MEVZUATTAKİ GELİŞMELER



Benzer belgeler
Kabul Tarihi: 31/12/2004 Resmi Gazete Tarihi : 31/12/2004

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

GVK nun Geçici 67. Maddesi Kapsamında Elde Edilen Gelirlere İlişkin GVK Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2007/12 İstanbul,

YANIT SORU - YANIT??? SORU

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

YURTDIŞINDA MUKİM KURUMLARIN TÜRKİYE DEKİ TAŞINMAZ SATIŞLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

I. STOPAJ YÖNTEMĠNE TABĠ MENKUL SERMAYE GELĠRLERĠ VE DEĞER ARTIġ KAZANÇLARI

İrfan VURAL Gelirler Kontrolörü I- GİRİŞ :

SİRKÜLER 2011 / 01. Gelir Vergisi Kanununun 2011 Yılı Uygulamasına Yönelik Tarifeler, İstisna/İndirim Hadleri, Tutarları ve Oranları

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü)

Tam Mükellef Gerçek Kişilerce 2010 Takvim Yılında Elde Edilen Gelirlerin Beyanı

2013 YILI MENKUL KIYMET GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü. Sayı :

SİRKÜLER 2009 / 09. Gelir Vergisi mükellefleri tarafından 2008 yılında elde ettikleri kazanç ve iratların beyan esasları aşağıdaki gibi olacaktır.

Anılan değişiklikler ile ilgili açıklamalarımız önceki yazılarımızda yer almaktadır.

BAYRAK DENETİM & DANIŞMANLIK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

ŞİRKETLERE AYNİ SERMAYE OLARAK KONULABİLECEK KIYMETLER VE BU İŞLEMİN VERGİLENDİRİLMESİ

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

2013 Yılı Menkul Kıymet Gelirlerinin Vergilendirilmesi

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI. Konya Vergi Dairesi Başkanlığı. Sayı :

GELİR VERGİSİ GENEL TEBLİĞİ (Seri No:266)

2017 Yılı Menkul Kıymet Gelirlerinin Vergilendirilmesi

Konu: Menkul kıymetlerden 2018 yılında elde edilen gelirlerin vergilendirilmesi.

İrfan VURAL Gelirler Kontrolörü

FİRMA YÖNETİCİLERİ VE MUHASEBE BİRİMLERİNİN DİKKATLERİNE, 2006 YILI GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

Gelir Vergisi Genel Tebliği. Seri, Sıra Numarası, No : 266 Sayılı GVK. 28 Aralık 2007 CUMA. Resmi Gazete. Sayı : TEBLİĞ. Maliye Bakanlığından:

YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLERE TASDİKİ ZORUNLU İŞLEMLER YENİDEN DEĞERLEME ORANLARI YILLIK GELİR VERGİSİ BEYANNAMESİ VERİLMEYEN HALLER (2011 Yılı Gelirleri

MENKUL SERMAYE İRATLARI İLE MENKUL KIYMET ALIM SATIM KAZANÇLARININ VERGİLENDİRİLMESİ

10 oranında stopaja tabi. - 1 yıldan fazla süreyle elde tutulan menkul kıymet yatırım ortaklığı hisse senetleri stopaja tabi değil.

Özelge: Rusya'da mukim grup rması tarafından Türkiye'de görevlendirilen personele ödenen ücretlerin vergilendirilmesi hk.

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü. Sayı : KDV /07/2014

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

HİSSE SENEDİ ALIM SATIM KAZANCI TAM MÜKELLEF KURUM TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ DAR MÜKELLEF KURUM (1) DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ

6111 SAYILI KANUN İLE YAPILAN DÜZENLEMELER (2) (Madde 6-9)

: Son Zamanlarda Verilen Bazı Özelgeler

2016 Yılı Menkul Kıymet Gelirlerinin Vergilendirilmesi

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü

mali açıklamalar YÖNTEM YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK ve BAĞIMSIZ DENETİM A.Ş.

GELİR VERGİSİ TEVKİFAT ORANLARI

2009 YILINDA TÜRK MENKUL KIYMETLERİNDEN ELDE EDİLEN KAZANÇLARIN TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİLER AÇISINDAN VERGİLENDİRİLMESİ

Yurt dışındaki rmadan uydu yayını için hizmet alımında ödenen bedelin vergisel durumu.

HİSSE SENEDİ SATIŞLARINDAN DOĞAN KAZANÇLARIN VERGİLENDİRİLMESİ

Özelge: Şirket hissedarlarına ait arsanın kiralanarak arsa üzerine yapılacak binanın inşaasına ilişkin harcamaların GV ve KDV karşısındaki durumu.

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI ANKARA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. Mükellef Hizmetleri KDV ve Diğer Vergiler Grup Müdürlüğü

Sirküler no: 013 İstanbul, 3 Şubat 2009

GELİR VERGİSİ KANUNU NDA YER ALAN MAKTU TUTARLAR ARTIRILMIŞTIR

2 yıldan fazla elde tutulan tam mükellef kurumlara ait hisse senetlerinden elde edilen kazançlar istisnadır.

FİRMA YÖNETİCİLERİ VE MUHASEBE BİRİMLERİNİN DİKKATLERİNE, 2004 YILI GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

278 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliği Yayımlandı DUYURU NO:2011/08

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2008/62 TARİH:

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2009/82 TARİH: Gelir Vergisi Kanunu nda Yer Alan Had ve Tutarlara İlişkin 273 no.lu G.V.K.

FİRMA YÖNETİCİLERİ VE MUHASEBE BİRİMLERİNİN DİKKATLERİNE, 2005 YILI GELİRLERİNİN VERGİLENDİRİLMESİ

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

Özelge: Bilgisayar oyunları için lokalizasyon, tercüme, uyarlama faaliyetinin gelir vergisi ve çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasına göre durumu

Arkan & Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.

Yeminli Mali Müşavirlik Bağımsız Denetim ve Danışmanlık. Konu : Tarihinden İtibaren Uygulanacak Olan Gelir Vergisi Maktu Had ve Tutarları

2018 Yılı Gelir Vergisi Tarifesi ve Bazı Gelirlere İlişkin İstisna Hadleri Belirlenmiştir

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BURSA VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü. Sayı : [I

SAYI : 2014 / 26 İstanbul,

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI. Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı. Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

13/11/2008 tarihli ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 27/10/2008 tarihli ve 2008/14272 sayılı kararnamenin eki Karar aşağıda yer almaktadır.

GAYRİMENKULLERİN ELDEN ÇIKARILMASINDA VERGİSEL SORUMLULUKLAR

% 0 stopaja tabi olup, kurumlar vergisine tabidir. (5) Nakit teminatlardan elde edilen gelirler % 15 stopaja tabidir.

RASYO YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK LTD.ŞTİ.

T Ü R M O B TÜRKİYE SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER VE YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLER ODALARI BİRLİĞİ SİRKÜLER RAPOR MEVZUAT

- Diğer alım satım kazançlarıyla birlikte

Arkan & Ergin Uluslararası Denetim ve Y.M.M. A.Ş.

Özelge: Yurt dışı mukimi 硸rmalardanشى alınan hizmetlerin gelir ve kurumlar vergisi ile KDV karşısındaki durumu ve belge düzeni hk.

2012 YILINDA ELDE EDİLEN KAZANÇLARIN GELİR VERGİSİ BEYANI

C) I-II-III D) IV-III

SİRKÜLER RAPOR GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞİ. ( Seri No : 86 ) Sirküler Tarihi: Sirküler No: 2008/87

SİRKÜLER ( ) 1- Yeniden Değerleme Oranında Artırılan Had ve Tutarlar:

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

Ö z e t B ü l t e n Tarih : Sayı : 2011/17

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI EDİRNE VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı :

SİRKÜLER 2018/70. Taşınmazların Yeniden Değerlemeye Tabi Tutulabilmesine İlişkin VUK. Tebliği Yayımlanmıştır.

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

SİRKÜLER NO: POZ-2015 / 4 İST,

DEĞER YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK A.Ş.

12/1/2009 TARİHLİ VE 2009/14580 SAYILI KARARNAMENİN EKİ KARAR

ÜRÜNLER VE GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF KURUM TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ DAR MÜKELLEF KURUM** (1) DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ**

VERGİ SİRKÜLERİ NO: 2011/2 TARİH:

2009/ Konu: 15 ve 30 ncu Maddedeki Tevkifat Oranlarıyla İlgili Düzenlemeleri Açıklayan Kurumlar Vergisi Sirküleri

Kurumlar Vergisi Genel Tebliği, Tevkifat Uygulamalarına İlişkin (Seri, Sıra Numarası, No : 81 Sayılı)

SİRKÜLER 2009 / 5. 03/02/2009 tarihli ve Sayılı Resmi Gazete de aşağıda yer alan vergi tevkif oranları yayımlanmıştır.

İMKB de işlem gören hisse senetleri alım satım kazançları % 0 stopaja tabi olup, beyan edilmez.

SİNERJİ SİRKÜLER RAPOR

ÜRÜNLER VE GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF KURUM TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ DAR MÜKELLEF** KURUM*** DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ***

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

SİRKÜLER NO: POZ-2011/ 07 İST. 10/01/2011

GELİR VERGİSİNDE GEÇERLİ OLACAK YENİ HADLER VE TUTARLAR YAYIMLANDI:

2) İMKB de işlem gören diğer hisse. senetlerinin satışından elde edilen kazançlar;

Matrah Ve Vergi Artırımı (Madde: 5)

ÜRÜNLER VE GELİR TÜRÜ TAM MÜKELLEF KURUM TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ DAR MÜKELLEF** KURUM*** DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ***

Muharrem İLDİR Boğaziçi Bağımsız Denetim ve YMM A.Ş Vergi Bölüm Başkanı E.Vergi Dairesi Müdürü

Transkript:

MEVZUATTAKİ GELİŞMELER 69

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü TARİH : 28.02.2007 SAYI KONU : B.07.1.GİB.4.34.l6.01/GVK-Geç.67-13434/3603 : GVK'nun Geç. 67. maddesi uyarınca yapılan tevkifatların mahsubu hk.. Göztepe/İSTANBUL İLGİ :.02.2007 tarihli dilekçeniz. İlgide kayıtlı dilekçeniz incelenmiş olup aşağıdaki hususların belirtilmesine gerek duyulmuştur. Bilindiği üzere 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununa 5281 sayılı Kanunun 30 uncu maddesiyle eklenen Geçici 67 nci maddede, menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılması ve elde tutulması sürecinde elde edilen gelirler ile mevduat faizleri, repo gelirleri ve özel finans kurumlarından elde edilen gelirlerin vergilendirilmesine yönelik düzenlemelere yer verilmiş maddenin 11. bendinde; Dar mükellefler de dahil olmak üzere, bu madde kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için takvim yılı itibariyle yıllık beyanname verilebilir. Beyan edilen gelirden, aynı türden menkul kıymetler için yıl içinde oluşan zararların tamamı mahsup edilebilir. Beyan edilen gelir üzerinden % 15 oranında vergi hesaplanır. Hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif edilen vergiler mahsup edilir, mahsup edilemeyen tutar genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilir. Şu kadar ki, mahsup edilemeyen zararlar izleyen takvim yıllarına devredilemez. hükmü yer almıştır. Diğer taraftan konuya ilişkin olarak 30.12.2005 tarih ve 26039 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 257 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde; 2.4.1.11. Alım-satım işlemlerinin bir kısmının zararla sonuçlanması Geçici 67 nci maddenin (1) numaralı fıkrasında, üç aylık dönem içerisinde aynı türden menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı ile ilgili olarak birden fazla alım-satım işlemi yapılması halinde tevkifatın ger- 70

çekleştirilmesinde bu işlemlerin tek bir işlem olarak dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca alım-satıma konu menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının aynı türden olması kaydıyla, üç aylık dönem içerisinde yapılan işlemlerin konsolide edilmesiyle (varsa) beyan edilip ödenmesi gereken vergi hesaplanacaktır. Tevkif suretiyle kesilen verginin ö- denmesi gereken vergiden fazla olması (bir kısım işlemlerin zararlı olması dolayısıyla) halinde fazla kesilen vergi müşterinin hesabına aktarılacaktır. Üç aylık dönem sonucunun zarar olması halinde ise, bu zarar izleyen üç aylık döneme takvim yılı aşılmamak kaydıyla devredilebilecektir. Takvim yılının son üç aylık döneminde oluşan zarar tutarının izleyen döneme aktarılması mümkün değildir. Aynı tür menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının değerlendirilmesinde aşağıdaki sınıflandırma esas alınacaktır. I) Sabit getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları II) Değişken getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları III)Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri Menkul kıymetlerle yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde sınıflandırma, işlemle ilişkilendirilen menkul kıymetin dahil olduğu gruba göre yapılacaktır. Menkul kıymete bağlı olmaksızın yapılan işlemler ise III. Gruptaki vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kapsamında değerlendirilecektir. 2.4.1.12. İhtiyari beyan Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için takvim yılı itibarıyla yıllık beyanname verilebilecektir. Söz konusu beyan sadece menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının alım-satımına ilişkin olarak yapılacak olup, faiz ve itfa gelirlerinin beyanı söz konusu değildir. Alım-satım işlemlerine ilişkin olarak beyan edilecek kazançlardan, aynı türden menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin olması şartıyla yıl içinde oluşan zararların tamamı mahsup edilebilecektir. Beyan edilen gelire, Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan artan oranlı vergi tarifesi değil % 15 lik tek oran uygulanacaktır. Beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif edilen vergiler mahsup edilecek, mahsup edilemeyen tutar ise genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilecektir. Mahsup ve iadenin yapılabilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin beyannameye dahil edilen kazançlara ilişkin olması şarttır. Öte yandan, beyan yoluyla mahsup edilemeyen zararların başka gelir unsurlarındaki kazanca mahsubu yapılamayacağı gibi ertesi yıllara devredilmesi de söz konusu değildir. 71

açıklamaları ile 30.09.2006 tarih ve 26305 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan 258 seri numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde; 2.5 - İhtiyari Beyanda Uygulanacak Vergi Oranı 5527 sayılı Kanunla, Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci maddesinin (11) numaralı fıkrasında yer alan oran 23/07/2006 tarihinden geçerli olmak üzere % 10 a indirilmiştir. Bilindiği üzere, Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için takvim yılı itibarıyla verilecek yıllık beyannamede beyan edilen gelire % 15 lik tek oran uygulanmaktaydı. Yapılan düzenlemeyle, söz konusu oran % 10 a indirilmiş olup, 2006 yılına ilişkin olarak verilecek beyannamede, beyan edilen gelir kıst dönemler itibarıyla hesaplanarak, 23/07/2006 tarihi öncesi kıst döneme ilişkin % 15 lik oran, söz konusu tarih sonrası kıst döneme ilişkin olarak da % 10 luk oran uygulanacaktır.... Öte yandan, 257 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 2.4.1.12. İhtiyari beyan bölümünde yer alan açıklamalar gereğince, beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif edilen vergilerin mahsubu sonucunda kalan tutarlar genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilecektir. Mahsup ve iadenin yapılabilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin beyannameye dahil edilen kazançlara ilişkin olması şarttır. açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Gelir Vergisi Kanunu nun Geçici 67.maddesi kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için takvim yılı itibariyle yıllık beyanname verilebileceğinden, 2006 yılı içinde aracı kurum vasıtasıyla yapmış olduğunuz hisse senedi alım satımı faaliyetinizin zararla sonuçlanması nedeniyle adınıza yapılan tevkifatların söz konusu faaliyetinize ilişkin olarak bağlı bulunduğunuz vergi dairesine beyanname vermeniz halinde 252 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre tarafınıza red ve iadesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim 72

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü TARİH : 27.02.2007 SAYI : B.07.1.GİB.4.34.l6.01/GVK-Mük.120-13427/3527 KONU : İadesi gereken geçici verginin üçüncü kişilerin vergi borcuna mahsup edilip edilemeyeceği hk.. Bakırköy/İSTANBUL İLGİ :..02.2007 tarihli dilekçeniz. İlgide kayıtlı dilekçenizde,. Vergi Dairesi Müdürlüğünün.. vergi kimlik numarasında kayıtlı mükellefi olduğunuz, 2004 takvim yılı kurumlar vergisi beyannamesinden iadesi gereken geçici vergi alacağınızın bulunduğu belirtilerek, herhangi bir vergi borcunuzun bulunmaması nedeniyle mahsup imkanı olmayan söz konusu iade alacağınızın başka bir mükellefin vergi borcuna mahsup edilip edilemeyeceği konusunda Başkanlığımız görüşü sorulmaktadır. Bilindiği üzere, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun Mükerrer 120. maddesinde; bir önceki takvim yılında, üçer aylık dönemler halinde tahakkuk ettirilerek tahsil edilen geçici verginin, yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir vergisinden mahsup edileceği, mahsup edilemeyen tutarın, mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edileceği, bu mahsuplara rağmen kalan geçici vergi tutarının, o yılın sonuna kadar yazılı olarak talep e- dilmesi halinde mükellefe red ve iade edileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer taraftan, geçici verginin iadesi ile ilgili olarak 252 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde gerekli açıklamalar yapılmış olup, Tebliğin Geçici Verginin Mahsubu ve İadesi başlıklı 2. Bölümünde; 2.2. Beyanname Üzerinden Hesaplanan Vergiye Mahsup Yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden ilgili hesap dönemine ilişkin geçici vergi dönemlerinde ödenen geçici vergi mahsup edilir. Mahsup işleminin yapılabilmesi için, tahakkuk ettirilmiş geçici verginin ödenmiş olması gerekmektedir. Geçici vergi dönemleri itibariyle tahakkuk ettirilmiş, ancak ödenmemiş bulunan geçici verginin yıllık beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden mahsup e- dilmesi mümkün değildir. Tahakkuk ettirilmiş ancak ödenmemiş olması dolayısıyla yıllık beyanname üzerinden hesaplanan vergiden mahsup imkanı bulunmayan geçici 73

vergi tutarları terkin edilir. Terkin edilen geçici vergi tutarı için vade tarihinden terkin edilmesi gereken tarih olan yıllık beyannamenin verilmesi gereken kanuni sürenin başlangıç tarihine kadar gecikme zammı uygulanır. 2.3. Diğer Vergi Borçlarına Mahsup veya Nakden İade Ödenen geçici vergi tutarının, geçici verginin ilgili olduğu döneme i- lişkin olarak verilen beyanname üzerinden hesaplanan gelir veya kurumlar vergisinden fazla olması halinde, mahsup edilemeyen tutar mükellefin diğer vergi borçlarına mahsup edilir. Gelir Vergisi Kanununun mükerrer 120 nci maddesi hükmü uyarınca, mahsup işleminin yapılabilmesi için yazılı başvuru şartı aranmaz. Söz konusu mahsup işlemi 6183 sayılı Kanunun 47 nci maddesi hükmü de dikkate alınarak ilgili vergi dairesince re sen yapılır. Mahsup işlemi yıllık beyannamenin verildiği tarih esas alınarak yerine getirilir. Mahsubu yapılacak vergi borçları için vade tarihinden, yıllık beyannamenin verildiği tarihe kadar gecikme zammı uygulanır. Dolayısıyla bu tarihten sonra söz konusu vergi borçları için gecikme zammı uygulanmaz. Mahsup sonucu iadesi gereken miktarın bulunması ve bu tutarın beyannamenin ilgili tablosuna yazılmış olması mükellefçe yazılı olarak yapılmış iade talebi olarak kabul edilir. Yıllık beyannamenin ilgili tablosunda/satırında gösterilmeyen geçici verginin mahsuben veya nakden iade edilebilmesi için o yılın sonuna kadar yazılı olarak başvurulması gerekir. Geçici verginin gerek mahsuben gerekse nakden iadesinde herhangi bir tutar sınırlaması olmayıp, geçici verginin ödenmiş olması yeterlidir. Geçici vergiye ilişkin iade taleplerinde teminat ve inceleme raporu aranmaz. açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, 2004 takvim yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinden iadesi gereken geçici vergi alacağınızın, şirketinizin vergi borçlarına mahsubu veya nakden iadesi mümkün olup, üçüncü kişilerin vergi borçlarına mahsup edilmesi mümkün değildir. Bilgi edinilmesini rica ederim 74

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü TARİH : 19.02.2007 SAYI : B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK-MÜK-80-13396/2912 KONU : Değer artış kazancının nasıl hesaplanacağı hk. Mahmutbey /İSTANBUL İLGİ : Tarihsiz dilekçeniz. İlgide kayıtlı dilekçenizde; 17/06/2004 tarihinde bir kısmını peşin bir kısmını banka kredisi kullanarak satın aldığınız ve % 50 si şahsınıza % 50 si eşinize ait daireyi 27/01/2006 tarihinde sattığınızı belirterek, sattığınız dairenin iktisap bedelini ne şekilde tespit edeceğiniz, konut kredi faizini indirim konusu yapıp yapamayacağınız ve değer artış kazancınızı nasıl hesaplayacağınız hususlarını sorumaktasınız Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu nun Değer artışı kazancı başlıklı Mükerrer 80. maddesinde (01/01/2003 tarihinden geçerli olmak üzere) Aşağıda yazılı mal ve hakların elden çıkarılmasından doğan kazançlar değer artışı kazançlarıdır.... 6- İktisap şekli ne olursa olsun (ivazsız olarak iktisap edilenler hariç) 70. maddenin birinci fıkrasının (1), (2), (4) ve (7) numaralı bentlerinde yazılı mal (gerçek usulde vergiye tabi çiftçilerin zirai istihsalde kullandıkları gayrimenkuller dahil) ve hakların, iktisap tarihinden başlayarak dört yıl i- çinde elden çıkarılmasından doğan kazançlar (Kooperatiflerin ortaklarına bu sıfatları dolayısıyla tahsis ettikleri gayrimenkulleri tahsis tarihinde ortak tarafından satın alınmış sayılır.) Bu maddede geçen elden çıkarma deyimi, yukarıda yazılı mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketlerine sermaye olarak konulmasını ifade eder. (5281 sayılı Kanunun 27.maddesiyle değişen fıkra) (01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere) Bir takvim yılında elde edilen değer artışı kazancının, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından sağlananlar hariç, 6.000 YTL. lik kısmı gelir vergisinden müstesnadır... hükmü yer almıştır. Diğer taraftan, Aynı Kanunun Safi Değer Artışı başlıklı Mükerrer 81. maddesinde (01/01/2003 tarihinden geçerli olmak üzere) Değer artışında 75

safi kazanç, elden çıkarma karşılığında alınan para ve ayınlarla sağlanan ve para ile temsil edilebilen her türlü menfaatlerin tutarından, elden çıkarılan mal ve hakların maliyet bedelleri ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve satıcının uhdesinde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunur. Hasılatın ayın ve menfaat olarak sağlanan kısmının tutarı Vergi Usul Kanunu nun değerleme ile ilgili hükümlerine göre tayin ve tespit olunur. Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde maliyet bedeli yerine, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre, takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedel, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değer esas alınır.... Mal ve hakların elden çıkarılmasında iktisap bedeli, elden çıkarılan mal ve hakların elden çıkarıldığı ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsünce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki artış oranında artırılarak tespit edilir. (5281 sayılı Kanunun 27.maddesiyle eklenen cümle) (01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere) Şu kadar ki, bu endekslemenin yapılabilmesi için artış oranının % 10 veya üzerinde olması şarttır. hükmü yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre; 17/06/2004 tarihinde iktisap ettiğiniz gayrimenkulü 4 yıldan daha az bir sürede (27/01/2006 tarihinde) sattığınızdan, bu satıştan elde ettiğiniz gelir, değer artışı kazancı kapsamında olup, söz konusu gayrimenkulun elden çıkarılması karşılığında alınan tutar ile iktisap bedeline (tapuda kayıtlı değeri) elden çıkarılan ay hariç olmak üzere Devlet İstatistik Enstitüsü nce belirlenen toptan eşya fiyat endeksindeki (TEFE) artış oranı uygulanması suretiyle bulunacak maliyet bedeli ile elden çıkarma dolayısıyla yapılan ve uhdenizde kalan giderlerin ve ödenen vergi ve harçların indirilmesi suretiyle bulunacak tutar arasındaki farkın şahsınız ve eşinizin hisselerine düşen kısımların ayrı ayrı olarak (2006 Takvim yılı için) 6.000 YTL yi aşması halinde aşan kısmın vergiye tabi olması ve yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilmesi gerekir. Öte yandan, değer artışı kazancına ilişkin olarak gayrimenkulün iktisap bedelinin tespitinde, tapuda kayıtlı değeri esas alınarak endekslemeye tabi tutulacak olup, satış tarihine kadar ödemiş olduğunuz konut kredisi faizlerinin (endekslemeye tabi tutulmaksızın) iktisap bedelinin tespitinde maliyete dahil edilmesi mümkündür. Bilgi edinilmesini rica ederim 76

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü TARİH : 23.02.2007 SAYI KONU : B.07.1.GİB.4.34.l6.01/KVK-8-7487/3286 : TTK. nun 329/1.maddesi gereğince kendi hisse senetlerini nominal bedelin üzerinde bir bedelle alan ancak sermaye azaltılmasını nominal bedel üzerinden yapan şirketin nominal bedel ile alış bedeli arasındaki farkı kazanç tespitinde gider olarak dikkate alıp almayacağı hk. Taksim/İSTANBUL İLGİ :./01/2007 tarihli dilekçeniz. İlgide kayıtlı dilekçenizde,. Vergi Dairesi Müdürlüğü nün.vergi kimlik numaralı mükellefi olduğunuzu, şirketinizin Türk Ticaret Kanunu nun 329/1. maddesine istinaden kendi hisse senetlerini iktisap ederek, kanun hükümlerine uygun olarak sermaye azaltılması işlemini tamamladığını ve ticaret sicilinde tescil ettirdiğini, söz konusu hisselerin ortaktan iktisap bedelinin nominal değerinin üzerinde olduğunu, sermaye azaltılmasının ise kanun gereği nominal değerden gerçekleştirildiğini, belirterek, bu durumda da satın alma bedeli ile nominal değer arasındaki farkın mali zarar olarak nitelendirilip dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınıp alınmayacağı hususunda görüşümüz sorulmaktadır. 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu nun 6. maddesinde kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı ve safi kurum kazancının tespitinde Gelir Vergisi Kanunu nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Gelir Vergisi Kanunu nun Bilanço Esasında Ticari Kazancın Tespiti başlıklı 38. maddesinde ise; Bilanço esasına göre ticari kazanç, teşebbüsdeki öz sermayenin hesap dönemi sonunda ve başındaki değerleri arasındaki müsbet farktır. Bu dönem zarfında sahip veya sahiplerce: 1. İşletmeye ilave olunan değerler bu farktan indirilir; 2. İşletmeden çekilen değerler ise farka ilave olunur. Ticari kazancın bu suretle tespit edilmesi sırasında, Vergi Usul Kanunu'nun değerlemeye ait hükümleri ile bu kanunun 40 ve 41'inci maddeleri hükümlerine uyulur. denilmiştir. 77

Bu hüküm uyarınca tespit edilecek kurum kazancından Kurumlar Vergisi Kanunu nun 8. maddesi ile Gelir Vergisi Kanunu nun 40. maddesinde yer alan giderler indirilecektir. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu nun 40. maddesinde safi kazancın tespit edilmesinde indirilecek giderler sayılmış olup, 1. bendinde Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderlerin, aynı maddenin 3.bendinde ise işle ilgili olmak şartıyla mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine istinaden ödenen zarar ziyan ve tazminatların ticari kazancın tespitinde indirim konusu yapılacağı belirtilmiştir. Ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılan genel giderler, Gelir ve Kurumlar Vergisi Kanunlarında sayılan kanunen kabul e- dilmeyen giderler dışında kalan ticari organizasyona bağlı olarak yapılan giderlerdir ve bunlara işletme gideri de denilebilir. Bir masrafın genel gider adı altında masraf yazılabilmesi için, genel giderlerin ticari kazancın elde edilmesi ve idame ettirilmesi için yapılmış olması masrafla iş arasında açık, güçlü bir illiyet bağının mevcut olması masrafın işin önemi ölçüsünde yapılmış bulunması gerekmektedir. Bu hüküm ve açıklamalara göre, şirketinizin gerçekleştirdiği Türk Ticaret Kanunu nun 329/1. maddesi gereğince kendi hisse senetlerini satın alarak sermaye azaltılması işleminde, hisse senetlerinin satın alınması için söz konusu senetlerin nominal değerlerinin üzerinde ödediği bedelle sermaye azaltılmasının Türk Ticaret Kanunu gereğince snominal bedel üzerinden yapılması nedeniyle hisse senetlerinin nominal değerleri arasında oluşan farkın, söz konusu farkın ticari kazancın elde edilmesi veya idame ettirilmesi kapsamında yapılmış bir gider olmaması, mukavelenameye veya ilama veya kanun emrine dayanan zarar mahiyetinde olmaması nedenleriyle, dönem kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması mümkün bulunmamaktadır. Bilgi edinilmesini rica ederim 78

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü TARİH : 5.02.2007 SAYI KONU : B.07.1.GİB.4.34.16.01/KVK-2-7458-2773 : Adi İş Ortaklığının merkezi yurt dışında bulunan ortağının vergilendirilmesi hk. VERGİ DAİRESİ MÜDÜRLÜĞÜNE İLGİ : /01/2007 tarih ve sayılı yazınız. İlgide kayıtlı yazınızda, Daireniz yetki alanında 12/01/2007 tarihinden i- tibaren faaliyet göstermek üzere kurulan vergi numaralı mükellefi Adi İş Ortaklığı nın anasözleşmesine istinaden K.D.V. ve stopaj yönünden mükellefiyetinin tesis edildiğini, adi iş ortaklığının ortaklarından. şirketinin merkezinin Amerika Birleşik Devletleri nde kayıtlı olduğunu ve. Vergi Dairesi Müdürlüğü nün. vergi numaralı mükellefi in şirketin Türkiye deki temsilcisi olduğu belirterek söz konusu şirketin Kurumlar Vergisi mükellefiyeti ve ne şekilde vergilendirilmesi gerekeceği hususlarını sormaktasınız. Bilindiği gibi, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu nun 1/d maddesinde iş ortaklığının kurumlar vergisi mükellefi olduğu ve kurum kazancının, gelir vergisinin konusuna giren unsurlardan oluştuğu belirtilmiş, Mükellefler başlıklı 2.maddesinin 7.bendinde ise; İş ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı kurumların kendi aralarında veya şahıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişiliklerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez. hükmü yer almıştır. Buna göre, iş ortaklığının kurulması ortakların tercihine bırakılmış o- lup, iş ortaklığının şartları oluşmuş olsa dahi, ortaklar tarafından ancak talep edilmesi durumunda iş ortaklığı olarak mükellefiyet tesis olunacak, aksi halde adi ortaklık gibi dikkate alınacaktır. Aynı Kanunun Tam ve Dar Mükellefiyet başlıklı 3.maddesinde;... (2) Dar mükellefiyet: Kanunun 1 inci maddesinde sayılı kurumlardan kanunî ve iş merkezlerinin her ikisi de Türkiye'de bulunmayanlar, sadece Türkiye'de elde ettikleri kazançları üzerinden vergilendirilirler. 79

(3) Dar mükellefiyette kurum kazancı, aşağıdaki kazanç ve iratlardan oluşur: a) 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun Türkiye'de iş yeri olan veya daimî temsilci bulunduran yabancı kurumlar tarafından bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla yapılan işlerden elde edilen ticarî kazançlar (Bu şartları taşısalar bile kurumların ihraç edilmek üzere Türkiye'de satın aldıkları malları Türkiye'de satmaksızın yabancı ülkelere göndermelerinden doğan kazançlar, Türkiye'de elde edilmiş sayılmaz. Türkiye'de satmaktan maksat, alıcı veya satıcının ya da her ikisinin Türkiye'de olması veya satış sözleşmesinin Türkiye'de yapılmasıdır.). b) Türkiye'de bulunan ziraî işletmeden elde edilen kazançlar. c) Türkiye'de elde edilen serbest meslek kazançları. ç) Taşınır ve taşınmazlar ile hakların Türkiye'de kiralanmasından elde edilen iratlar. d) Türkiye'de elde edilen menkul sermaye iratları. e) Türkiye'de elde edilen diğer kazanç ve iratlar. (4) Bu maddede belirtilen kazanç veya iratlar ile gelir unsurlarının Türkiye'de elde edilmesi ve Türkiye'de daimî temsilci bulundurulması konularında, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun ilgili hükümleri uygulanır.... hükmü yer almaktadır. 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu nun İşyeri ve Daimi Temsilci başlıklı 8.maddesinde ise; 7'nci maddenin 1 numaralı bendinde yazılı iş yeri, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tayin olunur. Aynı maddede yazılı daimi temsilci, bir hizmet veya vekalet akdi ile temsil edilene bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayrimuayyen bir müddetle veya müteaddit ticari muameleler ifasına yetkili bulunan kimsedir.... hükmü yer almıştır. Diğer taraftan, ilgide kayıtlı yazınız ekinde yer alan.adi İş Ortaklığı nın anasözleşmesinin incelenmesinden, adı geçen şirketler arasında..istanbul Proje Koordinasyon Birimine karşı taahhüt edilen, İstanbul da öncelikli Kamu Binalarının güçlendirilmesine i- lişkin Müşavirlik Hizmetleri (CB-1-2A) işini yapmak üzere, işbu sözleşme ve Borçlar Kanunu nun 520.ve devamındaki maddelerinde düzenlenmiş bulunan hükümlerine göre Adi Ortaklık kurulduğu, anasözleşmenin 8.maddesinden de, adi iş ortaklığından dolayı doğan karın, her ortağın kendi bağlı bulunduğu vergi dairesine kurumlar vergisi ve gelir vergisi yönünden beyan edileceği anlaşılmıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, adı geçen iş ortaklığının adi ortaklık şeklinde vergilendirilmesi gerekmekte olup, Türkiye de daimi temsilcisi bulunan Amerika Birleşik Devletleri nde mukim şirketin iş ortaklığı nedeniyle Türkiye de elde ettiği/edeceği kazancından dolayı dar mükellef kapsamında vergilendirilmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. 80

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Katma Değer Vergisi Grup Müdürlüğü) TARİH : 12.03.2007 SAYI KONU : KDV.MUK.B.07.1.GİB.4.34.17.01.09.1719 : Yurtdışından kiralanan araca ödenen kira bedelinin 2 No.lu KDV beyannamesi ile beyan edilip edilmeyeceği... İlgide kayıtlı dilekçeniz incelenmiştir. 3065 sayılı KDV Kanunu nun 1/1. maddesine göre, Türkiye de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 1/2 maddesi ile de her türlü mal ve hizmet ithalatının KDV ne tabi olduğu, hükme bağlanmıştır. Kanunun 4.maddesinde, hizmetin teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemler olduğu, bir şeyi yapmak, işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi şekillerde gerçekleşebileceği, 6/b maddesinde, işlemlerin Türkiye de yapılmasının hizmetin Türkiye de yapılmasını veya hizmetten Türkiye de faydalanılmasını ifade ettiği hükme bağlanmıştır. Yine, Kanunun 9. uncu maddesinde gerekli görülen hallerde vergi a- lacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf o- lanları verginin ödenmesinden sorumlu tutma konusunda Bakanlığımıza yetki verilmiştir. Kanunun 16/1-a maddesinde, bu Kanuna göre teslimleri vergiden istisna edilen mal ve hizmetlerin ithalinin katma değer vergisinden istisna olduğu, 16/1-b maddesi ile 4458 sayılı Gümrük Kanununun 167 nci maddesi [ (5) numaralı fıkrasının (a) bendi ile (7) numaralı fıkrası hariç], geçici ithalat ve hariçte işleme rejimleri ile geri gelen eşyaya ilişkin hükümleri kapsamında gümrük vergisinden muaf veya müstesna olan eşyanın ithalinin, (Bu Kanunun 11 inci maddesinde düzenlenen ihracat istinasından yararlanarak ihraç olunan ancak, Gümrük Kanununun 168,169 ve 170 nci maddelerinde belirtildiği şekilde geri gelen eşyanın ithalat istisnasından faydalanabilmesi için, bu eşyayla ilgili olarak ihracat istisnasından faydalanılan mikta- 81

rın gümrük idarelerine ödenmesi veya bu miktar kadar teminat gösterilmesi şarttır.) KDV den istisna olduğu hükmüne yer verilmiştir. 49. maddesinde ise, Gümrük Kanunu ile diğer kanunlar gereğince gümrük vergisi teminata bağlanarak işlem gören her türlü madde ve kıymetlere ait katma değer vergisinin de aynı usule tabi tutulacağı hükme bağlanmıştır. Konu ile ilgili olarak yayımlanan 15 Seri No.lu KDV Genel Tebliği nin C. Yurt Dışından Sağlanan Hizmetler başlıklı bölümünde; Katma Değer Vergisi Kanununun 1. nci maddesine göre işlemler Türkiye de yapıldıkları takdirde vergiye tabi tutulabilecektir. Aynı Kanunun 6/b maddesine göre, Türkiye de yapılan, değerlendirilen veya faydalanılan hizmetler Türkiye de ifa edilmiş sayılacaktır. Yurt dışında firmalara yaptırılan hizmetlerden bu kapsama girenlerin vergiye tabi olacağı açıktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef esas olarak yurt dışındaki firma olmakla birlikte firmanın Türkiye de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmaması halinde vergi, sözü edilen Kanunun 9. ncu maddesi gereğince hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından bağlı bulunulan vergi dairesine sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. denilmektedir. Buna göre, kiralama sözleşmesi yapmak suretiyle yurt dışından makine ithali (geçici ithali) Kanunun 1/1 maddesi kapsamında KDV ye tabi o- lacaktır. Dolayısıyla, geçici olarak ithal edilen makinelerin yurtdışı edilmemesi halinde katma değer vergisi hesaplanacağından Kanunun 49. maddesi gereği teminat alınması gerekmektedir. Öte yandan, yurtdışından 2 adet etiket dokuma makinesinin kiralama hizmetine ait katma değer vergisinin, Kanunun 9. maddesi kapsamında firmanızca sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenmesi gerekmektedir. Bilgi edinilmesini rica ederim. 82

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü TARİH : 14.02.2007 SAYI : B.07.1.GİB.4.34.16.01/GVK Geç.67-13380- 2444 KONU İLGİ : Hisse Senedi alım-satımı faaliyetinin zararla sonuçlanması halinde yapılan tevkifatların iadesinin mümkün olup olmadığı hk... Beylerbeyi/İSTANBUL :./01/2007 tarihli dilekçeniz. İlgide kayıtlı dilekçenizde;.. Vergi Dairesi Müdürlüğü nün..vergi numaralı mükellefi bulunduğunuzu, 2006 yılında hisse senedi alım satımı faaliyetinizin zararla sonuçlandığını belirterek adınıza yapılan tevkifatların iade edilip edilemeyeceği hususunu sormaktasınız. Bilindiği gibi, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu nun Geçici 67. maddesinde; (5281 sayılı Kanunun 30.maddesiyle eklenen madde) (01/01/2006 tarihinden geçerli olmak üzere) 1)Bankalar ve aracı kurumlar takvim yılının üçer aylık dönemleri itibarıyla; a) Alım satımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarının alış ve satış bedelleri arasındaki fark, b) Alımına aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının itfası halinde alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark, c) Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının tahsiline aracılık ettikleri dönemsel getirileri( herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı olmayan). d) (5436 sayılı Kanunun 14/d maddesiyle eklenen bent. Geçerlilik; 01.01.2006) Aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden sağlanan gelirler, Üzerinden % 15 oranında vergi tevkifatı yaparlar.... 4) Bankalar arası mevduat ile aracı kurumların borsa para piyasasında değerlendirdikleri kendilerine ait paralarına yürütülen faizler hariç olmak üzere, 75 inci maddenin ikinci fıkrasının (7), (12) ve (14) numaralı bentlerinde yazılı menkul sermaye iratlarından ödemeyi yapanlarca % 15 oranında vergi tevkifatı yapılır. Bu fıkra kapsamında yapılan tevkifat tutarları 98 inci ve 119 uncu maddelerde belirtilen sürelerde beyan edilir ve ödenir. Bu iratlar üzerinden 94 üncü madde veya Kurumlar Vergisi Kanununun 24 üncü maddesi kapsamında ayrıca tevkifat yapılmaz. 83

5) Gelir sahibinin gerçek veya tüzel kişi ya da dar veya tam mükellef olması, vergi mükellefiyeti bulunup bulunmaması, vergiden muaf olup olmaması ve elde edilen kazancın vergiden istisna olup olmaması (1),(2),(3) ve (4) numaralı fıkra hükümleri uyarınca yapılacak tevkifatı etkilemez. Şu kadar ki, Sermaye Piyasası Kanununa göre kurulan borsa yatırım fonları ve emeklilik yatırım fonları elde ettikleri kazançlar üzerinden (1) ve (4) numaralı fıkralar uyarınca tevkifat yapılmaz.... 7) (1), (2), (3) ve (4) numaralı fıkra hükümleri uyarınca tevkifata tâbi tutulan kazançlar için gerçek kişilerce yıllık veya münferit beyanname verilmez. Diğer gelirler dolayısıyla verilecek yıllık beyannameye bu gelirler dahil edilmez. (5527 sayılı Kanunun 1/c maddesiyle eklenen cümle. Yürürlük; 07.07.2006)Söz konusu fıkra hükümleri uyarınca tevkifata tabi tutulsun tutulmasın dar mükellef gerçek kişi veya kurumlarca Hazine tarafından yurt dışında ihraç edilen menkul kıymetlerden sağlanan kazanç ve iratlar için münferit veya özel beyanname verilmez. Ticarî faaliyet kapsamında elde edilen gelirler ticarî kazanç hükümleri çerçevesinde kazancın tespitinde dikkate alınır ve tevkif suretiyle ödenmiş olan vergiler, 94 üncü madde kapsamında tevkif edilen vergilerin tâbi olduğu hükümler çerçevesinde tevkifata tâbi kazançların beyan edildiği beyannamelerde hesaplanan vergiden mahsup edilir. Şu kadar ki, (2) ve (3) numaralı fıkralar kapsamında tevkif suretiyle ödenen verginin, işlemden doğan kazancın tâbi olduğu tevkifat oranı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarı aşan kısmı yıllık beyannamede hesaplanan vergiden mahsup edilmez.... 11) (5436 sayılı Kanunun 14/d maddesiyle eklenen fıkra. Geçerlilik; 01.01.2006) Dar mükellefler de dahil olmak üzere, bu madde kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için takvim yılı itibariyle yıllık beyanname verilebilir. Beyan edilen gelirden, aynı türden menkul kıymetler için yıl içinde oluşan zararların tamamı mahsup edilebilir. Beyan edilen gelir üzerinden % 15 (2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararına göre 23/07/2006 tarihinden geçerli olmak üzere % 10) oranında vergi hesaplanır. Hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif edilen vergiler mahsup edilir, mahsup edilemeyen tutar genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilir. Şu kadar ki, mahsup edilemeyen zararlar izleyen takvim yıllarına devredilemez. hükmü yer almıştır. Konuyla ilgili olarak 30/12/2005 tarih ve 26039 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 257 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği nde; 2.4.1.11. Alım-satım işlemlerinin bir kısmının zararla sonuçlanması Geçici 67 nci maddenin (1) numaralı fıkrasında, üç aylık dönem içerisinde aynı türden menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracı ile ilgili olarak birden fazla alım-satım işlemi yapılması halinde tevkifatın ger- 84

çekleştirilmesinde bu işlemlerin tek bir işlem olarak dikkate alınacağı hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca alım-satıma konu menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracının aynı türden olması kaydıyla, üç aylık dönem içerisinde yapılan işlemlerin konsolide edilmesiyle (varsa) beyan edilip ödenmesi gereken vergi hesaplanacaktır. Tevkif suretiyle kesilen verginin ö- denmesi gereken vergiden fazla olması (bir kısım işlemlerin zararlı olması dolayısıyla) halinde fazla kesilen vergi müşterinin hesabına aktarılacaktır. Üç aylık dönem sonucunun zarar olması halinde ise, bu zarar izleyen üç aylık döneme takvim yılı aşılmamak kaydıyla devredilebilecektir. Takvim yılının son üç aylık döneminde oluşan zarar tutarının izleyen döneme aktarılması mümkün değildir. Aynı tür menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracının değerlendirilmesinde aşağıdaki sınıflandırma esas alınacaktır. I) Sabit getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları II) Değişken getirili menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçları III)Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri Menkul kıymetlerle yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmelerinde sınıflandırma, işlemle ilişkilendirilen menkul kıymetin dahil olduğu gruba göre yapılacaktır. Menkul kıymete bağlı olmaksızın yapılan işlemler ise III. Gruptaki vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri kapsamında değerlendirilecektir.... 2.4.1.12. İhtiyari beyan Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için takvim yılı itibarıyla yıllık beyanname verilebilecektir. Söz konusu beyan sadece menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının alım-satımına ilişkin olarak yapılacak olup, faiz ve itfa gelirlerinin beyanı söz konusu değildir. Alım-satım işlemlerine ilişkin olarak beyan edilecek kazançlardan, aynı türden menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin olması şartıyla yıl içinde oluşan zararların tamamı mahsup edilebilecektir. Beyan edilen gelire, Gelir Vergisi Kanununun 103 üncü maddesinde yer alan artan oranlı vergi tarifesi değil % 15 lik tek oran uygulanacaktır. Beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif edilen vergiler mahsup edilecek, mahsup edilemeyen tutar ise genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilecektir. Mahsup ve iadenin yapılabilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin beyannameye dahil edilen kazançlara ilişkin olması şarttır. Öte yandan, beyan yoluyla mahsup edilemeyen zararların başka gelir unsurlarındaki kazanca mahsubu yapılamayacağı gibi ertesi yıllara devredilmesi de söz konusu değildir. 85

... açıklamaları yer almıştır. Diğer taraftan, 30/09/2006 tarih ve 26305 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan 258 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği nde ise; 2.5 - İhtiyari Beyanda Uygulanacak Vergi Oranı 5527 sayılı Kanunla, Gelir Vergisi Kanununun Geçici 67 nci maddesinin (11) numaralı fıkrasında yer alan oran 23/07/2006 tarihinden geçerli olmak üzere % 10 a indirilmiştir. Bilindiği üzere, Geçici 67 nci madde kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymetler ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için takvim yılı itibarıyla verilecek yıllık beyannamede beyan edilen gelire % 15 lik tek oran uygulanmaktaydı. Yapılan düzenlemeyle, söz konusu oran % 10 a indirilmiş olup, 2006 yılına ilişkin olarak verilecek beyannamede, beyan edilen gelir kıst dönemler itibarıyla hesaplanarak, 23/07/2006 tarihi öncesi kıst döneme ilişkin % 15 lik oran, söz konusu tarih sonrası kıst döneme ilişkin olarak da % 10 luk oran uygulanacaktır.... Öte yandan, 257 Seri No.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinin 2.4.1.12. İhtiyari beyan bölümünde yer alan açıklamalar gereğince, beyan edilen gelir üzerinden hesaplanan vergiden yıl içinde tevkif edilen vergilerin mahsubu sonucunda kalan tutarlar genel hükümler çerçevesinde red ve iade edilecektir. Mahsup ve iadenin yapılabilmesi için tevkif yoluyla kesilen vergilerin beyannameye dahil edilen kazançlara ilişkin olması şarttır. açıklamaları yer almaktadır. Bu hüküm ve açıklamalara göre, Gelir Vergisi Kanunu nun Geçici 67.maddesi kapsamında tevkifata tabi tutulan ve yıllık veya münferit beyanname ile beyan edilmeyeceği belirtilen menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının elden çıkarılmasından doğan kazançlar için takvim yılı itibariyle yıllık beyanname verilebileceğinden, 2006 yılı içinde aracı kurum vasıtasıyla yapmış olduğunuz hisse senedi alım satımı faaliyetinizin zararla sonuçlanması nedeniyle adınıza yapılan tevkifatların söz konusu faaliyetinize ilişkin olarak bağlı bulunduğunuz vergi dairesine beyanname vermeniz halinde 252 Seri No lu Gelir Vergisi Genel Tebliği hükümlerine göre tarafınıza red ve iadesi mümkündür. Bilgi edinilmesi rica ederim. 86

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Gelir Vergileri Grup Müdürlüğü TARİH : 14.02.2007 SAYI Konu : B.07.1.GİB.4.34.l6.01/GVK-86-13389/2445 : Serbest meslek erbabının bilirkişilik faaliyeti nedeniyle ayrıca elde ettiği gelirin vergilendirilmesi hak.. Üsküdar/İSTANBUL İLGİ :..01.2007 tarihli dilekçeniz İlgide kayıtlı dilekçeniz incelenmiş olup aşağıdaki hususların belirtilmesine gerek duyulmuştur. Bilindiği üzere 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu nun 61. maddesinde; Ücret, işverene tabi ve belirli bir işyerine bağlı olarak çalışanlara hizmet karşılığı verilen para ve ayınlar ile sağlanan ve para ile temsil edilebilen menfaatlerdir. Ücretin ödenek, tazminat, kasa tazminatı (Mali sorumluluk tazminatı), tahsisat, zam, avans, aidat, huzur hakkı, prim, ikramiye, gider karşılığı veya başka adlar altında ödenmiş olması veya bir ortaklık münasebeti niteliğinde olmamak şartı ile kazancın belli bir yüzdesi şeklinde tayin edilmiş bulunması onun mahiyetini değiştirmez. Bu kanunun uygulanmasında, aşağıda yazılı ödemeler de ücret sayılır:. 5. Bilirkişilere, resmî arabuluculara, eksperlere, spor hakemlerine ve her türlü yarışma jürisi üyelerine ödenen veya sağlanan para, ayın ve menfaatler;. hükmü yer almıştır. Diğer taraftan Gelir Vergisi Kanunu nun 86. maddesinde (4842 sayılı Kanunun 9. maddesiyle 24/04/2003 tarihinden geçerli olmak üzere değişen şekli) (2003 yılı gelirleri dahil) Aşağıda belirtilen gelirler için yıllık beyanname verilmez, diğer gelirler için beyanname verilmesi halinde bu gelirler beyannameye dahil edilmez. 1 - Tam mükellefiyette. b) Tek işverenden alınmış ve tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretler (4962 sayılı Kanunun 17/D maddesiyle değişen parantez içi hüküm 87

07/08/2003 tarihinden geçerli olmak üzere) (birden fazla işverenden ücret almakla beraber, birden sonraki işverenden aldıkları ücretlerinin toplam 103. maddede yazılı tarifenin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı aşmayan mükelleflerin, tamamı tevkif suretiyle vergilendirilmiş ücretleri dahil) hükmü yer almaktadır. Konuya ilişkin olarak Bakanlığımız Gelirler Genel Müdürlüğü tarafından 11/02/2004 tarihinde yayımlanan 16 No lu Gelir Vergisi Sirkülerinin 3.2 Bölümünde, Tam mükellef gerçek kişiler tevkif yoluyla vergilendirilmiş, tek işverenden alınan ücretleri için yıllık gelir vergisi beyannamesi vermeyeceklerdir. Birden fazla işverenden ücret geliri elde edilmesi durumunda, birden sonraki işverenden alınan ücretlerin toplamının gelir vergisi tarifesinin ikinci gelir diliminde yer alan tutarı (2006 yılı gelirleri için 18.000.YTL) aşması halinde birinci işverenden alınan da dahil olmak üzere ücret gelirlerinin tamamı beyan edilecektir. Birden fazla işverenden ücret alınması halinde, birinci işverenden alınan ücretin hangisi olacağı serbestçe belirlenecektir. Tevkifata tabi tutulmamış ücret gelirleri (Gelir Vergisi Kanunu nun 64. maddesinde yer alan diğer ücretler hariç) için tutarı ne olursa olsun yıllık beyanname verilecektir. açıklaması yer almıştır. Bu hüküm ve açıklamalara göre serbest meslek faaliyetinizin dışında mahkemelere yapmış olduğunuz bilirkişilik faaliyetinizden elde edilen gelirin ücret olarak değerlendirilmesi gerektiği gibi söz konusu ödemelerin tahakkuk işleminin tek vezneden yapılmış olması halinde bir tek işverenden elde edilen ücret geliri olarak değerlendirilmesi ve tek işverenden elde edilen ve tevkif suretiyle vergilendirilen bu ücret gelirinizin serbest meslek faaliyetiniz nedeniyle verdiğiniz beyannameye ithal edilmesi de gerekmemektedir. Ancak bilirkişi ödemelerinin ayrı ayrı veznelerden yapılması halinde i- kinci ve müteakip mahkeme veznelerin ayrı işveren olarak değerlendirilip, birinci işverenin seçimi tarafınızca tespit edilmek üzere ikinci ve daha sonraki işverenlerden elde edilen ücret gelirlerinizin 2006 yılı için 18.000 YTL yi geçmesi halinde beyannamenize ithal edilmesinin gerektiği hususu ise tabidir. Bilgi edinilmesini rica ederim. 88