3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler
KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar. O 2. İbadet anlayışının özelliklerini kavrar. O 3. Farz ibadetlerini ve bunlara verdiği önemi kavrar. O 4. Yaptığı nafile ibadetleri ve onlara verdiği önemi kavrar. O 5. İbadetlere devam konusundaki hassasiyetini fark eder.
HATIRLAYALIM 2. Farz İbadetler
s. 56
s. 67 Nafileler, farzlar dışında yapılan, farz ibadetleri tamamlayan ve kulun Allah a yakınlaşmasına vesile olan ibadetlerdir. Nafile ibadetler konusunda Sevgili Peygamberimiz yine en güzel örnektir. Allah onun gelmiş geçmiş bütün günahlarını affetmesine rağmen o, ayakları şişinceye kadar namaz kılmış, Ramazan ayı dışında belli günlerde oruç tutmuş, kendisinden bir şey isteyeni asla eli boş göndermemiştir.
s. 67 «Kulum kendisine farz kıldığım şeylerden daha sevimli herhangi bir şeyle bana yakınlık kazanamaz. Kulum bana (farzlara ilaveten işlediği) nafile ibadetlerle yaklaşmaya devam eder» (Ahmed b. Hanbel, Müsned, VI, 256) Peygamberimiz nafile ibadetlerle, kulluk bilincini canlı tutmuş, Rabb i ile olan bağlarını güçlendirmiştir. Kulun farz ibadetlerle Rabb inin rızasını ve sevgisini kazandığını, bu manevi yolculuğun nafilelerle devam ettiğini bir kutsî hadiste şöyle ifade buyurmuştur:
Allah Resûlü günleri ve geceleri, farzların haricinde devam ettiği pek çok nafile ibadetlerle bereketlendirmiştir. «Kârların en hayırlısı farz namazdan sonra kılacağın iki rekât nafile namazdır.» (Ebu Davud, Cihâd, 168/2785) buyurmuştur. Gecenin bir yarısında kıldığı «teheccüd» namazı, zikir ve tefekkür gibi ibadetler hayatının bir parçası haline gelmiştir. s. 67 Sabah güneş doğup biraz yükseldikten sonra «işrak» namazı ve ondan bir müddet sonra «kuşluk/duhâ» namazı kılmıştır. Hz. Peygamber bu konuda şöyle buyurmuştur: «Bir adam güzelce abdest alarak mescide varır, sabah namazını eda eder, ardından da kuşluk namazını kılarsa, işte bu kişi, daha fazla sevap kazanmış olur.» (İbn Hibbân, VI, 276/2535)
s. 67 Peygamber Efendimiz akşam namazından sonra «evvâbîn» adı verilen nafile namazı kılardı. Sevindiğinde veya sevindirici bir haber aldığında, Allah ın bu ikramına şükretmek için secdeye kapanır, «şükür namazı» kılardı. Güneş ve ay tutulması gibi hâdiselerde Allah ın sonsuz kudreti karşısında «küsûf ve hüsûf» namazına dururdu.
s. 67 Yolculuğa çıkarken ve yolculuktan döndüğünde eve girmeden iki rekât «sefer namazı» kılmayı ihmal etmezdi. Bir sıkıntısı olduğunda, Allah tan bir ihtiyacını talep edeceğinde yine «hâcet namazı» kılardı. Sahabeler de herhangi bir ihtiyaç veya sıkıntıları olduğunda hâcet namazıyla Allah Teâlâ ya niyazda bulunurdu.
s. 68 Güneş doğduktan sonra «işrak», bir müddet sonra «kuşluk/duhâ» namazı. Akşam namazından sonra «evvâbîn» namazı. Sevindiğinde/ sevindirici bir haber aldığında, «şükür namazı». Güneş ve ay tutulması karşısında «küsûf ve hüsûf» namazı. Yolculukta ve dönüşünde eve girmeden iki rekât «sefer namazı». Allah tan bir ihtiyacını talep edeceğinde «hâcet namazı»
s. 68 Sevgili Peygamberimiz, nafile namazları daha çok tek başına evlerinde kılmıştır. «(O takva sahipleri, geceleri namaz ve istiğfar için) yataklarından kalkarlar. Rablerinin azabından korkarak ve rahmetini umarak dua ederler» (Secde sûresi, 16. ayet) ayetini bizzat yaşayarak ümmetine de tavsiye etmiştir.
s. 68 Nafile namaza dalarak sonradan yorgun düşüp farzları ihmal etme ihtimali karşısında sahabeyi şu sözü ile uyarmıştır: «Sizler, nafile amellerden güç yetirebileceğiniz kadarını üzerinize alınız!» (Buhari, Kitabu r-rikâk, 18/52)
s. 67 Hz. Peygamber her abdest veya boy abdesti aldıktan sonra, iki rekât nafile namaz kılarak, İslâm nimetini ve abdest alma imkânını lütfeden Allah a şükretmiştir. Peygamber Efendimiz, şöyle buyurmuştur: «Kim şu abdestim gibi abdest alır, arkasından iki rekât namaz kılar ve namazda nefsinin vesvesesinden uzak durursa, geçmiş günahları affedilir.» (Buhari, Vudû, 24).
s. 68
s. 69 Allah Resûlü ramazanda teravih namazı kılar, Ramazan'ın son günlerinde mescitte itikâfa girer; dua, zikir ve tefekkürle meşgul olurdu. Ramazan dışında da aralıklı şekilde nafile oruç tutmaya devam ederdi. Pazartesi ve perşembe günleri oruç tutardı. Her hicri ayın «eyyâm-ı biyd» (13, 14 ve 15 inci) günlerinde oruç tutar, ashabına da bugünlerde oruç tutmasını tavsiye ederdi.
s. 69 Müslim, Siyam, 204. Hz. Peygamber, Şevval ayından altı günü oruçla geçirir, bu konuda çevresindekileri teşvik ederdi: «Kim ramazan orucunu tutar ve ona şevval ayından altı gün ilave ederse, sanki yılın bütününde oruç tutmuş gibi olur.» 1 Ayrıca 9-10 veya 10-11 inci Muharrem günlerinde Aşure orucu, herhangi bir nimete kavuşunca da şükür orucu tutardı.
s. 69 EYYÂM-I BÎZ ORUCU (HİCRİ AYLARIN 13-14-15. GÜNLERİ) PAZARTESİ VE PERŞEMBE GÜNLERİ (9-10 VEYA 10-11 İNCİ MUHARREM GÜNLERİNDE) AŞURE ORUCU BİR NİMETE KAVUŞUNCA DA ŞÜKÜR ORUCU
s. 69 «Allah yolunda infak ediniz» (Bakara sûresi, 195. ayet) Bu emir gereğince Hz. Peygamber,, ihtiyaç sahibi kimselerden hiçbir şeyi esirgemezdi. Ramazan da fıtır sadakası verir, diğer zamanlarda da çokça tasaddukta bulunurdu. Merhamet ve şefkat için sadaka ver. Peygamberimiz, bu konuda eksikliğini fark eden sahabeye şu tavsiyede bulunmuştur: «Eğer kalbinin yumuşamasını istiyorsan fakiri yedir, yetimin başını okşa.» (Ahmed bin Hanbel, II, 263)
s. 69 «(İhtiyacı sebebiyle) isteyene gelince, sakın onu azarlama!» (Duhâ sûresi, 10. ayet) Bu ayete uyarak imkânlarını muhtaçlar için seferber eden Peygamberimiz, verecek bir şey bulamadığında isteyenin gönlünü güzel birkaç sözle alırdı. «Sizin güzel ahlakınız, karşınıza gelip el açanı, bir hurmayla bile olsa boş çevirmemenizdir. Ya Aişe! Yarım hurmayla bile olsa fakiri geri çevirme.» 1 Allah rızası için sadaka vermeyi ve yardım etmeyi tavsiye ederdi: «Veren el, alan elden üstündür.» 2 1. Tirmizî, Zühd, 37; 2. Buhari, Zekât, 18.
s. 69 Cömert olmayı tavsiye etmiş, cimrilikten şiddetle sakındırmıştır. Yeni aldığı bir gömleği kendisinden isteyene hemen çıkarıp vermiştir. Şöyle buyurur: «Cömertlik, dalları dünyaya uzanan cennet ağaçlarından bir ağaçtır. Kim onun dallarından birine tutunursa, bu onu cennete götürür. Cimrilik ise, dalları dünyaya uzanmış cehennem ağaçlarından bir ağaçtır. Kim de, onun dallarından birine tutunursa, bu da onu cehenneme çekip sürükler!» Beyhakî, Şuabü l-iman, VII, 435.
s. 69 Cömert olmayı Peygamberimiz, fakir insanların yaralarını sarmayı, toplumun istifadesi için hayır kurumları kurmayı teşvik etmiş ve şöyle buyurmuştur: «İnsan ölünce şu üç ameli dışında bütün amellerinin sevabı kesilir: Sadaka-i câriye (hayır kurumları), kendisinden faydalanılan ilim, arkasından dua eden hayırlı evlat.» (Tirmizî, Ahkâm, 36)
«Yarım hurma ile de olsa kendinizi cehennem ateşinden koruyun! Bunu da bulamayan, güzel ve hoş sözle korunsun.» (Buhârî, Edeb, 34) s. 70 Yukarıdaki hadis-i şerifi dikkate alarak nafile ibadetlerden olan sadakanın önemini açıklayınız.
s. 70 Peygamberimiz çocukları ve torunları dünyaya geldiğinde şükür maksadıyla «akîka kurbanı» kesmiş, bilhassa Kurban Bayramı nda kurban kesmeyi ihmal etmemiştir. Bir gün, ailesi bir koyun kesmiş ve etini dağıtmışlardı. Bir ara, «Kurbandan geriye ne kaldı?» diye sormuştu. Hz. Aişe «Sadece bir kürek kemiği kaldı.» cevabını verince, O, şöyle buyurmuştur: «Hakikatte bir kürek kemiği hariç, hepsi duruyor!» Yani asıl kendilerine kalan kısım, dağıtıldığı için sevaba dönüşen ve ahirette karşılarına çıkacak olandır.
s. 70 Sevgili Peygamberimiz daima Allah ı zikretmiş, tövbe-i istiğfar etmiş ve şöyle buyurmuştur: «Bir kimse istiğfarı (tövbeyi) dilinden düşürmezse, Allah Teâlâ ona her darlıktan bir çıkış, her üzüntüden bir kurtuluş yolu gösterir ve ona ummadığı yerden rızık verir.» (İbn Mâce, Edeb, 57) Her halini Rabb ine arz etmiş, duayı dilinden düşürmemiştir: «Ey Rabb im! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan ve cimrilikten sana sığınırım.» (Buhari, Deavât, 38)
s. 70 Kur an okumayı hayatının bir parçası haline getirmiş, okuduğu ayetlerin anlamları üzerinde derin derin tefekkür etmiştir. Ramazan ayında Kur an okumayı artırmış, Cebrail ile karşılıklı (mukabele) Kur an okumuştur. Şöyle buyurmuştur: «Sizin en hayırlınız, Kur an-ı Kerim i öğrenen ve öğretendir.» (Buhari, Fezâilu l-kur an, 21) Peygamber Efendimiz dört defa umre yapmış; Ramazan ayında yapılan umrenin daha faziletli olduğunu bildirmiştir. (Müslim, Hacc, 222)
s. 70 Nafile bir ibadet olan umre hakkında, buyurmuş ve umre Bizler yapmayı de teşvik dünyanın etmiştir: bir imtihan yeri «Umre, diğer umreye kadar geçen zaman içinde işlenen (küçük) günahlara kefarettir.» (Buhari, Umre, 1) olduğunu unutmamalı, dünyayı ahirete hazırlık mekânı olarak görmeliyiz. Rabb imizle manevi bağlarımızı farz ibadetlerin yanında nafile ibadetlerle güçlendirmeliyiz. Hayatımızı, sevgili Peygamberimizi örnek alarak, nafile ibadetlerle Allah ın razı olduğu şekilde düzenlemeliyiz.
NE ANLADIK? 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler
3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 4. İbadetlere Devamlılığı