Risale-i Nur Risale-i Nur Hizmeti Üstad Bediüzzaman Husrev Efendi

Benzer belgeler
Bu sayfa şu linkten yazdırılmıştır: [

Avukat Bekir Berk abinin mahkemedeki müdafaalarından hakimlerin ağzı açık kalmış

Risale-i Nurun kerametini gördüm.inayet altında olduğumuzu anladım.

Kur'an-ı Kerimde tevafuk mucizesi Kainatta tesadüf yok, tevafuk vardır

Kur ân ve iman hakikatlerine ulaşmanın adresi

*GALIBIYET VE MAGLUBIYET

Adıyaman merkez köylerinden Kışla köyüne bağlı Meşetli köyünde doğdum.sonra köyümüz baraj altında kalınca Adıyaman a göç ettik.

Veda Hutbesi. "Ey insanlar! " Sözümü iyi dinleyiniz! Biliyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada bir daha buluşamayacağım.

1988 yılında Hac ziyareti için Arabistan da bulunuyordum. Hac vazifemi yaptıktan sonra Medine-i Münevvere ye geçmiştim.

Bu sayfa şu linkten yazdırılmıştır: [

Risale-i Nur Kur anın ruhunu, gayesini, hedefini izah eden çok mükemmel bir tefsirdir.

_MEYVENIN ÇEKİRDEĞİ AĞACIN ÇEKİRDEĞİN NE AYNDIR NE GAYRDIR..._

Kur an'daki selaset, selamet, tesanüd, tenasüb, teavün ve tecavüb mucizevî boyutlarındandır; bunları izah edebilir misiniz?

40 HADİS YARIŞMASI DİKKAT 47'DEN 55'E KADAR Kİ HADİSLERİN ARAPÇA METİNLERİ DÜZELTİLMİŞTİR. SINIFI 5-6,7-8 1-) 9-10,11-12 SINIFI 5-6,7-8 2-) 9-10

başlıklı bir dersine dayanarak vermeye çalışacağız.

Yazıcılık Hadisesi ve Hüsrev Altınbaşak Ağabey ile Görüşme

Bayram hutbesi nasıl okunur? - İlyas Uçar - Ebû Rudeyha - Evvâh - Kişisel Bilgi Sitesi

Değerli Kardeşim, Kur an ve Sünnet İslam dininin iki temel kaynağıdır. Rabbimiz in buyruklarını ve Efendimiz (s.a.v.) in mübarek sünnetini bilmek tüm

Risale-i Nur Külliyat'ının telif tarihleri hakkında kronolojik bilgi verir misiniz?

EFENDİ BABASI BÜTÜN MÜRİDLERİNDEN HABERDAR İMİŞ!

KASTAMONU LÂHİKASI ESERİNİN İÇERİĞİ

Efendim, öğrendiklerimin ikincisi; çok kimseyi, nefsin şehvetleri peşinde koşuyor gördüm. Şu âyet-i kerimenin mealini düşündüm:

SAİD NURSÎ NİN İMAN MERKEZLİ HİZMET ANLAYIŞININ TOPLUMSAL BİRLİKTELİĞE KATKISI

Risale-i Nuru Samsat-ta Lise öğrencisi iken Teyzem oğlu vasıtasıyla tanıdım.

Ders : 9 Konu : CEMAAT OLMAK

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bundan önceki mektuplar gibi. bunu da büyük şeyhi Bakibillah'a yazmıştır.

SAİD NURSÎ NİN İMAN MERKEZLİ HİZMET ANLAYIŞININ TOPLUMSAL BİRLİKTELİĞE KATKISI

141. SOHBET. Nifak bir hastalıktır.

Bediüzzaman Said Nursi

Hor görme, aşağılama, hakir kabul etme günahını ilk işleyen şeytandır.

EV SOHBETLERİ 135. Sohbet SOHBET BİZİ ALDATAN BİZDEN DEĞİLDİR! 1

Orucun hükmü ve hikmeti nedir? ما حكم الصيام وحكمته. Abdurrahman b. Nâsır es-sa'dî

Önsöz. SMANLININ SON DEVRİ ile Cumhuriyet dönemine damgasını

Kur an ın, şerî meseleleri ders verirken aynı anda tevhid dersi vermesi hakkında izahta bulunabilir misiniz?

NOT : İMAM-I RABBANİ Hz. bu mektubu büyük şeyhi Muhammedi Bakibillah'a yazmıştır.

Gizlemek. أ Helak etmek, yok etmek أ. Affetmek. Açıklamak. ا ر اد Sahip olmak, malik olmak. Đstemek,irade etmek. Seçme Metnler 25

Buyruldu ki; Aklın kemali Allah u Teâlâ nın rızasına tabi olmak ve gazabından sakınmakladır.

Asr-ı Saadette İçtihat

Mehmet Şevket Eygi, Üstadı ziyaretini ve Risale-i Nur hakkında kanaat ve tesbitlerini şöyle anlatıyor.

BEDÎÜZZAMAN HAZRETLERİNİN İSİM VE ÜNVANLARI

DUALAR DUANIN ÖNEMİ Dua

8. KÂFİRÛN SÛRESİ ÖĞRENELİM

Tatil kavramını araştırdığımız da tatil için şu anlamların verildiğini görürüz:

Fatiha Suresi ve Meali

Okul Başarısı Anne Babalardan Dualar İster (2) Perşembe, 06 Aralık :11. Dualar Beddualar

Resulullah ın Hz. Ali ye Vasiyyeti

EHL-İ SÜNNET'İN ÜSTÜNLÜĞÜ.

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

10. TEBBET SÛRESİ ÖĞRENELİM

a. Daire-i meşruada kalmayan gençliğin; dünyada, kabirde ve ahirette başlarına gelecek belalar ve elemler neler olabilir?

Şüphesiz ki Allah a, ahiret gününe iman edenlerle Allah ı çok anan kimseler için Allah ın elçisinde güzel bir örnek vardır.

KUR AN HARFLERİNİN MAHREÇLERİ (ÇIKIŞ YERLERİ)

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

(Dersini sabah namazından sonra yapmanı tavsiye etmekle birlikte, sana uygun olan en münasip bir vakitte de yapmanda bir sakınca yoktur.

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Size iki şey bırakıyorum; onlara sımsıkı sarılırsanız kurtuluşa erersiniz: Biri Allah ın kitabı Kur an, diğeri de Ehl-i beytimdir.

EĞER NEBİ MUHAMMED, BENDEN YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEMİ İSTESE; YAHUDİLİĞİ VE HIRİSTİYANLIĞI İNKÂR ETMEM, MUHAMMED'İ İNKAR EDERİM

KUR AN-I KERİM II Yrd. Doç. Dr. Remzi ATEŞYÜREK


Acaba İslam dini Kadın ın sünnet olması doğrultusunda bir destur vermiş midir?

HZ. PEYGAMBER (S.A.V) İN HOŞGÖRÜSÜ VE AFFEDİCİLİĞİ

T.C. ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

144. SOHBET ÖNEMLİ İMTİHAN: DİL

2017 SONBAHAR DÖNEMİ PROGRAMI

İsimleri okumaya başlarken- و ب س ي د ن ا - eklenmesi ve sonunda ع ن ه ر ض ي okunması en doğrusu.

şeyh Abdulaziz b. Abdullah b. Baz

Toplumsal hayatta huzurun temelleri

tellidetay.wordpress.com

5. KUREYŞ SÛRESİ ÖĞRENELİM

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- nurdan mı yaratılmıştır? İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi

Sabah akşam tevâzu içinde yalvararak, ürpererek ve sesini yükseltmeden Rabbini an. Sakın gâfillerden olma! (A râf sûresi,7/205)

Yeni Asya Gazetesinin Çıkarılmaya Başlanması

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

REHBERLİK VE İLETİŞİM 1

ORUCA BAŞLAMADA ASTRONOMİK HESABA MI GÜVENİLMELİ YOKSA HİLALİ GÖRMEK Mİ GEREKİR? İlmî Araştırmalar ve Fetvâ Dâimî Komitesi

"Vesvese" ile "korku" aynı mıdır? Risalelerde vesveye önem vermemek, modern bilimde ise korkunun üzerine gitmekten bahsediliyor?..

ÇALIŞMANIN ÖNEMİ ÇALIŞ

Muhammed Salih el-muneccid

2. Enver Paşa. 3. Rıza Tevfik Bölükbaşı

Kolay Yolla Kur an ı Anlama

İsmi Tafdil. Alimde olan hilimden (yumuşaklıktan) daha güzel bir hilm hiçbir kimsede olmamıştır. Bu misalde ل الك ح lafzı, ismi tafdil olan

Bir kişinin kalbinde iman ile küfür, doğruluk ile yalancılık, hıyanet ile emanet bir arada bulunmaz. (İbn Hanbel, II, 349)

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şu an hayatta ve yeryüzünde hazır mıdır? Abdulkerim el-hudayr

Okul Öncesi İçin DUÂLAR SÛRELER. Melek BOZDOĞAN Murat BOZDOĞAN

Evlenirken Nelere Dikkat Edilmeli?

zeytinvearkadaslari.com

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

150. Sohbet TEVHÎDİN TARÎFİ VE MAHİYETİ (2/2)

MUSKA VE NAZARLIK TAKMANIN HÜKMÜ

HÜCCETİN İKAMESİ VE ANLAŞILMASI

Vatan istilacılarına isyan edenlerin kırık utangaç hali, benim için, ibadetle olanların sert ve dik tavırlarından iyidir.

Dilini Tutan Kurtuldu. : Gıybetten Sakınmak

Yasin sûresini okuduktan sonra duâ etmek için toplanmanın hükmü. Abdulaziz b. Baz

KASTAMONU LÂHİKASI NDA SOSYOLOJİK ARKA PLAN

BEŞİNCİ BÖLÜM. Sorularlarisale.com 5. BÖLÜM ANLAMAYA YARDIMCI OLAN ESERLER VE ÖZELLİKLERİ. 1. Kendinize Bir Çalışma Masası Hazırlayın

İlim öğrenmek kadın ve erkek her müslümânâ farzdır", (1)

Question. Neden Hz İsa Ruhullah (Allah ın ruhu) olarak adlandırılmıştır? Yüce Allah ın kendi ruhundan. Peygamberi Âdem e üflemesinin manası nedir?

Cihad Gönderen Kadir Hatipoglu - Şubat :23:10. Cihad İNDİR

DOMUZ ETİNİN HARAM KILINMASININ HİKMETİ

Transkript:

Risale Online Bu sayfa şu linkten yazdırılmıştır: [http://www.risaleonline.com/soru-cevap/ustattan-sonracemaat] Risale-i Nur Risale-i Nur Hizmeti Üstad Bediüzzaman Husrev Efendi Soru Üstattan Sonra Cemaat Üstad Bediüzzaman'ın 1960'da vefatından sonra Nur Cemaati içinde yaşanan bazı olumsuz gelişmelerin sebebi nedir? Cevap "Bediüzzaman Said Nursî ve Hayru'l-Halefi Ahmed Hüsrev Altınbaşak" isimli kitabın 3. cildi sh. 1204'de bu mevzu şöyle anlatılmaktadır: GİZLİ KOMİTELERİN DEHŞETLİ PLANI Demokrat Parti nin iktidarda olduğu 1950 ile 60 yılları arasında Nur Talebeleri üzerindeki baskı ve takipler sona ermese de kısmî bir rahatlama olmuştu. Bunun bir neticesi olarak 1956 da sekiz senedir devam etmekte olan Afyon Mahkemesi nden karar çıkmış ve Nur Risaleleri nde herhangi bir suç bulunmadığına dair beraat kararı verilmişti. Ve bu kararın ardından o güne kadar hatt-ı Kur ân la yazılmış olan Risaleler latin harflerine çevrilerek matbaalarda basılmaya başlanmıştı. Fakat Hazret-i Üstad ın tabiriyle bir fecr-i kâzib olan bu yalancı aydınlanma devri fazla sürmedi.bediüzzaman Hazretleri nin vefatından iki ay sonra, 27 Mayıs 1960 da askerî bir darbe oldu. Yukarıda zikredildiği gibi, memlekette başlatılan umumî bir baskı ve sindirme havasının neticesinde bir kısım Nur Talebeleri de tutuklanarak hapishanelere alındı. Bu menhus darbeyle, 1950 sonrası başlayan kısmî aydınlanma devri sona erdi ve memleket önceki karanlık dönemlerine yeniden döndürüldü. Bu dönemde Hüsrev Efendi de, önce üç ay Isparta da hapsedilerek tutuklu olarak yargılanmış, ardından 1962 de beraat edinceye kadar mahkemelerle baskı altında tutulmuştu. sayfa 1 / 5

Hazret-i Üstad ın vefatının hemen ardından gelen bu zulüm devri, Nur Hizmetleri nde ciddî duraklama ve karışıklıklara sebeb oldu. Talebelerin bir kısmı hapislere atıldı, kimi de faaliyetlerini yavaşlatıp gizlemek durumunda kaldılar. Bu karanlık ve puslu havada zındıka cereyanı da yıllardır hazırladıkları planı devreye soktular. Hazret-i Üstad ın tabiriyle hâriçten karışan gizli parmaklar vasıtasıyla, Hüsrev Efendi nin vazifedarlığı aleyhinde daha önceleri perde altından yaydıkları dedikodu ve fısıltıları artık açıktan açığa neşre başladılar. Kalblerdeki sevgi ve bağlılık duygularının yerini şüphe ve tereddüdler almaya başlamıştı. Hâlbuki Bediüzzaman Hazretleri, Hüsrev gibi bir Nur kahramanından, benim yerimde ve Nur un şahs-ı mânevîsinin çok ehemmiyetli bir mümessili olmasından hiçbir cihetle gücenmemek elzemdir (çok lazımdır). diye talebelerinden, hiç tereddüdsüz ve hissiyatlarını karıştırmadan Hüsrev Efendi yi kendi yerinde kabul etmelerini istemişti. Bu fitnelerin neticesinde, Hüsrev Efendi nin etrafında halkalanması gereken bazı kimseler, kendi başlarına hareket etmeye ve Bediüzzaman Hazretleri nin sağlığında Üstad-ı Sânimiz deyip hürmetle itaat ettikleri Hüsrev Efendi nin sözlerini dinlememeye başladılar. Halbuki Hazret-i Üstad ın Urfa da ruhu Rahman a pervaz ettikten sonra, cemaatin şahs-ı mânevîsindeki kuvve-i mâneviyeyi dağıtmamak ve Hazret-i Üstad ın ruhaniyetini memnun edip incitmemek için onlardan beklenen hareket, birlik, beraberlik, uhuvvet ve tesanüd içinde el ele verip, ihlas düsturlarına riayet ederek bir bütün halinde Hüsrev Efendi etrafında toplanmalarıydı. Zira Rabbimiz Kur ân da, Hep birlikte Allah ın ipine sımsıkı sarılın ve parçalanmayın! âyetiyle mü minlere birlik olmayı ve dağılmamayı emrettiği gibi, Ey iman edenler! Allah a itaat edin; peygambere ve sizden olan emir sahiblerine (idarecilerinize) de itaat edin! âyetiyle de bütün mü minlere başlarındaki idarecilere itaati emretmekteydi. Hazret-i Üstad hayattayken, Hüsrev Efendi hakkında talebelerine, Hem bu Hüsrev in kalemi gibi; fikri, kalbi de o nisbette harika diyebiliriz. Risale-i Nur a karşı irtibat (bağlılık) ve iştiyakı ve kanaati gittikçe terakki ve inkişaf ediyor. Hiçbir hâdise onu sarsmıyor, fütur vermiyor. Mübarek Hüsrev in Risaletü n-nur hakkında kerâmetli ve dikkatli ve isabetli ve keskin nazarı doğrudur. Hüsrev, münasib görmediği kısmı tâdil, tebdil, ıslah edebilir. Evet kardeşim,...sizin gibi çarklardan mürekkeb olan (meydana gelen) bir cemaat-ı mübareke içinde en has ve en yüksek mertebeye kâtib tayin edildiğine o rüya beşaret verdiği gibi, biz de beşaret ediyoruz. Başta Hüsrev olarak o erkânların hiçbir hareketini tenkid etmemek ve kemal-i ihlâs ve samimiyet ile onlara tesanüd (yardımlaşma) ve tam kardeş olmak lâzımdır... gibi çok beyanlarla Hüsrev Efendi nin yüksek mevkiine işaretler etmiş ve onları Hüsrev Efendi ile omuz omuza verip tesanüd halinde olmaya davet etmişti. Her cihetle mü minlere rehber olan Resul-ü Ekrem (asm) ın âhirete irtihâlinden sonra, daha cesed-i mübarekleri defnedilmeden, Ashab-ı Kiram ın (ra) kendilerine bir baş seçmeyi en mühim bir mes ele olarak telakki edip, derhal Hazret-i Ebubekir (ra) a tâbi olup onun etrafında toplanmaları, Müslümanların dağılacağını zanneden dahildeki münafıklarla hariçteki düşmanları şaşkına çevirmişti. İslâm Ümmeti için ise, onların bu gayreti tarih boyunca rehber edinilen daimî bir ibret levhası olmuştu. Fakat maalesef, Hazret-i Üstad ın vefatından sonra bazı kimseler, çok cihetlerle asr-ı saadete benzeyen bu âhirzamanda, Bediüzzaman ın tabiriyle sahabe mesleğini devam sayfa 2 / 5

ettiren Nur Hizmeti nde, sahabelerin gösterdiği bu gayrete ters tavırlar içerisine girdiler ve bir lider etrafında toplanmadıkları gibi bunun karşısına da geçtiler. Üstad Hazretleri nin Hüsrev Efendi hakkındaki, bütün vasiyet ve işaretlerini ve fiilen onu öne çıkarmış olmasını bir tarafa bırakarak başına buyruk tavırlar sergilemeye başladılar. Üstelik zamanla Bediüzzaman Hazretleri nin kendinden sonra yerine kimseyi işaret etmediği ve Nur Cemaati nin başı olmayan bir şahs-ı manevî olarak devam edeceği gibi tamamen hilaf-ı hakikat, Nur Külliyatı na muhalif, adetullah kanunlarına, Sünnet-i Seniyye ye ve bütün İslâm geleneğine zıt ve cihanşumül bir davası bulunan Nur Cemaati ni bölüp parçalama istid âdı taşıyan gayet acîb bir savunma içine girdiler. Güya bu savunmayla yaptıkları dehşetli hatayı örtbas edeceklerini zannediyorlardı. Halbuki Nur Mekteb-i İrfanı nın müdürsüz, Medresetüzzehrâ nın Üstadsız, Nur Ordusunun kumandansız kalması ne mümkündü! Zaten çok geçmeden Hüsrev Efendi yi kumandan ve Üstad olarak kabul etmeyenlerin her birinin kendilerinin birer kumandan ve üstad tavrı içerisine girdikleri görülecekti! Halbuki Hazret-i Üstad, Risale-i Nur un gizli düşmanlarının Hüsrev Efendi aleyhdarlığı planlarını tam zamanında görmüş ve buna karşı Nur Talebeleri ni Şuâlar Mecmuası nda geçen gayet şiddetli ve tehdidkâr şu cümlelerle ikaz etmişti: Gizli düşmanlarımız iki planı takib ediyorlar. Biri beni ihanetlerle çürütmek; ikincisi, mabeynimize bir soğukluk vermektir. Başta Hüsrev aleyhinde bir tenkid ve itiraz ve gücenmek ile bizi birbirimizden ayırmaktır. Ben size ilan ederim ki; Hüsrev in bin kusuru olsa ben onun aleyhinde bulunmaktan korkarım. Çünkü şimdi onun aleyhinde bulunmak, doğrudan doğruya Risale-i Nur aleyhinde ve benim aleyhimde ve bizi perişan edenlerin lehinde bir azim hıyanettir. Bütün bu olanlar gösteriyordu ki, Hazret-i Üstad ın talebelerini on bir sene evvelinden ikaz ettiği zındıkanın dehşetli planı, şimdi tam olarak fiiliyatta idi ve Hüsrev Efendi aleyhinde çok sistemli bir karalama kampanyasıbaşlatılmıştı. Dost sûretinde cemaat içine sızan adamları vasıtasıyla yaydıkları tenkidler hızla yayılıyor, en sağlam ve dik durması gereken insanları bile tesir altına alıyordu. Nur un düşmanlarının on senedir perde altından devam ettirdikleri bu plan, Bediüzzaman Hazretleri için öyle yakın ve ciddî bir tehlike idi ki, sırf bu sebeble çok müştak olduğu âhirete çabuk gitmek istememiş, su-i kasdlere karşı tedbirlerini arttırmıştı. Bütün endişesi vefatından sonra başlatılacak iftira kampanyalarıyla talebeleri arasındaki birlik ve beraberliğin dağıtılmasıydı. Şöyle diyordu: Gerçi has kardeşlerim herbirisi mükemmel bir Said hükmünde Nur a sahibdirler. Fakat ihlastan sonra en büyük kuvvetimiz tesanüdde bulunduğundan ve meşreblerin ihtilafıyla -hapiste (Afyon da) olduğu gibi- bir derece tesanüd kuvveti sarsılmasıyla, Hizmet-i Nuriye ye büyük bir zarar gelmesi ihtimaline binaen; bu bîçare ihtiyar hasta hayatım, tâ (teksir makinesinden) Lem alar, Sözler mecmuası da çıkıncaya kadar ve korkaklık ve kıskançlık damarıyla hocaları Nurlar dan ürkütmek belası def oluncaya kadar ve tesanüd tam muhkemleşinceye kadar, o hayatımı muhafazaya bir mecburiyet hissediyorum... Fakat hayatı içtimaiyede çok tecrübelerle mahiyeti bilinmeyen, benim vârislerim genç Said lerin bir kısmını Nur un zararına iftiralarla çürütebilirler diye o telaştan bu ehemmiyetsiz hayatımı ehemmiyetle muhafazaya çalışıyorum. sayfa 3 / 5

Hazret-i Üstad, Hüsrev Efendi nin Risale-i Nur un neşrinde, bu büyük iman hizmetinin tesisinde ve Tevâfuklu Kur ân ı yazmaktaki muvaffakiyetlerini devamlı sûrette ve defalarca yâd ederek onun Nur Hizmeti ndeki mümtaz mevkiini her vesileyle ifade etmiş ve daha hayatta iken pek çok vazifeleri kendisine yaptırmakla fiilen Hüsrev Efendi yi öne çıkarmıştı. Bundan dolayı bütün yurttan bir kısım Nur Talebeleri Üstadlarının bu emir ve işaretlerine can u gönülden ittiba etmişler, Hüsrev Efendi ye saygıda, hürmette kusur etmemişlerdi. Zira onun Bediüzzaman Hazretleri nin mutlak vekili ve hayru l-halefi olduğunu kat î sûrette anlamışlardı. Ancak gizli komiteler, türlü türlü desiselerle, fitnelerle insanları aldatmaktan ve asılsız iftiralarla Hüsrev Efendi nin aleyhine geçirmekten ve ondan koparmaktan geri durmadılar. Türkiye nin tüm bölgelerinde gizli adamları vasıtasıyla sinsi faaliyetler düzenlendi. Vilayet vilayet gezerek, medrese medrese dolaşarak sâfi zihinler bulandırıldı. Gizli düşmanların planı gayet açıktı. Hüsrev Efendi iftiralarla çürütülerek insanlar etrafından koparılacak Hazret-i Üstad ın haber verdiği gibi talebeler arasına bir soğukluk verilecekti! Nihaî hedefleri ise, insanları Risale-i Nur un esaslarından uzaklaştımak, son devrin bu büyük Kur ân hizmetini imhâ etmekti. Dinsizlik komitesinin perde arkasındaki bu dehşetli planını göremeyen, ya da görmek istemeyen bir kısım gâfiller de maalesef bu fitnelere alet olarak pek çok iftira ve su-i zanların nâşiri oldular. Halbuki Hüsrev Efendi nin en büyük gayesi, bu milletin imanının kurtulması için Risale-i Nur un neşri ve hizmetiydi. Hazret-i Üstad ın sağlığında bu gaye uğruna en büyük fedakârlıkları yapmış ve ömrünün sonuna kadar da Risale-i Nur mesleğinden en ufak bir taviz vermemişti! Hüsrev Efendi nin aleyhine geçen bazı kimseler ise, din düşmanlarının oyununa gelerek onu en yakışıksız iddialarla karalayıp itaatsizliklerindeki büyük kabahati bu yolla gizlemeye çalıştılar. Hüsrev Efendi tam üç sene boyunca ayrı baş çeken bu gibi kimselerin hatalı tavırlarını terk etmeleri için bekledi. Bu yanlış gidişata son vermelerini istedi. Çok geçmeden bu başıbozukluğun acı neticeleri de görülmeye başlandı. Hüsrev Efendi ye muhalefet edenler Risale-i Nur Hizmeti ne zarar verecek yanlışlıklar içine girmeye başladılar. Hazret-i Üstad ın ا ع وذ ب الل ه م ن الش ي ط ان و الس ي اس ة dan Şeytan a Allah siyasetten ve sığınırım ve Risale-i Nur un başta siyaset ve menfaat olarak hiç bir şeye âlet edilmemesi gibi apaçık ikazları bir tarafa bırakılarak, (günümüze kadar pek çok ehl-i imanın Risale-i Nur a küserek mahrum kalmasına sebeb olan büyük bir yanlışla) bazı müfsid siyasî cereyanlara uzun seneler boyunca âlet oldular. Bazı menfaatperest kimseler de kontrolsüz bir şekilde Risale-i Nur üzerinden zengin olmanın peşinde koşuyorlardı. Halbuki Hazret-i Üstad, 1944 yılında Denizli Hapsi ndeyken yazdığı bir mektubda, Yeni talebelerden bir kısım zâtların sırr-ı ihlasa muvafık olmayan dünya cihetini de Risale-i Nur ile arzu etmesinden... cümleleriyle sanki bu günlere ta o zamandan işaret etmiş ve Risale-i Nur ile maddî menfaat kazanmaya çalışmanın Risale-i Nur Talebeleri nin en mühim hizmet esasları olan ihlas sırrına zıt olduğunu ilan etmişti. Yine aynı kimseler tarafından Risale-i Nur un en mühim hizmetlerinden biri olan Kur ân yazısını muhafaza hizmeti garib bahaneler ileri sürülerek terk ediliyor, hatta aleyhine sayfa 4 / 5

Powered by TCPDF (www.tcpdf.org) geçiliyordu. Halbuki Bediüzzaman Hazretleri, Kur ân yazısını muhafaza hizmetini iman hizmeti ile birlikte zikrederek, Risale-i Nur zındıkaya karşı hakaik-i imaniyeyi muhafazaya çalışması gibi, bid ata karşı da huruf ve hatt-ı Kur ân ı (Kur ân yazısı ve harflerini) muhafaza etmek bir vazifesidir gibi çok beyanlarla Risale-i Nur Hizmeti ni Kur ân yazısı temeli üzerine bina etmiş ve yeni yazıya, ancak zaruret miktarı sınırıyla müsaade etmişti. Fakat Hüsrev Efendi ye muhalefet edenler o derece bu sınırı aşmışlardı ki, yeni harfler esas yapılmış, Kur ân yazısı zaruret miktarının bile gerisine düşürülmüştü. Hüsrev Efendi sonunda, nefis ve hissiyatına mağlub olan, zındıka komitelerinin planlarını fark edemeyip söz dinlemeyen, verdikleri sözleri tutmayan, hizmetin en temel esaslarına muhalefet ederek Risale-i Nur a ciddî zararlar vermeye başlayan bu gibi kimselerden ümidini kesti ve onlara kapısını kapadı. Maalesef o gibi kimseler Risale-i Nur mesleğine tamamen zıt bu hareketleriyle Nur Dairesi ndeki ayrılığı başlatmış oldular. Zaman içerisinde kendi içlerinde de pek çok tefrikalar yaşayarak müteaddid grublara ayrıldılar. Ahmed Hüsrev Efendi bu elem verici vaziyet karşısında yeni talebeler yetiştirmeye karar verdi. Etrafına toplanan ve Üçüncü Filiz adını verdiği bu genç talebeleriyle birlikte, Risalei Nur Hizmeti ni yeni nesillere aslına uygun bir şekilde ulaştırmak için büyük bir gayretle çalışmaya başladı ve Allah ın lütfuyla buna muvaffak da oldu. sayfa 5 / 5