Ali VAROL'un Blog Sitesi Ali Varol, farklı alanlara ilgi duyan, becerileri ve çalışkanlığıyla kendine daima yeni uğraşılar edinen farklı bir kişilik. Onun uğraşı alanlarından biri de arıcılık. Bu yazıda arıcılığa nasıl başladığını anlatıyor ve bu konuyla ilgilenenlere deneyimlerini aktarıyor. O, bununla da yetinmeyip, internet üzerinden engin arıcılık deneyimlerini paylaştığı bir blog sayfasına ağırlık veriyor. Siteye gönderdiği yazıların seyrekleşmesinde bu çalışmaların da etkisi olmalı. Bu yazının sonunda sizleri onun blog sayfasına götüreceğiz. "Arıcılık, tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır; Allah şifa vermesin!" Ali VAROL Benim ilgi alanlarımdan biri de arıcılık. Çalışan insanların hafta sonlarını değişik bir ortamda geçirip dinlenmesi için de iyi bir uğraş. Açık hava, mis gibi çiçek kokuları Arıların yanına gitmek için her hafta sonunu iple çeker insan. Arıcılığa nasıl başladım bilir misiniz? Nerden bileceksiniz, anlatayım: Sene 1975 olsa gerek. Manavgat Oymapınar köyünde öğretmenim. Kitap okumayı severim. Tahsin Yücel in Teknik Arıcılık kitabı elime geçmiş nerden geçtiyse. Benim ilk okuduğum arıcılık kitabı o. Kitabı okuyunca, Ben bu arıcılığı yapabilirim dedim kendi kendime. Yapabilirim ve de yapmam gerek. Kitaplarda usta arıcıların yeni başlayanlara altın değerinde bir önerileri var: Arıcılığa az ile başlayın. Üç beş arı alın, çoğaltmak isterseniz öğrendikçe çoğaltın. Acemi iken n olur n olmaz bir yanlışlık yaparsınız, hepsi ölür, zararınız büyük olmasın. 1 / 5
Ben de öyle yaptım. Sordum soruşturdum, Yaylaalan köyünde birisinde 15 arı ile 10 yeni boş kovan varmış satılık. Oh, tam bana göre Gittim, üç aşağı beş yukarı anlaştık, hem arıları hem de boş kovanları aldım. Bir yandan kitabı okuyorum, kitaptaki bilgilere göre arılara bakım yapıyorum, bir yandan da 10 boş kovanı nasıl dolduracağım, onu düşünüyorum. Derken nisan ayı geldi. Antalya nın Güzeloba köyünde 10 tahta kovanda arı varmış satılık. Haberini aldım Fenni kovanlara aktarırım diye düşündüm. Hemen gittim. Taşıt olarak bir dolmuş bulabildim. Anlaştık, yola çıktık. Güzeloba ya geldik. Verilen adresi bulduk. Bir portakal bahçesinin içinde tek odalı bir bahçe evi Evin önünde iki tahta divan... Divanın üstünde çul, çuval sergiler... Kenarda kıyıda sandık, sepet, kazma kürek Bahçe işlerinde kullanılacak eşyalar... Bir de karşıda portakal ağaçları çiçek açmış, bayıltıcı bir çiçek kokusu... Of anam, böyle ağır çiçek kokuları beni sarhoş eder. Şair Orhan Veli Kanık a Bu güzel havalar mahvetti beni! dedirten havalardan biri. Ağaçlarının güney tarafında dörder tahtadan çakılmış 10 kovan. Kovanlardan çıkan arılar vızır vızır çalışıyor. Allı, morlu çiçek tozları getiriyorlar ayaklarında. Biri oğullamış, yaşlı bir amca onu tutmaya çalışıyor. Selamlaştık. Arıları almak için geldiğimi söyledim O işine devam etti. Hem oğul tutmaya çalışıyor hem de arılarını bana methediyordu. Benim arılarım aslan, benim arılarım erkek Benim arılarım çok çalışkan Ben soruyorum: Hepsi erkek mi? Hepsi erkek. Bu memlekette benim arılarım gibi erkek arı başka kimsede yok. Bu arada ben amcanın bilgisizliğine çaktırmadan gülüyorum. Çünkü Bir kovanda 3 çeşit arı olur. Ana arı, işçi arılar, erkek arılar Ana arı kovanın kraliçesidir. Arıları o yönetir. Yumurtlama işi de onun tekelindedir. Arıcılıkta erkek arı makbul değildir. Bütün işleri yapan işçi arılardır. Erkek arılar bal toplamaz, çiçektozu toplamaz, işçi arıların topladıklarından yerler. Yani hazırcıdırlar. Amca aklınca arılarını bana övüyor ama ne dediğinin farkında değil. Ben de onu bozmayıp 2 / 5
suyuna gidiyorum. Yapma yahu, erkek arı iyi mi olur? Eyi olur tabi. Erkek arı hem çok bal yapar, hem çok oğul verir Demek öyle?! Öyle tabi. Benim arılarım erkek. Amcanın arıcılık bilgilerinden de faydalanmak istedim. Amca ne gibi bakım yaparsın arılara? Oğul çıkarınca yakalayıp kovana koyuyorum. Başka? Başka, birde güz gelince balını bozarım. Ne kadar bal alırsın? Balın hepsini alırım. 3 / 5
Arıya kışlık hazne bırakmaz mısın? (hazne: Kışa bırakılan bal, stok) Bırakmam.?! Erkek arı kışlık hazneyi ne yapacakmış? Benim arılarım erkek. Arı erkek oldu mu haznesini kendi yeniden yapar. Benim arılarım erkek oğlu erkek. Amca, benim arılarım erkek sözünü çok seviyordu. Ağzına sakız edinmişti. Çiğneyip duruyordu. Pazarlık yaptık, fiyatta anlaştık. Akşam oldu, kovanların delik yerlerini çamurla sıvadık. Kiralamış olduğum dolmuşun üstüne yükledik kovanları. Biz oradan ayrılırken o hala aynı türküyü çağırıyordu. Benim arılarım erkek Benim arılarım erkek 10 tahta kovanı da boş olarak aldığım fenni kovanlara aktardım. O günden bu güne arıcılık alışkanlığım devam ediyor. Diğer arıcılardan öğrendiğim bir söz var: Arıcılık tedavisi mümkün olmayan bir hastalıktır. Allah şifa vermesin. Benimki de öyle işte Bunun şifası yok! Ali Varol 28.02.2010 - Manavgat NOT: Arıcılıkla ilgili meraklarımdan birisi de bombus arıları. Bombus arıları tanımamız gereken çok 4 / 5
faydalı bir arı türü. Bu arılarla ilgili çalışmalarımı da ilgilenen kişilerle paylaşmak istedim ve bir sitede toplamaya çalışıyorum. Merak eden ve ilgilenen arkadaşlarımız, isterlerse bu konudaki çalışmaların yayınladığı blok sitesine tıklayabilir: http://bombusarilari1.blogspot.com/ 5 / 5