I.M.F.'NiN KÖKENLERi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "I.M.F.'NiN KÖKENLERi"

Transkript

1 I.M.F.'NiN KÖKENLERi Ergun TÜRKCAN (*) Sunuş: İki Büyük Savaş arasında, dünya ekonomik sistemi, Birinci Savaşın ortaya çıkardığı sorunlar ve bazı ülkelerin bu savaştan -önceki kurallar ve mekanizmalara dönme gayretlerinin yarattığı olumsuz sonuçlarla karşı karşıya kaldı. Çok hızlı enflasyon süreçlerini modern tarihin en büyük çöküntüsü (depresyon) izledi, Klasik iktisat politikası araçlarının etkisizlikleri açıkça belirince yeni bir iktisat teorisi ortaya çıktı. Buna paralel olarak dünya para ve ticaret sistemini yeniden düzenleme, daha rasyonel ve işlediği olan kural ve mekanizmalar getirme yolundaki çabalar da giderek yoğunluk kazandı. Bu çabalar İ.kinci Dünya Savaşı sürerken, savaştan galip çıkacağı anlaşılan devletlerin, savaş-sonrası düzeni ara yışlan karşısında, kuramsal bir uğraş,olmaktan çıkıp doğrudan uygulama alanında, uluslararası politika ile birlikte oluşma aşamasına geldi. İkinci Dünya savaşının sonundan bir yıl önce, 1944 de Bretton Woods'da ortaya çıkan yeni uluslararası para düzeni - de, hiç bir para ve ticaret sisteminin statik kalamıyacağını göstererek, büyük evrimler içinde günümüze geldi ve evrimini sürdürrneğe devam ediyor. Bu oluşum dinamiğini göz önünde tutarak, Bretton Woods sisteminin kökenierinin ve iki savaş arasındaki (*) Doç. Dr. AİTİA, Ekonomi Fakültesi 37

2 ekonomik ortamın kısaca belirlenmesi, savaştan sonraki ve günümüzdeki sistemin daıha iyi anlaşılması için gereklidir. 1. İki Savaş Arasında Ortaya Çıkan Ekonomik Sorunlar: Avrupa ülkelerinin sermaye stoklarını ve çalışabilir nüfuslarını etkileyen Birinci Dünya Savaşından sonra galipler, mağluplara önemli miktarda bir tazminat yükleyip sistemi savaştan önceki koşullara döndürecek önlemleri araştırınağa balşadılar. Oysa, 1919 daki Versailles Anlaşması ile Avrupanın siyasi sorunları ne kadar çözüme ulaşmışsa, 1921 deki tazminat anlaşmasıyla da~ iktisadi sorunlar o ölçüde çözümlendi. Savaş yıllarında başlayan enflasyon Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinde, savaştan sonra bir kaç yıl içinde çok büyük boyutlara vardı. Fiyatlar, savaş sonu düzeyine göre Avusturya'da , Macaristan'da , Polanya'da , Rusya' da milyon ve Almanya'd;;ı bir trilyon kez yükseldi. Özellikle, Almanya, 1921 Eylül'ünde ödenen ilk büyük tazminat taksidinden sonra meydana gelen büyük ödeme açığı, bütçe açığı ve maliyet ve ücret artişlarıyla enflasyon hadlerinin hesaplanamaz ölçeklere ulaştığına tanık oldu:. ' ',ı. i ı' ı.. t \ i-' ; 1 :l ı' 1! ':ı' ALMANYA'DA TOPTAN FİYATLAR/N YÜKSELİŞİ 1913 = 100 Aralık » » » » » Kaynak : Arthur Lewis, Economic Survey , George Allen and unvin, 1978 (Eighth imp.), s. 24. Alman parası, 1924 de, bir trilyon eski marka eşit yeni birimin getirilmesi, büyük ölçekte bir sermaye transferi ve tazminat şartlarının hafifletilmesiyle istikrara kavuştu. Ancak, istikrar, hızlı enflasyondan daha acılı oldu, çünkü, bu önlemler işsizlik ve üretimde hızlı düşmeleri gerektirdi. Yine de ıbütün dünyayı saran büyük dep. resyon birden bire ortaya çıkmadı, 20 lerin sonunda adım adım geldi. Savaştan sonra Avrupa ülkelerinin çoğu kurları dalgalan maya bırakmıştı. Oysa normale dönüş yani Sava~tan önceki sa- 38

3 bit kurlara. ve esas ta altın sistemine dönüş, dünya ticaret sistemi nin merkezini oluşturan ülkelerin ortak isteği idi. Milletler Cemiyetinin 1922 de topladığı uluslararası bir konferansta, «altın döviz standardına dönüş» resmen tavsiye edilmişti. Savaş sırasında hemen tüm ülkelerin uyguladığı kambiyo ve gümrük kontrollannın kaldırılması, eski güzel günlerdeki gilbi uluslararası mal ve sermaye hareketlerinin serbestlik kazanması, laissez faire felsefesinin bir kez daha yürürlüğe girmesi demek olacaktı. Böylece, Avrupa paralannın, ekonomilerini zorlamadan, dolara göre eski değerlerini kazanacakları.ve bu değerlerde istikrara kavuşmuş bir para sistemi ile dünya ticaretinin ve refahının gelişeceği varsayılıyordu. Pek az kimse, Savaş esnasında ülkeler arasında çok önemli verimlilik maliyet ve fiyat düzeyi farklılıkları oluştuğunu ve daha önemlisi altın ve döviz rezervlerinin dağılımının büyük ölçekte değiştiğinin farkındaydı. Sadece, J. M. Keyncs altın standardına dönüşe şiddetle karşı çıkıyor, eğer dönülecekse de İngiliz lirasının dolara göre savaş öncesi paritesinin (4.96) altında ıbir kur seçmesini öneriyordu. Keynes'in bu çabaları da, savaştan hemen sonra Alman tazminatlarının çok yüksek tutulmaması yolundaki ıbüyük çabaları gibi (The Economic Consequences of the Peace, bu çabaların bir örünüdür), sonuçsuz kaldı ve 1925 de İngiliz ortodoks iktisat düşüncesi galip gelerek, İngiliz parasının dolara göre eski kurdan saptanmasını sağladı. Fransa, 1927 de, sab~t kura (fakat düşük bir parite saptayarak) döndü. Eski kurlara dönüş İngiltere ve stcrling bölgesinde olumsuz sonuçlarını kısa zamanda gösterdi. İngiliz ihraç fiyatlarının yüksekliği bu ülkenin ihracatında çözüntü yarattı; ihraç fiyatlarını düşük tutahilrnek için izlenmeğe çalışılan düşük ücret politikası 1926 daki genel grevde yol açarak effektif talebin azalması ile sonuçlanan gelişmeleri başlatmıştır. İngiltere'nin bu sonuçlara varması, bir bakıma kaçınılmazdı. Savaştan önceki dünya.finans sisteminde olduğu gibi, altın para, artık ulusal para sistemlerinin bir parçası olmaktan çıkmış, uluslararası rezervlerin dağılımı çok daha eşitsiz hale gelmişti. ADB, 1913 de dünya rezervlerinin yüzde 24 ne sahipken, bu oran 1923 sonunda yüzde 44 e yükselmiş; aynı dönemde bu değerler İngiltere için 3 den 9 a çıkmıştır. Fransa hariç diğer ülkelerin rezervleri mutlak ve nisbi olarak azalmıştır. Londra'nın bu kadar küçük biı. rezerv le (sadece New York, Paris ve Berlin değil Moskova ve Ro ma' dan bile küçük), savaştan önceki dünyada sermayenin merkezi 39

4 olabilmesi, ulusal para sistemlerinin altın paraya ya da altın kar.. şılığı olan paralara dayanması ve özellikle İngiltere'nin ödemeler dengesinin son derece güçlü olmasında aranmalıdır. Bu ülkenin ödemeler açığını denkleştirmesi ve bunun için de altın ihracı etmesi söz konusu değildi. Ancak, savaştan sonra kendi ödemeler dengesinin müsaade edebileceğinden daıha fazla uzun vadeli borç verip, daha kısa vadeli ~borçlanmalara girince, yüksek ihraç fiyatları nedeniyl~ de kötüleşen ticaret dengesi, İngiltere'nin altın rezervlerini talebi karşılayamıyacak bir düzeye indirdi ve bu ülke 6 yıl önce döndüğü altın standardından, 1931 yılında ve bir daha dönmernek üzere.ayrıldı. Bu kez altın talebi dolara yöneldi. ABD bu talebi karşılayacak kadar altın stokuna sahip olduğu için panik kısa sürede önlendi. Artık, New York'un dünya mali merkezi olarak Londra'nın yerini aldığında kimsenin kuşkusu kalmadı. New York sermaye ihracını yasaklamadan, her türlü sermaye ve para talebinr. karşılayabilecek tek merkez durumuna gelmesine ı-ağmen; 1933 de doların da altına göre değer kaybına müsaade ederek, ABD, altın standardından ayrıldı. Fransa daıhil 1937 yılında, klasik altın stan dardına bağlı tek bir ülke kalmamıştır. (1) Altın standardı 1930 larda tarihe karışırken, altın par.a (gold coin) ulusal ekonomilerde, çoktan tedavülden kalkmıştı. Altın para, 1913 de, başlıca ekonomilerin para stoklarında 1/10 cıvarında bir ağırlığa sahipken, savaştan sonra tüm para stoku kaydi paraya (credit money) yani banknot ve vadesiz mevduata dönüşmüştür. Gümüş bir süre daha <<bozuk para» kategorisi içinde tedavülde kalacaktır. Bu olaylar, savaştan önceki sisteme dönülmesinin güçlüklerini ve hatta geerksizliğini vuı;gulamış oldiı. Yeni bir sistem, daha hassas ve esnek kurallar, mekanizmalar gerektiği ortadaydı. Düşünceler bu konuda yogunlaşmaya fırsat kalmadan Büyük Kriz geldi, 1920 lerde bir şekilde gelişen ekonomiler modern tarihin en büyük kollektif gelir kayıbına uğradılar. ABD nin milli geliri arasında 1/3, Avrupa ülkelerinin ortalaması ise 1/10 oranında 40. 1) Altın Standardı ilk kez İngiltere tarafından 1821 de yürürlüğe konulmuştur. Bu tarihe kadar temel para gümüştür. İngiltere'den sonra ABD, Fransa ve Almanya'nın altını benimserneleri 1870 lere raslar. Bu arada, İngiltere dışındaki ülkeler gümüş ya da çift para (bimetallic) sistemlerini uygulamışlardır. Fakat 19. yy, sonunda başlıca ülkeler altın standardını uygulamaya koyarak altın sistemini evrenselleştirmişlerdi_. i ı

5 ... azaldı. Diğer makro göstergeler de benzer ölçeklerde sarsıntılar geçirmişlerdir. \ Çöküntü, para-banka sisten1leri ve dış ticaret yoluyla yayıldığından özellikle korumacılık yönünde alınan önlemler depresyonun ağırlaşmasına neden olmuşt~r. Dünya ticaretinin ve dolayısiyle gelirin azalmasına neden olan korumacı önlemlerin «serbest ticaret» doktrininin öncüleri olan ABD ve İngiltere' de de yürurlüğe konulması kriz karşısındaki çaresizliğin kanıtıdır. Dünya ticaretini «genişleme» temelinde yeniden düzenleme amacıyla Londra'da toplanan 1933, Dünya İktisat Konferansı, hiç bir anlaşmaya vanlamadan dağıldı. Ayrıca, ABD, doları devalüe ederek Konferansı sabote etmiştir. Bu kriz ve uluslararası mali ve ik. tisadi kaos içinde bazı ülkeler koruma duvarları arkasında, ABD, ise bir tür Keynesian politika ile (New Deal) 1933 den sonra tedricen düzelmeğe başladılar. Özellikle, Almanya, bayındırlık ve silahlanma harcamalarını hızla artırarak tam istihdama geldi ve milli gelirini en hızlı artıran ülkelerin başına geçti. Ancak, gelirin konr pozisyonu bir savaşı kaçınılmaz kılacak nitelikteydi. Almanya, çoğunluğu kleting biçimindeki ikili anlaşmalarla Orta Avrupa da bir Alman para bölgesi yaratmıştır. Dolarla birlikte Frank ve Sterling bölgeleri, dünya para kompartmanlaşmasını oluşturuyordu. Doğal olarak, her bölge kendi içinde ticareti geliştirrneğe çalışarak, dış ekonomik ilişkilerini ve sorunlarını diğer bloklara ihraç edecek biçiğde örgütlerneğe çalışıyordu. Para bölgelerı, kambiyo tahditleri ve kontrollan Merkez Baı;ıkacılığının gelişmesini ve uygula.: manın yayılmasını gerekli kılıyordu. (Türkiye'ye de Merkez Bankacılığının 1930 larda girdiğini hatırlatalım.).. Büyük K.rizde binlerce küçük bankanın, bir yandan kriz, bir yandan da denetimsizlik yüzünden kapanarak çok büyük sorunlar yaratması, her ülkede bankacılığa yeni bir düzen getirilmesine ve daha sıkı denetim mekanizmaları kurulmasına yol açtı. Böyle bir sistemde merkez ıbankacılığı para-kambiyo politikasının ve denetimin temel aracıdır. Merkez bankası işlemlerinin ve işlevlerinin artması merkez bankaları arasında uluslararası düzeyde bir eş güdüm ve işbirliği sorununu ortaya. çıkardı. Altın para ve tam konvertibilite döne minde, sermaye akışları sınırlı değilken, pek çok kambiyo işlemine gerek olmadığı gibi, uluslararası mali işlemler ulusal para ile ilgili işlemlerle birlikte tic~ret bankaları tarafından gerçekleştiriliyordu..} 41

6 . 1.: ı. t' ~'. ıf,.... 1:~ i! ı } Büyük Kriz esnasında Alınan borçları hafifletilip, Tazminat Komisyonu (Reparation Commission, Paris) lağvedilirken, hükümetler arası borçların tasfiyesini kolaylaştırmak için Basel de, 1930 da Bank for International Settlements kuruldu. Keynes'in ifadesiyle, BIS, «günün birinde, dünyada rasyonel bir para sistemi kurulursa, bunun için gerekecek Uluslar-Üstü Para Otoritesinin çekirdeğini oluşturabilecek bir ümit olabilirdi», (2) Uluslararası işıbirliği ümitlerinin bir başka ifadesi de kendini Üçlü Para Anlaşmasında (Tripartite Monetary Agreement) buldu. Eylül 1936 da, İngiltere, ABD ve Fransa arasında, frankın devalüasyonunu desteklemek için yapılan anlaşma, döviz piyasalarındaki gündelik dalgalanmalan da düzeltmek için işbirliği getirdiğinden Bretton Woods sisteminin ilk öncüsü sayılabilecek bir biçime sa-. hiptir. Bu nedenle Anlaşmayı Bertton Woods'un kökenieri arasın da incelemek daha uygun olacaktır. Özetlenirse, savaştan sonra büyük güçlüklerle restore edilen altın standardı, kısa zamanda Büyük Krizin etkileriyle hızlanan bir süreçte tarihe karıştı. Yerine, ülkelerin ye para bloklarının her türlü araca başvurar.ak savaştıklan, düzensiz, istikrarsız ve giderek küçülen bir dünya sistemi geldi. (Dünya ticareti 1928 de milyon dolardan 1938 de milyon dolara düştü.) Bu sistemde her türlü kam~iyo kontrolu ve özellikle Almanya da Dr. Schacht'ın öncülüğüyle katlı kurlar, ikili anlaşmalar, kotalar, tercilıli tarifeler vıb. o zamana kadar bilinmeyen ya da kullanılmasına cesaret edilemeyen usuller ortaya çıkmıştır. İkinci Dünya Sava şından sonra kurulan sistem bu usullere ve düzensizliklere karşı bir tepki niteliğinde oluşacaktır. Bretton Woods sisteminin kökenieri denince White ve Keyİıes Planlan akla gelir. Bu Planlar de hazırlanmış, 1943 de son biçimini.alarak genel müzakere platformuna getirilmişlerdir. Ancak, bu iki Plandan önce ve bu planların evrimi aşamasında uluslararası para ve iktisat sistemini düzenlemek için hem resmi hem de akademik çevrelerde bazı öneriler geliştirilmiş ve girişim lerde bulunulmuştur. Bu girişimlerin en kayda değeri ve Bretton Woods'un küçük bir nüvesi Üçlü Anlaşmadır. 2) R. Harrod, The Li/e of John Maynard Keynes, Pelican, 1972, s

7 Üçlü Para Anlaşması ( 1936) : Üçlü Anlaşma, frankın devalüe edilmesinin uluslararası işlem lerde yaratacağı sorunları azaltmak ve bu operasyonu başarılı kılmak için ABD, İngiltere, ve Fransa- arasında 25 Eylül 1936 da imzalandı, aynı yıl içinde Belçika, Hollanda ve İsviçre Hükümetleri de anlaşmaya katıldı. Tüm sterling ve Fransız Frangı Bölgesini kapsayan anlaşma kurumsal bir mekanizma yaratmamıştı. Anlaşma, üye ülkelerin kendi piyasalarında elde ettikleri diğer üye ülke paralarını altınla değiştirebilmelerini öngörüyor ve bu da iki ülke arasında, geçici bile olsa, bir kur sta;bilizasyonu gerektiriyordu. Eğer kur değiştirilecekse, 24 saat önceden ilgili hükümetler.haberdar edilerek, eldeki işlemler dolayısıyla bir zararın doğması önleniyordu. Anlaşma, altına göre bir kur belirleyebildiği için çok taraflı işlemlerde bir kolaylık getiriyordu. j\nlaşmaya uygun olarak ABD Hazinesi (Maliye Bakanlığı), sta:bilizasyon amacıyla, isteyen ülkelerin kur eşitleme fonlarına altın satabilec~ğini ilan etti. Daha sonra, Savaşın haşı:nda, Hazine, 1940 Mali Yılı Raporunda «birlikte çalışan stabilizasyon fonlarının kısa vadeli, spekülatif kur dalgalanmalarını düzeltmekte belli bir yarar sağladığını» belirtecek tir, (3) Kuşkusuz, böyle bir anlaşmanın etkenliği sınırlıydı. Hitler tehlikesinin yarattığı savaş ortamında bir dayanışma niteliği taşıyan Anlaşmanın barış koşullarında nasıl yürüyeceği belirsizdi. --~ Anlaşmanın etkenliğini artırmak ve kapsamını genişletmek için, İngiliz ve Fransız Hükümetlerinin isteği üzerine hazırladığı 26 Ocak 1938 tarihli Raporunda Belçikalı Paul van Zecland. şunları,önermişti: (I) para~ar arasında karşılıklı kurlar belirlenmeli, uzun bir süre için değiştirilmeyerek ticaret riski kaldırılmalıdır; (II) dış borçların düzenlenmesi için bir anlaşmaya varılmalı; (III) kambiyo tahditlerini' kaldıran ülkelere kredi kolaylıkları tanınmalıdır. (4) Bu çalışmadan önce, 1935 Martı'nda H. White'ın ABD Hazinesine verdiği rapor hatırlanmalıdır. «Recovery Program: The International Monetary Aspect» başlıklı raporda, ulusıararası dengesizlik üzerinde durularak ülkeler arasındaki çeşitli kurların uygunlukları araştırilmaktadır. Bu rapordaki öneriler ve uygulanmasındaki 3) J. Keith Horsefield, The International Monetary Fund , Vol. ı : Chronicle, IMF, Washington, D.C (Resmi Tarihçe), s. 10 4) İbid., s

8 ' &==:ıı:;;;;;;_;ı;;:rıııı; lill:lllllllill ' :. ~~ ' \~ katkıları, Üçlü Anlaşmanın White'ın düşüncelerinden doğduğunu incelemek gere göstermektedir. Bunu görmek için White Planını kir, 2, White Plamn Doğuşu ve Evrinıi: Harry Dexter White, Harvard'dan mezun olduktan sonra, çeşitli üniversitelerde iktisat öğretmiş, 1934 de F.D. Roosevelt'in Ma~ liye Bakanı Morgenthau zamanında Hazine'ye girmiştir da Araştırma ve İstatistik Bölümü Müdür Yardımcısı, 1938 de Para Araştırınaları Bölümü Başkanı olan White, Bakanın güvenini kazanarak, 1941 yılında Bakana Yardımcı atandı; Savaş boyunca ABD mali idaresinin kilit adamlarından biri olarak görev yaptı yılında IMF deki görevi için Bakanlıktan ayrılaa White 1947 de bu görevi de bırakmış ve 1948 de ölmüştür. Savaştan sonraki para sisteminde oynadığı çok kritik rol nedeniyle kısa öz geçmişini verdiğimiz White, mesleğe girmeden önce de uluslararası para ve ticaret konularında bir uzmandı. White, Üçlü Anlaşmadan s,onra Amerikalılar-arası bir bankanın kuruluş çalışmalarını üstlendi. Amerikan Devletleri Dışişleri Bakanlarının 1939 yılı toplantısında ıbir tavsiye kararı ile kurulması istenen Inter-American Bank, normal ticaret ve yatırım bankacılığının yanı sıra şu işlevleri de görecekti: i 1! ı,.. ; - Amerikan devletlerinin paralarının istikrar kazanmasına yardımcı olmak; işlemlerin doğrudan bu ülkelerin paralarıyla yapılmasını teşvik etmek; yeterli bir rezervin idamesini sağlamak; altın ve gümüşün kullanım ve dağılımını teşvik etmek ve parasal dengelerin. gerçekleşmesini kolaylaştırmak. - Uluslararası ödemeleri kolaylaştırmak için bir «clearing house» işlevi görmek. es) ABD Hükümeti Banka anlaşmasını 1940 Mayıs ayında imzaladığı halde, Kongre'ye onayiatamadığı için bu proje 1960 yılına kadar yürürlüğe sokulamadı. Bu bölgesel bir plandı ve daha sonra doğacak Uluslararası Para Fonu ile pek az benzerlik taşıyordu. White, Amerikan Bankası (6) Projesinden sonra daha geniş kap- 5) Ibid, s. ll. 6) Harrod, bu bankaya tüm Amerikan Bankası (All-American Bank) diyor. (Harrod; op. cit., s. 638) 44

9 samlı bir uluslararası para anlaşması üzerinde düşünrneğe başladı. Düşüncelerini kağıda dökme fırsatı 1941 yılı sonunda ortaya çıkacaktır.,maliye Bakanı Morgenthau, 14 Aralık 1941 de (ABD nin Savaşa girmesinden bir hafta sonra), yardımcısı White'dan, müttefiklerarası bir istikrar fonu planı hazırlamasını resmen istedi. Bu fon, (1) savaş esnasında müttefik.lere para yardımı yapmak, (2) savaş sonrası para düzenlemeleri için bir temel oluşturmak ve (3) «Uluslararası bir para» sağlamak için kullanılacaktı. White Planının Çekirdeği: Daha yıl sona ermeden White Programın amaçlarını saptamıştı:(7) {I) Müttefik ülkelerin para sistemlerini güçlendirmek ve kurların stabilize edilmesi için gerekli araç ve yöntemleri sağlamak: (II) Gereken sermaye, yetki ve araçlarla donatılmış bir örgüt kurarak: gelişme (a) Müttefik ülkelerin iktisaden düzclmelerine (reconstruction, diye de yorumlanabilir), yardım etmek; (b) Savaş ekonomisinden barış ekonomisine geçişi hızlandırmak ve kolaylaştırmak; (c) Ticaret hacmini artırmak için, gerekirse özel kaynaklara da vadeli sermaye sağlamak. başvurularak kısa Bu.amaçları gerçekleştirmek için iki ayrı kuruluş öngörülü yordu: - Bir Müttefikler-arası Banka ilc - Müttefikler-arası İstikrar Fonu. White bu çerçeve içinde çalışarak, 1942 Nisanında Plan tasarısını (teksir halinde) yayınladı. Ilk tasarı (8), diye geçen bu çalışma bir giriş Fon ve Banka ilc ilgili maddeler ve bu maddelerin geniş bir yorumundan oluşuyordu. 7) 30 Aralık 1941 tarihli taslağın başlığı : «Suggested Program for Inter Allied Monetary and Bank Action~. 8) Preliminary Drart Proposal for a United Nations Stabllizatlon Fund and a Bank for Reconstruction and Development of the United and Associated Nations. 45

10 f ' :.' ' ;. ~~ ~ ' :ı. Mayıs 1942 de Başkan Roosevelt'e sunulan Plan aynı zamanda, Hitler'in «Yeni Düzen» propagandasına karşı ABD'nin cevabı niteliğinde idi. Alma_n Reichsbank Başkanı ( ar.ası İktisat Bakanı) Walthcr Funk tarafından ortaya atılan Yeni Düzen, Almanyanın düşmanlarının iktisadi ve sosyal sistemlerini, verimsizlik v~ adaletsizlik açılarından alrubildiğine eleştirerek Avrupa uluslarına refah getireceği içldiası ile gelecekte Üçüncü Reich'ın iktisat prog~ ramını belirliyordu. Kuşkusuz, esir edilmiş ulusların ve zaptedilmiş kaynakların, sendikal haklarından yoksun bir Alman işçi sınıfı ile bir likte sömürülerck kurulacak Marka dayalı bir iktisat sistemine kar.şı «Eski Düzen»i ABD ve İngiltere'nin savunması gerekiyordu; çünkü, 1941 sonunda bu iki ülkeden başka her hangi bir ülke «resmen» konuşabilecek durumda değildi. İngilizler, bu sırada Maliye Bakanlığında danışman olan Keynes'e başvurdular. Keynes eski düzeni savunmanın akıllıca bir yol 1 olmadığını, bir karşı-yeni düzen planı ile ortaya çıkmanm diğer uluslar üzerinde daha etkili olacağını ileri sürdü. İngilizler de, sterlinge ve Commonwealth'e dayanan bir plan öngörmekle birlikte Keynes'in hazırladığı tasla,ğın savaş sonrası bir imar fonu gibi daha evrensel unsurlar içermesi ve konunun stratejik ve ideolojik önemi Amerikalılada da görüş birliğine ıvarılmasını gerektiriyordu. Keynes, 28 mayıs da Başkan Roosevelt ile taslağı görüştü. Başkanın kanaati, bir kaç eleştiri dışında olumluydu. Sadece, Taslak Avrupa'yı kapsamına alıyordu, oysa diğer bölgelerin de imar gereksinimi büyüktü. Bundan başka, İngilizler Almanlardan daha fazla şey vaad ederlerse İngiliz-Amerikan ortak planında neler öne: rilebilirdi? Sonuç olarak, Başkan genelde İngiliz planını benirnse mekle birlikte, ayrıntılı bir açıklamanın deı:ıhal yapılmasını uygun bulmuyordu. (9) Ta;hmin edilir ki, Başkan.ayrıntılı ve geniş kapsamlı. bir «Amerikan» planı üzerinde çalışmayı tercih ediyordu. Bu Plan da, 16 Mayıs da kendisine sunulan «White Planı» idi. (10) 9) Buna rağmen, ertesi gün, 29 Mayıs'da, Atlantiğin öteki yanında, A. Eden, savaşın amaçları konusunda önemli bir konuşma yaptı; konuşmanın iktisat ile ilgili bölümü Keynes'in tasiağına dayanıyordu. Amerikan kamu oyu bu Iwnuşmayı olumlu bulmuştur. Harrod, op. cit., s. 595 ve ) White Planlarının metinleri için bl{z., IMF (Resmı Tarihçe) Vol. III : Documents, s ı 1'

11 Birinci White Planı (Nisan 1942) : Planın giriş bölümünde, savaş ne kadar sürerse sursun, kim kazanırsa kazansın şu üç kaçınılmaz sorunla karşı karşıya gelineceği belirtilmektedir: para - kredi sisteminin çökmesini ve uluslararası i;>demelerin aksamasını önlemek; ticareti restore etmek ve dünyanın iman ve iktisadi kalkınması (economic recovery) için gerekecek çok büyük miktardaki sermayeyi sağlayabilmek. Bu üç sorun çözümlenemediği taktirde, başıboş rekabet, bozuk bir para sistemi, depresyonlar ve siyasi kargaşalar ülkeleri tekrar yeni savaşlara sürükleyecektir. Birleşmiş Milletierin savaşı kazanması halinde, tekrar savaştan önceki gibi ülkelerin kendi başlarının çaresine baktıkları bir oqnan kanununuri uluslararası iktisat hayatında geçerlik kazan ması zaferi anlamsız hale getirecektir. Zaferin kazanılmasında, Mİhver Devletlerin (Almanya ve müttefikleri) ve işgal halklarının savaştan sonra ortaya çıkacak 'refah düzeni hakkında altındaki ülke açık ve belirli bir görüşe sahip olmaları da çok önemlidir. Anlamlı sonuçlar elde edilmek isteniyorsa geleneksel düzenden ayrılıp yeni bir düzen getirilmelidir. Bu yeni düzen vaadinin yaşamsal bölümü para ve banka alanında uluslararası bir işbirliğidir. Birleşmiş Milletler ve yandaşları (associated nations) vaadlerini gerçekleştirebilmek için para sistemlerini güçlendirip kurlarını istikrara kavuşturacak araçlar ve yöntemler, imar ve kalkınmaları için gerekecek sermayeyi yaratacak kaynaklar bulmak zorundadırlar. White bunun için iki ayrı kuruluş öngörmektedir: İstikrar Fonu (A United and Associated Nations, Stahilization Fund) ki, IMF in prototipidir; bir imar ve Kalkınma Bankası (A Bank for Reconstruction and Development of the United and Associatcd Nations), ki Dünya Bankası'nın prototipidir. (ll) White Planındaki istikrar Fonu: Fonun wn,açları, White'in metnin sonuna ekiediği açıklamalardan da yararlanarak, şöyle özetlenebilir: Kurların İ stikrarı : Uluslararası iktisadi ve mali işlemlerde is kurların idamesi ticaretin riskini azalttığı gibi, kısa ve uzun tikrarlı ll) Keynes, daha sonra, Fonun <IMF) banka, Uluslararası Banka'nın da fon olarak adlandırılması gerektiğini söylemiştir. (Harrod, op. cit.. s. 639). 47

12 . l vadeli sermaye akımlarını kolaylaş tırarak, enflasyonu ve sermaye kaçışlarını önleyerek serı:nayenin en karlı olduğu ekonomilerde iş görmesini sağlayacaktır. Rezerv/erin serbest bırakılması: Liberal ticaret politikalarına dönebilmek için ülkelerin rezervlerini bloke etmemeleri için Fonun yapacağı yardımlar onun varlığını haklı kılacak en önemli nedenlerden biridir. Bu bakımdan, Fonun rezerv!erin ve altın varlığının daha iyi dağılımı için bir mekanizma geliştirmesi gerekir. Kur istikrarsızlıkları ve ödeme sınırlamaları kaldırılınca uluslararası borç ve faizlerin ödenmesi kolaylaş.acak, borçları~ yeniden düzenlenmesi, mümkün olacaktır. Eğer Fon akıllıca kullanılabilirse ülkelerin iç fiyatlarmdaki dalgalanmaların da is-, tikrara kavuşmasını sağl'ayabilir. Bu bakımdan sa,ğlıklı bir para ve kredi politikqsı ve uygulaması konusunda Fonun üyelerine yardım edebileceği bir çok yol n1evcuttur. Fon katlı kur uygulamalarını ve ikili klering düzenlemelerini kaldıracak, ticaret engellerini azal~ tacak önlemler, politikalar ve mekanizmalar getirmektedir. Bunlardan biri, uluslararası para işlemleri için etkin bir klering house kurulmasıdır. Fonun Yetkileri: Fon, altın, döviz, milli paralar ve her türlü kıymetli evrakı alıp satmakta ve bu tür işlemler için bir «klering house» işlevi görmekte yetkili olacaktır. Fonun üyesi olan ülkeler, Fondamevcut diğer üye ülke paralarını satınalma ayrıcalığına sahiptirler. Her ülkenin satın alabile ceği miktar, o ülkenin fona olan katkısını geçemez. Ödemeler dew gesi fazla veren ya da vereceği anlaşılan bir ülkenin, kotasının üstündeki miktarda kendi parasını Fona satma hteği, belli koşulların yerine gelmesiyle üyelerin beşte dört çoğunluğu ilc kabul edilir. Bu noktada, Fona hakim olan felsefenin bir belirtisi olarak, White'ın açıklama bölümünden ıbir pasajı buraya nakletmekte yarar vardır: «Fona en geniş biçimde katılan ülkcleön, Fonun yar- i ı dımını en az talep edecek ülkeler olması gerçeği, Fonun en çok yardıma n1uhtaç olanlara eğilmcsini mümkün kılacak bir husustur. Ancak, Fonun ne ölçüde ve nasıl kur dalgalanmalarını önleyebileceğini, kur ve ticaret kontrollarını gereksiz kılabileceğini deneyim~ ler gösterecektir. Fonun mucizeler yaratamıyacağı, uluslararası he sapların dengede kalması ile ilgili tüm sorunları çözemiyeceği de bellidir. Ne Fon ne. de üyeleri, bir ülkenin, uzun dönemde sattığın- 48

13 dan fazla alanuyacağı biçimindeki temel iktisat kuralını hiçleye mezler.» (12) 1' Açıklama Bölümünde, White, düşünülen uluslararası istikrar fonunun gerçekten yararlı bir rol oynayabilmesi için, ülkelerin, uluslararası işbirliği lehine, ulusal egemenliklerinin belli iktisadi elemanlarını kendi rızalarıyle askıya almaları gerekeceğini yazmış t'ır. Eğer, hiç bir hükümet, başka bir ülkenin aleyhine olacak bir ~vantajdan daha belirsiz fakat genel ve büyük bir yarar için feda karlık etmeğe hazır değilse, dünya tekrar, «yirmilerin» ve «otuzların» barbarca uluslararası ekonomik ilişkilerine dönecektir. (Barbar sıfatını Keynes de altın için kullanacaktır: «barbaric relics»). / Bu mantıktan hareket ederek, üyelerin şu koşulları yerine getirmeleri öngörülmektedir: (ı) Fona katıldıktan sonra en geç bir yıl içinde, Fonun izin ver dikleri dışında, kambiyo işlemlerindeki tüm kontrol ve kayıtlamaları kaldırmak; (ıı) Fonun izni olmadan döviz kurlarını değiştirmemek; Bu ilkenin ve böyle bir konudaki Fon kararının önemini vurgulayan White, daha ileri giderek, diğer kararlarda zenginliğe göre oy hakkı olan üyelerin, böyle bir karar oylamasında bir üye= bir oy esa sı getirilmesini de temenni etmektedir. Kuşkusuz, küçük bir marj içinde döviz kurlarının aynaması bu kuralın dışında bırakılmıştır. ' (ııı) Her ülke, (a) diğer ülkenin izni olmadan yatırım ve mev duat kabul etmeyecek ve, ı(b) diğer ülkenin isteği üzerjne, bu ülke ye makul sayılmayacak bir yük getirmeyen koşullarla, bu ülkeler tebasının kendisinde bulunan mevduat, yatırım ve senet biçimindeki tüm varlıklarını iade etmeyi kabul eder. Bu madde, döviz kurları ile ilgili spekülasyonları ve herhangi bir ülkede vergi ya da diğer mevzuat değişikliklerinden kaçmak isteyen sermaye hareketlerini, önlemek için konmuştur. Yoksa, sermaye hareketlerini yok etmek gibi bir amaç ıgüdül~emiştir.. istenen üye ülkelerin kendi veı.ıgi ve para politikalarını uygulamalarına etkenlik kazandırmak ve bir ülkenin menfaatlerine karşı olabilecek operasyanlara olanak vermemektir. ( 12) IMF, Documents, s

14 (ıv) Üye-olmayan ülkeler dışında Fon üyelerinin ikili klering anlaşmaları yapmamaları ve coğrafi esasa dayalı tercilıli kurlar ka- ' bul etmemeleri kuralının getirilmesi, serbest ticaret doktrini gereğidir. (v) Bir üye ülke, Fon oylarının beşte dördü, bu ülkenin getire ceği para, banka ya da fiyat politikası ya da önlemlerinin kendi ödemeler dengesinde ciddi dengesizliklere neden olacağına dair bir karar alırsa, bunları uygulamaktan. vazgeçecektir. Ulusal egemenlikle çelişen!böyle ıbir durumun diğer kurallann uygul anınasından büyük sorunlar çıkaracağı tahmin edilse bile, Fonun işlevini başarıyla sürdürebilmesi bakımından gerekli görülmüştür. Çünkü, bazan bir ülkenin iç yapısından doğan ödeme dengesizlikleri, uluslararası para sorunl~rının karmaşıklığı ve siyasi hayatın gerçekleri karşısında, o ülkenin menfaatlerinden çok ötede, uluslararası bozukluklara neden olabilir. Sonuçta bu ülke de, uluslararası sistemin bir parçası olarak daha kötü durumlarla ka~ şılaşabilir. White, bu durumda, bilimsel ve uluslararası yaklaşıma sahip uzman1ardan kurulu ıbir komitenin sorunu ele almasını daha uy gun görmektedir. Heııhalükarda, Fon bu tür durumlarla mümkün olduğu kadar az karşılaşmağa dikkat ederek, önemsiz sayılabilecek iç kararlara hiç karışmamalıdır. (vı) Üye ülkeler, Fona katıldıktan sonra bir yıl içinde mevcut ticaret engellerini-ithalat vergi ve resimlerini, kotalarını ve idari engelleri - tedricen kaldırmayı ve ilerde de gümrük tarifelerini yükseltip diğer ithalat engelleri getirmemeyi taahıhüt eder. Böyle bir yola girmek zorunda kaldığında Fonu ve üyeleri ikna etmelidir. ' ı. ı ı 1! Bu maddenin açıklaması ısirasında; White, serbest ticaret ve korumacılık ile ilgili görüşlerini ayrıntılı biçimde ortaya koymaktadır. İç ve dış politikalan belirleyen, dünyada banş ve refahı en olumsuz tarzda etkileyen «merkantilizm» ya da onun en belirgin varisi «koriımacılık» iktisadi alanda «Dünyanın,1 numaralı Düşmanı» ilan edilebilir, dedikten sonra White, düşük gümrük tarifelerinin hemen gerçekçi bir programa dönüştürülebileceği konu sunda kuşkularını 'dile getiriyor. Çünkü bazı gümrük resimlerinin sağlıklı bir temele oturduğunu görmezlikten gelemeyiz. Serbest ticaretin iyi bir şey olması, ipso facto, gümrüklerin ortadan kaldıniması anlamına gelmez. Seı1best ticaret ya da sadeec gelir için güm- 50

15 .. ' rük almak (tarifif for revenue only), U)l1gar ülkelerin (enlightened nations) mümkün olduğu kadar hızla ulaşınağa çalıştıkları bir idealdir. Gümrüklerin indirilmesinin tüm ülkelere daha yüksek bir ha yat düzeyi sağlayabilmesi, tüm kaynakların tam istihdamcia olduğu; tarımsal yapıda bir ekonomi ile sanayileşmiş ekonominin aynı avantajları sağladığı; ülkelerin mal farklılaşması ile kazanç sağla-. madığı, dengeli ekonomi (balanced economy) varsayımları altında mümkündür. «Serlbest ticaret» politikasının temel varsayımları olan yukandaki koşullar ideal olsa bile gerçekçi değildir. Serbest ticaret ile kısa zamanda kalkınmak isteyen ülkelerin ödemesi gerekli bir fiyat vardır. Ayrıca, ülkeler.arasında mevcut siyasi ilişkiler, bir ülkenin ekonomik yapısını biçimlendirmekde, malların daha düşük işgücü ile üretilmesinden. dajha hayati bir önem taşır. Bu cümlesi ile White, serbest ticaret kuramının teorik temelini oluşturan «mukayeseli avantajlar»ın üstünde yer alan çok daha önemli bir faktörün yani siyasi 1bağımlılığın varlığını, ıbu kurama inanmış biri olarak kabul etmek zorunda kalıyor. Bu satırlardan yıl sonra, az gelişmiş bir çok ülkede, uzman ve akademisyenlerin, serbest ticaretin hiç bir olumsuz y.anını görmeden, White'den daha fazla bu doktrini savunabilmeleri tadhin ilgi çekici bir kültür bağımlılığı olayı olarak ilerde hatırlanacaktır. Gümrüklerin indirilmesinin iç politikada yaratacağı önemli sorunlar da gözden uzak tutulamaz. Örneğin, ABD'de de menfaat leri yüksek tarife duvarları gerektiren üretim dallarındaki üreti cileıin, bir uluslararası ajansın, ikitsatçılara, devlet adamlanna, it hal;ıtçı, banker ve akademisyenlere ne kadar çekici gelirse gelsin, bu duvarları indirmeleri teklifine verecekleri cevabı tahmin etmek güç değildir. Üstelik, gümrük tarifeleri, 1 ABD ve diğer parlementoların, ıbaşlangıcından. ıberi, başlıca yetki alanlarını oluştururken... Bu nedenlerle, serbest ticarete giden yolda, Fonun son derece ihtiyatlı hareket etmesi ve mümkün olduğu kadar mevcut tarifelerin yükseltilmesini ön~emeğe çalışarak bu konuya yaklaşması uygun olacaktır, (vıı) Fonun rızası alınmadan, doğrudan ya da dalaylı biçimdehiç bir mal ve hizmetin ihracatını desteklememek: Serbest ticaret kuramı doğrultusunda tutarlı ilkelerden biri de ihracat sübvansiyonlarını kaldırmaktır. Wihite, Fonun iki alanda yani gemicilik ve hava yolculuğunda sübvansiyona müsaade edebi- 51 \

16 i_.! ı i ' t,. ; i! :ı - 1 ı ı,. ı 1 i it ' p ' ı.. L,..:.. ı 1'.. ı(. i 1 ı 1; i ; ', ' / leceğini, bunun ötesinde turizm ve öğrenci değişimlerinin sosyal ve kültürel nedenlerle teşvik edilmesine de kimsenin bir itirazı olma mak, gerekir demektedir. (ivııı) Hiç bir hükümet ya da merkez bankası dış borçları!?- tamamını veya bir kısmını, Fonun rızası olmaksızın ödememezlik edemez. Her ülke için ödemeler dengesi ve!bütçe zorluklarını ileri sürerek borç erteleme yoluna gitmek kolaydır. Ancak, kısa vadeli bir kazanç yolu olan borç ertelemesi uzun vadede büyük kayıplara yol açar. Bu sekiz.koşulu yerine getiren ve getirmeyi kabul eden her ülke iktisadi yapısı (sistemi) ne _olursa olsun Fon üyesi olabilmelidir. White, bazı kimselerin ve hükümetlerin ~herhalde o sırada kendi sinin bir kamu görevlisi olarak temsil ettiği ABD yönetimini kas tetmese gerekir), sosyalist ekonomilerin böyle bir girişim içinde -bulunma olasılığından birönyargı ile korktuklarını hatta nefret et tiklerini ifade ederek, Rusya'nın {SSCB) Fon dışında bırakılmasının büyük /bir hata olacağını kaydediyor. Rusya, sosyalist bir ekonomi olmasına rağmen Fona katılmakla hem kendisine hem de diğer üyelere faydalı olacaktır. Katılmasını önlemekle, iktisadi ilişkilerde, bir kuşak önce yapılan hata tekrar edileceği gibi, milyonların ümitle beklediği yeni dönemde çok önemli bir uyumsuzluk kaynağı yaratılmış olacaktır. Rus Hükümeti Fona katılmak isterse, kuruluş çalışmaları sırasındaki tavsiyeleri diğer üyeler tarafından ilgiyle beklenmelidir. Sosyalist bir ekonomi de kapitalist bir ekonomi gibi uluslar arası ticaret ve finansman ilişkilerine. katılır. Üstelik ticaret ve.finans kararları tamamen hükümet kontrolu altında olduğundan uluslararası ilişkilerde istikrar getirmek için aranan işbirliği açısından daha elverişli bir yapıda olduğu açıktır. (13) 52 13) Bir anlamda IMF'in babası sayabileceğlmiz H.D. White, bu liberal düşüncelerinden ötürü yıllarında ABD'yi saran solcu avı kampanyasından kurtulamıyarak, hayatının son yılında soruşturmaya uğradı. Hiç bir zaman komünist olmadığını söyleyen White'ı bu soruşturmadan erken gelen ölümü kurtardı. IMF'deki bazı önemli Amerikalı görevliler ise soruşturmalardan zarar göreceklerdir. (Chronicle, s. 339). White, ölümünden beş yıl sonra 1953 de bir komünist ajanı olarak ilan edilecektir. Sermaye çevrelerlnin, Sovyetleri Fona ve Bankaya alma yolundaki gayretlerini unutmayarak bala aleyhinde ağır bir kampanya sürdürdüklerlne örnek olarak Bkz. International Currency Review, «The Morgenthau Planı>, Vol. II, No. 6, January 1980, s

17 Bunun ötesinde, bağımsızlığına kavuşmuş küçük ülkelerin de, ekonomilerini hangi yönde (sistemde) biçimlcndireceklerini kimse bilemez, Önümüzdeki yıl içinde çeşitli ckonoınik sistemlerin ortaya çıkacağı düşünülürse,.bunların, Birleşmiş ımilletler ilkeleri ne uygun olarak iktisadi sorunlarda işbirliği yapmalarını önlemek değil teşvik etmek.gerekir. Wihite, Açıklama Bölümünün geri kalan kısmında, Fonun kompozisyonu, yönetimi ve diğer teknik konularla ilgili maddeleri üzerinde duruyor. Planının ayrıntısı sayılabilecek bu husus çeşitli de 'ğişikliklere uğradığından bu konular, llerde, gddikçe değinilrnek üzere, bu noktada ele alınmayacaktır. Sadece, White'ın «Uluslararası yeni bir para» ilc ilgili önerisine burada değinmektc yarar vardır. Altının kolay ürctilemeyen, eşitsiz dağılmış bir rezerv olduğunu ve savaş koşullarında da ödeme zorlukları çıkardığını bilen White, ıher hangi bir milli paranın başka bir para cinsinden değe rinin de karmaşık parasal ve iktisadi güçlerin bir sonucu olarak belirlendiğini ve koşullara göre kurların değişmesinin yarattığı soı-unların önemini ifade ederek, «ticaret doları», <'Dem os» veya «Vi c ton> _«her-ne-ise» yeni bir para birimi yaratmanın gerekliliğini ve yararlarını sıralamaktadır. Yeni para 1biriminin, yeni bir bayrak benimsernek gibi temel sorunları çözemiyeceğini, ıfakat pek az mu halefetic karşıl.aşacak bir girişim olacağını da kaydcdiyor. Eğer bir uluslararası (Merkezi) Banka kurulsa ve para çıkarma yctıkisi verilse, ıbu nasıl bir para olacaktır? Bu düşüncenin gelişimini de zaman içinde izleyeceğiz. 3. Keynes Plammn Doğuşu ve Aşamaları : Yirminci yüzyılın, belki de iktisat tarihinin en önemli iktisat düşünüderinden biri olarak anılacak olan John Maynard Keynes (Baron Keynes of Tilton), Cambridge Üniversitesinden mezun olduktan sonra hayatının sonuna kadar bu üniversitede öğretim görevini sürdürecek, bunun yanı sıra da Çeşitli tarihlerde İngiliz Hükümetine üst düzeylerde danışmanlık yapacaktır.. ) Birinci Dünya Savaşı sonunda uzman-danışman sıfatıyle katıldığı Paris'deki Barış ve Tazminat görüşmelerindeki tutumu ve ar kasından yayınladığı «ıbarışın İktisadi Sonuçları» adlı kitaıbıyla ilk kez ününü Avrupa ve Amerikadaki iktisatçı ve finans çevrelerine 53

18 duyur.an Keynes, daha ziyade para ve dış ticaret konulannda bir otorite olarak kabul edilmeğe başlandı. İkinci Dünya Savaşı çıktığında, Keynes, ortodoks iktisattaki devrimini yapmış tüm temel eserlerini yayınlamış, iktisat düşüncesindeki yeri ve önemi tartuşlmaz ıbir kişiydi. Savaş çıkınca hemen yayınladığı «Savaşı Nasıl Finanse Etmeli» How to Pay for the war Şubat 1940 başlıklı kitapçık, yazarın savaş ekonomisi ve sonrası için en erken düşünenler arasında bulunduğunu kanıtlamaktadır. Haziran 1940' da İngiliz Maliye' Bakanlığına danışman olarak tekrar davet edilecek ve bu.sıfatı ile Savaş sonuna kadar Bretton Woods dahil tüm önemli mü zakerelere katılacaktır. Keynes'in Savaş sırasındaki en önemli uğraşısı İngiltere ile ABD arasındaki mali ve iktisadi ilişkileri düzenlemek ve ortaya çı kan ödeme sorunlarının çözümüne yardımcı olmaktır. Ödünç ver _me ve Kiralama (Lend-Lease Act) Programı ile başlayan ABD-İngiltere ar.asındaki organik ilişkiler 1942 şuıbat'ında imzalanan Karşılıklı Yardım Anlaşması.(Mutual Aid Agreement) ile hukuki ve özel bir biçim aldı. (14) Yardım anlaşmasının vıı. maddesi ile ilgili tartışmalar, gerek iki ülke arasında, Savaştan sonr(lki ekonomik düzenin alacağı biçim ve bu düzenin temel kuralları hakkındaki niyetierin farklılıklarını göstermesi,.gerekse.bu alanda yoğun bir çalışma içinde olan Keyncs'in tutumunu belirleme bakımından ilgi çekici ve tarihsel bir önem taşır. Anlaşmanın vıı. maddesinin orjinali Ödünç vermc-kiralama Anlaşmasının «Kayıtlamalar» (Considerations) bölümünde mevcut- ı ı. ı ı. i 1 1' '' 14) Ödünç verme - Kiralama Programı, ll Mart 1941 de ABD Kongresinden çıkan bir Kanun gereği Başkan'a «ABD'nin savunması bakımından savunması hayati olan ülkelere her türlü savaş malzemesini ödünç verme, kiralama, satış, imalat ve takas yetkisi veren) tek taraflı bir karardır. Temmuz 1945 de sona erinceye kadar ABD 47 milyar dolarlık mal ve hizmete karşı 8 milyar dolarlık mal ve hizmet tra:t?-sfer etmiştir. Bir kuşak sonraki siyasi tarihçiler «Lend-Lease)in daha ziyade ABD nin, Avrupa iş gücünü ve sınai çabalarını en ekonomik ve avantajlı biçimde satın almak için bulduğu en uygun yol olduğunu söyleyeceklerdir. İngiltere'nin önce tüm rezervlerini ve dış yatırımlarını kullanınası ve aynı zamanda ihracatını savaş-öncesinin küçük bir parçasına indirgernesi bu anlaşmanın bir koşulu idi. (The Fontana Economic History ot Europe, Vol. 5 (2), s

19 tur. Uluslararası siyasi ilişkilerde olduğu gibi ekonomik ilişkilerde de nihai otorite olan ABD Dışişleri Bakanlığı (State D~partment) tarafından alelacele anlaşma maddeleri arasına katılan «kayıtlama lar» Karşılıklı Yardım Anlaşmasının taslağında da, değişik biçimde fakat özü aynı kalarak girmişti. İşin özü de ülkelere farklı muamelenin (discrimination) kaldırılmasıydı. niskriminasyondan maksat sadece, Schactıh'ın 1930 larda beri uyguladığı şeytani yüzlerce usulün (Schacclıian devilries) kaldırılması değil, İngiltere'nin domin yon ve sömürgelerine uyguladığı tercilıli tarifelerin de (Imperial Preference) de ilgası idi. Bu yaklaşım, ABD Dışişleri Bakanlığının uzun yıllardır inandığı ve savunduğu bir ilkenin uygulamasından öte, 1933 den beri Dış İşleri Bakanı olan Cordell Hull in de, ikili diskriminatif anlaşmaların hızla yaygınlaştığı bir dönemde, çok kereler tek başına kalsa bile savunduğu ABD nin yaptığı bir çok ticaret anlaşmasına koydurduğu bir kuraldı. Pratikte, İngiltere im paratarluk Tercihlerinden vaz geçmesi karşılığında Ödünç Verme Kiralama Anlaşmasından yararlanacaktı. Keynes, bu maddeyi «Mr. Hull'ın delice teklifleri», diye niteliye rek olumsuz bir tavır koydu. Keynes, ticaret engellerinin yıkılmasına itiraz etmemekle birlikte gerekli ön-koşullar yaratılmadan İngilte re'nin serbest ticarete geçebileceğini sanmıyordu. Eğer, ticaret dengesini kurmak için geniş ölçekli ortak bir Angio-Amerikan çabası harcanıp başarı kazanılamazsa, İngiltere'nin, Dr. Schaoht'ın silahlarını kullanması kaçınılmazdı. İngiliz resmi çevrelerinde de bir ölçüde yansıma ibulan bu tür söylentiler ABD'de, Savaştan sonra İngiltere'nin iki taraflı ticaret ilişkilerini benimseyeceği gibi kötü bir intiba uyandırdı. İngiliz bürokrasisi içinde küçük.fakat etkili bir grup, savaştan sonra denizaşırı yatırımlarının çoğunu yitirmiş bir, İngiltere'nin karşılaşacağı korkunç öden1eler açığı karşısında uygu-. lamasını öğrendikleri bu yeni Alman silahlarını lbırakmağa pek niyetli görünmüyorlardı. Hatta daıha ileri giderek, İmparatorluk Tercihlerinin geliştirilip, kendine yeterli bir Britanya İmparatorluğu bloğu kurulmasını önerenler de ortaya çıkıyordu. İngiliz Schaoht' çıları pek az sayıda olmakla birlikte, State Department'ın bu maddeyi kaleme alış biçimi, pek çok mutedil ve etkili İngilizi de anlaşmaya karşı duyarlı ve dikkatli olmağa sevkedecektir. ABD ile İngiltere arasındaki tartışmalar tüm 1941 Yaz ve Güz ayları boyunca sürdü. Yıl sonunda ABD nin savaşa girmesiyle İngiltere üzerinde ıbaskı arttı ve 1942 başlarında Churohill ile Roose 55

20 ''.. I L, ' velt arasında yoğunlaşan haberleşmeler sonunda, «kayıtlamalan> dahil karşılıklı Yarıdım Anlaşması imzalandı. Pearl Harbour'un telaşıyla ve savaşın bilfiil taraflanndan ıbiri olarak ABD'nin «nondiskriminasyon» konusunda israr etmeyece,ğini sananlar yanıldılar. AlBD, daha doğrusu State Department, her şeye rağmen tezinden dönmüyordu ve sonunda başanya ulaşmıştı. Churchill, etrafındaki «korumacılar»a, anlaşmadaki bazı iıbare- 1erle güven verrneğe çalıştı. Özellikle, amaçların «egemen olan iktisadi koşulların ışığında» gerçekleşeceği biçimindeki ifade İngiltere'nin hayati saydığı sınırları belirlemesine ve terketmemesine im kan veriyordu. Acaba, İngiltere bu anlaşmayı imzalamasaydı, Savaştan sonra, kendi iktisat politikasını istediği gibi yönlendirmek bakımından özgür olabilecek miydi? Keynes, 1943 yazında, Şunları not edecektir: «Bildiğiniz gibi, ıben,. sizin ve S ta te Department'ın büyük bir özlemle {nostalgia) dönmeyi düşündüğünüz andokuzuncu yüzyıl laissez faire'ne ümitsiz bir kuşkuyla bakmaktayım: Ge- - lecekte ı(ı) (Temel) mallar için devlet ticareti, (ıı) temel imalat için uluslararası karteller ve (nı) temel olmayan mamuller için miktar kotaları ~quantitative import restrictions), koymak, düzenli bir iktisat yaşamı için gerekli araçlar olacaktır. Oysa siz bunları yasa dışı bırakınayı düşünüyorsunuz». (15) Keynes bir «korumacı», bir serbest ticaret düşmanı mıydı? Bu sorunun cevabı, İngiltere'nin bir serbest ticaret ülkesi olup olmadığı kadar ilgi çekici ve öğretici olmalıdır. Çünkü, İngiltere, en az 150 yıldan beri savunduğu serıbest ticaret doktrinini, 1940 larda değil tüm dünya ülkeleri için, kendisi bakımından da s.avunamaz durumdaydı: Liberıal geleneğin terki kendi aydınına nasıl yansımıştır? Bunu en iyi Keynes'in gelişiminde görüyoruz, Daha öğrenciyken liberal dünya görüşünün (ve aynı zamanda Liberal Partinin) savunucusu olan J. M. Keynes'in, yine öğrenci iken bir.toplantıda Laissez faire'e karşı şiddetli bir tepki gösterdiği hatırlanıyor. (16) Daha sonra 1923 lerde Laissez faire' e karşı. tu tu ınunu sürdüıüyor: liiberaller, farklı koşullarda yararlı olan eski laissez-faire doktrinine sırt çevirebilmeliydiler, devlet pek çok ko- ı I.. ~ : ı: i 1 i.! ~... ' '' i i i: i i! 15} Harrod, op. clt., s ) ibid., s

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2

İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 İktisadi Planlamayı Gerektiren Unsurlar İKTİSADİ PLANLAMA GEREĞİ 2 PLANLAMAYI GEREKTİREN UNSURLAR Sosyalist model-kurumsal tercihler Piyasa başarısızlığı Gelişmekte olan ülkelerin kalkınma sorunları 2

Detaylı

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N

EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1 EKONOMİ DEKİ SON GELİŞMELER 1 3 M A R T 2 0 1 4, P E R Ş E M B E Y M M O D A S I P R O F. D R. M U S T A F A A. A Y S A N 1948 DEKİ EKONOMİK DURUM 2 TABLO I Ülke ABD Doları Danimarka 689 Fransa 482 İtalya

Detaylı

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri 1. Yıl - Güz 1. Yarıyıl Ders Planı Mikroekonomik Analiz I IKT751 1 3 + 0 8 Piyasa, Bütçe, Tercihler, Fayda, Tercih,

Detaylı

Ödemeler Dengesi Doç. Dr. Dilek Seymen Araş. Gör. Aslı Seda Bilman 1 Plan Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom

Detaylı

İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1

İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1 İÇİNDEKİLER GİRİŞ:... 1 Birinci Ayrım: MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ... 3 I. Milletlerarası Örgütlerin Doğuş Nedenleri... 3 II. Uluslararası İlişkiler ve Milletlerarası Örgütler... 5 III. Milletlerarası

Detaylı

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu

izlenmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti 1949 yılında kurulmuştur. IMF'ye bağlıbirimler: Guvernörler Konseyi, İcra Kurulu, Geçici Kurul, Kalkınma Kurulu DÜNYA EKONOMİSİ Teknoloji, nüfus ve fikir hareketlerini içeren itici güce birinci derecede itici güç denir. Global işbirliği ağıgünümüzde küreselleşmişyeni ekonomik yapının belirleyicisidir. ASEAN ekonomik

Detaylı

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır.

IMF, Birleşmiş Milletlerin uzmanlaşmış kurumlarından biri olsa da, kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı vardır. IMF ye Genel Bakış Biz kimiz? Uluslararası Para Fonu (IMF) parasal konularda küresel işbirliğini arttırmak, mali istikrarı sağlamak, uluslararası ticareti kolaylaştırmak, yüksek istihdamı ve sürdürülebilir

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ

İÇİNDEKİLER. ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1. Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...i GİRİŞ...1 Birinci Bölüm MİLLETLERARASI ÖRGÜT TEORİSİ I. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLERİN DOĞUŞ NEDENLERİ...3 II. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLERİN AMAÇLARI...5 III. MİLLETLERARASI ÖRGÜTLER VE ULUSLARARASI

Detaylı

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU

4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU 4. TÜRKİYE - AVRUPA FORUMU Yeni Dönem Türkiye - AB Perspektifi Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı: Fırsatlar ve Riskler ( 21-22 Kasım 2013, İstanbul ) SONUÇ DEKLARASYONU ( GEÇİCİ ) 1-4. Türkiye

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM 2013 yılının ikinci çeyreğinde yüzde 2,8 oranında büyüyen ABD ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 3,6 oranında büyümüştür. ABD de 6 Aralık 2013 te

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month,

Makro Veri. Cari açık yeni rekorda. Tablo 1: Cari Denge (milyon $) -month, Makro Veri Ödemeler Dengesi: Cari açık yeni rekorda İbrahim Aksoy Ekonomist Tel: +90 212 334 91 04 E-mail: iaksoy@sekeryatirim.com.tr Cari denge Aralık ta 7,5 milyar $ rekor açık verirken, rakam, piyasa

Detaylı

İçindekiler kısa tablosu

İçindekiler kısa tablosu İçindekiler kısa tablosu Önsöz x Rehberli Tur xii Kutulanmış Malzeme xiv Yazarlar Hakkında xx BİRİNCİ KISIM Giriş 1 İktisat ve ekonomi 2 2 Ekonomik analiz araçları 22 3 Arz, talep ve piyasa 42 İKİNCİ KISIM

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006

Bilgi Raporu. KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi. Tarih: 24.04.2006 KONYA TİCARET ODASI Etüt Araştırma Servisi Tarih: 24.04.2006 Bilgi Raporu Sayı : 2006/130/190-2006/135/95 Konu : Osmanlı Dönemi Merkez Bankacılığı Cumhuriyet Dönemi Merkez Bankacılığı ve TCMB nin Kuruluşu

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları

Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Uluslararası Ekonomi Politik (IR502) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Uygulama Laboratuar Kredi AKTS Saati Saati Saati Uluslararası Ekonomi Politik IR502 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i

Detaylı

Yeni gerçekler karşısında finans sistemi kendini ne şekilde revize ediyor, etmeli?

Yeni gerçekler karşısında finans sistemi kendini ne şekilde revize ediyor, etmeli? Yeni gerçekler karşısında finans sistemi kendini ne şekilde revize ediyor, etmeli? Yeni ABD Düzenlemesi: Dodd-Frank Yasası T. Sabri Öncü Kadir Has Üniversitesi NYU-Stern Finans Sektörü Reformları Çalışma

Detaylı

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE

FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE FİYAT İSTİKRARI ACI KAHVE Sevinç Karakoç Raziye Akyıldırım Yasemin Ağdaş Duygu Çırak NELER ANLATILACAK? FİYAT İSTİKRARI NEDİR? FİYAT İSTİKRARININ YARARLARI NELERDİR? TÜRKİYE DE FİYAT İSTİKRARI Bir toplumu

Detaylı

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İKTİSAT ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA DERS İÇERİKLERİ 1. YIL GÜZ DÖNEMİ İleri Makroiktisat I IKT801 1 3 + 0 6 Makro iktisadın mikro temelleri, emek, mal ve sermaye piyasaları, modern AS-AD eğrileri. İleri

Detaylı

T.C. ZİRAAT BANKASI A.Ş. DÜNYA TÜRK GİRİŞİMCİLER KURULTAYI 10-11 NİSAN 2009 Boğazdan Körfeze Fırsatlar 1 SUNUM PLANI KÖRFEZ BÖLGE PROFİLİ KÖRFEZ ÜLKELERİ İLE İLİŞKİLER SONUÇ VE ÖNERİLER 2 Bölge Profili

Detaylı

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006

187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 187 SAYILI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİ GELİŞTİRME ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİ, 2006 ILO Kabul Tarihi: 15 Haziran 2006 Yürürlüğe Giriş Tarihi: 20 Şubat 2009 Uluslararası Çalışma Örgütü Genel Konferansı, Uluslararası

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

BASIN AÇIKLAMASI. SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Ankara, 19 Mart 2001

BASIN AÇIKLAMASI. SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası. Ankara, 19 Mart 2001 BASIN AÇIKLAMASI SÜREYYA SERDENGEÇTİ Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Ankara, 19 Mart 2001 Sayın Bakanım, Değerli Basın Mensupları, Bilindiği gibi, Kasım ayı ikinci yarısında mali piyasalarda yaşanan

Detaylı

Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri. kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve

Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri. kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve Bu sunum, borç stoku ve borçlanma ile ilgili güncel bilgileri kamuoyuna kapsamlı olarak sunmak amacıyla hazırlanmıştır ve her ay sonu itibarıyla güncellenmektedir. Son güncelleme tarihi: 1 ŞUBAT 2011 1

Detaylı

Doğum Tarihi ve Yeri: 01.01.1937/ Konya. Lisans (İktisat-İşletme, Maliye) Special Student

Doğum Tarihi ve Yeri: 01.01.1937/ Konya. Lisans (İktisat-İşletme, Maliye) Special Student 8 Doğum Tarihi ve Yeri: 01.01.1937/ Konya EĞİTİM - İktisat Fakültesi (1955-1959) - İktisat Fakültesi (1961-1965) - Princeton University, International Finance Section Princeton NJ- U.S.A. (1965-1966) -

Detaylı

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER

DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ GELİŞMELER 1.KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM ABD Merkez Bankası FED, 18 Aralık tarihinde tahvil alım programında azaltıma giderek toplam tahvil alım miktarını 85 milyar dolardan 75 milyar

Detaylı

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm

Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm T.C. KALKINMA BAKANLIĞI Türkiye Ekonomisinde Dönüşüm Erhan USTA Müsteşar Yardımcısı 29 Şubat 2012 3. İzmir Ulusal Ekonomi Kongresi 1970 li Yıllar : Dünya 1971 yılında Bretton Woods sisteminin çöküşü Gelişmekte

Detaylı

Türkiye de Yabancı Bankalar *

Türkiye de Yabancı Bankalar * Bankacılar Dergisi, Sayı 52, 2005 Türkiye de Yabancı Bankalar * I. Giriş: Uluslararası bankacılık faaliyetleri, geçen yüzyılın ikinci yarısından itibaren uluslararası ticaret akımlarının ve doğrudan yabancı

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008

MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008 MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008 MAHALLİ İDARELERİN FİNANSMANI İÇERİK 1. BORÇLANMA NEDENİ 2. BORÇLANMA ÇEŞİTLERİ VE KAYNAKLARI 3. KREDİ HACMİ VE VAKIFBANK UYGULAMASI 4. YURT DIŞI FARKLI UYGULAMALAR

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 STRATEJİK VİZYON BELGESİ ( TASLAK ) TÜRKİYE - ARJANTİN YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Arjantin İlişkileri: Fırsatlar ve Riskler ( 2014 Buenos Aires - İstanbul ) Türkiye; 75 milyonluk

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015

RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 RUSYA FEDERASYONU ÜLKE RAPORU 14.04.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Rusya Federasyonu na ihracat yapan 623 firma

Detaylı

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi

Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi On5yirmi5.com Rakamlarla 2011'de Türkiye Ekonomisi Avro bölgesindeki ülkelerde derinleşmekte olan kamu borç krizine rağmen 2011, Türkiye ekonomisinin yüksek büyüme hızı yakaladığı bir yıl oldu. Yayın Tarihi

Detaylı

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ Bugünki dersin içeriği: 1. MALİYE POLİTİKASI VE DIŞLAMA ETKİSİ... 1 2. UYUMLU MALİYE VE

Detaylı

'Şaibeli para transferlerinde Türkiye 26'ncı'

'Şaibeli para transferlerinde Türkiye 26'ncı' 'Şaibeli para transferlerinde Türkiye 26'ncı' Valeria Perasso BBC Muhabiri Küresel Finansal Dürüstlük Örgütü nün (GFI) hazırladığı Kara para dolaşımı raporunda Türkiye nin yılda ortalama 3,5 milyar dolarlık

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman

Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Ödemeler 1 Dengesi Dr. Dilek Seymen Dr. Aslı Seda Bilman Plan 2 Ödemeler Dengesi, tanım, kapsamı Ana Hesap Grupları Cari Denge, Sermaye Hesabı Dengesi Farklı Ödemeler Dengesi Tanımları Otonom ve Denkleştirici

Detaylı

DERS İÇERİĞİ. Para-Banka Teori ve Politikası. Zorunlu DERS HEDEFİ

DERS İÇERİĞİ. Para-Banka Teori ve Politikası. Zorunlu DERS HEDEFİ DERS İÇERİĞİ Ders Adı Ders Türü Para-Banka Teori ve Politikası Zorunlu DERS HEDEFİ Para-Banka Teori ve Politikası dersini alan öğrenciler aşağıdaki becerileri kazanacaktır: Paranın tanımı, fonksiyonları

Detaylı

İŞLETMELERİN EKONOMİDEKİ ÖNEMİ IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY

İŞLETMELERİN EKONOMİDEKİ ÖNEMİ IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY IMPORTANCE OF ENTERPRISES IN THE ECONOMY İşletmelerin bir ülke ekonomisi içindeki yeri ve önemini, "ekonomik" ve "sosyal" olmak üzere iki açıdan incelemek gerekir. İşletmelerin Ekonomik Açıdan Yeri ve

Detaylı

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması

Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Merkez Bankası 1998 Yılı İlk Üç Aylık Para Programı Gerçekleşmesi ve İkinci Üç Aylık Para Programı Uygulaması Gazi Erçel Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 1 Nisan 1998 Ankara I. Giriş Ocak ayı başında

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Reel Sektör Risk Yönetimi

Reel Sektör Risk Yönetimi Temel Analiz 2009 Aralık ayında vadeli piyasalarda 1230.0 dolar/ons seviyesine kadar yükselen altın fiyatları sonrasında yaklaşık % 15 düşüş ile Şubat ayı başında 1045.0 dolar/ons seviyesine geriledi.

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 08:45 CHF İşsizlik (Mevsimsel Olarak Ayarlanmamış) (Eyl) ORTA 3,3% 3,2% 08:45 CHF İşsizlik (Mevsimsel Olarak Ayarlanmış) (Eyl) ORTA 3,4% 3,3%

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm Amerikan Merkez Bankası FED, tahvil alım programını 10 milyar

Detaylı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı Tarih: 16.01.2011 Sayı: 2011/01 Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı 2003-2010 yıllarını kapsayan 8 yılda, şirketlerin kâr aktarımı, faiz ödemeleri ve portföy yatırımları aracılığıyla,

Detaylı

Serbest ticaret satrancı

Serbest ticaret satrancı Serbest ticaret satrancı Türkiye nin sadece AB nin Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzaladığı ülkelerle anlaşma yapabilmesi Türk dış ticaretini olumsuz etkiliyor. AB ile STA yapan bazı ülkeler Türkiye

Detaylı

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR

MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR MERKEZ BANKASI VE FİNANSAL İSTİKRAR Sermaye Hareketleri ve Döviz Kuru Politikaları Türkiye Ekonomi Kurumu Paneli Doç.Dr.Erdem BAŞÇI Başkan Yardımcısı, TCMB 11 Aralık 2010, Ankara 1 Konuşma Planı 1. Merkez

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK...

BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM: KALKINMA VE AZGELİŞMİŞLİK... 1 Kalkınma Ekonomisine Olan Güncel İlgi... 1 Kalkınma Kavramı ve Terminolojisi... 1 Büyüme ve Kalkınma... 1 Kalkınma Terminolojisi... 2 Dünyada Gelir

Detaylı

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler

Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Dünya Ekonomisindeki Son Gelişmeler Risk Yönetimi ve Kontrol Genel Müdürlüğü Ekonomik Analiz ve Değerlendirme Dairesi Küresel Ekonomik Görünüm CPB nin açıkladığı verilere göre Temmuz ayında bir önceki

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

Cari açık ve finansmanı

Cari açık ve finansmanı Cari açık ve finansmanı I.GİRİŞ Cari açık ve finansmanı konusunun, 2011 yılında Türkiye Ekonomisindeki önemli gündem maddelerinden biri olacağı anlaşılıyor. 2010 yılında cari açık, 2009 a göre % 247,1

Detaylı

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI

GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI (2015) GÜMÜŞHANE TİCARET VE SANAYİ ODASI İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İRAN ANLAŞMASININ TÜRKİYE ÜZERİNE POTANSİYEL ETKİLERİ İran ın nükleer programı üzerine dünya güçleri diye

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2010/48

87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2010/48 İstanbul, 25.10.2010 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2010/48 22.10.2010 tarih ve 27737 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği nde;

Detaylı

MUHASEBE STANDARTLARININ ÖNEMİ VE FİNANSAL TABLOLAR BELİRLENDİ

MUHASEBE STANDARTLARININ ÖNEMİ VE FİNANSAL TABLOLAR BELİRLENDİ MUHASEBE STANDARTLARININ ÖNEMİ BELİRLENDİ ÖMER CAN DERMAN Kurumsal Finans Yönetmeni 1 Günümüzde gelişmenin, çağdaşlığın alt yapısında genel olarak standartların varlığı ve önemi çok belirgin bir unsurdur.

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

-1470- (Resmi Gazete ile yayımı:2.6.1998 Sayı:23360)

-1470- (Resmi Gazete ile yayımı:2.6.1998 Sayı:23360) -1470- TÜRKİYE CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ İLE KAZAKİSTAN CUMHURİYETİ HÜKÜMETİ ARASINDA TİCARET VE EKONOMİK VE TEKNİK İŞBİRLİĞİ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR KANUN (Resmi Gazete ile yayımı:2.6.1998

Detaylı

Yeminli Mali Müşavirlik & Denetim & Danışmanlık

Yeminli Mali Müşavirlik & Denetim & Danışmanlık Yeminli Mali Müşavirlik & Denetim & Danışmanlık No: 2010/40 Tarih: 24.10.2010 Acıbadem Cd. Çamlıca Apt. No.77 K.4 34718 Acıbadem-Kadıköy/ISTANBUL Tel :0.216.340 00 86 Fax :0.216.340 00 87 E-posta: info@erkymm.com

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY

ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY ISLAMIC FINANCE NEWS ROADSHOW 2013-TURKEY 3 EYLÜL 2013 DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Değerli konuklar, yurtdışından gelen değerli misafirlerimiz, finans sektörünün kıymetli

Detaylı

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi Murat Çokgezen Prof. Dr. Marmara Üniversitesi 183 SORULAR 1. Ne zaman, nasıl, hangi olayların, okumaların, faktörlerin veya kişilerin tesiriyle ve nasıl bir süreçle liberal oldunuz? 2. Liberalleşmeniz

Detaylı

YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM

YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM YEDİNCİ BÖLÜM MAKROEKONOMİ: TANIM, KAPSAM VE GELİŞİM Neler Öğreneceğiz? Makroekonominin tanımı Makroekonomi ve Mikroekonomi Ayrımı Makroekonominin Gelişim Süreci ve Tarihi Düşünce Okullarının Makroekonomik

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Finansal Piyasa Dinamikleri Yekta NAZLI ynazli@yahoo.com Neleri İşleyeceğiz? Finansal Sistemin Resmi Makro Göstergeler ve Yorumlanması Para ve Maliye Politikaları Merkez Bankası ve Piyasalar Finansal Piyasalardaki

Detaylı

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70

Abdi İpekçi Caddesi No : 57, Reasürans Han, E Blok 7.Kat Harbiye İstanbul Tel : +90 (212) 315 10 70 GÜNLÜK EKONOMİ TAKVİMİ SAAT ÜLKE VERİ ÖNEM BEKLENEN ÖNCEKİ 09:30 JPY Japonya Merkez Bankası (BoJ) Basın Konferansı YÜKSEK 09:45 EUR Fransa Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) (Aylık) (Ağu) ORTA -0,4% -0,3% 09:45

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ. Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ. Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı KÜÇÜK İŞLETMELERİN YATIRIMLAR İÇİN DEVLET DESTEKLERİNDEN ETKİN vev VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YARARLANMALARI AMACI İLE: HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı

Detaylı

Rezerv para Rezerv Parasal taban Parasal Parası AKTİF: PASİF: Rezerv para Parasal Taban, Merkez Bankası Parası

Rezerv para Rezerv Parasal taban Parasal Parası AKTİF: PASİF: Rezerv para Parasal Taban, Merkez Bankası Parası Türkiye Ekonomisi PARA - BANKA 1 1. Kavramlar: Türkiye ekonomisinde banknot çıkartma yetkisi 1930 yılında faaliyete geçen Merkez Bankası A.Ş.'ye verilmiştir. Türkiye'de MB, emisyonu belirlemenin dışında

Detaylı

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK)

KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇERİSİNDE TÜRK FİNANSAL SİSTEMİ BAKİ ALKAÇAR BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME KURUMU (BDDK) KÜRESEL KRİZ SONRASI KÜRESEL FİNANSAL SİSTEM İÇİNDE TÜRK FİNANSAL

Detaylı

-~-~- -----~ \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _.

-~-~- -----~ \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _. -~-~- -----~ li T \1 j \ ~ J j \ \J r~ J ;..\ ;::: rj J' ıj j \ \1 ;::: J..r.l :_)..r.l J :J. :.J --.1 J.l J..r.l J _. TÜRKiYE'DE YABANCI SERMAYE YATIRIMLARI Türkiye'de özellikle 1950 sonrasında çıkarılan

Detaylı

CARİ AÇIK NEREYE KADAR?

CARİ AÇIK NEREYE KADAR? CARİ AÇIK NEREYE KADAR? Prof. Dr. Doğan CANSIZLAR ANKARA - 14 Aralık 2011 1 Türkiye Ekonomisindeki Bazı Eşitlikler -Ekonomik Büyüme = Artan Dış Açık -Artan Dış Açık = Artan Dış Borçlanma -Artan Dış Borçlanma

Detaylı

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ KIBRIS RUM KESİMİ ÜLKE RAPORU Eylül 2013 B.H. AB VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ I.GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Kıbrıs Cumhuriyeti Yönetim Şekli : Cumhuriyet Coğrafi Konumu : Akdeniz deki beş büyük adadan

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

SUN BAĞIMSIZ DIŞ DENETİM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

SUN BAĞIMSIZ DIŞ DENETİM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş. Sayı: YMM.03.2010-80 Konu: 87 Seri No.lu Gider Vergileri Genel Tebliği Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi Uygulaması İle İlgili Olarak 6009 Sayılı Kanunla Yapılan Değişiklikler Hk. İZMİR. 1.11.2010 Muhasebe

Detaylı

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 08 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Sanayi üretimi beklentilerden iyi TÜİK tarafından bugün açıklanan sanayi üretimi verileri beklentilerden iyi geldi. Ağustos ayı mevsim ve takvim etkisinden

Detaylı

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık No : 2010-059 Tarih : 22.10.2010 Konu : 6009 Sayılı Kanun İle Gider Vergileri Kanununda Banka Sigorta Muameleleri Vergisine İlişkin Yapılan Değişikle Alakalı Yayımlanan 87 Seri Numaralı Gider Vergileri

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 KAYNAKLAR 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr

Ekonomik Rapor 2011 KAYNAKLAR 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr Ekonomik Rapor 2011 KAYNAKLAR 67. genel kurul 389 390 1-2007, T.C. Kalkınma Bakanlığı, Gelir Dağılımı ve Yoksullukla Mücadele, Özel İhtisas Komisyonu Raporu, www.dpt.gov.tr/docobjects/download/3087/oik691.pdf,

Detaylı

Uluslararası Para Fonu (IMF) nedir? Hakkında bilgiler..

Uluslararası Para Fonu (IMF) nedir? Hakkında bilgiler.. Uluslararası Para Fonu (IMF) nedir? Hakkında bilgiler... Uluslararası Para Fonu (IMF) Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund) (IMF), 1944 yılında uluslararası para sisteminin esaslarını belirleyen

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 24 Ağustos 2015, Sayı: 24. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 24 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARINA İLİŞKİN RİSK BİLDİRİM FORMU ÖNEMLİ AÇIKLAMA Özel sektör borçlanma araçları alım satım işlemleri sonucunda kar elde edebileceğiniz gibi zarar riskiniz de bulunmaktadır.

Detaylı

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014

Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Tekstil-Hazır Giyim Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Kasım 2014 Sektöre Bakış Tekstil ve hazır giyim sektörleri, GSYH içinde sırasıyla %4 ve %3 paya sahiptir. Her iki sektör

Detaylı

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM Fon talep edenler, fon arz edenler, fon akımını sağlayan araçlar, kuruluşlar ve piyasanın işleyişini düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan

Detaylı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Türkiye nin topal ayağı eğitimdir diyen Özyeğin, düşük eğitim düzeyi ile ekonominin gelişmesini mucize olarak yorumladı. Cari açığın

Detaylı

Ekonomi II. 20.Para Teorisi ve Politikası. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından

Ekonomi II. 20.Para Teorisi ve Politikası. Doç.Dr.Tufan BAL. Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından Ekonomi II 20.Para Teorisi ve Politikası Doç.Dr.Tufan BAL Not:Bu sunun hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.Tümay ERTEK in Temel Ekonomi kitabından faydalanılmıştır. 20.1.Para Teorisi Para miktarındaki

Detaylı

TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON YEŞİM CAN

TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON YEŞİM CAN TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON YEŞİM CAN KIRKLARELİ-2014 Kırklareli Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi TÜRKİYE DE 2013 YILINDA ENFLASYON HAZIRLAYAN YEŞİM CAN Adres: Ekonomik ve Sosyal

Detaylı

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul

Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma. 13 Mart 2014, İstanbul Hazine Müsteşarı Sayın İbrahim H. Çanakcı nın 3 üncü Arap-Türk Bankacılık Forumu nda Yaptığı Konuşma 13 Mart 2014, İstanbul Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulumuzun ve Türkiye Bankalar Birliği nin

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı