SOSYAL YAŞAM - SOSYAL DÜZEN - HUKUK
|
|
|
- Bercu Eroğlu
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 1 SOSYAL YAŞAM - SOSYAL DÜZEN - HUKUK I- TOPLU YAŞAMA ZORUNLULUĞU VE HUKUK 1. Sosyal Düzen Kuralları Bilimsel araştırmalar, insanlar arasında olduğu gibi, hayvanlar aleminde dahi belli bir düzen bulunduğunu göstermektedir. Hatta, karıncalar ve arılar arasında bir topluluk düzeninin var olduğu yüzeysel bir gözlemle dahi kolayca anlaşılmaktadır. Bu durum akıl ve bilincin değil, sosyallik içgüdüsünün sonucudur. İnsan toplumlarındaki düzende ise, sosyallik içgüdüsünün yanı sıra akıl ve bilincin rolü ve önemi büyüktür. Toplu halde yaşamanın doğal sonucu hak ve yükümlülüklerdir. Toplum halinde yaşayan insanların yerine getirmek zorunda oldukları ödevleri ve kullanacakları hakları belirten kurallara SOSYAL DÜZEN KURALLARI denir. Bu kurallara aykırı hareket, başka deyişle kuralların düzenlediği yetki ve yüküm sınırlarını aşan bir davranış, kimi sosyal tepkilere yol açar. Bu tepkilere YAPTIRIM adı verilmektedir. 2. Kural Kural deyince; Emir ve yasaklar akla gelir. Borcunu öde, herkese saygılı ol, iyi davran emir şeklindeki kurallara, yalan söyleme, suç işleme, ahlaksızlık yapma ise yasak (olumsuz emir) şeklindeki kurallara örnektir. Bir emrin kural olabilmesi için; a) Sürekli olması, yani uygulandığı olaylardan önce de sonra da var olması, b) Genel olması, yani benzeri tüm olaylara uygulanması, c) Müeyyideye bağlanması, yani bir zorlayıcılık unsuru içermesi gerekir. 3. Sosyal Düzen Kurallarının Türleri 3.1. Din kuralları İnsanla Tanrısı arasındaki ve insanla insan arasındaki dünyasal ilişkileri düzenleyen kurallardır Ahlak kuraları Bir toplumda oluşan değer yargılarına göre yapılması ve yapılmaması gereken davranışlar belirleyen kurallar bütünüdür Görgü (Muaşeret) kuralları Kişilerin kendi benzerleri ile karşılaştıkları zaman takınmaları gereken tavırları; konuşma, oturma, giyinme, yeme, içme yöntemlerini gösterirler Hukuk kuralları Toplum yaşamında kişilerin birbirleriyle ve toplumla olan ilişkilerini düzenleyen ve uyulması kamu gücü ile desteklenmiş sosyal kurallar bütünüdür. 4. Hukuk Kurallarının Farklılığı Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en önemli özellik, Yaptırım (müeyyide) ayrılığıdır. Hukuk kurallarının arkasında Devletin zorla yaptırması şeklinde beliren maddesel destek, diğer sosyal düzen kurallarında başkalarının hoş görmemesi, kamu vicdanının hor görmesi, kişinin vicdan azabı veya pişmanlık duyması veya Tanrı korkusu olarak gözüken tinsel (manevi) yaptırımlar şeklinde olup, maddesel zorlama yoktur. Maddesel desteği uygulama yetkisi kamu kudretine (Devlete) aittir ve bu yaptırım önceden tanımlanmıştır. Bu anlamda toplum vicdanının çok sarsıldığı hallerde ortaya çıkan toplumsal saldırı ve linç girişimlerinin maddileşmiş bir yaptırım olarak değerlendirilmesi olası ise de; önceden tanımlanmış bir yaptırım olmaması ve kimin tarafından uygulanacağının bilinmemesi gibi farklılıklar hukuksal yaptırımdan ayırt edilmesini sağlamaktadır. Yaptırım farklılığı dışında; Kapsam, Kaynak, Biçim ve İki Taraflı Olup Olmama noktalarından Hukuk kurallarının, diğer sosyal düzen kurallarından farklı olduğu şeklinde düşünceler üzerinde görüş birliği bulunmamaktadır.
2 2 II- POZİTİF HUKUKUN Biçimsel- KAYNAKLARI 1. Örf ve Adet (Gelenek) Hukuku Topluluk içerisinde uzun zamandan beri kök salmış olup, uyulması zorunlu sayılan ortak davranışlara Gelenek denir. Zamanla insanların bilincinde yer alan alışkanlıkların, toplum tarafından benimsenip yaptırım altına alınması sonucu Gelenek Hukuku doğmuş olur. Süreklilik ve genel inanç unsurları bulunan örf ve adetlerin, hukuk kuralı durumuna geçebilmesi için hukuksal yaptırım ile, yani devlet tarafından bir yaptırım ile sağlamlaştırılmış (berkitilmiş) olması gerekir. Böyle bir yaptırımın varlığı, ancak kanunlardaki yollamalardan (atıflardan) anlaşılır. Örneğin Medeni Kanunda bir meselenin ancak kanunda hüküm bulunmayan hallerde örf ve adete göre çözüleceği belirtilmiştir. Örfler, genel olabileceği gibi bölgesel ya da mesleksel nitelik arz edebilirler. Ör: ortakçılık yada ayrıcılık yöntemi bütün Türkiye de uygulama alanı bulan gelenek biçiminde gözükürken, balıkçılıkta geçerli gelenek sahil bölgelerinde mevcuttur. Kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi gereği, ceza hukukunda örf ve adet kurallarına yer verilemez. 2. Yazılı Hukuk Anayasanın yetkili kıldığı otoriteler tarafından çıkarılan yazılı metinler hukukun biçimsel kaynaklarındandır. Bunlar; Anayasa, Kanun, Kanun Gücünde Kararname, Tüzük ve Yönetmelik şeklinde sıralanırlar ve hiç birisi kendisinden önce gelen kaynağa göre, daha kuvvetli, daha geçerli veya daha soyut olamazlar. Uygulama bakımından Örf Adet Hukuku da yazılı hukuktan sonra gelir. Kaynaklar arasındaki bu ilişkiye Normlar Hiyerarşisi denilmektedir Kanun Dar ve teknik anlamda, Anayasa nın yetkili kıldığı organ tarafından yazılı bir şekilde ve bu ad altında saptanmış bulunan genel, sürekli ve soyut hukuk kurallarıdır. Ülkemizde bu organ TBMM dir Kanun Hükmünde (Gücünde) Kararname TBMM ce kanunla, belli konularda, Bakanlar Kuruluna verilen yetki çerçevesinde çıkarılan kararnamelerdir. Yetki veren kanunda, kararnamelerin amacı, kapsamı, ilkeleri ve bu yetkiyi kullanma süresi açıkça gösterilir Tüzük (Nizamname) Bakanlar Kurulu tarafından, kanunun uygulanmasını göstermek veya kanunun emrettiği işleri belirtmek üzere, kanunlara aykırı olmamak şartıyla ve Danıştay ın incelemesinden geçirilerek, Cumhurbaşkanınca imzalanıp Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yazılı hukuki metinlerdir Yönetmelik (Talimatname) Devlet aygıtı içerisinde bulunan çeşitli kurum ve kuruluşların, daha çok kendi iç işlerini ilgilendiren, çalışma usullerini düzenleyen kurallar bütünüdür. III- HUKUKUN KOLLARI Roma Hukukundan bu yana gelen ve en yaygın anlayışa göre Hukuk, Özel Hukuk-Kamu Hukuku biçiminde iki ana kola ayrılmaktadır. 1. Özel Hukuk Toplum içindeki kişilerin ve kuruluşların eşit haklara sahip ve eşit yükümler altında bulunan varlıklar olarak sürdürdükleri ilişkileri düzenleyen hukuk alanına Özel Hukuk denilir. Özel Hukukun dört alt bölümü vardır. Bunlar; Medeni Hukuk, Ticaret Hukuku, Fikri (Fikirsel) Hukuk ve Devletler Özel Hukukudur. 2. Kamu Hukuku
3 3 Toplumsal örgütlenmeyi ve kişi-toplum ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarının bütünü Kamu Hukuku kolunu oluşturur. Bu hukuk kolunda Anayasa (Esas Teşkilat) Hukuku, Yönetim (İdare) Hukuku, Ceza Hukuku, Yargılama Hukukları, Devlet Hukuku (Genel Kamu Hukuku), Devletler Kamu (Genel) Hukuku olmak üzere altı disiplinin yanı sıra, Mali Hukuk ve İş Hukukunu da saymak mümkündür. Son zamanlarda Uzay Hukukunun kamu hukuku içinde olduğu görüşü de benimsenmektedir. Suç ve suçlulukla mücadele, tarihsel gelişim içinde daima kamusal bir faaliyet alanı olarak görülüp algılandığından, Devlet denilen aygıtın görev alanı içinde değerlendirilmiş ve Kamu Hukuku dalının alt disiplinleri olan İdare, Ceza ve Yargılama Hukukunun konusunu oluşturmuştur. Bu sebeple Özel Güvenlik görevlilerinin eğitiminde ve görevleri sırasında gereksinim duyacakları Hukukun Temel Kavramlarını daha çok İdare, Ceza ve Yargılama Hukuku ağırlıklı olmak üzere işlemeye çalışacağız. Bunu yaparken kişi hak ve özgürlüklerinin ana kaynağını oluşturan uluslar arası hukuki metinlerden ve Anayasa Hukukunun bu alandaki düzenlemelerinden de istifade edilecektir. ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİ I - TARİHÇE 5188 SAYILI KANUN TANIMLAR - KURULUŞ 1. Tarihçe Özel kişi ve kuruluşların iç güvenliklerinin sağlanması anlayışı ve yaklaşımı, ülkemize ve hukukumuza son 25 yıldır girdi denilebilir. Bu gereksinim, genel ve resmi kolluğun özel kişi-kurumların iç güvenliklerinin sağlanmasında yetersiz kalmasının yanı sıra iş ve servet sahibi kişilerin kendi güvenliklerinin sağlanmasında belli bir yükümlülüğe girmelerinin hakkaniyet gereği olduğu düşüncesinden kaynaklanmıştır. Ekonomik yönden önemli ve büyük kurumlara yönelik saldırıların çoğalması, terör ve soygunlara karşı güvenlik önlemlerinin Devlete maliyetinin giderek artması sonucu, özellikle 1980 den sonra Özel Güvenlik yaklaşımı sıkça gündeme gelmeye başlamış ve nihayet tarihinde yürürlüğe giren 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun ile başta bankalar ve büyük iş merkezleri olmak üzere kimi özel ve resmi kurum ve kuruluşlarda özel güvenlik teşkilatı kurulmasına olanak sağlanmıştır. Özel güvenlik sektörü, 1990'lı yılların başlangıcından itibaren dünyada çığ gibi büyüyerek yılda aşağı yukarı 100 milyar dolarlık bir hacme ulaşmıştır. Kimi kaynaklar, ÖG sektörünün, kamusal güvenlik sektöründen 2,5 kat daha fazla isgücüne sahip olduğu belirtmektedir. Türkiye'de güvenlik, 1990'lı yıllardan itibaren anlam değiştirmiş ve büyük ölçüde de özelleşmiştir. Ancak zamanla, kişilerin korunmasına, taşınır ve taşınamaz malların korunmasına, nakil esnasında para ve kıymetli malların korunmasına, spor müsabakaları, sahne gösterileri, fuar ve her türlü sosyal etkinliklerde koruma tedbirlerinin alınmasına, sivil havacılık-liman güvenliğinin sağlanmasına, güvenlik sistemlerinin kurulup-korunmasına ilişkin faaliyet alanlarının genişlemesi sebebiyle özel güvenlik teşkilatı ihtiyacı artmış ve yaygınlaşmıştır sayılı yasa, bu ihtiyaca cevap ve cevaz veremez hale geldiğinden, tarihinde yürürlüğe giren 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ile özel güvenlik hizmeti sunulan alan genişlemiş ve önceki yasada bulunmayan yeni düzenlemelere yer verilmiştir. 2. Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun (ÖGHK) 5188 sayılı yasa, özellikle 1990 lı yıllardan itibaren hiçbir yasal dayanağı olmaksızın piyasada yaygınlaşan ve kendilerine özel koruma, özel güvenlik gibi isimler vererek bu anlamda hizmetler vermeye çalışan özel oluşumların, denetim altına alınması ve fiili durumların önüne geçilmesi amacıyla tarihinde TBMM ce kabul edilip tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bu yasanın uygulanmasına ilişkin Yönetmelik de yasanın 26. maddesi uyarınca düzenlenip çıkarılmıştır.
4 4 ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 5188 Resmi Gazete Tarihi: 26/06/2004 Madde 1 - AMAÇ: Bu Kanunun amacı, kamu güvenliğini tamamlayıcı mahiyetteki özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesine ilişkin esas ve usulleri belirlemektir. Madde 2 - KAPSAM: Bu Kanun, özel güvenlik izninin verilmesine, bu hizmeti yerine getirecek kişi ve kuruluşların ruhsatlandırılmasına ve denetlenmesine ilişkin hususları kapsar. Madde 3 - ÖZEL GÜVENLİK İZNİ: Kişilerin silahlı personel tarafından korunması, kurum ve kuruluşlar bünyesinde özel güvenlik birimi kurulması veya güvenlik hizmetinin şirketlere gördürülmesi özel güvenlik komisyonunun kararı üzerine valilik iznine bağlıdır. Toplantı, konser, sahne gösterileri ve benzeri etkinliklerde; para veya değerli eşya nakli gibi geçici veya acil hallerde, komisyon kararı aranmaksızın, vali tarafından özel güvenlik izni verilebilir. Kişi ve kuruluşların talebi üzerine, koruma ve güvenlik ihtiyacı dikkate alınarak, güvenlik hizmetinin istihdam edilecek personel eliyle sağlanmasına, kurum ve kuruluşlar bünyesinde özel güvenlik birimi kurulmasına ya da bu hizmetin güvenlik şirketlerine gördürülmesine izin verilir. Bir kuruluş bünyesinde özel güvenlik birimi kurulmuş olması, ihtiyaç duyulduğunda ayrıca güvenlik şirketlerine hizmet gördürülmesine mani değildir. Komisyon, koruma ve güvenlik hizmetini yerine getirecek personelin, bulundurulabilecek veya taşınabilecek silah ve teçhizatın azami miktarını ve niteliğini, gerekli hallerde diğer fiziki ve aletli güvenlik tedbirlerini belirlemeye yetkilidir. Havalimanı ve liman gibi yerlerde alınacak güvenlik tedbirlerine ilişkin uluslararası yükümlülükler saklıdır. Geçici haller dışındaki özel güvenlik uygulaması, en az bir ay önce başvurulması şartıyla komisyonun kararı ve valinin onayı ile sona erdirilebilir. Madde 4 - ÖZEL GÜVENLİK KOMİSYONU: Özel güvenlik komisyonu, bu Kanunda belirtilen özel güvenlikle ilgili kararları almak üzere valinin görevlendireceği bir vali yardımcısının başkanlığında, il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı, ticaret odası başkanlığı, sanayi odası başkanlığı temsilcisinden oluşur. Sanayi odasının bulunmadığı illerde komisyona ticaret ve sanayi odası başkanlığının temsilcisi katılır. Özel güvenlik izni verilmesi ya da bu uygulamanın kaldırılması için başvuran kişi ya da kuruluşun temsilcisi ilgili komisyon toplantısına üye olarak katılır. Komisyon, kararlarını oy çokluğu ile alır; oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır; çekimser oy kullanılamaz. Madde 5 - ÖZEL GÜVENLİK ŞİRKETLERİ: Şirketlerin özel güvenlik alanında faaliyette bulunması İçişleri Bakanlığının iznine tabidir. Faaliyet izni verilebilmesi için şirket hisselerinin nama yazılı olması ve faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması zorunludur. Özel güvenlik şirketleri, şubelerini bir ay içinde Bakanlığa ve ilgili valiliğe yazılı olarak; hisse devirlerini bir ay içinde Bakanlığa bildirirler. Yabancı kişilerin özel güvenlik şirketi kurabilmesi ve yabancı şirketlerin Türkiye'de özel güvenlik hizmeti verebilmesi mütekabiliyet esasına tabidir. Özel güvenlik şirketlerinin kurucu ve yöneticilerinde bu Kanunun 10 uncu maddesinin (A) ve (D) bentlerinde belirtilen şartlar aranır. Yöneticilerin ayrıca dört yıllık yüksek okul mezunu olmaları, Kanunun 10 uncu maddesinin (E) bendinde belirtilen şartı taşımaları ve 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmaları gerekir. Muvazzaf subaylarda dört yıllık okul mezunu olma şartı aranmaz. Kurucu ve yöneticilerde aranan şartların kaybedilmesi halinde iki ay içinde eksiklik giderilmediği veya bu kurucu ve yöneticiler değiştirilmediği takdirde faaliyet izni iptal edilir.bu şirketler tarafından üçüncü kişi, kurum ve kuruluşlara sağlanacak koruma ve güvenlik hizmetleri, hizmetin başladığı gün mesai saati bitimine kadar ilgili valiliğe yazılı olarak bildirilir. Acil ve geçici nitelikteki koruma ve güvenlik hizmetlerinde süre kaydı aranmaz.
5 Özel güvenlik şirketleri üstlendikleri koruma ve güvenlik hizmetlerinde istihdam edecekleri özel güvenlik görevlilerinin çalışma izin belgelerinin birer suretini bir ay içinde ilgili kişi, kurum ya da kuruluşa bildirir. Alarm izleme merkezi kurma ve işletme için valilikten yeterlilik belgesi alınması zorunludur. Madde 6 - EK ÖNLEMLER: Mülki idare amirleri havalimanı, liman, gümrük, gar ve istasyon gibi yerler ile spor müsabakalarının, sahne gösterilerinin ve benzeri etkinliklerin yapıldığı yerlerdeki özel güvenlik tedbirlerini denetlemeye ve kamu güvenliğinin gerektirdiği hallerde ek önlemler aldırmaya yetkilidir. Kamu güvenliğinin sağlanması yönünden 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu ile vali ve kaymakamlara verilen yetkiler saklıdır. Bu yetkilerin kullanılması durumunda özel güvenlik birimi ve özel güvenlik personeli mülki idare amirinin ve genel kolluk amirinin emirlerini yerine getirmek zorundadır. Madde 7 - ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN YETKİLERİ: Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri şunlardır: A) Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme. B) Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler ile cenaze ve düğün törenlerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme. C) Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalama. D) Görev alanında, haklarında yakalama emri veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama ve arama. E) Yangın, deprem gibi tabii afet durumlarında ve imdat istenmesi halinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme. f) Hava meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım tesislerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini detektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme. g) Genel kolluk kuvvetlerine derhal bildirmek şartıyla, aramalar sırasında suç teşkil eden veya delil olabilecek ya da suç teşkil etmemekle birlikte tehlike doğurabilecek eşyayı emanete alma. h) Terk edilmiş ve bulunmuş eşyayı emanete alma. ı) Kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla yakalama. j) Olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemesi Kanununun 168 inci maddesine göre yakalama. k) Türk Medeni Kanununun 981 inci maddesine, Borçlar Kanununun 52 inci maddesine, Türk Ceza Kanununun 24 ve 25 inci maddelerine göre zor kullanma. Madde 8 - SİLAH BULUNDURMA VE TAŞIMA YETKİSİ: Hangi koruma ve güvenlik hizmeti için ne miktar ve özellikte ateşli silah bulundurulabileceği komisyon tarafından belirlenir. Ancak eğitim ve öğretim kurumlarında, sağlık tesislerinde, talih oyunları işletmelerinde, içkili yerlerde silahlı özel güvenlik görevlisi çalıştırılmasına izin verilmez. Özel güvenlik görevlileri, özel toplantılarda, spor müsabakalarında, sahne gösterileri ve benzeri etkinliklerde silahlı olarak görev yapamazlar. Koruma ve güvenlik hizmetinde kullanılacak silah ve teçhizat, ilgili kişi veya kuruluş tarafından temin edilir. Özel güvenlik şirketleri ateşli silah alamaz ve bulunduramazlar. Ancak özel güvenlik şirketlerine, para ve değerli eşya nakli, geçici süreli koruma ve güvenlik hizmetlerinde kullanılmak üzere, özel güvenlik eğitimi veren kurumlara, silah eğitiminde kullanılmak üzere, komisyonun kararı ve valinin onayı ile silah alma, kullanma ve taşıma izni verilebilir. 5
6 Madde 9 - GÖREV ALANI: Bu görevliler 7 nci maddede sayılan yetkileri sadece görevli oldukları süre içinde ve görev alanlarında kullanabilirler. Özel güvenlik görevlileri silahlarını görev alanı dışına çıkaramazlar. İşlenmiş bir suçun sanığı veya suç işleyeceğinden kuvvetle şüphe edilen kişinin takibi, dışarıdan yapılan saldırılara karşı tedbir alınması, para ve değerli eşya nakli, kişi koruma ve cenaze töreni gibi güzergah ifade eden durumlarda güzergah boyu görev alanı sayılır. Görev alanı, zorunlu hallerde Komisyon kararıyla genişletilebilir. Zor kullanma ve yakalama yetkilerinin kullanılmasını gerektiren olaylar en seri vasıtayla yetkili genel kolluğa bildirilir; yakalanan kişi ve zapt edilen eşya genel kolluğa teslim edilir. Madde 10 - ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNDE ARANACAK ŞARTLAR: Özel güvenlik görevlilerinde aşağıdaki şartlar aranır: A) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. B) Silahsız olarak görev yapacaklar için en az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul; silahlı olarak görev yapacaklar için en az lise veya dengi okul mezunu olmak. C) 18 yaşını doldurmuş olmak. D) Türk Ceza Kanununun 53 üncü maddesinde belirtilen süreler geçmiş olsa bile; kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kamunun sağlığına karşı suçlar, zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama, kaçakçılık veya fuhuş suçlarından mahkûm olmamak. E) Görevin yapılmasına engel olabilecek vücut ve akıl hastalığı ile özürlü bulunmamak. F) 14 üncü maddede belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla tamamlamış olmak. Madde 11 ÇALIŞMA İZNİ: Özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilecekler ile özel güvenlik şirketlerinde, alarm izleme merkezlerinde ve özel güvenlik eğitimi verecek kurumlarda kurucu ve/veya yönetici olarak çalışacaklar hakkında valilikçe güvenlik soruşturması yapılır. Soruşturma sonucu olumlu olanlara, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik temel eğitimini başarıyla bitirmiş olmak şartıyla, valilikçe çalışma izni verilir. Ateşli silah taşımayacak özel güvenlik görevlileri hakkında sadece arşiv araştırması yapılır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması bir ay içinde tamamlanır. Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması her beş yılda bir yenilenir. Göreve başlayan özel güvenlik görevlileri işveren tarafından on beş gün içinde valiliğe bildirilir. Özel güvenlik görevlilerinde aranan şartlardan herhangi birisinin kaybedilmesi halinde çalışma izni iptal edilir. Madde 12 - KİMLİK: Özel güvenlik görevlilerine valilikçe kimlik kartı verilir. Kimlik kartında görevlinin adı ve soyadı ile silahlı ya da silahsız olduğu belirtilir. Kimlik kartı görev alanı ve süresi içerisinde herkes tarafından görülebilecek şekilde yakaya takılır. Üzerinde kimlik kartı olmayan özel güvenlik görevlileri Kanunun 7 nci maddesinde sayılan yetkileri kullanamazlar. Herhangi bir sebeple görevinden ayrılan özel güvenlik görevlileri işveren tarafından on beş gün içinde valiliğe bildirilir. Madde 13 - KIYAFET: Özel güvenlik görevlileri görev alanı içinde ve süresince üniforma giyerler. Görevin ve işyerinin özelliği nedeniyle gerekli görülen hallerde sivil kıyafetle görev yapılmasına komisyon izin verebilir. Madde 14 - EĞİTİM:Özel güvenlik temel eğitimi teorik ve pratik eğitim ile silah eğitiminden oluşmak üzere yüz yirmi ders saatinden; yenileme eğitimi altmış ders saatinden az olmamak üzere düzenlenir. Yükseköğretim kurumlarının güvenlikle ilgili fakülte ve meslek yüksek 6
7 okullarından mezun olanlar ile fakülte veya meslek yüksek okullarının güvenlikle ilgili bölümlerinden mezun olanlarda silah eğitimi dışında özel güvenlik temel eğitimi şartı aranmaz. Genel kolluk kuvvetlerinden ve Milli İstihbarat Teşkilatından emekli olanlar ile en az beş yıl bu görevlerde çalıştıktan sonra kendi istekleriyle görevlerinden ayrılmış olanlarda, özel güvenlik temel eğitimi şartı ve Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde belirtilen eğitim şartı aranmaz. Özel güvenlik eğitimi, ücreti karşılığında İçişleri Bakanlığınca verilebileceği gibi, Bakanlıktan faaliyet izni alan özel eğitim kurumlarınca da verilebilir. Yeterli bina, araç, gereç ve personel bulunması şartıyla özel güvenlik yenileme eğitimi, valiliğin izniyle güvenlik hizmetinin sağlandığı yerde verilebilir. Özel güvenlik eğitimi verecek kurumların kurucu ve yöneticilerinde 5 inci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen şartlar aranır. Madde 15 - TAZMİNAT: Bu Kanunda yazılı görevleri yerine getirirken yaralanan, sakatlanan özel güvenlik görevlilerine veya ölen özel güvenlik görevlisinin kanuni mirasçılarına, iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde belirlenen miktar ve esaslar çerçevesinde tazminat ödenir. Ancak, genel hükümlere göre daha yüksek miktarda tazminat ödenmesine mahkemelerce hükmedilmesi halinde, iş sözleşmesine veya toplu iş sözleşmesine dayanılarak ödenen tutarlar mahsup edilir. Birinci fıkra hükümleri gereğince ödenecek tazminat, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında ödenmesi gerekecek diğer tazminatlarla ilişkilendirilmez. Kamu kurum ve kuruluşlarında bu Kanunda yazılı görevleri yerine getirirken yaralanan, sakatlanan özel güvenlik görevlilerine veya ölen özel güvenlik görevlilerinin kanuni mirasçılarına; iş sözleşmesi, toplu iş sözleşmesi veya 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinde belirtilen tazminat miktarlarından hangisi yüksek ise o miktar ödenir. YASAKLAR VE CEZA HÜKÜMLERİ Madde 16 - GÖREV DIŞINDA ÇALIŞTIRMA YASAĞI: Özel güvenlik personeli, Kanunda belirtilen koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılamaz. Madde 17 - GREV YASAĞI: Özel güvenlik personeli greve katılamaz. Madde 18 - GÖREVDEN UZAKLAŞTIRMA YASAĞI: Özel güvenlik görevlileri lokavt dolayısıyla işten uzaklaştırılamaz. Madde 19- SUÇLAR VE CEZALAR: Bu Kanunda öngörülen adlî suçlar ve cezalar şunlardır: A) Bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen özel güvenlik iznini almadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişiler veya kuruluşların yöneticileri üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. B) Bu Kanunun 5 inci maddesinde belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik faaliyetinde bulunan şirketlerin kurucu ve yöneticilerine, bu Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik birimi oluşturan kurum ve kuruluşların yöneticileri, bu Kanunun 14 üncü maddesinde belirtilen izni almadan özel güvenlik eğitimi veren kurum ve kuruluşların yöneticileri, üç aydan bir yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. Bu şekilde cezalandırılan kişiler, özel güvenlik şirketlerinde ve özel güvenlik eğitimi veren kurumlarda kurucu ve yönetici olamazlar. C) Bu Kanunun 11 inci maddesine göre çalışma izni verilmeyen kişileri özel güvenlik görevlisi olarak istihdam eden kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yetkilileri, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu kişilerin silâhlı olarak çalıştırılmış olması hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır. Bu suçun bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. D) Bu Kanunun 21 inci maddesinde belirtilen özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yaptırmadan özel güvenlik görevlisi istihdam eden kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri istihdam ettikleri her kişi için yüz elli gün adlî para cezası ile cezalandırılır. 7
8 E) Bu Kanunda belirtilen faaliyet iznini almadan özel güvenlik hizmeti veya özel güvenlik eğitimi verdiğini ilân eden veya reklam yapan kişi; kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticileri, altı aya kadar hapis ve elli günden az olmamak üzere adlî para cezası ile cezalandırılır. Madde 20- İDARİ PARA CEZASINI GEREKTİREN FİİLLER: Bu Kanunda öngörülen idarî para cezasını gerektiren fiiller şunlardır: A) 17 nci maddede belirtilen grev yasağına uymayan, ateşli silâhını bu Kanuna aykırı veya görev alanı dışında kullanan veya özel güvenlik kimlik kartını başkasına kullandıran özel güvenlik görevlisine bin Türk Lirası idarî para cezası verilir ve bu kişilerin çalışma izni valilikçe iptal edilir. Bu kişiler bir daha özel güvenlik görevlisi olamazlar. B) Diğer kişi, kurum ve kuruluşlara sağlanacak özel güvenlik hizmetini 5 inci maddede belirtilen süre içinde ilgili valiliğe bildirmeyen özel güvenlik şirketlerine her bildirim için bin Türk Lirası, C) 6 ncı madde uyarınca mülkî idare amirlerince istenen ilave tedbirleri almayan kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine iki bin Türk Lirası, D) 22 nci madde gereğince tespit edilip giderilmesi istenen eksiklikleri gidermeyen kişi, kurum, kuruluş veya şirketlerin yöneticilerine iki bin T.L E) Özel güvenlik görevlisini koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştıran kişi, kurum ve kuruluşlara her eylemleri için bin Türk Lirası, F)11 inci maddenin ikinci fıkrası ile 12 nci maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen bildirimleri süresinde yerine getirmeyenlere bin Türk Lirası,idarî para cezası verilir. Bu maddede öngörülen idarî para cezaları mahallî mülkî amir tarafından verilir. ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER Madde 21- ÖZEL GÜVENLİK MALİ SORUMLULUK SİGORTASI: Özel hukuk tüzel kişileri ve özel güvenlik şirketleri, istihdam ettikleri özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verecekleri zararların tazmini amacıyla özel güvenlik malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. Özel güvenlik malî sorumluluk sigortasına ilişkin esas ve usuller Hazine Müsteşarlığınca belirlenir.bu maddede öngörülen özel güvenlik malî sorumluluk sigortası, Türkiye'de ilgili branşta çalışmaya yetkili olan sigorta şirketleri tarafından yapılır. Bu sigorta şirketleri özel güvenlik malî sorumluluk sigortasını yapmakla yükümlüdürler. Bu yükümlülüğe uymayan sigorta şirketlerine Hazine Müsteşarlığınca sekiz bin Türk Lirası idarî para cezası verilir. Madde 22 - DENETİM: İçişleri Bakanlığı ve valilikler özel güvenlik hizmetleri kapsamında, özel güvenlik birimlerini, özel güvenlik şirketlerini ve özel güvenlik eğitimi veren kurumları denetlemeye yetkilidir. Denetimin mahiyeti, kapsamı, usul ve esasları yönetmelikle belirlenir. Denetim sonucu tespit edilen eksikliklerin ilgili kişi, kurum, kuruluş ve şirketlerce verilen süre içinde giderilmesi zorunludur. Amacı dışında faaliyet gösterdiği veya suç kaynağına dönüştüğü tespit edilen şirketlerin ve özel eğitim kurumlarının faaliyet izni iptal edilir. Bu şekilde faaliyet izni iptal edilen şirketlerin veya kurumların, kurucu ve yöneticileri, özel güvenlik şirketlerinde ve özel güvenlik eğitimi veren kurumlarda kurucu ve yönetici olamazlar. Madde 23- CEZA UYGULAMASI: Özel güvenlik görevlileri, görevleriyle bağlantılı olarak işledikleri suçlardan dolayı kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Özel güvenlik görevlilerine karşı görevleri dolayısıyla suç işleyenler kamu görevlisine karşı suç işlemiş gibi cezalandırılır. Madde 27 - YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN KANUN: 22/07/1981 tarihli ve 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun yürürlükten kaldırılmıştır. 8
9 Geçici Madde 1 - Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte 2495 sayılı Kanuna göre kurulmuş olan özel güvenlik teşkilatlarına özel güvenlik izni, özel güvenlik görevlilerine de beş yıl süreyle çalışma izni verilmiş sayılır. Geçici Madde tarihli ve 2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanuna göre kurulmuş olan özel güvenlik teşkilatlarında bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte istihdam edilmekte olan özel güvenlik görevlileri için lise mezunu olma şartı aranmaz. ÖZELGÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarihi: 07/10/2004 Resmi Gazete Sayısı: Genel Hükümler Madde 1 - Amaç: Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun uygulanmasına yönelik usul ve esasları düzenlemektir. Madde 2 - Kapsam: Bu Yönetmelik, 5188 sayılı Kanun kapsamında özel güvenlik izninin verilmesi, özel güvenlik şirketlerine ve özel eğitim kurumlarına faaliyet izni verilmesi, özel güvenlik görevlilerine çalışma izni verilmesi, özel güvenlik eğitiminin niteliği, müfredatı, eğiticilerde ve eğitim merkezlerinde aranacak şartlar ve eğitim sonucu yeterliliğin belirlenmesi, özel güvenlik hizmetlerinin denetlenmesi ve diğer hususları kapsar. Madde 3 - Hukuki Dayanak: Bu Yönetmelik, 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun 26 ncı maddesine dayanılarak hazırlanmıştır. Madde 4 - Tanımlar: Bu yönetmelikte geçen; Kanun: 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunu, Bakanlık: İçişleri Bakanlığı'nı, Komisyon: Her ilde vali yardımcısının başkanlığında, il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı, ticaret odası başkanlığı ve sanayi odası başkanlığı temsilcilerinden oluşan özel güvenlik komisyonunu, Merkezi Sınav Komisyonu: Özel güvenlik eğitimi sonunda yapılacak olan yazılı ve uygulamalı sınavları yürütmek üzere, Bakanlıkça belirlenecek bir mülki idare amirinin başkanlığında bir üyesi Jandarma Genel Komutanlığından olmak üzere beş kişiden oluşan komisyonu, Uygulamalı Sınav Komisyonu: Özel güvenlik eğitimi sonunda illerde yapılacak olan uygulamalı sınavları yürütmek üzere, vali tarafından oluşturulacak en az 3 kişiden müteşekkil komisyonu veya komisyonları, Özel güvenlik birimi: Bir kurum veya kuruluşun güvenliğini sağlamak üzere, kendi bünyesinde kurulan birimi, Özel güvenlik şirketi: Türk Ticaret Kanunu'na göre kurulan ve üçüncü kişilere koruma ve güvenlik hizmeti veren şirketleri, Özel eğitim kurumu: Özel güvenlik görevlileri ve yönetici adaylarına özel güvenlik eğitimi vermek üzere Bakanlığın izniyle kurulan eğitim kurumlarını, Alarm izleme merkezi : konut, işyeri ve tesislerin güvenliğini sağlamak amacıyla, teknik donanım kullanarak bunları izleyen işletmeleri, Yönetici: Özel güvenlik şirketlerinde ve alarm izleme merkezlerinde özel güvenlik görevlilerine emir ve komuta etme, alınacak güvenlik tedbirlerini, bunların yerini, sırasını ve zamanını belirleme ve değiştirme yetki ve sorumluluğuna sahip olan yöneticiler ile özel güvenlik eğitim kurumlarında eğitimden sorumlu olan yöneticileri, 9
10 Özel güvenlik görevlisi: Kanun kapsamında özel koruma ve güvenlik hizmetini yerine getirmek amacıyla istihdam edilen kişileri, ifade eder. Madde 5 - Özel Güvenlik Komisyonu: Özel güvenlik komisyonu, her ilde valinin görevlendireceği bir vali yardımcısının başkanlığında, il emniyet müdürlüğü, il jandarma komutanlığı, ticaret odası başkanlığı ve sanayi odası başkanlığının temsilcilerinden oluşur. Sanayi odasının bulunmadığı illerde Komisyona, ticaret ve sanayi odası başkanlığının temsilcisi katılır. Özel güvenlik izni verilmesi ya da bu uygulamanın kaldırılması için başvuran kişi yada kuruluşun temsilcisi Komisyonun ilgili toplantısına üye olarak katılır. Komisyon, gerekli hallerde başkanın çağrısı üzerine toplanır. Komisyon, üye tam sayısının yarısının bir fazlasıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar alır. Oyların eşitliği halinde başkanın bulunduğu taraf çoğunluk sayılır ve çekimser oy kullanılamaz. Özel güvenlik izni için başvuran kişi ya da kuruluşun temsilcisi toplantıya katılır. Komisyon kararları, başkan ve üyeler tarafından imzalanır ve muhafaza edilir. Kanunun 3 üncü maddesinde belirtilen istisnai haller dışında, özel güvenlik hizmetlerinin yerine getirilmesi özel güvenlik komisyonunun kararı üzerine valinin iznine bağlıdır. Madde 6 - Özel Güvenlik Komisyonunun Görevleri: Özel güvenlik komisyonunun görevleri şunlardır: A) İşi veya konumu sebebiyle korunma ihtiyacı duyan kişinin talebi üzerine, özel güvenlik personeli istihdam etmek veya özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın almak suretiyle güvenliğin sağlanmasına karar vermek, B) Kurum ve kuruluşların talebi üzerine, işyerinin, çalışanların ve tesislerin özel güvenlik birimi kurmak veya özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın almak suretiyle güvenliğin sağlanmasına karar vermek, C) Özel güvenlik hizmetini yerine getirecek azami personel sayısını, bulundurulabilecek veya taşınabilecek silah ve teçhizatın miktar ve niteliğini, gerektiğinde kişiler, özel güvenlik birimleri veya özel güvenlik şirketleri tarafından alınacak fiziki ve aletli güvenlik tedbirleri belirlemek, D) Para ve değerli eşya naklinde veya geçici süreli koruma ve güvenlik hizmetlerinde kullanılmak üzere özel güvenlik şirketlerince ve eğitimde kullanılmak üzere özel eğitim kurumlarında bulundurulabilecek veya taşınabilecek silah sayısını ve niteliğini belirlemek, E) Koruma ve güvenlik hizmetinin yerine getirileceği alanı belirlemek ve zorunlu hallerde görev alanını genişletmek, F) Para ve değerli eşya nakli veya cenaze töreni gibi kamuya açık ya da umumi mahallerde sağlanan özel güvenlik hizmetlerinde kamu hürriyetlerinin korunması amacıyla gerektiğinde sınırlandırıcı kararlar almak, G) Özel güvenlik uygulamasının sona erdirilmesine ilişkin talepleri karara bağlamak, H) Özel güvenlik faaliyetleriyle ilgili denetim sonucunda, valinin talebi üzerine alınacak tedbirleri kararlaştırmak, I) Kanun ve Yönetmelikte belirtilen diğer hususlar ile vali tarafından görüşülmesi istenen konuları görüşüp karara bağlamak. Madde 7 - Özel Güvenlikle İlgili İzinlerin Verilmesi: Kanun kapsamında özel güvenlik, kişiler tarafından özel güvenlik görevlisi istihdam edilerek; kurum veya kuruluş bünyesinde özel güvenlik birimi kurularak veya özel güvenlik şirketlerinden hizmet satın alınmak suretiyle sağlanabilir. Özel güvenlik hizmetinin ne şekilde sağlanacağı kişi veya kuruluşlar tarafından belirlenir. Madde 8 - Özel Güvenlik İzni: Kişi ve kuruluşlar, özel güvenlik izni için valiliğe yapacakları başvuruda özel güvenlik hizmetinin konusunu, özel güvenlik hizmetinin ne şekilde yerine getirileceğini, hizmetin azami olarak kaç personel eliyle yürütüleceğini, ihtiyaç duyulacak silah ve teçhizatın miktar ve niteliğini belirtir. 10
11 Valilik tarafından özel güvenlik talebine ilişkin gerekli inceleme yapıldıktan sonra Komisyon, özel güvenlik izninin verilip verilmemesine, özel güvenliğin sağlanmasına ilişkin yönteme ve özel güvenlik hizmetini yerine getirecek azami personel sayısına, bu amaçla bulundurulacak veya taşınacak silahların azami sayısına karar verir. Özel güvenlik izni verilen kurum veya kuruluşun talebi olması halinde; özel güvenlik görevlilerinin izin veya istirahat gibi durumlarda yerine geçici personel görevlendirilebilmesi, hizmette aksama veya zafiyete düşülmesinin önüne geçilebilmesini temin etmek ve geçici özel güvenlik hizmetleri de dahil olmak üzere ihtiyaç duyulan yerlerde görevlendirmek amacıyla, Komisyonca il genelinde verilen özel güvenlik görevlisi kadrosunun %10'unu aşmayacak şekilde personel istihdam etme izni verilebilir. Genel güvenlik kapsamında korunmanın mümkün olduğu ya da özel koruma ve güvenlik uygulamasının kamu hürriyetlerinin korunması açısından sakıncalı görüldüğü hallerde özel güvenlik izni verilmemesine karar verilir ve bu kararın gerekçesi de belirtilir. Özel güvenlik izni için yapılan müracaatlar en geç on iş günü içinde neticelendirilir. Komisyonun özel güvenlik izni verilmesi ya da verilmemesi yönündeki kararları valinin onayına sunulur. Özel güvenlik izni verilen kişi ve kuruluşlar için Özel Güvenlik İzin Belgesi düzenlenir. Özel güvenlik izni verilen kişilerde veya yerlerde istihdam edilen özel güvenlik personelinin listesi ve özel güvenlik mali sorumluluk sigortası poliçelerinin birer sureti, personelin göreve başladığı tarihten itibaren on beş gün içinde, geçici veya acil özel güvenlik izinlerinde ise müracaat sırasında valiliğe verilir. İlk defa işe başlama veya ayrılma, özel güvenlik şirketlerinin hizmet verdiği yerlerde görev yapan özel güvenlik görevlilerinin yer değişimleri, kurum ve kuruluşlar arasındaki personel değişiklikleri ile ayrı izin belgesine sahip birimleri arasındaki değişikliklerde göreve başlama ve görevden ayrılma bildirimleri onbeş gün içinde Valiliğe bildirilir. Madde 9 - Geçici ve Acil Durumlarda Özel Güvenlik İzni: Toplantı, konser, sahne gösterileri ve benzeri etkinliklerde, para veya değerli eşya nakli veya cenaze töreni gibi geçici veya acil hallerde, özel güvenlik izni vali tarafından verilir. Geçici ve acil hallerde özel güvenlik izni, hizmeti yerine getirecek güvenlik şirketi tarafından alınır. İzin için yapılacak başvuruda koruma ve güvenlik hizmeti verilecek alan, istihdam edilecek özel güvenlik görevlileri ve kullanılacak teçhizat belirtilir. Hizmetin özelliğine ve önemine göre, valilikçe istenebilecek ek önlemler alınır. Geçici özel güvenlik izni için valiliğe söz konusu etkinliğin başlamasından en az 48 saat önce müracaatta bulunulur. Valiliğe yapılan müracaatlar faaliyetin başlamasından en geç 24 saat öncesinde neticelendirilir. Valinin takdiri ile acil hallerde bu süreler uygulanmaz. Güvenliğin sağlaması için ilgili şirket tarafından öngörülen tedbirlerin yetersiz görülmesi halinde valilik ilave tedbirler alınmasını veya güvenlik planının değiştirilmesini istemeye yetkilidir. İznin konusu para ve değerli eşya nakli ise ayrıca, taşınacak silahlar ve kullanılacak araçlar başvuru dilekçesinde belirtilir. Bankaların özel güvenlik birimlerince gerçekleştirilecek para nakli için özel güvenlik izni alınmaz Madde 10 - Faaliyet İzni ve Sona Erdirilmesi: Şirketler, üçüncü kişilere koruma ve güvenlik hizmeti verebilmek için Bakanlıktan faaliyet izni alır. Faaliyet izni verilebilmesi için şirket hisselerinin nama yazılı olması ve şirketin faaliyet alanının münhasıran koruma ve güvenlik hizmeti olması gerekir. Özel güvenlik faaliyet izni için Bakanlığa yapılacak başvurulara aşağıdaki belgelerden birer suret eklenir: A) Şirketin ana sözleşmesinin yayımlandığı ticaret sicili gazetesinden bir örnek, B) Hisse sahipleri ve yöneticilerin T.C. Kimlik Numarası ve imza sirküleri, C) Şirketi temsil edecek yöneticiler için yetki belgesi, D) (İptal Edilmiştir) 11
12 E) Yöneticilerin dört yıllık yüksek okul mezunu olduğunu belgeleyen diploma veya diploma yerine geçen belge, F) Yöneticilerin özel güvenlik temel eğitimi sertifikası. Şirketin kurucuları arasında tüzel kişi bulunması halinde, tüzel kişiliği temsil edecek kişinin, Kanunun gerçek kişi kurucularda aradığı şartları taşıması esastır. Bilgi ve belgelerin incelenmesinden sonra Kanunda öngörülen şartları taşıdığı anlaşılan şirketlerin kurucu ve yöneticileri hakkında güvenlik soruşturması yaptırılır. Soruşturma sonucu, faaliyet izni almaya hak kazanan şirketlere ruhsat harcını yatırmalarını müteakiben Özel Güvenlik Şirketi Faaliyet İzin Belgesi düzenlenir. Faaliyet izin belgesi özel güvenlik şirketinin kurucusuna, yöneticisine, kanuni vekiline veya özel güvenlik şirketlerince yetkilendirilen kişiye elden teslim edilir. Alarm izleme merkezi veya özel eğitim kurumu açmak isteyen özel güvenlik şirketleri, bunların her biri için ayrıca izin almak zorundadır. Özel güvenlik şirketlerinin kişi ve kuruluşlara sağlayacakları koruma ve güvenlik hizmetleri için yazılı sözleşme düzenlenir. Bu sözleşmelerde hizmeti alacak kişi veya kuruluşun adı, adresi, hizmetin kapsamı, personel sayısı, hizmetin süresi ve diğer hususlar belirtilir. Hizmet sözleşmesinin bir sureti koruma ve güvenlik hizmetinin başladığı gün mesai saati bitimine kadar ilgili şirket tarafından valiliğe verilir. Bildirimler sorumluluk esasına göre İl Emniyet Müdürlüğüne/İl Jandarma Komutanlığına bizzat yapılabilir. Bildirimin yapılacağı günün tatil gününe rastlaması halinde bildirim, takip eden ilk mesai gününün mesai saati bitimine kadar yapılır. Ayrıca, istihdam edilen özel güvenlik personelinin listesi ve bunların özel güvenlik mali sorumluluk sigortası poliçelerinin birer sureti personel göreve başladığı tarihten itibaren on beş gün içinde ilgili şirket tarafından valiliğe verilir. Özel güvenlik şirketleri, kurucuların, yöneticilerin ve özel güvenlik personelinin, Kanunda belirtilen şartları muhafaza edip etmediklerini valiliğe bildirir. Kanun hükümlerine göre özel güvenlik izni alarak, bünyesinde özel güvenlik birimi kuranlar veya özel güvenlik hizmetini şirketlere yaptıranlar, en az bir ay önce başvurmak şartıyla, Komisyonun kararı ve Valinin onayı ile özel güvenlik uygulamasını sona erdirebilirler. Özel güvenlik izin belgesinde belirtilen adreste faaliyetlerine son verdiği tespit edilenlerin özel güvenlik uygulaması, Komisyonun kararı ve Valinin onayı ile sona erdirilir. Madde 11 - Yabancılar: Yabancı bir şirketin Türkiye'de özel güvenlik hizmeti vermesi, Türkiye'de kurulan bir şirkette yabancı ortak bulunması veya bir özel güvenlik eğitim kurumunda uzman eğitici olarak yabancı uyruklu kişilerin istihdamı mütekabiliyet esaslarına göre Kanunda belirtilen şartlara tabidir. Bu alanda mütekabiliyetin mevcut olup olmadığı Dışişleri Bakanlığından sorulur. Madde 12 - Koruma ve Güvenlik Planları: Özel güvenlik birimleri ve özel güvenlik şirketleri, bu Yönetmelik kapsamında güvenlik hizmeti verecekleri tesis ve alanlara ilişkin koruma ve güvenlik planlarının bir örneğini otuz gün içerisinde valiliğe verir. Valilik, koruma ve güvenlik planlarında değişiklik yapılmasını veya plandaki yetersizliklerin otuz gün içerisinde giderilmesini isteyebilir. Madde 13 - Mülki İdare Amirlerinin Yetkisi: Mülki idare amirleri, özel güvenlik uygulamasını ve özel güvenlik tedbirlerini halkın can ve mal güvenliğinin ve kamu hürriyetlerinin korunması amacıyla denetlemeye, özel güvenlik görevlilerinin yetkisini aşan uygulamaları kaldırmaya ve alınan güvenlik tedbirlerinin değiştirilmesini veya ilave tedbirler alınmasını istemeye yetkilidir. Spor müsabakalarında güvenliğin sağlanmasıyla ilgili olarak, 28/4/2004 tarihli ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun il ve ilçe spor güvenlik kurullarına tanıdığı yetkiler saklıdır. Özel güvenlik görevlileri ve yöneticileri görev alanları içerisinde genel güvenliğin ve kamu düzeninin bozulduğu hallerde durumu derhal genel kolluğa bildirir. Özel güvenlik kapsamında korunan ve güvenliği sağlanan yerlerde can ve mal güvenliğinin ciddi şekilde tehlikeye düştüğü veya düşeceği anlaşıldığında, mülki idare amirleri genel kolluğu görevlendirir. Bu 12
13 takdirde özel güvenlik birimi ve özel güvenlik personeli mülki idare amirinin ve genel kolluk amirinin emirlerini yerine getirmekle yükümlüdür. Madde 14 - Önleyici Arama Yapılması: Görev alanında, can ve mal güvenliğinin ve kamu düzenin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasaklanmış her türlü silah, patlayıcı madde veya eşyanın tespit edilmesi amacıyla detektörle, x-ray cihazından geçirerek veya Kanunda belirtilen durumlarda gerektiğinde üst araması yapılabilir. Kamuya açık alanlarda üst araması, 1/6/2005 tarihli ve sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliği hükümlerine göre yapılır. Bu alanlarda özel güvenlik görevlilerince yapılacak üst araması genel kolluğun gözetim ve denetiminde yapılır. Arama sırasında yakalanan kişiler veya el konulan madde ve cisimler, yasal işlemi yapılmak üzere bir tutanakla genel kolluğa teslim edilir. Arama kişinin aynı cinsiyetindeki görevli tarafından yapılır. Madde 15 - Tabii Afet Hallerinde Yardım Yükümlülüğü: Özel güvenlik görevlileri, görev alanı içerisinde meydana gelebilecek yangın, deprem ve sel gibi tabii afetlerde arama ve kurtarma görevlilerine yardımcı olmakla yükümlüdür. Madde 16 - Suça El Koyma: Özel güvenlik birimleri ve görevlileri, görev alanında bir suçla karşılaştığında suça el koymak, suçun devamını önlemek, sanığı tespit ve yakalama ile olay yerini ve suç delillerini muhafaza ve yetkili genel kolluğa teslim etmekle görevli ve yetkilidir. Bunlar genel kolluğun olaya el koymasından itibaren araştırma ve delil toplama faaliyetine genel kolluğun talebi halinde yardımcı olur. Madde 17 - Özel Güvenlik Görevlisi Çalışma İzni: Özel güvenlik görevlisi çalışma izni için yapılacak başvurulara aşağıdaki belgeler eklenir. A) T.C. Kimlik Numarası, B) Dört adet vesikalık fotoğraf, C) Özel güvenlik temel eğitimi sertifikası. D) Temel eğitimden muaf olanlar için sağlık raporu ve öğrenim durumunu gösterir belge Başvuru sahiplerinden, haklarında yapılacak güvenlik soruşturması olumlu olanlara, ruhsat harcını yatırdıkları takdirde, kendilerine Özel Güvenlik Görevlisi Kimlik Kartı verilir. Güvenlik soruşturması özel güvenlik eğitimi devam ederken de yaptırılabilir. Bu takdirde başvuru sırasında özel güvenlik temel eğitimi sertifikası istenmez. Silahsız olarak görev yapacak özel güvenlik görevlileri hakkında sadece arşiv araştırması yapılır. Genel kolluk kuvvetlerinden ve Milli İstihbarat Teşkilatından emekli olanlar ile en az beş yıl fiilen bu görevlerde çalıştıktan sonra kendi istekleri ile görevlerinden ayrılmış olanlarda, özel güvenlik temel eğitim şartı ve Kanunun 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde belirtilen eğitim şartı aranmaz. Yükseköğretim kurumlarının güvenlikle ilgili fakülte ve meslek yüksekokullarından mezun olanlar ile fakülte veya meslek yüksek okullarının güvenlikle ilgili bölümlerinden mezun olanlarda silah eğitimi dışında özel güvenlik temel eğitimi şartı aranmaz. 5 ve 6 ncı fıkralarda belirtilen görevlilere, özel güvenlik temel eğitimi ile ilgili olarak sağlanan beş yıllık istisna süresi içinde başvurmak şartıyla, beş yıl süreyle özel güvenlik çalışma izni verilir. Bu sürenin sonunda bu görevlilerden sadece yenileme eğitimi sertifikası istenir. Özel güvenlik şirketleri, eğitim kurumları ve alarm izleme merkezlerinde çalışacak olan yöneticilerin güvenlik soruşturmaları yaptırılır. Soruşturma sonucu olumlu olan yöneticilere kimlik kartı verilir. Özel güvenlik görevlisi ve yönetici olacaklar hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması temel eğitim sertifikasının düzenlendiği tarihten, beşinci ve altıncı fıkralarda belirtilen kişiler için ise başvuru tarihinden itibaren her beş yılda bir yenilenir. Özel güvenlik 13
14 görevlilerinde ve yöneticilerde aranan şartlardan herhangi birisinin kaybedildiğinin tespiti halinde kimlik kartı ve çalışma izni Bakanlıkça/valiliklerce iptal edilir. Madde 18 - Sağlık Şartları: Özel güvenlik görevlisi çalışma izni verilebilmesi için, Kanunun 10 uncu maddesinde sayılan şartların yanı sıra aşağıda belirtilen hususları kapsayacak şekilde, bir hastaneden veya yeterli bir sağlık kuruluşundan alınan "özel güvenlik görevlisi olur" ibareli sağlık raporu istenir. A) Psikiyatri: Psikiyatrik bir hastalık veya kişilik bozukluğu (Psikopati); alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olmamak. B) Nöroloji: Özel güvenlik hizmetini yerine getirmesine engel teşkil edebilecek nörolojik rahatsızlığı olmamak. C) Göz: Körlük veya gece körlüğü olmamak. D) Kulak Burun Boğaz (KBB): Özel güvenlik hizmetini yapmasını engel teşkil edebilecek işitme kaybı olmamak. Madde 19 Çalışma İzninin Yenilenmesi: (İptal edilmiştir) Madde 20 - Özel Güvenlik Görevlilerinin Bildirilmesi: Kişi, kuruluş ve şirketlerce, istihdam edilen veya herhangi bir sebeple görevinden ayrılan özel güvenlik görevlileri on beş gün içinde valiliğe bildirilir. Özel güvenlik hizmetinin şirketlere gördürülmesi halinde kişi ve kuruluşların ayrıca bildirim yükümlülüğü yoktur. Madde 21- Kimlik Kartları : Özel güvenlik yöneticisine/görevlilerine Bakanlıkça/valiliklerce verilen kimlik kartında yöneticinin/görevlinin adı ve soyadı ile yönetici veya silahlı ya da silahsız olduğu belirtilir. Özel güvenlik görevlileri kimlik kartını görev alanı ve süresi içerisinde herkes tarafından görülebilecek şekilde yakasında taşır. Kimliğin kaybedilmesi halinde işveren durumu derhal Bakanlığa/valiliklere bildirir. Kimlik kartları, Kanunun 11 inci maddesi gereğince her beş yılda bir yenilenecek güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunun olumlu olması ve özel güvenlik yenileme eğitim sertifikasının ibrazı halinde ruhsat harcı alınmaksızın temel eğitim sertifikası alanlar için sertifikanın düzenlendiği tarih, 17 nci maddenin beşinci ve altıncı fıkralarında belirtilen kişiler için ise başvuru tarihi esas alınarak her beş yılda bir yeniden düzenlenir. Özel güvenlik kimlik kartları, valiliklerce elektronik sistemle gönderilen bilgiler esas alınarak Emniyet Genel Müdürlüğünce düzenlenebileceği gibi Bakanlıkça uygun görülecek kamu kurum veya kuruluşları ile kanunla kurulan tüzel kişilere de yaptırılabilir. Kimlik kartlarının bedeli ve basımına ilişkin esaslar Bakanlıkça belirlenir.kartlar, kimlik kartı sahibinin Nüfus Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Adres Kayıt Sisteminde kayıtlı adresine veya şahsın beyan edeceği adrese posta aracılığı ile gönderilir ve kendisine, belirlediği bir kişiye veya kanuni vekiline teslim edilir. Madde 22 - Üniforma ve Teçhizat: Özel güvenlik görevlilerinin giyeceği üniforma ve üniformayı tamamlayan diğer unsurlar, Türk Silahlı Kuvvetleri ve genel kolluk kuvvetleri ile kanunlarla kurulan özel kolluk kuvvetlerinde kullanılan renkte, biçim ve motifte olamaz. Üniforma ve üniformayı tamamlayan unsurlar ve teçhizat özel güvenlik birimlerince belirlendikten sonra, Komisyonun onayına sunulur. Üniformada şirketi tanıtıcı isim, işaret veya logo bulunur. Özel güvenlik şirketlerince kullanılacak üniforma ve üniformayı tamamlayan unsurlar ile teçhizat Bakanlıkça onaylanır. Özel güvenlik görevlileri gece görevinde, spor müsabakalarında, konser ve sahne gösterilerinde üniformanın üzerine, arkasında ışığı yansıtan "ÖZEL GÜVENLİK" ibaresi yazılı yeleği giyerler. Madde 23 - Alarm İzleme Merkezleri: Alarm izleme merkezi kurma ve işletme için yeterlilik belgesi valiliklerce verilir. Yeterlilik belgesi için valiliğe yapılacak başvuruya aşağıdaki belgelerden birer suret eklenir. A) Kurucu ve yöneticilerin T.C. Kimlik Numarası, 14
15 B) Yöneticilerin dört yıllık yüksek okul mezunu olduğunu belgeleyen diploma veya dengi belgenin aslı veya Bakanlıkça/valiliklerce onaylı sureti. C) Alarm izleme merkezini temsil edecek yöneticiler için yetki belgesi, D) Yöneticilerin özel güvenlik temel eğitim sertifikası (genel kolluk birimlerinde daha önce çalışmış olanlardan buna ilişkin belge), E) Alarm izleme merkezinde kullanılacak teknik teçhizatın amaca elverişliliğine ilişkin taahhütname. Bilgi ve belgelerin incelenmesinden sonra gerekli şartları taşıdığı anlaşılan alarm izleme merkezlerinin kurucu ve yöneticileri hakkında güvenlik soruşturması yaptırılır. Soruşturma sonuçlarının olumlu olması halinde, Alarm İzleme Merkezi Kurma ve İşletme Yeterlilik Belgesi düzenlenir. Kanunun yürürlüğe girmesinden önce yetkili merciler tarafından verilen Alarm İzleme Merkezi Kurma ve İşletme İzinleri verildikleri süre için geçerlidir. Alarm izleme merkezleri, alarm sistemleri aracılığıyla sürekli olarak yapılan izleme sırasında gelen ihbarları değerlendirir ve teknik bakımdan doğrulanan ihbarları sorumluluk bölgesindeki genel kolluğa en kısa zamanda bildirir. Ateşli Silahlar: Madde 24 - Silah Bulundurma ve Taşıma İzni Verilmesi: Koruma ve güvenliğin sağlanabilmesi için fiziki önlemlere ve güvenlik cihazlarına öncelik verilir. Komisyon, orantılılık ilkesine uygun olarak canlılar üzerinde kalıcı etkisi olmayan kimyasalların kullanılmasına izin verebilir. Görevin niteliği gereği bu tedbirlerin yeterli olmayacağının anlaşılması halinde, 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanuna göre ruhsatlandırılması mümkün olan yarı otomatik tabancaların ve 11/9/1981 tarihli ve 2521 sayılı Kanun kapsamına giren av silahlarının bulundurulmasına ve taşınmasına Komisyonca karar verilir. Bu silahların sayısı ve niteliği Komisyon kararında belirtilir. Görev alanında ateşli silah taşıyacak özel güvenlik görevlilerinde, 6136 sayılı Kanun ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikte belirtilen şartlar aranır Madde 25- Silahların Temini: Komisyonun kararı üzerine, özel güvenlik izni verilen kişi veya tesise valilikçe ateşli silah alma yetkisi verilir. Ateşli silahlar, özel güvenlik birimlerinin fazla silahlarından, kamu kurum ve kuruluşlarının ihtiyaç fazlası, standart dışı, zor alım yoluyla ele geçen silahlarından, Makine Kimya Endüstrisi Kurumu ndan veya genel hükümlere göre temin edilir. Ateşli silahların, bunların fişek ve tesisatlarının özel oda, kasa veya demir kuşaklı ve takviye kilitli dolaplarda muhafaza edilmesi zorunludur. Bunların muhafazasından özel güvenlik izni verilen kişi veya kuruluş yetkilileri sorumludur. Kanunun 11 inci maddesi beşinci fıkrasında sayılan şahıslardan, kendi adına taşıma ruhsatlı silahı olan özel güvenlik görevlileri bu silahlarını özel güvenlik hizmetlerinde kullanabilirler. Bunun için koruma ve güvenliği sağlanacak kişi, kurum veya kuruluşun Komisyona müracaat ederek izin alması gerekir. Bu izin Komisyonca verilen personel ve silah kadrosu içerisinde değerlendirilir. Ateşli silahlar için bu Yönetmeliğin 27 nci maddesinde (Ek-8 hariç) düzenlenen hükümler kendi adına ruhsatlı silahını kullanacak olanlar için de uygulanır. Ancak, bu silahlar aynı zamanda özel güvenlik görevlisinin zati silahı da olduğundan görev alanı kıstası ve Yönetmeliğin 28 inci maddesi hükümleri uygulanmaz. Madde 26 - Tabanca Dışındaki Silahlar: Görevin niteliği uzun namlulu silah bulundurmayı ve taşımayı gerektiriyorsa, valiliklerce Genel Kurmay Başkanlığının bu konudaki görüşü alınarak, uzun namlulu silahın niteliği ve sayısı Komisyon tarafından tayin edilir. Madde 27 Silahların Kaydı: Bulundurulmasına ve taşınmasına izin verilen her türlü ateşli silah, komisyonca "Silah Bulundurma Kayıt Defteri"ne işlenir.ateşli silahlar, özel güvenlik izni verilen kişi veya kuruluş tarafından, "Silah Demirbaş Defteri"ne de kaydedilir. Görev alanında muhafaza edilen ateşli silahlar, özel güvenlik görevlilerine bir örneği Ek-8'de bulunan ve her sayfası yöneticiler tarafından onaylı "Devir Teslim ve Rapor Defteri"ne imza karşılığı devir teslim edilir. Özel güvenlik görevlileri, ateşli silahları Kanunda belirtilen istisnalar dışında görev alanı dışına çıkaramaz. 15
16 Madde 28 - Taşıma ve Bulundurma Belgesi:Her ateşli silah için Özel Güvenlik Silah Taşıma/Bulundurma Belgesi düzenlenir. Silahla görev yapacak özel güvenlik görevlisi, kimlik kartı ile beraber bu belgeyi taşır. Kişi koruma ile para ve değerli eşya nakli yapacak özel güvenlik görevlisi ise görev belgesini de beraberinde bulundurur. Madde 29 - Fişek Temini ve Nakli: Bulundurulmasına ve taşınmasına izin verilen her silah için yirmi beş adet fişek alınmasına izin verilir. Fişek miktarı Komisyonun kararı ve valinin onayı ile görev yeri ve niteliğine göre arttırılabilir. Görev nedeniyle sarf edilen ve miktarı bir tutanakla tespit edilen eksik fişeklerin tamamlanmasına izin verilir. Ateşli silah eğitiminde kullanılacak fişekler bu sınırlamaya tabi değildir. Programlı eğitimleri dışında personeline atış eğitimi yaptıracak kişi ve kuruluşlara talepte bulunmaları halinde fişek almalarına genel kollukça izin verilir. Özel güvenlik görevlilerinin silah eğitimleri için eğitime başlamadan önce ilgili kişi, kurum ve kuruluşun talebi doğrultusunda eğitim kurumunun yöneticisi/ yöneticileri de müteselsilen sorumlu olacak şekilde silah taşıma yetkisini haiz, kurum tarafından görevlendirilecek ve valiliğin uygun gördüğü kişiye kursiyer sayısı oranında silahların ve mermilerin nakline izin verilebilir. Özel güvenlik hizmetlerinde kullanılan ve nakli gereken silah ve fişeklerin de silah taşıma yetkisini haiz valiliğin uygun gördüğü kişi tarafından nakledilmesine izin verilebilir. Madde 30 - Silah ve Fişeklerin Devri: Özel güvenlik izni veya silah bulundurma ve taşıma izni iptal edilen veya ihtiyaç fazlası bildiriminde bulunan kişi ve kuruluşlara ait silah ve fişekler genel hükümlere göre devredilir. Altı ay içinde devir gerçekleştirilmez ise, takip eden iki ay içerisinde silahın ait olduğu kişi veya kurum 6136 sayılı Kanuna göre ruhsat başvurusunda bulunmak zorundadır. Süresi içerisinde ruhsatlandırılmayan silahlar müsadere edilmek üzere adli makamlara intikal ettirilir. Tüfekler ve tam otomatik tabancalar devredilebilir veya genel kolluk kuruluşlarına bağışlanabilir ya da imha edilmek üzere valilikçe Makine Kimya Endüstrisi Kurumuna verilir. Devredilecek, hibe ya da imha edilecek veya satılacak silahlar için Bölge Kriminal Polis Laboratuarlarından ekspertiz raporu aldırılır. Madde 31 - Özel Güvenlik Eğitimi ve İzni: Özel güvenlik temel eğitimi ve yenileme eğitimi Bakanlıktan faaliyet izni alan özel eğitim kurumlarında yapılır. Özel güvenlik eğitim izni için Bakanlığa yapılacak başvuruya aşağıdaki bilgi ve belgelerden birer suret eklenir. A) Eğitim yapılacak tesisin adresi, tapusu veya kira sözleşmesi, B) Binaya ilişkin yapı kullanma izni veya eğitim kurumu açılmasında fenni sakınca olmadığına ilişkin belediyeden alınan yazı, C) (İptal edilmiştir) D) Kurucu, yönetici ve uzman eğiticilerin T.C. Kimlik Numarası, E) Yöneticilerin dört yıllık yüksek okul mezunu olduğunu belgeleyen diploma veya dengi belgenin örneği, F) Eğitim kurumunu temsil edecek yöneticiler için yetki belgesi, G)Yöneticilerin özel güvenlik temel eğitim sertifikası (genel kolluk birimlerinde daha önce çalışmış olanlardan buna ilişkin belge). H)Eğitim yapılacak tesisin yangın sigortası ve zorunlu deprem sigortası poliçelerinin birer sureti. Madde 32 - Müracaatların Değerlendirilmesi: Bilgi ve belgelerin eksiksiz olarak teslim edildiği anlaşıldığında, eğitim merkezinin bulunduğu ilde, sorumluluk bölgesi esasına göre başkanı emniyet müdürü veya jandarma subay sınıfı bir rütbeli olan ve özel güvenlikle ilgili birimde çalışan üç kişiden oluşan bir inceleme komisyonu görevlendirilir. Bu komisyon tarafından, tesisin özel güvenlik eğitimi verilmesine uygun olup olmadığı, eğitim araç ve gereçleriyle, teçhizatın yeterli olup olmadığı, yangına karşı gerekli önlemlerin alınıp alınmadığı, belge ve bilgilerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı araştırılarak, belirtilen yerde eğitim merkezi açılıp açılamayacağına ilişkin bir rapor düzenlenir. 16
17 Başvurunun alınmasıyla birlikte açılacak eğitim kurumunun kurucuları yöneticisi hakkında güvenlik soruşturması başlatılır. İnceleme ve soruşturma sonucu olumlu olan özel güvenlik eğitim kurumları hakkında, ruhsat harcını yatırmalarını müteakiben, Özel Güvenlik Eğitim Kurumu Faaliyet İzin Belgesi düzenlenir. Faaliyet izin belgesi eğitim kurumunun kurucusuna, yöneticisine, kanuni vekiline veya eğitim kurumlarınca yetkilendirilen kişiye elden teslim edilir. Madde 33 - Eğitim Programı: Özel güvenlik eğitimine alınan adaylar asgari yüz yirmi saatlik eğitime tabi tutulur. Programın yirmi saati silah ve atış eğitimine ayrılır. Ateşli silah taşımayacak özel güvenlik görevlilerinin silah ve atış eğitimini alması zorunlu değildir. Bu görevlilerin temel eğitimi yüz saatten aşağı olmayacak şekilde düzenlenir. 18 inci madde gereğince alınması gereken "özel güvenlik görevlisi olur" ibareli sağlık raporu ve öğrenim durumunu gösterir belge temel eğitimden önce istenir. Özel güvenlik temel eğitiminde okutulacak dersler, asgari ders saatleri, uzman öğreticilerin nitelikleri Ek-11 deki tabloda gösterilmiştir. Bu tabloda belirtilen niteliklere sahip olanlar, uzman öğretici olabilmek için İçişleri Bakanlığı tarafından merkezi düzeyde düzenlenen sertifika sınavına girerek başarılı olmak zorundadırlar. Bu sınavda başarılı kabul edilebilmek için 100 üzerinden en az 60 puan alınması zorunludur. Yapılan sınav sonucunda başarılı olanlara Uzman Eğitici Sertifikası verilir ve bu sertifika sahipleri her beş yılda bir yenileme sınavına tabi tutulur. Sınavda başarılı olanların sertifikaları beş yıl süreyle uzatılır. Bu hükmün yürürlüğe girmesinden itibaren İçişleri Bakanlığı sertifika sınavı ve uzman eğiticilerle ilgili usul ve esasları bir yıl içerisinde belirler. Usul ve esasların belirlenmesinden itibaren halen görev yapan uzman eğiticiler altı ay içerisinde sınava tabi tutulur. Sınavda başarılı olanlara Uzman Eğitici Sertifikası verilerek uzman eğitici olarak görev yapmalarına müsaade edilir. Uzman Eğitici Sertifikası olmayanlar özel eğitim kurumlarındaki derslere giremezler.havalimanı ve havaalanlarında istihdam edilecek özel güvenlik görevlileri Sivil Havacılık Güvenliği ile Uyuşturucu Madde Bilgileri derslerini, deniz limanlarında istihdam edilecek özel güvenlik görevlileri, ISPS Kod. çerçevesinde Deniz Limanı Güvenliği ve Uyuşturucu Madde Bilgileri derslerini, almak zorundadır. Özel güvenlik görevlilerine çalışacakları yerin ve yapacakları görevin özelliğine göre alan eğitimleri verilebilir. Özel güvenlik temel eğitimi günlük sekiz saat ve haftada kırksekiz saatten fazla olamaz. Bir ders saati kırk dakikadır ve iki ders arası en az on dakika ara verilir. İhtiyaç halinde aynı ders konusunda ve ikişer dersten fazla olmayacak şekilde blok ders yapılabilir. Haftanın bir günü kursiyerlerin istirahatına ayrılır ve ders yapılmaz. Fiilen memur statüsünde çalışan uzman eğiticiler bir haftada toplam yirmi saatten fazla ders veremez ve mesai saatleri içerisinde ders vermek üzere bir haftada sekiz saatten fazla izin alamazlar. Emekli veya özel sektörde çalışan uzman eğiticiler ise bir haftada kırkbeş saatten fazla ders veremezler. Bir uzman eğitici gerekli şartlara haiz olsa bile bir eğitim kurumunda en fazla üç farklı derse girebilir. Temel ve yenileme eğitiminde kursiyerlere silah bilgisi ve atış dersi kapsamında 15 metre mesafeden ve 25 fişek üzerinden atış yaptırılır. Kursiyerlerin atış eğitiminde başarılı kabul edilmesi için 25 adet fişeğin en az 15 adedinin hedefe isabet etmesi gerekir. Yeterli başarıyı gösteremeyen kursiyerlere ek fişek istihkakı alınmak suretiyle başarılı oluncaya kadar atış yaptırılır. Atış için alınan fişek istihkaklarının sarf edildiğine dair atış yapılan yerin sorumlusu ve eğitim kurumu yöneticisi tarafından imzalanacak tutanak tutulur. Silahlı görev yapan özel güvenlik görevlilerine, istihdam edildikleri kurum/kuruluş veya şirket tarafından her yıl en az 25 fişek üzerinden hizmet içi eğitim atışı yaptırılır. Özel güvenlik görevlisi istihdam edenler, personelin fiziki yeterliliğinin görev müddetince sürmesini sağlamakla yükümlüdür. Silah Bilgisi ve Atış dersinin tüm uygulamaları ve silah atış eğitimleri poligon ortamında yapılır. Özel eğitim kurumları, kendilerine ait atış poligonu bulunmaması halinde, özel kişilere veya genel kolluğa ait atış poligonlarından yararlanabilir. Bu kurumlar, atış eğitimini 17
18 yaptıracağı atış poligonunu, eğitim faaliyetine başladığı tarihten itibaren on beş gün içinde Valiliğe bildirir. Güvenlik Sistemleri dersi, güvenlik cihazlarının kurulu bulunduğu alanlarda da yapılabilir. Madde 34 - Yenileme Eğitimi: Özel güvenlik görevlileri ile yöneticiler kimlik kartlarının yenilenebilmesi için beş yılda bir yenileme eğitimi alır. Yenileme eğitimi altmış ders saatinden oluşur. Yenileme eğitiminin on ders saati silah bilgisi ve atış dersine ayrılır. Havalimanı ve deniz limanlarında görevli özel güvenlik görevlilerinin yenileme eğitimi için uluslararası sözleşmelerden kaynaklanan diğer hükümler saklıdır. Özel güvenlik yenileme eğitimi günlük sekiz saat ve haftada kırksekiz saatten fazla olamaz. Bir ders saati kırk dakikadır ve iki ders arası en az on dakika ara verilir. İhtiyaç halinde aynı ders konusunda ve ikişer dersten fazla olmayacak şekilde blok ders yapılabilir. Yenileme eğitimi, kendi bünyesinde özel güvenlik birimi olup, en az yirmi özel güvenlik görevlisi istihdam edilen yerlerde, yeterli araç-gereç ve materyal ile sınıf ortamı oluşturulması ve il valiliği tarafından yerinde yapılacak incelemede uygun değerlendirilmesi halinde, eğitim müfredatı doğrultusunda fiilen hizmet verilen yerlerde de yapılabilir. Ancak, özel güvenlik şirketlerinden koruma ve/veya güvenlik hizmeti alanlar yerinde yenileme eğitimi yapamazlar. Yenileme eğitimine katılan özel güvenlik görevlileri ile yöneticilerin hizmet ve iş akitleri devam eder, eğitim süresince özlük haklarından yoksun bırakılamaz. Madde 35 - Eğitim Kurslarına Devam Zorunluluğu: Adayların, özel güvenlik eğitimi süresince verilen derslerin en az üçte ikisine devamı zorunludur. Özel eğitim kurumlarınca, kursun sonunda adayların derslere devam durumunu gösteren devam çizelgesi düzenlenir. Kabul edilebilir bir özrü bulunmaksızın derslerin %10 undan fazlasına devam etmeyenlerin kursla ilişiği kesilir. Madde 36 - Sınav: Özel güvenlik temel ve yenileme eğitimini tamamlayanlar yazılı ve uygulamalı sınava tabi tutulur.yazılı sınav, merkezi sınav komisyonunca hazırlanan sorularla illerde yapılır. Bakanlıkça belirlenen sayıda yazılı sınav gözlemcisi ve illerde yapılacak uygulamalı sınav komisyonlarında görevlen-dirilecek personel valilik tarafından belirlenir. Madde 37 - Yazılı Sınav: Yazılı sınav soruları Merkezi Sınav Komisyonu tarafından hazırlanır. Yazılı sınavın yeri, tarihi, başvuru süresi, başvuru sırasında istenecek belgeler ve diğer hususlar en az on beş gün önceden Komisyon tarafından belirlenerek ilan edilir. Yazılı sınav, eğitim konularının ağırlığına göre ve konuların tamamını kapsayacak şekilde hazırlanan ve 100 sorudan oluşan birinci kısım ile adayların silah bilgisinin ölçüldüğü ve 25 sorudan oluşan ikinci kısım olmak üzere çoktan seçmeli sorulardan oluşan iki kısım halinde yapılır. Madde 38 - Uygulamalı Sınav: Uygulamalı sınavda, onbeş metre mesafeden ve beş adet fişek üzerinden yaptırılacak atış ile adayların atış becerisi ölçülür. Adayların atış becerilerinin ölçüldüğü uygulamalı sınav, yazılı sınavdan hemen sonra yapılır. Sınava girecek aday sayısının fazla olması halinde, illerde birden fazla uygulamalı sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi, sınav aynı gün bitirilemediği takdirde devam eden günlerde de tamamlanabilir. Madde 39 - Sınav Sonuçlarının Değerlendirilmesi: Adayların başarı puanının hesaplanmasında yazılı sınavın genel konulardan oluşan 100 soruluk birinci kısmı 100 puan üzerinden değerlendirilir. Silah bilgisi ve uygulama puanı ise, yazılı sınavın silah bilgisinin ölçüldüğü 25 soruluk ikinci kısmı 50 puan ve adayların atış becerilerinin ölçüldüğü uygulamalı sınav 50 puan olmak üzere toplam 100 puan üzerinden değerlendirilerek tespit edilir. Silahlı eğitim almış adayların başarı puanı bu iki puanın toplamının aritmetik ortalamasıyla bulunur. 18
19 Adayların başarı puanının yeterli sayılabilmesi için, bu iki puan ortalamasının en az altmış, her iki kısım puanının ise en az elli olması şartı aranır. Sınavlarda yeterli başarıyı sağlayamayan adaylar, yeniden özel eğitim kursuna devam etmeksizin bir yıl içinde birbirini takip eden üç sınava daha katılabilir. Toplam dört sınav neticesinde de başarısız olan veya başarısız sayılan adaylarda tekrar özel eğitim kursuna devam şartı aranır. Silahsız olarak görev yapacak olan özel güvenlik görevlileri, sadece yazılı sınavın birinci kısmındaki soruları cevaplarlar ve bu kısımdan en az altmış puan almaları halinde başarılı sayılırlar. Silah bilgisi ve atış fark dersini alan özel güvenlik meslek yüksekokulu mezunlarının da silah bilgisiyle ilgili yazılı ve uygulamalı sınavdan altmış puan almaları halinde başarılı sayılırlar. Özel güvenlik meslek yüksekokulu öğrencileri eğitim dönemi içerisinde silahsız olarak ve gözlemci sıfatıyla staj yapabilirler. İki yıllık öğrenim boyunca, meslek yüksekokulu tarafından belirlenecek tarihlerde, özel güvenlik eğitim kurumlarında silah eğitimi alabilir ve mezuniyetleriyle birlikte silahlı eğitimleri de geçerli kabul edilir. Yenileme eğitimi; özel güvenlik görevlilerinin mevcut bilgi ve becerilerinin geliştirilmesine yönelik yapılır. Yenileme eğitimi sonrasında yapılan sınavlar özel güvenlik görevlilerinin seviye tespitine yöneliktir. Sınav neticesi aldığı puanlar verilecek sertifikaya işlenir ve yükselmelerde işverence göz önüne alınabilir. Özel güvenlik görevlileri seviye puanlarını yükseltmek için çalışma izinleri süresince seviye yükseltme sınavlarına girebilirler. Yenileme eğitimi sonunda yeterliliğin belirlenmesinde temel eğitime uygulanan hükümler uygulanır. Temel ve yenileme eğitimleri sonunda merkezi sınav komisyonu tarafından yapılan sınavlarla ilgili optik cevap kâğıtları, atış kâğıtları ve benzeri yazılı doküman altı ay süreyle muhafaza edilir. Bu sürenin sonunda tutanakla tespit edilerek imha edilir. Madde 40 - Sınavlarda Görev Alanlara Ödenecek Ücret: Sınav komisyonlarının üyelerine, sınavlarda gözetim ve değerlendirme görevi alan personele 19/9/1987 tarihli ve 87/12002 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Genel Müdürlüğüne Bağlı Her Derecedeki Eğitim ve Öğretim Kurumları ile Hizmet İçi Eğitimlerde Aylık Karşılığı ve Ücretle Okutulacak Ders Saatlerinin Sayısı Ders Görevi Alacakların Nitelikleri ve Diğer Hususların Tespitine Dair Esaslara göre, ders ücreti ödenir. Madde 41- Özel Güvenlik Eğitimi Sertifikası: Özel güvenlik temel eğitimi sonrasında yapılan yazılı ve uygulamalı sınavlarda başarılı olanlar, yenileme eğitimine katılan ve yapılan yazılı ve uygulamalı sınavlarda seviye puanları yeniden belirlenenlere "Özel Güvenlik Eğitim Sertifikası" düzenlenir ve valilikçe onaylanarak kendilerine verilir. Özel güvenlik temel eğitimi ve özel güvenlik yenileme eğitimi sertifikaları beş yıl süreyle geçerlidir. Madde 42 - Eğitimde Kullanılacak Ders Malzemesi: Özel güvenlik eğitiminde kullanılacak yayınların Emniyet Genel Müdürlüğü Yayın Yönetmeliği'ne göre tavsiye edilmiş yayınlardan olması şarttır. Üniversitelerde ders kitabı ve ekipmanı olarak kullanılan materyalde bu şart aranmaz. Uygulamalı dersler için yeterli ekipman hazır bulundurulur. Madde 43 - Denetim: Bakanlık ve valilikler, Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilip getirilmediğini, yasak uygulama ve davranışların bulunup bulunmadığını ve amaç dışında faaliyet gösterilip gösterilmediğini tespit etmek amacıyla, özel güvenlik şirketlerini, alarm izleme merkezlerini, özel güvenlik birimlerini ve özel eğitim kurumlarını her zaman denetleyebilir. Havalimanı ve deniz limanlarının denetiminde, uluslar arası anlaşmalar ve 25/7/1997 tarih ve 97/9707 sayılı Sivil Hava Meydanları, Limanlar ve Sınır Kapılarında Güvenliğin Sağlanması, Görev ve Hizmetlerin Yürütülmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinin yerine getirilip getirilmediği göz önünde bulundurulur. 19
20 20 Madde 44 - Denetimin Kapsamı: Denetim sırasında, faaliyet izninin ve personelin çalışma izinlerinin geçerli olup olmadığı; özel güvenlik görevlileri için mali sorumluluk sigortasının yaptırılıp yaptırılmadığı; üçüncü kişilere verilen koruma ve güvenlik hizmetlerine ilişkin sözleşmelerin usulüne uygun düzenlenip düzenlenmediği ve bu sözleşmelerin zamanında valiliğe bildirilip bildirilmediği; görev alanına uyulup uyulmadığı; silah ve teçhizatın ruhsatlı olup olmadığı ve bunların usulüne uygun korunup korunmadığı; kayıt ve defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı; eğitim hizmetlerinin bu Yönetmelik hükümlerine uygun yürütülüp yürütülmediği, Kanun ve bu Yönetmeliğin diğer hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı ve amaç dışında faaliyet gösterilip gösterilmediği incelenir. Madde 45- Denetim Sonucunun İzlenmesi: Denetim sonucu düzenlenen raporun bir sureti denetlenen birimin dosyasında muhafaza edilir, diğer sureti valiliğe, ilgisine göre bir sureti de Bakanlığa sunulur. Denetim sonucunda tespit edilen eksiklikler ilgili kişi, kurum, kuruluş, eğitim kurumu, alarm izleme merkezi ve şirkete yazılı şekilde bildirilerek bu eksiklikleri gidermesi için eksikliğin niteliğine göre asgari yedi gün süre verilir. Bu süre sonunda eksiklikler giderilmediği takdirde veya denetim sonucu konusu suç teşkil eden uygulamalar tespit edildiğinde Kanunun 19 uncu ve 20 nci maddesinde belirtilen cezalar uygulanır. Ayrıca, amacı dışında faaliyet gösterdiği veya suç kaynağına dönüştüğü tespit edilen şirketlerin veya özel eğitim kurumlarının faaliyet izni Bakanlıkça, alarm izleme merkezlerinin yeterlilik belgesi valilikçe iptal edilir. Madde 46 - İdari Para Cezalarının Uygulanması: Kanunun 20 inci maddesinde belirtilen hallerde, suça ilişkin tutanaklar eklenmek suretiyle, ilgili kişi ve kuruluşa en az yedi gün süre verilerek savunması istenir. Savunması yeterli görülmeyenlere ilçelerde kaymakamın, illerde valinin onayı ile idari para cezası verilir. Para cezası verilmesine ilişkin onaylar yedi gün içinde ilçelerde mal müdürlüklerine, illerde defterdarlığa gönderilir. Bu maddede öngörülen idari para cezaları o yerin valilik veya kaymakamlığının bildirimi üzerine 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre Maliye Bakanlığınca tahsil olunur. Madde 47 - Sakat ve Eski Hükümlü Çalıştırma: Özel güvenlik birimlerinde ve özel güvenlik şirketlerinde, 10/6/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 30 uncu maddesi gereğince çalıştırılacak sakat ve eski hükümlü sayısının belirlenmesinde özel güvenlik görevlileri hesaba dahil edilmez. Geçici Madde 1 - Kamu kurum ve kuruluşları ile bunlara bağlı müessese ve şirketlerde, 2495 sayılı Kanun hükümlerine göre özel güvenlik hizmeti vermek üzere kurulmuş olan özel güvenlik birim ve şirketleri valiliğe bildirimde bulunmak suretiyle özel güvenlik izni almış sayılırlar ve aynı kurum ve kuruluşların müessese ve şirketlerine ait özel güvenlik izni alınan işyeri ve tesislerde özel güvenlik hizmeti verebilirler. Geçici Madde sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanun hükümlerine uygun olarak istihdam edilen ve bu Kanunda öngörülen şartları kaybetmemiş olan özel güvenlik görevlilerine 26/6/2009 tarihine kadar çalışma izni verilmiş sayılır. Geçici Madde sayılı Kanun hükümlerine göre bünyesinde özel güvenlik teşkilatı kuranlar en az bir ay önce başvurmak şartıyla, Komisyonun kararı ve Valinin onayı ile özel güvenlik uygulamasını sona erdirebilirler. Geçici Madde 4 - Bu Yönetmeliğin 17 nci maddesiyle değiştirilen reflektif yeleklerin kullanımına bu Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren bir yıl süre ile devam edilebilir.
21 Madde 48- Yürürlükten Kaldırılan Hükümler: 28/3/1994 tarihli ve sayılı Resmi Gazete' de yayımlanan Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır. Madde 49 - Yürürlük:Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Madde 50 - Yürütme:Bu Yönetmelik hükümlerini İçişleri Bakanı yürütür. II ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİN YETKİLERİ 1. Güvenlik Kontrolü / Güvenlik Sisteminden Geçirme ve Arama Yetkisi İHAS 8. md. ile koruma altına alınan Özel Hayatın Gizliliği ilkesi arama kavramının kapsamını tayinde yargı yerlerini meşgul etmiştir. Kişinin gizli tutmadığı ve kendi isteği ile alenileştirdiği şeyler koruma kapsamında değildir. Ancak, gizli tutmak istediği takdirde aleni bir yerde olsa dahi, bu istek korunmaktadır. O halde, arama gizli, saklı olan bir şeyin ortaya çıkarılması için yapılan bir faaliyettir. Kolluğun, otomobilin arka koltuğunda duran tabancayı görerek el koyması, gelişmiş teknik cihazlar kullanarak kişinin üzerindeki bir suç unsurunu saptaması ve el koyması, köpeğin koklayarak tespit ettiği bavuldaki uyuşturucuyu el koyması arama kavramı içinde değildir. Görülen, koklanan ve algılanan bir şeyin alenileştiği ve gizli yanının kalmadığı düşünülmektedir. Bu başlık altında Güvenlik Kontrolü ile Önleme Araması ve Adli Arama kavramlarını incelemeye çalışacağız Görev Alanında Güvenlik Kontrolü ve Önleme Araması Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme; toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler ile cenaze ve düğün törenlerinde, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme; hava meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım tesislerinde., duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle arama, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme. yetkileri, ÖGHK nin 7. md. si (a) (b) ve (f) bentlerinde düzenlenmiştir. Bu bağlamda, korunması gereken yerlere girişten önce özel güvenlik görevlileri tarafından şahısların üzerinde ve eşyalarında güvenliği tehlikeye sokabilecek maddelerin bulunup bulunmadığını öğrenmek amacıyla ve teknik cihazlarla yapılan kontrol işlemini Güvenlik Kontrolü diye tanımlamak gerekir. Buradaki kontrol için herhangi bir kamu otoritesinden izin ya da onay almaya gerek yoktur. Çünkü, özel güvenlik görevlilerinin hizmet sundukları yerler özel işletmelere veya kurumlara ait bina ve alanlardır. O halde bu alanlara giriş, oraların sahiplerinin rızası ve girmek isteyenin de arzusu dahilinde olmaktadır. Şayet oraya girmek isteyen kişiler, bu türden bir kontrolü kabul etmiyorlarsa, o mahallere girmezler, aksi halde giriş için konulan bu güvenlik önlemine itirazları olmamalıdır tarihli Adli ve Önleme Aramaları Yönetmeliğinin (AÖAY) 15. md. sine göre; Önleme Araması, makul ve kabul edilebilir bir sebebe bağlı olarak, milli güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silah, patlayıcı madde veya eşyanın tespiti için, kişinin üstünde, üzerinde bulunan özel kağıtlar ve diğer eşya ile aracında önleme amacıyla yapılan aramadır. Özel Güvenlik Görevlileri, taşınması ve bulundurulması yasaklanmış her türlü silah, patlayıcı madde veya eşyanın tespitine yönelik kapı ve el dedektörü kullanımına, x-ray cihazından geçirme veya güvenlik kamerası kullanımına yetkilidirler. Bu durum daha çok hava meydanı, liman ve sınır kapılarında, binaların, uçakların, gemilerin ve her türlü deniz ve kara taşıtlarının, giren çıkan yolcular ile buralarda görevli kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar personelinin üstlerinin, araçlarının ve eşyalarının aranmasında ortaya çıkabilmektedir ve AÖAY nin 18/b maddesinde düzenlenerek, hakim kararı 21
22 gerektirmeyen hallerden sayılmıştır. Önleme amaçlı olarak, kişilerin fiziki üst aramasının yapılabilmesi için Genel Kolluk kuvvetinin bulunması ve AÖAY hükümlerine uygun davranılması gerekmektedir. Kamuya açık alanlarda üst araması da AÖAY hükümlerine göre genel kolluğun gözetim ve denetiminde yapılır. Öte yandan; 28/4/2004 tarihli ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun 5. ve 6. maddelerinde saha güvenliği ile müsabaka güvenliğine ilişkin düzenlemelerde bulunurken spor alanlarının çevresinde, stadyum veya spor salonu girişleri ile turnike girişlerinde, müsabakayla ilgili olarak hakim kararı veya gecikmesinde sakınca olan hallerde mülki amirin yazılı izni ile genel güvenlik güçlerince veya genel güvenlik güçlerinin denetiminde, özel güvenlik güçlerince üst araması yapılır ve..madde ve cisimlere el konulur ifadelerine yer verilmiştir. Görüleceği üzere burada da özel güvenlik görevlilerinin önleyici amaçlı üst araması yapacağı esnada genel kolluğun (polis-jandarma) denetimi şart koşulmuştur. Tüm bu aramalar sırasında yakalanan kişiler veya el konulan madde ve cisimler, yasal işlemi yapılmak üzere bir tutanakla genel kolluğa teslim edilir. Arama kişinin aynı cinsiyetindeki görevli tarafından yapılır Adli Arama Bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin, özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, etrafı çevrili diğer mahallerinde, üzerinde, özel kağıtlarında, eşyasında, aracında CMUK ve diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir. (AÖAY md. 5) Adli Arama daha çok genel kolluğu ilgilendirmekte ise de, Özel güvenlik görevlisi görev alanında, haklarında yakalama, tutuklama veya mahkumiyet kararı bulunan kişileri yakaladığında ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 127. maddesinde yazılı bulunan meşhüd cürümde (Bkz. İkinci Bölüm II-4 Meşhûd Suç tanımı) yakalama hallerinde yakalama nedeniyle orantılı olmak üzere arama yapabilir. (ÖGHK nin 7/c-d md.) Yakalanan kişinin, yakalandığı anda, silah, patlayıcı-yanıcı-yakıcı madde, kesici, delici, bereleyici alet ve benzeri kendisine veya kişilere zarar verebilecek diğer unsurlardan arındırılması amacıyla yapılacak ve Meşhûd Suçların Muhakeme Usulü Kanunu kapsamında işlenen suçların failini veya delillerini elde etmek üzere, kişilerin üstlerinde ve eşyasında, araçlarında, özel kağıtlarında ve kaçarken girdikleri bina ve eklentilerinde yapılacak arama bu kapsamda değerlendirilir. Bunun için hakim kararı aranmaz. Elbette burada özel güvenlik görevlisinin, görev alanı içinde yetki kullanımı ilkesini unutmamak gerekir. İstisna olarak, meşhûd suç halinde suçu işleyenin suçtan sonra kaçması ve takibi hallerinde kamuya açık diğer alanlarda veya özel güvenlik görevlisinin görev alanı dışında da bu yetkinin kullanılabilmesi mümkündür sayılı yasa, olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 157 nci maddesine göre yakalama (ÖGHK nin 7/j md.). ve kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla yakalama (ÖGHK nin 7/ı md.) hallerinde aramadan söz etmemiştir. Ancak, diğer yakalama hallerinde yakalama nedeniyle orantılı arama yetkisinin bu durumda da mevcut olduğunu kabul etmek gerekir. Çünkü yakalama aramaya nazaran kişi haklarını daha fazla sınırlandıran bir önlemdir ve yakalananın üzerinde yakalayana, kendine veya üçüncü kişilere zarar verebilecek bir şeyler (patlayıcı, silah, kesici-delici alet v.b) bulunabilir Haksız Arama Yeni TCK nin 120. maddesi Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. hükmünü amirdir. Bu düzenleme ile, kamu görevlilerinin görev sınırlarını aşmalarına engel olunmaya çalışılmıştır. O nedenle yukarıda açıklanan önleme araması veya adli arama koşullarının özel güvenlik görevlilerince iyi irdelenmesi ve arama faaliyetinde bulunduktan sonra doğacak sorumluluklarının bilincinde olmaları gerekir. 2. Yakalama Yetkisi Yakalama nedir? Öncelikle bu sorunun yanıtını vermek gerekir. Yakalama kişinin geçici bir süre için nezaret altına alınarak, özgürlüğünün kısıtlanması demek olup, ya bir tehlikenin önlenmesi için veya suç işlendikten sonra sanığın ele geçirilmesi için 22
23 yapılır. İlk halde Önleme Yakalamasından, ikinci halde Adli Yakalamadan söz edilir. Yakalama, Gözaltına Alma ve İfade Alma Yönetmeliğinin (YGİY) 4. maddesindeki tanıma göre de; Yakalama, kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut ve hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emâre ve delil bulunan kişinin göz altına alma veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce hakim kararı olmaksızın özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasıdır. Pek tabiî bu iş ve işlemler yapılırken yakalanan ve genel kolluğa teslim edilecek kişilere, kişinin direnmesi, saldırıya yeltenmesi veya saldırıda bulunması hallerinde ve yakalanan kişinin kaçma ihtimali varsa kelepçe takılması ÖG Görevlisinin takdirine bağlıdır (YGY md. 7 ve ÖGHK md. 7/1 (k) ve md. 9/3). Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere yakalama iki amaçla yapılabilir; Önleyici Amaçla ve Adli Amaçla. 2.1 Önleme Yakalaması/Önleyici Amaçla Yakalama: ÖGHK de kişinin vücudu veya sağlığı bakımından mevcut bir tehlikeden korunması amacıyla yakalama yetkisinden söz edilmiştir.(5188 s. Yasa 7/ı md.) Bu ifade ile önleyici yakalamanın alanının daraltıldığı gibi bir sonuca gitmek mümkündür. Yani, kamu güvenliği veya kamu düzenine yönelik bir tehlike halinde özel kolluk görevlilerinin yakalama yetkisi olmadığı anlaşılmaktadır. Oysa, herhangi bir saldırgan akıl hastasının veya ileri derecede saldırgan sarhoş bir kişinin kendi vücut tamlığına ya da başka bir kişiye yönelik tehlike yaratması halinde, kamu güvenliğinin ve kamu düzeninin bozulması tehlikesinden de söz edilebilir. O halde, özel güvenlik görevlileri için tanınan yakalama yetkisinin YGİY 4. md. de tanımlanan yakalama olduğunu, ancak münhasıran kamu güvenliği ve düzenine yönelik tehlike halinde yakalama yetkisini kullanamayacağını, kişinin kendi vücut veya sağlığı bakımından mevcut tehlikeyle birlikte kamu güvenliği ve düzenine yönelen tehlike halinde yakalama yetkisini kullanabileceğini anlamak gerekir. 2.2 Adli-Amaçla-Yakalama: ÖG Görevlilerinin Adli Yakalama yetkisini üç durumda incelemek gerekir. Bunlar; a) Suçüstü halinde yakalama, b) Haklarında yakalama, tutuklama veya mahkumiyet kararı bulunanların yakalanması, c) Olay yerinde alınan önlemlere uyulmaması halinde yakalamadır. a) Eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 127. maddesinde ve Yeni Ceza Muhakemesi Kanunun 90. md. sinde düzenlenen Suçüstü (Meşhûd Suç) halinde yakalama Adli Amaçla Yakalamadır. Bu tür yakalama yetkisi özel güvenlik görevlilerine ÖGHK nin 7/c maddesi ile verilmiştir. Meşhûd Suç kavramı Birinci Bölüm II-4 numaralı başlık altında açıklanmış idi. Orada da belirtildiği üzere, esasen meşhûd suç halinde herhangi bir sıfatı olmayan kişilerin dahi geçici yakalama yetkileri bulunmaktadır. Burada belirtilmekle, özel güvenlik görevlilerinin böyle durumlarda öncelikle yetkili olduklarını hatta görevli olduklarını vurgulayarak ihmali durumların ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Meşhûd suçtan sonraki evrede suçu işleyenin kaçması durumunda ve sıcak takip halinde özel güvenlik görevlisinin görev alanı dışına çıkarak yakalama yapabileceği de yargı içtihatları ve bu alandaki müelliflerce kabul edilmektedir. b) Haklarında yakalama, tutuklama veya mahkûmiyet kararı bulunan kişileri yakalama, (ÖGHK 7/d md.) yetkisi çok önemli ve özel kolluğa tanınan yeni bir yetkidir. Özel Güvenlik Görevlilerinin bir kimse hakkındaki yakalama, tutuklama veya mahkumiyet kararından nasıl haberdar olacağı sorusu, pratikte kimi duraksamalara ve tartışmalara yol açabilir. O nedenle, buradaki yetkiyi kullanırken çok dikkatli olunması ve yetkinin yalnızca (münhasıran) görev alanı ile sınırlı olduğunun bilinmesi gerekmektedir. Genel Kolluk tarafından açıkça bildirilen hallerde bu yetkinin kullanılmasında bir sorun çıkmayacağı, ancak özel kolluğun kendiliğinden harekete geçerek böyle bir yetkiyi kullanması halinde sakıncalı durumlar olabileceği düşünülmelidir. 23
24 c) Adli amaçlı bir diğer yakalama hali de, CMUK 157. maddesine yollama (atıf) yapılarak düzenlenmiştir. (ÖGHK Md. 7/j) Olay yerini ve delilleri korumakla yükümlendirilip yetkilendirilen özel güvenlik görevlileri, bu koruma işini yaptıkları esnada koruma önlemlerini kasten ihlal eden ve ya aldığı önlemlere aykırı davranan kişileri yakalayabilir. Yeni Ceza Muhakemesi Kanununun 168. maddesi Olay yerinde görevine ait işlemlere başlayan adli kolluk görevlisi, bunların yapılmasına engel olan veya yetkisi içinde aldığı tedbirlere aykırı davranan kişileri, işlemler sonuçlanıncaya kadar ve gerektiğinde zor kullanarak bundan men eder. şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin yazılışında yakalama sözcüğüne yer verilmemiş ise de; zor kullanarak bundan men eder ifadesinden yakalamanın kastedildiği anlaşılmalıdır. Çünkü, zor kullanmanı ve men etmenin bir arada olması, çoğu hallerde öncelikle yakalamayı gerekli kılmaktadır. Ancak, kolluğun görevine ait işlemlerin yapılmasına engel olanın eylemi, devamlılık göstermiyor ve yakalamadan da engel ortadan kaldırılabiliyorsa yakalama yetkisinin kullanılması, keyfilik ya da haksız yakalama olarak değerlendirilir. 3. Eşyayı Emanete Alma Yetkisi Burada öncelikle Türk Ceza Kanunun ve CMUK da düzenlenen, suç eşyasının kullanım ve mülkiyetine son veren zabt ve müsadere kavramlarından söz etmek gerekmektedir. Zabt veya el koyma, suç soruşturmasında kanıt aracı olabilecek veya müsadereye (zoralıma) konu olabilecek eşyanın ele geçirilip, ilgili makama teslim olunması işlemidir. Müsadere veya zoralım ise, işlenilen bir suç sebebiyle kişi veya kurumların eşyalarının mülkiyetine son verilmesi halidir. Esasen her iki durumda da yetki hakime aittir. Ancak gecikmesinde sakınca olan hallerde, C. Savcıları ile bunların yardımcıları sıfatıyla emirlerini yerine getirmekle görevlendirilen kolluk görevlileri zabt işlemini yapabilirler. Elkoyma, bir eşya üzerinde, elinde bulunduran kimseye ait (zilyede ait) kullanma yetkisinin isteği dışında kaldırılmasıdır. ÖGHK de düzenlenen Emanete Alma Yetkisi ise, elkoyma (zabt) ve zoralım (müsadere) dan önceki bir safhayı düzenlemiştir. (5188 s. Yasa 7/g-h md.) Özel güvenlik görevlileri yaptıkları aramalar sırasında; suç oluşturan, delil niteliğinde bulunan, tehlike oluşturabilecek, terk edilmiş veya bulunmuş eşyayı emanete almakla görevli ve yetkilidirler. Terk edilmiş veya bulunmuş eşya dışındaki hallerde, genel kolluğun zaman geçirilmeksizin (derhal) bilgilendirilmesi ve emanete alınan eşyanın ayrıntılı bir tutanak ile teslim edilmesi gerekir. Burada kullanılan emanete alma ifadesi, ceza ve ceza usul hukukundaki elkoyma ve zoralım kavramları ile benzerlik gösterdiğinden açıklama, o iki kavram üzerinden yapılmıştır. ÖGHK nin 9. maddesi son fıkrasında zapt edilen eşya genel kolluğa teslim edilir biçimindeki yazılış ile, emanete alma yetkisinin zabt yetkisi gibi yorumlanması sonucunu doğurduğu da söylenebilir. Kişilerin üzerlerinde ve eşyalarında taşıdıkları, ancak yasa dışılık veya suç oluşturmayan maddelerin, korunan yerlerde güvenliği tehlikeye sokacağı olasılığına dayanarak, bu maddelerin geçici olarak alıkonulması ve sonradan kendilerine iade edilmesi halinde de emanete alma yetkisi kullanılmış olmaktadır. Yasada ve yönetmelikte bu ayrıntıya ilişkin bir düzenleme yok ise de, yapılan hizmetin doğasından kaynaklanan bir sonuç olduğunu, güvenlik alıkoyması da denilen geçici alıkoymanın, kişilerin kendi rızaları ile olduğunu belirtmek gerekir. Elkoyma ve Zoralım da ise, kişilerin rızaları gerekli değildir. Tüm bu açıklamalardan sonra; Emanete Alma Yetkisinin/işleminin, Elkoyma ve Zoralım için hazırlık aşaması olduğunu, ancak her emanete almadan sonra mutlaka Elkoyma veya Zoralım aşamasının gelmeyeceğini belirtmek gerekir. 4. Zor Kullanma Yetkisi 5188 sayılı yasanın 7/k maddesiyle özel güvenlik görevlilerine tanınan Zor Kullanma Yetkisi kolluk hukukunda çok eskilere dayanan ve kimi zamanlarda üstünde fikir birliği sağlanamayan kavramlardandır. Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu (PVSK) nun Ek 6. maddesinde zor kullanmak, direnme ve saldırının mahiyetine ve derecesine göre etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedeni güç ve kanuni şartlar 24
25 gerçekleştiğinde her çeşit silah kullanma yetkisini ifade eder şeklinde tarif edilirken, Polis Çevik Kuvvet Yönetmeliğinin 4. maddesi zor kullanma; kanunsuz toplu hareket haline gelen herhangi bir toplumsal olayın etkisiz hale getirilmesi veya önlenmesi veya dağıtılması için; toplu hareketin niteliğine veya dağıtımı sırasında meydana gelen cebir ve şiddet veya tehdit veya saldırı veya direnişin derecesine ve gereğine göre kademeli şekilde artan ölçüde bedeni kuvvet, maddi güç ve silah kullanılması hali olarak tanımlanmıştır. Özel güvenlik görevlileri, Türk Ceza Kanunun (TCK) uygulamasında memur sayılırlar. (ÖGHK 23. md.) O halde, TCK nin 245. maddesinde kuvve-i cebriye imaline memur olanlar ve bilumum zabıta ve ihzar memurları memuriyetlerini icrada ve mafevkinde bulunan amirinin emrini infazda kanun ve nizamın tayin ettiği ahvâlden başka surette bir kimse hakkında suimuamele veya cismen eza verecek hale cüret eder yahut o kimseyi darp ve cerh eylerse cezalandırılır ve 1. Nisan.2005 tarihinde bütün hükümleri ile yürürlüğe girecek olan yeni TCK nin 256. maddesinde Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması hâlinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. düzenlemesinde yer alan suçu işlememek için zor kullanmada ölçüyü titizlikle korumalıdır. Bu hukuki metinlerden ve çeşitli yargı içtihatlarından hareketle Zor Kullanma, yasalara göre verilmiş bir yetkinin kullanılması sırasında kolluk görevlilerinin, eşya ve kişiler üzerinde amaçla dengeli ve yasalara uygun maddi ve manevi güç kullanımıdır, diye tarif etmek mümkündür. Anayasa Mahkemesince verilen 1986/27 saylı kararda Zor kullanmanın amacı, direnen, saldırıya yeltenen ya da saldıran kişi veya topluluğu etkisiz hale getirmektir. Zor kullanmada uygulanacak yöntemi, direnme ve saldırının nitelik ve derecesi belirleyecektir. İfadelerine yer verilmiştir. Zor kullanmanın nelerden ibaret olduğu sorusunun cevabını vermek gerektiğinde, basit bedeni-fiziki güç gösterisi ve kullanımından başlayarak ateşli silah kullanımına kadar giden bir geniş yelpazeden söz edilebilir. Kelepçe takma, basınçlı su kullanma, sağlığı tehdit etmeyen bazı kimyasallarla etkisizleştirme v.b. alet ve araçlardan istifade suretiyle zor kullanmak da olasıdır. O halde zor kullanmanın unsurlarını belirtmek gerekirse; a) Zor kullanma zorunlu olmalıdır b) Zor kullanmanın yasal bir dayanağı bulunmalıdır c) Zor kullanma saldırının giderilmesi veya tehlikenin kaldırılması için yetecek derecede olmalıdır d) Amaca ulaşıldığında Zor Kullanımına son verilmelidir. Zor kullanmanın, insan hakları ile çok yakından ilişkileri bulunduğu bilinmektedir. Bu konuda insan hakları bakımından, milletlerarası hukuk itibarıyla temel kaynak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesidir. Madde metni aynen şöyledir; 1. Herkes kanun tarafından himaye edilen yaşama hakkına sahiptir. Hiç kimse mahkemece hükmedilmiş bir ölüm cezasının infazı hali dışında kasten öldürülemez. 2. Ölüm, aşağıda belirtilen ve başvurulmasını mutlak surette zorunlu kılan haller nedeniyle meydana geldiğinde bu madde ihlal edilmiş sayılmaz: a) Kişilerin, kanuna aykırı cebir ve şiddete karşı savunulmalarını temin etmek. b) Kanuna uygun bir tutuklama kararını yerine getirmek veya hukuka uygun olarak tutulmuş bir kimsenin kaçmasını önlemek. c) Bir isyan veya ayaklanmayı kanuna uygun olarak bastırmak. Bu madde esas itibarıyla, öldürme, daha doğrusu görevlerin icrasında kanunun hükmünün yerine getirilmesinde ölüm vukuu halini düzenlemekle birlikte, doktirinin de açıkladığı gibi, ölümü sonuçlayan zor kullanma hallerini de kapsamaktadır. Zor Kullanma yetkisine ilişkin bu genel tanım ve girişten sonra, ÖGHK nin 7/k maddesinde sayılan üç halin neler olduğunu açıklamaya çalışalım. 25
26 4.1. Türk Medeni Kanununun 981. maddesine göre Zor Kullanma MK maddesindeki; Zilyet, her türlü gasp veya saldırıyı kuvvet kullanarak defedebilir...ancak, zilyet durumun haklı göstermediği derecede kuvvet kullanmaktan kaçınmak zorundadır ifadesinden, herhangi bir şeyi elinde bulunduran kimsenin o şeye yönelik saldırıyı uzaklaştırması veya gidermesi anlaşılmalıdır. Zilyetlik, taşınır ve taşınmaz malların eylemli olarak elde fiili hakimiyet altında- bulundurulmasıdır. Bu düzenlemeye göre, zilyed, elindeki malına yönelik gasp, hırsızlık ve saldırı fiillerini, kuvvet kullanmakla önleme hakkına sahip kılınmıştır. Şiddetle veya gizlice kendisinden alınan o mal; taşınmaz mal ise, gasp eden kişiyi, o yerden kovarak, uzaklaştırarak; taşınır mal ise, suçüstü halinde veya kaçarken yakalanan kişinin elinden, güce başvurarak tamamıyla alabilir. Ancak, zilyetliğin korunmasında şu hususlara dikkat etmek gerekir; Zilyetliği korumak için alınan önlem, zilyedlik konusu mala saldırıda bulunacak, zarar verecek kişiye karşı olmalıdır. Başvurulan karşı önlem, mala saldırı sırasında etkili ve caydırıcı olmalıdır. Adam malı alıp gitmiş de sahibi iki gün sonra, alan hırsıza karşı koruma önlemine başvuruyorsa burada yasanın aradığı şart yoktur. Alınan önlem ile korunan mal arasında bir dengenin olması, savunma önlemi ile korunan malın değeri arasında bir ölçü bulunmalıdır. Zilyed, bu savunma ve korunma işini yaparken o andaki durumların haklı göstermediği zor ve şiddete başvurmaktan kaçınmakla yükümlüdür. Bir diğer ifadeyle kaybolma tehlikesinde olan hakkı ile kullandığı güç sonucunda ortaya çıkması muhtemel zarar arasında bir denge olmalıdır. Ortaya çıkacak zarar, hakkın konusundan daha ağır ise bu sonuçtan, güç kullanan kişi sorumludur. Ama karşı tarafın kusuru, sorumluluğun derecesine etki eder. Örneğin, bir mağaza güvenlik görevlisi, görev yaptığı mağaza önünde kamyonlardan mağazaya mal boşaltılırken birisi o sırada kamyondan mal alıp kaçmaya kalkışsa, güvenlik görevlisi bunu güç kullanarak engelleyebilir. Bu sırada ortaya çıkan zarardan sorumlu değildir. Ancak kullanılan güç sonucu, malı çalıp alan kişi ölmüşse veya sakat kalmışsa bunda güvenlik elemanı sorumludur Borçlar Kanununun 52. maddesine göre Zor Kullanma BK 52. maddesinde Meşru Müdafaa (haklı savunma), Iztırar (zaruret) Hali ve Kendi Hakkını Koruma İçin Kuvvet Kullanımı konuları düzenlenmiştir. BK 52. md. aynen şöyledir; Meşru müdafaa halinde mütecavizin şahsına veya mallarına yapılan zarardan dolayı tazmînât lazım gelmez. Kendisini veya diğerini zarardan yahut derhal vukubulacak bir tehlikeden vikaye için başkasının mallarına halel iras eden kimsenin borçlu olduğu tazmînât miktarını hâkim, hakkaniyete tevfikan tayin eder. Kendi hakkını vikaye için cebri kuvvete müracaat eden kimse hal ve mevkia nazaran zamanında hükümetin müdahalesi temin edilemediği yahut hakkının ziyaa uğramasını yahut hakkının kullanılması hususunun pek çok müşkül olmasını meni için başka vasıtalar mevcut olmadığı takdirde, bir gûna tazmînât itasiyle mükellef olmaz. BK da tanımlanan zorda kalma hali için aranan koşulları şöylece sıralamak mümkündür; Bir kişinin kendisinin veya başkasının şahsına ya da malına karşı yönelmiş bir tehlike veya zarar sözkonusu olmalıdır. Meydana gelen tehlike veya zarara zorda kalanın kendisi neden olmamalıdır. Tehlike ve zarardan korunmak için bu tehlike ile hiç ilgi ve ilişkisi bulunmayan üçüncü bir kişinin malına zarar verilmiş olmalıdır. Önlenmek istenen tehlike, sebep olunacak zarardan daha ağır bir sonuç meydana getirici olmalıdır. Zarar veya tehlikeden ancak o derecede veya daha az bir zarar vermekle korunabilme imkanı olması, ortada o anda yapılacak başka bir seçeneğin olmaması gerekir. Buradaki meşru müdafaa halinde, tecavüzün (saldırının) hukuk düzenince korunmuş (yaşama, sağlık, ırz, namus, özgürlük gibi) şahsi veya (otomobil, ev, elektronik cihaz, kamera, cep telefonu gibi) mameleki varlıklara mala yönelik olması gerekir. Bu madde hükmüne 26
27 göre, zilyed, her türlü gasp ve tecavüz fiillerini kuvvet kullanmak suretiyle bertaraf etmek hakkına sahiptir. Zaruret (ıztırar) hali ise, bir kimsenin gerek kendisinin gerek başkasının şahsına veya mallarına derhal vuku bulacak bir tehlikeden kurtarmak için zorunlu olan derecede, tehlike ile alakası olmayan diğer bir şahsın mallarına zarar vermesidir. BK 52. maddesi III. Fıkrasında, hakların korunması için devlet organlarının yardımını ve aracılığını istemenin zamana bağlı olduğu kabul edilen acil hallerde istisnai olarak şahsın kendi hakkını koruması için kuvvet kullanmasına izin verilmiştir. Örneğin bir tatil günü birkaç aylık kira borcunu ödemeden eşyalarını kamyona yükleyerek gittiğini gören kiralayanın, kiracıya ait aracının lastiğini patlatarak gitmesine engel olması veya hakkını korumak üzere şahsa karşı kuvvet kullanıp onun resmi bir makam önüne, genel kolluğa götürülmesini temin etme gibi. Bu üçüncü halde, meşru müdafaa ve zaruret halinin aksine şahsın yalnız kendi hakkı için kuvvet kullanımına izin verilmiştir. Tüm buralarda temel ölçüt, büyük tehlike ve zararın küçük zararla ve küçük tehlike ile kapatılması, giderilmesi ya da önlenmesi durumudur Türk Ceza Kanununun 49. maddesinin (1) ve (2) numaralı bentlerine göre Zor Kullanma Ceza hukukunda en önemli hukuka uygunluk sebeplerinden olan emrin yerine getirilmesi ve haklı savunma (meşru müdafaa) halleri bu iki bentte düzenlenmiştir. TCK md. 49/1 e göre; kanunun bir hükmünün veya salahiyettar bir merciden verilip infazı vazifeten zaruri olan emri icra suretiyle işlenilen fillerden dolayı faile ceza verilemez. Yeni TCK 24. ve 25. maddelerinde; Emrin Yerine Getirilmesi, Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur. Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur. şeklinde düzenlenirken, Meşru Savunma, Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. ifadeleriyle tarif edilmiştir. Yürürlükte bulunan TCK nin 49. maddesinin (2) numaralı bendindeki Haklı Savunma düzenlemesi ise, gerek kendisinin gerek başkasının nefsine ve ırzına vuku bulan haksız bir taarruzu fil hal def i zaruretinin bais olduğu mecburiyetiyle,.işlenen fiilden dolayı faile ceza verilemez şeklinde ifade olunmuştur. Özel güvenlik görevlilerinin gerek zor kullanma ve gerekse silah kullanma durumlarında onlara dayanak oluşturan, yetki sağlayan bu hukuka uygunluk sebeplerinin daha ayrıntılı incelenmesi gerekir. Bu sebeple konuyu iki alt başlık halinde irdelemeye çalışacağız Kanun hükmü ve amirin emri Yasalarca düzenlenen bir emri veya görevi yerine getirirken suç oluşturan bir eylemde bulunan kimseye ceza verilmemesine örnek olarak, CMUK 127. maddesinde düzenlenen meşhûd suç halindeki yakalama verilebilir. Aynı şekilde CMUK 157. maddesindeki yakalamayı da bu bağlamda değerlendirmek olasıdır. Yakalama yetkisi, yakalananın direnmesi halinde zor kullanma yetkisini gerektiren bir süreçtir. O halde, özel güvenlik görevlisi bu koşullar altında zor kullanmak durumunda kalırsa, kendisine kanunla verilen bir görevi yerine getirmiş olacağı için ceza sorumluluğundan kurtulmuş olacaktır. Yetkili merciin veya amirin emrini yerine getirmek için suç işleyene de ceza verilmeyeceği öngörüldüğünden, burada öncelikle emrin tanımına ihtiyaç vardır. Emir, üstünlük yetki ve erkine sahip bir merci tarafından belirli bir hareketin yapılması maksadıyla daha aşağı konumda bulunan kimseye yönelmiş irade beyanıdır. Başka bir ifadeyle emir, ifası istenen hizmetin söz ve yazı ile ifadesidir. (Polis Disiplin Talimatı 31. md.) Kanunsuz Emir başlığı altında Anayasamızın 137. maddesinde şu düzenlemeye yer verilmiştir; Kamu hizmetlerinde harhangi bir sıfat ve suretle çalışmakta olan kimse, üstünden aldığı emri, yönetmelik, tüzük, kanun veya Anayasa hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı o emri verene bildirir. Ancak üstü emrinde ısrar eder ve bu emrini yazı ile yenilerse, emir yerine getirilir; bu halde emri yerine getiren sorumlu olmaz. 27
28 Konusu suç teşkil eden emir, hiçbir surette yerine getirilmez; yerine getiren kimse sorumluluktan kurtulamaz. Askeri hizmetlerin görülmesi ve acele hallerde kamu düzeni ve kamu güvenliğinin korunması için kanunla gösterine istisnalar saklıdır. Yeni TCK nin 24. maddesinde de emrin unsurları tarif edilmiştir. Buna göre; a) Emir yetkili bir yerden verilmelidir, b) Emrin konusu suç teşkil etmemelidir, c) Emir, yasaya uygun olmalıdır, d) Konusu suç teşkil eden emri veren de uygulayan da sorumludur. Bu maddede yer alan emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur ifadesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanununun (PVSK) 2. maddesinin ikinci bölümünde sayılan ve yazılı emir istenemeyecek hallerden olduğu belirtilen durumu ve Anayasanın 137/son maddesini birlikte irdelemek gerekir. PVSK emire ilişkin düzenlemede polis; amirinden aldığı emri, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Ancak amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, emir yerine getirilir. Bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilmez. Yerine getirenler sorumluluktan kurtulamaz. ilkesini benimsedikten sonra oniki bent halinde saydığı hallerde yazılı emir istenemeyeceğini ve sözlü emrin derhal yerine getirilmesini hükme bağlamıştır. İşte yeni TCK de ifade olunan emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hallerden PVSK 2. md. sinde oniki bentte sayılanları anlamak gerekecektir. Kolluğu ilgilendiren başka yasalarda da benzeri düzenlemeler olabileceğinden bu sayılanlar dışında diğer kanunlarda istisnai olarak zabıtanın sözlü emirle yapmaya mecbur tutulduğu haller de 13. bent olarak belirtilmiştir. Özel güvenlik görevlilerinin emir alacağı makam ve kişilerin kimler olacağı sorusunun da cevaplanması gerekir. Bu bağlamda; 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uyarınca mülki idare amirinin ve dolayısıyla genel kolluk amirinin özel güvenlik personeline emretme yetkisinden ve olay yerine gelerek olaya/suça el koyan ve savcıya yardımcı görev ifa eden genel kolluk amirinin ve Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 154. maddesi gereğince adliyeye ilişkin bütün işlerde zabıta makam ve memurlarının C. Savcısının emirlerini yerine getirmekle yükümlü olmaları sebebiyle C. Savcılarının emretme yetkisinden söz etmek gerekir. Yeni Ceza Muhakemesi Kanunun 165. md. sinde de Gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi halinde, diğer kolluk birimleri de, adlî kolluk görevini yerine getirmekle yükümlüdür ifadesiyle benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir. Yani özel güvenlik görevlileri ile emir verenler arasında kamu hukukundan doğan bir ilişki/bağlılık bulunmalıdır. Özel güvenlik görevlisini istihdam eden veya özel güvenlik hizmetini satın alan kişilerin verecekleri emir ya da talimatları özel hukuk ilişkisi içinde değerlendirmek gerekir ve buradaki emir ile karıştırmamak lazımdır. Ancak; ÖGHY de tanımlanan Yönetici kavramı dikkate alındığında, özel güvenlik görevlilerine emir ve komuta etme, alınacak güvenlik tedbirlerini, bunların yerini, sırasını ve zamanını belirleme ve değiştirme yetki ve sorumluluğuna sahip olanlardan söz edilmektedir. Yönetici konumunda bulunan özel güvenlik görevlisinin, diğerlerinden üstün ve onlara emretme yetkisine sahip olmalarına karar ya da onay veren bir kamu otoritesi değildir demek olası ise de; ilgili Yönetmelikteki bu saptamanın yukarıdaki anlamda emretme yetkisine sahip amir olduklarını kabul etmek gerekmektedir Haklı Savunma (Meşru/Yasal Müdafaa) Çok eskilerden bu yana toplumların hukukunda yer alan Haklı Savunma, bir kimsenin ağır ve haksız bir saldırıyı kendisinden veya başkasından uzaklaştırmak amacı ile yaptığı zorunlu tepkidir. Gerek yürürlükteki TCK ve gerekse yürürlüğe girmek üzere olan Yeni TCK de, saldırıya ilişkin tanım ve koşulların aynı olduğu anlaşılmaktadır. Saldırının haksız olması ve o anda devam ediyor olması gerekmektedir. Ancak, TCK 49. maddedeki düzenlemede mala karşı haksız saldırı halinde 28
29 meşru müdafaadan istifade edilememektedir. Yeni TCK 25/1. Md. de ise, saldırının bir hakka yönelmiş olması yeterli görüldüğünden, mala yönelik saldırılarda da haklı savunma koşullarının gerçekleştiğini söylemek mümkün olacaktır. O halde özel güvenlik görevlilerinin görevleri sırasında kendilerinin veya başkalarının canına, ırzına veya malına yönelik haksız saldırıları def etmek amacıyla zor kullanmaları mümkün olacaktır. Savunmanın Zorunlu olması, haklı savunmanın koşullarındandır. Yani, saldırının başka bir şekilde def edilmesi olası ise savunma zorunluluğu yok ise, haklı savunmadan istifade edilemez. Örneğin eli bıçaklı birkaç kişinin saldırısına muhatap birinin, saldırı sırasında fırsatını bulup saldırganlardan kaçıp ve epey uzaklaşmasına rağmen silahını ateşleyerek saldırganlara bir zarar vermesi halinde haklı savunmadan yararlanması olası değildir. Bu koşulda belki, haksız tahrik hükümlerinden yararlanmak mümkündür. Üniformalı bir özel kolluk görevlisinin, görev alanı içinde kaçmak olanağı varken kaçmayarak haklı savunmada bulunması halinde bu hükümden yararlanıp yararlanamayacağı hakimin takdirine bağlı ise de, kanaatimizce böyle bir durumda takdirin özel güvenlik görevlisi lehine kullanılması gerekir. Haklı savunmada, Savunma ile saldırı arasında ölçü bulunması koşulu da, aranır. Eski TCK 50. maddesinde hukuka uygunluk sebeplerinde sınırın aşılması düzenlenirken zaruretin tayin ettiği hududu tecavüz edenler ifadesi kullanılmıştır. Yeni TCK de koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek şeklinde 25. madde içinde belirtmiştir. Her iki ifadeden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu, savunmanın ölçülü veya orantılı olmasını istemiştir. Ölçüden amaçlanan ise, savunmanın saldırana yönelik olması ile savunmanın saldırıyı giderecek derecede olmasıdır. Örneğin, eli bıçaklı birinden kurtulmak ya da onu uzaklaştırmak için o kişiye değil de arkadaşına, yakınına karşı zor kullanma halinde haklı savunmadan söz edilemez. Aynı şekilde, eli bıçaklı birinden saldırı sırasında bıçağı elinden kaptıktan sonra, bununla yetinmesi gereken şahsın, eline geçirdiği bıçakla saldırganı yaralaması halinde de ölçü kaçırılmış kabul edilmelidir. Ölçünün kaçırılması halinde, ölçüyü kaçıranda kastın varlığı aranır. Öte yandan, Haklı Savunmada; sınırın aşılması, mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri geliyorsa sınırın aşıldığı kabul edilse dahi faile ceza verilemeyeceği yeni TCK 27. maddesinde hükme bağlanmıştır. 5. Kimlik Sorma Yetkisi Özel güvenlik görevlilerine verilen Kimlik Sorma yetkisi, 5188 sayılı yasanın 7. maddesinin (b) ve (f) bentlerinde düzenlenmiştir. Bu iki durum şunlardır. ı) Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler ile cenaze ve düğün törenlerinde kimlik sorma, ıı) Hava meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım tesislerinde kimlik sorma. Görüldüğü üzere, her iki halde de genel güvenliğe ve kamu düzenine ilişkin bir yaklaşım veya gaye güdülerek önleme amaçlı kimlik sorma yetkisi düzenlenmiştir. Özel güvenlik görevlilerinin korudukları alanlara girecek kişilerin kimliklerini öğrenmeleri ve hatta onlara giriş kartı v.b. bir belge karşılığında kimlik bilgilerini kayda geçmeleri tamamen ilgililerin rızaları dahilinde mümkün olacak bir yetki kullanımıdır. Yukarıda da açıklandığı üzere o alanlara giriş malik veya zilyedin izni ile mümkün olduğundan, bu tür bir işlemi kabullenmeyen kişilerin o alanlara girmekten vazgeçmeleri halinde kimliklerini göstermeleri zorunluluğu da kalkmış olacaktır. Kimlik Sorma Yetkisinin kullanımını ve amacını daha iyi değerlendirmek için Polisin kimlik sorması yetkisine ilişkin düzenlemeye de bakmak gerekir. Polis suç işlemesini önlemek veya işlenmiş suçların faillerini ele geçirmek için kişilerden kendinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra- kimliğini sorabilir. Bu istem karşısında herkes nüfus hüviyet cüzdanı, pasaport veya resmi bir belgeyi göstererek kimliğini belgelemek zorundadır. (PVSK Md. 17) Polise kimlik sorma yetkisini düzenleyen bu kuralda önleyici ve adli olmak üzere iki amaçtan söz edilmiştir. PVSK nin 17. maddesinde kimlik sorma yetkisi hükme bağlanırken, kimliği saptanamayan kişilerin aranan kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya kadar göz altına alınabileceği de ifade olunmuştur. O halde kimlik sorma yetkisi gözaltına alma sonucunu doğuran bir ön aşamayı oluşturmaktadır. Anayasa Mahkemesi, kanunun bu maddesinin anayasaya aykırılığı iddiasıyla açılan bir dava sonucu verdiği kararında, bu maddeye göre kimlik sorulmasının nedeni ilgilinin kimlik taşıyıp taşımadığını saptamak değil, davranışlarının şüphe uyandırması nedeniyle aranan kişilerden olup olmadığının tespitidir. yorumunda bulunarak, anayasaya 29
30 aykırılık oluşturmadığını belirtmiştir. Diğer yandan, kimlik sorma önleminin, daha ağır özgürlüğü kısıtlayıcı önlem olan yakalama ve arama yetkisinin kullanımı sırasında işin zorunlu bir sonucu olduğu, esasen özgürlüğü kısıtlanan birinin kimliğinin sorulmasının haklarının ihlali bakımından öneminin olmadığı şeklinde değerlendirmek gerekir. Öte yandan TCK nın 528. md. sinde kimlik beyanından çekinme veya gerçeğe aykırı beyanda bulunma suçu düzenlenmiştir. Bir memura vazifesini yaptığı sırada isim ve şöhret veya sıfat ve sanatını ve mesken ve ikametgahını veya doğduğu yeri yahut sair şahsi evsafını beyandan imtina edenlerle hakikat hilafında beyanda bulunanlar için para ve hapis cezası öngören ceza kuralı, yasanın kabahatler kitabında kamu düzenine ilişkin bölümün (bab ın) selahiyettar mercilerin emirlerine itaatsizlik ara başlığı altında yer almaktadır. Ancak yeni TCK da bunun tam karşılığı bir hüküm yoktur. Sadece 206. md. sinde Bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunmak suçu düzenlenmiştir. Sahte Kimlik Belgesi Kullanma Suçu ise, Eski TCK nın 350. md. sinde ammenin itimadı (kamu güveni) aleyhinde cürümlerden sayılmıştır. Yani 528. md. deki suça göre daha vahim kabul edilmiştir. Bu suçun yeni ceza yasamızda yine Kamu Güvenine Karşı Suçlar bölümünde 206. md. de ele alınan Resmi Belgede Sahtecilik suçu içerisinde değerlendirilmesi gerekecektir. Çünkü eski yasada olduğu gibi özel olarak düzenlenmiş resmi evrakta (kimlik, pasaport, ruhsat vs. de) sahtekarlık suçu düzenlenmemiştir. Kimlik soran kolluk görevlisinin amacına göre kimlik sorma yetkisinin kullanımı farklılık gösterir. Şöyle ki; 5.1. Şüpheli Görülen Birine Kimlik Sorma, kamu düzeninin sağlanması, suç işlenmesinin önlenmesi ve genel güvenliğin korunması amacıyla kimlik sormada somut makul şüphe bulunmalıdır. Adli ve Önleme Arama Yönetmeliğinde tanımı bulunan Makul Şüphe, kolluk yetkisini kullananların keyfiliğini önlemeye yönelik olarak sıkı bir çerçeveye alınmıştır. Böyle bir yaklaşımın doğru olduğunu belirtmek gerekir. Çünkü kolluk görevlileri, kimi hallerde özel duygu ve düşüncelerinin etkisinde kalarak, o esnada muhatap oldukları kişileri etki altına almak amacıyla kimlik sorma yetkilerini kullanabilmektedirler. O halde, şüphe somut olmalıdır, ihbar ve şikayetleri destekleyen emareler bulunmalıdır, ilgili kişinin veya onunla birlikte olanların tutum ve davranışları kolluk görevlisinin şüphesini gerektirecek nitelikte olmalıdır Toplu Ulaşım Tesislerinde Kimlik Sorma, yetkisi kullanırken artık makul şüphe den söz edilmemeli. Çünkü burada amaç suç işlenmesinin engellenmesinden ziyade, kişilerin bu seyahate uygun belgelerinin olup olmadığının tespitidir. Pasaport, uçuş izni, bilet, vize v.b. belgelerin kontrolü sırasında kimlik belgelerine de ihtiyaç duyulmasındandır. Şüphelilere yönelik kimlik sorma yetkisi her hal ve şartta mevcut olduğundan, bu gibi tesislere giren şüphelilerden kimlik sorulması halinde makul şüphe zorunluluğu aranmadığından kolluğun işi daha da kolaylaşmış olmaktadır. 6. İşyeri ve Konuta Girme Yetkisi Kişi ve Konut dokunulmazlığı hakkı yukarıda belirttiğimiz gibi (Bkz. IV numaralı başlık) temel kişisel kamu haklarından olup, anayasal güvence altına alınmıştır. Konut, kişilerin yerleşmek ve barınmak amacıyla oturdukları, bir eve ait işlerin görülebileceği ve dışa karşı saklanıp, korunan yerdir, konut dokunulmazlığı ise, burada yerleşen kişilerin yuva huzurunu sağlayan bir güvencedir. Anayasanın 21. maddesi, Kimsenin konutuna dokunulamaz. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez.. hükmünü amirdir. Yeni TCK nin 116/3 maddesinde hükme bağlanan iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçu, açık bir rızaya gerek duyulmaksızın girilmesi mutat olan yerler dışında kalan işyerleri ve eklentilerine ilgilinin rızası olmaksızın girilmesi veya rıza ile girildikten sonra çıkılmaması olarak ifade edilmiştir sayılı kanunda yer alan düzenleme ile, konut ve iş yeri dokunulmazlığı ilkesine istisna oluşturulmuştur. Yangın, deprem gibi tabiî 30
31 afet durumlarında ve imdat istenmesi halinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme. ifadesi ile yasanın 7/d maddesinde yer alan yetki ve görevin olağanüstü afet durumlarına ve imdat taleplerine sıkı sıkıya bağlanmıştır. Tabii afet hallerinde yardım yükümlülüğü başlığı altında düzenlenen Yönetmelik maddesi Özel güvenlik görevlileri görev alanı içerisinde meydana gelebilecek yangın, deprem ve sel gibi tabi afet durumlarında arama ve kurtarma görevlilerine yardımcı olmakla yükümlüdür. biçimindedir. Madde başlığından da anlaşılacağı üzere, özel güvenlik görevlilerine getirilen bir yükümlülük söz konusudur. Esasen, yangın, deprem, sel baskını, bina çökmesi v.b. durumlarda herhangi bir sıfatı olmayan kişilerin de yardım ve kurtarma amaçlı olarak konutlara girmeleri halinde konut dokunulmazlığı ihlalinden söz edilemez. Özel güvenlik görevlilerine verilen görev ve yetkinin görev alanındaki işyeri ve konutlara özgü olduğunu belirtmek gerekir. Şayet bir özel güvenlik görevlisi, görev alanı dışında yasada belirtilen doğal afet veya imdat çağrısı durumunda başkasına ait konut veya işyerine girerse, sıradan kişilerin tâbi olduğu hukuka göre değerlendirilir. Eski TCK nin maddelerinde ve yeni TCK nin 116 ve 119. maddelerinde düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal suçu için öngörülen ceza, failin kamu görevlisi (memur) olması halinde daha ağırdır. 7. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi Hukukumuzda silah, uzaktan veya yakından canlıları öldürebilen, yaralayan etkisiz bırakan, canlı organizmaları hasta eden, cansızları parçalayan veya yok eden araç ve aletlerin tümünü ifade eder. Ateşli silah tanımını da şöyle yapmak mümkündür. Fişek çekirdeği adı verilen özel bir şekle ve niteliğe sahip olan maddeleri barut gazı veya bu türden patlayıcı ve itici güç ile ileriye doğru namlu içerisinden geçerek fırlatabilen silahları da Ateşli Silah denir. Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, genel düzenleme ve esprisi itibarıyla özel güvenlik görevlilerinin silahsız olması esasına dayanmaktadır. Yönetmeliğin 24. maddesinde, koruma ve güvenliğin sağlanabilmesi için fiziki önlemlere ve güvenlik cihazlarına öncelik verilir ifadesi ile de bu anlayış pekiştirilmiştir. Silah bulundurma ve taşıma yetkisi çok istisnai koşullara özgü verilmiştir. Hangi koruma ve güvenlik hizmeti için ne miktar ve özellikte ateşli silah bulundurulabileceği Özel Güvenlik Komisyonu tarafından belirlenir. Ancak eğitim ve öğretim kurumlarında, sağlık tesislerinde, talih oyunları işletmelerinde, içkili yerlerde silahlı özel güvenlik görevlisi çalıştırılmasına izin verilmez. Özel güvenlik görevlileri, özel toplantılarda, spor müsabakalarında, sahne gösterileri ve benzeri etkinliklerde silahlı olarak görev yapamazlar. (ÖGHK Md. 8) Aynı şekilde 28/4/2004 tarihli ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun 5. maddesi spor alanlarında görev yapacak özel güvenlik görevlilerinin görev ve yetkilerine değinirken, anılan yasadan doğan görevlerini yaparken ateşli silah taşımalarını yasaklamıştır. Özel güvenlik görevlilerine silah bulundurma ve taşıma yetkisi bu özel (5188 sayılı) kanunla verilmekle birlikte 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun ve bu kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikte belirtilen şartlara bağlanmıştır. O halde bir özel güvenlik görevlisine silah bulundurma ve taşıma izni verilirken, özel güvenlik görevlisi olma koşullarına sahip olmasının yanı sıra 6136 sayılı yasa ve bağlı yönetmeliğinde aranan koşulların varlığı da aranacaktır Silah Bulundurma 6136 sayılı yasa ve ilgili yönetmelik hükümlerine göre silah bulundurma, meskende (konutta/oturulan yerde) veya işyerinde olabilir. Taşıt araçları işyeri veya mesken sayılmamaktadır. Şayet silahın bir yerden bir yere nakli gerekli ise, silah nakil belgesi alınmak suretiyle nakil sağlanacaktır. ÖGHK nin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğe göre; Silah ve fişeklerin nakli 14/8/1987 tarihli ve 87/12028 sayılı Tekel Dışı Bırakılan Patlayıcı Maddelerle, Av Malzemesi ve Benzerlerinin Üretimi, İthali, Taşınması, Saklanması, Depolanması, Satışı, Kullanılması, Yok Edilmesi, Denetlenmesi, Usul ve Esaslarına İlişkin Tüzüğe göre yapılır sayılı yasanın uygulanmasına ilişkin Yönetmelikte silah nakline dair düzenleme bulunduğundan, 5188 sayılı yasayla ilgili yönetmelikte böyle bir yollamada (atıfta) bulunulması ileride hukuki tartışmalara sebebiyet verebilir. 31
32 7.2. Silah Taşıma Ateşli silah taşımalarına izin verilen kişiler adına düzenlenen belgelere Silah Taşıma Belgesi (Ruhsatı) denir. Her ateşli silah için ayrı düzenlenen bu belge, kimlik kartı ve görev belgeleriyle birlikte silahla görev yapacak özel güvenlik görevlisi tarafından taşınmak zorundadır Silahla girilemeyecek yerler 6136 sayılı Kanun Ek Md 1 de, ateşli silahla girilemeyecek yerleri sayılmıştır. Buna göre; Duruşmalarda, mahkeme salonlarında, hastanelerin psikiyatri bölümlerinde, akıl hastanelerinde, ceza ve tutukevleri ile her türlü ıslah ve infaz kurumlarında veya bunların eklentilerinde, Öğrencilerin toplu olarak oturdukları yurtlarda, eğitim ve öğretim kurumlarında, siyasi partilerin açık hava ve kapalı yer toplantılarında, izinli veya izinsiz yapılan toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde, sendikalarda, derneklerde veya bunlara yönetim ve yapı olarak doğrudan doğruya bağlantılı olan yerlerde veya bunların toplantı ve kongrelerinde, her türlü spor karşılaşma veya yarışmalarının yapıldığı yerlerde, kanuna uygun veya kanuna aykırı olarak grev ve lokavt yapılmakta olan iş yerlerinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi ana binaları ile Meclis Başkanlığınca belirlenen yerlerde, ateşli silahlar taşınamaz sayılı yasanın aynı maddesinde bu kuralın istisnaları uzunca bir liste oluşturacak şekilde belirtilmiş olup, özetle Cumhurbaşkanı, Hükümet üyeleri, Yasama Organı Üyeleri, Özel Kanunlarına göre silah taşıma yetkisine sahip olanlar, Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları ve emeklileri, Polis, Vali, Hakim, Savcı ve MİT mensupları ile bu görevlerde daha önce bulunmuş olanlar, TBMM ana binaları ile TBMM Başkanlığınca saptanan yerler dışındaki yerlerde silah taşıyabilirler. TBMM de silah taşıma yetkisine haiz olanlar sadece oranın güvenliğinden sorumlu polis, jandarma ve TBMM Muhafız Taburu personelidir Silah Kullanma Silah kullanma yetkisi yukarıda Zor Kullanma yetkisini açılarken (Bkz. İkinci Bölüm II/4) belirttiğimiz üzere, zor kullanmanın en son aşamasıdır ve sonucu en ağır olanıdır. Daha önceki özel güvenlik mevzuatımızda, özel güvenlik görevlilerinin genel kolluğa tanınan tüm koşullarda görev alanları ile sınırlı olmak üzere silah kullanma yetkileri bulunmakta idi. Ancak, 5188 sayılı ÖGHK ile bu yetki kısıtlanmıştır ve zor kullanmanın son aşaması olarak, ölçülülük esasları içinde silah kullanma yetkisi verilmiştir. Bu genel saptamadan sonra silah kullanma yetkisini daha somutlaştırmak gerekirse şu koşulları silah kullanma için gerekli sayabiliriz. Haklı savunma (meşru müdafaa), başkasının can ve ırzına yönelik ve başkaca önlenmesi olanaksız bir saldırıyı önlemek, korumakla görevli kılındığı şeye veya alana yönelik bir saldırıyı başkaca savunma olanağının kalmaması durumunda özel güvenlik için silah kullanma koşullarının doğduğunu belirtmek olası ise de; silah kullanmanın vicdani ve hukuki sorumluluğunun her zaman çok ağır olacağı bilincini hiç yitirmemek gerektiğinin altını özenle çizmek gerekir. 8. Suça El Koyma ve Delil Toplama Yetkisi ÖGHK nin Uygulanmasına İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinde yer alan düzenleme aynen şöyledir. Özel güvenlik birimleri ve görevlileri, görev alanında bir suçla karşılaştığında suça el koymak, suçun devamını önlemek, sanığı tespit ve yakalama ile olay yerini ve suç delillerini tespit, muhafaza ve yetkili genel kolluğa teslim etmekle görevli ve yetkilidir. Bunlar genel kolluğun olaya el koymasından itibaren araştırma ve delil toplama faaliyetine de yardımcı olur. Bu ifadeden, herhangi bir suç ayrımı gözetmeksizin tüm suçlara el koyma görev ve yetkisinin verildiği anlaşılmaktadır sayılı yasada suça el koyma yetkisini Yönetmelikte belirtilen ölçüde geniş anlamda açıklayan bir hüküm bulunmamaktadır. Meşhûd Suç halinde yakalama ve delillerin korunması yetkisi yasa tarafından desteklenmektedir, ancak Yönetmeliğin 16. maddesindeki gibi geniş yetki veren bir kural içermemektedir. ÖGHK 7/j maddesiyle özel güvenlik görevlilerine verilen, 32
33 Olay yerini ve delilleri koruma, bu amaçla Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 157 nci maddesine göre yakalama. ya da yeni Ceza Muhakemesi Kanununun 168. maddesine göre olay yerinde görevine ait işlemlere başlayan adli kolluk görevlisinin, bunların yapılmasına engel olan veya yetkisi içinde aldığı tedbirlere aykırı davranan kişileri, işlemler sonuçlanıncaya kadar ve gerektiğinde zor kullanarak bundan men etme yetkisiyle kanun koyucunun suça el koyma yetkisini amaçladığı düşünülmelidir. Yönetmelik maddesinin geniş yorumlanabilmesi için, özel güvenlik görevlilerine suça el koyma ve delil toplama yetkisi veren daha açık bir yasa kuralına ihtiyaç olduğu tarafımdan değerlendirilmekte ise de; suça el koyma ve delil toplama hakkında genel kolluğa ilişkin görev ve yetkiler ışığında açıklamalarda bulunmak gerekir. PVSK 2/B md. sinde, işlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak şeklinde tanımlanan adli görev, suçun işlenmesinden sonraki safhaya ilişkindir. Aynı şekilde CMUK 127. ve Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu 90. maddesinde belirtilen suçüstü (meşhûd suç) halinde yakalama yetkisi ile, CMUK 156. maddesindeki suça karşı zabıtanın görevi başlığıyla düzenlenen ve zabıta makam ve memurları suçluları aramakla ve işin tenviri (aydınlatılması) için lazım gelen acele tedbirleri almakla mükelleftir görevi, genel kolluğun suçlara el koyma yetkisini düzenleyen hukuki metinlerdir. Olay yerini ve delilleri koruma görev ve yetkisi, olay yeri giriş ve çıkışlarını kontrol altına alma, delillerin bozulmasını değişmesini veya kaybolmasını önleme, sanıklar orada ise yakalama, varsa tanıkların uzaklaşmalarını önleme, suçun aydınlatılmasına ve suç sanıklarının belirlenmesine yarayacak diğer önlemlerin alınması etkinliklerini içermektedir. Olay yerinin korunması etkinliği içerisinde/öncesinde, varsa yaralılara ilk ve acil yardımın yapılması ile en yakın sağlık kurumuna sevk edilmesi, olay yerinin doğabilecek yeni zararlara karşı boşaltılması, varsa izleyici kalabalığının uzaklaştırılması, olay yerinin korunması veya ilk yardım önlemlerinin selameti bakımından gerekiyorsa trafik akışının da ilgili kolluk gelene kadar düzenlenmesi gereklidir. Görüldüğü üzere suça/olaya el koyma ve suç yerinin/delillerin korunması etkinliği, kişi hak ve özgürlüklerinin kullanılmasına el atmayı (müdahaleyi) gerektiren bir hal almaktadır. O nedenle bu yetkinin kullanımında çok titiz davranılması ve özel güvenlik görevlilerinin bu tür durumlarda hiç zaman yitirmeksizin ilgili genel kolluğa (Polis veya Jandarmaya) bilgi vermesi ve derhal ortamın ve olayın kontrolünü onlara sunmasında fayda vardır. Yeni TCK, Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi için ceza öngörmektedir. (Yeni TCK 179. md.) İşlenmiş olmakla birlikte, sebebiyet verdiği neticelerin sınırlandırılması hâlen mümkün bulunan bir suçu yetkili makamlara bildirmemek de Yeni TCK 278. md. si uyarınca suç sayıldığından, özel güvenlik görevlilerinin suçlarla karşılaştıklarında ilgisiz kalmamaları kendilerince yapacakları işlerin yanı sıra ilgili kolluğu acilen bilgilendirmeleri bu tür cezai sorumluluklardan korunmalarını sağlayacaktır. Yönetmeliğin 16. maddesinde geçen genel kolluğun olaya el koymasından itibaren araştırma ve delil toplama faaliyetine de yardımcı olur ifadesinin de çok geniş yorumlanmaması gerekir. Her şeyden önce böyle bir etkinliğin, özel güvenlik görevlisinin görev alanı ve genel kolluğun emir ve talimatları ile sınırlı bulunduğunu belirtelim. Yeni TCK 281. maddesi Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. hükmünü amirdir. Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi halinde daha ağır ceza verileceği öngörüldüğünden, özel güvenlik görevlilerinin olay yerinin ve delillerin korunması görevleri sırasında bu cezai düzenlemeyi göz önünde bulundurmaları gerekir. 33 III ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİLERİNİ UYMASI GEREKEN KONULAR İLE HAK VE CEZALARA İLİŞKİN DÜZENLEMELER
34 34 1. Kimlik ve Kıyafet Bu iki husus ÖGHK nin 12. ve 13. maddelerinde düzenlenmiştir. Özel güvenlik görevlilerine ilgili Valilikçe verilen ve üzerinde görevlinin adı soyadı ile silahlı/silahsız olduğunu belirten bilgiler bulunan, beş yıl süreyle geçerli olan Özel Güvenlik Görevlisi Kimlik Belgesi verilir. Yukarıda açıklamaya çalıştığımız yetkilerin kullanımı için bu kimlik kartlarının görev alanı ve süresi içerisinde herkesçe görülebilecek şekilde yakaya takılması zorunludur. Diğer yandan, özel güvenlik görevlilerinin, görev alanı içinde ve süresince üniforma giyecekleri yasanın emredici kuralları arasında yer almıştır. Görevin ve iş yerinin özelliği nedeniyle gerekli görülen hallerde sivil (üniformasız) kıyafetle görev yapılması olasıdır. Bu halde Özel Güvenlik Komisyonunun iznine ihtiyaç vardır. Üniformaların ve üniformayı tamamlayan diğer unsurların, Türk Silahlı Kuvvetleri ve genel kolluk (Polis ve Jandarma) kuvvetleri ile yasayla kurulmuş özel kolluk (orman, gümrük v.b kolluk) kuvvetlerinde kullanılan renk, biçim ve motifte olamaz. 2. Başka Hizmetlerde Çalıştırma, Grev ve Lokavt Yasağı Özel güvenlik personeli, yasada belirtilen koruma ve güvenlik hizmetleri dışında başka bir işte çalıştırılamaz. (ÖGHK 16. Md. ) 5188 sayılı Kanunun 17. maddesi özel güvenlik personelinin greve katılmasını yasaklamıştır. Yasanın 18. maddesi de özel güvenlik görevlilerinin lokavt dolayısıyla işten uzaklaştırılamayacağını düzenleyerek özel güvenlik hizmeti sektöründeki çalışan ve işveren arasındaki ilişkide denge kurmuştur. 3. Özel Güvenlik Mali Sorumluluk Sigortası Özel hukuk kişileri ve özel güvenlik şirketleri, istihdam ettikleri özel güvenlik görevlilerinin üçüncü kişilere verecekleri zararların tazmini amacıyla özel güvenlik malî sorumluluk sigortası yaptırmak zorundadır. (ÖGHK 21. md) Bu düzenlemeyle, görevlilerin özel güvenlik hizmeti sundukları sırada başkalarına verecekleri haksız zararları giderilmek istenmiştir. Örneğin, yetki sınırlarını aşarak veya koşulları oluşmadığı halde bir kişinin vücut sağlığına verilecek bir zarar halinde veya bir eşyaya verilecek (otomobil, ev v.b) zararlarda cezai sorumluluğun yanı sıra zarar görenin zararının karşılanması amaçlanmıştır. 4. Ceza Uygulaması Suç tipleri ceza kanunlarında tanımlanırken genellikle, suçun basit/temel şekli dikkate alınır. Bununla birlikte, o suçun tanımlandığı maddede, devam eden maddelerde, ilgili bab ve fasılın sonundaki müşterek hükümlerde veyahut genel hükümler içinde suçun nitelikli unsurları olarak adlandırılan cezayı ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlere yer verilir. İlke olarak, cezayı ağırlaştırıcı ve hafifletici nedenlerin kanunda açıkça düzenlenmiş olması gerekir. Ağırlaştırıcı nedenlerden biri kişisel ağırlaştırıcı nedenlerdir. Kişisel ağırlaştırıcı nedenler, faile veya fail ile mağdur arasındaki sübjektif bir ilişkiye ilişkindir. Failin şahsında, sıfatında, suçu işlediği andaki kastında ya da mağdurun sıfatında varolan özellikler şahsi ağırlaştırıcı neden olarak kabul edilir. Özel güvenlik görevlileri Türk Ceza Kanununun uygulanmasında memur sayılır. Buradaki memur ifadesini kamu görevlisi olarak almak gerekiyor. Çünkü Yeni TCK kamu görevlisi kavramını kullanarak suçlara verilecek cezaların ağırlaştırılacağını belirtmiştir. Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi, anlaşılmalıdır. (Yeni TCK 6. md.) TCK, suç failinin memur (kamu görevlisi) olmasını bir kişisel ağırlaştırıcı neden olarak görmüştür. Öte yandan, devlet memurlarının görevleri sebebiyle, bunlara karşı suç işlenmesi yani mağdur olması da yine bir kişisel ağırlaştırıcı neden olarak görülmüştür sayılı Kanun, Türk Ceza Kanununun uygulanmasında özel güvenlik görevlilerini memur saymak suretiyle, bunu bir kişisel ağırlaştırıcı neden olarak düzenleyerek, görevlerini etkin bir şekilde yapabilmelerini sağlamak istediği gibi bu kişilerin görevlerini kötüye kullanmalarını da engellemeyi amaçlamıştır. POLİS VAZİFE VE SELAHİYET KANUNU
35 35 Kanun Numarası: 2559 Kabul Tarihi: 04/07/1934 Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 14/07/1934 Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 2751 Madde 1 - Polis, asayişi amme, şahıs, tasarruf emniyetini ve mesken masuniyetini korur. Halkın ırz, can ve malını muhafaza ve ammenin istirahatını temin eder.yardım isteyenlerle yardıma muhtaç olan çocuk, alil ve acizlere muavenet eder. Kanun ve nizamnamelerinin kendisine verdiği vazifeleri yapar. Madde 2 - Polisin genel emniyetle ilgili görevleri iki kısımdır. A) Kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere, Hükümet emirlerine ve kamu düzenine uygun olmayan hareketlerin işlenmesinden önce bu kanun hükümleri dairesinde önünü almak, B) İşlenmiş olan bir suç hakkında Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu ile diğer kanunlarda yazılı görevleri yapmak, Kamu düzeni ve kamu güvenliğinin sağlanmasından sorumlu olan polis; amirinden aldığı emri, kanun, tüzük ve yönetmelik hükümlerine aykırı görürse, yerine getirmez ve bu aykırılığı emri verene bildirir. Ancak, amir emrinde ısrar eder ve bu emrini yazılı olarak yenilerse, emir yerine getirilir. Bu halde, emri yerine getiren sorumlu olmaz. Konusu suç teşkil eden emir hiçbir suretle yerine getirilmez. Yerine getirenler sorumluluktan kurtulamaz. Madde 4 - Polis hiç bir suretle vazifesinden başka bir işte kullanılamaz. Madde 4/A- DURDURMA VE KİMLİK SORMA: Polis, kişileri ve araçları; A) Bir suç veya kabahatin işlenmesini önlemek, B) Suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak, işlenen suç veya kabahatlerin faillerinin kimliklerini tespit etmek, C) Hakkında yakalama emri ya da zorla getirme kararı verilmiş olan kişileri tespit etmek, Ç) Kişilerin hayatı, vücut bütünlüğü veya malvarlığı bakımından ya da topluma yönelik mevcut veya muhtemel bir tehlikeyi önlemek,amacıyla durdurabilir. Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için polisin tecrübesine ve içinde bulunulan durumdan edindiği izlenime dayanan makul bir sebebin bulunması gerekir. Süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz. Polis, durdurduğu kişiye durdurma sebebini bildirir ve durdurma sebebine ilişkin sorular sorabilir; kimliğini veya bulundurulması gerekli diğer belgelerin ibraz edilmesini isteyebilir. Durdurma süresi, durdurma sebebine esas teşkil eden işlemin gerçekleştirilmesi için zorunlu olan süreden fazla olamaz. Durdurma sebebinin ortadan kalkması halinde kişilerin ve araçların ayrılmalarına izin verilir. Polis, durdurduğu kişi üzerinde veya aracında silah veya tehlike oluşturan diğer bir eşyanın bulunduğu hususunda yeterli şüphenin varlığı halinde, kendisine veya başkalarına zarar verilmesini önlemek amacına yönelik gerekli tedbirleri alabilir. Ancak bu amaçla kişinin üzerindeki elbisenin çıkarılması veya aracın, dışarıdan bakıldığında içerisi görünmeyen bölümlerinin açılması istenemez. Polis, görevini yerine getirirken, kendisinin polis olduğunu belirleyen belgeyi gösterdikten sonra, kişilere kimliğini sorabilir. Bu kişilere kimliğini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık gösterilir. Belgesinin bulunmaması, açıklamada bulunmaktan kaçınması veya gerçeğe aykırı beyanda bulunması dolayısıyla ya da sair surette kimliği belirlenemeyen kişi tutularak durumdan derhal Cumhuriyet savcısı haberdar edilir. Bu kişi, kimliği açık bir şekilde anlaşılıncaya kadar gözaltına alınır ve gerekirse tutuklanır. Gözaltına ve tutuklamaya karar verme yetkisi ve usûlü bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uygulanır. Kimliğinin tespiti amacıyla tutulan kişiye, kimliği tespit edildikten sonra ve talepte bulunması halinde, bu amaçla tutulduğuna ve tutulma süresine dair bir belge verilir. Kişinin kimliğinin
36 belirlenmesi durumunda, bu nedenle gözaltına alınma veya tutuklanma haline derhal son verilir. Madde 5 - PARMAK İZİ VE FOTOĞRAFLARIN KAYDA ALINMASI: Polis; A) Gönüllü, B) Her çeşit silah ruhsatı, sürücü belgesi, pasaport veya pasaport yerine geçen belge almak için başvuruda bulunan, C) Başta polis olmak üzere, genel veya özel kolluk görevlisi ya da özel güvenlik görevlisi olarak istihdam edilen, Ç) Türk vatandaşlığına başvuruda bulunan, D) Sığınma talebinde bulunan veya gerekli görülmesi halinde, ülkeye giriş yapan sair yabancı, E) Gözaltına alınan, kişilerin parmak izini alır. Birinci fıkraya göre alınan parmak izi, ait olduğu kişinin kimlik bilgileri ile birlikte, ne zaman ve kim tarafından alındığı belirtilmek suretiyle, bu amaca özgü sisteme kaydedilerek saklanır. Ancak, parmak izinin hangi sebeple alındığı sisteme kaydedilmez. Olay yerinden elde edilen ve kime ait olduğu henüz tespit edilemeyen parmak izleri, kime ait olduğu tespit edilinceye kadar, ilgili soruşturma dosya numarası ile birlikte sisteme kaydedilir. Sisteme kayıtlı olan parmak izi ve fotoğraflar, kişinin ölümünden itibaren on yıl ve her halde kayıt tarihinden itibaren seksen yıl geçtikten sonra sistemden silinir. Madde 9 - ÖNLEME ARAMASI: Polis, tehlikenin veya suç işlenmesinin önlenmesi amacıyla usûlüne göre verilmiş sulh ceza hâkiminin kararı veya bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde mülkî âmirin vereceği yazılı emirle; kişilerin üstlerini, araçlarını, özel kâğıtlarını ve eşyasını arar; alınması gereken tedbirleri alır, suç delillerini koruma altına alarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümlerine göre gerekli işlemleri yapar. Arama talep yazısında, arama için makul sebeplerin oluştuğunun gerekçeleriyle birlikte gösterilmesi gerekir. Arama kararında veya emrinde; A) Aramanın sebebi, B) Aramanın konusu ve kapsamı, C) Aramanın yapılacağı yer, Ç) Aramanın yapılacağı zaman ve geçerli olacağı süre, belirtilir. Önleme araması aşağıdaki yerlerde yapılabilir: A) 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu kapsamına giren toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin yapıldığı yerde veya yakın çevresinde. B) Özel hukuk tüzel kişileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları veya sendikaların genel kurul toplantılarının yapıldığı yerin yakın çevresinde. C) Halkın topluca bulunduğu veya toplanabileceği yerlerde. Ç) Eğitim ve öğretim özgürlüğünün sağlanması için her derecede eğitim ve öğretim kurumlarının idarecilerinin talebiyle yüksek öğretim kurumlarının içinde, bunların yakın çevreleri ile giriş ve çıkışlarında. D) Umumî veya umuma açık yerlerde. E) Her türlü toplu taşıma araçlarında, seyreden taşıtlarda. Konutta, yerleşim yerinde ve kamuya açık olmayan işyerlerinde ve eklentilerinde önleme araması yapılamaz. Spor karşılaşması, miting, konser, festival, toplantı ve gösteri yürüyüşünün düzenlendiği veya aniden toplulukların oluştuğu hallerde gecikmesinde sakınca bulunan hal var sayılır. Polis, tehlikenin önlenmesi veya bertaraf edilmesi amacıyla güvenliğini sağladığı bina ve tesislere gelenlerin; herhangi bir emir veya karar olmasına bakılmaksızın, üstünü, aracını ve eşyasını teknik cihazlarla, gerektiğinde el ile kontrol etmeye ve aramaya yetkilidir. Bu yerlere 36
37 girmek isteyenler kimliklerini sorulmaksızın ibraz etmek zorundadırlar. Milletlerarası anlaşmalar hükümleri saklıdır. Önleme aramasının sonucu, arama kararı veya emri veren merci veya makama bir tutanakla bildirilir. Madde 13 - Polis, A) Suçüstü halinde veya gecikmesinde sakınca bulunan diğer hallerde suç işlendiğine veya suça teşebbüs edildiğine dair haklarında kuvvetli iz, eser, emare veya delil bulunan şüphelileri, B) Haklarında yetkili mercilerce verilen yakalama veya tutuklama kararı bulunanları, C) Halkın rahatını bozacak veya rezalet çıkaracak derecede sarhoş olanları veya sarhoşluk halinde başkalarına saldıranları, yapılan uyarılara rağmen bu hareketlerine devam edenler ile başkalarına saldırmaya yeltenenleri ve kavga edenleri, D) Usulüne aykırı şekilde ülkeye giren ya da haklarında sınır dışı etme veya geri verme kararı alınanları, E) Polisin kanunlara uygun olarak aldığı tedbirlere karşı gelenleri, direnenleri ve görev yapmasını engelleyenleri, F) Bir kurumda tedavi, eğitim ve ıslahı için kanunlarla ve bu Kanunun uygulanmasını gösteren tüzükte belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirlerin yerine getirilmesi amacıyla, toplum için tehlike teşkil eden akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol bağımlısı serseri veya hastalık bulaştırabilecek kişileri, G) Haklarında gözetim altında ıslahına veya yetkili merci önüne çıkarılmasına karar verilen küçükleri, Yakalar ve gerekli kanuni işlemleri yapar.yakalanan kişilerin kaçması veya saldırıda bulunmasının önlenmesi bakımından kişinin sağlığına zarar vermeyecek şekilde her türlü tedbir alınabilir.yakalanan kişilere, yakalama sebebi herhalde yazılı ve bunun mümkün olmaması halinde sözlü olarak derhal; toplu suçlarda ise en geç bu kişiler hakim huzuruna çıkarılıncaya kadar bildirilir.kişinin yakalandığı, istediği kanuni yakınlarına derhal bildirilir. Yakalananlardan, A) Uyuşturucu madde kullanmış olanlar ile sarhoş olanların, B) Zor kullanılarak yakalananların, C) Haklarında suç soruşturması yapılacak olan şüpheli ve sanıkların, Yakalanma anındaki sağlık durumları tabip raporuyla tespit edilir. Yakalanan kişilerden suç işlediği şüphesi altında olanlar adli mercilere sevk edilir. Haklarında ıslah veya tedavi tedbiri alınması gerekenler, ilgili kurum yetkilileri tarafından teslim alınır. Yakalama sebebi ortadan kalkanlar derhal serbest bırakılır. Madde 14 - Şehir ve kasabalarda gerek mesken içinde ve gerek dışında saat 24 ten sonra her ne suretle olursa olsun civar halkının rahat ve huzurunu bozacak surette gürültü yapanlar polisçe menolunur. Bu yasağı dinlemeyenler hakkında Ceza Kanununun 546 ncı maddesine göre takibat yapılır. Zabıtadan izin alınarak yapılacak düğün ve müsamere ve balolar bu kayıttan müstesnadır. Madde 15 - Polis; yaptığı tahkikat esnasında ifadelerine müracaat lazım gelen kimseleri çağırır ve kendilerine lüzumu olan şeyleri sorar. Madde 16- ZOR VE SİLAH KULLANMA : Polis, görevini yaparken direnişle karşılaşması halinde, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde zor kullanmaya yetkilidir.zor kullanma yetkisi kapsamında, direnmenin mahiyetine ve derecesine göre ve direnenleri etkisiz hale getirecek şekilde kademeli olarak artan nispette bedenî kuvvet, maddî güç ve kanunî şartları gerçekleştiğinde silah kullanılabilir. İkinci fıkrada yer alan; A) Bedenî kuvvet; polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde doğrudan doğruya kullandığı bedenî gücü, 37
38 B) Maddî güç; polisin direnen kişilere karşı veya eşya üzerinde bedenî kuvvetin dışında kullandığı kelepçe, cop, basınçlı su, göz yaşartıcı gazlar veya tozlar, fizikî engeller, polis köpekleri ve atları ile sair hizmet araçlarını, ifade eder. Zor kullanmadan önce, ilgililere direnmeye devam etmeleri halinde doğrudan doğruya zor kullanılacağı ihtarı yapılır. Ancak, direnmenin mahiyeti ve derecesi göz önünde bulundurularak, ihtar yapılmadan da zor kullanılabilir. Polis, zor kullanma yetkisi kapsamında direnmeyi etkisiz kılmak amacıyla kullanacağı araç ve gereç ile kullanacağı zorun derecesini kendisi takdir ve tayin eder. Ancak, toplu kuvvet olarak müdahale edilen durumlarda, zor kullanmanın derecesi ile kullanılacak araç ve gereçler müdahale eden kuvvetin amiri tarafından tayin ve tespit edilir. Polis, kendisine veya başkasına yönelik bir saldırı karşısında, zor kullanmaya ilişkin koşullara bağlı kalmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun meşru savunmaya ilişkin hükümleri çerçevesinde savunmada bulunur. Polis; A) Meşru savunma hakkının kullanılması kapsamında, B) Bedenî kuvvet ve maddî güç kullanarak etkisiz hale getiremediği direniş karşısında, bu direnişi kırmak amacıyla ve kıracak ölçüde, C) Hakkında tutuklama, gözaltına alma, zorla getirme kararı veya yakalama emri verilmiş olan kişilerin ya da suçüstü halinde şüphelinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde,silah kullanmaya yetkilidir. Polis, yedinci fıkranın (C) bendi kapsamında silah kullanmadan önce kişiye duyabileceği şekilde "dur" çağrısında bulunur. Kişinin bu çağrıya uymayarak kaçmaya devam etmesi halinde, önce uyarı amacıyla silahla ateş edilebilir. Buna rağmen kaçmakta ısrar etmesi dolayısıyla ele geçirilmesinin mümkün olmaması halinde ise kişinin yakalanmasını sağlamak amacıyla ve sağlayacak ölçüde silahla ateş edilebilir. Polis, direnişi kırmak ya da yakalamak amacıyla zor veya silah kullanma yetkisini kullanırken, kendisine karşı silahla saldırıya teşebbüs edilmesi halinde, silahla saldırıya teşebbüs eden kişiye karşı saldırı tehlikesini etkisiz kılacak ölçüde duraksamadan silahla ateş edebilir. Madde 17 - Polisin: A) Kanun ve usul dairesinde verdiği emre itaatsizlik ve ittihaz eylediği tedbirlere riayetsizlik edenler; B) Vazife yaparken polise mukavemette bulunan veya vazifesinden alıkoymak maksadıyla polise zorla karşı koyan ve yakalanmadıkları takdirde hareketlerinde devam etmeleri melhuz bulunan şahıslar; Karakola götürülüp haklarında tanzim olunacak evrakla beraber adliyeye verilirler. Madde 19 - Polis; sokak, meydan ve umuma mahsus yerlerde intizamı temin ve Seyrüsefer Talimatnamesindeki vasıflara uygun olmayan nakil vasıtalarını işletmekten ve bu vasıtaları sarhoş olarak veya seyrüseferin intizam ve selametini bozacak surette idare edenleri çalışmaktan meneder. Madde 20 -Zabıta, imdat istenmesi veya yangın, su baskını ve boğulma gibi büyük tehlikelerin haber verilmesi veya görülmesi halleri ile ağır cezalı bir suçun işlenmesine veya yapılmakta devam olunmasına mani olmak için konutlara, iş yerlerine ve eklentilerine girebilir. Zabıta aşağıda yazılı hallerde üniversite, bağımsız fakülte veya üniversiteye bağlı kurumların binalarına veya bunların eklerine girebilir. A) Üniversite binaları veya ekleri içinde, kurumun imkanlarıyla önlenmesi mümkün görülmeyen olayların çıkması ihtimali karşısında rektör, acele hallerde de dekan veya bağlı kuruluş yetkililerinin zabıtadan yardım talep etmeleri halinde, B) Herhangi bir davet veya izne bağlı olmaksızın suç ve suçluların kovuşturulması için her zaman, Fıkranın (A) bendinde gösterilen hallerde talep derhal yerine getirilir, 38
39 İlgili kurumlar kovuşturma dolayısıyla zabıta kuvvetlerine gereken her türlü yardım ve kolaylığı göstermekle yükümlüdürler. Madde 22 - Bu kanunda yazılı vazife ve salahiyetlerin yapılması ve kullanılması için en büyük mülkiye amirlerinin vereceği emirleri, Dahiliye Vekili re'sen verebilir. Madde 23 - Umumi ve hususi kanunlarla polise verilen ve bu kanunda yazılı bulunmayan vazife ve salahiyetlerin hükümleri bakidir. Madde 24 - Mahsus zabıta teşkilatı olan işlerde bu teşkilata mensup memur bulunmadığı yerlerde polis, bunlara ait inzibati muameleleri yapmağa salahiyetlidir. Madde 25 - Polis teşkilatı bulunmayan yerlerde il, ilçe ve bucak jandarma komutanları ile jandarma karakol komutanları bu kanunda yazılı vazifeleri yapar ve yetkileri kullanırlar. Madde 26 - Bu kanunun tatbik suretini gösterir bir nizamname yapılacaktır. Madde 27 - Bu kanun neşri tarihinden muteberdir. Madde 28 - Bu kanunun hükümlerini yürütmeğe İcra Vekilleri Heyeti memurdur. EK MADDELER Ek Madde 2 - Gözaltına alınanların yeme, içme ihtiyaçlarına ve nakillerine ait masraflar Emniyet Genel Müdürlüğü bütçesine konulacak ödenekle karşılanır. Ek Madde 4 -Polis, görevli bulunduğu mülki sınırlar içinde, hizmet branşı, yeri ve zamanına bakılmaksızın, bir suçla karşılaştığında suça el koymak, önlemek, sanık ve suç delillerini tespit, muhafaza ve yetkili zabıtaya teslim etmekle görevli ve yetkilidir. Bu madde hükmü gereğince bir suça müdahale eden polise karşı işlenen suçlar görevli memura karşı işlenmiş suç; müdahalede bulunan polisin işlediği suçlar ise görevli memurun işlediği suç sayılır. Ek Madde 6 - ADLÎ GÖREV VE YETKİLER: Polis, bu maddede yazılı görevlerinin yanında, Ceza Muhakemesi Kanunu ve diğer mevzuatta yazılı soruşturma işlemlerine ilişkin görevleri de yerine getirir. Olay yerinde görevine ait işlemlere başlayan polis, bunların yapılmasına engel olan veya yetkisi içinde aldığı tedbirlere aykırı davranan kişileri, işlemler sonuçlanıncaya kadar ve gerektiğinde zor kullanarak bundan men eder. Polis, suçun delillerini tespit etmek amacıyla, Cumhuriyet savcısının emriyle olay yerinde gerekli inceleme ve teknik araştırmaları yapar, delilleri tespit eder, muhafaza altına alır ve incelenmek üzere ilgili yerlere gönderir. 39 CEZA MUHAKEMESİ KANUNU(İlgili Maddeleri) Kanun Numarası : 5271 Kanun Kabul Tarihi : 04/12/2004 Madde 1 - KANUNUN KAPSAMI : Bu Kanun, ceza muhakemesinin nasıl yapılacağı hususundaki kurallar ile bu sürece katılan kişilerin hak, yetki ve yükümlülüklerini düzenler. Madde 2 - TANIMLAR: Bu Kanunun uygulanmasında; A) Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi, B) Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişiyi,
40 C) Müdafi: Şüpheli veya sanığın ceza muhakemesinde savunmasını yapan avukatı, D) Vekil: Katılan, suçtan zarar gören veya malen sorumlu kişiyi ceza muhakemesinde temsil eden avukatı, E) Soruşturma: Kanuna göre yetkili mercilerce suç şüphesinin öğrenilmesinden iddianamenin kabulüne kadar geçen evreyi, F) Kovuşturma: İddianamenin kabulüyle başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi, G) İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini, G) Sorgu: Şüpheli veya sanığın hâkim veya mahkeme tarafından soruşturma veya kovuşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini, İ) Malen sorumlu: Yargılama konusu işin hükme bağlanması ve bunun kesinleşmesinden sonra, maddî ve malî sorumluluk taşıyarak hükmün sonuçlarından etkilenecek veya bunlara katlanacak kişiyi, J) Suçüstü: 1. İşlenmekte olan suçu, 2. Henüz işlenmiş olan fiil ile fiilin işlenmesinden hemen sonra kolluk, suçtan zarar gören veya başkaları tarafından takip edilerek yakalanan kişinin işlediği suçu, 3. Fiilin pek az önce işlendiğini gösteren eşya veya delille yakalanan kimsenin işlediği suçu, k) Toplu suç: Aralarında iştirak iradesi bulunmasa da üç veya daha fazla kişi tarafından işlenen suçu, l) Disiplin hapsi: Kısmî bir düzeni korumak amacıyla yaptırım altına alınmış olan fiil dolayısıyla verilen, seçenek yaptırımlara çevrilemeyen, ön ödeme uygulanamayan, tekerrüre esas olmayan, şartla salıverilme hükümleri uygulanamayan, ertelenemeyen ve adlî sicil kayıtlarına geçirilmeyen hapsi, İfade eder. YAKALAMA VE GÖZALTI Madde 90 - YAKALAMA VE YAKALANAN KİŞİ HAKKINDA YAPILACAK İŞLEMLER : (1) Aşağıda belirtilen hâllerde, herkes tarafından geçici olarak yakalama yapılabilir: A) Kişiye suçu işlerken rastlanması. B) Suçüstü bir fiilden dolayı izlenen kişinin kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının bulunmaması. (2) Kolluk görevlileri, tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına veya âmirlerine derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, yakalama yetkisine sahiptirler. (3) Soruşturma ve kovuşturması şikâyete bağlı olmakla birlikte, çocuklara, beden veya akıl hastalığı, malûllük veya güçsüzlükleri nedeniyle kendilerini idareden aciz bulunanlara karşı işlenen suçüstü hallerinde kişinin yakalanması şikâyete bağlı değildir. (4) Kolluk, yakalandığı sırada kaçmasını, kendisine veya başkalarına zarar vermesini önleyecek tedbirleri aldıktan sonra, yakalanan kişiye kanunî haklarını derhal bildirir. (5) Birinci fıkraya göre yakalanıp kolluğa teslim edilen veya ikinci fıkra uyarınca görevlilerce yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet savcısına hemen bilgi verilerek, emri doğrultusunda işlem yapılır. (6) Yakalama emrine konu işlemin yerine getirilmesi nedeniyle yakalama emrinin çıkarılma amacının ortadan kalkması durumunda mahkeme, hâkim veya Cumhuriyet savcısı tarafından yakalama emrinin derhâl iadesi istenir. Madde 93 - YAKALANAN VEYA TUTUKLANAN KİŞİLERİN NAKLİ: Yakalanan veya tutuklanarak bir yerden diğer bir yere nakledilen kişilere, kaçacaklarına ya da kendisi veya başkalarının hayat ve beden bütünlükleri bakımından tehlike arz ettiğine ilişkin belirtilerin varlığı hâllerinde kelepçe takılabilir. Madde 95 - YAKALANAN VEYA GÖZALTINA ALINANIN DURUMUNUN YAKINLARINA BİLDİRİLMESİ: (1) Şüpheli veya sanık yakalandığında, gözaltına alındığında veya gözaltı 40
41 süresi uzatıldığında, Cumhuriyet savcısının emriyle bir yakınına veya belirlediği bir kişiye gecikmeksizin haber verilir. (2) Yakalanan veya gözaltına alınan yabancı ise, yazılı olarak karşı çıkmaması halinde, durumu, vatandaşı olduğu devletin konsolosluğuna bildirilir. Madde 97 -YAKALAMA TUTANAĞI :Yakalama işlemi bir tutanağa bağlanır. Bu tutanağa yakalananın, hangi suç nedeniyle, hangi koşullarda, hangi yer ve zamanda yakalandığı, yakalamayı kimlerin yaptığı, hangi kolluk mensubunca tespit edildiği, haklarının tam olarak anlatıldığı açıkça yazılır. Madde 98 - YAKALAMA EMRİ VE NEDENLERİ : (1)Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında, Cumhuriyet savcısının istemi üzerine sulh ceza hâkimi tarafından yakalama emri düzenlenebilir. (2) Yakalanmış iken kolluk görevlisinin elinden kaçan şüpheli veya sanık ya da tutukevi veya ceza infaz kurumundan kaçan tutuklu veya hükümlü hakkında Cumhuriyet savcıları ve kolluk kuvvetleri de yakalama emri düzenleyebilirler. (3) Kovuşturma evresinde kaçak sanık hakkında yakalama emri re'sen veya Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim veya mahkeme tarafından düzenlenir. (4) Yakalama emrinde, kişinin açık eşkâli, bilindiğinde kimliği ve yüklenen suç ile yakalandığında nereye gönderileceği gösterilir. Madde ARAMA: Yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe varsa; şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. Madde 117- DİĞER KİŞİLERLE İLGİLİ ARAMA : (1) Şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla, diğer bir kişinin de üstü, eşyası, konutu, işyeri veya ona ait diğer yerler aranabilir. (2) Bu hâllerde aramanın yapılması, aranılan kişinin veya suçun delillerinin belirtilen yerlerde bulunduğunun kabul edilebilmesine olanak sağlayan olayların varlığına bağlıdır. (3) Bu sınırlama, şüphelinin veya sanığın bulunduğu yerler ile, izlendiği sırada girdiği yerler hakkında geçerli değildir. Madde GECE YAPILACAK ARAMA : (1) Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde gece vaktinde arama yapılamaz. (2) Suçüstü veya gecikmesinde sakınca bulunan hâller ile yakalanmış veya gözaltına alınmış olup da firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması amacıyla yapılan aramalarda, birinci fıkra hükmü uygulanmaz. Madde ARAMA KARARI : (1)Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri arama yapabilirler. Ancak, konutta, işyerinde ve kamuya açık olmayan kapalı alanlarda arama, hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile yapılabilir. Kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan arama sonuçları Cumhuriyet Başsavcılığına derhal bildirilir. (2) Arama karar veya emrinde; A) Aramanın nedenini oluşturan fiil, B) Aranılacak kişi, aramanın yapılacağı konut veya diğer yerin adresi ya da eşya, C) Karar veya emrin geçerli olacağı zaman süresi, Açıkça gösterilir. (3) Arama tutanağına işlemi yapanların açık kimlikleri yazılır.... (4) Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur. (5) Askerî mahallerde yapılacak arama, Cumhuriyet savcısının istem ve katılımıyla askerî makamlar tarafından yerine getirilir. 41
42 42 Madde ARAMADA HAZIR BULUNABİLECEKLER : (1) Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir; kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur. (2) 117 nci Maddenin birinci fıkrasında gösterilen hâllerde zilyet ve bulunmazsa yerine çağrılacak kişiye, aramaya başlamadan önce aramanın amacı hakkında bilgi verilir. (3) Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz. Madde ARAMA SONUNDA VERİLECEK BELGE : (1) Aramanın sonunda hakkında arama işlemi uygulanan kimseye istemi üzerine aramanın 116 ve 117 nci Maddelere göre yapıldığını ve 116 ncı Maddede gösterilen durumda soruşturma veya kovuşturma konusu fiilin niteliğini belirten bir belge ve istemi üzerine el konulan veya koruma altına alınan eşyanın listesini içeren bir defter ve eğer şüpheyi haklı kılan bir şey elde edilmemiş ise bunu belirten bir belge verilir. (2) Birinci fıkrada belirtilen belgelerde, hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin, el konulan eşyanın mülkiyetine ilişkin görüş ve iddialarına da yer verilir. (3) Koruma altına alınan veya el konulan eşyanın tam bir defteri yapılır ve bu eşya resmî mühürle mühürlenir veya bir işaret konulur. Madde BELGE VEYA KÂĞITLARI İNCELEME YETKİSİ : (1) Hakkında arama işlemi uygulanan kimsenin belge veya kâğıtlarını inceleme yetkisi, Cumhuriyet savcısı ve hâkime aittir. (2) Belge ve kâğıtların zilyedi veya temsilcisi kendi mührünü de koyabilir veya imzasını atabilir. İleride mührün kaldırılmasına ve kâğıtların incelenmesine karar verildiğinde bu işlemin yapılmasında hazır bulunmak üzere, zilyedi veya temsilcisi ya da müdafii veya vekili çağrılır; çağrıya uyulmadığında gerekli işlem yapılır. (3) İnceleme sonucu soruşturma veya kovuşturma konusu suça ilişkin olmadığı anlaşılan belge veya kâğıtlar ilgilisine geri verilir. Madde ELKOYMA KARARINI VERME YETKİSİ : (1)Hâkim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı hallerde ise kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlileri, el koyma işlemini gerçekleştirebilir. (2) Kolluk görevlisinin açık kimliği, el koyma işlemine ilişkin tutanağa geçirilir. (3) Hâkim kararı olmaksızın yapılan el koyma işlemi, yirmi dört saat içinde görevli hâkimin onayına sunulur. Hâkim, kararını el koymadan itibaren kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi hâlde el koyma kendiliğinden kalkar. (4) Zilyetliğinde bulunan eşya veya diğer malvarlığı değerlerine el konulan kimse, hâkimden her zaman bu konuda bir karar verilmesini isteyebilir. (5) El koyma işlemi, suçtan zarar gören mağdura gecikmeksizin bildirilir. (6) Askerî mahâllerde yapılacak el koyma işlemi, Cumhuriyet savcısının istem ve katılımıyla askerî makamlar tarafından yerine getirilir. Madde DİĞER KOLLUK BİRİMLERİNİN ADLÎ KOLLUK GÖREVİ :Gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi halinde, diğer kolluk birimleri de adlî kolluk görevini yerine getirmekle yükümlüdür. Bu durumda, kolluk görevlileri hakkında, adlî görevleri dolayısıyla bu Kanun hükümleri uygulanır. Madde ADLÎ KOLLUĞUN OLAY YERİNDE ALDIĞI TEDBİRLERE UYULMAMASI HALİNDE YETKİSİ : Olay yerinde görevine ait işlemlere başlayan adlî kolluk görevlisi, bunların yapılmasına engel olan veya yetkisi içinde aldığı tedbirlere aykırı davranan kişileri, işlemler sonuçlanıncaya kadar ve gerektiğinde zor kullanarak bundan men eder.
43 43 Madde DELİLLERİ TAKDİR YETKİSİ : (1) Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir. (2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. ADLİ VE ÖNLEME ARAMALARI YÖNETMELİĞİ (İlgili Maddeleri) Resmi Gazete Tarihi : 01/06/2005 Resmi Gazete Sayısı : Madde 1 - Amaç: Bu Yönetmeliğin amacı, kanunlarla düzenlenen adlî ve önleme aramasına karar verme yetkisi ile aramaların uygulanmasında uyulacak esas ve usulleri göstermektir. Madde 2 - Kapsam: Bu Yönetmelik, kolluk tarafından, kişilerin üstlerinin, eşyasının, araçlarının, özel kâğıtlarının, konut, işyeri ve eklentilerinin aranmasında uyulacak esas ve usulleri kapsar. Madde 3 - Dayanak: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu, 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu, 2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanunu, 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanunu, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu, 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun, 5253 sayılı Dernekler Kanunu, 2935 sayılı Olağanüstü Hâl Kanunu, 1402 sayılı Sıkıyönetim Kanunu ile 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ve diğer ilgili mevzuat hükümlerine göre hazırlanmıştır. Madde 4 - Tanımlar: Bu Yönetmelikte geçen deyimlerden; Araç: Her türlü nakil vasıta ve taşıtlarını, Cumhuriyet savcısı: Yetkili Cumhuriyet savcısını, El koyma: Suçun veya tehlikelerin önlenmesi amacıyla veya suçun delili olabileceği veya müsadereye tâbi olduğu için, bir eşya üzerinde, rızası olmamasına rağmen, zilyedin tasarruf yetkisinin kaldırılması işlemini, Gece vakti: Güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden süreyi, Gecikmesinde sakınca bulunan hâl: A) Adlî aramalar bakımından; derhâl işlem yapılmadığı takdirde suçun iz, eser, emare ve delillerinin kaybolması veya şüphelinin kaçması veya kimliğinin tespit edilememesi ihtimâlinin ortaya çıkması ve gerektiğinde hâkimden karar almak için vakit bulunmaması hâlini, B) Önleme aramaları bakımından; derhâl işlem yapılmadığı takdirde, millî güvenlik ve kamu düzeninin, genel sağlık ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve hürriyetlerinin korunmasının tehlikeye girmesi veya zarar görmesi, suç işlenmesinin önlenememesi, taşınması veya bulundurulması yasak olan her türlü silâh, patlayıcı madde veya eşyanın tespit edilememesi ihtimâlinin ortaya çıkması ve gerektiğinde hâkimden karar almak için vakit bulunmaması hâlini, Hâkim: Yetkili sulh ceza hâkimini veya hâkimi, Kolluk: Jandarma, polis, sahil güvenlik ve gümrük muhafaza görevlilerini, Kolluk âmiri: Konuyla ilgili yetkili ve görevli olan kolluk biriminin âmirini, Koruma altına alma: Suçun veya tehlikelerin önlenmesi ya da delil olabilecek veya müsadereye tâbi olan yahut güvenliğin sağlanması amacıyla, eşyayı zilyedinin kendiliğinden vermesini veya el konulana kadar geçici olarak alıkoymayı, Mülkî âmir: İllerde vali veya bu konuda yetkilendirdiği yardımcısını, ilçelerde kaymakamı,
44 Özel güvenlik görevlisi: 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanuna göre valiliklerce çalışma izni verilen, 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun uygulanmasında kamu görevlisi sayılan ve görev alanlarında yetkili olan kişileri, Madde 5 - Adlî arama ve kapsamı: Adlî arama, bir suç işlemek veya buna iştirak veyahut yataklık etmek makul şüphesi altında bulunan kimsenin, saklananın, şüphelinin, sanığın veya hükümlünün yakalanması ve suçun iz, eser, emare veya delillerinin elde edilmesi için bir kimsenin özel hayatının ve aile hayatının gizliliğinin sınırlandırılarak konutunda, işyerinde, kendisine ait diğer yerlerde, üzerinde, özel kâğıtlarında, eşyasında, aracında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile diğer kanunlara göre yapılan araştırma işlemidir. Madde 6 - Makul şüphe: Makul şüphe, hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir. Makul şüphe, aramanın yapılacağı zaman, yer ve ilgili kişinin veya onunla birlikte olanların davranış tutum ve biçimleri, kolluk memurunun taşındığından şüphe ettiği eşyanın niteliği gibi sebepler göz önünde tutularak belirlenir. Makul şüphede, ihbar veya şikâyeti destekleyen emarelerin var olması gerekir. Belirtilen konularda şüphenin somut olgulara dayanması şarttır. Arama sonunda belirli bir şeyin bulunacağını veya belirli bir kişinin yakalanacağını öngörmeyi gerektiren somut olgular mevcut bulunmalıdır. Madde 8 - Karar alınmadan yapılacak arama: Aşağıdaki hâllerde ayrıca bir arama emri ya da kararı aranmaz: A) Hakkında tutuklama kararı veya yakalama emri veya zorla getirme kararı bulunan kişi ile hakkında gıyabî tutuklama kararı verilen kaçak yakalandığında üstünde, B) Hâkim kararı veya Cumhuriyet savcısının yazılı emri ile veya kolluk tarafından doğrudan yakalanan kişinin, kendisine, başkalarına veya yakalama işlemini yapan kolluk görevlilerine zarar vermesini önlemek amacıyla yapılacak kaba üst aramasında, C) Gözaltına alınan kişinin, nezarethaneye konmadan önce yapılan üst aramasında, D) Herhangi bir sebeple hukuka uygun şekilde yakalandıktan sonra kolluk güçlerinin elinden kaçmakta olan kişilerin veya işlenmekte olan veya henüz işlenmiş olan veya pek az önce işlendiğini gösteren belirtilerin olduğu suçun failinin yakalanması amacıyla takibi sırasında girdikleri araç, bina ve eklentilerinde yakalanması amacıyla yapılacak aramalarda, F) 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 24 üncü maddesindeki kanunun hükmü ve âmirin emrini yerine getirme, 25 inci maddesindeki meşru savunma ve zorunluluk hâli ve 26 ncı maddesindeki hakkın kullanılması ve ile diğer kanunların öngördüğü hukuka uygunluk sebepleri ve suçüstü hâlinde yapılan aramalarda, toplum için veya kişiler bakımından hayatî tehlikeyi ortadan kaldırmak amacıyla veya kapalı yerlerden gelen yardım çağrıları üzerine, konut, işyeri ve yerleşim yeri ile eklentilerine girmek için. Madde 11 - Adlî arama tutanağı: Adlî arama işlemi bir tutanağa bağlanır. Tutanakta; A) Arama kararının tarih ve sayısı, hâkim kararı yoksa verilmiş olan yazılı emrin tarih ve sayısı ile emri veren merci, B) Aramanın yapıldığı yer, tarih ve saat, C) Aramanın konusu, D) Aranan kişinin kimlik bilgileri, adını söylemediği takdirde eşkâl bilgileri, E) Araçta, konutta, işyeri ve eklentilerinde arama yapılmışsa, aracın plaka numarası, markası, konutun, işyerinin ve eklentilerinin açık adresi, F) Aramanın sonuçları, el konulan suç eşyasına ilişkin belirleyici bilgiler, G) Aramada yakalanan kişiler varsa kimlik bilgileri, kimliği belirlenemiyorsa eşkâl bilgileri, H) Arama sonucunda yaralanma veya maddî bir zarar meydana gelip gelmediği, İ) Arama işlemini yapanların adı, soyadı, sicili ve unvanı, hususları yer alır. 44
45 Tutanak arama işlemine katılmış olanlar ve hazır bulunanlarca imzalanır. Tutanağın bir sureti ilgiliye verilir. Madde 13 - Avukat bürolarında arama: Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın avukat bürolarında arama yapılamaz. Avukat büroları ancak mahkeme kararı ile ve kararda belirtilen olayla ilgili olarak Cumhuriyet savcısının denetiminde aranabilir. Baro başkanı veya onu temsil eden bir avukat aramada hazır bulundurulur. Madde 14 - Askerî mahallerde yapılacak arama : Askerî mahallerde yapılacak arama Cumhuriyet savcısının talep ve katılımı ile askerî makamlar tarafından yerine getirilir. Madde 21 - Özel güvenlik görevlilerinin kontrol yetkileri: Özel güvenlik görevlilerinin yetkileri şunlardır: A) Koruma ve güvenliğini sağladıkları alanlara girmek isteyenleri duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle kontrol etme, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme, B) Toplantı, konser, spor müsabakası, sahne gösterileri ve benzeri etkinlikler ile cenaze ve düğün törenlerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle kontrol etme, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme, C) Yangın, deprem gibi tabiî afet durumlarında ve imdat istenmesi hâlinde görev alanındaki işyeri ve konutlara girme, D) Hava meydanı, liman, gar, istasyon ve terminal gibi toplu ulaşım tesislerinde kimlik sorma, duyarlı kapıdan geçirme, bu kişilerin üstlerini dedektörle kontrol etme, eşyaları X-ray cihazından veya benzeri güvenlik sistemlerinden geçirme. Madde 23 - Spor müsabakaları ile ilgili aramalar: Spor müsabakalarının yapılacağı spor alanına, güvenlik güçlerince gerçekleştirilecek kontrolden sonra seyirci alınır. Spor alanlarının çevresinde, stadyum veya spor salonu girişleri ile turnike girişlerinde, müsabakayla ilgili olarak hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca olan hâllerde mülkî âmirin yazılı izni ile kolluk tarafından veya kolluğun denetiminde, özel güvenlik görevlilerince üst araması yapılır ve 5149 sayılı Spor Müsabakalarında Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun amacına aykırı madde ve cisimler geçici olarak koruma altına alınır. Madde 25 - Hâkimden önleme araması kararı alınması gerekmeyen hâller: Aşağıdaki hâllerde yapılacak aramalarda ayrıca bir arama emri ya da kararı gerekmez: A) Devletçe kamu hizmetine özgülenmiş bina ve her türlü tesislere giriş ve çıkışın belirli kurallara tâbi tutulduğu hâllerde, söz konusu tesislere girenlerin üstlerinin veya üzerlerindeki eşyanın veya araçlarının aranmasında, B) 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun ek 1 inci maddesi kapsamında bulunan, sivil hava meydanlarında, limanlarda ve sınır kapılarında, binaların, uçakların, gemilerin ve her türlü deniz ve kara taşıtlarının, giren çıkan yolcuların X-ray cihazından geçirilerek, gerektiğinde üstünün ve eşyasının aranması ile buralarda görevli kamu kuruluşları ve özel kuruluşlar personelinin, üstlerinin, araçlarının ve eşyalarının aranmasında, C) Kanunların, muhafaza altına alınmalarına olanak verdiği kişilerin, üst veya eşyalarının aranmasında, D) 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun çerçevesinde görevli kolluğun, aynı Kanunun 79 uncu maddesindeki silâh taşıma yasağı kapsamında, silâh taşıdığından şüphelenilen kişilerin üstlerinin ve eşyalarının aranmasında. Aramaların Yapılma Şekli: Madde 27 - Durdurma ve kontrol işlemleri: Bir kişiyi geçici olarak durdurmak, yakalama sayılmaz; yakalama sayılması için kişinin fiilen denetim altına alınması gerekir. Denetim için araçların durdurulması da mümkündür. 45
46 Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için, "umma" derecesinde makul şüphe bulunmalıdır. Kolluk görevlisi, tecrübesine dayanarak, izlediği davranışlarından, o kişinin bir suç işleyeceği veya işlediği hususunda kanaat elde eder veya kişinin silâhlı olduğu ve hâlen tehlike yarattığı kanaatine varırsa kişi durdurulabilir. Somut emarelerle desteklenen şüphe bulunmadan, süreklilik arz edecek, fiilî durum ve keyfilik oluşturacak şekilde durdurma ve kontrol işlemi yapılamaz. Sebebin oluşmasına veya şüpheye yol açan davranışları hakkında, durdurulan kişiye sorular yöneltilebilir. Kişi bu sorulara cevap vermekle yükümlü değildir. Durdurma yetkisinin kullanılmasına neden olan şüphe, yapılan açıklama ile ortadan kalkarsa, kişinin gitmesine engel olunmaz. Durdurma üzerine aşağıdaki işlemler yapılır: A) Durdurulan kişi üzerinde giysilerinden herhangi birisi çıkarılmaksızın, yoklama biçiminde bir kontrol yapılır. Bu işlem sonucunda, kişide silâh bulunduğu sonucunu çıkarmaya yeterli şüphe meydana gelirse, memur kendiliğinden silâh ve diğer suç eşyası araması yapabilir. B) Yoklama suretiyle kontrol, kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından yapılır. C) Yapılan kontrolün konusu ve sebepleri ilgiliye açıklanır. D) Bir kişinin veya aracın durdurulma süresinin, şartlara göre makul olması ve kontrol için ayrılan süreyi aşmaması gerekir. E) Yoklama suretiyle kontrol, kişiye en az sıkıntı verici şekilde yapılır. F) Yapılan kontrolün neticesinde suça ilişkin iz, eser, emare ve delil elde edilirse, kişi yakalanır. G) Uyuşturucu gibi belirli bir şeyin, kişinin herhangi bir yerinde gizlendiği düşünülüyorsa, daha geniş çaplı kontrol yapılabilir. H) Yoklama suretiyle kontrol, kişinin veya aracın ilk durdurulduğu yerde veya o yerin yakınında, mümkün olduğu kadar başkalarının göremeyeceği tarzda yapılır. Başka yere götürülerek kontrol yapılamaz. İ) Makul sebebi oluştuğu takdirde, daha geniş kapsamlı kontrol yapılması için, kolluk aracından veya yakındaki kapalı bir yerden yararlanılabilir. J) Kontrolden sonra talep üzerine olay yerinde derhâl bir tutanak düzenlenir. Bu maddede yazılı işlemler gece de yapılabilir. Madde 28 - Karar veya yazılı emir üzerine üst ve eşya aramasının icrası: Aramanın gerçekleştirileceği yerde, öncelikle kişilerin kaçmasını ve saldırmasını engelleyecek şekilde gerekli güvenlik tedbirleri alınır. Kolluk görevlileri, kolluk görevlisi olduğunu ispatlayan kimliğini gösterir. Üst araması, kişinin cinsiyetinde bulunan görevli tarafından yapılır. Üst ve eşya araması sırasında, yapılan aramanın konusu olan eşyanın ne olduğu veya aramanın yapılmasına temel teşkil eden sebepler ilgiliye açıklanır. Üst araması sırasında, kişinin beraberinde olan eşya da, mümkünse elektromanyetik cihazlarla, değilse beş duyu organı aracılığıyla aranır. Sahipsiz eşya hakkında da aynı hüküm uygulanır.kişi direndiği takdirde üst ve eşya araması orantılı güç kullanılarak gerçekleştirilir. Kişinin kanunlara göre izin verilmeyecek bir şeyi taşıdığına ilişkin makul şüphenin bulunması ve aramanın amacına başka türlü ulaşılamaması hâlinde, üst araması aşağıda belirtilen şekilde giysiler çıkartılmak suretiyle yapılabilir: A) Arama yapılmadan önce, bu aramayı yapmanın neden gerekli görüldüğü ve nasıl yapılacağı, o birimde görevli en üst kolluk âmiri tarafından ilgiliye bildirilir. B) Arama, aynı cinsiyetten görevliler tarafından yapılır; arama işlemi kimsenin görmemesini sağlayacak tedbirler alınarak gerçekleştirilir. C) Arama, kişinin utanma duygusunu en az ihlâl edecek bir şekilde yapılır; önce bedenin üst kısmındaki giysiler çıkarttırılır; bedenin alt kısmındaki giysiler, üst kısmındaki giysiler giyildikten sonra çıkarttırılır. Bu giysiler mutlaka aranır. D) Arama sırasında bedene dokunulmaması için gerekli özen gösterilir. E) Arama, mümkün olduğunca kısa bir süre içinde bitirilir. 46
47 Yapılan aramanın neticesinde bir suça ilişkin iz, eser, emare ve delil elde edilirse, kişi yakalanır. Bu maddede yazılı işlemler gece de yapılabilir. Madde 29 - Araçlarda arama: Araçlarda aramanın gerçekleştirileceği yerde, öncelikle kişilerin kaçmasını ve saldırmasını engelleyecek şekilde gerekli güvenlik tedbirleri alınır. Araç araması sırasında, yapılan aramanın konusu olan eşyanın ne olduğu veya aramanın yapılmasına temel teşkil eden sebepler ilgiliye açıklanır. Araç araması, kişiye en az sıkıntı verici şekilde ve makul olan en kısa sürede yapılır. Yapılan aramanın neticesinde bir suça ilişkin iz, eser, emare ve delil elde edilirse, kişi yakalanır. Boş araçların aranmasında, arama yapıldığını belirten bir not bırakılır. Bu notta, arama tutanağının bir kopyasının alınabileceği yer belirtilir. Bu maddede yazılı işlemler gece de yapılabilir. Madde 30 - Konut, işyeri ve eklentilerinde aramanın yapılması: Kolluk, arama yapılacak kapalı yerlerde ve eklentilerinde gerekli güvenlik önlemlerini alarak kapıyı çalar. Hâkim kararı veya kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emriyle yapılan aramalarda veya karar alınmasını gerektirmeyen işlemlerde, mümkünse o yere girme izni verme yetkisine sahip kişilerle iletişim kurulmasına çalışılır, kolaylık gösterilmesi istenir. Aşağıdaki hâllerde iletişim kurmadan arama amacıyla kapalı yerlere ve eklentilerine girilir: A) Arama yapılacak olan yerin konut veya yerleşim yeri olarak kullanılmadığının bilinmesi, B) Arama esnasında bu yerlerde kimsenin olmadığının anlaşılması, C) Bu yerlerde oturan veya izin vermeye yetkili kişinin arama öncesinde bilgilendirilmesinin, delil karartmasına yol açarak aramanın amacını tehlikeye sokacak veya kolluk memurlarını veya diğer bireyleri tehlikeye düşürebilecek olması. Diğer hâllerde, kolluk memurları arama kararını gösterirler.gecikmesinde sakınca veya tehlike bulunması hâlinde, bilgilendirme içeri girildikten sonra da yapılabilir. Aramayla görevlendirilenler, aramaya karşı çıkılması hâlinde, durumun haklı kıldığı ölçüde güç kullanarak direnci ortadan kaldırabilirler. Bilgilendirme yapıldıktan sonra, kapı açılmadığı takdirde güç kullanılacağı ihtar edilir ve buna rağmen kapı açılmazsa zorla eve girilir ve arama gerçekleştirilir. Güç, kademeli bir şekilde artarak kullanılabilir. Bulundurulması suç teşkil eden eşyanın arandığı evde bulunan kişilerin üstü, güvenlik veya suç eşyasının elde edilmesi amacıyla aranır. Aramada hazır bulundurulacaklarla ilgili olarak aşağıdaki hükümler uygulanır: A) Aranacak yerlerin sahibi veya eşyanın zilyedi aramada hazır bulunabilir; kendisi bulunmazsa temsilcisi veya ayırt etme gücüne sahip hısımlarından biri veya kendisiyle birlikte oturmakta olan bir kişi veya komşusu hazır bulundurulur. B) Şüphelinin veya sanığın yakalanabilmesi veya suç delillerinin elde edilebilmesi amacıyla, diğer bir kişinin konutu, işyeri veya ona ait diğer yerlerde yapılacak aramalarda, zilyet ve bulunmazsa yerine çağrılacak kişiye, aramaya başlamadan önce aramanın amacı hakkında bilgi verilir. C) Kişinin avukatının aramada hazır bulunmasına engel olunamaz. D) Geceleyin herkesin girip çıkabileceği lokanta, bar, pavyon, gazino, meyhane gibi yerler ile kıraathane ve oyun oynatılan benzeri yerlerin aranmasında tanık bulundurulması gerekmez. Madde 31 - Aramanın zamanı: Arama, kararda veya yazılı emirde belirtilen süre içerisinde yapılır. Her arama kararı, aksine bir hüküm içermiyorsa sadece bir kez arama yapma yetkisi verir. Aramanın amacını tehlikeye sokan acil bir durum yoksa, adlî arama gündüz yapılır. Konutta, işyerinde veya diğer kapalı yerlerde adlî arama gece yapılamaz. Ayrıca bu yerlerde kolluk âmirinin yazılı emriyle de arama yapılamaz. Ancak; A) Suçüstü hâlinde, B) Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde, C) Firar eden kişi veya tutuklu veya hükümlünün tekrar yakalanması hâlinde, 47
48 D) Geceleyin herkesin girip çıkabileceği 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanununun 7 nci maddesinde sayılan umuma açık istirahat ve eğlence yerlerinde, Gece adlî arama yapılabilir.önleme aramaları, denetimler ve kontroller her zaman yapılabilir. YAKALAMA, GÖZALTINA ALMA VE İFADE ALMA YÖNETMELİĞİ (İlgili Maddeleri) Resmi Gazete Tarihi : 01/06/2005 Resmi Gazete Sayısı : Madde 1 - Amaç: Bu Yönetmeliğin amacı, bütün adlî kolluk görevlileri ile gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi üzerine adlî kolluk görevini ifa eden diğer kolluk görevlilerinin, Cumhuriyet savcılarının bilgi ve emirleri doğrultusunda yürütecekleri adlî soruşturma sırasında kolluk tarafından gerçekleştirilen yakalama, gözaltına alma, muhafaza altına alma ve ifade alma işlemlerinin yürütülmesinde uyulacak usul ve esasları düzenlemektir. Madde 2 - Kapsam: Bu Yönetmelik yakalama, gözaltına alma, muhafaza altına alma ve ifade alma işlemleri ile adlî kolluk görevlileri ile gerektiğinde veya Cumhuriyet savcısının talebi üzerine adlî kolluk görevini ifa eden bütün kolluk birimlerini kapsar. Madde 4 - Tanımlar: Bu Yönetmelikte geçen; Adlî kolluk: 04/06/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilâtı Kanununun 8, 9, 10 ve 12 nci maddeleri, 2803 sayılı Jandarma Teşkilât, Görev ve Yetkileri Kanununun 7 nci maddesi, 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilât ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 8 inci maddesi ve 2692 sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun 4 üncü maddesinde belirtilen soruşturma işlemini yapan güvenlik görevlilerini, Bilgi alma: Bir suçun tespiti veya aydınlatılmasına yönelik olarak, müşteki ve suçtan zarar gören ile suç işleme şüphesi altında bulunmayan diğer kişilerin dinlenmesini ve tutanağa geçirilmesini, İfade alma: Şüphelinin kolluk görevlileri veya Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma konusu suçla ilgili olarak dinlenmesini, Gözaltına alma: Kanunun verdiği yetkiye göre, yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanması amacıyla, yetkili hâkim önüne çıkarılmasına veya serbest bırakılmasına kadar kanunî süre içinde sağlığına zarar vermeyecek şekilde özgürlüğünün geçici olarak kısıtlanıp alıkonulmasını, Gözaltı birimi: Yakalanan kişinin hakkındaki işlemlerin tamamlanarak adlî mercilere sevk edilmesine veya serbest bırakılmasına kadar, kanunî süre içinde onu gözaltında tutmakla yetkili ve görevli kolluk kuvveti birimlerini, Gözaltı ve nezarethane sorumlusu: Gözaltına veya muhafaza altına alınan kişilere haklarının okunmasını, kayıtların tutulmasını ve kanunlara uygun davranılmasını sağlamak amacıyla ilgili karakol, birim veya bot komutanı, âmiri veya büro âmiri tarafından görevlendirilen personeli, Muhafaza altına alma: Kanunun yetki verdiği hâllerde yetkili merci önüne çıkarılması gereken kişilerin ilgili kurumlar veya kişilerce teslim alınana kadar sağlıklarına zarar vermeyecek şekilde ve zorunlu olduğu ölçüde özgürlüklerinin kısıtlanıp alıkonulmasını, Nezarethane: Şüpheli veya sanıkların haklarındaki işlemlerin tamamlanıp adlî mercilere sevk edilinceye kadar bekletilmesi amacıyla yapılmış yerleri, Yakalama: Kamu güvenliğine, kamu düzenine veya kişinin vücut veya hayatına yönelik var olan bir tehlikenin giderilmesi için denetim altına alınması gereken veya suç işlediği yönünde hakkında kuvvetli iz, eser, emare ve delil bulunan kişinin gözaltına veya muhafaza altına alma işlemlerinden önce özgürlüğünün geçici olarak ve fiilen kısıtlanarak denetim altına alınmasını, ifade eder. Yakalanan kişilerden kimliğini bir belgeyle veya kolluk kuvvetince tanınmış veya güvenilir kişilerin tanıklığı ile ispat edemeyenlerle, gösterdikleri belgelerin doğruluğundan şüphe edilen 48
49 kişileri, aranan kişilerden olup olmadıkları anlaşılıncaya veya gerçek kimliği ortaya çıkıncaya kadar yirmidört saati geçmemek üzere, yakalama ve muhafaza altına almaya yetkilidir. Bu kişilere kimliklerini ispatlamaları hususunda gerekli kolaylık gösterilir. Madde 13 - Gözaltı süresi: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 90 ıncı maddesine göre yakalanan kişi Cumhuriyet savcısı tarafından bırakılması emredilmezse, soruşturmanın tamamlanması için gözaltına alınır. Gözaltı süresi, yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilmesi için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmidört saati geçemez. Yakalama yerine en yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre oniki saatten fazla olamaz sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 250 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suçlara bakmakla görevli olan ağır ceza mahkemelerinin görev alanına giriyorsa bu süre kırksekiz saattir. Hâkim kararı ile yedi güne kadar uzatılabilir. Hâkim karar vermeden önce yakalanan ve gözaltına alınan kişiyi dinler. Madde 18 - Yeniden yakalama yasağı: Gözaltı süresinin dolması veya sulh ceza hâkiminin kararı üzerine, gözaltına alınıp da serbest bırakılan kişi hakkında yakalamaya neden olan fiille ilgili yeni ve yeterli delil elde edilmedikçe ve Cumhuriyet savcısının kararı olmadıkça bir daha aynı nedenle yakalama işlemi uygulanamaz. Madde 19 - Çocuklarla ilgili özel hüküm: Çocuklar bakımından yakalama ve ifade alma yetkileri aşağıdaki şekilde sınırlandırılmıştır: A) Fiili işlediği zaman oniki yaşını doldurmamış olanlar ile onbeş yaşını doldurmamış sağır ve dilsizler; 1) Suç nedeni ile yakalanamaz ve hiçbir suretle suç tespitinde kullanılamaz. 2) Kimlik ve suç tespiti amacı ile yakalama yapılabilir. Kimlik tespitinden hemen sonra serbest bırakılır. Tespit edilen kimlik ve suç, mahkeme başkanı veya hâkimi tarafından tedbir kararı alınmasına esas olmak üzere derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. B) Oniki yaşını doldurmuş, ancak onsekiz yaşını doldurmamış olanlar suç sebebi ile yakalanabilirler. Bu çocuklar, yakınları ile müdafiye haber verilerek derhâl Cumhuriyet başsavcılığına sevk edilirler; bunlarla ilgili soruşturma Cumhuriyet başsavcısı veya görevlendireceği Cumhuriyet savcısı tarafından bizzat yapılır ve aşağıdaki hükümlere göre yürütülür: Çocuklara kelepçe ve benzeri aletler takılamaz. Ancak, zorunlu hâllerde çocuğun kaçmasını, kendisinin veya başkalarının hayat veya beden bütünlükleri bakımından doğabilecek tehlikeleri önlemek için kolluk tarafından gerekli önlemler alınır. 49 TÜRK CEZA KANUNU(İlgili Maddeleri) Kanun No Kabul Tarihi : MADDE 2. - Suçta ve cezada kanunîlik ilkesi : (1) Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. (2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz. (3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz. MADDE 3. - Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi : (1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.
50 (2) Ceza Kanununun uygulamasında kişiler arasında ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, siyasal veya diğer fikir yahut düşünceleri, felsefi inanç, millî veya sosyal köken, doğum, ekonomik ve diğer toplumsal konumları yönünden ayrım yapılamaz ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınamaz. MADDE 4. - Kanunun bağlayıcılığı : (1) Ceza kanunlarını bilmemek mazeret sayılmaz. (2) Ancak sakınamayacağı bir hata nedeniyle kanunu bilmediği için meşru sanarak bir suç işleyen kimse cezaen sorumlu olmaz. MADDE 6Tanımlar: Ceza kanunlarının uygulanmasında; A) Vatandaş deyiminden; fiili işlediği sırada Türk vatandaşı olan kişi, B) Çocuk deyiminden; henüz onsekiz yaşını doldurmamış kişi, C) Kamu görevlisi deyiminden; kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi, D) Yargı görevi yapan deyiminden; yüksek mahkemeler ve adlî, idarî ve askerî mahkemeler üye ve hâkimleri ile Cumhuriyet savcısı ve avukatlar, E) Gece vakti deyiminden; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat evvele kadar devam eden zaman süresi, F) Silâh deyiminden; 1. Ateşli silâhlar, 2. Patlayıcı maddeler, 3. Saldırı ve savunmada kullanılmak üzere yapılmış her türlü kesici, delici veya bereleyici alet, 4. Saldırı ve savunma amacıyla yapılmış olmasa bile fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli diğer şeyler, 5. Yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı, boğucu, zehirleyici, sürekli hastalığa yol açıcı nükleer, radyoaktif, kimyasal, biyolojik maddeler, G) Basın ve yayın yolu ile deyiminden; her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar, H) İtiyadi suçlu deyiminden; kasıtlı bir suçun temel şeklini ya da daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekillerini bir yıl içinde ve farklı zamanlarda ikiden fazla işleyen kişi, İ) Suçu meslek edinen kişi deyiminden; kısmen de olsa geçimini suçtan elde ettiği kazançla sağlamaya alışmış kişi, J) Örgüt mensubu suçlu deyiminden; bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına diğerleriyle birlikte veya tek başına suç işleyen kişi, Anlaşılır. KANUNUN UYGULAMA ALANI : MADDE 8. - Yer bakımından uygulama: (1) Türkiye'de işlenen suçlar hakkında Türk kanunları uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi hâlinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır. MADDE Ceza sorumluluğunun şahsîliği : (1) Ceza sorumluluğu şahsîdir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz. (2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır. MADDE 21.-Kast: Suçun oluşması kastın varlığına bağlıdır. Kast, suçun kanunî tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. MADDE Kanunun hükmü ve amirin emri: (1) Kanunun hükmünü yerine getiren kimseye ceza verilmez. (2) Yetkili bir merciden verilip, yerine getirilmesi görev gereği zorunlu olan bir emri uygulayan sorumlu olmaz. (3) Konusu suç teşkil eden emir hiçbir surette yerine getirilemez. Aksi takdirde yerine getiren ile emri veren sorumlu olur. 50
51 (4) Emrin, hukuka uygunluğunun denetlenmesinin kanun tarafından engellendiği hâllerde, yerine getirilmesinden emri veren sorumlu olur. MADDE Meşru savunma ve zorunluluk hâli: (1) Gerek kendisine ve gerek başkasına ait bir hakka yönelmiş, gerçekleşen, gerçekleşmesi veya tekrarı muhakkak olan haksız bir saldırıyı o anda hâl ve koşullara göre saldırı ile orantılı biçimde defetmek zorunluluğu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. (2) Gerek kendisine gerek başkasına ait bir hakka yönelik olup, bilerek neden olmadığı ve başka suretle korunmak olanağı bulunmayan ağır ve muhakkak bir tehlikeden kurtulmak veya başkasını kurtarmak zorunluluğu ile ve tehlikenin ağırlığı ile konu ve kullanılan vasıta arasında orantı bulunmak koşulu ile işlenen fiillerden dolayı faile ceza verilmez. MADDE Hakkın kullanılması ve ilgilinin rızası: (1) Hakkını kullanan kimseye ceza verilmez. (2) Kişinin üzerinde mutlak surette tasarruf edebileceği bir hakkına ilişkin olmak üzere, açıkladığı rızası çerçevesinde işlenen fiilden dolayı kimseye ceza verilmez. MADDE Sınırın aşılması : (1) Ceza sorumluluğunu kaldıran nedenlerde sınırın kast olmaksızın aşılması hâlinde, fiil taksirle işlendiğinde de cezalandırılıyorsa, taksirli suç için kanunda yazılı cezanın altıda birinden üçte birine kadarı indirilerek hükmolunur. (2) Meşru savunmada sınırın aşılması mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan ileri gelmiş ise faile ceza verilmez. MADDE 28. -Cebir ve şiddet, korkutma ve tehdit: Karşı koyamayacağı veya kurtulamayacağı cebir ve şiddet veya muhakkak ve ağır bir korkutma veya tehdit sonucu suç işleyen kimseye ceza verilmez. Bu gibi hâllerde cebir ve şiddet, korkutma ve tehdidi kullanan kişi suçun faili sayılır. MADDE Haksız tahrik: Haksız bir fiilin meydana getirdiği hiddet veya şiddetli elemin etkisi altında suç işleyen kimseye, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onsekiz yıldan yirmidört yıla ve müebbet hapis cezası yerine oniki yıldan onsekiz yıla kadar hapis cezası verilir. MADDE Yaş küçüklüğü : (1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. (2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. MADDE İşkence: Bir kişiye karşı insan onuruyla bağdaşmayan ve bedensel veya ruhsal yönden acı çekmesine, algılama veya irade yeteneğinin etkilenmesine, aşağılanmasına yol açacak davranışları gerçekleştiren kamu görevlisi hakkında üç yıldan oniki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. MADDE Eziyet : (1) Bir kimsenin eziyet çekmesine yol açacak davranışları gerçekleştiren kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (2) Yukarıdaki fıkra kapsamına giren fiillerin; A) Çocuğa, beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye ya da gebe kadına karşı, B) Üstsoy veya altsoya, babalık veya analığa ya da eşe karşı, İşlenmesi hâlinde, kişi hakkında üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. MADDE Tehdit: Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan 51
52 iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aya kadar hapis veya adlî para cezasına hükmolunur. MADDE Şantaj: Hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından veya yapmayacağından bahisle, bir kimseyi kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya veya yapmamaya ya da haksız çıkar sağlamaya zorlayan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. MADDE Cebir : Bir şeyi yapması veya yapmaması ya da kendisinin yapmasına müsaade etmesi için bir kişiye karşı cebir kullanılması hâlinde, kasten yaralama suçundan verilecek ceza üçte birinden yarısına kadar artırılarak hükmolunur. MADDE Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma:(1) Bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakan kişiye, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası verilir (2) Kişi, fiili işlemek için veya işlediği sırada cebir, tehdit veya hile kullanırsa, iki yıldan yedi yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. MADDE Konut dokunulmazlığının ihlâli : (1) Bir kimsenin konutuna, konutunun eklentilerine rızasına aykırı olarak giren veya rıza ile girdikten sonra buradan çıkmayan kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Evlilik birliğinde aile bireylerinden veya konutun birden fazla kişi tarafından ortak kullanılması durumunda bu kişilerden birinin rızası varsa, yukarıdaki fıkra hükmü uygulanmaz. Ancak bunun için rıza açıklamasının meşru bir amaca yönelik olması gerekir. MADDE Haksız arama : Hukuka aykırı olarak bir kimsenin üstünü veya eşyasını arayan kamu görevlisine üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. MADDE Hakaret :Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden ya da yakıştırmalarda bulunmak veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilât ederek işlenmesi gerekir. MADDE Özel hayatın gizliliğini ihlâl : (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlâl eden kimse, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlâl edilmesi hâlinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz. (2) Kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa eden kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MADDE Mala zarar vermenin nitelikli hâlleri : Mala zarar verme suçunun; Sona ermiş olsa bile, görevinden ötürü öç almak amacıyla bir kamu görevlisinin zararına olarak, İşlenmesi hâlinde, fail hakkında bir yıldan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. MADDE Resmî belgede sahtecilik : (1) Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmî bir belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren, gerçeğe aykırı olarak belge düzenleyen veya sahte resmî belgeyi kullanan kamu görevlisi üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Resmî belgenin, kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli olan belge niteliğinde olması hâlinde, verilecek ceza yarısı oranında artırılır. 52
53 53 MADDE Resmî belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek : Gerçek bir resmî belgeyi bozan, yok eden veya gizleyen kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun kamu görevlisi tarafından işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. MADDE Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan : Bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine sahip olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. MADDE Zimmet: (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir. MADDE İrtikâp: (1) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması hâlinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. MADDE Denetim görevinin ihmali : (1) Zimmet veya irtikâp suçunun işlenmesine kasten göz yuman denetimle yükümlü kamu görevlisi, işlenen suçun müşterek faili olarak sorumlu tutulur. (2) Denetim görevini ihmal ederek, zimmet veya irtikâp suçunun işlenmesine imkân sağlayan kamu görevlisi, üç aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır MADDE Rüşvet : (1) Rüşvet alan kamu görevlisi, dört yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Rüşvet veren kişi de kamu görevlisi gibi cezalandırılır. Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması hâlinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur. (2) Rüşvet alan veya bu konuda anlaşmaya varan kişinin, yargı görevi yapan, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması hâlinde, birinci fıkraya göre verilecek ceza üçte birden yarısına kadar artırılır. (3) Rüşvet, bir kamu görevlisinin, görevinin gereklerine aykırı olarak bir işi yapması veya yapmaması için kişiyle vardığı anlaşma çerçevesinde bir yarar sağlamasıdır. MADDE Yetkili olmadığı bir iş için yarar sağlama: Görevine girmeyen ve yetkili olmadığı bir işi yapabileceği veya yaptırabileceği kanaatini uyandırarak yarar sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan beş yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. MADDE (1) Zor kullanma yetkisine ilişkin sınırın aşılması :Zor kullanma yetkisine sahip kamu görevlisinin, görevini yaptığı sırada, kişilere karşı görevinin gerektirdiği ölçünün dışında kuvvet kullanması hâlinde, kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır. MADDE Görevi kötüye kullanma : (1) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Kanunda ayrıca suç olarak tanımlanan hâller dışında, görevinin gereklerini yapmakta ihmal veya gecikme göstererek, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya
54 da kişilere haksız bir kazanç sağlayan kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MADDE Göreve ilişkin sırrın açıklanması : (1) Görevi nedeniyle kendisine verilen veya aynı nedenle bilgi edindiği ve gizli kalması gereken belgeleri, kararları ve emirleri ve diğer tebligatı açıklayan veya yayınlayan veya ne suretle olursa olsun başkalarının bilgi edinme-sini kolaylaştıran kamu görevlisine, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Kamu görevlisi sıfatı sona erdikten sonra, birinci fıkrada yazılı fiilleri işleyen kimseye de aynı ceza verilir. MADDE Kamu görevlisinin ticareti : Yürüttüğü görevin sağladığı nüfuzdan yararlanarak, bir başkasına mal veya hizmet satmaya çalışan kamu görevlisi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. MADDE Kamu görevinin terki veya yapılmaması : Hukuka aykırı olarak ve toplu biçimde, görevlerini terk eden, görevlerine gelmeyen, görevlerini geçici de olsa kısmen veya tamamen yapmayan veya yavaşlatan kamu görevlilerinin her biri hakkında üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. Kamu görevlisi sayısının üçten fazla olmaması hâlinde cezaya hükmolunmaz. MADDE Özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma : (1) Bir rütbe veya kamu görevinin veya mesleğin, resmî elbisesini yetkisi olmaksızın alenen ve başkalarını yanıltacak şekilde giyen veya hakkı olmayan nişan veya madalyaları takan kimseye üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir. (2) Elbisenin sağlayacağı kolaylık ve olanaklardan yararlanarak bir suç işlenirse, yalnız bu fiilden ötürü yukarıdaki fıkrada belirtilen cezalar üçte biri oranında artırılarak hükmolunur. MADDE Görevi yaptırmamak için direnme:kamu görevlisine karşı görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanan kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MADDE İftira :Yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği hâlde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idarî bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. MADDE Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması: İşlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, bu kişiye ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre cezalandırılır. MADDE Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi : (1) Kamu adına soruşturma ve kovuşturmayı gerektiren bir suçun işlendiğini göreviyle bağlantılı olarak öğrenip de yetkili makamlara bildirimde bulunmayı ihmal eden veya bu hususta gecikme gösteren kamu görevlisi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun, adlî kolluk görevini yapan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, yukarıdaki fıkraya göre verilecek ceza yarı oranında artırılır. MADDE Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme : (1) Gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla, bir suçun delillerini yok eden, silen, gizleyen, değiştiren veya bozan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendi işlediği veya işlenişine iştirak ettiği suçla ilgili olarak kişiye bu fıkra hükmüne göre ceza verilmez. (2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. 54
55 (3) İlişkin olduğu suç nedeniyle hüküm verilmeden önce gizlenen delilleri mahkemeye teslim eden kişi hakkında bu maddede tanımlanan suç nedeniyle verilecek cezanın beşte dördü indirilir. MADDE Suçluyu kayırma : (1) Suç işleyen bir kişiye araştırma, yakalanma, tutuklanma veya hükmün infazından kurtulması için imkân sağlayan kimse, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suçun kamu görevlisi tarafından göreviyle bağlantılı olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (3) Bu suçun üstsoy, altsoy, eş, kardeş veya diğer suç ortağı tarafından işlenmesi hâlinde, cezaya hükmolunmaz. MADDE Tutuklu, hükümlü veya suç delillerini bildirmeme : Hakkında tutuklama kararı verilmiş olan veya hükümlü bir kişinin bulunduğu yeri bildiği hâlde yetkili makamlara bildirmeyen kimse, bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI ( İLGİLİ BÖLÜMLERİ) Kanun No.: 2709 Kabul Tarihi: MADDE 1- Devletin şekli: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. MADDE 2- Cumhuriyetin nitelikleri: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir. MADDE 3- Devletin bütünlüğü, resmî dili, bayrağı, millî marşı ve başkenti :Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.millî marşı İstiklal Marşı dır.başkenti Ankara dır. MADDE 4- Değiştirilemeyecek hükümler: Anayasanın 1 inci maddesindeki Devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 üncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez. MADDE 5- Devletin temel amaç ve görevleri: Devletin temel amaç ve görevleri, Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddî ve manevî varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmaktır. MADDE 6- Egemenlik: Egemenlik, kayıtsız şartsız Milletindir.Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır. Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz. MADDE 7- Yasama yetkisi: Yasama yetkisi Türk Milleti adına Türkiye Büyük Millet Meclisinindir. Bu yetki devredilemez. MADDE 8- Yürütme yetkisi ve görevi: Yürütme yetkisi ve görevi, Cumhurbaşkanı ve Bakanlar Kurulu tarafından, Anayasaya ve kanunlara uygun olarak kullanılır ve yerine getirilir. MADDE 9- Yargı yetkisi: Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır. 55
56 56 MADDE 10- Kanun önünde eşitlik Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. MADDE 11- Anayasanın bağlayıcılığı ve üstünlüğü : Anayasa hükümleri, yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kurallarıdır. Kanunlar Anayasaya aykırı olamaz. MADDE 12- Temel hak ve hürriyetlerin niteliği : Herkes, kişiliğine bağlı, dokunulmaz, devredilmez, vazgeçilmez temel hak ve hürriyetlere sahiptir.temel hak ve hürriyetler, kişinin topluma, ailesine ve diğer kişilere karşı ödev ve sorumluluklarını da ihtiva eder. MADDE 13- Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması: Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz. MADDE 15- Temel hak ve hürriyetlerin kullanılmasının durdurulması: Savaş, seferberlik, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde, milletlerarası hukuktan doğan yükümlülükler ihlâl edilmemek kaydıyla, durumun gerektirdiği ölçüde temel hak ve hürriyetlerin kullanılması kısmen veya tamamen durdurulabilir veya bunlar için Anayasada öngörülen güvencelere aykırı tedbirler alınabilir. Birinci fıkrada belirlenen durumlarda da, savaş hukukuna uygun fiiller sonucu meydana gelen ölümler dışında, kişinin yaşama hakkına, maddî ve manevî varlığının bütünlüğüne dokunulamaz; kimse din, vicdan, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz ve bunlardan dolayı suçlanamaz; suç ve cezalar geçmişe yürütülemez; suçluluğu mahkeme kararı ile saptanıncaya kadar kimse suçlu sayılamaz. MADDE 17- Kişinin dokunulmazlığı, maddî ve manevî varlığı: Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir.tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz; rızası olmadan bilimsel ve tıbbî deneylere tâbi tutulamaz.kimseye işkence ve eziyet yapılamaz; kimse insan haysiyetiyle bağdaşmayan bir cezaya veya muameleye tâbi tutulamaz. Meşrû müdafaa hali, yakalama ve tutuklama kararlarının yerine getirilmesi, bir tutuklu veya hükümlünün kaçmasının önlenmesi, bir ayaklanma veya isyanın bastırılması, sıkıyönetim veya olağanüstü hallerde yetkili merciin verdiği emirlerin uygulanması sırasında silah kullanılmasına kanunun cevaz verdiği zorunlu durumlarda meydana gelen öldürme fiilleri, birinci fıkra hükmü dışındadır. MADDE 18- Zorla çalıştırma yasağı: Hiç kimse zorla çalıştırılamaz. Angarya yasaktır.şekil ve şartları kanunla düzenlenmek üzere hükümlülük veya tutukluluk süreleri içindeki çalıştırmalar; olağanüstü hallerde vatandaşlardan istenecek hizmetler; ülke ihtiyaçlarının zorunlu kıldığı alanlarda öngörülen vatandaşlık ödevi niteliğindeki beden ve fikir çalışmaları, zorla çalıştırma sayılmaz. MADDE 19- Kişi hürriyeti ve güvenliği: Herkes, kişi hürriyeti ve güvenliğine sahiptir.şekil ve şartları kanunda gösterilen:mahkemelerce verilmiş hürriyeti kısıtlayıcı cezaların ve güvenlik tedbirlerinin yerine getirilmesi; bir mahkeme kararının veya kanunda öngörülen bir yükümlülüğün gereği olarak ilgilinin yakalanması veya tutuklanması; bir küçüğün gözetim altında ıslahı veya yetkili merci önüne çıkarılması için verilen bir kararın yerine getirilmesi; toplum için tehlike teşkil eden bir akıl hastası, uyuşturucu madde veya alkol tutkunu, bir serseri veya hastalık yayabilecek bir kişinin bir müessesede tedavi, eğitim veya ıslahı için kanunda belirtilen esaslara uygun olarak alınan tedbirin yerine getirilmesi; usulüne aykırı şekilde ülkeye girmek isteyen veya giren, ya da hakkında sınır dışı etme yahut geri verme
57 kararı verilen bir kişinin yakalanması veya tutuklanması; halleri dışında kimse hürriyetinden yoksun bırakılamaz. MADDE 20- Özel hayatın gizliliği: Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak, usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin üstü, özel kâğıtları ve eşyası aranamaz ve bunlara el konulamaz MADDE 21- Konut dokunulmazlığı: Kimsenin konutuna dokunulamaz. Millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâkın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; kimsenin konutuna girilemez, arama yapılamaz ve buradaki eşyaya el konulamaz. MADDE 22-Haberleşme hürriyeti: Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. MADDE 23- Yerleşme ve seyahat hürriyeti: Herkes, yerleşme ve seyahat hürriyetine sahiptir. Yerleşme hürriyeti, suç işlenmesini önlemek, sosyal ve ekonomik gelişmeyi sağlamak, sağlıklı ve düzenli kentleşmeyi gerçekleştir-mek ve kamu mallarını korumak;seyahat hürriyeti, suç soruşturma ve kovuşturması sebebiyle ve suç işlenmesini önlemek; Amaçlarıyla kanunla sınırlanabilir. Vatandaş sınır dışı edilemez ve yurda girme hakkından yoksun bırakılamaz. MADDE 24- Din ve vicdan hürriyeti: Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir. 14 üncü madde hükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz. MADDE 25- Düşünce ve kanaat hürriyeti: Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz. MADDE 26- Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti: Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir. MADDE 33- Dernek kurma hürriyeti: Herkes, önceden izin almaksızın dernek kurma ve bunlara üye olma ya da üyelikten çıkma hürriyetine sahiptir. Hiç kimse bir derneğe üye olmaya ve dernekte üye kalmaya zorlanamaz. Dernek kurma hürriyeti ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlâk ile başkalarının hürriyetlerinin korunması sebepleriyle ve kanunla sınırlanabilir. MADDE 34- Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı: Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, millî güvenlik, kamu düzeni, suç 57
58 işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlâkın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. MADDE 35- Mülkiyet hakkı: Herkes, mülkiyet ve miras haklarına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yararı amacıyla, kanunla sınırlanabilir. Mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamaz. MADDE 36- Hak arama hürriyeti: Herkes, meşrû vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.hiçbir mahkeme, görev ve yetkisi içindeki davaya bakmaktan kaçınamaz. MADDE 37- Kanunî hâkim güvencesi: Hiç kimse kanunen tabî olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz.bir kimseyi kanunen tabî olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarma sonucunu doğuran yargı yetkisine sahip olağanüstü merciler kurulamaz. MADDE 38- Suç ve cezalara ilişkin esaslar: Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırıla-maz; kimseye suçu işlediği zaman kanunda o suç için konulmuş olan cezadan daha ağır bir ceza verilemez. Suç ve ceza zamanaşımı ile ceza mahkûmiyetinin sonuçları konusunda da yukarıdaki fıkra uygulanır.ceza ve ceza yerine geçen güvenlik tedbirleri ancak kanunla konulur.suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılamaz. Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz. Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez. Ceza sorumluluğu şahsîdir.hiç kimse, yalnızca sözleşmeden doğan bir yükümlülüğü yerine getirememesinden dolayı özgürlüğünden alıkonulamaz. Ölüm cezası ve genel müsadere cezası verilemez. İdare, kişi hürriyetinin kısıtlanması sonucunu doğuran bir müeyyide uygulayamaz. Silahlı Kuvvetlerin iç düzeni bakımından bu hükme kanunla istisnalar getirilebilir. Uluslararası Ceza Divanına taraf olmanın gerektirdiği yükümlülükler hariç olmak üzere vatandaş, suç sebebiyle yabancı bir ülkeye verilemez. MADDE 40- Temel hak ve hürriyetlerin korunması: Anayasa ile tanınmış hak ve hürriyetleri ihlâl edilen herkes, yetkili makama geciktirilmeden başvurma imkânının sağlanmasını isteme hakkına sahiptir. Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır. MADDE 48- Çalışma ve sözleşme hürriyeti: Herkes, dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetlerine sahiptir. Özel teşebbüsler kurmak serbesttir. Devlet, özel teşebbüslerin millî ekonominin gereklerine ve sosyal amaçlara uygun yürümesini, güvenlik ve kararlılık içinde çalışmasını sağlayacak tedbirleri alır. MADDE 49- Çalışma hakkı ve ödevi: Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir.devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek için çalışanları ve işsizleri korumak, çalışmayı desteklemek, işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak ve çalışma barışını sağlamak için gerekli tedbirleri alır. MADDE 51- Sendika kurma hakkı: Çalışanlar ve işverenler, üyelerinin çalışma ilişkilerinde, ekonomik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak ve geliştirmek için önceden izin almaksızın sendikalar ve üst kuruluşlar kurma, bunlara serbestçe üye olma ve üyelikten serbestçe çekilme haklarına sahiptir. Hiç kimse bir sendikaya üye olmaya ya da üyelikten ayrılmaya zorlanamaz. İŞ KANUNU 58
59 59 Kanun No : 4857 (İlgili Maddeleri) Madde 1 - AMAÇ VE KAPSAM: Bu Kanunun amacı işverenler ile bir iş sözleşmesine dayanarak çalıştırılan işçilerin çalışma şartları ve çalışma ortamına ilişkin hak ve sorumluluklarını düzenlemektir. Madde 2 - TANIMLAR: Bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İşveren tarafından mal veya hizmet üretmek amacıyla maddi olan ve olmayan unsurlar ile işçinin birlikte örgütlendiği birime işyeri denir. Madde 5 - EŞİT DAVRANMA İLKESİ: İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz. İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmi süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. Madde 8 - İŞ SÖZLEŞMESİ,: İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi belirtilmedikçe, özel bir şekle tabi değildir. Süresi bir yıl ve daha fazla olan iş sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması zorunludur. Bu belgeler damga vergisi ve her çeşit resim ve harçtan muaftır. Yazılı sözleşme yapılmayan hallerde işveren işçiye en geç iki ay içinde genel ve özel çalışma koşullarını, günlük ya da haftalık çalışma süresini, temel ücreti ve varsa ücret eklerini, ücret ödeme dönemini, süresi belirli ise sözleşmenin süresini, fesih halinde tarafların uymak zorunda oldukları hükümleri gösteren yazılı bir belge vermekle yükümlüdür. Süresi bir ayı geçmeyen belirli süreli iş sözleşmelerinde bu fıkra hükmü uygulanmaz. İş sözleşmesi iki aylık süre dolmadan sona ermiş ise, bu bilgilerin en geç sona erme tarihinde işçiye yazılı olarak verilmesi zorunludur. Madde10 - SÜREKLİ VE SÜREKSİZ İŞLERDEKİ İŞ SÖZLEŞMELERİ: Nitelikleri bakımından en çok otuz iş günü süren işlere süreksiz iş, bundan fazla devam edenlere sürekli iş denir. Madde 11 - BELİRLİ VE BELİRSİZ SÜRELİ İŞ SÖZLEŞMESİ: İş ilişkisinin bir süreye bağlı olarak yapılmadığı halde sözleşme belirsiz süreli sayılır. Belirli süreli işlerde veya belli bir işin tamamlanması veya belirli bir olgunun ortaya çıkması gibi objektif koşullara bağlı olarak işveren ile işçi arasında yazılı şekilde yapılan iş sözleşmesi belirli süreli iş sözleşmesidir. Belirli süreli iş sözleşmesi, esaslı bir neden olmadıkça, birden fazla üst üste (zincirleme) yapılamaz. Aksi halde iş sözleşmesi başlangıçtan itibaren belirsiz süreli kabul edilir. Esaslı nedene dayalı zincirleme iş sözleşmeleri, belirli süreli olma özelliğini korurlar. Madde 17 - SÜRELİ FESİH: Belirsiz süreli iş sözleşmelerinin feshinden önce durumun diğer tarafa bildirilmesi gerekir. İş sözleşmeleri; A) İşi altı aydan az sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak iki hafta sonra, B) İşi altı aydan birbuçuk yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak dört hafta sonra, C) İşi birbuçuk yıldan üç yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak altı hafta sonra, D) İşi üç yıldan fazla sürmüş işçi için, bildirim yapılmasından başlayarak sekiz hafta sonra,
60 Feshedilmiş sayılır.işveren bildirim süresine ait ücreti peşin vermek suretiyle iş sözleşmesini feshedebilir. Madde 20 - FESİH BİLDİRİMİNE İTİRAZ VE USULÜ: İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir. Madde 25 - İŞVERENİN HAKLI NEDENLE DERHAL FESİH HAKKI: Süresi belirli olsun veya olmasın işveren, aşağıda yazılı hallerde iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir: I- Sağlık sebepleri: A) İşçinin kendi kastından veya derli toplu olmayan yaşayışından yahut içkiye düşkünlüğünden doğacak bir hastalığa veya sakatlığa uğraması halinde, bu sebeple doğacak devamsızlığın ardı ardına üç iş günü veya bir ayda beş iş gününden fazla sürmesi. B) İşçinin tutulduğu hastalığın tedavi edilemeyecek nitelikte olduğu ve işyerinde çalışmasında sakınca bulunduğunun Sağlık Kurulunca saptanması durumunda. II- Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri: A) İş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek, yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek işçinin işvereni yanıltması. B) İşçinin, işveren yahut bunların aile üyelerinden birinin şeref ve namusuna dokunacak sözler sarfetmesi veya davranışlarda bulunması, yahut işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnadlarda bulunması. C) İşçinin işverenin başka bir işçisine cinsel tacizde bulunması. D) İşçinin işverene yahut onun ailesi üyelerinden birine yahut işverenin başka işçisine sataşması veya 84 üncü maddeye aykırı hareket etmesi. E) İşçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması. F) İşçinin, işyerinde, yedi günden fazla hapisle cezalandırılan ve cezası ertelenmeyen bir suç işlemesi. G) İşçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına iki işgünü veya bir ay içinde iki defa herhangi bir tatil gününden sonraki iş günü, yahut bir ayda üç işgünü işine devam etmemesi. H) İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi. I) İşçinin kendi isteği veya savsaması yüzünden işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi, işyerinin malı olan veya malı olmayıp da eli altında bulunan makineleri, tesisatı veya başka eşya ve maddeleri otuz günlük ücretinin tutarıyla ödeyemeyecek derecede hasara ve kayba uğratması. III- Zorlayıcı sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması. IV- İşçinin gözaltına alınması veya tutuklanması halinde devamsızlığın 17 nci maddedeki bildirim süresini aşması. Madde 27 - YENİ İŞ ARAMA İZNİ: Bildirim süreleri içinde işveren, işçiye yeni bir iş bulması için gerekli olan iş arama iznini iş saatleri içinde ve ücret kesintisi yapmadan vermeye mecburdur. İş arama izninin süresi günde iki saatten az olamaz ve işçi isterse iş arama izin saatlerini birleştirerek toplu kullanabilir. Ancak iş arama iznini toplu kullanmak isteyen işçi, 60
61 bunu işten ayrılacağı günden evvelki günlere rastlatmak ve bu durumu işverene bildirmek zorundadır. İşveren yeni iş arama iznini vermez veya eksik kullandırırsa o süreye ilişkin ücret işçiye ödenir.işveren, iş arama izni esnasında işçiyi çalıştırır ise işçinin izin kullanarak bir çalışma karşılığı olmaksızın alacağı ücrete ilaveten, çalıştırdığı sürenin ücretini yüzde yüz zamlı öder. Madde 29 - TOPLU İŞÇİ ÇIKARMA: İşveren; ekonomik, teknolojik, yapısal ve benzeri işletme, işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az otuz gün önceden bir yazı ile, işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumuna bildirir. İşyerinde çalışan işçi sayısı: A) 20 ile 100 işçi arasında ise, en az 10 işçinin, B) 101 ile 300 işçi arasında ise, en az yüzde on oranında işçinin, C) 301 ve daha fazla ise, en az 30 işçinin, İşine 17 nci madde uyarınca ve bir aylık süre içinde aynı tarihte veya farklı tarihlerde son verilmesi toplu işçi çıkarma sayılır. Madde 30 - ÖZÜRLÜ, ESKİ HÜKÜMLÜ VE TERÖR MAĞDURU ÇALIŞTIRMA ZORUNLULUĞU: İşverenler, elli veya daha fazla işçi çalıştırdıkları özel sektör işyerlerinde yüzde üç özürlü, kamu işyerlerinde ise yüzde dört özürlü ve yüzde iki eski hükümlü işçiyi meslek, beden ve ruhi durumlarına uygun işlerde çalıştırmakla yükümlüdürler. Aynı il sınırları içinde birden fazla işyeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısı, toplam işçi sayısına göre hesaplanır. Yer altı ve su altı işlerinde özürlü işçi çalıştırılamaz ve yukarıdaki hükümler uyarınca işyerlerindeki işçi sayısının tespitinde yer altı ve su altı işlerinde çalışanlar hesaba katılmaz. Madde 32 - ÜCRET VE ÜCRETİN ÖDENMESİ: Genel anlamda ücret bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından Madde 41 - FAZLA ÇALIŞMA ÜCRETİ: Fazla çalışma, Kanunda yazılı koşullar çerçevesinde, haftalık kırkbeş saati aşan çalışmalardır. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret normal çalışma ücretinin saat başına düşen miktarının yüzde elli yükseltilmesi suretiyle ödenir. Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz. Madde 46 - HAFTA TATİLİ ÜCRETİ: Bu Kanun kapsamına giren işyerlerinde, işçilere tatil gününden önce 63 üncü maddeye göre belirlenen iş günlerinde çalışmış olmaları koşulu ile yedi günlük bir zaman dilimi içinde kesintisiz en az yirmidört saat dinlenme (hafta tatili) verilir.çalışılmayan hafta tatili günü için işveren tarafından bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücreti tam olarak ödenir. Şu kadar ki; A) Çalışmadığı halde kanunen çalışma süresinden sayılan zamanlar ile günlük ücret ödenen veya ödenmeyen kanundan veya sözleşmeden doğan tatil günleri, B) Evlenmelerde üç güne kadar, ana veya babanın, eşin, kardeş veya çocukların ölümünde üç güne kadar verilmesi gereken izin süreleri, C) Bir haftalık süre içinde kalmak üzere işveren tarafından verilen diğer izinlerle hekim raporuyla verilen hastalık ve dinlenme izinleri, Çalışılmış günler gibi hesaba katılır. Madde 47 - GENEL TATİL ÜCRETİ:Ulusal bayram ve genel tatil günü olarak kabul edilen günlerde çalışmazlarsa, bir iş karşılığı olmaksızın o günün ücretleri tam olarak, tatil yapmayarak çalışırlarsa ayrıca çalışılan her gün için bir günlük ücreti ödenir. Madde 53 - YILLIK ÜCRETLİ İZİN HAKKI VE İZİN SÜRELERİ: 61
62 İşyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemez. Niteliklerinden ötürü bir yıldan az süren mevsimlik veya kampanya işlerinde çalışanlara bu Kanunun yıllık ücretli izinlere ilişkin hükümleri uygulanmaz. İşçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi, hizmet süresi; A) Bir yıldan beş yıla kadar (beş yıl dahil) olanlara ondört günden, B) Beş yıldan fazla onbeş yıldan az olanlara yirmi günden, C) Onbeş yıl (dahil) ve daha fazla olanlara yirmialtı günden, Az olamaz. Ancak onsekiz ve daha küçük yaştaki işçilerle elli ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli Madde 58 - İZİNDE ÇALIŞMA YASAĞI:Yıllık ücretli iznini kullanmakta olan işçinin izin süresi içinde ücret karşılığı bir işte çalıştığı anlaşılırsa, bu izin süresi içinde kendisine ödenen ücret işveren tarafından geri alınabilir. Madde 63 - ÇALIŞMA SÜRESİ: Genel bakımdan çalışma süresi haftada en çok kırkbeş saattir. Aksi kararlaştırılmamışsa bu süre, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanır.tarafların anlaşması ile haftalık normal çalışma süresi, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine, günde onbir saati aşmamak koşulu ile farklı şekilde dağıtılabilir. Madde 68 - ARA DİNLENMESİ: Günlük çalışma süresinin ortalama bir zamanında o yerin gelenekleri ve işin gereğine göre ayarlanmak suretiyle işçilere; A) Dört saat veya daha kısa süreli işlerde onbeş dakika, B) Dört saatten fazla ve yedibuçuk saate kadar (yedibuçuk saat dahil) süreli işlerde yarım saat, C) Yedibuçuk saatten fazla süreli işlerde bir saat, Ara dinlenmesi verilir. Bu dinlenme süreleri en az olup aralıksız verilir. Ara dinlenmeleri çalışma süresinden sayılmaz. Madde 69 - GECE SÜRESİ VE GECE ÇALIŞMALARI: Çalışma hayatında "gece" en geç saat 20.00'de başlayarak en erken saat 06.00'ya kadar geçen ve her halde en fazla onbir saat süren dönemdir. İşçilerin gece çalışmaları yedibuçuk saati geçemez. Gece ve gündüz işletilen ve nöbetleşe işçi postaları kullanılan işlerde, bir çalışma haftası gece çalıştırılan işçilerin, ondan sonra gelen ikinci çalışma haftası gündüz çalıştırılmaları suretiyle postalar sıraya konur. Gece ve gündüz postalarında iki haftalık nöbetleşme esası da uygulanabilir. Postası değiştirilecek işçi kesintisiz en az onbir saat dinlendirilmeden diğer postada çalıştırılamaz. Madde 71 - ÇALIŞTIRMA YAŞI VE ÇOCUKLARI ÇALIŞTIRMA YASAĞI: Onbeş yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır. Ancak, ondört yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocuklar, bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişmelerine ve eğitime devam edenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler. Madde 72 - YER VE SU ALTINDA ÇALIŞTIRMA YASAĞI: Maden ocakları ile kablo döşemesi, kanalizasyon ve tünel inşaatı gibi yer altında veya su altında çalışılacak işlerde onsekiz yaşını doldurmamış erkek ve her yaştaki kadınların çalıştırılması yasaktır. Madde 73 - GECE ÇALIŞTIRMA YASAĞI: Sanayie ait işlerde onsekiz yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin gece çalıştırılması yasaktır. 62
63 63
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN. Kanun Numarası : 5188 Kabul Tarihi : 10/6/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 26/6/2004 Sayı :25504
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun Numarası : 5188 Kabul Tarihi : 10/6/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 26/6/2004 Sayı :25504 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Kanunun amacı, kamu
Geçici haller dışındaki özel güvenlik uygulaması, en az bir ay önce başvurulması şartıyla komisyonun kararı ve valinin onayı ile sona erdirilebilir.
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun No: 5188 Kanun Kabul Tarihi: 10/06/2004 Resmi Gazete Tarihi: 26/06/2004 Resmi Gazete Sayısı: 25504 BİRİNCİ BÖLÜM : GENEL HÜKÜMLER AMAÇ Madde 1 - Bu Kanunun amacı,
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN
8843 ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun Numarası : 5188 Kabul Tarihi : 10/6/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 26/6/2004 Sayı :25504 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 43 BİRİNCİ BÖLÜM
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunu, Yasası sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN. Kanun Numarası : 5188
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunu, Yasası 5188 sayılı, numaralı, nolu kanun, yasa ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun Numarası : 5188 Kabul Tarihi : 10/6/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN (Tam Metin)
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN (Tam Metin) Kanun Numarası : 5188 Kabul Tarihi : 10/6/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 26/6/2004 Sayı :25504 Birinci Bölüm Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Kanunun
Özel Güvenlik Hizmetleri Birgül TOSYALI SARIKAYA
Özel Güvenlik Hizmetleri Birgül TOSYALI SARIKAYA Suç istatistiklerinin de gösterdiği üzere günümüzde güvenlik önemli bir ihtiyaç haline gelmiştir. Kamu tarafından karşılanan güvenlik hizmetlerinin özel
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun Numarası : 5188 Kabul Tarihi : 10/6/2004 Yayımlandığı R.Gazete Tarih : 26/6/2004 Sayı:25504 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç MADDE 1. - Bu Kanunun amacı, kamu
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN
"Özel Güvenlik Kanunu" ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun Numarası : 5188 Kabul Tarihi : 10/6/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 26/6/2004 Sayı :25504 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt :
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN
8843 ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun Numarası : 5188 Kabul Tarihi : 10/6/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 26/6/2004 Sayı :25504 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 43 BİRİNCİ BÖLÜM
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE ÖZEL GÜVENLİKLE İLGİLİ BÖLÜMLER
KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE ÖZEL GÜVENLİKLE İLGİLİ BÖLÜMLER 667 SAYILI KHK Kamu görevlilerine ilişkin tedbirler MADDE 4 -(3) Bu maddeye göre görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları, gemi adamlığına
T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı ÖZEL GÜVENLİK DENETLEME MEVZUATI
T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı ÖZEL GÜVENLİK DENETLEME MEVZUATI ANKARA 2013 1 ÖZEL GÜVENLİK DENETLEME BAŞKANLIĞI Başkanlık İdari Büro Amirliği: 0 (312)
ÖZEL GÜVENLİK DENETLEME MEVZUATI
T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı ÖZEL GÜVENLİK DENETLEME MEVZUATI ANKARA 2013 1 ÖZEL GÜVENLİK DENETLEME BAŞKANLIĞI Başkanlık İdari Büro Amirliği: 0 (312)
DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRÜLÜĞÜ
DEVLET HAVA MEYDANLARI İŞLETMESİ GENEL MÜDÜRÜLÜĞÜ DHMİ GÖREVDE YÜKSELME VE UNVAN DEĞİŞİKLİĞİ YÖNETMELİĞİ ÇERÇEVESİNDE KORUMA VE GÜVENLİK ŞEFİ KADROSU İÇİN DÜZENLENECEK OLAN GÖREVDE YÜKSELME SINAVINA AİT
ÖZEL GÜVENLİK DENETLEME MEVZUATI
T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI EMNİYET GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Özel Güvenlik Denetleme Başkanlığı ÖZEL GÜVENLİK DENETLEME MEVZUATI ANKARA 2013 1 ÖZEL GÜVENLİK DENETLEME BAŞKANLIĞI Başkanlık İdari Büro Amirliği: 0 (312)
8843 ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN
8843 ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun Numarası : 5188 Kabul Tarihi : 10/6/2004 Yayımlandığı R.Gazete : Tarih : 26/6/2004 Sayı :25504 Yayımlandığı Düstur : Tertip : 5 Cilt : 43 BİRİNCİ BÖLÜM
ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİSİ OLACAK ADAYLARDA ARANAN ÖN ŞARTLAR
ÖZEL GÜVENLİK GÖREVLİSİ OLACAK ADAYLARDA ARANAN ÖN ŞARTLAR SİLAHSIZ ADAYLAR İÇİN; 1. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak. 2. En az sekiz yıllık ilköğretim veya ortaokul mezunu olmak. 3. Kursa müracaatında
KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU ÖZEL GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI
KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI S.N HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENEN BELGELER 1 2 3 4 ŞİRKETİ FAALİYET İZNİ VE SONA ERDİRİLMESİ EĞİTİM KURUMU EĞİTİMİ VE İZNİ ALARM MERKEZİ
HİZMETİ SUNMAKLA GÖREVLİ/YETKİLİ KURUMLARIN/BİRİMLERİN ADI HİZMETİN SUNUM SÜRECİNDE HİZMETTEN YARARLANANLAR DİĞER (ÖZEL SEKTÖR VB.
ÖZEL HİZMET ENVANTERİ TABLOSU SIRA NO KURUM KODU STANDART DOSYA PLANI KODU HİZMETİN ADI HİZMETİN TANIMI HİZMETİN DAYANAĞI MEVZUATIN ADI VE MADDE NUMARASI HİZMETTEN YARARLANANLAR HİZMETİ SUNMAKLA GÖREVLİ/YETKİLİ
Özel güvenlik yazısı kanun hukumlerı
Özel güvenlik yazısı kanun hukumlerı İÇİNDEKİLER; 1. 5188 SAYILI KANUN 2. YÖNETMELİK 3. 19.04 TARİHLİ GENELGE 4. GÜVENLİK SİGORTA POLİÇESİ ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUN Kanun Numarası: 5188 Kabul
ÖZEL GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU
ÖZEL GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ 1 Kamu Kurumları İçin Özel Güvenlik izin Belgesi
KAMU HİZMET STANDARTLARI TESPİT TABLOSU (Şirketler İçin) (İL JANDARMA KOMUTANLIĞI)
KAMU HİZMET STANDARTLARI TESPİT TABLOSU (Şirketler İçin) (İL JANDARMA KOMUTANLIĞI) S. 1 Özel Güvenlik Şirketi Faaliyet İzin Belgesi 2. Şirketin ana sözleşmesinin yayımlandığı ticaret sicili gazetesi, 3.
TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ESPİYE MESLEK YÜKSEKOKULU MÜLKİYET KORUMA VE GÜVENLİK BÖLÜMÜ ÖZEL GÜVENLİK VE KORUMA PROGRAMI BİLGİ FORMU
TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ESPİYE MESLEK YÜKSEKOKULU MÜLKİYET KORUMA VE GÜVENLİK BÖLÜMÜ ÖZEL GÜVENLİK VE KORUMA PROGRAMI BİLGİ FORMU Bölüm Bölüm Başkanı Program Programın Amacı Programın
TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ESPİYE MESLEK YÜKSEKOKULU MÜLKİYET KORUMA VE GÜVENLİK BÖLÜMÜ ÖZEL GÜVENLİK VE KORUMA PROGRAMI BİLGİ FORMU
TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ ESPİYE MESLEK YÜKSEKOKULU MÜLKİYET KORUMA VE GÜVENLİK BÖLÜMÜ ÖZEL GÜVENLİK VE KORUMA PROGRAMI BİLGİ FORMU Bölüm Bölüm Başkanı Program Programın Amacı Programın
ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ AHİLER KALKINMA AJANSI AHİLER KALKINMA AJANSI 1
ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ AHİLER KALKINMA AJANSI AHİLER KALKINMA AJANSI 1 ÖZEL ÖĞRETİM KURUMU AÇILIŞ REHBERİ 1 GEREKLİ FORM, BELGE, RAPOR ve İZİN İŞLEMLERİ 2 3 BAŞVURU İŞLEMİ EVRAK VE BİNA İNCELEME
Yönetmelikler İçişleri Bakanlığından : Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç
Yönetmelikler İçişleri Bakanlığından : Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli ve 5188
Yönetmelikler İçişleri Bakanlığından : Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç
Yönetmelikler İçişleri Bakanlığından : Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli ve 5188
Yönetmelikler Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Amaç Madde 1- Kapsam Madde 2- Hukuki Dayanak Madde 3-
Yönetmelikler İçişleri Bakanlığından : Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli ve 5188
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik İçişleri Bakanlığından : BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik
07 Ekim 2004 Tarihli Resmi Gazete Sayı: 25606 İçişleri Bakanlığından : Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair
PATLAYICI MADDE ATEŞLEYİCİ YETERLİLİK BELGESİNİN VERİLMESİ ESAS VE USULLERİNİN BELİRLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK
PATLAYICI MADDE ATEŞLEYİCİ YETERLİLİK BELGESİNİN VERİLMESİ ESAS VE USULLERİNİN BELİRLENMESİ HAKKINDA YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarihi: 11/07/2002 Resmi Gazete Sayısı: 24812 İçişleri Bakanlığından : BİRİNCİ
KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU MUŞ EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ÖZEL GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI
ADI A- TEMEL EĞİTİM 1- Diploma aslı veya noter tasdikli sureti 2- Nüfus Cüzdanı. 01 Özel Güvenlik Görevlisi Çalışma İzni ve Kimlik Kartı 3- İki (2) adet vesikalık fotoğraf. 4-Sağlık Kurulu raporu 5- İki
T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL ARAŞTIRMALAR VE POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRESUN FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ
T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL ARAŞTIRMALAR VE POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ GİRESUN FINDIK ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ 657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ KAPSAMINDA SÖZLEŞMELİ PERSONEL
MUŞ EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ÖZEL GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI HİZMETİN ADI İSTENEN BELGELER TAMAMLANMA SÜRESİ
ADI İSTENEN BELGELER TAMAMLANMA SÜRESİ Özel Güvenlik Görevlisi Çalışma İzni ve Kimlik Kartı TEMEL EĞİTİM 1- Diploma aslı ve fotokopisi. 2- Nüfus Cüzdanı Fotokopisi. 3- Dört (4) adet biyometrik (zemin ve
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK. Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik İçişleri Bakanlığından Resmi Gazete Tarihi: 07/10/2004
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarih : 07.10.2004 Sayı : 25606 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli
GENEL KOLLUK 1.Polis : 2.Jandarma : 3.Sahil Güvenlik : YARDIMCI KOLLUK ÖZEL KOLLUK Özel güvenlik ise sivil kolluk olarak tanımlanabilir.
GENEL KOLLUK Ülke genelinde iç güvenliği sağlamak ve kamu düzenini korumakla yükümlü silahlı birer kuvvet olan; polis, jandarma ve sahil güvenlikten oluşur. Polis; belediye sınırları içerisinde, jandarma;
ESKİŞEHİR VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ÖZEL GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU
ESKİŞEHİR VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ ÖZEL GÜVENLİK ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KAMU HİZMET STANDARTLARI TABLOSU S.N. Hizmetin Adı Başvuruda İstenen Belgeler Tamamlanma Süresi 1. Özel Güvenlik Görevlisi Çalışma İzni
BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler
TBMM BAŞKANLIĞI İDARİ TEŞKİLATI BİRİMLERİNDE ZORUNLU STAJ, BİLGİLENDİRME EĞİTİMİ VE BECERİ EĞİTİMİ GÖRECEK OLAN ÖĞRENCİLERİN BELİRLENMESİ İLE GÖREV VE SORUMLULUKLARI HAKKINDA YÖNERGE TBMM Başkanlık Makamının
T.C. KİLİS VALİLİĞİ GKK ALIMI BAŞVURU SEÇME SINAVLARI KILAVUZU
T.C. KİLİS VALİLİĞİ GKK ALIMI BAŞVURU VE SEÇME SINAVLARI KILAVUZU 2015 BAŞVURULAR 11 ARALIK 21 ARALIK 2015 TARİHLERİ ARASINDA KİLİS VALİLİĞİ YAZI İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ VE İL MERKEZ JANDARMA KOMUTANLIĞINA YAPILACAKTIR.
Trakya Kalkınma Ajansı. www.trakyaka.org.tr. Özel Engelli Çocuk Bakımevi Açma İşlem Basamakları
Trakya Kalkınma Ajansı www.trakyaka.org.tr Özel Engelli Çocuk Bakımevi Açma İşlem Basamakları ÖZEL ENGELLİ ÇOCUK BAKIMEVİ AÇMA İŞLEM BASAMAKLARI Merkezin Adının Belirlenmesi 1 İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne
SİRKÜLER 2017/25. Son üç takvim yılı itibarıyla, ilgili her takvim yılında ihracat yapmak şartıyla yıllık ortalama ihracatı;
SİRKÜLERİN SİRKÜLER 2017/25 Tarihi : 24.03.2017 Konusu : 23.03.2017 Tarihinden İtibaren Uygulanmak Üzere Son 3 Takvim Yılı İtibarıyla İlgili Her Takvim Yılında İhracat Yapmak Şartıyla Yıllık Ortalama İhracatı
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK. BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler
Resmi Gazete Tarihi: 07.10.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25606 ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004
ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE AVUKATLIK SINAV VE ATAMA YÖNETMELİĞİ İKİNCİ BÖLÜM
22 Şubat 2014 CUMARTESİ Resmî Gazete Sayı : 28921 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından: YÖNETMELİK ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ VE AVUKATLIK SINAV VE ATAMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli ve 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair
Resmi Gazete Tarihi: 07.10.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25606
Resmi Gazete Tarihi: 07.10.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25606 ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004
657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ KAPSAMINDA SÖZLEŞMELİ PERSONEL ALIM İLANI
T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIMSAL ARAŞTIRMALAR VE POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ AKDENİZ SU ÜRÜNLERİ ARAŞTIRMA ÜRETME VE EĞİTİM ENSTİTÜSÜ MÜDÜRLÜĞÜ 657 SAYILI KANUNUN 4/B MADDESİ KAPSAMINDA
SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI
SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Söğüt Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Mahalli İdarelere İlk Defa Atanacaklara
Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul Ve Esaslara İlişkin Soru Ve Cevaplar
İl Özel İdareleri, Beledıẏeler ve Bağlı Kuruluşların Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmetlerinin Gördürülmesine İlişkin Usul Ve Esaslara İlişkin Soru Ve Cevaplar Sepra Eğitim Ve Danışmanlık Soru 1:
FAHRİ AV MÜFETTİŞLERİNİN SEÇİMİ, EĞİTİMİ,GÖREV VE YETKİLERİ İLE ÇALIŞMA ESAS VE USULLERİNE DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve
FAHRİ AV MÜFETTİŞLERİNİN SEÇİMİ, EĞİTİMİ,GÖREV VE YETKİLERİ İLE ÇALIŞMA ESAS VE USULLERİNE DAİR YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, fahri av müfettişi
Çevre Denetimi Yönetmeliği
Çevre Bakanlığından : Yayımlanacak Metin: Çevre Denetimi Yönetmeliği BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, tesislerin kurulması, faaliyete geçmesi ve üretimin
Organ Nakli Merkezi Açılmasına İlişkin Lisans Başvuru Şartları ve Yeterlilik
Sağlık Bakanlığından; Organ Nakli Merkezi Açılmasına İlişkin Lisans Başvuru Şartları ve Yeterlilik Bakanlığımızca yayımlanmış olan 2012/48 sayılı Genelge ile planlama kapsamında duyurulan Böbrek-Karaciğer
Puan. Türü. Şehir 1, Adana 2. Tarım/Ziraat. Ankara 3» P-94 Bahçıvan Konya Meslek Lisesi 4. Manisa 5. Kocaeli/Gebze
Türk Standardları Enstitüsünden: PERSONEL ALIM İLANI Enstitümüz Merkez ve Taşra Teşkilatında idari hizmet sözleşmesi ile istihdam edilmek üzere sözlü sınavla aşağıdaki tabloda belirtilen programlardan
4 Şubat 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28903 YÖNETMELİK
4 Şubat 2014 SALI Resmî Gazete Sayı : 28903 YÖNETMELİK Sağlık Bakanlığından: SAĞLIK BAKANLIĞI SERTİFİKALI EĞİTİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve kapsam MADDE 1 (1) Bu
SU ÜRÜNLERİ RUHSAT TEZKERELERİ
SU ÜRÜNLERİ RUHSAT TEZKERELERİ Su Ürünleri Ruhsat Tezkeresine ilişkin işlemler 1380 Sayılı Su Ürünleri Kanunu ve Su Ürünleri Yönetmeliğinin ilgili hükümleri çerçevesinde yürütülmektedir. Su Ürünleri Ruhsat
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına Đlişkin Yönetmenlik
Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanunun Uygulanmasına Đlişkin Yönetmenlik Resmi Gazete Tarih: 07.10.2004 Sayı: 25606 BĐRĐNCĐ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli
YÖNETMELİK. MADDE 3 (1) Bu Yönetmelik, 3516 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanununun 10 uncu maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
20 Mart 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28239 Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığından: YÖNETMELİK ÖLÇÜ VE ÖLÇÜ ALETLERİNİN TAMİR VE AYARINI YAPACAK KİŞİLERE VERİLECEK YETKİ BELGESİ HAKKINDA YÖNETMELİK BİRİNCİ
İKİNCİ BÖLÜM Özel Güvenlik Komisyonu ve Görevleri
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Resmi Gazete Tarihi: 07.10.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25606 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004
İZMİR VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü Hizmet Standartları
İZMİR VALİLİĞİ İL EMNİYET MÜDÜRLÜĞÜ Özel Güvenlik Şube Müdürlüğü Hizmet Standartları HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA
Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanlığından: SPORTİF SÜRÜCÜ VE TEMEL, GÜVENLİ VE İLERİ SÜRÜŞ YETİŞTİRME PROGRAMLARI TALİMATI
Türkiye Motosiklet Federasyonu Başkanlığından: SPORTİF SÜRÜCÜ VE TEMEL, GÜVENLİ VE İLERİ SÜRÜŞ YETİŞTİRME PROGRAMLARI TALİMATI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1-(1) Bu Talimatın
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: Sayısı: 25606) BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK (Resmi Gazete Tarihi: 07.10.2004 Sayısı: 25606) BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004 tarihli
T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN ALINACAK SÖZLEŞMELİ PERSONELİN
Sayfa / 5 İlanın Yayınlandığı Tarih : 0/07/03 Son Başvuru Tarihi : 4/07/03 ZAMAN GAZETESİ T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN Üniversitemiz Hastanelerinde istihdam edilmek üzere, (giderleri döner
Dayanak MADDE 3- (1) Bu Yönetmelik, 03/06/2007 tarihli ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanununun 23 üncü ve 32 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.
BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1) Bu Yönetmeliğin amacı, hayat grubu sigortaları teknik personelinin niteliklerine, faaliyetlerine, mesleki yeterlilikleri ile bilgi ve becerilerini
Resmi Gazete Tarihi: Resmi Gazete Sayısı: 25540
Resmi Gazete Tarihi: 01.08.2004 Resmi Gazete Sayısı: 25540 ASGARİ ÜCRET YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1 Bu Yönetmeliğin amacı, asgari ücretin tespiti sırasında
DOĞANHİSAR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI
DOĞANHİSAR BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Doğanhisar Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Mahalli İdarelere İlk
KORUMA ve GÜVENLİK PLANI. Müdürlüğü. Tesisleri. Adres :.(açık ve güncel posta adresi) Tel :.(ilgili kurum ya da kurulusun) (Tarihli Güncel)
./ /2012 (Tarihli Güncel) Müdürlüğü Tesisleri KORUMA ve GÜVENLİK PLANI Adres :.(açık ve güncel posta adresi) Tel :.(ilgili kurum ya da kurulusun) (Tüm sayfalar yetkili imzası ya da parafı taşıyacaktır)
T.C SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ISPARTA İLİ ŞARKİKARAAĞAÇ İLÇESİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞI
T.C AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI SOSYAL YARDIMLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ISPARTA İLİ ŞARKİKARAAĞAÇ İLÇESİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞI BELİRSİZ SÜRELİ PERSONEL ALIM İLANI Isparta İli
TARIMDA İŞ ARACILIĞI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, tarım aracılığı için izin
TARIMDA İŞ ARACILIĞI YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı, tarım aracılığı için izin verilmesi ve bunların çalışma ve denetimi ile tarım aracısı,
AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN
AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN Afyon Kocatepe Üniversitesi Ahmet Necdet Sezer Araştırma ve Uygulama Hastanesi Sözleşmeli Personel Alım İlanı Sözleşmeli personel çalıştırılmasına ilişkin olarak
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı: /25606 BİRİNCİ BÖLÜM
ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİNE DAİR KANUNUN UYGULANMASINA İLİŞKİN YÖNETMELİK Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi/Sayısı: 07.10.2014/25606 BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1- Bu Yönetmeliğin amacı, 10/6/2004
Karayolu Taşıma Yönetmeliği Karayolu Taşıma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik
Karayolu Taşıma Yönetmeliği 25.05.2018 ESKİ HÜKÜMLER Yetki belgesi sahiplerinin ortak yükümlülükleri MADDE 40 (15) Emniyet Genel Müdürlüğünün elektronik kayıtlarında geçerli Araç Tesciline İlişkin Geçici
PTT A.Ş. PERSONEL ALIM İLANI
PTT A.Ş. PERSONEL ALIM İLANI Şirketimiz Merkez ve Taşra Teşkilatına 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın Bakanlar Kurulunca 04/10/2013 tarih ve
Çevre Denetimi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına İlişkin Yönetmelik
ÇEVRE DENETİMİ YÖNETMELİĞİ Resmi Gazete : 05.01.2001 tarih ve 24631 sayı (mükerrer) BİRİNCİ BÖLÜM İKİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Denetime Tabi Kuruluş ve İşletmeler ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Çevre Denetiminin
GELENEKSEL VE TAMAMLAYICI TIP UYGULAMALARI YÖNETMELİĞİ DENETİM İŞ VE İŞLEMLERİ REHBERİ
GELENEKSEL VE TAMAMLAYICI TIP UYGULAMALARI YÖNETMELİĞİ DENETİM İŞ VE İŞLEMLERİ REHBERİ Bu çalışmanın amacı, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmeliği kapsamında yapılacak olan denetim faaliyetleri
ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI ZABITA MEMURU ALIM İLANI. GİH Ortaöğretim kurumlarından (lise veya dengi okul) mezun olmak.
ÜMRANİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI ZABITA MEMURU ALIM İLANI Ümraniye Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye Zabıta Yönetmeliği hükümlerine
PTT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONEL ALIM İLANI
PTT A.Ş. GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PERSONEL ALIM İLANI Şirketimiz Taşra Teşkilatına, 657 sayılı Kanun ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine tabi olmaksızın Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim
TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI MESLEK İÇİ EĞİTİM ve BELGELENDİRME YÖNETMELİĞİ
TMMOB JEOFİZİK MÜHENDİSLERİ ODASI MESLEK İÇİ EĞİTİM ve BELGELENDİRME YÖNETMELİĞİ Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Jeofizik mühendisleri Odası Meslek İçi Eğitim ve Belgelendirme Yönetmeliği 12 Nisan
SİRKÜLER İstanbul, Sayı: 2017/094 Ref: 4/094
SİRKÜLER İstanbul, 29.05.2017 Sayı: 2017/094 Ref: 4/094 Konu: SERBEST BÖLGELERDE ÇALIŞACAK YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİNE DAİR YÖNETMELİK YAYINLANMIŞTIR 27.05.2017 tarih ve 30078 sayılı Resmi Gazete de
5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik
5188 Sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve Kanunun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik Önsöz Securitaris Güvenlik Hizmetleri olarak, dünyanın dört bir yanında verdiğimiz hizmetin değişmez dayanağı,
T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU MÜDÜRLÜĞÜ KISMİ ZAMANLI ÖĞRENCİ ÇALIŞTIRMA USUL VE ESASLARI HAKKINDAKİ YÖNERGE
T.C. PLATO MESLEK YÜKSEKOKULU MÜDÜRLÜĞÜ KISMİ ZAMANLI ÖĞRENCİ ÇALIŞTIRMA USUL VE ESASLARI HAKKINDAKİ YÖNERGE Amaç ve kapsam MADDE 1 - (1) Bu Yönerge, yükseköğretim kurumlarında 2547 sayılı Yükseköğretim
d) Hakem Heyeti: Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyetini, e) Kanun: 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununu,
Türkiye Bankalar Birliği Müşteri Şikayetleri Hakem Heyeti Tebliği ile Türkiye Bankalar Birliği Bireysel Sözleşmeler Tebliğine Aykırılık Başvurularını Değerlendirme Komisyonu Çalışma Esas ve Usulleri Amaç
T.C. KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ İŞLETME STAJI SÖZLEŞMESİ
T.C. KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ İŞLETME STAJI SÖZLEŞMESİ Genel Hükümler MADDE 1 - (1) Bu sözleşme 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa uygun olarak, mesleki ve teknik eğitim yapan program öğrencilerinin işletmelerde
EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ MADEN MÜHENDİSİ UZMAN YARDIMCISI ALIMI DUYURUSU
EGE İHRACATÇI BİRLİKLERİ MADEN MÜHENDİSİ UZMAN YARDIMCISI ALIMI DUYURUSU 1- Aşağıda yer alan tabloda gösterildiği şekilde Ege İhracatçı Birlikleri Uzman Yardımcılığı kadrosuna 1 (bir) adet Maden Mühendisi
SERBEST BÖLGELERDE YABANCI UYRUKLU PERSONELE VERİLECEK ÇALIŞMA İZİNLERİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR
SERBEST BÖLGELERDE YABANCI UYRUKLU PERSONELE VERİLECEK ÇALIŞMA İZİNLERİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR Amaç, Kapsam ve Dayanak MADDE 1- (1) 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu nun 10 uncu ve Serbest Bölgeler
ALINACAK SÖZLEŞMELİ PERSONELİN
İlanın Yayınlandığı Tarih : 24/12/2012 Son Başvuru Tarihi : 07/01/2013 Sayfa 1 / 10 SABAH GAZETESİ T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN Üniversitemiz bünyesinde, (giderleri özgelirden karşılanmak üzere)
YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN
864 YABANCILARIN ÇALIŞMA İZİNLERİ HAKKINDA KANUN İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA İLİŞKİN KANUN Not: Bu Kanun, Cumhurbaşkanlığının 7.6.2007 tarihli 437 sayılı tezkeresi ile Anayasanın 89 uncu
SONRADAN KONTROL VE RİSKLİ İŞLEMLERİN KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ
SONRADAN KONTROL VE RİSKLİ İŞLEMLERİN KONTROLÜ YÖNETMELİĞİ Başbakanlık (Gümrük Müsteşarlığı) tan:27.10.2008 tarih ve 27037 sayılı R.G. Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar MADDE 1 (1) Bu
T.C. KIRKLARELİ ÜNİVERSİTESİ VİZE MESLEK YÜKSEKOKULU İŞLETME STAJI SÖZLEŞME FORMU
ÖĞRENCİNİN Fakülte/Yüksekokul/MYO Adı Kayıtlı Olduğu Program T.C. Kimlik Numarası Adı Soyadı Öğrenci Numarası E-posta Adresi İkamet Adresi STAJ YAPILAN İŞLETMENİN Adı Adresi Üretim/Hizmet Alanı Çalışan
SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI
SÖĞÜT BELEDİYESİNE İLK DEFA ATANMAK ÜZERE MEMUR ALIM İLANI Söğüt Belediye Başkanlığı bünyesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi olarak istihdam edilmek üzere; Belediye İtfaiye Yönetmeliği ve
ÇALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI
Sirküler Rapor 17.05.2013/111-1 ÇALIŞANLARIN İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİNİN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK YAYIMLANDI ÖZET : Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları
2014 YILI PLANLAMA İLANI KAPSAMINDA AÇILACAK ÖZEL SAĞLIK KURULUŞU BAŞVURU ŞARTLARI İLE HAK SAHİPLİĞİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR
2014 YILI PLANLAMA İLANI KAPSAMINDA AÇILACAK ÖZEL SAĞLIK KURULUŞU BAŞVURU ŞARTLARI İLE HAK SAHİPLİĞİNİN BELİRLENMESİNE İLİŞKİN USUL VE ESASLAR Bakanlığımız internet sitesinde yayımlanan 2014 yılında Yeni
