1 8 KUR AN-I KERİM E GÖRE MÜNAFIKLARIN ÖZELLİKLERİ Kur an-ı Kerim insanları inanç itibariyle 3 guruba ayırır. 1- Mümin, 2- Kafir, 3- Münafık Münafık Kimdir? Hz. Peygamber (s.a.v) buyurdu ki: Dört şey kimde bulunursa halis münafık olur. Kimde bunlardan bir kısmı bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendisinde münafıklıktan bir haslet kalmış olur. Bunlar: 1- Kendisine bir şey emanet edildiği zaman hiyanet etmek, 2- Söz söylerken yalan söylemek, 3- Söz verdiğinde sözünü tutmamak, sözleşme yaptığında aldatmak, 4- Biri ile davalaştığında Hak tan ayrılmak. Sahih-i Buhari, Tecrid-i Sarih,-1, No: 32 1- Müslümanları aldatmaya çalışırlar: Onlar (kendi akıllarınca) güya Allah ı ve mü minleri aldatırlar. Halbuki onlar ancak kendilerini aldatırlar ve bunun farkında değillerdir. Bakara, 2/9 2- Kalplerinde hastalık vardır: Onların kalplerinde bir hastalık vardır. Allah da onların hastalığını çoğaltmıştır. Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için acıklı bir azap vardır. Bakara, 2/10 3- Fesatçıdırlar: Onlara: Yeryüzünde fesat çıkarmayın, denildiği zaman biz ancak ıslah edicileriz derler. Şunu bilin ki, onlar muhakkak ki fesatçıların (bozguncuların) ta kendileridir. Fakat farkında değildirler. Bakara, 2/11-12 Münafıklar, fesatçıdır; fakat bunu bilmeyebilir, kendilerinin fesatçı olduklarını kabul etmezler. Fesat; günah işlemek ve günahı topluma yaymaya çalışmaktır. Bu, sözlü ve ameli küfürdür. Yeryüzünde Allah a isyan eden ve isyanı emreden kişi, fesat çıkaran kimsedir. Zira yeryüzünün ıslahı Allah a itaat iledir ve fesadı da Allah a isyan iledir. 4- Müslümanları Küçümserler: Onlara: insanların (Müslümanların) inandığı gibi siz de inanın denildiği zaman, biz de o beyinsizlerin inandığı gibi mi inanacağız? derler. Dikkat et ki (asıl) beyinsizler hiç şüphesiz kendileridir. Fakat bunu bilmezler (veya bilmezlikten gelirler). Bakara, 2/13 Günümüzde Müslümanlara, gerici, mürteci, irticacı, yobaz, çağ dışı gibi ahlaksızca damgalandırmalar yapanların kimler olduğu rahatlıkla değerlendirilebilir. Bunların bu söylemlerine itibar etmek ve bundan dolayı üzülmek doğru değildir. Onlar, itikatlarının gereği olarak görevlerini yapmaktadırlar. Müslüman olarak bizim de görevimiz, onların karşısında sarsılmaz bir iman ile dik durmaktır. 5- Müslümanları alaya alırlar: Onlar mü minlerle karşılaştıkları zaman (biz de) iman ettik derler. (Kendilerini saptıran) şeytanları ile baş başa kaldıklarında ise: Biz sizinle beraberiz, biz onlarla sadece alay ediyoruz derler. Bakara, 2/14
2 6- Kafirleri dost edinirler: Onlar, mü minleri bırakıp da kafirleri dost edinenler, onların yanında izzet (güç ve şeref) mı arıyorlar? Bilsinler ki bütün izzet yalnızca Allah a aittir. Nisa, 4/139 Münafıklara, acı bir azabın kendilerini beklediğini müjdele. Nisa, 4/138 Allah size indirdiği kitapta, onun ayetlerinin inkar edildiğini ya da alaya alındığını işittiğinizde başka bir konuya geçmedikleri sürece onlarla bir arada oturmamanızı, yoksa sizin de onlar gibi olacağınız! bildirdi. Hiç şüphesiz Allah münafıklar ile kafirleri cehennemde bir araya getirecektir. Nisa, 4/140 Onların gözleri hep sizin üzerinizdedir (sizi gözetleyip dururlar). Eğer Allah size zafer nasip ederse, Biz sizinle beraber değil miydik? derler. Ama eğer kafirler üstünlük sağlarsa, (bu kez de onlara) "Sizin tarafınızı tutmadık mı, mü minlere karşı size destek vermedik mi? derler. Allah, kıyamet günü arınızdaki hükmünü verecektir. Hiç kuşkusuz Allah kafirlere, mü minler karşısında üstün gelme fırsatı vermez. Nisa, 4/141 Münafıklar, Allah ı aldatmaya (oyun etmeye) yeltenirler, ama asıl Allah onları aldatır (onların oyunlarını başlarına çevirir). Namaz kılarken isteksiz ve ciddiyetsiz biçimde ayakta dikilirler. Amaçları insanlara gösteriş yapmaktır, Allah'ın adını pek az anarlar. Nisa, 4/142 7-İman ile küfür arasında bocalarlar: İki taraf arasında yalpalarlar (bocalarlar). Hem haktan görünürler hem de batıldan görünürler. Ne bu tarafa ve ne de o tarafa yar olurlar. Allah'ın şaşırttığı kimseye sen çıkış yolu bulamazsın. Nisa, 4/143 8- Dini, yalnız bir tarafından tutup, bir yönüyle kulluk ederler: İnsanlardan kimi, Allah a (dinin yalnız bir tarafından tutup) yalnız bir yönden kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa buna pek memnun olur, yapışırlar. Eğer bir musibete uğrarsa çehresi değişir (dinden yüz çevirir). O, dünyasını da ahiretini de hüsrana uğratmış, kaybetmiştir. İşte bu, apaçık zararın ta kendisidir. Hacc, 22/11 Günümüzde İslam ı yaşarken menfaati bozulanlar veya başına bir bela gelenler, bu yüzden İslami yaşantıyı terk edip eyyamcı oluyor veya başka yollara sapıyorlarsa, bu ayetteki tehditten korksunlar! 9- Allah ın indirdiği ile değil, Tağut un hükmü ile hükmetmek isterler: Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tağut a küfretmeleri (inanmamaları) kendilerine emrolunduğu halde, Tağut un önünde muhakemeleşmek, onunla hükm edilmek istiyorlar. Halbuki şeytan, onları büsbütün saptırmak istiyor. Onlara: Allah ın indirdiğine (Kur an a) ve Rasul e gelin (onlara başvuralım, onlarla hükm edelim) denildiği zaman, münafıkların senden iyice uzaklaştıklarını görürsün. Nisa, 4/60-61 Değişik İzm lere, İslam dışı düzenlere bağlanıp onları hakem yapanlar, onların hükmünü, uygulamalarını tercih edenlerin bu ayetlere göre hükmü çok nettir. Tağut; Hakk ı tanımayıp azan ve sapan her kişi ve güce verilen isimdir. Şeytana da bu nedenle Tağut denilmiştir. Allah tan başka tapılan her şeyi Kur an-ı Kerim Tağut kelimesi ile ifade etmektedir.
3 10- Yalan yere yemin ederler: Onlar, yeminlerini bir kalkan edindiler de (bununla insanları) Allah yolundan çevirdiler. İşte bu nedenle onların hakkı, horlatıcı (küçük düşürücü) bir azaptır. Mücadele, 58/16 11- Cihaddan kaçarlar: Allah ın Peygamberine muhalefet için (savaştan) geri kalan (münafık)lar, oturmalarıyla sevindiler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad etmeyi çirkin gördüler ve bu sıcakta harbe çıkmayın dediler. De ki: Cehennem ateşi daha sıcaktır iyice bilmiş olsalardı. Tevbe, 9/81 12- Mü minlere kin beslerler: Onlar sizinle buluştukları zaman inandık derler; Sizden ayrıldıklarında size olan kinlerinden dolayı parmaklarının uçlarını ısırırlar. De ki: Kininizden (kahrolup) geberin! Şüphesiz Allah kalplerin içindekini hakkıyla bilmektedir. Al-i İmran, 3/119 13- Mü minlerin iyiliğe uğramalarına üzülüp başlarına bir bela geldiğinde sevinirler: Eğer size bir iyilik dokunursa onları tasaya düşürür; başınıza bir musibet gelse, buna sevinirler. Eğer sabreder ve korunursanız, onların hilesi size hiçbir zarar vermez. Al-i İmran, 3/120 14- Kötü propaganda yaparlar: Onlara güven veya korkuya dair bir haber gelse onu yayarlar. Hâlbuki onu Peygamber e ve aralarında yetkili kişilere götürselerdi, içlerinde işin iç yüzünü araştırıp çıkaranlar onun ne olduğunu bilirlerdi. Nisa,4/ 83 15- Korkaktırlar: Sizden olduklarına dair Allah a yemin ederler. Halbuki onlar sizden değillerdir, fakat onlar korkak bir topluluktur. Tevbe, 9/56 Her gürültüyü kendi aleyhlerine sanırlar. Münafıkun, 63/4 16- Ellerine fırsat geçince Müslümanlara suikast tertip eder ve gizli planlar kurarlar: Andolsun ki onlar, daha önce de fitne (ve fesat) çıkarmak istemişler, senin hakkında birtakım işler (dolaplar) çevirmişlerdi. Nihayet hak (nusret) geldi ve onlar istemedikleri halde Allah ın emri yerini buldu (Allah ın dini galebe çaldı). Tevbe, 9/48 17- Mü minlere iftira atarlar: O uydurma haberi (iftirayı) ortaya atanlar, içinizden (belli) bir gruptur Bu iftirayı işittiğinizde erkek ve kadın mü minlerin, kendi vicdanlarıyla hüsn-i zanda bulunup da: Bu apaçık bir iftiradır demeleri gerekmez miydi? Onlar yalancıların ta kendisidirler. Nur, 24/11-13 18- Namaz konusunda üşengeç ve tembeldirler. Gösteriş yaparlar:
4 9/54 Namaza kalktıkları zaman üşene üşene gelirler, istemeye istemeye infak ederler. Tevbe, Onlar, namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar. Allah ı da çok az hatıra getirip anarlar. Nisa, 4/142 19- Kafirler hesabına casusluk yaparlar: Onlar durmadan yalana kulak verirler ve senin huzuruna gelmeyen diğer bir kavim hesabına casusluk eden kimselerdir. Kelimeleri yerlerinden kaydırıp değiştirirler. Maide, 5/41 20- Allah tan kork denilince, tersini yaparlar: Ona Allah tan kork! dendiği zaman benlik ve gurur kendisini (daha çok) günah işlemeye götürür. (Ceza ve azap olarak) ona cehennem yeter. O, gerçekten ne kötü yataktır (yerdir). Bakara, 2/206 21- Kur an-ı Kerim ı yanlış yorumlarlar:...işte kalplerinde eğrilik bulunanlar, sırf fitne aramak (ötekini berikini saptırmak) ve (kendi arzularına göre) te viline yeltenmek için onun müteşabih olanına tabi olurlar... Al-i İmran, 3/7 22- Peygamber in hükmüne razı olmazlar: Öyle değil, Rabbine andolsun ki; onlar aralarında çekiştikleri şeylerde seni hakem kabul edip sonra da verdiğin hükümden hiçbir sıkıntı duymadan tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça iman etmiş olmazlar. Nisa, 4/65 İman kuru bir sözden ibaret değildir. Gönülden bağlanmak, inanmak ve kabullenmektir. Hem Allah ve Resulü ne inandım deyip ve hem de hükümlerine razı olmamak tipik bir münafıklık alametidir. Şeriatın kestiği parmak acımaz denilmiştir. Acımaz, çünkü mü minin kalbinde o acıyı unutturacak kadar büyük bir iman vardır. 23- Müslümanları kafir yapmaya çalışırlar: Onlar, kendilerinin küfrettikleri gibi sizin de küfredip inkar ederek onlarla beraber olmanızı arzu ederler. Nisa, 4/89 24- Müslüman olduklarını iddia ettikleri halde, Kur an-ı Kerim ın bir kısmını kabul etmezler: Yoksa siz, Kitab ın bir kısmına inanıp da bir kısmını inkar mı ediyorsunuz? İçinizden böyle yapanların cezası, dünya hayatında rezil ve rüsvaylıktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde de onlar, azabın en çetinine iletileceklerdir. Allah, yaptıklarınızın hiçbirinden gafil değildir. Bakara, 2/85 25- Dış görünüşleri aldatıcıdır: Onları gördüğün zaman, kalıpları (kıyafetleri) hoşuna gider. Konuştuklarında sözlerini dinlersin. Onlar sanki duvara dayanmış kütükler (giydirilmiş odunlar) gibidir. Her gürültüyü kendi aleyhlerinde sanırlar. Asıl düşman onlardır. Onlardan sakın. Allah gebertsin onları. Nasıl da bu hale geliyorlar? Münafıkun, 63/4
5 26- Kötülüğü emredip, iyilikten men ederler: Münafık erkekler de, münafık kadınlar da birbirinin (tamamlayıcı) parçasıdırlar (hepsi birbirine benzer). Onlar kötülüğü emrederler. İyilikten vazgeçirmeye uğraşırlar. Ellerini (cimrilikle sımsıkı) yumarlar. Onlar, Allah ı unuttular (O na taati bıraktılar). Allah da onları unuttu (onlara lutfunu terk etti). Şüphesiz ki münafıklar, fasıkların ta kendileridir. Tevbe, 9/67 27- Zekat vermek istemezler, dönektirler: Onlar, istemeye istemeye infak edip harcarlar. Tevbe, 9/54 Onlardan kimi de, Eğer Allah lütuf ve kereminden bize verirse, mutlaka zekat vereceğiz ve elbette biz salihlerden olacağız diye Allah a and içti. Fakat Allah lutfundan onlara (zenginlik) verince, onda cimrilik edip (Allah ın emrinden) yüz çevirerek sözlerinden döndüler. Onlar öyle dönektirler. Tevbe, 9/75-76 Konu hakkında araştırmamızı zaman içinde daha da derinleştirmek isterim. Ama şimdilik bu kadarı ile yetinelim. Araştırmamız bizi bu sonuca götürdü. En doğrusunu Allah bilir. 05.11.2014 Eğitimci, İlahiyatçı Araştırmacı Yazar Mehmet BOZKURT www.mehmetbozkurt.com.tr