KELİME-İ TAYYİBE MEHMET EMİN AKIN

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "KELİME-İ TAYYİBE MEHMET EMİN AKIN"

Transkript

1 KELİME-İ TAYYİBE الفواي د الطيبة من الكلمات الرحمانية MEHMET EMİN AKIN 0

2 1) NAMAZ VE SABIR: وأقيموا الصلاة وآتوا الزكاة واركعوا مع الراكعين {43} أتا مرون الن اس بالبر وتنسون أنفسكم وأنتم تتلون الكتاب أفلا تعقلون {44} واستعينوا بالصبر وإنها لكبيرة إلا على الخاشعين ر م {45} الذين يظن ون أنهم ملاقوا والصلاة راجعون وأنهم إليه Namazı dosdoğru kılın; zekâtı verin ve rükû edenlerle beraber rükû edin. Siz kitabı okuyup dururken, kendinizi unutup da insanlara iyiliği mi emredersiniz? Hiç akıl etmiyor musunuz? Sabrederek ve namaz kılarak (Allah tan) yardım dileyin; ne var ki bu, huşû duyanların dışındakilere şüphesiz çok zordur. (Bakara: 43-45) 2) MÜSLÜMAN KİMDİR? عليهم ولا هم ربه ولا خوف عند لله وهو محسن فله أجره بلى من أسلم وجهه يحزنون {112} لله وهو محسن هم عليهم ولا ربه ولا خوف عند بلى من أسلم وجهه فله أ جره لله وهو محسن ولا عليهم ربه ولا خوف عند فله أجره يحزنون بلى من أسلم وجهه هم Hayır! Kim ihlâs ile yüzünü Allah a çevirirse, işte onun bu amelinin, Rabbi katında sevabı vardır. Onlara hiçbir korku yoktur, mahzun olacaklarda onlar değildir. (Bakara: 112) 1

3 3) ALLAH IN MESCİDLERİNDE ALLAH IN ANILMASINA ENGEL OLUP HARAP OLMASINI İSTEYENLER: مساجد خرا ا فيها اسمه وسعى في ومن أظلم ممن منع الله أن يذكر خزي ولهم في خا ي فين لهم في الد نيا أ ولي ك ما كانلهم أن يدخلوها إلا الا خرة عذاب عظيم Allah ın mescidlerine O nun ismini anılmasını engelleyenlerden ve onların tahribine çalışanlardan daha zalim kim olabilir? Onların oralara ancak korkarak girmeleri gerekir. Dünyada onlar için rüsvaylık vardır; ahirette de en büyük azap yine onlar içindir. (Bakara: 114) 4) YAHUDİ VE HIRİSTİYANLAR HZ. MUHAMMED E (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) VE ÜMMETİNE BAKIŞI: ولن ترضى عنك اليهود ولا الن صارى حتى تتبع ملتهم قل إن هدى الله الذي جاءك من من العلم ما لك هو الهدى ولي ن اتبعت أهواءهم بعد الله من ولي ولا نصير Ne Yahudiler ve ne de Hıristiyanlar, sen onların dinine tabi olmadıkça, senden asla hoşnut olmayacaklardır. De ki; Allah ın yolu; işte asıl yol odur. Eğer sen, sana gelen bunca ilimden sonra, onların heva ve heveslerine tabi olursan, Allah tan sana ne bir dost, ne de bit yardımcı olur. (Bakara: 120) 2

4 5) KİTABA GERÇEKTEN İMAN EDENLER: فا ولي ك الذين آتيناهم الخاسرون هم الكتاب يتلونه حق تلاوته أ ولي ك يو منون به ومن يكفر به Kendilerine verdiğimiz kitabı hakkıyla okuyanlar; işte bunlar, ona iman ederler. Ona küfredenler ise, işte asıl hüsrana uğrayacak olanlar da bunlardır. 6) ALLAH IN İNDİRDİKLERİNİ GİZLEYENLER: (Bakara: 121) عليه أن من شعا ي ر الله إن الصفا والمروة فمن حج البي جناح أو اعتمر فلا ت عليم الذين ما ما ومن تطوع خيرا فا ن الله شاكر إن يطوف {158} يكتمون بعد ما بين اه الكتاب أ ول من البينات والهدى من للن اس في ي ك يلعنهم الله أنزلنا ويلعنهم ال لاعنون {159} Safa ve Merve, Allah ın alametlerindendir. Bundan dolayı, kim Beyt i (Kâbe) hacceder yahut umre yaparsa, her ikisini tavaf etmesinde bir beis yoktur. Kim gönlünden bir iyilik yaparsa, şüphesiz ki Allah, (iyiliğe) iyilikle mukabele eden ve (bunu hak edeni) hakkıyla bilendir. İndirdiğimiz apaçık delilleri ve irşad yollarını kitapta insanlara açıklamamızdan sonra gizleyenler... İşte onlara, hem Allah lanet eder, hem de lanet edebilecek olanlar lanet ederler. (Bakara: 158, 159) 7) ALLAH AKIL SAHİPLERİNE KENDİNİ AYETLERİYLE TANITIYOR: البحر في خلق السماوات والا رض واختلاف الليل والن هاروالفلك التي تجري في إن وبث الا رض بعد مو ا بما ينفع الن اس وما أنزل الله من السماء من ماء فا حيا به 3

5 فيها منكل دآبة وتصريف الرياح والسحاب المسخر لقوم يعقلون لا يات والا رض بين السماء Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlar için faydalı olan şeylerle denizde yüzen gemilerde, Allah ın gökyüzünden indirip de kendisiyle ölümünden sonra yeryüzüne hayat verdiği suda ve orada yaydığı her türlü canlıda, rüzgarları dilediği yöne sevk edilişinde ve gökyüzüyle yeryüzü arasında (rüzgara) tabi olan bulutlarda, aklını kullanan kimseler için deliller vardır. (Bakara: 164) 8) MÜ MİNLER YERYÜZÜNDE ALLAH IN YARATTIĞI RIZIKLARDAN YERLER VE ŞEYTANIN ADIMLARIN UYMAZLAR: يا أيها الن اس كلوا مما في عدو مبين {168} خطوات لكم الش يطان إنه الا رض حلالا طيبا ولا تتبعوا بالسوء والفحشاء وأن تقولوا على الله ما لا إنما يا مركم تعلمون {169} Ey insanlar! Yeryüzündeki şeylerden helal ve temiz olanlarını yiyin. Şeytanın adımlarına uymayın; zira o, sizin için apaçık bir düşmandır. Size sadece kötülüğü, hayâsızlığı ve Allah a karşı bilmediğiniz şeyleri söylemenizi emreder. (Bakara: 168, 169) 9) GERÇEK MÜ MİNLERİN SIFATLARI واليوم والمغرب ولكن المشرق بر أن تولوا وجوهكم قبل البر من آمن بالله ليس ال والكتاب واليتامى والن بيين وآتى المال على حبه ذوي القربى والملا ي كة الا خر الرقاب وأقامالصلاة وآتى الزكاة والموفون وفي والمساكين وابن السبيل والسا ي لين 4

6 الذين البا ساء والضراء وحين البا س أ ولي ك والصابرين في بعهدهم إذا عاهدوا صدقوا وأ ولي ك هم المتقون İyilik (hayr), yüzlerinizi doğu ve batı tarafına çevirmeniz değildir. Fakat iyilik, o kimselerin iyiliğidir ki, Allah a ahiret gününe, melekler, kitaba ve peygamberlere iman etmişlerdir. Mal sevgisine rağmen onu, yakınlara, yetimlere, düşkünlere, yolda kalmışlara ve kölelerin kurtuluşuna vermişlerdir. Namazı dosdoğru kılmış, zekatı vermiş, ahidleştikleri zaman ahidlerini yerine getirmişlerdir. Zorda, darda ve savaşta sabırlıdırlar. İşte, doğruyu söyleyenler onlardır; takva sahibi olanlarda onlardır. (Bakara: 177) 10) ORUÇ TÜM MÜ MİNLERE FARZDIR الذين من قبلكم لعلكم كتب على عليكم الصيام كما يا أيها الذين آمنوا كتب تتقون {183} أياما معدودات فمن كان منكممريضا أو على سفر فعدة من الذين خير أيام أ خر وعلى مسكين فمن تطوع خيرا فهو فدية طعام يطيقونه له لكم إن كنتم تعلمون الذي أ نزل فيه {184} شهر رمضان وأن تصوموا خير للن اس الش هر منكم من الهدى والفرقان فمن شهد فليصمه القرآن هدى وبي نات يريد مريضا أو على سفر فعدة من أيام أ خر يريد الله بكم اليسر ولا ومن كان ولتكبروا الله على ما تشكرون ولتكملوا العدة بكمالعسر هداكم ولعلكم {185} Ey iman edenler! Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılında; ta ki korunasınız. Sayılı günler... İçinizden kim hasta, yahut seyahatte olursa, (tutamadığı günleri) başka günlerde tutsun. Gücü yetmeyenlere de, bir yoksulu doyuracak fidye gerekir. Fakat kim gönül rızasıyla hayr işlerse, bu kendisi için daha iyidir. Ve oruç tutmanız, eğer bilirseniz sizin için daha hayırlıdır. (Size orucun farz kılındığı o sayılı günler) ramazan ayıdır ki, insanlara doğru yolu gösteren, hidayeti ve doğruyla eğriyi birbirinden ayırıp açıklayan bir rehber olmak üzere, Kur an işte bu ayda indirilmiştir. Bu sebeple, içinizden her kim bu aya ulaşırsa, oruç tutsun. Her kim de, hasta yahut seyahatte olursa, (tutamadığı günleri) başka günlerde tutsun. Allah müddeti 5

7 tamamlamanızı sizi doğru yola iletmesine karşılık, O nu yüceltmeniz ve böylece şükretmeniz için size kolaylığı ister, güçlüğü istemez. (Bakara: ) 11) ALLAH A DUA ETMEDEKİ İNANÇ VE EDEP فا ني قريب أ جيب دعوة الداع إذا دعان فليستجيبوا لي عبادي عني وإذا سا لك لعلهم يرشدون وليو منوا بي (Ey Muhammed!) Kullarım sana Ben den sorarlarsa, Ben şüphesiz onlara yakınım. Bana dua edenin dua ettiği zaman, duasını kabul ederim; o halde onlarda benim davetimi kabul etsinler ve bana insanlar ola ki doğru yolu bulurlar. (Bakara: 186) 12) MÜ MİNLER BİRBİRLERİNİN MALLARINI BATIL YOLLARLA YEMEZLER لتا كلوا فريقا من أموال بالباطل وتدلوا ا إلى الحكام ولا تا كلوا أموالكم بينكم الن اس بالا ثم وأنتم تعلمون Aranızda, birbirinizin mallarını bile bile, haksızlıkla yemeyin ve insanların mallarından bir kısmını günahı gerektirecek şekilde yemek için, hâkimlere onu peşkeş çekmeyin. (Bakara: 188) تراض بالباطل إلا أن الذين آمنوا لا تا كلوا أموالكم بينكم تكون تجارة عن يا أيها إن الله كان بكم عدوانا ومن يفعل ذلك منكم ولا تقتلوا أنفسكم رحيما {29} نصليه نارا وكان ذلك على الله يسيرا {30} وظلما فسوف Ey iman edenler. Karşılıklı gönül rızasına dayanan ticaret malı müstesna mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin ve birbirinizi (haksız yere) öldürmeyin. Şüphe yoktur ki Allah, size karşı çok merhametlidir. 6

8 Her kim bunu düşmanlık ve zulüm maksadıyla yaparsa, onu ateşe sokacağız. Bu da Allah a göre çok kolaydır. 13) MÜNAFIKLARIN SIFATLARI (Nisa: 29 30) ومن الن اس من ي الله وهو ألد الحياة الدنيا ويشهد في عجبك قوله على ما في قلبه الخصام والن سل ليفسد فيها ويهلك الحرث الا رض {204} وإذا تولى سعى في قيل أخذته العزة بالا ثم فحسبه له اتق الله والله لا يحب الفساد {205} وإذا ابتغاء مرضات الله ومن الن اس من يشري نفسه المهاد {206} ولبي س جهن م بالعباد تتبعوا {207} يا أيها الذين آمنوا ادخلوا في السلم ولا والله رؤوف كا فة خطوات الش يطان مبين {208} إنه لكم عدو İnsanlardan öyle kimseler vardır ki, düşmanların en şiddetlisi oldukları halde, kalplerindekine Allah ı da şahid göstererek, dünya hayatı hakkındaki sözleriyle seni hayran bırakırlar. Fakat senden ayrıldıkları zaman, yeryüzünde fesad çıkarmak, ekini ve (hayvan) neslini yok etmek için gayret gösterirler. Oysa Allah fesadı sevmez. Onlara; Allah tan sakının denildiği zaman, kibirleri, onları daha da günaha götürür. Böylelerine cehennem yeterlidir. Orası gerçekten ne kötü bir yataktır. İnsanlardan öyle kimselerde vardır ki, Allah ın hoşnutluğunu kazanmak uğrunda nefislerini satarlar. Allah, kullarına karşı çok şefkatlidir. Ey iman edenler! Barış (ve kurtuluş dini olan İslâm) a tam olarak girin. Şeytanın adımlarına uymayın; zira o, sizin apaçık düşmanınızdır. (Bakara: ) 7

9 14) İNSANLAR İHTİLAFA DÜŞMEDEN ÖNCE TEK BİR DİN ÜZERE İDİLER مبشرين معهم الكتاب الن بيين ومنذرين وأنزل الن اس أ مة واحدة فبعث الله كان ليحكم بين الن اس فيما اختلفوا فيه وما اختلف فيه إلا الذين أ وتوه من بعد بالحق لما ا ختلفوا فيه من الحق جاءتهم البينات بغيا بينهم فهدى الله الذين آمنوا ما با ذنه والله يهدي من يشاء إلى مستقيم تدخلوا حسبتم أن صراط {213} أم البا ساء والضراء حتى مستهم قبلكم الذين خلوا من يا تكم مثل وزلزل وا الجن ة ولما قريب {214} والذين آمنوا معه متى نصر الله نصر الله ألا إن يقول الرسول İnsanlar tek bir ümmeti. Allah (onlara) müjdeleyen ve korkutan peygamberler göndermiş, onlarla birlikte, insanlar arasında, ihtilaf ettikleri hususlarda kendisiyle hükmetmek için hak olan kitabı da indirmişti. Oysa kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, aralarındaki hased yüzünden kitap üzerinde ihtilafa düşenler, kendilerine kitap verilenlerden başkası değildi. Ne var ki Allah, iman edenleri, üzerinde ihtilaf ettikleri hakka, kendi izniyle hidayet etmişti. Zaten Allah, dilediği kimseyi doğru yola hidayet eder. Yoksa siz (ey Müslümanlar) sizden evvel gelip geçen, hatta peygamberleri, beraberindeki mü minlerle birlikte Allah ın yardımı ne zaman? diyecek kadar sıkıntılara ve acılara maruz kalıp sarsılan (millet)lerin hali, sizinde başınıza gelmeden cennete gireceğinizi mi sanıyorsunuz? Bilin ki Allah ın yardımı yakındır. (Bakara: 213, 214) 15) ALLAH KATINDA RAHMETE ERENLER KİMLERDİR? الله والذين الذين آمنوا إن رحيم والله غفور سبيل الله أ ولي ك يرجون رحمت هاجروا وجاهدوا في Oysa iman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ise, Allah ın rahmetini umanlar da bunlardır. Allah, çok bağışlayıcı, çok esirgeyicidir. 8

10 (Bakara: 218) 16) NİCE İMAN EDENLERE AZ OLSALAR DA ALLAH ONLARA YARDIM ETMİŞTİR بالجنود قال إن الله مبتليكم فليس مني بنهر فمن شرب منه فصل طالوت فلما قليلا منهم فلما بيده فشربوا منه إلا مني إلا من اغترف غرفة ومن لم يطعمه فا نه والذين آمنوا معه قالوا الذين وجنوده قال هو لا طاقة لنا اليوم بجالوت جاوزه الله والله مع الله كم من في ة قليلة با ذن كثيرة يظن ون أ نهم ملاقو غلبت في ة الصابرين Talut askerlerle ayrıldığı zaman (onlara şöyle) demişti: Allah, sizi bir ırmakla deneyecektir. Kim onun suyundan içerse benden değildir; kim ondan tatmazsa, yahut sadece eliyle bir avuç alırsa, bendendir. Ne var ki, içlerinden çok azı dışında, hepsi ırmak suyunu içmişlerdi. Talut ve kendisiyle birlikte olan inananlar nehri geçtikleri zaman (bazıları) demişlerdi ki; Bugün artık Calut a ve ordusuna karşı koyacak gücümüz yok! Allah a kavuşacaklarını inananlar da şöyle demişlerdi; Nice az bir topluluk vardır ki, Allah ın izniyle çok bir topluluğa galip gelmişler. Allah sabredenlerle beraberdir. (Bakara: 249) 9

11 17) AHİRETE KURTULUŞUN GÜZEL BİR VESİLESİ أنفقوا ولا الذين آمنوا فيه ولا خلة بيع يا تي يوم لا مما رزقناكم من قبل أن يا أيها الظالمون والكافرون هم شفاعة Ey iman edenler! İçinde ne bir alışverişin, ne bir dostluğun ve ne de bir şefaatin olduğu gün gelmeden önce, size rızık olarak verdiğimiz şeylerden (Allah yolunda) sarf edin. Kâfirler, işte asıl zalim olanlar onlardır. (Bakara: 254) 18) TAĞUTU İNKÂR VE DİNE İNSANLARIN GİRMESİ İÇİN ZORLAMADA BULUNMAMAK من الغي فمن يكفر بالطاغوت ويو من بالله فقد في الد ين قد تبين الرشد راه لا إك انفصام لها والله سميع عليم الذين {256} الله ولي الوثقى لا بالعروة استمسك الظلمات إلى الن ور يخرجونهم أوليا ؤهم الطاغوت والذين كفروا يخرجهم من آمنوا من الن ور إلى الظلمات أ ولي ك أصحاب الن ار هم فيها خالدون {257} Dinde zorlama yoktur. Hak yol Batıl yoldan ayrılmıştır. Kim tağutu inkâr eder, Allah a inanırsa, kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa tutunmuş olur. Allah, hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir. Allah inananların dostudur; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfredenler ise onların dostları tağutlardır ve onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. Bunlar cehennem ashabı olup, arada daimidirler. (Bakara: 256, 257) 10

12 19) MALLARINI ALLAH YOLUNDA VERENLERİN MİSALİ الله كمثل حبة سنا بل في كل أنبتت سبع سبيل ينفقون أموالهم في الذين مثل ينفقون يضاعف عليم سنبلة مي ة حبة والله واسع الذين لمن يشاء والله {261} الله ثم لا يتبعون ما أنفقوا منا ولا أذى لهم ر م ولا عند أجرهم أموالهم في سبيل عليهم ولا هم يحزنون {262} ومغفرة خير من صدقة قول معروف خوف يتبعها أذى والله غني حليم {263} Mallarını Allah yolunda sarf edenlerin durumu, yedi başak bitiren ve her bir başakta yüz (hububat) tanesi bulunan bir tanenin durumu gibidir. Allah, dilediğine kat kat verir ve Allah ihsanı bol, her şeyi hakkıyla bilendir. Allah yolunda mallarını sarf edenler, sonra da sarf ettiklerini minnet ve eziyet (vesilesi) kılmayanlar, işte onların Rableri katında mükâfatları vardır. Onlara korku yoktur ve mahzun olacaklar da onlar değildir. İyi bir söz ve bağışlama, arkasından eziyet gelen bir sadakadan hayırlıdır. Allah (kullarının verecekleri sadakadan) müstağnidir, Halimdir. (Bakara: ) 20) ALLAH YOLUNDA İNFAK EDENLERİN AHLÂKI NASIL OLMALI? ري اء الذين آمنوا لا تبطلوا صدقاتكم بالمن والا ذى كالذي ينفق ماله يا أيها يو من بالله واليوم الا خر فمثله كمثل صفوان عليه تراب فا صابه وابل الن اس ولا الكافرين يهدي القوم يقدرون على شيء مما كسبوا والله لا فتركه صلدا لا ابتغاء مرضات الله أنفسهم الذين ينفقون أموالهم وتثبيتا من ومثل {264} جن ة برب يصبها وابل فطل والله وابل فا تت أ كلها ضعفين فا ن لم أصابها كمثل وة وأعناب تجري بصير {265} أيود أحدكم أن تكون نخيل بما تعملون له جن ة من فا صابها من تحتها الا نهار له فيها من ك ل الث مرات وأصابه الكبر وله ذرية ضعفاء كذلك يبين الله لكم الا يات لعلكم تتفكرون {266} فيه نار فاحترقت إعصار 11

13 Ey iman edenler! İnsanlara gösteriş olsun diye malını sarf eden, Allah a ve ahiret gününe inanmayan kimse gibi sadakalarınızı başa kakıp eziyet vermekle iptal etmeyin. (Gösteriş için sadaka verenin) durumu, üzerinde (bir miktar) toprak bulunan bir kayanın durumu gibidir ki, ona şiddetli bir yağmur isabet edince, toprak, o kayayı çırılçıplak bırakıverir. (İşte böyleleri) kazanç olarak hiçbir şey elde edemezler. Allah, kâfir olanlara hidayet etmez. Mallarını Allah ın hoşnutluğunu kazanmak ve içlerindeki imanı sağlamlaştırmak için sarf edenlerin durumu ise, bir tepe üzerindeki bahçenin durumu gibidir ki, oraya şiddetli bir yağmur isabet edince meyvelerini iki kat verir; şiddetli yağmur isabet etmese de çisinti ona yeter. Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görendir. İçinizden herhangi biri, kendisine ihtiyarlık çökmüş, (çalışıp kazanamayan) zayıf çocukları olduğu halde, (ağaçları) altından ırmaklar akan, içinde kendisine ait her çeşit meyveler bulunan hurma ve üzüm bahçesine ateşle karışık bir kasırganın gelmesi ve o bahçenin yanmasını ister mi? İşte Allah, ayetlerini düşünesiniz diye böyle açıklıyor. (Bakara: ) 21) ALLAH YOLUNDA TEMİZ VE HELALDEN HARCAMA: الذين أخرجنا ولا كسبتم ومما من طيبات ما الا رض لكم من أنفقوا آمنوا يا أيها تنفقون و غني فيه واعلموا أن الله تغمضوا تيمموا الخبيث منه لستم با خذيه إلا أن حميد Ey iman edenler! (Sadaka olarak) gerek kazandıklarınızın ve gerekse terden sizin için çıkardıklarınızın iyilerinden verin. Gözü kapalı olmadıkça alıcısı olmayacağınız malın kötüsünü sadaka olarak vermeye kalkışmayın. Bilin ki Allah, (sizin vereceğiniz şeylerden) müstağnidir; hamd edilmeye asıl layık olan da O dur. (Bakara: 267) 12

14 22) HİKMET VERİLENLERE BÜYÜK HAYIRLAR VERİLMİŞTİR: يو تي الحكمة من يشاء ومن يو ت الحكمة فقد الا لباب أ ولوا يذكر إلا أ وتي خيرا كثيرا وما O, hikmeti dilediği kimseye verir; kime de hikmet vermişse, pek çok hayr verilmiş demektir. Akıl sahiplerinden başkası (bunu) düşünmez. (Bakara: 269) 23) SADAKA İNFAK ETMENİN ADABI نذر فا ن الله وما للظالمين من أنصار وما أنفقتم من نفقة أو نذرتم من يعلمه إن تبدوا الصدقات فنعما هي وإن تخفوها وتو توها الفقراء خير فهو {270} {271} سيي اتكم لكم ويكفر عنكم من والله بما تعملون خبير Nafaka veya adaktan her ne vermiş veya adamışsanız, Allah muhakkak onu bilir. Zalimlerin hiçbir yardımcıları yoktur. Eğer sadakaları aşikâre verirseniz, bu iyidir; fakat onu gizleyip de fakirlere verirseniz sizin için bu daha iyidir. Allah, bununla günahlarınızdan bir kısmını örter. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Bakara: 270, 271) 24) HELAL TİCARET VE HARAM FAİZ الذي المس يا كلون الربا لا ي قومون إلا كما يقوم الذين من يتخبطه الش يطان موعظة با نهم قالوا إنما البيع الربا وأحل الله البيع وحرم الربا فمن جاءه مثل ذلك فانتهى فله ما سلف و أمره إلى الله ومن عاد فا ولي ك أصحاب الن ار هم من ربه خالدون {275} يمحق الله الربا ويربي الصدقات والله لا يحب كل كفار فيها أثيم {276} إن الذين آمنوا وعملوا الصالحات وأقام وا الصلاة وآتوا الزكاة لهم 13

15 عليهم آمنوا ر م ولا خوف عند ولا هم يحزنون {277} يا أيها الذين أجرهم من الربا إن كنتم مو منين {278} فا ن لم تفع لوا فا ذنوا بقي وذروا ما اتقوا الله تظلمون رؤوس وإن تبتم فلكم بحرب من الله ورسوله تظلمون ولا أموالكم لا فنظرة إلى ميسرة وأن تصدقوا خير لكم كنتم عسرة إن {279} وإن كان ذو فيه إلى كسبت توفى كل نفس ما تعلمون {280} و اتقوا يوما ترجعون الله ثم وهم لا يظلمون {281} Riba yiyenler alış-veriş, riba gibidir demiş olmaları dolayısıyla, ancak kendisini şeytan çarpmış mecnun kimsenin kalktığı gibi kalkar. Halbuki Allah, alış-verişi helal, ribayı ise haram kılmıştır. Buna göre, kime Rabbinden bir öğüt gelirde (bu haramdan) vazgeçerse, geçmişi kendisine, işi Allah a aittir. Kim de tekrar (bu harama) dönerse, işte bunlar cehennem ashabıdır; cehennemde daimidirler. Allah, ribanın bereketini giderir, sadakaları ise bereketlendirir. Allah, küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez. İman edenlerin, hayr işleyenlerin, namazı hakkıyla eda edip zekatı verenlerin Rableri katında mükafatları vardır; onlara korku yoktur; mahzun olacaklarda onlar değildir. Ey iman edenler! Eğer gerçekten mü min iseniz, Allah tan korkun ve ribadan geri kalanı bırakın. Fakat bunu yapmazsanız, Allah a ve Rasul üne karşı savaşa girdiğinizi bilin ve eğer tevbe ederseniz, anaparanız sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz. Eğer (borçlu) darda ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet verin. Hâlbuki bilmiş olsanız (alacağınızı) sadaka olarak bağışlamanız, sizin için daha hayırlıdır. (Ey iman edenler!) Allah a döndürüleceğiniz ve haksızlık edilmeksizin herkese kazancının verileceği (o hesap) gününden korkun. (Bakara: ) 14

16 25) DUA هديتنا وهب لنا من لدنك رحمة إنك أنت الوهاب قلوبنا بعد إذ ربنا لا تزغ Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi (bu yoldan) saptırma ve bize kendi katında bir rahmet bağışla; şüphesiz bağış sahibi yalnız sensin. (Âl-i İmran: 8) 26) TEVHİD-İ RUBUBİYET الملك من الملك تو تي مالك الملك ممن تشاء وتعز من تشاء وتن زع قل اللهم بيدك الخير إنك على كل شيء قدير تشاء وتذل من تشاء (Ey Muhammed ) De ki: Ey mülkün sahibi olan Allah! Mülkü dilediğine verir, dilediğinden de alırsın. Dilediğini aziz eyler, dilediğini de zelil edersin. Hayr yalnız Senin elindedir. Şüphesiz Sen, her şeye kadirsin. (Âl-i İmran: 26) 27) ALLAH A İMAN EDENLER RASUL E İTAAT EDERLER قل إن كنتم تحبون الله رحيم ويغفر لكم ذنوبكم والله غفور فاتبعوني يحببكم الله (Ey Muhammed! Onlara) de ki: Eğer Allah ı seviyorsanız, bana tabî ulunuz ki, Allah ta sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah, Gafur dur, Rahim dir. (Âl-i İmran: 31) 15

17 28) ALLAH RAHMETİNİ DİLEDİĞİNE VERİR يختص برحم ته من يشاء والله ذو الفضل العظيم O, rahmetini dilediğine tahsis eder. Allah, son derece büyük lütuf sahibidir. (Âl-i İmran: 74) 29) İSLÂM DA BAŞKA DİN ARAYANLAR ومن يبتغ غير الا سلام دينا فلن يقبل منه وهو الخاسرين من الا خرة في Her kim İslâm dan başka din ararsa (bu din) kendisinden asla kabul edilmeyecektir. O kimse, ahirette de hüsrana uğrayanlardan olacaktır. (Âl-i İmran: 85) 30) ALLAH YOLUNDA İNFAK VE İMAN تنفقوا من شيء نفقوا مما تحبون وما لن تنالوا البر حتى ت به عليم فا ن الله Hoşlandığınız şeylerden (Allah yolunda) sarf etmedikçe, asıl iyiliğe asla eremezsiniz. Her ne sarf ederseniz, şüphesiz Allah ta onu hakkıyla bilir. (Âl-i İmran: 92) 31) YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARA UYANLAR SAPITIRLAR تطيعوا الذين آمنوا إن يا أيها كافرين الذين أ وتوا الكتاب يردوكم بعد إيمانكم فريقا من Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden herhangi bir zümreye eğer uyarsanız, onlar sizi imanınızdan sonra çevirip kâfir yaparlar. 16

18 (Âl-i İmran: 100) 32) ALLAH IN İPİNE SARILANLAR KURTULUŞA ERMİŞLERDİR جميعا ولا تفرقوا كنتم أع داء واعتصموا بحبل الله الله عليكم إذ نعمت واذكروا حفرة من الن ار قلوبكم على شفا بنعمته إخوانا وكنتم فا صبحتم فا لف بين فا نقذكم منها كذلك يبين الله لكم آياته لعلكم تهتدون Toplu bir şekilde Allah ın ipine sımsıkı yapışın ve bölünüp parçalanmayın; Allah ın size olan nimetini de hatırlayın: Hani (bir zamanlar birbirinize) düşman idiniz; kalplerinizi birleştirmişti de, O nun bu nimetiyle kardeş oluvermiştiniz. Keza bir ateş çukurunun tam kenarındaydınız da, sizi oradan kurtarmıştı. İşte doğru yolu bulasınız diye Allah, ayetlerini size böyle açıklar. (Âl-i İmran: 103) 33) MÜ MİNLER İYİYE DAVET EDİP MÜNKERDEN ALIKOYANLARDIR VE DİNDE İHTİLAF ETMEZLER بالم عروف المنكر إلى الخير ويا مرون وينهون عن ولتكن منكم أ مة يدعون كالذين تفرقوا واختلفوا من بعد ما المفلحون {104} ولا تكونوا وأ ولي ك هم وأ ولي ك لهم عذاب عظيم {105} جاءهم البينات Sizden, hayra çağıran iyiliği emredip kötülükten nehyeden bir topluluk oluşsun. İşte asıl kurtuluşa erenler bunlardır. Kendilerine apaçık deliller geldikten sonra, bölünüp parçalananlar ve ayrılığa düşenler gibi olmayın. İşte böyleleri için çok büyük azap vardır. (Âl-i İmran: 104, 105) 17

19 34) MÜ MİNLER YERYÜZÜNÜN EN HAYIRLI ÜMMETİ OLMALIDIR وتو منون بالمعروف تا مرون للن اس وتنهون عن المنكر أ خرجت خير أ مة كنتم الفاسقون المو منون أكثرهم بالله ولو آمن أهل الكتاب لكان خيرا لهم منهم و Siz, insanların (iyiliği) için çıkarılmış en hayırlı ümmetisiniz. İyiliği emreder, kötülükten nehyedersiniz; Allah a da iman edersiniz. Kitap ehli de iman etseydi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Gerçi onlardan iman edenlerde vardır; fakat çoğu fasıktır. (Âl-i İmran: 110) 35) MÜSLÜMANLARI SEVMEYENLERİ DOST EDİNMEMEK الذين آمنوا لا تتخذوا بطانة من دونكم لا يا لونكم خبالا عنتم قد ودوا ما يا أيها من أف واههم وما تخفي كنتم بدت البغضاء الا يات إن صدورهم أكبر قد بين ا لكم تعقلون Ey iman edenler! Kendi dışınızdakilerden sırdaş edinmeyin. Zira onlar, size zarar vermekten geri kalmazlar; size sıkıntı verecek şeyleri ister dururlar. Filhakika onların kin ve düşmanlıkları kendi ağızlarından apaçık belli olmuştur. İçlerinde gizledikleri (düşmanlık) ise, çok daha büyüktür. Eğer aklınızı kullanacak olursanız (ibret alasınız diye) ayetleri size açıkladık. (Âl-i İmran: 118) 18

20 36) FAİZ YEMEK CEHENNEM ATEŞİDİR الذين واتقوا الله لعلكم تفلحون آمنوا لا تا كلوا الربا أضعافا مضاعفة يا أيها للكافرين {131} واتقوا الن ار التي أ عدت {130} Ey iman edenler! Ribayı kat kat artırılmış olarak yemeyin. Allah tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz. Kâfirler için hazırlanan ateşten sakının. (Âl-i İmran: 130, 131) 37) ALLAH YOLUNDA İNFAK EDEN MÜ MİNLERİN AHLÂKI يحب ينفقون في السراء والضراء والكاظمين الغيظ وا الذين لعافين عن الن اس والله والذين إذا ذكروا الله فاحشة أو ظلموا أنفسهم المحسنين {134} فعلوا يصروا على يعلمون الذنوب إلا الله ولم ما فعلوا و هم يغفر لذنو م ومن فاستغفروا أ ولي ك جزآؤهم مغفرة من ر م وجن ات تجري من تحتها الا نهار خالدين {135} العاملين {136} ونعم أجر فيها (İşte o takva sahipleri) bollukta ve darlıkta, Allah yolunda sarf eden, kinlerini içlerinde tutan ve insanların kusurlarını bağışlayan kimselerdir. Allah, iyilik edenleri sever. (Yine o takva sahipleri) çirkin bir kötülük işlediklerinde yahut kendilerine zulmettiklerinde, Allah ı zikredip günahlarının bağışlanmasını dilerler. Zaten Allah tan başka günahları kim bağışlar? Keza onlar, yaptıkları kötü işlerde, bile bile direnmezler. İşte böyle olanların mükâfatları, Rableri tarafından bağışlanmak ve (ağaçları) altından ırmaklar akan daimi kalacakları cennetlerdir. Böyle amel edenlerin mükâfatı ne güzeldir. (Âl-i İmran: ) 19

21 38) MÜ MİNLER ANCAK ALLAH IN DİNİNE YARDIM EDEREK ALLAH IN YARDIMINI HAK EDERLER غالب لكم وإن يخذلكم فمن ذا الذي ينصركم من بعده ينصركم الله فلا إن المو منون الله فليت وكل وعلى Allah, size yardım ederse, artık size galip gelecek (hiçbir düşman) yoktur. Sizi bir de, yardımsız bırakırsa, O ndan sonra artık size yardım edecek kim vardır? Bu sebepledir ki mü minler, Allah a dayanıp güvensinler. (Âl-i İmran: 160) 39) BÜTÜN NEFİSLER ÖLÜMÜ TADICIDIR: ذآي قة الموت زحزح عن الن ار فمن كل نفس وإنما توفون أ جوركم يوم القيامة وأ دخل الجن ة فقد فاز وما الحياة الدنيا إلا متاع الغرور Her nefis ölümü tadacaktır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı mutlaka verilecektir. Kim ateşten kurtarılıp cennete sokulursa, o muhakkak kurtuluşa ermiştir. Zaten dünya hayatı aldatıcı bir metalden başka bir şey değildir. (Âl-i İmran: 185) 40) TEVBENİN EDEBİ VE TEVBESİ KABUL OLANLARLA TEVBESİ KABUL OLMAYANLAR بجهالة يتوب للذين يعملون السوء ثم يتوبون من قريب فا ولي ك إنما التوبة على الله حكيما وليست للذين يعملون وكان الله عليما {17} التوبة الله عليهم السيي ات حتى إذا حضر أحدهم الموت وهم الذين يموتون قال إني تبت الا ن ولا أليما {18} كفار أ ولي ك أعتدنا لهم عذابا 20

22 Allah katında (makbul olan) tevbe, bilmeden kötülük işleyip de, hemen akabinde tevbe edenlerinkidir. İşte, Allah ın tevbelerini kabul ettiği kimselerde bunlardır. Allah (her şeyi) hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir. Yoksa (makbul olan) tevbe, kötülükleri işleyenlerin, sonra içlerinden birine ölüm geldiği zamanda, işte şimdi tevbe ettim diyenlerin ve kâfir olarak ölenlerin tevbesi değildir. İşte böyleleri için biz, elim bir azap hazırladık. (Nisa: 17, 18) 41) ALLAH MÜ MİNLERİ TEVBEYE, ŞEHVETLERİNİN PEŞİNE DÜŞENLER İSE MÜ MİNLERİ SAPIKLIĞI ÇAĞIRIRLAR الش هوات أن تميلوا ميلا عظيما يريد أن يتوب عليكم ويريد الذين يتبعون والله Allah, sizin tevbelerinizi kabul etmek istiyor; şehvetlerinin peşinde koşanlar ise, sizin doğru yoldan iyice sapmanızı istiyor. (Nisa: 27) 43) CİMRİLER VE CİMRİLİĞİ TEŞVİK EDENLER ويا مرون الن اس بالبخل ويكتمون ما آتاهم الله من فضله وأعتدنا الذين يبخلون للكافرين عذابا مهينا {37} والذين ينفقون أموالهم ري اء الن اس ولا يو منون بالله ومن يكن الش يطان له قرينا فساء قرينا {38} ولا باليوم الا خر İşte o kimseler, hem cimrilik ederler hem de insanlara cimriliği emrederler. Allah ın lütfu kereminden kendilerine verdiği şeyi gizlerler. Biz o kâfirlere zelil edici bir azap hazırladık. Allah a ve ahiret gününe inanmadıkları halde, mallarını insanlara gösteriş olsun diye dağıtanlar ise, Allah onları da sevmez. Her kimin dostu şeytan olursa, kötü bir dost (edinmiş) olur. (Nisa: 37, 38) 44) ALLAH HİÇBİR KULA ZULMETMEZ İYİLİK YAPANIN İYİLİĞİNİ İSE EN GÜZEL ŞEKİLDE MÜKÂFATLANDIRIR 21

23 أجرا عظيما يظلم إن ال له لا ويو ت من لدنه مثقال ذرة وإن تك حسنة يضاعفها Allah, şüphesiz zerre kadar haksızlık yapmaz. (Yapılan) bir iyilik olursa, onun karşılığını kat kat artırır ve ayrıca kendi katından son derece büyük mükâfat verir. (Nisa: 40) 45) ALLAH KENDİSİNE ŞİRK KOŞULMASINI HİÇBİR ZAMAN AFFETMEZ يغفر أن يشرك به ويغف دون إن الله لا ما ر افترى إثم ا عظيما فقد ذلك لمن يشاء ومن يشرك بالله Allah, kendisine şirk koşulmayı asla affetmez; bunun dışındaki (günah)ları ise, dilediği kimseler için bağışlar. Her kim Allah a şirk koşarsa, çok büyük bir günah irtikâp etmiş olur. (Nisa: 48) 46) EMANETLERİN ÖNEMİ VE İNSANLAR ARASINDA ADALETLE HÜKÜM VERME إن الله يا مركم أن تو دوا الا مانات إلى أهلها وإذا حكمتم بين الن اس أن تحكموا سميعا بصيرا بالعدل إن الله نعما يعظ كم به إن الله كان Allah size, emanetleri ehline vermenizi, insanlara arasında hükmettiğiniz zaman da adaletle hükmetmenizi emrediyor. Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphe yoktur ki Allah, her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir. (Nisa: 58) 22

24 47) ALLAH A RASUL E (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) VE MÜ MİN İDARECİLERE İTAAT ETMEK VE İŞLERİMİZDE ALLAH A VE RASUL E GİTMEK وأطيعوا الرسول وأ ولي الا مر منك م فا ن تنازعتم في أطيعوا الله الذين آمنوا يا أيها إلى الله والرسول إن كنتم خير شيء فردوه ذلك واليوم الا خر تو منون بالله وأحسن تا ويلا Ey iman edenler! Allah a itaat edin, peygambere ve sizden olan emir sahiplerine de itaat edin. Eğer bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz, Allah a ve ahiret gününe inandığınız takdirde onu, Allah a ve peygambere arz edin. Bu netice itibarıyla daha hayırlı ve daha güzeldir. (Nisa: 59) 48) RASUL ÜN (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) HAKEMLİĞİNİ KABUL ETMEYENLER: يجدوا في أنفسهم يو منون فيما شجر بينهم ثم لا يحكموك حتى فلا وربك لا ويسلموا تسليما حرجا مما قضيت Fakat hayır; Rabbine yeminler olsun ki, onlar aralarında çekiştikleri şeyler hakkında seni hakem yapıp sonra da, verdiğin hükümden dolayı içlerinde hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyet göstermedikçe iman etmiş olmazlar. (Nisa: 65) 49) BİZE SELAM VERENLERE DAHA GÜZELİYLE SELAM VERMEK: بتحية فحيوا با حسن منها أو ردوها إن الله كان على كل شيء حسيبا وإذا حييتم 23

25 Bir selam ile selamlandığınız zaman, ondan daha güzeliyle selam verin, yahut aynıyla mukabele edin. Şüphe yoktur ki Allah, her şeyin hesabını hakkıyla görendir. (Nisa: 86) 50) KİM DİNDE İHSAN SAHİBİDİR? محسن واتبع ومن أحسن دينا ممن أسلم وجهه الله وهو إبراهيم خليلا إبراهيم حنيفا واتخذ الله ملة İşlerini en iyi yapan kimse olarak, Allah a kendisini teslim eden ve dosdoğru olarak İbrahim in dinine tabi olan kimseden, din yönünden daha güzel kim olabilir? Zira Allah, İbrahim i (kendisine) dost edinmiştir. (Nisa: 125) 51) ŞAHİDLİKTE ALLAH İÇİN ADİL ŞAHİDLİK YAPMAK ولو على أنفسكم أو قوامين ب القسط شهداء لله الوالدين يا أيها الذين آمنوا كونوا غنيا وإن والا قربين أو فقيرا فالله أولى ما فلا تتبعوا الهوى أن تعدلوا إن يكن تلووا أو تعرضوا فا ن الله كان بما تعم لون خبيرا Ey iman edenler! Adaleti ayakta tutan ve kendiniz, ana-babanız ve yakın akrabanız aleyhine de olsa, yalnız Allah için şahidlik eden kimseler olunuz. Zira zenginde olsa, fakirde olsa, sizin şahidlik ettiğiniz kimselere Allah daha yakındır. Nefsin heveslerine uyup adaletten şaşmayın. Eğer (şehadete) dilinizi eğer büker, yahut (ondan tamamen) yüz çevirirseniz, şüphe yoktur ki Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. (Nisa: 135) 24

26 52) ALLAH IN AYETLERİNİ İNKÂR EDENLERİN MECLİSLERİNDE OTURMAMAK ا ويستهزأ ا فلا في الكتاب أن إذا سمعتم آيات الله يكفر وقد نزل عليكم حديث غيره إنكم إذا مثلهم جامع إن الله تقعدوا معهم حتى يخوضوا في جهن م جميعا المنافقين وال كافرين في Allah size kitapta Allah ın ayetlerine küfredildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz zaman, (onlar konuyu değiştirip) başka bir konuşmaya dalmadıkça, onlarla birlikte oturmayın (diye bir ayet indirmişti.) Aksi halde, sizde onlar gibi olursunuz. Şüphe yoktur ki Allah, münafıkları ve kâfirleri, hepsini cehennemde bir araya getirecektir. (Nisa: 140) 53) MÜ MİNLER AKİDLERİNE SADIKTIRLAR أ حلت لكم غير الذين آمنوا أوفوا بالعقود يمة الا نعام إلا ما يتلى عليكم يا أيها إن ما يريد محلي الصيد وأنتم حرم الله يحكم Ey iman edenler! Akidleri yerine getirin. İhramda iken avlanmayı helal saymamak şartıyla, size okunacak olan şeyler dışında, hayvanların etleri helal kılınmıştır. Şüphe yoktur ki Allah, dilediğine hükmeder. (Maide: 1) 25

27 54) BİZE BİR KAVMİN KÖTÜLÜK YAPMASI ADİL OLMAMIZA ENGEL OLMAMALI تحلوا شعا ي ر الله ولا القلا ي د الش هر الحرام ولا الهدي ولا يا أيها الذين آمنوا لا ولا حللتم فاصطادوا ولا ورضوانا وإذا ر م الحرام يبتغون فضلا من آمين البيت على البر قوم أن صدوكم عن المسجد الحرام أن تعتدوا وتعاونوا يجرمن كم شنا ن العقاب شديد والتقوى ولا تعاونوا على الا ثم والعدوان واتقوا الله إن الله Ey iman edenler! Allah ın (ibadetine delalet eden) alametlerine, haram aya, Allah a hediye edilen kurbanlığa, (ona takılan) gerdanlığa, Rablerinden ticari bir kazanç ve rıza aramak maksadıyla Beyt-i Haram a gelenlere saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktığınız zaman, (dilerseniz) avlanın. Sizi Mescid-i Haram dan men etmeleri dolayısıyla bir kavme olan düşmanlığınız, sizi tecavüze sevk etmesin. İyilik ve takva üzere yardımlaşın; günah işlemek ve düşmanlık etmek için yardımlaşmayın. Allah tan korkun. Şüphe yoktur ki Allah ın cezası çok şiddetlidir. (Maide: 2) 55) MÜ MİNLER ANCAK TEMİZ VE HELAL OLANDAN YERLER علمتم مكلبين أ حل لهم قل أ حل لكم الطيبات وما الجوارح من يسا لونك ماذا مما أمسكن واتقوا مما علمكم الله فكلوا الله عليه عليكم واذكروا اسم تعلمونهن سريع الح ساب إن الله الله Kendilerine neyin helal kılındığını soruyorlar. (Onlara) de ki; iyi ve temiz bütün yiyecekler size helal kılınmıştır. Allah ın size öğrettiği şeylerden kendilerine avcılığı öğrettiğiniz hayvanların sizin için yakaladıklarını da yeyin ve üzerine Allah ın adını anın (besmele çekin.) Allah tan korkun; şüphe yoktur ki Allah, hesabı çok seri olandır. (Maide: 4) 56) ALLAH IN AYETLERİNİ YALANLAYANLAR 26

28 أ ولي ك أصحاب الجحيم با ياتنا وكذبوا كفروا والذين Küfredenler ve ayetlerimizi yalanlayanlar ise, onlarda cehennem ehlidirler. (Maide: 10) 57) ALLAH TAN KORKMAK VE TEVEKKÜL الذين آمنوا اذكروا نعمت أيديهم إليكم إذ هم قوم أن يبسطوا الله عليكم يا أيها المو منون فكف أيديهم عنكم واتقوا الله وعلى الله فليتوكل Ey iman edenler! Bir kavmin elleri size uzatmaya (ve peygamberi öldürmeye) kalkışıp da, onların ellerini sizden çektiği andaki Allah ın üzerinizde olan o nimetini hatırlayın. Allah tan korkun. Mü minlerde yalnız Allah a güvensinler. (Maide: 11) 58) HAKSIZ YERE CANA KIYANLARIN CEZASI نصليه نارا وكان ذلك على الله يسيرا ذلك عدوانا وظلما فسوف ومن يفعل وندخلكم مدخلا كبا ي ر ما تنهو ن عنه نكفرعنكم سيي اتكم تجتنبوا إن {30} به بعضكم على بعض للرجال نصيب مما كريما { 31 }ولا تتمن وا ما فضل الله وللنساء نصيب مما اكتسبن من شيء فضله إن الله كان بكل واسا لوا الله اكتسبوا عليما {32} (Diğer kardeş ise) nefsi, kardeşini öldürmek hususunda ona boyun eğdirmiş ve onu öldürmüş, böylece hüsrana uğrayanlardan olmuştu. Bunun üzerine Allah, kardeşinin cesedini nasıl örtüp gizleyeceğini ona göstermek için yeri eşeleyen bir karga göndermişti. (Bunu gören kardeş ise, kendi kendine) bana yazıklar olsun! Şu karga gibi olmaktan ve kardeşimin 27

29 cesedini örtüp gizlemekten mi acizim? demiş ve (yaptığı işten9 nedamet duyanlardan olmuştu. Bu yüzdendir ki İsrailoğullarına, sebepsiz yere adam öldürmenin yahut yeryüzünde fesad çıkarmanın karşılığı olmaksızın kim bir kimseyi öldürürse, onun, insanları topluca öldürmüş olacağı, kim de bir kimseyi hayat hakkı tanırsa onun, insanlara topluca hayat vermiş olacağı (hükmünü) yazdık. Peygamberlerimiz onlara (bu hususta) apaçık delillerde getirmişlerdi. Buna rağmen onların çoğu, bundan sonrada yeryüzünde (kötülük çıkarmak hususunda) müsriflik etiler. (Maide: 30 32) 59) ZULMÜNDEN SONRA TEVBE EDENLER ظلمه وأصلح فا ن الله يتوب بعد من فمن ت اب رحيم عليه إن الله غفور Fakat her kim, o haksız davranışından sonra tevbe eder, halini düzeltirse Allah, şüphesiz tevbesini kabul eder. Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. (Maide: 39) 60) CAHİLİYYE HÜKMÜNÜ İSTEYENLER يوقنون الله حكما لقوم يبغون ومن أحسن من أفحكم الجاهلية Onlar, yine de cahiliyye devrinin (o kokuşmuş) hükmünü mü arıyorlar? Oysa yakinen bilen insanlar için, Allah tan daha güzel hüküm sahibi olan kim vardır? (Maide: 50) 28

30 61) İNSANLAR ARASINDA ALLAH IN İNDİRDİKLERİYLE HÜKMETMEK VE MÜSLÜMAN OLMAYANLARIN HEVASINA UYMAMAK بما ما وأن احكم بينهم تتبع أهواءهم واحذرهم أن يفت نوك عن بعض أنزل الله ولا ذنو م وإن كثيرا تولوا فاعلم أنما يريد الله أن يصيبهم ببعض إليك فا ن أنزل الله لفاسقون من الن اس Aralarında Allah ın indirdikleriyle hükmetmeni, onların heva ve heveslerine uymamanı ve Allah ın sana indirdiği şeylerin bir kısmından seni saptırmalarından sakınmanı da (sana emrettik.) Eğer onlar (senin vereceğin hükümden) yüz çevirirlerse, bilesin ki Allah, bir takım günahları sebebiyle onları cezalandırmak istemektedir. Zaten insanların çoğu fasıktır. (Maide: 49) 62 YAHUDİ VE HIRİSTİYANLARI DOST EDİNMEK أولياء بعضهم الذين آمنوا لا تتخذوا اليهود والن صارى يا أيها يهدي القوم الظالمين فا نه منهم إن الله يتولهم منكم لا أولياء بعض ومن Ey iman edenler! Yahudi ve Hıristiyanları kendinize dost edinmeyin. Onlar birbirlerinin dostudurlar. İçinizden her kim onları dost edinirse, o onlardandır. Allah, şüphesiz zalim kimseleri doğru yola iletmez. (Maide: 51) 29

31 63) MÜ MİN LERİN VELİSİ KİMDİR? والذين آمنوا الذين وهم إنما وليكم الله ورسوله يقيمون الصلاة ويو تون الزكاة حزب الله ه الغالبون والذين آمنوا فا ن م راكعون {55} ومن يتول الله ورسوله {56} Sizin asıl dostunuz Allah tır, Rasulü dür ve (Allah ın emirlerine) boyun eğerek namazlarını dosdoğru kılıp zekâtlarını veren mü minlerdir. Bu itibarla, her kim Allah ı, Rasulü nü ve iman edenleri dost edinirse, işte daima galip gelecek olanlar Allah ın tarafını tutanlardır. (Maide: 55, 56) 64) ALLAH IN TEMİZ KILDIĞI RIZKI HARAM KILMAK الذين آمنوا لا تحرموا طيبات ما أحل الله لكم ولا تعتدوا إن الله لا يحب يا أيها المعتدين مو منون به وكلوا مما رزقكم الله حلالا طيبا واتقوا الله الذي أنتم {87} {88} Ey iman edenler! Allah ın sizin için helal ettiği o güzel ve temiz şeyleri haram kılmayın ve haddi aşmayın. Şüphe yoktur ki Allah, haddi aşanları sevmez. Allah ın helal ve tertemiz olarak rızıklandırdığı şeylerden yeyin ve kendisine iman ettiğiniz Allah tan sakının. (Maide: 87, 88) 30

32 65) YEMİNLER VE KEFARETİ بما أيمانكم ولكن يو اخذكم يو اخذكم الله باللغو في عقدتم الا يمان فكفارته لا عشرة مساكين من أوسط ما تطعمون أهليكم أو كسوتهم أو تحرير رقبة إطعام لم يجد فصيام ثلاثة أيام ذلك كفارة أيمانكم إذا حلفتم واحف أيمانكم ظوا فمن كذلك يبين الله لكم آياته لعلكم تشكرون Allah sizi, boş ve gayesiz yeminlerinizden dolayı muaheze etmez; fakat kasıtlı yeminleriniz sebebiyle sizi muaheze eder. (Eğer kasıtlı yeminden dönecek olursanız) kefareti, kendi ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri doyurmak yahut onları giydirmek, yahut da bir köle azad etmektir. Kim (bunları) bulamazsa, (keffareti) üç gün oruç tutmaktır. İşte, yemin ettiğinizde yeminlerinizin keffareti budur. Yeminlerinizi koruyun. Allah şükredesiniz diye ayetlerini işte böyle açıklar. (Maide: 89) 66) ALLAH VE RASULÜ NE (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) İTAAT ETTİKTEN SONRA SAPMAKTAN SAKINMAK فا ن توليتم فاعلموا أنما على رسولنا البلاغ وأطيعوا الله وأطيعوا الرسول واحذروا المبين Allah a itaat edin; peygambere de itaat edin ve (o pisliklerden) sakının. Yüz çevirdiğiniz takdirde bilin ki, peygamberimize düşen sadece, apaçık tebliğdir. (Maide: 92) 31

33 67) TEMİZ VE PİS HİÇ DENK OLMAYACAK يستوي الخبيث والطيب قل لا الا لباب لعلكم تفلحون ولو أعجبك كثرة الخبيث فاتقوا الله يا أ ولي (Ey Muhammed!) De ki; iyi ve temiz olan şeyle, kötü ve pis olan şey, kötü ve pis olanın çokluğu hoşunuza gitse bile, bir değildir. Bu itibarla, ey akıl sahipleri, Allah tan korkun ki, kurtuluşa eresiniz. (Maide: 100) 68) MÜŞRİKLER ALLAH VE RASULÜ NÜN (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) HÜKMÜNÜ KABUL ETMEZLER وإذا قيل لهم تعالوا إلى ما أنزل الله وإلى الرسول قالوا آباءنا أولو كان آباؤهم لا يعلمون شيي ا ولا يهتدون حسبنا ما وجدنا عليه Onlara; Allah ın indirdiği ne (kitap) ve peygambere gelin denildiği zaman, onlar; atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol) bize yeter demektedirler. (İyi ama) ya ataları hiçbir şey bilmemiş ve doğru yolu da bulamamış idiyseler! (Maide: 104) 69) DALÂLETE SAPANLAR VE İMAN EDENLER الذين آمنوا عليكم أنفسكم لا يضرك إذا اهتديتم إلى الله م من ضل يا أيها تعملون بما كنتم مرجعكم جميعا فينبي كم Ey iman edenler! Kendinize dikkat edin. Doğru yolu bulduğunuz takdirde, doğru yoldan sapan kimseler size zarar veremezler. Hepinizin dönüşü Allah adır. Ne yaptığınızı size o haber verecektir. 32

34 (Maide: 105) 70) GECE VE GÜNDÜZ ALLAH INDIR العليم السميع وهو والن هار الليل في وله ما سكن Gecenin ve gündüzün içinde yer alan her şeyde Allah a aittir; O hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir. (En am: 13) 71) KULA GELEN ZARARI ANCAK ALLAH GİDERİR بخير فهو على كل كاشف له إلا هو وإن يمسسك وإن يمسسك الله بضر فلا الحكيم الخ {18} شيء قدير {17} القاهر فوق عباده وهو بير وهو Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, o zararı kaldıracak yine O ndan başkası yoktur. Eğer sana bir hayr dokunursa (bu da yine Allah tandır.) Zaten O her şeye kadirdir. O, kullarının üstünde her şeye kadir ve galiptir. Yegane hikmet sahibi olup, her şeyden hakkıyla haberdardır. (En am: 17, 18) 72) NAMAZ VE TAKVA أقيموا الصلاة وأن وهو الذي إليه تحشرون واتقوه Keza namazı kılmak ve Allah tan korkmakla emrolunduk; zira varıp huzurunda haşrolunacağımız O dur. (En am: 72) 33

35 73) ALLAH PEYGAMBERLERİNİ HİDAYET ÖNDERLERİ VE İNSANLIĞA HİKMETİ ÖĞRETİCİ OLARAK GÖNDERMİŞTİR لهم الا من وهم مهتدون {82} وتلك أ ولي ك يلبسوا إيمانهم بظلم الذين آمنوا ولم إبراهيم على قومه نرفع درجات من نشاء إن ربك حكيم عليم حجتنا آتيناها من قبل ومن ذريته إسحاق ويعقوب كلا هدينا ونوحا هدينا ووهبنا له {83} وكذلك نجزي المحسنين داوود وسليمان وأيوب ويوسف وموسى و هارون وإسماعيل واليسع وإلياس كل من الصالحين {85} وزكريا ويحيى وعيسى {84} وذريا م وإخوا م ومن آباي هم العالمين {86} ويونس ولوطا وكلا فضلنا على صراط مستقيم ذلك هدى الله يهدي من واجتبيناهم وهديناهم إلى {87} به من عباده ولو أشركوا لحبط عنهم ما كانوا الذين يعملون {88} أ ولي ك يشاء ا هو لاء فقد وكلنا ا قوما ليسوا ا يكفر آتيناهم الكتاب والح كم والن بوة فا ن بكافرين {89} İman edenler ve imanlarına şirk bulaştırmayanlar, işte emniyet onlar içindir ve doğru yola iletilmiş olanlarda onlardır. Bu, kavmine karşı kullanması için İbrahim e verdiğimiz açık ve kesin delilimizdi. Dilediğimiz kimseleri derece derece yükseltiriz. Rabbin, şüphesiz hikmet sahibi, her şeyi hakkıyla bilendir. Biz, İbrahim e İshak ve Yakub u ihsan ettik; her birini de hidayete erdirdik. Daha önce de Nuh u ve onun zürriyetinden Davud u, Süleyman ı, Eyyub, Yusuf, Musa ve Harun u hidayete erdirdik (ve birer peygamber yaptık.) İşte biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Zekeriyya, Yahya, İsa ve İlyas, hepside salihlerdendir. İsmail, Yesa, Yunus ve Lut u da (hidayete erdirip) hepsini alemlere üstün kıldık. Onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden olan bazı kimseleri seçip yücelttik ve onları dosdoğru yola yönelttik. İşte bu, Allah ın hidayetidir ve kullarından dilediği kimseyi onunla hidayet eder. Eğer Allah a ortak koşmuş olsalardı, yapmış oldukları iyi işler, kendilerinden boşa gitmiş olurdu. Bunlar, kendilerine kitap, hikmet ve peygamberlik verdiğimiz kimselerdi. Bunları şu Mekkeli müşrikler inkâr ederlerse, biz zaten onları inkâr 34

36 etmeyecek (Muhacirun ve Ensar dan müteşekkil) bir kavmi iman için vekil kılmışızdır. (En am: 82-89) 74) ALLAH IN SÖZÜ DOĞRU VE ADİL OLAN SÖZDÜR لكلماته وهو السميع العليم كلمت ربك صدقا مبد ل وتمت وعدلا لا Doğruluk ve adalet yönünden Rabbinin (sana yardım hususundaki) sözü tamamlanmıştır. Onun sözlerini değiştirecek hiçbir şey yoktur. O, hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir. (En am: 115) للا سلام ضيقا يهديه يشرح صدره يرد الله أن ومن يرد أن يضله يجعل صدره فمن كذلك يجعل الله الرجس على الذين يو منون لا حرجا كا نما يصعد في السماء Bununla beraber Allah, kimi hidayete erdirmek isterse, onun göğsünü İslâm a açar; kimi de saptırmak dilerse, sanki göğe çıkmış gibi göğsünü iyice daraltır, sıkar. İşte Allah, iman etmeyenlerin üzerine (bütün işlerinde eseri görülen) pisliği böyle çökertir. (En am: 125) 35

37 76) ALLAH IN MÜ MİN KULLARA VASİYETİ به ولا إحسانا وبالوالدين شيي ا أتل ما حرم ربكم عليكم ألا تشركوا قل تعالوا الفواحش منها إملاق نحن نرزقكم وإياهم ولا تقربوا ظهر ما أولادكم من تقتلوا إلا بالحق ذلكم وصاكم به لعلكم الن فس التي حرم الله وما بطن ولا تقتلوا هي أحسن حتى يبلغ أشده تعقلون {151} ولا تقربوا مال اليتيم إلا بالتي بالقسط لا نكلف نفسا إلا ولو وإذا قلتم فاعدلوا وسعها الكيل والميزان وأوفوا تذكرون هذا وبعهد ذلكم وصاكم به لعلكم الله أوفوا {152} وأن كان ذا قربى السبل فتفرق بكم عن سبيله ذلكم وصاكم به تتبعوا فاتبعوه ولا صراطي مستقيما لعلكم تتقون {153} Yine de ki; gelin, Rabbinizin size neleri haram kıldığını okuyayım. (Üzerinize haram kılınanlar ve yapılması vacip olanlar:) Allah a hiçbir şeyi ortak (şirk) koşmamanız; anaya babaya iyilik etmeniz; çocuklarınızı geçindirememek korkusuyla öldürmemeniz; oysa biz sizi ve onları besliyoruz; açık olsun gizli olsun, kötülüklere yaklaşmamanız; Hak yolda olmadıkça Allah ın (öldürülmesi) haram kıldığı insanı öldürmemeniz. İşte akıl edip düşünmeniz için Allah bunları size tavsiye etmiştir. Ergenlik çağına erişinceye kadar en güzel bir şekilde olmadıkça yetimin malına yaklaşmayın. Ölçüyü ve tartıyı adaletli yapın. Biz insana, ancak gücünün yettiğini teklif ederiz. Söylediğiniz zaman, akrabalarınız da olsa, adil davranın; Allah a verdiğiniz sözü tutun. İşte düşünesiniz diye Allah size bunları tavsiye etmiştir. Bu, hiç şüphesiz, Benim doğru yolumdur; bu itibarla ona uyun; diğer yollara uymayın. Aksi halde sizi O nun yolundan ayırır. İşte sakınasınız diye Allah size bunları tavsiye etmiştir. (En am: ) 36

38 77) ALLAH IN EMİRLERİNE UYMAK قليلا ما تذكرون اتبعوا ما أ نزل إليكم من دونه أولياء من ربكم ولا تتبعوا (Ey Müslümanlar!) Rabbinizden size indirilen (bu kitab)a uyun; O nun dışındakileri dostlar edinip de onlara uymayın. Zaten ne kadar da az öğüt alıyorsunuz. (A raf: 3) 78) ÂDEM İN (AS) İBLİS İLE İMTİHAN OLUŞU للملا ي كة اسجدوا إلا إبليس ولقد خلقناكم ثم صورناكم ثم قلنا لا د م فسجدوا الساجدين خير لم يكن من {11} قال ما منعك ألا تسجد إذ أمرتك قال أنا يكون لك أن من نار وخلقته من طين {12} قال فاهبط منها فما منه خلقتني يبعثون {14} الصاغرين من فيها فاخرج إنك {13} قال أنظرني إلى يوم تتكبر المنظرين المستقيم من صراطك قال إنك {15} قال فبما أغويتني لا قعدن لهم أيما م وعن شما ي لهم ولا أيديهم و من خلفهم وعن {16} ثم لا تين هم من بين تجد أكثرهم شاكرين منهم تبعك منها مذؤوما مدحورا لمن {17} قال اخرج منكم أجمعين من ويا آدم اسكن أنت وزوجك الج ن ة فكلا لا ملا ن جهن م {18} الظالمين لهما هذه الش جرة فتكونا من شي تما ولا تقربا فوسوس {19} حيث من سوءا ما وقال عن ليبدي لهما ما ووري عنهما ربكما ما نهاكما الش يطان الش جرة إلا أن تكونا ملكين أو تكونا من الخالدين وقاسمهما إني {20} هذه الن اصحين لهما لمن بغرور فلما ذاقا الش جرة بدت فدلاهما لكما {21} يخصفان عليهما من ورق أنهكما وناداهما ربهما ألم عن الجن ة وطفقا سوءاتهما وأقل لكما إن الش يطا ن لكما عدو مبين {22} قالا ربنا ظلمنا تلكما الش جرة أنفسنا وإن لم تغفر لنا وترحمنا لنكونن من الخاسرين {23} 37

39 Sizi yaratmış, sonra size şekil vermiştik; sonra da meleklere demiştik ki; Âdem e secde edin. Hepsi secde etmişti de yalnız İblis etmemişti; bu yüzden o secde edicilerden olmadı. (Rabbi ona şöyle) buyurmuştu; Sana emrettiğimde secde etmene ne engel oldu? İblis te demişti ki; Ben Âdem den daha hayırlıyım; çünkü beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın. (Rabbi ona şöyle) buyurmuştu; O halde cennetten in; orada senin büyüklük taslaman haddin değildir. Çık git; çünkü sen zelillerdensin. İblis demişti ki; Bari insanların yeniden diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver. (Rabbi de şöyle) buyurmuştu; Haydi sen mühlet verilmişlerdensin. İblis demişti ki; Beni azdırman sebebiyle, bende insanlar için (onları saptırmak maksadıyla) senin dosdoğru yoluna mutlaka oturacağım. Sonra onlara, önlerinden, arkalarından, sağlarından ve sollarından yaklaşacağım ve Sen onların çoğunu şükrediciler olarak bulmayacaksın. (Rabbi ona şöyle) buyurmuştu; Yerilmiş ve kovulmuş olarak cennetten git. İnsanlardan her kim sana uyarsa, cehennemi hep sizlerle dolduracağım. (Rabbi Âdem e de şöyle buyurmuştu); Ey Âdem! Eşinle birlikte cennete yerleşin. Dilediğiniz yerden yiyin. Yalnız şu ağaca yaklaşmayın; aksi halde zalimlerden olursunuz. Ne var ki şeytan, kendilerine kapatılmış olan avret yerlerini onlara göstermek için içlerine vesvese sokmuş ve şöyle demişti; Bu ağacı Rabbiniz, sadece iki melek yahut ebedi kalıcılardan olmamanız için men etti. Birde onlara; Ben size nasihat edicilerdenim. Diye yemin etmişti. Böylece onları hile ile (bulundukları mevkiden) indirmişti. Âdem ve eşi, ağacı tattıkları anda, avret yerleri kendilerine görünmüş, onlarda cennet yapraklarından üzerlerine örtmeye başlamışlardı. Rableri onlara şöyle hitap etmişti; Bu ağaçtan sizi men etmedim mi ve şeytan size apaçık bir düşmandır, demedim mi? Onlarda şöyle demişlerdi; Rabbimiz! Kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, mutlaka hüsrana uğrayanlardan oluruz. (A raf: 11-23) 38

40 79) TESETTÜR VE TAKVA LİBASI ذلك خير لباساواري سوءاتكم وريشا ولباس التقوى بني آدم قد أنزلنا عليكم يا ذلك من آيات الله لعلهم يذكرون Ey Âdemoğulları! Size avret yerlerinizi gizleyecek bir elbise ve bir süs örtüsü indirdik. Takva elbisesi, bu daha hayırlıdır. Bu, Allah ın (kudretini ve ihsanını gösteren) delillerdendir; belki akıl edip düşünürsünüz. (A raf: 26) 80) ADALETLİ OLMAK VE DİNDE İHLÂS بالقسط وأقيموا وجوهكم عندكل مسجد مخلصين له الد ين وادعوه قل أمر ربي إنهم اتخذوا عليهم الضلالة وفريقا حق كما بدأكم تعودون {29} فريقا هدى دون الله ويحسبون أنهم مهتدون {30} أولياء من الش ياطين Yine de ki; Rabbim bana adaleti emretti. Her mescidde yüzlerinizi (Allah a) çevirin ve dini kendisine has kılarak yalnız O na yalvarın. Sizi ilkin yarattığı gibi yine O na döneceksiniz. (Allah, insanların) bir kısmına hidayet etmiş, bir kısmına da sapıklık müstahak olmuştur; çünkü bunlar, Allah ı değil şeytanları kendilerine dost edinmişlerdir ve zannederler ki, kendileri doğru yoldadırlar. (A raf: 29, 30) مسجد وكلوا واشربوا لا يحب ولا عند كل تسرفوا إنه بني آدم خذوا زينتكم يا لعباده والطيبات من الرزق قل المسرفين {31} قل من حرم زينة الله التي أخرج للذين آمنوا في الحياة الدنيا خالصة يوم القيامةكذلك نفصل الا يات لقوم هي يعلمون {32} Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel elbiselerinizi giyin; yiyin ve için, fakat israf etmeyin; zira Allah, israf edenleri sevmez. 39

41 (Ey Muhammed!) De ki; Allah ın kulları için çıkardığı ziyneti ve rızk olarak verdiği güzel ve temiz yiyecekleri kim haram kıldı? Yine de ki; O (ziynet ve temiz yiyecekler) dünya hayatında iman edenler içindir; kıyamet gününde ise, sadece onlara mahsustur. Bilen kimselere ayetleri işte böyle açıklarız. (A raf: 31, 32) 82) İMAN EDENLERİN CENNETTEKİ HALLERİ آمنوا وعملوا أصحاب الجن ة إلا وسعها أ ولي ك و الذين الصالحات لا نكلف نفسا غل الا نهار في صدورهم من تجري من تحتهم ونزعنا ما خالدون {42} فيها هم الذي ه جاءت لله دانا لهذا وما كن ا لنهتدي لولا أن هدانا الله لقد وقالوا الحمد بالحق تعملون {43} ربنا ونودوا أن تلكم الجن ة أ ورثتموها بما كنتم رسل İman edenler ve iyi amellerde bulunanlar ki, biz hiç kimseye gücü üstünde bir şey teklif etmeyiz, bunlarda cennet ehlidir ve orada ebedidirler. Göğüslerinde kinden ne varsa çekip almışızdır. Altlarından ırmaklar akar. Bunun için bize hidayet eden Allah a hamd olsun. Eğer Allah bize hidayet etmeseydi, kendi başımıza hidayete ermiş olamazdık. Rabbimizin elçileri Hakkı getirmişlerdir. Derler. Onlara da; İşte (dünyada) işlemiş olduğunuz ameller sebebiyle size miras olarak verilen cennet budur. diye seslenilir. (A raf: 42, 43) 83) ALLAH IN YOLUNDAN İNSANLARI SAPTIRANLAR سبيل الله ويبغونها الذين يصدون عن كافرون بالا خرة عوجا وهم O zalimler ki, ahireti inkâr ederek Allah ın yolundan yüz çevirmişler ve onu eğriltmek istemişlerdir. (A raf: 45) 84) DİNLERİNİ OYUNCAK VE EĞLENCE EDİNENLER 40

42 لقاء الذين اتخذوا دينهم لهوا ولعبا وغرتهم الحياة الدنيا فاليوم ننساهمكما نسوا با ياتنا يجحدون يومهم هذا وما كانوا O kâfirler ki, dinlerini bir eğlence ve oyun edinmişler. Dünya hayatı kendilerini aldatmış. Onlar Allah a kavuşacakları bugünü nasıl (dünyada iken) unutmuşlar ve ayetlerimizi inkâr etmişlerse, bugün Bizde onları unuturuz. (A raf: 51) 85) ALLAH A DUA ETMENİN EDEBİ الا رض المعتدين ادعوا ربكم تضرعا وخفية إنه لا يحب {55} ولا تفسدوا في إصلاحها وادعوه خوفا وطمعا إن رحمت المحسنين {56} قريب من الله بعد Rabbinize yalvararak ve gizlice dua edin; zira O haddi aşanları asla sevmez. Yeryüzünde ıslahından sonra fesad çıkarmayın. Korkarak ve ümit ederek O na dua edin. Şüphesiz Allah ın rahmeti iyilik edenlere çok yakındır. (A raf: 55, 56) 41

43 86) ALLAH IN AYETLERİ يرسل الرياح بشرا بين يدي رحمته حتى ثقالا إذا أقلت سحابا سقناه الذي وهو به الماء فا خرجنا به من كل لعلكم لبلد ميت فا نزلنا الث مرات كذلك نخرج الموتى تذكرون Rahmetinin önünden müjdeci olarak rüzgarları gönderen O dur. (Öyle ki bu rüzgârlar) yağmur yüklü bulutları yüklendiği zaman Biz onu ölü bir memlekete sevk ederiz; sonra o bulutlarla suyu indiririz, sonra da o su ile her çeşit meyveyi çıkarırız. İşte ölüleri de böyle çıkaracağız. Herhalde düşünüp ibret alırsınız. (A raf: 57) 87) KİTABA SAHİP ÇIKIP NAMAZ KILANLAR والذين يمسكون المصلحين بالكتاب وأقاموا الصلاة إنا لا نضيع أجر Kitaba sımsıkı sarılanlar ve namazı dosdoğru kılanlar, işte (amellerini bu şekilde) düzeltenlerin ecirlerini, Biz asla zayii etmeyiz. الخاسرون فا ولي ك هم فهو المهتدي ومن يضلل (A raf: 170) يهد الله من Allah kime hidayet ederse doğru yolu bulan odur; kimi de saptırırsa işte ziyana uğrayanlar da onlardır. (A raf: 178) 42

44 89) ALLAH TAN GAYRİSİNE DUA EDİLMEZ كنتم من دون الله إن الذين تدعون صادقين فليستجيبوا لكم إن عباد أمثالكم فادعوهم Allah ı bırakıp da kendilerine seslenip dua ettiğiniz kimselerde sizin gibi kullardır. (Eğer iddianızda) doğru iseniz, onlara seslenip dua edin de, sizin duanıza icabet etsinler. (A raf: 194) 90) DUADA YARDIM ANCAK ALLAH TAN İSTENİR ALLAH IN KULLARINDAN DEĞİL يستطيعون نصركم ولا أنفسهم ي نصرون والذين تدعون من دونه لا Allah ı bırakıp da dua ettikleriniz size yardım etmeye muktedir olamazlar; onlar kendilerine bile yardım edemezler. (A raf: 197) 91) MÜ MİNİN AHLÂKI الش يطان خذ العفو وأمر الجاهلين {199} بالعرف وأعرض عن سميع عليم {200} بالله إنه فاستعذ نزغ وإما ينزغن ك من Affı tut; iyiliği emret; cahillerden uzak dur. Eğer şeytandan gelen kötü bir düşünce seni tahrik ederse, hemen Allah a sığın, zira O, hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir. (A raf: 199, 200) 43

45 92) İMAN EDENLER ALLAH A VE RASULÜ NE (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) İTAAT EDERLER والرسول فاتقوا الله بينكم الا نفال قل الا نفال لله يسا لونك عن وأصلحوا ذات وجلت إن كنت المو منون الذين إذا ذكر الله وأطيعوا الله ورسوله م مو منين {1} إنما عليهم آياته زادتهم إيمانا وعلى ر م يتوكلون {2} الذين تليت قلوبهم وإذا لهم درجات المو منون حقا أ ولي ك هم ومما رزقناهم ينفقون {3} يقيمون الصلاة عند ر م ومغفرة ورزق كريم {4} (Ey Muhammed!) Sana Enfal hakkında sormaktadırlar. De ki; Enfal (harp ganimetleri) Allah a ve Rasulü ne aittir. Allah tan sakının ve aranızı düzeltin. Eğer mü min kişiler iseniz, Allah a ve Rasulü ne itaat edin. Mü minler o kimselerdir ki, (yanlarında) Allah anıldığı zaman, yürekleri ürperir; kendilerine O nun ayetleri okunduğu zaman da imanları artar ve yalnız Allah a dayanıp güvenirler. Keza namazı dosdoğru kılarlar; kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. İşte gerçekten mü min olanlar bunlardır. Onlara Rableri katında dereceler vardır; bağışlama ve hudutsuz rızk onlara mahsustur. (Enfal: 1-4) 93) MÜ MİNLER ALLAH IN SÖZÜNÜ İŞİTİR VE İTAAT EDERLER تولوا عنه وأنتم ولا الذين آمنوا أطيعوا الله ورسوله ولا تسمعون {20} يا أيها عند الله الص م كالذين قالوا سمعنا وهم لا يسمعون {21} الدواب إن شر تكونوا علم الله فيهم خيرا أسمعهم يعقلون {22} ولو الذين لا لاسمعهم ولو البكم لتولوا وهم معرضون {23} Ey İman edenler! Allah a ve Rasulü ne itaat ediniz. (Allah ın kelamını) işitip dururken, itaatten asla yüz çevirmeyin. Dinlemedikleri halde dinledik diyenler gibi olmayınız. 44

46 Zira Allah katında hayvanların en şerlisi, akıl etmeyen sağırlar ve dilsizlerdir. Allah, onlarda bir hayr olduğunu bilseydi, onlara elbette duyururdu. Eğer onlara duyursaydı, (onlarda hayr olmadığı için) onlar yine yüz çevirip dönerlerdi. (Enfal: 20-23) 94) ALLAH IN VE RASULÜ NÜN (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) DAVETİNE İCABET, TÜM MÜ MİNLERE FARZDIR وللرسول إذا دعاكم الله لله يا أيها الذين آمنوا استجيبوا لما يحييكم واعلموا أن إليهتحشرون ظلموا فتنة لا تصيبن الذين وقلبه وأنه {24} واتقوا المرء يحول بين العقاب {25} شديد منكم خا صة واعلموا أن الله Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeye davet ettiklerinde, Allah a ve Rasulü ne icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer ve siz mutlaka O na varıp toplanacaksınız. (Çıktığı zaman) yalnız içinizden zulmedenlere isabet etmeyecek olan bir fitneden de sakının ve bilin ki, Allah ın azabı çok şiddetlidir. (Enfal: 24, 25) 95) MÜ MİN LER EMANETLERİNE HIYANET ETMEZLER الذين آمنوالا تخونوا الله والرسول وتخونوا أماناتكم وأنتم تعلمون {27} يا أيها عنده أجر عظيم {28} وأولادكم فتنة وأن الله واعلموا أ نما أموالكم Ey iman edenler! Allah a ve Rasulü ne hainlik etmeyin. Aksi halde bilip dururken, kendi emanetlerinize hainlik etmiş olursunuz. Biliniz ki, sizin mallarınızda, çocuklarınızda bir fitne (imtihandır.) Muhakkaktır ki, en büyük mükâfat Allah katındadır. (Enfal: 27, 28) 45

47 96) ALLAH TAN KORKANLARA ALLAH DAİMA HAKKI GÖSTERİR الذين آمنوا إن تتقوا الله يجعل لكم فرقانا ويكفر عنك ويغفر يا أيها م سيي اتكم لكم والله ذو الفضل العظيم Ey iman edenler! Eğer Allah tan korkarsanız, O, size (hak ile batılı) ayırt edici bir anlayış verir; sizin günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah, son derece büyük lütuf sahibidir. (Enfal: 29) 97) ALLAH A VE RASULÜ NE (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) İTAAT EDENLERİN ÇEKİŞMEYE DÜŞMEMELİDİRLER ريحكم واصبروا إن الله مع وأطيعوا الله ورسوله ولا تنازعوا فتفشلوا وتذهب الصابرين Allah a ve Rasulü ne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Aksi halde başarısızlığa uğrarsınız ve kuvvetiniz yok olup gider. Sabredin; şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir. (Enfal: 46) 98) İSLÂM DÜŞMANLARINA KARŞI HAZIRLIK ومن رباط الخيل وعدوكم الله به عدو وأعدوا لهم ما استطعتم من قوة ترهبون من دو م سبيل الله وآخرين لا تعلمونهم الله يعلمهم وما تنفقوا من شيء في يوف إليكم وأنتم لا تظلمون Onlara karşı gücünüzün yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen atlat hazırlayın. Bununla hem Allah düşmanını, hem kendi düşmanınızı, hem de bunlar dışında sizin bilmediğiniz fakat Allah ın bildiği diğer düşmanları 46

48 korkutunuz. Allah yolunda ne sarf ederseniz, size hiç haksızlık edilmeden karşılığı size aynen ödenir. (Enfal: 60) 99) TEVBE ETMENİN YARARI الله ورسوله المشركين بريء من الا كبر أن الله وأذان من إلى الن اس يوم الحج فا ن تبتم فهو خير فاعلموا وبشر وإن توليتم لكم أنكم غير معجزي الله ورسوله الذين كفروا بعذاب أليم Allah ve Rasulü nden Haccı Ekber günü, insanlara bir ilandır ki, Allah ta, Rasulü de müşriklerden uzaktır. Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için daha hayırlıdır; yok eğer yüz çevirirseniz, bilin ki siz, Allah ı asla aciz bırakacak kimseler değildiniz. (Ey Muhammed!) Küfredenlere elim azabı müjdele. (Tevbe: 3) 100) DİNİMİZDE KARDEŞLERİMİZ KİMLERDİR لقوم الا يات فا ن تابوا وأقاموا الصلاة وآتوا الزكاة فا خوانكم في الد ين ونفصل يعلمون Bununla beraber, eğer bu hallerinden tevbe ederler, namazı dosdoğru kılarlar ve zekatı da verirlerse, bu takdirde sizin din kardeşinizdirler. Biz bilen kimselere ayetleri işte böyle uzun uzun açıklarız. (Tevbe: 11) 47

49 101) ALLAH MÜ MİN LERLE MÜNAFIKLARI BİLİR أم حسبتم أن تتركوا ولما یعلم الله الذین جاھدوا منكم ولم یتخذوا من دون الله ولا رسولھ ولا المو م نین ولیجة والله خبیر بما تعملون Yoksa siz, Allah, içinizden cihad edenleri, Allah tan, Resulü nden ve mü minlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılıvereceğinizi mi zannediyorsunuz? Allah, yaptıklarınızın hepsinden haberdardır. (Tevbe: 16) 102) KİMLER ALLAH IN MESCİDLERİNİ TAMİR EDER للمشركين أن يعمروا مساجد االله شاهدين على أنفسهم بالكفر أ ولي ك ما كان الن ار هم خالدون آمن حبطت أعمالهم وفي {17} إنما ي عمر مساجد الله من بالله واليوم الا خر وأقام الصلاة وآتى الزكاة ولم يخش إلا الله فعسى أ ولي ك أن المهتدين {18} من يكونوا Müşriklerin, kendi küfürlerine bizzat kendileri şahitlik edip dururken, Allah ın mescidlerini tamir etmeleri olacak iş değildir. Bunlar iyi amelleri boşa gitmiş kimselerdir; cehennemde de onlar daimidirler. Oysa Allah ın mescidlerini, yalnız Allah a ve ahiret gününe iman eden, namazı dosdoğru kılan, zekâtı veren ve sadece Allah tan korkan kimseler tamir ederler. İşte onların doğru yolda olmaları muhtemeldir." (Tevbe: 17, 18) 103) KÜFRÜ SEVENLER DOST EDİNİLMEZLER أولياء إن استحبوا ا على الذين آمنوا لا تتخذوا آباءكم وإخوانكم لكفر يا أيها الظالمون الا يمان ومن يتولهم منكم فا ولي ك هم Ey iman edenler! Eğer küfrü iman tercih ediyorsanız, babalarınızı ve kardeşlerinizi dost edinmeyin. İçinizden kimler onları dost edinirse, işte zalimler onlardır. 48

50 (Tevbe: 23) 104) ALLAH TAN BAŞKASININ SEVMENİN CEZASI إن وعشيرتكم اقترفتموها وأموال وأبنا ؤكم وإخوانكم وأزواجكم آباؤكم قل كان الله ورسوله وجهاد في ومساكن ترضونها أحب إليكم من وتجارة تخشون كسادها سبيله فتربصوا حتى يا تي الله با مره والله لا يهدي الفاسقين القوم (Ey Muhammed!) De ki; Babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, kabileniz, elde ettiğiniz mallar, kesad gitmesinden korktuğunuz ticaret ve hoşlandığınız evler, eğer size Allah tan, Rasulü nden ve Allah ın yolundaki cihaddan daha sevimli geliyorsa, Allah ın emri gelinceye kadar bekleyin. Allah, fasık kimselere hidayet etmez. (Tevbe: 24) 105) ALLAH, RASULÜ NÜ (sallallahu aleyhi ve sellem) NİÇİN GÖNDERMİŞTİR الذي أرسل رسوله بالهدى ودين الحق ليظهره على الد ين هو المشركون كله ولو كره Zira müşrikler hoşlanmasalar bile, Hak dini bütün dinlere üstün kılmak için, Rasulü nü hidayetle ve Hak din ile gönderen O dur. (Tevbe: 33) 49

51 106) BAŞIMIZA GELEN HER MUSİBET ALLAH IN İZNİYLEDİR ما كتب قل لن يصيبنا إلا المو منون الله فليتوكل هو مولانا وعلى الله لنا (Ey Muhammed! Onlara) de ki; Bize, Allah ın yazdığından başka bir şey isabet etmez. O bizim Mevla mızdır. Bu itibarla mü minler, yalnız Allah a dayanıp güvensinler. (Tevbe: 51) 107) MÜ MİNLER MÜNAFIKLARIN ZENGİNLİKLERİNE BAKIP ALDANMASINLAR تعجبك أموالهم و ليعذبهم يريد الله فلا لا أولادهم إنما كافرون أنفسهم وهم الحياة الدنيا وتزهق ا في Bu sebepledir ki, onların ne malları ve ne de evlatları, seni imrendirmesin. Allah, bunlar sebebiyle onlara dünya hayatında azap etmeyi ve kâfir olarak canlarının çıkmasını murad ediyor. (Tevbe: 55) 108) ALLAH VE RASULÜ NE KARŞI GELENLER فيها ذلك الخزي ألم يعلموا أنه من يحادد الله ورسوله فا ن له نار جهن م خالدا العظيم Şunu hâla anlamadılar mı ki, kim Allah a ve Rasulü ne yan çizerse, onun için, içinde daimi kalacağı bir cehennem ateşi vardır. Bu ise, en büyük zillettir. (Tevbe: 63) 50

52 109) MÜ MİN LER BİRBİRLERİNİN VELİLERİDİR والمو منات بعضهم المنكر والمو منون بالمعروف وينهون عن أولياء بعض يا مرون ويقيمون الصلاة ويو تون الزكاة ويطيعون الله إن الله سيرحمهم الله ورسوله أ ولي ك عزيز حكيم Mü min erkekler ve mü min kadınlar da birbirlerinin dostları olup iyiliği emreder, kötülükten alı koyarlar. Namazı dosdoğru kılar, zekâtı verirler. Allah a ve Rasulü ne itaat ederler. İşte Allah, bunlara rahmet edecektir. Allah, Aziz dir, Hakim dir. (Tevbe: 71) 110) ALLAH IN MÜ MİN LERE VA Dİ خالدين فيها وعد الله المو منين والمو منات جن ات تجري من تحتها الا نهار ومساكن طيبة في جن ات عدن الله أكبر ذلك هو الفوز العظيم ورضوان من Allah, mümin erkek ve mü min kadınlara içinde daimi kalacakları (ağaçları) altından ırmaklar akan cennetler, Adn cennetlerinde güzel meskenler va detmiştir. Allah ın hoşnutluğu ise, çok daha büyüktür. İşte, en büyük kurtuluşta budur. (Tevbe: 72) 111) KİMLERE HAYIRLAR VERİLECEKTİR لهم الخيرات جاهدوا با موالهم وأنفسهم وأ ولي ك لكن ا والذين آمنوا معه لرسول المفلحون وأ ولي ك هم Fakat peygamber ve beraberindeki mü minler, mallarıyla ve canlarıyla savaşmışlardır. İşte (İmanlarının semeresi olan bütün) hayırlar onlarındır ve asıl kurtuluşa erenlerde onlardır. (Tevbe: 88) 51

53 112) MÜ MİNLERİN ÜÇ KİTAPTAKİ VASIFLARI: من المو منين أنفسهم وأموالهم با ن لهم الجن ة يقاتلون في سبيل الله إن الله اشترى عليه حقا في التوراة والا نجيل من والقرآن ومن أوفى بعهده ويقتلون وعدا فيقتلون الله فاستبشروا العظيم ببيعكم الذي بايعتم به وذلك هو الفوز Tevrat ta, İncil de ve Kur an da kendi üzerine va dedilmiş bir borç olmak üzere Allah, Allah yolunda dövüşüp öldüren ve öldürülen mü minlerden, cennet kendilerinin olmak şartıyla canlarını ve mallarını satın almıştır. Allah tan daha çok kim ahdini yerine getirir ki? Bu itibarla, (ey mü minler!) yaptığınız bu alışveriş dolayısıyla sevinin! İşte en büyük kurtuluş budur. (Tevbe: 111) 113) ALLAH BİR KAVME HİDAYETİ AÇIKLAMAYINCA ONLARI SAPTIRMAZ وما كان الله ليضل قوما بعد إذ هداهم حتى شيء عليم بكل يبين لهم ما يتق ون إن الله Allah ın sakınacakları şeyleri kendilerine açıklamadıkça, bir kavmi doğru yola ilettikten sonra sapıklığa düşürmesi olacak iş değildir. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Tevbe: 115) 114) MÜ MİNLERİN VELİSİ, GÖKLERİ VE YERLERİ YARATAN ALLAH TIR ن الله له ملك السماوات والا رض يحيي ويميت وما لكم من ولا نصير دون الله من ولي 52

54 Göklerin ve yerin mülkü Allah ındır Göklerin ve yerin hükümranlığı kendisinin olan Allah, hem diriltir, hem öldürür; sizin için, Allah tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır. (Tevbe: 116) 115) ALLAH IN AYETLERİ الليل والن هار وما خلق إن في اختلاف يتقون السماوات والا رض لا يات لقوم الله في Gece ve gündüzün birbiri arkasından gelmesinde, Allah ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, sakınan kimseler için deliller vardır. (Yunus: 6) 116) ALLAH TAN GAFİL OLMANIN CEZASI بالحياة الدنيا آياتنا الذين لا يرجون لقاءنا ورضوا واطما نوا هم عن ا والذين إن أ ولي ك ما واهم الن ار بما كانوا يكسبون {8} غافلون {7} Bize kavuşmayı ummayanlar dünya hayatından hoşnut olup onunla yetinenler ve ayetlerimizden de gafil olanlar, İşte kazanmış oldukları günah sebebiyle bunların sığınacakları yer ateştir. (Yunus: 7, 8) 117) ALLAH DARUSSELAM A DAVET EDER و الله ويهدي من يشاء إلى صراط مستقيم إلى دار السلام يدعو Allah, (kullarını, cennete) selam evine çağırır ve dilediğini doğru yola iletir. (Yunus: 25) 53

55 118) ALLAH DİLEMEDEN KİMSE İMAN ETMEZ الا رض كلهم ولو شاء ربك لا من من في مو منين الن اس حتى يكونوا جميعا أفا نت تكره Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunan herkes, top yekun iman ederdi. Hal böyle olunca, sen, insanları mü min oluncaya kadar zorlayıp duracak mısın? (Yunus: 99) 119) İNSANLIĞI DARLIKLARDAN ÇIKARAN ANCAK ALLAH TIR وإن يمسسك الله بضر فلاكاشف له إلا هو وإن به من يشاء من عباده الرحيم يصيب وهو الغفور لفضله يردك بخير فلا رآد (Bana denildi ki:) Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse, yine O ndan başka o sıkıntıyı giderecek yoktur. Eğer sana bir hayr murad ederse, O nun lütfunu geri çevirecek yoktur. O hayra da, kullarından dilediği kavuşur. O, çok bağışlayıcı; çok merhametlidir. (Yunus: 107) 120) DÖNÜŞ ALLAH ADIR قدير مرجعكم وهو علىكل شيء إلى الله Dönüş Allah adır ve O her şeye kadirdir. (Hud: 4) 54

56 121) ALLAH IN EMRETTİĞİ GİBİ DOSDOĞRU OLMAK أ مرت ومن تاب معك ولا تطغوا بما تعملون بصير ولا إنه {112} فاستقم كما دون الله من أولياء ثم لا فتمسكم الن ار وما لكم من الذين ظلموا تركنوا إلى تنصرون {113} (Ey Muhammed!) Emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Seninle birlikte tevbe edenler de (doğru olsunlar); aşırı gitmeyin. Zira Allah, yaptıklarınızı hakkıyla görür. Allah a şirk koşup zulmedenlere güvenme; aksi halde ateş size de dokunur. Sizin için Allah tan başka hiçbir dost yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz. (Hud: 112, 113) 122) SALİHLER TOPLULUĞUNU ALLAH HELAK ETMEZ مصلحون ليهلك القرى بظلم وأهلها وما كان ربك Yoksa Rabbin, ahalisi ıslah edici kimseler olan şehirleri zulüm ile helak edecek değildir. (Hud: 117) 55

57 123) RABLERİNDEN EMRİNE İCABET EDENLER الا رض جميعا يستجيبوا له لو أن لهم ما في والذين لم لر م الحسنى للذين استجابوا المهاد به وبي س جهن م وما واهم الحساب أ ولي ك لهم سوء ومثله معه لا فتدوا Rablerinden davetine uyanlar için en güzel karşılık vardır. O nun davetine uymayanlar ise, yeryüzünde bulunan her şey ve bir o kadarı daha kendilerinin olsa da, onu, (kurtuluş için) fidye olarak verseler, böyleleri için yinede en kötü hesap vardır. Varacakları yer de cehennemdir. Orası ne kötü biri yerdir. (Rad: 18) 124) İMAN EDENLERİN KALBİ, ALLAH I ZİKİRLE MUTMAİN OLUR يتذكر الا لباب من ربك الحق كمن هو أعمى إنما أ ولوا أفمن يعلم أنما أ نزل إ ليك الذين يوفون بعهد الله ولا ينقضون الميثاق ما يصلون {20} والذين {19} يوصل ويخشون ربهم ويخافون سوء الحساب والذين صبروا به أن {21} أمر الله وعلانية ويدرؤون بالحسنة مما رزقناهم سرا ابتغاء وجه ر م وأقاموا الصلاة وأنفقوا عدن يدخل من الدار صلح السيي ة أ ولي ك لهم عقبى {22} جن ات ونها ومن وذريا م والملاي كة يدخلون وأزواجهم عليهم من كل باب سلام آباي هم {23} والذين ينقضون عهد الله من بعد ميثاقه الدار {24} عليكم بما صبرتم فنعم عقبى أ ولي ك لهم اللعنة ولهم به أن يوصل ويفسدون في الا رض أمر الله ويقطعون ما سوء الدار {25} (Ey Muhammed!) Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (bunu bilmeyen ve) âmâ olan kimse gibi midir? (İşte bu gibi misallerden) ancak akıl sahipleri ibret alırlar. Allah ın ahdini yerine getirenler ve antlaşmayı bozmayanlar; 56

58 Allah ın birleştirilmesini emrettiği (akrabalık bağlarını) birleştirenler, Rablerinden korkanlar ve kötü hesaptan çelinenler; Rablerinin yüzü suyu hürmetine sabredenler, namazı dosdoğru kılanlar, kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden gizli veya açık verenler ve kötülüğü iyilikle defedenler; işte ahiret yurdunda en güzel akıbet bunlar içindir. (Bu ahiret yurdu) onların, iyi amel işleyen atalarının zevcelerinin ve çocuklarının girecekleri Adn cennetleridir. Orada meleklerde her kapıdan yanlarına girecekler; Ve Sabretmiş almanız dolayısıyla (her türlü korkudan endişeden ve üzüntüden) selamette olunuz. Dünyanın akıbeti olan bu cennet ne güzel. diyeceklerdir. İyice sağlamlaştırdıktan sonra Allah ın ahdini bozanlar, Allah ın birleştirilmesini emrettiği (akrabalık bağlarını) koparanlar ve yeryüzünde fesad çıkaranlar ise, işte lanet bunlar içindir. Onlara kötü bir ahiret yurdu vardır. (Rad: 19-25) 125) KALPLER ANCAK ALLAH I ZİKREDEREK HUZURA KAVUŞUR تطمي ن القلوب {28} الذين آمنوا وتطمي ن قلوبهم بذكر الله ألا بذكر الله الصالحات طوبى لهم وحسن ما ب {29} وعملوا آمنوا الذين İşte onlar, iman edenler ve kalpleri Allah ın zikri ile mutmain olanlardır. Şunu iyice biliniz ki, kalpler Allah ın zikri il mutmain olur (rahat ve huzura kavuşur.) İman edenler ve amel-i salih işleyenler için iyi bir hayat ve güzel bir gelecek vardır. (Rad: 28, 29) 126) ALLAH IN MÜ MİNLERE VA DETTİĞİ CENNET: م ثل الجن ة التي وعد المتقون تجري من تحتها الا نهار وعقبى الن ار الذين اتقوا عقبى الكافرين وظلها تلك أ كلها دآي م 57

59 Allah tan korkanlara va dolunan cennetin sıfatı: (Ağaçları) altından ırmaklar akar; yiyeceği ve gölgesi daimidir. Bu, sakınanların akıbetidir; kâfirlerin akıbeti ise, cehennemdir. (Rad: 35) 127) HAMD, BİZİ HİDAYETE ERDİREN ALLAH INDIR ولنصبرن على ما آذيتمونا وعلى الله نتوكل على ال له وقد هدانا سبلنا وما لنا ألا أرضنا أو لنخرجن كم من لرسلهم الذين كفروا وقال المتوكلون {12} فليتوكل الظالمين {13} ملتنا فا وحى إليهم ربهم لنهلكن لتعودن في Bize yollarımızı göstermiş olduğu halde Allah a neden tevekkül etmeyelim? Bize yaptığınız eziyetlere mutlaka sabredeceğiz. Bu sebeple mütevekkil olanlar, yalnız Allah a tevekkül etsinler. Küfredenler peygamberlerine şöyle demişlerdi: Sizi ülkemizden mutlaka çıkaracağız yahut da siz, mutlaka siz bizim dinimize döneceksiniz. Bunun üzerine Rableri onlara şöyle vahyetmişti; Zalimleri muhakkak helak edeceğiz. (İbrahim: 12, 13) 128) TEMİZ KELİME İLE PİS KELİMENİN MİSALİ ألم تر كيف ضرب الله مثلا كلمة طيبة كشجرة طيبة أصلها ثابت وفرعها في با ذن ربها ويضرب الله الا مثال لعلهم حين للن اس تو تي أ كلها كل السماء {24} كلمة خبيثة لها الا رض ما خبيثة اجتث ت من فوق يتذكرون {25} ومثل كشجرة من قرار {26} يثبت الله الذين آمنوا بالقول الث ابت في الحياة الا خرة الدنيا وفي الظالمين ويفعل {27} ويضل الله الله م ا يشاء Allah ın basıl bir mesel idar ettiğini görmüyor musunuz? Güzel söz, kökü yerde sabit, dalları havada güzel bir ağaç gibidir. Meyvesini her zaman Rabbinin izniyle verir. İşte Allah, düşünüp taşınsınlar diye insanlar için böyle meseller irad eder. 58

60 Kötü sözün meseli ise, toprak üstünde gövdesi alınmış, durma kabiliyeti olmayan kötü bir ağaç gibidir. Allah, iman edenleri, dünya hayatında ve ahirette sağlam bir söz üzerinde tutar; zalim olanları da saptırır. Allah dilediğini yapar. (İbrahim: 24-27) 129) NAMAZ VE ALLAH YOLUNDA İNFAK وعلانية الذين وينفقوا مما رزقناهم سرا يقيموا الصلاة لعبادي آمنوا قل خلال فيه ولا بيع يا تي يوم لا من قبل أن İman eden kullarıma söyle de, içinde ne fidyenin ve ne de dostluğun artık geçerli olmadığı o gün gelmeden önce, namazı dosdoğru kılsınlar ve bizim kendilerine rızk olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak etsinler. (İbrahim: 31) 130) ALLAH IN KULLARINA NİMETLERİ الذي خلق الس ماوات والا رض وأنزل من السماء ماء فا خرج به من الث مرات الله لتجريفي البحر با مره وسخر لكم الا نهار {32} رزقا لكم وسخر لكم الفلك دآي بين وسخ وآتاكم من والن هار {33} الليل لكم والقمر ر الش مس لكم وسخر الا نسان لظلوم كفار {34} نعمت اللهلا تحصوها إن وإن تعدوا سا لتموه كل ما Gökleri ve yeri yaratan, gökten su indiren, o su ile, sizin için rızk olmak üzere çeşit çeşit meyveler çıkaran, kendi emriyle denizde yüzmesi için gemileri sizin emrinize veren, nehirleri sizin için kolaylaştıran; Yörüngelerinde biteviye hareket eden, güneşi ve ayı, gece ile gündüzü sizin istifadenize sunan; İstediğiniz her şeyi size veren, işte O, Allah tır. Allah ın nimetlerini saysanız, onları sayamazsınız. Buna rağmen insan, nefsine karşı çok zalim, çok nankördür. (İbrahim: 32-34) 59

61 131) İBRAHİM İN (AS) DUASI: دع اء {40} ربنا ومن ذريتي ربنا وتقبل اغفر لي رب اجعلني مقيم الصلاة يعمل وللمو منين يوم يقوم الحساب {41} ولا تحسبن الله غافلا عما ولوالدي فيه الا بصار {42} ليوم تشخص الظالمون إنما يو خرهم Rabbim! Beni, namazı dosdoğru kılan bir kimse yap; zürriyetimde... ve duamı kabul buyur. Rabbimiz! Hesabın görüleceği gün, ben, anamı, babamı ve bütün mü minleri bağışla. Zalimlerin yaptıklarından Allah ın gafil olduğunu zannetme; O, sadece, içinde gözleri fırlayacağı güne kadar onları erteler. (İbrahim: 40-42) 132) ALLAH ÇOK BAĞIŞLAYICIDIR يومي ذ الا صفاد وتغشى المجرمين قطران في مقرنين سرابيلهم من {49} وترى وجوههم الن ار {50} İşte o gün, suçluları zincire vurulmuş görürsün. Gömlekleri katrandandır, yüzlerini de ateş kaplar. (İbrahim: 49, 50) 133) ZİKRİ (KUR AN I) ALLAH KORUR إنا نحن نزلنا الذكر وإنا له لحافظون Kur an ı Biz, evet Biz indirdik, onu muhafaza edecek olanda elbette Biziz. (Hicr: 9) 60

62 134) ALLAH IN AYETLERİ تسيمون {10} الذي أنزل من السماء ماء لكم منه شراب ومنه شجر فيه هو به الزرع والزيتون والن خيل والا عناب ومن كل الث مرات إن في ذلك لا ية ينبت لكم لقوم يتفكرون {11} Sizin için gökten su indirende Allah tır. İçilecek su O ndandır; hayvanlarınıza yedirdiğiniz ağaçlarda O ndandır. O su ile Allah, sizin için ekin, zeytin, hurma, üzüm ve her çeşit meyveden bitirir. Bunlarda düşünen kimseler için muhakkak bir ibret vardır. (Nahl: 10, 11) 135) YERYÜZÜNDE YARATILMIŞ OLAN TÜM RIZIKLARDA İMAN EDENLER İÇİN AYETLER VARDIR الا رض مختلفا ألوانه إن يذكرون وهو في في ذلك لا ية لقوم {13} وما ذرأ لكم الذي سخر البحر لتا ك وترى منه حلية تلبسونها لوا منه لحما طريا وتستخرجوا تشكرون {14} مواخر فيه فضله ولعلكم من ولتبتغوا الفلك Yeryüzünde sizin için yarattığı muhtelif şeyleri de sizin istifadenize sunmuştur. Bunda şüphesiz öğüt alan kimseler için bir ibret vardır. İçinde taptaze et yemeniz, takındığınız süs eşyasını çıkartmanız ve Allah ın lütfundan rızkınızı aramanız için denizi de sizin hizmetinize sunan Allah tır. Nitekim gemilerin denizi yara yara gittiğini görürsün. Böylece belki şükredersiniz. (Nahl: 13, 14) للذين أحسنوا في هذه الدنيا حسنة للذين اتقوا ماذا أنزل ربكم قالوا خيرا وقيل المتقين ولنعم دار الا خرة خير ولدار 61

63 Allah tan korkanlara; Rabbiniz ne indirdi? denilince Hayr derler. Bu dünyada iyilik edenlere iyilik vardır. Ahiret yurdu (onlar için) daha hayırlıdır. Allah tan korkanların yurdu ne güzeldir. (Nahl: 30) 136) BİR ŞEY ANCAK ALLAH DİLEDİĞİ ZAMAN OLUR لشيء إذا أردناه أن نقول فيكون له كن إ نما قولنا Zira bizim, bir şeyin olmasını istediğimiz zaman sözümüz, ona ol demektir; o da hemen oluverir. (Nahl: 40) الذين صبروا وعلى ر م يتوكلون İşte bunlar, sabredenler ve Rablerine güvenip dayananlardır. 137) TÜM NİMETLER ALLAH TANDIR (Nahl: 42) وما بكم من إذا مسكم الضر فا ليه تجا رون فمن الله ثم نعمة Size ulaşan her nimet Allah tandır. Sonra bir sıkıntıya uğradığınız zaman, yine O na yalvarırsınız. (Nahl: 53) 138) ALLAH IN KİTABI İNSANLAR ARASINDAKİ İHTİLAFTAN KURTULMANIN TEK ÇÖZÜMÜDÜR يو منون فيه وهدى ورحمة لقوم لهم الذي اختلفوا لتبين الكتاب إلا وما أنزلنا عليك Biz sana, Kitab ı hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklaman için ve inanan kimselere hidayet ve rahmet olmak üzere indirdik. (Nahl: 64) 139) ALLAH İNSANLARI HİÇBİR ŞEY BİLMEDİKLERİ BİR ŞEKİLDE YARATMIŞTIR 62

64 بطون أ مها والا بصار وجعل لكم السمع والله أخرجكم من تكم لا تعلمون شيي ا والا في دة لعلكم تشكرون Allah sizi, analarınızın karnından çıkarmıştır. Hiçbir şey bilmiyordunuz. Fakat şükredesiniz diye size kulak, göz ve kalp vermiştir. (Nahl: 78) 140) ÜÇ EMİR ÜÇ HARAM بالعدل الفحشاء والمنكر ذي القربى وينهى عن إن الله يا مر والا حسان وإيتاء والبغي يعظكم لعلكم تذكرون Allah; adaletli olmayı, iyilik etmeyi ve yakınlara vermeyi emreder; (her çeşit) haramdan, kötülükten ve zorbalıktan da men eder, öğüt alasınız diye size va z ve nasihat eder. (Nahl: 90) 141) ALLAH IN AHDİNE BAĞLILIK بعهد الله إذا عاهدتم ولا تنقضوا الا يمان وأوفوا إن ما تفعلون يعلم عليكم كفيلا الله بعد توكيدها وقد جع لتم الله Ahidleştiğiniz zaman, Allah ın ahdini yerine getirin; pekiştirdikten sonra yeminleri bozmayın; hani Allah ı kendinize şahit tutmuştunuz? Allah şüphesiz yaptığınız şeyleri bilir. (Nahl: 91) 63

65 142) MÜ MİN ERKEK VE KADINLARA ALLAH TEMİZ BİR HAYAT VERİR صالحا من ذكر ولنجزين هم عمل أو أ نثى وهو مو من فلنحيين ه حياة طيبة من أجرهم با حسن ما كانوا يعملون Erkek olsun kadın olsun mü min olduğu halde kim iyi iş işlerse, ona güzel bir hayat yaşatırız. (Kıyamet günü de) onlara ecirlerini, işlemiş olduklarının en güzeliyle öderiz. (Nahl: 97) 143) MÜ MİNİN İMANLARINDA İKRAHLA KARŞILAŞMASI بعد إيمانه أ كره شرح بالله من إلا من وقلبه مطمي ن بالا يمان ولكن من من كفر بالكفر صدرا فعليهم غضب من الله ولهم عذاب عظيم Kalbi iman ile dopdolu olduğu halde küfre zorlanan kimse dışında, imanından sonra Allah ı inkâr eden ve küfre göğüs açan kimselere, Allah katından bir azap gelir. Onlar için büyük bir azap vardır. (Nahl: 106) 144) ALLAH A İMAN EDENLER O NUN NİMETLERİNİN ŞÜKRÜNÜ EDA EDERLER رزقكم الله حلالا طيبا واشكروا نعمت ا لله إن كنتم إياه تعبدون فكلوا مما O halde, (ey mü minler!) eğer Allah a ibadet ediyorsanız, O nun helal ve temiz olarak size verdiğiniz rızıktan yiyin ve Allah ın nimetine şükredin. (Nahl: 114) 64

66 145) KÖTÜLÜKTEN SONRA TEVBE ربك من من ذلك وأصلحوا إن إن ربك للذين عملوا السوء بجهالة ثم تابوا بعد ثم رحيم بعدها لغفور Sonra şüphesiz Rabbin, cahillik sebebiyle kötülük yapan, sonra da bunun ardından tevbe edip durumunu düzeltenleri (bağışlayacaktır). Çünkü onlar tevbe ettikten sonra Rabbin, elbet çok bağışlayan, pek esirgeyendir. (Nahl: 119) 146) ALLAH İNSAN EHLİYLE BERABERDİR والذين هم محسنون الذين اتقوا إن الله مع Allah şüphesiz sakınanlarla ve kulluk görevini iyi yapanlarla beraberdir. (Nahl: 128) 147) KUR AN EN SAĞLAM DOĞRUYA İLETİR هي أقوم ويبشر المو منين الذين يعملون الصالحات أن إن هذا القرآن يهدي للتي أليما {10} بالا خرة أعتدنا لهم عذابا يو منون لهم أجرا كبيرا {9} وأن الذين لا Bu Kur an, en doğru yola iletir ve amel-i salih işleyen mü minlere büyük mükâfat bulunduğunu müjdeler. Ahirette iman etmeyenlere ise, onlara da acı bir azap hazırladık. (İsra: 9, 10) 148) HER İNSAN KENDİ AMELİYLE KIYAMET GÜNÜ GELECEKTİR في عنقه ونخرج له يوم القيامة كتابا منشورا {13} طا ي ره إنسان ألزمناه يلقاه وكل بنفسك اليوم عليك حسيبا يهتدي كتابك كفى {14} من اهتد ى فا نما اقرأ 65

67 يضل عليها ولا تزر وازرة وزر أ خرى وما كن ا معذبين حتى لنفسه ومن ضل فا نما نهلك قرية أمرنا مترفيها ففسقوا فيها فح ق وإذا أردنا أن نبعث رسولا {15} وكفى تدميرا القرون من بعد نوح وكم أهلكنا من عليها القول فدمرناها {16} بذنوب عباده خبيرا يوم ونخرج له إنسان ألزمناه طا ي ره في عنقه بربك وكل بنفسك اليوم عليك القيامة كتابا يلقاه منشورا {13} اقرأ كتابك كفى يضل عليها حسيبا {14} من اهتدى فا نما يهتدي لنفسه ومن ضل فا نما وإذا وزر أ خرى وما كن ا معذبين حتى نبع ث رسولا {15} وازرة تزر ولا مترفيها ففسقوا فيها فدمرناها نهلك قرية أمرنا فحق عليها القول أردنا أن تدميرا {16} وكم أهلكنا من بربك بذنوب وكفى القرون من بعد نوح بصيرا {17} عباده خبير ا Her insanın boynuna kendi amelini doladık. Kıyamet günü de kendisine açık göreceği bir kitap (veya amel defteri) çıkarırız. (Ona;) Kitabı oku; bu gün nefsin, bir hesapçı olarak sana yeter. (deriz.) Kim Hak yola girerse kendisi için girmiş olur. Kim de saparsa kendi aleyhine sapmış olur. Hiçbir günahkar başkasının günahını çekmez. Biz bir peygamber göndermedikçe (hiçbir kavme) azap etmeyiz. Bir kasabayı helak etmek istediğimiz zaman, ileri gelenlerine (itaati) emrederiz; fakat onlar orada (itaatten çıkıp) fısk-u fücur işlerler. Bunun üzerine kasabaya azap vacip olur. Biz de onu yerle bir ederiz. Nuh tan sonra nice nesilleri (böyle) helak etmişizdir. (Ey Muhammed!) Kullarının günahlarını hakkıyla bilen ve gören (bir ilah) olarak Rabbin yeter. (İsra: 13-17) 66

68 149) DÜNYAYI İSTEYENLERLE AHİRETİ İSTEYENLER فيها ما نشاء لمن نريد ثم جهن م يصلاها العاجلة عجلنا له يريد جعلنا له من كان فا ولي ك الا خرة وسعى لها مو من وهو سعيها ومن أراد مذموما مدحورا {18} نمد هو لاء وهو لاء من عطاء وما كان ربك كان سعيهم مشكورا {19} كلا أكبر وللا خرة عطاء ربك محظورا {20} انظر كيف فضلنا بعضهم على بعض درجات وأكبر تفضيلا {21} لا تجعل مع الله إلها آخر فتقعد مذموما مخذولا {22} Kim çabucak gelip geçen dünyayı dilerse, biz de orada ona dilediğimiz şeyi dilediğimiz kimse için vermekte acele ederiz; sonrada ona cehennemi hazırlarız. Yerilmiş ve kovulmuş olarak oraya girer. Her ki de mü min olarak ahireti isterse ve çalışmasını oraya uygun bir şekilde yaparsa, işte böylelerinin çalışmaları (Allah katında) mükâfatlandırılmaya değer bulunur. (Fakat ister mü min olsun ister kâfir olsun, dünyada) hem onlara hem onlara, hepsine de Rabbinin bir kısım nimetlerini ulaştırırız. Zaten Rabbinin ihsanı hiç kimseye men edilmiş değildir. Nitekim bak, (mü min olsun kâfir olsun, rızk yönünden) bazısını bazısından nasıl üstün kılmışızdır. Oysa ahirette daha büyük dereceler ve daha büyük üstünlükler vardır. Allah ile birlikte bir başka ilah edinme. Aksi halde kötülenmiş ve terkedilmiş olursun. (İsra: 18-22) 67

69 150) ANNE VE BABAYA KARŞI EDEP إلا إياه وبالوا أحدهما إحسانا إما يبلغن عندك الكبر وقضى ربك ألا تعبدوا لدين واخفض لهما كلاهما فلا تقل لهما أ ف ولا تنهرهما وقل لهما قولا كريما {23} أو بما الرحمة وقل رب ارحمهما كما رب ياني صغيرا {24} أعلم من الذل جناح ربكم صالحين فا نه كان للا وابين غفورا {25} وآت ذا القربى في نفوسكم إن تكونوا تبذر تبذيرا المبذرين إخوان السبيل ولا إن {26} كانوا والمسكين وابن حقه رحمة من الش ياطين وكان الش يطان لربه كفورا {27} وإما تعرضن عنهم ابتغاء عنقك ولا لهم قولا تجعل يدك مغلولة إلى ربك ترجوها فقل ميسورا {28} ولا إن ربك البسط فتقعد ملوما محسورا يبسط الرزق لمن يشاء {29} تبسطها كل بصيرا {30} بعباده خبيرا ويقدر إنه كان Rabbin kendisinden başkasına ibadet etmemenizi ve anaya babaya iyilik etmenizi emretmiştir. Eğer onlardan biri, her ikisi de senin yanında ihtiyarlığa erişirse, onlara uf bile deme. Onları azarlama, onlara güzel söz söyle. Onlara merhametle ileri gelen tevazu kanadını indir ve Rabbim! Onları küçükken bana bakıp terbiye ettikleri gibi, Sen de onlara merhamet et. de. Rabbiniz içinizdeki daha iyi bilir. Eğer iyi kimseler olursanız, O, şüphesiz sığınanlar için çok bağışlayıcıdır. Akrabaya, düşküne ve yolda kalmışa hakkını ver; fakat saçıp savurma. Zira saçıp savuranlar, şeytanların kardeşleridir. Şeytan ise, Rabbine karşı çok nankördür. Eğer Rabbinden umduğun rızkı talep etmek maksadıyla onlardan uzaklaşırsa, hiç olmazlarsa onlara yumuşak söz söyle. Elini boynuna asıp bağlama; onu büsbütün de açıp yayma. Aksi halde kötülenmiş olur, pişmanlık duyarsın. Rabbin şüphesiz diledi, kimsenin rızkını genişletir ve daraltır; zira O, kullarını bilendir, görendir. (İsra: 23-30) 151) MÜ MİN LER SÖZLERİN EN GÜZELİNİ SÖYLERLER 68

70 هي أحسن إن الش يطان ينزغ بينهم إن الش يطان كان لعبادي يقولوا التي وقل للا نسان عدوا مبينا Kullarıma, müşriklerle en güzel şekilde konuşmalarını söyle. Zira şeytan, aralarını bozmak ister. Zaten o, insana karşı apaçık bir düşmandır. (İsra: 53) 152) İNSANOĞLU SEÇKİN KILINMIŞTIR الطيبات وفضلناهم على والبحر ورزقناهم من وحملناهم في البر ول قد كرمنا بني آدم تفضيلا خلقنا {70} يوم ندعو كل أ ناس با مامهم فمن أ وتي كتابه كثير ممن هذه أعمى فتيلا في بيمينه فا و لي ك يقرؤون كتابهم ولا يظلمون {71} ومن كان فهو في الا خرة أعمى وأضل سبيلا {72} Biz, Âdemoğullarını şereflendirdik; onları karada ve denizde taşıdık; temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve yarattıklarımızdan birçoğuna tam manasıyla üstün kıldık. Bütün insanları kendi kitaplarıyla birlikte çağırdığımız gün kitabı sağından verilen kimseler... İşte bunları (sevinç içinde) kitaplarını okurlar. Onlara en küçük bir haksızlık yapılmaz. Her kim bu dünyada kör olursa, o, ahirette de kördür ve yol bakımından da daha sapıktır. (İsra: 70-72) 69

71 153) NAMAZ VE FECİR VAKTİNDE KUR AN OKUMAK الفجر الفجر كان الليل وقرآن أقم الصلاة لدلوك الش مس إلى غسق إن قرآن مقاما ومن الليل فتهجد به عسى أن يبعثك ربك نافلة لك مش هودا {78} صدق واجعل لي صدق وأخرجني مخرج مدخل محمودا {79} وقل رب أدخلني من لدنك سلطانا نصيرا {80} Güneşin batıya yönelmesinden gecenin karanlığına kadar ki namazı ve sabah namazını kıl. Sabah namazı (melekler tarafından) şahit olunan bir namazdır. Geceleyin sana mahsus nafile olmak üzere namaza kalk. Belki böylece Rabbin seni övülecek bir makama yükseltir. (Ey Muhammed!) De ki; Rabbim! Beni (dünya ve ahirette koyacağın yere) doğrulukla koy; (çıkaracağın yerden de ) doğrulukla çıkar. Bana katından yardım edici bir delil ver. (İsra: 78-80) 154) ALLAH I İSTEYENLERLE BERABER SABRETMEK والعشي تعد الذي و لا واصبر نفسك مع ن يدعون ربهم بالغداة يريدون وجهه الحياة تريد زينة هواه ذكرنا واتبع تطع من أغفلنا قلبه عن عيناك عنهم الدنيا و لا وكان أمره فرطا Nefsini, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla bir tut. Dünya hayatının süsüne kanarak gözlerini onlardan ayırma. Kalbini bizi zikretmekten gafil kıldığımız kendi nefsinin arzusuna uyan ve işi aşırılık olan kimseye itaat etme. (Kehf: 28) 70

72 155) MAL VE ÇOCUKLAR الصالحات والباقيات الحياة الدنيا المال والبنون زينة أملا وخير خير عند ربك ثوابا Mal ve oğullar, dünya hayatının süsüdür; baki kalacak iyi ameller ise, Rabbin katında sevap yönünden de, ümit yönünden de daha hayırlıdır. (Kehf: 46) 156) ALLAH I SAYAN SALİH AMEL İŞLESİN واحد فمن كان يرجو بشر مثلكم يوحى إلي أنما إلهكم إله قل إنما أنا به أحدا فليعمل عملا صالحا و لا يشرك بعبادة ر لقاء ربه Ve yine de ki; Ben de sizin gibi bir insanım. İlahınız tek bir ilah olduğu bana vahyediliyor. Her kim Rabbine kavuşmayı umuyorsa, iyi amel işlesin ve Rabbine ibadette hiç kimseyi ortak koşmasın. (Kehf: 110) 157) HİDAYETE ERENLER ALLAH KATINDA GÜZEL SAYILAN AMELLERİ TERCİH EDENLERDİR الذين اهتدوا هدى ويزيد الله وخير مردا والباقيات الصالحات خير عند ربك ثوابا Oysa doğru yolda olanların hidayetini Allah daha da artıracaktır. Sevabı kalacak olan iyi ameller, Rabbin katında sevap yönünden daha hayırlıdır; netice olarak da daha iyidir. (Meryem: 76) 158) ALLAH IN ZİKRİNDEN (KİTABINDAN) YÜZ ÇEVİRMEK 71

73 معيشة ضنكا ونحشره يوم القيامة {124} أع مى ذكري فا ن له ومن أعرض عن آياتنا بصيرا كذلك أتتك حشرتني أعمى وقد كنت {125} قال قال رب لم تنسى {126} وكذلك اليوم فنسيتها Kim de Beni anmaktan yüz çevirirse onun için dar bir geçim vardır. Kıyamet günü de onu kör olarak haşrederiz. O; Rabbim! Niçin beni kör olarak haşrettin; halbuki ben gören bir kimse idim? der. Allah ta şöyle buyurur; Öyle. Sana ayetlerimiz gelmişti de, sen onları unutmuştun; bugünde sen öyle unutulacaksın. (Taha: ) 159) HER NEFİS ÖLÜMÜ TADICIDIR ذاي قة ترج عون فتنة وإلينا الموت ونبلوكم بالش ر والخير كل نفس Her nefis ölümü tadacaktır. Bir imtihan olarak sizi şerle ve hayırla deneriz. Zaten yine bize döndürüleceksiniz. 160) ALLAH MÜ MİNLERİ SAVUNUR (Enbiya: 35) الذين إذا ذكر الله وجلت ومما رزقناهم ينفقون قلوبهم والصابرين على ما أصابهم والمقيمي الص لاة Allah şüphesiz iman edenleri savunur. Allah hiçbir hain ve nankörü de sevmez. (Hac: 38) 72

74 161) MÜ MİNLER YERYÜZÜNÜN HÜKÜM SAHİBİ OLAMAZ الا رض أقاموا الص لاة مكن اهم في الذين إن المنكر ولله عاقبة الا مور وأمروا بالمعروف ونهوا عن وآتوا الزكاة O yurtlarında çıkarılanlar, biz yeryüzünde yerleştiğimiz takdirde, namazı kılarlar, zekâtı verirler, iyiliği emredip kötülükten men ederler. Bütün işlerin sonu Allah a aittir. (Hac: 41) 162) CİHAD VE ŞEHADET جعل عليكم في من حرج ملة جهاده هو اجتباكم وما وجاهدوا في الله حق الد ين إبراهيم هو سماكم شهيدا المسلمين من قبل وفي هذا ليكون الرسول أبيكم الزكاة واعتصموا بالله هو فا قيموا الص لاة وآتوا عليكم وتكونوا شهداء على الن اس فنعم المولى ونعم الن صير لا وم كم Allah yolunda, O na layık bir şekilde cihad edin. O, sizi seçmiş ve dinde babanız İbrahim in dini olarak üzerinize herhangi bir güçlük yüklememiştir. Daha önceki kitaplarda ve bu Kitap da, peygamberlerin size şahit olması, sizinde diğer insanlara şahit olmanız için, sizi Müslüman diye isimlendirmiştir. Bu itibarla namazı dosdoğru kılın; zekâtı verin ve Allah a sımsıkı sarılın. O sizin Mevla nızdır. O, ne güzel bir Mevla ve ne güzel bir yardımcıdır. (Hac: 78) 73

75 163) MÜ MİNLERİN ON İKİ SIFATI المو منون خاشعون عن الذين هم في ص لا م والذين هم {2} قد أفلح {1} والذين هم للزكاة والذين هم لفروجهم فاعلون {4} اللغو معرضون {3} ملومين {6} غير حافظون {5} إ لا على أزواجهم أو ما ملكت أيمانهم فا نهم والذين هم لا مانا م وعهدهم هم العادون {7} فا ولي ك ذلك فمن ابتغى وراء صلوا م يحافظون الوارثون {10} والذين هم على أ ولي ك هم {9} راعون {8} الذين يرثون الفردوس هم فيها خالدون {11} Mü minler kurtuluşa ermişlerdir. Çünkü namazlarında huşû duyanlar onlardır. Boş şeylerden yüz çevirenler onlardır. Zekat veren onlardır. Irzlarını koruyanlar onlardır. Ancak eşleri, yahut sahibi oldukları cariyeler bunun dışındadır ve bunlar yüzünden kötülenmezler. Bundan başkasını isteyenler ise, işte bunlar haddi aşanlardır. Keza emanetlerine ve ahidlerine riayet edenler onlardır. Namazlarını koruyanlar onlardır. Ve bunlar Firdevs cennetlerine varis olacaklar Ve orada ebedi kalacaklardır. (Mü minun: 1-11) يو منون مشفقون هم با يات ر م خشية ر م الذين هم من {57} والذين إن والذين هم بر م لا يشركون { 59 }والذين يو تون ما آتوا وقلوبهم وجلة {58} راجعون لها أ ولي ك يسارعون في الخيرات وهم ر م {60} أنهم إلى سابقون {61} Oysa Rablerinin korkusundan titreyenler; Rablerinin ayetlerine iman edenler, 74

76 Rablerine şirk koşmayanlar, Rablerine döneceklerinden, verdiklerini kalpleri korkarak verenler; İşte, iyilik hususunda yarış edenler ve öne geçenler bunlardır. (Mü minun: 57-61) 164) ALLAH IN RASULÜ (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) İNSANLIĞI ALLAH A DAVET EDEN EN DOĞRU İNSANDIR وإنك لتدعوهم إلى صراط مستقيم Aslında sen onları dosdoğru bir yola davet ediyorsun. (Mü minun: 73) 165) GÖZ, KULAK VE KALP ALLAH A ŞÜKRETMEKLE HUZUR BULUR وهو تشكرون {78} الذي أنشا لكم السمع و قليلا ما الا بصار والا في دة وهو الا رض وإليه تحشرون الذي ذرأكم في ويميت وله {79} وهو الذي يحيي اخت لاف الليل والن هار أف لا تعقلون {80} Oysa sizin için kulak, göz ve kalp yaratan O dur. Ne kadar da az şükrediyorsunuz. Sizi yeryüzünde yaratıp yayan da O dur ve yine O nun huzurunda toplanacaksınız. Size hayat veren ve öldürende keza O dur. Gece ve gündüzün birbiri arkasına gelip gitmesi de O na aittir; hiç aklınızı kullanmıyor musunuz? (Mü minun: 78-80) 75

77 166) İNSANOĞLU BAŞIBOŞ YARATILMAMIŞTIR أفحسبتم أنما خلقناكم عبثا وأنكم إلينا لا ترجعون {115} فتعالى الله الملك الله إلها آخر لا إله إ لا هو رب العرش الكر ومن يدع مع الحق لا يم {116} عند ربه إنه اغفر به فا نما حسابه وقل رب لا يفلح الكافرون {117} برهان له الراحمين {118} خير وارحم وأنت Bizim sizi boşuna yarattığımızı ve bize geri döndürülmeyeceğinizi mi sandınız? Kendisinden başka ilah olmayan gerçek hükümdar, şerifi büyük Arş ın Rabbi olan Allah çok yücedir. Kim Allah ile beraber, varlığına hiçbir delil bulunmayan başka bir ilaha ibadet ederse, onun hesabı Rabbi yanındadır. Gerçek şudur ki, kâfirler asla iflah olmayacaktır. (Ey Muhammed!) De ki; Rabbim! Bağışla ve merhamet et. Sen, merhametlilerin en hayırlısısın. (Mü minun: ) 167) MÜ MİNLER ARASINDA FUHŞUN YAYILMASINI İSTEYENLER تشيع الفاحشة في الذين آمنوا لهم عذاب أليم يحبون أن إن الذين والا خرة والله يعلم وأنتم تعلمون لا في الدنيا İman edenler arasında fuhşun yayılmasını arzu edenlere, dünya ve ahirette çok acı bir azap vardır; Allah her şeyi bilir, fakat siz bilmezsiniz. (Nur: 19) 76

78 168) MÜ MİNLER ŞEYTAN ADIMLARINA UYMAZLAR الش يطان ومن يتبع الش يطان فا نه الذين آمنوا لا تتبعوا خطوات خطوات يا أيها أحد أبدا الله عليكم ورحمته ما زكا منكم من والمنكر ولو لا فضل بالفحشاء يا مر سميع عليم ولكن الله يزكي من يشاء والله Ey iman edenler! Şeytanın adımlarına ayak uydurmayın. Her kim ona ayak uydurursa, bilsin ki o, hayâsızlığı ve kötülüğü emreder. Eğer üzerinizde Allah ın lütfu ve merhameti olmasaydı, içinizden hiçbiri ebediyen temize çıkmazdı. Fakat Allah, dilediğini temize çıkarır; Allah, hakkıyla işiten, hakkıyla bilendir. (Nur: 21) 169) MÜ MİNLERİN EVLERİNE GİRME EDEBİ وتسلموا على بيوتكم حتى تستا نسوا ذين تدخلوا بيوتا غير يا أيها ال آمنوا لا لكم لعلكم تذكرون ذلكم خير أهلها Ey iman edenler! Evlerinizden başka evlere izin almadan ve ev halkına selam vermeden girmeyin. Eğer düşünecek olursanız, bu sizin için daha hayırlıdır. 170) HİCAB AYETİ (Nur: 27) بما للمو منين يغضوا من أبصارهم ويحفظوا فروجهم لهم إن الله خبير ذلك أزكى قل للمو منات و لا أبصارهن ويحفظن فروجهن وقل يغ ضضن من يصنعون {30} جيو ن يبدين زينتهن بخمرهن على منها وليضربن لاو يبدين زينتهن إ لا ما ظهر لبعولتهن أو آباي هن أو آباء بعولتهن أو أ بناي هن أو أبناء بعولتهن إخوا ن أو إلا أخوا ن أو نساي هن التابعين غير إخوا ن أو بني أو ما ملكت أيمانهن أو بني أو الذين لم يظهروا على عورات النساء يضربن أ ولي الا ربة من الرجال أو الطفل لاو 77

79 لاص يخفين من زينتهن وتوبوا ليعلم ما با رجلهن تفلحون {31} لعلكم المو منون الله جميعا أيها إلى (Ey Muhammed!) Mü min erkeklere söyle de, gözlerini harama bakmaktan sakınsınlar ve mahrem yerlerini korusunlar; bu, onlar için daha temizdir. Şüphe yoktur ki Allah, onların ne yaptıklarından hakkıyla haberdardır. Mü min kadınlara da söyle; onlarda gözlerini haramdan sakınsınlar ve iffetlerini (zinadan) korusunlar. Kendiliğinden görünenler dışında ziynetlerini göstermesinler. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar ve kocalarından, kocalarının oğullarından, kardeşlerinden, kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, mü min kadınlarından, elleri altındaki cariyelerden, kadına ihtiyacı olmayan iktidarsız erkeklerden, tabileri olan hizmetçilerden ve kadınların avret yerlerini henüz bilmeyen çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Ziynetlerinden gizledikleri şeylerin görünmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey Mü minler! Hep birden Allah a tevbe edin de kurtuluşa eresiniz. (Nur: 30, 31) 171) AİLE İÇİNDE İZİN İSTEME EDEBİ الذين آمنوا والذين لم يبلغ منكم الذين ملكت أيمانكم ليستا ذنكم الحلم وا يا أيها مرات من قبل ص لاة الفجر وحين تضعون ثيابكم من الظهيرة بعد ومن ثلاث ة العشاء ث لاث عورات لكم ليس عليكم لاو عليهم جناح بعدهن طوافون كذلك يبين الله لكم الا يات والله عليم حكيم عليكم بعضك م على بعض Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan köle, cariye ve hizmetçilerinizle, içinizden ergenlik çağına erişmemiş olanlar, (odanıza girebilmek için) sizden üç defa izin istesinler. Sabah namazından önce; öğle sıcağının bastırdığı vakit elbiselerinizi çıkarıp koyduğunuz ve bir de yatsı namazından sonra. Bunlar sizin çıplak bulunabileceğiniz üç vakittir. Bunun dışındaki vakitlerde, sizin yanınıza girip çıkmalarında, gerek size gerekse onlara bir günah yoktur. Allah, ayetlerini size işte böyle açıklar. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir. (Nur: 58) 78

80 172) EVLERE GİRİŞ EDEBİ ليس على الا عمى حرج و لا على الا عرج حرج و لا على المر يض حرج و لا على من بيوتكم أو بيوت آباي كم أو بيوت أ مهاتكم بيوت أنفسكم أن تا كلوا أو إخوانكم أو بيوت أخواتكم أو بيوت أعمامكم أو بيوت عماتكم أو بيوت بيوت خا جناح ليس عليكم صديقكم أخوالكم أو لاتكم أو ما ملكتم مفاتحه أو جميعا أو أشتاتا فا ذا دخلتم بيوتا فسلموا على أنفسكم تحية من عند أن تا كلوا الا يات لعلكم تعقلون الله لكم الله مباركة طيبة كذلك ي بين Köre bir sorumluluk yoktur; topala ve hastaya bir sorumluluk yoktur. Keza size de kendi evinizde yemenizde yahut babalarınızın evlerinde yahut annelerinizin evlerinde yahut amcalarınızın evlerinde yahut halalarınızın evlerinde yahut dayılarınızın evlerinde yahut teyzelerinizin evlerinde yahut da anahtarları elinizde bulunan kâhyası olduğunuz evlere, yahut da arkadaşınızın evinde yemenizde bir günah yoktur. Topluca veya ayrı ayrı yemenizde de size bir günah yoktur. Evlere girdiğiniz zaman, kendinizden olan içeridekilere, Allah katından esenlik, bereket ve iyilik dileyerek selam verin. İşte Allah, aklınızı kullanırsınız diye size ayetlerini böyle açıklar. (Nur: 61) 79

81 173) GÖLGE VE GÜNEŞİN HAREKETİ ساكنا ثم جعلنا الش مس عليه دليلا لجعله ألم تر إلى ربك كيف مد الظل ولو شاء إلينا قبضا يسيرا لباسا جعل الليل الذي لكم وهو {45} ثم قبضناه {46} أرسل الرياح بشرا بين يدي وهو الذي وجعل ا لن هار نشورا {47} والن وم سباتا مما خلقنا لنحيي به بلدة ميتا ونسقيه من السماء ماء طهورا {48} رحمته وأنزلنا أنعاما وأناسي كثيرا {49} Rabbini görmüyor musun, gölgeyi nasıl uzatıyor; eğer dileseydi onu sabit kılardı. Sonra güneşi ona delil kılmışızdır. Sonra da onu kendimize yavaş yavaş çekmişizdir. Geceyi örtü, uykuyu dinlenme ve gündüzü de dirilip çalışma zamanı yapan Allah tır. Rahmetinin önünden rüzgârları müjdeci olarak gönderen de Allah tır. Nitekim gökten, ölü bir beldeye hayat vermek ve yarattığımız birçok hayvan ve insanı sulamak için tertemiz bir su indirmişizdir. (Furkan: 45-49) 174) MÜ MİNLERİN SIFATLARI الا رض هونا وإذا خاطبهم الجاهلون قالوا س لاما الذين يمشون على وعباد الرحمن والذين يبيتون لر م سجدا وقياما اصرف عن ا {64} والذين يقولون ربنا {63} ومقاما {66} عذابها كان غراما إن مستقرا {65} إ نها ساءت عذاب جهن م والذين إذا أنفقوا لم يسرفوا ولم يقتروا وكان بين ذلك قواما والذين لا {67} بالح ق و ومن الله إلها آخر و لايقتلون الن فس التي حرم الله إ لا لا يزنون يدعون مع القيامة ويخلد فيه مهانا العذاب يوم يفعل ذلك يلق أثاما {68} يضاعف له وعمل عملا صالحا فا ولي ك يبد ل الله سيي ا م {69} إلا من تاب وآمن رحيما {70} يتوب إلى وكان الله غفورا حسنات وعمل صالحا فا نه ومن تاب 80

82 وإذا مروا باللغو مروا كراما {72} والذين لا يشهدون الزور الله متابا {71} إذا ذكروا با يات ر م يقولون والذين لم يخروا عليها صما وعميانا والذين {73} أ ولي ك وذرياتنا قرة أعين واجعلنا أزواجنا من إماما {74} للمتقين ربنا هب لنا فيها تحية وس خالدين حسنت يجزون الغرفة بما صبروا ويلقون لاما {75} فيها بكم ربي فسوف مستقرا ومقاما {76} قل ما يعبا لولا دعاؤكم فقد كذبتم يكون لزاما {77} Rahman ın kulları yeryüzünde tevazu ile yürüyen, cahiller kendilerine laf attıkları zaman, (aynı şekilde mukabele etmeyip) selam diyen kimselerdir.gecelerini, Rableri için secde ederek ve kıyama durarak geçirenlerdir.rabbimiz! Cehennem azabını bizden çevir. Onun azabı devamlıdır. Orası kalmak için kötü bir yer ve kötü bir makamdır. diyenlerdir. Sarf ettikleri zaman hem israf, hem de cimrilik etmeyen, fakat ikisi arasında orta bir yol tutanlardır. Allah ile beraber başka bir ilaha yalvarmayanlar, hak yolla olmadıkça Allah ın haram kıldığı nefsi öldürmeyenler ve zina etmeyenlerdir. Kim bunları yaparsa, günahının cezasını bulur. Kıyamet günü, onun azabı kat kat artırılır; orada, zelil olarak ebediyen kalır. Ancak, onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir. Kim tevbe eder iyi iş yaparsa, tevbesi makbul olarak Allah a döner. (Keza Rahman ın kulları) yalan yere şahidlik etmeyen ve boş laf edenlerle karşılaştıklarında vakarla geçip gidenlerdir. Rablerinin ayetleri zikrolunduğu zaman, onlara karşı sağır ve kör davranmayanlardır. Rabbimiz! Bize eşlerimizden ve nesillerimizden gözlerimizi bebeği iyi insanlar ihsan et. Bizi, Allah tan sakınanlara önder yap diyenlerdir. İşte bunlar, sabretmeleri dolayısıyla cennette en yüksek derecelerle mükâfatlandırılacaklar ve orada esenlik ve selamet dileğiyle karşılanacaklardır. Orada ebedidirler; kalınacak ne güzel bir yer ve makam! (Ey Muhammed!) De ki; İbadetiniz olmazsa, Rabbiniz size neden değer versin? Oysa siz yalanladınız; bu yüzden azab sizi bırakmayacaktır. (Furkan: 63-77) 81

83 175) TEVHİD-İ RUBUBİYET [İBRAHİM (as) DUASI] الذي خلقني فهو يهدين {78} والذي هو يطعمني ويسقين مرضت وإذا {79} يشفين {80} والذي يميتني ثم يحيين يغفر لي والذي أطمع أن فهو {81} خطيي تي يوم الد ين {82} رب هب لي حكما وألحقني بالصالحين {83} الا خرين {84} من ورثة جن ة الن عيم {85} صدق في لسان واجعلني واجعل لي يوم لا من الضالين لا بي إنه كان {86} لاو تخزني يوم يبعثون {87} واغفر ينفع مال و لا بنون {88} إلا من أتى الله بقلب سليم {89} Beni yaratan O dur; bana hidayet eden de O dur. Keza beni yediren ve içiren O dur. Hasta olduğum zaman yine O bana şifa verir. Beni öldürecek, sonra yine diriltecek olan O dur. Kıyamet günü hatalarımı bağışlamasını ümit ettiğim O dur. Rabbim! Bana hikmet ver ve beni iyiler arasına kat. Benden sonrakiler içinde, beni iyi dille anılanlardan eyle. Beni nimet cennetinin varislerinden kıl. Babamı da bağışla; o, şüphesiz sapıklardan biriydi. İnsanların yeniden dirilecekleri gün beni rezil etme. Zira o gün, ne mal fayda verir ne de oğullar! Meğerki insan, Allah a tertemiz bir kalple gelmiş olsun. (Şuara: 78-89) 82

84 176) FESAD ÇIKARANLARA İTAAT ETMEMEK يصلحون لاو تطيعوا أمر المسرفين {151} {152} الا رض الذين يفسدون في لاو Aşırı gidenlerin emrine itaat etmeyin. Onlar yeryüzünde bozgunculuk yapıyor, fakat ıslah etmiyorlar. (Şuara: 151, 152) 177) ŞUAYB IN (AS) TEVHİDE DAVETİ YA DA FITRAT AHLÂKINA ÇAĞRISI لهم شعيب أ لا تتقون {177} إني لكم رسول أمين {178} فاتقوا الله إذ قال وأطيعون العالمين إن أجري إ لا على رب {179} وما أسا لكم عليه من أجر المخسرين بالقسطاس من الكيل و لا تكونوا {181} وزنوا {180} أوفوا المستقيم مفسدين الا رض الن اس أشياءهم و لا تعثوا في تبخسوا {182} لاو {183} واتقوا الذي خلقكم والجبلة الا ولين {184} Şuayb onlara demişti ki; Hiç Allah tan korkmuyor musunuz? Ben sizin için güvenilir bir peygamberim. Bu itibarla Allah tan korkun ve bana itaat edin. Bu işe karşılık bir ücret istemiyorum. Benim ücretim, ancak âlemlerin Rabbi Allah a aittir. Ölçüyü tam yapın ve eksik tartanlardan olmayın. Doğru terazi ile tartın. İnsanların haklarını eksiltmeyin, yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayın. Sizi ve daha önceki nesilleri yaratan Allah tan korkun. (Şuara: ) 83

85 178) KİMSE SEVMEDİĞİNİ ALLAH DİLEMEDİKÇE HİDAYETE ERDİREMEZ إنك لا حببت تهدي من أ ولكن بالمهتدين يهدي من يشاء وهو أعلم الله (Ey Muhammed!) Sen, sevdiğin kimseye hidayet edemezsin; fakat Allah dilediğine hidayet eder. O, hidayete layık olanları iyi bilir. (Kasas: 56) 179) ALLAH RASÜL GÖNDERMEDEN KİMSEYE AZAP VERMEZ آياتنا وما القرى حتى يبعث في أ مها رسولا يتلو عليهم مهلك وما كان ربك ظالمون القرى إ لا وأهلها مهلكي كن ا Rabbin, ana şehirlere, kendilerine ayetlerimizi okuyan bir peygamber göndermedikçe hiçbir şehrin helak edicisi olmamıştır. Biz ancak ahalisi zalim olan şehirleri helak etmişizdir. (Kasas: 59) 180) ALLAH KATINDA OLAN DAHA HAYIRLIDIR عند أ وتيتم من شيء فمتاع الحياة الدنيا وزينتها وما وما تعقلون الله خير وأبقى أف لا Size verilen her şey, dünya hayatının bir geçimliği ve süsüdür. Allah katında olan şeyler ise daha hayırlı ve daha devamlıdır. Hiç aklınızı kullanmıyor musunuz? (Kasas: 60) 181) ALLAH A HAMD VE TEVHİD 84

86 ترجعون إله إ والا خرة وله الحكم وإليه الحمد في الا ولى و الله لا لا هو له وه O, kendisinden başka ilah bulunmayan Allah tır. Dünyada ve ahirette hamd, O na mahsustur; hüküm O nundur; yine O na döndürüleceksiniz. (Kasas: 70) 182) MÜ MİNLERİN DÜNYA MALINA SAHİP OLANLARIN HAYATINA ÖZENMEMESİ إن قارون كان من قوم موسى فبغى عليهم وآتيناه من الكنوز ما إن مفاتحه لتنوء بالعصبة أ ولي القوة إذ قال له قومه لا تفرح إن الله يحب الفرحين وابتغ {76} لا الا خرة و فيما آتاك الله الدار وأحسن كما أحسن الله من الدنيا نصيبك تنس لا فسدين {77} الا رض إن الله في إليك لاو تبغ الفساد لا يحب الم Karun Musa kavminden idi; fakat onlara karşı azmıştı. Bizde ona öyle bir hazine vermiştik ki, onun anahtarları kuvvet sahibi kalabalık bir cemaate ağır gelirdi. Bir gün kavmi ona şöyle demişti; Şımarma, Allah şımaranları sevmez. Allah ın sana verdiği şeylerde ahiret yurdunu ara, dünyadaki nasibini de unutma. Allah ın sana iyilik ettiği gibi sende iyilik et. Yeryüzünde fesad peşinde koşma, Allah fasidleri sevmez. (Kasas: 76, 77 ) 183) İYİLİK YAPANIN ECRİ السيي ات بالحسنة فله خير منها ومن جاء بالسيي ة ف الذين عملوا من جاء لا يجزى إلا ما كانوا يعملون Kim iyilikle gelirse, ona yaptığı iyiliğin daha hayırlısı vardır. Kim de kötülükle gelirse, o kötülükleri ancak işlemiş oldukları kadar cezalandırılır. 85

87 (Kasas: 84) 184) MÜ MİN VE AMELİ العالمين آمنوا لنفسه إن الله لغني عن والذين {6} ومن جاهد فا نما يجاهد سيي ا م يعملون الصالحات لنكفرن عنهم ولنجزين هم أحس ن الذي كانوا وعملوا {7} Her kim (gerek düşmana karşı ve gerekse nefsine karşı) savaşırsa, sadece kendisi için savaşmış olur. Zira Allah âlemlerden müstağnidir. İman edenlerin ve salih amel işleyenlerin kötülüklerini mutlaka örter ve onları mutlaka işlemiş olduklarının en güzeliyle mükâfatlandırırız. (Ankebut: 6, 7) 185) ALLAH IN YARATMA AYETLERİ الله يسير سيروا الله الخلق ثم يعيده إن ذلك على {19} قل يبدئ يروا كيف أولم الا رض فانظرواك يف بدأ الخلق ثم الله ينشي الن شا ة الا خرة إن الله على كل في شيء قدير {20} Allah, yaratmayı nasıl başlatıyor, sonra nasıl onu iade edecek anlamıyorlar mı? Oysa bu Allah a daha kolaydır. De ki; Yeryüzünde dolaşın ve Allah ın yaratmaya nasıl başladığını araştırın. Sonra Allah, son yaratmayı da yapacaktır. Şüphesiz Allah, her şeye kadirdir. (Ankebut: 19, 20) 86

88 186) ALLAH TAN GAYRİLERİNİ VELİ (DOST) EDİNENLER دون الله أولياء ك العنكبوت الذين اتخذوا من مثل مثل البيوت لبيت العنكبوت يعلمون {41} لو كانوا وإن أوهن اتخذت بيتا Allah tan başka dost edinenlerin durumu, kendine ev yapan örümceğin durumu gibidir; zira evlerin en çürüğü, şüphe yoktur ki örümceğin evidir. Keşke bunu bilselerdi. (Ankebut: 41) 187) NAMAZ FAHŞA VE MÜNKERDEN ALIKOYAR الكتاب وأقم الص لاة إن الص عن الفحشاء أ وحي إليك من لاة تنهى ما اتل يعلم م تصنعون أكبر والله الله ا ولذكر والمنكر (Ey Muhammed!) Kitaptan sana vahyolunanları oku; namazı da kıl; zira namaz, hayâsızlıklardan ve kötülüklerden korur. Allah ın zikri şüphesiz, (sizin için faydası) daha büyüktür. Allah, yaptıklarınızı bilir. (Ankebut: 45) 188) RIZKI GENİŞLETEN VE DARALTANDA ALLAH TIR الله يبسط الرزق لمن يشاء من شيء عليم عباده ويقدر له إن الله بكل Allah, kullarında dilediğine rızkı bol bol verir, dilediğine de kısar. Şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla bilir. (Ankebut: 62) 87

89 189) NEFİSLERİMİZDEKİ AYETLER بينكم مودة أنفسكم ومن آياته أن خلق لكم من وجعل لتسكنوا إليها أزواجا إن في ذلك يتفكرون لايات لقوم ورحمة Size kendi nefsinizden, kendisiyle huzura kavuşabileceğiniz eşler yaratıp aranıza sevgi ve merhamet koyması da O nun delillerindendir. Bunda şüphesiz düşünen kimseler için ibretler vardır. (Rum: 21) 190) GÜNDÜZ VE GECE AYETİ لايات تغاؤكم من فضله إن في ذلك ومن آياته منامكم بالليل والن هار واب يسمعون لقوم Geceleyin uyumanız, gündüzün O nun lütfundan rızk aramanızda O nun delillerindendir. Bunda da, şüphesiz dinleyen kimseler için ibretler vardır. 191) ALLAH A HANİF OLARAK YÖNELME (Rum: 23) فا قم وجهك للد ين عليها فطر الن اس حنيفا فطرة الله التي ولكن أكثر الن اس لا يعلمون ذلك الد ين القيم تبديل لخلق الله لا (Ey Muhammed!) Dosdoğru olarak yüzünü dine, Allah ın fıtratına çevir ki, insanları o fıtrat üzere yaratmıştır. Allah ın yaratmasında hiçbir değişme yoktur. İşte dosdoğru din budur, fakat insanların çoğu bilmez. (Rum: 30) 88

90 192) RIZKIN GENİŞLİĞİ DE DARLIĞI DA MÜ MİNLER İÇİN ALLAH IN BİR AYETİDİR يروا أن الله يبسط الرزق لمن يشاء ويقدر إن في ذلك يو منون لايات لقوم أولم Görmüyorlar mı ki Allah, rızkı dilediğine genişletir ve daraltır. İşte bunda, iman eden kimseler için ibretler vardır. (Rum: 37) 193) YERYÜZÜ İFSADI İNSAN ELİYLE OLMAKTADIR ظهر الفساد في البر والبحر بما كسبت يرجعون لعلهم الذي عملوا أيدي الن اس ليذيقهم بعض İnsanların elleriyle işledikleri yüzünden karada ve denizde fesad çıkmıştır. Allah ta belki yaptıklarından dönerler diye, onlardan bir kısmının cezasını onlara tattırır. (Rum: 41) 194) DALÂLETTE OLANLARI ANCAK ALLAH HİDAYETE ERDİRİ ادي العمي عن ض فهم مسلمون با ياتنا إن تسمع إ يو من لالتهم لا من وما أنت Körleri sapıklıklarından çevirip onlara hidayet edemezsin. Sen ancak ayetlerimize iman eden kimselere işittirebilirsin. Çünkü onlar Müslümandırlar. (Rum: 53) 195) İMAN ETMEYENLERE KARŞI SABIR 89

91 الذين لا يوقنون فاصبر إن وعد الله حق و لا ي ستخفن ك Bu itibarla (ey Muhammed!) sabret. Şüphe yoktur ki, Allah ın va di haktır. İnanmayanlar sakın seni sıkıntıya düşürüp gevşetmesin. (Rum: 60) 196) ALLAH ZİKRİNDEN ALIKOYAN SÖZLERİ SATIN ALMAK ومن الن اس من يشتري لهو الحديث أ ولي ك لهم عذاب مهين ليضل عن سبيل الله بغير علم ويتخذها هزوا İnsanlar içinde bilgisizce insanları Allah yolundan saptırmak ve onu alaya almak için sözleri satın alanlar bulunmaktadır. İşte bunlar için alçaltıcı bir azap vardır. (Lokman: 6) 197) LOKMAN IN (AS) OĞLUNA VASİYETİ بالمعروف وانه عن المنكر واصبر على ما أصابك إن أقم الص لاة وأمر يا بني الا رض مرحا إن الا مور {17} لاو تص عر خدك للن اس و في ذلك من عزم لا تمش يحب كل مختال فخور {18} واقصد في مشيكواغضض من صوتك إن الله لا الا صوات لصوت الحمير {19} أنكر Ey oğulcuğum! Namazı dosdoğru kıl; iyiliği emret, kötülükten men et, başına gelene de sabret. Bunlar azmedilmesi gereken işlerdendir. Büyüklenerek yüzünü insanlardan çevirme. Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Muhakkak ki Allah, kendini beğenip övünen hiç kimseyi sevmez. Yürüyüşünde mutedil ol, sesini de kıs; zira seslerin en çirkini muhakkak ki eşeklerin sesidir. (LOKMAN: 17-19) 90

92 198) KIYAMET GÜNÜNÜN HALİ يا أيها الن اس اتقوا ربكم واخشوا يوما لا يجزي والد عن ولده و لا مولود هو جاز والده شيي ا إن وعد الله بالله الغرور عن حق ف لا تغرنكم الحياة الدنيا و لا يغرنكم Ey insanlar! Rabbinizden sakının ve babanın çocuğu, çocuğunda babası adına hiçbir şey ödeyemeyeceği o günden korkun. Şurası muhakkaktır ki, Allah ın va di haktır. Bu itibarla, dünya hayatı sizi aldatmasın. Şeytanda Allah a güvendirerek sizi kandırmasın. (Lokman: 33) 199) MÜ MİNLERLE FASIKLAR الذين إذا ذكروا ا خروا سجدا وسبحوا بحمد وهم لا ر م با ياتنا إنما يو من يستكبرون {15} {س} تتجافى جنوبهم عن المضاجع يدعون ربهم خوفا أعين ومما رزقناهم ينفقون {16} فلا تعلم نفس ما أ خفي لهم من قرة وطمعا مو منا كمن كان فاسقا يستوون أفمن كان لا جزاء بما كانوا يعملون {17} الصالحات فلهم بما كانوا الذين آمنوا وعملوا جن ات الما وى نزلا {18} أما الذين فسقوا يخرجوا منها كلما أرادوا أن فما واهم الن ار يعملون {19} وأما تكذبون {20} وقيل فيها لهم ذوقوا عذاب الن ار الذي كنتم به أ عيدوا Ayetlerimize, ancak kendilerine hatırlatıldığı zaman, hemen secdeye kapananlar büyüklük taslamadan hamd ile Rablerine tesbih edenler, korkarak ve ümit ederek Rablerine yataklardan uzak kalanlar ve kendilerine rızk olarak verdiğimizden Allah yolunda sarf edenler inanır. Yaptıklarına mükâfat olmak üzere hoşlarına gidecek nimetlerden kendileri için gizli tutulan şeyleri hiç kimse bilemez. Hiç mü min olan kimse fasık olan gibi midir? Bunlar asla eşit olamazlar. İman edenler ve salih amel işleyenler için, yaptıklarına karşı mükâfat olarak kalınacak cennetler vardır. 91

93 Büyük günah işleyenler ise, onların kalacakları yerde ateştir. Orada her çıkmak isteyişlerinde oraya geri döndürülürler ve onlara; Yalanlamış olduğunuz ateşin azabını tadın. denir. (Secde: 15-20) 200) EN GÜZEL ÖRNEKLİK ALLAH IN RASULÜ(SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) NDEDİR حسنة لقد كان لكم في رسول الله أ سوة الله كثيرا وذكر لمن كان يرجو الله واليوم الا خر Siz [in için olduğu gibi] Allah ile ahiret gününü arzu eden ve Allah ı çokca zikredenler için de Allah ın Rasulü nde uyulması gereken en güzel bir örneklik vardır. (Ahzab: 21) 201) MÜ MİNLER ALLAH A VE RASUL E (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) İTAAT EDERLER والمو منات والصادقين والمو منين والمسلمات المسلمين والقانتين والقانتات إن والمتصد قات والمتصد قين والصابرين والصابرات الخاش والصادقات والخاشعات عين كثيرا والحافظين فروجهم والحافظات والذاكرين الله والصاي مين والصاي مات والذاكرات أعد الله لهم مغفرة وأجرا عظيما {35} وما كان لمو من و مو منة إذا لا الخيرة من أمرهم ومن يعص الله ورسوله فقد الله ورسوله أمرا أن يكون لهم قضى ضل ض لالا مبينا {36} Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mü min erkekler ve mü min kadınlar, itaatkâr erkekler ve itaatkâr kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, huşû duyan erkekler ve huşû duyan kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve ırzlarını koruyan kadınlar, Allah ı çok zikreden erkekler ve Allah ı çok zikreden kadınlar, işte Allah bunlar için mağfiret ve büyük mükâfat hazırlamıştır. 92

94 Allah ve rasulü, bir şeye hükmettikleri zaman, mü min erkek ve mü min kadının kendi işlerinde artık başka bir şeyi seçmeye hakları yoktur. Kim Allah a ve Rasulü ne karşı gelirse, apaçık bir sapıklığa düşmüş olur. (Ahzab: 35, 36) 202) MÜ MİNLERİN NAMAZLA RABLERİNİ TESBİH ETMELERİ وأصيلا {42} الذين آمنوا اذكروا الله ذكرا كثيرا {41} وسبحوه بكرة يا أيها لاي كته ليخرجكم الن ور وكان الذي يصلي عليكم وم الظلمات إلى من هو بالمو منين رحيما {43} تحيتهم يوم يلقونه س أجرا كريما {44} لهم لام وأعد Ey iman edenler! Allah ı çok zikredin. Sabah ve akşam O nu tesbih edin. Karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size mağfiret eden ve rahmet dileyen Allah ve melekleridir. Allah, mü minlere karşı çok merhametlidir. O na karşı kavuşacakları gün meleklerin onlara temennileri, Selam dır. Allah, onlar için kusursuz bir mükâfat hazırlamıştır. (Ahzab: 41-44) 93

95 203) RASÜL E (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) SALÂT VE SELAM إن الله وم لاي كته يصلون على الن بي يا أيها الذين وسلموا تسليما آمنوا صلوا عليه Allah ve melekleri peygambere salât etmektedirler; ey iman edenler! Sizde O na salât ve selam edin. (Ahzap: 56) 204) SEDİD OLAN SÖZÜ SÖYLEMEK الذين آمنوا اتقوا سديدا أعمالكم يا أيها الله وقولوا قولا {70} يصلح لكم عظيما {71} يطع الله ورسوله فقد فاز فوزا ويغفر لكم ذنوبكم ومن Ey iman edenler! Allah tan sakının ve doğru söz söyleyin ki, Allah amellerinizi ıslah etsin ve günahlarınızı bağışlasın; kim Allah a ve Rasulü ne itaat ederse büyük bir kurtuluşa ermiş olur. (Ahzap: 70, 71) 205) ŞEFAAT ANCAK ALLAH IN İZİN VERDİKLERİ İÇİN VARDIR أذن له حتى إذا فز ماذا قال لمن لاو تنفع الش فاعة عنده إ لا ع عن قلو م قالوا وهو العلي الكبير ربكم قالوا الحق Allah katında, şefaat etmesine izin verdiği kimseden başkasının şefaatı fayda vermez. Sonunda kalplerinden korku giderilince, birbirlerine: Rabbiniz ne buyurdu? derler. Diğerleri de Hakkı diye cevap veririler. O, çok yücedir, büyüktür. (Sebe: 23) 206) RASÜL (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) MÜJDECİ VE UYARICIDIR 94

96 يعلمون وما أرسلناك إ لا كافة للن اس بشيرا ونذيرا ولكن أكثر الن اس لا (Ey Muhammed!) Biz seni, ancak bütün insanlara müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat onların çoğu bilmiyorlar. (Sebe: 28) 207) MÜSTEKBİRLERLE MUSTAZAFLAR الظالمون القرآن و بالذي بين كفروا لن نو من ذا لا الذين ترى إذ يديه ولو وقال يرجع بعضهم إلى بعض القول يقول الذين للذين استضعفوا ر م موقوفون عند للذين أنحن الذين استكبروا استضعفوا استكبروا لو لا أنتم لكن ا مو منين { 31 }قال الذين وقال مجرمين {32} صددناكم عن الهدى بعد إذ جاءكم بل كنتم للذين استكبروا بل مكر الليل والن هار إذ ونجعل تا مروننا أن نكفر بالله استضعفوا أعناق الذين كفروا هل في له أن دادا وأسروا الن دامة لما رأوا العذاب وجعلنا الا غ لال يجزون إ لا ما كانوا يعملون {33} İnkâr edenler demektedirler ki: Biz, bu Kur an a asla inanmayız, ondan önceki kitaplara da... Oysa o zalimlerin, Rablerinin huzurunda durmuş, suçu birbirlerine atıp durduklarını bir görsen... Dünyada iken zayıf görülenler, büyüklük taslayanlara derler ki; Eğer siz olmasaydınız, biz mutlaka mü min kimseler olacaktık. Büyüklük taslayanlar da, zayıf görünenlere şöyle derler; Size hidayet geldikten sonra, sizin için hidayete ermenize biz mi engel olduk? Hayır, siz zaten suçlu kimseler idiniz. Zayıf görünenler ise, büyüklük taslayanlara derler ki; Hayır, gece gündüz dolap kurar, bize Allah ı inkâr etmemizi ve O na ortaklar koşmamızı emrederdiniz. Azabı görünce hepside pişmanlıklarını gizlerler. Fakat biz, inkâr edenlerin boyunlarına ateşten halkalar takarız. İşlemiş olduklarından başka bir şeyle mi cezalandırılacaklardı? (Sebe: 31-33) 95

97 208) ALLAH IN RAHMETİ للن اس من رحمة ف لها ممسك ما يفتح الله لا الحكيم العزيز يمسك ف وهو وما لا مرسل له من بعده Allah, insanlara rahmetten her neyi açarsa, artık onu tutan olmaz; her neyi tutarsa, O ndan sonra onu salıveren olmaz, O, daima galiptir, hikmet sahibidir. (Fatır: 2) 209) DÜNYA HAYATI VE ŞEYTAN إن وعد الله حق ف الغرور لا تغرنكم الحياة الدنيا لاو يغرنكم بالله يا أيها الن اس من أصحاب إن الش يطان لكم عدو فاتخذوه عدوا إنما يدعو حزبه ليكونوا {5} السعير {6} Ey insanlar! Allah ın va di şüphesiz haktır. Dünya hayatı sizi aldatmasın. Şeytanda Allah a güven yolu ile sizi kandırmasın. Zira şeytan size düşmandır; bu itibarla onu düşman edinin. O, kendi taraftarlarını alevli ateş ehlinden olmaya çağırır. (Fatır: 5, 6) 210) İZZET SADECE ALLAH INDIR الصالح يرفعه فلله العزة جميعا العزة يريد إليه يصعد الكلم الطيب والعمل من كان والذين يبور شديد ومكر أ ولي ك هو يمكرون السيي ات لهم عذاب Kim şeref isterse, şerefin tamamı Allah ındır. Güzel söz O na çıkar; salih amel O na yükselir. Kötülük için tuzak kuranlara şiddetli bir azap vardır. Bunların tuzağı da mutlaka bozulacaktır. (Fatır: 10) 96

98 211) ALLAH, RASULÜ (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) NÜ İNSANLIĞA HAK İLE BİR UYARICI OLARAK GÖNDERMİŞTİR إنا أرسلناك بالحق بشيرا ونذيرا وإن من فيها نذير أ مة إ لا خلا Şurası muhakkak ki, Biz seni müjdeci ve uyarıcı olmak üzere Hak ile gönderdik. Zaten hiçbir ümmet yoktur ki, içinde bir uyarıcı bulunmamış olsun. (Fatır: 24) 212) ALLAH KALPLERDE OLANI BİLİR إن الله عالم السماوات غيب إنه عليم بذات الصدور والا رض Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilir. O, kalplerde olanı da hakkıyla bilir. (Fatır: 38) 213) ZORBA KÂFİRLERİN AKIBETİ من دابة ولكن يو خرهم إلى ها ولو يو اخذ الله الن اس بما كسبوا ما ترك على ظهر أجل مسمى فا ذا جاء أجلهم فا ن الله كان بعباده بصيرا Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin akıbetinin nasıl olduğunu hiç görmüyorlar mı? Hâlbuki onlar, bunlardan çok daha kuvvetli idiler. Ne göklerde ve ne de yerde, Allah ı aciz bırakacak hiçbir şey yoktur. O, her şeyi hakkıyla bilendir, her şeye hakkıyla kadirdir. (Fatır: 44) 97

99 214) PEYGAMBERLER İNSANLAR ARASINDA HAK İLE HÜKMEDERLER الا رض فاحكم بين الن اس تتبع الهوى ليفة في بالحق و لا يا داوود إنا جعلناك خ فيضلك عن سبيل الله إن الذين يضلون نسوا عن سبيل الله لهم عذاب شديد بما الحساب يوم (Ona şöyle demiştik:) Ey Davud! Biz seni yeryüzünde bir halife kıldık. İnsanlar arasında adaletle hükmet; keyfine tabi olma; aksi halde Allah ın yolundan seni saptırlar. Allah ın yolundan sapanlara ise, hesap gününü unutmaları sebebiyle şiddetli bir azap vardır. (Sâd: 26) 215) ALLAH A İHLASLA İBADET مخلصا له الد ين فاعبد الله إنا أنزلنا إليك الكتاب بالحق Ey Muhammed! Kitabı sana Hak ile indirdik. Bu itibarla dini Allah a halis kılarak O na ibadet et. (Zümer: 2) وأرض الله 216) İHSAN VE SABIR عباد الذين للذين أحسنوا في هذه الدنيا حسنة آمنوا اتقوا ربكم قل يا الصابرون أجرهم بغير حساب واسعة إنما يوفى (Ey Muhammed!) De ki; Ey iman eden kullarım! Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik yapanlara iyilik vardır. Allah ın arzı geniştir. Sabredenlere ecirleri hesapsız ödenecektir. (Zümer: 10) 98

100 217) MÜ MİNLER TAĞUTTAN KAÇINMADAN ALLAH A İMAN ETMİŞ SAYILMAZLAR ه لهم البشرىفبشر عباد {17} والذين اجتنبوا الطاغوت أن يعبدوها وأنابوا إلى الل وأ ولي ك هم أ ولوا أ ولي ك الذين هداهم الله فيتبعون أحسنه يستمعون القول الذين الا لباب {18} Şeytana kulluk etmekten kaçınanlara ve Allah a yönelenlere müjde var. (Ey Muhammed!) Sözü dinleyip de en güzeline uyan kullarımı müjdele. Bunlar, Allah ın kendilerine hidayet ettiği kimselerdir; akıl sahipleri bunlardır. (Zümer: 17, 18) 218) ALLAH DİLEDİĞİNE HİDAYETE ERDİRİR DİLEDİĞİNİ SAPITIR الكتاب للن اس بالحق فمن اهتدى إنا أنزلنا علي ك عليها وما أنت عليهم بوكيل يضل فلنفسه ومن ضل فا نما (Ey Muhammed!) Kitabı sana insanlar için Hak ile gönderdik. Buna göre, kim doğru yolu bulursa, kendi lehinedir. Kim de sapıtırsa, kendi aleyhinedir. Sen onlara vekil değilsin. (Zümer: 41) 219) CANLARI TUTAN VE ALAN ALLAH TIR حين مو ا والتي عليها فيمسك التي قضى منامها الا نفس لم تمت في الله يتوفى إلى أجل مسمى إن في ذلك لايات يتفكرون لقوم ويرسل الا خرى الموت Allah, eceli gelenlerin ruhlarını ölümleri anında, eceli henüz gelmeyenlerinde uykularında alır. Haklarında ölüme hükmettiklerini tutar, 99

101 diğerlerini ise, belli bir süreye kadar salıverir. Bunda, düşünebilen kimseler için muhakkak ibretler vardır. (Zümer: 42) 220) İMAN EDENLER İÇİN RIZIKLARIN TAKSİMİNDE AYETLER VARDIR: يعلموا أن الله يبسط الرزق أولم ذلك لمن يشاء ويقدر إن في يو منون لايات ل قوم Hiç bilmiyorlar mı ki, Allah, dilediğine yayar ve kısar. İşte bunda iman eden kimseler için muhakkak ki bir takım ibretler vardır. (Zümer: 52) 221) GÜNAH İŞLEYİP DE KENDİLERİNE ZULMEDENLER ALLAH TAN ÜMİT KESMESİNLER ادي الذين أسرفوا على أنفسهم لا تقنطوا من قل يا عب الرحيم جميعا إنه هو الغفور الذنوب رحمة الله إن الله يغفر (Ey Muhammed!) De ki; Ey kendilerine karşı günah işlemekte aşırı giden kullarım! Allah ın rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Zira Allah, bütün günahları bağışlar. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir. (Zümer: 53) 222) ALLAH HAİN BAKIŞLARI BİLİR خاي نة الا عين وما تخفي الصدور يعلم Allah, gözlerin hainliğini ve göğüslerin gizlediğini bilir. (Ğafir: 19) 223) SALİH AMEL İŞLEYENLERLE KÖTÜLÜK YAPANLARIN AMELLERİNİN KARŞILIĞI 100

102 مو من وهو صالحا من ذكر أو أ نثى عمل مثلها ومن عمل سيي ة ف لا يجزى إ لا من بغير حساب فا ولي ك يدخلون الجن ة يرزقون فيها Kim bir kötülük işlerse, ancak misliyle cezalandırılır. Erkek veya kadın, mü min olarak, kim de bir iyilik işlerse, işte bunların içinde hesapsız rızıklandırılacakları cennete girerler. (Ğafir: 40) 224) MÜ MİN İLE KÂFİRİN MİSALİ وعملوا والذين آمنوا وما يستوي الا عمى والبصير تتذكرون المسيء قليلا ما الصالحات و لا Kör ile gören, iman edip salih amel işleyenlerle kötülük eden bir olmaz. Ne kadar az düşünüyorsunuz. (Ğafir: 58) 101

103 225) DİNİ ALLAH İÇİN HALİS KILMAK العالمين {65} مخلصين له الد ين الحمد لله رب إله إ لا هو فادعوه هو الحي لا جاءني ات من ربي من دون الله لما يت أن أعبد الذين تدعون البين قل إني العالمين {66} أ سلم لرب وأ مرت أن O, diridir; O ndan başka ilah yoktur. Dini O na halis kılarak yalnız O na ibadet edin. Hamd, âlemlerin Rabbi olan Allah a mahsustur. (Ey Muhammed!) De ki; Rabbimden bana apaçık deliller gelince, sizin Allah tan başka ibadet ettiklerinize ibadet etmekten men olundum ve âlemlerin Rabbine teslim olmakla emrolundum. (Ğafir: 65, 66) 226) İNSANIN YARATILIŞI ويميت فا ذا هو الذي يحيي قضى أمرا فا نما يقول له كن ف يكون Hayat veren ve öldüren O dur. Bir işe hükmettiğiniz zaman, ona sadece ol der, o da hemen olur. (Mü min: 68) 227) İSTİKÂMET İSTİĞFAR VE NAMAZ إنما أنا بشر مثلكم يوحى إلي واستغفروه إليه أنما إلهكم إله واحد فاستق يموا قل بالا خرة كافرون {7} إن وويل للمشركين {6} الذين لا يو تون الزكاة وهم هم الصالحات لهم ممنون {8} الذين آمنوا وعملوا أجر غير (Ey Muhammed!) De ki; Bende sizin gibi sadece bir beşerim. Bana ilahınızın bir tek ilah olduğu vahyediliyor. O halde yalnız O na yönelin ve O ndan mağfiret dileyin. Allah a ortak koşanlara yazıklar olsun. Onlar zekat vermezler, ahireti inkâr edenler de onlardır. 102

104 İman edenler ve salih amel işleyenler ise, onlar kesintisiz bir mükafat vardır. (Fussilet: 6-8) 228) İMAN EDENLER MAHZUN OLMAYACAK عليهم الم لاي كة أ لا تخافوا و تحزنوا إن الذين قالوا ربنا الله ثم استقاموا تتنزل لا الجن ة التيكنتم توعدون {30} نحن أولياؤكم في الحياة الا خرة وأبشروا ب الدنيا وفي ولكم فيها ما تشتهي أنفسكم ولكم فيها ما تدعون {31} نزلا من غفور رحيم {32} Rabbimiz Allah tır deyip sonrada dosdoğru olanların üzerine melekler; Korkmayın, üzülmeyin; size va dolunan cennetle sevinin, biz, dünya hayatında da, ahiret hayatında da sizin dostlarınızız. Çok bağışlayan ve çok merhametli olan Allah tan bir ikram olmak üzere, orada size canınızın çektiği ve istediğiniz her şey vardır. diyerek inerler. (Fussilet: 30-32) 229) EN GÜZEL SÖZLÜ İNSANLAR ALLAH A DAVET EDENLERDİR صالحا وقال المسلمين {33} وعمل إنني من إلى الله ومن أحسن قولا ممن دعا الذي بينك وبينه عداوة هي أحسن فا ذا بالتي لاو تستو ي الحسنة و لا السيي ة ادفع حظ حميم عظيم الذين صبروا وما يلقاها إلا ذو كا نه ولي {34} وما يلقاها إ لا م العليم السميع هو فاستعذ بالله إنه {35} وإما ينزغن ك ن الش يطان نزغ {36} Allah a davet eden, salih amel işleyen ve Ben Müslümanım diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır. İyilikle kötülük bir değildir; kötülüğü en güzel olanla sav; işte o zaman seninle arasında düşmanlık bulunan kimse sanki yakın bir dost gibi olur. 103

105 Bu güzel hasletle ancak sabredenler kavuşturulur; buna ancak büyük nasibi olanlar kavuşturulur. Eğer şeytandan gelen bir vesvese seni dürtüklerse, Allah a sığın; zira her şeyi hakkıyla işiten ve hakkıyla bilen O dur. (Fussilet: 33-36) 230) HER KUL AMELİNİN KARŞILIĞINI GÖRÜR فلنفسه ومن أساء فعليها وما ربك بظ لام للعبيد عمل صالحا من Kim salih amel işlerse, kendi menfaatinedir. Kim de kötülük ederse, kendi aleyhinedir. Rabbin, hiçbir surette kulları için zalim olmamıştır. (Fussilet: 46) 231) İHTİLAFLARIN ÇÖZÜMÜ ALLAH A İTAATTEDİR أ نيب وإليه وما اختلفتم فيه من شيء فحكمه الله ذلكم الله ربي عليه توكلت إلى Üzerinde ihtilaf ettiğiniz şeyin hükmü Allah a aittir. İşte benim Rabbim bu, O na güvenip dayandım, O na döneceğim. (Şura: 10) 232) EMROLUNDUĞUN GİBİ DOSDOĞRU OL أ مرت و واستقم كما فلذلك فادع لا تتبع أهو اءهم كتاب وأ مرت لا عدل أعمالكم بينكم الله ربنا وربكم لنا أعمالنا ولكم وبينكم الله يجمع بيننا وإليه المصير بيننا وقل آمنت بما أنزل الله من لا حجة Bu sebepledir ki, (ey Muhammed!) sen insanları birliğe davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol. Onların heveslerine uyma. Ve de ki; Allah ım indirdiği bütün kitaplara iman ettim; aranızda adaletli davranmakla emrolundum. Allah, bizimde Rabbimizdir, sizinde Rabbinizdir. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz de size aittir. Bizimle 104

106 sizin aranızda husumet ve delile gerek yoktur. Allah, aramızı birleştirir. Dönüş nasıl olsa O nadır. (Şura: 15) 233) DÜNYA VE AHİRETİ İSTEYENLER الا خرة ومن يريد حرث نزد له في حرثه من كان وما له في الا خرة من نصيب منها نو ته يريد حرث الدنيا كان Kim ahiret sevabını isterse, onun sevabını artırırız. Kimde dünya lezzetlerini isterse ona da ondan veririz. Onun artık ahiretten hiçbir nasibi yoktur. (Şura: 20) 234) İMAN EDENLERİN MÜKÂFATI: الظالمين مشفقين مما كسبوا وهو واقع م والذين الصالحات في وعملوا آمنوا ترى روضات الجن ات الكبير فضل هو ال ذلك لهم ما يشاؤون عند ر م Zalimleri, işledikleri şeylerin azabından korkan kimseler olarak görürsün ki, bu, mutlaka onların başına gelecektir. İman edenler ve salih amel işleyenler ise, cennet bahçelerindedirler. Onlar için, Rableri katında diledikleri her şey vardır. Bu, büyük bir lütuftur. (Şura: 22) 105

107 235) ALLAH I RAB TANIMAK VE SADECE O NA İBADET ETMEK EN DOĞRU YOLDUR مستقيم صراط هو ربي وربكم فاعبدوه هذا إن الله Şüphe yoktur ki, Allah benim de Rabbimdir, sizinde Rabbinizdir. Bu sebeple O na ibadet edin. İşte bu, dosdoğru yoldur. (Zuhruf: 64) 236) MÜ MİNLERİN ALLAH KATINDAKİ MÜKÂFATLARI با ياتنا وكانوا الذين آمنوا عليكم اليوم و لا أنتم تحزنون {68} ادخ لوا الجن ة أنتم وأزواجكم تحبرون {70} يطاف عليهم وفيها ما تشتهيه الا نفس وتلذ الا عين وأنتم فيها بما كنتم فيها لكم التي أ ورثتموها تعملون {72} وتلك الجن ة {73} عباد خوف يا لا مسلمين {69} خالدون {71} {74} بصحاف من ذهب وأكواب تا كلون فاكهة كثيرة منها إن عذاب جهن م خالدون لمجرمين في Allah, o sakınanlara şöyle buyurur: Ey kullarım! Bugün size hiçbir korku yoktur. Mahzun olacaklarda sizler değilsiniz. Bunlar ayetlerimize iman edenler ve Müslüman olanlardır. Onlara denir ki; Siz ve eşleriniz, sevinçli bir halde cennete girin. Önlerinde altın kadehler ve tepsiler dolaştırılır. İçlerinden nefislerin çektiği, canların ve gözlerin hoşlandığı her şey vardır. Siz orada ebedisiniz. Yapmış olduklarınıza karşılık size miras bırakılan cennet işte budur. Sizin için orada yiyeceğiniz pek çok meyve vardır. Suçlular ise, cehennem azabında ebedidir. (Zuhruf: 68-74) 106

108 237) ANCAK HAKKA ŞAHİDLİK EDENLER ŞEFAAT SAHİBİ OLACAKLARDIR لاو الش فاعة إ من من دونه يملك الذين يدعون لا شهد بالحق وهم يعلمون Bilerek şahidlik edenler dışında, Allah ı bırakıp da ibadet ettikleri şeyler şefaate sahip değillerdir. (Zuhruf: 86) 238) RASÜL (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) KENDİSİNE GELEN ŞERİATA UYAR جعلناك على شريعة من الا مر فاتبعها و لا تتبع لا يعلمون ثم الذين أهواء (Ey Muhammed!) Sonra sana dinde yeni bir şeriat verdik. Ona uy. Bilmeyenlerin heveslerine uyma (Casiye: 18) 239) ALLAH TAN GAYRİSİNE DUA EDİLMEZ الله من من دون ومن أضل ممن يدعو دعاي هم غافلون يوم القيامة وهم عن يستجيب له إلى لا Allah ı bırakıp da kıyamet gününe kadar kendisine hiç cevap vermeyecek olan kimseye ibadet edenden daha sapık kim vardır? Hâlbuki onların ibadetlerinden de habersizdirler. (Ahkaf: 5) 107

109 240) İMAN EDİP DİNDE DOSDOĞRU OLANLARA CENNETLER VARDIR إن الذين قالوا ربنا الله ثم استقاموا ف هم يحزنون {13} عليهم و لا لا خوف بما كانوا يعملون {14} أ ولي ك أصحاب الجن ة خالدين فيها جزاء Rabbimiz Allah tır diyen sonrada dosdoğru olanlara hiçbir korku yoktur. Mahzun olacaklar da onlar değildir. Bunlar, cennet ehli olup, yapmış olduklarına mükâfat olarak, orada ebedi kalacaklardır. (Ahkaf: 13, 14) 241) İMAN EDİP SALİH AMEL İŞLEYENLER الصالحات وآمنوا بما نزل على محمد وهو الحق من والذين آمنوا وعملوا سيي ا م وأصلح بالهم عنهم ر م كفر İman edenlerin, salih amel işleyenlerin ve Muhammed e Rablerinden hak olarak indirilen Kur an a inananların kötülüklerini ise örter ve hallerini ıslah eder. (Muhammed: 2) 242) ALLAH IN DİNİNE SAĞLAM BAĞLANMAYAN FASIKLARIN HABERLERİNİ İNCELEMEDEN ALMAMAK یا أیھا الذین آمنوا إن جاءكم فاسق بنبا فتبینوا أن تصیبوا قوما بجھالة فتصبحوا على ما فعلتم نادمین Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber verirse onun doğruluğunu araştırın. Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yaptığınıza pişman olursunuz. (Hucurat: 6) 108

110 243) MÜ MİNLERİN ARASINI ISLAH المو منون إخوة فا صلحوا بين أخويكم واتقوا لعلكم ترحمون إنما الله Ancak Mü minler kardeştirler. Öyle ise kardeşlerinizin arasını düzeltin ve Allah tan korkun ki esirgenesiniz. (Hucurat: 10) 244) MÜ MİNLER BİRBİRLERİ İLE ALAY ETMEMELİDİRLER الذين آمنوا نساء يسخر قوم من قوم عسى أن يكونوا خيرا منهم و لا يا أيها لا بي س من نساء عسى أن يكن خيرا منهن و لا تلمزوا أنفسكم و لا تنابزوا بالا لقاب هم الظالمون الاسم الفسوق بعد الا يمان ومن لم يتب فا ول ي ك Ey mü minler! Bir topluluk diğer bir topluluğu alaya alamasın. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın imandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte onlar zalimlerdir. (Hucurat:11) 245) ZANN DAN KAÇINMAK یا أيها الذين آمنوا اجتنبوا كثيرا من الظن إن بعض الظن إثم يغتب لاو تجسسوا و لا الله إن الله أيحب أحدكم أن واتقوا فكرهتموه أخيه ميتا يا كل لحم بعضكم بعضا تواب رحيم Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının çünkü zannın bir kısmı günahtır. Biriniz birinizin arkasından çekiştirmesin. Biriniz ölmüş kardeşinizin etini yemekten hoşlanır mı? İşte bundan tiksindiniz. O halde Allah tan korkun. Şüphesiz Allah tevbeyi çok kabul edendir, çok esirgeyicidir. (Hucurat: 12) 109

111 246) TEVHİD-İ RUBUBİYET AYETLERİ با يد وإنا لموسعون والسماء بنيناها 1) Göğü kendi ellerimizle biz kurduk ve biz (onu) elbette genişleteceğiz. فنعم الماهدون فرشناها (Zariyat: 47) والا رض 2) Yeri de döşedik (bak) ne güzel döşeyiciyiz! (Zariyat: 48) ومن كل شيء خلقنا زوجين لعلكم تذكرون 3) Her şeyden de çift çift yarattık ki düşünüp öğüt alasınız. (Zariyat: 49) 247) MÜ MİNLERE ÖĞÜT VERMENİN GEREĞİ وذكر فا ن الذكرى تنفع المو منين Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü minlere fayda verir. (Zariyat: 55) 248) CİNLERİN VE İNSANLARIN YARATILIŞ HİKMETİ والا نس إ لا ليعبدون وما خلقت الجن Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım. (Zariyat:56) 110

112 249) KUR AN DAN ÖĞÜT ALMAK VE O NU TEFEKKÜR ETMEK ولقد يسرنا القرآن للذكر فهل من مدكر Andolsun biz Kur an ı anlaşılıp öğüt alınması için kolaylaştırdık. O halde düşünüp öğüt alan yok mu? (Kamer: 32) 250) ALLAH HER ŞEYİ BİR ÖLÇÜ İÇİNDE HALKETMİŞ VE DİLEDİĞİ AN DİLEDİĞİNE GÜÇ YETİRİR {50} شيء خلقناه بقدر {49} إنا كل وما أمرنا إ لا واحدةكلمح بالبصر Biz her şeyi bir ölçüye göre yarattık. Bizim buyruğumuz, bir anlık bakış gibi,bir tek sözden başka bir şey değildir. (Kamer: 49-50) 251) ALLAH IN KOYDUĞU MİZANDA HADDİ AŞMAMA وأقيموا الوزن الميزان {7} ألا والسماء رفعها ووضع بالقسط لاو الميزان {9} تخسروا الميزان {8} تطغوا في Göğü Allah yükseltti ve dengeyi (mizanı) O koydu. Sakın dengeyi bozmayın. Ölçüyü adaletle tutun ve eksik tartmayın. (Rahman: 7-9) 252) ALLAH A VE RASUL E (sallallahu aleyhi ve sellem) İMAN VE ALLAH YOLUNDA İNFAK وأنفقوا آمنوا بالله ورسوله وأنفقوا مما جعلكم فيه فالذين آمنوا منكم مستخلفين لهم أجر كبير 111

113 Allah a ve Rasulü ne iman edişin sizi üzerinde tasarrufa yetkili kıldığı şeylerden harcayın. Sizde iman edipte (Allah rızası için) harcayan kimselere büyük mükâfat vardır (Hadid: 7) لتو منوا بربكم وقد أخذ ميثاقكم إن بالله والرسول يدعوكم تو منون وما لكم لا كنتم مو منين Peygamber sizi, rabbinize iman etmeye çağırdığı halde niçin Allah a inanmıyorsunuz? Hâlbuki O sizden kesin söz de almıştı. Eğer inanırsanız. (Hadid: 8) 253) ALLAH MÜ MİN KULLARINI UYARIYOR للذين آمنوا أن تخشع قلوبهم لذكر الله و لا من الحق ألم يا ن وما نزل كالذي الكتاب من قبل قلوبهم عليهم الا مد فقست يكونوا ن أ وتوا فطال وكثير منهم فاسقون İman edenlerin Allah ı anma ve O ndan inen Kur an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi? Onlar da daha önce kendilerine kitap verilenler gibi olmasınlar. Onların üzerinden uzun zaman geçti de kalpleri katılaştı. Onlardan birçoğu yoldan çıkmış kimselerdir. (Hadid: 16) 254) ALLAH YOLUNDA TASADDUK EDENLER والمصد قات وأقرضوا إن المصد قين الله قرضا حسنا يضاعف لهم ولهم أجر كريم Sadaka veren erkeklere ve sadaka veren kadınlara ve Allah a güzel bir ödünç verenlere, verdiklerinin karşılığı kat kat ödenir ve onlara değerli bir mükâfat vardır. (Hadid: 18) والذين آمنوا بالل أجرهم عند ر م لهم الصد يقون والش هداء أ ولي ك هم ورسله ه با ياتنا أ ولي ك أصحاب الجحيم كفروا وكذبوا والذين ونورهم 112

114 Allah a ve peygamberine iman edenler (evet kapat parantezi işte onlar Rableri yanında sözü özü doğru olanlar ve şehidlik mertebesine erenlerdir. Onların mükâfatları vardır. İnkâr edipte ayetlerimizi yalanlayanlara gelince onlarda cehennemin adamlarıdır. (Hadid:19) 255) İNSANIN BAŞINA GELEN HER MUSİBET ALLAH KATINDA ÖNCEDEN BİR KADER KİTABINDA YAZILIDIR الا رض و نبرأها مصيبة في من كتاب في أنفسكم إ لا في من قبل أن ما أصاب لا لا يسير لكي إن ذلك على الله لا تا سوا على ما فاتكم و والله لا تفرحوا بما آتاكم يحب كل مختال فخور Yeryüzünde vuku bulan ve sizin başınıza gelen herhangi bir musibet yoktur ki, biz onu yaratmadan önce, bir kitapta yazılmış olmasın. Şüphesiz bu Allah a göre kolaydır. (Hadid: 22) (Allah bunu) elinizden çıkana üzülmeyesiniz ve Allah ın size verdiği nimetlerle şımarmayasınız diye açıklamaktadır. Çünkü Allah kendini beğenip böbürlenen kimseleri sevmez. (Hadid: 23) 256) MÜ MİNLER ALLAH VE YASALARININ DÜŞMANLARINA SEVGİ BESLEYEMEZLER تجد قوما يو م من ولو كانوا الا خر يوادون بالله واليوم حاد الله ورسوله لا نون عشيرتهم أ ولي ككتب في قلو م وأيدهم إخوانهم أو الا يمان آباءهم أو أبناءهم أو ات تجري عنهم رضي الله ويدخلهم جن من تحتها الا نهار خالدين فيها بروح منه أ ولي ك حزب الله أ المفلحون هم لا إن حزب الله ورضوا عنه Allah a ve ahiret gününe inanan bir toplumun -babaları- oğulları kardeşleri -yahut akrabaları da olsa- Allah ve Rasulü ne düşman olanlarla dostluk ettiğini görmezsin. İşte onların kalbine Allah, iman yazmış ve katından bir ruh ile onları desteklemiştir. Onları içlerinden ırmaklar akan cennetlere sokacak, onlar da Allah tan hoşnut olmuşlardır. İyi bilin ki, kurtuluşa erecekler de sadece Allah ın tarafından olacaktır. 113

115 (Mücadile: 22) 257) MÜ MİNLER YAPMAYACAKLARINI SÖYLEMEZLER عند الله أن ت ما كبر مقتا قولوا يا أيها الذين آمنوا لم تقولون ما لا تفعلون {2} لا تفعلون {3} Ey İman edenler! Yapmayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz? Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır. (Saf: 2-3) 258) MÜ MİNLER ALLAH IN DİNİN YARDIMCILARIDIR الذين آمنوا كونوا للحواريين من عيسى ابن مريم يا أيها أنصار الله كما قال الله إسراي يل أنصاري إلى قال الحواريون نحن أنصار الله فا منت طاي فة من بني طاي فة فا يدنا الذين آ ظاهرين عدوهم فا صبحوا منوا على وكفرت Ey İman edenler! Allah ın yardımcıları olun. Nitekim Meryem oğlu İsa havarilere: Allah a (giden yolda) benim yardımcılarım kimdir? demişti. Havariler de; Allah (yolunun) yardımcıları biziz, demişlerdi. İsrailoğullarından bir zümre inanmış, bir zümre inkâr etmiştir. Nihayet biz inananları düşmanlarına karşı destekledik. Böylece üstün geldiler. (Saf: 14) 259) MÜ MİNLER ALLAH A VE RASUL E (SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM) İMAN EDERLER وأطيعوا الله و أطيعوا الرسول فا ن توليتم فا نما على رسولنا الب لاغ المبين Allah a itaat edin, Peygambere de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır. (Teğabün: 12) 260) MÜ MİNLER ALLAH A TEVEKKÜL EDERLER 114

116 لاغ الله لا إله المو منون الله فليتوكل هو وعلى إلا Allah, O ndan başka hiçbir ilah yoktur. Mü minler yalnız Allah a dayanıp güvensinler. (Teğabün: 13) 261) MÜ MİNLER ELLERİNDEN GELDİĞİNCE ALLAH TAN KORKAR VE O NA İTAAT EDERLER وأنفقوا خيرا لا نفسكم ومن يوق شح نفسه وأطيعوا واسمعوا فاتقوا الله ما استطعتم المفلحون هم فا ولي ك O halde gücünüz yettiğince, Allah a isyandan kaçının, dinleyin, itaat edin kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir. (Teğabün: 16) 262) HER MÜ MİNE AİLESİNİN CEHENNEME GÖTÜREN YOLLARDAN SAKINDIRMASI FARZDIR الذين آمنوا قوا أنفسكم وأهليكم م لاي كة نارا وقودها الن اس والحجارة عليها يا أيها ظ شداد لا يعصون الله ما أمرهم ويفعلون ما يو مرون Ey İnsanlar! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır. (Tahrim: 6) 263) NAMAZ KILANLARIN SIFATLARI VE ECİRLERİ الا نسان خلق هلوعا {19} إذا مسه الش ر جزوعا {20} وإذا مسه الخ ير إن الذين هم على ص داي مون {23} منوعا {21} إلا المصلين {22} لا م أموالهم حق معلوم والمحروم يصد قون { 25 }والذين والذين في {24} للساي ل 115

117 الد ين {26} والذين هم من عذاب عذاب ر م ر م مشفقون {27} إن بيوم ما مون {28} والذين هم لفروجهم حافظون ما علىا زواجهم أو {29} إلا غير م ملومين فا ولي ك ه وراءذلك فمن ابتغى غير {30} ملكت أيمانهم فا نهم وعهدهم راعون والذين هم والذين هم لا مانا م {32} العادون {31} والذين هم على ص لا م يحافظون {34} أ ولي ك في قاي مون {33} بشهادا م جن ات مكرمون {35} Gerçekten insan pek hırslı (ve sabırsız) yaratılmıştır. Kendisine fenalık dokunduğunda, sızlanır, feryad eder. Ona imkân verdiği ise pinti kesilir. Ancak şunlar öyle değildir: -Namaz kılanlar Ki, onlar namazlarında devamlıdırlar (ihmal göstermezler). Mallarında, isteyene ve (istemediği için) mahrum kalmışa belli bir hak tanıyanlar. Ceza (ve hesap) günün doğruluğuna inananlar. Rablerinin azabından korkarlar Ki, Rablerinin azabı(na karşı) emin olunamaz. Irzlarını koruyanlar Ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz; bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, Onlar taşkınların ta kendileridir. Emanetlerine ve ahiretlerine riayet edenler. Şahitliklerini (dosdoğru) yapanlar. Namazlarını koruyanlar. İşte bunlar cennetlerde ağırlanırlar. (Meâric: 19-35) 264) HZ. NUH (AS) DUASI ولمن دخل بيتي ولوالدي لي رب اغفر الظالمين إ تبارا لا وللمو منين والمو منات و لا تزد مو منا Rabbim! Beni ana-babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla, zalimlerinde ancak helakını artırır. (Nuh: 28) 116

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla (Farz kılınan oruç) sayılı günlerdir. Sizden kim, (o günlerde) hasta veya seferde ise o, (tutamadığı) günler sayısınca başka günlerde

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

KUR'ANDAN DUALAR. "Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru." ( Bakara- 201 )

KUR'ANDAN DUALAR. Ey Rabbimiz, Bize dünyada bir iyilik, ahrette bir iyilik ver. Bizi ateş azabından koru. ( Bakara- 201 ) KUR'ANDAN DUALAR "Ey Rabbimiz Bizi sana teslim olanlardan kıl, neslimizden de sana teslim olan bir ümmet çıkar, bize ibadet yerlerimizi göster, tövbemizi kabul et zira tövbeleri kabul eden, çok merhametli

Detaylı

ICERIK. Salih amel nedir? Salih amelin önemi Zekat nedir? Zekat kimlere farzdır? Zekat kimlere verilir? Sonuc Kaynaklar

ICERIK. Salih amel nedir? Salih amelin önemi Zekat nedir? Zekat kimlere farzdır? Zekat kimlere verilir? Sonuc Kaynaklar ICERIK Salih amel nedir? Salih amelin önemi Zekat nedir? Zekat kimlere farzdır? Zekat kimlere verilir? Sonuc Kaynaklar Salih amel nedir? Salih: dogru yolda olan, fesat icinde olmayan, faydalı ve yarayışlı

Detaylı

40 HADİS YARIŞMASI DİKKAT 47'DEN 55'E KADAR Kİ HADİSLERİN ARAPÇA METİNLERİ DÜZELTİLMİŞTİR. SINIFI 5-6,7-8 1-) 9-10,11-12 SINIFI 5-6,7-8 2-) 9-10

40 HADİS YARIŞMASI DİKKAT 47'DEN 55'E KADAR Kİ HADİSLERİN ARAPÇA METİNLERİ DÜZELTİLMİŞTİR. SINIFI 5-6,7-8 1-) 9-10,11-12 SINIFI 5-6,7-8 2-) 9-10 DİKKAT 47'DEN 55'E KADAR Kİ HADİSLERİN ARAPÇA METİNLERİ DÜZELTİLMİŞTİR. 5-6, 1-), 5-6, 2-) 5-6 3-) 40 HADİS YARIŞMASI 5-6, 4-) 5-6, 5-) 5-6, 6-) 5-6, 7-) 5-6, 8-) 5-6, 9-) 5-6, 10-) 5-6, 11-) 5-6, 12-)

Detaylı

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016. Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü İLİ : GENEL TARİH : 29.01.2016 EN GÜZEL İSİMLER O NUNDUR Aziz Müminler! Okuduğum âyet-i kerimede Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: O, yaratan, yoktan var eden, şekil veren Allah tır. Güzel isimler O nundur.

Detaylı

Kur ân da Dua Ayetleri

Kur ân da Dua Ayetleri Kur ân da Dua Ayetleri (1) Bizi doğru yola ilet; Kendilerine nimet verdiklerinin yoluna, Gazaba uğrayanların ve sapmışlarınkine değil. (Fatiha Suresi 6-7) (2) (Musa) Cahillerden olmaktan Allah a sığınırım

Detaylı

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته ] تر [ Türkçe Turkish Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2010-1431 1 ما حكم الصيام وحكمته» باللغة ال ية «عبد

Detaylı

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

Kavramlar. 1.Mü min. 2. Kafirler. 3.Münafiklar. 1.1 Kur anda Mü min ile ilgili Ayetler 1.2 Kur anda Mü min görevleri ve özellikleri

Kavramlar. 1.Mü min. 2. Kafirler. 3.Münafiklar. 1.1 Kur anda Mü min ile ilgili Ayetler 1.2 Kur anda Mü min görevleri ve özellikleri KAVRAMLAR Kavramlar 1.Mü min 1.1 Kur anda Mü min ile ilgili Ayetler 1.2 Kur anda Mü min görevleri ve özellikleri 2. Kafirler 2.1 Kur anda Kafirler ile ilgili Ayetler 2.2 Kur anda Kafirlerin Özellikleri

Detaylı

Mekki ve Medeni Ayetler arasindaki fark...

Mekki ve Medeni Ayetler arasindaki fark... Mekki ve Medeni Ayetler arasindaki fark... Icerik Kur andan önce Mekkenin durumu Ilk Vahiy Allah i tanidigimiz ayetler Medinede durum Toplumsal degisim Kur an dan önce Mekkenin durumu Bu döneme Cahiliyye

Detaylı

IMAN. Kalp ile tasdik, dil ile ikrar, rükûnleriyle amel etmektir.

IMAN. Kalp ile tasdik, dil ile ikrar, rükûnleriyle amel etmektir. IMAN Kalp ile tasdik, dil ile ikrar, rükûnleriyle amel etmektir. ICERIK Iman nedir? Imanin esaslari? Kimler iman eder? Islam ile Iman Iman ve Salih amel Imanin sonuclari Iman etmeyenlerin sonuclari Firavun

Detaylı

Dua ve Sûre Kitapçığı

Dua ve Sûre Kitapçığı Dua ve Sûre Kitapçığı Hazırlayan: Melike MÜFTÜOĞLU instagram.com/oyunveetlinliklerledinogretimi SÜBHANEKE DUASI Allah ım! Sen eksik sıfatlardan pak ve uzaksın. Seni daima böyle tenzih eder ve överim. Senin

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

Zira Allah a yakınlaşmak amacıyla yapılan,allah rızası için olan her şey bir yakınlık sebebidir.

Zira Allah a yakınlaşmak amacıyla yapılan,allah rızası için olan her şey bir yakınlık sebebidir. KUR AN-I KERİM-DE YAKLAŞIN VE YAKLAŞMAYIN İFADELERİ YAKLAŞIN : Allah a yakınlaşma yolları içerisinde binlercesinden biri olan yardımlaşma ile Allaha yaklaşanların;allah a ve ahiret gününe inanmaları halinde

Detaylı

Kur an-ı Kerim deki Temel Emirler ve Yasaklar

Kur an-ı Kerim deki Temel Emirler ve Yasaklar Kur an-ı Kerim deki Temel Emirler ve Yasaklar Emirler Allah a iman edin (Al-i İmran [3] 193), O na hiçbir şeyi ortak koşmayın (Nisa [4] 36). Yalnızca O na kulluk edin (Fatiha [1] 5). Allah ı çok anın ve

Detaylı

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR

HER YIL KIRK HADİS 1-12. SINIFLAR 4O HADIS HER YIL 1-12. SINIFLAR ASFA EĞİTİM KURUMLARI 2015-2016 4 4O HADIS ASFA EĞİTİM KURUMLARI Yayın No : Yayın Yılı : 2015 ISBN : 978-000-00000-00 HER SINIFTA --- --- --- --- --- --- --- --- --- ---

Detaylı

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar 1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar İÇİNDEKİLER KUR AN NEDİR? KUR AN-IN AMACI? İNANÇ NEDİR İBADET NEDİR AHLAK NEDİR KISSALAR AYETLER KUR AN NEDİR? Kur an-ı Hakîm, alemlerin Rabbi olan Allah ın kelamıdır.

Detaylı

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar Camiye Girerken Allah ın adıyla, Allah ın Resulüne salat ve selam olsun. Allah ım, hatalarımı bağışla ve bana rahmet kapılarını aç. Camiden Çıkarken Allah ın adıyla, Allah

Detaylı

Ali imran 139. Gevşemeyin, hüzünlenmeyin! Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz, üstün olan sizlersiniz.

Ali imran 139. Gevşemeyin, hüzünlenmeyin! Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz, üstün olan sizlersiniz. Ali imran 139. Gevşemeyin, hüzünlenmeyin! Eğer (gerçekten) iman etmiş kimseler iseniz, üstün olan sizlersiniz. 122.EY İSRAİLOĞULLARI! Size lütfettiğim o nimetleri hatırlayın (bir zamanlar) sizin diğer

Detaylı

Dua Dua, insan ile Allah arasında iletişim kurma yollarından biridir. İnsan, dua ederken Allah ın kendisini işittiğinin bilincindedir. İnsan dua ile dileklerini aracısız olarak Allah a iletmekte ondan

Detaylı

Değerli Kardeşim, Kur an ve Sünnet İslam dininin iki temel kaynağıdır. Rabbimiz in buyruklarını ve Efendimiz (s.a.v.) in mübarek sünnetini bilmek tüm

Değerli Kardeşim, Kur an ve Sünnet İslam dininin iki temel kaynağıdır. Rabbimiz in buyruklarını ve Efendimiz (s.a.v.) in mübarek sünnetini bilmek tüm 11 1 Değerli Kardeşim, Kur an ve Sünnet İslam dininin iki temel kaynağıdır. Rabbimiz in buyruklarını ve Efendimiz (s.a.v.) in mübarek sünnetini bilmek tüm Müslümanların, bilhassa idareci konumundakilerin

Detaylı

ON EMİR الوصايا لعرش

ON EMİR الوصايا لعرش ON EMİR الوصايا لعرش ] ريك - Turkish [ Türkçe - şeyh Muhammed Salih el-muneccid الشيخ د صالح الجد Terceme: IslamQa koordinasyon: Sitesi Islamhouse رجة: وقع الا سلا سو ال وجواب تسيق: وقع IslamHouse.com

Detaylı

Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25

Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25 136. Ey iman edenler, Allah'a, elçisine, elçisine indirdiği kitaba ve bundan önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah'ı, meleklerini, kitaplarını, elçilerini ve ahiret gününü inkar ederse, uzak bir sapıklıkla

Detaylı

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL:

Kültürümüzden Dua Örnekleri. Güzel İş ve Davranış: Salih Amel. İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir. Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün URL: Kültürümüzden Dua Örnekleri Güzel İş ve Davranış: Salih Amel İbadetler Davranışlarımızı Güzelleştirir Rabbena Duaları ve Anlamları BÖLÜM: 3 Kültürümüzde birçok dua örneği

Detaylı

Altın takmanın erkeklere haram kılınmasındaki hikmet nedir?

Altın takmanın erkeklere haram kılınmasındaki hikmet nedir? Altın takmanın erkeklere haram kılınmasındaki hikmet nedir? ما ا كمة ريم لبس ا هب الرجال ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed b. Salih el-useymîn Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 200-43 ما ا

Detaylı

ISLAM Kim, Îslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır.

ISLAM Kim, Îslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır. ISLAM Kim, Îslâm'dan başka bir din ararsa, bilsin ki kendisinden (böyle bir din) asla kabul edilmeyecek ve o, ahirette ziyan edenlerden olacaktır. (Al-i Imran suresi, 85) Icindekiler - Bu dine neden Islam

Detaylı

KÂFİRLERİN BAYRAMLARINA KATILMANIN HÜKMÜ

KÂFİRLERİN BAYRAMLARINA KATILMANIN HÜKMÜ KÂFİRLERİN BAYRAMLARINA KATILMANIN HÜKMÜ حكم مشا ة لكفا يف عيا هم ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme: Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 009-43 حكم مشا ة لكفا يف عيا هم» باللغة

Detaylı

İsra ve Miraç olayının, Mekke de artık çok yorulmuş olan Resulüllah için bir teselli ve ümitlendirme olduğunda da şüphe yoktur.

İsra ve Miraç olayının, Mekke de artık çok yorulmuş olan Resulüllah için bir teselli ve ümitlendirme olduğunda da şüphe yoktur. Alıntı; FarukBeşer İsra Suresi hicretten bir yıl önce indirilmiş. Yani Hicret yakındır ve artık Medine de Yahudilerle temas başlayacaktır. Sure sanki her iki tarafı da buna hazırlıyor gibidir. Mescid-i

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan (günah)ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

TÂĞUT KELİMESİNİN ANLAMI

TÂĞUT KELİMESİNİN ANLAMI TÂĞUT KELİMESİNİN ANLAMI ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 20-432 ع لكمة الطاغوت» باللغة الت ية «مد صالح املنجد رمجة: ممد مسلم شاه مراجعة:

Detaylı

yerine getirmede ne iyi yardımcısın..! dedi..

yerine getirmede ne iyi yardımcısın..! dedi.. Hz. İbrahim oğlunu kurban mahalline getirdi, yere yatırarak bıçağı boğazına birkaç kere çaldı ama bıçak kesmiyordu... Hz. İsmail: - Ey babacığım dedi..belki babalık şefkatin ağır basıyor da bıçağı kuvvetli

Detaylı

YUNUS SURESİ İniş Sırası: 51 Mushaf Sırası: 10 Mekki Sure 109 Ayettir. Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla

YUNUS SURESİ İniş Sırası: 51 Mushaf Sırası: 10 Mekki Sure 109 Ayettir. Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla YUNUS SURESİ İniş Sırası: 51 Mushaf Sırası: 10 Mekki Sure 109 Ayettir 104.DE Kİ: Ey insanlar! Eğer benim dinimden şüphede iseniz, ben Allah tan başka taptıklarınıza kulluk etmem. Ancak ben, sizi öldürecek

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ ZEKAT SADAKA: AYET-İ KERİMELER «Namazı kılın, zekâtı verin, önceden kendiniz için yaptığınız her iyiliği Allah katında bulacaksınız. Şüphesiz Allah, yapmakta olduklarınızı görür.» (Bakara,

Detaylı

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti Hz. Ali (kv) bildiriyor: Resulullah (sav) bir gün beni huzuruna çağırdı: "Ya Ali! Senin bana yakınlığın, Harun Peygamberin Musa Aleyhisselama olan yakınlığı gibidir.

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 2016-2017 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 2016-2017 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

Detaylı

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ حكمة ريم م ا ير ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 2009-1430 1 حكمة ريم م ا ير» باللغة ال ية «مد صالح

Detaylı

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TESTİ

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TESTİ DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TESTİ DİKKAT! BU BÖLÜMDE YANTLAYACAĞNZ TOPLAM SORU SAYS 20 DİR. ÖNERİLEN YANTLAMA SÜRESİ 40 DAKİKADR. 1) Annemize Babamıza 3) İnsanda yardımlaşma, cömertlik, insan sevgisi

Detaylı

RAMAZAN ORUCUNU DEVAMLI OLARAK 30 GÜN TUTAN KİMSENİN HÜKMÜ

RAMAZAN ORUCUNU DEVAMLI OLARAK 30 GÜN TUTAN KİMSENİN HÜKMÜ 1436 RAMAZAN ORUCUNU DEVAMLI OLARAK 30 GÜN TUTAN KİMSENİN HÜKMÜ حكم من يصوم رمضان 03 يوم ا باستمرار باللغة الرتكية Abdulaziz b. Abdullah b. Baz اسم املؤلف عبد العزيز بن عبد اهلل بن باز Çeviren Muhammed

Detaylı

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Anlamı. Temel Bilgiler 1 Âmentü Haydi Bulalım Arkadaşlar aşağıda Âmentü duası ve Türkçe anlamı yazlı, ancak biraz karışmış. Siz doğru şekilde eşleştirebilir misiniz? 1 2 Allah a 2 Kadere Anlamı Ben; Allah a, meleklerine, kitaplarına,

Detaylı

dinkulturuahlakbilgisi.com amaz dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

dinkulturuahlakbilgisi.com amaz dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com amaz Memduh ÇELMELİ NAMAZ: AYET ve HADİSLER «Namazı kılın; zekâtı verin ve Allah a sımsıkı sarılın...» (Hac, 78) Namazı kılın; zekâtı verin; Peygamber e itaat edin ki merhamet göresiniz. (Nûr, 56) «Muhakkak

Detaylı

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK

AİLE KURMAK &AİLE OLMAK AİLE KURMAK &AİLE OLMAK Dr. Fatma BAYRAKTAR KARAHAN Uzman-Ankara Aile Nedir? Aile kelimesinin kökü, ğavl dir. Bu kelime, ağır bir sorumluluk altına girmek demektir. Bu kökten gelen aile ise, birini çekince

Detaylı

Güzel Ahlâkı Kazanmak

Güzel Ahlâkı Kazanmak Ramazan, Allah a yakınlaşma vesilesidir. Oruç tutan insan Allah ın beğendiği davranışlar sergilemeye, nefsinin tutkularından sakınmaya çalışır. Şeytana karşı dikkatli ve şuurludur, vicdanının doğruyu fısıldayan

Detaylı

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır.

Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Yaratanlar arasında şerefli bir yere sahip olan insanın yaşam hakkı da, Allah tarafından lutfedilmiş bir temel haktır. Kur'an-ı Kerimde bir kimseye hayat vermenin adeta bütün insanlara hayat verme gibi

Detaylı

Veda Hutbesi. "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

Veda Hutbesi. Ey insanlar!  Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım. Veda Hutbesi Peygamberimiz Vedâ Hutbesinde buyurdular ki: Hamd, Allahü Teâlâya mahsûstur. O'na hamd eder, O'ndan yarlığanmak diler ve O'na tövbe ederiz. Nefislerimizin şerlerinden ve amellerimizin günahlarından

Detaylı

HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI

HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ 1 KİTAB VE SÜNNETE DAVET YAYINLARI 1435 HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI ŞEYH MUHAMMED NASIRUDDİN EL-ELBANİ irtibat [email protected]

Detaylı

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım. TEMEL DİNİ BİLGİLER 1 Rabbin kim? Rabbim Allah. 2 Dinin ne? Dinim İslam. 3 Kitabın ne? Kitabım Kur ân-ı Kerim. 4 Kimin kulusun? Allah ın kuluyum. 5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu

Detaylı

ALLAH TEÂLÂ'YA ÎMÂN. Muhammed Şahin. ] تر [ Türkçe Turkish. Tetkik : Ümmü Nebil

ALLAH TEÂLÂ'YA ÎMÂN. Muhammed Şahin. ] تر [ Türkçe Turkish. Tetkik : Ümmü Nebil ALLAH TEÂLÂ'YA ÎMÂN الا يمان باالله تعا ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 2009-1430 1 الا يمان باالله تعا» باللغة ال ية «بن مسلم شاه مد مراجعة: أم نبيل 2009-1430 2 Allah Teâlâ'ya

Detaylı

MÜSLÜMANLAR İÇİN. Muhammed Salih el-muneccid. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil

MÜSLÜMANLAR İÇİN. Muhammed Salih el-muneccid. Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil MÜSLÜMANLAR İÇİN PEYGAMBER -SALLALLAHU ALEYHİ VE SELLEM-'İN DOĞUM GÜNÜNÜN ÖNEMİ انية سا ل عن يوم و ا أهميته لمسلم ج وما ] تر Turkish [ Türkçe ن Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik

Detaylı

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır. BÜYÜKLERİN HİKMETLİDEN SÖZLERİ Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır. Buyruldu ki; Faziletli kimseler için (hiçbir yer) gurbet sayılmaz. Cahilin ise

Detaylı

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir? Besmele Kitapcığı Besmelenin Anlamı Besmele, bütün varlıkların hal diliyle ve iradeli varlık olan insanın lisanıyla ve haliyle meşru olan her işine Allah ın ismiyle başlamasıdır. En önemli dua ve zikirlerdendir.

Detaylı

ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF

ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF ŞİRK VE ÇEŞİTLERİ EBU SEYF Hamd Allah subhanehu ve tealayadır. Salat ve selam ise O nun Rasulünedir. Bundan sonra: Allah sana hidayet etsin. Bil ki şirk koşmak günahların en büyüğüdür ve bütün amelleri

Detaylı

REHBERLİK VE İLETİŞİM 1

REHBERLİK VE İLETİŞİM 1 REHBERLİK VE İLETİŞİM 1 Yrd. Doç Dr. M. İsmail Bağdatlı [email protected] HİDAYET Hidâyet kelimesi türevleriyle birlikte 316 âyet- i kerimede yer almaktadır. Arap dilinde "hedâ" kökünden gelir.

Detaylı

Borçlunun sadaka vermesinin hükmü

Borçlunun sadaka vermesinin hükmü Borçlunun sadaka vermesinin hükmü ] رك Turkish [ Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn 3Terceme3T 3T: 3TMuhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2013-1434 ح م صدقة املدن» اللغة الرت ة «بن صالح العثم مد رمجة:

Detaylı

Gerçek şu ki, Allah Adem i Nuh u, İbrahim ailesini alemler üzerine seçti; 1

Gerçek şu ki, Allah Adem i Nuh u, İbrahim ailesini alemler üzerine seçti; 1 4.3. Hz. İsa (a.s) Kur an Kıssaları Ali BULAÇ ın mealinden Tayfun NASUHBEYOĞLU tarafından derlenmiştir. Giriş Gerçek şu ki, Allah Adem i Nuh u, İbrahim ailesini alemler üzerine seçti; 1 onlar birbirlerinden

Detaylı

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller yayın no: 117 PEYGAMBERİMİZİN DİLİNDEN HİKMETLİ ÖYKÜLER Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller Genel yayın yönetmeni: Ergün Ür Yayınevi

Detaylı

NAMAZLARIMIZI HUŞU İÇERİSİNDE KILALIM!!!

NAMAZLARIMIZI HUŞU İÇERİSİNDE KILALIM!!! BIRAKIN NAMAZLARIMIZI HUŞU İÇERİSİNDE KILALIM!!! [ Türkçe ] دعونا نخشع في صلاتنا ب[ اللغة التركية [ Muhammed Şahin محمد بن مسلم شاهين Tetkik: Ümmü Nebil مراجعة: أم نبيل Rabva Semti İslâmî Dâvet Bürosu-Riyad

Detaylı

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır. İnsanın toplumsal bir varlık olarak başkaları ile iyi ilişkiler kurabilmesi, birlik, barış ve huzur içinde yaşayabilmesi için birtakım kurallara uymak zorundadır. Kur an bununla ilgili ne gibi ilkeler

Detaylı

Muhammed Salih el-muneccid

Muhammed Salih el-muneccid BİR KİMSENİN DOĞUM GÜNÜNÜ KUTLAMANIN HÜKMÜ حكم لاحتفا بعيد ميلا لشخص ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 009-4 حكم لاحتفا بعيد ميلا لشخص»

Detaylı

(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fâtiha, 1/5)

(Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fâtiha, 1/5) ا ي اك ن ع ب د و ا ي اك ن س ت ع ني (Allahım!) Yalnız sana ibadet ederiz ve yalnız senden yardım dileriz. (Fâtiha, 1/5) 1 و م ا ا م ر وا ا ل ل ي ع ب د وا الل م ل ص ني ل ه الد ين ح ن ف اء و ي ق يم وا الص

Detaylı

HAC SURESİ İniş Sırası: 103 Mushaf Sırası: 22 Medeni Sure 78 Ayettir. Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla

HAC SURESİ İniş Sırası: 103 Mushaf Sırası: 22 Medeni Sure 78 Ayettir. Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla HAC SURESİ İniş Sırası: 103 Mushaf Sırası: 22 Medeni Sure 78 Ayettir 8. İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah hakkında tartışır; ne bir ilmi, ne bir yol göstericisi, ne de aydınlatıcı bir kitabı olmadan!..

Detaylı

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME 190 HATA İLE ÖLDÜRME Hata ile öldürme iki kısma ayrılır: 1- Öldürülen kimsenin isabet alması istenmemesine rağmen ona isabet etmesi ve onu öldürmesidir. Bir ava atış yapılırken bir insana isabet etmesi

Detaylı

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar

Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar Muhammed Aleyhisselam ın Dilinden Dualar [email protected] K ur ân-ı Kerim deki dua ayetleri gibi Peygamberimizin duaları da Arapça aslından okunursa daha iyidir. Ancak, tercümeleri de dua olarak okunabilir.

Detaylı

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ 1.NCİ YILDA İNEN SURELER

Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ 1.NCİ YILDA İNEN SURELER 15.03.2010 Rahman ve Rahim Olan Allah ın Adıyla HİCRİ 1.NCİ YILDA İNEN SURELER Bu Yılda İnen Sureler; Muhammed Suresi Tegabün Suresi Bakara Suresi Muhammed Suresi; (Ey Muhacir ve Ensar) Ey İman edenler.

Detaylı

ŞIRK. Inanc hastaligi

ŞIRK. Inanc hastaligi ŞIRK Inanc hastaligi ALLAH IN ADIYLA ALLAH IN ADIYLA KIMDEN GELME BU SÖZ??? Müsriklerden gelme bir sözdür bu Onlarda Allahin varligina inaniyorlardi ve tarih boyunca müslümanlara karsi yaptiklari zulüm

Detaylı

Arap diliyle tesis edilen İslam a dair hakikatler diğer dillere tercüme edilirken zaman ve zeminin de etkisiyle gerçek anlamından koparılabiliyor.

Arap diliyle tesis edilen İslam a dair hakikatler diğer dillere tercüme edilirken zaman ve zeminin de etkisiyle gerçek anlamından koparılabiliyor. Arap diliyle tesis edilen İslam a dair hakikatler diğer dillere tercüme edilirken zaman ve zeminin de etkisiyle gerçek anlamından koparılabiliyor. Bugün her şeyi sorgulayan genç beyinlere ikna edici cevaplar

Detaylı

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu an hayatta ve yeryüzünde hazır mıdır? Abdulkerim el-hudayr

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu an hayatta ve yeryüzünde hazır mıdır? Abdulkerim el-hudayr Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu an hayatta ve yeryüzünde hazır mıdır? ] تريك Turkish [ Türkçe Abdulkerim el-hudayr Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 0-43 هل لرسو صىل الله عليه

Detaylı

ANKEBUT SÛRESİ Bismillâhirrahmânirrahîm Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla

ANKEBUT SÛRESİ Bismillâhirrahmânirrahîm Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla ANKEBUT SÛRESİ Bismillâhirrahmânirrahîm Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla 1. Elif, Lam, Mim. 2. Mü minler; sadece İmân ettik demeleriyle bırakılacaklarını, imtihan edilmeyeceklerini mi sandılar? 3. Şüphesiz

Detaylı

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî

PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ. Hâfız el-hakemî PEYGAMBERLERE ÎMÂNIN HAKİKATİ حقيقة الا يمان بالانبياء والمرسلين ] اللغة التركية [ ] Turkish [ Language Hâfız el-hakemî حافظ الحكمي رحمه االله Terceme edenler : Muhammed Şahin ترجمه: محمد بن مسلم شاهين

Detaylı

Her tür meyvelerden yemelerini fakat bir ağaca dokunmama-larını söyledi ve onları İblis in fitnesinden sakındırdı.

Her tür meyvelerden yemelerini fakat bir ağaca dokunmama-larını söyledi ve onları İblis in fitnesinden sakındırdı. CENNETTEN ÇIKARILIŞ Allah'u Teala Adem (Aleyhisselam) ile Hazreti Havva yı cennette yaşatıp onlara türlü türlü ikramlarda bulundu. Her tür meyvelerden yemelerini fakat bir ağaca dokunmama-larını söyledi

Detaylı

1. EÛZÜ ÖĞRENELİM ANLAMI. 1. Kovulmuş Şeytan dan Allah a sığınırım.

1. EÛZÜ ÖĞRENELİM ANLAMI. 1. Kovulmuş Şeytan dan Allah a sığınırım. SÛRELERİMİZİ tefekkürle ÖĞRENİYORUZ 1. EÛZÜ ÖĞRENELİM ANLAMI 1. Kovulmuş Şeytan dan Allah a sığınırım. Benim adım Eûzü. İsmimin anlamı Sığınırım, yardım isterim. Bir tehlike ile karşılaştığınızda güvenilir

Detaylı

Mekke-i Mükerreme'nin bir Küfür Beldesi Olup Olmadığı Hususunda Bir Münazara

Mekke-i Mükerreme'nin bir Küfür Beldesi Olup Olmadığı Hususunda Bir Münazara Mekke-i Mükerreme'nin bir Küfür Beldesi Olup Olmadığı Hususunda Bir Münazara Şeyh Hamad İbni Atik en-necdi (1227H-1301H) Mecmuat'ur Resail ve'l Mesail'in Necdiyye, 1/742-746 www.at-tawhid.org 1 بسم هللا

Detaylı

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler Hani, Rabbin meleklere, Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti. Onlar, Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa biz sana hamd

Detaylı

LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Deneme Sınavı

LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Deneme Sınavı LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Deneme Sınavı LGS(Liselere Geçiş Sistemi) deneme sınavı arayan birçok öğrenci için güzel bir hizmet Şanlıurfa MEM tarafından veriliyor. LGS deneme sınavı ile 2 Haziran

Detaylı

ÖZEL BİLFEN İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ

ÖZEL BİLFEN İLKÖĞRETİM OKULU ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÖZEL BİLFEN İLKÖĞRETİM OKULU 2016-2017 ÖĞRETİM YILI 8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TEST: 16 1. Hac ibadeti ne zaman farz olmuştur? A) Hicretin 9. yılında B) Hicretin 6. yılında C) Mekke nin fethinden

Detaylı

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ ب س م الله الر ح من الر ح يم الل ه ل نت ل ه م و ل و ك نت ف ظ ا غ ل يظ ال ق ل ب ف ب م ا ر ح م ة م ن لا نف ض وا م ن ح و ل ك İmran, 159) (Al-i HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ Muhterem Müslümanlar!

Detaylı

HAC SEMİNERİ 2 HOŞGELDİNİZ

HAC SEMİNERİ 2 HOŞGELDİNİZ HAC SEMİNERİ 2 HOŞGELDİNİZ ARAFAT Hz. Adem İle Hz. Havva Validemizin yeryüzünde ilk buluştuklar tukları,, kavuştuklar tukları yerdir. Peygamber Efendimizin Veda Hutbesini söyledis ylediği yerdir. Orada

Detaylı

KURAN YOLU- DERS 9-10

KURAN YOLU- DERS 9-10 KURAN YOLU- DERS 9-10 (Prof.Dr. Mehmet OKUYAN ın Envarul Kuran isimli 6 no lu dersinin özeti) DERSTE GEÇEN KAVRAMLAR 1. İsm-i Tafdil: «Daha» ve «En» kelimeleri ile yapılan Karşılaştırma Sıfatlarıdır. Örneğin,

Detaylı

GIDA DEPOSUNDA ÇALIŞAN VE DOMUZ ETİNİ TIRLARA TAŞIMASI İSTENEBİLEN KİMSENİN HÜKMÜ

GIDA DEPOSUNDA ÇALIŞAN VE DOMUZ ETİNİ TIRLARA TAŞIMASI İSTENEBİLEN KİMSENİN HÜKMÜ GIDA DEPOSUNDA ÇALIŞAN VE DOMUZ ETİNİ TIRLARA TAŞIMASI İSTENEBİLEN KİMSENİN HÜKMÜ حكم من يعمل زن وقد يطلب منه نقل م ا ير إ الشاحنات ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin

Detaylı

5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ

5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ 5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ Allah İnancı Ünite/Öğrenme Konu Kazanım Adı KOD Hafta Tarih KD1 KD2 KD3 KD4 KD5 KD6 Allah Vardır ve Birdir Evrendeki mükemmel düzen ile Allahın (c.c.) varlığı ve birliği

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

NAMAZI, MESCİT VEYA CÂMİDE CEMAATLE KILMANIN HÜKMÜ. Vaizler Muhammed b. Salih el-muneccid. Terceme edenler. Muhammed Şahin. Tetkik edenler Ümmü Nebil

NAMAZI, MESCİT VEYA CÂMİDE CEMAATLE KILMANIN HÜKMÜ. Vaizler Muhammed b. Salih el-muneccid. Terceme edenler. Muhammed Şahin. Tetkik edenler Ümmü Nebil NAMAZI, MESCİT VEYA CÂMİDE CEMAATLE KILMANIN HÜKMÜ حكم الصلاة مع الجماعة ] باللغة التركية [ Vaizler Muhammed b. Salih el-muneccid ألفه الشيخ: محمد صالح المنجد Terceme edenler Muhammed Şahin ترجمه: محمد

Detaylı

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE

AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE AİLE: HAYATA AÇILAN PENCERE Aile, tek başına olmaktan kurtulup, can yoldaşına kavuşmaktır Aynı çatı altında yalnızlık ve yabancılık değil! Ve O, iki eşi, erkeği ve kadını yarattı. (Necm, 53/45) Kadınlar,

Detaylı

8. SINIF 3. OTURUM A. Bu metni aşağıdaki ayetlerden hangisi destekler?

8. SINIF 3. OTURUM A. Bu metni aşağıdaki ayetlerden hangisi destekler? 1. Üzerinde yaşadığımız dünyanın da içinde bulunduğu güneş sistemi, kendilerine takdir edilmiş bir yörüngede hareket eder. Dünyamız, ne diğer gezegenlere çarpar, ne de onlardan uzaklaşır. Yeryüzünde de

Detaylı

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir. 1- Ramazan ayının birinci gecesi kılınacak namaz: Bu gecede bir kimse 2 rekat namaz kılsa, her rekatta da KADİR SÜRESİNİ okursa; ALLAHÜ Teâlâ ( cc ) o kişiye 3 türlü kolaylık verir. Bu ay içinde orucu

Detaylı

İbadetin Manası ve Çeşitleri

İbadetin Manası ve Çeşitleri İbadetin Manası ve Çeşitleri Muhammed ibni Abd'il Vehhab (rahimehullah) www.at-tawhid.org 1 İbadetin Aslı Allah a ibadetin aslı; Allah ın emirlerine uymak nehyettiklerinden kaçınmak suretiyle ona itaat

Detaylı

BAKARA SÛRESİ BismillâhirRahmânirrahim Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla

BAKARA SÛRESİ BismillâhirRahmânirrahim Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla BAKARA SÛRESİ BismillâhirRahmânirrahim Rahmân ve Rahîm Allah ın adıyla 1. Elif, Lam, Mim. 2. Bu Kur an; kendisinde şüphe olmayan ve korunanlar için yol gösteren bir kitaptır. 3. O Mü minler; gayba inanırlar,

Detaylı

Haram mal ile hac yapmak

Haram mal ile hac yapmak Haram mal ile hac yapmak حكم حلج بما حر ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ümmü Nebil 20-432 حكم حلج بما حر» باللغة لرتية «حممد صالح ملنجد ترمجة: حممد

Detaylı

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği Mülheim an der Ruhr Fatih Camii Islam kelimesi üc manaya gelir 1. Yüce Allahın emirlerine itaat edip, yasaklarından kacınmak. 2. Bütün insanlarla diğer canlılar

Detaylı

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 14 ARALIK 2013 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK (MAZERET) SINAVI 14 ARALIK 2013 Saat: 11.20 T.C. 8. SINIF I. DÖNEM ORTK (MZERET) SINVI 14 RLIK 2013 Saat: 11.20 DİN KÜLTÜRÜ VE HLK BİLGİSİ 1. Biz herşeyi bir ölçüye göre yarattık. (Kamer suresi, 49. ayet) Güneş ve ay bir hesaba göre hareket eder.

Detaylı

+ Eğer size yasaklanan günah ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4.

+ Eğer size yasaklanan günah ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir yere koyarız.(4. KUR AN VE HADİSLERE GÖRE BÜYÜK GÜNAHLAR Yüce Rabbimiz Kur an-ı Kerimde şöyle buyuruyor: + Eğer size yasaklanan günah ların büyüklerinden kaçınırsanız, sizin küçük günahlarınızı örteriz ve sizi güzel bir

Detaylı

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır:

1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1 Ahlâk nedir? Ahlâk; insanın ruhuna ve kişiliğine yerleşen alışkanlıklardır. İki kısma ayrılır: 1. Güzel ahlâk 2. Kötü ahlâk 2 Güzel ahlâk neye denir? Allah ın ve Resulü nün emir ve tavsiye ettiği, diğer

Detaylı

Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa, akıbet o kılıçla kendi maktül düşer. Hz. Ali

Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa, akıbet o kılıçla kendi maktül düşer. Hz. Ali Marifet nefsi silmek değil, bilmektir. Hacı Bektaş-ı Veli Nefsin, azgın bir binek atından daha çok şiddetle gemlenmeye muhtaçtır. Hasan Basri Bir insan, nefs kılıcını ve hırsını çekip hareket edecek olursa,

Detaylı

BEYANAT. Ahmed el Hasan (a.s)

BEYANAT. Ahmed el Hasan (a.s) Ahmed el Hasan (a.s) 1 Rahman ve Rahim olan Allahın Adıyla. Hamd Alemlerin Rabbi Allahadır. Allahın selamı Muhammed ve Al-i Muhammedin, İmamlar ve Mehdilerin üzerine olsun. Dünyanın Doğusundaki ve Batısındaki

Detaylı

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez.

BYK & ŞYK DERSLERİ. Yaptıklarına karşılık olmak üzere kendilerine nice sevindirici ve göz aydınlatıcı nimetler saklandığını hiç kimse bilemez. Ders : 8 Konu : SALiH AMEL Amel kelimesi, sevap veya günahla karşılık bulan her türlü iş, çalışma ve fiil demektir. Kur ân-ı Kerim ve hadisi Şeriflerde daha çok emir, yasak ve tavsiyeler anlamında olup,

Detaylı