Yunanistan n Pontus Sevdas Yeliz KARADAŞ* Türk-Yunan ilişkilerinde sürekli olarak bir dostluk ve iyileşme olduğundan söz edilmektedir. Ancak böyle bir dostluktan bahsetmek çok da gerçekçi değil. Sürekli olarak geçmişteki yaraları kaşıma politikası güden Yunanistan ın son yıllarda gündeme taşıdığı konulardan biri de Pontus tur. Pontus (Pontos) kelimesinin Yunanlıların Karadeniz e verdiği Euxinos Pontos isminden geldiği söylenmektedir. Euxinos kelimesi eski Yunancada misafirperver, dostane, Pontos ise deniz anlamına gelmektedir. Yani Karadeniz için misafirperver deniz ismi kullanılmaktadır. Karadeniz in aslında hırçın bir deniz olması, kelimenin aslında Yunan kökenli olmadığı iddialarını desteklemektedir. Fenikeliler bu deniz için şimal denizi anlamına gelen Achkenas kelimesini kullanmışlardır. 1 Euxinos kelimesinin de Achkenas kelimesinin bozulması sonucu ortaya çıkmış bir tabir olması kuvvetle muhtemeldir. Bazı Yunan kaynaklarında, muhtemelen bu iddiayı boşa çıkarmak için bu ismin bölgeye yerleşen misafirperver Yunanlardan dolayı konduğu iddiasına rastlamaktayız. Pontos kelimesi Çağdaş Yunancada Karadenizli kişi veya saf anlamlarında kullanılmaktadır. Yunanistan da Euxinos Pontos yerine, Karadeniz in Yunanca tam karşılığı olan Mavri Thalassa ifadesinin yaygın bir şekilde kullanıldığı da not düşülmelidir. Yunanların Pontus olarak tanımladıkları yer, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Gümüşhane, Erzurum, Muş, Erzincan, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Kastamonu, Zonguldak illeri ile neredeyse İstanbul a kadar olan sahilin tamamı ile Batum un kuzeyi ve Gürcistan sahillerini de içeren bölgedir. Yunanistan, Doğu Karadeniz bölgesinde yaşamış olan Rum Ortodoks nüfusun, Türkler tarafından birincisi 1916-1918 yani I. Dünya Savaşı sırasında, ikincisi 1919-1923 yılları arasında Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde olmak üzere sistemli bir şekilde yok edildiği yani soykırıma uğratıldığı iddiasında bulunmaktadır. Bu iddiaya göre Doğu Karadeniz bölgesinde 700.000 Pontuslu Rum yaşamaktaydı ve 353.000 i soykırıma uğratılmış, sağ kalanlar ise göçe zorlanmışlardır. Bahsi geçen göç ise Türkiye-Yunanistan arasında imzalanan Mübadele Anlaşması yla gerçekleşmiştir. Dış güçlerin yardımlarına rağmen Pontus hayalini gerçekleştiremeyen Yunanistan, Pontus çalışmalarını söz konusu göçmenlerin ülkeye girişleriyle birlikte milli bir mesele haline getirmiş ve iddialarına tarihi bir dayanak bulmak amacıyla çalışmalarına başlamıştır. Yunanistan, bu göçmenlerin ekonomik ve kültürel sorunlarının üstünü örtmek ve milli bir bilinç oluşturmak için bir Pontus meselesi yaratmıştır. Yunanistan açısından bu meselenin alt yapısı bugün dahi çözülebilmiş değildir. * 21. Yüzyıl Türkiye Enstitüsü Karadeniz Araştırmaları Merkezi, Araştırmacı, yeliz77@gmail.com 1 Yusuf Gedikli, Pontus Meselesi, z Yay., 2008, 16.s Ocak 11 Sayı: 25 21. YÜZYIL [57]
Yeliz Karadafl Yunanistan ın Pontus Soykırımı İddiası Yunanistan için, Türkiye, milli bir meseledir. Hükümetler değişse de Yunanistan ın Türkiye ile sorun yaratma politikası değişmemektedir. İki ülke arasında halihazırda çözüme kavuşturulamamış Kıbrıs, Ege, azınlıklar gibi köklü sorunlar bulunmakta olup, Yunanistan bunlara bir de Pontus meselesini ekleme gayreti içersindedir. Yunanistan, ülke içindeki sıkıntıları unutturmak ve halkın ilgisini başka yöne çekmek içim milliyetçilik duygularının ön plana çıkartılması yolunu tercih etmiştir. Özellikle de 1980 li yıllardan sonra yoğun şekilde Pontusçuluk faaliyeti sürdürülmüştür. PASOK Yönetim Kurulu üyesi ve Halkların Hakları ve Kurtuluşu için Yunan Birliği adlı grubun ileri gelenlerinden Mihalis Haralambidis in başını çektiği ve aralarında Giorgos Fotiadis gibi tarihçilerin de bulunduğu bir grup bu hareketin önderliğini yapmışlar ve özellikle Pontus soykırımı iddialarını gündeme getirerek dönemin Başbakanı Andrea Papandreou yu bu yöndeki çalışmalarını desteklemesi için ikna etmişlerdir. 2 Pontus soykırımı iddiasına ilişkin yasa tasarısı 24 Şubat 1994 tarihinde Yunanistan Millet Meclisi tarafından kabul edilmiş olup, 7 Mart 1994 tarihinde Yunanistan Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Mustafa Kemal Atatürk ün Samsun a çıktığı 19 Mayıs 1919 tarihi de bu soykırımın anma günü olarak kabul edilmiştir. Bunun yanısıra, Yunanistan Parlamentosu 14 Eylül tarihini de 1998 yılında aldığı bir kararla Küçük Asya Helenlerinin Türkler tarafından soykırıma uğratılmasının yıldönümü olarak kabul etmiştir. Her yıl Yunan Meclisinde bu tarihte tören düzenlenerek, burada hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulunulmakta ve anma töreni düzenlenmektedir. Dernek ve Federasyonlar Yunanistan soykırım iddialarını kanıtlamak ve uluslararası kamuoyunda Türkiye yi zor du- 2 Kostas Fotiadis ile röportaj, : (Yunan Devleti, Avrupa daki En Kemalsever Devlettir, Anistasi, 18 Haziran 2009, http://antistasi.org/?p=1286 [58] 21. YÜZYIL Ocak 11 Sayı: 25
Yunanistan n Pontus Sevdas rumda bırakmak amacıyla yoğun bir gayret içersindedir. Bu nedenle, Yunanistan da ve dünyanın çeşitli bölgelerinde kurulmuş 176 Pontus derneği ve federasyon bulunmaktadır. Bunlardan bazıları Tüm Yunanistan Pontuslular Federasyonu, Güney Yunanistan Pontus Dernekleri Federasyonu, Avustralya Pontus Dernekleri Federasyonu, Almanya Pontus Dernekleri Federasyonu, ABD-Kanada Pontus Dernekleri Federasyonu ile Selanik Pontus Araştırma Merkezi, İskeçe Pontuslular Derneği, Selanik Pontuslu Öğrenciler Birliği, Selanik Panagia Sümela Derneği dir. Özellikle Almanya Pontus Dernekleri Federasyonu faal bir şeklide çalışmalarını sürdürmektedir. Her yıl 1500 çocuğun katılımıyla bir dans festivali düzenlenmekte olup, daha çocuk yaşlarda milli bilincin oluşturulması yolunda ciddi çabalar sarfedilmektedir. Tüm Yunanistan Pontuslular Federasyonu, 2004 yılında Atina da düzenlenen Olimpiyat oyunlarının açılış töreninde horon oynayan dansçıların yer almasını sağlamıştır. Ayrıca her yıl Pontuslu gençlerin biraraya gelmesini sağlamak amacıyla Pontus Gençliği adlı organizasyonlar yapmaktadır. 3 Türk-Yunan iliflkilerinde yeni sorun Pontus sok r m iddialar. Sözkonusu derneklerin tüzüklerine baktığımızda amaçlarının Pontus kültürünü, dansını ve müziğini yaşatmak, Pontus soykırımı nın tanınması yolunda çalışmalar yapmak olduğunu görmekteyiz. Bu dernekler, her yıl 19 Mayıs Pontus soykırımı nı anma etkinlikleri düzenlemekte ve bu etkinlikler çerçevesinde konferanslar, sergiler, yürüyüşler yapmaktadırlar. Selanik kentinde iki soykırım anıtı bulunmaktadır. Bunlardan biri Aya Sofya Meydanında, bir diğeri ise Selanik Kordelyu semtinde açılmıştır. İkinci heykelde, kucağında çocuk taşıyan bir kadın resmedilmektedir. Etkinlikler çerçevesinde bu anıtlara çelenk konmakta ve soykırımda ölenlerin anısına kiliselerde ayinler düzenlenmektedir. Selanik Valisi Panagiotis Psomiadis, Pontus derneklerinin erkinliklerinde faal rol oynamakta, ayrıca kentte bir Pontus Hellenizmi Müzesi açma çalışmalarını sürdürmektedir. Psomiadis, beraberindeki grupla 15 Ağustos 2009 yılında Sümela Manastırına gelerek izinsiz ayin düzenlemek istemiş ancak güvenlik güçleri tarafından bu girişim engellenmiştir. 15 Ağustos 2010 tarihinde Sümela Manastırı nda düzenlenecek ayine katılarak soykırımda ölenlerin adlarını okuyacağını belirten Psomiadis in ayine katılması, Fener Rum Patriği Bartholomeos ve Selanik teki Pontus dernekleri tarafından engellenmiştir. 4 Bu noktada geçmişte yaşanmış bir olayı da hatırlatmakta fayda var. Selanik Vali yardımcılarından Mihalis Tremopoulos bir toplantıda, Mustafa Kemal bu şehrin çocuğudur diyerek Mustafa Kemal Atatürk ün adının Selanik te bir sokağa verilmesini teklif etmiştir. Selanik Valiliği ve Pontus dernekleri bu teklife şiddetle karşı çıkmışlardır. Selanik Valisi Psomiadis tarih bilmeyenlerle muhatap olmayacağını ifade etmiş, valilik üyesi Vula Patulidu ise, Kimse Pontuslu Rumların soykırımını unutamaz. Soykırımcı Kemal Atatürk ün adının burada bir sokağa verilmesi, Hitler in doğum yeri olan Avusturya da aynı şekilde onurlandırılması gibi bir durumdur demiştir. Kasım 2010 da düzenlenen yerel seçimlerde Selanik Belediye Başkanlığına seçilen Yannis Butaris de bir sokağa Atatürk adının verilmesini gündeme getirdiği için büyük tepki toplamıştır. Bunların yanısıra, 1992, 1997, 2003 ve 2006 yıllarında Pontus Hellenizmi Dünya Kongreleri düzenlenmiştir. Bu kongrelere dünyanın çeşitli yerlerindeki Pontus dernekleri temsilcileri de katılmışlardır. Bahsekonu kongrelerde Yunanistan, başbakan ya da bakan seviyesinde temsil edilmekte olup, Yunanistan Kilisesi Başpiskoposu ve diğer üst düzey temsilciler kutlama mesajları yollamaktadır. Dönemin Dışişleri Bakanı Dora Bakoyanni sözkonusu etkinliklerden birine yolladığı mesajda şöyle demektedir: Yunan devleti soykırımın uluslararası kamuoyu tarafından tanınmasını kabul ettirmeye çalışmaktadır. Öte yandan o dönem Ana Muhalefet Lideri olan Yor- 3 http://www.poe.org.gr 4 (Panagiotis Psomiadis Sümela Konusunda Tavır De i tirdi), 12.08.2010 http://www.verianet.gr/index.php?option=com_content&task=view&id=5727&itemid=0#scene_ Ocak 11 Sayı: 25 21. YÜZYIL [59]
Yeliz Karadafl go Papandreou ise mesajında, Uluslararası toplumun Pontuslu Rumların uğradığı soykırımı tanımakla yükümlü olduğunu dile getirmiştir. Sözkonusu kongrelerde Türkiye nin Pontus soykırımını tanıması ve Türkiye deki tarihi eserlerin restore edilerek faaliyete geçirilmesi istenmektedir. 5 Öte yandan sözkonusu etkinlikler çerçevesinde düzenlenen Üç Soykırım ve Bir Strateji adlı konferansta, Türkiye, Ermeni, Süryani ve Pontus nüfusuna sistemli ve bilinçli bir şekilde soykırım gerçekleştirmekle suçlanmıştır. Sözkonusu konferansa katılanlar arasında Belge Yayınları nın sahibi Ragıp Zarakoğlu nun yer alması da ilgi çekicidir. Yurtdışındaki Pontus derneklerinin yoğun çalışmaları neticesinde, İsveç Parlamentosu, Pontus soykırımını, Ermeni ve Süryani soykırımlarıyla birlikte 2010 yılında 130 a karşı 131 oyla tanımıştır. Soykırımın tanınmasını sağlayan bir oyun sahibi ise İsveç Parlamentosu nda yer alan Gülan Avcı dır. Amerika da da bazı eyaletler Pontus soykırımını tanımışlardır. Pontus a ilişkin konfesansların yanısıra Pontus tarihinin ve de kültürünün anlatıldığı kitaplar yazdırılmaktadır. Bu kitaplar Türkiye de de yayınlanmaktadır. Pontus u anlatan kitaplardan biri de Ömer Asan ın yazmış olduğu Pontus Kültürü adlı kitaptır. Ömer Asan da, eserlerinde Pontus taki gizli Hıristiyanlar konusunu ele alan Yunan yazar Yorgo Andreadis gibi Abdi İpekçi Dostluk ve Barış ödülüyle onurlandırılmıştır. Ancak hangi eseriyle bu ödülde layık görüldüğü net olarak bilinmemektedir. Pontus Kültürü adlı eser 1996 yılında İstanbul da Belge Yayınları tarafından Türkçe yayınlanmış, daha sonra Yunancaya çevrilmiştir. Ne tesadüftür ki, Yunan yazar Yorgo Andreadis in eserleri de Belge Yayınları tarafından yayınlanmaktadır. Ömer Asan ın kitabının önsözüne Yunan tarihçi Neoklis Sarris şunları yazmıştır: Elimizdeki bu kitap, basit ve sıradan bir kitap değildir. Bu, tarihte yol açacak bir kitaptır. Bu nedenle Ömer Asan, bir öncü, bir şaiirdir. Düşünce özgürlüğü savaşçısıdır ve özgürlük erdem gerektirir. 6 Ömer Asan ın Pontus Kültürü adlı kitabı 2002 yılında bölücülük yapıldığı iddiasıyla toplatılmıştır. Ömer Asan, Kardeş Nereye, Bir Ayrılık Öyküsü (, ; ) adlı bir belgesel hazırlamıştır. Henüz yayınlanmamış olan belgeselde, Selanik ve Drama illerinden Ordu ya; Karadeniz den de Yunanistan a giden göçmenlerin ikinci ve üçüncü kuşaklarının hikayesi anlatılmaktadır. 7 Pontus a ilişkin olarak hazırlanan belgesellerden biri de Argonotların Ayak İzleri ( ) adını taşımaktadır. Belgeselin fragmanında Aynı dili konuşuyoruz, aynı dansları ediyoruz. Pontus a gittiğimiz her defasında kardeşlerimizi yeniden bulmuş gibi hissediyoruz. Pontus hala yaşıyor ifadeleri kullanılmaktadır. Belgeselin ilk gösterimi 22 Aralık 2010 tarihinde Selanik te gerçekleştirilmiştir. 8 Unutulmayan Vatanlara Geziler Öte yandan, Yunanistan daki Pontus dernekleri aracılığıyla düzenli olarak Unutulmayan Vatanlara Gezi adı altında Karadeniz bölgesine turlar düzenlenmektedir. Bu gezilerin amacının ata topraklarını görmek olduğu söylenmektedir. Türk kamuoyunun PKK lideri terörist başı Abdullah Öcalan ın yakalanması sırasında yanında bulunan isim olarak hatırlayacağı Pontusçu faaliyetleriyle de tanınan EİP (Yunanistan İstihbarat Kurumu) ajanı Savvas Kalenderidis bu konuya iliş- 5 (Pontus Soykırımı ve Uluslararasıla tırılmasının Gereklili i) http://www.apodimos.com/arthra/06/may/genoktonia_ton_pontion_kai_h_anagkh_ths_diethnopoih SHS/index.htm 6 Vlasis Agiatzis, "Pontos Kulturu" Omer Asan (Ömer Asan ın Pontus Kültürü ), http://www.hri.org/forum/diaspora/turkey/omer.html 7 Ömer Asan röportaj, 10 Aralık 2010, http://www.tovima.gr/default.asp?pid=2&ct=1&artid=372458&dt=10/12/2010 8 Argonotların Ayak zleri ( ) adlı belgeselin tanıtım fragmanı, http://www.youtube.com/watch?v=wwnzmzudopy [60] 21. YÜZYIL Ocak 11 Sayı: 25
Yunanistan n Pontus Sevdas kin olarak, Bu soruna çok büyük hassasiyetle yaklaşmak gerekmektedir. Çünkü Türk devleti bu konuyu çok yakından takip etmektedir. Dernekler tarafından toplu halde düzenlenen geziler dikkat çekmekte, hem Türk devletini hem de bölge insanlarını tedirgin etmekte ve yakınlaşma çabası başarısızlığa uğramaktadır. O nedenle bu girişimler bireysel olmalıdır. Orada karşılaşılan insanlarla bireysel ilişkiler kurulmalıdır. Sohbetlerde de din, tarih gibi konular ele alınmamalı, bizi birbirimize bağlayan dil, kültür ve müzik gibi konulardan konuşulmalıdır şeklinde açıklamalarla bölge halkına yaklaşımlar konusunda ders vermektedir. 9 Kalenderidis, bölgede bu yönde çalışmalar yapan isimlerdendir. O nedenle bölge halkına nasıl yaklaşılması gerektiğini gerçekten de bilmektedir. Zira eğitim vaadiyle kandırarak yaklaşık 30 gencimizin Yunanistan a götürülmesinde başrol oynamıştır. Bu gençler üniversitelere kaydettirilmiş, kendilerine kalacak yer sağlanmış ve burs verilmiştir. Yunan devleti, bu gençleri Pontusçuluk faaliyetleri için kandırmıştır. Henüz 20 li yaşlarında olan bu insanlar etnik kimlikleri üzerinden oynanan bu oyunu anlayamamış ve bu oyunun bir parçası olmuşlardır. Yunanistan bu gençlerle işi bitince onları bir kenara atmıştır. Bu insanların bazıları halen Atina da oturma izni olmadan yaşamaya çalışmaktadırlar. 10 Yunanistan ın Trabzon da bir başkonsolosluk açma arzusu da bulunmakta ancak Türkiye tarafından bu isteğe izin verilmemektedir. Yunanistan ayrıca, Pontus soykırımını Ermeni soykırımıyla ilişkilendirmekte ve tanınması yolunda her tür çabayı göstermektedir. Yunanistan Parlamentosu, 1996 yılında 24 Nisan ı Ermeni Soykırımını anma günü olarak kabul Yunanistan soyk r m iddialar n çok say da dernek ve internet sitesi arac l yla dünya kamuoyuna duyurmaya çal flmaktad r. etmiştir. Ancak Ermenistan halen Pontus soykırımı iddiasını kabul etmemiş olup, bu nedenle bazı Yunan tarihçiler tarafından eleştirilmektedir. Yunanistan ın PKK terör örgütüyle olan ilişkileri de malumdur. Yunanistan da bulunan Kürt gruplar ile Pontus destekçileri arasında yakın ilişkiler bulunmaktadır. Yunanistan bu çalışmaların yanısıra, eski SSCB nin dağılmasından sonra burada bulunan Rumları Yunanistan a göç etmeleri konusunda teşvik etmiş ve bu insanları özellikle Batı Trakya Türk azınlığının bulunduğu bölgelere yerleştirme çalışmalarına başlamıştır. Yunanistan böylece, buradaki Türk azınlığın etkisini azaltmak ve bölgenin demografik yapısını bozmak istemektedir. Yunanistan bu amaçla, Rusya dan gelen göçmenler için konutlar inşa etmekte, düşük faizli krediler vermektedir. Ancak yine de verilen tüm desteğe rağmen bu insanların Yunan toplumuyla uyumu sağlanamamıştır. Çünkü Yunanlar, Rusya dan gelen bu insanları benimseyememişlerdir. Pontuslu göçmenler ikinci sınıf vatandaş olarak görülmekte ve dışlanmaktadırlar. Yunan polisi de bu göçmenlere karşı acımasız davranmakta olup, her tip olayın baş şüphelisi olarak görmektedir. Neticede bu göçmenler, Yunan hükümetlerinin seçim politikalarının kurbanı olmuşlar ve şu an kötü koşullar altında yaşam mücadelesi vermektedirler. Gizli Hıristiyanlık Yunanistan ın Pontus çalışmaları çerçevesindeki faaliyetlerinden biri de Doğu Karadeniz bölgesinde gizli Hıristiyan bulmak yönündedir. İddialarına göre, Yunanistan a gitmeyi başaramayan çok sayıda Hıristiyan burada kalmış, ancak Türklerden korktukları için Müslüman görünmeye çalışmışlardır. Buna göre aslında bu insanlar Hıristiyan kalmışlar ve ibadetlerini gizli gizli yerine getirmişlerdir. Günümüzde bölgede yaşayan bu insanlar Pontuslu gizli Hıristiyanlar olarak adlandırılmaktalar. Yunanistan dan bölgeye düzenlenen gezilere katılanlarca bölge halkına etnik kimlikle- 9 Savvas Kalenderidis röportaj, 19 Mayıs 2005 http://www.oldelkosmos.gr/site/index.php?option=com_content&task=view&id=1364&itemid=60 10 Vahit Tursun mektup, Mayıs 2009, http://mavropouloskostas.wordpress.com Ocak 11 Sayı: 25 21. YÜZYIL [61]
Yeliz Karadafl Nüfusunun ço u göçmen kökenli olan Yunanistan, milli bir tarih bilinci yaratmak ve bu göçmenlerin ekonomik ve kültürel sorununlar n n üstünü örtmek için Pontus soyk r m gibi iddialar öne ç kartm flt r. ri ve dinlerine ilişkin fikirler aşılanmakta ve insanlar kimlik ve din gibi hassas konularda şüpheye düşürülmek istenmektedir. Bununla da sınırlı kalınmayıp, gizli Hıristiyanlık konularının işlendiği filmler çekilmektedir. Bunlardan biri de Yeşim Ustaoğlu nun Bulutları Beklerken adlı filmidir. Sözkonusu filmin senaryosu da Yunan yazar Yorgo Andreadis in Pontus un Yitik Kızı Tamama adlı eserinden uyarlanmıştır. Pontusçu faaliyetleriyle tanınan ve bu nedenle Türkiye ye girişi yasaklanan Yorgo Andreadis in kızı da Karadeniz bölgesinden bir Türk vatandaşıyla evlidir. Bilindiği üzere Doğu Karadeniz bölgesi sadece Yunanistan için değil, pek çok ülke için önem arzetmektedir. Bu nedenle Türkiye nin bu bölgeye çok daha fazla ilgi göstermesi gerekmektedir. Bölge halkı sahipsiz bırakılmamalıdır. Ekonomik yönden bölgenin kalkındırılması, eğitim ya da çalışma vaadiyle bölge gençlerinin kandırılarak Pontusçuluk eğitimi için Yunanistan a götürülmesinin önüne geçecektir. Bu yöndeki çalışmaların yanısıra, Yunanistan ın yürüttüğü sistemli federasyon ve dernek çalışmaları gözönüne alınarak ilerde çok daha ciddi sorun ve suçlamalarla karşı karşıya kalmamak için şimdiden bu iddiaları çürütecek çalışmalar yürütülmesinde fayda vardır. Yunanistan Türkiye nin soykırım yapmış bir ülke olduğunu kanıtlamak ve tazminat ödemeye mahkum ettirmek istemektedir. Bu sorunun Avrupa Birliği adayı Türkiye nin karşısına, tam üyelik şartı olarak getirilmesi de şaşırtıcı olmayacaktır. Ermeni soykırımı iddialarıyla mücadelede geç kalmış olan Türkiye, bu kez Pontus iddialarını daha ciddiye almalı ve gerçekçi politikalar uygulamalıdır. 21. YÜZYIL [62] 21. YÜZYIL Ocak 11 Sayı: 25