"Allahû lâ ilâhe illa hû

Benzer belgeler
İÇİNDEKİLER. Maide Suresi 116 Ve 117. Ayetlerinin Manası Nedir? Teveffi Kelimesi Ve Arap Dili. Teveffinin Manasıyla İlgili Hodri Meydan

Sabah akşam tevâzu içinde yalvararak, ürpererek ve sesini yükseltmeden Rabbini an. Sakın gâfillerden olma! (A râf sûresi,7/205)

8. S. I. ÜNİTE TEST (40 SORU):

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20

Kendim yanarım aşk ile gayre zararım yok. Ser tâ be kadem ateşim amma şererim yok. Yâri ararım devrederek hâne be hâne

İLİM ÖĞRETMENİN FAZİLETİ. Bu Beldede İlim Ölmüştür

Mirza Tahir Ahmed Hazretleri Cuma Hutbesinde, duanın aşağıdaki bahsedilen durumda şartsız olarak kabul edileceğini söyledi;

Gerçek şudur ki bu konu doğru dürüst anlaşılmamıştır; hakkında hiç derin derin düşünülmemiştir. Ali-İmran suresinde Allah (c.c.) şöyle buyurur; [3]

İnsanı Diğer Canlılardan Ayıran Özellikler

ALLAH TEÂLÂ'NIN ARŞA İSTİVÂ ETMESİ

Hz.Resulüllah (SAV) den Dualar

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Kur an Kerim ayetlerinde ve masumlardan nakledilen hadislerde arş ve kürsî kavramlarıyla çok

HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI

5. SINIF DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ

ÂYETÜ L-KÜRSÎ. Âyetü l-kürsî ile İlgili Âyetler

GADİR ESİNTİLERİ -9- Şiir: İsmail Bendiderya

TAKVA AYI RAMAZAN TAKVA AYI RAMAZAN. Rahman ve Rahim Allah ın Adıyla

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Hıristiyanlık inancında Hz. İsa (a.s.) ın konumu nedir?

dinkulturuahlakbilgisi.com amaz dinkulturuahlakbilgisi.com Memduh ÇELMELİ dinkulturuahlakbilgisi.com

T.C. 8. SINIF I. DÖNEM. ORTAK SINAVI 26 KASIM 2014 Saat: 11.20


UMRE YAPMANIN FAZİLETİ

Wessalatu wesselamu ala Rasuluna Muhammedin we ala alihi we sahbihi ecmain. Allahumme Rabbena ya Rabbena takabbel minna inneke entessemiul alim.

Hz. Mehdinin (A.S.) geleceği ile ilgili olarak üzerinde durmamız gereken bir konu daha vardır.

URL: Hazırlayan: Mehmet Fatih Bütün. Dua. Dua İbadetin Özüdür. Niçin ve Nasıl Dua Edilir? Kur'an'dan ve Hz. Peygamber'den Dua Örnekleri BÖLÜM: 2

Dua ve Sûre Kitapçığı


Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

ESAM [Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi] I. Dünya Savaşı nın 100. Yıldönümü Uluslararası Sempozyumu

8. KÂFİRÛN SÛRESİ ÖĞRENELİM

M. Sinan Adalı. Eski zamanlarda yaşamış peygamberlerin ve ümmetlerinin başlarından geçen ibretli öyküler, hikmetli meseller

CEVAPLARIM GENEL AÇIKLAMA. 1. Bu kitapçıkta, 8. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi Ünite Değerlendirme Sınavı bulunmaktadır.

Bu ay içinde orucu ve namazı o kişiye kolaylaştırılır. Bu ay içinde orucu ve namazı ALLAH tarafından kabul edilir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

İLİ : GENEL TARİH : Hazırlayan: Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü

Allah a Allah (ilah,en mükemmel, en üstün,en yüce varlık) olduğu için ibadet etmek

TÂĞUT KELİMESİNİN ANLAMI

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

Evet, bu Hadisi paylaştıktan sonra gelelim yazımıza.. Medine nin kadınları hem güler yüzlü, hem de güzel yüzlüdür..

Herkes bir arayış içinde


GÜNAH ve İSTİĞFAR. Israr etmek kişiyi nasıl etkiler

Hak Teala (cc) itiraz edenlere Hud Suresinde şu kelimelerle cevap vermiştir:

5. Peygamberimizin Medine'ye hicret ettikten sonra yaptırdığı caminin adı nedir? 1. Aşağıdakilerden hangisi dinin faydalarından biri değildir?

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Ck MTP61 AYRINTILAR. 5. Sınıf Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi. Konu Tarama No. 01 Allah İnancı - I. Allah inancı. 03 Allah İnancı - III

YAYIN KURULU. Hazırlayanlar Kemal AYDOĞDU, Yusuf Sönmez ARTAN. YAYIMA HAZIRLAYANLAR KURULU Kurumsal Yayınlar Yönetmeni Saime YILDIRIM

CİHADA DENKTİR Evet, içinde savaş olmayan bir cihad var ki hac ve umredir Küçüğün, büyüğün, zayıfın, kadının cihadı hac ve umredir.

Gülmüştü çocuk: Beni de yaz öyleyse. Yaz ki, kaybolmayayım! Ben babamı yazmamıştım, kayboldu!

5 Kimin ümmetisin? Hazreti Muhammed Mustafa nın (sallallahu aleyhi ve sellem) ümmetiyim. 6 Müslüman mısın? Elhamdülillah, Müslümanım.

Nasrettin Hoca ya sormuşlar: - Kimsin? - Hiç demiş Hoca, Hiç kimseyim. Dudak büküp önemsemediklerini görünce, sormuş Hoca: - Sen kimsin?

Yine onlar, sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler; ahiret gününe de kesin olarak inanırlar. Bakara suresi, 4. ayet.

MÜBDÎ. Allah MUHSÎ dir. MUHSÎ, her şeyin sayısını bilen demektir.

TV LERDEKİ PROGRAMLARA ÇIKANLAR KURAN OKUMASINI BİLMİYOR

Rahmân ve Rahîm Ne Demektir?

Birinci kadın; Oğlunun çok hareketli olduğunu, ellerinin üzerinde dakikalarca yürüyebileceğini söyledi.

Veda Hutbesi. "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

Ayetlerin Mealleri: الله لا ا ل ه ا لا ه و ال ح ي ال ق ي وم لا ت ا خ ذ ه س ن ة و لا

Tragedyacılara ve diğer taklitçi şairlere anlatmayacağını bildiğim için bunu sana anlatabilirim. Bence bu tür şiirlerin hepsi, dinleyenlerin akıl

Islam & Camii Diyanet İşleri Türk İslam Birliği

Bir gün Hz. Ömer (r.a) camiye giderken bir çocuğun acele acele camiye gittiğini görür. Hz. Ömer (r.a):

başlıklı bir dersine dayanarak vermeye çalışacağız.

OKYANUS KOLEJLERİ SINAV SORUSU TEOG SINAV SORUSU DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ DİN KÜLTÜRÜ. 1. Kader ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

söylediğine göre hayırlı olandır. Birçok insan vardır ki kendini aldatırlar ve biz muttakiyiz derler. Fakat muttaki ancak Yüce Allah ın cc

- 1 - Hz. Bahaullah-ın hicri yılı olarak mübarek doğumu 1233 suudu ise 1309 mübarek yaşı 76 yıldır.

EDEBİYATIN İZİ 86. İZMİR ENTERNESYONAL FUARI NA DÜŞTÜ

6. SINIF DERS: DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ ÜNİTE:1 KONU: DEĞERLENDİRME SORU VE CEVAPLARI

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 7. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ DERSİ DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

1. İnanç, 2. İbadet, 3. Ahlak, 4. Kıssalar

Ramazan: Hicri takvimin dokuzuncu ayıdır. Ramazan-ı Şerif veya Oruç Ayı da denilir.

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

HACCA. Manevi Hazırlık

Teheccüd namazını lazım tutun!

1.Birlik ilkesi: İslam inancına göre bütün varlıklar, bir olan Allah tarafından yaratılmıştır.

Maksut Genç. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu an hayatta ve yeryüzünde hazır mıdır? Abdulkerim el-hudayr

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır

İNSANIN YARATILIŞ'TAKİ DURUMU

Şeyh den meded istemek caizmidir?

TEOG 2. MERKEZİ ORTAK SINAVLAR DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ DERSİ BENZER SORULARI

NAMAZLARDA SELÂM VERDİKTEN SONRA OKUNANLARIN FAZÎLETLERİ

Peki, bu bayramın bizlere nasıl hediye edildiğini biliyor musunuz? Dilerseniz bu kıssayı hep birlikte hatırlayalım.

Seyyid Abdülkadir Geylâni hazretleri küçük yaşta iken, annesinden Bağdat a giderek ilim öğrenmesi için izin ister.

Anlamı. Temel Bilgiler 1

Muhammed içinizden herhangi bir adamın babası değil, o, Allah ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.

Din Ve Ahlak Hakkında Neler Biliyoruz?

Nesrin: Ahmet! Ne oturması! Daha gezecek birçok mağaza var, sen oturmaktan bahsediyorsun.

DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ TESTİ

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Istılah olarak;peygamber Efebdimiz zamanında yaşamış ve de Peygamber Efendimizi görerek ona inanmış olan kişilere denir.

En hayırlı söz faydalı olandır. Faydasız bilgide hayır yoktur. Lüzumlu olmayan bilgiden de bir fayda temin edilemez.

Okunuşu: Sübhaneke allahümme ve bihamdike ve tebareke kesmüke ve teala ceddüke vela ilahe gayrük.

8. SINIF DİN KÜLTÜRÜ VE AHLAK BİLGİSİ MATERYAL KİTABI

Birinci İtiraz: Cevap:

Transkript:

"Allahû lâ ilâhe illa hû Bu ayetin içinde Allah ın ne olduğu söyleniyor. Çünkü önce Allah denilmiş ve sonra hangi vasıflara sahip olduğu söylenmiş. Bütün Ayetel Kürsü O nunla ilgilidir. Buradaki anlam da şudur ki: Allah O dur ki başka ilah yoktur. Sadece Allah vardır. Bir anlamı da odur ki, başka hiçbir şey, hiçbir kimse yoktur. Allah kelimesi en kapsamlı duadır aslında. İnsan dua için aciz kalıp hiçbir kelime bulamayınca sadece Allah der. İnsan çok hasta veya çaresiz ise Allah diyor. Normal de dua ederken duamıza uygun olan Allah ın sıfatlarını seçmemiz gerekir. Fakat eğer Allah ın hiçbir sıfatı bilinmiyorsa, sadece Allah diyerek dua edilmesi de yeterlidir. Çünkü Allah bütün güzel vasıfların sahibi demektir. el-hayyûl, O Allah diridir, kalıcıdır. el-kayyûm O Allah ayaktadır. Neden önce diridir ve sonrada o ayaktadır dendi. Dikkat ederseniz herkesin hayatı bir şeylere dayanıyor. Mesela bizim hayatımız, bütün insanoğlunun, canlıların hayatı ve varlığı Allah ın varlığına dayanıyor. O kendi kendine ayakta durandır. O hiçbir dayanağa muhtaç değildir. Hiçbir sığınağa muhtaç değildir. Lâ te huzûhu sinetün velâ nevm 1 / 11

O ne uyuklar, ne de uyku hali yaklaşır. Eğer bir zât kaym, yani kendi kendine ayakta duran bir zat ise, kendi vücudunun sebebi kendisi ise o zaman bunun doğal bir sonucudur ki, o hiç uyuklamasın. Çünkü uyuklama neyin belirtisidir. Diğer varlıklar ki bunlar birbirine muhtaç varlıklardır, bunlar yorulduklarından dolayı uyuklarlar. Uyku gelir ki bu uyku bir nevi bir zaafın belirtisidir ama kendi zatında Kaym olan Allah-ü Teâla hiçbir şeye muhtaç olmadığı için, hiçbir yardıma hiçbir dayanağa muhtaç olmadığı için ne uyku hatta ne de uyuklama O na gelir. Bundan başka bir anlam daha çıkıyor. Biz bakıyoruz ki bazen insan yorulduğu için uykusu gelir, uyuklamaya başlar. İkincisi, eğer bir insan bir konu ile ilgilenmiyorsa, mesela bir sohbette kendini ilgilendirmeyen bir konu anlatılıyorsa o uyuklamaya başlıyor. Yani uyku bir nevi ilgisizlik belirtisidir. Fakat Allah-ü Teâla şunu dedi: O Hayy dır, Kayyûm dur. O bütün yarattıkları ile o kadar ilgilidir ki, uyuklama dahi ona yaklaşmaz. Bazı inanışlar vardır. Mesela Hindulardan gelen bir reenkarnasyon inancı vardır. Onlar derler ki, Allah-ü Teâla her şeyi yarattı, maddeyi ruhları yarattı. Daha sonra bir kenara çekildi. Artık ruhlarda madde de sınırlıdır. Nitekim bir ruh dünyaya geliyor, o bir kötülük veya iyilik işleyerek öbür dünyaya gidiyor. Orada iyi ise mükafat alıyor. Kötü birisi ise cezasını çekmek için tekrar dünyaya geliyor. Geri gelmek zorundadır o ruh. Çünkü ruhlar sınırlıdır ve Allah-ü Teâla nın elinden bir şey gelmiyor artık. İşte Ayetel Kürsü bu düşünceyi reddediyor. Diyor ki, Allah-ü Teâla yarattıkları ile ilgilidir. O kadar ilgilidir ki uyuklamaz bile. Uyuklarsa her şey yok olur. Uyku ölümün kardeşidir denilir. Çünkü hayat aslında şuur demektir. İnsanın uykusunda şuuru kayboluyor. Onun için uykuya da bir nevi küçük ölüm denilmiştir. İşte insanın yorulduktan sonra uyku istemesi gibi, hayatta yorulduktan sonra ölüm ister. İkisinin de altında yatan neden aynıdır. İnsan yorulduktan sonra uyuyayım istiyor. Aynı şekilde hayattan yorulduktan sonra da, mesela bir insan yaşlanınca ölümü arar hale gelir. İşte insan vücudunda yaşadıkça değişiklikler meydana geliyor. Bu değişiklikler neticesinde uyku ile veya ölüm ile neticeleniyor. Bu doğal bir sonuçtur. 2 / 11

Ayetel Kürsü de bahsedilen O uyuklamaz dahi de buna işaret edilmektedir. Yani bırakın uyumayı o uyuklamaz bile demektir ki; O hiçbir değişikliğe uğramaz. Örneklendirecek olursak: Hıristiyanlar "Meryem oğlu İsa (a.s.) Allah ın oğludur" derler. Şimdi birinin oğlu olması onun değişikliğe uğraması demektir. Onun vücudu, genlerinin ve bazı parçalarının ayrılması demektir. Ayetel Kürsü bunu reddediyor ve diyor ki; O hiçbir değişikliğe uğramaz. Eğer insan Ayetel Kürsü yü anlarsa bütün kainatı anlar ve Allah-ü Teâla nın varlığını kendi kapasitesi içinde anlamaya başlar. Lehû mâ fissemâvâti vemâ fil ard. Gökyüzünde ve yeryüzünde ne varsa hepsi O nundur ve hepsi O nun yarattıklarıdır. Yani O, herşeyle ilgilidir, O hiçbir değişikliğe uğramaz. Ne varsa Ondandır. Herşeyin sahibi O dur. Yani her şey O nunla anlam kazanır. Bakınız Mehdi (a.s.) ın bir ashabı vardı. Çok duacı bir insandı. "Allah varsa, o tektir birdir. O zaman bizim değerimiz nedir? Biz neyiz?" Bunları böyle düşünürken keşf haline girmiş ve görmüş ki, Allah-ü Teâla bir öğretmen şeklinde tahtaya kalkmış. Bu ashapta bir öğrenci olarak sırada oturmakta. Allahu Teala soruyor: Okur-yazarlığın var mı? diye. Var diyor. 3 / 11

Peki biraz bölme-çıkarma işlemi yapabiliyor musun? dedi Allah-ü Teâla. Evet yapabilirim. dedi. Allah-ü Teâla tahtanın ortasına rakamla 1 yazdı. Bir rakamının sağına ise bir, iki, üç, dört, beş tane sıfır rakamı koydu. Daha sonra dedi ki: Bu 1 benim. Sağ tarafta ki bütün sıfırlar ise sizlersiniz. Eğer baştaki 1 i silersem, rakamın değeri olmayacağı gibi, sizlerde benim sağımda olduğunuz için değeriniz var. Sizler benimle bir anlam kazanıyorsunuz. Sonra Allah-ü Teâla 1 rakamının soluna sıfırlar koydu ve dedi ki: Benimle olmayanlar bu sıfırlardır. Onların 1 in önünde olunca bir değeri olmadığı gibi, hiç değerleri yoktur. Şu bir keşf ne büyük problemleri çözmektedir? İnsan belki cahil olabilir, okuması bile olmayabilir ancak Allah-ü Teâla nın gerçek kulu olunca, Yüce Allah ona nasılda sırlarını açıklıyor. Bu konu öyle bir konudur ki İslam ümmeti bunu yüzlerce sene tartıştı. Allah katında bizim değerimiz nedir? Bizim için Allah-ü Teâla nın değeri nedir? Men zellezi yeşfeû indehû illâ bi iznih Allah ın izni olmadan hiç kimse O nun indinde şefaat etme cesaretinde bulunamaz. Neden böyle denildi? Çünkü daha önce demişti ki Lehû mâ fissemâvâti vemâ fil ard. Gökyüzünde ve yeryüzünde ne varsa hepsi O nundur ve hepsi O nun yarattıklarıdır. 4 / 11

Eğer her şeyin sahibi Allah ise o zaman o karar verecektir. Kim şefaat gibi bir nimetten faydalanma hakkına sahip olacak. Karar verici O dur. Kimi insanlar hatalar işlerler. Ancak bu hataları zaaflarından dolayı işlerler. Yaptıklarından da pişman olurlar. Yani içinden o hatayı yapmamayı istediği halde, nefsine yenilerek o hatayı işlemiş. İşte Allah-ü Teâla burada karar verecektir ve belki bu kulunu yaptığı kötü şeylerden sonra, o şeylerin kötü sonuçlarından koruyacaktır. Bunu da Allah-ü Teâla nın izin verdiği bir kulu ile yapacaktır. Nitekim kimse Allah-ü Teâla nın izni olmadan şefaatte bulunamaz. Allah-ü Teâla ancak itimat ettiği insana şefaat izni verecektir. Ancak Allah ın böyle itimat ettiği insan mutlaka, Allah a itaatte ilerlemiş olan bir insandır. Allah-ü Teâla nın itimat ettiği kişide O nun rızasına aykırı Hiçbir şeyde bulunmayacağına göre, o insan Allah-ü Teâla nın istemediği bir kimseye de şefaatte bulunmayacaktır. Yalemu mabeyne eydihim vema halfehüm velâ yuhitûne bi şey in min ilmihi illa bimâ şâe Allah ın bu yarattıkları, gökyüzünde ve yeryüzünde ne varsa, onların hiçbiri O nun isteği dışında hiçbir şey yapamazlar, hiçbir ilme varamazlar. Buradan şunu da anlıyoruz ki, insanoğlunun bütün ilmi, ilerlemesi Allah ın iznine bağlıdır. İnsanoğlu sanıyor ki ben çok şey aldım, çok şey yaptım. Halbuki Allah ne kadar izin verdiyse o kadardır insanın yapabildikleri. Biz bunu da biliyoruz ki, insanoğlu şaşırıyor ilimde ki gelişmeler karşısında. Bizler bilmiyoruz ki daha neler var bilinmeyen. Allah-ü Teâla diyor ki Kur'an-ı Kerim in başka bir ayetinde Biz gerektiği kadar indiririz der. Yani; O çağda ne kadar ihtiyaç varsa, o kadar ilim ve nimet indirilir. Vesia kursiyyuhüssemâvâti vel ard. O nun kürsü, yani arşı gökyüzünü ve yeryüzünü kapsamaktadır. O nun bilgisi, iktidarı, gücü 5 / 11

gökyüzü ve yeryüzünün hepsini kapsamaktadır. Yani hiç kimse öyle zannetmemeli ki, Allah-ü Teâla şu kadarını biliyor da, bu kadarını bilmiyor. Çünkü zerre kadar eksikliği olan Allah olamaz. O eksiksizdir. Dünya üzerinde ne kadar bilgi varsa O hepsini bilir. Hinduizm kabul edilen bir düşünce vardır ki buna göre, Allah-ü Teâla maddeyi yarattı. Sonra da ruhu yarattı ve sonrada Allah-ü Teâla ondan ayrıldı. Ondan sonrada onlarla hiç ilgisi kalmadı. İşte bu ne demektir? İlgisi olmaması bilgisi olmamasındandır. Ruh ile beden birbirlerini kendiliğinden buluyor ve birleşiyor. Allah-ü Teâla buna hayır demektedir. O nun ilmi her şeyi kapsamaktadır. O nun gücü her şeyi kapsamaktadır. Kimse O nun gücünün dışına çıkamaz. Allah ın gücü derken iki durum vardır. Birincisi Allah ın gerçek kulları vardır. Onlar Allah a seve seve itaat ediyorlar. Biliyor ki Allah ın gücü her şeye yeter, oda tamamen kendi isteği ile teslim oluyor. Bazı insanlarda vardır ki, onlar Allah yok demektedirler. Ancak buna rağmen Allah ın gücünün dışına çıkamazlar. Belki görünürde bu insanlar Allah ın hoşnut olmayacağı şeyler yapıyorlar. Şimdi Allah-ü Teâla nın bazı kanunları vardır. Bugün ilimde ne kadar ilerleme varsa da bunlar Allah ın bilgisi dışına çıkamıyorlar. Normal hayatta Allah ın bazı kanunları vardır. Şunu yaparsan, şu sonucu elde edersin. der Allah-ü Teâla. İşte bir insan inanmasa da Allah ın bu koyduğu kanunlar çerçevesinde bazı şeyler elde edebilirler. Doğanın kanunu böyledir. İnsan biz bunun dışına çıkamayız falan diyor ama Allah-ü Teala demek istiyor ki benim gücüm her şeyi kapsar. Benim gücümü benim iktidarımı aşamazsın. Bu Allah ın iktidarıdır bir yere kaçamazsın. Kuran-ı Kerim de ayet var: Ben, yeryüzü ve gökyüzü, bana ister seve seve ve istersen kerhen gelin ve itaat edin. Onlar dediler ki, Ey Allah biz sana seve seve itaat ederiz. Nedir itaat? Allah ın kanunlarına teslim oluşdur. Bir tek insanoğlu vardır ki, Allah (c.c.) ona irade verdi, sen irade sahibisin ve istediğin gibi onu kullanabilirsin dedi. İrade kullanma yeteneği sana verildiğinden bunun iyi ve kötü sonuçlarına katlanmakta sana düşer dedi. 6 / 11

Bu devir öyle bir devir ki, Allah ın ismini söylemek suç teşkil edebiliyor. Ateistlik o kadar yayıldı. Hatta bir şair var, onun ismi Ekber dir. O 150 sene önce bir şiir yazdı ve dedi ki, Benim rakiplerim karakola gidiyorlar davada bulunuyorlar, diyorlar ki Ekber Allah ın 100 ismini söyledi. Ekber bu devri görmedi. Bu devri görseydi, o zamanlar Allah ın isminin daha saygı ile anıldığını sanacaktı. Allah-ü Teâla yı iyi anlamak için Ayet-el Kürsü yü ve Allah ın zatını çok iyi anlamamız lazım. Gerçi bu tabir belki yanlış oldu çünkü, hiç kimse Allah ı tam olarak anlayamaz. Bazı hadisler vardır bu ayetle ilgili. Birgün bir sahabi anlatıyor; Suffe denilen bazı sahabiler vardı. Peygamberimizin bir sözünü işitmekten mahrum kalırız diye, cami dışına çıkmazlardı. Bunlar 70 e yakın kişi idiler. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) in evi camiye bitişik olduğundan hiçbir yere hatta yemeğe bile gitmiyorlardı. Orada oturuyorlardı. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) e bir yerden yemek hediye gelirse yerlerdi yoksa yemez orada otururlardı. Orada bir sahabe bir gün Resulullah (s.a.v.) a: Ey Allah ın Resulü Kuran ın an azim ayeti en yüce ayeti hangisidir diye sorduğu zaman, Allahu la ilahe illahu vel hayyul kayyum (Ayet el Kürsü) buyurdu. Sonra Resulullah (s.a.v.); Herşeyin bir zirvesi vardır ve Kuran ın zirvesi Bakara suresidir. O nun içinde çok azim-ü şan, çok yüce ve şanlı bir ayet vardır. O da Allahu la ilahe illahu vel hayyul kayyum buyurdu. 7 / 11

Sonra bir gün bir ashabı: Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bana dedi ki, Kuran ın en azimli, en azametli ayetinin hangisi olduğunu bilir misin? Allah ve Resulü daha iyi bilirler. dedim. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) çok derinlikle Ashabın durumunu incelerdi. Kimin ne yaptığını, nasıl yaptığını, Allah a nasıl ulaşmaya çalıştığını hepsini inceler ve ona göre insanlara sorular sorardı. Hatta bazen Ashap zorlanırsa onlara ipucu veriyor. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bu sahabenin de bütün Kuran ı bilmediğini bildiği için bu şekilde sormuştur. Ashab-ı Kiram Peygamber Efendimiz (s.a.v.) ın böyle incelediğini bildiği için, kendileri gidip söylüyorlar ki Ey Allah ın Resulu ben şöyle yaptım, böyle yaptım diye. Bu şekilde Resulullah (s.a.v.) ın duasına nail olmak istiyorlardı. Peygamber onlar için dua ediyor ve bu da onların müthiş hoşuna gidiyordu. Nitekim Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buna dedi ki: Bak o benim sorduğum ayet senin bildiğin Kur an-ı Kerimin parçaları içindedir. Sonra sahabi: Ey Allah ın (c.c.) Resulu (s.a.v.) O, Allahü ilahe illa hüvel-hayyul- Kayyum mu? dedi. Evet, O ayet Ayetel Kürsi dedi. Sonra sahabe anlatıyor: 8 / 11

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) bundan sonra benim göğsüme elini şöyle vurdu ve dedi ki: Bu ayet ilmin kaynağıdır. vela yeuduhu hıfzuhuma ve hüvel aliyyul-aziym. Bu gökyüzü ve yeryüzünü koruması onu hiç yormaz. O, Hayy ve Kayyum olduğu için öyledir. Yani diridir ve kalıcıdır. Kendi kendine ayakta duran bir zattır. Onun için kendi kendine eğer birisi ayakta duruyorsa o hiçbir zaman hiçbir işten yorulmaz. Ve hüvel aliyyül aziym. O çok yücedir ve azamet sahibidir. Şimdi tekrar Hayy meselesine gelelim. Mehdi (as) diyor ki; El Hayy Allahu Teala (c.c.) Hayy dır ve herkes ondan dolayı diridir." Sadece o kendisi diri değil ne kadar diri varsa, ne kadar canlı varsa ondan dolayıdır. Mehdi (A.S) neden böyle bir sonuç çıkardı. Önce denildi ki Allah (c.c.) dan başka bir şey yoktur. Bir Allah (c.c.) vardır. Peki bir Allah (c.c.) varsa o zaman bu canlı nereden çıktı? Bu O nun canlı olmasından dolayıdır. El Hayyul, O diridir. Nitekim her türlü dirinin diri olmasının sebebi, O nun diri olmasından kaynaklanıyor. Yani bizim diriliğimiz O na bağlıdır. 9 / 11

Sonra El-Kayyum. Mehdi(AS) diyor ki: Allahu Teala nın (c.c.) ikinci ismi El-Kayyum dur. Yani hem kendini ayakta tutan, Kaym bir zattır. Kendisi ayaktadır ve herşey, ayakta ne duruyorsa, gökyüzü, yeryüzü, insanoğlu ve bunların hepsi ondan dolayı ayaktadır. O onların ayakta durması için gerçek vesiledir. Gerçek sebebi O nun zatıdır, Allahu Tealadır. Mehdi (as) diyor ki; Biliniz ki Allahu Teala (c.c.) Kur an-ı Kerim de Allahu Teala nın 2 ismini takdim etmiştir. Birincisi El- Hayy dır, ikincisi El-Kayyum dur. El-Hayy hem kendi diri olan ve hem de başkalarını diri kılan demektir. Kendisi hayattayken başkalarına hayat veren. Başkalarının hayatta kalmasının gerçek sebebi. El-Kayyum hem kendisi Kaymdır yani ayaktadır ve diğerlerinin ayakta durmasının gerçek vesilesidir. Gerçek sebebi odur. Her şeyin zahiri yani görünürdeki kıyamı yani ayakta durması veya batında içte iç aleminde ayakta durması veya herkesin görünürde hayatta kalması ve iç alemin ayakta kalması iki sıfatın gölgesinde gerçekleşir." "El- Hayy kelimesi diridir bu sadece Allah a (c.c.) ibadet edilmesini istiyor. O na yani sadece Allah (c.c.) ya ibadet edilsin. Bundan dolayı Fatiha suresi iyyake na budu dedi. Ey Allah (c.c.) sadece sana ibadet ederiz çünkü ölüye tapılmaz. Veya kendi başına Hayy (diri) olmayana tapılmaz. Çünkü o bir eksikliğe sahiptir. Bundan dolayıdır ki Kuranı Kerim iyyake na budu dedi. Ey Allah(c.c.) sadece sana taparız. Ey Hayy olan sadece sana taparız. Çünkü sen dirisin ve bizim hayatımızın her saniyesi sana muhtaçtır. "El-Kayyum yani kalıcıdır ve diğerlerin ayakta kalmasına sebeptir. Bu sıfatla ondan yardım dilememizi istiyor. Yardım sadece Allah(c.c.) tan dilenmeli ve bundan dolayıdır ki iyyake nestain vardır. İnsan; zat, kalıcı değilse ayakta kendi başına durmuyorsa ve başkalarının yardımı ve desteği ile ayakta duruyorsa ondan zaten yardım dilenmez. Hayy yani diri olma sıfatı; O ibadet ister çünkü O bize hayat verdi. Ve hayat verdikten sonra bırakmadı. Buda Hayy içinde vardır ki hayatımızın her saniyesiyle ilgilendi. Çünkü hayatımızın her saniyesi O na, O nun desteğine muhtaç olduğu için O her an ilgilidir bizimle." 10 / 11

Mümin kul yalvaracaktır Ey Hayy olan ve Kayyum olan bana yardım eyle ben sadece sana ibadet ediyorum sen bana yardım eyle. Mehdi A.S diyor ki: Allahu Teala bir mimar gibi değildir. Mimar bina inşa eder ve ölürse bina hiç zarar görmez. Allahu Teala El Hayy, El Kayyum dur." İşte Hinduların inancını yukarıda söylemiştik, onlar diyorlar ki Allahu Teala (c.c.) ruhları yarattı, onlar ölüp tekrar dünyaya dönüyorlar. Bu demektir ki; Allahu Teala (c.c.) haşa ölürse bile kainata hiç zarar gelmez.. Ama Ayetül kürsü bunu da reddediyor. Hayır diyor O olmazsa, herşey yok olur. Hatta onun bir uyuklaması ile dahi, (?) her sey yok olur. Hz. Mirza Tahir Ahmed Cuma Hutbesinden alıntıdır. 11 / 11