2016 OCAK-ŞUBAT İÇİNDEKİLER EKONOMİ SEKTÖREL

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "2016 OCAK-ŞUBAT İÇİNDEKİLER EKONOMİ SEKTÖREL"

Transkript

1 2016 OCAK- ŞUBAT- EKONOMİK 2016 OCAK-ŞUBAT İÇİNDEKİLER ARAŞTIRMA, GİRİŞİMCİLİK VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ Sunuş EKONOMİ Suriyeli Mültecilerin Türk İşgücü Piyasasına Etkileri Sait KAYA Türkiye nin Enflasyonla İmtihan Yılı: Birol EFE-Erdem ALPTEKİN Yatırım Teşviklerinden İzmir Yeterince Pay Alamıyor Övgü PINAR SEKTÖREL Sigorta Sektörü ve Sektörün Sürükleyici Öğesi: Sigorta Acenteleri Erdem ALPTEKİN Konut Satışlarında Rekor Birol EFE-Nurel KILIÇ Gıda Güvenliğinde Neredeyiz? Mevcut Durum-Öneriler Gözde SEVİLMİŞ Süt Sektörüne Bakış Şebnem BORAN Küçük Aile İşletmeleri ve Seracılık Desteklerinin Süs Bitkileri Sektörüne Etkileri Günnur BİNİCİ ALTINTAŞ Öğrencilerin Bilgi ve Becerilerini Uluslararası Düzeyde Değerlendiren Program: PISA Melisa KORKMAZ

2 2016 OCAK- ŞUBAT- SUNUŞ Değerli Üyelerimiz, 2015 yılı ülkemiz için ekonomide kayıp bir yıl oldu. Yaşanan 2 seçim, komşu ülkelerimizde yaşanan çatışma ortamı, Rusya ile yaşanan kriz ve yaşadığımız terör belası, ülke olarak canımızı çok sıktı yılına umutla bakmak istiyoruz ama ne yazık ki, bırakmak istediğimiz şeyler hala arkamızdan geliyor. Ülkemizin doğusunda pek çok ilçede, kentte sokağa çıkma yasakları var, ekonomi diye bir şey yok. Yaşanmaz hale gelen yerler var. Bu nedenle terörle mücadele etkin biçimde sürdürülmeli, taviz verilmemesi gerektiğini düşüncesindeyiz. Yanısıra ülkemize göçün ilk zamanlarında Suriyeli mültecilerin kısa süre kalacakları, Suriye de durum normalleşince ülkelerine geri dönecekleri öngörülüyordu. Ancak Suriye sahasındaki yaşanan son gelişmelere bakılınca, Suriyeli mültecilerin uzun bir süre daha Türkiye de kalacakları ya da önemli bir bölümünün yaşamlarını Türkiye de sürdürecekleri anlaşılıyor. Bu nedenle, sorunun uzun vadeli bir strateji kapsamında değerlendirilip sosyal, ekonomik, kültürel hayatın bütüncül olarak ele alınması büyük önem taşıyor. Bu konuda Suriyeli Mültecilerin Türk İşgücü Piyasasına Etkileri konulu bir araştırma raporu hazırladık. Ekonomik ve sektörel konuların işlendiği bültenimizde bu ay; Türkiye nin Enflasyonla İmtihan Yılı:2016, Yatırım Teşviklerinden İzmir Yeterince Pay Alamıyor, Sigorta Sektörü ve Sektörün Sürükleyici Öğesi: Sigorta Acenteleri, Konut Satışlarında Rekor, Gıda Güvenliğinde Türkiye Nerede? Süt Sektörüne Bakış, Küçük Aile İşletmeleri ve Seracılık Desteklerinin Süs Bitkileri Sektörüne Etkileri, Öğrencilerin Bilgi ve Becerilerini Uluslararası Düzeyde Değerlendiren Program: PISA konularındaki yazılarımızı bulabilirsiniz. Odamız Araştırma, Girişimcilik ve Meslekleri Geliştirme Müdürlüğü uzmanları tarafından hazırlanan AR&GE Bülten'in üyelerimize, kamu otoritelerine ve ilgililere yararlı olacağını umuyor, bol kazançlı günler diliyoruz. Ekrem DEMİRTAŞ Yönetim Kurulu Başkanı

3 2016 OCAK- ŞUBAT- EKONOMİ SURİYELİ MÜLTECİLERİN TÜRK İŞGÜCÜ PİYASASINA ETKİLERİ Sait KAYA Suriye de 2011 yılının Mart ayında başlayan iç savaş 5. yılını geride bırakmaya hazırlanıyor. Benzer iç savaşların 10 hatta 15 yıl sürdüğü biliniyor. Üstelik Suriye savaşı çoktan Suriyelerin olmaktan çıktı. Bölgesel, hatta küresel bir savaş yaşanıyor. Bu durumda işler giderek zorlaşıyor. Savaştan en çok etkilenen ülkelerin başında Türkiye geliyor. Çünkü Suriye ile olan 911 km sınırımızın diğer tarafı birbirinden farklı gruplar tarafından kontrol ediliyor. Böyle olunca da durum daha karmaşık bir hal alıyor. Neredeyse her gün Türkiye kıyılarından Yunanistan a göç etmek isterken hayatlarını kaybeden Suriyeli mültecilerin haberleri basınımıza yansıyor. Bir insanlık dramı ile karşı karşıyayız. Almanya Başbakanı Sn. Angela Merkel son 2 ayda 3. kez Türkiye ye geldi. Suriyeli mülteciler ile ilgili her geçen gün büyüyen sorununun nasıl çözümlenebileceğine ilişkin Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Sn. Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Almanya Başbakanının ülkemize olan bu sık ziyaretlerinin arkasında Avrupa Birliği ülkelerine yasadışı yollardan giden göçmenlerin önemli bir bölümünün Türkiye den geçmesi yatıyor. Türkiye Avrupa açısından, mülteci akışında son derece önemli bir transit ülkesi konumunda bulunuyor. Yaşanan savaşın şiddeti arttıkça Suriye den ülkemize göç etmek zorunda kalan insanların sayısı da artıyor. Göç İdaresi Genel Müdürlüğü nün son açıkladığı verilere göre; ülkemizdeki kayıtlı Suriyeli sayısı 2,5 milyonu aştı. Bu sayı Türkiye yi dünyada en fazla mülteciyi barındıran ülke haline getiriyor. Tabi böyle olunca, Suriyelilerin Türkiye deki mevcut durumlarının ekonomik etkileri de giderek artış göstermektedir.

4 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ Türkiye nin Suriyeli mültecilere devlet eliyle yaptığı yardımın mali büyüklüğü 10 milyar doları aşmıştır. (Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan ın tarihinde gerçekleştirilen TÜGİK Mali Kurulu konuşması) Rusya ve Suriye Ordusunun kuşatması nedeniyle Halep ten 70 bin kişinin daha Türkiye sınırına doğru yola çıktığı ifade ediliyor. Her geçen gün yeni bir göç dalgası ile karşı karşıyayız. Suriyeliler ağırlıkla Şanlıurfa, Hatay, İstanbul ve Gaziantep'te bulunuyor. Savaş nedeniyle evini, toprağını hatta ailelerini geride bırakarak kaçan Suriyeliler, Türkiye'de yeniden yaşama tutunma mücadelesi veriyor. Türkiye de akrabaları bulunanlar onların yanına yerleşti. Olmayanlar ise Türkiye nin değişik şehirlerine doğru yola çıktı. Başta Suriye sınırına yakın bulunan Hatay, Gaziantep, Kilis, Şanlıurfa, Adana, Osmaniye, Mersin, İstanbul ve İzmir gibi illere yerleşen Suriyeliler kayıt dışı istihdamın artmasına yol açtı. Ülkemize gelen Suriyelilerin gelir düzeyi farklılık gösteriyor. Birincisi doktor, avukat, mühendis, vb. nitelikli olan işgücü var. Bu işgücü, genelde yüksek gelir düzeyine sahip Suriyelilerden oluşuyor ve genelde büyükşehirlerimizde ikamet ediyorlar. İkincisi mavi yakalı olan ama ustabaşı olan, makine deneyimi olan ve işlerinde başarı kazanmış işgücü var. Bu tip Suriye vatandaşları büyükşehirlerde ve özellikle sanayi işletmelerinde tercih ediliyor. Üçüncüsü ise vasfı olmayan, genelde kamplarda kalan ve ne iş verilirse yapan Suriyeliler. Genelde inşaat işçisi olarak değerlendiriliyor. İkincil, iş güvenliği olmayan işlerde, kayıtdışı olarak istihdam ediliyorlar. Ülkemize gelen Suriyelilerin sayısının çokluğu ve çalışma hayatında ağırlıklı olarak kayıtdışı çalışmaları rekabet alanını dengesizleştirmekte, vatandaşlarımızın işlerini kaybetme kaygısını tetiklemekte ve ciddi ekonomik, mali ve toplumsal hasarlar yaratmaktadır. Bu durumun yarattığı olumsuzlukların giderilmesi amacıyla Türkiye deki Suriyelilere yönelik çalışma esasları Bakanlar Kurulu kararı ile belirlendi. Bu düzenleme yapılırken Türk vatandaşlarının istihdam alanlarının kısıtlanmamasına dikkat edildi. Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Yönetmelik e göre, geçici koruma sağlanan yabancılar, geçici koruma kayıt tarihinden 6 ay sonra çalışma izni almak için başvuruda bulunabiliyor. Çalışma izni başvuruları, geçici koruma sağlanan yabancıları çalıştıracak işveren tarafından "e-devlet" üzerinden yapılıyor. Yönetmeliğe göre; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, mevsimlik tarım ve hayvancılık işlerinde çalışacak geçici koruma sağlanan yabancılara ilişkin il ve kota sınırlaması getirebiliyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına izin başvurusu için sağlık meslek mensuplarının Sağlık Bakanlığından, eğitim meslek mensuplarının ise Milli Eğitim Bakanlığı ve YÖK Başkanlığı ndan ön izin alması gerekiyor. Ön izin belgesi olmadan yapılan başvurular, değerlendirilmeden işlemden kaldırılacağı hüküm altına alınmış. 4

5 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ Yönetmeliğe göre, çalışma izni başvurularının değerlendirilmesinde, iş yerinde çalışan Türk vatandaşı sayısı üzerinden sektör ve illere göre açık iş ve işe yerleştirmeler dikkate alınarak Bakanlıkça, geçici koruma sağlanan yabancı istihdamı kotası değişen oranlarda uygulanabilecek. Çalışma iznine başvurulan iş yerinde çalışan geçici koruma sağlanan yabancı sayısı, o iş yerinde çalışan Türk vatandaşı sayısının % 10'unu geçmemesi gerekiyor. İşveren tarafından, iş yerinin kayıtlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü nden, çalışma izni başvurusu tarihinden önceki 4 haftalık süre içerisinde yabancının çalıştırılacağı işi yapacak aynı nitelikte Türk vatandaşı bulunamadığının belgelendirildiği başvurularda istihdam kotası uygulanmayabiliyor. Yönetmelikte yer alan diğer önemli bir hususta, geçici koruma sağlanan yabancılara asgari ücretin altında ücret ödenememesi. Düzenleme kayıtdışı çalışan Suriyeli işçileri kayıt altına almayı hedeflerken diğer yandan istihdam piyasamız üzerinde derin etkileri olacak. Türkiye'de işgücü piyasasını ve birçok sektörün üretim kapasitesini etkileyecek yeni dönem, üreticiler tarafından heyecanla bekleniyor. Çünkü Türkiye'de üretim sektörlerinde ilgi görmeyen pek çok vasıfsız iş için yüz binlerce Suriyeli talip durumda. Bu noktada Suriyeli işçiler istihdam piyasalarında tercih edilmeyen boşlukları dolduracaklar. İş dünyası temsilcileri başta tekstil olmak üzere üretime dayalı sektörlerde eleman açığının gün geçtikçe fazlalaştığına dikkat çekiyor. Birçok firmanın vasıfsız eleman ihtiyacından dolayı tam kapasite üretim yapamadığı, Suriyeli mültecilerin bu tür sektörlerde çalışacak olmasının ekonomi için de olumlu bir durum olduğu değerlendiriliyor. Öte yandan çalışma ekonomisi ve iş güvenliği uzmanları, mültecilerin Türkiye'deki işçi sınıfının en alt kesimini oluşturacağını öngörüyorlar. Burada Suriyeli işçiler, iş buldukları sektörlerde en düşük maaş ve en ağır çalışma koşullarını kabul etmek zorunda kalacak. Bu durum da, ülke genelinde çalışma koşullarının daha da aşağıya çekilmesinin önünü açabilecektir. 5

6 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ % 10,5 oran ile işsizlik hala ülkemizin kronik sorunlarından birisi olmaya devam ediyor. İşsiz sayımız 3 milyonun üzerinde seyrediyor. Bu durumda, istihdam piyasalarında Türk işçilerimize ikame olarak Suriyeli işçilerin çalıştırılabilecek olması işsizlik oranlarını yukarıya çekebilecek etkisi de olabilecektir. Dünya Bankası nın Suriyeli Mültecilerin Türk İşgücü Piyasasına Etkileri Araştırması da bu durumu teyit ediyor. Rapora göre; ülkeye yayılmış halde olan Suriyeli mülteciler, kayıt dışı işlerde çalışan Türk işçilerinin ve özellikle kadın işçilerin yerini alıyorlar. İşgücü anketlerine göre, 2014 yılı itibariyle, kadınların ve kayıt dışı çalışan işçilerin ücretleri göreli olarak düşüş gösterdiği gözlemleniyor. Görüldüğü üzere, Suriyeli mültecilerin işgücü piyasasında daha fazla yer bulması, orta ve uzun vadede zaten kırılgan olan yerel iş gücü piyasalarındaki baskıları artırarak çalışma koşullarının kötüleşmesine, ücretlerin düşmesine, çocuk işçiliğin artmasına ve kayıt dışı ekonominin büyümesine neden olabilecek ve çalışma barışını sekteye uğratabilecektir. Bu nedenle, Yönetmelikte belirtilen kota uygulamasının düzenli olarak kontrol edilmesi son derece önemli. Türk işçiler ile Suriyeli işçiler arasında çalışma koşulları, ücret ve sosyal haklar gibi konularda dengenin çok iyi gözetilmesi gerekiyor. Eğer aynı işe farklı ücret uygulanırsa, buradaki hak kaybı bir şekilde rahatsızlığa ve gerilime yol açacaktır. Bu konuda çok dikkatli ve özenli olmak gerekiyor. Sonuç olarak ülkemize göçün ilk günlerinde bu durum kısa süreli ve geçici bir durum olarak görülüyordu. Ancak Suriye sahasındaki yaşanan son gelişmelere bakılınca, Suriyeli mültecilerin uzun bir süre daha Türkiye de kalacakları ya da önemli bir bölümünün artık yaşamlarını Türkiye de sürdürecekleri anlaşılıyor. Bu nedenle, sorunun uzun vadeli bir strateji kapsamında değerlendirilip sosyal, ekonomik, kültürel hayatın bütüncül olarak ele alınması büyük önem taşıyor. Suriyeli mültecilerin toplumumuza daha çabuk uyumlaştırılması amacıyla çalışma hayatından sosyal ve kültürel yaşama, eğitim ve sağlık barınma gibi yaşamsal öneme sahip konularda tedbir alınması gerekiyor. 6

7 Kaynak AR&GE BÜLTEN 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ Doç. Dr. M: Murat Erdoğan, Dr. Can Ünver, Türk İş Dünyasının Türkiye deki Suriyeliler Konusundaki Görüş, Beklenti ve Önerileri; Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), Kasım 2015, Ankara. Ximena V. Del Carpio, Mathis Wagner, The Impact of Syrian Refugees on the Turkish Labor Market, Policy Research Working Paper, World Bank Social Protection and Labor Global Practice Group, Ağustos

8 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ 1980 lerden 2000 li yılların başlarına kadar, iki hatta zaman zaman üç haneli enflasyon deneyimi yaşadık. Koalisyon tecrübeleri ve siyasi istikrasızlık dönemleri enflasyonun en çok azdığı dönemler oldu yılında AK Parti nin tek başına iktidara gelmesi bir taraftan siyasi istikrarı tesis ederken, bir önceki iktidar döneminde, Kemal Derviş in hazırladığı yapısal reformların ciddiyetle devam ettirilmesi enflasyon, faiz ve dövizi üçgeninin yukarı çıkışını önemli ölçüde dizginledi döneminde, 2008 ve 2011 yılları hariç, 10 yıl boyunca tek haneli enflasyona tanıklık ettik. Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında, enflasyonu tek hanede tutabilmek elbette başarı. Ancak, Hükümetin yıllık programlarında belirlediği hedeflerle gerçekleşen enflasyon oranları karşılaştırıldığında; döneminde; 2004, 2005, 2009 ve 2010 yılları olmak üzere 4 yılda hedeflerin tutturulduğu ve enflasyonun %10 un altında kaldığı, 2006, 2007, 2012, 2013, 2014 ve 2015 yılları olmak üzere 6 yılda hedeflerin tutturulamamakla birlikte enflasyon oranının %10 un altında kaldığı, 2008 ve 2011 yıllarında hem hedeflerin tutturulamadığı hem de enflasyon oranının %10 un üzerinde kaldığı anlaşılmaktadır. TÜRKİYE NİN ENFLASYONLA İMTİHAN YILI: 2016 Grafik: TÜFE Enflasyon Hedef-Gerçekleşmeleri (%) Birol EFE Erdem ALPTEKİN Kaynak: T.C. Kalkınma Bakanlığı, TÜİK 8

9 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ Son 12 yılı toplu olarak değerlendirdiğimizde, hedef-gerçekleşme yönünde baktığımızda 8 yılda hedeflerin gerçekleşmediği, 4 yılda ise hedeflerin gerçekleştirilebildiği, 10 yılda ise enflasyonun tek hanelerde tutulabildiği görülmektedir. Hükümet 2016 yılı için yıllık programda enflasyon hedefini %5 olarak belirledi. Bu hedef, Orta Vadeli Program ile %6,5 e ve son olarak da Revize Orta Vadeli Program ile %7,5 e revize edildi. Peki ne oldu da 2016 hedefi iki defadır revize ediliyor? 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra AK Parti nin mecliste tek başına iktidar çoğunluğunu kaybetmesi ve seçim kampanyalarında muhalefetin asgari ücret başta olmak üzere ekonomik vaatlere ağırlık vermesi, AK Parti yi de ekonomik vaatlere yönelmek zorunda bıraktı. Seçim beyannamesinde asgari ücretin net TL ye çıkarılma sözü verilmesi ve 1 Kasım 2015 seçimlerinden kısa bir süre sonra da uygulamaya konması sosyal açıdan yararlı olmakla birlikte işverenin maliyetlerini ciddi şekilde artırdı. Bu vaat, sadece asgari ücretteki %30 luk artışla sınırlı kalmadı, domino etkisiyle aynı oranda olmasa da daha yüksek ücret düzeylerinde çalışanlara da yansıdı. Amerikan Merkez Bankası FED in 2015 Aralık ayında faizleri 0,25 baz puan arttırması sermayenin Gelişmekte Olan Ülkelerden ABD gibi daha güvenli limanlara doğru harekete geçmesine yol açtı. Bu artış, Türkiye de de faiz ve kur üzerinden, enflasyonun yukarı doğru ivmelenmesine yardım etti yılında; Rusya ile uçak krizi sonrası gerilen ilişkilerin nasıl bir seyir izleyeceği, Ülkemiz turizm ve ihracatındaki olumsuz gelişmelerin, olumluya dönüp dönmeyeceği, Doğu bölgelerimizde yaşanan terör ve yarattığı tahribat, Irak ve Suriye de gittikçe daha da çözülmez hale gelen savaş, Ülkemiz içindeki 2,5 milyon Suriyeli mülteci ve sınırımıza dayanan binlercesi, İran ın ambargolar sonrası yeniden dünya sahnesine çıkması, Önümüzdeki aylarda FED in uygulayacağı faiz politikası, TCMB de Nisan ayında gerçekleşecek yönetim değişikliği ülkemiz ekonomisinin önemli gündem maddelerini oluşturacak gibi görünüyor Ocak ayında TÜFE ye göre enflasyon %1,82 arttı. Bu yıllık bazda; %9,58 lik artışa tekabül ediyor. Şimdi asıl tartışma konusu Şubat ayında %10 luk sınırın aşılıp, çift haneli enflasyona geçip geçmeyeceğimiz. Eğer Şubat ayında %1 in üzerinde bir enflasyonla karşılaşırsak, oturup ciddi ciddi düşünmemiz gerekecek. 9

10 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ Nitekim, böyle bir sıçrama büyük olasılıkla bize iki haneli enflasyonun da kapısını aralayacak. Ocak ayında asgari ücrete dayalı talep ve maliyet artışlarının fiyatlara büyük ölçüde yansımış olması gerekiyor. Bundan sonraki aylarda; bu etkinin çok daha sınırlı olması gerekir. Ancak, bu gidişat, Merkez Bankası nın da dikkat çektiği gibi fiyatlama davranışlarında bir değişikliğe neden olursa, enflasyonun reel maliyet artışlarından ziyade psikolojik nedenlerle artması sözkonusu olabilir. Enflasyon artıyor, ben de ürettiğim ve sattığım malların fiyatını arttırayım şeklindeki bir davranış süreklilik arz etmeye başlarsa, enflasyonu frenlemek mümkün olmaz. Aslında; Petrol fiyatlarının uzun süredir düşük seyretmesi, İran ile olan doğalgaz fiyatlarındaki anlaşmazlıkta Uluslararası Tahkimden Türkiye lehine karar çıkması ve bunun nihai tüketiciye yansıyabilecek olması, FED in bir süreliğine faiz artışı yapmayacağına dair sinyaller ve bunun sonucunda son günlerde döviz kurunun düşük seyretmesi enflasyonun aşağıya doğru baskılayan unsurlar olarak sayabiliriz. Ancak, bu unsurların ekonomimizin genel kırılganlığı ve fiyatlama davranışlarını ne ölçüde dengeleyebileceğini zaman içinde göreceğiz. Enflasyon, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerden son derece çabuk etkilenen bir göstergedir. Bir ülkenin üretim, hizmet, yaratıcılık ve teknolojik seviyesi ne kadar yüksekse ekonomisi de o derece güçlü olmaktadır. Yani tükettiğimizden daha fazla mal ve hizmet üretmeli ve bunu ihraç edebilmeliyiz ki, ülke olarak net bir ekonomik gelişme sağlayabilelim. Eğer bu ekonomik gelişmeyi sağlayabilir ve rekabet gücümüzü yükseltebilirsek, bunun doğal sonucu olarak da enflasyon, faiz ve döviz kuru da gelişmiş ülkelere paralel bir seyir izleyecektir. Nitekim, enflasyon bir sebep değil, ekonomik faaliyetlerin bir sonucudur. Bütün bu önerilerimizle eş zamanlı olarak, özelikle para politikasının günlük siyasetten etkilenmemesi, enflasyon, faiz ve döviz kuru üçlüsünün suni nedenlerle dalgalanmaması ve Merkez Bankası nın yerli ve yabancı yatırımcılar nezdinde güvenilirliğini devam ettirmesi için Merkez Bankası nın bağımsızlığı son derece önem arz etmektedir. Kaynak T.C. Kalkınma Bakanlığı T.C. Merkez Bankası Türkiye İstatistik Kurumu 10

11 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ YATIRIM TEŞVİKLERİNDEN İZMİR YETERİNCE PAY ALAMIYOR Övgü PINAR 2012 yılından bu yana yürürlükte olan yatırım teşvik sistemi, ülkemizin stratejik sektörleri için önem arz eden ara mallara olan ithalat bağımlılığını azaltma potansiyeli bulunan yatırımları teşvik etmek amacıyla tasarlanmıştır. Türkiye'nin 2023 vizyonu ile üretim ve ihracat odaklı büyüme stratejisi bakımından büyük önem taşıyan yatırım teşvik programı, Tasarrufları katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirme, Üretimi ve istihdamı artırma, Uluslararası rekabet gücünü artıracak ve araştırma-geliştirme içeriği yüksek büyük ölçekli yatırımlar ile stratejik yatırımları özendirme, Uluslararası doğrudan yatırımları artırma, bölgesel gelişmişlik farklılıklarını azaltma, Kümelenme ve çevre korumaya yönelik yatırımları özendirmeyi amaçlamaktadır. Cari açığın kapatılması, en az gelişmiş bölgelere sağlanan yatırım desteklerinin genişletilmesi, destek unsuru miktarlarının artırılması, kümelenme faaliyetlerinin teşvik edilmesi, teknoloji dönüşümü sağlayacak yatırımların desteklenmesi gibi hedefler yatırım teşvik sisteminin en önemli unsurlarını oluşturmaktadır. Bilindiği üzere; yatırım teşvik sistemi dört ayrı rejimden oluşmaktadır. Yerli ve yabancı yatırımcılar, teşviklerden eşit oranda faydalanabilmektedir: Bu teşvikler; Genel Yatırım Teşvik Uygulamaları Bölgesel Yatırım Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırım Teşvik Uygulamaları Stratejik Yatırım Teşvik Uygulamaları şeklindedir. Bu uygulamalar kapsamında sağlanan destek unsurları şu şekildedir: 11

12 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ Tablo 1: Yatırım Teşvik Sistemi Kapsamında Sağlanan Destek Unsurları Destek Genel Teşvik Unsurları Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları 12 Öncelikli Yatırımların Teşviki Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki Stratejik Yatırımların Teşviki KDV İstisnası Gümrük Vergisi Muafiyeti Vergi İndirimi Sigorta Primi İşveren Hissesi Desteği Gelir Vergisi Stopajı Desteği * Sigorta Primi Desteği * Faiz Desteği ** Yatırım Yeri Tahsisi KDV İadesi *** Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı, * Yatırımın 6. bölgede gerçekleştirilmesi halinde sağlanır. ** Yatırımın Bölgesel Teşvik Uygulamalarında 3., 4., 5. veya 6. bölgelerde gerçekleştirilmesi halinde sağlanır. *** Sabit yatırım tutarı 500 milyon TL üzerinde olan stratejik yatırımlara sağlanır. Teşvik uygulamaları açısından iller, gelişmişlik düzeylerine göre 6 bölgeye ayrılıyor. Genel Teşvik Sistemi nde asgari sabit yatırım tutarı, 1. ve 2. bölgelerde 1 Milyon TL, 3., 4., 5. ve 6. bölgelerde 500 Bin TL dir. Bölgesel Teşvik Uygulamaları için asgari sabit yatırım tutarı 1. ve 2. bölgelerde 1 Milyon TL den, diğer bölgelerde ise 500 Bin TL den başlamak üzere desteklenen her bir sektör ve her bir il için ayrı ayrı belirlenmiştir. Büyük Ölçekli Yatırımlar için asgari sabit yatırım tutarı 50 Milyon TL den başlamak üzere sektörüne göre farklı büyüklüklerle tanımlanmıştır. Stratejik Yatırımlar için asgari sabit yatırım tutarı 50 Milyon TL dir. Ekonomi Bakanlığı tarafından açıklanan verilere göre; 2015 yılı Aralık ayında 12 milyar 758 milyon liralık yatırım öngören 633 proje teşvik belgesine bağlanmıştır. Bunların arasında 100 milyon lira ve üzerinde yatırım öngören 21 proje teşvik belgesine bağlanmıştır. Yatırımlar kapsamında 20 bin 516 kişinin istihdamı öngörülmektedir. Aralık ayında düzenlenen 633 adet Yatırım Teşvik Belgesinin 614 adedi yerli firmalar, 19 adedi yabancı sermayeli firmalar tarafından alınmıştır. Teşvik Yasası nın yürürlükte olduğu 2012 yılından bu yana geçtiğimiz yılların aynı dönemine bakıldığında; 2014 yılı Aralık ayında, öngörülen sabit yatırım tutarı toplam 7,2 milyar TL olan 442 adet Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenmiştir. Düzenlenen belgelerde toplam kişilik istihdam öngörülmekteydi. Yine 2013 yılı Aralık ayında, öngörülen sabit yatırım tutarı toplam 23,298 milyar TL olan 609 adet Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenmiştir.

13 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ Düzenlenen belgelerde toplam kişilik istihdam öngörülmekteydi yılı Aralık ayında ise öngörülen sabit yatırım tutarı toplam 12,078 milyar TL olan 436 adet Yatırım Teşvik Belgesi düzenlenmiştir. Düzenlenen belgelerde toplam kişilik istihdam öngörülmekteydi yılının Aralık ayında verilen yatırım teşvik belgelerinde öngörülen toplam 12,8 milyar TL lik sabit yatırım tutarının 2,2 milyar TL si Enerji sektöründe, 4 milyar TL si Hizmetler sektöründe, 6,5 milyar TL si İmalat sektöründe, 55 milyon TL si Madencilik sektöründedir. Aralık ayı için en yüksek yatırım Assan Alüminyum dan gelmiş olup Sakarya da uzak sanayi ve otomotiv sektörleri için 1 milyar 475 milyon liralık teşvik belgesi almıştır. Söz konusu dönemin ikinci önemli yatırımı ise Koç Holding bünyesindeki Arçelik A.Ş. den gelmiştir. Şirket, Tekirdağ, Bolu, Eskişehir, Ankara ve 2 ayrı yatırımı da İstanbul da olmak üzere 6 ayrı yatırımları için toplam 1 milyar 3 milyon liralık teşvik belgesi almıştır. Üçüncü sırada ise; kamyon üretim tesisisinin modernizasyonu için 819 milyon 690 bin liralık teşvik belgesi alan Mercedes bulunmaktadır. Türk Hava Yolları, Hidromek, Zorlu A.Ş., Elz Sağlık, Avea, YD Maden, Tusaş, Arçelik, Akmercan gibi şirketlerin takip ettiği listenin 13. Sırasında ise; İzmir den 192 milyon TL lik RES yatırımı ile Berges A.Ş. bulunmaktadır. Teşvik sisteminin; ülkemiz ekonomisine sunduğu avantajlar oldukça fazladır. Ancak tüm bu olumlu özelliklerinin yanında geliştirilmesi gereken alanların da olduğu bir gerçektir. Teşvik sisteminde yatırım yapılması gereken tutarların bazı illerimizde yüksek olması nedeniyle, yeni teşvik yasasından küçük ve orta boylu işletmeler yararlanamamaktadır. Bu nedenle küçük boylu işletmelerin orta boylu işletmeler (OBİ) haline, orta boylu işletmelerin ise büyük ölçekli işletmelere dönüşüp büyüyebilmeleri için asgari yatırım tutarlarının bir nebze aşağı çekilmesi gerekmektedir. Ayrıca; mevcut teşvik sistemi, ekonominin verimli çalışmasını engellemektedir. Gelişmiş ve gelişmemiş yörelerde atıl kapasiteler oluşmasına neden olmaktadır. Türkiye nin her yerinde yatırım yapan yatırımcının desteklenmesinin daha uygun olacağı düşünülmektedir. Böylelikle kaynaklar heba edilmeyecek, sanayileşme dalgalar halinde doğal yollardan gelişebilecektir. Cari açığın önlenmesi amacıyla geçici ve kısmi ithal ikamesi uygulamasına geçilmeli, teşvikler bu noktada devreye girmelidir. Başka bir ifadeyle teşvik sistemi cari açığı düşürmeye hizmet etmeli, ithal ikamesine izin vermelidir. Ayrıca marka ürünlerin üretilebilmesinin de teşviklerle doğrudan alakalı olduğu göz önünde bulundurulduğunda etkin bir teşvik sisteminin kurulmasının bir kez daha önemi ortaya çıkmaktadır. 13

14 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ Tablo 2: Aralık 2015 Döneminde Bazı İllerdeki Sabit Yatırım Miktarları (Milyon TL) (İlk 10 İl) İli Belge Sabit Yatırım (Milyon TL) İstihdam Adedi Türkiye İstanbul Sakarya Ankara Aksaray Denizli Elazığ Antalya Düzce İzmir Gaziantep Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı, Yatırımın tutarına göre yapılan sıralamada; İstanbul birinci sırada yer alırken, Sakarya ve Ankara ilk üç sırada yer alan diğer illeri oluşturuyor. Aksaray, Denizli, Elazığ, Antalya ve Düzce bu illeri takip eden illeri oluştururken İzmir ise 9 uncu sırada yer almaktadır. 1 inci bölgede bulunan İzmir deki teşvik unsurları aşağıda yer almaktadır. Tablo: 3: Bölgesel Teşvik Sistemi ne Göre İzmir 1. Bölge İzmir Yatırıma Başlama Tarihi 1. Bölge ten Önce dan Önce OSB İçi OSB Dışı OSB İçi OSB Dışı Vergi İndirimi Yatırıma Katkı Oranı (%) Vergi İndirimi Oranı (%) Sigorta Primi 3 Yıl 2 Yıl - - İşveren Hissesi Faiz Desteği TL Kredisi (puan) Dış Döviz Kredisi (puan) Yatırım Yeri Bölgesel desteklerden yararlanabilecek bütün yatırımlar Tahsisi KDV İstisnası Tüm sektörlerdeki teşvik belgeli yatırımlar Gümrük Vergisi Tüm sektörlerdeki teşvik belgeli yatırımlar Muafiyeti Bölgesel Asgari 1 Milyon TL (Bu tutar, bölge bazında desteklenen bazı sektörler için daha Sabit Yatırım yüksek olabilmektedir. Tutarı Kaynak: T.C. Ekonomi Bakanlığı, İzmir in en az teşvik alan 1 inci Bölge de yer alması nedeniyle diğer bölgelerdeki bazı illere göre daha az teşvikten yararlanmaktadır. 14

15 2016 OCAK-ŞUBAT EKONOMİ Ayrıca yine örneğin İzmir in ilçesi Kemalpaşa 1. Bölge desteklerinden yararlanıyorken, Manisa ilçesi Turgutlu 3. Bölge desteklerinden yararlanmaktadır. Birbirine komşu olan bu ilçeler arasında ekonomik anlamda çok büyük farklılıklar bulunmamaktadır. Bu nedenle yatırımcı, İzmir yerine daha geniş teşvik olanaklarından faydalanabileceği bölgeleri tercih edebilmektedir. İzmir de asgari sabit yatırım tutarının 1 Milyon TL olması da süreci olumsuz etkilemektedir. 3. Bölgeden itibaren bu tutar 500 bine düşmektedir. Bu sayede söz konusu bölgelerdeki daha küçük ölçekli firmalar da yatırım teşviklerinden yararlanabilmektedir. Başka bir ifadeyle İzmir de KOBİ niteliğindeki firmalar yatırım teşvik sisteminden yeterince faydalanamamaktadır. Ayrıca, İzmir in öne çıktığı sektörler olan turizm, organik tarım, yenilenebilir enerji gibi sektörler özel olarak teşvik edilmelidir. 15

16 2016 OCAK- ŞUBAT- SEKTÖREL SİGORTA SEKTÖRÜ VE SEKTÖRÜN SÜRÜKLEYİCİ ÖĞESİ: SİGORTA ACENTELERİ Erdem ALPTEKİN Sigorta Sektörüne Genel Bir Bakış Sigorta niye yaptırılır? İhtiyaç olunca. Ya da kırılma, bozulma veya yok olma tehlikesi gördüğünüzde. Hele bir de varlıklarınız çok büyükse veya pahada ağırsa, sigortanın önemi daha da büyüyor. Ama nedense sigorta hep hasar olduğu zaman aklımıza geliyor. Hala ülkemizde sigorta bilincinin ve sigorta yaptırmanın gerekli olduğuna dair inancın yeterince oluşmadığını görüyoruz. Oysa sigorta ihtiyacının doğması tarihsel olarak çok eskilere dayanıyor. Zaman içerisinde oluşan kazalar ve çıkan yangınlar da, sigortacılık sektörünün gelişimine katkıda bulunmuş. Günümüzde sigortacılık ve sigortaya olan ihtiyaç, gün geçtikçe artıyor. Eskiden mal ve demirbaşlar sözkonusuydu. Bugün ise bilgisayarlar ve bellekler tarafından depolanan bir çok verinin saklanması sözkonusu. Bu verilerin kaybı, yedeklenmesi veya değişime uğramasına yönelik önlem alma konusunda sigorta yaptırmanın önemi ortaya çıkıyor. Dünyada sigorta sektörü bu gibi nedenlerden dolayı çok önemliydi, önemini de her sektörü yakından etkilemesi nedeniyle her daim koruyor. Dünya genelinde sigorta sektörü, en az bankacılık kadar önemli bir sektör. Ülkemizde ise finans sektörü denince akla ilk gelen bankalar. Ülkemiz finans sisteminde bankacılık kesiminin ağırlığı oldukça büyük. Sigorta sektörü ise, ülkemiz finans sisteminden ve ülkemiz GSYİH sından yeterince pay alamıyor. Sigortalanabilecek çok daha geniş bir kesim var. Sigorta sektöründe bu sayıyı arttırmaya yönelik önemli gelişmeler oldu sayılı Sigortacılık Kanunu çıktığından beri sektör disiplin altına girmiş ve yetkili yetkisiz herkesin sigortacılık yapmasının önüne geçilmiştir.

17 Ülkemiz sigorta sektörü, Sigortacılık Kanunu nun yürürlüğe girmesinden sonra büyük gelişme yaşamış, sigorta acenteleri ve sigorta eksperlerinin levhaya kaydı ile birlikte sektör disiplin altına alınmıştır. Ülkemize gelen büyük yabancı şirketler kendi finansal araçlarını, kültürlerini ve çalışmalarını ülkemize getirerek ülkemiz sigorta sektöründe değişim yaratmışlardır. Groupama, Axa, Allianz gibi dev firmalar bilgi ve birikimlerini Türkiye pazarına taşımışlardır. Sigortacılık sektörü hiç kuşkusuz ki istihdam olarak da fazlasıyla katkıda bulunuyor. Sektörün daha gelişmekte olduğu ve istihdam sayısının artacağı bekleniyor. Ülkemiz sigortacılık sektörü, Doğal Afet Sigortalan Kurumu, Tarım Sigortalan Havuzu (TARSİM), Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi ve Sigortacılık Eğitim Merkezi gibi kurumları oluşturdu. Türkiye'de son zamanlarda devletin de desteğiyle Bireysel Emeklilik Sisteminde önemli adımlar atıldı. Katılımcı sayısı 6 milyona ve fon büyüklüğü de toplam 47 milyar liraya ulaştı. Bankalar aracılığı ile yapılan bu sistem son zamanlarda en moda yatırım araçlarından birisi oldu. Devlet, Bireysel Emeklilik Sistemine % 25 oranında Devlet Katkısı desteği veriyor. Devletin katılımcılardan tek talebi 10 yıl boyunca sistemde kalınması veya 56 yaşının doldurulması. 1 Ocak 2016 tarihinde uygulamaya giren yeni BES yönetmeliğiyle birlikte sözleşmelerin ilk 5 yılında giriş aidatı ve yönetim gider kesintisi olarak adlandırılan toplam kesinti tutarı, her yıl için aylık brüt asgari ücretin yüzde 8,5'ine karşılık gelen maktu tutarı aşamayacak, 6'ncı yıl ve sonrası için ise bu kapsamda kesinti yapılmayacak. Sistemde beş yıldan fazla kalan katılımcılar için de fon işletim gider kesintilerinden iadeler söz konusu olacak. Bu şekilde katılımcıların sistemden daha fazla tasarruf sağlayabilmelerinin önü açılmış olacak. BES in daha fazla büyümesi ve toplam işgücünün daha büyük bir kesimine hitap edebilmesi için, otomatik katılımın sağlanması büyük önem taşıyor. Otomatik katılımın başarılı sonuçlar verdiği tüm ülkelerde devlet hem katılımcıları hem de işvereni başta vergi avantajı olmak üzere teşvik ediyor. Hayat sigortaları ise 3,3 milyar TL prim üretimi gerçekleştiriyor. Türkiye 4 mevsiminde yaşandığı verimli topraklar üzerinde bulunduğu için tarım faaliyetleri önemli bir kısmı oluşturuyor. Doğal afetler ve çeşitli riskler nedeniyle tarımsal faaliyetler olumsuz yönde etkileniyor ve pek çok ürün zarar görüyor. Bu durum sigortası olmayan üreticileri zarara sokuyor. 17

18 2006 yılında çıkan yasa ile yürürlüğe giren TARSİM (Tarım Sigortaları Havuzu), çiftçiyi ve hayvancıyı koruyor. Trafik sigortalarındaki son gelişmeler, sigorta sektörüne zarar verdi. Son yıllarda kasko ve trafik sigortalarındaki hasar ödemelerinden dolayı sigorta şirketlerinin zararları büyük. Bu nedenle sigorta şirketleri, oluşan bu zararları kapatmak için kasko ve trafik sigorta poliçe primlerine ciddi oranda zam yaptılar. Bu zamlara en büyük tepki hasarsızlık indirimi yüksek poliçe sahiplerinden geldi. Trafik sigortalarında yaşanan fahiş artışlar, 2016 yılının ana gündem konularından birisi. Her gün gazetelerde manşetlerde yer alıyor. Araç sahiplerinin zorunlu trafik sigortası primlerindeki artışlara tepkisi üzerine harekete geçen Hazine Müsteşarlığı, hasar oranına göre kademeli prim sistemi üzerinde çalışıyor. Bir yandan da sigorta şirketleri üzerindeki yükü azaltmak için mahkemeler ve şirketler arasındaki tazminat hesaplama yöntemini standart hale getirmeye hazırlanıyor. Kademeli prim sistemine geçildiğinde şu anda pek çok kez kaza yapmış aracın yükünü çekmek zorunda kalan hasarsız araç sahipleri bu sıkıntıdan kurtulacak. Bu şekilde sigorta şirketleri gereksiz yere mahkeme masrafları ödemeyecek, tüketici de bir kaç yıl süren davalarla uğraşmak zorunda kalmayacak. Sigorta şirketleri zararına sigorta yapamayacaklarına göre; Ya kazalarda zarar görenlere ödenecek tazminatlar sınırlandırılacak, Ya da zorunlu trafik sigortası primleri-sigorta ücretleri daha da artacak. Trafik sigortasına ilişkin çalışmalar ve mevzuat değişiklikleri devam ediyor. 2 Şubat 2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar Tebliğine göre; kaza, aracın gereken ehliyete sahip olmayan veya ehliyetine el konulmuş kimseler tarafından kullanılması ya da trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmesi durumunda tazminat sigortalıya rücu edilecek. Buna göre tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından kullanılması veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise tazminat sigortalıya rücu edilecek. Eğer sigortalı kırmızı ışıkta geçip, ters şeride girip ya da geri geri gitmek gibi ağır kural ihlalleri sonrası kaza yaparsa, sigorta şirketi sigortalının hasar ödemesini kısma ya da kapsam dışı bırakma hakkına sahip. Ama mağdur her zaman korunuyor. 18

19 Sigorta Sektörünün Sürükleyici Ögesi: Acenteler Türkiye genelinde faaliyet gösteren yaklaşık 16 bin acente sigorta sektörünün çoğunluğunu temsil ediyor. Sigorta sektöründe yaşanan bu hızlı değişim, sigorta acentelerinin sorumluluklarını ve çalışmalarını da yukarıya taşımış, sektör için önemini daha da arttırdı. Acenteler, sigortalılarla doğrudan iletişim halindeler. Ama sektörün temel taşı şirketlerle acentelerin komisyonlar nedeniyle sorunları var. Özellikle trafik sigortasında büyük şirketlerin komisyon oranlarını yüzde 20 lerden yüzde 0 lar düzeyine kadar indirmesi ile acenteler çok zor durumda kaldı. Bundan dolayı sigorta acentelerinin tek gelirleri olan komisyonları giderek azalıyor. Trafik sigortalarında fiyatların artmasından herkes şikayetçi. Tüketici de, acente de, iş adamı da. Yanısıra sigorta acentelerinin sektörde uygulanan farklı fiyat politikaları, banka satışlarından dolayı rekabette güçsüz duruma düşmeleri, artan maliyetler, yakınlarında bulunan acente sayısının çokluğu gibi konularda sorun yaşıyorlar. TOBB un Sigorta Acenteleri Bölgesel Gelişmişlik ve Taşıma Kapasitesi Araştırmasına göre; Acentelerin sektöre kazandırdığı prim üretimi 15,3 Milyar TL, Hayat dışı acente pazar payı % 66, Acente pazar payı yıllık büyüme hızı % 5,6, Acente sayısı , Ortalama acente yaşı 11, Acente kapanma hızı % 21, Kapasite kullanım oranı %38, Şube sayısı 4.515, Personel sayısı ise

20 Tablo 1: Kapasite Kullanım Oranlarına Göre İller ŞEHİR SİGORTALILIK ORANI (%) TAHMİNİ SİGORTALI SAYISI TAHMİNİ POTANSİYEL SİGORTALI SAYISI KAPASİTE KULLANIM ORANI (%) EDİRNE 34, ,98 ÇANAKKALE 21, ,16 BALIKESİR 20, ,73 ANKARA 21, ,85 MUĞLA 23, ,32 BURDUR 23, ,02 KÜTAHYA 20, ,68 ESKİŞEHİR 18, ,87 BOLU 20, ,51 KIRKLARELİ 19, ,42 ANTALYA 21, ,12 TEKİRDAĞ 20, ,03 BİLECİK 18, ,85 İZMİR 18, ,87 KASTAMONU 16, ,34 AMASYA 17, ,19 ISPARTA 18, ,82 AYDIN 18, ,57 İÇEL 16, ,53 KIRŞEHİR 15, ,24 İSTANBUL 18, ,66 Kaynak: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Sigorta Acenteleri Bölgesel Gelişmişlik ve Tasıma Kapasitesi Araştırması (Satka-2015), 15 Haziran Kapasite kullanım oranıyla, bir ilde sigorta satın alma potansiyeli olan nüfusun yüzde kaçının sigorta satın aldığını göstermek amaçlanmıştır. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Sigorta Acenteleri Bölgesel Gelişmişlik ve Tasıma Kapasitesi Araştırmasına göre; sigorta potansiyelini en iyi kullanan iller sırasıyla Edirne, Çanakkale ve Balıkesir olmuştur. 20

21 Tablo 2: Kişi Başına Düşen Ortalama Sigorta Primine Göre İller ŞEHİR ACENTE KABA ÖLÜM HIZI SON 5 YILLIK (%) ACENTE KABA DOĞUM HIZI SON 5 YILLIK (%) KİŞİ BAŞINA DÜŞEN ORTALAMA SİGORTA PRİMİ İSTANBUL 18,1 18, TL ANKARA 19,9 23, TL ANTALYA 19,7 20, TL MUĞLA 25,7 17, TL İZMİR 23,9 17, TL EDİRNE 19,7 9, TL BURSA 23,8 18, TL TÜRKİYE 336 TL ORTALAMASI TEKİRDAĞ 19,8 17, TL BOLU 17,5 10, TL KOCAELİ 16,9 24, TL DENİZLİ 24,5 22, TL ESKİŞEHİR 21,0 14, TL YALOVA 11,3 14, TL KIRKLARELİ 18,9 10, TL İÇEL 19,9 20, TL BALIKESİR 22,9 9, TL ÇANAKKALE 19,2 10, TL BURDUR 28,0 8, TL ADANA 19,7 32, TL AYDIN 29,2 13, TL DÜZCE 15,3 6, TL KAYSERİ 21,2 20, TL SAKARYA 24,3 15, TL TRABZON 15,1 12, TL UŞAK 20,1 13, TL NEVŞEHİR 17,7 5, TL BİLECİK 37,3 6, TL ZONGULDAK 20,0 10,0 253 TL SAMSUN 25,2 18, TL AMASYA 27,9 22, TL ISPARTA 10,1 8, TL Kaynak: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Sigorta Acenteleri Bölgesel Gelişmişlik ve Tasıma Kapasitesi Araştırması (Satka-2015), 15 Haziran İzmir'de ise Türkiye'den farklı olarak sigorta hizmetleri için danışmanlık veriliyor. İzmir sigorta konusunda bilinç olarak Türkiye'nin ortalamasına göre daha yüksek bir profil çizse bile bu dünya geneli için yeterli bir seviye değil. İzmir Ticaret Odası kayıtlarına göre; 28 Ocak 2015 tarihi itibariyle 48. Sigorta Meslek Grubunda İzmir'de firma faaliyet gösteriyor. Bunlardan 843 ü sigorta acentesi faaliyetinde bulunuyor. 227 si hayat sigortası dışındaki sigortacılık faaliyetinde bulunurken, 9 u ise hayat sigortası faaliyetinde bulunmaktadır. 21

22 Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği çalışmasına göre; İzmir'de kişi başına düşen sigorta primi 414 TL. Türkiye genelinde İstanbul, Ankara, Antalya ve Muğla dan sonra kişi başına düşen sigorta priminde beşinci sırada yer alıyor. Türkiye ortalaması ise 336 TL. İzmir de kapanan acentelerin kurulan acentelere göre daha az sayıda olduğu görülüyor. Tablo 3: İktisadilik Oranına Göre İller ŞEHİR ORTALAMA AYLIK ACENTE KOMİSYON GELİRİ 22 ORTALAMA AYLIK ACENTE GİDERİ İKTİSADİLİK ORANI ELAZIĞ TL TL 3,25 BURDUR TL TL 3,23 ŞIRNAK TL TL 2,93 ARTVİN TL TL 2,78 KARAMAN TL TL 2,59 YALOVA TL TL 2,53 DİYARBAKIR TL TL 2,53 KIRŞEHİR TL TL 2,53 KONYA TL TL 2,50 RİZE TL TL 2,47 BİLECİK TL TL 2,46 ÇANKIRI TL TL 2,30 ERZURUM TL TL 2,28 GAZİANTEP TL TL 2,26 İZMİR TL TL 2,24 HAKKARİ TL TL 2,22 KİLİS TL TL 2,22 TEKİRDAĞ TL TL 2,21 ANKARA TL TL 2,18 KOCAELİ TL TL 2,17 BALIKESİR TL TL 2,16 UŞAK TL TL 2,15 İSTANBUL TL TL 2,11 ADANA TL TL 2,10 SAKARYA TL TL 2,08 AFYONKARAHİSAR TL TL 2,06 Kaynak: Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Sigorta Acenteleri Bölgesel Gelişmişlik ve Tasıma Kapasitesi Araştırması (Satka-2015), 15 Haziran En yüksek komisyon gelirine sahip iller; İstanbul, Elazığ, Ankara, Gaziantep ve İzmir olarak hesaplanmıştır. En yüksek acente giderine sahip iller ise; Bartın, İstanbul, Ankara, Gaziantep ve İzmir dir. İktisadilik oranı 1 den büyükse, işletmenin kazançlı ve ekonomik verimliliğinin yüksek olacağı kabul edilmiştir. Türkiye geneli için incelendiğinde iktisadilik oranının 2,02 olduğu tespit edilmiştir. Özetle 2 birimlik gelire karşılık 1 birimlik gider olduğu belirlenmiştir.

23 Elazığ, Burdur, Şırnak, Artvin ve Karaman illeri, iktisadilik açısından en yüksek değerlere sahip çıkmıştır. İzmir'de acentaların aylık ortalama gelirleri TL iken giderleri TL. Sonuç TOBB un Sigorta Acenteleri Bölgesel Gelişmişlik ve Tasıma Kapasitesi Araştırmasına göre; sigorta acenteleri 2014 yıl sonu itibariyle sigortacılık sektörünün yaklaşık % 66 lık bir kısmını oluşturmaktadır. Bu payın karşılığı 15,5 Milyar TL lik bir prim üretimidir. Sigortalılarla sürekli yüz yüze gelen, sorunlarına çözüm üreten, doğrudan muhatap alan ve hasar anında destek sağlayan sigorta acentelerinin sigorta sektörüne kazandırdıkları oldukça fazladır. Bu nedenle sigorta acentelerinin sorunlarının üzerine gidilmesi yaşamsal önemdedir. Sigorta acentelerinin eğitim alarak sektörle ilgili mevzuatı, uygulamayı bilmesi eksiksiz ve teknolojiyi ve dijital satınalma tekniklerini kullanmaları sağlanmalıdır. Özellikle muhasebe, finans, aktüerya, hasar yönetimi, iş hukuku gibi sektörel alanların yanında kişisel gelişim eğitimlerine de önem verilmelidir. Sigortacılık sektörü önümüzdeki yıllarda Türkiye de çok daha önemli bir yere sahip olacaktır. Bunda da kuşkusuz sigorta acentelerinin payı büyük olacaktır. Sigortacılık sektörüne özellikle BES ayağında devlet desteği bu düzeyde devam eder ise, daha bir çok büyük sigorta firmasını Türkiye'de faaliyete geçerken görebiliriz. Sonuç olarak, sigorta yaptırmayı sadece basit poliçelerden ibaret görmemek gerekiyor. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve 2011 Van Depreminde çoğu insan Doğal Afet Sigortası (DASK) yaptırmadığı için, sonraki süreçte çok sıkıntı çekti. Kasko sigortasını yaptırmadığınız takdirde, aracınızın hasarlarını yaptıramıyor, trafik sigortası ise olmazsa ise ölümcül ve yaralamalı kazalarda ciddi değerleri bulan tazminatlardan mahrum kalabiliyorsunuz. Bu nedenle malınızı korumak, garantiye almak istiyorsanız sigorta yaptırmaktan başka çareniz yok. Kaynak Ekonomist Dergisi, Bes, Otomatik Katılımı Bekliyor, Besmetre, 17 Ocak Tarım Sigortaları Havuzu T.C. Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sigorta Acenteleri İcra Komitesi, Sigorta Acenteleri Bölgesel Gelişmişlik ve Taşıma Kapasitesi Araştırması (Satka-2015), 15 Haziran Türkiye Sigorta Birliği 23

24 KONUT SATIŞLARINDAKİ BÜYÜME, EKONOMİK BÜYÜMENİN 2 KATINI AŞTI Birol EFE Nurel KILIÇ Ülke olarak genç ve dinamik bir nüfus yapısına sahibiz. Türkiye nüfusu 78 milyon 741 bin 53. Önümüzdeki birkaç yıl içinde 80 milyona ulaşmamız işten bile değil. Bu nüfusun %48 i 29 yaşın altında. TUİK e göre, Türkiye deki konut sayısı 22 milyonu aştı. İki seçim arası yaşanan türbülans, en çok ticaret yaptığımız Avrupa Birliği nin henüz toparlanamaması, uçak krizinin yarattığı gerginliğin ekonomimize yansımaları, komşu ülkelerdeki savaş ve özellikle doğu bölgelerimizdeki terörün getirdiği maliyetler ekonomik büyümemize negatif etki yaptı. İhtiyaçlardaki öncelikler ve dünyayı takip eden konut trendleri, sektörünün ne kadar değiştiğini gözler önüne seriyor. Bahsi geçen siyasi ve ekonomik gelişmelerin bileşimi sonucu ülkemiz ekonomisinin 2015 yılında ancak %4 ve hatta biraz altında büyüyebileceği tahmin ediliyor. Ülkemiz konut piyasasına baktığımızda, 2015 yılında konut satılmıştır. TÜİK tarafından açıklanan istatistiklere göre; Türkiye genelinde konut satış sayısı 2015 yılında 2014 yılına göre %10,6 oranında artış göstererek ye ulaştı. Diğer bir ifade ile; 2015 yılındaki konut satışlarındaki artış, ülkemiz ekonomik büyümesinin 2,5 katını aşmıştır. Peki nasıl oldu da böylesine bir artış yaşanabildi? Ülkemizde yıllık 600 bin civarında evlilik, 130 bin civarında da boşanma meydana geliyor. Yeni evlilikler yeni yuva-konut ihtiyacını artırırken, boşanmalar ayrı ayrı ev ihtiyacını gündeme getirdiğinden bu artışa ivme katıyor. 24

25 Bu arada, son zamanlarda boşanma oranlarında da bir artış sözkonusu. Örneğin, 2014 yılında yüzde 4,5 luk bir artış var. Son yıllarda; Kentsel dönüşüm ve/veya kentsel yenileme nedeniyle yeni konut üretimi, Boşanma sayılarındaki artış, 2,5 milyonu aşan Suriyeli mülteciler, Yabancıların konut alımları 2015 yılı konut satışlarındaki artışın ana unsurları olarak ortaya çıkıyor. Tablo 1: Türkiye de Konut Birinci El Satış Satışı (Adet) Dönem Birinci El Satış İkinci El Satış Toplam Değişim (%) 10,5 10,7 10,6 Kaynak: TÜİK, yılında Türkiye de adet konut ilk kez satıldı. Bu bir önceki yıla göre göre 10,5 lik artış demek. Geçen yıl konut satışlarında İstanbul %18,6 lık bir paya sahiptir. İstanbul u %11,4 ile Ankara ve %6 ile İzmir takip etti. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 13 konut ile Hakkari, 15 konut ile Şırnak ve 20 konut ile Ardahan. Tablo 2: İllere ve Yıllara Göre Konut Satış Sayısına İlk 10 İl İller Adet Pay (%) Adet Pay (%) Türkiye İstanbul , ,60 2 Ankara , ,37 3 İzmir , ,03 4 Antalya , ,99 5 Bursa , ,89 6 Mersin , ,76 7 Kocaeli , ,74 8 Tekirdağ , ,47 9 Kayseri , ,38 10 Konya , ,38 Kaynak: TUİK, 2016 Konut satışlarındaki hareketlilikte yabancılara yapılan satışların hatırı sayılır bir katkısı bulunmaktadır. Nitekim, yabancılara yapılan satışlar 2015 yılında bir önceki yıla göre %20,4 arttı. 25

26 2015 yılında; yabancılara yapılan konut satışlarında ilk sırayı konut ile İstanbul, ikinci sırayı konut ile Antalya aldı. Antalya'yı konut satışı ile Bursa ve konut satışı ile Yalova izledi. Irak vatandaşları 2015 yılında Türkiye'de konut satın aldı. Irak'ı konut ile Suudi Arabistan, konut ile Kuveyt, konut ile Rusya Federasyonu ve konut ile İngiltere izledi. Son yıllarda satılan her iki konuttan birisi banka kredisi ile alınıyordu. Konut kredi faizlerindeki artış ipotekli satışların toplam satışlar içindeki payının giderek azalmasına yol açtı. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı %28,2 e kadar geriledi. Ege Bölgesi ndeki konut satışlarını incelediğimizde konut satış adedi ve %44,01 lik payı ile İzmir in birinci olduğunu görüyoruz. Tablo 3: Ege Bölgesindeki İller İtibariyle Konut Satış Sayıları /2015 İller Adet Pay (%) Adet Pay (%) Artış (%) İzmir , ,01 8,38 Aydın , ,25 14,21 Manisa , ,10 21,30 Muğla , ,63 5,95 Denizli , ,81 4,60 Uşak , ,40 26,45 Kütahya , ,48 11,78 Afyonkarahisar , ,32 22,00 Ege Bölgesi ,13 Türkiye ,64 Ege Bölgesi/Türkiye ,71 Kaynak: TÜİK, P2016. Aydın, Manisa, Uşak, Kütahya ve Afyon daki konut satışlarının yüzde 10 un üzerinde büyüme kaydettiğini görüyoruz. Bölge illerinde site bazlı konut projelerinin giderek yaygınlaşması da konut satışlarındaki artışa zemin oluşturmaktadır. Sonuç olarak; atalarımızın Dünyada Mekan, Ahirette İman düsturuna uygun şekilde, vatandaşlarımızın yatırım tercihlerinde konut öncelikli yerini koruyor. Sektörde gerek orta ve alt gelir gruplarına dönük toplu konut projeleri, gerekse üst gelir gruplarına yönelik site bazlı lüks konut projelerinin 2016 yılını da hareketlendireceği kanaatindeyiz. Irak, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt gibi körfez ülkelerinin Türkiye deki lüks konut projelerine ilgisi devam ediyor. 26

27 Bununla birlikte, konut piyasasında temel faktör ise konut kredisi faiz oranları olmaya devam edecek. Faiz oranlarında nispi bir düşüş olursa, konut piyasasının daha da canlanmasına vesile olabilecektir yılında %10 un üzerinde artış gösteren konut satışlarının, 2016 yılında %20 nin de üzerinde artış gösterebileceği tahmin ediliyor. İnşaat sektörünün temel dinamiklerini etkileyen kentsel dönüşüm projeleri, geri dönüşüm ve atık yönetimi uygulamaları ile birlikte artan nüfus ve şehirleşmeye paralel konut ve altyapı talebi daha da artıyor. Kaynak Türkiye İstatistik Kurumu 27

28 GIDA GÜVENLİĞİNDE NEREDEYİZ? MEVCUT DURUM-ÖNERİLER Gözde SEVİLMİŞ Giriş Dünya nüfusunun hızla artması, gelişen teknolojiye bağlı çevre kirliliği, ekonomik güçsüzlük ve eğitim yetersizliği beslenme sorunlarını arttırmakta ve güvenli gıda teminini zorlaştırmaktadır. Gıda güvenliği konusu insan sağlığı açısından hayati önem taşımakta olup tarladan sofraya geçen tüm süreçler içinde ele alınması gereken gıda güvenliğine yönelik çalışmalar son yıllarda yoğunlaşmıştır. Gelişen teknoloji, rekabet ortamı ve piyasada söz sahibi olabilmek için gıda güvenliği sistemlerine uyulması zorunluluk haline gelmektedir. Gıda sanayinde kalite ve ürün güvenliğinin sağlanmasına yönelik çeşitli sistemler bulunmaktadır. Bu sistemlerin uygulanması ile beslenme ve sağlık ilişkisinde yaşam standartları gelişmekte ve gıda güvenliği garanti altına alınmaktadır. Gıda Kaynaklı Riskler Gıda kaynaklı hastalıkların ortaya çıkması sağlık, ekonomik ve sosyal açıdan toplumları etkilemektedir. Gıdanın üretimden tüketim aşamasına kadar geçirdiği işleme, taşıma, depolama, satın alma, saklama, hazırlama, pişirme aşamalarında oluşabilecek riskler; fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik olmak üzere 3 temel grupta toplanmaktadır. Gıdaya ilişkin fiziksel riskleri; gıdalara karışan cam kırıkları, plastik, taş, toprak, tahta, metal parçaları, saç, tırnak, kemik, sigara külü, sinek, böcek vb. oluşturmaktadır. Gıda kaynaklı hastalıkların önemli nedenlerinden olan kimyasal riskler; bilinçsiz kullanılan veteriner ve zirai ilaç kalıntıları, çevresel kaynaklardan bulaşan kimyasallar ve ağır metaller (civa, kurşun, dioksin, kadmiyum vb.), doğal toksik maddeler (mikotoksinler, bitki toksinleri vb.), işleme sırasında oluşan toksinler (akrilamid, furanlar vb.), gıda alerjenleri, endüstriyel kimyasallar (dioksinler, benzen, perklorat vb.), ambalaj materyallerinden geçen maddeler ile hile amaçlı katılan maddeler (melamin vb.) şeklinde sıralanabilmektedir. Bakteri, virüs, parazitler ile aflatoksin, okratoksin gibi mikotoksinler ise gıdalardaki mikrobiyolojik tehlikelerdir. Geçen birkaç on yılda gıdalardaki mikroorganizmaların neden olduğu hastalıkların görülme sıklığı artmıştır. 28

29 Gıda Güvenliği AR&GE BÜLTEN Besin değerini kaybetmemiş, fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik açıdan temiz olan bozulmamış gıda maddesi ise Güvenli Gıda olarak tanımlanmaktadır. Gıda kaynaklı tehlikelerin önlenmesi için, hammaddeden başlayarak gıda tüketimine kadar gıda zincirindeki her bir aşamanın dikkatle incelenmesi ve kontrol tedbirlerinin uygulanması gerekmektedir. Gıda Güvenliği, sağlıklı gıda üretimini sağlamak amacıyla gıdaların üretim, işleme, saklama, taşıma ve dağıtım aşamalarında gerekli kurallara uyulması ve önlemlerin alınması olarak adlandırılmaktadır. Yıllar içerisinde gıda güvenliğinin sağlanabilmesi küresel çapta bir amaç haline gelmiştir. Bu hedefe ne kadar ulaşılabildiğinin tespiti ise küresel çapta bir değerlendirmeyi gerekli kılmaktadır. Bu amaçla DuPont tarafından desteklenen ve Economist Intelligence Unit (EIU) tarafından geliştirilen Küresel Gıda Güvenliği İndeksi çalışması 2012 yılından bu yana yıllık olarak yapılmaktadır. Grafik 1: Ülkelerin Küresel Gıda Güvenliği İndeksi Performansları (2015) Kaynak: Global Food Security Index, İndeks, tüm dünyada tarım alanındaki yatırımların, işbirliklerinin ve politikaların süregelen etkisini ortaya koymaktadır. Gıdaların satın alınabilirliği, ulaşılabilirliği, kalitesi ve güvenliği temel kategorilerinde 28 farklı göstergeye göre değerlendirme yapan indeksin, aynı anda birçok ülkeyi karşılaştırabilme ve göstergelerle sıralama özelliği bulunmaktadır. Küresel Gıda Güvenliği İndeksi 2015 sonuçlarına göre Türkiye, 109 ülke arasında 39. sırada yer almıştır. 29

30 2015 Küresel Gıda Güvenliği İndeksi, değerlendirmede yer alan ülkelerin üçte ikisinde yıldan yıla iyileşme kaydedilmesiyle gıda güvencesinin küresel çapta arttığını ortaya çıkarmıştır. Gıda güvenliği konusunda Türkiye nin istikrarlı bir ilerleme kaydettiği görülmektedir yılına göre puanını % 1,8 oranında artırarak 39. sıradaki yerini korumuş olup en yüksek skoru kalite ve güvenilirlikte elde etmiştir. En hızlı büyümeyi ise 3 puanlık artışla ulaşılabilirlik kategorisinde beş sıra birden yükselerek göstermiştir. Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri Sanayileşmeyle beraber şehirleşmenin, çalışan kadın nüfusunun artması beraberinde gıda üretim ve dağıtımını, depolama ve gıda servisi yapan işyerlerine sıkı yaptırımlar getirilmesini ve gıda güvenliği sistemlerinin etkin olarak kurulmasını ve uygulanmasını zorunlu hale getirmiştir. Gıda güvenliği sistemleri, tüketim anında gıdada bulunabilecek gıda kaynaklı fiziksel, kimyasal ve mikrobiyolojik tehlikelerin giderilmesi için alınması gereken tüm önlemleri içermektedir. Dünya genelinde yaygın olarak kabul gören ve ülkemizde de sertifikasyonu yapılan başlıca gıda güvenliği yönetim sistemleri aşağıda sıralanmaktadır. İyi Tarım Uygulamaları (GAP): Çevreye ve insan sağlığına duyarlı üretimde kalite ve verimliliği artırmayı hedefleyen, doğal kaynak kullanımında sürdürülebilirliği amaçlayan tarımsal sistemdir. İyi Üretim Uygulamaları (GMP): Gıdaların güvenliği ve besin değerini garanti altına alan uygulama standartları olarak tanımlanabilen GMP, gıda ürünlerinde kaliteyi sağlamak için hammadde, üretim, paketleme, dağıtım vb. aşamalarda uygulanması gereken bir uygulamadır. Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları (HACCP): Öncelikli olarak üretim süreçlerine odaklanan ve bu süreçlerdeki gıda güvenliği açısından kritik basamaklarının tanımlanmasını ve kontrol altında tutulmasını hedefleyen sistematik bir yaklaşımdır. Uluslararası kabul görmüş HACCP, ilk olarak 1971 yılında Amerika Birleşik Devletleri Tarım ve Gıda Dairesi tarafından astronotların tüketeceği gıdanın güvenliğine ilişkin olarak oluşturulmuş, hammaddeden son ürüne kadar bilimsel kontrollerin yapılması ile gıda risklerinin önlenmesine dayalı bir gıda güvenliği sistemidir. HACCP in basamakları; risk değerlendirmesi, kritik kontrol noktalarının, her bir kritik noktaya özgü önlemlerin ve bu önlemlerin uygulama yöntemlerinin saptanması, belirlenen sınırlardan sapmaların kontrolü, doğrulama yöntemlerinin belirlenmesi, belgeleme ve kayıt tutmanın kurulmasıdır. Uluslararası piyasalarda, hemen her ülkenin gıda güvenliği ile ilgili standardının bulunması ve diğer ülkelerin birbirlerine uyum sağlamasındaki zorluklar, bu konuda uluslararası bir standardın hazırlanarak yayımlanması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu amaçla, Uluslararası Standartlar Organizasyonu (ISO) tarafından ISO Standardı hazırlanmış ve ilgili standart ISO 22000:2005 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemleri-Gıda Zincirindeki Tüm Kuruluşlar İçin Şartlar adı ile uluslararası bir HACCP Yönetim Sistemi Standardı olarak 1 Eylül 2005 tarihinde yayımlanmıştır. 30

31 ISO 22000, genel hatlarıyla, tarıma yönelik ihtiyaçlar ile gıda imalatçılarına, üreticilerden toptancı ve perakendecilere, paketleme ve üretim malzemeleri üreticilerinden, ulaşım ve temizlik servislerine kadar gıda tedarik zinciri içinde yer alan tüm operatörlere uygulanabilen bir standarttır. Bu standard; yiyecek, içecek sunumu (catering) ve paketleme firmaları dahil tarladan sofraya gıda zincirindeki tüm kuruluşları kapsayan bir Gıda Güvenliği Yönetim Sisteminin şartlarını tanımlamaktadır. Bu sistem, Türkiye de uygulanmakta olan kabul görmüş ve üretim yapan işletmelerin uyması gereken kuralları içeren sistemdir. BRC İngiliz Perakendecilik Konsorsiyumu Standardı (British Retail Consortium): Ürüne veya menşei ülkesine bakmaksızın İngiliz perakendecilere gıda ürünü tedarik eden satıcılar için tasarlanmıştır. Standarda göre belgelendirme üreticilerin, marka sahiplerinin ve perakendecilerin kendi yasal yükümlülüklerini yerine getirmelerine yardımcı olurken nihai olarak da tüketicinin koruyucusu olmaktadır. IFS Uluslararası Gıda Standardı (International Food Standard): Perakendecilerin markalı gıda ürünlerini, üreticilerin kalite düzeylerini denetlemeye odaklanmaktadır. Gıda perakendecileri ve toptancıları kendi özel marka etiketli ürünlerinin tedarikçilerini gıda güvenliği yönünden bağımsız denetçi kuruluşlar tarafından denetimlerini sağlamaktadırlar yılında Almanya gıda perakendecileri ortak bir denetim standardı oluşturmak için IFS Uluslararası Gıda Standardını geliştirmişlerdir. IFS sertifikası; METRO, Carrefour, REWE, Auchan gibi Avrupa perakendecilerine ürün satmak için giriş hakkı sağlamaktadır. Bu sertifika, firmanın Avrupa Birliği normlarına ve perakendecilerin kalite gerekliliklerine uygun gıda ürünü ürettiği anlamına gelmektedir. Hem BRC hem de IFS standartları perakendecilerin tedarikçilerini hedef almaktadır. Tüm bu sistemler, güvenli gıdanın tüketiciye ulaşması için oluşturulmuştur. Neticede, gıda ticaretinde, gerek gıda güvenliği gerekse gıda kalitesine yönelik uygulamaların yerine getirilmesi ve uygunluğun belgelenmesi, pazarlara giriş açısından önemli bir unsur halini almış, ilerlemek, büyümek, ihracat yapmak isteyen ve tüketiciye önem veren firmalar için kalite ve sistemlerin belgelenmesi artık kaçınılmaz olmuştur. Değerlendirme ve Öneriler Dünya nüfusunun; 2030 yılında 8,5 milyar, 2050 yılında ise 9,7 milyara ulaşacağı beklenmektedir. Böylesi bir nüfus artışı, beraberinde gıda güvenliğini güvence altına almayı sağlayacak sistemlerin işlerliğini her zaman sağlamayı ve yeni yaklaşımları gerekli kılmaktadır. Güvenilir gıdaya ulaşım insanların temel haklarından biridir. Bugün yaklaşık 800 milyon insan yani her 8 kişinden 1 i açlıkla karşı karşıya olup 2 milyardan fazla insan ise mikro besin (vitaminler, mineraller, enzimler) eksikliği yaşamakta diğer bir ifadeyle gizli açlıkla karşı karşıya kalmaktadır. Yeni bazı teknolojilerin geliştirilmesi, gıda üretimi ve çeşitliliğini artırmakta; ancak ürünlerin daha güvenli hale getirilmesi ve tüketici beğenisinin kazanılmasında bazı soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir. 31

32 Gıda güvenliğinin sağlanabilmesinin ön koşulu risk analizinin gerektiği gibi yapılabilmesidir. Bu nedenle risk değerlendirmesinin bağımsız bilim insanlarından oluşturulacak bağımsız bir kurul tarafından yapılması büyük önem taşımaktadır. Gıda ile ilgili hastalıkların büyük çoğunluğu mikrobiyal risklerle bağlantılı olup büyük oranlarda da hayvansal ürünlerden kaynaklanmaktadır. Bunun önüne geçilebilmesi ise ancak hijyen kurallarının gerektiği gibi uygulanması ile mümkündür. Gıdaların üretildiği işletmelerin her türlü riski bertaraf edecek şekilde hijyen kurallarına uygun olarak dizayn edilmesi gıda güvenliğinin sağlanabilmesinin de önemli bir etkenidir. Ülkemizde halen temel hijyen kriterlerini bile yerine getiremeyen işletmeler mevcut olup bunların varlığı gıda güvenliği için büyük risk oluşturmaktadır. Tüketicinin gıda güvenliği yönetim sistemlerini uygulayan marka ürünlerin ve bunları satan marketlerin önemi konusunda bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi bu noktada büyük önem taşımaktadır. Diğer yandan gıdalarda yapılan sahtecilik tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de büyük bir sorun teşkil etmektedir. Dünya Gümrük Örgütü nün verilerine göre dünyada gıda sahtekarlığının yıllık bedeli 49 Milyar Dolar dır. Bilimsel gelişmelerle birlikte sahteciliğin boyutu da gelişmektedir. Bununla mücadele edebilmek için sadece laboratuvar analizleri yeteri olmamaktadır. Bu nedenle konunun tüm taraflarının biraraya gelerek etkin bir şekilde çalışması büyük önem arz etmektedir. Gıda güvenliği konusunda en az gıdalardaki sahtecilik kadar büyük bir sorun da bu alandaki bilgi kirliliğidir. Bilimsel gerçekler ile toplumsal algılama arasındaki boşluktan kaynaklanan bilgi boşluğu veya bilgi kirliliği ile mücadele edilmesi için bilimi merkeze alan yasal düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır. Bilginin kaynağı olan üniversiteler ile tüketiciler arasında medya üzerinden sağlıklı bir bilgi akışı kurulamaması durumda da konunun tüm tarafları zarar görmektedir. Bu iletişimsizlik ise en büyük hasarı gıda sektörüne vermektedir. Bu kapsamda, Türkiye Gıda Dernekleri Federasyonu (TGDF) ve Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırmalar Vakfı (TEPAV) tarafından ortaklaşa yürütülen bir proje kapsamında, farklı üniversitedeki eczacılık, mühendislik, sağlık bilimleri, tıp, veteriner, ziraat gibi başlıca fakültelerin gıda güvenliği ile ilişkili bölümlerinde görev yapan öğretim üyelerinden oluşturulan Gıda Güvenliği Uzman Portalı kamuoyunun doğru bir şekilde bilgilendirilebilmesi ve yönlendirilebilmesi adına büyük önem taşımaktadır. Bu noktada, portalın bilinirliliğinin arttırılması, portaldaki uzmanların tüketicilere ulaşabilmesinin sağlanması son derece önemlidir. Türkiye de gıda güvenliğinin sağlanmasına yönelik faaliyetler Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı nın yetki ve sorumluluğundadır. Bakanlık denetimleri yeterli nitelikteki kişilerce ve sayıda yapılmalıdır. Uluslararası standartlarla uyumlu AB de gıda güvenliği alanında faaliyet gösteren Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA) gibi bağımsız bir gıda güvenliği otoritesinin ülkemizde de kurulması yararlı olacaktır. Böylece gıda güvenliği alanında daha verimli şekilde faaliyette bulunarak, gıda güvenliğinde belirlenen hedeflere daha iyi ulaşılabilecektir. 32

33 Kaynak AR&GE BÜLTEN Gıda Güvenliği Derneği, 2015, 5.Gıda Güvenliği Kongresi Sonuç Bildirgesi, Global Food Security Index, İlbeği, İ., Gıda Güvenliği ve Tüketicinin Korunması, Kalkınma Bakanlığı, 2014, Onuncu Kalkınma Planı , Tarımsal Yapıda Etkinlik ve Gıda Güvenliği Özel İhtisas Komisyonu Raporu. Karagözlü, N., 2015, Gıda Güvenliği, Öner, Z., 2010, Gıda Güvenliğinde Mikrobiyolojik Kriterler, Uygun, U. ve Köksel, H., 2010, Gıda Güvenliğini Tehdit Eden Kimyasallar, h.html 33

34 SÜT SEKTÖRÜNE BAKIŞ Şebnem BORAN Ülkemiz ve bölgemiz tarım ekonomisi içerisinde hayvancılık sektörünün oldukça önemli bir payı bulunmaktadır. Hayvansal ürünler toplumun yeterli ve dengeli beslenmesindeki en önemli kaynaklardır. Süt ve süt ürünleri sektörü de ekonomimizin önemli üretim dallarından birisini oluşturmaktadır. Ülkemiz süt üretiminde 2013 yılı verilerine göre dünyada 9. sırada yer almaktadır. Hayvansal ürünler içerisinde süt ve süt ürünlerinin tüketimi, sağlıklı ve dengeli beslenme açısından son derece önem taşımaktadır. Özellikle protein, yağ, vitamin (C vitamini hariç) ve mineraller (başta kalsiyum ve fosfor olmak üzere) gibi beslenmede çok önemli olan toplam 85 besin öğesini içeren ve çocukluktan başlamak üzere yaşlılığa kadar hayatın her döneminde vazgeçilmez olan süt, vücudun gelişmesi, güçlenmesi ve sağlığın korunmasını sağlayan çok önemli bir besindir. Günümüzde son zamanlarda çok geniş bir sektör olan süt sektöründe yatırımlar hız kazanarak üretimde artışlar yaşanmaktadır. Geleneksel metodlardan ziyade modern süt üretim tesisleri büyük artış göstermektedir. Çiğ süt üretimin artışının yanında sektör sanayi bakımından da gelişme kaydetmiştir. Sektörde yer alan işletmeler, teknolojik seviyeleri ile dünya pazarında rekabet edebilecek düzeydedir. Süt tüketim alışkanlığının daha da yaygın hale getirilmesine yönelik olarak üretici firmalar Ar-Ge faaliyetlerine hız vererek iç pazara olduğu kadar dış pazarlara da yönelik yeni ürünleri başarıyla pazarlamaktadırlar. Ayrıca geleneksel ürünlerimiz de (ayran, kaymak, kefir ve geleneksel peynir çeşitleri ) modern işleme yöntemleri ile işlenerek tüketiciye sunulmaktadır. Ülkemizde süt üretiminin yıllar itibariyle gelişimi Tablo 1 de sunulmuştur. Hayvansal ürünler içerisinde önemli bir yere sahip olan süt üretimimiz 2015 yılında bir önceki yıla göre %0,1 artış göstererek 18 milyon 655 bin ton olarak gerçekleşmiştir. Bu miktarın %90,8 ini inek sütü, %6,3 ünü koyun sütü, %2,6 sını keçi sütü ve %0,3 ünü ise manda sütü oluşturmaktadır. 34

35 Tablo 1: Türkiye de Süt Üretimi (Bin Ton) Yıllar Koyun Sütü Keçi Sütü Sığır Sütü Manda Sütü Toplam Kaynak: TÜİK, İller bazında üretim rakamlarına bakıldığında ise 2015 yılı verilerine göre en fazla sütün üretildiği iller şu şekilde sıralanmaktadır: Konya: ton, İzmir: ton, Balıkesir: ton, Erzurum: ton Kars: ton Verimli arazileri, bitki çeşitliliği ve geniş hayvan varlığı ile İzmir sektörde avantajlı bir konuma sahiptir. Kentimizde yetiştirilen ırklar ve hayvan başına elde edilen verimler ve hayvansal ürünlere dayalı gıda sanayi dikkate alındığında toplam verim miktarları oldukça yüksektir. Yıllar itibariyle İzmir de yetiştirilen bazı hayvan türlerindeki gelişmelere Tablo 2 de yer verilmiştir yılı itibariyle ilimizde; baş sığır, baş koyun ve baş keçi bulunmaktadır. Tablo 2: İzmir İlinde Yetiştirilen Bazı Hayvan Türlerindeki Gelişmeler ( ) Türler Sığır (baş) Koyun (baş) Keçi (baş) Kaynak: İzmir Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, Süt ve süt ürünleri sektörü, İzmir ekonomisinin önemli üretim dallarından birisidir. 35

36 İzmir sütün başkenti konumundadır. Türkiye toplam süt üretiminin yaklaşık % 5 i İzmir den karşılanmaktadır. Verimlilikte de kentimiz ön sıralarda yer almaktadır yılı itibariyle ilimiz tarımsal üretim değerinin % 20,18 ini süt üretimi oluşturmaktadır. TÜİK tarafından açıklanan verilere göre iller bazında süt üretimi sıralamasında Konya ilinden sonra kentimiz ikinci sırada yer almaktadır. Bu veriler İzmir in potansiyelini gözler önüne sermektedir. Bu potansiyelin geliştirilmesi ve süt hayvancılığında katma değerin arttırılmasına yönelik olarak sürdürülebilir üretim uygulamalarına yönelik Ar-Ge altyapısının geliştirilmesi, inovasyona önem verilmesi ve kalifiye çalışan istihdamının sağlanması gerekmektedir. İzmir in tarımsal ar-ge açısından üniversite ve araştırma enstitüleri ile güçlü bir yapısı bulunmaktadır. Bu kapsamda; ar-ge çalışmalarında özel sektör- üniversite ve kamu işbirliği arttırılmalı ve tarımsal teknoloji üretimine ağırlık verilmelidir. Ülkemiz hayvancılığının temel sorunu, yapısal özelliklerinden kaynaklanmaktadır. Hayvancılık işletmelerimiz küçük olup küçük işletmeler; bilgiye ulaşma, teknik altyapı, modern alet- makine, ürün kalitesinin korunması ve pazarlama gibi sorunlarla karşı karşıyadır. Bu kapsamda; hayvancılık işletmelerinin örgütlenmeleri konusunda çalışmalar yapılmalıdır. İlimiz ve bölgemiz ile özdeşleşen ürünlerin uluslararası pazarlardaki bilinirliğinin arttırılmasına yönelik olarak çalışmalar sürdürülmelidir. Hayvansal ürünlerin katma değeri bölgemizde kalacak şekilde işlenmiş ve paketlenmiş olarak pazarlanması için gerekli altyapı ve pazar ağları oluşturulmalı, marka çalışmalarına önem verilmelidir. Odamızca İzmir Tulum Peyniri coğrafi işaret alım süreci devam etmektedir. İzmir Tulum Peynirinin gerek iklimden gerekse bitki örtüsünden kaynaklanan kendine özgü bir tat, koku, aroma ve şekli bulunmaktadır. Tescillenmesiyle birlikte peynirimiz artık ulusal boyutta güçlü bir marka olacaktır. Tarımsal ürün ve gıda maddelerinin markalaşmasında önemli katkısı olan coğrafi işaret çalışmaları hızlandırılmalıdır. Türkiye deki üretim alt yapısının güçlendirilmesi, üretimin sürdürülebilirliği ve üreticilerin teşvik edilmesi amacıyla verilen desteklemeler devam ettirilmelidir. Bu kapsamda ürün desteklerine özel önem verilmelidir. Desteklemelerde verimlilik göz önünde bulundurulmalı ve kaliteli üretim teşvik edilmelidir. Süt üreticilerine verilen destekler arttırılmalı ve süreklilik kazanmalıdır. Desteklemelerde piyasada oluşan fiyat dalgalanmalarını ortadan kaldırmaya yönelik politikalar izlenmelidir. Arz fazlasının olduğu dönemlerde Okul sütü gibi özel müdahalelerle piyasaların olumsuz etkilenmesinin önüne geçilmesi uygulamasına devam edilmeli ve bu tür çalışmalar çeşitlendirilmelidir. Süt tüketiminin arttırılmasına yönelik bilgilendirme ve tanıtım çalışmaları arttırılmalıdır. Hayvancılık politikalarının uzun vadede istikrarı koruyabilecek ve oluşabilecek olumsuz piyasa koşullarındaki dalgalanmalara karşı hazır olacak şekilde yapılandırılması gerekmektedir. 36

37 Bu politikalar oluşturulurken konu ile ilgili kişi, kurum, kuruluş ve organizasyonlarla ortak bir fikir birliği de sağlanmalıdır. Ülkemizdeki hayvan varlığının arttırılmasına yönelik çalışmalar mevcut koşullara göre planlanarak yeniden düzenlenmelidir. Hayvan hastalıkları ile mücadele edilmeli, hayvan refahına yönelik çalışmalar arttırılmalıdır. Küresel kuraklığın ve hayvan hastalıklarının getirdiği problemler, artan enerji girdileri, artan yem fiyatları, kalifiye işçi sıkıntısı, yetersiz ve verimi düşük damızlık hayvan sayısı, hayvancılık sektörünün gelişimini engelleyen önemli sorunlar arasında yer almaktadır. Özellikle yüksek girdi maliyetleri, sektörde yaşanan en önemli problemlerin başında gelmektedir. Yemleme maliyetlerinin minimizasyonu için mera kanununda da hedeflendiği gibi meraların etkin kullanımı sağlanmalıdır. Meralarda aşırı otlatma, amaç dışı kullanım önlenmeli ve verim artışına yönelik ıslah projeleri artırılmalıdır. Mısır, soya, yonca, fiğ vb. üretiminde sürekliliğin ve arz artışının sağlanmasına yönelik üretim teşvik edilmelidir. Prim sistemi, üretimi teşvik eden kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alarak kendi kendini finanse eden bir uygulamadır. Bu yönüyle süt üretim primleri, üretici maliyetlerine paralel olacak şekilde güncellenmelidir. Çiğ süt alımı yapan firmalar süte kalite primi vermektedir. Kalite kriterleri olarak süt yağı, sütte somatik hücre sayısı ve toplam bakteri sayısı, bazılarında ise aflatoksin miktarı göz önüne alınmaktadır. Bu tahliller sadece alıcı tarafından yapıldığı için sütünü satan üretici üzerinde güvensizlik duygusu yaratmaktadır. Kalite kriterlerinin bölgesel olarak ticaret odası, ticaret borsası vb. kuruluşlar tarafından tarafsız olarak yapılması, en azından bir referans laboratuarı bulunması bu güvensizliği ortadan kaldırabilecektir. İzmir de sektörde faaliyet gösteren işletmelerin maliyetlerinin düşürülmesi, rekabet avantajı sağlaması ve teşvik edilmesine yönelik Tarım, Hayvancılık ve Su Ürünleri İhtisas Organize Sanayi Bölgeleri kurulması planlanmaktadır. Bu konuda yürütülen çalışmalar sektörün gelişimi açısından son derece önem taşımakta olup mevzuat kaynaklı sorunlar bir an önce çözüme kavuşturulmalıdır. Semt pazarlarında süt ürünleri ve gıda maddeleri satışındaki kontrollerde belediyeler ile gıda, tarım ve hayvancılık il müdürlüklerinin koordineli çalışması sağlanmalıdır. Süt ürünleri ihracatı teşvik edilmeli, yeni pazarlar oluşmasının sağlanması yönünde çalışmalarda bulunulmalıdır. Sektörün ihracatını arttırabilmek için dış pazarın talep ettiği çeşit ve kalitede, katma değeri yüksek üretim yapılmasına yönelik çalışmalar da yapılmalıdır. Süt ve süt ürünleri ihracatı için kümelenme çalışmaları desteklenmeli ve teşvik edilmelidir. 37

38 Dünyada önemli ölçüde talebi olan koyun-keçi sütünün üretimi artırılarak Ege Bölgesinin AB ye ihracatının arttırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır. Sonuç olarak, süt üretiminde önemli yere sahip olan kentimizin bu potansiyelinin yeterince değerlendirilmesi için sektörün karşı karşıya olduğu sorunlar ivedilikle çözümlenmeli ve destekler devam ettirilmelidir. Kaynak Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, FAO, Ege Bölgesi Tarımsal Yatırım Fırsatları Çalıştayı Sunumları, Denizli, Kasım İzmir Gıda, Tarım ve Hayvancılık İl Müdürlüğü, 2016 II. Süt ve Süt Ürünleri Sempozyumu, Ege Üniversitesi,5-6 Aralık Türkiye İstatistik Kurumu, Süt Ürünleri Raporu,

39 KÜÇÜK AİLE İŞLETMELERİ VE SERACILIK DESTEKLERİNİN SÜS BİTKİLERİ SEKTÖRÜNE ETKİLERİ Seçimlerin ardından kurulan 64. Hükümet, 10 Aralık 2015 tarihinde 2016 Yılı Eylem Planını açıkladı. 3 ay içerisinde gerçekleştirme vaadinde bulunduğu vaatler arasında; İşletme büyüklüğü 5 dekarın altındaki meyve, sebze, süs bitkisi, ıtri-tıbbi aromatik bitki yetiştiriciliği yapan çiftçilere destekleme düzenlemesinin yapılması, Çiftçilere sera desteği verilmesi konuları yer alıyor. Açıklamadan kısa bir süre sonra, 16 Aralık 1015 tarihli Resmi Gazete de; T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararı, T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı, Bitkisel Üretim Yapan Küçük Aile İşletmelerinin Desteklenmesine Dair Bakanlar Kurulu Kararı yayınlandı. 31 Aralık 2015 tarihli Resmi Gazetede de Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Uygulama Esasları Tebliği yayınlandı. Daha açık bir ifadeyle, sera modernizasyonu da düşük faizli yatırım ve işletme kredisi kapsamına alındı. Ayrı ayrı veya tek ünite olarak toplam 500 metrekare ve üzeri örtüaltı alanında bitkisel üretim yapan üreticiler, örtüaltı kayıt sistemine kayıt olmaları durumunda düşük faizli yatırım ve işletme kredisinden yararlandırılacak. Seracılık modernizasyonu kapsamında kullandırılacak yatırım ve işletme kredileri; a)yapı iskeleti, temel ve kurulum tekniğinin asgari şartları taşımadığı Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığı il/ilçe müdürlüğünce tespit edilen sera ünitelerinin asgari şartları sağlayabilecek nitelikte tamamen ya da kısmen yenilenmesi ile aynı veya farklı parsellerde birden fazla parçalı halde bulunan sera ünitelerinin tek çatı altında yeniden inşası, 39 Günnur BİNİCİ ALTINTAŞ

40 b)yapı iskeleti, temel ve kurulum tekniğinin asgari şartları taşıdığı Bakanlık il/ilçe müdürlüğünce tespit edilen mevcut sera işletmesi içerisinde, yetiştirilen ürünün kalite ve verimini artırıcı etkisi bulunan sabit ve/veya montajlı; ısıtma, soğutma, nemlendirme, sisleme, havalandırma, gölgeleme, sulama, yapay aydınlatma, gübreleme, tarımsal mücadele, hasat ve taşıma, topraksız bitki yetiştirme, karbondioksit gübrelemesi, bitkisel üretim atıklarının bertarafı ve geri dönüşüm sistemleri, bilgisayarlı programlanabilir lojik kontrol sistemleri veya mikro-denetleyici destekli otomasyon sistemleri ve bu sistemlere ait yazılımlar ile sınıflandırma, paketleme sistemleri ve bunların yapılarından halihazırda işletmede bulunmayanları, ekonomik ömrünü tamamlayanlar ile daha verimli ve teknolojik olarak yeni başka bir sistemle ikame edileceklerin finansmanını kapsayacak. Tebliğin yayım tarihi ile verilen başvuru tarihinin aynı olması ve 31/12/2015 tarihi mesai bitimi olarak verilmesi kafaları karıştırdı. Ancak, üreticiler; 2015 yılı için destek alamamış olsalar da önemli olan sera modernizasyonunun destekleme kapsamına alınmış olması. Üreticiler, Şubat ayı sonu Mart ayı başında yayımlanması beklenen ve her yıl yayımlanan T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Uygulama Esasları Tebliği ile 2016 yılında başvuru yapabilecek ve 2016 yılında bu desteklerden yararlanabilecektir. Diğer yandan 16 Aralık 2015 tarihli Resmi Gazete de yayımlanan Bitkisel Üretim Yapan Küçük Aile İşletmelerinin Desteklenmesine Dair Karar ile 30 Ocak 2016 tarihli Resmi Gazete de yayınlanan bu kararın uygulanmasına ilişkin Tebliğin amacı; küçük aile işletmelerinin sürdürülebilirliğinin sağlanmasıdır. Buna göre; çiftçi kayıt sistemine kayıtlı ve işletme büyüklüğü 5 dekar ve altında olan çay ve fındık ürünleri hariç meyve, sebze, süs bitkisi ve ıtri-tıbbi-aromatik bitki yetiştiriciliği yapan kamu kurum ve kuruluşları dışındaki gerçek ve tüzel kişilere 2016 yılında dekar başına 100 lira küçük aile işletmesi desteği yapılacak. Başvurular 2016 yılı üretim yılında çiftçi kayıt sistemine kayıtlarını yaptırmış veya güncellemiş olmak kaydıyla tarihinde sona erecek. Özetle yapılan bu düzenlemeler sonucunda; 40 Çiftçi kayıt Sistemi ne kayıtlı ve işletme büyüklüğü 5 dekar ve altında olan süs bitkisi üreticilerine 2016 yılında Küçük Aile İşletmesi desteği kapsamında dekar başına 100 lira destek ödenecek. Destekleme 5 dekar ve altı alana verileceği için bir aile işletmesinin alabileceği maksimum destek 500 lira olacak. Üreticilerin sera modernizasyonuna düşük faizli kredi kullandırılacak. Buna göre sera modernizasyonunda 100 bin liraya kadar kullandırılacak yatırım kredilerinde yüzde 100, işletme kredilerinde yüzde 50 faiz indirimi yapılacak. Destek sadece, meyve, sebze, süs bitkisi ve ıtri-tıbbi-aromatik bitki yetiştiriciliği yapanlara verilecek.

41 Bu iki düzenlemeyi süs bitkileri sektörü açısından irdelemek son derece önemli. Çünkü süs bitkileri sektöründe ilimiz söz sahibi konumda. Ülkemizde elde edilen son verilere göre 2014 yılı itibariyle yaklaşık 49 bin dekarlık alanda süs bitkileri üretimi yapılıyor. Tablo 1: 2014 Yılı İtibariyle Süs Bitkileri Üretimi Ürün adı Ekilen Alan(m2) Üretim(Adet) İç Mekan Süs Bitkileri Çiçek Soğanları Dış Mekan Süs Bitkileri Kesme Çiçek TOPLAM Kaynak: TUİK Alan açısından yaklaşık; 36 bin dekar ile dış mekan süs bitkileri ilk sırada, 11 bin dekar ile kesme çiçekler de ikinci sırada, Bin dekar ile de iç mekan süs bitkileri üçüncü sırada. Süs bitkileri üretim alanlarının % 66 sı İzmir, Sakarya ve Antalya da yer alıyor. İller itibariyle bakıldığında % 28 lik payı ile İzmir lider konumdadır. Tablo 2: İller İtibariyle Üretim Alanları ve Payları İller Üretim Alanı Pay İzmir Sakarya Antalya Bursa Yalova Edirne Diğer TOPLAM Kaynak; TUİK Tabloya diğer açıdan bakıldığında getirilen teşviklerden en fazla yararlanabilecek olan il de İzmir dir. Çünkü ülkemizde ve özellikle ilimizde süs bitkileri üretimi ağırlıklı olarak 5 dekardan küçük alanlarda aile işletmesi şeklinde yapılmaktadır. Düzenlemeler; bitkisel üretim yapan küçük aile işletmelerine ilk kez özel bir destek sağlanıyor olması açısından son derece önemli. 41

42 Kaldı ki Oda olarak her fırsatta; Ülkemizde ve özellikle ilimizde süs bitkileri üretiminin ağırlıklı olarak 5 dekardan küçük alanlarda aile işletmesi şeklinde yapıldığı dikkate alınarak teşviklerde 40 dekarlık sınırın kaldırılması, bölgesel değil sektörel teşvikle küçük sera işletmelerin de teşvik kapsamına alınması yönünde taleplerimizi her fırsatta dile getirmiştik. Bu bağlamda yapılan düzenlemeleri son derece olumlu karşılıyoruz. Ancak, İzmir Tarım, Gıda ve Hayvancılık İl Müdürlüğü ile yapılan görüşmelerde 5 dekar ve altındaki arazi büyüklüklerinde üretim yapan kayıtlı üreticilerin sayısının sadece 166 adet olduğu bilgisi alınmıştır. Bunlardan bazıları yaş sebze ve meyve üretimi de yapmaktadır. Diğer bir ifadeyle süs bitkisi üreticilerinin çoğu kayıt dışı üretim yapıyor diyebiliriz. Sonuç olarak ilimiz süs bitkisi üreticilerinin teşviklerden yararlanması ve seraların modernizasyonu açısından; Üreticilerin etkin bir şekilde bilgilendirilmesi, Gıda, Tarım ve hayvancılık İl Müdürlüğü ve özellikle Tarımsal kooperatiflerin üreticilere yol göstermesi, Üreticilerin sisteme kayıt olmalarının sağlanması, Destek alabilmek için istenen bilgi ve belgelerin yalın olmasına ve üreticiyi başvurudan kaçındıracak külfetler getirmemesine özen gösterilmesi gerekmektedir. Verilecek her teşviğin süs bitkileri sektörüne katkı sağlayacağı ve sektörün katma değerini arttıracağı düşüncesindeyiz. Kaynak TÜİK Küçük Aile İşletmeleri ve Seracılık Desteği Belli Oldu, 2015, Ali Ekber Yıldırım Küçük Aile İşletmeleri Desteği ve Düşük Faizli Krediler, 2015, Ali Ekber Yıldırım Süs Bitkileri Sektörünün Take Off a Geçmesi İçin Ne Yapmalı?, İzmir Ticaret Odası Ekonomik Vizyon Dergisi, Haziran-Temmuz 2015, Günnur Binici Altıntaş. 42

43 ÖĞRENCİLERİN BİLGİ VE BECERİLERİNİ ULUSLARARASI DÜZEYDE DEĞERLENDİREN PROGRAM: PISA Bilginin hızla değiştiği günümüz küresel rekabet ortamında bilgi ve bilgi teknolojileri giderek önem kazanmakta, her geçen gün hızla gelişen teknoloji ve küreselleşmenin de etkisiyle ülkelerin bilgiye olan ihtiyacı giderek artmaktadır. Bilgi edinmenin en kestirme yolu ise eğitimden geçmektedir. Hızla gelişen ve değişen teknolojiyi yakalamanın, hatta yeni teknoloji üreterek teknolojiye yön verebilmenin önemini kavrayan ülkeler eğitime büyük önem vermektedir. Eğitim, bir ülkenin sahip olduğu insan kaynağının niteliğinin daha üst düzeylere taşınmasında büyük rol oynamaktadır. Bu doğrultuda eğitim, ülkelerin nitelikli işgücü ihtiyacını karşılar, işgücü verimliliği artar, bilimsel ve teknolojik yenilikler hız kazanır. Bu nedenle ülkelerin sürdürülebilir kalkınmasına ve gelişmişlik düzeylerine büyük katkılarda bulunan sahip olunan eğitimli insan kaynağı, ülkeler arasında fark yaratan önemli faktörlerdendir. Bu noktada, ülkelerin eğitim alanında hangi düzeyde olduğunun uluslararası platformda ölçülmesi önemli bir veri kaynağıdır. Uluslararası ölçümler sayesinde ülkeler, belirli referans noktalarına göre eğitim alanında hangi düzeyde olduklarını, giderilmesi gereken eksikliklerini ve alınması gereken tedbirlerin neler olduğunu belirleyebilirler. Bu sayede ülkeler, dünyanın değişen şartları doğrultusunda eğitim sistemlerini geleceğe yön verecek şekilde yeniden gözden geçirerek geliştirebilirler. Bu yönde bir çalışma, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı olan PISA kapsamında Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından 2000 yılından itibaren yapılmaktadır. PISA Projesi İle İlgili Kısa Bilgiler -- PISA nedir? Üçer yıllık dönemler hâlinde, 15 yaş grubundaki öğrencilerin kazanmış oldukları bilgi ve becerileri değerlendiren bir araştırma projesidir. -- PISA Projesi neyi amaçlamaktadır? Melisa KORKMAZ PISA temel olarak, gençlerimizi daha iyi tanımayı; onların öğrenme isteklerini, derslerdeki performanslarını ve öğrenme ortamları ile ilgili tercihlerini daha açık bir biçimde ortaya koymayı amaçlamaktadır. 43

44 15 yaş grubu öğrencilerin zorunlu eğitim ile günümüz bilgi toplumunda karşılaşabilecekleri durumlar karşısında ne ölçüde hazırlıklı yetiştirildiklerini belirlemek amacıyla geliştirilmiştir. -- PISA Projesi neyi ölçmektedir? PISA Projesinde karşılaşılabilecek durumlar karşısında öğrencilerin ne ölçüde hazırlıklı yetiştirildikleri okuryazarlık olarak adlandırılmaktadır. Bir başka ifade ile PISA projesinde kullanılan okuryazarlık kavramı, öğrencinin bilgi ve potansiyelini geliştirip, topluma daha etkili bir şekilde katılmasını ve katkıda bulunmasını sağlamak için yazılı kaynakları bulma, kullanma, kabul etme ve değerlendirmesi olarak tanımlanmaktadır. Projeyle, öğrencilerin okulda müfredat kapsamında ele alınan konuları ne dereceye kadar öğrendikleri değil, gerçek hayatta karşılaşabilecekleri durumlarda sahip oldukları bilgi ve becerileri kullanabilme yeteneği ölçülmeye çalışılmaktadır. Bunun dışında öğrencilerin motivasyonları, kendileri hakkındaki görüşleri, öğrenme biçimleri, okul ortamları ve aileleri ile ilgili veriler de toplanmaktadır. -- PISA Projesini kimler yürütmektedir? Bu proje, OECD Eğitim Direktörlüğü ne bağlı olan PISA Yönetim Kurulu tarafından yürütülmektedir. Projede kullanılan testlerin ve anketlerin geliştirilmesi, analizlerinin yapılması, uluslararası raporun hazırlanması gibi işlemler, PISA Yönetim Kurulu gözetiminde belirlenen bir konsorsiyum tarafından gerçekleştirilmektedir. Projeye katılan her ülkede belirlenen ulusal merkezler ise PISA nın ulusal düzeyde çeviri ve uyarlama işlemlerinin yapılması, projenin uygulanması, analizlerin yapılması ve ulusal raporun hazırlanması gibi işlemleri gerçekleştirmektedirler. -- PISA Projesi hangi okullarda ve ne zaman uygulanmaktadır? PISA Projesi kapsamında geliştirilen başarı testleri ve anketleri, üçer yıllık ara ile uygulanmaktadır. Ülkemizde Nisan ayı içerisinde uygulanan projeye, örgün öğretimde kayıtlı olan 15 yaş grubu öğrencilerin bulunduğu tüm okullar (İlköğretim, Genel Lise, Anadolu Lisesi, Fen Lisesi, Meslek Lisesi, Anadolu Meslek Lisesi, Çok Programlı Liseler, Özel Okullar vb.) katılabilmektedir. -- Ülkemiz bu projeye neden katılıyor? Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de eğitim alanında ulusal değerlendirmeler yapılmaktadır. Ancak uluslararası düzeyde konumumuzun belirlenmesi amacıyla uluslararası eğitim göstergelerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle ülkemiz de OECD üyesi olarak, eğitim düzeyinin yükseltilmesi amacıyla bu projeye katılmaktadır yılında uygulanmaya başlayan ve üçer yıllık dönemler halinde gerçekleştirilen projeye ülkemiz ilk kez 2003 yılında katılmıştır. PISA Projesi Kapsamında Alınan Sonuçların Değerlendirilmesi Ülkemizde PISA, 2-22 Nisan 2015 tarihleri arasında 192 okulda uygulanmış; ancak sonuçları henüz açıklanmamıştır. 44

45 Türkiye PISA uygulamalarına 2003 yılından beri katılmaktadır ve PISA 2012 uygulaması, ülkemizin katıldığı dördüncü uygulama olmuştur uygulaması tıpkı 2003 uygulaması gibi matematik okuryazarlığı odaklı olarak gerçekleştirildiğinden PISA uygulamalarına katılan ülkelerin bu alandaki ilerlemelerinin ölçülmesine olanak sağlamıştır. PISA 2012 uygulamasında; 15 yaş grubu öğrencilerin matematik performansları açısından ülkelerin puanları 368 ile 613 puan arasında değişmektedir. OECD üyesi ülkelerin ortalaması 494 puandır. Ülkelerin genel ortalaması ise 487 dir. En yüksek puana sahip ilk beş ülke sırasıyla Şangay-Çin, Singapur, Hong Kong-Çin, Tayvan ve Güney Kore dir. Ülkemizin puanı 448 dir. PISA 2003 sonuçları ile PISA 2012 sonuçları değerlendirildiğinde Türkiye nin matematik okuryazarlığı performans puanı açısından en fazla artış gösteren beşinci ülke olduğu görülmektedir. Bu artış, düşük puan alan öğrencilerin azalması sonucunda gözlemlenmiştir. Öte yandan yüksek puan alan öğrencilerin sayısında belirgin bir artış olmamıştır. 15 yaş grubu öğrencilerin okuma becerileri performansları açısından ülkelerin puanları ise 384 ile 570 puan arasında değişmektedir. OECD üyesi ülkelerin ortalaması 496, ülkelerin genel ortalaması da 495 dir. En yüksek puana sahip beş ülke sırasıyla Şangay-Çin, Hong Kong-Çin, Singapur, Japonya ve Güney Kore dir. Türkiye nin puanı 475 tir. Son olarak 15 yaş grubu öğrencileri fen okuryazarlığı performansları açısından değerlendirildiğinde ülkelerin puanlarının 373 ile 580 arasında değiştiği görülmektedir. OECD üyesi ülkelerin ortalaması 501 puan iken ülkelerin genel ortalaması 497 dir. En yüksek puana sahip beş ülke sırasıyla Şangay-Çin, Hong Kong-Çin, Singapur, Japonya ve Finlandiya dır. Türkiye nin puanı ise 463 tür. PISA değerlendirilmelerine göre özellikle alt ve orta düzey başarı gösteren öğrencilerin matematik okuryazarlığı performansını etkileyen hususlar arasında; Öğrencilerin çalışma ortamı, çalışma masası, kendine ait odasının olması, internet ve bilgisayar imkanları gibi ev olanakları, Ev olanaklarının yanında öğrencilerin şiir, edebiyat ve sanata olan ilgilerinin de dikkate alınması, Sadece evlerindeki teknolojik olanaklarının iyileştirilmesinin değil, bu olanakların öğrenciler tarafından kullanılabilme düzeylerinin arttırılması, Matematiğe yönelik öğrenciler tarafından hissedilen kaygı ve endişenin azaltılması, Anne ve babanın eğitim düzeyi, Az da olsa öğrencilerin okul devamsızlıkları yer almaktadır. PISA 2012 uygulamasına Türkiye den katılan okulların %53 ünde derslik başına öğrenci sayısı 50 dan fazladır. Mevcudu 30 un üzerinde olan okullar dikkate alındığında ise PISA 2012 ye katılan okulların %79 unun kalabalık sınıflardan oluştuğu görülmektedir. Sınıf büyüklüğü açısından kalabalık sınıflarda öğrenim gören öğrencilerin PISA 2012 matematik okuryazarlığı performanslarının düşük olduğu gözlemlenmiştir. Bu durumda, sınıf mevcutlarının düşürülmesi gerektiği düşünülmektedir. 45

46 Ülkemizde uygulamaya katılan okullar dikkate alındığında, öğretmen başına düşen öğrenci sayısının hem OECD hem de tüm katılımcı ülkeler ortalamasının üzerinde olduğu görülmektedir. Bununla yanında ülkemizde öğretmen başına düşen öğrenci sayısının 2003 yılında 21,79 iken 2012 yılında 17,44 e düştüğü gözlemlenmiştir. Bu sayının yüksekliği öğrenci performansını olumsuz yönde etkilemektedir. Bu nedenle okul ve öğretmen sayılarının arttırılmasının faydalı olacağı düşünülmektedir. PISA ile erişilen bir diğer sonuç ise okulların sağladığı eğitimsel kaynaklara erişim olanağıdır. Bu olanağın matematik okuryazarlığı performansını olumlu yönde etkilediği sonucu çıkmıştır yılları arasında ülkemiz, eğitim kaynaklarına erişim bakımından en fazla artış gösteren ülke olmuştur. Sonuç ve Öneriler Sürekli gelişen ve şartların sürekli değiştiği günümüz ortamında ülkeler, eğitim sistemlerini geleceğe yön verecek şekilde gözden geçirmeli ve geliştirmelidirler. Bunun için eğitim sistemindeki durumun tespit edilmesi önemli bir aşamadır. Durum tespitinde ulusal ve uluslararası düzeyde yapılan ölçme ve değerlendirme çalışmaları son derece önemlidir. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yapılan Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı PISA, ülkelerin eğitim sistemlerinin mevcut durumunun tespit eden ve diğer ülkelerin eğitim sistemleri ile karşılaştırma olanağı sunan en güvenilir ve kapsamlı araştırmadır. PISA nın Şubat ayında yayınlanan son raporunda ülkemizin, OECD ortalaması altında kalmasına rağmen, 2003 ve 2012 yılları arasında matematikte düşük performans gösteren öğrencilerin oranının düşürülmesi açısından değerlendirildiğinde, başarılı ülkeler arasında yer aldığı belirtilmiştir. Raporda, Brezilya, Almanya, İtalya, Meksika, Polonya, Portekiz, Rusya, Tunus ve Türkiye nin 2003 ve 2012 yılları arasında matematik performansı düşük öğrenci sayısını en fazla azaltan ülkeler olduğu belirtilmiştir. Gençlerimizin daha iyi bir eğitim alabilmeleri ve ülkemizin PISA gibi uluslararası değerlendirmelerde başarı sıralamasında üst sıralara çıkabilmesi için; Öğretmen başına düşen öğrenci sayısının azaltılması amacıyla yeni okullar açılmalı ve öğretmen sayıları arttırılmalıdır, Okulların teknolojik altyapıları güçlendirilmeli ve gelişen teknoloji doğrultusunda sürekli yenilenmelidir, Öğrencileri araştırmaya ve öğrenmeye teşvik etmek amacıyla her okulda internet bağlantısı bulunmalı, bilgisayar okur-yazarlığı eğitim müfredatı kapsamına alınmalıdır, Günümüz bilgi çağında eğitim sistemi bilgi teknolojilerine dayalı olmalı; eğitim müfredatları bilgi teknolojilerindeki gelişmeler temel alınarak güncellenmelidir, Eğitim kadrosunun bilgilerinin de güncelliğini koruması için sürekli hizmet içi eğitimler düzenlenmelidir, Öğrencilerin doğru bir şekilde yönlendirilmeleri ve başarılarının arttırılması için sadece öğrencilerin değil ailelerinin de eğitilmesi gerekmektedir. 46

47 Kaynak AR&GE BÜLTEN Anıl, Özer Özkan, Demir, PISA Araştırması Ulusal Nihai Rapor, MEB, 2015, Ankara Yıldırım, Yıldırım, Yetişir, Ceylan, PISA 2012 Ulusal Ön Raporu, MEB, 2013, Ankara Türkiye Eğitimde Ortalamanın Altında Dünya Gazetesi ( - erişim tarihi: ) PISA ve TIMSS Sınav tarihleri Belli Oldu Hürriyet Gazetesi ( - erişim tarihi: ) 47

48 2016 OCAK- ŞUBAT SORULARINIZ, YORUMLARINIZ VE İSTEKLERİNİZ İÇİN WEB ARAŞTIRMA, GİRİŞİMCİLİK VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ 2016 OCAK-ŞUBAT BÜLTEN EKİBİ FAX +90 (232) Birol EFE Tel: Övgü PINAR Tel: Erdem ALPTEKİN Tel: Günnur BİNİCİ ALTINTAŞ Tel: Nurel KILIÇ Tel: Şebnem BORAN Tel: Sait KAYA Tel: Melisa KORKMAZ Tel: Gözde SEVİLMİŞ Tel: Müge ÜNAL Tel:

YATIRIM TEŞVİKLERİNDEN İZMİR YETERİNCE PAY ALAMIYOR

YATIRIM TEŞVİKLERİNDEN İZMİR YETERİNCE PAY ALAMIYOR YATIRIM TEŞVİKLERİNDEN İZMİR YETERİNCE PAY ALAMIYOR Övgü PINAR 2012 yılından bu yana yürürlükte olan yatırım teşvik sistemi, ülkemizin stratejik sektörleri için önem arz eden ara mallara olan ithalat bağımlılığını

Detaylı

SİGORTA SEKTÖRÜ VE SEKTÖRÜN SÜRÜKLEYİCİ ÖĞESİ: SİGORTA ACENTELERİ Erdem ALPTEKİN

SİGORTA SEKTÖRÜ VE SEKTÖRÜN SÜRÜKLEYİCİ ÖĞESİ: SİGORTA ACENTELERİ Erdem ALPTEKİN 2016 OCAK- ŞUBAT- SEKTÖREL SİGORTA SEKTÖRÜ VE SEKTÖRÜN SÜRÜKLEYİCİ ÖĞESİ: SİGORTA ACENTELERİ Erdem ALPTEKİN Sigorta Sektörüne Genel Bir Bakış Sigorta niye yaptırılır? İhtiyaç olunca. Ya da kırılma, bozulma

Detaylı

SURİYELİ MÜLTECİLERİN TÜRK İŞGÜCÜ PİYASASINA ETKİLERİ

SURİYELİ MÜLTECİLERİN TÜRK İŞGÜCÜ PİYASASINA ETKİLERİ 2016 OCAK- ŞUBAT- EKONOMİ SURİYELİ MÜLTECİLERİN TÜRK İŞGÜCÜ PİYASASINA ETKİLERİ Sait KAYA Suriye de 2011 yılının Mart ayında başlayan iç savaş 5. yılını geride bırakmaya hazırlanıyor. Benzer iç savaşların

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği. Yeni Teşvik Sistemi. 4. Bölge Teşvikleri Yeni Teşvik Sistemi 4. Bölge Teşvikleri Ekim 2013 İçerik Yeni Teşvik Sistemi Amaçları Yeni Teşvik Sistemi Uygulamaları Genel Teşvikler Bölgesel Teşvikler Büyük Ölçekli Ya>rımlar Stratejik Ya>rımlar 4.

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. B A Ş B A K A N L I K YENİ TEŞVİK K SİSTEMS STEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV

Detaylı

1. KDV İstisnası. 4. Faiz desteği

1. KDV İstisnası. 4. Faiz desteği YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI HAKKINDA KARAR Karar Tarihi:14.07.2009 Karar Sayısı:2009/15199 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarih ve Sayısı:16.07.2009/227290 Yürürlükte olan düzenleme üç farklı kategoride

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ. Stratejik Yatırımların Teşviki KDV İstisnası ü ü ü ü. Bölgesel Teşvik Uygulamaları

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ. Stratejik Yatırımların Teşviki KDV İstisnası ü ü ü ü. Bölgesel Teşvik Uygulamaları UYGULAMALAR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ 15.06.2012 tarih ve 2012/3305 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe giren yeni teşvik sistemi 4 farklı uygulamadan oluşmaktadır: 1- Genel Teşvik Uygulamaları 2- Bölgesel

Detaylı

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ

KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ KONU : YENİ TEŞVİK SİSTEMİ Bilindiği üzere Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tarafından yeni teşvik sistemi açıklandı. Bu açıklamaya dayanarak aşağıda yeni teşvik sistemi genel hatlarıyla ifade edilecektir.

Detaylı

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%) Türkiye ekonomisi 2017 itibariyle dünyanın 17. Avrupa nın 6. büyük ekonomisidir. a r k a. o r g.

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%) Türkiye ekonomisi 2017 itibariyle dünyanın 17. Avrupa nın 6. büyük ekonomisidir.   a r k a. o r g. Ulusal Gelişmeler Büyüme Hızı (%) Türkiye ekonomisi 2017 itibariyle dünyanın 17. Avrupa nın 6. büyük ekonomisidir. %10 veya fazla %6-%10 %3-%6 %0-%3 %0 dan küçük Veri yok Kaynak: TÜİK- Dünya Bankası; *:

Detaylı

KONUT PİYASASINDAKİ GELİŞMELERİN SATIŞ İSTATİSTİKLERİNE YANSIMALARI

KONUT PİYASASINDAKİ GELİŞMELERİN SATIŞ İSTATİSTİKLERİNE YANSIMALARI KONUT PİYASASINDAKİ GELİŞMELERİN SATIŞ İSTATİSTİKLERİNE YANSIMALARI Nurel KILIÇ Konut sektörü, inşaat sektörünün %60 ını oluşturmakta ve 250 den fazla yan sektörü ile istihdam yapısını ciddi bir şekilde

Detaylı

Başvuru Merci: Ekonomi Bakanlığı, Sanayi Odaları, Kalkınma Ajansları, Bakanlıkça görevlendirilecek diğer Odalar

Başvuru Merci: Ekonomi Bakanlığı, Sanayi Odaları, Kalkınma Ajansları, Bakanlıkça görevlendirilecek diğer Odalar Destek Mevzuatı: 2012/3305 sayılı Karar ve 20.06.2012 tarih ve 28329 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan söz konusu Karar ın uygulanmasına ilişkin 2012/1 sayılı Tebliğ ile yürürlüğe girmiştir. Amaç: Tasarrufların

Detaylı

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ

SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ SON DÖNEM DEVLET DESTEKLERİ VE TEŞVİKLERİ DEVLET DESTEKLERİ 1- AJANSIN MALİ DESTEKLERİ 2- DEVLETİN YATIRIM TEŞVİKLERİ 3- DEVLETİN HİZMETLER SEKTÖRÜNE VE İHRACAT A YÖNELİK TEŞVİKLERİ İller arası Sosyo Ekonomik

Detaylı

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI

-TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI Umut Oran Basın Açıklaması 27.5.2013 -TÜRKİYE DE KİŞİ BAŞINA TÜKETİCİ BORCU 4 BİN TL YE YAKLAŞTI -SON ÜÇ YILDA KİŞİBAŞINA DÜŞEN TÜKETİCİ BORCU YÜZDE 90 ORANINDA ARTARKEN, AYNI DÖNEMDE TASARRUF NDAKİ ARTIŞ

Detaylı

MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ

MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ MEVCUT TEŞVİK SİSTEMİ enel Teşvi Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları üyük Ölçekli Yatırımların Teşviki S KDV İstisnası S Gümrük Vergisi Muafiyeti S KDV İstisnası S Gümrük Vergisi Muafiyeti S Vergi

Detaylı

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. B A Ş B A K A N L I K STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. B A Ş B A K A N L I K YENĐ TEŞVĐK K SĐSTEMS STEMĐ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEŞVĐK SĐSTEMĐ Genel Teşvik Uygulamaları Bölgesel Teşvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların Teşviki KDV

Detaylı

ŞEREF DEMİRTAŞ TÜİK ZONGULDAK BÖLGE MÜDÜRÜ 08/01/2016

ŞEREF DEMİRTAŞ TÜİK ZONGULDAK BÖLGE MÜDÜRÜ 08/01/2016 ŞEREF DEMİRTAŞ TÜİK ZONGULDAK BÖLGE MÜDÜRÜ 08/01/2016 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015

TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015 TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1

2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1 2016 Ocak İşkolu İstatistiklerinin İllere Göre Dağılımı 1 1 30 Ocak 2016 tarih ve 29609 sayılı Resmi Gazete de Yayınlanan İşkollarındaki Ve Sendikaların Üye na İlişkin 2016 Ocak Ayı İstatistikleri Hakkında

Detaylı

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%) a r k a. o r g. t r * II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%)   a r k a. o r g. t r * II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III 18.01.2019 Ulusal Gelişmeler Büyüme Hızı (%) %10 veya fazla %6-%10 %3-%6 %0-%3 %0 dan küçük Veri yok 2016 2017 2018* 14 II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III IV YILLIK I II III 12 10 8 6 11,5 4

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/07/2015

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/07/2015 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/07/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%) a r k a. o r g. t r 11,5 7,5 5,8 7,4 7,4 7,3 7,2 3,6 6,1 5,3 3,2 5,3 5,3 4,9 4,8 4,2 2,6 1,8 -3, ,8

Ulusal Gelişmeler. Büyüme Hızı (%)   a r k a. o r g. t r 11,5 7,5 5,8 7,4 7,4 7,3 7,2 3,6 6,1 5,3 3,2 5,3 5,3 4,9 4,8 4,2 2,6 1,8 -3, ,8 Büyüme Hızı (%) %10 veya fazla %6-%10 %3-%6 %0-%3 %0 dan küçük Veri yok 2018* 2017 2016 2015 YILLIK 2,6 IV -3,0 III 1,8 II 5,3 I 7,4 YILLIK 7,4 IV 7,3 III 11,5 II 5,3 I 5,3 YILLIK 3,2 IV 4,2 III -0,8 II

Detaylı

ERDİNÇ SANCAK TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 07/08/2014

ERDİNÇ SANCAK TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 07/08/2014 ERDİNÇ SANCAK TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 07/08/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı Ruhsatı Konut

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YENİ TEŞVİK SİSTEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI. 22 Nisan 2014. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ANKARA

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YENİ TEŞVİK SİSTEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI. 22 Nisan 2014. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ANKARA T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI 22 Nisan 2014 ANKARA NİN HEDEFLERİ Cari açığın azaltılması amacıyla ithalat bağımlılığı yüksek olan ara malı ve ürünlerin üretiminin artırılması, Teknolojik

Detaylı

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU

SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU SON EKONOMİK GELİŞMELERDEN SONRA ESNAF VE SANATKARLARIN DURUMU Temel Ekonomik Göstergeler: Temmuz ayında; Üretici fiyatları genel indeksinde(üfe), Bir önceki aya göre %1,25 artış Bir önceki yılın Aralık

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 31 12 2014 Sayı 33 Genel Değerlendirme Ağustos 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Ağustos 2014 verilerinin değerlendirildiği 33. sayısında

Detaylı

İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9

İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9 BAŞVURU ADEDİ 335 TEMMUZ-AĞUSTOS-EYLÜL 2010 BAŞVURU İSTATİSTİKLERİ ANA BRANŞ BAZINDA DAĞILIM HAYAT DIŞI 307 HAYAT 28 İL BAZINDA DAĞILIM İSTANBUL 136 ANKARA 36 İZMİR 23 ANTALYA 12 KOCAELİ 10 GAZİANTEP 9

Detaylı

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor TOPLUMSAL RAPORLAR 15 YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor 10 yıllık dönemler itibariyle teşvik sisteminin istihdama etkisi Yıllık Yıllık Yıllık Yıl

Detaylı

İZMİR İN EN BÜYÜK SORUNU İŞSİZLİK RAKAMLARININ ANALİZİ

İZMİR İN EN BÜYÜK SORUNU İŞSİZLİK RAKAMLARININ ANALİZİ 2015 TEMMUZ- AĞUSTOS EKONOMİK İZMİR İN EN BÜYÜK SORUNU İŞSİZLİK RAKAMLARININ ANALİZİ Erdem ALPTEKİN Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre; 2014 yılında ülkemizde işsizlik oranı % 9,9 seviyesinde gerçekleşti.

Detaylı

Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler

Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler Yatırım Teşvik Uygulamalarında Bölgeler 1. Bölge: Ankara, Antalya, Bursa, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Muğla 2. Bölge: Adana, Aydın, Bolu, Çanakkale (Bozcaada ve Gökçeada İlçeleri Hariç), Denizli,

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 07/08/2014

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 07/08/2014 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 07/08/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi

Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi On5yirmi5.com Türkiye'nin en yaşanabilir illeri listesi Hangi şehrin yaşam standartları daha yüksek, hangi şehirde yaşam daha kolay? Yayın Tarihi : 11 Kasım 2012 Pazar (oluşturma : 2/6/2016) Aylık iş ve

Detaylı

YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ

YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ 1/5/2010-31/5/2010 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ () Sn Belge No Belge Tarihi Firmanın Adı Yatırımın Sektörü Yatırımın Yeri Firmanın Adresi Yatırımın Belge

Detaylı

SAMSUN YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ

SAMSUN YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ SAMSUN YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ (1/8/2010-31/8/2010 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN) Belge No Sabit Yatırım (TL) Firmanın Adı Yatırımın Sektörü Belge Tarihi Öngörülen Destek İth.Mak.Teç.Tut.(ABD$) S.N Yatırımın

Detaylı

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN OCAK 2015 SAMSUN TSO ÜYE İSTATİSTİKLERİ A] AÇILAN FİRMA SAYILARI (OCAK 2014/2015) Samsun Ticaret ve Sanayi Odası sicil kayıtları incelendiğinde 2015 yılının

Detaylı

Temmuz 2015. SAGMER İstatistikleri

Temmuz 2015. SAGMER İstatistikleri Temmuz 2015 SAGMER İstatistikleri Tablo 1: Ödeme Yöntemine Göre Yazılan Poliçe Adedi Dağılımı 2014 2015 Temmuz Ocak - Temmuz Temmuz Ocak - Temmuz ÜRÜN GRUBU ÖDEME TİPİ Ferdi Grup Ferdi Grup Ferdi Grup

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 10 2014 Sayı 31 TEPAV İSTİHDAM İZLEME TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Haziran 2014 verilerinin değerlendirildiği- 31. sayısında sigortalı

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YENİ TEŞVİK SİSTEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ANKARA

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YENİ TEŞVİK SİSTEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI. Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü ANKARA T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YENİ TEŞVİK SİSTEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ANKARA SUNUM PLANI 1. Yeni Teşvik Sisteminin Hazırlık Süreci 2. Yeni Teşvik Sistemi 3. Öncelikli Yatırımlar 4. Kümelenme Yatırımları

Detaylı

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ T.C. Ekonomi Bakanlığı TEŞVİK UYGULAMA VE YABANCI SERMAYE GENEL MÜDÜRLÜĞÜ YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ Dr. Mehmet Yurdal ŞAHİN Genel Müdür Yardımcısı 11 Şubat 2016, ANKARA Sunum Planı 1. Yatırım Teşvik Sistemi

Detaylı

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN HAZİRAN 2014 SAMSUN TSO ÜYE İSTATİSTİKLERİ A] AÇILAN FİRMA SAYILARI (HAZİRAN 2013/2014) Samsun Ticaret ve Sanayi Odası sicil kayıtları incelendiğinde 2014

Detaylı

Bu eserin tüm telif hakları Samsun Ticaret ve Sanayi Odası na aittir.

Bu eserin tüm telif hakları Samsun Ticaret ve Sanayi Odası na aittir. MART 2017 Bu eserin tüm telif hakları Samsun Ticaret ve Sanayi Odası na aittir. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası nın ismi kaydedilmek koşulu ile alıntı yapmak mümkündür. SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI Hançerli

Detaylı

Yerel yönetimler, Kamu ve Sivil toplum kurum/kuruluşları, İşletmeler, Üniversiteler, Kooperatifler, birlikler

Yerel yönetimler, Kamu ve Sivil toplum kurum/kuruluşları, İşletmeler, Üniversiteler, Kooperatifler, birlikler Kalkınma İller Konu Başlığı Uygun Başvuru Sahipleri Son Başvuru Destek Üst Limiti (TL) Destek oranı (%) Ankara Ankara İleri Teknolojili Ürün Ticarileştirme Mali Destek Yerel Ürün Ticarileştirme Mali Destek

Detaylı

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 09/09/2015

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 09/09/2015 KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 09/09/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış

Detaylı

Bu eserin tüm telif hakları Samsun Ticaret ve Sanayi Odası na aittir.

Bu eserin tüm telif hakları Samsun Ticaret ve Sanayi Odası na aittir. Aralık 2016 Bu eserin tüm telif hakları Samsun Ticaret ve Sanayi Odası na aittir. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası nın ismi kaydedilmek koşulu ile alıntı yapmak mümkündür. SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI

Detaylı

KAYIT DIŞI İSTİHDAM İLE MÜCADELE Ağustos 2017

KAYIT DIŞI İSTİHDAM İLE MÜCADELE Ağustos 2017 MANĠSA SOSYAL GÜVENLĠK ĠL MÜDÜRLÜĞÜ Asıl alt başlık stilini düzenlemek için tıklatın KAYIT DIŞI İSTİHDAM İLE MÜCADELE Ağustos 2017 Kayıt Dışı İstihdamın Türleri Çalışmaların SGK ya hiç bildirilmemesi Gün

Detaylı

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN OCAK 2014 SAMSUN TSO ÜYE İSTATİSTİKLERİ A] AÇILAN FİRMA SAYILARI (OCAK 2013/2014) Samsun Ticaret ve Sanayi Odası sicil kayıtları incelendiğinde 2014 yılının

Detaylı

Gayri Safi Katma Değer

Gayri Safi Katma Değer Artıyor Ekonomik birimlerin belli bir dönemde bir bölgedeki ekonomik faaliyetleri sonucunda ürettikleri mal ve hizmetlerin (çıktı) değerinden, bu üretimde bulunabilmek için kullandıkları mal ve hizmetler

Detaylı

T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI

T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI P T.C. BAŞBAKANLIK HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI Sayı: 2017/60 11 NİSAN 2017 BASIN AÇIKLAMASI Zorunlu trafik sigortası sisteminin sürdürülebilirliği bakımından sigorta primlerinin sigorta şirketleri için sunulan

Detaylı

DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014

DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014 DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

T.C. B A ġ B A K A N L I K. YENĠ TEġVĠK SĠSTEMĠ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI

T.C. B A ġ B A K A N L I K. YENĠ TEġVĠK SĠSTEMĠ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI T.C. B A ġ B A K A N L I K YENĠ TEġVĠK SĠSTEMĠ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI MEVCUT TEġVĠK SĠSTEMĠ Genel TeĢvik Uygulamaları Bölgesel TeĢvik Uygulamaları Büyük Ölçekli Yatırımların TeĢviki KDV Ġstisnası

Detaylı

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/49

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2012/49 DRT Yeminli Mali Müşavirlik ve Bağımsız Denetim A.Ş. Sun Plaza No:24 34398 Maslak İstanbul, Türkiye Tel: + 90 (212) 366 60 00 Fax: + 90 (212) 366 60 15 www.deloitte.com.tr www.verginet.net VERGİ SİRKÜLERİ

Detaylı

TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10/03/2015

TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10/03/2015 TÜİK BURSA BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10/03/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TEHLİKELİ ATIK İSTATİSTİKLERİ BÜLTENİ(2013)

T.C. ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI TEHLİKELİ ATIK İSTATİSTİKLERİ BÜLTENİ(2013) Sayı: 4 02.07.2015 16:00 Mülga Tehlikeli Atıkların Kontrolü Yönetmeliği kapsamında yıllık tehlikeli atık beyanları, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Bilgi Sistemi altında yer alan Atık Yönetim Uygulaması/Tehlikeli

Detaylı

YEREL SEÇİM ANALİZLERİ. Şubat, 2014

YEREL SEÇİM ANALİZLERİ. Şubat, 2014 YEREL SEÇİM ANALİZLERİ Şubat, 2014 Partilerin Kazanacağı Belediye Sayıları Partilere Göre 81İlin Yerel Seçimlerde Alınması Muhtemel Oy Oranları # % AK Parti 37 45,7 CHP 9 11,1 MHP 5 6,2 BDP/HDP 8 9,9 Rekabet

Detaylı

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1

Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı. Mayıs 2013 - Düzce 1 Mayıs 2013 - Düzce 1 İçerik Giriş Kamu Üniversite Sanayi İşbirliğinde En Somut Ara Yüzler: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Ülkemizde Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin Bölgesel

Detaylı

2016 YILI DIŞ TİCARET RAKAMLARI

2016 YILI DIŞ TİCARET RAKAMLARI 2016 YILI DIŞ TİCARET RAKAMLARI 2016 yılında 726 firma ile 777 milyon dolar ihracat, 44 firma ile 344 milyon dolar ithalat yaparak 1 milyar 121 milyon dolar dış ticaret hacmi gerçekleştirmiştir. 2016 yılı

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ HANEHALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ BİLGİ NOTU 2013 Yılı Türkiye İstatistik Kurumu 06/03/2014 tarihinde 2013 yılı Hanehalkı İşgücü İstatistikleri haber bültenini yayımladı. 2013 yılında bir önceki yıla göre;

Detaylı

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr

TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MART 2016 (SAYI: 85) GENEL DEĞERLENDİRME 31.03.2016 Ekonomi ve İşgücü Piyasası Reformlarına Öncelik Verilmeli Gelişmiş ülkelerin çoğunda ve yükselen ekonomilerde büyüme sorunu

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER 2014

EKONOMİK GELİŞMELER 2014 EKONOMİK GELİŞMELER 2014 BÜYÜME GSYH alt kalemlerinin 2014 2. çeyrekten 2014 3. çeyreğe değişimleri GSYH alt kalemlerinin 2014 2. çeyrekten 2014 3. çeyreğe GSYH büyümesine katkıları + İhracat büyümeye

Detaylı

GENELGE NO: 12/83. İstanbul, 17.08.2012. : Yönetim Kurulu Başkanlığı, Genel Müdürlük, Mali İşler : Yeni Teşvik Sistemine İlişkin Açıklama

GENELGE NO: 12/83. İstanbul, 17.08.2012. : Yönetim Kurulu Başkanlığı, Genel Müdürlük, Mali İşler : Yeni Teşvik Sistemine İlişkin Açıklama İlgili Birim Konu Sayın Üyemiz, GENELGE NO: 12/83 : Yönetim Kurulu Başkanlığı, Genel Müdürlük, Mali İşler : Yeni Teşvik Sistemine İlişkin Açıklama İstanbul, 17.08.2012 Malumlarınız olduğu üzere, Yeni Teşvik

Detaylı

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 09/04/2015

TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 09/04/2015 DR. MEHMET AKYOL TÜİK MANİSA BÖLGE MÜDÜRÜ 09/04/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI Nisan 2015 Sunum Planı 1. Yatırım Teşvik Sistemi a) Amaç ve İlgili Mevzuat b) Yatırım Teşvik Sistemi - Destek Unsurları - Yatırım

Detaylı

Doğal Gaz Sektör Raporu

Doğal Gaz Sektör Raporu GAZBİR HAZİRAN Türkiye Doğal Gaz Dağıtıcıları Birliği Doğal Gaz Sektör Raporu İthalat Haziran ayında yılının aynı ayına göre ülke ithalat miktarında 434 milyon sm3, %13,76 lik bir artış meydana gelmiştir.

Detaylı

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN KASIM 2013 SAMSUN TSO ÜYE İSTATİSTİKLERİ A] AÇILAN FİRMA SAYILARI (2012/2013 OCAK-KASIM) Samsun Ticaret ve Sanayi Odası sicil kayıtları incelendiğinde 2013

Detaylı

Bu eserin tüm telif hakları Samsun Ticaret ve Sanayi Odası na aittir.

Bu eserin tüm telif hakları Samsun Ticaret ve Sanayi Odası na aittir. Ocak 2017 Bu eserin tüm telif hakları Samsun Ticaret ve Sanayi Odası na aittir. Samsun Ticaret ve Sanayi Odası nın ismi kaydedilmek koşulu ile alıntı yapmak mümkündür. SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI Hançerli

Detaylı

15/6/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 6322 sayılı AATUHK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32.

15/6/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 6322 sayılı AATUHK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32. Büyük Ölçekli Yatırımlar & Bölgesel Teşvikler & Stratejik Yatırımlar Genel Açıklamalar 15/6/2012 tarihli ve 28324 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, 6322 sayılı AATUHK ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına

Detaylı

ÜLKE GENELİ TRAFİK İSTATİSTİK BÜLTENİ. E m n i y e t G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü. Trafik Hizmetleri Başkanlığı

ÜLKE GENELİ TRAFİK İSTATİSTİK BÜLTENİ. E m n i y e t G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü. Trafik Hizmetleri Başkanlığı E m n i y e t G e n e l M ü d ü r l ü ğ ü TRAFİK İSTATİSTİK BÜLTENİ Trafik Hizmetleri Başkanlığı ÜLKE GENELİ Trafik Eğitim ve Araştırma Dairesi Başkanlığı EKİM-2015 AÇIKLAMALAR AYLIK TRAFİK İSTATİSTİK

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 19 05 2014 Sayı 26 Genel Değerlendirme Ocak 2014 TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Ocak 2014 verilerinin değerlendirildiği- 26. sayısında sigortalı ücretli istihdamı, kadın

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 09/09/2015 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ŞUBAT 2015

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ŞUBAT 2015 T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI YATIRIMLARDA DEVLET YARDIMLARI ŞUBAT 2015 İZMİR YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİNİN HEDEFLERİ 1. Mevzuat ve Hedefler Tasarrufların katma değeri yüksek yatırımlara yönlendirilmesi, Üretim ve

Detaylı

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014

KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014 KENAN ÇELEBİ TÜİK EDİRNE BÖLGE MÜDÜRÜ 07/11/2014 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı Ruhsatı Konut Satış

Detaylı

YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ

YATIRIM TEŞVİK BELGELERİ TEŞVİK BELGELERİ 1//2010-31//2010 TARİHLERİ ARASINDA VERİLEN TEŞVİK BELGELERİ () Sn Belge No Belge Tarihi Firmanın Adı Yatırımın Sektörü Yatırımın Yeri Firmanın Adresi Yatırımın Belge Türü Cinsi 1 2 3

Detaylı

Ağustos SAGMER İstatistikleri

Ağustos SAGMER İstatistikleri Ağustos 2017 SAGMER İstatistikleri Tablo 1: Ödeme Yöntemine Göre Yazılan Poliçe Adedi Dağılımı 2016 2017 Ağustos Ocak - Ağustos Ağustos Ocak - Ağustos ÜRÜN GRUBU ÖDEME TİPİ Ferdi Grup Ferdi Grup Ferdi

Detaylı

TABLO-4. LİSANS MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014 )

TABLO-4. LİSANS MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014 ) 7769 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur ADANA TÜM İLÇELER Taşra GİH 7 17 4001 7770 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur ADIYAMAN TÜM İLÇELER Taşra GİH 7 9 4001 7771 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur AFYONKARAHİSAR TÜM İLÇELER

Detaylı

TABLO-3. ÖNLİSANS MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014 )

TABLO-3. ÖNLİSANS MEZUNLARININ TERCİH EDEBİLECEĞİ KADROLAR ( EKPSS 2014 ) 7858 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur ADANA TÜM İLÇELER Taşra GİH 10 8 ### 7859 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur ADIYAMAN TÜM İLÇELER Taşra GİH 10 4 ### 7860 MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Memur AFYONKARAHİSAR TÜM İLÇELER

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10/05/2017

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10/05/2017 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 10/05/2017 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN ŞUBAT 2015 SAMSUN TSO ÜYE İSTATİSTİKLERİ A] AÇILAN FİRMA SAYILARI (ŞUBAT 2014/2015) Samsun Ticaret ve Sanayi Odası sicil kayıtları incelendiğinde 2015 yılının

Detaylı

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Eko-Bülten Mayıs 2012 SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Eko-Bülten Mayıs 2012 SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN MAYIS 2012 1 KURULAN KAPANAN FİRMA İSTATİSTİKLERİ (2011/2012 OCAK-MAYIS DÖNEMİ) Samsun da Kurulan ve Kapanan firmalar incelendiğinde 2012 yılı ilk 5 ayında,

Detaylı

METİN ÖCAL TÜİK BALIKESİR BÖLGE MÜDÜRÜ 09/06/2015

METİN ÖCAL TÜİK BALIKESİR BÖLGE MÜDÜRÜ 09/06/2015 METİN ÖCAL TÜİK BALIKESİR BÖLGE MÜDÜRÜ 09/06/2015 1 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış

Detaylı

Tablo Yılında İnternet Erişimi Olan Girişimlerin, İnterneti Kullanım Amaçları

Tablo Yılında İnternet Erişimi Olan Girişimlerin, İnterneti Kullanım Amaçları gayrimenkul faaliyetleri gösteren girişimlerde %7,9 oranı ile en düşük düzeyde gerçekleşmiştir. 2010 yılında İnternet erişimine sahip girişimlerin %78,1 i interneti bankacılık ve finansal hizmetler için,

Detaylı

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ

İSTİHDAM İZLEME BÜLTENİ 01 10 2014 Sayı 30 TEPAV İSTİHDAM İZLEME TEPAV İstihdam İzleme Bülteni nin -Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Mayıs 2014 verilerinin değerlendirildiği- 30. sayısında sigortalı ücretli

Detaylı

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ Ahmet GÜNEŞ Dış Ticaret Uzmanı BURSA 21/05/2015 1 SUNUM PLANI 1. Yeni Teşvik Sisteminin Hazırlık Süreci

Detaylı

Mayıs 2014 SAGMER İstatistikleri

Mayıs 2014 SAGMER İstatistikleri Mayıs 2014 SAGMER İstatistikleri *Ekli dosyadaki istatistikî veriler, Sigorta Şirketlerinin SBM ye gönderdiği verilerden oluşturulmuştur. Veriler 31 Mayıs 2014 itibariyle alınmıştır. Tablo 1: Ödeme Yöntemine

Detaylı

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ

YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdürlüğü YATIRIM TEŞVİK SİSTEMİ M. Özger BOZOĞLU Dış Ticaret Uzmanı Ahmet GÜNEŞ Dış Ticaret Uzmanı İSTANBUL 10/12/2014 1 SUNUM PLANI 1.

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 04/01/2018

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 04/01/2018 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 04/01/2018 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı

Ocak SAGMER İstatistikleri

Ocak SAGMER İstatistikleri 2016 SAGMER İstatistikleri Tablo 1: Ödeme Yöntemine Göre Yazılan Poliçe Adedi Dağılımı 2015 2016 ÜRÜN GRUBU ÖDEME TİPİ Ferdi Grup Ferdi Grup BANKAYA ÖDEME 8,6% 6,8% 7,3% 26,7% ÇEK 0,0% 0,5% 0,0% 0,4% DİĞER

Detaylı

Karşılıksız İşlemi Yapılan Çek Sayılarının İllere ve Bölgelere Göre Dağılımı (1) ( 2017 )

Karşılıksız İşlemi Yapılan Çek Sayılarının İllere ve Bölgelere Göre Dağılımı (1) ( 2017 ) Karşılıksız İşlemi Yapılan Çek Sayılarının İllere ve Bölgelere Göre Dağılımı (1) İller ve Bölgeler (2) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Toplam İstanbul 18.257

Detaylı

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Eko-Bülten Mart 2012 SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI

Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Eko-Bülten Mart 2012 SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN MART 2012 1 DIŞ TİCARET İHRACAT RAKAMLARI (MART 2011/2012) Samsun un 2011 ve 2012 Ocak/Mart dönemi ihracat rakamlarına baktığımızda 2011 yılı Ocak/Mart döneminde

Detaylı

Mayıs 2012 SAGMER İstatistikleri

Mayıs 2012 SAGMER İstatistikleri Mayıs 2012 SAGMER İstatistikleri *Ekli dosyadaki istatistikî veriler, Sigorta Şirketlerinin SBM ye gönderdiği verilerden oluşturulmuştur. Veriler 31 Mayıs 2012 itibariyle alınmıştır. Tablo 1: Ödeme Yöntemine

Detaylı

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI

T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI TELİF HAKLARI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İSTATİSTİKSEL BİLGİLENDİRME RAPORU (SERTİFİKA) Hazırlayan: İrfan Taylan ÇOKYAMAN OCAK 2013 ANKARA SERTİFİKA BÖLÜM İSTATİSTİKLERİ 2 1) SERTİFİKA

Detaylı

Osman BİNİCİ Balıkesir Bölge Müdürü 10/05/2017

Osman BİNİCİ Balıkesir Bölge Müdürü 10/05/2017 Osman BİNİCİ Balıkesir Bölge Müdürü 10/05/2017 1 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ ADRESE DAYALI NÜFUS KAYIT SİSTEMİ (ADNKS) 2014 Yılı Türkiye İstatistik Kurumu 28/01/2015 tarihinde 2014 yılı Adrese Dayalı Kayıt Sistemi Sonuçları haber bültenini yayımladı. 31 Aralık 2014 tarihi itibariyle;

Detaylı

OSMAN BİNİCİ TÜİK BALIKESİR BÖLGE MÜDÜR V. 12/04/2017

OSMAN BİNİCİ TÜİK BALIKESİR BÖLGE MÜDÜR V. 12/04/2017 OSMAN BİNİCİ TÜİK BALIKESİR BÖLGE MÜDÜR V. 12/04/2017 1 Nüfus Eğitim Sağlık Ölüm Doğum Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut

Detaylı

Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri"

Türkiye'nin en rekabetçi illeri yorgun devleri Türkiye'nin en rekabetçi illeri "yorgun devleri" Türkiye nin kalkınmasında önemli rol üstlenen İstanbul, Ankara ve İzmir, iller arasında rekabet sıralamasında da öne çıktı. İSTANBUL - Elif Ferhan Yeşilyurt

Detaylı

Ocak SAGMER İstatistikleri

Ocak SAGMER İstatistikleri 2015 SAGMER İstatistikleri Tablo 1: Ödeme Yöntemine Göre Yazılan Poliçe Adedi Dağılımı 2014 2015 ÜRÜN GRUBU ÖDEME TİPİ Ferdi Grup Ferdi Grup BANKAYA ÖDEME 6,7% 8,6% 9,0% 8,3% ÇEK 0,0% 0,0% 0,0% 0,0% DİĞER

Detaylı

KONYA VALİLİĞİ. T.C. KONYA VALİLİĞİ İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü KONYA İLİ SOSYO-EKONOMİK RAPOR KONYA - 2015 SOSYO-EKONOMİK -1-

KONYA VALİLİĞİ. T.C. KONYA VALİLİĞİ İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü KONYA İLİ SOSYO-EKONOMİK RAPOR KONYA - 2015 SOSYO-EKONOMİK -1- T.C. KONYA VALİLİĞİ İl Planlama ve Koordinasyon Müdürlüğü KONYA İLİ RAPOR KONYA - 2015-1- KONYA NIN TÜRKİYEDEKİ YERİ KONYA, İÇ ANADOLU BÖLGESİ NİN GÜNEYİNDE YER ALMAKTADIR. COĞRAFİ OLARAK 36 0 40 VE 39

Detaylı

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN EKİM 2015 SAMSUN TSO ÜYE İSTATİSTİKLERİ A] AÇILAN FİRMA SAYILARI (EKİM 2014/2015) Samsun Ticaret ve Sanayi Odası sicil kayıtları incelendiğinde 2015 yılının

Detaylı

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI

SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASI EKONOMİK BÜLTEN EKİM 2015 SAMSUN TSO ÜYE İSTATİSTİKLERİ A] AÇILAN FİRMA SAYILARI (EKİM 2014/2015) Samsun Ticaret ve Sanayi Odası sicil kayıtları incelendiğinde 2015 yılının

Detaylı

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 12/12/2017

TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 12/12/2017 TÜİK İZMİR BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ 12/12/2017 Nüfus Eğitim Sağlık Doğum Ölüm Evlenme ve Boşanma İşgücü Tüketim Fiyat Endeksleri Finansal Yatırım Araçları Milli Gelir Dış Ticaret Yapı İzin Konut Satış Ulaştırma

Detaylı