAN Sahne:1 Akşam üstü/dış Issız bir sokak (4 sokak çocuğu olan Ali, Bülent, Ömer ve Muhammed kaldıkları boş inşaata doğru şakalaşarak gitmektedirler.. Aniden

Detaylı

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei

Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK. Resimleyen: Vaghar Aghaei Tanşıl Kılıç ŞEKERLİ SİNEK Resimleyen: Vaghar Aghaei cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri İç ve Kapak Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Güldal

Detaylı

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR

ÖZEL İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ VAKFI ADIGÜZEL ANAOKULU GÖKYÜZÜ SINIFI KASIM AYI KAVRAM VE ŞARKILAR RENKLER Ben bir küçük ressamım Pembe sarı boyarım Yeşil yeşil ormanlar Mavi mavi denizler Turuncudur portakal Gökte sarı güneş var Fırça kalem ve kağıt Olmazsa resim olmaz Reklerle oynamaktan Hiç bir çocuk

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN

Ev ve apartmana dair / H.Cahit YALÇIN "Biz apartmanlara yabancıyız. Bir ailenin hayatında ev ocak en esaslı bir unsurdur. Bir odanın kapısını açtığım zaman, burada babam doğmuştu, bir sofaya çıktığım zaman, burada halam gelin olmuştu, bahçeye

Detaylı

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI

3 YAŞ EKİM AYI TEMASI 3 YAŞ EKİM AYI TEMASI Mevsimlerden sonbaharı öğreniyoruz. Çiftlikte yaşayan hayvanları öğreniyoruz. Sebze ve meyvelerin bize faydalarını öğreniyoruz. Cumhuriyet nedir? Öğreniyoruz. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımızı

Detaylı

Babaannem Bir Gangster

Babaannem Bir Gangster Babaannem Bir Gangster David Walliams Çeviri Deniz Hüsrev 6 1 Lahanalı Su Ama Babaannem çok sıkıcı, dedi Ben. Kasım ayının soğuk bir Cuma akşamıydı ve her zamanki gibi Ben anne ve babasının arabasının

Detaylı

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI

TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI TAVŞANCIK A DOĞUM GÜNÜ SÜRPRIZI Güneşli bir günün sabahında, Geyikçik uyandı ve o gün en yakın arkadaşı Tavşancık ın doğum günü olduğunu hatırladı. Tavşancık arkadaşlarına her zaman yardımcı oluyor, ben

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

YÜKSEL ÖZDEMİR. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.10.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK

HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK ΕΘΝΙΚΟ & ΚΑΠΟΔΙΣΤΡΙΑΚΟ ΠΑΝΕΠΙΣΤΗΜΙΟ ΑΘΗΝΩΝ ΤΜΗΜΑ ΤΟΥΡΚΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ ΚΑΙ ΣΥΓΧΡΟΝΩΝ ΑΣΙΑΤΙΚΩΝ ΣΠΟΥΔΩΝ Μάθηµα : ΤΟΥΡΚΙΚΗ ΓΛΩΣΣΑ ΙV ΔΕΞΙΟΤΗΤΕΣ ΣΤΟΝ ΠΡΟΦΟΡΙΚΟ ΛΟΓΟ (70013 Γ) HER ŞEYİN BAŞI SAĞLIK Sağlıklı bir

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

I. BÖLÜM. Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri)

I. BÖLÜM. Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri) I. BÖLÜM Sayı, insan nefsinde birliğin tekrarından kaynaklanan manevi hayaldir. İhvan-ı Safa (Saflık Kardeşleri) Marifet, bize yâr olmayan sevgiliyi kalbimizin içinde öldürmek! İşte en haklı, en masum,

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Bu kitabın sahibi:...

Bu kitabın sahibi:... Bu kitabın sahibi:... Dinle bir tanem, şimdi sana, bir çocuğun öyküsünü anlatmak istiyorum... Uzun çoooooooook uzun adı olan bir çocuğun öyküsü bu! Aslında her şey onun dünyaya gelmesiyle başladı. Kucakladılar

Detaylı

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda.

Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. TÜRKÇE 12-13: OKUMA - ANLAMA - YAZMA OKUMA - ANLAMA 1: Rezervasyon Müşteri: Üç gece için rezervasyon yaptırmak istiyorum. Tek kişilik bir oda. Duşlu olması şart. Otel görevlisi: Tek kişilik odamız kalmadı

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten

EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ. Eylül 2014 Bülten EYLÜL 2014/2015 ANASINIFI BÜLTENİ AYIN TEMASI: OKULUM BEN KİMİM? *Kendi isimlerimizi söyleyerek, arkadaşlarımızla tanışma. *Sınıfımızı ve öğretmenimizi öğrenme. *Arkadaşlarımızın isimlerini öğrenme. *Okula

Detaylı

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? PANİK BOZUKLUĞU SİZ OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ? Prof. Dr. Aylin Ertekin Yazıcı Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Olgu 1 32 yaşında, kadın Sınıf öğretmeni Evli Bir kızı var Yakınması Toplu taşıma

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN

ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE. Ekim 2013 Sayı 1. Yazar; HARUN ŞEN ŞİİR, HİKÂYE, MAKALE Ekim 2013 Sayı 1 Yazar; HARUN ŞEN 1 İçindekiler KALDIRIMLAR 1... 3 DİYET... 4 ÇOCUKLARINIZA ZAMAN AYIRIN... 5 2 KALDIRIMLAR I Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında; Yürüyorum, arkama

Detaylı