ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ"

Transkript

1 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DOKTORA TEZİ Şebnem KURT DEĞİŞİK TARIMSAL ARTIKLARIN KAYIN MANTARI (Pleurotus ostreatus, Pleurotus sajor-caju) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KULLANIM OLANAKLARI BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI ADANA, 2008

2 ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ DEĞİŞİK TARIMSAL ARTIKLARIN KAYIN MANTARI (Pleurotus ostreatus, Pleurotus sajor-caju) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KULLANIM OLANAKLARI Şebnem KURT DOKTORA TEZİ BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Bu Tez 11/03/2008 Tarihinde Aşağıdaki Jüri Üyeleri Tarafından Oybirliği ile Kabul Edilmiştir. İmza: İmza: İmza:. Prof.Dr. Saadet BÜYÜKALACA Prof.Dr. Kazım ABAK Prof.Dr.Ali ERKILIÇ Danışman Üye Üye İmza:.. Prof.Dr. Murat GÖRGÜLÜ Üye İmza: Yrd.Doç.Dr. Ersin POLAT Üye Bu tez Enstitümüz Bahçe Bitkileri Anabilim Dalında hazırlanmıştır. Kod No: Prof. Dr. Aziz ERTUNÇ Enstitü Müdürü İmza ve Mühür Bu çalışma, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı TAGEM ve Ç.Ü. Bilimsel Araştırma Projeleri Birimi Tarafından Desteklenmiştir. Proje No: FBE2000D2 Not: Bu tezde kullanılan özgün ve başka kaynaklardan yapılan bildirişlerin, çizelge, şekil ve fotoğrafların kaynak gösterilmeden kullanımı 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki hükümlere tabidir.

3 ÖZ DOKTORA TEZİ DEĞİŞİK TARIMSAL ARTIKLARIN KAYIN MANTARI (Pleurotus ostreatus, Pleurotus sajor-caju) YETİŞTİRİCİLİĞİNDE KULLANIM OLANAKLARI Şebnem KURT ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ BAHÇE BİTKİLERİ ANABİLİM DALI Danışman : Prof. Dr. Saadet BÜYÜKALACA Yıl: 2008, Sayfa: 212 Jüri : Prof. Dr. Kazım ABAK Prof. Dr. Ali ERKILIÇ Prof. Dr. Murat GÖRGÜLÜ Yrd. Doç. Dr. Ersin POLAT Çalışmanın amacı değişik tarımsal artıkların Pleurotus yetiştiriciliğinde kullanım olanaklarının araştırılması ve Pleurotus türlerinin, selüloz, hemiselüloz ve lignin degredasyonu yapabilme yeteneklerinin belirlenmesi ve bunun verimlilik mekanizması ile ilişkisinin açıklanmasıdır. P. ostreatus ve P. sajor-caju nun tohumluk miselleri, asma budama artığı, buğday sapı, çeltik sapı, susam sapı, 2 talaş + kepek, 2 ABA + K, 2 BS + K, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarına aşılanmıştır. Ortamlar üzerine aşılı Pleurotus türlerinin, misel gelişme süresi, toplam verim, biyolojik etkinlik oranı (BE) ve mantar kalite özellikleri belirlenmiştir. Ortamların özelliklerinin belirlenmesi amacı ile karbon, azot, karbon:azot, kül, makro ve mikro besin element içerikleri ile selüloz, hemiselüloz ve lignin miktarları belirlenmiştir. Türlerin, farklı gelişme dönemlerindeki selülaz ve lakkaz enzim aktiviteleri ölçülmüştür. En hızlı misel gelişimi, P. ostreatus aşılı ortamların içerisinde buğday sapı, asma budama artığı ve susam sapından, P. sajor-caju da ise buğday sapından elde edilmiştir. Her iki türde de en yüksek toplam verim ve BE oranı, 2 BS + K ortamından, en düşük verim ise buğday sapından elde edilmiştir. Türlerin verim değerleri ile ortamların azot miktarları arasında istatistiksel olarak pozitif, C:N oranları arasında ise negatif bir ilişki bulunmuştur. Ortamlar üzerinde mantar türlerinin gelişimi sonucu organik materyalin parçalanmasıyla birlikte misel gelişme dönemi sonunda ve hasat sonundaki kül ve azot miktarı ile inorganik elementlerin miktarında artış olduğu belirlenmiştir. P. ostreatus ve P. sajor-caju mantarları, ortamların hemiselülozunu, selüloz ve lignine göre daha öncelikli bir şekilde parçalamışlar ve hemiselülozdan daha çok yararlanmışlardır. Genel olarak, selülaz enzim aktiviteleri yüksek olan ortamlardan daha yüksek verim elde edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Pleurotus, verim, biyolojik dönüşüm, selülaz, hemiselüloz I

4 ABSTRACT Ph.D THESIS THE POSSIBILITY OF USING DIFFERENT AGRICULTURAL WASTES IN OYSTER MUSHROOM (Pleurotus ostreatus, Pleurotus sajor-caju) CULTIVATION Şebnem KURT DEPARTMENT OF HORTICULTURE INSTITUTE OF NATURAL AND APPLIED SCIENCES UNIVERSITY OF ÇUKUROVA Supervisor : Prof. Dr. Saadet BÜYÜKALACA Year: 2008, Pages: 212 Jury : Prof. Dr. Kazım ABAK Prof. Dr. Ali ERKILIÇ Prof. Dr. Murat GÖRGÜLÜ Assist.Prof. Dr. Ersin POLAT The objective of this study was to investigate the possibility of using of different agricultural wastes in cultivation of Pleurotus spp. and to determine the capacity of degredation of cellulose, hemicellulose and lignin and to find the yield mechanism relation between these. The spawns of P. ostreatus and P. sajor-caju were inoculated on grape pruning waste, wheat straw, paddy straw, sesame straw, sawdust: wheat bran (2:1), grape pruning waste: wheat bran (2:1), wheat straw: wheat bran (2:1), paddy straw: wheat bran (2:1), sesame straw: wheat bran (2:1). Mycelium growing duration, total yield, biological efficiencies for treatments and morphological and chemical charecteristics of mushrooms were determined. Carbon, nitrogen, ash, macro and micro element analysis, cellulose, hemicellulose and lignin amounts were also determined to find substrate contents. In different stages cellulase and laccase enzyme activities of the Pleurotus species also were measured. The fastest mycelium growing durations were obtained from wheat straw, grape pruning wastes and sesame straw inoculated with P. ostreatus and from wheat straw inoculated with P. sajor-caju. The highest total yield and biological efficiency in both species were obtained from wheat straw:bran (2:1), on the other hand the lowest total yield and biological efficiency in both species were obtained from wheat straw. Between the species statistically a positive relation was found between yields and nitrogen amounts of substrates. However, statistically a negative relation was obtained between the C:N ratios of these substrates. In general, the higher yield was obtained from the substrates which have higher cellulase enzyme activities. Keywords: Pleurotus, yield, bioconservation, cellulase, hemicellulose II

5 TEŞEKKÜR Mantar konusunda çalışmamı teşvik eden ve doktora çalışmamda desteğini hiç bir zaman esirgemeyen ve her türlü kolaylığı sağlayan değerli Hocam Prof. Dr. Saadet BÜYÜKALACA ya teşekkürlerimi ve saygılarımı sunarım. Doktora tezimin şekillenmesi ve yürütülmesi sırasında, katkı ve desteklerinden dolayı tez izleme komitemde yer alan Sayın Prof. Dr. Kazım ABAK ve Sayın Prof. Dr. Ali ERKILIÇ a teşekkürlerimi sunarım. Selüloz ve lignin analizinde, yardımlarını esirgemeyen Sayın Prof. Dr. Murat GÖRGÜLÜ ye teşekkür ederim. Tohumluk misel temininde yardımcı olan Sylvan Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi Müdürü Kerem KOLAYLI ya ve Agro Mantarcılık Şirketinin sahibi Mehmet ATMACA ya teşekkür ederim. Doktorada desteklerini gördüğüm Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü Müdürü Sayın Şekip KESER e, Enstitü Müdür Yardımcısı Dr. Davut KELEŞ e, Yetiştirme Tekniği Şube Şefi Zir. Yük. Müh. Murat HOCAGİL e ve Enstitü eski Müdür Yardımcılarından Zir. Yük. Müh. Haluk HAKTANIR a teşekkür ederim. Makro ve mikro besin elementlerinin analizinde yardımcı olan Zir. Müh. Rasim ASLAN a, enzimdeki protein analizinde yardımcı olan Yrd. Doç. Dr. Osman GÜLŞEN e, istatistik analizinde yardımlarını gördüğüm Peyzaj Yük. Mimarı Songül MUTLU ve Dr. Nedim MUTLU ya, enzim çalışmalarında yardımcı olan Yrd. Doç. Dr. Mehmet Ali MAZMANCI ya ve Doç. Dr. Ahmet TUTUŞ a teşekkürlerimi sunarım. Tezimin yazım aşamasında ve bilgisayardaki düzenlenmesinde yardımlarını gördüğüm değerli arkadaşlarım Dr. Cenap YILMAZ a ve Dr. Bekir DEMİRTAŞ a ve laboratuvar çalışmalarında desteğini gördüğüm değerli arkadaşlarım Yrd. Doç. Dr. Bilge YILDIRIM a, Ayşen ULUN a, Ar. Gör. Zeynep BOZKURT a ve Ar. Gör. Hatıra TAŞKIN a teşekkür ederim. Doktora çalışmamda bana güç veren ve yardımcı olan ablam Dr. Meltem URGUN DEMİRTAŞ a ve Dr. Bülent DEMİRTAŞ a teşekkür ederim. Bu çalışmanın tamamlanmasında maddi ve manevi katkı ve göstermiş oldukları sabır, anlayış ve özveriden dolayı sevgili annem Ülkü GÜNEYLİ ye, sevgili eşim Faruk KURT a ve biricik kızım Cansu ya yürekten teşekkür ederim. III

6 İÇİNDEKİLER SAYFA ÖZ. I ABSTRACT II TEŞEKKÜR. III İÇİNDEKİLER. IV ÇİZELGELER DİZİNİ VIII ŞEKİLLER DİZİNİ.. XII KISALTMALAR. XV 1. GİRİŞ ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Verim ve Mantar Kalitesi Üzerine Yapılan Çalışmalar Tarımsal Artıkların Bileşimi Üzerine Yapılan Çalışmalar Enzim Aktiviteleri Üzerine Yapılan Çalışmalar MATERYAL VE METOD Materyal Metod Yetiştirme Ortamlarının Hazırlanması Sterilizasyon ve Misel Aşılaması İnkubasyon ve Hasat Denemede Yapılan Ölçüm ve Analizler Verim ile İlgili Ölçümler (1). Misel Gelişme Hızı (2). Toplam Verim (3). Biyolojik Etkinlik Oranı Mantar Kalitesi ile İlgili Yapılan Analiz ve Ölçümler (1). Mantar Ağırlığı (2). Şapka Çapı (3). Sap Çapı (4). Sap Uzunluğu (5). Kuru Madde. 60 IV

7 (6). Protein Analizi Tarımsal Artıkların Özelliklerinin Belirlenmesi Amacı ile Yapılan Analizler (1). ph Analizi (2). Nem İçeriği (3). Kül Analizi (4). Toplam Azot Analizi (5). Karbon Hesaplaması (6). C:N oranının Hesaplanması (7). Fosfor Analizi (8). Diğer Mineral Madde Analizleri (9). Nötr Deterjan Lif (NDF) Analizi (10). Asit Deterjan Lif (ADF) Analizi (11). Asit Deterjan Lignin (ADL) Analizi Enzim Çalışmalarında Yapılan Analizler (1). Örneklerin Hazırlanması (2). Toplam Protein Miktarının Belirlenmesi (3). Enzim Aktivitelerinin Ölçümü (3).(a). Lakkaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi (3).(b). Selülaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Deneme Deseni ve İstatistiksel Değerlendirme BULGULAR VE TARTIŞMA BÖLÜM I Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajorcaju nun Misel Gelişim Süreleri Toplam Verim ve Biyolojik Etkinlik Oranı P. ostreatus Aşılı Ortamların Verim Değerleri P. sajor-caju Aşılı Ortamların Verim Değerleri Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Verim ve Biyolojik Etkinlik Oranları 78 V

8 4.3. Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Mantar Ağırlıkları Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Şapka Eni Değerleri Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Sap Çapı Değerleri Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Sap Uzunluğu Değerleri Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Kuru Madde Miktarları Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Protein Miktarları BÖLÜM II Örnek Alma Dönemine Göre Pleurotus ostreatus Aşılı Ortamların Makro ve Mikro Besin Elementi İçeriği Ortamların Kül Miktarları Ortamların Karbon (C) Miktarları Ortamların Azot Miktarları Ortamların Karbon: Azot Oranları Ortamların Fosfor Miktarları Ortamların Potasyum Miktarları Ortamların Kalsiyum Miktarları Ortamların Magnezyum Miktarları Ortamların Mangan Miktarları Ortamların Çinko Miktarları Örnek Alma Dönemine Göre Pleurotus sajor-caju Aşılı Ortamların Makro ve Mikro Besin Elementi İçeriği Ortamların Kül Miktarları. 123 VI

9 Ortamların Karbon Miktarları Ortamların Azot Miktarları Ortamların Karbon:Azot Oranları Ortamların Fosfor Miktarları Ortamların Potasyum Miktarları Ortamların Kalsiyum Miktarları Ortamların Magnezyum Miktarları Ortamların Mangan Miktarları Ortamların Çinko Miktarları BÖLÜM III P. ostreatus ve P. sajor-caju Aşılı Ortamların Hemiselüloz, Selüloz ve Lignin Miktarları ile Selüloz: Lignin Oranları Ortamların Hemiselüloz Miktarları Ortamların Selüloz Miktarları Ortamların Lignin Miktarları Ortamların Selüloz:Lignin Oranları BÖLÜM IV Gelişme Dönemine Göre P. ostreatus ve P. sajor-caju Aşılı Ortamların Protein Miktarı ile Lakkaz ve Selülaz Aktiviteleri P. ostreatus Aşılı Ortamların Protein Miktarı P. sajor-caju Aşılı Ortamların Protein Miktarı P. ostreatus Aşılı Ortamların Lakkaz Enzim Aktivitesi P. sajor-caju Aşılı Ortamların Lakkaz Enzim Aktivitesi P. ostreatus Aşılı Ortamların Selülaz Enzim Aktivitesi P. sajor-caju Aşılı Ortamların Selülaz Enzim Aktivitesi SONUÇ VE ÖNERİLER 176 KAYNAKLAR. 182 ÖZGEÇMİŞ. 212 VII

10 ÇİZELGELER DİZİNİ SAYFA Çizelge 3.1. Hazırlanan ortamların ortalama ph ve % nem değerleri Çizelge 3.2. Sulandırılan albumin (BSA) standartlarının hazırlanması Çizelge 4.1. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlar üzerindeki ortalama misel gelişim süreleri (gün) 72 Çizelge 4.2. P. ostreatus aşılı 9 ortamın ortalama verim değerleri Çizelge 4.3. P. sajor-caju aşılı 9 ortamın ortalama verim değerleri Çizelge 4.4. P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı 9 ortamın ortalama toplam verim miktarları (g/kg torba) ve biyolojik etkinlik oranları (%) 81 Çizelge 4.5. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama mantar ağırlıkları (g).. 93 Çizelge 4.6. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama şapka eni değerleri (cm). 95 Çizelge 4.7. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama sap çapı değerleri (cm) Çizelge 4.8. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlarlardaki ortalama sap uzunluğu değerleri (cm).. 98 Çizelge 4.9. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama kuru madde miktarları (%). 99 Çizelge Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama protein miktarları (%) 102 Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama kül miktarları (%) Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus aşılı ortamların ortalama karbon miktarları (%) Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus aşılı ortamların ortalama azot miktarları (%) VIII

11 Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus aşılı ortamların ortalama C:N oranları Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama fosfor miktarları (%) Çizelge Örnek alma dönemi göre ortalama Pleurotus ostreatus aşılı ortamların potasyum miktarları %) 116 Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama kalsiyum miktarları (%) 118 Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama magnezyum miktarları (%) Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama mangan miktarları (ppm) Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama çinko miktarları (ppm) Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama kül miktarları (%) Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama karbon miktarları (%) 126 Çizelge Örnek alma dönemine göre ortalama Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların azot miktarları (%) 129 Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama C:N oranları Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama fosfor miktarları (%) Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama potasyum miktarları (%) 134 Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama kalsiyum miktarları (%). 135 Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama magnezyum miktarları (%) 137 IX

12 Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama mangan miktarları (ppm) Çizelge 4.30 Örnek alma zamanına göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama çinko miktarları (ppm) Çizelge Denemede kullanılan tarımsal artıkların sterilizasyon öncesi genel özellikleri Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların hemiselüloz miktarları (%) Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların % hemiselüloz azalma oranları. 143 Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selüloz miktarları (%) Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların % selülozdeki değişim oranları Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların lignin miktarları (%). 151 Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların % lignin değişim oranları 152 Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selüloz: lignin oranları. 156 Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların protein miktarı (mg/ml) Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların protein miktarı (mg/ml) 159 Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein) Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein). 166 X

13 Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların selülaz (CMC) enzim aktivitesi (IU/g) Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların selülaz (CMC) enzim aktivitesi (IU/g) 174 XI

14 ŞEKİLLER DİZİNİ SAYFA Şekil 3.1. Misel gelişme döneminde aşılanan torbaların genel görünümü Şekil 3.2. Yetiştirme odasındaki torbaların genel görünümü Şekil 4.1. Buğday ve susam sapı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları 82 Şekil 4.2. Çeltik sapı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları.. 82 Şekil T + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarlarının primordiyum dönemindeki görünümü 83 Şekil T + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları 83 Şekil ABA + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarlarının genel görünümü. 84 Şekil 4.6. Asma budama artığı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları Şekil BS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarlarının primordium dönemindeki görünümleri 85 Şekil BS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları. 85 Şekil SS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus un primordiyum dönemindeki görünümü Şekil SS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları.. 86 Şekil ÇS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları Şekil T + K ortamı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları.. 87 Şekil ABA + K ortamı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları 88 Şekil Asma budama artığı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları.. 88 Şekil BS + K ortamı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları Şekil Buğday sapı üzerine aşılı P.sajor-caju mantarları Şekil ÇS + K ortamı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları Şekil Çeltik sapı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları. 90 XII

15 Şekil susam + kepek ortamı üzerine aşılı P. sajor- caju mantarları Şekil Susam sapı üzerine aşılı P. sajor- caju mantarları Şekil Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama hemiselülozdeki azalma oranları (%) Şekil Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama hemiselülozdeki azalma oranları (%) Şekil Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selüloz miktarları (%) Şekil Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların lignin miktarları (%)... Şekil Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selüloz: lignin oranları Şekil Gelişme dönemlerine göre P. osteratus aşılı ortamların protein miktarları (mg/ml) Şekil Gelişme dönemlerine göre P. osteratus aşılı 2 talaş + kepek ortamının protein miktarları (mg/ml)... Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı ortamların protein miktarları (mg/ml) Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı susam sapı,, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarının protein miktarları (mg/ml) Şekil Gelişme dönemlerine göre P. ostreatus aşılı ortamların lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein). 164 Şekil Gelişme dönemlerine göre P. ostreatus aşılı 2 talaş + kepek ortamının lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein). Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı ortamların lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein)... Şekil Gelişme dönemlerine göre P. ostreatus aşılı ortamların selülaz enzim aktivitesi (IU/g) XIII

16 Şekil Gelişme dönemlerine göre P. ostreatus aşılı 2 T + K ortamının selülaz enzim aktivitesi (IU/g). 172 Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı ortamların selülaz enzim aktivitesi (IU/g) Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı susam sapı, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarının selülaz enzim aktivitesi (IU/g) 175 XIV

17 KISALTMALAR ABA : Asma budama artığı B : Buğday sapı Ç : Çeltik sapı S : Susama sapı T : Talaş K : Kepek C:N : Karbon:Azot oranı N : Azot P : Fosfor Ca : Kalsiyum Mg : Magnezyum Mn : Mangan Fe : Demir Zn : Çinko DNS : Dinitrosalisilikasit CMC : Karboksimetilselülaz Ö.D : Önemli Değil SÖ : Sterilizasyon Öncesi MGS : Misel Gelişim Sonu HS : Hasat Sonu ppm : Parts per million µl : mikrolitre µg : mikrogram ml : mililitre lm : lümen ABA : Asma budama artığı 2 ABA + K : 2 asma budama artığı + kepek 2 BS + K : 2 buğday sapı + kepek XV

18 2 ÇS + K : 2 çeltik sapı + kepek 2 SS + K : 2 susam sapı + kepek 2 T + K : 2 talaş + kepek XVI

19 1. GİRİŞ Şebnem KURT I. GİRİŞ Günümüzde mantarın insan beslenmesi ve sağlığı açısından değerinin daha iyi anlaşılmasıyla birlikte kültür mantarı yetiştiriciliğine olan merak ve ilginin son yıllarda hızlı bir şekilde artış gösterdiği bilinmektedir. Bu durum mantar türlerindeki çeşit zenginliğiyle birlikte yetiştiriciliğinin son derece kolay olması, besleyici özelliğinin bulunması, bilinçli ve duyarlı tüketicinin artması ve mantarın tıp alanında kullanımının yaygınlaşmasından kaynaklanmaktadır. Peki, bu gelişmeler yeterli mi? Dünya yıllık mantar üretiminin yaklaşık ton (FAO, 2008) olduğu yani 6 milyarlık dünya nüfusunda kişi başına yılda 500 g ya da bir başka deyişle günde sadece 1.5 g mantar düştüğü gerçeği oldukça çarpıcıdır. Dünya nüfusunun neredeyse yarısının çok zor şartlarda, savaş altında ve açlık sınırında yaşadığı bilinmektedir. Mantarlar Karanlığın çocukları! Sükunetin, barışın ve uzlaşmanın sembolü olarak açlığa ve yoksulluğa karşı mücadelede önemli rol oynayabilirler. Mantar yetiştiriciliğinin verdiği mutluluk ve fazla miktarda ürün ve gelir kazandırması üreticilere büyük bir hoşnutluk verebilir (Poppe, 2000). Diğer taraftan her yıl yakılan tahıl saplarının sadece % 25 i bile 300 milyon tonun üzerinde taze mantar rekoltesine ulaşılması için yeterli olabilecektir. Gerçekten de dünya üzerinde her yıl çıkan 500 milyon ton tarımsal artık ve 100 milyon ton orman endüstrisi artığı olmak üzere 600 milyon ton artık üzerinde yaklaşık 360 milyon ton mantar yetiştirilebilir. Böylece % 4 protein içeren taze mantarın kişi başına düşen yıllık miktarı 60 kg çıkartılabilir. Bilindiği gibi dünya nüfusunun % 30 u proteince yetersiz beslenmektedir. Ve yine hepimiz biliyoruz ki nüfusun hızla artışı ile birlikte ortaya çıkacak olan yiyecek ve orman-ahşap ürünleri ihtiyacı zaten çok büyük olan atık dağlarının artmasına neden olacaktır (Poppe, 2000). Dünya mantar üretiminin büyük bir kısmı başta Çin olmak üzere ABD, Hollanda, İspanya, Fransa, Polonya İtalya ve diğer bazı ülkelerde yapılmaktadır. Bu ülkelerdeki mantar yetiştiriciliği tam anlamıyla bir endüstri halini almıştır (Anonymous, 2007). 1

20 1. GİRİŞ Şebnem KURT Dünya kültür mantarı üretiminin türlere göre oransal dağılımı incelendiğinde, en yüksek payı % 32 ile Agaricus bisporus almakta, bunu sırasıyla % 25 Lentinus edodes ve % 14 ile Pleurotus türleri izlemektedir (Beelman ve ark., 2004). Yemeklik mantar üretimi, diğer bitkisel üretimle karşılaştırıldığında ülke tarımı için yeni bir teknoloji olmakla birlikte, hızlı bir değişim ve gelişme içerisindedir li yılların başında çok az sayıda kişi mantar üretimiyle uğraşırken ve yıllık mantar üretimi 80 ton civarındayken, günümüzde üretimin bin ton olduğu tahmin edilmektedir (Aksu ve Günay, 2000; İlbay ve Atmaca, 2004). Kayın mantarı türleri kültür mantarı olarak tanınan ve dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaygın olarak bulunan beyaz şapkalı mantar (Agaricus bisporus) türünden farklı olarak, yetiştirme ortamının fermente olmamış materyal olması ve şapka oluşturma döneminde ışığa gereksinim duyması yönünden önemli farklılık göstermektedir. Pleurotus cinsi mantarlar şeker kamışı ve kahve posası, talaş, ot, sap ve saman gibi geniş miktardaki tarımsal artıkları etkili bir şekilde biyolojik dönüştürme yeteneklerinden dolayı mantarcılık sektöründe büyük bir ilgiye neden olmaktadır (Philippoussis ve ark., 2000). Yetiştiriciliğinde kompost hazırlama gerektirmemesi ve bunun sonucu zamandan ve işçilikten tasarruf sağlamasından dolayı, diğer kültür mantarlarına göre, yetiştiriciliği daha basit ve ucuzdur. Pleurotus cinsi, içerisinde sıcaklık isteği birbirinden farklı türlerin bulunmasıyla yıl boyu geniş sıcaklık aralığında üretiminin yapılmasına olanak sağlamaktadır. Üretiminde düşük maliyetli yatırımlara gereksinim duyulmasıyla özellikle alt yapısı olmayan aileler için yetiştiriciliği avantaj sayılabilir. I. Dünya savaşı yıllarında Almanya da başlayan çalışmalarla ilk olarak bu mantarın kütükler üzerinde yetiştiriciliği gerçekleştirilmiştir. Daha çok doğaya bağlı olarak yapılan geleneksel yöntemlerle düşük miktarda ürün elde edilmiştir yılında talaş üzerinde yetiştiriciliğinin yapılmasıyla yetiştiricilik açısından önemli bir gelişme gerçekleştirilmiştir yılından itibaren yetiştiriciliğinde hububat saplarının kullanılmaya başlamasıyla birlikte Pleurotus türlerinin ticari olarak üretimi başlamıştır (Güler, 1988; Doğan, 2000). 2

21 1. GİRİŞ Şebnem KURT Kültürü yapılan mantar türleri arasında, Pleurotus türlerinin çok çeşitli lignoselülozik tarımsal ve endüstriyel artıkları geniş enzim sistemiyle parçalayabilmesi ve bu artıklar üzerinde kolonizasyonu başarabilmesinden dolayı mantar türleri arasında en marifetli grubu oluşturmaktadır (Patrabansh ve Madan, 1997). Pleurotus türleri, botanik sınıflandırmada Hymenomycetes sınıfının, Agaricales takımı, Tricholomataceae familyası ve Pleurotus cinsine dahildirler (Alexopoulos ve ark., 1996). Pleurotus mantarları, oyster mushroom (istiridye mantarı) veya hiratake olarak adlandırılır. Latincede Pleurotus, kulak arkası, ostreatus ise istiridye şeklinde olan demektir (Cohen, ve ark., 2002). Ülkemiz florasında da bulunan ve halk arasında kavak, kayın, dil, kulak, melek mantarı vb. yöresel isimlerle anılan Pleurotus türleri dünyanın hemen hemen bütün ılıman iklim bölgelerinde; kavak, kayın, meşe, karaağaç, akçaağaç, ıhlamur, söğüt, ceviz ve kestane gibi birçok ağaç türünün çürümüş gövdelerinde yabani olarak kendiliğinden yetişmektedir (Ağaoğlu ve Güler, 1991). Kültürü yapılan Pleurotus türlerinde % nem, kuru ağırlıkta % karbonhidrat, % ham protein, mg/g serbest azot, mg/g yağ, mg/g kalsiyum, mg/g demir, mg/ g potasyum, mg/g magnezyum, mg/g sodyum, mg/g fosfor, % selüloz, % hemiselüloz, ve % lignin bulunmaktadır (Ragunathan ve Swaminathan, 2003). Yağ miktarının çok az olması nedeniyle iyi bir diyet yemeği olarak önerilmektedir. Jwanny ve ark. (1995), özellikle gelişmiş ülkelerde yüksek kolesterol ve doymuş yağlardan oluşan hayvansal ürünlerin fazla miktarda tüketimi sonucu oluşan sağlık sorunlarının çözümü olarak, beslenme düzeninin acil ve radikal olarak değiştirilmesi gerektiğini ve bunun da bitkisel ürünlerle ve özellikle de mantarlarla sağlanabileceğini bildirmişlerdir. Bünyesinde bulunan Ca, P, Fe gibi mineral maddeler sığır ve tavuk etinde bulunanın iki katına yakındır. Mantar türleri içinde en fazla B 1 ve B 2 vitaminine sahip olan Pleurotus spp., diğer sebzelere göre de 10 kat daha fazla B 3 vitamini içermektedir (İlbay, 1995). 3

22 1. GİRİŞ Şebnem KURT Pleurotus türlerinin besin değerinin yanı sıra tıbbi özellikleri de iyi bilinen bir beyaz çürükçül mantardır. Çeşitli ülkelerde farklı hastalıklarda tedavi amaçlı olarak kullanılmaktadır. Genel olarak Pleurotus mantarlarının antibiyotik, antiviral, antibakteriyel, bağışıklık sistemini güçlendirici, antitümör, antikolesterol ve antioksidant özellikleri belirlenmiştir (Cohen ve ark., 2002). Pleurotus spp. nin önemli miktarda β-glukan içermesinden dolayı tıbbi bir mantar olarak ilgi çekmektedirler (Jablonsky ve ark., 2005). Mantardaki β-glukanlar bağışıklık sistemini güçlendirerek ve harekete geçirerek, kanser hücrelerinin gelişimini engellemekte ve sonuç olarak kanser tedavisinde, bağışıklık sistemi hastalığında ve ilaç tedavisinden sonra bağışıklık sisteminin yeniden oluşumunda uyarıcı etki yapmaktadırlar (Daba ve Ezeronye, 2003). P. sajor-caju mantarının antitümör aktivitesine sahip olan ksiloglukan, mannogalaktoglukan, arabinogalaktan, mannogalaktan, glukoksilan, gibi 16 tane polisakkarit çeşidi ürettiği belirlenmiştir (Wasser, 2002). P. ostreatus mantarının misellerinden elde edilen üç nötral proteoglikanların anti-kanser etkeni ve immünomodülatör olarak kullanılabileceği ve bu bileşiklerin, sarcoma-180 adı verilen katı tümörlerin gelişmesini azalttığı bildirilmiştir (Sarangi ve ark., 2006). Bu mantarların bünyesinde ergothionin adı verilen aminoasitten fazla miktarda bulunduğu ve ergothioninin antioksidant yeteneğine sahip olduğu belirtilmiştir (Joy Dubost ve ark., 2007). Son yıllarda yapılan çalışmalarda yüksek kolesterolün koroner damar rahatsızlıklarına neden olduğu belirlenmiştir. Amerikan Gıda ve İlaç Derneğinin 1987 yılında kolesterol düşürücü ilaç tedavisinde lovastatin (mevinolin) ve analoglarını onayladığı bildirilmiştir. Pleurotus spp. iyi bir lovastatin üreticisidirler ve dolayısıyla doğal kolesterol düşürücü etkiye sahiptirler (Gunde-Cimerman, 1999; Cohen ve ark., 2002). Pleurotus mantarının lignini ve lignin parçalanma ürünlerini metabolizma edebilme yeteneğine sahip olmasından dolayı, üzerinde çok sayıda biyoteknolojik çalışmalar yapılmaktadır (Larraya ve ark., 1999). Pleurotus türleri en etkili ligninolitik aktiviteye sahip beyaz çürükçül mantarlar grubu içerisindedir. İçerisinde tarımsal artıkların da yer aldığı geniş bir 4

23 1. GİRİŞ Şebnem KURT substrat grubunu kullanabilirler. Pleurotus türlerinin lignoselülozları parçaladıkları ve kolayca kolonize oldukları belirlenmiştir. Pleurotus türleri tarımsal artıkların lignoselüloz kısımlarını ve organik çevre kirletici maddeleri ksilanaz, endoglukonaz, ß-glukosidaz, laminarinaz, lakkaz ve polifenol oksidaz gibi enzimlerini kullanarak parçalayabildikleri bildirilmiştir (Ardon ve ark., 1998; Muthukrishnan ve ark., 2000). Kağıt endüstrisinde, lakkaz enziminin kullanımı ile kağıt hamurunun ağartılmasında ve atık kağıtların kalitesini iyileştirilmesi gibi uygulamalarda Pleurotus cornucopiae, Pleurotus ostreatus, Phanerochaete chrysosporium, Trametes versicolor, gibi çok sayıda beyaz çürükçül mantarların kullanımı ile ilgili çalışmalar yapılmıştır (Kirk ve Yang, 1979; Karaçancı, 2004). Ralp ve ark. (1996), birçok beyaz çürükçül mantarın linyit kömürlerini oksidatif enzimleri yardımıyla çözebildikleri ve lignin mineralizasyonunu kolaylaştıran ortamda, düşük kaliteli kömürlerin depolimerizasyonu ve dekolarizasyonu gerçekleştirebildikleri belirlenmiştir (Ralp ve ark. 1996: Karaçancı, 2004 den). Ülkemizde geniş rezerve sahip Elbistan, Çan ve Beypazarı linyitlerinin biyolojik yolla çözündürülmelerinde beyaz çürükçül mantarlardan Pleurotus florida, Pleurotus sajor-caju ve Pleurotus sapidus mantarlarının etkili oldukları saptanmıştır (Sadri, 1993). Endüstriyel üretimler sonucu oluşan organik kimyasal bileşikler olan ksenobiyotikler, işlenmeden doğrudan doğaya bırakıldıklarında çevreye önemli zararlar vermektedirler. P. ostreatus mantarının toksik özellikleri olan poliaromatik hidrokarbonlar (PAH), endüstriyel boyalar ve atrazin gibi diğer toprak kirleticileri parçalayabildiği ve mineralize edebildiği bildirilmiştir (Cohen ve ark., 2002). Tarımsal artıkların mikrobiyolojik yolla delignifikasyonunda ve besin değerinin arttırılmasında Pleurotus mantarları ile çok sayıda çalışmalar yapılmaktadır (Topal ve ark., 1993; Cohen ve ark., 2002). Ülkemizin ekolojik koşullarının bölgelere göre çeşitlilik göstermesi değişik bitkilerin üretilmesine olanak sağlamaktadır. Örneğin, Ülkemizde yaklaşık olarak her yıl ha alan tahıl üretimine ayrılmakta ve her yıl yaklaşık olarak 50 milyon ton tahıl sapı açığa çıkmaktadır (TÜİK, 2006). Dünyada ise her yıl yaklaşık 60 milyar ton buğday samanı açığa çıkmaktadır (Milstein ve ark., 1986). Günümüzde bu 5

24 1. GİRİŞ Şebnem KURT tahıl sapları endüstride kağıt sanayinde hammadde, bitkisel tarımda mantar kompost ana maddesi veya hayvancılıkta altlık veya kaba yem olarak değerlendirilmektedir. Tahıl saplarının kağıt yapımı vb. endüstriyel amaçlarla toplanıp uzak mesafelere taşınması, bunların büyük hacme ve düşük yoğunluğa sahip olmalarından dolayı pek ekonomik değildir (Raymond ve ark., 1986; Wayman ve Parekh, 1990). Bu sebeple çiftçilerin çoğu samanı hasat sonrası yakmaktadırlar. Anızların bu şekilde yakılması milli servet kaybı ve toprak mikroflorasını yok etmesi yanında atmosferi de kirleten önemli bir etmendir. Ülkemizde hububat alanlarının her yıl yaklaşık % 40 ı anız yangınlarına maruz kalmakta ve 10 milyon ton sap ve saman yok olmakta ve bunun sonucu oluşan duman ve karbon dioksitin atmosfere salınımıyla küresel ısınmaya katkıda bulunulmaktadır (Avcı, 2007). Bu çalışma ile ülkemizde fazla miktarda bulunan ligno-selülozik yönden zengin olan değişik tarımsal artıkların Pleurotus yetiştiriciliğinde kullanım olanaklarının araştırılması amaçlanmıştır. Bu konuda yapılan çalışma sayısı fazla olmasına karşın, çalışmalar daha çok tek türde ve bir kaç artık üzerinde yapılmıştır. Bu çalışmada amaç, Pleurotus türlerinin lignin, selüloz ve hemiselüloz degredasyonu yapabilme yeteneklerinin ortaya çıkarılması ve bunun verimlilik mekanizması ile ilişkisinin açıklanması ve kullanılan materyallerin mantar verim ve kalitesine etkilerinin belirlenmesidir. Son yıllarda toplumların tüketim alışkanlığının değişmesi sonucu pazarda çeşitliliği sağlamak için değişik mantar türlerinin yetiştiriciliğine gereksinim duyulmaktadır. Günümüzde dünyanın birçok ülkesinde Pleurotus türlerinin yetiştiriciliği bir endüstri halindeyken, ülkemizde bu mantarlar sadece doğadan toplanarak tüketilmekte ve yetiştiriciliği istenen düzeyde yapılmamaktadır. Çalışmadan elde edilecek sonuçlarla üretici için alternatif bir üretim kaynağı oluşturulması ve tüketici için de besin değeri son derece yüksek ve lezzetli olan bu mantar türünün tanıtılmasıdır. Bununla birlikte başka türlü değerlendirilmemesi ya da ekonomik bulunmaması nedeniyle atılarak çevre kirliliğine olumsuz yönde katkıda bulunan ligno-selülozik materyallerin mantar yetiştiriciliğinde kullanılmasıyla çevrenin korunmasına katkı sağlanması amaçlanmıştır. 6

25 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Güçlü misel yapısı nedeniyle, lignin ve selüloz içeren organik materyaller üzerinde fermantasyona gerek duymadan rahatça gelişip ürün vermesi Pleurotus spp. yetiştiriciliğinde çok değişik endüstriyel ve tarımsal artıkların kullanımına olanak sağlamaktadır. Patates kabuğu artıkları (Kahlon ve Arora, 1987), hurma yağı artıkları (Yong, 1986), atık kağıt (Omari ve ark., 1976), zeytin yağı atık suyu (Pompei ve ark., 1994), işlenmiş turunçgil artıkları (Yoshikawa, 1975), şeker pancarı artıkları (Yuying, 1989), pamuk sapı (Leong, 1980; Chang ve ark., 1981; Iqbal ve Asghar, 1989), çeltik sapı (Ma-Renwei, 1988), bezelye sapı (Stanciulescu, 1986), ot (Jaio ve ark., 1988; Iqbal ve Asghar, 1989) ve kolza sapı (Ginterova ve ark., 1987) gibi materyaller Pleurotus yetiştiriciliğinde kullanılmıştır Verim ve Mantar Kalitesi Üzerine Yapılan Çalışmalar Khan ve ark. (1981), Pleurotus türlerini 2 kg lık çeltik sapı içeren ortam üzerinde yetiştirmişlerdir. En yüksek verim P. ostreatus 467 ırkında (932.5 g) elde edilmiş, bunu sırasıyla P. florida 3526 ırkı (739 g), P. sajor-caju (550.5 g) ve P. ostreatus (195 g) izlemiştir. Bisht ve Harsh (1983), kullanılmış çay yaprakları üzerinde Pleurotus sajorcaju nun yetiştirilmesinin oldukça ekonomik ve kolay olduğunu belirtmişlerdir. Kopinkski (1988), alkol fabrikası artığı, nişasta fabrikası atık suyu, şeker pancarı melası ve bayat ekmeği mantar üretiminde kullanmışlardır. Yan ürünlerin uygun bir hazırlık yapılarak Pleurotus yetiştiriciliğinde kullanılabileceğini belirtmiştir. Güler (1991), değişik Pleurotus türlerini buğday sapı, çeltik sapı, mısır sapı ve bunların karışımını incelemiştir. Yetiştirme ortamlarına göre en yüksek verim g ile buğday+çeltik+mısır karışımından elde edilmiş, bunu g ve g ile buğday + çeltik ve buğday + mısır ortamları izlemiş; en düşük verim ise g ile çeltik sapından elde edilmiştir. 7

26 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Kolte ve ark. (1991), Pleurotus sajor-caju nun pamuk sapı, talaş, yer fıstığı kabuğu, çeltik sapı ve buğday sapı üzerinde başarılı bir şekilde yetiştirilebileceğini açıklamışlardır. Ağaoğlu ve ark. (1992a), Pleurotus sajor-caju nun verimi üzerine talaş + kepek karışımlarının etkilerini incelemişlerdir. Talaşa ilave edilen kepek miktarına bağlı olarak verimin arttığını ve en yüksek verimin 1:2 oranında kepek eklenen uygulamadan (285.0 g/torba ve % 79 biyolojik etkinlik) alındığını belirlemişlerdir. Kepek miktarının azaltılmasıyla görülen verim düşüklüğü özellikle 1:5 oranında kepek kullanımında gözlemlenmiştir. Denemede talaşa ve buğday samanına hiç bir katkı yapılmadan kullanılan ortamlarda verim (sırasıyla 19.0 g/torba ve 106 g/torba) çok düşük bulunmuştur. Ağaoğlu ve ark. (1992b), Pleurotus sajor-caju mantarının değişik oranlarda perlit ve kepek karışımlarının yetiştirme ortamı olarak kullanım olanaklarını araştırmışlardır. En yüksek verim perlite 3:10, 4:10 ve 5:10 oranında kepek eklenen ortamlardan alınmış ve perlitin değişik organik ve inorganik katkı maddeleriyle hazırlanacak karışımlarının yetiştiricilikte kullanılabileceğini bildirmişlerdir. Dura (1992), kayın mantarı yetiştiriciliğinde (Pleurotus sajor-caju) kullanılan farklı kopmostların ürüne etkilerini araştırmıştır. Yapılan çalışma sonucunda gürgen talaşı ortamından en yüksek verim elde edilmiştir. Erkel ve Işık (1992), P. ostreatus ve P. florida yetiştiriciliğinde buğday samanı, çeltik sapı, mısır sapı, ayçiçeği sapı ve bunların değişik orandaki karışımlarının verime etkisini incelemişlerdir. Bu iki Pleurotus türünde en yüksek verim çeltik sapının tek başına kullanıldığı ortamdan elde edilmiştir. Tüm uygulamalarda P. florida, P. ostreatus tan daha yüksek verim vermiştir. Houdeau ve ark. (1992), buğday sapı kalitesinin etkisinin araştırılması ve ortam hazırlığının geliştirilmesi üzerine çalışmışlardır. Buğday sapına tavuk gübresi, alçı ve benomil eklenmiş ve P. pulmonarius, P. columbinus ve P. ostreatus türleri aşılanmıştır. Denemeden elde edilen sonuçlar verim üzerine buğday sapı kalitesinin etkisi, misel gelişimi üzerine kimyasalların etkisi ve verim üzerine tohumluk misel ilavesinin etkisi belirlenmiştir. Kimyasal maddeler Pleurotus üzerinde gözle 8

27 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT görülebilir bir etkiye sahip olmamış ve mantar verimi ve buğday sapının besin içeriği arasında korelasyon bulunamamıştır. Upadhyay ve Vuay (1992), buğday sapı ve çeltik sapı üzerinde Pleurotus türlerinin performansını değerlendirmişlerdir. Organik katkı maddesi olarak pirinç kepeği, buğday kepeği, tavuk gübresi, bira artığı ve pamuk tohumu unu kullanılmıştır. En yüksek biyolojik etkinlik % 94 ile P. sp.cfr. florida dan elde edilmiş, bunu P. cornucopiae (% 65), P. ostreatus (% 36), P. fossulatus (% 32) türleri izlemiştir. % 5 lik pirinç kepeği P. ostreatus için en iyi katkı maddesi olmuştur. Buğday sapı üzerinde P. cornucopiae ve P. ostreatus türleri sırasıyla % 65 ve % 36; çeltik sapı üzerinde ise sırasıyla % 52 ve % 25 lik biyolojik etkinlikle en iyi verimi vermişlerdir. Royse ve Zaki (1992), P. flabellatus yetiştiriciliğinde pastörize edilen buğday sapına ticari katkı maddelerini tek başına ve karışım halinde eklemişler ve mantarın verim ve biyolojik etkinliğini araştırmışlardır. 28 günlük hasat süresinde karışım halde eklenen ortamdan 6.7 kg/m 2 verim ve % 77.7 biyolojik etkinlik, kontrol uygulamasında ise 1.7 kg/m 2 verim ve % 22.8 biyolojik etkinlik belirlenmiştir. Ertan (1993), pamuk linteri ve arpa kırmasının Pleurotus florida nın gelişim devrelerine ve ürün verimine etkilerini araştırmıştır. Pamuk linteri ve arpa kırması tek başına, % 8 ve % 4 oranında 1:1 karışımlarını yetiştirme ortamına eklemiştir. Hızlı misel gelişimi ve şapka oluşumunda en etkili ortam % 8 + % 8 karışım içeren ortam bulunmuştur. Verim yönünden en iyi sonuçlar % 8 + % 8 karışım içeren ortam ve arpa kırmasının % 8 oranında tek başına kullanılan ortamından elde edilmiştir. Fasidi ve Ekuere (1993), Pleurotus tuber-regium yetiştiriciliğini yöresel tarımsal artıklar üzerinde incelemişlerdir. En iyi misel gelişimi A. tectorum sapı üzerinde, en zayıf gelişim ise pamuk ve palmiye artıkları üzerinde elde edilmiştir. Pamuk ve çeltik sapında en yüksek verim alınmıştır. Muz yapraklarından en düşük verim alınmasına rağmen muz yapraklarında elde edilen mantarın protein, yağ, çözünebilir şeker, ham lif, kalsiyum ve magnezyum içeriği en yüksek bulunmuştur. Mısır koçanı artıkları üzerinde yetiştirilen mantarların sodyum, potasyum, kalsiyum, magnezyum ve fosfor içeriği düşük belirlenmiştir. Muz yaprağı, mısır koçanı, pamuk 9

28 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT sapı ve çeltik sapı üzerinde yetiştirilen mantarlarda fazla miktarda protein ve potasyum bulunmuştur. Gonzalez ve ark. (1993), Pleurotus ostreatus yetiştiriciliğinde hindistan cevizi lifi ve bunun 1:1 ve 1:2 oranında kahve artığı ile karışımını farklı fermantasyon periyotlarında denemeye almışlardır. En yüksek biyolojik verimlilik oranı % ± 18.3 ile 3 günlük fermantasyon süreli 1:2 oranındaki karışımdan elde edilirken 5 günlük fermantasyon süreli 1:1 oranındaki karışımın biyolojik verimlilik oranı % ± 22.6 olarak belirlenmiştir. Royse ve ark. (1993), P. sajor-caju yetiştiriciliğinde pastörize edilen buğday sapına formaldehit uygulamalı soya ununu katkı maddesi olarak eklemişlerdir. Soya unu eklenen ortamların verimi eklenmeyen ortama göre 2.1 kat daha yüksek olmuştur. Katkı maddesi miktarı % 6 dan % 12 ye çıkarıldığında verimde artış görülmüştür. Denemede elde edilen verimler 3.56 kg/m 2 (kontrol) ile 7.36 kg/m 2 (katkı maddesi eklenen ortamda) arasında dağılım göstermiştir. Singh ve ark. (1993), şeker kamışı artıklarının yenilebilir bir mantar olan Pleurotus a biyolojik dönüşümü üzerine çalışmışlardır. Şeker kamışı artıkları % 47 selüloz, % 33 lignin ve 1:95 karbon:azot oranına sahiptir. Polietilen torbalar 750 g olacak şekilde buğday sapı ve şeker kamışı artıkları ile (0:1, 1:3, 1:1, 3:1 ve 1:0) doldurulmuş ve P. citrinopileatus, P. sajor-caju ve P. flabellatus türleriyle aşılanmıştır. En yüksek verim 1:1 orandaki karışımla 444 g/torba ile P. flabellatus dan elde edilmiş, diğer türler en iyi performansı 3:1 oranındaki buğday sapı: şeker kamışı artığı üzerinde göstermişlerdir. Worrall ve Yang (1993), elma posası ve talaş karışımını shiitake ve Pleurotus (P. ostreatus ve P. sajor-caju) mantarının yetiştiriciliğinde kullanmışlardır. Elma posası içeren ortamdaki misel gelişimi tek başına talaş içeren ortama göre daha hızlı ve yoğun olmuştur. 5 shiitake izolatı ve Pleurotus türleri 1:1 oranda elma posası ve talaş içeren karışımda tek başına kullanılan ortamlara göre daha yüksek verim vermiştir. Analizlerdeki yüksek azot seviyelerinin elma posasının etkinliğinden kaynaklandığını belirlemişlerdir. Zadrazil ve Dube (1993), gelişmekte olan ülkelerde yenilebilir mantar endüstrisinin gereksinimleri, çevresel gelişimi ve biyoteknoloji alanında 10

29 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Pleurotus un kullanımını tartışmışlardır. Pleurotus üzerinde son yapılan çalışmalar tarımsal ve orman atıklarını kullanarak yetiştirilmesi esasına dayanmaktadır. Pleurotus türlerinin tahıl sapı, talaş, ağaç kütüğü ve çay yapraklarını içeren çok sayıdaki tarımsal atıkta gelişebileceğini, soya fasulyesi unu gibi protein katkı maddelerinin yetiştiricilikte verimi arttırmak için kullanılabileceğini ve bu türlerin aynı zamanda polcylik aromatik hidrokarbon, polychlorinated biphenol ve gaz kirleticiler gibi çevreyi kirleten maddelerin azaltılmasında da kullanılabileceğini belirtmişlerdir. Gonzalez ve Gomez (1994), Pleurotus ostreatus yetiştiriciliğinde yerfıstığı kabukları ve mısır yapraklarını kullanmışlardır. Denemede en yüksek biyolojik etkinlik % ± ile mısır yapraklarında belirlenirken, 2:1 oranındaki karışımın biyolojik verimlilik oranı % 95.7 ± 12.5 olmuştur. Savalgi ve Savalgi (1994), P. ostreatus, P. sajor-caju ve P. florida yı buğday sapı, çeltik sapı, sorgum sapı, mısır sap ve koçanı, pamuk atığı, ayçiçeği sapı, yer fıstığı kabuk ve sapları üzerinde kültüre almışlardır. 7 farklı atık içerisinde çeltik sapı tüm türler için en iyi ortamı oluşturmuş ve 3 tür içerisinde de P. florida tüm atıklar üzerinde en iyi gelişmeyi göstermiştir. Jwanny ve ark. (1995), mango ve hurma artıkları ile çeltik sapının farklı oranlardaki karışımını P. ostreatus yetiştiriciliğinde değerlendirmişlerdir. En yüksek biyolojik etkinlik % ile hurma artığı: çeltik sapı (1:1) karışımından elde edilmiş, bunu aynı karışımın 3:1 oranındaki karışımı izlemiştir. En düşük biyolojik etkinlik ise mango artıklarının kullanıldığı ortamlardan elde edilmiştir. Mantar örneklerindeki protein miktarı ortamlara göre % ile % arasında değişim göstermiştir. Karakoç (1995), P. ostreatus ve P. florida mantarlarını fındık yaprağı, buğday sapı, odun talaşı ve mısır sapı üzerinde yetiştirmiştir. P. ostreatus mantarının sonbahar ya da kış aylarında, P. florida mantarının ilkbahar ve yaz aylarında yetiştirilmesinin daha uygun olduğu, katkı maddesi eklemeden oluşturulan karışımlarda verimin azaldığı, kompostlaştırma işleminin ve taze olarak yeterli miktarda miselin verim ve erkenciliği olumlu yönde etkilediği ve kepeğin enfeksiyon riskini arttırdığını belirtmiştir. 11

30 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Basak ve ark. (1996), hint kenevirinin yaprak, sap ve lifini (fabrika artığı sonucu oluşan kısmı) tek başına ve çeltik sapıyla 1:1 oranındaki karışımını Pleurotus sajor-caju yetiştiriciliğinde kullanmışlardır. Hint kenevirinin yaprakları üzerinde mantar miselleri gelişememesine rağmen sap ve lifin tek başına ve çeltik sapıyla karışımının kullanıldığı ortamlarda iyi bir gelişme ve verim alınmıştır. P. sajor-caju yetiştiriciliğinde ortam olarak hint keneviri artıklarının, şeker kamışı posası ve artık kağıttan daha iyi, bununla birlikte sorgum sapı ve pamuk artıklarıyla az çok benzerlik gösterdiği bulunmuştur. İlbay ve Okay (1996 a), Pleurotus sajor-caju (Fr.) Singer yetiştiriciliğinde fındık zuruflarının kullanım olanaklarının belirlenmesi amacıyla değişik oranlarda fındık zurufu içeren 5 farklı ortamı denemeye almışlardır. Denemede en yüksek biyolojik verimlilik oranı % 69.8 ile kontrol (2 talaş+1 kepek) uygulamasından elde edilmiştir. Fındık zurufunun içinde bulunduğu diğer ortamların biyolojik verim oranlarının kontrole yakın değerler oluşturduğunu ve bu karışımların Pleurotus sajor-caju yetiştiriciliğinde rahatlıkla değerlendirilebileceğini belirlemişlerdir. İlbay ve Okay (1996 b), Pleurotus sajor-caju (Fr.) Singer yetiştiriciliğinde fındık kabuklarının kullanım olanaklarını incelemişlerdir. Çalışmada en yüksek biyolojik verimlilik oranı % 60.2 ile fındık kabuğu + talaş + kepek (1:2:1) uygulamasından elde edilmiş, bu uygulama aşılamadan sonra mantar oluşumuna kadar geçen gün sayısı bakımından da 36 gün ile en hızlı gelişmeyi göstermiştir. Ragunathan ve ark. (1996), P. sajor-caju, P. platypus ve P. citrinopileatus türlerini çeltik sapı, mısır sapı, şeker kamışı posası, hindistan cevizi lifi ve bu artıkların karışımı üzerinde yetiştirmişlerdir. Primordium oluşumu aşılamadan 22. ve 27. günler arasında gözlemlenmiştir. En yüksek verim çeltik sapı üzerinde yetiştirilen P. sajor-caju da, hindistan cevizi üzerindeki P. platypus ve şeker kamışı posası üzerindeki P. citrinopileatus da elde edilmiştir. Elde edilen mantarların ham protein değerleri % 26.9 ile % 42.5 ve su içerikleri % 82.5 ile % 92.2 arasında değişim göstermiştir. Biswas ve ark. (1997), Hindistan da P. florida nın biyolojik etkinliğini geliştirmek için çeltik ve buğday sapı karışımlarını, katkı maddeleri ve tohumluk misel oranlarını içeren metotları araştırmışlardır. Tohumluk misel oranlarının artması 12

31 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT tohumluk miselin ortamı sarması için gereken zamanı azaltmıştır. En yüksek biyolojik etkinlik (% ) en yüksek tohumluk misel oranlarının kullanımından elde edilmiştir. 1:1 oranındaki çeltik ve buğday sapı karışımı % ile yüksek bir biyolojik etkinlik göstermiş ve bu ortama % 5 pirinç unu eklenmesi de % oranında bir biyolojik etkinlik sağlamıştır. Estela Castillo (1997), P. ostreatus (Xalapa- 8 ırkı) u şeker kamışı artıkları üzerinde yetiştirmiştir. Çeltik sapının kontrol olduğu denemede şeker kamışının ham posası, fermente olmuş posası ve bunların çeltik sapıyla karışımı kullanılmıştır. Ham posasının mantar yetiştiriciliğinde pratik ve ekonomik olduğunu ve çeltik sapının % 98.6 lık verim oranının fermente olmuş posa ve karışım ortamına göre daha yüksek bulunmuştur. Gonzalez ve Garzon (1997), P. ostreatus (INIREB-8 ırkı) yetiştiriciliğinde sorgum sapını tek başına ve 1:1 oranında yer fıstığı kabuğu ile karışımını kullanmışlardır. Biyolojik verimlilik oranı sorgum sapı üzerinde % 132.3, 1:1 oranındaki karışımda ise % olarak belirlenmiştir. Kathe ve ark. (1997), pamuk sapını P. sajor-caju nun tohumluk misel üretiminde ve yetiştirme ortamında değerlendirmişlerdir. Kullanılan pamuk saplarından 516 g/kg ile yüksek verim elde edilmiştir. Yetiştiricilikte % 3 soya unu eklenmesiyle verimin arttırılabileceğini belirlemişlerdir. Mata ve Gaitan-Hernandez (1997), şeker kamışı yaprakları üzerinde P. columbinus, P. pulmonarius ve P. ostreatus un iki ırkını kültüre almışlardır. Tür ve ırka bağımlı olarak inokulasyondan sonra 15 ve 445 gün arasında primordiumlar oluşmuş ve biyolojik verimlilik oranı % 40.9 ile % 89.4 arasında dağılım göstermiştir. Ranzani ve ark. (1997), P. florida, P. ostreatus ve P. sajor-caju nun gelişimini kurutulmuş muz yaprakları üzerinde tek başına ya da mısır koçanı (70:30) ve şeker kamışı posası (50:50) ile karıştırarak değerlendirmişlerdir. Misel gelişiminde en iyi sonuçlar P. ostreatus ve P. sajor-caju ile inokule edilmiş muz yapraklarında ve P. ostreatus ve P. florida inokule edilmiş muz yaprağı: mısır koçanından elde edilmiş; muz yaprağı: şeker kamışı ortamında genel olarak daha düşük misel gelişimi gözlenmiştir. 13

32 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Sivrikaya (1997), P. florida kültür mantarının lignoselülozik atık ve artıklar üzerindeki yetiştiriciliği konusunda çalışmıştır. Buğday sapı, mısır sapı, yabani ot, yonca, odun talaşı, fındık yaprağı, kavak yaprağı, ıhlamur yaprağı, atık kağıt ve artık çay yaprağından oluşan ortamlara kompostlaştırma işlemi uygulamıştır. Kompostlaştırma işleminin ve taze olarak yeterli miktarda miselin verim ve erkenciliği olumlu yönde etkilediği, özellikle atık kağıt ve odun talaşı içeren karışımlardan elde edilen mantarların morfolojik özelliklerinin ve verimlerinin olumlu yönde arttığını belirlemiştir. Ot ve yonca esaslı karışımların hemen hemen tümünün olumsuz yönde etkilendiği ve enfeksiyon riskinin arttığını belirtmiştir. Tudor (1997), Pleurotus ostreatus kültürü için kişniş tohumu (eczacılık endüstrisi artığı), geniş yapraklı ağaçların talaşı, ince odun parçaları ve özellikle kayın, fındık ve kavak ağacının parçacıklarını denemeye almışlardır. Bu materyaller üzerinde Pleurotus un yoğun kültürlerinin yapılabileceğini belirlemişlerdir. Das (1998), P. sajor-caju yetiştiriciliğinde ortam olarak çeltik sapı ile muz yaprak saplarını kıyaslamıştır. Muz yaprak sapından alınan ortalama verim (2.6 kg) çeltik sapından alınan verime göre (1.8 kg) daha yüksek bulunmuştur. Kachroo ve ark. (1998), P. sajor-caju nun verimi üzerine NPK gübrelerinin etkilerini araştırmıştır. Polietilen torbalarda buğday sapı üzerinde P. sajor caju, 200 ml gübre çözeltisiyle sulanmıştır. Uygulanan azot ve potasyumun artan konsantrasyonları önemli derecede verimi arttırmamış ancak, fosforun artan konsantrasyonları verimi arttırmıştır. Ortega Cerilla (1998), yenilebilir mantar yetiştiriciliğinde (özellikle Pleurotus spp.) ortam olarak tarımsal yan ürünlerin kullanılmasının yararlarını tartışmıştır. Hayvan beslenmesinde kullanılan tarımsal yan ürünlerin selüloz, hemiselüloz ve lignin yönünden zengin olduğunu; bu maddelerin geviş getiren hayvanlarda parçalanamadığını fakat Basidiomycetes gibi bazı aerobik organizmalardaki phenol oksidase enzimleri aracılığıyla parçalanabileceğini; bu gibi tarımsal yan ürünleri Pleurotus gibi mantar yetiştiriciliğinde kullanarak düşük fiyatta yüksek biyolojik değerli besin üretilebileceğini; mantarın hasadından sonra meydana gelen yan ürünlerin lignin içeriğinin azalmasından dolayı bunların da hayvan yemi olarak kullanılabileceğini belirtmiştir. 14

33 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Pani ve ark. (1998 a), üç Pleurotus türünün verimlerini geliştirmek amacıyla buğday ve pirinç kepeği, talaş, siyah fasulyenin dış yaprakları (Vigna mungo), elma posası, mısır koçanı, buğday, mısır ve Eleusine coracana danelerini organik katkı maddesi olarak değerlendirmişlerdir. Sapa eklenen tahıl danesi ve kepeği her üç türün verimini önemli derecede arttırmıştır. P. sajor-caju, P. flabellatus ve P. florida nın en yüksek biyolojik verimlilik oranları (sırasıyla % 92.0, % 75.0 ve % 93.3) buğday danesi uygulamasından elde edilmiştir. Elma posası, talaş, mısır koçanı ve siyah fasulyenin dış yaprakları zayıf katkı maddeleri olarak görülmüştür. Pani ve ark. (1998 b), P. sajor-caju nun yetiştiriciliğinde tarımsal yan ürün ve artıklardan yararlanmışlardır. Çeltik sapı % 85.0 ile en yüksek biyolojik etkinliği vererek yetiştiricilikte ideal bir ortam olarak bulunmuştur. Buğday sapı, soya sapı, susam sapı, şeker kamışı posası ve mısır sapının biyolojik etkinlikleri sırasıyla % 80, % 76.6, % 60.0, % 54.4 ve % 52.0 olmuştur. Kullanılmış çay yaprakları % 13.4 ile en düşük verimi vermiştir. Patra ve ark. (1998), P. sajor-caju nun verimini arttırmak amacıyla Aegle marmelos, Azadiracha indica (tesbih ağacı), Pongamia pinnata, Psidium guajava (guava) ve Lantana camara (çalı minesi) yapraklarını ve A. indica, P. pinnata, Madhuca indica ve Brassica campestris (çin lahanası) küspelerini farklı oranlarda (% 25, % 50, % 100 yaprak ve % 1, % 2, % 5 ve % 10 küspe miktarları) çeltik sapıyla karıştırmışlardır. Yaprak uygulamaları arasında en yüksek ortalama verim ( 478 g/torba) Lantana camara (çalı minesi) dan, en düşük verim Pongamia pinnata yaprağı karıştırılan çeltik sapından (256 g) elde edilmiştir. En yüksek verim 477 g ile Madhuca indica küspesinde belirlenirken, en düşük verim 324 g ile çin lahanasından elde edilmiştir.% 25 yapraklı ve % 1 küspe eklenen ortamlar yüksek verim alınan ortamlarla kıyaslandığında daha yüksek verim değerleri vermişlerdir. Çeltik sapına eklenen % 25 tesbih ağacı yaprağı ve % 1 tesbih ağacının küspesinden en yüksek verim (sırasıyla 713 g ve 767g) elde edilmiştir. Salusso ve Morana (1998), Arjantin de Pleurotus laciniatocrenatus un yetiştiriciliğini 2:1 oranındaki sedir ağacı talaşı (Cedrella fisilis Vell.) ve mısır koçanı artıkları üzerinde denemeye almışlardır. Ortalama biyolojik verimlilik oranı 15

34 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT % 31 olmuştur. Taze örneklerde meyvenin protein içeriği 1.24 mg/100 mg olarak belirlenmiştir. Suzuki ve Muzuno (1998), Pleurotus sajor-caju yetiştiriciliğinde meşe talaşı, buğday kepeği ve mısır kepeğinden (sırasıyla 100: 5.0: 1.5) oluşan kompostu şişeler içerisinde denemeye almışlardır. Misel gelişimi 30 günde tamamlanan ortamlar daha sonra meyve oluşumu için % nem ve o C sıcaklık içeren odaya yerleştirilmiştir. Şişe başına ortalama g verim alınmıştır. Thomas ve ark. (1998), palmiye atıkları üzerinde Pleurotus türlerinin ve Volvariella volvacea mantarının yetiştiriciliğini, ortam hazırlığını, misel gelişme süresini, verim ve hasat sonrası uygulamaları ile birlikte ekonomik yönünü araştırmışlardır. Zanetti ve Ranal (1998), Pleurotus sp. Florida yetiştiriciliğinde şeker kamışına farklı oranlarda (0, % 5, % 10, % 15) öğütülmüş bezelye eklemişler ve o C de, karanlıkta ve ışıklı ortamda denemeye almışlardır. Işıklı ortamda öğütülmüş börülcenin eklenmesi misel gelişimi üzerinde bir etki göstermemiş, fakat en iyi misel gelişimi kontrol ve % 5 bezelye eklenmiş karanlık ortamdan elde edilmiştir. En yüksek verim ( g/kg yaş ortam) ve biyolojik verimlilik oranı (% 94.73) % 15 öğütülmüş bezelye eklenen ortamdan alınmıştır. Zolnikova ve ark. (1998), Pleurotus un iki ticari ırkını (P. florida ve P. ostreatus st. Zommer) çavdar sapı, kavak talaşı ve pamuk artığı üzerinde yetiştirmişlerdir. Ortamlara katkı maddesi olarak domuz çiftliği artıklarını ve bamili (biyolojik gübre) % 10, % 15, % 20 oranında eklemişlerdir. Katkı maddesi eklenmeyen talaş üzerinde yetiştirilen mantar verimi pamuk artığı üzerinde yetiştirilenden % 55 daha az olmuştur. Bu farklılık talaşa bamil eklendiğinde yok olmuştur. Katkı maddesi olarak bamil daha etkili bulunmuş, talaş üzerinde % 10, % 15 ve % 20 oranındaki bamil miktarında sırasıyla % 122, % 144 ve % 205 verim artışları görülmüştür. % 20 oranındaki bamil konsantrasyonu pamuk artığı üzerinde % 37 lik bir artış sağlamıştır. Çalışmada domuz yetiştiren çiftlik artıklarının ve hızarda elde edilen talaş artıklarının yenilebilir mantar üretiminde kullanılabileceği sonucuna varılmıştır. 16

35 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Yıldız (1998), farklı katkı maddelerinin değişik oranlarının Pleurotus florida Fovose nin misel gelişimi, basidiokraplarının oluşum ve gelişim süreleri ile verim miktarı üzerine etkilerini incelemiştir. 1 kg buğday samanı için pirinç kepeği, mercimek kırıntısı ve ayçiçeği samanının 50, 100 ve 150 gr lık tozları katkı maddesi olarak kullanılmıştır. Misel gelişimi en kısa sürede gün ile çeltik kepeğinin 50 g dozunda, bazidiokarp oluşumunda ise en kısa süre gün ile çeltik kepeğinin 150 g dozunda saptanmıştır. En yüksek verim miktarı, birinci hasatta, g olarak çeltik kepeğinin 100 g dozunda, ikinci ve üçüncü hasatta, mercimek kırıntısının 100 g dozunda sırasıyla ve olarak elde edilmiştir. Toplam verim, en yüksek miktarda, mercimek kırıntısının 100 g dozunda g olarak, en düşük miktarda ise g olarak mercimek kırıntısının 150 g dozunda elde edilmiştir. Yıldız ve ark. (1998), lokal selülozik artıklar üzerinde Pleurotus ostreatus var. salignus un yetiştiriciliğini ve karpoforların organik ve mineral kompozisyonunu araştırmışlardır. En yüksek ve en düşük verim % 70 nem içeren 100 g materyalde sırasıyla 24.8 g ile yerfıstığı sapında ve 11.3 g sorgum sapında elde edilmiştir. En yüksek protein, şapka/sap oranı, % kuru madde, N ve C miktarları yerfıstığı sapında; en düşük mantar ağırlığı ve şapka:sap oranı sorgum sapında ve en düşük protein, N ve kuru madde miktarları ise buğday sapında bulunmuştur. Yıldız ve Demir (1998), Pleurotus ostreatus var. salignus un gelişmesi ve ürün veriminde besin ortamı olarak soya, sorgum, yerfıstığı ve buğday sapını kullanmışlardır. En kısa misel gelişim süresi 10 gün ile yerfıstığı sapında, en uzun süre ise 22.6 gün ile sorgum sapında belirlenmiştir. 100 g materyalden (% 70 nem) elde edilen taze mantar miktarı birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve toplam hasatta sırasıyla en yüksek 8.6, 8.1, 4.8, 3.4 ve 24.8 g ile yerfıstığı sapında, en düşük ise 3.1, 3.9, 2.3, 2 ve 11.3 g ile sorgum sapında elde edilmiştir. Chowdhury ve ark. (1999), Pleurotus sajor-caju dan daha iyi verim elde etmek için organik katkı maddelerinin etkilerini incelemişlerdir. Çeltik sapına % 2 ile % 5 oranında pirinç kavuzu, soya unu, öğütülmüş bezelye, buğday kepeği ve tavuk gübresi eklenmiş ve en yüksek verimi 630 g/ kg kuru ağırlık ile % 5 oranında soya unu ve öğütülmüş bezelye eklenen çeltik sapından elde edilmiştir. 17

36 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT İlbay (1999), Pleurotus sajor-caju nun propilen torba tekniği ile yetiştiriciliğinde mısır koçanının kullanım olanaklarını araştırmıştır. 6 farklı ortamın denendiği çalışmada en yüksek verim g/torba ile 2 mısır koçanı + 1 kepek uygulamasından elde edilmiş, bunu g/torba ile kontrol (2 talaş+1 kepek) uygulaması izlemiştir. Pani ve ark. (1999 a), Pleurotus sajor-caju nun yetiştiriciliğinde kolza ve hardal bitki artıklarını tek başına ve 3:1, 1:1 ve 1:3 oranında çeltik sapıyla karışımını kullanmışlardır. Mantar oluşumu aşılamadan gün sonra başlamış ve en yüksek verim 1:1 oranındaki karışımdan elde edilmiştir. Ortam başına ortalama meyve sayısı ve ağırlığı sırasıyla ve g bulunmuştur. Pani ve ark. (1999 b), Pleurotus sajor-caju nun yetiştiriciliğinde şeker kamışı artıkları ve posasını tek başına ve 3:1, 1:1 ve 1:3 oranında çeltik sapıyla karışımını kullanmışlardır. En yüksek biyolojik etkinlik % 80 ile çeltik sapının tek başına kullanıldığı ortamdan alınmış, bunu 1:1 ve 1:3 karışımındaki posa: çeltik sapı ve 1:3 karışımındaki şeker kamışı artıkları: çeltik sapı ortamları izlemiştir. Şeker kamışı artıkları ve posası çeltik sapıyla karıştırıldığında yüksek bir verim potansiyeline sahip olmuştur. Ruihong ve Xiujin (1999), Pleurotus sajor-caju mantarını katkı maddesi eklemeden buğday ve çeltik sapı üzerinde yetiştirmişlerdir. Mantar verimi, biyolojik etkinlik ve kuru madde kaybı üzerine sap büyüklüğü, tohumluk misel miktarı ve ortam farklılığını belirlemişlerdir. Elde edilen mantarların protein miktarı ortalama % 27.2 bulunmuştur. Mantar hasadından sonra ortamların kuru madde kayıpları % 30.1 ile % 44.3 arasında değişim göstermiş ve 2.5 cm uzunluğunda kesilen saplardan elde edilen verimler daha yüksek bulunmuştur. Terashita ve ark. (1999), mısır nişastası fabrika artığı olan mısır lifinin 4 mantar türünün yetiştiricilik ortamına uygunluğunu araştırmışlardır. % pirinç kepekli talaş ortamıyla karşılaştırıldığında mısır lifi P. ostreatus, P. sajor-caju, Pholiota nameko ve Hypsizygus marmoreus un verimini kat arttırmıştır. Yıldız (1999), bazı bitkisel materyallerin Pleurotus florida nın gelişmesi ve ürün verimi üzerine etkilerini incelemiştir. En kısa misel gelişim süresi 10.8 gün ile soya sapında, en uzun süre ise 23.2 gün ile sorgum sapında saptanmıştır. 100 g 18

37 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT materyalden (% 70 nem) elde edilen taze mantar miktarı birinci, ikinci, üçüncü ve toplam hasatta sırasıyla en yüksek 11.2, 7.7, 4.8 ve 23.2 g ile soya sapında en düşük ise 5.0, 3.2, 3.1 ve 11.3 g ile sorgum sapında elde edilmiştir. Doğan (2000), çay artıklarından hazırlanan değişik yetiştirme ortamları ve bu ortamlara uygulanan farklı dezenfeksiyon yöntemlerini Pleurotus sajor-caju mantarının verim ve kalitesine etkisini incelemiştir. Araştırma sonucunda çay atığından oluşturulan uygulamaların Pleurotus mantarı yetiştiriciliğinde kullanılabileceği belirlenmiştir. En yüksek verimi kış döneminde otoklav yöntemi ile sterilize edilen ve azot içeriği % 1.68 olan çay artığı: kepek: 2 saman ortamından elde edilmiştir. Uygulamaların ph, nem, azot değerleri ile verim arasında negatif yönde, C ve C:N oranı değerleri ile pozitif yönde ilişkiler belirlemiştir. Dubey (2000), laboratuvar koşullarında çeltik sapı, buğday sapı, ragi sapı, mısır sapı, şeker kamışı yaprakları ve yerfıstığı kabuları üzerinde P. sajor-caju, P. flabellatus, P. ostreatus ve P. cystidious un verimlerini değerlendirmiştir. Çeltik sapı tüm Pleurotus türleri içerisinde en yüksek biyolojik etkinliği ve meyve sayısını vermiştir. Bunu buğday sapı üzerinde P. flabellatus ve P. ostreatus ve ragi sapı üzerinde P. sajor-caju ve P. cystidious türleri izlemiştir. Misel gelişimi süresince en iyi ortam olan çeltik sapına kuru ağırlık üzerinden % 5 oranında kurutulmuş güvercin tozu eklenmesi dört türde üç flaş boyunca en yüksek meyve sayısını ve en yüksek verimi vermiştir. Çalışmada buğday ve pirinç kepeğinin verimi azalttığını belirlenmiştir. García ve ark. (2000), buğday kepeği, artık dane ve malt ekstraktından oluşan kültür ortamının etkisini Pleurotus ostreatus un biyolojik etkinliği üzerinde değerlendirmişlerdir. İlk inokulum hazırlığında ortam olarak buğday kullanılmıştır. Her bir kültür ortamından elde edilen hasat miktarı ve biyolojik etkinlik yönünden önemli farklılıklar bulunamamıştır. Isikhuemhen ve ark. (2000), yağlık palmiye meyve lifi, pirinç kabuğu, kavun kabuğu ve hindistan cevizi meyve lifine % 1-4 oranında NPK gübresi eklemişler ve P. tuber-regium yetiştiriciliğinde ortam olarak kullanmışlardır. Pirinç kavuzu üzerinde gelişme sağlanamamıştır. % 1 lik NPK tüm ortamlarda yüksek verim sağlamış ve en yüksek verim yağlık palmiye meyve lifinden ( ± 0.75 g) elde 19

38 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT edilmiştir.% 3 ve % 4 oranındaki NPK gübresinin misel gelişimini ve mantar oluşumunu teşvik etmediğini belirlemişlerdir. Jintorng ve ark. (2000), farlı oranlarda pirinç kepeği içeren talaş ortamının Pleurotus eryngii nin (ATCC ve Holland 150) verimine etkisini araştırmışlardır. ATCC ırkında ortamdaki kepek miktarının (0 - % 47.95) artmasıyla ortalama verim ve biyolojik etkinlik önemli derecede artış göstermiştir. Holland 150 ırkında ise % kepek miktarı en yüksek biyolojik etkinlik ve ürün etkinliği vermiştir. ATCC ve Holland 150 sırasıyla % 48 ve % 38 kepek içeren ortamlarda ticari olarak yetiştirilebilir. Labuschagne ve ark. (2000), Pleurotus ostreatus yetiştiriciliğinde ana materyalin buğday sapı olduğunu, Güney Afrika nın sulanabilir koşulları altında 15 farklı ilkbahar buğday çeşitlerindeki biyolojik parçalanmanın belirlenebilmesi amacıyla çeşitlerin kimyasal analizlerinin kombinasyonunu ve in vitro enzimatik hidrolizlerini gruplara ayırarak doğrusal ayrım analizlerini kullanarak belirlemişlerdir. Çalışmalarında kül, azot, azalan şekerler, antron reaktifkarbonhidratlar, kuru madde ve mantar verimi arasında önemli farklılıklar belirlemişlerdir. Khydagi ve ark. (2000), 5 Pleurotus türünü (Pleurotus florida, P. sajor-caju, P. flabellatus, P. sapidus ve P. platypus) nem, yağ, ham protein, kül, ham lif ve toplam karbonhidrat içeriği yönünden analiz etmişlerdir. Nem içeriği % 88.9 ile % 90.1 arasında dağılım göstermiş ve P. sajor-caju en düşük nem değerine sahip olmuştur. Türlerin protein içeriği % 18.5 ile % 36.5 arasında olmuş ve en yüksek değeri P. sajor-caju vermiştir. Yağ içeriği kuru ağırlık üzerinden % % 2.5 arasında dağılım göstermiş ve en yüksek içeriğe P. platypus sahip olmuştur. En yüksek lif içeriğini P. sajor-caju vermiş ve türler arasındaki dağılım % arasında olmuştur. Toplam karbonhidrat miktarları % 41.8 ile % 61.9 arasında dağılım göstermiş ve en yüksek içeriği P. sapidus göstermiştir. Meeihsing ve Jintorng, (2000), Pleurotus tuber- regium üretiminde yetiştirme ortamı olarak tarımsal artıkların uygunluğunu değerlendirmişlerdir. Pamuk tohumu küspesi ve çeltik sapı biyolojik etkinlik yönünden talaşa göre daha uygun sonuç vermiştir. Pamuk tohumu küspesi ortamında en iyi sıcaklık 20 o C ve nem içeriği % 20

39 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT 65 bulunmuştur. Bu ortama pirinç kepeğinin eklenmesi hem primordium oluşumunu hem de biyolojik etkinliği azalttığını belirlemişlerdir. Molloy ve ark. (2000), Namibia da Pleurotus sajor-caju nun üretiminde ortam olarak yosun (Gracilaria ve Laminaria) ve içki endüstrisindeki atık ürünlerin kullanılma imkanını araştırmışlardır. Laboratuvar çalışmalarında, fungus inokulasyonundan ve sterilizasyonundan önce ortamların çeşitli karışımlarına lignoselluloz kaynaklı katkı maddesi eklenmiştir. Vegetatif gelişme yüksek lif içeriğine sahip tek başına kullanılan artık arpa dışındaki tüm ortamlarda iyi olmuştur. Mantarın Laminaria ortamında tamamen kolonize olmasına rağmen misel gelişmesi zayıf olmuş ve mantar oluşturamamıştır. Pleurotus sajor-caju karışımı yapılan ortamlarda iyi sonuç vermiştir. Gracilaria içeren karışımı yapılan ortamlarda oluşan mantarlar Laminaria içeren ortamdaki gibi yüksek verim verememiştir. Muthukrishnan ve ark. (2000), çeltik güvesinin (Corcyra cephalonica) atık larva ortamını Pleurotus sajor-caju (Fr.) nun tohumluk misel üretiminde sorgum daneleri ile birlikte ve yetiştirme ortamı olarak çetik sapı ile birlikte kullanmışlardır. Sorgum ve atık larva ortamının % % 83.3 ve % % 66.7 kombinasyonları hızlı misel gelişiminde ve tohumluk misel veriminde oldukça etkili bulunmuştur. Atık larva ortamının tek başına ve artan orandaki karışımlarında yeterli bir misel gelişimi olmamıştır. Mantar yetiştiriciliğinde çeltik sapı ve atık larva ortamının % 75 + % 25 ve % 50 + % 50 kombinasyonları yüksek verim ve biyolojik etkinlik sağlamıştır. Ohga (2000), farklı odun türlerine ait çeşitli talaş ortamları üzerinde P. abalonus ve P. eryngii nin misel gelişimini ve meyve oluşumunu araştırmışlardır. Cryptomeria japonica talaşını içeren ortam iyi bir misel gelişimi ve yüksek bir verim vermiştir. Larix kaempferi talaşını içeren ortam bu mantar türlerinin yetiştiriciliğinde uygun bulunmamıştır. Denemedeki tüm odun türlerindeki meyve oluşum oranı misel gelişimi ile ilgili olmuştur. Elde edilen sonuçlar P. abalonus ve P. eryngii yetiştiriciliğinde çok geniş bir ağaç türlerinin kullanılabileceğini göstermiştir. Pani ve Das (2000), hurma ağacı yaprak artıkları ve bunun çeltik sapı ile karışımını içeren ortamlarda Pleurotus sajor- caju nun üretimini araştırmışlardır. Tüm yaprak ve yaprak kını ortamlarından elde edilen verimler sırasıyla 367 ve 452 g 21

40 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT olmuştur. En yüksek verim 914 g ile çeltik sapı içeren ortamından elde edilmesine rağmen bu değer yaprak kını: çeltik sapı (1:3) ortamından elde edilen verim ile (861 g) istatistiki yönden aralarında bir fark bulunmamıştır. Hurma ağacı yaprakları ve kını Pleurotus sajor- caju yetiştiriciliğinde iyi bir ortam olarak belirlenmiştir. Philippoussis ve ark. (2000), Akdeniz Bölgesinde yeterli miktarda bulunan buğday sapı, pamuğun çırçır makinesi atıkları, yer fıstığı kabukları ve kavak talaşını P. ostreatus, P. eryngii, P. pulmonarius, Agrocybe aegerita, Lentinula edodes ve Volvariella volvacea mantarlarının yetiştiriciliğinde karşılaştırmalı olarak değerlendirmişlerdir. Buğday sapı ve çırçır makinesi atıkları Pleurotus spp. de yüksek biyolojik etkinlik ve mantar büyüklüğü, A. aegerita türünde ise erkencilik ve yetiştiricilik süresini uzatmasından dolayı en iyi ortamlar olarak bulunmuştur. Serra ve Kirby (2000), en uygun Pleurotus türünü belirleyebilmek amacıyla Güney Afrikada selüloz ve lignin kaynağı olarak bilinen Acacia türlerini istiridye mantarının üretiminde kullanmışlardır. Pleurotus ostreatus DSM 3344 en uygun ırk olarak tanımlanmıştır. İstiridye mantarının hem kavonozda hem de polivinyl chloride tüplerdeki üretiminde Acacia longifolia başarılı bir ortam olarak bulunmuştur. Küçük çaptaki yatırımlarda nem faktörü bu teknolojinin uygulanmasını sınırlandıran bir faktör olarak tanımlanmıştır. Klorlu suyun kullanımının verimi azaltmadığı bununla birlikte tohumluk misel yaşının verimi önemli derecede etkilediğini ve bunun küçük çaptaki yatırımlar için yeterli miktarda karşılanmasının gerekliliğini belirlemişlerdir. Suman ve Sharma (2000), doğal koşullar altında Volvariella volvacea ve Pleurotus flabellatus un yetiştiriciliğini Himachal Pradesh (Hindistan) de araştırmışlardır. V. volvacea yetiştiriciliğini Mayıs - Eylül ( ort. sıc C) ve P. flabellatus yetiştiriciliğini Mart - Nisan ve Eylül - Ekim ( ort. sıc C) aylarında yapmışlardır. V. volvacea mantarından bir yataktan ayda yaklaşık kg mantar hasat edilmiş; 4 flaş elde edilmiş ve her bir flaştan 5-10 gün ara ile ortalama 750 g - 1 kg ürün alınmıştır. P. flabellatus buğday sapı üzerinde yetiştirilmiş; gün süresince 6-7 gün aralıklarla 5 flaş ve 1 faştan ortalama g ürün elde edilmiştir. Veena ve ark. (2000), Cassia hirsuta nın kurutulmuş kökleri ve bunların farklı oranlardaki posa ile karışımı üzerinde Pleurotus florida yetiştiriciliğinin fizibilitesini 22

41 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT araştırmışlardır. Bu ortamların 1:1 oranındaki eşit karışımları en yüksek verimi (313 meyve) ve % ile en yüksek biyolojik etkinliği vermiştir. P. florida artık ortamın C:N oranını oldukça azaltmıştır. Villa Cruz ve ark. (2000), Pleurotus ostreatus yetiştiriciliğinde mısır koçanı ve kahve artıklarını kullanarak hazırlanan ortamda pastörizasyon yerine fermantasyon yöntemini kullanmışlardır. 1:1 oranında karıştırılan artıklardan 100 kg taze ağırlık ve 60 cm yüksekliğinde oluşturulan yığının nemi % 65 e ayarlanmış ve 5, 7 ve 9 gün süreyle fermantasyona bırakılmıştır. Miseller 7 gün içerisinde ortamı iyice sarmış ve hasat sonunda biyolojik etkinlik % arasında bulunmuştur. Pekşen (2001), fındık zurufundan hazırlanan yetiştirme ortamlarının Pleurotus sajor-caju mantarının verimine ve bazı kalite özelliklerine etkisini incelemiştir. İki farklı dönemde (yaz ve kış) yürütülen çalışmada fındık zurufu, saman, talaş ve kepeğin belirli oranlarda karışımlarını içeren 9 yetiştirme ortamını karşılaştırmıştır. En yüksek verim ve biyolojik etkinlik oranı kış döneminde 1 fındık zurufu: 2 saman: 1 kepek (19.84 kg/100 kg ortam ve % 69.44), yaz döneminde de 3 talaş: 1 kepek (22.28 kg/100kg ortam ve % 74.27) ortamlarından elde edilmiştir. En düşük verim kış döneminde fındık zurufu:saman (2:2), fındık zurufu: kepek (3:1) ve saman ortamlarında (sırasıyla 11.22, ve kg/100 kg ortam), yaz döneminde 3 fındık zurufu: 1 kepek, saman ve 3 fındık zurufu:1 saman ortamlarında (sırasıyla , ve kg/100 kg ortam) bulunmuştur. En düşük biyolojik etkinlik ise hem kış hem de yaz döneminde 3 fındık zurufu:1 kepek ortamında (% ve % 31.79) belirlenmiştir. Curvetto ve ark. (2002), ayçiçeği tohum kabuklarına farklı miktarlarda Mn (II) ve NH + 4 eklenmesiyle oluşan ortamda 5 Pleurotus ostreatus türünün misel gelişme oranı, verim ve büyüme oranını değerlendirmişlerdir. Her bir ırkın ayçiçeği tohum kabuğu üzerinde misel gelişme oranı ve biyolojik etkinliği farklılık göstermiştir. İlk flaştaki primordium oluşumu günlerde, ikinci flaşta ise günlerde meydana gelmiştir. Mn (II) ve NH + 4 konsanrasyonuna bağlı olarak biyolojik etkinlik % ye çıkarak kontrolün üzerinde artış göstermiştir. Zhang ve ark. (2002), Pleurotus sajor-caju nun yetiştiriciliğinde katkı maddesi kullanmadan çeltik ve buğday sapı üzerinde sap büyüklüğünü azaltma 23

42 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT yöntemini (öğütülmüş ve doğranmış) ve tohumluk misel miktarının etkilerini mantarın verimi, biyolojik etkinliği ve biyolojik dönüşümünde değerlendirmişlerdir. Öğütülen sapta doğranmış sapa göre daha yüksek verim ve daha iyi mantar gelişimi elde edilmiştir. Bununla birlikte sapın çok küçük çapta öğütülmesi (0.5 cm) mantar verimini azaltmıştır. Çeltik sapından buğday sapına göre % 10 daha yüksek verim alınmıştır. Selüloz ve hemiselüloz oranları zamanla azalma göstermiş, lignin ise değişmemiştir. Mantarın kullanımından sonra kalan sapın yapısı orijinal sapın yapısı gibi parçalanmadığından mantar fermantasyonuyla sapın besin değerinin geliştirilemeyeceğini belirtmişlerdir. Baysal ve ark. (2003), turba, tavuk gübresi ve çeltik kabuğu eklenen atık kağıt üzerinde yetiştirilen Pleurotus ostreatus un misel gelişimi, pin oluşumu ve mantar verimini incelemişlerdir. En hızlı misel gelişimi ( 15.8 gün), pin oluşumu (21.4 gün), mantar oluşumu (25.6 gün) ve en yüksek verim (350.2 g) % 20 çeltik sapı eklenen ortamdan alınmıştır. Ortamdaki artan çeltik kabuk miktarının misel gelişimini, pin ve mantar oluşumunu hızlandırdığı ve bunun sonucu verimi arttırdığı, ancak artan miktardaki turba ve tavuk gübresinin ise mantar gelişimi üzerine olumsuz etki yaptığı belirlenmiştir. Ragunathan ve Swaminathan (2003), pamuk sapı, hindistan cevizi lifi, sorgum sapı ve bu artıkların 1:1:1 oranındaki karışımları üzerinde P. sajor-caju, P. platypus ve P. citrinopileatus türlerini yetiştirmişlerdir. Aşılamadan sonra 21. ve 30. günler arasında primordium oluşumu gözlenmiştir. En yüksek verim P. sajor-caju ve P. citrinopileatus türlerinde pamuk sapında, P. platypus da ise sorgum sapı üzerinde elde edilmiştir. Hasat edilen mantarlarda % su, % karbonhidrat, % ham protein ve mg/g yağ belirlenmiştir. Aksu ve Uysal (2004), bazı tarımsal artıkların yenilebilir mantarlardan Pleurotus sajor-caju üretiminde kullanım olanaklarını araştırmışlardır. Yetiştirme ortamları olarak buğday sap ve samanı, çeltik sapı, çeltik kavuzu, parçalanmış mısır koçanı ve çay fabrikası artıkları ve bunların değişik oranlarda karışımları kullanılmıştır. En yüksek mantar verimi ve biyolojik verim, % 40 buğday samanı + % 40 mısır koçanı + % 20 çay artığından elde edilmiştir. 24

43 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Atmaca ve İlbay (2004), Pleurotus citrino-pileatus, P. djamor, P. ostreatus ve P. sajor-caju olmak üzere 4 mantar türünde yetiştirme ortamının değişik miktar ve şekillerde paketlenmesinin verim üzerine etkisini incelemişlerdir. Çalışmada, % 45 buğday samanı + % 45 talaş + % 10 buğday kepeği karışımı, 5, 10 ve 20 kg lık 3 değişik şekilde paketlenmiştir. En yüksek biyolojik verim oranı % 94.5 ile 10 kg lık kapalı torba sistemiyle P. ostreatus tan elde edilmiş, ayrıca bütün uygulamalar arasında kapalı torba sistemiyle 10 kg lık ağırlık miktarının diğer ağırlık ve paketleme sistemlerinden daha uygun olduğu belirlenmiştir. Bonatti ve ark. (2004), muz ve çeltik sapı üzerinde yetiştirilen Pleurotus sajor-caju ve Pleurotus ostreatus mantarlarının bazı besin özelliklerini değerlendirmişlerdir. Her iki mantarın çeltik sapı üzerindeki kül miktarı muz sapına göre daha yüksek bulunmuştur. P. sajor-caju çeltik sapı üzerindeki nem ve lif içeriği (sırasıyla, % ve % 9.60), muz sapına (sırasıyla, % ve % 7.60) göre daha yüksek bulunmuştur. Pleurotus mantarlarının protein miktarı (% % 3.10) çeşitli sebzelerde belirlenen değerlere benzer ve hatta yüksek bulunduğu, fakat yumurta, et ve peynirden daha az olduğu belirlenmiştir. İlbay (2004), Pleurotus eryngii yetiştiriciliğinde değişik katkı maddelerinin verim kaliteye etkilerini araştırmıştır. Yetiştirme ortamı olarak kullanılan talaşa buğday kepeği, pamuk tohumu küspesi ve soya küspesi gibi 3 değişik organik katkı maddesinin % 0.7, % 0.9, % 1.1 ve % 1.3 lük azot düzeylerini karşılaştırmıştır. En yüksek biyolojik verimlilik oranları katkı maddeleriyle % 1.1 azot seviyesine getirilen ortamlardan elde edilmiş, artan veya azalan azot düzeylerinde verimin düştüğü tespit edilmiştir. Kalmış ve Sargın (2004), zeytinyağı fabrika atık suyu içeren buğday sapı üzerinde Pleurotus sajor-caju ve Pleurotus cornucopiae var. citrinopileatus türlerini yetiştirmişlerdir. Çevre kirliliğine neden olan zeytin fabrika atık suyunda kimyasal oksijen eksikliği ve yüksek miktarda fenolik bileşikler bulunmaktadır. Misel gelişimi, primordium oluşma zamanı ve verim yönünden % 25 ve % 50 zeytinyağı fabrika atık suyu içeren karışımla ıslatılan buğday sapı kontrol ortamıyla karşılaştırıldığında her iki türün yetiştiriciliğinde uygun bir ortam olarak bulunmuştur. Zeytinyağı fabrika atık suyunun tek başına ve % 75 oranında içeren 25

44 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT karışımı her iki türün yetiştiriciliğinde kullanıldığında olumlu sonuçlar alınamamıştır. Meulen ve ark. (2004), P. ostreatus ve L. edodes yetiştiriciliğinde farklı orandaki buğday kepeğini ve şeker kamışı posasını, buğday sapına ekleyerek insan beslenmesi ve hayvan yemi üretiminde değerlendirmişlerdir. Öğütülmüş buğday sapı ve şeker kamışı posasına % 5, % 10 ve % 15 oranında buğday kepeği ve % 75 oranında su eklenmiştir. Buğday sapı üzerinde mantar gelişimi şeker kamışı posasına göre daha iyi bulunmuştur. Buğday sapı üzerinde P. ostreatus un, L. edodes e göre organik madde kaybı ve lignin parçalanması daha hızlı olmuştur. Ortamlara buğday kepeğinin eklenmesi mantar verimini arttırmış ve erkencilik sağlamıştır. % 15 kepek eklenen buğday sapı üzerinde yetişen P. ostreatus un verimi en yüksek bulunmuştur. Buğday sapının her iki mantardaki fermentasyonu in vitro sindirilebilirliği arttırmıştır. Shah ve ark. (2004), P. ostreatus un yetiştiriciliğini farklı artıklar üzerinde (buğday sapı, yaprak ve talaş) incelemişlerdir. Denemede yer alan karışımlar 2-3 hafta içinde misel gelişimini tamamlamışlardır. En yüksek biyolojik etkinlik % ile talaş, en düşük etkinlik ise % ile yapraktan elde edilmiştir. En yüksek verim, biyolojik etkinlik ve meyve sayısı talaş ortamından elde edilmiş ve talaşın P. ostreatus yetiştiriciliğinde iyi bir ortam olduğunu belirlemişlerdir. Acay (2005), Bazı bitkisel atıkların Pleurotus sajor-caju nun çeşitli evrelerdeki gelişimi ve verimi üzerine etkilerini incelemiştir. Buğday ve buğdaymısır saplarının 1:1 oranındaki karışımı ile birlikte katkı maddesi olarak da mercimek samanı ve pirinç kepeğinin farklı oranlarını kullanmıştır. Misel gelişim süresi buğday sapında 12.8 gün, buğday- mısır + 1 mercimek sapı: 2 pirinç kepeğinde ise 38 günde elde edilmiştir. 100 g materyalde en yüksek verim 25.1 g ile buğday- mısır + 1 mercimek sapı: 2 pirinç kepeğinde, en düşük verim ise 15.7 g ile buğday sapından elde edilmiştir. Akyüz (2005), selülozik artıkların Pleurotus eryngii (DC. Ex Fr) Quel in kültüründe değerlendirilebilme olanaklarını araştırmıştır. Buğday sapı, soya sapı ve buğday sapı + soya sapının 1:1 oranındaki karışıma % 5 ve % 10 dozunda pirinç kepeği eklemiştir. Misel gelişmesi en kısa sürede 8 günle soya sapında en uzun süre 26

45 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT ise 17 günle buğday sapı + % 10 pirinç kepeğinde elde edilmiştir. Birinci hasatta ve toplam hasatta en düşük verim (% 70 nem içeren 100 g kompostta) 2.0 g ile buğday sapı + % 10 pirinç kepeğinde en yüksek verim ise 28.0 g ile buğday soya sapı + % 5 pirinç kepeğinden elde edilmiştir. Ancona Mendez ve ark. (2005), Pleurotus ostreatus un aminoasit profili üzerine hasat dönemi ve ortamın etkisini araştırmışlardır. P. ostreatus u kabak ve mısır saplarında yetiştirmişler, üç hasat döneminde alınan örneklerde toplam azot ve amino asit profilini incelemişlerdir. Meyvelerin aminoasit profiline ve N içeriğine ortamların etkisi olmamış, bununla birlikte azot miktarı ilk hasatta 4.13 g olmuş, üçüncü hasatta ise 5.74 g lık bir artış göstermiştir. Iqbal ve ark. (2005), P. sajor-caju ve Pleurotus ostreatus un yerli ve yabancı ırkının farklı tarımsal artıklar üzerinde büyüme ve verim performansını değerlendirmişlerdir. Denemede yer alan üç türün misel sarma aşaması, pin oluşumu ve mantar oluşumu ilk önce şeker kamışı posasında belirlenmiş ve bunu pamuk sapı artıkları üzerindeki gelişme izlemiştir. Buğday sapı ve çeltik sapı üzerinde mantarların misel gelişmesi daha geç bir sürede meydana gelmiştir. Her üç tür için en yüksek verim sırasıyla nohut sapında, buğday sapında ve çeltik sapında belirlenmiştir. Küçükomuzlu ve Pekşen (2005), yüksek plastik tünelde farklı yetiştirme ortamı ağırlıklarının (1, 2 ve 3 kg) Pleurotus türlerinin (P. ostreatus, P. sajor-caju ve P. sapidus) verim ve kalitesi üzerine etkilerini belirlemişlerdir. Çalışmada yetiştirme ortamı olarak saman + % 5 kepek + % 1 alçı karışımından oluşan kompost formülü kullanılmıştır. Otoklav yöntemi ile sterilize edilen yetiştirme ortamlarının ph, nem, C, N ve C:N oranları belirlenmiştir. Uygulamaların misel gelişim, ilk hasat ve toplam hasat süreleri, verim ve biyolojik etkinlikleri ile elde edilen mantarların ortalama ağırlıkları, şapka uzunluğu ve eni, sap uzunluğu ve çapı, kuru madde ve protein oranları belirlenmiştir. Verim ve biyolojik etkinlik oranı bakımından ortam ağırlıkları arasında istatistiksel fark bulunmamıştır. Türler arasında en yüksek verim ve biyolojik etkinlik oranı ise P. sajor-caju (sırasıyla kg/100 kg kompost ve % 93.12) ve P. ostreatus (24.65 kg/ 100 kg kompost ve % 87.10) dan elde edilmiştir. Araştırmada kullanılan Pleurotus türlerinin kış döneminde ısıtmasız yüksek plastik 27

46 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT tünelde yetiştirilebileceği ve P. ostreatus ile P. sajor-caju türlerinin bölge için uygun türler olarak önerebileceği sonucuna varmışlardır. Moncaio moda ve ark. (2005), şeker kamışı posası üzerinde Pleurotus sajorcaju nun üretimini geleneksel olarak kullanılan pastörizasyon tekniği yerine yıkama yöntemiyle ve mineral ve organik katkı maddesi ekleyerek incelemişlerdir. Taze şeker kamışı posasını 80 0 C de 2 saat suda bekletmişler ve atık iyileştirme için kullanılan bir makinede 1 saat süreyle yıkamışlardır. Yıkanmış şeker kamışı posasında % 44 enfeksiyonla ortalama biyolojik etkinlik % 19.16, pastörize edilmiş posada ise % 70 enfeksiyonla ortalama % biyolojik etkinlik bulunmuştur. Diğer bir denemede ise kontrol olarak yıkanan şeker kamışı posasına organik ve inorganik katkı maddeleri eklenmiştir. % 60 enfeksiyon ve % ortalama biyolojik etkinlikle öğütülmüş mısır içeren ortam en düşük performans göstermiştir. Ortalama biyolojik etkinlik kontrol ortamında % 26.2 ve inorganik katkı maddesi eklenen ortamda ise % bulunmuştur. Düşük biyolojik etkinliğine rağmen yıkanmış şeker kamışı posasının alt yapı ve işçilik masrafları ve zamanı kısaltmasıyla verimi telafi ederek ümit var bir teknik olabileceğini belirlemişlerdir. Pant ve ark. (2006), % 15, % 30 ve % 50 oranlarında içki imal eden fabrika artıklarını buğday sapı ve şeker kamışı posasına ekleyerek Pleurotus yetiştiriciliğinde kullanmışlardır. Tercih edilen ortam olarak bulunan buğday sapı verim, biyolojik verimlilik oranı ve kuru madde kaybında şeker kamışı posasından daha iyi sonuçlar göstermiştir. P. florida ve P. pulmonarius artan artık oranlarıyla önemli derecede yüksek verim vermişler ve biyolojik etkinlik oranı P. florida da % e ulaşmıştır. Ortam olarak şeker kamışı kullanıldığında P. sajor-caju ve P. pulmonarius kontrolden daha düşük verim vermişlerdir. Ortamların kuru madde kaybı buğday sapında % 9.4 ile % 53.4 ve şeker kamışı posasında ise % 17.5 ile % 45.2 arasında değişim göstermiştir. Toro ve ark. (2006), buğday sapı üzerinde yetiştirilen üç Pleurotus (IE36, INI8 ve PORO) ırkındaki proteinin biyolojik kalitesini araştırmışlardır. Yüksek protein içeriğine (% 27) sahip tüm ırkların meyvelerinde % 98 lik bir yüksek in vitro sindirilebilirlik özelliği görülmüştür. En yüksek protein etkinlik oran değeri PORO ırkında (2.38) görülmüş ve gerçek sindirilebilirlik değerleri IE36, INI8 ve PORO 28

47 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT ırklarında sırasıyla % 97.5, % 97.7 ve % bulunmuştur. PORO meyvelerinde % 86.9 ile en yüksek hesaplanabilen net protein yararlanma (CNPU) değerleri ve bununla birlikte en yüksek net protein değerleri ( 4.18) elde edilmiştir. Üç Pleurotus ırkından elde edilen meyvelerin proteinleri yüksek bir fizyolojik özellik göstermiştir. Das ve Mukherjee (2007), yabancı otlar (Leonitis sp., Sida acuta,, Ageratum conyzoides, Cassia sophera, Tephhrosia purpurea ve Lantana camara) üzerinde Pleurotus ostreatus u yetiştirmişlerdir. Leonitis sp. 1:1 oranında çeltik sapı ile karıştırıldığında P. ostsreatus üretiminde en iyi ortam bulunmuş ve diğer ortamlara göre daha kısa sürede mantar çıkışı elde edilmiştir. T. purpurea üzerinde iyi sonuç alınamamıştır. Cassia sophera, Parthenium agentatum ve Leonitis sp. ortamından elde edilen mantarların protein içeriği hem çeltik sapı hem de çeltik sapı ile karıştırılan diğer otlar üzerindeki ortamlardan daha yüksek bulunmuştur. Yabancı otlar üzerinde Pleurotus yetiştiriciliğinin asıl sorununun ikinci flaştaki verimin düşük bulunması ve bunun da çeltik sapı ile karıştırılarak ortadan kaldırılabileceğini belirlemişlerdir. Rodriguez Estrada ve Royse (2007), çiğit meşe talaşı ortamına Mn, Cu ve soya unu ekleyerek Pleurotus eryngii nin iki ticari ırkının verim, mantar büyüklüğü ve bakteriyel leke hastalığına dayanımı üzerine olan etkilerini araştırmışlardır. Çiğit (% 62), meşe talaşı (% 27), soya unu (% 6), mısır artığı (% 4) ve kalsiyum sülfat (% 1) içeren temel ortama 50, 150 ve 250 μg/g Mn ve Cu ile % 4, % 8, % 12 soya unu eklenmiştir. Mantar verimleri 50 μg/g Mn ve % 8 ve % 12 soya unu eklenen ortamlarda, kontrole göre önemli oranda yüksek bulunmuştur. Soya ununun artan oranı verimi de arttırmıştır. Bakteriyel leke hastalığının şiddeti üzerine mantar ırkı ve ortam kompozisyonunun etkisini belirlemek için P. eryngii nin şapka yüzeyi Pseudomonas tolaasi ile inokule edilmiş ve WC888 ırkı WC846 ya göre hastalığa karşı daha dayanıklı bulunmuştur. 29

48 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT 2.2. Tarımsal Artıkların Bileşimi Üzerine Yapılan Çalışmalar Tsang ve ark. (1987), P. sajor-caju, P. sapidus, P. cornucopiae ve P. ostreatus türlerini buğday sapı üzerinde yetiştirmişler ve buğday sapının deliknifikasyonunu incelemişlerdir. Buğday sapına otoklavlama ve sıcak suda bekletme + otoklavlama şeklinde sterilizasyon işlemi uygulanmış ve türlerin tohumluk miseli aşılanmıştır. Mantarların verimi ortalama % 18 sap ağırlık kaybıyla kuru ağırlık bazında ortalama % 3.6 bulunmuştur. Suda bekletme + otoklavlama uygulamasında iki flaş ürün alınmış, diğer uygulamada ise bir flaş ürün alınmıştır. Farklı sterilizasyon uygulamalarında buğday sapındaki selüloz miktarı değişmemiş bununla birlikte hemiselüloz ve lignin miktarı değişim göstermiştir. Lignin kayıpları (% 11), selüloz (% 20) ve hemiselüloz (% 50) kayıplarından daha az bulunmuştur. Mantar hasadından sonra kalan artık kompostun selülaz sindirilebilirliği orijinal buğday sapının sindirilebilirliğine göre daha az bulunmuştur. Moyson ve Verachtert (1991), buğday sapının bileşimine etkisi üzerine Pleurotus pulmonarius, Pleurotus sajor-caju ve Lentinus edodes in gelişimlerini araştırmışlardır. Buğday sapında % 30.3 hemiselüloz, % 39.1 selüloz ve % 12.1 lignin belirlenmiştir. İnkubasyondan 12 hafta sonra bu değerler P. pulmonarius için sırasıyla % 12.7, % 36.2, % 4.6; P. sajor-caju için % 12.3, % 34.1 ve % 4.5; L. edodes için % 17.1, % 30.3 ve % 7.5 olmuştur. Pleurotus türlerinde inkubasyondan 12 hafta sonra toplam lignin konsantrasyonu belirgin bir şekilde azalma görülmüş, L.edodes te ise toplam lignin konsantrasyonu ilk 4 haftada artış göstermiş, 6. haftada azalmış ve daha sonraki haftalarda bir değişiklik görülmemiştir. Mantar türlerinin katı fermantasyon sırasında lignin lignoselülozik materyalden seçici olarak uzaklaştırılmış, oransal olarak parçalanmamış selüloz değerlerinin hayvanlar için yeterli bir enerji kaynağı olabileceğini belirlemişlerdir. Muğlalı (1993), samanın lignolitik aktiviteli mikroorganizmalarla muamele edilerek yem değerinin arttırılma olanaklarını araştırmıştır. Ham protein miktarındaki en fazla artış 60 günlük inkubasyon sonunda sırasıyla P. chrysosporium, P. eryingii, P. sapidus ve P. ostreatus mantarında bulunmuştur. 20, 40 ve 60 günlük inkübasyon sürelerinde ham selüloz miktarlarında Pleurotus türlerinde değişen oranlarda azalma, 30

49 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Agaricus bisporus ta ise artış görülmüştür. İnkübasyon süresinde tüm fungusların delignifikasyon üzerine % arasında değişen miktarlarda etkili olduğu belirlenmiştir. Zhen Fuqin ve ark. (1995), Agaricus bisporus un verim ve kalitesi üzerine komposttaki farklı C:N oranlarının etkisini değerlendirmişlerdir. 25:1, 30:1, 33.1, 35:1 ve 40:1 C:N oranlarını misel gelişimi, mantar oluşumu, mantarın verimi ve biyolojik etkinliğine olan etkisini test etmişlerdir. Fermantasyon öncesi 33:1 C:N, misel gelişme döneminde 18:1 ve mantar oluşumu döneminde 14:1 C:N oranı en iyi verimi ve mantar kalitesini vermiştir. Mantar misel gelişimi sırasında ilk olarak hemiselülozdan ve daha sonra selülozdan yararlanmış, ligninin ise çok az bir kısmından yararlanmıştır. Kutlu ve ark. (1996), buğday samanının yem değerinin arttırılmasında Pleurotus türlerinin (P. florida, P. ostreatus ve P. sajor-caju) kullanılma olanaklarını araştırmışlardır. Buğday samanına mantar ekimi ile buğday samanının sindirilebilirliğinin ve besin değerinin önemli düzeyde arttığı görülmüştür. Özellikle P. florida ekimi ile samanın sindirilme düzeyinin yaklaşık % 20, ham protein içeriğinin % 40, ham yağ içeriğinin % 7, azotsuz öz madde içeriğinin % 14 düzeyinde artırılabileceği ve ham selüloz içeriğinin ise % 20 düzeyinde azaltılabileceği saptanmıştır. Patrabansh ve Madan (1997), kavak (Populus deltoides), su güvegiotu (Eupatorium adenophorum) ve ipekböceğinin yetiştiricilik artıklarını tek başına ve çeltik sapıyla belirli orandaki karışımlarıyla birlikte Pleurotus sajor-caju nun yetiştiriciliğinde kullanmışlardır. P. sajor-caju miselleri ipekböceğinin yetiştiricilik artıkları dışındaki tüm ortamlarda iyi bir gelişme göstermiştir. Kavak ve su güvegiotunun tek başına kullanıldığında biyolojik etkinlik sırasıyla % 75 ve % 77 olmuş, bununla birlikte 1:2 oranında çeltik sapı ile karıştırıldığında bu değer % 102 ye kadar artış göstermiştir. Yetiştiricilikten önce ve sonra yapılan ortam analizinde mantarın gelişmesi sonucu olarak ortamların protein içeriği artmıştır. Hemiselüloz, selüloz ve ligninin parçalanma oranları mantarın bu üç temel bileşenden yararlandığını göstermiştir. Mantar örneklerinde ham protein, ham yağ ve karbonhidrat içeriği belirlenmiştir. Mantar ve tarımsal artıkların enerji değerleri 31

50 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT sırasıyla / 100 g ve / 100 g arasında değişim göstermiş ve mantarın organik artıklardaki enerji dönüşümü oldukça düşük bulunmuştur. Adamović ve ark. (1998), buğday sapı üzerine Pleurotus ostreatus aşılı ortamın kimyasal kompozisyonunu ve artık kompostun hayvan beslenmesinde kullanımını incelemişlerdir. Aşılamadan sonra 15, 30, 45, 60, 90 ve 120. günlerde yapılan analizlerde ham protein ve kül miktarında artış görülmüştür. Hücre duvarı bileşenleri (hemiselüloz, selüloz ve lignin) zamanla azalmış ve en yüksek değişimler 0 ve 120. günde meydana gelmiştir. Hemiselüloz için % 17, selüloz için % 15 lik yoğun bir azalma belirlenmiştir. En az azalma ise % 4 ile ligninde görülmüş ve sonuç olarak hücre duvarı bileşenlerinin Pleurotus ostreatus enzimleriyle farklı oranlarda parçalanabileceği belirlemişlerdir. Hayvan beslenmesi ile ilgili çalışmalarda % 17 daha fazla kuru madde içeren kompostlu karışımları hayvanların tüketmediği gözlemlenmiştir. Kakkar ve Dhanda (1998), buğday ve çeltik sapını Pleurotus üretiminde ve üretim sonu oluşan kompostu hayvan beslenmesinde değerlendirmişlerdir. En yüksek mantar verimi buğday sapında (kuru madde bazında 450 g/kg) elde edilmiştir. Buğday ve çeltik sapının aşılamadan önce NDF değerleri sırasıyla % ile % 68.50, ADF değerleri ise % ile % olarak belirlenmiştir. Aşılamadan sonra buğday ve çeltik sapı için NDF değeri sırasıyla % ve % 66.43; artıkların ADF değerleri ise sırasıyla % ve % olmuştur. Beslenme deneme sonuçlarına göre buğday kompostunun çeltik kompostuna göre daha iyi olduğu belirtilmiştir. Thomas ve ark. (1998), hindistan cevizi bitkisinin artıklarını hevenk (çiçek + yaprak), yaprak sapı, yaprak kını ve liflerini (fabrika artığı sonucu oluşan) Pleurotus sajor-caju yetiştiriciliğinde ortam olarak değerlendirmişlerdir. En yüksek biyolojik etkinlik % 58.9 ile yaprak sapı ve % 56.9 ile hevenk artıklarından elde edilmiştir. Mantar verimi ile ortamların selüloz ve selüloz: lignin oranı arasında pozitif ilişki bulunmuştur. Azizi ve ark.(1999), buğday sapının in vitro sindirilebilirliği ve kimyasal bileşimi üzerine Pleurotus türlerinin gelişiminin etkisini araştırmışlardır. Kontrol uygulaması ile karşılaştırıldığında Pleurotus türlerinin selüloz ve hemiselülozu 32

51 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT parçalaması buğday sapının selüloz ve hemiselüloz konsantrasyonunu azaltmıştır. Denemedeki tüm türler hemiselülozu parçalamış olmasına rağmen en yüksek parçalamayı P ve en düşük parçalamayı P türü yapmıştır. Pleurotus türleriyle buğday sapının katı ortam fermantasyonu ile besin değerinin geliştirilebileceğini, bununla birlikte mantar türlerinin hücre duvarı bileşenlerinin parçalama kabiliyetinin farklı olduğunu ve böylece buğday sapının sindirilebilirliğini etkileyebileceğini belirlemişlerdir. Manukovsky ve ark. ( 1999), buğday sapı üzerinde yetiştirilen P. florida nın hasat sonunda artık komposttaki element miktarlarını belirlemişlerdir. Artık komposttaki S, Ca ve Mg miktarlarının başlangıçtaki miktarlarından % 90 daha yüksek bulunmuş, ortamdaki bu elementlerin miktarının artması mantar yetiştiriciliğinde yeniden kullanılabileceği fikrini vermiştir. Fosfor miktarları düşük gözlemlenmiştir. Artık ortamlar buğday sapıyla karıştırıldığında verimde azalmalar görülmüştür. Obatake (1999), Pleurotus ostreatus un şişe kültürü içinde talaş-pirinç kepeği ortamındaki misel gelişimindeki kitin ve düşük molekül ağırlıklı çözünebilir karbonhidrat içeriğindeki değişimleri incelemiştir. Misel gelişiminden sonra kültürlerde glukoz, mannitol, inositol, şeker ve trehalose belirlenmiştir. Misel gelişimi ve mantar hasadı sırasında düşük molekül ağırlıklı çözünebilir karbonhidrat miktarı arasında önemli bir korelasyon bulunmamıştır. Kültürlerdeki kitin miktarı mantarın gelişme döneminde azalmıştır. Soto-Cruz ve ark. (1999), yulaf sapı, yulaf kepeği ve kurutulmuş hindistan ceviz içinden oluşan karışımın Pleurotus ostreatus un misel gelişimine etkisini karışım ve yüzey tepki metodunu kullanarak incelemişlerdir. Gözlemlenen en yüksek apikal büyüme oranı kuru ağırlık bazında 0.633, ve g/g sırasıyla yulaf sapı, kurutulmuş hindistancevizi içi ve yulaf kepeğinden oluşan karışımın kullanılmasından elde edilmiştir. Bu değerlerdeki karışımın C:N oranı 22.4 ile 23.2 bulunmuştur. Kuru madde kaybının % 16.9 dan % 8.5 e azalması yulaf sapının lignin ve selüloz kaynağını 0.55 den 0.80 e (g g -1, kuru ağırlık) arttırmıştır. Bu metodun kullanılması P. ostreatus un misel gelişimi ve ortam bileşenleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesinde faydalı bir yaklaşım sağlamıştır. 33

52 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Abu ve ark. (2000), Aspergillus niger, Aspergillus oryzae ve Pleurotus ostreatus mantarlarını katı ortam fermantasyonunda tatlı patates kökleri üzerinde kültüre almışlardır. Tatlı patatesin toplam lipit içeriği A. niger ve A. oryzae ile fermente edildiğinde artış göstermiş, P. ostreatus üzerinde ise azalma görülmüştür. Tatlı patatesin protein içeriği fermante edilmemiş örneklerle kıyaslandığında önemli oranda artış göstermiş ve en yüksek artış sırasıyla A. niger, A. oryzae ve P. ostreatus ta belirlenmiştir. Croan (2000), odun artıklarını P. ostreatus, P. populinus ve P. pulmonarius yetiştiriciliğinde kullanmışlardır. Odun artıklarına kolay kolonize olması için düşük konsantrasyonlu şeker eklenmiş ve 3-8 hafta içerisinde mantarlar elde edilmiştir. Meyve hasadından sonra mantarlar atık komposttaki Klason lignini % 38 ve asit çözünebilen ligninin % 45 ni parçalamıştır. Odun artıkları üzerinde Pleurotus türlerinin hasatla birlikte gelişmesi ekosistemin devamında gereksinim duyulan ekonomik dönüşümü arttırdığını ve bu değerli ürünlerin ısıtmada yakıtı azalttığı, biyolojik çeşitliliği arttırdığı ve hastalık ve zararlı yoğunluğunu azalttığını belirtmiştir. Permana ve ark. (2000), şeker kamışı posasına buğday kepeği ve soya unu eklenmesiyle oluşan ortamı P. sajor-caju, P. eryngii ve A. aegerita üretiminde kullanmışlardır. Katkı maddesi eklenmeyen şeker kamışı posasından alınan verim çok düşük bulunmuş, % 20 soya unu ve kepek eklenen ortamlardan alınan verim ise üç mantar türü için yüksek bulunmuştur. P. sajor-caju yetiştiriciliğinde kepeğin % 40 oranında eklenmesiyle en yüksek verim alınmış, bununla birlikte soya ununda ise bu oran verim üzerine olumsuz etki yapmıştır. Buğday sapının şeker kamışı posası ile karışımının kullanımı organik madde kaybını arttırmış, fakat lignin kaybını azaltmıştır. Singh (2000), otoklav ve kimyasal yolla sterilize edilen çeltik sapı, buğday sapı ve ot (Cynadon dactylon) üzerinde Pleurotus sajor-caju yu yetiştirmişlerdir. Yetiştiricilik süresince ortamların karbon, selüloz, hemiselüloz ve lignin miktarları azalmış, azot ve kül miktarları artış göstermiştir. Buharla sterilizasyonu, kimyasal sterilizasyona göre verim ve biyolojik parçalanma yönünden daha iyi olmuştur. Ortamlardaki hemiselüloz, selüloz ve ligninin parçalanmasıyla P. sajor-caju nun 34

53 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT verim ve biyolojik etkinliğindeki artışla ilişkili bulunmuştur. En yüksek biyolojik parçalanma çeltik sapında görülmüş, bunu sırasıyla buğday sapı ve ot izlemiştir. Cruz ve ark. (2001), şeker artıklarının karışımını Pleurotus ostreatus yetiştiriciliğinde değerlendirmişler ve mantar hasadından sonra kalan kompostun hayvan beslenmesinde kullanım olanağı için analiz etmişlerdir. Misellerin ortamdaki kolonizasyonu ve mantar oluşumu iyi bulunmuş ve biyolojik etkinlik % olarak belirlenmiştir. Hasat edilen mantarlarda % ham protein, % ham lif, % nem, % 10 kül, % 0.38 kalsiyum, % 0.62 magnezyum ve % 1.69 fosfor bulunmuştur. Hasattan sonra kalan kompostta organik madde ve ham lif miktarında önemli oranda azalma görülmüş; kül, ham protein ve mineral madde (kalsiyum ve fosfor) miktarında ise artış belirlenmiştir. Lignin, selüloz ve hemiselüloz içeriğinde zamanla azalma görülmüştür. Şeker kamışı artıkları karışımının P. ostreatus yetiştiriciliğinde kullanılabileceğini ve hasattan sonra kalan kompostun hayvan beslenmesinde kullanılabilmesi için daha derin araştırmalara gereksinim olduğunu belirlemişlerdir. Philppoussis ve ark. (2001), Pleurotus ostreatus, Pleurotus eryngii, Pleurotus pulmonarius un seçilen yabani ve ticari 10 ırkı ile birlikte ve Agrocybe aegerita, Volvariella volvacea mantarlarını buğday sapı, pamuk sapı ve yer fıstığı artıkları üzerinde yetiştirmişlerdir. Tüm türler buğday sapı ve pamuk sapı üzerinde yer fıstığına göre daha iyi misel gelişmesi göstermiştir. Pleurotus türleri ve Agrocybe aegerita buğday sapı üzerinde, Volvariella volvacea ise pamuk sapı üzerinde daha hızlı gelişme göstermiştir. En yüksek mantar verimleri P. ostreatus ve P. pulmonarius için buğday sapı ve pamuk sapı, P. eryngii ve A. aegerita için buğday sapı ve Volvariella volvacea mantarı için de pamuk sapı üzerinde elde edilmiştir. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus pulmonarius un verim ve misel gelişmesi ile ortamların selüloz: lignin oranları, P. eryngii ve Agrocybe aegerita nın verimi ile C:N oranı ve V.volvacea mantarının verim ve selüloz içeriği arasında pozitif ilişki belirlenmiştir. Wang ve ark. (2001), bira fabrikasının yan ürünü olan artık daneleri Pleurotus ostreatus yetiştiriciliğinde ortam materyali olarak başarılı bir şekilde kullanmışlar; verim ve mantarın bileşimi üzerine artık dane tiplerini, ortam nemi 35

54 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT içeriğini, katkı maddelerini (buğday kepeği, mısır kepeği ve çeltik kepeği) ve ortam yoğunluğunun etkilerini incelemişlerdir. Tek başına kullanılan artık dane üzerinde çok az verim elde edilirken, % 45 buğday kepeği eklenen artık daneli ortam üzerinde ise en yüksek biyolojik etkinlik (% 19.1) görülmüştür. Mantarın toplam aminoasit içeriği mg/g kuru madde ve ham protein içeriği kuru madde bazında % 53.3 olarak belirlenmiştir. Ortamların hasattan sonraki ham protein içeriği, selüloz ve lignin miktarları inokulasyondan önceki miktarlarından daha yüksek bulunmuş ancak lignin:selüloz oranları başlangıca göre azalma göstermiştir. Xiujin ve ark. (2001), pamuk tohumu kabukları üzerinde yetiştirilen P.ostreatus un farklı gelişme dönemlerinde komposttaki değişimleri ve artık kompostun hayvan beslenmesindeki değeri üzerine etkilerini incelemişlerdir. Kompostta yapılan analizlerde selüloz parçalanma oranı 1. hasat döneminde, misel gelişme ve primordium oluşum dönemine göre daha hızlı, lignin parçalanması ise daha çok misel gelişme ve primordium döneminde etkili olmuştur. Komposttaki protein içeriği misel gelişme döneminde artış göstermiş, daha sonra primordium oluşumunda kısmen azalmış ve son olarak hasat sonunda başlangıç miktarına göre daha yüksek bulunmuştur. Artık kompostun protein içeriğinin artması ve lignoselüloz içeriğinin azalması, kuru madde sindirilebilirliğini arttırdığından ruminant beslenmesinde kompostun potansiyel bir yem olabileceğini belirlemişlerdir. Sánchez ve ark. (2002), asma budama artıkları ve üzüm posasının biyolojik dönüşümünde Pleurotus spp. türlerini katı ortam fermantasyonunda değerlendirmişlerdir. Biyolojik etkinlik ve biyolojik dönüşüm sırasıyla % ve % 16.7 ve 38.8 arasında dağılım göstermiştir. Misel gelişiminde ve mantar veriminde en iyi ortamlar yüksek oranda asma budama artığı içeren karışımlar olmuştur. Asma budama artıkları üzüm posasına göre daha yüksek fenolik madde ve toplam şeker, daha iyi C:N oranı ve daha düşük yağ ve toplam azot içermiştir. Nem, protein, yağ ve lignin içerikleri yüksek posa oranlı karışımlarda genellikle daha yüksek, NDF, hemiselüloz ve selüloz içerikleri ise budama atıkları karışımlarda daha yüksek olmuştur. Pleurotus yetiştiriciliğinde asma budama artıklarının mantar üretimi ve hayvan beslenmesinde sınırlı kullanımı için yarayışlı yüksek lif içeriğiyle önemli bir potansiyele sahip olduğunu bildirmişlerdir. 36

55 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Silva ve ark. (2002), pamuk sapı, Cymbopogon citratus ve Panicum maximum un yaprakları üzerinde Pleurotus pulmonarius un hasat öncesi ve hasat sonrası kimyasal bileşimini incelemişlerdir. Ortamların başlangıç kül miktarı pamuk sapı, Cymbopogon citratus ve Panicum maximum yapraklarında sırasıyla % 6.85, % 7.40 ve % 5.97 belirlenmiş ve bu değerler yetiştiricilikten sonra artık materyalde sırasıyla % 9.20, % 9.55 ve % 7.90 olmuştur. Ortamların hasat sonrası glikoz, lif, demir, magnezyum, potasyum ve kalsiyum miktarları başlangıç miktarlarına göre artış göstermiştir. En yüksek protein içeriği P. maximum un (% 26.82) yaprakları üzerinde yetişen mantarlarda elde edilmesine rağmen pamuk sapının daha yüksek magnezyum, potasyum, lipit, kül, lif miktarı içermesi ve % protein miktarıyla iyi bir ortam olduğunu belirlemişlerdir. Singh ve Sharma (2002), kış mevsiminde lignoselülozik artıkların parçalanma sorunlarını çözebilmek amacıyla mikroorganizma uygulaması ile buğday sapının kompostu ve daha sonra vermikompostu (solucan kompostu) üzerine çalışmışlardır. Buğday sapına farklı kombinasyonlarda Pleurotus sajor-caju, Trichoderma harzianum, Aspergillus niger ve Azotobacter chroococcum türlerini aşılayarak 40 gün süreyle ön parçalanma ve daha sonra 30 gün süreyle vermikompost uygulaması yapmışlardır. Örneklerin kimyasal analizleri selüloz, hemiselüloz ve lignin içerikleri mikroorganizma ile parçalanma ve vermikompost sırasında önemli bir azalma göstermiştir. Kompostun azot, fosfor ve potasyum içeriği, biyolojik inokulantlarla parçalanma sırasında önemli derecede artış göstermiştir. Kimyasal analizler dikkate alınarak en iyi kompost kalitesi dört türün karışımı ile aşılanan kompostta ve bunun vermikompostundan elde edilmiştir. Her iki sistemin kombinasyonu kompost yapımında gereksinim duyulan zamanı kısaltmakta ve besin maddeleri yönünden zenginleştirilmiş kompost ürününün yanında kış sezonunda lignoselülozik artıkların kompost oluşumunu hızlandıracağını bildirmişlerdir. Desrumaux ve ark. (2003), pastörizasyondan önce ortama eklenen mısır tanesinin ve mısır suyuyla ıslatmanın Pleurotus türlerinin verimine etkisini değerlendirmişlerdir. Mısır tanesinin 10, 30 ve 60 kg/t olarak ortama eklenmesi ortalama verimi sırasıyla % 4.2, % 6.0 ve % 5.1 e kadar ve mısır suyuyla ıslatma ise verimi % 6.9 a kadar arttırmıştır. Katkı maddesi eklemenin ortalama olumlu etkisine 37

56 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT rağmen verim üzerine etkisi + % 42 ile - % 28 arasında değişim göstermiştir. Verimin artmasıyla ortamın başlangıç azot içeriği arasında negatif ilişkisi bulunduğu görülmüştür. Yüksek azot miktarı düşük etki göstermekte ve belirli bir azot seviyesindeki verim artışları verim düşüşlerine dönüşmektedir. Gelişme döneminde mısırın eklenmesi ortam sıcaklığı üzerine olumlu etki yapmış fakat hasat aralıklarına etkide bulunmamıştır. Çalışmada azot ve verim arasındaki ilişkide optimum azot miktarı ve ortam sıcaklığının rolü üzerindeki bazı sorular açıklanmaya çalışılmıştır. Obodai ve ark. (2003), Pleurotus ostreatus un yetiştiriciliğinde 8 farklı lignoselülozik artığı ortam olarak kullanmışlardır. Kompost talaşı (Triplochiton scleroxylon), çeltik sapı, muz yaprağı, mısır koçanı, mısır kavuzu, çeltik kavuzu, talaş ve fil çimi için mantar verimi sırasıyla 183.1, 151.8, 111.5, 87.8, 49.5, 23.3, 13.0 ve 0.0 g bulunmuştur. Biyolojik verimlilik aynı sırayı izlemiş ve kompost talaşı için % 61.0 ve fil çimi için % 0.0 arasında dağılım göstermiştir. Mantar verimi ile ortamların selüloz ( r 2 = 0.6), lignin ( r 2 = 0.7) ve lif (r 2 = 0.7) içeriği arasında pozitif ilişki bulunmuş ve denemeye alınan ortamların verim ve biyolojik verimlilik açısından Pleurotus ostreatus yetiştiriciliğinde çeltik sapının en iyi ortam olabileceğini belirlemişlerdir. Villas-Bôas ve ark. (2003), hayvan beslenmesinde elma posası sindirilebilirliğinin arttırılmasında Candida utilis ve Pleurotus ostreatus un birlikte ve tek olarak biyolojik dönüşümünü incelemişlerdir. Fermantasyondan 60 gün sonra ham protein ile mineral madde miktarında artışlar görülmüştür. Pektin ve hemiselülozun parçalanmasından dolayı Plerotus ostreatus la aşılanan ortamlarda, fermantasyondan sonra serbest şekerlerin seviyesinde artış olmuştur. Fermantasyon için gereksinim duyulan zaman dikkate alındığında hayvan beslenmesinde elma posasını daha yüksek besin maddesine dönüştürdüğü için C. utulis uygulamalı ortam daha etkili bulunmuştur. Dehghani ve ark. (2004), Glycyrrhiza glabra L. küspesinin sindirilebilirliği üzerine Pleurotus sajor-caju uygulamasının etkisini araştırmışlardır. Naylon torba içerisinde sterilize edilen küspeyi Pleurotus sajor-caju nun tohumluk miseli ile aşılamışlardır. Mantar miseli ile aşılanan küspenin aşılanmayanla kıyaslandığında kuru madde, ham protein ve azot miktarında artış olmuş fakat kül içeriği, NDF ve 38

57 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT lignin miktarında önemli derecede azalma olmuştur. Ortalama kuru madde alımı ve kuru maddenin sindirilebilirliği mantar uygulaması ile beslenen koyunlarda kontrole göre daha yüksek olmuştur. Ham protein, ham lif, organik madde, azot, NDF, ADF ve ADL nin sindirilebilirliği kontrol uygulamasına göre önemli derecede daha yüksek bulunmuş ve Pleurotus sajor-caju lu uygulamanın Glycyrrhiza glabra L. küspesinin sindirilebilirliğini ve besin değerini arttırdığı belirlemişlerdir. Youri ve ark. (2004), işlenmiş tarımsal artıkları (kakao kabuğu, çeltik kabuğu, pirinç kepeği, mısır koçanı ve palmiye lifi gibi) 5 farlı şekilde formulize edilen ortamlar üzerinde Pleurotus ostreatus ve P. eous türlerini yetiştirmişlerdir. Her iki mantar türü mısır koçanı içeren ortamlarda kakao ve çeltik içeren ortamlara göre verim ve gelişme göstermişlerdir. Büyüme dönemi boyunca her iki mantarın selüloz, hemiselüloz ve lignin parçalanma özelliklerini ve bunun verimle ilişkisi ile birlikte, ortamların misel gelişme sonunda, 1. hasat sonunda ve hasat sonundaki ortamların nem içeriği, C:N oranı, ph ve protein miktarını belirlemişlerdir. Belewu ve Belewu (2005), muz yaprakları üzerinde Volvariella volvacea mantarının verim ve hasat sonunda ortamdaki değişimleri değerlendirmişlerdir. Denemede % 5.21 ile biyolojik verim alınırken toplam verim 2.5 kg olarak belirlenmiştir. Muhtemelen mikrobiyal proteinin eklenmesinden dolayı ortamdaki ham protein miktarı artış göstermiştir. Hasat sonu ortamda kalan lignin miktarı % 6.01 den % 2.15 e azalma göstermiş, ancak selüloz ve hemiselüloz miktarlarında artış belirlenmiştir. Salmones ve ark. (2005), P. djamor, P. ostreatus ve P. pulmanarius un ikişer ırkını kahve küspesi ve buğday sapı üzerinde vejetatif safhadaki biomass üretimini, verim özelliklerini, lignin ve polisakkarit içeriklerindeki değişimleri karşılaştırmalı olarak incelemişlerdir. En yüksek metabolik aktivite buğday sapındaki örneklerde gözlemlenmiştir. 16 günlük misel gelişimi sırasında ortamların polisakkarit içeriğinde çok az bir azalma görülmüş, bununla birlikte ilk hasattan sonra fark edilebilir bir azalma olmuştur. IE-49 (P.ostreatus) ırkı kahve küspesindeki ve buğday sapındaki hemiselülozu ve buğday sapındaki lignini etkili bir şekilde parçalarken, P. djamor un iki ırkı ise kahve küspesindeki selülozu parçalamıştır. IE - 38, IE- 137 ve IE- 225 ırkları kahve küspesindeki ligninin yüksek tüketimini 39

58 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT gerçekleştirmişlerdir. Genel olarak buğday sapı üzerindeki ırkların lignoselülozik bileşiklerde daha yüksek bir azalma gözlemlenmiştir. En yüksek biyolojik etkinlik % 77.1 ile buğday sapındaki I- 225 ırkında ve % 86.5 ile kahve küspesindeki IE- 49 ırkında elde edilmiştir. Okano ve ark. (2005), geviş getiren hayvanların beslenmesinde beyaz çürükçül mantarların Japon sedirini (Crytomeria japonica) yeme dönüştürme potansiyelini değerlendirmişlerdir. Pleurotus ostreatus, Pholiota nameko, Dichomitus squalens, Lentinula edodes ve Ceriporiopsis subvermispora miselleri Japon sedirinin parçacıklarına aşılanmış ve L.edodes için 25 o C de, diğer mantarlar için 28 o C de 4, 8, 12 ve 20.hafta kültüre alınmıştır. Mantar içermeyen japon sedirinde in vitro organik madde sindirilebilirliği (IVOMD) ve arasında bulunmuş, bununla birlikte bu değer 20 haftada C.subvermipora aşılı ortamda ya ve L.edodes aşılı ortamda e yükselmiştir. Diğer mantar türleriyle aşılı ortamlarda ile daha düşük bulunmuştur. C.subvermispora ve L.edodes aşılı ortamda lignin içeriği azalma gösterirken selüloz içeriği artmıştır. C.subvermispora nın (0.578) lignini parçalama kabiliyeti L.edodes ten (0.288) daha yüksek bulunmuştur. C.subvermispora nın Japon sedirini hayvan yemine dönüştürme yeteneğine sahip olmasına rağmen bu konuda daha geniş araştırmalara gereksinim olduğunu belirtmişlerdir. Adamovic ve Milenkovic (2006), sedir ağacı artıkları üzerinde yetiştirilen Pleurotus ostreatus un hasat sonu artıklarının kimyasal bileşimini, mineral madde içeriğini ve sindirilebilirliğini araştırmışlardır. Gelişme dönemi süresince NDF ve hemiselüloz miktarı azalmış, bununla birlikte ADF, ADL ve selüloz miktarları önemli oranda değişmemiştir. Mineral madde yönünden ise hasat sonunda komposttaki kalsiyum, sodyum, bakır, manganez, çinko ve kobalt miktarlarında artış, fosfor, potasyum ve demir miktarlarında ise azalma görülmüştür. Atık kompostun hayvan beslenmesinde kullanımı için hayvanlar üzerinde denemelerin yapılması gerektiğini bildirmişlerdir. Alborés ve ark. (2006), çeltik sapı ve turunçgil posasının hayvan beslemesinde sindirilebilirliğini ve besin değerini arttırmak için Pleurotus türleriyle biyolojik dönüşümünü incelemişlerdir. Gelişmenin 14. gününde çeltik sapı, turunçgil 40

59 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT posası ve çeltik sapı: turuçgil posası (1:9) karışımının kuru madde, ADF ve NDF oranları azalmış, protein miktarı ise artış göstermiştir. Belewu (2006), masonia ağacının talaşı ve pamuk artığının biyokimyasal bileşimi ve degredasyon şekli üzerine Pleurotus sajor-caju nun etkisini değerlendirmişlerdir. Mantar miselleri pamuk atığı üzerinde daha hızlı bir gelişme göstermiştir. NDF ve ADF değerleri talaş (% % 67.74, % % sırasıyla) ve pamuk atığında (% % 40.58, % % 35.69, sırasıyla) başlangıç miktarlarına göre azalma göstermiştir. İnkubasyon süresi boyunca lignin degredasyonu artarken, en yüksek hemiselüloz, selüloz, NDF ve ADF kayıpları pamuk atığında belirlenmiştir. Mantar proteinin eklenmesi sonucu aşılama yapılmış talaş ve pamuk artıklarındaki azot (% 1.52 ve % 2.48, sırasıyla) miktarı aşılanmamış materyale göre (% 0.35 ve % 1.25 sırasıyla) daha yüksek bulunmuştur. Pamuk atığı ve talaş üzerinde P. sajor-caju nun kültürü ile hem lignoselülozik atıkların besin değerinin geliştirilmesine hem de çevre kirliliğinin etkilerinin azaltılmasında çözüm olabileceğini belirtmiştir. Gaitán-Hernández ve ark. (2006), asma budama artığı, arpa sapı ve buğday sapını, Lentinula edodes in 4 ırkının yetiştiriciliğinde değerlendirmişlerdir. Erken mantar oluşumu, en yüksek verim (% 37.46) ve en yüksek biyolojik etkinlik (% 93.25) asma budama artıkları üzerinde elde edilmiştir. Asma budama artıkları üzerinden alınan mantarlarda yüksek enerji değerine ve protein miktarına (% ) fakat düşük yağ içeriğine (% ) sahip olmuştur. Hasattan sonra tüm ortamlarda hemiselüloz miktarı azalmış; selüloz miktarı buğday sapında artmış diğer ortamlarda ise azalmıştır. Lignin miktarı buğday sapı ve arpa sapı üzerinde azalmış, fakat asma budama artıkları üzerinde artış göstermiştir. Hemiselüloz, selüloz ve ligninin parçalanma kapasitesinde gözlemlenen farklılığın ortamın doğal yapısı, çevresel faktörler ve ırklar arasındaki genetik faktörlerden etkilenebileceğini belirtmişlerdir. Asma budama artığı kısa üretim döngüsüne, yüksek biyolojik etkinliğe ve düşük fiyatlı olmasından dolayı shiitake üretiminde büyük bir potansiyele sahip olduğunu bildirmişlerdir. Jones ve ark. (2006), hayvan beslenmesinde buğday sapının in vitro kuru madde sindirilebilirliğini arttırmak amacıyla Pleurotus türlerini kültüre almışlardır. 41

60 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Samanın ham protein değeri tüm türlerde artış göstermiş ve en yüksek değer % 2.91 ile P. ostreatus ta bulunmuştur. P. eryngii ve P. ostreatus 136 lignin içeriğini azaltmıştır. Uygulamalar arasındaki farklılıklar ortamın heterojenik yapısından dolayı elde edilmesine rağmen buğday samanının sindirilebilirliğinde P. eryngii ve P. ostreatus 136 diğer mantarlara göre daha düşük lignin ve daha yüksek sindirilebilirlik değerini göstermişlerdir. Okano ve ark. (2007), in vitro sindirilebilirliği ve kimyasal bileşimi üzerine şeker kamışı posasında yetiştirilen Pleurotus eryngii nin yetiştirme süresinin etkilerini belirlemişlerdir. Posa ve pirinç kepeğinden oluşan karışımdan ilk flaşta 74.3 g/kültür şişesi verim alınmıştır. Ortamdaki kuru madde ağırlığı 95. günde 0.242, 95. ve 155. günler arasında 0.053, ligninde ise bu günlerdeki azalma ve oranında olmuştur. Ortamın in vitro organik madde sindirilebilirliği 95. günde den e artış göstermiştir Enzim Aktiviteleri Üzerine Yapılan Çalışmalar Hong ve Kwon (1981), çeltik sapı üzerinde Pleurotus ostreatus 301 ve Lentinus edodes 3-1 in gelişimi sırasında salgılanan selülaz ve ksilanaz oranlarını araştırmışlardır. Pleurotus ostreatus 301 ve Lentinus edodes 3-1 in selülaz aktiviteleri ortam konsantrasyon oranıyla sırasıyla % 0.6 ve % 0.8 olmuş ve her iki türün ksilanaz aktivitesi % 1 olarak artmıştır. Her iki türdeki selülaz ve ksilanazın azalan şeker miktarı 30 ile 60 dakika içerisinde oransal olarak artmıştır. Optimum selülaz ve ksilanaz aktiviteleri sıcaklığa ve ph derecelerine bağımlı kalmıştır. Galli ve ark. (1991), P. florida yı buğday sapı, mısır sapı ve asma budama artığı gibi lignoselülozik artıkları katı ortam fermentasyonunda denemeye almışlardır. Lakkaz aktivitesi ortama bağımlı olarak farklı zamanlarda materyallerin kolonizasyonu sırasında maksimum seviyeye ulaşarak artış göstermiş; inokulasyondan 21 gün sonra lignin parçalanması ölçülmüş ve lignin parçalanma değerlerini buğday sapında % 13.5, mısır sapında % 7.6, asma budama atıklarında % 39.0 olarak belirlemişlerdir. 42

61 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Sanjust ve ark. (1991), zeytinyağı fabrika atık suyunu dört Pleurotus türünün gelişiminde ortam olarak kullanmışlardır. Pleurotus türlerinin zeytinyağı atık suyu içeren ortam üzerinde gelişimi iyi olmuş ve belirli koşullarda iyi verim vermişlerdir. Pleurotus türlerinin gelişimi sırasında bazı biyokimyasal dönüşümler gözlemlenmiştir. Özellikle mantarlar aktif olarak ortama yüksek miktarda lakkaz salgılamışlar ve aynı zamanda fenolik ve diğer toksik maddelerin konsantrasyonunun önemli oranda azaldığını açıklamışlardır. Kerem ve ark. (1992), ligninin parçalanmasıyla ilgili lignoselülozik parçalanma ve aktiviteleri belirlemek amacıyla pamuk sapının katı ortam fermantasyonunda iki beyaz çürükçül mantar olan Pleurotus ostreatus ve Phanerochaete chrysosporium u karşılaştırmalı olarak incelemişlerdir. P. chrysosporium kuvvetli ve hızlı bir şekilde gelişme göstermiş ve 15 gün içerisinde pamuk sapının organik bileşenini % 55 oranında azaltmıştır. P. ostreatus ise lignin parçalanmasında daha seçici ve yavaş bir gelişme göstermiş ve 30 günlük gelişme döneminden sonra organik maddenin yalnızca % 20 sini parçalamıştır. Lakkaz aktivitesi yalnızca P. ostreatus ta belirlenmiştir. Selülaz aktivitesi P. chrysosporium da artış göstermiş, P. ostreatus ta ise 8. güne kadar artış göstermiş daha sonra gelişme döneminin sonuna kadar sabit kalmıştır. Lignoselülozik parçalanma mekanizmasında katı ortam koşullarında yapılan mantar aktivite çalışmasının sıvı kültürde yapılana göre daha iyi açıklanmasına yardımcı olabileceğini belirtmişlerdir. Kalbarczyk ve ark. (1993), Pleurotus ostreatus u kullanarak kolza sapı, mısır koçanı, pancar özü ve talaşı gibi lignoselülozik materyallerin biyolojik ayrışması üzerine çalışmışlardır. Sellülotik aktivite gelişmenin fizyolojik safhasına, ortam kompozisyonuna ve kültür sıcaklığına bağımlı kalmış ve kolza sapı-pancar özü karışımı en yüksek enzim aktivitesini vermiştir. Biomas veriminin başlıca ortam kompozisyonundan etkilendiğini ve misel gelişiminin enzim aktivitesi ile bağlantılı olduğunu bulmuşlardır. Mani ve Marimuthu (1993), 7 Pleurotus türünü, Polyporus ve Volvariella volvacea mantarlarının hindistan cevizi lifini parçalayabilme yeteneklerini belirlemişlerdir. En yüksek endoglukanaz üretimi P. sajor-caju (solan ırkı) ve P. 43

62 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT citrinopileatus türlerinde, en düşük ise P. sapidus türünde elde edilmiştir. Lakkaz üretimi en yüksek P. sajor-caju dan (coimbatore ırkı) elde edilmiştir. Selüloz içeriğindeki en büyük azalma % 58.6 kayıp ile P. platypus türünde, lignin içeriğindeki en büyük azalma ise P. sajor-caju da meydana gelmiştir. Karbon içeriğindeki en yüksek azalma P. platypus ve Polyporus ta meydana gelmiş, bununla birlikte P. platypus ve P. sajor-caju aşılı ortamlarda azot içeriğinde artış görülmüştür. Ortega ve ark. (1993), Pleurotus un iki ırkını (P.ostreatus 184 ve Pleurotus sp. R.) şeker kamışı sapı üzerinde katı ortam fermantasyonununda yetiştirmişlerdir. 60 günlük yetiştirme süresinde kuru maddenin % 50 si parçalanmış ve birbirini izleyen hasatlar arasında ortamın ve meyvelerin kuru madde ağırlıkları azalmıştır. Her iki ırk hemiselüloz ve lignini selüloza göre daha hızlı bir şekilde parçalamış ve ırkların selülaz, lakkaz ve ksilanaz enzim aktiviteleri benzerlik göstermiştir. Buswell ve Chang (1994), soya fasulyesi artığı üzerinde yetiştirilen 6 mantar türünün biomass ve enzim üretimi üzerinde çalışma yapmışlardır. Soya fasulyesi artığının seçilen funguslarda biomass üretimi ve amygliytic, xylanolytic ve proteolytic enzimleri için iyi bir ortam olduğunu ve bu funguslara dayalı sistemleri kullanarak soya fasulyesi artıklarının değerli ürünlere dönüşümünde önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirlemişlerdir. Sivaprakasam ve ark. (1994), Pleurotus sajor-caju yetiştiriciliğinde kullanılacak ortamların lignin ve selüloz içeriklerinin mantar veriminde etkili olduğunu; verimin ortamların selüloz içeriği ve selüloz/lignin oranıyla pozitif, lignin ve ortho-dihydroxy fenolik içeriğiyle negatif yönde etkilendiğini açıklamışlardır. Ortamdaki yüksek selüloz içeriğinin selüloz enzim içeriğini arttırdığını ve enzim üretiminin de verimi olumlu yönde etkilediğini; yüksek lignin ve fenolik madde içerikli ortamların ise sellülaz aktivitesini azalttığını belirtmişlerdir. Ragunathan ve ark. (1996), P. sajor-caju, P. platypus ve P. citrinopileatus türlerinin çeltik sapı, mısır sapı, şeker kamışı posası ve hindistan cevizi lifini parçalayabilme yeteneklerini test etmişlerdir. Her 3 türde tüm ortamlar üzerinde ligno-selülitik enzim (exoglukanaz, endoglukanaz, ß-glukosidaz ve ligninaz ) üretimi olmuş ve P. citrinopileatus hindistan cevizi lifini P. platypus dan daha etkili 44

63 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT parçalamış, P. platypus ise şeker kamışı posasını tercih etmiştir. Mantarların hepsi ortamların hemiselüloz ve lignin bileşenleri üzerinde daha aktif bulunmuştur. Ortamların yem ve gübre değeri parçalanmayla birlikte artış göstermiştir. Das ve ark. (1997), Pleurotus florida nın vejetatif gelişiminde lakkazın önemini incelemişlerdir. P. florida nın misel kültürü uygun gelişme ortamında yüksek lakkaz aktivitesi göstermiş ve kültür ortamında en az iki lakkaz (L 1 ve L 2 ) bandı bulunduğu görülmüştür. Zayıf L 2 aktiviteli düşük lakkaz verimi veren mutantlar zayıf gelişme göstermiş ve mantar oluşturamamış bununla birlikte aynı mutantların ikinci tipleri misel gelişimi ve meyve oluşumu yönünden ebeveynlerine benzerlik göstermiştir. Malaya ve Nandi (1997), P. sajor-caju ve P. ostreatus türlerinin su sümbülünün (Eichhornia crassipes) lignoselülozik parçalanmasındaki enzim dinamiğini araştırmışlardır. Her iki türde hemiselüloz kayıpları selüloz ve lignin kayıplarına göre daha yüksek olmuştur. Filtre kağıt selulaz, endoglukanaz ve ß- glukosidaz aktiviteleri gelişmenin sırasıyla 8, 16 ve 40. günlerinde en yüksek bulunmuştur. Ksilanaz aktivitesi gelişmenin başlangıç döneminde yüksek olmuştur. Lakkaz aktivitesi ise aşılamadan 24 gün sonra en yüksek değere ulaşmıştır. Mantarların etkili parçalama kapasitesi su sümbülünün protein yönünden zengin gıda ve hayvan yemine dönüşmesindeki potansiyeli belirlenmiştir. Tan ve Wahab (1997), pamuk sapı ve kauçuk talaşı üzerinde yetiştirilen Pleurotus sajor-caju nun enzim üretimini incelemişlerdir. Pamuk sapı üzerinde yetiştirilen mantarın 15. günde selülaz enzim bileşenleri cellobiohydrolase, CMCase ve β-glucosidase sırasıyla 10.0, 71.4 ve 21.6 U (mg protein) -1 olarak belirlenmiştir. Kauçuk talaşı üzerinde gün gelişme sonrasında aynı selülaz enzimleri sırasıyla 0.28, 0.62 ve 0.75 U (mg protein) -1 ile daha düşük seviyeler göstermiştir. Kauçuk talaşı üzerinde 20 günde 0.63 U (mg protein) -1 ile en yüksek ksilanaz üretimi meydana gelmiş ve en yüksek lakkaz üretimi ise 27.4 U (mg protein) -1 ile 35 günde bulunmuştur. Mantarın morfogenesisi ile ilişkisi olan lakkaz aktivitesi misel gelişme döneminde artış göstermiş, en yüksek gelişmede pik yapmış ve gelişme sonunda da hızla azalmıştır. 45

64 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Mata ve Savoie (1998), buğday sapı üzerinde yetiştirilen 6 Lentinula edodes ırkının extraselular enzim aktivitesini incelemişlerdir. Kantitatif farklılıklara rağmen her bir ırkın enzim salgılama şekli benzerlik göstermiştir. Karbohidraz aktivitelerinde (cmc, ksilanaz, laminaraz ve mannaz) erken misel gelişimiyle ilgili olarak misel aşılamasından hemen sonra ve primordium gelişimi sırasında olmak üzere iki pik gözlemlenmiştir. Misel gelişmesinin ilk döneminde görülen yüksek lakkaz aktivitesi buğday sapındaki çözünebilir fenolik bileşiklerin parçalanmasıyla ilgili bulunmuştur. Mangan peroksidaz aktivitesi misel gelişme döneminde gözlemlenmiştir. Erkenci ve yüksek verim veren ırklar, aşılamadan hemen sonra buğday sapının hücre duvarı bileşenlerini hidrolize edebilmiş ve yüksek metabolik aktivite göstermiştir. Suman (1998), Agaricus bisporus un iki ırkında pektinolitik ve selulotik enzim aktivitesini incelemiştir. Selulaz aktivitesi yönünden iki ırk kıyaslandığında, U 3 ırkının (% 45.2) aktivitesi, S-11 ırkına göre (% 28.0) daha yüksek bulunmuş, aynı zamanda U 3 ırkından diğer ırka göre daha yüksek verim elde edilmiştir. Medeiros ve ark. (1999), Pleurotus ostreatus un lakkaz üretiminde ortam bileşimi üzerine başlangıç ph sı, maya özütü konsantrasyonu, katalizör ve tampon sisteminin etkilerini araştırmışlardır. A 2 5 faktöriyel deneme deseni enzim sentezindeki farklılıkların etkilerini belirleyebilmek amacıyla kullanılmıştır. Düşük ph ve yüksek maya özütü konsantrasyon değerleri hem katalizör hem de tampon sisteminin bulunmayışı enzim seviyeleri üzerine olumlu etki göstermiştir. En yüksek lakkaz aktivite seviyeleri ( U/l) başlangıç ph sı arasında ve % maya özütü konsantrasyonu içeren ortamların kullanılarak optimize edilen denemelerden elde edilmiştir. Sharma ve Singh (1999), çeltik sapı üzerine aşılı Pleurotus türlerinin biyolojik etkinliği ile selülaz aktivitelerini incelemişlerdir. % 170 ile yüksek biyolojik etkinliğe ve daha uzun dönemde mantar veren P. ostreatus un selülaz enzim aktivitesinin, biyolojik etkinliği % 133 olan P. djamor a göre daha yüksek olduğunu belirlemişlerdir. Eichlerová ve ark. (2000), P. ostreatus f6 ebeveyninden türeyen 13 izolatın lignolitik enzim üretim seviyelerini ve diğer karakteristik (misel dağılım oranı ve koloni morfolojisi) özellikleri inceleyebilmek için buğday sapı üzerinde kültüre 46

65 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT almışlar ve bu koşullar altında steril ve steril olmayan topraktaki enzim aktivitesi, organik madde kaybı, polisiklik aromatik hidrokarbonların (PAHs) parçalanması ve kolonizasyonu üzerine çalışmışlardır. İzolatlar arasında farklılık olmasına rağmen genel olarak sıvı kültüre göre buğday sapı üzerinde lignolitik enzim aktivitesi daha yüksek bulunmuştur. En yüksek lakkaz aktivitesi gelişmenin 10. gününde, en yüksek Mn peroksidaz aktivitesi ise gelişmenin 14. gününde belirlenmiştir. Bazı izolatlar buğday sapını iyi bir şekilde parçalamış ve gelişmenin 50. gününden sonra oransal olarak yüksek bir organik madde kaybı bulunmuştur. Orijinal f6 ırkı ve B13 ve B26 izolatları toprak örneklerinde bulunan PAH bileşiklerini başarılı bir şekilde parçalamış, fakat test edilen izolatların daha yüksek ya da düşük enzim üretimi parçalanmanın dağılımı üzerine gerçek etkiye sahip olamamıştır. Steril olmayan toprakta gelişimi iyi bulunan 6 izolatın gelecekteki biyoteknolojik çalışmalarda uygun olabileceği belirlenmiştir. Wiesche ve ark. (2000), farklı sıcaklık uygulamaları yapılan buğday samanına aşılanan Pleurotus ostreatus un ligninolitik enzim aktivitelerini belirlemişlerdir. Lakkaz aktivitesi tüm sıcaklık uygulamalarında gelişmenin 10. gününde, mangan peroksidaz aktivitesi ise 15. günde en yüksek değerde bulunmuştur. Yüksek sıcaklık uygulamalarında mantar gelişimi için şartların iyi olması sonucu enzim aktivitelerinin de yüksek bulunduğu belirlenmiştir. Rajarathnam ve ark. (2001), çeltik sapına eklenen pamuk tohumu tozu içeren ortamda yetiştirilen Pleurotus florida mantarının gossipolü (gossypol, polifenolik madde) biyolojik parçalama kapasitesini değerlendirmişlerdir. Farklı azot dozlarında eklenen pamuk tohumu tozunun verimi ve mantardaki protein miktarını kontrole göre iki katına çıkarmıştır. Sıvı kültürde gossipolün artan konsantrasyonlarının etkili bir şekilde parçalanmasında inkubasyon süresinin ve misel miktarının artmasına ihtiyaç duyulmuştur. Gelişme dönemi boyunca biyolojik parçalanmanın artmasıyla birlikte lakkaz aktivitesinde de artış görülmüştür. Cho ve ark. (2002), talaş kültüründe Pleurotus türlerinin şapka oluşum döneminde fenol oksidaz ve superoksit dismutaz enzimlerindeki değişimleri incelemişlerdir. Peroksidaz ve lakkaz aktiviteleri primordiyumların oluşumuna kadar artmış ve daha sonra şapka döneminde azalmıştır. Mn peroksidaz aktivitesi P. 47

66 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT ostreatus ta primordiyum ve şapka gelişim dönemlerinde oldukça düşük ve hasat sonrası giderek artış gösterirken, P. sajor-caju nun tüm gelişme dönemlerinde aktivite belirlenememiştir. Superoksit dismutaz aktivitesi tüm gelişme dönemlerinde gözlemlenmiştir. Lignin ile ilgili enzim yoğunluğundaki değişimlerin şapka gelişim süresiyle ilişkili olduğunu belirlemişlerdir. Xinjiang ve ark. (2002), buğday sapı ve pamuk çiğitinden oluşan kompost üzerinde yetiştirilen Agaricus blazei nin enzim aktivitesindeki değişimleri incelemişlerdir. Karboksimetilselülaz, filter paper selülaz, hemiselülaz ve proteaz enzim aktiviteleri periyodik olarak değişmiş ve mantar olgunlaşma döneminde en yüksek değere, amilaz, lakkaz ve peroksidaz enzim aktiviteleri ise misel gelişme döneminde en yüksek değere ulaşmıştır. Pektaz ve ß-glukosidaz aktivitelerindeki değişimler yetiştiricilik süresince düşük seviyede bulunmuştur. Souza ve ark. (2002), katı ortam fermantasyonunda buğday kepeğini kullanarak Pleurotus pulmonarius Brezilya ırkının lakkaz üretimini araştırmışlardır. Test edilen oksidatif ve hidrolitik enzimler (lakkaz, aryl alkol oksidaz, lignin peroksidaz, Mn peroksidaz, ksilanaz ve selulaz) arasında en çok lakkaz enzimi üretilmiştir. En yüksek lakkaz üretiminde (8.600 U /g) % 75 nem içeriği ve 30 o C de 5 günlük gelişme süresi en uygun ortamı oluşturmuştur. Pleurotus pulmonarius Brezilya ırkının ucuz gelişme ortamı kullanılarak katı ortam sisteminde esas enzim olarak lakkazı üretmesi, 50 o C de ve alkali ph değerlerinde enzimin yüksek oranda sabit olması ve endüstriyel boyaların ağartılmasındaki yeteneğinden dolayı gelecekteki biyoteknolojik uygulamalarda potansiyel bir lakkaz kaynağı olabileceğini belirlemişlerdir. Velázquez- Cedeńo ve ark. (2002), kahve atığı üzerinde Pleurotus ostreatus ve Pleurotus pulmonarius un yetiştiriciliğini ve yetiştiricilik süresince lignolitik enzimlerin değişimlerini araştırmışlardır. P. ostreatus un inkubasyon süresi 40 gün gözlemlenirken, Pleurotus pulmonarius da bu süre 50 gün olmuştur. Biyolojik etkinlik yönünden % 125 ve % 138 ile türler arasında önemli bir farklılık bulunmamıştır. Türlerin extrasellular enzimatik aktivitesini gözlemlemek amacıyla ortamlardan misel sarmaya başladıktan sonra inkubasyon periyodu boyunca her 4 günde bir örnekler alınmıştır. Hidrolaz aktivitesi (endoglukinaz (CMC) ve 48

67 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT sellobihodrolaz (CBH) gelişme dönemine bağlı olarak mantar oluşum döneminde en yüksek değere ulaşmış, oksidaz aktivitesi ise (lakkaz ve Mn-peroksidaz) fenol parçalanmasıyla birlikte oluşmuş ve gelişim dönemine göre farklılıklar göstermiştir. Lakkaz aktivitesi liyofilize edilmeyen materyalde aşılamadan sekiz gün sonra belirlenirken, MnP aktivitesi inkubasyonun sonunda gözlemlenmiştir. Baldrian ve Gabriel (2003), P. ostreatus un gelişimi sırasında Kadmiyumlu ve Kadmiyumsuz buğday sapı üzerinde selülotik, hemiselülotik ve lignolitik enzim aktivitelerini belirlemişlerdir. Ortamdaki kuru madde ağırlık kaybı ve Mn-peroksidaz aktivitesi Kadmiyum (Cd) konsantrasyonunun artışıyla azalırken, lakkaz, endo-1,4-βglucanase ve 1,4-β- glucosidase aktiviteleri yüksek oranda artış göstermiştir. Ortamdaki Kadmiyum hemiselüloz enzim aktivitesinin başlamasını geciktirmiştir. Reddy ve ark. (2003), P. osreatus ve P. sajor-caju nun katı ortam fermantasyonunda muzun yaprak ve yalancı gövdesi artıkları üzerinde lakkaz, lignin peroksidaz, ksilanaz, endo- 1,4-β-D-glucanase (CMCase) ve exo- 1,4-β-D-glucanase (FP activity) gibi lignolitik ve selulotik enzim üretimlerini araştırmışlardır. Her iki türün 40 günlük gelişim süresinde enzim aktivite seviyeleri ve üretim miktarları benzerlik göstermiştir. Enzim üretiminde muzun yaprak örneği yalancı gövdeye göre daha uygun ortam olarak belirlenmiştir. En yüksek enzim aktiviteleri gelişme döneminin 10. ve 20. ci günlerinde elde edilmiş ve her iki türün selülotik enzim aktiviteleri lignin enzim aktivitelerine göre oldukça düşük seviyeler göstermiştir. Karaçancı (2004), farklı kimyasal maddelerin ve tarımsal atıkların Pleurotus yenilebilir mantar türlerinde lakkaz enzimi üretimine etkilerini araştırmıştır. P. sajorcaju, üç P. ostreatus hattı, P. eryngii, P. djamor, P. ostreatus var. florida ve P. citrinopileatus mantarlarının kullanıldığı çalışmada kimyasal uyarıcı olarak 2.5- ksilidin, ferulik asit ve veratril alkol, tarımsal ve endüstriyel atıklar olarak buğday samanı ve kepeği, peynir altı suyu ve arpa sapının lakkaz enzimi üzerine etkileri incelenmiştir. Deneme sonuçlarına göre en yüksek lakkaz enzim aktivitesi buğday sapı ortamında U/L değeri ile Pleurotus ostreatus türünde elde edilmiştir. Mikiashvili ve ark. (2004), tıbbi öneme sahip farklı ekolojilerdeki Basidiomycetes e ait 11 tür ve 26 ırkın lignoselülotik enzim aktivitelerini araştırmışlardır. T. hirsutus 71, G. trabelum 765 ve T. versicolor 897 yüksek 49

68 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT karboksimetilselulaz aktivitesi göstermiş (sırasıyla 5.65 U/mL, 4.75 U/mL ve 4.29 U/mL) ve T. versicolor 897 iyi bir ksilanaz üretimi yapmıştır (5.54 U/mL). Mandarin kabuklarının sıvı kültürdeki lakkaz aktivitesinin en yüksek seviyeleri O. olearius 174, T. versicolor 775 ve P. ostreatus 98 türlerinde (sırasıyla nkat/ml, 74.8 nkat/ml ve 62.0 nkat/ml) bulunmuştur. Mandarin kabuklarının katı ortam fermantasyonunda lakkaz üretimi daha yüksek bulunmuş, bu değer T. versicolor 145 de nkat/ml olmuştur. Tüm türler glukoz içeren sıvı kültürde düşük seviyelerde enzim aktivitesi göstermiştir. Tychanowicz ve ark. (2004), katı ortam fermantasyonunda endüstriyel boyaların ağartılmasında Pleurotus pulmonarius u kullanmışlardır. Mısır koçanının tek başına kullanıldığı ortamda yeterli bir gelişme sağlanamadığı gözlemlenmiş ve glukoz-amonyum tartarat içeren ve C:N oranı 30 olan ortamda yeterli bir gelişme sağlanmış ve en yüksek lakkaz üretiminin meydana geldiği belirlenmiştir. P. pulmonarius mısır koçanı ve glukoz-amonyum tartarat içeren ortama 200 ppm her bir boyadan eklenip yetiştirildiğinde, yapısal olarak farklı sentetik boyaların (azo, trphenylmethane, heterosiklik ve polimerik boyalar) rengini açmıştır. Yetiştiricilikten 6 gün sonra amido siyahı, kongo kırmızısı, trypan mavisi, metilen yeşili ve remazol brilliant mavisini tamamen, poly R-478 ve metilen mavisini kısmen ağarlaştırmıştır. Mantar kültürünün endüstriyel boyaların rengini açma kabiliyetini çözünebilir fenolik maddelerin varlığına tepki olarak üretilen yüksek lakkazın (480 U/ml) olmasından kaynaklanabileceğini belirtmişlerdir. Mata ve ark. (2005), kahve posası üzerinde yetiştirilen 6 Pleurotus tür ve ırklarını Tricoderma spp. ile karşılıklı etkileşimini ve lignoselülotik enzim aktivitelerindeki değişimleri incelemişlerdir. Lakkaz ve Mn peroksidaz üretimi tüm uygulamalarda misel gelişiminin 12. günde en yüksek değere ulaşmış, selülaz aktivitesi ise misel gelişme döneminde düşük değerde bulunmuştur. Ortamda Tricoderma türlerinin bulunması Pleurotus türlerinin oksidaz üretiminde önemli bir artışa neden olduğu belirlenmiştir. Silva ve ark. (2005), okaliptus ağacı artıklarına belirli oranlarda eklenen (% 0, % 5, % 10, %15 ve % 20) soya, pirinç ve buğday kepeğinin, Lentinus edodes in 3 farklı ırkının enzim aktivitesi üzerine etkisini incelemişlerdir. Okaliptus artıklarına 50

69 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT tahıl kepeklerinin eklenmesiyle ve ortamdaki yarayışlı azotun bulunması sonucu 30 günlük süre içerisinde, L. edodes miselleri hızlı bir gelişme göstermiştir. En yüksek enzim aktiviteleri, % 20 soya kepeği eklenen okaliptus artıklarından elde edilmiştir. Ortamdaki % 20 oranındaki soya kepeği, ırkların selülaz ve ksilanaz enzim üretimini arttırmış, mangan peroksidaz (MnP) üretimini ise azaltmıştır. MnP üretimi ancak % 10 kepek içeren ortamda en yüksek bulunmuştur. Selülaz ve ksilanaz enzim üretimiyle ortamların, çözünebilir ve kullanışlı şekerlere tam olarak parçalanması sonucu, daha yüksek biokütle oluştuğunu bildirmişlerdir. Taniguchi ve ark. (2005), çeltik sapı üzerinde dört beyaz çürükçül mantarının (Phanerochaete chrysosporium, Trametes versicolor, Ceriporiopsis subvermispora ve Pleurotus ostreatus) biyolojik etkilerini enzimatik hidrolizle birlikte ortamın bileşimindeki kantitatif ve yapısal değişimlerini değerlendirmişlerdir. Diğer funguslara oranla Pleurotus ostreatus seçici olarak çeltik sapının holoselüloz (hemiselüloz + selüloz) miktarından daha çok lignin bölümünü parçalamıştır. Çeltik sapı, P. ostreatus ta 60 gün kültüre alındığında toplam ağırlık kaybı ve Klason lignin miktarı sırasıyla % 25 ve % 41 e indirgenmiştir. Uygulama sonrası, selüloz ve hemiselülozün kalan miktarları, uygulamasız çeltik sapının sırasıyla % 83 ve % 52 sini oluşturmuştur. Ticari bir selulaz preparatıyla 48 saatlik enzimatik hidrolizle çeltik sapındaki holoselülozun % 52 si ve selülozun % 44 ü çözünmüştür. Elektron mikroskobu sonuçlarına göre P. ostreatus la uygulama çeltik sapının enzimatik hidrolizine duyarlılığındaki artış, ligninin kısmi parçalanmasına neden olmuştur. Klason lignin içeriği toplam ağırlığın % 15 inden daha az olduğunda Klason lignin içeriğini azalttığı gibi holoselüloz ve selüloz miktarlarının enzimatik çözünürlüğünü arttırdığı gözlemlenmiştir. Elisashvili ve ark. (2006), sıvı kültürde Pleurotus dryinus IBB 903 ün mandarin kabukları ve ağaç yaprakları üzerinde selülaz, ksilanaz, lakkaz ve mangan peroksidaz enzim üretimini incelemişlerdir. Ortam konsantrasyonunun % 1 den % 4-6 ya artış göstermesi enzim aktivitesini arttırmıştır. Karbon ve azot kaynağı olarak mandarin kabukları ve maya özütü içeren basit ve ucuz bir ortam P. dryinus IBB 903 ün hidrolaz ve oksidaz enzim seviyelerinin yüksek olmasını sağlamıştır. Ortama bakır ve manganın eklenmesi lakkaz ve mangan peroksidazın daha erken ve hızlı 51

70 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT birikmesine neden olmuştur. Farklı karbon kaynaklı sentetik ortamda mantar yetiştirildiğinde MnP üretimi olmadığı için lignoselülozik ortamın yapısında P. dryinus IBB 903 ün MnP üretimi zorunludur. Test edilen karbon kaynakları arasında karbon içermeyen kontrol ortamına göre yalnızca glikoz, lakkaz üretimini 21 kat arttırmış, karboksimethil selulaz ve ksilanaz uyarıcı enzimler olarak belirlenmiştir. Stajić ve ark. (2006), selekte edilen Pleurotus türlerinin lakkaz ve peroksidaz üretimi üzerine farklı karbon ve azot kaynaklarının etkisini araştırmışlardır. P. eryngii, P. ostreatus ve P. pulmonarius denemede yer alan karbon ve azot kaynaklarının hepsinde hem sıvı hem de katı fermantasyon koşullarında lakkaz üretmişlerdir. Lakkaz aktivitesinin en yüksek seviyeleri P. eryngii için öğütülmüş mandarin kabuklarının sıvı kültüründe (999.5 U/l), P. ostreatus 493 için asma talaşının katı fermantasyon koşullarında ( U/l) bulunmuştur. En yüksek peroksidaz seviyeleri P. ostreatus 494 ve P. pulmonarius için asma talaşının katı fermantasyonunda elde edilirken bu aktiviteler sıvı kültürde yok denecek kadar az bulunmuştur. Alexandrino ve ark. (2007), P. ostreatus un lakkaz, mangan peroksidaz, ksilanaz ve endo-1,4 glukanaz gibi lignoselülotik enzim üretiminde portakal artıklarından yararlanmışlardır. Portakal artıklarında, önemli endüstriyel enzimlerin özellikle lakkaz (75 U g -1, aşılamadan 15 gün sonra) ve Mn peroksidazın (6.8 U g, aşılamadan 30 gün sonra) yüksek aktiviteleri elde edilmiştir. Erkurt ve ark. (2007), Pleurotus ostreatus, Coriolus versicolor ve Funalia trogii beyaz çürükçül mantarlarını sentetik boyaların ağartılmasında kullanmışlardır C ve ph sı 5 olan koşullarda 48 saat süren çalışmada, ph derecesi, kuru misel ağırlığı, boya konsantrasyonu, lakkaz aktivitesi ve protein içeriği analiz edilmiş ve her iki boyanın ağartılmasından sorumlu enzim belirlenmiştir. En yüksek ve en düşük beyazlaştırma ve beyazlaştırma ortamındaki lakkaz aktivitesi sırasıyla F. trogii ve P. ostreatus ta elde edilmiştir. Her iki boyanın tüm konsantrasyonlarının P. ostreatus un gelişiminde toksik olduğu bulunmuş ve polyacrylamide elektro gel (SDS-PAGE) sonuçlarına göre sentetik boyaların (DB ve RBBR) ağartılmasından sorumlu tek enzimin lakkaz olduğunu belirlemişlerdir. 52

71 2. ÖNCEKİ ÇALIŞMALAR Şebnem KURT Locci ve ark. (2007), laboratuvar şartlarında, katı ortam fermantasyonunda P. ostreatus un, buğday kepeğini biyolojik parçalanmasını Karbon-13 nükleer manyetik resonans (NMR) ve element analiz tekniğiyle izlemişlerdir. 62 gün içerisinde belirli aralıklarla yapılan görüntülemede, mantarın gelişimi sonucu kontrole göre karbonhidrat miktarında azalma, alkil ve karboksil gruplarında ise artış görülmüştür. Benzer bir şekilde, buğday kepeğinin misel gelişimi sırasındaki karbon miktarındaki azalma, azot ve oksijen miktarındaki artış gibi değişiklikler, element analiz tekniğiyle de kanıtlanmıştır. Ortamdaki protein birikimi ve mantar miselinin öncelikli olarak hemiselüloz ve mümkün olduğunca diğer amorf karbonhidratları parçaladığı belirlenmiştir. Shashirekha ve Rajarathnam (2007), çeltik sapı ile hindistan cevizi lifi karışımı üzerindeki P. florida nın gelişimini ve mantar oluşumu sırasındaki kimyasal ve biyokimyasal değişimleri incelemişlerdir. Selüloz, hemiselüloz ve lignin miktarı misel gelişme dönemi ve mantar oluşumunda azalmıştır. Selülaz, hemiselülaz ve proteaz enzim aktiviteleri misel aşılamasından mantar oluşumunun sonuna kadar sürekli artış göstermiş, lakkaz aktivitesinin ise mantar oluşumu sırasında lignin parçalanmasının azalmasıyla uyum göstererek mantar oluşumu döneminde azaldığı belirlenmiştir. Elisashvili ve ark. (2008), farklı içerikteki lignoselüozik artıkların sıvı kültürde ve katı ortam fermantasyonunda Lentinus edodes ve Pleurotus türlerinin enzim aktivitelerini incelemişlerdir. CMCase (62.3 U/ml), ksilanaz (84.1 U/ml), FPA (5.9 U/ml) ve lakkaz (4103 U/ml) aktiviteleri Pleurotus türlerinden şimdiye kadar elde edilen en iyi sonuçlar olmuştur. Kullanılan tarımsal artıkların yapısı ve mantar yetiştirme yöntemi mantarın enzim potansiyelinin belirlenmesinde etkili bulunmuştur. L. edodes ve Pleurotus türlerinin ağaç yapraklarının (Facus sylvatica) katı ortam fermantasyonunda lakkaz ve Mn peroksidaz üretimi, sıvı kültürde ise hidrolaz enzim üretiminin iyi olduğu belirlenmiştir. 53

72 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT 3. MATERYAL VE METOD Araştırma, yılları arasında 3 yıl süreyle Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü ne ait mantarhane ve laboratuvarlarında yürütülmüştür Materyal Denemede, Pleurotus cinsine giren Pleurotus ostreatus un HK 35 ve Pleurotus sajor caju nun ATCC çeşitlerinin tohumluk miselleri kullanılmıştır. Pleurotus ostreatus HK 35, Slyvan Tarım Ürünleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi nden, Pleurotus sajor-caju ATCC ise Agro Mantarcılık Şirketi nden temin edilmiştir. Deneme süresince standart tohum hazırlama tekniğiyle buğday taneleri üzerine sardırılarak elde edilen tohumluk miseller deneme materyali olarak kullanılmıştır. Pleurotus türlerinin özellikleri aşağıda sunulmuştur. Pleurotus ostreatus HK 35 Şapka oluşumu düşük sıcaklıklarda olduğu için kültür koşullarında daha çok kış aylarında yapılan üretimler için önerilmektedir. Rengi ışık yoğunluğuna ve sıcaklığına bağlı olarak gri - gri kahverengi arasındadır. Pleurotus sajor - caju ATCC Şapka oluşumu yüksek sıcaklıkta meydana gelmektedir. Şapka rengi sıcaklığa ve ışık yoğunluğuna bağlı olarak açık gri renklidir. Denemede tarımsal artık olarak kullanılan asma budama artığı, Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsü nün üretim bağındaki Tarsus Beyazı üzüm çeşidinin budama artıklarından elde edilmiştir. Buğday sapı Çukurova Tarımsal Araştırma Enstitüsü nden temin edilmiştir. Çeltik sapı ve susam sapı Silifke yöresindeki üretim yerlerinden temin edilmiştir. Denemede kullanılan talaş Erdemli de kavak işleyen hızar artıklarından sağlanmış, buğday kepeği ise piyasadan satın alınmıştır. 54

73 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT 3.2. Metod Yetiştirme Ortamlarının Hazırlanması Denemede, Ağaoğlu ve ark. nın (1992a) önerdiği ve standart olarak kullanılmakta olan kavak talaşı ve buğday kepeğinin hacim esası üzerinden 2: 1 oranında karışımı kontrol olarak kullanılmıştır. Ele alınan diğer tarımsal artıklar tek başlarına ve bunların 2: 1 oranında ağırlık üzerinden kepekle karışımları hazırlanmış ve aşağıda belirtilen ortamların kontrol ile karşılaştırılması yapılmıştır. 1. Asma budama artığı (ABA) 2. 2 Asma budama artığı + kepek (2 ABA + K) 3. Buğday sapı (BS) 4. 2 Buğday sapı + kepek (2 BS + K) 5. Çeltik sapı (ÇS) 6. 2 Çeltik sapı + kepek (2 ÇS + K) 7. Susam sapı (SS) 8. 2 Susam sapı + kepek (2 SS + K) 9. 2 Talaş + kepek (2T + K) Kontrol Kontrol ortamı dışındaki tüm artıklar kullanılmadan önce Peruzzo t5 marka sap öğütücüsü ile 3 5 cm uzunluğunda parçalanarak hazırlanmıştır. Yetiştirme ortamlarının nem içerikleri çeşme suyu ile dolu kovalarda belirli sürelerde bekletilerek sağlanmıştır. Buğday sapı, çeltik sapı ve susam sapı 6 saat, asma budama artığı ise 3 gün süre ile ıslatılmıştır. Islatma sonunda materyalin fazla suyu süzülmüştür. Kepekli uygulamalarda süzülen materyale % su içeren kepek ilave edilmiştir. Kontrol ortamında ise talaş ve kepek karıştırıldıktan sonra ıslatma işlemi gerçekleştirilmiş ve suyun emilmesini sağlamak amacıyla 2 saat bekletilmiştir. Çizelge 3.1 de hazırlanan ortamların ortalama % nem içerikleri verilmiştir. 55

74 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT Ortamların ph sını ayarlamak için materyali süzmeden önceki suda ph metre kağıdıyla ölçüm yapılmış ve bu ölçüm sonucuna göre alçı ve kireç eklenmiştir. Çeltik uygulamalarında ıslatma sularında ph yüksek çıktığından çeltiğin hem tek başına hem de kepek eklenen uygulamasında % 2 oranında alçı eklenmiştir. Asma budama artığı, buğday sapı, susam sapı ve kepekli olan karışımlara % 1 oranında alçı, kontrol uygulamasına ise % 1 oranında kireç eklenmiştir. Hazırlanan ortamların ortalama ph değerleri Çizelge 3.1 de verilmiştir. Çizelge 3.1. Hazırlanan ortamların ortalama ph ve % nem değerleri Ortamlar ph % Nem Asma Budama Artığı ABA + K Buğday sapı BS + K Çeltik sapı ÇS + K Susam sapı SS + K Talaş + K Sterilizasyon ve Misel Aşılaması Yukarıda açıklanan şekilde hazırlanan yetiştirme ortamları daha sonra 29 x 45 cm ebadında yüksek sıcaklığa dayanıklı polipropilen torbaların her birisine 1 kg olacak şekilde doldurulmuştur. Torbaların ağzı kepekli uygulamalarda pamuk tıkaçla kapatılmış, kepeksiz uygulamalarda ise pamuk iplikle bağlanmıştır. Zararlı organizmaları yok etmek amacıyla otoklavda 121 o C de 1 saat sterilize edilen yetiştirme ortamları, daha sonra otoklavdan çıkartılarak soğumaya bırakılmıştır. 56

75 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT Misel aşılaması steril kabin içerisinde, steril spatula yardımıyla tohumluk miselden % 1 oranında torbaların üst kısmına inokule edilmesiyle gerçekleştirilmiştir İnkubasyon ve Hasat Misel aşılaması yapılan ortamlar 25 ± 2 o C ve % nem içeren misel geliştirme odasına konulmuş ve Şekil 3.1 de görüldüğü gibi gelişmeye bırakılmıştır. Misel gelişmesi tamamlanan ortamların daha sonra üzerindeki torbaların iki yan yüzeyinden ~ 5 er cm genişliğinde kesilerek mantar oluşumu teşvik edilmiştir. Bu amaçla yetiştirme odasının sıcaklığı P. ostreatus için 15 ± 2 o C ye ve P. sajorcaju için 25 ±2 o C ye ayarlanmıştır. Şapka oluşumu için floresans lambalar ile 300 lm/m 2 dozunda günde 9 saat süreyle aydınlatılma yapılmıştır (Şekil 3.2). Bu dönemde ortamların kurumasını önlemek için ayrıca yetiştirme odasının nemi % a çıkartılmıştır. Havalandırma belirli aralıklarla hava değişimini sağlayacak şekilde havalandırma motoru ile yapılmıştır. Primordiumların oluşmaya başlamasıyla birlikte günde 2 kez pulverizasyon şeklinde sulama yapılmıştır. Yetiştiricilikte karşılaşılan sinekle mücadelede ilaçlama ve oda içerisine asılan sarı tuzaklardan yararlanılmıştır. Hasat her gün sabahları yapılmış ve mantarlar çoğunlukla aynı büyüklüğe ulaştığında ortam yüzeyinden kesilerek hasat yapılmıştır Denemede Yapılan Ölçüm ve Analizler Verim ile İlgili Ölçümler Denemede toplam verim, biyolojik etkinlik oranı ve mantar kalitesi ile ilgili yapılan ölçümler Ağaoğlu ve ark. (1992a) ve İlbay (1994) a göre yapılmıştır (1). Misel Gelişme Hızı Denemedeki bütün uygulamalarda tohumluk misel aşılamasından itibaren misellerin torbanın her tarafını sarıncaya kadar geçen süre gün olarak hesaplanmıştır. 57

76 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT Şekil 3.1. Misel gelişme döneminde aşılanan torbaların genel görünümü Şekil 3.2. Yetiştirme odasındaki torbaların genel görünümü 58

77 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT (2). Toplam Verim Denemedeki bütün uygulamalarda her gün yapılan hasattan elde edilen mantarlar ayrı ayrı tartılmış ve 60 günlük dönem sonunda toplanan ürün miktarı toplam verim (g/torba) olarak değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada verimlilik dinamiğini incelemek amacıyla 15, 30, 45 ve 60 gün sonunda elde edilen ürün miktarları da değerlendirilmiştir (3). Biyolojik Etkinlik Oranı Her uygulamanın biyolojik etkinlik oranı aşağıdaki formülde belirtildiği şekilde hesaplanmıştır: Hasat edilen taze mantar ağırlığı (g) BEO (%) = x 100 Yetiştirme ortamının kuru ağırlığı (g) Mantar Kalitesi ile İlgili Yapılan Analiz ve Ölçümler Her uygulamanın tüm tekerrürlerinde ortalama 5 er örnek alınarak aşağıda belirtilen fiziksel ve kimyasal analizler gerçekleştirilmiştir. Fiziksel analizlerde ağırlık ölçümleri ±0.01 g duyarlıkta terazi ile uzunluk ve çap ile ilgili ölçümler ise ±0.1mm duyarlıkta kumpas yardımıyla gerçekleştirilmiştir (1). Mantar Ağırlığı Sapın ortam yüzeyi ile birleştiği kısımdan kesilerek 5 adet mantarın (sap + şapkanın) tartılıp 5 e bölünmesiyle belirlenmiş ve g olarak ifade edilmiştir (2). Şapka Çapı Şapkanın en geniş ve en dar yerinden cm olarak yapılan kumpas ölçümlerinin ortalamaları alınarak hesaplanmıştır. 59

78 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT (3). Sap Çapı Sapın şapka ve ortam yüzeyi ile birleştiği kısım ile sapın orta noktasından cm olarak yapılan üç kumpas ölçümünün ortalaması alınarak belirlenmiştir (4). Sap Uzunluğu Sapın şapka ile ortam yüzeyine bağlandığı yer arasındaki mesafe cm cinsinden sap uzunluğu olarak değerlendirilmiştir (5). Kuru Madde Taze mantar örnekleri tartılarak, Kacar (1972) ın belirttiği tekniklere uyularak % kuru madde tayinleri gerçekleştirilmiştir. Bu amaçla alınan örnekler önce 70 o C de ki kurutma dolabında ağırlığı sabit kalana kadar bırakılmış ve 0.01 g duyarlıktaki terazide tartılarak kuru ağırlıkları bulunmuştur. Kuru ağırlığın taze ağırlığa bölünmesi ve yüz ile çarpılması ile örneklerin % kuru madde miktarları tespit edilmiştir (6). Protein Analizi Kurutulup öğütülen mantar örneklerinde azot tayini modifiye edilmiş Kjeldahl yöntemine göre yapılmıştır (Kacar, 1972). Protein miktarı ise bulunan azot değerinin 6.25 faktörüyle çarpılması ile hesaplanmış ve % olarak ifade edilmiştir (Bilgir ve Boztok, 1983) Tarımsal Artıkların Özelliklerinin Belirlenmesi Amacı ile Yapılan Analizler Yetiştirme ortamlarının hazırlığında ilk olarak ph ve % nem değerleri belirlenmiştir (1). ph Analizi Her uygulama için 20 g örnek tartılıp, üzerine 50 ml saf su eklenmiş ve 2-3 saat bekletildikten sonra karışımın suyu süzülmüş ve ph metrede ölçülmüştür (Jackson, 1962). 60

79 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT (2). Nem İçeriği Her uygulama için alınan örneklerin yaş ağırlıkları belirlenmiş, daha sonra 65 o C ye ayarlı etüvde sabit ağırlığa gelinceye kadar kurutulmuştur. Kuru ağırlıkları belirlenerek bulunan değerlerin 100 den çıkarılmasıyla ortamların % nem içerikleri belirlenmiştir (Kacar, 1972). Tarımsal artıkların özelliklerinin belirlenmesi amacı ile yetiştirme ortamlarında sterilizasyon öncesi, sterilizasyon sonrası, misel gelişimini tamamladıktan sonra ve hasat sonunda olmak üzere toplam 4 dönemde örnekler alınmıştır. Misel gelişimini ve hasat sonunu tamamlayan örnekler için torbanın dış yüzeyine gelen kısmı yaklaşık 1.5 cm kaldırılarak torbanın orta yerinden ortamı temsil edecek miktarda örnekler alınmıştır. Alınan örnekler 65 0 C ye ayarlı kurutma dolabında kurutulmuş ve öğütme makinasında öğütülmüştür. Öğütülen örnekler 1 mm çapında elekten geçirilmiş ve analize hazır hale getirilmiştir. Daha sonra aşağıdaki yöntemlere göre kül, azot, fosfor ve diğer mineral madde analizleri yapılmış, karbon miktarı ve C:N oranı hesaplanmıştır (3). Kül Analizi Örneklerin kül fırınında 525 ±25 0 C de yakılmasıyla elde edilmiş ve % olarak belirlenmiştir (Kacar, 1972) (4). Toplam Azot Analizi Kurutulup öğütülen örneklerde % azot tayini modifiye edilmiş Kjeldahl yöntemine göre yapılmıştır (Kacar, 1972) (5). Karbon Hesaplaması 100 den kül miktarı çıkarılarak elde edilen organik maddenin, % 50 si karbon olarak hesaplanmıştır (Gerrits, 1985; Cormican ve Staunton, 1991). değerdir (6). C:N Oranının Hesaplanması Hesaplanan karbon miktarının, azot miktarına oranlaması ile bulunmuş 61

80 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT (7). Fosfor Analizi Kuru yakma yöntemi ile Chapman ve Pratt (1961) e göre analize hazırlanan örnekler vanomolibdofosforik sarı renk yöntemi kullanılarak spektrofotometrede okunup % olarak hesaplanmıştır (Kacar, 1972) (8). Diğer Mineral Madde Analizleri Kuru yakma ile hazırlanan örneklerde Potasyum, Magnezyum, Kalsiyum, Mangan ve Çinko miktarları Varian SpectrAA 220 FS Atomik Absorbsiyon Spektrofotometresinde okunarak belirlenmiştir (Chapman ve Pratt, 1961; Kacar,1972). Sonuçlar, K, Ca ve Mg için kuru maddede %; Fe, Zn ve Mn için kuru maddede ppm (mg kg -1 ) olarak verilmiştir. Yetiştirme ortamlarının hemiselüloz, selüloz ve lignin miktarlarını belirleyebilmek amacıyla sterilizasyon öncesi (başlangıç), misel gelişimini tamamladıktan sonra ve hasat sonunda olmak üzere toplam 3 dönemde yukarıda belirtildiği şekilde örnekler alınmıştır. Hemiselüloz, selüloz ve lignin miktarı Deterjan Lif (fiber) Analiz yöntemi ile ANKOM 200/220 Fiber Analyzer cihazında yapılmıştır (Van Soest ve ark., 1991; Karabulut ve Canbolat, 2005). Deterjan Lif Analiz yönteminde Nötr Deterjan Lif (NDF), Asit Deterjan Lif (ADF) ve Asit Deterjan Lignin (ADL) değerleri hesaplanmıştır (9). Nötr Deterjan Lif (NDF) Analizi Hücre duvarı olarak da adlandırılır ve yapısında hemiselüloz, selüloz ve lignin bulunmaktadır. NDF analizinin yapım şekli aşağıda gösterilmiştir. 62

81 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT Örnek (0.5 g) F57 filter torba içerisinde ağzı kapalı 2 L lik NDF çözeltisi + 4 ml Alpha- amylase + Sodium sulfit içinde Ankom Fiber Analyzer cihazında 75 dk bekletme Tahliye 2 L o C su + 4 ml Alpha- amylase (5 dk) bekletme Tahliye 2 L o C su (5 dk) 2 kez bekletme 250 ml aseton içinde 3 dk bekletme Etüvde 105 o C de 3 saat bekletme (a) yapılmıştır. NDF analizi yapılan örneklerin hesaplaması aşağıda belirtildiği şekilde Boş torba ağırlığı = b a - b NDF (%) = X 100 Örnek ağırlığı 63

82 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT (10). Asit Deterjan Lif (ADF) Analizi Bitkisel ürünlerin asit deterjan koşulları altında işlenmesinden geriye kalan hücre duvarı bileşenidir ve yapısında selüloz ve lignin bulunmaktadır. ADF analizinde izlenen yöntem aşağıda gösterilmiştir. Örnek (0.5 g) F57 filter torba içerisinde ağzı kapalı 2 L lik ADF çözeltisi + 1 N H 2 SO 4 içinde Ankom Fiber Analyzer cihazında 60 dk bekletme Tahliye 2 L o C su (5 dk) 3 kez bekletme Tahliye 250 ml aseton içinde 3 dk bekletme Etüvde 105 o C de 3 saat bekletme (a) yapılmıştır. ADF analizi yapılan örneklerin hesaplaması, aşağıda belirtildiği şekilde Boş torba ağırlığı = b a - b ADF (%) = X 100 Örnek ağırlığı 64

83 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT (11). Asit Deterjan Lignin (ADL) Analizi ADF nin içerdiği selülozu çözecek güçlü bir asitle işlenmesinden geriye kalan hücre duvarı bileşenidir ve lignini içermektedir. ADL analizinde izlenen yöntem aşağıda gösterilmiştir. ADF sonrası çıkan torbalar Asit Deterjan Lignin analizinde kullanılır. ADF sonrası torbalar % 72 lik H 2 SO 4 içinde 30 dk çalkalama ve 3 saat bekletme Çeşme suyu ile ph nötr oluncaya kadar yıkama Tahliye 250 ml aseton içinde 3 dk bekletme Etüvde 105 o C de 3 saat bekleme (a) yapılmıştır. ADL analizi yapılan örneklerin hesaplaması, aşağıda belirtildiği şekilde Boş torba ağırlığı = b a - b ADL (%) = X 100 Örnek ağırlığı NDF, ADF ve ADL hesaplaması yapılan örneklerin selüloz, hemiselüloz ve lignin miktarları aşağıda belirtildiği şekilde hesaplanmıştır. Hemiselüloz, % = NDF ADF Selüloz, % = ADF - ADL Lignin, % = ADL 65

84 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT Enzim Çalışmalarında Yapılan Analizler (1). Örneklerin Hazırlanması Misel aşılanmasından hasat sonuna kadar olan dönemde en yüksek enzim aktivitesini belirlemek amacıyla misel gelişiminin 5., 10., 15. ve 20. günlerinde, 1. hasat sonu ve hasat sonu döneminde örnekler alınmıştır. Misel gelişme dönemi için örnek alınacak torbalara 200 g; 1. hasat sonu ve hasat sonu için örnek alınacak torbalara ise 1 kg ortam konulmuştur. Zararlı organizmaları yok etmek amacıyla yetiştirme ortamları otoklavda 121 o C de 1 saat sterilize edilmiştir. Daha sonra Pleurotus türlerinin miselleri ile geliştirilmiş ve ortamların ağırlık miktarları dikkate alınarak % 1 oranında tohumluk misel torbaların üst kısmına inokule edilmiştir. Tohumluk misel aşılamasından sonra yukarıda belirtilen örnek alma zamanına göre torbanın dış yüzeyine gelen kısmı yaklaşık 1.5 cm kaldırılarak torbanın orta yerinden ortamı temsil edecek miktarda örnekler alınmıştır. Alınan örnekler 40 o C ye ayarlı kurutma dolabında 24 saat kurutulmuş ve değirmende öğütülmüştür. Öğütülen örnekler etiketlenerek + 4 o C ye ayarlı buzdolabında muhafaza edilmiştir (Mata ve Savoie, 1998; Deveci ve ark., 2004). 0.1 g toz halindeki örnek tartılıp 1.5 ml Sodyum-fosfat tamponu (0.1 M, ph 6.0) eklendikten sonra 5000 rpm de 15 dk. santrifuj edilmiştir. Santrifüj işlemi bittikten sonra tüplerin üst kısmındaki sıvı başka tüp içerisine alınırken dipte kalan tortu kısım ise atılmıştır. Elde edilen sulu kısım (supernatant) protein analizi sırasında C de muhafaza edilmiştir (2). Toplam Protein Miktarının Belirlenmesi Toplam protein miktarı standart olarak bovine serum albumin içeren biokoninik asit (BCA, biochoninic acid) protein kiti (Pierce, Rockford, IL) kullanılarak belirlenmiştir (Bradford, 1976). Her bir örnek 3 tekerrürlü olarak yarı otomatik mikro plate okuyucuda (PowerWave, Bio-Tek Instruments) okunmuştur. 66

85 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT Protein standardı olarak kullanılan ve içerisinde 2 mg/ml BSA (Bovine Serum Albumine) içeren kitten tampon çözeltisi ile birlikte seri sulandırmalar yapılmıştır. Çizelge 3.2. de standartların hazırlanmasına ilişkin ayrıntılar verilmiştir. Çizelge 3.2. Sulandırılan albumin (BSA) standartlarının hazırlanması Standartlar Sulandırma Hacmi BSA Hacmi ve Kaynağı Son BSA Konsantrasyonu A µl stok µg/ml B 125 µl (tampon) 375 µl stok µg/ml C 325 µl (tampon) 325 µl stok µg/ml D 175 µl (tampon) 175 µl B µg/ml E 325 µl (tampon) 325 µl C 750 µg/ml F 325 µl (tampon) 325 µl E 500 µg/ml G 325 µl (tampon) 325 µl F 250 µg/ml H 400 µl (tampon) 100 µl G 125 µg/ml I 400µl (tampon) 0 0 µg/ml Her bir standart ve 1:10 oranında sulandırılan örnekten 0.1 ml alınıp üzerine 2 ml BCA çözeltisinden konulmuş ve iyice karıştırılmıştır. 37 o C de 30 dk su banyosunda inkube edilen örnekler oda sıcaklığında soğutulduktan sonra 562 nm dalga boyuna ayarlanan mikro plate okuyucuda hızlı bir şekilde okunmuştur. Standartlara ait elde edilen değerlerden Microsoft Excelde grafik çizilmiş ve grafiğin formülüne göre örneğin protein değeri mg/ml cinsinden hesaplanmıştır (3). Enzim Aktivitelerinin Ölçümü Deneme gelişme dönemlerine göre alınan örneklerde her tekerrürde bir örnek bulunacak şekilde 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Lakkaz enzim aktivitesi Unit (U) olarak tanımlanmıştır. Bir unit enzim aktivitesi, ph 6.0 da 30 o C de dakikada guaikolde 0.1 birim absorbans değişimine neden olan aktivite olarak tanımlanmıştır. 67

86 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT Selülaz enzim aktivitesi, International Unit (IU) olarak ifade edilmiştir. Bir unit enzim aktivitesi, karboksimetilselulozdaki 1 µmol glukozu dakikada serbest bırakan enzim miktarı olarak ifade edilmiştir (3).(a). Lakkaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Lakkaz (02:p-difenol oksido-redüktaz, EC ) aktivitesinin ölçümünde; Guaicol (Sigma) substrat olarak kullanılmış ve bunun oksidasyonu sonucu ortaya çıkan kinonlara bağlı olarak oluşan rengin 465 nm dalga boyuna ayarlanmış spektrofotometrede (Beckman ) ölçümü ile bağıl lakkaz aktivitesi hesaplanmıştır. Lakkaz aktivitesi ölçümünde reaksiyon karışımı Sodyum-fosfat tamponu (0.1 M, ph 6.0) ile 5 ml sinde 10 µ mol guaikol bulunacak şekilde hazırlanmış ve bunun için 0.1 ml enzim kaynağı üzerine 4.9 ml guaikol çözeltisi eklenerek karışım 30 o C de 60 dakika su banyosunda inkube edilmiştir (Şık ve Ünyayar,1998). Lakkaz enzim aktivitesinin hesaplanmasında enzim aktivite değeri spektrofotometre okumaları sırasında belirlenen değerlerle birlikte aşağıda belirtilen formüle göre belirlenmiştir. LEA (U/ml) = (ABS x SF )/ t SD x ÖM LEA : Lakkaz enzim aktivitesi (U/ml) ABS : Spektrometrede okunan değer değeri SF : Örnek seyretme faktörü t : Süre (60 dk) SD : Standart değer (0.1) ÖM : Örnek miktarı (0.1 mg) Bu formüle göre hesaplanan aktivite değerleri, toplam protein miktarları ile oranlanarak spesifik aktivite değeri belirlenmiştir. 68

87 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT SLEA (U/mg protein) = LEA (U/ml) TP (mg /ml) SLEA : Spesifik lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein) LEA : Lakkaz enzim aktivitesi (U/ml) TP : Toplam protein miktarı (mg/ml) (3).(b). Selülaz Enzim Aktivitesinin Belirlenmesi Selülaz enziminin ölçümü için örnekten 0.1 g alınarak Na-asetat tamponu ilave edilmiş ve 8000 rpm de 15 dk. santrifuj edilmiştir. Santrifüj edilen tüplerin üst kısmındaki sıvı başka tüp içerisine alınırken dipte kalan tortu kısım ise atılmıştır. Elde edilen sulu kısımda (supernatant) analiz yapılmıştır. Selülaz enzim aktivitesi, König ve ark. (2002) nın yöntemine göre yapılmıştır. Selülaz için substrat olarak % 2 oranında karboksimethilselüloz (CMC) kullanılmıştır. CMC nin çözünürlüğü çok düşük olduğundan kaynar su içerisinde 3 saatte çözünmüş ve ph 5 e ayarlanarak + 4 o C de muhafaza edilmiştir. Selülaz aktivitesi, oluşan indirgen şeker miktarının Dinitrosalisilik (DNS) asit yöntemiyle ölçülmesiyle hesaplanmıştır (Miller, 1959). Dinotrosalisilik reaktifinde g/100 ml olarak; 1.0 DNS (Sigma), 0.2 fenol, 0.05 sodyum sulfit, 1.0 g sodyum hidroksit, 20.0 g sodyum-potasyum tartarat bulunmaktadır. 0.2 ml örnek üzerine 1.8 ml CMC eklenerek 40 o C de 20 dk su banyosunda inkube edilmiştir. İnkubasyon sonunda üzerine DNS asit eklenip 10 dk kaynayan suda bekletilmiştir. Oda sıcaklığında soğutulan örneklerde oluşan renk 530 nm dalga boyuna ayarlanmış mikro plate okuyucuda tampon ile hazırlanmış kontrole karşılık ölçülmüştür. Elde edilen yoğunlukların indirgen şeker miktarının eşdeğerleri, glikoz için çizilmiş standart eğriden hesaplanmıştır. Örneklerin spesifik enzim aktivitesi, aşağıda belirtilen formüle göre belirlenmiştir. 69

88 3. MATERYAL VE METOT Şebnem KURT Spesifik Aktivite (IU/g) = ( OD 530 x SF x V) m x ÖM x t OD 530 : Spektrometrede okunan değer SF : Örnek seyretme faktörü V : Hacim (100) m : Standart eğrinin eğimi t : Süre (40 dk) ÖM : Örnek miktarı (0.1 g) Deneme Deseni ve İstatistiksel Değerlendirme Deneme Tesadüf Parselleri Deneme Desenine göre 3 tekerrürlü ve her bir tekerrürde 3 torba olacak şekilde yürütülmüştür. Her iki mantar türünde ortamların misel gelişim süreleri, verim ve mantar kalitesi ile ilgili özellikler ile makro ve mikro besin elementleri analizleri 2 tekrarlamalı olarak yapılmış ve sonuçlar ortalama değerler olarak verilmiştir. Tarımsal artıkların özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılan hemiselüloz, selüloz ve lignin analizleri ile farklı gelişme dönemlerinde yapılan enzim analizleri ise 1 kez yapılmıştır. Elde edilen veriler, SAS 8.0 (SAS Institute, 1999) istatistik paket programında tesadüf parselleri deneme desenine göre analiz edilmiştir. Yüzde değerler açı değerlerine çevrilerek istatistik analizi uygulanmıştır. Farklılığın istatistiksel olarak önemli olduğu verilere LSD testi uygulanarak harflendirme yapılmıştır. Ayrıca ilişkisi olduğu düşünülen özelliklere, SAS 8.0 programında korelasyon analizi uygulanmıştır. 70

89 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT 4. BULGULAR VE TARTIŞMA BÖLÜM I 4.1. Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Misel Gelişim Süreleri Denemede incelenen 9 ortam üzerine aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun ortalama misel gelişim süreleri Çizelge 4.1 de verilmiştir. Misel gelişimi yönünden mantar türleri ve ortamlar arasındaki fark istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Çizelge 4.1 incelendiğinde, P. ostreatus aşılı ortamların içerisinde en hızlı misel gelişimi gün ile buğday sapından elde edilmiş, bunu gün ile asma budama artığı ve gün ile susam sapı izlemiştir. P. sajor-caju aşılı ortamlar arasında en hızlı misel gelişimi ise buğday sapında (25.0 gün) belirlenmiştir. Nitekim, Phillppoussis ve ark. (2001) da buğday sapı üzerinde Pleurotus türleri içerisinde en hızlı misel gelişimini 20 gün ile P. ostreatus ta gözlemlemişlerdir. Shah ve ark. (2004), P. ostreatus un misel gelişimini buğday sapı üzerinde 16 gün diğer artıklar üzerinde ise 25 gün olarak bildirmişlerdir. Erkel ve Işık (1992) ise, P. ostreatus un misel gelişimini çeltik ve buğday sapı üzerinde 29.6 ve 29.9 gün olarak açıklamışlardır. Obodai ve ark. (2003) çeltik sapı üzerine aşılı P. ostreatus un misel gelişimini 28 gün, diğer artıklar üzerinde misel gelişimini gün arasında belirlemişlerdir. Çizelge 4.1 deki, P. ostreatus un aşılı çeltik sapındaki misel gelişim süresi ise gün olarak belirlenmiştir. Küçükomuzlu (2003), misel gelişim süresini P. ostreatus için gün, P. sajor-caju için ise gün olarak belirlemiştir. Iqbal ve ark. (2005) çeltik ve buğday sapı üzerinde P. ostreatus için sırasıyla 39.7 ve 41 gün, P. sajor-caju nun misel gelişim süresini ise sırasıyla 41.3 ve 43 gün olarak bulmuşlardır. Çizelge 4.1 den görülebileceği gibi en uzun misel gelişimi P. ostreatus (40.22 gün) ve P. sajor-caju (45.78 gün) da 2 T + K ortamında belirlenmiştir. İlbay (1999) 71

90 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT ve İlbay ve Okay (1996 b), P. sajor-caju nun 2 T + K üzerindeki misel gelişimini sırasıyla 35 ve 39 gün olarak belirlemişlerdir. Değişik tarımsal artıklar üzerinde yapılan çalışmalarda P. ostreatus un misel gelişimi 18 gün (Xiujin ve ark., 2001), 32 gün (Phillppoussis ve Diamantopoulous, 2000) ve gün (Iwase ve ark., 2000) olarak bildirilmiştir. P. sajor-caju nun misel gelişimi ise 22 gün (Ağaoğlu ve ark., 1992 a), gün (Ragunathan ve ark., 1996), gün (Muthukrishnan ve ark., 2000) ve gün (Kalmış ve Sargın, 2004) olarak belirlenmiştir. Oei (2003), Pleurotus türlerinde misel gelişim süresini, kullanılan türe ve hatta ırka, tohumluk misel miktarına, çevre şartlarına, ortamın yapısına ve ağırlığına göre 14 ile 56 gün arasında değişim gösterdiğini belirtmiştir. Sonuç olarak, yapılan bu çalışmada her iki türdeki kepek eklenen ortamların misel gelişimi, kepekli ortamların fiziksel yapısının, kepeksiz ortamlara göre daha sıkı ve yoğun olmasından dolayı daha uzun sürede gerçekleşmiştir. Çizelge 4.1. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlar üzerindeki ortalama misel gelişim süreleri (gün) Ortamlar P. ostreatus P. sajor-caju Ortalama (Ortam) ABA a ab e 2 ABA + K c de c Buğday sapı a a e 2 BS + K bc b d Çeltik sapı b bc d 2 ÇS + K d e b Susam sapı a cd d 2 SS + K d f b 2 T + K e g a Ortalama (Tür) a b LSD %5 (P.ostreatus)= LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (P.sajor-caju)= LSD %5 (Tür)=

91 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT 4.2. Toplam Verim ve Biyolojik Etkinlik Oranı Pleurotus ostreatus Aşılı Ortamların Verim Değerleri Çizelge 4.2 de denemede incelenen Pleurotus ostreatus ile aşılı 9 ortamdan elde edilen ortalama verim değerleri verilmiştir. Çizelgeden de görülebileceği gibi denenen ortamların ilk 15 günde alınan verim, toplam verim ve biyolojik etkinlik özelliklerine etkisi istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. İlk 15 günlük hasat değerleri incelendiğinde, kepekli ortamların diğerlerine göre daha yüksek verim verdiği gözlemlenmektedir. Bu dönemde en yüksek verim g/torba ile 2 BS + K ortamından, en düşük verim ise g/torba ile buğday sapından elde edilmiştir. Kepek eklenen diğer ortamların verimlerine göre sıralanışı ise 2 ÇS + K ( g/torba), 2 SS + K ( g/torba), 2 T + K ( g/torba) ve 2 ABA + K ( g/torba) ortamı olarak belirlenmiştir. P. ostreatus aşılı ortamlarda en yüksek toplam verim g/kg torba ile 2 BS + K ortamından elde edilirken, en düşük toplam verim ise g/ kg torba ile buğday sapından elde edilmiştir. Erkel ve Işık (1992), P. ostreatus aşılı buğday samanı ve çeltik sapında verimin sırasıyla g/kg kompost ve g/kg kompost olarak belirlemişlerdir. Yıldız ve Demir, (1998) ve Yıldız ve ark., (1998), Pleurotus ostreatus un buğday samanı üzerindeki verimini 175 g/ kg kompost olarak bildirmişlerdir. Curvetto ve ark. (2002), P. ostreatus un farklı ırklarının ayçiçeği tohum kabukları üzerindeki biyolojik etkinlik oranını % 60.4 ile % arasında olduğunu belirlemişlerdir. Çizelge 4.2 den ortamların biyolojik etkinlik oranı incelendiğinde, en yüksek oran % ile 2 BS + K ortamında, en düşük oran ise % ile buğday sapında bulunmuştur. Philippoussis ve ark. (2000), Pleurotus ostreatus un buğday sapı üzerindeki biyolojik etkinliğini % 64.59, Salmones ve ark. (2005) ise % 54.2 olarak 73

92 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT belirlemişlerdir. Shah ve ark. (2004), P. ostreatus yetiştiriciliğinde talaş ortamının biyolojik etkinliğini (% 64.69), buğday sapına (% 44.72) göre daha yüksek bulmuşlardır. Güler (1991), buğday, çeltik ve mısır karışımı üzerinde Pleurotus türlerinde verimi g arasında, çeltik sapında ise verimi g olarak bildirmiştir. Çizelge 4.2 den de görülebileceği gibi 2 ABA + K ortamı dışındaki kepek eklenen ortamlarda toplam hasat 45 gün sürmüş, kepeksiz ortamlarda ise bu süre 60 gün olmuştur. Yapılan çalışmalarda da benzer sonuçlar elde edilmiştir. Aksu (2006), Pleurotus türlerinde hasat süresinin, uygulanan üretim tekniğine ve ortam şartlarına bağlı olarak gün arasında değiştiğini bildirmiştir. Pleurotus ostreatus aşılı diğer ortamlar üzerinde ise toplam hasat süresi gün (Güler, 1988), 45 gün (Xiujin ve ark., 2001), 35 gün (Philippoussis ve ark., 2001), 56 gün (Obodai ve ark., 2003; Croan, 2000) ve 60 gün (Meulen ve ark., 2004) olarak açıklanmıştır. Küçükomuzlu (2003) ise buğday sapı ile hazırladığı ortamda P. ostreatus ve P. sajor-caju da toplam hasat süresini ortalama 74 gün olarak belirlemiştir. Yapılan bu denemede elde edilen toplam hasat süresinin türlere ve ortamlara göre farklı bulunması, yetiştiricilikte yıllık oda devir sayısının hesaplanmasında ve odaların daha ekonomik şekilde kullanılmasında dikkat edilmesi gerekli bir durumdur. 74

93 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge 4.2. Pleurotus ostreatus aşılı 9 ortamın ortalama verim değerleri Verim (g /1 kg lık yetiştirme torbası) Hasat Dönemleri Biyolojik Ortamlar I 15 gün II 30 gün III 45 gün IV 60 gün Toplam Verim Etkinlik Oranı (%) ABA e cd e 2 ABA + K c bc e Buğday sapı f g f 2 BS + K a a a Çeltik sapı e f e 2 ÇS + K b d d Susam sapı d e c 2 SS + K c b c 2 T + K c bc b LSD %5 (verim, 15.gün)= LSD %5 (BEO)= LSD %5 (verim, toplam verim)= Pleurotus sajor-caju Aşılı Ortamların Verim Değerleri Denemede incelenen 9 ortam üzerine aşılı Pleurotus sajor-caju nun ortalama verim değerlerine etkisi Çizelge 4.3 de verilmiştir. Denenen ortamlardan ilk 15 günde alınan verim değerleri, toplam verim ve biyolojik etkinlik değerleri arasındaki fark istatistiksel analiz sonuçlarına göre % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Çizelgeden de görülebileceği gibi ilk 15 günlük hasat döneminde kepekli ortamlar, Pleurotus ostreatus türünde olduğu gibi daha yüksek verim vermişlerdir. Bu dönemde en yüksek ortalama verim g/torba ile 2 BS + K ortamından, en 75

94 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT düşük verim ise g/torba ile buğday sapından elde edilmiştir. Kepek eklenen diğer ortamların verimleri sırasıyla g/torba ile 2 T + K, g/torba ile 2 ABA + K, g/torba ile 2 ÇS + K ve g/torba ile 2 SS + K ortamı olarak bulunmuştur. En yüksek ortalama toplam verim sırasıyla 2 BS + K ( g/kg torba), 2 T + K ( g/kg torba) ortamından ve asma budama artığından ( g/kg torba) elde edilmiştir ve bunları 2 ABA + K ( g/kg torba) ortamı izlemiştir. En düşük ortalama toplam verim ise buğday sapından ( g/ kg torba) elde edilmiştir. Ağaoğlu ve ark. (1992a), Pleurotus sajor-caju nun verimini ve biyolojik etkinlik oranını 2 T + K ortamında sırasıyla 285 g ve % 79, buğday samanında ise 106 g ve % 29 olarak belirlemesi çalışmadaki elde edilen verilere benzerlik göstermektedir. Bununla birlikte Acay (2005), P. sajor-caju yetiştiriciliğinde en düşük verimi 157 g ile buğday sapından, en yüksek verimi ise buğday-mısır ve mercimek sapına eklenen pirinç kepeği içeren karışımdan elde etmiştir. Pani ve ark. (1998 b), P. sajor- caju yetiştiriciliğinde çeltik ve buğday sapında biyolojik etkinlik oranını sırasıyla % 85 ve % 76.6 olarak belirtmişlerdir. Muthukrishnan ve ark. (2000), P. sajor- caju yetiştiriciliğinde çeltik sapının biyolojik etkinliğini % 71.4 olarak açıklamıştır. Pani ve Das (2000), P. sajor- caju yetiştiriciliğinde çeltik sapının hurma ağacı artıklarına göre daha yüksek verim verdiğini bulmuşlardır. Zhang ve ark. (2002) ise, P. sajor-caju yetiştiriciliğinde, çeltik sapının buğday sapına göre % 10 daha yüksek verim verdiğini açıklamışlardır Sunulan bu denemede, P. sajor-caju aşılı çeltik sapının toplam verim ve biyolojik etkinlik oranı, buğday sapına göre daha yüksek bulunması araştırıcıların sonuçlarıyla benzerlik göstermektedir. Diğer taraftan Iqbal ve ark. (2005), P. sajor-caju ve P. ostreatus yetiştiriciliğinde buğday sapındaki verimin çeltik sapına göre daha yüksek olduğunu açıklamışlardır. Çizelge 4.3 de denenen ortamların biyolojik etkinlik oranları incelendiğinde, en yüksek oran % ile 2 BS + K ortamından, en düşük oran ise % ile buğday sapından elde edilmiştir. Kontrol olarak denemeye konulmuş bulunan 2 T + 76

95 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT K ortamının toplam verimi g ve biyolojik etkinlik oranı % olarak belirlenmiştir. Yapılan çalışmalarda farklı tarımsal artıklarla birlikte kontrol ortamı olarak kullanılan 2 T + K ortamında ortalama 250 g verim ve % 70 biyolojik etkinlik oranı belirlenmiş ve 30 günlük verim döneminde alınan toplam verimin ilk 15 günde elde edildiği bildirilmiştir (İlbay ve Okay, 1996a, İlbay ve Okay, 1996b, İlbay, 1999). Pekşen (2001), çalışmasında kontrol olarak kullandığı saman ve talaş: kepek (3:1) ortamlarının yaz dönemi yetiştirildiğinde verimlerinin sırasıyla g/ kg ve g /kg ortam ve biyolojik etkinlik oranlarını ise % ve % olarak belirlemiştir. Çizelge 4.3 den görülebileceği gibi Pleurotus sajor-caju aşılı 2 T + K ortamında toplam hasat süresi 45 gün, diğer kepekli ortamlarda ise bu süre 30 gün olmuştur. Kepeksiz ortamlardaki hasat süresi asma budama artığı, buğday ve çeltik sapında 60 gün, susam sapında ise 45 gün bulunmuştur. Nitekim, Pleurotus sajorcaju da toplam hasat süresi 30 gün (Ağaoğlu ve ark., 1992; İlbay ve Okay, 1996 b; İlbay, 1999); 40 ile 58 gün arasında (Kalmış ve Sargın, 2004) tespit edilmiştir. 77

96 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge 4.3. P. sajor-caju aşılı 9 ortamın ortalama verim değerleri Verim (g /1 kg lık yetiştirme torbası) Hasat Dönemleri Biyolojik Ortamlar I 15 gün II 30 gün III 45 gün IV 60 gün Toplam Verim Etkinlik Oranı (%) ABA c a d 2 ABA + K b ab de Buğday sapı d e f 2 BS + K a a a Çeltik sapı c c c 2 ÇS + K b b c Susam sapı c d e 2 SS + K b b c 2 T + K b a b LSD %5 (verim,15.gün)= LSD %5 (BEO)= LSD %5 (verim, toplam verim)= Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Verim ve Biyolojik Etkinlik Oranları Denemede incelenen P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı 9 ortamın ortalama verim miktarları ve ortalama biyolojik etkinlik oranları Çizelge 4.4 de verilmiştir. Çizelge 4.4 den de görülebileceği gibi denemede incelenen verim özellikleri yönünden tür, ortam, tür ve ortam arasındaki etkileşimin istatistiksel açıdan % 5 seviyesinde önemli olduğu saptanmıştır. Her iki türde de en yüksek toplam verim 2 BS + K ortamından, en düşük verim ise buğday sapından elde edilmiş ve P. ostreatus aşılı ortamların verim değerleri P. sajor-caju aşılı ortamlara göre daha yüksek bulunmuştur. 78

97 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamlar içerisinde en yüksek ortalama verim g/kg torba ile 2 BS + K ortamında, en düşük ortalama verim ise g/kg torba ile buğday sapında belirlenmiştir. Biyolojik etkinlik oranı yönünden Çizelge 4.4 incelendiğinde, en yüksek biyolojik etkinlik oranı % ile 2 BS + K ortamında belirlenmiş, bunu % ile 2 T + K ortamı izlemiştir. En düşük ortam ise % ile buğday sapında bulunmuştur. Toplam verimde olduğu gibi her iki türden alınan en yüksek biyolojik etkinlik oranı 2 BS + K ortamından, en düşük oran ise buğday sapından elde edilmiştir. Denemede her iki mantar türünde de kepekli ortamlardan alınan verim değerleri, kepeksiz ortamlara göre daha yüksek bulunmuştur. Bu durum kepeğin, mantarın kullanabileceği formda ve yüksek miktarda yarayışlı besin maddesi içermesinden kaynaklanmaktadır. Yapılan çeşitli çalışmalarda, P. ostreatus ve P. sajor caju yetiştiriciliğinde pirinç kepeğinin (Upadhyay ve Vuay, 1992 ve Terashita ve ark., 1997), P. sajor caju da soya ununun (Royse ve ark., 1993, Kathe ve ark., 1997), P. ostreatus, P. florida ve P. flabellatus türlerinde buğday ve pirinç kepeğinin (Pani ve ark a), P. florida da öğütülmüş bezelyenin (Zanetti ve Ranal, 1998), P. sajor- caju üretiminde soya unu ve öğütülmüş bezelyenin (Chowdhury ve ark., 1999) ve P. florida yetiştiriciliğinde pirinç kepeğinin ve mercimek kırıntısının (Yıldız, 1998 a) misel gelişimini ve toplam verimi arttırdığı belirlenmiştir. Ağaoğlu ve ark. (1992), Pleurotus sajor-caju yetiştiriciliğinde talaşa artan miktarlarda buğday kepeğinin eklenmesiyle verimin arttığını; Jintorng ve ark. (2000), P. eryngii de talaş ortamına yine artan oranlarda pirinç kepeğinin eklenmesiyle verim ve biyolojik etkinliğin önemli derecede arttığını; Rodriguez Estrada ve Royse (2007), P. eryngii türünde hazırladıkları ortama artan oranlarda soya ununun eklenmesiyle verimin de arttığını belirlemişledir. Katkı maddesi olarak artan oranlarda buğday kepeğinin ortama eklenmesi biyolojik etkinliğin artmasına neden olmuş ve % 45 oranında kepek içeren ortamdan en yüksek verim alınmıştır. Buna karşın kepeğin kullanılmadığı ortamda düşük moleküllü karbonhidratların ve vitaminlerin eksikliğinden dolayı çok az verim 79

98 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT alındığını belirlenmiştir (Wang ve ark., 2001). Benzer bir çalışmada, Meulen ve ark. (2004), P. ostreatus ve L. edodes yetiştiriciliğinde buğday sapına % 15 oranında buğday kepeğinin eklenmesiyle erkenciliğin sağlandığını ve verimin arttığını bildirmişlerdir. Karakoç (1995), P. ostreatus ve P. florida yetiştiriciliğinde katkı maddesi eklenmeyen karışımlarda verimin azaldığını ve kepeğin enfeksiyon riskini arttırabileceğini bildirmiştir. Diğer taraftan Dubey (2000), değişik tarımsal artıklar üzerinde 4 Pleurotus türünün yetiştiriciliğinde katkı maddesi olarak buğday ve pirinç kepeği kullanılmasının verimi azalttığını bildirmişlerdir. Meeihsing ve Jintorng (2000), P. tuber-regium üretiminde pamuk tohumu küspesine pirinç kepeğinin eklenmesiyle primordiyum oluşumunun ve biyolojik etkinlik oranının azaldığını saptamışlardır. Çizelge 4.4 den görülebileceği gibi P. ostreatus mantarının verim ve biyolojik etkinlik oranı, P. sajor-caju ya göre daha yüksek bulunmuştur. Yapılan çalışmalarda da Pleurotus türlerinin tarımsal artıklar üzerindeki verim değerlerinin birbirlerinden farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Khan ve ark. (1981), 2 kg lık çeltik sapı üzerinde P. ostreatus ve P. sajor caju da verimi sırasıyla g ve g olarak belirlemişlerdir. Savalgi ve Savalgi (1994), inceledikleri tarımsal artıklar içerisinde P. ostreatus ve P. sajor-caju için çeltik sapının en iyi ortam olduğunu ve 3 tür içerinde de P. florida nın en iyi gelişmeyi gösterdiğini belirtmişlerdir. Mata ve Gaitan-Hernandez (1997), şeker kamışı yaprakları üzerinde Pleurotus türlerinin primordiyum oluşumunun ve biyolojik etkinliğinin birbirinden farklı olduğunu belirtmişlerdir. Küçükomuzlu ve Pekşen (2005) ise, yaptıkları çalışmada P. ostreatus ve P. sajor-caju nun verim ve biyolojik etkinlik oranlarının, P. sapidus a göre daha yüksek olduğunu; P. ostreatus un toplam verim ve biyolojik etkinlik oranı sırasıyla kg/100 kg kompost ve % 87.10, P. sajor caju için ise bu değerlerin sırasıyla kg/100 kg kompost ve % olarak bildirmişlerdir. Ragunathan ve ark. (1996), çeltik sapı üzerine aşılı P. sajor-caju da biyolojik etkinlik oranını % 46.60, P. platypus ve P. citrinopileatus türlerinde ise sırasıyla % ve % olarak belirlemiştir. Singh (2000), P. sajor-caju nun biyolojik etkinliğini çeltik sapında % 109.3, buğday sapında ise % 61.3 olarak belirlemiştir. 80

99 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Pant ve ark. (2006), yaptıkları çalışmada P. florida ve P. pulmonarius un biyolojik ekinlik oranının, P. sajor-caju ya göre daha yüksek olduğunu açıklamışlardır. Çizelge 4.4. P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı 9 ortamın ortalama toplam verim miktarları (g/kg torba) ve biyolojik etkinlik oranları (%) Ortamlar P. ostreatus Verim P. sajor-caju Ort. (Ortam) Biyolojik Etkinlik Oranı (BEO) P. ostreatus P. sajor-caju Ort. (Ortam) ABA cd a b e d f 2 ABA + K bc ab b e de f Buğday sapı g e e f f g 2 BS + K a a a a a a Çeltik sapı f c d e c e 2 ÇS + K d b c d c c Susam sapı e d d c e d 2 SS + K b b b c c c 2 T + K bc a b b b b Ortalama (Tür) a b a b LSD %5 (Verim, P.ostreatus)= LSD %5 (BEO, P.ostreatus)= LDS %5 (Verim, P.sajor-caju)= LSD %5 (BEO, P. sajor-caju)= LSD %5 (Verim, Ortam)= LSD %5 (BEO, Ortam)= LSD %5 (Verim,Tür)=2.228 LSD %5 (BEO, Tür)= Denemede kullanılan artıklar üzerine aşılı P. ostreatus ve P. sajor-caju mantarlarının primordiyum ve hasat dönemindeki görünümleri Şekil Şekil 4.20 arasında verilmiştir. 81

100 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil 4.1. Buğday ve susam sapı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları Şekil 4.2. Çeltik sapı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları 82

101 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil T + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarlarının primordiyum dönemindeki görünümü Şekil T + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları 83

102 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil ABA + görünümü K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarlarının genel Şekil 4.6. Asma budama artığı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları 84

103 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil BS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarlarının primordium dönemindeki görünümleri Şekil BS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları 85

104 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil SS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus un primordiyum dönemindeki görünümü Şekil SS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları 86

105 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil ÇS + K ortamı üzerine aşılı P. ostreatus mantarları Şekil T + K ortamı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları 87

106 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil ABA + K ortamı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları Şekil Asma budama artığı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları 88

107 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil BS + K ortamı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları Şekil Buğday sapı üzerine aşılı P.sajor-caju mantarları 89

108 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil ÇS + K ortamı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları Şekil Çeltik sapı üzerine aşılı P. sajor-caju mantarları 90

109 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Şekil SS + K ortamı üzerine aşılı P. sajor- caju mantarları Şekil Susam sapı üzerine aşılı P. sajor- caju mantarları 91

110 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT 4.3. Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Mantar Ağırlıkları Denemede incelenen ortamlardan elde edilen Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun mantar ağırlıkları Çizelge 4.5 de verilmiştir. Çizelge 4.5 deki ortalama mantar ağırlıkları incelendiğinde ortam ve tür arasında istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. P. ostreatus aşılı ortamlardan, P. sajor-caju aşılı ortamlara göre daha ağır mantarlar elde edilmiştir. P. ostreatus türünde en yüksek ortalama mantar ağırlığı 2 ABA + K (26.27 g) ortamında, en düşük ortalama mantar ağırlığı ise 2 T + K (17.0 g) ortamında belirlenmiştir. P. sajor-caju türünde en yüksek ortalama mantar ağırlığı 2 SS + K (19.05 g) ortamında, en düşük ortalama mantar ağırlığı ise buğday sapında (13.71 g) bulunmuştur. Tüm ortamlar içerisinde en yüksek ortalama mantar ağırlığı 2 ABA + K ortamında, en düşük ortalama mantar ağırlığı ise 2 T + K ortamında saptanmıştır. Koçyiğit ve Günay (1984), yaptıkları çalışmada P. ostreatus un karpofor ağırlığını g arasında belirlemişlerdir. P. sajor-caju da ortalama mantar ağırlığı g (Pekşen, 2001), g (İlbay ve Okay, 1996b) olarak belirlemiştir. Küçükomuzlu (2003), ortalama mantar ağırlığını P. ostreatus ta g P. sajor-caju da ise g olarak bildirmiştir. Sunulan denemede, her iki türde de 1. hasatta ölçülen ortalama mantar ağırlıkları g arasında değişim göstermiştir. Benzer bir çalışmada, Velázquez-Cedeńo ve ark. (2002), P. ostreatus ve P. pulmonarius türlerinin ilk hasattaki mantar ağırlıklarının daha sonraki hasatlarda elde edilen mantarlara göre daha ağır olduklarını belirlemişlerdir. Gibriel ve ark. (1996) da, mantar hasadının ilk haftalarında ortalama mantar ağırlıklarının g arasında değişim gösterdiğini, son haftalarda ise g olduğunu saptamışlardır. Ertan (1986) ise P. ostreatus un ortalama mantar ağırlığının g arasında değiştiğini açıklamıştır. 92

111 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge 4.5. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama mantar ağırlıkları (g) Ortamlar P. ostreatus P. sajor-caju Ortalama (Ortam) ABA b bc c 2 ABA + K a abc a Buğday sapı d e e 2 BS + K bc ab c Çeltik sapı bcd cd d 2 ÇS + K d bc d Susam sapı cd d d 2 SS + K b a b 2 T + K e d e Ortalama (Tür) a b LSD %5 (P.ostreatus)= LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (P.sajor-caju)= LSD %5 (Tür)= Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Şapka Eni Değerleri Denemede incelenen ortamlar üzerindeki Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun şapka eni değerleri Çizelge 4.6 da verilmiştir. Pleurotus ostreatus aşılı ortamların şapka eni değerleri arasındaki fark % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. En büyük şapka eni 7.72 cm ile 2 ABA + K ortamında bulunmuş, bunu 7.53 cm ile asma budama artığı izlemiştir. En küçük şapka eni 2 T + K (6.94 cm) ortamında elde edilmiştir. Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların şapka eni değerleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemsiz bulunmuştur. 93

112 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamlar şapka eni yönünden incelendiğinde, ortalama şapka eni arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuş ve şapka eni değerleri arasında dağılım göstermiştir. Lelley (1974), P. ostreatus un şapka eninin 5-30 cm arasında olabileceğini ve bunun değişik faktörlerden etkilenebileceğini bildirmiştir. Boztok ve Tüzel (1980), Pleurotus türlerinde çapka eninin yetiştiği ortam koşullarına bağlı olarak 5-15 cm arasında değişiklik gösterdiğini açıklamıştır. Koçyiğit ve Günay (1984), P. ostreatus un şapka enini cm olarak belirlemişlerdir. Aksu (2006) kayın mantarı türlerinin şapkalarını, yetişme koşullarına ve tür özelliğine bağlı olarak, odun üzerinde 5-15 cm çap büyüklüğüne, saman vb. materyaller üzerinde ise, 30 cm ve üzerine çıkabildiğini ve Pleurotus ostreatus ta şapka büyüklüğünün 6-14 cm genişlikte olduğunu açıklamıştır. Güler ve Ağaoğlu (1995), şapka enini P. ostreatus türünde 6.72± 0.15 cm ve P. sajor-caju da ise 6.92± 0.43 cm olarak bildirilmiştir. Küçükomuzlu (2003), Pleurotus ostreatus ta şapka enini 6.08 cm, P. sajor-caju da ise 5.83 cm belirlemiştir. İlbay ve Okay (1996b) yaptıkları çalışmada, P. sajor-caju aşılı talaş:kepek (2:1) ortamında şapka eninin 6.73 cm olduğunu, diğer ortamlarda ise cm arasında değişen genişlikte şapkalar elde edildiğini bildirmişlerdir. Pekşen (2001) e göre P. sajor-caju nun şapka eni cm arasında değişim göstermiştir. Denemedeki Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju türlerinin ortamlar üzerindeki şapka eni değerleri ortalama 7 cm olarak belirlenmiştir. 94

113 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge 4.6. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama şapka eni değerleri (cm) Ortamlar P. ostreatus P. sajor-caju Ortalama (Ortam) ABA 7.53 ab ab 2 ABA + K 7.72 a a Buğday sapı 7.23 c de 2 BS + K 7.24 c dc Çeltik sapı 7.38 bc bdc 2 ÇS + K 7.14 cd dc Susam sapı 7.15 cd d 2 SS + K 7.32 bc abc 2 T + K 6.94 d e Ortalama (Tür) LSD %5 (P.ostreatus)= LSD %5 (P.sajor-caju)= Ö.D LSD %5 (Ortam)=0.173 LSD %5 (Tür)= Ö.D 4.5. Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Sap Çapı Değerleri Denemede incelenen ortamlar üzerindeki Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun sap çapı değerleri Çizelge 4.7 de verilmiştir. Çizelgeden de görülebileceği gibi denenen ortamların sap çapı değerleri incelendiğinde tür ve ortam arasında farklılık istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. P. ostreatus türünde en büyük sap çapı 2 ABA + K (1.12 cm) ortamında belirlenmiş, bunu 2 SS + K (1.04 cm) ortamı izlemiştir. En küçük sap çapı 2 T + K (0.86 cm) ortamında belirlenmiştir. P. sajor-caju türünde en büyük sap çapı 2 SS + K (1.55 cm) ortamında, en küçük sap çapı ise sırasıyla asma budama artığında (0.94 cm) ve buğday (0.98 cm) sapında bulunmuştur. 95

114 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT P. ostreatus ve P. sajor-caju türleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuş ve P.sajor-caju nun sap çapı değerleri daha yüksek bulunmuştur. Tüm ortamlar içerisinde en büyük sap çapı 2 SS + K (1.29 cm) ortamından, en küçük sap çap ise sırasıyla asma budama artığından (0.94 cm) ve buğday (0.96 cm) sapından elde edilmiştir. Yapılan çalışmalarda Pleurotus ostreatus da sap çapı cm (Koçyiğit ve Günay, 1984) ve 0.97± 0.05 cm (Güler ve Ağaoğlu, 1995) olarak açıklanmıştır. Pleurotus sajor-caju da sap çapı cm (İlbay ve Okay, 1996b) ve cm (Pekşen, 2001) olarak belirlenmiştir. Küçükomuzlu (2003), P. ostreatus un sap çapını 1.12 cm, P. sajor caju nun ise 1.39 cm olarak belirlemiştir. Çizelge 4.7. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama sap çapı değerleri (cm) Ortamlar P. ostreatus P. sajor-caju Ortalama (Ortam) ABA 0.94 cd 0.94 e 0.94 d 2 ABA + K 1.12 a 1.24 bcd 1.18 b Buğday sapı 0.93 de 0.98 e 0.96 d 2 BS + K 1.02 b 1.15 d 1.08 c Çeltik sapı 0.99 bcd 1.18 cd 1.09 c 2 ÇS + K 1.01 bc 1.32 bc 1.16 b Susam sapı 0.99 bcd 1.36 b 1.17 b 2 SS + K 1.04 ab 1.55 a 1.29 a 2 T + K 0.86 e 1.26 bcd 1.06 c Ortalama (Tür) 0.99 b 1.22 a LSD %5 (P.ostreatus)=0.074 LSD %5 (Ortam)=0.054 LSD %5 (P.sajor-caju)= LSD %5 (Tür)=

115 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT 4.6. Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Sap Uzunluğu Değerleri Denemede incelenen ortamlar üzerindeki Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun sap uzunluğu değerleri Çizelge 4.8 de verilmiştir. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların sap uzunluğu değerleri incelendiğinde ortamlar arasında istatistiksel olarak önemli bulunmuştur. P. ostreatus aşılı ortamlarda en düşük sap uzunluğu, 2.91 cm ile asma budama artığından elde edilmiştir. En büyük sap uzunluğu ise sırasıyla 2 SS + K (4.00 cm), çeltik sapı (3.99 cm), 2 ABA + K (3.94 cm), 2 T + K (3.93 cm), 2 BS + K (3.91 cm) ve 2 ÇS + K (3.76 cm) ortamında belirlenmiştir. P. sajor- caju aşılı ortamlarda en düşük sap uzunluğu çeltik sapında (2.85 cm), en büyük sap uzunluğu ise 2 BS + K (4.26 cm), 2 ABA + K (4.15 cm) ve 2 SS + K (4.11 cm) ortamında bulunmuştur. Ortamlara ortalama sap uzunluğu yönünden bakıldığında ise, en küçük sap uzunluğu asma budama artığı ve buğday sapında, en büyük sap uzunluğu ise 2 BS + K, 2 SS + K ve 2 ABA + K ortamında belirlenmiştir. Bu konuda yapılan benzer çalışmalar incelendiğinde, Pleurotus ostreatus da sap uzunluğu cm (Koçyiğit ve Günay, 1984) ve 3.22± cm (Güler ve Ağaoğlu, 1995), olarak belirlenmiştir. Pleurotus sajor-caju da sap uzunluğu 1.89±0.09 cm (Güler ve Ağaoğlu, 1995), cm (İlbay ve Okay, 1996b) ve cm (Pekşen, 2001) olarak belirlenmiştir. Küçükomuzlu (2003), P. ostreatus un sap uzunluğunu 1.21 cm, P. sajor-caju nun ise 1.29 cm olarak belirlemiştir. Mantardaki sap uzunluğunun ve sap kalınlığının, yetiştirme ortamından ve ortamdaki ışığın yoğunluğu ve süresinden etkilendiği belirlenmiştir. Her iki türde sap uzunluğu arasında dağılım göstermiştir. 97

116 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge 4.8. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlarlardaki ortalama sap uzunluğu değerleri (cm) Ortamlar P. ostreatus P. sajor-caju Ortalama (Ortam) ABA 2.91 c 3.19 c 3.04 e 2 ABA + K 3.94a 4.15 a 4.05 a Buğday sapı 3.26 b 2.98 dc 3.13 e 2 BS + K 3.91 a 4.26 a 4.09 a Çeltik sapı 3.99 a 2.85 d 3.43 c 2 ÇS + K 3.76 a 4.02 ab 3.89 b Susam sapı 3.25 b 3.29 c 3.27 d 2 SS + K 4.00 a 4.11 a 4.06 a 2 T + K 3.93 a 3.75 b 3.84 b Ortalama (Tür) LSD %5 (P.ostreatus)=0.259 LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (P.sajor-caju)= LSD %5 (Tür)= Ö.D 4.7. Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Kuru Madde Miktarları Denemede incelenen ortamlar üzerindeki Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun kuru madde değerleri Çizelge 4.9 da verilmiştir. Kuru madde miktarlarına bakıldığında ortamlar ve türler arasındaki farklar istatistiksel açıdan % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. P. ostreatus türünde en yüksek kuru madde miktarı 2 ABA + K (% 8.02) ortamında bulunmuş, bunu 2 BS + K (% 7.81) ortamı izlemiştir. En düşük kuru madde miktarı ise susam sapından (% 6.95) ve buğday sapından (% 7.05) elde edilmiştir. P. sajor-caju türünde en yüksek kuru madde miktarı 2 ABA + K (% 13.08) ortamında, en düşük miktar ise sırasıyla buğday sapında (% 7.95), asma budama 98

117 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT artığında ( % 8.15), çeltik sapında (% 8.34), 2 T + K (% 8.52), susam sapı (% 8.65 ) ve 2 ÇS + K (% 8.75) ortamında bulunmuştur. Kuru madde miktarı ortamlar açısından değerlendirildiğinde, en yüksek miktar % ile 2 ABA + K ortamında, en düşük miktar ise % 7.50 ile buğday sapında belirlenmiştir. P. sajor-caju aşılı ortamların kuru madde miktarı, P. ostreatus aşılı olanlara göre daha yüksek bulunmuştur. Pleurotus ostreatus da kuru madde miktarı % (Koçyiğit ve Günay, 1984) ve (Güler ve Ağaoğlu, 1995), olarak belirlenmiştir. Pleurotus sajorcaju da kuru madde miktarı % (İlbay ve Okay, 1996b) ve % (Pekşen, 2001) olarak belirlenmiştir. Patrabansh ve Madan (1997), çeltik sapı üzerine aşılı P. sajor-caju da kuru madde miktarını % 9.01, çeltik sapı ve diğer ortamların karışımı üzerinden alınan mantar örneklerinde ise kuru madde miktarını % % arasında belirlemişlerdir. Küçükomuzlu (2003), P. ostreatus un kuru madde miktarını % 18.43, P. sajor caju nun ise % olarak belirlemiştir. Çizelge 4.9. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama kuru madde miktarları (%) Ortamlar P. ostreatus P. sajor-caju Ortalama (Ortam) ABA 7.21 cde 8.15 d 7.68 de 2 ABA + K 8.02 a a a Buğday sapı 7.05 e 7.95 d 7.50 e 2 BS + K 7.81 ab b 9.65 b Çeltik sapı 7.07 cde 8.34 d 7.71 de 2 ÇS + K 7.52 bcd 8.75 d 8.14 d Susam sapı 6.95 e 8.65 d 7.80 de 2 SS + K 7.53 bc 9.77 c 8.66 c 2 T + K 7.06 de 8.52 d 7.79 de Ortalama (Tür) 7.36 b 9.41 a LSD %5 (P.ostreatus)= LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (P.sajor-caju)= LSD %5 (Tür)=

118 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT 4.8. Farklı Ortamlar Üzerine Aşılı Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun Ortalama Protein Miktarları Denemede incelenen ortamlar üzerindeki Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun ortalama protein miktarları Çizelge 4.10 da verilmiştir. Çizelge 4.10 daki protein miktarları incelendiğinde, tür ve ortamlar arasındaki protein miktarı istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. P. ostreatus türünde en yüksek protein miktarı 2 ABA + K (% 30.46) ve 2 T + K (% 29.75) ortamında bulunmuş, bunları 2 BS + K (% 28.85) ve 2 ÇS + K (% 27.96) ortamları izlemiştir. En düşük protein miktarı buğday sapından (% 16.02) elde edilmiştir. P. ostreatus mantarının protein miktarı, mango, hurma artıkları ile çeltik sapının farklı oranlardaki karışımı üzerinde % ile % arasında (Jwanny ve ark., 1995), kabak ve mısır sapları üzerinde ise % % arasında (Mendez ve ark., 2005) olduğunu saptanmıştır. Yıldız ve ark. (1997), sorgum sapı, yerfıstığı sapı, soya sapı ve buğday sapı üzerinde yetiştirilen P. ostreatus mantarının protein miktarını % % 34.6 arasında olduğunu belirlemişlerdir. Çizelgeden de görülebileceği gibi P. sajor-caju türünde en yüksek protein miktarı 2 BS + K (% 38.59) ve 2 SS + K (% 38.33) ortamında belirlenmiş, bunları 2 ÇS + K (% 37.24) ortamı izlemiştir. En düşük protein miktarı ise çeltik (% 21.06) ve buğday (% 20.38) sapında bulunmuştur. P. sajor-caju mantarının ham protein miktarı, hint keneviri artıkları ve çeltik sapı üzerinde % % 31.6 arasında (Basak ve ark., 1996), çeltik sapı, mısır sapı, şeker kamışı artıkları ve hindistan cevizi lifi artıklarında % % 42.5 arasında (Ragunathan ve ark., 1996), çeltik sapı ve diğer ortamların karışımında % (Patrabansh ve Madan, 1997) ve şeker kamışı artıklarında % 17.4 (Moda ve ark., 2005) olarak bulunmuştur. Ragunathan ve Swaminathan (2003), pamuk sapı, hindistan cevizi lifi ve sorgum sapı üzerinde yetiştirilen Pleurotus türlerinin mantarlarındaki protein miktarının % % 25.6 arasında olduğunu bildirmişledir. Toro ve ark. (2006), buğday sapı üzerinde yetiştirilen üç Pleurotus ırkının protein miktarlarının 100

119 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT birbirlerinden farklı olduğunu belirtmişlerdir. Küçükomuzlu ve Pekşen (2005), P. ostreatus un protein miktarını ortalama % 18.86, P.sajor-caju nun ise ortalama % olduğunu bildirmişlerdir. Bonatti ve ark. (2004), muz ve çeltik sapı üzerinde yetiştirilen P. ostreatus un protein miktarını sırasıyla, % 16.9 ve % 13.1, P. sajorcaju nun protein miktarını ise sırasıyla, % 18.4 ve % 13.0 olarak belirlemişlerdir. Denemede elde ettiğimiz sonuçlarda da protein miktarı yönünden P. ostreatus ve P. sajor-caju türleri arasındaki fark istatistiksel olarak önemli bulunmuş ve P. sajorcaju mantarlarının protein miktarı P. ostreatus a göre daha yüksek bulunmuştur (Çizelge 4.10). Wang ve ark. (2001), yaptıkları çalışmada P. ostreatus un yetiştiriciliğinde kullandıkları ortama eklenen buğday kepeğinde (% 53.3), mısır ve çeltik kepeğine (% % 44.1) göre daha yüksek protein miktarına sahip mantarlar elde edildiğini ve bunun sonucu mantarın protein içeriğine ortamdaki azot kaynağının ve miktarının önemli etkisi olabileceğini açıklamışlardır. Rajarathnam ve ark. (2001), çeltik sapına farklı oranlarda eklenen pamuk tohumu tozunun P. florida mantarındaki protein miktarını 2 katına çıkarttığını belirlemişlerdir. Çalışmada, her iki türün kepekli ortamlarından alınan mantarlarda protein miktarının, kepeksiz ortamlara göre daha yüksek bulunması Wang ve ark. (2001) nın sonuçlarıyla benzerlik göstermektedir. Sonuç olarak, Pleurotus mantarındaki ham protein miktarındaki farklılığın yetiştiricilikte kullanılan ortamın yapısına ve mantar türüne göre değişim gösterdiği belirlenmiştir. 101

120 4. BULGULAR ve TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun incelenen ortamlardaki ortalama protein miktarları (%) Ortamlar P. ostreatus P. sajor-caju Ortalama (Ortam) ABA c c d 2 ABA + K a b a Buğday sapı e e f 2 BS + K ab a a Çeltik sapı d e e 2 ÇS + K bc ab b Susam sapı d d e 2 SS + K ab a a 2 T + K a c c Ortalama (Tür) b a LSD %5 (P.ostreatus)= LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (P.sajor-caju)= LSD %5 (Tür)=

121 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT BÖLÜM II 4.9. Örnek Alma Dönemine Göre Pleurotus ostreatus Aşılı Ortamların Makro ve Mikro Besin Elementi İçeriği Ortamların Kül Miktarları Pleurotus ostreatus aşılı ortamların örnek alma dönemine göre ortalama % kül miktarları Çizelge 4.11 de verilmiştir. Ortamların Çizelge 4.11 deki kül miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi interaksiyonu istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Ortamların örnek alma dönemlerine göre kül miktarları incelendiğinde, en yüksek kül miktarı hasat sonunda, en düşük miktar ise sterilizasyon dönemi sonunda elde edilmiştir. Sterilizasyon öncesi en yüksek kül miktarı çeltik ortamında (% 17.08), en düşük miktar ise 2 T + K ortamında (% 4.53) bulunmuştur. Kepeğin yapılan analizinde kül miktarı ortalama % 5.29 olarak belirlenmiştir. Sterilizasyon öncesi dönemde 2 BS + K ortamı dışında kalan diğer kepek eklenen ortamların kül miktarları, kepeğin düşük miktarda kül içermesinden dolayı kepeksiz ortamlara göre daha düşük bulunmuştur. 2 BS + K ortamında ise buğdayın özgül ağırlığının düşük olması sonucu karışıma giren kepek miktarının diğer ortamlara göre daha az olmasından dolayı kül miktarı, buğday sapının kül miktarına yakın bulunmuştur. Sterilizasyon sonunda ortamların kül miktarları başlangıç miktarlarına göre azalma göstermiştir. Bu dönemde en yüksek ve en düşük kül miktarı sterilizasyon öncesi dönemde olduğu gibi sırasıyla çeltik sapı (% 15.85) ve 2 T + K ortamında (% 3.76) belirlenmiştir. Misel gelişimi sonunda ortamların kül miktarında artış görülmüş ve en yüksek kül miktarı % ile çeltik sapında, en düşük ise % 3.75 ile 2 T + K ortamında belirlenmiştir. 103

122 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Hasat sonu döneminde tüm ortamların kül miktarları, ortamların sterilizasyon öncesi (başlangıç) dönemine göre daha yüksek bulunmuştur. En yüksek kül miktarı % ile asma budama artığında, en düşük miktar ise % 6.92 ile 2 T + K ortamında belirlenmiştir. Ortamların ortalama kül miktarları incelendiğinde, en yüksek kül miktarı çeltik sapında (% 19.58), en düşük miktar ise 2 T + K ortamında (% 4.74) elde edilmiştir. Adamović ve ark. (1998), buğday sapı üzerine Pleurotus ostreatus mantarının aşılanmasından sonra belirli günlerde yapılan analizlerde, ortamdaki ham protein ve kül miktarının arttığını belirlemişlerdir. Şeker kamışı artıkları (Cruz ve ark. (2001) ve elma posası (Villas-Bôas ve ark., 2003) üzerinde yetiştirilen P. ostreatus un hasat sonunda ortamda kalan kül miktarının başlangıç miktarına göre arttığı bildirilmiştir. Silva ve ark. (2002), farklı tarımsal artıklar üzerinde yetiştirdikleri Pleurotus pulmonarius un hasat sonunda ortamlardaki kül miktarının kontrole göre artış gösterdiğini saptamışlardır. Yapılan bu denemede, ortamlar üzerinde mantarın gelişimi ile birlikte organik maddenin parçalanması sonucu kül miktarında görülen artış, diğer araştırmacılar tarafından da belirlenmiştir. 104

123 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama kül miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 9.88 c 9.38 c c a b 2 ABA + K 4.91 g 4.55 f 5.23 g 9.67 f 6.09 g Buğday sapı 7.97 e 7.11 d 8.48 e 9.01 f 8.14 f 2 BS+ K 7.87 e 7.46 d 9.84 d e 9.63 e Çeltik sapı a a a b a 2 ÇS + K b b c c c Susam sapı 8.86 d 7.39 d b d d 2 SS+ K 6.59 f 6.19 e 7.41 f e 8.41 f 2 T + K 4.53 h 3.76 f 3.75 h 6.92 g 4.74 h Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 8.84 c 8.15 d b a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Karbon (C) Miktarları Pleurotus ostreatus aşılı ortamların örnek alma dönemine göre ortalama % karbon miktarları Çizelge 4.12 de verilmiştir. Ortamların Çizelge 4.12 deki karbon miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek karbon miktarı % ile 2 T + K ortamında, en düşük miktar ise % ile çeltik sapında elde edilmiştir. Ortamlara karıştırılan kepeğin ortalama karbon miktarı % olarak belirlenmiş ve kepek içeren ortamların C miktarı daha yüksek bulunmuştur. Ancak, 2 BS + K ortamının karbon miktarının, diğer kepekli ortamlara göre daha düşük olmasının nedeni karışımdaki 105

124 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT buğday sapının özgül ağırlığının düşük olması sonucu ortamda buğday sapının daha çok bulunmasından ileri gelmektedir. Sterilizasyon sonrası en yüksek karbon miktarı 2 T + K ortamında (% 48.12) ve 2 ABA + K ortamında (% 47.73), en düşük miktar ise çeltik sapında (% 42.07) bulunmuştur. Misel gelişme döneminde, 2 T + K ortamının karbon miktarı diğer ortamlarda görüldüğü gibi azalma göstermemiş ve sterilizasyon sonu dönemindeki miktarıyla (% 48.12) aynı kalmıştır. Bu dönemdeki en düşük karbon miktarı ise çeltik sapından (% 40.95) elde edilmiştir. Hasat dönemi sonunda karbonlu bileşiklerin mantar miselinin gelişiminde kullanılması sonucu ortamdaki karbon, sterilizasyon öncesi dönemine göre azalma göstermiştir. Bu dönemdeki en yüksek karbon miktarı, diğer dönemlerde olduğu gibi 2 T + K ortamında (% 46.54), en düşük miktar ise asma budama artığında (% 33.66) bulunmuştur. Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus aşılı ortamların ortalama karbon miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA f d f g g 2 ABA + K b a b b b Buğday sapı d c d b c 2 BS+ K d c e c d Çeltik sapı h f h f h 2 ÇS + K g e f e f Susam sapı e c g d e 2 SS+ K c b c c c 2 T + K a a a a a Örnek Alma Dönemi (Ortalama) b a c d LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (SÖ)=

125 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamların Azot Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama % azot miktarları Çizelge 4.13 de verilmiştir. Ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi interaksiyonu istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Ortamların örnek alma dönemlerine göre azot miktarları incelendiğinde, en yüksek azot miktarı hasat sonunda, en düşük miktar ise sterilizasyon dönemi sonunda elde edilmiştir. Sterilizasyon öncesi en yüksek azot miktarı 2 SS + K ortamından (% 1.73), en düşük miktar ise sırasıyla çeltik (% 0.43) ve buğday sapından (% 0.46) elde edilmiştir. Sterilizasyon sonrası en yüksek azot miktarı yine 2 SS + K ortamında (% 1.67) bulunmuş, en düşük miktar ise susam (% 0.38), çeltik (% 0.38) ve buğday sapında (% 0.40) belirlenmiştir. Misel gelişimi sonunda en yüksek azot miktarı % 1.74 ile 2 SS + K ortamında, en düşük ise sterilizasyon dönemindeki azot miktarları değişmeyen çeltik (% 0.38) ve buğday sapında (% 0.40) bulunmuştur. Hasat sonu döneminde ortamların azot miktarları artış göstermiş ve en yüksek azot miktarı tüm örnek alma dönemlerinde olduğu gibi 2 SS + K ortamından (% 1.95) elde edilmiştir. En düşük miktar ise buğday sapında (% 0.49) bulunmuştur. Muğlalı (1993), sekiz farklı Pleurotus türünün değişik sürelerde inkübasyonu sonucu buğday samanının azot miktarının arttığını ve bunun % % 1.15 arasında olduğunu belirlemiştir. Çizelge 4.13 de görüldüğü gibi tüm ortamlarda hasat sonundaki azot miktarı artış göstermiş ve bu miktar hasat sonunda buğday sapı için % 0.49 olarak belirlenmiştir. Mantar miselinin gelişimi sonucu ortamda bulunan azot miktarındaki artış, bazı araştırmacılar tarafından ham protein miktarındaki artış şeklinde ifade edilmiştir. Çalışmalarda kullanılan ham protein değeri, bulunan azot değerinin belirli bir katsayı ile çarpılması sonucu elde edilmiştir. 107

126 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Jones ve ark. (1996), buğday samanının sindirilebilirliğinin arttırılması için çalıştıkları 4 Pleurotus ostreatus ırkının ham protein miktarlarının hasat sonunda artış gösterdiğini bildirmişlerdir. Adamović ve ark. (1998), yine buğday sapı üzerine Pleurotus ostreatus mantarının aşılanmasından sonra belirli günlerde yapılan analizlerde, ortamdaki ham protein miktarının arttığını belirlemişlerdir. Kakkar ve Dhanda (1998), Pleurotus türü ile aşılanan çeltik ve buğday sapının hasattan sonra ortamda kalan ham protein miktarındaki artışı sırasıyla % 80.7 ve % olarak belirlemişlerdir. Wang ve ark. (2001), P. ostreatus ta buğday kepeği eklenen ortamlarda gelişen misellerin, metabolik aktivitesinin artması sonucu hasat sonunda ortamdaki ham protein miktarının arttığını bildirmişlerdir. Pleurotus pulmonarius ve Volvariella volvacea gibi farklı mantar türlerinde yapılan çalışmalarda hasat sonunda ortamdaki protein miktarının arttığı belirlenmiştir (Silva ve ark., 2002; Belewu ve Belewu, 2005). Xiujin ve ark. (2001), pamuk tohumu kabukları üzerindeki Pleurotus ostreatus un protein miktarının misel gelişme döneminde artış göstererek başlangıç miktarının 2 katına çıktığını, daha sonra primordium oluşumunda kısmen azaldığını ve hasat sonunda ise başlangıç miktarına göre daha yüksek bulunduğunu bildirmişlerdir.yapılan diğer çalışmalarda da, tatlı patates (Abu ve ark., 2000), şeker kamışı artığı (Cruz ve ark., 2001) ve elma posası (Villas-Bôas ve ark., 2003) üzerine aşılı Pleurotus ostreatus un hasat sonunda ham protein miktarının artış gösterdiği açıklanmıştır. Youri ve ark. (2004), farklı tarımsal artıklar üzerine aşılı P. ostreatus un misel gelişimini tamamladıktan sonra, 1. hasat sonunda ve hasat sonunda ortamda kalan protein miktarının, başlangıç miktarına göre daha yüksek bulmuşlardır. Leifa (2001), ortamdaki protein artışını, mantarın yetiştiricilik sırasında proteinden daha çok karbonhidratlardan yararlanması sonucu olduğunu ve katı ortam fermantasyonu sırasında lignoselülozlerin parçalanması ve karbondioksitin serbest kalması sonucu toplam ağırlık kaybından dolayı gerçekleştiğini açıklamıştır. (Leifa, 2001:Youri ve ark den). Diğer taraftan çeşitli araştırmacılar, misel gelişme dönemi ve hasat sonunda ortamda görülen azot artışının nedenini farklı şekilde yorumlamışlardır. Pleurotus yetiştiriciliğinde ortamdaki azotun artması, bu türlerin havadaki azotu 108

127 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT tutma yeteneğine sahip olması sonucu oluştuğu bildirilmiştir (Singh, 2000; Singh ve Sharma, 2002). Singh (2000) in bildirdiğine göre, Kurtzman (1979), ortamda azotu tutan bakterilerin bulunması sonucu azot içeriğinde artış görüldüğünü belirtmiştir. Sunulan bu denemede, kepeğin ortalama % 1.83 azot içermesinden dolayı kepek eklenen ortamların azot miktarları, kepeksiz ortamlara göre daha yüksek bulunmuştur. Yapılan korelasyon analizinde, ortamların azot miktarlarıyla P. ostreatus un verim değerleri arasında istatistiksel olarak pozitif bir ilişki (r = 0.729) bulunmuştur. Bir diğer deyişle, ortamdaki azot miktarının artmasıyla toplam verimde de artış olduğu görülmüştür. Pleurotus eryngii de ortamdaki azotun artan ya da azalan miktarlarında, verimin düştüğü belirlenmiştir (İlbay, 2004). Pleurotus türleri ile yapılan benzer bir çalışmada, yüksek azot miktarının verim üzerinde düşük etki gösterdiği ve belirli azot seviyesindeki artışların verim düşüşlerine dönüştüğü açıklanmıştır (Desrumaux ve ark., 2003). Yapılan bu demede de, en yüksek toplam verim ve biyolojik etkinlik oranı, % 1.42 azot içeren 2 BS + K ortamından elde edilmesine rağmen, daha yüksek azot içeren (% 1.73) 2 SS + K ortamından alınan verimin, 2 BS + K ortamından alınan verime göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. 109

128 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama azot miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 0.60 f 0.55 f 0.62 d 0.65 e 0.60 e 2 ABA + K 1.57 b 1.40 b 1.42 b 1.78 b 1.54 b Buğday sapı 0.46 h 0.40 g 0.40 e 0.49 g 0.44 g 2 BS+ K 1.42 c 1.36 c 1.45 b 1.69 c 1.48 c Çeltik sapı 0.43 h 0.38 g 0.56 d 0.56 f 0.48 f 2 ÇS + K 1.29 d 1.20 d 1.36 c 1.58 d 1.36 d Susam sapı 0.51 g 0.38 g 0.38 e 0.53 fg 0.45 g 2 SS+ K 1.73 a 1.67 a 1.74 a 1.95 a 1.77 a 2 T + K 1.19 e 1.13 e 1.35 c 1.82 b 1.37 d Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 1.02 b 0.94 c 1.03 b 1.23 a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Karbon: Azot Oranları (C:N) Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama karbon: azot oranları Çizelge 4.14 de verilmiştir. C:N oranları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi interaksiyonu istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Çizelge 4.14 deki örnek alma dönemleri incelendiğinde, en yüksek C:N oranı sterilizasyon sonunda (67.88), en düşük oran ise hasat sonunda (46.62) belirlenmiştir. Youri ve ark. (2004), farklı tarımsal artıklar üzerine aşılı P. ostreatus un misel gelişimini tamamladıktan sonra, ortamdaki mantar miselinin bulunması sonucu azot miktarının arttığını ve dolayısıyla C:N oranının azaldığını; hasat sonunda ise C:N 110

129 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT oranının, misel gelişimini tamamladıktan sonraki döneme göre kısmen arttığını fakat başlangıçtaki miktardan daha az olduğunu açıklamışlardır. Yine bir başka Pleurotus türü olan P. florida ile yapılan çalışmada, hasat sonunda ortamdaki C:N oranının azaldığı belirlenmiştir (Veena ve ark., 2000). Yapılan bu denemede de yetiştiricilik süresince tüm ortamların karbon miktarları azalırken, azot miktarları artış göstermiş ve dolayısıyla C:N oranı azalmıştır. Çizelge 4.14 de görüldüğü gibi, sterilizasyon öncesi en yüksek C:N oranı buğday sapında (102.09), en düşük oran ise 2 SS + K ortamında (27.02) belirlenmiştir. Sterilizasyon sonunda en yüksek C:N oranı susam sapında (124.47), en düşük oran ise 2 SS + K ortamında (28.12) bulunmuştur. Misel gelişimi sonunda en yüksek C:N oranı buğday sapında (114.87) ve susam sapında (112.09), en düşük oran ise 2 SS + K ortamında (26.75) saptanmıştır. Hasat sonundaki en yüksek C:N oranı buğday sapından (97.32), en düşük oran ise sırasıyla 2 SS + K (22.28), 2 ÇS + K (24.01), 2 ABA + kepek (25.47), 2 T + K (25.78) ve 2 BS + K (25.81) ortamından elde edilmiştir. Kepeğin yüksek azot miktarına sahip olması sonucu kepekli ortamların C:N oranları, kepeksiz ortamlara göre daha düşük bulunmuş ve bu ortamların C:N oranları ile arasında dağılım göstermiştir. Benzer bir çalışmada, Philippossis ve ark. (2000), talaşın C:N oranını azaltmak amacıyla ortama % 30 oranında kepek eklemişler ve ortamların C:N oranlarının 30:1-50:1 arasında dağılım gösterdiğini belirlemişlerdir. Bu denemede, P. ostreatus aşılı ortamların C:N oranları ile verim değerleri arasında yapılan korelasyon analizinde r = ile istatistiksel olarak negatif bir ilişki bulunmuştur. Yani, yüksek C:N oranına sahip ortamlardan daha düşük verim alınmıştır. Nitekim, Yıldız ve Demir (1998), P. ostreatus aşılı ortamlarda en yüksek verimi C:N oranı olan yerfıstığı sapında elde etmişlerdir. Philippossis ve ark. (2001) ise buğday sapı ve pamuk artığının C:N oranlarının sırasıyla ve olduğunu ve bu artıklara P. ostreatus aşılanmasıyla iyi verim alındığını, bununla birlikte C:N oranı olan yerfıstığı kabuklarından ise çok az verim alındığını bildirmişlerdir. 111

130 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama C:N oranları Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA d c b d d 2 ABA + K g ef cd e f Buğday sapı a b a a a 2 BS+ K fg ef d e f Çeltik sapı b b b c c 2 ÇS + K f de cd e f Susam sapı c a a b b 2 SS+ K h f e e f 2 T + K e d c e e Örnek Alma Dönemi (Ortalama) b a b c LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Fosfor Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama % fosfor miktarları Çizelge 4.15 de verilmiştir. Ortamların Çizelge 4.15 deki fosfor değerleri incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek fosfor miktarı 2 T + K (% 0.49) ortamında, en düşük fosfor miktarları ise buğday sapı (% 0.05) ve çeltik sapında (% 0.06) bulunmuştur. 112

131 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Kepeğin yapılan analizinde fosfor miktarı % 0.72 olarak belirlenmiştir. Sterilizasyon öncesi dönemde kepek eklenen ortamların fosfor miktarlarının, kepek eklenmeyenlere göre daha yüksek bulunmasının nedeni kepeğin yüksek miktarda fosfor içermesinden kaynaklanmıştır. Sterilizasyon sonu asma budama artığı, buğday sapı ve 2 T + K ortamında fosfor miktarı başlangıç (sterilizasyon öncesi) miktarıyla aynı kalmış, diğer tüm ortamlarda azalma göstermiştir. Misel gelişme dönemi sonunda en yüksek fosfor miktarı 2 T + K (% 0.54) ortamında, en düşük miktar ise buğday sapında (% 0.05) bulunmuştur. Misel gelişme dönemi sonunda fosfor miktarları, sterilizasyon sonu döneminde olduğu gibi asma budama artığı (% 0.08), 2 ABA + kepek (% 0.25) ve buğday (% 0.05) sapında aynı kalmış, 2 BS + K (% 0.28), 2 ÇS + K (% 0.20) ve 2 SS + K (% 0.34) ortamlarında ise azalmıştır. Hasat sonundaki fosfor miktarları incelendiğinde, asma budama artığı ve susam sapı dışındaki tüm ortamlarda fosfor miktarının arttığı görülmüştür. Bu dönemdeki en yüksek fosfor miktarı tüm örnek alma zamanları içerisinde olduğu gibi % 0.77 ile 2 T + K ortamında, en düşük miktar ise asma budama artığı (% 0.04) ve susam sapında (% 0.04) bulunmuştur. Benzer bir çalışmada, elma posası üzerine aşılanan P. ostreatus un hasat sonunda ortamdaki fosfor miktarının arttığı belirlenmiştir (Villas-Bôas ve ark., 2003). Diğer taraftan Adamovic ve Milenkovic (2006), sedir ağacı artıkları üzerinde aşılı Pleurotus ostreatus un hasat sonunda ortamdaki fosfor miktarının azaldığını belirlemişlerdir. Mantar miselinin gelişimiyle birlikte organik madde parçalanmakta ve organik maddedeki fosforun açığa çıkması sonucu ortamdaki fosfor miktarı artış göstermektedir. 113

132 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama fosfor miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 0.08 e 0.08 f 0.08 f 0.04 e 0.07 e 2 ABA + K 0.33 c 0.25 d 0.25 d 0.39 b 0.30 c Buğday sapı 0.05 f 0.05 gh 0.05 e 0.19 cd 0.09 e 2 BS+ K 0.32 c 0.29 c 0.28 c 0.40 b 0.32 c Çeltik sapı 0.06 f 0.04 h 0.06 g 0.08 de 0.05 e 2 ÇS + K 0.26 d 0.21 e 0.20 e 0.32 bc 0.25 d Susam sapı 0.08 e 0.07 fg 0.09 f 0.04 e 0.06 e 2 SS+ K 0.39 b 0.36 b 0.34 b 0.44 b 0.38 b 2 T + K 0.49 a 0.49 a 0.54 a 0.77 a 0.57 a Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 0.23 b 0.20 d 0.21 c 0.29 a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Potasyum Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama potasyum miktarları Çizelge 4.16 da verilmiştir. Ortamların potasyum miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi interaksiyonu istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek potasyum miktarı 2 T + K (% 0.75) ortamında, en düşük miktar ise asma budama artığı (% 0.17) ve çeltik sapında (% 0.18) belirlenmiştir. Yapılan analizde kepeğin, % 0.83 oranında potasyum içerdiği belirlenmiştir. Bu yüzden kepekli ortamların potasyum içerikleri daha yüksek bulunmuştur. 114

133 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Sterilizasyon sonu potasyum miktarı buğday sapı dışındaki tüm ortamlarda başlangıçtaki potasyum miktarına göre azalma göstermiştir. Misel gelişimi dönemi sonunda en yüksek potasyum miktarı 2 T + K (% 0.74) ortamında bulunmuş, bunu 2 SS + K (% 0.69) ortamı izlemiştir. Bu dönemdeki en düşük miktar ise % 0.09 ile asma budama artığında belirlenmiştir. Hasat sonundaki en yüksek potasyum miktarı diğer örnek alma zamanlarında olduğu gibi % 0.94 ile 2 T + K ortamında, en düşük miktar ise % 0.05 ile asma budama artığında bulunmuştur. Asma budama artığı ve susam sapında hasat sonu potasyum miktarında, diğer ortamlardan farklı olarak azalma görülmüştür. Cruz ve ark. (2001), şeker kamışı artıkları üzerinde yetiştirilen P. ostreatus un hasattan sonra ortamda kalan potasyum miktarının arttığını bildirmişledir. Farklı tarımsal artıklar üzerinde yetiştirilen Pleurotus pulmonarius un hasat sonunda potasyum miktarının arttığı belirlenmiştir (Silva ve ark., 2002). Villas-Bôas ve ark. (2003), elma posasının potasyum miktarının % 0.43 olduğunu ve bunun üzerine P. ostreatus un yetiştirilmesiyle hasat sonunda ortamdaki potasyum miktarının (% 0.58) arttığını belirlemişlerdir. Adamovic ve Milenkovic (2006) ise Pleurotus ostreatus un hasat sonunda ortamdaki potasyum miktarının kontrole göre azaldığını saptamışlardır. Yapılan çalışmalarda da belirlendiği gibi P. ostreatus un ortamlar üzerindeki gelişimi ile birlikte genel olarak hasat sonunda potasyum miktarları artış göstermiştir. 115

134 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre ortalama Pleurotus ostreatus aşılı ortamların potasyum miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 0.17 g 0.14 g 0.09 h 0.05 g 0.11 ı 2 ABA + K 0.38 e 0.33 de 0.42 f 0.49 d 0.41 e Buğday sapı 0.26 f 0.26 f 0.51 d 0.21 e 0.31 b 2 BS+ K 0.53 b 0.49 b 0.59 c 0.74 c 0.59 c Çeltik sapı 0.18 g 0.17 g 0.19 g 0.25 e 0.19 h 2 ÇS + K 0.42 d 0.37 cd 0.49 de 0.52 d 0.45 d Susam sapı 0.29 f 0.23 f 0.45 ef 0.14 f 0.28 g 2 SS+ K 0.48 c 0.39 c 0.69 b 0.88 b 0.61 b 2 T + K 0.75 a 0.72 a 0.74 a 0.94 a 0.79 a Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 0.38 b 0.35 c 0.46 a 0.47 a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamX Örnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Kalsiyum Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama kalsiyum miktarları Çizelge 4.17 de verilmiştir. Ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi interaksiyonu istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli olarak bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek kalsiyum miktarına % 3.69 ile asma budama artığı sahip olmuş, bunu % 2.42 ile susam sapı izlemiştir. En düşük kalsiyum miktarı 2 T + K (% 0.18) ortamında bulunmuştur. Kepeğin düşük miktarda kalsiyum (% 0.09) içermesinden dolayı, 2 BS + K ortamı dışında kalan diğer kepek eklenen ortamların kalsiyum miktarları, kepek eklenmeyenlere göre daha düşük bulunmuştur. 116

135 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamların sterilizasyon öncesi kalsiyum miktarlarına, ph ayarlanmasında kullanılan alçı ve kireçte bulunan kalsiyum da etkili olmuştur. Sterilizasyon sonu ortamların kalsiyum miktarlarına sterilizasyon öncesi miktarlarına göre azalma göstermiştir. Bu dönemde en yüksek ve en düşük kalsiyum miktarları sterilizasyon öncesi dönemde olduğu gibi sırasıyla asma budama artığı (% 2.41) ve 2 T + K (% 0.16) ortamında belirlenmiştir. Misel gelişimi dönemi sonunda, tüm ortamlarda kalsiyum miktarı artış göstermiş, en yüksek miktar susam sapında (% 4.47) ve en düşük miktar ise 2 T + K ortamında (% 0.19) bulunmuştur. Hasat sonunda en yüksek kalsiyum miktarı asma budama artığında (% 4.17), en düşük miktar ise 2 T + K (% 0.20) ortamında elde edilmiştir. Buğday ve susam sapında hasat sonu kalsiyum miktarları misel gelişme dönemi sonundaki miktarlara göre azalma göstermiştir. Çalışmada, misel gelişme dönemi sonunda ve hasat sonunda ortamlardaki kalsiyumun artması, hem organik maddenin parçalanması hem de ph ayarlamasında % 1 oranında kullanılan kireç ve alçının ortamlara ilave edilmesi ve mantarın kalsiyumu kullanmaması sonucu meydana gelmiştir. Silva ve ark. (2002), farklı tarımsal artıklar üzerinde yetiştirdikleri Pleurotus pulmonarius un hasat sonundaki kalsiyum miktarının arttığını saptamışlardır. Yapılan çalışmalarda şeker kamışı artıkları (Cruz ve ark., 2001), elma posası (Villas- Bôas ve ark., 2003) ve sedir ağacı artıkları (Adamovic ve Milenkovic, 2006) üzerinde yetiştirilen P. ostreatus un hasat sonundaki kalsiyum miktarlarının arttığı belirlenmiştir. 117

136 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama kalsiyum miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 3.69 a 2.41 a 4.06 b 4.17 a 3.58 a 2 ABA + K 0.59 c 0.48 cd 0.54 de 1.14 c 0.69 d Buğday sapı 0.33 de 0.30 de 0.35 ef 0.24 de 0.30 ef 2 BS+ K 0.37 d 0.34 de 0.38 ef 0.61 d 0.42 e Çeltik sapı 0.46 c 0.42 d 0.82 d 1.57 b 0.82 d 2 ÇS + K 0.39 d 0.37 d 0.40 ef 1.40 bc 0.64 d Susam sapı 2.42 b 1.98 b 4.47 a 1.32 bc 2.54 b 2 SS+ K 0.52 c 0.64 c 1.18 c 1.71 b 1.01 c 2 T + K 0.18 e 0.16 e 0.19 f 0.20 e 0.18 f Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 0.99 c 0.79 d 1.38 b 2.38 a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Magnezyum Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama magnezyum miktarları Çizelge 4.18 de verilmiştir. Çizelge 4.18 deki magnezyum değerleri incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek magnezyum miktarı % 0.40 ile susam sapında, en düşük miktar ise % 0.09 ile buğday sapında bulunmuştur. Kepeğin yapılan analizinde magnezyum miktarı ortalama % 0.29 olarak belirlenmiştir. Buğday ve çeltik sapının kepeğe göre çok düşük miktarda magnezyum içermesinden dolayı, 2 BS + K ve 2 ÇS + K ortamlarının magnezyum miktarları daha yüksek bulunmuştur. 118

137 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Bununla birlikte aynı dönemde 2 ABA + kepek ve 2 SS + K ortamlarının magnezyum miktarları ise kepeksiz ortamlarına göre düşük olmuştur. Sterilizasyon sonunda buğday sapındaki (% 0.09) magnezyum miktarında bir değişme olmamış, ancak diğer ortamların magnezyum miktarında azalma görülmüştür. Bu dönemde en yüksek magnezyum miktarı susam sapında (% 0.37) görülmüştür. Misel gelişimi dönemi sonunda tüm ortamların magnezyum miktarlarında artış görülmüş ve en yüksek magnezyum miktarı % 0.68 ile susam sapında belirlenmiştir. En düşük magnezyum miktarı % 0.12 ile buğday sapında görülmüştür. Ortamların hasat sonundaki magnezyum miktarları misel gelişme dönemi sonunda olduğu gibi artış göstermiştir. En yüksek magnezyum miktarı % 0.72 ile 2 SS + K ortamında, en düşük miktar ise % 0.10 ile buğday sapında bulunmuştur. Silva ve ark. (2002), farklı tarımsal artıklar üzerinde yetiştirdikleri Pleurotus pulmonarius un hasat sonunda magnezyum miktarının arttığını bulmuşlardır. Adamovic ve Milenkovic (2006), sedir ağacı artıkları üzerinde yetiştirilen Pleurotus ostreatus un hasat sonunda magnezyum miktarının kontrole göre artış gösterdiğini bildirmeleri denemeden elde edilen sonuçlara benzerlik göstermiştir. 119

138 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama magnezyum miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 0.28 c 0.24 d 0.34 c 0.65 b 0.38 c 2 ABA + K 0.25 d 0.21 e 0.25 e 0.49 d 0.29 f Buğday sapı 0.09 g 0.09 g 0.12 f 0.10 g 1.10 ı 2 BS+ K 0.28 c 0.25 d 0.30 d 0.45 e 0.32 e Çeltik sapı 0.13 f 0.10 g 0.14 f 0.36 f 0.18 h 2 ÇS + K 0.21 e 0.17 f 0.23 e 0.48 de 0.27 g Susam sapı 0.40 a 0.37 a 0.68 a 0.54 c 0.49 a 2 SS+ K 0.33 b 0.31 b 0.41 b 0.72 a 0.44 b 2 T + K 0.30 c 0.29 c 0.31 d 0.48 de 0.34 d Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 0.25 c 0.23 d 0.31 b 0.47 a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişim Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Mangan Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama mangan miktarları Çizelge 4.19 da verilmiştir. Ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli olarak bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek mangan miktarı ppm ile çeltik sapında, en düşük miktar ise ppm ile buğday sapında bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi çeltik sapındaki ( ppm) mangan miktarı, kepeğin mangan miktarından ( ppm) daha yüksek olduğundan, 2 ÇS + K eklenen ortamın mangan miktarı doğal olarak düşük bulunmuştur. Diğer kepek eklenen ortamların mangan miktarları ise kepeksizlere göre daha yüksek belirlenmiştir. 120

139 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Sterilizasyon sonu tüm ortamların mangan miktarlarında, sterilizasyon öncesi miktarlarına göre azalma saptanmıştır. En yüksek mangan miktarı çeltik sapında ( ppm), en düşük miktar ise buğday sapında (18.93 ppm) belirlenmiştir. Ortamların mangan miktarları misel gelişme dönemi sonunda ve hasat sonunda artış göstermiştir. Her iki dönemde de en yüksek mangan miktarı çeltik sapında (sırasıyla, ve ppm), en düşük mangan miktarı ise buğday sapında (sırasıyla ve ppm) bulunmuştur. Adamovic ve Milenkovic (2006), sedir ağacı artıkları üzerinde yetiştirilen Pleurotus ostreatus un hasat sonunda mangan miktarının kontrole göre artış gösterdiğini bildirmeleri, denemeden elde edilen artan mangan miktarlarına paralellik göstermektedir. Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama mangan miktarları (ppm) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA e f f g g 2 ABA + K cd e e f f Buğday sapı g h g ı ı 2 BS+ K c d d d d Çeltik sapı a a a a a 2 ÇS + K b b b b b Susam sapı f g e h h 2 SS+ K d de e e e 2 T + K c c c c c Örnek Alma Dönemi c d b a (Ortalama) LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)=1.603 LSD %5 (Misel Gelişim Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)=

140 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamların Çinko Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama çinko miktarları Çizelge 4.20 de verilmiştir. Çizelge 4.20 deki çinko miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur Sterilizasyon öncesi en yüksek çinko miktarı 2 SS + K (47.13 ppm) ortamında, en düşük miktar ise buğday sapında (4.23 ppm) saptanmıştır. Kepeğin yapılan analizinde çinko miktarı ortalama ppm olarak belirlenmiştir. Sterilizasyon öncesi dönemde kepek eklenen tüm ortamların çinko miktarı, kepeksiz ortamlara göre daha yüksek bulunmuştur. Sterilizasyon sonunda 2 T + K dışındaki ortamların çinko miktarlarında azalma görülmüştür. Bu dönemdeki en yüksek çinko miktarı 2 SS + K (45.63 ppm) ortamında, en düşük miktar ise buğday sapında (3.97 ppm) bulunmuştur. Misel gelişme dönemi sonunda en yüksek ve en düşük çinko miktarı, sterilizasyon öncesi ve sterilizasyon sonu dönemde olduğu gibi sırasıyla 2 SS + K ortamında (56.88 ppm) ve buğday sapında (2.23 ppm) belirlenmiştir. P. ostreatus aşılı ortamların çinko miktarları hasat sonunda artış göstermiştir. Hasat sonunda en yüksek çinko miktarı ppm ile 2 T + K ortamında, en düşük miktar ise 5.85 ppm ile buğday sapında bulunmuştur. Nitekim Adamovic ve Milenkovic (2006), Pleurotus ostreatus un hasat sonunda ortamdaki çinko miktarının kontrole göre artış gösterdiğini bildirmişlerdir. 122

141 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama çinko miktarları (ppm) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA d d d d c 2 ABA + K b c c c b Buğday sapı 4.23 g 3.97 g 2.23 h 5.85 f 4.07 g 2 BS+ K d d e d d Çeltik sapı f f g e f 2 ÇS + K c d de d c Susam sapı e e f e e 2 SS+ K a a a b a 2 T + K b b b a a Örnek Alma Dönemi (Ortalama) c d b a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişim Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Örnek Alma Dönemine Göre Pleurotus sajor-caju Aşılı Ortamların Makro ve Mikro Besin Elementi İçeriği Ortamların Kül Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama % kül miktarları Çizelge 4.21 de verilmiştir. Çizelge 4.21 deki kül miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi interaksiyonu istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek kül miktarı çeltik sapında (% 17.08), en düşük miktar ise 2 T + K ortamında (% 4.53) bulunmuştur. Buğday sapının kül miktarı ise 123

142 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT % 7.97 olarak belirlenmiştir. Benzer bir durum, Singh (2000) in yaptığı çalışmada, buğday ve çeltik sapının kül miktarını sırasıyla % 8.0 ve % 15.0 olarak belirlenmiştir. Yapılan bu denemede, sterilizasyon sonunda ortamların kül miktarları başlangıç miktarlarına göre azalma göstermiştir. Bu dönemde en yüksek ve en düşük kül miktarı sterilizasyon öncesi dönemde olduğu gibi sırasıyla çeltik (% 15.85) ve 2 T + K ortamında (% 3.76) belirlenmiştir. Misel gelişimi sonunda en yüksek kül miktarı asma budama artığı (% 16.84) ve çeltik sapında (% 16.70), en düşük miktar ise 2 T + K ortamında (% 4.37) belirlenmiştir. Hasat sonunda en yüksek kül miktarı çeltik sapında (% 31.80) ve asma budama artığında (% 27.14), en düşük miktar ise 2 T + K ortamında (% 6.69) belirlenmiştir. Ortamların ortalama en yüksek kül miktarı çeltik sapında (% 20.36), en düşük miktar ise 2 T + K ortamında (% 4.84) bulunmuştur. Nitekim Zhang ve ark. (2002), çeltik sapının kül miktarının % olduğunu ve bu miktarın P. sajor-caju nun 1. hasadında % ve 2. hasadında ise % e artış gösterdiğini bildirmişlerdir. Singh (2000), P. sajor-caju nun buğday ve çeltik sapı üzerinde yetiştirilmesiyle ortamdaki organik maddedeki kayıp sonucu inorganik elementlerin konsantrasyonlarındaki ve dolayısıyla kül miktarındaki artışla açıklanabileceğini bildirmişlerdir. Araştırmacıların bildirdiği sonuçlar, denemeden alınan bulgulara benzerlik göstermektedir. Diğer taraftan Dehghani ve ark. (2004) ise Pleurotus sajorcaju aşılı ortamda hasat sonunda kül miktarının azaldığını belirlemişlerdir. 124

143 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama kül miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 9.88 c 9.38 c a a b 2 ABA + K 4.91 g 4.55 f 5.24 f 6.72 f 5.35 g Buğday sapı 7.97 e 7.11 d 7.34 e d 8.55 e 2 BS+ K 7.87 e 7.46 d 9.39 c d 9.01 d Çeltik sapı a a a a a 2 ÇS + K b b b c c Susam sapı 8.86 d 7.39 d 8.42 d 9.13 e 8.45 e 2 SS+ K 6.59 f 6.19 e 6.90 e e 7.44 f 2 T + K 4.53 h 3.76 f 4.37 g 6.69 f 4.84 h Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 8.84 c 8.15 d 9.94 b a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Karbon (C) Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama % karbon miktarları Çizelge 4.22 de verilmiştir. Çizelge 4.22 deki karbon miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek karbon miktarı % ile 2 T + K ortamında, en düşük miktar ise % ile çeltik sapında elde edilmiştir. Sterilizasyon sonrası en yüksek karbon miktarı 2 T + K ortamında (% 48.12) ve 2 ABA + kepek ortamında (% 47.73), en düşük miktar ise çeltik sapında (% 42.07) bulunmuştur. 125

144 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Misel gelişimi sonunda en yüksek karbon miktarı % ile 2 T + K ortamında, en düşük miktar ise % ile çeltik sapında saptanmıştır. Hasat sonunda en yüksek karbon miktarı 2 T + K (% 46.66) ve 2 ABA + kepek ortamında (% 46.64), en düşük miktar ise çeltik sapında (% 34.09) elde edilmiştir. Genel olarak ortamların ortalama karbon miktarları incelendiğinde, en yüksek karbon miktarı 2 T + K ortamında (% 47.58), en düşük miktar ise çeltik sapında (% 39.82) belirlenmiştir. Zhang ve ark. (2002) nın yaptıkları çalışmada, çeltik sapının karbon miktarı % 35.1 olarak belirlenmiş ve bu miktarın, P. sajor-caju hasadından sonra azaldığını ve % 31.5 olduğu bildirilmiştir. Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama karbon miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA f d g e g 2 ABA + K b a b a b Buğday sapı d c c c d 2 BS+ K d c e c e Çeltik sapı h f g f h 2 ÇS + K g e f d f Susam sapı e c d b d 2 SS+ K c b c b c 2 T + K a a a a a Örnek Alma Dönemi (Ortalama) b a c d LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)=

145 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamların Azot Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor- caju aşılı ortamların ortalama % azot miktarları Çizelge 4.23 de verilmiştir. Ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi interaksiyonu istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Ortamların örnek alma dönemlerine göre azot miktarları incelendiğinde, en yüksek azot miktarı hasat sonunda, en düşük miktar ise sterilizasyon dönemi sonunda elde edilmiştir. Sterilizasyon öncesi en yüksek azot miktarı 2 SS + K ortamında (% 1.73), en düşük miktar ise sırasıyla çeltik (% 0.43) ve buğday sapında (% 0.46) elde edilmiştir. Sterilizasyon sonrası en yüksek azot miktarı yine 2 SS + K ortamında (% 1.67) bulunmuş, en düşük miktar ise susam (% 0.38), çeltik (% 0.38) ve buğday sapında (% 0.40) belirlenmiştir. Misel gelişimi sonunda 2 SS + K ortamının (% 1.67) azot miktarı artmamasına rağmen, diğer ortamlara göre en yüksek bulunmuştur. En düşük miktar ise çeltik sapından (% 0.39), buğday sapından (% 0.41) ve susam sapından (% 0.43) elde edilmiştir. Hasat sonu döneminde en yüksek azot miktarı 2 SS + K ortamında (% 1.74) bulunmuş, bunu 2 BS + K ortamı (% 1.72) izlemiştir. En düşük azot miktarı ise susam sapında (% 0.49) saptanmıştır. Kutlu ve ark. (1996), P. florida, P. ostreatus ve P. sajor-caju miseli ile aşılanan buğday samanının belirli sürelerde yapılan analizinde ham protein miktarıyla birlikte ham yağ ve azotsuz öz madde miktarının artış gösterdiğini belirlemişlerdir. En yüksek ham protein içeriği P. florida ekili samanda bulunmuş, bunu sırasıyla P. sajor-caju ve P. ostreatus ekili samanlar izlemiştir. Çizelge 4.23 de görüldüğü gibi, çeltik sapının sterilizasyon öncesi dönemde azot miktarı % 0.43 olarak belirlenmiş ve mantarın gelişimi ile birlikte hasat sonunda % 0.54 e artış göstermiştir. Nitekim Patrabansh ve Madan (1997), çeltik sapının azot miktarını % 0.44 olduğunu ve P. sajor-caju yetiştiriciliğinden sonra bu miktarın % 2.09 a artış gösterdiğini belirlemiştir. Zhang ve ark. (2002) ise Pleurotus sajor-caju 127

146 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT aşılı çeltik sapının hasat sonunda azot miktarının % 0.81 den % 0.64 e azaldığını bildirmişlerdir. Yapılan çalışmalarda, Pleurotus sajor-caju aşılı hint keneviri ve çeltik sapında (Basak ve ark., 1996) ve Glycyrrhiza glabra küspesinde (Dehghani ve ark., 2004) hasat sonunda ham protein miktarının arttığı belirlenmiştir. Hasat sonunda ham protein miktarında ve dolayısıyla azot miktarında görülen farklılıklar, ortam koşullarından ve hasat süresinin uzun ya da kısa olmasından kaynaklanmış olabilir. Azizi ve ark.(1999), buğday sapının sindirilebilirliği ve kimyasal bileşimi üzerine yaptıkları çalışmada Pleurotus türlerinin hasattan sonra ortamdaki ham protein miktarlarının, uygulama yapılmamış buğday sapına göre daha yüksek olduğunu belirlemişlerdir. Belewu (2006), yaptığı çalışmada P. sajor-caju da hasat sonunda azot miktarındaki artışın nedenini parçalanma ve suda çözünme sırasındaki fungal proteinin eklenmesi sonucu gerçekleştiğini bildirmiştir. Abu ve ark. (2000), dışardan azot uygulaması yapılmadığı halde hasat sonunda ortamda kalan azotun, artık materyaldeki proteinin ve diğer azotlu bileşiklerin mikrobiyal proteine dönüşmesi sonucu arttığını bildirmişlerdir. Sing (2000), ot, buğday ve çeltik sapı üzerine aşılı P. sajor-caju nun yetiştiricilik sırasında ortamdaki protein miktarının artmasını, mantarın atmosferdeki azotu bağlaması sonucu olabileceğini açıklamıştır. P. ostreatus aşılı ortamlarda olduğu gibi, P. sajor-caju aşılı kepek eklenen ortamların verim değerleri, kepeksiz ortamların verim değerlerine göre daha yüksek belirlenmiştir. Yapılan korelasyon analizinde, ortamların azot miktarlarıyla, P. sajorcaju nun toplam verim değerleri arasında istatistiksel olarak pozitif bir ilişki (r = 0.655) bulunmuştur. Doğan (2000), çay artıkları ile aşılanmış P. sajor-caju da en yüksek verimi, azot içeriği % 1.68 olan ortamda elde etmesine rağmen, daha yüksek azot miktarlarının verime olumsuz etkisinden dolayı verim ile N miktarları arasında negatif bir ilişki belirlemiştir. 128

147 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre ortalama Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların azot miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 0.60 f 0.55 f 0.76 d 0.96 e 0.72 f 2 ABA + K 1.57 b 1.40 b 1.44 b 1.67 b 1.52 b Buğday sapı 0.46 h 0.40 g 0.41 e 0.59 f 0.46 g 2 BS+ K 1.42 c 1.36 c 1.45 b 1.72 ab 1.48 c Çeltik sapı 0.43 h 0.38 g 0.39 e 0.54 fg 0.43 h 2 ÇS + K 1.29 d 1.20 d 1.21 c 1.49 c 1.30 d Susam sapı 0.51 g 0.38 g 0.43 e 0.49 g 0.45 gh 2 SS+ K 1.73 a 1.67 a 1.67 a 1.74 a 1.70 a 2 T + K 1.19 e 1.13 e 1.17 c 1.39 d 1.22 e Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 1.02 b 0.94 c 0.99 c 1.18 a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Karbon:Azot Oranları (C:N) Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama karbon:azot oranları Çizelge 4.24 de verilmiştir. C:N oranları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi interaksiyonu istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Çizelge 4.24 de görüldüğü gibi gelişme dönemleri incelendiğinde, en yüksek C:N oranı sterilizasyon sonunda (67.88) belirlenmiştir. Mantarın gelişimi ile birlikte C:N oranı misel gelişme döneminde azalmaya başlamış ve en düşük oran hasat sonunda (46.33) bulunmuştur. Sing (2000), ot, buğday ve çeltik sapı üzerine aşılı P. sajor-caju nun misel gelişimi ve hasat sonunda ortamda kalan karbon miktarının ve 129

148 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT C:N oranının yetiştiricilik süresince azaldığını, çeltik sapındaki bu azalmanın ot ve buğday sapına göre daha fazla olduğunu bildirmiştir. Singh ve Sharma (2002), buğday sapında karbon:azot oranının olduğunu ve P. sajor-caju nun 40 günlük gelişimi sonunda karbon:azot oranının azaldığını ve olduğunu belirlemişlerdir. Çizelge 4.24 deki, sterilizasyon öncesi en yüksek C:N oranı buğday sapında (102.09), en düşük oran ise 2 SS + K ortamında (27.02) belirlenmiştir. Sterilizasyon sonu en yüksek C:N oranı susam sapında (124.47), en düşük oran ise 2 SS + K ortamında (28.12) bulunmuştur. Misel gelişimi sonunda en yüksek C:N oranı buğday sapında (116.16), en düşük oran ise 2 SS + K ortamında (27.88) saptanmıştır. Hasat sonunda en yüksek C:N oranı susam sapından (92.99), en düşük oran ise 2 SS + K (25.88), 2 BS + K (26.41), 2 ÇS + K (26.69) ve 2 ABA + kepek ortamından (28.03) elde edilmiştir. Bu denemede yapılan korelasyon analizinde, P. sajor-caju aşılı ortamların C:N oranları ile verim değerleri arasında r = değeri ile istatistiksel olarak negatif bir ilişki bulunmuş ve C:N oranları yüksek olan ortamlardan daha düşük verim değerlerinin alındığı belirlenmiştir. Nitekim Muthukrishnan ve ark. (2000), P. sajor-caju aşılı çeltik sapı ve çeltik sapının diğer karışımlarının C:N oranlarının 54.7: 0.9 ile 56.0: 0.7 arasında olmasının mantar gelişimi açısından olumlu olduğunu ve diğer ortamlardaki düşük verimin nedenini artan C:N oranından kaynaklandığını bildirmişlerdir. 130

149 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama C:N oranları Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu Sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA d c c d c 2 ABA + K g ef ef e e Buğday sapı a b a b a 2 BS+ K fg ef ef e e Çeltik sapı b b b c b 2 ÇS + K f de de e e Susam sapı c a b a a 2 SS+ K h f f e f 2 T + K e d d d d Örnek Alma Dönemi (Ortalama) b a b d LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişimi Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Fosfor Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama % fosfor miktarları Çizelge 4.25 de verilmiştir. Ortamların Çizelge 4.25 deki fosfor değerleri incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek fosfor miktarı % 0.49 ile 2 T + K ortamında, en düşük miktar ise % 0.05 ile buğday ve % 0.06 ile çeltik sapında elde edilmiştir. Sterilizasyon sonu asma budama artığı, buğday sapı ve 2 T + K ortamında fosfor miktarı başlangıç (sterilizasyon öncesi) miktarıyla aynı kalmış, diğer tüm ortamlarda azalma göstermiştir. En düşük fosfor miktarı % 0.04 ile çeltik sapında bulunmuştur. 131

150 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Misel gelişimi sonunda sonu fosfor miktarları ortamlarda artış göstermiş, en yüksek fosfor miktarı 2 T + K (% 0.54) ortamında ve en düşük miktar ise buğday sapında (% 0.04) belirlenmiştir. Hasat sonunda fosfor miktarları, misel gelişme dönemi sonunda olduğu gibi artış göstermiştir. En yüksek fosfor miktarı 2 SS + K (% 0.64) ortamında ve 2 T + K (% 0.63) ortamında, en düşük miktar ise çeltik (% 0.08) sapında bulunmuştur. Zhang ve ark. (2002) Pleurotus sajor-caju aşılı çeltik sapının hasat sonundaki fosfor miktarının % 0.11 den % 0.06 ya azaldığını bildirmişlerdir. Denemede çeltik sapının hasat sonundaki fosfor miktarı, başlangıç miktarıyla kıyaslandığında az bir artış göstermiştir. Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama fosfor miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 0.08 e 0.08 f 0.09 e 0.32 d 0.14 f 2 ABA + K 0.33 c 0.25 d 0.32 c 0.53 b 0.36 c Buğday sapı 0.05 f 0.05 gh 0.04 f 0.21 e 0.09 g 2 BS+ K 0.32 c 0.29 c 0.38 b 0.48 c 0.37 c Çeltik sapı 0.06 f 0.04 h 0.08 e 0.08 f 0.06 h 2 ÇS + K 0.26 d 0.21 e 0.25 d 0.45 c 0.29 d Susam sapı 0.08 e 0.07 fg 0.25 d 0.44 c 0.21 e 2 SS+ K 0.39 b 0.36 b 0.38 b 0.64 a 0.44 b 2 T + K 0.49 a 0.49 a 0.54 a 0.63 a 0.53 a Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 0.23 c 0.20 d 0.26 b 0.42 a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişme Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)=

151 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamların Potasyum Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama potasyum miktarları Çizelge 4.26 daki verilmiştir. Ortamların Çizelge 4.26 daki potasyum miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek potasyum miktarı 2 T + K (% 0.75), en düşük miktar ise asma budama artığı (% 0.17) ve çeltik sapında (% 0.18) bulunmuştur. Sterilizasyon sonu potasyum miktarı buğday sapı dışındaki tüm ortamlarda başlangıçtaki potasyum miktarına göre azalma göstermiştir. Misel gelişimi sonunda buğday sapı (% 0.23) dışında kalan tüm ortamların ortalama potasyum miktarları artış göstermiştir. En yüksek potasyum miktarı % 0.79 ile 2 T + K ortamında belirlenmiştir. Hasat sonundaki potasyum miktarı asma budama artığı (% 0.11) dışındaki ortamlarda artış göstermiş ve en yüksek miktar 2 T + K (% 0.81) ortamında bulunmuştur. Çeltik sapının sterilizasyon öncesi potasyum miktarı % 0.18 olarak bulunmuş ve mantarın gelişimiyle birlikte potasyum miktarı artarak hasat sonunda % 0.52 ye yükselmiştir. Zhang ve ark. (2002), Pleurotus sajor-caju aşılı çeltik sapının hasat sonundaki potasyum miktarının % 1.17 den % 1.23 e yükseldiğini bildirmiştir. 133

152 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama potasyum miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 0.17 g 0.14 g 0.15 f 0.11 g 0.14 g 2 ABA + K 0.38 e 0.33 de 0.49 c 0.52 d 0.43 d Buğday sapı 0.26 f 0.26 f 0.23 e 0.30 f 0.26 f 2 BS+ K 0.53 b 0.49 b 0.59 b 0.66 b 0.57 b Çeltik sapı 0.18 g 0.17 g 0.22 e 0.52 d 0.27 f 2 ÇS + K 0.42 d 0.37 cd 0.48 c 0.51 d 0.44 d Susam sapı 0.29 f 0.23 f 0.51 c 0.37 e 0.35 e 2 SS+ K 0.48 c 0.39 c 0.40 d 0.63 c 0.48 c 2 T + K 0.75 a 0.72 a 0.79 a 0.81 a 0.77 a Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 0.38 c 0.35 d 0.43 b 0.49 a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişme Sonu)=0.033 LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)=0.032 LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Kalsiyum Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama kalsiyum miktarları Çizelge 4.27 de verilmiştir. Ortamların Çizelge 4.27 deki kalsiyum miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi interaksiyonu istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek kalsiyum miktarına asma budama artığı (% 3.69) sahip olmuş, bunu % 2.42 ile susam sapı izlemiştir. En düşük kalsiyum miktarı (% 0.18) 2 T + K ortamında bulunmuştur. Ortamların sterilizasyon sonunda kalsiyum miktarları sterilizasyon öncesi miktarlarına göre azalma göstermiştir. Bu dönemde en yüksek ve en düşük kalsiyum 134

153 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT miktarları sterilizasyon öncesinde olduğu gibi sırasıyla asma budama artığı (% 2.41) ve 2 T + K (% 0.16) ortamında belirlenmiştir. Misel gelişimi sonunda en yüksek kalsiyum miktarı asma budama artığında (% 2.61), en düşük miktar ise 2 T + K (% 0.18) ortamında bulunmuştur. Hasat sonu kalsiyum miktarı asma budama artığı (% 1.29) ve 2 ÇS + K (% 0.56) ortamında, misel gelişme dönemi sonundaki miktarına göre azalma göstermiştir. En yüksek kalsiyum miktarı % 3.13 ile çeltik sapında, en düşük miktar ise % 0.22 ile 2 T + K ortamında saptanmıştır. Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama kalsiyum miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişme Ortalama Öncesi Sonu sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 3.69 a 2.41 a 2.61 a 1.29 c 2.50 a 2 ABA + K 0.59 c 0.48 cd 0.59 c 0.74 e 0.59 e Buğday sapı 0.33 de 0.30 de 0.29 de 0.86 d 0.44 f 2 BS+ K 0.37 d 0.34 de 0.49 cd 0.59 f 0.45 f Çeltik sapı 0.46 c 0.42 d 0.66 c 3.13 a 1.17 c 2 ÇS + K 0.39 d 0.37 d 0.61 c 0.56 f 0.48 ef Susam sapı 2.42 b 1.98 b 1.29 b 2.35 b 2.01 b 2 SS+ K 0.52 c 0.64 c 0.62 c 1.35 c 0.78 d 2 T + K 0.18 e 0.16 e 0.18 e 0.22 g 0.19 g Örnek Alma Dönemi 0.99 b 0.79 c 0.82 c 1.23 a (Ortalama) LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişme Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)=

154 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamların Magnezyum Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama magnezyum miktarları Çizelge 4.28 de verilmiştir. Ortamların Çizelge 4.28 deki magnezyum miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek magnezyum miktarı % 0.40 ile susam sapında, en düşük miktar ise % 0.09 ile buğday sapında bulunmuştur. Sterilizasyon sonunda buğday sapındaki (% 0.09) magnezyum miktarında bir değişme olmamış, ancak diğer ortamların magnezyum miktarında azalma görülmüştür. Bu dönemde en yüksek magnezyum miktarı susam sapında (% 0.37) görülmüştür. Misel gelişimi sonunda buğday sapının (% 0.09) magnezyum miktarında yine bir değişme olmamış, fakat diğer ortamların magnezyum miktarlarında artış görülmüş ve en yüksek magnezyum miktarı % 0.41 ile susam sapında belirlenmiştir. Hasat sonunda susam sapının magnezyum miktarı misel gelişimi dönemi sonundaki miktarına göre azalmış, diğer ortamların magnezyum miktarı ise artış göstermiştir. En yüksek magnezyum miktarı çeltik sapında (% 0.90), en düşük miktar ise buğday sapında (% 0.18) bulunmuştur. 136

155 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama magnezyum miktarları (%) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA 0.28 c 0.24 d 0.33 c 0.47 c 0.33 c 2 ABA + K 0.25 d 0.21 e 0.26 d 0.42 cd 0.28 e Buğday sapı 0.09 g 0.09 g 0.09 f 0.18 f 0.11 f 2 BS+ K 0.28 c 0.25 d 0.26 d 0.35 e 0.29 e Çeltik sapı 0.13 f 0.10 g 0.13 e 0.90 a 0.31 d 2 ÇS + K 0.21 e 0.17 f 0.32 c 0.42 d 0.28 e Susam sapı 0.40 a 0.37 a 0.41 a 0.38 de 0.39 b 2 SS+ K 0.33 b 0.31 b 0.37 b 0.76 b 0.44 a 2 T + K 0.30 c 0.29 c 0.36 b 0.39 de 0.33 c Örnek Alma Dönemi (Ortalama) 0.25 c 0.23 d 0.28 b 0.47 a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişim Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Ortamların Mangan Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama mangan miktarları Çizelge 4.29 da verilmiştir. Ortamların Çizelge 4.29 daki mangan miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma dönemi ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek mangan miktarı ppm ile çeltik sapında, en düşük miktar ise ppm ile buğday sapında bulunmuştur. Sterilizasyon sonu tüm ortamların mangan miktarlarında sterilizasyon öncesi miktarlarına göre azalma saptanmıştır. En yüksek mangan miktarı çeltik sapında ( ppm), en düşük miktar ise buğday sapında (18.93 ppm) belirlenmiştir. 137

156 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Misel gelişimi sonunda buğday sapının mangan miktarı sterilizasyon dönemindeki miktarına göre azalma göstererek ppm ile en düşük mangan miktarına sahip olmuştur. En yüksek mangan miktarı ppm ile çeltik sapında belirlenmiştir. Hasat sonunda en yüksek mangan miktarı çeltik sapında ( ppm), en düşük miktar ise susam sapında (15.82 ppm) saptanmıştır. Çizelge Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama mangan miktarları (ppm) Örnek Alma Misel Dönemi Sterilizasyon Sterilizasyon Hasat Gelişimi Ortalama Öncesi Sonu sonu Ortamlar Sonu (ortam) ABA e f d f f 2 ABA + K cd e d e e Buğday sapı g h f g h 2 BS+ K c d d d d Çeltik sapı a a a a a 2 ÇS + K b b b b b Susam sapı f g e h g 2 SS+ K d de d e e 2 T + K c c c c c Örnek Alma Dönemi (Ortalama) b c b a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu= LSD %5 (Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Misel Gelişim Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Dönemi)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)=

157 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamların Çinko Miktarları Örnek alma zamanına göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama çinko miktarları Çizelge 4.30 da verilmiştir. Ortamların çinko miktarları incelendiğinde, ortamların kendi arasında, örnek alma zamanı ve ortam x örnek alma zamanı arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Misel gelişimi sonunda en yüksek çinko miktarı 2 SS + K (47.05 ppm) ve 2 talaş +kepek (46.45 ppm) ortamında, en düşük miktar ise buğday sapında (5.43 ppm) belirlenmiştir. Ortamların hasat sonundaki çinko miktarları artış göstermiştir. En yüksek çinko miktarı ppm ile 2 T + K ortamında, en düşük miktar ise buğday sapında (5.42 ppm) saptanmıştır. Çizelge Örnek alma zamanına göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama çinko miktarları (ppm) Örnek Alma Zamanı Sterilizasyon Öncesi Sterilizasyon Sonu Misel Gelişme Sonu Hasat sonu Ortalama (ortam) Ortamlar ABA d d c d c 2 ABA + K b c b c b Buğday sapı 4.23 g 3.97 g 5.43 f 5.42 h 4.76 g 2 BS+ K d d d e d Çeltik sapı f f e g c 2 ÇS + K c d d f d Susam sapı e e c g e 2 SS+ K a a a b a 2 T + K b b a a a Örnek Alma Zamanı (Ortalama) c d b a LSD %5 (Ortam)= LSD %5 (Sterilizasyon Sonu)= LSD %5 (Örnek Alma Zamanı)= LSD %5 (Misel Gelişim Sonu)= LSD %5 (OrtamXÖrnek Alma Zamanı)= Önemli LSD %5 (Hasat Sonu)= LSD %5 (Sterilizasyon Öncesi)= Denemede kullanılan tarımsal artıkların sterilizasyon öncesi genel özellikleri Çizelge 4.31 de verilmiştir. 139

158 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Denemede kullanılan tarımsal artıkların sterilizasyon öncesi genel özellikleri Ortam Özellikleri Kül C N P K Ca Mg Mn Zn Hemiselüloz Selüloz Lignin C:N (%) (%) (%) (%) (%) (%) (%) (ppm) (ppm) (%) (%) (%) Ortamlar ABA ABA + K Buğday sapı BS + K Çeltik sapı ÇS + K Susam sapı SS + K T + K Kepek

159 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT BÖLÜM III Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju Aşılı Ortamların Hemiselüloz, Selüloz ve Lignin Miktarları ile Selüloz: Lignin Oranları Ortamların Hemiselüloz Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların hemiselüloz miktarları Çizelge 4.32 de verilmiştir. Ortamların her iki türde de örnek alma dönemi, ortamların kendi arasındaki ve ortam x örnek alma dönemi arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek hemiselüloz miktarı % ile 2 BS + K ortamında, en düşük miktar ise % ile susam sapında belirlenmiştir. Kepeğin % oranında hemiselüloz içermesinden dolayı kepek içeren ortamların hemiselüloz miktarları, kepeksiz ortamlara göre daha yüksek bulunmuştur. 141

160 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların hemiselüloz miktarları (%) Ortamlar Örnek Alma Dönemi Hemiselüloz Pleurotus ostreatus Pleurotus sajor-caju SÖ MGS HS MGS HS ABA f de 5.62 bc bc 4.51 a 2 ABA + K de bc 9.19 a b a Buğday Sapı cd ab 8.80 a b 6.19 c 2 BS + K a c 5.99 b b ab Çeltik Sapı ef 9.78 e 6.16 b d 4.99 c 2 ÇS + K b abc 1.88 d 9.28 e 4.33 c Susam Sapı g d 7.34 ab de 6.41 c 2 SS + K e c 3.97 c cd 9.57 b 2 T + K bc a 6.47 b a a Örnek Alma Dönemi (Ortalama) a b 6.16 c b 7.97 c LSD %5 (P. ostreatus, SÖ)= LSD %5 (P. sajor-caju, SÖ)= LSD %5 (P. ostreatus, MGS)= LSD %5 (P. sajor-caju, MGS)= LSD %5 (P. ostreatus, HS)= LSD %5 (P. sajor-caju, HS)= LSD %5 (P. ostreatus, Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Ortam x Ö.A. Dönemi)= Önemli LSD %5 (P. sajor-caju, Örnek Alma Dönemi)= Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların hemiselülozdeki % azalma oranları Çizelge 4.33, Şekil 4.21 ve Şekil 4.22 de verilmiştir. Çizelge 4.32 incelendiğinde, her iki türdeki gelişme dönemlerine göre ortamlar arasındaki fark istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Pleurotus ostreatus un misel gelişme dönemi sonunda en yüksek hemiselüloz azalması % ile çeltik sapında bulunmuş, bunu % ile 2 BS + K ortamı izlemiştir. Misel gelişme dönemi sonundaki en düşük azalma ise % 4.90 ile susam sapında meydana gelmiştir. 142

161 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Pleurotus ostreatus aşılı ortamların hasat sonundaki en yüksek hemiselüloz azalması, 2 ÇS + K (% 91.14) ortamında, en düşük azalma ise sırasıyla susam sapında (% 42.17) ve 2 ABA + K ortamında (% 48.36) bulunmuştur. P. sajor-caju aşılı ortamların misel gelişme dönemi sonunda en yüksek hemiselüloz azalması 2 ÇS + K ortamında (% 57.45) bulunmuş, bunu 2 BS + K ortamı (% 39.52) izlemiştir. Bu dönemdeki en düşük azalma ise asma budama artığından (% 13.63) elde edilmiştir. Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların hasat dönemi sonunda hemiselülozdaki en yüksek azalma % ile 2 ÇS + K ortamında, en düşük azalma ise 2 ABA + K (% 32.40) ortamında belirlenmiştir. Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların % hemiselüloz azalma oranları Örnek Alma Dönemi % Hemiselüloz Azalma Oranı (%) Ortamlar Pleurotus ostreatus Pleurotus sajor-caju MGS HS MGS HS ABA b bc f ab (32.41)* (53.04) (21.41) (57.25) 2 ABA + K c d de e (23.82) (44.00) (28.29) (34.69) Buğday Sapı c cd cd ab (18.58) (46.73) (30.35) (54.94) 2 BS + K ab b b bc (38.91) (60.62) (38.89) (49.38) Çeltik Sapı a bc bc ab (40.62) (52.98) (35.86) (57.29) 2 ÇS + K b a a a (33.01) (73.15) (49.24) (63.52) Susam Sapı 4.90 d d def cd (12.79) (40.48) (25.83) (44.61) 2 SS + K 12.47c b cde de (20.11) (60.11) (29.69) (38.97) 2 T + K c b ef de (24.78) (55.54) (23.97) (36.48) LSD %5 (P. ostreatus, MGS)= LSD %5 (P. sajor-caju, MGS)= LSD %5 (P. ostreatus, HS)= LSD %5 (P. sajor-caju, HS)= *Açı değerleri 143

162 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT 120 ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K 2 T + K 100 % Hemiselüloz SÖ MGS HS Örnek Alma Dönemi Şekil Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların ortalama hemiselülozdeki azalma oranları (%) ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K 2 T + K % Hemiselüloz SÖ MGS HS Örnek Alma Dönemi Şekil Örnek alma dönemine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların ortalama hemiselülozdeki azalma oranları (%) 144

163 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Sing ve ark. (2000), buğday sapı, çeltik sapı ve ot üzerindeki Pleurotus sajorcaju nun misel gelişme dönemi sonunda selüloz ve hemiselülozun parçalanma oranının önce yavaş, daha sonra mantar oluşum döneminde aniden artış gösterdiğini ve çeltik sapında en yüksek parçalanmanın olduğunu gözlemlemişlerdir. Çizelge 4.32 deki çeltik sapı ile elde edilen sonuçlar incelendiğinde, P. ostreatus un misel gelişme döneminde, P. sajor-caju nun ise hasat sonunda çeltik sapındaki hemiselülozun parçalanma oranı yüksek olarak belirlenmiştir. Xiujin ve ark. (2001), pamuk tohumu kabukları üzerinde yetiştirilen Pleurotus ostreatus un misel gelişme döneminde hemiselüloz miktarının parçalanmadan dolayı hızlı bir şekilde azaldığını bildirmişlerdir. Azizi ve ark.(1999), Pleurotus türlerinin buğday sapındaki hemiselüloz ve selüloz miktarını azalttığını ve türlerin hemiselülozu parçalama oranlarının birbirinden farklı olduğunu açıklamışlardır. Locci ve ark. (2007), buğday kepeği üzerine aşılanan P. ostreatus un, element analiz ve NMR (nükleer manyetik rezonans) tekniğiyle kepekteki hemiselülozu ve diğer amorf karbonhidratları, diğerlerine göre öncelikli olarak parçaladığını belirlemişlerdir. Her iki türde elde ettiğimiz sonuçlar incelendiğinde, hemiselüloz miktarının hem misel gelişme dönemi sonunda hem de hasat sonunda değişen oranlarda azaldığı ve ortamlara göre değişmekle birlikte en yüksek azalmanın da daha çok hasat sonunda olduğu belirlenmiştir. Youri ve ark. (2004), P. ostreatus un misel gelişme dönemi sonunda hemiselülozun, selüloz ve lignine göre daha kolay parçalandığını ve daha hızlı bir şekilde asimile edildiğini belirtmişlerdir. Gaitán-Hernández ve ark. (2006) ise Lentinula edodes de hemiselülozun oransal olarak daha hızlı parçalandığını ve lignin oksidasyonuna enerji sağladığını bildirmişlerdir. Zhang ve ark. (2002) ise çeltik ve buğday sapı üzerinde Pleurotus sajor-caju nun yetiştiricilik sonunda ortamdaki selüloz ve hemiselüloz miktarlarında zamanla azalma görüldüğünü ve mantarın hemiselülozdan daha çok yararlandığını, lignin miktarında ise herhangi bir değişme olmadığını bildirmişlerdir. 145

164 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Ortamların Selüloz Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların selüloz miktarları Çizelge 4.34 ve Şekil 4.23 de verilmiştir. Ortamların her iki türde de örnek alma dönemi ve ortamların kendi arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek % selüloz miktarı buğday sapında (45.90), en düşük miktar ise 2 ÇS + K (23.93) ve 2 SS + K (24.79) ortamlarından elde edilmiştir. Kepeğin % selüloz içermesi sonucu kepek içeren ortamların selüloz miktarları, içermeyenlere göre daha düşük bulunmuştur. Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selüloz miktarları (%) Örnek Alma Dönemi Selüloz Pleurotus ostreatus Pleurotus sajor-caju Ortamlar SÖ MGS HS MGS HS ABA d d cd c f 2 ABA + K e e c e bc Buğday Sapı a a a a a 2 BS + K e ef cd b b Çeltik Sapı c b d cd ef 2 ÇS + K f f e de de Susam Sapı b c b a a 2 SS + K f ef e cd cd 2 T + K d c cd a bc Örnek Alma Dönemi (Ortalama) b a c a c LSD %5 (P. ostreatus, SÖ)= LSD %5 (P. sajor-caju, SÖ)= LSD %5 (P. sajor-caju, Örnek Alma D.)= LSD %5 (P. ostreatus, MGS)= LSD %5 (P. sajor-caju, MGS)= LSD %5 (P. ostreatus, HS)= LSD %5 (P. sajor-caju, HS)= LSD %5 (P. ostreatus, Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Ortam x Ö.A. Dönemi)= Önemli 146

165 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT SÖ PO, MGS PO, HS PSC, MGS PSC, HS % Selüloz Miktarları ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K 2 T + K Ortamlar Şekil Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selüloz miktarları (%) Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selülozdeki % değişim oranları Çizelge 4.35 de verilmiştir. P. ostreatus aşılı 2 ABA + K, 2 BS + K, çeltik sapı, 2 SS + K ve 2 T + K ortamlarının misel gelişme dönemi sonunda selüloz miktarlarında artış, bu ortamların hasat sonu örneklerinde ise selüloz miktarlarında azalma belirlenmiştir. Asma budama artığında hem misel gelişme dönemi sonunda hem de hasat sonunda selüloz miktarında azalma görülmüştür. Buğday ve susam sapında misel gelişme dönemi sonunda selüloz miktarı azalmış, hasat sonunda ise artış göstermiştir. 2 ÇS + K ortamında misel gelişme dönemi sonunda % selüloz miktarında bir değişme olmamış ve başlangıç miktarındaki gibi aynı kalmıştır. Bununla birlikte hasat sonunda diğer kepek eklenen ortamlarda olduğu gibi 2 ÇS + K ortamında da selüloz miktarında parçalanmayla birlikte azalma görülmüştür. P. sajor-caju aşılı asma budama artığı ve çeltik sapında hem misel gelişme dönemi sonunda hem de hasat sonunda selüloz miktarında azalma belirlenmiştir. 2 ABA + K ortamının selüloz miktarı misel gelişme dönemi sonunda azalmış, hasat sonunda ise artış göstermiştir. Buğday ve susam sapında değişimler aynı ortamların 147

166 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT P. ostreatus aşılı ortamlarındaki durumun tersi olmuş, yani selüloz miktarının misel gelişme dönemi sonunda arttığı ve hasat sonunda azaldığı bulunmuştur. 2 BS + K, 2 ÇS + K, 2 SS + K ve 2 T + K ortamlarındaki selüloz miktarı, başlangıçtaki miktara göre hem misel gelişme sonunda ve hem de hasat sonunda artış göstermiş ve bu artış misel gelişme dönemi sonunda daha yüksek bulunmuştur. Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların % selülozdeki değişim oranları Ortamlar Örnek Alma Dönemi Pleurotus ostreatus Selüloz Pleurotus sajor-caju MGS HS MGS HS ABA * ABA + K Buğday Sapı BS + K Çeltik Sapı ÇS + K Susam Sapı SS + K T + K * İfadelerdeki - ve + işaretler selülozun sırasıyla % azalma ve artma oranlarını göstermektedir. Deneme sonuçlarına göre, her iki mantar türünün hem misel gelişme döneminde hem de hasat sonunda, ortamlardaki selülozun artan ve azalan miktarları belirlenmiştir. Mantarın gelişimi için kullanabileceği formda ve miktarda besin maddelerinin ortamda bulunmasından dolayı ve selüloza gereksinim duymaması sonucu selülozun konsantrasyonu, misel gelişme dönemi ve hasat döneminde artış göstermiştir. Yapılan çalışmalarda hasat sonunda selüloz miktarının hem arttığı hem de azaldığına yönelik sonuçlar elde edilmiştir. Soto-Cruz ve ark. (1999), yulaf sapı 148

167 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT üzerinde Pleurotus ostreatus un misel gelişme döneminde kuru madde kaybının azalması sonucu selüloz ve lignin miktarının arttığını bildirmişlerdir. Villas-Bôas ve ark. (2003), elma posası üzerinde Pleurotus ostreatus u tek başına ve Candida utilis ile birlikteki fermantasyonunda, hasat sonundaki lignin ve selüloz miktarlarının başlangıçtaki miktarına göre arttığını belirlemişlerdir. Wang ve ark. (2001), yetiştiricilik sırasında ortamdaki ağırlık kaybı sonucu P. ostreatus un ortamdaki selüloz ve ligninden hemen hemen yararlanmadığı ve yoğunlaşmayla birlikte hasat sonundaki selüloz ve lignin miktarının yaklaşık iki katı artış gösterdiğini belirlemişlerdir. Pleurotus türleri dışındaki diğer mantar türleriyle yapılan çalışmalarda, hasat sonunda hemiselüloz, selüloz ve lignin miktarlarında değişen oranlarda artma ve azalma görülmüştür. Belewu ve Belewu (2005), muz yaprakları üzerinde Volvariella volvacea mantarının hasat sonunda, ortamdaki lignin miktarının azaldığını, selüloz ve hemiselüloz miktarlarının ise arttığını belirlemişlerdir. Gaitán-Hernández ve ark. (2006) ise buğday sapı üzerinde Lentinula edodes mantarının hasat sonunda selüloz miktarının arttığını, asma budama artığı ve arpa sapı üzerinde ise azaldığını bulmuşlardır. Muğlalı (1993), buğday samanının ham selüloz miktarının Pleurotus türleri tarafından farklı gelişme sürelerinde değişen oranlarda azaldığını belirlemiştir. Xiujin ve ark. (2001), pamuk tohumu kabukları üzerinde P. ostreatus un 1. hasat dönemindeki selülozun parçalanmasını, misel gelişimi ve primordiyum oluşum dönemine göre daha hızlı, lignin parçalanmasının ise daha çok misel gelişme ve primordiyum döneminde etkili olduğunu belirlemişlerdir. Singh (2000), misel gelişme döneminde ligninin hızlı bir şekilde, selüloz ve hemiselülozun ise daha yavaş parçalandığı; bununla birlikte mantar oluşum döneminde selüloz ve hemiselülozun daha hızlı, ligninin ise daha yavaş parçalandığını belirlemiştir. Patrabansh ve Madan (1997), çeltik sapına belirli oranlarda karıştırılan tarımsal artıklar üzerinde P. sajor-caju nun gelişimi sırasında hemiselüloz, selüloz ve ligninden yararlandığını, selüloz ve ligninin parçalanma oranlarının hemiselüloze göre daha yüksek olduğunu gözlemlemişlerdir. 149

168 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Youri ve ark. (2004), P. ostreatus un selülozu parçalamasını ve bundan yararlanma oranının 1. flaş döneminde, misel gelişimini tamamladıktan sonra ve hasat sonundaki döneme göre daha yüksek olduğunu bulmuşlardır. Şeker kamışı artıklarında yetiştirilen P. ostreatus un (Cruz ve ark., 2003), buğday sapı üzerinde yetiştirilen P. sajor- caju nun (Singh ve Sharma, 2002) ve çeltik sapı ile hindistan cevizi lifi karışımı üzerindeki P. florida nın (Shashirekha ve Rajarathnam, 2007) ortamdaki lignin, selüloz ve hemiselüloz içeriğinin zamanla azaldığı belirlenmiştir Ortamların Lignin Miktarları Örnek alma dönemine göre Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların lignin miktarları Çizelge 4.36 ve Şekil 4.24 de verilmiştir. Her iki türde ortamların lignin miktarları ve örnek alma dönemi arasındaki farklılıklar istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek lignin miktarı asma budama artığında (% 21.84), en düşük miktar ise 2 susam+ kepek (% 8.68) ve 2 BS + K (% 8.85) ortamlarından elde edilmiştir. Kepeğin az miktarda lignin (% 6.32) içermesi sonucu kepek içeren ortamların lignin miktarları, kepeksiz ortamlara göre daha düşük bulunmuştur. 30 SÖ PO, MGS PO, HS PSC, MGS PSC, HS 25 % Lignin Miktarları ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K 2 T + K Ortamlar Şekil Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların lignin miktarları (%) 150

169 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların lignin miktarları (%) Ortamlar Örnek Alma Dönemi Lignin Pleurotus ostreatus Pleurotus sajor-caju SÖ MGS HS MGS HS ABA a a a a b 2 ABA + K cd b c c c Buğday Sapı de c e d 6.78 ef 2 BS + K 8.85 f de d 9.87 f 5.50 f Çeltik Sapı bc c b b a 2 ÇS + K 9.24 f d e e 8.03 e Susam Sapı b c e d 6.79 ef 2 SS + K 8.68 f e d e 7.96 e 2 T + K e de 5.62 f e d Örnek Alma Dönemi (Ortalama) c a b a c LSD %5 (P. ostreatus, SÖ)= LSD %5 (P. sajor-caju, SÖ)= LSD %5 (P. ostreatus, MGS= LSD %5 (P. sajor-caju, MGS)= LSD %5 (P. ostreatus, HS)= LSD %5 (P. sajor-caju, HS)= LSD %5 (P. ostreatus, Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Ortam x Ö.A. Dönemi)= Önemli LSD %5 (P. sajor-caju, Örnek Alma Dönemi)= Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların lignindeki % değişim oranları Çizelge 4.37 de verilmiştir. P. ostreatus aşılı tüm ortamların misel gelişme dönemi sonunda lignin miktarı artış göstermiş, en yüksek artış % ile 2 ABA+ kepek ortamında ve en düşük artış ise % 8.61 ile asma budama artığında bulunmuştur. Lignin miktarındaki bu artış asma budama artığı, 2 ABA + K, 2 BS + K, çeltik sapı, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarının hasat sonu örneklerinde de görülmüştür. Buğday sapı, susam sapı ve 2 T + K ortamlarının lignin miktarının ise hasat sonunda azaldığı belirlenmiştir. 151

170 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT P. sajor-caju aşılı tüm ortamların misel gelişme dönemi sonundaki lignin miktarları, P. ostreatus aşılı ortamlarda olduğu gibi artış göstermiştir. Bu dönemdeki en yüksek artış çeltik sapında (% 84.27), en düşük artış susam sapında bulunmuştur. Hasat sonu lignin miktarı asma budama artığı, buğday sapı, 2 BS + K, 2 ÇS + K, susam sapı ve 2 SS + K ortamlarında azalmış, 2 ABA + K, çeltik sapı ve 2 T + K ortamlarında ise artış göstermiştir. Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların % lignin değişim oranları Ortamlar Örnek Alma Dönemi Pleurotus ostreatus Lignin Pleurotus sajor-caju MGS HS MGS HS ABA * ABA + K Buğday Sapı BS + K Çeltik Sapı ÇS + K Susam Sapı SS+ K T + K * İfadelerdeki - ve + işaretler ligninin sırasıyla % azalma ve artma oranlarını göstermektedir. Jones ve ark. (1996), buğday samanının sindirilebilirliğinin arttırılması için çalıştıkları Pleurotus türleri arasında P. ostreatus un (ticari ırkı) hasat sonunda lignin miktarını % 8.70 den % 9.11 e arttırdığını belirlemiştir. Tychanowicz ve ark. (2004), mısır koçanı üzerinde yetiştirilen Pleurotus pulmonarius un hasattan sonra lignin ve hemiselüloz miktarının başlangıç miktarına göre arttığını bununla birlikte selüloz miktarının azaldığını bulmuşlardır. Villas-Bôas ve ark. (2003), elma posası üzerinde 152

171 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT P. ostreatus un hasattan sonra görülen lignin artışının nedenini fermantasyonun kısa sürede meydana gelmesinden kaynaklandığını, oysa lignin degredasyonunun sekonder metabolizma sonucu oluştuğundan dolayı, degredasyonun başlaması için 60 günden daha uzun süreye gereksinim duyulacağını belirtmişlerdir. Benzer bir çalışmada, Gaitán-Hernández ve ark. (2006), asma budama artığı üzerinde Lentinula edodes mantarının hasat sonunda ortamdaki lignin miktarının ırklara göre % dan, % e kadar arttığını, buğday ve arpa sapı üzerinde ise azaldığını bulmuşlardır. Diğer taraftan Singh (2000), misel gelişme döneminde daha çok ligninin hızlı bir şekilde parçalandığı, selüloz ve hemiselülozun ise daha yavaş parçalandığı; bununla birlikte mantar oluşum döneminde selüloz ve hemiselülozun daha hızlı, ligninin ise daha yavaş parçalandığını belirlemiştir. Salmones ve ark. (2005), kahve küspesi ve buğday sapı üzerinde Pleurotus un tür ve ırklarının seçici ve farklı şekilde hemiselüloz, selüloz ve lignini parçaladıklarını saptamışlardır. Ortega ve ark. (1993) ise şeker kamışı artıkları üzerinde yetiştirilen P. ostreatus mantarının ortamdaki hemiselüloz ve lignini, selüloza göre daha hızlı bir şekilde parçaladığını açıklamışlardır. Moyson ve ark. (1991), buğday sapı üzerinde P. pulmonarius un gelişimi sırasında ilk 8 haftada selüloz miktarında değişme olmadığını bununla birlikte hemiselüloz ve lignin miktarlarının azaldığını, 12. haftada ise selüloz miktarının da azaldığını; buğday sapı üzerindeki Lentinus edodes mantarında ise ilk 4 haftada lignin miktarının arttığını ve daha sonraki haftalarda ise azaldığını belirlemişlerdir. Daha ümit verici sonuçların elde edilmesinde mantarın daha çok zamana gereksinim duyduğunu bildirmişlerdir. Youri ve ark. (2004), mısır koçanı ve pirinç kepeği içeren ortam üzerinde gelişen Pleurotus ostreatus un misel gelişme dönemi sonunda lignin parçalanmasının önemli bir rol oynadığını ve bu parçalanmanın primordiyum oluşumunun başlaması ve mantar gelişimi ile birlikte azaldığını bildirmişlerdir. P. ostreatus un misel gelişme döneminde hemiselülozun, selüloz ve lignine göre daha kolay parçalanması ve hızlı asimile edilmesi sonucu parçalanma oranı daha yüksek bulunmuştur. Lo ve ark. (2001), ligninin bir kısmının selüloz ve hemiselülozun parçalanmasında 153

172 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT engelleyici etki ettiğini dolayısıyla mantarın gelişimi için gereksinim duyulan besin maddelerinin yarayışlılığını sınırladığını açıklamıştır (Lo ve ark., 2001: Youri ve ark den). Çizelge 4.32, 4.34 ve 4.36 incelendiğinde, P. ostreatus aşılı asma budama artığında, misel gelişme dönemi sonunda ve hasat sonunda selüloz miktarı azalmıştır. Her iki dönemde ortamdaki selüloz ve hemiselülozun kullanılması sonucu ortamda yeteri kadar mantar miselinin yararlanabileceği formda besin maddelerinin bulunması sonucu ligninin kullanımına gerek kalmamış ve dolayısıyla lignin miktarı artış göstermiştir. P. ostreatus aşılı 2 ABA + K, 2 BS + K, çeltik sapı, 2 SS + K ve 2 T + K ortamlarının misel gelişme döneminde selüloz ve lignin miktarlarında artış görülmüştür. Hasat sonu döneminde ise bu ortamların selüloz miktarları azalmış, 2 T + K ortamı dışındaki ortamların lignin miktarları ise artış göstermiştir. 2 ÇS + K ortamında, misel gelişme döneminde selüloz miktarında bir değişme olmamış, ancak lignin miktarı artış göstermiştir. Hasat sonunda ise diğer kepekli ortamlarda görüldüğü gibi selüloz miktarı azalmış, lignin miktarı ise artmıştır. Buğday ve susam sapı üzerine aşılı P. ostreatus un misel gelişme döneminde selüloz miktarı azalmış, lignin miktarı ise artmıştır. Bu ortamların hasat sonundaki selüloz miktarlarında artış, lignin miktarlarında ise azalma görülmüştür. Çizelgelerden de incelenebileceği gibi, asma budama artığı ve çeltik sapı üzerine aşılı P. sajor-caju da hem misel gelişme döneminde hem de hasat sonundaki selüloz miktarı azalmış, lignin miktarı ise ligninden yararlanılmaması sonucu misel gelişme döneminde artış göstermiştir. Bu ortamların hasat sonundaki lignin miktarı, asma budama artığında azalmış, çeltik sapında ise artmıştır. P. sajor-caju aşılı buğday sapı ve susam sapının misel gelişme dönemi sonunda selüloz ve lignin miktarları artmış, hasat sonunda ise selüloz ve lignin miktarları parçalanmayla birlikte azalma göstermiştir. P. sajor-caju aşılı 2 BS + K, 2 ÇS + K, 2 SS + K ve 2 T + K ortamlarının misel gelişme döneminde selüloz ve lignin miktarları artış göstermiş, bu ortamların hasat sonundaki selüloz miktarları yine artmış, lignin miktarları ise 2 T + K ortamı dışındaki diğer ortamlarda azalmıştır. 2 ABA + K ortamında ise misel gelişme döneminde selüloz miktarı azalırken, lignin miktarı artmış; hasat sonunda ise hem selüloz ve hem lignin miktarı artış göstermiştir. 154

173 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Yapılan çalışmalarda görüldüğü gibi, denemeden alınan sonuçlarda da hem P. ostreatus hem de P. sajor-caju nun, hemiselülozu etkili bir şekilde kullandığı, selüloz ve lignini tüketim şeklinin ise ortamlara ve gelişme dönemlerine göre farklılık gösterdiği belirlenmiştir. Obodai ve ark. (2003), Pleurotus ostreatus un mantar verimi ile tarımsal artıkların selüloz (r 2 = 0.6), lignin (r 2 = 0.7) ve lif (r 2 = 0.7) içeriği arasında pozitif, hemiselüloz (r 2 = ) içeriği ile negatif bir ilişki belirlemişlerdir. Buna karşın yapılan diğer çalışmalarda, kullanılan tarımsal artığın kimyasal bileşimi ile elde edilen verim ve biyolojik etkinlik arasında korelasyon bulunmadığı belirlenmiştir (Wang ve ark., 2001; Patrabansh ve Madan 1997). Yapılan bu denemede de kullanılan ortamların selüloz, hemiselüloz ve lignin miktarlarıyla verim değerleri arasında istatistiksel olarak bir ilişki bulunamamıştır Ortamların Selüloz:Lignin Oranları Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selüloz: lignin oranları Çizelge 4.38 ve Şekil 4.25 de verilmiştir. Yapılan istatistik analizde ortamların kendi aralarında ve gelişme zamanları arasındaki farklılık % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek selüloz: lignin oranı buğday sapında, en düşük oran asma budama artığında bulunmuş, diğer ortamlar ise bu iki ortam arasında dağılım göstermiştir. Pleurotus ostreatus aşılı ortamların misel gelişme dönemi sonunda 2 T + K ortamı dışındaki tüm ortamlarda selüloz: lignin oranları başlangıç miktarlarına göre azalmıştır. Hasat sonundaki selüloz: lignin oranlarının buğday sapı, susam sapı ve 2 T + K ortamlarında arttığı, diğer ortamlarda azaldığı belirlenmiştir. P. sajor-caju aşılı ortamların misel gelişme dönemi sonunda selüloz: lignin oranları asma budama artığı, 2 ABA + K, buğday sapı, çeltik sapı, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarında azalmış; 2 BS + K, susam sapı ve 2 talaş+ kepek ortamlarında artmıştır. Hasat sonunda selüloz: lignin oranları asma budama artığı, çeltik sapı ve 2 T + K ortamında azalmış, diğer tüm ortamlarda sterilizasyon öncesi miktarına göre artış göstermiştir. 155

174 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selüloz: lignin oranları Ortamlar ABA Örnek Alma Dönemi Selüloz: Lignin Pleurotus ostreatus Pleurotus sajor-caju SÖ MGS HS MGS HS g g d a e 2 ABA + K f f c d d Buğday Sapı a b a b a 2 BS + K b cde b a a Çeltik Sapı cd cb c e e 2 ÇS + K e e b c bc Susam Sapı bc de a b a 2 SS + K d cd c c b 2 T + K bcd a a a c Örnek Alma Dönemi (Ortalama) a b b c c a LSD %5 (P. ostreatus, SÖ)= LSD %5 (P. sajor-caju, Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (P. ostreatus, MGS= LSD %5 (P. sajor-caju, MGS)= LSD %5 (P. ostreatus, HS)= LSD %5 (P. sajor-caju, HS)= LSD %5 (P. ostreatus, Örnek Alma Dönemi)= LSD %5 (Ortam x Ö.A. Dönemi)= Önemli 7 6 SÖ PO, MGS PO, HS PSC, MGS PSC, HS Selüloz:Lignin ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K 2 T + K Ortamlar Şekil Örnek alma dönemine göre P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların selüloz: lignin oranları 156

175 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT BÖLÜM IV Gelişme Dönemine Göre Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju Aşılı Ortamların Protein Miktarı ile Lakkaz ve Selülaz Enzim Aktiviteleri P. ostreatus Aşılı Ortamların Protein Miktarı Gelişme dönemlerine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların protein miktarı Çizelge 4.39, Şekil 4.26 ve Şekil 4.27 de verilmiştir. Ortamların 1. hasat sonundaki protein miktarları ve gelişme dönemlerine göre protein miktarları ile gelişme dönemi x ortam interaksiyonu arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. 2 T + K ortamı dışındaki tüm ortamlar, misel gelişme dönemini 15 günde tamamlamışlardır. Genel olarak tüm ortamların en yüksek protein miktarı 1. hasat sonunda ve 2 T + K (9.75 mg/ml) ortamında belirlenmiştir. En düşük miktar ise 2.38 mg/ml ile susam sapından elde edilmiştir. Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların protein miktarı (mg/ml) Gelişme Dönemi 1.Hasat 5.Gün 10.Gün 15.Gün 20.Gün Hasat Sonu Ortamlar Sonu ABA d ABA + K fg 2.68 Buğday Sapı def BS + K de 4.20 Çeltik Sapı c ÇS + K efg 3.29 Susam Sapı g SS + K b T + K a 5.23 Gelişme Dönemi 2.89 c 2.51 d 2.46 d a 3.91 b (Ortalama) LSD %5 (OrtamXGelişme D.)= Önemli LSD %5 (Protein, 1. Hasat sonu)= LSD %5 (Gelişme D.)=

176 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT 12 ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K 10 Protein (mg/ml) gün 5.gün 10.gün 15.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. osteratus aşılı ortamların protein miktarları (mg/ml) 12 2 T + K 10 Protein (mg/ml) gün 5.gün 10.gün 15.gün 20.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. osteratus aşılı 2 T + K ortamının protein miktarları (mg/ml) 158

177 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT P. sajor-caju Aşılı Ortamların Protein Miktarı Gelişme dönemlerine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların protein miktarı Çizelge 4.40, Şekil 4.28 ve Şekil 4.29 da verilmiştir. Ortamların hasat sonundaki protein miktarları ve gelişme dönemlerine göre protein miktarları ile gelişme dönemi x ortam interaksiyonu arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Misel gelişimini susam sapı, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamları 20 günde tamamlarken, diğer ortamlar ise 15 günde tamamlamışlardır. Gelişme dönemleri incelendiğinde, tüm ortamların en yüksek protein miktarları hasat sonunda elde edilmiştir. Bu dönemde en yüksek protein miktarı buğday (8.13 mg/ml) sapında bulunmuş, bunu 2 BS + K (7.42 mg/ml) ve 2 SS + K ortamı (7.39 mg/ml) izlemiştir. En düşük miktar ise çeltik sapından (3.29 mg/ml) elde edilmiştir. Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların protein miktarı (mg/ml) Gelişme Dönemi 1.Hasat 5.Gün 10.Gün 15.Gün 20.Gün Hasat Ortamlar Sonu Sonu ABA c 2 ABA + K c Buğday Sapı a 2 BS + K ab Çeltik Sapı d 2 ÇS + K bc Susam Sapı c 2 SS + K ab 2 T + K bc Gelişme Dönemi (Ortalama) 4.45 b 4.03 c 3.70 d bc 6.37 a LSD %5 (OrtamXGelişme Dönemi)= Önemli LSD %5 (Protein, hasat sonu)= LSD %5 (Gelişme Dönemi)=

178 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT 12 ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 T + K 10 Protein (mg/ml) gün 5.gün 10.gün 15.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı ortamların protein miktarları (mg/ml) 12 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K 10 Protein (mg/ml) gün 5.gün 10.gün 15.gün 20.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı susam sapı, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarının protein miktarları (mg/ml) 160

179 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT P. ostreatus Aşılı Ortamların Lakkaz Enzim Aktivitesi Gelişme dönemlerine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamlardaki lakkaz enzim aktivitesi Çizelge 4.41, Şekil 4.30 ve Şekil 4.31 de verilmiştir. Ortamların gelişme dönemlerine göre ve misel gelişiminin 10. ve 15. günlerindeki lakkaz aktivitesi ile gelişme dönemi x ortam interaksiyonu arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Misel gelişiminin 10. gününde en yüksek lakkaz aktivitesi 5.48 U/mg ile 2 BS + K ortamında bulunmuş, bunu 4.36 U/mg ile 2 ÇS + K ve 3.51 U/mg ile 2 ABA + K ortamları izlemiştir. En düşük lakkaz aktivitesi ise 0.30 ile U/mg asma budama artığından elde edilmiştir. Çeltik sapı (2.04 U/mg) ve 2 ABA + K (1.77 U/mg) ortamında misel gelişiminin 15. gününde yüksek lakkaz aktivitesi belirlenmiş, bu ortamları buğday sapı (1.06 U/mg) izlemiştir. Diğer ortamların bu dönemdeki lakkaz aktiviteleri arasında istatistiksel olarak fark bulunmamış ve lakkaz aktiviteleri düşük bulunmuştur. Çizelge 4.40 da görüldüğü gibi buğday sapı üzerine aşılı P. ostreatus un en yüksek lakkaz aktivitesi misel gelişiminin 10. gününde bulunmuş, hasat sonunda ise hızla azalmıştır. Yapılan çalışmalarda, buğday sapı üzerine aşılı Pleurotus ostreatus un en yüksek lakkaz aktivitesi misel gelişiminin 10. gününde belirlenmiş ve gelişme dönemi sonunda ise hızla azaldığı bildirilmiştir (Eichlerová ve ark., 2000; Wiesche ve ark., 2000; Elisashvili ve ark., 2007). Reddy ve ark. (2003) ise muz yaprakları üzerinde P. ostreatus un misel gelişiminin 20. günde yüksek lakkaz aktivitesini belirlemişlerdir. Farklı tarımsal artıklar üzerinde Pleurotus cinsinin diğer türleriyle (Pleurotus dryinus, P. tuberregium ve Pleurotus florida) yapılan araştırmalarda da gelişmenin 10. gününde yüksek lakkaz aktivetisi belirlenmiştir (Elisashvili ve ark., 2007; Das ve ark., 1997). Tan ve Wahab (1997), mantarın morfogenesisi ile ilişkili olan lakkazın misel gelişme döneminde artış gösterdiğini ve gelişme sonunda da hızla azaldığını bildirmişlerdir. Sonuç olarak, denemeden elde edilen sonuçlarla birlikte diğer yapılan 161

180 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT çalışmalarda olduğu gibi mantarın misel gelişme döneminde yani vejetatif gelişme döneminde lakkaz enziminin önemli bir rol oynadığı belirlenmiştir. Stajić ve ark. (2006), ortamdaki karbon ve azot kaynakları ile bunların konsantrasyonlarının ligninolitik enzim üretiminde önemli bir role sahip olduğunu, P. eryngii ve P. ostreatus un yüksek lakkaz aktivitesini en iyi karbon kaynağı olarak belirledikleri mandarin kabukları ile asma talaşında ve azot kaynağı olarak da kullandıkları yüksek azot konsantrasyonlarında elde ettiklerini açıklamışlardır. Souza ve ark. (2002), P. pulmonarius un lakkaz üretiminde karbon kaynağı olarak kullanılan buğday kepeğinin en iyi sonucu verdiğini belirlemişlerdir. Kültür ortamının C:N oranının bazı beyaz çürükçül mantarların ligninolitik enzim üretimini etkilediği bildirilmiştir. Katı ortam fermantasyonunda mısır koçanı üzerindeki P. pulmonarius un en yüksek lakkaz üretimi C:N oranı 30:1 olan ortamdan elde edilmiş ve ortamdaki daha yüksek C:N oranlarının lakkaz üretimini negatif şekilde etkilediği belirlenmiştir (Tyhanowicz ve ark., 2004). Bu çalışmada, kepek içeren ortamların azot miktarlarının yüksek bulunması ve C:N oranlarının 27 ile 34 arasında dağılım göstermesi sonucu bu ortamların lakkaz enzim aktiviteleri, diğer ortamlara göre daha yüksek bulunmuştur. Aynı zamanda bu ortamlardan alınan biyolojik etkinlik (BE) oranı da kepeksiz ortamlardan alınan biyolojik etkinlik oranına göre daha yüksek belirlenmiştir. Kepekli ortamların lakkaz enzim aktivitesi ile biyolojik etkinlik oranı arasında pozitif ilişkinin olduğu görülmekle birlikte, enzim aktivitesi ve verim arasında direkt bir ilişkinin olduğunun söylenebilmesi için mantarların gelişme dönemlerine göre toplam suda çözünebilir fenol içeriğinin ve lignini parçalayan diğer enzim aktivitelerinin belirlenmesine yönelik çalışmalar da yapılmalıdır. Ligninin parçalanmasından sorumlu enzimlerin rolünün tam olarak anlaşılamamasına rağmen, fenol oksidaz enzimlerinden lakkazın ve peroksidaz enzimlerinden lignin peroksidaz, mangan peroksidaz ve hidrojen peroksidazların lignin parçalanmasında önemli rol oynadıkları bilinmektedir (Eichlerová ve ark., 2000). 162

181 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Ortega ve ark. (1993), lignin parçalanmasının misel gelişiminin 10. günden sonra başladığını, lakkaz üretiminin ise 20. günden sonra oluştuğunu ve lakkazın, lignin parçalanmasında gerekli bir enzim olmasına rağmen çalışmadaki etkisinin dolaylı olduğunu bildirmişlerdir. Bu çalışmada kullanılan ortamlar üzerinde lignin ve lakkaz arasındaki ilişki farklı şekilde görülmüştür. P. ostreatus ve P. sajor-caju nun misel gelişme dönemlerinin 10. ve 15. günlerinde ortamlar üzerinde yüksek lakkaz aktivitesi görülmesine rağmen, her iki türün misel gelişme dönemi sonundaki lignin miktarlarında artış belirlenmiştir. Lignin miktarında görülen artış, daha önce de açıklandığı gibi ortamda yeteri kadar karbon kaynağının bulunması sonucu ligninin kullanılmamasından meydana gelmiştir. Misel gelişiminden sonra görülen lakkaz üretimindeki azalmanın nedenini, selüloz ve hemiselüloz parçalanması sonucu oluşan şekerlerin ortamda bulunması ve ligninin biyolojik parçalanmasına gerek duyulmamasından kaynaklanabileceği belirlenmiştir (Rajarathnam ve ark., 2001). Tychanowicz ve ark. (2004) ise P. pulmonarius un önemli bir ligninolitik aktivite göstermediği halde lakkaz aktivitesinin 6. güne kadar gözlemlendiğini ve glukozun aşırı tüketilmesinden dolayı hasattan sonra ortamdaki lignin miktarının arttığını bildirmiştir. 163

182 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT 6 ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS+ K Çeltik sapı 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K Lakkaz (U/mg protein) gün 10.gün 15.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. ostreatus aşılı ortamların lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein) Lakkaz (U/mg protein) 2 T + K gün 10.gün 15.gün 20.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. ostreatus aşılı 2 T + K ortamının lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein) 164

183 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein) Gelişme Dönemi 1.Hasat 5.Gün 10.Gün 15.Gün 20.Gün Hasat Ortamlar Sonu Sonu ABA f 0.31c ABA + K b 1.77 a Buğday Sapı de 1.06 b BS + K a 0.40 c Çeltik Sapı c 2.04 a ÇS + K b 0.17 c Susam Sapı def 0.21 c SS + K cd 0.11 c T + K ef 0.54 bc Gelişme Dönemi 0.44 c 2.31 a 0.74 b d 0.52 c LSD %5 (Gelişme Dönemi)= LSD %5 (Lakkaz, 10.gün)= LSD %5 (OrtamXGelişme Dönemi)= Önemli LSD %5 (Lakkaz, 15.gün)= P. sajor-caju Aşılı Ortamların Lakkaz Enzim Aktivitesi Gelişme dönemlerine göre Pleurotus sajor-caju nun lakkaz enzim aktivitesi Çizelge 4.42, Şekil 4.32 ve Şekil 4.33 de verilmiştir. Ortamların gelişme dönemlerine göre ve misel gelişiminin 10. ve 15. günlerindeki lakkaz aktivitesi ile gelişme dönemi x ortam interaksiyonu arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Ortamların en yüksek lakkaz aktivitesi misel gelişiminin 10. gününde bulunmuştur. En yüksek aktivite 3.85 U/mg ile 2 SS + K ortamında belirlenmiş, bunu 2.28 U/mg ile 2 BS + K ortamı izlemiştir. En düşük enzim aktivitesi ise buğday, 2 T + K, buğday ve çeltik sapında ( sırasıyla 0.56, 0.56 ve 0.57 U/mg) bulunmuştur. 2 BS + K ortamında misel gelişme döneminin 15. gününde de yüksek lakkaz aktivitesi görülmüştür. 165

184 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Lakkaz enzim aktivitesinin Pleurotus türlerinin gelişme dönemlerine bağlı değişimiyle ilgili olarak yapılan çalışmalarda, en yüksek aktivitenin misel gelişme döneminde olduğu belirtilmiştir (Souza ve ark., 2002; Velázquez- Cedeńo ve ark., 2002; Mata ve ark., 2005). Cho ve ark. (2002), talaş kültüründe Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju nun peroksidaz ve lakkaz aktivitelerinin primordiyum oluşumuna kadar arttığını ve daha sonra şapka döneminde azaldığını bildirmişlerdir. Selülaz ve hemiselülaz enzim aktivitelerinin misel aşılamasından mantar oluşumunun sonuna kadar sürekli artış gösterdiği, lakkaz aktivitesinin ise mantar oluşumu sırasında lignin parçalanmasının azalmasıyla uyum göstererek mantar oluşumu döneminde azaldığı belirlenmiştir (Shashirekha ve Rajarathnam, 2007). Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein) Gelişme Dönemi 1.Hasat 5.Gün 10.Gün 15.Gün 20.Gün Hasat Ortamlar Sonu Sonu ABA cd 0.38 cd ABA + K c 0.33 d Buğday Sapı d 0.43 cd BS + K b 1.39 a Çeltik Sapı d 0.79 b ÇS + K cd 0.38 cd Susam Sapı cd 0.45 cd SS + K a 0.56 c T + K d 0.49 cd Gelişme Dönemi 0.39 c 1.22 a 0.58 b d 0.25 d LSD %5 (Gelişme Dönemi)= LSD %5 (Lakkaz, 10.gün)= LSD %5 (OrtamXGelişme Dönemi)= Önemli LSD %5 (Lakkaz, 15.gün)=

185 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT 6 ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 T + K 5 Lakkaz (U/mg protein) gün 5.gün 10.gün 15.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı ortamların lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein) 6 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K Lakkaz (U/mg protein) gün 5.gün 10.gün 15.gün 20.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı susam sapı, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarının lakkaz enzim aktivitesi (U/mg protein) 167

186 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT P. ostreatus Aşılı Ortamların Selülaz Enzim Aktivitesi Gelişme dönemlerine göre Pleurotus ostreatus un selülaz enzim aktivitesi Çizelge 4.43, Şekil 4.34 ve Şekil 4.35 de verilmiştir. Ortamların gelişme dönemlerine göre ve misel gelişiminin 5. gününde ve 1. hasat sonundaki dönemde selülaz aktivitesi ve bununla birlikte gelişme dönemi x ortam interaksiyonu arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. Gelişme dönemlerine göre ortamların en yüksek selülaz aktivitesi 1. hasat sonunda (1.47 IU/g) belirlenmiş, bunu misel gelişim döneminin 5. günündeki (1.03 IU/g) artış izlemiştir. Misel gelişme döneminin 5. gününde en yüksek selülaz aktivitesi sırasıyla 2 SS + K (1.75 IU/g), 2 ÇS + K (1.71 IU/g) ve 2 BS + K (1.51 IU/g) ortamlarında, en düşük aktivite ise asma budama artığında (0.28 IU/g) belirlenmiştir. Kerem ve ark. (1992), pamuk sapı üzerinde Pleurotus ostreatus un selülaz aktivitesinin gelişmenin 8. güne kadar artış gösterdiğini ve daha sonra gelişme döneminde sabit kaldığını bildirmişlerdir. Sharma ve Singh (1999), çeltik sapı üzerine aşılı P. ostreatus ve P. djamor un selülaz aktivitelerinin gelişmenin 8. gününde en yüksek pik yaptığını açıklamışlardır. Velázquez- Cedeńo ve ark. (2002) nın bildirdiğine göre, Platt ve ark. (1984), selüloz içeren artıklar üzerinde Pleurotus mantar türlerinin aşılamadan sonra bir hafta içerisinde CMC aktivitesinde önemli artışlar belirlemişlerdir. Çizelge 4.42 incelendiğinde, 1. hasat sonunda en yüksek selülaz aktivitesi, misel gelişme döneminin 5. gününde olduğu gibi 2 BS + K (2.20 IU/g), 2 SS + K (2.19 IU/g) ve 2 ÇS + K (2.12 IU/g) ortamlarında bulunmuştur. En düşük aktivite sırasıyla çeltik sapı (1.07 IU/g), susam sapı (1.04 IU/g), 2 ABA + K (1.04 IU/g), asma budama artığı (0.96 IU/g) ve buğday sapında (0.95 IU/g) elde edilmiştir. Velázquez- Cedeńo ve ark. (2002), kahve posası üzerinde Pleurotus ostreatus ve Pleurotus pulmonarius türlerinde en yüksek selülaz aktivitesini mantar oluşum döneminde belirlemişlerdir. Mata ve Savoie (1998), buğday sapı üzerinde yetiştirilen 168

187 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Lentinula edodes mantarında misel aşılamasından hemen sonra ve primordium gelişimi sırasında olmak üzere iki dönemde en yüksek selülaz aktivitesi görüldüğünü saptamışlardır. Xinjiang ve ark. (2002), Agaricus blazei nin mantar olgunlaşma döneminde en yüksek selülaz aktivitesine ulaştığını belirtmişlerdir. Denemede elde ettiğimiz sonuçlarda, 9 farklı ortam üzerinde P. ostreatus un selülaz aktivitesi hem misel gelişiminin 5. gününde, hem de 1. hasat sonunda olmak üzere 2 kez yüksek bulunması, bu konuda yapılan çalışmalardan elde edilen sonuçlara benzerlik göstermiştir. Yapılan bu çalışmada, en yüksek biyolojik etkinlik oranı ve en yüksek selülaz enzim aktivitesi 2 BS + K ortamından elde edilmiştir. Yüksek biyolojik etkinlik yönünden 2 BS + K ortamını, 2 T + K ortamı izlemiştir. Ancak bu ortamın selülaz enzim aktivitesi, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarına göre daha düşük bulunmuştur. En düşük biyolojik etkinlik ise buğday sapından alınmasına rağmen bu ortamdaki selülaz enzim aktivitesi, yüksek biyolojik etkinliğe sahip asma budama artığına göre daha yüksek belirlenmiştir. Genel olarak, yüksek verim alınan ortamların, selülaz enzim aktiviteleri de yüksek bulunmuştur. Velázquez-Cedeńo ve ark. (2002) nın bildirdiğine göre, Geetha ve Sivaprakasam (1988), lignoselülozik artıklar üzerinde mantar misellerinin ürettiği yüksek CMC seviyelerinin, alınan yüksek biyolojik etkinlik oranına uyum sağladığını belirtmiştir. Sharma ve Singh (1999), yüksek biyolojik etkinliğe ve daha uzun dönemde mantar veren P. ostreatus un, selülaz enzim aktivitesinin de, P. djamor a göre daha yüksek olduğunu saptamışlardır. Suman (1998), Agaricus bisporus un yüksek verim veren U 3 ırkının selülaz aktivitesinin, daha düşük verim veren S-11 ırkının selülaz aktivitesine göre daha yüksek olduğunu açıklamıştır. Benzer bir çalışmada, yüksek miktarda kepek içeren ortamlardaki Lentinus edodes mantarının, yüksek selülaz ve ksilanaz enzim üretimi sonucu, bu ortamlardan alınan biokütlenin daha yüksek olduğu ve vejetatif dönemin kısaldığı da belirlenmiştir (Silva ve ark., 2005). Diğer taraftan, Velázquez- Cedeńo ve ark. (2002), kahve artığı üzerinde P. ostreatus ve P. pulmonarius un biyolojik etkinlik oranı yönünden 169

188 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT aralarında önemli farklılık bulunmamasına rağmen P. ostreatus un CMC aktivitesinin, P. pulmonarius a göre daha yüksek bulunduğunu belirlemişlerdir. Mantarların enzim üretim potansiyelinin belirlenmesinde kullanılan lignoselülozik materyalin doğal yapısı, mantar türünün özelliği ve mantar yetiştirme tekniğinin önemli rolü vardır (Tan ve Wahab, 1997; Reddy ve ark., 2003; Elisashvili ve ark. 2006; Elisashvili ve ark. 2008). Nitekim, kahve posasının daha az yarayışlı selüloz içermesinden dolayı diğer ortamlarla kıyaslandığında, CMC ve sellobiyohidralaz enzim aktiviteleri (CBH), P. ostreatus ve P. pulmonarius un misel gelişimi sırasında düşük, hasat döneminde ise yüksek olarak belirlenmiştir (Velázquez- Cedeńo ve ark., 2002). Yapılan bu denemede ise kepekli ortamların, kepeksiz ortamlara göre daha az selüloz içermelerine rağmen, selülaz aktiviteleri daha yüksek belirlenmiştir. Selülozun parçalanmasında, ortamın özgünlüğüne dayalı olarak selülozun yıkımında çok çeşitli hidrolitik (CMC, Endo-1,4-β-glukanaz; CBH, Ekzo-1,4-β-Dglukanaz; 1,4-β-glukosidaz) ve oksidatif (sellobiyoz oksidaz) enzimler görev alırlar (Urgun, 1996). Bu enzimler, mantar miselinin kolayca asimile edebileceği şekerlerin meydana getirilmesinde birbirleriyle sürekli etkileşim içerisindedirler. Ortamdaki şeker miktarı önemli oranda düştüğü zaman, selülaz enzimleri mantar miselleri tarafından üretilmektedir (Velázquez-Cedeńo ve ark., 2002). Denemedeki ortamların, misel gelişimi ve hasat sonundaki selüloz miktarlarına bakıldığında (Çizelge 4.34.), selülozun artığı ve ya azaldığı görülmüştür. Ortamlardaki selülozun artması, ortamda yeteri kadar şekerlerin bulunmasından dolayı selülozun parçalanmasına gereksinim duyulmaması sonucu oluşmuştur. Yapılan bu çalışmadaki elde edilen sonuçlara göre, ortamlardaki selülozun parçalanması ve enzim aktiviteleri arasındaki ilişkinin daha iyi aydınlatılabilmesi için selüloz yıkımında görev alan diğer enzimler üzerinde de çalışmalar yapılmalıdır. Mantar miselinin kullandığı bir kısım şekerlerin ortamda bulunması, selülaz enzim aktivitesinin yanı sıra hemiselülaz enzim aktivitesi sonucu da oluşmaktadır. Denemedeki ortamlardaki hemiselülozun, selüloz ve lignine göre etkili bir şekilde kullanıldığı bilinmesine rağmen, hemiselülaz enzim aktivitesi ve gelişme 170

189 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT dönemlerine göre ortamdaki azalan şeker miktarının belirlenmesine yönelik yapılacak çalışmalar, konunun daha iyi anlaşılmasına olanak sağlayacaktır. Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus ostreatus aşılı ortamların selülaz (CMC) enzim aktivitesi (IU/g) Gelişme Dönemi 1.Hasat 5.Gün 10.Gün 15.Gün 20.Gün Hasat Ortamlar Sonu Sonu ABA 0.28 e c ABA + K 1.17 b c 0.45 Buğday Sapı 0.60 cd c BS + K 1.51 a a 0.63 Çeltik Sapı 0.39 de c ÇS + K 1.71 a a 0.61 Susam Sapı 0.72 c c SS + K 1.75 a a T + K 1.13 b b 0.83 Gelişme Dönemi 1.03 b 0.76 c 0.49 e a 0.61 d LSD %5 (Gelişme Dönemi)= LSD %5 (Selülaz, 5.gün)= LSD %5 (OrtamXGelişme Dönemi)= Önemli LSD %5 (Selülaz, 1.hasat sonu)=

190 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT 2,5 2 ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K Selülaz (IU/g) 1,5 1 0,5 0 0.gün 5.gün 10.gün 15.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. ostreatus aşılı ortamların selülaz enzim aktivitesi (IU/g) 2,5 2 T + K 2 Selülaz (IU/g) 1,5 1 0,5 0 0.gün 5.gün 10.gün 15.gün 20.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. ostreatus aşılı 2 talaş +kepek ortamının selülaz enzim aktivitesi (IU/g) 172

191 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Pleurotus sajor-caju Aşılı Ortamların Selülaz Enzim Aktivitesi Pleurotus sajor-caju nun gelişme dönemlerine göre selülaz enzim aktivitesi Çizelge 4.44, Şekil 4.36 ve Şekil 4.37 de verilmiştir. Ortamların gelişme dönemlerine göre ve misel gelişiminin 5. gününde ve 1. hasat sonundaki dönemde selülaz aktivitesi ve bununla birlikte gelişme dönemi x ortam interaksiyonu arasındaki farklılık istatistiksel olarak % 5 seviyesinde önemli bulunmuştur. P. ostreatus aşılı ortamlarda olduğu gibi P. sajor-caju aşılı ortamların da selülaz aktivitesi misel gelişme döneminin 5. gününde ve 1. hasat sonunda artış göstermiştir. En yüksek selülaz aktivitesi misel gelişme döneminin 5. gününde 2 T + K (1.25 IU/g) ve 2 SS + K (1.23 IU/g) ortamında, en düşük ise asma budama artığında (0.28 IU/g) bulunmuştur. 1. hasat sonunda en yüksek selülaz aktivitesi 2 BS + K ortamında (1.63 IU/g), en düşük aktivite ise misel gelişme döneminin 5. gününde olduğu gibi asma budama artığında (0.41 IU/g) belirlenmiştir. Malaya ve Nandi (1997), su sümbülü üzerinde P. ostreatus ve P. sajor- caju nun en yüksek selülaz (endoglukanaz) aktivitelerini gelişmenin 16. gününde olduğunu bildirmişlerdir. Tan ve Wahab (1997), kauçuk talaşı üzerinde Pleurotus sajor-caju nun en yüksek selülaz aktivitesini 20. ve 35. günlerde, pamuk sapı üzerinde ise 15. ve 45. günlerde bulmuşlardır. Reddy ve ark. (2003) ise, muz yaprağı üzerinde P. ostreatus ve P. sajor- caju nun gelişme döneminde oldukça düşük miktarda selülaz aktivitesi belirlemişlerdir. Mata ve ark. (2005), selülaz üretiminin primordium oluşum ve mantar verme dönemiyle birlikte önemli oranda arttığını ve daha sonra azaldığını bildirmişlerdir. Pleurotus sajor-caju aşılı ortamlarda en yüksek biyolojik etkinlik ve en yüksek selülaz enzim aktivitesi, 2 BS + K ve 2 T + K ortamlarında elde edilmiştir. En düşük biyolojik etkinlik ve en düşük selülaz enzim aktivitesi ise buğday sapında belirlenmiştir. 173

192 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT Çizelge Gelişme dönemlerine göre Pleurotus sajor-caju aşılı ortamların selülaz (CMC) enzim aktivitesi (IU/g) Gelişme Dönemi 1.Hasat 5.Gün 10.Gün 15.Gün 20.Gün Hasat Ortamlar Sonu Sonu ABA 0.28 e d ABA + K 0.95 b b 0.25 Buğday Sapı 0.37 de d BS + K 0.72 c a 0.34 Çeltik Sapı 0.43 de c ÇS + K 0.51 cd c 0.40 Susam Sapı 0.41 de d SS + K 1.23 a bc T + K 1.25 a bc 0.34 Gelişme Dönemi 0.68 b 0.31 c 0.27 c a 0.29 c LSD %5 (Gelişme Dönemi)= LSD %5 (Selülaz, 5.gün)= LSD %5 (OrtamXGelişme Dönemi)= Önemli LSD %5 (Selülaz, 1.hasat sonu)=

193 4. BULGULAR VE TARTIŞMA Şebnem KURT 2,5 ABA 2 ABA + K Buğday sapı 2 BS + K Çeltik sapı 2 T + K 2 Selülaz (IU/g) 1,5 1 0,5 0 0.gün 5.gün 10.gün 15.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı ortamların selülaz enzim aktivitesi (IU/g) 2,5 2 ÇS + K Susam sapı 2 SS + K 2 Selülaz (IU/g) 1,5 1 0,5 0 0.gün 5.gün 10.gün 15.gün 20.gün 1.Hasat sonu Hasat sonu Gelişme Dönemleri Şekil Gelişme dönemlerine göre P. sajor-caju aşılı susam sapı, 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarının selülaz enzim aktivitesi (IU/g) 175

194 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Şebnem KURT 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Çalışmada değişik ortamların P. ostreatus ve P. sajor-caju türlerinin misel gelişim süresi, verim ve kalite üzerine etkileri belirlenmiştir. Sterilizasyon öncesi, sterilizasyon sonrası, misel gelişimi sonu ve hasat sonunda ortamlardan alınan örneklerde kül, karbon, azot, karbon:azot oranı, makro ve mikro besin elementi analizi yapılmıştır. Sterilizasyon öncesi, misel gelişimi sonu ve hasat sonunda ortamların hemiselüloz, selüloz ve lignin miktarları ile selüloz:lignin oranları belirlenmiştir. Misel gelişiminin 5., 10., 15. ve 20. günleri ile 1. hasat sonu ve hasat sonunda olmak üzere misel aşılanmasından hasat sonuna kadar olan dönemlerde alınan örneklerde protein miktarı ile selülaz ve lakkaz enzim aktiviteleri ölçülmüştür. Pleurotus türlerinin lignin, selüloz ve hemiselüloz degredasyonu yapabilme yeteneklerinin ortaya çıkarılması ve kullanılan materyallerin mantar verim ve kalitesine etkilerinin belirlenmesi amacıyla yapılan bu araştırmada elde edilen veriler ve öneriler aşağıda özetlenmiştir. 1. P. ostreatus ve P. sajor- caju aşılı ortamlarda en hızlı misel gelişimi buğday sapında, en uzun misel gelişimi ise 2 T + K ortamında belirlenmiştir. Her iki türdeki kepek eklenen ortamların misel gelişimi, ortamın fiziksel yapısının daha sıkı ve yoğun olmasından dolayı kepeksiz ortamlara göre daha uzun sürede tamamlanmıştır. 2. P. ostreatus ve P. sajor- caju aşılı ortamlarda en yüksek toplam verim ve biyolojik etkinlik oranı, 2 BS + K ortamından elde edilmiş ve bu ortamın etkinliği diğer ortamlara göre daha iyi bulunmuştur. Her iki türde en düşük verim ve biyolojik etkinlik oranı ise buğday sapında bulunmuştur. Diğer ortamların toplam verim ve biyolojik etkinlik oranı buğday sapı ile 2 BS + K ortamı arasında dağılım göstermiş ve bu artıkların da gerek tek başlarına ve gerekse kepekle karışımlarının, Pleurotus mantarlarının yetiştiriciliğinde kullanılabileceği belirlenmiştir. Böylece bu artıkların bölgelere göre kolayca temin edilebilmeleri durumunda mantar üretiminin sürekli olması açısından büyük yararlar sağlayabilir. 3. Pleurotus yetiştiriciliğinin yaygın olarak yapıldığı ülkelerde yetiştirme ortamı olarak ana materyali buğday sapı, çeltik sapı, mısır sapı ve talaş gibi tarımsal 176

195 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Şebnem KURT artıklar oluşturmakta, bu artıklara soya unu, pirinç ve buğday kepeği (Pani ve ark a; Kathe ve ark., 1997; Ağaoğlu ve ark., 1992; İlbay, 1999; Wang ve ark. 2001) gibi katkı maddelerinin belirli oranlarda eklenmesiyle verim artışı sağlanmaktadır. Denemede kepeğin yüksek azot ve mantarın kullanabileceği şekilde ve miktarda besin maddeleri içermesinden dolayı her iki mantar türünde de kepek eklenmesi verimi olumlu yönde etkilemiş ve kepek içermeyen ortamlara göre daha yüksek verim ve biyolojik etkinlik oranı elde edilmesine neden olmuştur. Kepekli ortamlar üzerindeki mantar çıkışının çok sayıda ve kümeler halinde olduğu gözlemlenmiştir. 4. P. ostreatus aşılı kepek içeren ortamlarda toplam hasat süresi 45 gün, kepeksiz ortamlarda ise 60 günde elde edilmiştir. Bu süre, P. sajor-caju aşılı kepek içeren ortamlarda 30 gün ve kepeksiz ortamlarda ise 45 ve 60 gün olarak belirlenmiştir. Kepekli ortamlarda toplam hasadın, kepeksiz ortamlara göre daha erken yapılması ve ilk 15 günlük hasat döneminde kepekli ortamlardan daha yüksek verim alınması sonucu yetiştiricilikte yıllık oda devir sayısını arttırması ve yetiştirme odalarının ekonomik kullanımı açısından üreticiye avantaj sağlayabilir. 5. P. ostreatus ve P. sajor-caju da, yüksek azot içeriğine sahip kepekli ortamlardan alınan mantarların protein miktarları, kepeksiz ortamlardan alınan mantarların protein miktarına göre daha yüksek bulunmuştur. 6. Denemede, ortamlar üzerinde mantarın gelişimi sonucu organik materyalin parçalanmasıyla birlikte misel gelişme dönemi sonunda ve hasat sonundaki kül miktarı, sterilizasyon öncesi döneme göre artış göstermiştir. Biyolojik dönüşüm ve organik maddenin parçalanması, alçı ve kireç eklenmesi ve türlerin bitki besin elementlerini kullanmaması sonucu fosfor, potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko ve mangan gibi inorganik elementlerin miktarında da artışlar görüldüğü belirlenmiştir. 7. Denemede incelenen ortamların sterilizasyon sonundaki azot miktarları, sterilizasyon öncesi döneme göre azalmıştır. Bu durum sterilizasyon sırasında yüksek sterilizasyon sıcaklığı ve süresinin etkisiyle ortamdaki azotun azalması sonucu oluşmuştur. Diğer taraftan, P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların misel gelişme dönemi ve hasat sonundaki azot miktarları dolayısıyla ham protein 177

196 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Şebnem KURT miktarları, sterilizasyon öncesi döneme göre artış göstermiştir. Hasat sonunda ortamların protein yönünden zenginleşmesi, bu artıkların hayvan yemi olarak değerlendirilmesine olanak sağlayabilir. 8. Denemedeki kepekli ortamların azot miktarları, kepeksiz ortamlara göre daha yüksek belirlenmiştir. Ortamların azot miktarlarıyla P. ostreatus un ve P. sajor-caju nun verim değerleri arasında istatistiksel olarak pozitif bir ilişki bulunmuştur. 9. Kepekli ortamların sterilizasyon öncesi C:N oranları, kepeksiz ortamlara göre daha düşük bulunmuş ve P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların C:N oranları ile verim değerleri arasında istatistiksel olarak negatif bir ilişki belirlenmiştir. Sterilizasyon sonunda ortamdaki azot miktarının azalması sonucu tüm ortamların C:N oranları, sterilizasyon öncesindeki oranlara göre artış göstermiştir. P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların C:N oranları misel gelişimi sonunda ve hasat sonunda giderek azalma göstermiştir. 10. Kepek içeren ortamların hemiselüloz miktarları içermeyenlere göre daha yüksek bulunmuştur. Sterilizasyon öncesi en yüksek hemiselüloz miktarı 2 BS + K ortamında, en düşük miktar ise susam sapında belirlenmiştir. 11. Sterilizasyon öncesi en yüksek % selüloz miktarı buğday sapında, en düşük miktar ise 2 ÇS + K ve 2 SS + K ortamlarından elde edilmiştir. Kepek içeren ortamların selüloz miktarları, kepeksiz ortamlara göre daha düşük bulunmuştur. 12. Sterilizasyon öncesi en yüksek lignin miktarı asma budama artığında, en düşük miktar ise 2 SS + K ve 2 BS + K ortamlarından elde edilmiş ve kepek içeren ortamların lignin miktarları, kepeksiz ortamlara göre daha düşük bulunmuştur. 13. Ortamların selüloz, hemiselüloz ve lignin miktarlarıyla verim değerleri arasında istatistiksel olarak bir ilişki bulunamamıştır. 14. Pleurotus ostreatus un misel gelişme dönemi sonunda en yüksek hemiselüloz azalması çeltik sapında bulunmuş, en düşük azalma ise susam sapında meydana gelmiştir. Hasat sonunda en yüksek hemiselüloz azalması, 2 ÇS + K ortamında, en düşük azalma ise susam sapında ve 2 ABA + K ortamında bulunmuştur. 178

197 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Şebnem KURT 15. P. sajor-caju aşılı ortamların misel gelişme dönemi sonunda en yüksek hemiselüloz azalması 2 ÇS + K ortamından, en düşük azalma ise asma budama artığından elde edilmiştir. Hasat dönemi sonunda, hemiselülozdaki en yüksek azalma 2 ÇS + K ortamında, en düşük azalma ise 2 ABA + K ortamında belirlenmiştir. 16. Misel gelişme döneminde, P. ostreatus aşılı asma budama artığı, buğday sapı ve susam sapındaki selüloz miktarlarında azalma, diğer ortamların selüloz miktarlarında ise artış görülmüştür. Hasat sonunda, buğday sapı ve susam sapı dışındaki tüm ortamların selüloz miktarlarında azalma görülmüştür. 17. Misel gelişme döneminde, P. sajor-caju aşılı asma budama artığı, çeltik sapı ve 2 ABA + K ortamının selüloz miktarında azalma, diğer ortamlarda ise artış görülmüştür. Hasat sonundaki selüloz miktarlarındaki değişim incelendiğinde, asma budama artığı, buğday sapı, çeltik sapı ve susam sapının selüloz miktarlarında azalma, diğer ortamlarda ise artış görülmüştür. 18. P. ostreatus aşılı ortamların, misel gelişme döneminde lignin miktarlarında artış görülmüştür. Hasat sonundaki lignin miktarı, buğday sapı, susam sapı ve 2 T + K ortamında azalmış, diğer ortamlarda ise artmıştır. 19. P. ostreatus aşılı ortamlarda da misel gelişme döneminde lignin miktarlarında artış belirlenmiştir. Hasat sonundaki lignin miktarlarındaki değişim incelendiğinde, 2 ABA + K, çeltik sapı ve 2 T + K ortamlarının lignin miktarlarında artış, diğer ortamlarda ise azalma belirlenmiştir. 20. Denemeden alınan sonuçlarda, Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajorcaju mantarları, misel gelişme dönemi ve hasat sonundaki ortamların hemiselülozunu, selüloz ve lignine göre daha öncelikli bir şekilde parçalamışlar ve hemiselülozdan daha çok yararlanmışlardır. 21. Deneme sonuçlarına göre, mantarın gelişimi için kullanabileceği formda ve miktarda besin maddelerinin ortamda bulunmasından dolayı, selüloz ve lignine gereksinim duymaması sonucu misel gelişme dönemi ve hasat döneminde, ortamlara göre değişmekle birlikte selüloz ve ligninin miktarlarının tek başına ya da her ikisinin birlikte artış gösterdiği belirlenmiştir. 22. Enzim çalışmalarında gelişme dönemlerine göre protein miktarları belirlenmiştir. P. ostreatus aşılı ortamların 1. hasat sonundaki en yüksek protein 179

198 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Şebnem KURT miktarı 2 T + K ortamından, en düşük miktar ise susam sapından elde edilmiştir. P. sajor-caju aşılı ortamların hasat sonunda görülen en yüksek protein miktarı buğday sapında, en düşük miktar ise çeltik sapında bulunmuştur. 23. P. ostreatus ta misel gelişme döneminin 5. gününde ve 1. hasat sonundaki en yüksek selülaz aktivitesi sırasıyla 2 SS + K, 2 ÇS + K ve 2 BS + K ortamlarında bulunmuştur. Misel gelişme döneminin 5. günündeki en düşük aktivite asma budama artığında ve 1. hasat sonundaki en düşük aktivite ise çeltik sapı, susam sapı, 2 ABA + K, asma budama artığı ve buğday sapında belirlenmiştir. 24. P. sajor-caju da en yüksek selülaz aktivitesi misel gelişme döneminin 5. gününde 2 T + K ve 2 SS + K ortamında, en düşük ise asma budama artığında bulunmuştur. 1. hasat sonunda ise en yüksek selülaz aktivitesi 2 BS + K ortamında, en düşük aktivite ise misel gelişme döneminin 5. gününde olduğu gibi asma budama artığında belirlenmiştir. 25. Kepek içeren ortamlarda P. ostreatus ve P. sajor-caju türlerinin lakkaz ve selülaz enzim aktiviteleri, kepeksiz ortamlara göre daha yüksek bulunmuştur: 26. Denemede, en yüksek biyolojik etkinlik ve en yüksek selülaz enzim aktivitesi 2 BS + K ortamından elde edilmiştir. En düşük biyolojik etkinlik ise buğday sapından alınmasına rağmen bu ortamdaki selülaz enzim aktivitesi, yüksek biyolojik etkinliğe sahip asma budama artığına göre daha yüksek olduğu görülmüştür. Denemede genel olarak, selülaz enzim aktiviteleri yüksek olan ortamlardan daha yüksek verim elde edilmiştir. 27. Pleurotus ostreatus ve Pleurotus sajor-caju da lakkaz enzim aktivitesi, misel gelişme döneminde yüksek bulunmuş, hasat sonuna doğru ise hızla azaldığı belirlenmiştir. P. osteratus ta misel gelişme döneminin 10. gününde en yüksek lakkaz aktivitesi 2 BS + K ortamında, en düşük aktivitesi ise asma budama artığında belirlenmiştir. P. sajor-caju da misel gelişme döneminin 10. gününde en yüksek lakkaz aktivitesi, 2 SS + K ortamında, en düşük aktivite ise buğday sapı, 2 talaş +kepek ve çeltik sapında belirlenmiştir. 28. Denemede, P. ostreatus ve P. sajor-caju nun en yüksek lakkaz enzim aktivitesi, karbon ve azot miktarları yüksek olan ortamlardan elde edilmiştir. 180

199 5. SONUÇ ve ÖNERİLER Şebnem KURT 29. Kepek içeren ortamların düşük C:N oranlarına sahip olmaları sonucu, bu ortamlar üzerine aşılı her iki mantar türündeki lakkaz enzim aktiviteleri, diğer ortamlara göre daha yüksek bulunmuştur. Aynı zamanda bu ortamlardan alınan biyolojik etkinlik (BE) oranı da, kepeksiz ortamlardan alınan biyolojik etkinlik oranına göre daha yüksek belirlenmiştir. 30. P. ostreatus ve P. sajor-caju aşılı ortamların misel gelişme döneminin 10. gününde en yüksek lakkaz enzim aktivitesi belirlenmesine rağmen lignin miktarında bir azalma meydana gelmemiş, aksine lignin miktarı bu dönemde artış gösterdiği bulunmuştur. Mantar miselinin kullanabileceği formdaki şekerler doğal olarak kullanılan ortamda bulunmakta ve mantar miselinin gelişimiyle birlikte ortamdaki azalan suda çözünebilir şekerler, hemiselülaz ve selülaz enzim aktiviteleri ile hemiselüloz ve selülozun parçalanması sonucu yeniden ortama kazandırılmaktadır. Denemede, ortamlardaki hemiselülozun, selüloz ve lignine göre öncelikli olarak kullanıldığı belirlenmiştir. Özellikle, gelişme dönemlerine göre ortamdaki azalan şeker miktarı ile hemiselülaz enzim aktivitesinin belirlenmesine yönelik yapılacak çalışmalar, verimlilik mekanizmasının daha iyi anlaşılmasına olanak sağlayacaktır. Sonuçta, lakkaz enzimi lignin parçalanmasından sorumlu enzim olmasına rağmen mantarın gelişimi ile lignin yıkımı arasındaki ilişkinin daha iyi anlaşılabilmesi için gelişme dönemlerine göre toplam suda çözünebilir fenol içeriğinin ve lignini parçalayan diğer enzim aktivitelerinin (peroksidaz enzimleri) belirlenmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Benzer bir durum, ortamlardaki selülozun parçalanması ve enzim aktiviteleri arasındaki ilişkinin daha iyi aydınlatılabilmesi için selüloz yıkımında görev alan diğer enzim aktiviteleri de belirlenmelidir. 181

200 KAYNAKLAR ABU, O.A., TEWE, O.O., LOSEL, D.M., and ONIFADE, A.A., Changes in Lipid, Fatty Acids and Protein Composition of Sweet Potato (Ipomoea batatas) after Solid-State Fungal Fermentation. Bioresource Technology, 72: ACAY, H., Bazı Bitkisel Atıkların Pleurotus sajor-caju (Fr) Singer in Çeşitli Evrelerdeki Gelişimi ve Verimi Üzerine Etkileri. Dicle Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Diyarbakır, 50 s. (Yayınlanmamış). ADAMOVIĆ, M., GRUBIĆ, G., MILENKOVIĆ, I., JOVANIĆ, R., PROTIĆ, R., SRETENOVIĆ, L., and STOIĆCEVIĆ, L., The Biodegradation of Wheat Straw by Pleurotus ostreatus Mushrooms and its Use in Cattle Feeding. Animal Feed Science Technology, 71: , and MILENKOVIĆ, I., Investigation of the Potential Use of Spent Pleurotus ostreatus Substrate in Ruminant Feed. AĞAOĞLU, Y., S. ve GÜLER, M., Doğal ve Kültüre Alınabilir Mantar Türleri-II. Kayın Mantarı (Pleurotus spp.) Yetiştiriciliği. T.C. Orman Bakanlığı, Orman Gen Müd., Ankara, 46 s , İLBAY, M.E. ve UZUN, A., 1992 a. Değişik Talaş + Kepek Karışımlarının Pleurotus sajor-caju nun Verimi Üzerine Etkileri. Türkiye 4.Yemeklik Mantar Kongresi, II.cilt, Yalova, , İLBAY, M.E. ve GÜLER, M., 1992 b. Pleurotus sajor-caju Misellerinin Geliştirilmesinde Perlit Kullanım İmkanları Üzerinde Bir Araştırma. Türkiye 1.Tarımda Perlit Sempozyumu, İzmir. 182

201 AKYÜZ, M., Selülozik Atıkların Pleurotus eryngii (DC. ex Fr.) Quel in Kültüründe Değerlendirilebilme Olanaklarının Araştırılması. Dicle Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Diyarbakır, 42 s. (Yayınlanmamış). AKSU, Ş., IŞIK, S.E. ve ERKAL, S., Türkiye de Kültür Mantarcılığının Gelişimi ve Mantar İşletmelerinin Genel Özellikleri. Türkiye 5.Yemeklik Mantar Kongresi, Atatürk Bahçe Kültürleri Ens., Yalova, s , ve GÜNAY, A., Yemeklik Mantar Raporu. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı Bitkisel Üretim Özel İhtisas Komisyonu, Sebzecilik Alt Komisyonu, Yalova , ve UYSAL, E., Bazı Tarımsal Artıkların Yenilebilir Mantarlardan Pleurotus sajor-caju Üretiminde Kullanım Olanaklarının Araştırılması. Türkiye VII. Yemeklik Mantar Kongresi, Antalya, s , Kültür Mantarı Üretim Teknikleri. Hasad Yayıncılık, İstanbul, 108 s. ALBORÉS, S., PIANZZOLA, M.J., SOUBES, M., and CERDEIRAS, M.P., Biodegradation of Agroindustrial Wastes by Pleurotus spp. for its Use as Ruminant Feed. Electronic Journal of Biotechnology, 9 (3): ALEXANDRINO, A.M., FARIA, H.G., SOUZA, C.G.M., and PERALTA, R.M., Reutilisation of Orange Waste for Production of Lignocellullytic Enzymes by Pleurotus ostreatus (Jack:Fr). Ciênc. Technol. Aliment., Campinas, 27 (2): ALEXOPOULOS, C.J., MIMS, C.W., and BLACKWELL, M., Introductory Mycology. Fourth Edition, John Willey and Sons, Inc. New York. ANCONA MENDEZ, L., SANDOVAL CASTRO, C.A., BELMAR CASSO, R., and CAPETILLO LEAL, C.M., Effect of Substrate and Harvest on 183

202 the Amino Acid Profile of Oyster Mushroom (Pleurotus ostreatus). Journal of Food Composition and Analysis, 12 (5): ANONYMOUS, ARDON, O., KEREM, Z., and HADAR, Y., Enhancment of Lignin Degradation and Laccase Activity in Pleurotus ostreatus by Cotton Stalk Extract, Canadian Journal of Microbiology, 44: ATMACA, M. ve İLBAY, M.E., Pleurotus spp. Yetiştiriciliğinde Yetiştirme Ortamının Değişik Miktar ve Şekillerde Paketlenmesinin Verime Etkisi Üzerine Bir Araştırma. Türkiye VII. Yemeklik Mantar Kongresi, Antalya, s AVCI, E., NewID/40832 AZIZI, A., FAZAELI, H., and JELAN, Z.A.M., The Effect of Growing Pleurotus Fungi on the Chemical Composition and in Vitro Digestibility of Wheat Straw. Proceedings of 99 International Conference on Agricultural Engineering. Beijing, China. BALDRIAN, P., and GABRIEL, J., Lignocellulose Degradation by Pleurotus ostreatus in the Presence of Cadmium. FEMS Microbiology Leters, 220: BASAK, M.K., CHANDA, S., BHADURI, S.K., MONDAL, S.B., and NANDI, R., Recyling of Jute Waste for Edible Mushroom Production. Industrial Crops and Products, 5: BAYSAL, E., PEKER, H., YALINKILIÇ, M.K., and TEMİZ, A., Cultivation of Oyster Mushroom on Waste Paper with Some Added Supplementary Materials. Bioresource Technology, 89 (1): BEELMAN, R.B., ROYSE, D.J., and CHIKTHIMMAH, N., Bioactive Components in Agaricus bisporus of Nutritional, Medicinal or Biological 184

203 Importance. Proceedings of the XVI th International Congress on the Science and Cultivation of Edible and Medicinal Fungi. USA, BELEWU, M.A., and BELEWU, K.Y., Cultivation of Mushroom (Volvariella volvacea) on Banana Leaves. African Journal of Biotechnology, 4 (12): BELEWU, M.A, Conversion of Masonia Tree Sawdust and Cotton Plant by product into Feed by White Rot Fungus (Pleurotus sajor caju). African Journal of Biotechnology, 5 (6): BİLGİR, B. ve BOZTOK, K., Kültür Mantarı (Agaricus bisporus L. Sing) nin Besin Değeri Üzerine Araştırma. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, 20 (1): BISTH, N.S., and HARSH, N.S.K., Cultivation of Pleurotus ostreatus on Used Tea Leaves. Bulletin of the British Mycological Society (UK), 17 (1): BISWAS, M.K., SHUKLA, C.S., and KUMAR, S.M., Method for Increasing Biological Efficiency of Oyster Mushroom (Pleurotus florida) in Madhya Pradesh. Horticultural Abstracts, Vol. 67 No.12. BONATTI, M., KARNOPP, P., SOARES, H.M., and FURLAN, S.A., Evaluation of Pleurotus ostreatus and Pleurotus sajor-caju Characteristics When Cultivated in Different Lignoscellulosic Wastes. Food Chemistry, 88: BOZTOK, K. ve TÜZEL, Y., Kayın Mantarı (Pleurotus spp.) Üretim Tekniği. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi, İzmir 26 (1). BRADFORD, M.N., A Rapid and Sensetive Method for the Quantification of Microgram Quantaties of Protein Utilizing the principle of Protein dye Binding. Analytical Biochemistry, 72:

204 BUSWELL, J.A., and CHANG, S.T., Biomass and Extracellular Hydrolotic Enzyme Production by Six Mushroom Species Grown on Soybean Waste. Biotechnology Letters, 16 (12): CHAPMAN, H.D. and PRATT, P.F., Methods and Analysis for Soils, Plants and Waters. Univ. Calif. Div. Agr. Sci., Berkeley, 309 p. CHANG, S.T., LAU O.W., and CHO, K.Y., The Cultivation and Nutritional Value of P. sajor-caju on Cotton Waste. European Journal of Applied Microbiology and Biotechnology, 12 (1): CHO, N., MALARCZYK, E., NOWAK, G., NOWAK, M., RDEST, J., K., LEONOWICZ, A., and OHGA, S., Changes in Phenol Oxidases and Superoxide Dismutase During Fruit-body Formation of Pleurotus on Sawdust Culture. Mycoscience, 43: CHOWDHURY, A.K., PANJA, B.N., and LAHA, S.K., Organic Supplements for Better Yield of Oyster Mushroom. Horticultural Abstracts, Vol.69, No.1, 572. COHEN, R., PERSKY, L., and HADAR, Y., Biotechnological Applications and Potential of Wood-Degrading Mushrooms of the Genus Pleurotus. Appl. Microbiol Biotechnol., 58: CORMICAN, T., STAUNTON, L., Factors in Mushroom (Agaricus bisporus) Compost Productivity. Science and Cultivation of Edible Fungi, Maher (ed.), Balkema, Rotterdam. ISBN , s. CROAN, S., C., Conversion of Wood Waste into Value-Added Products by edible and Medicinal Pleurotus (Fr.) P. Karst. Species (Agaricales s.l., Basidiomycetes). Int. J.Medicinal Mushrooms 2:

205 CRUZ, L.E., PALMA, I.P., MARTINEZ, A.E., SILVERA, G.S., REYES, A.M., SOTO, O.R., and CUTINO, M., Inoculación de una Mezcla de Residuales Azucareros con una Cepa de Pleurotus ostreatus. CURVETTO, N.R., FIGLAS, D., DEVALIS, D., and DELMASTRO, S., Growth and Productivity of Different Pleurotus ostreatus Strains on Sun Flower Seed Hulls Supplemented with N- NH + 4 and/or Mn (II). Bioresorce Technology, 84: DABA, A.S., and EZORENYE, O.U., Anti-cancer Effect of Polysaccharides Isolated from Higher Basidiomycetes Mushrooms. African Journal of Biotechnology, 2 (12): DAS, A.K., A Note on Banana Leaf Petiole A Suitable Substrate for Mushroom Cultivation. Horticultural Abstracts, Vol.68, No.7., DAS, N., SENGUPTA, S., and MUKHERJEE, M., Importance of Laccase in Vegetative Growth of Pleurotus florida. Applied and Enviromental Microbiology, 63 (10): , and MUKHERJEE, M., Cultivation of Pleurotus ostreatus on Weed Plants. Bioresource Technology, 98: DEHGHANI, M.R., ZAMIRI, M.J., ROWGHANI, E. and BANIHASHEMI, Z., Effect of Pleurotus sajor-caju Treatment on Digestibility of Glycyrrhiza glabra. L. Pulp.J.Sci.& Technol. Agric.& Natur. Resour., Vol. 8, No.3, Isf Univ. Technol., Isf., Iran. DESRUMAUX, B., SEDEYN, P., DESMEDT, H., LANNOY, P., and LEENNNEGT, L., Addition of Intact Corn Grain Before Pasteurization to Oyster Mushroom Substrate (Pleurotus spp). Horticultural Abstracts, Vol.73, No.5,

206 DEVECİ, T., ÜNYAYAR, A., and MAZMANCI, M.A., Production of Remazol Brilliant Blue R Decolourising Oxygenase from the Culture Filtrate of Funalia trogii ATCC Journal of Molecular Catalysis B: Enzymatic, 30 (2004) DOĞAN, H., Çay Atıklarından Hazırlanan Değişik Yetiştirme Ortamları ve Bu Ortamlara Uygulanan Farklı Dezenfeksiyon Yöntemlerinin Pleurotus sajor-caju Mantarının Verim ve Kalitesine Etkisi., Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü,Yüksek Lisans Tezi, Samsun, (Yayınlanmamış). DUBEY, S.C., Effect of Different Substrates and Amendments on Yield of Pleurotus species. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.6, DURA, S., Kayın Mantarı Yetiştiriciliğinde (Pleurotus sajor-caju) Kullanılan Farklı Kopmostların Ürüne Etkileri Üzerinde Araştırmalar. Ege Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, İzmir, (Yayınlanmamış). EICHLEROVÁ, I., HOMOLKA, L., NERUD, F., ZADRAZIL, F., BALDRIAN, P., and GABRIEL, J., Screening of Pleurotus ostreatus Isolates for Their Ligninolytic Properties During Cultivation on Natural Substrates. Biodegradation, 11: ELISASHVILI, V., PENNICKX, M., KACHLISHVILI, E., ASATIANI, M., and KVESITADZE, G., Use of Pleurotus dryinus for Lignocellulolytic Enzymes Production in Submerged Fermentation of Mandarin Peels and Tree Leaves. Enzyme and Microbial Technology, 38: , PENNICKX, M., KACHLISHVILI, E., TSIKLAURI, N., METREVELI, E., KHARZIANI, T., and KVESITADZE, G., Lentinus edodes ve Pleurotus Species Lignocellulolytic Enzymes Activity in Submerged and Solid-state Fermentation of Lignocellulosic Wastes of Different Composition. Bioresource Technology, 99:

207 ERKEL, İ. ve IŞIK, S.E., Pleurotus ostreatus ve P. florida Yetiştiriciliğinde Değişik Yetiştirme Ortamlarının Verime Etkisi. Türkiye 4. Yemeklik Mantar Kongresi, Yalova. ERKURT, E.A., ÜNYAYAR, A. ve KUMBUR, H., Decolorization of Synthetic Dyes by White Rot Fungi, Involving Laccase Enzyme in the Process. Process Biochemistry, 42: ERTAN, Ö.O., The Efffects of Cotton Linters and Crushed Barley on the Developmental Stages and Yield of Pleurotus florida Fovose. Horticultural Abstracts, Vol.63, No.3, ESTELA CASTILLO, B., The Use of Sugarcane Bagasse fort the Production of Edible Mushrooms (Pleurotus ostreatus). Horticultural Abstracts, Vol.67, No:7. FASIDI, I.O., and EKUERE, U.U., Studies on Pleurotus tuber-regium (Fries) Singer: Cultivation, Proximate Composition and Mineral Contents of Sclerotia. Food Chemistry, 48: FAO, GAITÁN-HERNÁNDEZ, R., ESQUEDA, M., GUTIÉRREZ, A., SÁNCHEZ, A., BELTRÁN-GARCĺA, M., and MATA, G., Bioconversion of Agrowastes by Lentinula edodes: The High Potential of Viticulture Residues. App. Microbiol Biotechnol., 71: GALLI, E.U., TOMATI, A., GRAPPELLI, G., DI LENA, W., and PIETROSANTI, E., Solid State Degradation of Agricultural Wastes by Pleurotus Species. Science and Cultivation of Edible Fungi, Maher (ed)., Rotterdam, p GARCÍA, I., FRAGOSO, L., CISNEROS, F., PADRÓN, X., GARCÍA, C., and NÚNEZ DE VILLAVICENCIO, M., Evaluation of the Yield of a 189

208 Strain of P.ostreatus Produced in the Initial Phase in Culture Media of Spent Grain and Wheat Bran. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.10, GEETHA, D., and SIVAPRAKASAM, K., Enzyme and Sporophore Production Potential of Oyster Mushroom (Pleurotus spp.). Mushroom Research, 7: GERRITS, J.P.G, Developments in Composting in the Netherlands. Mushr. J., 146: GIBRIEL, A.Y., AHMED, M., RASMY, N., RIZK, I., and ABDEL REHEM, N.S., Cultivation of Oyster Mushrooms (Pleurotus spp.): Evaluations of Different Media and Organic Substrates. Mushroom Biology and Mushroom Products Proceedings of the 2nd International Conference, Pennsylvania, USA, p GINTEROVA, A., RABOVA, V., JANOTKOVA, O., LAZAROVA, A., SOUTOR, J., MUSİL, I., and POLACEK, I., Rape Straw as a Substrate for the Growing of Oyster Mushroom. Krmivarstvi-a- Sluzby (Czechoslovakia), 23 (2): GONZALEZ, B.T., DOMINGUEZ, R.M.S., and BAUTISTA B.S.A., Cultivation of the Edible Mushroom Pleurotus ostreatus var. florida on Coconut Fiber and Coffee Pulp. Revista Mexicana de Micologia, 9 (1): , and GOMEZ, A.J.M., Cultivation of Pleurotus ostreatus on Peanut Hull and Dry Corn Leaves. Biological Abstracts, Vol.99, No , and GARZON-MAYO, R., Cultivation of Pleurotus ostreatus on Sorghum Straw and Peanut Hulls. Horticultural Abstracts. Vol.67,No.9, GUNTE-CIMERMAN, N., Medicinal Value of Genus Pleurotus (Fr) P Karst (Agaricales, SI:Basidiomycetes). Inter J. Med. Mushr., 1:

209 GÜLER, M., Kayın Mantarı Yetiştiriciliği. Tarım Orman ve Köyişleri Bakanlığı Orman Genel Müdürlüğü Yayınları, 669: 52 s, Ankara , Pleurotus sp. Kültür Mantarının Örtü Altında Yetiştiriciliğinde Değişik Yetiştirme Ortamlarının Verim ve Kaliteye Etkileri Üzerinde Araştırmalar. Ankara Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktara Tezi, Ankara, 167 s. (Yayınlanmamış) , ve AĞAOĞLU, S., Kayın Mantarının (Pleurotus spp.) Örtü Altı Yetiştiriciliğinde Değişik Yetiştirme Ortamlarının Verim ve Kalite Faktörlerine Etkileri. Türkiye II. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi, Çukurova Üniversitesi, 3-6 Ekim, Adana. HONG, J.S., and KWON, Y.J., Studies on the Enzymes Produced by Basidiomycetes, 2: Proporteis of Cellulase and Xylanase. Journal of the Korean Agricultural Chemical Society, 24 (4): HOUDEAU, G., OLIVER, J.M., LIBMOND, S., and BAWADIKJI, H., Improvement of Pleurotus Cultiation. Horticultural Abstracts. Vol.62., No.11, İLBAY, M.E., Lentinus edodes Kültür Mantarı Yetiştiriciliğinde Değişik Yetiştirme Ortamları ve Katkı Maddelerinin Verim ve Kaliteye Etkileri Üzerinde Araştırmalar. Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, Ankara, 83 s , Bitkisel Et: Pleurotus spp., Orman Mühendisliği, TMMOB Orman Mühendisleri Odası Yayın Organı, Ankara, s , ve OKAY, Y., 1996a. Pleurotus sajor-caju Yetiştiriciliğinde Fındık Zurufu Kullanım Olanakları Üzerinde Bir Araştırma. Türkiye 5.Yemeklik Mantar Kongresi. Atatürk Bahçe Kültürleri Ens., Yalova, s

210 İLBAY, M.E., ve OKAY, Y., 1996b. Pleurotus sajor-caju (Fr.) Singer Yetiştiriciliğinde Fındık Kabuğu Kullanım Olanakları. Tr. J. Of Botany, 20: , Pleurotus sajor-caju Yetiştiriciliğinde Mısır Koçanı Kullanımı. Türkiye III. Ulusal Bahçe Bitkileri Kongresi, Ankara, s , Pleurotus eryngii (De Candolle: Fries) Quetlet Yetiştiriciliğinde Değişik Katkı Maddelerinin Verim ve Kaliteye Etkileri Üzerine Araştırmalar. Türkiye VII. Yemeklik Mantar Kongresi, Antalya, s , ve ATMACA, M., Kültürü Yapılan Bazı Egzotik ve Tıbbi Mantarlar. Türkiye VII. Yemeklik Mantar Kongresi, Antalya, s IQBAL, S.M. and ASGHAR, A.H., Studies on Growth Pleurotus ostreatus (Jacq.Ex. Fr) Kummer, on Different Substrate (mixed wild grass, wheat bhoosa, wheat straw and cotton waste). Pakistan Journal of Industrial Research (Pakistan),, 32(9) : IQBAL, M.S.H., RAUF, A.C.H., and SHEIKH, M.I., Yield Performance of Oyster Mushroom on Different Substrates, Int. J. Agri. Biol., 7 (6): ISIKHUEMHEN, O.S., OKHUOYA, J.A., OGBO, E.M., and AKPAJA, E., Effect of Substrate Supplementation with Nitrogen, Phosphorus, Potassium (NPK) Fertilizer on Sporophore Yield in Pleurotus tuber-regium. Micol. Neotropol. Appl., 12: IWASE, K., UMEZAWA, Y., and MASUDA, K., Cultivation of Pleurotus ostreatus with Beer Spent Grains and Utilization of Carbonized Waste Substrate as a Soil Ameliorant. Proceedings of the 15 th International Congress on the Science and Cultivation of Edible Fungi, Maastricht/ Netherlands, s

211 JABLONSKY, I., COPIKOVA, J., BLAFKOVA, P., MICKOVA, K., SYNYTSYA, A., CERNA, J., and ERBAN, V., Isolation and Characterisation of β-glucans From Fruit Bodies of Pleurotus Strains. http// JACKSON, M.L., Soil Chemical Analysis. Prentice-hall, Inc. 183: JAIO, S.K., GUJRAL, G.S., BISARIA, R., and VASUDEVAN, P., Cultivation of Pleurotus sajor-caju on Aquatic Weeds. Aquatic Botany (Netherlands), 30 (3) : JINTORNG, P., CHIENMING, L., and YINYUNG, T., Effect of Rice Bran on the Production of Different King Oyster Mushroom Strains During Bottle Cultivation. Horticultural Abstracts, Vol.72, No.3, JONES, D.G., HALE, M.D., and OMED, H.M., Cultivation of Oyster Mushrooms (Pleurotus species) to Improve the i Vitro Dry Matter Digestibility of Wheat Straw for Feeding to Ruminants. Proc. of the Biritish Society of Animal Science, Published by the British Society of Animal Science, 174. JOY DUBOST, N., BOXIN, O. and BEELMAN, R.B., Quantification of polyphenols and ergothioneine in cultivated mushrooms and correlation to total antioxidant capacity. Food Chemistry, 105 (2): JWANNY, E.W., RASHAD, M.M., and ABDU, H.M., Solid State Fermentation of Agricultural wastes into Food through Pleurotus Cultivation. Applied Biochemistry and Biotechnology, 50: KACAR, B., Bitki ve Toprağın Kimyasal Analizleri, II. Bitki Analizleri. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları, Ankara, No:

212 KACHROO, J.L., SHANMUGAVEL, M., and BHAN, M.K., Effect of NPK Fertilizers on the Production of Pleurotus sajor-caju (Fr) & Sing. Horticultural Abstracts, Vol. 68 No.6, KAHLON, S., and ARORA, M., Utilization of Waste Potato Peels to Produce Fungal Protein. Journal of Research Punjab Agricultural University (India)., 24 (2): KAKKAR, V.K., and DHANDA, S., Comparative Evaluation of Wheat and Paddy Straws for Mushroom Production and Feding Residual Straws to Ruminants.Bioresource Technology, 66: KALBARCZYK, J., JAMROZ, J., and KASPEREK, K., Effect of Mycelium Enzymatic Activity on Biomass Yield of Pleurotus ostreatus Mycelium and Fruting Bodies,. Horticultural Abstracts Vol. 63, No. 6. KALMIŞ, E., and SARGIN, S., Cultivation of Two Pleurotus Species on Wheat Straw Substrates Containing Olive Mill Waste Water. International Biodeterioration & Biodegradation, 53: KARABULUT, A. ve CANBOLAT, Ö., Yem Değerlendirme ve Analiz Yöntemleri. Uludağ Üniversitesi Basımevi Müd., Bursa, (ISBN ) s KARAÇANCI, Ş., Farklı Kimyasal Maddelerin ve Tarımsal Atıkların Pleurotus Yenilebilir Mantar Türlerinde Lakkaz Enzimi Üretimine Etkileri Üzerine Araştırmalar. Ege Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 196 s. (Yayınlanmamış). KARAKOÇ, S., Doğu Karadeniz Bölgesinde Bitkisel artık ve Atıkların Pleurotus ostreatus ve Pleurotus florida Üretiminde Hammadde Olarak Değerlendirilmesi. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 114 s. (Yayınlanmamış). 194

213 KATHE, A.A., BALASUBRAMANYA, R.H., and KHANDEPARKAR, V.G., Cotton Stalk Spawn of Pleurotus sajor-caju and the Yield of Mushrooms. Horticultural Abstracts., Vol.67 No.2, KEREM, Z., FRIESEM, D., and HADAR, Y., Lignocellulose Degradation during Solid-state Fermentation: Pleurotus ostreatus versus Phanerochaete chrysosporium. Applied and Enviromental Microbiology, 58 (4): KHAN, S.M., KAUSAR, A.G., and ALI, M.A., Yield Performance of Different Strains of Oyster Mushrooms (Pleurotus spp.) on Paddy Straw in Pakistan. Mushroom Science XI Proceeding of the Eleventh International Scientific Congress on the Cultivation of Edible Fungi, Autralia, p KHYDAGI, K.S., SHARADA, G.S., and MEERA, R., Proximate Composition of Oyster Mushrooms. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.1. KIRK, T.K., and YANG, H.H., Partial Delignication of Unbleached Kraft Pulp with Ligninolitik fungi. Biotechnology Letters, 1: KOÇYİĞİT, A., E. ve GÜNAY, A., Kayın Mantarı (Pleurotus ostreatus) Türünde Misel Geliştirme ve Primordium Oluşturma Dönemlerinde Uygulanan Farklı Sıcaklık ve Işık Düzeylerinin verim ve Kaliteye Etkisi Üzerinde Araştırmalar. Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara, Yayın No: BB.6, 17 s. KOLTE, S.O., PATIL, C.U., SOMANI, R.B., and TELTUMDE, R.M., Production of Pleurotus sajor-caju, an Edible Tropical Mushroom, on Agricultural Wastes. Acta otanica, 19 (1): 144. KONIG, J., GRASSER, R., PIKOR, H., and VOGEL, K., Determination of Xylanase, β-glucanase, and Cellulase Activity. Anal. Bioanal. Chem., 374:

214 KOPINSKI, L., Submerged Culture of the Mycelium of Cellar Mushrooms (Agaricus bisporus) and Oyster Mushrooms (Pleurotus ostreatus) on Substrates Containing Food Industry Wastes. Przemysl-Fermentacyjny-I- Owocowo-Warzywny (Poland), 32 (5-6): KUTLU, H., R., ÖZCAN, N., BÜYÜKALACA, S., BAYKAL, L., GÖRGÜLÜ, M., ve ÖZTÜRKCAN, O., Buğday Samanının Yem değerinin Arttırılmasında Biyoteknolojik Yöntemlerin Kullanılma Olanakları. Hayvancılık 96 Ulusal Kongresi, İzmir, 1: KÜÇÜKOMUZLU, B., Sterilizasyon ve Formaldehit Uygulamaları ile Torba Ağırlıklarının Örtü Altında Yetiştirilen Pleurotus Mantar Türlerinin Gelişme, Verim ve Kalitesi Üzerine Etkileri. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Samsun, 103 s , ve PEKŞEN, A., Yetiştirme Ortamı Ağırlıklarının Pleurotus Mantar Türlerinin Verim ve Kalitesi Üzerine Etkileri. Omü Zir. Fak.. Dergisi, 20 (3): LABUSCHAGNE, P.M., EICKER, A., AVELING, T.A.S., MEILLON, S., and SMITH, M.F., Influence of Wheat Cultivars on Straw Quality and Pleurotus ostreatus Cultivation. Bioresource Technology, 71: LARRAYA, L.M, PEREZ, G., PENAS, M.M., BAARS, J.P., MIKOSCH, T.S.P., PISABARRO, A.G., and RAMIREZ, L., Molecular Karyotype of the White Rot Fungus Pleurotus ostreatus. Applied and Enviromental Microbiology, 65 (8): LEIFA, F., PANDEY, A., SOCCOL, C.R., Production of Flammulina velutipes on Coffee Husk and Coffee Spent Ground. Brazilian Arch., Biol. Tech., 44:

215 LELLEY, J., Studies on the Pleurotus ostreatus Effect of the ph Value and a Fungicide Treatment on Mycelial Development and Formation of Fruiting Body, Champignon, 9 (13): 155. LEONG, P.C., Utilisation of Cotton Waste Substrate with Temperature Treatment for the Cultivation of Oyster Mushroom in Singapore. Singapore Journal of Primary Industries, 8 (1): LO, S.C., HO, Y.S., and BUSWELL, J.A., Effect of Phenolic Monomers on the Production of Laccases by the Edible Mushroom Pleurotus sajor-caju and Partial Characterization of a Major Laccase Component. Mycologia, 93: LOCCI, E., LACONI, S., POMPEI, R., SCANO, P., LAI, A., and MARINCOLA, F.C, Wheat Bran Biodegradation by Pleurotus ostreatus: A Solid-state Carbon-13 NMR Study. Bioresource Technology (in pres). MA-RENWEI, Waste Rice Straw-Scrapped that Can Be Utilized for Growing Pleurotus florida. Edible Fungi of China, No.1, p.33. MALAYA, G., and NANDI, B., Dynamics of Extracellular Enzymes during Lignocellulose of Water Hyacinth Biomass by Pleurotus spp. Horticultural Abstracts., Vol.67, No.2, MANI, M.T., and MARIMUTHU, T., Utilization of Pleurotus spp. For Decomposing Coconut Coirpith. Horticultural Abstracts, Vol.63, No.8, MANUKOVSKY, N.S., KOVALEV, V.S., and GRIBOVSKAYA, I.V., Utilization of Substrate When Growing Oyster Mushroom Pleurotus florida Fovose. Horticultural Abstracts, Vol.69, No.8, MATA, G.R., and GAITAN-HERNANDEZ, Pleurotus Cultivation on Sugar Cane Leaves. Horticultural Abstracts., Vol.67 No.9,

216 , and SAVOIE, J.M., Extracellular Enzyme Activities in Six Lentinula edodes Strains During Cultivation in Wheat Straw.World Journal of Microbiolgy & Biotechnology, 14: , and MURRIETA HERNANDEZ, D.M., IGLESIAS ANDREU, L.G., Changes in Lignocellulolytic Enzyme Activities in Six Pleurotus spp. Strains Cultivated on Coffee Pulp in Confrontation with Trichoderma spp. World Journal of Microbiolgy & Biotechnology, 21: MEEIHSING, C., and JINTORNG, P., Studies on the Production of Sclerotia by Pleurotus tuber- regium (Fr.) Singer. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.8, MEDEIROS, M.B., BENTO, A.V., NUNES, A.L.L., and OLIVEIRA, S.C., Optimization of Some Variables that Affect the Synthesis of Laccase by Pleurotus osreatus. Bioprocess Engineering, 21: MEULEN, U., ZADRAZIL, F., and PERMANA, I.G., Cultivation of Pleurotus ostreatus and Lentinus edodes on Lignocellulosic Substrates for Human Food and Animal Feed Production. Journal of Agriculture and Rural Development in the Tropics and Subtropics, 80: MIKIASHVILI, N., WASSER, S., NEVO, E., CHICHUA, D., and ELISASHVILI, V., Lignocellulolytic Enzyme Activities of Medicinally Important Basidiomycetes from Different Ecological Niches. International Journal of Medicinal Mushrooms, 6: MILLER, G.L., Use of Dinitrosalicilic Acit Reagent for Determination of Reducing Sugar. Anal. Chemistry, 31: MILSTEIN, O., VERED, V., SHARMA, A., GRESSEL, J., and FLOWERS, H.M., Heat and microbial treatments for nutritional upgrading of wheat straw. Biotechnology and Bioengineering, 28 (3):

217 MOLLOY, F.J., CRITHCHLEY, A. T., MSHIGENI, K.E., ROTMANN, K.W. G., and CHANG, S.T., Turning Seaweed and the Brewing Industry Wastes into a Valuable Oyster Mushroom Crop. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.6, MONCAIO MODA, E., HORII, J., and SPOTO, M.H.F., Edible Mushroom Pleurotus sajor-caju Production on Washed and Supplemented Sugarcane Bagasse. Sci. Agric. (Piraciaba, Braz.), Vol. 62 (2): MOYSON, E., and VERACHTERT, H., Growth of Higher Fungi on Wheat Straw and Their Impact on the Digestibility of the Substrate. Applied Microbiology and Biotechnology, 36: MUĞLALI, Ö.H., Samanın Lignolitik Aktiviteli Mikroorganizmalarla Muamele Edilerek Yem Değerinin Arttırılma Olanaklarının Araştırılması. Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Doktora Tezi, 90 s. (Yayınlanmamış). MUTHUKRISHNAN, N., VENUGOPAL, M.S., and JANARTHANAN, R., Recycling Spent Larval Food of Corcyra cephalonica Stainton for Preparing Spawn and sporophore of Pleurotus sajor-caju (Fr.) Singer. World Journal of Microbiology & Biotechnology, 16: OBADAI, M., CLELAND-OKINE, J., and VOWOTOR, K.A., Comporative Study on the Growth and Yield of Pleurotus ostreatus mushroom on Different Lignocellulosic by-products. J. Ind. Microbiol Biotechnol., 30: OBATAKE, Y., Changes in Low Molecular Weight Carbohydrates Composition and Chitin Throughout the Cultivation Stages of Pleurotus ostreatus. Horticultural Abstracts, Vol.69, No.6, OEI, P., Mushroom Cultivation, 3 rd edition, Appropriate Technology for Mushroom Growers, Backhuys Publishers, Leiden, the Netherlands, 429 s. 199

218 OHGA, S., Influence of Wood Species on the Sawdust-based Cultivation of Pleurotus abalonus and Pleurotus eryngii. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.10, OKANO, K., KITAGAWA, M., SASAKI, Y., and WATANABE, T., Conversion of Japanese Red Cedar (Cryptomeria japonica) into a Feed for Ruminants by White-Rot Basidiomycetes. Animal Feed Science Technology, 120: , FUKUI, S., KITAO, R., and USAGAWA, T., Effects of Culture Length of Pleurotus eryngii Grown on Sugarcane Bagasse on in vitro Digestibility and Chemical Composition. Animal Feed Science and Technology, 136: OMARI, S.S., OKOMATA, M., KONNO, T., and YOSHIDA, E., Studies on the Utilization of Waste Paper, 1: On the Medium for Tamogitake (Pleurotus cornucopiae). Bulletin of the Iwate University Forests (Japan), 7: ORTEGA, G.M., MARTINEZ, E.O., GONZÁLEZ, P.C., BETANCOURT, D., and OTERO, M.A., Enzyme Activities and Substrate Degradation during White Rot Fungi Growth on Sugar- Cane Straw in a Solid State Fermentation.World Journal of Microbiolgy and Biotechnology, 9: ORTEGA CERİLLA, M.E., Utilization of Agricultural by-products as Substrates for Cultivation of Fungi of the Genus Pleurotus. Horticultural Abstracts, Vol. 68, No.3. PANI, B.K., PANDA, S.N., and DAS, S.N., 1998a. Effect of Organic Supplementation of Substrate on Yield of Some Species of Oyster Mushroom. Horticultural Abstracts, Vol.68, No

219 , PANDA, S.N., and DAS, S.N., 1998b. Utilization of Some Agricultural Biproducts and Other Wastes for Sporophore Production of Oyster Mushroom. Horticultural Abstracts, Vol.68, No.6., , PANDA, S.N., and DAS, S.N., 1999a. Production of Oyster Mushroom (Pleurotus sajor-caju) from Brassica Crop Residues. Horticultural Abstracts, Vol. 69 No , PANDA, S.N., and DAS, S.N., 1999b. Bioconversion of Sugarcane Crop Wastes into Food by Oyster Mushroom, Pleurotus sajor-caju. Horticultural Abstracts, Vol.69, No.8, , and DAS, S.N., Production of Oyster Mushroom (Pleurotus sajorcaju) from Arecanut Leaf Wastes. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.6, PANT, D., REDDY, U.G., and ADHOLEYA, A., Cultivation of Oyster Mushrooms on Wheat Straw and Bagasse Substrate Amended with Distillery Effluent. World Journal of Microbiolgy & Biotechnology, 22 : , PANI, B.K., and PANDA, S.N., Improvement of Sporophore Yield of Oyster Mushroom (Pleurotus sajor-caju) by Leaf and Oil Cake Amendments of Cultivation Substrate. Horticultural Abstracts, Vol.68, No.8. PATRABANSH, S., and MADAN, M., Studies on Cultivation, Biological Efficiency and Chemical Analysis of Pleurotus sajor-caju (Fr.) SINGER on Diffrenet Bio-wastes. Acta Biotechnologica, 17 (2): PEKŞEN, A., Fındık Zurufundan Hazırlanan Yetiştirme Ortamlarının Pleurotus sajor-caju Mantarının Verimine ve Bazı Kalite Özelliklerine Etkisi. Bahçe, 30 (1-2): PERMANA, I.G., FLACHOWSKY, G., MEULEN, U., and ZADRAZIL, F., Use of Sugarcane Bagasse for Mushroom and Animal Feed Production. 201

220 Proceedings of the 15 th International Congress on the Science and Cultivation of Edible Fungi, Netherlands, s PHILIPPOUSSIS, A., DIAMENTAPOULOU, P., ZERVAKIS, G., and IOANNIDOU, S., Potential for the Cultivation of Exotic Mushroom Species by Exploitation of Mediterranean Agricultural Wastes. Proceedings of the 15 th International Congress on the Science and Cultivation of Edible Fungi, Netherlands, p , ZERVAKIS, G., and DIAMENTAPOULOU, P., Bioconversion of Agricultural Lignocellulosic Wastes Through the Cultivation of the Edible Mushrooms Agrocybe aegerita, Volvariella volvacea and Pleurotus spp. World Journal of Microbiology & Biotechnology, 17: PLATT, M.K., HADAR, Y., and CHET, I., Fungal Activities Involve in Lignocellulose Degradation by Pleurotus. Applied Microbiology and Biotechnology, 20: POMPEI, R.M.G., DEMONTIS, M., SANJUST, F., RINALDI, A., and BALLERO, M The use of olive milling waste water for the culture of mushroom on perlite. International Symposium on New Cultivation Systems In Greenhouse, Cagliari (Italy), p POPPE, J., Use of Agricultural Waste Materials in the Cultivation of Mushrooms. Proceedings of the 15 th International Congress on the Science and Cultivation of Edible Fungi, Netherlands, p RAGUNATHAN, R., GURUSAMY, R., PALANISWAMY, M., and SWAMINATHAN, K., Cultivation of Pleurotus spp. on Various Agro-Residues. Food Chemistry, 55 (2): , PALANISWAMY, M., GURUSAMY, R., and SWAMINATHAN, K., Bioconversion of Agricultural and Agro-industrial Wastes by Pleurotus spp. Horticultural Abstracts, Vol.67, No.2,

221 , and SWAMINATHAN, K., Nutritional Status of Pleurotus spp. Grown on Various Agro-Wastes. Food Chemistry, 80: RAJARATHNAM, S., SHASHIREKHA, M.N., and BANO, Z., Biodegradation of Gossypol by the White Oyster Mushroom, Pleurotus florida, During Culturing on Rice Straw Growth Substrate, Supplemented with Cottonseed Powder. World Journal of Microbiology & Biotechnology, 17: RALP, J.P., GRAHAM, L.A., and CATCHESIDE, D.E.A., Extracellular Oxidases and the Transformation of Solubilised Low-rank Coal by Wood-rot Fungi. Applied Microbiology and Biotechnology, 46: RANZANI, M.R.T., DE C., STURION, G.L., and OETTERER, M., Colonization Potential of Banana Leaves for Growth of Pleurotus species. Horticultural Abstracts,Vol. 67, No.11. RAYMOND, D.F., REDMAN, D., and WALTMAN, R., Forage Conservation and Feeding. Farming Press Ltd., Suffolk, UK, p REDDY, G.V., BABU, P.R., KOMARAIAH, P., ROY, K.R.M., and KOTHARI, I.L., Utilization of Banana Waste for the Production of Lignolytic and Cellulolytic Enzymes by Solid Substrate Fermentation using two Pleurotus species (P. osreatus and P. sajor-caju). Process Biochemistry, 38: RODRIGUEZ ESTRADA, A.E., and ROYSE, D.J., Yield, Size and Bacterial Blotch Resistance of Pleurotus eryngii Grown on Cottonseed Hulls/oak Sawdust Supplemented with Manganese, Copper and Whole Ground Soybean. Bioresource Technology, 98: ROYSE, D.J., and ZAKI, S.A., Yield Stimulation of Pleurotus flabellatus by dual Nutrient Supplementation of Pasteurized Wheat Straw. Horticultural Abstracts, Vol.62, No.11.,

222 , FALES, S.L., and KARUNANANDAA, K., Influence of Formaldehyde-treated Soybean and Commercial Nutrient Supplementationon Mushroom (Pleurotus sajor-caju) Yield and in-vitro Dry Matter digestibility of Spent Substrate. Apl. Microbiol., Biotechnol., 36: RUIHONG, Z., and XIUJIN, L., Mushroom Cultivation with Rice and Wheat Straw. Horticultural Abstracts, Vol.69, No.2, SADRİ, F., Bazı Düşük Kaliteli Türk Linyitlerinin Pleurotus Grubuna Giren Fungus Suşlarıyla Sıvılaştırılması. Hacettepe Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 51 s.(yayınlanmamış). SALMONES, D., MATA, G., and WALISZEWSKI, K.N., Comparative Culturing of Pleurotus spp. on Coffee Pulp and Wheat Straw: Biomass Production and Substrate Biodegradation. Bioresource Technology, 96: SALUSSO, M., and MORANA, L.B., Cultivation of Pleurotus laciniatocrenatus in Argentina. Horticulture Abstracts, Vol.68, No.4, SÁNCHEZ, A., YSUANZA, F., BELTRÁN-GARCĺA, M.J., and ESQUEDA, M., Biodegradation of Viticulture Wastes by Pleurotus: A source of Microbial and Human Food and Its Potential Use in Animal Feeding. J. Agric. Food Chem., 50 (9): SANJUST, E., POMPEI, R., RESCIGNO, A., RINALDI, A., and BALLERO, M., Olive Milling Wastewater as a Medium for Growth of four Pleurotus Species. Applied Biochemistry and Biotechnology, 31: SARANGI, I., GHOSH, D., BHUTIA, S.K., MALLICK, S.K., and MAITI, T.K., Anti-tumor and Immunomodulating Effects of Pleurotus ostreatus Mycelia- Derived Proteoglycans. International Immunopharmacology, 6:

223 SAS Institute, SAS/STAT user s Guide. Release 8.0. SAS Ins. Cary, NC. SAVALGI, V., and SAVALGI, V., Evaluation of Substtrates and Supplements for Three Pleurotus spp. Indian J. Mycol. Plant Pathol., 24 (3): SERRA, M.D., and KIRBY, R., Development of Pleurotus ( oyster ) Mushroom Production in Southern Africa Using Alien Wood Species as Lignocellulose Substrate. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.1. SHAH, Z.A., ASHRAF, M., and ISHTIAQ, M.C., Comparative Study on Cultivation and Yield Performance of Oyster Mushroom (Pleurotus ostreatus) on Different Substrates (Wheat Straw, Leaves, Saw Dust). Pakistan Journal of Nutrition, 3 (3): SHARMA, S.G., and SINGH, J.V.K., Biological Efficiency and Cellulase Activities of Early and Late Fruiting Pleurotus spp., Mushroom Research, 8: SHASHIREKHA, M.N., and RAJARATHNAM, S., Bioconversion and Biotransformation of Coir Pith for Economic Production of Pleurotus florida: Chemical and Biochemical Changes in Coir Pith During the Mushroom Growth and Fructification. World J. Microbiol. Biotechnol., 23: SILVA, E.M., MACHUCA, A., and MILAGRES, A.M.F., Effect of Cereal Brans on Lentinus edodes Growth and Enyzme Activities during Cultivation on Forestry Waste. Letters in Applied Microbiolgy, 40: SILVA, S.O., COSTA, S.M.G., and CLEMENTE, E., Chemical Composition of Pleurotus pulmonarius /Fr.) Qué., Substrates and Residue after Cultivation. Brazilian Archives of Biology and Technology, 45 (4):

224 SINGH, A.K., AWASTHI, S.K., and DWIVEDI, R., Bioconversion of Sugarcane Trash into Pleurotus, an Edible Mushroom. Horticultural Abstracts, Vol.63, No SINGH, M.P., Biodegradation of Lignocellulosic Wastes through Cultivation of Pleurotus sajor-caju. Proceedings of the 15 th International Congress on the Science and Cultivation of Edible Fungi, Netherlands, p SINGH, A., and SHARMA, S., Composting of a Crop Residue through Treatment with Microorganisms and Subsequent Vermicomposting. Bioresource Technology, 85: SİVRİKAYA, H., Kültür Mantarı Pleurotus florida nın Lignoselülozik Atık ve Artıklar Kullanarak Kültivasyonu. Karadeniz Teknik Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 128 s. (Yayınlanmamış). SIVAPRAKASAM, K.S. DORAISAMY, M., and SEETHARAMAN, K., Factors Influencing the Sporophore Production in Oyster Mushroom with Special Reference to Pleurotus sajor-caju. Advances in Mushroom Biotechnology, India, p SOUZA, C.G.M., ZILLY, A., and PERALTA, R.M., Production of Laccase as the Sole Phenoloxidase by a Brazilian Strain of Pleurotus pulmonarius in Solid State Fermentation. J. Basic Microbiol., 42 (2): SOTO-CRUZ, O., SAUCEDO-CASTAÑEDA, G., PABLOS, H.J.L., GUTIÉRREZ-ROJAS, M., and FAVELA-TORRES, E., Effect of Composition on the Mycelial Growth of Pleurotus ostreatus. An analysis by Mixture and Response Surface Methodologies. Process Biochemistry, 35: SUMAN, B. C., Pectinolytic and Cellulolytic Enzymes in Two Strains of Agaricus bisporus. Horticultural Abstracts, Vol.68, No.4,

225 , and SHARMA, B.K., Cultivation of Volvariella volvacea and Pleurotus flabellatus in Sub-montane and Low Hills Sub-tropical Zone of Himachal Pradesh. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.6., SUZUKI, C., and MUZUNO, T., Cultivation of houbitake (Pleurotus sajorcaju). Horticultural Abstracts, Vol.68, No:10. STAJIĆ, M., PERSKY, L., FRIESEM, D., HADAR, Y., WASSER, S.P., NEVO, E., and VUKOJEVIĆ, J., Effect Of Different Carbon And Nitrogen Sources on Laccase And Peroxidases Production By Selected Pleurotus Species. Enzyme and Microbial Technology, 38: STANCUILESCU, B., Cultivation of Mushrooms Pleurotus florida Using Supports Made of Wheat Straw and Pea Stalks. Productia-Vegetala - Horticultura (Romania), 5: ŞIK, S., and UNYAYAR, A., Phanerochaete chrysosporium and Funulia trogii fort he Degradation of Cotton Stalk and their Laccase, Peroxidase, Ligninase and Cellulase Enzyme Activities under Semisolid State Conditions. Turk J. Biol., 22: TAN, Y.H., and WAHAB, M.N., Extracellular Enzyme Production during Anamorphic Growth in the Edible Mushroom, Pleurotus sajor-caju. World Journal of Microbiology & Biotechnology, 13: TANIGUCHI, M., SUZUKI, H., WATANABE, D., SAKAI, K., HOSHINO, K., and TANAKA, T., Evaluation of Pretreatment with Pleurotus ostreatus for Enzymatic Hydrolysis of Rice Straw. Journal of Bioscience and Bioengineering, 100 (6): TERASHITA, T., UMEDA, M., SAKAMOTO, R., ARAI, N., and SHISHIYAMA, J., Effect of Addition of Corn Fiber in the Medium on the Fruit-Body Production of Edible Mushrooms. Horticultural Abstracts, Vol.69, No.4,

226 THOMAS, G.V., PRABHU, S.R., REENY, M.Z., and BOPAIAH, B.M., Evaluation of Lignocellulosic Biomass from Coconut Palm as Substrate for Cultivation of Pleurotus sajor-caju (Fr.) Singer. World Journal of Microbiology & Biotechnology, 14: TOPAL, Ş., KIRAT, E., and ALİKAŞİFOĞLU, K., Bazı Tarımsal Artıkların Mikrobiyolojik Yolla Delignifikasyonu ve Besin Değerlerinin Arttırılması: I. Gıda ve Soğutma Teknolojileri Bölümü, No.125. TORO, G.V., VEGA, R.C., GARIN-AGUILAR, M.E., and LARA, H.L., Biological Quality of Proteins From Three Strains of Pleurotus spp. Food Chemistry, 94 : TSANG, L.J., REID, I.D., and COXWORTH, E.C., Delignification of Wheat Straw by Pleurotus spp. under Mushroom Growing Conditions. Applied and Environmental Microbiology, 53 (6): TUDOR, I., Production of Mushroom Mycelium on Various Cereal Substitutes. Horticulture Abstracts, Vol.67, No.10, TYCHANOWICZ, G.K., ZILLY, A., SOUZA, C.G.M., and PERALTA, R.M., Decolourisation of Industrial Dyes by Solid-state Cultures of Pleurotus pulmonarius. Process Biochemistry, 39: TÜİK, Türkiye İstatistik Kurumu, Bitkisel Üretim İstatistikleri Verileri, Ankara. UPADHYAY, R.C., and VUAY, B., Cultivation of Pleurotus Species during Winter in India. Horticulture Abstracts, Vol.67, No.10, URGUN, M., Biopulp Üretiminde Ortam Şartlarının Optimizasyonu. Mersin Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Çevre Mühendisliği Anabilim Dalı, Yüksek Lisans Tezi, Mersin, 92 s. (Yayınlanmamış). 208

227 WANG, D., SAKODA, A., and SUZUKI, M., Biological efficiency and Nutritional Value of Pleurotus ostreatus Cultivated on Spent Beer Grain. Bioresource Technology, 78: WASSER, S.P., Medicinal Mushrooms as a Source of Antitumor and İmmunomodulating Polysaccharides. Applied Microbiolgy and Biotechnology, 60: WAYMAN, M., and PAREKH, S.R., Biotechnology Conversion. Open University Press., Milton Keynes. WIESCHE, C., WOLTER, M., ZADRAZIL, F., and AKSU, S., Activities of Ligninoloytic Enzymes as a Means for Monitoring the Colonization of Straw Substrate Pretreated at a Different Temperatures by Pleurotus ostreatus. Proceedings of the 15 th International Congress on the Science and Cultivation of Edible Fungi, Netherlands, p WORRALL, J.J., and YANG, C.S., Shiitake and Oyster Mushroom Production on apple Pomace and Sawdust. Horticulture Abstracts, Vol.63, No.8, XINJIANG, N., DING LIXIAO, PAN YINGJIE, LIANG LIKUN, and YOU CUIRONG, Activity Changes of Nine Extracellular Enzymes from Agaricus blazei Cultivated on Cotton Seed Hull and Wheat Straw Compost. Horticultural Abstracts, Vol.72, No.2, XIUJIN, L., YUNZHI, P., and ZHANG, R.H., Compositional Changes of Cottonseed Hull Substrate during P. ostreatus Growth and The Effects on the Feding Value of The Spent Substrate. Bioresource Technology, 80 (2): VANSOEST, P.J., ROBERTSON, J.B., and LEWIS, B.A., Method for Dietary Fiber, Neutral Detergent Fiber, and Nonstarch Polysaccharides in Relation to Animal Nutrition. J. Dairy Sci., 74:

228 VELAZQUEZ-CEDENO, M.A., MATA, G., and SAVOIE, J.M., Wastereducing cultivation of Pleurotus ostreatus ve Pleurotus pulmonarius on Coffee Pulp: Changes in the Produstion of Some Lignocelleloytic Enzymes. World Journal of Microbiology & Biotechnology, 18: VEENA, S., VIJAYKUMAR, S., and KULKARNI, J.H., Cultivation of Oyster Mushroom on Common Weed in Combination with Bagasse. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.5., VILLA CRUZ, V., HUERTA-PALACIOS, G., and SÁNCHEZ-VÁZQUEZ, J.E., Fermantation of a Mixture of Corn-Cobs and Coffee Pulp fort he Cultivation of Pleurotus ostreatus. Horticultural Abstracts, Vol.70, No.10., VILLAS-BÔAS, S.G., ESPOSITO, E., and MENDONÇA, M.M., Biocoversion of Apple Pomace into a Nutritionally Enriched Substrate by Candida utilis and Pleurotus ostreatus. World Journal of Microbiology & Biotechnology, 19: YILDIZ, A., Farklı Katkı Maddelerinin Değişik Oranlarının Pleurotus Florida Fovose nin Misel Gelişimi, Basidiokraplarının Oluşum ve Gelişim Süreleri İle Verim Miktarı Üzerine Etkileri. Tr. J. of Biology, 22: , KARAKAPLAN, M., and AYDIN, F., Studies on Pleurotus ostreatus (Jacq.ex Fr.) Kum var. salignus (Pers. ex Fr.) Konr. Et Maubl.: Cultivation, Proximate Composition, Organic and Mineral Composition of Carpophores. Food Chemistry, 61 (1-2): , ve DEMİR, R., Bazı Bitkisel Materyallerin Pleurotus ostreatus (Jacq. ex. Fr.) Kum. Var salignus (Pers. Ex. Fr.) Konr. Et Maubl un Gelişmesi ve Ürün Verimi Üzerine Etkileri. Tr. J. Of Biology, 22: , Bazı Bitkisel Materyallerin Pleurotus Florida Fovose nin Gelişmesi Ve Ürün Verimi Üzerine Etkileri. Tr. J. Of Biology, 23:

229 YONG, T.A., Utilisation of Oil Palm Pericarp Waste for the Cultivation of Abalone Mushroom (Pleurotus cystidiosus, strain T.O). Singapore Journal of Primary Industries (Singapore), 14 (1): YOSHIKAWA, K Utilization of Citrus Processing Wastes for Production of Edible Mushrooms, 1. Cultivation of Pleurotus ostreatus. Journal of Food Science and Technology (Japan), 22 (4): YOURI, M.R., TANO-DEBRAH, K., OBODAI, M., and SMITH, J.F., Bioconversion of Some Agro-Processing Waste Through Pleurotus Production. Science and Cultivation of Edible and Medicinal Fungi, Romaine, p YUYING, L., Experiments on Cultivation of Pleurotus ostreatus with Sugar Beet Residue as the Main Component. Edible-Fungi (China), 1: 24. ZADRAZIL, F., and DUBE, H.C., The Oyster Mushroom Importance and Prospects. Horticulture Abstracts, Vol.63, No.7, ZANETTI, A.L., and RANAL, M.A., Supplementation of Sugarcane with Cowpea as a Substrate for Cultivation of Pleurotus sp. Florida. Horticultural Abstracts, Vol.68, No.5. ZHEN F., YANG R., and LIU R., Effects of Different C:N Ratios in Compost on Nutrient Transformation and on Yield and Quality of Agaricus bisporus. Horticulture Abstracts, Vol.67, No.6, ZHANG, R., LI, X., and FADEL, J.G., Oyster Mushroom Cultivation with Rice and Wheat Straw. Bioresource Technology, 82: ZOLNIKOVA, N.V., KISELEV, O.V., PERSTNEVA, Y.E., and YAKOVLEV, V.I., Wastes of Pi-breeding Farms Used for Growing Pleurotus ostreatus. Horticulture Abstracts, Vol.68, No.4,

230 ÖZGEÇMİŞ Şebnem KURT, tarihinde Tarsus ta doğmuştur. İlk, orta ve lise öğrenimini Tarsus ta tamamladıktan sonra, 1989 yılında Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümünde Lisans öğrenimine başlamıştır yılında Bölüm 3.cüsü olarak mezun olduktan sonra, 1994 yılında Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Bahçe Bitkileri Bölümünde Yüksek Lisans eğitimine başlamıştır. Yüksek Lisans tezini Şubat 1997 tarihinde bitirerek Ziraat Yüksek Mühendisi unvanını almıştır. Ağustos 1997 tarihinde Mersin Üniversitesi Silifke Meslek Yüksekokulunda Öğretim Görevlisi olarak göreve başlamıştır. Burada 5 yıl çalıştıktan sonra Şubat 2002 tarihinde halen çalışmakta olduğu Alata Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsüne Ziraat Mühendisi olarak atanmıştır. Doktora çalışmasına devam eden Şebnem KURT evli ve bir çocuk sahip olup, İngilizce bilmektedir. 212