TOKSlKOLOJÎ. Prof. Dr. Nevin VURAL A. Ü. Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı ANKARA

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "TOKSlKOLOJÎ. Prof. Dr. Nevin VURAL A. Ü. Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı ANKARA 19 8 4"

Transkript

1 ANKARA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ YAYINLARI NO: 56 TOKSlKOLOJÎ Prof. Dr. Nevin VURAL A. Ü. Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı ANKARA

2

3 ANKARA ÜNİVERSİTESİ ECZACILIK FAKÜLTESİ YAYINLARI NO: 56 TOKSlKOLOJÎ Prof. Dr. Nevin VURAL A. Ü. Eczacılık Fakültesi Farmasötık Toksikoloji Anabilim Dalı Başkanı ANKARA

4 ANKARA ÜNİVERSİTESİ BASIMEVİ - ANKARA. 1984

5 İÇİNDEKİLER I. BÖLÜM TOKSİKOLOJİDE GENEL KAVRAM VE PRENSİPLER 1. TOKSİKOLOJİ VE ZEHİRLER HAKKINDA GENEL BİLGİ 1 2. ZEHİRLERİN GİRİŞ YOLLARI, ABSORBSİYON VE ATILIMLARI TOKSİK MADDELERİN METABOLİZMALARI 33 METABOLİZMAYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER ZEHİRLERİN ETKİ MEKANİZMALARI ÖZEL TOKSİK ETKİLER 65 KİMYASAL MUTAJENEZİS.... :...' 65 KİMYASAL KANSEROJENEZİS 71 KİMYASAL TERATOJENEZİS SİSTEMİK TOKSİKOLOJİ 88 TMSS'yi ETKİLEYEN ZEHİRLER 88 KARACİĞER ZEHİRLERİ 96 BÖBREK ZEHİRLERİ ; SOLUNUM SİSTEMİ (INHALASYON) ZEHİRLERİ 104 KAN ZEHİRLERİ " TOKSISİTENİN ARAŞTIRILMASI 118 TOKSİSİTEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER SELEKTİF TOKSİSİTE AKUT ZEHİRLENMELERDE İLK YARDIM VE ANTİDOT TEDAVİSİNİN PRENSİPLERİ 139 III

6 İL BÖLÜM İLAÇ TOKSlSİTESİ 1. İLAÇ VE KİMYASAL MADDELERİN İSTENMEYEN VE ÖNGÖRÜLMEYEN TOKSİSİTELERÎ SENSİTİZASYON (ALLERJİ) GENETİK NEDENLERE BAĞLI TOKSİSİTE KİMYASAL MADDELERİN DEVAMLI ALINMALARI İLE OLUŞAN KOMPLEKS TOKSİK ETKİLER İLAÇ ETKİLEŞMELERİ İLAÇ BAĞIMLILIĞI (SOSYAL ZEHİRLER) 179 III. BÖLÜM ÇEVREMİZDE VE ENDÜSTRİDE BULUNAN ÖNEMLİ TOKSİK MADDELER 1. PESTİSİTLER 195 İNSEKTİSİTLER 200 HERBİSİTLER 216 RODENDİSİTLER 228 FUNGUSİTLER 233 FUMİGANTLAR VE BÖCEK UZAKLAŞTIRICILAR 236 (phavada OLUŞAN (AIRBORN) ZEHİRLER 238 ÖNEMLİ TOKSİK GAZLAR 241 TOKSİK TOZLAR ORGANİK ÇÖZÜCÜLER 272 ( )METALİK ZEHİRLER RADYASYON VE RADYOAKTİF İZOTOPLAR 362 Q) DOĞAL KAYNAKLI ZEHİRLER 381 BİTKİSEL KAYNAKLI ZEHİRLER 381 HAYVANSAL KAYNAKLI ZEHİRLER 393 IV

7 ÖNSÖZ Eczacılık programı içinde yer alan "Toksikoloji" öğretimi için yeniden hazırlanan bu kitapta, konular "Toksikolojide Temel Kavram ve Prensipler", "İlaç Toksisitesi" ve "Çevremizde ve Endüstride Bulunan Toksik Maddeler" olmak üzere 3 bölümde toplanmıştır, ilaç ve kimyasal maddelerin toksisiteleri "etki mekanizmaları, zehirlenme semptomları ve genel tedavi prensipleri" açısından geniş olarak işlenmiş, ayrıca bir laboratuvar kitabı hazırlanacağı için zehirlenmelerin tanımlanmalarında kullanılan analitik toksikolojik (kimyasal) yöntemlere ise fazla yer verilmemiştir. Kitabın eczacılık lisans öğrencileri için olduğu kadar toksikoloji ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgilenen diğer meslek mensubu kişiler için de yararlı olacağım ümit ederim. Nitekim son yıllarda dış ülkelerde "Toksikoloji" kursla!mm eczacılık ve tıp öğrenimi dışında kimya ve biyoloji lisans programlarına da konulması konusu benimsenmiştir. Kitabın hazırlanması sırasında daktilosunu yapan laborant Melahat Mete'ye, şekil ve formülleıin çizimini yapan teknisyen Mustafa Altunay'a, ilk provanın aslı ile karşılaştırılmasında ve indeksin hazırlanmasında büyük emekleri geçen Ecz. Benay (Can) Eke ve laborant Canan Güley'e; daha sonraki tashihlere yardım ederek emekleri geçen Doç. Dr. Tülin Söylemezoğlu ve Anabilim Dalımız diğer öğretim elemanlarına teşekkür ederim. Ayrıca kitabın baskısını büyük bir titizlikle yapan A. Ü. Basımevi mensuplanna teşekkürü büyük bir borç bilirim. Prof. Dr. Nevin VURAL Ankara, Mart 1984

8

9 1. Bölüm TOKSİKOLOJİDE GENEL KAVRAM VE PRENSİPLER 1. TOKSÎKOLOJÎ VE ZEHİRLER HAKKINDA GENEL BİLGİ Genel anlamı ile toksikoloji, "zehirler bilgisi" olarak tanımlanabilirse de bugün bu tanım "modern toksikoloji" nin sınırını ve içeriğini belirlemede yetersiz görünmektedir. Zehirlerin kaynakları, fiziksel, kimyasal ve biyolojik özellikleri, toksik dozları, canlı organizmada uğradıkları değişim ve etkileri, zehirlenmelerin tedavileri, zehirlerin izolasyonları ve analizleri toksikolojinin uğraş alanıdır. Toksikoloji çoğunlukla organizmanın normal metabolizması için gerekli maddeler dışındaki "yabancı maddeler"ile ilgilenir. Son yıllarda bu maddeler "ksenobiyotikler: xenobiotics" olarak isimlendirilmektedirler. Ancak organizma için endojen olan maddeler örneğin, hormonlar, bazı aminoasitler gibi veya vücut için gerekli ekzojen maddeler (NaCl gibi), yüksek dozlarda toksik etki gösterirler ve bu nedenle toksikoloji bu maddelerle de ilgilenmektedir. Son yıl içinde endüstriyel, tarımsal ve ev gereksinimleri için kullanılan kimyasal maddelerin sayı ve miktar olarak hızla artması, nükleer enerjinin kullanılması ile ortaya birçok "toksikolojik olaylar" çıkmıştır. Bu zararlı etkiler sadece insanları değil tüm biyosferi ilgilendirmektedir. Bu kimyasal maddelerin biyolojik sistemlerde ve çevrede araştırılması için gereken metodoloji kimya ile ilgili iken, organizmadaki metabolizma ve moleküler düzeydeki etki ve değişmeler biyokimyayı yakından ilgilendirmektedir. Kullanımları sonucu meydana gelebilecek zehirlenmelerin teşhis ve tedavisi, güvenceli kullanma koşulları için araştırdması ise tıp ve tarım ile yakından ilişkilidir. Böylece multidisipliner bir bilim olan toksikoloji; farmakoloji, biyoloji, patoloji, fizyoloji, immünoloji, kimya ve halk sağlığı gibi birçok bilim dalları ile yakından ilişkilidir. Geçmişte yalnız ilaç toksisitesi ve bilinen birkaç zehirden bahseden bir bilgi olarak farmakoloji dersleri içinde anlatılan toksikoloji, bugünkü gelişme devresi içinde ayrı bir bilim dalı haline gelmiştir. Farmakoloji, başlıca ekzojen maddelerin tedavi -terapötik-etki-

10 lerinden, kimyasal ve biyokimyasal özelliklerinden bahseder, ilaçlar ise bugün bilinen ksenobiyotikler ve kimyasal maddelerin ancak bir kısmını oluşturmaktadır. Ayrıca her ilacın terapötik dozunun üstünde toksik olduğu, bir çoğunun ise tedavi dozunda bile yan etkileri olduğu düşünülürse, farmakoloji toksikoloji ilişkisi daha iyi değerlendirilebilir. Toksikolojiiıin Tarihçesi Toksikolojinin ve toksikoloğun araştırma alanlarını daha iyi anlamak için, bugün ayrı bir disiplin olan modern toksikolojinin gelişimine kısaca göz atmak yerinde olacaktır. Eski çağ: Toksikolojinin konusu olan "zehir" (ağı) kavramı çok eski bir geçmişe sahiptir. Arkeolojik araştırmalar ilk çağ insanının çeşitli bitkisel, hayvansal ve mineral kaynaklı zehirleri bildiklerini göstermektedir. Örneğin bazı yerliler düşmanlarına karşı kendilerini korumak için zehirli glikozitleri içeren Strophantus hispidus ve Strophantus kombe tohumlarının ekstrelerini ok zehiri olarak kullanırlardı. Tarihin her döneminde zehir, insanların kendilerini korumak veya düşmanlarını yok etmek için başvurdukları bir savaş aracı olmuştur. Mısır papirusları, toksikoloji hakkında en eski yazılı kaynakları oluşturmaktadır. Ebers papirüsü (M.O. 1552) hekimlikle ilgili en eski yazılı kaynak olarak 875 reçete içermekte ve birçok zehirlerden bahsetmektedir. Bugün dahi ilaç olarak kullanılan hint yağı (degam otu, Ricinus communis) Ebers papirusunda yer almıştır. Ayrıca bu papirusta baldıran (Conium maculatum), akonit (Aconitum napellus), belladonna ve opium alkaloidleri, kurşun, antimon ve bakır gibi toksik maddelerin elde edilişine rastlanmaktadır. Böcek ve yılan zehirleri "venomlar" da eski çağlardan beri bilinmekteydi. Grekler (Eski Yunanlılar) devrinde rasyonel tıp başlamıştır. Hekimliğin babası olarak bilinen Hippocrates (M.Ö ) birçok hastalıkların tedavisini ve zehirleri tıp alanı içine katmıştır. Ayrıca kurşunun mineral yataklardan çıkarılması sırasında maruz kalınması sonucu işçilerde görülen mesleksel kurşun zehirlenmesini de bildiren Hippocrates ile endüstriyel hijyen ve toksikolojinin temeli atılmıştır. Yunanlılar ilk çağlarda arseniği (kırmızı zırnık: As 2 S 2 ve sarı zırnık: As 2 S 3 şeklinde), antimon, cıva, altın, bakır ve kurşunu tanıyorlar ve kısmen de özelliklerini biliyorlardı. Zehirlenmelerde kusmayı sağlamak ve absorbsiyonu önlemek için sıcak yağı "antidot" olarak öneriyorlardı. Bitkisel kaynaklı zehirlerden baldıran resmi devlet zehiri "state poison" olarak kabul

11 edilmişti ve suçluları öldürmek için kullanılıyordu. Socrates (M.Ö ) "baldıranla ölüm" cezasına çarptırılmıştır. Eski çağ tarihinde zehirle intihar olaylarına da rastlanmaktadır. Kaleminde saklanmış zehirle hayatına son veren Demosthenes (M.Ö ) zehirli yılan ile intihar eden Kleopatra (M.Ö ) bu olayların sadece ikisidir. Eski Yunan mitolojisi ve literatüründe birçok zehirlerin kullanılmalarına yer veren eserleri bulmak mümkündür. Ayrıca zehirlenmelerin rasyonel tedavisi konusuna da bu dönemde başlanmıştır. Aristo'nun öğrencisi Theophrastus (M.Ö ) eski çağın en tanınmış botanikçisi olup, "De Historia Plantarum" isimli kitabında birçok zehirli bitkilerin tarihini yazmıştır. Eski Yunan şairlerinden Nicander (M.Ö ) "Alexipharmaca" ve "Theriaca" isimli iki şiir yazmıştır. Bunlardan birincisinde birçok zehirlerin özelliklerinden, ikincisinde ise antidot' lardan bahsetmektedir. Böylece "theriac" deyimi "antidot" anlamına gelmiştir. Bu şiirlerin çoğunluğu fantastik içerikte olmakta beraber, önemli bir kısmında deneyime ve gözlemlere dayanan doğru bilgilere rastlanmaktadır. İmparator Neron'un doktoru olan Dioscorides (M.S. 40) "De Universa Medica" isimli kitabında zehirleri ve antidotları incelemiş, ilk defa, bugün için de geçerli olan hayvansal, bitkisel ve mineral kaynaklı olmak üzere zehirleri sınıflandırmıştır. Pontus kralı Mithridates (M.Ö ) mahkûmlar üzerinde yaptığı deneylere dayanarak "her türlü venom ve zehirli maddeye" karşı kullanılan 54 drogdan (bazı kaynaklara göre 36) oluşan ilaç formülünü vermiştir. Bu antidot uzun süre, kodekslerde "Mithridates Antidotes" ismi ile yer almıştır. İlk defa ve deneysel olarak aynı zelıirin gittikçe artan dozuna karşı insanların bağışıklık kazanabileceğini gösteren bir araştırıcıdır. Kendisi de zehirlenmeden korktuğu için, düzenli olarak, kendi hazırladığı antidotu kullanıyordu. Düşmanlar tarafından esir alındığında kendisini zehirle öldürme girişimi, kazandığı bağışıklık nedeniyle sonuç vermemiştir. Bu nedenle askerlerine kendisini kılıçla öldürmelerini emretmiştir. Eski çağda, Romalılar ise zehiri politik amaçlarla kullanıyorlardı. İmparatorun sarayında daima resmi bir zehirleyici (official poisoııer) bulunuyordu. Bu dönemde kadm zehirleyiciler görülmektedir. Örneğin Locusta, katillikten dolayı ölüme mahkûm olduğu halde hünerli ve zalim bir zehirleyici olduğu için hayatı bağışlanmıştır. Devlet zehirleyicisi olarak, Agripinna tarafından İmparator Cladius'u zehirlemesi için görevlendirilmiştir. İmparator Neron'a, rakibi Brittanicus'u uzaklaştırmak

12 için yardım etmiştir. Eski Roma'da zehirlerin kadınlar tarafından bu şekilde kullanılmasına karşı, ilk yasa olan "Lex Cornelia" (M.Ö. 82) Sulla tarafından yayınlanmıştır. Bitkisel kaynaklı zehirler daha çok kullanılmasına rağmen, Roma'lılar sülfür filizlerinin (özellikle arsenik sülfürler) ve karbon monoksitin de zehirleyici özelliğini biliyorlardı. Bu devirde yaşayan Romalı mimar, mühendis ve yazar Vitrivius Pollio (M.Ö ) kurşun kaplamalı sarnıç ve borulardan içme suyuna kurşun geçmesi nedeni ile zehirlenmeleri gözlediğini bildirmiştir. Eski çağda Araplar, Yunan eserlerini Arapçaya çevirmişler, kendi sistemlerinde tıpta gelişme göstermişlerdir. İlk kez "ilaç", "alkali", "şurup" gibi deyimleri kullanmışlar, kafur, misk otu, safran, nafta gibi ilaçları tıbba katmışlardır. Doğunun en büyük hekimi olarak kabul edilen Türk Bilgini İbni Sina (Arapça'da Abu Ali al - Hüseyin ibn Abdallah îbn Sina, Batı'- da Avicenna olarak anılmakta olup M.S yılları arasında yaşamıştır) yazdığı "Kitap al Kanun Fit Tıbb" isimli ünlü kitabının ikinci ve dördüncü cildinde ilâçlar ve zehirlerin antidotlarına da yer vermiş, As,0,'in özelliklerinden bahsetmiştir. Ani ölümü ise çok miktarda opium içeren bir ilaca bağlanmaktadır. Ortaçağ ve Rönesans: Rönesans öncesi IX-XV. yüzyıllar arasını kapsayan ortaçağ döneminde ise "zehirleme olayları" tam bir sanat haline gelmiştir. Zehirleyici aileler arasında XV. yüzyılda yaşamış olan Borgia'lar en iyi örnektir. İspanyol asıllı ve İtalya'ya göçetmiş bu ailenin birçok zehirleme olaylarında rol aldıkları bir gerçektir. Örneğin; Borgia Pope, Alexander VI, kardinallerinin bir kısmını ve daha sonra da kendini zehirleyerek öldürmekten sorumlu tutulmuştur. Ancak sonraları, gerek bu kişinin gerekse o zaman zehirlenme sonucu olarak kabul edilen bazı ölüm olayları, yaz aylarında Roma'da binlerce kişinin ölümüne neden olan malarya gibi bulaşıcı hastalıklara bağlanmıştır. Borgia'lar, muhtemelen zehiri kullanmada "Machieavel Diplomasi Okulu"nun yöneticilerinden daha ileri gitmemişlerdir. Bu devirde zehir İtalya'nın sosyal ve politik hayatının en önemli silahı idi. XV. yüzyıl başlarında Venedik'te "Council of Ten" yönetimi politik amaçlı zehirlenmelere fiyat biçiyordu. Bu değer, kurbanının asaleti ve olayın güçlüğüne göre saptanıyordu. Zehirlenme aracı olarak en çok arsenik, süblime ve muhtemelen de akonit (Aconitum napellus) kullanılıyordu. Ortaçağda, antidot olarak "unicorn" boynuzu ve keçi midesinde oluşan taş "bezoar" kullanılırdı. Semptomatik toksikolojide az bir ilerleme

13 olmakla beraber, çoğu zaman bu belirtiler hastalıklar ile karıştırılıyordu. Rönesans ise ortaçağdan farklı bir özellik taşımaktadır. Zehir ve zehirlenmeler bu devirde de bir sanat ve cürüm olarak devam etmiştir. İtalya'dan başka Fransa, Hollanda ve İngiltere'ye de bu olaylar yayılmıştır. XVII. yüzyılın ilk yarısında Sicilya, zehirleyicilerin ticaret merkezi olmuştur. Toffano isimli bir kadın zehirleyici "Agua Toffano" adını verdiği arsenik içeren kozmetiğini serbestçe satıyordu. Kullanılması ile ilgili prospektüsü de beraberinde verirken, güven duyduğu kişilere bu kozmetiğin oral yolla zehirli olduğunu da açıklıyordu. Bu şekilde yüzlerce kişinin ölümüne sebep olduğu rivayet edilen Toffano kendinden şüphe edilmemesi için sık sık yer değiştirmiştir. Daha sonraları yakalanmış ve ölüme mahkûm olmuştur. Toffano'yu taklit eden birçok yaşlı kadın zehirleyiciler bir süre daha onun sanatını devam ettirmişlerdir. XVI. yüzyıl sonlarına doğru, kriminal zehirlenme olayları İtalya' dan Fransa'ya geçmiş ve zehir toplumun her sınıfı tarafından düşmandan ve istemedikleri kişilerden kurtulmaları için kullanılan önemli bir araç olmuştu. Catherine de Medici, İtalya'daki zehirleme yöntemlerini Fransa'ya aktaran önemli bir isimdir. XIV. Lui zamanında, zehirleme olayları her türlü halk tabakası arasında görülmekle beraber, asiller arasındaki önemi daha başka idi. Bu nedenle XIV. Lui'nin kurduğu adalet komisyonu, yargılanmaları sonucu suçlu bulunan zehirleyicileri ölüme mahkûm ediyordu. Kriminal zehirlemeler XVIII. ve XIX. yüzyıllarda da dünyanın birçok yerlerinde devam etmiştir. Zamanımızda zehirleme ve zehirlenme olayları ise kriminal olaylar yanında başka boyutlar kazanarak önemini korumaktadır. XIX. yüzyıldan önce, zehirlerin organlarda tanımlanması için uygulanan hiçbir bilimsel yöntem yoktu. Ancak XVIII. yüzyıl sonlarında ve XIX. yüzyıl başlarında kimya, fizyoloji, patoloji ve klinik tıptaki gelişmeler başlamıştır. Diğer taraftan kriminal zehirlenmeler yanında, endüstriyel zehirlenmeler de dikkati çekmiştir. Gerek zehirlenmelerde ve gerekse endüstriyel maruz kalmalarda, organlarda oluşan değişmelerle toksik maddeler arasında ilişki kurulması ve zehirlerin kimyasal yöntemlerle kesin tanımlanması bu bilimlerdeki gelişme ile beraber başlamıştır. Ortaçağ boyunca ve Rönesans döneminde, zehirlenmeler hayatın normal zararlıları arasında yer almıştır. Zehirlenmelerle ilgili yazılı

14 bir eser olarak bu dönemde, bir doktor ve yazar olan Moses ben Maimon'un (veya Maimonides, M.S ) "Zehirler ve Antidotları" (Poisons and Antidots 1198) isimli eserine rastlanmaktadır. Bu eserde böcek ve hayvan sokmalarına karşı, yaralı yerin üstten bandaja alınması, toksinlere karşı absorbsiyonu azaltmak için süt, tereyağ, krema gibi yağlı maddeler önerilmiştir. Rönesans devri bilginlerinden olan Paracelsus (M.S ), bilim ve felsefe arasında yer alan bir ekolün temsilcisiydi. O zamanki birçok görüşleri bugünkü "toksikoloji" disiplininin konularına girmektedir. "Toksikan" veya "toksik madde" kavramında kimyasal bir yapının gerekliliği, terapötik doz ve toksik doz arasındaki ayırım, toksik etkinin etkilenmesinde deneye dayanılması gibi görüşler Paracelsus'la başlamıştır. Modern Toksikoloji Modern Toksikolojinin kurucusu olarak tanınan, İspanyol asıllı Mattieu Joseph Bonaventura Orfila ( ), Paris'te tıp tahsili yaptıktan sonra kimya ve fizyoloji üzerinde derinleşmişti. Zehirlerin kimyasal ve biyolojik özellikleri arasında ilk ilişki kuran kişidir. Bulgularını binlerce köpek üzerinde zehirlerin etkisini araştırmaya dayandırmıştır. Toksikolojiyc en önemli katkısı ise, zehirlerin gastrointestinal sistemden absorbe olduktan sonra birçok organlarda toplandığını ortaya çıkarması olmuştur. Bu zamana kadar zehirler yalnızca mide içeriğinde aranıyordu. Orfila 1814'te, "Traite de toxicologie" isimli 2 kitaptan oluşan bir eser yayınlamıştır. Kendisi bir gözlemci olduğundan toksik maddelerin teşhisleri için birçok yöntemler geliştirmiştir. Orfila daha sonra yazdığı adli tıp ile ilgili kitabı "Leçons de medecine legale" ile kimya ve adli tıp olayları arasındaki ilişkiye dikkati çekmiştir. Ölümle sonuçlanan bir zehirlenme olayında kimyasal analizin yasal bir delil olarak gerektiğini belirtmiş ve zehirlerin aranması için birçok yöntemler geliştirmiştir. Bu şekilde Orfila modern toksikojinin uğraş alanlarından olan "analitik toksikoloji" ve "forensik toksikoloji"nin temelini atmıştır. Orfila ile birlikte birçok zehirlerin tanımı için kullanılan analitik yöntemlerin geliştirilmesi de önem kazanmıştır. Bu amaçla kullanılan kalitatif testler arasında arsenik için Marsch deneyi (1834), arsenik ve cıva için Reinsch deneyi (1841), zehirlerin sistematik tanımları için Fresenius ve von Babo teknikleri (1844), alkaloidlerin organik maddeden ekstraksiyonu ve ayrılmaları için Stas-Otto yöntemleri ( ) sayılabilir.

15 Ûrfila araştırma ve kitapları ile tüm Avrupa'da toksikoloji ve adli tıpta önder olmuştur. Sir Robert Christison ( ) İskoçya'da (Edinburgh) adlî tıpta tahsil yaptıktan sonra Orfila'nm yanında Paris'te toksikoloji çalışmıştır. "A Treatise on Poisons" isimli meşhur kitabı Avrupa'da olduğu gibi Amerika'da da basılmıştır. Bundan sonra modern toksikoloji ile ilgili yayınların hızla arttığını görüyoruz. Toksikoloji ile ilgili ilk ders kitapları İngiltere, Fransa ve Almanya'da yayınlanmıştır. XX. yüzyılda toksikoloji hızlı bir gelişme göstermiştir. Birçok toksik ve terapötik maddelerin etki mekanizmaları araştırılırken diğer taraftan "antidot" kavramı ve tedavisi ortaya çıkmıştır. Cari Voegtlin ve arkadaşları tarafından (1923) dimerkaprol (BAL) ün organik arsenikli bileşiklerin üzerindeki etki mekanizmalarının araştırmaları, Rudolf Peters ve arkadaşları tarafından (1945) BAL'm arsenikli harp gazlarına karşı antidot olarak geliştirilmesi örnek verilebilir. Bu hızlı gelişme toksikolojinin ayrı bir bilim disiplini haline gelmesi dışında, kendi içinde de alt bölümlere ayrılmasını zorunlu kılmıştır. Toksikolojinin Bölümleri Toksikoloji henüz gelişme süreci içinde olan bir bilim olduğu için alt bölümleri de gerek sayıca ve gerekse kapsam açısından değişme göstermektedir. Loomis, toksikolojiyi çevre toksikolojisi, ekonomik toksikoloji ve forensik toksikoloji olmak üzere başlıca 3 temel sınıfa ayırmakta ise de gerek kapsam bakımından ve gerekse içerik olarak bu sınıflandırma bugün uygulamada büyük değişiklik göstermektedir. Çevre toksikolojisi, biyolojik sistemlerin kazaen, daha özel olarak da insanın çevresini kirleten kimyasal maddelere maruz kalması ile oluşan toksikolojik olayları araştıran bir bilimdir. Endüstriyel toksikoloji ise, meslekleri ve uğraşları nedeni ile insanların toksik maddelere maruz kalmasını konu almaktadır. İnsan aktivitesi sonucu çevreyi kirleten kimyasal maddelere maruz kalma, endüstride hijyenik önlemlerin alınması ile kısmen sınırlandırılmıştır. XVIII. yüzyıldan itibaren kimya endüstrisi 1951'de "American Chemical Society", 1970'de "International Union of Püre and Applied Chemistry" tarafından benimsenen "daha iyi yaşam için kimya" sloganını gerçekleştirmek için adeta son derece hızlı bir gelişim göstermektedir. Böylece de kimya endüstrisi, çağdaş uygarlığın merkezi durumuna

16 gelmiştir. Bugün bilinen iki milyon üstünde kimyasal maddenin, nüfus artışı ile beraber tüketimi de artmaktadır. İlaç, farmasötik preparatlar, tarımda kullanılan gübre ve pestisitler, besin endüstrisinde kullanılan katkı maddeleri, besin kapları ve ambalaj maddeleri, çeşitli amaçlarla üretilen plastik maddeler, savaş aracı olarak kullanılan organik maddeler, organik metal bileşikleri, nükleer kimya endüstrisine dayanan kimyasal maddelerin sentezi ve üretimi sırasında çalışanlar çok çeşitli kimyasal maddelere maruz kalmaktadırlar. İşte endüstriyel toksikoloji, endüstri işçilerinin bu toksik maddelerle güvenli koşullarda çalışmasını sağlamayı amaç edinmiştir. Bunun için de endüstride kullanılan her türlü kimyasal maddelerin akut toksisiteleri, kronik toksisiteleri ve özel toksik etkilerini saptayarak, kimyasal maddeleri zararlılık (toksisite) derecesine göre değerlendirir. Uzun süre maruz kalmada zararsız olabilecek en yüksek konsantrasyonu (MAK) veya eşit limit değeri (TLV) saptar. Bu çalışmalar sonucu böylece "endüstriyel hijyen standartları" geliştirilmiş olur. Çeşitli amaçlarla kullanılan bu kimyasal maddeler bir taraftan mesleksel olarak fabrikalarda çalışanlar için zararlı olabilirken, diğer taraftan gerek endüstri atıkları ve gerekse endüstri dışında kullanımları sonucu havayı, suyu, toprağı, besinlerimizi kirleterek tüm canlılar "biyoekosıstem" ve cansızlar için zararlı olmaktadırlar. Evlerde kullanılan temizlik maddeleri, tarımda kullanılan gübre ve ilaçlar başlıca su ve tporağı kirletirken; endüstri ve konut bacalarından, egzos borularından çıkan yanma ürünleri de havayı kirletmektedirler. İşte çevre toksikolojisi, çevrede bulunan bu kirleticilerin toksisitelerini, toksik etkileşimlerini inceleyerek; hava, su, toprak ve besinlerdeki MAK veya TLV değerlerini belirleyerek halk sağlığını korumaya yardımcı olmaktadır. Çevre toksikolojisi, canlı organizmalar ile çevresi arasındaki ilişkileri inceleyen ekolojinin (çevrebilim) bir dalı olarak düşünülebilir. Böylece de boyutları açısından çok geniş olduğu kolayca anlaşılabilir. Forensik ve Klinik toksikoloji ise, Orfila ile başlamış olup toksikolojinin en eski dallarmdandır. Kimyasal maddelerin insanlar üzerindeki zararlı etkilerinin teşhis ve tedavileri ile uğraşır, zehirlenmeleri adli tıp açısından inceler. Zehirlenmenin, hukuksal açıdan değerlendirilmesinde, maruz kalman kimyasal maddenin "neden-etki" ilişkisinin saptanması önemlidir. Bu ise biyolojik materyalden (kan, idrar, doku ve organlar) alınan örnekteki toksik maddenin miktarını saptamak, bulunan miktarın ise "doz-etki" açısından yorumunu yapmaktır. Bu nedenle forensik toksikolojinin, analitik toksikoloji ile çok yakın ilişkisi vardır. Forensik toksikoloji gerek kazaen ve gerekse kasıtlı zehirlen- 8

17 meleri içermektedir. Böylece de kimyasal maddelerle zehirlenme sonucu oluşan ölüm olaylarını, zehirlenmelerde etkin olan kimyasal maddelerin istatistiksel değerlendirilmesindeki en önemli dokümanı oluşturur.klinik toksikoloji ise bugün forensik toksikolojiden ayrı olarak çalışmaktadır. Analitik toksikoloji (kimyasal toksikoloji de denir), zehirlerin biyolojik materyalden izolasyonları, tanımları, nitel ve nicel a alizleri için gerekli yöntemleri araştırır, geliştirir. Genel olarak toksik maddeler analizinin yapıldığı biyolojik ortam içinde çok az miktarda olduğu için kullanılan mikro yöntemlerin duyarlı, güvenilir ve tekrarlanabilir olması gerekir. Bunun için de analit'k toks'koloğun analitik kimya yöntemlerini çok iyi bilmesi ve kullanması gerekir. Analitik toksikolojinin geliştirdiği yöntemler, toksikolojinin diğer dalları tarafından kullanılır. Ekonomik toksikoloji, kimyasal maddelerin biyolojik dokulardaki seçici etkilerinden yararlanarak ilaçların, besin maddelerinin ve pestisitlerin geliştirilmesini konu almıştır. Birçok doğal ve sentetik kimyasal maddeler, insanlara zararlı olmadan hastalık etkenleri olan mikroorganizmalara (bakteri, virüs ve parazitler) selektif (seçici) olarak toksik etki göstererek öldürürler. Diğer taraftan tarımda kullanılan kimyasal maddeler (pestisitler) besin olarak kullandığımız bitkilere zarar veren yabancı otları, mikroorganizmaları (bakteri, küf gibi), böcekleri, kemiricileri yok ederler. Besinlerimizi korumak için kullanılan koruyucu maddelerin de aynı şekilde yabancı organizmaları yok ederken diğer taraftan onu kullanan canlıya zarar vermemesi istenir, işte burada "belirli bir tür, doku, organ veya hücreye" toksik olma özelliği olan seçici toksisite deyimi ortaya çıkmaktadır. Daha ilerde geniş olarak inceleyeceğimiz seçici toksisite, ekonomik zehirler olarak da isimlendirilen pestisitler, ilaçlar ve besin katkı maddelerinin geliştirilmesinde kullanılmaktadır. Böylece ekonomik toksikoloji bir biyolojik sisteme (hücre, doku, organ veya tür olabilir) zararlı iken diğerine yararlı olan kimyasal maddeleri konu almıştır. Bu maddelerin her iki sistemde de toksik etki mekanizmalarını, zararlı etkilerinin hangi koşullarda ortaya çıktığını ve seçici etkinin düzenli olması için gerekli kimyasal ve biyolojik faktörleri araştırır. Son yıllarda toksikoloji içinde biyokimyasal toksikoloji bir alt dal olarak ortaya çıkmıştır. Tüm toksikoloji bölümlerinin temelini oluşturan biyokimyasal toksikoloji, toksik maddelerin canlı organizma ile moleküler düzeyde etkileşmesini inceler. Organizmadaki toksik olayların

18 etki mekanizmalarının açıklanması ekonomik zehirlerin geliştirilmesinde, zehirlenmelerin tedavisinde -antidotların geliştirilmesi-, toksik maddelerin analizleri için gereklidir. İşte biyokimyasal toksikoloji ksenobiyotiklerin organizmada uğradıkları değişimleri (absorbsiyon, dağılım, metabolizma ve atılımı) moleküler düzeyde inceler. Kimyasal maddelerin canlılar üzerinde neden olduğu tepkiler ise davranış toksikoloji si adı altında yeni bir bilim dalının konusu haline gelmektedir. Toksikoloji ve Yasa Zamanımızda toksikolojide ilginç bir gelişme de hukuksal toksikoloji kavramının ortaya çıkması ile olmuştur. Toksikoloji ayrı bir disiplin haline geldiği zaman, şimdi olduğu gibi sayısız kanun adamlarını ve politikacıları da gerek ulusal düzeyde ve gerekse uluslararası düzeyde ilgilendireceği şüphesiz akla gelmemişti. Kimyasal maddelerin gittikçe artan miktarda üretilmesi ve kullanılması sonucu ortaya çıkan "toksikolojik olaylar" karşısında toplum ve çevreyi üreticilere karşı yasal koruma zorunluğu ortaya çıkmıştır. Bu toksikolojik olaylardan, vinil klorürün (polivinilklorürün monomeri) işçilerde kansere neden olabileceği, asbestin sadece işçilere değil aile bireylerine de zararlı olabileceği, fluorlu hidrokarbonlu aerosollerin atmosferdeki ozon tabakası dengesini bozarak açlığa yol açabileceği, denizlerin petrol artıkları ve diğer kimyasal maddelerle kirlenerek deniz canlılarına zararlı olmaları ancak birkaç tanesidir. İşte hukuksal toksikoloji şeklinde gelişen bilim dalı, topluma, canlılara ve tüm çevreye zarar veren kimyasal maddelerin zararlı etkilerini önlemek için yasal hükümlerin ve önlemlerin getirilmesi ile ilgilenir. Bu konu ise üreticileri ve tüketicileri ekonomik ve sağlık açısından ilgilendirdiği kadar, hukuksal açıdan hükümetleri, yerel yönetimleri de ilgilendirmektedir. Böylece su ve hava temizliğini sağlayan yasalar; besin katkı maddeleri tüzüğü; denizlerin korunması gibi çok çeşitli yasal hükümlerin hazırlanmasında, asıl konusu olan toksikoloğun da görev alması zorunluğu ortaya çıkmaktadır. Yasal hükümler düzenlenirken, toksikoloğun o kimyasal madde ile ilgili tüm toksikolojik bilgiyi vermesi ve kullanılması ile ortaya çıkabilecek zararlı riskleri ortaya koyarak, en yetkili kişi olarak görüşlerini ileri sürmesi gerekmektedir. Toksikoloğun Görevi Yukarıda uğraş alanları hakkında genel bilgi verdiğimiz toksikoloji bilimi ile uğraşan toksikolog özellikle kimyasal maddelerin zararlı 10

19 etkilerini incelemek ve bu zararların ortaya çıkma olasılıklarını değerlendirme açısından yetişmelidir. Bu bakımdan toksikoloğun görevlerini, kimyasal maddelerin: 1) Akut, kronik ve özel toksisitelerini araştırmak, 2) Canlı organizmada toksik etki mekanizmalarını araştırmak, 3) Elde edilen toksikolojik verilere göre o kimyasal maddenin kullanılmak üzere piyasaya sürülüp sürülmeyeceğine karar vermek şeklinde üç bölümde toplayabiliriz. Böylece toksikolog kimya endüstrisinde üretilen maddelerin, pestisitlerin, besin katkı maddeleri gibi çeşitli kimyasal maddelerin toksisitelerini sadece insan için değil, balık, kuş, bitki gibi tüm canlılar için değerlendirerek ekolojik sistemin dengesi üzerinde oluşabilecek zararlı etkileri de önceden tanımlayabilmelidir. Diğer taraftan kimyasal maddelerin canlı organizmadaki toksik etki mekanizmalarını makro ve moleküler düzeyde araştırmalıdır. Bu bakımdan fizyoloji ve biyokimyayı çok iyi bilmelidir. Toksikolog ilaç ve kimyasal maddelerin güvenilir şekilde kullanılmaları, zehirlenmelerde rasyonel ve sistemik tedavi için gerekli araştırmaları yapmalıdır. Toksikolojinin uygulama alanları olan analitik toksikoloji, klinik ve forensik toksikoloji alanında çalışan toksikologlar ise zehirlenme olaylarında, toksik maddeyi izole ederek kimyasal analizini yapmalıdır. Bunun için hem iyi bir analitik kimya bilgisi olmalı ve hem de iyi bir toksikolog olarak kimyasal maddelerin özellikleri ve toksisiteleri, metabolizmaları hakkında temel bilgisi olmalıdır. Böylece analiz sonucunu yorumlayabilir ve tedavi açısından doktora, adli tıp açısından da hukuka yardım etmiş olur. ZEHÎR Toksikolojinin konusu olan zehir, toksikan veya toksik madde kavramı da toksikolojinin tarihi ile birlikte gelişmiştir. Çok genel olarak, zehirin "biyolojik bir sistemin fonksiyonlarını bozarak zararlı olan veya ölüme yol açan herhangi bir etken olarak" tanımlanması yeterli değildir. Herşeyden önce kimyasal bir maddenin toksik (zehirli) olması, organizmaya giren miktarına yani dozuna bağlıdır. Daha XV. yüzyılda Isveç'li bilgin ve "Iatrokimyanın babası" olarak bilinen Paracelsus ( ): "Her madde zehirdir, zehir olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak zehirle devayı (ilacı) ayıran onun doğru dozudur" şeklinde bunun önemini açıklamıştır. Kimyasal maddelerin, canlı organizmada zararlı etkilerini göstererek ölüme neden olan miktarları "dozları" çok geniş bir sınır içine yayılmıştır. Örneğin, organik fosforlu bir insektisit olan malationun insan-

20 lar için öldürücü dozu (MLD: Minimal letal dozu) 60 gram iken, aynı sınıftan olan metil paration için bu değer 100 miligramdır. Bu farklılık ayrı sınıf kimyasal maddeler için daha da geniş bir spektrum gösterir ve gram ile mikrogram düzeyi arasında değişir. Endüstride ve pratik amaçla zehirler hayvanlardaki LD 50 (kimyasal maddenin deney hayvanlarının % 50'sini öldüren miktar) ve toksisitelerine göre sınıflandırılabilir (Tablo 1). Ayrıca bu tabloda, insan için muhtemel ölüm dozu da verilmiştir. Tablo 1-Toksik Maddelerin Letal Dozlarına Göre Sınıflandırılmaları Letal doz Toksisite derecesi Hayvanlarda LD so ( k S başı na ) Yetişkin insanda (70 kg) 1. Hemen hemen toksik değil 2. Az toksik 3. Orta derecede toksik 4. Çok toksik 5. Şiddetli toksik 6. Son derece toksik > 15 g 5-15 g g mg 5-50 mg 5 mg 5 su bardağı dolusu su bardağı dolusu 2 çorba kaşığı dolusu- 2 su bardağı 2 çay kaşığı dolusu- 2 çorba kaşığı 7 damla-1 çay kaşığı Bir yudumluk (7 damladan az) Not: (1 su bardağı: 200 mi, 1 çorba kaşığı: 15 mi, 1 çay kaşığı: 5 mi kabul edilmiştir). Bu sınıflandırma kalitatif olmakla beraber, kimyasal bir maddenin toksisite derecesi hakkında pratik bir bilgi vermesi açısından önemlidir. Kimyasal bir maddenin toksik dozu, ilaç ile zehir kavramını farklandırmada da önemlidir. Fizyolojik bozuklukları düzeltmek, yani hastalıkları tedavi için kullanılan ilaç ancak belirli bir dozda (tedavi dozu: dosis therapeutica) verildiği zaman beklenen biyolojik etkiyi gösterir. Ancak bu dozun üstüne çıkıldığında, toksik etkinin görüldüğü doz düzeyinde öldürücü etki (letal doz) gösterir. İlaçların güvenilir bir şekilde kullanılmasında bu iki doz arasındaki ilişkinin önemine ilerde değinilecektir. Her ilaç belirli koşullarda -toksik etki- gösterdiği halde, her kimyasal (toksik) maddenin ilaç olamayacağı durumu da ilaç ile zehir arasındaki nitel farkı gösterir. 12

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği 9.Hafta ( 10-14 / 11 / 2014 ) 1.)İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ 2.) İLAÇLARIN VERİLİŞ YOLLARI VE ETKİSİNİ DEĞİŞTİREN FAKTÖRLER Slayt No : 13 1.2)) İLAÇLARIN VÜCUTTAKİ ETKİSİ

Detaylı

KLİNİK TOKSİKOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖNEMİ. Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

KLİNİK TOKSİKOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖNEMİ. Prof. Dr. Arzu Denizbaşı KLİNİK TOKSİKOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖNEMİ Prof. Dr. Arzu Denizbaşı Tanım Toxicon = Zehir Logos =Bilgi Sizde iki kolay dersle bir toksikolog olabilirsiniz. Ancak bu derslerin her biri 10 yıldır. Arnold Lehman,1955

Detaylı

İÇİNDEKiLER. Önsöz...,... v BÖLÜM I. TOKSiKOLOJi'YE GiRiŞ

İÇİNDEKiLER. Önsöz...,... v BÖLÜM I. TOKSiKOLOJi'YE GiRiŞ İÇİNDEKiLER Önsöz...,... v BÖLÜM I TOKSiKOLOJi'YE GiRiŞ 1. 1.1 1.2 1.3 1.4 1.5 1.6 2. 2.1 2.2 2.3 3. 3.1 3.2 3.3 3.4 3.5 Toksikoloji de Temel Kavramlar...2 Toksikoloji'nin alt birimleri...2 Zehir ve Toksik

Detaylı

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü,

İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, TOZ İşyerlerinde çalışanlarımızın sağlığını olumsuz yönde tehdit eden, üretimi etkileyen ve İşletmeye zarar veren toz, gaz, duman, buhar, sis, gürültü, Termal Konfor gibi unsurlardan biriside Tozdur. Organik

Detaylı

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.-

1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- 1-GİRİ 1.1- BİYOKİMYANIN TANIMI VE KONUSU.- Biyokimya sözcüğü biyolojik kimya (=yaşam kimyası) teriminin kısaltılmış şeklidir. Daha eskilerde, fizyolojik kimya terimi kullanılmıştır. Gerçekten de Biyokimya

Detaylı

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri

İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri İlaçların Etkilerini Değiştiren Faktörler, ve İlaç Etkileşimleri Prof. Dr. Öner Süzer Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Farmakoloji ve Klinik Farmakoloji Anabilim Dalı www.onersuzer.com Son güncelleme: 10.03.2009

Detaylı

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile

Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile Dünya nüfusunun hızla artması sonucu ortaya çıkan dünyanın artan besin ihtiyacını karşılamak ve birim alandan daha fazla ürün almak amacı ile uygulanan kültürel önlemlerden biri de tarım ilacı uygulamalarıdır.

Detaylı

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KLİNİK TOKSİKOLOJİ

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KLİNİK TOKSİKOLOJİ DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KLİNİK TOKSİKOLOJİ Yeşim Tunçok DEÜTF Farmakoloji Anabilim Dalı, Klinik Toksikoloji Bilim Dalı İlaç ve Zehir Danışma Merkezi, İzmir Klinik Toksikoloji Zehirlenmelerin önlenmesi, tanısı,

Detaylı

İ Ç İ NDEKİ LER. Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1. Fiziksel Kimya ile İlgili Temel Kavramlar 52.

İ Ç İ NDEKİ LER. Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1. Fiziksel Kimya ile İlgili Temel Kavramlar 52. İ Ç İ NDEKİ LER Ön Söz xiii K I S I M 1 Çevre Mühendisliği ve Bilimi İçin Kimyanın Temel Kavramları 1 BÖLÜM 1 Giriş 3 1.1 Su 4 1.2 Atık Sular ve Su Kirliliği Kontrolü 5 1.3 Endüstriyel ve Tehlikeli Atıklar

Detaylı

Lisans ve Lisanüstü Düzeyde Klinik Toksikoloji Eğitimi: Dokuz Eylül Üniversitesi Örneği

Lisans ve Lisanüstü Düzeyde Klinik Toksikoloji Eğitimi: Dokuz Eylül Üniversitesi Örneği Lisans ve Lisanüstü Düzeyde Klinik Toksikoloji Eğitimi: Dokuz Eylül Üniversitesi Örneği Dr. Yeşim Tunçok Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Klinik Toksikoloji Bilim Dalı,

Detaylı

Yeni Nesil Optik ve Elektronik Malzemeler: Tasarım Sentez ve Uygulamalar

Yeni Nesil Optik ve Elektronik Malzemeler: Tasarım Sentez ve Uygulamalar Yeni esil Optik ve Elektronik Malzemeler: Tasarım Sentez ve Uygulamalar Dr FATİH ALGI falgi@comu.edu.tr Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Organik Malzeme Laboratuvarı (LOM) 25.01-02.02.2014 1 Sensör

Detaylı

3 )Peroksitlerle deney yapılırken aşağıdakilerden hangisi yapılmamalıdır?

3 )Peroksitlerle deney yapılırken aşağıdakilerden hangisi yapılmamalıdır? 1)Aşağıdakilerden hangisi kuvvetli patlayıcılar sınıfına girer? Dumansız barut Kibrit Roket yakıtı Havai fişek Dinamit** 2) Yanıcı sıvıları parlayıcı sıvılardan ayıran en önemli fark aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. METABOLİZMA ve ENZİMLER METABOLİZMA Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir. A. ÖZÜMLEME (ANABOLİZMA) Metabolizmanın yapım reaksiyonlarıdır. Bu tür olaylara

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta Verimi Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Detaylı

Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen

Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen Öğretim Üyeleri İçin Ön Söz Öğrenciler İçin Ön Söz Teşekkürler Yazar Hakkında Çevirenler Çeviri Editöründen ix xiii xv xvii xix xxi 1. Çevre Kimyasına Giriş 3 1.1. Çevre Kimyasına Genel Bakış ve Önemi

Detaylı

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir?

KALINTILARI. Pestisit nedir? GIDALARDAKİ PESTİSİT KALINTILARI 1. pestisit kalınt kaynağı. güvenilirmidir. ? Güvenilirlik nasıl l belirlenir? Tükettiğimiz imiz gıdalarg daların n güvenilirlig venilirliği i hayati derecede önemlidir KALINTILARI Dr. K.Necdet Öngen Gıdalarımızdaki pestisit kalıntıları konusunda neyi ne kadar biliyoruz? Tükettiğimiz

Detaylı

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ

FEN ve TEKNOLOJİ / GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ. GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ GENETİK MÜHENDİSLİĞİ ve BİYOTEKNOLOJİ 1 Genetik mühendisliği canlıların kalıtsal özelliklerinin değiştirilerek onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim dalıdır. Genetik mühendisleri

Detaylı

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ)

I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3 KREDİ) T.C. İSTANBUL BİLİM ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BİYOKİMYA ANABİLİM DALI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2014-2015 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DERS İÇERİKLERİ I. YARIYIL TEMEL BİYOKİMYA I (B 601 TEORİK 3, 3

Detaylı

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... III 1: DİYABET...1 Diabetes insipedius...2 Diabetes mellitus...2 Diyabetin Etkileri...3 Belirtiler...4 Nedenler...4 Tedavi...4 Bitkilerin Rolü...5 Tıbbi Faydaları...6 2: KARACİĞER

Detaylı

Enjeksiyonluk Çözelti Veteriner Vitamin

Enjeksiyonluk Çözelti Veteriner Vitamin Prospektüs Betakin sarı renkli, berrak çözelti olup, her ml'si 5 mg Thiamin HC1 (Vit. B,), 2 mg Riboflavin (Vit. B 2 ), 2 mg Pridoksin HC1 (Vit. B 6 ), 4 mcg Siyanokobalamin (Vit B] 2 ), 20 mg Niasin,

Detaylı

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst. VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR

VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI. Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR VETERİNER İLAÇ KALINTILARININ ÖNEMİ ve VETERİNER İLAÇ KALINTILARI TEST METOTLARI Beyza AVCI TÜBİTAK -ATAL 8-9 Ekim 2008 İZMİR KALINTI SORUNU? Hayvansal kökenli gıdalarda, hayvan hastalıklarının sağaltımı,

Detaylı

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ Karbonun önemi Hücrenin % 70-95ʼ i sudan ibaret olup, geri kalan kısmın çoğu karbon içeren bileşiklerdir. Canlılığı oluşturan organik bileşiklerde karbon atomuna

Detaylı

Doktora 6. Yarıyıl DERS KODU DERSLER TEO. UYG. KRD. AKTS Z/S. Doktora 8. Yarıyıl

Doktora 6. Yarıyıl DERS KODU DERSLER TEO. UYG. KRD. AKTS Z/S. Doktora 8. Yarıyıl AVRASYA ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ DOKTORA PROGRAMI DERSLERİ VE DERS İÇERİKLERİ Doktora 1. Yarıyıl ISGD 601 İş Sağlığı ve İş Hijyeni 3 2 3 Z ISGD 603 Meslek Hastalıkları

Detaylı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı TRAVMA Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı HEDEFLER Travmanın tarihçesi Travmanın tanımı Travma çeşitleri (Künt, Penetran, Blast,

Detaylı

LOGO. Doç. Dr. Esin SUZER. Prof. Dr. Aynur KONTAŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Kimyası Bölümü

LOGO. Doç. Dr. Esin SUZER. Prof. Dr. Aynur KONTAŞ. Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Kimyası Bölümü LOGO Doç. Dr. Esin SUZER Prof. Dr. Aynur KONTAŞ Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Deniz Kimyası Bölümü Deniz Kirliliği İnsan kaynaklı ya da doğal etkiler sonucu ortaya çıkan,

Detaylı

BİYOLOG TANIM. Canlı türlerinin tanımlanması, sınıflandırılması, yaşamı ve evrimini etkileyen koşullar üzerinde araştırma yapan kişidir.

BİYOLOG TANIM. Canlı türlerinin tanımlanması, sınıflandırılması, yaşamı ve evrimini etkileyen koşullar üzerinde araştırma yapan kişidir. TANIM Canlı türlerinin tanımlanması, sınıflandırılması, yaşamı ve evrimini etkileyen koşullar üzerinde araştırma yapan kişidir. A- GÖREVLER Biyologların görevleri araştırmacı ve uygulamacı olmalarına göre

Detaylı

KİMYA BAKLAGİLLERİN AYÇİÇEK YAĞINA ETKİSİNİN SIVI DETERJANLA KIYASLANMASI GRUP PAK

KİMYA BAKLAGİLLERİN AYÇİÇEK YAĞINA ETKİSİNİN SIVI DETERJANLA KIYASLANMASI GRUP PAK YİBO Öğretmenleri (Fen ve Teknoloji-Fizik, Kimya, Biyoloji- ve Matematik) Proje Danışmanlığı Eğitimi Çalıştayı (2010-2) KİMYA BAKLAGİLLERİN AYÇİÇEK YAĞINA ETKİSİNİN SIVI DETERJANLA KIYASLANMASI GRUP PAK

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Uygulama şekli: Az miktarda su ile seyreltilerek ya da seyreltilmeden yutulmaksızın gargara yapılır.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. Uygulama şekli: Az miktarda su ile seyreltilerek ya da seyreltilmeden yutulmaksızın gargara yapılır. KISA ÜRÜN BİLGİSİ 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI: DİCLORAL gargara 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Her 1 ml 0,74 mg diklofenak (serbest asit şeklinde) içerir. Yardımcı madde(ler): Yardımcı

Detaylı

BİTKİLERDEN İLACA GİDERKEN TEMEL VE KLİNİK FARMAKOLOJİ

BİTKİLERDEN İLACA GİDERKEN TEMEL VE KLİNİK FARMAKOLOJİ BİTKİLERDEN İLACA GİDERKEN TEMEL VE KLİNİK FARMAKOLOJİ ITAM Projesi II Toplantısı Tıbbi bitkilerden ilaca giden yol Bezmialem Vakıf Üniversitesi 31 Mayıs 2013 Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu NEDEN ARAŞTIRMA

Detaylı

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU Sayfa 1/6 ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU Düzenlenme tarihi: 05.10.2009 1 Ürün ve firma tanıtımı Ürün adı: SEWER LINE Biyolojik Atık Su Arıtma Sistemleri İçin Ön Arıtma ve Koku Giderme Ürünün uygulama alanı:

Detaylı

Çevremizdeki Kimyasal Maddeler

Çevremizdeki Kimyasal Maddeler Çevremizdeki Kimyasal Maddeler Ana Tema Önerilen Süre Kazanımlar Öğrenciye Kazandırılacak Beceriler Yöntem ve Teknikler Araç ve Gereçler Kimyasal maddeler, çevreyi ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilir.

Detaylı

İçindekiler VII. Ön söz Çeviri editörünün ön sözü Teşekkür XV XIX XXI. I. Kısım Su teminine giriş

İçindekiler VII. Ön söz Çeviri editörünün ön sözü Teşekkür XV XIX XXI. I. Kısım Su teminine giriş Ön söz Çeviri editörünün ön sözü Teşekkür XV XIX XXI I. Kısım Su teminine giriş 1 Su sektörü 3 1.1 Giriş 3 1.2 Su tüketimi 3 1.3 Kabul edilebilir su kalitesi 7 1.4 Su sektörü hizmetleri 10 1.5 Su koruma

Detaylı

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti

Minavit Enjeksiyonluk Çözelti Prospektüs ; berrak sarı renkli çözelti olup her ml'si 500.000 IU Vitamin A, 75.000 IU Vitamin D 3 ve 50 mg Vitamin E içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ uygun farmasötik şekli, içerdiği A, D 3 ve E vitamin

Detaylı

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER

HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER HİDROJEN PEROKSİT, SAÇ BOYALARI ve KANSER A)HİDROJEN PEROKSİT Hidrojen peroksit; ısı, kontaminasyon ve sürtünme ile yanıcı özellik gösteren, renksiz ve hafif keskin kokuya sahip olan bir kimyasaldır ve

Detaylı

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX! Özel Formülasyon DAHA İYİ Yumurta verimi Kabuk kalitesi Civciv kalitesi Döllülük Çıkım oranı Karaciğer sağlığı Bağırsak sağlığı Bağışıklık Karlılık DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA

Detaylı

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir.

EVDE KİMYA SABUN. Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. EVDE KİMYA SABUN Yağ asitlerinin Na ve ya K tuzuna sabun denir. Çok eski çağlardan beri kullanılan en önemli temizlik maddeleridir. CH 3(CH 2) 16 COONa: Sodyum stearat (Beyaz Sabun) CH 3(CH 2) 16 COOK:

Detaylı

Tıp Tarihine Yaklaşım

Tıp Tarihine Yaklaşım Tıp Tarihine Yaklaşım Avcılık-Toplayıcılık Aşaması Mezopotamya Uygarlıklarında Tıp Eski Mısır Tıbbı Çin Tıbbı Eski Hint Tıbbı Yunan Tıbbı Modern Dönem (Batı) Tıbbı Avcılık-Toplayıcılık Aşaması Bütün gün

Detaylı

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi? ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE FARMAKODİNAMİK FARKLILIKLAR 17.12.2004 ANKARA Prof.Dr. Aydın Erenmemişoğlu ÇOCUKLARDA İLAÇ KULLANIMINDA FARMAKOKİNETİK VE 2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru

Detaylı

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur..

Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. Can boğazdan gelir.. Deveyi yardan uçuran bir tutam ottur.. 1 BESLENME BİLİMİ 2 Yaşamımız süresince yaklaşık 60 ton besin tüketiyoruz. Besinler sağlığımız ve canlılığımızın devamını sağlar. Sağlıklı bir

Detaylı

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması Pestisit; herhangi bir istenmeyen canlının (zararlı organizma), yayılmasını engelleyen, uzaklaştıran ya da ondan koruyan her türlü bileşik ya da bileşikler karışımıdır. Tarımda pestisitler, zararlı organizmaları

Detaylı

Genellikle 1-3 günlük tedavi yeterlidir. Romatizma tedavilerinde en az bir hafta uygulanır.

Genellikle 1-3 günlük tedavi yeterlidir. Romatizma tedavilerinde en az bir hafta uygulanır. Prospektüs FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ Metamizol steroid olmayan yangı giderici bir pyrazolone'dur. Analjezik, antiinflamatuar ve antipiretik etkilere sahiptir. Narkotik olmayan analjezikler grubuna girer.

Detaylı

Kalıcı Organik Kirleticiler ve Stockholm (KOK) Sözleşmesi

Kalıcı Organik Kirleticiler ve Stockholm (KOK) Sözleşmesi Kalıcı Organik Kirleticiler ve Stockholm (KOK) Sözleşmesi Kalıcı Organik Kirleticilerin (KOK) özellikleri nelerdir? -Zehirlidirler. - Çevrede kolayca yok olmazlar. -Besin zincirinde birikirler - Hava,

Detaylı

Hastanelerde Su Kullanımı. M.Ali SÜNGÜ Amerikan Hastanesi Bakım ve Onarım Müdürü alis@amerikanhastanesi.org

Hastanelerde Su Kullanımı. M.Ali SÜNGÜ Amerikan Hastanesi Bakım ve Onarım Müdürü alis@amerikanhastanesi.org Hastanelerde Su Kullanımı M.Ali SÜNGÜ Amerikan Hastanesi Bakım ve Onarım Müdürü alis@amerikanhastanesi.org Bir Çin atasözü der ki; Suyu içmeden önce, kaynağını öğren Hastanelerde infeksiyon kaynaklarını

Detaylı

Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri

Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri Environment International Hava Kirliliği ve Sağlık Etkileri Hoş Geldiniz 23 Temmuz 2010 Wim van Doorn TEMĠZ HAVA NEDĠR? Temiz hava bileşimi Azot Oksijen Su buharı Diğer kirleticiler Karbon dioksit Organik

Detaylı

Kimyasal savaş nedir?

Kimyasal savaş nedir? KİMYASAL SAVAŞ Kimyasal savaş nedir? Tarımsal savaş; zararlı popülasyonlarını ekonomik zarar eşiği altında tutmak amacıyla kimyasal bileşiklerin kullanıldığı tarımsal savaş yönetimidir. Tarihçesi M.Ö 12.

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Bütünleme Sınav Tarihleri ANESTEZİ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Bütünleme Sınav Tarihleri ANESTEZİ ANESTEZİ Yabancı Sistem Hastalıkları Klinik Anestezi-II Reanimasyon-II Meslek Etiği Biyoteknoloji Girişimcilik II Anestezi Cihaz ve Ekipmanları Anestezi Uygulama-II Enfeksiyonların Önlenmesinde Prensipler

Detaylı

KİMYA haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 36 ders saati (18 haftada gerçekleştirilir)

KİMYA haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 36 ders saati (18 haftada gerçekleştirilir) 1 KİMYA haftalık ders sayısı 2, yıllık toplam 36 ders saati (18 haftada gerçekleştirilir) GİRİŞ Sekizinci sınıf Kimya dersi yedinci sınıf Kimya dersinin devamıdır. Sekizinci sınıfta gerçekleştirilmesi

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Final Sınav Tarihleri ANESTEZİ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Final Sınav Tarihleri ANESTEZİ ANESTEZİ Yabancı Sistem Hastalıkları Klinik Anestezi-II Reanimasyon-II Meslek Etiği Biyoteknoloji Girişimcilik II Anestezi Cihaz ve Ekipmanları Anestezi Uygulama-II Enfeksiyonların Önlenmesinde Prensipler

Detaylı

1. KİMYASAL ANALİZLER

1. KİMYASAL ANALİZLER 1. KİMYASAL ANALİZLER HPLC VE LC-MS/MS CİHAZLARI İLE YAPILAN ANALİZLER SORBAT TAYİNİ BENZOAT TAYİNİ KAFEİN TAYİNİ HMF TAYİNİ SUDAN TÜREVLERİ TAYİNİ VANİLİN TAYİNİ GLUKOZ, FRUKTOZ VE SUKROZ TAYİNİ SAPONİN

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

00220 Gıda Biyokimyası

00220 Gıda Biyokimyası 00220 Gıda Biyokimyası Hazırlayan: Doç.Gökhan DURMAZ 00220 Gıda Biyokimyası-Şubat 2013 1 Bu notların hazırlanmasında aşağıdaki eserlerden yararlanılmıştır; Biyokimya, Engin Gözükara, Nobel Tip Kitabevi,

Detaylı

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL

Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI DÜZENLEMEK İÇİN PRONEL Rumen Kondisyoneri DAHA İYİ Protein Değerlendirilmesi Enerji Kullanımı Süt Kalitesi Karaciğer Fonksiyonları Döl Verimi Karlılık BY-PASS PROTEİN ÜRETİMİNİ VE ENERJİ ÇEVRİMİNİ ARTTIRMAK, RUMEN METABOLİZMASINI

Detaylı

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları

Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hedefe Spesifik Beslenme Katkıları Hayvan Beslemede Vitamin ve Minerallerin Önemi Vitaminler, çiftlik hayvanlarının, büyümesi, gelişmesi, üremesi, kısaca yaşaması ve verim vermesi için gerekli metabolik

Detaylı

DİOKSİNLER VE BUNLARIN İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

DİOKSİNLER VE BUNLARIN İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ DİOKSİNLER VE BUNLARIN İNSAN SAĞLIĞI ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ Mustafa Cüneyt Gezen MEng, DGSA, CIH, ATEX 137 mustafacuneyt.gezen@uskudar.edu.tr 1 Bütün maddeler zehirdir. Zehirsiz hiçbir şey yoktur. Şifa ile

Detaylı

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR?

KEMOTERAPİ NASIL İŞLEV GÖRÜR? KEMOTERAPİ NEDİR? Kanser hücrelerini tahrip eden kanser ilaçları kullanılarak yapılan tedaviye kemoterapi denir. Bu tedavilerde kullanılan ilaçlara antikanser ilaçlar da denir. Kanserin türüne göre kemoterapinin

Detaylı

BEDEN EĞĠTĠMĠ VE SPOR

BEDEN EĞĠTĠMĠ VE SPOR BEDEN EĞĠTĠMĠ VE SPOR YÜKSEK OKULU Müdür: Doç. Dr. ġahin Ahmedov - sahmedov@neu.edu.tr Yüksek Lisans Programları Program Yürütücüsü Telefon e-mail Beden Eğitimi ve Spor Anabilim D. Doç. Dr. Cevdet Tınazcı

Detaylı

GÜVENLİK BİLGİ FORMU

GÜVENLİK BİLGİ FORMU Sayfa 1 nin 5 BÖLÜM 1: Maddenin/karışımın ve şirketin/dağıtıcının kimliği 1.1. Madde/Karışımın kimliği Ürünün ticari ismi MOBILGEAR 600 XP 460 ExxonMobile MOBILGEAR 634 ExxonMobile Kısaltma: 555325; 1004542

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Bütünleme Sınav Tarihleri ANESTEZİ

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ Van Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu 2014-2015 Bütünleme Sınav Tarihleri ANESTEZİ YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ANESTEZİ 08.00-08.50 Sistem Hastalıkları MYHST 120 Klinik Anestezi-II Anestezi Cihaz ve Ekipmanları Sınıfların Reanimasyon-II Biyoteknoloji Anestezi Uygulama-II Girişimcilik II

Detaylı

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ)

TOPRAK TOPRAK TEKSTÜRÜ (BÜNYESİ) TOPRAK Toprak esas itibarı ile uzun yılların ürünü olan, kayaların ve organik maddelerin türlü çaptaki ayrışma ürünlerinden meydana gelen, içinde geniş bir canlılar âlemini barındırarak bitkilere durak

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. %0.9 NaCI, hacim tamamlayıcı olarak kullanılmaktadır.

KULLANMA TALİMATI. %0.9 NaCI, hacim tamamlayıcı olarak kullanılmaktadır. KULLANMA TALİMATI MON.NaF ( 18 F) 250 MBq /ml i.v. enjeksiyonluk çözelti içeren flakon Damar içine uygulanır. Çözeltinin 1ml si kalibrasyon tarih ve saatinde 250 MBq (20,3 mci) /ml Sodyum florür ( 18 F)

Detaylı

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H 2.Radyoaktif izotoplar biyologları için önemlidir? Aşağıda radyoakif maddelerin kullanıldığı alanlar sıralanmıştır.bunlarla

Detaylı

Termal Sular ve Cildimiz

Termal Sular ve Cildimiz Termal Sular ve Cildimiz Termal su nedir? Termal su, doğal mineral içeriklere ve iyileştirici etkilere sahiptir. Tedavi amaçlı kullanıma uygundur. Birçok karakteristik özelliği sayesinde, sağlık alanında

Detaylı

HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE. Çabamız topraklarımız için. www.letafet.co

HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE. Çabamız topraklarımız için. www.letafet.co HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN ORGANİK GÜBRE Çabamız topraklarımız için www.letafet.co LETAMİN BASE HAYVANSAL KAYNAKLI AMİNO ASİT İÇEREN SIVI ORGANİK GÜBRE Letafet Uluslararası Pazarlama Gıda Satış

Detaylı

HİJYEN VE SANİTASYON

HİJYEN VE SANİTASYON HİJYEN VE SANİTASYON TEMİZLİK+ HİJYEN= SANİTASYON Bulunduğumuz ortamda hastalık yapan mikroorganizmaların hastalık yapamayacak seviyede bulunma durumuna hijyen denir. Sağlıklı (temiz ve hijyenik) bir ortamın

Detaylı

: Telefon : +90 212 875 77 50 (3 hat) Fax : +90 212 875 08 22 web : www.anadolukimya.com e-mail : info@anadolukimya.com

: Telefon : +90 212 875 77 50 (3 hat) Fax : +90 212 875 08 22 web : www.anadolukimya.com e-mail : info@anadolukimya.com 1. ÜRÜN VE FİRMA TANIMI Sayfa : 1/5 Ticari İsmi Kullanım Alanı : : Endüstriyel Tekstil Baskı Uygulamaları Firma Adı : Anadolu Kimya San.Tic.Ltd.Şti. Firma Adresi : Akçaburgaz Mah. 109. Sokak No: 8-12 Esenyurt

Detaylı

ISO 22000 TEHLİKE VE RİSK ANALİZİ TALİMATI

ISO 22000 TEHLİKE VE RİSK ANALİZİ TALİMATI SAYFA NO 1/5 1. AMAÇ Bu talimatta; - ISO 22000 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi içerisinde işletmede muhtemel olan bütün tehlikelerin veya risklerin tespit edilmesi, - Mevcut tehlike ve/veya risklerin tanımlanması,

Detaylı

Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemleri

Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemleri Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemleri Nitrik Oksit Sentaz ve Nitrik Oksit Ölçüm Yöntemlerine Giriş Doç. Dr. Bahar Tunçtan ME.Ü. Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Ab.D. ME.Ü. Tıp Fakültesi

Detaylı

GÜVENLİK BİLGİ FORMU DEMİR-3-KLORÜR SOLÜSYON GBF NO : 200-011 TARİH : EYLÜL 98 CAS NO: 7705-08-0 1-) KİMYASAL MADDE VEYA ÜRÜNÜN VE FİRMANIN TANIMI

GÜVENLİK BİLGİ FORMU DEMİR-3-KLORÜR SOLÜSYON GBF NO : 200-011 TARİH : EYLÜL 98 CAS NO: 7705-08-0 1-) KİMYASAL MADDE VEYA ÜRÜNÜN VE FİRMANIN TANIMI 1-) KİMYASAL MADDE VEYA ÜRÜNÜN VE FİRMANIN TANIMI Ürün adı : Demir-3-Klorür Solüsyon Formulü : FeCl 3 2-) KİMYASAL BİLEŞİMİ Maddenin kimyasal adı : Demir-3-klorür (FeCl 3 ) Sinonimleri : Demir (III) Klorür

Detaylı

TRILUBGREASE LX - MSG 692-460 801023

TRILUBGREASE LX - MSG 692-460 801023 Malzeme Güvenlik Bilgi Formu (MSDS) 1 - Madde / Müstahzar ve Şirket / İş Sahibinin Tanıtımı Ürün Adı : TRILUBGREASE LX - MSG 692-460 Artikel Numarası: Firma adı : Trilub Kimya İmalat San. ve Tic. Ltd.

Detaylı

GÜVENLİK BİLGİ FORMU

GÜVENLİK BİLGİ FORMU Sayfa 1 nin 5 BÖLÜM 1: Madde/Müstahzar Ve Şirket/İş Sahibinin Tanıtımı 1.1. Madde/Müstahzarın tanıtılması 1.2. Madde/Müstahzarın kullanımı Maddenin/Karışımın kullanımı Su Analizi 1.3. Şirket/İş sahibinin

Detaylı

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR?

KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? KALİTELİ SÜT NASIL ELDE EDİLİR? Prof. Dr. METİN ATAMER Dr. EBRU ŞENEL ANKARA ÜNİVERSİTESİ ZİRAAT FAKÜLTESİ SÜT TEKNOLOJİSİ BÖLÜMÜ Kaliteli süt üretimi için sağlanması gereken koşullar; Sağlıklı inek Özenli

Detaylı

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91/155/EC

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU 91/155/EC 91/155/EC ve ve Müstahzarlara İlişkin Güvenlik Bilgi Formlarının Hazırlanması ve Dağıtılması Hakkında Yönetmelik Yayın Tarihi 01/12/2012 1. Ürün ve Firma Tanıtımı Ürün Adı FAGOR KT-34 L Ürün Tanımı Sebze

Detaylı

Bileşenler Kons%w/w EEC No Cas No Tehlike işareti Tehlike sınıflandırması Bordo Bulamacı 74-8011-63-0 Xn,N R20,R41,R50/53 Dolgu maddesi 26 - - - -

Bileşenler Kons%w/w EEC No Cas No Tehlike işareti Tehlike sınıflandırması Bordo Bulamacı 74-8011-63-0 Xn,N R20,R41,R50/53 Dolgu maddesi 26 - - - - Sayfa 1 / 5 1. MADDE / MÜSTAHZAR VE ŞİRKET / İŞ SAHİBİNİN TANITIMI 1.1. Madde / Müstahzarın Tanıtılması: PESTİSİT 1.2. Madde / Müstahzarat Kullanımı: FUNGİSİT (MANTAR İLACI ) 1.3. Firmanın Tanıtımı: HEKTAŞ

Detaylı

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006

DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 DETERJAN VE DEZENFEKTANLAR Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi 2006 ÖNEMLİ! Gıdaları insanların sağlıklarını çok ciddi şekilde etkiler. Bu nedenle, gıda üreten kişilerin temizlik kurallarına uyması çok önemlidir.

Detaylı

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz

ÜRÜN BİLGİSİ. CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 1. ÜRÜN ADI ÜRÜN BİLGİSİ CLAVOMED FORTE 250 mg / 62,5 mg Oral Süspansiyon Hazırlamak İçin Kuru Toz 2. BİLEŞİM Etkin madde: Her 5 ml de; Amoksisilin Klavulanik asit 250.00 mg 62.5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR

Detaylı

Güvenlik Bilgi Formu EC Direktifi 91/155/EEC ye uygun Basım tarihi: 26.08.2003

Güvenlik Bilgi Formu EC Direktifi 91/155/EEC ye uygun Basım tarihi: 26.08.2003 Güvenlik Bilgi Formu Basım tarihi: 26.08.2003 1. Madde/preparat ve şirket/tedarikçi bilgileri Ürün bilgileri Ürün ismi: Ammonium buffer solution for complexometry (ammonium chloride/ammonia) ph = Şirket/tedarikçi

Detaylı

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU

ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU Sayfa 1/6 ÜRÜN GÜVENLİK BİLGİ FORMU Düzenlenme tarihi: 05.10.2009 1 Ürün ve firma tanıtımı Ürün adı: MAGIC STAR Yağ Tutucu ve Drenaj Hattı için Biyolojik Yağ Giderme Ürünü Ürünün uygulama alanı: Bıo Chem

Detaylı

ÜRÜN GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU

ÜRÜN GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU Sayfa 1/7 ÜRÜN GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU Düzenlenme tarihi: 26.09.2007 1 Ürün ve firma tanıtımı Ürün adı: DONA KLOR 90 Ürünün uygulama alanı: Havuz Kimyasalı Üretici/Tedarikçi:UKM Uğur Kimya Makina Bilgi merkezi:

Detaylı

HACCP. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi

HACCP. Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi HACCP Fırat ÖZEL, Gıda Mühendisi HACCP HACCP teriminin çıkış noktası Hazard Analysis Critical Control Points Kritik Kontrol Noktalarında Tehlike Analizi HACCP nedir? Gıda güvenliği ve tüketici sağlığı

Detaylı

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU

MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK ÖZKAN ŞAHİN U.Ü.KARACABEY MYO GIDA TEKNOLOJİSİ PROGRAMI/SÜT OPSİYONU MEMEDEN BARDAĞA AKAN DOĞALLIK Dünya nüfusundaki hızlı artış ile teknolojik gelişmeler insanları tarımsal

Detaylı

FİZYOLOJİ BİLİMİNE GİRİŞ

FİZYOLOJİ BİLİMİNE GİRİŞ FİZYOLOJİ BİLİMİNE GİRİŞ fizyoloji Hayvan fiz. İnsan fiz. Bitki fiz. Spor fizyolojisi Fizyoloji; Vücut fonksiyonlarını inceleyen ve bir canlının canlı olma özelliğini devam ettirmede rol oynayan bütün

Detaylı

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit

NEFRİT. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Genel Bilgiler. Nefrit NEFRİT Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Genel Bilgiler Böbreğin temel fonksiyonlarından birisi idrar üretmektir. Her 2 böbrekte idrar üretimine yol açan yaklaşık 2 milyon küçük ünite (nefron) vardır. Bir nefron

Detaylı

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016)

DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DÖNEM 1- A, 3. DERS KURULU (2015-2016) DERS SAATİ DERS ADI DERS KONUSU DERSİ VEREN ÖĞRETİM ÜYESİ 4. DK 1. Hafta 07 Aralık Pazartesi Mikrobiyoloji Mikrobiyolojinin tarihçesi ve mikroorganizmalara genel

Detaylı

Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi

Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi Selim ATAK Çevre Mühendisi Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Biyosidal Ürün Etiketlerinin İncelenmesi - Selim Atak 1 Biyosidal ürünlerin etiketlenmesi Yönetmeliğin «Etiketleme»

Detaylı

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 3. FARMASÖTİK FORM Vajinal Ovül Hafif sarı yağlı süspansiyon içeren sarımtırak oval kapsül şeklindedir.

KISA ÜRÜN BİLGİSİ. 3. FARMASÖTİK FORM Vajinal Ovül Hafif sarı yağlı süspansiyon içeren sarımtırak oval kapsül şeklindedir. 1. BEŞERİ TIBBİ ÜRÜNÜN ADI KISA ÜRÜN BİLGİSİ MACMIROR COMPLEX 500 mg + 200.000 IU vajinal ovül 2. KALİTATİF VE KANTİTATİF BİLEŞİM Etkin madde: Her bir vajinal ovül Nifuratel 500 mg; Nistatin 200.000 IU

Detaylı

ÜRÜN GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU

ÜRÜN GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU Sayfa 1/6 ÜRÜN GÜVENLĐK BĐLGĐ FORMU 91/155/ /EEC, 93/112/EC, 2001/58/EC ye göre Düzenlenme tarihi: 26.09.2007 1 Ürün ve firma tanıtımı Ürün adı: NX 402 Hijyenik Genel Temizlik Ürünü Ürünün uygulama alanı:

Detaylı

KULLANMA TALİMATI. MON.TALYUM-201 berrak ve renksiz bir çözeltidir. 1 ml enjeksiyonluk çözelti içinde 37 MBq Talyum-201 ( 201 Tl) radyonüklidi içerir.

KULLANMA TALİMATI. MON.TALYUM-201 berrak ve renksiz bir çözeltidir. 1 ml enjeksiyonluk çözelti içinde 37 MBq Talyum-201 ( 201 Tl) radyonüklidi içerir. KULLANMA TALİMATI MON.TALYUM-201 I.V. enjeksiyonluk çözelti içeren flakon Her bir flakondaki talyum klorür ( 201 Tl) aktivitesi kalibrasyon tarih ve saatinde 37 MBq/mL dir. Damar içine uygulanır. Etkin

Detaylı

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar?

BÖBREK HASTALIKLARI. Prof. Dr. Tekin AKPOLAT. Böbrekler ne işe yarar? BÖBREK HASTALIKLARI Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Böbrekler ne işe yarar? Böbreğin en önemli işlevi kanı süzmek, idrar oluşturmak ve vücudun çöplerini (artık ürünleri) temizlemektir. Böbrekte oluşan idrar, idrar

Detaylı

ASİT-BAZ VE ph. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN. Yrd. Doç. Dr. Atilla Evcin Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi 2006

ASİT-BAZ VE ph. MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN. Yrd. Doç. Dr. Atilla Evcin Afyonkarahisar Kocatepe Üniversitesi 2006 ASİT-BAZ VE ph MÜHENDİSLİK KİMYASI DERS NOTLARI Yrd. Doç. Dr. Atilla EVCİN Asitler ve bazlar günlük yaşantımızda sıkça karşılaştığımız kavramlardan biridir.insanlar, her nekadar asetil salisilik asit ve

Detaylı

GÜVENLİK BİLGİ FORMU

GÜVENLİK BİLGİ FORMU Sayfa 1 nin 5 BÖLÜM 1: Madde/Müstahzar Ve Şirket/İş Sahibinin Tanıtımı 1.1. Madde/Müstahzarın tanıtılması 1.2. Madde/Müstahzarın kullanımı Maddenin/Karışımın kullanımı Su Analizi 1.3. Şirket/İş sahibinin

Detaylı

Dr. Nurhan Özcan. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkez Başkanlığı, ULUSAL ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ ANKARA

Dr. Nurhan Özcan. Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkez Başkanlığı, ULUSAL ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ ANKARA Dr. Nurhan Özcan Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkez Başkanlığı, ULUSAL ZEHİR DANIŞMA MERKEZİ ANKARA SAĞLIK BAKANLIĞI REFİK SAYDAM HIFZISIHHA MERKEZ BAŞKANLIĞI ZEHİR ARAŞTIRMALARI MÜDÜRLÜĞÜ Ulusal Zehir Danışma

Detaylı

GÜVENLİK BİLGİ FORMU ASETİK ASİT CAS NO: 64-19-7 EC NO :200-580-7 R:10-35 S: 23.2-26-36/37/39-45

GÜVENLİK BİLGİ FORMU ASETİK ASİT CAS NO: 64-19-7 EC NO :200-580-7 R:10-35 S: 23.2-26-36/37/39-45 TEKKİM KİMYA Sayfa No : 1/5 1. MAMÜL VE FİRMA TANITIMI Ürün Adı :Asetik Asit çözeltisi %80 Formülü : CH 3 COOH Firma : TEKKİM KİMYA Organize Sanayi Bölgesi. Mavi Cad. 8 Sokak. No: 1 BURSA Telefon : 0 (224)

Detaylı

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri...

Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser Nedir? Kanserin sebebi, belirtileri, tedavi ve korunma yöntemleri... Kanser, günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi. Sık görülmesi ve öldürücülüğünün yüksek olması nedeniyle de bir halk

Detaylı

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ - SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU ANESTEZİ PROGRAMI 1. SINIF GÜZ DÖNEMİ DERS PROGRAMI

YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ - SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU ANESTEZİ PROGRAMI 1. SINIF GÜZ DÖNEMİ DERS PROGRAMI YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ - SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU ANESTEZİ PROGRAMI 1. SINIF GÜZ DÖNEMİ DERS PROGRAMI 08.00-08.50 MYTKM 109 UNVİT 001 09.00-09.50 MYTKM 109 UNVİT 001 10.00-10.50 MYTTR 107

Detaylı

NORMAL ÖĞRETİM DERS PROGRAMI

NORMAL ÖĞRETİM DERS PROGRAMI NORMAL ÖĞRETİM DERS PROGRAMI 1. Yarıyıl 1. Hafta ( 19.09.2011-23.09.2011 ) Gıda maddelerinin kalite kriterleri Beslenmeyle ilgili genel bilgilerin verilmesi Gıda güvenliği Halk Sağlığı Zoonoz enfeksiyonlarla

Detaylı