Sen şimdi git Sonra konuşuruz derdin hep Denizin bundan haberi olsa Seni, büyük dalgasıyla çarpardı Güneş seni yakar, rüzgâr dondururdu Ben onlara hiçbir şey söylemedim En iyi gitmeyi öğrendim İçimde bir şeyler var hâlâ Cengizhan KOÇYİĞİT
Cengizhan Koçyiğit İçimde bir şeyler var hâlâ Cengizhan KOÇYİĞİT 1
içimde bir şeyler var hâlâ Yazar: Cengizhan KOÇYİĞİT Kitabın Adı: İçimde bir şeyler var hâlâ Birinci Baskı İstanbul, Aralık 2013 Eserin hukuki ve etik sorumluluğu yazara aittir. Tüm hakları saklıdır. İzinsiz kopyalanamaz, aktarılamaz, çoğaltılamaz. 2
Cengizhan Koçyiğit Şiirler 3
içimde bir şeyler var hâlâ 4
Cengizhan Koçyiğit Cengizhan Koçyiğit 11 Eylül 1993 te Bakırköy de dünyaya geldim. Dünyaya geliş hikâyem ise aynen şöyledir; Annem otuzlu yaşlarında kansere yakalanır ve yıllarca atom tedavisi görür. Otuz beşine geldiğinde ise zaten aklının ucundan geçmez ama doktor çocuklarının olmayacağını söyler. Gel zaman git zaman otuz beşinin ortalarındayken kadın doğum doktoruna işi düşer. Ve doktor bunun bazen olabileceğini aslında oradakinin ben değil sadece birikmiş kan olduğunu söyler. İyi ki de böyle söyler bu bana orada canlanmam için zaman kazandırır. Birkaç ay sonra gittiğinde ise doktor aslında hamile olduğunu söyler. Aldırmak istiyorum diye haykırdığında ise otuz beşindeki kadın, doktor gülerek olmaz artık der bebek canlanmış. Aylarca saklamış beni, diğer aile üyelerinin benden haberi bile olmamış. Beni o kadar kafaya takmış ki kilo alması gerekirken kilo vermeye başlamış. Hatta bir gün beni tekrar aldırmak istemiş. Daha doğrusu kürtaja gitmeye kalkacakken çat kapı gelen misafirlerle bunu da atlatmışım. Ve en sonunda on bir kırkta gelmişim dünyaya şair olmaya. 5
içimde bir şeyler var hâlâ 6
Cengizhan Koçyiğit BİR GÜN YİRMİ BEŞ SAAT Üstüme hiçbir zaman yük Önüme hiçbir zaman unvan almadım Çünkü bir gün yirmi beş saat Hayatta her şey gecikmeli Mesela eylül Başkası için yavaşlamak zorunda mısın? Hızını düşürenlere ihtiyacın var mı gerçekten? Otur düşün Sevdiğin insanlar mı onlar? Yoksa sevdiğin kadın mı? Onları hızlandırmayı denesene Yoksa sende mi korkuyorsun acele işe karışmasından şeytanın Yo bu sen olmazsın Şeytandan korkamazsın Işığı açık bırakıp yorganı üstüne çektiğin günleri unut Yeni bir yaşam şansı sana Dip ile göğün tam ortasında Üstelik Bir gün yirmi beş saat Daha fazla uyku daha fazla yemek Üstelik Yorulmak yok Bahane yok Üzülmek yok Arkana bakmadan insanlardan kaçmak yok Çünkü artık Bir gün yirmi beş saat 7
içimde bir şeyler var hâlâ YİNE BEN Yine ben anlatamadım galiba, Sen dinledin ama anlamadın galiba, En çokta bu huyunu seviyorum, Anlamadan dinlemeden sarıyorsun yaramı. Sırtımı ovman bile yetiyor. Hani bana kötü olduğum zamanlarda, Sen yaparsın diyorsun ya, Artık kimse onu demiyor. Galiba hiç kimse bana güvenmiyor. Hani paylaşırdım ya seninle her şeyi, Kimseye anlatamazdım ya Hiç unutmam yağmurlu bir gün, Çıkışta bekliyorum seni. O gün beklemekten hasta olmuştum. Ama yinede seni bulmuştum. Bana bir çözüm sundun Artık kimse bana çözüm sunmuyor. 8
Cengizhan Koçyiğit İÇİMDE BİR ŞEYLER VAR HÂLÂ İçimde bir şeyler var hâlâ Zaman yok İçimde bir şeyler var hâlâ Sen yoksun İçimde bir şeyler var hâlâ Ölüm geldi çattı 9
içimde bir şeyler var hâlâ ÜZGÜN KADIN Dışarı da şiddetli bir yağmur Yağmurun ortasında üzgün kadın Üzgün kadın saçları siyah, Kirpikleri yosun yeşili Sokak ortasında Üzgün gözleri kahve, İnce boynu ıslanıyor Üzgün kadını görüyorum Gene Üzmüşler onu Üzgün kadını görüyorum İçerisinde fırtınalar Üzgün kadının iyiliğini düşünüyorum Mutlu ol, mutlu ol, mutlu ol 10
Cengizhan Koçyiğit GARDA GECE ONDA Gardayım İstanbul da, Haydarpaşa da Tren saatimi bekliyorum Gece onda kalkacak tren Saat dokuz buçuk Onu gördüm orada 29 adım Mesafelik bir yerde Trenin kalkmasına 11 dakika kaldı Nihayet yolculuğumuz başladı Ben beşinci vagondaydım O yataklı vagonda Uykusunun kaçması için elimden geleni yapıyordum Ve yemekli vagonda gördüm onu Yanına yaklaştım ve benden kısa olduğunu fark ettim Bütün mesafeler küçüldü Saçları simsiyah düz ve uzun, gözleri kahveydi Üstünden ve konuşmasından anlaşılıyordu, bizden biriydi Yemekli vagonda camlar açıktı Siyah saçlı kadının saçları dalgalanıyor Saçları dalgalandıkça güzelliği artıyordu Ben dilimi yutmuş gibiydim, konuşamıyordum O bana bakıyor gülüyordu Fazla konuşulacak bir şeyde yoktu Yeni tanışmıştık Siyah saçlı kadın yemeğini bitirdi ve kalkmak istedi Oysaki ben daha yemeğime dokunmadım bile, Kendi yemeğimi de ona ikram ettim Karnımı gözleriyle doyurdum 11
içimde bir şeyler var hâlâ Siyah uzun saçlı kadın bana sorular soruyordu Benimle ilgili şeyleri merak ediyordu Bende ona her şeyi söylüyordum Muhabbet artmıştı Gece üç buçuk gibiydi saat Sızıp kalmışız masada Gideceğimiz yere varmışız da çoktan İkimiz de indik trenden Son vedalaştığımız yer orası kalmıştı Siyah saçlı kadını hiç unutamıyorum 12
Cengizhan Koçyiğit ŞİZOFREN ŞAİR Şiirleri tükenmez kalemle yazıyor şair Saman sarısı kâğıtlara Tükenmez kalemle yazılan şiirler Zarar görmez diyor Bilmiyor bir kâğıt yırtılınca Tükenmezde gidiyor Şizofren şair kafasında kahramanlar var Önce aşkı yazmalı Şairin kalemi çok geniş Mavi beyaz plastik bir kalem Şair kendinde de değil Âşık olmuş bir kalem ve bir kâğıda Şizofren şair düşünmeden yazıyor Şizofren şair kalemi de ters tutuyor 13
içimde bir şeyler var hâlâ ANNEM Annem Küçükken bana kızacak diye Ne taşkınlık yapabilirdim Ne de dokunabilirdim eşyalara Annem Küçükken karnım doyabilsin diye Ne bir ekmeği tam yiyebildi Ne de bitirebildi, bardağındaki son yudumu Annem Büyüyüp adam olabileyim diye Ne uykusunu uyuyabildi Ne ayrılabildi gecesiyle gündüzünü Annem Ben büyüdükçe onun benden uzaklaştığını zannederdim Oysaki yanılırdım Her mutluluğumda, her yaşıma bastığımda, Her okul bitirdiğimde, her kötü olayda annem yanımda Ve ilginçtir başkada kimse yok. 14
Cengizhan Koçyiğit PENCERE Pencerenin önünde bir çocuk Oturmuş Eslileri düşünür Kaygısızca Rahat olmak zorunda Burası dünya İnsanlar var bu dünyada Acımasızca Hayatlar var bu dünyada Yokluklarla Anlaşılanlar var bu dünyada Anlaşılmayanlarda Ne diyecek bir şey var Ne de yapılacak 15
içimde bir şeyler var hâlâ 4 MEVSİM Yağmur yağdı ve ben yine âşık oldum sana Sonra kar yağdı ve altta kaldın Güneş açtı daha sonra eridin Hafif bir rüzgâr uçurdu seni 16
Cengizhan Koçyiğit UNUTMAK Unutmak için gelir dünyaya insan Acıları unutur, saflığı unutur Mutluluğu unutur, sevgiyi unutur Beni unutur, seni unutur Onu unutur, insanlığı Her şeyi unutur insan Bir tek kötülüğü unutmaz. 17
içimde bir şeyler var hâlâ RENKLER Sarı saçında varsa güzel Siyahta öyle Kahve gözlerinin rengiyse daha değerli Dudakların kırmızıysa daha anlamlı olur, kızıl gibi Senin gibi saf olursa beyaz Daha aydınlık olur gökyüzü, gönlümde öyle Ben sana karışırsam güzel olurum Sen de karışacak bir ben bulursan 18
Cengizhan Koçyiğit ARABA Yağmurlu bir havada Sürekli çalışan bir silecek gibiyim Bir araba gibiyim Hararet yapınca tökezleyen Soğuk kış günlerinde on dakika ısıtılmadan Ve üstümdeki karlar temizlenmeden İmkânı yok çalışmam Bir araba gibiyim herkesi taşıyan Fakat hiç direksiyona oturamayan 19
içimde bir şeyler var hâlâ SESSİZ ŞEHRİM Issız ve sessiz şehrimde Sensiz ve hep eksik günler Sen gidince Anlayanlarda azaldı beni Komşu mahalledeki çocuklar En yaramaz olanlarıdır Konuşacak kimseleri yoktur onların Sadece yalnızlıkları vardır Ötesinde cebindeki üç beş misketi Zaten onu da kaybeder ilk oyunda Defalarca dener dener olmaz En ufak umudu vardır her zaman Donmuş bir yolda Kaymayacakmış gibi 20
Cengizhan Koçyiğit DEPREM Bir deprem olmuş gece yarısı Merkez üssü kalbimin ortası Birinci dereceden bir deprem Maddi hasar yok Sadece ruhum yıpranmış Vücudum çatlaklar altında Gece yarısı deprem olmuş Uyuyordum Merkez üssü sol tarafım Yardıma gelen de yok Bir deprem gece yarısı Kalbim dayanıklı Art arda gelen depremlere rağmen 21
içimde bir şeyler var hâlâ BİTMEYEN HASRET Bitmeyen hasretler vardır Bir de bitmeyen hüzünler Güneşle dünyanın arasına giren ay gibi Çok nadir yaşanır Biz iki arkadaşız Yıllardır kullandığımız silgiyi bir türlü bitiremedik Üstelik silgi ortadan ikiye bölünmüş Sadece silgi değildi ikiye bölünen Sıramızda öyleydi Sınırlar içinde sınırı geçmek yasaktı Sonra en iyi anlaştığımız arkadaş gruplarımız vardı Onlarla her şeyi yapardık Kimi zaman top peşinde Kimi zaman piknikte Burada her şey birlikte yapılırdı Domino taşları gibi Herkes herkesi etkiler Birimiz mutsuz olunca herkes ağlardı Hepimizin parmak izi gibi Farklı karakterleri vardı Bundan mutluyduk Zamanla parmak izlerimiz bile Ayırt edilemez hale geldi Ve baharda ağacından ayrılan cemreler gibi Bizimde veda vaktimiz geldi 22
Cengizhan Koçyiğit AŞK DEĞİL BU Aşk değil bu Bir kadının gülmesiyle de ilgili değil Dost acısı bu dost İki damla yaş değil Birlikte sarhoş olunan Soğuk betonlara oturulan Alttan alttan soğuk yenen Birlikte dayak yenen Aşkla bunu yapamazsınız Değişir sürekli aşk Yürekle yaşanmaz Öldü mü dirilir başka bedende Dost tektir Yukarıdadır O öldü mü herkes ölür 23
içimde bir şeyler var hâlâ VEDA Bu gece buradan ayrılacağız Her şeyimizi ona göre ayarladık Saatlerimiz, gideceğimiz arabalar, arkadaşlarımız, hüznümüz Bugün burada bir veda olacak Yüzlerce kişinin yarattığı tek bir kalbin vedası Fakat yüzlerce yeni başlangıç Bizim için artık zil sesinin tonu da farklı çalacak İçeriye girmediğimiz için değil İşimize başlamadığımız için kızılacak Hem de öyle düşünüldüğümüzden değil Eskisi gibi hani Yeni yollara yeni insanlara yeni hocalara Bir başlangıç yapılacak Ve tanıdığımız o yeniler yaptıklarıyla bizi eskilere götürecek Yani, ne yaparsak yapalım bir türlü ayrılamayacağız Onlarla yaşamasını bileceğiz ama Bizim yeni Ahmet eski Mehmet olacak mesela Zaten bu vedalar hep geride kalanları hatırlamak için yapılacak Hani o ilk yola başladığımız insanlar Ve biz bu kapıdan çıkarken şuan Hep o kişileri görerek çıkacağız 24
Cengizhan Koçyiğit SU Unutamıyorum seni susuzluğunu Sana su getirişimde ki şaşkınlığımı Herkese her şeyi anlatışını Ve benim, sanki bunlardan habersiz davranışımı Ve bugün, her zamanki gibi normal iken Senin aklıma gelişini Benim anlaşılmazlığıma devam edişim Bununla kalsa iyi Birde uykusuzluk, birde halsizlik İnsanlar da artık uzak benden En sonunda çalacağım kapını, ama korkuyorum Bir başkasının çıkmasından, demir kapının arkasından Ve benim tüm görevlerim bitti sana dair... 25
içimde bir şeyler var hâlâ AĞAÇLAR Sen beni bırak Ne söyleyeceğimi bilmiyorum O kadar şiir içinden Yazmak aslında en kolayı ve en gizlisi Yazdığın zaman seni kimse merak etmez Ama göz ününe çıktığın zaman bu böyle değil Bir şarkıcı mesela ama bir şair değil Bu yazdıklarımda ne var? Bilmiyorum ama Çoğunda o yok O olsa adı şiir olmazdı Bu ellerimi tut ve bırakma şimdi birlikte yürürüz Birlikte diyorum çünkü biz biriz Ağaçlı bir yola gideriz O ağaçlı yolda kimse bizi tanımaz Çünkü bizim tanıdıklarımız ağaçları sevmez 26
Cengizhan Koçyiğit UZAKTAKİ ANADOLU KASABASI Uzakta bir Anadolu kasabasında Bir siyah tahta Uzakta o kasabada Bir oda, bir soba, bir de karakış Uzakta o kasabada yine Bir sınıf içinde beş kademe Uzakta Anadolu kasabalarında, O sınıflarda bir büyük Elinde tebeşir yazmaya başlar Birine ayrı, ikisine ayrı, üçüne ayrı, Dördüne ayrı, beşine ayrı Uzakta o kasabada soğuk bir kış günü Hava sıfırın altında Hiçbir şeyde ısıtmıyor havayı Çocukların beşleri bile Uzakta o kasabada, o soğuk havada, Tek çare soba Sobada da odun yok Ona da tek çare tezek Uzakta o kasabada iki şey zor Bir öğretmen,bir öğrenci. 27
içimde bir şeyler var hâlâ MAVİ BULUTLAR Mavi bulutlar Üzerinde insanlar Neden orada olduklarını bilmiyorlar Nasıl geldiklerini hiç Elleri yara bere içinde Ve herkes birbirinden habersiz Ve hiç kimse birbirini tanımıyor En arkada bir insan vardı Rahattı önünde milyarlar vardı. 28
Cengizhan Koçyiğit SAATLER Saat 5 Daha güneş bile açmadı Henüz kargalar uyanmadı Saat 7 İnsanlar işe gitme telaşında Saat8 Herkes iş başında Saat yarım Herkes öğle yemeğinde Saat yirmi bir Herkes evinde Saat çift sıfır Herkes derin bir uykuda 29
içimde bir şeyler var hâlâ İÇLİ DIŞLI Dışarısı soğuk İnsanlar daha da soğuk İçeride hapis dört duvar arasında Dışarıdaki küçük bir ekranda İçeride her şey hızlı Dışarıda işine gelen Sokaklar aç insanlarla dolu Evlerin önünde kulübeler İçerideki hayat eski dışarı Dışarıdaki hayat eski içeri 30
Cengizhan Koçyiğit YARALI DUDAK Dudakların vücudunun en güzel yeri Dudakların gülümsemeni sağlayan Dudakların incilerine bakmamı sağlayan Ama artık gülmüyor dudakların Dudakların yara olmuş Yüzündeki tebessüm de Dikkat etmelisin yediğine, içtiğine Dudakların her şeyi kaldırmaya bilir Her şeyin tiryakisi olmayabilir. Cebindeki paketin bile 31
içimde bir şeyler var hâlâ PİS YARDIM Yardıma ihtiyacı vardı küçük sarı çocuğun Gözleri büyük açılmıştı karşısındakileri görünce O yardım beklerden insanlardan, İnsanlar ondan yararlanıyordu Küçücük bedenini aklını Pis işleri için kullanıyordu Çocuk bunu fark edemiyordu Çünkü çocuğun karnı doymuştu Çok zaman sonra Çocuk açlığı özledi Onu doyuranlar insanlardan hesap sordu Ama ortada hiç kimseler yoktu. 32
Cengizhan Koçyiğit UKRAYNALI KADIN Pek soğuktu o akşam Ellerini ovalayan bir kadın gördüm Ukraynalı bir kadına benziyordu Gürültüden konuşamadım onunla El salladı önce Ondan olduğu mu zannetmişti Tıpkı diğerleri gibi 306. günümde bende Ukraynalı gibiydim 33
içimde bir şeyler var hâlâ PAZARTESİ Bugün pazartesi ve hayatın ilk günü Her şeyin başlangıcı Pazartesi oldumu aklıma kavgalar geliyor Pazartesileri yaşamak çok zor Dün pazarı yaşamışken Pazartesi ilklerin günü İlk kavga, ilk aşk, ilk nefret, ilk acı Hepsinin başlangıcı pazartesi İlk pazartesimi hatırlıyorum da, Tek başımaydım Sonra sen geldin, Artık pazartesiler salıya kaydı Salıdan çarşambaya perşembeye cumaya Oradan cumartesi ve Pazara Daha sonra tekrar pazartesiye İşte seni öyle seviyorum. Sürekli sana dönen Seninle başlayıp seninle biten 34
Cengizhan Koçyiğit SAĞ BOMBOŞ Bir yoldayız hepimiz Sen, ben, o, biz Şimdi Hikmet hepimiz yoldaşız Bir yolda yürüyoruz şimdi Kapalı bir tarafı yolun Herkes tek bir yöne gidiyor Biz o yolda yoğuz Kapatılmış bir yol var ileride Yolu geçmek için Etten duvarı geçmek, demiri delmek Coplarla boğuşmak gerekiyor Kapalı bir yol var ileride Sağ tarafta ki bomboş 35
içimde bir şeyler var hâlâ MANAV Bir manav gibi Her renge bürünüyor Her tadı verebiliyor Bir elma gibi, kırmızı da yeşil de Bir üzüm gibi eziliyor Ezildikçe suyum çıkıyor Sana gidiyorum 36
Cengizhan Koçyiğit HASTALIK Bir ince hastalık Nasıl yaşanıyor bilmiyorum ama Bir ince hastalık bu Etkisi farklı Beden değil ruh çürüyor Vücut değil kalp ağrıyor Öyle üçü, beşi de yok Bir ömür sürüyor Bir ince hastalık bu Ruhların kavuşmasını bekliyor 37
içimde bir şeyler var hâlâ BİRİLERİ VAR Bir çocuk var Gülüyor, yakıyor, kırıyor Bir genç var Seviyor, ağlıyor Bir adam var Kızıyor, üzülüyor Bir anne var Öpüyor, kokluyor Bir baba var Harçlık veriyor Bir öğretmen var Yazıyor çiziyor Bir dünya var Şeklinden belli Bir sorun var Herkes her şeyi kabul etmeli 38
Cengizhan Koçyiğit GÜLDEN Elim kanıyor Verdiğin gülden mi bilmiyorum Elimin kanı güle de bulaştı Beyaz gül kıpkırmızı oldu Elim kanıyor gülden değil Güle yaptığım saygısızlıktan 39
içimde bir şeyler var hâlâ YAŞAMA Yaşamayı seviyorum Acılarını hele Acıdan sonra yaşanan bir kıvılcım Canımın yandığını hatırlıyorum Kafamdan dumanlar çıkıyor Her şeyi yıkmak istiyordum Sonra sen bir güldün Güldün ve beni döndürdün Güldün ve hayatın benim için Önemini hatırlattın Sen gülerken şunu anladım Hayat, ağlayan bir çocuğa verilen bir şeker gibi 40
Cengizhan Koçyiğit EVDE Kİ KOKU Bir ev vardı içinde güzellik kokan Bir ev vardı içinde mutluluk kokan Her evin kendine has bir kokusu vardı Kimisi iyi kimisi kötü Bazı evler vardı kokmayan Kokacak hiçbir şeyi bulunmayan evler Ne neşe, ne çocuk, ne emek Her evin ayrı bir kokusu vardı Çünkü her evde Başka insanlar vardı 41
içimde bir şeyler var hâlâ KAPLUMBAĞA Her kötü şey bir kaplumbağa gibi Kaplumbağa gibi yavaş Ben ise bu zamanın geçmesini bekliyordum Üzerimde kaplumbağa kabukları Dayanıklıydım Dayanıklı olmak zorundaydım Bana inanan insanlar vardı Onlarda yedi milyarda bir 42
Cengizhan Koçyiğit PASPAS Gülerek karşılar bizi Hayvan ölüsü gibi yerde duran paspas İçten bir gülümseme ve hoş geldiniz yazısı 43
içimde bir şeyler var hâlâ ATEŞ VE SU Bir kibrit çaktığında İster onu üflersin İster korursun Daha büyük yangınlar çıkarmak için Sana bir tavsiye Çantan eğer tıka basa doluysa Tek koluna sakın takma Yedek bir çantan yoksa Seni Poseidon un sakladığını Düşünmeye başladım Yeryüzünün ve bizim bu kadar su olduğunu düşünürsek Kesin öyle oldu Şimdi seni nerde bulacağım Okyanusta, içimde 44
Cengizhan Koçyiğit BUĞU En önde oturuyordu Buğulu camlara yazı yazıyordu Otobüs rezil bir durumdaydı İçinde ukala insanlar vardı Cam kenarı diye bağıran Teker den bahsetmeyen Gene de hiçbir şey kaybetmedi Üzülse de ağzından çıkanlara Rahat yattı akşamları Sadece üzülüyordu Eski günleri geldi aklına Sadece üzüldü düzeltmeye çalıştığı insanlara 45
içimde bir şeyler var hâlâ TATLICA Saçları kahverengi kadın Gözleri de öyle Kafasının içinde bir parça unutkanlık Kırmızı bir pabucun içinde Küçücük ayakları Oturmuş bir kayanın üstüne Ve Tatlıca şelalesine uzanan eli 46
Cengizhan Koçyiğit DENİZKIZI Ben bir kaptanım Bir okyanus yelkenlisinin Sen benim sahip olduğum tek şey Okyanusun ortasındayız Dalga vurdu mu gemiye Düşünecek hiçbir şeyim kalmıyor Sen yanımdasın denizkızı Sen o kadar güzelsin ki Saçın o kadar güzel ki Sanki şairler ressam ve sen Güzelliğin resmi Seni çizerken kaç şairin kalemi kırıldı Kaç tanesi gözlerine inanamadı Kaç tanesi şairliği bıraktı Seni çizmek o kadar zor ki Hep böyle kal 47
içimde bir şeyler var hâlâ KÜÇÜK KAPTAN Denizci olmak istiyorum Durduğum yerden, kaybetmekten bıktım İlerleyerek kaybetmek istiyorum Ayağım yere basmadan Sıkı bir denizci düğümüyle Miçoda olsam birinci kaptanda Gemi batarken gemide bulunmak Titaniğe komşu olmak Kamarama yunusları davet etmek Kemiklerimle dalgıçları korkutmak Bunların hepsini istiyorum Denizde ölmek istiyorum 48
Cengizhan Koçyiğit ADRES Seni alacağım Artık büyüyorum Kendine aynen böyle söyle Beni o alacak Onun için aşktan biraz daha fazlasıyım de Öylesin Bunun için Elimden ne gelirse yapacağım İşe ilk olarak Bu kâğıdı sana postalayarak başlıyorum Umarım adresin değişmemiştir 49
içimde bir şeyler var hâlâ KÜÇÜK ÇOCUKLAR Bütün kepenkler açılınca yedi otuz da Çocuklarda hazırlanır okula gitmeye Bakkal lütfünün sesi Bütün çocukları dışarı salar Hepsi sıraya girer Lütfü amcanın bedavadan verdiği şekeri alabilmek için Mahallede kimse tanımaz onu O sormazda herkes ona anlatır sırrını Bu yüzden güvenilir lütfüdür lakabı Çocuklar arasında da şeker lütfüdür adı Veresiyede yazmaz Yazmaz dediğim defter kullanmaz Öyle bir lütfü işte 50
Cengizhan Koçyiğit YOLCULUK Kırmızı araba önde Sanki onu takip ediyoruz Barbaros caddesini yeni geçtik Trafik yok önümüz açık Deminde minibüs durağını geçtik Araba her durakta duruyor Her durakta bir kişi binip Bilmem nereye nasıl gidebilirim? Diye soruyor Araba her durakta durmaya devam ediyor O da arıyor 51
içimde bir şeyler var hâlâ -UYUYA KALAN GÜZEL Bir deniz Denizde gemiler Gecenin bir vakti Uyuyan güzel Sen deniz fenerindesin Ben kaptanıyım yönünü bulamayan bu geminin Yönü bulacak hiçbir şey yok Sen yoruldukça inip kalkan kirpiklerin Uzaktan beliriyor Bütün mürettebat sevinmeye başlıyor Sen bir yanıp bir sönüyorsun Deniz feneri Seni bu kadar yoran ne? 52
Cengizhan Koçyiğit HAFIZA Hafızan çok iyidir senin Her şeyi hatırlarsın Öyle kolay ki Hatırlamak istemediğini Hatırlamamak Bağıra bağıra önünden geçiyorum Ben senin ruhunum Görememeni buna bağlıyorum Sonra ellerinle vücudunu ısıtıyorsun Üşümeni de istemiyorum Ruhsuz olmanı da 53
içimde bir şeyler var hâlâ ENİYİ GİTMEYİ ÖĞRENDİM Sen şimdi git Sonra konuşuruz derdin hep Denizin bundan haberi olsa Seni, büyük dalgasıyla çarpardı Güneş seni yakar, rüzgâr dondururdu Ben onlara hiçbir şey söylemedim En iyi gitmeyi öğrendim 54
Cengizhan Koçyiğit SEN Sana sen diyebilmek bile hayal Sen o kadar yakın değilsin Seni hala bu üç harfe sığdırmak yok mu? Sanki senden başka bir şey yok Sokaklarda sen, parklarda sen Sivas ta sen, Sakarya da sen Sende sen hep sen Sende senin kıymetini anlıyorsundur Senin nelere mal olabileceğini Sensizliğin ise neleri yok edebileceğini Senden bahsetmek güzel de Ne zaman biz olacağız? 55
içimde bir şeyler var hâlâ BAKÜLÜ ADAM Türkiye ye gelmişlerdi Kimisi Bakü den kimisi Tiflis ten Karın tokluğuna demiyorum Çoğu gece aç yatarlardı Üç kuruşa da demiyorum Maaşı iki kuruştu Ailesi için hiç değil Ailesi uzaktaydı Geleceği için de değildi Hiç çocuğu yoktu Bakülü bir adama benziyordu Yediği tabağı kirli bırakan 56
Cengizhan Koçyiğit DOĞRU Bağırır insanlara, insanlar duymaz Bağırır küçücük çocuk, annem nerde diye Koşar sağa sola Üstü başı da pis yaklaşmaz kimse Elleri yara içinde kanamakta Ama değişmeyen tek şey Gözlerinde ki masumluk Biri gördü onu uzaktan Yanına doğru yaklaştı Önce başını okşadı ve adını sordu Çocuk ince bir sesle Doğruyum ben, herkesin her gün gördüğü Fakat yaklaşamadığı 57
içimde bir şeyler var hâlâ ANLAMAK Korkaksın hem de çok Korkaksın başını ağrıtacak soğuk sudan Defalarca içecek kadar Korkaksın onlar için Herkese güvenmekte ne Bir sahne bu kadar olay çıkarmışken Eşit değilsin Bir kasadaki çürük meyveleri Ayıklayamayacak kadar Nefes nefeseyim yokuşları inerken Ölüme son üç ay 58
Cengizhan Koçyiğit CIZIRTI Bir cızırtı nereden geldiği belli değil Bazen çok yavaş bazen çok hızlı Sesi de güzel değil Ağlayan bir kadın gibi Bir cızırtı Hayvan işi de değil Sesleri üst üste koydun mu Güzel bir melodi Bir cızırtı Onca sesin arasında Duyduğum tek şey bu 59
içimde bir şeyler var hâlâ KARŞILIKSIZ Bütün dertleri bitireceğini söyleyen Ve hep karşılıksız çıkan çek Çekin üstünde yazan Kalbin istediği yani Mutluluk Sahibine ulaştım çekin Masasının üstü tıka basa çek Ve kalbinin en derin köşesinde icra mektubu 60
Cengizhan Koçyiğit KANDIRILDIK Hem de Küçük bir çocuğa verilen şeker gibi Kandırıldık, Düşünemeyen canlılar gibi Yalanlar söylendi Her şey rayına oturmuşken Ama hep bir şeyler saklandı, Şimdi olduğu gibi. 61
içimde bir şeyler var hâlâ ÂŞIKLAR SİNEMASI Bilet satan adam Üzülür Elinde tek bir bilet kalınca Âşıklar sineması bura Kalan tek bilet Onun gidişidir 62
Cengizhan Koçyiğit ŞEHRİMDEKİ SEN Şehrimde sen Fakat Cevap bile veremiyorsun En hararetli tartışmalarımıza Şehrimde sen Başka kimseyi görmüyorum Küçücük kalbimde Yedi tepeli şehrimde Bir tek sen 63
içimde bir şeyler var hâlâ SEKSEN BEŞ Sabaha karşımı, öğlene doğrumu bilmiyorum Seksen beş yılının bir temmuzu Günlerden pazartesi ve iki şey var Biri milliyet gazetesinde Diğeri hastanede Hastanedeki olayın başlangıcına gidersek 84.10.04 ten ya on gün önce ya da sonra Gazetedeki olaya bakarsak bir Mercedes haberi İnsanlar doğduğu zamanlardaki olaylara ilgi duyarmış Onun ki de o zamandan belliymiş Yalnızlığı sevmediği o küçücük yeri Birlikte paylaştığı kardeşinden belliydi Öyle bir şeyler yaşadı ki Üstelik kendi çabalarıyla Öyle tecrübeler edindi ki Herkes onu bitmiş zannederken O en güçlüsüydü Hayata kafa tutanların. 64
Cengizhan Koçyiğit MÜFETTİŞ Tuvalet numarası hiç eskimedi Küçük bir çocuğun sürekli yaptığı gibi Bende izin alır giderdim. O bilmezdi, Aslında kapının orada gelecek olan Kır saçlı, gözlüksüz müfettişi beklerdim İçeride ders işlenmediğinden değil Sadece müfredatın dışına çıkılırdı Hayat bilgisi hariç Bazen de iki defa çıkardım Olurda karar değiştirir diye Müfettiş ne anlardı ki işlemediği dersten. 65
içimde bir şeyler var hâlâ BİR BÜYÜK Bir büyük devirdik o akşam Onunla beraber, onun için Bir büyük devirdik o akşam Onun şerefine Bir büyük devirdik o akşam Unutturmadı, daha fazla çıktı sesim Küçük bir kadehti Her şeyi sonlandıran Şişe yerinde hâlâ 66
Cengizhan Koçyiğit ÜZÜYORUM Kalitesiz bir mal gibiyim Alanda verende memnun değil Bir bozuk araba gibiyim Yarı yolda bırakıyorum sevdiklerimi Akordu bozuk bir çalgı gibiyim En güzel sesleri berbat çıkarıyorum Herkesin kalbini kırıyorum Kalp kırıldı mı bir kere Yanlış şeyler yapmaya çalışıyorum Her zaman doğruyu söylüyorum Doğru söyleyeni kovsalar da dokuz köyden Onuncu köy geliyor aklıma O da elden gitmiş Bir tek babam geliyor aklıma 67
içimde bir şeyler var hâlâ GURURLU ADAM Gururlu adamı izliyorum Pencerenin önünde Gururlu adamı izliyorum Sokak dibin de Gururlu adamı izliyorum Bulaşıkçıda Gururlu adamı izliyorum Akşam vakti çarşıda Gururlu adamı bir türlü göremiyorum Çek yazarken Gururlu adamı bir türlü göremiyorum Adam kayırırken Boş bir derinlik görüyorum Gururlu adam en dibinde 68
Cengizhan Koçyiğit SİGARA Sigaran olmak isterdim senin, Aslında haksızda değildim, Bana bir dakika ayıramazken, Ona ayırdığın dakikalar olmak isterdim. Seni çok kıskanırdım sigarandan, Ben dokunamazken sana, Sen onunla dudak dudağa. İçimi en acıtanda; Sen daha beni çekemezken, Onu her gün içine çekmen. Ben senin için yanmaya da varım derken Senin için her gün yanan sigaralar var ya En çokta bunu hazmedemiyorum işte. 69
içimde bir şeyler var hâlâ KIZGIN KASIM Şimdi kızıyorsun bana, biliyorum El âlemin dostu can yoldaşı böylemi diye Söyleniyorsun kendi kendini Ve kızıyorsun kendine de Benim ne işim olur nasıl bulaştım bu adama Hem onunla ciddi şeylerde konuşulmaz Umursamaz bir adam Sonra diyorsun kendi kendine nasıl olur böylesi Birlikte yaptık çoğu şeyi Hatırlarsın şimdi ilk tanışmamızda Oturduğumuz yüz merdivenliyi Anlattığımız kimsenin bilmemesi gereken her şeyi Bütün yükleri birlikte taşıdığımız Hem de koşarak yaptığımız Birlikte neler çaldığımız Hepsine rağmen birlikte anılamadığımız 70
Cengizhan Koçyiğit BEN Ben hiç kimseye kötü davranmıyorum ki. Bir köşeye geçip sessizliğimle sızıyorum. Belki de diğer sorun budur. Sessiz olmamı havalı olmakla karıştırıyorlardır. Ama sen daha iyi bilirsin, Ben utangaçlığımdan konuşamıyorum. Hatırlasana okuldayken Edebiyat dersinde o kadar heyecanlanmıştım ki Bacağımın titremesinden sırayı düşürmüştüm. Yani ben buyum değil mi? Beni nasıl değiştirebilirsin ki. Bunu değiştirebilmem için Hayatımda yeni bir amacımın olması gerekir. Aslında Böyle yaşamayı seviyorum Fakat beni deli zannetmelerini istemiyorum. 71
içimde bir şeyler var hâlâ Ve pekte haksız sayılmazlar. Tabi bütün psikolojik danışmalar Deli doktoru değilse. Çocukluğumdan başlamış Bu sessizlik Üç dört yaşına kadar Ne ağlamış nede ana baba demişim Yemeği bile Elimi ağzıma götürerek İfade etmişim Büyümüşüm Bu seferde gözlerimi kullanmışım Değişime bir türlü ayak olduramamışım Modadan da anlamazmışım Ben eskilerde yaşarmışım 72
Cengizhan Koçyiğit RÜYALAR Ne zaman geçer bu rüyalar Gecenin üçünden beri görüyorum Bir kısmını hatırlıyorum Merdivenleri koşuyoruz kaçtıklarımdan Sonra çatıya bakıyoruz Çatı kapalı Aşağı inerken elimizde Çaylar Ben sürünerek iniyorum Çayı dökmeyim diye Kaçtığım anında takıyor çelmeyi Çayla birlikte aşağı yuvarlanıyorum Allahım kaçıncı kâbus bu Yastığın kılıfı da bıktı terimden Bir yol göster Bu sefer rüyayla olmasın 73
içimde bir şeyler var hâlâ ÖLÜM-E Gene kaybediyor insanoğlu Ölüme karşı koyamayacağı belli Razı değil fakat Kendisinden çok sevdiklerinin gitmesine En büyük yalnızlıklarında O insanlar gelir akla maalesef 74
Cengizhan Koçyiğit ENKAZ Şu insanları anlamak zor Enkaz altında kalanları hele Bundan başka dertleri yokmuş gibi Başka şeyleri düşünür Tam o sırada işte Enkazın altında uzanan bir el Karnı yarılmış gülmekten 75
içimde bir şeyler var hâlâ BENİM GİBİDİR YAĞMUR Benim gibidir yağmur, Her evresi zordur. Daha zoru da yağmasıdır. Benim gibidir yağmur. Sinirlenince çatar kaşlarını Kanla dolar gözleri Ve sonunda ağlamaya başlar. Ağladıkça şiddeti artar, Şiddeti arttıkça gürlemeye başlar. Bir süre diner. Sonra tekrar başlar yağmaya. Bu sefer sessiz bir şekilde, Benim gibidir yağmur. Her türlü ağlar. 76
Cengizhan Koçyiğit İLERİDEKİ ORMAN İleride bir orman vardı Kuşların sesi yankılanıyordu İleride bir orman vardı Kavuşturduklarıyla meşhur İleride bir orman vardı Çok büyük ağaçlar vardı İçeri girdin mi çıkması zor Dışarıdan baktın mı girmemesi zor İleride bir orman vardı Sadece âşıklar girip çıkabiliyordu. 77
içimde bir şeyler var hâlâ HAYATIM Bir parça kumaş hayatımda, Kısacak, bir karış Hiç kimsenin sevmediği bir renk O bir karış kumaş beni sıcak tutar Bir araba hayatımda, Ona sorarsanız arızasız Bana sorarsanız Keşke eskisi gibi yürüyebilsem Birde beni beğenenler var Her lafımda mutlu olan Birde beni sevmeyenler İşine geldiğinden Onlara sorarsanız; Kumaş; o iyidir bana sahip çıkar Beğenenler; beğeniyoruz, seviyoruz Sevmeyenler; yaptığı her şey kötü Araba; ben ona güvenirim beni yarı yolda bırakmaz Bana sorarsanız; Bir parça kumaş bana yeterde artar bile 78
Cengizhan Koçyiğit IŞIK SÖNERSE Kaçıncı gün olduğunu bilmiyorum Ama üç yüz günü geçtiğinden emindim Bir yılı geçerse üç yüzü de geçmiş olur herhalde. Sayısı yüzlerce gün olarak ifade edilen bir yalnızlık, Hiç dokunulmamış. Tıpkı güneş gibi Varlığına ihtiyaç duyulan Ama hep şikayet edilen 79
içimde bir şeyler var hâlâ KANALİZASYON Kokusu bir tek önyargıları öldürmeye yetmiyordu. İç içe geçmiş saçları, Açık kahverengi gözleri, Bir deri bir kemik kalmış haliyle Bütün gece sokaklarda dolaşan bir evsizdi En yakın dostu farecikti. Farecik ile kaldığı kanalizasyonda tanışmıştı. Yaşlı adam yatarken Farecik onun sağ kulağını kemirmişti Böyle başlamıştı dostlukları Bir hayat gibi Doğmak için seni taşıyana verdiğin acı gibi 80
Cengizhan Koçyiğit GÜNEŞ Aslında Ne kadar anlamsızdı içimizi ısıtsın diye Renkli şeyler giymemiz. Oysaki güneş siyahı daha çok severken 81
içimde bir şeyler var hâlâ YORGUN ADAM Yattığı yerden bağırıyor yorgun adam Bağırmasına gerekte yok Gözlerinden okunuyor her şeyi Çelik gibi çakmak çakmak gözleri İmkânsızları başarıyor yorgun adam Bir insan ekmek, su, nefes olmadan yaşayabilir mi? O yaşıyordu Herkesi cebinden çıkarırcasına Yorgun adam çok şanslıydı Onu gerçekten düşünen ve sevenleri vardı Dinlenme vakti de çoktan geçti Kalk ayağa ve devam et hayata Seni bekleyenler var. 82
Cengizhan Koçyiğit HASTANE ODASI Aynı renk kapılar ve insanlar Ve iki asansör, Yanlış anlamayın hastane burası Biri hastalar için. Ve her odada bir hasta Ve bir türlü rahat edemedikleri yatak Ve en büyük yardımcısıdır, Hasta adamın tavanındaki beyaz boya. 83
içimde bir şeyler var hâlâ HABERSİZ Günlerdir uçan kuşlar Yuva yapmak için Daha sıcak bir yere Artık büyüyen yavru kuş Habersiz Sürüsünün nereye gittiğinden Soğuk hava iyice bastırmakta Kuş, uçmamakla birlikte Hastalanmakta Aylar sonra... Karların hepsi erimiş, Soğuk hava yok olmuş Eski yuvasında kuşun Yeni kuşlar Türleri farklı olan 84
Cengizhan Koçyiğit SEVDİĞİM KADINA Evet Seni seviyorum galiba Daha önce birine böyle âşık olamadım Galiba daha önce bu kadar marifetli bir kadın görmedim Kocaman bir ağaçsın sen Ve gölgende ben Üstelik sırt sırta vermişiz Ve ben sana dünyadaki bütün şiirleri yazıyorum 85
içimde bir şeyler var hâlâ AYNA Seninle konuşamıyorum Ne yaparsam aynısını yapıyorsun Sanki sessiz sinema oynuyoruz Kaşımı çatsam sende çatıyorsun Gülümsesem sende gülümsüyorsun Kulağıma yakınlaştırıyorum Sende sana gizli bir şey söylediğimi bildiğinden Hemen kulağını yakınlaştırıyorsun Sana her şeyi anlatıyorum Sonra seninle bakışıp dışarı çıkıyorum 86
Cengizhan Koçyiğit KURŞUN KALEM Seni seviyorum Biliyorum bu biraz zor biraz imkânsız Mutlulukta tuzu biberi Biliyorum bu kelimelerde şiire benzemedi Şiirin adı şiir sadece Bu yüzden bu mısralardaki bu düzensizlik Seni o kadar çok düşünüyorum ki birini unut muyum diye Beşini yazamıyorum Sonra unuttuklarım geliyor aklıma Ve bu karmakarışık bir aşk geometrisi çıkıyor karşıma Dağınıklığı pek sevmem oysaki Ama dağınığımdır Bazı durumlarda Her şey ortada olsun isterim Gelen geçen görsün Bir de sen gör Burada neler olduğunu Açılanın sadece kurşun kalemim olduğunu 87
içimde bir şeyler var hâlâ ÇÖZÜME DAİR Bence ağlamamalısın Gözün buna hazır değilken Çözümü dışarıda olmayan Şeyleri saklamalısın Bir dostun olmalı ya da Güvenebileceğin biri Bir çocuk mesela Ona anlatmalısın Ama unutmamalısın Kim ne yaparsa yapsın Çözümü kendin bulmalısın Bizler katalizör görevinde Ve sen dik oturmalı, dik durmalısın Ayağı kırık koltuğa Sincap yuvası olmuş yola rağmen. 88