BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ



Benzer belgeler
DESTANLAR VE MASALLAR. Samed Behrengi BU GELEN KÖROĞLU DUR. Destan

İLK DÜNYA HİKÂYELERİ

TELEVİZYONA DÜŞEN ÇOCUK GİP

SİNE ERGÜN BURASI TEKİN DEĞİL

ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Faruk Duman. Anlatı GAGALAR, PATİLER VE BAŞKA GÜZEL ŞEYLER. 2. basım. Resimleyen: Gözde Bitir

KOFİ VEYA BAĞIŞLAMA SANATI

Sevim Ak ÇAĞDAŞ TÜRK EDEBİYATI. Resimleyen: Behiç Ak. Roman AZ BUÇUK TEO

TARIK AKAN ANNE KAFAMDA BİT VAR. 12 Eylül Anıları > 3

Hazırlayanlardan. Sevgili Öğrenciler, BAŞARILAR,

SAİT FAİK ABASIYANIK Alemdağ'da Var Bir Yılan

TUZ KADAR SEVGİ * * Sakaoğlu, Saim; Gümüşhane Bayburt Masalları. Ankara: Akçağ Yayınevi, 2002.

2. Bir berber:1 tane zayıf adamı tıraş etmektense,10 tane şişko adamı tıraş ederim 'demiş. Neden?

Hiç konuşmuyorlardı. Ürkektiler. Bir kuş parlasa ödleri kopacak gibiydiler, tetikte. Gözleri kısılmıştı.

YORGO SEFERİS BİR ŞAİRİN GÜNLÜĞÜ GÜNLERİ

önce, önce, sonra, daha sonra, sonunda, en sonunda ifadelerinden uygun olanlarını kullanmalıyız.

Cengiz Aytmatov _ Deniz Kıyısında Koşan Ala Köpek

Ishiguro nun on yıldır beklenen romanı Gömülü Dev dünya ile aynı anda Türkiye de

BALTAYI BİLEMEK. "Çalışacağım ve kendimi hazırlayacağım. Ve bir gün şans kapımı çalacak." Abraham LINCOLN

Bugün Ne Oldu Bir Bilsen

Türkçe Yayım Hakkı: Akcalı Ajans aracılığı ile Epsilon Yayıncılık Hizmetleri Tic. San. Ltd. Şti.

İçimde bir şeyler var hâlâ

YOL ARKADAŞIM Maksim GORKI Öyküler MAKAR ÇUDRA

KIRKINDAN SONRA FAHRİ KABAAĞAÇ

LAWRENCE DURRELL MONSIEUR YA DA KARANLIKLAR PRENSİ AVIGNON BEŞLİSİ 1 ROMAN. Çeviri: SEÇKİN SELVİ

HAMDİ DOĞAN (HAMDOŞ) Türkiye İşçi Partisi ne Âşık Oldum

YGS LYS DİL VE ANLATIM EK FİİL KONU TESTLERİ

Lev Nikolayeviç Tolstoy _ Her Şeye Rağmen Sevgi Kitaplar, uygarlığa yol gösteren ışıklardır. Herşeye Rağmen Sevgi Tolstoy ARKHE YAYINLARI Ağustos

BİR SOKAK ADAMININ ÖLÜMÜ

Transkript:

Koray Avcı Çakman BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ DESTANLAR VE MASALLAR Masal Resimleyen: Uğur Altun

Koray Avcı Çakman BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ Resimleyen: Uğur Altun

Yayın Koordinatörü: İpek Şoran Editör: Ebru Akkaş Kuseyri Son Okuma: Egem Atik Kapak ve İç Tasarım: Gözde Bitir Tasarım Uygulama: Recep Eren 1. Basım: 1000 adet, Nisan 2015 ISBN 978-975-07-2524-1 Can Sanat Yayınları A.Ş., 2015 Tüm hakları saklıdır. Tanıtım için yapılacak kısa alıntılar dışında yayıncının yazılı izni olmaksızın hiçbir yolla çoğaltılamaz. Can Sanat Yayınları Yapım ve Dağıtım Tic. ve San. A.Ş. Yayıncı Sertifika No: 31730 Hayriye Caddesi No. 2, 34430 Galatasaray, İstanbul Telefon: (0212) 252 56 75-252 59 89 Faks: 252 72 33 cancocuk.com cancocuk@cancocuk.com Kapak Baskı: Azra Matbaası; Sertifika No: 27857 Adres: Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi D Blok Kat: 3 No: 3/2 Topkapı, Zeytinburnu, İstanbul İç Baskı ve Cilt: Türkmenler Matbaacılık; Sertifika No: 12584 Adres: Maltepe Mah. Gümüşsuyu Cad. No:16 Topkapı, İstanbul

Bu kitabın sahibi:...

Koray Avcı Çakman Kaplumbağa uykudayken, tavşan dağa küsmemişken, tilki henüz kurnazlığa alışmamış, yedi cüceler Kaf Dağı na kaçmamışken karlı bir kış günü doğdum ben Başucumda kitaplarla büyüdüm. Kitaplar en yakın arkadaşım oldu. Gün geldi beni düş dünyalarına uçurdular, gün geldi hüznümü unutturdular. Sonra ben de kitaplar yazdım, çocuklar düşlerle büyüsün, yüzleri gülsün diye Yazarın yayınevimizden çıkan diğer kitapları: Eşekliğini Unutan Eşek, Flamingo Günlüğü, Işığın Çocuğu Arel

BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ İçindekiler Üç Kardeş, 7 Bir Keloğlan Bir De Eşeği, 17 Gülçiçek, 29 Keloğlan Keleş Oğlan, 37 Padişahın Kızı, 45 Keloğlan Saf Oğlan, 53

Üç Kardeş Evvel zamanda Zenginler sarayda Altın kaplarda Etli, türlü yemek yer, Ballı, tatlı hoşaf içermiş. Fakirler, fukaralar Çorabı yamalılar, Toprak taslardan Kırık çanaklardan Çorba içermiş. Az gittim, uz gittim Dere tepe güz gittim Fakirin evinde çorba kaşıkladım. Uykumda ballı hoşaf sayıkladım. Üç gün üç gece yol arşınladım. 7

Koray Avcı Çakman BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ Tam sarayın kapısını çalacakken Azgın bir fırtına çıktı birden Uçtum, savruldum Durdum, duruldum Sonra bir masal uydurdum. Çok eski zamanlarda, köyün birinde üç kardeş yaşarmış. Büyük oğlanla ortanca oğlan güçleri, kuvvetleriyle övünürmüş sürekli Büyüğü, baltayla bir vuruşta ulu çınarları yere serermiş. Anası yakacak üç, beş odun istese o neredeyse ormanı yüklenir gelirmiş. Ortanca oğlan, koca koca kayaları dağdan aşağı bilye gibi yuvarlarmış. Küçük oğlansa ağabeylerinin bu yaptıklarına şaşırmakla kalmaz, bir de için için üzülürmüş. Acırmış kesilen ağaçlara, yerinden yurdundan koparılıp yuvarlanan kayalara Büyük ağabey bir gün ormana giderken kardeşini de çağırmış: Gel de yiğitlik öğren ağabeyinden. Koca ağaçları patır patır nasıl deviriyorum gör, demiş. Küçük oğlan, Olur ya belki ağabeyimi ikna ederim, onca ağacı kesmekten vazgeçiririm, diye düşünerek takılmış ağabeyinin peşine Az gitmişler, uz gitmişler; çayır çimen düz gitmişler. Ormana varır varmaz ağabey soluklanmadan, Ya 8

Allah! deyip baltasına sarılmış. Dur, yapma ağabey! demiş küçük oğlan. Ağaçların da canı var. Baksana gövdelerinde yeni sürgünler güneş arar. O daha sözünü bitirmeden ağabeyi kahkahalarla gülmeye başlamış. Hah hah ha! Yoksa ağaca mı acırsın? Yiğit dediğin hem kuvvetli hem de taşyüreklidir. Bu halinle sen Koray Avcı Çakman BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ 9

Koray Avcı Çakman BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ hiçbir zaman yiğit biri olamazsın! Böyle demesiyle ağabeyin koskoca ağacı yere devirmesi bir olmuş. Küçük oğlan sanki ağacın çığlıklarını duymuş. Duymuş da böyle acımasız bir ağabeyi olduğu için yerde yatan cansız kütükten, dalda öten ibibikten utanmış. Ertesi gün bu kez de küçük ağabeyi oğlanı yanına çağırmış: Bugün benimle dağlara sen de gel. Gel ki koca koca kayaları nasıl deviriyorum gör Gör ki sen de öğrenesin, demiş. Oğlan, ağabeyinin ulu kayaları yuvarlamasını, kayalarla derelerin önünü kapatma tutkusunu bir türlü anlamazmış. Büyük ağabeyime sözüm geçmedi ama belki küçük ağabeyime geçer de onu bu kötü huyundan vazgeçiririm, diyerek ağabeyiyle birlikte çayırları çimenleri aşmış, başı bulutlu dağlara tırmanmış. Dağın tepesine varır varmaz ağabeyi koca bir kayaya belini dayamış. Bak şimdi şu yuvarlanmaz, yıldırım bile düşse yerinden oynamaz sanılan koca kayayı nasıl yuvarlayacağım. Gör de alkışla beni, demiş böbürlenerek. Aman ağabey, canım ağabey Kime ne ispatlayacaksın ki? Gücün kuvvetin belli zaten. Bırak şu garip kayayı. Kim bilir oyuğunda hangi kartal yuva 10

yapar? Hem koskoca kaya yuvarlanınca belki aşağıdaki ırmağın yatağını kapar, demiş küçük oğlan. Ama ağabeyi oğlanı dinlememiş, koca koca kayaları yuvarladıkça yuvarlamış. Kayalar yuvarlanmış, ağabey naralar atmış. Bu haliyle sanki vahşi bir hayvana benziyormuş. Günler geceleri, geceler günleri kovalamış. Bir gün güpegündüz gök kararmış. Ne koca bir çınarı sırtına yüklenen büyük oğlan ne de kayaları patır patır camdan bilye gibi yuvarlayan ortanca oğlan ne olduğunu anlamış. Küçük oğlanla anası da avludaymış: Gökte bir bulut bile yokken nedir bu fırtına, nereden çıktı bu yağmur? Bunda bir hal var a oğul! demiş anası. Yalnız onlar değil, köydeki herkes şaşkınmış. Günler geceler geçmiş. Sanki köyün üzerine koskoca bir gölge inmiş. Artık gecesi de aynıymış köyün, gündüzü de Gündüzün ışık olmayınca, güneş görmeyince ne ekinler boy vermiş ne de diğer bitkiler büyümüş. Köylüler bakmışlar ki bu böyle olmayacak, Yiğitler yola çıksın. Karanlığın çaresine baksın, demişler. Büyük ağabeyle ortanca ağabey ve kendini yiğit belleyen kim varsa hep birlikte yola koyulmuşlar. Atlarını dörtnala karanlığa doğru sürmüşler. Koray Avcı Çakman BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ 11

Koray Avcı Çakman BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ Aradan değil günler, haftalar, aylar geçmiş. Ama ne gün ışımış ne de gidenler geri dönmüş. Köyde genç de yiğit de kalmamış. Yalnız küçük oğlan varmış. Bir gün küçük oğlan anasına, Ben de gidiyorum, demiş. Anası önce buna karşı çıkmış: İki oğlumu karanlık aldı. Sen de gidip beni yalnız koyma a oğul. Bu yürek üç acıya nasıl dayansın? demiş. Demiş de oğlanın kararlılığını görünce çaresiz yolundan çekilmiş. Oğlan karanlığa doğru sürmüş atını. Bir dağ aşmış, iki soluklanmış. İki soluklanmış, üç ırmak aşmış. Sonunda bir de bakmış, köylerini karartan şey, karşısında duruyor. Bu, boyu ulu dağları aşan koskoca bir devmiş; köyün üzerine vuran karanlık da onun gölgesiymiş. Oğlan, dev onu göremeden hemen geri çekilmiş. Atını uzaktaki bir ağaca bağlamış. Heybesini sırtına atmış. Bir köşeye gizlenip devi gözlemeye başlamış. Çok geçmeden, ağabeylerinin ve kendilerini yiğit bellemiş olan diğer gençlerin niçin köye dönemediklerini anlamış. Meğer dev, onları birer birer yakalayıp kafeslere kapatmış. Küçük oğlan ne yapsın? Gizlendiği yere sinmiş ve devin uyumasını beklemiş. Devin horultusu yedi dağı sarınca da hiç düşünmeden devin üzerine tırmanmaya başlamış. O tırmandıkça dev birazcık kaşınmış. Oğlan, soluğu devin cebinde almış. Devin kocaman 12

YAŞ 8 9 10 + Koray Avcı Çakman BİR KELOĞLAN BİR DE EŞEĞİ Gökten üç elma düşmüş Bu kitaptaki masallar bilmediğimiz diyarlardan bilmediğimiz zamanlardan sesleniyor bizlere. Her masalda olduğu gibi bu kitaptaki masallarda da iyilerle kötüler bir araya geliyor, adalet yerini buluyor. ISBN 978-975-07-2524-1