Bu aksam ILKYAR'da 1. senesini tamamlayan sevgili Esra'nin izlenimini paylasiyoruz... O kadar hos seyler paylasiyorlar ki cocuklarla, insan uzaktan bakarken hayran kaliyor... Bu hafta sonu sevgili Kubranin kucaginda 1. sinif ogrencisine kahvalti ettirisini izlemistik... Daha tanisali saatler olmus bir cocuga gosterilen nasil bir sevgi, anlatilir gibi degil, keske ben de cocuk olsaydim diye dusundum... Esra da, Kubra da, diger gonullulerimizin hepsi de birbirinden guzel yurekli insanlar... Carsamba gecesi saat 20:00'da ODTU KKM'de A salonunda sevgili arkadasimiz Dr Yu Ming Bozkus guzel cocuklarimiz icin piyanonun basinda olacak... Bilet satisi yapilmamaktadir, ancak kapida bagis karsiligi makbuz verilecektir, (hiz kazandirmak icin grup makbuzu olabilecektir) onerilen 1 Tubitak populer dizi kitabi 5TL (ortalama ve indirimli fiyat) temel alinarak 1 ogrencinin 1, 1 meslek sahibinin en az 2 kitaplik bagis yapabilmesidir... Tum gayretimiz cocuklarimiza layik olabilmektir.. Saygilarimizla... ILKYAR Çocuklara okumayi sevdirecek kitaplar gonderir ILKYAR, okumayı sevmeleridir amaç Asagidaki tutarlar %50 indirimlidir. ILKYAR engin d enli geliri olan bir kurulus degil, si lerin bagislariyla 35 senedir köy çocukları için cabaliyan, ulkenin her bir tarafinda ilk yar larini kucaklayan bir kurulus 1 Çocuga Tubitak Populer Di iden 1 Kitap: 5 TL 1 Koy Okulu Kitapligi 500 TL 1/2 Yatılı Okul Kitapligi 1500 TL Is Bankasi ODTU Subesi (4229) 706968 TL TR26 0006 4000 0014 2290 7069 68 -- Cocuklarimiz, ilk goz agrilarimiz, ilk yarimiz; hele ki uzaklardaki, YIBO lardaki cocuklarimiz, kardeslerimiz site: http://www.ilkyar.org.tr e-posta: ilkyar@ilkyar.org.tr Vural Beyimiz> http://vuralaltin.blogspot.com/ Kas Gucuyle Devri Alem Erden> http://www.kaslagit.com
A M M A N N A Z A R D E Ğ M E S İ N!!! Öyle bir ağlasam, Öyle bir ağlasam ki çocuklar; Size hiç gözyaşı kalmasa...! Öyle bir aç kalsam, Öyle bir aç kalsam ki çocuklar; Size hiç açlık kalmasa...! Öyle bir ölsem, Öyle bir ölsem ki çocuklar; Size hiç ölüm kalmasa...! Aziz Nesin Hep aklımdaydı yaşadıklarımı, hissettiklerimi paylaşmak; izlenim yazmak; fakat nerden başlayacağıma, nasıl başlayacağıma; daha da önemlisi, hangi kelimeleri kullanacağıma bir türlü karar veremiyordum. Öyle ki o sımsıcak yüreklere dokunduktan, o gülümseyen gözleri gördükten, o minicik yüreklerinden gelen apla..! kelimesini işittikten sonra kelimeler kifayetsiz kalıyor, lâl oluyor dilimiz. Yürekten başka bir şey konuşamaz oluyor da Yiboların kokusunu almamış insanlar duyamıyor yaşadıklarımızı, hissettiklerimizi, öğrettiklerimizi ve daha da önemlisi; onlardan öğrendiklerimizi...! Hiç tanımadığınız, daha önce hiç görmediğiniz birinin size abla veya abi diyor olması; ama bunu can- ı gönülden yapıyor olması ne demektir bilir misiniz? İşte biz bunları görüyor; bunları öğreniyoruz sevgi kokan, masumiyet kokan, içtenlik kokan yibolu kardeşlerimizden. Bir keresinde minik Tuba avucunu sımsıkı kapamış koşarak yanıma geldi. Heyecanı gözlerinden okunuyordu. APla... dedi gözümün ta içine bakarak; Size layık değil; ama bunu sana vermek istiyorum. Sana, diğer abi- ablalara ve otobüsünüze nazar değmesin diye...
Neydi o biliyor musunuz? Kâğıdında nazar boncuğu resmi olan bir sakız! Kimbilir belki elindeki son kuruş parayla aldı onu; bu nasıl bir inceliktir, bu nasıl bir yürektir bilemedim. Şimdi o sakız odamın, Tuba ise yüreğimin en güzel yerinde... Sen merak etme canım kardeşim, biz dikkat ederiz kendimize; asıl size nazar değmesin, size ve o güzel yüreklerinize...! Kardeşlerimiz öylesine kabul ediyorlar ki bizi aralarına, ölesiye... Amacımız onlara okumayı sevdirmek, bilimi sevdirmek, pes etmemelerini ve hayallerinden vazgeçmemelerini sağlamak... Kimisi bunların mantığını ve önemini kavradığı için, kimisi bunları zaten sevdiği için, kimisi de sadece ve sadece bizim için yapıyorlar bu dediklerimi. Adaşım vardı, Esra, sözel zekâsı var belli, matematikle arası iyi değildi pek. Etkinlik bitince yanıma gelip Ben aslında matematiği sevmiyorum abla; ama sırf sizi sevdiğim için söz veriyorum ki matematiğimi düzeltmek için elimden geleni yapacağım. Bir de öyle zeki, öyle hazır cevap minik kardeşler çıkıyor ki aklınız hayaliniz durur! Bir keresinde boş etkinlik saatimde 2. Sınıflarla oyun etkinliği yapmaya gittim. Okullar yeni açılmış; hepsi hareketli, heyecanlı kıpır kıpır...! En son ne yapayım, oyunu nasıl anlatayım, ilgilerini nasıl çekeyim derken aklıma stajlarımda kullandığım bir yöntem geldi. Dedim ki: Hadi bakalım şimdi herkes ağzının fermuarını çeksin, kilitlesin ve anahtarı bana atsın. Neyse ki işe yaradı ve dediğim yapıldı. Tam oyunu anlatmaya başlamışken arka sıralardan Enes konuşmaya başlamasın mı? Tabi ben kendimden emin diyorum ki: Enes, hani anahtarları bana vermiştiniz? Nasıl oluyor da konuşuyorsun? Bunu dememle E abla; sana esas anahtarı vermiştim, yedek anahtar bendeydi...! cevabını almam bir oldu. O anki şaşkınlığımı anlatmam imkânsız. Diyorum ya öyle samimi, öyle sıcak bir ortama giriyoruz ki sanki gerçekten kardeşiz de yıllardır beraberiz rahatlığı oluyor hepimizde; çünkü yiboda samimiyet var; çünkü yiboda gülen gözler var; çünkü yiboda temiz kalpler var; çünkü yiboda; yalandan, oyundan, çıkardan, hesaplaşmadan, sanaldan uzak gerçek bir dünya var...! Öyle eğleniyoruz ki biz yibolu kardeşlerimizle, gülmekten karnımıza ağrılar girdiği bile oluyor. O temiz kalplerle söylenen sözler, adeta bizi bizden alıyor. Nasıl mı? Yanlış anladığı bir şeye verilen masum tepkiyle... Nasıl mı? Yapılan bir etkinlik sonucuna aktarılan en doğal izlenimle... Peki ne mi bunlar? Hemen söyleyeyim: Origami etkinliğim öncesinde, çocuklara Sadako nun hikâyesinden bahsetmek istedim. Aldığım tepki: Abla yaaa, biz izledik SaLako yu.
Başka bir film anlatsanız olmaz mı? Yüzünüzdeki gülümsemeyi görür, içinizdeki sıcaklığı duyar gibi oldum... Görüyorsunuz değil mi o masum yüreklerin verdiği masum cevap cevapları. Sonra bir de dış deneyler sonrasında tesadüfen duyduğum bir cümle vardı çok eğlendiğim. O gün hava roketini Osman abi ve Semih abi fırlatmıştı. Tanıyanlar bilir, Osman abimiz biraz daha zayıftır Semih abimize göre. Doğal olarak kazanan Semih abi oldu ve biz Neden acaba? diye sorgularken arkalardan o muhteşem cevap geldi: Tabi ki Osman abi kazanamaz, Semih abinin cüssesiyle Osman abininki bir mi...? Son olarak söyleyebilirim ki o mükemmel çocuklar çok fazla mükemmellik kattı hayatıma, katmaya da devam ediyor. Hediye ettiğimiz kitaplara kollarıyla sıkı sıkı sarılıp yüzünde kocaman gülümsemeyle sormuştu bir minik: Ablaaa, bu kitaplar heptenlik bizim mi olacak? Evet canım kardeşim; o kitaplar heptenlik sizin olacak, siz de heptenlik yüreğimizde kalacaksınız... Esra GÜNER ODTÜ, Okul Öncesi Öğretmenliği 4. Sınıf http://www.ilkyar.org.tr ilkyar@ilkyar.org.tr çocuklarımız insanlığın umudu güzel ilk yar larımız güzel çocuklarımızın geleceğine güzellikler katmak için: İş Bankası ODTÜ Şubesi (4229) 706968
Piyano Solo Resitali (İLKYAR Yararına) Piyanist Yu-Ming Bozkuş 5 Aralık 2012, Çarşamba Saat: 20.00 Orta Doğu Teknik Üniversitesi Kültür ve Kongre Merkezi A Salonu, Ankara
PROGRAM Piyanist: Yu-Ming Bozkuş Partita 2 BWV 826 J.S.Bach Sinfonia (1685 1750) Allemande Courante Sarabande Rondeaux Capriccio Prelude George Gershwin I Allegro ben ritmato e deciso (1898 1937) II Andante con moto e poco rubato III Allegro ben ritmato e deciso Ballade op.52 ARA Frederic Chopin (1810 1849) Carneval Robert Schumann Preambule Chiarina (1810 1856) Pierrot Chopin Arlequin Estrella Valse noble Reconnaissance Eusebius Pantalon et Colombine Florestan Valse allemande Paganini Coquette Aveu Replique Promenade Papillion Pause A.S.C.H. S.C.H.A. Marche des Davidsbündler Contre Les Philistins
Yu-Ming Bozkuş Dr. Yu-Ming (Liang) Bozkuş, Tayvan da doğdu. Piyano öğrenimine genç yaşlarda başladı. 1978 yılında Çin Kültürü Üniversitesi nin Müzik Bölümü nden mezun oldu. 1982 yılında ABD nin Ohio Eyaletindeki Miami Universitesi nden Piyano dalında master derecesini aldı. Miami Üniversitesi nde Anne Baxter ile çalıştı ve Milli Müzik Onur Derneğine (National Musical Honor Society) seçildi. 1982-1984 yılları arasında Tayvan da Tainan Koleji Müzik Bölümü nde piyano ve oda müziği dersleri verdi. 1989 yılında ABD nin Michigan Eyaletindeki Michigan State Üniversitesi nin Müzik Bölümünden Piyano Performansı dalında Doktora derecesi aldı. Michigan State Üniversitesi nde Ralph Votapek, Deborah Moriaty ve Yong-Hi Moon la çalıştı. Aynı üniversitede İnşaat Mühendisliği Doktorası yapan Zafer Bozkuş la 1988 de evlendi ve 1991 yılında Türkiye ye geldi. Tayvan, ABD ve Türkiye de bir çok resital veren Yu-Ming Bozkuş, 1991-1997 yılları arasında, ODTÜ Müzik ve Güzel Sanatlar Bölümü nde ve Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi nde Yarı Zamanlı Öğretim Görevlisi olarak hizmet verdi. Dr. Yu Ming Bozkuş 1999 dan bu yana Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kadrosunda Öğretim Görevlisi olarak çalışmaktadır.
Piyanist Yu - Ming Bozkuş