I.BURDUR SEMPOZYUMU 267 BURDUR VE YÖRESİNİN DİL ÖZELLİKLERİ Metin KARAÖRS * Ana dilimiz Türkçenin Anadolu da kullanılış şekilleri, 19. yüzyılın ortasından itibaren çeşitli şekillerde sınıflandırılmaya başlanmıştır. 1 Başta Prof. Dr. Zeynep Korkmaz, Prof. Dr. Ahmet Caferoğlu 2, Prof. Dr. Tuncer Gülensoy 3, Prof. Dr. Ahmet B. Ercilasun 4 ve Prof. Dr. Leylâ Karahan 5 olmak üzere birçok bilim adamının çalışmalarıyla Anadolu Ağızları derlenmiş ve incelenmiştir. Bütün bu çalışmaları Prof. Dr. Leylâ Karahan Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması isimli kitabında özetleyerek son sınıflandırma denemesini yapmıştır. (Bu eserde konuyla ilgili geniş bir bibliyografya verilmiştir.) Biz bu tebliğimizin birinci bölümünde bu çalışmaların ışığında, Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması çalışmalarına göre Burdur ve Yöresinin Ağız Özellikleri bakımından diğer yörelerden ayrılan taraflarını ortaya koymaya çalışacağız. -I- Anadolu Ağızları ses, şekil ve söz dizimi özellikleri bakımından üç ana gruba ayrılmaktadır: 6 1. Doğu Grubu Ağızları 2. Kuzeydoğu Grubu Ağızları 3. Batı Grubu Ağızları (Adana, Adıyaman, Afyon, Amasya, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bartın, Bilecik, Bolu, BURDUR, Bursa, Çanakkale, Çankırı, Çorum, Denizli, Eskişehir, Gaziantep, Giresun, Hatay, Isparta, İçel, İzmir, İzmit, Kahraman Maraş, Kastamonu, Kayseri, Kırşehir, Konya, Kütahya, Malatya, Manisa, Muğla, Nevşehir, Niğde, Ordu, Sakarya, Samsun, Sinop, Sivas, Tokat, Uşak, Yozgat, Zonguldak Ağızları) A. Burdur ve Yöresi nin de içinde bulunduğu Batı Grubu Ağızları diğer Ana Gruplardan ses bilgisi bakımından şu özelliklerle ayrılırlar: 7 1. Batı Grubu Ağızları alıntı kelimelerdeki uzun ünlüleri aynen saklarken, Doğu ve Kuzeydoğu Grubu Ağızları bunları kısaltıp normal ünlüler şekline geçirirler. Gümüşhane, zeten, Trabzon badava derken, Batı Grubu zaten ve bedava şeklini tercih eder. 2. Batı Grubu Ağızlarında ilerleyici benzeşme diğer gruplardan daha ileridir. Batı Grubu çağırırken i, arkadaki ni, alıver i; çağırıkan, arkadakı, alıvar şeklinde söyleyebilir. * Prof.Dr., Erciyes Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 1 KORKMAZ, Zeynep Anatolian Dialects, Hanbuch Der Türkischen Sprachwissenschaft, Teil 1, Akademiaı Kiado, Budapest, 1990 Z. Korkmaz ın Anadolu Ağızlarını konu alan çalışmalarının bazıları şunlardır: ----- Eski Türkçedeki Oğuzca Belirtiler Türkoloji Drgisi, C.VI, s: 1, Ankara 1974, s: 15-30 ----- Batı Anadolu Ağızlarında Aslî Vokal Uzunlukları Hakkında TDAY-Bell. 1953, Ankara 1988, s: 197-203 ----- Güney-Batı Anadolu Ağızları DTCF Yayınlar, Ankara 1956 ----- Eski Anadolu Türkçesindeki van/-ven/-vuz/-vüz Kişi ve Bildirme Eklerinin Anadolu Ağızlarındaki Kalıntıları, TDAY- Bell. 1964, Ankara 1965, s: 43-65 ----- Nevşehir ve Yöresi Ağızları, DTCF Yayınları, Ankara 1977 2 CAFEROĞLU, Ahmet Anadolu Diyalektolojisi Üzerine Malzeme Burhaneddin Matbaası, İstanbul 1940. ----- Anadolu Ağızlarından Toplamalar B. Erenler Matbaası, İstanbul 1943 ----- Orta Anadolu Ağızlarından Derlemeler İstanbul Üniversitesi Yayınları, B. Erenler Matb., İstanbul 1948 3 GÜLENSOY, Tuncer Kütahya ve Yöresi Ağızları TDK Yayınları, Ankara 1988 4 ERCİLASUN, Ahmet. B. Kars İli Ağızları, G.Ü. Yayınları, Ankara 1983 5 KARAHAN, Leylâ Anadolu Ağızlarının Sınıflandırılması TDK Yayınları, Ankara 1996 6 ----- age. s. 3 7 ----- age. s. 2-54
268 I.BURDUR SEMPOZYUMU 3. Batı Grubu Ağızlarında kök ünlüsünde, ek ünlüsünde geniş ünlülü eklerde Kuzeydoğu Anadolu Ağızlarındaki kadar kalınlaşmalar ve incelmeler görülmez. (söylemem, girince- soylemem, kirinca) 4. Batı Grubu Ağızları son seste ve ön seste ı ünlüsünü Doğu ve Kuzeydoğu Gruplarından daha fazla kullanmaktadır. babasi Doğu gr; yulduzi Kuzeydoğu gr; babası, yıldızı Batı gr. 5. Batı Grubu Ağızlarında alınma kelimelerde h, h, ġ, ayın ünsüzlerinin etkisi ile meydana gelen ünlü incelmesi Doğu Grubu ve Kuzeydoğu grubu kadar ileri değildir. Doğu gr: heste, herf, gezep, sebr ; Batı gr.; hasta, harf, sabr 6. Batı Grubu Ağızlarında bazı kelimelerde ilk hecedeki yuvarlak ünlüleri düzleştirme temayülü Kuzeydoğu grubu kadar etkili değildir. Kuzeydoğu gr.: damuz, epmek, beyimek; Batı gr. domuz, öpmek, büyümek 7. Batı Grubu Ağızlarında ünlü yuvarlaklaşması Kuzeydoğu Grubu kadar ileri değildir. Kuzeydoğu gr. : yedürmek, evimüz, kidelüm; Batı gr.: yedirmek, evimiz, gidelim 8. Batı Grubu Ağızlarında ünlü-ünsüz uyumsuzluğu Kuzeydoğu Grubu kadar fazla değildir. baluk, bolanuk; Batı gr: balık, bulanık 9. Orta ve arka damak geniz ünlüsü olan ñ, Batı Grubu Ağızlarında korunurken, diğer gruplarda değişerek veya düşerek yok olmuştur. Batı gr.: bunuñ, söyleñ, göñül, beñiz; 10. Patlayıcı ünsüzlerin ikizleşmesi bakımından Batı Grubu Ağızları, diğer gruplar kadar ileri değildir. dokkuz, sekkiz; dokuz, sekiz. 11. Batı Grubu ağızlarında yer değiştirme diğer gruplar kadar ileri değildir. torpah, körpü, yarpa; toprak, köprü, toprak. B. Yapı Bilgisi bakımından Batı Grubu Ağızları, diğer gruplardan şu özelliklerle ayrılırlar: 1. Batı ve Kuzeydoğu Grubu, şahıs zamirlerinin yönelme eki almış şekilleri, öyle, böyle kelimelerindeki ses değişmeleri ve -sız/-siz ekini kullanma bakımından Doğu Grubundan farklıdır. 2. Çokluk 2. Şahıs iyelik ekiyle iyelik kökenli şahıs ekinin yapısı bakımından Batı ve Kuzeydoğu Grubu Ağızları, Doğu Grubu Ağızlarından farklıdır. 3. Batı Grubu Ağızlarında şimdiki zaman ekinin yapısındaki ünlü genellikle geniş olması diğer gruplardan bu grubu ayıran bir özelliktir. 4. Öğrenilen geçmiş zaman eki, diğer gruplarda tek şekilli olup kalınlık-incelik uyumunu bozduğu halde, Batı Grubu Ağızlarında çok şekilli olup ünlü uyumlarını bozmaz. 5. Batı Grubu Ağızları teklik ve çokluk 1. Şahıs emir eklerindeki ses değişiklikleri ve istek eki a/-e nin işleklik derecesi bakımından diğer gruplardan farklılıklar gösterir. Batı Grubu Ağızları Yer adları üzerinde yapılan incelemeler ve tarihî araştırmalar 24 Oğuz boyundan 23 ünün Anadolu da iskân edildiğini, bunlardan Kınık boyunun Isparta, BURDUR, Sandıklı, Denizli Çivril, Ceyhan, Osmaniye, Arapkir, Adıyaman, İzmir, Bergama, Tire, Manisa, Alaşehir, Demirci, Gördes, Simav, Balıkesir ayrıca Ankara, Kütahya, Sivas, Bolu, Kahramanmaraş dolaylarına yerleştiğini ortaya çıkarmıştır. 8 Batı Grubu Ağızlarını diğer iki ana gruptan ayıran özelliklerden biri de bu bölgelerdeki Kıpçak yerleşimleridir. Batı Grubu Ağızları kendi içinde IX. Alt Gruba ayrılmaktadır: 9 Burdur ve Yöresi Ağızları Birinci Alt Gruba girmektedir. I. Grup: Afyon, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, BURDUR, Bursa, Çanakkale, Denizli, Eskişehir, Isparta,, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla, Uşak ve Nallıhan (Ankara) ağızları. Birinci Grubu diğer alt gruplardan ayıran özellikler: 10 8 KORKMAZ, Zeynep, Anadolu Ağızlarının Etnik Yapı ile İlişkisi Sorunu TDAY-Bell. 1971, Ankara 1980, s. 21-32 SÜMER, Faruk Oğuzlar s: 211-213 9 KARAHAN, Leylâ age. s. 116-117
I.BURDUR SEMPOZYUMU 269 1. ä ünlüsü bu grubun karakteristik sesidir. (älli) 2. c,ç,ş,y ünsüzlerinin sebep olduğu kalınlık-incelik uyumsuzluğu bir tarafa bırakılırsa, bu ağızlarda ünlü uyumları kuvvetlidir. dir. gelēn) 3. Dudak ünsüzleri yanında bulunan ilk hece dışındaki ünlüler düzdür (çamır) 4. Ünlü yuvarlaklaşması yoktur. 5. Geniş orta hece ünlüsü sık sık düşer. (burla) 6. o zamiri genellikle dar ünlülüdür (una) 7. h, g ünsüzleri bu ağızlarda duyulmaz. 8 y,l ünsüzlerinin düşmesi, belirli bazı kelimelerde hece kaynaşmasına sebep olmuştur. (gidēn) 9. r düşmesi ve r li hecelerde hece düşmesi hadisesi yaygındır. (vâ, duruz) 10. Zamir kökenli teklik 1. Şahıs ve bildirme ekleri genellikle -ın/ -in, çokluk 1. şahıs eki de -ız /-iz 11. Bu grupta -yorur/yoru (yörü)/-yor/-yo şimdiki zaman ekleri kullanılır. (geliyoru, geliyo) 12. Teklik 1. Şahıs emir eki -ayın/-eyin, bu ağızlarda aynen veya büzülmüş olarak korunur. (geleyin, 13. Bu ağızlarda, aslî ünlü uzunluklarını koruyan kelimelerin sayısı diğer ağızlara göre daha fazladır. Birinci Alt Grup İçinde İkinci Derecede Alt Gruplar: 1. Afyon, Eskişehir, Uşak, Nallıhan ağızları 2. Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Bilecik ağızları 3. Aydın, BURDUR, Denizli, Isparta, İzmir, Kütahya, Muğla Manisa ağızları 4. Antalya ağzı -II- Aydın, BURDUR, Denizli, Isparta, İzmir, Kütahya, Manisa, Muğla Ağızlarının Ortak Özellikleri 11 a) Geniş zaman ünlülerindeki kurallı daralma, bu ağızların en belirgin özelliğidir. Bu hadisenin yoğunluğu her her ağızda aynı değildir. b) r, l düşmesi, değişen sıklık oranlarıyla yaygındır. (vã, omaz) c) d,t,k> değişmesi sadece bu ağızlara ait bir ses değişmesidir. (çe di) ç) Yükleme ve yönelme hâli eklerinde ünlü değişmeleri görülür. Bu değişme Isparta ve İzmir ağızlarında daha azdır. d) Aydın ağzında b->m- değişmesi örnekleri Denizli den fazladır. Bu ağızda ınca/ -ince eki yerine -lan, -layın, -layın keri şekilleri kullanılır. e) Denizli ağzında r düşmesi, Manisa ağzında olduğu gibi kurallı ve sık değildir. f) Çivril, Acıpayam, Tavas ilçesi ağızlarında kelimelerin son hecelerinde beliren müzikal vurgu çoğu zaman bir yarım uzunluk doğurur. g) Denizli ağzında o zamiri ünlüsü daralmamıştır. ğ) -ınca/-ince eki yerine -duķlayın keri şekilleri kullanılır. h) Tavas ağzında g, g ünsüzleri iki ünlü arasında bazen sızıcılaşmaz. doğumluġa, äbäligä 10 ----- age. s. 150 11 ----- age. s. 155-156
270 I.BURDUR SEMPOZYUMU ı) Bergama (İzmir) ağzında l düşmesi Manisa dan daha fazladır. i) Kütahya ağzında şimdiki zaman eki -yo dur j) Geniş ünlülerin daralması, r, l düşmesi, hece kaynaşması, yükleme ve yönelme hâli eklerindeki ünlü değişmelerinin en yoğun olduğu yöre Manisa dır. k) Alaşehir ve Kula ağzında şimdiki zaman eki -or/-ör dür. l) Hece kaynaşmasının çok ileri olduğuı Muğla ağzında -ıp/-ip zarf-fiil eki yerine -ık/-ik kullanılması ve -mış/-miş eki sonundaki i türemesi ilgi çekici özelliklerdir. BURDUR vilayetinin merkez ve ilçelerinin her birinin ayrı ayrı ağız özelliklerini ortaya koyan en az yüksek lisans seviyesinde tezler yaptırılmalıdır. Bu çalışmalar sonunda elde edilecek malzeme ile bölgemizin ağız özellikleri hakkında daha sağlam hükümler verilebilecektir. -III- Türk Dil Kurumu nun Derleme Sözlüğü nde yer alan Burdur ve Yöresine ait a ve k harfi ile başlayan kelimelerin listesi 12 aşağıda verilmiştir. Bu kelimelerin birçokları Türkçe Sözlük te bulunmamaktadır: abalamak, apalamak: Çocuk emeklemek. Yeşilova, Tefenni, Burdur ve çevresi, TS de yok. abaz abaz yemek: Ağzını doldura doldura yemek. Tefenni, TS de; hapaz : avuç abeş: Kızkardeş. Söğüt-Tefenni, Ürkütlü-Bucak, Hacılar-Burdur, TS de yok. abır: Küçük çocukların kasık ve koltuk altlarına pudra yerine sürülmek üzere nane, mersin, gül ve cennet süpürgesi yapraklarının döğülmesinden elde edilen toz. Bucak, TS de yok. yok acı kara : Sık yuvarlak ve küçük taneli bir çeşit ekşi üzüm. Karamanlı, Tefenni, Çerçin, TS de ağnak: 1. At, eşek gibi hayvanların debelendikleri tozlu, topraklı yer. Bucak, TS de yok. akçakatık, akcagatık: Yağlı ve süzülmüş yoğurttan yapılan ve kışa saklanan bir çeşit peynir. Ürkütlü- Bucak, Yeşilova, TS de yok. akgöz: Korkak, budala, ahmak. Bucak, TS de yok. alama: Elle tutulup atılabilecek büyüklükte taş parçası. Bucak, TS de yok. altalamak: Hastalık tekrarlamak, fazlalaşmak, halsiz bırakmak. Bucak, Çerçin, TS de yok. ananat : Ekin demetlerini arabaya koymaya ve aktarmaya yarayan üç, dört, beş, yedi çatallı olabilen uzun saplı aygıt, dirgen, yaba. Kayadibi, Yeşilova-Burdur, TS de yok. andal: Bahçe, bağ ve bostanda sulamayı kolaylaştırmak için toprağın eğimine göre ayrılmış parçalar, maşala, evlek. Kayadibi Yeşilova-Burdur, TS de yok. andız: anramak : arap daşşağı : Yeşilova, TS de yok. ası : aşırt : Tefenni, TS de yok. İffetsiz kadın, kahpe, orospu. Kozağaç-Tefenni, TS de bu anlamı yok. Çoğalmak, gürlemek. Çerçin, TS de yok. Koni şeklinde üzeri çizgili, çok acı ve siyah renkli bir otun meyvesi. Karaatlı- Erken. Tefenni, Güney, Karaatlı, Kayadibi, TS de yok. Sırt ve bayırların geri tarafı, görünmeyen yüzü. Ürkütlü-Bucak, Karamanlı, Yayla- atnaştırmak : Ayırmak, çözmek. Tefenni, TS de yok. avganlamak: Asmaların dibini kabartmak. Burdur, TS de yok. 12 Derleme Sözlüğü, TDK yay., Ankara 1993, Cilt : 1 ve Cilt: 8, s. 2577-3056
I.BURDUR SEMPOZYUMU 271 avganmak : avınmak: Suyun çukurda göllenmesi. Karamanlı-Tefenni, TS de yok Dişi hayvan gebe kalmak, döl tutmak. Kuzköy-Bucak, Salda-Yeşilova, TS de yok. avkın: avkmak : ayalamak : ayıpsanmak : azılı : Suyun derelerin kenarlarında oyduğu çukur yer. Navlu-Yeşilova, TS de yok. Sıkıştırmak. Burdur, TS de yok. Oyalamak, hamur mayalamak. Çeltek-Yeşilova, TS de yok. Utanmak, ayıp saymak. Akçaköy-Yeşilova, TS de yok. Kart erkek yaban domuzu. Kuşbaba-Bucak, TS de bu anlamı yok. kabalak: Arpacık soğanı, Çerçin; TS de 1. Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir tür başlık: "Kendisi, ayağında postallar, sırtında kaput, başında kabalak, Çanakkale cehenneminde askerliğini yaparken..."- Y. Z. Ortaç. 2. Kabak yaprakları biçiminde etli ve tüylü yaprakları olan, kırlarda ve su kenarlarında yetişen bir bitki. Bu kelime Uluborlu (Isp.) da soğanın erkeğine verilen ad olarak geçer. kabaş : kağsırık : kakıt : Dalsız, budaksız ağaç. Gölhisar, TS de yok. Balgam, Salda-Yeşilova; Kestel-Bucak, TS de yok Zayıf, kuru, ince. Çerçin, TS de yok kalak : burun, burun ucu, geniz, Tefenni, TS de isim, halk ağzında. TS de gelin tacı, tezek yığını anlamları da var. Uluborlu da (kalak sonradan çıkar, kulağı kor geçer. Eğer ben olsam onun kalağını kırardım. Kalak kalak ötüyor Ö. Karaörs) deyimleri vardır. Yeşilova da boynuz anlamındadır. kamamak : Kapatmak. Tefenni, TS de yok kamçaklamak : Çimdiklemek. Kozağaç-Gölhisar, TS de yok kamsız : kanere : Uyuşuk kimse, Karağaç-Gölhisar TS de gamsız şeklinde. Doymak bilmeyen obur insan. Salda-Yeşilova, TS de yok kanaracı : Görgüsüz. Karaağaç-Gölhisar, TS de yok, (Uluborlu da Bırak şu kanareyi, kanare kandili şeklinde bir insanı küçültmek için söylenir. Ö. Karaörs, Uluborlu) kanrılmak : kaplangoz : karaca: karcotu : karadamak: karakavruk: karamık: karaörtü: karayen : kargadüleği : karıklamak : karıva : karpiçra : kaşam : kava : kavız : Arkaya eğilmek Yeşilova, TS de kanırmak şeklinde. Salyangoz. Başpınar-Tefenni, TS de yok. Bir çeşit buğday hastalığı. Tefenni, TS de bu anlamı yok. Çörek otu. Başpınar-Tefenni, TS de bu anlamı yok. İnatçı. Kozağaç-Gölhisar, TS de yok Hindiba. Salda Yeşilova, TS de yok Saçma büyüklüğünde meyveleri olan dikenli bir bitki. Güney- Yeşilova, TS de yok, Toprak dam. Salda-Yeşilova, TS de yok Arkadaş. Burdur, TS de yok Ebucehil karpuzu, acıhıyar. Burdur, TS de yok Ses kısılması. Karamanlı, TS de bu anlamı yok Rastık denilen tahıl hastalığı. Karamanlı, TS de yok. Duvarları kerpiç veya taştan yapılan kulübe. Burdur, TS de yok. Dam oluğu. Burdur, TS de yok Çayırlık, çayırın bol olduğu yer. Aziziye, TS de yok Tahıl kabuğu, kapçık. Çamköy-Gölhisar, TS de yok
272 I.BURDUR SEMPOZYUMU kaykı : Yukarıya doğru eğik, eğri. Kavak-Yeşilova,TS de yok kaykışmak: Elini beline dolayarak yaslanmak. Burdur, TS de yok kaynatma : Küçük kulpsuz çamaşır kazanı Burdur. TS de bu anlamı yok. (Salda-Yeşilova da kaynakma şeklinde. TS de yok kazan : Su çevirisi, kuyu, Karamanlı-Tefenni TS de bu anlamı yok. kekel : Tembel. Salda-Yeşilova, TS de yok, (Uluborlu: kehel) kehlemek : Yorgunluktan sık sık soluk almak. Karamanlı, TS de yok kekeremek : Kokulu bir çeşit ot. Çamköy-Yeşilova TS de yok kelcik : Dedikodu. Çerçin-Burdur, TS de yok kelez : Hasta cılız, zayıf. Karamanlı, TS de yok keletir : Kulpsuz, yayvan sepet, sele. Karamanlı, TS de yok ken: Ekilmeden bırakılmış tarla. Güney Tefenni, TS de yok kepetmek : Kapatmak. Karamanlı, Salda-Yeşilova, TS de yok kepi : Keçe, paçavra. Karamanlı, TS de yok keprem : Kuvvetten düşmüş. Yeşilova TS de yok kerevze : Geveze, Karamanlı, TS de yok kerit : Taşlı toprak, Kavak-Yeşilova, TS de yok kesevze : Her söze, her işe karışan. Burdur, TS de yok kıntaş: Yan, eğri, yamuk. Çavdır, TS de yok kıpçık : Yaramaz, afacan. Karamanlı, TS de yok kıpıratmak: Kımıldatmak. Çamköy-Gölhisar, TS de yok kırışmak : Öküzler süsüşmek, toslamak. Salda-Yeşilova, TS de bu anlamı yok kıytarık: Az açık, aralık. Tefenni, TS e yok kıynık : Az açık, aralık. Burdur, TS de yok kikirdemek: Gevrek gevrek gülmek, Başpınar-Tef. TS de yok kilden : tek kulplu su kabı, brd. TS de yok. kizir : Cüce boysuz, bodur, Burdur, TS de köy muhtarı yardımcısı, köy kahyası, köy bekçisi. koldam : Kullanışlı, kullanışı kolay. Güney-Yeşilova, TS de yok kodsak : Çalımlı, iyi giyimli, yakışıklı. Çerçin, TS de yok koşum : Üç yaşında erkek manda. Karamanlı, TS de bu anlamı yok. kova : Hasır örülen ot. Çerçin, TS de bu anlamı yok köfün : Büyük sepet. Karamanlı-Uluborlu, TS de yok kömürdek : Olmamış kavun. Güney Tefenni, TS de yok. kösnemek : At eşek vb. hayvanların çiftleşme istemesi. Güney-Salda-Yeşilova, TS de yok kösüre : Bileği taşı, kesici aletleri bilemeye yarayan taş. Kavak, Harmanlı-Yeşilova, TS de yok kücü : Dokuma tezgâhlarında atış ipliklerini açıp tarayan tarak. Burdur, TS de yok
I.BURDUR SEMPOZYUMU 273 -IV- Burdur ve Yöresindeki Yer Adlarının Yapı Bakımından İncelenmesi: 13 Bölgenin dağ tepe bel, sırt adları; dere, ırmak, çay, göl adları ve köy, kasaba ilçe ve şehir adları yer adları (toponomisi) Türk özelliğini ortaya koymaktadır. Yer adlarımızın dili o bölgenin özelliklerini, etnik yapısını da ortaya koyar. 14 Yer adları köken bakımından Türkçe asıllı olanlar, alıntı olanlar olmak üzere ikiye ayrılır. Burdur ve Yöresindeki yerleşim yeri adlarının birkaçı dışında Türkçe kökenli olduğunu görüyoruz: 1. Oğuz boylarının adlarından verilen yer adları : 15 Bayındır (Üçoklar, Gök Han oğlu, her zaman yiyeceği bol, imar edilmiş); Büğdüz >büydüz (Üçoklar, Deniz Han oğlu, alçak gönüllü ve yardımcı); Çavdır<Çavundur-Çavuldur (Üçoklar, Gök Han oğlu, şerefli, ünü yaygın); Düğer (Bozoklar, Ay Han oğlu, bir araya gelen); İğdir (Üçoklar, Deniz Han oğlu, ululuk ve bahadırlık sahibi olan); Kayı (Bozoklar, Gök Han oğlu, sağlam); Yazır (Bozoklar, Ay Han oğlu, geniş ülkesi olan); Yuva- Yuvalak (Üçoklar, Deniz Han oğlu, Çok saygın, kudretli); Yüregil (Üçoklar, Dağ Han oğlu, daima iyi iş gören ve düzen tutan). 2. Kişi adlarına dayanan yer adları: Aşağı Müslimler, Aziziye, Bayramlar, Doğanbaba, Hacılar, Hasanpaşa, İshakköy, İlyasköy, Karaaliler, Karamusa, Kocaaliler, Mürseller, Niyazler>Niyaziler, Orhanlı, Seydiler, Yusufça. 3. Bölgenin doğal durumu ile ilgili yer adları: Alanköy, Bayırbaşı, Belenli, Belkaya, Belören, Boğaziçi, Boğazköy, Bucak, Büyükalan, Çardak, Çatağıl (< iki yolun birleştiği yer), Çatak (kavşak, iki dağ arasındaki dere yatağı), Çaylı, Çendik, Dereköy, Düdenköy, Gölcük, Günalan, Hisarardı, Hisarköy, Kayaaltı, Kayacık, Kayadibi, Kayalıköy, Kayış, Kırlı, Kuyubaşı, Kuruçay, Küçükalan, Örencik, Sukudere, Yassıgüme, Yazıköy, Yazıpınar, Yumrutaş. 4. Bitki ve meyve adlarına dayanan yer adları: Asmabağ, Asmalı, Armutköy, Bağsaray, Bademli, Beşkavak, Çallıca, Çamlık, Çamköy, Çamlıdere, Çeltikçi, Dağarcık (dağlarda yetişen yabani bir yemiş Sücüllü-Yalvaç TaS.) Dutalanı, Elmacık, Elmalıyurt, Erikli, İğdeli, İncirdere, Kağılcık (1. kağıl: tanesi çıkarılan buğday başağı, Kurumuş, çamur, toprak yumrusu TaS.) Kargı, Kavacık>kavakcık, Kavakkaöy, Kızılcaağaç, Kozağacı, Kozluca, Soğanlı, Söğütköy, Üzümlübel. 5. Hayvan adlarına dayanan yer adları: Horozköy, Karamanlı, Kargalı, Keçili, Kuşbaba, Sorkun. 6. Renk ve çeşitli nitelikleriyle belirtilen yer adları: Akçaköy, Akören, Akçaören, Aksu, Akaya, Akyayla, Altınyayla, Ambarcık, Avdancık (avadan: kavrulmuş kahvenin soğutulduğu tahta kap, Avdan: Pazar günü TaS.) Başkuyu, Başmakçı (ayakkabı yapan satan, camilerde ayakkabıları bekleyen) Başpınar, Bedirli, Bereket, Beyköy, Bölmepınar, Bozlar, Çanaklı, Çeltek ( 1. deriden yapılmış kalbur, korkak, dost, ahbap, kabuklu pirinç) Çobanpınarı, Çuvallı, Demirli, Eceköy, Elden (aracısız olarak TS) Elsazı, Evciler, Gökçeyaka, Gökçebağ, Gölhisar, Güvenli, İbecik (ibcek>ibicek 1. bölüşülen bir şeyi almak için çekilen kur a, 2. Malatya ve çevresinin adı. TaS.) Kapaklı, Karaatlı, Karacaören, Karaçal, Karakent, Karapınar, Karaseki, Karaköy, Kılavuzlar, Kılçan (at kuyruğu kılından yapılmış kuş tuzağı) Kızıllı, Kızıllar, Kızılkaya, Kiprit, Onacak (on: uzun süre ekilmeyip sertleşen bakımsız toprak Konya. TaS) Sazak (kuvvetli esen rüzgar, bataklık, sazlık) )Susuz, Taşkapı, Taşpınar, Taşyayla, Tekkeköy, Yarışlı, Yarıköy, Yaylaköy, Yeşildağ, Yeşildere, Yeşilköy, Yeşilova, Uğurlu, Ulupınar, Ürkütlü (ürkü: çekingenlik,, yüzde çıkan yara TaS) 7. Yönlere göre verilen yer adları: Aşağıkırlı, Başköy, Güney, Güneyyayla, Kuzköy, Yakaköy, Yakalar. 13 Türkiye Mülkî İdare Bölümleri T.C. İçişleri Bakanlığı, Ankara, 1985, s. 187-191 14 EREN, Hasan; Yer Adlarımızın Dili, TDAY Bell. TDK yay., Ankara 1965, s: 155-165 15 SÜMER, Faruk; Türk Cumhuriyetlerini Meydana Getiren Eller ve Türk Destanları, İstanbul 1997,
274 I.BURDUR SEMPOZYUMU 8. Kökeni yabancı veya tartışılan yer adları: Burdur Adı: Bu isim rivayete göre Türkmen aşiretlerinden biri olan Kınalı Oymağı nın beyinin burayı çok beğenip burada dur >burdur gelişmesinden doğmuştur. Ortaçağda bu yöreye verilen Polydorion > burdur şeklinden doğduğunu söyleyen tarihçiler vardır. F. KIRZIOĞLU, XV ve XVI. Yüzyıl arşiv belgelerinde zikrolunan Rumen devlet büyüklerinin adlarını sıralarken 12. sırada BULDUR adını saymaktadır. (Bu adlar 56 tanedir.) 16 Civardaki Kıpçak yerleşimleri göz önünde tutulursa (Uluborlu, Keçiborlu kelimelerinde Kıpçakların boy adı olan bor kelimesi bulunmaktadır) kelimenin kökeniyle ilgili araştırmalarda bu görüş de dikkate alınmalıdır. Dirmil<Termila, Anadolu da başka örnekleri var. Lwi dilinden 17 Eskiyere (Askeriye) <Aksara, Günümüzdeki Eksere Ovası na kurulmuş bir ilkçağ köyünün adı. 18 Salda : Luwi dilinden, suva: kutlu, güzel, iyi anlamına gelen swa ön ekiyle yapılmış, altada, altes kelimelerinin başına bu ön ek eklenmiş. 19 Salda: saldan: kızılımsı renkte büyük bir ağaç, Alanya, TaS) Tefenni< Stephane veya Amasya yakınlarında bir ilk çağ kentinin adı 20, (Tefin?, tefin ol-: yok ol-, tefe : dokuma tezgahında tarağı tutan, sıkıştıran araç TaS.) Kısaltmalar: TS Türkçe Sözlük, TDK yay., Ankara 2005 TaS Tarama Sözlüğü, TDK yay. 16 KIRZIOĞLU, Fahrettin : Kıpçaklar, TTK yay., Ankara 1992, s: 99 17 UMAR, Bilge; Türkiyedeki Tarihsel Adlar, İnkılâp Kitb. İstanbul 1993, s: 217 18 ----- age., s: 121 19 ----- age., s: 699 20 ----- age., s: 773