Eusubillahi-mineş-şeytanirrajim Bismillahirr-rahmanirrahim Korkusuz Hayat Sigortası Şeyh Esref Efendi Berlin 2010 Euzubillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. La havle vela kuvvete illa billahil aliyyül aziym Destur ya Seyyidi ya Mevlana ya Ricalallah! Bizim yolumuz Rabbani yoldur. Allahın temiz ve halis kullarının yolu.bu yolu kabul edene ve takip edene ne mutlu. Bu yolu yürüyenin soluğu kesilmez takati tükenmez. Sağlam kale gibidir o hiç bir rüzgar onu sallayamaz hiç bir bombardıman onu yıkamaz. Rabbani yolun sonunda ne var? Saltanat var! Bu yol kulluk yoludur. Bu yolu yürüyen kulluk kapısından çıkar Saltanat kapısından girer ve Saltanatına erer. Masallarda boş yere demiyorlar. Sen duy da istersen inanma deye. Onlar ermiş saltanatına biz çıkalım tahtına deye derler hep sonu iyi biten masallarda. Lakin biz masal anlatmıyoruz. Masallarda böyleyse hakikatlarda Allah nasıl bir saltanat verir temiz kuluna sen düşün. 1
Toplulukta hayır vardır bereket vardır. Hayırlı meclis şimdi bugünlerde çok azdır. Çünkü çoğu meclisler ya nefsani ya Şeytani işler içindir. Orada hayır olmaz. Allah için olmayan meclise rahmet inemez. Rahmeti keser Allah. Onun için o gibi meclislerden uzak durmak lazım çünkü rahmetin kesildiği meclislere zahmet iner ve zahmet çarpar insanları. Gerek hastalık cihetinden gerek huzursuzluk cihetinden gerek maişet darlığı cihetinden yani bugünün gailesi bitmeden yarını da düşünür, yarının yerinde gelen haftayı düşünür gelen ayı gelen yılı düşünür. Nitekim Cenabı Hak buyurur ki: Ey kulum. Ben yarının yükünü senin üzerine koymayorum, bugünkü neyse sana teklifim odur. Yarin gelsin. Yarın olduğu vakitda o zaman o günün neyse yapilacak hizmeti yarin olduğunda onun tedbirine bak. Ben yarının hizmetini bugünden talep etmiyorum lakin siz bugünden yarinın öbür günün, gelen haftanın gelen ayın gelen yılın hesabını çıkarıyorsunuz. Hatta belki daha dünyanın sonuna kadar hesap yapıyorsunuz kafanızı kalbinizi meşgul edip yoruyorsunuz. Onların hepsi insanın üzerine yüktür. Vakti geldiginde sen hazır ol. Şimdi bugün bitmiştir. Bugünün hesabı kapanmıştır. Yarına çıktığımız vakitda bizden istenen yarına çıkarsak nedir göreceğiz. Lakin Allah bugünün olanı insana yüklüyor yarının olanı değil çünkü kuluna zahmet istemiyor. Peki madem böyledir insanlar neye bugünden başlıyorlar yarının öbür günün hatta gelen yılların hesabını şimdiden yapmaya? Çünkü bu bugünün insanlarına İlahi bir cezadır. Çünkü 21.asır insanında ibadet yok, taat yok, Allah aşkı muhabbeti yok. Ve bütün bunları yapanlara karşı da soğukluk var nefret var o zaman bu insanlara rahmet inermi? Rahmet inmezse ne iner? Zahmet iner. Şimdi insanlar hepsi olmayan yüklerin eşekliğini yapıyorlar ve ofluyorlar pofluyorlar üzerlinde hayali bir yükü var altında eziliyorlar. Gökyüzü bu insanlarla eğleniyor ve onlara gülüyor: akılsız eşeklere bakın, hayali ve olmayan bir yükün altında nasılda eziliyorlar, ofluyorlar pofluyorlar diyorlar halimize gülüyorlar. Hani tiyatrolar vardır. O salonlarda loca derler yukarıda yükseklerde VIP kimselrin oturacağı yerler vardır. Onlar oradan yüksekten aşağıya doğru bakarlar ve sahnede ne oluyor bitiyor yukarıdan izlerler. Gökyüzünde böyle localar vardır ve bizi oradn izlemekteler. Ve şimdi çok gülüyorlar halimize. Bazen gülüyorlar bazen ağlıyorlar: 2
ama ne tiyatroydu ha diyorlar bizi izleyip yukarıdan. Hasılı insanların dertleri işleri bu dünyadır. Bu dünyanın dışında düşündükleri hiç bir şeyleri yoktur bugünkü insanların. Öyleyse düşüne dursunlar. Her düşünce bir dağ gibi onların sırtına biniyor. İbadet ehlinin ise Cenabı Hakka tevekkülü vardır. Tevekkülü vardır ve onlar hem bugünleri hem yarinları için ellerinde İlahi bir silah vardır Allah vermiştir onlar bugünler ve yarınlar için hep bu silahı kullanırlar ve Allah onların üzerinden bugününde yarinında yükünü alır onlar ezilmezler bu dünyanın ağırlığı altında. Nedir bu silah? Bu tevekkül silahıdır:. Zikir: Hasbunallahi ve nimel Vekil, Hasbunallahi ve nimel Vekil, Hasbunallahi ve nimel Vekil derler onlar ve asla üzülmezler. Rabbimiz bize yetişir deyor Müminler. Biz hiç bir zaman kendi kendimize yetişemeyiz. Bizim tedariğimiz bize kafi değildir bize yetişmez. Lakin Cenabı Allah bize kafidir O bize yetişir derler. Evet, sen dünyadan ne kazansan sana yetişmez. Amma Allah sana yetişir. Bu haktır. Ve nimel Vekil demek O ne güzel Vekildir demektir. Ne güzel Vekil ve Cenabı PeygamberASV, bir sıkıntıya düştüğümüzde: Hasbunallahi ve nimel Vekil deyiniz diye bize yol göstermiştir. Hayat mektebtir ve derslerden oluşur.herkes dersini alacak bu mektebte.sen hangi mektebten mezun olmak ve dersini almak istiyorsun mühim olan bu. Abgang mı yoksa Abschluss mu yapacaksın bu dünyadan sen karar vereceksin dersine çalışmakla. Peygamberlerin dersine çalışana ne mutlu. Onların mektebi en yüksek ve en asaletli kıymetli mektebtir herkes oradan mezun olamaz. Nitekim herkes Oxford yahut Harvard mezunu olamıyor milletin çoğu Abschluss bile yapamadan mektebten arka kapıdan çıkış yapıyor. Evet sıkıntılı anlarda ve zamanlarda insanlara Efendimizden ASV, gelen tavsiye ve ders bu: Hasbunallahi ve nimel Vekil deyiniz buyuruyor o büyük Muallim ve sıkıntılardan necat kapısını gösteriyor. Cenabı Peygambere Peygamber de bize ders veriyor ögretiyor. Sıkıntıyamı uğradın, işin çıkmazamı girdi, daramı düştü, bir iptilaya belaya mı uğradın çıkış arayorsun. Kendi imkanlarınla kurtulman imkansızmı o zaman söyle deyor Cenabi Peygamber ASV: Hasbunallahi ve nimel Vekil de deyor. Evet, Hasbunallahi ve nimel Vekil bütün müşkilleri ortadan kaldıran bütün sıkıntılardan kurtaran insanı selamete çıkaran budu. Söyle: Allah bana yetişir de! 3
Hiç bir şey bana yetisemez Allah bana yetişir. Hiç bir şey bana yardım edemez Allah bana yardım eder deyerek Rabbini Vekil tut. Böyle söyleyen bir kimse elbetteki dardan kurtulur. Ne yazık ki, bu zamanın insanı ibadet neş esinden mahrum, iman zevkinden uzaktır.ahiret kaygısından büsbütün uzaktır. Öyle olduğu vakitda bu zamanki insanları ezen hayat şartları vardır, o şartlar bu zaman insanını şimdi mengenede ezer gibi ezmektedir büke büke büke eziyor. Gün be gün insanlar şimdi ezilmektedir sebebi de insanların bugünlen beraber yarinın gelen haftanın gelen yılın da hesablarıni yapa yapa işin içinden çıkamayorlar, ağırlık maraz kahır onları kahrediyor. İşte onun için hayatın bu eziyetinden kaçıp kurtulmak isteyen bugünkü işi neyse onunlan meşgul olsun. Yarın olduğu vakitda kalkarsak inşallah bana Vekil ve Kefildir. Onun Emri mucibince hareket etmeye niyet ettim her işim Allah için ve Allaha olsun de! Allah da bana yar ve yardımcı olsun bu işimde de. Yetişir! Ey insanlar! Ben Rabbime kulluk ettiğim vakitda Rabbim bana Vekildir. Rabbim benim hem Vekilim hem Kefilimdir. Onun için yarin ne gelecek olsa da şüphesiz Cenabı Hakkın Lutfuyla gelecektir. Madem ki Lutfudur, beni üzecek bir şey yoktur yarın deyeceğiz ki, yarına da teminatlı çıkalım. Şimdi ahiret ilen işi olmayan kimselerin yarının teminatını yapmak için bir sürü dolapları vardır. Nedir onlar? İşte sigortadır, şudur budur. Cenabı Hak ilen sigortalamadıktan sonra sen işlerini ve kendini hepsi havadır civadır. Sana her gün korku var! Çok sigortalı kimse var bana gelen. neyin var? Korkuyorum Şeyh, bana yardım et! Yahu senin sigortan yokmu? var Neye korkuyon o halde, bak sigortan da varmış? Şeyh bendeki sigorta her şeye faydası var amma korkuya faydası yok, ben ise hayattan korkuyorum anlamıyormusun? Allah Allah! Hayat sigortaları var amma hayattan korkuyorlar, acaip! 4
Soruyorum: yahu kim korkutuyor sizi bu hayattan? Madem bak hayat sigortanızda var? Cevap yok! Korkunun olduğu yerde insanın ağzının tadı olmaz. O insan ne yese tat alamaz ve yediği de yaşadığı da ona zehir olur. Ey insanlar! Aklınızı başınıza toplayın. Korkmayacağınız ve ağzınızın tadını bozmayacak bir hayata talip olun ve sigorta yaptırın. Sorun, size herhangi bir Sigortacı kapınıza geldiğinde sorun: korkusuz bir hayatın sigortasını yapacaksanız size kaydımı yaptırayım yoksa ne yapsanız bana yaramaz deyin. Beni sıkmayacak beni ezmeyecek beni huzursuz edip korkutup huzursuz etmeyecek bir hayat sigortasını yapanı arıyorum deyin. Korkmayın. Size korkusuz bir hayatın sigortasını yapacak elemanları hemen Korkusuz Hayat Sigortaları Acentası ndan gönderiverirler. Sen yeter ki talip ol onlar Temsilcileriyle seni bulurlar. Onun için İlahi Teminata talip ol. Hasbunallahi ve nimel Vekil de, kendini Allaha sigortala.ve korkma! Korkma! Ne seni ne de senden kalacakları Cenabı Hakkın teminatını sen aldıktan sonra ancak hayır bekler ve selamet bekler semi ve evladlarını üzecek bir şey olamaz. Allahın teminatı var. İnsanın insana teminatı hiç bir şeydir. Dünyalık hayat sigortalarının hepsi de insanın insane teminatıdır ki beş para etmez. Teminatı Allahtan aldın mi işin o zaman sağlamdır. Çünkü Allahın teminatı hem dünya hem ahiret için geçerlidir.bu teminatı yok edecek kimse yoktur. Temeli sağlamdır onun. Yok Allahı düşünmeden Onu hesaba aömadan biz kendi kendimize yetişiriz deye düsünürsen hiç bir şeye çözüm getiremezsin. 100 bin yere sigortan olsa, hem bugünün hem yarinın senin kederlidir düşüncelidir korku doludur. Yahu o kadar sigortaların var neye korkuyorsun? Var, lakin içim rahat değil Şeyh. Hak! Rahatsız yatan rahatsız kalkar. Allahın sigortasına gir ey insan! Rahat yat rahat kalk! Bitti! Yarının işlerini Bana havale et ki Ben senin yarın ki işlerine Vekil ve Kefil olayım sen de razı olasın ve keder yapmayasın deyor Cenabı Allah. Benim razılığımı arıyorsun sen madem, madem Beni hoşnut etmektir senin fikrin, o zaman Ben de seni hoşnut edeyim ey kulum deyor Allah o vakitda ve senden yarına dair bütün korkuları alıyor. Sana şunu sana bunu vaad eden sigortaya değil de senden bütün korkuları alacak hayata aslant gibi 5
baktıracak sigortayı yapana bakacaksın ey insan ki, bütün korkulardan ve ezikliklerden beri olasın. Aksi takdirde hangi sigortayı yaptırsan nafiledir. Hoşnut olarak yaşamak isteyen insan Allahın hoşnutluğuna kossun. Bu fikirde olanın hayatı hoşnutlukla geçer o kimse rahat yatar rahat kalkar. Evet bugünkü insanlar Allaha itaatten ve ibadetten uzak olmalarının cezasını çekiyorlar. Allaha itaat ve ibadetten uzak insan fakirsa, nasıl geçineceğim diye düşünecek, zenginse elimdekini nasıl tutacağım diye kafa yoracaktır. Şimdi soruyorum; bu iki zıt kimsenin farkı nedir? Görüntüde ikisi birbirine zıttır, biri zengin digeri fakirdir. Lakin hakikatta ikisi de rahatsızdır, ikisi de korku doludur. Neyin korkusudur bu? Bugünlerin ve yarınların korkusudur. Bu noktada abid olmayan zengin de fakir de aynıdır ayrı değildir. Öyle olduğu vakitda bütün ömürleri sıkıntıyla geçer ve hastalıkla. İnsanin bütün rahatı Allahla olan yakınlığına bağlıdır.ne kadar yakin o kadar rahattır insan. Gaye elbetteki bu dünya değildir. Ne kadar onu elimde tutayım kaçırmayayım dersende buz gibi eriyip gidecektir zaten sıkı tuttukca buz eriyip gider. Ve sen eli boş bu dünyadan çıkıp gidersin. Bu hayat bitecektir. Lakin sen bitinceye kadar olan zamanın içersinde bitmeyecek olan ahiretin ticaretine bakmalısın. Hem dünyada rahat yaşa hem ahirette dünyanın zahmeti üzerinden alınmış olarak yasarsın. Yoksa bu dünyada zahmet içinde yaşayan insane bu zahmeti burada üzerinden atamadığında o zahmet sırtında olarak kabre oradan ada ahirete yürür gider onun ezilmesi bitmez. Yarının korkusunu bugünden yaşayanlar ebedi yarinlara o korkuyla intikal eder ve ebedi korku içinde yaşar Onlar ne ölüdürler ne de diri buyuruyor onlar için Cenabı Hak. Kimlerdir onlar? Hayat sigortalarinı bu dünya için yapanlardır ve Allah ilen kendilerini sigortalamayanlardır. Allah ilen kendini insan nasıl sigortalar? Allah de!allaha olan aidat borcunu günlük olarak Allaha öde. Sigorta ücretini muntazam olarak yatır. Allah de hem secdede hem kalpte hem dilde Allah de sigortalan bu kadar! Ey insanlar, Allaha gelin ve korkusuz hayat sigortası ndan sizde yaptırın ve ebediyen korkulardan uzak yaşayın. Fatiha! 6