22. Uluslararası Estetik Diş Hekimliği Kongresi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "22. Uluslararası Estetik Diş Hekimliği Kongresi"

Transkript

1 22. Uluslararası Estetik Diş Hekimliği Kongresi Ekim 2018 Wyndham Grand İstanbul, Levent BİLDİRİ ÖZETLERİ KİTABI ABSTRACT BOOK 1

2 2

3 İÇİNDEKİLER CONTENTS KONGRE ORGANİZASYON KOMİTESİ CONGRESS ORGANIZING COMMITTEE... 4 EDAD YÖNETİM KURULU EDAD BOARD OF DIRECTORS... 5 BİLİMSEL PROGRAM SCIENTIFIC PROGRAMME... 6 KURSLAR WORKSHOPS...13 KONUŞMACILAR SPEAKERS KONUŞMA ÖZETLERİ ABSTRACTS OF LECTURES SÖZEL BİLDİRİLER ORAL PRESENTATIONS POSTER BİLDİRİLER POSTER PRESENTATIONS

4 KONGRE ORGANİZASYON KOMİTESİ CONGRESS ORGANIZING COMMITTEE Kongre Başkanı Congress President Dt. Kübel İLTAN ÖZKUT Bilimsel Komite Başkanı Scientific Committee President Dt. Mürvet YILDIZ Organizasyon Sekreteri General Secretary Damla ERSÖZ Finansman Komitesi Başkanı Financial Committee Chair Dt. Melih TARHAN Teknik Komite Başkanı Technical Committee Chair Dt. Melih TARHAN Sergi Komite Başkanı Exhibition Committee Chair Dt. Cemil AÇIK Sosyal Organizasyonlar Komite Başkanı Social Organizations Committee President Dr. Selim ÇÖMELEKOĞLU Yurtdışı İlişkiler Komitesi Başkanı International Affairs Committee President Dt. Mürvet YILDIZ Basın ve Halkla İlişkiler Komitesi Başkanı Press and Public Relations Committee President Dt. Kübel İLTAN ÖZKUT Bilimsel Komite Scientific Committee Prof. Dr. Selim Pamuk Prof. Dr. Tonguç Sülün Prof. Dr. Yalçın Çiftçi Doç. Dr. Marcelo Calamita Doç. Dr. Stavros Pelekanos Dr. Florin Lazarescu Dr. Mirela Feraru Dr. Florin Cofar 4

5 EDAD YÖNETİM KURULU EDAD BOARD OF DIRECTORS Onursal Başkanlar Honorary Presidents Dr. Galip GÜREL, Prof. Dr. Ata ANIL, Prof. Dr. Selim PAMUK Başkan President Dr. Haşmet GÖKDENİZ Başkan Yardımcısı Vice President Dt. Kübel İLTAN ÖZKUT Genel Sekreter General Secretary Dr. Selim ÇÖMELEKOĞLU Sayman Treasurer Dt. Melih TARHAN Üye Member Prof. Dr. Tonguç SÜLÜN Üye Member Dt. Mürvet YILDIZ Üye Member Dr. N.Cem YILDIZ Üye Member Dr. Oğuzhan ÖZDEMİR Üye Member Dt. Cemil AÇIK Üye Member Prof. Dr. Yalçın ÇİFTÇİ Üye Member Dr. Elif Özcan DULUNDU Üye Member Dt. Serhat KÖKEN 5

6 BİLİMSEL PROGRAM SCIENTIFIC PROGRAMME 6

7 KURSLAR WORKSHOPS 20 EKİM 2018, CUMARTESİ 20 OCTOBER 2018, SATURDAY KURS SALONU WORKSHOP HALL KURS WORKSHOP 11:00-13:30 Dr. Bora Korkut A dan Z ye Anterior Kompozit Restorasyonlar Composite Restorations in Anterior Aesthetics Poster Sunumları, 19 Ekim 2018, Cuma günü 12:45-13:45 saatleri arasında, "Poster Alanı"nda gerçekleştirilecektir. Poster presentations will be held on 19 October 2018, Friday between 12:45-13:45 at "Posters' Area". Sözel Bildiri Oturumları, 19 Ekim 2018, Cuma günü Sözel Bildiriler salonlarında gerçekleştirilecektir. Oral Presentation Sessions will be held on 19 October 2018, Friday in the "Oral Presentations' Halls". 7

8 19 EKİM 2018, CUMA 19 OCTOBER 2018, FRIDAY TOPLANTI SALONU MEETING HALL 08:00-09:30 Kayıt Registration 09:30-10:30 Dr. Stavros Pelekanos Moderatör: Prof. Dr. Aslan Gökbuget Estetik Bölgede Transmukozal Kontür Oluşturmadaki Tedavi Yöntemleri. Yenilikler Nelerdir? Treatment Modalities in Developing the Transmucosal Contour in the Esthetic Zone. What is New? 10:30-11:15 Kahve Molası Coffee Break 11:15-12:15 Dr. Gaetano Paolone Moderatör: Prof. Dr. Şebnem Türkün Direkt Ön Bölge Uygulamaları Composite Resins are the Most Commonly Used Materials in Restorative Dentistry 12:15-13:45 Öğle Arası Lunch Break 13:45-14:45 Dr. Dan Herschbach Moderatör: Prof. Dr. Arzu Aykor Tek Günde Gülüş Hayalden Gerçeğe One Day Smile - From Fiction to Reality 14:45-15:30 Kahve Molası Coffee Break 8

9 19 EKİM 2018, CUMA 19 OCTOBER 2018, FRIDAY TOPLANTI SALONU MEETING HALL 15:30-16:30 Dr. Andrea Fabianelli Moderatör: Dr. Bora Korkut Modern ve Sürdürülebilir Klinik Rehabilitasyon için Additif Yaklaşım; Minik Adımlarla Yıldızlara Ulaşmak An Additive Bonded Approach for Modern and Clinically Sustainable Rehabilitation: Per parva ad astra 16:30-17:30 Dr. Andre Chen Moderatör: Prof. Dr. Cüneyt Karabuda Zirkonya İmplantlar ve Dijital Diş Hekimliği Zirconia Dental Implants and Digital Dentistry 17:30-18:30 Açılış Töreni Opening Ceremony 18:30-19:30 Karikatürist Erdil Yaşaroğlu - Çizginin Sahne Arkası 9

10 20 EKİM 2018, CUMARTESİ 20 OCTOBER 2018, SATURDAY AY TOPLANTI SALONU MEETING HALL 09:30-10:30 Dr. Mirela Feraru Moderatör: Prof. Dr. M. Kemal Ünsal Gülüş Bölgesindeki Dişlerin Tedavisi: Son Gelişmeler Rehabilitation of Teeth at the Smile Zone State of the Art 10:30-11:00 Kahve Molası Coffee Break 11:00-12:00 Dr. Marcelo Calamita Moderatör: Prof. Dr. Nuray Çapa Estetiğin Öteki Yüzü: Uzun Dönem Başarı İçin Gülüş Tasarımının Fonksiyonla Birleştirilmesi The other face of esthetics: integrating function into the smile design for long-term stability 12:00-13:00 Dr. Giuseppe Marchetti Moderatör: Prof. Dr. Ece Eden Günümüzde İndirekt Restoratif Tedavilerde Gelenekselden Yenilikçi Yaklaşımlara Tedavi Alternatifleri The Indirect Restorative in 2018 From the Single Tooth to the Full Mouth Rehabilitation, From the Base to the Innovation 13:00-14:20 Öğle Arası Lunch Break 14:20-14:30 Ömür Boyu Başarı Ödülü - Prof. Dr. Gündüz Şekip Bayırlı 14:30-15:30 Dr. Haşmet Gökdeniz, Dr. Orcan Yüksel Moderatör: Doç. Dr. Burak Çankaya Dental İmplantların Çevresinde Sert ve Yumuşak Doku Korunmasında Estetik Yaklaşımlar Esthetic Considerations Related to Bone and Soft Tissue Maintenance and Development Around Dental Implants 10

11 20 EKİM 2018, CUMARTESİ 20 OCTOBER 2018, SATURDAY AY TOPLANTI SALONU MEETING HALL 15:30-16:00 Kahve Molası Coffee Break 16:00-17:00 Dr. Florin Cofar Moderatör: Prof. Dr. Selim Pamuk Analog Düşünceyi Dijital Dünyaya Uyarlamak Adapting an Analogue Mindset to a Digital World 20:00-01:00 Gala Gecesi Gala Dinner Yer / Venue: Çubuklu 29 Restaurant 11

12 21 EKİM 2018, PAZAR 21 OCTOBER 2018, SUNDAY TOPLANTI SALONU MEETING HALL 10:00-11:00 Dr. Anas Aloum Moderatör: Dr. Uğur Ergin Planlamadan Uygulamaya, Tüm Ağız Restorasyonlarda Başarı Hikayesi From planning to execution. A success story in full mouth rehabilitations... 11:00-11:45 Kahve Molası Coffee Break 11:45-12:45 Dr. Florin Lazarescu Moderatör: Prof. Dr. Serhat Süha Türkaslan Geleneksel ve Dijital Yöntemlerle Estetik Dişhekimliği: Kliniğiniz İçin En İyi Yöntem Hangisi? Esthetic Dentistry in Digital or Traditional Way? What is the Best Way for Your Dental Practice? 12:45-14:00 Öğle Yemeği Lunch 14:00-15:00 Cdt. Jose Antonio Pamplona Moderatör: Cdt. Özcan Yıldırım Kroma, Şekil ve Yüzey Dokusu Chroma, Shape and Texture 15:00-15:30 Çekiliş/Kapanış 12

13 19 EKİM 2018, CUMA 19 OCTOBER 2018, FRIDAY BİLDİRİ SUNUMLARI SALONU A ORAL PRESANTATIONS HALL A 09:30-10:30 Sözel Bildiri Oturumu 1 Oral Presentations 1 Moderatör: Prof. Dr. Didem Nalbantgil 09:30-09:45 OP-01 / Molar-Keser Hipomineralizasyonlu Hastada Minimal İnvaziv Yöntemle Anterior Estetiğin Sağlanması: Bir Olgu Sunumu OP-01 / Restoration of Anterior Esthetics of a Molar-Incisor Hypomineralized Patient Using Minimal Invasive Method: A Case Report Hatice Tepe, Özgür Irmak 09:45-10:00 OP-02 / Farklı Restoratif Materyaller Kullanılarak Yapılan Restorasyonların 1 Yıllık Klinik Performansının Değerlendirilmesi OP-02 / One-Year Clinical Evaluation of the Restorations Made Using Different Restorative Materials Hacer Balkaya, Soley Arslan, Kanşad Pala 10:00-10:15 OP-03 / Hava Basıncının Üniversal Adezivlerin Dentin Bağlanma Dayanımı Üzerine Etkisi OP-03 / The Effect Of Air Blowing Pressure On Dentin Bond Strength Of Universal Adhesives Buket Karalar, Nurcan Özakar İlday, Yusuf Ziya Bayındır 10:15-10:30 OP-04 / Geleneksel Bir Cam İyonomer Siman Üzerine Yüzey Koruyucuları Uygulandıktan Sonra Materyalin Su Emme Ve Suda Çözünürlüğü OP-04 / Water sorption and solubility of a conventional glass ionomer cement after the application of surface coating agents Merve Nur Yılmaz, Pınar Gül, Ahmet Kızıltunç 10:30-11:00 Kahve Molası Coffee Break 13

14 19 EKİM 2018, CUMA 19 OCTOBER 2018, FRIDAY BİLDİRİ SUNUMLARI SALONU A ORAL PRESANTATIONS HALL A 11:00-12:00 Sözel Bildiri Oturumu 2 Oral Presentations 2 Moderatör: Prof. Dr. Didem Nalbantgil 11:00-11:15 OP-05 / Adeziv uygulama süresinin uzatılmasının makaslama bağlanma dayanımı üzerine etkisi OP-05 / The effect of prolonged application time on the resin-dentin shear bond strength Selin Nacak, Buket Karalar, Nurcan Özakar İlday 11:15-11:30 OP-06 / Dentin Hassasiyet Giderici Ajanlar Ve Nd-YAG Lazer Uygulamasının İki Self Etch Adezivin Dentine Makaslama Bağlanma Dayanımına Etkisi OP-06 / The effect of dentin desensitizing agents and Nd-YAG laser on the shear bond strength of two self-etch adhesives to dentin Merve İşcan Yapar, Neslihan Çelik, Büşra Özdemir, Esra Kul, Funda Bayındır 11:30-11:45 OP-07 / Mine Remineralizasyonu Üzerine Kitosanın Etkisi OP-07 / The Effect Of Chitosan On Enamel Remineralization Kübra Cantürk, Selin Nacak, Nurcan Özakar İlday 11:45-12:00 OP-08 / Üç Farklı Restoratif Materyalin Sonlu Elemanlar Stres Analizi ile Değerlendirilmesi OP-08 / Evaluation of Three Different Restorative Materials by Finite Element Analysis Nurullah Türker, Mehmet Mustafa Özarslan 14

15 19 EKİM 2018, CUMA 19 OCTOBER 2018, FRIDAY BİLDİRİ SUNUMLARI SALONU A ORAL PRESANTATIONS HALL A 12:00-13:00 Sözel Bildiri Oturumu 3 Oral Presentations 3 Moderatör: Prof. Dr. Didem Nalbantgil 12:00-12:15 OP-09 / Bir indirekt kompozitin fiberle güçlendirilmiş rezin kompozit materyale bağlantı dayanımlarının değerlendirilmesi OP-09 /Evaluation of bond strengths of an indirect composite to a fiber reinforced resin composite material Işın Kürkçüoğlu, Hakkı Cenker Küçükeşmen 12:15-12:30 OP-10 / Posterior matris ile anterior estetik: Diastema olgu sunumları OP-10 / Anterior esthetics with posterior matrix: Presentations of diastema cases Gül Yıldız Telatar, Makbule Gamze Atıcı 12:30-12:45 OP-11 / Yüzey örtücülerin termo-mekanik yaşlandırma sonrası bulk-fill ve geleneksel kompozitlerin mikrosızıntısı üzerine etkisi OP-11 / Effect of surface sealants on microleakage of bulk-fill and conventional composite resins after thermo-mechanical aging Rabia Yurdan, Magrur Kazak, Nazmiye Dönmez, Evrim Eligüzeloğlu Dalkılıç 12:45-13:00 OP-12 / Kompozit ve Lityum Disilikat Endokron Restorasyonlar: Olgu Sunumu OP-12 / Composite and Lithium Disilicate Endocrown Restorations: Case Report Alper Özdoğan 13:00-13:45 Öğle Arası Lunch Break 15

16 19 EKİM 2018, CUMA 19 OCTOBER 2018, FRIDAY BİLDİRİ SUNUMLARI SALONU A ORAL PRESANTATIONS HALL A 13:45-15:15 Sözel Bildiri Oturumu 4 Oral Presentations 4 Moderatör: Prof. Dr. Elvan Efeoğlu 13:45-14:00 OP-13 / The Five Minute Photoshop Smile Simulation. A Simplified Technique For The General Practitioner. Ahmed Abyad, Ghida Lawand 14:00-14:15 OP-14 / Diş Hekimliği Eğitiminin Öğrencilerin Ağız Hijyeni Davranışları Üzerine Etkisinin Değerlendirilmesi OP-14 / Evaluation of the Effects of Dentistry Education On Students' Oral Hygiene Behavior Hatice Özdemir, Tuğçe Kavaz 14:15-14:30 OP-15 / Hastaların ve velilerin estetik algısının değerlendirilmesi - Bir anket çalışması OP-15 / Evaluation of aesthetic perception of patients and parents - A questionnaire study Nurhat Özkalaycı, Fethiye Cakmak Özlü, Hakan Yılmaz 14:30-14:45 OP-16 / Botulinum toksinin gummy smile tedavisindeki etkinliğinin incelenmesi OP-16 / Investigation of the efficacy of botulinum toxin in gummy smile treatment Fatih Cengiz, Merve Göymen, Cenk Akcalı 14:45-15:00 OP-17 / Ortodontik Tedavi Sonrası Oluşan Opak Mine Lezyonlarının Rezin İnfiltrasyon Tekniğiyle Tedavisi: Bir Olgu sunumu OP-17 / Treatment of Post-Orthodontic Opaque Enamel Lesions with Resin Infiltration Technique: A Case Report Begüm Yılmaz, Özgür Irmak, Batu Can Yaman 15:00-15:15 OP-18 / Beyazlatıcı Diş Macunlarının Mine Yüzey Pürüzlülüğüne ve Rengine Etkisinin Değerlendirilmesi OP-18 / Evaluation of Whitening Toothpastes Effects on Enamel Surface Roughness and Color Melis Bahar Akyıldız 15:15-15:30 Kahve Molası Coffee Break 16

17 19 EKİM 2018, CUMA 19 OCTOBER 2018, FRIDAY BİLDİRİ SUNUMLARI SALONU A ORAL PRESANTATIONS HALL A 15:30-17:30 Sözel Bildiri Oturumu 5 Oral Presentations 5 Moderatör: Prof. Dr. Elvan Efeoğlu 15:30-15:45 OP-19 / Akıllı Telefonlar Renk Seçiminde Kullanılabilir miyiz? Bir Ön Çalışma. OP-19 / Can We Use Smartphones in Shade Matching? A Preliminary Study. Merve Erken, Erdal Eroğlu, Zeynep Başağaoğu Demirekin, Serhat Süha Türkaslan, Naci Murat 15:45-16:00 OP-20 / Sanal Gerçeklik Uygulamasının Ortodontik Anksiyeteye Etkisi OP-20 / The Effect of Virtual Reality Application on Orthodontic Anxiety Sertaç Aksakallı, Ufuk Ok 16:00-16:15 OP-21 / Farklı İçeceklerde Bekletilen Monolitik Zirkonyanın Renk Stabilitelerinin Karşılaştırılması OP-21 / The Comparison of Color Stability of Monolithic Zirconia After Storage in Different Drinks Zeynep Yeşil Duymuş, Işıl Öztürk, İpek Çağlar 16:15-16:30 OP-22 / Kısmi Posterior Dişsizliklerde Diş ve Yüz Estetiğinin Sağlanmasında Alternatif Bir Cerrahi Yaklaşım: Bir Vaka Raporu OP-22 / An Alternative Surgical Approach to Providing Dental and Facial Aesthetics in Partial Posterior Tooth Loss: A Case Report Büşra Karaca, Mehmet Mustafa Özarslan, Göksel Şimşek Kaya, Mehmet Ali Altay, Öznur Özalp, Alper Sindel 16:30-16:45 OP-23 / 'Toronto Köprü' tekniği kullanılarak tedavi edilen kısmi dişsiz hastanın protetik rehabilitasyonu: 3 yıllık takip OP-23 / The prosthetic rehabilitation of a partial edentulous patient treated using the Toronto Bridge" technique: 3 year follow up. Merve Dede, Onur Geçkili, Fatma Ünalan 16:45-17:00 OP-24 / Farklı Cilalama Sistemlerinin CAD/CAM Seramiğinin Optik Özellikleri Üzerine Etkisi OP-22 / Effects of Different Polishing Systems on the Optical Properties of CAD/CAM Ceramic Tuba Yılmaz Savaş, Ceyda Akın 17

18 19 EKİM 2018, CUMA 19 OCTOBER 2018, FRIDAY BİLDİRİ SUNUMLARI SALONU B ORAL PRESANTATIONS HALL B 09:30-10:30 Sözel Bildiri Oturumu 1 Oral Presentations 1 Moderatör: Dr. Behiye Bahar Dabakoğlu 09:30-09:45 OP-25 / Mıknatıs tutuculu hareketli protez: vaka raporu OP-25 / Magnet-retained removable dental prosthesis: a case report Mustafa Gündoğdu, Hakan Arslan 09:45-10:00 OP-26 / Yeni Rezin Matriks Seramik Sistemlerinin Optik Özellikleri OP-26 / Optical Properties of Novel Resin Matrix Ceramic Systems Ersan Çelik, Büşra Göktepe 10:00-10:15 OP-27 / Aşırı kron harabiyeti olan kanal tedavili dişlerde CAD/CAM ile endokron uygulamaları OP-03 / Endocrown applications with CAD/CAM in endodontically treated teeth with severely damaged crowns Burcu Kanpalta, Defne Burduroğlu 10:15-10:30 OP-28 / Furkasyon Defekti yada Endodontik Problemi Olan Mandibular Molar Dişlerin Protetik Restorasyonu yada İmplant Tedavisi OP-28 / İmplant Terapy or Prothetic Restoration of Mandibular Molar Teeth of Furcation Defect or Endodontic Failure Hülya Çetin, Gülbahar Ustaoğlu, Mustafa Hayati Atala 10:30-11:00 Kahve Molası Coffee Break 18

19 19 EKİM 2018, CUMA 19 OCTOBER 2018, FRIDAY BİLDİRİ SUNUMLARI SALONU B ORAL PRESANTATIONS HALL B 11:00-11:45 Sözel Bildiri Oturumu 2 Oral Presentations 2 Moderatör: Dr. Behiye Bahar Dabakoğlu 11:00-11:15 OP-29 / Elektronik perküsyon testi ile implant stabilitesini ölçerken polietereterketon iyileşme başlıklarının davranışı OP-29 / The behavior of polyetheretherketone healing abutments when measuring implant stability with electronic percussive testing Şebnem Özatik, Çağatay Dayan, Onur Geçkili, Canan Bural 11:15-11:30 OP-30 / Geniş periapikal radyolüsensi ile ilişkili dişlerin tedavisinde izlenecek yöntemler OP-30 / Methods for Treatment of Large Periapical Radiolucency Related Teeth Fatma Kaplan 11:30-11:45 OP-31 / Konjenital dudak-damak yarıklı hastanın velum uzantılı obturatörle rehabilitasyonu: Bir olgu sunumu OP-31 / Rehabilitation of a patient had congenital cleft lip-palate with velum extended obturator: A case report Hatice Özdemir 19

20 KONUŞMACILAR SPEAKERS 20

21 Dr. Anas Aloum Güney Kaliforniya Üniversitesi Herman Ostrow Dişhekimliği Fakültesi nde İmplantoloji ve Periodontoloji bölümlerinde öğretim görevlisi (2011) Güney Kaliforniya Üniversitesi Herman Ostrow Dişhekimligi Fakültesi nde ileri prostodonti derecesi ( ) Ürdün, Amman Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi mezunu (2006) Abu Dhabi Özel Modern Lisesi mezunu (1999) Oral rehabilitasyon uzmanı olan bir prostodontist olarak çalıştırdığı Abu Dhabi, Birleşik Arap Emirlikleri ndeki Hikma Medikal Center da dental yöneticilik ve laboratuvar yöneticiliği yapmaktadır. Misafir danışman prostodontist olarak Birleşik Arap Emirlikleri ndeki Ultra Medikal de görev yapmaktadır. Ürdün, Amman daki Eon Estetik te medikal başhekim olarak görev yapmaktadır. Güney Kaliforniya Üniversitesi Herman Ostrow Dişhekimligi Fakültesi nde İmplantoloji ve Periodontoloji öğretim görevlisi ve ileri prostodonti derecesi almıştır. American Board da sertifikalı prostodontist ve American College of Prosthodontics üyesidir. Prostodonti, estetik ve implantoloji alanında uluslararası eğitimcilik ve konuşmacılık yapmaktadır. Certificate of Preceptorship in Periodontology and Implantology at the Herman Ostrow School of Dentistry University of Southern California, Los Angeles, California, USA (2011) Advanced Certificate in Prosthodontics from the Herman Ostrow School of Dentistry University of Southern California, Los Angeles, California, USA (June June 2010) Bachelor of Dental Surgery BDS in June 2006 from Jordan University, Amman, Jordan Private Modern High School 1999 Abu Dhabi, UAE An Oral Rehabilitation Specialist Prosthodontist running a full time practice at Hikma Medical Center in Abu Dhabi, UAE as chief dental supervisor and dental laboratory director. Visiting Consultant Prosthodontist at Ultra Medical in Al Ain, UAE. Chief Medical Advisor for Eon Aesthetics, Amman, Jordan. Received a degree in Advanced Prosthodontics and a Preceptorship in Periodontology and Implantology at the Herman Ostrow School of Dentistry, University of Southern California. An American Board Certified Prosthodontist and Fellow of the American College of Prosthodontics. International dental educator actively involved in both hosting and lecturing CME s in the field of Prosthodontics, Esthetics. 21

22 Dr. Marcelo CALAMITA Dr.Marcelo Calamita, 1988 yılında Sao Paulo Üniversite sinden mezun oldu, aynı üniversitede Protetik Diş Tedavisi doktorası yaptı. 17 yıl boyunca Sao Paulo Üniversitesi nde öğretim üyesi olarak çalıştı. Braz Cubas ve Guarulhos Üniversite lerinde doçent doktor olarak görev yaptı. Calamita, Brezilya Estetik Dişhekimliği Akademisi nin eski başkanıdır ve şu an Brezilya Estetik Dişhekimliği Topluluğu başkanıdır. Brazilian Journal of Esthetics Dergisi nde baş editör, İnt. Journal of Periodontics and Rest. Dentistry ve İnt. Journal of Esthetic Dentistry Brezilya basımının editör ekibindedir. Çok sayıda bilimsel yayını bulunmaktadır. Sao Paulo da özel kliniğinde estetik ve protetik tedaviler üzerine hizmet vermektedir. Dr.Marcelo Calamita graduated in 1988 from the University of Sao Paulo, where he also obtained his certificate, MS, and PhD in prosthodontics. He worked as clinical instructor in the Department of Prosthodontics of the same university for 17 years. He was associate professor of prosthodontics at University Braz Cubas and University of Guarulhos, both in Sao Paulo. Marcelo Calamita is the former president of the Brazilian Academy of Esthetic Dentistry and currently he is the president of Brazilian Society of Esthetic Dentistry. Dr. Calamita was editor-inchief of the Dental Press Brazilian Journal of Esthetics and currently serves on the editorial board of the International Journal of Periodontics and Restorative Dentistry and International Journal of Esthetic Dentistry, Brazilian editions. In addition, he has lectured nationally and internationally, written numerous scientific publications and chapters in textbooks on treatment planning, implants, and esthetic dentistry. He also maintains a private practice in Sao Paulo focusing on comprehensive restorative, esthetic and prosthetic implant dentistry. 22

23 Dr. Andre CHEN - Oral cerrahi uzmanlığı (OMD college of Portugal) - Oral cerrahi mezuniyet sonrası eğitimi ( FMDUL) - NYU implant diş hekimliği programı ( ) - NYU oral rehabilitasyon programı ( ) - Klinik dental araştırma programı (2011- Washington Uni. Seattle) - Kemik rejenerasyonunda doktora (MSC-FMDUL) - Oral cerrahi ve implant diş hekimliği programı (FMDUL-2004 ten beri) - Oral Surgery Specialist - OMD College of Portugal - Oral Surgery Post-Graduation Coursel ( FMDUL), - NYU College of Dentistry Implant Dentistry Alumni ( ) - NYU Continuing Education Oral Rehabilitation Program ( ) - Clinical Dental Research Programm (2012- Washington University - Seattle) - Master Science in Bone Regeneration (Msc-FMDUL) - Oral Surgery and Implant Dentistry Faculty FMDUL Since

24 Dr. Florin COFAR Dr.Florin Cofar 2007 de dişhekimliği diplomasını Victor Babes Üniversitesi nden (Timisoara) almıştır. NYU Dişhekimliği Fakültesi nde mezuniyet sonrası eğitim ve Harvard Business School da özel eğitim programına katılmıştır. Alanında saygıdeğer doktorlardan Christian Coachman, Eric Van Dooren ve Paolo Kano gibi isimlerle olan yakın çalışmalarıyla estetik interdisipliner dişhekimliği konusunda uzmanlaşmıştır. Aralarında American Academy of Cosmetic Dentistry ve Brasilian Academy of Esthetic Dentistry nin de olduğu 30 değişik ülkede Diş Estetiği, Dijital Dişhekimliği, Gülüş Dizaynı konularında konuşmalar yapmıştır. Ivoclar,MIS ve DSD gibi çok önemli firmalara fikir liderliği yapmaktadır. Dental alanda popüler olmuş videoların yönetmenliğini yapmıştır. Halihazırda dünya çapında sunum yapmakta ve Timiosara Romanya daki kliniğinde dişhekimliği çalışmalarına devam etmektedir. Dr. Florin Cofar attended University of Victor Babes, Timisoara, where he received his degree in dentistry in He is a post-graduate of NYU College of Dentistry, and a Harvard Business school attendee. Specialized in esthetic interdisciplinary dentistry, working closely with other respected dentists in the field such as Christian Coachman, Eric van Dooren and Paulo Kano. Is an international speaker on Dental Aesthetics, Digital Dentistry, Smile Design, having lectured in more than 30 countries, including respected Academies like The American Academy of Cosmetic Dentistry, and Brazilian Academy of Cosmetic Dentistry. Opinion leader for some of the most respected companies in the field: Ivoclar, MIS, DSD. Known for his videography work in dentistry, he is author of some of the most popular videos in the dental field. In the present, is lecturing all around the world and practicing dentistry in his own practice in Timisoara, Romania. 24

25 Dr. Andrea FABIANELLI Dr. Andrea Fabianelli, Dental Materyallerde master ve doktora derecesi sahibidir. Son 20 yıldır Siena Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nde, dental materyaller, operatif diş hekimliği, diş hekimliği temel prensipleri, restoratif diş hekimliği alanlarında profesörlük yapmıştır yılları arasında dental materyaller alanında araştırmalar yapmıştır. Sheffield Üniversitesi, Genova Üniversitesi ve Brescia Universite lerinde misafir eğitmenlik yapmaktadır. Birçok üniversiteyle işbirliği yapmakta ve protetik bilimler master ına devam etmektedir. Birçok master programında ve eğitim grubunda protez eğitmenliği yapmaktadır. Operatif Dişhekimliği Akademisi, R.V.Tucker Gold İnlay Çalışma Grubu Akademisi, Massironi Protez Çalışma Grubu, Bioemulation grup üyesi, Italyan Amici di Brugg restoratif grubu aktif üyesidir. Restoratif ve protetik diş hekimliği alanında birçok yayının sahibi ve birçok kongre ve toplantıda konuşmacıdır. La protessi fissa con margini di chissura verticali ve La protesi Implantare kitaplarının ve renkli boyalar infiltrasyonu ile marjinal mikrosızıntı takibinin önemi doktora tezinin yazarıdır. Dr. Andrea Fabianelli is Master of Science in Dental Materials and PhD in Dental Materials. During the last 20 years he was enrolled in the University of Siena, Faculty of Dentistry as Visiting Professor of Dental Materials, School of Dental Hygenist, Visiting Professor of Dental Materials, Visiting Professor of Operative Dentistry, Professor of Basic Principles of Dentistry, Professor of Restorative I. From 2007 till 2009 he was Researcher of Dental Materials, School of Dentistry, University of Siena, Italy He has been Visiting lecturer in Sheffield University, Genova University and in Brescia University. At the moment he collaborate with several universities and is a resident student in the Master in Prosthodontic Science (Master Executive) He is Teacher in Prostodontics in several master courses Dr Fabianelli is member the Academy of Operative Dentistry, Academy of R.V. Tucker Gold Inlay Study Club, Massironi Study Club in Prosthodontic, and member of Bio-Emulation Group, active member of the Italian restorative group Amici di Brugg. Author of several articles on restorative and prosthetic dentistry and speaker in several congresses and dental meetings Author of the books La protesi fissa con margini di chiusura verticali and La Protesi Implantare Elsevier Publishing and author of PhD textbook A STUDY INTO THE SIGNIFICANCE OF TRACING MICROLEAKAGE BY COLOR DIE INFILTRATION. 25

26 Dr. Mirela FERARU Dr. Mirela Feraru 2005 te Romanya Timisoara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi nden mezun olmuştur da Tel Aviv, İsrail deki Bichacho Klinik ekibine katılmıştır ve son 8 yıldır perio-protetik estetik dişhekimliğindeki tecrübe ve bilgisini artırmıştır. Halen modern perio-protetik alanda çalışmakta, ileri seviyede kurslar ve programlara katılmaktadır. İlaveten dental fotoğrafçılık ve dökümantasyon konusunda çok tecrübelidir ve bu tecrübesini dünya çapında hekimlerle yayınlar, sunumlar ve kurslar aracılığı ile paylaşmaktadır. Restoratif adeziv tedaviler ile ilgili uluslararası sunum ve yayınları vardır. Quintessence tarafından yayınlanan Interdsciplinary State of Art Perio-Prosthetic Concepts and Treatment and on High- End Treatment Dedicated Dental Visualization kitabının yazarıdır. Dr. Mirela Feraru 2005 te Romanya Timisoara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi nden mezun olmuştur da Tel Aviv, İsrail deki Bichacho Klinik ekibine katılmıştır ve son 8 yıldır perio-protetik estetik dişhekimliğindeki tecrübe ve bilgisini artırmıştır. Halen modern perio-protetik alanda çalışmakta, ileri seviyede kurslar ve programlara katılmaktadır. İlaveten dental fotoğrafçılık ve dökümantasyon konusunda çok tecrübelidir ve bu tecrübesini dünya çapında hekimlerle yayınlar, sunumlar ve kurslar aracılığı ile paylaşmaktadır. Restoratif adeziv tedaviler ile ilgili uluslararası sunum ve yayınları vardır. Quintessence tarafından yayınlanan Interdsciplinary State of Art Perio-Prosthetic Concepts and Treatment and on High- End Treatment Dedicated Dental Visualization kitabının yazarıdır. 26

27 Dr. Haşmet GÖKDENİZ Dr. Haşmet Gökdeniz, Marmara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi nden 1981 yılında mezun oldu. İstanbul Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi Oral İmplantoloji Anabilim Dalı nda 1998 yılında doktora eğitimini tamamladı. Ocak 2018 den beri Estetik Dişhekimliği Akademisi Derneği nin başkanlık görevini yapmaktadır. EDAD-İÇG nin kurucu üyeliği, geçmiş dönem başkanlığı ve yönetim kurulu üyeliğini yapmıştır. Türk Oral İmplantoloji Derneği nde üç dönem Yönetim Kurulu üyeliği yapmıştır. International Congress of Oral Implantologists Diplomate üyesidir. European Association for Osseointegration üyesidir. Quintessence yayıncılık tarafından basılan Uygulamalı İmplant Dişhekimliği ve İmplantolojide Estetik kitaplarının çeviri editörüdür yılından itibaren mezuniyet sonrası Temel Oral İmplantoloji ve İleri Cerrahi Teknikler konularında düzenlenen teorik ve pratik kurslarda ikibinden fazla meslektaşına eğitim vermiştir. Yurtiçi ve yurt dışında ulusal ve uluslararası kongrelerde konferanslar- kurslar vermiştir ve oturum başkanlıkları, kongre başkanlıkları yapmıştır. Alman İmplantoloji Derneği (DGI) ve EDAD-İÇG nin ortaklaşa düzenlediği İmplantoloji Eğitim Programı nın (Curriculum Implantologie) yönetici ve eğitmenliğini yapmıştır yılından itibaren ülkemizde ilk kez Plateled Rich Fibrin çalışmalarına başlamış ve uygulamalı kurslarını yapmaktadır yılından itibaren MIAMBE sisteminin operasyonlarını ve kurslarını yapmaktadır. Yurt içi ve yurtdışında yayınlanmış pekçok bilimsel yayını vardır. Halen kendi özel kliniğinde çalışmalarını sürdürmektedir Dr. Haşmet Gökdeniz has graduated from Marmara University of Dentistry Faculty on In 1998, he got his doctor degree of Oral Implantology Department of Istanbul University. He is currently the president of EDAD, Turkish Academy of Esthetic Dentistry. He was founder and board member of EDAD-ICG. He was a board member of Turkish Oral Implantology Association for 3 terms. He is a diplomate member of International Congress of Oral Implantologists. He is a member of European Association for Osseointegration. He is the translating editor of the books Applied Dental Implant and Esthetics in Implantology books published by Quintessence publishing. Since 2002, he had over 2000 attendees in his Basic Implantology and Advanced Surgical Techniques courses. He is a national and international lecturer in many congresses, courses and conferences. He was a manager and lecturer of the Curriculum Implantologie Program that was organized by German Implantology Association (DGI) and EDAD-ICG. Since 2007, he has started his studies about Platelet Rich Fibrin and he was the first lecturer that was giving courses on this topic. Since 2010, he has started performing MIAMBE system operations and courses. He has numerous publications in national and international journals. He currently runs his private practice in Istanbul. 27

28 Dr. Dan HERSCHBACH Dr. Dan Herschbach, Baltık ülkeleri ve Yunanistan ın CEREC mezuniyet sonrası eğitim programlarında CEREC düşünce önderi dir. CEREC ortho sertifikalı eğitimcisidir. DSD takım üyesidir. Bükreş Üniversitesi nden 2001 yılında mezun olmuştur den beri Münih te özel kliniğinde çalışmalarına devam etmektedir. CEREC sistemi yapılan sabit protezler ve komplike restoratif tedavilerde uzmanlaşmıştır. Kliniğinde estetik dişhekimliği, DSD ve CEREC seramik restorasyonlara odaklanmıştır ISCD uluslararası CEREC eğitimcisidir den beri Baltık ülkeleri ve Yunanistan ín CEREC mezuniyet sonrası eğitim programlarında CEREC düşünce önderidir. CEREC sertifikalı uzman ve eğitimcidir. CEREC le yapılmış tam seramik ve estetik dişhekimliği konusunda ulusal ve uluslararası konuşmacıdır. Dental Learning grubunun aktif üyesidir. CEREC kullanılarak ön bölgede kısa zamanda yüksek estetik sonuçlar veren Bir günde gülüş konseptinin yaratıcısıdır. Ulusal ve uluslararası kongrelerde CEREC alanında komplike protetik tedaviler, dental estetik gülüş tasarımı konularında konuşmacıdır. Dr. Herschbach graduated from the University of Bucharest in Since 2007 Dr. Herschbach has been running a private practice in the heart of Munich. He specializes in fixed prosthodontics and complex restorative dentistry with the CEREC system. His clinical work includes aesthetic dentistry, Digital Smile Design and ceramic restorations with CEREC, 2012 ISCD International CEREC Trainer. Since 2014 he is CEREC Opinion Leader for CEE, Baltics and Greece. Dr. Herschbach is a certified Specialist for CEREC and an accomplished lecturer. He speaks nationally and internationally on all-ceramics and aesthetic dentistry with CEREC. Active member of Dental Learning He is founder of the One day smile concept that allows high aesthetic restoration in the frontal zone with CEREC in a short period of time. He is a nationally and internationally active lecturer in the field of CEREC in complex prosthodontics restorations, dental aesthetics and Smile Design. 28

29 Dr. Florin LAZARESCU Dr. Florin Lazarescu Avrupa Kozmetik Dişhekimliği Akademisi (ESCD) Başkanı ve Romanya Estetik Dişhekimliği Akademisi (SSER) kurucu üyesi ve yöneticisidir. Dental Tribune Uluslararası Dergi nin Romanya baskısının editörlüğünü yapmaktadır. Dişhekimliği alanında birçok yayının yazarıdır, bu yayınlar SSER tarafından basılmış ve 1000 adet üzeri kopyasının dağıtımı yapılmıştır. Immersion in Esthetic Dentistry kitabının yazarıdır. Bu başarısının ardından Quintessence 2015 te Comprehensive Esthetic Dentistry isimli ingilizce bir cilt yayınlamış ve ardından 2017 de aynısının Çince si basılmıştır. Estetik alanda çalışmalar yaptığı kliniğinde çok sayıda tam seramik restorasyonlar ve implant üstü restorasyonlar yapılmaktadır. Dr. Florin Lazarescu is the President of the European Society of Cosmetic Dentistry (ESCD) and founding member and corporate director of the Society of Esthetic Dentistry in Romania (SSER), the most important dentistry association in Romania. Dr Lazarescu is editor in chief of Dental Tribune International Magazine Romanian Edition and Today Newspaper. Dr. Lazarescu is the author of noumerous publications on issues surrounding dentistry and he is editor and author of the book Immersion in esthetic dentistry published and distributed by SSER in copies. As a recognition of his work, in 2015 Quintessence published his volume Comprehensive Esthetic Dentistry in english, followed in 2017 by the edition in chinese. His practice is an esthetically bassed one, with an accent on all-ceramic and implant restorative procedures and esthetic dentistry. 29

30 Dr. Giuseppe MARCHETTI Aktif Üye: Style Italiano Study Club Aktif Üye: IAED (Italian Academy of Esthetic Dentistry Aktif Üye: AIC (Accademia Italiana di Conservativa ) Özel Klinik, Parma, Studio Dentistico Marchetti Strada Nino Bixio, 39 Misafir Öğretim Üyesi, Degree Course in Dentistry, University of Siena, Italy. Misafir Öğretim Üyesi, Master in Endodontics and Restorative Dentistry, University of Siena, Italy. Misafir Öğretim Üyesi, Faculté d Odontologie de l Université de la Méditerranée Marseille, France. Ulusal ve uluslararası bilimsel yayınlarda yazar. Ulusal ve uluslararası konferans ve kurslarda konuşmacı. Active Member: Style Italiano Study Club Active Member: IAED (Italian Academy of Esthetic Dentistry Active Member: AIC (Accademia Italiana di Conservativa ) Private Practice, Parma, Studio Dentistico Marchetti Strada Nino Bixio, 39 Lecturer, Degree Course in Dentistry, University of Siena, Italy. Lecturer, Master in Endodontics and Restorative Dentistry, University of Siena, Italy. Lecturer, Faculté d Odontologie de l Université de la Méditerranée Marseille, France. Author of publications in national and international scientific journals Lecturer in national and international courses and conferences 30

31 Dr. Gaetano PAOLONE Misafir Profesör, Restoratif Dişhekimliği, Vita Salute San Rafaele Üniversitesi, Milano Aktif üyelik, AIC (İtalyan Restoratif Dişhekimliği Akademisi) Aktif üyelik, IAED (İtalyan Estetik Dişhekimliği Akademisi) Roma da muayenehane Konuşmacı, Estetik ve Restoratif Diş hekimliği master programı, Bologna Universitesi Birçok uluslarası dergide yayınlanmış yayının yazarı Ulusal ve uluslararası kongre ve kurslarda konuşmacı Maciej Zarow un Endoprotetyka kitabının 6. bölümünün ve Quintessence yayıncılığın Moderna odontiatria estetica Workflow dalla A alla Z kitabının yazarı Adjunct Professor, Restorative Dentistry, Università Vita Salute San Raffaele, Milano. Active Member: AIC (Italian Academy of Restorative Dentistry) Active Member: IAED (Italian Academy of Esthetic Dentistry Active Member: AIOM (Italian Academy of Microscopic Dentistry Private Practice, Rome; Lecturer, Master in Esthetics and Restorative Dentistry, University of Bologna, Italy; Author and co-author of several publications in scientific international journals; Lecturer in national and international courses and congresses; Author of chapter 6 of Endoprotetyka, a book from Maciej Zarow and Moderna odontoiatria estetica Workflow dalla A alla Z, books from Quintessence pub 31

32 Dr. Stavros PELEKANOS Dr. Stavros Pelekanos, 1991 yılında Atina Üniversitesi nde Diş Hekimliği derecesini almıştır te Freiburg Üniversitesi nde Protestodonti doktorasını tamamlamıştır. Profesyonel eğitiminin devamında Atina da Prostodonti, implantoloji ve estetik diş hekimliği üzerine odaklanmış bir klinik kurmuştur de Atina Üniversitesi Prostodonti Bölümü nde tam zamanlı eğitmenlik yapmaya başlamıştır ve doçentliğini almıştır ten beri, Avrupa Estetik Dishekimligi Akademisi (EAED) aktif uyesidir. Profesyonel üyelikleri icinde; Uluslararası Prostodonti Koleji (ICP), Avrupa Prostodonti Derneği (EPA), Yunan Prostodonti Derneği ve birçokları vardır. GIDE Enstitüsü ve Dental Tribune CME gruplarında uluslararası konuşmacıdır ve implant estetik ve restoratif konularda kurslar yapmaktadır ve 2011 de EAED bünyesinde sırasıyla Madrid ve İstanbul da yapılmış bilimsel ödül yarışmasında birincilik ve ikincilik ödüllerini almıştır. Bugüne kadar saygın dergilerde 20 yi aşkın yayını ve 2 kitapta kendi yazdığı bölümleri yayınlanmıştır. Dr. Stavros Pelekanos received his undergraduate degree in Dentistry (D.D.S.) in 1991 from the University of Athens, Greece. In 1993, he obtained his doctoral degree in Prosthodontics (Dr med dent) from the University of Freiburg (Prof. Dr. J.R. Strub), Germany. Following his professional training, Dr. Pelekanos established a private practice in Athens, oriented towards prosthodontics, implantology and esthetic dentistry. In 2002, he was appointed fulltime Lecturer at the Department of Prosthodontics, Dental School, University of Athens, Greece, and is now Assistant Professor in the same department. Since 2013 he is an active member of the European Academy of Esthetic Dentistry (EAED). His professional affiliations include: the International College of Prosthodontics (ICP), European Prosthodontic Association (EPA), Greek Prosthodontic Association and many others. He is a faculty member of gide Institute (Global Institute of Dental Education, Los Angeles, California) and Dental Tribune CME lecturing internationally and performing hands on courses on implants, esthetics and restorative procedures. In 2008 and 2011, Dr. Pelekanos received second and first prize at the scientific award competition of the European Academy of Esthetic Dentistry held in Madrid, Spain and Istanbul, Turkey respectively. To date he has published over twenty articles in peer reviewed journals and 2 chapters in books. 32

33 Dr. Orcan YÜKSEL Dr. Orcan Yüksel 1987 yılında İstanbul Üniversitesi ve Frankfurt Johan Wolfgang Goethe Üniversitesi nden mezun olmuştur ve ardından Frankfurt Üniversitesi nden doktora derecesini almıştır ten beri özel kliniği ve dental estetik ve Oral İmplantoloji eğitimleri verdiği eğitim merkezinin sahibidir. European Association of Dental Implantology tarafından sertifikalı implantolog ve implantoloji eğitimcisi olarak birçok eğitim programı yürütmektedir, ICOI diplomatıdır, ITI Oral İmplantoloji programı eğitimcisidir, Luxemburg Üniversitesi Oral İmplantoloji master programında doçentlik yapmaktadır. P3 grubu gelişiminde mentorluk yapmaktadır. Dental implantoloji ve estetik ile ilgili birçok yayını vardır den beri Dr.Giesenhagené katılıp bone ring tekniği projesinin gelişiminde yardımcı olmuştur den beri kliniği, Frankfurt Johan Wolfgang Goethe Üniversitesi maxillofasiyal ve plastik yüz cerrahisi departmanı eğitim ve araştırma merkezi olarak görev yapmaktadır. Dr. Orcan Yüksel graduated from Johan Wolfgang Goethe University in Frankfurt am Main and Istanbul University in 1987, and subsequently took a doctor degree in Frankfurt University. Since 1993 he has owned a dental clinic with education center, specialized in dental aesthetics and oral implantology. He is running a number of education programs as a certified implantologist and implantological trainer of European Association of Dental Implantology (BDIZ/EDI) and Diplomate of ICOI, is a lecturer in the certified ITI Curriculum Program of Oral Implantology and accredited Docent in Master of Oral Implantology at DTMD Luxembourg University. He is a Mentor in P3 (Personal Performance Programme for young implantologists, future international speakers) group development. He has published numerous international presentations and publications in dental implantology and aesthetics. In 2008, he joined Dr B Giesenhagen as a partner and coordinated and developed the challenging project of bone ring technique. Since 2017 his clinic is entitled as education and research facility of Johann Wolfgang Goethe University Frankfurt -maxillofacial and plastic facial surgery department-. 33

34 Cdt. Jose Antonio PAMPLONA 1992 yılında Zaragoza MECADEN Diş hekimliği Fakültesi ve Cuenca Teknik Okulu nu bitirerek Diş Teknisyeni oldu yılında Valencia Teknik Üniversitesinde protez ve implantlar üzerine master yaptı ve yıllarında en iyi öğrenci ödülünü aldı yıllarında Mecaden Okulunda en iyi anatomik modelleme özel ödülünü aldı. Dental kompozit ve seramiklerde 20 yılın üzerinde deneyimi bulunmaktadır yılından beri Zaragoza da U & P Odontotecnica da Teknik Yönetici olarak görev yapmaktadır. İspanya, Kolombiya, Meksika, Belçika, İsrail, İtalya, Portekiz, Türkiye ve dünyanın birçok yerinde seramik tabakalama üzerine çok sayıda konuşma yapmıştır. Dental Technician by Dental School MECADEN of Zaragoza and the Polytechnic School of Cuenca in Master in combined prosthetics and implants at the Polytechnic University of Valencia and Juan Badal March in Master Center in ceramics Juan Badal March in The best student of year , promotion. Special award of anatomical modeling for Mecaden School, More than 20 years of experience in dental composites and ceramics. Technical Manager U & P Odontotecnica in Zaragoza since Lecturer at numerous courses on advanced ceramic layering in the world: Spain, Colombia, Mexico, Belgium, Israel, Italy, Portugal, EE.UU, Tuquía 34

35 Dr. Öğr. Üyesi Bora KORKUT 1984 Yılında İzmir de doğdu. LİSE öğrenimini Tekirdağ Fen Lisesi nde yapmış, üniversite eğitimini ise Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi nde 2008 yılında tamamlamış ve aktif diş hekimliği hayatına başlamıştır yılında Marmara Ünivesitesi Diş hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı nda Aşınmış dişlerde boyut değişikliklerinin uzun dönem ölçülebilirliğinin çeşitli metotlarla değerlendirilmesi konulu DOKTORA tezini sunmuş ve Doktor Diş Hekimi ve aynı zamanda Restoratif Diş Tedavisi Uzmanı ünvanlarını almıştır yılından buyana Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı nda DOKTOR ÖĞRETİM ÜYESİ olarak görev yapmaktadır. Diş aşınmaları, erken çürük lezyonlarının teşhisi ile ilgili ulusal ve uluslararası alanda birçok bilimsel yayınının yanında, restoratif diş hekimliğinde estetik uygulamalar ile ilgili de ulusal ve uluslararası alanda çok sayıda yayını mevcuttur yılından bu yana Anterior ve Posterior Direkt - İndirekt Estetik Restorasyonlar, Dental Fotoğrafçılık ve Diş Beyazlatması ile ilgili ulusal ve uluslararası alanda çeşitli seminer ve kurslar vermektedir. Dr. Bora KORKUT, DDS, PhD He was born in 1984, İzmir / TURKEY. He graduated from Marmara University Dentistry in 2008 and started the career as a dentist. He defended the doctorate thesis The assessment of dimensional alterations of worn incisors in different time periods in Marmara University, Dentistry Faculty, Restorative Department in 2015 and got PhD degree, also Restorative Dentistry Specialist title. He has been working as an Asisstant Professor in Marmara University, Dentistry Faculty, Department of Restorative Dentistry since He has many international and national researches and publications about direct aesthetic restorations, tooth wear and early diagnosis of caries lesions. He has given many international and national lectures and courses about Direct / indirect Anterior and Posterior Aesthetic Restorations, Dental Photography and Tooth Bleaching since

36 36

37 KONUŞMA ÖZETLERİ ABSTRACTS OF LECTURES 37

38 Dr. Anas Aloum Planlamadan Uygulamaya, Tüm Ağız Restorasyonlarda Başarı Hikayesi From planning to execution. A success story in full mouth rehabilitations Ekim 2018, Pazar 21 October 2018, Sunday 10:00-11:00 Toplantı Salonu Meeting Hall Tam çene restorasyonlar metal alt yapılar üzerine akrilik, seramik gibi malzemeler yığılarak veya günümüzdeki gibi zirkonya altyapının monolitik veya feldspatik porselen tabakalanması ile yapılabilir. Akrilik protezlerin estetik ve uzun dönemdeki başarısının yetersizliği, restorasyonlarda tabakalanmış veya monolitik seramiklere geçişi hızlandırmıştır. Metal seramik restorasyonlar, porselen uygulamasını kolaylaştırmak ve restorasyonun implantlar üzerine uyumunu sağlayabilmek için segmentler halinde yapılmaktadır. Birbirinden ayrı segmentler halinde üretilen restorasyonlar gerektiğinde çıkarılabilir, porselen kırığının oluşması halinde tamir edilebilir. İmplant destekli protezlerde, özellikle büyük olan yapılarda çatlaklar, kırıklar ve kopmalar çok rastlanan ve çözülmesi zor bir konudur. Monolitik zirkonyanın büyük restorasyonlarda kullanılması, feldspatik porselen kullanımını elimine eder. Master model üzerinde üretilen metal kaide tek parça zirkonun içine yapıştırılarak distorsiyon sorunu çözülür. İyi uyumlanan tüm ark sabit restorasyonlarda ark üzerinde implantların splintlemesi, oklüzal yüklemelerde protezi tutan vidaların biyomekanik olarak avantajına olacağından daha az sayıda implant ile çözüm sağlanmasına izin verir. Vida deliğinin pozisyonunun değiştirilebilmesi; greft işlemlerine gereksinimi azaltmış ve siman tutuculu implant üstü restorasyon yapımını elimine etmiştir. Vida pozisyonunun implant aksına göre ayarlanabilmesi ve CAD/CAM ile yapılabilen monolitik zirkonya restorasyonlar; implant üstü restorasyonlarda yaşanılan birçok zorluğun önüne geçmiştir. Full arch restorations can be fabricated with metal frameworks layered with acrylic, metal ceramics or more lately zirconia that can be monolithic or layered with feldspathic porcelain. The esthetics and durability of acrylic prostheses are not optimal leaving the restorations layered with ceramic or largely ceramic to choose from. Metal ceramic restorations are more often fabricated in segments to facilitate porcelain application and fit of the restorations to implants. When the restorations are segmented the restoration can have the discrete segments removed and repaired should there be issues of porcelain breakage. With implant supported restorations, porcelain fracture or chipping is a common and difficult problem to manage this is more so with large restorative structures. The use of monolithic zirconia restorations for these large reconstructions eliminates the use of feldspathic porcelains, allows the restoration to be fabricated in one piece and allows a well fitting restoration as distortion is compensated for by luting of the bases into the restoration on a verified master cast. The use of full arch restorations also allows fewer implants to be placed due to splinting across the arch that results in a biomechanically advantageous loading pattern for the retaining screws and the implants. The ability to alter the position of the screw access reduces the need for grafting procedures and eliminates the use of cement to retain the restorations. The combination of being able to re direct screw access relative to the axis of an implant together with the ability to use CAD/CAM to manufacture monolithic Zirconia restorations are a solution for the most common complications when implant supported restorations are provided. 38

39 Dr. Marcelo Calamita Estetiğin öteki yüzü: Uzun Dönem Başarı İçin Gülüş Tasarımının Fonksiyonla Birleştirilmesi The other face of esthetics: integrating function into the smile design for long-term stability 21 Ekim 2018, 20 Ekim 2018, Cumartesi 20 October 2018, Saturday 11:00-12:00 Toplantı Salonu Meeting Hall Estetik dişhekimliği, bilimsel altyapı, klinik beceri, teknisyen deneyimi, hasta referansları ve takım iletişimini bir arada yapmayı gerektirir. Teşhis seansından, tedavi sonu kontrol seansına kadar olan süreçte, metodik bir yaklaşım ile mükemmel sonuçlar öngörülebilir hale gelir. Bu sunumda, bilimsel ve klinik verilere göre restoratif yaklaşım ve fonksiyonun kritik noktaları irdelenecektir. Uzun dönem korunabilir fonksiyon ve hasta memnuniyeti sağlamak için diş kesimi, ölçü ve okluzal uyumlama aşamalarının da üzerinden geçilecektir. Sunum başlıkları: Tedavi planı sırasında, estetik bir vakanın fonksiyonel, yapısal ve biyolojik yönleri ile incelenmesi Diş kesimi, ölçü ve simantasyon gibi klinik aşamaların incelenmesi Okluzyonun doğru tedavi planlamasına etkileri ve estetik tasarımla fonksiyonun biraraya getirilmesi High quality esthetic dentistry requires an approach that integrates scientific knowledge, clinical skills, technician s expertise, patient s preferences, and team communication. Excellence can become more predictable and consistent with the establishment of a methodical approach, from the accurate diagnosis until the control phase. Based on the scientific based/ clinical relevant binomial, it will be discussed the integration of some parameters of the restorative design with the critical aspects of function, with the purpose of clarify the decisionmaking process in this not always straightforward process of clinical negotiation. Also, it will be reviewed the key elements of precision during tooth preparation, impressions, and occlusal equilibration in order to surpass the patient s expectations, provide efficient function and long-term stability Lecture objectives Recognize the significance of the esthetic project during the treatment planning and its functional, structural, and biological implications. Critically review contemporary aspects of clinical procedures such as tooth preparation, impressions, and cementation. Understand the influence of a proper occlusal diagnosis and how to precisely incorporate the critical functional aspects into the esthetic design. 39

40 Dr. Andre Chen Zirkonya İmplantlar ve Dijital Diş Hekimliği Zirconia Dental Implants and Digital Dentistry 19 Ekim 2018, Cuma 19 October 2018, Friday 16:30-17:30 Toplantı Salonu Meeting Hall Diş hekimliği değişiyor. Dental implantolojide, dijital protokollere geçiş ve zirkonyum materyallerin kullanımı günümüzde yaygın olmakla beraber, gelecekte de gitgide artacağı kesin gözükmektedir. Dijital işlemler, klinik prosedürleri basitleştirirken tahmin edilebilirliği artırarak hastalara yarar sağlamaktadır. Dijital teknoloji aynı zamanda tek parça zirkonyum implant ve prefabrike kişisel abutment yapımı gibi ustalaşması-zor işlemleri tedaviye kazandırmakta, biyolojik ve fizyolojik olarak geleneksel yöntemlere de üstünlük sağlamaktadır. Estetik ve sosyal arenada zirkonyum implantlar, artık son seçenek değil, tercih edilen bir tedavi olarak implant-üstü restorasyonlarda kullanılmaktadır. Bu sunumda, dijital teknoloji ve zirkonyum materyalinin implant çevresi dokuların biyolojik, biyokimyasal, estetik ve fonksiyonel açıdan sağladığı yararlar anlatılacaktır. Dentistry is changing. Integration of digital protocols and Zirconia Materials are a present reality and a certain future in dental implantology. The state of digital art, essentially aims at simplifying clinical acts with greater predictability and speed, with clear benefit for the patient. Digital technology has also allowed integration of once hard-to-master technologies such as zirconia one-piece implants or the use of prefabricated customized abutments. It is in the area of Biology and Physiology that these digital technologies make a difference in relation to conventional ones. In the aesthetic and social arena Zirconia implants are no longer seen as a last resource therapy but are now viable options for implant supported rehabilitations In this context, this conference aims to show at what points the digital technology and zirconia came to help perimplant biology, confronting biochemistry, biology, aesthetics and function. 40

41 Dr. Florin Cofar Analog Düşünceyi Dijital Dünyaya Uyarlamak Adapting An Analogue Mindset To a Digital World 20 Ekim 2018, Cumartesi 20 October 2018, Satuday 16:00-17:00 Toplantı Salonu Meeting Hall Bu sunum geleneksel analog konseptler ve iş akışına uygun güncel dijital araçları inceleyecektir. Özellikle tam ağız rehabilitasyonlarda önemli 3 noktayı yoğunlaşacaktır; Doğal diş şekillerini kopyalamak ve doğal morfolojiyi monolitik restorasyonlara transfer etmek, Monolitik restorasyonlarda renk konusunu anlamak ve başarmak, Fonksiyonu restore ettiğimiz vakalarda uyum hassasiyeti ve iş akışı. Lecture will explore the digital toolkit available today for traditional analogue concepts and workflows. Specifically will relate to 3 important aspects of a complete rehabilitation. Copying natural shapes and transferring natural morphology to monolithic restorations. Understanding and managing color in monolithic restorations. Precision and workflow for defining the functional envelope, and restoring functional cases. 41

42 Dr. Andrea Fabianelli Modern ve Sürdürülebilir Klinik Rehabilitasyon için Additif Yaklaşım; Minik Adımlarla Yıldızlara Ulaşmak An Additive Bonded Approach For Modern and Clinically Sustainable Rehabilitation: Per parva ad astra 19 Ekim 2018, Cuma 19 October 2018, Friday 15:30-16:30 Toplantı Salonu Meeting Hall Günümüzde dental estetik deyince akla beyaz materyaller (seramik, kompozit vs.) ve minimal invaziv işlemler geliyor. Parsiyel seramik restorasyonlar ve polikristalin seramikler metal-seramik kuronların yerini alıyor. Hepimiz diş hekimliği kongrelerinde çoğunlukla mükemmel yapılmış ön bölge restorasyonlar veya endodontik tedavi ile kurtarılan dişlerin restorasyonlarını görüyoruz. Bununla beraber tüm ağız restorasyonlarında minimal invaziv girişimleri düşünebilir miyiz? Bu soruya cevap arıyoruz ve bu sunumda küçük seramik parçaları kullanarak nasıl tüm ağız rehabilitasyonları gerçekleştirilebileceğimizi gösteriyoruz. Minik minik değişikliklerle yıldızlara ulaşabilir miyiz? Nowadays dental esthetic means white materials ( ceramics, composites etc) and minimal invasivity. The use of partial ceramic restorations or polycristalline ceramics can withstand traditional metal ceramics crowns. When attending dental presentations is quite common to see fantastic restorations mainly in the anterior region ( maxillary incisors fi) or nice recovers of a post endo treated tooth but what about the use of mi techniques in wide oral rehabilitation? Can we match concepts mutated both from minimal invasivity and from extensive oral rehabilitations? This is our quest and the aim of this presentation is to illustrate how easily we can build oral reabilitations with the use of small piece of ceramics per parva ad astra 42

43 Dr. Mirela Feraru Gülüş Bölgesindeki Dişlerin Tedavisi: Son Gelişmeler Rehabilitation of Teeth at the Smile Zone State of the Art 20 Ekim 2018, Cumartesi 20 October 2018, Saturday 09:30-10:30 Toplantı Salonu Meeting Hall Gülüş bölgesindeki dişlerin tedavisi tedavi edilen dişin yapısal olarak bütünlüğünün ve sağlamlığının sağlanması ve aynı zamanda komşu dişlerle olan estetik uyumunun yakalanması gerektiği için her zaman zor olmuştur. Bu işlemler estetik düzenlemeler gerektirdiğinde daha da zorlaşmaktadır. Aynı arkta değişik altyapı tipleri restore edildiğinde zorluk iyice artmaktadır. Harmonik ve doğal görünümlü sonuçlar elde etmek için perio-restoratif tedavilerin değişik safhalarının planlanması çok önemlidir. Kullanılan materyalin dışında altyapının rengi ve şekli ve çevre dokularla restorasyonun biyolojik bütünleşmesini de dikkate almak gerekir. Son 10 yılda birçok materyal ve tekniğin geliştirilmesi aşağıdaki tedavilere yaklaşımda köklü değişikliklere yol açmıştır; - DSD ve visagism gibi dijital konseptlerle, ön planlamada çığır açılmıştır. - Lithium Disilicate gibi yeni seramik materyaller ile hem dişe yapıştığında yüksek dirence sahip, hem de doğal estetik sonuçlar yaratmak mümkün hale gelmiştir. Bu teknolojiler tedaviyi gerçekleştirecek ekibin, doku uyumu ve çevre dokuların sağlıklı cevabı ve yapısal dayanıklılıkla mükemmel estetik sonuçlar elde etmesini sağlar. Bu sunum, yukarıda bahsi geçen konsept ve teknolojilerin literatürdeki bilimsel güncel bilgilerle desteklenmiş zorlu klinik vakalarda kullanılmasını içermektedir. Restoring teeth at the smile zone has always been a challenging task due to the need to combine structural strength of the restored tooth with the aesthetic integration of the adjacent natural teeth. This challenge is even more prominent when the dentition requires an esthetic enhancement. In cases where different types of abutments should be restored at the same arch, the treatment is even more challenging. Advance planning for the different phases of the perio-restorative treatment is essential for a harmonious natural-looking result. To be taken into consideration is not only the type of material to be used in the restoration, but also the abutement type and color which must be analyzed, as well as the biologic integration of the whole restorative complex with the surrounding tissue. Several techniques and materials have been developed in the last decade resulting in a paradigm shift in these delicate treatments: The process of pre-planning has been revolutionized with the use of digital concepts such as DSD and Visagisam. New ceramic materials such as lithium disilicate - enable superior strength when adhesively bonded to the tooth structure and at the same time provide natural esthetics. Optical enhancement for the dentist through magnifying loops and microscopes facilitate the meticulous intra-oral operative procedures to a precision level previously unreachable. These technologies can lead the operative team to achieve outstanding results in terms of tissue integration and healthy response of the surrounding tissues, structural durability of the restored teeth and excellent esthetic results. The lecture will detail the implementation of the above mentioned concepts and technologies including Model Based Restoration and Cervical Contouring through a variety of esthetically challenged clinical cases backed by current scientific knowledge from the literature. 43

44 Dr. Haşmet Gökdeniz Dental İmplantların Çevresinde Sert ve Yumuşak Doku Korunmasında Estetik Yaklaşımlar Dental İmplantların Çevresinde Sert ve Yumuşak Doku Korunmasında Estetik Yaklaşımlar 20 Ekim 2018, Cumartesi 20 October 2018, Saturday 14:30-15:30 Toplantı Salonu Meeting Hall Günümüzde dental estetik deyince akla beyaz materyaller (seramik, kompozit vs.) ve minimal invaziv işlemler geliyor. Parsiyel seramik restorasyonlar ve polikristalin seramikler metal-seramik kuronların yerini alıyor. Hepimiz diş hekimliği kongrelerinde çoğunlukla mükemmel yapılmış ön bölge restorasyonlar veya endodontik tedavi ile kurtarılan dişlerin restorasyonlarını görüyoruz. Bununla beraber tüm ağız restorasyonlarında minimal invaziv girişimleri düşünebilir miyiz? Bu soruya cevap arıyoruz ve bu sunumda küçük seramik parçaları kullanarak nasıl tüm ağız rehabilitasyonları gerçekleştirilebileceğimizi gösteriyoruz. Minik minik değişikliklerle yıldızlara ulaşabilir miyiz? An implant bone restoration in harmony with the surrounding hard and soft tissue needs perfect bone and soft tissue during implant placement or has to be build up to this level. The predictability of aesthetic success depends on the volume of tissue loss present at the initiation of treatment. Diagnosis and appropriate treatment planning are critical in obtaining a successful outcome. Aesthetic restoration of anterior teeth with implant supported restorations is one of the most difficult procedures to execute. Aesthetic outcomes with implants in the anterior zone are based on many variables. The aim of the lecture to give correct guidelines and show the limits with implants from perfect condition to worst cases with high level lost of tissue. The materials and techniques will be discussed to understand as well as the biologic principals. Bone resorption following anterior tooth extraction often compromises gingival tissue levels for the implant restoration. Therefore to secure the volume-loss implants are very useful treatment tools. If the tooth to be replaced has not yet been removed, several determinations should be made prior to the extraction. Aesthetics is one of the major reasons why dentists use dental implants in their surgeries. However, achieving aesthetics with implant restorations is significantly more challenging than that with conventional restorations. According the treatment protocol, additional length of time required for treatment and additional costs that will be incurred. The clinician must also understand the patient s desires. A high smile line poses considerable challenges when planning for implant supported restorations in the aesthetic zone because the restoration and gingival tissues are completely displayed. In these types of clinical situations maximal efforts towards maintaining peri-implant tissue support throughout the planning, provisional, surgical and restorative phases will be required. In most cases the patient s knowledge is not enough to understand the required steps for an aesthetic tooth replacement; with this in mind it is important to establish clinical concepts with clearly defined parameters that lead to success with long term stability of the periimplant tissues. 44

45 Dr. Dan Herschbach Tek Günde Gülüş Hayalden Gerçeğe One Day Smile - From Fiction to Reality 19 Ekim 2018, Cuma 19 October 2018, Friday 13:45-14:45 Toplantı Salonu Meeting Hall Teknolojinin her yerde olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu sunumda, diş hekimleri olarak bizim, hayatımızı teknolojiyle nasıl daha iyiye götürebileceğimiz anlatılacaktır. Protetik işlemlerin dijitalize edilmesi ve analogdan dijitale geçmemiz gereken işlemlere odaklanacağız. Dijital ölçü teknikleri ve cad-cam teknolojisi kullanarak yüksek hassasiyet, yüksek kalite, mükemmel estetik elde etmek mümkün mü? İhtiyacımız olana uygun sistemi seçersek, tabii ki mümkün. Bununla beraber baştan sonra her basamağı dijital teknoloji ile yapılmış tek üyeden tüm ağız restorasyonlarına kadar pek çok farklı vaka örnekleri ele alınarak dijital dişhekimliğinin geldiği nokta ele alınacaktır. We are living in a world where technology is everywhere. In this lecture, I will show you how we, as dentists, can use the technology to make our dentist life better. I will focus on the digitalization of the prosthetics and show you what possibilities we have to change from the analog to digital. Is it possible to change a smile in one day? Is it possible to deliver high precision, high quality and high esthetics using digital impressions and the cad-cam technology? If you choose the right system for what u need, it is possible. I will also present some cases, done only with digital technology: from planning to final restoration, from single partial crown to full esthetic smiles. 45

46 Dr. Florin Lazarescu Geleneksel ve Dijital Yöntemlerle Estetik Dişhekimliği: Kliniğiniz İçin En İyi Yöntem Hangisi? Esthetic Dentistry in Digital or Traditional Way? What is The Best Way For Your Dental Practice? 21 Ekim 2018, Pazar 21 October 2018, Sunday 11:45-12:45 Toplantı Salonu Meeting Hall Hastaların gülüşünü başarılı bir şekilde restore etmenin verdiği kişisel ve profesyonel tatmin ve mutluluğun yerini hiçbirşey dolduramaz. Estetik dişhekimliğinin çeşitli disiplinlerini ele alan bu sunum, tam da bu tatminin nasıl elde edilebileceğini anlatmayı amaçlamaktadır. Konuşmacı, güncel bilimsel veriler ve klinik olarak ispatlanmış araştırmalar ışığında dinleyicilere estetik sonuçlar elde etmekteki artistik noktalara derin bir bakış sağlayacaktır. Sunumda estetik analiz, etkili bir tedavi planlaması, dijital dental fotoğrafçılığın uygulaması ve interdisipliner işbirliğinin önemi vurgulanacaktır. İlaveten, etkili tedavi protokolleri, ultra konservatif tedavi yaklaşım prensipleri, klinikte cad/cam teknolojileri, estetik bölgede implant ve yumuşak doku şekillendirmeleri ve minimal invaziv prosedürler incelenecektir. Nothing can replace the sense of professional fulfillment and personal reward that comes from successfully restoring a patients smile. This LECTURE, which serves as a complete primer on esthetic dentistry, is aimed at that precise reward. Informed by the latest scientific research and clinical evidence, the author will provide the listeners with keen insight into the artistic aspects essential to achieving a truly esthetic outcome. The lecture covers esthetic analysis, effective treatment planning, use of digital dental photography, and the importance of interdisciplinary collaboration. Further, outline effective treatment protocols, including the principles of ultraconservative restoration, in-office CAD/CAM technology, implant placement and soft tissue management in the esthetic zone, and the usage of minimally invasive procedures. 46

47 Dr. Giuseppe Marchetti Günümüzde İndirekt Restoratif Tedavilerde Gelenekselden Yenilikçi Yaklaşımlara Tedavi Alternatifleri The Indirect Restorative in 2018 from the Single Tooth to the Full Mouth Rehabilitation, from the Base to the Innovation 20 Ekim 2018, Cumartesi 20 October 2018, Saturday 12:00-13:00 Toplantı Salonu Meeting Hall Estetik indirekt restorasyonlar, konservatif ve protetik diş tedavileri arasındaki sınırı oluşturmaktadır. Bu pek çok hekimin sıkça karşılaştığı bir durumdur. Kolay ve tekrarlanabilir tekniklerle çalışmak, tutarlılık ve uzun dönem klinik başarıyı sağlamak açısından büyük önem taşımaktadır. Estetik dişhekimliğinde ön bölge indirekt restorasyonların tedavi planlaması ve klinik aşamaları; basit ve kompleks vaka örnekleriyle anlatılacaktır. Bunun yanında diş hekimleri, indirekt restoratif uygulamaların başarılı bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için gerekli bilgileri edineceklerdir. The Esthetic indirect restorative techniques are the boundary line between the conservative dentistry and prosthodontics, a boundary that everyone can reach today. The possibility of being able to master them, in a simple and repeatable way, ensures us to have stable results over time and leads to the long-term clinical success. Starting from the ideal treatment plan in Esthetic Dentistry, to get the description of all phases of rehabilitation, that characterize an indirect partial restorative approach in anteriors, the partecipant will be shown what to do, step by step, for all the phases of a rehabilitation either of simple cases or complex ones. Also the general dentist, then, can acquire the knowledge to manage the essential concepts for successful implementation of an indirect esthetic rehabilitation. 47

48 Dr. Gaetano Paolone Direkt Ön Bölge Uygulamaları Direct Anterior Procedures 19 Ekim 2018, Cuma 19 October 2018, Friday 11:15-12:15 Toplantı Salonu Meeting Hall Kompozit reçineler restoratif diş hekimliğinde en fazla kullanılan materyallerdir. Bu materyaller ilk piyasaya çıktıklarında ön dişlere yapılan tedavilere estetik yaklaşımı değiştirmiştir. İlk zamanlarda, estetik olmayan materyallerin beyaz alternatifi olarak görülürken günümüzde klinisyenler; farklı opal, floresan, transparanlık, translusensi, vizkozite, elastiklik ve tabii ki renk seçeneklerine sahip kompozitlerle çalışmaktadırlar. Bu durum zor ve sonuçları öngörülemez gözükse de, bu sunumda basitleştirilmiş bir metod anlatılacaktır. Klinik vakalar aşamalarıyla anlatılacak, direkt restorasyonlarda basit tekniklerle başarılı bir estetiğe nasıl ulaşılabileceği gösterilecektir. Composite resins are the most commonly used materials in restorative dentistry. When first introduced in dental practice, they began to change the esthetic approach to anterior teeth treatments. At first they simply represented a white alternative to unesthetic materials. Today, the clinician can select different materials depending on the characteristics required, such as opalescence, fluorescence, translucency, transparency, viscosity, elasticity, and, obviously, shade. Although this could be thought to be difficult and unpredictable a simplified approach will be presented. Through the analysis of several step-by- step clinical cases, the author point out that direct restorations could lead to successful esthetic outcomes with simple techniques. 48

49 Dr. Stavros Pelekanos Estetik Bölgede Transmukozal Kontur Oluşturulmasına Yönelik Tedavi Yöntemleri ve Yenilikler Treatment Modalities in Developing the Transmucosal Contour in the Esthetic Zone. What is New? 19 Ekim 2018, Cuma 19 October 2018, Friday 09:30-10:30 Toplantı Salonu Meeting Hall Dişhekimleri icin henüz dişi bile çekmeden yapılacak implantın yeni biyolojik genişliği ve transmukozal profilinin sağlanması için doğru metodu seçmek büyük bir zorluktur. İmplantın immediyat yerleştirilmesi, iyileşme başlığının immediyat yerleşimi, immediyat yükleme/flebin kapatılmasına ilişkin kararlar büyük önem taşımaktadır. Estetik bölgedeki implant vakalarının çoğunda implant üstü restorasyonda yüksek estetik ve doğal görünüm elde edebilmek için sert ve/veya yumuşak dokuda modifikasyonlar gerekebilmektedir. Zamanlama, materyal seçimi, tedavi metodu ve protetik restorasyon tipi özellikle ince diş eti biyotipine sahip hastalarda karar aşamasını daha komplike hale getirmekte ve sonucu etkilemektedir. Bu sunumda özellikle ön bölgede zor implant vakalarında implant bölgesi yönetimi; günümüz bilgileriyle çeşitli materyallerin biyolojisi, abutment seçimi (kişisel vs prefabrike, vidalı, simante) anlatılacak ve optimum estetik sonuçlara ulaşmanın yolları tartışılacaktır. Son olarak, klinik vaka örnekleriyle yeni yaklaşımlar hakkında konuşulacaktır. It is a great challenge for the clinician to choose a methodology before even tooth extraction for the establishment of the new biologic width and transmucosal profile of the future implant. It is of great importance the decision-making regarding immediate implant placement or not after extraction, immediate placement of the healing abutment, immediate loading or complete coverage of the site. The soft and/ or hard tissue enhancement in the majority if not all of the cases in the esthetic zone is absolutely necessary in order to achieve a highly esthetic and natural appearance of the implant crown. The timing, the material selection and the treatment modality, as well as the type of the prosthetic restoration further complicate the decision-making and affect the final result, especially in patients with thin biotype. This presentation will focus on the methodology of the implant site development, especially in demanding esthetic cases, on today s knowledge of the biology of different materials, abutment selection (customized vs. prefabricated abutments, screw- vs. cementretained), and give some guidelines to achieve optimum esthetic results. Finally, new approaches with the help of clinical case presentations will be discussed. 49

50 Dr. Orcan Yüksel Dental İmplantların Çevresinde Sert ve Yumuşak Doku Korunmasında Estetik Yaklaşımlar Esthetic Considerations Related to Bone and Soft Tissue Maintenance and Development Around Dental Implants 20 Ekim 2018, Cumartesi 20 October 2018, Saturday 14:30-15:30 Toplantı Salonu Meeting Hall İmplant uygulamalarında implant-yumuşak doku-restorasyon arasındaki uyumu yakalayabilmek için henüz implantın yerleştirilmesi aşamasında yeterli kemik ve yumuşak dokunun bulunması gerekmektedir. Tedavinin başlangıcındaki mevcut dokunun kaybı tedavinin estetik başarısını belirler. Başarılı bir sonuç için teşhis ve tedavi planlaması çok önemlidir. İmplant destekli estetik restorasyonlar gerçekleştirilmesi en zor işlemlerdendir. Ön bölge implantlarda estetik sonuçlar birçok değişkene bağlıdır. Bu sunumun amacı, iyi durumdan çok kötü kemik kaybı olan durumlara kadar değişik vakalarda implantların limitlerini belirtmek ve doğru rehber bilgiler vermektir. Biyolojik prensipler yanısıra materyal ve teknikler tartışılacaktır. Ön bölge dişlerde çekim sonrası kemik rezorbsiyonu dişeti seviyelerinde problemler yaratmaktadır. Bu yüzden kemik kaybını önlemek için implantlar çok kullanışlı tedavi araçlarıdır. Çekimi planlanan diş henüz çekilmediyse, çekim öncesi bir çok değerlendirme yapılmalıdır. Diş hekimlerinin cerrahilerinde implantları kullanmalarının en büyük sebebi estetiktir. Ancak, implant çevresi estetiği sağlamak doğal dişlere göre çok daha zordur. Tedavi protokolüne göre ilave tedavi süreci ve masraflar eklenecektir. Hekim aynı zamanda hastasının isteklerini de anlamalıdır. Yüksek gülüş hattı vakalarında dişler ve dişetleri görünür durumda olduğundan estetik bölgedeki implant planlaması çok daha zorludur. Bu tip klinik durumlarda, planlama sırasında peri implant doku korunması için, geçici restorasyon, cerrahi ve restoratif süreçte maksimum efor sarfedilmelidir. Çoğu vakada hastaların klinik süreçteki adımlar ile ilgili bilgisi yeterli değildir, bu yüzden peri implant dokuların uzun dönem kalıcılığının olduğu başarılı sonuçları sağlayan parameterlere sahip klinik konseptler oturtulmalıdır. An implant bone restoration in harmony with the surrounding hard and soft tissue needs perfect bone and soft tissue during implant placement or has to be build up to this level. The predictability of aesthetic success depends on the volume of tissue loss present at the initiation of treatment. Diagnosis and appropriate treatment planning are critical in obtaining a successful outcome. Aesthetic restoration of anterior teeth with implant supported restorations is one of the most difficult procedures to execute. Aesthetic outcomes with implants in the anterior zone are based on many variables. The aim of the lecture to give correct guidelines and show the limits with implants from perfect condition to worst cases with high level lost of tissue. The materials and techniques will be discussed to understand as well as the biologic principals. Bone resorption following anterior tooth extraction often compromises gingival tissue levels for the implant restoration. Therefore to secure the volume-loss implants are very useful treatment tools. If the tooth to be replaced has not yet been removed, several determinations should be made prior to the extraction. Aesthetics is one of the major reasons why dentists use dental implants in their surgeries. However, achieving aesthetics with implant restorations is significantly more challenging than that with conventional restorations. According the treatment protocol, additional length of time required for treatment and additional costs that will be incurred. The clinician must also understand the patient s desires. A high smile line poses considerable challenges when planning for implant supported restorations in the aesthetic zone because the restoration and gingival tissues are completely displayed. In these types of clinical situations maximal efforts towards maintaining periimplant tissue support throughout the planning, provisional, surgical and restorative phases will be required. In most cases the patient s knowledge is not enough to understand the required steps for an aesthetic tooth replacement; with this in mind it is important to establish clinical concepts with clearly defined parameters that lead to success with long term stability of the peri-implant tissues. 50

51 Vaka analizleri ve takip edilmesi gereken protokoller Altyapının hazırlanması - Materyaller Ön tabakalama ve Kromanın elde edilmesi Dişlerin tabakalanması ve fırınlanması Yüzey dokusu oluşturma ve düzeltmelerin yapılması Tabakalama Şekil verme, yüzey tekstürü, glazür ve son manuel cilalama Teslim Cdt. Jose Antonio Pamplona Kroma, Şekil ve Yüzey Dokusu Chroma, Shape and Texture 21 Ekim 2018, Pazar 21 October 2018, Sunday 14:00-15:00 Toplantı Salonu Meeting Hall Lecture on the analysis of cases and protocols to follow Making the structure. Materials Pre Layering and firing of the chroma Layering and firing of teeth Tooling of textures and corrections Layering Shapes, textures, glazing and final manual polishing Delivery of degrees 51

52 Dr. Öğr. Üyesi Bora Korkut A dan Z ye Anterior Kompozit Restorasyonlar Composite Restorations in Anterior Aesthetics 20 Ekim 2018, Cumartesi 20 October 2018, Saturday 11:00-13:30 Kurs Salonu Workshop Hall Her geçen yıl hastaların daha estetik beklentisinin artışı ve minimal invaziv yaklaşımın yaygınlaşması ile direkt rezin kompozit restorasyonlar daha da popüler hale gelmiştir. Tek seansta bitirilebilen ve bir çok vakada preparasyon dahi yapılmadan uygulanma imkanı veren direkt rezin restorasyonlar ile diş dokularının tabakalanmasından makro ve mikro yüzey özelliklerine kadar birçok ileri estetik detay da hekimler tarafından restorasyon yüzeyine uygulanabilmektedir. Kuron kırığı restorasyonları, diastema kapama restorasyonları ve tam veneer restorasyonlar ön bölgede direkt rezin kompozit restorasyonların estetik uygulama alalarıdır. Önceleri indirek seramik restorasyonlara kıyasla dayanıksız olma ve kolay renklenme gibi eleştirilere maruz kalan direkt rezin restorasyonlar, doğru endikasyon ve uygulama protokolü ile artık rutin klinik uygulamalarda uzun dönem başarısını kanıtlamış tedavi seçeneklerinden biridir. Son yıllarda mekanik ve optik özellikleri daha da geliştirilen rezin kompozitler ile tek bir renk tonu kullanılarak dahi estetik ve fonksiyonel restorasyonlar yapılabilmektedir. Bu sunumda direkt rezin kompozit restorasyonlar tüm yönleriyle ele alınarak, klinik uygulama prosedürleri vakalar üzerinden anlatılacaktır. Sonrasında model üzerinde canlı uygulama ile bir kuron kırığı restorasyonu yapılacaktır. Direct resin composite restorations have become more popular with the desire of the patients for the minimally invasive perfect looking smile make-over every year. These restorations emulate the natural dental tissues very well as the dentists have many advantages such as single appointment treatment, usually no need of any preparations and macro and micro surface characteristics management. Crown fracture restorations, diastema closure restorations and full veneer restorations are the aesthteic indications for direct composite resins in anterior region. These restorations were criticized as having some disadvantages such as instability and discoloration compared to ceramic restorations formerly. However with correct indication and application protocol, these restorations have proved the long-term success in clinical applications. Recently, with the developments in mechanical and optical properties of the resin composites, aesthetic and functional restorations can be done with using even only one shade. In this lecture direct resin composite restorations are going to be discussed in detail and clinical application protocols are going to be told using case presentations. Following that, a live demonstration of a direct composite restoration of a crown fracture is going to be done. 52

53 SÖZEL BİLDİRİLER ORAL PRESENTATIONS Sözel Bildiri Oturumları, 19 Ekim 2018, Cuma günü Sözel Bildiriler Salonu nda gerçekleştirilecektir. Oral Presentation Sessions will be held on 19 October 2018, Friday in the Oral Presentations Hall. 53

54 OP-01 MOLAR-KESER HİPOMİNERALİZASYONLU HASTADA MİNİMAL İNVAZİV YÖNTEMLE ANTERİOR ESTETİĞİN SAĞLANMASI: BİR OLGU SUNUMU Hatice Tepe, Özgür Irmak Osmangazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Eskişehir AMAÇ: Molar-keser hipomineralizasyonu (MIH), sistemik hastalıklar sonucu meydana geldiği düşünülen bir veya daha fazla daimi birinci molar diş ile birlikte keser dişlerde de görülen mine hipoplazileridir. Bu olgu sunumunda MIH bulunan hastanın mikroabrazyon yöntemiyle estetik olarak rehabilitasyonu amaçlanmıştır. GEREÇ-YÖNTEM: Ön dişlerinde beyaz ve kahverengi leke şikayetiyle kliniğe başvuran 17 yaşındaki kadın hastanın yapılan klinik muayenesinde #11, #16, #21, #26, #32, #41, #42 numaralı dişlerinde hipomineralize alanlar ve #11 numaralı dişinde insizal kırık tespit edildi. İlk seansta %35 lik ofis tipi beyazlatma (Whiteness HP, FGM, Brazil) 2 set 15 er dakika olmak üzere uygulandı. Bir hafta sonra beyazlatma işlemi aynı şekilde tekrarlandı. Üçüncü seansta #11, #21, #32, #41, #42 numaralı dişlere aşındırma yapmadan 60 s boyunca mikroabrazyon pastası (Opalustre, Ultradent, USA) uygulandı. İstenilen sonuç alınamayan #41 ve #42 numaralı dişlerin bukkal yüzeyleri ince grenli elmas frezle (60-74µ) aşındırıldıktan sonra mikroabrazyon işlemi tekrarlandı. Dördüncü seansta,#11, #21, #32, #41 ve #42 numaralı dişler iki aşamalı total-etch adeziv (Single Bond, 3M ESPE) ve supra-nano dolduruculu kompozit rezin (Estelite Sigma Quick, OA1, A1, CE, Tokuyama, Japan) ile restore edildi. Tüm seanslarda lastik örtü (OptraDam Plus, Ivoclar) ile izolasyon sağlandı. Okluzyon kontrolü ve gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra restorasyonun cilası tamamlandı. SONUÇLAR: Molar-keser hipomineralizasyonu bulunan hastalarda beyazlatma işlemiyle kombine edilen mikroabrazyon tekniği daha invaziv yaklaşımlar yerine tercih edilebilir. Bu uygulamayla demineralize alanlarda kavite preperasyonu yapılmadan diş yapısı korunur, çürük ilerlemesi durdurulabilir ve estetik olarak kabul edilebilir sonuçlar alınabilir. Ayrıca koyu renkli demineralize kavitasyonların kompozit rezinlerle maskelenmesi de kolaylaşır. 54

55 OP-01 RESTORATION OF ANTERIOR ESTHETICS OF A MOLAR-INCISOR HYPOMINERALIZED PATIENT USING MINIMAL INVASIVE METHOD: A CASE REPORT Hatice Tepe, Özgür Irmak Osmangazi University Faculty of Dentistry, Restorative Dentistry Department, Eskisehir PURPOSE: Molar-incisor hypomineralization (MIH) is a common developmental condition resulting in enamel defects in first permanent molars and permanent incisors. In this case report, we aimed to restore esthetics of the patient with MIH using micro-abrasion method. CASE DESCRIPTION: A 17-year-old female patient consulted the clinic presenting white-brown colored hypomineralized areas on teeth #11, #16, #21, #26, #32, #41 and #42 and incisal fracture on tooth #11.In the first session, 35% of inoffice whitening (Whiteness HP, FGM, Brazil) was applied for 2 sets of 15 minutes. This bleaching procedure was repeated a week later. In the third session, after teeth color was determined, isolation was achieved using a rubber dam (OptraDam Plus, Ivoclar). A micro-abrasion paste (Opalustre, Ultradent, USA) was applied to teeth #11, #21, #32, #41 and #42 for 60 s without bur-grinding. Microbrasion procedure was repeated for the teeth #41 and #42 with initial grinding of the buccal surfaces with a fine-grit diamond bur (60-74μ). In the fourth session, teeth #11, #21, #32, #41 and #42 were restored with a two-step total etch adhesive (Single Bond, 3M ESPE) and a supra-nano-filled resin composite (Estelite Sigma Quick, OA1, A1, CE, Tokuyama, Japan). Isolation was provided with rubber dam (OptraDam Plus, Ivoclar) in all sessions. After the occlusion control and necessary adjustments, the restorations were polished. CONCLUSION: Whitening combined with microabrasion technique could be preferred over more invasive approaches in patients with MIH.With this technique, in demineralised areas tooth structure is conserved, caries progression could be arrested and esthetically acceptable results could be obtained. Moreover, it also facilitates the masking of darkcolored demineralized cavities with resin composites. 55

56 OP-02 FARKLI RESTORATİF MATERYALLER KULLANILARAK YAPILAN RESTORASYONLARIN 1 YILLIK KLİNİK PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ Hacer Balkaya, Soley Arslan, Kanşad Pala Erciyes Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Kayseri, Türkiye AMAÇ: Bu klinik çalışmanın amacı bir yüksek viskoziteli güçlendirilmiş cam iyonomer, bir bulkfill kompozit rezin ve bir mikrohibrit kompozit rezinin sınıf II kavitelerdeki bir yıllık klinik performansının değerlendirilmesi idi. GEREÇ-YÖNTEM: Bu klinik çalışmada, 54 hastaya üç farklı restoratif materyal (Charisma Smart Kompozit-CSK; Filtek Bulk Fill Posterior Restorative-FBF; Equia Forte Fil-EF) kullanılarak toplamda 109 adet sınıf II restorasyon yapıldı. Kompozit rezin restorasyonlar yapılırken tek bir adeziv sistem (Single Bond Universal) kullanıldı. Restorasyonlar, başlangıçta, 6 ay ve bir yılın sonunda modifiye USPHS kriterleri kullanılarak retansiyon, renk uyumu, kenar renklenmesi, anatomik form, kontak noktası, kenar uyumu, sekonder çürük, postoperatif hassasiyet ve yüzey yapısı açısından değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmada elde edilen veriler Ki-kare, Fischer ve Mc Nemar testleri kullanılarak analiz edildi. Bir yıl sonunda yapılan 109 restorasyonun, 103 tanesinin takibi yapılabilmiştir. İlk 6 ay boyunca restorasyonlarda değerlendirilen kriterlerde herhangi bir değişiklik gözlenmemiştir. Bir yılın sonunda ise kompozit restorasyonlarda (FBF ve CSK) küçük değişiklikler gözlenirken, tüm kriterler için materyallerin klinik performansları arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark gözlenmemiştir (p>0.05). Bununla birlikte, 1 yıllık değerlendirmede kenar renklenmesi, sekonder çürük ve postoperatif hassasiyet dışındaki tüm parametrelerde EF grubu ile FBF ve CSK grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmuştur (p<0,05). SONUÇ: Sonuç olarak Sınıf II kavitelerde bulkfill kompozit rezinler ve geleneksel kompozit rezinler, yüksek viskoziteli güçlendirilmiş cam iyonomerler ile karşılaştırıldıklarında daha başarılı klinik performans sergilemişlerdir. Bu materyallerin uzun dönem klinik performansı için daha fazla çalışma gerekmektedir. 56

57 OP-02 ONE-YEAR CLINICAL EVALUATION OF THE RESTORATIONS MADE USING DIFFERENT RESTORATIVE MATERIALS Hacer Balkaya, Soley Arslan, Kanşad Pala Department of Restorative Dentistry, Erciyes University, Faculty of Dentistry, Kayseri, Turkey OBJECTIVE: The aim of this clinical study was to evaluate one-year clinical performance of a high-viscosity reinforced glass ionomer material, a bulkfill composite resin and a microhybrid composite resin in Class II restorations. MATERIALS-METHODS: 109 Class II restorations were performed in 54 patients using three different restorative materials (Charisma Smart Composite-CSC; Filtek Bulk Fill Posterior Restorative-FBF; Equia Forte Fil-EF). Single Bond Universal adhesive was used with composite resin restorations. Restorations were evaluated using modified USPHS criteria in terms of retention, color match, marginal discoloration, anatomic form, contact point, marginal adaptation, secondary caries, postoperative sensitivity and surface structure at baseline, six-month and one year. RESULTS: The data were analyzed using Chi-Square, Fischer and Mc Nemar tests. At the end of one year, 103 restorations of 109 restorations made, could be followed. No changes were observed for each criteria assessed during the first 6 months. At the end of one year, there were small changes in composite restorations (FBF and CSC), but no statistically significant difference was observed between the clinical performances of this materials for all criteria (p> 0.05). However, there was statistically significant difference between EF, FBF and CSC groups in all parameters except marginal discoloration, secondary caries and postoperative sensitivity in one year evaluation (p <0,05). CONCLUSION: Bulkfill composite resins and conventional composite resins show more successful clinical performance than high-viscosity reinforced glass ionomers in Class II cavities. Further studies are needed for long-term clinical performance of these materials. 57

58 OP-03 HAVA BASINCININ ÜNİVERSAL ADEZİVLERİN DENTİN BAĞLANMA DAYANIMI ÜZERİNE ETKİSİ Buket Karalar, Nurcan Özakar İlday, Yusuf Ziya Bayındır Atatürk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, farklı hava basınçlarında universal adeziv sistemlerin dentine makaslama bağlanma dayanımını araştırmaktır. MATERYAL-METOD: Çalışmada 120 adet 6 ay içinde çekilmiş, çürüksüz insan molar dişi kullanıldı. Dişler her grupta 10 tane olmak üzere toplamda 4 gruba rastgele seçilerek ayrıldı. Düz dentin yüzeyleri elde edildi. Bu çalışmada 3 adet universal adeziv sistem kullanıldı: G-Premio Bond ( GC Corp, Tokyo, Japan), Clearfil Universal Bond Quick (Kuraray Noritake Dental Inc., Okayama, Japan) ve Scotchbond Universal ( 3M ESPE, St. Paul, MN, USA). Hava basıncı 20 Psi, 40 Psi ve 60 Psi olacak şekilde bir manometre yardımıyla ayarlandı. Her adeziv sistem için bir kontrol grubu oluşturularak basınç uygulanmadı. Kompozit rezinler (3M Universal Restoratif 200, 3M ESPE Dental Products, St. Paul, MN, USA), dentin yüzeyleri üzerine 3 mm çapında kalıplar kullanılarak bir LED cihazı ile (Woodpecker LED.D, Guilin Woodpecker Medical Instrument Co, Guangxi, China) polimerize edildi. Üniversal bir test cihazı (Instron 3344, Instron Corp, Wilmington, ABD) kullanılarak örneklerin makaslama bağlanma dayanımı ölçüldü. Veriler ANOVA ve Duncan post hoc testi ile 0,05 anlamlılık düzeyinde analiz edildi. BULGULAR: En yüksek bağlanma değerleri 20 Psi basınçla uygulanan Clearfill grubunda (17,52 ± 4,46 MPa), en düşük bağlanma değerleri G-Premio kontrol grubunda (5,52 ± 1,30 MPa) bulundu. Bonding uygulanan gruplarda 20 ve 60 Psi basınçta istatistiksel olarak anlamlı fark görüldü. (p< 0,05) G-premio örnekleri, Clearfill ve Scotchbond örneklerine göre daha düşük makaslama bağlanma değerlerine sahipti. Scotchbond uygulanan örneklerde 60 Psi basınçta, Clearfill örneklerinde 20 Psi, G-Premio örneklerinde ise 40 Psi basınçta istatistiksel olarak anlamlı en yüksek değerler elde edildi. (p<0,05) SONUÇ: Farklı içerik ve kimyasal yapıya sahip bonding sistemlerinin bağlanma dayanımı değerleri açısından en uygun basınçta hava uygulaması göz önünde bulundurulmalıdır. 58

59 OP-03 THE EFFECT OF AIR BLOWING PRESSURE ON DENTIN BOND STRENGTH OF UNIVERSAL ADHESIVES Buket Karalar, Nurcan Özakar İlday, Yusuf Ziya Bayındır Department of Restorative Dentistry, Faculty of Dentistry, Ataturk University, Erzurum, Turkey AIM: The aim of this study was to investigate the dentin bond strength of universal adhesive systems at different air blowing pressures. MATERIALS-METHODS: 120 freshly-extracted, non-carious human molars were used in this study. The teeth were randomly divided into 4 groups with 10 samples in each group. Flat dentin surfaces were prepared. Three universal adhesives were used: G-Premio Bond (GC Corp, Tokyo, Japan), Clearfil Universal Bond Quick (Kuraray Noritake Dental Inc., Okayama, Japan) and Scotchbond Universal (3M ESPE, St. Paul, MN, USA). The air-blowing pressure was fixed on 20, 40 and 60 Psi with the help of a manometer. An unpressurized group was assigned as a control group in each adhesive system. Composite resins (3M Universal Restoratif 200, 3M ESPE Dental Products, St. Paul, MN, USA) were polymerized with an LED device (Woodpecker LED.D, Guilin Woodpecker Medical Instrument Co, Guangxi, China) using molds 3 mm in diameter on the dentin surfaces. The shear bond strength were measured by using with a universal testing machine (Instron 3344, Instron Corp, Wilmington, ABD). The data were analyzed at a significance level of 0,05 with ANOVA and Duncan s post hoc tests. RESULTS: The highest bonding values were observed in the Clearfill group (17,52 ± 4,46 MPa) applied at 20 psi pressure and the lowest bonding values were found in the G-Premio control group (5,52 ± 1,30 MPa). A statistically significant difference was observed between the applied bonding groups at 20 and 60 Psi pressure. (p< 0,05) G-premio samples had lower shear bond values than Clearfill and Scotchbond. The highest values were obtained at 60 Psi pressure in Scotchbond applied samples, 20 Psi in Clearfill samples and 40 Psi in G-Premio samples. (p<0,05) CONCLUSIONS: Optimal air pressure should be considered in terms of bonding strength values of adeziv systems with different content and chemical structure. 59

60 OP-04 GELENEKSEL BİR CAM İYONOMER SİMAN ÜZERİNE YÜZEY KORUYUCULARI UYGULANDIKTAN SONRA MATERYALİN SU EMME VE SUDA ÇÖZÜNÜRLÜĞÜ Merve Nur Yılmaz 1, Pınar Gül 1, Ahmet Kızıltunç 2 1 Atatürk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Erzurum 2 Atatürk Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyokimya Ana Bilim Dalı, Erzurum AMAÇ: Bu çalışmada konvansiyonel bir cam iyonomer siman üzerine uygulanan farklı yüzey koruyucu materyallerin cam iyonomer simanın su emilimi ve suda çözünürlüğü üzerine etkisinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. GEREÇ-YÖNTEM: Cam iyonomer materyalden EQUIA Forte (GC,Tokio,Japan) 2 mm derinliğinde 8 mm çapında kalıplar kullanılarak toplam 60 örnek hazırlandı. Örnekler rastgele altı alt gruba ayrıldı ve beş farklı yüzey koruyucu materyal örnek yüzeylerine uygulandı. Diğer grup herhangi bir yüzey koruyucu uygulanmadan kontrol grubu olarak ayrıldı. (Grup 1: Kontrol, Grup 2: Scotchbond Universal Adhesive (3M ESPE, St. Paul, MN, ABD), Grup 3: Petroleum jelly (Vaseline, Hindistan Lever Ltd.), Grup 4: BisCover LV (Bisco, Schaumburg, IL, ABD), Grup 5: EQUIA Forte Coat (GC, Tokyo, Japonya), Grup 6: Final Varnish LC (VOCO, Cuxhaven, Almanya). Yüzey koruyucuları üretici firma talimatlarına göre uygulandı ve ISO 4049 standartlarına göre su emme ve suda çözünürlük testlerine tabi tutuldu. Örnek ağırlıkları 1 ve 7 günlük periyotlarda ölçüldü. Verilerin istatistiksel analizi tek yönlü varyans analizi, Tukey post-hoc test, Kruskal-Wallis ve Mann-Whitney U Testleri kullanılarak yapıldı (α=0,05). BULGULAR: Tüm yüzey koruyucuların her iki zaman periyodunda da kontrol grubuna göre su emilimini azalttığı ancak çözünürlük açısından yüzey koruyucular arasında anlamlı farklılık bulunmadığı belirlendi. (p>0,05). SONUÇ: Cam iyonomer siman restorasyonu takiben yüzey koruyucu uygulanması klinik olarak önerilebilir. 60

61 OP-04 WATER SORPTION AND SOLUBILITY OF A CONVENTIONAL GLASS IONOMER CEMENT AFTER THE APPLICATION OF SURFACE COATING AGENTS Merve Nur Yılmaz 1, Pınar Gül 1, Ahmet Kızıltunç 2 1 Ataturk University, Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dental Treatment,Erzurum 2 Atatürk University, Faculty of Medicine, Department of Medical Biochemistry, Erzurum PURPOSE: The purpose of this study was to compare the effect on sorption and solubility of a conventional glass ionomer cement after the application of different surface coating agents. MATERIAL-METHODS: A conventional glass ionomer cement (EQUIA Forte) was used for this study. Sixty disc shaped specimen (8 mm x 2 mm) were prepared from material. Specimens were divided six subgroups and five different coating systems were applied on specimen surfaces. Other group was used as control group (n=10). (Group1: Control, Group2: Scotchbond Universal Adhesive (3M ESPE, St. Paul, MN, USA), Group 3: Petroleum jelly (Vaseline, Hindistan Lever Ltd.), Group 4: BisCover LV (Bisco, Schaumburg, IL, USA), Group 5: EQUIA Forte Coat (GC, Tokyo, Japan), Group 6: Final Varnish LC (VOCO, Cuxhaven, Germany). All specimens were prepared according to the manufacturer s instructions and subjected to water sorption and solubility tests based on the ISO 4049 requirements. In the study, weight changes of specimens were determined after water immersion for 1 and 7 days. Data were analyzed by one way ANOVA, post-hoc Tukey HSD test, Kruskal-Wallis and Mann-Whitney U Tests (α=0.05). RESULTS: It was found that all surface coating agents reduced water absorption compared to the control group in both time periods, but there was no significant difference between the surface coating agents in terms of solubility. CONCLUSION: Surface coating application after glass ionomer cement restoration can be clinically recommended. 61

62 OP-05 ADEZİV UYGULAMA SÜRESİNİN UZATILMASININ MAKASLAMA BAĞLANMA DAYANIMI ÜZERİNE ETKİSİ Selin Nacak, Buket Karalar, Nurcan Özakar İlday Atatürk Üniversitesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Erzurum AMAÇ: Bu çalışmanın amacı; üniversal adezivlerin uygulama zamanlarının uzatılmasının, makaslama bağlanma dayanımı üzerine etkisinin araştırılmasıdır. GEREÇ-YÖNTEM: Çalışmamızda 63 adet çürüksüz insan molar dişi kullanıldı. Oklüzal kısımda yüzeyel dentin açığa çıkarıldıktan sonra; örnekler rastgele olacak şekilde, kullanılan adezivlere ve uygulama sürelerine göre 9 gruba ayrıldı [ (n=7) Single Bond Universal (3M ESPE, St.Paul, MN, ABD), One Coat 7 Bond (Coltène Whaledent, Altstätten, İsviçre), All-Bond (Bisco, Inc. Schaumburg, ABD), 5sn, 10sn, 20sn ]. Bulk-fil kompozit (X-tra fil (Voco, Cuxhaven, Almanya)) kullanılarak tek tabaka halinde 4 mm yüksekliğinde ve 3 mm çapındaki kalıplar yardımıyla restoratif kısmı tamamlandı ve LED cihazıyla (Elipar Free Light (3M ESPE)) polimerize edildi. Örnekler 24 saat 37 C suda bekletildikten sonra üniversal test cihazına yerleştirildi. Restoratif materyalin kırılma anındaki en yüksek makaslama bağlanma dayanım değerleri not edildi. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi tek yönlü ANOVA ve Duncan çoklu karşılaştırma testleri kullanılarak yapıldı; p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR: En yüksek (8,35±1,90) ve en düşük (4,99±2,67) makaslama bağlanma dayanım değerleri All-Bond 20 saniye ve 10 saniye uygulama süreli gruplarda gözlenmiştir. All-Bond grubunda istatistiksel anlamda farklılık gözlenirken, diğer guruplarda istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. SONUÇ: Uygulama süresinin arttırılması All-Bond grubunda makaslama bağlanma dayanımını anlamlı oranda yükseltmiştir. Single Bond ve One Coat 7 Bond gruplarında ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Üniversal adezivlerin uygulama sürelerinin, makaslama bağlanma dayanımına etkisiyle ilgili daha fazla çalışmaya ihtiyaç duyulmaktadır. 62

63 OP-05 THE EFFECT OF PROLONGED APPLİCATİON TİME ON THE RESİN-DENTİN SHEAR BOND STRENGTH Selin Nacak, Buket Karalar, Nurcan Özakar İlday Department of Restorative Dentistry, Atatürk University, Erzurum, Turkey PURPOSE: The aim of this study was to examine the effect of prolonged application time on the resin-dentin shear bond strength (SBS). MATERIALS-METHODS: Caries-free sixty three human molars were used. Then superficial dentin was exposed by wet abrasion and assigned into nine groups (n=7) on the different universal adhesives; Single Bond Universal (3M ESPE, St.Paul, MN, USA), One Coat 7 Bond (Coltène Whaledent, Altstätten, Switzerland), All-Bond (Bisco, Inc. Schaumburg, USA) and the application time; 5s, 10s, 20s. Composite build-ups were made with the bulk-fil composite X-tra fil (Voco, Cuxhaven, Germany) in one layer 4 mm length, 3 mm diameter. The dentin adhesives and resin composite were polymerized with a light-emitting diode (LED) Elipar Free Light (3M ESPE). After immersion in water at 37 C for 24 h, the specimens were subjected to shear bond strength study under universal testing machine. The maximum shear bond strengths were noted at the time of fracture (de-bonding) of the restorative material. The results were analyzed statistically by using one-way ANOVA and Duncan s post-hoc analysis at a significance level of 5%. RESULTS: The highest and the lowest SBS values were observed in the All bond groups (8,35±1,90) and (4,99±2,67) applied 20s and 10s. A statistically significant difference was observed between All-bond groups. There was no significant difference in the other groups. CONCLUSION: Increasing the application time significantly improved the bond strength of All-bond group; however, it had no significant effect on the bond strength of Single Bond and One Coat 7 Bond groups. Further research is needed to determine the effect of universal adhesives and the application time on shear bond strength. 63

64 OP-06 DENTİN HASSASİYET GİDERİCİ AJANLAR VE ND-YAG LAZER UYGULAMASININ İKİ SELF ETCH ADEZİVİN DENTİNE MAKASLAMA BAĞLANMA DAYANIMINA ETKİSİ Merve İşcan Yapar 1, Neslihan Çelik 1, Büşra Özdemir 1, Esra Kul 2, Funda Bayındır 2 1 Atatürk Üniversitesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Erzurum 2 Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Atatürk Üniversitesi, Erzurum AMAÇ: Bu çalışmanın amacı; dört farklı hassasiyet giderici ajanın ve Nd-YAG lazer uygulamasının dentine uygulanan iki self-etch adezivin makaslama bağlanma dayanımına etkisinin incelenmesidir. GEREÇ-YÖNTEM: Bu çalışmada 96 adet yeni çekilmiş insan üçüncü molar dişi kullanıldı. Dişle-rin dentin yüzeyini açığa çıkarmak için mine dokuları kaldırıldı. Dişler rastgele 6 gruba ayrıldı (n=16). Dört farklı dentin hassasiyeti giderici ajan(gluma Desensiziter, Biflorid12, D/Sense Crystal, FGM Desensibilize) üretici talimatlarına göre uygulandı. Bir gruba Nd-YAG lazer uygulandı (1 W, 10 Hz, 60 s). Kontrol grubuna is hassasiyet giderici ajan uygulanmadı. Her grup kendi içinde iki alt gruba ayrıldı (n=8). Clearfil SE bond (Kuraray, Medıca, Inc, Tokyo, Japan) ve G-Premio bond ( GC Corporation, Tokyo, Japan) dentin yüzeylerine uygulandı. Kompozit rezin(grandioso,voco, Cuxhaven,Germany) silindirik kalıplarda dentin yüzeyine uygulandı (3x2mm). Hazırlanan örnekler 37 C de 24 saat distile suda bekletildi. Makaslama bağlanma dayanımı ölçüm testleri universal çek-me-basma test sistemi (Instron 3382, USA) kullanılarak yapıldı. Verilerin analizi tek yönlü varyans analizi (One-Way ANOVA),Tukey çoklu karşılaştırma testi ve bağımsız örneklem t testi kullanılarak yapıldı (α=0.05). BULGULAR: Biflorid12 uygulanan grup iki self etch adezivde de Gluma ve kontrol gruplarına göre önemli derecede düşük makaslama bağlanma değeri gösterdi (p<0.05). En yüksek makaslama bağ-lanma değeri Gluma grubunda bulundu ve bu fark istatistiksel olarak diğer gruplardan anlamlıydı. İki self etch adezivin tüm gruplardaki makaslama bağlanma değerleri arasında anlamlı bir fark bulu-namadı (p>0.05). SONUÇ: Lazer uygulaması ve gluma hariç hassasiyet giderici ajanlar makaslama bağlanma değerleri-ni azaltmıştır. Gluma dentine olan bağlanma değerlerini olumsuz etkilemediğinden bu ajan, klinikte güvenle kullanılabilir. 64

65 OP-06 THE EFFECT OF DENTIN DESENSITIZING AGENTS AND ND-YAG LASER ON THE SHEAR BOND STRENGTH OF TWO SELF-ETCH ADHESIVES TO DENTIN Merve İşcan Yapar 1, Neslihan Çelik 1, Büşra Özdemir 1, Esra Kul 2, Funda Bayındır 2 1 Department Of Restoratıve Dentıstry, Ataturk Unıversty, Erzurum 2 Department of Prosthodontıc Dentıstry, Ataturk Universıty, Erzurum OBJECTIVES: The aim of this study was to evaluate the effect of four different dentin desensitizing agents and Nd-Yag laser application on the shear bond strength (SBS) of two self- etch adhesives to dentin. MATERIALS-METHODS: Ninety-six intact human third molar teeth were used in this study. The buccal enamel tissues of teeth were removed for expose dentin surface. The teeth were randomly divided into 6 treatment groups (n=16). Four different dentin desensitizing agents (Gluma De-sensiziter, Biflorid12, D/Sense Crystal, FGM Desensibilize) were applied to dentin surfaces accord-ing to manufacturers instructions. The laser group was irradiated by Nd:YAG laser (1 W, 10 Hz, 60 s). No desensitizing treatment was applied to control group. Each groups were divided the two sub-groups (n=8). Clearfil SE bond (Kuraray, Medıca, Inc, Tokyo, Japan) and G-Premio bond (GC Cor-poration, Tokyo, Japan) was applied to dentin surfaces. A composite resin (GrandioSo,Voco, Cux-haven,Germany) was applied to dentin surfaces by means of cylindrical tubes (3x 2mm). Prepared specimens were stored in distilled water at 37 C for 24 hours. SBS test were performed by using Universal Tension/Compression Testing Machine (Instron 3382, USA). Data analyzed with One-Way Analysis of Variance (One-Way ANOVA), post hoc Tukey test and independent samples t test (α=0.05). RESULTS: Biflorid12 group bonded to dentine with two self-etch agents showed significantly lower SBS values compared with control and Gluma groups (p<0.05). The highest mean SBS was found in the Gluma group and this difference was statistically significant from the other groups. There was no significant difference between SBS of two bonding self-etch adhesives all groups (p>0.05). CONCLUSION: Laser application and desensitizing agents without Gluma decreased SBS values. Since Gluma did not affect negatively the SBS to dentin, this agent can be safely used clinically. 65

66 OP-07 MİNE REMİNERALİZASYONU ÜZERİNE KİTOSANIN ETKİSİ Kübra Cantürk, Selin Nacak, Nurcan Özakar İlday Atatürk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye AMAÇ: Bu çalışmanın amacı,dişlerin asitli içecekle demineralizasyonu sonrası kitosanın çeşitli konsantrasyon ve sürelerde diş minesinin mikrosertliğine etkisini in vitro olarak incelemektir. GEREÇ YÖNTEM: Çalışmada 35 adet çürüksüz, insan molar dişi kullanıldı. Örnekler; mesiodistal yönde ortadan ikiye bölündü ve 70 örnek elde edildi.hazırlanan 70 örneğin Vickers mikrosertliği HMV-2 (Microhardness Tester DIGITAL FM-800, Bangkok,Tayland ) ile ölçüldü, 10sn için 50g yük. İlk ölçümler yapıldıktan sonra örnekler 7 alt gruba ayrıldı. (n=10) Gruplardan biri kontrol grubu olarak ayrıldı. Diğer gruplarda hazırlanan mine blokları yumuşak bir içeceğe daldırılarak erozyona maruz bırakıldı (Coca Cola ph 2.8, Ribeira o Preto, Brazil); 1 hafta süreyle günde 3 kez 5 er dakika. Her eroziv daldırmadan sonra örnekler distile su ile yıkandı ve yapay tükürükte bekletildi. 1 hafta erozyona maruz bırakılmadan sonra örnekler kitosan çözeltilerinde 2 ve 4 dakika süresiyle bekletildi. Kitosan ( Sigma- Aldrich, ABD) çözeltileri (1 mg / ml, 3 mg / ml ve 5 mg / ml) 24 saat sürekli karıştırma altında %1 asetik asit içinde biyopolimerin çözülmesiyle hazırlandı.kitosan çözeltilerinde bekletilen örneklerin mikrosertlik ölçümleri yeniden yapıldı. Veriler Tek Yönlü Varyans Analizi (One-Way ANOVA), Duncan testi ve pair t testi ile analiz edildi (α = 0.05). BULGULAR: En yüksek VHN değeri 5 mg/ml 4 dk. Kitosan uygulanan grupta elde edilmiştir.( ± 26.45) Kola uygulama sonrası örneklerin VHN sertlik değerlerinde önemli oranda azalma görülmüştür. Kitosan uygulamaları remineralizasyonu olumlu yönde etkilemiştir. Bu etki mg/ml ve süreyle doğru orantılı olarak artmıştır. SONUÇ: Kitosan uygulamaları asitli içecek tüketimi sonucunda diş minesinde meydana gelen VHN sertlik değerlerindeki azalmayı pozitif yönde etkileyerek artan sertlik değerleri elde edilmesini sağlamıştır. 66

67 OP-07 THE EFFECT OF CHITOSAN ON ENAMEL REMINERALIZATION Kübra Cantürk, Selin Nacak, Nurcan Özakar İlday Department of Restorative Dentistry, Faculty of Dentistry, Ataturk University, Erzurum, Turkey AIM: The aim of this study is to evaluate the in vitro effect of chitosan (concentration and time of action) treatment on enamel demineralization after immersion in a soft drink. MATERIAL METHOD: In this study, thirty-five non-caries, extracted human molar teeth were used.the coronary portion of samples were cut on the mesiodistal directions and 70 samples were obtained. The 70 prepared samples were measured with Vickers microhardness HMV-2 (Microhardness Tester DIGITAL FM-800, Bangkok, Thailand), load of 50g for 10s.. After the first measurements were made, samples were divided into 7 subgroups (n = 10). One of the groups was assigned as a control group. Enamel blocks were subjected to erosive challenges by immersion in soft a drink (Coca Cola, ph 2.8, Ribeira o Preto, Brazil) during 5 min, 3 times per day for 1 week. After each erosive immersion, the enamel blocks were washed with distilled water and immersed in an artificial saliva. After being exposed to erosion for 1 week, it was left to stand for 2 and 4 minutes in chitosan solutions. Chitosan(Sigma-Aldrich, ABD) solutions (1 mg/ml, 3 mg/ml, and 5 mg/ml) were prepared by dissolving the biopolymer in 1% acetic acid under constant stirring for 24 h.the microhardness measurements of the samples kept in the chitosan solutions were made again. Data analyzed with One-Way Analysis of Variance (One-Way ANOVA), Duncan test and pair t test (α=0.05) RESULTS: The highest VHN value was 5 mg/ml for 4 min.between chitosan applied groups ( ± 26.45). There was a significant decrease in VHN hardness values of samples after cola immersion. Chitosan applications affected remineralization positively. This effect was increased in mg/ml and in a proportional with time. CONCLUSION: Chitosan applications have significantly increased the reduction in VHN hardness values that occur in enamel as a result of consumption of acidic beverages. 67

68 OP-08 ÜÇ FARKLI RESTORATİF MATERYALİN SONLU ELEMANLAR STRES ANALİZİ İLE DEĞERLENDİRİLMESİ Nurullah Türker, Mehmet Mustafa Özarslan Akdeniz Üniversitesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Antalya, Türkiye AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, üç farklı restoratif materyalden üretilen bir kuron yapısı üzerinde çeşitli yüklerin neden olduğu stres dağılımı ve deformasyon seviyelerinin sonlu elemanlar analizi ile değerlendirilmesidir. GEREÇ-YÖNTEM: Prepare edilmiş formda bir santral diş, siman ve 2,5 mm mesiale uzantılı bir kuron yapısı Rhinoceros 5 (Robert McNeel & Associates, Seattle, USA) yazılımı aracılığıyla 3 boyutlu olarak modellendi. Diş ve restoratif materyallere ait sınır şartları literatür verilerine dayanılarak tanımlandı. Kuron materyali için 3 ayrı test grubu oluşturmak üzere resin nano seramik (LavaTM Ultimate, Ivoclar Vivadent), lityum disilikat (IPS e.max Press Ivoclar Vivadent), zirkonya (IPS e.max ZirCAD Ivoclar Vivadent) materyal özellikleri tanımlandı. Kuron yapısı üzerine 250 N büyüklüğünde farklı pozisyon ve açılar ile kuvvetler uygulandı. BULGULAR: Stres değerleri arasında anlamlı farklılıklar gözlendi. Doğrudan uzantı üzerine uygulanan yüklemeler daha yüksek gerilmelerin oluşmasına neden oldu. Farklı yüklemelerde en yüksek stres değerleri lityum disilikat ve zirkonya materyallerinde gözlendi. Genel olarak en düşük stresler resin nano seramik materyali üzerinde oluşurken, en yüksek deformasyon miktarı yine bu materyal üzerinde gözlendi. SONUÇ: Ön bölgede yapılan diastema kapatma işleminde kuron uzantısı üzerinde temaslar elimine edilmelidir. Çalışmada test edilen materyaller göz önünde bulundurulduğunda diastema kapatma işlemi yapılması durumunda resin nano seramik materyali tercih edilmelidir. 68

69 OP-08 EVALUATION OF THREE DIFFERENT RESTORATIVE MATERİALS BY FINITE ELEMENT ANALYSIS Nurullah Türker, Mehmet Mustafa Özarslan Akdeniz University, Department of Prosthodontics, Antalya, Turkey PURPOSE: The aim of this study is to use finite element analysis to evaluate the stress distribution and deformation levels caused by various loads on a crown manufactured from three different restorative materials. MATERIAL-METHODS: A central tooth in the prepared form, cement and a crown structure with 2.5 mm mesial extension were modeled in 3D using Rhinoceros 5 software (Robert McNeel & Associates, Seattle, USA). Boundary conditions of teeth and restorative materials were defined based on literature data. Material properties of Resin nano ceramic (LavaTM Ultimate, Ivoclar Vivadent), lithium disilicate (IPS e.max Press Ivoclar Vivadent) and zirconia (IPS e.max ZirCAD Ivoclar Vivadent) were defined to form three separate test groups for the crown material. The crown structure was subjected to forces of 250 N in different positions and angles. Stress distributions were recorded as numerical values and visual data. RESULTS: Significant differences were observed between stress values. The loads applied directly on the extension caused higher stresses to be formed. The highest stress values were observed in lithium disilicate and zirconia materials in different loads. In general, while the lowest stresses were formed on the resin nano ceramic material, the highest amount of deformation was observed on this material. CONCLUSION: In the process of closing the diastema made in the front region, the contacts on the crown extension should be eliminated. Considering the materials tested in the study, resin nano ceramic material should be preferred in case of diastema closure. 69

70 OP-09 BİR İNDİREKT KOMPOZİTİN FİBERLE GÜÇLENDİRİLMİŞ REZİN KOMPOZİT MATERYALE BAĞLANTI DAYANIMLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ Işın Kürkçüoğlu, Hakkı Cenker Küçükeşmen Süleyman Demirel Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi A.D., Isparta, Türkiye AMAÇ: Bu çalışmanın amacı farklı yüzey işlemlerinin bir indirekt kompozit ile fiberle güçlendirilmiş kompozit rezin materyali arasındaki bağlantı kuvvetlerine etkisini araştırmaktır. GEREÇ-YÖNTEM: Elli adet kare şekilde hazırlanmış fiberle güçlendirilmiş rezin (Trinia, Bicon) örnek, bir yüzeyi bağlantı için açıkta kalacak şekilde soğuk akril içerisine gömüldü. Örnekler yüzeyleri 600 ve 1200 grit lik zımpara ile zımparalandıktan sonra 5 gruba ayrıldı (n=10) ve 4 farklı yüzey işlemi uygulandı: 1. Grup: Kontrol grubu (yüzey işlemi uygulanmadı). 2. Grup: Kumlama grubu (110 μm lik alüminyum oksitle 15 sn kumlama) 3. Grup: CoJet (3M ESPE) sistemi ile silika kaplama 4. Grup: Sülfürik asitle 60 sn dağlama. 5: Grup: %25 lik hidrojen peroksit uygulaması. Farklı yüzey işlemleri uygulanmış örneklerin yüzeylerine 3 mm çapında ve 4 mm yüksekliğinde indirekt kompozit (Ceramage, Shofu) silindirler üretici firmanın tavsiyeleri doğrultusunda bağlandı. Distile suda 24 saat bekletildikten sonra örneklere bir üniversal test cihazında bağlantı bozulana kadar 1mm/dk hızla kuvvet uygulandı ve makaslama bağlantı kuvveti değerleri ölçüldü. Veriler tek yönlü ANOVA ve Dunnett T3 testi ile (α=0,05) analiz edildi. BULGULAR: Bağlantı kuvveti değerleri ortalamaları kontrol grubunda 18,66 MPa, kumlama grubunda 28,08 MPa, CoJet grubunda 26,39 MPa, sülfürik asit grubunda 12,33 MPa ve hidrojen peroksit grubunda 23,07 MPa olarak ölçüldü. Bağlantı değerleri yüzey işlemlerine göre kıyaslandığında kontrol grubu ile kumlama, CoJet ve sülfürik asit grupları arasındaki farkın istatistiksel olarak önemli olduğu saptandı (p<0,05). SONUÇ: Bu in-vitro çalışmanın sınırları dahilinde kumlama ve silika kaplama yüzey işlemlerinin, test edilen indirekt kompozit ile fiberle güçlendirilmiş kompozit rezin yüzeyleri arasındaki bağlantı değerlerini artırdığı sonucuna varıldı. 70

71 OP-09 EVALUATION OF BOND STRENGTHS OF AN INDIRECT COMPOSITE TO A FIBER REINFORCED RESIN COMPOSITE MATERIAL Işın Kürkçüoğlu, Hakkı Cenker Küçükeşmen Süleyman Demirel University, Faculty of Dentistry, Department of Prosthodontics, Isparta, Turkey PURPOSE: The aim of this study was to evaluate the effects of different surface treatment methods on the bond strengths between an indirect composite and fiber-reinforced composite resin materials. MATERIALS-METHODS: Fifty square shaped fiber reinforced composite resin (Trinia, Bicon) specimens were embedded in cold-cure acrylic resin exposing one of their surfaces for bonding. The surfaces of the specimens were ground with 600 and 1200-grit silicone carbide papers and then divided into 5 groups (n=10): 1. Control group (no surface treatment). 2. Airborne particle abrasion (with 110 μm aluminum oxide for 15 seconds). 3. Silicoating with CoJet System (3M ESPE). 4. Sulfuric acid etching for 60 seconds. 5. Application of hydrogen peroxide (25%). After the surface treatments, indirect composite (Ceramage, Shofu) rods (3 mm in dimeter and 4 mm high) were bonded to the surfaces of the specimens following the instructions of the manufacturers. The specimens were kept in distilled for 24 h, then they were subjected to bond strength testing at a cross-head speed of 1mm/min until failure and the shear bond strengths were measured. Data were analyzed using one-way ANOVA and Dunnet s T3 tests (α=0.05). RESULTS: The mean shear bond strengths were measured as MPa in the control group, MPa in the airborne particle abrasion group, MPa in the CoJet group, MPa in the sulfuric acid group and MPa in the hydrogen peroxide group. Comparison of the bond strengths among the groups in terms of surface treatments revealed that there were statistically significant differences between the control group and sandblasting, CoJet and sulfuric acid groups (p<0.05). CONCLUSION: Within the limitations of this in vitro study it was concluded that surface treatments including airborne particle abrasion and silicoating increased the bond strengths between the indirect composite tested and fiber reinforced composite resin surfaces. 71

72 OP-10 POSTERİOR MATRİS İLE ANTERİOR ESTETİK: DİASTEMA OLGU SUNUMLARI Gül Yıldız Telatar, Makbule Gamze Atıcı Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Rize AMAÇ: Anterior diastema tedavilerinde direkt kompozit restorasyonlar; ekonomik olması, tek seansta bitirilmesi ve kabul edilebilir estetik sağlaması nedeniyle sıklıkla tercih edilen bir yöntemdir. Direkt kompozit uygulamalarında sıklıkla kullanılan şeffaf matris bantlar veya silikon anahtar model ile diastemalar kapatılabilmektedir. Konturlu ve metal olması nedeniyle posterior bölgede sıklıkla kullanılan matrisler, anterior diastema tedavilerinde dişlerin mezyal konturunun daha iyi şekillendirilmesini sağlayabilmektedir. Bu olgu sunumunun amacı; üst ve alt çene anterior bölgedeki diastemaların posterior matris bantları kullanarak direkt kompozit ile tedavisi sonrası, restorasyonların 3 aylık klinik başarısının FDI (Dünya Dişhekimleri Birliği) kriterlerine göre değerlendirilmesidir. GEREÇ-YÖNTEM: Çalışmaya, 42 yaşında üst çene anterior diastemaları ve 35 yaşında alt çene orta hat diasteması olan 2 kadın hasta dahil edildi. Dişlerin renk seçimi ve izolasyonunun ardından dişlerin yüzeylerine 30 saniye fosforik asit (Scotchbond; 3M ESPE, Minn, ABD) uygulandı. Daha sonra diş yüzeylerine adeziv rezin (Clearfil SeBond, Kuraray, Tokyo, Japonya) sürüldü ve 20 saniye LED (Woodpecker Medical Instrument, Guilin, Çin) ışık cihazı ile polimerize edildi. Posterior matris bandı (Tor VM, Moskova, Rusya) kullanarak A2 body ve mine renklerindeki nanofil kompozit (3M Espe Filtek Ultimate, St. Paul, ABD ) üretici firmanın önerileri doğrultularında dişlerin mezyal yüzeylerine tabakalı olarak uygulandı. Aşındırıcı diskler (OptiDisc,Kerr,İsviçre ) kullanılarak bitirme ve polisaj işlemleri gerçekleştirildi. BULGULAR: 3 ay sonra kontrole gelen hastalarda restorasyonların başarısı FDI kriterlerine göre değerlendirildi. Buna göre; tüm değerlendirme kriterleri açısından üst ve alt çenede yer alan restorasyonlar arasında fark gözlenmedi. Yapılan restorasyonların mezyal konturunda herhangi bir kırığa ve renk değişikliğine rastlanmadı. SONUÇ: Konturlu, yumuşak metalden yapılmış ve dişeti oluğuna zarar vermeyen posterior matrisler hekime büyük kolaylık sağlayarak hem üst hem alt çene anterior bölgedeki geniş aralıklı diastemaların direkt kompozit ile tedavisinde başarı ile kullanılabilir. 72

73 OP-10 ANTERIOR ESTHETICS WITH POSTERIOR MATRIX: PRESENTATIONS OF DIASTEMA CASES Gül Yıldız Telatar, Makbule Gamze Atıcı Recep Tayyip Erdogan University, Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dentistry, Rize AIM: Direct composite restorations in diastema treatments is often preferred because of its economical, completion in single visit and acceptable aesthetics. Diastemas can be closed with mylar strip or silicone key models used in direct composite applications. Because of the contoured and metal, matrices frequently used in the posterior region can provide better mesial contour of teeth in the anterior diastema treatments. The purpose of this case presentation is to evaluate the 3-month clinical success of the restorations according to FDI (World Dental Federation) criteria after the direct composite treatment using the posterior matrix bands of the maxillary and mandibular anterior diastemas. MATERIALS-METHODS: Two female patients with a 42-year-old maxillary anterior diastema and a 35-year-old mandibular midline diastema were included in the study. After shade selection and isolation, the tooth surfaces were treated with phosphoric acid (Scotchbond;3M ESPE,Minn,USA) for 30 seconds. Then, the adhesive resin (Clearfil SeBond,Kuraray,Tokyo,Japan) was applied on the tooth surfaces and polymerized with LED light (Woodpecker Medical Instrument,Guilin,China) for 20 seconds. Using a posterior matrix band (Tor VM,Moscow,Russia) the A2 body and enamel nanofil composite resin shades were layered on mesial surfaces of the teeth according to manufacturer. Finishing and polishing processes were carried out using abrasive discs (OptiDisc,Kerr,Switzerland). RESULTS: After 3 months, the success of the restorations in the control patients was evaluated according to the FDI criteria. According to this; there was no difference between restorations in maxillary and mandibular teeth in terms of all evaluation criteria. No restoration fracture and color changes were observed in the mesial contour of the restorations. CONCLUSION: The use of contoured, soft metal posterior matrices that has no damage on the gingival margin, can be used successfully with direct composite treatment of large diastemas in both maxillary and mandibular anterior regions by providing great facility of clinicians. 73

74 OP-11 YÜZEY ÖRTÜCÜLERİN TERMO-MEKANİK YAŞLANDIRMA SONRASI BULK-FİLL VE GELENEKSEL KOMPOZİTLERİN MİKROSIZINTISI ÜZERİNE ETKİSİ Rabia Yurdan, Magrur Kazak, Nazmiye Dönmez, Evrim Eligüzeloğlu Dalkılıç Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hakimliği Fakültesi AMAÇ: Bu çalışmanın amacı iki farklı yüzey örtücü ve bir dentin bağlayıcı ajanın, termo-mekanik yaşlandırma sonrası, bulk-fill ve geleneksel kompozit rezinin mikrosızıntısı üzerine etkisini değerlendirmektir. GEREÇ-YÖNTEM: 40 adet çekilmiş, çürüksüz 3. molar diş kullanıldı. Her bir dişin mesio-okluzal ve disto-okluzal yüzeyine sınıf II kaviteler hazırlandı. 20 diş bulk-fill kompozit (Filtek Bulk Fill (FBF) (3M-ESPE, USA) ile 20 diş geleneksel kompozit (Estelite Posterior (EP), Tokuyama Dental, Japan) ile restore edildi. Dişler 24 saat distile suda bekletildikten sonra farklı yüzey örtücülerine göre 4 alt gruba ayrıldı [BisCoverLV(BISCO, USA), PermaSeal Composite Sealer(Ultradent, USA), All Bond Universal(BISCO, USA), Kontrol). Daha sonra termo-mekanik olarak yaşlandırılan örnekler 24 saat %0.5 lik bazik fuksin de bekletildi. Boya sızıntısını değerlendirmek için dişler mesio-distal olarak kesildi ve 0-3 sızıntı skoruna göre değerlendirildi. İstatistiksel analiz için Mann-Whitney U ve Kruskal-Wallis testleri kullanıldı (p<0.05). BULGULAR: FBF-Kontrol EP-Kontrol arasında hem okluzal hemde gingival duvarlarda istatistiksel olarak fark gözlendi (p <0.05). FBF-BisCover, EP-BisCover a göre, hem gingival hemde okluzal duvarlarda daha az mikrosızıntı göstermiştir (p <0.05). FBF-PermaSeal, EP-PermaSeal a göre hem gingival hemde okluzal duvarlarda daha az mikrosızıntı göstermiştir (p <0.05). FBF-All-Bond Universal ile EP-All-Bond Universal arasında hem gingival hemde okluzal duvarlarda fark gözlenmemiştir(p> 0.05). FBF-Kontrol ile FBF-PermaSeal, FBF-BisCover, FBF-All-Bond Universal arasında fark olmamasına rağmen (p>0.05), EP-Kontrol, EP-All-Bond ve EP-PermaSeal arasında hem gingival hemde okluzal duvar arasında fark gözlenmiştir (p <0.05). EP-Kontrol ile EP-BisCover arasında fark gözlenmemiştir (p>0.05). SONUÇ: Bulk-fill materyali geleneksel kompozite göre daha az mikrosızıntı göstermiştir. Farklı yüzey örtücü materyalleri, geleneksel kompozitlerin mikrosızıntısını değiştirir iken, bulk-fill materyallerin mikrosızıntısını etkilememiştir. 74

75 OP-11 EFFECT OF SURFACE SEALANTS ON MICROLEAKAGE OF BULK-FILL AND CONVENTIONAL COMPOSİTE RESINS AFTER THERMO-MECHANICAL AGING Rabia Yurdan, Magrur Kazak, Nazmiye Dönmez, Evrim Eligüzeloğlu Dalkılıç Bezmialem Vakıf University Faculty of Dentistry AIM: The purpose of this study was to evaluate the effects of two different surface sealant and one dentin bonding agent on the microleakage of bulk-fill and conventional composite resins after thermo-mechanical aging. MATERIALS-METHODS: 40 extracted, non-carious human third molars were selected. Class II cavities were prepared on mesio-occlusal and disto-occlusal surfaces of each teeth. 20 teeth were restored with a bulk-fill composite (Filtek Bulk Fill (FBF) (3M-ESPE, USA) while the other 20 teeth were filled with a conventionl composite (Estelite Posterior (EP), Tokuyama Dental, Japan). Teeth were stored in distilled water for 24 hour and seperated into four subgroups according to different surface sealents [BisCoverLV(BISCO, USA), PermaSeal Composite Sealer(Ultradent, USA), All Bond Universal(BISCO, USA), Control). Then the teeth were thermo-mechanically aged. The samples were immersed in 0,5 % basic fuschin for 24 h. Teeth were sectioned mesiodistally and evaluated for dye penetration. Leakage was scored as 0 to3. Statistical analysis was performed by Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis tests (p<0.05). RESULTS: There was a statistically significant difference between FBF-Control and EP-Control in both gingival and occlusal walls (p<0.05). FBF-BisCover showed less microleakage than EP-BisCover in both gingival and occlusal walls (p<0.05) Less microleakage was observed in FBF-PermaSeal than in EP-PermaSeal in both gingival and occlusal walls. (p<0.05) No statistically significant difference was observed between FBF-All-Bond Universal and EP-All-Bond Universal in both gingival and occlusal walls (p>0.05). While there was no significant difference between FBF-Control and FBF- PermaSeal, FBF-BisCover, FBF-All-Bond Universal groups (p>0.05), significant differences were found between EP- Control, EP-All-Bond and EP-PermaSeal groups in both gingival and occlusal walls (p<0.05). There was no significant difference between EP-Control and EP-BisCover (p>0.05). CONCLUSION: Bulk-fill material showed less microleakage than conventional composite. While, different surface sealent materials changed the microleakage scores of conventionel composites, they did not change the microleakage of bulk fill materials. 75

76 OP-12 KOMPOZİT VE LİTYUM DİSİLİKAT ENDOKRON RESTORASYONLAR: OLGU SUNUMU Alper Özdoğan Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi A.D. Erzurum, Türkiye Endodontik tedavi görmüş dişler uzun yıllar ağızda kalabilmek için protetik restorasyonlara ihtiyaç duymaktadır. Büyük miktarda madde kaybına uğramış dişlerde yapılacak dolgunun düşmeden ağızda kalabilmesi veya takibinde kron yapılabilmesi için kök kanalından destek alınarak post yerleştirilmesi gerekmektedir. Post işleminde kök duvarından madde uzaklaştırılmakta, bu durum da yapısal olarak zayıflamış dişi iyice dayanıksız hale getirmektedir. Takip eden yıllarda postun gevşemesi, dişin kırılması gibi problemler ortaya çıkabilmektedir. Günümüzde bu tür olumsuzlukların önüne geçebilmek için endokron restorasyonlar güncel ve konservatif bir tedavi yöntemi olarak geliştirilmiştir. Endokron restorasyonlar dişin kök kanal tedavisini takiben sadece pulpa boşluğundan destek alınarak monolitik estetik materyallerden üretilen ve adeziv simanlar ile dişe simante edilen bir tedavi şeklidir. Endokron restorasyonlar ile hem daha az madde kaybı olmakta hem de ileri teknolojik sistemler ile monolitik materyallerden üretildiği için ağızdaki kuvvetlere karşı daha dayanıklı estetik uygulamalar yapılabilmektedir. Bu olgu sunumunda iki farklı estetik materyal kullanılarak restore edilmiş endokronların preparasyon, modelasyon ve restorasyon aşamaları anlatılacaktır. 76

77 OP-12 COMPOSITE AND LITHIUM DISILICATE ENDOCROWN RESTORATIONS: CASE REPORT Alper Özdoğan Department of Prosthodontics, Faculty of Dentistry, Atatürk University, Erzurum, Turkey Endodontically treated teeth require prosthetic restorations for a long time survive in the mouth. A large amount of material loss in the teeth, the post should be placed to the root canal because the filling can stay along on the mouth or the crown restoration can be made following. In the post placement, the materials remove from the root dentin, which in turn makes the structurally weakened tooth very unstable. In the following years problems can be occurred like loosening of the post, tooth breakage. Today, endocrown restorations have been developed as a current and conservative treatment method in order to avoid such problems. Endocrown restorations are a treatment method, which are made of monolithic aesthethic materials and are cemented to teeth by adhesive cements that are supported only from pulp cavity at following treatment root channel of teeth. With, endocrown restorations, both, the losing material is decreased and the aesthetic restorations have more strength against stresses on mouth because, endocrown restorations are made of monolithic materials with advanced technological systems. In this case report, the stages of preparation, modeling and restoration of endocrowns restored using two different aesthetic materials will be explained. 77

78 78

79 OP-13 THE FIVE MINUTE PHOTOSHOP SMILE SIMULATION. A SIMPLIFIED TECHNIQUE FOR THE GENERAL PRACTITIONER. Ahmed Abyad, Ghida Lawand Department of Oral Rehabilitation Sciences, Beirut Arab University, Beirut, Lebanon Smile design is a powerful tool that allows for planning the case and trying out various outcomes before actually touching the teeth. Various Smile design techniques have been described in the literature but most require the use of expensive software which are not available to the average dental practitioner. One of the most powerful tools available to anyone is Adobe Photoshop, previously Mclaren et al provided an indepth explanation of a smile designing method that could be used utilizing this software. This method however requires high knowledge of operating Adobe Photoshop in terms of layers transparencies and requires training to create templates for the final simulation. In this presentation the speaker will propose the use of only 4 tools in Adobe Photoshop which do not require the manipulation of layers or templates. These tools are the liquify, clone, heal, and brush. 79

80 OP-14 DİŞ HEKİMLİĞİ EĞİTİMİNİN ÖĞRENCİLERİN AĞIZ HİJYENİ DAVRANIŞLARI ÜZERİNE ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Hatice Özdemir, Tuğçe Kavaz Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Erzurum AMAÇ: Bu çalışmanın amacı diş hekimliği eğitimi süresince öğrencilere ağız-diş sağlığıyla ilgili verilen eğitimin, öğrencilerin kişisel ağız hijyeni davranışlarına etkisini incelemektir. GEREÇ-YÖNTEM: Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde eğitim gören birinci, üçüncü ve beşinci öğrencilerini içeren toplamda 332 öğrenciye anket yapılmış ve veriler sınıflara göre yüzde olarak hesaplanmıştır. Anket formu; öğrencilerin cinsiyet, yaş, dişlerini fırçalama sıklığı, dişlerini fırçalama yöntemleri, diş fırçalama süreleri, sabahları dişlerini fırçaladıkları zaman aralığı, akşamları dişlerini fırçaladıkları zaman aralığı, hangi tip diş fırçası kullandıklarını, ne sıklıkla diş hekimi kontrolüne gittiklerini, diş fırçalarını ıslatıp ıslatmadıklarını, öğrencilerin; diş ipi, ara yüz fırçası, kürdan, misvak, ağız duşu, gargara gibi yardımcı ağız hijyen gereçlerinin kullanım durumunu ve kendi ağız hijyeni durumlarını değerlendirmelerini isteyen bilgileri içermektedir. BULGULAR: Elde edilen araştırma verileri, belirli sorulara verilen yanıtlarda sınıflar arasında istatistiksel farklılıklar olmadığını göstermiştir. SONUÇ: Diş hekimliği eğitimine bağlı olarak sınıflar arasında bazı sorulara verilen yanıtlar arasında farklılık görülmemektedir. Ayrıca, öğrencilerin ağız hijyeni davranışlarını diş hekimliği fakültesinde görmüş oldukları eğitimin çok fazla etkilemediği görülmektedir. 80

81 OP-14 EVALUATION OF THE EFFECTS OF DENTISTRY EDUCATİON ON STUDENTS ORAL HYGIENE BEHAVIOR Hatice Özdemir, Tuğçe Kavaz Ataturk University Faculty of Dentistry, Department of Prosthetic Dentistry, Erzurum, Türkiye AIM: The aim of this study is to examine the effects of oral and dental health education on students personal oral hygiene behavior during the course of their dental education. MATERIAL-METHODS: A total of 332 students, including first, third and fifth clasess, who were educated at the Faculty of Dentistry of Atatürk University, were surveyed and their percentages were calculated according to the grades. Survey form; gender, age, the frequency of brushing teeth, brushing teeth methods, duration of brushing teeth, their teeth brushing time intervals, usage of the students dental floss, interdental brush, toothpick, mouthwash, misvak and contains the information that determines the use of tools of oral hygiene, and other oral hygiene utensils, as well as information on their oral hygiene. RESULTS: The data from the study showed that there were no statistical differences between the classes in the responses to specific questions. CONCLUSIONS: There is no difference between the answers given to some questions among the classes due to dental education. In addition, it appears that students oral hygiene behaviors were not significantly affected by dental education. 81

82 OP-15 HASTALARIN VE VELİLERİN ESTETİK ALGISININ DEĞERLENDİRİLMESİ-BİR ANKET ÇALIŞMASI Nurhat Özkalaycı 1, Fethiye Cakmak Özlü 1, Hakan Yılmaz 2 1 Bülent Ecevit Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı 2 Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ortodonti Anabilim Dalı AMAÇ: Hastaların ve velilerin yüz ve dişsel estetik üzerine algılarının, ve bunların yaş, cinsiyet, eğitim seviyesi, üst ve alt kesici dişlerin pozisyonu, köpek dişlerinin pozisyonu ve öngörülen tedavi planlaması ile ilişkisinin belirlenmesi. MATERYAL-METOD: Ortodontik tedavi görmemiş, yüz ve ağız çevresinde travma izi olmayan, iskeletsel yada gelişimsel anomalisi bulunmayan ve en fazla 6 diş eksiği olabilen 227 kişi (163 kadın, 114 erkek) çalışmaya dahil edildi. Araştırmacılar hasta ve velilerin hastanın yüzünde ve dişlerinde hangi bölgeyi beğenmediğini sorguladı ve bulguların cinsiyet, yaş, eğitim seviyesi, üst ve alt kesici dişlerin pozisyonu, köpek dişi pozisyonu ve öngörülen tedavi ile olan ilişkisini inceledi. Anket çalışması sonuçları istatistiksel analizler yapılarak değerlendirildi. BULGULAR: Beğenilmeyen yüz bölgesi cinsiyete ve yaşa göre değişmekteydi (p <0.05), ancak beğenilmeyen diş farklılık göstermemekteydi (p>0.05). Üst ve alt kesicilerin pozisyonu beğenilmeyen dişle ilişkili değildi (p> 0.05). Üst köpek dişi pozisyonu beğenilmeyen diş tercihi üzerinde etkindi (p<0.05). Hasta ve velilerin beğenmedikleri bölgeler çakışmaktaydı (p<0.05). SONUÇ: Beğenilmeyen yüz bölgesi cinsiyet ve yaşla bağımlıyken beğenilmeyen diş değildir. Üst köpek dişi konumu alt ve üst kesicilere göre beğenilmeyen diş tercihinde daha etkindir. Bireylerin ve velilerin diş ve yüz estetiği konusunda ki algıları benzerdir. 82

83 OP-15 EVALUATION OF AESTHETIC PERCEPTION OF PATIENTS AND PARENTS- A QUESTİONNAIRE STUDY Nurhat Özkalaycı 1, Fethiye Cakmak Özlü 1, Hakan Yılmaz 2 1 Bülent Ecevit University Dentistry Faculty Department of Orthodontics 2 Okan University Dentistry Faculty Department of Orthodontics AIM: Determine individuals and their parents perception on face and dental aesthetics, and their correlation with age, gender, education level, position of upper and lower incisors, position of canines, and estimated treatment. MATERIALS-METHODS: 277 individuals (163 female, 114 male) with max six missing teeth, no skeletal or developmental anomalies, no trauma around the face or mouth, no previous orthodontic treatment were included in study. Researchers asked patients and their parents which facial and dental regions they disliked on the patient, and analyzed correlation with gender, age, education level, position of upper and lower incisors, position of canines and estimated treatment. The questionnaire results were evaluated and statistically analyzed. RESULTS: Disliked facial region varied with gender and age (p <0.05), but disliked tooth did not (p>0.05). Upper and lower incisors are not associated with disliked teeth (p> 0.05). Upper canine position is effective on the disliking of teeth (p<0.05). Teeth and face regions that both parties dislike match (p<0.05). CONCLUSION: Disliked face region was associated with sex and age, whereas disliked teeth was not. Upper canine position is more effective than lower and upper incisor in disliked teeth selection. Dental and facial aesthetic perception of individuals and parents is similar. 83

84 OP-16 BOTULİNUM TOKSİNİN GUMMY SMİLE TEDAVİSİNDEKİ ETKİNLİĞİNİN İNCELENMESİ Fatih Cengiz 1, Merve Göymen 1, Cenk Akcalı 2 1 Gaziantep Üniversitesi, Ortodonti Anabilim dalı, Gaziantep 2 Gaziantep Üniversitesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim dalı, Gaziantep AMAÇ: Bu çalışmanın amacı artmış dişeti görünümü olan (gummy smile) hastaların farklı kaslarına uygulunan botulinum toksinin etkinliğinin incelenmesi ve sonrasında oluşan relapsın değerlendirilmesidir GEREÇ-YÖNTEM: Gummy smile miktarı 2 mm den fazla olan 28 hasta randomize olarak iki çalışma grubuna ayrıldı. 1. grup hastaların LLSAN kasına sağ ve sol 2,5 ar ünite (U) olmak üzere toplam 5 U botulinum toksin uygulandı. 2.grup hastaların orbicularis oris kasına (OO) sağ ve sol 1,25 er U olmak üzere toplam 2,5 U botulinum toksin uygulandı. Hastalardan enjeksiyon öncesi, enjeksiyon sonrası 3. gün, 15. gün, 1. ay, 4. ay, 5. ay ve 6.ay fotoğraf kayıtları alındı ve dijital ölçümler yapıldı. Hastaların memnuniyeti değerlendirildi. BULGULAR: Yapılan değerlendirme sonucunda; grup 1 de tedavi başında ortalama 4,96 mm olan görünen dişeti miktarı, 15. gün ölçümlerinde ortalama 1,92 mm olarak tespit edilmiştir. Grup 2 de başlangıçta ortalama 4,58 mm olan görünen dişeti miktarı, 15.gün ölçümlerinde ortalama 2,16 mm olarak tespit edilmiştir. Her iki tedavi grubunda da 6.ay sonundaki ölçümlerin, başlangıç değerlerine dönmediği tespit edildi. Grup 1 de görünen dişeti görünme miktarındaki azalma grup 2 ye göre daha fazla oldu. Relaps süreleri açısından gruplar arasında anlamlı fark olmadığı görüldü. Her iki grupta da hastalardaki memnuniyet artışının üst düzeyde olduğu görüldü. SONUÇ: Gummy smile tedavisinde kullanılan botulinum toksinin efektif ve daha konservatif olması, aynı zamanda yüksek hasta memnuniyetini nedeniyle tercih edilebilir bir yöntem olduğu düşünüldü. 84

85 OP-16 INVESTIGATION OF THE EFFICACY OF BOTULINUM TOXIN IN GUMMY SMILE TREATMENT Fatih Cengiz 1, Merve Göymen 1, Cenk Akcalı 2 1 Department of Orthodontics, Gaziantep University, Gaziantep, Turkey 2 Department of Dermatology, Gaziantep University, Gaziantep, Turkey AIM: The purpose of this study is to investigate the efficacy of botulinum toxin applied to the different muscles of the patients which have excessive gingival display (gummy smile) and to evaluate the subsequent relapse. MATERIALS-METHODS: Twenty-eight patients who had gummy smile more than 2 mm were randomly divided into 2 groups. A total of 5 botulinum toxins were administered to the left 2,5 unit (U) and right 2,5 U of LLSAN muscle of the 1st group patients. A total of 2,5 U of botulinum toxin were administered to the left 1,25 U and right 1,25 U of OO muscle of 2nd group. Pre- and post-injection of 3rd, 15th day, 1st, 4th, 5th and 6th month photographs were taken and measurements were done. The satisfaction of patients is evaluated. RESULTS: As a result of the evaluation; the average amount of visible gingiva in the group 1 which was 4.92 mm at the beginning of the treatment was determined as 1.92 mm at the 15th day. In the group 2, the average amount of visible gingiva which was 4.58 mm at the beginning was determined as 2.16 mm at 15th day. In both treatment groups, it was determined that the measurements at the 6th month did not return to their initial values. The decrease in gingival appearances in the group 1 was greater than in the group 2. There was no significant difference between the groups in terms of relapse duration. In both groups, it was seen that the increase of satisfaction in patients was at a high level. CONCLUSION: The effective and more conservative treatment of botulinum toxin used in the treatment of gummy smile was considered to be a preferred method because of high patient satisfaction at the same time. 85

86 OP-17 ORTODONTİK TEDAVİ SONRASI OLUŞAN OPAK MİNE LEZYONLARININ REZİN İNFİLTRASYON TEKNİĞİYLE TEDAVİSİ: BİR OLGU SUNUMU Begüm Yılmaz, Özgür Irmak, Batu Can Yaman Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Eskişehir AMAÇ: Ortodontik tedavi sırasında, oral hijyen eksikliği nedeniyle minede bant ve braketlerin etrafında beyaz ve opak demineralize alanlar oluşabilmektedir. Bu lezyonların tedavisinde kullanılan bir yöntem olan rezin infiltrasyon tekniği nin amacı, pöröz yapıdaki lezyon gövdesine düşük viskoziteli rezini infiltre ederek demineralizasyonu durdurmaktır. Bu olgu sunumunda ortodontik tedavi sonrasına labial yüzeylerde oluşmuş yaygın opak mine lezyonlarının ve demineralize alanların rezin infiltrasyon yöntemiyle tedavisi ve hastanın estetik kaygılarının giderilmesi amaçlandı. GEREÇ-YÖNTEM: 4 yıllık ortodontik tedavi sonrasında ön dişlerinde oluşan opak renklenme şikayeti ile kliniğe başvuran 15 yaşındaki kız hastanın intraoral muayenesinde üst çenede kanin ve kesici dişlerin labial yüzeylerinde opak mine lezyonları tespit edildi. Ayrıca 11, 12, 13, 21 ve 22 (FDI) numaralı dişlerin yine labial yüzeylerinde kavitasyon alanları da görüldü. Lastik örtü (OptraDam Plus, Ivoclar) kullanılarak izolasyon sağlandı. Mine yüzeylerine 2 dk süre ile %15 lik HCl asit jel (Icon-Etch, DMG, Almanya) uygulandıktan sonra suyla 30 s yıkanarak uzaklaştırıldı. Ardından 30 s etanol (Icon Dry, DMG, Almanya) uygulandı ve diş yüzeyleri hava ile kurutuldu. Rezin infiltrant (Icon Infiltrant, DMG) ilk aşamada 3 dk, ikinci aşamada1 dk süreyle uygulandı ve her uygulama sonrası 40 s süreyle polimerize edildi. Sonrasında cila lastikleri ve cila pastasıyla (Diamond Polish Mint, Ultradent) diş yüzeyleri parlatıldı. 11, 13, 21 ve 22 numaralı dişlerdeki kavitasyonlar frezle herhangi bir preparasyon yapılmadan kompozit rezinle (Estelite Quick, Tokuyama) restore edildi. 12 numaralı dişteki çürük düşük devirde tungsten karbit frezle uzaklaştırıldıktan sonra yine aynı kompozit rezinle restore edildi, yeniden parlatıldı. 6 ay sonra yapılan kontrolde renklenme ve dolgularda retansiyon kaybı görülmedi. SONUÇLAR: Bir mikroinvaziv tedavi yöntemi olan rezin infiltrasyon tekniği ile ortodontik tedavi sırasında oluşan opak mine lezyonları önemli ölçüde maskelenebilmektedir. 86

87 OP-17 TREATMENT OF POST-ORTHODONTIC OPAQUE ENAMEL LESIONS WITH RESIN INFILTRATION TECHNIQUE: A CASE REPORT Begüm Yılmaz, Özgür Irmak, Batu Can Yaman Department of Operative Dentistry, Eskişehir Osmangazi University, Eskişehir, Turkey OBJECTIVE: Orthodontic treatment may cause white and opaque demineralised areas around bands and brackets due to lack of oral hygiene. The aim of resin infiltration technique, used in the treatment of these lesions, is to arrest the demineralization by infiltrating a low-viscosity resin into the porous lesion body. In this case report, it is aimed to rehabilitate the extensive opaque enamel lesions formed on the labial surfaces after orthodontic treatment with resin infiltration technique and eliminate the esthetic concerns of the patient. MATERIALS-METHODS: A 15-year-old girl, after 4-year long orthodontic treatment, consulted our clinic presenting opaque and demineralized areas on labial surfaces of her upper incisors and canines. Cavities were detected on labial surfaces of teeth #11, #12, #13, #21 and #22 (FDI). Isolation was achieved using a rubber dam (OptraDam Plus, Ivoclar). Enamel surfaces were etched with 15% HCl acid gel (Icon-Etch, DMG) for 2 min followed by rinsing with water for 30 s. Ethanol (Icon Dry, DMG) was applied for 30 s and surfaces were air dried. Resin infiltrant (Icon Infiltrant, DMG) was applied for 3 min in first set, 1 min in second set and polymerized for 40 s after each set. Rubber points and polishing paste (Diamond Polish Mint, Ultradent) were used to polish the surfaces. Cavities in teeth #11, #13, #21 and #22 were restored with resin composite (Estelite Quick, Tokuyama) without any bur-preparation. Deeper demineralized areas were removed with low-speed tungsten carbide bur in tooth #12, followed by restoring with the same composite, finished and polished again. In the 6-month follow-up visit, no discoloration and no loss of retention was observed in the restorations. CONCLUSIONS: Resin infiltration technique, a microinvasive treatment method, could significantly improve the appearance of opaque lesions formed during orthodontic treatment. 87

88 OP-18 BEYAZLATICI DİŞ MACUNLARININ MİNE YÜZEY PÜRÜZLÜLÜĞÜNE VE RENGİNE ETKİSİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Şeyma Erdoğan, Melis Bahar Akyıldız, Zülal Çoban, Işıl Sönmez Adnan Menderes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Pedodonti Anabilim Dalı, Aydın, Türkiye AMAÇ: Bu çalışmada, farklı aşındırıcı miktarlarına sahip beyazlatıcı diş macunlarının sığır dişi mine yüzey pürüzlülüğüne ve rengine etkisinin in vitro olarak değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ-YÖNTEM: Sığır kesici dişlerinden elde edilen 108 mine bloğu (4x4mm) rastgele 4 gruba ayrıldı (n=27): G1- Kontrol grubu (distile su), G2-Konvansiyonel diş macunu (Colgate total), G3- Düşük aşındırıcılı beyazlatıcı diş macunu (Sensodyne True White), G4- Yüksek aşındırıcılı beyazlatıcı diş macunu (İpana 3D White Luxe Perfection). Tüm örneklere altı aylık fırçalama simülasyonu (Toothbrushing Simulator, Esetron, Türkiye) uygulandı. Örneklerin başlangıç ve fırçalama sonrası yüzey pürüzlülükleri profilometre ile ölçüldü. Diş renkleri ise spektrofotometre (VITA EasyShade; VITA Zahnfabrik) ile değerlendirildi. CIELab renk koordinatları (L*, a*, b*) ve renk değişimleri ( E) hesaplandı. Tüm veriler istatiksel olarak değerlendirildi. BULGULAR: Fırçalama simülasyonu sonrası, tüm deney gruplarında kontrol grubuna göre istatiksel olarak yüzey pürüzlülüğünde anlamlı artış tespit edilmiştir (p=0.037). Pürüzlülük ortalamaları sırasıyla G2 (0,71±0,17 μm); G4 (0,68±0,16 μm); G3 (0,67±0,16 μm); G1 (0,58±0,16 μm) olarak ölçülmüştür. Tüm macun grupları arasında hem pürüzlülük değerleri açısından hem de renk değişim oranları açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır (p>0.05). SONUÇ: Test edilen konvansiyonel diş macunu ve beyazlatıcı diş macunlarının mine yüzey pürüzlülüğü ve renk değişimi üzerinde istatiksel olarak birbirlerine göre anlamlı bir fark oluşturmadığı belirlenmiştir. 88

89 OP-18 EVALUATION OF WHITENING TOOTHPASTES EFFECTS ON ENAMEL SURFACE ROUGHNESS AND COLOR Şeyma Erdoğan, Melis Bahar Akyıldız, Zülal Çoban, Işıl Sönmez Adnan Menderes University Faculty of Dentistry, Department of Pediatric Dentistry, Aydın, Turkey AIM: The purpose of this in vitro study was to evaluate the effects of two whitening toothpastes with different amount of abrasive particles on the bovine tooth enamel roughness and color. METHODS: One hundred and eight enamel blocks (4 x 4 mm) from freshly extracted bovine incisors, were randomly divided into 4 groups (n=27): G1 Control group (distilled water), G2 Conventional tooth paste (Colgate Total), G3 - Low abrasive whitening tooth paste (Sensodyne True White) and G4 - High abrasive whitening tooth paste (Ipana 3D White Luxe Perfection). All specimens were subjected to 6-mounths brushing simulation (Toothbrushing Simulator, Esetron, Turkey). The mean surface roughness (Ra) values for all specimens at baseline and after brushing were measured using a surface profilometer. The color shade chances were assessed by spectroscope (VITA EasyShade; VITA Zahnfabrik). The records of CIELab color coordinates (L, a*,b*) and color difference (ΔE) were calculated. The results were analyzed statistically. RESULTS: After tooth brushing simulation, statistically significant increases were determined in surface roughness of all experimental groups when compared with the control group (p=0.037). The mean surface roughness values were measured respectively, G2 (0,71±0,17 μm); G4 (0,68±0,16 μm); G3 (0,67±0,16 μm); G1 (0,58±0,16 μm). There was no significant difference in both surface roughness and the total change in color among the three toothpaste groups (p>0.05). CONCLUSIONS: It was determined that the tested conventional toothpaste and whitening toothpastes were not statistically different from each other in surface roughness and the color change of bovine enamel. 89

90 OP-19 AKILLI TELEFONLAR RENK SEÇİMİNDE KULLANILABİLİR MİYİZ?BİR ÖN ÇALIŞMA. Merve Erken 1, Erdal Eroğlu 1, Zeynep Başağaoğu Demirekin 1, Serhat Süha Türkaslan 1, Naci Murat 2 1 Süleyman Demirel Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi,Protetik Diş Tedavisi AD, Isparta 2 Ondokuz Mayıs Üniversitesi,Mühendislik Fakültesi, Endüstri Mühendisliği,Samsun AMAÇ: Klinik gözlemlerimiz, diş hekimliği öğrencilerinin ve klinisyenlerin görsel renk eşleştirmesinin ilk basamağı olan siyah-beyaz dağılımını (parlaklık / value) belirlemekte hata yaptığını göstermiştir Ancak, doğal dişin parlaklık değerini tanımlanmasında gerekli olan bu aşamayı, akıllı telefon yardımıyla tamamlamak, başarılı bir renk eşleştirmesi ile sonuçlanabilir. GEREÇ-YÖNTEM: Diş hekimliği öğrencilerinden oluşan 10 ar kişilik iki adet grup oluşturulmuştur.her bir grup, her bir katılımcının maksiller sağ santral dişinde renk eşleştirmesi ( Vita 3D Master Toothguide )yapmıştır. A grubu, Vita tarafından önerilen 3 adımda prosedürü yerine getirirken, grup B, bir akıllı telefonun fotoğraf modunu (siyah-beyaz arka planda) kullanarak ilk adımı ( parlaklık değerinin tanımlanması) gerçekleştirmiştir ve bu adımı renk eşleştirme prosedürü olarak sürdürmüştür. Renk eşleştirmelerinin doğruluğu, Vita Easyshade Advance ile L *, a * ve b * parametreleri ( ΔE) cinsinden değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler için p 0.05 kabul edilmiştir. BULGULAR: ΔE değeri sonuçlarına bakıldığında, istatistiksel analizler, iki renk eşleştirme yöntemi arasında, akıllı telefon kullanımı lehine (p = 0,012), ΔE değerlerinde sırasıyla, ortalama 2,78 ve 4.66 değerlerinde anlamlı farklılık göstermektedir. ΔE skorları klinik değerlendirme açısından da sınıflandırıldı ve formal eşleşmelerin% 67,5 i klinik olarak kabul edilemez bulunurken, akıllı telefon kullanılan eşleşmelerin sadece% 47,5 i kabul edilemez bulunmuştur (ΔE> 3.7). SONUÇLAR: Bu ön çalışmanın sonuçları, akıllı telefonların, özellikle doğal dişin değerini belirleyen, renk eşleştirme protokollerinde pratik bir yardımcı olabileceğini göstermektedir. 90

91 OP-19 CAN WE USE SMARTPHONES IN SHADE MATCHING? A PRELİMİNARY STUDY. Merve Erken 1, Erdal Eroğlu 1, Zeynep Başağaoğu Demirekin 1, Serhat Süha Türkaslan 1, Naci Murat 2 1 Department of Prosthodontics,Faculty of Dentistry,Suleyman Demirel University,Isparta,Turkey 2 Department of Industrial Engineering, Faculty of Engineering,Ondokuz Mayıs University,Samsun,Turkey PURPOSE: Clinical observations have shown that dentistry students and clinicians usually fall into error in shade matching as they cannot distinguish natural tooth s black-white color distribution (brightness / value), which is the beginning step of visual color matching for clinicians. However, substituting this first step by using a smartphone to define natural tooth s value can successfully substitute this step. The aim of this study is to evaluate the use of a smartphone in visual shade matching in terms of repeatability and reliability. MATERIAL-METHODS: Two groups of dental students were formed (10 each). Each group performed shade matchings from maxillary right central teeth of four individuals (Vita 3D Master Toothguide). While group A performed the procedure in the recommended formal 3 steps by Vita, group B substituted the first step (defining the value) by using a smartphone s photo mode (in black-white background), and continued the procedure as group B, in the formal manner. The accuracy of the shade matchings was assessed with Vita Easyshade Advance, in terms of L*, a*, and b* parameters (resultant ΔE). p 0.05 is accepted for statistical analyses. RESULTS: As for the ΔE scores, statistical analyses show significant difference among the two shade matching methods, in favor of smartphone use (p=0,012), whit average ΔE values of 2.78 and 4.66 respectively. ΔE scores were also classified in terms of clinical accessibility, and 67.5% of the formal matchings were found clinically unacceptable, whilst only 47.5% of the smartphone used matchings was unacceptable (ΔE >3.7). CONCLUSIONS: Results of this preliminary study shows that smartphones can be a practical assistant in shade matching protocols, especially defining the value of natural tooth. 91

92 OP-20 SANAL GERÇEKLİK UYGULAMASININ ORTODONTİK ANKSİYETEYE ETKİSİ Sertaç Aksakalli, Ufuk Ok Istanbul Aydın Universitesi, Ortodonti Ana Bilim Dalı AMAÇ: Ortodonti muayenesine yönlendirilmiş hastaların anksiyete durumlarının incelenmesi ve sanal gerçeklik teknolojisinin anksiyeteye ve kalp ritmine etkisinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. GEREÇ-YÖNTEM: Çalışmamıza 15 kontrol 15 deney grubu olmak üzere 30 hasta dahil edilmiştir. 2 gruba da muayene öncesi - sonrası Corah Dental Anksiyete testi uygulanmış ve akıllı saat ile (Apple Watch Series 3, Apple Inc. USA) aynı zamanda kalp ritm takibi yapılmıştır. Deney grubuna muayene odasına alındıktan sonra sanal gerçeklik gözlüğü (Bobo Z4, Bobo VR Technology, China) ile 1 dakikalık dinlendirici video izlettirilmiş, sonra muayene yapılmıştır. BULGULAR: 2 grup arasında anksiyete skorları açısından anlamlı fark görülmüştür. Yapılan kalp ritm incelemelerinde ise herhangi bir farklılığa rastlanmamıştır. SONUÇ: Sanal gerçeklik teknolojisi ortodonti kliniğine muayeneye gelen hastaların anksiyetelerini azaltmıştır, kalp ritmlerinde anlamlı bir değişime sebep olmamıştır. Çalışmamızda sanal gerçeklik teknolojisinin anksiyete üzerinde olumlu etkileri olduğu görülmüştür. 92

93 OP-20 THE EFFECT OF VIRTUAL REALITY APPLICATION ON ORTHODONTIC ANXIETY Sertaç Aksakalli, Ufuk Ok Department of Orthodontics, Istanbul Aydin University OBJECTIVE: The objectives of this study were to detect anxiety levels of patients referring the orthodontic clinic and to evaluate the effectiveness of virtual reality on anxiety and heart rate. Materials-METHODS: 30 patients were included in the study, divided into 2 groups as control and experimental. Before and after examination, Corah Dental Anxiety tests were applied and heart rates were measured by a smart watch (Apple Watch Series 3, Apple Inc. USA). Virtual reality glasses (Bobo Z4, Bobo VR Technology, China) including 1 minute relaxing video were used for experimental group right after taking to examination room, before examination. RESULTS: There was difference between two groups according to anxiety levels. For the heart rate measurements, no difference was found. CONCLUSION: Virtual reality technology decreased anxiety levels of patients referring to the orthodontic clinic but did not change heart rates significantly. In the current study, we found significant effect of virtual reality on dental anxiety. 93

94 OP-21 FARKLI İÇECEKLERDE BEKLETİLEN MONOLİTİK ZİRKONYANIN RENK STABİLİTELERİNİN KARŞILAŞTIRILMASI Zeynep Yeşil Duymuş, Işıl Öztürk, İpek Çağlar Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Rize AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, günlük hayatta sıklıkla tüketilen farklı içeceklerin monolitik zirkonyanın renk stabilitesine etkisini değerlendirmektir. MATERYAL VE METHOD: 40 adet disk şeklindeki (10x1.2 mm) monolitik zirkonya örnekler hazırlandı. Örnekler çay, kahve, kola ve su olmak üzere 4 alt gruba ayrılarak (n=10), 37 C de 24 saat, 7 gün, 15 gün ve 1 ay bekletildi. İçeceklerde bekletilmeden önce ve her bekletme süresinin sonunda renk ölçümleri yapıldı ve renk değişimleri kaydedildi. Renk ölçümleri, CIE-Lab sistemi kullanılarak bir spektrofotometre ile yapıldı. İstatistikler ANOVA ve Duncan testi ile değerlendirildi. BULGULAR: Analiz sonuçlarına göre, içecekler ve bekleme süresi arasındaki fark anlamlı bulunmuştur. (p<0.001) SONUÇ: Renk stabilitesi, monolitik zirkonya materyaliyle ilgili klinisyenler için önemli bir belirteçtir. Test edilen materyallerin uygulandığı hastalar, renk değişikliği hakkında bilgilendirilmelidir. 94

95 OP-21 THE COMPARISON OF COLOR STABILITY OF MONOLITHIC ZIRCONIA AFTER STORAGE IN DIFFERENT DRINKS Zeynep Yeşil Duymuş, Işıl Öztürk, İpek Çağlar Department of Prosthodontics, Faculty of Dentistry, Recep Tayyip Erdogan University, Rize, Turkey PURPOSE: The purpose of this study was to evaluate the color stability of monolithic zirconia upon exposure to different drinks which were highly consumed in daily life. MATERIALS-METHODS: Fourty disc-shaped (10x1.2 mm) cylindrical monolithic zirconia specimens were prepared. The specimens of monolithic zirconia were divided into 4 subgroups (n=10) for storage for 24 hours, 7, 15, 30 days at 37 C in different types of solutions: water, tea, coffee and cola. At the beginning and the end of the immersion periods, color measurements of all samples were made and the color changes were analyzed. The color was evaluated with a spectrophotometer, employing the CIE-Lab system. Obtained data were statistically analyzed by using ANOVA and Duncan test. RESULTS: As a result of the variance analysis, drinks and the duration of immersion was found to be statistically significant (p<0.001). CONCLUSIONS: Color stability of monolithic zirconia is an important indicator for clinicians. The patients which had been applied the tested materials must be advised about this discoloration. 95

96 OP-22 KISMİ POSTERİOR DİŞSİZLİKLERDE DİŞ VE YÜZ ESTETİĞİNİN SAĞLANMASINDA ALTERNATİF BİR CERRAHİ YAKLAŞIM: BİR VAKA RAPORU Büşra Karaca 1, Mehmet Mustafa Özarslan 2, Göksel Şimşek Kaya 1, Mehmet Ali Altay 1, Öznur Özalp 1, Alper Sindel 1 1 Akdeniz Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız Diş Çene Cerrahisi Anabilim Dalı, Antalya 2 Akdeniz Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Antalya AMAÇ: İskeletsel anomaliler, sebep oldukları estetik ve fonksiyonel bozukluklarla her yaştan bireyleri etkileyen çene-yüz deformitelerine yol açabilir. Geç dönem malokluzyon ve fasiyel asimetri tedavilerinde, bireyin beklentisi doğrultusunda kamuflaj tedavileri veya ortognatik cerrahiler sıklıkla tercih edilmektedir.bu vaka raporunun amacı; mandibular prognatisi ve posterior alanlarda diş eksikliği bulunan, büyüme ve gelişimi tamamlanmış olan bir hastada multidisipliner yaklaşımla gerçekleştirilen tedavinin sonuçlarını sunmaktır. OLGU: 52 yaşında kadın hasta, diş eksikliklerinin tedavisi ve estetik olmayan konkav profil görüntüsünün düzeltilmesi için kliniğimize başvurdu. Yapılan klinik muayenede anterior cross-bite, mandibular protruzyon, çene ucunda asimetri, üst dudakta retrüzyon ve ağız köşelerinde aşağı sarkma olduğu gözlenmiştir. Yapılan tedavi planında; bimaksiller anterior segmental osteotomi, genioplasti, subnazal lip lift, dermal dolgu uygulamaları ile malokluzyonda ve estetik görünümde düzelme sağlanması, posterior alanda dişsiz bölgelere dental implant uygulaması planlanmıştır. Hastanın tedavi sonrası 3. yıl kontrolünde, repoze edilen segmentlerin ve çene ucunun pozisyonlarının stabil olduğu ve osteotomi hattına komşu dişlerde herhangi bir periodontal patoloji bulgusu bulunmadığı gözlenmiştir. SONUÇ: Dentofasiyal deformite düzeltiminde multidisipliner yaklaşımla hastaya-özgü tedavi modifikasyonları geliştirilmesi, tedavinin başarısında önemli role sahiptir. 96

97 OP-22 AN ALTERNATIVE SURGICAL APPROACH TO PROVIDING DENTAL AND FACIAL AESTHETICS IN PARTIAL POSTERIOR TOOTH LOSS: A CASE REPORT Büşra Karaca 1, Mehmet Mustafa Özarslan 2, Göksel Şimşek Kaya 1, Mehmet Ali Altay 1, Öznur Özalp 1, Alper Sindel 1 1 Department of Oral and Maxillofacial Surgery, Faculty of Dentistry, Akdeniz University, Antalya, Turkey 2 Department of Prosthodontics, Faculty of Dentistry, Akdeniz University, Antalya, Turkey OBJECTIVE: Skeletal anomalies may cause maxillofacial deformities that can affect patients of all ages due to esthetic and functional impairment. Orthodontic camouflage or orthognathic surgery is usually treatment of choice in adult patients with malocclusion and facial asymmetry. Therefore, the aim of this report was to present the results of a multidisciplinary treatment in an adult patient with mandibular prognatism and posterior tooth loss. CASE REPORT: A 52-year-old female patient referred to our department with a chief complaint of unaesthetic appearance due to forward placement of lower jaw and tooth loss. Clinical examination revealed mandibular protrusion, mandibular asymmetry, anterior cross-bite, retrusion of the upper lip and depressed corners of the mouth. The treatment plan included bimaxillary anterior segmental osteotomy, genioplasty, subnasal lip lift, dermal filler application and prosthetic rehabilitation with dental implants. A 3 years follow-up evaluation showed a stable overjet and overbite and an improved facial profile. CONCLUSION: Dentofacial deformities should be managed with a patient-specific treatment protocol by a multidisciplinary approach to achieve successfull clinical outcomes. 97

98 OP-23 Toronto Köprü tekniği kullanılarak tedavi edilen kısmi dişsiz hastanın protetik rehabilitasyonu: 3 yıllık takip Merve Dede, Onur Geçkili, Fatma Ünalan İstanbul Üniversitesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, İstanbul AMAÇ: İmplant teknolojisinin gelişmesi ile hem yumuşak dokuları hem de diş dokularını taklit eden sabit protezler uygulanmaya başlanmıştır. Dental implantlar, dişsiz hastalar için çeşitli rehabilite edici seçenekler sağlamıştır. Vidalı ve simante implant üstü restorasyonların farklı özellikleri restorasyonların estetiğini, retansiyonunu, pasif oturmasını, oklüzyonunu, başarısını, ücretini ve geçici restorasyonları etkileyebilir. Toronto Köprü, artmış kemik rezorpsiyonu olan tam veya bölümlü dişsizliği sahip hastalarda vida deliklerinin vestibülden görünmesini engellemek için önerilen bir tedavi yöntemidir. Bu olgularda vida ve siman tutuculu sistemlerin kombinasyonu şeklindeki Toronto protez yapılabilmektedir. GEREÇ VE YÖNTEM: Bizim vakamızda üst çene kısmi dişsiz hastaya dental implantlar kullanılarak yapılan Toronto köprü protezi ile fonksiyon ve esteteik kazandırılmıştır. Bu tür protezlerde ara yapılar abudment üzerine vidalanırken, üst yapı restorasyonlar tekli veya çoklu şekilde simante edilirler. Bu restorasyon ayrıca abutment-hybrid overdenture olarak da adlandırılabilir. BULGULAR: 3 yıllık klinik takip sonucunda, radyolojik ve klinik araştırmalar yapıldığında implant çevresindeki marjinal kemik varlığında ve yumuşak dokuda her hangi bir kayıba rastlanmamıştır. SONUÇ: Toronto köprü protezi kemik kaybı olan ve diş eksikliği bulunan hastalarda güvenle tercih edilen bir restorasyon türüdür. 98

99 OP-23 THE PROSTHETIC REHABILITATION OF A PARTIAL EDENTULOUS PATIENT TREATED USING THE TORONTO BRIDGE TECHNIQUE: 3 YEAR FOLLOW UP. Merve Dede, Onur Geçkili, Fatma Ünalan Department of Prosthodontics, İstanbul University, İstanbul, Turkey PURPOSE: Nowadays, with the development of implant technology, fixed prostheses which simulated both soft tissues and dental tissues have been applied. Dental implants have provided various rehabilitative options for edentulous patients. Different characteristics of screw- and cement-retained implant restorations may influence the esthetics, retention, passivity, occlusion, accessibility, cost, and provisional restorations. Toronto Bridge is the recommended treatment to prevent the appearance of screw holes from the vestibule in patients with edentulous or partial edentulous with increased bone resorption. Toronto prosthesis in combination with screw and cement retaining systems can be made in these cases. MATERIALS AND METHODS: This case report describes the prosthetic rehabilitation of a partial edentulous maxilla treated with dental implants using the Toronto Bridge technique for restoring both function and aesthetics. This type of prosthesis is a screwed-in mesostructure with milled abutments and suprastructures is cemented onto mesostructers. This restorations could also be named abutment-hybrid overdenture. RESULTS: At the end of 3 year clinical follow-up, in the radiological and clinical examination, no problem was observed in the marginal bone around implants and soft tissue. CONCLUSION: It was determined that Toronto Bridge can be safety used when a treatment modality proposed for restoring several missing teeth in patients with increased vertical bone resorption. 99

100 OP-24 FARKLI CİLALAMA SİSTEMLERİNİN CAD/CAM SERAMİĞİNİN OPTİK ÖZELLİKLERİ ÜZERİNE ETKİSİ Tuba Yılmaz Savaş 1, Ceyda Akın 2 1 Selçuk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Konya, Türkiye 2 Necmettin Erbakan Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Konya, Türkiye AMAÇ: Seramik restorasyonlar üzerindeki yüzeyel glaze tabakasını ortadan kaldıran ağız içi uyumlamalar yapılması; bazen oklüzal düzenleme, şekillendirme veya estetik geliştirmeler için gerekli olmaktadır. Bu in-vitro çalışmanın amacı; glaze tabakasının ağız içi uyumlamalar nedeniyle uzaklaştırılmasının ardından kullanılan farklı ağız içi cilalama sistemlerinin, feldspatik seramiğin renk farkı ( E), translusens parametresi (TP), opalesans parametresi (OP) ve kontrast oranına (CR) etkisinin değerlendirilmesidir. GEREÇ-YÖNTEM: Elli dört adet feldspatik CAD/CAM seramik örnek (Cerec Blocks, Sirona) hazırlandı ve glaze işlemi yapıldı. Örneklerden altı tanesi glaze yüzeyli (Kontrol, Grup 1) olarak bırakıldı. Diğer örneklerin glaze yapılmış yüzeyleri ince grenli elmas frez ile aşındırıldı ve farklı ağız içi cilalama sistemlerine göre rastgele 8 gruba (n=6) ayrıldı: Grup 2- OptraFine (Ivoclar Vivadent), Grup 3- OptraFine + pasta, Grup 4- Ceramiste (Shofu), Grup 5- Ceramiste + pasta, Grup 6- OptiDisc (Kerr), Grup 7- OptiDisc + pasta, Grup 8- Soflex (3M ESPE), Grup 9- Soflex + pasta. Örneklerin son kalınlığı 1,2 ± 0,02 mm dir. Renk parametreleri (CIE L*a*b*) siyah ve beyaz zemin üzerinde bir spektrofotometre ile ölçüldü. E, TP, OP ve CR parametreleri hesaplandı. Veriler Tek-Yönlü ANOVA ve Tukey HSD testleri ile analiz edildi (α=0,05). BULGULAR: E, TP ve CR değerleri açısından ortalama değerlerde anlamlı farklılıklar bulundu (P=0,000). En yüksek ortalama E değeri ( E=3,27) OptraFine sisteminde bulunurken; en düşük ortalama E değeri ise Ceramiste ve pasta grubunda ( E=1,03) bulundu. Bazı cilalama sistemleri TP değerlerini azaltırken, bazı sistemler ise arttırdı. Ceramiste grubu hariç bütün gruplar, kontrol grubundan daha düşük CR değerleri gösterdi. Bütün gruplar kontrol grubu ile benzer OP değerleri sergiledi (P=0,337). SONUÇ: Feldspatik seramiğin optik özellikleri ağız içi cilalama işleminden etkilenebilmektedir. Bütün gruplar, fark edilebilir ancak kabul edilebilir renk değişimi ( E<3,3) göstermiştir. Klinisyenler, ağız içi uyumlamalardan sonra seramik restorasyonların optik özelliklerinde meydana gelebilecek değişiklikleri göz önünde bulundurmalı ve doğru cilalama sistemini bu doğrultuda seçmelidir. 100

101 OP-24 EFFECTS OF DIFFERENT POLISHING SYSTEMS ON THE OPTICAL PROPERTİES OF CAD/ CAM CERAMIC Tuba Yılmaz Savaş 1, Ceyda Akın 2 1 Selcuk University, Faculty of Dentistry, Department of Prosthodontics, Konya, Turkey 2 Necmettin Erbakan University, Faculty of Dentistry, Department of Prosthodontics, Konya, Turkey PURPOSE: Performing intraoral adjustments that remove the superficial glaze layer on ceramic restorations is sometimes necessary for either occlusal alignment, contouring or aesthetic improvements. The purpose of this in-vitro study was to evaluate the effect of different intraoral polishing systems on the color difference ( E), translucence parameter (TP), opalescence parameter (OP) and contrast ratio (CR) of feldspathic ceramic that used after removing the glaze layer due to the intraoral adjustments. MATERIALS-METHODS: Fifty-four feldspathic CAD/CAM ceramic specimens (Cerec Blocks, Sirona) were prepared and then glazed. Six of the specimens left as glazed (Control, Group1). The glazed surfaces of the other specimens were abraded by a fine diamond bur, and randomly divided into 8 polishing groups according to the different intraoral polishing systems (n=6): Group2-OptraFine (Ivoclar Vivadent); Group3-OptraFine+paste; Group4-Ceramiste (Shofu); Group5-Ceramiste+paste; Group6-OptiDisc (Kerr); Group7-OptiDisc+paste; Group8-Soflex (3M ESPE); Group9- Soflex+paste. Final thicknesses of the specimens were 1.2 ± 0.02 mm. Color parameters (CIE L*a*b*) were measured with a spectrophotometer on black and white backgrounds. E, TP, OP and CR parameters were calculated. Data were analyzed by One-Way ANOVA and Tukey HSD tests (α=0.05). RESULTS: Significant differences in mean values were found in terms of E, TP and CR values (P=0.000). The highest mean E was found in OptraFine system ( E=3.27) and the lowest was in the Ceramiste with paste group ( E=1.03). Some polishing systems decreased the TP and some systems increased. All the groups except the Ceramiste group exhibited lower CR than control group. All the groups showed similar OP with the control group (P=0.337). CONCLUSION: Optical properties of the feldspathic ceramic could be affected by intraoral polishing applications. All the groups showed perceptible however clinically acceptable color changes ( E<3.3). Clinicians should consider the changes in the optical properties of the ceramic restorations after intraoral adjustments and also be choosing the right polishing system. 101

102 OP-25 MIKNATIS TUTUCULU HAREKETLİ PROTEZ: VAKA RAPORU Mustafa Gündoğdu 1, Hakan Arslan 2 1 Atatürk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye 2 Atatürk Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Endodonti Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye AMAÇ: Bu çalışmanın amacı mıknatıs tutuculu hareketli protez ile bir hastanın protetik rehabilitasyonunu sunmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: 58 yaşındaki erkek hasta mevcut protezlerini yeniden yaptırmak için başvurdu. Klinik ve radyografik muayene ve tanıya yönelik çalışma yapıldıktan sonra, hastaya farklı tedavi alternatifleri sunuldu ve hasta muayyen dişlerinin çekimi ve endodontik tedavisinden sonra mıknatıs tutuculu bir protez ile tedavisini yaptırmak istedi. Endodontik tedaviden sonra, destek dişlerin kuronları kesildi ve mıknatıs sisteminin tutucuları dişlere simante edildi. Hareketli protezler geleneksel yöntemle hazırlandı ve mıknatıs tutucular direkt yöntemle proteze sabitlendi. BULGULAR: Altı aylık takip süresinden sonra, hareketli protezlerde fonksiyonel, fonetik ve hafif renklenmeler dışında estetik problemler belirlenmedi. SONUÇLAR: Mıknatıs tutuculu hareketli protezler değerli bir tedavi alternatifidir. 102

103 OP-25 MAGNET-RETAINED REMOVABLE DENTAL PROSTHESIS: A CASE REPORT Mustafa Gündoğdu 1, Hakan Arslan 2 1 Department of Prosthodontics, Faculty of Dentistry, Atatürk University, Erzurum, Turkey 2 Department of Endodontics, Faculty of Dentistry, Atatürk University, Erzurum, Turkey PURPOSE: The purpose of the present study is to present a case of prosthetic rehabilitation of a patient with magnetretained removable dental prosthesis. MATERIAL AND METHODS: A 58-year-old man was referred for retreatment of his current dental prostheses. After the clinical and radiographic examination and diagnostic work-up, different treatment options were presented from which he selected magnet-retained overdenture to rehabilitate his mouth after certain extractions and endodontic treatment. After endodontic treatment the abutment teeth were decoronated, keepers of the magnet system were cemented to the teeth. The removable dental prostheses were fabricated conventional method and the magnetic attachments were fixed in the prosthesis using direct technique. RESULTS: No functional, phonetic or esthetic problems, except slight discoloration, with the removable dental prosthesis were noted after 6 months of follow-up. CONCLUSIONS: Magnet-retained removable dental prostheses are a valuable treatment option. 103

104 OP-26 YENİ REZİN MATRİKS SERAMİK SİSTEMLERİNİN OPTİK ÖZELLİKLERİ Ersan Çelik, Büşra Göktepe Ordu Üniversitesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Ordu AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, rezin matriks seramik blokların materyal çeşitlerinin ve kalınlıklarının translusensi parametrelerine (TP) ve opalesans parametrelerine (TP) etkilerini araştırmaktır. GEREÇ-YÖNTEM: Vita Enamic, Lava Ultimate ve GC Cerasmart rezin matriks seramik bloklarından oluşan 90 adet disk şeklindeki örnek (8 mm çap ve A2 renk, yüksek translusensi) 0.5 mm, 1 mm and 1.5 mm kalınlıklarında hazırlanmıştır. TP ve OP değerlerini ölçmek için dental spektrofotometre (VITA Easyshade Compact) kullanıldı. Tüm örnekler beyaz ve siyah zemin üzerine yerleştirildi. Renk ölçümleri her örnek için 3 defa tekrarlandı ve L, a ve b değerleri hesaplandı. İstatistiksel analizler, Çift Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Tukey testleri ile yapılmıştır. BULGULAR: 0.5 mm kalınlığındaki gruplarda, GC Cerasmart en yüksek Vita Enamic ise en düşük TP değerleri göstermiştir.1 ve 1.5 mm kalınlığındaki gruplarda, GC Cerasmart ve Lava Ultimate yüksek TP değerleri gösterirken, Vita Enamic düşük TP değeri göstermiştir. OP değerleri ise 0.5 mm kalınlığındaki gruplarda, Vita Enamic te en yüksekken GC Cerasmart ta en düşük bulunmuştur. 1 mm kalınlığındaki gruplarda Lava Ultimate ve Vita Enamic, GC Cerasmart a göre daha yüksek OP değerleri göstermiştir. 1.5 mm kalınlığındaki gruplarda, Lava Ultimate, GC Cerasmart ve Vita Enamic gruplarına göre daha yüksek OP değerleri göstermiştir. Tüm gruplarda, OP değerleri kalınlığın artmasıyla paralel bir artma gösterirken, tam tersine TP değerleri azalma göstermiştir. SONUÇ: Rezin matriks seramiklerin çeşitleri ve kalınlıkları, materyallerin optik özelliklerini etkilemektedir. 104

105 OP-26 OPTICAL PROPERTIES OF NOVEL RESIN MATRIX CERAMIC SYSTEMS Ersan Çelik, Büşra Göktepe Department of Prosthetic Dentistry, Ordu University, Ordu, Turkey OBJECTIVE: The purpose of this study was to investigate the effect of material and thickness on the translucency parameters (TP) and opalescence parameters (OP) for resin matrix ceramic blocks. MATERIALS-METHODS: 90 disc specimens (8 mm diameter and A2 shade, High Translucency) were fabricated from Vita Enamic, Lava Ultimate and GC Cerasmart resin-matrix ceramic blocks and prepared to thicknesses of 0.5 mm, 1 mm and 1.5 mm (n=10 each material). A dental spectrophotometer (VITA Easyshade Compact) was used to calculate the TP and OP. All specimens were placed on white and black backgrounds. The colour measurements were repeated three times for each of the specimens and the mean values of L, a and b were calculated. Data were analysed by a Two-way Analysis of Variance (ANOVA) and Tukey s test. RESULTS: For the 0.5 mm thickness groups, GC Cerasmart had the highest and Vita Enamic had the lowest TP values. For the 1 mm thickness groups, GC Cerasmart had the highest TP, whereas Vita Enamic had the lowest TP. For the 1.5 mm thickness groups, Lava Ultimate had the highest TP, whereas Vita Enamic had the lowest TP. For the 0.5 mm thickness groups, Vita Enamic and GC Cerasmart had the highest and lowest OP, respectively. The OP values in the 1 mm thickness group of Vita Enamic groups were higher than the GC Cerasmart and Lava Ultimate groups. The OP values in the 1.5 mm thickness group Lava Ultimate group were higher than the GC Cerasmart and Vita Enamic groups. In all groups, the OP values showed increase in parallel with the increase in thicknesses, in contrast the TP values showed decrease. CONCLUSION: Type and thickness of the resin matrix ceramics affects the optical properties of the materials. 105

106 OP-27 AŞIRI KRON HARABİYETİ OLAN KANAL TEDAVİLİ DİŞLERDE CAD/CAM İLE ENDOKRON UYGULAMALARI Burcu Kanpalta, Defne Burduroğlu Bezmi Alem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, İstanbul AMAÇ: Aşırı kron harabiyetine uğrayan kanal tedavili dişlerin post-kor sistemlerine alternatif olarak bilgisayar destekli tasarım/ bilgisayar destekli üretim sistemi (CAD/CAM) ile oluşturulan endokronlarla daha iyi kenar uyumuna sahip hassas restorasyonların tek seansta üretilip simante edilmesi amaçlanmaktadır. GEREÇ-YÖNTEM: 25 yaşındaki erkek hasta aşırı kron harabiyeti olan 25 nolu dişine, 20 yaşındaki erkek hasta 16,36,46 nolu dişlerine ve 45 yaşındaki erkek hasta 14,15,16,45,46 nolu dişlerine daimi restorasyon ihtiyacı ile fakültemize başvurdu. Hastalarda yapılan radyolojik ve ağız içi inceleme sonucunda endodontik tedavisi tamamlanan dişlerde herhangi bir mobilite veya apikal lezyon gözlenmedi. Dişlerdeki geçici dolgu materyali uzaklaştırıldıktan sonra pulpa odasındaki retantif alanlar giderildi ve kron diş dokusundaki desteksiz mine kaldırılarak okluzal düzenleme yapılıp diş kesimleri tamamlandı. Restorasyoların retansiyonu ve stabilitesini arttırmak amacıyla, kanal ağızlarından yaklaşık 1 mm daha derinde kavite tabanı olmak üzere kesim uygulandı. Ölçü öncesi retraksiyon ipi yerleştirildi. Hastaların ağız içi kamera (Omnicam, Sirona Dental System GmbH, Bensheim, Almanya) ile dijital ölçüsü alındı. Elde edilen dijital veriler üzerinde kenar sonlanmaları çizilen restorasyonun giriş yolu belirlendi. Endokron restorasyonu CAD/CAM sisteminde (Cerec Premium SW 4.44) tasarlandı. Tasarlanan endokronlar feldspatik seramik blok kullanılarak kazıma ünitesinde üretildi. Restorasyonların ağız içi uygunlukları kontrol edildikten sonra glazür fırınlaması gerçekleştirildi. Restorasyonlar rezin simanla (Variolink Esthetic DC System Kit, İvoclar Vivadent, Avustralya) üretici talimatlarına uygun olarak simante edildi. BULGULAR: CAD/CAM teknolojisi ile yapılan tek seansta hasta ağzına yerleştirilen tam seramik endokronlarla yüksek kenar uyumuna sahip, hassas, estetik restorasyonlar elde edildi. Hastaların 3. ve 6. aylarda yapılan klinik muayenelerinde estetik, fonksiyon, patolajik ve fonasyon açısından herhangi bir sorunla karşılaşılmadı. SONUÇ: CAD / CAM sistemi ile yapılan endokronlar hastaya kısa surede estetik ve fonksiyon kazandırması avantajlarıyla konvansiyonel post-kor restorasyonlara önemli bir alternatif tedavi seçeneğidir. 106

107 OP-27 ENDOCROWN APPLICATIONS WITH CAD/CAM IN ENDODONTICALLY TREATED TEETH WITH SEVERELY DAMAGED CROWNS Burcu Kanpalta, Defne Burduroğlu Department of Prosthetic Dental Treatment, Bezmi Alem Vakif University Dentistry Faculty, Istanbul, Turkey OBJECTIVE: The aim of this study is to manufacture and deliver endocrown restorations in endodontically treated teeth, which is an alternative to post-core restorations, using computer aided design/computer aided manufacturing system (CAD/CAM) resulting in better marginal fit. MATERIAL-METHODS: 3 patients with extreme crown defects were referred to our clinic with the necessity of permanent restorations (A 25-year-old male patient with tooth number 25, a 20-year-old male patient with tooth numbers 16, 36, 46 and a 45-year-old male patient with tooth numbers 14, 15, 16, 45, 46, 45). During radiologic and oral examinations, no mobility or apical lesions were observed after completion of endodontic treatments. After removal of the temporary filling materials, the undercuts in the pulp chambers were removed, the uncalcified enamel were removed and the occlusal arrangement was completed. In order to increase the retention and stability of the restorations, cavities were prepared about 1 mm deeper than the canal openings. Retraction cord was placed before taking impressions. The impressions were taken digitally with an intraoral camera (Omnicam, Sirona Dental System GmbH, Bensheim, Germany). The path of entry was determined on the obtained digital data. The endocrown restorations were designed using a CAD/CAM system (Cerec Premium SW 4.44) and produced in a milling unit from feldspar ceramic blocks. Glazing was performed after the restorations were checked intraorally. Restorations were cemented with a resin cement (Variolink Esthetic DC System Kit, Ivoclar Vivadent, Australia). RESULTS: Precise, aesthetic restorations were obtained with full-ceramic endocrowns using CAD/CAM technology. No clinical problems were encountered in terms of aesthetics, function, pathological and phonation during 3rd and 6th month control appointments. CONCLUSION: Endocrowns made with the CAD / CAM system are an important alternative treatment option to conventional post-core restorations with the advantages that the patient gets aesthetic and function in a short time. 107

108 OP-28 FURKASYON DEFEKTİ YADA ENDODONTİK PROBLEMİ OLAN MANDİBULAR MOLAR DİŞLERİN PROTETİK RESTORASYONU YADA İMPLANT TEDAVİSİ Hülya Çetin 1, Gülbahar Ustaoğlu 2, Mustafa Hayati Atala 1 1 Abant izzet baysal Üniversitesi,Protetik diş tedavisi anabilim dalı,bolu 2 Abant izzet baysal Üniversitesi,Periodontoloji diş tedavisi anabilim dalı,bolu AMAÇ: İlerlemiş periodontal hastalık, çürük lezyonu veya endodontik başarısızlık gibi nedenlerle ağızda tutulması imkansız gibi görünen çok köklü bir dişin, bir bölümü sağlıklı bir restorasyonun ayağı olarak kullanılabilir.bu dişler doku rejenenerasyonu, hemiseksiyon, kök amputasyonu ve bikuspidiyasyon gibi bazı tedavi yaklaşımlarına sahiptir, ancak bazı durumlarda bu tedaviler çok sınırlıdır ve diş çekimi gerekebilir. Bu çalışmanın amacı, diş veya implant tedavisinin protetik restorasyonlarında hasta memnuniyeti ve periodontal sağlığın değerlendirilmesidir. GEREÇ VE YÖNTEM: Mandibular molarlarda furkasyon defekti ve endodontic problemi olan olan 60 hasta, Grup I (n = 15) e hemiseksiyon, Grup II (n = 15) kök amputasyonuna, Grup III e (n = 15) bikuspidizasyona ve implant tedavisine Grup IV e (n = 15) ayrıldı.vas skalası ve periodontal klinik parametreler (gingival ve plak indeksi) ile memnuniyet açısından değerlendirildi. BULGULAR: Grup III ve Grup IV hastaları en düşük gingival ve plak skoru gösterdi. Grup II en yüksek gingival ve plak skoru gösterdi. Grup IV te hasta memnuniyeti (sert / yumuşak) yemek, konuşma, görünüş, rahatlık, ağız hijyeni kolaylığı en yüksek Vas skorunu gösterdi (p <0.001). SONUÇLAR: Bazı furkasyon defektlerin tedavisi olmasına rağmen, dental implant tedavisinin hasta memnuniyeti ve periodontal parametrelere göre en iyi sonuçları gösterdi. 108

109 OP-28 IMPLANT TERAPY OR PROTHETIC RESTORATION OF MANDIBULAR MOLAR TEETH OF FURCATION DEFECT OR ENDODONTIC FAILURE Hülya Çetin 1, Gülbahar Ustaoğlu 2, Mustafa Hayati Atala 1 1 Department of Prosthodontics,Abant izzet baysal University,Bolu,Turkey 2 Department of Periodontology,Abant izzet baysal University,Bolu,Turkey INTRODUCTION: It is possible to utilize a segment of multirooted tooth as a healthy abutment even though retention of entire tooth is impossible due to advanced periodontal disease, carious lesion or endodontic failure.this teeth has some treatment aproaches like guided tissue rejereneration, hemisection, root amputation and bicuspidiation, but in some cases these treatments are so limited and tooth extraction may be needed. The aim of this study is evaluation of patient satisfaction and periodontal health with prosthetic restoration of tooth or implant treatment. MATERIALS AND METHODS: Sixty patients who have furcation defect in mandibular molars were assigned to hemisection Group I (n = 15), to root amputation Group II (n = 15), to bicuspidiation Group III (n = 15) and to implant therapy Group IV (n = 15), were evaluated with regard to satisfaction by VAS scale and periodontal clinical parameters (gingival and plaque index). RESULTS: Group III and Group IV patients showed lowest gingival and plaque score. Group II showed highest gingival and plaque score. In Group IV the patient satisfaction with eating (hard/soft) food, talking, appearance, comfort, ease of oral hygiene showed highest Vas score (p< 0.001). CONCLUSIONS: Although there are some furcation defect treatments, dental implant therapy showed the best results according to the patient satisfaction and periodontal parameter. 109

110 OP-29 ELEKTRONİK PERKÜSYON TESTİ İLE İMPLANT STABİLİTESİNİ ÖLÇERKEN POLİETERETERKETON İYİLEŞME BAŞLIKLARININ DAVRANIŞI Şebnem Özatik, Çağatay Dayan, Onur Geçkili, Canan Bural İstanbul Üniversitesi,Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı,İstanbul GİRİŞ-AMAÇ: Elektronik perküsyon testi (EPT) kullanılarak polietereter keton (PEEK) iyileşme başlıkları ile implant stabilitesinin ölçülmesinin mümkün olup olmadığı bilinmemektedir. Bu çalışmanın amacı, PEEK iyileşme başlıkları ile ölçülen perküsyon test değerlerinin (PTV) güvenilirliğini araştırmak ve titanyum iyileşme başlıkları ile ölçülen PTV lerle karşılaştırmaktır. GEREÇ-YÖNTEM: Deney prosedürleri için bir ineğe ait taze pelvis kullanıldı. Pelvise otuz diş implantı yerleştirildi. 2 ve 5 mm yüksekliklerde titanyum iyileşme başlıkları; İmplantlara sırasıyla 5 mm PEEK iyileşme abutmentleri ve 5 mm hazır standart titanyum abutmentler vidalandı ve PTV ler bir kablosuz EPT cihazı kullanılarak iki kontrolör tarafından ölçüldü. Farklı dental implant bileşenleri arasındaki PTV lerdeki farklılıklar, Friedman ın test sonrası Wilcoxon imzalı testi ve Bonferroni düzeltmesi kullanılarak değerlendirildi. Gözlemciler arası ve gözlemci güvenilirliği, sınıflararası korelasyon katsayısı (ICC) kullanılarak yapıldı. BULGULAR: PEEK iyileşme abutmentleri kullanılarak elde edilen ortalama PTV değerleri, her iki muayene elemanı için diğer başlıklar kullanılarak elde edilen ortalama PTV lerden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p <0.01). SONUÇ: Bu in vitro çalışmanın kısıtlılıkları dahilinde, EPT ölçümlerinin PEEK iyileşme başlıkları kullanılarak yapılmaması gerektiği sonucuna varılabilir. Ayrıca, mümkünse, PTV ler tüm protez aşamalarında aynı yükseklikteki aynı tip implant abutmentlarinden elde edilmelidir. 110

111 OP-29 THE BEHAVIOR OF POLYETHERETHERKETONE HEALING ABUTMENTS WHEN MEASURING IMPLANT STABILITY WITH ELECTRONIC PERCUSSIVE TESTING Şebnem Özatik, Çağatay Dayan, Onur Geçkili, Canan Bural Department of Prosthodontics,İstanbul University,İstanbul,Turkey BACKGROUND AND OBJECTIVE: It is unknown whether it s possible to measure implant stability with polyetheretherketone (PEEK) healing abutments using electronic percussive testing (EPT). The aim of this study to investigate the reliability of the percussive test values (PTVs) measured with PEEK healing abutments and to compare them with the PTVs measured with titanium healing abutments. MATERIAL-METHODS: Fresh pelvis belonging to a cow was used for the experimental procedures. Thirty dental implants were inserted into pelvis. Titanium healing abutments with 2 and 5 mm heights; 5 mm PEEK healing abutments and 5 mm prepable standard titanium abutments were screwed to the implants respectively and PTVs were measured by two examiners using a wireless EPT device. Differences in PTVs between different dental implant components were evaluated using Friedman s test with post hoc Wilcoxon signed rank test and Bonferroni correction. Inter-observer and intra-observer reliability was by using the interclass correlation coefficient (ICC). RESULTS: The mean PTVs obtained using the PEEK healing abutments were statistically significantly higher than the mean PTVs obtained using the other abutments for both examiners (p<0.01). CONCLUSION: Within the limitations of this in vitro study, it may be concluded that EPT measurements should not be performed using PEEK healing abutments. Furthermore, if possible, PTVs should be derived from the same type of implant abutments with the same heights during all prosthetic stages. 111

112 OP-30 GENİŞ PERİAPİKAL RADYOLÜSENSİ İLE İLİŞKİLİ DİŞLERİN TEDAVİSİNDE İZLENECEK YÖNTEMLER Fatma Kaplan Bezmialem Vakıf Üniversitesi, Endodonti Anabilim Dalı,İstanbul AMAÇ: Geniş periapikal radyolüsensi ile ilişkili dişlerin tedavisinde izlenecek yöntemler nelerdir? Hangi durumlarda cerrahi operasyona ihtiyaç duyulmaktadır? GEREÇ-YÖNTEM: Hastalar kliniğimize başvurduktan sonra gerekli klinik ve radyografik muayane yapılmalı ve sonrasında vakaya uygun tedavi protokolü oluşturulmalıdır. Elektrikli pulpa testi ve/veya soğuk testi ile dişlerin vitalite kontrolü yapılmalıdır. Periapikal bölgede geniş radyolüsensi bulunan vakalarda CBCT ye ne zaman başvurulmalı? Periapikal bölgede radyolüsensi bulunan dişlere kaç seans kök kanal tedavisi yapılmalı? Hangi vakalar kök kanal tedavisi sonrasında takip edilmeli? Hangi vakalarda cerrahi işlem kararı verilmeli? Bu sözlü bildiride, planlamadan tedavi protokolüne kadar vakalar eşliğinde gerekli değerlendirmeler üzerinde duracağız. BULGULAR: Periapikal bölgede geniş radyolüsensi ile ilişkili dişler, uygun tedavi protokolü ve uzun dönem takip ile tedavi edilebilmektedir. SONUÇLAR: Endodontik tedavi, kurallara uygun şekilde yapıldığında geniş periapikal lezyonlu dişler dahi cerrahi işleme gerek duyulmaksızın tedavi edilebilmektedir. 112

113 OP-30 METHODS FOR TREATMENT OF LARGE PERIAPICAL RADIOLUCENCY RELATED TEETH Fatma Kaplan Department of Endodontics, Bezmialem Vakif University, Istanbul PURPOSE: What are the methods to be followed in the treatment of teeth associated with wide periapical radiolucency? In which situations is surgery needed? MATERIALS-METHODS: Patients should be treated with necessary clinical and radiographic examinations after the application to our clinic. Vitality check of the teeth should be done by electric pulp test and / or cold test. When should CBCT be used in cases with extensive radiolucency in the periapical region? How many appointment root canal treatment should be performed on teeth with radiolucency in the peripical region? Which cases should be followed up after root canal treatment? In which cases should the surgical procedure be decided? This oral presentation, accompanied by cases from planning to the treatment protocol will focus on the necessary assessments. RESULTS: Teeth associated with extensive radiolucency in the periapical region, can be treated with appropriate treatment protocol and long-term follow-up. CONCLUSIONS: Nonsurgical endodontic treatment performed by principals of endodontics provides successful healing even in large lesions without any surgical intervention. 113

114 OP-31 KONJENİTAL DUDAK-DAMAK YARIKLI HASTANIN VELUM UZANTILI OBTURATÖRLE REHABİLİTASYONU: BİR OLGU SUNUMU Hatice Özdemir Atatürk Üniversitesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Erzurum GİRİŞ: Dudak ve damak yarığı en yaygın görülen konjenital kafa-yüz defektidir. Etiyolojisi ile ilgili birçok çalışma mevcuttur, ancak etiyolojisi tam olarak bilinmemektedir. Bu anomalinin embriyolojik dönemde embriyo üzerine etki eden faktörlere bağlı olduğu ve multifaktöriyel olduğu düşünülmektedir. Dudak ve damak yarığı vakalarında; alveol kemik kalitesi ve miktarı, tekrarlayan cerrahi işlemler sonucu kontrakte yumuşak doku ve zayıf destek dişler sıklıkla karşılaşılan problemler arasında gözlenmektedir. Bu hastalar, geleneksel protezlerle, özel protezlerle ya da implant destekli protezlerle tedavi edilebilirler. Defektin yeri, büyüklüğü ve dişsizlik durumu protetik tedavinin başarısını etkilemektedir. OLGU: Bu olgu sunumunda, kliniğimize başvuran Veau sınıflamasına göre 3. sınıf dudak-damak yarığına sahip 44 yaşındaki erkek hastanın protetik rehabilitasyonu sunulmaktadır. Hastanın 13, 14 ve 23 numaralı dişlerinde aşırı madde kayıpları olduğu için dişler öncelikle metal alt yapılı porselen kuronlarla restore edildi. Üst çene 1. ölçüsü alındıktan sonra özel ölçü kaşığı hazırlandı. Defekt bölgesi vazelinli gazlı bezle kapatıldıktan sonra irreversible hidrokolloid ölçü maddesiyle detaylı ölçü alındı. Model üzerinde velum uzantıya sahip metal iskelet hazırlandı. Rutin klinik ve laboratuvar işlemlerinden sonra velum uzantılı obturatör bitirilerek ağıza takıldı. SONUÇ: Yumuşak damağı bulunmayan ve sert damağı yarık hastalarda geleneksel obturatörler yerine velum uzantılı obturatörler daha kullanışlı olmaktadır. Obturatörün arkasındaki velum uzantısı hastadaki velo-faringeal yetmezliği bir miktar azaltmaktadır. 114

115 OP-31 REHABILITATION OF A PATIENT HAD CONGENITAL CLEFT LIP-PALATE WITH VELUM EXTENDED OBTURATOR: A CASE REPORT Hatice Özdemir Department of Prosthodontics, Atatürk University, Erzurum, Turkey INTRODUCTION: Cleft lip and palate is the most common craniofacial congenital defect. There are many reports about its etiology. Its etiology is exactly unknown. The most of researchers have suggested that this anomaly is related to factors effect the embryo in embryologic progress and it is multifactorial. There are alveoler bone quality and quantity problems, contract soft tissue as as result of repeating surgery and small teeth in the congenital cleft lip and palate patients. These patients can be treated with conventional prosthesis, special prosthesis or implant retained prosthesis. The size and location of defect, and absence of teeth effect the success of prosthetic treatment. CASE: In this case report, prosthetic rehabilitation of a 44-year-old male patient with a third-grade cleft lip-palate according to the Veau classification applied to our clinic is presented. Since the patient had excessive material losses in 13, 14 and 23 numbered teeth, teeth were primarily restored with metal substructure porcelain crowns. A special tray was prepared following the first impression of the upper jaw. After the defect area was covered with m jelly gauze with vaseline, detailed impressions were taken with irreversible hydrocolloid impression material. A metal framework with a velum extension on the model was prepared. After routine clinical and laboratory procedures, the obturator with a velum extension was finished and fitted the mouth of patient. CONCLUSIONS: Obsturators with velum extension are more useful than traditional obturators in patients with cleft soft and hard palate. The velum extension behind the obturator reduces the patient s velo-pharyngeal insufficiency a little. 115

116 116

117 POSTER BİLDİRİLER POSTER PRESENTATIONS Sözel Bildiri Oturumları, 19 Ekim 2018, Cuma günü Poster Bildiriler Salonu nda gerçekleştirilecektir. Oral Presentation Sessions will be held on 19 October 2018, Friday in the Oral Presentations Hall. 117

118 PP-01 ORTODONTİK TEDAVİ SIRASINDA MEYDANA GELEN DİŞ ÇÜRÜKLERİNİN DİREKT KOMPOZİT RESTORASYONLARLA ESTETİK VE KONSERVATİF REHABİLİTASYONU: BİR OLGU SUNUMU Duygu Hisarbeyli, Nazmiye Dönmez Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, İstanbul, Türkiye AMAÇ: Mine dokusunun demineralizasyonu, sabit ortodontik tedaviden sonra yaygın görülen bir komplikasyondur. Özellikle oral hijyeni zayıf olan hastalarda, ortodontik tedavi çürük oluşumu için potansiyel risk teşkil etmektedir. Rezin kompozitler; minimal invaziv kavite preparasyonuna izin vermeleri, adeziv bağlanmaları ve estetik görünümleri nedeniyle çürük dişlerin tedavisinde oldukça iyi bir seçenektir. Bu olgu sunumunun amacı; ortodontik tedavi sırasında meydana gelen yaygın diş çürüklerinin direkt kompozit rezinlerle tek seansta estetik ve konservatif tedavisini sunmaktır. OLGU: 13 yaşındaki hasta ( ), ortodontik tedavi sırasında oluşan diş çürüklerinin tedavisi için Bezmialem Vakıf Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi kliniğine yönlendirildi. Klinik ve radyografik muayeneleri takiben, maksiller ön dişlerinde düz yüzey ve arayüz çürükleri tespit edildi. Vitalometrik muayene sonucunda ilgili dişlerin vital olduğu tespit edildi. Dişlerin direkt kompozit restorasyonlar ile tedavisine karar verildi.tüm çürükler uzaklaştırıldı ve 21, 22, 23 numaralı dişlere indirekt pulpa kaplama materyali (Theracal LC, Bisco Inc, Schamburg, IL, USA) yerleştirildi. Dişler total etch olarak asitlendi. Daha sonra dentin bağlayıcı ajan (Optibond All-In-One, Kerr, ABD) üretici firmanın talimatları doğrultusunda uygulandı ve LED ışık cihazı (Valo, Ultradent, ABD) ile 20 sn süre ile polimerize edildi. Restorasyonlar, mikro-hibrit kompozit rezin (GC, Gaenial A02, A2 and JE, Tokyo, Japonya) kullanılarak tabakalama tekniği ile tamamlandı. Bitirme ve cila işlemleri için elmas frezler ve Sof - Lex Spiral Disk ve arayüz zımpara kiti (3M ESPE, ABD) kullanıldı. SONUÇ: Özellikle çocuk hastalarda, direkt kompozit restorasyonlar, minimal invaziv bir yaklaşım olması nedeniyle ilk tercih olarak düşünülmelidir. Kompozit rezinler kullanılarak, tek seansta belirgin estetik değişimler elde edilebilir. 118

119 PP-01 POST ORTHODONTIC CARIES: AN AESTHETIC AND CONSERVATIVE REHABILITATION WITH DIRECT COMPOSİTE RESTORATIONS - A CASE REPORT Duygu Hisarbeyli, Nazmiye Dönmez Department of Restorative Dentistry, Bezmialem Vakif University Faculty of Dentistry, Istanbul, Turkey OBJECTIVE: Demineralization of enamel tissue is a common complication after fixed orthodontic treatment. Particularly in patients with poor oral hygiene, orthodontic treatment poses a potential risk for extensive caries formation. Resin composites have been an excellent choice for carious teeth due to their minimally invasive cavity preparation, adhesive bonding and aesthetic appearance. Therefore, the aim of this case report is to present the aesthetic and conservative rehabilitation of extensive caries outcomes after orthodontic treatment with direct composite resins in a single appointment. CASE: A 13 years old patient ( ) was referred to Restorative Dentistry Clinics from Orthodontics Clinics for the treatment of caries after orthodontic treatment was completed. Following clinical and radiographic examinations, smooth & interproximal surfaces caries were detected on maxillary anterior teeth. As a result of the vitalometry examination, the related teeth were found to be vital. Direct composite restorations were planned for the treatment of the teeth. All of the caries were removed. Indirect pulp capping material (Theracal LC, Bisco Inc, Schamburg, IL, USA) was placed to # 21, 22 and 23. Total etch technique was applied to the teeth. Then dentin bonding agent (Optibond All-In-One, Kerr, USA) was performed according to the manufacturer s instructions and it was cured for 20 sec. using a LED light curing device (Valo, Ultradent, USA). The restorations were completed by an microhybrid composite resin material (GC, Gaenial A02, A2 and JE, Tokyo, Japan) with layering technique. Finishing and polishing procedures were completed with diamond burs and Sof-Lex Spiral Disks & Ribbon Sanding System Kit (3M ESPE, USA). CONCLUSION: Especially in pediatric patients, direct composite restorations should be considered as the first treatment option due to its minimally invasive approach. In a single appointment a prominent aesthetic change can be achieved with the composite resins. 119

120 PP-02 AŞIRI MADDE KAYBINA UĞRAMIŞ MOLAR DİŞLERDE CAD/CAM LİTYUM DİSİLİKAT CAM SERAMİKLERİN ÇOKLU TEDAVİ SEÇENEKLERİ: İNLEY, ONLEY VE ENDOKRONLAR: 4 VAKA RAPORU Muhammet Emin Aksan Özel Muayenehane GİRİŞ: Farklı endikasyonlar için tam seramik materyallerin kullanımına olan ilgi gittikçe artmaktadır. Özellikle CAD / CAM yöntemi, laboratuar zamanını azaltması, maliyet düşürebilme ve kalite kontrolünün mümkün olmasından dolayı tam seramik restorasyonların üretilmesinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Lityum disilikat cam seramikleri, sabit protezlerin neredeyse tüm endikasyonlarında hızla en popüler restoratif materyallerden biri haline gelmiştir. AMAÇ: Bu olguların amacı, lityum disilikat cam seramiğin kullanıldığı birçok endikasyonda CAD / CAM yöntemiyle estetik ve dayanıklılık sağlamaktır. VAKA 1: 24 yaşında kadın hastada endodontik olarak tedavi edilen aşırı madde kaybına uğramış mandibular birinci molar. Tedavi sonrası dişin sadece bukkal duvarı kalmıştır. Diş, 2 mm bukkal duvar redüksiyonu ile birlikte, 1 mm shoulder basamak uygulayarak prepare edilmiştir. Andırkatlar pulpal duvardan uzaklaştırıldı, pulpa odasının tabanı düzleştirildi. Ölçü dijital olarak alındı. Endokron restorasyonu IPS e.max CAD/CAM bloğu ile hazırlandı. VAKA 2: 18 yaşında kadın hastada eski kompozit restorasyon bulunan mandibular birinci azı dişi. Eski restorasyon uzaklaştırıldı, andırkatlar uzaklaştırıldı ve mevcut duvarlar yumuşatıldı. Ölçü dijital olarak alındı ve onley restorasyonu IPS e.max CAD/CAM bloğu ile hazırlandı. VAKA 3: Endodontik tedavili mandibular birinci molar dişinin etrafında gıda sıkışması sorunu yaşayan 26 yaşında erkek hasta. Eski kompozit restorasyonunun mezial kontağı pürüzsüz değildi. Eski restorasyon kaldırıldıktan sonra 2 mm okluzal redüksiyon yapıldı. Koronal pulpa odasından ve endodontik giriş kavitesinden andırkatlar uzaklaştırıldı. Sonrasında dijital ölçü alındı. Endokron restorasyonu IPS e.max CAD/CAM bloğu ile hazırlandı. VAKA 4: Maksiler birinci molar dişte eski kompozit restorasyon ve çürük bulunan 38 yaşında erkek hasta. Eski restorasyon ve çürük bölge uzaklaştırıldıktan sonra andırkatlar elimine edildi. Ölçü dijital olarak alındı. Sonrasında inley restorasyon IPS e.max CAD/CAM bloğu ile hazırlandı. SONUÇ: Tüm hastalar tek seans tedaviden memnun kaldı ve lityum disilikat cam seramikler azı dişlerinde inley onley ve endokron tedavileri için uygun bir materyaldir. 120

121 PP-02 MULTIPLE TREATMENT OPTIONS OF THE MATERIAL OF CAD-CAM LITHIUM DISILICATE ON MOLAR TEETH WITH EXCESSIVE CORONAL LOSS: INLAY, ONLAY AND ENDOCROWNS, FOUR CASES REPORT Muhammet Emin Aksan Private Practice INTRODUCTION: There has been a growing interest in the use of all-ceramic materials for different indications. Especially CAD/CAM method has been widely used manufacturing all-ceramic restorations due to laboratory time and cost can be reduced, and quality control is possible. Lithium-disilicate glass ceramics have rapidly become some of the most popular restorative materials in almost all the indications of fixed-prosthodontics. AIM: The aim of these cases report is to provide aesthetic and durability together with the method of CAD/CAM in many indications using lithium-disilicate glass ceramics. CASE 1: 24 year-old female with endodontically treated mandibular first molar. Only buccal wall was remain after endodontic treatment. The tooth was prepared 2mm of buccal wall reduction with 1mm shoulder ferrule. Undercuts were eliminated from the pulpal walls, and the base of the pulp chamber was flattened. The impression was made digitally. Endocrown was made with IPS-e.max CAD/CAM block. CASE 2: 18 year-old female patient with old composite restoration on her mandibular first molar. The old restoration was removed and undercuts were eliminated and the walls were smoothed. Digital impression was made. Onlay was prepared with IPS-e.max CAD/CAM block. CASE 3: 26 year-old male suffered from food impaction around his endodontically treated mandibular first molar whose mesial contact was not smooth. The old restoration was removed and 2mm occlusal reduction was applied. Undercuts were eliminated from the coronal pulp chamber and endodontic access cavity. Digital impression was made. Onlay was prepared with IPS-e.max CAD/CAM block. CASE 4: 38 year-old male with old composite restoration and caries in his maxillary first molar. The old-restoration and caries were removed, undercuts were eleminated. Dijital impression was made. Inlay restoration was prepared with IPS-e.max CAD/CAM block. RESULT: Patients were satisfied single visit teraphy and lithium-disilicate glass ceramic is suitable for inlay onlay and endocrowns for molar teeth. 121

122 PP-03 ÜNİVERSAL KOMPOZİT İLE ANTERİOR BÖLGEDE DOĞAL ESTETİK GÖRÜNÜM ELDE ETME: OLGU SUNUMU Ebubekir Yılmaz, Soley Arslan Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi ABD, Kayseri, Türkiye Diş estetiği yüz estetiğinin çok önemli bir bölümünü oluşturmaktadır. Tıpkı yüz estetiği gibi diş estetiğinin de sosyal ve psikolojik bir fonksiyonu vardır. 19 yaşında bayan hasta anterior bölgedeki estetik şikaytleri nedeniyle yaklaşık 1 yıl önce kliniğimize başvurdu. Yapılan klinik ve radyografik muayene sonucu 12 ve 22 numaralı dişlerde agenezis olduğu, 13 ve 23 nolu dişlerin laterallerin yerine sürdüğü ve orta hat diasteması varlığı tespit edilmiştir. Hasta hızlı, estetik ve koruyucu olan etkili bir tedavi istedi, bu nedenle 13,23 nolu dişler universal kompozit rezin(zmack comp,zhermack S.p.A.,via Bovazecchino,Italy) ile lateral dişlere dönüştürülmüş ve 11, 21 nolu dişlerin arasındaki diestema kapatılmıştır. Sonuç olarak kompozit rezin uygulaması, dişlerin rekonstruksiyonu ve diestamaların kapatılmasında uygulanabilecek konservatif ve hızlı bir tedavi seçeneğidir. 122

123 PP-03 OBTAINING NATURAL AESTHETICS APPEARANCE WITH THE UNIVERSAL COMPOSITE IN THE ANTERIOR REGION: CASE REPORT Ebubekir Yılmaz, Soley Arslan Erciyes University Faculty of Dentistry, Restorative Dentistry Departmant, Kayseri,Turkey Dental esthetics constitutes a very important part of facial aesthetics. Just like facial aesthetics, dental aesthetics has a social and psychological function. A 19 years old female patient referred to our clinic with aesthetic complaints about 1 year ago in the anterior region. The results of clinical and radiographic examinations showed that the teeth numbered 12 and 21 were agenetic, and the teeth with numbers 13 and 23 were replaced by laterals and there was also midline diastema the patient wanted an effective treatment which is quick, aesthetic, and conservative, therefore 13,23 teeth were compared to the lateral teeth with a universal composite resin (Zmack comp, Zhermack S.p.A. via Bovazecchino,Italy) and the diestema between the 11 and 21 teeth was closed. As a result, composite resin application is a conservative and rapid treatment option which can be applied in tooth reconstruction and closure diestema. 123

124 PP-04 DİREKT ADEZİV RESTORATİF MATERYALLER İLE ANTERİOR DİASTEMALARIN ESTETİK OLARAK REHABİLİTASYONU: 3 OLGU SUNUMU Hatice Eryuva, Güneş Bulut Eyüboğlu Karadeniz Teknik Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Trabzon, Türkiye AMAÇ: Diastema, dişlerdeki şekil anomalileri ya da dişler ile çeneler arasındaki büyüklük anomalilerinden kaynaklanabilir. Anterior bölgedeki diastemalar estetik açıdan büyük bir sorundur. Direkt kompozit restorasyonlar, dişler arası boşlukların kapatılması için konservatif ve düşük maliyetli bir tedavi seçeneğidir. Bu olgu sunumunda; 3 hastanın maksillar anterior diastemalarının konservatif ve estetik olarak tedavi edilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ-YÖNTEM: Maksillar ön dişler arasında diastema şikayeti ile kliniğimize başvuran üç farklı hastaya direkt kompozit restorasyon uygulamasıyla anterior bölgede estetiğin sağlanması amaçlandı. Diş rengine uygun kompozit rezin seçildi. İzolasyonu sağlanan dişlere iki aşamalı etch and rinse adeziv sistem (Single Bond 2, 3M ESPE, ABD) uygulandı. OA2 ve A2 renklerindeki kompozit rezin (Estelite Sigma Quick, Tokuyama Dental) kullanılarak diastema kapatma tedavisi tek seansta tamamlandı. Son olarak kompozit polisaj diskleri (Sof-Lex discs, 3M ESPE, ABD) ile bitirme işlemleri yapıldı. Hastaların 6 aylık kontrolünde restoratif ve periodontal açıdan bir sorun görülmedi. SONUÇLAR: Direkt kompozit uygulamalar; diastemaların kapatılması için konservatif, düşük maliyetli, tek seansta uygulanan ve hasta tarafından tolere edilebilirliği yüksek bir tedavi seçeneğidir. 124

125 PP-04 THE AESTHETIC REHABILITATION OF ANTERIOR DIASTEMAS WITH DIRECT ADHESIVE RESTORATİVE MATERIALS: 3 CASE REPORTS Hatice Eryuva, Güneş Bulut Eyüboğlu Department of Restorative Dentistry, Faculty of Dentistry, Karadeniz Technical University, Trabzon, Turkey AIM: Diastema can be caused by shape anomalies in teeth or size anomalies between teeth and jaws. Diastemas localized at the anterior region and they cause aesthetic issue. Direct composite restorations provide more conservative and less paid treatment option for closing non-aesthetic interstitial spaces. In this case report; it was aimed to treat the diastemas between the maxillar anterior teeth aesthetically. MATERIALS & METHODS: Three patients who referred to our clinic with the complaint diastema among the maxillary anterior teeth were aimed to provide the anterior aesthetic by direct composite restoration. The suitable composite resin was selected to tooth s color. Two-stage etch and rinse adhesive system (Single Bond 2, 3M ESPE, USA) was applied to the isolated teeth. Diastema closure treatment was completed in one session, using the composite resin (EsteliteSigmaQuick, TokuyamaDental) in OA2 and A2 colors. Finally, finishing operations were performed with composite polishing discs (Sof-Lexdiscs, 3M ESPE, USA). There was no restorative or periodontal problem at the 6 month follow-up of the patients. CONCLUSION: Direct composite applications are a conservative, low-cost, single-session and high tolerability by the patient treatment option for closing the interdental diastemas. 125

126 PP-05 SENDROMLA İLİŞKİSİ OLMAYAN OLİGODONTİ VE MİKRODONTİ HASTASININ MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIMLA REHABİLİTASYONU Almira Ada Diken Türksayar 1, Ali Can Bulut 1, Meltem Hendek 2, Saadet Atsü Sağlam 1 1 Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi,Protetik Diş Tedavisi Abd, Kırıkkale 2 Kırıkkale Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi,Periodontoloji Abd,Kırıkkale AMAÇ: Altı veya daha fazla diş eksikliği, diş oluşumunun başlaması ve proliferasyonu sırasında ortaya çıkan gelişimsel bozukluklara bağlı olarak gelişir ve oligodonti olarak adlandırılır. Bu hastalarda daimi dentisyonun gecikmesi ile süt dentisyon kalıcı hale gelebilir, ankilozan dişler görülebilir, travmatik okluzyon meydana gelebilir ve alveolar kemiğin gelişimi olumsuz yönde etkilenebilir. Primer dentisyona ait dişler, kron ve kök bakımından iyi durumdalarsa ve yeterli alveolar kemikle desteklenirse yıllarca ağızda kalabilirler. Bu tabloya eşlik eden mikrodonti hastalarda geniş diastemalara sebep olarak estetiği olumsuz yönde etkileyebilir. GEREÇ-YÖNTEM: 28 yaşında erkek hasta kliniğimize estetik nedenlerle başvurdu. Alınan medikal ve dental anamnezden sonra klinik ve radyolojik muayeneye göre hastanın tüm premolarlarının konjenital olarak eksik olduğu ve alt çenede her iki kadranda persiste süt molarlarının olduğu görüldü. Bununla birlikte, herhangi bir sendromu olmayan hastada mikrodonti, yaygın diastema ve deepbite tespit edildi. Sol üst bölgede kanin diş de eksik olduğu için bu bölgeye iki implant yerleştirildi ve osteointegrasyonun ardından okluzalden vidalı implantüstü köprü restorasyonu yapıldı. Üst çene anterior bölgede, kron yükseltme işleminin ardından tüm dişler prepare edildi ve zirkonyum köprülerle restore edildi. Son olarak, ideal okluzyonun sağlanabilmesi için alt çenedeki persiste süt molarlar direk kompozit onleylerle restore edildi. BULGULAR: Hastaya doğal bir gülümseme kazandırılmış ve hasta memnuniyeti sağlanmıştır. 3. ve 6. aylardaki kontrol randevularında restorasyonların ve implantların uyumu başarılı bulunmuştur. SONUÇ: Primer ve daimi dentisyonun birlikte görüldüğü oligodonti ve mikrodonti olgularında, multidisipliner bir yaklaşımla doğru endikasyonlar, materyaller ve uyumlu oklüzyon ile mevcut dişler korunabilir ve hastanın ihtiyaç duyduğu fonksiyon ve estetik bir arada sağlanabilir. 126

127 PP-05 MULTIDISCIPLINARY APPROACH TO REHABILITATION OF PATIENTS WITH NON- SYNDROME-RELATED OLIGODONTIA AND MICRODONTIA Almira Ada Diken Türksayar 1, Ali Can Bulut 1, Meltem Hendek 2, Saadet Atsü Sağlam 1 1 Kırıkkale Unıversıty Faculty Of Dentıstry, Department Of Prosthetic Dentıstry, Kırıkkale 2 Kırıkkale Unıversıty Faculty Of Dentıstry, Department Of Perıodontology, Kırıkkale OBJECTIVE: Six or more dental deficiencies are called oligodontia due to developmental disorders that occur during initiation and proliferation of tooth formation. With the delay of the permanent dentition in these patients; primary dentition may become permanent, ankylosing teeth may be seen, traumatic occlusion may occur, and the development of the alveolar bone may be adversely affected. If the teeth belong to the primary dentition adequate alveolar bone is supported, and a good crown and a root can stay in the mouth for many years. In these cases, if patients also have microdontia, this may adversely affect aesthetics as a result of wide diastema. MATERIALS-METHODS: A 28-year-old man admitted to our clinic for aesthetic reasons.after medical and dental anamnesis, according to clinical and radiological examination, it was seen that all premolars of the patient were congenitally missing and persistent primary molars in both quadrants of the mandible. In addition, microdontia, wide diastemas and deepbite were detected in the patient with no syndrome. In the upper left region, because the canine tooth was also missing, two implants were placed and after the osteointegration, an occlusal screw implant restoration was performed.in the upper jaw anterior region, after the crown lengthening procedure, all the teeth were prepared and restored with full ceramic zirconium bridges.finally, to ensure ideal occlusion, the persistent primary molar teeth in the mandible were restored with direct-composite onlay. RESULTS: The patient s satisfaction was provided by an aesthetic result resembling a natural-looking smile.the compliance of the prosthesis and implants was found to be successful at the 3rd and 6th months of follow-up. CONCLUSION: In the case of oligodontia and microdontia in which primary and permanent dentures are seen together, a multidisciplinary approach can be provide the function and aesthetic required by the patient through the correct indications, materials and ideal occlusion. 127

128 PP-06 ÇEŞİTLİ SEBEPLERLE OLUŞAN ANTERİOR TEK DİŞ EKSİKLİKLERİNİN İMPLANT DESTEKLİ SABİT RESTORASYONLAR İLE TEDAVİSİ: 3 OLGU SUNUMU Gözde Özköylü, Mesut Köksal, Şeyda Küçük, Çağrı Ural OnDokuzMayıs Üniversitesi,Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı,Samsun AMAÇ: Dentoalveolar travmalar ve konjenital diş eksiklikleri genç bireylerde, özellikle maksiller ön bölgede sıklıkla görülür. Anterior tek diş eksikliklerinde hastaların yüksek estetik beklentilerini karşılamak için uygun materyal seçimi ve detaylı bir planlama büyük önem taşımaktadır.bu olgu sunumunda,dentoalveolar travma ve konjenital eksiklikleri sonucu maksiller santral /lateral dişini kaybetmiş 3 genç kadın hastanın implant destekli, kişiye özel üretilmiş zirkonya abutmentlar üzerine uygulanan zirkonya altyapılı tam seramik tek kronlar ile tedavisini sunmaktır. OLGU: 25, 23 ve 19 yaşında üç genç kadın hasta geçirdikleri dental travma / konjenital sebep ile maksiller santral/ lateral dişlerini kaybetmiştir. Her üç hastaya birer adet kemik seviyesi implant yerleştirildi ve iyileşme sonrası 2 haftalık kontrol seanslarıyla 8-12 hafta süreyle yumuşak doku şekillendirmesi yapıldı. Kişiye özel olarak üretilen zirkonya abutmentlardan destek alan zirkonya altyapılı tam seramik restorasyonlar hastalara teslim edildi. Vakaların beyaz estetik skor (BES)ve pembe estetik skorları (PES) 7 haftalık takiplerle kayıt altına alındı. BULGULAR: Hastaların estetik ve fonksiyonel beklentileri karşılandı.beyaz estetik skorunun arttığı ve pembe estetiğin olumlu yönde etkilendiği gözlemlenmiştir. SONUÇ: 1 yıllık takipten sonra komplikasyon görülmemiş, vakaların takibi devam etmektedir. 128

129 PP-06 TREATMENT OF ANTERIOR SINGLE TOOTH LOSS CAUSES BY VARIOUS OCCASIONS WITH IMPLANT SUPPORTED FIXED RESTORATIONS: 3 CASE REPORTS Gözde Özköylü, Mesut Köksal, Şeyda Küçük, Çağrı Ural Department of Prosthodontics, OnDokuzMayıs University,Samsun,Turkey PURPOSE: Dentoalveolar trauma and congenital tooth deficiencies are common in young individuals, especially in the anterior region of the maxilla. The choice of anterior material and detailed planning are crucial to meet the high esthetic expectations of patients with single tooth deficiency.in this case report, we aimed to present treatment of 3 young adult female patients who have lost their maxillary central/ lateral incisors because of dentoalveolar trauma or congenital defects by implant retained custom zirconia abutments and zirconia based all-ceramic single crowns. CASE: Three young women aged 25, 23, and 19 lost their maxillary central / lateral incisors caused by dental trauma or congenital defects.one bone-level implant was implanted in all three patients and soft tissue shaping was performed for 8-12 weeks with 2-week control sessions after healing.definitive zirconia based all-ceramic restorations supported by customized zirconia abutments were delivered to the patients. The white aesthetic score (BES) and the pink aesthetic score (PES) of the cases were recorded with 7 weekly follow-ups. RESULTS: The aesthetic and functional expectations of the patients were achieved. It was observed that the white aesthetic score increased and the pink aesthetic was affected positively. CONCLUSION: Complications were not seen after 1 year follow-up, and follow-up of cases was continued. 129

130 PP-07 BİR EROZYON OLGUSUNUN ESTETİK RESTORASYONU Ecem Doğan, Fatma Aytaç Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi,Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı,Bolu AMAÇ: Dişlerde görülen erozyon herhangi bir bakteriyel etken olmaksızın birincil etkenin kimyasal(asit),ikincil etkenin mekanik(diş fırçası gibi) olduğu diş sert doku kaybıdır.bu sert doku kayıpları dişlerde estetik ve fonksiyonel kayıplara neden olmaktadır.bu olgu sunumunun amacı bütün dişlerde erozyona bağlı diş sert doku kayıplarının direkt kompozit rezin restorasyonla tedavisinin gerçekleştirilmesidir. GEREÇ&YÖNTEM: 16 yaşındaki erkek hasta dişlerinin estetik görünümünden memnun olmadığını dile getirerek kliniğimize başvurdu.yapılan intraoral muayenede minede erozyonlar ve uygun olmayan kompozit restorasyonlar görüldü.hastadan alınan anamnezde 1 yıl öncesine kadar ortodontik tedavi gördüğü ve aşırı asitli içecek kullanma alışkanlığı olduğu öğrenildi.ilk aşamada dişlerin yüzeyindeki erozyondan etkilenmiş demineralize alanlar düzenlendi ve eski kompozit restorasyonlar uzaklaştırıldı.gingival retraksiyon yapıldıktan sonra tüm mine yüzeylerine %35 fosforik asit jeli(scotchbond Universal Etchan,3M ESPE) 30 saniye uygulandıktan sonra yıkandı ve hafif hava sıkılarak kurutuldu.hazırlanan tüm yüzeylere adeziv ajan(clearfil SE Bond,Kuraray,Japan) uygulandı.restorasyonlar için suprananodolduruculu kompozit rezinin(estelite Sigma,Quick,Tokuyama) OPA2,OA1 ve A1 renkleri tabakalama yöntemiyle kullanıldı.cila işlemleri için cila diskleri(optidisc,kerr) ve iki farklı grende spiral diskler(twist Dia,Kuraray) ile yapıldı. BULGULAR: Hastanın oral hijyen motivasyonu sağlandıktan sonra 1 hafta,3 aylık ve 6 aylık rutin kontrollere gelmesi belirtildi.6.ayda yapılan klinik kontrolde restorasyonlarda herhangi bir renk değişikliğine rastlanmadı. SONUÇLAR: Tedavi sonuçları hastanın estetik ve fonksiyonel beklentilerini karşıladı.dişlerinde aşınma şikayeti olan bir hastada öncelikle alınan iyi bir anamnez ile aşınmanın etkeni tespit edilerek hangi tip aşınma olduğu belirlenmelidir. Etken ortadan kaldırılmadan yapılan restoratif tedaviden başarılı bir sonuç beklenmemelidir.etkeni ortadan kaldırdıktan sonra hastaya koruyucu tedaviler önerilmelidir.daha komplike vakalarda koruyucu tedaviyle birlikte restoratif tedavi uygulanmalıdır. 130

131 PP-07 ESTHETIC RESTORATION OF AN EROSION CASE Ecem Doğan, Fatma Aytaç Department of Restorative Dentistry,Bolu Abant İzzet Baysal University, Bolu,Turkey AIM: The erosion is the loss of the hard tissue of the tooth,one of which is the chemical(acid) of the primary agent and the other is mechanical(toothbrushes) without any bacterial one.these hard tissue losses cause esthetic and functional loss on teeth,the aim of this case report is to perform direct composite restorative treatment of hard tissue defects due to erosion in all teeth. MATERIALS&METHODS: A 16-year-old male patient referred to our clinic,by expressing he wasn t pleased with the esthetic appearance of his teeth.enamel erosions and inappropriate composite restorations were seen in the intraoral examination.in the patient s anamnesis,the patient stated that he had been practicing orthodontics until 1 year ago and that he was habit of using excessive acidic drink.in the first stage,the erosion-affected demineralized areas on the teeth surface were prepared and old composite restorations were removed.after gingival retraction, %35 phosphoric acid gel(scotchbond Universal Etchant,3M ESPE)was applied to all surfaces for 30 seconds,then washed and lightly airdried.all prepared surfaces were applied with an adhesive agent(clearfil SE Bond,Kuraray,Japan).The OPA2,OA1 and A1 colors of the supra-nanofill composite resin for restorations were used by layering.surface polishing was done with spiral discs(twist-dia,kuraray) and polishing discs(optidisc,kerr) RESULTS: It was stated that the patient would come to routine controls at 1week,3 months and 6 months after the oral hygiene motivation is achieved.clinical control at six months wasn t revealed any color changes during restorations. CONCLUSION: The treatment outcomes met the esthetic and functional expectations of the patient.in a patient suffering from abrasion,it is necessary to determine what type of wear is caused by determining the effect of wear with a detailed anamnesis.a successful outcome should not be expected from restorative treatment without removal of the agent.after removing the effect from the center,the patient should be offered prophylactic treatments.more complicated cases should be treated with restorative treatment together with preventive treatment. 131

132 PP-08 KIRIK DİŞİN VE MİNÖR ÇAPRAŞIKLIĞIN DİREKT KOMPOZİT İLE RESTORASYONU: VAKA SUNUMU Semiha Ekrikaya, Sezer Demirbuğa Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı, Kayseri Travmaya bağlı diş kırıkları hastalarda fonksiyonel ve estetik şikayetler oluşturabilmektedir. Travma nedeniyle oluşan diş kırıklarının ve minör çapraşıklıkların minimal invaziv tedavisinde kompozit rezinler oldukça sık kullanılmaktadır. Kompozit rezinler, bu estetik ve fonksiyonel problemleri kısa süre icinde daha konservatif ve ekonomik bir bicimde restore etme sansı sunarlar. 17 yaşında bayan hasta, dört yıl önce 11 numaralı dişinde travmaya bağlı oluşan kırık nedeniyle yapılan restorasyonun kırılması ve 12 numaralı dişindeki hafif çapraşıklık şikayetleri ile kliniğimize başvurdu. Radyografik muayenede 11 numaralı dişe dört yıl önce endodontik tedavi yapılmış olduğu saptandı. Endodontik tedavi ile ilgili semptomatik ve radyografik bir problem mevcut değildi. Öncelikle, 11 numaralı diş komşu dişlere göre bukkal pozisyonlu konumlanmıştı ve hasta bu durumun düzeltilmesini talep etmiştir. Bu nedenle, restorasyon öncesi bukkal yüzeye preparasyon yapılmış ve dişe fiber post yerleştirilerek restorasyonun mekanik özelliğini arttırmak amaçlanmıştır.11 numaralı dişe yer açmak ve simetri sağlamak için komşu dişlerden minimal stripping yapıldı. Wax up üzerinden silikon indeks hazırlandı. Komşu dişler teflon band ile izole edilerek asit uygulandı. Daha sonra, Diş yüzeyine adeziv (Scotchbond üniversal adeziv, 3M ESPE ) uygulandı. Mine (A1), dentin (B2), body (B1) kompozitleri (Filtek Ultimade, 3M ESPE) tabakalanarak restorasyon şekillendirildi. 11 numaralı diş tamamlandıktan sonra, 12 numaralı dişe çapraşıklığı düzelterek ark bütünlüğünü sağlamak amacıyla asit uygulanarak bukkal yüzeye kompozit veneer yapıldı. Son olarak, bitirme ve polisaj diskleri (Sof-lex, 3M) ve spiralleri (Twist dia, Kuraray) ile bitim ve polisaj işlemleri yapılarak retorasyonlar tamamlandı. Dişlerdeki kırıklar ve minör çapraşıklıklar kompozit rezinler ile minimal invaziv şekilde restore edilerek kısa sürede estetik ve fonksiyon sağlanabilir. 132

133 PP-08 DIRECT COMPOSITE RESTORATION OF DENTAL FRACTURES AND MINOR CROWDING: CASE REPORT Semiha Ekrikaya, Sezer Demirbuğa Erciyes University Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dentistry, Kayseri, Turkey Traumatic dental fractures can create functional and aesthetic complaints in patients. Composite resins are used frequently in minimally invasive treatment; of fractured teeth due to trauma and minor crowding in teeth. Composite resins provide a chance to restore these aesthetic and functional problems in a shorter time in a more conservative and economical way. A 17 year old female patient applied to our clinic with the complaints of breakage of restoration due to fracture due to trauma for tooth 11 four years ago and mild crowding of tooth 12. Radiographic examination revealed that endodontic treatment was performed in tooth 11 four years ago. There was no symptomatic or radiographic problem related to endodontic treatment. Firstly, the tooth 11 is positioned in a buccal position relative to the adjacent teeth and the patient has requested correction of this condition. Therefore, the buccal surface was prepared before restoration and it was aimed to increase the mechanical properties of the restoration by placing a fiber post on the tooth. Minimal stripping of adjacent teeth was performed to make space for the tooth 11 and to provide symmetry. Wax up over silicon index is prepared. Neighboring teeth were isolated with a teflon band and acid applied. Then, adhesive (Scotchbond universal adhesive, 3M ESPE) was applied to the tooth surface. Mine (A1), dentin (B2), body (B1) composites (Filtek Ultimade, 3M ESPE) were layered to form the restoration. After completing tooth 11, composite veneer was applied to the buccal surface by applying acid to provide arch integrity by correcting tooth 12. Finally, finishing and polishing discs (Sof-lex, 3M) and spirals (Twist dia, Kuraray) were used to finish and polish the retorations. Dental fractures and minör crowding in the teeth can be restored minimally invasively with composite resins to provide aesthetic and function in a short time. 133

134 PP-09 ORTODONTİK TEDAVİ SONRASI ANTERİOR DİASTEMALARIN DİREKT REZİN KOMPOZİT RESTORASYONLAR İLE TEDAVİSİ Gülşen Deniz Bilen, Sezer Demirbuğa Erciyes Üniversitesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Kayseri 19 yaşında kadın hasta üst anterior dişlerinde diastema şikayetiyle kliniğimize başvurdu. Alınan anamnezde ortodontik tedavi ile kanin dişlerde sınıf 1 kapanışın elde edildiği ve ortodontik tedavinin bu şekilde tamamlandığı öğrenilmiştir. Yapılan klinik ve radyografik muayene sonucunda anterior maksillada kanin-kanin arası dişlerde diastema olduğu tespit edilmiştir. Hastanın başlangıç fotoğrafları alınmış, diastema boyutları ölçülmüştür. Uygun ışıkta renk seçimi yapılıp dişler aşındırılmadan sadece asitle pürüzlendirilmiştir. İlgili her bir dişe silikon anahtar yöntemi ile direkt kompozit rezin uygulanmıştır. Restorasyonların bitim ve polisaj işlemleri için alüminyum oksit kaplı diskler kullanılmıştır. 134

135 PP-09 TREATMENT OF ANTERIOR DIASTEMAS WITH DIRECT RESIN RESTORATIONS COMPOSITE AFTER ORTHODONTIC TREATMENT Gülşen Deniz Bilen, Sezer Demirbuğa Erciyes Universty, Department of Restorative Dental Treatment, Kayseri, Turkey A 19-year-old female patient presented to our clinic with diastemas in maxillary anterior teeth. It has been learned that orthodontic treatment results in class 1 closure of the canine teeth and that orthodontic treatment is completed in this way. As a result of clinical and radiographic examination, it was determined that the anterior maxillary diastema was found between the canine and the canine teeth. Initial photographs of the patient were taken and diastema dimensions were measured. The color is chosen in the appropriate light and the teeth are roughened only with acid without abrasion. A direct composite resin was applied to each relevant tooth by the silicon key method. Aluminum oxide coated discs were used for the finishing and polishing of the restorations. 135

136 PP-10 POLİDİASTEMALARIN KOMPOZİT REZİNLE KAPATILMASI: OLGU SUNUMU Mehmet Karagön, Soley Arslan Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye Dişler yüz estetiğinin sağlanmasında büyük öneme sahiptirler. Birçok hasta anterior bölgedeki diastemaların oluşturduğu estetik şikayetlerle diş hekimlerine başvururlar. Böyle durumlarda estetiğin sağlanabilmesi için dayanak dişlere en az zarar verecek minimal preperasyon ile olabildiğince hızlı sonuç verecek tedavi seçeneklerinin tercih edilmesi oldukça önemlidir. Kompozit rezinler, bu estetik problemleri kısa süre icinde daha konservatif ve ekonomik bir bicimde restore etme sansı sunarlar. Ön dişler arasındaki açıklık nedeniyle kliniğimize başvuran 22 yaşındaki erkek hastanın klinik muayenesinde alt ve üst çene anterior bölgede polidiastema tespit edilmiştir. Tedavi planı olarak preparasyon yapılmadan kompozit rezinle diastema kapatma işlemi 2 seans olarak planlanmıştır. İlk seansta üst çenedeki diestemalar kapatılırken alt çene için hasta 2 gün sonra tekrar çağrılmıştır. Tedaviye başlamadan uygun renk belirlenmiş (A2 body, Filtek Ultimate, 3M ESPE ) ve sonra restorasyonu yapılacak dişlerin yüzeyine universal adeziv (Gluma Heraeus Kulzer) uygulanmıştır. Şeffaf bant ve kama yerleştirdikten sonra kompozit restorasyonlar tamamlanmıştır. Bitim ve cila işlemleri için diskler (Soflex, 3M), yüzey cilası işlemleri için iki farklı grendeki spiral diskler (Twist Dia, Kuraray) kullanılmıştır. Diastemalar non-invaziv bir şekilde kompozit rezinlerle kapatılarak mevcut estetik problemler ortadan kaldırılabilir. 136

137 PP-10 CLOSING OF POLIDIASTEMA WITH RESIN COMPOSITE: A CASE REPORT Mehmet Karagön, Soley Arslan Department of Restorative Dentistry, Faculty of Dentistry, Erciyes University, Kayseri, Turkey Teeth have a great proposition in ensuring facial aesthetics. Many patients refer to dentists with the aesthetic complaints of the diastemas in the anterior region. In such cases, it is very important to choose the treatment options that will give the fastest results possible with minimal preparation to give the least amount of damage to the abutment teeth. Composite resins offer a chance to restore these aesthetic problems in a shorter time in a more conservative and economical way. A 22-year-old male patient who admitted to our clinic due to the clearance between the anterior teeth was found to have polydistema in the upper and lower jaw anterior region on clinical examination. As a treatment plan, diastema closure with composite resin was planned as 2 sessions without preparation. The patient was recalled for the lower jaw after 2 days, while the first seansta upper jaw diestemas were closed. A universal adhesive (Gluma Heraeus Kulzer) was applied to the surface of the teeth to be restored and the appropriate color specified (A2 body, Filtek Ultimate, 3M ESPE). Composite restorations were completed after placing transparent tape and wedge. Discs (Soflex, 3M) were used for finishing and polishing, and two different spiral discs (Twist Dia, Kuraray) were used for surface polishing. Diestemas can be closed non-invasively with composite resins to remove existing aesthetic problems. 137

138 PP-11 ÖN BÖLGEDEKİ ÇÜRÜKLERİN DİREK KOMPOZİT LAMİNATE VENEER TEKNİK İLE ESTETİK REHABİLİTASYONU Zeynep Buket Kaynar, Nazmiye Dönmez Bezmialem Vakıf Üniversitesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, İstanbul AMAÇ: Ön bölgedeki çürüklerin varlığı özellikler genç hastalar için önemli bir problemdir.çoklu çürüklerin estetik olarak tedavisi klinik anlamda oldukça zordur.son zamanlarda, dişhekimliği alalnında estetik dolgu materyallerinin gelişmesi kompozit rezinlerle estetik rehabilitasyonun sağlanmasını mümkün kılmaktadır. MATERYAL VE METHOD: 16 yaşındaki erkek hasta üst ön bölgesindeki geniş çürüklerin görüntüsünden rahatsız olarak estetik tedavisi için kliniğimize başvurdu.yapılan klinik ve radyografik muayaneler değerlendirmeler sonucunda, 21 nolu dişin endodontik olarak tedavi edilmesine karar verildi.kanal tedavisinden sonra, çürük bölgeler temizlendi ve dişler kompozit laminate veneer tekniği için prepare edildi.izolasyon rubber-dam ile sağlandı.mine yüzeyleri 30 sn aside maruz bırakıldı.universal bond (GC-Premio Bond, GC EUROPE, Belgium) kullanılarak self-etch tekniği uygulandı.dişler anatomik tabakalama tekniği kullanılarak restore edildi.ilk olarak mine kompoziti (GC Essentia LE, GC EUROPE, Belgium) ile palatal tabaka oluşturuldu.dentin tabakası için GC medium kullanıldı.translusent bir mine tabakası kullanılarak kompozit tabakalama tekniği tamamlandı.restorasyonun cilası elmas frezle ve sof-lex (3M ESPE,U.S.A) diskler yardımıyla yapıldı. SONUÇ: Yeni geliştirilen kompozit materyaller sayesinde yüksek oranda çürük bulunan anterior dişlerin tedavisi yapılıp, estetik bir görüntü sağlanabilir. 138

139 PP-11 ESTHETIC REHABILITATION OF CARIES AT ANTERIOR WITH RESIN COMPOSITE LAMINATE VENEER TECHNIQUE: A CASE REPORT Zeynep Buket Kaynar, Nazmiye Dönmez Department of Bezmialem Vakıf University, Istanbul, Turkey OBJECTIVE: Presence of caries of anterior teeth has become an important esthetic problem for the especially young patients. Esthetic treatment of multiple caries presents a challenge in clinical practice.recently, with development of esthetic resin composite materials in dentistry, composite resin restorations are preferred for esthetic rehabilitation of anterior teeth. MATERIALS-METHODS: A 16-year-old male was referred for dental esthetic treatment because he was dissatisfied with his large caries at upper anterior teeth.following the clinical and radiographic evaluations, we decided to make endodontic treatment for 21 number teeth.after the root canal treatment, caries were removed and teeth were prepared for composite laminate technique. Isolation of teeth was obtained with using of rubber-dam.enamel surface was subjected to the acid-etch procedure for 30 seconds. Self-etch procedure was used in this case with universal bond (GC-Premio Bond, GC EUROPE, Belgium).Teeth were restored by using anatomic layering technique. Firstly, palatal layer was created by enamel composite (GC Essentia LE, GC EUROPE, Belgium).Then, GC medium was used to form dentin layer. The last step of composite layering was completed using a thin layer of translucent enamel composite (GC Essential LE, GC EUROPE, Belgium).The restoration was polished with a diamond and Sof-lex discs (3M ESPE,U.S.A). CONCLUSIONS: We can achieve to treat wide range of caries with development composite materials and provide esthetic images 139

140 PP-12 ANTERİOR POLİDİASTEMA OLGUSUNUN KOMPOZİT REZİN UYGULANARAK ESTETİK REHABİLİTASYONU Beyza Zaim, Güneş Bulut Eyüboğlu Karadeniz Teknik Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Trabzon, Türkiye AMAÇ: Diastemalar hastalar için önemli bir estetik problemdir. Diastemaların kapatılmasında kompozit rezinlerin kullanılması konservatif bir yaklaşımdır. Bu olgu sunumunda maksiller ve mandibular anterior diastemaların estetik rehabilitasyonu amaçlanmıştır. MATERYAL-METOD: 21 yaşındaki kadın hasta Karadeniz Teknik Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi kliniğine polidiastema kaynaklı estetik problem nedeniyle başvurmuştur. Klinik ve radyografik muayene sonrası diastemaların kompozit rezin ile restore edilmesine karar verilmiştir. Dişler üzerinde preparasyon yapmaksızın sırasıyla %37 lik fosforik asit jel (Etching gel, President Dental, Germany), bonding ajan (Single Bond Universal Adhesive, 3M ESPE, USA) ve kompozit rezin (Filtek Ultimate, 3M ESPE, USA) uygulanarak restorasyonlar tamamlanmıştır. Daha sonra diskler (Sof-lex, 3M ESPE, USA) kullanılarak bitirme ve polisaj işlemleri yapılmıştır. Hasta klinik olarak takip edilmeye başlanmıştır. SONUÇLAR: 6 aylık takip sonucunda yapılan restorasyonlarda klinik ve radyografik olarak herhangi bir problem gözlenmemiştir. Diastema olgularında kompozit rezinlerin kullanımı estetik, konservatif ve düşük maliyetli bir tedavi seçeneğidir. 140

141 PP-12 AESTHETIC REHABILITATION OF ANTERIOR POLYDIASTEMA WITH COMPOSITE RESIN Beyza Zaim, Güneş Bulut Eyüboğlu Karadeniz Technical University, Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dentistry, Trabzon, Turkey AIM: Diastemas are known to be an important aesthetic problem for patients. The use of composite resins in diastema closure treatment is a conservative approach. In this case report, aesthetic rehabilitation of maxillary and mandibular anterior diastemas is aimed. MATERIAL-METHOD: A 21-year-old female patient referred to the Karadeniz Technical University, School of Dentistry, Department of Restorative Dentistry with an aesthetic problem caused by polydiastema. After the clinical and radiographic examination, it was decided to restore the diastemas with composite resins. No preparations were performed on the teeth before appliying restorative materials. Restorations were completed by using 37% phosphoric acid gel (Etching gel, President Dental, Germany), bonding agent (Single Bond Universal Adhesive, 3M ESPE, USA) and composite resin (Filtek Ultimate, 3M ESPE, USA). Then, finishing and polishing procedures were done by using discs (Soflex, 3M ESPE, USA). The patient was started to be followed clinically. CONCLUSIONS: As a result of 6 months follow-up period, no clinical and radiographic problems were observed in the restorations. The use of composite resins in diastema cases is an aesthetic, conservative and low-cost treatment option. 141

142 PP-13 RENKLENMİŞ DEVİTAL DİŞLERE KONSERVATİF YAKLAŞIM: 2 OLGU SUNUMU Pınar Naiboğlu, Güneş Bulut Eyüboğlu, Tuğba Serin Kalay Karadeniz Teknik Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı,Trabzon AMAÇ: Devital diş renklenmeleri özellikle ön dişlerde estetik sorunlara yol açmaktadır. Bu 2 olgu sunumunda renklenmiş devital dişlere Walking bleach tekniği ile devital beyazlatma işlemi uygulanarak estetik rehabilitasyonun sağlanması amaçlanmıştır. MATERYAL-METOD: Olgu 1 de 20 yaşında bayan hasta 11 ve 12 numaralı dişlerinde, Olgu 2 de 45 yaşında bayan hasta 21, 22 numaralı dişlerinde renklenme şikayeti ve mevcut restorasyonlarındaki estetik problemin düzeltilmesi talebi ile kliniğimize başvurdu. Olgu 1 de yapılan radyografik muayenede devital beyazlatma için bir engel bulunmadı. Olgu 2 de yapılan radyografik muayenede 22 numaralı dişin kanal tedavisinin yenilenmesine karar verildi. Her 2 olguda da devital beyazlatma için %37 lik karbamid peroksit içeren ajan (Whiteness Super Endo, Brazil) ile Walking bleach tekniği uygulandı. Beyazlatmayı takiben 10 gün sonra daimi restorasyonlar supra-nano dolduruculu kompozit rezin olan Estelite Sigma Quick (Tokuyama Dental, Japan) ile restore edildi ve restorasyon yüzeyleri bitirme diskleriyle (Sof-Lex,3M ESPE) polisajlandı. SONUÇ: Hastaların 3 aylık takibinde klinik ve radyografik olarak herhangi bir probleme rastlanmadı. Her iki renklenme vakasında da devital beyazlatma işlemi ve rezin kompozitlerle daha invaziv tedavi seçenekleri olan protetik yaklaşımlara nazaran daha düşük maliyetli ve uygulaması kolay bir tedavi seçeneği ile hastaların konservatif ve estetik rehabilitasyonu sağlanmıştır. 142

143 PP-13 THE CONSERVATIVE APPROACH OF DISCOLORED NON-VITAL TEETH: 2 CASE REPORTS Pınar Naiboğlu, Güneş Bulut Eyüboğlu, Tuğba Serin Kalay Karadeniz Technical University, Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dentistry,Trabzon,Turkey OBJECTIVE: Non-vital tooth discolorations leads to aesthetic problems, especially in the anterior teeth. In these two case reports, it was aimed to provide aesthetic rehabilitation by applying non-vital bleaching procedures with Walking bleach technique to discolored non-vital teeth. MATERIALS-METHODS: Two female patients were applied to our clinic for the complaint of discoloration on anterior teeth and for request to restore the aesthetics problem in existing restorations (in case 1, a 20-year-old patient teeth 11, 12 and in case 2, a 45-year-old female patient teeth 21, 22). There was no impending situation for non-vital bleaching treatment on the radiographic examination in case 1. In case 2, it was decided to retreatment of tooth canal for tooth 22 as a result of the radiographic examination. In both cases, Walking bleach technique was applied with a 37% carbamide peroxide containing agent (Whiteness Super Endo, Brazil) for non-vital bleaching. Ten days after the bleaching treatment, permanent restorations were restorated with the supra-nano-filler composite resin (Estelite Sigma Quick, Tokuyama Dental) and restoration surfaces were polished with finishing and polishing discs (Sof-Lex, 3M ESPE). CONCLUSION: There were no clinical and radiographic problems in the 3-month follow-up period. In both discoloration cases, conservative and aesthetic rehabilitation of the patients were provided with the non-vital bleaching technique and resin composites that are lower cost and easily applicable treatment options compared to the prothetic approaches which have more invasive treatment options. 143

144 PP-14 5 FARKLI AKICI KOMPOZİTİN RADYOOPASİTE KARŞILAŞTIRMASI Furkan Cantürk 1, Merve Nur Yılmaz 2, Nurcan Özakar İlday 2, Nilgün Seven 2 1 Atatürk Üniversitesi, Ağız Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye 2 Atatürk Üniversitesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye AMAÇ: Restorasyon sırasında kullandığımız dental materyallerin radyoopasiteleri, radyografik tanıların konulmasında son derece önemlidir. Bu sebeple çalışmamızda farklı akıcı kompozitlerin bir dijital görüntü analizi kullanılarak radyoopasitelerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: 5 farklı akıcı kompozit (Aeliteflo, BISCO, Inc. Schaumburg, IL / ABD), (Brillant ever glow, Coltène, Whaledent AG, Altstätten / Switzerland),( Dynamic flow, President Dental GmbH, Munchen / Germany),( G-ænial Universal Flo, GC Corp.,Tokyo / Japan),( Novo compo-hf, Imicryl, Konya / Türkiye) için 1 mm kalınlığında 8 mm çapında üç adet disk şeklinde örnekler hazırlanmıştır. Kontrol grubu için yeni çekilmiş dişten mine ve dentini içerecek şekilde 1 mm kalınlığında kesit alınmıştır. Örnekler 1mm kalınlıkta artan 11 basamaklı alüminyum step-kama ile birlikte 5.7 x 7.6 cm lik okluzal film üzerine yerleştirilmiş ve 60 kv, 7mA ve 0.13sn değerlerinde 30 cm uzaklıktan dijital radyograf alınmıştır. VistaScan cihazıyla dijital ortama aktarıldıktan sonra alüminyum step-kama ve kullandığımız akıcı kompozitlerin radyoopasiteleri Adobe Photoshop CS5 programı kullanılarak bilgisayar ortamında 10x10 piksellik farklı alanlardan hesaplamalarla ortalama grilik derecelerine (MGVs) çevrilmiştir. Her akıcı kompozit için eş değer alüminyum kalınlığı CurveExpert Professional programı ile hesaplanmıştır. BULGULAR: Kullanılan akıcı kompozitlerin Al eşdeğer opasitelerinin sıralaması şu şekilde olmuştur; Novo compo-hf (1,55mm Al) > Brillant ever glow (1,37mm Al) > Dynamic flow (1,24mm Al) > Aeliteflo (1,23mm Al) > G-ænial Universal Flo (1,11mm Al) (P<0.05). Betimsel istatistik verilerine göre G-ænial Universal Flo ve dentin 1mm Alüminyum radyoopasite değerine en yakın sonucu vermiştir. Novo compo-hf mineden daha radyoopak olmakla beraber yakın MGV değerlerine sahiptir. SONUÇ: Akıcı kompozitlerin radyopasiteleri önemli ölçüde çeşitlilik göstermektedir. Akıcı kompozitlerin uygulanan kompozit restorasyonların altında sekonder çürükle karıştırılmaması ve farklı materyal kullanıldığını işaret edebilmesi için farklı radyoopasite değerlerinde seçimler yapılabilir. Ayrıca radyografik analiz yapılırken bu farklı radyoopasite değerlerinin bilinmesi diagnostik değerlendirmede ve teşhise yardımcı olacaktır. 144

145 PP-14 COMPARATIVE RADIOPACITY OF FIVE FLOWABLE RESIN COMPOSITES Furkan Cantürk 1, Merve Nur Yılmaz 2, Nurcan Özakar İlday 2, Nilgün Seven 2 1 Department of Dentomaxillofacial Radiology, Ataturk University, Erzurum, Turkey 2 Department of Restorative Dentistry, Ataturk University Erzurum, Turkey AIM: The radioopacities of the dental materials in the restoration are very important in getting radiographic diagnosis. For this reason, we aimed to evaluate the radiopacity of different flowable composites using a digital image analysis. MATERIAL METHODS: For the 5 different flowable composites [(Aeliteflo,BISCO),(Brillant ever glow,coltène),(dynamic flow,president Dental GmbH),(G-ænial Universal Flo,GC Corp.),(Novo compo-hf,imicryl)]; 3 discs with a thickness of 1 mm and a diameter of 8mm were prepared. For the control group, a slice of 1 mm thickness was taken to contain enamel and dentin from the freshly extracted tooth. The samples were placed on a 5.7 x 7.6 cm occlusal film with an 11 step aluminum step wedge of 1 mm thickness and The film was exposed with a dental x-ray unit at 60kV, 7mA, and 0.13 second and 30 cm film target-distance. After transferring to the digital image using VistaScan; aluminum step-wedges and the radiooposites of the flowable composites we used were converted to mean gray levels (MGVs) by computing from 10x10 pixel different using Adobe Photoshop CS5 program. Equivalent aluminum thickness for each flowable composite is calculated with the CurveExpert Professional Program. RESULTS: The order of the Al equivalent opacities of the flowable composites used is as follows; Novo compo-hf (1,55mm Al)>Brillant ever glow (1,37mm Al)>Dynamic flow (1,24mm Al)>Aeliteflo (1,23mm Al)>G-ænial Universal Flo (1,11mm Al)(P<0.05). According to descriptive statistical data, material4 and dentin got the closest result to 1mm Aluminum radioiposity value. The material5 is more radiopaque than the enamel and has close MGV values. CONCLUSION: The radiopacity of flowable composites varies considerably, Selections can be made at different radioiposity values so that they do not be confused with secondary caries under the applied composite restorations and indicate that different materials are used. In addition, knowing these different radiopaque values while performing radiographic analysis will help diagnose. 145

146 PP-15 KONJENİTAL OLİGODONTİYE SAHİP HASTANIN PROTETİK REHABİLİTASYONU: OLGU SUNUMU Okan Karalar, Nuran Yanıkoğlu Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Erzurum, Türkiye Oklüzal dikey boyut, dişler sentrik ilişkideyken ölçülen alt yüz yüksekliğidir. Bir hastanın okluzal dikey boyutu; günlük çiğneme ve fonetik fonksiyonu üzerinde belirgin bir etkiye sahiptir. Doğru dikey boyutun belirlenmesi; alt yüz yüksekliğini, nöromusküler bölgeyi ve yüz estetiğini de etkiler. Azaltılmış bir dikey boyutun yeniden yapılandırılması, oral rehabilitasyonun en zor ve karmaşık işlemlerinden biridir. Bu nedenle, bir süre için geçici kronlar ve köprüler kullandırılarak dikey boyutu arttırmamız gerekir. Oligodonti, üçüncü molarlar dışında, altı ya da daha fazla dişin konjenital eksikliğidir. Oligodonti olgularında, diğer dişler de olası anomaliler yönünden değerlendirilmelidir. Tedavi planlamasında; hastanın yaşı, mevcut süt dişlerinin durumu ve eksik dişlerin sayısı dikkate alınmalıdır. Bu raporda, 18 yaşındaki sağlıklı bir kadın hastada, 13 daimi dişin eksikliğini içeren bir oligodonti olgusu sunulmaktadır. Süt dişlerinin çekimi yapılan hastaya 4 adet implant uygulanmış ve osteointegressyonu tamamlanan hastanın dişlerinin daimi restorasyonu tamamlanmıştır. 146

147 PP-15 PROSTHETIC REHABILITATION OF PATIENT CONGENITALLY OLİGODONTI: CASE REPORT Okan Karalar, Nuran Yanıkoğlu Atatürk University Faculty of Dentistry, Department of Prosthodontics, Erzurum, Turkey Vertical dimension of occlusion is the measured lower face height with the teeth in centric occlusion. A patient s vertical dimension of occlusion has a significante his/her Daily mastication and phonetic function. Determining the correct vertical dimension also a ects the lower face height,neuromuscular region and facial esthetics. Reconstruction of are duced vertical dimension is one of the most difficult and complicated procedure so for alrehabilitation, so we need to increase the vertical size by using temporary crowns and bridges for a while. Oligodontia is the congenitally absence of six teeth or more, excluding third molars. In the cases of oligodontia, it should be also evaluated for possible abnormalities of other teeth. For the treatment planning; patient s age, the condition of retained primary teeth, the number of missing teeth should be taken into account. In this report, it is presen- ted a case of oligodontia including absence of 13 permanent teeth of a 18 years old, healty, female patient. 4 implants were applied after the extraction of the patient s primary teeth. the permanent restoration of the teeth of the completed patient has been completed 147

148 PP-16 KONJENİTAL DİŞ EKSİKLİKLERİ OLAN BİR HASTANIN MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIMLA REHABİLİTASYONU Reşat Batuhan Çetiner, Tuğba Can, İbrahim Duran Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Samsun AMAÇ: Anterior diş eksikliği gülümsemedeki stratejik pozisyondan dolayı büyük bir estetik sorun yaratmaktadır. Bu olgu sunumunun amacı, tüm seramik restorasyonlar kullanarak doğuştan eksik dişleri olan hastanın multidisipliner rehabilitasyonunu anlatmaktır. GEREÇ-YÖNTEM: Konjenital diş eksikliği olan 18 yaşındaki kadın hasta, estetik ve fonksiyon problemleri nedeniyle kliniğimize başvurdu. Hastadan alınan anamnez ve yapılan klinik, radyografik muayene sonucunda, tedavinin ilk aşaması olarak hastanın mevcut malokluzyonları ortodontik tedavi ile protetik restorasyona yer açacak şekilde düzeltildi. Ortodontik tedaviden sonra gerekli boşluğun sağlanması ile bilateral implant yerleştirilmesi yapıldı ve diş eti şekillendirilmesinden sonra protez tedavisi gerçekleştirildi. Daha estetik sonuç elde etmek amacıyla zirkonyum destekli abutmentler ve tam seramik kronlar kullanıldı. Ayrıca şekil bozukluğu olan dişler laminate veneerler ile restore edildi. BULGULAR: Simantasyon sonrası yapılan periyodik kontrollerde hastanın herhangi bir şikayetinin olmadığı gözlenmiştir. Hasta tedavi sonucundan hem estetik hem de fonksiyon açısından memnun kalmıştır. SONUÇ: Sonuç olarak, multidisipliner bir yaklaşımla, minimal invaziv bir tedavi uygulanarak çift taraflı diş eksikliği olan hastamıza rahat, sağlıklı ve güzel bir gülümseme kazandırılmıştır. 148

149 PP-16 MULTIDISCIPLINARY APPROACH TO REHABILITATION OF A PATIENT WITH CONGENITALLY MISSING TEETH Reşat Batuhan Çetiner, Tuğba Can, İbrahim Duran Ondokuz Mayis University, Faculty of Dentistry, Department of Prosthetic Dentistry, Samsun AIM: Anterior missing tooth is an important cause for the esthetic smile disharmony due to strategic location. The aim of this case-report is to represents the multidisciplinary rehabilitation of patient having congenitally missing teeth by using all ceramic restorations MATERIALS-METHODS: A 18-year-old female patient having congenitally missing tooth were referred to our clinic because of her esthetic and functional problems. According to medikal history and clinical, radiographic examinations, as the first step of the treatment, her malocclusion was treated with orthodontic space opening for the future prosthetic restoration. After the orthodontic treatment, necessary space was provided, bilateral implant placement was performed, and prosthetic treatment was performed after the gingiva was formed.zirconium-aided abutments and fullceramic crowns were used to achieve a more aesthetic result. Also, the deformed teeth were restored with laminate veneers. RESULT: Periodic controls showed that the patient had no any complaints after cementation. A patient was satisfied with both functional and aesthetic points of view. CONCLUSION: Inconclusion, a multidisciplinary approach with a minimally invasive treatment resulted in a comfortable, healthy and beautiful smile with bilateral missing teeth. 149

150 PP-17 ÜST ÇENE ANTERİOR BÖLGEDE LAMİNATE VENEER RESTORASYONLARLA ESTETİĞİN DÜZENLENMESİ: İKİ OLGU SUNUMU Özlem Özişçi, Caner Çetin, Hakkı Cenker Küçükeşmen Süleyman Demirel Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi, Isparta, Türkiye AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, ön grup dişlerinde diastemaya ve diş formlarına bağlı estetik problemleri olan iki hastaya porselen laminate veneer uygulanması ile hastaların estetik beklentilerinin karşılanmasıdır. GEREÇ-YÖNTEM: 22 yaşındaki kadın hasta kliniğimize dişlerinin arasındaki boşluğun neden olduğu estetik problem, 19 yaşındaki kadın hasta ise kliniğimize sağ kama lateral dişinin görüntüsü, dişlerinin küçük olması ve dişler arasındaki boşluğun neden olduğu estetik problemle başvurmuştur. Hastalara uygulanabilecek tedavi seçenekleri hakkında bilgi verilmiştir. Hastalarımız minimal invaziv ve estetik tedavi seçeneğini seçmiştir. Bunun üzerine üst çene ön grup dişlerin porselen laminate veneerlerle (IPS e.max, IvoclarVivadent, Liechtenstein) restorasyonuna karar verilmiştir. Dişler prepare edilmeden önce, hastalara beklenilen sonuçları gösteren wax up yapabilmek için diagnostik ölçüler alınmıştır. Estetik ve fonksiyonu test etmek için hazırlanan bir silikon indeks kullanılarak model üzerindeki wax-up ağza aktarılmıştır. Silikon anahtar bis-akril rezin geçici kron materyali (Luxatemp Star Smartmix, DMG) ile doldurulup hastanın ağzına yerleştirilmiş ve tedavinin son şekli hakkında hastaya bilgi verilmiştir. Preparasyon ve simantasyon işlemini de kapsayan laminate veneer tekniği hastaların beklentilerini karşılamış ve estetik sonuçlar elde edilmiştir. BULGULAR: Hastalar dişlerinin görünümlerinden memnun kaldıklarını bildirmişlerdir ve iki ay sonraki kontrollerinde herhangi bir şikâyetleri bulunmamaktadır. SONUÇ: Ön grup dişlere ait renk, şekil ve konum bozuklukları hastaların estetik kaygılarının başında gelmektedir. Bu durum, diş hekimliğinde estetik amaçlı teknikleri doğrudan etkilemektedir. 150

151 PP-17 ESTHETIC REHABILITATION OF MAXILLAR ANTERIOR TEETH WITH PORCELAIN LAMINATE VENEERS: TWO CASE REPORTS Özlem Özişçi, Caner Çetin, Hakkı Cenker Küçükeşmen Süleyman Demirel University, Faculty of Dentistry, Prosthodontics, Isparta, Turkey PURPOSE: The aim of this study is to meet the aesthetic expectations of patients by applying porcelain laminate veneer to two patients with aesthetic problems due to diastema and tooth forms in their anterior teeth. MATERIALS-METHODS: A 22-year-old female patient referred to our clinic with an aesthetic problem that caused the gap between her teeth, and a 19-year-old female patient presented to our clinic with an aesthetic problem that she was not satisfied with the right peg shaped lateral tooth, had small teeth, and diastema between the teeth. The patients were informed about the treatment options available. Our patients chose the minimally invasive and aesthetic treatment option. Then, it was decided to upper anterior tooth restoration with porcelain laminate veneers (IPS e.max, IvoclarVivadent, Liechtenstein). Diagnostic impressions were made and diagnostic wax-up was carried out. The wax-up was then transferred to the mouth using a silicone index, which was tested esthetically and functionally. The silicone key was partially filled with a provisional bis-acryl resin material (Luxatemp Star Smartmix, DMG) and placed in the patient s mouth and informed about the final shape of the treatment. At the end of treatment, the laminate veneer technique met the expectations of the patients and aesthetic results were obtained. RESULTS: Patients reported that their teeth were pleased with their appearance and there were no complaints at two months later. CONCLUSION: At the beginning of the aesthetic concerns are the color, shape and position disorders of the anterior teeth of the patients. This directly affects the aesthetic-purpose techniques in dentistry. 151

152 PP-18 AŞIRI MADDE KAYBINA UĞRAMIŞ ENDODONTİK TEDAVİLİ ÜST ORTA KESİCİ DİŞİN CAD/CAM YÖNTEMİYLE TEK SEANSTA ESTETİK RESTORASYONU: VAKA SUNUMU Merve Kütük, Ertan Ertaş Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Samsun, TÜRKİYE AMAÇ: Ön grup dişlerde görülen madde kaybı, renk, şekil, boyut ve yapı bozuklukları estetik açıdan sorun yaratmaktadır. Bu sorunları ortadan kaldırmak için başvurulan yöntemlerden biri de dişlerin kron restorasyonlardır. Bu vakada aşırı madde kaybına uğramış, endodontik tedavili ve tedaviye bağlı renklenme göstermiş üst orta kesici dişin CAD/CAM yöntemi kullanılarak tek seansta estetik olarak rehabilitasyonunun sunulması amaçlanmıştır. MATERYAL VE METOD: 18 yaşında erkek hasta, sol üst orta kesici dişinde madde kaybı ve renklenme şikayeti ile Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalına başvurmuştur. Hastanın intraoral ve radyografik muayenesi yapılmış kök kanal tedavisinin uygun olduğuna karar verilmiştir. Hastanın faz 1 periodontal tedavisi tamamlandıktan sonra restoratif tedavisine başlanmıştır. Sol üst orta kesici diş tam kron uygulanacak şekilde prepare edildikten sonra ağız içi tarama yapılmıştır ve CEREC blok (VITA Zahnfabrik, Germany) kullanılarak CAD/CAM yöntemi ile tam kron restorasyonu tamamlanmıştır. Elde edilen restorasyon adeziv siman (Panavia F 2.0, Kuraray,Osaka, Japan) kullanılarak simante edilmiştir. SONUÇ: CAD/CAM yöntemiyle elde edilen restorasyonların tek seansta tamamlanması, geleneksel yöntemlere kıyasla daha hassas, adaptasyonun daha iyi olması bu yöntemin en önemli avantajlarındandır. Bu vakada, sol üst orta keser dişin restorasyonu CAD/CAM yöntemiyle tek seansta yapılmış ve elde edilen restorasyon şekil, boyut ve renk açısından tatmin edici bulunmuştur. Bu restorasyonlarda dikkat edilmesi gereken nokta uzun dönem başarısı olduğundan, hastanın uzun dönem takibi USPHS kriterleri doğrultusunda yapılacaktır. 152

153 PP-18 AESTHETIC RESTORATION OF TOOTH SHOWING EXTREME LOSS OF MATERIAL AND ENDODONTICALLY TREATED MAXILLARY CENTRAL INCISOR WITH CAD/CAM IN ONE APPOINTMENT: A CASE REPORT Merve Kütük, Ertan Ertaş Department of Restorative Dentistry, Ondokuz Mayıs University, Samsun, TURKEY PURPOSE: Loss of material, defects in color, shape, size and structure of anterior teeth cause aesthetical problems. One of the methods used in resolving these problems is dental crown. The purpose of this study is to present the aesthetic rehabilitation of severely decayed and endodontically treated maxillary central incisor which has been discolored due to root canal treatment by using CAD/CAM method in only one appointment. MATERIAL AND METHOD: 18-year-old male patient referred to Ondokuz Mayıs University, Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dentistry with the complaint of discoloration and loss of material in left maxillary central incisor. The patient s intraoral and radiographic examination was made and root canal treatment was found to be sufficient. The patient s restorative treatment was started after phase 1 periodontal treatment was completed. After the left maxillary central incisor was prepared to apply complete crown, intraoral examination and complete crown restoration was completed with CAD/CAM method by using CEREC block (VITA Zahnfabrik, Germany). The obtained restoration was cemented by using adhesive cement (Panavia F 2.0, Kuraray,Osaka, Japan). CONCLUSION: CAD/CAM restorations can complete in one appointment and these restorations being more sensitive and have better marginal adaptation than traditional methods are the most important advantages of this method. In the present case, the left maxillary central incisor was restorated in one appointment with CAD/CAM method and the final restoration was found to be satisfying in terms of shape, size and color. Since the point that requires attention in these restorations is long term success, the patient s long term follow-up will be evaluated with USPHS criterions. 153

154 PP-19 FİBERLE GÜÇLENDİRİLMİŞ ADEZİV KÖPRÜ UYGULAMASI VE REZİN KOMPOZİTLERLE ANTERİOR ESTETİĞİN SAĞLANMASI: BİR OLGU SUNUMU Esmahan Okur, Güneş Bulut Eyüboğlu Karadeniz Teknik Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Trabzon, Türkiye AMAÇ: Diastema, dişler arasındaki boşluklardan veya boyut farklılıklarından kaynaklanan estetik bir problemdir. Kompozit rezin ile restorasyon seçeneği diastemaların kapatılmasında en konservatif tedavi yaklaşımıdır. Bunun yanında anterior tek diş eksikliklerinin retorasyonunda geleneksel yöntemlere alternatif olarak uygun endikasyonda adeziv fiber köprü uygulamaları konservatif, ekonomik ve hasta tarafından tolerasyonu kolay olan bir tedavi yaklaşımıdır. Bu olgu sunumunda; rezin kompozitlerle diastema kapatılması ve adeziv fiber köprü uygulamasıyla anterior estetiğin sağlanması amaçlanmıştır. YÖNTEM: 19 yaşındaki kadın hasta Karadeniz Teknik Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Kliniği ne ön dişlerindeki estetik problemler nedeniyle başvurdu. Yapılan klinik ve radyografik muayene sonucunda hastanın ve numaralı (FDI) dişleri arasındaki diastemaların direkt kompozit rezinler ile restorasyonu planlandı. Ayrıca erken yaşta kaybedilen 32 numaralı dişin yerine fiber adeziv köprü uygulanmasına karar verildi. Direkt kompozit rezin uygulaması (Filtek Ultimate, 3M ESPE, USA) ile ve numaralı dişler arasındaki diastemalar kapatıldı. Restorasyon yüzeyleri bitirme diskleriyle (Sof-lex, 3M ESPE, USA) polisajlandı numaralı dişler arasına fiber materyali (Construct Refill Spool, KerrLab, USA) uygulandıktan sonra, 32 nolu diş için indirekt olarak alçı model üzerinde hazırlanmış kompozit gövde adeziv rezinlerle fiber yüzeyine adapte edildi ve ışıkla polimerizasyonu sağlandı. Restorasyon yüzeyleri bitirme diskleriyle polisajlandı. SONUÇLAR: Hastanın 6 aylık takibinde klinik olarak herhangi bir periodontal, fonksiyonel ve estetik probleme rastlanmadı. 154

155 PP-19 PROVIDING ANTERIOR ESTHETIC WITH APPLICATION OF FIBER-REINFORCED ADHESIVE BRIDGE AND RESİN COMPOSITES: A CASE REPORT Esmahan Okur, Güneş Bulut Eyüboğlu Karadeniz Technical University, Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dentistry, Trabzon, Turkey AIM: Diastema is an aesthetics problem caused by the spaces or size differences between teeth. Direct resin composite restoration is the most conservative approach for diastema closure. In addition, fiber-reinforced adhesive bridge applications are conservative, economic and tolerable restoration methods for restoring anterior single tooth deficiencies at appropriate indications in comparison with traditional methods. The aim of this case report; is presenting the treatments of diastema closing with resin composites and applying fiber-reinforced adhesive bridge for providing anterior esthetics. METHODS: A 19 year-old female patient referred to Karadeniz Technical University, School of Dentistry, Department of Restorative Dentistry for aesthetics problems in the anterior teeth. After the clinical and radiographic examination, restoration of the diastemas between the teeth and (FDI) with direct composite resins was planned. It was also decided to apply fiber-reinforced adhesive bridge in to the space caused by the absence of teeth 32, which had been lost at an early age. Direct composite resin (Filtek Ultimate, 3M ESPE, USA) were applied to close the diastemas between and teeth. Restoration surfaces were polished with finishing discs (Sof-lex, 3M ESPE, USA). After application of the fiber material (Construct Refill Spool, KerrLab, USA) between the teeth 41-33, the composite crown that was previously prepared on the stone-model for tooth 32 indirectly, was adapted to the fiber surface with adhesive resins and polymerized with light. Finishing and polishing procedures were completed with discs. RESULTS: No clinical, periodontal, functional and aesthetics problems were encountered in the 6-month control of the patient. 155

156 PP-20 POLİDİASTEMANIN DİREKT KOMPOZİT İLE REHABİLİTASYONU: BİR OLGU SUNUMU Özge Usta, Soley Aslan Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Kayseri, Türkiye AMAÇ: Direkt kompozit restorasyonlar, estetik olmayan disler arası diastemaların kapatılması icin kron restorasyonlara gore daha konservatif bir tedavi secenegidir. Tek seansta renk seçimi, şekillendirme ve yüzey özelliklerinin uygun şekilde verilmesi estetiği sağlamadaki en önemli unsurlardandır. GEREÇ-YÖNTEM: 24 yaşında herhangi bir sistemik rahatsızlığı bulunmayan kadın hasta, kliniğimize polidiastema ve eski restorasyonlardaki renklenme şikayeti ile başvurmuştur.yapılan muayene sonucunda hastanın direkt kompozit restorasyon için uygun endikasyona sahip olduğu belirlenmiştir.dişlerdeki eski restorasyonlar uzaklaştırılmadan önce buton tekniği ile A1 dentin, A2 body, A2 mine renkleri (3M ESPE) ve OPA2,WE,A2 (Tokuyama Estelite Sigma Quick ) uygun renkler olarak seçilmiştir.adeziv prosedür olarak ise total etch bir adeziv sistem (Gluma Bond Universal) kullanılmıştır.seçilen uygun kompozitler inkremental teknikle freehand olarak dişlere uygulanmıştır.bitirme ve polisaj işlemleri için 3M Espe Softlex Diskler ve Kuraray Clearfil Twist Dia kullanılmıştır. SONUÇ: Polidiastema olguları daha konservatif bir yaklaşım olan direkt kompozit uygulamaları ile restore edilebilir. 156

157 PP-20 REHABILITATION OF POLYDIASTEMA WITH DIRECT COMPOSITE: A CASE REPORT Özge Usta, Soley Aslan Erciyes University Faculty of Dentistry,Department of Restorative Dentistry,Kayseri,Turkey AIM: Direct composite restorations are a more conservative treatment option than crown restorations for the closure of non-esthetic interdental spaces. The single visit color selection is one of the most important factors in the aesthetics of shaping and giving proper surface properties. MATERIALS-METHODS: A 24-year-old woman with no systemic complaints applied to our clinic with a complaint of discoloration of polidiastema and old restorations. It was determined that the patient had proper indications for direct composite restoration as a result of the examination performed. Before removal of the previous restorations in the teeth, body, A2 enamel (3M ESPE) and OPA2, WE, A2 (Tokuyama Estelite Sigma Quick) were selected as appropriate colors. A total etch adhesive system (Gluma Bond Universal) was used as an adhesive procedure. 3M Espe Softlex Discs and Kuraray Clearfil Twist Dia are used for finishing and polishing operations. CONCLUSION: Polidiastema cases can be restored by direct composite applications, which is a more conservative approach. 157

158 PP-21 ÖN DİŞLERDE BOLTON UYUMSUZLUĞUNU MULTİDİSİPLİNER TEDAVİSİ Gökhan Dokumacıgil, Bora Korkut, Tuğrul Ünal Marmara Üniversite, Restoratif diş tedavisi Anabilim dalı, İstanbul Anterior dentisyonda zaman zaman Bolton değeri uyumsuzluğuna bağlı olarak ortaya çıkan, istenmeyen boşluklar oluşmaktadır. Bu boşluklar hastalarda estetik şikayetlere yol açmaktadır. Bu tür problemler, ortodontik işlemlerle tedavi edilebildiği gibi, direkt ya da indirekt olarak da restore edebilmekte ya da kombine tedavi ile ortodontik tedaviyi takiben restore edilebilmektedir. Bu vaka raporunda, alt anterior dişlerde bolton fazlalığı saptanmıştır. Ortodontik tedavi sonrasında, estetik oranları korumak amacıyla alt dişler arasında da, simetrik olacak şekilde bir miktar boşluk bırakılmıştır. Tedavinin kalan bölümü için ise minimal invaziv seçenek olan preparasyonsuz direkt rezin restorasyonlar tercih edilmiştir. İlk seansta, üst ön dişler arasındaki boşlukların kapatılması planlanmış ve farklı renklerdeki kompozit butonlar diş üzerine yerleştirilerek, çapraz polarize filtreli fotoğraflama yöntemiyle fotoğraf üzerinden renk seçimi yapılmıştır. Daha sonra, rubber dam izolasyonu sağlanıp, %37,5 fosforik asit (GelEtchand, Kerr, ABD) ile pürüzlendirme işlemi uygulanmış, alkol solvent içerikli adeziv (Bond Force 2, Tokuyama, Japonya) ile bonding işlemi uygulandıktan sonra A2B ve NE renglerindeki direkt rezin (Asteria, Tokuyama, Japonya) uygulaması ile restorasyonlar tamamlanmıştır. Cila işlemleri için, alüminyum partikül içerikli kompozit diskleri (Sof-Lex, 3M ESPE, ABD) yardımıyla konturlama işlemi yapılmış ve elmas partikül içerikli spiral kompozit lastikleri ( DiaComp Plus Twist, Eve, Almanya) ile son cila işlemleri tamamlanmıştır. İkinci seansta ise aynı işlemler alt ön dişler için de uygulanmış ve restorasyonlar tamamlanmıştır. Yapılan kontrollerde restorasyonların dişlerle ve çevre dokularla uyumlu olduğu ve hastanın estetik beklentilerini karşıladığı gözlenmiştir ve 1 yıllık takipte restorasyonların tamamı modifiye USPHS kriterlerine göre kabul edilebilir skoru almıştır. Bu tür vakalarda sıkça tercih edilen kompozit rezinlerin, az sayıda tedavi seansı gerektirmeleri ve üstün cilalanabilirlik özelliklleri, klinik uygulamalarda hekime birçok avantaj sağlamaktadır. 158

159 PP-21 MULTIDISCIPLINARY TREATMENT OF ANTERIOR TEETH WITH BOLTON DISCREPANCY: ORTHO & RESTO APPROACH Gökhan Dokumacıgil, Bora Korkut, Tuğrul Ünal Department of restorative dentistry, Marmara University, Istanbul, Turkey Unwilling spaces between teeth depending on Bolton discrepancy leading aesthetic complaints are frequent. Such problems can be treated either with orthodontic approach or be restored with direct or indirect restorations, or with multidisciplinary approach. In this case report, following the orthodontic alignment of the teeth symmetrically, direct resin restorations as a minimally invasive treatment option were considered. A diastema was remained in the lower region in order to protect the aesthetic measures. At the first appointment, the gaps between upper anterior teeth were planned to be closed. Composite buttons in different colours were placed on teeth and the colour was selected by using cross polarization filtered photography method. After rubber dam isolation, the teeth etched with 37.5% phosphoric acid (Gel-Etchand, Kerr, USA) and alcohol solvent-containing adhesive agent was applied (Bond Force 2, Tokuyama, Japan). The restorations were completed with A2B, NE coloures of composite resin (Estelite Asteria, Tokuyama, Japan). For polishing procedures, contouring was performed with aluminum particle-containing composite discs (Sof-Lex, 3M ESPE, USA) and final polishing was done with diamond particle-containing spiral composite wheels (DiaComp Plus Twist, Eve, Germany). At the second appointment, the same procedures were applied to lower anterior teeth respectively. At follow-ups, it was observed that the restorations were compatible with the teeth and surrounding tissues and the patient met the aesthetic expectations. At 1-year-follow-up all the restorations got Acceptable scores according to the modified USPHS criterias. In such cases the reduction of the number of treatment sessions due to the direct application and the superior polishability characteristics of these resin materials are the main advantages for dentists in the clinical practice. 159

160 PP-22 BULK FİLL VEYA FİBER TAKVİYELİ BULK FİLL KOMPOZİTLE RESTORE EDİLEN PREMOLAR DİŞLERİN KIRILMA DİRENCİ Seyit Bilal Özdemir, Büşra Özdemir, Nurcan Özakar İlday, Neslihan Çelik Atatürk Üniversitesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Erzurum AMAÇ: Bu çalışmanın amacı bulk fill kompozit ve bulk fill kompozitle birlikte uygulanan fiberle güçlendirilmiş kompozitin (FRC) kırılma dayanımı üzerine olan etkisinin incelenmesidir. GEREÇ-YÖNTEM: Bu çalışmada 32 adet çürüksüz ve restorasyon yapılmamış insan mandibular premolar dişler kullanıldı. Dişler rastgele 4 gruba ayrıldı.(n=8) Yirmi dört premolar dişe lingual tüberküllerini içerecek şekilde geniş keviteler açıldı. Kontrol grubundaki dişlere kavite açılmadı. Dişler direkt olarak FRC (EverX Posterior, GC) + Bulk fill kompozit (X-tra fil, VOCO), Fiber+ FRC + Bulk fill ve sadece bulk fill kompozit ile restore edildi. Tüm gruplara açı 0 olacak şekilde kırılma kuvveti uygulandı. Kırılma dayanımınn ölçüm testleri için üniversal çekme/basma test sistemi kullanılarak yapıldı. (Instron 3382, USA) Veriler varyans analizi, Duncan testi ile analiz edildi (α = 0.05). BULGULAR: Fiber+FRC+Bulk fill kompozit ile sadece Bulk fill kompozit ile restore edilen gruplar arasında kırılma direnci açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunamadı. En yüksek kırılma direnci FRC + Bulk fill grubunda( N) bulundu ve bu fark diğer gruplardan istatistiksel olarak anlamlıydı. SONUÇ: Kırılma direnci bulk fill kompozit ile FRC kullanılarak artırıldı. FRC nin bulk fill kompozit ile birlikte kullanılması kırılma direncini artırdığından klinik olarak güvenle kullanılabilir. 160

161 PP-22 FRACTURE RESISTANCE TO PREMOLAR TEETH RESTORED WITH BULK FILL OR FIBRE REINFORCED BULK FILL COMPOSITE Seyit Bilal Özdemir, Büşra Özdemir, Nurcan Özakar İlday, Neslihan Çelik Department Of Restoratıve Dentıstry, Ataturk Unıversty, Erzurum OBJECTIVES: The objective of the study was to evaluate the effectiveness of a short fibre-reinforced composite (FRC) applied in combination with a bulk fill composite on the fracture strength. MATERIAL-METHODS: This study used thirty-two non-carious and non-restored human mandibular premolars. Teeth were randomly divided into four groups (n= 8). Twenty-four inferior premolars received extensive cavities with removal of the lingual cusp. No cavity was received to control group. Teeth were restored directly using FRC (EverX Posterior, GC) + Bulk fill composite (X-tra fil, VOCO ), Fibre+ FRC+ Bulk fill and only Bulk fill composite. All groups were received fracture loadings at angle (0 ). Fracture strenght test were performed by using universal tension/compression testing machine (Instron 3382, USA). Data analyzed with Analysis of Variance, Duncan test (α=0.05). RESULTS: No statistical difference in fracture resistance was recorded between Fibre + FRC+ Bulk fill and Bulk fill groups. The highest mean fracture resistance was found in FRC + Bulk fill group ( N) and this difference was statistically significant from the other groups. CONCLUSION: The fracture strength was increased using the FRC with bulk fill. Since FRC was affect positively the fracture strenght, this material can be safely used clinically with bulk fill. 161

162 PP-23 ANTERİOR DİŞLERİN MİNİMUM MADDE KAYBI İLE RESTORASYONU: OLGU SUNUMU Alper Cumhur 1, Umut Öğütücü 2, Fatma Aytaç 1 1 Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi,Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı,Bolu 2 Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi,Periodontoloji Ana Bilim Dalı,Bolu AMAÇ: Bu çalışmanın amacı gelişimsel hipomineralizasyon ve başlangıç mine çürüğü nedeniyle ortaya çıkmış beyaz noktaların rezin infiltrasyon yöntemiyle maskelenmesi sonrası gözlenen renk deği GEREÇ-YÖNTEM: 18 yaşında sağlıklı erkek hasta üst ve alt anterior dişlerinin birkaçında mevcut olan opak beyaz ve sarı lekelere bağlı estetik görünümünden rahatsız olduğunu belirterek kliniğimize başvurdu. Anterior dişlerindeki renklenmelerden rahatsızlık duyan hastanın genç yaşta olması da göz önünde bulundurularak maksimum koruyucu tedavi planlandı. Tedavi öncesinde labial frenilum bağlantısı bistüri ile eksize edildi ve bölge süture edildi. Aproksimal kavitasyonlu bölgeler kompozit materyal ile (Estelite Sigma Quick, Tokuyama, Japonya) restore edildi. Restorasyon bağlantısında self-etch adeziv sistem(clearfil SE Bond,Kuraray, Japonya) kullanıldı. Kavitasyon olmayan bölgeler ise Icon Rezin İnfiltrant (DMG Dental, Amerika) ile restore edildi. BULGULAR: Hastanın yumuşak doku cerrahisi ve direk kompozit ile tedavisi başarı ile tamamlandı. Uygulama sonrası mine hipoplazilerinin görünümünde belirgin bir azalma gözlendi. Hasta mevcut görünümünden memnundu. SONUÇ: Bu çalışmanın sonuçları göz önüne alındığında rezin infiltrasyon yöntemi hem gelişimsel hipomineralizasyon hem de başlangıç çürük lezyonu nedeniyle gözlenen beyaz noktaların maskelenmesinde etkin bir tedavi yöntemi olarak düşünülebilir.ancak daha fazla sayıda klinik ve laboratuar çalışmasına ihtiyaç vardır. 162

163 PP-23 RESTORATION OF ANTERIOR TEETH WITH MINIMAL SUBSTANCE LOSS: CASE REPORT Alper Cumhur 1, Umut Öğütücü 2, Fatma Aytaç 1 1 Department of Restorative Dentistry,Bolu Abant İzzet Baysal University, Bolu,Turkey 2 Department of Periodontology,Bolu Abant İzzet Baysal University, Bolu,Turkey AIM: The aim of this study was to determine the colour change of white spots due to developmental hypomineralization and initial enamel caries quantitatively after masking of the white spots with resin MATERIALS AND METODS: In this case report, healthy 18 years old male referred to our clinic by expressing his inconvenience due to unesthetic appearance of some white and yellow spots that are on his superior and inferior anterior teeth.minimal invasive treatment was planned by taking into consideration his young age. Before the treatment labial frenulum connection excised via scapel and the area was sutureted.the area of aproximal cavitation was restoreted with composite materal (Estelite Sigma Quick, Tokuyama, Japonya). Self etch adhesive system (Clearfil SE Bond,Kuraray, Japonya) was used. In addition, resin infiltrant (DMG Dental, Amerika) was applied to the white spots for the non cavitary areas. RESULTS: Soft tissue surgery and treatment with direct composite of the patient completed succesfully. After treatment in the appearance of enamel hypopylasia significantly decreased. The patient was pleased with his appearance CONCLUSION: When the result of study were taken into consideration the method of resin infiltration might be considered as effective treathment both developmental and white spot masking.however more clinical and laboratuary studies are needed. 163

164 PP-24 DİASTEMALARIN FRENEKTOMİ SONRASI DİREK KOMPOZİT REZİN İLE RESTORASYONU: OLGU SUNUMU Tuğba Nur Kalender 1, Fatma Aytaç 1, Mert Karaş 2 1 Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi,Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı,Bolu,Türkiye 2 Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi,Periodontoloji Anabilim Dalı,Bolu,Türkiye AMAÇ: Hipertrofik frenulum varlığı dişler arasında diastemalara yol açabilir.bu olgu sunumunda 26 yaşındaki erkek hastada maksiller labial hipertrofik frenulum sebebiyle oluşan diastemaların frenektomi sonrası direk kompozit rezin ile restorasyonu anlatılmaktadır. MATERYAL-METOD: 26 yaşındaki erkek hasta maksiller anterior dişlerindeki diastemalardan kaynaklanan estetik şikayeti nedeniyle kliniğimize başvurmuştur. Yapılan klinik muayene sonucu hipertrofik frenulum ve buna bağlı diastemaların olduğu belirlendi.hastaya uygulanabilecek tedavi seçenekleri hakkında bilgi verildi ve hasta;hızlı ve düşük maliyetli olması sebebiyle kompozit rezin ile direk restorasyonu tercih etti.sistemik herhangi bir hastalığı bulunmayan hastaya ilk olarak periodontoloji kliniğinde konvansiyonel yöntemle frenektomi operasyonu gerçekleştirildi ve 2 hafta iyileşme süresi beklendi.restorasyon bağlantısında Self Etch adeziv sistem (Clearfil SE Bond,Kuraray,Japan ) kullanıldı.tek seansta direk kompozit (Tokuyama Estelite Sigma Quick,Japan) ile restorasyonlar tamamlandı. Hastaya 2 hafta sonra kontrol için çağrıldı. BULGULAR: Hastaya oral hijyen motivasyonu verildi.3 aylık takip randevusu oluşturuldu. SONUÇLAR: Yüksek frenulum bağlantısı sebebiyle oluşan diastemaların tedavisinde frenektomi sonrası direk kompozit ile restorasyon yöntemi hızlı ve ucuz bir tedavi seçeneğidir.tedavi sonrası hastanın estetik beklentisi karşılanmıştır. 164

165 PP-24 RESTORATION OF DIASTEMA AFTER FRENECTOMY WITH DIRECT COMPOSITE RESIN: CASE REPORT Tuğba Nur Kalender 1, Fatma Aytaç 1, Mert Karaş 2 1 Department of Restorative Dentistry, Bolu Abant İzzet Baysal University, Bolu, Turkey 2 Department of Periodontology of Dentistry, Bolu Abant İzzet Baysal University, Bolu, Turkey AIM: The presence of hypertrophic frenulum,can lead to diastema between teeth. In this case report, we describe the restoration of diastemas due to hypertrophic maxillary frenulum in a 26-year- old male patient by direct composite resin after the frenectomy. MATERIALS-METHODS: A 26-year-old male patient referred to our clinic due to esthetic complaints caused by diastemas of the maxillary anterior teeth. Result of the clinical examination revealed that hypertrophic frenulum was associated with diastemas. Information about the treatment options available to the patient and the patient preferred direct restoration with a composite resin because of its fast and low cost. A patient who did not have any systemic disease was first treated with conventional frenectomy in periodontology clinic and waited 2 weeks for recovery. Self Etch adhesive system (Clearfil SE Bond,Kuraray,Japan) was used for restoration adhesion. Restoration completed with direct composite (Tokuyama,Estelite Sigma Quick, Japan) resin at single visit. The patient was called for control 2 weeks later. RESULTS: Oral hygyen motivation was given the patient.a 3-month follow-up appointment was made. CONCLUSION: In the treatment of diastemas due to hypertrophic frenulum connection, direct composite restoration after frenectomy is a fast and low cost treatment option. The esthetic expectation of the patient was met after the treatment. 165

166 PP-25 DUDAK DAMAK YARIĞI NEDENİYLE ÜST LATERAL EKSİKLİĞİ OLAN HASTANIN ESTETİK REHABİLİTASYONU Merve Pelin Dur, Nurcan Özakar İlday, Nilgün Seven Atatürk Üniversitesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Erzurum AMAÇ: Damak dudak yarığı beraberinde sendromlar ve yapısal anomalilerde görülme oranı oldukça yüksektir. Bu vakada tek taraflı damak dudak yarığı olan hastamızın ortodontik tedavi sonrası 21 nolu dişindeki defekt ve 22 nolu dişinin eksikliğin en az girişimsel müdahale ile giderilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ-YÖNTEM: Kliniğimize başvuran 17 yaşındaki hastamıza klinik muayenesi sonrası yapılması planlanan tedavi anlatılıp ebeveyninden onam alındı. 21 numaralı dişinde bazı alanlarda dentine ulaşan hipoplazik defektler uzaklaştırılıp izole edildi, yüzeyine asit (Vococid,VOCO),sonrasında bond (G-PREMİO Bond,GC ) uygulandı. Anterior kompozit ( Essentia,GC) ile diş restore edildi. Bir sonraki seansta 21 ve 23 nolu dişlerin meziodistal yönde orta 1/3 ünde olacak şekilde fiber splint (Everstick C&B,Turku, Finland) dişlerin palatinalinden geçecek şekilde yerleştirildi. Eksik olan 22 nolu diş için kompozit ile bir gövde fiber üzerinde bir kor oluşturulup tabakalama tekniği ile lateral diş formu verildi. Dudak damak yarığının tedavisi sonrası kalan defekt nedeniyle ön bölgedeki diş eti seviyeleri asimetrik duran hastamızda daha estetik sonuç elde edebilmek için restorasyonun gingival bölgesi pembe kompozitle ( Amaris Gingiva, VOCO)diş eti formu verilerek restore edildi. Son aşamada elmas bitirme frezleri ile şekillendirildikten sonra polisaj diskleri (Soflex, 3M) kullanılarak yüzeyler düzeltildi ve cila patı (Diamond Polish Mint, Ultradent) ile cilalanarak restorasyon tamamlandı. SONUÇ: Gelişen adeziv sistemler sayesinde fiber bant ile protetik tedaviden daha kısa sürede, daha konservatif ve estetik sonuçlar elde edilmiştir. Hastamızda hem yaşı gereği hem de süre nedeniyle fiber splint ile adeziv köprü tercih edilmiş ayrıca gingival alandaki defektin dişeti rengindeki kompozitle kamufle edilmesi tatmin edici estetik sonuçlar vermiştir. 166

167 PP-25 AESTHETIC REHABILITATION OF A PATIENT WHOSE UPPER LATERAL IS MISSING BECAUSE OF CLEFT LIP / PALATA Merve Pelin Dur, Nurcan Özakar İlday, Nilgün Seven Department of Restorative Dentistry, Faculty of Dentistry Atatürk University, Erzurum, Turkey AIM: The chance of seeing syndromes and structural malformations with cleft lip is quite high. In this case, it is aimed to repair defect on tooth number 21 after orthodontic treatment and replace the missing tooth number 22 of a patient with unilateral cleft lip with least interventional treatment. MATERIAL-METHOD: Parent s approval of a 17-year-old patient who came to our clinic was taken after the clinic treatment was made. The hipoplastic defects which reached to the dentine of the tooth number 21 were removed and isolated, acid to ( Vococid,VOCO) its surface, bond (G-Premio Bond,GC) afterwards were applied. The tooth was restored with anterior composite (Essentia, GC). On the next session, fiber splint was placed through the palatinal of 1/3 of the teeth of 21 and 23 on mesial-distal direction. For the missing tooth number 22, a core was made on the reinforced glas fiber (Everstick C&B,Turku, Finland) and lateral tooth form was given by layering technique. Because of the post-treatment defect of cleft lip palate, the anterior gum levels of the patient were asymmetric. To restore the anterior gum levels, pink composite ( Amaris Gingiva, VOCO) was given gum form on the gingival region. On the final step, after the tooth was shaped using diamond finishing burs, the surface was polished with polishing discs (Soflex, 3M).The restoration was completed with polishing paste (Diamond Polish Mint, Ultradent) and polishing rubbers. RESULT: Thanks to the advanced adhesive systems, shorter, more conservative, and more aesthetic results than prosthetic treatment was taken. Because of the patient s age and to shorten the duration of the treatment, fiber adhesive bridge was preferred. Also satisfying results are obtained due to the use of composite in the gum color to mask the defect on gingival region. 167

168 PP-26 KONJENİTAL LATERAL AGENEZİSİ OLAN HASTAYA MİNİMAL İNVAZİV TEKNİK İLE PROTETİK YAKLAŞIM Şafak Külünk, Enes Burak Uğurlu, Büşra İncesu, Berfim Güner Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Samsun Lateral agenezi, bireylerde lateral diş germinin doğumsal olarak bulunmaması ile karakterize gelişimsel anomalidir. Bu bölgedeki diastema ve asimetri özellikle estetiği olumsuz yönde etkilemiştir. Adeziv köprüler, tek diş eksikliklerinde uygulanan konservatif bir tedavi yaklaşımıdır. Adeziv köprüler estetik olmaları, kolay tamir edilebilmeleri ve destek dişlerde fazla preparasyon gerektirmemelerinden dolayı alternatif bir tedavi çeşidi olmuştur. AMAÇ: Bu vakada estetik beklentisi olan hastanın maryland köprü ve lityum disilikat seramik lamina ile estetik ve fonksiyonel kaybının protetik olarak rehabilite edilmesi amaçlanmıştır. GEREÇ-YÖNTEM: Hastadan alınan ölçülerle elde edilen modeller üzerinde konvansiyonel yöntemle wax up - moch up uygulaması yapıldı. uygulama ile hastanın beklentileri gözlemlenerek minimal invaziv preparasyon yapıldı. lateral diş eksikleri için monolitik zirkondan adeziv maryland köprüler, santral dişleri için lityum disilikat seramik lamina veneer restorasyonlar hazırlandı. BULGULAR: kliniğimize gelen 20 Yaşındaki erkek hastanın klinik ve radyolojik değerlendirilmesinde lateral diş eksikliği gözlemlendi. hastanın estetik açıdan rahatsız olduğu görülmüştür. Hasta alternatif olarak sunulan ortodontik, invaziv protetik ve implant tedavi seçeneklerini ise istememiştir. hastanın estetik beklentileri ve zaman göz önüne alınarak hastaya adeziv maryland köprü ve laminate veneer restorasyonlar planlanıp, dual polimerize rezin ile simantasyonu yapılmıştır. SONUÇ: Hastamızın minimal invaziv teknik ile estetik beklentisi karşılandı. 168

169 PP-26 MINIMAL INVASIVE TECHNIQUE AND PROSTHETIC APPROACH TO THE PATIENT WITH CONGENITAL LATERAL AGENESIS Şafak Külünk, Enes Burak Uğurlu, Büşra İncesu, Berfim Güner Department of Prosthetic Dentistry, Ondokuz Mayis University, Faculty of Dentistry, Samsun,Turkey Lateral agenesis is a developmental anomaly characterized by the absence of congenital lateral germ in individuals. Diastema and asymmetry in this region have especially affected aesthetics in the negative direction. Adhesive bridges are a conservative treatment approach for single tooth deficiencies. Adhesive bridges have become an alternative treatment because they are aesthetic, easy to repair and they don t need too much preparation in support teeth. OBJECTIVE: The purpose of this study was to prosthetically rehabilitate the aesthetic and functional loss of the patient with maryland bridge and lithium disilicate ceramic lamina. MATERIAL-METHOD: We performed wax up-moch-up on the models obtained from the patient by conventional method. minimally invasive preparation was performed by observing the patient s expectations with the application. monolithic zirconium adhesive maryland bridges for lateral tooth defects, lithium disilicate ceramic lamina veneer restorations for central teeth were prepared. RESULTS: Clinical and radiological evaluation of a 20 year old male patient who visited our clinic revealed lateral tooth defect. it was seen that the patient was aesthetically uncomfortable. The patient does not want alternative orthodontic, invasive prosthetic and implant treatment options. In consideration of the patient s aesthetic expectations and time, adhesives maryland bridges and laminate veneer restorations were planned and cemented with dual polymerized resin. CONCLUSION: Our patient met the aesthetic expectation with minimally invasive technique. 169

170 PP-27 MAKSİLLER ORTA HAT DİASTEMANIN TEK SEANSTA ESTETİK TEDAVİSİ: OLGU SUNUMU Aysun Tuğçe Akay, Soley Arslan Erciyes Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Kayseri AMAÇ: Anterior dişler arasında diastema varlığı genellikle estetik bir problem olarak kabul edilir. Diastema kapatılması için çeşitli tedavi yöntemleri mevcuttur. Diastemenin kapsamı ve etiyolojisi uygun şekilde değerlendirilmelidir. Uygun vaka seçimi, başarılı bir tedavi için çok önemlidir. Bu olgu sunumunda diastema kapatılması direkt kompozit restorasyonlarla yapılmıştır. OLGU: 18 yaşında kadın hasta orta hat diastema şikayetiyle kliniğimize başvurmuştur. Yapılan klinik muayenede santral keserler arasında diastema tanısı konulmuş ve tedavi planı olarak direkt kompozit restorasyonlarla diastema kapatma işlemi planlanmıştır. Buton tekniğiyle A2 (Zhermack) rengi seçilmiştir. Daha sonra total etch tekniği kullanılarak universal ajan(gluma Heraeus Kulzer) uygulanmıştır. Düz şeffaf bant ve kama yerleştirdikten sonra tabakalama yöntemiyle seçilen kompozitle restorasyon tamamlanmıştır. Bitim ve cila işlemleri için diskler (Soflex, 3M), yüzey cilası işlemleri için iki farklı grendeki spiral diskler (Twist Dia, Kuraray)kullanılmıştır. Hastaya kontrol randevusu için 1 ay sonrasına randevu verilmiştir. SONUÇ: Hastanın diastemalara bağlı estetik problemi preparasyonsuz non-invaziv bir şekilde kompozit rezin restorasyonlarla giderilmiştir. Hastanın 1 aylık kontrolünde herhangi bir kırılma yada renklenme görülmemiştir. 170

171 PP-27 AESTHETIC TREATMENT OF MAXILLER MIDLINE DIASTEMA IN A SINGLE VISIT: A CASE REPORT Aysun Tuğçe Akay, Soley Arslan Erciyes University, Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dentistry, Kayseri AIM: Presence of diastema between anterior teeth is often considered an onerous esthetic problem. Various treatment modalities are available for diastema closure. However, not all diastemas can be treated the same in terms of modality or timing. Proper case selection is of paramount importance for a successful treatment. In this case report, diastema closure was performed with direct composite restorations. CASE: An 18-year-old female patient admitted to our clinic with complaints of midline diastema. Diastema was diagnosed between the central incisors in the clinical examination and diastema closure was planned as a treatment plan with direct composite restorations. With the button technique A2 (Zhermack) color was chosen. Then, universal adhesive(gluma Heraeus Kulzer) was applied using total etch technique. After placing matrix and the wedge, the restoration was completed with the composites selected by the layering method. Discs (Soflex, 3M) were used for finishing and polishing, and two different spiral discs (Twist Dia, Kuraray) were used for surface polishing. CONCLUSION: The patient s aesthetic problem with midline diastema was resolved in a non invasive way without any preparation on teeth. There was no fracture or discoloration on functionally active restorations in 1 month recall appointment. 171

172 PP-28 ERİŞKİN BİR HASTADA KISMEN SÜRMÜŞ KANİN DİŞLERLE ALT ÇENENİN PROTETİK REHABİLİTASYONU: BİR OLGU SUNUMU Işın Kürkçüoğlu 1, Tuğçe Gül Elmas 1, Hayriye Yasemin Yay Kuşçu 1, Ayşe Rabia Işık 2 1 Süleyman Demirel Üniversitesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Isparta 2 Süleyman Demirel Üniversitesi, Periodontoloji Ana Bilim Dalı, Isparta AMAÇ: Protetik açıdan kaninler fonksiyon, fonasyon ve estetiğin sağlanmasında stratejik olarak oldukça önemli dişlerdir. Ancak kaninler diş tomurcuğunun ektopik pozisyonu, çapraşıklık, gecikmiş diş sürmesi, sürme yolundaki mekanik engeller, genetik gibi nedenlere bağlı olarak gömük kalabilmektedir. Çalışmalar kanin dişlerin alt çenede üst çeneye göre 20 kat daha az gömülü kaldığını bildirmişlerdir. Bu olgu sunumunda komşuluğundaki dişlerin çekimleri sonrası gömülü alt kanin dişleri kısmen süren bir erişkin hastanın protetik tedavi süreci anlatılmıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: 68 yaşındaki erkek hasta diş eksikliklerine bağlı fonksiyonel problemlerin giderilmesi amacıyla Süleyman Demirel Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı Kliniği ne başvurmuştur. Klinik muayene sonucu alt çenede kısmen sürmüş mandibuler kaninlerin olduğu görülmüştür. Hastadan alınan anamnezde 2011 yılına kadar hastanın alt kanin dişlerinin gömülü olduğunu bilmediği öğrenilmiştir. Hastamızın eski radyografilerinden 2011 yılında mandibuler kanin dişlerinin gömülü olduğu ve muhtemelen 34 ve 44 nolu dişler çekildikten sonra dişlerinin sürme yolundaki engellerinin kaldırılmasına bağlı olarak alt kanin dişlerin kendiliğinden bir miktar daha sürdüğü görülmüştür. BULGULAR: Hastanın kanin dişlerinin ağızda tutulmasına karar verilmiştir. Hastaya çeşitli tedavi seçenekleri sunulmuş ancak hasta ekonomik nedenlerden dolayı mevcut dişlerin sabit protezlerle restorasyonunu takiben hareketli bölümlü protez yapılmasını tercih etmiştir. Periodontoloji Ana Bilim Dalında 33 ve 43 no lu kısmen sürmüş kanin dişlerine cerrahi olarak kron boyu uzatma işlemi yapılmıştır. İyileşme süreci tamamlandıktan sonra 33 ve 43 no lu dişler arasına metal destekli seramik köprü restorasyonu uygulanmış, 13 ve 23 no lu dişler kronlanıp alt ve üst çeneye hareketli bölümlü protez uygulanarak hastanın tedavi süreci tamamlanmıştır. SONUÇ: Hasta 6 aylık takibi sonrasında protezlerine adapte olduğu; fonksiyon ve estetik açısından protezleri ile ilgili herhangi bir sorun yaşamadığını bildirmiştir. 172

173 PP-28 PROSTHETIC REHABILITATION OF MANDIBLE WITH PARTIALLY ERUPTED CANINES IN AN ADULT PATIENT: A CASE REPORT Işın Kürkçüoğlu 1, Tuğçe Gül Elmas 1, Hayriye Yasemin Yay Kuşçu 1, Ayşe Rabia Işık 2 1 Department of Prosthodontics, Süleyman Demirel University, Isparta, Turkey 2 Department of Periodontology, Süleyman Demirel University, Isparta, Turkey AIM: Canines are strategically very important teeth in providing function, phonation and aesthetics in terms of prosthodontics. However canines may be impacted depending on several factors including the ectopic position of the tooth germ, crowding, delayed eruption of the tooth, mechanical obstacles in the pathway and genetic factors. Studies showed that the incidence of canine impaction in the mandible is 20 times lower than that in the maxilla. In this case report, the prosthetic treatment process of a patient whose mandibular canines had erupted following the extraction of adjacent teeth was described. MATERIALS-METHODS: A 68-year-old male patient was referred to the Prosthetic Dentistry Clinics of the Süleyman Demirel University, Faculty of Dentistry for the restoration of missing teeth causing functional problems. Clinical examination revealed that the patient had partially erupted canines in his mandible. During the history-taking the patient reported that he had not been aware of the impaction of mandibular canine teeth until Previous radiographs showed that the mandibular canines were unerupted in 2011 and possibly after the extraction of the teeth 34 and 44, they had partially erupted spontaneously by the removal of obstacles in the pathway. RESULTS: Patient s canine teeth were decided to be kept in the mouth. Different treatment options were offered to the patient, but the patient opted for fixed restorations to the existing teeth and a removable partial denture, for economical reasons. Surgical crown lengthening was performed on 33 and 43 in the Periodontology Department. After healing period, a metal-ceramic bridge was made from 33 to 43. In the maxilla, 13 and 23 were crowned and the patient s treatment process was completed by making removable partial dentures. CONCLUSION: After 6-month follow-up the patient stated that he adapted well to the dentures and had no problems in terms of function and esthetics. 173

174 PP-29 ATEŞLİ SİLAH YARALANMASININ NEDEN OLDUĞU AĞIZ AÇIKLIĞINDA AZALMA OLAN HASTANIN PROTETİK TEDAVİSİ Sefa Kılıç, Şafak Külünk Ondokuz Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Samsun GİRİŞ: Orofasiyal bölgedeki yaralanmalar lokalize yaralanmalardan geniş yumuşak ve sert doku kaybına kadar ilerleyebilen yaralanmalardır. Bu vakada, ateşli silah yaralanmasının neden olduğu sınırlı ağız açıklığı olan bir hastanın protetik rehabilitasyonu açıklanmaktadır. Sınırlı ağız açıklığı olan hastalar, protez uygulamalarında sık görülen bir durumdur. Bu hastaların çoğu protetik tedaviden önce yapılan çeşitli esnetme hareketlerinin yardımıyla kolayca tedavileri bitirilebilir. Bazıları fasiyal skar ve yüz kaslarının cerrahi manipülasyonu nedeniyle bu prosedürlere yanıt vermeyecektir. Bu vakada ağız açık kısıtlılığı olan hastadaki tedavi prosedürü anlatılmaktadır. MATERIAL VE METOD: Bu vaka sunumunda ateşli silah yaralanması olan 40 yaşındaki hastadaki protetik tedavi yaklaşımı anlatılmaktadır. Hastada meydana gelen mandibular efektlerin tedavisi devam etmektedir. Mandibular defekti rekonstrüksiyonuna rehberlik etmesi amacıyla protetik tedaviye üst çeneden başlanmıştır.ağız açıklığındaki kısıtlılık nedeniyle klasik ölçü yöntemleriyle ölçü alınamamıştır. Ölçü ağız içi tarayıcı (Densply Sirona Cerec) ile elde edildiştir. Elde edilen dijital ölçü diş laboratuvarına internet üzerinden (Densply Sirona Cerec Connect) gönderilmiştir. Dijital ölçüden 3 boyutlu model elde edildiştir.3 boyutlu model üzerinden metal-seramik protez elde edilmiştir. SONUÇ: Ağız açıklığındaki kısıtlılık protetik tedavinin her aşamasında çeşitli zorluklara neden olmaktadır. Dişlerin preparasyonlarını zorlaştırmaktadır. En çok zorlaştırdığı aşamada ölçü aşamasıdır. Ağız içi tarayıcı yardımıyla ölçü elde edildi ve protez tamamlanmıştır. 174

175 PP-29 PROSTHETIC REHABILITATION OF A PATIENT WITH A LIMITED MOUTH OPENING CAUSED BY A GUNSHOT WOUND Sefa Kılıç, Şafak Külünk Ondokuz Mayıs Univercity Dentistry Faculty, Department of Prosthodontics INTRODUCTION: Injuries to the orofacial region may vary from localized injuries to extensive soft and hard tissue loss. This case describes the rehabilitation of a patient with a limited mouth opening caused by a gunshot wound. Patients with limited mouth opening are a common occurrence in prosthodontic practice. The majority of these patients can be treated with exercise and stretching movements before impressions are made. Some will not respond to these procedures because of facial scarring and surgical manipulation of the facial muscles. This case presents an impression procedure for overcoming such reduced mouth opening. MATERIAL AND METHOD: This case presents the prosthetic treatment approach in a case of a 40 year-old male patient who got a gunshot wound.mandibular defect treatment continues. Treatment of the upper jaw was performed first in order to be guide for reconstruction of mandibular. No impression were taken with conventional methods due to limitation of mouth opening. The impression was obtained by intra oral scanner(densply Sirona Cerec).Obtained digital impression dental lab sent over the internet( Densply Sirona Cerec Connect). A 3D model and was obtained from the digital impression. Completed metal-ceramic fixed prosthesis via 3-D model. CONCLUSIONS: Limitation of mouth opening causes serious difficulties at every step of prosthetic treatment. It makes it difficult to prepare tooth preparations. Most importantly, it is a challenge at the point of mimpression. İmpression were obtained with the aid of an intraoral scanner and the prosthesis was completed. 175

176 PP-30 FLOROZİSLİ HASTADA ÜST ÇENE ÖN BÖLGEDE TEK DİŞ İMPLANT RESTORASYONU Zeynep Başağaoğlu Demirekin, Merve Erken, Serhat Süha Türkaslan Süleyman Demirel Üniversitesi, Protetik Diş Tedavisi AD, Isparta AMAÇ: Üst çene ön bölgedeki tek diş eksikliğinde kaybedilen estetiğin ve fonksiyonun yeniden kazandırılması. GEREÇ-YÖNTEM: 42 yaşında kadın hasta diş eksikliği şikayeti ile kliniğimize başvurmuştur.sistemik olarak sağlıklı olan hasta klinik ve radyografik olarak incelenmiştir.yapılan extraoral muayene sonucu hastanın yüksek gülme hattı varlığı gözlenmiştir.intraoral muayenede ise 21 numaralı dişinin eksik olduğu ve ön bölgedeki diğer dişlerinde florozis lekelenmeleri görülmüştür. Mevcut tedavi alternatifleri anlatılmıştır ve diş eksikliğinin bulunduğu bölgeye tek adet implant yapılması kararı verilmiştir.fakültemizin ağız,diş ve çene cerrahisi bölümünde diş eksikliğinin olduğu bölgeye 11 mm uzunluğunda ve 3,0 mm çapında (Astra Tech,Dentsply ) implant yerleştirilmiştir.iki ay sonra osseointegrasyon periapikal radyografi ile muayene edilmiştir.osseoentegrasyonun tamamlanmasının ardından imlantın kapak vidaları çıkartılıp iyileşme başlığı takılmıştır.1 hafta sonta üst yapı için ölçü postu takılarak a tipi silikon ölçü maddesi ile (Elite,Zhermack) implant üstü daimi restorasyon için ölçü alınarak zirkonyum alt yapılı restorasyon yapımına başlanmıştır. Zirkonyum altyapı için renk seçimi, hasta beklentileri de göz önünde bulundurularak yapılmıştır. İmplant üstü sabit protetik restorasyonun rutin klinik provalarının ardından son seansta implant üzerine daimi abutment yerleştirilip 25 Ncm. tork ile abutment vidası sıkıştırılmıştır. Vida üzerine siman gelmemesi için küçük bir pamuk pelet yerleştirildikten sonra simantasyon işlemi gerçekleştirilmiştir. Hasta protezlerini nasıl temizlemesi gerektiği hakkında bilgilendirilmiştir. BULGULAR: Hastanın 3., 6. ay ve 1. yıl sonunda kontrolleri yapıldığında, kuron etrafındaki yumuşak dokuda ve radyografik incelemede implant etrafında herhangi bir enfeksiyon belirtisine rastlanmamıştır. İmplant üst yapısında vida gevşemesi olmadığı görülmüştür. SONUÇ: Hastanın kuron ve implant çevresinde rahatlıkla temizlik yapabildiği öğrenilmiştir. Yüksek oranda hasta memnuniyeti gözlenmiştir. 176

177 PP-30 SINGLE TOOTH IMPLANT REPLACEMET IN ANTERIOR MAXILLA PATIENT WITH FLUOROSIS Zeynep Başağaoğlu Demirekin, Merve Erken, Serhat Süha Türkaslan Suleyman Demirel University, Department of Prosthodontics,Isparta. AIM: Restoration of lost aesthetic and function due to lack of single teeth on anterior maxilla. MATERIAL-METHODS: A 42 years old female patient reported to complaint of unesthetic appearance due to the missing teeth in the anterior tooth region.systemically healthy patient was examined clinically and radiographically. The patient explained about all the treatment options for the replacement of 21.After examination, implant size and cement retained prosthesis were planned. After proper treatment planning, endo-osseous implant (Astra Tech,Dentsply) measuring 3.00 mm 11 mm in dimension was selected. Two months after implant placement, intra-oral radiograph was made to examine the osseointegration of the implant. One week after implant placement the healing abutment was removed and an impression coping placed, followed by a Poly Vinyl Siloxane(Elite,Zhermack ) close-tray impression to capture the position of the implant. The choice of color for the zirconium framework was made by considering patient expectations. The abutment was then torqued to 25N with the help of a torque wrench. The proximal contacts and occlusion was checked. The crown was then cemented using a polycarboxylate cement. The patient was very happy with the final esthetic and functional outcome.oral hygiene instructions were given to patient and recall after 3 months for regular check up. RESULT: Soft tissue and radiographic examination showed no signs of infection around the implant for 3, 6,12 months, No screw loosening in the abutment. CONCLUSION: Oral hygiene and esthetic is acceptable and satisfying.. 177

178 PP-31 MAKSİLLER KANİN TRANSPOZİYONUNUN BİR HASTANİN PROTETİK TEDAVİSİ: BİR OLGU SUNUMU Abdullah Alsini 1, İsmail Aslan 1, Mine Öztürk Tonguç 2, Süleyman Hakan Tuna 1 1 Süleyman Demirel Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Isparta 2 Süleyman Demirel Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Periodontoloji Ana Bilim Dalı, Isparta AMAÇ: Dental arkta aynı tarafta (kaudran) bulunan dişlerin yer değiştirerek birbirinin yerine geçmesine transpozisyon denilmektedir. Transpozisyon genellikle dişin yanındaki komşu dişle yer değiştirmesi ile olur. Ancak çok nadir olarak kanin ve santral kesici arasında da görülmektedir. Transpozisyonlu dişlerin tedavisinde hem estetik hem de fonksiyon göz önünde bulundurulmalıdır. Bu olgu sunumunda sol maksiller kanin transpozisyonu bulunan bir hastanın protetik tedavisi anlatılmaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: 20 yaşında kadın hasta maksiller anterior bölgedeki görünüm bozukluğu şikayeti ile Süleyman Demirel Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi kliniğine başvurdu. Alınan anamneze göre; 9 yaşındayken dişlerindeki çapraşıklık nedeniyle gittiği hekim tarafından 21 no lu dişinin çekildiği öğrenildi. Daha sonraki yıllarda ortodontik tedavi gördüğü belirlendi. Hastanın klinik muayenesinde ise sol üst kanin dişinin sol santal kesici dişin yerinde bulunduğu tespit edildi. Transpozisyondaki dişlerin diş etlerinde seviye farklılığı bulunmaktaydı. Hastaya periodontal tedavi ve gingivektomi ile diş eti seviyelemesi yapıldı. 11, 23, 22 no lu dişlere seramik laminate 24 no lu dişe ise tam seramik kron yapılmasına karar verildi. 23 no lu dişin preparasyonu yapılırken diş eti oluğuna, ataçmana zarar verilmeden mümkün olduğunca marjin derinde sonlandırıldı. 23 no lu dişin özellikle kole bölgesinde labial yüzündeki kanin sırtı daha fazla prepare edilerek santral kesici diş formu verildi. Yapılan kron ve laminateler resin siman ile simante edildi. BULGULAR: Hastanın sol üst kanin dişinin görünümü sol üst santral kesiciye dönüştürüldü. Estetik olarak düzeltilen dişeti ve dişler ile hasta memnuniyeti sağlandı. SONUÇ: Anterior transpozisyon vakalarında estetiğin düzeltilmesi birinci öncelik olmalıdır. böyle vakalarda laminate ve tam seramik protetik restorasyonlar önem kazanmaktadır. 178

179 PP-31 PROSTHETIC TREATMENT OF MAXILLARY CANINE TRANSPOSITION: A CASE REPORT Abdullah Alsini 1, İsmail Aslan 1, Mine Öztürk Tonguç 2, Süleyman Hakan Tuna 1 1 Department of Prosthodontics, Süleyman Demirel University,Isparta, Turkey 2 Department of Periodontology, Süleyman Demirel University, Isparta, Turkey AIM: Tooth transposition is defined as the positional interchange of two adjacent teeth within the same quadrant.. Transposition usually occurs with the displacement of the adjacent teeth. However, it is rarely seen between the canine and the central incisor. Both aesthetic and function should be considered in the treatment of transposed teeth. In this case report, we described the prosthetic treatment of a patient with left maxillary canine tooth transposition. Materials-Methods: A 20-year-old female patient was referred to the Prosthetics Clinics of the Süleyman Demirel University, Faculty of Dentistry with the complaints of aesthetic problems in the anterior region. According to the history, it was found out that,21 numbered tooth was extracted by her dentist at the age of 9, because of the crowding of her teeth. It was also found that she later received an orthodontic treatment. Clinical examination revealed that the left upper canine tooth located in the place of left central incisor. The teeth in transposition had a gingival level difference. The patient underwent periodontal treatment, gingivectomy and gingival leveling. 11, 23, 22 numbered teeth were planned to make ceramics laminates and 24 was planned to make a full ceramic crown. During the preparation of 23 numbered teeth, the gingival margins were terminated as far as possible without harming the gingival attachment. 23 numbered tooth was given the form of upper central incisor by making more tooth preparation especially on the labial ridge of the labial surface. The crown and laminates were cemented with resin cements. RESULTS: The patient s upper left canine tooth form was converted to the upper left central incisor. Aesthetically designed gingiva and teeth provided patient satisfaction. CONCLUSION: Esthetic correction should be the main priority in the anterior tooth transposition cases. Laminates and full ceramics gain importance in the prosthetic restorations of such cases. 179

180 PP-32 ALT VE ÜST ÇENEDEKİ POLİDİASTEMANIN KOMPOZİT REZİNLER İLE ESTETİK REHABİLİTASYONU Alperen Değirmenci 1, Beyza Ünalan Değirmenci 2 1 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Van 2 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Van AMAÇ: Polidiastema hastaların gülüşünü estetiğini etkileyen önemli bozukluklardan biridir. Bu bozukluklar ortodontik ya da protetik tedavilerle çözülebildiği gibi bazı durumlarda restoratif olarak da tedavi edilebilmektedir. VAKA RAPORU: 37 yaşındaki kadın hasta alt ve üst çenedeki diastemalar ayrıca 21 nolu dişin intrüzyonu sebebiyle oluşan estetik bozukluk sebebiyle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Kliniğine başvurmuştur. Hastadan alınan ölçüler sayesinde wax-up modeli oluşturulmuştur. İlk seansta üst çenede çalışılmıştır. Rubber-dam ile izolasyon sağlanmıştır. Kompozit buton tekniği ile Light Enamel ve Medium Dentin renkleri seçilmiştir. Ardından %37 lik fosforik asit ile dişler 30 sn pürüzlendirilmiş, 15 sn yıkanmıştır. Adeziv sistem olarak 8. Jenerasyon bir bond uygulanmıştır. Wax-up model yardımıyla hazırlanmış silikon anahtar kullanılarak kompozit rezin dişlere yerleştirilmiştir. Tabakalama sistemiyle restorasyon tamamlanmıştır. Aynı teknik kullanılarak alt çene 2. seansta bitirilmiştir. SONUÇ: Restoratif tedaviler kısa sürede tamamlanabilmesi ve daha az maliyetli olması gibi avantajlarla hastalara çözüm sunabilmektedir. 180

181 PP-32 AESTHETICAL REHABILITATION OF MAXILLARY AND MANDIBULAR POLYDIASTEMA WITH COMPOSITE RESINS Alperen Değirmenci 1, Beyza Ünalan Değirmenci 2 1 Van Yuzuncu Yil University, Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dentistry, Van 2 Van Yuzuncu Yil University, Faculty of Dentistry, Department of Prosthodontics, Van AIM: Polydiastema is one of the major problem that effects smile aesthetic negatively. This problem could fix orthodontically and prosthodontically; but restorative options could be a good option too. CASE: 37 year-old female patient was referred to Van Yuzuncu Yil University Faculty of Dentistry, Restorative Dentistry clinic due to her maxillary and mandibular polydiastema and intrusion of 21st tooth. Wax-up model was created via the initial impressions. Treatment was sectioned to two sessions. In the first session, specialist focused on maxillary region. Isolation was done with the rubberdam usage. Light Enamel and medium dentin shades were selected with composite button technique. Teeth surfaces were etched with %37 orthophosphoric acid for 30 s and washed away for 15 s. 8th generation adhesive system bond was applied. Composite resin was applied to teeth surfaces with the help of the silicone guide that was created from the wax-up model. Restorations were completed with an incremental technique. Same procedures were done at the 2nd session fort he mandibular region. RESULT: Restorative treatment offer a low cost, short dated alternative solution. 181

182 PP-33 ESKİ RESTORASYONLARIN DİREKT KOMPOZİT VENERLER İLE REHABİLİTASYONU: VAKA SUNUMU Ezgi Tüter, Bora Korkut, Cafer Türkmen Marmara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Ön bölgedeki eski, uyumsuz restorasyonlar hastalar için estetik problemler oluşturabilmektedir. Diş hekimliğinde adeziv sistemlerdeki gelişmeler doğrultusunda hastaların estetik şikayetleri direkt kompozit restorasyonlar ile giderilebilmektedir. 21 yaşındaki bayan hasta kliniğe ön dişlerindeki estetik şikayet ile başvurdu. Yapılan klinik muayene sonucunda okluzal ilişkilerinde herhangi bir kontraendikasyon bulunmayan hastanın, üst çene kesici ve kanin dişlerine direkt kompozit vener restorasyonların yapılması planlandı. Hastanın periodontal tedavisinin tamamlanmasının ardından 20 dakikalık 2 seans ofis tipi beyazlatma %40 lık hidrojen peroksit jel (Opalescence Xtra Boost, Ultradent, ABD) kullanılarak yapılmıştır. Beyazlatmayı takiben 2 hafta sonra çağırılan hastaya renk seçimi buton tekniği kullanılarak yapılmış ve MD, LE (Essentia, GC, Japonya) renkleri seçilmiştir. Renk seçimi MDP (Mobile Dental Photography; Smile Line, İsviçre) cihazı ile yapılmıştır. Rubber-dam ile izolasyon sağlanmış ve işlem öncesi hazırlanan silikon anahtarın palatinal bölgedeki uyumu kontrol edilmiştir. Eski restorasyonlar uzaklaştırılmış ve mine kenarlarına bizotaj yapılmıştır. %37,5 luk ortofosforik asit (Gel etchant, Kerr, ABD) ile pürüzlendirme sağlanmış ve üniversal adeziv ajan (G-Premio bond, GC, Japonya) uygulanmıştır. Silikon anahtar yardımıyla palatinal duvarın oluşturulmasının ardından tabakalama tekniği ile restorasyon tamamlanmıştır. Embrasürlerin düzenlenmesi için cila diskleri (OptiDisc, Kerr, ABD), arayüz cilası için cila bantları (Epitex, GC, Japonya) kullanılmıştır. Yüzey cilası için iki farklı grende spiral lastikler (Twist dia, Kuraray, Japonya) kullanılmıştır. Hastaya 1 hafta, 1 ay ve 6 aylık takip randevuları verilmiştir. Hastanın eski restorasyonlar kaynaklı estetik problemi beyazlatma ve direkt kompozit venerler ile çözülmüştür. Hastanın restorasyonları 6 aylık takipte modifiye USPHS kriterlerine göre skorlandığında kabul edilebilir skor almıştır. 182

183 PP-33 REHABILITATION OF OLD RESTORATIONS WITH DIRECT COMPOSITE VENEERS: A CASE REPORT Ezgi Tüter, Bora Korkut, Cafer Türkmen Marmara University, Faculty of Dentistry, Restorative Dentistry Department Discolored restorations in anterior teeth may cause aesthetic problems for patients. Aesthetic concerns of the patients can be resolved with direct composite restorations with the recent developments in adhesive dentistry. 21 years old female patient with aesthetic problems in anterior teeth applied to be clinic. Occlusal contacts were checked and direct composite veneer restorations were planned for maxillary incisors and canins. After the periodontal treatment office bleaching procedure was done using 40% hydrogen peroxide gel two sessions, 20 minutes (Opalescence Xtra Boost, Ultradent, USA). Two weeks after the bleaching shade selection was done with button technique MD, LE (Essentia, GC, Japan) shades were selected. Shade selection was done with MDP (Mobile Dental Photography; Smile Line, İsviçre) device. After the rubber-dam isolation old restorations were removed and the prepared surfaces were etched 37,5% orthophosphoric acid (Gel etchant, Kerr Corporation, Orange, CA, USA) and an universal adhesive (G-Premio bond, GC, Japan) was applied. The palatal wall was formed with silicone key and restorations were done with layering technique. Polishing discs (Optidisc, Kerr, USA ), interdental strips (Epitex, GC, Japan) and two spiral polishing twists (Twist Dia, Kuraray, Japan) was used during the finishing and polishing stages. Patient was called for 1 week, 1 month and 6 months appointments. The patient s aesthetic problem was resolved with bleaching and direct composite veneers. In the 6 months recall, the modified USPHS scores of the restorations were considered as acceptable. 183

184 PP-34 ANTERİOR BÖLGEDEKİ PROBLEMLERİN KOMPOZİT REZİNLERLE RESTORASYONU Suat Çiçek 1, Alperen Değirmenci 3, Beyza Ünalan Değirmenci 2 1 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Van 2 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Van 3 Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı, Van AMAÇ: Çürük ve renklenmiş restorasyonlar anterior estetiği negatif yönde etkilemektedir. Kompozit rezinler bu durumlarda ilk akla gelen tedavi seçeneğidir. VAKA RAPORU: 25 yaşındaki kadın hasta 21 nolu dişte çürük, 22 no lu dişte uyumu bozuk eski restorasyon ve 24 nolu dişte derin dentin çürüğü şikayetiyle Restoratif Diş Tedavisi kliniğine başvurmuştur. Kompozit buton tekniği ile renk seçimi yapılmıştır. İlgili dişlere rubber dam ile izolasyon sağlanmış ve preparasyonlar yapılmıştır. 22 ve 24 nolu dişlere Kalsiyum hidroksit uygulanmış ve bunun üzeri CIS ile kapatılmıştır. 21 ve 22 nolu dişlere %37 lik fosforik asit uygulanmıştır. 21 ve 22 nolu dişlerin aproksimal duvarlarını oluşturmak için Ring matriks bandı kullanılmıştır. Adeziv sistem olarak Üniversal Bond kullanılmıştır. 24 nolu diş için de tam bir kontakt oluşturmak için bir ring matriks sistemi olan palodent kullanılmıştır. Daha sonra polisaj için Alüminyum oksit kaplı diskler, Enhance Pogo Complete kit kullanılmıştır. Son bitim için Clearfil Twist Dia kullanılmıştır. SONUÇ: Kompozit rezinler kullanılarak hem anterior bölgede hem de posterior bölgede estetik ve fonksiyonel restorasyonlar yapmak mümkündür. 184

185 PP-34 RESTORATION OF ANTERIOR REGION PROBLEMS WITH COMPOSITE RESINS Suat Çiçek 1, Alperen Değirmenci 3, Beyza Ünalan Değirmenci 2 1 Van Yuzuncu Yil University Faculty of Dentistry, Van 2 Van Yuzuncu Yil University, Faculty of Dentistry, Department of Prosthodontics, Van 3 Van Yuzuncu Yil University, Faculty of Dentistry, Department of Restorative Dentistry, Van AIM: Caries and discolored restorations always effect anterior aesthetic negatively. Composite resins are the first imaginable options at that situations. CASE REPORTS: 25 year-old female patient was referred to Van Yuzuncu Yil University, Fcaulty of Dentistry, Restorative Dentistry clinic due to caries at 21st tooth, discolored and unacceptable old restoration at 22nd tooth and profund dentin caries at 24th tooth. color selection was done via composite button technique. Rubberdam isolation was done to the related teeth and preparations were realised. Calcium hydroxide was applied to 22nd and 24th teeth and covered with GIC. %37 orthophosphoric acide was applied to 21st and 22nd teeth. Ring matrix bands were used to build aproximal walls at 21st and 22nd teeth. Universal bond was selected as an adhesive system. For building an optimal contactsof 24th tooth, palodent ring matrix system was used. For polishing, aliminum oxide discs and Enhance Pogo Complete kit were preffered. For final finishing, Clearfil Twist Dia was used. RESULTS: Both functional and aesthetical restorations of anterior and posterior resgions could be easily done with composite resins. 185

186 PP-35 TEK DİŞ EKSİKLİĞİNDE DENTAL İMPLANT SONRASI GEÇİCİ RESTORASYONLARLA DİŞETİ KONTURLARININ ŞEKİLLENDİRİLMESİ Kıymet Çalık, Hatice Defne Burduroğlu Bezmialem Vakıf Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı,İstanbul AMAÇ: Bu olgu sunumunda çürük nedeniyle kaybedilen 24 numaralı dişin alanına dental implant uygulanması ve yumuşak doku şekillendirilmesi sonrası estetik ve fonksiyonel protetik rehabilitasyonu anlatılmaktadır. GEREÇ-YÖNTEM: 28 yaşında bayan hasta 24 numaralı diş eksikliği şikayeti ile kliniğimize başvurmuştur.hasta dişini çürük nedeniyle 3yıl önce kaybettiğini belirtti.klinik ve radyografik muayane sonucunda yeterli kemik ve yumuşak doku varlığı tespit edilen bu bölgeye bone level bir implant yerleştirilmesine karar verildi.öncelikle dental implant(straumann, Waldenburg, Switzerland) uygulanarak üzeri primer kapatıldı. 3 aylık iyileşme periodundan sonra doğal yumuşak doku konturlarını ve papili oluşturmak için peek abutment (Straumann, Waldenburg, Switzerland) kullanılarak geçici kron restorasyonu uygulandı. Birer haftalık aralıklarla geçici restorasyonun yumuşak doku çıkış profil bölgesine kompozit rezin eklenerek diş eti konturu şekillendirilmeye çalışıldı.3. Seansta uygun şekillendirme elde edildiği için işleme son verildi. Geçici kronun çıkış profilinin kalıbı ölçü postuna nakledilerek hastanın ağıziçi ölçüsü (Variotime Easy Putty,Kulzer) alındı.custom abutment üzerine metal destekli seramik restorasyon ile tedavi tamamlandı. BULGULAR: Tedavi sonrası eldedilen yumuşak doku profili ile hastanın estetik ve fonksiyonel beklentileri karşılandı. Bir yıllık takip sonrasında komplikasyon gözlenmedi. SONUÇ: Uygun endikasyon ve doğru teknik kullanılarak elde edilen yumuşak doku profili ile hastaya istediği estetik ve fonksiyonel restorasyon kavuşturulmuştur. 186

187 PP-35 SHAPING OF GINGIVAL CONTOURS WITH TEMPORARY RESTORATIONS AFTER DENTAL IMPLANTATION IN SINGLE DENTAL IMPLANTS Kıymet Çalık, Hatice Defne Burduroğlu Prosthetic Dental Treatment Department, Faculty of Dentistry, Bezmialem Vakif Unıversity, Istanbul OBJECTIVE: In this case report, aesthetic and functional prosthesis rehabilitation is described after dental implant implantation and soft tissue shaping to the tooth number 24 which has been lost due to caries. MATERIALS-METHODS: A 28-year-old female patient was admitted to our clinic with complaints of missing tooth number 24. The patient stated that she had lost her teeth 3 years ago due to dental caries. As a result of clinical and radiographic examination, it was decided to place a bone level implant in this region where sufficient bone and soft tissue presence was detected. First, the dental implant (Straumann, Waldenburg, Switzerland) was applied and the region was primarly closed. After a 3-month recovery period, temporary restoration was performed using peek abutments (Straumann, Waldenburg, Switzerland) to create natural soft tissue contours and papillae. At weekly intervals were tried to form gingival contour by adding composite resin to the soft tissue outlet profile area of temporary restoration. 3. Seansta ended processing because proper shaping was achieved. Mold of the soft tissue profile of the temporary restoration was transferred to the impression post, and the jaw impressions (Variotime Easy Putty, Kulzer) was taken. Treatment with metal fused ceramic restoration on custom abutment is completed. RESULTS: The aesthetic and functional expectations of the patient were met with soft tissue profile after treatment. Complications were not observed after one year follow up. CONCLUSION: Aesthetic and functional restorations were achieved with the soft tissue profile obtained by appropriate indications and correct technique. 187

188 PP-36 ANTERİOR DİŞLERDE E. MAX UYGULAMASI Yaser Elhalawani, Ibrahim Duran, Mohanad Shomal, Amro Varrak Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Samsun Hastalar sadece fonksiyonel değil aynı zamanda estetik olan restorasyonlara sahip olmak isterler. Diş hekimliğinde çok seramik sistemi tanıtılmış ve uygulanmış. Bu seramik restorasyonlar arasında. Lityum disilikat cam seramikten oluşan IPS e.max sistemi, en yaygın kullanılan sistemlerden biridir çünkü gücü ve estetik özellikleri vardır. E.max sistemi anterior bölge de tam kronlar ve venerler ile endikedir. E.max sistemi, aşağıdaki estetik kusurların düzeltilmesi için kozmetik bir çözüm sunar;*lekeli dişler *kırık dişler *Kanal tedavisi verilen diş. Bizim vakamız da, eski metal porselen restorasyonlar estetik e.max tam kronlarla restore edilmiştir. Restorasyonların çıkarılmasından sonra dişler kontrol edildi. 22 dişi, endodontik bir tedavi den geçerek fiber post ile takviye edilmiştir. GC rezin siman ile siman edildi. 188

189 PP-36 ADMINISTRATION OF E.MAX IN THE ANTERIOR TEETH Yaser Elhalawani, Ibrahim Duran, Mohanad Shomal, Amro Varrak Department of Prosthodontics,19 MAYIS University,Samsun,Turkey Most of the patients want to have restorations which are not only functional but also esthetic. Many ceramic systems have been introduced and applied in dentistry. Among those ceramic restorations, IPS e.max system composed of lithium disilicate glass ceramic is one of the most commonly used systems because it has strength and esthetic characteristics. E.max based all-ceramic prostheses are gaining popularity in cosmetic dentistry due to their excellent esthetics Match to the natural teeth, durability prepared from lithium disilicate, which is a glass ceramic and possesses excellent strength and the ability to be Milled by using CAD-CAM.The Emax system is mainly indicated in fabrication of full crowns and veneers in the anterior region.the E.max system offers a cosmetic solution for the correction of following esthetic defects; Stained teeth, fractured teeth and root canal treated tooth. In our case, an old metal fused porcelain restorations replaced by esthetic e.max full crowns. After removing the old restorations the teeth got checked and the tooth 22 went through an endodontical treatment then reinforced by fiber post before getting restored with a full crown e.max restoration and got cemented by GC resin cement. *Articles: -The science and application of IPS e.max dental ceramic, The kaohsiung journal of medical sciences Issue 4, April Understanding and trends of esthetic treatment in prosthodontics: IPS e.max,journal of korean society of dental hygiene, Issue 4,

190 PP-37 KIRIK SANTRAL DİŞİN KIRILAN PARÇANIN YAPIŞTIRILMASI İLE ESTETİK RESTORASYONU: OLGU SUNUMU Eda Kizilkaya, Esra Uzer Çelik İzmir Katip Çelebi Universitesi AMAÇ: Parsiyel kron kırıkları günümüzde minimal invaziv yöntemlerle başarılı bir şekilde tedavi edilebilmektedir. Bu amaçla en sık kullanılan teknikler; diş parçasının yerine yapıştırılması veya kırılan alanın direkt kompozit rezinle restorasyonudur. Bu olgu sunumunda sol santral dişinde parsiyel kron kırığı ile gelen hastanın; kırılan parçanın yapıştırılması suretiyle tedavisi anlatılmaktadır. OLGU: Kırık hattı ve kırık parçaya bir miktar mine dokusu kaldırılarak bizotaj yapıldı. Kırık parça dual cure rezin yapıştırıcı siman (Variolink N,Ivoclar vivadent) ile dişe yapıştırıldı. Kırık hattına kompozit restorasyon (Charisma Topaz, Kulzer) yapıldı. Estetik kompozit restorasyon ile kırık hattı ortadan kaldırıldı. Tedavi sonrası hasta memnuniyeti yüksekti. SONUÇ: Restoratif materyaller ve tekniklerdeki güncel gelişmeler sayesinde, minimal invaziv yöntemlerin parsiyel kırıkların estetik tedavisindeki başarısı giderek artmaktadır. 190

191 PP-37 AESTHETIC REHABILITATION OF A FRACTURED CENTRAL INSICOR WITH CEMENTATION OF FRACTURED PART: A CASE REPORT Eda Kizilkaya, Esra Uzer Çelik Izmir Katip Çelebi University OBJECTIVE: Today, partial crown fractures can be successfully treated with minimally invasive techniques. The most commonly used techniques for this purpose are; replacement of the fractured tooth piece or direct composite restoration of the lost part of the tooth. This case report, described the treatment of a patient with a fractred left central with cementation of the fractured part. CASE: A small amount of enamel was removed from the area including the fracture line and the fractured tooth part. Fractured tooth part cemented with dual cure resin cement(variolink N,Ivoclar vivadent)then a direct composite restoration was performed to this area (Charisma Topaz, Kulzer). The fracture line and its color difference were eliminated with an aesthetic composite restoration. Patient satisfaction was high after treatment. CONCLUSION: Thanks to the recent developments in restorative materials and techniques, the success of minimally invasive methods in the aesthetic management of partial fractures is increasing. 191

192 PP-38 CLASS IV ÖN DİŞ KIRIK VAKASININ DİREKT RESTORASYONU Erim Tandoğdu, Aysa Ayalı Yakın Doğu Üniversitesi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi, Lefkoşa AMAÇ: Bu olguda pulpayı içine almayan kron kırığı bulunan maksiller kesici dişlerin rezin kompozitle direkt restorasyonunun sunulması amaçlanmıştır. GEREÇ-YÖNTEM: 24 yaşındaki erkek hasta, geçirdiği travma sonucu üst ön santral dişlerinin kırılması şikâyetiyle kliniğimize başvurmuştur. Yapılan intraoral muayene ve alınan radyografilerde her iki dişte de kök kırığı ve mobilite saptanmamıştır. Hastanın üst ön santral dişlerindeki kırıkların silikon rehber tekniği kullanılarak bir dentin bonding sistem (Clearfil SE Bond, Kuraray, JAPAN) ve kompozit rezin (TPH, Dentsply, Germany) kullanılarak restore edildi. BULGULAR: 5 ay sonra kontrole gelen hastanın yapılan klinik değerlendirmelerinde, restorasyonlarda herhangi bir kırığa ve renk değişikliğine rastlanmamıştır. SONUÇ: Kron kırıklarının görüldüğü travma olgularında hastanın daha önceden alıştığı estetik, fonasyon ve fonksiyonel özelliklerin yeniden en doğal haliyle kazandırılabilmesi adeziv tekniklerdeki gelişmelerle birlikte bizlere tedavi seçeneği sunmaktadır. Bu olgu kron kırıklarının, sunulan yöntemle başarılı bir şekilde tedavi edilebileceğini göstermektedir. 192

193 PP-38 DIRECT RESTORATION OF CLASS IV ANTERIOR TOOTH FRACTURE Erim Tandoğdu, Aysa Ayalı Near East University, Oral and Maxillofacial Surgery, Lefkosa AIM: In this case, it is aimed to present the direct restoration of maxillary incisors with crown fracture, which is not included in the pulp. MATERIALS AND METHODS: A 24-year-old male patient was admitted to our clinic with the complaint of fracture of the upper anterior central teeth as a result of trauma. Intraoral examination and radiographs revealed no fractures and mobility in both teeth. Fractures in the upper anterior central teeth of the patient were restored using a dentine bonding system (Clearfil SE Bond, Kuraray, JAPAN) and composite resin (TPH, Dentsply, Germany) using silicone guidance technique. RESULTS: After 5 months, no fractures or discolorations were observed in the clinical evaluations of the patient. CONCLUSION: In the cases of trauma with crown fractures, the aesthetic, phonation and functional properties that the patient has previously used can be restored again in the most natural form and offers us a treatment option with the developments in adhesive techniques. This case shows that crown fractures can be successfully treated with the method presented. 193

194 PP-39 CAD/CAM TEKNOLOJİSİYLE İMPLANT ÜSTÜ PROTEZ YAPIMI Rabia Bozbay, İdris Kavut Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Protetik Diş Tedavisi Ana Blim Dalı,Van AMAÇ: Dental implantlar, diş kaybı yaşayan hastalar için klinisyenler arasında popüler bir seçim ve uygun bir tedavi seçeneği haline gelmiştir. CAD/CAM teknolojisi maliyeti azaltmakta olup; biyouyumluluk, estetik ve fonksiyon açısından yeni geliştirilmiş yüksek kaliteli materyallerden restorasyon yapımına olanak tanımaktadır. İmplant tedavisi ve CAD/CAM teknolojileri hızla gelişerek öngörülebilir estetik ve fonksiyonel tedavi seçenekleri sunar. CAD/CAM teknolojisi ile daha hızlı bir şekilde protez yapabilme imkanı oluşurken, ölçü ve laboratuvar işlemlerinden kaynaklanan hatalar elimine edilmiş olunur. Bu vaka raporu, üst çenede yerleştirilmiş dental implant üzerine bir seramik CAD/CAM kronu üretmenin klinik basamaklarını göstermektedir. GEREÇ VE YÖNTEM: Kliniğimize tek diş eksikliği şikayetiyle başvuran hastaya yapılan muayane sonunda implant tedavi seçeneği sunulmuştur.eksik olan 15 numaralı diş yerine dental implant yerleştirilmiştir. Osseointegrasyonu tamamlandıktan sonra implant üstü açılan hastaya CAD/CAM teknolojisiyle dijital ölçü alabilmek için; implant üzerine scan body takılarak dijital ölçü alınmıştır. CAD/CAM de tasarımı multilayer şekilde tasarlanan kron ayrı olarak cam seramik ve zirkon alt yapı olarak üretilmiştir. Zirkon alt yapı sinterleme işlemine tabi tutulmuştur. Üst yapı olan cam seramiğe kullanıcı talimatına uygun olarak glaze işlemi yapılmıştır. Tibase zirkon alt yapı ve cam seramik ağız dışında resin siman ile birleştirilmiştir. Daha sonra implant üstü kron ağıza takılarak uygun torkla torklanmıştır. BULGULAR-SONUÇ: Hastanın implant üstü protetik rehabilitasyonu tek seansta tamamlanmıştır. Hasta memnuniyeti yüksektir.yapılan uzun dönem klinik ve radyografik kontrollerde herhangi bir sorun görülmemiştir. 194

195 PP-39 IMPLANT SUPPORTED PROTHESIS REHABILITATION BY CAD/CAM TECHNOLOGY Rabia Bozbay, İdris Kavut Department of Prosthodontics,Van Yüzüncü Yıl University, Van, Turkey OBJECTIVES: Dental implants have become a suitable treatment option for patients experiencing tooth loss and a popular choice among clinicians. Cad-Cam technology reduces the cost and biocompatibility allows the restoration of high-quality materials, which are newly developed in terms of aesthetics and function. Implant therapy and CAD/CAM technologies are advancing quickly, providing predictable esthetic and functionnal treatment options. It is possible to make prothesis more quickly, and errors caused by measurements and laboratory processes are eliminated with CAD / CAM technology. This case report demonstrates the clinical steps to fabricate a ceramic CAD/ CAM crown on maxiller placed dental implant. MATHERIAL AND METHODS: The option of implant treatment at the end of the examination was presented with that the patient who applied to our clinic with the complaint of single tooth loss. A dental implant was inserted location of the missing tooth number 15. A Digital measurement was obtained by attaching a scan body on the implant to obtain a digital measurement with Cad cam technology. After the osseointegration was completed, the kron is produced separately as glass ceramic and zirconia substructure designed in Cad / Cam as a multilayer design. Zircon substructure has been subjected to sintering process. Glaze processing was done in accordance with the user instructions on the glass ceramic which is the superstructure. Tibase,zircon substructure and glass ceramic are combined with resin cement out of the mouth. Then implant crown was torqued with proper torque attaching to the mouth. RESULTS: Our patient s implant prosthetic rehabilitation has completed at the single session. There was no problem in long-term clinical and radiographic controls. It has been seen that the patients satisfaction is high. 195

196 PP-40 MULTİDİSİPLİNER YAKLAŞIMLA POLİDİASTEMANIN ESTETİK VE FONKSİYONEL TEDAVİSİ Deniz Tayfun 1, Çağatay Barutçugil 1, Dilara Sezen 2, Burak Kale 3 1 Akdeniz Üniversitesi,Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı,Antalya 2 Akdeniz Üniversitesi,Periodontoloji Anabilim Dalı,Antalya 3 Akdeniz Üniversitesi,Ortodonti Anabilim Dalı,Antalya AMAÇ: Alt ve üst çene ön bölge dişlerde polidiastemanın ortodontik ve periodontal düzenlemelerini takiben CAD/CAM laminate veneer ile restorasyonu gerçekleştirilmiş olan bir olguyu sunmaktadır. YÖNTEM: Otuz beş yaşında kadın hasta ön dişlerinin eğri duruşu ve dişler arasında boşlukların bulunması şikayetiyle başvurdu. Radyolojik görüntüleme ve klinik muayenede üst çene anterior dişlerde, alt çene lateral ve kanin dişler arasında diastema saptandı. Her iki üst santral ve alt kanin dişlerin rotasyonda olduğu saptandı. İstirahat durumunda alınan profil fotoğraflarında alt dişlerin üst dişlere göre daha belirgin göründüğü izlendi. Tedavi seçenekleri hasta ile değerlendirildi. Hasta uzun sürecek ortodontik tedaviyi ve full kron preparasyonu tercih etmedi. Bu nedenle, CAD/CAM laminate veneer uygulanması ile diastema tedavisinin gerçekleştirilmesine karar verildi. Üst kesici dişlerin rotasyon bozukluğu için dişlere braket uygulandı. Bu şekilde, seviyeleme sağlanmış olundu ve dişler ark üzerinde uygun pozisyona getirildi. Dişetinde gözlenen marjinal asimetrinin ve kontur hipertrofisinin düzenlenmesi için braketlerin sökülmesi takiben gingivektomi ve gingivoplasti uygulandı. Nüks riskini azaltmak için SX plak uygulandı. Renk skalası ile doğal diş rengi kaydedildi ve restorasyonların renk seçimi yapıldı. Ağızdan ölçü alınarak modeller elde edildi. Ayrıca mock-up öncesi laboratuvarda wax-up yapıldı. Olası sonuçlar mock up üzerinden değerlendirildi. Üst çenede kanin-kanin arasına minimal preparasyon yapılarak her diş ayrı ayrı restore edildi. Alt kanin ve laterallerde diastema preparasyonsuz restore edildi. Dişlerin hareket etmesini engellemek ve diastemayı kapatmak için CAD/CAM bloklardan birleşik veneerler hazırlandı ve simante edildi. BULGULAR: Hastanın ilk 6 aylık kontrolünde restorasyonların marjinal uyumunun iyi olduğu ve gingival enflamasyon ile hassasiyetin olmadığı gözlendi. SONUÇLAR: Anterior dişlere minimal invaziv preparasyonla CAD/CAM uygulamalarının kullanımı estetik ve fonksiyon sağlanmada alternatif bir yaklaşım olabilir. Bu tür materyallerin davranışlarının daha iyi anlaşılması için uzun takibi olan prospektif randomize çalışmalara ihtiyaç vardır. 196

197 PP-40 A MULTIDISCIPLINARY APPROACH IN ESTHETIC AND FUNCTIONAL MANAGEMENT OF POLYDIASTEMA Deniz Tayfun 1, Çağatay Barutçugil 1, Dilara Sezen 2, Burak Kale 3 1 Department of Restorative Dentistry, Akdeniz University, Antalya, Turkey 2 Department of Periodontology, Akdeniz University, Antalya, Turkey 3 Department of Orthodonti Akdeniz University, Antalya, Turkey AIM: We present a case of polydiastema in lower and upper jaw anterior teeth, treated with the CAD / CAM laminate veneer following orthodontic and periodontal adjustments. METHODS: A 35-year-old female patient presented with the complaints of the curved posture of the anterior teeth and the gaps between the teeth. Radiogaphic and clinical examination revealed diastema in upper anterior teeth and between lower canine and lateral incisor. Both upper central incisors and lower canines were found to be in the rotational position. Profile photographs, revealed lower teeth to be more prominent than the upper. The patient did not prefer a long lasting orthodontic treatment and full-crown preparation. Therefore, we decided to perform diastema treatment with CAD / CAM assisted laminate veneer application. The upper incisors were leveled by applying braces. In order to regulate marginal asymmetry and hypertrophy of the gingiva, gingivectomy and gingivoplasty were performed following removal of the brackets. SX plaque was applied to reduce the risk of recurrence. The natural tooth shade was recorded for the restorations. Models were obtained from mouth and a wax-up was done in the laboratory before the mock-up. Possible outcomes was assessed. After a minimal preparation between upper canine-canine, a one by one restoration was performed. Whereas, lower canine and lateral were designed prepless. Veneers were produced combined by CAD / CAM blocks in order to close the diastema and to prevent the teeth from moving. RESULTS: The marginal adjustment of the restorations was good and no gingival inflammation and sensitivity were found at the first 6-month follow-up. CONCLUSION: Performing CAD / CAM applications with minimally invasive preparation of anterior teeth may be an alternative approach to providing aesthetic and functional results. In order to better understand the behavior of such materials, long-term prospective randomized studies are needed. 197

198 PP-41 MALOKLÜZYONLU BİR HASTA İÇİN TAM AĞIZ REHABİLİTASYONU Amro Varrak, Şafak Külünk, Gözlem Ceylan, Mohanad Shomal, Yaser El Halawani Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, Samsun Anterior açık kapanış maloklüzyonu yetişkin hastalarda en zor diş problemlerinden biridir.bu maloklüzyonu birçok etiyolojik faktörün (genetik, dental, iskelet, fonksiyonel, yumuşak doku ve kötü alışkanlık) birleşiminden kaynaklanır. Dental maloklüzyonlu bir hastanın rekonstrüksiyonunu açıkladı. Anterior ve bilateral posterior açık-kapanış ve dişeti hipertrofisi.hastamız ekonomik ve zaman eksikliği nedeniyle sabit metal-porselen tercih etti.hastanın fonksiyonel ve estetik beklentileri tedavilerle karşılandı endodonti, periodontik ve oklüzyon rehabilitasyonu.tedavinin amacı, diş hassasiyetini azaltmak ve hasta için estetik ve çiğneme işlevlerini geri kazandırmak. 38 yaşında bir hasta, ağız için estetik restorasyonlar talep etti ve dişler arasındaki diastemayı kapatmasını istedi. hastanin anamnezine baktiktan sonra, kötü ağız hijyeni, tiroid hiperplazisi, hipertansiyon ve hiper tükürük te bulundu. Sonuç olarak, yetişkin hastalarda oral rehabilitasyon, daha iyi estetik ve fonksiyonel sonuçlar elde etmek için iyi planlanma yapması gerekir. Articles: 1.Jain AR, Nallaswamy D, Ariga P, Philip JM. Full mouth rehabilitation of a patient with reduced vertical dimension using multiple metal ceramic restorations. Contemp Clin Dent 2013;4: Song MY, Park JM, Park EJ. Full mouth rehabilitation of the patient with severely worn dentition: A case report. J Adv Prosthodont 2010;2: Facial and occlusal esthetic improvements of an adult skeletal Class III malocclusion using surgical, orthodontic, and implant treatment pissn eissn X 4. Sari T, Usumez A. Restoring function and esthetics in a patient with amelogenesis imperfecta: a clinical report. J Prosthet Dent 2003;90: Zarb GA, Bolender CL, Carlsson GE. Boucher s prosthodontic treatment for edentulous patients. 11th ed. St. Louis: Mosby; p

199 PP-41 FULL MOUTH REHABILITATION FOR A PATIENT WITH MALOCCLUSION Amro Varrak, Şafak Külünk, Gözlem Ceylan, Mohanad Shomal, Yaser El Halawani Department of Prosthodontics,19 Mayıs University,Samsun,Turkey Anterior open bite malocclusion is considered one of the most difficult dental problem for adult patients. This malocclusion caused by combination of numerous etiological factors (genetic, dental, skeletal, functional, soft tissue, and habit). This clinical report describes the reconstruction of a patient with dental malocclusion, multiple crown damage, anterior and bilateral posterior open-bite and gingival hypertrophy. Our patient preferred the fixed metal fused porcelain because of economic reasons and lack of time. The patient s functional and aesthetic expectations were met with multiple treatments including some endodontics, periodontics and reconstruction of occlusion. The aim of treatment was to reduce dental sensitivity and to restore aesthetic and masticatory functions for the patient. A 38,years old patient was referred to a public dental hospital claiming for aesthetic restorations for the full mouth including closing the diastema between the teeth. The patient clinical finding included: bad oral hygiene, thyroid hyperplasia, hypertension and hyper salivation which are controlled according to the consultations from the specialist. In conclusion, oral rehabilitation in adult patients requires well-planned, interdisciplinary treatment to ensure better aesthetic and functional outcomes. Articles: 1.Jain AR, Nallaswamy D, Ariga P, Philip JM. Full mouth rehabilitation of a patient with reduced vertical dimension using multiple metal ceramic restorations. Contemp Clin Dent 2013;4: Song MY, Park JM, Park EJ. Full mouth rehabilitation of the patient with severely worn dentition: A case report. J Adv Prosthodont 2010;2: Facial and occlusal esthetic improvements of an adult skeletal Class III malocclusion using surgical, orthodontic, and implant treatment pissn eissn X 4. Sari T, Usumez A. Restoring function and esthetics in a patient with amelogenesis imperfecta: a clinical report. J Prosthet Dent 2003;90: Zarb GA, Bolender CL, Carlsson GE. Boucher s prosthodontic treatment for edentulous patients. 11th ed. St. Louis: Mosby; p

200 PP-42 FARKLI SÜRELERDE POLİMERİZE EDİLEN CAM İYONOMER İÇERİKLİ RESTORATİF DOLGU MATERYALLERİNİN YÜZEY PÜRÜZLÜLÜKLERİNİN KIYASLANMA Gökçe Dönmez Kıran, Evrim Eligüzeloğlu Dalkılıç, Nazmiye Dönmez Bezmialem Vakıf Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Restoratif Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı, İstanbul AMAÇ: Bu çalışmanın amacı farklı sürelerde polimerize edilen cam iyonomer içerikli restoratif dolgu materyallerinin yüzey pürüzlülüklerinin değerlendirilmesidir. GEREÇ-YÖNTEM: Ortodontik veya periodontal sebeplerle çekilen 60 adet, çürüksüz daimi insan molar dişi seçilmiş ve distile suda bekletilmiştir. Standart Sınıf I kavite preperasyonları yapılıp örnekler rastgele 6 gruba ayrılmıştır (n=10). Group 1, 2 Equia Forte (GC, Japan) ile doldurulmuştur. Dolguların otopolimerizasyonları tamamlandıktan sonra Equia Forte Coat (GC, Japan) uygulanmış ve sırasıyla LED ışık cihazı (Valo Cordless, Ultradent, USA) ile 20 sn ve 40 sn polimerize edilmiştir. Group 3, 4 Glass carbomer (GCP, Holland) ile doldurulmuş ve GCP CarboLED (GCP, Japan) ile sırasıyla 60sn ve 90 sn polimerize edilmiştir. Group 5,6 Activa Bioaktive-restorative (Pulpdent, USA) ile doldurulmuş ve LED ışık cihazı kullanılarak sırayla 20 sn ve 40 sn polimerize edilmiştir. Bütün örnekler Minitech 233 (Presi, France) cihazı ile 400, 600, 800, 1000 grit silikon karbid kağıtlar kullanılarak düzleştirilmiş ve Sof-Lex diskler (3M ESPE, USA) ile sırasına uygun kullanılarak cilalanmıştır. Her örnek için yüzey pürüzlülük değerleri (Ra) profilometre (MarSurf M 300 C; Mahr GmbH, Göttingen, Germany) kullanılarak üç defa ölçülüp, aritmetik ortalamaları hesaplanmıştır. Elde edilen veriler, Mann Whitney U, Kruskal-Wallis, Saphiro Wilk, Independent samples T testleri kullanılarak analiz edilmiştir (p<0.05). BULGULAR: İstatistiksel olarak materyallerin birbirleri ve polimerizasyon süreleri ile aralarında anlamlı bir fark bulunamamıştır (p> 0,05). SONUÇ: Bazı klinisyenler daha güvende hissetmek için restorasyonların polimerizasyon sürelerini uzatabilirler(1). Bu in-vitro çalışma, polimerizasyon sürelerinin arttırılmasının, cam iyonomer içerikli restoratif dolgu materyallerinin yüzey pürüzlülüklerinde değişikliklere neden olmadığını göstermiştir. 200

201 PP-42 COMPARISON OF SURFACE ROUGHNESS OF GLASS IONOMER CONTAINING RESTORATIVE FILLING MATERIALS WHEN POLYMERIZED AT DIFFERENT TIMES Gökçe Dönmez Kıran, Evrim Eligüzeloğlu Dalkılıç, Nazmiye Dönmez Department of Restorative Dentistry, Faculty of Dentistry, Bezmialem Vakıf University, Istanbul,Turkey AIM: The purpose of this study was to evaluate the surface roughness of glass ionomer-containing restorative filling materials when polymerized at different times. MATERIALS & METHODS: Sixty non-carious human permanent molar teeth, that had been extracted for orthodontic or periodontal reason were selected and stored in distilled water. Standard Class I cavity preparations were made and specimens were randomly divided in 6 groups (n=10). Group 1, 2 were filled with Equia Forte (GC, Japan). After autopolymerizations of the fillings were completed, Equia Forte Coat (GC, Japan) were applied and cured respectively with a light emitting diode (LED) light cure unit (LCU) (Valo Cordless, Ultradent, USA) for 20 s and 40 s. Group 3, 4 were filled with Glass carbomer (GCP, Holland) and cured respectively using a GCP CarboLED (GCP, Japan) for 60s and 90 s. Group 5, 6 were filled with Activa Bioaktive-restorative (Pulpdent, USA) and cured respectively with a LED LCU for 20 s and 40 s. All of the specimens were smoothened by Minitech 233 (Presi, France) using 400, 600, 800, 1000 grit silicon carbide papers and also were polished with the Sof-Lex discs (3M ESPE, USA) according to the order. Surface roughness values (Ra) were measured three times for each sample using profilometer (MarSurf M 300 C; Mahr GmbH, Göttingen, Germany) and arithmetic means were calculated. Data were analyzed using Mann Whitney U, Kruskal-Wallis, Saphiro Wilk, Independent samples T tests (p<0.05) RESULTS: Statistically, there is no significantly difference among the materials and polymerisation times (p >0,05). CONCLUSION: Some clinicians may prolong polymerization time to feel more confident(1). This in-vitro study showed that increasing polymerization time did not cause the changes on surface roughness of glass-ionomer containing restorative filling materials. 201

202 202

203 203

204 204

205 205

206 206

207 207

208 208

209 209

210 210

211 211

212 212

213 213

214 214

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: BAHAR ELTER. İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: BAHAR ELTER. İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: BAHAR ELTER İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: GÜLCE ALP. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla/ İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: GÜLCE ALP. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla/ İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: GÜLCE ALP İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla/ İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected] 2. Doğum

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Yüksek Lisans Diş Hekimliği Fakültesi Ege Üniversitesi 2004 Doktora

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Yüksek Lisans Diş Hekimliği Fakültesi Ege Üniversitesi 2004 Doktora ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Ayşe Atay 2. Doğum Tarihi : 29.01.1982 3. Unvanı : Yard. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Yüksek Lisans Diş Hekimliği Fakültesi Ege Üniversitesi

Detaylı

AKADEMİK ÜNVANLARI. Üniversite Ülke Yıl. Lisans Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Türkiye 2010

AKADEMİK ÜNVANLARI. Üniversite Ülke Yıl. Lisans Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Türkiye 2010 ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Ece ŞENGÜN Doğum yeri: İzmir Doğum Tarihi: 02 Mayıs 1986 Yabancı dili: İngilizce Uzmanlık alanı: Protetik Diş Tedavisi AKADEMİK ÜNVANLARI Üniversite Ülke

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: IŞIL DOĞRUER. İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: IŞIL DOĞRUER. İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: IŞIL DOĞRUER İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Diş Hekimliği. Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Diş Hekimliği. Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: SİMGE TAŞIN İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected] 2.

Detaylı

CV - AKADEMİK PERSONEL

CV - AKADEMİK PERSONEL FOTOĞRAF: 1. ADI: Oğuz 2. SOYADI: Ozan 3. DOĞUM YERİ: Ankara 4. DOĞUM TARİHİ(GG.AA.YYYY): 26.07.1978 5. İLETİŞİM BİLGİLERİ: 5.1. BÖLÜM: Diş Hekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı 5.2.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: AYGÜL SEVDA ATALAY ONUR. İletişim Bilgileri:

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: AYGÜL SEVDA ATALAY ONUR. İletişim Bilgileri: ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: AYGÜL SEVDA ATALAY ONUR İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: ŞEHNAZ KAZOKOĞLU. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: ŞEHNAZ KAZOKOĞLU. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: ŞEHNAZ KAZOKOĞLU İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Mesut Korkut PARLAR (Ph.D, DDS)

Yrd.Doç.Dr. Mesut Korkut PARLAR (Ph.D, DDS) ADRES: İstanbul Aydın Üniversitesi Diş.Hek.Fak. Ağız Diş Çene Cerrahisi A.B.D. TEL: 0555 557 33 10 E-MAİL:[email protected] Yrd.Doç.Dr. Mesut Korkut PARLAR (Ph.D, DDS) AĞIZ, DİŞ, ÇENE CERRAHİSİ UZMANI

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: IŞIL DOĞRUER İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected] 2.

Detaylı

DOKTORA TEZİ PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI

DOKTORA TEZİ PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI ZİRKONYA SERAMİK, LİTYUM DİSİLİKAT CAM SERAMİK VE ZİRKONYA İLE GÜÇLENDİRİLMİŞ LİTYUM SİLİKAT CAM SERAMİKLERE UYGULANAN FARKLI YÜZEY İŞLEMLERİNİN, KOMPOZİT REZİNLERİN TAMİR BAĞLANMA DAYANIMI ÜZERİNE ETKİSİ

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: MELEK ÇAM İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Hakan Yılmaz. İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat- Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Hakan Yılmaz. İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat- Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Hakan Yılmaz İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat- Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Pedodonti Anabilim Dalı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Pedodonti Anabilim Dalı ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: SİNEM YILDIRIM İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat- Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans. Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı (Çene-Yüz Protezi Bilim Dalı)

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans. Protetik Diş Tedavisi Ana Bilim Dalı (Çene-Yüz Protezi Bilim Dalı) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Demet Çağıl Ayvalıoğlu 2. Doğum Tarihi :12/04/1985 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu : Doktora (Ph.D.) Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Diş Hekimliği Marmara Üniversitesi

Detaylı

ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1- Guler AU, Kurt S, Kulunk T. Effects of various finishing procedures on the staining of

ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1- Guler AU, Kurt S, Kulunk T. Effects of various finishing procedures on the staining of ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER 1- Guler AU, Kurt S, Kulunk T. Effects of various finishing procedures on the staining of provisional restorative materials. J Prosthet Dent 2005;93(5):453-8.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: BAHAR GÜRPINAR. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: BAHAR GÜRPINAR. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: BAHAR GÜRPINAR İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: YEŞİM ŞEŞEN USLU İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: YEŞİM ŞEŞEN USLU İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Pedodonti Anabilim Dalı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Pedodonti Anabilim Dalı ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: MÜGE TOKUÇ İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat- Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

KURUM İÇİ İŞ TECRÜBESİ Çalışma Süresi(Ay)

KURUM İÇİ İŞ TECRÜBESİ Çalışma Süresi(Ay) Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Öz Geçmişi PERSONEL BİLGİLERİ Ad Soyad Doğum Tarihi/Doğum Yeri Kişisel Unvan Unvan E-posta Öz Geçmiş Durumu GÖKÇE SOĞANCI 03/05/1980- KONYA

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Diş Hekimliği. Ortodonti Anabilim Dalı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Diş Hekimliği. Ortodonti Anabilim Dalı ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: FATMA ASLI OĞUZ İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected] 2.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ Adı Soyadı: SAMİM ÇETIN SEVÜK Doğum Tarihi: 27/12/1949 e-mail: [email protected] Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y.Lisans Diş Hekimliği Fak. İstanbul Üniversitesi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

SCB SANATTA YETERLİK DERS İÇERİKLERİ

SCB SANATTA YETERLİK DERS İÇERİKLERİ SCB SANATTA YETERLİK DERS İÇERİKLERİ Enstitü: Anasanat adı: Program adı: GÜZEL SANATLAR SERAMİK VE CAM SERAMİK TASARIMI BAHAR DEMİ Zorunlu Dersler ve Ders Programı ADI İNGİLİZCE ADI T* U* AKTS SCB 600

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: GÜLCE ALP. İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla/ İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: GÜLCE ALP. İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla/ İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: GÜLCE ALP İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla/ İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected] 2.

Detaylı

TDB AKADEMİ Oral İmplantoloji Programı Temel Eğitim (20 kişi) 1. Modül 29 Eylül 2017, Cuma

TDB AKADEMİ Oral İmplantoloji Programı Temel Eğitim (20 kişi) 1. Modül 29 Eylül 2017, Cuma TDB AKADEMİ Oral İmplantoloji Programı Temel Eğitim (20 kişi) 1. Modül 29 Eylül 2017, Cuma Oral İmplantolojide Temel Kavramlar, Teşhis ve Tedavi Planlaması 13.30-15.00 Dental implantların kısa tarihçesi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK. İletisim Bilgileri. Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK. İletisim Bilgileri. Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282 ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Arif ŞAYBAK İletisim Bilgileri Adres: Toros. M. 78028 S. Özbey APT K:11 D:11 Çukurova/ ADANA(Aile) Telefon: +905368823282 Mail: [email protected] 2. Doğum Tarihi: 1984 3. Unvanı:

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans - - - Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1995-2000

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans - - - Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ 1995-2000 ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Gözde ÇELİK (ULUTAŞ) Doğum Tarihi: 20.01.1978 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans - - - Y. Lisans DİŞHEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Farklı Seramik İnleylerin Dentin Bağlanma Dayanımlarında Yüzey İşlemlerinin Etkisi (2013).

ÖZGEÇMİŞ. Farklı Seramik İnleylerin Dentin Bağlanma Dayanımlarında Yüzey İşlemlerinin Etkisi (2013). 1. Adı Soyadı : ÖZLEM KARA ÖZGEÇMİŞ 2. Doğum Tarihi : 30/05/1984 3. Unvanı : Yardımcı Doçent Doktor 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Diş Hekimliği Fakültesi Selçuk Üniversitesi

Detaylı

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU

HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU HEARTS PROJESİ YAYGINLAŞTIRMA RAPORU BOLU HALKIN EGITIMINI GELISTIRME VE DESTEKLEME DERNEGI TARAFINDAN ORGANİZE EDİLEN YAYGINLAŞTIRMA FAALİYETLERİ - TURKİYE Bolu Halkın Egitimini Gelistirme ve Destekleme

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Özlem ÇÖLGEÇEN

Yrd. Doç. Dr. Özlem ÇÖLGEÇEN 1 Yrd. Doç. Dr. Özlem ÇÖLGEÇEN ÖZGEÇMİŞ VE YAYINLAR LİSTESİ PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI, İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ, İZMİR, TÜRKİYE 1 YRD. DOÇ. DR. ÖZLEM ÇÖLGEÇEN Addres : İzmir Katip Celebi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: VASFİYE IŞIK İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected] 2.

Detaylı

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ VE GAZİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ PROTETİK DİŞ TEDAVİSİ ANABİLİM DALI ORTAK DOKTORA PROGRAMI Program Yürütücüsü Programın Kadrolu Öğretim Üyeleri : Prof. Dr. N.Tülin POLAT

Detaylı

I N D E X. vii. Yücel Yılmaz, İlknur Tosun. Acta Odontol Turc 2013;30(3):123-7 (32 ref) TK

I N D E X. vii. Yücel Yılmaz, İlknur Tosun. Acta Odontol Turc 2013;30(3):123-7 (32 ref) TK I N D E X Acromegaly Addison s Disease Adhesion Adhesive Systems Odontol Turc 2013;30(1):18-24 (40 ref) TK Adhesives ref) TK Amelogenesis Imperfecta Antibacterial Agents Orbak. Acta Odontol Turc 2013;30(2):93-8

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: SERPIL MELEK ALTAN KÖRAN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: SERPIL MELEK ALTAN KÖRAN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: SERPIL MELEK ALTAN KÖRAN İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ FAKÜLTE YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI

T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ FAKÜLTE YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI TARİH: 26.10.2016 T.C. RECEP TAYYİP ERDOĞAN ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ FAKÜLTE YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI NO:82 Fakülte Yönetim Kurulumuz Dekan (V.) Prof.Dr. Zeynep YEŞİL DUYMUŞ başkanlığında

Detaylı

VİDA TUTUCULU RESTORASYON ÇÖZÜMLERİ TEK ANAHTAR İLE YÜKLEME MODE İMPLANT TÜM PROTETİK ÜRÜNLERİ TEK TİP ANAHTAR İLE YÜKLENEBİLMEKTEDİR.

VİDA TUTUCULU RESTORASYON ÇÖZÜMLERİ TEK ANAHTAR İLE YÜKLEME MODE İMPLANT TÜM PROTETİK ÜRÜNLERİ TEK TİP ANAHTAR İLE YÜKLENEBİLMEKTEDİR. DOĞAL GÖRÜNÜMLÜ ESTETİK VİDA TUTUCULU SİMAN DESTEKLİ OVERDENTURE RESTORASYON ÇÖZÜMLERİ RESTORASYON ÇÖZÜMLERİ RESTORASYON ÇÖZÜMLERİ TEK ANAHTAR İLE JUST DRIVE D E S I G N E D B Y YÜKLEME SCREW DRIVER MODE

Detaylı

Prof.Dr. MUSA ŞAMİL AKYIL

Prof.Dr. MUSA ŞAMİL AKYIL Prof.Dr. MUSA ŞAMİL AKYIL Klinik Bilimler Bölümü Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı Eğitim Bilgileri 1991-1998 Lisans Atatürk Üniversitesi Diş Hekimliği Pr. 2000-2005 Doktora Atatürk Üniversitesi Klinik

Detaylı

Department of Public relations and Publicity (TR)

Department of Public relations and Publicity (TR) ASST. PROF. DR. GÜLSELİ AYGÜL ERNEK ALAN Department of Public Relations and Publicity (Turkish) Contact: [email protected] +90216 626 10 50 2726 Communication Faculty B 402 Education: Degree Department

Detaylı

HANDS-ON COURSE ON DIAGNOSTIC AND PALLIATIVE PROCEDURES IN PLEURAL DISEASES March 30 - April 1, 2017, Osmangazi University, Eskişehir

HANDS-ON COURSE ON DIAGNOSTIC AND PALLIATIVE PROCEDURES IN PLEURAL DISEASES March 30 - April 1, 2017, Osmangazi University, Eskişehir HANDS-ON COURSE ON DIAGNOSTIC AND PALLIATIVE PROCEDURES IN PLEURAL DISEASES March 30 - April 1, 2017, Osmangazi University, Eskişehir With the cooperation of Turkish Respiratory Society (TRS), European

Detaylı

Derece Bölüm Üniversite Yıl. Lisans - - - Y. Lisans Diş Hekimliği Marmara Üniversitesi 2008

Derece Bölüm Üniversite Yıl. Lisans - - - Y. Lisans Diş Hekimliği Marmara Üniversitesi 2008 ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Sertaç AKSAKALLI Doğum Tarihi: 22 Mart 1983 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm Üniversite Yıl Lisans Y. Lisans Diş Hekimliği Marmara Üniversitesi 2008 Doktora/S.Yeterlik/ Tıpta Uzmanlık

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: GÖKÇE AYKOL ŞAHİN Unvanı: Yrd. Doç. Dr. Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Yüksek Lisans Diş Hekimliği İstanbul Üniversitesi 2003 Doktora Periodontoloji Anabilim Dalı İstanbul

Detaylı

: İçerenköy Mh. Kayısdagi Cd. No: 32 Atasehir/İSTANBUL

: İçerenköy Mh. Kayısdagi Cd. No: 32 Atasehir/İSTANBUL CURRICULUM VITAE Dr. Bahire Ulus ACIBADEM UNİVERSİTY Faculty of Health Sciences, Departman of Nursing Birth Date : 13.03.1962 Birth place Work Address : Yeniköy : İçerenköy Mh. Kayısdagi Cd. No: 32 Atasehir/İSTANBUL

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

İstanbul'da bulunan Zihinsel Engelliler Eğitim Uygulama Okullarındaki öğrencilerde diş ve dişeti sağlığı durumunun saptanması ve iyileştirilmesi

İstanbul'da bulunan Zihinsel Engelliler Eğitim Uygulama Okullarındaki öğrencilerde diş ve dişeti sağlığı durumunun saptanması ve iyileştirilmesi ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Kenan NAZAROĞLU Doğum Tarihi: 20.01.1983 Ünvanı: Yrd. Doç. Dr. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Y. Lisans Diş Hekimliği Fakültesi İstanbul

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: GÜLŞAH YENİER İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

Invitation. Prof. Dr. A. Nail İzgi - Ass. Prof. Altay Sencer Director of the Department of Neurosurgery Medical School of Istanbul Istanbul University

Invitation. Prof. Dr. A. Nail İzgi - Ass. Prof. Altay Sencer Director of the Department of Neurosurgery Medical School of Istanbul Istanbul University Invitation Dear Colleaques, Lumbar disc disease is an important cause of disabilty affecting millions of people world wide being a financial an social burden to community, new treatment options and surgical

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ Yrd.Doç.Dr. ÖZLEM ÇÖLGEÇEN

ÖZGEÇMİŞ Yrd.Doç.Dr. ÖZLEM ÇÖLGEÇEN ÖZGEÇMİŞ Yrd.Doç.Dr. ÖZLEM ÇÖLGEÇEN Yazışma Adresi : üniversitesi diş hekimliği fakültesi protetik diş tedavisi anabilim dalı 35640 İzmir/Türkiye Telefon : 0 232 325 40 40-2650 e-posta : [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla/

ÖZGEÇMİŞ. Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla/ ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Sibel KAYAALTI YÜKSEK İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla/ İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30 3856 Mail: [email protected]

Detaylı

Sabit Protezlerde İdeal Restoratif Materyal Seçimi

Sabit Protezlerde İdeal Restoratif Materyal Seçimi Sabit Protezlerde İdeal Restoratif Materyal Seçimi Prof. Dr. A. Ersan Ersoy** Dt. N.Esra Bağdatlı* ** Prof. Dr., Ankara Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi, Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı * Doktora

Detaylı

[email protected] Okuduğunu Anlama İngilizce Çok iyi Çok iyi Çok iyi Almanca Orta Orta Orta

isildamlasener@gmail.com Okuduğunu Anlama İngilizce Çok iyi Çok iyi Çok iyi Almanca Orta Orta Orta ÖZGEÇMİŞ Kişisel Bilgiler Adı Işıl Damla Soyadı Şener Yamaner Doğum Yeri İstanbul Doğum Tarihi 05.09.1978 Uyruğu T.C. E-mail [email protected] Eğitim Düzeyi İlk-Orta-Lise Lisans Doktora/Uzmanlık

Detaylı

ESERLER A. ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1. Guler AU, Ceylan G, Özkoç O, Aydın M, Cengiz N. Prosthetic treatment of a

ESERLER A. ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER. 1. Guler AU, Ceylan G, Özkoç O, Aydın M, Cengiz N. Prosthetic treatment of a ESERLER A. ULUSLARARASI HAKEMLİ DERGİLERDE YAYIMLANAN MAKALELER 1. Guler AU, Ceylan G, Özkoç O, Aydın M, Cengiz N. Prosthetic treatment of a patient with facioscapulohumeral muscular dystrophy: A clinical

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1 ) Adı, Soyadı : Bülent DAYANGAÇ 2 ) Doğum Tarihi : 05 Temmuz 1946 3 ) Ünvanı : Profesör 4 ) Öğrenim Durumu : Derece Alan Üniversite Yıl Y. Lisans Dişhekimliği Fakültesi Hacettepe Üniversitesi

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Fikret YILMAZ Doğum Tarihi: 31 Mart 1968 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Diş Hekimliği Ankara Üniversitesi 1991 Y. Lisans Diş

Detaylı

Arş. Gör. Dr. Mücahit KÖSE

Arş. Gör. Dr. Mücahit KÖSE Arş. Gör. Dr. Mücahit KÖSE Dumlupınar Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Evliya Çelebi Yerleşkesi (3100) KÜTAHYA Doğum Yeri ve Yılı: Isparta/Yalvaç Cep Telefonu: Telefon:765031-58 E-posta:

Detaylı

ENGELLERİ TASARIMLA AŞMAK OVERCOMING DISABILITIES BY DESIGN

ENGELLERİ TASARIMLA AŞMAK OVERCOMING DISABILITIES BY DESIGN KENT ve ENGELLER CITY and DISABILITIES ENGELLERİ TASARIMLA AŞMAK OVERCOMING DISABILITIES BY DESIGN 05 Aralık 2013, Perşembe / 05 December 2013, Thursday Selçuk Yaşar Kampüsü, Konferans Salonu / Selçuk

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Periodontoloji Anabilim Dalı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Periodontoloji Anabilim Dalı ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: SERPİL MELEK ALTAN KÖRAN İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

diastema varlığında tedavi alternatifleri

diastema varlığında tedavi alternatifleri diastema varlığında tedavi alternatifleri Prof. Dr. L. Şebnem TÜRKÜN Ege Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Etken Muayene Tedavi Planı Etiyoloji Süt/daimi diş geçiş

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: BELDE ARSAN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: BELDE ARSAN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: BELDE ARSAN İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected] 2.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Görev Kurum/Kuruluş Yıl Araştırma Görevlisi. Erzincan Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu. Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu

ÖZGEÇMİŞ. Görev Kurum/Kuruluş Yıl Araştırma Görevlisi. Erzincan Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu. Maltepe Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Rabia SAĞLAM 2. Doğum Tarihi : 17. 10. 1984 3. Unvanı : Dr. Öğr. Üyesi 4. Öğrenim Durumu : Doktora Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hemşirelik Atatürk Üniversitesi 2003-2007 Toplum

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: ÇAĞRI URAL Doğum Tarihi: 26/07/1979 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Y. Lisans DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ

Detaylı

CURRICULUM VITAE. Level Program University Year

CURRICULUM VITAE. Level Program University Year CURRICULUM VITAE 1. Name Surname: Figen Yeşilada 2. Date of birth: 24.02.1970 3. Academic Level: Assistant Professor Dr. 4. Educational Background: Level Program University Year Undergraduate Faculty of

Detaylı

ÖZGEÇMĠġ Yrd. Doç. Dr. ENDER AKAN

ÖZGEÇMĠġ Yrd. Doç. Dr. ENDER AKAN ÖZGEÇMĠġ Yrd. Doç. Dr. ENDER AKAN YazıĢma Adresi : Telefon : 0 232 325 40 40 e-posta : EĞĠTĠM BĠLGĠLERĠ Dişhekimliği FakültesiProtetik Diş Tedavisi A.D. İzmir/Türkiye [email protected] Ülke Üniversite

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: ELİF ÇİFTÇİOĞLU İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: BELDE ARSAN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: BELDE ARSAN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: BELDE ARSAN İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected] 2.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: SiBEL KAYAALTI YÜKSEK İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

CURRICULUM VITAE. Assistant Prof. Dr. Birim BALCI

CURRICULUM VITAE. Assistant Prof. Dr. Birim BALCI CURRICULUM VITAE Assistant Prof. Dr. Birim BALCI 1- Name and Surname : Birim BALCI 2- Date of Birth : 28.07.1975 3- Department : Computer Engineering 4- Education: Degree Department University Year Bachelor

Detaylı

AGENDA. Managing cssti and ciai in the era of multi-drug resistant pathogens: sharing practices across Europe

AGENDA. Managing cssti and ciai in the era of multi-drug resistant pathogens: sharing practices across Europe AGENDA Managing cssti and ciai in the era of multi-drug resistant pathogens: sharing practices across Europe Athens, Greece 24 th 26 th September, 2015 Sharing Hospital Anti-infectives Perspective in Europe

Detaylı

Yüksek Lisans, Selçuk Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi, Konya

Yüksek Lisans, Selçuk Üniversitesi Dişhekimliği Fakültesi, Konya 1. ÖZGEÇMİŞ 1.1. Adı Soyadı: Atilla Gökhan ÖZYEŞİL 1.2. Doğum Yeri ve Tarihi: Şebinkarahisar, 18.07.1970 1.3. Bildiği Yabancı Diller: İngilizce 1.4. Eğitimi: 30.06.1981 Mithatpaşa İlkokulu, Ankara 30.06.1984

Detaylı

24 th Advanced Applied Laparoscopic Urology Course and Mini-Laparoscopy Symposium

24 th Advanced Applied Laparoscopic Urology Course and Mini-Laparoscopy Symposium 24 th Advanced Applied Laparoscopic Urology Course and Mini-Laparoscopy Symposium İzmir Üniversitesi Tıp Fakültesi Medical Park Hastanesi, 20-21 Eylül 2013, İzmir, Türkiye Kurs ve Sempozyum 24. Uluslararası

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN. İletişim Bilgileri:

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN. İletişim Bilgileri: ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: HATİCE KÜBRA OLKUN İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 6771630-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: GÖKÇE AYKOL ŞAHİN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. 1. Adı Soyadı: GÖKÇE AYKOL ŞAHİN. İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: GÖKÇE AYKOL ŞAHİN İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

Improving Outcomes of Implant Dentistry Antalya, Turkey

Improving Outcomes of Implant Dentistry Antalya, Turkey INTERNATIONAL SYMPOSIUM SERIES 2017 Improving Outcomes of Implant Dentistry Antalya, Turkey Tomas Linkevicius Alain Romanos Marius Steigmann Hom-Lay Wang RIXOS SUNGATE 5-8 OCTOBER / EKIM, 2017 Registration

Detaylı

CURRICULUM VITAE. 1. NAME-SURNAME: Tuba YILMAZER TITLE: Instructor Doctor

CURRICULUM VITAE. 1. NAME-SURNAME: Tuba YILMAZER TITLE: Instructor Doctor CURRICULUM VITAE 1. NAME-SURNAME: Tuba YILMAZER 2. E-MAIL: [email protected] 3. TITLE: Instructor Doctor EDUCATIONAL BACKGROUND: Degree Department University Graduation Year Undergraduate Nursing Gazi

Detaylı

PANEL EUROPEAN DEBT CRISIS/ AVRUPA BORÇ KRİZİ. November 19, 2012, Monday 19 Kasım 2012, Pazartesi Martı Hotel, Taksim

PANEL EUROPEAN DEBT CRISIS/ AVRUPA BORÇ KRİZİ. November 19, 2012, Monday 19 Kasım 2012, Pazartesi Martı Hotel, Taksim PANEL EUROPEAN DEBT CRISIS/ AVRUPA BORÇ KRİZİ November 19, 2012, Monday 19 Kasım 2012, Pazartesi Martı Hotel, Taksim KATILIMCILARIN KISA ÖZGEÇMİŞLERİ Harris Dellas doktora derecesini 1985 yılında Rochester

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities)

ÖZGEÇMİŞ Uluslararası hakemli dergilerde yayınlanan makaleler (SCI & SSCI & Arts and Humanities) ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: Arzu BAHAR 2. Doğum Tarihi: 05.09.1979 3. Unvanı: Yrd.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu: Mezun Olduğu Üniversite Fakülte/Bölüm/Mezuniyet Tarihi Yüksek Lisans/Tarihi Doktora/Alanı/Tarihi

Detaylı

Akdeniz Üniversitesi

Akdeniz Üniversitesi F. Ders Tanıtım Formu Dersin Adı Öğretim Dili Protetik Diş Tedavisi Türkçe Dersin Verildiği Düzey Ön Lisans ( ) Lisans (X) Yüksek Lisans( ) Doktora( ) Eğitim Öğretim Sistemi Örgün Öğretim (X) Uzaktan Öğretim(

Detaylı

THE DESIGN AND USE OF CONTINUOUS GNSS REFERENCE NETWORKS. by Özgür Avcı B.S., Istanbul Technical University, 2003

THE DESIGN AND USE OF CONTINUOUS GNSS REFERENCE NETWORKS. by Özgür Avcı B.S., Istanbul Technical University, 2003 THE DESIGN AND USE OF CONTINUOUS GNSS REFERENCE NETWORKS by Özgür Avcı B.S., Istanbul Technical University, 2003 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake Research Institute in partial fulfillment

Detaylı

01 Aralık 2017, Cuma

01 Aralık 2017, Cuma CEP PROGRAMI 10.30-11.00 Açılış Konuşmaları 01 Aralık 2017, Cuma Prof. Dr. Esra Can (Restoratif Dişhekimliği Derneği Başkanı) Prof. Dr. Fatma Koray (Kongre Onursal Başkanı) Prof. Dr. İlhami Ünlüoğlu (Eskişehir

Detaylı

Estetik ve konvansiyonel diş hekimliği adına tüm dental tedaviler için alt yapı ve teknolojik olarak hazırız.

Estetik ve konvansiyonel diş hekimliği adına tüm dental tedaviler için alt yapı ve teknolojik olarak hazırız. Ağız ve Diş Sağlığı Medikal Kadromuz Dr. Dt. Özgür ÖZTÜRK Protetik Diş Tedavisi Uzmanı Prof. Dr. Yıldız ÖZTÜRK ORTAN Ortodonti Uzmanı Dr. Dt. Burak SAYDAM Ağız ve Diş Çene Cerrahisi Uzmanı Dt. Tuğçe KAYA

Detaylı

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT The purpose of the study is to investigate the impact of autonomous learning on graduate students

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hemşirelik Koç Üniversitesi HYO 2008 Y. Lisans Hemşirelikte Yönetim Doktora Hemşirelikte Yönetim

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hemşirelik Koç Üniversitesi HYO 2008 Y. Lisans Hemşirelikte Yönetim Doktora Hemşirelikte Yönetim Uzm. Hemşire Begüm Yalçın Doğum Tarihi: 12.02.1985 [email protected] Eğitim Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hemşirelik Koç Üniversitesi HYO 2008 Y. Lisans Hemşirelikte Yönetim Doktora Hemşirelikte Yönetim

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: AYFER ATAV ATEŞ İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA HALK EĞİTİMİ MERKEZİ BAĞIMSIZ YAŞAM İÇİN YENİ YAKLAŞIMLAR ADLI GRUNDTVIG PROJEMİZ İN DÖNEM SONU BİLGİLENDİRME TOPLANTISI ALANYA PUBLIC EDUCATION CENTRE S FINAL INFORMATIVE MEETING OF THE GRUNDTVIG

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: SÜHEYLA KAYA İletişim Bilgileri: Adres: Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected] 2.

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL

ÖZGEÇMİŞ. Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Akfırat-Tuzla / İSTANBUL ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı: EMİNE TUNA AKDOĞAN İletişim Bilgileri: Adres: İstanbul Okan Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi 34959 Akfırat-Tuzla / İSTANBUL Telefon: 0 (216) 677 16 30-3856 Mail: [email protected]

Detaylı

INTERNATIONAL INTERNAL MEDICINE TRAINING MEETINGS-2 MACEDONIA

INTERNATIONAL INTERNAL MEDICINE TRAINING MEETINGS-2 MACEDONIA INTERNATIONAL INTERNAL MEDICINE TRAINING MEETINGS-2 MACEDONIA Uluslararası İÇ HASTALIKLARI EĞİTİM TOPLANTILARI-2 MAKEDONYA 06-08 Aralık 2013 Üsküp/Makedonya December 06-08, 2013 Skopje/Macedonia International

Detaylı

MUSTAFA ASLIER ĠN SANATI VE ÖZGÜN BASKIRESME KATKILARI Gülşah Dokuzlar Canpolat Yüksek Lisans Tezi

MUSTAFA ASLIER ĠN SANATI VE ÖZGÜN BASKIRESME KATKILARI Gülşah Dokuzlar Canpolat Yüksek Lisans Tezi MUSTAFA ASLIER ĠN SANATI VE ÖZGÜN BASKIRESME KATKILARI Gülşah Dokuzlar Canpolat Yüksek Lisans Tezi Baskı Sanatları Anasanat Dalı Anadolu Üniversitesi Güzel Sanatlar Enstitüsü Eylül, 2012 MUSTAFA ASLIER

Detaylı

Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi

Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Ankara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Adı Soyadı: Ar.Gör. Oğuz Gürkan Doğum Tarihi: 06.07.1990 Emirdağ / Afyonkarahisar Öğrenim Durumu Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Antrenörlük Eğitimi Muğla

Detaylı

INSTITUTE OF SOCIAL SCIENCES

INSTITUTE OF SOCIAL SCIENCES BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ/BASKENT UNIVERSITY 2016-2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI/2016-2017 ACADEMIC YEAR LİSANSÜSTÜ ve DOKTORA PROGRAMLARI ÖĞRENCİ KONTENJANLARI INTERNATIONAL STUDENTS QUOTAS FOR GRADUATE PROGRAMMES

Detaylı

ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİ KOORDİNASYON BİRİMİ KOORDİNATÖRLÜĞÜNE

ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİ KOORDİNASYON BİRİMİ KOORDİNATÖRLÜĞÜNE ANKARA ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİ KOORDİNASYON BİRİMİ KOORDİNATÖRLÜĞÜNE Proje Türü Altyapı Projesi (AYP) Proje No Proje Yöneticisi Proje Başlığı 14A0234001 Yukarıda bilgileri yazılı olan

Detaylı

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hidrodinamik, Gemi Model İstanbul Teknik Üniversitesi 1997-2001

Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Hidrodinamik, Gemi Model İstanbul Teknik Üniversitesi 1997-2001 ÖZGEÇMİŞ ve YAYIN LİSTESİ 1. Adı Soyadı : Serhan GÖKÇAY 2. Doğum Tarihi : 23.05.1979 3. Unvanı : Yrd. Doç. Dr. 4. Öğrenim Durumu: Derece Alan Üniversite Yıl Hidrodinamik, Gemi Model İstanbul Teknik Üniversitesi

Detaylı

Available online at

Available online at Available online at www.sciencedirect.com Procedia - Social and Behavioral Sciences 55 ( 2012 ) 1079 1088 *English Instructor, Abant Izzet Baysal University, Golkoy Campus, 14100, Bolu, Turkey ([email protected])

Detaylı

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES by Didem Öztürk B.S., Geodesy and Photogrammetry Department Yildiz Technical University, 2005 Submitted to the Kandilli Observatory and Earthquake

Detaylı