MART 2012 KÜLTÜR ve EDEBİYAT KULÜBÜ DERGİSİ Yıl:10 Sayı:10

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "MART 2012 KÜLTÜR ve EDEBİYAT KULÜBÜ DERGİSİ Yıl:10 Sayı:10"

Transkript

1 Kapadokya Güneşi MART 202 KÜLTÜR ve EDEBİYAT KULÜBÜ DERGİSİ Yıl:0 Sayı:0

2 Önsöz Merhaba Sevgili Kapadokya Güneşi okuyucuları. Evet, bir yılı daha geride bırakıp 202 Mart ayında sizlere yine kucak dolusu sevgilerimle merhaba demenin mutluluğu içerisindeyim. Dergimizin 0. sayısını da yine baharın tazeliği ile ve rengârenk bahar çiçekleri görüntüsünde sizlere ulaştırmayı amaçladık. Üzüntüyle belirtmek gerekirse okul dergileri pek çoğumuzun elimize aldığımızda sayfalara şöyle bir göz atıp bir kenara bıraktıkları dergiler arasındadır. Ben Kapadokya Güneş'inde okumanız gereken pek çok yazının; görmenizde fayda olan pek çok çalışmanın yer aldığını düşünüyorum. İnanıyorum ki dergimizi okurken öğrencilerimizin, öğretmenlerimizin ve diğer yazı sahiplerinin gönüllerinden dillerine dökülen her cümlenin önemli ve okunmaya değer olduğunu düşünüyorum. Bu bağlamda onların duygu ve düşüncelerinin bize yeni ufuklar açacağı, öğrencilerimizin küçük yüreklerinden kopan namelerin bize büyük bakışlar sunacağı kanaatimdeyim. Yazılarımızın her birinde bir emek, her birinde bir yürek var. Diğer sayılarımızda olduğu gibi bu sayımızda da öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz için şimdi birer tebessüm kaynağı, gelecekte hoş bir anı oluşturması düşüncesiyle sınıflarımızın fotoğraf ve yazılarına yer verdik. Umarız bir sürç-i lisan etmemişizdir. Gözden kaçan veya göze batan herhangi bir hatadan siz değerli okuyucularımızın affına sığınıyoruz. Öğrencilerimizle gerçekleştirdiğimiz titiz bir çalışmanın ardından beğenilme duygusu ve amacıyla kalemlerini ellerine alan tüm yazarlarımıza, katılımcılarımıza; fotoğraf çekimleri için bize yardımcı olan Erol BAHÇELİ'ye ve fotoğrafları düzenleyen 2 /C sınıfından Reyhan SAĞGELEN, Öykü Nur AKBAŞ,Celal Tevfik ÖZSOY, Safa Furkan ÖNEMLİ' ye ; dergi çalışmalarına büyük desteği olan /C sınıfından Semiha TUNCER ile /B sınıfından Hatice AKYIL ve Yiğit AYDEMİR'e ; reklamda yardımcı olan müdür başyardımcımız Abdurrahman GÜNDÜZe, tarih öğretmenimiz Gündüz KUTLUAYa, Edebiyat öğretmenimiz Murat SALTIKa, müdür yardımcımız İbrahim DEMİRe; dergimizin sizlere ulaşmasında çalışmalarımıza destek olan idarecilerimize ve maddi desteğini esirgemeyen kıymetli esnafımıza, en küçük bir katkı sağlayan herkese teşekkürlerimi bir borç biliyorum.. Sayımızda buluşmak dileğiyle, Esen kalınız. Serpil AŞICI Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

3 İmtiyaz Sahibi İlyas UĞURLU Okul Müdürü Genel Yayın Yönetmeni Abdurrahman GÜNDÜZ Müdür Başyardımcısı Yazı İşleri Müdürü Serpil AŞICI Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Öğrenci Yayım Ekibi Semiha TUNCER /C Hatice AKYIL /B Reyhan SAĞGELEN 2/C Öykü Nur AKBAŞ 2/C Celal Tevfik ÖZSOY 2/C Safa Furkan ÖNEMLİ 2/C İnceleme Kurulu İlhami GENÇ Müdür Yardımcısı Levent YÜKSEL Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Bircan CİNGÖZ İngilizce Öğretmeni Seçme Kurulu Hüseyin GÖKTAŞ Saniye İLHAN Alperen CEYLAN M.Raşit YÜKSEL Beyza KAYA Düzeltme Serpil AŞICI Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Erol BAHÇELİ V.H.K.İ Dizgi Serpil AŞICI Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Reklam Abdurrahman GÜNDÜZ Gündüz KUTLUAY Serpil AŞICI Murat SALTIK İbrahim DEMİR Grafik Tasarım Hasan Altındiş Baskı KARAKUŞ OFSET Tel: İçindekiler

4 FARKINDA MIYIZ? Ünlü Filozof Sokrates, Sorgulanmamış bir hayat yaşanmaya değmez. der. Sorgulamak farkındalık yaratır. Farkındalık, bir şuur, bir bilinç durumudur. Farkında olmak bilmektir. Bilmek ise egemen olmaktır. Neyi bilirseniz ona egemen olursunuz. Tabiatı bilen tabiata, toplumu bilen topluma, insanı bilen insana egemen olur. Kimi ve neyi bilirseniz ona egemen olursunuz. Kıymetli veliler, değerli öğretmenler ve sevgili öğrenciler, çocuklar niçin okula giderler,ya da gönderilirler? Tuhaf bir soru değil mi? Tabii ki okumak için okula giderler. Okula gitmekten maksat okumaksa, okumaktan maksat nedir? Çocuklar niçin okur? Ya da okutulur? Vatana ve millete faydalı olmaları, kamu sektöründe (devlet) iş bulmaları, (devlete sırtlarını dayamaları) iyi bir meslek sahibi olmaları, iyi bir insan olmaları vs için, okutulur gibi cevaplar verdiğinizi duyar gibi oluyorum. Niçin okuduğunuz ya da okula gittiğiniz veya çocuklarınızı niçin okuttuğunuz ya da okula gönderdiğiniz mevzuunda hiç düşündünüz mü? Tabii ki düşündünüz. Vatana millete faydalı olmak için okudunuz veya okutuyorsunuz. Vatana nasıl faydalı olunur? İyi vatandaş olarak vatana faydalı olunur. Peki, iyi vatandaş nasıl olunur? Askerlik yaparak, yasalara uyarak, üretim yaparak vergi verip istihdam sağlayarak iyi vatandaş olunur. Askerlik yapanlar, yasalara uyanlar ve üretim yaparak vergi verip istihdam sağlayanlar, okuyanlar arasından mı çok çıkıyoryoksa okumayanlar arasından mı çok çıkıyor? Bir başka ifade ile askerden kaçanlar, yasaları çiğneyenler, vergi kaçıranlar ve hiçbir üretim becerisi olmayanlar okula gidenler arasından mı çok çıkıyor? Yoksa mektep medrese görmeyenler arasından mı çok çıkıyor? Millete nasıl faydalı olunur? Hizmet ederek faydalı olunur. Millete nasıl hizmet edilir? Yatırım yaparak, istihdam sağlayıp vergi vererek, mal ve hizmet üretip milletin hizmetine sunarak vs. millete hizmet edilebilir. Millete hizmet etmek neden önemlidir? Millet çok sevildiği(!) içinönemlidir. Millet; dil, din, tarih, kültür, ülkü ve menfaat birliğine dayanan bir yapı olduğu için, bireyin millete hizmeti son tahlilde kendine hizmet olarak algıladığı için önemlidir vs. Devlet sektöründe (kamu) iş bulmak niçin önemlidir? İnsanlarımızın birçoğunun devleti kutsayan, ona metafizik değerler atfeden, onu baba olarak gören bir zihinsel formata sahip olmaları sebebiyle devlette görev almayı, devlet kutsiyetinden pay alma, devletin değeriyle değerlenme, devletin babalığından yararlanma ve devletin sırtından babalık yapma olarak algıladıkları vs için, devlet sektöründe iş bulmak önemlidir. Kamuda (devlet) iş bulmak, iş verimine, üretim kabiliyetine, kapasitesine, kalitesine bakmadan ömür boyu iş garantisi vs sağladığı için önemlidir. İş ve üretim kabiliyetini dikkate alınmadan, rakipleri arasındaki konumuna bakılmadan, gelişmeye ve değişmeye açık olup olmadığı önemsenilmeden iş güvencesi ve bazen de görevde yükselme garantisi vs.sağladığı için önemlidir. Devlet sektöründe (kamu) iş bulmak; kamunun imkânlarını kullanarak kendini önemli hissetmek, kendini kamu imkânlarını kullanamayanların üstünde, onlardan daha önemli ve daha özel bir insan görmek, kamu imkânları ile kendisine ve çevresine prestij ve avantaj sağlamak vs.için, önemlidir. Meslek seçmek niçin önemlidir? Meslek seçmek yaşama biçimini seçmektir. Nasıl yaşanılmak isteniliyorsa ona göre meslek seçilir. Meslek seçmek yaşama biçimini seçmek olduğu için önemlidir. Hangi meslekler iyi meslektir? Herkesin iyi olarak kabul ettiği, her yerde ve herkes için geçerli iyi meslek yoktur. Mesleğinin iyiliği ya da kötülüğü; bireyin yaşama biçimiyle, gelecek beklentisiyle, dünya görüşüyle, kendi varlık, varoluş biçimi ve gayesiyle vs yakından ilgilidir. Hâl böyle olunca mesleğin iyiliği kötülüğü göreceli (kişiye göre)olur. Kimisi için, mühendislik iyi meslektir çünkü kamu sektöründe ve özel sektörde iş imkânı çoktur, isterse kendi işini kurabilir. Kazancı ve saygınlığı yüksek bir meslektir. Kimisi için, doktorluk iyi meslektir. Doktorlukta, işsizlik sorunu yok, çok para kazandırır ve prestiji yüksek bir meslektir. İnsanları sağlığına kavuşturan, sempati ve sevap kazandıran bir meslektir. Kimisi için de öğretmenlik iyi meslektir. Öğretmenler, insanların ve toplumların geleceğine yön verirler. Çok tatil yaparlar ve evlerine daha çok zaman ayırabilirler. Kimisi için de, imamlık iyi meslektir. İmamlar hem ibadetini yapıp sevap kazanıyor hem de para kazanıyorlar. İmamlığın prestiji yüksek, çalışma şartları kolaydır vs. İyi bir meslek sahibi olmak niçin önemlidir? İyi meslek sahibi olmak; çok para kazanmak, kolay iş bulmak, iş garantisi sağlamak, ülkeye ve insanlara daha iyi hizmet etmek, toplumsal tabaka ve sınıf

5 değiştirmek, saygınlık kazanmak, lüks yaşamak, daha az çalışıp daha çok kazanmak gibi nedenlerden dolayı önemlidir. İyi insan kimdir? Doğru bir hayat nasıl yaşanır? Sorusunu kendisine soran ve bu soruya verdiği cevaba göre de hayatını tanzim eden insandır. İyi insan, var oluş gayesini bilen ve hayatını var oluş gayesine uygun olarak düzenleyen insandır. İyi insan, çok para kazanan, zengin insandır, İyi insan; az çalışıp çok kazanan ve lüks yaşayan vs insandır. İyi insan; milli ve manevi değerlerini içselleştirip davranışa ve yaşama biçimine dönüştüren, gelişmeye ve değişmeye açık, yaptığı işleri yeryüzü standartlarında yapan vs insandır. İyi insan olmanın ölçüsü nedir? İyi insan; bizim cemaatten(!) bizim sendikadan(!) bizim partiden(!) vs.olan insandır. İyi insan; zengin olup lüks yaşayan, makam, mevkii ve saygınlık sahibi vs olaninsandır. İyi insan; var oluş gayesini bilen vegüzel ahlak sahibi vs olan insandır. İyi insan olmak neden önelidir? İyi insan olmak; zengin olmak, hayatı dolu dolu yaşamak, makam mevki ve prestij sahibi vs olmakiçin önemlidir. İyi insan olmak, güçlü ve zengin olup herkese hükmetmek vs için önemlidir. İyi insan olmak, her türlü imkâna sahip olmak suretiyle, her türlü sınırın dışında, içinden geldiği gibi yaşamak ve her aklına geleni gerçekleştirmek vs için, önemlidir. İyi insan olmak; var oluş gayesini bilmek, bilgili, inançlı ve güzel ahlak sahibivs olmak için önemlidir. Sevgili öğrenciler okula niçin geldiğinizin, neden okuduğunuzun hangi mesleği niçin seçmek istediğinizin ve nasıl bir hayatın, (yaşama biçimi) alt yapısını oluşturduğunuzun farkında mısınız? Ellerinizle inşa ettiğiniz gelecek binanızda kendi yaşayacağınızın bilincinde misiniz? Sizin bu günkü niyet, gayret ve eylemlerinizin gelecek binanızda yankılanacağını hiç düşündünüz mü? Hayatın yankısına inanır mısınız? Bu yankıya hazır mısınız? Sizce doğru olan hayat bu mudur? Kıymetli veliler, çocuklarınızı okula niçin gönderdiğinizin, neden okuttuğunuzun, hangi mesleği niçin seçmesini istediğinizin ve nasıl bir yaşama tarzının alt yapısını oluşturmasına yardımcı olduğunuzun farkında mısınız? Sizce doğru olan, çocuğunuzun yaşamasını arzu ettiğiniz ve onlar için hayırlı olduğunu düşündüğünüz hayat bu mudur? Değerli öğretmenler, insanlar, aileler ve toplumlar geleceklerini sizlere teslim etmektedirler. Üzeninize aldığınız sorumluluğun farkında mısınız? Öğrencilerinizin, ailelerinin, toplumunuzun ve milletinizin sizden beklentisinin farkında mısınız? Beklentilere cevap verebiliyor musunuz? Size emanet edilen ve sizden yetiştirilmesi beklenen gençlerle, gelecekte birlikte yaşayacağınızı, onlardan hizmet alacağınızı yani yetiştirdiğiniz meyvelerden yiyeceğinizi hiç düşündünüz mü? Ellerinizle yetiştirdiğiniz gelecek meyvenizden yemeye hazır verazı mısınız? Ellerinizle ördüğünüz insanınızın, toplumunuzun ve ülkenizin gelecek binalarında sizin de yaşayacağınızı, niyet gayret ve eylemlerinizin yankılanacağını biliyor musunuz? İçinde yaşadığınız toplumdaki ve dünyadaki iyiliklerde ve kötülüklerde payınızın ve sorumluluklarınızın olduğunu hiç düşündünüz mü? Öğrencilerinizde,var oluş gayelerinin neler olduğu, niçin okudukları, okula geldikleri, hangi mesleği niçin seçecekleri hususunda farkındalık yaratabiliyor musunuz? Kültürünüz, değerleriniz, ülkeniz ve dünyanız açısından onlara bir vizyon kazandırabiliyor musunuz? Son tahlilde herkesin kendi gönlünün meyvesini yediğinin, yani sevgi ekenin sevgi, nefret ekenin de nefret biçeceğinin, hayatın yankı yapacağının farkında mısınız? Öğrencilerinize ve hayatınızdaki diğer insanlara hayatın yankısını fark ettirebiliyor musunuz? Doğru bir hayat nasıl yaşanır? Hiç düşündünüz mü? Doğru bir hayat nasıl yaşanır? Sorusunu kendinize hiç sordunuz mu? Ya öğrencilerinize ve birlikte yaşadığınız diğer insanlara? YUNUS dedem şöyle diyor; İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsen Ya nice okumaktır Okumaktan mana ne, Kişi Hakk'ı bilmektir Çün okudun bilmezsin Ha bir kuru emektir. İlyas UĞURLU Anadolu Öğretmen Lisesi Müdürü

6 biz ışığımızı saçarız, işe dört elle sarılırız ancak kendi malımız gibi görmeyiz. Kimse bulunduğu yerde, gittiği yerde ve hatta gideceği yerde vazgeçilmez değildir. Ne demiş düşünür Dünyevi şeyler göreceli, ebedi olanı unutma gör eceli. Onun içindir ki yer değişikliği eyvah deme yeri değildir. Hatta yer değişikliği; keşfetmek, değişmek, değiştirmektir. Bu yüzden belki zordur. Zorlu yokuştur. Bazen de yokuştaki kuştur ele geçirmek güçtür. Bazen bulunduğumuz yeri kaybetmenin hüznü çöker içimize. Ama biz öyle görmedik bir kapıdan çıktıysak Allah tekrar bir bereketli kapı açmıştır. Tarih boyunca da bu böyle olmuştur. Büyük insanlar Hz. Muhammed (s.a.v) gibi, büyük şairler Mehmet Akif Ersoy gibi, büyük kahramanlar Türkler gibi, büyük edebiyatçılar Yahya Kemal gibi, büyük filozoflar Konfüçyüs gibi tebdili mekan eylememişler mi? Bu demektir ki büyük idealler büyük fedakarlık istediği gibi tebdili mekan da ister. TEBDİLİ MEKÂN MI TEBDİLİ İNSAN MI? Dünyanın neresine giderseniz gidin kendinizle berabersiniz. Kişinin problemi kendinde ise değiştirdiği mekânda huzur araması beyhudedir. Çünkü gittiğin yerlere kendini, duygularını, anılarını, birikimlerini, alışkanlıklarını ve seni huzurlu veya huzursuz kılan kişiliğini de beraberinde taşıyorsun. Mekân değiştirmek huzura ermek değildir. Bir tatlı huzur almak için Kalamış'tan öte geçmek lazım. Mekânlar, yani okullar bizim aynalarımızdır. Bize bizi gösterir. Davranış ve cismimiz bu aynalarda surete dönüşür. Kişiliğimizin içi, dışı, inişi, yokuşu, ovası ve rampası o aynalarda tecelli eder. Huzursuzluk ve kargaşaların çoğu aynada yansıyan ta kendi benliğimizdir. Kendimizden kaçarak vardığımız yerde huzur bulma yanılgısı bizleri aldatabilir. Bence; her şeye rağmen tebdili m e k â n d a f e r a h l ı k v a r d ı r. N e d e n y e r değiştirdiğimizde kendimizin ruhen ve sureta değiştiriyoruz? Sadece ve sadece değişen baktığımız aynalardır. Bu aynaların çeşitliliği veya berraklığı bize kendimizi daha iyi tanıtıyor kanaatindeyim. O yüzdendir ki bizde ne varsa aynada da o vardır. Mekânın insana fazla bir etkisi yok ama insanın mekâna etkisi sayılamayacak kadar fazladır. Bizlerde bu yolculuk veya bir nevi hicret atmosferinde yerimizi alana idareciler olarak yeni bir mekân yeni bir heyecanla yer değiştirmiş bulunuyoruz. Bir nevi hicret dedik tersinden okursanız bu kelime tercih olur. İşte bizler de tercihimizi (hicretimizi) bu okuldan yana kullandık. Yer değiştirme; statik kalışlara karşı dinamik bir duruşu sergilemek için yapılan bir eylem. Yer değiştirme; bulunduğumuz mekânda kalıcı veya görev körlüğünü önleyici zum kaydırma tekniği. Yer değişikliği; format atılmış bir beyin, konforu bozulan bir bakış ve damarlara zerk edilen taze bir kan. Yer değişikliği; yeni bir bakış daha derinlere dalış ve hiçbir zaman zirveye varılamayan bir yokuştur. Bunun tersinden de olaya bakmak mümkündür. Sırlarını henüz insanoğlunun çözemediği esrarengiz kaderimizin bizi bir yerden ayırıp bu yere taşıması değil midir? Hicran ayrılık yarası demektir 'hicret mi hicrandan kaynaklanır, hicran mı hicretten?'. Her halükarda hicret de olsa, hicran da olsa ortada bir uzaklaşma ve ayrılık vardır. Ama biz şuna inanıyoruz, her uzaklaşma bir başka yere yakınlaşma değil midir? Sonuçta memleket ve topluma hizmetse amaç yer değiştirene muhacirlikten başka rol yoktur. Bulunduğumuz yere Bu cümleden olarak birkaç tane kelamı kibar söyleyebiliriz: - Ok yaydan çıkmadan hedefine ulaşmaz. - Güneş hareketsiz olsaydı yeryüzüne faydası olmazdı. - Yer altında duran altın toprak gibidir. - Udun teli olmasaydı odundan farksız olurdu. - Ben durgun suların bozulduğunu bilirim ama akan suların daima temiz ve güzel kaldığını da. Ben de bu hayat serüveninde çıktığım yoldan memnunum. Bütün öğrencileri eğitimci olarak çok seviyorum. Yaratılanı severiz Yunus gibi, onların etrafında döneriz Mevlana gibi, savrulanları bağrımıza basarız Hacı Bektaşi Veli gibi, onları esirgemeye çalışırız ana baba gibi. Sizleri seviyoruz çocuklar Abdurrahman GÜNDÜZ Müdür Baş Yardımcısı

7 Nevşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sayın Filiz KILIÇ ile bir mülakat yaptık. ama yeni bir yemekhane binamız, kafeterya binamız, kapalı spor salonumuz, rektörlük binamız yapım aşamasındadır. B binalarımız inşallah yakın bir zamanda tamamlanacak ve biz bu birimleri de faal bir şekilde kullanmaya devam edeceğiz. 3) KAPADOKYA GÜNEŞİ: Nevşehir Üniversitesine kurucu rektör olarak geldiğinizde öncelikleriniz nelerdi? Bunlar için hangi çalışmaları yaptınız? Ben 2008 yılında burada göreve başlamadan önce mevcut olan fakülte ve yüksek okullarımız Erciyes Üniversitesine bağlı olarak eğitim öğretime devam ediyordu. Ben göreve başladıktan sonra rektörlüğü oluşturduk. Rektörlük demek üniversitenin beyni demektir. Bütün idari ve akademik işlerin yönetildiği merkezdir. Bunu biz sıfırdan kurduk. Erciyes Üniversitesinden ayrıldık ve kendi içimizde rektörün başkanlığında rektör yardımcılığı, genel sekreterlik, genel sekreter yardımcılığı, daire başkanlıklarımızı oluşturduk. Stratejik planımızı oluşturduk. Yol haritamızı çizdik. Biz 2023 yılına kadar üniversite olarak neler yapacağız? Bunları masaya yatırdık ve bu doğrultuda üniversitemizin gerek yapılılaşma açısından, gerek eğitim öğretim açısından hangi binaları yaptıracağının, hangi bölümleri açacağının planını yaptık. Bu plan doğrultusunda yeni fakülteler, yeni bölümler, yeni meslek yüksek okulları açmaya başladık. Bunlara ilaveten yeni bölümler için yeni binalar yaptırmaya başladık. Binaların yapımında devletin bize verdiği bütçe dışında Nevşehirli iş adamlarının da desteğini aldık. Bol miktarda hoca ve personel alımı oldu. Bunları yaparken hocaların ve öğrencilerin imkânlarını nasıl genişletebiliriz bunların araştırmalarını yaptık. Projeler geliştirdik. Projelerde önceliğimiz Nevşehir ve çevresi oldu. Üniversitemizde bulunan Bilimsel Araştırmalar Projesi Biriminde 3 yılda 50 den fazla proje geliştirildi. Üniversite kurmak bir şehir kurmak gibidir. Üniversitenin iyi bir üniversite olabilmesi için onlarca yıl geçmelidir. Bugün büyük veya köklü dediğimiz üniversitelere baktığımızda en az yarım asır devirdiklerini görüyoruz. Ya da yurt dışında veya 2 asırlık üniversiteler görüyoruz. Türkiye'de de İstanbul Teknik Üniversitesine baktığımızda Türkiye'nin ve dünyanın sayılı üniversitelerinden olduğunu görüyoruz. Kuruluş yılları 700lü yıllara kadar dayanıyor. Bu açıdan baktığımızda bende Nevşehir Üniversitesinin kuruluşunu Damat İbrahim Paşa dönemine kadar dayandırıyorum. 4) KAPADOKYA GÜNEŞİ: Üniversiteye kaç yeni bölüm açtınız? Üniversitemizde yüzlerce bölüm var, bunlar BÜYÜK ŞEHİRDE BÜYÜK Ü N İ V E R S İ T E D E K AY B O L M A K TA N S A, KÜÇÜK ŞEHİRDE KÜÇÜK ÜNİVERSİTEDE LİDER OLUN. Prof. Dr. Filiz KILIÇ )KAPADOKYA GÜNEŞİ: Hocam, bize kısaca kendinizi tanıtabilir misiniz? 964 yılında Avanos'ta doğdum. Hacettepe Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. En büyük idealim üniversitede hoca olarak çalışmaktı bunu da gerçekleştirdim. Gazi Üniversitesinde Yüksek Lisans ve Doktora çalışmalarımı tamamladım. Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümlünde araştırma görevlisi olarak göreve başladım. Yine Gazi Üniversitesinde doçentliğimi ve profesörlüğümü aldım. Çeşitli bölümlerde yöneticilik, hocalık yaptım yılında Cumhurbaşkanımızın teveccühleriyle Nevşehir Üniversitesi Rektörlüğüne atandım. 2) KAPADOKYA GÜNEŞİ: Hocam, biraz da üniversitemiz hakkında bilgi verebilir misiniz? Nevşehir Üniversitesi 7 Mayıs 2007 yılında kurulmuş yeni bir üniversite. Üniversitemizde şu anda faal durumda olan 6 fakültemiz var. Bunlar: Turizm Fakültesi, Fen Edebiyat Fakültesi, İktisadi İdari bilimler Fakültesi, Mimarlık Mühendislik Fakültesi, Güzel Sanatlar Fakültesi ve Eğitim Fakülteleri; bunların yanında İlahiyat Fakültemiz içinde bir girişimimiz var. Hemşire yetiştirdiğimiz 4 yıllık Sağlık Yüksek Okulumuz var. 6 tane de Meslek Yüksek Okulumuz mevcuttur. Bu bölümlerde 8 bin öğrencimiz yüksek öğrenim görmektedir. 400 den fazla Akademisyen personelimiz, 200 civarında idari personelimiz mevcuttur. 2 adet enstitümüz var. Bunlar: Sosyal Bilimler Enstitüsü ve Fen Bilimleri Enstitüsü. Bu enstitüler aracılığıyla bazı bölümlerde yüksek lisans ve doktora seviyesinde eğitim öğretim veriyoruz. Bütün fakültelerimizin, yüksek okullarımızın ve meslek yüksek okullarımızın binaları mevcuttur. Şu anda yemekhanemiz, açık spor salonlarımız mevcut;

8 saymakla bitmez. Ancak eğitim fakültesi ile ilgili olarak 20'ye yakın bölümümüz mevcut. Eğitim Fakültemiz geçen sene açıldı. Bu fakülteyi açabilmek için büyük çabalar sarf ettik; ancak henüz öğrenci almadık. 202 yılı içerisinde büyük ihtimalle sınıf öğretmenliğine, fen bilgisi öğretmenliğine, sosyal bilgiler öğretmenliğine İngilizce öğretmenliğine öğrenci alacağız. Şu anda 6 hocamız başlıyor. Arkasından yeni bölümler açılmaya devam edecek. 5) KAPADOKYA GÜNEŞİ: Üniversite mevcudumuz kaç kişi? Şu anda 8 bin. Ancak açılacak olan yeni bölümlerle birlikte bir o kadar daha öğrenci alabiliriz yılında göreve başladığımda 20 yılı için 6 bin öğrenci mevcudu hedeflemiştik. Şu an 8 bin öğrenci mevcuduna sahibiz. Bu hızla devam edersek ki gelecekle ilgili planlarımızda hızımızı arttırmayı hedefliyoruz 2023 yılı için belirlediğimiz 20 bin öğrenci mevcuduna ulaşır hatta bu sayının üzerine bile çıkarız. 6) KAPADOKYA GÜNEŞİ: Üniversite bir şehri için ne ifade eder? Nevşehir'in geleceği iki bacasız sanayide yatar. Birincisi turizm, diğeri ise üniversitedir. Nevşehir'i sanayileştirirseniz turizm ölür. Nevşehir bölgesidir. Turizm ve üniversiteye gereken yatırımı yaparsak gelişmek için başka şeyler aramasına gerek yok. Biz de üniversite olarak turizm alanında güçlü olmaya çalışıyoruz. Çok değer verdiğimiz bir Turizm Fakültemiz var. Ürgüp'teki Meslek Yüksek Okulumuzdaki 6 program tamamen turizm ile alakalıdır. Buralarda aşçı, animatör, turizm işletmecisi, ağırlama hizmetleri, kat hizmetleri alanlarında elemanlar yetiştiriyoruz. Elemanlarımızın çalışabileceği bir Uygulama Oteli var. Bunun dışında eskiden Turizm Eğitim Fakültesi olarak geçiyordu daha sonra Turizm Fakültesi oldu. Turizm Fakültesi bünyesinde yeni programlar, yeni bölümler açmaya çalışıyoruz. Geçen yıl Gastronomi ve Mutfak Sanatları adında bir bölüm açıldı. Ben bütün lise öğrencilerine tavsiye ediyorum geleceğin en önemli mesleklerinden biri olacak. Çünkü gerek Türkiye'de gerekse dünyada çok büyük ihtiyaç var. Bizim İktisadi İdari Bilimler Fakültesi bünyemizde de Turizm İşletmeciliği adında bir bölümümüz var. Yörenin özelliğinden dolayı turizm alanındaki çalışmalara daha çok önem veriyoruz. Bu noktada da bölgedeki otellerle, organizasyon şirketleriyle, turlarla sürekli irtibat halindeyiz ve bu konuda da iddialıyız. 7) KAPADOKYA GÜNEŞİ: Nevşehir Üniversitesinin Nevşehir'in gelişimine katkıları neler oldu? Nevşehir Üniversitesine kendi bölgesinin dışında 80 ilimizden, pek çok ilçe ve köylerden, yurt dışından yani farklı kültürlerden öğrenci ve öğretmen geliyor. Böylece her gelen kişi kendi görgüsünü, bilgisini, kültürünü şehre aktarıyor. Bu anlamda şehre bir zenginlik katıyorlar. Bunların dışında üniversitemizde sosyal, kültürel ve sportif faaliyetler çok yoğundur. Tüm bu faaliyetler şehre açıktır. Şehirden gelen herkes bu faaliyetlere katılabilir. Yani üniversitemiz Nevşehir'le iç içedir. Zaten üniversiteler mutlaka şehirle iç içe olmak zorundalar yani şehrin önünde olup şehri her alanda sürüklemeliler. Kısaca üniversiteler bir lokomotif görevi yapmalılar. Bu açıdan biz de Nevşehir Üniversitesi olarak Nevşehir Belediyesiyle, Sivil Toplum Örgütleriyle, valiliğimizle bu konuyla ilgili sürekli istişare halindeyiz. 8 ) K A PA D O K YA G Ü N E Ş İ : Ö ğ re n c i arkadaşlarımıza Nevşehir Üniversitesini tercih etmeleri için neler söylemek istersiniz? Farklı bir mekânda, heyecanlı, genç, dinamik ve akademik bir kadroyla çalışmak, eğitim öğretim görmek istiyorlarsa Nevşehir Üniversitesini tercih etmelerini tavsiye ederim. Derslerin yanı sıra sosyal faaliyet olarak, sportif faaliyetler olarak kendinizi ifade etmek istiyorsanız üniversitemizde her türlü imkân var. 20 ye yakın kulübümüz var ve hepsi etkin kulüplerdir. Burada isteyen her öğrencimiz görev alabilir. Ayrıca üniversitemizde burs imkânı ve yurt dışı imkânlarımız var. Erasmus projelerimiz var. Bütün bunlardan yaralanmak isteyen öğrencilerimize üniversitemizi öneririz. 9) KAPADOKYA GÜNEŞİ: Son olarak başarılı bir rektör olmanızın sırrını bizimle paylaşır mısınız? İlk olarak çok ve disiplinli çalışmak. Ben her şeyimi programlı yaparım. Bir diğeri ise insanlara değer vermek, yaptığınız işi istemek ve sevmek. Ben insanlara çok değer veririm. İnsana yaptığınız yatırım size mutlaka geri dönecektir. Birey olarak insan çok önemlidir; ancak ekip ruhu ile çalışmak daha önemlidir. Biz her işimizi ekiple yaparız. Ben demeyi çok sevmiyorum. Çünkü ben değil biz varız. Bu üniversite hepimizin ve en çok da halkımızın Çünkü halkın manevi desteği bizim için çok önemlidir. Bu yüzden biz halkımızla birlikte çalışırız. Onlardan bir şey öğreniriz, onlara yardım edip ufuklarını genişletiriz. Çünkü halka hizmet Hakka hizmet demektir Değerli vaktinizden ayırıp bizimle görüştüğünüz için Kapadokya Güneşi olarak teşekkür ederiz

9 MİMAR SİNAN'IN GİZLİ AŞKI: MİHRİMAH SULTAN Bugün bile şifrelerinin çözülemediği eserleriyle dünyanın en önemli mimarı olan Mimar Sinan'ı yaptığı camiler, hastaneler, köprüler ve saraylarla tanıdık. Ama Sinan'ın padişah kızına olan aşkını birçoğumuz bilmiyoruzdur. İşte Mimar Sinan'ın Mihrimah Sultan'a olan aşkı: Mihrimah Sultan, Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan'dan olma kızıdır. Hürrem ile Kanuni efsane aşklarını anlatması için, dünyalar güzeli kızlarına Farsçada ay ve güneş anlamına gelen Mihrimah adını koymuştur. Kanuni'nin gözünden sakındığı kızı Mihrimah Sultan, ergenlik çağına geldiğinde çok güzel bir genç kız olur. 7 yaşına geldiğinde ise iki talibi olur: sarayın baş mimarı Mimar Sinan ve Diyarbakır valisi Rüstem Paşa. Mimar Sinan, padişahın kızına deliler gibi âşıktır. 50 yaşında olan Mimar Sinan ilerlemiş yaşına rağmen söz dinletememiştir kalbine... Her ne olursa olsun Mihrimah'ı babası Kanuni'den isteyecektir. Rüstem Paşa da padişahın kızı ile evlenmek ister ve ikisi de padişahın biricik kızı Mihrimah'a talip olurlar. Kanuni kızını devlet kademesinde olan birine vermek ister. Mihrimah Sultan'ı Diyarbakır valisi Rüstem paşa ile evlendirir. Zaten sevgilisine ulaşmayan ve büyük bir sevda buhranına düşen Mimar Sinan'dan Kanuni, kızının adına bir cami yapmasını ister. Mimar Sinan bunu seve seve yapar. Camiyi yapınca M i h r i m a h ' a kavuşacakmış gibi Her bir taşına ona olan aşkını kazır, caminin Mihrimah kadar güzel olmasını ister. Çünkü cami sultanın adını taşıyacaktır. Üsküdar'a yapılması istenilen caminin yapımına 540 yılında başlar Mimar Sinan. Tam 7 yıl emek verir. 547 yılında tamamlanır cami. Hatta camiye Mihrimah'ın beline kadar uzanan saçlarından ilham alarak, siluetini yansıtan bir görüntü vermiş olduğu da bilinir Mihrimah Sultan Cami iki minarelidir. Sinan bu camide sevdiği Mihrimah'ı anlatmak istemiştir. Camiyi tamamladıktan 4 yıl sonra kendi yalnızlığını ve aşkını anlatan bir cami yapar. İstanbul'un en yüksek tepesi olan yerde, Edirnekapı surlarının yanında yaptığı ikinci Mihrimah Sultan Cami adeta Mimar Sinan'ın yalnızlığını anlatır. Üsküdar'da ay doğarken Edirnekapı'da güneş batıyor. Bugün bizleri hayrete düşüren şudur ki; Mihrimah Sultan'ın da doğum günü olan 2 Mart günü, Mimar Sinan'ın Edirnekapı'da yaptığı ve kendi yalnızlığını anlatan bu caminin minaresi arkasından güneş batarken, Üsküdar'daki Mihrimah Sultan Cami'nin o iki minaresi arasından ay doğmaktadır. Unutmayalım ki Mihrimah, ay ve güneş anlamına gelmektedir! Acaba neyi anlatmak istemişti büyük mimar? Benim güneşim batarken ay doğuyor mu demişti? Camilerin yapıldığı yerlerin tesadüf olmadığını görüyoruz burada. Güneş'in batışını ve Ay'ın doğuşunu izleyebileceğimiz camileri Cami dışarıdan heybetli görünse de içerisine girdiğinizde büyük bir c a m i i l e karşılaşmıyorsunuz. Duvarları, tavanı, minberlerinde en ince noktalarına kadar, el i ş l e m e l e r i görüyorsunuz. Caminin bahçesinde Kaptan-ı Derya Paşa'nın mezarı da dâhil olmak üzere sarayda Mihrimah Sultan'ın dadısının ve saray çalışanlarının da mezarı bulunuyor.

10 NEVŞEHİR'E BİRBAŞKA AÇIDAN BAKMAK Kayseri-Kırşehir anayolunun üzerinde bulunan bir köyden yola başlıyoruz. Yolculuğumuz sırasında karşınızda bir köy görürsünüz. Burası Nevşehir'in k ü ç ü k b i r k ö y ü d ü r. S ı c a c ı k i n s a n l a r l a karşılaşırsınız.size hemen bir Halil İbrahim Sofrası kurarlar.kendinizi o ailenin bir parçası sanırsınız. Sonra Allah ısmarladık, iyi yolculuklar nidalarıyla uğurlanırsınız. Giderken burunlarınıza mis gibi toprak kokusu, kulağınıza kuş cıvıltıları gelir. Böyle güzel ortamı büyük şehirlerde bulmak zordur. Fabrikanın yaydığı dumanlı hava, betonun soğuk yüzü insanın içini ürpertir. Betonun yüzü soğuktur. Bu yüzden büyük şehrin insanları da soğuk olur. Yürüyerek, karşınıza hoşgörülüğün, saygının, bir aslan ve ceylanın bile bir arada olabildiği bir ilçeye gelirsiniz. Burada doğumu, ölümü, kim tarafından eğitildiğini bilmediğimiz ama gönüllerimizde taht kuran Hacı Bektaş-ı Veli'ye ait izlerle karşılaşırsınız. Sözleri ve davranışları hepimize önderlik etmiştir ve hâlâ da etmekledir. Öncelikle Hacı Bektaş-ı Veli Türbesine gider, kısa bir süre de olsa onun yaşadığı dönemde yaşamış olursunuz. Sıradaki mekân çocukların eğlendiği, büyüklerin piknik yaptığı yer Gülşehir Parkı'dır. Burada birbirini tanıyan, tanımayan bütün insanlar iç içedir. Sanırsınız ki bütün iyilikler burada toplanmıştır. Nevşehir'e doğru giderken yol kenarında sizlere el sallayan peribacalarını görür ve onlarla kucaklaşmak isteğinden kendinizi alamazsınız. Bir anda bu şehir sanki sizin doğduğunuzdan beri yaşadığınız yer oluverir. Yarım saat gibi bir aradan sonra Ortahisar, Uçhisar, Ürgüp, Avanos, Göreme, Göre buram buram Anadolu kokusu ile karsılar sizi. Anadolu'ya ait bütün güzellikleri burada görebilirsiniz Ortahisar Kalesi, Ürgüp Zelve bölgesi Göreme Açıkhava Müzesi, Avanos'un çanak çömlek kokusu daha neler neler Sıcakkanlı misafirperver insanların yaşadığı şirin taçlı evlerle kaplı bir şehirdir burası. Kocaman kayalar arasındaki virajlı yollardan geçen zorlu yolculuğunuza rağmen BURALARI GÖRMEK BÜKTÜN YORGUNLUĞUNUZU ATACAKTIR. Buranın insanları her zaman hareketli olmuştur. Düğünler, sünnetler hiç bitmemiştir. Çeşit çeşit yemekler yapılmış, düğünlerde, bayramlarda misafirlere ikram edilmiştir. Hep beraber yenilmiş, içilmiştir. Birinin başı derde düşünce diğeri yardıma koşmuştur. Burada köy, ilçe, il fark etmeksizin herhangi bir evin kapısını çalsanız sizi içtenlikle, samimiyetle karşılarlar. Ayrıca boş da göndermezler. Çünkü Nevşehir görmüş, geçirmiş, hâlâ yaşamakta ve ilerde inşallah yaşayacak olan bir şehirdir. Değer kıymet bilen şehir Nevşehir.

11 BUNLARI BİLİYOR MUSUNUZ? -Günde 24 saat sayı saysanız, trilyona ulaşmanızın 3 bin 688 yıl alacağını, -Vücudumuzdaki tüm damarları uç uca eklerseniz 9 bin 200 km ettiğini, -En uzun boylu insanın 940 yılında ölen 2.72 m boyunda ABD'li R.P.Wadlow'un olduğunu, -Dünyanın en hızlı kuşu boğazlı kırlangıç olup 3 saniye süreyle 28 km sürate ulaştığını, -994 dünya kupasında, Bulgaristan futbol takımının oyuncusunun hepsinin de isminin sonunun ov ile bittiğini, -İnsan uzun süre bir böbrek ve bir akciğerle yaşadığını, midesiz, dalaksız yaşayıp ama karaciğersiz bir dakika bile yaşayamayacağını, -Sağ elini kullananların sol elini kullananlardan ortalama 9 yıl daha uzun süre yaşadığını, -En büyük kuş devekuşunun, yumurtasının, 5-20 cm uzunluğunda ve ortalama,7 kg ağırlığında olup kaynatılarak pişirilmesinin 40 dakika sürdüğünü, -Uranüs'ün çıplak gözle görülen bir gezegen olduğunu, -Dünyadaki ısının 900 yılından itibaren 0,7 derece arttığını, -Satranç tarihinin en uzun oyunu 950 yılında MardelPlato'da yapılmış dünya satranç turnuvasında gerçekleşip, Pilkin ve Çernyak arasında yapılan maç 22 saat devam etmiş 9. hamle sonunda berabere bittiğini, -Bugüne kadar yaşamış en ağır kişi 635 kiloya ulaşan Washingtonlu JonBrowerMinnoch'un olduğu, -Kapadokya'nın Güzel Atlar Diyarı anlamına geldiğini, -Hapşırmayı engellemeye çalışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini -Bir köpek balığının 00 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebileceğini, -Balın, bozulmayan tek gıda olduğunu, -Üzümümün mikro dalga fırına konulunca patlayacağını, -İnsanın kalça kemiği betondan daha sağlam olduğunu, -Kunter'in, 988 yılında Fenerbahçe formasıyla Hilalspor karşısında 53 sayı atarak rekor kırarken, ilk yarıda da attığı 8 sayıyla bir devrede en fazla sayı üreten basketçi olarak da tarihe geçtiğini, -Hiçbir kâğıdın 7 defadan fazla 2 ye katlanamayacağını -Sadece erkek kanaryaların öttüğünü, -Tarantulaların iki buçuk yıl hiçbir şey yemeden yaşayabildiklerini, -Parmak izleri gibi dil izlerinin de insana özel olduğunu, - İnsana yemek için saldıran tek hayvanın ayı olduğunu,, - Yapılan bir deney sonucunda sigara içindeki katran maddesinin bir farenin sırtına sürüldükten sonra,farenin sırtındaki o bölgede kanser oluştuğunu, - Bir camın kırıldığında,ufalanan parçaların saatte üç bin millik bir yol aldığını, -Süleymaniye camiinin 4 minaresi olmasının sebebinin, Kanuni'nin İstanbul'un fethinden sonraki dördüncü padişah; bu dört minaredeki on şerefenin de Osmanlının onuncu padişahı olduğunun bir işareti anlamına geldiğini, - Osmanlı sultanlarının ve bazı alimlerin başlarındaki kavukların, kefenlerinden oluştuğunu, sık sık ölümü hatırlayıp ona göre karar verdiklerini, ayrıca öldükleri zaman hemen başlarındaki kefenle defnedildiklerini, -Amerikan halkının %60'ının ülkelerini, dünya haritasında bulamadıklarını...

12 Hayat ve Rakamlar Gitmek Gitmek yenilmek değildir, kazanmak da Gitmek... Kimse gitmek istemez ki. Ama zamanı gelince gitmek basit gelir insana. Sanki gitmek hiçbir şeyi değiştirmeyecek gibi. Ne senin hayatında ne de onun. Her şey belki de eskisinden daha güzel olacak. Ama ya eskisinden daha kötü olursa? Geride bıraktığın hiçbir şey seni hiçbir zaman unutmayacak. Geçmişin her zaman peşinden gelecek. Her nereye kaçarsan kaç o seni eliyle koymuş gibi bulacak. En kuytu köşelerde en sessiz mekânlarda sen yalnızken, geçmişin olacak. Belki de o utandığın geçmişin bir gün sana dostluk edecek. Bakacaksın çevrende kimsecikler yok. Ama bir ses: Ben varım diyecek sana. İşte yıllardır duymak istediğin bu ses içine işleyecek adeta. Titreyip kendine geleceksin belki de son defa Pişman olacak, ağlayacaksın. Hiçbir zaman yaptıklarından pişman olmak istemezsin. Ama hayat bunu sana öyle bir iştahla sunar ki! Büyük bir zevkle pişman olmanı ister. Neden mi? Çünkü hayat bencildir. Hep kendi istediği olsun der. Nitekim öyle de. Hayata yenilmekten ona karşı güçsüz durmaktan başka yaptığımız kayda değer bir iş yok sanırım. Ne yaparsak yapalım her seferinde yenilmek, bir sonraki mücadelenin skorunu belirliyor galiba. Ve hayata gerçekten -0 önde başlamak istiyorsan yaptıklarından hiçbir zaman pişman olma Pişman olmak istemiyorsan da senin için neyin iyi olduğuna sen karar ver. İnsanların hayatını yönlendirmesine izin verme. Eğer senin için gitmek en iyisi ise bir an bile düşünmeden git Eğer 9 canlı olsaydın bile, en çok 8 kez kaçabilirdin ölümden. Bil ki 7 düvele sultan olsan bile, yerin altı(6), mekân olacak sana! En fazla 5 metre kumaş götürebileceksin. 4 açsan da gözünü, mutlaka bir gün kapatacaksın. Bu dünya 3 günlük dünya. Azrail'in yanında 2 büklüm olup yalvarsan da nafile. Elbet gün öleceksin. İşte o zaman her şey 0 dan başlayacak.

13 BİR DEVRE ADINI VEREN LÂLE Lâlenin Türkler tarafından Orta Asya'dan getirildiği söylenirse de ana vatanı hakkında kesin bir bilgi yoktur. Remzi Efendi'nin aşağıdaki dizelerinden de anlaşılacağı üzere Osmanlı Türkleri tarafından Lâle Devri'nden önce de bilindiği ve yetiştirildiği bilinmektedir. Laleye pîr-i sabâdan bu nefes şimdi değil Ezelidir bu hevavü heves şimdi değil. Lâlenin Türkiye'deki serüveni Türklerin Anadolu'ya gelmeleri ile başlar. XVI. yüzyıldan itibaren bahçe ve çiçek zevkinin toplumda ön plana çıkmasıyla mimaride, çinide ve kumaşlarda zarif bir motif olarak kullanılmıştır. Ticaret gemileriyle Avrupa yolculuğuna başlayan lâle Sultan 4. Mehmet (64692) zamanında tekrar Türkiye' ye gelmiştir. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın sadrazam olmasıyla lâlenin Osmanlı tarihinde zevk ve eğlencenin vazgeçilmez bir arananı olacağı bir dönem başlamıştır. İlk olarak Mevlânâ'nın şiirlerinde varlığını gösteren lâle divan şiirinde XIV. yüzyıldan sonra boy gösterir. Kırmızı rengi ile sevgilinin yanağı, aşığın gözyaşlarıdır. Lâlenin ortasındaki siyah nokta sevgiliye olan aşkından doğan bir yara, dağlamadır. Bu kara nokta ile lâle, üzerinde ben olan bir yanağa benzetilir. Harfleri Allah lafzının harflerinin anagramıdır ve ebced hesabıyla Allah ve lâle kelimeleri aynı sayı değerini (66) verir. Bu nedenledir ki lâleye farklı bir kutsiyet katılır. Öyle ki camilerimizin içlerine kadar girmiştir lâle. Cevat Rüştü, Edirne Selimiye Camii'ndeki ters lâle motifinin hilâl lafzını ifade etmek için yapıldığını belirtir. Bu ters lâlenin aynı zamanda Allah'ı terk ederseniz ve hilali düşürürseniz batarsınız anlamını çağrıştırdığı yorumlar arasındadır. Şekil yönünden kadehe benzeyen lâle serap, kan, lâl, kâse-i mercan, cam, şem, çerağ, kefen, sancak vs. olabilir. Rengi ve şeklinden dolayı geniş bir kullanıma sahiptir. Şeyh Galip'in şu beytinden de anlaşılacağı üzere: Şehid-i aşkın oldum lâle zâr-ı dağdır sinem Çerâğ-ı türbetim şem'-i mezârım varsa sendendir. Lâle aşığın gözyaşlarını döktüğü yer, birer lâlezârdır. (lâle bahçesi) Lâlenin içi kömür gibidir. Ancak dıştan görünmez. Bu siyahlığı göstermemesi, içinde yaşadığı yanış halini gizlemiş olmasındandır. İçi kan ağlarken dışarıya ferahlık vermiştir. Lâle bu özelliği ile ferahaver olarak adlandırılmıştır Osmanlıda. Dışı ise içinin tam tersine parlak ve canlıdır. Onun bu hali bağrı yanık bir dervişin tebessüm eden haline benzer. Her lâlenin altı taç yaprağı vardır. Bu ise imanın altı nurunun simgesidir. Lâlenin renkli yapraklarının yukarıya doğru olması da tıpkı bir dervişin dua edişine benzetilir. Lalenin en kıymetlisi ve en az bulunanı siyah lâledir. Beyazdaki saflığı bir kanara bırakan siyah lâle en çok arananıdır. 600 yıllık Osmanlı Devletinin on iki senesinde adını bir döneme vurmuş olan lâle Mevlânâ'nın dediği gibi en üzgün gülümseme olsa da devrin eğlencesinin kahkahasının sembolü olmuştur. Ama en üzgün gülümsemenin sonu gözyaşı ile bitmiştir. Nedim'in, Sadrazam Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın ölümüne şahit olmuştur. Saltanatı kısa yankıları çok uzun olmuştur. Ahmet Kartal'ın Klasik Türk Şiirinde Lâle kitabından lâle için söylenenlere şöyle bir göz atalım: Nef-i, ilkbaharda içki sunan saki der. Fuzuli şerh-i Tavali okuyan bir öğrenciye benzetir. Zati parmakları üzerinde kırmızı çanağı çevirerek dans eden oyuncuya benzetir. Bâki ise bağda kurulan mecliste; bir kâse içerisine koyduğu, çiy tanesine benzeyen yumurtaları kaybeden hokkabaz olarak tasvir eder. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa'nın diyarı lâlenin diyarı Nevşehir'den lâleye bir başka baktık bu bahar mevsiminde. Ellerimizin kıyıp koparamayacağı, gözlerimizin güzelliğinin seyrine doyamayacağı, her baharın tacı lâlenin hikâyesini Beşir Ayvazoğlu'nun şu satırlarıyla bitirmek istiyorum: Mevsimi gelince açan bir motif, topraktan çıkıp sanat ve kültüre uzanan binlerce yıllık bir simge. Bol lâleli baharlar sizin olsun değerli okuyucularım. Serpil AŞICI Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

14 YAŞAM AZMİ Kişilik insanın toplumda nasıl davranacağını bilmesi, uyacağı kuralların kendisine ve çevresine neler getirip götüreceği konusunda bilgi sahibi olması, topluma ve çevresine olumlu iletişimler vermesidir. İnsan olarak genelde her şeyin iyi olmasını, hayatımızın zorluklar olmadan geçmesini kısaca rahat bir yaşamı hayal ederiz. Ama hayat her zaman bizlerin istediği gibi geçmez. Kimi insan hayatı rahatlık içerisinde, kimi insan bin bir türlü zorluk içerisinde hayatını geçirmeye çabalar. Rahat olan kişileri biraz vurdumduymaz çevrenin ne diyeceği hiç umurunda olmayan kısacası hayatı önemsemeyen kişiler olarak görürüz. Zorluk çeken kişiler ise nasıl yapayım da hayatımı daha iyi bir şekilde geçireyim diye tabiri caiz ise yüz takla atar ama nafile. Hayat gene ona pek iyimser olmaz. Hayat bir boru gibidir. Bir tarafından bakarsan öteki tarafı görünür. Çevremize baktığımız zaman her şeyin değerini insan olarak bilmemiz ne güzeldir. Kuşların ötüşü baharın gelişi, ağaçların canlanması tabiatın değişik renklere bürünüp değişik albenilerini sıralaması bütün bunların hepsi insanın hayatına değişik renkler değişik duygular verir. Yaşama azmimiz artar bunları görünce. Ama çoğu kez bizler farkına varmayız varamayız bile. Hayatın üst üsteliği sıkıntıları bitmez bir türlü. Bir tarafı düzeltelim derken öteki taraf aksar Hayat böyle devam eder gider. Bu yaşamda kendimize yeterince zaman ayıramayız. Ayırmıyoruz da. Aslında hayat böyle olmamalı insan kendine ve çevresine daha çok zaman ayırmalıdır. Hayatı daha dolu dolu yaşamanın farkına varmalıdır. Yaşam zaman olarak gerçekten çok kısa. Biz bunun farkına varamıyoruz bile. Günler birbiri ardına geçip gidiyor, bizim yaptığımız da geçen günlerin arkasından sadece bakmak oluyor. Aman ne çabuk geçiyor zaman diye hayıflanıp duruyoruz. Zamanımızın değerini bilmeli ve gelecek günlerimizin bu günlerden daha iyi olması için elimizden gelenin daha fazlasını yapmalıyız. Daha çok çalışarak kendimize olan güvenimizi artırmalıyız. Bunun arkasından başarı muhakkak gelir. Ancak çalışarak başarıyı elde edebiliriz. Ya değilse kişi başkalarının başarısının arkasına sığınarak bir yere varamayacağının bilincinde olmalıdır. Onun için atik, kendine güveni olan, geleceğini sağlam temeller üzerine kurmayı planlayan ve dinamik kişiler olmamız bizim menfaatimizedir. Bunun bilincinde olmalı ve hayatımızı mutlu ferah ve güzel bir düzen içerisinde geçirmeliyiz. Bütün çabamız bunun için olmalıdır. Biz başarıyı elde ettik mi bizimle övünen bizimle gurur duyan anne ve babalarımız yakınlarımızın sevinci bizleri daha yükseklere çıkaracaktır. Şöyle düşünün kendiniz bir fidan alın toprağa dikin ona bakın büyütün meyvesi varsa size de insanlığa da faydası olacağını göreceksiniz ve bu yaptığınızla gurur duyacaksınız. Denemek size ne kaybettirir? Bunu en azından kendinize uygulayın. Hayatınızın ve bahtınızın açık olması temennimdir. Sevgi ve saygılarımla hoşça kalın. Erol BAHÇELİ Nevşehir Anadolu Öğretmen Lisesi V.H.K.İ.

15 TÜRK İNSANI NİÇİN OKUMUYOR? Bu sorunun kişiye göre verilebilecek birçok cevabı vardır. Fakat aşağıda vereceğimiz kitap üzerine istatistiki bilgiler, kutsal kitabı OKU ilahi emriyle başlayan bu milletin kitap ve okuma ile olan irtibatının koptuğunun veya koparıldığının acı göstergesidir. - Toplam nüfusu sadece 7 milyon olan Azerbaycan'da kitaplar ortalama tirajla basılırken, Türkiye'de bu rakam civarında basılmaktadır. - Gelişmiş ülkelerde kişi başına düşen yıllık kitap alımı, ortalama 00 ABD doları, Türkiye'de ise bu rakam 0 A B D d o l a r ı n ı n a l t ı n d a d ı r. - Türkiye'de her 00 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okumaktadır. - Japonya'da yılda 4 milyar 200 milyon kitap basılıyor. T ü r k i y e ' d e s a d e c e 2 3 m i l y o n. - Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu'nda, kitap okuma oranında Türkiye, Malezya, Libya ve Ermenistan gibi ülkelerin bulunduğu 73 ülke arasında 86. sırada. - Japonya'da kişi başına düşen kitap sayısı yılda 25, Fransa'da 7'dir. Türkiye'de ise yılda 2 bin 89 kişiye kitap düşüyor. - Türkiye'de yüksek öğrenim görenlerin oranı 965'e göre 4 kat arttı. Ama Yüksek Öğrenim mezunlarının kitap okuma oranı 965'in de altında kaldı. Bu tabloda özellikle son iki bilgiye baktığımızda gelişmişlik oranının kitap okuma oranıyla paralel olduğunu görüyoruz. Tabii ki kişi başına düşen kitap sayısı 25 olan Japonya ile yılda 2 bin 89 kişiye kitap düşen Türkiye'nin aynı gelişmişliği göstermesi beklenemez. Esas ağır tablo ise Türkiye'de yüksek öğrenim görenlerin sayısı artarken yüksek öğrenimden mezun olanların okuma oranlarının düşmesidir. Bu şunu gösterir ki biz kütüphaneden, kitaptan, okumaktan kaçan diplomalı cahiller yetiştiriyoruz. Okumayan, düşünmeyen, eleştirmeyen nesillerle ülkemizin ileriye gitmesini düşünemeyiz. İlmin beşiği olan üniversitelerde okuma oranının düşük olması ise ibretliktir. Türkiye'de okuma ve izleme oranları ise şöyledir: Dergi okuma oranı %4 Kitap okuma oranı % 4,5 Gazete okuma oranı % 22 Radyo dinleme oranı %25 Televizyon izleme oranı %94 Bu oranlarda özellikle kitap okuma ve televizyon izleme oranları arasındaki uçuruma dikkat çekmek istiyorum. Yerli dizi çılgınlığıyla ABD'ye ait olan televizyon izleme dünya birinciliğini şükürler olsun (!) ülkemize kazandırmış olduk. Ne büyük başarı değil mi? Ülkemizde kitap okunmamasının birçok sebebi vardır. Kitapların pahalı olması, televizyon ve internetin etkisi, zamanının olmaması vs Ben bu soruna başka bir pencereden bakmak istiyorum. Milletimizin kitap okumamasındaki asıl nedenin kültürel genlerimizde yattığını düşünüyorum. Türklerin edebiyat geçmişine baktığımızda edebiyat deyince akla şiirin geldiğini görürüz. Türkler şair bir millettir. Acısını, sevincini; cenazesini, düğününü şiirle anlatır. Az sözle çok şey anlatmayı sever. Tarih boyunca at sırtında bir yaşam tarzını benimseyen bu millet, kopuz eşliğinde türkü söylemeyi gelenekselleştirmiştir. Öyle ki güzelleme ile sevdiğine seslenmiş, koçaklamada yiğitliğini işlemiş, cenazesini ağıtlarla kaldırmış, dini coşkusunu ilahilerle anlatmıştır. Şöyle Türk edebiyatı tarihine baktığımızda Türk edebiyatının şiir üzerine kurulu olduğunu hem 600 yıl süren Divan edebiyatının hem de Halk edebiyatının temelinin şiir olduğunu görürüz. Divan edebiyatında şiir o kadar önemlidir ki olaylar bile hikâye ve roman yerine mesnevi tarzında anlatılmaya çalışılmıştır. Hatta düz yazı ile yazmak basitlik olarak görülmüş, Divan edebiyatı nesrinde, süslü nesir adı verilen secili, ağdalı bir dili olan tür gelişmiştir. Ama özellikle 940'lı yıllarda gelişen edebiyat toplulukları Türklerin şiirle olan irtibatını kesmiştir bence. Orhan Veli ve arkadaşlarının oluşturduğu Garip akımı şiir anlayışı yani ölçüsüz, kafiyesiz, şairanelikten uzak, her şeyin şiirin konusu olduğu anlayış Türklerin tamamen şiir zevkine tersti. Bu akım dönemin şairlerince benimsenince şiirin yönü bu tarafa kaydı. Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Fuzuli, Baki, Karacaoğlan, Namık Kemal, Ahmet Haşim, Yahya Kemal ve Mehmet Akif Ersoy'ları okuyarak beslenen bu millet ise bin yıllık şiir geleneğine ters bu anlayışa bir türlü sıcak bakamadı ve şiirden soğudu. Şiirden soğumak demek, kitaptan, okumaktan uzaklaşmak demekti. Öyle de oldu Roman konusu bizim milletimiz için ayrı bir muammadır. Bu millet genetik kültüründen gelen özelliklerle romana da sıcak bakmamıştır. Ayrıca romanın tarihi sürecini izlediğimizde bizde romanın Avrupa'ya göre 300 yıl geriden geldiğini görürsünüz. Dünya edebiyatında ilk roman kabul edilen Cervantes'in Don Kişot adlı romanı 605 yılında, bizim ilk romanımız kabul edilen Şemsettin Sami'nin Taaşşuk-u Talat-u Fitnat romanı ise 872 yılında basılmıştır. Ayrıca bu konuda Cemil Meriç ''Bu Ülke'' isimli eserinde, romanın burjuvaziyle doğduğunu; romanın başka bir dünyanın, başka bir ruh ikliminin, başka bir toplumun eseri olduğunu söyler. İnanan bir toplumda, pürüzlerini yok etmiş bir toplumda, hayali çözüm yolları aramaya ihtiyaç duymayan bir toplumda romanın ne işi var? diye sorar. Bu nedenle hamuru şiirle yoğrulan bu millet 300 yıl geriden takip ettiği, başka bir ruh ikliminin eseri olan romana sıcak bakmamış, roman okumayı zaman kaybı olarak görmüştür. Türkiye'de kitap okumama nedenlerini, mutlaka bu çerçeveden de izlemek gerekir. Biz ne kadar '' Şu il kitap okuyor diye kampanyalar düzenlesek de bu milletin şiir zevkine uygun bir şiir dünyası oluşturmadıkça bu sorunun üstesinden gelemeyiz. Bazılarına ters gelecek ama kafiyeli, anlam zenginliği olan, ölçülü hatta aruz ölçüsüyle yazılmış- şiiri tekrar bu milletin zevkine sunduğumuz zaman kendiliğinden okuma oranının yükseleceğine inanıyorum. Ayrıca milli zevk ve anlayışını yansıtan, konusuyla bu milletin manevi değerleriyle çatışmayan romanların kaleme alınmasının da bu konuda yararlı olacağını düşünüyorum. Murat Saltık Türk Dili Ve Edebiyatı Öğretmeni

16

17

18 9-A Ozan : Baby face Hüseyin: Sınıfın neşe kaynağıdır. O olmadığı zaman Almanca dersleri geçmek bilmiyor. Aslıhan Denli: Günde 23 saat çalıştığını düşünüyoruz. Belki bir saat uyuyordur. Aslıhan Yücel : Fanatik BJK'li. Elif Beyza : Allah özenmiş de yaratmış. Melike : Böceklere karşı ilgisi var. İğrençlikte sınır tanımıyor. Sabri : Yav bi susuuun. Mali : Ben aslında yohum yaa. Utku Tıpırdamaz : Tıp tıp tıpırdamaz. Fatih Ulukuş : Birkaç kez havale geçirse de akli dengesi hala yerinde. Berfin: O çok tatlı. İrem: Kıvırcığımız. Kevser: Namı diğer Kevo. O hiç susmadı. Furkan Erdem: Misafir ama biz onu çok sevdik. Atabey: Entel Çorumlu. Emre : Dik kafalı. Ayşenur : Göz rengini çözen olmadı. 5 renk barındırıyor. Gözde : Pepee'ye hasta. O da aslında çizgi film karakteri ama yanlışlıkla NAÖL'e düştü. Betül : Sınıfın asi kızı. Başı ağrıdığında ondan uzak durun. Hayriye : Aslıhan'ın ezeli rakibi. Damla : Gözdeyle bir araya geldiğinde aralıksız bir saat gülme yeteneğine sahip. Beyzanur : Şeker Kız Candy. Furkan Güçlüer: Sınıfın komedyeni. (Nihat Doğan taklidi çok meşhur) Cevher : Sessiz, bir o kadar da iyi biri. Fatmanur : Gülüşüne ölünür. Tuğba : Sesi çok güzel. Gözde'den sonra ilaç gibi geliyor. Fatih Bulut : O kadar sakin ki Anlatacak kelime bulamıyoruz. Furkan Düzleyen : Karizmatik çocuk. Parfüm kokusu 3 km öteden belli oluyor. Alperen : Basketbolcu, diliyle basket atıyor. Apart kelebek. Abdulkadir : Elleri hep cebinde. Kurtlar vadisinden fırlamış gibi. 9-A ÖĞRETMENLERİNİN MEŞHUR SÖZLERİ Berrin Hoca : Sizi tosbağalar sizi. Bayram Hoca : Naber ihtiyar? Tamer Hoca : Yiter yaaaa Nurullah Hoca: Ne yaparsanız kendinize yaparsanız. Gündüz Hoca: Sana insan diyenin Allah belasını versin. Sen bir meleksin. Murat Hoca: sen sus bakayım. Sana uçan kafa atarım. Mustafa Hoca: Lüzumsuz şeyler konuşmayın. İlhami Hoca: Nerde kalmıştık unuttum.(yazı yazdırırken) Mustafa ÖZDEMİR: Müsaade ederseniz anlatacağım. İbrahim Hoca: Sıkgalel büyüklüklerin dabana yaptığı basınç

19 9-B

20 9-C

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da

21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da 21 yıllık tecrübesiyle SiNCAN da geleceğin mimarı nesiller artık bizim ellerimizde, güvenle... Keşke Hep Çocuk Kalsak! Büyüyünce ne olacaksın diye sorarlar. Oysa çocuk kalmak en güzel şey değil midir?

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

2015/2016 yabancidiller.ksu.edu.tr. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu

2015/2016 yabancidiller.ksu.edu.tr. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu 2015/2016 yabancidiller.ksu.edu.tr Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürünün Mesajı Yabancı Diller Yüksekokulu kurulduğu 02.01.2012 tarihinden

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ

İSMEK İN USTALARI SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ İSMEK İN USTALARI ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ SANATA ADANMIŞ BİR ÖMÜR ETEM ÇALIŞKAN ETEM ÇALIŞKAN KALİGRAFİ SERGİSİ 10-17 MART 2014 / Dolmabahçe Sanat Galerisi Başkan dan eserlerin hiçbiri zahmetsiz,

Detaylı

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden,

Şiir. Kategori: Şiir Cuma, 23 Nisan 2010 16:15 tarihinde yayınlandı. Gösterim: 4075. 1 / 7 Phoca PDF 1. SEN (1973) Senden, senden, hep senden, Çemberlitaş taki dedesinin konağında büyüyen şair, Amerikan ve Fransız kolejlerinde başladığı ilk ve lise öğrenimini Deniz Lisesi nde tamamladı. İ. Ü. Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü nü 1924 te bitirince

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR?

KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? KİŞİSEL GELİŞİM NASIL BAŞLAR? Kişisel gelişim, insanın gelişimi merak etmesi, yeni insanlar tanıması, gazetede güzel yazı yazan veya kitap yazmış insanları merak ederek onları tanımak, sadece yazılarından

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ

5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ 5 YAŞ VE HAZIRLIK SINIFI EKİM BÜLTENİ HAZIRLIK SINIFI EKİM AYI ŞARKILARIMIZ OKULUMA BAŞLADIM BİR DÜNYA BIRAKIN SONBAHARIN SESLERİ SEVİMLİDİR HAYVANLAR HOŞ GELİŞLER OLA Her gün erken kalkarım Önce yüzümü

Detaylı

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik

OSMANLI YAPILARINDA. Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik OSMANLI YAPILARINDA İZNİK ÇİNİLERİ Kaynak: Sitare Turan Bakır, İznik Çinileri, KültK ltür r Bakanlığı Osmanlı Eserleri, Ankara 1999 Adana Ramazanoğlu Camii Caminin kitabelerinden yapımına 16. yy da Ramazanoğlu

Detaylı

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek

İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek İmam - hatip liseleri, imamlık, hatiplik ve Kur'an kursu öğreticiliği gibi dini hizmetlerin yerine getirilmesi ile görevli elemanları yetiştirmek amacıyla dini eğitim veren hem mesleğe, hem de yüksek öğrenime

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım.

1. Soru. Aşağıdakilerden hangisi bu paragrafın sonuç cümlesi olabilir? olaylara farklı bakış açılarıyla bakalım. insanlarla iyi ilişkiler kuralım. 1. Soru Kitap okumak insanı özgürleştirir. Okuyan insan yeni düşünceler edinir, zihnine yeni pencereler açar. Okumak olaylara bakış açımızı bile etkiler. Kalıplaşmış salt düşünceler, yerini farklı ve özgür

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ Sevgili Velimiz; Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi nin kapılarını ilk kez açtığı gün olan 23 Nisan ı çocuklara armağan etmiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

HIZLI OKUMA (Sınav Kaygısı Terapileri-8)

HIZLI OKUMA (Sınav Kaygısı Terapileri-8) HIZLI OKUMA (Sınav Kaygısı Terapileri-8) Ş. Ali Acar > Psikolojik Danışman > sabanali_acar@hotmail.com Ali Bey: Arkadaşlar, geçen sefer kitap okumanın bize kazandıracakları ve özellikle sınavlardaki katkıları

Detaylı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı

Edirne Camileri - Eski Cami. Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Edirne Camileri - Eski Cami Ahmet Usal - Edirne Vergi Dairesi Başkanlığı Aralık 25, 2006 2 İçindekiler 0.1 Eski Cami (Cami-i Atik - Ulu Cami).............. 4 0.1.1 Eski Cami ve Hacı Bayram Veli Söylencesi.......

Detaylı

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor

Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye de üniversiteye giremeyen öğrenciler Fas ta üç dil öğreniyor Türkiye deki üniversite imkanlarının zorluğu ve kontenjan sıkıntısı öğrencileri değişik arayışlara itiyor. Her yıl 50 binin üzerinde

Detaylı

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz...

Cocuklari icin cirpinan ogretmenleri gordukce hem cok seviniyoruz, hem de onlara yonelik daha fazla birseyler yapabilme derdine dusuyoruz... Kemal Ogretmen fotograflari karne gunu gecince hemen paylasmaliyiz heyecani yasadik, tipki 1 onceki hafta sevgili Selda Ogretmenimizden gelen fotograf ve mektuplari aldigimiz geceki heyecana benzer...

Detaylı

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular

Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular Ateş Ülkesi'nde Ateşgâh Ateşgâh ı anlatmak istiyorum bu hafta sizlere. Ateş Ülkesi ne yolculuk ediyorum bu yüzden. Birdenbire pilot, Sevgili yolcular hazır olun düşüyoruz diyor. Düşüyoruz ama ben dâhil

Detaylı

Kelaynakların Hazin Öyküsü

Kelaynakların Hazin Öyküsü Kelaynakların Hazin Öyküsü Hazin bir öykü anlatacağım bu kez sizlere... Bir varmış bir yokmuş... Uçsuz bucaksız bir ova varmış. Fırat ın sularıyla bereket bulmaya çalışan bu topraklar, fakir köylünün tek

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü

ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK. Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü ÜNİVERSİTE VE SOSYAL SORUMLULUK Prof. Dr. Yunus Söylet İstanbul Üniversitesi Rektörü Küreselleşmenin etkisi Devlet bir çok sosyal alandan çekilmiştir Küresel ekonomi sürecinde özelleştirmeler ile eşitsizlik,

Detaylı

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok)

CÜMLE BİLGİSİ. ( Cümle değildir. Anlamı yok) CÜMLE BİLGİSİ Bir duyguyu, düşünceyi, isteği veya haberi anlatan sözcük yada sözcük grubuna cümle denir. Bir söz gurubunun cümle olabilmesi için anlamlı olabilmesi gerekir. Haberi tam olarak anlatamayan

Detaylı

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz.

TATÍLDE. Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. TATÍLDE Biz, Ísveç`in Stockholm kentinde oturuyoruz. Yılın bir ayını Türkiye`de izin yaparak geçiririz. Ízin zamanı yaklaşırken içimizi bir sevinç kaplar.íşte bu yıl da hazırlıklarımızı tamamladık. Valizlerimizi

Detaylı

Kahraman Kit Misafirlikte

Kahraman Kit Misafirlikte Technical Assistance for Promoting Registered Employment Kayıtlı İstihdamın Teşviki için Teknik Destek Projesi Bu proje Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finanse edilmektedir. This project

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ

OKUMA YAZMAYA HAZIRLIK ETKİNLİĞİ Sevgili Velimiz; Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi nin kapılarını ilk kez açtığı gün olan 23 Nisan ı çocuklara armağan etmiştir. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve

Detaylı

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır.

Defne Öztürk: Atatürk ün herkes mutlu ve özgür olsun diye hediye ettiği bayramdır. 30.10.2015 DENİZATI ndan Herkese Merhaba! Haftanın ilk günü sohbet saatimizde herkes hafta sonu neler yaptığını anlattı. Duvarda asılı olan Atatürk resimlerine dikkat çeken öğretmenimiz onu neden asmış

Detaylı

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin

Geç Kalmış Bir Yazı. Yazar Şehriban Çetin Bir bahar günü. Doğa en canlı renklerine büründü bürünecek. Coşku görülmeye değer. Baharda okul bahçesi daha bir görülmeye değer. Kıpır kıpır hareketlilik sanki çocukların ruhundan dağılıyor çevreye. Biz

Detaylı

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri

Okuma- Yazmaya Hazırlık. Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim. Fen Ve Doğa Etkinlikleri Türkçe Dil Etkinlikleri Sanat Etkinlikleri Oyunlar Müzik Ve Ritim Sohbetler *Tatilde neler yaptık? *Hava nedir? Hangi duyu organımızla hissederiz? *Tatildeyken hava nasıl değişimler oldu? *Müzik dendiğinde

Detaylı

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1 Y A K A M O Z G A Z E T E S İ HAZİRAN 2013 EĞERCİ İLKOKULU / ORTAOKULU YIL: 2 SAYI: 4 OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ Saygıdeğer öğretmenlerimiz, sevgili öğrenciler

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden.

Parlar saçların güneşin rengini bana taşıyarak diye yazıvermişim birden. BEYAZIN PEŞİNDEKİ TATİL Geçen yıllarda Hopa da görev yapan bir arkadaşım Adana ya ziyaretime gelmişti. Arkadaşım Güney in doğal güzelliğine bayılıyorum deyince çok şaşırmıştım. Sevgili okuyucularım şaşırmamak

Detaylı

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI

2011-2012 GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI 2011-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÖKYÜZÜ EĞİTİM KURUMLARI Şubat Ayı E-Bülteni 1 İÇİNDEKİLER 1. Doğum günü Olan Yıldızlarımız 2. Mihver Dersler 3. Branş Dersler 4. Kulüpler 2 DOĞUM GÜNÜ OLAN YILDIZLARIMIZ

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ

İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ İTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI BEYLERBEYİ ÖZEL ANAOKULU, İLKOKULU VE ORTAOKULU 2012-2013 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI 35.VELİ BÜLTENİ 1 Değerli Velimiz, Geçtiğimiz hafta sonunda 2-6.sınıflardaki öğrencilerimizin

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

prop & tasarım prop & tasarım İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn www.remdizayn.com

prop & tasarım prop & tasarım İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn www.remdizayn.com İrem Ergene restoratör & iç mimar rem dizayn rem dizayn Hayal Edebileceğiniz Herşey Gerçektir... HAKKIMDA PROJELER REFERANSLAR İLETİŞİM Değerli Olan iyi Yaptığın Değil, Yapmaya Değer Olandır... İrem ERGENE

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

KİTAP VE OKUMA SEVGİSİ ÜZERİNE HAZIRLAYAN: FERİDUN ESER GEYVE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ FELSEFE ÖĞRETMENİ

KİTAP VE OKUMA SEVGİSİ ÜZERİNE HAZIRLAYAN: FERİDUN ESER GEYVE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ FELSEFE ÖĞRETMENİ KİTAP VE OKUMA SEVGİSİ ÜZERİNE HAZIRLAYAN: FERİDUN ESER GEYVE ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ FELSEFE ÖĞRETMENİ BİR GELİŞMİŞLİK ÖLÇÜTÜ: KİTAP OKUMA Günümüzde gelişmişliğin, kalkınmışlığın ölçütlerinden biri,

Detaylı

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir. Hiçbir müzisyen, bülbülün ötüşünden daha güzel bir şarkı söyleyemez. Bütün bu güzel şeyleri Allah yapar ve yaratır. Allah ın güzel isimlerinden biri de HAMÎD dir. HAMÎD, övülmeye, hamd edilmeye, şükür

Detaylı

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM

NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM NESLİHAN AYDINLIOĞLU EŞİN BİRİKİMLERİM VE BİRİKTİRDİKLERİM DETAYLARDAKİ ETKİLEŞİMLER Değerli hoca Şeref Akdik in yaktığı ışık ile sanatla tanışan ve lise çağlarında ressam olmaya karar veren Neslihan

Detaylı

KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin!

KİŞİSEL GÜÇ KİTABINIZ Güçlenin! KİŞİSEL "GÜÇ KİTABINIZ" Güçlenin! Hangi alanlarda başarılıyım? Ne yapacağım? Okul hayatınız bittiğinde, önünüze gerçekleştirebileceğiniz çok sayıda fırsat çıkar. Kendi iş yerlerini açan insanların ne tür

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir?

3 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? 3 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, özelliklerim, görünümümdeki değişiklikler nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile ve aileyi

Detaylı

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz.

YARATICI OKUMA DOSYASI. En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. YARATICI OKUMA DOSYASI En sevdiğiniz tatil kitabını anlatan bir resim çiziniz. MAVİŞ Mavişe göre Dünya nın ¾ nün suyla kaplı olmasının nedeni nedir?...... Maviş in gözünün maviden başka renk görmemesinin

Detaylı

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$

Bir$kere$güneşi$görmüş$ olan$düşmez$dara$ ilk yar'larımızın değerli dostları, çoktandır ekteki yazıyı tutuyordum, yeni gönüllülerimizin kaçırmaması gereken bir yazı... Sevgili İbrahim'i daha önceki yazılarından tanıyanlar ekteki coşkuyu çok güzel

Detaylı

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz.

Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim Velimizi Sen Bilmezsin Biz Bağış Alamıyoruz Cümlelerini kurarken bir daha düşüneceksiniz. Aşağıda Emek vererek Yazmış olduğumuz yazı ve bilgileri 5 dakika ayırıp okur inceler ve bizden ücretsiz bir örnek kayıt dosyası talep ederseniz. Biz Fakir Okuluz Bizim Velimiz Bize Destek Olmuyor Bizim

Detaylı

KELEBEKLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ

KELEBEKLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ ÖZEL ASÇAY ANAOKULU KELEBEKLER SINIFI HAFTALIK BÜLTENİ Hazırlayan: YASEMİN YILDIR ÖĞRETMENİN MESAJI: MERHABA;25.05.2015-29.05.2015 tarihleri arasında uyguladığımız etkinliklerimizin özetini siz değerli

Detaylı

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz

Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz Hocam Prof. Dr. Nejat Göyünç ü Anmak Üzerine Birkaç Basit Söz PROF. DR. 133 Prof. Dr. Alaattin AKÖZ SÜ Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Hiç unutmadım ki! Akademik olarak hem yüksek lisans, hem de doktora

Detaylı

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM

VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM ÜNİTE 1 VÜCUDUMUZUN BİLMECESİNİ ÇÖZELİM DESTEK VE HAREKET SİSTEMİ - 1 Ad :... Soyad :... Vücudumuzu ayakta tutan, hareket etmemizi sağlayan ve bazı önemli organları koruyan sert yapıya iskelet denir. İskelet

Detaylı

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR!

O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! 11.11.2014 Salı İzmir Basın Gündemi O KOLTUĞA GALİP HOCA YAKIŞIR! Kazım Erkmen Daha dün gibi hatırlıyorum, İzmirlilerin Yeşilyurt Devlet Hastanesi diye bildikleri o Hatay daki hastanenin Başhekimliği ne

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

MAYIS 2014 BÜLTENİ. Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz.

MAYIS 2014 BÜLTENİ. Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz. bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu. içindeyiz. MAYIS 2014 BÜLTENİ Merhaba! Mayıs ayı boyunca yaptığımız etkinlikleri bulabileceğiniz bültenimizi sizinle paylaşmanın sevinci ve gururu içindeyiz. DOĞUM GÜNLERİMİZ Şirinlerden Arda, Elif Sena ve Kerem

Detaylı

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı.

İSTİKLÂL MARŞI'MIZ. Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. İSTİKLÂL MARŞI'MIZ Her milletin bir milli marşı var fakat bizimkisi ayrı. Bizimkisi İstiklal Marşıdır, başka yazılamaz gayrı. Kimisi yazılmış bilmem hangi krala; lorda, barona. Küçümsemem ama, benzetirim

Detaylı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı

SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SGK Başkanı, Naci Şahin Konferans Salonu Açılışını Yaptı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -PERSONEL ODAKLI HİZMET ANLAYIŞINI ÖNEMSİYORUZ SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI MURAT

Detaylı

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM GELECEĞİM OLDU. Sayın Yurduseven öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Çankaya Üniversitesi Bilgi İşlem Departmanı nda çalışan ve 2007 Bilgisayar Mühendisliği Bölümümüzden mezun olan Hakan Yurduseven ile bilgilendirici bir söyleşi gerçekleştirdik. ÇANKAYA ÜNİVERSİTESİ BENİM

Detaylı

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan

Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Hazırlayan: Tuğba Can Resimleyen: Pınar Büyükgüral Grafik Tasarım: Ayşegül Doğan Bircan Mart 2009 Kendi Yaşam Öykünüzü Yazın Diyelim ki edebiyatla uğraşmak, yazı yazmak, bir yazar olmak istiyorsunuz. Bu

Detaylı

Merkez Mah. (Yenibosna) Yılanlı Tepe Sok. No:3 Bahçelievler / İSTANBUL Tel: 0212 654 26 00 Fax: 0212 654 26 64 www.siziseviyoruz.

Merkez Mah. (Yenibosna) Yılanlı Tepe Sok. No:3 Bahçelievler / İSTANBUL Tel: 0212 654 26 00 Fax: 0212 654 26 64 www.siziseviyoruz. Merkez Mah. (Yenibosna) Yılanlı Tepe Sok. No:3 Bahçelievler / İSTANBUL Tel: 0212 654 26 00 Fax: 0212 654 26 64 www.siziseviyoruz.com 4 Ö N S Ö Z Değerli Anneler, Babalar, Sevgili Öğretmenler: Sizi Seviyoruz

Detaylı

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA

PİNOKYO EĞİTİM KURUMLARI MART AYI AYLIK EĞİTİM PROGRAMI 1. HAFTA 1. HAFTA TARİH : 01 MART 2016 04 MART 2016 KONU : YEŞİLAY 1- Yeşilay nedir? Ne işe yara? Faaliyetleri nelerdir? Nefes akciğer yapalım. Vücudumuzu 2- Sigara ve alkolün zararlarını hep birlikte öğrenelim

Detaylı

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI

ŞEKİL KAVRAMI TEMA ÇALIŞMALARIMIZ KAVRAMLAR RENK KAVRAMI SAYI KAVRAMI SES KAVRAMI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI ÖZEL BİLGİ İLKÖĞRETİM OKULU ANASINIFI 1 31 MART TEMA ÇALIŞMALARIMIZ Merakla ve sabırsızlıkla ilkbaharı bekliyoruz..gelir umuduyla.. Bu ay temamız İlkbahar.. Kışı gördük, iliklerimize kadar yaşadık aylardır..

Detaylı

MEHMET VEYSEL ÇELİK ŞAİR NESİMİ İLKÖĞRETİM OKULU DİYARBAKIR 20.12.2009

MEHMET VEYSEL ÇELİK ŞAİR NESİMİ İLKÖĞRETİM OKULU DİYARBAKIR 20.12.2009 MİCROSOFT YENİLİKÇİ ÖĞRETMENLER PROGRAMI 2009 TÜRKİYE FORUMU SANAL OYUNLARLA SOMUT ÖĞRENİYORUM Sunum: Mehmet Veysel ÇELİK Diyarbakır Şair Nesimi İlköğretim Okulu Öğretmeni 1 İÇİNDEKİLER: -OKULUMUZU TANIYALIM

Detaylı

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi

www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi www.turkceciler.com Türk Dili ve Edebiyatı Kaynak Sitesi OKUMA GELİŞİM DOSYASI 204 OKUMA ALIŞKANLIĞININ KAZANDIRILMASI Okuma; kelimeleri, cümleleri veya bir yazıyı bütün unsurlarıyla görme, algılama, kavrama

Detaylı

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri

Vakıfların toplumsal yaşamımızdaki hizmetlerini şöyle sıralayabiliriz. 1. Dini hizmetler. 2. Sağlık hizmetleri. 3. Eğitim ve öğretim hizmetleri Bir hizmetin sürüp gidebilmesi için, kişilerin kendi istekleriyle bağışladıkları para ve mülklere Vakıf denir. Bağışlanan mülklerin, eserlerin geleceğe sağlıklı kalabilmeleri korunmalarına bağlıdır. Geçmişin

Detaylı

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Necip Fazıl ın Yaşamındaki Düşünce Labirentleri - Genç Gelişim Kişisel Gelişim Yusuf Yeşilkaya www.yusufyesilkaya.com yusufyesilkaya@gmail.com 26 Mayıs 1904 tarihinde İstanbul Çemberlitaş ta dünyaya gelen Necip Fazıl, hem kültürlü hem de varlıklı bir ailenin çocuğudur. Dört-beş yaşında

Detaylı

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!!

HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! HATAY BOZGUNCULUĞA VE AYRIMCILIĞA İZİN VEREMEZ!!! Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Başkan Yardımcısı Remzi Güzel,Yaptığı Yazılı Açıklamada: ''Milli Dayanışma ve Birlik Ruhu Hatay da Bitmez.''Dedi.

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya GADİR ESİNTİLERİ (9) Şiir: İsmail Bendiderya Edit: Kadri Çelik - Şaduman Eroğlu Son Okur: Murtaza Turabi Hazırlayan: D.E.K. Kültürel Yardımcılık, Tercüme Bürosu

Detaylı

T.C MARMARA ÜNİVERSİTESİ Adalet Meslek Yüksekokulu

T.C MARMARA ÜNİVERSİTESİ Adalet Meslek Yüksekokulu T.C MARMARA ÜNİVERSİTESİ Adalet Meslek Yüksekokulu KAMPÜSÜN TARİHÇESİ Yüksekokulumuzun da içinde bulunduğu Haydarpaşa yerleşkesinin temeli 11 Şubat 1895 te atılmıştır. Açılış tarihi ise 6 Kasım 1903 tür.

Detaylı

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN

BULUNDUĞUMUZ MEKÂN VE ZAMAN 1.SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim 2014 05 Aralık 2014 ) Sayın Velimiz, Okulumuzda yürütülen PYP çalışmaları kapsamında, disiplinler üstü temalarımız ile ilgili uygulama bilgileri size tüm yıl boyunca

Detaylı

Genç Fikirler Kulübü. 2014-2015 Akademik Yılı Bülteni. Genç Fikirler Kulübü

Genç Fikirler Kulübü. 2014-2015 Akademik Yılı Bülteni. Genç Fikirler Kulübü 2014-2015 Akademik Yılı Bülteni 2014-2015 Akademik Yılı Bülteni OSMANİYE KORKUT ATA ÜNİVERSİTESİ GENÇ FİKİRLER KULÜBÜ -2015 Akademik Yılı Bülteni İçindekiler Kulübümüz Hakkında 1 Yönetim Kurulu 2 Bülten

Detaylı

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 29.06.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Rektör Prof.Dr. Galip Akhan, 29-Haziran-14 Temmuz 2015 tarihleri arasında Hafta içi Her gün Saat: 09.30-17.00 saatleri arasında aday öğrenci ve ebeveynlerine açık

Detaylı

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik

MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014. 1- Dostluk ve Kardeşlik 2013-2014 MERKEZ TOKİ İLKOKULU ADAP YILLIK UYGULAMA TAKVİMİ 2013 2014 YIL LAR LARA GÖRE DEĞER BAŞLIKLARI EKİM KASIM ARALIK OCAK ŞUBAT MART NİSAN MIS HAZİRAN 1- Dostluk ve Kardeşlik 1- Temizlik ARA RAPOR

Detaylı

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI

2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI 2. ROBOT YARIŞMASI VE ÖDÜL TÖRENİ YOĞUN KATILIMLA BESYO SPOR SALONUNDA YAPILDI Ordu Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun organize ettiği, bu yıl Çizgi İzleyen Robot ve Sumo Robot olmak üzere

Detaylı

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar?

5 YAŞ AYIN TEMASI. Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? 5 YAŞ AYIN TEMASI Cinsiyetim, adım, fiziksel özelliklerim nelerdir? Vücudumuzun bölümleri ve iç organlarımız nelerdir? Ne işe yarar? İskelet sistemi nedir? Ne işe yarar? Aile nedir? Aileyi oluşturan bireylerin

Detaylı

Ýçindekiler Kayseri Ýli Yardým Derneði Ýstanbul Þubesi Adýna Sahibi, Dernek Baþkaný Yayýn Yönetmeni Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü M. Orhan CEBECÝ Dergi Komisyonu Gamze POSTAAÐASI Rýfat DEDEMAN Danýþma Kurulu

Detaylı

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER

SINIF İÇİ ETKİNLİKLER ARALIK 2014 Sevgili Veliler; Bizler Aralık ayını da dolu dolu yaşadık. Önemli gün ve haftaları büyük bir coşku, sevinçle yaşadık. Sınıf içi etkinliklerimize tüm çocuklarımız keyifle katıldılar. Etkinliklerimizle

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI

OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI AYLIK BÜLTEN OKUMA-YAZMAYA HAZIRLIK ÇALIŞMALARI Serbest ve yönergeye uygun çizgi çalışmaları yaptık. 8 rakamı ile büyük ve küçük Ö harflerini boyadık ve yazdık. Altında-Arasında-Üstünde, Baş- Son kavramlarını

Detaylı

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER

KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM. GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER KKTC de EĞİTİM ve ÖĞRENİM GÖRÜŞLER ve ÖNERİLER Prof.Dr. Ufuk TANERİ, IOM, HE 2003-03-14 Eğitim-Öğrenim Doğuş anı ndan başlayıp Ömür Boyu süren bir Süreç, yüzyılımız ve gelecek nesiller beklentilerinin

Detaylı

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe.

Hikaye uzak bir Arap Alevi köyünde geçer. Ararsanız bambaşka versiyonlarını da bulabilirsiniz, hem Arapça hem Türkçe. Sitti Cemili ve Meryem im Ben çocukken pek çok Arapça hikâye dinledim anneannemden. Sitti Cemili den anneanne diye bahsetmek de tuhafmış. Arapça da onun adı Sitti yani benim ninem. Söylemeden geçemeyeceğim,

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun da acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): - Yavrum ne oldu, niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Çocuk da: - Efendim, namaza gidiyorum.

Detaylı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı

Atatürk ün Kişisel Özellikleri. Elif Naz Fidancı Atatürk ün Kişisel Özellikleri Atatürk cesur ve iyi bir liderdir Atatürk iyi bir lider olmak için gerekli bütün özelliklere sahiptir. Dürüstlüğü ve davranışları ile her zaman örnek olmuştur. Gerek devlet

Detaylı

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN

KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN KUPA TEKNĠK BĠLĠMLER MESLEK YÜKSEKOKULUNUN 6.Spor ġenlikleri kapsamında gerçekleģtirilen Futbol Turnuvası Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulunun zaferi ile sona erdi. Yapılan maçlar sonucunda Ünye ĠĠBF

Detaylı

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Mehmet Ali Aktar. - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 12.5.2007 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı