INTEGRATION. zur. Asma Aiad SAYFA 16 SEITE 15. Dudu Küçükgöl Ö S C H I

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "INTEGRATION. zur. Asma Aiad SAYFA 16 SEITE 15. Dudu Küçükgöl Ö S C H I"

Transkript

1 Foto: BKA / Regina Aigner Wir sagen JA UNABHÄNGG MONALCH ZUNG FÜR WRCHAF, NGRAON UND BLDUNG HABR VRUP A A NN AYLK BAĞMZ KONOMİ, NGRAYON V ĞİİM GAZİ zur AY: 22 ARALK AUGAB: 22 DZMBR 2012 P.b.b. Verlagsort: 6020 nnbruck 11Z038817M İslam dininin resmi kabulünün 100. yılı İnnsbruck ta coşkuyla kutlandı... Avusturya da İslam ın 100. yılı kutlamaları... AYFA 4 Vorarlberg Başkonsolosumuz Ayhan nginar dan yalet Meclis Başkanı na ziyaret Avusturya Kadın Bakanı Gabriele Heinisch-Hosek: Kadına karşı şiddetin birçok çeşidi var. Gewalt gegen Frauen hat viele Gesichter Wiener Charta - ytb.gov.tr AYFA Michael Rzepa / PD UROPA NGRAON Dudu Küçükgöl R Asma Aiad R rfolgreiche Migrantinnen in sterreich... Avusturya'da başarıyı yakalayan göçmenler... AYFA 3 taatssekretär ebastian Kurz Dialogforum slam : 9 Geleceği birlikte yaşamak... AYFA 5 ürk modacı Kutoğlu na Avusturya'nın en üst düzey Bilim ve anat dülü verildi. Atıl Kutoğlu'na Avusturya Devlet Onur Nişanı... AYFA 8 ebastian Kurz dan çok önemli ürkiye temasları... Avusturya ntegrasyon Müstaşarı ebastian Kurz; Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği Bakanı gemen Bağış, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ve Yurtdışı ürkler ve Akraba oplulukları Başkan Yardımcısı Gürsel Dönmez ile bir araya geldi. Ayrıntılar ayfa 12 ve 13 te... Vorarlberg te 9. ntegrasyon Konferansı... AYFA 2 AYFA 4 Foto: VLK / Harald Pfarrmaier Präsentation der rgebnisse aus dem ersten Jahr 15 Bildung ist eure wichtigste Ausrüstung für das Leben... Zukunft gemeinsam leben Foto: VLK / Alexandra erra Foto: Weichselbaum/HBF ie entscheiden, wann ie genug haben. Beratung & Unterstützungtzung 0-24 Uhr Bei Gewalt gegen Frauen & Mädchen ab 14 Jahren BM., Alexander uma

2 ARALK 2012 HABR UROPA HABR - 2 Henüz 4 yaşında bir bisiklet kazası sonucu çocuk felcine yakalandı Onur. ürkiye de 1 yıla yakın yapılan tedavi sonuç vermeyince Almanya daki akrabalarının yanına gitmek zorunda kaldı. Orada hemen tedavisine başlandı ama doktorlar tedavinin hızlı ilerleyebilmesi için Onur un mutlaka Almanca öğrenmesi gerektiğini söylediler. O da mecburen Almanca öğrenmeye başladı ve dil bilgisi kısa sürede iyi bir seviyeye ulaştı. Çok uzun süren tedavisinin ardından yürüyemese de, ellerini ve kollarını oynatmayı başarabilecekti. Onur, tedavisi devam ederken okula da başlamıştı. Okulda kendisinden başka bir ürk yoktu ve kendisini yalnız hissediyordu. Nihayet ailesi de Almanya ya yerleşmeye karar verdi ve ailesinin gelmesinden sonra bir nebze de olsa kendini daha iyi hissetmeye başladı. Artık derslerine daha çok çalışıyor ve boş zamanlarında da çokça kitap okuyordu. Bu arada özellikle okul bahçesinde doğayı inceliyor; karıncalar ve böceklerin resimlerini çizerek, okul kütüphanesindedoğa vehayvanlarla ilgili kitapları büyük bir merakla takip ediyordu... Zaman hızla ilerliyordu ve ailesi Onur un liseyi ürkiye de okumasını istiyordu. Liseyi İzmir de okudu. Lisedeyken bilimsel deneyler yarışmasına katılan Onur, balıklar üzerine yaptığı bir araştırma ileçok başarılı oldu. Liseyi bitirdi veüniversitesınavını kazandıktan sonra tekrar Almanya ya dönerek Psikoloji okumaya başladı. 16 yaşında Bochum Üniversitesi ne başlayan Onur, çok başarılı bir şekilde bölümünü bitirdi. Diploma tezini güvercin beyinleri üzerine verdikten sonra hemen doktorasına başladı. Daha sonra evlendi ve 1983 yılında Bochum Üniversitesi MHM İNAK ekerlekli sandalyede büyükbir başarı hikâyesi Onur Güntürkün... Foto: RUB-Pressestelle, Nelle Üstün Araştırmalar dülü nü aldı yılında doktorasını bitirdi. Fransa ve Amerika da çeşitli üniversitelerde görev aldıktan sonra tekrar Almanya ya döndü yılında doçentlik tezini verdi ve Alman Araştırma Fonu tarafından verilen 1 milyon marklık bir bilim ödülü almaya hak kazandı vedaha 35 yaşında iken Almanya nın en genç profesörü olmayı başardı. Genç yaşta bunca başarıya imza atan Onur Güntürkün durmak bilmiyordu. İçindeki araştırmacı ruh daha fazlasını yapmasını istiyordu. Yüzlerce güvercin üzerinde araştırmalar yaptı ve neticesinde güvercinlerdeki beyin asimetrisinin oluşum sürecini keşfetti. Genç profesör bu araştırmasıyla Krupp Bilim dülü nü alarak 1997 yılında ordinaryüs profesör oldu. Geçtiğimiz yıl Belçika da bir bilimsel çalışma sonucu, güvercin beyninin parçalarının birbiriyleolan ilişkisini matematiksel modeller kullanarak ortaya çıkaran Güntürkün, bu sonucu kendi bilim hayatının en önemli buluşu olarak nitelendiriyordu ve Bu modelle beyin mimarisinin ilkelerini, temel yapı mekanizmalarını, işleyiş kanunlarını bulmuş olduk. diyordu. VeOnur Güntürkün, geçtiğimiz günlerde Almanya nın Nobel i kabul edilen Leibniz Bilim dülü nü de kazandı. İleriki yıllarda, hayatının neredeyse tamamını tekerlekli sandalyede geçirmek zorunda kalan bu bilim insanının NOBL dülü nü dealmasına kesin gözüylebakılıyor... Bizlerde çocuklarımıza böyle insanları tanıtarak, başarı hikayelerinden esinlenmelerine yardımcı olabiliriz... Not: Onur Güntürkün hakkında daha ayrıntılı bilgileri, Kemal Yalçın ın Bilim utkusu kitabında bulabilirsiniz. Vorarlberg Başkonsolosumuz Ayhan nginar yalet Meclis Başkanı Gabriele Nußbaumer i ziyaret etti. Başkan Gabriele Nußbaumer ile fikir alışverişi Bregenz (O/VLK) - ürkiye Cumhuriyeti Bregenz Başkonsolosu Ayhan nginar, Vorarlberg yalet Meclis Başkanı Gabriele Nußbaumer e önemli bir ziyarette bulundu. Görüşmede Vorarlberg eyaletinin göç ve entegrasyon konusunda girişimlerine işaret eden Meclis Başkanı Nußbaumer; yalet meclisindeki entegrasyon komisyonu, düzenli yapılan entegrasyon konferansları, 2010 yılında eyalet meclisindeki tüm partilerin oybirliğiyle alınan örnek entegrasyon kararı, eyaletimizde bu konuların üzerinde hassasiyetle durulduğunu göstermektedir. dedi. Almancayı, göçmenlerin şanslarını arttıracağından, başarılı bir entegrasyon için anahtar olarak gördüğünü söyleyen Başkan Nußbaumer; 14 bin ürk vatandaşını temsil eden Vorarlberg Başkonsolosluğu ile aramızdaki mükemmel işbirliğinin çok sevindirici olduğunu da özellikle vurgulamak istiyorum. Ayrıca her sene ürkler ve Vorarlberglilerin biraraya gelmesini sağlayacak ortak isteklerin bulunduğu; özellikle kültürel alandaki alış-veriş, valilikte açılan ortak sergilerin kaynağıdır. dedi ürkiye çok önemli bir pazar... Nußbaumer görüşme çerçevesinde ürkiye ile ilişkilere de değindi. İhraç odaklı Vorarlberg ekonomisi için 75 milyon nüfusuyla ürkiye nin önemli bir pazar olduğunu, 2000 yılından bu yana işletme ve yatırımcıların ürkiye ye 450 milyon euro tutarında ihracat yaptığını, bu ürünlerin yüksek kalitede olması sebebiyle talebin bu kadar fazla gerçekleştiğini ve kaliteli üretimde ürk kökenli işçilerin inkar edilemez bir katkısı olduğunu sözlerine ekledi. Başkonsolos Ayhan nginar: 1960 doğumlu. Kasım 2011 den beri ürkiye Cumhuriyeti Vorarlberg yaleti Başkonsolosu. Bundan önceki görev yeri otonom Nahçivan Cumhuriyeti (Azerbeycan)idi. Diplomat olarak tecrübelerini; Madrid, İslamabad, antiago (Şili) ve Şam Büyükelçilikleri nde kazandı. Ankara Üniversitesi iyasal Bilgiler mezunu olan Ayhan nginar, yabancı dil olarak, İngilizce ve İspanyolcayı akıcı şekilde konuşmaktadır. Foto: VLK / Harald Pfarrmaier AHABR VRUPA UROPA R Gazete Kurucusu (Gründerin) Katrin VORHAUR İmtiyaz ahibi (Herausgeber und nhaber) Mehmet İNAK Genel Yayın Yönetmeni (Chefredaktion) Hasan KKİN Avusturya ürkiye Dr. Hüseyin VRN Mag. Ahmet ZUBİ R AY: 22 ARALK AUGAB: 22 DZMBR 2012 ANCHRF - ADR HABR - UROPA Mehmet İNAK - Roßbachstr nnsbruck Baskı-Druck: Medien-Druck alzburg GmbH Yayımlanan köşe yazıları ve reklamların içeriğinden gazetemiz sorumlu değildir. Für Werbeanfragen el. (+43)

3 3-AVUURYA HABR ARALK 2012 Avusturya'da başarıyı yakalayan göçmenler... Dudu Küçükgöl BAŞRÜÜ HAKKNDA: nemli olan kafamın üstünde değil, içinde ne taşıdığım... ayın Küçükgöl, kendinizi tanıtır mısınız? Ankara da doğdum yılında anne ve babamla Avusturya ya göç ettik. Aşağı Avusturya da (Niederösterreich) şirin bir köyde büyüdüm. İlk ve Ortaöğrenimden sonra Yükseköğrenimimi Viyana konomi Üniversitesi nde bitirdim. vliyim, harika iki kızım var. Çalışıyorsunuz; yaptığınız iş nedir, gönüllü olarak uğraşılarınız var mı? Üniversite eğitimim sırasında Avusturya Müslüman Gençliğinde gönüllü olarak faaliyete başladım ve hala devam ediyorum. Mesleğim ise uluslararası bir şirkette iç denetçilik. Bu röportaj gazetemizin Avusturyada Başarılı Göçmenler bölümünde yayınlanacak. Kendinizi göçmen olarak hissediyor musunuz? Kendinizi nasıl tanımlarsınız? Kendimi, resmi göçmen olarak kabul ediyorum, sonuçta Avusturya da doğmadım, çocukken buraya göçettim. Ama siz bana nasıl hissettiğimi sordunuz; pasaportumda ne yazarsa yazsın, Avusturya da doğmuş ya da doğmamış olayım bunların hepsinden bağımsız olarak, hem ürk hem Avusturya kültüründen birşeyler aldım, kendimi ürk kökenli Avusturyalı Müslüman olarak görüyorum. Gazetemiz her zaman entegrasyona olumlu katkılar sunmaya çalışıyor. iz Avusturyadaki entegrasyon hakkında kişisel olarak neler söylersiniz, ne tür problem ya da fırsatlar görüyorsunuz? Konu çok karışık ve çok yönlü. Ama önemli problem ya da fırsatları sayacak Avusturya nın köklü üniversitelerinden Viyana ve İnnsbruck Üniversitelerinin ortaklaşa düzenlediği Avusturya nın ilk Alevilik inanç dersi öğretmenleri ye ş recek Yüksek Lisans (Master) programı başladı. Yapılan basın açıklamasında: ALV Kurumunun uzun süre devam eden çabaları sonucunda; İnnsbruck Üniversitesi bünyesinde ar k Avusturya nın ilk Alevilik dersi öğretmenleri ye ş riliyor. Alevilik Master Programına ka lan Alevi öğrencilerimiz öğrenimlerini başarı ile tamamladıklarında Avusturya genelinde ilk, orta öğre- m kurumlarıyla lise ve dengi okullarda Alevilik dersleri verme yeterliliğine kavuşacaklardır. Üniversite bünyesinde sunulan Alevilik dersleri ile inancımızın bilim olursak: ğitim, işgücü piyasası ve tanınma. Avusturyadaki ürk gençlerin çoğu burada doğmuş ve Almancayı çok iyi konuşuyorlar. Bu çok önemli bir fırsat, ama problem eşit şekilde katılımın olmaması ve ayrıca diğerleri kadar da başarılı değiller. ıklıkla kötü başlangıç yapıyorlar. beveynleri onlara yeterince destek olamıyor, ayrımcılığa uğruyor ya da dışlanıyorlar. oplumda kabul görmelerinde eksiklikler var. Bu gençler okulda, üniversite ve işgücü piyasasında eşit sanslara sahip olmalı. Bunun için kendileri bizzat çaba göstermeliler. Ama onlara izin de verilmeli! Kabul de edilmeliler! Karar vermelerine gerek olmaksızın, hem ürk hem Avusturyalı olmaları mümkün kılınmalı. Karar verme baskısı tamamen lüzumsuz ve zarar verici. Bu gençlere önyargılı davranmadan, onlara kimliklerini seçmede özgürlükleri verilmeli. iyasette şimdiye kadar deneyiminiz oldu mu, gelecekte siyasi faaliyette bulunmak ister misiniz? Niçin? Ben çok siyasetle ilgili bir insanım ve bir gençlik örgütünde sosyopolitik olarak faalim. Avusturya siyaseti buna hazır mı, bilmiyorum. Bunu Viyana da 2010 eyalet meclisi seçimlerinde yaşadık; Gülsüm Natali tanınan bir müslüman, bayan olarak bütün partilerin üstünde oyların çoğunu kendinde topladı. Buna rağmen onu siyasette hiçbir yerde göremedik. abiiki bu adaletli değil. Politika yapma fikrine açığım, partim bana adaletli davranıp açık olacak mı bilmiyorum. Gelecek on yılı düşünürseniz, neye ulaşmak isterdiniz? yuvalarında varolması zemini oluşturacağı gibi aynı zamanda bu proğramda Alevilik konusunda bilimsel çalışmalar yapılacak r. Master Programının gerek dersleri gerekse öğre m görevlileri, üniversite ile yapılan anlaşma gereği, Avusturya Alevi İslam İnanç oplumu ği m Bürosu tara- ndan belirlenmiş r. unulan Yüksek Lisans (Master) programında genel pedagojik dersler Avusturya lı Akademisyenler/Profesörler tara ndan söz konusu Alevilik derslerini ise, kendilerini çalışma alanlarında kanıtlamış ve halen saygın Avrupa Üniversitelerinde öğre m görevlisi olarak çalışan Alevi Akademisyenler tara ndan verilecek r. UROPA Allah ın(cc) izin verdiği kadarına. Mesleğimde daha başarılı olmak, sosyopolitik aktif bir müslüman olarak Avusturyadaki müslümanlara daha çok anlayış gösterilmesini, iyi bir anne olmak ve çocuklarımın hayata en iyi şekilde hazırlanmalarını isterim. Başörtünüzle ilgili bir soru bekliyor musunuz? Başörtüsüyle ilgili soru olmayan basınla bir konuşmanız oldu mu? Açıkçası bunu beklemiyordum. Genellikle kendim bile başörtüsü taktığımı, basının da buna çok dikkat ettiğini unuturum. Artık bu benim için din pratiği değil. Okulda, üniversitede ve firmamda biliyorum ki başörtüsünün hiçbir rolü yok. Onlar da benim gibi unuttular, önemli olan kafamın üstünde değil, içinde ne taşıdığım ve ne yaptığım. Kişisel olarak ne düşünüyorsunuz? Başörtüsüne niçin bu kadar büyük bir anlam yükleniyor? Başörtüsünü insanlar görüyor, böylece buna göre karar verebileceklerine, benim niçin başörtüsü takmam gerektiğini bana söylemek zorunda olduklarına inanıyorlar; Bu çok sinir bozucu. Müslüman bayanlar konusunda benim meselem bambaşka. İşgücü piyasasındaki ayrımcılık üzerine konuşacak olursak; eğitimli bayanların eğitimlerine uygun alanlarda çalışması engelleniyor. üm müslüman bayanların baskı altında olduğu önyargısı da yanlış. Bir taraftan müslüman bayanlardan özgür, eğitimli ve bağımsız olmaları istenirken, diğer taraftan işpiyasasında ayrımcılık ve finansal yönden başkalarına bağlı kalmasının istenmesi çelişkisi mevcut. Hayatınızdan etkileyici bir olayı bizimle paylaşır mısınız? Çocukken genellikle ürklerin arasındaydım ama aynı zamanda okulda tek Müslüman ve ürk bendim. Bu benim için iki farklı dünya idi. Birisi samimi, sıcak ve İslami; diğeri ilgisiz ve Avusturyalı. İlk defa Avusturya Müslüman Gençliğinin bir gösterisinde iken bir anda sanki bu iki farklı dünyanın birleştiğini hissettim; Aynı anda Avusturyalı ve Müslüman biraz ürk, biraz Arap, biraz Bosnalı İlk defa İslamın Avusturyalı olarak yaşanacağını, aynı zamanda hem Müslüman hem Avusturyalı olunabileceğini yaşadım. zellikle bayan okuyucularımıza söylemek istediğiniz birşey var mı? Genç bayanlar; ğitim sizin yaşamınız için en önemli donanımlardan biri. konomik olarak bağımsızlık ise özgürlüğünüzün anahtarı. zgüveniniz olsun ve kuvvetli olun. Röportaj için teşekkür ederiz. Bana katkıda bulunabilme imkanı verdiğiniz için teşekkürler. İnnsbruck ve Viyana Üniversiteleri nde Alevilik dersi öğretmenleri yetiştirilecek... Alevilik Master Programı başladı... Foto Asma Aiad

4 ARALK 2012 HABR AVUURYA Mevlana Hazretlerine ait güzel bir hikâye vardır... Bir ustanın, biri iki gören şaşı bir çırağı vardır. Fakat çırak kendisinin şaşı olduğunun farkında değildir. Ustası çırağı şaşı olduğuna inandırmak için birgün çırağı eve yollar ve evdeki su testisini kendisine getirmesini ister. Çırak eve gider, bakar ki, testi bir değil iki tanedir. Acaba usta hangi testiyi istemişti diye kararsız kalır ve eli boş geri döner. Usta; ''evladım'' der, ''sen hangisini istiyorsan onu getir.'' Çırak tekrar eve gider. Ve yine kararsız bir biçimde geri döner. Bunun üzerine usta, ''peki '' der, ''sen onlardan birini kır, diğerini bana getir. Çırak eve gider ve denileni yapıp birisini kırar, ama oda ne diğeri de kırılınca (!)...Yine eli boş dönmüştür. Bizim de içinde yaşadığımız, soluk alıp verdiğimiz bir tek evet, sadece birtek dünya mız var. yleki milyonlarca yıldır dönüp duran, her durakta da yeni yolcularını bindirip ve bir kısım yolcularını da boşaltan bir dünya.. Her gün sadece bir yeni gün yaşıyoruz. Avantajlarla, yeniliklerle, heyecanlarla dolu birgün Bir kez ve tek şans olarak dünyaya geldik ve gidiyoruz., Gidiyoruz... Ne kadar bağırıp feryat etsek de nafile bizi burada durduramazlar. yleyse her defasında eli boş geri dönen şaşı çırağın durumuna düşmek de istemiyorsak, dünyaya, insanlara, hayata, 9. ntegrationskonferenz des Landes Vorarlberg... "Gemeinsam Zukunft gestalten" * * * Geleceği Birlikte Şekillendirelim Bregenz (VLK) larda 70 lerde genç işgücü olarak Vorarlberg e gelip yerleşen insanlar yavaş yavaş ileri yaşlara geldiler. Bundan dolayı gelecekte bakım ve hekimlik hizmetinin daha da geliştirilmesi entegrasyon konusuyla ilişkili olarak daha bir anlam kazanacak; Buradan hareketle ortaya çıkan sorular ve çözüm önerileri Vorarlberg yaleti nin 9. ntegrasyon Konferansı nda merkez nokta olarak ele alındı. Kuşaklar konusuna önce Geleceği Birlikte Şekillendirelim isimli entegrasyonla ilgili Vorarlberg yalet HAAN KKİN GNÜL İİ yaşadığımız acı ve tatlı olaylara, hastalık ve sağlık durumlarına, vücudumuza, ailemize,çevremize, yakın ve uzaklarımıza güzel bir bakış açısıyla bakalım. Güzel görelim, güzel düşünmek için... mür bir sermayedir. Ve sahip olduğumuz vücut senin değildir, atın almamış, kendin imal etmemişsin... Demek mülk başkasınındır. asarruf da O na aittir. Onun için ne hastalığın, ne musibetin, ne de ölümün önüne geçmek mümkün değildir... Gönül testimizde biriktirdiğimiz ömür sermayemiz bize bir kez verilmiştir. Kimileri ömürleri boyunca bu testiyi sevgiyle, muhabbetle, Rıza-i ilâhi yi memnun edecek amellerle doldurur... Kimisi çörle çöple Ama bizim testimiz, şaşı çırağın kırdığı su testisine benzemez. Onun kırılması ile kabir kapısına adımımızı atmış oluruz... Bizlerde içini gözyaşlarıyla doldurduğumuz ömür testimizi elimizde şefaatçi yaparak, bütün bir ömür onun tokmağını çalıp sadece O'nun kulu olduğumuzu teyit etmeliyiz. Bu şekilde inşaallah ruhumuz da kamburlarını atacak, helvadan olmasa da kendi oluşturduğumuz putçukları, İbrahimvari devirecek, sonra bunların önünde tapınmaktan iki büklüm olmuş belini doğrultacak ve heybetlenecektir. Çünkü ruhumuzun dimdik durmaya bedenimizden daha çok ihtiyacı vardır... Vorarlberg yaletinde 9. ntegrasyon Konferansı Meclisi nde oybirliğiyle alınan bir karara değinildi. Bu 9. ntegrasyon Konferansı da kuşaklar konusunu daha da derinleştirdi. ntegrasyonla ilgili sorular, konu muhatapları, sosyal ağın yetkili kuruluşları eyalet ve beldelerin birlikte çalışmalarıyla profesyonel bir şekilde ele alındı. Aktif Yaşlanma ve Kuşaklar Arası Dayanışma Avrupa Yılı; ortak yaşanmış göçün hikayesine bir göz atmak, bugünü yansıtmak ve yarın için ileriye yönelik davranış biçimlerini geliştirmek için entegrasyon konferansına çok güzel imkanlar sundu. UROPA Konferansta vurgulanan önemli bir nokta da göç hikayesi olan ve olmayan kişilerin, yaşlanırken ortak yönlerinin daha ağır basmasıdır; Farklılıklardan oluşan çatışmaların halledilmesi için de beş davranış alanı belirlenmiştir: Değiş-tokuşu teşvik, korumayı canlandırmak, kuruluşları duyarlı hale getirmek, evde bakım ve hekimlik hizmetini desteklemek, çalışanların kültürlerarası yetilerini arttırmak. n son olarakta faaliyetlerle kültürlere duyarlı, emekler çerçevesinde bütün katılımcı gruplar için bir Win-Win Kazan-Kazan durumuna ulaşılmasıdır. Avusturya da İslam ın 100. yılı... İslam dininin resmi kabulünün 100. yılı İnnsbruck ta coşkuyla kutlandı... Avusturya da İslam ın resmi din olarak kabul edilmesinin 100. Yılı, yapılan etkinliklerle kutlanmaya devam ediyor. Haziran ayında Viyana da yapılan programdan sonra, Avusturya İslam Cemaati (GGi) İnnsbruck ta da önemli bir çalışmaya imza attı. İnnsbruck Leopold Franzens Üniversitesi Kaiser Leopold alonu nda yapılan programa, Avusturya İslam Cemaati (GGi) Genel Başkanı Dr. Fuat anaç, GGi irol Başkanı Burhan ürkmen, GGi özcüsü ve ğitim Kurulu Başkanı Zekirija ejdini, GGi Kadın Kolları Başkanı Amina Baghajati, nnsbruck Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Mag. Dr. Wolfgang Meixner, irol Milli ğitim Müfettişi Dr. homas Plankensteiner, İnnsbruck Belediyesi adına Yeşiller Partisi nden Dr. Renate Krammer-tark, İnnsbruck Piskoposu Dr. Manfred cheuer in yanında, Foto: VLK / Alexandra erra farklı dinlerden temsilciler, politikacılar, bilim insanları ve çeşitli müslüman derneklerinin yanısıra birçok ziyaretçi katıldı. Programda yaptıkları konuşmalarda İnnsbruck Üniversitesi, Yetkili Kurumlar ve diğer dinlerden yetkililerle çok güzel ortak çalışmalar yapıldığının altını çizen (GGi) Genel Başkanı Dr. Fuat anaç ve GGi irol Başkanı Burhan ürkmen bu konudan çok memnun olduklarını dile getirdiler ve bunun ortak iyi ilişkillerin bir işareti olduğunu; katılım yoluyla entegrasyon ve eğitim yolunda önemli bir adım anlamına geldiğini belirttiler. Kısa sinevizyon gösterisi ve Makamhane gurubunun müzikleri ile devam eden programın sonunda organizasyonun moderatörlüğünü yapan Hülya kinci ve Martina Kraml ın birbirini sıcak bir şekilde kucaklaması güzel görüntüleri beraberinde getirdi. Haber: Zekirija ejdini anatçı Uğur şılak tan, Yurtdışı ürkler ve Akraba opluluklar Başkanı Kemal Yurtnaç'a ziyaret... Uğur şılak tan önemli ziyaret Almanya doğumlu ünlü sanatçı Uğur şılak, Yurtdışı ürkler ve Akraba opluluklar Başkanı Kemal Yurtnaç'ı makamında ziyaret etti. Yapılan görüşmede Başkan Yurtnaç, yurtdışında yaşayan vatandaş, soydaş ve akraba topluluklarla ilişkilerin güçlendirilmesi, kültürel ve sosyal işbirliğinin geliştirilmesi yönünde kamu kuruluşlarının yanı sıra sanat ve kültür elçilerine de büyük görevler düştüğünü vurguladı. Yaklaşık 25 yıllık sanat hayatında sözü ve müziği kendisine ait 400'e yakın eseri bulunan Uğur şılak da kendisinin Almanya doğumlu olduğunu, yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarını çok iyi bildiğini ve bir sanatçı olarak her türlü destek ve işbirliğine açık olduğunu belirtti, şılak, Necip Fazıl Kısakürek'in şiirlerini bestelediği yeni albümü Üstad'ı Başkan Kemal Yurtnaç'a takdim etti. Haber ve Foto:.C. Başbakanlık Yurtdışı ürkler ve Akraba opluluklar Başkanlığı

5 5-AVUURYA HABR UROPA Alev Korun Yeşiller Par si Milletvekili ve ntegrasyon özcüsü ARALK 2012 Parlamentsdirektion/WLK Michael Rzepa / PD Wiener Charta - Zukunft gemeinsam leben Geleceği birlikte yaşamak Viyana Belediyesi ntegrasyondan orumlu Belediye Meclis Üyesi andra Frauenberger(P), verdiği röportajda Wiener Charta (Viyana oplum Bildirgesi) hakkında düşüncelerini paylaştı. Frauenberger: Wiener Charta, değişik gruplardan insanları biraraya getirerek güzel bir birlikte yaşama için gerekli temel şartların ne olabileceği konusunda düşünmelerini sağladı. Bu olay Viyanalılar tarafından iyi bir çıkış olması sebebiyle önemli bulundu. Değişik guruplar sonuç baskısı hissetmeksizin konuştular. Zaten yalnız bu birlikte konuşma başlıbaşına bir sonuçtu. Kısmende olsa bazı konularda somut uzlaşmalar sağlandı. Bunlardan birisi de Viyanalıların,- göçmen ya da yerliortak bir dile sahip olmasıydı. Konuşmalara katılan guruplar herkesin Almanca bilmeleri konusunda birleştiler. Almanca VP den FP ye, P den Yeşiller e kadar Die Grünen Wien P-Wien Viyana Yeşiller ntegrasyon özcüsü Şenol Akkılıç: Viyana osyalist Parti ntegrasyon özcüsü Nurten Yılmaz: her katılımcının entegrasyon için bir anahtar özelliği taşımasıdır. Bu konuda iki sorunun cevaplanması gerekir: 1) Almanca nasıl öğretilecek? 2) Almanca öğretilmesi sırasında çok dillilik nasıl desteklenecek? Ortak bir birliktelik yerli ve göçmeni de aynı anda etkilediği için Almanca öğrenilmesi talebi idolojik değildir. Yalnızca populist politik söylemlere harman edilmemelidir. Bildiri bir önlemler kataloğu değildir; içeriği nedeniyle, entegrasyonun önemli bir ayağını oluşturan ortak yaşama ilgili kısmın biraz daha iyileştirilmesini sağlamış, sosyal değişim için bir adım olmuştur. İnsanlara varolan durumda bir değişikliğin olmadığı, mevcut şartlarla nasıl mücadele edileceği anlatılmalıdır. osyal değişim engellenmeyecek, biçim verilecektir. Bildirge bunun için bir başlangıçtır ve değişikliklere açıktır. Viyana şehri tarihinde ilk kez, yüksek bir vatandaş katılımıyla, birlikte yaşam isteğini açığa vuran bir Charta hazırlanmasına önayak oldu. Projenin en önemli özelliği de girişimin idare sahipleri tarafından yapılması, ortaya çıkan sonucun halkın eseri olmasıdır. Charta ile Viyana da yaşam tarzı ve biçiminde çeşitliliğin olduğu ortaya çıkmıştır; Viyana hem yerli hem yabancı, hem yaşlı hem genç, hem erkek hem de kadındır. Charta kırmızı-yeşil idarenin değil, tüm katılımcı Viyana halkının özgür bir şekilde irade ve düşüncelerini açıkladıkları bir eserdir. Viyana-Charta Avrupa da bir ilk örnek projedir, şimdiden birçok büyük Avrupa kentlerinin ilgisini çekmiştir. Projenin en önemli özelliği devamı olacak, kalıcı bir süreç olmasıdır. Charta, gelecekte vatandaşların katılımını sağlayacak her türlü çalışmaların kaynağını teşkil edecektir. Charta ile Viyana halkı birlik, dayanışma mesajları vermiş, tüm kamu alanlarının hak ve adalete dayalı olarak kullanılmasını özgür iradeleriyle beyan etmişlerdir. Wiener Charta: saat, 8500 katılımcının 651 konuşması, ayrıca 47 bin online katkı, 1 yıllık bir çalışma ve yapılan 450 bin euroluk bir masraftan sonra yedi maddelik bildiriye dönüştü. aygıya dayanan toplumsal ilişki, toplu taşıtlarda başkalarını da dikkate alma, genç ve yaşlıların birbirleriyle saygılı ilişkileri, şehirdeki temizlik, kamu alanının herkesin yaşam sahası olması. Ayrıca bildiri bir entegrasyon projesi olmamasına rağmen yaşam stillerinin değişikliği ve Almancanın ortak dil olması isteği konular olarak ortaya çıkması, bildiriyi oluşturan yedi maddedir. Bir hliyet Kontrolünde Olanlar Geçtiğimiz günlerde, gece 22 sıralarında bir ehliyet ve ruhsat kontrolü olarak başlayan ve ehliyeti yanında olmayan bir Avusturya vatandaşının sekiz (!) kırıkla hastaneye yatırılmasıyla sonuçlanan olayı okudunuz mu bilmiyorum. Bana haberi gazeteye çıkmadan önce geldi. Geçtiğimiz yıllardaki benzeri olaylar gibi, burada da polisin anlattığıyla, ağır yaralanma sonucu hastaneye yatırılması gereken vatandaşın anlattığı arasından çok büyük farklar var. Ve bu tür olaylarda çoğunlukla olduğu gibi, yaralanan vatandaşın kendisinden başka tanığı yok, ama olaya katılan polis memurlarının bir çok (polis) tanığı var. Olay, mahkemeye intikal etmiş durumda, savcılık araştırma yapıyor. Ama olayda, huzursuz edici noktalardan biri, polis hakkındaki soruşturmayı yine polisin içinden bir birimin yapması. Bundan yıllar önce, polisle "karşılaşmaları" ağır yaralanmayla sonuçlanan vatandaşların durumu nedeniyle Yeşiller olarak bir talepte bulunmuştuk: polisin muhtemel aşırı veya haksız güç kullanması durumlarını incelemek polis eşkilatı'nın elinden alınsın, gerçekten bağımsız bir birime verilsin demiştik. Bu talebimiz (maalesef) hala aktüel, polis muamelesi sonucunda hırpalanma ve yaralanmalar da - bu durumun da kanıtladığı gibi - aynen öyle. Peki neden İçişleri Bakanlığı hala ısrarla, polis hakkındaki şikayetleri polis inceler diyor? uçlanan polis memurlarına karşı delilleri neden onların meslektaşları toplasın isteniliyor? Bu, biz birbirimizin canını acıtmayız mantığı değil de nedir? Hepimiz biliyoruz ki polis mesleği zor ve tehlikeli bir meslek. Görev başında yaralanan, hatta öldürülen polislerin sayısı az değil. Gün be gün bu "meslek rizikosuyla" yaşamak herkesin harcı da değil. Ama bu, ehliyetini kontrol ettiğiniz ve sonra tartışmaya başladığınız - iki taraf da bu tartışmayı kabul ediyor - bir vatandaşın üzerine çullanıp onu sekiz kırıkla bir gece nezarethanede tutup, ertesi gün de cankurtaran çağırmayı bile reddetmeyi hiç bir şekilde haklı göstermez. Daha da acı olanı, şu andaki bilgilerimize göre çağırılan adli doktorun Yeni bir OCD-araştırmasına göre, Avusturya da göçmenlerin yaklaşık yüzde 22 si kendilerine ayrımcılık yapıldığını düşünüyor. (OCD ortalamasi %14). Göçmenlerin ntegrasyonu adlı araştırmadaki birkaç faktör Avusturya daki göçmenlerin durumunun kötülüğüne ışık tutuyor. Düşük eğitim seviyeli yaş arasındaki insanların içinde göçmenlerin oranı yüzde 30. Bu oran Avusturya da doğanlarda yüzde 10 daha düşük. Fakat yüksek eğitim kategorisinde Avusturya dışında doğanlar, Avusturyalılara küçük bir fark atıyorlar. (% 17.7 ye karşı % 15.9) Göçmenlerin istihdam oran ortalaması yüzde (Amtsarzt) vatandaşın vücudundaki kırıkları "görememiş" olması. Bütün bunlar, kökeni ne olursa olsun vatandaşların polise olan güvenini şiddetle sarsan noktalar. adece bu nedenle bile olsa, polis teşkilatı yönetiminin bu olayı çok ciddiye alması gerekir. Aynı zamanda gelecekte böyle olayların engellenmesi için de bu olayın açıklığa kavuşması ve sorumlularının cezasız kalmaması gerekir. Ve eminim ki, polis eşkilatı'nın içinde de bu ve benzeri olayları kesinlikle onaylamayan, bu tür bir "çalışma ahlakıyla" özdeşleştirilmek istemeyen bir çok polis memuru var. Onların adına da, vatandaşlara şiddet uygulayan polis memurlarına polisin en önce kendisinin tahammülü olmadığını, polis teşkilatının kendisinin kesin bir dille söylemesi gerekir. Vatandaş olarak bizlere düşen görev de, haksızlığa karşı çıkmak ve insan haklarını savunmak, ama aynı zamanda serin kanlı olmak ve polisi topyekün suçlamak yerine haklıyla haksızı ayırarak böyle üzücü olayların bir daha tekrarlanmaması için el ele çalışmaktır. Ne haksızlığa boyun eğmek ne de "bütün polisler ırkçı" demek problemi çözecektir. Bu arada gerçekleşen olumlu gelişmeleri de gözden kaçırmamak lazım: mesela Viyana Polisi ekstra bir kampanyayla, göçmen kökenli gençleri polis olmaya davet ediyor ve bu çağrıya uyup polislik eğitimine başlayan gençlerin sayısı giderek artıyor. Bundan iki hafta önce Viyana'da tramvayda, irol'den tanıdığım, anadili ürkçe olan bir gence rastladım. Bana, kısa süredir Viyana'da polis okuluna gittiğini ve yakında Viyana polis gücüne katılacağını anlattı. Böyle iki dilli gençlerin sayısı poliste de arttıkça, vatandaşlar ve polis arasındaki yanlış anlaşmaların, önyargıların azalacağı ve polise güvenin artacağından eminim. Bu gelişmeyi desteklemek için, önümüzdeki aylarda, vatandaşların polisten beklentileri ve değişmesini istediği şeyler nedir ve polisin vatandaşlardan beklentileri nedir konulu bir tartışma programını sivil toplum örgütleri ve polisle beraber organize etmeyi planlıyorum. l ve gönül birliğiyle daha iyi günlere ulaşmak dileğiyle elamlar, evgiler... OCD-Araştırması: Düşük eğitim seviyesinde göçmen oranı yüksek... Göçmenler kendilerine karşı ayrımcılık yapıldığını düşünüyor 65 ile OCD-ortalamasına yakın. Fakat yurtiçinde doğanlara göre açıkça düşük (%73), yine Avusturya da göçmen evhalklarında yaşayan kişiler de büyük bir dezavantaja sahipler. Konut mahrumiyetine maruz kalanların, ya da aşırı kalabalık konutlarda yaşamak zorunda kalan göçmenlerin oranı OCD- ortalamasında yüzde 25 iken Avusturya da yüzde 40 a kadar çıkıyor. Göçmenlerin daha kötü durumda olduğunu gösteren araştırmadaki diğer bir veri, fakirlikle karşı karşıya kalan çocukların oranı; Göçmen ev halklarında olan çocukların yüzde 16 sı, buna karşın yurtiçinde doğanların çocuklarının yüzde 6 sı fakirlik pençesindeler.

6 ARALK 2012 HABR AVUURYA - 6 YAMİN KARAGZ ŞRF-İ MAHLÛKA (n Şerefli Varlık) Dilruba hanım kendi halinde, bir oğluyla birlikte bir çatı altında yaşayan bir annedir. Aynı zamanda bir devlet hastanesinde görevli hemşiredir. ürkiye de doğup büyüyen Dilruba hanım, 20 yaşlarında Avrupa ya gelmiş, eğitimini tamamlayıp çok zor sınavlardan geçmiş bir hanımdır. şinin sadakatsizliği yüzünden ayrılmış ve bir oğluyla birlikte hayat mücadelesine devam etmektedir. Oğlu Hayri henüz 17 yaşlarında bir lise öğrencisidir. Daha 6 yıl öncesinde yaşanan aile içindeki huzursuzlukları, kavgaları ve akabinde anne- babasının ayrılıklarını içine sindirememiş bir delikanlıdır. Çoğu zaman yalnız, daha doğrusu yaşadığı olayların da etkisiyle içine kapanık, sessiz, kimlik arayışı içerisinde kıvranan bir gençtir. Ne tam olarak ürk olduğunu ne de Avrupalı olduğunu iddia edecek kadar ayakları yeren basan bir insandır. Okul haricinde genellikle evdedir. Annesi işi dolayısıyla çoğu zaman hastanededir. Hatta bazen gece nöbetleri bile olur. Hayri, baba eksikliği, aile ortamı yoksunluğundan olsa gerek; zamanının çoğunu sanal alemden tanıştığı arkadaşlarıyla sanal dünyada geçirir. Aslında birkaç kez babasıyla görüşmek istemiş ve onun 2. eşinin olumsuz tavırları yüzünden vazgeçmiştir. Zamanla bir gayesi olmadığı için okula gitmenin de gereksiz olduğunu düşünür ve okulu asmaya başlar. ve geç gelmeleri (annesinin de evde nadir bulunuşundan olsa gerek) önceleri pek sorun olmaz. Hatta zamanla sigaraya bile başlar. Okuldan mektup gelinceye kadar anne, devamsızlığından da habersizdir... Dilruba hanım, toplumun ayrılan kadınlara olan negatif bakışlarının etkisiyle kendini tamamen toplumdan uzak tutmaya çalışır. nce yakın çevresi, arkadaşları onun en zor zamanlarında yavaş yavaş alakayı keserler. oplumun bu baskısının yanısıra, tek başına iki kültür arasında evlat yetiştirmenin zorluklarını, maddi ihtiyaçlari karşılayabilmek için geceyi gündüze katıp çalışmasını da ekleyecek olursak, onun ne kadar zor şartlarda yaşadığını anlayabiliriz... Dilruba hanım bu sistemde bunca yükün altında çabalayadursun, Hayri, (hayırlı bir evlat olsun diye bu ismi vermişlerdi) "kaybedeck hiçbirşeyim kalmadı" düşüncesiyle okulu tamamen bırakır. Dilruba hanım ona yeterince vakit ayıramadığının, sosyal bir çevresinin de olmadığının farkındadır. vladının karnını doyurup, giydirmek ve barındırmak, hatta iyi okullarda okutmak için verdiği çabanın yetmediğini görür. Onun karnını doyurmuştur ama ruhu hala açtır. Zamanla kendini sorgulamaya başlar. Yıllardır insanların yaralarını saran hemşire, kendi yaralarını saramayacak durumdadır... (Oysa ne hayallerle gelmişti Avrupa ya ve ne hayallarle düzen kurmaya çalışmıştı burada.) orunları karşısında çıkış yolu bulamayan Dilruba hanımın psikolojisi altüst olmuştur. Çok geçmeden anti -depresiv ilaçlar da almaya başlar. Artık ne işe gidebiliyor ne de emek zahmet büyüttüğü oğluna faydalı olabiliyordu. Aldığı hapların da etkisiyle vaktinin çoğunu yatakta geçiriyordu... Dilruba hanımın hikayesi aslında hiçbirimize yabancı değil. Bu toplumda buna benzer hayat hikayeleri mevcuttur. Görüldüğü üzere insanımızın birşeyler kazanma, evlatlarına daha iyi hayat şartları sunma adına verdiği hayat mücadelesi bazen acı sonuçlar doğurmakta. İçinde yaşadığımız ve birçoğumuzun söylemeye cesaret edemediği acı gerçekle karşı karşıyayız: Bu gidişat nereye??? Yolun ucunun nereye varacağını düşünmek yerine atacağımız doğru adımları düşünmeliyiz. Yüzerken millet derin uykularda, Kaybolup gitti değerler ardarda! Ne kadar da güzel söylemiş şair. anki günümüz insanını kastetmiş. Globalleşen dünya, sadece maddiyattan ibaret hayat felsefesi, toplum hayatını ne kadar da olumsuz etkiliyor. Bu gidişata dur diyebilmek lazım: Kendimizi yenilemez, uykudan hala uyanıp harekete geçmezsek çok geç kalmış olabiliriz. Hedefi olmayan kaybetmiştir zaten. limizde kalan değerleri kaybetmemek adına, harekete geçmek lazımdır... Yeni şeyler söylemekten ziyade yeni şeyler yapma zamanıdır. "İki günü ayni olan ziyandadır" diyen bir Peygamberin ümmetiyiz. Yenilenmeye yapılanmaya ihtiyacımız olduğu bir zamandayız. İnsan her durumda ve herzaman yenileyebilir kendisini. nce sorunlarımızı belirleyip sonra çözüm arayışına girmeliyiz. İmtihanımızın birer parçası olan evlatlarımızın bu toplumda güzel yerlere gelmelerini istiyorsak onları her konuda desteklemeliyiz. Herşeyden önce bilinçli olmalıyız. Ruh sağlığı yerinde olan insan önce kendine, sonra ailesine, sonra da çevresine faydalı olur. Zihinlerin alabildiğine dağınık hale geldiği ve insanların gereksiz yere meşgul eden şeylerin çoğaldığı günümüzde zamanı doğru olan şeylerle harcamak da ayrıca bir hüner ister. "Geçmiş zihinlerimizi kapsayan bir sis bulutundan ibaret. Gelecek ise başlı başına bir hayal perdesi. Ne geleceğimizi bilir ne de geçmişi değiştirebiliriz. Güzergah bellidir ama tüm dönemeçler yolcuya aittir. yleyse insan ne hayatın hakimidir ne de hayat karşısında çaresizdir. Mademki insan eşrefi mahlukattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah`ın yeryüzündeki halifesi olduğunu hatırlayarak buna yakışır soylulukta yaşamalıdır." Şems-i ebrizi Hayatınızı en doğru yolda harcayıp, her iki cihan saadetine nail olmanız ve hayırlı nesiller yetiştirmeniz dileğiyle! UROPA WR B DU? N KİMİN? Diğer açıdan Dışarıdan bakınca hayatım düzgündür. şim ve çocuğum, bir işim ve başımın üstünde güzel bir evim vardır. Bir çok kişiye göre güzel bir yaşantım vardır. Bir çok insan büyük bir evimin ve yüksek miktarda paramın olmasına imrenecek durumdadır. Bir çok insan beni kendim gibi tanıyacak olsa böyle imrenmezdi. Başımı ağrıtan bir yığın problem varken. Birer birer çözülebilecek şeyler olsa da toplu olarak bir fırtına şeklinde üzerime gelen ve çekilmez bir hal alan sıkıntılar. Hayatta çok şey başardım ve geleceğimi güvence altına aldım. Bugünün insanı artık hayatın güzel yanlarını düşünmüyor, daha ziyade işi düşünüyor. Bizler para biriktirebilmek için çalışıyoruz. İleride lüks ve seviyeli bir yaşantıya sahip olabilmek için. Bugünün insanı bunu hayatının amacı olarak kabul ediyor. Ben bu hedefe ulaştığım için üzüntü ve fakirlikten kurtulmuş sayılır mıyım? Hayatımda nelerin yanlış gittiğini ve kendime bir şans daha verip vermeyeceğimi idrak edebilmem için hayatımı yazıya dökmem gerekir. Bu yazı kendim içindir ya da vasiyetimdir ve hakkımda hüküm verecektir. Çocukluğum hayatımın en zor dönemiydi. Çok defa alaya alınır topluma uyum sağlayamazdım. Oyun parkında yalnız, teneffüslerde yalnız, ve bir yığın oyuncaklar arasında yalnızdım. Ailevi durumumun çok iyi olmasına rağmen o dönemdeki ve bugünki sorunlarımın bundan kaynaklanıp kaynaklanmadığını çok sorgularım. İlk okuldayken bile sınıf arkadaşlarımla fazla ilgilenmezdim. Lise yıllarında bu durum dahada vahimleşerek sınıfta dışlanmış bir kimse oldum. Başkalarına karşı sert ve soğuk davranırdım, ama sadece kendimi koruma amaçlı. Duygusal acılardan korunmak, sevilip sevilmediğimin farkına varmamak ve kendimi yeni etkilerden korumak içindi. Bu dönemde psikolojik sorunlarım başlamıştı. Hayatımdaki bu dönemin beni bugün bile bu kadar etkileyeceğini, sıradışı bir rol oynacağını ve bu yazıyı kaleme almama sebep olacağını hayal bile edemezdim. Gençlik yıllarımda ters giden çok şeyler oldu ama hedeflerimi hiç bir zaman kaybetmedim. Çok para kazanmak ve bugün sahip olduğum lüks yaşantıma kavuşmak istiyordum. Bu arzuma kavuştum. Hayal ettiklerim bunlar mıydı? Hayalimde burada oturup bu satırları yazmak var mıydı? Hayatımın son noktası olarak. Hayatımın anlamı bu mu? Die andere eite homas Ga 8b Klasse BR BRG ilgasse homas Ga 8b Klasse BR BRG ilgasse Von außen ist mein Leben intakt. Frau und Kind, einen Job und ein ansehnliches Dach über dem Kopf. Viele würden sagen, ich hätte gut zu leben. Viele würden mich beneiden um das große Haus und das Geld auf der hohen Kante. Viele würden das nicht tun, wenn sie mich kennen würden, wie ich mich kenne. Geplagt von Problemen, die einzeln überwindbar wären, aber als täglich wiederkehrender turm von indrücken, die mich überwältigen und unerträglich sind. ch habe viel erreicht und mir finanziell eine Absicherung geschaffen. Heute denkt der Mensch nicht mehr an die Freuden des Lebens, sondern an die Arbeit, wir arbeiten, um Geld zu sparen. Damit wir uns später Luxus und einen gewissen tatus leisten können. Der heutige Mensch nennt das sein Lebensziel. ch habe dieses Ziel erreicht, bin ich deshalb von Leid und Armut ausgeschlossen? ch muss mein bisheriges Leben in geschriebene Worte fassen, um selbst begreifen zu können, was falsch gelaufen ist und ob ich mir selbst noch eine Chance gebe. Dieser ext ist für mich oder meine Nachwelt gedacht, er wird entscheiden über mein Verbleiben. Die Kindheit war der schwerste Zeitabschnitt meines Lebens. ch wurde oft verspottet und konnte mich selten in eine Gruppe einfügen. Alleine am pielplatz, alleine in der Pause und alleine unter all den pielsachen. Mir ging es von der familiären eite sehr gut, doch frag ich mich oft, ob das ein Grund für meine damaligen und heutigen Probleme ist. ch hatte schon in der Volksschule kein großes nteresse an meinen Mitschülern. m Gymnasium verschärfte sich das Ganze und ich wurde zum Außenseiter. Gegenüber den anderen gab ich mich hart und eher kühl, doch nur als chutz. chutz vor emotionalem chmerz, vor der Ungewissheit gemocht zu werden und vor neuen indrücken. Zu dieser Zeit begannen die Probleme mit meiner Psyche. ch konnte nicht einmal im ntferntesten daran denken, dass dieser Abschnitt meines Lebens eine so drastische Rolle in meinem jetzigen Leben spielt und mich unter anderem zum chreiben dieses extes gebracht hat. n meiner Jugend lief viel falsch ab, doch bin ich nie von meinem Ziel abgewichen, ich wollte viel Geld verdienen und mir all den Luxus leisten können, welchen ich heute besitze. ch hab meinen Wunsch erfüllt, ist es das was ich mir damals erträumt habe, sitze ich in meiner Vorstellung auch hier und schreibe Zeile für Zeile. Als Abschluss meines Lebens. st das der inn meines Lebens?

7 7-ÇOCUK-AİL HABR ARALK 2012 Kimdir? Agresiflik Hırçınlık Anneden kötü muamele görmek, baba ayrılığından daha trajiktir oru: Adem bey merhaba. Ben kızımla ilgili bir kaç şey sormak istiyorum ve yardımınızı almak istiyorum. Kızım nehir nisan ayında 3 yaşını dolduruyor. 1 yaşını doldurduğunda babasıyla ayrıldık ve babasını hiç görmedi. Baba kavramını bilmiyor. Ben çalışıyorum anneannesi bakıyor. vde dayısı ve dedesi ile hep birlikte yaşıyoruz. Kızım bu aralar çok hırçınlaştı. Benden de kaynaklanıyor olabilir. Boşanalı 2 yıl oldu ve herşeyin yükünü taşımak, kızımın gelecek kaygısı bende de bunalım yarattı. İster istemez kızıma bağırmaya başladım. Kızıma izin günlerim hariç ilgi gösteremiyorum. Çok yoğun çalışıyorum. Kendim de ailemle çatışıyoruz zaman zaman ve nehire napmam gerektiği konusunda pek bi fikrim yok. Çok zeki bir çocuk, çok akıllı ama çok hırçın. Bir çok şeye sahip ama bazen mutsuz bu ve bunun gibi bir çok şeyde bana yardımcı olabilirseniz ve Ankara da sürekli gidebileceğim bir pedagog tavsiye ederseniz çok sevineceğim Şimdiden teşekkür ederim. Cevap: Merhaba Neslihan Hanım,Kızınız muhtemelen siz ona kötü davrandığınız için kendini kötü hissediyordur Babasının ayrılığını çok hissetmeyebilir ama sizin ona kötü davranmanız, onu derinden etkiler Bir süre sonra işler iyice rayından çıkmadan bir uzman desteği alsanız iyi olur... Kavga yaparsan kimse seninle arkadaş olmaz derseniz, çocuğunuzun benliğini zedelersiniz oru: Adem Bey, benim 7 yaşında bir oğlum var. 1.sınıfa gidiyor sınıfta kendini tam anlamıyla derse vermiyor, bir de sürekli kızgın her şeye karşı öfkeli, okulda yapılan oyunlara katılmıyor. ürekli okulun bir köşesine gidip bir arkadaşıyla kum ve taşla oynuyor. Ben istiyorum ki çocukların katıldığı oyunlara katılsın onlarla top vs oynasın. Ama onun o oyunlar umurunda bile değil. Çok zeki bir çocuk ama dikkatini derse veremediği için sınıfta ders yapmıyor. Niçin yapamadığını sorduğumda da yetiştiremediğini söylüyor ve bana kızıyor. Yerinde duramıyor, sürekli hareket halinde, sinirli kızınca da karşı tarafla kavgaya başlıyor. Ona kavganın kötü bir davranış olduğunu böyle davranırsa kimsenin onu arkadaş olarak istemeyeceğini söylüyorum belki hata yapıyorum ama çok yoruldum. Biriyle kavga edecek diye oğlumu gönül rahatlığıyla dışarı bile gönderemiyorum. Bu konuda bana yardımcı olmanızı istiyorum, şimdiden teşekkürler. Allah a emanet olun. Cevap: vet Ayşe Hanım hata yapıyorsunuz. Kavga yaparsan kimse seninle arkadaş olmaz derseniz çocuk daha çok yara almış olur ve bir başka zaman da bu yaranın tesiri ile dokunsanız yine kavga yapar. Mesajınızdan anladığım kadarı ile oğlunuzu tam anlamıyorsunuz. izin birtakım istekleriniz var, ama oğlunuz bu istekleri yerine getirmekte acemilik çekiyor. Henüz 7 yaşındaki bir çocuk tabii ki derslere kendisi tam veremeyebilir, kaldı ki oğlunuz bunun sebebini de izah etmiş ama bunu siz çok ciddiye almamışsınız. Oğlunuz öğretmen çok hızlı yetiştiremiyorum diye söylemiş, sizce bu söz önemli değil mi? Bence oğlunuzu daha dikkatli dinleyin ve dinlediğiniz sorunlara çözüm üretmeye çalışın. Bir annenin görevi çocuğunun sorunlarına çözüm üretmek değil mi? inirli anne babanın sağlıklı ruha sahip çocuğu olmaz oru: İyi günler, 2005 ve 2007 doğumlu 2 oğlum var. Hocam bugün 2005 doğumlu oğlumun yaşlarında bir çocuk oğlumun bisikletini tekmeliyordu. Oğlum da kendini savunmadan çaresizce seyrediyordu. Hocam benim ve eşimin sinirli bir yapımız var. Çok yanlışlarla büyüttük. Bundan sonra nasıl davranmamız gerekiyor. Allah rızası için yardım edin. elamlar Cevap: Değerli Gülten Hanım; Bundan sonra ilk yapacağınız şey, kendinizdeki sinirli yapınızla mücadele etmek Ben şimdiye kadar sinirli anne babanın sağlıklı ruha sahip çocuk yetiştiğini görmedim UROPA UZMAN PDAGOG ADM GÜNŞ Adem Güneş, (d. 1969, Ankara), Uzman Pedagog Pedagoji Biliminde Anadolu aile yapısına uygun çocuk yetiştirme modeli olan Anadolu Pedagojisi modelinin kurucusu ve temsilcisidir.rotterdam Üniversitesi Pedagoji Bölümü mezunu olan Adem Güneş uzunca yıllar yurt dışında yaşamış, Avrupa eğitim sistemlerini ve çocuk eğitimi modellerini bizzat yerinde inceleme fırsatı bulmuştur. Çocuklarda Vicdan ğitimi olmadan Davranış ğitimi olamayacağının altını çizen Güneş, Almanya, Hollanda, Belçika ve ürkiye de yüzlerce konferans ve seminerde bu temanın üzerinde ısrarla durmaktadır. Pedagojide uzmanlık sahası Şiddet, aciz ve uistimaller olan Adem Güneş halen Fatih Üniversitesinde ğretim Görevlisidir. Yayınlanmış 9 ürkçe ve 1 İngilizce (he Wonder of Childhood) kitabı bulunan Adem Güneş e ürkiye Çocuk Zirvesi tarafından 2011 yılı ÇOCUK DOU ödülü verilmiştir. Adem Güneş evli ve dört çocuk babasıdır. Çocuklarda Korku... Çocuklarda ki korku, yetişkinle rin doğal davranışla rı ile aşılır oru: Merhaba Adem Bey benim 4 yaşında bir oğlum var. Yaklaşık bir senedir oğlumda düğün korkusu oluştu.bir senedir hiç bir akraba düğününe katılamadık, gitsek bile dışarda beklemek zorunda kaldık. İçeri girmek istemiyor. zellikle havayi fişek ve yüksek sesten çok korkuyor. Alışsın diye dvd den düğünümüzü izletelim dedik onu bile izlemek istemedi. Bunun dışında diğer davranışları gayet normal. Ne yapmamız lazım bize bir yol gösterirseniz çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkürler. Allah razı olsun. Cevap: Değerli rhan Bey, Çocuk kendi kontrolünün dışında gelişen yüksek sesli ve yoğun ışık effekleri bulunan olaylardan korkabilir Bu aslında çoğu zaman güçlü bir duygu dünyasına sahip olan çocuğun yapısıdır Zira böylesi çocuklar birçok şeyi kendi kontrolünde götürebildiği halde, kendi kontrolünün dışında gelişen böylesi bir duruma müdahale de edemediği için korkabilirler Ya da eğer çocuk daha önceleri korkutulmuş ve o düğün gürültüleri onda bir şeyleri çağrıştırıyorsa o zaman da korkabilir Çok üstünde durmayın, zaman içinde geçecektir Yapacağınız şey, onu korkmaması konusunda ikna etmek veya video izletmek değil, düğüne sizin gitmeniz, onun sizi görmesi, gürültülü ortam içinde çok doğal davranmanız, eşinizle dostunuzla selamlaşıp, samimi sohbetler etmeniz ve çocuğunuzun da bütün bunları görmesi ve size bir şey olmadığını hissetmesidir O düğün alanına gelmese de, siz gidin, onu sizi görebileceği bir yerde birine emanet edin iz doğal davranmaya devam edin. Çocuk bilmediği şeyden korkar... oru: ayın Hocam, izi radyodan tanıyorum. Allah sizden razı olsun halkı bilgilendiriyorsunuz. Hocam bizim 2 yaşını 3 ay geçmiş bir kız torunumuz var. Yaklaşık 15 gündür korkuyor. Neredeyse her cisimden ani panik ve korku yaşıyor. Bazen annesinin yüzüne bakarken bile koyktum koyktum diyerek kaçıyor. n çok korktuğu şeyler cansız vitrin mankenleri ve vde gördüğü garip görünmlü şeyler. rneğin insan sureti dışındaki şeyler. Hocam bu kızımın 40 gün önce bir kardeşi dünyaya geldi Onu biraz kıskanıyor. Bu korkma rahatsızlıkları bizi tedirgin ediyor. Acaba ne yapmalıyız bu derdimize çara bulabilir misiniz? Cevap: Değerli Ahmet Bey, ndişe etmeyin siz rahat olun korkuları zamanla geçer Çocuklar bu dönemde anlamsız korkular taşıyabilir, bunu ancak anne babanın sakin duruşu ve onlardan aldıkları güven ile atlatırlar siz panik yapmayın, onun korkusunu ikna ederek yenmeye çalışmayın sakin olun yeter Her çocuğun yaşayabileceği bir şey yaşıyorsunuz endişe etmeyin orularınızı bize iletin, Uzman Pedagog Adem Güneş yanıtlasın... -Mail: adresinden Adem Güneş ile Çocuk Deyip Geçmeyin programını dinleyebilirsiniz... Çocuk ve Yalan... Yalan söylemek kişilik bozukluğun un dışa yansımasıd ır oru: Merhaba Hocam bazı kitaplarınızı okuma şansım oldu. Bu sebeple sizi kendime ve sorunlarıma çare olacak bir uzman olarak görüyoru. özel ve fiziksel şiddetin olduğu bir ailede büyüdük. abi bunlar oğluma bile yansıyor. Ama öncelikle kardeşim çok zor durumda gerekli gereksiz her şeye yalan söylüyor. vliliği sıkıntılı, iş konusunda sebatsız. 3 kız kardeşin arkasında beklenen erkek çocuk kendisi ama bir ödül mü onun için tartışılır. Bizlere bir olay hakkında üç farklı yalan söyleyebiliyor. Maddi sıkıntılarını yanlış yollardan aşmaya çalıştığını öğrendik hala şokunu atamadık.. Bizden uzaklaşmasının nedeni belki de hep yargılayarak ya da nasihat vererek onunla iletişime geçmemiz. Aslında bakarsanız bizde çok normal değiliz ama evlatlarımız bizim düştüğümüz yanlışlıklara düşmesin diye çaba harcıyoruz ama kardeşim sorunu olduğunu bile kabul etmiyor. Kardeşim ve bir ablam Ankara da yaşıyor sizle bire bir görüşmeleri mümkün mü daha önemlisi kardeşimi nasıl ikna edeceğiz oda bir sorun. abi ki maddi sıkıntıdan bahsedemiyoruz bile yardımınızı bekliyorum. Şimdiden teşekkürler Cevap: Merhaba Asya Hanım, Kardeşinizin sorununa baktığımda yalan hastalığı değil sanki olgunlaşmamış bir kişilik yapısından bahsediyorsunuz Bunun yansıması da yalan var şuan görünürde Ama ona irade ve kişilik kazandıramaz iseniz yalan söyleme alışkanlığı bitse de başka bir şok edici gerçekle karsılaşabilirsiniz. ize tavsiyem bir psikolog ile kardeşinizin kişilik oluşturmasına rehberlik yapın. tephanie Hofschlaeger / pixelio.de İzinsiz eşya alma, yalan ve tırnak yeme baskı sonucunda çıkar oru: İyi günler Hocam. Ben Allah a şükür 4 çocuk annesiyim. 9 ve 6 yaşlarında kızlarım, 5 yaşında ve 5 aylık oğullarım var. Yaşım 27. Hocam size 6 yaşın yeni doldurmuş kızımla alakalı soru sormak istiyorum. Yeni okula başlayan kızım bir seneden fazladır yalanlar söylüyor almak istediği şeyi izinsiz alabiliyor. Ben başlarda hayal gücü kuvvetli diye ona masal anlattırıyordum. Çok güzel anlatıyor. Hocam okula başladığında hiç bir arkadaşının eşyasını alma diye konuştum. Geçenlerde çantasından kalemler çıktı. orduğumda x arkadaşım verdi, işte şöyle şöyle oldu diye süsleyerek anlattı. Arkadaşına sorsam seninle aynı cevabı verir mi dediğimde y arkadaş vermişti diye 3 kez fikrini değiştirdi. Böyle durumlarda ne yapmalıyım? Oğlumla kızım arasında 14 ay var. ırnak da yiyor. Aslında açık cesur gibi dursa da çok narin hassas bir çocuktur. Aile toplantılarına da başladık. Ne yapabilirim? eşekkür ederim Cevap: Kızınız hakkında yazdıklarınıza göre kızınızın üzerinde baskı var, ya da kızınız içindekileri rahat dışarı çıkaramıyor. İzinsiz eşya alma, yalan ve tırnak yeme baskı sonucunda çıkan davranışlardır. Belki siz belki eşiniz kızınıza daha geniş bir alan bırakın yalan söylemeye gerek bile kalmasın. w ww. ademgunes.com

8 ARALK 2012 HABR AVUURYA - 8 Foto: Weichselbaum/HBF Atıl Kutoğlu: ch bin über den Wolken vor Glück und freue mich über die wunderbaren Worte und die hohe Auszeichnung. sterreich ist ein schönes Land mit wunderbaren Menschen, in dem ich meine räume verwirklichen konnte. Viele von den Menschen, die mich unterstützt haben, sind heute hier, ich möchte mich für die Hilfe, die ich in sterreich erfahren habe, bedanken. Atıl Kutoğlu'na UROPA Devlet Nişanı... ürk modacı Atıl Kutoğlu'na, Avusturya'nın en üst düzey ödülü olan 'Avusturya Devlet Onur Nişanı' verildi. ürk modacı Atıl Kutoğlu, Avusturya'nın bilim ve sanat alanında verdiği en üst düzey ödülü olan 'Avusturya Cumhuriyeti Devlet Onur Nişanı' ile ödüllendirildi. Avusturya Kültür-anat ve ğitim Bakanı Claudia chmied yaptığı konuşmada: Atıl Kutoğlu sadece modacı olarak değil bir insan olarak da çok değerli bir şahsiyet. Avusturya ile ürkiye arasında bir köprü oluşturuyor ve iki kültüre de katkıda bulunuyor. Ayrıca okullarımız için yapılan projelere de çok önemli katkılar sunuyor ve genç insanlara cesaret ve özgüven aşılıyor. Onun Avusturya Devlet Onur Nişanı nı Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru Meslek hayatımın üçte biri Avusturya ve Almanya'da geçti. 1985'te Bregenz'e muavin konsolos olarak atandığımda Avrupa'ya "misafir işçi" olarak gönderdiğimiz vatandaşlarımız orada misafir olmadıklarının artık farkına varmışlar, geleceklerini buna göre belirlemeye başlamışlardı. Aradan 25 yıl geçti de Almanya'ya göçün ellinci yılını her iki ülkede düzenlenen etkinliklerle kutladık. Bugün geri dönüşten hiç söz etmiyoruz; Avrupa'nın çeşitli ülkelerine yerleşen vatandaşlarımız bu ülkelerin birer parçası oldu. 25 yıl önce Avrupa'daki vatandaşlarımızı ilgilendiren öncelikli konu çocukların eğitimiydi. Büyükelçiliğimizin yeni binasının açılışı vesilesiyle bulunduğum Berlin'de bir araya geldiğimiz çeşitli sivil toplum kuruluşlarıyla yaptığım görüşmelerden, gurbetçi vatandaşlarımızın gündemindeki ilk maddenin bugün de eğitim olduğunu gördüm. abii zaman içinde özellikle dil eğitimi bağlamında anlayış değişiklikleri olmuş. 25 yıl önce, aman çocuklarınız iyi derecece Almanca öğrensin diyorduk. Almanca öğrenmek kuşkusuz bugün de önemli. Ama Almanya veya Avusturya da doğan yeni kuşak çocuklarımız artık Almanca'ya hakimler. Buna karşılık ana dilleri olan ürkçeyi zorlukla konuşuyorlar. 25 yıl önceki söylemimiz bu nedenle artık aman çocuklarınız ana dilini unutmasın a dönüştü. Ana dil eğitimi konusunda etkili önlemler almadığımız takdirde Batı Avrupa ülkelerindeki gelecek nesil ürklerin anavatan ile kültür ve dil bağlarının büyük ölçüde zayıflayacağını söylemek kehanet olmaz. Milli ğitim Bakanlığımız Avrupa'daki okullarda ana dil eğitimi vermek üzere uzun yıllardır öğretmen görevlendiriyor. Ancak Almanya'daki bazı eyaletler ürkiye'den öğretmen gönderilmesini kabul etmiyorlar; diğer bazı eyaletler ise anadil eğitimine karşı sonuna kadar hakettiğini düşünüyorum ve böyle değerli bir ödülü Atıl Kutoğlu'na verdiğim için onur duyuyorum" dedi. Atıl Kutoğlu ise bu ödüle layık görülmekten büyük gurur duyduğunu belirterek, "Bakan Claudia chmied in benden övgüyle söz etmesinden çok etkilendim. Avusturya öğrencilik yıllarımdan itibaren kurduğum hayallerimi gerçekleştirme fırsatı bulduğum mükemmel bir ülkedir. Bugüne kadar bana destek olan herkes burada, kendilerine çok teşekkür ediyorum. Düzenlenen törene çok sayıda davetlinin yanı sıra Viyana Büyükelçimiz Ayşe ezgin de katıldı. dül töreni sonrasında Büyükelçi Ayşe ezgin, elçilik binasında Atıl Kutoğlu onuruna bir davet verdi. Avusturya Adalet Bakanı Beatrix Karl ın da katıldığı davette, Büyükelçi Ayşe ezgin; Atıl Kutoğlu, ürk kültürünü başta Avusturya olmak üzere tüm dünyada başarıyla temsil ederek, bu önemli çalışmalarıyla ürkiye-avusturya arasında bir kültür köprüsü kuruyor. Atıl Kutoğlu nun kreasyonları başta Viyana daki Belveder arayı olmak üzere çok önemli yerlerde sergileniyor. dedi. Dışişleri Bakan Yardımcımız Naci Koru nun Yurt dışında yaşayan ürk çocuklarının ana dil eğitiminde "uzaktan eğitim" seçeneği başlıklı yazısı. Uzaktan eğitim yurt dışında yaşayan çocuklarımızın ana dilimizi öğrenmelerinde etkin bir araç olabilir. oldukları için hiç ürk öğretmeni görevlendirmiyorlar. Bugün itibarıyle Almanya'da çeşitli düzeydeki okullarda eğitim gören yaklaşık 700 bin çocuğumuzun ana dil eğitimi için 450 kadarı ürkiye'den gönderilen, 800 kadarı da yerel olarak görevlendiren yaklaşık ürk öğretmeni var. Bu sayının yeterli olduğu tabiatıyla söylenemez. Ancak öğretmen sayısı arttırılsa bile, bu alt yapıyla etkili bir ana dil eğitimi yapılabilmesi mümkün değil. Almanya, ülkesinde yaşayan yabancıların topluma "uyum"u konusunu bizim anlayışımızdan bir hayli farklı yorumluyor. Bu ülkedeki değişik kültürlerden gelen insanların kökenleri ile ilişkilerinin kopmaması için özel bir çaba gösterilmediği gibi, bu amaca yönelik çalışmalar da yönetim tarafından maalesef pek destek görmüyor. Alman Hükümetleri, ülkede yaşayan yabancıların, çok önceki yıllarda bu ülkeye gelen Polonyalılar, Macarlar gibi ileride her yönden Alman olmasını arzu ediyorlar; dolayısıyla politikalarını da buna göre belirliyorlar. Hal böyle olunca, Avrupa daki gelecek nesil ürk kökenlilerin de ürk kültürü ile yetişmelerini ve dilimizi uzun yıllar sonra da konuşmalarını istiyorsak bu yönde bazı yeni yöntemler geliştirmemiz gerekiyor. Kültürümüzün yaşatılması ve ana dilimizin öğretilmesi konularında bu ülkelerde görev yapan öğretmenlerimize taşıyabileceklerinden daha fazla görevler yüklediğimizi düşünüyorum. Buna bir de Almanya daki eyaletlerin farklı uygulamalarından kaynaklanan sorunları eklersek, ürkiye den öğretmen görevlendirmek dışında, bu konuda değişik alternatifler üzerinde de çalışmamızın önemi daha iyi ortaya çıkar. Almanya da bulunduğum bu son beş gün içerisinde, Büyükelçimiz Avni Karslıoğlu, Yunus mre nstitüsü Başkanı Profesör Ali Fuat Bilkan ve Yurt Dışı ürkler Başkanı Kemal Yurtnaç ile de çocuklarımızın eğitimi konusu üzerinde sohbet etme fırsatı buldum. Avrupa daki yeni nesil ürklerin artık bilişim alt yapısını etkin bir şekilde kullandıklarını, bu nedenle uzaktan eğitim seçeneğinin de bundan sonraki çalışmalarımızda göz önünde bulundurulabileceği yönündeki görüşlerimi kendileriyle paylaştım. Bu düşüncemin, eğitim alanında faaliyet gösteren yetkililerimiz tarafından da olumlu karşılanmasından memnuniyet duydum. Aslında ürkçe bağlamında uzaktan eğitim konusu Almanya ya yabancı bir kavram da değil. Almanya daki ürk nüfusunun üçte birini barındıran Kuzey Ren Vestfalya yaleti nde, Ankara Üniversitesi ne bağlı MR ile yalet ğitim Bakanlığı arasında bir mutabakat imzalanmış. Buna göre, ürkçe sertifikası ile ilgili sınavların sanal ortamda gerçekleştirilmesi için bir pilot proje uygulamaya konulmuş. ınavı uzaktan gerçekleştirebildiğimize göre, ürkçe eğitimini neden uzaktan yapamayalım? Bilişimle yakından ilgilenen bir kamu görevlisi olarak "uzaktan eğitim" konusu bir süredir çalışma alanım içine girmeye başladı. on zamanlarda başta ed alks (http://www.ted.com/) olmak üzere, video programlarıyla eğitim faaliyetleri yapan siteleri inceliyorum. Bir diğer örnek çalışma olan Apple/unes ün dijital üniversitesindeki (unes U) beşer dakikalık çarpıcı ders videolarını seyrederken her defasında, böyle bir alt yapının ülkemizde de eğitim amacıyla kurulup kurulamayacağı üzerinde zihin egsersizleri yapıyorum. Aslında Fatih projesi de bir bakıma bu düşünceden hareketle başlatıldı. Bence benzer bir çalışmayı yurt dışındaki soydaşlarımızı ve vatandaşlarımızı da kapsayacak şekilde hayata geçirebiliriz. Bildiğim kadarıyla, skişehir deki Anadolu Üniversitesi nde "uzaktan eğitim" konusunda önemli bir bilgi birikimi ve deneyimi var. Ancak üniversitenin çalışmaları daha çok video üzerine kurulu; dolayısıyla televizyon üzerinden yaptığı yayınları da "geleneksel ders" yöntemine dayalı. Konusunun uzmanı eğitimciler derslerini kamera karşısında veriyorlar. Oysa küçük çocuklara kültürümüzün tanıtımı ve ana dilimizin öğretilmesi için daha çarpıcı anlatım yöntemleri bulmamızın daha uygun olacağı kanaatindeyim. Konuların zihinde kalması için çizgi kahramanlar geliştirir ve senaryoları bu kahramanlar üzerine kurgularsak anlatımımız da daha etkili olabilir. Nitekim son yıllarda çok sayıda eğitimci de, bu yöntemle geliştirilen eğitim malzemelerinden daha verimli sonuçlar alındığını söylüyorlar. Böyle bir teknik alt yapı kurulup cazip ders programlarının hazırlanabilmesi durumunda yurt dışındaki çocuklarımızı bu programları izlemeleri konusunda teşvik edici yöntemler üzerinde çalışabilir, sivil toplum kuruluşlarımız ile konsolosluklarımız bu projeye katkı sağladıkları takdirde kullanımı yaygınlaştırabiliriz. Ayrıca yerel makamların, öğretmenlerimizin, belki de en önemlisi eğitim çağındaki çocuklarımızın anne-babalarının desteği ile bu dersleri izleyecek çocuklarımızın sayısını daha da arttırabiliriz. Bu projenin başarısı için eğitim çalışmalarına önem veren bazı büyük firmaların sponsorluklarının alınması da düşünülebilir. Kültür ve ürkçe ders programlarına internet üzerinden katılan, bu derslerin sınavlarına elektronik ortamda giren çocuklarımızdan başarılı olanların ürkiye seyahati ve bilgisayar gibi hediyelerle ödüllendirilmeleri de programın teşviki kapsamında yararlı olabilir. Ülkemizde uzaktan eğitim konusunda, anaokulundan lise son sınıfına kadar programlar hazırlayan özel sektör girişimleri olduğunu biliyorum. Bu alanda başarılı çalışmalar yapanlardan birinin yaklaşık bir milyon kayıtlı abonesi olduğunu duymuştum geçenlerde. Bu firmalarımızın da omuz vermesiyle "uzaktan eğitim" programlarının radarlarını yurt dışındaki vatandaşlarımıza da çevirebileceğimizi düşünüyorum. Bugüne kadar dünyanın dört bir yanında özveriyle hizmet üstlenen öğretmenlerimizin çalışmalarına, uzaktan eğitim dersleriyle güçlü bir katkı sağlayabileceğimize ve böylece kültür ve ana dil derslerinden daha çok sayıda çocuğumuzun yararlanabileceğine inanıyorum. Not: Bu konuda Dışişleri Bakanlığı olarak önümüzdeki günlerde Milli ğitim Bakanlığımızla bir çalışma yapmayı planlıyoruz. Dışişleri Bakan Yardımcısı Naci Koru Kaynak: VİYANA BÜYÜKLÇİLİĞİ - Foto: Weichselbaum/HBF

9 DZMBR 2012 HABR UROPA NGRAON - 9 LPD Wien / K. chober n sterreich leben etwa eine halbe Million Muslime, die Häl e davon sind österreichische taatsbürger. Mehr als bisher soll es in Zukun kein Widerspruch mehr sein, gleichzei g selbstbewusster sterreicher und Muslim zu sein, sagte ntegra onsstaatssekretär ebas- an Kurz bei der Vorstellung der rgebnisse des Dialogforums slam im ersten Jahr. Muslime sollen als freie Bürger und verantwortliche ndividuen zur gemeinscha lichen Gestaltung und Bewäl gung von Gegenwart und Zukun beitragen, die auf Mitwirkung, ngagement, Leistung und Chancengleichheit au aut, betonte Kurz und verwies auf zwei Herausforderungen einerseits die Ängste und orgen der Mehrheitsbevölkerung in Bezug auf den slam abzubauen und andererseits die Bedürfnisse der Muslime in sterreich zu berücksich gen. Ziel ist es, das Bestehen einer friedlichen und harmonischen Gesellscha in sterreich zu unterstützen. Als Beitrag dazu wurde vom Dialogforum slam die Novellierung des slamgesetzesangeregtundeine Neuregelung der Ausbildung der mame und der eelsorger vorgeschlagen. Daher wurde an der Universität Wien eine interfakultäre Pla orm eingerichtet, die zu Jahresbeginn 2013 ihre ak ve Arbeit aufnehmen wird, um unter anderem Wien (O) Am 12. November 2012 verliehen portminister Norbert Darabos und ntegrationsstaatssekretär ebastian Kurz den ntegrationspreis port 2012 in feierlichem Rahmen im Haus des ports. Die innovativen und nachhaltigen Projekte der 21 Preisträger/innen wurden für ihr ngagement zur ntegration von Menschen mit Migrationshintergrund ausgezeichnet. Der ntegrationspreis port wird 2012 HBF / Pusch bereits zum fünften Mal vom sterreichischen ntegrationsfonds organisiert. "Mit über 70 Bewerbungen aus allen neun Bundesländern haben wir heuer wieder einen Rekordwert an inreichungen erhalten", freute sich Beatrix Lewandowski, stellvertretende Geschäftsführerin des sterreichischen ntegrationsfonds. "Wir freuen uns, dass wir 21 besonders innovative und taatssekretär Kurz Dialogforum slam : Präsentation der rgebnisse aus dem ersten Jahr taatssekretär ebastian Kurz, der Präsident der slamischen Glaubensgemeinschaft in sterreich, Dr. Fuat anac und Vizerektor Univ.-Prof. Dr. Heinz Faßmann, Leiter des unabhängigen xpertenrats für ntegration, präsentierten am 3. Dezember 2012 die rgebnisse des Dialogforums slam im nnenministerium in Wien. ein Curriculum für die universitäre islamischtheologische Ausbildung zu erarbeiten. Das Dialogforum mit sieben Arbeitsgruppen wurde 2011 eingerichtet, nachdem der xpertenrat für ntegra on in seinem 20-Punkte- Programm unter anderem die inrichtung eines ins tu onalisierten Dialogs mit Muslimen vorgeschlagen ha e. Die rgebnisse des Dialogforums slam im ersten Jahr: 1. Fortgang des Dialogforums Der Dialog wird fortgesetzt, die teuerungsgruppe bleibt bestehen. 2. inführung eines islamisch-theologischen tudiums inrichtung eines islamisch-theologischen tudiums an der Universität Wien, das Absolven nnen und Absolventen qualifizieren soll, als mam, eelsorger oder slamwissenscha ler tä g zu sein. Absolven nnen und Absolventen dieser theologischen Ausbildung können durch das Absolvieren des bestehenden Masterstudiums im Bereich der islamischen Religionspädagogik als islamische Religionslehrerinnen und Religionslehrer an den höheren chulen eingesetzt werden. Um die genaue Zahl von mamen in sterreich nachhaltige Projekte auszeichnen dürfen." portminister Norbert Darabos: "m port funktioniert ntegration so gut wie in kaum einem anderen gesellschaftlichen Bereich. s ist mir ein Anliegen, jene, die mit Projekten und nitiativen einen Beitrag leisten, vor den Vorhang zu bitten und ihnen zu danken." taatssekretär ebastian Kurz betonte in seiner Ansprache die Bedeutung des ports für das Zusammenleben in sterreich. "m port spielt es keine Rolle, wo jemand herkommt. s zählt nur das ngagement und die gemeinsame Leistung im eam." 21 iegerprojekte von Judo mit Wortschatz bis zum Radfahren für Migrantinnen nsgesamt wurden 21 Projektträger in drei Preiskategorien ausgezeichnet. Die zwei mit 3.000urodotierten Hauptpreise 2012 gingen an: "port Fair bindet" der AK Bundesorganisation: Mädchen mit und ohne Migrationshintergrund im Alter von 12 bis 15 Jahren machen gemeinsam port (Basketball, Volleyball,ennis oder Karate) "K geht neue Wege" des ggenberger portklubs Graz: Kinder, Jugendliche und rwachsene werden mit gezielten ntegrationsmaßnahmen im Fußball in das österreichische Vereinsleben eingebunden Acht Projekte werden mit je uro ausgezeichnet: "midnight sports" - Verein.. nitiativen für soziale ntegration, Oberösterreich "Friedensflotte Mirno More" - Mirno More Verein für sozialpädagogische Friedensprojekte, Niederösterreich "Bewegung und Begegnung" - Privatinitiative Bewegung und Begegnung, Vorarlberg "i-kult - piel- und portangebote" - Verein pektrum, alzburg "Afghan teiermark Cricket Club" - Afghan teiermark Cricket Club, teiermark "youngcaritas Kafig League" - youngcaritas, Wien "gesund leben und bewegen" - Forum Musliminnen in irol, irol "Radfahrkurs für Frauen - Mobilität der Migrantinnen steigern" - Verein Piramidops lf Projekte erhalten einen Anerkennungspreis von je 200 uro: "Judo & Wortschatz" - Judoverein darzustellen, vor allem jener, die aus dem Ausland nach sterreich kommen, wird die GG kün ig eine umfassende ta s k über alle mame, die in Moscheegemeinden tä g sind, erstellen. 3. tablierung einer Wertedeba e Die aktuelle Deba e um gesellscha liche Werte, wie sie derzeit z. B. Beispiel im Prozess der rstellung der RWR-Fibel geführt wird, soll auf akademisch-wissenscha licher bene weitergeführt werden, um diesen Diskurs einer breiteren ffentlichkeit zugänglich zu machen. 4. Maßnahmen gegen Radikalisierung und slamfeindlichkeit Nach einer Bedarfsprüfung ist eine Ombudsstelle für radikalisierte Jugendliche und deren Angehörige sowie Betroffene von slamfeindlichkeit anzudenken. 5. Überarbeitung der islamischen chulbücher Die chulbücher für den islamischen Religionsunterricht werden von der slamischen Glaubensgemeinscha überarbeitet basierend auf dem aktuellen Curriculum für den islamischen Religionsunterricht. 6. Bürgermeister-Handbuch für Moscheebau vor Ort Die bisherigen rfahrungen zeigen, dass trei ragen in Zusammenhang mit der rrichtung von Moscheen am besten gemeinsam mit allen Betroffenen vor Ort gelöst werden. Dazu wird eine interdisziplinäre Broschüre erarbeitet, eine Art Bürgermeister-Handbuch für trei ragen im Zusammenhang mit dem Bau von Moscheen hinsichtlich Anrainerbeteiligung, Bauordnung, Flächenwidmung, Architektur, Gesetze usw. 7. Gleichstellung von Mann und Frau Ausbau der bestehenden chulungen für Frauenbeau ragte,um die Par zipa on von Frauen in der Gemeindearbeit zu stärken. 8. Muslimische sterreicherinnen und sterreicher als Vorbild Das chulbesuchsprojekt Zusammen:sterreich soll im Hinblick auf muslimische Role- Models sowie Veranstaltungen auch in islamischen Vereinen ausgeweitet werden. 9. slam und Medien Junge Menschen mit islamischem Religionsbekenntnis sollen dazu ermuntert werden, in Medienberufen tä g zu werden. 10. Novellierung des slamgesetzes Das slamgesetz ist mi lerweile 100 Jahre alt und es bedarf einer entsprechenden Novellierung, um den Ansprüchen und Gegebenheiten des 21. Jahrhunderts Rechnung zu tragen bzw. um sterreich im Umgang mit dem slam wieder eine Vorreiterrolle zu sichern. ntegrationspreis port uro Preisgeld für 21 innovative portprojekte in ganz sterreich Netzwerk: rfolgreich in sterreich Die Veranstaltungsreihe Netzwerk: rfolgreich in sterreich ist für alle da, die sich im Bereich der ntegra on engagieren. Der sterreichische ntegra onsfonds will es möglich machen, sich über entscheidende hemen auszutauschen, mit xpert/innen und Poli ker/innen zu disku eren und vor allem sich untereinander zu vernetzen. Denn: Nur gemeinsam kann ntegra on gelingen. Die erste Veranstaltung dieser Reihe fand zum hema alente und Qualifika onen sta. Mit dabei waren: ebas an Kurz, taatssekretär für ntegra on Andreas alcher, Bildungsexperte und Autor Franz Wolf-Maier, stv. F- Geschä sführer sowie Alina chmidt und Yamu Yildirim, ntegra onsbotscha er/innen des Projekts Zusammen:sterreich Rund 100 Personen aus den verschiedensten Herkun sländern von Kolumbien über Mongolei bis zur ürkei, x-jugoslawien und sterreich disku erten angeregt über u.a. Fördermöglichkeiten in der chule, tudium und Berufsanerkennung. Das nächste Netzwerk:rfolgreich in sterreich findet Anfang 2013 sta. F LZ Multikraft Wels "ppon eam - Gemeinsam für den Judosport" - Judoklub Vienna amurai, Wien "Fairplay im Kinder- und Jugendfußball" - Diözesansportgemeinschaft teiermark, teirischer Fußballverband, Caritas der Diözese Graz eckau, Projekt Q! port ntegration Qualifikation, Kath. Bildungswerk Graz-eckau, teiermark "Feel good" - Zeit!Raum - Verein für soziokulturelle Arbeit, Wien "ALG nternational Allstarleague Graz" - Jugendzentrum Don Bosco, teiermark "Kick it! Mädchen an den Ball" - Verein Mafalda, teiermark "Vereinsam" - hotokan Karate Club Lauterbach, Vorarlberg "port und prache" - AV Wien, Wien "Auf Du & Du - Gemeinsam aktiv im portverein" - portunion irol, irol "ntegrieren und Profitieren" -FC osters 99, Vorarlberg cheiberlkistn - Minifußballplatz" - Verein ürk- Migration / ntegration durch Partizipation, Wien BM., Alexander uma

10 DZMBR 2012 HABR KÜCH - 10 Allerlei üßes aus R: seelensturm Zutaten: 125 g Mehl ZUBRUNG: 1 L Zucker 3 L (gestrichen) Backpulver 50 g Heidelbeeren weet ushi Zutaten: 150 g Reis (ushi- oder Riso oreis) 100 ml Wasser Reis-Heidelbeer Muffins UROPA 150 ml Milch 4 L Zucker 1 Vanilleschote Füllung: Verschiedenes Obst, z.b. 1 Kiwi Mango 3 rdbeeren Außerdem: Minzblä er 3 L Marmelade (Aprikose-) 3 L Kakaopulver, ungesüßtes Nori-Blä er o wird s gemacht: Den Reis in ein ieb geben und solange waschen, bis das Wasser klar wird. Reis mit 100 ml Wasser, Milch und Zucker in einen opf geben. Vanilleschote halbieren, das Mark herauskratzen, zum Reis geben und das Ganze einmal aufkochen. Die Hitze reduzieren und den Reis ca. 20 Minuten köcheln lassen, dabei oft umrühren. rst wenn die Flüssigkeit komplett aufgenommen ist, den Reis in eine chüssel geben und auskühlen lassen. Kiwi und Mango schälen und in treifen schneiden. rdbeeren putzen und vierteln. Zwei Bahnen Frischhaltefolie in ca. 20 cm x 15 cm große Rechtecke schneiden und glatt auf die Arbeitsfläche legen. Den Reis auf die beiden Klarsichtfolienstücke verteilen und zu zwei Rechtecken auseinanderstreichen. Reis etwas fest drücken und die Reisflächen mit Aprikosenmarmelade bestreichen. Die Früchte jeweils im unteren Reisdrittel als treifen verteilen. Den Reis mit Hilfe der Folie über die Früchte schlagen und zu einer Rolle formen. Die ushi-rollen aus der Folie nehmen und vorsichtig in Kakaopulver wälzen. Rollen in tücke schneiden. Als Variante kann man die ushis auch mit den Nori Blättern einrollen. in Nori-Blatt auf eine Bambusmatte legen, auf ein Drittel davon den Reis verteilen und mittig die Füllung legen. Den Rest des Nori-Blattes anfeuchten. Mit Hilfe der Matte vorsichtig, aber fest aufrollen. Rollen in tücke schneiden. 1 i 150 ml Milch 2 L Bu er zerlassen 100 g Langkornreis, gekocht l oder Papierförmchen fürs Muffinblech Maria Lanznaster / pixelio.de Mehl, Zucker, Backpulver und Heidelbeeren in einer grossen chüssel mischen. i, Milch und Butter ebenfalls in einer chüssel verrühren. Die flüssigen Zutaten zu den trockenen geben und alles zügig vermengen. Muffinblech einfetten und den eig hineinfüllen. Die Muffins im vorgeheizten Backofen bei 220 C ca. 20 Minuten backen. Die Reismuffins aus dem Ofen nehmen, nach 5 Minuten die Küchlein aus der Form nehmen. Warm servieren. Milchreis JudithK Zutaten: 1 l Milch 1 Msp. alz 1 Msp. Zitrone, gerieben 1 kleines tück Zimtrinde 2 Gewürznelken 20 g Bu er 100 g Rundkornreis 2 L Zucker Zucker und Zimtpulver zum Bestreuen Braue Bu er zum Abschmelzen BMGFJ - m Jänner 2012 hat Gesundheitsminister Alois töger die nitiative Unser chulbuffet gestartet. "Mittlerweile beteiligen sich bundesweit 172 chulbuffets daran, chülerinnen und chüler profitieren vom geänderten Angebot. in großer rfolg in dieser kurzen Zeitspanne", so töger bei der agung "chmeckt s? Wenn ja, warum eigentlich?" am m Rahmen der agung im Festsaal des BMG überreichte Gesundheitsminister Alois töger persönlich die Preise an die iegernnen eines Fotowettbewerbs für chülernnen ab 10 Jahren: Aus über 200 insendungen BMG /nitiative Unser chulbuffet wurden 5 Gewinnernnen ermittelt, die mit chnappschüssen dokumentierten, was ihnen als Jause besonders gut schmeckt und sie fit hält. nformation: rnährungsstatus von chülerinnen und chülern n sterreich sind laut den aktuellsten Die Milch mit dem alz, der Zitronenschale, der Zimtrinde und den Gewürznelken erwärmen, den Reis dazugeben und zum Kochen bringen, weich kochen lassen und dabei ab und zu umrühren. Zum chluss die kalte Butter und den Zucker unterrühren und den Milchreis anrichten. Dann den Zucker und das Zimtpulver vermischen, den Milchreis damit bestreuen und mit der braunen Butter abschmelzen. Als Variante kann man auch ultaninen unter den Milchreis mischen. s passen auch Alice Wiegand (Lyzzy) marinierte Beeren ausgezeichnet zum Milchreis. "chmeckt s? Wenn ja, warum eigentlich?" vorliegenden Zahlen (rnährungsbericht 2008) elf Prozent der echs- bis 15-Jährigen übergewichtig und weitere acht Prozent adipös. Das bedeutet einen Anstieg im Vergleich mit den Zahlen des rnährungsberichts 2003 von 50 Prozent bei den echsbis Neunjährigen bzw. sogar um 80 Prozent bei den Zehn- bis 15-Jährigen. Kinder und Jugendliche gehören daher zu den Haupt zielgruppen der Maßnahmen im Rahmen des nationalen Aktionsplans rnährung. in wichtiger Maßnahmenschwerpunkt ist dabei die chulverpflegung. Oft reichen schon kleine Veränderungen im Angebot und bei der Präsentation, um große gesundheitliche Wirkungen zu erzielen, sagt Dr.in Walpurga Weiß, Projektleiterin im BMG, aber ohne erhobenen Zeigefinger, das Ziel ist ja, dass die chülerinnen und chüler diesen Weg der Veränderung auch mitgehen. BMG /nitiative Unser chulbuffet

11 11 - KULUR HABR UROPA DZMBR 2012 ürkische und kurdische Filme in Wien gezeigt ürkische Filmwoche Wien (O) - Die ürkische Filmwoche wurde mit Mitteln des Büyülü Fener Kunst- und Kulturvereins, des Ministeriums für Kultur und ourismus der Republik ürkei, mit Unterstützung des ürkischen Auswärtigen Amts, R ürk, Denk inema und dem Kooperationspartner Culture Meeting Point ausgerichtet. Gezeigt wurde eine Auswahl neuer türkischer Filme, die auf den angesehensten Filmfestivals (Berlinale, Cannes, Montreal, oronto, Venedig) mit Preisen ausgezeichnet wurden. Filmliebhaber hatten die Möglichkeit, Filme wie Kosmos, Mein Marlon und Brando, Haar, s war einmal in Anatolien, Zenne, Haltestelle der rlösung, ntelköy gegen feköy, Celal an und die äußerst tragische Geschichte seiner Familie, tumme Nacht, Feuer, und Der falsche Rosenkranz zu sehen. Gespräche über das türkische Kino: Gäste der ürkischen Filmwoche Wien waren: Yüksel Aksu, Regisseur des Films ntelköy gegen feköy (nternationales Filmfestival Ankara: bester Film, bester Regisseur, bestes Drehbuch), Produzent Muharrem Gülmez, ayfun Pirselimoglu (stanbuler Filmfestival: bester Regisseur, bester Film mit dem Film Haar), Nazan Kesal (stanbul Filmfestival: Beste Darstellerin), chriftsteller rcan Kesal der Drehbuchautor von "s war einmal in Anatolien" (Großen Preis der Jury in Cannes) und Darsteller in diesem Film, ürkü uran, Hauptdarstellerin "Kosmos", "Celal an und die äußerst tragische Geschichte seiner Familie" und Funda Alp, Drehbuchautorin und Produzentin des letztgenannten Films. im Bild: Haltestelle der rlösung - Kurtuluş on Durak Filmschaffende trafen sich auf dem Filmmarkt: Der Filmmarkt im Rahmen der ürkischen Filmwoche Wien, auf dem ürkische Produzenten und namhafte Persönlichkeiten des österreichischen Filmsektors zusammen kamen, bot die Möglichkeit für sterreichische Käufer und Verleiher von Kino- und Fernsehfilmen, türkische Filmschaffende zu treffen und türkische Filme der letzten Jahre kennen zu lernen. Mehr nfos: 7. Kurdische Filmtage ercavan Der Verband der Kurdischen Vereine - FYKOM veranstaltete heuer zum siebenten Mal ercavan - Kurdische Filmtage. Die kurdischen Filtage werden seit 1999, in zweijähriger Periode veranstaltet und bieten ein abwechslungsreiches Programm an. ercavan präsen erte allerhand preisgekrönte oder für Preise nominierte Filme von Regisseurnnen aus allen vier eilen Kurdistans und aus uropa. Die V. Kurdische Filmtage fanden vom 7. bis 11. Dezember im Urania und Ar s Kino in Wien sta. Biber Yapım Hilfe, chutz, Beratung! Häusliche Gewalt ist kein privates Problem. Das Gesetz schützt alle Gewaltopfer und stellt klar: Jede Form von Gewaltanwendung ist verboten! nfos über Beratungsstellen und Hilfseinrichtungen: Büyük cesaret gerektirse de suskunluğuna son ver! Ailelerde ve ilişkilerde şiddet her gün gerçekleşmektedir ve bir çok yüzü vardır. üm sosyal katmanlarda gerçekleşir. Yasa tüm şiddet kurbanlarını korur ve hükmeder: Her türden şiddet yasaktır! Kurbanlar koruma ve yardım alma hakkına sahiptir. Bu web sitesinde alzburg belediyesinin ve eyaletinin şiddet kurbanları için danışmanlık ve yardım kuruluşları hakkındaki tüm bilgileri bulacaksınız. Bunun ötesinde şiddetin biçimleri hakkında ve hukuki bilgiler de bulunmaktadır. usmaya son vermek zor gelse de ve bir danışma ofisine başvurmak büyük cesaret istese de: yardım mümkündür! üm danışmanlık ve yardım hizmetleri ücretsizdir. Danışmanlar gizliliği mutlak biçimde korumakla yükümlüdür. İstek üzerine anonim kalabilirsiniz. Şiddete maruz kalmış olan herkesi bir şiddetten koruma ofisine başvurmaları için cesaretlendirmek istiyoruz. Ne kadar erken, o kadar iyi! ğer aile ferdi veya güvenilir kişi olarak bir akrabanızı veya tanıdığınız bir kişiye şiddet uygulandığını fark edecek olursanız burada ilgili kişiyle birlikte atmanız gereken adımlarla ilgili öneriler bulacaksınız. Weitere nformationen unter: Diese eite kann in verschiedenen prachen, auch in türkisch, angesehen werden! Häusliche Gewalt ist kein privates Problem. Das Gesetz schützt alle Gewaltopfer und stellt klar: Jede Form von Gewaltanwendungen ist verboten! Hilfe. chutz. Beratung.

12 ebastian Kurz dan çok ön ğitim Bilinci... Din ve İnanç... Dil... Kadınların İş Hayatına Katılımı... ürk göçmenler için 4 alanda işbirliği planı... Avusturya İçişleri Bakanlığı Uyum Müsteşarı ebastian Kurz başkanlığındaki Avusturya heyeti, Yurtdışı ürkler ve Akraba oplulukları Başkanlığını(YB) ziyaret ederek, Başkan Yardımcısı Gürsel Dönmez ile bir araya geldi. YB Başkan Yardımcısı Gürsel Dönmez, kurumun genel yapısı, işlevi ve çalışmaları hakkında Avusturya heyetine bilgi verdi. Görüşmede Yurtdışı ürkler ve Akraba oplulukları Başkanlığı'nın 6 Nisan 2010'da kurulduğunu belirten Dönmez, dinamik bir kurum olduklarını ifade etti ve "ğer halklar, insanlar birbirlerini yakından tanırlarsa, devletler ve kurumlar arasındaki ilişkiler de daha sağlıklı, güzel, verimli olur" dedi. Avusturya İçişleri Bakanlığı Uyum Müsteşarı Kurz ise, Avusturya'da 1.5 milyon insanın göçmen olduğunu, bu rakamın 300 binini ürklerin oluşturduğunu söyledi. Kurz: "Avusturya'daki en büyük 3. göçmen grubu ürkler'dir. Devlet ekreterliği olarak göçmenlik konusunda performans yoluyla entegrasyon çalışması başlattık ve bu çalışmanın bizi daha ileri taşıyacağını düşünüyoruz. Göçmenler konusunda yapacağımız çok iş olduğuna inanıyorum. Geçmişe baktığımız zaman ürkler misafir işçi olarak ürkiye'ye geldiler ama kendileri bilinçli olarak Avusturya'yı yaşayacakları ülke olarak seçmediler." Yurtdışı ürkler ve Akraba oplulukları Başkanlığını'nın yurtdışındaki ürkler üzerinde büyük etkisi olduğuna dikkati çeken Kurz, göçmenler için ürkiye ile 4 alanda işbirliği yapmak istediklerini kaydetti. İşbirliği kurmanın kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Kurz, şunları söyledi: Dili ğrenimi "İlk alanımız dil öğrenimidir. Çok uygun Almanca öğrenme imkanları sunuyoruz. Bu olanakların ürkler arasında daha iyi tanınması için çalışma yapmak gerekiyor. Bilinci artırmalıyız. Aileler İçinde ğitim Bilinci İkinci konu ise aileler içinde eğitim bilincinin artırılmasıdır. Aileler çocuklarını daha fazla eğitime yönlendirmeli. ürk gençleri arasında okulu bitirmeyenlerin oranı çok yüksek. Bu nedenle iş bulma olanakları azalıyor. Kadınların İş Hayatına Katılımı 3. olarak kadınların iş hayatına atılmasını önemsiyoruz. Göçmenler içinde kadının çalışma oranının en az olduğu grup ürklerdir. Dolayısıyla ailelerin geliri de azalıyor ve bu sosyal yaşama da yansıyor. Din ve İnanç Din ve inanç konusunda ebastian Kurz, "İslam'a karşı bir korku mevcut ve bu çoğu zaman iki grubun bir arada yaşamasında zorluklara neden oluyor" diye konuştu. Çoğu zaman iki grubun bir arada yaşamasında büyük sorunlar olabiliyor. Avusturya'da İslam Cemiyeti ile bir İslam Diyalog Forumu kurduk. Bu Forum sayesinde İslamofobi'ye karşı neler yapabileceğimizi görüyoruz ve olumlu sonuçlar alıyoruz. onuç olarak dil öğrenimi, aile içi eğitim, kadınların iş hayatına girmesi ve inanç konularında ürkiye ile işbirliği kurmaktan mutluluk duyarız." Dönmez ise, birinci nesil ürklerin Almanca konuşmadıkları fakat diğer nesil- U lerin Almanca sorunu olmadığını ifade etti. Dönmez, "Gelin, birlikte geleceğe bakalım ve gelecek için birlikte çalışalım. Gelecekle ilgili olarak eğitim konusu, eğitim konusunda kurum olarak bizden ne istiyorsanız, birlikte çalışmaya hazırız. Bu alanda Avusturya için iyi olan şeyler, bizim içinde iyidir" diye konuştu. Kadınların iş hayatına katılımının eğitim ile alakalı olduğunu belirten Dönmez, "Kadınların iş hayatına, sosyal hayata, ekonomik hayata katılımı, bir toplumu sadece ve sadece yüceltir" ifadelerini kullandı..c. Başbakanlık Yurtdışı ürkler ve Akraba opluluklar Başkanlığı

13 nemli ürkiye temasları... ntegrasyon, bir baskı ve sınava dönüştürülmemeli Uyum Müsteşarı ebastian Kurz, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez ile İstanbul da bir araya geldi. Farklı din, inanışlara ve kültürlere sahip insanların birlikte yaşamasında günümüzde bir takım sorunlar yaşandığını söyleyen Diyanet İşleri Başkanı Görmez, küreselleşmeyle birlikte din ve kültürlerin birbirleriyle komşu olduğunu belirterek artık yeni bir dil, düşünce ve kültüre ihtiyaç duyulduğunu kaydetti. ntegrasyon, bir baskı ve sınava dönüştürülmemeli Dünyanın bazı ülkelerinde entegrasyonun bir güvenlik stratejisi olarak uygulandığını belirten Başkan Görmez, ntegrasyonun metodu konusunda sorunlar yaşıyoruz. Bazen güvenlik konuları ile entegrasyon konuları o kadar birbirinin içine giriyor ki, karıştırmamak mümkün değil dedi. Bunun bir güvenlik stratejisi olarak uygulanmasının yanlışlığına işaret eden Görmez: ntegrasyonun yöntemi üzerinde bütün düşünce adamlarının, din adamlarının, fikir ve siyaset adamlarının düşünmesi lazım. ntegrasyonu bir baskı ve sınava dönüştürmemek gerekiyor. Bu cümlenin altını çiziyorum. Bu konularda sizin de hassasiyetinizi biliyorum. Ancak topluluklar için prensipler koyup, bir elbise hazırlayıp insanlara Kendinizi bu elbiseye uygun hale getireceksin diye telkinde bulunmak bazen daha kötü sonuçlara yol açabiliyor. İslamofobi, birlikte yaşama kültürünü etkiliyor İslam tarihinde farklı ırk ve farklı dini inanışlara sahip insanların bir arada yaşamanın yolunu bulduklarını ifade eden Başkan Görmez, Bugün bu ilişkilerde ideal noktada olduğumuzu söyleyemem. Fakat hep birlikte bunu ileriye taşıyacağımıza inanıyorum dedi. zellikle 11 ylül ün birlikte yaşama kültürüne olumsuz etkisi bulunduğuna işaret eden Başkan Görmez, şöyle konuştu: ürkiye Hükümeti: "Lernt Deutsch!" ALMANCA ĞRNİN Avusturya İçişleri Bakanlığı ntegrasyon Müsteşarı ebastian Kurz, Ankara ve İstanbul a yaptığı 3 günlük geziyle ürk hükümeti ve Diyanet İşleri Başkanlığı ndan entegrasyon için destek aldı. Ziyaret sonucunda her iki ülkenin ortak çalışmalar yapmasının önemi ortaya çıktı. 11 ylül olaylarının ardından, küresel siyasetin gel-gitleri, İslamofobi, ırkçılık, ayrımcılık, gibi nedenlerle işlerimiz biraz zorlaştı doğrusu. Bununla birlikte iyi niyetlerle, dersimize iyi çalışarak bütün bunların üstesinden gelebiliriz. Diyanet İşleri Başkanlığının, Avrupa da yaşayan Müslümanlar üzerindeki etkin rolünden söz eden Bakan Kurz ise, dil öğrenimi, eğitim bilincinin kazandırılması ve kadınların iş hayatına atılması konularında Avusturya da yaşayan veya Avusturya ya gidecek olan vatandaşların aydınlatılması konularında Diyanet İşleri Başkanı Görmez den destek istedi. Başkan Görmez, Amacınız Avusturya da yaşayan bütün Müslümanların yahut sonradan oraya gelip yerleşen bütün insanların mutlu yaşaması ise -ki öyledir-, hepimizin size yardımcı olması lazım. BM. gemen Bağış: Almancayı ürkçeden daha iyi konuşmalısınız Avrupa Birliği Bakanı gemen Bağış, ebastian Kurz ile yaptığı görüşmede; Avusturya daki ürklerin Almancayı ürkçeden iyi konuşmalarının hükümet olarak kendileri içinde önemli olduğunu, bunun da entegrasyona katkı sağlayacağını söyledi. ürkiye İçişleri Bakanlığı Müsteşarı eyfullah Müftüoğlu ise: Avusturya da yaşayan ürk ailelerin çocuklarının en iyi şekilde Almanca öğrenmelerini ve kendilerini ileriye taşıyacak okullarda eğitim görmelerini çok istiyoruz. dedi. BM. Bekir Bozdağ: Ülkenin dilini ve kültürünü öğrenin Yurtdışı ürklerden orumlu Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, ürkiye olarak, yurtdışında yaşayan ürklerin kendi dillerini unutmamak kaydıyla yaşadıkları ülkelerin dil ve kültürlerini öğrenmelerinin arzulandığını ifade etti. BM. ebastian Kurz: ürk yetkililerden aldığımız desteği, çok olumlu sinyaller olarak degerlendiriyorum. Bütün bunların, entegrasyona olumlu katkılar sağlayacağını, çünkü neticede Avusturya da yaşayan ürklerin anavatana olan ilgisi diğer göçmen gruplarından daha fazla. Şimdiye kadar büyük ihmalkarlıklar oldu. Kurz, ürk kökenli vatandaşların entegrasyonunda büyük ihmalkarlıklar olduğunu vurguladı. 280 bin ürk ün Avusturya da yaşadığını, 112 bininin hala ürk vatandaşi olduğunu söyledi. ürk bayanların yüzde 50 sinin kötü ya da hiç Almanca konuşamadığını, ürk göçmenlerin yüzde 67 sinin ilkokul mezunu, bayanlar arasında iş ediminde en düşük orana sahip olduklarını, yine Avusturya vatandaşı olan ürklerin en az Avusturyalılık şuurunu taşıyan kesim olduğunu dile getirdi. Avusturya da ürkiyeden bahsedilince siyah-beyaz bir tablo oluştuğunu; bir yanda ürkiye nin İstanbul, Kayseri, Ankarasıyla kalkınan, gelişen modern bir ekonomiye sahip ülke olduğu, diğer bir yandan da bugüne kadar yaşanmış olumsuzluk ve ihmalkarlıklardan bahsedildiğini sözlerine ekledi. Kurz a göre böyle siyhahbeyaz bir tablo anlayışı konuya yanlış bir giriş; problemler var bu doğru ama fırsatlar da mevcut.

14 ARALK 2012 HABR AVUURYA - 14 AK-alzburg Çalışan Fakirler ve osyal Adaletsizlik alzburg İşçi Odaları(AK) Başkanı iegfried Pichler: Fakirlik tehlikesi yalnız iş bulmaya aracılık etmekle azalmaz, herşeyden önce sosyal eşitsizlik bertaraf edilmelidir. AK Başkanı Pichler yaptığı açıklamada: 2010 yılında yapılan bir araştırma göstemiştir ki; alzburg da işçilerin yarıdan fazlası ayda brüt 1500 eurodan, her beş kişiden biri ise 1000 eurodan bile az kazanıyor. alzburg AK nın yaptırdığı yeni bir araştırma, 2010 yılında yapılan araştırma sonucunda ortaya çıkan sosyal çarpıklıkta çok küçük bir değişiklik olduğunu teyit etmistir. Yeni araştırmanın sonuçları: ek-ebeveynli- haneler, sadece zorunlu eğitimi bitirenler, Avrupa Birliği vatandaşı olmayanlar ve yalnız yaşayan emekliler fakirlik tehlikesiyle karşı karşıyadır. Çalışan Fakirler tüm Avusturya nüfusunun yüzde 5.4 lük kısmını teşkil etmektedir. Çalışanların yüzde 50 si kazançlarıyla kıtkanat geçindiklerini, yüzde 10 ise barınma, gıda ve ısınma ihtiyaçlarındaki fiyat artışları nedeniyle artık geçinemediklerini beyan etmişlerdir. Yapılan araştırmanın sonucuna göre bir önlemler kataloğu hazırlanılması planlanmış ve bu kataloğun alzburg eyaletindeki yaşanan sosyal çarpıkılığın giderilmesi mücadelesinde temel alınılması öngörülmüştür. AK-Präsident iegfried Pichler: Dieses Paket liegt nun vor und es zeigt deutlich: Armutsgefährdung lässt sich nicht allein durch Vermittlung von Arbeit senken, es muss vor allem die soziale Ungleichheit beseitigt werden! Yeni yönetmenler, ülkelerinde ve günlük yaşantıda ortaya çıkan sorunları açıkça ele alıyorlar... AVUURYA DA ÜRK OKAĞNN İ UROPA 2012 Yılı osyal Raporu: Fakirler daha fakir, zenginler daha zengin oluyor... Avusturya daki ürk filmleri uzun zaman sadece ürk azınlık için bir eğlence aracıydı. ürk asıllı Avusturyalı grafik tasarımcısı İbrahim Yıldız, yıl önce Viyana da VH kasetleri hâlinde ürkiye den gelen filmlerin alınabileceği üç adres vardı. diye hatırlıyor. İbrahim, Bir ürk filmini sinemada veya filmlerin kiralandığı bir dükkânda bulmak o dönemde tasavvur edilemezdi. diyor. O zamandan bu yana çok şey değişti. Millennium City merkezindeki UC sineması ve Lugner City sineması, ürk filmlerini düzenli olarak programlarına alıyor. 29 Kasım da Künstlerhaus sinemasında başlayan ürk Filmleri Haftasıyla birlikte bir grup genç sinema sever, Avusturya da ürk sineması bilincini güçlendirmeyi hedefliyor. Festivalin organizatörlerinden biri olan Ali Can Güzel, Bu festival için ürk sinemasının çeşitliliğini en iyi şekilde yansıtan filmleri seçtik. dedi. 11 filmin bir kısmının da seyircileri ağlatması bekleniyor. Organizatör Ali Can, zellikle de Avusturyalı seyircilere bugüne kadar görmedikleri ve tanımadıkları bir yönünü göstermek istiyoruz. diye vurguladı. Gişe rekorları kıran popüler ürk filmleri Avusturya da beyazperdede gösterilirken, sanatsal yönü ağır basan filmler ise tanınmıyor. Ali Can, Uluslararası alanda ödül alan filmlerin çoğu Avusturya da hiç gösterilmedi. Biz bunu değiştirmek istedik. ürkiye nin sürekli yeni film fikirlerini piyasaya sürdüğünü göstermek istedik. dedi. Kürt Meselesi, Zorla vlilik... okağın sesi hiçbir zaman susmaz diyen Ali Can Güzel, yeni yönetmenlerin filmleri için ülkenin ve günlük yaşantının sorunlarını örnek aldığını ve bunu yaparken sözlerini esirgemediklerini kastediyor. Uzun süre üzerinde konuşulmayan konular ele alınıyor ve katı bir şekilde işleniyor. Buna Kürt meselesi, eş cinsellik ve zorla evlilik konuları dâhildir. Yönetmen Reis Çelik in Lal Gece filmi öne çıkanlardan biri. Film, cezaevinden çıktıktan hemen sonra yıllarca süren bir kan davasını sonlandırmak için 14 yaşındaki bir kızla evlenen yaşlı bir adamın hikâyesini anlatıyor. Yönetmen M. Caner Alper e ait Zenne filmi, insanları eğlendirmek için kadın gibi giyinen İstanbul daki bir dans kulübünde sahne alan Can ın hikâyesini anlatıyor. Ahmet Yıldız ın gerçek hikâyesine dayanan bu film, ürk gelenekleriyle sürekli karşı karşıya gelen ve genelde trajik bir kader yaşayan eş cinsellerin imkânsız durumunu anlatıyor. inema programı geniş bir yelpazeye sahip. Komedi hayranları için Yangın Var filmi gösteriliyor. Bu filmde Kürt şehri Diyarbakır dan Çayırbağı na verilen bir hediyeyi memleketine götürmek üzere teslim almak için gönülsüz bir şekilde Diyarbakır a giden ürk milliyetçi bir itfaiyecinin hikâyesi konu alınıyor. Değişik gerilim filmlerini sevenlerin yüzü ise Kosmos filmiyle gülüyor. horben Wengert / pixelio.de 2012 yılı sosyal raporuna göre 855 bin kişi (2005 e göre yaklaşık iki kat) uzun dönemli aleni fakirlikle karşı karşıya kalmış durumdalar. Buna karşın yılda geliri euro az olup, fakirlik tehlikesi altında olan kesimin sayısı azalma göstermiştir. Aleni fakirler grubunun yüzde 20 sini oluşturan çocuk ve gençler özellikle fakirlikten en çok etkilenmişlerdir. ehlike altında olan diğer gruplar, yalnız çocuk yetiştirenlerin yüzde 37 si ve emekliliği olmayan bayanların üçte biridir. osyal Raporun ele aldığı başka bir konu da maddi ve finansal varlıklardaki dağılımda eşitsizliktir. Rapora göre en zengin yüzde beşlik kesim yılda ortalama 2.5 milyon euro, daha fakir olan hane halklarının yarısı 18 bin euro gelire sahiptir. Göze çarpan bir nokta da ücret gelirlerindeki artışın varlık-, kira ve işletme gelirler artışından daha yavaş olmasıdır. Ücretler halkın gelirlerinin yüzde 67 sini oluşturmaktadır. n alt yüzde 20 nin aldığı ücretin payı, toplam brüt ücret gelirlerinin yüzde ikisini, en iyi kazanan beşte birin yüzde 47.4 dür. osyal rapor; devletin sosyal hizmetlerinin, vergiler ve sosyal transferler aracılığıyla gelir dağılımındaki bu çarpıklığı azalttığını vurgulamaktadır. Gectigimiz yıl bunun gerçekleştirilmesi devlete ekonomik performansının yaklaşık yüzde 29.3 üne mal olmuştur. Fakat devletin sosyal hizmetleri gerçekleştirmek için ayırdığı sosyal kota düşüş eğilimindedir. oplumun yaşlanmasına rağmen 2030 yılına kadar analiz yazarları sosyal kota da çok az bir artış olacağı görüşündeler. Yılmaz Güney in Altın Palmiye ödüllü YOL filminden bir kare... Her gösterimin ardından seyircilerin, yönetmenlerin ve oyuncuların fikir alışverişinde bulunabileceği tartışmalar düzenleniyor lı yıllara kadar monoton olan ürk filmlerini hatırlayan İbrahim Yıldız, Filmler askerî yasadan dolayı sosyal açıdan eleştirel olmamalıydı. Ana karakter ya halk kahramanı yahut halk soytarısı olmalıydı. diyor. O dönemde son derece popüler olan ve Cüneyt Arkın ın canlandırdığı Battal Gazi filmleri ortaya çıktı. Battal Gazi nin yanı sıra ürkiye de en çok sevilen oyunculardan biri olan Kemal unal ın canlandırdığı ve filmlerde aptalı oynayan Şaban da vardı. Bu tür filmler oldukça ucuz maliyetle üretiliyordu ki bu da ürk sinemasının imajı için faydalı olmadı. Bir tek sürgünde yaşayan ürk olan Yılmaz Güney, 1983 te Cannes da Altın Palmiye ödülünü alan Yol filmiyle ürk sinemasının imajını düzeltebilmişti. Bu dönemler çoktan geride kaldı. ürk filmleri artık uluslararası alanda daha fazla takdir ediliyor. ürk filmlerinin Avusturya piyasasını da kazanıp kazanamayacağı ise bilinmiyor. Quelle: Wiener Zeitung Autor: Muhamed Beganovic ÇVİRİ:.C. BAŞBAKANLK BAN - YAYN ve NFORMAYON GNL MÜDÜRLÜĞÜ

15 15 - FRAUN HABR DZMBR 2012 ehr geehrte Frau Kücükgöl, könnten ie sich unseren Lesernnen bi e kurz vorstellen? ch wurde in Ankara geboren und wanderte 1990 mit meinen ltern nach sterreich aus. ch bin in Niederösterreich in einem schönen Dorf aufgewachsen. Nach der Volksschule besuchte ich das Gymnasium und danach die Wirtscha sunivers tät Wien. ch bin verheiratet und Mu er zweier wundervoller öchter. ie sind berufstä g, als was arbeiten ie bzw. welchen ä gkeiten (z. B. ehrenamtlich) gehen ie sonst noch nach? Während meines tudiums begann ich mich in der Muslimischen Jugend sterreichs (MJ) ehrenamtlich zu engagieren, was ich bis heute tue. Beruflich arbeite ich als nterne Revisorin in einer interna onalen Firma. Dieses nterview erscheint in der Rubrik: rfolgreiche Migran nnen in sterreich fühlen ie sich als Migran n oder wie würden ie sich definieren/bezeichnen? Also offiziell werde ich als Migran n definiert, weil ich als Kind nach sterreich eingewandert bin ich bin nicht einmal in sterreich geboren. Aber ie haben mich nach meinem Gefühl gefragt und unabhängig davon, was in meinem Pass steht, oder ob ich in sterreich geboren wurde oder nicht: ich habe mir sowohl aus der türkischen wie auch aus der österreichischen Kultur etwas genommen. ch sehe mich als österreichische Muslimin mit türkischen Wurzeln. Unsere Zeitung versucht sich immer wieder posi v für ntegra on einzusetzen. Was können ie persönlich zur ntegra on in sterreich sagen? Welche Probleme oder welche Chancen sehen ie? Foto: BKA / Astrid Knie rfolgreiche Migrantinnen in sterreich... Dudu Küçükgöl Bildung ist eure wichtigste Ausrüstung für das Leben... Mag.a Dudu Kücükgöl ist Vorstandsmitglied der MJ (Muslimische Jugend sterreichs), Mitinitiatorin und Vorstandsmitglied des MA-Awards, ehem. Vorsitzende der sterreichischen Bundesjugendvertretung Ausgerechnet am ag gegen Gewalt an Frauen und Mädchen, sind in sterreich vier Gewaltverbrechen an Frauen begangen worden allesamt von ihren Partnern. Doch Gewalt hat Das hema ist sehr komplex und vielschich g, aber wenn ich jetzt nur die wich gsten Probleme oder Chancen aufzählen soll, würde ich sagen: Bildung, Arbeitsmarkt und Anerkennung. Die meisten türkischen Jugendlichen in sterreich sind bereits hier geboren und sprechen die prache sehr gut, sie sind sterreicherinnen und sterreicher, das ist eine Chance. Das Problem ist aber, dass sie nicht in gleicher Weise teilhaben und erfolgreich sind wie andere. ie haben o eine schlechtere Ausgangssitua on, ihre ltern können sie nicht gut unterstützen, sie werden diskriminiert oder erleben Ausgrenzung. s fehlt an Anerkennung. Die jungen Menschen müssen die gleichen Chancen haben in der chule, auf der Universität und am Arbeitsmarkt. Dafür müssen sie sich selber anstrengen, aber sie müssen auch zugelassen werden! ie müssen auch akzep ert werden! s muss möglich sein sterreicher und ürke gleichzei g zu sein, ohne dass man sich entscheiden muss. Dieser Druck, den man auf Jugendliche ausübt, sich entscheiden zu müssen, ist absolut unnö g und kontraproduk v. Man muss ihnen die Freiheit geben zu sein, wie sie wollen, ihre den tät selber zu bes mmen, ohne sie dafür zu verurteilen! Haben ie sich je in der Poli k versucht oder möchten ie in Zukun gerne einmal poli sch ak v werden? Warum? ch bin ein sehr poli scher Mensch und ich bin in einer Jugendorganisa on gesellscha spoli sch ak v. Aber ich weiß nicht, ob die österreichische Poli k bereit dazu ist. Das haben wir in Wien bei den Landtagswahlen 2010 gesehen: Gülsüm Natali, eine sichtbare Muslimin hat die meisten mmen als Frau quer über alle Parteien, ihre eingeschlossen, gehabt. Dennoch sehen wir sie nirgends in Gewalt gegen Frauen hat viele Gesichter viele Gesichter. Beleidigungen und Beschimpfungen haben 84 Prozent aller Frauen schon erlebt, jede zweite Frau sagt, dass sie schon einmal Opfer von Drohungen und chlägen geworden ist", sagte Frauenministerin Gabriele Heinisch-Hosek anlässlich der Präsentation des 4. Frauenbarometers, das vom nstitut "meinungsraum"im Auftrag des Frauenministeriums durchgeführt wurde. Das Gewaltspektrum reiche vom Geldentzug über psychischen Druck bis hin zu Vergewaltigung und Morddrohungen. "Häusliche Gewalt ist weiter verbreitet, als man denkt". Rund die Hälfte der Befragten gab an, eine Frau zu kennen, die Opfer von häuslicher Gewalt geworden sei. "Diese Zahl ist alarmierend, und ich kann nur sagen: Die Umgebung muss hinschauen und Hilfe anbieten." rfreulich sei, dass die Mehrheit der sterreicher und sterreicherinnen der Meinung sei, Gewalt gegen Frauen sei nicht Privatsache. Die über Befragten waren sich einig, dass der Ausbau von Gewaltschutzeinrichtungen wichtig sei. benso wurde eine Helpline, über die gebührenfrei um Hilfe gerufen werden kann, begrüßt. Viele plädieren auch für eine härtere Bestrafung der äter. "s ist eine trafgesetzesnovelle in Planung, die das trafmaß für exualverbrechen erhöht, für Vergewaltigung sogar verdoppelt." Heinisch-Hosek plädierte auch dafür, die Männerberatung nicht zu vernachlässigen, denn das Anti- Gewalttraining mit Männern, die sich melden, weil sie gegen ihren Kontrollverlust ankämpfen wollen, sei wichtig. UROPA der Poli k, das ist nicht fair. ch bin offen für so eine dee, aber ich weiß nicht, ob meine Partei bereit dazu ist, diesbezüglich fair und offen zu sein. Wenn ie sich in zehn Jahren sehen würden was möchten ie bis dahin erreicht haben? ch habe noch viel vor, so Go es erlaubt. ch möchte in meinem Beruf noch erfolgreicher sein. ch möchte als gesellscha spoli sch ak ve Muslimin mehr Verständnis für die Muslime in sterreich erreichen. ch möchte aber auch eine gute Mu er sein und meine Kinder möglichst gut auf das Leben vorbereiten. Warten ie schon auf eine Frage in Zusammenhang mit hrem Kop uch? Gibt es überhaupt ein Gespräch mit Medien, in dem eine Frage diesbezüglich nicht gestellt wurde? Ganz ehrlich, ich habe nicht darauf gewartet. ch selber vergesse o, dass ich ein Kop uch trage. ch vergesse, dass die Medien so sehr darauf achten. Für mich ist es nicht mehr als eine Religionsausübung. n der chule, auf der Universität und in meiner Firma weiß ich, dass das Kop uch keine Rolle spielt sie vergessen es genauso wie ich, weil es nicht darum geht, was ich auf meinem Kopf trage, sondern darum, was ich in meinem Kopf trage und was ich tue. Was denken ie persönlich, weshalb dem Kop uch so eine große Bedeutung zugemessen wird? Das Kop uch ist sichtbar und deshalb glauben die Menschen, dass sie es beurteilen können es ist ja vor ihren Augen. Manche glauben, sie müssten mir sagen, warum ich es trage. Das ist sehr ärgerlich. Beim hema muslimische Frauen habe ich eigentlich ein ganz anderes Anliegen. Reden Der 4.Frauenbarometer zeigt, dass häusliche Gewalt extrem verbreitet ist wir doch einmal über die Diskriminierung am Arbeitsmarkt, wo gebildete Frauen daran gehindert werden ihrer Ausbildung entsprechend zu arbeiten! Das Vorurteil, dass muslimische Frauen alle unterdrückt sind, ist falsch. inerseits verlangt man von muslimischen Frauen, dass sie frei sein sollen, gebildet und unabhängig. Andererseits hindert man sie daran, indem man sie am Arbeitsmarkt diskriminiert und sie immer finanziell abhängig von anderen bleiben. Das ist widersprüchlich. Bi e teilen ie ein bewegendes rlebnis aus hrem Leben mit uns. ch war als Kind hauptsächlich in der türkischen Community. Gleichzei g war ich in der chule die einzige Muslimin und auch die einzige ürkin. Das waren für mich zwei unterschiedliche Welten: die eine Welt familiär, warm und islamisch, die andere Welt lässig und österreichisch. Als ich das erste Mal auf einer Veranstaltung der Muslimischen Jugend sterreich war, war das für mich, wie wenn sich meine zwei Welten vereint hä en: österreichisch und islamisch gleichzei g, ein bisschen türkisch, ein bisschen arabisch, ein bisschen bosnisch und so weiter. Da habe ich das erste Mal erlebt, wie man den slam österreichisch leben kann, sterreicherin und Muslimin gleichzei g sein kann. Gibt es etwas, das ie besonders unseren weiblichen Leserinnen sagen möchten? Junge Frauen, Bildung ist eure wich gste Ausrüstung für das Leben! Finanzielle Unabhängigkeit ist der chlüssel zu eurer Freiheit! Habt elbstvertrauen und seid stark! Vielen Dank für das nterview. ch danke, dass ich so meinen Beitrag leisten konnte. trafen bei Vergewaltigung und sexuellem Missbrauch sollen erhöht werden Diese Forderung wurde von Opferschutzeinrichtungen immer wieder erhoben jetzt wird sie umgesetzt "ch begrüße es sehr, dass Justizministerin Beatrix Karl nun endlich eine rhöhung der trafen bei Vergewaltigung und sexuellem Missbrauch angeht. Diese Forderung wurde schon seit Langem von Opferschutzeinrichtungen erhoben und auch von mir in den letzten Jahren immer wieder an die Justizministerin herangetragen", so Frauenministerin Gabriele Heinisch-Hosek. "ch bin der Ansicht, dass die trafen bei Delikten gegen Leib und Leben im Vergleich zu Vermögensdelikten zu niedrig sind", meint die Ministerin. Angekündigt wurde, dass der Mindeststrafrahmen bei Vergewaltigungen verdoppelt werden solle und die Höchststrafe bei sexuellem Missbrauch von wehrlosen und psychisch beeinträchtigten Menschen auf 15 Jahre angehoben werden solle. "Diese Maßnahmen unterstütze ich allesamt", so Heinisch-Hosek. Foto Asma Aiad pixelio / Dieter Poschmann

16 ARALK 2012 HABR KADN / AİL - 16 Araştırma sonuçları: vdeki şiddet olağanüstü artış gösterdi. Foto: BKA / Regina Aigner UROPA Heinisch-Hosek: Kadına karşı şiddetin birçok çeşidi var Avusturya Kadın Bakanlığı tarafından meinungsraum kuruluşuna, kadına karşı şiddet konusunda bir araştırma yapması görevi verildi. Araştırma sonunda 4.Kadınlar Barometresi adıyla bir rapor ortaya çıktı. Kadın Bakanı Gabriele Heinisch-Hosek rapor hakkında yaptığı açıklamada: vdeki şiddet düşünülenden daha fazla arttı. Şiddetin çeşitliliği kadının parasını zorla almadan, psikolojik baskıya, tecavüzden, ölüm tehdine kadar uzanmaktadır. oru sorulanların yaklaşık yarısı, evdeki şiddete maruz kalmış bir kadın tanıdıklarını bildirdi. Avusturyalıların çoğunluğu kadına karşı şiddetin artık şahsi bir mesele olmadığı düşüncesindeler. orulara muhatap olan kişilerden 1200 den fazlası şiddetten koruma noktalarının önemli olduğu konusunda hemfikirler, şiddete maruz kalanların ücretsiz olarak arayabilecekleri bir yardım hattının mevcudiyeti olumlu bulundu. Ayrıca birçok insan, faillerin daha sert bir şekilde cezalandırılması gerektiğini savunuyor. Yasal olarak da; ceza yasasında değişiklik planlandı. (Cinsel suçlarda ceza arttırımı, hatta tecavüzde iki kat ceza arttırımı.) Kontrollerini kaybetmeye karşı mücadale etmek isteyen erkeklerin başvurdukları rkeklerle şiddete-karşı eğitim programları önemli olduğu için erkeklere danışmanlık ihmal edilmemelidir. Der 24-tunden Frauennotruf der tadt Wien ist eine Kriseninterventions- und Beratungsstelle für Frauen und Mädchen ab 14 Jahren, die von sexueller, körperlicher oder psychischer Gewalt betroffen sind. Rasche oforthilfe und Krisenintervention bei akuten Gewalterfahrungen sowie kurz- bis mittelfristige Beratung und Betreuung sind zentrale Angebote des Frauennotrufs. Außerdem begleiten die Beraterinnen des Frauennotrufes Klientinnen zu Polizei, ins Krankenhaus, zu Gericht oder zu anderen Behörden. Neben der telefonischen und persönlichen Beratung ist die Online-Hilfe ein wichtiger Beratungsbereich. Das Online- Beratungsangebot des 24-tunden Frauennotrufes umfasst Beratung per -Mail und die Möglichkeit, sich im Frauennotruf-Forum auszutauschen. Mitbetroffene Angehörige, Freunde, Freundinnen oder Bekannte können ebenso das Angebot einer Beratung nützen. Die rfahrungen im Frauennotruf zeigen, dass von Gewalt betroffene Frauen und Mädchen oft unter Angst, chuld- und chamgefühlen leiden. s fällt oft schwer, sich jemandem anzuvertrauen und über das rlebte zu sprechen. Mit den unterschiedlichen Beratungsangeboten des Frauennotrufes soll jede Frau und jedes Mädchen ihren individuellen Weg aus der Krise und zurück in ein selbstbestimmtes und gewaltfreies Leben finden. Der Frauennotruf ist unter der elefonnummer 01/ rund um die Uhr, an 365 agen im Jahr, erreichbar. Alle Angebote des Frauennotrufes können anonym und kostenlos genutzt werden. ie entscheiden, wann ie genug haben. Beratung & Unterstützung 0-24 Uhr Bei Gewalt gegen Frauen & Mädchen ab 14 Jahren bezahlte Anzeige

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi.

ANKET SONUÇLARI. Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. ANKET SONUÇLARI Anket -1 Lise Öğrencileri anketi. Bu anket, çoğunluğu Ankara Kemal Yurtbilir İşitme Engelliler Meslek Lisesi öğrencisi olmak üzere toplam 130 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya

Detaylı

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA...

Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu ALMANYA... http://www.dw.de/müslüman-kadın-futbolcular-berlinde-buluş... GÜNDEM / ALMANYA ALMANYA Müslüman kadın futbolcular Berlin'de buluştu 'Discover Football'

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11.05. Görevini tamamlamak için 65 dakikan var. Bölüm 14 Gelecek Đçin Geçmişe Anna zaman makinesini bulur ve teröristlerin tarihi bir olayı silmek istediklerini öğrenir. Ama hangi olayı? Oyuncu onu 1961 yılına gönderir. Sadece 60 dakikası vardı. Rahibe

Detaylı

Der kleine Hase möchte lesen lernen

Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase möchte lesen lernen Der kleine Hase kann nicht lesen. Er will es aber lernen. Doch wie lernt man lesen? Er geht zum dicken Bären, der in einem Baum lebt. Der kleine Hase fragt den dicken

Detaylı

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR Site İsmi : Zaman 53 Tarih: 10.05.2012 Site Adresi : www.zaman53.com Haber Linki : http://www.zaman53.com/haber/14544/camilerin-ayaga-kalkmasi-lazim.html ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Detaylı

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin

Alan: Sosyal Psikololji. 04/2007 10/2008 Yüksek Lisans Humboldt Üniversitesi Berlin Yrd. Doç. Dr. Leyla ÖZDEMİR Holtur Evleri 2. Etap A Blok Daire 24 Boztepe/Trabzon Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com Doğum Tarihi: 12.01.1980 Eğitim Bilgileri 10/2008 12/2012 Doktora Humboldt Üniversitesi

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Kasım 2009 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΕΘΝΙΚΗΣ ΠΑΙ ΕΙΑΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM

Detaylı

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ

OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ OKUL MÜDÜRÜMÜZLE RÖPORTAJ Kendinizden biraz bahseder misiniz? -1969 yılında Elazığ'da dünyaya geldim. İlk orta ve liseyi orada okudum. Daha sonra üniversiteyi Van 100.yıl Üniversitesi'nde okudum. Liseyi

Detaylı

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?...

2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri? 3. En başarısız olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?... ANKET-1 (LİSE) Türk İşaret Dilinde izlemek için tıklayınız. Ad Soyad:. Okul -Sınıfı:. 1. Okul başarınızı nasıl yorumluyorsunuz? Kötü Orta İyi Çok iyi 2. En başarılı olduğunuzu düşündüğünüz dersler hangileri?

Detaylı

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3

KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 KİTAP GÜNCESİ VIII. GELENEKSEL KİTAP GÜNLERİ SAYI:3 Issue #: [Date] MAVİSEL YENER İLE RÖPOTAJ 1. Diş hekimliği fakültesinden mezunsunuz. Bu iş alanından sonra çocuk edebiyatına yönelmeye nasıl karar verdiniz?

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

zaferin ve başarının getirdiği güzel bir tebessüm dışında, takdir belgesini kaçırmış olmanın verdiği üzüntü. Yanımda disiplinli bir öğretmen olarak bilinen ama aslında melek olan Evin Hocam gözüküyor,

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin?

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 10 u 10 geçiyor. Almanya yı kurtarmak için 120 dakikan ve üç canın var. Komisere güvenebilir misin? Bölum 03 Kant Sokağı na giderken Anna Kant Sokağı na doğru yola çıkar, ancak yolu bilmediği için adresi sormak zorunda kalır. Siyah kasklı motosikletliler yeniden ortaya çıktığında ve ona ateş ettiklerinde

Detaylı

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ

AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ AK PARTİ YURT DIŞINDAKİ... GENÇLERIMIZIN YANINDA 1 Kasım 2015 Genel Seçimleri Yurt Dışı Gençler Seçim Beyannamesi ... IÇINDEKILER MUSTAFA YENEROĞLU SUNUS 04 --------------------------------- YURT DIŞINDAKİ

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 21 Yeni Bir Plan

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 21 Yeni Bir Plan Bölüm 21 Yeni Bir Plan Anna 2006 yılına geri döner. Rahip Kavalier kırmızılı kadın tarafından kaçırılır. Anna, rahibin nerede olduğunu ortaya çıkaramadığı için 9 Kasım 1989 a, Berlin duvarının yıkıldığı

Detaylı

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf

http://www.ilkyar.org.tr/izlenimler/140717%20nasil%20destek%20olabilirsiniz.pdf ilk yar'larımızın sevgili dostları, ilkyar desteklerinizle giderek büyüyen bir aile olarak varlığını sürdürüyor. Yeni yeni ilk yar'larımızla tanışırken bir taraftan fedakar gönüllülerimizi, ve bir zamanlar

Detaylı

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesi nin 50 nci Yılı Konferansı Ankara da Düzenlendi Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK), Ankara Üniversitesi ve Ziraat Bankası işbirliği ile Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik

Detaylı

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam

Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme. Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Evlat Edinilen Çocuğa Multidisipliner Yaklaşım: Vaka Örnekleri Üzerinden Evlat Edinme Psikolog Reyhan Bahçivan-Saydam Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu na göre 2008 yılı sonu itibariyle evlatt edindirilen

Detaylı

ISBN : 978-605-65564-3-2

ISBN : 978-605-65564-3-2 ISBN : 978-605-65564-3-2 1 Baba, Bal Arısı Gibi Olmak İstemiyorum ISBN : 978-605-65564-3-2 Ali Korkmaz samsun1964@hotmail.com Redaksiyon : Pelin GENÇ Dizgi/Baskı Kardeşler Ofset Matbaacılık Muzaffer Ceylandağ

Detaylı

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya

Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Budist Leyko dan Müslüman Leyla ya Hiroşima da büyüdüm. Ailem ve çevrem Budist ti. Evimizde küçük bir Buda Heykeli vardı ve Buda nın önünde eğilerek ona ibadet ederdik. Bazı özel günlerde de evimizdeki

Detaylı

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT

DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri Çerçevesinde BÖLÜM 4 SINAV GÖREVLİSİNİN KİTAPÇIĞI. Dönem Mayıs 2010 DİKKAT ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙ ΕΙΑΣ, ΙΑ ΒΙΟΥ ΜΑΘΗΣΗΣ ΚΑΙ ΘΡΗΣΚΕΥΜΑΤΩΝ ΚΡΑΤΙΚΟ ΠΙΣΤΟΠΟΙΗΤΙΚΟ ΓΛΩΣΣΟΜΑΘΕΙΑΣ Eğitim, Hayatboyu Öğrenme ve Din İşleri Bakanlığı Devlet Dil Sertifikası DÜZEY B1 Avrupa Konseyi Ortak Dil Ölçütleri

Detaylı

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ

ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΥΠΟΥΡΓΕΙΟ ΠΑΙΔΕΙΑΣ ΚΑΙ ΠΟΛΙΤΙΣΜΟΥ ΔΙΕΥΘΥΝΣΗ ΜΕΣΗΣ ΕΚΠΑΙΔΕΥΣΗΣ ΚΡΑΤΙΚΑ ΙΝΣΤΙΤΟΥΤΑ ΕΠΙΜΟΡΦΩΣΗΣ ΤΕΛΙΚΕΣ ΕΝΙΑΙΕΣ ΓΡΑΠΤΕΣ ΕΞΕΤΑΣΕΙΣ ΣΧΟΛΙΚΗ ΧΡΟΝΙΑ: 2013-2014 Μάθημα: Τουρκικά Επίπεδο: Ε3 Διάρκεια: 2 ώρες Ημερομηνία:

Detaylı

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP:

SORU : CEVAP: SORU: CEVAP: SORU : Yediemin deposu açmak için karar aldım. Lakin bu işin içinde olan birilerinden bu hususta fikir almak isterim. Bana bu konuda vereceğiniz değerli bilgiler için şimdiden teşekkür ederim. Öncelikle

Detaylı

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 02 Firarda

Mission Berlin. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Bölüm 02 Firarda Bölüm 02 Firarda Anna komiserin sorularını yanıtlar, ama sorgulama motosiklet gürültüsü ve silah sesleriyle bölünür. Anna kaçar ve müzik kutusunun üzerinde bir adres keşfeder. Bu ipucu ona yardımcı olacak

Detaylı

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler

Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP. Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Proje: COMPASS 510858-LLP-1-AT-LEONARDO-LMP Proje hakkında açıklayıcı bilgiler Bu anketin amacı, niteliksel bilgilerin toplanıp, belirli formlarda yardım ve ihtiyacı olan, 15-25 yaş arası göçmen yada farklı

Detaylı

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir?

HAYAT BİLGİSİ A TEMASI: OKUL HEYECANIM. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? 1. SINIF OKULA YARDIMCI VE SINAVLARA HAZIRLIK A TEMASI: OKUL HEYECANIM TEST-1 1. Gözümüzün rengi Saçımızın rengi Okula gitmemiz Yukarıdakilerden hangisi fiziksel özelliğimiz değildir? A) Okula gitmemiz

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Kılıçdaroğlu: İş adamı konuşuyor tehdit, gazeteci konuşuyor tehdit, belediye başkanı konuşuyor tehdit, ne olacak tehditlerin sonu? Tarih : 04.06.2011 -BATMAN MİTİNGİ- Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu,

Detaylı

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın?

Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Bugün kadın ve erkeğin daha eşit olacağı bir toplumda yaşamak için sen ne yapacaksın? Çözüm Analizi Araştırma Hakkında 2 Kadın ve Erkeğin Eşit Olduğu Bir Toplum Dünyada ve ülkemizde hemen hemen tüm kurumsal

Detaylı

www.rehberlikservisi.org

www.rehberlikservisi.org www.rehberlikservisi.org 1 BAŞLARKEN Çocuklarımız bizim için ne kadar önemli? TEOG öncesinde onlar için neler yapıyoruz? Gelecekleri için planlarınız var mı? Çocuklarınızı yeterince anlıyor musunuz? Neden

Detaylı

Menümüzü incelediniz mi?

Menümüzü incelediniz mi? by elemeği Menümüzü incelediniz mi? Yılmaz Usta nın hikayesini duydunuz mu? Niçin Nevale? Yılmaz Usta nın hikayesi Bir insan pasta ustası olmaya nasıl karar verir? Yani 1972 yılında Kastamonu da doğduğunuzu

Detaylı

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı.

olduğunu fark etti. Takdir ettiği öğretmenleri gibi hatta onlardan bile iyi bir öğretmen olacaktı. MUSA TAKCI KİMDİR? İyi bir öğretmen, koruyucu bir ağabey, saygılı bir evlat, şefkatli bir baba, merhametli bir eş, çok aranan bir kardeş, güçlü bir şair, disiplinli bir yazar, hayırlı bir insan, güzel

Detaylı

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz.

Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize konser düzenledik. Huzurevi ziyaretlerimiz ara sıra oluyor,gönül Köprüsü diye bir proje de yer alıyoruz. Hitit Üniversitesi Aktif Yaşam Kulübü olarak,engelli kardeşlerimize farklı eğlenceler düzenledik. Farkındalık programları yaptık, 2 yılda 5 okula kitap yardımında bulunduk. Sevgi evlerinde kalan kardeşlerimize

Detaylı

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya

MOTİVASYON. Nilüfer ALÇALAR. 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya MOTİVASYON Nilüfer ALÇALAR 24. Ulusal Böbrek Hastalıkları Diyaliz ve Transplantasyon Hemşireliği Kongresi Ekim 2014, Antalya Motivayon nedir? Motivasyon kaynaklarımız Motivasyon engelleri İşimizde motivasyon

Detaylı

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e çeyrek var. 65 dakikan ve bir canın kaldı.

COMPUTER: Mission Berlin. 9 Kasım, sabah saat 11 e çeyrek var. 65 dakikan ve bir canın kaldı. Bölüm 10 Çıkmaz Sokakta Oyuncu 13 Ağustos 1961 in Berlin Duvarı nın inşaat tarihi olduğunu, 9 Kasım 1989 un da duvarın yıkıldığı gün olduğunu ortaya çıkarır. Özel görev bu iki tarihle yakından alakalıdır.

Detaylı

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI

MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI MADAM CURIE VE 2011 KİMYA YILI Bu yıl, UNESCO tarafından, Kimya Yılı olarak ilan edildi. Madam Curie nin 1911 yılında ikinci Nobel ödülünü kimya alanında alışının 100. yılı onuruna, 2011 yılı boyunca kutlamalar

Detaylı

http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183

http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183 http://www.duzce.gov.tr/default_b0.aspx?id=183 DÜ Hayat Boyu Öğrenme Projesi Heyetinden, Vali ye Ziyaret Avrupa Birliği Bakanlığımızın yürüttüğü, Avrupa Birliği ve Gençlik Programları, Hayat Boyu Öğrenme

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :15. Syf Sayfası :9. Syf Sayfası :5. Syf. SON DAKİKA GAZETESİ Sayfası :5. Syf. Sportmen ilavesi Sayfası :2. Syf Sayfası :31. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :İnternet Sitesi İZTO dan Selvitopu ve ekibine

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi?

Ürünü tüketmesini/satın almasını/kullanmasını ne tetikledi? Alkollü İçecek: 18.12.2011 Gün içinde ürünü ne zaman satın aldı/tüketti/kullandı? -Akşam yemeğinden sonra saat 20:00 civarında. Ürünü kendisi mi satın aldı, başkası mı? Kim? -Kendim satın almadım. Kız

Detaylı

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri

Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri 1 Kızla İlk Buluşmada Nasıl Sohbet Edilir? Hızlı Bağ Kurma Teknikleri Bugün kızla tanışma anında değil de, flört süreci içinde olduğumuz bir kızla nasıl konuşmamız gerektiğini dilim döndüğünce anlatmaya

Detaylı

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor.

Giovanni dışında bütün örenciler çok çalışıyor. O hiç çalışmıyor ama sınıfın en başarılı öğrencisi. Çok iyi Türkçe konuşuyor. OKUMA - ANLAMA: ÖĞRENCİLER HER GÜN NELER YAPIYORLAR? 1 Türkçe dersleri başladı. Öğrenciler her gün okula gidiyorlar, yeni şeyler öğreniyorlar. Öğretmenleri, Nazlı Hanım, her Salı ve her Cuma günü sınav

Detaylı

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor?

UYGULAMA 1 1. Aşama Şimdi bir öykü okuyacağım, bakalım bu öykü neler anlatıyor? ALAY ETME Amaç : Başkalarına saygı duymayı öğrenme.alay etme ile baş edebilme becerisini kazandırma Düzey : 1. sınıf ve üstü Materyal: Uygulama 1 için:yazı tahtası, kağıt, kalem, Uygulama 2 : Kuklalar,oyuncak

Detaylı

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN

12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-BİROL BAŞARAN 12.06.2008 16:48 FİLİZ ESEN-İROL AŞARAN : Efendim : İyiyim sağol sen nasılsın : Çalışıyorum işte yaramaz birşey yok : Kim yazmış bunu : Kim yazmış bunu Milliyet te : Yani sen sen birşey yollamış mıydın

Detaylı

Evliliğin Yazısız Kuralları!..

Evliliğin Yazısız Kuralları!.. On5yirmi5.com Evliliğin Yazısız Kuralları!.. Evlilik insan hayatının en önemli dönüm noktası. Peki iyi günde kötü günde evlilik nasıl olmalı? Aklınızdaki bütün sorulara bu röportaj cevap verecek!.. Yayın

Detaylı

14 12 Bu ifadenin ne zaman kaba olduğu ne zaman gerekli olduğu konusunda onunla konuşabilirsiniz. Annebaba yanındayken ona nazikçe teklif edilen bir şeyi istemediğini Hayır diye bağırarak ifade etmek doğru

Detaylı

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum.

Page 1 of 6. Öncelikle, Edirne de yaşanan sel felaketi için çok üzgünüz. Tüm Edirne halkına, şahsım ve üniversitem adına geçmiş olsun demek istiyorum. Page 1 of 6 Edirne Valisi Sayın Dursun Ali Şahin, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sayın Recep Zıpkınkurt, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası nın değerli üyeleri ve temsilcileri, Bilgi birikimi ve üslubunu,

Detaylı

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas

Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Almanya daki slam Konferans ve Federal Alman Hükümetinin Entegrasyon Politikas Ali Aslan Almanya son on yıllarda her şeyden önce Müslüman ağırlıklı devletlerden gelen göçmenler yoluyla dini ve kültürel

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim 2009 05:05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim 2009 05:08 Söz Dinlemeyen Çocuklara Nasıl Yardımcı Olunmalıdır? Çocuklarda zaman zaman anne-babalarının sözünü dinlememe kendi bildiklerini okuma davranışları görülebiliyor. Bu söz dinlememe durumu ile anne-babalar

Detaylı

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri

Yeni Göç Yasas Tecrübeleri Eflref Ar kan Bildiğiniz gibi Almanya aile birleşiminin gerçekleşmesi konusunda göç yasasında bazı değişiklikler yapmıştır. Bu değişiklikleri eleştirenler ve olumlu görenler bulunmaktadır. Ben göç yasasının

Detaylı

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.

Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler. Bunu herkes yapıyor! -Gerçekten herkes mi? Nasıl korunmam gerektiğini biliyorum! -Kalbini, gönlünü nasıl koruyacaksın? www.gerçeksevgibekler.de www.wahreliebewartet.de Avrupa ülkelerindeki gençlik denilince

Detaylı

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır

YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır YARATICI ÖĞRENCİ GÜNLERİ Her Öğrenci Yaratıcıdır Öğrencinin ilgi alanları, becerileri ve yetenekleri düşünüldüğü zaman kendi öğrenme yöntemlerine göre akademik ve/veya kültürel alanda başarılı olabilir.

Detaylı

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak. Bu ayki rehberlik bülteni konumuz Kardeş Kıskançlığı hakkındadır. Sizlere çocuğunuza bu süreçte nasıl yardımcı olabileceğiniz ile ilgili önerilerimiz olacaktır. KARDEŞ KISKANÇLIĞI Neler olduğunu hiç anlamıyorum!

Detaylı

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1

ÇOK AMAÇLI SALONUMUZA KAVUŞTUK OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ. Hazırlayan: MÜCAHİT KARAKUŞ Sayfa: 1 Y A K A M O Z G A Z E T E S İ HAZİRAN 2013 EĞERCİ İLKOKULU / ORTAOKULU YIL: 2 SAYI: 4 OKUL MÜDÜRÜMÜZ TURGAY YOLCU 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILINI DEĞERLENDİRDİ Saygıdeğer öğretmenlerimiz, sevgili öğrenciler

Detaylı

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU

KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU KÜÇÜK KALBİMİN İLK REHBERİNİN BU GÜNÜME UZATTIĞI HAYAT YOLU Nereden geliyor bitmek tükenmek bilmeyen öğrenme isteğim? Kim verdi düşünce deryalarında özgürce dolaşmamı sağlayacak özgüven küreklerimi? Bazen,

Detaylı

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani:

Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Ulusal Entegrasyon Plani: Entegrasyon Ulusal Entegrasyoun siyasetinin Plani motoru Ulusal Entegrasyon Entegrasyon siyasetinin motoru Plani: Entegrasyon siyasetinin motoru Ulusal Entegrasyon Plani: Stand

Detaylı

İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ. ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ

İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ. ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ İÇİNDEKİLER KAVRAMLAR BİR GÜNÜMÜZ ROLLERİMİZ ve SORUMLULUKLARIMIZ HAKLARIMIZ OKULUMUZ AİLEMİZ SORUMSUZLUK ÇOCUK HAKLARI ÇOCUK HAKLARI BİLDİRGESİ KAVRAMLAR Birey: Toplumun bir parçası olan ve kendine özgü

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 01 Köy ziyareti

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 01 Köy ziyareti Ders 01 Köy ziyareti adındaki genç adam arabasıyla annesinin yaşadığı köye gider. Bu ziyaret sırasında dinlenmek ister, ama kısa sürede doğanın tatsız yönleriyle de tanışır. biraz dinlenmek için annesinin

Detaylı

18-24 Mart Yaşlılar Haftası münasebetiyle Üniversitemiz Tıp Fakültesi ve Karabük Alzheimer Derneği organizasyonluğunda üniversitemiz ev sahipliğinde Yaşlılık-Bunama ve Alzheimer Hastalığı Tanıtım ve Bilinçlendirme

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI HALUK DİNÇER İN KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ HAKKINDA HER ŞEY KISA FİLM YARIŞMASI ÖDÜL TÖRENİ KONUŞMASI 7 Ocak 2015 İstanbul, Sabancı Center Sayın Konuklar, Değerli Basın Mensupları,

Detaylı

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ

ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ UZMANLIK EĞİTİMİ PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME ANKETİ* Sayın katılımcı bu anket, bölümümüzdeki araştırma görevlilerinin uzmanlık eğitim programları hakkındaki duygu ve düşüncelerini

Detaylı

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA

KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA KILIÇDAROĞLU K.MARAŞ'TA Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kahramanmaraş ın Elbistan İlçesi nde siyaseti sadece insan için yaptıklarını, iktidara gelmeleri halinde terörü sonlandırıp ülkeye huzuru getireceklerini

Detaylı

BÖLÜM I: OKUL YÖNETİMİ VE SORUN ÇÖZME İLE İLGİLİ LİTERATÜR...1

BÖLÜM I: OKUL YÖNETİMİ VE SORUN ÇÖZME İLE İLGİLİ LİTERATÜR...1 İÇİNDEKİLER BÖLÜM I: OKUL YÖNETİMİ VE SORUN ÇÖZME İLE İLGİLİ LİTERATÜR...1 Bölüm II: OKUL MÜDÜRLERİNİN YÖNETİM GÖREVİNİ SÜRDÜRÜRKEN KARŞILAŞTIKLARI SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖYKÜLERİ...13 A. OKUL MÜDÜRLERİNİN

Detaylı

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir.

Bilmek Bizler uzmanız. Müşterilerimizi, şirketlerini, adaylarımızı ve işimizi biliriz. Bizim işimizde detaylar çoğu zaman çok önemlidir. Randstad Group İlkesi Başlık Business Principles (Randstad iş ilkeleri) Yürürlük Tarihi 27-11 -2009 Birim Grup Hukuk Belge No BP_version1_27112009 Randstad, çalışma dünyasını şekillendirmek isteyen bir

Detaylı

Bekar Evli Boşanmış Eşi ölmüş Diğer. İlkokul Ortaokul Lise Yüksekokul Fakülte Yüksek Lisans

Bekar Evli Boşanmış Eşi ölmüş Diğer. İlkokul Ortaokul Lise Yüksekokul Fakülte Yüksek Lisans Form no : Tarih : Bu anket hastalığınızı daha iyi anlayabilmek ve sizlere daha yararlı olabilmek için düzenlenmiştir. Lütfen olabildiğince nesnel (objektif) yanıtlamaya özen gösterin. Ankete kimliğinizi

Detaylı

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz.

NURULLAH- Evet bu günlük bu kadar çocuklar, az sonra zil çalacak, yavaş yavaş toparlana bilirsiniz. Bozuk Paralar KISA FİLM Yaşar AKSU İLETİŞİM: (+90) 0533 499 0480 (+90) 0536 359 0793 (+90) 0212 244 3423 SAHNE 1. OKUL GENEL DIŞ/GÜN Okulun genel görüntüsünü görürüz. Belki dışarı çıkan birkaç öğrenci

Detaylı

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20

Yönetici tarafından yazıldı Pazartesi, 24 Ağustos 2009 04:42 - Son Güncelleme Çarşamba, 26 Ağustos 2009 19:20 Düğünlerde Takılan Sahte Paralar Yüksek eğitimini tamamlamış, babası ticaretle uğraşan, annesi ise bir bankada görevli bulunan bir ailenin tek kızıydı. Okul arkadaşı ile evlenmeye karar vermişlerdi. Damat

Detaylı

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi 80 EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi Sayın İnşaat Mühendisi Adayı, İnşaat Mühendisliği Eğitimi Kurulu, İMO 40. Dönem Çalışma Programı çerçevesinde İMO Yönetim Kurulu nca İnşaat Mühendisliği Eğitimi

Detaylı

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz

İsterlerse Hristiyan öğrencilerimize de din kültürü sorusu sorabiliriz Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Muhterem Kurt, 8. sınıf öğrencilerinin girdiği ortak sınavlara ilişkin, "Sınav sonuçlarını, ocak ayının ilk haftası, hatta şunu söyleyebilirim, 2 Ocak Cuma 18.00'de

Detaylı

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması

www.astromedya.com Örnek Tarot Okuması Örnek Tarot Okuması Bir tarot okuması, bilinçaltına atılmış bir oltadır. Bizler yani tarot okuyucuları, sizin zihninize, bilinçaltınıza olta atarak, sebeplerini ve sonuçlarını zaten sizin biliyor olduğunuz

Detaylı

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir?

Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Anneye En Güzel Hediye Olarak Ne Alınması Gerekir? Hayatımızın en değerli varlığıdır anneler. O halde onlara verdiğimiz hediyelerinde manevi bir değeri olmalıdır. Anneler için hediyenin maddi değeri değil

Detaylı

7 den 77 ye 7TEPE PRP

7 den 77 ye 7TEPE PRP 7 den 77 ye 7TEPE PRP Prof. Dr. Ayseli Usluata Mehmet Akif Kaya Mert Sabancı Atilla Aydemir Berk Sarıca Tuğçe Orhun Seda Bayram Ege Güneş Özge Balkaya Müge İlhan Özge Aras Amy Negri Tuna Karaman Derya

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 02/2014 devam etmekte: Yrd.Doç.Dr.; Avrasya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi

ÖZGEÇMİŞ. 02/2014 devam etmekte: Yrd.Doç.Dr.; Avrasya Üniversitesi, Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı Leyla AYDEMİR 2. Adres Sancak Mah. Adnan Kahveci Cad. No: 59 B Blok Kat 6 No:21 Yomra/Trabzon 3. Doğum Tarihi 12.01.1980 4. E-Mail: leyla-oezdemir@hotmail.com 5. Öğrenim Durumu 10/2008

Detaylı

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN

VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YOLLARI DAHA İYİ OLABİLMEK BAŞARMA DUYGUSUNU YAŞAMAK KENDİN OLABİLMEK BASKIYI TAKDİRE ÇEVİREBİLMEK KIYASLANMAYI ENGELLEMEK İÇİN Uyarılara kulak verin! Stephen R. Covey, Etkili İnsanların

Detaylı

KOTAN A Personelinden Uğurlama

KOTAN A Personelinden Uğurlama KOTAN A Personelinden Uğurlama Tekirdağ Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü görevinden Ankara Sosyal Güvelik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişliğine atanan Mahmut KOTAN A, kurum yöneticileri ve

Detaylı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı

Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı On5yirmi5.com Diyanet'in yaz Kur'an kursları bugün başladı Türkiye ve İstanbul çapında verilecek olan Yaz Kur an Kursu eğitimlerini İstanbul Müftü Yardımcısı Mehmet Yaman ile konuştuk Yayın Tarihi : 15

Detaylı

Dil ve Kültürlerarası Beceriler (LiMErIC)

Dil ve Kültürlerarası Beceriler (LiMErIC) Dil ve Kültürlerarası Beceriler (LiMErIC) Avrupa da sosyal bütünleşme ve sosyal içermenin sürdürülebilir bir biçimde teşvik edilmesinde Erken Çocukluk Eğitimi ve Bakımı hayati öneme sahiptir. Ancak çoğu

Detaylı

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ

ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΤΠΟΤΡΓΔΙΟ ΠΑΙΓΔΙΑ ΚΑΙ ΠΟΛΙΣΙΜΟΤ ΙΓΡΤΜΑ ΓΙΑΥΔΙΡΙΗ ΑΠΟΓΔΤΜΑΣΙΝΩΝ ΚΑΙ ΒΡΑΓΙΝΩΝ ΔΠΙΜΟΡΦΩΣΙΚΩΝ ΠΡΟΓΡΑΜΜΑΣΩΝ ΚΡΑΣΙΚΑ ΙΝΣΙΣΟΤΣΑ ΔΠΙΜΟΡΦΩΗ ΣΕΛΙΚΕ ΕΝΙΑΙΕ ΓΡΑΠΣΕ ΕΞΕΣΑΕΙ ΥΟΛΙΚΗ ΥΡΟΝΙΑ: 2012-2013 Μάθημα: Σοσρκικά

Detaylı

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti

Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu temalı Toplantı İstanbul TOBB Plaza da Gerçekleşti Uluslararası Yükseköğretim Hareketliliği ve Türkiye nin Konumu Toplantısı TOBB Plaza da

Detaylı

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla

Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla Kekemelik Nedir? Kekemelik, konuşmanın akıcılığıyla ilgili bir iletişim bozukluğudur. Ses, hece ve sözcüklerde uzatmalar, tekrarlar veya duraklamalarla ortaya çıkan konuşmanın akıcılığının bozulduğu durum

Detaylı

Üç yaşındaki çocuklar hakkında anket

Üç yaşındaki çocuklar hakkında anket Üç yaşındaki çocuklar hakkında anket Ebeveynler tarafından doldurulacak Bu anket, yakında çocuk sağlık merkezinde yapacağınız görüşmeyle ilgilidir. Sorular, çocuğunuzun sağlığı ve gelişimi hakkındadır.

Detaylı

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE DAHA AZ SORUN YAŞIYOR! - Genç Gelişim Kişisel Gelişim İŞİTME ENGELLİ GÜL USTABAŞ GENÇ İŞİTME ENGELLİLER NORMAL OKULLARDA KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNE TABİ OLMALI. İŞİTME ENGELLİLERDE EVLİLİKTE NORMAL İNSANLAR GİBİ HATTA ONLARDAN DAHA AZ SORUN YAŞIYOR SORU-- Kısaca

Detaylı

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ

AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ AVUSTURYA DA DĐN EĞĐTĐMĐ Eğitim Uzmanı ŞABAN KARAKÖSE AVUSTURYA (Österreich, Nemçe) Genel Bilgiler Başkent: Viyana Resmi dil: Almanca Bağımsızlık: 1955 AB ye kabul: 1995 Nüfus: 8,3 milyon (2007) Para birimi:

Detaylı

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı.

ÇAYLAK. Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. ÇAYLAK Çevresinde güzel bahçeleri olan bir villaydı. Alt katta genel tıbbi muayene ve müdahaleleri yapılıyordu. Bekleme salonu ve küçük bir de laboratuar vardı. Orta katta diş kliniği ve ikinci bir muayene

Detaylı

SEVİYE BELİRLEME SINAVI

SEVİYE BELİRLEME SINAVI SEVİYE BELİRLEME SINAVI SINAV MARATONUNDA VELİLERE LERE DÜŞEN D GÖREVLER SBS PUANI İLE YERLEŞİ ŞİLECEK OKULLAR FEN LİSELERİ ANADOLU ÖĞRETMEN LİSELERİ ANADOLU LİSELERİ SOSYAL BİLİMLER LİSESİ ANADOLU İMAM

Detaylı

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr

Aile Bülteni. ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı. aile.gov.tr Aylık Süreli Elektronik Yayın ANKA Çocuk Destek Programı nın Tanıtımı Yapıldı Bakan İslam, 2015 yılı sonuna kadar, yurt ve yuvalarda şu anda kalmakta olan bin civarında çocuğumuzun da çocuk evlerine geçişini

Detaylı

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK?

DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER YAPTIK? DENİZ YILDIZLARI ANAOKULU MAYIS AYI 1. HAFTASINDA NELER SERBEST ZAMAN YAPTIK? Çocuklara sporun önemi anlatıldı ve her sabah spor yaptırıldı. Çocuklar ilgi köşelerinde öğretmen rehberliğinde serbest oyun

Detaylı

"Satmam" demiş ihtiyar köylü, "bu, benim için bir at değil, bir dost."

Satmam demiş ihtiyar köylü, bu, benim için bir at değil, bir dost. Günün Öyküsü: Talih mi Talihsizlik mi? Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir adam yaşıyormuş. Çok fakirmiş. Ama çok güzel beyaz bir atı varmış. Kral bu ata göz koymuş. Bir zamanlar köyün birinde yaşlı bir

Detaylı

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir.

Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Sayın Sizleri şahsım ve TOBB adına saygıyla selamlıyorum. Biliyorsunuz başkasına gönderilen selam kişinin üzerine emanettir. Başkanımız Rifat Hisarcıklıoğlu TUSAF yönetimi başta olmak üzere, kongremizin

Detaylı

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! SUNUMUMUZA HOŞGELDİNİZ Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda! Haber ve bilgi verme amacı başta olmak

Detaylı

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a): da: - Yavrum ne oldu niye acele acele camiye koşuyorsun? der. Bu soruya karşılık çocuk - Efendim,

Detaylı

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ. -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü 18 KASIM PAZARTESİ İZMİR GÜNDEMİ -Sağlık, Kültür ve Spor Daire Başkanlığı - Basın Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü Maddeye Değil, Hayata Bağlan Bağımlılık yaşının sürekli düşmesi üzerine, toplumda bağımlılıkla

Detaylı

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni SINIRLAR VE DİSİPLİN Biraz düşünelim... Alışverişe gittiniz; her zaman akıllı ve anlayışlı olan oğlunuz istediği oyuncağı alamayacağınızı söylediğinizde

Detaylı

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Melih Güler. - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011. Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat - şiirler - Yayın Tarihi: 11.9.2011 Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat Yayın Hakkı Notu: Bu e-kitapta yer alan şiirlerin tüm yayın hakları şairin kendisine ve / veya yasal temsilcilerine aittir.

Detaylı

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 16 Đkarus

Radio D Teil 1. Deutsch lernen und unterrichten Arbeitsmaterialien. Ders 16 Đkarus Ders 16 Đkarus Đki gazeteci Yunan mitlojisinin trajik kahramanı Đkarus un hikayesinden çok etkilenir. Ama dinleyiciler Đkarus un kim olduğunu biliyorlar mı? Muhabirler dinleyicileri aydınlatmak için Đkarus

Detaylı

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI

EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI EUROSTUDENT ULUSAL ARAŞTIRMASI: TÜRKİYE SONUÇLARI Prof. Dr. Nezih Güven (ODTÜ, Rektör Danışmanı) Doç. Dr. Ayşe Gündüz Hoşgör (ODTÜ,Sosyoloji Blm.) Y. Doç. Dr. Mustafa Şen (ODTÜ, Sosyoloji Bölümü) Bağlantı

Detaylı

ÇORLU İMKB ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ OKULUMUZA HOŞGELDİNİZ

ÇORLU İMKB ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ OKULUMUZA HOŞGELDİNİZ ÇORLU İMKB ANADOLU ÖĞRETMEN LİSESİ OKULUMUZA HOŞGELDİNİZ OKULUMUZ VE LİSE HAYATINA DAİR BİLİNMESİ GEREKENLER Hepinizi öğrencinizin başarısından dolayı kutluyoruz. Öğrencimizin amacı; sadece iyi bir üniversiteyi

Detaylı

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu

Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Şef Makbul Ev Yemekleri'nin sahibi Pelin Tüzün Quality of magazine'e konuk oldu Hayallere inanmam, insan çok çalışırsa başarır Pelin Tüzün, Bebek te üç ay önce hizmete giren Şef makbul Ev Yemekleri nin

Detaylı

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart!

Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! On5yirmi5.com Öğrencilerin çektiği fotokopiye yasal formül şart! Üniversitelerin açılmasıyla birlikte geçen hafta İstanbul Polisi, Beyazıt ve Beşiktaş'ta bir dizi korsan fotokopi baskını gerçekleştirildi.

Detaylı