ORTADOĞU DA KÜRTÇE RADYO YAYINLARI: ERİVAN RADYOSU ÖRNEĞİ ( )

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ORTADOĞU DA KÜRTÇE RADYO YAYINLARI: ERİVAN RADYOSU ÖRNEĞİ ( )"

Transkript

1 T.C. MARMARA ÜNİVERSİTESİ ORTADOĞU ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ SİYASİ TARİHİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ ORTADOĞU DA KÜRTÇE RADYO YAYINLARI: ERİVAN RADYOSU ÖRNEĞİ ( ) YÜKSEK LİSANS TEZİ ALİ AĞCAKULU DANIŞMAN YRD. DOÇ. DR. ALİ SATAN İSTANBUL, 2012

2

3 ORTADOĞU DA KÜRTÇE RADYO YAYINLARI: ERİVAN RADYOSU ÖRNEĞİ ( ) İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... 9 GİRİŞ BİRİNCİ BÖLÜM ORTADOĞU VE KÜRTLER SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ NDE KÜRESEL VE BÖLGESEL GÜÇLERİN ORTADOĞU POLİTİKALARI SOĞUK SAVAŞ SSCB ve ABD NİN ORTADOĞU POLİTİKALARI OSMANLI DEVLETİ NDEN TÜRKİYE YE KÜRT POLİTİKASI İRAN IN KÜRT POLİTİKASI KÜRTLER ve KÜRTLERİN YAŞADIĞI BÖLGENİN JEOPOLİTİĞİ KÜRT BOYLARI TÜRKİYE DEKİ KÜRT AŞİRETLERİ ve YAŞADIKLARI YERLER MUNZUR DAĞLARI BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER GÜNEYDOĞU TOROS DAĞLARI BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER KARACADAĞ BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER AĞRI DAĞI BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER HAKKÂRİ DAĞLARI BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER BİRLİK OLMAYAN AŞİRETLER İÇ ANADOLU DA YAŞAYAN KÜRTLER KÜRTÇE VE LEHÇELERİ DİN VE MEZHEPLER SÜNNİ KÜRTLER Şİİ KÜRTLER ALEVİ KÜRTLER

4 YEZİDİ KÜRTLER YARİSANİ KÜRTLER İKİNCİ BÖLÜM KÜRTLERE YÖNELİK RADYO YAYINLARI ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE PROPAGANDA ABD ETKİSİNDEKİ KÜRTÇE RADYO YAYINLARI LEVANT RADYOSU ŞARKÜ L-EDNÂ RADYOSU BAĞDAT RADYOSU ( ): İRAN RADYOLARI SSCB ETKİSİNDEKİ KÜRTÇE RADYO YAYINLARI KIZIL KÜRDİSTAN RADYOSU KAHİRE RADYOSU BAĞDAT RADYOSU (1958 DEN SONRA) TİFLİS VE GÜRCİSTAN ERİVAN RADYOSU GİZLİ RADYO YAYINLARI TÜRKİYE DE KÜRTÇE RADYO YAYINININ PLANLANMASI ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ERİVAN RADYOSU ERİVAN RADYOSU KISA TARİHİ RUSYA NIN SESİ RADYOSU SOVYETLERİN ERİVAN DAKİ ÇALIŞMALAR SOVYETLER BİRLİĞİ NİN YETİŞTİRDİĞİ KÜRT AYDINLAR LATİN HARFLERİYLE KÜRTÇE ALFABE ÇALIŞMALARI REYA TEZE (YENİ YOL GAZETESİ) KÜRDOLOJİ AKADEMİSİ ERİVAN RADYOSU ERİVAN RADYOSU NUN YAYINLARI PROPAGANDA BÖLÜMÜ KÖY YAŞAMI VE KOLHOZLAR

5 3.3.3 EDEBİYAT KÜLTÜR DENGBEJLER VE ESERLERİ METRAN İSA GENÇ HALİL İLE EDULE NEVALA KEREMÜSE ÇATIŞMASI ELİYE ÜNİSLARIN İSYANI FERZENDE BEY SONUÇ KAYNAKÇA EK I FOTOGRAFLAR VE ŞEKİLLER EK II TEMUR MURADOV İLE 25 NİSAN 2012 TARİHİNDE DİYARBAKIR DA YAPILAN MÜLAKAT

6 KISALTMALAR ABD: Amerika Birleşik Devletleri CENTO: Central Treaty Organization (Merkezi Antlaşma Teşkilatı) İP: İşçi Partisi MED TV: Med Televizyonu, Kürtçe Televizyon Kanalı NATO: North Atlantic Treaty Organization (Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı) NÛÇE TV: Haber Televizyonu, Kürtçe Televizyon Kanalı PKK: Partiye Kârkıran Kürdistan (Kürdistan İşçi Partisi) ROJ TV: Gün Televizyonu, Kürtçe Televizyon Kanalı SSCB: Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği STERK TV: Yıldız Televizyonu, Kürtçe Televizyon Kanalı TDV: Türkiye Diyanet Vakfı TİP: Türkiye İşçi Partisi TKP: Türkiye Komünist Partisi TKSP: Türkiye Kürdistan ı Sosyalist Partisi VOA: Voice of America (Amerika nın Sesi) 4

7 ÖZ Çok kötü örülmüş bir duvara benzetilen Ortadoğu daki uluslararası sınırlar ile gerçek unsurlar arasındaki pergelin en fazla açılan ucu Mezopotamya coğrafyasında yaşayan Kürtlerin mukadderatı, birlikte yaşadıkları devletlere (Türkiye, Irak, İran ve Suriye) göre şekillenmiştir. Özellikle Soğuk Savaş döneminde Küresel Güçler, tarihi emellerini gerçekleştirmek için, Kürtler üzerinden planlarını uygulamaya koymuşlardır. Geleceği şekillendirmek üzere yapılan bu planlarda, propaganda aracı olarak, radyo yayınları önemli bir yer tutmuştur. Hem Sovyetler Birliği nin etkisi ve desteği ile hem de ABD ve müttefiklerinin yönlendirmesi ve katkısı ile Soğuk Savaş döneminde birçok yerde radyo yayınları yapılmıştır. Bu yayınların; siyasi, sosyal ve kültürel etkilerini, günümüzde de, kuvvetli bir şekilde devam ettirdikleri düşünülmektedir. Problemin Tanımı Erivan dan yayın yapan Kürtçe radyo yayınlarının muhtevası ve etkileri hakkında araştırma yapılmıştır. Erivan Radyosu nun yayınları ve bu yayınların bölgeye etkisi problemin merkezini oluşturmaktadır. Çalışmanın Amaç ve Önemi Günümüzde Medya, Dördüncü Kuvvet olarak adlandırılmaktadır. Medya araçları içerisinde radyo, ortaya çıktığı dönem itibari ile en etkili iletişim organı olmuştur. Küresel güçler bu yayın organını etkili bir biçimde kullanmışlardır. Bu tezin amaçlarından biri, Soğuk Savaş ta Kürtlere yönelik yapılan radyo yayınlarını ve bu yayınların Kürtler üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmaktır. Her devletin, kendi vatandaşlarına yönelik yapılan yayınlar konusunda bilgi sahibi olması gerekmektedir. Ancak Türkiye de 1955 yılından beri sürekli Kürtçe yayın yapan bir radyonun yayınları konusunda herhangi bir bilimsel çalışma yapılmamıştır. Dolayısı ile bu çalışma literatüre ilk defa kazandırılmış bir çalışmadır. 5

8 Araştırma Sorusu Türkiye de inşa olunan modern Kürt milliyetçiliğinin temellerinin atılmasında ve bu milliyetçiliğin gelişmesinde Erivan Radyosu nun yayınlarının etkisi var mıdır? Metodoloji Bu tez, literatür taraması ve mülakata dayalı bir çalışmadır. Soğuk Savaş döneminde küresel ve bölgesel güçlerin Ortadoğu ve Kürt politikaları ile bu güçlerin Kürtlerle olan ilişkileri değerlendirilmiştir. Kürtlerin sosyal yapıları, tarihi, dilleri ve inançlarına dair hatırlatıcı bilgiler verilerek, bu unsurların radyo yayınları ile nasıl değişime uğradıkları anlatılmıştır. Anahtar Kelimeler: Soğuk Savaş, Kürt, Kürtçe, Kürtçe Radyo, Erivan Radyosu, Yezidi, Kürt Milliyetçiliği, Propaganda, Ortadoğu. 6

9 ABSTRACT Middle East is often likened to a badly built wall. This is a region where the international borders and facts on the ground often do not correspond to each other and this incoherence is most evident in the case of Kurds living in the Mesopotamia whose fate is largely shaped by the states (Turkey, Iraq, Iran and Syria) they live in. Particularly during the Cold War era, global powers used Kurds in order to execute their plans. These plans were made in order to shape the future and radio broadcasts had an important role as an instrument of propaganda. Throughout the cold war radio broadcasts had been done in many different places both by the support and influence of the Soviet Union and by the assistance and influence of United States and its allies. It is considered that the social, political and cultural effects of these broadcasts are still alive. Problem Definition Research is conducted on the content and effects of the Kurdish radio broadcasts coming from Yerevan. Broadcasts of Radio Yerevan and the effects of these broadcasts on the region constitute the center of the problem. Purpose and Importance of the Study In today s world, media is often called as the "Fourth Estate". At the time of its emergence, radio has been the most influential organ of communication among various media organs. Global powers used this media organ effectively. One of the aims of this thesis is to reveal the radio broadcasts targeting the Kurds during the Cold War period and the effects of these broadcasts over the Kurds. Each state should be aware of the publications and broadcasts targeting their own citizens. However, there has not been any scientific study in Turkey on the broadcasts of a radio which broadcasts in Kurdish continuously on since Therefore, this study provides a novel contribution to the literature. Research Question Do the broadcasts of Radio Yerevan have an influence on the construction and evolution of the modern Kurdish nationalism in Turkey? 7

10 Methodology This thesis is a study based on literature review and interviews. Kurdish and Middle Eastern policies of the global and regional powers during the Cold War and the relation of these powers with the Kurds are evaluated. Introductory information is provided on the social structure, history, languages and belief systems of Kurds and changes incurred on these elements by the radio broadcasts are described. Keywords: Cold War, Kurd, Kurdish, Kurdish Radio, Radio Yerevan, Yezidi, Kurdish Nationalism, Propaganda, Middle East. 8

11 ÖNSÖZ Avrupa dan yayın yapan ve PKK nın yayın organları olan MED TV ve kapanınca onun yerine kurulan ROJ TV, Türkiye nin iç ve dış siyasetini etkilemiştir. Türkiye de bu yayınları engellemek için diplomatik çalışmalar yapmıştır. Bu diplomatik çalışmalar netice vermiş, ancak kapanan televizyon kanalları yerine yeni kanallar açılmıştır. En son Ocak 2012 de ROJ TV nin kapatılması ile yerine, STERK TV ve NÛÇE TV adında iki ayrı televizyon kanalı açılmıştır. Türkiye nin bu mücadelesi, dikkatleri Kürtçe yayıncılığa çevirmiştir. Kısa bir araştırmadan sonra, Kürtçe televizyonculuktan çok önce Kürtçe radyo yayınlarının yapıldığı görülmüştür. Birçok ülkeden yapılan Kürtçe radyo yayınları olmuş ama bu radyo yayınları arasında, Türkiye yi en çok etkileyen ise Erivan Radyosu olmuştur. Mesela, Özgür Gündem gazetesi ( ) bir yazıda, Erivan Radyosu nun Kürt Uyanışının ve Başkaldırısının temelini attığından bahisle onun Kürtlerin hafızası olduğunu; tarihini, kültürünü, sanatını ve bilincini canlı tuttuğu söylüyordu. Yüksek lisans tezine konu olan, Erivan Radyosu hakkında çalışmalara başlanınca ciddi anlamda kaynak sıkıntısı ile karşılaşıldı. Bu konu ile ilgili yapılmış herhangi bir çalışmanın da olmadığı ortaya çıktı. Bilgi Edinme Kanunu çerçevesinde müracaat edilen ilgili bazı kamu kuruluşları, ellerinde buna dair bir bilginin olmadığını belirtiyorlardı. Bu konu ile alakalı olarak müracaat edilebilecek ve bilgi alınabilecek ancak Erivan Radyosu nun çalışanları olabilirdi. Burada da benzeri sıkıntılarla karşılaşıldı. Öncelikle incelenen dönemde, radyoda çalışanların bir kısmı hayatta değildi. Bir kısmı ise bu konuları anlatabilecek vukufiyete sahip değildi. Hepsi de yurtdışında yaşıyorlardı. Zaten radyo çalışanlarının sayısı da parmakla sayılabilecek kadardı. Nihayet en isabetli isimlerden biri olan Temur Muradov a ulaşıldı. Muradov ismi neden önemli idi? Annesi Erivan Radyosu nun ilk kuruluşundan itibaren 27 yıl sunuculuk, babası ise 24 yıl Erivan Radyosu nun şefliğini yapmıştı. Kendisi de 4 yıl bilfiil çalışmıştı. Muradov, Erivan Radyosu nun bütün yayınları bizim evimizde planlanır ve hazırlanırdı diyordu. Muradov ailesinin radyoda çalıştığı dönem, incelenilen dönemi kapsıyordu ve daha yararlı bilgiler verebilecek başka biri de yoktu. Elbette burada da 9

12 sıkıntılar vardı. Muradov, İsveç te yaşıyordu ve Türkçe bilmiyordu. Nihayet bunlar da aşılıp kendisi ile mülakat gerçekleşti. Ortadoğu da yapılan Kürtçe radyo yayınlarının arkasında küresel güçler vardı. Bunun için Soğuk Savaş ve bu dönemde küresel ve bölgesel güçlerin Ortadoğu politikalarına, özellikle Kürt politikalarına değinilerek, küresel güçlerin bu yayınlarla hedefledikleri sonuçlar anlaşılmaya çalışılmıştır. Radyo yayınlarının konusu Kürtler ve Kürtçe olunca; Kürtlerin sosyal yapıları, dilleri ve inançlarının üzerine projektör tutularak, tarihten günümüze Kürtler tanıtılmaya çalışılmıştır. Yoksa Kürtlerin tarihi, dili, inancını araştırmak bizim tez konumuzu aşan bir mevzuudur. Radyo yayınlarının yapılmasının günümüzde Kürtler üzerinde nasıl bir etki yaptığını anlamamız bakımından bu mevzuu önemlidir. İkinci bölümde Soğuk Savaş döneminde Kürtçe yayın yapan radyolar hakkında özet bilgiler verilmiştir. Bu radyolar ABD ve müttefikleri ile SSCB nin kurup ve/veya destek verdiği radyolardır. Bu yayınlarla kendi ideolojilerinin propagandasını yapmışlardır. Üçüncü bölümde ise Erivan Radyosu nun planlanması, kuruluşu, yayınları, bu yayınların içerikleri ile etkileri üzerinde durulmaya çalışılmıştır. Genel bir değerlendirme ile tez bitirilmiştir. 10

13 GİRİŞ Bugün Türkiye nin yaşadığı terör probleminin ve/veya Kürt Meselesi nin sebepleri üzerine çok şey yazılıp söyleniyor. Bu meselenin jeopolitik, ekonomik, etnik ve kültürel temelleri vardır. Bizim üzerinde çalışacağımız alan jeopolitik ve ekonomik sebeplere dayalı ancak etnik ve kültürel zemini besleyen radyo yayınlarıdır. 1 İslam dünyasının, milli devletler vasıtasıyla moderniteye geçişini teşvik eden ve topluma modern bir kimlik vermeye çalışan elitler, 20. yüzyılda aktif roller oynamışlardır. 2 Kürtlerde ise elit kesimi aşiret liderleri temsil ediyordu. Batının Kürtler için tasarladıkları Ulus Devlet projesi, 3 aşiret liderlerinin Osmanlı Devleti nden yana tavır sergilemesinden dolayı akim kalmıştır. Kürtler açısından Elit Problemi yaşayan Emperyalist güçler, kendileri açısından bu problemi aşmanın zaman alacağının farkındaydılar. Bunun için uzun bir hazırlık dönemine ihtiyaç vardı. Ortadoğu da kullanılmaya müsait bir statüleri olan Kürtler üzerinde küresel güçler, kendi içinde çelişkiler barındıran ama uzun vadede neticeye ulaştıran politikalar uygulamışlardır. Bu politikaları belirleyen temel sebeplerden biri Amerika nın, Sovyetler Birliği ni kuşatma, Sovyetler Birliği nin de bu kuşatmayı yarıp sıcak denizlere inme politikalarıdır. 4 Enternasyonal politikalara sahip Sovyetler Birliği, kendi ideolojisi ile çatışmasına rağmen, Kürt Milliyetçiliğini desteklemiş ve Ortadoğu da kendine bağlı bir Kürt Devleti kurma gayetlerine girmiştir yılında Azerbaycan da Kızıl Kürdistan denemesi ve 1946 da İran da Mahabad Cumhuriyeti ni kurma teşebbüsü, hep Ortadoğu da kendine bağlı bir yapı kurma çalışmalarıdır. 5 NATO ve Bağdat Paktı vesilesiyle güneyden yapılan Amerikan kuşatmasını, Baas hareketinin sosyalist bir hüviyet kazanması 6 ile kuşatan Sovyetler Birliği, eğer Kürtleri kendi sistemlerine dâhil edebilirlerse aradan Türkiye yi çıkarabilecek ve Sosyalist Blok ile 1995, s Ahmet Davutoğlu, Stratejik Derinlik, Küre Yayınları, İstanbul, 2001, s Ira M. Lapidus, Modernizme Geçiş Sürecinde İslam Dünyası, MÜ İlahiyat Fak. Vak. Yay. İstanbul, 1996, s Hejera Şamil, Sovyet Kürtleri Hakkında Tarihi ve Güncel İnceleme! Diaspora Kürtleri, Peri Yayınları, İstanbul, 4 Davutoğlu, s Şamil, s Albert Hourani, Arap Halkları Tarihi, İletişim Yayınları, İstanbul, 1997, s

14 birleşmeyi sağlayacaktı. Bu da tarihi emellerine ulaşmak demekti. Diğer taraftan ABD de tehlikeyi sezmiş olacak ki, Kürtleri yanına çekebilmek için çeşitli projeleri yürürlüğe koymuştur. 7 Kürtlerin milliyetçilik düşüncesinden uzak, ümmetçiliği ağır basan bir tavrı benimsemeleri için Irak taki yerel unsurlarla ilişkilerini sıkılaştırmış ve propaganda faaliyetine girişmiştir. Bu propaganda faaliyetlerini İran da da yoğunlaştırmıştır. 8 Kürtlerin bu düşünceyi benimsemeleri, tıpkı İran ve Türkiye gibi, komünist Sovyetler Birliği ne karşı Amerika nın yanında yer alması demekti. ABD; Türkiye, İran ve Irak ta yaşayan Kürtlere için, de-etnisizasyon politikasını benimsemiştir. 9 Görüldüğü üzere, iki düşman güç Sovyetler ve Amerika kendileri ile çelişen politikalara destek vermişlerdir. Elbette Mezopotamya nın zengin petrol kaynakları ve önemi her geçen gün artan bereketli su rezervleri de küresel ve bölgesel güçlerin iştahını kabartan ayrı bir sebeptir. Kürt adı, Türkiye de yaşayan Kurmanclar ın ve Zazalar ın kendileri için kullandıkları bir ad olmadığı gibi, Kürtçe de, kendi dilleri için kullandıkları bir kelime değildi. Elbette tarih boyunca kendine Kürt, dillerine de Kürtçe diyen birileri hep olmuştur. Ama bunların bugün kendilerine Kürt denilen insanların ataları olduğunu savunmak gerçeğin üstünü birilerinin hesabına kapatmak demektir. Muhtemelen tarih boyunca Kürtçeyi en iyi kullanan Goranlar ın ataları Kürt idi. Dilleri de Kürtçe idi. Kürt ve Kürtçe kelimeleri dışarıdan, önce Araplar ve İranlılar, 20. yüzyılda emperyalist güçler ve bölge devletleri tarafından kullanılmıştır. Bu isimlendirmeler hep birilerinin gizli hedeflerine hizmet etmiştir. 10 Zaten Kürtlerin yaşadıkları coğrafyanın genel şartları da Kürtler arasında birlikteliği ifade eden bir kelimenin veya kelimeler grubunun kullanılmasına müsaade etmemektedir. İletişim ve ulaşımın çok zor olduğu dönemleri nazara alacak olursak, Kürtler kendi aşiret yapılarına bağlı bir yaşam sürdürmüşlerdir. Bırakın bütün Kürtleri 7 Mehrdad R. İzadi, Kürtler, Doz Yayınları, İstanbul, 2011, s Philip Kreyenbroek, Christine Allison, Kürt Kimliği ve Kültürü, Avesta Yay. İstanbul, Çev. Ümit Aydoğmuş, s Kreyenbroek, s İzadi, s

15 kucaklayacak düşüncelerin oluşması, farklı bir aşirete karşı dahi münasebetler hep belirli bir çizgi de ve düzeyde kalmıştır. Yaşadıkları dağlık coğrafya, Kürtlerin sosyal yapılarını, dillerini, inançlarını ve kültürlerini ciddi bir şekilde etkilemiştir. 11 Bu coğrafya Türkiye Kürtlerini, beş büyük dağ bölgesine göre şekillendirmiştir. Kürtler, Munzur, Ağrı, Karacadağ, Hakkâri ve Güneydoğu Toros dağlarına göre şekillenmiştir. Bu şekillenme inanç, dil, kültür ve davranış biçimlerini etkilemiştir. Osmanlı Devleti, Kürtleri karakteristik yapılarını en iyi anlayan ve konumlandıran devlettir, denilebilir. Kürtlere karşı uygulanan başarılı politikalarla Kürtleri yanına çekmiş ve aktif olarak istihdam etmiştir. Bu politikaların günümüz idarecilerine hatırlatacağı çok şeyler vardır. Kürtlerin, Ermenilerle olan tarihi ilişkileri ise, Ermenilerin Kürtlerle neden bu kadar yoğun ilgilendiklerine dair işaretler vermektedir. Türkiye de yaşayan ve Kürtçe konuşan milyonlarca vatandaşına karşı Türk Hükümetleri, 2008 yılına kadar resmi olarak Kürtçe yayın faaliyetinde bulunmamış ve kendi vatandaşlarına yönelik yayın yapan radyolara karşı da hiçbir ciddi girişimde bulunmamıştır. Bu ihmalin ve 60 yıldır devam Kürtçe yayınların, Kürtlerin reflekslerini ve hareket tarzlarını etkilediği muhakkaktır. Soğuk Savaş döneminde yapılan Kürtçe yayınların Kürt ulusal bilincinin doğup gelişmesine önemli bir katkısı olduğu muhakkaktır. Ortadoğu da Kürtlere yönelik birçok radyo yayını yapılmıştır. Ancak bu yayınlardan etkili olan ve varlığını devam ettirenler ABD ve SSCB nin yaptığı ya da destek verdiği yayınlardır. Her iki güç Kürtleri kendi politikaları doğrultusunda şekillendirmek için yayın yapmışlardır. ABD, Kürtlerin de-etnisizasyonu ve muhafazakârlaşması için 12 ve Sovyetler Birliği ise Kürtlerin uluslaşması için radyo yayınları yapmışlardır. Özellikle SSCB, 11 İzadi, s Kreyenbroek, s

16 radyo yayınları için ciddi zemin ve kadro çalışmaları yaptıkları anlaşılmıştır. Bu altyapı hazırlandıktan sonra ise yayınlar bütün Mezopotamya'ya ulaştırılmış ve uzun yıllar içinde Kürtler üzerinde derin etkiler bırakmıştır. 14

17 1. BİRİNCİ BÖLÜM 1. ORTADOĞU VE KÜRTLER 1.1 SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ NDE KÜRESEL VE BÖLGESEL GÜÇLERİN ORTADOĞU POLİTİKALARI SOĞUK SAVAŞ İkinci Dünya Savaşı na müttefik olarak giren SSCB ve ABD, bu savaştan yeryüzünün iki büyük devleti olarak çıkmışlardı. 13 Marksist-Leninist benimseyen Ruslar, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra, Asya'da, Avrupa'da ve dünyanın öteki herhangi bir bölgesinde önem kazanan komünist akımlarla ilgilenme lüzumu duymuşlardı. Amerikalılar ise ulusların kendi kaderlerine kendilerinin karar vermeleri gerektiğini bildiren Wilson prensibini ve devletlerin birbirlerinin toprak bütünlüğüne ile bağımsızlıklarına saygı göstermeyi tavsiye eden Milletler Cemiyeti antlaşmasının 10. maddesini 14 savunma adına komünizmin dünya çapındaki yayılma hareketini engellemeleri gerektiğini düşünmüşlerdi. 15 Soğuk Savaş kökeni itibari ile sadece bir Sovyet-Amerikan mücadelesi de değildi. ABD, Avrupa'ya kendi beklentilerini kabul ettirmek için girmemişti. Amerikan etkisi büyük ölçüde Batı Avrupalıların kendi inisiyatifleriyle şekillenmişti. Örneğin, Batı Avrupa savunma birliğinde Amerika'nın da yer alması için ısrar eden İngiltere idi. Buna bir de Doğu Avrupa da Sovyet yayılmacılığının eklenmesi, Amerikalıların güvenlik düzenlemelerinde, içinde SSCB nin de bulunduğu, tüm galip devletlerle işbirliğine dayalı fikirlerini hızla değiştirmiştir. Ortaya bir tarafta ABD ile Batı Avrupa, diğer tarafta SSCB ve Doğu Avrupa arasındaki farkları vurgulayan bir sistem çıkmıştı. Avrupa bağlamında bunun iki anlamı vardı. Truman yönetimi Batı Avrupa'nın iyileştirilmesini, uluslararası istikrar ve Amerikan refahı için, bir ön koşul olarak 13 Fahir Armaoğlu, 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi, Ankara, İş Bankası Kültür Yayınları, 9. baskı, 1997, s Armaoğlu, s William H. Mcneill, Dünya Tarihi, İmge Kitapevi, İstanbul, 1998, Çev. Alâeddin Şenel, s

18 görüyordu. Sovyetlerin güvenlik ve istikrar arayışları kaçınılmaz olarak Amerikan hedefleriyle çatışıyordu. 16 Truman, ABD politikasını, "özgür insanlara, onlara totaliter rejimleri zorla kabul ettirme amacı güden saldırgan hareketler karsısında, kendi kurumlarını ve bütünlüklerini korumaları için yardım etmek" olacağını söylüyordu. Eisenhower şöyle diyordu: "İyilik ve şer güçleri tarihte ender görülen bir biçimde yığılmış, silahlanmış ve birbirleriyle karşı karşıya gelmişlerdir. Özgürlük tutsaklığın karşısına, aydınlık karanlığın karşısına dikilmektedir SSCB ve ABD NİN ORTADOĞU POLİTİKALARI Soğuk Savaş döneminde, Amerika-Sovyet kutuplaşmasının Ortadoğu da başladığı ilk yerlerden birisi şüphesiz İran toprakları olmuştur. ABD, kuzey İran daki Sovyet işgaline ( ) karşı İran a her türlü desteği vermiştir. SSCB nin, İran dan birliklerini çekmekteki isteksizliği, ABD yi Ortadoğu da İngiltere nin bıraktığı boşluğu doldurmaya itmiştir. 18 Ortadoğu daki ABD ve SSCB rekabetini dört temel sebebe bağlayabiliriz. Birincisi, ABD nin SSCB yi kuşatma ve SSCB nin de bu kuşatmayı yarma politikasıdır. İkincisi, Ortadoğu nun zengin petrol kaynaklarından azami derecede yararlanma niyetleridir. Üçüncüsü, İkinci Dünya Savaşı ndan sonra bağımsızlıklarını kazanan devletlere kendi rejimlerini yayma düşüncesidir. Dördüncüsü ise İsrail Devleti nin kurulmasından sonra, bu devletin güvenliğini sağlama politikalarıdır. 19 II. Dünya Savaşı ndan sonra, SSCB, İran a yerleşme çabalarına girmiştir. 20 Bu tecrübeden ders alan ABD, Sovyetlerin Ortadoğu ya yayılmasını engellemenin bir zorunluluk olduğunu düşünmüştür. Bunun için SSCB yi, güneyden çevreleme 21 ve 16 Antony Best, Uluslar arası Siyasi Tarih, Yayın Odası, İstanbul, 2008, Çev. Taciser Ulaş Belge, s Paul Kennedy, Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri, İş Bankası Yayınları, Ankara, 1998, Çev. Birtane Karanakçı, s Lapidus, s Davutoğlu, s Armaoğlu, s Best, s

19 yerinde tutma politikası güden ABD, SSCB ye yakın iki ülke olan Türkiye ve İran ile daha yakından ilgilenmiştir yılında Türkiye ve Yunanistan ın NATO ya kabul edilmesi ve ardından 1955 yılında Irak hükümeti, İran, Türkiye ve İngiltere ile Bağdat Paktı nın kurulması SSCB yi güneyden çevreleme ve Ortadoğu üzerinden sıcak denizlere inmesini engelleme faaliyetleridir. 23 SSCB ise daha ziyade Türkiye ve İran ile yapılan bu kuşatmayı yarıp sıcak denizlere inme politikası gütmüştür lerin ortasında Ortadoğu da Baas Partisi nin Sosyalist bir hüviyet kazanması ile Arap Devletleri ni yanına çeken SSCB, ABD nin kuşatmasını, güneyden kuşatmıştır. 25 SSCB bu Amerikan kuşatmasını yarmak için ayrıca Türkiye, İran ve Irak taki Kürtçü akımlara destek vermiş ve Mezopotamya da kendi bağlı bir yapı kurmak için çalışmalar yürütmüştür. İran, Türkiye ve Irak ta çok sayıda Sosyalist Kürt Hareketi nin olması bunun kanıtıdır. 26 Ortadoğu daki ABD ve Sovyet rekabetinin en önemli nedenlerinden biri de enerji yani petrol rekabetidir. İran da ilk kez 1909 da İngiliz-İran işbirliği ile petrol çıkarılmaya başlanmıştır te de Abadan da petrol rafinerisi kurulmuş, böylece İran petrol üretimi İngilizlerin kontrolü altına girmişti. 27 İran ın zengin petrol yataklarından pay almaya çalışan SSCB, 1946 da İran dan çekilirken imzaladığı bir anlaşma ile İran petrollerinin % 51 ine ortak olmuştur. Ancak SSCB nin çekilmesinden sonra, ABD nin de desteğini alan İran yaptığı bu gizli anlaşmayı reddetmiştir. 28 Böylece İran petrolleri üzerindeki rekabet biraz daha kızışmış oluyordu. Osmanlı Devleti nin yıkılmasından sonra kurulan Manda yönetimlerinden biri olan Irak ta da İngilizler 1939 a gelindiğinde ciddi oranda petrol çıkarıyorlardı. Bunun anlamı Avrupa için Ortadoğu nun hammadde kaynağı olarak öneminin artmasıydı. 29 Kürtlerin yaşadıkları Mezopotamya nın da dünya 22 Bernard Lewis, Ortadoğu, Arkadaş Yay. 5. Baskı, Ankara, 2007, Çev. Selen Y. Kölay, s Lewis, Ortadoğu, s Davutoğlu, s Hourani, s Armaoğlu, s Lapidus, s Armaoğlu, s Hourani, s

20 petrol rezervlerinin % 8 ine sahip olması da küresel güçlerin Kürtlere duydukları alakanın sebeplerinden biridir. 30 Birinci Dünya Savaşı ndan sonra Ortadoğu da kurulan Manda yönetimlerinin en önemli hedeflerinin başında, sözde bağımsızlıklarını, gerçek bağımsızlığa dönüştürmek geliyordu. İngiltere ve Fransa nın bu topraklardan çekilmesi ile 1950 li yılların başında tam bağımsızlık süreci tamamlanabilmiştir. 31 Emperyalist devletlerden nispeten kurtulan bu yönetimler, (Irak, Suriye ve Mısır) antiemperyalist SSCB yakın ilişkiler kurmaya çalıştığında genelde iyi karşılandılar. Bir müddet sonra SSCB, elde ettiği avantajı, antlaşmalar imzalayarak ve askeri üs bulundurma hakkı elde ederek, değerlendirdi. SSCB nin Arap ülkelerine yaklaşması, Baas Partisi nin sosyalist bir hüviyet kazanması ile meyvesini vermiştir. 32 Böylece bölgenin medeniyet ve din temelli kültürel yapısının yerini sosyalist ideolojinin yönlendirdiği Baasçı ve Nasırcı diktatoryal yapılar almıştır. 33 Küresel ölçekli bu jeopolitik kutuplaşma, İsrail in kurulması ve hızlı bir yayılma stratejisi takip etmesi ile yeni bir gerilim hattı oluşmuştur. 34 Belki de Kürt meselesi veya PKK terörü dikkatleri İsrail den, Kürtlerin yaşadıkları bölgeye çevirme gayretidir. Ortadoğu da Filistin merkezli problemi, Mezopotamya merkezli bir probleme dönüştürmek ve dikkatlerin buraya yoğunlaşmasını sağlamak da Kürt meselesinin sebepleri arasındadır. 35 Soğuk Savaş ta Ortadoğu her iki gücün sık sık karşı karşıya geldiği bir alan olmuştur. İsrail de bu küresel güçlerin karşı karşıya geldiği Ortadoğu daki merkezlerden biridir. İsrail ile komşu Arap ülkeleri arasında ve 1967 de patlak veren her iki savaşta da, Yahudiler Arapları yendiler. 1967'de savaşı kazanan İsrail orduları, Yahudilerin denetimi altındaki toprakları Süveyş Kanalı'na ve Ürdün Irmağı'na kadar genişlettiler, daha önce Arap ve İsrail bölgelerine ayrılmış olan Kudüs kentinin tümünü 30 Abdurranman Qasımlo, Kürtler ve Mezopotamya, Avesta Yayınları, İstanbul, 2009, s Lewis, Ortadoğu, s Lewis, Ortadoğu, s Davutoğlu, s Davutoğlu, s Davutoğlu, s

21 ele geçirdiler. 36 Arkası gelmeyen Arap İsrail savaşları, silahlanma yarışını da beraberinde getirmiştir. İsrail, güçlü Yahudi lobilerinin etkisinden dolayı, İsrail yanlısı duyguların güçlü olduğu ABD ye yanaştı. Böylece ABD, İsrail in başlıca diplomatik, strateji ve mali kaynağı olmuştur. 1970'te, İsrail, ABD den silah almaya başlayınca, diğer Arap ülkeleriyle birlikte Mısır da Sovyetler Birliği'nden silah almaya başladı. Böylece silahlanma yarışında iki büyük devlet birbirlerinin karşısındaki eski yerlerini aldılar. 37 Ortadoğu daki bu kutuplaşma, de facto sınırlar içinde yaşayan ve bir türlü istikrar kazanamayan Kürtler açısından tam bir trajedi olmuştur. 38 Önce Ruslar, yönetim değişikliği olunca Sovyetler, sıcak denizlere inmek için Kürtleri, körfeze doğru derinlemesine bir hat üzerinde konumlanmasından dolayı ele geçmez bir fırsat olarak görüyordu. 39 Kürtler 1813 yılında Rusya ya ilk göçlerini gerçekleştirmişlerdi. Bunlar Kürtlerin, Osmanlı Devleti ile problemli olanları idi ve çoğunluğunu Yezidiler oluşturuyordu. Daha sonra da 1832, 1878 ve 1915 ten sonra olmak üzere çeşitli tarihlerde göç etmişlerdir. Bunun üzerine Rus Hükümeti, Kürtlerle iyi ilişkiler kurmalarının ve onları kendi yanlarına çekmenin politik çıkarlarına uygun olacağını düşünmüştür. 40 Hatta 1829 yılında Rus birlikleri içinde 4 bölük Kürt gücü vardı. Komutanı Rus olan bu bölüğün komutan yardımcısı Kürt idi. 93 Harbinde de bir Kürt bölüğü vardı. 41 Daha sonra da bir devletleri olmayan bu Kürtleri, kendi sistemlerinde konumlandırmak için 1923 yılında Azerbaycan da Kızıl Kürdistan Özerk Eyaleti ni kurmuş, 42 bunun başarısızlığından sonra, 1946 yılında İran da Mahabat Cumhuriyeti nin kurulmasına yardım etmiştir. 43 Bunun da başarısız olmasından sonra Irak ta Mele Mustafa Barzani ye destek vererek yeni bir atılım başlatmıştır. Türkiye içinde de Sosyalist Kürt hareketlerine ve en nihayetinde PKK ya destek vererek kendi emellerini gerçekleştirmeye çalışmıştır. 36 Mc Neill, s Lewis, Ortadoğu, s Davutoğlu, s Davutoğlu, s V. V. Minorski, Kürtler, Komal Yay, İstanbul, 1977, s Minorski, s Şamil, s Armaoğlu, s

22 ABD, Sovyetlerin bu faaliyetlerinden rahatsız olmuş, Kürtlerin Sovyetlerin yanında konumlanmasına razı olmamıştır. Sovyetleri bulundukları yerde tutma stratejisinden dolayı Kürt Meselesinde Ortadoğu daki mevcut statükoyu koruma refleksi ile hareket etmiştir. NATO, Bağdat Paktı ve sonra CENTO hep bu statükoyu muhafaza gayretleri olarak değerlendirilebilir. 44 SSCB nin Kürtlere yönelik kültürel faaliyet ve propagandalarına aynı dilden cevap vermiştir. VOA (Voice of Amerika) Kürtçe radyo yayınlarına başlamış ve bu yayınlar İran üzerinden Türkiye ye içlerine kadar ulaşmıştır. 45 Petrol ve su rezervleri üzerinde oturan Kürtlerin, Sovyetlerle beraber hareket etmesi, hem bu enerji kaynaklarının elden gitmesine hem de Rusların tarihi emellerinin gerçekleşmesine sebep olacaktı. Bu da ABD nin Ortadoğu yu kaybetmesi anlamına gelmekteydi. Bunun için Kürtler ilişkisini sıkılaştıran ABD, Soğuk Savaş tan sonra özellikle Kuzey Irak merkezli Kürt hareketlerini kendi inisiyatiflerine almıştır OSMANLI DEVLETİ NDEN TÜRKİYE YE KÜRT POLİTİKASI II. Bayezid in İdris-i Bitlisi yi Özel Nişancı olarak ataması ve O nun da Heşt Bihişt adlı tarih kitabını yazması, Osmanlı Devleti ile Kürt ilişkilerinin resmi başlangıcı olarak kabul edilebilir. Yavuz Sultan Selim in hizmetinde ve onun şark politikasında danışmanlıkta bulunan İdris-i Bitlisi, 1514 yılında gerçekleştirilen İran seferine ve Çaldıran Savaşı na katıldı. Zaferden sonra öncü kuvvetlerle Tebriz e gidip şehri teslim alıp, Osmanlı padişahını karşıladı. Savaşlardaki yararlılıklarından dolayı kendisine Diyarbakır merkezli Arap ve Acem Kazaskerliği verildi. İdris-i Bitlisi ye çok iyi güvenen Yavuz, ona üzeri tuğralı boş kâğıtlar göndermiş ve bunların kendisi tarafından doldurularak aşiretlere verilmesini istemiştir. 47 Kanuni döneminde Tebriz, Bağdat, Erivan, Karadağ bölgesi ve İranlıların Şah Tahmasp ın, tekrar işgal ettiği birkaç kale de ele geçirilerek, 48 Kürtlerin, hemen hemen bütününün yaşadığı yerler Osmanlı Devleti nin hâkimiyetine girmiştir. Bu savaşta (1554) Tebriz, Bağdat ve Süleymaniye gibi büyük şehirler ve bazı küçük kaleler Kürt 44 Lewis, Ortadoğu, s Kreyenbroek, s Davutoğlu, s Abdulkadir Özcan, İdris-i Bitlisi, TDV İslam Ansiklopedisi, İstanbul, 1997, c. XXI s Joseph von Hammer, Osmanlı Tarihi, MEB Yayınları, İstanbul, Çev. Mehmet Ata, 1991, c. I, s

23 beyleri tarafından padişah adına fethedilmiştir. Erzurum da konaklayan Padişah ın elini öpen Kürt beyleri padişahın ihsanlarına mazhar olmuşlardır. 49 Osmanlı Devleti nin Kürtleri istihdam ederek doğu sınırlarını koruma gayreti, Devlet-i Âliye nin son dönemlerine kadar devam etmiştir. Bunun son uygulamasını da II. Abdülhamid yapmıştır. II. Abdülhamid Dönemi nde Doğu Anadolu da merkezi otoritenin sağlanması, devletin etkin olabileceği yeni bir sosyopolitik dengenin kurulması, aşiretlerin askeri gücünden faydalanılması, bölgede Ermenilerin sürdürdüğü faaliyetlerin engellenmesi ve muhtemel bir Rus saldırısına karşı bölge savunmasının güçlendirilmesi için, Hâmidiye Alayları teşkil edilmiştir yılına gelindiğinde büyük çoğunluğu Kürtlerden oluşan altmış beş alay teşkil edilmiştir. Bu alaylar Rus ve İran sınırlarına yerleştirilerek sınır güvenliği sağlanmaya çalışılmıştır. 50 Balkan savaşları, I. Dünya Savaşı ve Milli Mücadele yıllarında bu aşiret alaylarının bazı askeri görevler aldıkları ve Doğu Anadolu nun savunmasına katkıda bulundukları belirtilmektedir. 51 Muhtemelen Milli Mücadelenin doğudan, Erzurum dan başlamasında bu Aşiret Kuvvetleri nin etkisi olmuştur. Mustafa Kemal Paşa nın bu kuvvetleri hesaba katmaması düşünülemez. Mondros Mütarekesi nden sonra işgal edilen Güneydoğu Anadolu topraklarının düzenli ordu kurulmadan önce kurtarılmasında da bu Aşiret Kuvvetleri nin etkisinin olması kuvvetle muhtemeldir. Birinci Dünya Savaşı ndan sonra işgal edilen vatan topraklarını kurtarmak için kurulan Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri içinde Kürtler de yerini almış ve İstiklal Savaşı nda Kürtler aktif rol oynamışlardır. 52 Zaten Lozan Antlaşması nda da İsmet Paşa Türk ve Kürtlerin temsilcisi olduklarını söylemiştir. 53 Ancak, 1924 Anayasası, Ulus Devlet in temelini atmış ve Türkiye Cumhuriyeti nde yaşayanların Ulus Devlet vatandaşlığına dönüştürülmesi vetiresi hızlanmıştır. Türk Ulusal Kimliği nin İnşası için devrimler yapılmıştır. Türkiye de yaşayan bütün Müslüman unsurlar (Boşnak, Arnavut, Kürt, Arap) Türk olarak kabul edilmiş, geri kalan Gayr-i Müslim unsurlar ise 49 Hammer, c. II, s Cezmi Erarslan, Hamidiye Alayları, TDV İslam Ansiklopedisi, İstanbul, 1997, c. XV, s Erarslan, DİA, c. XV, s Hikmet Özdemir, Türkiye Cumhuriyeti, İstanbul, İz Yayıncılık, 1995, s Özdemir, s

24 Türk vatandaşı olarak kabul edilmiştir. Herkesi Türk kabul etme yani Türkleştirme politikasından en fazla etkilenen unsur Kürtler olmuştur. 54 İçeride Kürtlere karşı Türkleştirme politikası güden Türkiye, sınırları dışındaki Kürtlere ise Soğuk Savaş döneminde kayıtsız durmuştur. İkinci Dünya Savaşı sonrasında uluslararası ilişkilerde ortaya çıkan yeni dengeler açısından Türkiye, Sovyet tehlikesine karşı, ABD ye yaklaşmış ve onun güvenlik şemsiyesi altına girme arzusu ile hareket etmiştir. NATO nun kurulması ve buraya dâhil olması Türkiye için ferahlatıcı olmuştur. 55 Türkiye, kendi tarihi ve stratejik gücünü kullanarak uluslararası sistem içinde önemli bir konum almaktan ziyade, kendi mevcudiyetini devam ettirme kaygısıyla hareket etmiştir. 56 Ahmet Dâvutoğlu, Türkiye nin dış Kürtlerle alakalı politikasını Uzun süre Ortadoğu ile ilgili meselelere kayıtsız kalan Türkiye bir taraftan bölgenin jeokültürel zeminine yabancılaşmış, diğer taraftan da bölgenin zengin jeoekonomik yapısı üzerinde yeterince etkili olamamıştır diyerek özetlemiştir İRAN IN KÜRT POLİTİKASI Hem Kürtçenin, Hint Avrupa dil ailesine mensup olması, hem de İran halkının Kürtlere karşı akrabalık duyguları beslemeleri, İran ın Türkiye ve Irak a nispeten Kürtlere karşı daha ılımlı bir politika gütmesine sebep olmuştur. 58 Şah Rıza Pehlevi de, Âri-ırk politikası takip etmiş ve Kürtlerin de Âri ırktan olduğu söyleyerek, onları İran kimliği içinde mütalaa etmiştir. 59 Ama ne yazık ki Kürtlerin yaşadıkları eyaletler olan İlam, Kürdistan ve Batı Azerbaycan, İran ın gelişmemiş bölgeleri arasında yer almaktadır. 60 Türkiye de çıkan Kürt isyanlarına, Sovyetlerle beraber destek veren İran, 61 Irak ta ise ABD ile beraber hareket ederek ayrılıkçı Kürt hareketlerinin yanında yer 54 Bernard Lewis, Modern Türkiye nin Doğuşu, TTK Yay. 5. Baskı, Ankara, 1993, Çev. Metin Kıratlı, S Armaoğlu, s Davutoğlu, s Davutoğlu, s Hamid Ahmedi, İran: Ulusal Kimlik İnşası, Küre Yayınları, İstanbul, 2009, Çev. Hakkı Uygur, s Abdulhaluk M. Çay, Her Yönüyle Kürt Dosyası, Boğaziçi Yayınları, Ankara 1993, s Ahmedi, s Çay, s

25 almıştır. 62 Sınırları dışındaki ayrılıkçı Kürt hareketlerine destek veren İran, kendi topraklarında 1946 da Mahabat Cumhuriyeti nin (Kürdistan Cumhuriyeti) SSCB destekli olarak kurulmasına şiddetle tepki göstermiştir. ABD nin, Sovyet tehlikesinden dolayı İran ın toprak bütünlüğünü savunması ve SSCB ye baskı uygulaması neticesinde SSCB desteğini çekmek zorunda kalmış ve İran birlikleri Mahabat a girerek bu devlete son vermişlerdir KÜRTLER ve KÜRTLERİN YAŞADIĞI BÖLGENİN JEOPOLİTİĞİ Kürtlerin kökenleri hakkında birçok tartışma vardır ve kesin bir bilimsel neticeye varılamamıştır. Hem milliyetçilik fikrinin 18. yüzyıldan itibaren dünyaya yayılması, hem de Kürtlerin içinde yaşadığı coğrafi ve siyasi şartlar Kürt Ulusu nun varlığı ve kökeni hakkında kesin bir neticeye ulaşmayı zorlaştırmaktadır. Kürtlerin kökeni hakkında yapılan yorumlar bir araya getirildiğinde, Kürtlerin; Ortadoğulu Subarular, Mittaniler, Haldiler, Urartular, Gutiler, Kurtiler, Karduklar, Kassitler ile Hint-Avrupa kökenli Medlerin -birbirleriyle karışmış bu halkların- torunları oldukları görüşü ağırlık kazanmaktadır. 64 Kürtlerin kültür ve dillerinde Med etkisinin ağır basması, Kürtlerin Doğu'dan Batı'ya göçen kuzeybatı İranlı toplulukların bölgedeki yerli halklarla birleştiği yönündeki görüşü desteklemektedir. Kürtler en azından kültürel bakımdan Ârî halklardan olduğu kuvvetli bir görüştür. 65 Kürtleri Âri olması ırki mülahazalara değil daha çok dil ve tarih verilerine dayanmaktadır. 66 Kürtlerin kökenleri kadar adlandırılmaları da problemlidir. Yakın zamana kadar Kürtlerin çoğunluğunu oluşturan Kurmanclar kendilerine Kürt, dillerine de Kürtçe demeyip, böyle bir adlandırmayı kabul etmiyorlardı. 67 Kuvvetle muhtemeldir ki tarihin seyri içinde zikrolunan Kürt kelimesinin taşıdığı anlam bugünkünden hayli farklı idi. İranlılar çok eski zamandan beri Kürt kelimesini belli bir ırkı ifade için değil 62 İzzetullah İzzeti, İran ve Bölge Jeopolitiği, Küre Yayınları, İstanbul, 2005, Çev. Hakkı Uygur, s Bülent Keneş, İran: Tehdit mi Fırsat mı, Timaş Yayınları, İstanbul, 2012, s Altan Tan, Kürt Sorunu, Timaş Yayınları, 12. Baskı, İstanbul, 2012, s Bletch Chirguh, Kürt Sorunu, Avesta Yayınları, İstanbul, 2009, s V. V. Minorsky, Kürtler, Koral Yayınlar, İstanbul, 1992, s Izady, s

26 dağlarda yaşayan ve gözü pek, hayvancılık yapan göçebe insanlar için kullanmışlardır. 68 Ekrad (Kürtler) kelimesi ise ilk dönem tarihçiler ve coğrafyacılar tarafından konar-göçer hayvancılıkla uğraşan kabileler için kullanılmıştır. 69 Araplar için Kürt dağlı demekti. Hatta bazı Arap kökenli olup da dağda yaşayan unsurlara da Kürt deniyordu. 70 Türkler, Kürtlerle ilgili bilgilerini Arap kaynaklarından aldıklarından, Mezopotamya dağlarında yaşayan bütün unsurlara Kürt demişlerdir. 71 Bu adlandırma da ırki bir nitelik taşımamaktadır. Elbette kendilerine Kürd, dillerini de Kürdi yani Kürtçe olarak adlandıranlar vardır. Bunların günümüzdeki Goranlar olduğu düşünülebilir. Yer adı olarak, Kürdistan isminin Goranlar ın yaşadığı Kirmanşah, Hemedan ve Dinever bölgeleri ve çevresine, Selçuklu Sultanı Sencer tarafından verilmesi, bunun ayrı bir işaretidir. 72 Kürt kelimesi Goran ya da başkaca bir aşiretin atalarını ifade etmek için kullanılmış olabilir, ama bütün Kürtlerin atalarını ifade için kullanılmış olması mümkün değildir. Mesela bugün Irak ın muhtelif yerlerinde yaşayan ve kendilerine Korduki Kırdi diyen büyük bir aşiret vardır. 73 Müslüman askerlerin, bölgenin fethine başladığı dönemde, Kürt olarak anılan topluluk oldukça heterojendi; yerli halklardan, Sami halklara ve Ari topluluklarına kadar, İranlı grupların kültürünü yönettiği birçok farklı halktan oluşuyordu. 74 Kürtlerin üzerinde yaşadıkları sınırları yaklaşık olarak şöyle çizebiliriz. Böyle bir sınır çizimi politik amaçları olmayan demografik verilerden kaynaklanmaktadır. Bağdat ın doğusundan başlayarak İran-Irak sınırı boyunca Ağrı Dağına kadar uzanan hat Kürtlerin yaşadıkları coğrafyanın doğu sınırlarını oluşturur. Ağrı dağından İskenderun a kadar olan yerler dağlık bölge ise kabaca kuzey sınırını belirler. İskenderun dan, Musul a kadar olan Mezopotamya ovaları Kürtlerin yaşadıkları yerlerin 68 Ahmedî, s Ahmedî, s Minorsky, s Minorsky, s Bazil Nikitin, Kürtler, Sosyolojik ve Tarihi İnceleme, Özgürlük Yolu Yay, C. I, İstanbul, 1973, s İbrahim Bozkurt, Aşiretler Tarihi, Kitap Matbaası, İstanbul, s Herman Taels, Eski Sovyetler Birliği nde Kürtler, İstanbul, Peri Yayınları, 2001, s.26 24

27 güney sınırlarını çizer. 75 Bu bölge yaklaşık olarak km kare alanı kapsar ve bu alan kabaca Fransa kadardır. 76 Jeopolitik açıdan ise bu coğrafyanın ayrı bir önemi vardır. Ortadoğu da önemi her geçen daha da artan önemli tatlı su kaynakları bu bölgede yer almaktadır. Mesela Fırat, Dicle, Aras ve İran da yer alan Kızın Uzan Irmağı bu kaynakların önemli olanlarındandır. Enerji açısından değerlendirecek olursak dünya petrollerinin %8, yani milyon ton ham petrol rezervi bu coğrafyada bulunmaktadır. 77 Kürtlerin yaşadıkları Mezopotamya havzası, Ortadoğu, Kafkasya, Balkanlar ve Orta Asya arasındaki önemli geçiş noktalarından birisidir. Bu da bölgeyi küresel ve bölgesel güçlerin mücadele alanına dönüştürmüştür. Bunun neticesinde de bölge kendi içinde bir bütünlük oluşturamamış ve istikrarsızlık kaynağı olmuştur KÜRT BOYLARI Kürtlerin yaşadığı yerlerdeki en önemli doğal olgu olan dağlar, Kürt tarihini, halkını, kültürünü ve geleneklerini biçimlendirmiştir. Kürt coğrafyası, ovaların başladığı yerde biter ve Türk, Arap, İran ve Ermeni coğrafyası başlar. 79 Bu arazi Kürt halkının şekillenmesinde oldukça önemli rol oynamıştır. Haberleşme ve ulaşımın çok güç olmasından dolayı tarih içinde Kürtler arasında meydana gelen farklılaşmalar ve ayrışmalar bugün kalın hatlara kavuşmuştur. Bu farklılaşmalar hem dil, hem inanç, hem de kültür üzerinde belirgin çizgilerin oluşmasına sebep olmuştur. Kürtlerdeki sosyal bölünme sadece dil eksenli bir bölünme de değildir. Yakın zaman kadar katı olan Aşiret taassubu diğer bütün sosyal olguların önüne geçmiştir. Hatta bu katı taraftarlık aile mensubiyetine kadar inmiştir. İşte bu bölünmeyi muhkemleştiren ve devam ettiren en önemli unsur Kürt coğrafyasının tamamını işgal eden dağlardır. 75 Nikitin, s Qasımlo, s Qasımlo, s Davutoğlu, s Nikitin, s

28 KURMANCLAR Kürtçenin Kurmanci lehçesini konuşan Kürtlere, Kurmanc denir. Kürtlerin asıl unsurunu bunlar oluşturur ve kahir ekseriyeti Türkiye ve Türkiye ye yakın Suriye topraklarında Kamışlı ve Sincar vilayetleri ile Irak ın Zaho, Dahok, Amediye ve Akrah şehirleri ve İran ın Rezaiyye, Urmiye ve Horasan şehirlerinde yaşamaktadırlar. Toplam Kürt nüfusunun %62 si Kurmancdır. 80 Kurmanclar yakın zamana kadar kendilerine Kürt demiyorlardı. Ancak yakın dönemde Kürt Milliyetçiliği nin artması ve elit sınıfının yetiştirilmesi ile bu ana gövdeye Kürt denilmeye başlanmıştır ZAZALAR Zazalar yani Dımıliler ile alakalı birçok rivayet vardır. Dilleri Kürtçeden ziyade Pehlevi diline yani Farsça ya yakındır. Zazalar ın az bir kısmı Kürt olduklarını kabul etmekte, çoğunluğu ise Kürt değil Zaza olduklarını söylemektedirler. 82 Zazalar çoğunluğu Türkiye de yaşayan bir gruptur. Munzur dağlarının etrafına dağılan Zazalar, Tunceli, Sivas, Bingöl, Elazığ, Diyarbakır, Şanlıurfa ve Güneydoğu Toros dağlarında yaşamaktadırlar. Kürt boyları içinde Kurmanc ve Soranilere nazaran az olan Zazaların, toplam Kürt nüfusunun %7 sini oluşturdukları ve sayılarının iki milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Aşiret yapıları Kurmanc aşiret yapısına benzemez. Yerleşik hayatı benimsemişlerdir. Bundan dolayıdır ki birçok Kürt siyasetçi Zazalar arasından çıkmıştır. Çoğunluğu alevi olan Zazalar ın, Sünni olanları tarikatlara bağlıdırlar. Alevi veya Sünni de olsalar, Zazalar ın dini bağları kuvvetlidir. 83 Zazalar ın eski Deylemiler ile akrabalıkları olduğu söylenmektedir SORANİLER Irak ve İran da yaşayan ve Kurmanclar dan sonra en büyük boyu oluşturan Soraniler toplam Kürt nüfusunun yaklaşık % 20 sini oluştururlar. 85 Irak ta Büyük Zap nehrinin güneyinde; Erbil, Süleymaniye, Kerkük, Ravendiz şehirlerinde, İran da ise 80 Amir Hassanpour, Mezopotamya da Milliyetçilik ve Dil, İstanbul, Avesta Basın Yayın, 1997, s İzadi, s Hassanpour, s Tan, s Minorsky, s Hassanpour, s

29 Urmiye gölünün güneyinden Irak sınırında kadar Mahabat, Sakız, Marivan, Senendec ve Bukan şehirlerinde bulunmaktadırlar GORANLAR Merkezleri Kirmanşah olmak üzere İran ve Irak arasındaki dağlık bölgede Sonkar, Kasr-ı Şirin, Kamyaran ve Hanegin (Irak) şehirlerinde, yaklaşık olarak 1,5 milyon nüfusa sahip oldukları tahmin edilmektedir. 87 Tarih içinde Kürt diye anılan gruplar Goranlar ın ataları olabileceği düşünülmektedir. 88 Goranlar ın büyük çoğunluğu İran da yaşamakta ve Yarisani (Gulat-ı Şia) mezhebine bağlıdırlar. 89 Minorsky Goranlar ı, İrani kabileler diye tanımlar ve gerçek Kürt olmadığını söyler. 90 Bu tanım, Goranlar ın Kurmanclar ile akraba olmadığını söylemek içindir. Yoksa Goranlar ın Kürtlüğü sabittir. Senna ve Kirmanşah bölge halkının dillerine Kürtçe demeleri Goranlar ın Kürtlüğüne işaret eder TÜRKİYE DEKİ KÜRT AŞİRETLERİ ve YAŞADIKLARI YERLER Kürtlerdeki bu aşiret yapısı 20. yüzyılın ortalarına kadar - aynı zamanda bir kimliği de ifade ederdi. Yoksa bir kişinin Kurmanc ya da Zaza olması, hatta onun da üstünde Kürt olması bir anlam ifade etmezdi. Onun için hem Osmanlı Devleti, hem de misyonerlik faaliyeti için bu topraklara gelenler hep aşiret liderleri ile muhatap olmuş ve işlerini bu liderler üzerinden yürütmüşlerdir. 19. yüzyıla kadar, Kürtler de aynen Türkler gibi göçebe bir halktı. Fakat Kürtlerin göçebeliği daha kısa menzilli Konar-Göçer göçebeliğidir. Bunun yanında yerleşik hayatı benimseyen Kürtler de vardır. Göçebelik ile yerleşik hayata geçenlerin oranı zamanın akışı içinde göçebelik aleyhine işlemiştir. Yaz aylarında yaylaya çıkan 86 Tan, s İzadi, s İzadi, s Ahmedî, s Minorsky, s Minorsky, s

30 aşiret mensupları, kışı daha korunaklı ovalardaki kerpiç evlerinde geçirirler. 92 Dolayısı ile tarımdan ziyade hayvancılıkla uğraşmışlardır. Şehirlerde ise çoğunluğu Türk, Arap ve Ermeni olan, başka unsurlar yaşamışlardır. Kürtlerden sonra Mezopotamya ya gelen Türklerin alış veriş merkezleri, çarşılar ve şehirler kurmaları, Türklerin göçebeliği terk ettikleri ama Kürtlerin ise bunu devam ettiklerini gösteriyor. 93 Ayrıca dağlarda nüfusla mütenasip oranda eser kalmaması da Kürtlerin şehir yaşamını benimsemediklerinin ayrı bir delilidir. Kürtlerin tarım ile uğraşanlarına da Kurmanc yani Rençper dendiğini ve bunun küçümsenen bir ifade olduğunu ayrıca belirtelim. Yani göçebe olmak makbul idi. Bu göçebelik, tıpkı arazi şartları gibi Kürtlerin yaşantılarını, kültürlerini, dillerini ve inançlarını etkilemiştir. 94 Beş merkezi dağ sistemi, Türkiye Kürtlerinin göçebeliğini ve yaşantısını belirleyici etken olmuştur. Bu beş bölgenin dillerinde yani lehçe ve şivelerinde de farklılıklar mevcuttur. Mesela Munzur bölgesi genellikle Zazaca konuştuğu halde diğer bölgeler Kurmancinin şivelerini konuşmaktadırlar. Bazen bu şive farklılıkları yani ağızlar da bu bölgelerin kendi aralarında rahat iletişim kurmalarını engelleyecek seviyededir. Mesela Hakkâri şivesini konuşanlar, Ûrfî şiveyi konuşanlarla pek anlaşamazlar yani bu iki dil kendi içindeki farklılaşmadan dolayı birbirinden uzaklaşmış ve anlaşabilirliği pek kalmamıştır. Diğer şiveler olan Botani, Beyazidî ve özel Bahdinanî arasında da benzer problemler mevcuttur. 95 Munzur: Yazın Munzur yaylarına çıkan ve kışın Tunceli, Bingöl, Elazığ ve Diyarbakır a kadar uzanan bir bölgede Zazalar yaşar. Çoğunluğu alevidir. Şafii olanları ise azınlıktadır. Bu bölge Alevilerinin Türkmen Alevilerle yakın ilişkileri vardır. Şah İsmail den beri Osmanlı Devleti ve Türkiye için problem teşkil eden bir bölgedir. 96 Güney Doğu Toroslar: Adıyaman, Kahramanmaraş, Malatya, Gaziantep ve az bir parçası ile Şanlıurfa vilayetlerini kapsar. Çoğunluğu Hanefi mezhebindendir. %30 civarında Alevi Kürt vardır. Bu bölge nin çoğu Reşi (Rişvan) aşiretine mensuptur. Bu 92 Nikitin, s Osman Turan, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, Boğaziçi Yayınları, 3. Baskı, İstanbul, 1993, s Tan, s İzadi, s İzadi, s

31 bölge nüfusu içinde çok sayıda Kürtleşmiş Türkmen aşiretleri mevcuttur. 97 Hem konuştukları Kurmancinin Türkçeye çok yakın olması hem de sayı sistemi olarak Türkçe sayı sistemini kullanmaları bunun bir delilidir. Zaten mezhep olarak da Türklerin de çoğunluğunun mezhebi olan Hanefi olmaları bunun bir başka delilidir. Karacadağ: Diyarbakır, Mardin, Şanlıurfa, Siirt, Cizre, Batman ve Suriye de Kamışlı bölgesini içine alır. Issız ve engebeli olan bu coğrafya, bölge Kürtlerini kuzeyde ve doğuda yaşayan Kürtlerden tamamıyla koparmıştır. Ayrıca Kürtler arasında en erken şehirleşmenin olduğu ve Kürt kültürüne dair izlerin oluştuğu yer burasıdır. Bu koparılmışlıktan dolayı diğer Kürt bölgeleri buradan etkilenmemiştir. Bu bölge Kürtleri Kurmanci konuşur ve Şafiidirler. Çok az Alevi, Hıristiyan ve Musevi bulunur. 98 Ağrı Dağı: Van Gölünün kuzeyini kapsayan bu bölgede Kürt nüfusu I. Dünya Savaşından sonra yoğunlaşmıştır. 99 Tarih boyunca Ermenilerin, Kürtlere göre daha fazla nüfuslarının olduğu yerlerdir. Osmanlı Devleti nin buraları ele geçirmesinden sonra nüfus yoğunluğu zaman içinde Kürtlerden yana değişmiştir. Kürtler ve Ermenilerin üzerinde en fazla mücadele edip hak dava ettikleri topraklar buralardır. Ağrı dağı, Tendürek Dağı, Süphan Dağı merkezi yapıyı oluştururlar. Şafii Kürtler çoğunlukta olmakla beraber, Yezidi, Şii ve Alevi Kürtlerle beraber ve Kürtleşmiş Ermenilerin de bulunduğu kozmopolit bir bölgedir. 100 Hakkâri Dağları: Van gölünden İran Urmiye ye kadar bu hinterlanda dâhil edilebilir. En engebeli, en çetin ve dayanılmaz arazi ve iklim şartlarına sahiptir. Bitlis, Muş, Van ve Hakkâri şehirleri buradadır. Çoğunluğu Şafii dir. Hakkâri de Hıristiyan ve Yezidiler de bulunurlar. 101 Türkiye de aşiret birlikleri var olduğu gibi birlik olmayan aşiretler de mevcuttur. Aşiret birlikleri bir ailenin ya da bir aşiretin herhangi bir şekilde güç elde 97 Bozkurt, s İzadi, s İzadi, s Garu Sasuni, Kürt Ulusal Hareketleri ve 15.yy dan Günümüze Ermeni-Kürt İlişkileri, Med Yayınları İstanbul, 1992, Çev. Bedros Zartaryan, Memo Yetkin, s İzadi, s.37 29

32 ederek diğer aşiretleri kendi etrafında toplaması ile oluşmuştur. Bu yapıların başında Mir ya da Beg (Bey) bulunur. 102 Aşiretlerin başında ise Ağa bulunur. Bu ağalar nüfuzlarını arttırdıkları takdirde Mir (Beg) olabilirler. 103 Mir ya da ağa ölünce yerine ailenin en yaşlı kişisi geçer. Kan bağı esasına dayalı bir geçiş söz konusudur. Herkes bu yeni liderin otoritesine baş eğmek durumundadır. 104 Bu sosyal yapıyı anlamamız, Kürtlerin zaman içinde bir Ulus kimliğini nasıl kazandığını açıklamamıza yardımcı olur MUNZUR DAĞLARI BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER Dersimli (Dilaman) Aşiretler Birliği Erzincan'dan Tunceli ve Elazığ'a kadar yaşarlar. Zazaca konuşurlar. Alevidirler. İsim yerleştiği bölgeden gelmektedir. 105 Bağlı aşiretler şunlardır: Abbasan, Bahtiyarı, Bala Uşağı (Ucak da denir), Ferhad Uşağı (Ucak), Guran (Gevran), Karabar, Koçman (Kiçir de denir, çingenedirler), Kuzliçan, Laçin, Milan, Mirzan, Şabak (Şavak), Uşak (Ocag), Hormeki (Harzemşehlara dayanırlar 106 ) ve Lolan (Bektaşidirler 107 ). 108 Koçgiri Aşiretler Birliği Çok büyük bir aşirettir. Fırat'ın batısından, Sivas'a doğru yerleşmişlerdir. Zazaca konuşurlar, Alevidirler. Vahdet-i Vücut inancına benzer bir inançları vardır. Daha önce Tunceli de yaşadıkları bilinir. 109 Bağlı aşiretler şunlardır: Barlan, Geravan (Geravend), İban (İbolar), ve Saran aşiretleri Tan, s Tan, s Nikitin, s Bozkurt, s Bozkurt, s Bozkurt, s İzadi, s Bozkurt, s İzadi, s

33 GÜNEYDOĞU TOROS DAĞLARI BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER Reşi (Rişvan) Aşiretler Birliği Adıyaman'ın kuzey ve kuzeybatı kesimlerinde yaşıyorlar. Zazaca ve Kurmanci konuşurlar, Hanifidirler ve az da olsa alevidirler. Bağlı aşiretler şunlardır: Brimşah, (köken olarak Behramşah kelimesinden türemiştir, Şah İsmail in safında savaşmak için, Horasan dan gelip Çaldıran savaşına katılmış, yenilince de Adıyaman, Malatya civarındaki dağlara (toroslar) yerleşmişlerdir) Teşik ve Zuravkan (Ziroskan) aşiretleri. 111 Bu aşiretlerin kökenlerinin Türkmen olduğuna dair rivayetler vardır KARACADAĞ BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER Beraz Aşiretler Birliği Samsat'tan Gaziantep, Kahramanmaraş ve Halep'e kadar yer alan bölgede yaşamaktadırlar. Kurmanci konuşurlar, Alevidirler, bir kısmı Sünni dir. Bağlı aşiretler şunlardır: Alidinli (Konya dan getirilmiş bir aşirettir), Didan (Karakeçili aşiretindendir ve Türkmen dirler), 113 Dinan, Karakiçan, Keytkan, Meafan, Mir, Okiyan, Pican, Sedadan (Şedad), Şeyhan ve Zervan aşiretleri. 114 Beraz Aşireti köklü ve büyük bir aşirettir. Emeviler zamanından beri bilinen bir aşirettir. Diyarbakır merkezlidir. 115 Benvari Aşiretler Birliği Amediye ile Uludere arasında yaşamaktadırlar. Bağlı aşiretler şunlardır: Benvari Bala ve Benvari Jir aşiretleri İzadi, s Bozkurt, s Bozkurt, s İzadi, s Bozkurt, s İzadi, s

34 Haverka Aşiretler Birliği Tur Abdin ve Mardin bölgesinde yaşarlar. Kurmanci konuşurlar, Sünni dirler. Bağlı aşiretler şunlardır: Aliyan, Dasikan, Gerger, Mahalimi, Mizidağ, Mizizah ve Moman aşiretleri. 117 Milan (Milli) Aşiretler Birliği Fırat'tan, Mardin ve Cebel-i Sincar'a kadar yerleşmişlerdir. Güney Anadolu nun edebiyat, kültür, töre, örf adet ve aşiret yapılanmasında en önde gelen Aşiret Birlikleri nden biridir. Günümüze kadar intikal eden pek çok bilgi, sözlü edebiyat, töre ve geleneklerin çoğu bu aşiret döneminin eserleridir. 118 Kurmanci konuşurlar. Sünni dirler. Bağlı aşiretler şunlardır: Alia, Barguhan, Beski (Salargan), Bucah (Bucak), Çekali, Çemikan, Çiya Reş, Danan, Deşi, Dırejan, Heci Bayram, Hoşiyan, İsi Adat, İzoli, Canbeki, Kelandilan, Kassiyani, Kevvat, Keliş, Halkan (Halacan), Kuma Reş, Mendan, Merd, Matmiya, Manli, Meşkan, Nasriyan, Porğa, Sartan, Sarkan, Şvan (Şivan), Tirkan, Zeydan ve Zirafkan aşiretleri. 119 Motikan (Modki veya Moti) Aşiretler Birliği Bingöl'den Diyarbakır yakınlarına kadar yerleşmişlerdir. Eski Çemişgezek Aşiretler Birliği nin çekirdeğini oluşturuyordu. Ağırlıklı olarak Zazaca konuşan Sünnilerdir. İsimlerinin Medlerle bir bağlantısı olabilir. Bağlı aşiretler şunlardır: Ariki, Boban (Baban), Keyburan, Kusan, Pirmusi, Ruçaba ve Zeydan aşiretleri İzadi, s Bozkurt, s İzadi, s İzadi, s

35 Silvan Aşiretler Birliği Cizre ile Zaho ve Duhok arasında yerleşmişlerdir. Kurmanci konuşurlar, Sünni dirler. Bağlı aşiretler şunlardır: Dudvadta, Guli, Seydahr, Sina (Sinan) ve Sindi aşiretleri. 121 Yezidi Aşiretler Birliği Musul ile Antakya arasında öbekler halinde, en önemli yoğunlaşmaları Cebel-i Sincar (Yezidi literatüründe Şengal dağı denir.) bölgesindedir. Bu standart bir aşiret konfederasyonundan ziyade Kurmanci konuşan ve üyeleri Yezidiliği benimsemiş olan aşiretler arasındaki bir koalisyondur. Bu aşiretler, aynı zamanda en üst düzey dinsel liderler işlevi gören Çol hanedan ailesine sadakatlerini bildirmişlerdir. Bağlı aşiretler şunlardır: Aliyan, Anidi (Dannedi), Balad, Dasen, (Dasnai), Dasikan, Dorkan, Halidi 122, Mendikan (Ortaçağdaki Ermeni kaynaklarında geçen Mandukianlar), Samuga ve Saşili aşiretleri AĞRI DAĞI BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER Spikan Aşiretler Birliği Van Gölü'nün kuzeybatı kesimlerinde yaşarlar. Nüfus olarak kalabalık, fakat üye aşiretler anlamında küçüktürler. Bağlı aşiretler şunlardır: Mamakan ve Spikan aşiretleri. Tarihi kökenleri çok eskiye dayanır. Hamidiye Alayları nın 1 nolu aşireti Spikan aşiretidir. 124 Celali Aşiretler Birliği Ağrı ili sınırları içinde yaşamaktadırlar. 125 Bağlı aşiretler şunlardır: Alimohavlı (Alimuhammedli), Belikan, Hasov, Halef, Cenikanlı, Halkan (Halikan Celali reisleri 121 İzadi, s Doktor Fritz, Kürtler, Berlin Şark Akademisi Yay, İstanbul, 1334, s İzadi, s Bozkurt, s Bozkurt, s

36 çoğu zaman bu aşiretten çıkar.), Misrikan, Otablı, Kadikan, Kızılbaş, Sekan (Sakan) aşiretleri. 126 Cibran (Gevran) Aşiretler Birliği Bingöl'ün kuzeydoğu kesimlerinde yaşarlar. Şanlıurfa Virahşehir den buraya gelmişlerdir. Bağlı aşiretler şunlardır: Aliki, Aka, Ezdinani, Mamakan (Mamagan), Muhil, Şeyhakan, Şaderi, Torini aşiretleri Selahaddin Eyyubi nin ordularında asker olarak görev alan aşiretlerden biri olduğu söylenmektedir. 128 Kureşli Aşiretler Birliği Erzincan'ın doğusu ve kuzeydoğusundan Erzurum a doğru yerleşmişlerdir. Kurmanci konuşurlar. Alevidirler. Arap asıllı Beni Haşim Kabilesine dayanırlar. Ellerinde bunu kanıtlayan Şecere de bulunmaktadır. Bağlı aşiretler şunlardır: Badeli, Balabranlı ve Şarderli aşiretleri HAKKÂRİ DAĞLARI BÖLGESİNDE YAŞAYAN AŞİRETLER Ertuş Aşiretler Birliği Ertuşi veya Artuş da derler. Çok büyük bir konfederasyondur. Van Gölü'nün güneyi ile Zaho ve Duhok arasında yaşarlar. Bağlı aşiretleri şunlardır. Alan, Ezdinan, Gevdan, Graviyan, Heviştan, Huleylan (Halilan), Mamhuran, Keşuran, Piran, Şerefan, Şidan, Zevkan, Ziriki, Zeydan aşiretleri. 130 Dımdım Destanı, Ertuş aşiretine karşı İran Şahı nın Dımdım Kalesi kuşatması sırasındaki katliamlarını anlatır. 131 Botan Aşiretler Birliği Botan nehrinin her iki yakasında, Van Gölü'nün güneyinde yaşamaktadırlar. Botanlar, bir zamanlar Baban ve Erdalan Aşiretler Birliği kadar büyük bir Aşiretler 126 İzadi, s İzadi, s Bozkurt, s Bozkurt, s İzadi, s Bozkurt, s

37 Birliğiydi; her üçü de 19.yy sonlarında ve 20.yy başlarında çözüldü. Bağlı aşiretler şunlardır: Şırnık, Tiyan. 132 Hereki Aşiretler Birliği Çok büyük bir aşirettir. Hakkâri, Revanduz ve İran sınır bölgelerinde yaşamaktadırlar. Türkiye de, Yüksekova dadırlar. Misafirperverlikleri, incelikli giysi ve süslemeleriyle ünlüdürler. Hereki aşireti İran da 1946 da kurulan Mahabad Cumhuriyetinde aktif rol almışlardır. Bağlı aşiretler şunlardır: Mendan, Zidan (Zeydan), Serhati, Beneci aşiretleri. 133 Piniyan Aşiretler Birliği Pinyanişi Aşiretler Birliği da denir. Genç bir aşirettir. Kuzey Hâkkari bölgesinde yaşarlar. Anavatanları Hakkâri dir. 134 Bu Aşiretler Birliği nin yaklaşık olarak 5000 üyesinin 20. yüzyıl başlarında Hıristiyan olduğu belirtilmiştir. Bugünkü sayılan bilinmemektedir. Bağlı aşiretler şunlardır: Berkoşan, Bilican (Belikan) aşiretleri. 135 Şekak (Rivend) Aşiretler Birliği Urmiye Gölü'nün kuzeybatısı ile Van Gölü arasında yaşarlar. Bağlı aşiretler şunlardır: Abdavi, Butan, Dari, Dolan, Evari, Fenak, Gurik, Honara, Karker, Helef, Hedri, Movakari, Nemati, Nisan, Otamani, Paçik, Pas Ağa, Şapirani (Dilmakani), Şukri aşiretleri BİRLİK OLMAYAN AŞİRETLER Adıyamani aşireti, Doğubayazıt'ın kuzeyine yerleşmişlerdir. Bradost, büyük bir aşiret olup Revanduz ile Hakkâri arasında yerleşmişlerdir. Bradostlar ın ilk bilinen beyi binlerce Kızılbaşı kılıçtan geçiren Gazi Kıran adıyla ünlenmiş Ahmet Bey dir. Şah 132 İzadi, s Bozkurt, s Bozkurt, s İzadi, s İzadi, s

38 Tahmasb kendisini himaye ettiği halde Osmanlı tarafına geçmiştir. 137 Baz, aşireti Çukurca ile Oramar arasında yerleşmişlerdir. Bazeyni aşireti, Erzurum'un doğusu, Ağrı nın kuzeyinde yaşamaktadırlar. Begzade aşireti, Urmiye'nin batısında bulunmaktadırlar. Brukan aşireti Van'ın kuzeydoğusu ve Koy'un batısında yerleşmişlerdir. Eyyubi Devleti nin asker aşireti olarak da bilirler. 138 Dozki aşireti, büyük bir aşirettir. Duhok'un kuzeyi ve Hakkâri bölgesinde yerleşmişlerdir. Gerdi aşireti, Şemdinli de bulunmaktadırlar. 139 Goyan aşireti, Uludere'nin kuzeyinde yaşamaktadırlar. Helaci aşireti, Bitlis in güneydoğusunda yerleşmişlerdir. Hemdikan aşireti, Ağrı ile Kağızman arasında bulunmaktadırlar. Hesenan aşireti, çok büyük bir aşiret olup Malazgirt, Hınıs ve Varto bölgelerinde yaşamaktadırlar. Hevatan aşireti, Bitlis'in güneydoğusunda bulunmaktadırlar. Haydaranlı aşireti, Malazgirt'in kuzeyinde bulunmaktadırlar. Hamidiye Alayları nın kuruluşunda 8 alay kurma yetkisi almışlardır. 140 Hayruni aşireti, Cizre nin kuzeybatısında yaşamaktadırlar. Keka (Kaka) aşireti, Hakkâri ye yerleşmişlerdir. Geylani aşiret, Revanduz yakınlarında yaşamaktadırlar. Haniyan (Hani) aşiret, Şair Ahmedi Hani'nin aşiretidir. Kurasonni (Kurişani) aşireti, Hoy'un kuzeybatısında yaşamaktadırlar. Mamakan (Mamagan) aşireti, Hoy un batısında bulunmaktadırlar. Manuran aşiret, Ağrı'nın güneyine yerleşmişlerdir. Miran aşireti, Bitlis in doğusunda bulunmaktadırlar. Nuşiyan (Nuçiyan) aşireti, Hakkâri de yaşamaktadırlar. Oramar aşiret, Hakkâri de yaşamaktadırlar. Paziki (Baziki/Pazuki) aşireti, Erzurum'un güneydoğusunda yaşamaktadırlar, ana merkezleri Tebriz yakınlarındaki Pazuki şehridir. 141 Reşvend (Reşven) aşireti, Erzurum'un güneydoğusunda bulunmaktadırlar. Revandok ( Revanduz) aşireti, Hakkâri'de bulunmaktadırlar. Şemsiki aşireti, Van'ın doğusunda bulunmaktadırlar. Sindi aşireti, Zaho'nun kuzeyinde bulunmaktadırlar. Slopi (Silopi) aşireti, Cizre nin doğusunda bulunmaktadır. Surçi aşireti, Erbil'in kuzeydoğusu ve Akra yakınlarında bulunmaktadırlar. Hz Ebubekir in soyundan geldiklerini kabul 137 Bozkurt, s Bozkurt, s Bozkurt, s Pyotr İvanoviç Averyanov, Osmanlı İran Rus Savaşlarında Kürtler, Avesta Yayınları, İstanbul, 2010, Çev. İbrahim Kale, s Bozkurt, s

39 etmektedirler. 142 Takuli aşireti, Van'ın doğusunda bulunmaktadırlar. Zibari aşireti, büyük bir aşiret olup, Büyük Zap ırmağının orta kolu kıyısında bulunmaktadırlar. 143 Alikan aşiret, Elazığ'ın güneybatısından, Diyarbakır'a kadar yerleşmişlerdir. Kurmanci konuşmaktadırlar, Alevi dirler. Atmanikan aşireti, çok büyük bir aşiret olup, Diyarbakır ile Hakkâri arasında öbekler halinde yerleşmişlerdir. Bereket aşireti, Gaziantep'in kuzeyinde yerleşmişlerdir. Belikan aşireti, çok büyük bir aşirettir. Bingöl'ün kuzeyi ile Gaziantep'in güney ve güneydoğusunda yerleşmişlerdir. Bingöl'de Zazaca konuşan Aleviler, Gaziantep'te Kurmanci konuşmaktadırlar. Besni aşireti, Adıyaman ve yakınlarında yerleşmişlerdir. Dahori aşireti, Diyarbakır'ın güneybatısından Suriye'deki Amuda'ya kadar yerleşmişlerdir. Delikan aşireti, Halep'in kuzeybatısında ve Urfa da bulunmaktadırlar, Kısmen Alevi dirler. Kökenleri İsfehan a dayanır. 144 Derejan aşireti, Malatya'nın kuzeybatısında yerleşmişlerdir. Zazaca ve Kurmanci konuşurlar, Alevi dirler. Nüfuslarının olduğu tahmin edilmektedir. Günümüzde 89 köy ve mezraya yerleşmişlerdir. 145 Dudari aşireti, Mardin'in kuzeydoğusuna yerleşmişlerdir. Dumbuli (Dünbeli) aşireti, Cebel-i Sincar bölgesine yerleşmişlerdir. Zazaca konuşmaktadırlar. Goyan aşireti, büyük bir aşirettir. Silopi'nin kuzeydoğusunda, Kilaban'da yerleşmişlerdir. Bir kısmı Zazaca konuşur. İzoli aşireti, Adıyaman ile Şanlıurfa arasında yerleşmişlerdir. Osmanlı Devleti, göçebe olan bu aşireti İran sınırında çeşitli yerlere yerleştirmiştir. 146 Celikan (Celilkan) aşireti, Adıyaman'ın güneyinden Gaziantep'e kadar yerleşmişlerdir. Reşi Aşiretine mensupturlar. 147 Canbegi aşireti, Adıyaman ile Siverek arasında yerleşmişlerdir. Karagiç, büyük bir aşirettir. Siverek ile Diyarbakır arasında, bazı öbekleri de Tur Abdin bölgesinde yerleşmişlerdir. Zazaca konuşurlar, Alevi dirler. Hıdırsor aşireti, Adıyaman'ın kuzeybatısına yerleşmişlerdir. Kurmanci konuşurlar, Alevi dirler. Kiki aşireti, Gaziantep'in güneyinden Halep'e kadar yerleşmişlerdir. Koti aşireti, Malatya'nın güneydoğusuna yerleşmişlerdir. Kova (Kovi veya Kovanlı) aşireti, Adıyaman'ın doğusuna 142 Bozkurt, s İzadi, s Bozkurt, s Bozkurt, s Bozkurt, s Bozkurt, s

40 yerleşmişlerdir. Kurmanci konuşurlar, Alevidirler. Ayrıca şunu da belirtmeliyim ki Kovi lerin Kayı boyunun devamı olduğu hakkında görüşler de mevcuttur. Türkmen asıllıdırlar. 148 Lak Kürdi aşireti, Ceyhan ırmağı havzası, Adana'nın doğu ve kuzeydoğu kesimlerine yerleşmişlerdir. Bir kısmı Laki, bir kısmı Kurmanci konuşur. Alevi dirler. Malikan aşireti, Malatya'nın doğusunda yaşamaktadırlar. Mendukan (Mendıkan) aşireti, Tali Afar'da yaşamaktadırlar. Kurmanci konuşurlar. Ağırlıklı olarak Yezidi dirler. İlk Ermeni tarihi kaynaklarında sık sık Ermenilere Mandukanian aristokrasisini kazandırmış olmakla kendilerinden söz edilir. Mardas (Mardis) aşireti, Narince ile Fırat arasında yaşamaktadırlar. Kurmanci konuşurlar, Sünni dirler. Miran, büyük bir aşirettir. Cizre'de yerleşmişlerdir. Hamidiye alaylarının kuruluşunda aktif rol almışlardır. 149 Mirsinan aşireti, Diyarbakır'ın güneyine yerleşmişlerdir. Uzun süre Bubilan aşireti ile düşmanlık etmişlerdir. 150 Paziki (Baziki) aşireti, Samsat dolaylarına yerleşmişlerdir. Kurmanci konuşurlar. Alevi dirler. Pişnik aşireti, Adıyaman'ın kuzeybatısında yaşamaktadırlar, Kurmanci konuşurlar, Alevi dirler. Porka aşireti, Malatya'nın güneyine yerleşmişlerdir. Zazaca ve Kurmanci konuşurlar. Alevi dirler. Şabak aşireti, Şavak diye de bilinir. Elazığ'ın kuzeyi, Bingöl ve Tunceli'ye doğru yerleşmiş olup, ağırlıklı olarak Zazaca konuşmaktadırlar, Alevi dirler. Sinamini (Sinan) aşireti, Malatya'nın güney, güneybatı kesimleri ve Gaziantep'in kuzey kesimlerinde yaşarlar. Laki konuşurlar, Alevi dirler. Tirikan aşireti, Diyarbakır'ın kuzeydoğusuna yerleşmişlerdir. Zeydan aşireti, Bingöl'ün doğusu, Muş'un kuzeyinde yaşamaktadırlar. 19.yy'da çözülen eski Rozhaki konfederasyonunun bir üyesi idiler İÇ ANADOLU DA YAŞAYAN KÜRTLER Bu bölgede yaşayan Kürtler Osmanlı Devleti nin iskân politikası neticesinde buraya doğudan göç ettirilmiş aşiretlerdir. Bazı aşiretlerin doğuda akrabaları aynı isimle veya farklı isimlerle mevcudiyetlerini devam ettirmektedirler. Bazı aşiretler ise bütün 148 Bozkurt, s Bozkurt, s Bozkurt, s İzadi, s

41 mensupları ile birlikte göç ettirildiğinden Kürt coğrafyasında bakiyeleri yoktur. Aksi belirtilmemişse, tümü Kurmanci konuşur ve Sünni dirler. 152 Bezeyni aşireti, Tuz Gölü'nün doğusunda yaşamaktadırlar. Canbeki aşireti, çok büyük olan bu yapının yarısı Yunak ile Polatlı arasında yerleşmişlerdir. Cudikan aşireti, Tuz Gölü'nün kuzeyinde yerleşmişlerdir. Halkan aşireti, Cihanbeyli dolaylarında yaşamaktadırlar. Motki aşireti, Tuz Gölü'nün güneydoğusunda yerleşmişlerdir. Zazaca konuşurlar, Sünni dirler. Nasırlı aşireti, Bala kasabası dolaylarına yerleşmişlerdir. Sinaminli (Sinan) aşireti, Tuz Gölü'nün doğusuna yerleşmişlerdir. Zazaca konuşurlar, Alevi dirler. Seyfkani aşireti, Haymana ilçesi dolaylarında yaşamaktadırlar. Atmanikan aşireti, Ankara'nın kuzeydoğusunda yaşamaktadırlar. Badeli aşireti, Yozgat'ın güneyi ve güneybatısına yerleşmişlerdir. Bereket aşireti, Nevşehir'in kuzeyi ile Kızılırmak'ın karşısına yerleşmişlerdir. Bezeyni aşireti, Çorum'un kuzeybatısı ve Kırşehir in batısı ve kuzeybatısına yerleşmişlerdir. Hecibani (Hadhabani) aşireti, Kayseri nin kuzeyine yerleşmişlerdir. Hatunoğlu aşireti, Yozgat'ın güneyine yerleşmişlerdir. Mahani aşireti, Kırşehir içinde ve etrafında yerleşmişlerdir. Milan (Milli) aşireti, Çorum un batısına yerleşmişlerdir. Şeveli aşireti, Çorum'un batısına yerleşmişlerdir. Tirikan aşireti, Ankara nın batısı ve Çankırı'nın güneyine yerleşmişlerdir. Ökçeemi aşireti, Sivas ın kuzeybatısına yerleşmişlerdir. 153 Ümranlı (Amarlı) aşireti, Kırşehir dedirler. Urukçu aşireti, çok büyük bir aşirettir. Tokat tan Amasya ve Yozgat a yerleşmişlerdir. Zirikan aşireti, Çankırı nın güneydoğusu ve Samsun'un batısına yerleşmişlerdir ve Arap kökenlidirler KÜRTÇE VE LEHÇELERİ Kürtlerin anadilleri Hint-Avrupa dil ailesinin İran kolunun kuzeybatı grubuna mensuptur. Kürtçe ile Farsça arasında tespit edilen farklar bütün Kürtçe lehçelerinde de bulunur. 155 Birçok Kürtçe kelime İngilizce ile aynı kökene sahiptir. Bununla birlikte, Kürtçeye en çok yakın dil, İran ve Tacikistan'ın konuşulan Farsçadır. Kürtçe halk 152 İzadi, s İzadi, s Bozkurt, s Nikitin, s

42 Arapçasından, Osmanlı Türkçesinden, Aramice ve Ermeniceden kelimeler almıştır. 156 Petersburg Akademisi tarafından neşredilen, Kürtçe Rusça Almanca sözlükte 8307 kelime vardır. Kelimelerin kökeni itibari ile bu sözlükte; 370 eski Pehlevice, 1240 Zendce, 3080 eski Türkçe, 220 Ermenice, 2000 kelime yeni Arapça, 1030 yeni Farsça, 300 asıl Kürtçe, 60 eski Çerkezce, 20 eski Gürcüce, 107 de Keldanice kelime vardır. 157 Kürtçe ile Kürtçe kelimelerin nesebi arasında bir soy birliği yoktur. 300 Kürtçe asıllı kelimenin 108 tanesi dağ yaşamı ile ilgilidir. 158 (Bakınız, Şekil I ve II) Kürtlerin anadilleri dört lehçeye ayrılmaktadır: l- Kurmanci (Kuzey Kurmanci de denir). 2- Soranice (Güney Kurmanci de denir). 3- Zazaca (ya da Dımıli). 4- Gorani lehçeleridir. Kurmanci ve Sorani lehçeleri birbirine yakındır. Zazaca ve Gorani lehçelerine ise Pehlavani (ya da Pehlavanik) grubu da denmektedir ki bu lehçelerin kendi aralarındaki yakınlığından kaynaklanmaktadır. Bu gruplar kendi içlerinde pek çok şive ve ağızlara bölünmektedir. Zazaca ve Gorani lehçeleri Kurmanci ve Soraniceye göre Farsçaya daha yakındır. 159 Eğer Kürtçenin lehçeleri, Türkçe kökenli dillerle karşılaştırılacak olursa, Kurmanci ile Zazaca ve Gorani arasındaki benzerlik, İstanbul Türkçesi ile Kazak ve/veya Kırgız Türkçesi arasındaki ilişkiye benzer. 160 Bu dillerin, zaman içinde değişime uğraması gibi, Kürtçenin lehçeleri de, muhtemelen "Medce" ya da "Proto- Kürtçe" olarak adlandırılabilecek, kaybolmuş eski tek bir dilin dallarıdır. 161 (Bakınız Şekil I ve Şekil II) Kurmanci ve Zazaca, artık aynı dilin lehçeleri olarak değil, iki bağımsız dil niteliği kazanmıştır. Bu lehçelerin kullanımı, herhangi bir standart dil bilim kriterine göre aynı dilin lehçeleri olarak değerlendirilmeyecek durumdadır. Bunun da ötesinde, Kurmanci ile Zazaca konuşanların kendi aralarında herhangi bir lehçe ile karşılıklı 156 Minorsky, s Fritz, s Fritz, s Tan, s Tan, s İzadi, s

43 anlaşmaları pek mümkün değildir. 162 Bugün Kürt lehçeleri arasında müşterek kullanılan kelimeler, Kürtçe, Pehlevice, Zendce, ya da Eski Farsça kökenli olan kelimeler değil, Türkçe, Türkçeleşmiş Arapça ve yeni Farsça kökenli kelimelerden oluşur. 163 Kurmanci ve Zazaca lehçeleri şimdilerde Kürtlerin oldukça farklı bölgelerinde konuşulmaktadır. Kurmanci ve Soranice, tüm Kürtlerin dörtte-üçünün lehçesi iken, Zazaca ve Gorani geri kalan Kürtlerin lehçesidir. Bu dağılımda, hem tarih boyunca devam eden göç hareketlerinin, hem de farklı mezheplere inanmanın ve yerel kültürün ağır basmasının da etkili olduğu düşünülebilir Kurmanci Kürtlerin yarıdan fazlası bu lehçeyi konuşmaktadır. Türkiye de yaşayan Kürtler genellikle bu lehçeyi kullanmaktadırlar. Yukarıda da belirtildiği üzere kendilerine Kürt değil Kurmanc derler, dillerine de Kurmanci. Türkiye, Suriye, eski Sovyetler Birliği Kürtleri, Irak taki Kürtlerin üçte biri ile İran daki Kürtlerin büyük kısmı ve Lübnan daki Kürtler bu lehçeyi konuşmaktadırlar. 165 Kurmancinin şiveleri şunlardır: Botani, Beyazidi, Hakkâri, Ûrfî ve Bahdinani Soranice Kurmanci den sonra en fazla konuşulan ikinci lehçedir. Kuzeydoğu Irak ta ve İran da Zağros Dağlarına komşu bölgelerde konuşulmaktadır. 167 Günümüzde Kuzey Irak ta yazıda ve sözde, Sorani lehçesi konuşulmaktadır. Köken olarak Kurmanci olmasına rağmen farklı bir dil hüviyeti kazanma yoluna girmiştir. Soranice konuşanlar kendilerine Kurd dillerine de Kurdi derler. 168 Soranice nin başlıca şiveleri şunlardır: Mukri, Erdelani, Germiyani, Hosnav, Pijder, Varmava ve Erbili Hassanpour, s Fritz, s İzadi, s Kreyenbroek, s İzadi, s Kreyenbroek, s Hassanpour, s İzadi, s

44 Zazaca (Dımıli) Türkiye de Tunceli, Sivas, Elazığ, Hozat, Bingöl, Şanlıurfa da ve kısmen de Muş, Bitlis, Diyarbakır da konuşulur. Ayrıca Türkiye nin Malatya, Kahramanmaraş illeri ile İran ve Irak ta da konuşulan dar bölgeler vardır. Yaklaşık olarak Kürtlerin %7 i Zazaca konuşur. Bu oran yaklaşık iki milyon eder. 170 Zazaca nin başlıca şiveleri, Sivereki, Kori, Hazzu, Motki, Şabak ve Dumbuli dir Gorani İran-Irak sınır bölgelerinde konuşulan bir lehçedir. 172 Gorani lehçesi, Kürtçenin en katışıksız ve en eski türü kabul edilir. 173 Gorani, Kerkük yakınlarındaki kalabalık Kakai aşiretinin ve Kifri yakınlarındaki Zenganalar ın da lehçesidir. Batı Belucistan'daki Kürt kolonisi de ağırlıklı olarak Gorani'yi konuşur. Hevremani ile Bacalani'nin yanı sıra, Gorani nin diğer şiveleri, Kelhuri, Nankeli, Kandula'i, Sencabi, Zengena, Kaka'i ve Kirmanşahi dir. Gorani günümüzde İran ve Irak'ta yaklaşık olarak 1,5 milyon kişi tarafından konuşulmaktadır DİN VE MEZHEPLER Hıristiyanlıktan önce iki bin yıl boyunca, Hint-Avrupa dil ve kültürünün Kürtler arasında yaygınlaşması, aynı zamanda tarihi İran inançlarının ve Tanrıları nın da Kürt inançları arasına girmesini sağladı. 175 Bu, Zerdüştlük, Manilik ile daha sonra ilahi dinler olan Yahudilik Hıristiyanlığın da Kürtler arasında yaygınlaşmasına sebep oldu. Ama Zerdüştlük ve Manilik Kürt nüfusu içinde kayda değer bir taraftar kitlesini bulmayı başaramadı. Kürtler arasında Neo-Asur imparatorluğu dönemlerinde sürgün edilmiş büyük bir Yahudi topluluğu da bulunmaktaydı. 176 Talmud'a göre, dini yaymaları için Yahudi otoriteleri tarafından bu sürgün Yahudilere izin verilmiş ve bunlar Orta 170 Tan, s İzadi, s Enis Güney, Cumhuriyet Tarihinde Kürtler, Paraf Yayınları, İstanbul, 2011 s Hassanpour, s İzadi, s Etem Xemgin, Kürdistan da Dini İnançlar ve Etkiler (İslamiyet Öncesi), Melsa Yay, İstanbul, 1992, s Erich Brauer, Raphael Patai, Kürdistanlı Yahudiler, Avesta Yayınları, İstanbul, 2005 Çev. Fahriye Adsay, s

45 Mezopotamya'nın neredeyse tümünü Yahudileştirmişlerdir. Daha sonra Hıristiyanlık bu anlamda daha da başarılı olacaktı. Uzak Batı Mezopotamya ve Orta Mezopotamya'da çok sayıda Kürt Hıristiyanlığı kabul etmiştir. 177 Hıristiyanlığın Mezopotamya'ya yayılmasını müteakiben, İslamiyet de, 7. Yüzyıldan itibaren Kürtler arasında yayılmaya başlamıştır SÜNNİ KÜRTLER Kürtler, Hazreti Ömer döneminde İslamiyet e girmişlerdir. 179 Günümüzde Kürtlerin yaklaşık beşte üçü, Kurmanci lehçesini konuşanların neredeyse tümü en azından ismen, Sünni Müslümanlığın Şafii mezhebine mensupturlar. 180 Kürtlerin Şafii mezhebine girmelerinde, İmam Şafii nin Kürt asıllı olduğu iddiasının etkili olduğu söylenmektedir. 181 Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman şehirlerinde aynı aşirete mensup kişilerden bir kısmı Alevi, bir kısmı da Hanefi olan Kürtler mevcuttur. Bu onların Kürt kimliklerinin sorgulanmasına sebep olmuştur. 182 İran daki Sünni Kürtlerin de ağırlıklı olarak Şafii olduğu da bir gerçektir. Doğudan gelen ve Anadolu'nun içlerine ilerleyen Türk boyları, Orta Asya'da yaygın olan Hanefi mezhebini de beraberlerinde getirmişlerdir. Hanefi mezhebi, Kürtlerin Şafiiliğini fazlaca değiştirmemiştir. Ancak, Türk ilerleyişi, Orta Asya kökenli Nakşibendî Sûfi tarikatının Kürtler arasında yayılmasına vesile olmuştur. Günümüzde Kürt Şafii Müslümanlar, Şafiiliğe mensup tek büyük topluluğu teşkil etmektedir. Kürt Şafii Müslümanlar günümüzde doğuda Şii Farslar ile Azeriler, kuzeyde ve batıda Hanefi Türkler ve güneyde Suriye ile Irak'ın (Hanefiliğin doğduğu yer/küfe) Hanefi Arapları arasında yaşamaktadırlar Kreyenbroek, s İzadi, s, Hasan Ünlü, Geçmişten Günümüze Değişik Din ve Mezheplere İnanan Kürtler ve Yaşadıkları Yönetim Düzenleri, Kalan Yay, Ankara, 2006, s Ünlü, s Ünlü, s Macit Gürbüz, Kürtleşen Türkler, Selenge Yayınları, İstanbul, 2007, 2. Baskı, s İzadi, s

46 Şİİ KÜRTLER Kürtler arasında, Şii mezhebinin İmamiye (On iki imam) kolunu benimseyenler de vardır. Bunlar, İran'da doğu ve güney Kürt bölgesinin, Kirmanşah, Kengavar, Hemedan, Kurva ve Bijar şehirleri ve çevresinde, çok daha az sayıda ise Türkiye'de, Ağrı, Kars ve Van şehirleri ve çevresinde yerleşmişlerdir. 184 İran da yaşayan Şii Kürtler açısından hem dil, hem de kültürel benzerliğine, mezhep benzerliği de eklenince İranlılaşmak kaçınılmaz olmuştur. 185 Toplam nüfusları l ila 1,5 milyondan fazla olmayan Şii Kürtler, toplam Kürt nüfusunun %5 ile %7 oranında bir bölümü teşkil ederler ALEVİ KÜRTLER Çoğunluğu Zazaca, az bir kısmı da Kurmanci konuşan Aleviler in Munzur merkezli bir yapıları vardır. Bunlar Aleviler (Ali nin izleyicileri), Kızılbaş (kızıl renkli başlıklarından dolayı) ve Nusayrilerdir. 186 Şah İsmail tarafından 1501 yılında Tebriz de Safevî Devleti kurmuştur. Şah İsmail 12 İmam Şia sını resmi mezhep olarak kabul etmiştir. 187 Anadolu ya halifelerini göndererek Anadolu yu Şiileştirme politikası uygulamıştır. Bu politikalar neticesinde ilk Kızılbaş isyanı olarak kabul edilen Şahkulu İsyanı başta olmak üzere Çaldıran Savaşı na kadar Anadolu da pek çok isyan çıkmıştır. 188 Çaldıran Savaşı 1514 yılında Osmanlı Devleti ile Safevi Devleti arasında gerçekleşmiş ve Osmanlı Devleti nin galibiyetiyle neticelenmiştir. Bu savaştan sonra yenilen boyların Anadolu daki Kürt Aleviliği nin oluşmasında önemli rolleri olduğu düşünülmektedir yılında Sivas ı ziyaret eden bir Rus gezgini (muhtemelen ajan) Sivas ta Kızılbaşlar arasında duyduğu bir hikâyeyi anlatır. Bir Kürt köyünde 1914 yılında Hz. 184 Ünlü, s Ahmedî, s İzadi, s Mustafa Öz, Başlangıçtan Günümüze Şiilik ve Kolları, Ensar Neşriyat, İstanbul, 2011, s Öz, s Öz, s

47 Ali nin gökten ineceğine inanan bir grubun hazırlık yaptığını anlatır. 190 Hikâyeye göre; Ali, kılıcını Ruslara, yeşil sancağını da İngilizlere armağan etmiştir. Bir gün önemli bir savaş olacak İngilizler ve Ruslar, Ali nin sancağı altında, onun kılıcı ile Türkleri mahvedeceklerdir. Çünkü Ali onlara böyle buyruk vermiştir. Bu hikâye ve bunun gibi halk arasında yayılan uydurma şeyler, Kızılbaşları kullanarak Osmanlı Devleti ni parçalama ve Kürtleri kendi yanlarına çekmek için yapılan çalışmalar hakkında fikir vermektedir. Planlanan bir işgal için psikolojik zemin hazırlığı yapılmaktadır YEZİDİ KÜRTLER Tez çalışmamız açısından Yezidi inancı üzerinde biraz detaylı durmamız gerekmektedir. Bunun sebebi, Erivan da Sovyetler tarafından yapılmış olan çalışmaların Yezidiler eliyle yürütülmüş olmasıdır. Kendilerini çeşitli biçimlerde Yazidi, Yezdani, İzadi, Ezidi ve Dasna'i olarak da adlandıran Yezidi Dini nin mensupları, bu dinden olmayanlar tarafından genellikle, Şeytana Tapanlar" olarak adlandırılırlar. Yezidiler meleklere özel bir önem verirler. Yezidi adı eski Farsçanın bir terimi olan ve İlah anlamına gelen İzid 192 veya "melek" anlamına gelen yazata veya yezad sözcüklerinden türemiş ve bu sıfatı "meleğe tapanlar" haline getirmişlerdir. Yezidiler meleklere Şeytanı yani Melek-i Tavus'u (Tavus Kuşu Meleği) dâhil ederler. Karanlığın ve kötünün prensi olması şöyle dursun, Melek-i Tavus dünyevi meseleler üzerinde çok daha büyük bir otorite ve iktidara sahip olsa bile diğer melekler ile aynı yapıya sahiptir. Hatta dünyayı kozmik yumurtanın parçalarını kullanarak yaratan, bizzat Melek-i Tavus yani şeytandır. 193 İlah olarak Melek-i Tavus u kabul ederler ve ona taparlar. Ateşe ve ışığa yönelip ibadet eden Yezidiler, bakla, marul, balık yemez ve 190 Minorski, s Minorski, s Minorski, s İzadi, s

48 mavi rengi giymezler. 194 Yiyecek seçimleri, reenkarnasyona inanmaları ile bağlantılıdır. Tavus ile Babil in sıcaklık ve güneş tanrısı Temmuz arasında bir bağlantı vardır. 195 Yezidi dininin piri olarak görülen Adeviye Tarikatı nın kurucusu Adiy bin Müsafir, yaklaşık olarak 1075 yılında Lübnan da Bekaa vadisinde Beyt-i Far köyünde dünyaya gelmiştir. 196 Kendisi Kadiri tarikatında seyr u süluk yapıp Abdülkadir Geylani ile beraber hacca gittikten sonra Laleş vadisinde inzivaya çekilmiştir yılında ölmüştür. Türbesi Laleş tedir. 197 Yezidiler hac için buraya giderler. Adevi tarikatında, Hasan bin Adi ile birlikte yeni bir hareketlilik başladı. Yezidilerin kutsal kitaplarından biri olan Mıshefa Reş (Kara Kitap) Şeyh Hasan tarafından yazılmıştır. Bu kitap Kürtçenin Kurmanci lehçesiyle yazılmıştır. 198 Diğer ve ilk kitap ise Kitab ul Cilve (Tecelli Kitabı) ise Adiy bin Müsafir ölmeden önce kâtibi Fahreddin e yazdırmıştır. Bu kitap 500 kelimeyi aşan küçük bir kitaptır. 199 Anlaşılan o ki Yezidiliğin kurumsallaşması, Şeyh Hasan bin Adi döneminde başlamıştır. Bu dönemdeki Moğol istilasının oluşturduğu keşmekeşlik Yezidilik inancının yerleşmesine zemin hazırlamıştır. Yezidiler, Mezopotamya bölgesinde Müslüman Kürtlerden ziyade, Ermenilerle iç içe yaşıyorlardı. Yezidiler, kirveliklerini Ermenilerle yapıp, dostluklarını pekiştiriyorlardı. Zaten bazı Yezidi Aşiretlerinin köken olarak Ermeni olduğu da bilinen bir gerçektir. Mesela Mendikan aşireti Ermeni kaynaklarında geçen Mandukianlar dır te Kafkasya ya vali olarak atanan Prens Mikhail Vorontsov verdiği bir ziyafette Yezidi Timur Ağa, valinin iltifatına mazhar olunca ve Ermeni edebiyatının öncülerinden biri olan Khaçatur Abovyan ın dikkatini çekmiştir. Timur Ağa ile dostluklarını ilerleten Abovyan, Yezidi ve Ermeni topluluklarının pek çok ortak 194 Minorski, s Minorski, s John S. Guest, Yezidilerin Tarihi, Avesta Yayınları, İstanbul, Çev. İbrahim Bingöl, 2007, s Guest, s Ünlü, s Guest, s İzadi, s

49 geleneği olduğunu gördü. Böylece Yezidi dininin, onuncu yüzyılda Ermeni Kilisesi içinde meydana gelen bir sapkınlıktan türemiş olduğa inanmıştı. 201 Ermenilerin Doğu Anadolu da devlet kurma hayaline kapılması ve bunun neticesinde Müslüman baskısına maruz kalmaları Yezidileri de huzursuz etmişti. Çünkü Ermenilerin maruz kaldıkları muamelelerden onlar da nasibini alıyorlardı. Rusların kuzeyden Anadolu ya girişlerini sevinçle karşılayan Yezidiler, savaşında müttefikleri Rusların çekilmesi ile beraber onlar beraber Erivan a taşındılar deki başarısız Rus saldırısından sonra yaklaşık 3 bin Yezidi Rus askerlerinin peşi sıra sınırı geçip Erivan a yerleşti. Bu tarihte Erivan da Yezidi sayısı yaklaşık 8 bin olmuştu. 203 Bu tarihten sonra tarihlerinde 2 bin kişilik bir grup, 1918 de Kars ın alınmasını müteakip Osmanlı da kalmak istemeyen bir diğer kalabalık grup ki Tehcir Kanunu ndan sonra Doğu Anadolu dan Kars a kaçmışlardı- Erivan a göç etmişlerdi nüfus sayımı, Sovyetler Birliği nde Yezidi yi gösteriyordu. 204 Kafkasya da Sovyet yönetiminin ilk 25 yılı sırasında iki Yezidi başarılı bir biçimde öne çıkmıştı. Bunlardan biri Erebe Şamilov; Çarlıktan Sovyet sistemine zor geçişi yaşayan kuşağı, diğeri, Aliyevitç Siyabendov; yeni toplumun bir ürünü olan kuşağı temsil ediyordu. 205 Kürt nüfusunun %5'inden azını oluşturan Yezidiler, Laleş'teki en kutsal Yezidi tapınaklarının bulunduğu Irak'ta, Musul'un kuzey doğusunda, Cebel-i Sincar'dan Duhok kadar olan bölgelerde yaşamaktadırlar. Günümüzde hala çok sayıda Yezidi nin bulunduğu Suriye'de, Cezire'den doğuya Cebel-i Sincar tepelerine ve Halep'in kuzey batısında İfrin'e doğru uzanan bölgelerdeki kesimlere dağılmışlardır. Yezidi nüfusun yoğun olduğu diğer bir bölge de Kafkaslardır. Tüm Kafkasya da yaşayan Kürtlerin yaklaşık olarak dörtte biri Yezidi dir. Ermenistan'da ise Yezidi Kürt sayısı burada yaşayan ve başka dinlere mensup olan Kürtlerin sayısından çok daha fazladır Guest, s Guest, s Guest, s Guest, s Guest, s Ünlü, s

50 Türkiye'de Yezidiler, Mardin, Siirt, Antakya, Gaziantep ve Şanlıurfa da kendilerini gizleyerek yaşamaktadırlar yılında yapılan bir nüfus sayımında Türkiye de 100 bin, Musul, Hakkâri, Sincar ve Kafkasya da 25 bin Yezidi olduğu tespit edilmiştir. 208 Türkiye'de 1977'den sonra Yezidilere tekrar baskı uygulanmaya başlanmıştır. Sadece Almanya'da sığınmacı olanların sayısı civarındadır. Özellikle Horasan bölgesinin Koçan ve Dergez şehirleri arasında ve Azerbaycan bölgesinde olmak üzere, İran'da da görece küçük bir Yezidi nüfusu bulunmaktadır YARİSANİ KÜRTLER Mensuplarına, Yârsân, Aliullahi, Ali-İlahi (yani Ali'ye tapanlar), Alihak, Ehl-i Hak (doğrunun insanları) da denilen Yarisaniler, Kürt coğrafyasının güneyinde, İran ve Irak'ta yoğunlaşmışlardır. Yayılma alanları, Kürtçenin Gorani lehçesinin konuşulduğu alanlarla benzeşir. 210 Şii mezhebinin İsmailiyye koluna benzer bir inançları olan Yarisaniler in Aleviliğe yani Kızılbaşlığa benzer tarafları vardır. 211 Yarisanilik Şii İsmailiyye mezhebi ile olan benzerliğinden dolayı Gali (Gulat) Şia Fırkaları arasında değerlendirilebilir. 212 Yarisaniler e göre Allah âlemde yedi defa gözlere görünmüştür. Bir defa da Hz. Ali suretinde görünmüştür. 213 Bu yönüyle Hıristiyanlık taki Teslis inancına benzemektedir. Tıpkı Yezidilik te olduğu gibi reenkarnasyona inanan Yarisaniler e göre ölüm yani ölüm sudaki karabatak gibidir. Bir yerde batar, başka bir yerde ortaya çıkar Ünlü, s Minorski, s İzadi, s Ünlü, s Etem Xemgin, Alevilik İslamın İçinde mi, Dışında mı? İslamiyet ve Alevilik, Doz Yay, İstanbul, 2005, s Öz, s Minorski, s Minorski, s

51 2. İKİNCİ BÖLÜM 2. KÜRTLERE YÖNELİK RADYO YAYINLARI 2.1 ULUSLARARASI İLİŞKİLERDE PROPAGANDA Teknolojinin gelişmesi ile beraber devletlerin propaganda araçları da değişime uğramıştır. Birinci dünya savaşında, daha ziyade kâğıt malzemeye dayalı propaganda yapan devletler, 1923 te İngiltere de ilk radyonun yapılması ile propagandayı bu yeni mecraya taşımışlardır. 215 SSCB ve Almanya I. Dünya Savaşı ndan sonra propagandaya dayalı yayıncılığı sistemli ve geniş biçimde kullanan ilk devletler olmuştur. 216 Mesela 1935 te Almanya da satılan radyo sayısı iken, bu sayı 1936 da, olmuştur de ise bu rakam ikiye katlanmıştır. Bu da Almanların radyoculuğa verdiği önemi göstermektedir. 217 Tek taraflı bir faaliyet olan propaganda, iletişimden farklıdır. Propagandadan amaç hedeflediği kamuoyunu yönlendirmek ve onların kanaat ve düşüncelerini kendi hedefleri doğrultusunda değiştirmektir. 218 Propaganda dört grubu kendine hedef olarak alır. Kendi halkı, dost devletlerin halkları, tarafsız devletlerin halkları ve düşman devletlerin halklarıdır. 219 Hedefte düşman devletlerin halkları olunca beş temel şey hedeflenir. Boyun eğdirme, bozgunculuk, işbirliği, yoksulluk düşüncesi aşılamak ve panik. 220 Evet, düşman devletlerin halklarına yönelik propagandadan amaç, bu halkların kendi hükümetlerine karşı olan desteğini zayıflatmak ve bunların kendi ideolojisine bağlanmasını sağlamaktır. 221 Soğuk Savaş döneminde, sıcak teması sağlayan en önemli araç hiç şüphesiz yapılan radyo yayınları olmuştur. Bu dönemde ABD ile SSCB arasında hızlandırılmış bir propaganda savaşı vardır. Mesela SSCB, hem Macaristan daki ayaklanma hem de 215 Osman Özsoy, Propaganda ve Kamuoyu Oluşturma, Alfa Basım, İstanbul, 1998, s Mehmet Gönlübol, Uluslararası Politika, Atilla Kitapevi, Ankara, 1993, s Özsoy, s Mustafa Kutlu, Vietnam dan Körfez e (Savaşlarda Kamuoyu Oluşumu), Okumuş Adam, İstanbul, 2003, s Gönlübol, s Mutlu, s Gönlübol, s

52 Doğu Avrupa daki diğer hareketliliklerin, batı propagandasının sonucu olduğunu düşünmekteydi. Gerçekten de Özgür Avrupa Radyosu (Radio Free Europe) gibi araçlar yoluyla ABD, SSCB içinde propaganda savaşı yürütmüştür. Bu propagandanın temel hedefi hem Komünizme karşı muhalefeti geliştirmek hem de Doğu Avrupa da milliyetçiliği teşvik etmektir yılına geldiğimizde, SSCB nin radyoda haftalık 533 saat, ABD nin 497 saat, Fransa nın 198 saat, Avustralya nın 181 saat, İtalya nın 170 saat, Hollanda nın 127 saat, Kanada nın 85 saat, Polonya nın 131 saat, Çekoslovakya nın 119 saat, Yugoslavya nın 80 saat, Macaristan ın 76 saat, Bulgaristan ın 30 saat, Romanya nın 30 saat ve Çin in de 66 saat dış yayın programı vardı. 223 Televizyonun yaygınlaşmasından önce en etkili medya aracı hiç şüphesiz radyo yayınları olmuştur. Bu yayınlarda, bir dış politika aracı olarak propagandaya başvurulmuştur. 2.2 ABD ETKİSİNDEKİ KÜRTÇE RADYO YAYINLARI İkinci Dünya savaşından sonra Ortadoğu da Kürtçe yayın yapan birçok radyo istasyonu kurulmuştur. Doğu Avrupa da yapılan propaganda savaşı Ortadoğu ya da taşınmıştır. ABD ve müttefiklerinin kurduğu birçok radyo istasyonu olmuştur. Bunların çoğu kısa ömürlü olmuş ancak İran daki radyolar uzun ömürlü ve etkili olabilmiştir. Genel olarak de-etnisizasyon politikası gütmüş ve Kürtlerin içinde bulundukları yapılar ile entegrasyonunu sağlamaya çalışmışlardır LEVANT RADYOSU Beyrut ta Fransız Hükümeti tarafından işletilen Levant Radyosu 5 Mart 1941 de yayına başladı 224 ve haftada iki kez olmak üzere yarım saat Kurmanci haber ve 222 Best, s Jerome S. Berg, Broadcasting on the Shortwave 1945 to Today, McFarland&Company, İnc, N.Carolina, USA, 2008, s Kreyenbroek, s

53 müzik yayını yapıyordu. 1 Nisan 1946 da, bu istasyon Lübnan hükümetine devredilerek bu yayınlar sona erdirilmiştir ŞARKÜ L-EDNÂ RADYOSU İkinci Dünya Savaşı nda İngiltere nin kurduğu radyo istasyonu olan Şarkü l Ednâ (Yakın Doğu Arap Radyo İstasyonu) da Kürtçe Radyo yayını yapmıştır. 226 Bu istasyonun Bağdat Radyosu ndan önce yayına başladığı ve savaşın bitmesi ile de yayınlarını bitirdiği anlaşılmaktadır. 227 Radyonun her gün bir saat ve Sorani lehçesinde yayın yaptığı kaydedilmektedir BAĞDAT RADYOSU ( ): 1936 yılında Irak Hükümeti tarafından kurulan bu radyo İstasyonu, günde 15 dakika olan Soranice yayın saatini 1949 da 2 saat 45 dakika olarak devam ettirmiştir. Ayrıca, Eğitim Bakanlığı 1938 de Süleymaniye de beş şehre birer radyo istasyonu kurmuştu. 229 Bağdat Radyosunun ilk programları arasında haberler, yorum ve müzik vardı. Yayın saatinin artmasıyla birlikte dini eğitim programları ve dinleyici mektupları bölümü de eklenmiştir. 230 Dini yayınların yapılmasının sebeplerinden birinin de Kürtlerin Irak ile entegrasyonunu sağlamak ve Sovyetlerin yaymaya çalıştığı Sosyalizme karşı set çekmek olduğu anlaşılıyor. Radyonun kuruluşunda İngiltereli teknisyenlerin yer almasından da anlaşılacağı gibi yayın politikası elbette ABD ve İngiltere etkisinde devam ediyordu. Ancak 14 Temmuz 1958 de Irak ta ihtilal olması ve Monarşinin yıkılması ile Irak, Bağdat Paktından çekilmiş ve Mısır-Sovyet çizgisine yaklaşmıştır. 231 Bu radyo yayınlarına da etki etmiştir. Biz de 1958 den sonraki yayınları Sovyetler Birliği etkisindeki yayınlar kategorisinde mütalaa edeceğiz. 225 Hassanpour, s Hassanpour, s Kreyenbroek, s Hassanpour, s Kreyenbroek, s Hassanpour, İstanbul Fahir Armaoğlu, 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi, Ankara, İş Bankası Kültür Yayınları, 1997, s

54 2.2.4 İRAN RADYOLARI İran da ilk Kürtçe yayınlar Tahran a isyan neticesinde kurulmuş olan Azerbaycan Özerk Cumhuriyeti nin ( ) Tebriz Radyosu nda olmuştur. İkinci yayın ise Kürt Cumhuriyeti nin (1946) başkenti Mahabad da yapılmıştır. Mahabad da halkın duyması için şehrin merkezine hoparlör kurulmuştur. Haber, yorum, müzik ve konuşmalar Soranice yapılıyordu. Ancak bu yapıların yıkılması ile yayınlar da bitmiştir. Sovyet etkisiyle meydana gelen bu gelişmelerden rahatsız olan ABD, İran ile iletişime geçip, Sovyet etkisini kırmak üzere çalışmalara başladı. Ocak 1950 den sonra yapılan çalışmalarla Amerika nın Sesi Radyosu (VOA) ve İran Hükümeti arasında yerel yayın gerçekleştirmeye yönelik bir anlaşmaya varıldı. İran hükümeti bu anlaşmaya göre 1951 de Senendec de bir verici kurdu ve Kürtçe yayınlar buradan ordu tarafından yapıldı. Programlar haber, yerel müzik, şiir dinletileri, siyasi yorumlar ve eğlence yayınları içeriyordu. 232 Kahire ve Bağdat Radyoları nın propagandalarının önüne geçmeye çalışan Tahran, beş adet radyo istasyonu daha kurmuş ve karşı atağa geçmiştir. Tahran Radyosu: Günde bir saat Kürtçe yayın yapmıştır Senendec Radyosu: Günde üç saat Kürtçe yayın yapmıştır. Kirmanşah Radyosu: Günde iki saat Kürtçe yayın yapmıştır. Reza iyeh Radyosu: (Şimdi Urmiye) Günde bir saat yerel bir lehçede yayın yapmıştır. Meşhed Radyosu: Cumartesi, Pazar ve Çarşamba yarımşar saat yayın yapmıştır. 233 Anlaşılan o ki İran Hükümeti, kendi Kürtlerinin dikkatini yabancı radyo yayınlarından kendi yayınlarına çekmek ve aynı zamanda sınırın her iki tarafındaki 232 Kreyenbroek, s Hassanpour, s

55 Kürtler arasında İran propagandası yürütmek arzusu üzerine kurulmuştu. 234 Kürtçenin, Farsça ile akraba bir dil olması İran a ayrı bir avantaj kazandırmıştır. Bu radyo yayınları sayesinde Kürtçe biraz daha Farsçaya yaklaştırılmıştır. 2.3 SSCB ETKİSİNDEKİ KÜRTÇE RADYO YAYINLARI KIZIL KÜRDİSTAN RADYOSU yılları arasında Sovyetler Birliği nde başkenti Laçin olan, Kelbajar, Kubatlı, Zangelan (bu şehirler Azerbaycan dadır) şehirlerini kapsayan Otonom Kürt Eyaleti (Kızıl Kürdistan diye de bilinir) kurulmuştur. Bilinen ilk Kürtçe yayın 1924 yılında buradan yapıldı. Ancak bu çabalarla ilgili elimizde fazla bir bilgi yoktur KAHİRE RADYOSU Mısır, Irak a karşı 1957 de Arapların Sesi radyosuyla ciddi bir propaganda savaşı başlattı. 236 Kahire Radyosu nda yayınlanan ve Irak ile İran da geniş bir dinleyici kitlesi bulan 45 dakikalık Kürtçe program, bu kampanyanın bir parçası idi. Programda Irak Monarşi yönetimin yapısını ve Bağdat Paktı nın amaçlarını teşhir eden haberler yapılıyordu. Bunun yanı sıra milliyetçi Kürt şiirleri ile aralarında Ey Reqîp Ey düşman ile Ey Kurdîne Ey Kürtler marşlarının da bulunduğu Kürt müziği veriliyordu. Bu yayınlar üzerine Türkiye, İran ve Irak, Sovyetler Birliği ve Mısır ı protesto etti. Mısır da bu yayınların Birleşik Arap Cumhuriyeti üyesi olan Suriye Kürtlerine yönelik olduğunu açıkladı. Zaten Irak ta Monarşinin yıkılması ve Irak ın Bağdat Paktı ndan çekilmesi ile bu yayınlar, Bağdat Radyosuna katılmıştır BAĞDAT RADYOSU (1958 DEN SONRA) Bağdat Radyosu 1958'de monarşinin yıkılmasından sonra komşu ülkelerdeki Kürtleri etkileyen, güçlü politik bir araca dönüştü. Kahire Radyosu nun katılması ile 234 Hassanpour, s Taels, s Kreyenberoek, s Hassanpour, s

56 Bağdat Radyosu nda Kürt milliyetçiliği alevlenmişti. 238 Irak Kürtleri radyo yayınında da Araplarla eşit hak talep ettiler. 1960'lara gelindiğinde yeni Cumhuriyet rejiminin politik özgürlüklerle ilgili antlaşmaları gitgide ihlal etmesi radyo yayınlarını da etkiledi. Radyo daha ziyade müzik yayınlarına ağırlık verdi. Ayrıca otonomi savaşı Kürtlere kendi gizli radyo istasyonlarını sağladı. Bağdat Radyosu nun politikası Irak'ta, Mezopotamya'da ve bölgede değişen politik koşullara bağlıydı. Yayın saati otonomi savaşının son yılında ikiye katlandı den sonra Baaslaştırma yani iktidar partisinin ideolojik propagandası ve politik çizgisi bütün programlara nüfuz etmişti. Bununla birlikte oyun, öykü, tarih, Kürtçe dilbilgisi ile çocuk, çiftçi ve kadınlar için yapılan özel programlar gibi yeni programlar 1960'ların sonlarından beri farklı zamanlarda yayınlanmıştır TİFLİS VE GÜRCİSTAN 1946 yılında Tiflis Radyosu nda yayınlanan bir Kürtçe programdan bahsedilmektedir. Bu yarım saat süren bilgi ve müzik programı idi. 240 Daha sonra 29 Eylül 1978 de Gürcistan Radyosu nda 20 dakika süren haftalık haber programı Deng u Be sa yayına başlamıştır ERİVAN RADYOSU Erivan Radyosu ndan önce 1930 dan 1937 yılına kadar Erivan dan Kürtçe yayın yapan bir Sovyet radyosundan bahsedilmektedir. Bu radyonun başkanlığını Heciye Cindi yapmıştır. 242 Bu radyo her gün yarım saat haber ve müzik yayını yapmıştır. 243 Ancak Erivan Radyosu 1955 yılında yayına başlamıştır. Kızıl Kürdistan, Tiflis ve Gürcistan radyoları ile diğer gizli, açık yayınlar hep kısa ömürlü olmuştur. Bu yayınların tecrübe ve materyal birikimlerinden Erivan Radyosu doğmuştur diyebiliriz. Erivan Radyosu nu bağımsız bir başlık altında ele alacağız. 238 Kreyenbroek, s Hassanpour, s Taels, s Kreyenbroek, s Heciyê Cindî, Emînê Evdal, Folklora Kurmanca, Avesta Yayınları, İstanbul, 2008, s Kreyenbroek, s

57 2.4 GİZLİ RADYO YAYINLARI Kürtlere yönelik radyo yayınlarının sayısı hayli fazladır. Irak, İran, Suriye Kürtleri ve Sovyetlerin katkılarıyla yapılmış çok sayıda radyo istasyonları vardır. Bazıları bugün de yayınlarına devam etmektedir. Biz burada birkaç örnek vermekle yetineceğiz. Azerbaycan Demokrat Parti sponsorluğunda Sovyetlerden yılları arasında Sorani lehçesiyle bir radyo istasyonu yayın yapmıştır. Seday-ı Milliye-i İran Radyosu yılında yayına başlamıştır. Sorani lehçesiyle yayın yapmıştır. Radyo Peyk-i İran Radyosu. Doğu Avrupa dan yılları arasında Sorani lehçesinde günde yarım saat yayın yapmıştır. Kürdistan ın Sesi Radyosu yılları arasında Irak Kürdistan ı özerklik yanlısı hareketi tarafından yapılmıştır. Bir saatlik programı haberler ve marşlar oluşturuyordu. Deng-i Kürdistan Radyosu yılları arasında İran Kürdistanı ndan Sorani ve Kurmanci lehçeleriyle yayın yapmıştır. İran Kürdistanı nın Sesi yılları arasında Bağdat tan Sorani lehçesiyle yayın yapmıştır. 244 Kürdistan Yurtsever Birliği Radyosu yılında İran Kürdistanı ndan Sorani ve Kurmanci lehçeleriyle yayına başlamış ve devam etmektedir. Deng-i Kürdistan-ı İran Radyosu yılında Irak Kürdistanı ndan Sorani lehçesiyle yayına başlamış ve devam etmektedir Kreyenbroek, s Hassanpour, s

58 2.5 TÜRKİYE DE KÜRTÇE RADYO YAYINININ PLANLANMASI 27 Mayıs İhtilali nden sonra İsmet İnönü başbakanlığında ilk koalisyon hükümeti kurulup, Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı ( ) yapılmış ve planlı ekonomi dönemi başlamıştır. ABD, Tenessee Vadisi kalkınma planını nazara vererek, Güney Doğu Anadolu için yapılacak bir kalkınma planı için Türkiye ye yardım edeceğini İsmet İnönü ye bildirdi. 246 ABD, Sovyetler Birliği nin Irak, Suriye ve Mısır daki yapılanmasına karşılık olarak Türkiye ve İran da benzeri bir yapılanmaya girişmişti. İran da da Kirmanşah Radyosu nun kurulması için gerekli teknolojik ve ekonomik desteği veren ABD, bütün masraflarını kendisinin karşılayacağı bir Kürtçe Radyo kurulması hususunda hükümeti ikna etti ve gerekli çalışmalara başlandı. 247 ABD nin amacı Kürtlerin, Sovyet bloğunda yer almasını engellemekti. Sovyetlerin etkisiyle kurulan Kürtçe radyolarda bol miktarda Komünizm propagandası yapılmaktaydı. Ancak Kürtçe radyo yayınına karşı muhalefet edilmesinden sonra İnönü dâhil herkes geri çekilmiş ve bu proje akim kalmıştır. 248 ABD de, Türkiye den yayın yapma politikasını değiştirip İran a yönelmiş ve VOA (Amerika nın Sesi Radyosu) İran da yayınlara başlamıştır. Öyle anlaşılıyor ki Amerika, İran üzerinden Türkiye Kürtlerine ulaştığından Türkiye de Kürtçe yayın konusunda fazla baskı yapmamıştır Doğan Avcıoğlu, Türkiye nin Düzeni, c. II, Bilgi Yayınevi, Ankara 1969, s Hassanpour, s Bu bilgiler Yazar Ahmet Aras tan temin edilmiştir. 249 Kreyenbroek, s

59 3. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM 3. ERİVAN RADYOSU 3.1 ERİVAN RADYOSU KISA TARİHİ Erivan Radyosu, 1954 yılında Mele Mustafa Barzani nin, Kruşçev i ziyareti sonrasında, 1955 yılında Kürtçe test yayınına başladı. 250 Haftada bir gün ve 15 dakika yayını vardı. Bu 15 dakika sadece haber yayını idi. Casimê Celîl ( ) iki yıl boyunca Erivan Radyosu nun şefliğini yaptı. Radyo ilk açıldığında, spikerlik için bir yarışma düzenlendi ve Enziva Reşid (Temur Muradov un annesi) birinci seçilerek radyoda çalışmaya başladı yılına kadar tam 27 yıl radyoda çalıştı. 251 İlk iki yıl radyonun çalışanı sadece iki kişi idi. Casimê Celîl ve Enziva Reşid. Radyonun test yayınlarının ilk zamanlarında Haciye Cindi, Emine Avdal, Erebe Şemo gibi Kürdolog ve gazeteciler radyo yayınlarına yardımcı oluyorlardı yılında Moskova dan, Radyo Delegasyonu ndan bir ekip Ermenistan a gelerek burada radyo çalışanları, Ermeni yetkililer, Haciye Cindi, Emine Avdal, Erebe Şemo gibi Kürdolog ve gazetecilerle bir toplantı yapıp, Erivan Radyosu nun yayınlarını masaya yatırdılar. Geçen iki yıl zarfında ciddi bir çalışmanın olmadığını gördüler. Ne herhangi bir kayıt vardı ne de bir arşivleme çalışması yapılmıştı. Bunun üzerine radyonun başına Halil Muradov u şef olarak atadılar. Casimê Celil i de, müzik bölümüne editör olarak atadılar. 253 Halil Muradov, 1957 den 1981 yılına kadar Erivan Radyosu na başkanlık (Şef) yaptı. Birçok şarkı ve piyes, onun döneminde ve başkanlığında kaydedilmiştir. 254 (Bakınız Fotograf I) Halil Muradov (Temur Muradov un babası) döneminde bu radyonun yayını yarım saatten 90 dakikaya çıktı ve haftanın her günü yayınlandı. Radyonun yayın saatlerinin artmasında ve müstakil kısa dalga anteninin kurulmasında, Mele Mustafa Barzani nin Moskova nezdindeki 250 Hassanpour, s Xelîlê Çaçan, Cewahirên Kurdî, Lis Basın Yayın, Ankara, 2010, s Nihat Gültekin, Erivan Radyosu Hafızamızdır, Özgür Gündem Gazetesi, ( ) 253 Temur Muradov ile 25 Mayıs 2012 Perşembe, Diyarbakır da Yapılan Mülakat. Ek. II 254 Çaçan, s.77 57

60 girişimleri etkili olmuştur yılında kurulan kısa dalga radyo anteni, çok güçlü olduğundan, Erivan dan Bağdat a, Orta Asya dan (Horasan) Adıyaman ve Kahramanmaraş a 256 kadar bu radyonun yayınlarını ulaştırıyordu. Temur Muradov da yılları arasında dört yıl radyoda Kültür Bölümü nde editör olarak çalıştı yılından sonra Sovyetler Birliği nde yıkılış süreci başlamış ve SSCB ekonomik sıkıntıya girmişti. Bu sıkıntı Erivan Radyosu nda da kendini göstermiş, ödenek gelmemesinden dolayı yayınlar azalmaya başlamıştı. 257 Ahmedê Gogê, yılları arasında radyonun şefliğini yaptı. Bu dönemde yayınlar günde 45 dakikaya indi den sonra radyonun başına Keremê Sayed gelmiştir ve halen yayınlar 30 dakika olarak devam etmektedir. 258 Ermenistan ın bağımsızlığından sonra radyonun anteni kaldırılmış ve radyo, Erivan ve civarına yayın yapan lokal bir radyoya dönüşmüştür. Radyonun reklam gelirleri de olmadığından tamamen Sovyetler Birliği nin desteği ile yayınlarına devam etmiştir. Ermenistan ın bağımsızlığından sonra Ermenistan Devleti, Erivan daki diğer Kürt kuruluşları gibi radyoya da ödenek tahsis edememiştir. Gazete ve enstitü gibi radyo da daralmaya gitmişti. Şunu da unutmamak gerekir ki Erivan Radyosu, 124 dil ve lehçede yayın yapan Rusların Sesi Radyosu nun bir şubesi idi. İşte bundan dolayı Sovyetlerin dağılmasına, Erivan da yaşayan bir Yezidi Kürdü Sovyetler asıl bizim üzerimize yıkıldı diyerek üzüntüsünü dile getirmiştir. 259 İlk spiker Halil Muradov un eşi Enziva Reşid idi. Daha sonra Keremê Sayed, Sêvaza Evdo, Sîdarê Emîn, Ordîxanê Celîl, Maksîmê Xemo, Lûsîka Huseyn û Gulîzera Casim radyoda spikerlik yapmıştır. Halil Muradov başkanlığında, farklı zaman ve yıllarda, bu radyoda çalışanların adları şöyledir: Mirazê Evdo, Şikoyê Hesen, Fêrîkê Ûsiv, Emerîkê Serdar, Qaçaxê Mirad, Wezîrê Eşo, Mîkaêlê Reşîd, Têmûrê Halil, Tosinê 255 Nihat Gültekin, Erivan Radyosu Hafızamızdır, Özgür Gündem Gazetesi, ( ) 256 Bejan Matur, Dağın Ardına Bakmak, Timaş Yayınları, İstanbul, 2011, s. 88 ve Şamil, s Nihat Gültekin, Erivan Radyosu Hafızamızdır, Özgür Gündem Gazetesi, ( ) 259 Muradov, Mülakat, Ek. II 58

61 Reşîd, Îşxanê Eslan, Sîma Semend, Nûra Cewarî, Barîyê Mehmûd, Cemîla Celîl, Tîtalê Efo, Cemalê Ûsiv, Ahmedê Gogê, Barîyê Mehmûd, Memê Eylaz RUSYA NIN SESİ RADYOSU Rusya'nın Sesi Radyosu, Sovyetler Birliği'nin resmi yayın organıdır. Rusya nın Sesi Radyosu, dünyada kurulan uluslararası radyo istasyonlarının ilklerinden biridir. Şu anda 41 dilde, günde 150 saat yayın yapmaktadır.261 Kuruluşu 29 Ekim 1929 günü Moskova'da olmuştur. İlk yabancı dil yayınını Almanca yapan radyo, sırası ile bu yayınlarına İngilizce, Fransızca, İtalyancayı eklemiştir. 22 Temmuz 1941 günü ise Türkçe yayına başlanmıştır. Kızıl Kürdistan ve Tiflis Radyoları 262 ile Kürtçe yayın denemeleri yapan radyo, muhtemelen kadro ve materyal sıkıntısı çektiğinden, bu yayınlara ara vermiştir da muhtemelen Erivan dan yarım saat haber ve müzik yayını yapılmış 263 ve en nihayetinde 1955 te Erivan Radyosu nu açarak Kürtçe yayınlara başlamıştır. Sovyetler Birliği nin yıkılışına kadar, toplamda 124 dil ve lehçede yayın yapmıştır. 1930'larda Hitler in Almanya'da başa gelmesinden dolayı duyduğu çekinceleri duyurmuştur. Hatta 1930'ların sonlarında, İtalya'daki yayını Mussolini tarafından bozulmuştur SOVYETLERİN ERİVAN DAKİ ÇALIŞMALAR Sovyetler Birliğinde azınlıklar üç kategoride ele alınmıştır. Birincisi; Sovyetler Birliği nde kendi özerk devletlerinin dışında yaşayan azınlıklar. Mesela Ermenistan da yaşayan Azeriler, ya da Gürcistan da yaşayan Ermeniler gibi. Bunlar da azınlık hukukundan yararlanabiliyorlardı ama kültürel beslenme hususunda kendi Özerk Cumhuriyetlerinden yardım alabiliyorlardı. Dolayısıyla Moskova bunlarla fazla ilgilenmek zorunda kalmıyordu. 260 Temur Muradov sorulan sorulara mail olarak cevap vermiştir. 261 Muradov, Mülakat, Ek. II 262 Hassanpour, s Kreyenbroek, s

62 İkincisi; diğer milletlere mensup azınlıklar. Bunların Sovyetler dışında devletleri vardı. Mesela Almanlar ve Fransızlar gibi. Bu azınlıkların, kanunların izin verdiği ölçüde kendi devletlerinden kültürel destek almalarına izin veriliyordu. Üçüncüsü; hem devleti hem de Sovyetlerde toprakları olmayan azınlıklar. Kürtler gibi. Hem Sovyet sistemi içinde devletleri yoktu, hem de Sovyetler Birliği dışında yoktu. Dolayısıyla onlarla daha fazla ilgilenmek ve onlara kadro yetiştirmek gerekiyordu. 264 Bunun için özellikle Yezidi Kürtlere üniversitelere girişlerde ya sınav uygulanmıyordu ya da pozitif ayrımcılık uygulanıyordu. 265 Burada bir şey ilave etmekte fayda vardır. Rusların Kürtlerden kasıtları Yezidi Kürtlerdir. Yoksa Müslüman Kürtler, Azerilerle beraber mütalaa edilmiş 266 ve üniversite yolu ya kapanmış ya da çok zorlu bir yola dönüşmüştür. Zaten 1937 ve 1944 yıllarında Ermenistan da yaşayan Müslüman Kürtler Orta Asya ya sürgün edilmiş ve Ermenistan Müslüman Kürtlerden temizlenmiştir. 267 Sovyetlerin Kürtlere yönelik çalışmalarını dikkatli okumak gerekiyor. Zahiren Kürtlere, Sovyet Azınlık Hukuku bağlamında haklar veriliyor ve bunlar destekleniyordu. Ama Rusların tarihi emellerine bakıldığında bu durum daha anlaşılır olacaktır. Bu emellerin başta geleni, sıcak/açık denizlere inmek idi. 268 Balkanlardan sonra Mezopotamya coğrafyası bunun için önemli güzergâhı oluşturuyordu ve burada en kalabalık nüfusu da Kürtler oluşturuyordu. Sovyet kaynaklarına göre 1952 yılında Mezopotamya da Kürt yaşıyordu. 269 Doğal olarak Kürtler potansiyel hedef haline gelmişti. Önce 1929 yılında Kızıl Kürdistan Özerk Eyaleti nin bizzat Sovyetler Birliği tarafından Azerbaycan topraklarında kurulması, akabinde yıllarında İran da Sovyet desteği ile Mahabad Cumhuriyeti nin (Kürdistan Cumhuriyeti) kurulması hep bu 264 Taels, s Muradov, Mülakat, Ek. II 266 Taels, s Şamil, s Davutoğlu, s Qasımlo, s.41 60

63 politikanın eseridir. 270 Bunlar gibi Ekim Sosyalist Devrimini, Mezopotamya da birçok isyan ve örgütlü hareket izledi. Bu isyan ve örgütlü hareketler bir yönüyle de Kürtleri devşirme gayretidir. Kendine bağlı idareleri kurma gayretinin sonuçsuz kalması ki en önemli sebebi altyapının elverişsiz olmasıdır- Sovyetler Birliğini yeni projelere yönlendirmiştir. 271 Ayrıca Kızıl Kürdistan Radyosu ile Tiflis ve Gürcistan da yapılan Kürtçe Radyo yayınlarının denemeden öteye geçememesinin en önemli nedenleri arasında, kadro ve materyal yetersizliği vardı. Sovyetler Birliği, yapmayı düşündüğü faaliyetler için gerekli olan kadro/aydın zümresini yetiştirmek için çalışmalara Erivan dan başladı. Erivan da ise Yezidi köylerinden özellikle de Elegez dağındaki Yezidi köylerinden başlandı. Elegez dağının ve burada yaşayan Kürtlerin, Kürt uyanışındaki rolleri çok ama çok önemli olmuştur. Diyebiliriz ki Kürt milliyetçiliğinin en önemli temelleri Erivan da atılmıştır. Erivan da, Osmanlı Devleti nde 19. ve 20. yüzyılda Müslüman Türk ve Kürtlerin baskı ve sözde soykırımlarından Ermenilerle beraber kaçan Yezidi (Ezidi) Kürtler vardı. 272 Zaten Yezidiler, yaşayış olarak Müslüman Kürtlerden ziyade, Ermenilerle daha uyumlu idiler. 273 Dil farkı hariç kendilerini Ermenilere daha yakın hissediyorlardı. Tehcir Kanunu çıktığında Yezidiler de endişelenmiş ve Sovyetler Birliği ne kaçmışlardı yıllarında toplam 23 Kürt genci Leningrad Doğu Bilimleri Akademisi ne eğitim için gönderilir. Onlardan birçoğu Kürt kültür ve edebiyatına hizmet edecek kişiler olur. Kanate Kurdoyev, Ahmet Süleymanov, Tital Muradov, Sala Caferov ve Gaso Şamilov bunlardan bazılarıdır İzadi, s Qasımlo, s Şamil, s Taels, s Averyanov, s Şamil, s

64 3.1.3 SOVYETLER BİRLİĞİ NİN YETİŞTİRDİĞİ KÜRT AYDINLAR Sovyetler Birliği nde Kürtler arasında dil-edebiyat, kültür, basın-yayın ve bilimsel faaliyetleri için kadro/elit sınıfı yetiştirmek amacıyla çalışmalar yapılmıştır. 276 Bunun için öncelikle orta ve yüksek öğrenimde eğitim gören azınlıklara ait gençler seçiliyordu. İlk ve orta öğrenimi gören Yezidi Kürt çocukları ile tehcir sırasında annebabasını kaybederek Erivan daki Yetimhanelere yerleştirilmiş Ermeni, Yezidi ve Süryani çocuklar eğitilmiş, Kürtçe okuma yazma öğretilmiştir. Bu yetiştirilen nesil ile ihtiyaç duyulan aydın/elit kadro oluşturulmuştur. Yetimhanelerde kalan bu çocuklar üniversiteyi bitirdikten sonra Sovyetlerin istediği alanlarda çalışıyorlardı. Yalnız bir problem vardı. Bu çocuklar yetimhanede yetiştirildiklerinden dolayı Kürtlerin örf, adet, gelenek ve göreneklerine yabancılık çekiyorlardı. Bu boşluğu doldurmak için de bu çocuklar köylere gönderilmiş ve burada halkla kaynaşarak bu eksikleri de telafi edilmeye çalışılmıştır. 277 Kürt dili ve edebiyatı alanlarında önemli bir rol oynayan Eminê Evdal, Haciye Cindi, Casime Celil, Cerdoye Genco gibi isimlerde bu dönem eğitilen çocuklar arasından çıkmıştı. Erivan daki çalışmalar söz konusu olunca bu isimlerle sık sık karşılarız. 278 Erivan da çıkan Reya Teze Gazetesi, Erivan Radyosu, Kürt İlimler Akademisi ve bunlara terettüp eden basın-yayın ve diğer kültür ve folklor çalışmaları hep birbirini tamamlayan ve Moskova dan planlanan ve sistemli olarak yürütülen faaliyetlerdir. Bütün bunlar Sovyet Komünist Partisi nin iç ve dış politikasının bir parçası olarak yürütülüyordu. Bu faaliyetlerin tamamı Erivan da yaşayan Yezidiler ve Kürtçe bilen Ermeniler (ki bunlar Anadolu dan göçmüşlerdi) tarafından yürütülmüştür. Bütün bu kurumlarda ortak isimler görev almışlardır. Mesela gazetede yazan biri aynı zamanda radyoda da yayın yapabiliyor ve Kürt İlimler Akademisi nde de faaliyetlerde bulunabiliyordu. Müslüman Kürtler tarafından topraklarında kovulan Yezidiler ve 276 Şamil, s Cindi, s Cindi, s

65 Ermeniler dönüp yine Müslüman Kürtlerin tarihine, kültürüne, edebiyatına, diline ve müziğine sahip çıkıyorlar ve onların bir millet olması için mücadele veriyorlardı LATİN HARFLERİYLE KÜRTÇE ALFABE ÇALIŞMALARI Sovyetler, Kürtlerle ilgili çalışmalara başlamak istediklerinde herhangi bir altyapının olmadığını gördüler. Burada yaşayanların çoğu Osmanlı Devletinden kaçıp gelen Yezidi Kürtler idi. Altyapıyı oluşturmak için Latin harfleriyle Kürt Alfabesi oluşturma çalışmalarına başlandı. Latin harfleri ile alfabe kurma emri Moskova dan gelmişti. Neden Latin harfleri sorusuna şu cevap verilebilirdi: Mesela Diyar-î Mezopotamya da yazan bir yazar diğer şeylerin yanı sıra Batı ya daha yakınlaşmakla "ulusumuzun yeniden dirileceği nden söz ediyordu. Yazar ayrıca Kürtlerin "Ârî ırkından olduğunu ve dillerinin de "Ârî" olduğunu söylüyordu. 279 Yani Ârîlerin alfabesi olan Latin alfabesi Kürtçe için daha uygundu. O dönemde Kürtler arasında eğitim alan kişilerden biri de Erebe Şemo idi. Kendisi Moskova da eğirim almış ve Komünist Partisinin üyesi idi. Sık sık Moskova ya gidip geliyordu. 280 Şemo alfabe oluşturmak için araştırmalar yaptığında, Kürt olmadığı halde Kürtçe bilen Ermeni ve Süryanilerle karşılaştı. Kürtler arasında okuma yazma yaygın olmadığından bu unsurlar ağır bastı ve bunlarla çalışmalara başladı. Süryani İshak Marogulov ve Erebe Şemo 1927 yılında başladıkları çalışmalarını 1928 Latin harflerinle ilk Kürtçe alfabeyi yaparak neticelendirdiler. 281 Alfabe Moskova dan onay aldı ve bununla çalışmalar hız kazandı. Bir müddet sonra 1929 yılında Kendi Kendine Kürtçe 279 Hassanpour, s Ereb Şamilov bilinen ismiyle Erebê Şemo 1897'de o zamanlar Rus yönetimi altında bulunan Kars yakınlarında Susuz köyünde doğdu. Çocukken, yaz aylarında genellikle sürüleri güdüyordu; kışları ise okula devam ederek, Türkçe, Ermenice ve biraz da Rusça öğrendi. Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde, Rus ordusunda tercüman olarak görev yapıyordu ve yasadışı komünist bir hücre ile ilişkisi vardı. 1917'de Komünist Parti'nin ilk ve birkaç yıl boyunca tek Yezidi üyesi oldu. Ermenistan'ın kısa süren bağımsızlık yıllarında Şamilov, Kuzey Kafkasya'daki Kızıl Ordu'da görev yaptı. Burada S. M. Kirov (1934'te Stalin'in, Leningrad'da bir suikaste kurban giderek öldürülen bir meslektaşı) ile tanıştı. 1924'te Ermeni komünistleri onu yerel Yezidileri Sovyet toplumuna bütünleştirme göreviyle görevlendirdiler. Şamilov'in hatıraları 1931'de yayımlandı ve 1960'ta genişletilerek yeniden yayımlandı. Şamilov 1978'de öldü. (Guest, s 336) 281 Cindi, s

66 Öğrenme adlı Kürtçe Gramer kitabı bu alfabe ile basıldı. Kitabın önsözü ise Ermenice, Azerice, Rusça ve Kürtçe yazılmıştı ki okuyan herkes kitabı anlayabilsin. 282 Her ne kadar Latin harfleri ile ilk alfabenin Celadet Eli Bedir han a 283 ait olduğu söylense de ilk alfabeyi Süryani asıllı İshak Marogulov ile Yezidi Kürdü olan Erebe Şemo hazırlamışlardır. Onların Latin alfabesi ile Celadet Eli Bedirhan ın kullandığı Latin alfabesi arasında bazı farklılıklar vardır. Daha sonra 1948 de Haciye Cindi, Komünist Parti nin talimatı ile Kril harflerinden oluşan bir Kürtçe alfabe hazırladı. Bu alfabe Sovyetler Birliği'ndeki Kürt kültür, sanat ve edebiyatının geliştirilmesi için yeni bir başlangıç oldu REYA TEZE (YENİ YOL GAZETESİ) Reya Teze nin kuruluşu Sovyetler Birliği nde yapılan hazırlıkların ilk meyvesi olması itibari ile önemlidir. Erivan Radyosu ve Kürdoloji Akademisi çalışmaları bunun üzerine bina edilmiştir. Kürtler arasında Kürtçeyi ve Kürt kültürünü canlı tutmak için Kürtçe bir gazeteye ihtiyaç vardı. 1 Mart 1930 da Reya Teze nin ilk sayısı Latin harfleri ile basıldı. 285 Köy köy, kasaba kasaba dolaşılarak Kürtlere ulaştırılacak söz konusu gazete ile okuma-yazma oranının yükseltilmesi hedeflenmiştir. Kürtler arasında gazeteyi yönetip, yayıncılık yapabilecek yeterlilikte kimse olmadığından, Kevork Paris, Hraçya Koçar ve Haruçi Mıgırdıçyan, dönemin Komünist Sovyet yönetimi tarafından gazetenin başına getirilir. Paris, Koçar ve Mıgırdıçyan Kürtçeyi anadilleri kadar bilen ve bu dili ustalıkla kullanan Osmanlı sürgünü üç Ermenidir. Dört yıllık Ermeni idareciliğinden sonra, gazetenin yönetimi Kürtlere devredilir döneminde gazetenin başındaki ilk Kürt, Cerdoyê Genco dur yılında Stalin döneminde başlayarak yürütülen Rusifikasyon 287 denilen Ruslaştırma politikası gereği bütün azınlıklar gibi Kürtlerin de yayınları durduruldu. 282 Cindi, s İzadi, s İzadi, s Taels, s Muradov, Mülakat, Ek. II 287 Taels, s

67 Dil, kültür ve müzikleri yasaklandı. Reya Teze de bundan nasibini alır ve kapatılır. Stalin in vefatından sonra 1955 yılında, aralarında Erivan Radyosunun da bulunduğu birçok kurumun açılması ile birlikte, Reya Teze de 18 yıllık aradan sonra tekrar yayınlanmaya başlamıştır yılından 1989 yılına kadar Mîroyê Esed aralıksız 34 yıl gazeteyi yönetir. Daha sonra yaklaşık 1,5 sene Titale Efo gazetenin başı olarak görev alır yılından 2003 yılına kadar ise Emerike Serdar gazetenin baş redaktörü ve yöneticisidir te gazete kapandı KÜRDOLOJİ AKADEMİSİ Rusların Kürtlere alaka duyması geçmişe dayanır yılında Ruslar doğu dillerinin yanında 276 Kürtçe sözcük de olan bir sözlük çıkardı. Bu ilk çalışmadan sonra 1850 de Rus İmparatorluk Akademisi, Peter Lerch i Kürt dilini incelemesi için araştırmaya gönderdi. Lerch yıllarında üç tane kitap yayımladı da da akademide Fransızca-Kürtçe sözlük yayınlandı. 290 Rusların bu ilgisi Sovyetler döneminde de devam etti ve bünyesinde Kafkas, Ermeni, Arap, Türk gibi bölümleri barındıran Ermenistan Akademisi'nde, aynı zamanda "Doğu Bilimleri" bölümünde yer alan Kürt Bölümü ise 1959 yılında açıldı yılından bu yana 380 inceleme-araştırma kitabı yayımlayan Akademi, bu kitapların ağırlıklı Kürtçe olmak üzere, Rusça ve Ermenice dillerinde bastı. 292 İkinci Dünya Savaşı sonrası yıllarda yayıncılık gerilerken Kürdoloji" incelemeleri (yani, özel olarak yerel Kürt okur kitlesini hedeflemeyen bilimsel çalışmalar) oldukça yavaş da olsa düzenli biçimde yayımlandı. Bunlar, öncelikle klasik edebiyat, dil bilim ve tarihle ilgili incelemeleri içerirler. Mem u Zin (1961), Şehy Sen'an (1965), Leyla u Mecnun (1965), Zembilfiruş (1983) ve Yusuf u Zeliha (1986) gibi klasik edebiyatın bazı eserleri, Rusça çevirilerinin eşlik ettiği halk versiyonlarıyla 288 Taels, s Muradov, Mülakat, Ek. II 290 Taels, s Şamil, s Cindi, s

68 birlikte orijinal Arap alfabesiyle yayımlandılar. Bu derlemeler, Kürt edebiyatının bekası açısından önemli katkılar oluşturmakla birlikte, Sovyet okurlarının Arap alfabesine yabancılığı bir handikap olarak kaldı. Dil bilim, Kürt incelemelerinde bir diğer gelişmiş alandır. Sovyetler Birliği nde Kurmanci lehçesine, son yirmi yılda ise Sorani lehçesine ilişkin düzinelerce gramer çalışması mevcuttur. 293 Kafkasya da Erivan, Moskova ve Petersburg da olmak üzere 3 merkezi bulunan Doğu Bilimler Akademisi, Kürt Bilimler Bölümü, 40 yılı aşkın süredir Kürt dil, kültür ve tarihi üzerine çalışmalar yapıyor. 3.2 ERİVAN RADYOSU Akademik zemin, bilinçli kadrolar ve yeterli malzeme birikimi sağlandıktan sonra Erivan da Kürtçe Radyo yayınları 1955 yılında başlamıştır. 294 Unutmamak gerekir ki, bu yayınlar hem Reya Teze gazetesinin yayınlarını geniş kitlelere ulaştıran bir araç, hem de okullarda verilen Kürtçe eğitimin pratiğini yapan bir yayın organı idi. 295 World Radio TV Handbook un 1987 baskısında "Sovyet Cumhuriyetleri nde Dış Yayınlar" adı altında Erivan Radyosu'nun Kürtçe yayın frekanslarının şöyle veriyordu: 4990 khz üzerinden 'nin yanı sıra, 49mb ve 864/4990 khz ve 49 mb üzerinden Erivan Radyosu'ndaki bütün programlar Sovyet Ermenistan ında konuşulan Kurmanci ile yapılıyordu. Yayın programlarında, halk müziğinde bile Sorani lehçesinin kullanılmaması basılı medyanın (Reya Teze) politikasıyla bir tutarlılık oluşturuyordu. Yayın dilinin ayırt edici özelliği ise Rusça ve Ermeniceden alınan kelimelerin olmasıydı. 296 Radyo çalışanlarına gelince Müslüman Kürtlerin sayısı yok denecek kadar azdı. Bunun iki sebebi vardı: 293 Hassanpour, s Taels, s Taels, s Hassanpour, s

69 Erivan da Müslüman Kürt nüfusu çok azdı. Olan nüfus da 1937 ve 1944 yıllarında sürgün edilmişti. Var olan Müslüman nüfusun eğitim imkânı da yoktu. Müslüman Kürtler, Azeri okullarına gidiyordu ve bu okullara giden öğrencilerin üniversitelere kabul edilme şansı azdı. Dolayısı ile Müslüman Kürtler eğitimsiz kalıyorlardı. Yezidilere gelince onlar çocuklarını Ermeni okullarına gönderiyorlardı. Ermeni okullarına giden öğrencilerin üniversiteye kabulleri ise gayet kolaydı. Bu öğrenciler eğitimlerini tamamlayıp Kamuda görev alıyorlardı ERİVAN RADYOSU NUN YAYINLARI Rusya nın Sesi Radyosu nun Kürtçe yayın için Erivan ı seçmesinin sebebi Kürt coğrafyasına yakın olmasıdır. Asıl yönetim Rusya nın Sesi Radyosu nda olduğundan hazırlanan ve yayınlanan programların mutlaka Moskova tarafından onaylanması gerekiyordu. Atılan her adımdan Moskova nın mutlaka haberinin ve onayının olması gerekirdi. Reya Teze deki bir tecrübe herkese ders olmuştu de Haciye Cindi, hazırladığı antoloji kitabı ile Reya Teze nin birkaç nüshasını Suriye de yayınlanan Hawar dergisine izinsiz gönderilince hapse atılmıştı. Bu tecrübe radyonun bütün çalışanlarını daha dikkatli olmaya sevk etmişti PROPAGANDA BÖLÜMÜ Radyonun yayın politikasının temel mesajı şöyleydi. Ortadoğu da ve Kafkasya da birçok ülkeye dağılmış milyonlarca Kürt nüfusuna yönelik yayın yapan bir radyo yok ama Sovyetlerde sayıları sadece on binlerle ifade edilen Kürtlere yönelik Kürtçe yayın var denilerek Kürtleri dost edinmek ve Sosyalizm karşıtlarına karşı diriltmek. 299 Sovyetlerin bir amacı da Türkiye, İran ve Irak ta yaşayan Kürtlerin, bir devlet çatısı altında bağımsızlığını temin etmek ve yeni kurulacak bu devletin Sovyet Bloğu içinde yer almasını sağlamaktı. Bu durum Erivan da yaşayan Kürtlerin işine gelmekteydi. Çünkü radyoda çalışanları vatan anlayışı Erivan la sınırlı değildi. Reya 297 Muradov, Mülakat, Ek. II 298 Muradov, Mülakat, Ek. II 299 Muradov, Mülakat, Ek. II 67

70 Teze gazetesi sadece Ermenistan da dağıtılmıştır, ama radyo yayınları ise milyonlarca Kürt ün yaşadığı her yere ulaşmıştır HABERLER Erivan radyosunda hür türlü haber ve yorum Moskova dan geliyordu. Rusya nın Sesi Radyosu nda çalışan muhabirlerin gönderdiği haberler özellikle bölgeyi ilgilendiren, içinde Kürtlük ve Kürdistan kelimeleri geçen- radyo çalışanları tarafından Rusçadan Kürtçeye tercüme edip yayınlanıyordu. Dünyada olup bitenler, Sovyetlerin iç politikasındaki gelişmeler, özellikle Kürtleri ilgilendiren Ortadoğu daki siyasi gelişmeler Sovyet perspektifi ile halka aktarılıyordu. 301 Erivan Radyosu aracılığıyla Kürtler, Brejnev'den tutun Kruşçev'e, Andropov'dan Çerninko ve Gorbaçov'a kadar tüm Sovyet lider ve yöneticilerini tanımış oluyordu. Ayrıca, Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği ile ABD arasındaki kıtalararası balistik füzeler ve nükleer silah üstünlük yarışı konusunda da Kürtleri aralıksız bilgilendiriliyordu. Öte yandan, Mele Mustafa Barzani'nin Irak ordusuyla yaptığı otonomi savaşına dair verdiği haberler, dinleyicilere aktarılırdı. Barzani nin kahramanlıkları uzun uzadıya anlatılır ve bu konuda yorumlar yapılırdı. 302 Yine haberlerde Irak ta Kürtlere yapılan katliamlardan, sürgünlerden bahsedilmiş ve Irak aleyhinde propaganda faaliyeti yürütülmüştür. Bunun yapılması için emir, bizzat Sovyetler Birliği nden gelmiştir. Hâkezâ tarihleri arasında (yani Moskova 1975 te İran la anlaşmaya varıncaya kadar) İran daki Kürtler ve Kürdistan için şiddetli bir propaganda çalışması radyoda yapılmıştır RÖPORTAJLAR ve SORU-CEVAPLAR Radyo yayınlarının önemli bir bölümünü röportaj ve soru cevaplar oluştururdu. Kürtlerin yaşamı, okullarda Kürtçe dersleri, Ermenistan da günlük hayat, Sovyetler için önemli günler hakkında röportajlar yapılıyordu. Elbette önceden Moskova dan onay 300 Muradov, Mülakat, Ek. II 301 Muradov, Mülakat, Ek. II ( ) 303 Muradov, Mülakat, Ek. II 68

71 almak şartıyla yapılabilirdi. Bazen de Moskova dan hazırlanmış röportajlar da gönderilirdi. Bunlar Kürtçeye tercüme edilerek yayınlanırdı. 304 Radyo yayınlarında kuvvetli bir sosyalizm propagandası vardı. Yapılan röportajlarda Sosyalizmin güzellikleri anlatılıyordu. Bazen Kürdoloji Enstitüsü nden birileri ile bazen Kamu idarecileri ile bazen de gazetecilerle röportajlar yapılarak, verilmek istenenler daha ziyade sosyalist bakış açısı ile yayınlanıyordu. 305 Radyo çalışanları, Moskova ve Erivan da bulunan ve çoğunluğu Kürt olmayan Kürdologlar dan, yardım alıyorlardı. Bu Kürdologlar dan güncel siyasi meseleler, kültür ve edebiyat, Kürt tarihi hakkında makaleler yazmaları istenir ve onların yazdıkları akredite olduğundan radyoda yayınlanırdı. Mesela Şeyh Ubeydullah Hareketi hakkında yazılar istenmiş ve gelen yazı radyoda yayınlanmıştır. Mamafih Kürt tarihine dair yazılmış eserler Rusça ve Ermeniceden Kürtçeye çevrilerek bölüm bölüm radyoda yayınlanmıştır. 306 Yine gündemde öne çıkan ve haberlerde özet olarak verilen bazı olaylar; mesela Barzani nin Irak taki mücadelesi yahut İran daki Kürtlerin mücadeleleri hakkında gazeteciler, tarihçiler ve Kürdologlar ile röportajlar yapılarak yayınlanıyordu. 307 Erivan da dengbejlik* üzerine çalışan Kürdologlar da vardı. Bunlar şarkı ve türkülerin tarihini ve içeriğini araştırırlardı. Radyo çalışanları bunlara müracaat ederek, radyoda çalınan şarkı ve türkülerin tarihini ve anlamını anlatmalarını isterlerdi ve bunlar radyoda yayınlanırdı. Mesela Ararat savaşını anlatan bir türkünün tarihi ve ne manaya geldiği bu akademisyenler tarafından anlatılmıştır. Zaten Kürdoloji akademisinde bunlar 304 Nihat Gültekin, Erivan Radyosu Hafızamızdır, Özgür Gündem Gazetesi, ( ) 305 Nihat Gültekin, Erivan Radyosu Hafızamızdır, Özgür Gündem Gazetesi, ( ) 306 Muradov, Mülakat, Ek. II 307 Muradov, Mülakat, Ek. II *Dengbej: Kürtlerde aşk ve kahramanlık hikayeleri ile destan ve savaş gibi tarihi olayları melodi tarzında söyleyen kişileridir. Türk Halk Müziği ndeki Ozanlara benzerler. 69

72 kitap olarak da basılmaktaydı. bölümünde verilmiştir. 308 Bu türkülerden birkaç tane örnek dengbejlik Kültür ve edebiyat vasıtasıyla da siyaset yapılmaktaydı. Mesela Ker u Kulik adlı hikâye anlatılırken tarihinin 2000 yıllık olduğu anlatılırdı. Bununla Kürtlerin 2000 yıllık geçmişi vardır, denmek istenirdi. Hikâye böyle açıklanırdı. Hâkezâ aynı hikâyede Arabistan dan 200 yıl önce kahve getirildiğinden bahisle Kürtlerin medeni bir millet olduğu anlatılır ve Rusların yıldır kahve içtiğini ama Kürtlerin ise 200 yıldır içtiği anlatılırdı. Yani Kürtlerin daha medeni ve köklü olduğu mesajı verilirdi. 309 Kürt şair ve yazarlarından bahsederken de 10. ve 11. yüzyıllardan dem vurularak, o dönemde verilen eserler anlatılır. Ama Rusların kökenlerinin başlangıcı henüz 11. yüzyıl denerek Kürtlerin devlet olması için teşvikte bulunurlardı. 310 Bir de eğitimle alakalı propaganda amaçlı yayınlar vardı. Mesela Moskova Üniversitesi nin tanıtımı yapılır, verilen burslardan bahisle Sovyetler Birliği nin dışından gelen öğrencilere ve başarılarına dair haber ve röportajlar yayınlanırdı. Türkiye den gelen öğrencilere ayrıca atıflarda bulunulurdu ERİVAN RADYOSU NUN TÜRKİYE SİYASETİ Rusya nın Sesi Radyosu nun Türkçe yayınları 1941 yılında başlamıştı. Bu radyo aracılığıyla yürütülen sosyalist propagandanın mütemmimi olarak Erivan Radyosu da yayınlar yapıyordu. Sosyalizmi Türkiye de yerleştirmek için çalışılıyordu. Türkiye deki Sosyalist Partilerin (TİP, TKP, İP) Moskova ya gitmeleri ve Komünist Parti tarafından kabulleri Erivan Radyosu nda haberleştirilirdi. Sovyetler Birliği nin bu partilere olan desteği ve bunlarla yapılan anlaşmalar anlatılarak, bu partilere halk desteği kazandırmak için propaganda yapılırdı Cindî, s Muradov, Mülakat, Ek. II 310 Muradov, Mülakat, Ek. II 311 Muradov, Mülakat, Ek. II 312 Muradov, Mülakat, Ek. II 70

73 Türk partilerinden başka Kürt Partilerine de destek yayınları yapılmıştı. PKK yani Kürdistan İşçi Partisi de sosyalizmi benimseyen bir parti olması itibari ile Erivan Radyosu nun desteğine mazhar olmuştu. Erivan Radyosu bu bağlamda Türkiye Kürtlere katliamlar düzenliyor, PKK da bununla mücadele ediyor diye PKK ya destek yayınları yapmıştır. 313 Buradan, Türkiye Kürdistanı Sosyalist Partisi, (TKSP) Komkar, Rizgari, Kava, Reya Azadi gibi Sosyalist Kürt partilerine de destek yayınları yapılıyordu. Radyo çalışanları ve Moskova bu partilerin Türkiye ye sosyalizmi getirecekleri ümidini taşıyorlardı. Bazı zamanlar Moskova dan gelen bir ekip radyo çalışanlarına seminerler vererek, Sovyet stratejileri hakkında bilgi veriyorlardı. Mesela Türkiye deki Sosyalist hareketlerin hepsinin güç birliği yapması için yayınlar yapılması söyleniyordu. Önce Kürt partileri kendi içinde birleşmesi, sonra Türk ve Kürt Sosyalist partileri güç birliği yaparak Türkiye ye sosyalizmi getirmesi yönün de çalışma yapılması isteniyordu. Radyonun yayınları da bu doğrultuda olmuştur KÖY YAŞAMI VE KOLHOZLAR Kolhoz, Kollektivnoye Hozyaystvo (kolektif tarımcılık) kelimelerinin kısaltılmış halidir. Sovyetler Birliği'nde devlete ait topraklarda üretim yapan ve emeklerinin niteliğine ve süresine göre ücret alan belli sayıdaki köylü ailesinin oluşturduğu kolektif tarım işletmesidir. Gönüllü köylü örgütü olarak kabul edilen Kolhoz, Sovyet Hükümeti nin 1929 da başlattığı tarımda özel mülkiyete son verme programının sonucunda, kırsal kesimdeki temel işletme birimi haline geldi. Devlet yetkilileri bu işletmelerin denetimini, sözde seçimle göreve gelen Kolhoz başkanları ve 1958 e değin tarımsal ürün karşılığında Kolhoz a ağır tarım araç ve gereçleri sağlayan makine-traktör istasyonlarındaki parti birimleri aracılığı ile sağlıyordu. 313 Muradov, Mülakat, Ek. II 314 Gerçekten de 1980 den önce Türkiye de siyasal çalışmalarda bulunan Kemal Burkay ve İbrahim Güçlü gibi isimler, PKK dan sonra siyasi hareketlerinin baskılarla bitirildiğini anlatıyorlar. 71

74 1961 de Kolhoz ların, Devlet Satın Alma Komitesi ile yaptıkları sözleşmelerle merkezi planın bölgesel hedeflerine karşılık düşen üretim kotaları belirlendi. Kolhozlar ürünlerini belirli fiyatlarla ilgili devlet kurumlarına satmakta, kotaları aşan üretim fazlasıyla, evlerin bahçelerinde yetiştirilen ürünler ise Kolhoz pazarında arz ve talebe göre oluşan fiyatlarla satılmaktaydı. Kolhoz işletmeleri Sovyetler Birliği nin 1991 de dağılmasından sonra özelleştirildi de sonra Kürtlerin de bu sistem içinde kolektif tarıma geçişleri başlatıldı. 316 İlk Yezidi kolektif çiftliği 1928 de kuruldu. Ermenistan ın geri kalanı ve bir bütün olarak Sovyetler Birliği nin tersine değişim burada çok yavaş gelişiyordu da Elegez dağındaki çiftliklerin üç bölgesi hala şahıslar tarafından ekilmekteydi. Ancak 1940 a gelindiğinde, bu bölgedeki rençperlerin tümünün esas olarak kolektif çiftliklere kayıtlı olduğu söyleniyordu. 317 İşte Erivan Radyosunda kolektif tarımı, köy yaşamını ve bu yaşamın faziletlerini anlatan programlar da mevcuttu. Bunun sebebi Kürtlerin bu yapıya adapte olamamaları ve karşı çıkmalarıydı. Köy yaşamının temelini oluşturan kolhozlarla alakalı bir programlar yayınlanmıştır. Kolhozdaki arazilerin veriminden tutun da buradaki ineklerin 40 kg süt vermelerine kadar birçok program yapılıyordu. Mesela köyde tarladan en fazla mahsul alma veya kimim ineği en fazla süt verecek yarışmaları düzenlenir ve bu yarışmalar ve neticeleri radyodan ilan edilirdi. Elbette bu Sovyet sisteminin yani kolektif tarımın propagandasını yapmaktan başka bir şey değildi EDEBİYAT Ermenistan da Kürtler arasında konuşulan Kürtçe, başka dillerden fazla etkilenmemişti. Bunun en önemli sebeplerinden biri de Yezidilik dinidir. Yezidilikte başka dinden biriyle evlenmek yasak olduğundan bir Yezidi ancak kendi din mensubu 315 Ana Britannica, c. XIII, İstanbul, 2004, s Taels, s, Guest, s Muradov, Mülakat, Ek. II 72

75 ile evlenebilirdi. 319 Bu da Yezidilerin kendi dillerini muhafaza etmelerine yardımcı olmuştur. Yani doğan çocukların anadili Kürtçe idi ve evde 7 yaşına kadar Kürtçe konuşuluyordu. Mesela çocuklar evlerinde Rusça ya da Ermenice kelimeler kullanarak konuştuklarında ebeveynler bu sorulara cevap vermeyerek onları Kürtçe konuşmaya yönlendiriyorlardı. Yezidilerin Kutsal Kitaplarından (Kitabu l Cilve ve Mıshefa Reş) biri olan Mıshefa Reş in Kürtçe olması da dilin muhafazasında etkili olmuştur diyebiliriz. Kürtçe Yezidiliğin din dili idi. 320 Bir diğer sebep de Rusların ve Ermenilerin Yezidileri asimile gayreti içine girmemeleridir. Bilakis Ruslar ve Ermeniler Kürdoloji çalışmaları yaparak Yezidilerin kültürel damarlarını canlı tutmaya çalışmışlardır ye geldiğimizde 732 Kürdoloji kitap ve makalesinden 270 i Rus yazarlar eliyle Rusya da, 182 si İngiltere den 132 si Fransa dan ve 123 de Almanya dan yayımlanmıştı. Bu da Rusların veya onlara bağlı Ermenilerin Kürtlere dolayısı ile Yezidilere alakasını göstermeye yeterlidir ROMAN Erivan Radyosunda Kürtçe romanlar da yayınlanmıştır. Her gün bir bölüm okunmak suretiyle Romanlar halka aktarılmıştır. Erebe Şemo önce Rusça sonra da Kürtçe bir roman yazmıştır. Bu roman radyoda okunmuştur. Ayrıca piyasaya çıkan Kürtçe kitapların bir bölümü de radyoda okunarak tanıtımı yapılmıştır ŞİİR Radyoda, Kürtçe şiir yayınları önemli bir yer tutmakta idi. Vatan, millet, kahramanlık, aşk üzerine yazılmış şiirler radyoda yayınlanıyordu. İdeolojik şiirler ağır basmaktaydı. Sovyet anlayışı ile yetişmiş şairlerin şiirleri çoğunluğu teşkil etmekteydi. Rejimin akredite ettiği şairlerin en meşhurlarından bazıları şunlardır. 319 Guest, s Guest, s Taels, s Muradov, Mülakat, Ek. II 73

76 Şikoye Hesen, Ferike Usiv, Egide Şemsi, Eksere Boyik, Seide İbo, Tosine Reşit, Cegerxwin, Emine Evdal ve Casime Celil. Bunlar en meşhur Yezidi şairlerdir. 323 Sovyetler de bir kişi, bir eseri ancak Moskova dan izin alarak yayımlayabilirdi. Dolayısı ile yazılan şiirler de aynı muameleye tabii idi. Aşağıda vereceğimiz şiir örnekleri, Erivan da yetiştirilmiş ve şiirleri Erivan Radyosu nda yayınlanmış şairlerin, şiirlerden birer örnektir. Elbette bu şiirler Kürtçe yazılmıştır. Burada Selim Temo tarafından Türkçe ye tercüme edilmiş nazım halini vereceğiz. CEGERXWİN ( ) Stalin in Yetmişinci Yaş Şenliği Ey büyük Stalin, çok yaşasın ilkelerin Kutlu, şen, diri olsun yetmiş yaşın senin Marks ve Lenin'in yolunu tuttun boyuna Kürt ve Dünya işçileri askerin senin Kapitalist nükleerleri kalpten zerre sökemez Fuar, mal ve canın tamamı; hep mülkün malın senin İşçi ve ırgat işte; elde orak, çapa Hepsi bu yolda kılıç ve kalkanın senin 323 Nihat Gültekin, Erivan Radyosu Hafızamızdır, Özgür Gündem Gazetesi, ( ) 74

77 Bir kez emir verirsen, ilerleyin diye Köle, esir, kahraman ve de işçin senin Ezilen çiftçi Kürtler benim gibi inler Yüz yıl yaşa, iyi olsun her yaşın senin. 324 EMİNE EVDAL(1906-?) Ninni Uyu oğlum, güzelim, Uyu, uykusuz kalma e mi, Bak babana oğlum, O bir define bulmuş gibi. Baban kızıl bir tohum gibi, Ulaştı, yokladı her bir yeri, Uyu oğlum, güzelim, Baştan ayağa gamsız kuşum! Gittikçe büyük, gittikçe ileri, 324 Selim Temo, Kürt Şiiri Antolojisi, c. II, Agora Kitaplığı, İstanbul, s

78 Ülkemiz hep özgür, hep iyi, Hızlandırdı Ekim Devrimi, Uyu oğlum, ey sevgili! Önce refahın hükmü geçer, Kanla kazandığımız vatanda, Şimdi herkes daha da yiğit Uyu oğlum, ey yiğit! 325 CASİME CELİL ( ) Akşam Serinliği Akşam serinliğinde bağlarda rüzgâr, Bağlar karışır ve halayını çeker, Yapraklar hışırdar, oynaşırlar yerde, Sanki şuursuz bir su, dökülür öyle. Erivan'ın bu geniş sokaklarında, Dolaşırım serinlikte, bir başıma, Radyoya Kürt şarkıları götürürüm, 325 Temo, s

79 Dünyayı yalnız kendimin zannederek, O makamlar ki pınar suları gibi, Erivan serinliğinde meltem sanki Anne gibidir vatan Kürtler için de, Gülümser aşığız biz; mutluyuz hem de. 326 ŞİKOYE HESEN ( ) Kürt Dili Esrarlıdır o, Cevher, inci o, Kürt dili... Pek süslü puslu, Güzel ve tatlı, Kürt dili... Güzel avazlı, Latif ve nazlı, Kürt dili... Dağ yıldızıdır, Kuş yuvasıdır, 326 Temo, s

80 Kürt dili... Gazel, şiirdir, Eldeki mumdur, Kürt dili... Feki'nin beyitleri, Hani nin sesi, Kürt dili... Aslanların kılıcı, Göğün ışığı, Kürt dili... Kalkanımızdır Peşmergemizdir, Kürt dili SEİDE İBO ( ) Şu Güzel Kuşak 2. Kürtlerin derdi Ağır ve derinde 327 Temo, s

81 Öyle ölümcül Öyle büyük de Sanırsın ki Gurgur Dağı Yükselir Kalburun üstünde. 3. Kürtlerin derdi, Nasıl yaparsak Yapalım Bu haksızlığı, Namertliği, Talihsizliği... Dilimiz Kutsal mabedimiz Köle kılınmış İçimiz Bağlanmış Elde zincir 79

82 Neyle yapalım Nasıl yapalım, Bu namertliği, Bu haksızlığı, Talihsizliği... Karış karış Ya da adım adım Aylarca, yıllarca Hatta yüzyıllarca Tasamızdır Derdimizdir, İlacı var Kimseler vermez Kardeşler, Nasıl yapalım, Neyle yapalım, Bu haksızlığı, Namertliği, Talihsizliği... Kardeşler, 80

83 Kalkın da yok edin Bu haksızlığı Talihsizliği Pranga ve zincir Vurulmasın, yeter Sefil, esir Hayırlı eli bize Uzatmaz kimse İlacımız Elimizde. 328 HALİL MURADOV ( ) Mem İle Eyşe Ve geçivermişti günler; ay, yıl olmuştu, Mem büyümüş, hoş bir genç olmuştu. Hiçbir delikanlı bükemedi bileğini, Hiçbir yiğit onun yolunu kesmedi, 328 Temo, s. 869 * Burada bir dize eksik. 81

84 Bütün anneler ona imrenirdi. [...]* Bir geline misafir gidecek olsa, O gelin hemen ayrılırdı kocadan da. Yani bir kızı istese mesela, Kız ona sarılırdı dört kolla. Oysa kibar Mem beğenmezdi hiçbirini, [...]* Bir Eyşe çaldı onun nazlı kalbini, Şeker gibi tatlı aşkıyla tabii. Eyşe kız oldu aşiretin en güzeli, Yaktı Mem'in kalbini, kızgın saca çevirdi. Bir tek Eyşe dilberler meclisine katıldı, Şu Mem'in beğenip bir daha bırakmadığı Temo, s

85 EGİDE ŞEMSİ ( ) Gözlerin Gözlerin gece, Gözlerin uyku, Gözlerin güzel. Dilsiz gözler de olur, Her şeyi bilen de. Kimi beddua dolu... Kimi de dik bakışlı Kimi has, Kimi yabancı, Kimi alevdir... Kimisi selam... Gözlerin gece, Gözlerin uyku, Gözlerin güzel. Göz var buz gibi, Ama senin gözlerin... * Burada bir dize eksik. 83

86 Kelimedir, şivedir. 330 ESKERE BOYİK (1941- ) Şüphe Duası* Ey erken sabah, ey şüpheli sabır, Sen şüphe duy insanın yüreğinden, Bu aydınlık dünya şüphe doludur, Seni bir kölesin, şüphe yok; doğrudur. Bana bir ver de hayrın şüphesini, Ruhumu hazırlığa yurt kıl şimdi, Çıkarıp karanlık şüpheyi içimden, O nurlu güneş mumunu yak hemen. Ey erken sabah, dertten sızıdan Yüreğim kaç Parça olmuş bugün. Riyasız kıl parçalanmış yüreği, Düzelt paslanmış şu boyunduruğu, 330 Temo, s. 907 *Şair bu şiirini Yezidilerin belli başlı ritüelleri üzerine kurmuştur. 84

87 Yükselt şu uslanmış sesi, nağmeyi. Ey erken sabah, yakasın şüpheyi, Şüphesiz kılma yaban kurdu bile TOSİNE REŞİT (1941- ) Gül Ağlamamalısın Tuzlu gözyaşlarıyla, Yazık güzel gözlerine. Ağlama, Gül sen! Bütün dünya Dolsun gülüşünle Ve sadık ol sen de. Gülmek pek yakışıyor, Gül sen de! Ağlamak gerektiği zaman 331 Temo, s

88 Ve ömür neşe içinde! Gül sen! Zor günler geldiğinde, Gün kızıştığında Gül sen! Yalnız kaldığım zaman, Gül sen! Başka biriyleyken bile, Ağlamamak için tek, Gül sen, mutlu ol RADYO TİYATROSU Erivan Radyosu nda, radyo tiyatrosu bölümü de vardı. Ancak bu tiyatroyu seslendirenler profesyonel tiyatrocular değil, çoğunlukla radyo çalışanlarıydı. 8 saat radyoda çalıştıktan sonra her gün 3-5 saat da radyo tiyatrosu için çalışma yapıyorlardı. Ayrıca radyo tiyatrosu için oyuncu açığını kapatmak için köylülerden oyunculuk kabiliyeti olanlardan da yardım alınıyordu. 333 Aslında Erivan da 1937 de Elegez de kurulmuş olan bir devlet tiyatrosu vardı ve bu tiyatroda Ermenilerin öncülüğünde Kürtler çalışmaktaydı. Tiyatronun başkanı o zamanki ismiyle Qundexsazê köyünden Celatê Koto, rejisörlüğüne Solak Nikogosyan, edebi danışmanlığına ünlü Ermeni aktör Mikrtîç Canan getirilmişti. Bu tiyatro çalışmaları Erivan Radyosu nun da radyo tiyatrosuna temel olmuştu. 332 Temo, s Muradov, Mülakat, Ek. II 86

89 Radyodaki tiyatronun rejisörlüğünü çoğunlukla Ermeniler yapıyordu. Bu rejisörler Kürtlerin folklorunu ve kültürünü iyi biliyorlardı. Korot piyesi, Kürtçesi Beri yani Unutma, Ermeni Hereçe Koçeryan tarafından yazılmıştır. Koçeryan tehcirde Türkiye den giden Ermenilerdendi. Kürtçesi gayet iyi derecede idi. Bu tiyatro Hem Ermeni Radyosunda Ermenice, hem de Erivan Radyosunda Kürtçe seslendirilmişti. Genel bir radyo toplantısında Kürtçesi daha başarılı bulunmuştu. Piyesin konusu tehcir esnasında Ermeni ve Yezidi Kürt dostluğu ve dayanışması idi. 334 Erivan Radyosu nda 40 adet radyo tiyatrosu, bölümler halinde yayınlanmıştır. 335 İlk radyo tiyatro eseri Reva Jıne yani Kadının Kaçışı idi. Bu 1934 yılında kitap olarak da basılmıştı. Bu eser Kürtlük ruhunu ve yaşamını taşımakta idi. Bir diğer Tiyatro eseri de Qelend yani Başlık Parası idi. Bu tiyatro eseri Yezidilerde olan başlık parasını kaldırmaya ya da en azından hafifletmeye yönelik yapılmış bir çalışmaydı. Bu tiyatroların bazısı Moskova dan gelirdi ve radyo çalışanları Kürtçeye tercüme ederlerdi. Bazısı ise Erivan da Kürtler ve Ermeniler tarafından yazılırdı. Radyoda yayınlanan bazı tiyatroların isimleri ve yazarları aşağıdadır. 1.Elenewêrek, (Hele Biraz Gel) yazarı Halil Muradov 2.Gikor, yazarı Hovhannes Tumanyan. 3.Hisret (Bêrî), (Hasret-unutmak) yazarı Hraçya Koçar. 4.Bê Qelend, (Başlık Parasız) yazarı Fêrîkê Ûsiv. 5.Merî Gerekê Pêşekê Bizanibe, (Adama Birşeyler Bilmek Gerekir) yazarı Halil Muradov. 6.Xecê û Sîabend, (Hatice ile Siyabend) yazarı Semend Sîabendov. 7.Sîsê, (Üç) yazarı Mîroyê Esed. 8.Remo, Şemo û Temo, (Ramazan, Şamil ve Temur) yazarı Wezîrê Eşo. 9.Şengilo, Mengilo, Qalîçenglo, anonim, Şikoyê Hesen derlemiştir. 10.Kumsor, Rus hikayesi. 11.Memê û Eyşê, (Mehmet ile Ayşe) yazarı Halil Muradov. 334 Muradov, Mülakat, Ek. II 335 Çaçan, s

90 12.Gulîzer, (Gülizar) yazarı Emînê Evdal. 13.Dimdim û Xanê Çengzêrîn, yazarı Erebê Şemo. 14.Mahar, Zahar, Tahar û Gulbahar, (Mahir, Zahir, Tahir ve Gülbahar) yazarı Şikoyê Hesen KÜLTÜR Türkiye Kürtleri için Erivan Radyosu nun önemli bir tarafı da Kürt dil ve kültürünü yansıtmaya çalışmasıydı. Diğer Kürtçe yayın yapan radyolarda Arap ve Acem çalgıları kullanılırken, Erivan Radyosu nda ise Kürtlere ait çalgılar; Bilur, davul, zurna ve fig kullanılmıştır. 337 Kullanılan bu çalgıların Yezidilerin inançlarıyla bir bağlantısı olduğunu ifade edelim. Mesela, Yezidiler hac görevlerini yerine getirmek için her yıl Eylül ayının son haftasında Şeyh Adiy in Laleş teki türbesini ziyaret edip burada, kurbanlar kesip, davul, def, kaval vs. gibi çeşitli çalgılar eşliğinde dini törenler icra ederek, ilahiler ve şarkılar söyleyip dans etmektedirler DENGBEJLER VE ESERLERİ Erivan Radyosu nun Kürtçe yayınlarının en önemli bölümlerinden birisini dengbejlere ayrılan zaman dilimi oluşturur. Belki de Erivan Radyosu nun halk tarafından bilinmesinin ve her akşam yayın saatinin beklenmesinin en önemli sebebiydi. Dengbejler ve onların türkü ve şarkıları. Dengbej terimi iki kelimenin birleşmesinden oluşmuştur. Deng yani ses ve bej yani söyleyen kelimelerinden oluşur. Dengbej, sese biçim veren, sesi söyleyen kişi demektir. 339 Böyle denmesinin sebebi Müslüman dengbejlerin enstrüman kullanmaktan kaçınmalarıdır. Yani parçalar enstrüman olmadan ses hüneriyle icra edilirdi. İşte asıl makbul olan dengbejlik böyledir. Türkçede buna Ozan ya da Âşık diyebiliriz. Formları birbirine benzese de ayrıldıkları noktalar fazlacadır. Dengbej, Kürt tarih ve kültürüne ait aşk ve sevgi hikâyeleri ile 336 Temur Muradov dan mail olarak alınmıştır. 337 Salihê Kevirbirî, Karapetê Xaco, İstanbul, Elma Yayınları, 2005, s. 24, Guest, s Mehmet Uzun, Dengbejlerim, İstanbul, İthaki Yayınları, 14. Baskı, 2011, s

91 kahramanlık destanlarını, sesi ile etkileyici bir biçimde aktaran, anlatan kişidir. Dengbejliği Homeros a kadar dayandıranlar vardır. 340 Dengbejlerin söylediği türkü ve şarkıları türlerine göre dört bölüme ayırabiliriz. 1- Kürt tarihinin anlatıldığı türküler. Bu türküler, Kürtlerin tarihine tutulmuş bir aynadır. Bunlar tarihi unutulmaya yüz tutmuş bir halkın hafızası olmuşlardır. Bu coğrafyanın yaşadığı doğal afetler, zelzeleler, kıtlıklar, sel baskınları, orman yangınları, çığ felaketleri, toprak kaymaları hep bu türkülerin konu olmuşlarıdır. Aşiret çatışmaları, din savaşları, iki kabilenin karşılıklı silaha sarılmaları, toprak anlaşmazlıkları, su kavgaları, yayla anlaşmazlıkları, mera bölüşümleri, iki devlet arasındaki savaşlar, devlete başkaldıran aşiretler, isyanlar, Şeyh Übeydullah, Simkoye Şikak, Ağrı, Şeyh Sait, Beytüşşebap, Dersim, Bedirhan Bey, Yezdin Şer isyanları, Mela Mustafa Barzani, Şeyh Mahmut Berzenci, Mahabat direnişi, dağa çıkmış eşkıyalar, jandarmadan saklanan köylüleri anlatmışlardır. 341 Dengbejler, bu türkülerin ateşini düştüğü yerden aldıkları için başka yüreklere de ateş olarak düşürmüşlerdir. Bir bakıma "vakanüvist"lerin görevini üstlenmişlerdir. Yine EIiye Ünisların akıllara durgunluk veren mücadelesi ve trajedisi, çocukların kurbağa taşlama yarışından sonra başlayıp otuzdan fazla kişinin ölümüne neden olan Huruc Kavgası, Ayrıca devletle işbirliği yapıp kardeşini ortadan kaldırmaya çalışan fakat sonunda kendisi devlet tarafından ortadan kaldırılan Eminê Perixane nin hikâyesi ve birçok hikâye bu türkülerde anlatılmıştır Destanların anlatıldığı türküler. Bunlar, Meme Alan, Binevşa Narin ü Cembeliye Hekari, Momin, Beyta Kewan, Hespe Reş, Dımdım, Rusteme Zal gibi destanlardır Çirok yani hikâyelerin anlatıldığı türküler. Mesela sevdiğini bulmak için erkek kılığına girip kadın savaşçıların komutanı olan Edüle'nin hikâyesi, Hıristiyan Meyrem ile Eliye Kolağası ve onları koruyan Metran İsa'nın hikâyesi ve Bave 340 Uzun, s Muhsin Kızılkaya, Kayıp Diwan, İletişim Yayınları, İstanbul, 2001, s Salih Kevırbıri, Kürt Halk Türkülerinden Seçmeler, Evrensel Basım Yayın, İstanbul, 2004, Çev. Mazlum Doğan, s Kızılkaya, s

92 Fehriya'ya âşık olup aşkını yüreğine gömen Hıristiyan kızın hikâyesi, sonuna kadar direnmek için iki arkadaşıyla ayağına aynı prangayı takan Eme Goze'nin hikâyesi ve yol kesip haraç alan Filîte Kuto'nun hikâyesi bu türkülerde anlatılıyor. 4- Kısa aşk, sevgi ve bazı olayların anlatıldığı şarkılar. Tarih anlatımı, destanlar ve hikâyelerde, önce nesir olarak hikâye özetlenir, sonra melodi tarzında şiirsel olarak olaylar anlatılırdı. Bazı olaylar çok uzun olup günlerce devam ettiği de olurdu. Dengbejler şehir şehir, kasaba kasaba dolaşarak bu kültürü şifahi olarak aktarırlardı. Türkiye de Kürtçenin yasaklanmasından sonra Erivan Radyosu da bu dengbejlere radyoda türkü söyleme imkânı tanımış ve onların geniş kitlelere ulaşmasına sebep olmuşlardır. Erivan Radyosunda sesini duyuran dengbejlerden meşhur olanları şunlardır. Filite Kuto, Mame Eli Etmanki, Karapete Haço, Şeroye Biro, Efoye Esed, Arame Dikran, Hana Zaze, Aslika Kadir, Egide Cimo, Asa Evdile, Eyşe Şan, Meyrem Han, Dilbera Vekil, Temame Vekil, Şakiro, Hale Bire. Bu dengbejler; Ermeniler, Yezidi Kürtler ve az da olsa Müslüman Kürtlerden oluşuyordu. 344 Erivan Radyosu nda 1500 den fazla kaset ve taş plaka kayıtlı beste ve anonim eser ile 150 saatten fazla dinleyici isteklerini içeren kayıtlar bulunuyor. Radyo, aynı zamanda 1993 yılına kadar 1730 adet Kürtçe şarkı ve türküyü kayıt altına alınmış ve arşivlenmiştir. 345 Radyoda icra edilen bazı önemli parçalar şunlardır. Lavike Metini, Bişare Çeto, Mirzike Zaza, Eme Goze, Koçero, Siyabend u Hace, Mem u Zin, Hozan Dağı, Devreşe Evdi, Salih u Nure, Heso u Naze, Bave Fahriya, Şere Pencinaran u Elikan, Genç Halil u Edule. 346 Radyoda icra edilen bu parçalar hem birçok sanatçıya kaynaklık etmiş hem de Kürt kültür ve tarihi Erivan Radyosu tarafından kayıt altına alınmıştır. Bugün Erivan Radyosu nun elinde hatırı sayılır bir arşiv mevcuttur. Zaten Erivan Radyosu nu 344 Kevirbirî, s Nihat Gültekin, Parçalı Coğrafyanın Ortak Sesi, Özgür Gündem Gazetesi, ( ) 346 Kevirbirî, s

93 dinleyen halk bu türkü ve şarkılarla Kürtlük bilinçlerini canlı tutmuştur. Elbette bu kadar eserin kayıt altına alınması belli gayretler neticesinde olmuştur. Radyo çalışanları Ermenistan, Gürcistan ve Azerbaycan da köy köy, dağları dolaşıp güzel sesleri tespit edip kaydediyorlardı. Hatta bazen bir eseri seslendirecek kişiler (bu sayı 20 kişiyi bulabiliyordu) arasında bir yarışma düzenlenir ve birinci gelenin sesi Erivan Radyosu ndan duyulurdu. (Bakınız Fotograf II) Elbette bu yarışmalar meşhur olmayanlar sanatçılar içindi. Erivan da dengbejliğin meşhur olmasının nedenlerinden biri de Yezidilik dinidir. Bilur, mey, zurna ve def çalmak ve şarkı söylemek Yezidilik inancından kaynaklanan bir gelenektir (Hac Törenleri). Dolayısı ile her köyde hatta her hanede bu işlerle meşgul olan birileri mutlaka bulunurdu. Müslüman Kürtler arasında ise enstrüman çalıp şarkı söylemek küçük görüldüğünden dengbejlik Sünni Müslümanlar arasında pek revaç bulmamıştır. Bir diğer mesele kadın dengbejler meselesidir. Radyo bu konuda sıkıntı çekmiştir. Köylerde kadın dengbejler olmasına rağmen, erkek akrabaları bu kadınlara izin vermiyorlardı. Bunun üzerine Radyo çalışanları bu kadınları ikna edip, isimlerini gizleyerek, onların kayıtlarını yayınlıyorlardı. 347 Radyoda kadın sesiyle ilk Kürt şarkısı, Kürt müziğini yakından bilen, Elegez Kültür Grubu nda çalışan Anuş Sahakyan isminde bir Ermeni kadının ağzından duyulmuştur. 348 Meşhur dengbejler radyoda seslerini daha rahat duyuruyorlardı. Bir defasında radyo çalışanları tespit ettikleri bir dengbejin ses kaydı için Tiflis e kadar gitmişlerdi. Meşhur dengbej Şeroye Bıro nun ses kaydı Halil Muradov tarafından Tiflis te yapılmıştır. Bazen de meşhur dengbejler radyoya davet edilip sesleri kaydedilirdi. Diğer devletlerle de, Moskova dan resmi izin alınarak, eser alış verişi yapılabiliyordu. Mesela Bağdat Radyosu nda söyleyen sanatçıların sesleri böyle bir takas neticesinde Erivan Radyosu na ulaşmıştır. Kavis Ağa, Ayşe Şan ve M. Arif Cizrevi gibi Muradov, Mülakat, Ek. II 348 Nihat Gültekin, Parçalı Coğrafyanın Ortak Sesi, Özgür Gündem Gazetesi, ( ) 349 Muradov, Mülakat, Ek. II 91

94 Sovyetlerde ilk zamanlar savaş ve şiddet propagandası yasaktı. Hâlbuki Kürtlerin türkü ve şarkılarında daha ziyade savaş, kaçak yaşama, kavga etme, adam öldürme, öç alma, kız kaçırma temaları vardı. Bunlar çıkarıldığı takdirde yayınlanacak çok az eser kalıyordu. Bu eserleri yayınlamak için Moskova ya durum izah edilmiş, Moskova da bu eserlerin yayınlanmasına izin vermiştir. 350 Ayrıca şarkı ve türkülere de siyaset sinmişti. Mesela Erivan Radyosu nda yayınlanan bir şarkıda Vatanımız Kürdistan dır deniyordu. Yine Mele Mustafa Barzani üzerine yapılmış marş vardı. Sovyetler Birliği nin Irak ile ilişkileri bozuk olduğunda Moskova, Barzani parçasının yayınlanmasını ister, ilişkiler düzeldiğinde ise Barzani parçasının yayınını durdururlardı. Anlaşılan o ki radyo yayınları Moskova tarafından dış siyasette şantaj aracı olarak da kullanılmıştır. 351 Şimdi Erivan Radyosu nda yayınlanmış bazı olaylara ve işlediklere temalara göz atalım. Bu türkülerin olayları, yorum yapılmadan hikâyeye sadık kalınarak yazılmaya çalışılmıştır METRAN İSA Ona, Hıristiyan Meyrem, keşişin kızı, Sarkis'in gelini derlerdi. Sarkis ailesi Meyrem'i oğullarına istemişse de henüz gelin etmemiş, Meyrem'in düğününü yapmamışlardır. Meyrem'in güzelliği dillere destandır. O kadar ki, dilden dile dolaşan güzelliği Van Valisinin kulağına kadar gider. Ve gün gelir, Vali Meyrem'i görür; gönlü kayıverir, göz koyar güzeller güzeline. Ailesine haber gönderir ve der ki: "Bugünden sonra sakın ola kimse Meyrem'in adını anmasın. Sağ kalırsa benimdir, ölürse kara toprağın!" Ve devam eder: "Meyrem'le evlenecek kişi günlerini saysın, bilsin ki onu dünyada sağ komam!" Sarkis ailesi Vali'nin korkusundan ne gelinlerini götürmeye cesaret edebilmiş, ne de gururlarına yedirip vazgeçebilmişler. Denilen o ki bu belirsizlik tam dört yıl sürer. Meyrem daha baba evindedir. Artık canına tak eden Meyrem, bir gün Vali'ye elçi gönderir, der ki: "Allah ahımı yanma komasın! Kaderimin önüne geçtin. Beni ne kendine eş alıyorsun, ne de başkasına yar 350 Muradov, Mülakat, Ek. II 351 Muradov, Mülakat, Ek. II 92

95 ediyorsun. Ya kaderimin önünde durmaktan vazgeç ya da bir adamını gönder ki sana varayım." Vali düşünür: "Acep kimi göndersem?" Eliye Kolağası onun hizmetkârıdır. İçinden der ki: "Vallahi Eli dürüst ve namuslu bir insan. Meyrem'i ancak onun gibi birine emanet edebilirim." Eli'yi göndermeye karar veren Vali, ona der ki: "Gidip bana Meyrem'i getireceksin.' Ve Eli, Meyrem'in yanına varır. Tüm yakışıklılığıyla Eli'yi karşısında bulan Meyrem, gönlünü bu gence kaptırıverir. Elî her ne kadar yakışıklı da olsa, yoksulluğun tüm izlerini üzerinde taşımaktadır. Meyrem sorar: "Sen misin beni Vali ye götürecek olan?" Eli der: "Evet Hanımım!" Bunun üzerine Meyrem, "Ben bir keşiş kızıyım ve sen beni Van Valisine götürüyorsun. Üzerinde bu paçavralar varken seninle gelmem. Eğer paran yoksa al sana para. Berbere git, tıraş ol. Hamama git, güzelce yıkan. Efendi ve beylerin takımlarından bir tane kuşanıp gel ki seninle gidebileyim." Eliye Kolağası Meyrem'in dediğini yapar; traş olur; hamama gider, yıkanır; bir kat bey takımı kuşanır ve göz alıcı bir halde Meyrem'in yanına döner. Bu haliyle Eli daha bir yakışıklı olmuş ve Meyrem'i can evinden vurmuştur. Yüreğindeki aşk ateşi on kat artan Meyrem, Eli'ye yönelir ve sorar: "Eli, haydi aynanın önüne geç, ben mi daha güzelim yoksa sen mi?" Eli, "Estağfurullah Hanımım! Ne haddime, sen kim, ben kim!" der. Bunun üzerine Meyrem, "Eli, boş lafları bir tarafa bırak, gönlünden geçeni söyle. Doğrusu sen yakışıklısın, ben güzelim, birbirimizin dengiyiz. Sen gel beni kendine al. Vali de ettiğini bulsun, ne hali varsa görsün," deyince Eli'nin dizlerinin bağı çözülür, dili dolaşır, Vali'nin korkusundan ne diyeceğim bilemez. Meyrem'e der ki: "Hanımım sen ne hakla bunları bana söylersin? Ben daha gencim, muradımı alamadım. Canıma kastın mı var? Bilmez misin Vali'nin ne denli zalim olduğunu. Fare deliğine bile girsem beni bulur, öldürür." Meyrem, Eli'ye yaklaşır ve kızgın bir şekilde şöyle der: "Bana bak Eli, eğer beni kendine almazsan, yemin olsun ki Vali'nin yanına varır varmaz, ona derim ki, Eli namusuma el attı!" Eli Meyrem'in bu sözlerinden sonra ne yapacağını bilemez! Meyrem i kendine de alsa, Vali'ye de götürse, bilir ki başı kesilecek. Ve Meyrem'e der: 93

96 "Hanımım söyle bana, seni nereye götüreyim? Bizi esirgeyecek kimse de yok. Meyrem. Eli, beni Akdamar Kilisesi ne, Metran İsa'nın yanına götüreceksin. Bu yükün altından ancak o kalkar," der. Eli bunu kabul eder, Meyrem'le birlikte Akdamar Kilisesi ne, Metran İsa nın yanma doğru yola koyulurlar. Ve gelişmenin türküsünü dinleyin: Meyrem der: Hey Eli sabahtır, ne hayırlı bir sabahtır Kalk bizi Metran İsa'ya götürecek kayık ve gemileri hazırla Kiliseye Metran İsa'ya sığınacağız bugün Yol göster bana ve bu piskoposa, bu yiğide ah bu koç yiğide Akdamar Kilisesi nin piskoposunun anasından gayrı Kimse ben yiğit doğurdum demesin Nam salmıştır dört bir yana Dillere destandır Metran İsa Eli der: Hey Meyrem, sabahtır ne hayırlı bir sabahtır Kalkıp hazırladım bizi Metran İsa'ya götürecek kayıkları gemileri. Tutup elinden kaçırmış Hıristiyan Meyrem'i, Eliye Kolağası Papazın kızı, Sarkis'in gelini, Van Valisinin gözdesi. Tutmuş Akdamar Kilisesi nin yolunu Bir Allah a bir de Akdamar Kilisesi nin piskoposuna sığınmış. 94

97 Yardım eyle bu piskoposa, bu yiğide. Akdamar Kilisesi nin piskoposunun anasından gayrı Kimse ben yiğit doğurdum demesin. Nam salmıştır dört bir yana Dillere destandır Metran İsa. Der ki sabahtır, işte şafak söktü ne erken bir sabahtır Kalkıp düşmüş yola Akdamar Kilisesi ne doğru Metran İsa Bakmış ki bir karaltı duruyor Akdamar Kilisesi nin aşağısında Metran İsa der: Hey ne gezersin gece yarısı Akdamar Kilisesi nin aşağısında Eliye Kolağasî der: Ey Metran, ne edeyim, dardayım ocağına düştüm Tutup elinden kaçırdım Hıristiyan Meyrem i Papazın kızı Sarkis'in gelini, Van Valisi nin gözdesi. Ve tutup Akdamar Kilisesinin yolunu Bir Allah a bir de Akdamar Kilisesinin piskoposuna sığındım. Eğer kıyarsan nikâhımızı, Muhammed'in dinine göre Binlerce defa helal olsun sana ve şanına. Yok, kıymazsan eğer nikâhımızı, kabul ederim Metran İsa'nın dinini 95

98 Yol göster, hey bu piskoposa Nam salmıştır dört bir yana Dillere destandır Metran İsa. Metran İsa'nın mertliği ve yiğitliği Metran İsa der yapmam bunu Dünyada kabul etmem. Dillere destandır Akdamar Kilisesi nin ünü Kötüye çıkarmam adını Bu boynu, Muhammed'in dini karsısında bükük komam Bir kadın eskisi için Muhammed'in dinini küçük düşürmem Hiçbir dinin yanında. Hemen bugün bir mele (molla) ve iki feqi (fakih) çağırtıp Allah ın emri ve Peygamber in kavliyle Nikâhlatacağım sana Hıristiyan Meyrem'i. Yardım eyle hey bu piskoposa Nam salmıştır dört bir yana Dillere destandır Metran İsa. Vali der: Yazıp bir pusula gönderelim Metran İsa'ya Evet, Vali der: Ey Metran 96

99 Gördüm uçtu iki güvercin yuvadan Gidip kondu Akdamar Kilisesi ne, Metran İsa'nın yanına Tutup yollarsan eğer o iki güvercini Veririm sana bin kese altını. Yok, tutup yollamazsan Taş üstüne taş komam Yıkarım basına Akdamar Kilisesi ni. Yol göster hey bu Metran'a. Pusu kurdu Metran İsa Akdamar Kilisesi nin aşağısına Nam salmış dört bir yana Dillere destandır Metran İsa. Metran İsa der: Ey Vali, Metran'ım ben Metran, Bedran'ın, Henan'ın, Yevnan'ın ağabeyiyim. Dediğini yapacağıma Tutar yere çalarım piskoposluk takkemi. Pazardır yarın hey, bütün Hıristiyanlar bölük bölük inecek çarşıya. Tanrıya yemin ederim ki yarın bu zamanlar Elî güvey Meyrem gelindir. 97

100 Yol göster bana ve bu Metran'a Bu koç yiğide, bu merde. Akdamar Kilisesi nin piskoposunun anasından gayrı Kimse ben yiğit doğurdum demesin. Nam salmıştır dört bir yana Dillere destandır Metran İsa. Van Valisi nin karsısında Akdamar Kilisesi nin aşağısında Kavgaya tutuştu Metran İsa. Yol göster bu Metran'a hey. Metran İsa ve Van Valisi nin bu atışmasından sonra, Vali askerlerini Akdamar Kilisesi nin önlerine gönderir. Metran İsa da Van yöresindeki bütün Hıristiyanlara çağrıda bulunur. Onlar da gelip Metran İsa'nın yanında saf tutar. Van Valisi bakar ki, durum iyi gitmiyor, eğer savaş çıkarsa kan gövdeyi götürecek, çeker askerlerini, Akdamar Kilisesi nin önünden ve Van'ın yolunu tutar. Metran İsa, ertesi gün Akdamar Kilisesi nde düğün dernek kurar ve İslam dininin gereklerine göre Hıristiyan Meyrem ile Eliye Kolağası'nın nikâhını kıydırır. 352 Bu türküyü M. Arif Cizrevi nin sesinden aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz. ( ) Hikâye de işlenen temalar şunlardır. Devleti temsil eden Müslüman bir Vali kötülenmektedir. Hıristiyan bir kızın cesareti ve zekâsı öne çıkarılmaktadır. Bir Kürt gencinin zavallılığına temas edilmekte ve Ermeni dini ve din adamları ile Ermenilerin, 352 Kevırbıri, S

101 cesareti, dürüstlüğü anlatılmaktadır. Kürt Ermeni işbirliğinin güzel neticesi ile konu bitirilmektedir GENÇ HALİL İLE EDULE Genç Halil, Diyarbakır'da yaşarmış; Diyarbakır Paşası nın da yeğeni imiş. Gel zaman git zaman, Osmanlı Devleti, komşularına savaş açmış, işte tam da bu esnada. Padişah, bir gece rüyasında yedi şehrin fethinin Genç Halil adlı bir gence bahşedildiğini görür. Sabah erken kalkan padişah, vezir ile danışmanlarını çağırır, rüyasını anlatır ve "Diyarbakırlı Genç Halil, diye biri benim askerlerimin arasındaymış ve yedi şehrin fethi ona bahşedilmiş. Rüyam bundan ibaret, buyurun yorumlayın!" der. Vezirlerden biri eğilir ve der: "Bilirim haşmetlim! Diyarbakır şehrinde Genç Halil isminde bir genç yaşar." Sözün kısası. Padişah, vezirini Diyarbakır şehrine gönderir. Vezir de sorgu sual edip Genç Halil'in evini bulur, kapısına varır. Yaşlı bir kadın kapı önünü süpürmektedir. Vezir onu selamlar ve der: - Nine! Genç Halil'in evi burası mı? - Evet oğul! Buyur içeri geç, ben onu çağırayım. Yaşlı kadın Genç Halil'i çağırır. İçeri giren Genç Halil üzerindeki nişanları görünce veziri hemen tanır. Hal hatır soran Genç Halil, lafı vezirin ziyaret sebebine getirir: - Vezirim, başım gözüm üstüne! Hayırdır? - Vallahi devlet savaş hazırlığında. Padişah efendimiz rüyasında, yedi şehrin fethinin sana bahsedildiğim görmüş, işte budur sebebi ziyaretim. Genç Halil vezire sorar, vezir cevap verir: Sen devletin veziri değil misin? - Evet! Bugüne bugün devlet senin elinin altında değil mi? - Evet, benim elimin altında. Genç Halil devam eder: - Pekâlâ, bir dileğim vardır senden, şayet yerine getirirsen seninle sefere gelirim. Yok, eğer bu isteğimi yerine getirmezsen, devlet beni alakadar etmez, gitmem sefere. Vezir: - Buyur söyle! 99

102 Genç Halil: -Amcamdır bu şehrin paşası. Edule'dir kızının adı. Benim gönlüm onda, onun gönlü de bendedir. Lakin amcam bana vermez kızını. Dileğim, bana amca kızını iste, geleyim seninle sefere. Vezir der: - Pekâlâ Genç Halil gidip bu işi yoluna koyalım! Akşam olur. Genç Halil ve vezir Diyarbakır paşasının divanına giderler. 'Derler ki, veziri gören paşayı bir korkudur almış. Demiş ki içinden, olsa olsa çok büyük bir hata etmişimdir, yoksa devlet koca vezirini niye Diyarbakır'a yollasın? Vezire bakarak, der: - Ya vezir başım gözüm üstüne! Hayırdır? Acep bir kusur, bir günahımız mı oldu? Yoksa devlet seni buralara sürgün mü etti? Ne sen bizi haberdar ettin, ne de biz senin hatırın için bir merasim tertipledik. Vezir olanları bir bir anlatır, paşayı saran korku ve endişe anında yok olur. Der ki: - Safa geldiniz! Kızım Edule ve her şey Genç Halil'e feda olsun. Paşa o gece kızı Edule'yi gelin yapar ve bir mele (imam) ile bir feqi(fakih) çağırtır. Allah ın emri, Peygamberin kavliyle Edule'yi Genç Halil'e nikâhlarlar. Üç günün sonunda Genç Halil anasıyla, üç günlük karısıyla vedalaşıp vezirle birlikte tutar harbin yolunu. Devlet ordusunun başkumandanı olur. Savaş biter. Yedi şehrin fethi gerçekleşmiştir artık. Devlet, nişanlara boğar yedi şehrin fatihini. Herkes evinin yolunu tutar. Ama gel gör ki, Genç Halil'e musallat olur bir hastalık ve kalır Şam vilayetinde; dönemez memleketine. Günler günleri kovalar. Herkes evinde, çocuklarının yanındadır artık. Bir gün, bir kadınla bir kız, Edule'nin yanına varıp Genç Halil'in akıbetini sorarlar. Edule dert ve tasa içindedir. Bakar ki, tepenin basında savaştan dönen seferciler görünür. Genç Halil in akıbetini soran kadın ve kıza der ki: - Durun hele! Şu sefercilerden sorayım, nicedir Genç Halil in hali? Sefercilerle Edule arasındaki konuşma şöyle gelişir: 100

103 Seferciler der, Ey Edule kör olası dünya yüzü görmeyesi Hele de emmioğlunun şekli ş i nicedir Der: Emmim oğlu, benekli kıratın süvarisidir Gümüş kamçı elindedir Yedi şehrin fethi ona bahsedilmiştir. Seferciler der. Ey Edule kör olası dünya yüzü görmeyesi İki gözün önüne aksın, senin dediğin adam Fethetmiş yedi şehri, Devlet nişan vermiş ona Büyük bir acı kaplamış bedenini Kalakalmış Heka'da Beytullah'da Yirmi dört saat Şam'dan ötede. Edule anasının yanına döner ve şöyle der: Vay anam bahtsız anam Bir düş gördüm Der, hayırlı olsun düşün Hele deyiver düşünü anana Yorumlasın anan sana. Der: Ana, gördüm bazı beyaz hanlar 101

104 Gördüm iki kavak dikmişler avluda İki soğuk ve duru pınar var altında İki karayılan dolanmış ağaca İki şahin de üstünde Beyaz hanlar babangilin hanlarıydı Avludaki iki kavak Senin ve emmin oğlu Genç Halil in fidan boyuydu. Ağacın altındaki soğuk ve duru pınar senin gözyaşların Ağacın üstündeki o iki şahin Senin ve emmin oğlu Genç Halil in kalbiydi. Ağaca dolanan o iki karayılan Senin örüklerin ta kendisiydi. Edule, Diyarbakır şehrini dolaşır ve kendi yaşıtı kırk kızı bir araya getirir. Her birine siyah bir at, siyah bir mızrak ve siyah bir kılıç temin eder ve onların öncüsü olur. Erkek gibi giyinirler. Az giderler uz giderler, Şam şehrine varırlar. Edule askerlerine ferman verir, şehrin etrafında çadır kurarlar. Ertesi gün Edule atına binip Şam şehrini karış karış dolaşır, ikindi vaktidir. Adamın biri evinin önünde çömelmiş abdest almaktadır. Erkek gibi kuşanan Edule, adamı selamlar. Adam 'aleyküm selam' der. Edule der: 102

105 Amca misafir ağırlar mısın? - Oğul, misafir tanrı misafiridir. Başım gözüm üstüne. Ama seni ağırlamaktan korkuyorum! - Niye, hayırdır? - Evimde bir hasta var. Hastalığı ağır ve bulaşıcıdır. Yazıktır sana. Bakıyorum da sen o hastaya çok benziyorsun. Hastalığı çok bulaşıcı, sana da bulaşmasından. Edule, Genç Halil in başucuna geçer, ama Genç Halil, Edule yi tanımaz. - Emmioğlu nasılsın? - Hoş geldin, sefalar getirdin. Memleket kokusu geliyor senden. Seninle gönlüm ferahladı. Acep bizim memlekette ne var ne yok? Birbirlerinin hal ve hatırım sorarlar. Genç Halil Edule'ye der: - Bizim memleketin türkülerinden bilir misin, bana söyleyesin? Acım artmakta, belki senin bir sözünle biraz olsun acımı unuturum. - Peki, buyur dinle, sana bir türkü söyleyeceğim. Genç Halil'in başucunda duran Edule seferilerle yaptığı konuşmanın türküsünü söylemek ister ona, fakat Genç Halil'in üzülmesini istemez ve türküyü değiştirerek söyler. Genç Halil in başucunda: De gel gel yok olası Edule der: Ey seferciler! Emmim oğlu Genç Halil'i gördünüz mü? Seferciler der. Ey Edule kör olası dünya yüzü görmeyesi Hele de emmin oğlunun şekli ş i nicedir Der: Emmim oğlu, benekli kıratın süvarisidir Gümüş kamçı elindedir. Yedi şehrin fethi ona bahşedilmiştir. 103

106 Seferciler der: Ey Edule kör olası dünya yüzü görmeyesi İki gözün önüne aksın, senin dediğin adam Fethetmiş yedi şehri, Devlet nişan vermiş ona Kalakalmış Heka'da Beytullah'da Yirmi dört saat Şam'dan ötede. Yaslanmış kahvenin duvarına Kâğıt çeker, iskambil oynar Emmi kızının elindeki bileziği bekler. Edule böyle dediğinde Genç Halil derin bir ah çeker ve der: - Allah senden razı olsun, kim söyledi sana bu türküyü? Bilmiyorum kimin söylediğini, Ben dengbej değilim, fakat bildiğim odur ki memleketin bütün çoban ve sığırtmaçları sabahtan aksama kadar bu türküyü söyler. Genç Halil der: - Allah senden razı olsun emmioğlu. Ben ölmesine öleceğim. Sana kendi nişanımı vereceğim; oğlun da sen de sağ olduğunuz sürece bu nişan sizin olsun. Bunun gibi bir türkü daha söyle bana. - Şifalar olsun; nişanın da sana mübarek olsun. Ve Edule, anasının yorumuyla, başlar gördüğü düşün türküsünü söylemeye. Bu türküyü söylediği sırada Genç Halil in başı yastıktan düşer, kendinden geçer. Edule dövünerek, der: - O kadar yol geldim, memleket gezdim. Yetişemedim, kendimi ona tanıtamadım. 104

107 Edule başlar ağlamaya ve bu durum üstüne bir türkü yakar: De gel gel, de gel gel Edule der, kurbanın olam Genç Halil ayağa kalk Arkadaşlarımız, yarenlerimiz gitmiş evine Yolcularımız tümden gitmiş evine Yalnız emmim oğlu Genç Halil Yaslanmış kahvenin direğine Kâğıt çeker, iskambil oynar Emmi kızının elindeki bileziği bekler De kaldır başını Genç Halil im Belalara düşmüş başını. Kalkıp tutarım gönlümün sultanı tayın yularını Gezdiririm sokaklarda, mahallerde, çarşıda. Atarım bugün kendimi nalbantların çarşısına. De gel gel de gel gel Edule der, kurbanın olam Genç Halil ayağa kalk Arkadaşlarımız, yarenlerimiz gitmiş evine Yolcularımız tümden gitmiş evine Yalnız emmim oğlu Genç Halil Yaslanmış kahvenin direğine 105

108 Kâğıt çeker, iskambil oynar. Emmi kızının yüzüğünün kaşını bekler. Edule der, kurbanın olam Genç Halil De kaldır başım Genç Halil'im Belalara düşmüş başını Kalkıp tutarım gönlümün sultanı tayın yularını Gezdiririm sokaklarda, mahallelerde, çarşıda. Atarım bugün kendimi gümüşçülerin çarşısına. Edule, bakar ki söyledikleri fayda etmiyor, namaz kılıp Allaha yalvarır. Bu sırada bilinci yerine gelen Genç Halil gözlerini açar; Edule kendini tanıtır ve der ki: - Kalk, burası bizim yerimiz yurdumuz değil. Edule, Genç Halil'le birlikte cengâverlerin yanına gelir. Cengâverlere seslenen Edule'ye bakan Genç Halil dertlenir ve der: - Edule kadınsın, bu kadar cengâverlerin içinde işin ne? Edule der: - Hepsi kız, benim gibi! Memleketlerine doğru yavaş yavaş yol alırlar. Diyarbakır yakınlarında, Genç Halil in isteği üzerine Şeyhani ırmağının kenarında çadır kurarlar ki sabah olduğunda, kalan yolu da alıp Diyarbakır'a ulaşsınlar. Edule ve Genç Halil çadırlarına çekilirler. Gece hükmünü sürerken, Edule elini Genç Halil'in göğsünde dolaştırır, bir de bakar ki, soğuk bir ter basmış bedenine. Evet, Genç Halil hakkın rahmetine kavuşmuştur. Edule Genç Halil'in üstüne yanık bir türküyü yakar: De gel gel de gel gel de gel gel 106

109 Edule der, Genç Halil kurbanın olam Vardım Şeyhani ırmağına, ağaçlıktır. Gece yansından sonra Dolaştırdım elimi emmim oğlu Genç Halil'in göğsünde Bir sıcak bir soğuk ter basmış bedenini. Edule der, ey Genç Halil kurbanın olam Bütün dağlar diyor, dağ biziz Geziyor dağda bayırda ahırdaki buzağılar Varıp çift sürenlerin yanına Diyorlar ey çiftçiler bırakın o öküzleri Bizi bağlayın, biz de öküzüz. Bugünden tezi yok önüne gelen kopuk Şal ü şepik kuşanacak Varıp babamın divanına Edule kör olası dünya yüzü görmeyesi Biz de emmin oğlu Genç Halil gibi beyiz, ağayız diyecek. Edule bu ağıttan sonra kılıcını çekip kendini üzerine atar ve der: "Emmim oğlu Genç Halil den sonra ben de kalmam bu dünyada!" ve kıyar canına. Edule ile Genç Halil in cenazelerini Diyarbakır a götürüp gömerler Kevırbıri, s

110 Bu türküyü dengbej Karapete Haco nun sesinden aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz. ( ) Türkünün Teması: Özellikle kadın savaşçıların öne çıkarıldığı, idealleri uğruna ölme temasının işlendiği bir türküdür NEVALA KEREMÜSE ÇATIŞMASI Kuşkusuz Kürtlerin tarihinde araştırmalara konu olmuş birçok kahramanlık hikâyesi mevcuttur. Şimdi anlatılacak olay ise, her ne kadar yiğitlik içerse de ihanetle sonuçlanmıştır. Evet, Nevala Keremüse çatışması olarak bilinen ve Roma Reş'e (Kara Roma anlamında Osmanlı ve Türkiye için kullanılır) karşı başlatılan bu olay, aynı zamanda Eliye Ünislar isyanının bir parçasıdır. Adını bir vadiden alan Keremus köyü, bugün Diyarbakır'ın Silvan ilcesine bağlıdır. Bu açıklamanın ardından, bahsi geçen olayın nasıl başlayıp nasıl sonlandığına bakalım: Kardeş olan Eli, Halil ve Mame, dağ aşireti olarak bilinen Eliye Ünis ailesindendir. Kız kardeşleri Meyrem, Silvan'ın Girike Boto köyünden, Lukitan Aşireti mensubu Smaile Biro ile evlidir. Eli, Halil ve Mame firaridir ve onlar için tek kurtuluş sınırı geçmektir. Üçkardeş, yardım almak amacıyla enişteleri Smaile Biro'nun evine giderler. Siirt, Diyarbakır ve Silvan'da bulunan askerler peşlerindedir. Smaile Biro, kayınlarını sınırdan geçirecek olan Silemane Bego ile Emine Zine'ye ulaşmak için Koca köyüne gider. Sileman ile Emin, Suriye sınırında rehberlik yapıp, kaçak ve firarileri para karşılığı sınırdan geçirmektedirler (sonra öğrenirler ki bu kişiler devletle işbirliği yapan ajanlardır ve Kürt isyancıların yerini devlete bildirmektedirler). Smaile Biro, Silemane Bego ile Emine Zine'ye şöyle der: -Üç mahkûm var, sınırdan geçirmeniz gerek! 108

111 Anlaşırlar ve ertesi gün tekrar görüşmek üzere ayrılırlar. Sonrasında Sileman ile Emin askerlerin yanına varıp komutana derler - Girike Boto köyünden Smaile Biro adında biri mahkûmların yerini biliyor. Askerler Smaile Biro'yu tutuklar. Ona akıl almaz işkenceler yaparak firarilerin yerini söylemesini isterler. Smaile Biro, çaresiz kabul eder ve askerleri Eli, Halil ve Mame'nin saklandığı yere götürür. Oysa bu üç gözü pek insan, çoktan başka bir sığınak bulmuşlardı bile. Silvan ve Diyarbakır'daki askerleri, birkaç aşiret üyesini ve Silvan köylerinin muhtar ve ileri gelenlerini Keremüs vadisine götüren Smaile Biro, onlara şöyle der: - Onları getirip burada bıraktım, gayrı nereye saklandıklarını bilemem. Bütün bu insanlar, dağ aşiretinin üç firarisini bulmak için, dikenlerle çevrili vadide sürek avına çıkar. Bizim üç gözü pek ise, ağzı tandır misali bir mağarada saklanır. Birden, mağaranın ağzında bir asker belirir. Üç kardeşten biri askeri öldürmek için tüfeğini doğrultur, fakat asker, "ben sizi görmedim" gibilerinden elini ağzına götürür. O da tüfeğini yere doğrultup, "öyleyse biz de seni görmedik, hadi git!" dercesine başını sallar. Tam da bu sırada, devletle işbirliği yapan Sinikan aşiretinin lideri Halile Mala Nasır, başçavuşa doğru koşar ve der: - Vallahi bu asker bir şey gördü ama görmezden geldi! Komutanın emri üzerine mağaraya giden askerler Eli, Halil ve Mame'yle yüz yüze gelirler. Ateş etmek için tüfeklerine davrandıklarında, bu üç firari onlardan hızlı davranır ve askerleri oracıkta öldürürler. Tüfek seslerinin ardından şiddetli bir çatışma başlar. Vakit henüz sabahtır. Askerler, ajanlar ve birkaç işbirlikçi aşiret üyesi, tüfeklerini Eli, Halil ve Mame'ye doğrultur. Karanlık çökene kadar çatışma devam eder. Gece olunca askerler vadiyi ateşe verir. Dört bir yan cemselerle çevrilmiştir. Bir tarafta 109

112 Halile Mala Nasır ve kumandan, diğer tarafta "makineliler". Dağ aşiretinden bu üç gözü pek kişiye saldırmıştır. Bugün bile derler ki; eğer o gün Keremüs köyüne ulaşabilselerdi, kurtulurlardı. Evet, Elî, Halil ve Mame dolunayda hem çarpışır, hem de makineliyi ele geçirmek için çaba sarf ederler. İstediklerini de yaparlar. Çavuşu yere yıkıp, makineliyi ele geçirirler, ne var ki kullanamazlar. Makineliyi bırakıp yokuşa vururlar kendilerini. Keremüs'ü aşsalar kurtulacaklardır. Halil ile Mame kurşunlardan kurtulmayı başarır, ancak Eli arkada kalır ve bir kurşunla yere yıkılır. Halil ile Mame'ye haykırır: - Beni burada mı bırakacaksınız? Nihayetinde kardeştirler, duraksamadan Eli'nin yardımına giderler. Dönerken her üçü de orada öldürülür. Bu üç firarinin cesedini atların arkasına bağlanıp Silvan mezarlığına götürür ve gömerler Evet, Eliye Ünis ailesinin bu üç ferdi, dağ aşiretinin adına yaraşır yiğitlikte çarpışıp, Halile Mala Nasır'ın yanı sıra birçok asker ve işbirlikçiyi de öldürürler. Çatışmanın en yoğun olduğu anda, Kürt isyancılardan Şeyh Evdilkidus, Şeyh Zıla, tüfek seslerini duyup Kire dağının başına çıkar (Kire dağı ve Keremüs vadisi Beşiri ırmağının iki yakasındadır). Bir ara tüfek sesleri kesilir, artık yapacak bir şey olmadığını düşünen Şeyh Evdilkidus, Ya kurtuldular ya öldürüldüler diye düşünür ve yardımlarına gitmez. Şimdi de Eli, Mame ve Halil'in kız kardeşi Emine'nin yaktığı ağıta kulak verelim. Bu ağıt dengbejler tarafından türkü şeklinde söylendi ve günümüze kadar ulaştı. De hey de hey de hey De hey de hey de hey Emine der: Peşimizdeler bahtsız Gule peşimizdeler 110

113 Neyleriz bu yaban ellerde biz kimsesizler Ocağı sönesi kıran giresi Smaile Biro'nun babası Bismil'in bekçileri Emine Zine Haber uçurmuşlar Silvan karakoluna Yığıldı Diyarbakır Yedinci Kolordusu Yığıldı asker Keremüs vadisine, Kanika Temo'ya, Aşe Reşo'ya, Satare Şeyh Mihemed'e Yığıldı Koca'dan Hileliye kadar Vay başıma pusu kurmuşlar babamgilin erlerine. Bakarım da Halile Mala Nasır Gözü kanlı gözü kara bir erdir. Tutup tüfeği ortasından Alır jandarmanın elinden Bağırır olanca sesiyle Eli ile Mame'ye, der: Yeminler olsun ki eğer bu büyük asker olmasaydı Elimizden kurtuluşunuz olmazdı. Babamgilin erleri altta kalmaz hiçbir zaman Bağırır olanca sesiyle Halile Mala Nasır'a: Der: Hey nedir bizimle alıp veremediğiniz Yoktur malınızda gözümüz. 111

114 Uzanır tüfeğine alır omzundan Bakar dürbünle Nişan alır Halile Mala Nasır'ın gövdesine, dürbününe, cep saatine Uçurur elinden dürbünü Uçurur gümüş cep saatini Al kanlar içinde bırakır bedenini. De hey de hey de hey De hey de hey de hey beyim Emine der: Peşimizdeler bahtsız Gule peşimizdeler Neyleriz bu yaban ellerde biz kimsesizler Sağ olduğumuz sürece bu dünyada. Derindir Keremüse vadisinde, Aşe Reşo'da can verenlerin yarası Derindir el ayakaltındaki cesetlerin, Silvan mezarlığındaki şehitlerin yarası Çıkmaz yüreğimden ey bahtsız Gule bacım. De hey de hey de hey De hey de hey de hey beyim Emine der: Peşimizdeler ey bahtsız Gule Kalk tutuşup el ele 112

115 Sığınırız Silvan beylerine Derim, ey beyler bir Allah a sığınırım bir de size Varsa eğer babamgilin erlerinin bir kusuru Bakmayın kusurlarına gariptirler yol yordam bilmezler. De hey de hey de hey beyim Emine der: Peşimizdeler bahtsız Gule peşimizdeler Neyleriz bu yaban ellerde biz kimsesizler Sağ olduğumuz sürece bu dünyada. Deriz, Lülika ey şen Lülika Yüreğimin yarasında derman Lülika. Başı sıkıştığında babamgilin erlerinin Yetişseydi Ünis ile Evdirehman Dağ aşireti denen bu yaralı aslanlar Allah sizi inandırsın ey Silvanlar Saldırırlardı yırtıcı kuşlar gibi. De hey de hey de hey De hey de hey de hey beyim 113

116 Emine der: Peşimizdeler bahtsız Gule peşimizdeler Neyleriz bu yaban ellerde biz kimsesizler. Emine der: Peşimizdeler bahtsız Gule peşimizdeler Fidan boyludur Halil, Eli, Mame İnce narin yapılı. Başı sıkıştığında babamgilin erlerinin Yetişseydi eğer Ünis ile Evdirehman Dağ aşireti denen bu yüreği yanık aslanlar Allah sizi inandırsın ey Silvanlar Saldırırlardı yırtıcı kuşlar gibi. De hey de bey de hey De hey de hey de hey beyim Beyim toysun Babasının kuzusu toysun? Sason ilinde firari ve eşkıyaların gülüsün Gir koluma teres jandarmaların katilisin Garzan dağında Eli ile Evdirehman'ın gözünün nurusun İnip Silvan ovasına Neden kendi elinle yaktın babanın evini. 114

117 Bu türküyü dengbej Salihe Beynati nin sesinden aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz. ( ) Türkünün Teması: Kaçak ve firariyi övme. Devleti ve devletle işbirliğini kötüleme ELİYE ÜNİSLARIN İSYANI Dağ Aşireti olarak tanınan Eliye Ünis ailesi, Kürtlerin tarihinde yurtsever isyanları ve başkaldırılarıyla takdire şayan bir geçmişe sahiptir. Bu aile, aralıksız on iki yıl boyunca Roma Reş'e (Osmanlı ve Türkiye için kullanılan Kara Roma anlamına gelen kelime) karşı savaşmış ve boyun eğmemiştir. İlk kez Şeyh Said İsyanı nın her tarafta yankılandığı 1925 yılında başlayan Eliye Ünislar ın isyanı, 1937 yılına kadar devam etmiştir. Roma Reş'in (Osmanlı ve Türkiye için kullanılan Kara Roma anlamına gelen kelime) askerleri Hazro nun içine kadar girmişti. Kalede mahsur kalan isyancıların yiyecekleri de tükenmişti. Artık kalenin içinde kalmaları imkânsızdı. İsyanın başını çeken Evdirehmane EIiye Ünis, dağa çıkmalarına karar verdi. Dağa çıktılar ve yılları arasında dağda yaşadılar. Birçok insan sadece akraba olduğu için veya yiyecek verdiği için askerlerin saldırılarına hedef oldu. O zaman Hazro'nun Tirope köyünden Eliye Ünis ailesine mensup 38 kişi elleri bağlandıktan sonra kurşuna dizildi..." Ferman eylemişler, ferman eylemişler Şeyhlerin imamların başına ferman eylemişler. Kurmuşlar İstiklal'in darağacını Diyarbakır'da Bu fermanın emri yukarıda Allah ın eliyle Aşağıda Türklerin kanunuyla. Savaş var dünyanın dört bir tarafında 115

118 Katliam var Sason dağında Ahir zamandır. Yaz kış her zaman Kürtlerin başına eylenir ferman. Bave Mihyedin haykırır Şereflerin bir bölük adamına Miste'ye, Ünis'e, Şeyho'ya, Derveş'e İki gözüm Evdirehman'a. Aslanlarım! Saldırmayacağız Hazro ile Melefa'ya Reayadır buranın ahalisi Hastane yapacağız kendimize buraları. Serende köprüsünde Kesin Zeki Bey'in taburunun önünü Koparın zabitlerle kumandanların başını Daha alacağız Mihyedinle Rindihan'ın öcünü Ferman eylemişler bize babam ferman Harp var dünyanın dört bir yanında Katliam var Sason dağında 116

119 Ahir zamandır. Yaz kış her zaman Kürtlerin başına eylenir ferman. Bave Mihyedin haykırır Şereflerin bir bölük adamına Miste'ye, Ünis'a, Şeyho'ya, Derveş'e İki gözüm Evdirehman'a. Aslanlarım! Kıymayın askerlere Emir kuludur onlar Yolunu gözler analar babalar. Gözünüz büyük şapkalılarda terfililerde Omzunda ayyıldız olanlarda olsun Çoktur maaşları, aferindedir gözü. Alacağız bugün Omeriyanlı Fakir fukaranın öcünü. Ferman eylemişler babam ferman eylemişler İyi gelir Hazro'dan Melefa'dan teyyarelerin gürültüsü, ciplerin hırıltısı Kopeko'dan iyi gelir bombaların gürültüsü İyi gelir Karmelih mağaralarından topların gümbürtüsü 117

120 İyi gelir vadinin eteklerinden Kürtlerin çaplılarının sesi, babayiğitlerin haykırışı Kan gövdeyi götürür. Yaz kış her zaman Kürtlerin başına eylenir ferman. 354 Bu türküyü dengbej Murade Kine nin sesinden aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz. ( ) Türkünün Teması: İsyan ve Askerle Mücadele FERZENDE BEY Ağrı İsyanı nın liderlerinden olan Ferzende Bey, Hesenan aşiretinden olup iyi bir savaşçıdır. İsyan hareketinde adı, İhsan Nuri Paşa ile Bro Hesko Teli'den (Birahim Paşa) sonra anılmaktadır. Tabii bu isyanda Halis Beg, Nadir Beg ile Memo Beg (Kör Hüseyin Paşa'nın çocukları), Elican, Reşoye Silo, Seyidhan ve Zahir Ağa gibi kişilerin de adı anılmakta ve dengbejlerin türkülerinde yaşatılmaktadır. Hesenanlı Ferzende Bey Ağrı İsyanı ndan önce, 1925 yılında, Şeyh Said İsyanı na katılır ve özellikle Muş Malazgirt mıntıkasında büyük çarpışmalara katılır. Bazı kaynaklara göre, Şeyh Said İsyanı nın bastırılmasından sonra, Ferzende Bey 150 atlı adamıyla İran'a geçer, ancak sınırı geçmeye çalışırken Türk askerleri tarafından yaralanır. Sınırı geçmelerinin ardından, İran güçleri silahlarını teslim etmelerini istese de onlar bunu kabul etmez, direnirler. Yaşanan bu gerginlik Kürt güçleri ile İran güçleri arasında şiddetli çarpışmalara neden olur. Anlatılanlara göre, çatışmaların sonucunda Şemseddine Halit, Ferzende Bey'in babası Silemane Ehmed, Kerem Bege Zirkani ve 354 Kevırbıri, s

121 Evdilbaki yaşamını yitirir, Ferzende Bey ise yaralanır, İran güçlerinden kurtulanlar Simko'ya yani Şıkah İsmail Ağa'ya sığınır. Savaşın sonunda Türk komutan bir rapor yazar ve bütün çevre köylerin Ferzende Bey'e destek verdiğini, bu nedenle savaşı kaybettiklerini belirtir. Bu olayın üzerine Zilan vadisinde 80 köy yakılıp yıkılır. Osman Sebri de bir yazısında. Ferzende Bey'in gösterdiği kahramanlık yüzünden 80 köyün yakıldığını söyler; Hey bey vay bana vay bana Hey paşam vay bana vay bana Haykırır Asya der Ey bahtsız Besra sabah Kıl İskender'de Salim Bey surlarında pınar başında Vay anam bir harp bir bela bize musallat oldu. Akşamdan beri İyi gelir kulağımıza top tüfek sesleri Sağır eder adamı bu meret borunun gümbürtüsü Yağmur gibi yağar üstümüze vay anam Bu kâfirin top ile kurşunları. Haykırır Asya der ey Besra Vay Haleb'in ataşı babanın evine düşe 119

122 Kalk otur Ferzende Bey'in dizinin önünde De ki evin yıkıla Ferzende benimki de beraber Derdin 'Ferzendeyim ben Ferzende Elfezya'nın babası Eznavir'in süvarisi Küçük çaplının sahibiyim Kavgada, savaşta yoktur üstüme Üçüncü ordunun yurdunda Haykırır Ferzende, der: 'Ey Asya ataş düşe babanın cesedine Yetsin gayrı bu yermelerin Ferzendeyim ben Ferzende! Heyderanların kavgası değil bu Cibiranların Smikanların kavgası On iki sülaleli büyük aşiretlerin kavgası değil bu Acemdir bunlar "beşinci mezhep "ten Ne dini var ne imanı Karşıdır Muhammed'in dinine Yazar fermanımızı. Akşamdan beri Durur karşımda Hesenanların Silemane Ehmed'in cesedi 120

123 Yaralıyım bu kâfirin otomatiğinin iki kurşunuyla Tutamaz elim vay anam bu meret modolinin tetiğini Yanmam o yiğitlere o aslanlara kıyılmasına Yanarım bu kâfirin tugayından dört kişinin Tutup Silemane Ehmed'in kolundan götürmesine Hamidiye Alaylarına hedef yapmasına. Vay beyim vallah böyle olmaz billâh böyle olmaz Üç gün üç gecedir savaş Kereme Kolağası'nın omzunda Yiğit bir adama kıyılır Yaralıdır iki kurşunla. Büyük yemin etmiş ölmek var kaçmak yok. Emerler üç gün üç gecedir Küheylanların sırtında Yer yurt arar bu yıkılası İran'da. Kerem der Ben Kerem isem Devletin firarisi mahkumuysam Emerlerin gülüysem Kasr ile konaklarımızın çevresini sarmış bu kâfirler 121

124 Hele desinler bırak silahı sığın bize 355 Bu türküyü dengbej Şakiro nun sesinden aşağıdaki linkten dinleyebilirsiniz. ( ) Türkünün Teması: İsyanı ve isyancıyı övme, kahramanlıklarını anlatma. Türk devletini ve askerlerini kötüleme, kâfirlikle suçlama vs. 355 Kevırbıri, s,

125 SONUÇ 19. yüzyılda Avrupa da meydana gelen Sanayi İnkılâbı ndan sonra, küresel güçler Ortadoğu üzerinde hâkimiyet tesis etmeye çalışmışlardır. Özellikle SSCB-ABD rekabeti, soğuk savaş döneminde, Kürtler üzerinden birçok planın uygulanmasına sebep olmuştur. Enerji, hammadde ve pazar bakımından zengin olan bu topraklar küresel güçlerin iştahını kabartmış ve Kürtleri yanlarına çekmenin planlarını yapmışlardır. Türkiye ise kendi topraklarını Sovyetler Birliği nden koruma refleksi ile hareket etmiştir. NATO ya girmesi, Bağdat Paktı nda aktif rol alması hep Sovyetler Birliği ne karşı ABD nin desteğini alma gayretidir. Kürtlerin sosyal yapılarının çeşitliliği, farklı inanç ve mezheplerin bulunması, yaşadıkları coğrafi şartlar, kendi aralarında birlik oluşturmaya ve milliyetçiliğe müsait değildir. Kürt Milliyetçiliği, Türkiye de zayıf bir zemine sahip olmasına rağmen, bugün kuvvetli bir akıma dönüşmesinin sebepleri üzerinde durmak gerekmektedir. Türkiye de batılılaşma adına yapılan inkılâplar çerçevesinde halifeliğin kaldırılması, Kürtlerin devlete olan bağlılıklarını zayıflatmıştır. Tekke ve zaviyelerin kapatılması ise, Kürtler arasında dinin hurafeleşmesine zemin hazırlamıştır. Tevhid-i Tedrisat kanunu neticesinde medreselerin kapatılması ile de Kürtlerin eğitim ve kültür hayatları zarar görmüştür. Bütün bunlara paralel olarak, Erivan da Latin harfleri ile Kürt alfabesinin oluşturulması, okullarda Kürtçe eğitim verilmesi ile Kürt milliyetçiliğinin temellerinin atılması, Türkiye deki inkılâpların oluşturduğu boşlukları SSCB tarafından kendi hesaplarınca doldurma çalışmaları olarak düşünülebilir. Kürtler arasında sanılanın aksine inanç birlikliği yoktur ve bu farklı inanç grupları arasında da çatışmalar olmuştur. Ancak, Kürtleri, Osmanlı Devleti ve Türkiye ye bağlayan temel faktörlerden birinin Türklerle aynı inançta birleşmeleridir. Öte yandan SSCB, Yezidileri ve bir kısım Alevi Kürtleri kendi ideolojisine inandırmıştır. Ama Sünni Kürtler ile SSCB arasında herhangi bir müşterek anlayış söz konu olmamıştır. Sovyetler açısından, Sünni Kürtleri, ancak dini alakaları zayıfladığı takdirde kendi sistemleri içinde konumlandırmak mümkün olabilirdi. Sovyetlerin 123

126 Kürtlerle ilgili çalışmalarında dinin işlenmemesi, Erivan Radyosu nda dini programların ve din temasının hiçbir zaman gündeme alınmaması Kürtlere dinlerini unutturma gayretleri olarak değerlendirilebilir. Türkiye nin politik tercihleri neticesinde de Kürtlerin din duygularını canlı tutan müesseselerin ortadan kaldırılması, dini bağların zayıflamasına sebep olmuştur. Kürtlerin sosyal yapısı üzerindeki operasyonlar ise kimlik probleminin doğmasına sebep olmuştur. Bu boşluklar, Sovyetler tarafından değişik sosyalist akım ve hareketlerle doldurulmaya çalışılmıştır. Türkiye de PKK dâhil birçok sosyalist parti ve hareket kurulmuştur. Çeşitli ülkelerde yapılan Kürtçe radyo yayınlarından hiçbirinin Türkiye üzerindeki etkisi Erivan Radyosu kadar olmamıştır. Zira İran da yapılan Kürtçe radyo yayınlarının hedef kitlesi öncelikle İran da yaşayan Kürtler olmuştur. Onları İran a entegre etmek, hatta İranileştirmek, Kürt milliyetçiliğinden uzak tutmak gibi hedefleri olmuştur. Zaten kullandıkları lehçede bol miktarda farsça kelimeler kullanılarak dil Farsçaya yaklaştırılmıştır. ABD nin desteğine sahip İran radyoları de-etnisizasyon politikaları uygulayarak Kürtleri İran a entegre etmeye çalışmışlardır. Bağdat Radyosu kısa süreli Kürt milliyetçiliğine dair yayınlar yapmış olsalar bile, uzun vadede Arap Baasçılığını yerleştirmek için yayınlar yapmıştır. Hatta Bağdat radyosunda Kürtçe dini programlarla, din kardeşliği vurgusu yapılarak Kürtlerin ayrılması engellenmeye çalışılmıştır. Kürt milliyetçiliğinin etkilerini azaltmaya çalışmış ve radyo yayınlarında Arapça ağırlıklı bir Kürtçe kullanmışlardır. Zaten kullandıkları lehçe Soranice olup hedef kitlesi de Irak ve İran da yaşayan Kürtler olmuştur. Ayrıca Bağdat Radyosu Kürtçe yayınlarında daha ziyade müzik ve eğlence ağırlıklı programlar yapmıştır. Siyasi konulardan olabildiğince uzak durmuşlardır. Bugün Bağdat Radyosu nda Kürt müziğine dair hatırı sayılır bir arşiv olduğunu da bilinen bir gerçektir. Hatta Türkiye den Bağdat a giden birçok sanatçı burada Kürtçe albümler hazırlayıp Bağdat Radyosu nda yayınlamışlardır. Erivan Radyosu na gelince, hedeflediği kitle Sovyetlerde yaşayan Kürtlerden ziyade Sovyetler dışında yaşayan Kürtler olmuştur. Her ne kadar Erivan Radyosu nun yayınları İran, Irak ve Suriye ye ulaşsa bile asıl hedef kitlesi Türkiye Kürtleri olmuştur. Zaten yayınlarında Türkiye de konuşulan Kurmanci lehçesi kullanılmıştır. Arada Rusça 124

127 bazı kelimeler kullanılsa bile halkın anlayabileceği sadelik ve durulukta bir Kürtçe kullanılmıştır. Bundan dolayıdır ki Türkiye den birçok Kürt asıllı sanatçı Erivan Radyosu nda yer bulabilmiştir. Erivan Radyosu nda Yezidiler istihdam edilmiştir. Bunlar 19. ve 20. yüzyıllarda Osmanlı Devleti nden Rusya ya göç etmişlerdi. Yezidiler, Ermenileri kendilerine yakın hissettiklerinden dolayı Kafkasya ya göç etmeyi tercih etmişlerdi. Osmanlı Devleti nde kendilerini baskı altında hissediyorlardı. Rusya da daha rahat yaşayacaklarını düşünüyorlardı. Bu topraklardan göç ederken, Kutsal saydıkları mabetleri ve mekanları geride bırakıyorlardı. Belki bir gün geri dönmeyi hayal ediyorlardı. Kutsal kitaplarının Kürtçe olması, Kutsal mekanlarının Kürdistan da olması, Yezidiliğin Kürtlerin milli dini(!) gibi kabul edilmesi ve Yezidi olunmaz, ancak doğulur düşüncesi, Yezidilerin Kürt Milliyetçiliği ile ilgilenmelerinin sebepleri arasında gösterilebilir. Dünyanın dört bir yanına dağılmış olan ve kendi inançlarını gizlemek zorunda kalan Yezidiler, ayrıldıkları bu toprakları kendi düşünce sistemlerine göre yeniden şekillendirmeyi ve buralarda rahat yaşamayı düşünüyorlardı. İslam Ülkeleri ni elitler eliyle modernleştirmeyi düşünen Küresel Güçler, aynı projeyi Kürtler için de tasarlamışlardır. İslam Ülkeleri nde elitleri aydınlar oluştururken, Kürtlerde ise elitleri aşiret liderleri veya onların çocukları oluşturuyordu. Kürt elitlerin modernleşmeye karşı isteksiz davranması, aşiret yapılarının dağıtılmasını beraberinde getirmiştir. Yeni bir aydın/elit sınıfın oluşturulması için Kürt coğrafyası dışında yaşayan Kürtler verimli bir zemin olabilirdi. Öyle de oldu. Sovyetler, Yezidileri istihdam ederek yeni bir elit zümresi oluşturmuşlardır. Bu yeni elit/aydın zümresi Kürt Modernleşmesi ve Kürt Milliyetçiliğinde lokomotif olma görevini üstlenmiştir. Erivan merkezli yürütülen Kürdoloji çalışmaları, basın, yayın ve yayımcılık faaliyetleri Yezidi aydınlar eliyle yapılmıştır. Bu da Kürtler hesabına Modernleşmenin başlaması demektir. Fakat Kürt modernleşmesi, Kürtlerin hem sosyal yapılarına, hem coğrafi şartlarına, hem de siyasi yapılarına uygun olmadığında dolayı neticeleri tartışmalıdır. Aşiret yapılarının dağılması, şehirlere göç ile beraber gecekondulaşmanın yaygınlaşması, kültürel değerlerin erozyona uğraması gibi neticeler, Kürtlerin terör belasına müptela olmasının sebepleri olarak gösterilebilir. 125

128 Kürt Modernleşmesinin sesi olarak isimlendirilebilecek olan Erivan Radyosu, Kürt Milliyetçiliğini canlandırmak için Kürtlerin tarihi, kültürü, edebiyatı ve sanatı üzerine yayınlar yapmıştır. Bütün bu olguları kendinde toplayan dengbejlik Erivan Radyosu nun halk tarafından dinlenmesine sebep olmuştur, denilebilir. Dengbejler türkülerinde Kürtlerin bu değerlerini dillendirmiş, onların asimilasyonlara karşı kendi kültürel değerlerini korumalarını sağlamıştır. Erivan Radyosu nda 2000 e yakın parçanın kayıt altına alınıp radyoda her gün söylenmesi bunun kanıtıdır. Türkiye de Kürtçe konuşmanın ve yayın yapmanın yasak olduğu dönemlerde halk Erivan Radyosu nu dinlemiş, kültürel varlıklarını devam ettirmiş ve dillerinin az da olsa geliştirmişlerdir. Kendi bulundukları kliklerinin dışında da Kürtlerin var olduğunun ve bağımsızlık mücadelesi verdiklerinin haberlerini almışlardır. Daha önemli yanı ise Türkiye de gelişen Kürt milliyetçiliği ve Kürtlük bilincinin uyanmasında ve halk arasında taban bulmasında Erivan Radyosu önemli bir rol oynamıştır. Özellikle Kürtlerin tarihine, edebiyatına, kahramanlık destanlarına, halk hikâyelerine, aşk masallarına, türkü ve şarkılarına, hâsılı Kürtlerin değerlerine yer vererek ve işleyerek hem unutulmasını engellemiş hem de yeni nesillerin bu konulardan haberdar olmasını sağlamıştır. Bu radyo Kürtlere hayal kurmasını öğretmiştir. Kürtler, bu radyo yayınları ile Kürdistan hayali kurmaya başlamışlardır. 126

129 KAYNAKÇA Kitaplar Ahmedi, Hamid, İran: Ulusal Kimlik İnşası, Küre yayınları, İstanbul, 2009, Çev. Hakkı Uygur Anderson, Benedict, Hayali Cemaatler, Milliyetçiliğin Kökenleri ve Yayılması, Metis Yayınları, Altıncı Baskı, İstanbul, 2011, Çev. İskender Savaşır. Armaoğlu, Fahir, 20. Yüzyıl Siyasi Tarihi, İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara,1997 Avcıoğlu, Doğan, Türkiye nin Düzeni, Cilt 2 Bilgi Yayınevi, Ankara, 1969 Averyanov, Pyotr İvanoviç, Osmanlı İran Rus Savaşlarında Kürtler, Avesta Yayınları, İstanbul, 2010, Çev. İbrahim Kale Berg, Jerome S, Broadcasting on the Shortwave 1945 to Today, McFarland&Company, İnc, N.Carolina, USA, 2008 Best, Antony, Hanhimaki, Jussi M, Maiolo, Joseph A, Schulze, Kirsten E, Uluslararası Siyasi Tarih 20. Yüzyıl, Yayın Odası Yayınları, İstanbul 2008, Çev. Taciser Ulaş Belge, Bozkurt, İbrahim, Aşiretler Tarihi, Kitap Matbaası, İstanbul Brauer, Erich, Patai, Raphael, Kürdistanlı Yahudiler, Avesta Yayınları, İstanbul, 2005, Çev. Fahriye Adsay Chirguh, Bletch, Kürt Sorunu, Avesta Yayınları, İstanbul, 2009 Cindî, Heciyê, Evdal, Emînê, Folklora Kurmanca, Avesta Yayınları, İstanbul, 2008 Çaçan, Xelîlê, Cewahirên Kurdî, Lis Basın Yayın, Ankara,

130 Çay, Abdulhaluk M, Her Yönüyle Kürt Dosyası, Boğaziçi Yayınları, Ankara, Davutoğlu, Ahmet, Stratejik Derinlik, Küre Yayınları, İstanbul, 2001 Fritz, Doktor, Kürtler, Berlin Şark Akademisi Yay, İstanbul, 1334 Gönlübol, Mehmet, Uluslararası Politika, Atilla Kitapevi, Ankara,1993 Guest, John S, Yezidilerin Tarihi, Avesta Yayınları, İstanbul, 2007, Çev. İbrahim Bingöl Güney, Enis, Cumhuriyet Tarihinde Kürtler, Paraf Yayınları, İstanbul, 2011 Gürbüz, Macit, Kürtleşen Türkler, Selenge Yayınları, 2. Baskı, İstanbul, 2007 Hammer, Joseph von, Osmanlı Tarihi, MEB Yayınları, İstanbul, Çev. Mehmet Ata, 1991 Hassanpour, Amir, Mezopotamya da Milliyetçilik ve Dil, Avesta Basın Yayın, İstanbul, 1997 Hourani, Albert, Arap Halkları Tarihi, İletişim Yayınları, İstanbul, 1997 Izady, Mehrdad R, Kürtler Bir El Kitabı, Doz Yayıncılık, İstanbul, 2011, Çev. Cemal Atila, İzzeti, İzzetullah, İran ve Bölge Jeopolitiği, Küre Yayınları, İstanbul, 2005, Çev. Hakkı Uygur Keneş, Bülent, İran: Tehdit mi, Fırsat mı? Timaş Yayınları, İstanbul, 2012 Kennedy, Paul, Büyük Güçlerin Yükseliş ve Çöküşleri, İş Bankası Yay. Ankara, 1998, Çev. Birtane Karanakçı Kevırbıri, Salih, Kürt Halk Türkülerinden Seçmeler, Evrensel Basım Yayın, İstanbul, 2004, Çev. Mazlum Doğan 128

131 Kevirbirî, Salihê, Karapetê Xaco, İstanbul, Elma Yayınları, 2005 Kızılkaya, Muhsin, Kayıp Diwan, İletişim Yayınları, İstanbul, 2001 Kreyenbroek, Philip, Allison, Christine, Kürt Kimliği ve Kültürü, Avesta Yayınları, 2003, Çev. Ümit Aydoğmuş Kutlu, Mustafa, Vietnam dan Körfez e (Savaşlarda Kamuoyu Oluşumu), Okumuş Adam, İstanbul, 2003 Lapidus, Ira M, Modernizme Geçiş Sürecinde İslam Dünyası, MÜ İlahiyat Fak. Vak. Yay. İstanbul, 1996 Lewis, Bernard, Modern Türkiye nin Doğuşu, TTK Yay. 5. Baskı, Ankara, 1993, Çev. Metin Kıratlı Lewis, Bernard, Ortadoğu, Arkadaş Yay. 5. Baskı, Ankara, 2007, Çev. Selen Y. Kölay Matur, Bejan, Dağın Ardına Bakmak, Timaş Yayınları, İstanbul, 2011 Mcneill, William H, Dünya Tarihi, İmge Kitapevi, İstanbul, 1998, Çev. Alâeddin Şenel Minorski, V. V, Kürtler, Komal Yay, İstanbul, 1977 Minorsky, V. V, Kürtler, Koral Yayınlar, İstanbul, 1992 Nikitin, Bazil, Kürtler, Sosyolojik ve Tarihi İnceleme, Özgürlük Yolu Yay, c. I, İstanbul, 1973, Çev. H. D. Öke, Mim Kemal, Ermeni Sorunu, TTK Yayınları, Ankara, 1991 Öz, Mustafa, Başlangıçtan Günümüze Şiilik ve Kolları, Ensar Neşriyat, İstanbul, 2011 Özdemir, Hikmet, Türkiye Cumhuriyeti, İz Yayıncılık, İstanbul,

132 Özsoy, Osman, Propaganda ve Kamuoyu Oluşturma, Alfa Basım, İstanbul, 1998 Qasımlo, Abdurrahman, Kürtler ve Mezopotamya, Avesta Yayınları, İstanbul, 2009 Sasuni, Garu, Kürt Ulusal hareketleri ve 15.yy dan Günümüze Ermeni-Kürt İlişkileri, Med Yayınları, İstanbul, 1992 Şahbazyan, Hagop, Kürt- Ermeni Tarihi, Kalan Yayınları, Ankara, 2005, Cev. Ferit M. Yüksel Şamil, Hejarê, Sovyet Kürtleri Hakkında Tarihi ve Güncel İnceleme! Diaspora Kürtleri, Peri Yayınları, İstanbul, 2005 Taels, Herman, Eski Sovyetler Birliği nde Kürtler, Peri Yayınları, İstanbul, 2001 Tan, Altan, Kürt Sorunu, Timaş Yayınları, 12. Baskı, İstanbul, 2012 Temo, Selim, Kürt Şiiri Antolojisi, Angora Yayınları, İstanbul, 2007 Turan, Osman, Doğu Anadolu Türk Devletleri Tarihi, Boğaziçi Yayınları, 3. Baskı, İstanbul, 1993, s. 237 Uzun, Mehmet, Dengbejlerim, İthaki Yayınları, 14. Baskı, İstanbul,2011 Ünlü, Hasan, Geçmişten Günümüze Değişik Din ve Mezheplere İnanan Kürtler ve Yaşadıkları Yönetim Düzenleri, Kalan Yay, Ankara, 2006 Xemgin, Etem, Alevilik İslamın İçinde mi, Dışında mı? İslamiyet ve Alevilik, Doz Yay, İstanbul, 2005 Xemgin, Etem, Kürdistan da Dini İnançlar ve Etkiler (İslamiyet Öncesi), Melsa Yay, İstanbul, 1992 Xengin, Etem, Mezopotamya Tarihi, III. Cilt Doz Yayınları, İstanbul,

133 Ansiklopediler TDV İslam Ansiklopedisi, TDV Yayınları, İstanbul, 1997 Ana Britannica, İstanbul, 2004 Süreli Yayınlar Özgür Gündem Gazetesi Tîroj Dergisi, Doğa Basın Yayın, İstanbul, 2012, Sayı 55 İnternet siteleri ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) ( ) 131

134 EK I FOTOGRAFLAR VE ŞEKİLLER Fotograf I. Erivan Radyosu na 1957 den 1981 Yılına kadar Şeflik Yapan Halil Muradov ve Radyo da 27 yıl spikerlik yapan eşi Enziva Reşit. 132

135 Fotograf II. Erivan Radyo sunun çalışanları, kaydettikleri bir türküyü yayınlama ya da yayınlamama kararı almak için toplantı yapıyorlar. Masada oturan Radyonun Şefi Halil Muradov dur. 133

136 Fotograf III. Temur Muradov (Temurê Xêlîl) 134

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI

5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ. Prof. Dr. Atilla SANDIKLI 5. ULUSLARARASI MAVİ KARADENİZ KONGRESİ Prof. Dr. Atilla SANDIKLI Karadeniz bölgesi; doğuda Kafkasya, güneyde Anadolu, batıda Balkanlar, kuzeyde Ukrayna ve Rusya bozkırları ile çevrili geniş bir havzadır.

Detaylı

TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ

TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ Dr. Tuğrul BAYKENT Baykent Bilgisayar & Danışmanlık TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK GÜCÜ Düzenleyen: Dr.Tuğrul BAYKENT w.ekitapozeti.com 1 1. TÜRKİYE NİN JEOPOLİTİK KONUMU VE ÖNEMİ 2. TÜRKİYE YE YÖNELİK TEHDİTLER

Detaylı

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi

Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Bu ders içeriğinin basım, yayım ve satış hakları Yakın Doğu Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi ne aittir. Bu ders içeriğinin bütün hakları saklıdır. İlgili kuruluştan

Detaylı

TÜRKİYE ve IRAK. I I. TARİHSEL ARKA PLAN: ABD İŞGALİNE KADAR TÜRKİYE-IRAK İLİŞKİLERİ İngiliz Ordusu, 30 Ekim 1918'de imzaladığı Mondros Mütarekesi'ne rağmen, kuzeye doğru yaptığı son bir hamle ile Musul

Detaylı

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN

1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ. Ömer Faruk GÖRÇÜN i 1979 İRAN İSLAM DEVRİMİ SONRASI TÜRKİYE-İRAN İLİŞKİLERİ Ömer Faruk GÖRÇÜN ii Yayın No : 2005 Politika Dizisi: 1 1. Bası Ağustos 2008 - İSTANBUL ISBN 978-975 - 295-901 - 9 Copyright Bu kitabın bu basısı

Detaylı

ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ...

ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ... İçindekiler ÖN SÖZ... XI KISALTMALAR... XIII KAYNAKLAR VE ARAŞTIRMALAR... XV GİRİŞ... 1 I. ARNAVUTLUK ADININ ANLAM VE KÖKENİ... 5 I.1. Arnavutluk Adının Anlamı... 5 I.2. Arnavutluk Adının Kökeni... 7 I.3.

Detaylı

Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı. Ali SEMİN. BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı

Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı. Ali SEMİN. BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı Orta Doğu Kuzey Irak ta Siyasi Dengeler ve Bağımsızlık Referandumu Kararı Ali SEMİN BİLGESAM Orta Doğu ve Güvenlik Uzmanı 56 Stratejist - Temmuz 2017/2 Orta Doğu da genel olarak yaşanan bölgesel kriz ve

Detaylı

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş

ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. Orta Asya Tarihine Giriş ORTA ASYA TÜRK TARİHİ-I 1.Ders Dr. İsmail BAYTAK Orta Asya Tarihine Giriş Türk Adının Anlamı: Türklerin Tarih Sahnesine Çıkışı Türk adından ilk olarak Çin Yıllıklarında bahsedilmektedir. Çin kaynaklarında

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi

BÜLTEN İSTANBUL AZİZ BABUŞCU. FİLİSTİN MESELESİ 2 5 te B İ L G İ NOTU. Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi 2 de Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya geldi AK Parti İstanbul İl Kadın Kolları nda AK Öğretmenler ile öğrenciler yıllar sonra bir araya gelmenin mutluluğunu yaşadı. 8 de YIL: 2012 SAYI

Detaylı

K A N A Y A N Y A R A K A R A B A Ğ

K A N A Y A N Y A R A K A R A B A Ğ KANAYAN YARA KARABAĞ Astana Yayınları KANAYAN YARA KARABAĞ Derleyen: Yrd. Doç. Dr. Bahadır Bumin ÖZARSLAN Bu eserin bütün hakları saklıdır. Yayınevinden izin alınmadan kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz,

Detaylı

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, (1)

BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, (1) BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, 1914-1918 (1) Topyekûn Savaş Çağı ve İlk Büyük Küresel Çatışma Mehmet Beşikçi I. Dünya Savaşı nın modern çağın ilk-en büyük felaketi olarak tasviri Savaşa katılan toplam 30 ülkeden

Detaylı

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ, Araştırma grubumuza destek amacıyla 2000-2015 seneleri arasındaki konuları içeren bir ARŞİV DVD si çıkardık. Bu ARŞİV ve VİDEO DVD lerini aldığınız takdirde daha önce takip edemediğiniz

Detaylı

BLOG ADRESİ :

BLOG ADRESİ : BLOG ADRESİ : http://ozel-buro.tumblr.com ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBUNA AİT TUMBLR BLOGUNDA HALEN İŞLENEN VE İLERİDE İŞLENECEK OLAN KONULAR AŞAĞIDA GAYET AÇIK VE BİR ŞEKİLDE YER ALMAKTADIR. MAKALE VE ARAŞTIRMA

Detaylı

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011

İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 GELECEK İSLAM ÜLKELERİNDE NÜFUS ÖNGÖRÜLERİ 2050 ARALIK 2011 SARIKONAKLAR İŞ TÜRKĠYE MERKEZİ C. BLOK ĠÇĠN D.16 BÜYÜME AKATLAR İSTANBUL-TÜRKİYE ÖNGÖRÜLERĠ 02123528795-02123528796 2025 www.turksae.com Nüfus,

Detaylı

Kerkük, Telafer, Kerkük...

Kerkük, Telafer, Kerkük... Kerkük, Telafer, Kerkük... P R O F. D R. Ü M İ T Ö Z D A Ğ A L A E D D İ N PA R M A K S I Z BAĞIMSIZ TÜRKMENELİ CUMHURİYETİ Kerkük Krizi ve Türkiye'nin Irak Politikası gerekçelerden vazgeçerek konuyu

Detaylı

Eurominority'den yeni Kürdistan haritası

Eurominority'den yeni Kürdistan haritası Eurominority'den yeni Kürdistan haritası Strasbourg - Devletsiz Uluslar ve Avrupa Ulusal Azınlıkları Derneği (Eurominority) ile Paris teki Kürt Enstitüsü, yeni bir Kürdistan haritası hazırladı. Harita

Detaylı

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013

PINAR ÖZDEN CANKARA. İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr. EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD 2008-2013 PINAR ÖZDEN CANKARA İLETİŞİM BİLGİLERİ: Doğum Tarihi: 25.07.1980 E-Posta: pinar.cankara@bilecik.edu.tr EĞİTİM BİLGİLERİ: Doktora/PhD Yüksek Lisans/MA Lisans/BA İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Siyaset

Detaylı

DÜNYA SIRALAMSINDA USTAD

DÜNYA SIRALAMSINDA USTAD DÜNYA SIRALAMSINDA USTAD Dünyanın en iyi Düşünce Kuruluşları Ocak 2016, Mardin / TURKEY DÜŞÜNCE KURULUŞLARI 2015 KÜRESEL ENDEKS RAPORU (USTAD, 2015 Yılında da Dünyanın Önde Gelen Etkili Düşünce Kuruluşları

Detaylı

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı.

Musul Sorunu'na Lozan'da bir çözüm bulunamadı. Bu nedenle Irak sınırının belirlenmesi ileri bir tarihe bırakıldı. MUSUL SORUNU VE ANKARA ANTLAŞMASI Musul, Mondros Ateşkes Anlaşması imzalanmadan önce Osmanlı Devleti'nin elinde idi. Ancak ateşkesin imzalanmasından dört gün sonra Musul İngilizler tarafından işgal edildi.

Detaylı

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi tarafından tam algılanmadığı, diğer bir deyişle aynı duyarlılıkla değerlendirilmediği zaman mücadele etmek güçleşecek ve mücadeleye toplum desteği sağlanamayacaktır.

Detaylı

Çaldıran daha önceleri Muradiye İlçesinin bir kazası konumundayken 1987 yılında çıkarılan kanunla ilçe statüsüne yükselmiştir.

Çaldıran daha önceleri Muradiye İlçesinin bir kazası konumundayken 1987 yılında çıkarılan kanunla ilçe statüsüne yükselmiştir. Çaldıran Tarihçesi: İlçe birçok tarihi medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Medler, Bizanslılar, Urartular, İranlılar ve son olarak Osmanlı devleti bu ilçede hâkimiyet sürmüşlerdir. İlçenin tarih içerisindeki

Detaylı

İran'ın Irak'ın Kuzeyi'ndeki Oluşum ve Gelişmelere Yaklaşımı Kuzey Irak taki sözde yönetimin(!) Parlamentosu Kürtçü gruplar İran tarafından değil, ABD ve çıkar ortakları tarafından yardım görmektedirler.

Detaylı

TARİH BOYUNCA ANADOLU

TARİH BOYUNCA ANADOLU TARİH BOYUNCA ANADOLU Anadolu, Asya yı Avrupa ya bağlayan bir köprü konumundadır. Üç tarafı denizlerle çevrili verimli topraklara sahiptir. Dört mevsimi yaşayan iklimi, akarsuları, ormanları, madenleriyle

Detaylı

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL

Title of Presentation. Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL Title of Presentation Hazar Havzası nda Enerji Mücadelesi Dr. Azime TELLİ 2015 ISTANBUL İçindekiler 1- Yeni Büyük Oyun 2- Coğrafyanın Mahkumları 3- Hazar ın Statüsü Sorunu 4- Boru Hatları Rekabeti 5- Hazar

Detaylı

Çarşamba İzmir Basın Gündemi

Çarşamba İzmir Basın Gündemi 16.09.2015 Çarşamba İzmir Basın Gündemi Krizler arasında Devrim Özkan Her şeyin dünyadaki tüm gelişmelerden etkilenebildiği yeni bir çağda yaşıyoruz. Son iki yüzyıllık dönemde dünyadaki tüm ekonomik

Detaylı

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1

TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 ( STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - SUUDİ ARABİSTAN YUVARLAK MASA TOPLANTISI 1 Yeni Dönem Türkiye - Suudi Arabistan İlişkileri: Kapasite İnşası ( 2016, İstanbul - Riyad ) Türkiye 75 milyonluk nüfusu,

Detaylı

Lisans :İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Tarih (Gece) Bölümü, Umumi Türk Tarihi Kürsüsü, 1980.

Lisans :İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Tarih (Gece) Bölümü, Umumi Türk Tarihi Kürsüsü, 1980. ÖZGEÇMİŞ Doğum Yeri ve Yılı : Adıyaman, 1955 Eğitim : Fırat İlkokulu, Malatya, 1964. Adıyaman Lisesi Orta Bölümü, Adıyaman, 1972. Mimar Sinan İnşaat Teknik Lisesi, Kayseri., 1976. Mesleki Kariyeri Lisans

Detaylı

C D E C B A C B B D C A A E B D D B E B A A C B E E B A D B

C D E C B A C B B D C A A E B D D B E B A A C B E E B A D B 1- XIX. ve XX. yüzyılın başlarında. Osmanlı. Devleti her alanda çöküntü içinde olmasına karşılık, varlığını ve bağımsızlığını uzun süre korumuştur. Bu durumun en önemli nedeni, aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ

ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ STRATEJİK VİZYON BELGESİ ULUSLARARASI KARADENİZ-KAFKAS KONGRESİ Ekonomi, Enerji ve Güvenlik; Yeni Fırsatlar ( 20-22 Nisan 2016, Pullman İstanbul Otel, İstanbul ) Karadeniz - Kafkas coğrafyası, tarih boyunca

Detaylı

1 İSMAİL GASPIRALI HER YIL BİR BÜYÜK TÜRK BİLGİ ŞÖLENLERİ. Mehmet Saray

1 İSMAİL GASPIRALI HER YIL BİR BÜYÜK TÜRK BİLGİ ŞÖLENLERİ. Mehmet Saray Mehmet Saray 1942'de Afyon'un Dinar kazasında doğdu. Orta öğrenimini Çivril ve Isparta'da yapan Saray, 1961-1966 arasında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nü bitirdi. 1968-1978 yılları

Detaylı

TÜRKİYE DE DİLLER VE ETNİK GRUPLAR. (Ahmet BURAN-Berna YÜKSEL ÇAK, Akçağ Yayınları, Ankara 2012, 318 s.)

TÜRKİYE DE DİLLER VE ETNİK GRUPLAR. (Ahmet BURAN-Berna YÜKSEL ÇAK, Akçağ Yayınları, Ankara 2012, 318 s.) TÜRKİYE DE DİLLER VE ETNİK GRUPLAR (Ahmet BURAN-Berna YÜKSEL ÇAK, Akçağ Yayınları, Ankara 2012, 318 s.) Murat AKA Eski dünyanın en önemli medeniyet merkezlerinden olan Anadolu yüzyıllardır değişik milletlere

Detaylı

HAZIRLAYAN GAZİANTEP SANAYİ ODASI TİCARET DAİRESİ EKİM

HAZIRLAYAN GAZİANTEP SANAYİ ODASI TİCARET DAİRESİ EKİM SURİYE ÜLKE RAPORU HAZIRLAYAN GAZİANTEP SANAYİ ODASI TİCARET DAİRESİ EKİM 2011 SURİYE ÜLKE VE İHRACAT RAPORU RESMİ ADI BAŞKENTİ DİL : Suriye Arap Cumhuriyeti : Şam (Damascus) : Arapça (resmi), Kürtçe,

Detaylı

TÜRKİYE COĞRAFYASI VE JEOPOLİTİĞİ

TÜRKİYE COĞRAFYASI VE JEOPOLİTİĞİ Editör Doç.Dr.Asım Çoban TÜRKİYE COĞRAFYASI VE JEOPOLİTİĞİ Yazarlar Doç.Dr.Asım Çoban Doç.Dr.İbrahim Aydın Doç.Dr.Yüksel Güçlü Yrd.Doç.Dr.Esin Özcan Yrd.Doç.Dr.İsmail Taşlı Editör Doç.Dr.Asım Çoban Türkiye

Detaylı

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA)

SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) SORU CEVAP METODUYLA TEKRAR (YÜKSELİŞ-DURAKLAMA VE AVRUPA) Osmanlı devletinde ülke sorunlarının görüşülüp karara bağlandığı bugünkü bakanlar kuruluna benzeyen kurumu: divan-ı hümayun Bugünkü şehir olarak

Detaylı

UNI 201 MODERN TÜRKİYE NİN OLUŞUMU I

UNI 201 MODERN TÜRKİYE NİN OLUŞUMU I UNI 201 MODERN TÜRKİYE NİN OLUŞUMU I Prof. Dr. Coşkun ÇAKIR Ders saati: Salı, 09.00 10.30 Perşembe, 09.00 10.30 Ders Asistanı: Mustafa Batman Ofis saati: Salı, 11.00-12.00 Perşembe, 11.00 12.00 Ders Tanımı

Detaylı

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir

değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir Yalnız z ufku görmek g kafi değildir. Ufkun ötesini de görmek ve bilmek gerekir 1 Günümüz bilgi çağıdır. Bilgisiz mücadele mümkün değildir. 2 Türkiye nin Jeopolitiği ; Yani Yerinin Önemi, Gücünü, Hedeflerini

Detaylı

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf...

İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... İÇİNDEKİLER SUNUŞ İÇİNDEKİLER... III GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ DÜNYADA SİYASİ DURUM 1. Üçlü İttifak... 5 2. Üçlü İtilaf... 7 a. Fransız-Rus İttifakı (04 Ocak 1894)... 7 b. İngiliz-Fransız

Detaylı

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu

15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye Salonu Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Bashar al-assad ın Türkiye Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül ve Bayan Hayrünnisa Gül onuruna verilen Akşam Yemeği nde yapacakları konuşma 15 Mayıs 2009 al-dimashqiyye

Detaylı

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5

İÇİNDEKİLER. A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiyenin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ V GİRİŞ 1 A. Tarih B. Siyasal Tarih C. XIX.yüzyıla Kadar Dünya Tarihinin Ana Hatları 3 D. Türkiye"nin Jeo-politik ve Jeo-stratejik Önemi 5 BİRİNCİ BÖLÜM: AVRUPA SİYASAL TARİHİ 1 2 I.

Detaylı

Avrupa da Yerelleşen İslam

Avrupa da Yerelleşen İslam Avrupa da Yerelleşen İslam Doç. Dr. Ahmet Yükleyen Uluslararası İlişkiler Bölümü Ticari Bilimler Fakültesi İstanbul Ticaret Üniversitesi İçerik Medeniyetler Sorunsalı: İslam ve Avrupa uyumsuz mu? Özcü

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI KASIM EKİM 07-08 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 9. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ YILLIK PLANI Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı TARİH VE TARİH YAZICILIĞI

Detaylı

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ KASIM EKİM 017-018 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 10. SINIF TARİH DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ Ay Hafta Ders Saati Konu Adı Kazanımlar Test No Test Adı 1. 1. XIV. yüzyıl başlarında

Detaylı

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri)

Tefsir, Kıraat (İlahiyat ve İslâmî ilimler fakülteleri) ARAŞTIRMA ALANLARI 1 Kur an İlimleri ve Tefsir Kur an ilimleri, Kur an tarihi, tefsir gibi Kur an araştırmalarının farklı alanlarına dair araştırmaları kapsar. 1. Kur an tarihi 2. Kıraat 3. Memlükler ve

Detaylı

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ Hazırlayanlar: Habib Hürmüzlü, ORSAM Danışmanı / Bilgay Duman, ORSAM Ortadoğu Uzmanı / Temmuz - Ağustos 2013 - Sayı: 27 15 Temmuz 2013: Tuzhurmatu olaylarının araştırılması

Detaylı

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ

11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ INSTITUTE FOR STRATEGIC STUDIES S A E STRATEJİK ARAŞTIRMALAR ENSTİTÜSÜ KASIM, 2003 11 EYLÜL SALDIRISI VE YENİ DÜNYA: SOĞUK BARIŞ DÖNEMİ 11 EYLÜL SALDIRISI SONUÇ DEĞERLENDİRMESİ FİZİKİ SONUÇ % 100 YIKIM

Detaylı

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014

KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI. M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 KAMU DİPLOMASİSİ ARACI OLARAK ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI VE TÜRKİYE UYGULAMALARI M. Musa BUDAK 11 Mayıs 2014 İNCE GÜÇ VE KAMU DİPLOMASİSİ ÖĞRENCİ DEĞİŞİM PROGRAMLARI TÜRKİYE NİN ULUSLARARASI ÖĞRENCİ PROGRAMLARI

Detaylı

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ No.12, ARALIK 2016 TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ NO.12, ARALIK 2016 ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI 30 Kasım 2016 Çarşamba günü Ortadoğu Stratejik

Detaylı

İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN

İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGİN İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI İRAN IN BÖLGESEL FAALİYETLERİ VE GÜÇ UNSURLARI ABDULLAH YEGIN SETA Abdullah YEGİN İstanbul

Detaylı

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923)

Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Barış Antlaşması (24 Temmuz 1923) Lozan Antlaşması, Türk Kurtuluş Savaşı nı sona erdiren antlaşmadır. Bu antlaşma ile Misak-ı Milli büyük ölçüde gerçekleşmiştir. Şekil 1. Kasım 1922 de Lozan Konferansı

Detaylı

Perşembe İzmir Basın Gündemi

Perşembe İzmir Basın Gündemi 05.05.2016 Perşembe İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Gökçe: "23 Nisan'a Alternatif Gibi Algılayarak Problem Çıkarmaya Çalışılıyor" 29 Nisan 1916 tarihinde Osmanlı Ordusunun Irak'ın Kut bölgesinde İngilizlere

Detaylı

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük

TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 8.SINIF KAVRAM HARİTASI. Mevlüt Çelik. T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük T.C. İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük YURDUMUZUN İŞGALİNE TEPKİLER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM TERCİH ETTİĞİN OKOL GELECEĞİNDİR MEVLÜT ÇELİK 19.yy.sonlarına doğru Osmanlı parçalanma sürecine girmişti. Bu dönemde

Detaylı

DİASPORA - 13 Mayıs

DİASPORA - 13 Mayıs DİASPORA - 13 Mayıs 2015 - Sayın Başkonsoloslar, Daimi Temsilciliklerimizin değerli mensupları, ABD de yerleşik Diasporalarımızın kıymetli temsilcileri, Bugün burada ilk kez ABD de yaşayan diaspora temsilcilerimizle

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Şubat 216 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

Orta Asya daki satranç hamleleri

Orta Asya daki satranç hamleleri Orta Asya daki satranç hamleleri Enerji ve güvenlik en büyük rekabet alanı 1 Üçüncü on yılda Hazar Bölgesi enerji kaynakları Orta Asya üzerindeki rekabetin en ön plana çıktığı alan olacak. Dünya Bankası

Detaylı

İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE

İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL İSTANBUL 2015 YAYINLARI Yazar: Dr. A. Oğuz ÇELİKKOL Kapak ve Dizgi: Sertaç DURMAZ ISBN: 978-605-9963-09-1 Mecidiyeköy Yolu Caddesi (Trump Towers Yanı)

Detaylı

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI:

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ KONUMU, SINIRLARI VE KOMŞULARI: Ülkemizin güney doğusunda yer alan bölge nüfus ve yüzölçümü en küçük bölgemizdir. Akdeniz, Doğu Anadolu Bölgeleriyle, Suriye ve Irak Devletleriyle

Detaylı

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir.

Bu bağlamda katılımcı bir demokrasi, hukukun üstünlüğü ve insan hakları alanındaki çalışmalarımız, hız kesmeden devam etmektedir. İçişleri Bakanı Sayın İdris Naim ŞAHİN nin Entegre Sınır Yönetimi Eylem Planı Aşama 1 Eşleştirme projesi kapanış konuşması: Değerli Meslektaşım Sayın Macaristan İçişleri Bakanı, Sayın Büyükelçiler, Macaristan

Detaylı

Dünden Bugüne Ortadoğu (UI506) Ders Detayları

Dünden Bugüne Ortadoğu (UI506) Ders Detayları Dünden Bugüne Ortadoğu (UI506) Ders Detayları Ders Adı Ders Kodu Dönemi Ders Saati Uygulama Saati Laboratuar Saati Kredi AKTS Dünden Bugüne Ortadoğu UI506 Seçmeli 3 0 0 3 7.5 Ön Koşul Ders(ler)i yok Dersin

Detaylı

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1

İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1 İÇİNDEKİLER İLKSÖZ... 1 BÖLÜM 1: SEÇİLMİŞ KAVRAMLAR BÖLÜM 2: BÜYÜK DÖNÜŞÜM VE OSMANLILAR BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜN İZLERİ...11 DEVRİMLER ÇAĞI VE OSMANLILAR...14 a) Sanayi Devrimi... 14 b) Fransız Devrimi... 17 c)

Detaylı

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ... ÖRNEK SORU: 1 1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı, Osmanlı Devleti açısından, 30 Ekim 1918 de, yenilgiyi kabul ettiğinin tescili niteliğinde olan Mondros Ateşkes Anlaşması yla sona erdi. Ancak anlaşmanın,

Detaylı

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI

TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE KUR TANIMLARI GÜZ DÖNEMİ DERSLERİ Kodu Dersin Adı Statüsü T P K AKTS TAE 600 Özel Konular Z 4 0 0 30 TAE 601 Türkiyat Araştırmalarına Giriş I Z

Detaylı

İdris KARDAŞ Küresel Sorunlar Platformu Genel Koordinatörü

İdris KARDAŞ Küresel Sorunlar Platformu Genel Koordinatörü santralistanbul Küresel Sorunlar Platformu http://www.platformforglobalchallenges.org http://www.twitter.com/pgchallenges http://www.facebook.com/kureselsorunlarplatformu İdris KARDAŞ Küresel Sorunlar

Detaylı

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ

AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ AZERBAYCAN MİLLİ GÜVENLİK STRATEJİSİ BELGESİ 1. "Azerbaycan Milli Güvenlik Stratejisi Belgesi", Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev tarafından 23 Mayıs 2007 tarihinde onaylanarak yürürlüğe girmiştir.

Detaylı

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS

TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ. ID Başlık ECTS TÜRK BİLİMLERI VE ÇAĞDAŞ ASYA BİLİMLERİ BÖLÜMÜ ID Başlık ECTS 1 Yarıyıl 70001 Α Türk Dili I Biçimbilim ve Sözdizimi 70001 Β Türk Dili I Okuma - Anlama ve Yazılı Anlatım Becerileri 70001 C Türk Dili I-

Detaylı

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7. Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği Yayınları Araştırma Eserleri Serisi Nu: 7 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ Dr. Ahmet Emin Dağ İstanbul, 2015 Emeviler den Arap Baharı na HALEP TÜRKMENLERİ

Detaylı

BÜLTEN İSTANBUL B İ L G İ AZİZ BABUŞCU. NOTU Yeni Dünya ve Türkiye 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI

BÜLTEN İSTANBUL B İ L G İ AZİZ BABUŞCU. NOTU Yeni Dünya ve Türkiye 2 de İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI AZİZ BABUŞCU 4 te AK AK PARTİ İL BAŞKANI 10 da YIL: 2012 SAYI : 169 24-31 ARALIK 2012-7 OCAK 2013 BÜLTEN İL SİYASİ VE HUKUKİ İŞLER BAŞKANLIĞI T E Ş K İ L A T İ Ç İ H A F T A L I K B Ü L T E N İ 3 te 2

Detaylı

ETKİNLİKLER/KONFERSANS

ETKİNLİKLER/KONFERSANS ETKİNLİKLER/KONFERSANS Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü Züriye Oruç 1 Prof. Dr. Salim Koca'nın konuk olduğu Anadolu'nun Vatanlaşmasında Selçukluların Rolü konulu Şehir Konferansı gerçekleştirildi.

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. UTKU YAPICI

Yrd.Doç.Dr. UTKU YAPICI Yrd.Doç.Dr. UTKU YAPICI Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Anabilim Dalı Eğitim Bilgileri 1997-2001 2001-2003 2003-2009 İşletme Fakültesi Uluslararası İlişkiler Pr. (İngilizce) Yüksek LisansDokuz

Detaylı

HAÇLI SEFERLERİ TARİHİ 3.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. HAÇLI SEFERLERİ Nedenleri ve Sonuçları

HAÇLI SEFERLERİ TARİHİ 3.Ders. Dr. İsmail BAYTAK. HAÇLI SEFERLERİ Nedenleri ve Sonuçları HAÇLI SEFERLERİ TARİHİ 3.Ders Dr. İsmail BAYTAK HAÇLI SEFERLERİ Nedenleri ve Sonuçları Hristiyanlarca kutsal sayılan Hz. İsa nın doğum yeri Kudüs ve dolayları, VII. yüzyıldan beri Müslümanlar ın elinde

Detaylı

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI HAFTALAR KONULAR 1. Hafta TÜRK DEVRİMİNE KAVRAMSAL YAKLAŞIM A-) Devlet (Toprak, İnsan Egemenlik) B-) Monarşi C-) Oligarşi D-) Cumhuriyet E-) Demokrasi F-) İhtilal G-) Devrim H-) Islahat 2. Hafta DEĞİŞEN

Detaylı

Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan

Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan Çepeçevre Karadeniz Devam Eden Sorunlar, Muhtemel Ortakl klar - Güney Kafkasya ve Gürcistan aç s ndan Hasan Kanbolat 8 Ağustos ta Güney Osetya Savaşı başladığından beri Güney Kafkasya da politika üreten,

Detaylı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı

Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı Türklerin Anayurdu ve Göçler Video Ders Anlatımı III. ÜNİTE TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI VE İLK TÜRK DEVLETLERİ ( BAŞLANGIÇTAN X. YÜZYILA KADAR ) A- TÜRKLERİN TARİH SAHNESİNE ÇIKIŞI I-Türk Adının Anlamı

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU

IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU IV.HAFTA XX.YÜZYIL BAŞLARINDA OSMANLI İMPARATORLUĞU Osmanlı Devleti nin 19. yüzyılda uyguladığı denge siyaseti bekleneni vermemiş; üç kıtada sürekli toprak kaybetmiş ve yeni yeni önem kazanan petrol Osmanlı

Detaylı

Yrd.Doç. Dr. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Uluslararası İlişkiler Gazi 2001

Yrd.Doç. Dr. Derece Alan Üniversite Yıl Lisans Uluslararası İlişkiler Gazi 2001 Ünvanı Adı Soyadı Görevi Birimi Bölümü Anabilim Dalı İlgi Alanları Yrd. Doç. Dr. Umut KEDİKLİ Öğretim Üyesi Uluslararası İlişkiler Uluslararası İlişkiler Uluslararası Hukuk Uluslararası Hukuk, Terörizm,

Detaylı

2016 Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası:

2016 Başkale nin Tarihçesi: Başkale Coğrafyası: Başkale nin Tarihçesi: Başkale Urartular zamanında Adamma olarak adlandırılan bir yerleşme yeriydi. Ermeniler buraya Adamakert ismini vermişlerdir. Sonraları Romalılar ve Partlar arasında sınır bölgesi

Detaylı

Kafkasya da Etnik Grupların Boru Hatları Üzerindeki Etkisi

Kafkasya da Etnik Grupların Boru Hatları Üzerindeki Etkisi Kafkasya da Etnik Grupların Boru Hatları Üzerindeki Etkisi Onlarca etnik grubun yaşadığı Kafkasya bölgesi, kabaca Karadeniz ile Hazar Denizi arasında, İran, Türkiye ve Rusya nın kesiştiği bir noktada yer

Detaylı

1915 OLAYLARINI ANLAMAK: TÜRKLER VE ERMENİLER. Mustafa Serdar PALABIYIK

1915 OLAYLARINI ANLAMAK: TÜRKLER VE ERMENİLER. Mustafa Serdar PALABIYIK 1915 OLAYLARINI ANLAMAK: TÜRKLER VE ERMENİLER Mustafa Serdar PALABIYIK Yayın No : 3179 Araştırma Dizisi : 12 1. Baskı - Şubat 2015 ISBN: 978-605 - 333-207 - 7 Mustafa Serdar Palabıyık 1915 Olaylarını Anlamak:

Detaylı

DERS ÖĞRETİM PLANI. Dersin Adı

DERS ÖĞRETİM PLANI. Dersin Adı DERS ÖĞRETİM PLANI Dersin Adı TÜRK DIŞ POLİTİKASI I Dersin Kodu 1303302 Dersin Türü (Zorunlu, Seçmeli) Seçmeli Dersin Seviyesi (Ön Lisans, Lisans, Lisans Yüksek Lisans, Doktora) Dersin AKTS Kredisi 5 AKTS

Detaylı

Yazar Administrator Perşembe, 26 Nisan 2012 17:25 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Mayıs 2012 14:22

Yazar Administrator Perşembe, 26 Nisan 2012 17:25 - Son Güncelleme Cumartesi, 19 Mayıs 2012 14:22 Batman'ın tarihi hakkında en eski bilgiler halk hikayeleri, mitler ve Heredot tarihinde verilmektedir. Ortak verilere göre MED kralı Abtyagestin'in torunu Kyros karsıtı Erpagazso M.Ö. 550 yilinda yenilince

Detaylı

EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR

EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR EĞİTİM VE KÜLTÜR ALANINDA YAPILAN İNKILAPLAR Eğitim ve kültür alanında yapılan inkılapların amaçları; Laik ve çağdaş bir eğitim ile bilimsel eğitimi gerçekleştirebilmek Osmanlı Devleti nde yaşanan ikiliklere

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : A.SEÇ.ATATÜRK İLK.VE İNK.TAR.SEMİNERİ Ders No : 0310400249 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü

Detaylı

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com

MİLLİ MÜCADELE TRENİ www.egitimhane.com MİLLİ MÜCADELE TRENİ TRABLUSGARP SAVAŞI Tarih: 1911 Savaşan Devletler: Osmanlı Devleti İtalya Mustafa Kemal in katıldığı ilk savaş Trablusgarp Savaşı dır. Trablusgarp Savaşı, Mustafa Kemal in ilk askeri

Detaylı

ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ

ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ SOSYAL BÝLGÝLER - DÝN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BÝLGÝSÝ TESTÝ 1 [ 9 ] A kitapçýðý soru numarasý B kitapçýðý soru numarasý 1[9] Anadolu uygarlýklarýndan Ýyonyalýlar denizcilik ve deniz ticaretiyle uðraþmýþlardýr.

Detaylı

Eslen: Stratejik İnisiyatif Ayrılıkçılarda

Eslen: Stratejik İnisiyatif Ayrılıkçılarda Eslen: Stratejik İnisiyatif Ayrılıkçılarda Zeynep Fazlılar Açılım sürecinin, ayrılıkçı Kürtlerin siyasi taleplerinin karşılanamaz olduğunu gösterdiğini belirten Tuğgeneral (E) Nejat Eslen; şiddet riskini

Detaylı

SAINT BENOIT FRANSIZ LİSESİ

SAINT BENOIT FRANSIZ LİSESİ COĞRAFYA NIVEAU / SEVIYE L-1 1-Coğrafya nedir coğrafyanın bölümleri. 2-Dünyanın şekli ve sonuçları. 3-Dünyanın hareketleri. 4-Harita bilgisi. 5-Atmosfer ve özellikleri. 6-İklim elemanları 7-Sıcaklık 8-Basınç

Detaylı

Tuba ÖZDİNÇ. Örgün Eğitim

Tuba ÖZDİNÇ. Örgün Eğitim ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ-I Dersin Adı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi-I Dersin Kodu 630909 Dersin Türü Dersin Seviyesi Dersin AKTS Kredisi Haftalık Ders Saati Zorunlu Önlisans 2 AKTS 2 (Kuramsal)

Detaylı

İÇİNDEKİLER. Karşılaştırmalı Eğitim Nedir?... 1 Yabancı Ülkelerde Eğitim... 4 Uluslararası Eğitim... 5 Kaynakça... 12

İÇİNDEKİLER. Karşılaştırmalı Eğitim Nedir?... 1 Yabancı Ülkelerde Eğitim... 4 Uluslararası Eğitim... 5 Kaynakça... 12 İÇİNDEKİLER Karşılaştırmalı Eğitim Nedir?... 1 Yabancı Ülkelerde Eğitim... 4 Uluslararası Eğitim... 5 Kaynakça... 12 I. ALMANYA EĞİTİM SİSTEMİ 1. DOĞAL FAKTÖRLER (Coğrafi Yapı, İklim Koşulları)... 14 1.1.

Detaylı

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ

KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ KRONOLOJİK İSLAM MİMARİSİ 1 632-1258 HALİFELER DÖNEMİ (632-661) Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman ve Hz. Ali, her biri İslam ın yayılması için çalışmıştır. Hz. Muhammed in 632 deki vefatından sonra Arap

Detaylı

1 1. BÖLÜM ASKERLİKTE ÖZELLEŞTİRMENİN TARİHİ

1 1. BÖLÜM ASKERLİKTE ÖZELLEŞTİRMENİN TARİHİ İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ... iii KISALTMALAR...xiii TABLOLAR LİSTESİ... xv ŞEKİLLER LİSTESİ... xvii GİRİŞ... 1 1. BÖLÜM ASKERLİKTE ÖZELLEŞTİRMENİN TARİHİ 1.1. ANTİK VE ORTA ÇAĞ... 9 1.1.1. Antik Çağ... 9 1.1.2.

Detaylı

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Teşvik Yasasındaki Değişiklikler Ekonomiyi Nasıl Etkileyecek?

AR& GE BÜLTEN ARAŞTIRMA VE MESLEKLERİ GELİŞTİRME MÜDÜRLÜĞÜ HAZİRAN. Teşvik Yasasındaki Değişiklikler Ekonomiyi Nasıl Etkileyecek? Teşvik Yasasındaki Değişiklikler Ekonomiyi Nasıl Etkileyecek? Ahmet KARAYİĞİT 5084 sayılı Yatırımların Ve İstihdamın Teşviki İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 29.01.2004 tarihinden

Detaylı

Amerikan Stratejik Yazımından...

Amerikan Stratejik Yazımından... Amerikan Stratejik Yazımından... DR. IAN LESSER Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ve Jeopolitik Aldatma veya bağımsız bir Kürt Devletinden yana olmadığını ve NATO müttefiklerinin bağımsızlığını

Detaylı

ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI:

ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI: Bu formun ç kt s n al p ço altarak ö rencilerinizin ücretsiz Morpa Kampüs yarıyıl tatili üyeli inden yararlanmalar n sa layabilirsiniz.! ISBN NUMARASI: 65482464 ISBN NUMARASI: 65482464! ISBN NUMARASI:

Detaylı

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci; Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILAP TARİHİ I Ders No : 0020020021 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

TÜRKİYE - FRANSA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1

TÜRKİYE - FRANSA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 ( TASLAK STRATEJİK VİZYON BELGESİ ) TÜRKİYE - FRANSA YUVARLAK MASA TOPLANTISI - 1 Yeni Dönem Türkiye - Fransa İlişkileri; Fırsatlar ve Riskler ( 2016 ) Türkiye; 75 milyonluk nüfusu, gelişerek büyüyen ekonomisi

Detaylı

MEDRESE VE İSLAM KÜLTÜR MERKEZİ İNŞA PROJESİ- VİETNAM

MEDRESE VE İSLAM KÜLTÜR MERKEZİ İNŞA PROJESİ- VİETNAM MEDRESE VE İSLAM KÜLTÜR MERKEZİ İNŞA PROJESİ- VİETNAM İHH Projeler Birimi ARALIK 2013 PROJENİN KONUSU Bu proje, Vietnam ın Hochiminh City bölgesinde 639,98 metrekare büyüklüğünde 3 katlı bir Medrese ve

Detaylı

OYUN İÇİNDE OYUN KERKÜK - Genç Gelişim Kişisel Gelişim OYUN İÇİNDE OYUN KERKÜK ALİ KERKÜKLÜ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 1. BÖLÜM - IRAK TÜRKLERİ 1 / 14

OYUN İÇİNDE OYUN KERKÜK - Genç Gelişim Kişisel Gelişim OYUN İÇİNDE OYUN KERKÜK ALİ KERKÜKLÜ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 1. BÖLÜM - IRAK TÜRKLERİ 1 / 14 OYUN İÇİNDE OYUN KERKÜK ALİ KERKÜKLÜ İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 1. BÖLÜM - IRAK TÜRKLERİ 1 / 14 Irak'ın Tarihçesi Türkmenlerin Kökeni Türkmenlerin Irak'a Yerleşmeleri Türkmenlerin Irak'ta Kurdukları Devletler ve

Detaylı